Aile Danışmanları ve Erkekler Üzerine

30 Ocak 2017Erkek, Sema Maraşlı99 Yorum »

7_bAile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, evlilik danışmanlığı merkezine gidenlerin boşanarak çıktığını açıkladı birkaç gün önce.

Gerçi bakan bu açıklamayı bakanlığın tanıdığı diploma dışında diplomalara sahip kişilere bağlayarak onların sebep olduğunu söyledi fakat işin diploma meselesi olmadığının fark edilmesi lazım. Zira evlilik danışmanlığı yapanların çoğu da üniversite mezunu fakat ülkemizde YÖK tanımadığı için denkliği olmayan üniversitelerden mezun olanlar.

Aile Bakanlığı’nın aile danışmanları için aradığı şartlar ”Sosyal hizmet, psikoloji, sosyoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, tıp, hemşirelik ve çocuk gelişimi alanlarından birinde en az dört yıllık lisans programlarından mezun olanlar, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu veya üniversitelerden, biri tarafından uygun görülen en az üç yüz saati teorik ve en az otuz saati süpervizyon eşliğinde olmak üzere yüz elli saati uygulamalı toplam dört yüz elli saatlik aile danışmanlığı alanında bir eğitim programını tamamlayanlar.

Hadi psikoloji mezunlarını daha yetkin görelim ki onların da pek çoğunun danışmanlık konusunda yeterlilikleri yok, zira evlilik problemi olan insanları psikolojik problemli görüp tedavi işine girişince psikolojik tedavilerde çok uzun süreçlerde devam ettiğinden birkaç seans sonra çiftler psikologa gitmeyi bırakıyorlar.

Diğer alanlara gelince mesela bir hemşire, sosyolog ya da sosyal hizmetler mezunu parasını verip dört yüz elli saatlik bir eğitim aldıktan sonra aile danışmanı olabiliyor. Bu eğitimin üzerine yaş, tecrübe, bu alanda çalışmış olmak gibi başka bir şart aranmıyor. Yirmi iki yaşında genç bir hemşire aile danışmanı olabiliyor,  boşanma safhasındaki çiftlerin evliliğini kurtarması için yardımcı olabileceği var sayılıyor.

Geçen yıl Aile Bakanlığı kendi bünyesine bu şartlara haiz  7 bin aile danışmanı almak için ilan vermiş, alınmıştır herhalde. Bir de bakanlığın diplomasını tanıdığı dışarıda serbest çalışan danışmanlar var fakat boşanmaların azalması noktasında sonuç pek iç açıcı değil.

Aile Bakanımız birkaç gün önce yaptığı açıklamada “Boşanma sürecinde danışmanlığımıza başvuran 7 bin 500 çiftimizden yaklaşık yüzde 38’i evliliğini devam ettirme kararını aldı.” demiş.

Yüzde 38 düşük bir rakam ayrıca bu devam kararı alan çiftler kaç ay devam edebildiler o da ayrı bir konu zira bu takibin yapıldığını zannetmiyorum.

Özetle aile danışmanlarının pek çoğunun evliği kurtarmada faydası olmuyor zira danışmanların aldığı eğitimde kadın-erkek yaratılış farklılıklarını yok sayılıyor. Kadın-erkek birbirinin aynıymış gibi gören bir kişi ne eğitimi alırsa alsın çiftlere gerçek bir faydası olmaz ancak biraz evliliklerini oyalar fakat sonuç yine ayrılığa ya da o evliliği mutsuzluğa rağmen yürütmeye gider. Oysa aile danışmanları çiftlere problemlerini gösterip çözüm konusunda onları yönlendirmeli. Bu olmadığında diplomanın ne olduğu çok da önemli değil.

Danışmanların pek çoğunun da feminist olduğu gerçeğini de göz önüne alırsak aile danışmanlardan medet ummak pek gerçekçi olmaz.

Ayrıca evlilik danışmanına erkekler genellikle gitmek istemezler. Bu da dikkate alınması gereken bir konu. Kadınlar bu durumu kocalarının evlilik hayatını önemsemediğine ya da onu sevmediğini yoruyorlar. Oysa başka sebepler vardır. Konuyu azıcık irdeleyelim. Muhtemel sebepleri sıralarsak,

1-Erkekler yardım talep etmeyi sevmezler, kendi işlerini kendileri halledebileceklerine inanırlar. Yol sormaktan hoşlanmadıkları gibi evlilik problemleri için gidip yardım almak da erkeklere pek hoş gelmez. Kendi problemlerini halledemeyip başka birine ihtiyaç duyma fikri bile pek çok erkeği rahatsız eder. Erkekler genellikle eşlerinin zoru ile ya da boşanma safhasında danışmana giderler.

2-Erkekler kadınlar gibi dert anlatmayı  sevmezler. Hele aynı konuyu defalarca konuşmaktan hiç hoşlanmazlar fakat kadınlar aynı konuyu dönüp dönüp konuşabilirler. Kendi aralarında elli kez konuşup çözemedikleri konuyu gidip danışmana anlatmak da erkeklere mantıksız ve gereksiz gelir.

3-Erkekler daha çok sol beyni kullandıkları için mantık ve analiz yetenekleri kadınlardan daha iyidir. Çoğu erkek evliliklerindeki problemleri ve çözüm yollarını görür ve bunları da karısına söylemiştir fakat kendinden ya da eşinden kaynaklanan çeşitli sebeplerden çözememişlerdir ve erkekler danışmana gidilse de bu problemi çözülebileceğine dair umudu yoktur, bu yüzden gitmek istemezler.

4- Kadınlar danışmanlarda genellikle haklı çıkmayı başarırlar. Kadınların  erkeklere göre iletişim noktasında daha iyi oldukları için bir danışmana gidildiğinde kadınlar yaşananları kendi tarafından anlatarak kendini masum ve haklı göstermeyi başarırlar. “Şöyle oldu sonra böyle oldu, öyle olduğu için ben öyle davrandım, öyle olmasaydı ben öyle yapmazdım o da böyle yapmasaydı ben de onu söylemezdim…”

Ya da uzun uzun detaylara girerler: “O sabah kalktım, keyfim yerindeydi çayı ocağa koydum o arada arkadaşım aradı onunla konuştuk sonda eşime dedim ki…” konuyla alakasız kendileri için önemli fakat danışman için önemsiz pek çok detay anlatırlar. Danışmanın da kafasını karıştırmayı başarırlar. Danışman kadının sabah arayan arkadaşı ile olayın bağlantısını bulmaya çalışırken konunun esas noktasını kaçırır oysa arayan arkadaşın konuyla hiç alakası yoktur.

5-Evlilik problemlerinin çoğu ıvır zıvır şeylerdendir. Kadınların çoğu bunları danışmana anlatmaktan rahatsız olmazlar fakat erkekler aralarında yaşanmış bitmiş basit konuları gidip başka birine detaylıca anlatmayı ayıp görürler.

Bir erkek, evlilik danışmanının karşısına oturup “Annem karıma şunun demiş kız kardeşim de bunu demiş onun annesi de şunu demiş kız kardeşi de bunu demiş, karım kuru fasulye sevmez anneme gittiğimizde annem kuru fasulye pişirmiş karım bunun kasti olduğunu düşündü sonra o akşam orada aç kaldı, kalkıp kahvaltılık bir şeyler de yemedi, üç ay sonra annem bize geldiğinde karım da annemin sevmediği yemeği yaptığında olay oldu,  bunun üstüne şöyle bir kavga oldu…” gibi şeyler anlatmak istemez. Zira kendi bile böyle basit meselelerin olay olmasını anlamamışken danışmanın anlamasını da beklemez.

Erkeklerin çoğu danışmana “anlaşamıyoruz, bana saygısızlık ediyor, ailemi istemiyor,…” gibi detaya girmeden daha genel ifadelerle durumu özetler. Tencerenin, tavanın, halının kilimin yemeğin üzerine kopan kavgaları anlatmak erkekleri gerçekten utandırır. Kadın anlatır anlatır haklı çıkar. Burada danışmanın yetkinliği çok önemlidir, laf kalabalığı için de esas olayı görebilmelidir.

6-Aile ilişkileri ve cinsel hayat evliliklerde en problemli konulardan biridir. Danışmanların pek çoğunun bu konuda çiftlere faydalı önerileri yoktur. Aile konusunda ” onlarla görüşmeyiverin” derler, cinsellikle ilgili de ya sormazlar ya da “konuyu araştırın probleminizi çözün” gibi baştan savma şeyler söylerler, kendiler bilgilendirme yoluna pek gitmezler.

7- Bazı kadınların danışmana gitme sebebi gerçekten problemi çözmek değildir. Kendinin haklı kocasının suçlu olduğunu bir uzmana teyit ettirmek içindir, erkek de suçlu çıkarılacağını bilir gitmek istemez. Bir de erkek evlilikte kendi kusurunun çok olduğunu bilirse danışmana gitmek istemez ve gitmez. Burada esas hatalı olan erkek mi yoksa erkek kusuru az iken suçlu çıkma korkusu ile mi danışmana gitmek istemiyor iyi tahlil edilmeli.

8-Müslüman bir ülkede maalesef ki psikologların ve evlilik danışmanların çoğunun evlilik ve boşanma ile ilgili dini hükümlerden haberi yok. Danışmaya gelen dindar çiftler için bu ciddi bir problemdir. Hem evlilik ilişkisi için de dini hükümler önemlidir hem boşanma durumunda.  Mesela adam kadını tekrar dönülmeyecek şekilde boşamış fakat danışman dini hükümleri bilmediği için boşanmayın diyebiliyor (başörtülü bir danışman söylüyor bunu)  ya da erkek kadını boşadığı halde danışman kadına “boşanma bekle zaman geçince belki döner” diyebiliyor ve boşanma davası resmi olarak bitmediği için erkek senelerce boşanmış olduğu halde boşanamıyor yeni bir evlilik yapamıyor… Hele boşandırmayan danışmanlar daha makbul görülürse, boşanmayan çiftler evliliği mutlu devam edenler mi yoksa sürünenler mi belli olmayacak.

Velhasıl Aile Bakanlığı’nın konu üzerinde çok araştırma yapıp doğru kararlar lazım. Yoksa evliliğini kurtarmak için danışmana gidenler boşanma kararı ile çıkarlar. Zira işinin ehli olmayan bir danışman karı-kocanın evlilikle ilgili bütün ümitlerini bitirip onları ayrılmaya yönlendirebilir. Aile toplum için hayati bir kurum, bakanlık için çok hassas ve önemli bir konu, danışmanlar için de yetkin değilse veballi bir iş.

Not: Evlilik danışmanlığı yapıp yapmadığım ile ilgili çok soru geliyor, danışmanlık yapmıyorum. Bu vesile ile tekrar duyurmuş olayım.

 

Okunma Sayısı : 16.906

Yorum yapın

“Aile Danışmanları ve Erkekler Üzerine” için 99 Yorum

  1. İbrahim bilir diyor ki:

    sema hanıma ve islam nazarıyla olaylara yaklaşanladan allah razı olsun başarılar dilerim

  2. mücahit diyor ki:

    zamanın birinde kanal 7 de iki kişi evlilik ve sosyal hayat üzerine program yapıyordu. bunlar kardeşmiş her halde kadın kapalı adamın kafasında at kuyruğu saç vardı. konuşmalarına baktığın zaman ikisi de dindar görüntüsü veriyordu. bir seyirciden şöyle bir soru geldi kelimeleri tam hatırlamıyorum ama mevzu yaklaşık olarak şöyle bir şeydi, : bir adam telefon etmiş demiş ki ” karım çalışıyor, ve bana para kazandığını söyledi ve başıma kakar gibi yaptı bunu”. televizyondaki bu iki kişi sanki sözleşmiş gibi aynı anda birden şöyle söylediler” ee bu durumda fazla uzatmaya gerek yok boşanmalısınız” ben o zamana kadar bu derece kolay konuşan insanlara rastlamadığım için çok şaşırdım. yani bu kadar basit bir kelime için , hatta iki taraf içinde bazı derslerin bile çıkarılması gereken bir söz için için, psikolojik danışman maskesiyle televizyona çıkarak nifak saçmanın en bariz örneğini o gün görmüş oldum. bu üniversitelerdeki psikolojik danışmanlık bölümleri 1991 veya 1992 yıllarında sonra birer ikişer artarak açılmaya devam etti. ve ne gariptir ki bu yıllardan sonra huzursuzluklar artmaya başladı. takdir sizin. burada galiba insanlar ALLAH ın emirleri ve PEYGAMBERİMİZİN rehberliğinden uzaklaşıp, bu bu psikolojik danışman ve rehberlerin, rehberliğine güvenmeye başlamış olabilirler mi diye de düşünmeden edemiyor insan . bu kadar basit bir konuda, belki kızgınlık anında söylenmiş olabilecek bir söz üzerine, insanın olduğu yerde olan işler ve sözler üzerine,
    ve belkide telefon eden adamın, karısın yapacağı uyarıyla, karısının hatasını anlayacak olması , belkide duruma göre hata bile sayılamayacak olan bir söz üzerine (belki istemeden söylendi isteyerek te söylense sabır ve düzgün uyarıyla halledilebilecek bir söz üzerine, fazla büyütmemek gerekirken) televizyonda insanlara rehberlik yapmak adına boy gösteren insanların canlı yayında, boşanın demesi kadar saçma ve insan fıtratına aykırı bir durum olabilir mi hiç, boşanmak bu kadar kolay dillendirilebilir mi , bu iş bu kadar basit mi, küt diye bu laf söylenir mi . daha sonra bu kadının haber 7 sitesinde buna benzer bazı saçma sapan yazılarını görünce , bende bu siteye bir kaç defa bu kadını şikayet babında yorumlar yazdım. adeta meydanı boş bulmuş ve baş örtüsünü maske yaparak insanlara çok zehirli telkinlerde bulunuyordu. ( galiba şimdi öğrendiğime göre başını kendi iradesiyle açmış) burada bir parantez açarak şunu da belirtmekte fayda var. bizim başımızdan bir 28 şubat süreci geçti. bunu kabul ediyoruz. ama şu bir gerçek ki bu 28 şubat süreci adeta bir sömürü haline geldi. ama bu sömürü Müslüman denen insanlardan gelen bir rüzgar. laikçiler artık bu 28 şubatı çoktan unuttu gitti. ama bize her türlü düşünceyi empoze etmek için 28 şubat adeta bir silah haline getirildi. bu biraz karışık ve uzun bir konu. neyse bizim konumuz şu anda bu değil. sonuçta hep söz dönüp dolaşıp aynı yere KURAN ve SÜNNETE ve insanların birbiri için hüsnü zannına geliyor. aklı selim düşünen bir insan inancı ve statüsü ne olursa olsun doğruyu çok rahat bulabilir. yeter ki kendini olumlu , pozitif düşünce ve hayat tarzına kapatmasın. her şey sabır sabır. sabrın sonu hep selamettir bunu hep söylüyoruz.

    • seysey diyor ki:

      Bu anlattiginiza benzer bir seyi bende bu sitede gordum.Kadin sinirlenmis kocasina buraya o sinirle yazmis sonra biri bosan demis.Kadinda baska bir gun sinir aninda yazdigini hemen bosan dememek gerektigini anlatmisti.(aklimda kaldigi kadarini yazdim.)Zaten sinirli ya da uzgun oldugumuzda pek de mantikli dusunemeyiz diger insanlarin doldurusuna da kolaylikla gelebiliriz.İlk anda kendi hatalariizi goremeyebiliriz.Allah korusun burada birine ayril bosan derken cok dikkatli olmak lazim.

    • mücahit diyor ki:

      yukarıdaki yazımla alakalı eksik kalan küçük bir düzeltme ihtiyacı duydum şöyle ki ; ” ama bu sömürü Müslüman denen insanlardan gelen bir rüzgar.” şeklinde yazmıştım, bu bir genelleme gibi görülmesi ihtimali olduğundan, genelleme gibi görülmemesi gerektiğini düşündüğüm içindir bu açıklamam, çünkü burada bütün Müslümanlar kastedilmemektedir, bazı kişiler kastedilmek istenmiştir, töhmet altında kalmamak için bu cümleyi ! ” ama bu sömürü Müslüman denen BAZI insanlardan gelen bir rüzgar ” şekline getirerek değiştirmiş bulunmaktayım. burada BAZI kelimesi tarafımca, vurgulanmak istenmiştir çünkü : niyetlerini ALLAH bilir, biz zahire göre hükmederiz ama televizyonda İslam adına İslami Hakikat ların zıddı beyanlarda bulunan kişilerdir bizim kastettiğimiz.

  3. mücahit diyor ki:

    boşanmak için şu şartlar oluşmadan insan her şeyi aklı selim bir biçimde halledebilir mi diye diye düşünelim . o şartlar şöyle ki :1 – taraflardan birinin dinden çıkması ve bu kararını kesin olarak karşıdakine bildirmesi şöyle ki: ben bu güne kadar Müslümandım ama artık karar verdim ben Müslüman değilim demesi ve bu kararından tövbe etmemesi. 2 – taraflardan birinin geri dönüşü olmayacak bir biçimde akıl sağlığını yitirmesi, yani delirmesi 3 – taraflardan birinin kalıcı olarak cinselliğini yitirmesi , mevsimsel geçici vs değil, geri dönüşü olmadan ve bir daha tedavisinin mümkün olmadığı durumlarda. tabi bu 3. madde belli bir yaştan sonra problem olmasa gerek her iki taraf içinde, yine bu ileri yaş konusu göreceli bir durum olabilir. yani konu kısaca anlaşılmıştır. insan bunları göz önüne alsa ve diğer şeylerin Peygamber efendimizin hayatına bakarak halledilebilecek problemler olduğunu düşünse , aklınıza ne gelirse gelsin aklı selim düşünceyle bu işlerin aşılabileceğini , insanların yeter ki olumlu düşünceye odaklanarak ve nefsani gururu terk ederek ve karşıdakinin kusurlarını büyütmeyerek ,önce kendini af ederek ve sonra karşıdakini af ederek konuya baksa aile hayatında işler çok daha kolay olabilir. ve en önemlisi bütün bu kriz süreçlerini sabır içinde yürüterek. (ama her şeyi de bir kriz olarak kabul etmemek gerekir, yani biz problemleri fazla beslemezsek onlar kendiliğinden açlıktan ölecektir) çünkü sabrın sonu selamettir , sabır acıdır ama meyvesi çok tatlıdır. şunu da söyleyelim hangimizin ana babası evlilik hayatında krizler yaşamadı ki. : yukarıda saydığımız kriterleri göz önüne alarak eskiden kimse boşanma yoluna baş vurmuyordu. mesela örnek vermek gerekirse: kadının açık olarak bir namussuzluğu yoksa diğer kusurlarını hoş görmek lazımdır. bu bir düstur olmalıdır . çünkü şeytan dır kişilerin arasını bozmaya çalışan ,burada da en büyük silahı, insan oğlunun , gurur ve kibir duygusunu ateşlemektir. insan şeytanın oyununa gelmezse , kendi iç dünyasında önceleri pek farkına varamadığı ama zaman geçtikçe içinde oluşan huzuru anlamaya başlayacaktır. not: bütün krizlerde önce Kurana ve Sünnete bakın. insanın yaradılış gayesine ve bu varlık aleminde birbirine ne kadar ihtiyacı olduğunu inceleyin, bütün bunların sonunda gururunuzun sizi ve varsa çocuklarınızı ve en nihayetinde yakınlarınızı nasıl bir felakete sürükleyeceğini hesap edin, en nihayetinde sizi yaratan ALLAH ın bu işten ne kadar razı olacağını hesap edin ondan sonra yapın ne yapacaksanız.

  4. ha diyor ki:

    “Boşanma sürecinde danışmanlığımıza başvuran 7 bin 500 çiftimizden yaklaşık yüzde 38’i evliliğini devam ettirme kararını aldı.” demiş.
    Ayrıca bu nedir. Bu konuya istatikçi gibi bakılmamasıı gerekir. Bitmesi gereken evliliğin bitmemesi de zulümdür.

    • Aadem diyor ki:

      Sayın ha,
      Aile bakanı yalan söylüyor.Tipki önceki söyledikleri yalanların bir benzeri.Kominizmin babası Karl Marks “Kitleleri aldatıp kandırmak için yalanlarınızı rakamlarla destekleyerek söyleyin.Boylece kandırmak istediğiniz kitleleri kolayca kandırabilirsiniz” demiş…

  5. Smy diyor ki:

    Merhaba Sema hanım ben bekar bir bayanım şu an görüştüğüm biri var bu kişi ile temel kriterlerimizde sorun yok (ahlak, abdest namaz, kişisel gelişim, huy suy, maddiyat vb.) ben sizin kitaplarınızı da okudum başka kitaplar, yazılar da okudum (evlilik, kadın-erkek üzerine) sorum şu sizin ve diğer kitapların kadınlar için söylediği bazı özellikler görüştüğüm kişide var erkekler için Söylediğiniz bazı özellikler de bende var. Örneğin ; görüştüğüm kişi çok ayrintici, detaylara çok takılıyor, en ufak bir şeyden bir sürü şey kuruyor kafasında tabi çoğu olumsuz, sorduğu ve söylediği bir şeyi defalarca sorup, söylüyor, bir şey anlatırken bütün detayları anlatıyor, fazla alıngan, tartıştığımız zaman hep “üçüncü bir kişinin durumu incelediğinde kendisinin haklı olduğunu söyleyeceğini söylüyor” sürekli öğüt veriyor vermek istiyor, beni değiştirmeye çalışıyor vs. bunun gibi şeyler ve ben bunlardan çok sıkılıyorum şu an karar aşamasındayım bunlar kafamı kurcalıyor dediğim gibi diğer özellikleri güzel beni seviyor da ama bunlar da bir gerçek sizce ne düşünmeliyim normal mi bunlar? Değilse nasıl bir çözüm önerirsiniz? Sizden ve yorumu okuyan arkadaşlardan tavsiye bekliyorum. Bu arada ben 24 yaşındayım o 32 yaşında İkimiz de doğuluyuz ama farklı memleketlerdeniz farklı kültürlerimiz var.

    • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

      “smy” rumuzlu kardeşim Sema hanımda size cevap versin de ama size şunu söyleyebilirim bence eş adayınızdaki söylediğiniz özellikler sizi düşündürmemelidir. Fazla detaycı olmak, alıngan olmak, duygusal olmak vb. gibi özellikler genellikle kadınlarda bulunan özellikler olabilir ama bu erkekte de bunların bulunmayacağı manasına gelmez. Bende mesela duygusal,alıngan biriyimdir. Bu karakter,kişilik meselesidir. Ayrıca detaycı olması ve öğütler vermesi de sizi sahiplendiğini gösterir.Aslında kötü bir durum değildir. Her seven erkek evlenmeyi düşündüğü kadına beğenmediği huylarını değiştirmesi için öğüt verir bu normal bir durumdur.Bunda abartılacak bir durum yoktur.

      Zaten sema hanımın kitaplarını da okumuşsunuzdur. Bence bunları problem yapmamanız lazım tabi bunlar benim şahsi fikrim Sema hanım ne der bilemem.

    • .:. diyor ki:

      kendi özelliklerini yazmamissin..:)

      • Smy diyor ki:

        Ahir zamanda müslüman olmak cevabınız için teşekkür ederim
        Ben de eş adayımın tersi olarak biraz daha mantıklı, detaycı değil de daha yüzeysel yüzeysel derken üstünkörü değil de temel şeyler olduktan sonra geri kalan kısmına pek bakmıyorum (doğru mu yapıyorum yanlış mı bilmiyorum), sonuç odaklı, genellikle olumlu, detaylara pek takılmıyorum,çok fazla kuruntu yapmıyorum vs. Biriyim. Benim eksik yönlerim de var elbet ama bu saydığım şeyler biraz garip geliyor bana bir erkeğin bu kadar detaycı vs. Olması benim de bu kadar mantıklı olmam. Bu arada benim ilk görüştüğüm kişi ondan olabilir mi acaba daha önce hiç kimse ile görüşmedim. Çıkma, flört vs de olmadı o yüzden biraz gerideyim bu konularda kitap, yazı vs okuyorum çevremde özellikle evli insanlardan tavsiye istiyorum ama hâlâ yetersizim bu konularda onun daha önce görücü usulü bir kaç görüşmesi olmuş benden daha tecrübeli

        • Feyza diyor ki:

          Smy hanim, ben de evli degilim ama acik konusmak gerekirse erkegin fazla detayli dusunmesi beni de biraz sıkar. Kendinize dair bahsettiginiz kisisel ozellikleri kendime o kadar benzettim ki, hatta gecen gun Sema hnm.in bu yazisina da yorum olarak yazmistim. Acaba bende mi bir tuhaflik var seklinde. Siz bu kisisel ozelliklerinizle belki karsidakinin fazla detayci yapisini dengeleyebilirsiniz diyecegim olumlu yorum yapma adina ama ic sesim bunun sizi biraz yoracagini soyluyor. Yani kendimden pay bicerek bunu yaziyorum elbette uzman degilim. Ozelliklerinizi kendime benzettigim icin empati yaparak soyleyebiliyorum fakat bu ozellikleri takinti asamasinda degilse ve olumlu ozellikleri bunlari bastiracak nitelik ve nicelikteyse elbette degerlendirmenizi tavsiye ederim. Kadinlarin dahi fazla detayciligi beni bazen bunaltiyor. Dedigim gibi birbirinizi dengeleyecek miktarda ise bu ikiniz acisindan da olumlu ve tamamlayici olur ama takinti vehim asamasindaysa hatta altinda farkli psikolojik rahatsizliklar yatiyorsa takintiya dair gozdem gecirin derim. Gerisi Sema ablama havale :) Allah yardimciniz olsun ve en dogru karara hukmetmenizi kalbinize ilham etsin insaallah.

          • semamarasli diyor ki:

            Smy Hanım, görüştünüz beyefendinin detaycı ve alıngan olduğunu söylemişsiniz siz de öyle olsaydınız bir şekilde dengelerdiniz fakat siz detayları sevmediğiniz için ve kafam sonuç odaklı çalışıyor dediğiniz için size hiç uygun görünmüyor. Allah hayırlı yuva kurma kurmanızı nasip etsin. Selamlar…

          • Smy diyor ki:

            Sema hanım, Feyza hanım,… Hanım, Ahir zamanda müslüman olmak bey cevaplarıniz ve yorumlarınız için teşekkür ederim. Henüz bir sonuca bağlamadık gelişmelerden haberdar edeceğim burdaki okurlara yol gösterici olması açısından şimdilik hoşçakalın…

          • Rabia diyor ki:

            smy hanım/bacım, büyüğümüzün sözünün üzerine söz olmaz gayet net ve açıklayıcı anlatmışlar lakin sizin gibi değerli kendini bulmada hayata atılmada hayata olumlu bakmada hüsnü zan eden bir bayanın; kendisinden 12 yaş büyük biriyle Allah için konuşurken karşısındaki kişinin yaş ve şartlarına bakılırsa o bayana karşı daha da olgun olması gerekmez mi yani özgüveni oturmuş biri olması? düşünürsek herşeyin aşırısı hastalıktır bunun için önce o kardeşimizin kendini bulup öz güvenini yakalaması için dua edelim ve nacizane bu fakirinde yararlandığı sizinde yararlanmanız için istişareylen birlikte istihare yapmanızı Allah için tavsiye edebilirim.

            ahir zeman vesvese ve felaketlerinden korunmak için her perşembe akşamı yani cuma gecesi kehf suresi yasini şerif suresi amenerrasulü ayetleri namazlardan sonra ayet-el kürsi ayetlerini okuyup anlamlarına da göz atmayı unutmayıp her okuma sonunda önce peygamberimiz sav.’e sonra tüm peygamber evliya ve zamanın kutuplarına hediye eyleyip hayrlı dualar edip tekrar salavat-ı şeriflerle dualarınızı bitirip biz mazlumlarada dua ediniz inşaAllah Rabbim size doğru yolu Reşid ismi hürmetine gösterecektir.

            karşınızdaki kişininde vesveselerinden kurtulması için her sabah haşr suresinin son üç ayetlerini Euzu billahis-semiil- alimi mineşşeytanirracimi üç defa tekrar edip okuyup dua etmesi efdaldir inşaAllah Rabbim küfuvunuzu (denginizi) buldursun hayrla cami eylesin

            İnşaAllah Rabbim gözünüze aydınlık olacak eş ve zürriyetler ihsan etsin ve size önder eylesin Rabbim herşeyin aşırısından ümmet-i müsl-i alemiyni hafız mani settar kafi isimleri ilen korusun gönüllerini razı eylesin

            selam dua ilen

    • ... diyor ki:

      Smy hanım,

      Yazdıklarınızdan anlayabildiğim kadarıyla çoğu noktada uyumu yakalamışsınız. Görüştüğünüz kişinin detaycı alıngan öğüt verici olması kişiliğinden kaynaklı bir özellikte olabilir daha önce görüştüğü kişilerden yaşadığı tecrübede olabilir yaşının vermiş olduğu bir deneyimde olabilir.

      Aracı vasıtasıyla evlilikle ilgili görüşmelerim oldu baktığımda görüşmüş olduğunuz kişiye benzer özellikte bekar bir bayanım. Sizin yaşınızdayken benimde hiçbir evlilik görüşmem olmamıştı. Zamanla evlilik fikri oluşunca talipler karşınıza çıkmaya başlayınca bir taraftan nasıl bir evlilik düşündüğünüzü aklınızdan geçirirken bir taraftanda kendinizi ve nasıl biriyle evlilik olup olamayacağını netleştiriyorsunuz.

      Örnek olarak veriyorum daha önce talip olan kişinin namaz kılıp kılmadığı benim için önemliyken bugün bununla beraber mizacımızın uyuşması helal yoldan kazanması merhametli olması da önemli kavvam sıfatının olup olmadığı. Tecrübeler yada olumsuz durumla karşılaşmalar insanı daha fazla detaya götürüyor. Evlilik niyetiyle görüştüğüm bir kişi olmuştu çoğu noktada uyum vardı. Yalnız kişi fazlasıyla detaycı ve sorgulayan biriydi. Bende o zamanlar sizin gibi daha olumlu bakan olumsuza odaklanmayan biriydim. Yapımdan dolayı bir insanı tanırken iki şeyi sorarım bir hayallerini ideallerini iki geçmişini olmazsa olmazlarını. Bu kişinin daha önce nişan atmış olması ve nişanlısına cemaatin fazla müdahale etmiş olması ana sebepti. İlk sorduğu soru cemaate bağlı olup olmadığım. Yine daha önce kaybolan güvenden dolayı insanlara kuşkuyla bakması. Şifre verecek kadar samimiyetimi anlatmaya çalıştım. Sürekli bir kontrol edilme hali. Anlaşamadık mizaç olarakta farklıydık bende alıngan yapıda biriyim ama bunu dışarıya pek yansıtmam kırılsam da oturup sessizce yalnız ağlarım. Kendimi karşımdaki kişinin yerine koyduğumda yaşadığı durumlardan dolayı hak veriyorum belki ilk yaptığı nişan olayından sonra ikincisinde daha temkinli. İkinci evlilik yapanlarda da bekarlara oranla daha fazla detayla uğraşma araştırma olur.

      Görüştüğünüz kişinin bu ruh hali yerleşmiş ve hayatı zorlayan kişilik özelliği değil yaştan ve daha önceki görüşmelerden kaynaklanan bir durum ise telaş etmeyin. Evlilik önemli bir konu belki şuan bu halin stresiyle böyle davranabilir birbirinize helal olunca bu vesvese yerini sükûna bırakabilir.Sürekli tekrarlanan bir alışkanlık ise yakınlarıyla istişare edin.Kusura bakmayın yazı biraz uzun oldu. Rabbim hakkınızda hayırlı olacak tarafa yönlendirsin kolaylaştırsın zorlaştırmasın.

      • Smy diyor ki:

        Feyza hanım ve… Hanım cevaplariniz için teşekkür ederim. Aslına bakarsaniz bu durum kişiliğinde mi var yoksa dediğiniz gibi tecrübeden mi kaynaklı ben de tam olarak emin değilim. Kendisine söylediğim zaman kısmen kabul ediyor ama evlendikten sonra böyle olmayacağını söylüyor bir gün ablasıyla konuşma fırsatım oldu ve bunları söyledim öyle biri değil dedi sadece evleneceği kişinin güzel, ahlaklı, dindar, hamarat, vs. Gibi güzel özelliklerinin olmasını istiyor o yüzden çok soru soruyor dedi. Tanıdığım kadarıyla mükemmeliyetçi bir yapıya sahip her şeyin çok güzel olmasını istiyor bu huy bende de var ama onda daha çok var. Bunun üstüne bir de yaş, tecrübe vs. Eklenince daha detaycı oluyor. Fazla kararsız biri aynı zamanda o yüzden bir şey yapılacağı zaman ben önde oluyorum ama ben önde olmak istemiyorum onun önde olmasıni istiyorum aramızda bu yüzden çok problemler yaşadık ben çok sıkıldım öyle olmasından kendime olan güvenim azaldı sık sık ona yetmeyeceğimi düşünmeye başladım. Baktığımda etrafımdaki insanlar benim için gayet güzel şeyler söylüyor sadece yüzüme değil arkamdan da genelde güzel şeyler konuşuluyor. Çok şükür kısmetim de açık böyle bir durumda bu sefer ben de kararsiz kalıyorum o kadar insan beni seviyor istiyor bu adam neden boyle 😒 onu secsem pişman olur muyum? 🤔 gibi şeyler düşünüyorum ve ona karşı soğuyorum. Onun dışında olumlu özellikleri de var ve güzel özellikler örneğin ; abdestinde namazında, onunla görüşmeden önce bir çok kişiye sordum bir tane bile olumsuz bir şey duymadım hakkında kendisi öğretmen çalıştığı okula sordum kötü bir şey söylemediler, okula giderken kullandığı servisteki diğer insanlara sordum serviste nasıl oturması kalkması konuşması vs. Olumlu cevaplar aldım, gittiği yerler, takıldığı arkadaşlar, sigara kullanımı yok, memleketine kadar sordurdum olumsuz bir şey bulamadım ki ben de bu konularda biraz seciciyim o kadar kişiden biri bile olumsuz konuşmadi ve arkadaşı olmayan kişilere sordurdum daha doğru bir cevap alayım diye yine olumlu hatta bazıları benim kızımı – kardeşimi istese gözüm kapalı veririm falan dedi, yıllarca ailesinden uzak kalmış o yüzden ne nasıl yapılır her şeyi biliyor ev işi, yemek, dışarıdaki işler, evdeki küçük tadilat işleri, ev ekonomisi nasıl yapılıyor ev nasıl yönetilir bunları biliyor, hatalarını kabullenebilen birisi ve düzeltmeye çalışıyor mesela ben detayciligindan olumsuzlugundan şikayetçiydim eskiye göre düzeltti ama hâlâ detaycı 😊hayallerimiz kafa yapımız genelde aynı ama dediğim gibi hâlâ çok detaycı, olumsuz ve çok konuşuyor…

        • Smy diyor ki:

          Biraz karışık oldu ama kusura bakmayın yazarken karışıyor

          • Gelincik diyor ki:

            Sevgili Smy kimse mükemmel değildir mukemmelliyetci kimle arkadaş olduysam elbette bu kişiler kız arkadaşlarım okul yurt mahalle vs. Belli bir süre sonra arkadaşlığımı bitirdim. Ben kız versiyonuna dayanamadım bunun erkek versiyonu nasıl olur bilemiyorum madem kısmetin açık MaşalAllah öyle diyorsun bu konulardan sıkıldım bunaldım çok detaycı diyorsun fazla takılıp kalma evlendikten sonra böyle olmayacam lafına da asla inanmıyorum bi insan 7 sinde neyse 70 inde olur evlendikten sonra kapanacam evlendikten sonra içkiyi bırakacam evlendikten sonra daha detaycı olacam vs. vs. Niye hep sonra şimdi değiş şimdi sözlerini yerine getir beklentin karşılanmayınca da daha büyük sıkıntılar peyda oluyor insana netice-yi kelam yine iyi düşün derim Rabbim kolaylıklar versin

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            “smy” kardeşim bu kadar olumlu özelliği varsa birinin 2-3 tane olumsuza takılmayın bence dört dörtlük insan bulunmaz. Ayrıca sizin anlattığınız kadarıyla işin püf noktası eş adayınızın “mükemmliyetçi” olması…

            Bende de mükemmeliyetçilik durumu var maalesef o yüzden eş adayınızla kendi kişiliğimi yakın hissettim:) benim şahsi kanaatim kaçırmayın böyle birini yine siz bilirsiniz.

            vesselam…

        • ... diyor ki:

          Smy hanım,

          Görüştüğünüz kişinin mesleğinin öğretmen olması öğüt veren özelliği için bir ipucu. İnsanın yaptığı meslek zamanla ev hayatına da sirayet ediyor. Ben bu durumu bayan öğretmenle evli olan bazı kişilerden de duymuştum. Evde de sınıftaymış gibi hareket etme düzen sağlama idare etme gibi tabiki herkes için geçerli bir durum değil. Sizde benim gibi araştırmacı yapıdasınız maşallah bayağı araştırmışsınız istişare etmişsiniz.

          Yazdıklarınızdan anlayabildiğim kadarıyla sizin gönlünüz var gibi ve karşı taraf içinde siz uygun birisiniz. Kararsızlık maalesef kişilik özelliğinden çok artık günümüzün hastalığı gibi. Birçok noktada uyumu yakalamışsınız detaylarla ve mükemmelliyetçilikle birbirinizi yormayın bazı şeyler eksik olabilir zamanla bunu daha iyi anlayacaksınız. Eş adayına ve kendinize sorun karşımdaki kişiyi değiştirmek mi istiyorum olduğu gibi kabul etmek mi istiyorum. Tabiki vereceğiniz kararların sonucunu siz yaşayacaksınız. Pişmanlık yaşamamak için eş adayıyla takıldığınız noktaları konuşun ve ortak karar alınız.

        • Feyza diyor ki:

          Smy hanim, sizi de yanlis yonlendirmek istemem, en korktugum seydir bu benim. Anlattiginiza gore gercekten cok guzel evsafa sahip gorustugunuz kisi. Gorusme esnasinda cok sormasi ya da cok konusmasi problem olmasin. Cunku tanimaya calismanin tek yolu bu ve bence en medeni yontem de bu. Mukemmeliyetci ve fazla detayci kisilerle ben anlasabiliyorum sahsen ama beni biraz yoruyorlar. Cevremde boyle hanimlar var. Ama bu dao kadar izafi bor durum ki, kime ve neye gore, ne kadar mukemmeliyetci, nedir bunun giyotini? O yuzden

          • Feyza diyor ki:

            (yarim kaldi) Insanlarin zaman icnde degisecegine inaniyorum sahsen. Zamanla evlilikte birarada yasamak insanlari birbirine biraz benzetiyor. Ayni zamanda yasla beraber de insanlarin huylari bir nebze donusebiliyor fakat bunun dogal bir surec sonucu olduguna, hatta bazen evli kisilerin kendilerinin bile farkinda olmadan degistigine sahit oldumsa da bunun bir kisiyi degistirmekten farkli oldugunu dusunuyorum. Uzun sure birarada yasayan insanlar birbirinden dogal surecte huy kapabiliyor. Kendini ve birbirini dengeleyip uyum icinde evliligini yurutebiliyorlar. Ama koklu degisimler icin ciftlerin birbirine bilhassa ilk yillardaki fazla mudahalesi karsi tarafa itici gelebilir. Yani siz degisme ihtimalinden ziyade onu oldugu gibi kabul edip edemeyeceginiz ihtimaki uzerinde durarak karar verin derim. Digeri yalnizca bir ihtimal zira, gerceklikse oldugu gibi en yalin haliyle karsinizda ve en dogru karar mercii sanirim sizsiniz.

  6. Bir fani diyor ki:

    İnsanı yaşar ki devlet yaşasın bu söz eskiden beri söylenen bir sözdür lakin zamanımızdaki evliliklere ve boşanmalardaki artıışı görünce ne olacak bu ülkenin hali diyorum kendimce….bunlar iyi günlerimiz ilerimiz daha kötü olacak evlilik konusunda gibime geliyor…Rabbim geleceğimizi hayr eylesin…
    Ve şunu düşünüyorum da neden boşanmalar artıyor ki öncelere kıyasla şöyleki..yaşım 32 olmakla birlikte küçükken hatırlardım da evlerde çamaşır makinesi yok,bulaşık,elektirik süpürgesi v.b. şeyler yok iken ve hatta malum 90lar istanbulu suda yok iken bu kadar zor iken hayat o zamanlar bile bu kadar boşanma yoktu şimdi tam tersi iken herşey daha rahat iken boşanmalar artıyor malesefki…
    Bence biz kızlarımıza kızım sen oku ben senden bir şey istemem kocana muhtaç olma (rezzak olan Allahı unutup)deyipde eline bir bardak çay vermeyi bile öğretmediğmiz müddetçe kızlarımızdan ev hanımlığı beklemek tezat olur…
    Vesselam

    • sennur diyor ki:

      bu konuya bir bayan olarak katılıyorum ,
      hatta boşandıktan sonra tek tek analiz ettiğimde ,
      annemin şu kelimeleri aklıma geldi ;
      -kız evladı okumalı ,mesleği olmalı (kolunda altın bilezik )çalışmasa da olur
      -zamanın ne getireceği bilinmez (önlemi olsun ,okusun )
      kendisi ilkokul mezunu olmasına rağmen hayat şartları altında çalışmış ,ama kızı okusun ,rahat çalışma ortamı olsun .

      okudum çok şükür, çalışma ortamımda hep iyi oldu ,
      ama okumayan yaşıtları iki ,üç evlat sahibi olup ,mutlu yuvaları olurken ,
      ben bir evladımla çalışan bir yalnız anne oldum.

      anneler ; farkında olmadan neler yüklüyor evlatlara.

      maaşı belli olsun, iyi işi olsun vs. bunlar değil çoçuklara yüklenmesi gereken.

      KIYMET BİLEN BİR ÇEVRESİ OLSUN , madden ve manen yükseltecek insanlarla birlkte olsun kızıma duam ;
      İNANIN okula bırakmaya gidiyorum ,arkadaşları kızıma sarılıyor ,hoşgeldinler,değer vermeler .

      annelere ve babalara çoook iş düşüyor.
      çoçuklara farkında olmadan farklı biliçler yüklemeyelim .

      • Rabia diyor ki:

        Allah için katılıyorum amin ecmain şennur bacım inşaAllah Rabbim yalnızlığınızı küfuvunuzla taçlandırsın inşaAllah dünya ahıret mutlu mesut hayrlı bir yaşamınız olur

        selam dua ilen

  7. Selda K diyor ki:

    Modern dunyanin “iyilik-uyum-anlasma” vs vs kriterleri kadinlarin daha rahat anlayabilecegi, ozdeslesebilecegi kriterler. En buyuk misal iletisime verilen asiri onem, surekli konusun, herseyi analiz et, her detaya bak, bu detaylar seni nasil etkiliyo, onu nasil etkiliyo, kim neyden sonra ne yapti vs vs..Bu yeni cagdaki veri-analiz-bilgi toplama sonra da karsilikli oturup verileri degerlendirme ve herrr ama herrr sorunu boyle cozebilecegine inanma takintisi..Bu kadin beyni icin erkege nazaran cok daha kolay olan birsey, bi kere burda 1-0 onde-yiz
    Bir de benim anlamadigim kadinlar gitgide daha mi kirilgan oldular acaba? Oyle birsey ki gorunurde “guclu”ler ama guc tanimi is, guc, para sahibi olmakla ya da baska degerlerle olculuyor sanki..bakiyorsunuz isyerinde cabbar, astigi astik bi kadin ozel yasantisinda hot diyosun agliyo pit diyosun aliniyo, gunlerce kendine gelemiyor, sinir buhrani geciriyor, icsel gucu neredeyse sifira yakin..disariya saglam goruntu vermek cok onemseniyor ama asil ic kisilikler zayif kalmis, herrseyi ama herrseyi asiri kisisel alip iclerinde buhranlar yasiyorlar..belki bu hep boyleydi bilemiyorum eski zamanlari ama belki de simdi disariya verilen guclu imajla cok tezat olusturdugundan benim dikkatimi cekti

    • ... diyor ki:

      “En buyuk misal iletisime verilen asiri onem, surekli konusun, herseyi analiz et, her detaya bak, bu detaylar seni nasil etkiliyo, onu nasil etkiliyo, kim neyden sonra ne yapti vs vs..Bu yeni cagdaki veri-analiz-bilgi toplama sonra da karsilikli oturup verileri degerlendirme ve herrr ama herrr sorunu boyle cozebilecegine inanma takintisi..”

      Selda K. Hanım,

      Bilişim çağındayız ve giderek bizlerde elimizden bırakamadığımız telefonların bilgisayarların birer modülüyüz. Bazen suskunluğa ve olayların program dahilinde değilde birden gelişmesine ihtiyacımız olabiliyor.

  8. gulpembe diyor ki:

    Danismanlar, hakli-haksiz yada bosan-bosanma gibi bir yargi ve oneride bulunamazlar. Bu onlarin isi degil , hele kendisine danisanlarin paylastiklarini, ozel durumlarini-adli bir suc icermedikce- baska makamlarla paylasmak asla etik degil,bunun yasal yaptirimi olmali ki bildigim kadariyla var.

    is ehline verilirse danimanlik muessesini gerekli ve faydali goruyorum.kurani kerim ailelerden hakem grubu tayin edilmesini istiyor ama bunu “istisare kulturunu oturtmus, tarafsiz olabilecek kadrar bilge ve salih(yani durust) insanlarin yapmasini istiyor, ve ancak bu sartlarda niyetleri halis olanlarin basarili olabileceklerini haber veriyor. bu vasiflara sahip aile bireyleri acaba toplumun yuzde kacini olusturyor?maalesef ki cok azini;bu toplum hasta..bu toplumda hastalik var…

    birakin hali,perde ,tavadan kopan kavgalari, uzmanlara gore ekonomik sebepler bile bosanmanin asil nedeni olarak gorulmuyor, bunlar sadece bardagin tasan kismi ,sorun derinlerde ..bir uzman danisanini dinlerken satir aralarindan bunu okur, yapilmasi gerekn kadinin “laf kalabaliklarini dinlemeye tahammul etmek” degil, yasadigi olumsuz duygunun esas adini koyabilmektir o yuzden danisilan kisi bir”uzman”dir, “komsu hatice teyze”degil…

    ani kararlar hem kadin hem erkek icin yipraticidir. Islam bile erkege 3 talak hakki vermis , 3nun ayni anda kullanilmasini caiz gormemistir, her talak en fazla 3 ay surer, buna gore bosanmaya karar veren erkek icin dahi toplamda 9 aylik bir sure taninir.bunu ister kullanir ister kullanmaz. Kadinin da bosanma hakki vardir, sadece usul farklidir, bosanmayi kafasina koyan kadin,hakime gider..

    ayrilan ciftler eslerinden ziyade evlilik hayatini ozluyorlar. Oyle ki ayrildiktan sonra tekrar birlesenlerde bosanma oranlari yine yuksek.bosandiktan sonra bekledigi hayati bulamayanlar daha fazla sucluluk duygusu yasiyor, sartlarini duzeltirlerse bunu daha kolay atlatiyorlar.

    • Yahya diyor ki:

      ilk paragrafınız dikkatimi celbetti gülpembe hnm;

      şahsen ben bir avuç danışman/uzman/terapist/psikolog/psikiyatrist-dr, gittiğim için çok net ve rahat bir şekilde size EVET haklısın, haksızsın, boşanmalısın vs. diyorlar.
      Bazısı açık açık küt diye söylüyor, bazısı ağzında geveliyor sonra söylüyor.
      Veya bana söylemiyor, eşime söylüyor gibi gibi…
      haklısın/haksızsın konusunda da ben bir kaç kez uzmanları bozdum.
      Neye ve kime göre haklısın diyebilirsin dedim!!!
      Bu gittiğim uzmanlar öyle merdiven altı değil aksine bazıları çok iyi bilinen tanınan kişiler.
      Hatta bir tanesi beni arayıp eğer istersen (ücret karşılığı) karınla özel seanslar yapayım, telkinlerde bulunayım vs. senin lehine hareket etsin vs. dahi demişti.

      • gulpembe diyor ki:

        art niyetten ziyade yetersizlik-velev ki alanlarinda un yapmis bile olsalar, her uzman her meselede yeterli olamaz, o yuzden kendi iclerinde de surekli branslasmaya devam ediyorlar- yada benzer vakialardan aldiklari sonuclara gore ongorude bulunuyor olabilirler ama yaptiklari mesleki anlamda dogru degil.

        yalniz telkin yoluyla terapi meselesi degerlendrimeye degermis, cunku bu yontem pekcok meselede basari getiriyor. meseleyi cozumsuzluge mahkum edip ne kadar seans o kadar para gozuyle istismar edenler oalbilir, ama vicdanli insanlarda var emek ve zaman veriyorlar ucrreti hakediyorlar yani evlilik kurtulacaksa paradan da kacmamak lazim, bosanmayla daha fazlasi cepten cikiyor zaten ki manevi tahribatini saymiyorum.

        • Yahya diyor ki:

          Gülpembe hanım

          bazı şeyleri üslubunca yazmak istedim…
          yani o lafın gelişi telkin…

          biz aynı uzmana 6-7 hafta gitmişiz. Her hafta 2 seans.
          Her seans 160 – 180 gibi bir şeydi… tam hatırlamıyorum.
          zaten biz bu uzmana bizi dinleyip problemlerimizi tespit edip ve çözmesini göstermesi için (hani biz beceremiyoruz yaaa) o yüzden gittik ve ücretini ödedik.

          buna istidanden 3-4 hafta sonra tel. ile arayıp, bana ekstra şunu verin, ben karınızı boşanma fikrinden vazgeçireyim derse siz ne düşünürsünüz?
          (yani evinize gelen kombicinin, hem kombinizi tamir etmesi bunun ücretini alması, hem de abi/abla bana 200 tl fazla ver bir daha kombin arıza yapmasın demesi gibi…)

          – esasında işler daha da karışıkta ben teferruata girmek istemiyorum –

          Ve hepsinin ağzında şu sakız olmuş: e evliliğinizi kuratarıyoruz, e bunun bir bedeli var.

          • Gulpembe diyor ki:

            Himm.. Cok fena.. Ben turkiyede yasamiyorum, oralari epey unutmusum, uzucu..

          • sennur diyor ki:

            ben de farklı bir örnek vereyim ,
            RAM lerde aile danışmanlığı yapan psikolog .
            kızımı okula yazdırmadan önce gittik , ben ağlamaya başlayınca aile danışmanlığı dedi ,
            ve kızımın babası ile 3-4 kez gittik. ücretsiz olduğu için ikna oldu kızımın babası.
            adam onu dışarı çıkardı , bana sordu sorular,
            beni dışarı çıkardı ona sordu.
            bana her seferinde çekmek zorunda değilsiniz ,
            çekmek zorunda değilsiniz dedi.
            ona da onun yanındaymış gibi hareket etti ve sonuça da bağlamadı iyileştirici birşeylerde yapmadı ,oyaladı resmen.

            sonra özel danışmana da gittik , özel danışman ikimize de teşhis koydu.bunları iyileştirmek isterseniz devam edin istemezseniz BOŞANIN dedi.
            ve eski eşim diğeri bizi kaç ay boşuna gel git yaptı ,adam tek görüşmede anladı dedi

            ve biz ayrılma kararı alınca RAM daki adam , beni aradı .size yardımcı olurum diye.
            sonra tekrar aradı. (bunlar ülkemin maalesef acı gerçeği!!!!!!!)
            numaramı değiştirdim.

            yani nasıl vebal aldılar ,nasıl hesap verecekler bilemiyorum.

            ben kanunların daha denetimli olmasını ,boşanma kararı alanlara çeşitli psikoljik testler yapılmasını ve sonrasında çoçuk un durumu konusunda çeşitli yaptırımların olmasını çok isterim ki bu isteklerimi aile bakamlığı ve ilgili yerlere dilekçe halinde yazıyorum.
            ve toplumun yapısı değişti maalesef.

            bakıyorum etrafa da , ne evliler mutlu , ne boşananlar
            herkesin derdi olmuş ; başıma bu iş neden geldi ?(ya da kadın ya da adam )
            herkes katlanıyor birbirine
            gerçek SEVGİ kalmamış
            SAYGI kalmamış.
            EDEP kalmamış.

          • .:. diyor ki:

            Aile Bakanligi kuruldugu zamandan beri garip gruplarin elindeydi ve sanirim yine ayni….

            http://www.cocukaile.net/aile-dostu-paketi-geliyor/#comment-34588

            Buradaki yaziyi sislerle paylasmamizin sebebi O tarihlerde ulkemizde bircok alanda yasanan olaylarin bir benzerlerini yurd disinda cok onceki senelerde gozlemlemis olmamizdandir.

            Ulkemizde aile bakanligi hic bir fonksiyonu olmayan bir bakanlik gibi, En etkin calistigi donem İlk Bakan zamanindaydi ve zaten (“”Sayin Fetullah agabeycigi””) ulkenin bu kadar karisik hallere gelmesinin sebeplerinden birisi oldugu gormek hic de zor degildir. Birlikte calistigi kimselere bakmak lazim. Arabasi calinan yardimcilari v.s. Bakanligi zamaninda aile icin fatdali bir tane projesini gosteremessiniz. hepsi tek tek fokuluyor.

            — İnsanlar babasinin maasini almak icin bosaniyor (Cunki pozitif ayrimcilik var)
            — Kocalarini iftra ile bosayabilitor (Cunki tesfik var. Cunki pozitif ayrimcilik var)
            — Devlet kurumlarinda erkeklere nazaran yetkin olmasada kolay is bulabiliyor (cunki tesfik var. Cunki pozitif ayrimcilik var)
            — Aile hakkinda bir yardim soz konusu oldugunda para verilecekse kadina veriliyor (cunki tesfik var. Cunki pozitif ayrimcilik var)
            — Bosanmalarda en temiz ve zahmeti az, kazanma riski yuksek bir sistem var. Bu alan kimileri icin para basiyor (cunki tesfik var. Cunki pozitif ayrimcilik var)
            — Barolarda ve kkadin derneklerinden, Gonullu kuruluslardan arti yardim ve destekler var (cunki tesfik var, Cunki pozitif ayrimcilik var)

            Turkiye de Aile bakanliginin ilk kuruldugu ve soz konusu yasanin ele alindigi zamanda TRT de cikan teklamlarin sonunda HOLLANDA nin sponsor logosu vardi.. Birkac sene gerilere gidersek, Borusan v.s. gibi bircok uydurma projeler vardi. Hatirlayan varsa hepsinin fos ciktigini ve gunumuzde konusulmadigini ve onlarin yerine daha farkli yeni yeni, vatandasin vergilerini hortumlayan projelerin geldigini goruyoruz. Daha fazlasinin gelecegini diyebiliriz.

            Sozde aile danismanlari projelerinin sonuclarinin sasirtmadigini soylemekte bir sakince yoktur.

            Daha onceleri, Beyaz masa, Mor Masa, Bimer, Cimer gibi ornekler vermistik. Hepsi ayni sitemdir ve buralarda işe alinanlarin hiç birisinin hiç bir fonksiyonu ve yapici karar alici veya islemleri takip edici sonuclandirici fonksiyonlari yok. Zaten boyle iskollarina da gerek dahi gerek yok. Bu tur is kollari ve biranslari Avrupada da bircok ulkede eskide olusturulmustu. (Yani AB uyum v.s. sistemleri kuranlar da onlar.)

            Bu islerde yetkin olan birisi olarak diyebilirim. Ulkemizle top gibi oynuyorlar. Nereyi tutsaniz elinizde kalir, hastanelere, asistenlara, yardimcilara nereye baksaniz ayni manzaradir.

            Bu konularda bu hukumet cok ama cok beceriksiz.

            Kaymaklarin hic birisini etkin kullanamiyorlar. İsi Ehline verilmiyor.

    • Zuhal diyor ki:

      Gulpembe hanim aynı şekilde yorum yazacaktim yani size katılıyorum fakat ne aile danışmanına gitmisligim var ne de tanıdığım o yüzden yorum yapamadım .Bir ay önce umre aşıları için diyanete gitmiştik orda Aile İrşad Bürolari dikkatimi cekti.Aile danışmanligi kurumunu cagristirdi zihnimde .Hatta beklerken arkadasa da sordum nasıl hizmet veriyorlar diye evlliginde problemli kişiler başvuruyor sanırım dedi.memurlara soracaktım kendim için sorduğumu düşünür arkadaşlar diye cekindim .

      • Gulpembe diyor ki:

        Zuhal hanim, insanlar gibi iliskilerde hastalanabilir, ölüm dösegine düsmeden kontrollerini yaptirmak gerekir. Bunun icin saglikli evliliklerde de sorular, inisler- cikislar olabilir uzman gorusu alinabilir.bunda cekinilecek birsey olmamali, ama dedikodu kulturu yaygin bir sorun, o yuzden insanlar bir yakinina acilmaktansa tanimadgigi insanlari da daha cok tercih ediyor olsa gerek.

        • Zuhal diyor ki:

          Haklısınız gülpembe hanim benim merak ettiğim il muftulugundeki aile irsad büroları nasıl hizmet veriyor internetten de baktim ama tam anlayamadım bir arkadaşım aile danışmanı gibi evlilik sorunları ile ilgileniyor deyince memura sormadım biliyor musunuz aile irsad Bürolari ni diye burda sormak istedim .Ben tanıdığım birine anlatamam evlilik ile ilgili problemleri ancak gerçekten yardım edebileceğini düşündüğüm birine anlatabilirim. Erkekler bu konuda daha tutucu bence benim eşim evliligimizin biteceğini de bilse hayatta bir uzmana gitmez ömrü boyunca gitmeyeceği uzmanlar aile danışmanı,psikolog ,psikiyatri ve üroloji ölur de gitmez yani o derece Allahim mecbur etmesin inşallah

          • Gulpembe diyor ki:

            Zuhal hanimcim, benim de irsat burolari hakkinda tecrubem yok, sayfalarindan anlasildigina gore, oradaki personel bir psikolog yada benzeri bir uzman degil, sadece sorunlari dinleyerek sizi doktor, psikolog, hukukcu gibi ilgili kisilere yonlendiriyorlar. vaize olmalarindan oturu de fikhi bazi sorulara cevap verebillirler belki. Allah muhabbetinizi arttirsin.

  9. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    1- Bir partiye oy vermek demek o partinin yaptığı icraatları asla eleştirmem, yaptığı hiçbir şeyi sorgulamam o partiyi ve yetkililerini kutsarım demek değildir, olmamalıdır.

    2- “Dost acı söyler” kaidesi gereğince mevcut hükümetin yanlışlarını, eksiklerini söylemek onların ayağını kaydırmak, onları rezil etmek değil, bilakis onların daha iyiye ve daha güzele ulaşmalarına yardımcı olmak demektir.

    3- Mevcut hükümet eleştirilemez, sorgulanamaz bir hükümet değildir. Sadece bu hükümet değil bundan önce ve bundan sonra gelecek kıyamete kadar ki hükümetler dâhil durum aynıdır. Biz ki “Hz. Ömer’e cami içinde kalkıp üstündeki elbisenin hesabını sorma cesaretini veren bir dinin müntesipleriyiz” tabiî ki canımızı yakan bir durum varsa kalkar hesabını oy verdiklerimizden sorarız. Hz. Ömer’in sorgulandığı bir dünyada mevcut yetkililer mi sorgulanmayacak! Sorgulamak en doğal hakkımızdır.

    4- Mevcut hükümet azınlık bir feminist, laik, seküler bir güruhu dikkate alıp üstüne üstlük kalkıp batıdan devşirme yasalarla aileyi dizayn etme hakkına sahip değildir. Bizim özet olarak eleştirimiz bu noktadadır.

    5- Mevcut hükümeti her eleştiren FETÖCÜ değildir. Şu anda zaten o örgüt mensupları eleştirmezler şu anda yakalanmamak için olmadık methiyeler hükümete dizerler. Kendi liderlerine de küfrederler. Bunlar böyle alçak bir zihniyete sahiptirler zaten. Sakın kalkıp burada kimse hükümeti bazı yanlış politikalarından dolayı eleştiren bizleri ve sema hanımı FETÖCÜ ilan etmeye kalkmasın! Böyle yapan varsa Allah’ın ve Meleklerinin laneti onun üzerine olsun.

    • ... diyor ki:

      Ahir zamanda Müslüman olmak,

      Oy vermenin vebali olduğunu bilen ve verdiği oyun arkasında duran nelere hizmet ettiğini idarecilerin neleri yaptığını neleri yapamadığını kontrol eden denetleyen duruşunuzdan dolayı kutluyorum. Feto oluşumunu kınayanlar farkında olmadan düşmanın silahını kullanıyorlar onun izlediği yolu izliyorlar. Nasıl ki zamanında feto liderini eleştirmek suçtu hatasız günahsız kabul etmek makbuldü bugün aynı yanlışı başkaları yapıyor. Eleştiren insandan zarar gelmez iradesini Allahtan başkalarına teslim eden insandan zarar gelir.

    • Yahya diyor ki:

      tebrik ederim!
      (iki baş parmağım havada)

    • Feyza diyor ki:

      Tebrik ederim. Yorumlariniz on numara Ahir zamanda Musluman olmak isimli kardesim. Dusunduklerimi dile getirmissiniz. Iyi/kotu, dogru/yanlis ne varsa alkislayan dalkavuklar memlekete en buyuk zarari verenlerdir.

  10. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    “Burda politika yapmışsınız. hükümeti kötülüyorsunuz. devlet olmasa sen varmısın?”

    BEN OLMASAM DEVLETTE OLMAZ DEVLET MİLLET İÇİN VARDIR. TAMAM MI DOSTUM! HEM BU İKTİDARIN SÜREKLİ SLOGANI NEDİR “HİZMET HİZMET” HİZMET YAPILACAKSA HALKIN DEĞERLERİNE,ÖRFÜNE,GELENEĞİNE VE EN BAŞTA DA DİNİNE GÖRE YAPILMALIDIR!

    “devletin çıkardığı yasalar geneldir. Beğensende beğenmesende seni bağlar. Beğenmezsiniz eleştirisiniz ama yasalara uymam deme hakkınız yok.”

    KONUYU MANİPÜLE EDİYORSUN DOSTUM! BURDA KİMSEYİ İSYANA YASALARA UYMAMAYA DAVET EDEN YOK.SADECE MEVCUT HÜKÜMETİN GÖREVE GELDİĞİNDEN BU YANA AİLE VE KADIN KONUSUNDA SINIFTA KALDIĞINI SÖYLEYİP ELEŞTİRİYORUZ.HEPSİ BU.ELEŞTİRİMİZDE MEVCUT İKTİDARIN DAHA İYİ OLMASI İÇİNDİR.AYAĞINI KAYDIRMAK DEĞİLDİR.! NE DEMİŞLER “DOST ACI SÖYLER”…

    “Devlet halkın güvenliğini, mal can emniyetini sağlar, sağlamak zorundadır.”

    BURADA KİMSE DEVLET BUNU SAĞLAMIYOR DEMEDİ ZATEN.KONUYU SAPTIRMAYALIM LÜTFEN…!

    “Yasaalrı, hükümeti beğenmezsen tc vaatndaşlığını bırakır başka ülkeye iltica edip orada yaşayabilirsin. Zorlamı tutyorlasr seni memleketimizde. zaten oy da vermemiş gibisin.”

    BELKİ SENDEN FAZLA OY VERMİŞİM SENDEN FAZLADA REİSİ CUMHURUMUZ BAŞTA OLMAK ÜZERE DİĞER YETKİLİLERİ DE SEVİYORUMDUR. BUNDAN ŞÜPHEN OLMASIN! ASIL SEN BENCE NE OY VERMİŞ GİBİSİN NEDE SEVİYOR GİBİSİN SANKİ HÜKÜMETİ,DEVLETİ SORGULANAMAZ ELEŞTİRİLEMEZ DİYEREK ‘KUTSAMIŞ’ GİBİSİN…!

    “Devlet seni suça mı itiyor? sana şu suçu işle mi diyor?”

    DEVLET BUNU DİREKT YAPMAZ AMA ÇIKARDIĞI YASALARLA BUNU DOLAYLI OLARAK YAPABİLİR.YANİ BATILI,GAYRİ İSLAMİ YASALAR İNSANLARI SUÇA TEŞVİK ETMİŞ OLABİLİR.

    “Dinini öğrenecek oldun da devlet mi mani oldu?”

    BU İKTİDARDAN ÖNCE EVET DEVLET DİNE MANİ İDİ.DİNDARLAR İRTİCACI İDİ.AMA ŞİMDİ ELHAMDÜLİLLAH ÖYLE BİR SIKINTIMIZ YOK.DİNİMİZE MANİ DEĞİLLER AMA GELENEKSE AİLEYİ AYAKTA TUTMAMIZA MANİ OLUYOR GİBİLER…!(BİZİMDE ELEŞTİRİMİZ BU ZATEN)

    “Her hangi bir sorun olduda dini açıdan milli açıdan devlet yetkilileri cevap vermedimi? vermek istemedimi? size yardımcı olmadılarmı? özgürlüğünüzü mü kısıtladılar?”

    ŞU ANDA AİLE VE KADIN SORUNU,EĞİTİM VE AHLAK SORUNU VAR BU ÜLKEDE.HANGİ DEVLET YETKİLİSİ BUNU DERT EDİNİYOR?SEMA HANIM GİBİLER BURDA YIRTINIYORLAR KAÇTA KAÇI DİKKATE ALINIYOR YETKİLİLER TARAFINDAN?KİM YARDIMCI OLMUŞ ŞU ANA KADAR DİLE GETİRİLEN SORUNLARA SEMA HANIM CEVAP VERSİN LÜTFEN.

    “Devlet vatandaşına iş imkanı tanıdı ise buna niye karşı çıkıyorsunuz? siz aileniiz çalıştırmazsınız sorun olmaz, sorun varsa çözülür kendiliğinden.

    DEVLET BİR CİNSE POZİTİF AYRIMCILIK YAPAMAZ.ERKEKLER İŞSİZ DURURKEN KADINI SOKAĞA TEŞVİK EDEMEZ.BUNU YAPMAK TOPLUMU AİLEYİ İFSAT ETMEKTİR.KADINLAR ZİNHAR HİÇ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞMASIN ÇALIŞTIRILMASIN DEMİYORUZ.DERDİMİZ SADECE İHTİYAÇ KADARIYLA ÇALIŞSIN,ÇALIŞTIRILSIN GERİ KALAN KISIM TEŞVİK EDİLMESİN İŞ HAYATINA.AKSİNE ANNELİĞE,EŞLİĞE VE AİLEYE KADIN TEŞVİK EDİLSİN YANİ ESAS VE ASLİ BENLİĞİNE…

    “burası politika yeri dfeğil, politika yaapcaksanız ankaraya gidebilirsiniz. Niye gitmediniz ankaraya.

    BURADA POLİTİKA YAPAN YOK DOSTUM!YANLIŞ POLİTİKALARI ELEŞTİRİYORUZ BUDA EN DOĞAL HAKKIMIZ OY VERMİŞSEM AYNI ZAMANDA ELEŞTİRİRİMDE BUNA KİMSE BİR ŞEY DİYEMEZ.

    “Bol keseden yalan yanlış konu yazmaman iyi olur.”

    YALAN İTHAM EDİYORSUN VARSA BİR YALANIM ÇIKAR ORTAYA AKSİ TAKDİRDE MÜFTERİSİN.İFTİRA ATIYORSUN.YANLIŞ DİYORSUN SÖYLEDİKLERİM TOPLUMUN KANAYAN YARALARININ İZAHIDIR.YANLIŞ BİR ŞEY YOKTUR.HAKİKATİN TA KENDİSİDİR.MADEM BEĞENMİYORSUN OKUMAZSIN OLUR BİTER.!

    “ismini de değiştir, nikini, bu nik size yakışmıyor.”

    İSMİMİ NİKİMİ SANA SORMAM BANA YAKIŞANI DA SENDEN İYİ BİLİRİM.!

    “devlet atamışsa, görev vermişse aile danışmanlığını size faydası olmaz, gitme, yararlanma zorunda değilsiniz. Faydasın olanlar olur belki.”

    ŞU ANDA BEKARIM ZATEN AMA ALLAH GİTMEYİ NASİP ETMESİN KİMSEYE GİDENLER NE BULMUŞLAR Kİ ZATEN!AMA BİZİM DERDİMİZ GİDİPTE PİŞMAN OLANLAR ÇOĞUNLUKTA O YÜZDEN BURADA YIRTINIYORUZ. MADEM Kİ BU AİLE DANIŞMANLARINDA AİLEYİ KURTARACAK DİRAYET,FERASET VE DONANIM YOK O HALDE DEVLETİN DE GÖREVİ BU GİBİLERİ ORAYA ATAMAMAK İNSANLARI BU GİBİLERE MUHTAÇ ETMEMEKTİR.ZATEN İSLAMDA AİLE DANIŞMANLIĞI DİYEDE BİR MÜESSESE YOKTUR.KADININ AİLESİNDEN AKLI BAŞINDA BİRİ ERKEĞİN AİLESİNDEN AKLI BAŞINDA BİRİ DEVREYE GİRMELİDİR AİLE PROBLEMLERİNDE.

    “Devlet her yaptığı işi doğru yapmayabilir.

    ZATEN YAPMIYOR.BİZDE YAPMADIĞINI SÖYLÜYORUZ.

    “ÖNCE SEN KENDİNİ DÜZELT, HAYIRLI EVLAT, NESİL YETİŞTİR Kİ DEVLET DE DÜZELSİN, DÜZGÜN İŞ YAPSIN.”

    KENDİMİ DÜZELTMEYE UĞRAŞIYORUM.SANA TAVSİYEM SENDE AYNINI YAP.AMA DEVLETİN DÜZELMESİNİN ŞARTI TOPLUMUN DİNİNE,ÖRFÜNE,GELENEĞİNE,İRFANINA,AİLEVİ YAPISINA UYGUN YASALAR ÇIKARMASIDIR.AZINLIK BİR FEMİNİST ZÜMRENİN İSTEĞİ VE BATIDAN DEVŞİRME YASALARLA AİLEYİ MAHVETMEYE HİÇ KİMSENİN HAKKI YOKTUR!

    VESSELAM…

    • .:. diyor ki:

      “ZATEN İSLAMDA AİLE DANIŞMANLIĞI DİYEDE BİR MÜESSESE YOKTUR.KADININ AİLESİNDEN AKLI BAŞINDA BİRİ ERKEĞİN AİLESİNDEN AKLI BAŞINDA BİRİ DEVREYE GİRMELİDİR AİLE PROBLEMLERİNDE.”

      Hepsinin ozeti bu kadar net ve basittir. Begendim.

      Beceriksiz aile bakanliginin yapamadigi ve yapamayacagi sey budur. Cünki dogru olanı budur. KADEM tarafindan yonlendirilen aile bakanligi 7,000.tane bizim vergimizle YANLIŞ iş planlaması yapmış. Buyuk ihtimal ile diger islerde de oldugu gibi, ehil olmayan ve kayirmaca ile alinanlardir. Bu her yerde konusulan ve bilinen bir gercektir. 50 bin tane de BİMER de var, bir o kadar da cimerde olabilir mi? yazık ülkemize. Malesef kimse kusura bakmasın hic iyi yönetilmiyor ülkemiz. Şimdiki aile bakanımız kaçıncı oldu bilemiyorum. Kısa zamanda sn. Fatma Sahin’den buyana bayağı değişen oldu hiç birisi de birşey yapamadı. Övündükleri tek şey kaynakların nasıl dagitildigini anlatmak. Bu bakanimizda yardim paralarini nasil dagittigini ballandira ballandira anlatiyordu. Bir de hedefimiz milyon kişi diyordu. Paralar hep kadin derneklerine gidiyor. Oralari da AB kontrolunde. Toplu konutlari da hep etrafindakilere vermisler onlarda kiralamislar. O kadar fazla israf varki, 1,200,000.tl lik telefon faturasi bile cikmis ortaya. Daha neler neler.

      Aciklamalardan cok net anlasiliyor. Sema hanim tam isabet bu konuya deginmis 22 yasinda birini bu meslege veriyorlar büyük ihtimal ile ezici cogunlugu da boyledir. (Belkide evli bile degildir.) yaslari da 30 un altindadır. (Aslinda ortalikta cok fazla yetkinligi dahi olmayan YAŞAM KOÇU var. Geçtiğimiz yıllarda bunlara değinmiştim. ) http://www.cocukaile.net/evlilik-hayatinda-erkekler-kadinlardan-ne-bekler-2/#comment-80086

      Bu ve benzerleri durumlar batida da var. Asagi yukari ayni yontemler var. Bizimkilerde oradan kopyadir. AB demistir boyle bir departman kurun diye. Sizi AB ye uydurcaz, ilk 500 kisinin 6 aylik maasini da hibe veririz. alin size AB hibe Fonlari. (Bu islerin icinde olan biri olarak diyebilirim) Yeni mezunlara bir masa, bir oda veriyorlar. Genelde Amarıkan unuversitelerinde bilmem ne profesorun kitabindan cozum bulmaya calisiyorlar. Pratik diye hicbirsey yok.

      İllaki olacaksa Ornegin, Bu kisiler baska mesleklerde en az 10 sene calisirlar ve o mesleklerden bu alanlara gecerler. Bu cocuk oyuncagi değil. Evlilikten bir haber olan bir kadın veya erkek hicbir aileye danismanlik yapamaz. Bos isler. Yakinda Bosanma rakamlari aciklanir ve uzerinde sohbet ederiz. (İnsaallah enflasyon rakamlarinin hesaplanmasi gibi farkindalik, bosananlarin yeniden evlenmesi v.s. gibi rakamlara mudahale etmezler. )

      • meryem diyor ki:

        .:. Bey
        Yorumunuza katılıyorum. Eklemek istediklerim var sadece :) Nisa Süresi 35.ayet bize yol gösteriyor.”35- Eğer karı-koca arasının açılmasından endişeye düşerseniz bir hakem erkeğin tarafından, bir hakem de kadının ailesinden kendilerine gönderin. Bu arabulucu hakemler gerçekten barıştırmak isterlerse, Allah karı-koca arasındaki dargınlık yerine geçim verir. Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir, her şeyin aslından haberdardır.”( Nisa 35 ) Hak yolunu uygulamak varken aile danışmanları da ne oluyormuş!!! Eğer ille de aile danışmanları olacaksa bu kişiler uzun yıllardır evli olan ve mutlu evliliğin sırlarını bilen AKİL İNSAN’lardan olmalı. Ayrıca hem kadın hem erkek olmalı. Aile danışmanlarının çoğu bayan. Zaten kadınlar duygusaldır, ani karar verebilir, sonra pişman olsa da faydası yoktur, giden gitmiştir, ortada bir ailenin enkazı kalmıştır. Geçen bir yerde okumuştum. Yaşlı bir çift. Yarısı kırık bir çekyatta oturmuşlar ve onlara mutlu evliliğin sırrı sorulmuştu .Onların cevabı da şu olmuştu :”Biz evde bir eşya bozulduğunda atmazdık, tamir ederdik evliliğimiz de böyleydi.” Düşündüm de günümüzde tamir olayı kalktı evlerimizde . Bir şey bozulunca hemen yenisi alınıyor ama işte evlilik maalesef öyle değil.

      • Yahya diyor ki:

        Güzel olmuş, teşekkürler.

  11. ... diyor ki:

    Bekar olmam ve aile danışmanlığıyla ilgili bir tecrübemin olmaması sebebiyle yazacağım yorum ne kadar yerinde olur bilemiyorum. Ancak ailemden ve çevremdeki evliliklerden hareketle çiftler arasında bir değişim evliliği kurtarma adına bir gayret olmadığı sürece aile danışmanı ağzıyla kuş tutsa da ne kadar başarılı olabilir ?

    Erkeklerin problem ve çözüm hakkındaki tutumları çok güzel tespit edilmiş. Genellikle erkekler biz kadınların aksine şikayet detay yolunu değil iyi yada kötü çözüm ve basit yolu izlerler.

    Hemşirelik mezunlarının dahi belirli sertifika programından sonra aile danışmanı olduğunu bilmiyordum. Açıkçası şaşırmadım kişisel gelişim kitap yazarları gibi aile danışmanlığı sertifika programları da popüler meslek derdinde. Ülkemizde en büyük sıkıntının herhangi bir konuda uzman münevver insan sayısının az olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bekar genç toy birinin aldığı belirli saatlik eğitimle aile kurumu kurtarılabilir mi?

    Bence hastanelerdeki heyet kurulu gibi alanında uzman kişilerden oluşan bir yapı aileler için kurulmalı. Psikolog din adamı hukukçu sosyal hizmetler uzmanı pedagog hatta evlilikleri güzel olan yada benzer sıkıntılardan sonra evliliği düzelen insanlar heyette olmalı.

    Evliliklerdeki problemlerin çoğunu kişiliklerin çatışması ailelerin evliliğe fazla müdahalesi maddi sıkıntılar kadınların çalışması erkeklerin sorumluluktan kaçması tüketim zihniyeti ve dinin evlilikte düzenleyici koruyucu halinin yaşanmaması oluşturuyor.

  12. sennur diyor ki:

    sema hanım ağzınıza sağlık ,
    bence BOŞANMAK ,EVLENMEK ten daha kolay.
    evlenirken kan vb test istiyorlar , boşanırken herhangi bir rapor vb.yakınlarını kayıp etmiş mi ?
    psikoljik problemi var mı ? çoçuğu ne durumda ? çoçuk için test vs.hiçbirşey sorulmadan
    hele ki anlaşmalı olunca,hakim soruyor ; tamam deyip 10 dakika da boşuyor.
    sonrası mı ne takip eden , ne yaptınız ? sorun var mı ? çoçuk babası ile görüşüyor mu ?
    baba çoçuğu ile ilgileniyor mu ?
    şiddet boyut değiştirerek devam ediyor mu ?
    bunların hiçbiri yok , insan baştan bir RAHATLIK evresi yaşıyor ,ya sonra ?
    çoçuğuma bunu neden yaptım pişmanlığı ? varken annesi- babası ayrı .birinden uzakta.diye üzülmeler.
    sonrası ayrılıdığın kişinin çoçuk ile ilgilenmeme-çoçuğu sorumluluğunu tek başına karşılamak vs.
    sonrası yorgun bir HAYAT ,
    YORGUN BİR KAFA,
    Sonra sisteme kızmalar ,
    kendine kızmalar ,
    en son NASİP miş deyip HATALARINDAN ders almalar ,
    ve sana evliyken akıl verenlerin EVLATları ile YAŞADIĞI imtihanı görüp ,
    tüm hadiselerden ders alma boyutu…
    toplumumuza selamet istiyorum ,
    ben ilk evliliğimde huzur bulamazken bana ikinci bir ŞANSı layık gören sevgili aile fertlerime ,
    ve hayatı çeşitli nedenlerle imtihan dairesinde olan tüm kardeşlerime GÖNÜL FERAHLIĞI ve İKİ cihan saadeti yaşayacağı bir TESLİMEYETİ allah tan diliyorum.
    (not:belediyenin ücretsiz gittiğim aile danışmanı -genç evlenmemiş bir bayan -da bana ikinci yi düşünün bu hayat sizin-ya kızım ? ya sonrası ?gerçekten rabbim ANNELİĞİ de hakkıyla yapmayı nasip etsin.)
    ülkemde boşanan tüm müslüman kardeşlerime hayırlı ve iffetli bir HAYAT NASİP ETSİN.
    BU DÜNYA EŞLİ DE GEÇİYOR ,EŞSİZ DE. YA ahiretimiz ???

    • Yahya diyor ki:

      sennur hanım
      boşanmak kolay değil efendim aksine çok zor.
      anlaşmalı boşanma dediğiniz gibi öyle ancak kadın yine aynı koruma kalkanına sahip.
      çekişmeli boşanma ise (ki benim başımda) tam bir içler acısı. Devletin temelinin adalet olduğu bir kurumdasınız ve tam bir fiyasko. zaten zamanında teslim edemediğiniz adalet, adalet midir??? Devletimizde bunun farkında çare ve alternatif olarak “arabuluculuk” müessesini devreye soktu.
      Boşanmalarda arabuluculuk var mı bilmiyorum.
      Çekişmeli boşanmada sistemin sıkıntıları dışındaki fertler arasında yaşanan olayları, hakimin bir tarafından uydurduğu kararları, avukatların olaylara yaklaşımları, masraflar vs. kısmına girmiyorum zaten.

      Bir de sormuşsunuz çocuk babayla görüşüyor mu vs. diye…
      paran, sabrın, vaktin ve sağlam bir avukatın varsa evet!
      sorumsuzluk abidesi olan babaya bir şey diyemem zaten…

      anadoluda eskiden kız almaya gelen erkekten bazı maharetler/şartlar isterlermiş. Benzer şekilde evliliği zorlaştırmalılar.
      Öyle kan testiyle vs. değil yada saçma örf adetlerle değil adam akıllı bu gençlerin akıl sağlığı nasıl, karakteri nasıl, stres altında nasıl davranıyor v.b. testlerle sınamalılar. Çıkan sonuçları da çiftlerin kendileriyle aileleriyle paylaşmalı “bakın isterseniz evlenin ama bu adam/kadın şu noktalarda sağlam pabuç değildir” gibi paylaşmalıdır.

      mesela benim eski karımın kendi ailesine son derece düşmanmış. fakat bunu evlilik öncesi öyle güzel kamufule etmişler ki anlayamadık. E tabii baba çıkıp damat adayına “oğlum, benim kız sana yaramaz…” diyecek hali yok herhalde… sonradan işler ortaya çıktı; çıktı ama iş işten geçmiş oldu.

      • sennur diyor ki:

        ben çok kolay boşandım,
        tabi tazminat vs istemeyince.imzayı da atınca inanın 10 dakika sürmedi.
        hakim bir bayandı ,sadece fırçaladı eski eşimi. aylık gelirine net cevap veremediği için. bayanlar şu kadar alıyorum net söylerken , beyler söyleyemiyor dedi.vereceğin nafaka çoçuğuna dedi.

        ama maddiyat ile mi sade BABA ya da ANNE olmak ,
        şimdi 1,5 yıl oldu ayrılalı -hala haftasonu çoçuk alışverişinde sorun var ,kızım gitmek istemiyor ben üzüldükçe. babası sana nafaka veriyorum deyip çoçuğa bir iğne almıyor , ben eft ile para gönderiyorum, gönderdiğinden -çoçuğa birşeyler alsın diye….
        ve hala baskısı altında yaşıyorum.

        görücü usulü evlendim.(üçüncü görüşmede bu kararı aldık. imtihan boyutumuz bu imiş.
        aile tavsiye eden yengem ayrıldıktan sonra aile hakkında bilgi veriyor.
        nişanlı iken annesi kendi oğlunu fenadır diye teyzeme söylemiş (bizimkiler iyi niyetle söylememişler)
        ve beni derinden etkileyen yakın aile ilişkileri KÜS lükleri -kamufle edişleri

        ayrıldıktan sonra öğrendiğim ,
        HERKESin İMTİHANI farklı şu dünyada,
        rabbim YALNIZ bir annelik yaşamayı uygun gördüyse , vardır hikmeti ,
        yalnızlığı uygun gördüyse vardır hikmeti

        ve benim yaşadıklarımın farklı boyutunu yaşayan bir sürü mümin kardeşim var ,
        rabbim hepimizin yarıdmcısı olsun.

        hatalarımızdan ders çıkarmayı nasip etsin.

        • adem diyor ki:

          sennur hanım geçmiş olsun. siz de pekala çocuklu bir erkekle veya çocuksuz da olabilir evlenebilirsiniz. durumunuz öyle kötü değil yani. yalnız bi annelik demişsiniz ama bu sizin yeniden evlenmeyi isteyip istememenizle alakalı. istiyorsanız pekala size talipler çıkacaktır.

          • sennur diyor ki:

            teşekkür ederim adem bey,
            ben ve benim gibi tüm kardeşlerimize geçmiş olsun.
            sayımız o kadar çok ki…
            bu ahir zaman fitneleri içinde RABBİM , imanımızı arttırsın.

            evet ,şu an YALNIZ BİR ANNELİĞİ tercih ediyorum.
            kızıma odaklı yaşıyorum ,kendimi geliştirmeye çalışıyorum , tefsir derslerine katılıyorum.
            okuduğum her bir ayet ile benim yaşadığım ne ki ,
            rabbim bilir hikmetini diyorum.

            ilerisi için de RIZIK ALLAH ‘tan , NASİP ALLAH ‘tan.
            ALLAH KERİM dir, bizi bizden iyi bilir ,
            rızasını nerede kazanacaksam onu nasip etsin.
            herkese de bana da.
            bu dünya geçiyor ,ömür tükeniyor ,
            hesab gününde , GÜZELLİKLER versin inş.

        • Yahya diyor ki:

          Sennur hnm,

          Öncelikle Allah yardımcınız olsun. İmtihanlar farklı tabii ki.
          Evlilikte aracılık yapanların ve ailelerin çok büyük vebali var. Özellikle bilerek bazı şeyleri yaptılarsa, söyledilerse, gizledilerse ….
          Kızımız yemek yapmasını bilmiyor, evlenince öğrenir gibi mevzular değil bunlar…

          Evlenirken, boşanırken Allah’ın hukukunu muhafaza etmek gerekiyor. Buna kimse dikkat etmiyor. Mahkemelerden böyle bir şey beklemek zaten mümkün değil. Allah’ın hukukuna riayet etmemenin neticeleri hem bu dünyada hemde öteki dünyada çok ağır.

          Selam ve dua ile…

          • sennur diyor ki:

            evet,
            vebal in büyük olduğunu düşünüyorum.
            eski kayınvalidem ve kayınpederimde de büyük vebal var.
            ALLAH BÜYÜK , ben onları affettim .
            tanıştıran aracı olan yengem ile de görüşüyorum.
            HESABI ahirette vereceğiz.

            şimdi etrafımdaki ailelere bakıyorum da ,
            evli kalanlar için mutlu olanı göremiyorum ,
            kadınlar çoçuk yapınca değişip ,kendini çoçuğuna adıyor ve değişiyor.
            kadınlar ev de yemek yapmıyor ,hazır şeylerle geçiştiriliyor ,ya da eşleri mutfağa giriyor.
            evin işlerine giriyor.
            ahlak ,edep yok eşlerini yerip yerip duruyorlar ve eşleri resmen katlanıyor ,
            o sözüm ona kadınlara. (çoçukları hürmetine)
            kendime bakıyorum , hiçbir zaman öyle bir kadın olmadım ,
            hakedecek ne yaptığımı sorguluyorum ,

            bakıyorum bazı ailelere;
            erkekler sıkıntılı ,eziyet var ,sözlü ya da uygulamalı.
            kadınlar katlanıyor.(sen katlanamadın diye kendime takılıyorum)

            imtihanlarımızı geçmeyi rabbim her birimize nasip etsin RABBİM ,

            Selam ve dua ile

  13. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    Bence “Evlilik/Aile Danışmanı” Olmanın Şartları:

    a) Bir Evlilik Danışmanın en az 10 yıllık Evli ve Çocuklu biri olması lazımdır bu işin teoriğini kitabi kısmını bilmekle bu iş olmaz işin pratiğini de bizatihi yaşamak lazımdır.

    b) Evlilik Danışmanın dini bilen boşanma, nikâh vb. alandaki dinin hükümlerinden haberdar biri olması lazımdır.

    c) Evlilik Danışmanın yaşının 40 olması lazımdır. Çünkü 40 yaş kemal yaşıdır aynı zamanda Peygamberlik yaşıdır.

    d) Evlilik Danışmanının cinsel sağlık konusunda birikiminin çok iyi olması lazımdır. Çünkü cinsellik bir ilimdir. Ve evlilikteki en önemli konuların başında gelir.

    e) Evlilik Danışmanının kesinlikle feminist olmaması lazımdır. Çünkü feminist biri aileyi kurtaramaz. Yıkar.

    f) Evlilik Danışmanlarının % 70 Erkek % 30 Kadın olması lazımdır. Çünkü kadınlar danışmanlık yaparken de hisleriyle hareket edebilirler.

    g) Evlilik Danışmanı seçerken illa bölüm seçmek gerekirse en uygun yine “psikoloji, sosyoloji ve ilahiyat” olabilir. Yoksa hemşireden danışman olmaz.

  14. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    MEVCUT HÜKÜMETİN YETKİLİLERİNE SESLENİYORUM:

    1- Gerek Hükümet gerekse Aile Bakanlığı ve gerekse Diyanet İşleri Başkanlığı Aile ve Kadın konusunda şeksiz şüphesiz sınıfta kaldınız! suçu başkalarına atmaktan vazgeçin suçunuzu itiraf edin bu milletten özür dileyin Allah’tan da bol bol af dileyin…!

    2-Oy verme yaşıma geldiğimden bu yana mevcut hükümet dışında hiçbir partiye oy vermemiş biri olarak şunu net bir şekilde siz yetkililere söylüyorum ki: “Maalesef ey mevcut yetkililer! Aile ve Kadın konusunda başarısız oldunuz! Feministleri dinleyip İslam’ın bu konudaki ahkâmına sırt çevirdiniz! Ve her geçen sene daha da bu konuda dibe vurmaya devam ediyorsunuz! Lütfen artık bu konuyla uğraşmayın aileyi rahat bırakın”

    3-İktidara geldiğiniz günden bu yana ailevi ve ahlaki olarak çok fazla geriledik! Ekonomik olarak büyümüş olabiliriz kendi silahımızı, helikopterimizi üretiyor olabiliriz, ama artık lise çağındaki kızlarımız kürtaj oluyor! Aynı çağdaki erkeklerimiz prezervatif taşıyorlar! bundan haberiniz var mı? Her şeye maddi gözle baktığınızdan maneviyat dibe vurdu haberiniz oldu mu? yoksa hala dolar ve euroyla mı uğraşıyorsunuz!!!

    4-Yaklaşık 15 yıldır iktidardasınız Aile Bakanınız neden hep “Kadın” ailede Allah (c.c) Erkeği reis tayin etmişken ülkedeki bütün ailelerle ilgilenen bir bakanlığa da yakışır ve olması gereken bir “Erkek Bakan” iken neden hep Kadın Bakan? Bu aile sadece kadından mı müteşekkildir? Ve bu gelen kadın bakanlar neden ailelere merhem olamıyorlar bir türlü? Oraya bir adam gibi adam bulup aile bakanı olarak tayin etsenize bakın belki bir şeyler düzelecektir.

    5- Kadınları iş hayatına teşvik ede ede kadına İslam’ın vermediği yetki, hak ve özgürlükleri vere vere kadınların azmalarına, erkekleşmelerine, özgürleşmelerine, aileyi savurmalarına sebep oldunuz, ön ayak oldunuz hatta bir bakıma teşvik ettiniz!

    6- Evlenmemiş, Koca nedir? Çocuk nedir? Kaynana nedir? bilmez 22, 25, 27 vb. yaştaki genç kızları Evlilik Danışmanı yaptınız aileleri onlardan medet ummaya çağırdınız sonuç??? Yine hüsran!!!

    • Yahya diyor ki:

      Çok güzel özetlemişsiniz. Elinize sağlık.

      5. maddenin bir de erkek istihdamıyla ilgili olumsuz etkisi var. Bununda neticilerini ileride göreceğiz.
      Amerika ve bazı ülkeler bunun ciddiyetini bildiği için, belli kurum ve mesleklere kadını alıp, çalıştırmaz. [Hatta zencileri çalıştırmadıkları işler vardır (bu ırkcılıktır, bu tasvip edilemez zaten)]

      Rabbim hepimizin günahlarını affetsin inş.
      Selam ve dua ile…

    • adem diyor ki:

      abi/kardeş/sayın sana sonuna kadar katılıyorum. benim de aşağılarda bir yorumum var. onu da bir okur musun. ve yorumuma nezih rumuzlu birinin de alt yorumu onu da okur musun lütfen. hükümete laf ettirmeyen bu nezih kişisi beni fetöyle itham etmiş. senin yorumun nedir buna?

    • KEMAL YAĞDI diyor ki:

      Burda politika yapmışsınız. hükümeti kötülüyorsunuz. devlet olmasa sen varmısın?

      devletin çıkardığı yasalar geneldir. Beğensende beğenmesende seni bağlar. Beğenmezsiniz eleştirisiniz ama yasalara uymam deme hakkınız yok.
      Devlet halkın güvenliğini, mal can emniyetini sağlar, sağlamak zorundadır.

      Yasaalrı, hükümeti beğenmezsen tc vaatndaşlığını bırakır başka ülkeye iltica edip orada yaşayabilirsin. Zorlamı tutyorlasr seni memleketimizde. zaten oy da vermemiş gibisin.

      Devlet seni suça mı itiyor? sana şu suçu işle mi diyor?

      Dinini öğrenecek oldun da devlet mi mani oldu?

      Her hangi bir sorun olduda dini açıdan milli açıdan devlet yetkilileri cevap vermedimi? vermek istemedimi? size yardımcı olmadılarmı? özgürlüğünüzü mü kısıtladılar?

      Devlet vatandaşına iş imkanı tanıdı ise buna niye karşı çıkıyorsunuz? siz aileniiz çalıştırmazsınız sorun olmaz, sorun varsa çözülür kendiliğinden.

      burası politika yeri dfeğil, politika yaapcaksanız ankaraya gidebilirsiniz. Niye gitmediniz ankaraya.

      Bol keseden yalan yanlış konu yazmaman iyi olur.

      ismini de değiştir, nikini, bu nik size yakışmıyor.

      devlet atamışsa, görev vermişse aile danışmanlığını size faydası olmaz, gitme, yararlanma zorunda değilsiniz. Faydasın olanlar olur belki.

      Devlet her yaptığı işi doğru yapmayabilir.

      ÖNCE SEN KENDİNİ DÜZELT, HAYIRLI EVLAT, NESİL YETİŞTİR Kİ DEVLET DE DÜZELSİN, DÜZGÜN İŞ YAPSIN.

      SELAM V ESAYGILARIMLA.

      • Feyza diyor ki:

        Bu nick, ahir zamanda Musluman olmak isimli kardese cuk diye oturuyor. Ahir zamanda Musluman oldugu icin bu kaidelere tepki duyuyor, cunku bunyesi kabul etmiyor. Siz ailenizi istemezseniz calistirmayin seklindeki teklifiniz, kolayciliktan baska birsey degil ne yazik ki. Yasalar eliyle calisma hayatina tesvik edilen ve cocugunu anneanne, babaanneye teslim etmesi cazip kilinan bir ulkede, hanimina soz gecirebilen erkekler zaten azinliga dusuyor. Saglanan avantajlar kadini da erkegi de cezbettigi icin, ev hanimligi ve cocuklarina annelik etmek kadina kulfet, erkeklere ise tek maasla ev gecindirmek utopik bir hayal gibi gelmeye basladi. Cunku toplumsal algilarimiz bu yonde degisti/rildi. Ev hanimlarina benzer ayricaliklar taninsaydi hem is hayatinda kadin istihdamindam dogan erkek issizligi alt seviyeye cekilecek, buna bagli olarak erkeklerin sosyal ve maddi statusu kadinlara nisbeten daha yuksek olacagindan evlenmeler bu denli zorlasmayacak, maasina ve yasalara guvenip basina buyruk hareket eden kadinlarin hareket sahasi daralacak ve cocuklar anneleriyle buyuyup sevgi ihtiyacini yapay yollardan tatmin etme ihtiyacina dusmeyeceklerdir. Uzun vadede gozonunde bulundirursaniz cok fazla artisi oldugunu goreceksiniz.

    • .:. diyor ki:

      “” “Maalesef ey mevcut yetkililer! Aile ve Kadın konusunda başarısız oldunuz! Feministleri dinleyip İslam’ın bu konudaki ahkâmına sırt çevirdiniz! Ve her geçen sene daha da bu konuda dibe vurmaya devam ediyorsunuz! “”

      Sadece bu konu değildir. Belki de basiniza gelmediği icin bilmedikleriniz bir cok farkli durum vardir.

      Kanaatince 3 donem kurali bozuldugundan buyana hersey, makyajlar meydanlara dokuldu iyice. Genelde biryerlerde yanlisliklar varsa, her yere yayilmistir.

      Gunumuzda maalesef hapisaneler buna yetmiyor ve suc oranlarinin artmasinin en buyuk nedeni aile yasantilari ve Bosanma rakamlarinin hizla yukselmesi. Birde hapisaneler baska mahkumlarla dolduruldugu icin, diger suc isleyenlere ceza vermiyorlar, az veriyorlar veya aramiza saliyorlar. Her sene en az 500 bin bireysel problem sadece bosanma rakamlari ile mevcut problemlere ekleniyor. Her ne sistem kurulursa hemen dolandiriciligi, sahteciligi, aldatmasi, kandirmasi oluyor. Adalet mekanizmalari uzun yillardir ulkemizde neredeyse hic calismiyor. Bunu akli basinda olan herkes guncel olaylarda gorebilir. Ates olmayan yerden duman cikmaz. Sistem kendisi suc ve kusur, problem ve dava uretiyor. Yillardir AİHM ne en fazla dava giden ülkelerden birisiyiz. Bunu engellemek icin sistem icine biktirici, yipratici ek mekanizmalar kuruyorlar, Az önce yukarida dediğim gibi, bunu devleti yöneten yapiyor. AİHM ne daha az dava gitsin diye ANAYASA mahkemesini, hak arama yeri olarak araya koymuslar, birde istinat mahkemeleri v.s. ELAZIĞ lı hocayi youtube de dinlemeli ve düşünülmelidir.

    • .:. diyor ki:

      “Ekonomik olarak büyümüş olabiliriz”

      Ekonomik olarak büyümedik. Ekonomik olarak şişirildik. Disarida yasayan, giden gelen birisi olarak bunu size diyebilirim, Birkac ornek vereyim size

      — 10-15 senedir. Bir kilo en iyi kiymaya yağ oranı en fazla %5 sadece 4,20 veya cok nadir 5 eur vermisimdir. (Ekonomik büyüme v.s. alim gücü ilekiyaslamalisiniz, yasam refahi) Ekonomik durum karmasşalarda buyuk etkendir.

      — En fazla iki ayligim ile, normal yasantimi kismadan binilebilecek bir arabayi 1500-2000 euro ya alabilirim, bunu 1300.euro aylikli birisi rahat aliyor. Türkiye de ayni arabayi 30,000.den aşağı alamazsın, vergilerini, harclarını, sigortalarini yazayayim cildirirsin, Petrol ün kaynağına uzak olmasına rağmen Türkiyeden daha ucuzdur.

      — En sevdiğin telefonu maasinin bir kismi ile rahat alabilirsin.

      — Yiyecek, giyim v.s. keza öyle.

      Hepsinden önemlisi gelecek kaygin yok. Endişen yok. ADALET in nasıl bir sey olduğunu vatandas olarak bunların karşılandığı ülkede ancak yasarken anlayabilirsin.

      Bizim ulkemizde soz verdikleri gibi boyle olmalidir. Ama oyle degil malesef.

      Keske bizim ulkemizde boyle olsa. buralarda cok farkli seyler konusurduk.

  15. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    “Babaanneye maaş bağlayacağına, anneyi evde tut o na maaş bağla. Anneye muhtaç olan bebekleri ninelere baktırcan, gerek var mı?”

    Yahya kardeşim Allah günahlarını bağışlasın İnşaallah çok güzel yazmışsın Bravo tebrik ederim…

    • KEMAL YAĞDI diyor ki:

      YA SEN HER ŞEYE MUHALEFETSİN AYNI PARTİ MUHALEFETİ GİBİ.

      HASTA OLMAK İSTENMEZ KİMSE AMA HASTALANMAK, HASTA OLMAK İNSANIN ELİNDE DEĞİL.

      HASTALAAN BAKIMA MUHTAÇ OLAN KARI KOCAYA DA AYLIK VERİYOR DEVLETİMİZ ONA NİYE KARŞI DEĞİLSİNİZ HAYRET.

      EĞER KARI KOCA BAKIM PARASI OLMASA LKAÇ KİŞİ KARI KOCAYI, ERKEK KARISINI BIRAKIRDI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

      KADINLARIN ÇALIŞMASI HARAM DEĞİL TÜMÜ İLE. KADIN KADINA OLURSA İBADETİ YASAKLAMAZSA, ŞİMDİ SERBEST KANUNEN ÇALIŞABİLİR KADIN ERKELEREL KARIŞIK OLMAMAK ŞARTI İLE AMA BU KADIN KADINA İŞLETMEELR ZOR BULUNUR.

      DEVLETİN VERDİĞİ HİZMETLERDEN YARALANILABİLİR. BUNUN NESİ KÖTÜ? TORUNUNA BAKAN BABA ANNE VEYA ANNE ANNEYE ÇOCUK BAKIM PARASI ÖDEMENİN.

      YUVANIN VE KREŞİN FİATLARINDAN HABERİNİZ YOK HER HALDE.

      BAKIYORUMDA SİZİN DÜŞÜNCEDEN KİŞİLER VAR. GERİYİ DEĞİL, İLERİYİ BAKIN VE DÜŞÜNÜN.

      BU KONULARI BİR DE DEVLET MÜFTÜLERİNE SORUNUZ. ONADA MANA DEVLETİ SAVUNUR, DOĞRU BİLGİ VERMEZ Mİ DİYECEKSİNİZ?

      BAŞKA CEVAP DA YAZMAAYCAĞIM SİZE. YAZSAM DA BİR ŞEY DEĞİŞMEYECEK.

      SELAM VE SAYGILARIMLA.

      • Yahya diyor ki:

        parantez içindeki cümlenin sahibi benim, dolayısıyla muhatap olarak ben cevap veriyorum.
        Öncelikle buradaki yazılarımız kimseyi hedef almıyor. bazen dertleşiyoruz bazen paylaşıyoruz vs. bu esnada hükümetin, kurumların, bakanların, şahısların vs… yaptığı bazı iyi veya kötü şeyleri eleştiriyoruz. Ancak kimseye hakaret etmiyoruz.
        Muhalefet ediyoruz – ki günah değildir – bazı şeyler daha iyi nasıl olabilir diye…

        Kadının çalışmasıyla ilgili genel itibariyle kimse haramdır, yasaktır, şöyledir, böyledir demiyor.
        Mevzumuz zaten bu değil. Esas mevzumuz ailenin dirliği ve birliği…
        Ve son 10-15 senede aile birliği son derece yıpratıldı ve boşanmalar ciddi oranda arttı. Bunada mevcut hükümetin ciddi katkıları oldu.
        Bunu hükümet bilerek yaptı demiyoruz; belki iyi niyetle yaptı, belki avrupada tuttu bizde de tutar diye yaptı; yaptı ama bize zarar verdi.

        Neyse şimdide ayıldılar baktılar boşanma oranları hızlandı şimdi de çare arıyorlar…

        Bize cevap yazın ancak yazarken küçük harflerle ve düşmanca yazmazsanız seviniriz…

  16. Serap diyor ki:

    Sema hanım, hem danışmanlık hizmeti vermiyorum diyorsunuz, hem de bilir kişi gibi tüm psikologları töhmet altında bırakıp genelleme yapıyorsunuz.
    Ya sizin danıştıklarınız anlattıklarınız gibi çıktı ya da size sürekli bu örnekler gelmiş.
    İnsanlar bazen bulundukları zor durumu yabancı birine anlatmakla bile huzura erip bir yük aktarımında bulunmak isteyebilir. Size faydalı gibi görünmeyen bu boşa konuşmada “ben galiba gereksiz yere takılmışım diye” bir farkındalık yaratabilir. Selametle!

  17. Fatih GÖÇ diyor ki:

    Sema hanım yazılarınızı beğenerek takip ediyorum. Yazınıza katılarak şunu katkıda bulunmak isterim aile bakanlığı 4 yıllık eğitim şartı koyuyor Bursa önemli olan bu işi iş olarak değil bir sosyal proje olarak görmek ve severek yapmak istediğiniz kadar fakülte mezunu olun hayat fakültesi mezunu olmak lazım tecrübe tecrübe tecrübe lazım . Saygılarımla

  18. Sadece Fatih diyor ki:

    Bu konuda yorum yapmaya hakkı olan en son kişi belki benim ama etrafımda gözlemlediğim şey şu. Maalesef günümüzde yuvanın, ailenin (hatta ileri safhada anneliğin) kutsallığı idrak edilemediği için boşanmaları engellemek pek de kolay olmuyor. Önce evlilik danışmanları bu kutsiyetin bilincinde olacak ki çiftleri yönlendirebilsinler. Onların nasıl tavsiyelerde bulunduğunu bilmiyorum ama etrafımdaki insanların evlilik kurumuna yaklaşımlarını süzdüğümde temeli sağlam olmayan yaklaşımlarla insanlara mutualist yaşamı tavsiye etmekten öteye gidilemediğini düşünüyorum.
    İki insanı mutualist düşünceyle bir araya tutmaya çalışırsanız tabiri caizse illa ki öküz ölünce ortaklık bozulacaktır. Ancak bitmeyecek kutsal şeyler için bir arada olmalarını sağlamayı başarırsanız bence o zaman yuvayı ayakta tutmayı da başarırsınız.

  19. KEMAL YAĞDI diyor ki:

    Aile danışmanlığı kitap üzerinden bilgilense, öğrensede pretik bilgiler de lazım. Aileler iyi geçinse aile danışmanlığına ne luzum vardı.

    Aileler aralarında sorunu çözmezse, iş çığrından çıkmışsa aile danışmanının ne faydası olur, olacak ki.

    Ailede geçimsizlik görücü usulu ile evlenmeye topu atmayalım. Eskiden flört mü vardı. aileelr bu günden daha mutlu idi. bu kadar teknik, tv yokken. Flöert iyi demiyorum olmasa daha iyi olurdu ama oluyor günümüzde, bunu en ahlak bozucusunu tv ler deki evlenme proğramları yaptırıyor,aracılık ediyor. Bu da ahlakımızın bozulmasına kötü örnek oluyor.

    Kendi görüşüm ailede cinsel sorun varsa aile danışmanına değil, eğer kastedilen aile doktopru değilse aile danışmanlığı ise. Doktora gider erkeler de daha fazla sorun olabilir, hastalanabilir. Zaten cinsel yaşam da ömür boyu aynı hızda değil 50 yaşlardan sonra yavaşlama dönemine girer, genel olarak. sorun yapılmamalı.

    Çok erkek sorunlarının başkasının bilmesini istemez, danışmana da bu yüzden gitmek istemez. Ben pek inanmıyorum aile danışmanının sorunları çözeceğine. Eğer ailede sevgi saygı bitmişse, genelde kadınlar, bir de çalışıyorsa boşanmanın çoğu kadınlardan olur.

    Sığınma evleri de işin ikinci bahanesi.

    Yasalar her yerde kadından yana. kadın şikayet ederse eşini avrupada olduğu gibi eve girme yasağı konuyor. hani yasalar erkeklerden yana diyenler?

    Ailede sorunların bazıları.

    Başta gelir yeterli değilse, yanlış anlaşılmasın da kadınlar sıkıntıya az sabırlıdır. Devamlı da sıkıntı olmaz ya, bu sene olursa diğer sene olmaz.

    Lüks yaşama kredi kartını kadın veya erkeğin düzgün harcamaması, ayağını yorganına göre uzatmaması, alcaklarını biri bitmeden toplu alma. Düğünde borçlanma kredili evlenme de aile sıkıntılara neden olabilir.

    Ailelerin inancı zayıfsa bizde var demiyorum ailerde birbirlerine hitap, azarlamalar her iki taraf için de aileyi, sevgiyi, saygıyı sarsar, sarsınca da aile aile danışmanına gitsede faydası olurmu bilinmez, olsada ne kadar olur.

    En iyi, düzgün aile geçimlileri ibadet ve dini bilgiler tam olmasada biraz varsa kimse dört dörtlük değildir, hatlarımız muhakkak vardır, olacaktırda. Değilse tövbeye ne gerek kalacaktı. Her şeyi sorun etmeeylim, kimseyi kıskenmayalım, kimseye hased , kıskanmayalım ailede sorun olmaz inşAllah, gelire göre harcaammaızı yaparsak hiç sorun kalmaz varsa da kaybolur.

    ERKEĞİN KADINDAN ÜSTÜNLÜĞÜ YOKTUR. ÜSTÜNLÜK TAKVADADIR. KİMİN İBADETİ VARSA, FAZLA İSE AHLAKI DÜZGÜNSE ALALH YANINDA O ÜSTÜNDÜR. KADIN SA KADIN, ERKESE ERKEK.

    SELAM VE SAYGILARIMLA.

  20. ibrahim diyor ki:

    şu sertifika işini öyle abarttılar ki okul okuyanların önüne geçirttiler.
    bu konu apayrı bir konu
    önüne gelen sertifika veriyor
    her türlü meslekten. yapmayın etmeyin o verdiğiniz sertifikanın üniversitesini okuyan adam iş bulamıyor ki sen tutup sertifika veriyorsun ????

    konuyla alakasız ama buda ayrı önemli bir konu

    • Yahya diyor ki:

      bunlar hükümetlerin önünü düşünmeden geliştirdiği politikalar…
      Sertifika işini böyle yaptılar çünkü işsizliği azaltmak için…
      Benzer uygulamalar çok mesela bir tanesi de aile hekimliği, diğer bir tanesi işyeri güvenlik ve sağlık uzmanları vs. yeterki istihdam oluşsun.

  21. Feyza diyor ki:

    Yaziktir Adem bey, Gul hnm zaten hatali davrandiklarini ve galeyana getirildigini ikrar etmis. Son pismanlik fayda etmese de fazla yaralayici konusmayalim bana kalirsa. Allah hayirli kapilar acsin, olan olmus. Belki okuyan kisilerden benzer durumda olanlara isik olur Gul hnm.in itiraf ettigi pismanligi. Kadinlar zaten fevri davrandiklari icin bosanma yetkisi erkege verilmis. E simdiedeni kanun kadina da bu hakki taniyinca beseriyet icabi hataya dusenler de oluyor tabi ki.

    • KEMAL YAĞDI diyor ki:

      Sanki kadınlar boşanma davası açmıyor. dünyada yasaalr kadından yana. canı sıkılan sığınma evine gidiyor.
      selam ve saygılarımla.

    • adem diyor ki:

      “Belki okuyan kisilerden benzer durumda olanlara isik olur Gul hnm.in itiraf ettigi pismanligi. ” bu yorumunuz doğru. ben aslında kötü birşey söylemek istemedim gül hanıma ama yıpranan sadece o da değil. bir de onun için türlü türlü masraflara giren eski kocası var. başka kızlara talip olmayıp onu seçen biri var.. ona daha da yazık değil mi? ben aslında bunu söylemek istedim. gül hanıma kastım garazım yok. niye olsun. onun da gönlü yaralı yaptığı hatanın farkında. inşallah kocasına geri döner. ve kocası da kabul eder. o da mutlu olsun. hepimiz mutlu olalım.

      • Feyza diyor ki:

        Ben sizin kotu niyetle soylemediginizi cok iyi biliyorum Adem bey. Boyle durumlarda biraz duygusal yaklasiyorum olaya, siz de hakkinizi helal edin. Gul hnm. pisman bir psikoloji ile yazdigi icin daha sefkatlibir yaklasima ihtiyaci oldugunu hissettim, o yuzden size minik bir ikazda bulundum. Sizin de bosanacaginizi ilk duydugumda benzer bir tepki vermistim, yani yangininiza korukle gitmemesi icin kimsenin. Sonra durumunuz netlesince daha iyi anladim.
        Bosanma konusunda bilemiyiruz ciftin arasinda neler gecti, neden esi siddete yoneldi, bu mutemadiyen uyguladigi bir sey miydi yoksa bir seferlik kendine hakim olamama durumu muydu? Bir pismanlik varsa muhtemelen acele edilmis bir karardi fakat olan olmus. Ben bu surecin bir gecis sureci oldugunu dusunuyorum. Yani bosanmalar, danismanliklara olan muracaatlar simdi nasil had safhadaysa bir muddet sonra belki bizden birkac nesil sonra insanlar tekrar akillanip ailelerine sahip cikmalari gerektigini ve evlililigin cocuk oyuncagi olmadigini, parcalanmis ailelerde buyuyen cocuklarin yara almis duygularinin zincirleme toplumsal kazalara yol actigini goreceklerdir. Biz bu sancili donemi yasiyoruz ama ileri vadede insaallah insanlariz daha bilincli hareket edecekler, ben buna gonulden inaniyorum. Bazi taslarin yerine oturmasi icin biraz sarsinti gerekiyor.
        (Birkac seferdir yazilarim cevap kisminda degil konunun en basinda yayinlaniyor. Dilerim yone aynisi olmaz.)

  22. Yahya diyor ki:

    Sema hanım,

    bir maddeyi de ben ilave edeyim:
    şahsen başıma gelmiştir…

    eski karım danışmana beni zorla götürerek, hatalarımı/eksikliklerimi vs. ikrar ettirmeye çalışıp, bunları daha sonra mahkemeye sunmuştur; mahkemeye de müzekkere yazılarak ilgili danışmanlardan şahsım ile ilgili dosya ve uzman görüşü talep ettirmiştir.

    (devamı varda sonra yazacağım :))

  23. Feyza diyor ki:

    Sema abla ilk dort maddede erkek ve arasindaki farkliliklari cok guzel izah etmissiniz. Yalniz konunuzla pek alakali olmasa da affiniza siginarak birsey tesbit ettim. Yani bu dort maddedeki erkeklere dair ozellikler bana daha cok uyuyor. Bu bir problem mi, yani erkeklerin takindigi tavir ve kullandiklari o maddelerdeki ifadeler benimle daha cok ozdeslesiyor. Bunlar kadin fitratina dair ozelliklerse benim kadinsi fitratimdan uzaklastigimi mi, erkeksilestigimi mi gosterir acaba, yoksa bunlar olmasi gereken degil de olmamasi gereken seyler mi? Inanin ki kafam karisti nasil degerlendirmeliyim bu durumu?

    • Feyza diyor ki:

      Yanlis yaznisim, 1,2,4 ve 5.maddelerdi bahsettigim. Evlilik harici genel manaya yayarak dusundum yazsiklarinizi. Fitri ozelliklerden bahsederken yoksa asil kendim mi erkeksilestim diye dusunmeden edemedim. Eger oyleyse bu benim de ileride evliligime olumsuz yansir mi?

  24. Nezih Emir diyor ki:

    Erkekleri bu kadar detaylı anlayacak bir kadın olabilir mi? Benim inanasım yok. Sema Maraşlı’nın yazılarını ya bir erkek kaleme alıyor ya da ??? bişey var bu işte. Anlamıyorum. Ben bile kendimi bu kadar çözebilmiş değilim? İnanılır gibi değil yani.

    Şokum yani. Hissettiğim şeylerin hepsini, söylemek isteyip kuramadığım cümleleri kuruyor. Allaha bahtını açık etsin. Cennete koysun tm sevdikleriyle birlikte. Allah senden razı olsun.

  25. Abdullah Bir diyor ki:

    Hikaye bu ya…

    Apron da yolcularını almak için bekleyen uçağın ve çevresinde ki yolcuların yanına Uçağın bağlı olduğu hava yolunun servis minibüsü yanaşır ve durur.
    Uzerlerinde ki ünüformadan uçağın kaptan ve yardımcı pilotları olduğu anlaşılan iki “AMA-KÖR” yolcuların şakın bakışları arasında servis aracından inerler ve kokpite geçerler.

    Yolcular “bu ne şimdi, ben bunların pilotluğunu yaptığı uçağa binmem” vb sözlerle duruma isyan ederek uçağa binmeyi reddeder. Tam o sırada yolcuların arasında bulunan bir kişi çıkar ve ” çaktırmayın, sanırım bu bir kamera şakası ve herhalde bizim tepkimizi ölçmek istiyorlar” der ve diğer yolcuları da bu düşüncesine inandırır.

    Yolcuların tamamı uçağa biner, uçak pist başı yapar, motorlara tam güç verilir ve uçak hızla pistte ilerlemeye başlar.

    İlk başta olayın şaka olduğunu düşünen ve bu düşünceye inanan tüm yolcular uçağın hala yerde olduğu için ve “100 metre sonra pist sonu” yazısını görünce hep birlikte çığlık atarlar ve HAYIRRRR… diye bağırmaya başlarlar.

    Bu bağrışmaların hemen akabinde uçak havalanır ve tüm yolcular derin bir nefes alır.

    Kokpitte ise yardımcı pilot kaptan pilota;

    “Korkarım bu yolcular bir gün zamanında cığlık atmayacak, bizde yolun(pistin) sonuna geldiğimizi anlamayacağız ve hep birlikte geberip gideceğiz” der…

    AİLE VE AİLE İÇİ PROBLEMLER konusunda pistin son 50 metresindeyiz ama bizim KAPTAN PİLOT(başbakan) ve YARDIMCI PİLOT(aile bakanı) yolun-pistin sonu geldiği halde MİLLET’in bu konuda ki ÇIĞLIKLARI’nı duymadıklarına göre Hem KÖR hem de SAĞIR galiba…

  26. muhammed şeviker diyor ki:

    Ne yalan söyleyeyim, 1.ve 4.maddeleri pek sevdim. Bu filmi daha önce izlediğimden midir ne?
    Kadının ailesinden ve erkeğin ailesinden birer hakem demiş ise Dinin Sahibi, bana danışmana danışmamak düşer.
    Elinize yüreğinize sağlık.

  27. Yahya diyor ki:

    Allah razı olsun Sema hanım.

    5. paragrafta belirttiğiniz yaş, tecrübe ile ilgili olarak;
    Eski eşimin ısrarıyla bir bayan danışmana gittik. Kızcağız o kadar genç ve tecrübesiz ki… birde işin erbabıymış gibi bir tavır takınıyor. Neyse konuşuyoruz bir şeyler önündeki deftere karalıyor (doodling) – dikkatinizi çekerim, not alıyor demedim – bir yandan bana tavsiyelerde falan bulunuyor, bir ara defterine ne karalıyor diye gözümün ucuyla baktım, çiçekler yapraklar kalpler falan yapmış. Benim için mi yaptı, ben mi mesajı alamadım, anlayamadım.

    Neyse hanım kızımın ne çocuk çoluğu var, ne kocası var; kalkmış bana tavsiye ve nasihatlarda bulunuyor.

    Benzer bir durumu çocuğumuz için gittiğimiz psikolog kızda yaşadık.
    Netice mi… netice yok zaten!

  28. adem diyor ki:

    sema hanım aile bakanlığı ortada bir sorun görüyor. sorun boşanma. boşanma rakamlarının çok yüksek seviyelere çıkması.. buna bir kabahatli arıyor. çünkü bakanlık bu ya bu kabahati bu suçluyu arayıp bulacak ve işte suçlu budur diyecek. bakıyorlar ki aile danışmanlığı yapan kimseler var. kendileri de insanlara eğitim seminer flan fistan veriyorlar işte diyorlar ki bu eğitimi almayan bu insanların yüzünden insanlar BOŞANIYOR. YUH Kİ NE YUH. suçu görüyorlar ama kendilerine kendi çıkardıkları yasalara, kendilerinin karı-koca arasına o kadar derinden girdiklerini hiiiiçç umursamadan aha suçlu böyle danışmalar deyiveriyorlar. mevcut iktidar 15 senedir bu ülkeyi yönetiyor. nasıl ki ekonomik başarılarını 15 sene öncesine göre kıyaslayıp başarılı oldukları sonucunu gösteriyorlar ve herkese de anlatıyorlarsa, aile evlilik boşanma oran ve rakamlarında da 15 sene öncesine bakacaklar ve bu 15 sene de ne kadar başarısız ve bu ülkenin aile yapısını dinamitlediklerini görecekler. yok bunu kabul etmiyorlar mı suçlu gene bu aile danışmanlarının mı.

    o zaman kimse kusura bakmasın bu 15 senede ki ekonomik gelişim de bizim mahalledeki avm lerin sayısının artmasından özel sektörün daha yatırımcı olmasından müteahhitlerin daha çok çalışmasından ileri geliyor.. buna da sahip çıkmayacak o zaman siyasiler.. ama görüyoruz ki her mitinglerinde bu başarıyı sahipleniyorlar o zaman başarısızlıklarını da sahiplenecekler arkadaş. yok öyle yağma. bu millet sizden hesap sorar aile yapımızı sizin yüzünüzden kaybettik diye. bu milletten size kızan çok biri de bensem sırf chp başa gelmesin diye size oy veriyor.. ama cebimize para koyuyorsunuz yuvalarımızdan kadınları dışarı çıkartıyorsunuz. bakın düşünün biz 15 senede aileyle ilgili hangi kanunlar çıkarttık ta tablo bu hale geldi diye.

    ben size bir akıl vereyim 15 sene öncesiniz kanunlarına dönerseniz bile durum bundan daha iyiye gider emin olun. yeter ki sizin bulaşık eliniz değmesin karı-koca arasına. hele şu 6284 varya. size ahirette yeter yemin ediyorum bvunun vebalini bilmem ki nasıl vereceksiniz. kerkük-musulu türkiyeye bağlasanız gene mağdur 1 kişinin hakkını veremezsiniz. biz sizden ihsan istemiyoruz. doğalgazda istemiyoruz. 1960 larda 1970 lerde 80 lerde 90 larda insanımız fakirdi. evlerde sobalar vardı ama o sobalı evlerde karı kocalar vardı.. kadın vardı çocuklar vardı o küçücük evlerde. bizde öyle evlerde doğduk büyüdük.herşeyden çok kendi yağında kavrulmanın verdiği huzur ve mutluluk vardı.. sonra siz geldiniz cebimize doldurdunuz evlerimizi boşalttınız.. daha mı mutlu olduk şimdi.. sizin yüzünüzden arsızlaşan bir kadınla evlendim ve ayrıldım. ey aile bakanlığı çıkarttığın kanunlarını geri çek 15 sene öncesine ve hatta 30-40 sene öncesine ve çekil çık artık karı-koca arasından. ayıp ayıp..fazla ihsan istemez.

    • Yahya diyor ki:

      Adem bey
      Politikada başarıya ulaşmak için bir çok yöntem vardır.
      Bunlardan bir tanesi de popülizmdir. Çok avami tabirle tribüne oynamak olarak düşünebilirsiniz.
      15 yıldır ilgili liderler ve hükümet tribüne oynadı ve oynamaya devam ediyor. Bu stratejisininde başarıya ulaştığını gören büyüklerimiz hiç hız kesmeden bu oyuna devam ediyorlar.
      Maalesef ben kendilerinin samimiyetinden şüphe etmeye başladım.
      Hali hazırda bakanlıklarda, beştepede, ve bir çok önemli devlet makamında son derece boş, iş bilmez insan gördüm tanıdım. Bir çoğu dindar diye o makamları işgal ediyor.

      Sizinde belirttiğiniz gibi, her bakanlığın öncesi/sonrası diye performans kıstası var. sn. ilgili bakan boşanma oranını bir miktar geriye çekse “bizim bakanlığımızda boşanmayı %10″ geriye çektim” diye övünecek.
      Bir umuttur yeni başkanlık sisteminde görevini muhafaza etmek veya yeni bir göreve atanmak.
      Halbuki bu bakandan önce geçen sene mecliste “boşanma komisyonu” kurulmuştu. Bu kurul raporunu hazırladı sundu. Mor çatı bunları kınadı ancak hiç bir hükümet yetkilisi olaya eğilmedi.
      Bakınız siz boşandınız, ben boşanıyorum (sistemsel sancıları malum) daha boşanan bir çok çevremde insan var; bir TC yetkilisi zahmet edipte “ya siz niye boşandınız” demedi…
      *** özür dilerim, hakime hnm sordu niye boşanmak istiyorsunuz diye ***
      Gittiğimiz aile danışmanı/terapist vs. ücretli olmasına rağmen biri tel. açıp naptınız dahi demedi…

      Bütün ülkeyi ilgilendiren bir kaç mevzu var gerisi hikaye… böyle bir zihniyet olur mu? Babaanneye maaş bağlayacağına, anneyi evde tut o na maaş bağla. Anneye muhtaç olan bebekleri ninelere baktırcan, gerek var mı?
      Zaten aile içi edep/ahlak/aile bağları süratle yok oluyor. Anne-çocuk bağlarını yok edeceksin. Sağduyulu bir insan dahi bu yapılanların yanlış olduğunu görür, siz kime hizmet ediyorsunuz?
      dilimin kemiği yok ben susuyorum.

      Allah yar ve yardımcımız olsun!

    • Nezih diyor ki:

      Boşanıyoruz ama bunun faturasını devletin değil, hükümetin politikalarına kesmiyoruz. Yamuk yumuk bir zihniyetle şimdiye kadar yönetildik. Sanki 1960 lar 70 ler iyiymiş gibi konuşmanız yok mu öldürüyor.

      Biraz kendinize gelin. Hükümet 5 çocuk diyince yatak odamızda ne işiniz var diyorsunuz? Demeyeceksiniz ya da 5 çocuk yapacaksınız. Akraba ziyareti yapma, dürüst olma, vergi kaçır sonra TC bize yardımcı olmiyir, he mi? :)) Valla atarlandırmayın beni. Ben de boşandım. Salak 20 sinde bir psikolog kız çocuğu benim arkamdan konuşup, müptezele senin kocan suçlu demiş. Nasıl bir psikoloji okudun Allahım sen. Nasıl bir beyinciğe sahipsin.

      Aileye dinamiti bu hükümet ve şimdinin devleti koymadı. İşinize bakın. Sinirlendirmeyin beni. Yeter. Her yerde FETÖ kırıntısı. Bu ne yaa.

      • adem diyor ki:

        adın nezih ama yorumlarından nezih olmadığın belli. nezih kardeş herşeyi bilmene gerek yok HADDİNİ BİL YETER. haddini bilmemişsin. mit emniyet kimseler bilemememiş bulamamışta sen bana fetöcü demişsin. bu laf salatanla benim devletimi güçsüz görmüşsün göstermişsin. belki kendin fetöcü olabilirsin de aklanmak için böyle yapıyorsundur. olabilir. ben hükümetin doğru yönlerini de söylerim yanlış yönlerini de. sen konuşmalarını feminist komünist chplilere git anlat. senin gibiler yüzünden insanlar akparti düşmanı oluyor. insanlar diyorlar ki hükümetin bi icraatını eleştirdiğimiz zaman bizi insanlar hemen fetöcülükle suçluyorlar. siz böyle yaparak akpartiye düşmanlık yapıyorsunuz.1 hakkın bir değerin varsa gözümde o da bu sitede olduğun içindir. hak edene haddini bildirmek çok sevapmış.. haddini bil. sinirlencekmişmiş. ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın:) nerde savundun ak partiyi. çevrende mi memleketinde mi. ben komünizmin kalesinde savundum. geçenlerde tv ye çıkan teröristin karşısında savundum üniv.deyken. dindar olduğumdan dolayıda çevrem pek kısıtlıydı. ama inandığım değerler uğruna dimdik durmasını da bildim. şimdi memleketinmdeki gösteriler mitingler insanlar karşısında savunmalar ucuz düşüyor bana. ben ileri cephede yaptım görevimi. sen hangi cephedesin aslanım? yanlış yere ateş ediyorsun. kalkıp burdan ağalık taslama. sen siyaset bilen ADAM olsaydın AZDAN AZ ÇOKTAN ÇOK GİDER bilirdin. böyle her önüne gelen insana fetöcü dersen en çok akpartili seçmeni soğutacağını bilirdin. diğer partilileri daha az soğutabilrisin bilirdin.
        Allahla ortak olanın alacağı, devletle ortak olanın vereceği çoktur. ben Allahla ortağım önce onun emirleri..madem ki sonuna kadar hatalarını bile bile ak partilisin. o zaman senin vereceğin çok.
        ben akpartiiyi severim. zira ” dicle kenarında bir kurt bir koyunu yese, Allah adaleti gelir onu Ömerden yani benden sorar” diyor ya Hz.ömer. akpartide böyle çok iyi olsun daha iyi daha güzel olsun diye eleştiririmde. ilk defa başıma böyle birşey geliyor çok kelam israf ettirdin bana. seni muhatap aldım değerimi düşürttün burdaki insanların gözünde.. hadi sana şinanay….

        • meryem diyor ki:

          Nezih Bey
          Eğer yorumunuz Adem bey’e ise gerçekten yanlış bir tutum içindesiniz. Adem bey hakkında ne biliyorsunuz ? Ben söyleyeyim. Bu platformda paylaştığı kadarı ile ;
          1) Adının Adem olduğu ( kesin değil , takma isim de olabilir )
          2) Eşi ile 8 ay evli kaldıktan sonra boşandığı
          3) 28 Yaşında olduğu.

          Bunun dışında başka bir şey biliyor musunuz?
          Peki bu suçlama neye göre ?
          Günümüzde yönetimin politikalarını eleştirebiliriz. Taktire şayan çalışmalarda var ama doğru bulmadığımız yönleri eleştirmek ”fetocu, vatan hainliği vs ” sıfatını bize kazandırmaz. Vatanseverlik icraat ile ölçülür. Klavye mücahitliği ile değil !!! Herkes kendi işine baksın. Kimse kimseyi burada yaftalamasın burası siyaset meydanı değil!!!
          Biraz Allah korkusu varsa adından ve yazdığı yorumdan edindiğimiz cüzi bilgilerle insanları karalamayın. Haddinizi, haddimizi bilelim!!!

          • adem diyor ki:

            meryem hanım teşekkür ederim. yazdığınız 3 madde de doğru. gerçek adım ilk Türk devletlerinde geçen bir isim ama ne fark eder hepimiz ademiz ve ademin çocuklarıyız:) birlileri sanki ara ara fitne atmaya çalışıyor buraya.değişik rumuzlular böyle bir kaç ay ara ara yorum yazıp güvenlerimizi kazandıktan sonra birine sataşıyorlar. bakalım ne kadar ses gelecek diye. duyarlılığınız için tekrar teşekkür ederim.

  29. misafir diyor ki:

    agzınıza saglık hocam bır kadının agzından cıkan bu sözler hayret verıcı bazen sizin kadın degılde erkekler için dile alınamayacak sözleri bir bayanın agzından cıkıyor ya işde o sözleriniz inan ki yüreğimize bir ümit doğuyor eşim sizin yazılarınıza bile tahamul edemıyor uzelerek soylemelıyım kı sızın kıtabınızı aldım belkı olayları başka düşünür diye kitabınızı aldıgım gun yırtıp attı olsakı ben oa okusun bir seyler ogrensın dıye vermısdım ama husrana kapıldım şu yazdıklarınızı kopyalayıp atmak istiyorum ama inanın buna bile tahamulu yok buda sinir bozucu sureklı aıle psıkoloyona gıdelım evlılık uzmanına ben dıyorum kı bızım cozemedıgımızı onasıl cozsun aramızdakı problemler annen soyle aynı evden oturmakdan bıkdım gıvır zıvır halbukı ben ona ayrı evde tutmusdum ama dırlık vermedı bosanma aşamasına gelmısdık ben dava bıle asdım esyalar alındı geldı 1 ay gecmeden ozur dıleyıp geldı affettım dah yapmayacam vb… sımdı aradan 7 ay gecmesıne rağman gene baslıyor buda benı delırtıyor sen boyle yaptıkca sureklı başa dondukca kouları asamayızz ve aynı yerde cırpınır bu evlılık sandalında bogulur kalırız yuregınıze saglık tesekkur ederım

    • Serap diyor ki:

      Size naçizane tavsiyem;Eşiniz şu anda yaşadığı sorunlar sebebiyle Sema hnm ın yazdıklarını sürekli art niyetli anlayacak ve Sizi de sürekli onu tavsiye ettiğiniz için düşman belliyecek. Bu yüzden yazıyı kopyalayıp yollamayın. Nihayetinde Sema hnm da yaptığı türlü yanlışlardan aldığı hayat dersiyle böyle bir bakış açısı yakalamış.
      Ama eşiniz danışmana gidelim diyorsa, tarafsız birinin sizi dinlemesi ve Yen’i bir bakış açısı yakalamanız noktasında yardımcı olacaktır.
      Rabbim huzurunuzu artırsın:)

  30. Gul diyor ki:

    Ben esiminde benimde çok bunalimli olduğu bir dönemde maddi yetersizlik nedeniyle dr. a gidemediğim için bize psikolojik yardim edin bosanmak istemiyorum cok gerginiz esim siddet uyguladi dedim diye bana bosanma tavsiye ettiler ve sen cok ilginc bir vakasin ne demek psikolojik destek diye alay ettiler.Bikere yapan yine yapar vs dediler bir destek alamadim sozleriyle esimden iyice sogudum sonunda bosandim. Cok ama cok pisman hersey daha kotu oldu. Keske bi ilac tedavisi alip sakinlesebiseydik o donemde diyorum. Kafam cok karisik bu kadar dile getirebildim.

    • adem diyor ki:

      kafanıza yeni dank etti değil mi gül hanım. ne kadar kolay boşanmışsınız. size öyle akıl verenler nafaka ödeyeceksin tazminat ödeyeceksin falan deselerdi boşanır mıydınız. yani şunu demek istiyorum ne kadar kolay değil mi size boşanmak yani kadınlara. halbuki bi erkek bütün bunları düşünüyor. kadınlarsa düşünmeden yapıyorlar bu işi çünkü kadın için çok kolay boşanmak. hele bu kadar teşvik edici de varken.. ee şimdi o kişiler size destek vermiyorlar mı. yanınızda değiller mi??

      • Gelincik diyor ki:

        Adem abi Gül Hanım zaten sıkıntılı sen de yangına körükle gider gibi yorum yapmışın :( Ne yapalım olan oldu İnş bundan sonra herşey daha iyi olur 🙏🙏

        • adem diyor ki:

          gül hanım eğer sizi üzdüysem af diliyorum. kırılmayın. sizi hatanızın farkına vardığınız için tebrik ediyorum. eski kocanıza bunları ifade edin. ama o piişmalığınızı herkesin önünde dile getirmenizi isteyecektir. böyle birşey istese geri döner miydiniz. eğer ki buna cevabınız evetse o zaman gerçekten pişman oldunuz demektir. bunu düşünün.

          • meryem diyor ki:

            Adem Bey
            Gülhanıma yazdığınız yorum çok hoş. Gerçekten iyi bir insan olduğunuzun göstergesi. İnş Rabbim kalbinize göre size saliha bir eş nasip eder. :)

    • mücahit diyor ki:

      Bu örnek üzerinden hiç değişmeyen bir gerçeği söylemek şart oldu. Gül hanımın başından kötü bazı durumlar (belki sabır edilirse kötü bile sayılmayacak) geçmiş . Gül hanım bu durumu çözmek için ALLAH ın yarattığı kendi gibi beşer olan mahluklardan yardım istemiş. bu çok ama çok büyük bir hata, YARADAN DAN değil yaratılandan hemde yaratılanın aklının ifsad edilmiş cinsinden yardım istemiş. YARADAN dururken yaratılandan medet ummak insan ne kadar fayda getirir. Siz ALLAH ın kitabına Peygamberin SÜNNETİNE baş vursaydınız ve bunların, Gerçek anlatıcılarını dikkate alsaydınız ( zayıf bir Müslüman ve hatta kim olursa olsun, bunu uygulasa fayda bulur.) sizin boşanmama sebep oldu dediğiniz olumsuz durumu şimdi belkide sinek kadar bile görmeyecektiniz..

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için, dünyadakiler birbirlerini kırıp geçiriyorlar. " ( İmam Gazali)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku