Ak Parti’ye Önemli Bir Uyarı

10 Haziran 2015Sema Maraşlı43 Yorum »

7_bÇok duygusal ve de duygularını kontrol etmekte zorluk çeken bir milletiz. Sevdiğimizi çok seviyoruz hatalarını görmezden geliyoruz. Eleştirmiyoruz, uyarmıyoruz fakat sonra birden bire silebiliyoruz. Son seçimlerde bunu çok açık gördük. Siyasi yazı yazmıyorum fakat konu aile olduğu için bu yazıyı Ak Parti’ye bir uyarı yazısı olarak yazma gereği duydum.

Belki Ak Parti ekibi “nerede hata yaptık” diye bir öz eleştiri yapıp; neleri düzeltmemiz lazım, diye bakacak olurlarsa büyük ihtimalle gözlerinden kaçacak olan bu konuya dikkatlerini çekmek istedim.

Ak partinin en büyük hatası 2012 de çıkartılan “Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” oldu. Hükümet Avrupa Birliğine girmek için Avrupa’ da uygulanan ve orada aile kurumu bırakmayan kanunu alıp birebir bizde uygulamaya geçtiler. Kanun çok fazla  zulme sebep oldu. Aile toplumun temelidir, aile kurumunun alacağı bir darbe devletin kendine yapılmış gibidir.

Hükümet yetkilileri kanunun sebep olduğu zulümleri görmezden geldiler. Bir kaç ay önce kadına şiddet ile alakalı bir çalıştaya katıldım. O sıralar seri olarak bir yazıya başladığım için konu ile ilgili notları yazma fırsatım olmadı. Şimdi tam zamanı galiba.

Çalıştayın benim katıldığım oturumda polis, emniyet amiri ve jandarmadan bir kişi vardı. Onların dışında akademisyenler ve sivil toplum örgütlerinden temsilciler de vardı.

Emniyet teşkilatındakiler kanundan en muzdarip kişilerdi. Söylenen şu cümle çok önemliydi:

“Kanunu uygulayanlar biziz, en çok sıkıntısını çeken biziz; fakat uygulayıcıların fikrini alınmadan kanun çıkartılıyor.”

Kanun kadınlara aşırı haklar verirken, erkeklerin insan haklarını bile elinden aldı. Erkeklere yargısız infaz yapılmaya başlandı. Her gün şiddet haberleri ile malum medya ve feminist kuruluşlar “bu kadar ceza yetmez daha fazla” dedikçe hükümet yetkilileri kadınlardan yana olduklarını göstermek için ne yapacaklarını hangi beyanatı vereceklerini şaşırdılar.

Kanunla ilgili daha önce çok uyarı yazısı yazdım. Okumayanlar ya da bilmeyenler için kısaca hatırlayalım: Bir kadın karakola, “kocam bana bağırdı, vurdu, tehdit etti…” gibi bir şikayette bulunduğunda bunun gerçek olduğuna hükmediliyor, kadından herhangi bir delil istenmiyor. Avrupa da bile böyle değilmiş, orada eğitim alan jandarma anlattı, gidip komşulara soruluyormuş, delil araştırıyorlar, evini inceliyorlarmış.

Fakat bizde koca hemen karakola alınıyor, ifadesi alınıyor fakat ne söylediğini hiç bir önemi yok yapmadım etmedim dese de suçlu kabul ediliyor.  Sonra geliyor sırasıyla para cezası, hapis cezası. Eğer kadın isterse kocası kendi evine giremiyor, mahallesine yaklaşamıyor, telefonla arayamıyor, hatta çocuğuna ve okuluna dahi yaklaşamıyor.Erkek bu cezalardan birini delecek olursa, evine eşyasını almak için bile gitse hapis cezası alıyor.

Eee kadınların eline böyle fırsat verilir de kullanmazlar mı? Elbette kullanırlar. Kocaya ayar vermek, korkutup isteklerini yaptırmak için iyi bir fırsat. Emniyet yetkililerin söylediklerine göre, yüz şikayetten doksanı boş şikayetmiş, sadece on şikayet işlem yapmayı gerektirecek şikayet olabiliyormuş.

Kısacası kocasına kafası bozulan kadın karakolu arıyormuş. Hatta jandarma şöyle söyledi: “Kadınlar kocaları ile kavga edip bizi arıyorlar, karda kışta biz köye ulaşana kadar onlar barışmış oluyor çoğu zaman.”

Kanun medya vasıtası ile yurdun her tarafına duyuruldu; fakat kanun ile ilgili açıklama yok. Sadece şikayet et kışkırtması var. Kadınların çoğu zannediyor ki kocamı şikayet ederim polis ya da jandarma biraz kulağını çeker, artık evde benim borum öter.

İlk etapta verilen para cezasından kimsenin haberi yok.  Jandarma anlattı “Köye gittik; kadının ayağında giyecek terliği yok, kocasını şikayet etmiş sonra barışmışlar, o parayı nasıl ödeyecekler, diye üzüldük.” Fakat polisin de jandarmanın da elinden bir şey gelmiyor. Uyarmak, bilgilendirmek, küslerse barıştırmak bunların hepsi suç. Onlarda başlarını derde sokmamak için ifade alıp cezaları kesiyorlarmış mecburen. Emniyet yetkilisi “Biz de insanız, kadınların sonradan pişman olacağını biliyoruz, erkeklerin haline üzülüyoruz fakat elimizden gelen bir şey yok.” dedi.

Madem böyle bir kanun var birazcık faydalanayım, şu bizim herifin de azıcık kulağını büksünler diye şikayet eden kadınlar, kocayı tümden kaybedebileceğini, adamın tekrar ve dönmek istemeyeceğini düşünemiyor. Ya da verilen para cezasını devletin alacağını bilmiyor. Cezayı öderken kocasının ona kötü söyleye söyleye ödeyeceği bu parayı boğazlarından keserek kendi ihtiyaçlarından vazgeçerek ödemek zorunda kalacağını bilmiyor. Sonuçta kadın korunmuş olmuyor o da maddi manevi devlet tarafından cezalandırılmış oluyor.

Devlet elbette suçlu erkekleri cezalandırsın. Fiziksel şiddet uygulayan, kendi sayısız kadınla görüşüp eski karısı evlenmek istiyor diye onu tehdit edip kapısına dayanan hasta ruhlular için en ağır cezaları verilsin.

Fakat hayatın içinde  her karı-koca arasında geçecek tartışmalar için kadınları gaza getirip aile kurumunu çökertmesinler.

İşin vahameti daha iyi anlaşılsın diye bir tek ilden misal vereyim. İzmir de bir buçuk yıl içerisinde 10 bine yakın kadın şiddet ihtimali ile devletten koruma istemiş. 29 bin koca, sevgili, baba gibi yakınlar için yapılan şikayet sebebi ile erkeklerin hepsine de evden uzaklaştırma cezası almış.  Yasağı delen 1381 koca 15 günle 1 ay arası hapis cezası almış. Yasa kapsamında cezası ertelenemeyen kocaların hepsi hapse girmiş.

Bunlar bir il için çok yüksek rakamlar. Ve önceki yazılarımın birinde yazmıştım. İzmir’de uzaklaştırma alan erkeklerin çoğu eve dönmemiş ve kadınlar kocalarımızı istiyoruz, böyle olacağını bilemedik eve dönsünler, diye karakola başvurmuşlar.

Emniyet yetkililerinin hem kadınları hem erkekleri mağdur etmeyecek çok güzel çözüm teklifleri oldu. Yeni hükümetin emniyet yetkilileri ile konuşarak bu kanunu tekrar düzeltmeleri lazım.

Bu kanun sadece erkeklere değil; kadınlara ve çocuklara da zarar veriyor. Bir de bunların yanında boşanmalarda yüksek nafakalar, tazminatlar derken hükümet yetkilileri çok zulme sebep oldu; çok da beddua aldılar. En azından bu seçim sonucunu doğru değerlendirip ders çıkarmaları gerekir.

Avrupa Birliğine girmek için bu kadar taviz veren; aile kurumuna dinamit koyan hükümet seçimi kazanamayınca Avrupa ülkeleri sevinç çığlıkları attı. Bu durumda Ak Parti şunu görse yeter: “Gavura yaranılmaz, biz dinimize ve onun ilkelerine sahip çıkalım. Allah’ın yardımı bize yeter.”

 

 

 

Okunma Sayısı : 10.333

Yorum yapın

“Ak Parti’ye Önemli Bir Uyarı” için 43 Yorum

  1. İsa dedi ki:

    Sayın cumhurbaşkanım turkiyede tecazvuz olaylari dursun diyorsak; AYM’nin cinsel istismarda 12 yaş ayrimi tasarisi kabul edilip yururluge girmeli sizden ricam bu konuya odaklanin biraz kimse sucsuz yere ozgurlugunden olmasin genclerimiz icerde yatmasin

  2. İsa dedi ki:

    Kadinlar erkegin ustune gitmese erkek karisina siddet uygularmi hepiniz yalancisiniz kiminiz nafaka almak icin esinizden bosaniyonuz kiminiz aldadiyonuz kocalarinizda olduruyo siz insan gibi yasasaniz hic bisey olmaz bu cinsel istismarda cok sacma kiz sevgilisiyle iliskiye giriyo kendi istegiyle sonra kavga ediyolar sikayet ediyo bana zorla tecavuz etti diye ya allah boylelerin belasini versjn turkiye ne hale geldi insan olun biraz insan

    • Zeynep dedi ki:

      Kendi kızınizın kardeşiniz in öyle birşeye maruz kalmasını ister misiniz bide 12 yas altı ayrımı olsun diyor sunuz .13 yaşındaki çocukta rizaya mi bakılacak erken yas evliliklerine düzenleme getirilsin fakat diğer türlü cezalar daha da artırılmalı .13 14 yaşındaki çocuğa o kötülüğü yapan iyiniyetli olamaz riza da aranmaz

      • İsa dedi ki:

        Kardsim o zaman kizlarada ceza gelecek burda tek suclu erkek degil millet kizina sahip ciksin o zaman 14 yasinda cocuk diyosunuz tmm da onlarin yaptiklari yaslarindan cok daha buyuk sokaklarda kimin ne yaptigini goruyosunuz ne olursa olsun 14 yasinda ki biri devlet gozunde cocuk ama bi tanisaniz bazi seytanlari siz bile cocuk demezsiniz biliyoruz butun haklari kadinlar aldi iste bu yuzdende her sey kotuye sardi, devlet arkamizda deyip haydi sikayete ohhh ne ala memleket bak kizlarada ceza gelsin oyle bi kotu islere kalkisabiliyolarmi gorun benim gozumde 12 yasin alti cocuk

        • Zeynep dedi ki:

          Ben hala çocuk olduklarini düşünüyorum ne yaptıklarının farkında bile değiller hem kendi hayatlarını hem başkalarının hayatlarını karartiyorlar.Bakın 13 14 yaşındaki bir kız sonunu düşünemez duyguları ile hareket eder o yaştaki bir erkek de duygularına nefsine yenilebilir henüz hata yapmaya cok musait dönemdeler korumak anne babaya ve topluma düşer . fakat evli bir adam 14 yaşındaki kızla birlikte oluyorsa kızın rızası dahi olsa bu istismardir.25 30 yaşındaki bir insan sadece nefsi ile hareket ediyorsa kendine mani olamıyorsa kusura bakmayın ama hayvandan farkı yoktur kadin erkek ayirmiyorum .Esini aldatan yada zina eden kadınlar da aynı şekilde .

      • adem dedi ki:

        zeynep hanım siz hakkarinin dağ köyünde mi yaşıyorsunuz. bu ülkede 13-14 yaşındakiş kızlar, 19-20 lik kızlar gibi topuklu aykkabı dekolte vs giyiyorlar artık. biz ilkokul ortaokuldayken kızların elini tutmazdık sevgili olsak bile. bu çok ayıptı. kızlarda eteklerini uzun tutarlardı. affedersiniz ama size ortaokullara ve liselere gidip bir bakmanızı öneririm. ve erkek kardeşiniz varsa bir sorun efendim. ayrıca dinimiz neden kız çocuklarının örtünmesini 9-10 yaşlarında istiyor bunun h,kmetini okuyup iyice bir sindirin. sorununuz o zaman hallolacaktır.

        • Zeynep dedi ki:

          Biliyorum hergün küçücük kızların kurtajina şahit oluyorum ve görüyorum ki neler yaşarsa yasasinlar hala çocuklar hala masumlar gözlerindeki korkuyu görebiliyorum .Bunların suçlusu o kızlar değil başta anne babalar olmak üzere ellerinden tutmayan bizleriz.Ben tesettüre karşı mi çıkıyorum ya da Hikmetini bilmiyor muyum sanıyorsunuz ben 13 yaşımda âyet olduğu için değil korunmak için tesettüre girdim sonra anlamını idrak ettim.Erkek kardeşime sormama gerek yok benimde oğlum var nasıl tehlikede olduğunun farkındayım fakat ilerde nefsine kızların tahriklerine yenik düşerse günahıni onların hafifletmeyeceginin de farkındayım Ahir zamanda kızlar Züleyha olmuşsa mümin erkeklere de Yusuf olmak düştü .Ayrıca 13 yaşındaki kızlar nedense 15 yasindaki sevglisiyle degil 30 yaşındaki erkekler tarafından kullanılıyorlar genellikle o yüzden o erkeklere masum nefsine yenilmiş diyemiyorum .

    • Aadem dedi ki:

      İsa bey kardeşim,
      Rahat ol.Biz mazlum erkeklere ihanet edenleri, zulüm edenleri bizim gücümüz yetmese bile Allah cezalandıracak.Aile yıkılırsa vatan yıkılır.PKK erkekleri şehit ederek bu vatanı ve bu devleti yıkamadı.Ama erkekleri sindirenler, şerefsiz hale getirenler, namusu degersizlestirip yerlerde süründürenler işte onlar kısa vadede aileyi yıkacaklar uzun vadede ise vatanı ve devleti yıkacaklar

    • Yahya dedi ki:

      İsa bey,
      evinize gelen elektriğin voltajında dengesizlik varsa bulaşık makinenizin kartları da yanar, pompası da bozulur. Siz tamir ettirirsiniz, en kalitesini taktırırsınız, tekrar bozulur. Problemin sebebini bulup, bunu çözmektir çaresi.
      Siz yaş sınırını 12’ye de indirseniz, her yaş/her cinsiyet için ayrı ayrı kanun/ceza da çıkarsanız netice değişmez.

      Çare ise evliliği teşvik etmek, cinselliği/zinayı çaydırıcı hale getirmektir.

      “…sevgilisiyle iliskiye giriyo … sikayet ediyo…” demişsiniz; bu anormal bir şey mi? eğer siz sahilde yürürseniz üzerinize deniz suyu sıçrar, eğer çamurlu su birikintisi yanından yürürseniz üzerinize çamurlu su sıçrar!
      Yine çare, zinadan ve zinaya götüren yoldan uzak durmaktır.

      günümüzde ise maalesef çok tezat bir uygulama yapılıyor:
      öncelikle evlilikler masraflı ve zorlu, ayrıca kanunlarla da çaydırılıyor…
      cinsellik ve zina 7/24 özendiriliyor, teşvik ediliyor…
      diğer taraftan; özgürlük adı altında kadın istediği gibi giyiniyor ve istediğini yapıyor VE bana yan baktı, beni takip etti, beni elledi diye taciz suçlamasında bulunuyor
      …bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!

  3. .:. dedi ki:

    Nasıl anlatsam. Nereden başlasam bilemiyorum. Bir çok sefer uzun olan hatta imla hatalarım çok olan yazılarıma mümkün oldugunca yer verdiniz.

    İlk defa farkına vardığım, ama sizin daha önceleri bu yola çıktıgınızı anladığım yazılarınızı sessizce izledim önceleri.

    Başıma gelenler ve yetkinliklerim, iş alanım dolayısı ile, edindiğim bilgileri yaptığım analizleri, izahı zor da olsa yasadiklarimi tecrübelerimi, özellikle ülkemiz dışındaki ayna niteliğinde olan önceden yaşanılanları, gözlemlerimi, ülkemiz için insanlarımız için, kurduğunuz bu ortamdan paylaşma imkanı buldum sayenizde. Siz , Tuba hanım ve diğer katkısı olanlar la.

    Kendi yazılarımı site içerisinde search edemiyor ve guruplayamıyorum, her birini ve gecmisini göremiyorum. Sizler daha net ulaşabilirsiniz.

    Bulduklarım aşağıda yer verdiğiniz için teşekkür ederim.

    Bu konularda Size sonuna kadar katılıyorum. Sizin gibi düşünüyorum.

    Tek başınıza ve yalnız kalsanız da sizin gibi düşünüyorum. sizin gibi düşünen birçok kişinin olduğunu tahmin ediyorum. Aşağıdaki yazılarımımın birisinde de daha önce izah etmiştim. Sizin gibisi gelmedi ve gelmesi de çok zordur. Siyasiler malesef tırsık, cesaretsiz, ehil değil, beceriksiz olarak görüyorum. Bu sadece, insaat, rant, yol, kopru yapmak değildir. Önemli olan Gönüllere kçprü kurmaktır. GÜVEN vermektir. SİSTEM kurmaktır. ANALİZ yapıp iyi olçmektir. HIZLI ölçmek, DOĞRU karar almaktır, ADALETLİ olmaktır. İyi TESPİT yapıp. YÖNETMEKDİR, KONTROL edip GELİŞTİRMEKDİR.

    Burada bulabildiklerim bunlardır, toplasanız belkide yüzlerce sayfa anca eder.

    http://www.cocukaile.net/evlenmeler-artti-bosanmalar-azaldi/

    http://www.cocukaile.net/yuvalari-karistiran-cirpici-anneler/#comment-37817

    http://www.cocukaile.net/magdur-annelikten-bekar-annelige/#comment-37171

    http://www.cocukaile.net/erkege-siddet-4-evden-uzaklastirma/#comment-74086

    http://www.cocukaile.net/kadina-siddet-7-erkekten-kadina-siddet/#comment-78965

    http://www.cocukaile.net/babasiz-turkiyeye-dogru/#comment-19980

    http://www.cocukaile.net/kadina-siddet-4-ev-hanimliginin-asagilanmasi/#comment-79363

    http://www.cocukaile.net/siddeti-artiran-kanun/#comment-72078

    http://www.cocukaile.net/erkege-siddet-2-esit-mal-paylasimi/#comment-73104

    http://www.cocukaile.net/ilk-esinizin-kiymetini-bilmeniz-icin-bes-sebep/#comment-43176

    Ancak bunların daha fazlasını, Devletimize, ilgili kurumlara, yetkililere defalarca yazdım uyardım, onlara ulaşmaya çalıştım ama nafile. (arşivimde varlar) Onlara ulaşamadım. Devlet ve devletin sistemi sağır edilmiş.

    Sizin de defalarca bu konularda uyarılarınızı okudum. Size sitemleri olan okurlarının yazılarını da okudum ve ne kadar peşin hükümlü ve acele yazılmış olduğunu gördüm. Yazılarınızı daha fazla okumalarını tavsiye ederim. Siz olaya temel olarak Aile yönünden bakıyorsunuz ve mükemmel tespitleriniz var ve hepsi de gercekci, Pozitif.

    Bugün gelinen nokta aslında bir dönemin başlangıcıdır. Bunun yıkıntıları öylesine geniş kapsamlı ve büyük ki önümüzdeki zamanarda bunu çok net görecek ülkemiz ve çok zor günlere ülke olarak hazır olmamız gerekiyor. Bu Firsat ülke dışındakilerin eline geçmiştir. (Gemi su almaya başlamıştır.) AB, ABD, BM ve benzer oluşumlar bunun peşin, bırakmayacaktır. Her fırsatı kullanacaklardır.

    ALLAH ülkemizin yar ve yardımcısı olsun. Birlik bereberliğini bozmasın.

    Emeğinize sağlık.

  4. erva dedi ki:

    selamun aleykum
    Yazinizi okudum ve bu konuyla ilgili diger yazilarinizi da okumustum. Ben size sunu sorabilir miyim. Sizin bu konu hakkinda yorumlariniz gorusleriniz cok guzel ve dogru tespitler oldugu halde bunu bizzat kadin ve aile bakanligina yada Hukumetten bir yetkili ile neden gorusmediniz? Sizin gibi aile uzmanlariyla gorusulmuyor mu. bu yasalar rast gele mi konuluyor. Sonucunu dusunmuyorlar mi?! gercekten merak ediyorum. cevap verirseniz sevinirim

    • Yahya dedi ki:

      Çıkan bir çok kanuna bakarsanız, evet Sema hanım gibi yazarların yazıları görülmüyor, okunmuyor. Maalesef zina bile bu hükümet zamanında suç olmaktan çıkarılmıştır ve yine maalesef zina ve eşcinsellik bu hükümet zamanında bu kadar artmıştır. Niye biraz düşündünüz mü?
      Mesele hükümetin ahlak ve edep değerlerimizi bozmaya çalışması değil, bunları cepte zannedip, 2., 3.,4. derecede önemli mevzulara ehemniyet vermesidir. Üzülüyorum ancak elden bir şey gelmiyor….

      • semamarasli dedi ki:

        Erva hanım, hükümet yetkilileri yazılarımı takip ediyor. Fakat bu konuda henüz bir adım atmadılar. Ben yazılarla sadece onlara seslenmiyorum bu konuda bir bilinç oluşturmaya çalışıyorum. Çoğunluk olduğunda sesimiz daha güçlü çıkar inşallah. Maalesef ki yetkililer feminist dernekleri ile birlikte çıkardılar kanunu. Düzeltilecek inşallah. En azından biz elimizden geleni yapalım. Mazlumların ahını duysunlar. Sonra duymadık, uyaran olmadı demesinler.

  5. Gulpembe dedi ki:

    araya yanlis bilgiler sokustturuyorsunuz. Bu bilerek yapiliyorsa kotu,bilmeden yapiliyorsa daha kotu. Mesela sikayet dilekcesini kadin isterse geri cekebiliyor..Yada delil aranmiyor diyorsunuz hic boyle bisey olabilir mi? Tabiki kadin gordugu siddeti ispatlamasi gerekir cezai yaptirim uygulatabilmesi icin. Son yillarda kadin siginma evlerine cikmis insanlarin sayilarina bakin, bunlara da mi rahatlik batti, tek dertleri kocayi hizaya getirmek miydi? bosanmalara bu kanun sebep oldu, cinayetlere bu Kanun sebep oldu. Yani erkeklerin gunahi yok herseyi Kanun yapicilar yapti, erkeklerin yerine onlar hapse girsin?

    Dunyanin en iyi kanununu yapsaniz yine memnun olmayan yada magdur insanlar olacak ama alinmaya calisilan tedbirleri hepten gereksiz (sizin ifadenizle)” herifin kulagini bukmek icin basvuruluyor” gibi umursuz davranmak hicbiseye hizmet etmiyor bence. Benim arkadasimin eski esi cok zengin olmasina Ragmen mali mulku akrabalarinin ustune yapti, 50 lira nafaka vermesi gerekiyor cocuguna, onu bile odemiyor ve bu insan toplumda sayginligi olan namazli niyazli bi adam sozde, yani dusundugunuz gibi ruh hastasi, din bilmez degil. Arkadasim sirf gururundan 50 lira icin yillardir mahkemelik hicbir netice yok.Turkiyede kanunlar arasi bosluklar, kanun uygulayicilardaki egitim bilinc yetersizligi magduriyetleri arttirabiliyor.
    Izmirde ayrilmak istedigi erkek arkadasindan olum tehditleri Alan univ. ogrencisinin mahkemece estetik ameliyat olmasina karar verildi ve bu Enaz 20 davaya emsal teskil etti.. Simdi, kizlar erkeklere iftira atip estetik paralarini devlete odetiyor desek ne kadar vicdandan soz edebiliriz?
    Kadinlari hep doldurusa gelen saftirikler yada para manyagi kontrol meraklisi artniyetliler gibi gostermeye calismak objektif ve iyi niyetli bir tutum degil.ama sizi ve diger yazilarinizi Allah icin seviyorum. Selametle…

    • hakan dedi ki:

      Diğer paragraflar da fecaat fakat şu son paragraf… Kadınların içinde kötü niyetli bir kısmın olduğu ihtimaline bile celalleniyorsun,… Peki, öyle ise kadınların hep zalim kocaları tarafından eziyet gördüğüne neden inaniyorsun? İşte diğer yazdiklarin arasında var mı “koca kendisine karşı tedbir alınacak bir tür hayvan değildir ” cümlesi? Bir insana elektronik kelepçe takmak hangi kibirli feministin icraatidir bilir misin? Evet o insan toplum içinde şerefiyle bilinen biriydi. “Kızım seni bu adama parası için verdik yoksa bizim oranın civan gibi delikanlıları ne güne duruyodu, sen onun eşyalarını kiracaksin o alacak, seni gezdircek…” diye konuşan anası kadın değil mi? Ona inanan kızı kadın değil mi? Ve bunlar kadın diye paragöz de olamayacak değil mi! !!! Ah ah ne çare ki bir iki misal getirerek güya delil getirdiğin yazına bir iki misal de ben getirdim. Fazlasını yazmadım. Kendin diyince milletin inanmasını beklediğin uslubuna benzer üslup kullandım. Bakalım ikna olacak mısın ?

      • Gulpembe dedi ki:

        Artniyetliler yok demedim bilakis iki cinsinde artniyetlisi var bu kanunlardaki aciklik ve Kanun uygulayicilarin yetersizliginden kaynaklaniyor diye belirttim. Turkiyede hukuk yerlebir iken uyarmak icin sadece bu maddeyi dile getirmek, harabe olmus yikik dokuk evde camlarin kirinden bahsetmek gibidir ancak. Magdur edilen hicbir erkegin durumunu hafife alan umursamayan yok ama konunun bu sekilde ele alinmasi magdur ve care arayan kadinlarin durumunun hafife alinmasina ve onyargilara sebep veriyor.

        • mustafa_/) dedi ki:

          Yazıyı okuduğumda öyle bir hissiyat veya algı bende oluşturmamıştı. Sayın Gülpembe Hanım, ancak kanunun açıkların ve uygulamadaki yanlışların zulme sebebiyet veriyorolması dikkat çekilmesi gereken bir konu. Yazı da buna dikkat çekiyor ve bunu yaparken tedbirler tamamen gereksiz veya kaldırılması gerektiği gibi bir sonuca çıkmıyor. Bir yerden düzeltirken başka yerden bozmamak için düzenleme gerektiğine dikkat çekiyor, ve mağdur olan kadınların yanında eşine hınç duyan kadınların -art niyetli demek doğru değil, kocasını şikayet etmesi art niyet göstergesi değil bence- bilhassa iç yüzünü çok kavramamış olan kimselerin bu sebeple mağdur olabildiği yazıyor. Ve söz konusu hadiseleri jandarmalardan öğrendiğiyle yazıyor. Bu yazı kadınlarımızın mağduriyeti gibi büyük bir problemin varlığına inkar olmamakla beraber, bu meseleler sadece kanunlarla çözülemeyecek kadar geniş konulrdır. Topyekun bir devlet politikası her alanda gerekli. Uyuşturucu gibi bir problemi mesela görmezden gelen bir siyaset, aile hayatını ikincil mesele gören bir devlete sahibiz

    • Beyaz İnci dedi ki:

      Sayın Gülpembe

      Sizin daha önceki yorumlarınızın tamamını analız ettim. Sizin olayları ve insanları değerlendirme şeklini ve kısıtlı örneklerden yola çıkarak genelleme yapmayı alışkanlık haline getirdiğiniz “polemik ve demogojı ” yaparak haklılığını ispat etme peşinde olan düşünsel yapınıza-karakterinize dair yeterli verilere sahibim. Ve bu verilerden hareketle kesin olarak ifade edebilirim ki:

      1- Hakkında gerçek olan hiçbir bilgiye sahip olmadığınız halde sadece ve sadece kafanıza göre yaptığınız değerlendirmeler ile elde ettiğiniz ZANlarınızı bilgi adıyla ortaya koymaktan çekinmiyorsunuz.

      Örnek-1:Tabiki kadin gordugu siddeti ispatlamasi gerekir cezai yaptirim uygulatabilmesi icin. DEMİŞSİNİZ

      Hayır, şu anda yururlukte olan TMK ve 6284 sayılı yasaya göre ceza ve Aile mahkemelerince KADIN’ın BEYANI mutlak gerçek kabul ediliyor, delile sahide ıhtıyac yok. Bknz. İlgili yasa…

      Örnek-2 :”bosanmalara bu kanun sebep oldu, cinayetlere bu Kanun sebep oldu.”

      Kesinlikle, bu yasa sebep olmuştur. Sözde kadınları siddetten korum adına nisan 2012 de çıkartılan bu yasa kadınları koruyamadığı gibi, kadın cinayetlerinin artmasına sebep olmuştur.
      Çünkü, TUIK in açıkladığı rakamlara göre bu yasa çıkmadan önce ki bir yılda öldürülen kadınların sayısı 229 iken, bu yasadan sonra ki bir yıl içinde öldürülen kadınların sayısı 263 olmuştur.
      Ayrıca, son üç yılda boşanmalar % 40 artmış, evlenme oranları ise % 15 azalmıştır.

      Örnek-3 : “Kadinlari hep doldurusa gelen saftirikler yada para manyagi kontrol meraklisi artniyetliler gibi gostermeye calismak…”

      Kadınların saftirik ve para manyağı olduğuyla ilgili söyledikleriniz tamamen doğru. Sema hanım söylediği için değil, cevresinin gazlaması veya bir anlık sinir ile kocasını şikayet eden kadınların kısa bir süre sonra bu şikayetlerinden vazgeçmek istedikleri halde kanunun buna izin vermemesi nedeniyle yaptıklarından pişmanlık duydukları, ama bu pişmanlıklarının kocalarının para veya hapis cezası almasına engel olmadığı; bu nedenle de boşanma sayılarının arttığı eldeki rakamsal veriler ile desteklenen inkar edilemez bir gerçektir.

      Size tavsiyem fikir sahibi olmadan önce bilgi sahibi olmayı deneyin. Bu sekilde daha az mahcup olursunuz.

      • Gulpembe dedi ki:

        kadinin beyani esastir demek, kadinin beyani hukumdur demek degildir, bunu anlamak icin hukukcu olmaya gerek yok turkce bilmek kafi..
        Tecavuz ve taciz davalarinda kadinin beyani esastir ilkesi var, cunku sahit tutmanin imkansiza yakin oldugu bir durumda duvarlarin beyanini dinleyecek halimiz yok. Bu adli islem kolluk, yargi ve tipbin hizla delil aramaya baslamsi ve magdur kadinin ifadesinde cesaretsizlik gostermemesi icin vardir. Aksi ispatlanirsa beyan duser.

        • hakan dedi ki:

          Batılı tasvir için anlatamıyorum. Fakat vaziyet çok kötü, hiç sizin zanniniz gibi değil Gül pembe hanım

          • adem dedi ki:

            hakan kardeş, ben gülpembe rumuzlu şahısla ilgili, durumu hala anlamayan yorumlarından dolayı şu kanaatim gelmişti. onun durumu anlaması için cinsiyet değiştirip erkek olması gerekli. başka türlü bu dik kafalı hali değişmeyecek. ben gülpembe rumuzlu yorumcuya yorum yapmıyorum. zaten yorumlarından da da istifade edecek bir hal görmediğim gibi, bir insan bu kadar açık anlaşılır yazıları nasıl anlayamaz diye de şaşırıyorum.
            senin de sanki biraz canın sıkılmış yaptığı yorumlardan. sen bilirsin tabi de bence kafanı takma, canını sıkma.

        • suna dedi ki:

          burdaki cok bilen ve az mahcup olan yorumculara laf anlatamazsiniz hanimefendi. bence bosuna kendinizi yormayin.
          kanunun isine gelen yerini alip gerisini anlamazlar sizede mahcup oldunuz derler.
          kadinlari ilgilendiren kanunlardan bahsediyosak sunuda ekleyelim o vakit. kendisine tecavuz etmeye calisain erkegi oldurdugu icin muebbet alan kadinlar var bu ulkede. buna karsilik namus cinayeti diye indirim alan erkeler.
          medeni kanunun yaninda ceza kanununun da elestirilecek erkeklere ayrimcilik yapan cok yonu var. burdan bakmak kimsenin isine gelmez ama nedense.

        • Yahya dedi ki:

          Gülpembe hanım,
          Siz tahmin ederim bu ülkede yaşamıyorsunuz.
          işin hukuki kısmı ile türkçe anladığınız kısmı arasında çok ciddi farklar var. Ayrıca bu iş tecavüz/taciz ile alakalıda değil… Zaten o mevzularda bile bir çok kadının iftirasına maruz kalabiliyorsunuz.

          Ayrıca kadını ve eşi koruma kanununda “ispat aranmaksızın…” diye bir ifade var.

          Neyse, eşimle (uzun bir ikna süreci sonunda, tenezzül edip) ilgili aile mahkemesine giderek uzaklaştırma kararını kaldırmak istedik, peki ne oldu… kaldırılamadığını öğrendik ancak itiraz hakkımız varmış onuda kullandık, o da bir işe yaramıyormuş, çünkü hakimler bakmadan reddediyormuş.
          Eğer canı isterse, uzatma kararını tekrar ve tekrar uzatabiliyor… canı dahada sıkılırsa bir ihbar ile hapse attırıyor, daha ne olsun!

    • Yahya dedi ki:

      Gülpembe hanım, Bilmiyorum bu kanunlardan ne şekilde yararlandınız yada mağdur oldunuz ancak daha yeni mağdurlardan olduğum için, Sema hanımın ne demek istediğini hatta daha yazmadıklarını ben size yazabilirim.
      8 senelik evliliğimde eşime vurmuşluğum olmamasına rağmen, eşim darp raporu alarak ve uzaklaştırma kararı ile beni muhitimden, komşularımdan, arkadaşlarımdan ve en önemlisi kendinden & çocuklarımdan uzaklaştırdı.
      Şimdi diyebilirsinizki bir şey yapmışsınız ki eşiniz darp raporu alıp, sizin hakkınızda uzaklaştırma kararı çıkartmış… İsterseniz size almış olduğu darp raporunu ve uzaklaştırma kararınının muhteviyatını gönderebilirim.
      İşin nasıl fitne ve iftira olduğunu belki anlarsınız.
      Ve eşe karşı şiddetin önlenmesi adına çıkarılan kanunlarda, kocanın kesinlike ifadesine bakılmıyor!!!! Şahitler deliller olsa bile….!!!
      Kadın bana hakaret etti, psikolojik baskı yaptı, cinsel istismarda bulundu, maddi şiddet uyguladı diyerek şikatette bulunuyor ve “kanıt” aranmıyor! Kocada kendini hiç bir şekilde savunamıyor, böyle bir hakkı yok! Bana uzaklaştırma kararı çıktı ve açık ve net bir şekilde “ispat aranmaksızın” kadının veya üçünçü şahısların ihbarı üzerine direk 3 ile 10 gün arası hapis cezası veriliyor.
      Gelelim boşanma ve mal paylaşımına, biz “imam nikahı” kıyıyoruz değil mi, niçin? Allah katında nikah akdimiz geçerli ve mehir ile de kadını korumak için. Peki benim karım hep fitne ve fesat ile yuvasını bozacak hem de kendi emeğim ile kazanmış olduğum mal mülkün yarısına ortak olacak… ister 10 sene evli ol istersen 1 gün evli ol. Böyle bir anlayış var mı? veya dinimiz bunu mu emrediyor?

      Evet bir konuda haklısınız, benim gibi davranmayıp; karısına zulüm eden bir çok “dindar gözüken” erkek var. Eli gözü oynaşta, zinada, ahlaksızlıkta sonra karısına işine gelmiyorsa “defol” git diyen erkekler çoğunlukta… Ancak bu yine kanunların doğru olduğunun delili değildir. Bunun çaresi başkadır.

      Ben uzaklaştırma kararı ile kendi evimden “aile büyüklerimin bana aldığı evden” kovuldum, bazı günler arabamda yattım. Kadını düşünen ve kadına sığınma evi veren büyük yüce devletimiz, niçin benim gibi evinden “her ne sebeple olursa olsun” kovulan erkeklere barınak sunmuyor? Bir suçlu bile en azından hapse atılıyor; barınma ve gıda ihtiyacı tüm vergi mükellefleri tarafından karşılanıyor. Bu nasıl bir zihniyet?

      Evinden kovulan ve bu zulme maruz bırakılan biri olarak eşime nasıl bir duygu beslemeliyim? Hele işin içinde fitne ve iftira varsa?
      5 ay oldu çocuklarımdan uzağım bunu nasıl açıklarsınız?

      Evet daha isterseniz yazayım….

      • .:. dedi ki:

        Geçmiş olsun, Allah yardımcınız olsun.

        “Sema hanımın ne demek istediğini hatta daha yazmadıklarını ben size yazabilirim.”

        Henüz beş ay olmuş yazacaklarınız çok fazla olabileceğini tahmin etmek zor değildir.

        Henüz Sema hanımın ne demek istediğini hatta yazmadıklarını yazacak kadar durumlar yaşadığınızı pek zannetmiyorum.

        Eğer ki hakkınızı aramanın peşine düşerek mücadelenize devam edecek olursanız, O zaman yaşadıklarınızı ve nelerle karşılaştığınızı göreceksiniz. Buraya her yazacağınız ve karşılaştığınız durum sayfalarca olacak ve buralara sığamayacaksınız.

        Bunu .:. (dört noktalı kardeşimiz yazmıştı diye bir kenara not edebilirsiniz .:) )

        Şunu size ve tüm okurlarımıza rahatlıkla söyleyebilirim ki, Bu erkeklerin ve karıların birbirlerinden koparılması ve hak arama ve şiddedi önleme kanunu değildir. çözüm şekli hiç değildir.

        Bu bir ülkenin aile yapısını bozarak ülkenin kendi kendisini tüketmesi ve kendi halkları arasında düşmanlık fesat ve kavga çıkartılarak kaos ortamı yaratılmasıdır. Bu bir projedir. Parasal rantı öylesine büyüktür ki, etki alanı ve kapsamı oylesine geniştir ki, Bunu ölçmek imkansızdır. Buradan nemalanan ve rant devşiren (maddi ve manevi devletler dahil bir çok kurum, kuruluş ve kişiler vardır.)
        Sizin şikayet eden eşiniz ve benzerleri sadece araç olarak kullanılmaktadırlar.

        Türkiyede Anlaşmalı boşanmalar dahil yıllık 130 bin aile yani dava sayısı (Beşiktaş+Galatasaray+Fenerbahçe statyumları dolusu) erkek, bir o kadar kadın bir okadar ve daha fazlası bu kişilerin çocukları ve o kişilerin aileleri ve yakınlarını direkt ilgilendiriyor. Bu sadece ve sadece bir senelik rakamdır. Şuan sanırım Fransayı da geçtik ve EURO bölgesinde en fazla boşanma olan ikinci ülkeyiz.

        Bu konularda daha önce çok defa bilgilendirme yapmıştım. Ve bunları vakit buldukça yeni datalarla güncelliyorum. Bunu yaparken sadece baktığım konu boşanma rakamları değildir. eğitim öğretim, sağlık, çalışma, ekonomi, ölümler, intihar rakamları, evlenmeler, çocuk sayıları hukuksal rakam ve veriler, sosyal yapı v.s.
        https://www.cocukaile.net/sert-kadinlar-neyi-kazanir/#comment-27611

        Haklı çıktığıma mı sevineyim ülkemizin gittiği toplumumuzun saplandığı bataklığa mı üzüleyim. Sesimizi yetkili olacak kimselere ulaştıramadığımıza mı. Ülkemizde Aile bakanlığı dahil bu kişiler bu konularda yetkin değiller, devlet büyükleri de toplumdaki değişimleri ölçemiyor. Aile bakanlığının bu konularda yaptığı araştırmaların hemen hemen çoğu U Y D U R M A C A bun durumu ölçmek için yetkinlikleri olmadığı gibi aldıkları rakamlar dar bir kesimin Türkiye ye uyarlamasıdır.

        Bir yerde bu sayfalarda bir yazı okumuştum not aldım cevap yazabilirim diye, konunun biraz olgunlaşmasını bekliyorum, gerçi Sema hanıma yazmışlar, tespitleriniz güzel ve doğru da bunu ilgililere neden iletmediniz.

        Sema hanım açık mektuplar bile yazdı biliyorum. Kişisel gayretleri de vardır mutlaka, neticelerini bilmiyorum ama tahmin edebiliyorum. Ben burada henüz açıklamadım ama benim ilgili ve sorumlulara yazdığım onlarca yazı var. Tespitler, uyguladıkları yasaların yurd dışındaki etkileri, neticeler, mevcut tabloları, yasa öncesi ve sonrası durumlar.

        Hatta çözüm önerileri, fırsatlar fırsatların değerlendirilmesi. Bazılarına cevap geldi, Kopyala yapıştır gibi, dikkate alacağız klasik cevaplar.

        Bu sistemi kuranlar ve ülkemize enjekte edenler, ve ülkemizdeki sorumlu kişileri araç için kullananların amaçlarını ve olası ihtimalleri de yazdım. Burada ifade edeyim, tekrar söyleyeyim. O zaman Başbakanımızın hanımını dahi bu konuya alet edeceklerini ve oradan yaptırımda bulunacaklarını, hatta verdiğm bir örnek vardı tam bu durumu anlatan. Şönimde bir kampaya sebebi ile asmış oldukları yaşlı adamın bir büyüğümüzün fotoğrafı temsili olarak “HADDİNİ BİL” yazılmıştı. Aynı kişiler guruplar ve kaynağı Şimdi Sayın Cumhurbaşkanımızın kızı üzerinden KADEM derneği üzerinden, hatta Sayın Cumhurbaşkanımız da bu işlere katıldı (Metrobüslerde anonslar dönüyor bunu görmekteyim.) Bu yöntem tamamı ile birçok avrupa ülkesinde benzer şekilde olmuştur. ŞİDDET olayı Kadın üzerinden yürütülüyor. Diğer şiddet olayları içindeki payı yüzdesel olarak çok düşük olsa da. Bunun adına farkındalık diyorlar.
        Dikkat ederseniz bu aralar kadına şiddet ile ilgili haberler azaldı.

        Allah ülkemizin yardımcısı olsun.

        Ben Şunu derim son olarak, Bu sistemden zarar gören kişileri gören ve etkilenen geri kalan kesim, kendi çözümlerini kendileri bulmaya başlayacaktır. Olan en çok çocuklara ve onların geleceğine olacaktır.

        Tekrar geçmiş olsun.

      • Gulpembe dedi ki:

        Yahya bey, gecmis olsun. Sanirim bosanma surecinde esiniz var olan proseduru takip etmis. Size iftira atarak bunu yaptigini soyluyorsunuz. Keske traflar anlasarak bosanabilseler, iletisim kurabilmeyi aracilari devreye sokmayi Hersey cirkinlestikten sonraya birakmasak.
        Umarim basinizdaki is hayirla neticelenir.

    • semamarasli dedi ki:

      Gülpembe hanım şöyle demişsiniz:
      (araya yanlis bilgiler sokustturuyorsunuz. Bu bilerek yapiliyorsa kotu,bilmeden yapiliyorsa daha kotu. Mesela sikayet dilekcesini kadin isterse geri cekebiliyor..Yada delil aranmiyor diyorsunuz hic boyle bisey olabilir mi? Tabiki kadin gordugu siddeti ispatlamasi gerekir cezai yaptirim uygulatabilmesi icin. )

      Zaten sokuşturuyorsunuz diyerek bunu kasıtlı yaptığımdan eminsiniz belli ki. Sizce yanlış bilgi vermek isteme sebebim ne olabilir? Kadınları kötü göstermek istediğime eminsiniz bakıyorum.

      Bu bilgileri oturduğum yerden kötü niyetimin kurbanı olarak uydurmuyorum. Zaten katıldığım bir çalıştayın sonucunu yazdım. Oradaki emniyet yetkililerinin sözlerini aktardım neden inanmadınız anlamadım, siz konuyu onlardan daha mı iyi biliyorsunuz?

      Ayrıca siteyi hukukcular da takip ediyor ve destek veriyor. Polis ve savcılardan ve mağdurlardan çokça mesajlar geliyor. Konu ile gazeteleri takip ediyorum.

      Evet kadınlar şikayetini çekebiliyor fakat şikayetlerini çekmeleri hiçbir işe yaramıyor. Devlet onların adına takip edip ceza veriyor. Bu bilgiyi daha önce yazdığım için şikayeti çekmeleri işe de yaramadığından bu kez yazma ihtiyacı duymamışım. Ayrıca ceza vermek için delil aranmıyor.

      Kadınların çabuk dolduruşa geldiğini cümle alem bilir. Hem cin hem de saftirik biri tarafımız vardır. Niye alınıyorsunuz ki bundan. Bir tek İzmir de 29 bin kadın kocasını şikayet etmiş bu gerçek bir bilgi, buna göre sizce İzmir’in erkekleri canileşmiş kadınları bir melek mi olmuş? Ben kadınların içinde az da olsa mazlum olduğuna inanıyorum fakat siz erkeklerin hepsinin kötü olduğuna nasıl inanıyorsunuz?

      Ayrıca kadınları kötü göstermek gibi bir niyetim sizce neden olabilir? Bunun bir yazar olarak ve bir mümin olarak bana dünya ve ahiretim adına nasıl bir faydası olabilir?

      • adem dedi ki:

        Sema Hanım, Allah size kolaylık versin. gülpembe rumuzlu okur bence meseleyi bilerek anlamak istemiyor. en iyi ihtimal ben kadınım bana bişey olmaz düşüncesinde. eminim ki benle beraber pek çok kişinin bu sorunların çözümüyle ilgili ümitlerini kırıyor. ama bir yandan da sizin gibi gerçekten kahraman hanımlar var. siz olduğunuz için yazılarınız ümit verdiği için verdiği için biz buradayız. yoksa avrupai aile yapısı ülkemize geldiği vakit cebimiz doluda olsa(ki onuda sanmıyorum) izzetimizi, haysiyetimizi ve islami aile hayatının şerefini bilerek imha etmiş olacak bu ülke. ve bu bidalara taraftar olmaktan Allah bizi muhafaza etsin. yazılarınız güneş gibi meseleyi anlatıyor. ama bazıları güneşi bırakıp az müddet sonra sönecek olan mumlara talip.

      • Gulpembe dedi ki:

        Bence bilerek yapmiyorsunuz, farkinda degilsiniz. Hatrimdaki bir ornegi vereyim, belki yazismalari bulursam eklerim .bir yorumcu demisti ki ” esim bana tokat atti, bogazimi sıkti, unutamiyorum, psikolojim bozuldu, bu taranva yi nasil atlaticam, lutfen yardimci olun” siz hanfendi hakkinda esi, yasantisi, cocuklugu, fitrati hakkinda bir fikriniz yokken”son zamanlarda psikolojik kelimeleri cok kullaniyoruz. Gecen gun bir kadin tramvay geciyorum demisti” gibilerinden kadinin durumunu cok Rahat tolere edebildiniz. Kadincagiz hayal kirikligi ile ” yanlis kapiya geldim anlasilan” deyip gitti. Bu tavir tipik bir “kadin iste abartiyor” tavri. Bana gulpembe sen biraz saftiriksin deseniz “evet ,” derim, “dogrudur.” Ama kadin oldugun icin saftiriksin dersen bu cinsiyetcilik ve onyargidir, dun bir yorumcu ” kadin old icin yorumlari yayinlamiyorsunuz (kadinlari tutuyorsunuz) deyince uzuldunuz degil mi, iftira dediniz.iste Kimse cinsiyetinden oturu kusurlandirilmaktan hoslanmaz.

        Izmirdeki 29 bin kadin sikayetci olmasi oranin erkekelerinin seytan old gostermez, mus ilinde 1, bitlis 2, agrida olan 3 sikayetin oranin erkeklerinin melek oldugunu gostermedigi gibi.
        Gelenek ve tore ile yonetilen kapali toplunlarda saglikli istatistikler olmaz. Turkiyede yari kapali toplumdur. Egitim, bilinc, cevre ve aile destegi yuksek acik toplumda hukuga muracaat daha fazla olur. Bu istatistikleri okurken yardimci nuanslardan yalnizca biridir.
        Calistayi hukukcularla degil, kolluk gorevlileri ile yapmissiniz zaten, o Zaman turk hukuk sitesine gidip, aile ici siddet forumlarina yazilan, soru, sikayet , dilekce mektup orneklerini inceleyin. Gece dayaktan kacip karakola siginan kadinlarin sikayetci oldugu kisinin kocasi old soylediginde, emniyet gorevlilerinin agizlarina yayilan tebessumu, isi savsaklamaya calismalari, siginma evi bu saatte kapali, Sabah durusmaya cik en iyisi 14 saat bekleyiver taleplerine bir goz ativerin. Teknik donanim ve egitim yetersizligi derken bunlardan da bahsediyoruz.

        Neyse, uzatmiyim, ben ne “bu kanun ise yaaradi, evlilikler iyi oldu, suistimal yok” diyorum, ne rakamlar uydurmaca, hic Dogru is yapilmiyor, aslinda hersey gulluk gulistanliktir diyorum. Temkinli ve ortayollu ele alinmali meseleler diyorum. Allaha emanet olun

  6. adem dedi ki:

    Sema Hanım, Allah senden bin kere razı olsun. Hükümet bence de bundan kaybetti. Allah duuuurrr dedi. eğer gene tek başına iktidar olsaydı artık donumuzu da kadınlara verirdi, şerefimiz haysiyetimizden sonra. ab ailesini islamın izzetli ve şerefli aile yapısına tercih etti.

    ak partinin aile konusundaki çıkarttığı tüm kanunlara diğer tüm partiler imza attılar, hep beraber çıkarttılar. diğer partilerin siyasi başarısı madem ki israili, ab yi, abd yi mutlu ediyor türkiye zayıflıyor diye. ak partinin bu kadını koruyup aile kurumunu yıkan kanunları da aynı ülkeleri mutlu ediyordur.
    Sema Hanım Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.

  7. Züleyha dedi ki:

    Güzel bi konuya değinmişsiniz. Emeğinize sağlık. Yalnız bu hükümette alınan hangi karar değiştirilmişki! Vehametini biz kabul ediyoruz. Hükümettee görürmü acaba. ?? Mevlam herşeyin hayırlısını versin.

  8. Melis Demir dedi ki:

    Ak Partinin neden oy kaybettiğinin sebebini aldığı beddualara bağlamanız çok ilginç. Çevremde bu anlattığınız olayların hiç birisine şahit olmadım ama dua edenlere şahit oldum..
    Bu kadar önemsediğiniz bir konuyu neden zamanında yazıp yetkililere iletmediniz de şimdi sanki iyi olmuş edaları içerisindesiniz??

    • Beyaz İnci dedi ki:

      Günaydın Melis hanım

      Galiba Siz bu ülkede yaşamıyor veya tuzu kuru beyaz Türklerdensiniz.

      Aksi taktirde her iki konuda da ( çevrenizde bu tür olaylara sahit olmama ve bu konunun Sema hanım tarafından daha önce yazılmaması ) kendi dilinizle ofsayta düşmezdiniz…

      Bizim gibi sıradan Müslüman ve Türk olan insanların arasına hoş geldiniz.

      Korkmayın sayın Beyaz Türk, biz dostuz ve bizden size zarar gelmez.

      • adem dedi ki:

        boncur melis hanım,

        evet aramıza hoş geldiniz. 3 yıl sonra da olsa doğru adresi buldunuz.
        beyaz inci nin
        “Galiba Siz bu ülkede yaşamıyor veya tuzu kuru beyaz Türklerdensiniz” tespitine katıldığım için boncur dedim yani.
        evet malı mülkü, şahsiyeti erkekliği kadınlar ve kanunlar tarafından gaspedilen mazlumların ahı. erkekte olabilir kadında. malesef hükümet görmedi değil görmek istemedi. hiç düşünmedi bu kardeşlerimizi.

  9. bayram dedi ki:

    Cok cirpindi da sema hanim isiten olmadi ben bizzat yazdigini kac defa okudum.Allah razi olsun kendisinden, herseyin altinda bahane aramakta iyi bir halet degil.Vesselam.Selametle kaliniz.

  10. Ahmet Doğan dedi ki:

    Çok haklısınız sevgili sema abla.Allah cc sizden razı olsun.

  11. Nezh dedi ki:

    neden şimdi?bu yazıyı yazma ihtiyacı hissediyorsunuz daha öncede yazabilirdiniz AKP de kendini düzeltir yanlışından dönerdi sanki biraz geç kalmışsınız başka bir maksadınız yoksa.selamlar

    • raşit dedi ki:

      hükümet bunun uygulayıcısı zaten kendi göremiyorsa olanları biz bugün yada dün söyleyesek ne fayda.. burnunun dikine gittiler hep. deyim yerindeyse feministlerin gazına geldiler. daha bu aile ile ilgili olanı bunun gibi tonla mesele var. bunları akademisyenlere anlatmak yerine milletin vekilleri denilen şahıslar dinlemeliydi. hoş onlarında derdi milletin vekilliği değil ya..

    • Abdullah Bir dedi ki:

      Siz sitede yenisiniz galiba…

      Sayın Maraşlı benim bildiğim ( şubat 2012 den itibaren) bu konu hakkında gücünün üstünde bir çaba ile devlette etkili ve yetkili birilerine sesini duyurmak için neredeyse 2 yazısından birisini bu konuya ayırdı.

      Hatta, sırf konuyla alakalı olarak haber7.com da ki köşesini sıklıkla kullandı. En sonunda kendilerini Muhazafakar-Müslüman olarak bildiğimiz bu haber sitesinde kendisini “entellektüel” olarak tanımlayan hemcinsi FEMİNAZİ ile “kişisel polemiğe” girmemek için köşesinden bile vazgeçti.

      Sizin bütün bu süreçten haberiniz yoksa bu Sema hanımın değil sizin sorununuz.

      • hakan dedi ki:

        Ayrıca Sema Hanımın bir çok kitabı da var, hep aile içinde huzurun sırrını anlatırken gavurlarin adetlerini taklitten men eden… Sema Hanım hatta cemaat AK parti ayrismasinda bile iki tarafın baglilarini uzmeden kendi alanında güzel nasihatlere devam etti. Bu şimdiki yazısının altını arastirirsak ancak güzel nasihat ve iyi niyet çıkar. Burada siyaset yapılıyor olsaydı daha söyleyecek neler vardı. Fakat Sema Hanım ders alma zamanı geldiğinde önceden de söylediği nasihatlarini tam yerinde tekrarlamis. Allah onu istikametten ayirmasin. Benim bildiğim gerçeği söyleyen son kişiler, Allah sayılarını ve ferasetlerini artırsın.

    • Remzi dedi ki:

      Sen sema hanımın yazılarını okumadigin belli gereksiz bi yorum olmus. Daha evvelki yazılarında da bangır bangır bağırıyordu bu mesele üzerinde.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bağışlama menekşenin kendini ezen topuğa anında bulaşan güzel kokusudur. ” (George Roemisch)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku