Aldatmanın Hesabı

06 Temmuz 2012Sema Maraşlı199 Yorum »

“Hesabını veremeyeceğiniz işlere kalkışmayın. Çünkü öteki tarafta bulaşık yıkatmıyorlar.” diye esprili bir söz okumuştum internette.

Dünyada yaptıklarımızın hesabını diğer tarafta vereceğiz amenna. Bir de hem burada hem orada ödeyeceğimiz hesaplar var. Bonuslu hesap, çift ödeme. Bankaların böyle bir uygulaması olsa “Bir harcayıp iki kez ödeyeceksiniz.” gibi kredi kartlarını hiç kullanmayız. Fakat dünya ve ahiret hayatımızın para kadar kıymeti yok mu ki bol keseden bonuslu hesaplara atlıyoruz.

Mesela bir aldatma mevzu vardır ki hesabı hem burada hem diğer tarafta verilir. Bir erkek karısını aldattığında hem karısına hem diğer kadına hem çocuklara hem topluma hesap verir. Çok bonuslu hesaptır yani. Bir kadın alırsın en az beş hesap ödersin. Bir kadın aldattığında hesabı daha da zordur.

Kadınlardan en çok aldığım e-postalar aldatma konusunda şikayetlerden oluşuyor. Neredeyse her gün “kocamın facebookta bir kadınla özel yazışmalarını okudum, beni aldatıyormuş” ya da “kocam eski sevgilisi ile görüşüyormuş” gibi mesajlar geliyor.

Hanımları tarafından yakalanan erkeklerin davranışları beni çok şaşırtıyor. Hanımlarının anlattığına göre yakalanınca çok şaşırıyorlar elleri ayakları birbirine karışıyormuş. Eşlerini aldatan ya da aldatma yoluna giren kocalara bir kaç sözüm var.

Öncelikle yakalanınca niye şaşırıyorsun ki kardeşim? Yakalanacağın hiç mi aklına gelmedi? Eğer gelmediyse o aklı akıl diye taşıma, çıkar at. Bir çocuk bile suç işlerken yakalanacağını düşünür.

Sonra tuhaf tuhaf yalanlar söyleme. Karının bir parça güveni kaldıysa onu da yok etme.

“Ciddi bir şey değildi öyle eğlencesine yazışıyorduk.” gibi önemsiz bir şeymiş gibi göstermeye çalışıp kadını iyice sinirlendirme. “İyi o zaman, ciddi değilse devam et.” deme ihtimali olmadığına göre…

Bir erkek karısını aldatma yoluna girmişse çocukluktan çıkmış bir yetişkin ise eğer birkaç şeyi hesap etmesi gerekiyor. Bunların hesabını yaptın mı? Madde madde bir hesap yapalım.

1-Yakalandığında ne yapacaksın?

Erkekler beyninin sol taraflarını daha çok kullandıkları için mantık ile hareket etmeleri kadınlardan daha kuvvetlidir ama iş aldatma konusuna gelince çok aptalca davranıyorlar. Hepsi yakalanmayacağını ümit ediyor. Ve hepsi de yakalanıyor. Sen de yakalanacaksın. Niyetin ne, o zaman nasıl davranacaksın?

2-Karın aldattığını öğrendiğinde ne yapacak, hiç düşündün mü? Gel birlikte düşünelim.

a) Karın çok ağlayıp üzülecek, hiç vicdanın sızlamayacak mı?

b)Boşanmak isteyebilir. Buna hazır mısın? Kimseyi suçlamadan sonucuna katlanacak mısın?

c) Karın ayrılmak istemese bile sana olan güvenini kaybedecek, artık hep senden şüphelenecek, aranızda yeniden muhabbet oluşturmak zor olacak. Bu seni rahatsız etmeyecek mi?

d) Karın her tartışmada bu olayı başına kalkacak, alakalı alakasız her konuyu bu konuya bağlayacak. Belki kırk sene sonra bile, buna hazır mısın?

e)Karın onu aldattığını önemsemeyecek, bir kaç gün konuşup unutacak. O zaman bir şey yapmana gerek yok fakat bu ihtimal pek yok, boş yere umutlanma. Yakalanırsam karım bir kaç günde unutur diyen bir erkek kadınları hiç tanımamış demektir.

Bir de diğer kadın konusu var. O tarafta durum bir kaç aşamada gelişir. O gelişmelere ve sonunda çıkacak hesaba hazır mısın?

Bekar bir kadınla görüşüyorsun diyelim…

1) Genç kız çoktan evlenme hayalleri kurmaya başlamış, internetten salon takımlarına bakmaya başlamıştır. Ne de olsa karşısında karısı ile mutlu olamayan bir erkek var ve o kendisi onu mutlu edeceğine inanır. Onun evlilik hayalleri içinde olmak istiyor musun? İstemiyorsan ikinci adıma hazır ol.

2)Senin artık aranızdaki ilişkiyi karına anlatmanı beklemekten sıkılır ve karının olayı duymasına yardımcı olmaya başlar. Karını şüphelendirecek şeyler yapar. Bunun için karını bir şey olmadığına inandırmak için bolca yalan söylemen gerekir. Fakat ne söylersen söyle yakalanmaktan kaçamazsın. Daha sonra bu yalanların hesabını tek tek vereceksin (iki tarafta) buna hazır mısın?

3)Diğer kadın ona gönderdiğin mesajları, karınla ilgili tatsız sözlerini, cinsel yazışmalarını hepsini karına gönderecek. Karın ondan esirgediğin tatlı sözleri başka bir kadına söylediğini okuyunca nasıl tepki verecek? Karın ikiniz arasındaki özel şeyleri başka bir kadınla paylaşmana ne diyecek? Karın bunları okuduktan sonra işin içinden nasıl çıkacaksın? Başka bir kadına yazdığın her cümleyi karının da bir gün okuyacağını unutma. Günümüzde moda bu. Diğer kadın yazışmaları kopyalayıp adamın karısına gönderiyor. Ve kadınları bu çok yaralıyor.

4-Her şey ortaya çıktığında ne yapacaksın, boşanıp diğer kadınla evlenilecek misin? Erkekler genellikle iş bu aşamaya geldiğinde diğer kadını bırakıp eşlerine dönmeyi tercih ediyorlar. Niyetin evliliğini devam ettirmek, karınla yaşamaksa bütün bunlar niye? Ortada gözü yaşlı iki kadın ve mutsuz çocuklar olacak. O kadar kişiyi mutsuz etmeye değer mi? Sen biraz eğleneceksin diye.

5-Diğer kadına da ev açar, dini nikah kıyarım diyorsan yine işin çok zor. Özetle kıskançlıklara, mutsuzluk ve gözyaşlarına hazır ol. Kadınlar seviyorlarsa kıskanırlar, sevmiyorlarsa zaten onlarla mutlu olamazsın.Kıskançlıktan kaçış yok yani.

Diğer kadın evliyse neler olabilir? Bir de ona bakalım.

1-Evli bir kadınla görüştüğün için aranızda yazışmak dışında bir ilişki olmasa bile mahrem şeyler yazıştığın için karının, çocuklarının ve etrafın gözünde en büyük şerefsizliği yapmışsındır. Başkasının karısına göz diktiğin için karının ve çocuklarının yüzüne nasıl bakacaksın?

2-Kadının kocası tarafından yakalanma ihtimaliniz var. Ya da senin karının durumu öğrenip kadının kocası ile irtibata geçip yazışmaları gönderme ihtimali var. Bu da ayrı bir derttir. Bu durumda her türlü problem ortaya çıkabilir. Bu durumda ne yapacaksın?

Kadın senin yüzünden kocasından ayrıldı, şimdi ne yapacaksın? Çıkabilecek sorunlara bakalım.

1-Onunla evlendin diyelim mutlu olacak mısın? Bir yuva kurmak için boş yere iki yuvayı birden yıkmış olursan acısı içinden hiç çıkmayabilir.

2- Geride bıraktığın karın ve çocukların seni affedecek mi?

3- Yeni karının beklentilerine yetişebilecek misin? Ne de olsa senin yüzünden yuvasını ve çocuklarını bırakıp geldi. Yazışırken ona gösterdiğin romantik ve anlayışlı adam profilini gerçek hayatta yaşatabilecek misin? Yaşatamazsan yandın demektir.

4-Yeni karın çocuklarını alıp geldiyse onlara babalık yapabilecek misin? Ve büyük ihtimal o çocuklar sizin yüzünüzden babalarından ayrıldıkları için sizi hiç affetmeyecek ve mutlu olmanıza izin vermeyeceklerdir.

5-Bu arada bir de senin çocuklar meselesi çıkabilir. Mahkemede velayeti alan anneleri siz evlendikten sonra rahatsız olun diye çocukları size gönderebilir. Yeni eşiniz için sizin “eski çocuklarınızdır” onlar ve onları istemeyecektir. O zaman ne yapacaksınız? Çocukları kapıya mı koyacaksınız?

6-Yeni karınız çocuklarını bırakıp geldiyse, ilk evlilik günlerinin heyecanı geçtikten sonra ki çabuk geçecektir, çocuklarını özlemeye başlayacak bunun acısını da sizden çıkaracaktır. Bu durumda nasıl davranacaksınız? Yeni karınızı nasıl avutacaksınız?

Off yazarken bile içim daraldı. Kadınların gözyaşları, çocukların şahit oldukları huzursuzluklar, diğer kadının kocasının ve çocuklarının, hatta ailesinin durumu. Evli, çocuklu kızlarının kocasını bırakıp başka bir erkek bulması bizim toplumumuzda pek kolay hazmedilecek bir şey değildir. Büyük ihtimal kadına kendi ailesi de sırtını dönecektir. İki kişinin yaptığı pek çok kişiyi mutsuz edecek. Bir de bunların diğer tarafta ağır hesabı olacak.

Peki bu kadar sıkıntı ne için? Bu kadar insanın üzülmesine değecek ne var, ortada? Hiçç. Belki biraz heyecan, eğlence başka bir şey değil. Bir sürelik heyecan için hayatlar harcanmaya değer mi?

Aldatmalar bazen aldatma niyeti ile değil arkadaş olalım, dertlerimizi paylaşalım diye başlar fakat sonuç genellikle duygusal bağlanmayla birlikte cinselliği beraberinde getirir. Bu yüzden kimsenin karısına, kızına ağabeylik etmeye çalışmayın, kendinize güvenmeyin. Hele sonuçlarını düşünmeden aldatma yoluna hiç girmeyin. Hesabını veremeyeceğiniz işlere teşebbüs bile etmeyin. Bunun sonucu sizin için de diğer kadınlar içinde mutluluk değil. Eşler arasında güven ve sevgi çok değerlidir. Harcamadan önce iyi düşünün.

Aldatmayı kafanızdan çıkarın ve evliliğiniz gerçekten çok kötüyse toparlanamayacak gibiyse boşanın ve yeniden evlenin. Yok o kadar kötü değilse başka bir kadına ayıracağınız zamanı eşinize ayırın. Diğer kadına söylediğiniz tatlı sözleri, iltifatları eşinize söyleyin. Bakın o da size karşılık verecektir. Cinsel sorunlarınız varsa eşinizle birlikte cinsel terapistlere gidin, tedavi olun, utanacak bir durum yok.

Kızgınlıklarınıza yenilip eşinizden sevginizi esirgemezseniz karşılığını alırsınız. Diğer kadını tavlamak için göstereceğinizi emeği sizinle hayatını paylaşan, çocuklarınızı doğuran kadına göstermeniz daha doğru bir davranış değil midir? Varsa problemleriniz bir çocuk gibi kaçmak yerine evin reisi olarak çözüm bulmak için gayret göstermekten sorumlusunuz.

              www.cocukaile.net

Okunma Sayısı : 123.215

“Aldatmanın Hesabı” için 199 Yorum

  1. Gümüs diyor ki:

    Aldatmayacağızkardeşlerim…
    Ne kocamızı, ne de karımızı…
    Çünkü eşimiz de ne kadar kötü huy olursa olsun, bunların bilincinde ise, bilerek kötü huylu olmaya devam ediyorsa, uyum sağlamıyorsa, çocuklarımız olsa bile, bu evliliği medeni bir şekilde bitireceğiz…
    Eşimiz kötü huylarının bilincinde değil ise, ve bizi kötü olarak algılıyorsa,konuşmalarımız, büyüklerin nasihatı, terapiler bile fayda etmiyorsa, yine medeni bir şekilde bu birlikteliğe son vereceğiz…
    Çünkü aldatan her halukarda kendisi kaybeder…
    Ve…
    Hiçbir inan aldatılmayı hak etmiyor…
    Hiçbir insan aldatmaya zorlanmıyor…
    Aldatanın cinsliği, dini, medeni hali, ırkı, kültürü, siyasi konumu, sosyal durumu, fiziği, vs. aldatma eyleminde etkendir elbette.
    Lakin insan insan gibi yaşamasını bilse, aldatmaya ihtiyaç duymaz…
    Var olana şükreder, arayış içinde yaşamaz…
    İtibarını, ona duyulan güveni sarsmaz…
    Aklı olan aldatmaz…
    Ahiretini tehlikeye atmaz…

  2. ebubekir diyor ki:

    ya hep erkekler yerden yere vuruluyo burayi okutan derki kadinlar hic aldatmiyo %35 aldatan kadin var bunlar nolucak kadinin altatmasi daha pis ya bi zina cocuk olursa hep erkekler suclu unutmayinki erkeklerin nefsi gorunce kadinlarinki uyarilinca uyanir yani bi erkegin seytana uymasiyla kadinin seytana uyma arasinda denizler kadar fark varken neden oranlar cok yakin hicte azimsanmicak sayida kadinda aldatiyor 21 milyon aile var ulkede %35 demek 7.5 milyon kadin aldatiyor dişi bu işe yol vermesse erkek durma ugrassin yapamaz kadin istemezse hiç bişey olmaz

  3. çok yıprandık.... diyor ki:

    Merhaba. Öncelikle herkese birazda yardımcı oldugunuz için çok teşekkür ederim…
    Ben bir suçlu olarak yazıyorum… 2012 de başlayan ilişkimiz 2016 yılında güzel bir mutlu yuva ile başlamış oldu evliliğimiz. neredeyse 3 ay olacak evliliğimize. herşey çok güzel gidiyordu. Taki 5 gün önce eskilere ait tlf yedeklerinin bulundugu bir diskimden eşim balayı fotograflarına bakarken düğünden önceki çok boşlukta bulundugum günlerde yaptıgım kötü şeyleri tesadüfen o diskte görene kadardı. Ve tarihler eskiydi son 1.5 yıl hiçbir şekilde birşey yapmamıştım. beni arayıp eski konuşmlarını ve resımlerını görmek ıstermısın dedığı an başımdan aşağı kaynar sular dökülmeye başladı. ilk gün eve gidince birşey olmadı. yüzüne bakamıyordum. 2. gun uyurken sessizce ağlama sesine uyandım. ve çok kötüydü. onu daha önce o şekilde görmemiştim. sanki meleğimi kaybetmiştim. ben ne yaptım dedim. saatlerce beraber ağladık. çok kötü olduk. benden korktugunu ve çok yalnız kaldıgını söylüyordu hep. sevdiğim adam öldü diyordu. ve ben onu öyle görünce dahda kahroluyordum. bir şekilde sabah oldu. ve 3. gün yine aynı ağlamalar üzülmeler beraberdi. gece olsun istemiyorduk. ne yapsa aklına geliyordu düşünüyordu. ve ben başını bile okşayamıyordum çok korkuyordu. ikimizde günden güne kahroluyorduk. ve şuan için bu böyle devam ediyor. Hepsi geçicek diyoruz ama zamanla diyoruz. zamanla ya geçmezse diye çok korkuyoruz.

    Ne olur yardım edinn..
    Demem o ki ERKEKLER KESİNLİKLE ALDATMAYIN.. BEN EŞŞEKLER GİBİ PİŞMANIMMMM… NE OLUR BANA YARDIM EDİN…

    • Yahya diyor ki:

      Merhabalar,
      İki tarafı da ayrı ayrı dinlemeden bir şey söylemek çok zor.
      (Eşiniz ne hissediyor, ne düşünüyor, karakteri nasıl …..)

      Acizane bir kaç tavsiyem,
      bu olayı hatırlayıp hatırlayıp yas tutmayın; üzüntünüzü geçirmez.
      bu resimleri, mesajları ve bu olayı hatırlatacak ne varsa beraber silin.
      bu olayı unutacağınıza bir birinize söz verin; ne pahasına olursa olsun bunu hatırlayıp bir birinizin önüne bu olayı koymayın.

      Toplumumuzda erkek bir kere yaptıysa her zaman yapar, o zaman yaptıysa şimdide yapar, sonrada yapar gibi ön yargılar söz konusu…
      O yüzden yalvarıp yakarıp bir daha olmaz olmayacak gibi sözler/yeminler yerine gerçekten duruşunuzla, hareketinizle, sözlerinizle eşinizde güven oluşturun.

      Birbirinize zaman ayırın.

      Ayrıca bayanların en çok yaptığı hata 3. şahıslara bu olayı anlatarak, çok ciddi dolduruşlara gelmeleri, bu sefer işler tamamen çıkmaza giriyor.

      Geçmiş olsun…!

  4. ibrahim diyor ki:

    eee şimdi kadınlar kocalarından çok karşı cins iş arkadaşlarını görüyor.
    Erkekler de karılarından çok karşı cins iş arkadaşlarını görüyor

    karakter de zayıfsa inançta zayıfsa çok normal aldatmaların olması
    normal derken bu nedenler bu sonucu doğurması normal.

  5. Bilge diyor ki:

    Bende aldatildim hemde cok.yakin bi tarihte bi bebegim.var esimin is arkadasi evli ve cocuklu bi bayanla bbosanma karari aldim ama bu surecte kizim icin esime son bi.sans verip baristim bende suphe ve guvensizlik devam ediyor esim bana yaklasimi resmi ve soguk suphelerim devam.ediyo gizli gizli tel gorustugunu düşünüyorum ama yakalaymiyorum.bu sekilde evliligimi devam ettirmem de cok.sagliksiz ve yipratici isin icinden cikamiyorum.

    • Yahya diyor ki:

      Bilge Hanım,
      Çok geçmiş olsun. Esasında sizi aldatmıyor, kendini aldatıyor; keşke bunu anlayabilse…

      Bu şüphelerinizi devam ettirmeyin. Size müthiş zarar verir. Boşanıp, yeni bir aile kurduğunuzda da bu şüpheler devam eder.
      Eşiniz size söz verip, gerçekten de aldatmasa bile bu şüpheler sizi yer bitirir. O yüzden şüpheleri aklınızdan çıkarın.

      Önce siz sakin bir kafayla karar verin. Devam mı edeceksiniz, yoksa bitirecek misiniz. Bu kararı tek başınıza da vermeyin yardım alacağınız güvendiğiniz kişilerden (aile, dost, uzman vs.) tavsiyeler alın. Hemen hemen hepimiz duygusal kararlar verip, infaza başlıyoruz. Sistematik ve mantıklı düşünmek lazım.

      Eğer devam edecekseniz, şarta bağlamayın (yani bir daha yaparsa boşanırım gibi…) boşuna zaman kaybetmiş olacaksınız. Bu kararı verirken tekrar yapacağını düşünerek, bunu kabullenerek; devam kararını verin. Ve nasıl devam edeceğinizi, evliliğinizin nasıl yürüyeceğini düşünün.

      Eğer birlikteliğinizi bitirecekseniz, yine mantıklı bir şekilde şartları konuşarak (mal paylaşımı, nafaka, velayet vs.) mümkünse anlaşmalı şekilde bitirin. Eğer aldattığını ispatlar ve/veya itiraf ettirirseniz mevcut kanunlar ile ciğerini sökersiniz ancak değer mi? Kararı size bırakıyorum.
      (şahsen tavsiye etmem, çocuğunuzda var işler çok çirkinleşir genelde)

      Nefret, öfke, intikam duygusuyla hareket etmemenizi tavsiye ederim. Bu sefer kendi ve kızınızın menfaatine uygun kararlar alamazsınız.
      Siz merak etmeyin, hiç kimsenin yanına bu kâr olarak kalmaz.

      Aldatmayı engellemenin aile içinde yöntemleri var; burada yazmak istemem ama düşünürseniz bulabilirsiniz diye tahmin ediyorum.

      Tekrar geçmiş olsun!

    • ... diyor ki:

      Bilge Hanım,

      Aldatmayla ilgili güven duygusu bir kez zedelendiğinde tekrar eski haline gelmesi bazen mümkün olmuyor bazense zaman alıyor.

      Aldatmayı kesinlikle doğru bulmuyorum tasvipte etmiyorum yalnız bazı dönemlerde özellikle hanımların hamile olduğu ve çocuk dünyaya geldiği dönemlerde karı koca arasında bu tür durumlar daha çok yaşanıyor. İlgi eksikliği mi kadınların bu dönemdeki hormonal bedensel değişimleri mi yoksa erkeklerin bu dönemde arayış içine girmeleri kendilerine bahane uydurmaları mı bilmiyorum.

      Aldatma cinsiyetten çok ahlaki bir sorunda. Baktığınızda eşiniz sizi aldatırken karşıdaki bayanda kocasını aldatıyor. Eşinizin başka bir işyerine girmesini önersem bile kişiler yine görüşmeye devam edebilir. Sizde ne kadar denetlerseniz yada telefon bilgisayarını takip etseniz dahi sizin zihninizi kemirdiği sürece faydasız. Buna benzer bir duruma şahit olmuştum boşanma aşamasına gelinmişti ortada çocukta vardı tekrar barıştılar konuyu orada kapattılar sanırım şuan evliliklerinde problem yok.

      Bir kadın eşinin kendisini aldattığından şüpheleniyor hergün işyerine takibe gidiyor ve bu artık takıntı haline geliyor bir psikoloğa gidiyor durumu anlatıyor psikolog kendisinin böyle düşündüğünü eşinin aldatmadığından vs bahsediyor ilaç veriyor kadın kaygısından biraz uzaklaşıyor. Aradan biraz zaman geçiyor aslında kadının şüphesinde haklı olduğu ve eşinin kendisini aldattığı ortaya çıkıyor. Kadınların bu konuda hissiyatı kuvvetli bazı şeyleri önceden hissedebiliyorlar.

      Vehime ve hayatınızı alt üst edecek şüpheden uzak durmaya çalışın eşinizin güven verip vermemesi önemli. Biraz zamana bırakın.

  6. Tolunay diyor ki:

    Hayattan edindiğim tecrübelerime göre,Aldatmada kadın erkek ayrımı yok.Erkek şu sebepten kadın şu sebepten dıye genelleme yapamassınız.Aldatmada kadın veya erkeğin hepsının kendıne has sebeplerı vardır.Kadın duygusalmış erkek açmış gıbı cümleler yanlış cümleler.Kadınlar aldatırken toplumsal konumu gereği erkek kadar rahat olmadığı için bıraz daha cekıngen.Ama şu bır gercek aldatma artık toplumumuzun bır gercegi.Dindar açık farketmıyor.Aşık olan ınasanlar bıle aldatıyor eşini.Sanırım heyecan,yasak oluşu farklılık,o anki boşluk gibi farklı sebebplerle kadın veya erkek aldatıyor…Bu konuyu kadın erkek diye ayırmayınız.

  7. keşke... diyor ki:

    Sanal Aldatma:

    evli ciftlerin Son 10 yılda patlama gösteren aldatma çeşididir. Sanal cinsellik, sanal duygusallık birer aldatmadır. Sonuçta hayatınızda biri var ve siz başkası ile özel paylaşımlarda bulunuyor iseniz bu aldatmaya girer. Sanal yaşam, ortam itibariyle sanal, yaşattığı ve hissettirdikleri ile ise reeldir. Sanal aldatmanın artışının temelinde de sınırlar ve tanım sorunu halen mevcuttur.kendi resmini ve video nu başka birisi ile paylaşmak aldatma sayılmıyormu nasıl zihniyet..
    sanal aldatma.yapan kişiler neden eşlerine ve cocuklarına hangi yüzle bakıcaklar.bunun ileri zamanlarında vicdan yapmayacaklarmı..genc iken aldattın peki yaslanınca güzelliğin ve maddiyatın bitince ne yapacaksın….hic mi aile özlemi duymayacakmısın..
    ALDATAN DA BİR GÜN ALDATILIR….

  8. duck diyor ki:

    beratcan. ruhun huzur bulsun.
    beratcan .annesi (kadın) aldattı niye nefsi için eşinin ve oğlunun yüzüne bakarak defalarca cinsel ilişki ye girerek başka bir adamla aldattı..
    beratcan babası hiç şey den şüphe duymadı veya duydu kadını dövdü(kadın hakları ve kadına dayak hayır) slogonları ortaya çıktı..ama aldattı olsun dövemenmi gerekli diye söylmeler söylendi..

    beratcan katili ve iş birlikçisi ..azmettiren anne..yapan annesinin sevgilisi..

    hadi bakalım kim suçlu aldatılan adamın elini bağlayan adeletmi.
    bu hakkı kadına veren kadın hakları savunucularımı.
    işkence ile bitip tükenen beratcan mı..kim haklı..

    • irmak diyor ki:

      Suclu bulundu…Kari Dovmeyi yasaklayanlar….

      kari dovmek..gerekirse oldurmek, tore/namus cinayetlerini serbest birakmak mi, ahlaki cokuntuye cozum..

      Aldatilan adama, ya da kadina../kocasini karisini dovme hakkini kim veriyor…

      Islamda Liane var..

      Bosama var..

      anasinin evine gonderme var…

      Ayrilma var…

      cocuklarini alip evi terketme…

      careleri varken,

      O adam esini dovemedi/dovmedi diye ,bu cinayetin islendigine inanmamiz mi gerekiyor?…

      Ne carpik bir zihniyet..Ne dar bir anlayis..

      Allahim sen Ummeti Muhammedi Cahil muslumanlarin serrinden koru…

      Amin…

  9. Helen diyor ki:

    Bende aldatıldım

  10. ruhun huzur bulsun diyor ki:

    bu siteyi rast gele forum ararken buldum ve türkiye de kadın ve erkek ilişkilerini gerçek anlamda beyan eden gerçek kesitlerden örnek veren yazılar okudum içim sızladı velakin gerçek.
    aldatılmaya bir örnek vermek vermek isterim.
    aldatılan bir erkek ve 4 yaşında erkek çocuğu
    yıl 2007aldatan kadın 18 yıl boyunca 2 km köyde büyümüş uzaktan kumandası olmayan tv seyretmiş cep tel nedir bilmeyen köyün ankösörlü tel kullanan bir kadın.
    büyük bir fabrikada bakım teknikeri olarak çalışan adam kendi köyünden talip olduğu kadınla evlenir.tüm düğün masrafları dahil erkek tarafı karşılar..vb….
    yıl 2013 kadın artık akıllı cep tel ögrenmiş tüm paylaşım sosyal medya da hesabı olan evinde akıllı tv bulunan ziynet eşyası 40 bin üstünde bulunan avrupa giyim markalarını benimsemiş olmassa olmazları..
    köy hayatında çıkıp artık eşi ile bak beni köyden aldın çünkü sen büyük şehirde bile evlenemedin kaba sözlerle anama ve babama bakmak görevin gibi imalarda bulunan bir kadın oldu.
    köyde şalvar kara lastik ayakkabıyı unutmuş ve eşine artık bıktım sana hizmet etmekten sözleri söyleyen unutma bu çocuk seninde ona ne alırsan bende isterim sözleri söyleyen biri olmuş..
    kadın aslında evli kaldığı süre boyunca iş hayatına başlamamış evin rızkını sinema gezme ve alış verişe harcamış adam ise hevesi var hakkıdır diyip kendini avutan biri olmuştur.
    her cinsel ilişki sonrası soluğu yeni elbise yeni ayakkabı veya takıda biten bir cinsellik olmuş.
    zaman kadın eşine başka erkekleri örnek vermeye başladı.cinsellikte gözleri kapalı ve kısık sesle farklı erkek adları çıkmaya başladı.

    evet kadın eşini evde önce kadınlık görevi yapmamaya başlayarak aldattı.sonra cinsel anlamda aldattı..her ilişki sonrası kadının annesi damat kızımı fazla ilişkiye girme sözleri gelir oldu..
    adam kadını put yaptı put canlandı ve ona tapanı görmedi.kadın son noktayı koydu boşanma davası açarak işlerini resmiyete döktü..artık bir tane eşi değil bir sürü eşi olmaya başladı.

  11. duck diyor ki:

    seni üzüyorsa bir baskasını sevindirmeye gidiyordur..
    …..ayse bosandıgın adam gayet iyi ve efendi neden bosadın tekrar birlesmeyi düsünürmüsun…aysenin cevabı yenisi dururken neden eskiye dönüs yapıyım peki cocuk ne olucak eski esime bırakıcam yeni erkek sevgilim istemiyor..evet ayse boyle düsünüyor…
    ahmet esini niye bosadın hayır o beni bosadı benden bıkmıs ve sıkılmıs yeni heycan istiyor…peki ayseyi hala seviyonmu …ahmet evet benim cocugum annesi…
    1 yıllar sonra ahmet iyikide ayse beni bosamıs simdi daha mutlu evliliğim var…anlayıslı ve kıymet bilen esim var diyor..
    1 yıllar sonra ayse keske ahmeti hic bosamasaydım neden evdeki hesap carsıya uymadı…ayse sevgilin nerde beni renkli sozler ile kandırdı ahmet dovmedi o dovdü ac bıraktı beni rezil etti alkolük oldu borc bıraktı.beni baska erkeklere itti..
    yasanmıs ve gercek hikayedir…simdi devirde erkeklerden daha cok kadınlar aldatmaya basladı sanal devam aldatma uygulamalıya donustu….
    ah ile giden koca bir vah ile kalır…

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Sevgili DUCK (ördek)

      Anlattığın yaşanmış örneğin sonunda ki ” ah ile giden koca bir vah ile kalır…” ifade hikayenin ana fikri ile pek örtüşmüyor sanki.

      Acaba

      “AH İLE GİDEN KOCA(NIN ESKİ KARISI) VAH İLE KALIR” mı demek istemiştin de klavyen sürçtü… :-)

      • duck diyor ki:

        abdullah bey merhaba
        doğrudur klavyem sürtçtü ben akıllı telefondan yazdım sadece tel klavye mağdruyum
        anlıyışınız için teşekkrüler yazılarınz gayet açıklayıçı
        selam ve dua ile kalın….

    • Gürkan diyor ki:

      Nedense hep bağcı haklı bağı döven hep suçlu oyle bir yaziki enektot oyle bir suçlayıcı ki gören yanar tutuşur yahu insan facede yazıp konuşarak telde konuşarak nasıl zina yapar nasıl aldatır bunun izahını yapsanız anlasam insanın derdini dinleyen olmazda birilerine dert anlattığında çare olmasada konuşmayı kabul ediyorsa taş deil insan rahatlamak gereği duyduğu insana orda kalacak konuşmalar geçiyorsa bunun neresi seerrefsizlik nerde eşitlik konu böyle olunca serrreefsizlik oyle mi sen yıllarını harca fizik temin et buyut yetistir ayrı yat seni kale almasınlar evinde yuvanda huzurun olmasın birine laf anlatmaya çalışırken dinlemesinsonra git dertli birine paylaş sen suçlu ol sen günahkâr ol sen bedbaht ol herşey üstüne kalsin bu nasıl bir serefsiLik insan yargilarken insani tek taraflı yargılayıp edip kesemez kul ile allah arasında ki olaylari da allahcilik oynayarak tek kişiyi asip kirletemez nasıl bir zihniyettir bu bir kadını sözle aldatmak bir bayan ile konuşmak dert yanmak ne kadar büyük sucmus almadan beter bak ya YILLARINI HARCADIGIN INSANLAR EVININ CANININ CANLARI SEVGI SAYGIYI BILMESIN NE ALA YA SÖZ AHKAMA GELINCE TEK TARAFLI YAZMAYIN SACMALAMAK KOLAY SIZE ALLAH HERKEZIN HESABINI SEVABINI GÜNAHINI ODETECEK …

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Gürkan Bey’e

        Birileri seni fena halde germiş Gürkan kardeşim. Dur, biraz senin gazını alayım, stresini azalt da rahatla biraz. :-)

        Ne güzel.ne güzel!!!…vurun erkeklere. (Birileri) kadınları son derece aciz, zavallı,hep kandırılan, duygularıyla oynan etken değilde hep edilgen gibi anlatmış.
        Gerçekte böyle mi acaba.

        Düz bir mantıkla “aldattın öyleyse suçlusun.”

        (Bu yaklaşım tarzı) haksızlık hem de büyük haksızlık.

        Her türlü şeytanlığa kafası basan (bazı) kadınlar aldat(ıl)maya gelince mazlumlar öyle mi?
        (Yanlış anlaşılmasın) kimse aldatmayı meşru görmüyor.
        (Ama)kadınlar (ın çoğunluğu) bırakın başkalarına güvenmeyi,kendilerine bile güvenmiyorlar.

        Bunu niye söylüyorum. (şunun için) inanın günümüzde aldatan kadın sayısı daha fazla. (Ama) sırrını verdiği kişi tarafından satılma korkusu olduğu için kimseye anlatamıyorlar. Ama saman altından çok güzel su yürütüyorlar. Toplumun kendisini yüklediği rol gereği (yedikleri naneleri başkalarına) anlatamıyorlar. Yani üstlerindeki toplumsal baskıdan dolayı ( açık yürekli ve dürüst olamıyorlar).

        İnanın türkiyede avrupadaki gibi rusyadaki gibi bakirelik, evlenirken problem olmasın yani evlenmeden önceki cinsel ilişkileri kimse dert etmesin siz seyredin o zaman sadakatleriyle övünen ülkemin kadınlarını.

        Avrupalıları, rusları, romenleri çoook geride bırakırlar.

        (Neyse) benim demek istediğim asıl konu erkeler çok aldatıyor,kadınlar az aldatıyor falan filan değil.

        Asıl mesele şu; aldatan erkekler sırf heyecan için macera olsun diye mi aldatıyorlar? (erkekler) niye aldatıyor?

        Öyle ya orta da bir suç varsa sebebi de olmalı. (elbette ki var, çok önemli sebepler var)

        (Bekar iken her fırsatta ve her yerde) Koca bulmak için can atan kadınlara-kızlara evlendikten sonra ne oluyor da (bu kadınlar ile evlenen) kocaları başka bir arayışa, başka kadınlara yönleniyor, (adam iffetli bekar iken ne evlendiği zaman oluyor da iffetsiz) bambaşka bir adam oluyor? (Sağda solda salya sümük ağlayarak aldatıldığını söyleyen kadınlara) bu soruyu sorun önce.

        İffetli bekar erkek ne oluyor da iffetsiz evli adama dönüşüyor.

        (Çoğunluğu Müslüman olan bu ülke de ) binlerce erkek evli oldukları halde zina yapıyor maalesef,(bu inkar edilemez bir gerçek) niye acaba?

        Evlenmeden önce cicili bicili olan kadınlara evlendikten sonra ne oluyorda kocaları yanlarına yanaşamaz oluyor?

        Anneleri (veya çevrelerinde ki diğer kadınlar) tarafından “erkekler sapık, uçkur düşkünü, erkekler size muhtaç, siz onlara muhtaç değilsiniz, istediğiniz zaman verir, istemediğinizde vermezsiniz, cinsel ilişkiyi hep erkekler istesin, siz isterseniz değerden düşersiniz vs vs vs” (sözler ile) bilinç altları bu düşüncelerle doldurulan kadınlar (cinsellik adına) kocalarına ne verebilir?

        Koca eve geldiğinde, kocayı adam yerine koymayan, paradan puldan başka hesap yapmayan, çocuk doğurduktan sonra yüzüne bakılamayacak bir şekilde kendini salan bir kadının aldatılmaya etkisi nedir?

        Akşama kadar dedikodu yapan, sorulduğunda çocukların kendisini çok yorduğunu öne süren, anasının lafından çıkmayan, yatak odasında gassalın elindeki meyyit gibi duran kadınların, davranışlarıyla kocalarını cehenneme ittiklerini neden dile getirmiyorsunuz?

        Neden bunları sormuyorsunuz muhterem şikayetçi hanfendilere(!!!!)

        Anneleri tarafından “Kendilerini istifade edilen, erkekleri istifade eden” olarak büyütülen hastalıklı kadın zihinleri erkeklere ne verebilir?

        Medyanın, internetin, sokakların, alışveriş merkezlerinin ve daha bir dünya faktörün kadınlar vasıtası ile erkeklerin beynini uyuşturduğu bir dünyada erkeklerden ne bekliyorsunuz?

        Hadım ettiniz erkekleri.

        Yürüyen cesetler haline getirdiniz.

        Ruhsuz, duygusuz, içgüdüleriyle harekete geçen bir mahluka çevirdiniz.

        Bu ülkede erkek olmak, en ağır şartlarda çalışan işçilerin işlerinden daha ağırdır.

        Neyse yazacak çok şey var ama boş ver.
        Her kadın ve erkek kendi vicdanına sorsun bence bu soruları önce…

        Not: Yukarıda (anlam bütünlüğü sağlamak için parantez içinde ki tashihler hariç) ifadeler şahsımın değil “ebedi pişman” rumuzlu kardeşimizin aynı konuya dair 6 Temmuz 2012, 17:16 da yazdığı yorumun geniş bir özetidir.

        • Aci gercekler diyor ki:

          Haklisiniz dogru soze diyecek ladim yok .gercekler en fazla bu kadar kisa ve oz anlatilir……

      • süleyman diyor ki:

        Başka erkekler damlayıp saçma yorumlar yapmadan ben size düzgünce cevap vereyim Gürkan Bey.

        Öncelikle Allah kolaylık versin. Kesinlikle imtihanınızı ve çektiklerinizi küçümsemiyorum ve kınamadan şunları söylemek istiyorum. Yaşadıklarınızın hiç biri söylediğiniz bu şeyleri mazur göstermez. Öncelikle zina sadece tenasül uzuvla yapılan bir şey değildir. Eller, gözler vb. organlarda zina yapar. Bunun yanında zina kadar olmasa da zinaya götüren yollarda günahdır. Ne yazık ki telefonda ve sosyal ağlarda karşı cinsle yapılan konuşmalar sizin yorumunuzda gösterdiğiniz kadar masum değildir. Asıl ve çoğunlukla bunlar kişileri yavaş yavaş zina bataklığına sürükler.

        Gelelim çektiğiniz sıkıntılar ve dertlere. Eğer abartmıyorsanız ve efkarlı bir zamanınızda bunları yazmamış iseniz zaten Sema hanımın yazısında “boşanma” gibi bir yol gösterilmiş. Boşanıp tekrar evlenebilirsiniz yalnız daha önce “Niyetinizi” düzeltmelisiniz ki yeni evliliğiniz eskisi gibi olmasın(Biliyorum denildiği gibi kolay değil ama halis bir niyetle yaparsanız Allah yardımcınız olur İnşAllah)

        Son olarak pek çok kişinin yaptığı “günahı küçük görme veya helal görme hatasını”yapmayın. İnsan zayıftır, günah işeyebilir ama her zaman ve her zaman haramı haram bilmelidir. Pek çoğumuz çeşitli günahlar işlemiş olabiliriz ama yapacağımız en büyük gafillik tevbe etmeyip günahımızı helal ve HAKLI görmemiz olur.

      • ... diyor ki:

        Sayın Gürkan Bey,

        1. enektot nedir?
        2. sen yıllarını harca fizik temin et buyut yetistir burada ne anlatmak istediniz?

        Kadın ve erkekten arkadaş olmaz ister sanal ortamda ister gerçek hayatta. Bu tür başlangıçların nasıl sonuçlanacağı bellidir. Dertleşmek için erkek kişilerle de görüşebilirsiniz. Allah zina yapmayın emrinden önce zinaya yaklaşmayın emriyle bizi ikaz etmiş. Nasıl bir kadının özellikle evli olduğunda tanımadığı erkekle telefonda ve sosyal medyada dertleşmesi sohbet etmesi hoş karşılanmıyorsa aynı durum erkek içinde geçerlidir. Namusu iffeti sadece kadından beklemek yanlış. Maalesef günümüzde yaptığımız yanlışlara kılıf uydurma derdindeyiz.

        Özellikle evlendikten sonra evliliklerin sağlıklı yürüyebilmesi için telefon ve sosyal medya hesaplarından uzak durulması gerektiğine inanıyorum.

      • Empati diyor ki:

        Gürkan Bey, empati nedir bilir misin? Ben söyleyeyim, özetle şu demek. Kendini karşıdaki kişinin yerine koyarak, Onun hislerini anlamaya çalışmak. Şimdi sen şöyle bir empati yap. Adamın biri senin karınla veya kızınla veya kız kardeşinle gizlice yazılıyor, telefonlaşıyor, görüşüyor. Aralarında hiç bir cinsel bir olay olmasa bile sen bu görüşmeyi yakaladığında, masumane bir görüşme işte, eğlencesine konuşmuşlar mı dersin. Yoksa kan beynine fırlar mı? Bu olayı kolayca affeder misin yoksa hergün şerefsiz işte diyip sayıklar mısın?
        Kendini bu basit aldatmanın travmasından kolayca kurtarabilir misin? Birde şöyle bir hadis var: Bir erkekle bir bayan aynı ortamda tek kaldığında üçüncüsü şeytandır. Yani fitneye sebebiyet vermeyin. Sizin kaçamak yazışmalarınız yüzünden karşıdaki bayanın yuvası dağılırsa, çocukları anadan babadan ayrı düşerlerse bu sizin vicdanınızı hiç mi sızlatmayacak? Bazen bir hata, sonuçları büyük zararlara sebebiyet verir. Empati yapın ve vicdanınızın sesini dinleyin. Selametle.

      • duck diyor ki:

        gürkan sen ve senin gibiler bu olaylar ve çarpık ilişkiyi savunduğu tatdirde bu böyle olaylar hız kesmeden yoluna devam eder…

        Kilis’in Musabeyli ilçesine bağlı Çınaraltı köyünde Aynur Çelik isimli kadın, önce eşini ve 2 çocuğunu uyku ilacı vererek uyutarak sevgilisi evli ve 3 çocuk babası Halit Yılmaz’ı evine alarak birlikte oldu.
        eşinin bir süre sonra uyanıp olayı öğrenmesiyle durumu fark etmesi sonucu, evdeki pompalı tüfeği alan Aslan Çelik, eşinin sevgilisi Halit Yılmaz’ı vurarak öldürdü. Halit Yılmaz olay yerinde yaşamını yitirirken, olay yerinden kaçan Aynur Çelik Jandarmaya sığınarak teslim oldu.

  12. gülsüm diyor ki:

    merhabalar sema hanım ben sizin sitenizi 3 ay önce keşfettim sürekli yazılarınızı okuyorum bu yazınızıda yeni okudum kaç gündür bende bu aldatılma olayını kafama çok takıyorum çünkü toplumumuzda çok büyük bozulmalar var geleceğe dair umutlarımı kaybediyorum bir tane kız evladım var onu nasıl bir gelecek bekliyor diye inanın çevremizde o kadar çok aldatmalar varki inanılmaz özelliklede kadınların aldatması dahada iğrenç birde bu tür insanlar utanmadan ortalıkta geziniyorlar artık inanın parasıyla bu işi yapanları ayıplamıyorum namuslu geçinip aldatanlar daha kötü insan artık kendinden şüphe eder oldu acaba bir gün bende kendimi böyle bir pisliğin içinde bulurmuyum diye düşünüyorum bence kadın yada erkek fark etmez karşısındaki insana saygısı ve sevgisi kalmamışsa ayrılsın sonrada ne yapacaksa yapsın

  13. Sevgin diyor ki:

    Merhaba Sema hanım yazınızı çok beğendim
    13 yıllık çok mutlu bir evliliğim vardı sorunsuz herkesin sevgimize ailemize imrendiği.hep birbirimizi mutlu ettik. 11 Yaşında bir kızımız var.eşimin işlerinin ters gitmesi sebebi Yüzünden kendi işini bırakıp büyük bir firmaya müdür olarak 3 yıl önce başladı. Bende çok iyi bir firmada blg müdürü olarak yıllardır çalışmaktayım.bir yıl önce eşim beni kendi işyerinde çalışan kendi bölge müdürü ile aldatmaya başladı yakaladım. Ilk öğrendiğimde evden gitmesini ve ayrılmak istediğimi söyledim gitti bir ay sonra geri geldi çok özür diliyerek pişman olduğunu söyleyerek affetmemi istedi Sevdiğim adama çocuğumun Babasına bir şans vermek daha istedim ve verdim herşey iyi gitmeye başladı eski günlerimizdeki gibi ama bir türlü ona güvenmiyordum kendimi cep telefonunu maillerini karıştırırken buluyordum, sonunda kadının çocuğu var

  14. derim diyor ki:

    s.a….müslüman için hakem kuran dır….herkes nasibine razı olmalı….ifet sadece cinsellik değil….eline diline gözüne kulağına ve Kalbine sahip çıkmandır….iffeti olmayanın hiç bir şeyi olmaz…erdemli toplum erdemli aileden oluşur.erdemli ailede erdemli -ifetli eşlerden oluşur…KADIR DIRDIRINDAN ERKEK UMURSAMAZLIĞINDAN VAZGEŞSE gerisi kolay derim…

  15. fatma diyor ki:

    bu sitede okuduğum hiçbir yazının altında bu kadar yorum görmedim
    şaşırdım gerçekten, sorun çok büyük çok…

  16. kaya diyor ki:

    ya bayanlar siz haklısınız birde olaya erkeğin gözünden bakın kadın çocuklarını bırakıp başka bir adama kaçıyorsa adam ne yapmasın ben bu kadınları anlamıyorum benim arkadaşımın eşi çocuklarını bırakıp evlenmeden önceki konuştuğu kişiye kaçtıbu kadın iki yavrusunu eşini bırakıp nasıl gider birde kocası dört dörtlük bir eşti aylık 2000 tl geliri var ve karısının bir dediğini iki etmeyen biriydi benim bile kadın olasım geldi böyle bir koca bulurum diye neyse şakayı bırakalım bu kadını ne yapmalı şimdi bayanlar size soruyorum arkadaşım tam 4 aydır mal gibi kimseyle konuşmuyor yemiyor içmiyor doğru düzgün

    • Er Alemdar diyor ki:

      Benim de arkadasinizin gibi basimdan bir musibet gecti. Tam bir bucuk sene bir Mal gibiydim. Kimseyle konusmadim yemedim icmedim. Ona biraz daha zaman taniyin

  17. Zeynep diyor ki:

    İşin kötüsü bunca zaman harcayıp düzelmesini beklediğiniz adam hergün daha kötüye gidip ara sıra resmi tatillerde yanıma geldiğinde en az 3 tane zührevi hastalık bulaştırdı ne dr ne ailem hiç kimse benden tarafa değil herkes erkektir yapar suçu kendinde ara vs.benimde sabır küpüm doldu daha da sabretmem.Gerekirse hepsini pırıl prıl silerim;)Helal dairesi geniş ve evlilik bir hapishane olmaktan çıkmalı aldatma hoş görülmemeli ve aldatılan kadınların boşanması teşvik edilmeli…Örnek olmak istiyorum üç coçuklu da olsam boşanıp hayırlı bir erkek bulduğumda evlenmek istiyorum.Sabır zulme sessiz kalmak olup müstehak olmayı sonuç veriyor.Eylemsiz boşanmalar ise erkeği memnun ediyor!Aldatılan kadınlar mutlaka düzgün ahiret inancı olan erkekler ile evlrnin…

    • Rüya diyor ki:

      Merhabalar o aldatılanlardan biri de benım 8 yıldır evlıyım ıkı evladım var.4 yıldır aldatılıyorum.careszılık kımsesızlık boyun eğmeye mecbur kılıyor bazen ınsan.ha sevgı varmı asla saygı varmı o zaten hepten yok oldu.:(sema hanım sizden bi ricam olucak belkı ben bişey yapamıyorum ama siz bızlerın sesi olurda yolunuz bir gün almanyaya düşerse eger evlılık hakkında ilk konunuz aldatma olsun lütfen.burdaki aldatılma konusu inanınkı daha baska :((eş aldatıyor üzerıne evıne bakmıyor üzerıne eşin aılesıde istıyorkı gelınımız bize uysun,burda dogmus büyümüş erkeklerde istıyorkı eşim hem aıleme hem bana uysun.:(burdakı aileler cok dine bağlılar ama bi çatışma söz konusu:(aileler erkek evlatlarını bıran önce evlendırıp yabancı gelın getirmek istemıyorlar dogal olarak,o erkek evlenıyor sonra evlendıgı erkek baska Kültür’de aılesı bambaşka bi Kültür’de cıkıyor.erkek bi süre sonra esını devamlı aıleye bırakmaya baslıyor aile bundan dolayı cok sevınıyor.belirli bi süre zarfında aıle gelıne baskı yapmaya baslıyo,bız tanındık bı aıleyız hepımız kapalıyız sende kapan baskısı,gelın eşinin rızasıyla kapanıyor sorun cıkmasın dıye nitekım aradan 1 sene gecer geçmez aldatılma ortaya cıkıyor bu seferde o Dindar aıleler evlatlarının yaptıklarına göz yumup gelıne katlan dıye baskı yapıyor.kocası eve gelmıyor kumar oynuyor bide üzerıne aldatıyor ve ailesı oglunu kaybetmemek için gelini maşa olarak kullanıyor.bu baskıdan dolayı kadın sıgınma evlerıne cok gelinlerimiz gıdıyor:(lütfen bu duruma dur diyin.dinimiz gösteriş dini olduguna inanmıyorum camilerde görev alan cogu aıle bu durumda.evlatlarına gelınce dinden uzaktalar gelınlerıne gelınce o herseyı yapmalı susup oturmalı diye din dersi veriliyor.ben buna katlanamıyorum artık.lütfen sizler gıbı saygın insanlar burdakı gelınlerın sesi olun ve bu konuda seminerler yaparsınız inşallah.semınerınıze her gelen bı bayan bi pay cıkarsa yeter bizler için.inşallah yazdıgımı okuyan birileri olur.bu konu hakkında bizler sesımızı kaçarak çıkarabiliyoruz ya bızım hakkımıza gırenlere kım vesıle olupda sesını cıkarıcak

  18. Zeynep diyor ki:

    Evli ve aldatılmış bir kadın olarak ben kocama asla hak vermiyorum hepimizin bildiği kocasını reddeten kadına meleklerin lanet etme durumunu bildiğim için asla hayır demedim.Bakımsız hiç olmadım çok şükür genel anlamda kendimi salmadım.Güler yüzlü ve sıcak bir insanım.Görücü usulu ile evlendim,ama hayalime bile başkasını sokmamaya özen gösterdim çok ihmal edildim yanlız bırakıldım eşimin saçma sapan işleri vardı imtihan da oldum.Bekar bir erkek eşimin arkadaşı aşık oldu bana kapımda bekledi kocam zulmederken:(onu cevapsız bıraktım telefon açtı konuşmasına fırsat bile vermeden dua nasihat vs.bertaraf ettim eşime söyledim ailesi ile konuşup evlendirdik onu.Eşim bunların üErine bayanlarla gezilere gitmeye başladı ve iş arkadaşları olduktan sonra benimle ilgisi kalmadı bana sürekli hakaret ediyor konuşur soru sorarsam şiddet uyguluyor.Sormazsam asla dokunmuyor.Boşanmak istemiyor.Çünki zaten evde zaman geçirmiyor gerektiği gibi nafakamızı da temin etmemeye başladı.Ben Allah şahit fiziksel ve ruhsal olarak evliliğe çok ihtiyaç duyuyorum ama nefis ile mücadele bizim işimiz diyorum:)Bence kadınların erkeğe olan ihtiyacı asla bir erkeğin kadın ihtiyacından az değil neler çektiğimi ben biliyorum ama bilhassa bazı Türk erkekleri çok şımarık ve aşırı teşvik ediliyorlar bu konuya toplum adeta ortam hazırlıyor.O tarz herkezi göz yumanları evli erkekle birlikte olan kadınları Allah’a (c.c.)havale ettim iki cihanda hem kocam gibiler hemde kız arkadaşları rezil rüsvay olsun! Ahirette iki elim yakalarında dicem ama şeytan görsün yüzlerini HasbünallahVeni-melVekil!!!

    • .:. diyor ki:

      sizin pencerenizden anlattiklariniza göre kocanızın yaptıkları onaylanacak gibi degil.. Bu tür davranışlar erkek ve kadın için aynı şekilde geçerlidir. Kim kabul edebilir ki?

      “Bekar bir erkek eşimin arkadaşı aşık oldu bana kapımda bekledi kocam zulmederken:( …….”

      Eşinizin bekar arkadaşının size aşık olma durumunu kafamda canlandırıp uygun bir yere koyamadım..

      – Kocanızın arkadaşı olan bekar bir erkek size nasıl aşık olmuş olabilir? izah edebilecekmisiniz?
      – Kocanızın haberi var mı?
      – Veyahut da, bunu kocanız biliyor ve size söylememiş ise..
      – Anlaşılan o ki çok eksik anlatmışsınız..

      “O tarz herkezi göz yumanları evli erkekle birlikte olan kadınları Allah’a (c.c.)havale ettim iki cihanda hem kocam gibiler hemde kız arkadaşları rezil rüsvay olsun! Ahirette iki elim yakalarında dicem ama şeytan görsün yüzlerini ”

      Yazdıklarınızı okuyunca anlamaya çalıştım.

      “HasbünallahVeni-melVekil!!!”

      bence de “Hasbunallahu ve ni’mel vekil ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr”

      Batı yaşam tarzi her geçen zaman içerisinde daha fazla bizlerin kültürüne, inaçlarına ve yaşam tarzına daha fazla müdahil oluyor. Bu fırsatı verenler zaten bizleriz. Siyasiler de hiç mi hiç boş durmuyorlar.

      Kadının sokakta daha fazla vakit geçirmesi, çalışması , mecbur kalması veya zorlanması, eşitlik adına bu fırsatların eşitliği bozan nitelikte onlara verilmesi, Bu anlattıklarınızın başlıca sebebleridir. İster buna kendi açınızdan bakın, İster kocanızın açısından, İster kocanızın birlikte olduğu kadın açısından veya size aşık olma fırsatı ona verilmiş olan diğer bekar adam açısından.

      Bir sonraki yazınız da devamı gibi olmuş, belki kızılacak ama ben yine de genelleme yaparak yazayım, fırsat elinize geçince intikam alma durumuna gelebilirsiniz. Bir önceki sayın aile bakanın ve o zamanki ekibinin (bakanlık değişince minimize oldu çok açık farkediliyor, ama batıdan ithal edilen yasalar ortada.) yaptıkları ve sonuçları ortada.

      Her şey daha fazla ve daha kötüye gidiyor. Bu durum batının, (BM, ABD, AB, Almanya, İngiltere, Hollanda, Fransa …..) istediğidir. AİLE KURUMUNUN YIKILMASI. Günümüzde yaşanılan bütün toplumsal olayların ana sebebi budur. HEDEF AİLEDİR.

      Ben sorumlu birisi olsaydım eger. İş hayatından başlayarak, (Mecburi olmadıkça), Evini geçindirmek zorunda olan Aile reisleri babalar ve erkekler birinci önceliğim olurdu.

      Bu konularda verebileceğim oldukça fazla örnek var. Günümüzde eşitlik adı altında yapılan batıdan ithal bir çok uygulamanın sonuçları hem kısa zamanda, hem de fazlasıyla uzun zaman diliminde yıkımı çok fazla oluyor ve olacaktır. Bunu zaten yaşıyoruz bunu çevremizden başlayarak rahatlıkla gözlemleyebiliriz. Dönüp dolaşıp geldiği nokta AİLE dir.

      Yukarıdaki Makaledeki yazılar sizin yazdıklarınızı net ve detay şekilde özetlemiş.

      Elimize Ayna Almamız gerekir..

      • .:. diyor ki:

        “Eşinizin bekar arkadaşının size aşık olma durumunu kafamda canlandırıp uygun bir yere koyamadım..”

        Açıkça söylemek gerekirse kafamda canlandırıp bir kaç farklı durumu, gerilerde uygun bir yere koydum,

        fakat buraya (bu yetenegim olmasına ragmen) ben yazamadım….

        Erkekler veya Kadınlar islamın, güzel dinimizin hükümlerini uygulamaya gayret gösterelim ve uygulayalım,

        Orada hiç kimseye kötü bir örnek yoktur. Mükemmel dir.

  19. Zeynep diyor ki:

    Merhaba,bende yorumları okurken daraldım.Şok oldum dindar bir çok insan aldatmayı ne kadar da normal görüyor.

  20. gurkan diyor ki:

    Bir adam kadina hoslandigini soykeyerek belli eder telefonlareder de kadin konusursa tepkisini belli etmez daga cok cesaret verecek sekilde alttan alirsa bunu da gecistirmeye calistim herkese karsi tavri oyleydi bize amirlik yapmiyordu abim gibi gordum seklinde savunursa ….. bu kadin ne yapmistir anlmaya calisiyorum

  21. gdr diyor ki:

    bir şeyin nedenini bilmek onu anlayıp,(gerekiyorsa) sorunu çözmek demektir.

    Bu hafta AÖF sınavlarım olduğundan dolayı İstanbul Üniversitesinde 2 defa sınava girdim. Sınav esnasında öğrencilere eşlik edecek olan bayan memurelerin/öğretmenlerin kıyafetlerini görünce kendimden hem utandım hemde sinirlendim.Karşısında tanımadığı onlarca insana hiç bir ar,haya olmaksızın (üstelik ağzında sakızda vardı) vücudunun en mahrem bölgelerini teşhir edecek,üstelik bunuda sırıtarak yapabilecek kadar kontrolünü kaybetmiş olan kimselerin günbegün çoğalması demek = aldatmaların çoğalması demektir,kanaatimce.

    Aldatma meselesinin 1.dereceden sorumlusu kadınlar olduğu gibi,çözüm adreside 1. elden kadınlardır.Hiç öyle boşu boşuna ”falanca ayetde ilkönce erkekler uyarılmıştır.Sorumluluk erkektedir” falan denmesin.Erkeklere kalırsa bu iş,bugünleri bile arayacağımızdan (!) şüpheniz olmasın.

    Hakikaten merak ediyorum,böyle insanların(dekolte giyinenler) geceleri yastığa başını koymadan önce ”ben bugün ne halt ettim” dedikleri bir 5 dk’ları dahi yok mudur?

  22. Yusuf diyor ki:

    Kim ne derse desin en buyuk sorun iman zayıflığı, Allah tan korkan aldatmaz, dının hükümlerine riayet eden perişan olmaz, aldatan ancak kendini aldatır !

  23. hamiyet diyor ki:

    yine nefsi konuşmalar.efendimize bir sahabe hanımgelir ve kocasının kendisini aldattığını söyler,kocası da itiraf edince efndimiz kadını boşamasını ve evini hanıma bırakmasını söyler.erkek de söyleneni yapar.evsiz barksız uzun zaman yaşar ve sürekli efndimize gelip benim için allahtan af dile ya rasulallah diye yalvarır…gerisini siz araştırıp öğrenin..

  24. hasret diyor ki:

    sema hanım çok güzel ifade etmişsiniz..emiğinize sağlık..
    malesef günümüzde artık kadın /erkek ayrımı kalmadı her iki tarfta yapmaya başladı..yaa bu aldatan insanlar eşinin yüzüne bakarken ,yalan söylerken içi hiç mi acımaz?vicdanı hiç mi sızlamaz ?.yalan zaten başlı başına kandırmaca ve en büyük aldatmacadır zaten…

    bence bir kadın eşini aldatığı zaman sebep sadece eşinin onu sevgisiz ve ilgisiz bırakmasıdır.eğer bir kadın evliliğinde duygusal olarak aç bırakılmışsa o kadın aldatabilir..
    Emine Şenlikoğlu ile yüz yüze aile hakkında bir sohbetimiz olmuştu.kendisi ceza evindeyken oradaki bir kadın ona anlattığı bir olayı da bizimle paylaşmıştı..
    evli bir kadın varmış ve bu kadının kocası hiç güzel söz söylemez ve ilgi göstermezmiş.kadın” seni seviyorum” kalimesine hasret kalmış.bunlara duyamayan ve isteyen kadının peşine komşusu olan adamın biri takılmış.bir iki bir iki aklını çelmiş.ve bir gün kadının karşısına çıkan komşusu seni seviyorum demiş.tamda kadının hasret olduğu duymak istediği kelime… kadın bunu duyunca ayağı ve nefsi bu komşu adama kaymış.kocası hiç söylememişti ve kadın olduğunu bir anda his etti ve nefsinin hoşu gitti..malesef aldatma olmuş..ama kadının hapiste olmasının sebebi de bu komşusu olan adammış.yani hem dünyası hem de ahireti gitmiş ve çokkk pişman olmuş ama iş işten çoook tan geçmiş…

    erkeğin aldatması daha farklı bence.yani cinsel açlık çeken erkek hariç..
    genelde mutlu erkekler aldatıyor bence ve çevremde mutlu olduğu halde bir heves macera yaşamak için aldatan erkekler duyup görüyorum.mutsuz adamın aklı devamlı karısında gene ne hır çıkaracak ta geçinsem derdinde.yani etrafına alıcı gözüyle bakmaya fırsatı yok çünkü aklı yeterince dolu.
    ama mutlu erkek boştur ve bu boşluğu doldurmak hiçte zor değil..okadar iffetsiz kadınlar var ki evli bekar demeden uygunsuz teklifler yapabiliyorlar..devir değişti artık kadınlar teklif ediyor telefonlarda arayıp taciz ediyor ve erkeğe yılışıp zorla elde etmeye çalışıyor..ee nefis ve şeytanın işine geliyor..nediyelim Allah iffetini korumaya çalışan mümin erkeklerin yardımcısı olsun …işleri çok zor haramdan korunmak onlar için çok zorr…

  25. Hasan Ertaş diyor ki:

    Sema Hanım;Çok güzel ve yalın özetlemişsiniz.Takdir ve Tebriklerimi gönderiyorum.Yalnız yorumlar baymış biraz.Böyle Netameli konulara yorum kotası koysanız…

    • seymen diyor ki:

      Yorum kotası değilde karakter kotası mantıklı olabilir.

      • Hasan Ertaş diyor ki:

        Ne demek istediğnizi anlayamadım Seymen Bey.Yorum hakkı abartılıyor,yorumlar kişiselleşmeye başlıyor ve işin tadı kaçıyor diyorum özetle.
        ”Karakter kotası”yorumcuların en azından bir bölümünü ”karakter zaafiyeti”ile itham etmek anlamına gelir ki haddi aşan bir ifade gibi geliyor bana.
        Herkes biraz daha özenli olsa Muhabetin ”Dem”i kaçmaz,daha hoş olur.

        • seymen diyor ki:

          Yazı karakteri kardeşim, harf sayısı kısıtlaması, amma da süizanlıymışsın. Hoş geldin ama biraz daha hoşgörü ve anlayış lütfen.

          • Hasan Ertaş diyor ki:

            Tamam kardeşim anladık.Ne vuruyosun.Geçmeyiz bidaha sokağınızdan :)
            Yazı karakteri ha.Vallahi mahcup oldum şimdi.
            Haklısın galiba fazla kasmışım. :)

          • seymen diyor ki:

            Canın sağolsun, bizim sokak önemli değil, ama bu mahalle de hayat var, takıl buraya hayatını (mutlu) yaşa. :)

  26. Hasan Ertaş diyor ki:

    Aman Allahım!Bu ne ya!..Yarıdan sonra yorulup bıraktım.2 saattir sadr’a şifa birşey okurmuyum diye vakit harcıyorum.Boş muhabbetler…1-2-3 Tıp!..Susun artık.Kafam şişti!Cık cık cık:)

  27. hamdi diyor ki:

    kerkese merhabalar;

    bu konu ile ilgili olarak: erkek görselliğe önem verir ve görselliği ön planda olanı ister oraya buraya bakar…

    kadın daha duygusaldır, duygulara önem verir ve tatlı söze önem verir ve buna kanır eşinden duymazsa başka bir sinsinin tuzağına düşer,

    muhabbetin en önemli yolu erkekte görsellik, kadında ise tatlı söz, sevme hissiyatı ve değerli aidiyetinin erkek tarafından üzerine basa basa belirtilmesi ve güzel kendisiyle ilgili güzel söz duymasını ister bekler…

    yeryüzündeki kadınlarda erkeklerde de aynı şey var biri diğerinden farklı değil. farklı kılan kadını ve erkeği birbirine değerli kılan; erkek için görsellik ve kadın için güzel sözdür. eşler birbirlerine bunları esirgemediği müddetçe en mükemmel aile ve eş olunur. bunları birbirinden esirgeyen eşlerin dostu şeytandır. yada türevleridir.

    haydı hep beraber bu durumu düzeltelim ve birbirimizden bu iki önemli şeyi esirgemeyelim.. var mı başka görüşü olan belirtsin lütfen. selamlar

    • osman diyor ki:

      evet haklısın. bayan bayanlığını bilecek erkek erkekliğini. her iki tarafta doğru kaynaktan birbirinin ihtiyacını öğrenecek ve bu ihtiyaçları karşilicak. bu kadar basit aslında mutlu olmak.

      allah mutlu olanlardan eylesın

    • DİLİ YOK KALBİMİN diyor ki:

      hakkatende ya siz öyle deyince aklıma bir atasözü geldi .şöyleydi yamulmuyorsam.kadının güzelliği belinde erkeğin güzelliği dilindedir diye.bi de şu geldi fikriyatıma .güzellik ondur dokuzu dondur diye.bu Azerbaycan atasözüymüş.don derken elbiseyi kastettiğini söylemem gereksiz herhalde.

  28. esra diyor ki:

    sema hanım gayet isabetli bir yazı yazmış ama biz yine her konuda olduğu gibi bu konuda da saptırmayı başarmışız bakıyorum konuyu.bugüne kadar kadınlar aleyhine yazılar hoşuna gidiyordu erkek arkadaşların.olayın bir de diğer tarafına değinince sema hanım hemen aldatmada kadının rolüne dikkat çekmiş arkadaşlar.hepinizin dikkatini şuraya çekmek istiyorum.bizim hayatımızı islam yönlendiriyor.hayatımızı islama göre düzenliyoruz.yani kadın kocasına yüz vermiş vermemiş bunun bi kıymeti harbiyesi yoktur.sema hanımın da yazdığı gibi hesabını verecektir.kadının görevleri konusunu tabiki kabul ediyorum.bu konuda sema hanıma sonuna kadar katılıyorum.karısı yüz vermemiş dışarıdaki görüntülerden tahrik olmuş falan filan.bunların hepsi boş.bekar olanlar ne yapsın o zaman.sen karına karşı mı Allaha karşı mı sorumlusun.aynı şey kadınlar için de geçerli.kadın veye erkek yaşadığı hayattan memnun değilse ilgisizlikten şikayetçiyse boşanacak.haram yola sapmayacak.bu Allahın kesin emridir.yani haram yola sapmamak.tabi 2.kadın ya da adamla evlendğinde herşey çok mu güzel olur onu da Allah bilir.

  29. ÖZGÜR DANIŞ diyor ki:

    YUSUF İFFETLİYKEN ZELİHA AFAD OLSA NE YAZAR…..

  30. mehmet yetim diyor ki:

    Sema Hanım,yazınız mükemmel.ister kadın olsun ister erkek farketmez.Allah’a ve ahiret gününe inanan insanların yapması gereken sanal veya gerçek alemde “av peşindeyken”harcadığı zamanı ve enerjiyi kendi eşi için harcamasıdır.Şeytan,nefsi emmare ve şeytanlaşmış insanlar kişinin bu gayreti eşi için göstermesini engellerken,mayınlı alanlarda dolaşmasını teşvik etmektedir.Şu anda yaşanan ve tartışılan ALDATMA OLAYLARININ sonuç olduğunu düşünüyorum.Bu olayların ana sebebi özellikle son 2o yıldır inanan insanların sosyalleşme bahanesi ile MAHREMİYET DUGUSUNU kaybetmesidir.Kendi ayakları üzerinde dura iddiası ile hangi şartlarda olurs olsun mutlaka çalışmalıyım diye düşünen müslüman kadınların yoğun saldırılar altında mahremiyet duygusunu koruması kolay değildir.Niye kadınların mahremiyet duygusunu ön plana çıkarıyorsunuz ? erkekler için aynı şey mevzubahis değil mi ?diye sorulabilir.Erkeğin bozulmasının sonuçları ile kadının bozulmasının sonuçları aynı değildir.Ülkemizde erkekler genel olarak eskiden de aldatma faaliyetleri içinde oluyorlardı fakat kadınlar iffetleri ile aileyi ve toplumu ayakta tutuyorlardı.Günüzüde arkekler yine aynı.eskiden biraz mahcup ve vicdan azabı duyarak günah işlerlerdi.Dünün mahcup günahkarları bugünün mağrur günahkarları oldular ve yaptıklarıyla övünmeye başladılar.Yeni olan ise kadının aldatmasıdır.Ayakları üstünde duran,erkeğe parasal olarak muhtaç olmayan,kendini kocasına ezdirmeyen kadın (!) aldatmaya başladı.Esas yıkım budur.

  31. selim diyor ki:

    ::)) hiççç sadece okudum.. Büyük keyif aldım.. Bunların konuşulması bile bence büyük başarı.. Ben bu akşam erken yatmıştım, sabah eşim gece bir proğram izlediğini gece 1,5 ta bitiğini, konuğun kapalı bir bayan olduğunu, katılımcıların ve medatörün kadını bir tek vurmadığı kaldığını, ama sonunda istem dışı, farkında bile olmadan kadını onayladıklarını söyledi.. Konuk hanımın kim olduğunu sordum, adı sibel miş falan dedi.. Sibel üresin mi? evet.. Durakladı aslında haksızda değil dedi. Sen ne yaparsın dedi, bende sana bağlı bütün ipler sende dedim. Sema hanımın yazılarında okumuşun dur dedim..Sema hanımın bütün yazılarını ve kitaplarını ailemle ve ulaşabildiğim hanımlarla tanıştırdım.. hayatımın akışı bir nebze değişti. Ben ahiret için gayret gösteren biriyim.. Çok zorluklarla karşılaştım..Dünyalık her imkana sahib biriyim.. Allah’ın c.c emirleri ve nefis çok çarpışoyor eğer inancı ağır basan erkeklerin eşleri kendilerine düşenleri gereği gibi yerine getirmezse.. Vay benim erkek kardeşime :) O vakit erkektir suçludur…. yargısız infaz timleri hazır kıta. Şimdilerde devlet babada aldı eline bir kırbaç vur erkeğe vur.. Halimiz ne olacak Ya Raab .. Cennet çok pahalı.. Cenneti arzu eden akıllı kadınlar nerede… Yazıya ve yorumlara cevap.. Hırsızın hiç mi suçu yok?

    • gülzeynep diyor ki:

      ya kusura bakmayın ama ben yazdıklarınızdan hicbirsey anlamadım. ilginc geldi ama anlayamadım maalesef ne demek istediginizi..

  32. sefa diyor ki:

    sema hanım yazılarınız çok güzel..Önümüzdeki hafta da bu yazıyı tersten yazsanız çok güzel olur, çok seviniriz.. YA BİR HANIM KOCASINI ALDATIRSA NE OLUR? YA DA EVLİLİK ÖNCESİNDE YAŞADIĞI İLİŞKİLER? Şimdiden teşekkürler…

  33. seymen diyor ki:

    En iyisi İslam’ı hakim kılıp cariyelik müessesesini tekrar canlandırmak lazım. Bunun için gayretlerinizi bekliyoruz hanımlar. Her eve hizmetçilik yapacak bir cariye fena olmaz herhalde değil mi? :)

    • ervah diyor ki:

      Sa,
      ben bir bayan olarak cariyelik müessesine ” eveeeeeeeet ” diyorum. Mevlam bu müesseseyi bosa koymamis. Anlayana !!!

      Selametle

      • seymen diyor ki:

        Çok cesursunuz, buradaki kadınlardan biz korkuyoruz, siz hiç korkmuyorsunuz maaşallah. :)

        • gulbeyaz diyor ki:

          islamin tesvik etmedigi gibi tum uygulamalariyla kaldirmaya calistigi cariyelik/kolelik statusunun geri donmesini isteyen bu kisiler musluman!(bakiniz:asrin getirdigi tereddutler/cariyelik muessesi,)aman ya Rabbi ne efendi zihniyet!)

          • gulbeyaz diyor ki:

            bos bos konusmayinda biraz kitap okuyun Allah rizasi icin…”Mevlam bu müesseseyi bosa koymamis.”bir Allaha iftira edilmedigi kalmisti,bu cehalete aglamak istiyorum.Islamda insanlar hur DOGARLAR HUR…. sen iki yamali elbiseni yikayamiyosun,iki pisli kasigini sofradan kaldiramiyosun diye fantazi kurma!kitap okuma ,arastirma yetenegin olmadigini hissettigimden sana hazir internet linkini veriyorum ,afiyet olsun

            http://www.sorularlaislamiyet.com/article/12406/efendisi-cariye-ile-cinsi-munasebet-kurmak-istedigi-zaman-acaba-cariyenin-red-etme-hakki-var-miydi-efendisi-cariye-ile-evlenmek-istedigi-zaman-cariye-red-edebilir-miydi.html

          • seymen diyor ki:

            Takdir Allah (c.c.) ındır, her şey O’nun iradesiyle gerçeklerşir, şartları oluşturan O’dur. O’nın dilediği olur. O dilemeden kimse birşey dileyemez. Cariyelik kalktıysa O’nun iradesiyledir. Geri gelmesini murad ederse de sen yırtınsanda da, dövünsen de gelir. Olacak olan olur, olmayacaksa olmaz. Ama bazıları Eyvallah der ecir kazanır. Bazıları nefsini, enesini, aklını önde tutarak çarpıtma, tevil, mantık yoluyla isyanını gizlemeye çalışır.

            Her şeyi siz biliyorsunuz, biz hiç bir şey bilmiyoruz ya, o yüzden verdiğiniz linkteki bilgileri okudum. Benim söylediklerime (ki pek birşey de söylemedim) aykırı bir durum yok, alimlerimiz durumu ayrıntılarıyla açıklamışlar.

            Bugün dünya da mecburiyetlerden dolayı cariyelikten çok aşşağı statüde yaşayan milyonlarca kadın olduğunu da bilin.

      • dilruba diyor ki:

        ervah hanım siz cariye olmaya çok gönüllü olabilirsiniz ancak diğer hanımların öyle düşüneceğini pek zannetmiyorum.bir kişiyle de bu müesseseyi canlandıramazsınız malesef.

        • tarık diyor ki:

          Ya arkadaş topa girmiyorum diyorum, girmeyince de olmuyor. Hakikatı yazınca sapık oluyorum. Arada derede kaldım ama sizin bu yorumu okuyunca gülmekten de alamadım kendimi. Alamadım çünkü kadınlar acayip varlıklar. Siz bakmayın buraya yazdıklarına kadınların, kadınlar her olayda sadece kendi işlerine geleni kabul ederler. O olay dini bir mesele de olsa böyledir.

          Pratikten hiç bir değeri olmayan, konuyu açanın bile espriyile dalga geçilmesinden başa cevabı haketmediği cariyelik meselesi şimdi dorun oldu. Ben konuya girmeyeceğim de sadece burada kadınların nasıl iki yüzlü olduklarını söyleyeceğim. Hee bu iki yüzlülük şahsım adına çok da rahatsız edici değil, çünkü buarada yazan kendini çatlatsa da sonuçta çoğu kimse için tın yani.

          Neyse beni güldüren düşünceme geçeyim: Şimdi burada cariyelikle alakalı ateş püsküren hanım kardeşlerimiz, evde yatak odalarında sorun olduğu zaman ya gittikleri pskologlardan ya da artık 5 yaşındaki bebenin bile bildiği “yatak odanıza renk getirin” mottosundan hareketle ilk yaptıkları şey eşlerine “ben senin cariyenim, ne emredersen yapayım” tarzı sözler mesajlar davranışlar sergilemek, bununla yetinmeyip kapalı çarşıdan sözüm ona cariye kıyafetleri alarak eşlerine cariye taklidi yapmak. Bu kapalıçarşı bilgisi orada bu tarz kıyafetleri satan bir akrabamdan gelen kesin ve net bilgidir:) Bunda başarılı da olurlar kadınlar, Allah bozmasın da. Nişanlılar da böyle der, cariye ayaklarına takılır.

          E peki birader, evdeki sorunları erkeğin hoşuna gidecek cariye taklidi yaparak çözüyorsun da – ki akıllıca davranıp ciddi sevap da alıyorsun- biri cariye dediğinde neden hopluyorsun?

          Hanım kardeşlerime tavsiyem, bu cariye olayına girin, enişte memnun olmaz aranızdaki bağ güçlenmezise kapalıçarşıda harcadığınız tüm masraf benden, söz:)

          • seymen diyor ki:

            Siz salı’ya gelmiyor muydunuz? Burayı bazı işlerinize tercih ettiniz anlaşılan, gazanız mübarek olsun. :)

          • seymen diyor ki:

            Nerden çıktı bu cariyelik derseniz, hep dinden dem vurulunca hem kadınları test etmek ve hemde pazarlığı yüksekten başlatmak gibi bir düşünceye kapılmış olabiliriz. Tabii çok ciddiye alınacak bir şey değil ama vaize kadınların gerçek durumunu ortaya çıkarması bakımından fena olmadı.

        • hamiyet diyor ki:

          dilruba hanıma katılıyorum ayrıca cariyelik allah isterse gelir gibi bişey demiş seymen bey.haberi yok galiba allah efendimize ben seninle dinimi tamamladım buyuruyor. boş yere cariyelik geri gelir hayalleri kurmayın komik oluyor.)))

          • seymen diyor ki:

            Allame hanımefendi, cariyelik ne zaman kalktı, Veda hutbesinde mi?
            Cihad yaparsan, ölümü (şehitliği) göze alarak savaşırsan, seninle anlaşmayı, cizye vermeyi kabul etmeyen, seni yoketmek isteyen gayrimüslim olan düşmanlarını yenersen, onların ele geçirdiğin kadınları, kızları ganimettir ve onlar cariye olurlar. Ganimet dağıtılırken kimi mücahit mal alır, kimisi cariye alır. Adam cihada gidip, dönüşte bir cariye ile dönebilir. Cariye demek illa cinsel olarak kullanılan kadın demek değildir, çoğu kere de sadece hizmetçi konumundadır. Para karşılığı cariyeni başka birine satabilirsin veya hak ettiğini düşünüyorsan azad edersin ki çok sevaptır.

    • aydemir diyor ki:

      Allah razı olsun, Allah sizi cennetin en yüce makamlarına koysun inşallah.İşte nefsini değil de hakkı konuşan cennetlik bir mü2mine hanım. Büyükseniz annem bacım olarak ellerinizden hürmetle öpüyorum.Küçükseniz ilminizden ötürü derin saygımı ifade ediyorum.

  34. gulbeyaz diyor ki:

    sen gece yarilarina kadar televizyonun,internetin basinda her tur zihinsel,fiziksel tahrige acik ol..

    facebooklarda,”islami(hehehe)chat odalarinda aylak aylak vakit oldur..

    yabanci kadinlarla konusurken yiyecek gibi gozunun icine bak,avrat gibi kiril-dokul konus..

    gunaha karsi bir onlem alma,aksine tam kiyisinda yuru(evliyasin,muctehidsin,mehdisin ya,sana bi seycik olmaz)

    hafta da bir adam gibi musluman olma kabilinden ne bir sohbete ugra ne de bir muslumanlarin dertleriyle hemhal olacak istisareye..

    sonra da gelsin ahirette bizi kurtarcak(!)kutsal repligimiz”zaman kotu ben napim??”

    dunya er meydanidir,burasi calisma ,gayret yeridir.mukafat ,ucret karsi tarafta,ehli dunyanin zampa…larina ozenmeye hakkin yok senin,musluman adam!

    er olanin yigitligi arkasinda biraktigi kadin lesleri sayisinca degil,ehli namus tavirlariyla olculur.
    mahserde hesaba zaman degil ,sen cekileceksin..”pardon biz kotu zamanda geldik,bize de cehennem var miydi?”ayaklarina yatabilecek misin?

    burda “ben basit bir makineyim,kodlarimla oynanirsa kendimi kaybederim”diye aptala yatanlar tiyatroya devam etsin..biz ne anlarmisiz erkek fitratindan..bizim kocalarimiz ,babalarimiz,serefli erkeklerimiz yok ya(!?)biz mars gezegeninin kadinlar bolumunde erkek cinsi diye bise gormeden hayatimizi idame ediyoz..

    • seymen diyor ki:

      Ben yabancı kadınlarla konuşurken gözlerinin içine bakmıyorum, onlar bize sırnaştığı halde kendimizi koruyoruz elhamdülillah. Ayrıca bizden 15-20 yaş küçük bazı (sözde ) tesettürlü kızların bizi süzmelerinden de bıktık, şu kızlara biraz terbiye verin lütfen.

    • entropi diyor ki:

      afedersiniz hanım efendi özel olacak ama evlimisiniz?

      • gulbeyaz diyor ki:

        evet

        • entropi diyor ki:

          yorumlarınız hep yüksek perdeden ve aşağılama şeklinde.erkeklerden nefret ettiğniz çok bariz.kadınlara hiç toz kondurmuyorsunuz maşallah.yaşantınız da da nefsiyle bir alıp vereceği kalmamış hacı anne frekansındaysanız acırım eşinize ve çocuklarınıza.insanların mevcut mutsuzluğunun bir sebebi de sizin gibilerin tek tip insan yetiştirme özleminden kaynaklanıyor.biat ve itaat kültürüyle yetişmiş insanlardan hayatı anlama adına bir şey beklemek yanlış olur.dinamik olarak yaşanan yaşam gerçeklerinin sizin gibilerin öğrendikleri cemaat “repliklerinin” yanında ne kıymeti olabilir ki…biraz dışarıya çıkın da hayatın ta kendisiyle yüzleşin.gene de bu kadar bağnaz kalabilecekmisiniz.tuzunuz ne kadar da kuruymuş…

          • gulbeyaz diyor ki:

            gocunmak serbest..
            cemaat repliklerine gelince,kurban olayim o cemaat repliklerine..

          • tarık diyor ki:

            gulbeyaz hanım, tarz olarak çok itici, huysuz birisi ama bir iki konu dışında söyledikleri kitap ve sünnetten başka değil. Gerçi hakaret ederek neredeyse sapık ve dinsiz yaptığı benim gibilerin yorumlarında da onun söylediği şeyler var ama görmek istemiyor, kendi tarzı da rahatsız verici olduğundan doğruları perdeliyor. Ama dediğim gibi birkaç konu dışında kitabi ve sünnetten.

            entropi, gulbeyaz hanımın tarzı ne kadar rahatsız edici olursa olsun, sizin bilmediğiniz birisi hakkında, isim belirtmeden verdiğiniz cemaat tepkisi, bu ülkede onlarcasını zan altında bırakıcı şekilde. Eğer en basit konuları bile içine cemaatleri karıştırmadan tartışacak zeka seviyesinden yoksun isek, dokunduğumuz klavyenin tuşları bizden davacı olur. Bu kadar düşmeyelim.

          • Nuray diyor ki:

            Aslında biz acıyoruz sizin gibilerin eş ve çocuklarına.. Evlilikleri ayakta tutmak için acizane hizmet veren bu sitede yorum yazma zahmetinde bulunupta saf zihinleri kirletip, bulandırmayın!!
            Cevabi yorumda yazmayın, erkekler olarak azgın nefislerimizi nasıl terbiye edebilirizin hesabını yapıp başınızı iki elinizin arasına alıp düşünün sadece.
            Bütün erkekler sizin gibi düşünse bu ülkenin hali ne olurdu Mazaallah.

          • entropi diyor ki:

            ben bayanım ayrıca at gözlüğü takmış bayanlar.sizi eleştiren herkese “kesin bu da erkektir.”gözüyle baktığınız için cümlelerinizden kin ve düşmanlık damlıyor.

          • seymen diyor ki:

            Sayın entropi hanımefendi, bayan olmanız birilerini nakavt etti, biz başaramadık ama siz başardınız, tebrik ederim. :)
            Yanlız bütün cemaat mensuplarını bir tutmayın, pek gereği gibi davranamasam da bende bir cemaate mensubum elhamdülillah.
            Bu aldatma olayları bazen de şöyle gelişir maalesef.
            Bazı kadınların bitmez tükenmek bilmez istekleri olur, kadın aklı sıra cezalandırır adamı. Adam ne yapar; haramı (rüşvet, faiz, alavere, dalavere) yuvasını dağıtmamaya tercih eder. Baştan eşini memnun etmek için başlayan şey alışkanlık olur, adam harama alışır. Haram yiyen, kolay para kazanan adamda keyfine zevkine aşırı düşkün olur, gider başka kadınlara, eşi yakalayınca da ne adamın namussuzluğu kalır, ne şerefi, ne dürüstlüğü, ne de müslümanlığı; sebep olan kendisidir halbuki.

          • osman diyor ki:

            nuray hanım,

            olayı erkek ve bayan kavgasına getirdiğimizde sizce bu site bize faydalı olabilirmi? belkı bazen bende bu hale düşüyor olabilirim. bu konuda dikkat etmeliyiz.

            allahın dünyada insan verdiği en değerli nimetin hayırlı eş. ama biz kavga etmeyi seçiyoruz. sanırım yanlış yerde duruyoruz.

            allah doğru yerde durmayı nasıl etsin hepimize

        • ebedi pişman diyor ki:

          yorumlarınız çok seviyesiz.bi de ilim ağzıyla laf ebeliği yapmaya çalışıyorsunuz.nefret edilen dindar bayan profili…burda bir şeylere çözüm bulmak yerine ukalalık yapıyorsunuz farkındamısınız acaba.

          • Nuray diyor ki:

            Hiç de üstüme alınmıyorum. En edebi cümlelerle döktürseniz de düşünce yapınız ve savunduğunuz fikirler belli ebedi pişman. Yazdıklarınızla hiç bir şey ifade etmiyorsunuz benim ve benim gibi düşünenler için

          • seymen diyor ki:

            Buradaki hanımların hepsi saygıdeğerdir, öyle olmasalardı burada olmazlardı zaten.
            Bazen bizde kendilerini kızdırabilecek laflar ediyoruz ama bunları iyi niyetle dost acı söyler babından yapıyoruz. Düşüncelerimizi usulunce söylemeye çalışmamız lazım.

    • hamiyet diyor ki:

      ağzınıza sağlık gülbeyaz hanım allah razı olsun

    • adem diyor ki:

      Erkeklere nasihat verme işini iyi biliyorsunuz. Kadın olarak kadınlara söyleyeceğiniz yok mu? Ben şahsen fakülte kız dolu olduğu halde 1 yıldır birini dahi tanımıyorum. kızlar yanıma gelip konuşmak istediklerinde yüzlerine bakmadan konuştum.o konuşmalar da nezaket icabı sordukları sorulara cevap mahiyetinde. ve hiçbir zaman muhabbeti artıracak sırnaşacak şekilde olmadan. asla el sıkışmadım. beni yanına çekmek isteyenlere yüzlerine bakmadan bir iki boş, duygusuz, kısa cümle ile olumsuz cevap verdim. ne okul koridorlarında ne merdivenlerde ne kantinde ne de yolda doğru düzgün yürüyebiliyorum etrafımda her an bir yerlerden çıkan gayri ahlaki giyinmiş hemcinsleriniz yüzünden. haşa ben nefsimi temize çıkarmıyorum o bana hep kötülükleri emreder. ben az da olsa korunmamı belki ana baba duasına bağlıyorum. bir de içinde bulunduğum cemaat sağ olsun her gün birlikte okuduğumuz tesbihatlara bağlıyorum. yoksa her gün bir yerden beslenmesem bir gün mutlaka ayağım kayar ve günahlara yenik düşerim. zaten bu tür cemaatler olmasa bir çok öğrenci bozulur.

  35. osman diyor ki:

    sema hanımın yazılarından, bakış açısını tahmin ettiğim kadar, zina olayında bayanından sorumluluk sahibi olduğunu düşündüğüni tahmin ediyorum. bu yazısında ya saliha bir bayanın aldatılmasından bahsedilmiş yada erkeği ve bayanı zinaya götüren sebepleride yazsa çok uzun bir yazı olacağından çekinmiş olacağını düşünüyorum.allahın dunyada yarattığı hersey sebepler dahılınde olduğunu bildiğine inanıyorum. bu sebeplerde bir taneside bayanın hiç hatası olmadan,erkeğin nefsine yenik düşüp aldatması da vardır. bu konuyu işlediğini düşündüğümden yüzde yüz katılıyorum.

    aldatmak büyük bir günahtır. erkek bunun cezasını çekecektir. ama bayanda hakkı ile eşlik yapmadı ise erkekte bundan dolayı aldatmaya yönelmiş ise bayanda bunun karşılığında günahını çekecektır. zaten erkek içinde bayan içinde ceza bu dünyada genel itibarla başlıyor.

    erkek aldatmak yerıne boşanmayı tercih etmelidir. bu da zor bir karardır ama aldatmak daha büyük bir yanliştir.

    sema hanımdan erkeği ve bayanı zinaya iten sebepleri konu alan bir yazı yazmasının konuyu tamamlayacağını düşünüyorum.

    • yekta diyor ki:

      öncelikle osman beye sesleniyorum boşanmak kelimesini ne kadar kolay ağzınıza alıyorsunuz Allhü tealanın yer yüzünde ensevmediği helal olduğunu biliyorsunuzdur inşallah ne kadar kolay erkek aldatsın helali Müslüman hanım akşama kadar onun yollarını gözlesin ben bir buçuk senedir evli bir bayanım karnımda beş aylık bebeğim var biz bu bebek için çok emek harcadık eşim olacak beyefendi hayatına başkasını aldı ben bunu bilerek sabretmeye çalışıyorum ama o bana her gün babanın evine ne zaman gideceksin sana onlar baksın diyo yazıkki doğuma kadar bile sabrı yok benimse içim yanıyor daha dğomadan yavrum babasız kalacak diye ben onu ehli sünnet inancını taşıyor diye tercih etmiştim ağlamaktan dua etmekten başka elimden bir şey gelmiyor madem böyle bir pislik yapacaktı benim hayatımla niye oynadı benim tertemiz dualarım vardı rabbime ümitle bekliyordum iki cihanımı abad edecek insanı şimdi isyanın eşiğindeyim inancım olmasa çoktan başka bir yol seçmiştim kendime SADECE GÖNLÜMÜ BİR TEK KELİME TESELLİ EDİYOR BENİM İMTİHANIMDA BÖYLEYMİŞ

  36. AYsun psikoloji öğrencisi diyor ki:

    ERKEK KARDEŞLER TAMAM ALLAH ERKEĞİN FITRATINI KADINDAN FARKLI YARATTI:) ANLADIK.Kİ ANLATMANIZA GEREK YOK GÖRÜNEN KÖY KLAVUZ İSTEMEZ.PSİKOLOJİ DE ERKEĞİN GÖRSEL YETİLERİNİN, ARZULARININ KADINA GÖRE FAZLA OLDUĞU BİLİMSEL BİR VERİ OLARAK KAYDEDİLMİŞTİR ZATEN.AMA BEN NURAY KARDEŞİME ÇOK KATILIYORUM ELHAMDULİLLAH BEN EVLİLİKTEN SOĞUMADIM AMA SÜREKLİ BU KONUDA BİZ ERKEKLER DİYE BAŞLAYIP OLAYI HEP BU CİVARLARDA DOLAŞTIRMANIZ DOĞRU DEĞİL KANIMCA. BİR MÜSLÜMANIN GÜNDEMİNİN DE BU KADAR YER ALMAMALI BENCE.

    DİNİNİ YAŞAMA NOKTASINDA HASSAS OLAN ERKEK KARDEŞLER İÇİN BU NOKTADA EN BÜYÜK İTİCİ GÜÇ GENE “GÖRSEL” MEYDADIR. SADECE İĞRENÇ REKLAMLAR, İĞRENÇ CİNSEL SİTELER DEĞİL, MASUMANE GİBİ GÖRÜNEN FLİMLER,DİZİLER, PROGRAMLAR BUNU BEYİNLERİMİZE KODLUYOR.

    BİZ BUNLARA ALIŞTIRILIYORUZ!!! HAYATA DAİR DÜŞÜNMEK,ARAŞTIRMAK, OKUMAK BUNLAR HAYATIMIZDA NEREDEYSE YOK!!! VARLIK SANCISI MI!! OHOOO MİRAS KALDI YA İSLAM BİZE BABAMIZDAN TAMAM İŞTE BUYMUŞ(!) DİYEREK GEÇİŞTİRMELER. HORMANAL İSTEKLERİNE ESİR OLUP HAYATA SADECE BU PENCEREDEN BAKMAK VERİLEN DUYGULARA İHANET DEĞİL DE NEDİR!.. KADINLAR EŞLERİNİ MUTLU ETMENİN YOLLARINI ARAŞTIRACAK ADETA EŞİNİ KEŞFE ÇIKACAK,FITRAT KEŞFİNE!, ERKEKLERDE ÖYLE… VERİLMİŞ DUYGULARA İHANET DEĞİL SADAKAT NASIL GÖSTERİLİR İYİ BİLİNECEK. BUNLARI EN BAŞTA KENDİ NEFSİME SÖYLÜYORUM.

    ZİNANIN BU KADAR NORMAL BİRŞEYMİŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ FELAKET BİR DURUM. HELE Kİ BİZİM ÇOCUKLARIMIZ..ELLERİNİ YIKADIĞIMIZ GİBİ, HER AN ÇOCUKLARIMIZIN YÜREKLERİNİ YIKAMALIYIZ!…YOKSA FELAKET ARTARAK DEVAM EDECEK!..SİTEDE DAHA ÖNCE YAZMIŞTIM DİYE ANIMSIYORUM. SÖZLERİME BİR SÖZÜMLE SON VERMEK İSTİYORUM;
    BELİNİ AHİRETİNDEN DAHA ÇOK DÜŞÜNENLER AHİRETTE BELİNİ DOĞRULTAMAZ!..

    • Aydemir diyor ki:

      Olmadı değerli psikoloji öğrencimiz.Güzel bilimsel yaklaşımda bulundunuz ama sonunu tam da kadınsı ve de subjektif bir şekilde bitirdiniz…

      • tarık diyor ki:

        aydemir kardeş, bişey dememiş, doğru söylemiş. “BELİNİ AHİRETİNDEN DAHA ÇOK DÜŞÜNENLER AHİRETTE BELİNİ DOĞRULTAMAZ!..” Bu söz gerçekten güzel ve doğru neresi yanlış ve subjektif…?

        Heee, eğer Aysun hanımın sözündeki bel kavramı, ilgili ayete telmih ve erkeklerin spermlerinin belden geldiğine atıfla erkekleri kasdetmek ise – ki psikoloji okuyan bir insanın zekasına bunu yakıştıramam- o zaman haklısnız.
        Yok eğer buradaki bel kadın erkek ayırtetmeksizin zinanın kötülüğünden bahsedityorsa o zaman sözümüzün olmamamsı lazım. Zaten sözdeki bel daha çok zinanın geçici zevkine işarettir ki bugün kadınların cinsellikten erkeklere göre biyolojik aıdan çok daha haz aldıkları bilimsel gerçek olarak önümüzde duruyor.

        Aşağıdaki yorumlarda da belirttim; erkek aldatmayı bir kadınla yapar. Dolayısıyla erkeğe veya kadına değil zinaya düşmanlık yapalım.

        • AYsun psikoloji öğrencisi diyor ki:

          BU SÖZÜ KİME SÖYLEDİM? Kİ ÇOK YÜREKTEN ÇIKMIŞ BİR SÖZ. SADECE ERKEĞİ Mİ? HAYIR,SADECE KADINA MI? HAYIR, İNSANA…

          NİYE HER İSMİ KIZ, KADIN İSMİ OLANLARA FEMİNİSTDİR GÖZLÜYLE BAKIYORSUNUZ ANLAMADIM.

          BEL LAFINI KULLANDIM, “ELİNE, BELİNE, DİLİNE SAHİP OL GİBİ.. ANLAŞILDI UMARIM?

          • Aydemir diyor ki:

            Başlangıçta “ERKEK KARDEŞLER” diye başlayınca sonunun da aynı kesime hitap ettiğini düşünmüştüm.Konu anlaşılmıştır, her hangi bir cinse değil de tüm insanlara hitap ettiği anlaşılıyor. Haram herkese haram, helal herkese helaldır.

    • zuhal diyor ki:

      Hadiste var ‘eline beline ve diline hakim olana ben cennet için kefilim ‘demiş Hz Muhammed(s.a.v)

    • necmettin selim diyor ki:

      Hanımları anlamak gerçekten çok zor.Ne olur eşlerinizi sonuna kadar ruhen ,bedenen özellikle özür diliyorum cinsi yönden doyursanız.biryerinizmi eksilir.bunun neticesi size ne zarar verir.müslüman bir erkeğin ruhu ve bedeni doyduktan sonra inanıyorumki aldatan erkeğin sayısı % 10 u bulmaz.erkek zina yapmıyor, kadın kadınlığını silah gibi kullanıyor,diliyle erkeğini yılan gibi sokuyor,erkeğine dayılanıyor.sonra kocam beni sevmiyor,kocam beni aldatıyor.yok hanımlar biraz sorunları kendinizde arayın.Yukarıdaki olumlu şeyleri yapın bu dünyadada öbür dünyadada huzur bulun,huzur verin.saygılar

      • AHSEN diyor ki:

        s.a bu söylediklerinizi adaletli bulmuyorum necmettin bey.
        Müslüman bir erkeğin her ne surette olursa olsun haramdan kaçınması gerekiyor
        aldatma neticesinde kadınlık görevini yapmayan eşini sebep olarak gösterirseniz suçlarsanız adil olmazsınız erkeğin kati surette kaçınması gereken bir fiilde kendi iradesi dışında gelişen bir durum değildir bizzat erkek kendi iradesine yenik düşmüştür bunuda tek taraflı kadını suçlamak yerine beyefendilerin daha akıllıca bir çözüm üretmeleri müslüman bir erkeğe çok daha fazla yakışır.
        “karım bana iyi davranmadığı için böyle bir yola başvurdum” demek aklını kullanmayan bir erkeğin iradesizliğinden başka birşey değildir.

      • Süheyla diyor ki:

        Necmettin Bey,bahsettiğiniz şıklar kadının kocasına karşı görevidir ve dünya,ahiret mutluluğu için elzem olan şeylerdir.Ama bir erkeğin içinde varsa, karsının iyi ya da kötü olması hiç farketmez gider aldatır.Aldatma fiili (kadın,erkek)insanın kendi karakterinden kaynaklanan bir şeydir eşler suçlanamaz.Bu site, hanımlarından neler neler çekmiş,her türlü entrikaya,oyuna,sahtekarlığa maruz kalmış ama buna rağmen bir kez bile zinaya gitmemiş beylerin yazılarıyla dolu.Aynı şekilde kadınlık görevlerini layıkıyla yapıp,buna rağmen eşinin aldatmasına engel olamayan kadınlar da var.Ahsen Hanımın da dediği gibi,erkekler kendi iradelerine yenik düşmenin faturasını hanımlarına çıkarmasınlar.Zaten aldatan erkeklerin geneline bakarsanız,çoğunun tek bir kadınla eşlerini aldatmadığını,pek çok kadınla zina yaptıklarını görebilirsiniz.Bu da aldatan erkeğin hiç te öyle masum olmadığını gösterir.

        Zinaya yaklaşmayın! O; hayasızlık, çirkin, aşağı bir iş, kötü bir yoldur. [İsra 32]

        Müminlere söyle, harama bakmasınlar ve avret yerlerini haramdan korusunlar! (Nur 31, 32)

        Fuhşun açığına da, gizlisine de yaklaşmayın! (Enam 151)

        Allah cc. zina yapmayın demiyor,zinaya yaklaşmayın diyor.Bundan daha net bir gerçek var mı?

  37. ÖZGÜR DANIŞ diyor ki:

    NURAY HANIM BİR BEY OLARAK SİZİ DESTEKLİYORUM..BEY MÜSLÜMANLAR KESİNLİKLE İLİM MECLİSLERİNE GİTMELİ ALLAH VE RASÜLÜNÜN YOLUNDAN GİTMELİ BOŞ KALMAMALI HER TÜRLÜ DİNİ VE FEN İLİMLERİYLE UĞRAŞMALI ALLAHIN BİZE VERMİŞ OLDUĞU EŞİMİZİ BAŞ TACI YAPIP DIŞARDAKİ BAYANLARA ALLAH VE HABİBİNİN ÇİZDİĞİ SINIRLAR KADAR ÖLÇÜLÜ DAVRANIP İSLAMIN EMİRLERİNDEN KIL PAYI KADAR TAVİZ VERİLMEMELİ OLARAK DÜŞÜNMELİ VE YAŞAMALIDIR…NURAY HANIM RİCA EDİYORUM SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZİN SÜNNET OLAN EVLİLİKTEN KORKMAYINIZ EVLENİN ÇOĞALIN BEN ÜMMETİMİN ÇOĞUNLUĞUYLA ÖVÜNECEM DİYEN BİR PEYGAMBERİM ÜMMETİYİZ…VE BURADAN BÜTÜN BEYLERE SESLENİYORUM HELALİMİZ HARİCİNDEKİ BÜTÜN BAYANLARI ANNELERİMİZ OLAN HZ HATİCE, HZ. AİŞYE VE HZ FATIMA GİBİ BAKINIZ BÜTÜN SORUNLAR KENDİLİĞİNDEN ÇÖZÜLECEKTİR…HERKESE SAYGI VE SEVGILERIMI SUNARIM…

  38. Arat diyor ki:

    Bu da son olsun ;

    Sen Yusuf ol, kaç! Kaç ki gömleğini arkadan yırtsınlar

    • tarık diyor ki:

      Üstad en iyisi, gömleğini arkadan da olsa yırtacak kadar harama imkan verecek ölçüde harama yaklaşmamak. Ondan sonra gömlek önden mi yırtıldı arkadan mı yırtıldı uğraşmaya da gerek kalmaz. İnsan gömleğini kimsenin kol hizasına sokmazsa gömleğinden emin olur.

  39. Nuray diyor ki:

    Erkek yorumculara ithaf olunur;
    Yazdığınız yorumlardan yola çıkarak bir tavsiyede bulunmak istiyorum.Kadın ve cinsellikten başka bir şeye çalışmayan kafalarınızı yerden ihtiyaç olmadıkça kaldırmayın.Yani gözleriniz harama bakmasın.Evdeki gül gibi hanımlarınızı dışarıda yarı çıplak dolaşan kadınlarla kıyaslayıp küçümsemeyin bu kadar midesiz olmayın.Bir de sakın boş kalmayın bu sizlere hiç yaramıyor çünkü.Bir hayır kurumunda gönül üyeliğiniz olsun mesela,dünya müslümanları bu kadar içler acısı durumdayken biraz onların dertleriyle hemhal olun,haftada en az bir kez ilim meclislerinde olun.Bir kere sohbetlere katılmak bile size bir hafta günaha sapmamanız için yeterli olur.
    Kabalaştığım için kusura bakmayın bugün dindarım diye geçinen sizlerin yorumlarını okuyunca kan beynime sıçradı da. Destekler tavrınızla onlardan hiç bir farkınız kalmamış…..Evlenmeye korkar hale geldik.ALLAH için korkutmayın bizi bu kadar.

    • osman diyor ki:

      Nuray hanım,

      “Kadın ve cinsellikten başka bir şeye çalışmayan kafalarınızı yerden ihtiyaç olmadıkça kaldırmayın.”sözünüz çok kırıcı olmuş.
      bu duyguyu yaratıp içimize koyan allah değil mi? bir erkek talep eşine yatağa gelmesini talep etiğinde erkeğin bu isteğini kıran bayan lanet olunacağını öğütleyen dinin mensupları değilmiyiz? bu erkeğin bakış acısının nasıl olduğunu bayanlara öğretmeye neden yeterli gelmiyor. neden bu duygunun insanda olmasını bu kadar sert tepki gosteriyorsunuz bunu kabullenip gerektiği gibi davranmaya çalışmıyorsunuz. bizim yaratılış kodumuzda bu var. istesekte bunu değiştiremeyiz. neden erkeklerınde sizin mantıkta olmasını beklıyorsunuz kı. yanlış olan bu değilmi?

      bu sitenin kattığı en büyük bilgi bayanın ve erkeğin yaratılısının farklı olduğudur. bu nedenle aklıda,ruhuda ve nefside farklı çalışıyor. erkekte bayanda bu bakış acılarını öğrenıp birbirini mutlu etmeye ve hayrılı ve huzurlu bir yuva kurmaya çalışmalı değilmi ? bir birimizin duygu ve düşüncesini yargılayarak bir yere varamayız ki.

      cinselik allahın insan verdiği bir arzudur. bu arzu ile de erkeği bayana bağlar. bu duyguyu bayan bilmeli bunlada eşini kendine bağlamalıdır. erkeğin en büyük zaafı budur. hataya düşeceği en önemli nokta budur. istesekte istemesek bunu ne alabiliriz neden satabiliriz. o yuzden tuh kaka demek yerıne başka bayanları bu zaaf noktamızı kullanarak erkeği elde etme çabalarını boşa cıkarmak yerıne bu zaafımız eşlerimizin doldurması daha doğru değilmi ?

      mutlu olmanın yolu birbirimizi tanımak ve isteklerıne cevap vermekten geçiyor. bakış acımızı yermek değil.

      ben ki çok eşlilik hak olduğu halde erkeğin bu nefsi arzusunda vazgecip hayırlı bir aile olmak ve eşinin ve cocuklarının sevgı ve iligi ihtıyaçlarını karşılamayı şeçmesi gerektığinı soyleyen biri olarak sizin kırıcı bılıyorum.

      bakın ben kabul ediyorum. çoğu erkekte cinselliğin erkek için büyük bir imtihan olduğunu biliyoruz. bunu da sızlere anlatmaya çalışıyoruz. bu bir muhasebedir. biz bu zaaf fitratımızla yüzleşiyoruz. sizde bu huymuzu bilmelısınız.

      mutlu etmenın yolu tanımaktan geçer. siz bizi biz sizi tanımasak hiç bir zaman mutlu olamayız.

      ayrıca su alıntıyıda okumanızı rica ederim. acaba bu haldemiyiz.

      Cehennemdekilerin çoğunu da kadınlardan gördüm, buyurdu.

      — Ey Allah’ın Resulü, ne sebeble onların çoğu kadınlardandır? diye sordular da, Peygamber aleyhisselâm:

      — Küfürleri sebebiyle, cevabında bulundu.

      — Allah’a mı küfrediyorlar? diye yine sordular. Peygamber aleyhisselâm:

      — Kocalarına ve kendilerine yapılan nimete küfrediyorlar; onlardan birine dünyayı versen, yahud ömrü boyunca iyilikte bulunsan, yine senden hoşlarına gitmeyen bir şey görünce, senden hiç bir zaman hayır görmedim, derler, buyurdu.

      Rabbim c.c biziz kötü kadınların şerrinden muhafaza etsin.

      • Nuray diyor ki:

        Osman Bey;
        Maalesef yanlış anlaşılıyoruz.Ben bu sitenin sessiz okuyucularındanım.İlk kez yorum yazma ihtiyacı hissettim.
        Sema Hanımın yukarıda yer alan makalesi evli olan erkeklerin eşlerini aldatması üzerine yazılmış bir makale bu nedenle de yazı altına da yorum yazan beylerin tamamının Sema Hanımı desteklemesini beklerdim.Sukut-u hayale uğradım desem yeridir. Çünkü konu ALDATMAK….
        Anlatmak istediğim kadın olsun erkek olsun bir farkımızın olması gerektiği.Cahiliye döneminde serbest olan çirkinliklerin(zinanın,metres,dost edinmenin,)serbest olduğu günümüzde de aldatanların safında yer almamamız gerektiğidir.Şartlar ne olursa olsun.Evli erkekerin harama kaymamaları için illaki hep hanımların suçlanıp hep hanımlara yüklenilmesine de dayanamıyorum. (istisnalar olabilir.) Çok yakın çevremde şahit olduğum örnekler var.Hanımı güzel olan elinden geldiğince eş olmaya çalışan ama karşılığında aldatılan o kadar kadın var ki… ben bu durumu tam takva sahibi olmayan erkeklerin tamamiyle oturmamış zayıf kişiliğine bağlıyorum.
        Hülasa; hepimiz nefis taşıyoruz.Harama düşmememiz için;
        Efendimizin bir hadis-i Şeriflerinde buyrulduğu gibi;
        “Şehvet nazarıyla bakmak şeytanın zehirli oklarından bir oktur.”
        Yani;”İLK ÖNCE GÖZLERİMİZİ HARAMA BAKMAKTAN KORUYACAĞIZ” Bir ayet-i Kerime ile sözümü bitiriyorum.
        “Zinaya(bulaşmak bir yana,namahreme bakmak,dokunmakve öpmek gibi öncü günahlara dahi)yaklaşmayın!
        Şüphesiz o,çirkinliği sınırsız bir iş olmuş ve (şehvetini tatmin için izlenen)bir yol olarak da pek kötü bulunmuştur.(İsra Suresi:32)
        Not: Aysun kardeşimizinn dediği gibi erkek fıtratını da az çok biliyoruz efendim.
        SELAMETLE,

        • osman diyor ki:

          Nuray hanım,

          sitedeki bu konu ile alakalı yazdığım diğer yazıları okuduysanız göreceksiniz ki sebep ne olursa olsun bir erkek zina işlemişse suçunu ve cezasını cekecektır ve sebepler bu günahını azaltmaz, mahzur göremez ve masum kılmaz. ama sebep olanda ayrıca günaha girmiş olur. ben aldatan erkeği masum görenide görmem. ama hersey bayanla erkek ilişkisine bakıyor. hatalar hataları doğuruyor.

          kız kardeşim bir geldi bana sitem etti. dediki abi bir cemaatle ilişkisi olan birisi eşini boşayıp öğrencisi ile evlendi. bu nasıl insan diye sitem etti. bende ona dedim ki senin erkeği yargilamak hakkın değil ve bu sana nefretten baska birşey kazandırmaz. sen bayanı yargılamalısın. bu bayan ne ettıkı erkeğe erkek kac yıllık hanımını bırakıpta talebesını nikahına aldı. bu davranısında dolayı ceversınde okadar tepkı göreceğini bile bile buna nasıl cesaret etti. bu bayan erkekge ne yaptıkı gemileri bukadar yaktı. diye düşünüp ders çıkarmalısın. bir diğer taraftan da talebe kız nasıl evli bir erkekle boyle bir ilişkiye girebilir diye düşünüp bundan ders çıkarmalısın. erkek için vay şerefsiz deme işini biz zaten yaparız merak etme dedim :) adamı işinden de kovdular. bu adam bu kadar riski neden aldı acaba?

          evilik için görüşürken ben huzurdan mutluluktan, islamı rehber almaktan bahsederken, görüştüğüm kız bana eşine el kaldırırmısın diye soruyor. bu nasıl bir soru. döven evet döverim demez ki. dövmeyende büyük konuşmaz allah o hale düşürmesin der. ben bole deyince yanı dövebilirsin ölemi diye soruyor. bende diyorum ki bunu neden soruyorsun benı insanlıktan çıkarmayı mı düşünüyorsun. bir insanı insnalıktan çıkarırsan döverde öldürürde.

          bu naıl bir soru.akılla tartmaya kalktığimde harddiski yakacak gibi oluyorum.

          Çok yakın çevremde şahit olduğum örnekler var.Hanımı güzel olan elinden geldiğince eş olmaya çalışan ama karşılığında aldatılan o kadar kadın var ki… ben bu durumu tam takva sahibi olmayan erkeklerin tamamiyle oturmamış zayıf kişiliğine bağlıyorum.
          bu yazdığınıza ben de çok uzuluyorum. erkek ne kadar haklı olsa da kadın bu hale düşünce üzülüyrum ve acıyorum. bir arkadasımın arkadası vardı. arkadasım anlattı gece üçte arkadasımı aramış. çabuk kalk yanıma gel şeytan benı bırakmıyor diye yanına çağırmıs arkadasımı? arkadasım kalkmıs yanına gitmiş. yardımcı olmak için oda anlatmış. başka bir firmadan kadın gelmiş fabrikayı ziyarete sonra çocok bunu kalacağı otele bırakmış. kadında bununla beraber olmayı teklıf etmiş buda reddetmiş. eve gelmiş seytan bırakmamış uyuyamamış. ve arkadasımı aramış. bu insan 6 yıl boyunca evlenmek için cemaat cemaat dolanmış. yanı demem şu eş secimlerimizi yaparkekn hatalarımız var. hata buradan baslıyor. çevremde çok karşılaşıyorum. zina etmeyecek erkeklerin hiç değeri yok. zina potansiyeli olan erkekler revaçta. bunu üzülerek soyluyorum.

          evlilik için görüştüğüm bayanlar içinde sadece bir tanesi evlilikle alakalı kitap okumuştu. 5 vakıt namazı kılan 30 yasınaegelmişveevlenmeyı düşünen bir insanın evilikle alakalı tek kitap okumaması normalmı? bu bayanın sececegi eş ne kadar isabetli olur. ben herzman soylerım. insan en büyük kötülüğü kendi kendine yapar. kimse insnaın kendine yaptığı kadar kötülük yapamaz.

          sokakta bazen ağlayan kız görüyorum. muhtemel sevgilinden ayrılmış veya kavga etmiş. ona bile içim gidiyor. üzülüyorum ki tasvip etmediğim bir ilişki halı. insan eşini nasıl kırabilir?

          aldatmayı sebep ne olursa olsun mahsum görmüyorum. ama olay eş seçiminde kitleniyor. olay gelip eş seçiminde kitleniyor. bilinçli olmak lazım yanı.

          içinizi ferah tutun aldatmayı mahzur gören yoktur. sadece sebeplerininde önemli olduğunu soyluyor sitedeki erkekler.
          selametle…

    • osman diyor ki:

      aysun ve nuray hanım,
      bir kaç kere daha bir yorumunda yazmiştim. bir bayanın dar tesettür giyinmesiyle, mayo giyinmesi bir erkekte aynı nefsi duyguları uyandırır. hatta dar tesettur giyenın vucudundakı hatalar görünmediği için erkeğin nefsi duygularını daha fazla azdira bilir.

      ben bunu söyledlğimde allah belanın versın bu nasıl düşünce, sen nasıl bir insanmı diceksin. yoksa hımm demek allah erkeği bu duygu ve düşüncede yaratmış bende giyimime çeki düzen vereyim mi diceksiniz.

      ne diceksiniz?

      daha önceki bu yorumuma sadece bir kişi yorum yaptı. yanı bu kadar önemsiz geldi bayanlara.bu bilgiyi değer verdiğim bu site sakinleriyle paylasiyorum kı kötü gözlerden sakınabilsinler ve bizide günaha sokmasınlar ve günahımıza ortak olmasınlar diye.

      bunu paylasşmakla yanlış ve kötümü ediyorum?

      biz bayanlara düşmani değiliz ve erkeklerın baynalara ihtiyacı var tıpkı baynlarında erkeğe ihtiyacı olduğu gibi. neden birbirimizin her ihtiyacını anlayıp karşılamaya çalışmıyoruz.

      • seymen diyor ki:

        Devamlı, mayo giyen, dekolteli giyen kadınlarla hemhal olan, sürekli onların içinde, civarında bulunan erkeklerde zamanla iktidarsızlık sorunu başgöstermeye başlar. Bilmeyenleri uyarayım dedim. :)

      • AHSEN diyor ki:

        hepsi çok doğru şeyler Osman bey yazdıklarınız
        cinselliği olması gerektiği gibi açıklayan bir erkeğin olmasıda sevindirici bazı arkadaşların elinin attığı her yerden çıkıyorda!
        bu zamanda erkek olmak cidden zor ben bile kapalı bir insan olarak dışarıda gördüğüm açık giyinmiş bir bayandan gözümü alamıyorum kaldıki erkekler nasıl alsın..medyada sürekli cinselliğin empoze edildiği bir çağda yaşıyoruz bırakın erkekleri ufacık çocukların izlediği çizgi filmlerinde sübliminal sex ibarelerin gizlendiğine dair çok çarpıcı bir araştırma izlemiştim tv de..Türkiye de porno kelimesinin de en çok tıklandığı ülkeler arasına girmişti bu durum hiçbir insanı ayırdetmeyeck cinsen ciddi bir sorun yapılabilecek en güzel şeyde Nuray hanımın dediği gibi ilimle hemhal olmak şeytana fırsat vermemek..
        erkekler de genelde cinsel aldatmalar daha fazla görülüyor hatta çoğunun tek sebebi bu bence kadınlar sevgi boşluğundan duygusal boşluktan dolayı aldatabilir.Allah şeytana uydurmasın.
        önceden tedbir almak en mantıklısı ahlaklı bireyler yetiştirmek bekarları evlendirmek..gerçi aldatma aile içinde oluyor o halde her insanın islami hassasiyetleri olan bir yuvaya dönüştürmesi lazım evini ailesine ehemmiyet vermesi lazım her insanın görevlerini gereken özenle yapmalı yapamayacaksan evlenmeyeceksin o sorumluluğu taşıyamayacaksan…

    • hamiyet diyor ki:

      hiç korkmayın nuray hanım öyle ahlaklı erkekler var ki mesela benim eşim şakasını dahi yapmaz önce allahtan utanır.rabbim size deahlaklı hayırlı bir eş nasib etsin.bu türden erkekleri hiç yokmuş sayın zaten..isterse müslüman olduğunu iddia etsin!

  40. osman diyor ki:

    sema hanım ders almak isteyenler için güzel bir yazi. evet aklını bu kadar bile kullanamayan, zararını ve karını hesaplayamayan insanlar var ne yazık ki. insan içinden geleni yapmadan önce akıl süzgecinden geçirmesi gerekmektedir. ama kimisi nefsinin istedğinin doğru olduğunu var sayıyor yada bunu aklınından gelmediğini ayrıt bile edemiyor.aklı ile nefsi isteklerını ayırt edemiyor. evet böle cahiilerimizde var. allah saliha bayanları böylelerin eline düşmekten korusn inş.

    zarar içinde zarar olan bu hareketi göremeyenlere allah akıl, fikir ve mantık versin inş.

    bayanlarımızda erkeklere nasıl davranacağı öğrenip eşlerine hakkı ile eş olumaya cok dıkkat etmelerı gerekmektedir. yoksa yanlış davranıslar seytana ve erkegın nefsıne destek olma durumuna götürür bayanı. seytana ve erkeğin nefsine meydan vermemek gerek.

    aldatan kesinlikle sucludur. hiçbir sebep bu günahı ve hatayı silmez ve derecesini azaltmaz. aldatılan kişi, olgun bir kışilik gösterip kendı muhasebesı yapmasıda gerekmektedir.

    çok değer verdiğim birisi şöyle demişti. akıllı bayan kendinin güzel olduğundan daha az yakısıklı eş şeçmelidir. nasıl bayan güzel söze karşı zaaflı ise erkekte bayanın güzelliğine zaaflıdır. bir bayan kendinin güzel olduğundan, daha yakısıklı birisii ile evlenmesi, bayanın aldatılma riskini artırır. tabiki bu erkekeğin allahtan korkusuna göre şekıllenir. illede yakışıkl bir erkek isteyen bayanın, erkeğin inançının cok sağlam olmasına çok dıkkat etmelı ve hakkı ile eş olabileceğıne (dirdir etmeyen ve huzur veren) yüzde yüz emin olmalı.

    evet manen ve aklen ve eğitim olarak bayan kendinden üstün birisini araması doğrudur. ama güzellik kavramında bayan güzelliği erkeğın yakısıklığından çok olmalı.

    eger erkek yakısıklı ise aldatma hakkı vardr demıyorum. yanlış anlasılmasın bu bayanın yapması gerek bir önlemdir. kimi bu önlemi alir kimi almaz. buda tercih meselesidir.bayan güzellik kavramını erkekeğe göre daha arka plana atabilir. bayan değer gördüğünde ve sevildiğinde çirkin erkeği sevebilir ve yakısıklı olamadığı tekrar aklına bile gelmeyebilir. ame erkekte bu istek ara ara tekrar kendını gösterebilir. erkekte bu isteğini allahla olan irtibatına göre ve eşinin değerli olmasına göre bastırır veya bastıramaz.

    aldatan erkek suçlu ve günahkardır. bayanda sebebiyet vermeme konusunda sorumludur.

    • AYsun psikoloji öğrencisi diyor ki:

      Elhamdulillah iyi biliyorum :) erkek nelerden etkilenir. kıyafet hususunda dediklerinize “eyvallah” diyeceğim tek kelime. TESETTÜR GİYİNMEK DEĞİL,ÖRTÜNMEKTİR.ama olur MUU aaa bizim marka marka rengarek eşarplarımııız, dar dar ABİYELİK pardüselerimiiiz, topuklu ayakkabılarımııız var. Rabbim bizleri ıslah etsin. söylediklerim gayet açık bence siz beni feminist zannettiniz:) alakası yok. KADINLAR EŞLERİNİ MUTLU ETMENİN YOLLARINI ARAŞTIRACAK ADETA EŞİNİ KEŞFE ÇIKACAK,FITRAT KEŞFİNE!, ERKEKLERDE ÖYLE. bu benim yazımdan… bunu daha fazla açmamın edebe aykırı olacağını düşündüğümden gereksiz buluyorum. Ayrıca kadın da ister. psikolojik,biyolojik rahatsızlığı bulunmayan her kadın en az erkek kadar bu duygularla donatılmıştır.Hatta bazı araştırmacılar kadında bu isteğin daha fazla olduğunu söyler. ben çok katılmıyorum ama bunlarda var. NE DİYEYİM RABBİM BİZİ YEMEĞİN HELALİNDEN, CİNSELLİĞİN HELALİNDEN, HAYATIN!!! HELALİLDEN NASİP ETSİN. OKUYANLARA SELAM, HELALİNDEN!!! :))))

  41. ÖZGÜR DANIŞ diyor ki:

    SEMA HANIM SIZI TEBRİK HER ZAMAN DESTEK OLMAYA HAZIRIZ…ÇOK ÖNEMLİ BİR KONUYA DEĞİNMİŞSİNİZ,
    PEKİ BU KONUNUN ÇÖZÜMÜYLE İLGİLİ YAZI YAZMAYI DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?HASTALIKLAR BELLİ AMA TEDAVİ NASIL VE NE ŞEKİLDE OLACAĞIYLA İLGİLİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİZİ DİNİ AÇIDAN YAZARSANIZ ÇOK SEVİNİRİZ ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN DER SEVGİ VE HÜRMETLERİMİZLE KALINIZ…..

  42. seymen diyor ki:

    Kadınların hepsine değilse de büyük bir kısmına haksızlık yapıldığını düşünmeye başladım. Dindarlıkta gözü olmayan kesimleri pek bilemiycem. Ama dindar kadın kocasına itaat etmekle, hizmet etmekle, kocasının gönlünü hoş etmekle yükümlüyken ve ailesini bırakıp, bütün hayatını bir kişiye bağlamayı kabul etmişken. Peki bunun karşılığı ne, erkek bunun karşılığında ne verecek, ne yapacak, hiç mi sorumluluğu yok, bir kadına eşe sahip olabilme nimetinin bedeli, karşılığı ne olmalı.
    Erkek de eşini meşru sınırlar dahilinde her açıdan mutlu etmekle mükellef. Maddi istekler için imkansızlıklar söz konusu olabilir. Ama duygusal ihtiyaçlar için mazeret kabul edilemez. Neden kadınları beni seviyormusun diye sormak zorunda bırakıyoruz. Çok mu zor seni seviyorum diyebilmek. Kadın evde erkeğe hizmet edecek, ama dışarıda kesinlikle erkek hizmetçi olmalı, bir arabanın kapısını açmak, sandalyesini çekmek falan çok zor işler değil. Adamla kadın marketten geliyorlar, adamın elinde küçük bir poşet, kadında iki büyük poşet var, olmaz kadeşim hepsini sen taşıyacaksın. Kadınlar erkekleşiyor diyoruz; bunun nedeni onlardan erkeklerin yapması gereken işleri beklememiz olmasın. Kadına kadın olduğunu hissettirmek erkeğin görevi.

    Hanımlar isteksizmiş, ölü balık, meyyit falan. Aslında pek girmek istemezdim bu konuya ama girmeden de olmayacak, şimdiden özür dilerim. Kardeşim biz fazla kişiyle yüzgöz olmamaış, mutaassıp, dindar aile kızlarına talip olmadık mı, olduk. Ne bilmelerini bekliyoruz. Sen öğreteceksin, aceleci olmayacaksın, yavaş yavaş zamanla oluşacak uyum. Bir normal diyebileceğimiz, kadınında erkeğinde ihtiyaçlarının karşılandığı ilişki vardır, birde kadının gerçek zevk aldığı orgazm olduğu ilişki vardır. 10 15 yıllık evli olduğu halde kadınların %70 inin orgazm yaşamadığı söyleniyor, bunu yaşatmak erkeğin görevi. Bu her zaman yaşanamaz ama yaşanabilme ihtimali kadını istekli yapmaya yeter. Kadının bunu kendisine yaşatan erkeğe davranışı farklı olur. Teferruata gerek yok sanırım.

    Çok eşlilik var dinimizde tabii ki, ama erkek ve kadın sayısının birbirinr yakın olduğu, şehir hayatı yaşanan, doğal beslenilemeyen bir yaşamda erkelerin neredeyse yarıdan fazlasının bu istek içinde olmaları normal değil.
    Bazı erkeklere bir kadın yetmeyebilir ama bu oran %3-5 olabilir. Daha fazla gibiyse bir yerlerde sorunlar var demektir. Cennet bedava değil, büyük günaha da bir günde düşmez insan, adım adım safhaları vardır. Gözleri korumak lazım diyicem ama bir kardeşim de diyebilir ki, birşey görünce kafamızı öbür tarafa çeviriyoruz bakıyoruz ki öbür taraf daha feci. Ortamlar önemli, baştan tedbirli olmakta fayda var.

    • osman diyor ki:

      evet poset taşıma konusunda size katılıyorum. ama kadınlarda bole erkeklere değer verip koca olarak kabul ediyorlar. bende evlenmekte zorlanıyorum:) hımm yada erkek seçmeyi bilmiyorlar oda bayanların hatası neden olsa son kararı, onayı bayan veriyor. diceksiniz kı erkek kendını saklıyor tanıyamıyoruz. eeee sınav dünyası ne kadar kendımız yetıştırırsek okadar doğru karar alıyoruz. aklı kullanmakla ilgi bir yazı yazmıstım. ılk kısmı begenılmedığı için yayınlanmadı. yayınlansaydı ikıncı yazımda akılla eş seçımı konusunu acızane yazacaktım.

      “Kardeşim biz fazla kişiyle yüzgöz olmamaış, mutaassıp, dindar aile kızlarına talip olmadık mı, olduk. Ne bilmelerini bekliyoruz. Sen öğreteceksin, aceleci olmayacaksın, yavaş yavaş zamanla oluşacak”

      biz annemızın karnında mı öğrendik veya biz yaşadık mı. bu konuda sucu erkeğe atmak yanlış. ama bayanın korkusu olduğu için daha çok sorumluluk düşüyor.bu doğru. ama bayanda kendını gelıştirmeyı bilmeli dimi. ilgili yazıları okuyup.size katılıyorum ilişkide erkek merhametli ve düşünceli olmalı. bencıl davranmamalı. ama butun bunlar gelıp eş seçimine dayanıyor. güzel konusuyorsa, hoş muhabbetse(bu hataya cok düşülüyür) birde yakısıklı veya parası var ise kızların gönlü kayiyor.hoş muhabbetine değil sefkatlı merhametli ve düşünceli olmasını bakmak lazım.
      birde bu konuya gelince erkek öğretmeli ama diğer konularda eşit karar alnmalı:) madem erkeğin aklına, fikrine ve yönetimine güveniyorsunuz. ozman her konuda itaat etmek gerekmez mı? siz itaati savunuyorsunuz.bunu taktır ediyorum.

      bir erkek ona itaat eden ve mutluluğu için çabalayan bir eşi varken baska arayışlara girmesi tam manası ile aptalıktır. allah islah etsın.bana hayatını vakf etmıs ve hakkıyle eş olan kışiye bence hayatımı vakfederim. etmelıyımde zaten.

    • AHSEN diyor ki:

      bazen güzel doğru mantıklı şeyler söylüyorsunuz tıpkı bu yorumdaki gibi kimse kesinlikle evliliğe dair herşeyi bilerek evlenmiyor hoşgörüyle ve kişiler birbirlerine biraz da bu gözle bakarlarsa karşıdaki insanı rencide etmeden ona yol gösterici olabilir olmalı kesinlikle..eşinin mutluluğu senin mutluluğuna eş değer ben hep bunu düşünürüm sürekli eşine küsüp naz yaparak ondan ilgi bekleyen arkadaşları duyunca acıdım gerçekten bunlara gerek kalmamalı..
      erkekler de ilgiden mahrum etmemeli eşlerini artık benimsin deyip yok öyle koltuğa kurulup hanımdan birşey beklemek :))bence herkes bunun karşılığını fazlasıyla alır..

      • osman diyor ki:

        AHSEN hanım demek BAZEN mantıklı seyler söylüyorum :)
        sizinde şu sozunuz çok doğru;
        “eşinin mutluluğu senin mutluluğuna eş değer ben hep bunu düşünürüm sürekli eşine küsüp naz yaparak ondan ilgi bekleyen arkadaşları duyunca acıdım gerçekten bunlara gerek kalmamalı..”

        otuz yıldan beri bu sitedeyim tek mantıklı sözünüz bu 😉

        küçük kızları bilirsiniz. çokca sevilmek isterler. bu nedenle anne vaya babasına sokulur oper vs vs. baba veya annede buna dayanamaz kzıını sever… bu sevilme arzusu kızda herzman vardır. 50 yasına gelsede. neden evlenince bunu devap ettirmiyor. baba nasıl kızının bu muzıplığine dayanayıp çocuğunu seviyorsa, eşide yapsa dayanamaz. fitrati bu. bayanlar bunu neden kullanmıyorda garip garip küslere giriyor anlamıyorum.

        sınava girmişsiniz allah hakkınızda hayırlısını versın inş.

        • AHSEN diyor ki:

          selamünaleyküm ben seymen beyin düşüncelerine katılmıştım yorumumla..sizin içinde aynı şeyleri söyleyebiliriz tabi..
          diğer söylediklerim mantıksız yani öyle mi:)
          otuz yıl mı:) cümlenin abartılmasınında bu kadarı benim bu hayatta en nefret ettiğim şeylerden bir tanesidir abartı neyse odur öyle insanların samimiyetinden şüphe ediyorum ve bana itici geliyor konuşmaları.
          doğrudur her kadının içinde küçük bir kız vardır sevilmek her insanın çok önemli bir ihtiyacı bütün suçların kaynağında bu yok mu sevgisizlik ilgisizlik galiba eşler zaman geçtikçe bu durumu biraz daha hafife alabiliyor sonra mecburiyetle yapılan ile sevilerek yapılan bir iş arasında dağlar kadar fark var birinde insan mutlu huzurludur diğerinde mutsuz..
          inşallah hayrlısı olsun tabiki herşeyin..tşk

      • seymen diyor ki:

        Hiç evlenmemiş bekar bayanların yorumlarına çokbilmiş hallerine gülüp geçmekten ve dua etmekten başka yapılabilecek birşey olmadığını düşünüyorum. Evlilik düz mantıkla yürümez, evlenince anlarsınız.
        Sizin işiniz (siz derken sizden ziyade diğerlerini kastediyorum), anlamaya çalışmak, kendine ders çıkarmak, birşeyler öğrenmeye, birşeylerin zorluğuna, zahmetine kendinizi hazırlamaya çalışmak olmalı.

        • AHSEN diyor ki:

          zor olmayan birşey var mı ki hayatta en çokda evlilik belki, gülüp geçmeyin ama dualarınızı eksik etmeyin herşeyden çok buna ihtiyacımız var.Düz mantıktan kastınız nedir bilmiyorum ama ben sevgi ve saygı güven ve bağlılık olduktan sonra her sorunun halledilebileceğini düşünüyorum o zaman o zahmet rahmete dönüşür ALLAH ın izniyle..

    • desperate diyor ki:

      Seğmen bey, gerçekten empati yaparak güzel bir yorum yazmışsınız, tebrik ederim.

    • zeynep diyor ki:

      erkekler bu yazdıklarınızın hepsini sadece düşünse birtanesini bile yapsa kadınlar bundan memnun olurlar..incelik zerafet kadını en çok etkileyen 2 unsurdur..erkekler sadece bunlara dikkat etseler karşılarında onlara cariye olmaya hazır eşlerini bulucaklardır…

  43. üzüntü diyor ki:

    bir kadin olarak erkeklerin düsünce yapisinin bu yönde olmasi beni cok üzdü dogrusu.gercktn bir erkek evli ve mutlu iken bile gözü disardaki kadinin poposunda kaliyorsa ve diger erkekler de buna cogunluk olarak katiliyorsa ki durum bundan ibaret vah ki vah…bir kadin yaslandi diye ikinci hanimi kendisine hak gören karisinin da bunu anlayisla karsilamasi gerktigini düsünen erkek sayisi cogunluktaysa Allahim biz kadinlari erkeklerin serrinden korusun.
    gözünü ve gönlünü haramdan sakinip yararli islerle ugrasan beyleri ayakta alkisliyorum…insallah iki oglum da ayakta alkislanacak efendi insanlardan olurlar.Allah esimi de korusun

    • seymen diyor ki:

      Evli ve mutlu iken gözü takılabilir ama aklı orada kalmaz, kendini toparlamasını bilir.
      Sudan sebeplerle, keyif için ikinci evlilik yapılmamalı, ama durum ihtiyaç düzeyindeyse de tabi ki anlayışlı olmak lazım.

    • osman diyor ki:

      üzüntü hanım,

      bunu şimdiye kadar bilmiyor olmanızda beni gerçekten üzdü. bütün alem bunu biliyor. erkek bayanın görünüşünden nefsi olarak etkilenir ve güzellik erkek için karşı koyulması güç bir haldir. araba tekeri reklamında yarı çıplak güzel kadının işi nedir? ehli dünya bile bunun farkında ve bu farkındalığı kullanarak dehşet paralar kazanmaktadırlar.allah erkeği bu duyguda yaratmıştır. bunu kabul etmek ve buna göre hareket etmek gerekir.

      günaha ilk bakışa allah günah yazmaz. yanı bir erkek sokakta giderken gözü bir günaha denk gelirse ve başını başka yere çevirirse günah yazılmaz ve basını gunahtan cevirdiği için allah sevap yazar. yanı erkekğin bu durumunu zaten allah bildirmiş neden şaşırdınız kı?

      evli mutlu erkekler iki çeşit
      1.akıllı olanlar
      2.aptal olanlar
      akıllı olanlar nefsine yenik düşerek sokaktakı kadının poposuna kalmaz. aptal olanlar nefsine yenik düşerler. maymun iştahlılık yaparlar ve sonunda çok şeyden mahrum kalırlar.

      akıllılarıda bu hatayı yapmaktan alı koyan sebepler söyledir.
      1. allah korkusu ve sağlam inanç
      2. saliha hanım. bir bayan eşine hakkı ile eş olabilirse bu erkeği günah işlemesine engel olan sebeplerden birdir.eger erkeğin merhamet ve vefa duygusu çoksa ( duygular insanlarda derece derecedir) eşine olan vefa ve merhamet duygusu ve onu üzme korkusu erkeği günaha girmekten alı koyar.
      3. erkeğin cinsel ihtiyacını görmek.
      4.erkeğin kendindinin yakışıklı olduğundan daha güzel eşi olması. iş yerınde ehli dünya bir bayana bir erkek talip oldu. kız erkek çok yakışıklı diye erkeği reddetti. şimdinin kızlarına güvenemem ve uğrasamam yakısıklı olmasın benım olsun demişti. çok şaşırmıştım. ehlı dünya bir kizin yakısıklı istemesı gayet normal birsey ama o aklını kullanmıştı.

      • desperate diyor ki:

        Ehli dünya nedir ya açıklar mısınız? Siz bu sitede bu kadar nefsinize düşkünlüğünüzü anlatıp, erkeklerin her an kadınlara saldırabilecek potansiyelde olduğunu anlatın sonra elin kızına ehli dünya diyin.

        • osman diyor ki:

          desperate hanım,

          bu sert tepkinizi anlayamadım. küfretmedim. düşünce yapısını ve mentalitesini ifade etmek için soyledım. o da bana gerici gözüyle bakıyor namaz kıldığım için.

          saldırmak konusunda ben bu kadar sert yazılar yazmadım. hoşgörü bizim dusturumuz inş. peygamberımız kimlere hoşgörü göstermedi ki. bizde elimizden geldığince peygamberımız takıp etmeye çalısıyoruz.

          birde elimden geldiğince kimseyi aşalamamaya ve yermeye çalışmıyorum. aynı olay başıma gelmesın diye. en çok korktuğum budur.

          hayat ne garıp dimi? siz beni bayan düşmanı olarak aldılıyorsunuz. aydemir rumuzlu arakadaşta bayanlara yalakalıp yaptığım ithamında bulunuyor.

          birde anlaşılabilsem.

          benım burada bulunma maksadım. mutlu etmek yükümlüğümde olduğum eşimi fikir ve mantık yapısını anlayabilmek. ve erkeklerın mentalıtesı tesbit ettiğim kadar buraya yazıp fikir alı verişinden bulunmak.

          kimse ile polemige girmek değili

          eleştirilerimide yapıcı olmaya çalışıyorum. bazıları insanı cileden çıkarsada :)

          • zeynep diyor ki:

            “benım burada bulunma maksadım. mutlu etmek yükümlüğümde olduğum eşimi fikir ve mantık yapısını anlayabilmek. ve erkeklerın mentalıtesı tesbit ettiğim kadar buraya yazıp fikir alı verişinden bulunmak”

            sırf bu yüzdense eşiniz olucak bayan çok şanslı şayet öğrendiklerinizi uygularsanız…

    • seymen diyor ki:

      DİKKAT
      Aldatmayla yani nikahsız birlikteliklerle, birinci eşin ihtiyaçlarını da düşünerek usulunce yapılan nikahlı ikinci eş alma olayını birbiriyle mukayese edemezsiniz. Zina yapan büyük günah işler, tövbe yolu her zaman açıktır. Ama hakkını hukukunu sorumluluğunu düşünerek ikinci eş alanları kınamak, ikinci eşleri hor görmek imansız gitmeye sebep olabilir. Vaaz vermek ne kadar kolay, yaşamak zor tabii.

    • aydemir diyor ki:

      bende bayan olsaydım sizin gibi alkışlarla erkekleri ikna etmeyi denerdim belki.Ama bir erkek olarak biliyorum ki erkeğin ihtiyacı alkış değil başka şeylerdir.

      • zeynep diyor ki:

        sizler sayesinde erkeklerin ihtiyaçlarının ne olduğunu demiycem tek bir ihtiyacı var anladığım kadarıyla oda karşı koyamadıkları içgüdüsel isteklerinin olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz…

        yatak odasında mutlu olan erkek her anlamda mutlu olmuş erkek demek olduğunuda anlıyoruz..

  44. aydemir diyor ki:

    SAYIN SEMA HANIM’a
    Bana bütün öfkenizi, bütün nefretinizi, bütün içinizden geçen berbat hakaretleri yapabilirsiniz. Çünkü sizi olumsuz eleştireceğim. Aldatmanın olduğunu biliyorsunuz ama ona götüren sebebpleri bilmiyor gibi yazıyorsunuz.Şunu bilin ki; bir erkek aldatıyorsa sizin bu nasihatlarınızdan sonra:” ya bak iki tarafta hesap varmış” diye aldatmasından vaz geçmez. Eğer yakalanırsa da birinciyi değil ikinciyi seçer. O konuda da yanılıyorsunuz. Çünkü aldatan erkek hesabı düşünmez.Aldatan erkek hesap vereceği makamları düşünse buna girişmez. Toplum öyle bir hale getirilmiş ki; aldatma işi eğer gizili yapılıyorsa kadınlar tarafından da normal karşılanır hale gelmiştir. Eminim siz de duymuşsunuzdur şu sözleri” aman beni rezil etmesin, yuvamı bozmasın da dışarıda ne yaparsa yapsın” diyen kadınlar azımsanamayacak kadar çoktur. Bunun anlamı şudur: “kocam zina yapsın ama gizli yapsın kimseler bilmesin” Bunu müslüman olupda biraz daha az dini bilgiye sahip kadınlarda çok duyarsınız. Bu işi kıvırmaya dolandırmaya, çözümden uzaklaştırmaya hiç gerek yoktur. Böyle bir çabanın içine girmek de erkeklerin fıtratını değiştirmez, Allah’ın kanunu değiştirmez.Ayrıca kadınlara da bir şey kazandırmaz, cinselliği yer altına indirir sadece. Kısacası hikaye anlatıyorsunuz Sayın Sema hanım. Bunun tek çözümü Allah’ın ruhsat verdiği ikinci eşdir. Bana kızıp sizi olumsuz ve sansürsüz eleştirdiğim için yorumumu yayınlamayabilirsiniz. Ama bu Alla’ın ayetlerinin anlamını değiştirmez. Takdir vicdanınızın…

    • seymen diyor ki:

      İkinic eş hem kanunen, hem örf olarak serbest normal olarak görülen bir şey olsa bile bu işlere girenlerin tamamının ikinci eş alıp bunları bırakacağını sanmam. Üçte bir kısmı ancak ikinci eşi alır, üçte biri aynen devam eder, diğer üçte birde kendi vicdanını ikinci eşin serbest olmamasıyla rahatlatarak bu işlere girdiğinden, ikinci eşi alamamakla birlikte bu işleride bırakır gibi geliyor bana.

    • seymen diyor ki:

      Bu nasihatler uzun süredir aldatanlara, bu işte pişenlere belki fayda etmez ama acaba diyenlere niyet, düşünme veya araştırma safhasında olanlara çok faydalı olur kanaatimce.

      • aydemir diyor ki:

        İnşallah olur, ama o şeytana giden yolu daha başından kapatıp rahmani olan yolların anahtarını vermek lazım bu insanlara. Helal kapısını kilitlerseniz, haram kapılar zorlanır, sapık yollara sapılır. Ama helal kapıları açık olursa siz sorumluluktan kurtulmuş olursunuz en azından.

    • osman diyor ki:

      “Âdemoğlunun bir vadi dolusu atını olsaydı, iki vadi dolusu altını isterdi. İki vadi dolusu altını olsaydı muhakkak üçüncü bir vadi dolusu altın daha isterdi. Âdemoğlunun istekleri bitmez, onun gözünü ancak toprak doyurur.”

      insan para,makam ve kadın konusunda doyumsuzdur. bu nefsi arzusu çok fazladır. 4 tane hanımı olsun 5’inciyi ister.sonrada yine doymaz ve gecelik nikahlar kıymaya başlar. bu nefsi isteği yaratılış gereği normaldır. buda bir imtihandir.nefsi isteklerimiizi akıl tartısında tartmalıyız ve ona göre karar vermeliyiz diye düşünüyorum.

      günümüzde tek evlililer hayat meşgalesınden dolayı hanımının ve çocuklarının ihtıyaç duydugu sevgiyi ve ilgiyi veremezken iki aileye nasıl yetişebilir. bayanın ve çocuklarında nefsi istek ve beklentileri var babadan. bir erkek nefsi istek ve arzusunun peşinden kosarken hanımının ve çocoklarının sevgi,ilgi ve diğer beklentileri göz ardı etmesi, yok sayması erkeklık değildir. gunumuz sartlarında bir baba işten kalan zamanının tümünü çocuklara verse dahii, onların sevgiye ve ilgiye olan ihtıyaçlarını doyuramıyor. bunu görememek için sadece kör olmak lazım. evet cok eşlilik erkeğe verilmiş bir haktır ama hakıkı erkek bu nefsi isteğini bir kenara koyup eşinin ve çocoklarnın ihtıyaç duyduğu sevgi ve ilgiyi vermeyı tercih etmelidir.

      bir annenin çocuğu emzirmeme hakkı vardır. nasılkı bir kız evlenmeden once bu hakkını kullanacağını belirtmiş olursa, biz onun çocuğa ve eşine karşı merhametınden endişe duyacağımız gibi erkeğinde nefsi bir arzusu olan çok eşlilikte, bayanın aynı endişeleri duyması ve tepki göstermesi gayet normaldır.

      çok eşliliğin aldatmayı bitireceğine inanmiyorum. sadece azaltabilir. bununda bir cok sebebi olabilir. bayanın erkeğin ihtıyacını görememesi gibi ve benzeri .bu durumda da bayanda zaten izin vermeli

      bir firmada satın almada çalışıyorum. ehlı dunya bir arkadaş bir firmadan satınalma yapıyor. muhatabı evli bir bayan. evli olduğu ve çocuğu olduğu halde eşinden ilgi ve sevgi görmediği için, benim arkadaş ona kıbar davranıyor diye bereber olmayı teklıf etti.erkek bayanın bu nefsi arzusunu nedne düşünmüyor.

      arkadaslar sizin nefsiniz ne kadar çok eşlilik istiyorsa bayanlarda okadar çok iligi ve sevgi istiyor. erkek kendi isteklerını peşine kosarken bayanın istekleını görmezden geliyor. bu büyük bir hatadır.

      bu sadece bencilliktir.

      ben evililik kararında son kararı bayanlar verdiği için (erkek talip olur bayan karar verir ) bosanmalarını büyük suçunu ve sorumlusunun, kendini geliştrmeyen kızlarda olduğunu düşünüyorum. ama kendi nefsinin peşine koşupta eş ve çocuk hakkını görmezden gelmeyide savunamam.

      bizim amacımız hayırlı bir yuva kurmak ve vatana millete ve KENDİMİZ hayırlı evlat yetiştirmek değil mi? çocuğu ile zman geçiremeyen bir baba çocuğunu nasıl eğitecek. ya peki yeterince ilgiyi ve sevgiyi göremeyen anne(psikoljisi bozulmuş ) hayırlı bir evlat nasıl yetiştirecek.

      tartımız yanlış tartmasın. hep kendimize yontmayalım.

      • aydemir diyor ki:

        Sayın Osman kardeşim;
        Önceki yorumlarınızdan bekar olduğunuzu ve bu sitededen yardım talebinde bulunduğunuzu biliyorum. Bu yüzden önce evlenip sonra bu konularda yorum yapmanızı tavsiye ederim. Çünkü siz şu anda hanım efendilere hoş görünme gayretinde olduğunuz için realist yorumlar yapamıyorsunuz. bütün erkekler evlenmeden önce daha tatlı dillidir ve daha şirin görünmeye çalışırlar.Evlendikten sonra çoğunluğu değişir. Ama kadınlar hep duygusal, yumuşak kalpli ve sevecen olmaya gayret ederler.
        Evet insan doyumsuz olarak yaratılmıştır ve bunu Allah’dan daha iyi bilen yoktur.Ancak İslam insan için en güzel reçetedir, çünkü onu en iyi bilen yazmıştır o reçeteyi.Nedense bu konuya gelindiği zaman islam dışı bütün ahlaksız ve sapık yaşam biçimlerinin sebeblerini düşünemeyen kardeşlerimiz, hemen öne atılıp kılıçlarını çekiyorlar ve bu şekilde övgüye mazhar olmayı umuyorlar. Allah rızası için, sırf çevremizde neler olup bitiyor diye biraz araştırma yaparsanız; en küçük yerlerden en büyüğüne akla hayale gelmeyecek sapık ilişkiler olduğunu görebilirsiniz. Bunları yapanlar müslüman olamaz denebiliyor.Hatta çoğusu “böyle müslümanlık mı olur” deyip islama dil uzatabiliyor, sanki suç islamdaymış gibi. Suç islamı yaşatmayan yönetici ve yobazlardadır. Lütfen biraz gündemi halk nezdinde takip edelim.Zaten islami hayatla ilişkisi olmayan sosyetenin ne şekilde yaşadığı boyalı basın ve evimize giren şeytan kutusuyla istemediğimiz kadar anlatılıyor, özendiriliyor. Bir de arka yüzü var ki o daha kirli, daha insanlık dışı ve “esfeli safilin” bir durum..
        Diğer bir husus,ikinci eş için ilk hanımının izni alınması gerektiği fikrine nereden sahip oldunuz.Eğer bu düşünceyi açıklayan prf Hayrettin Ka. hocayı kaynak alıyorsanız, oda eleştirilere cevap veremedi ve kalkıp bir kaynak gösteremedi kamuoyuna.

        • osman diyor ki:

          sayın aydemir kardeş,

          yapmış olduğunu yorum çok çirkince ve yanlış bir tesbit. sizce ben bu yaşıma kadar hiçbir kızla evlilik için görüşmedimmi? eğer hoş görünüp evlenmeyi düşünseydim onlardan birinisi ile evlenmiş olmazmıydım? bunu hiç aklınıza getirdiniz mi? siz bunu düşündünüz mü?
          bir erkek cinsellik olarak cok bayana yetebilir. ama ilgi ve sevgi bakımında günümüz şartlarında yetemiyor. bunu gerçekten göremiyormusunuz. hadı bayanı gulle ve güzel sözle vs vs idare ettin. çocuğunun ihtiyaç duyduğu ilgiyi sevgiy nasıl vereceksin. devir öyle kötü ki evlatlar elden kayıp gidiyor. ondan sonrada kalkıyoruz çevre çok kötü. anne baba çocuğa sahip çıkamamış ki diyoruz. Kim bu sahip çıkmayanlar ?
          benim çevremde de iki hanımı olan insanlar var görüyorum. hanımların ilgi ihtiyaçlaını karşılayamıyor. onları bir şekilde gönlünü aliyor. çocukları ellerinden kayıp gidiyor. sahip çıkamiyor. Kac kere uyardım.zaman olarak yetiştiremiyor çocuklarına ilgi göstermeyi.
          burada bayanları yanlış davranışlarını eleştıriyoruz. yeriyoruz. yanı bayanlar melek değil. peki sizin şirin görünmek zorunda olmadığınız ve eleştırdığınız ve nefsi olan bu bayanların ilgi ve sevgi yonunden tatmin olmayınca bunu baska şekilde çözmesine nasıl engel olacaksınız. oyle ya bayanları eleştiyoruz ve melek olmadıklarını biliyoruz. bizim nasıl cinsellige arzumuz coksa, bu da bizim sinavımızsa ve zaafımızsa
          bayanın da zaafı ilgi ve sevgidir. erkeği aldatmaya götüren sebeplerin basinda bayanın yattığını sizde bende söyledık. dikkat çektik. peki bayanı aldatmaya götüren sebepleri neden görmüyoruz. bunu görmemek ve düşünmemek mi realist olmak?
          Bu bir düşünde farklılığıdır. saygı duymayı öğrenmeliyiz. allah yahuduleri lanetlıyor ama hala onlara hayat imkanı veriyor. bizede farklı dinlerdeki insanlara hoşgörü ile davraniyoruz dünümiz böyle emrediyor. ben farklı düşününce neden hoşgörü ile yaklaşmayı denemiyorsunuzda benim düşüncemin yanlışlığını garıp yaklasımla eleştiriyorsunuz.
          eleştirdiğiniz yazımda, yanlış evliliklerin büyük sorumluluğu bayanlarda olduğunu söyledim. sanırım yazımı sonuna kadar okumadınız. ayrıca yukarda Nuray hanıma yorumumda evlilik konusunda bayanlar bilinçsiz ve yanlış kararlar alıyorlar. sora suclu erkek oluyor diye yazdim. örnekler verdim. zinaya meyılli ve karakteri zayıf erkeklere bayanlar daha cok değer veriyor dedim. bunlar şirin görünme mi?
          hayat şartlarını göz önüne alındığında insanlar eş ve çocuklarına yeterınce zaman ariyamiyorlar. iste bu noktada ben de erkeğim ve allah içimize koyduğu o duygu ,bende de var ama ben bu arzunun bir kenara koyup çocuklarımla zman geçirip onları kaybetmek istemiyorum. HAYIRSIZ VE HAKKI İLE YETİŞMEMİŞ BİR ÇOCUĞUN NELERE MEYDAN VEREBİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? buda benim düşünce yapıp ve bakış açım, beğenmiyor olabilirsinz. böyle bir yaşam şeklini seçmiyor olabilirsin ama saygı duymayı öğrenmelisinz, garıp varsayıplarla yola çıkarak eleştirmek yerine.
          insanların duyguları farklı farklıdır.sizin beştane çocuğunuz olur ve bunlardan biri serseri olur, soz dinlemez asi olur vs vs siz bunu kolaylıkla hazmedebilirsiniz. ama ben hazmademem. evli değilim nerden mi biliyorum ? kız kardeşlerim var yeğenlerım var. kız kardeşlerımde ve yeğernlerimde bu duygu var ise kendi çocuklarımda ne kadar olur sizce ? bunuda bayanlara yalakalın için yapıyorum. Siz aklınızı yormayın ve çıkarım yapma zahmetınde bulunmayı diye söylüyorum.
          günümüzde erkekte bayanda olmak zor.kaş yaparken göz çıkarmamak lazım. erkekler aldatmasında diye 4 tane evlenipte kadınları ilgisiz birakıp onları bizi aldatmasına meydan vermemek lazım.
          bayan duygusaldır. kararlarını duygularıan göre alır genellıkle. yanlış karar alma ihtimali erkeğe göre çok fazladır. bu nedenle islamda, sahitlikleri bile yarım sayılmıştır. başınızda kadın yönetici var ise belaları bekleyin diyen bir dinin mensubuyuz. peki bayanın ihtiyac duydugu ilgiyi ve sevgiyi vermediğimizde duygularına kapılıp çok rahat yanlış karar alabileceğini islam bize göstermiyormu. ve bu duyguya kapılınca sonucu ne olursa olsun, dunya yıkılacak olsa bıle onu bunu yapmaktan alı koyamazsınız. bunuda biliyorsunuzdur.
          selametle..

          • aydemir diyor ki:

            Osman bey kardeşim;
            Sema hanım efendiyi sizden daha sert eleştirdim haddimin sınırlarını biraz da zorlayarak. Onlar cevap vermediler ve yorumumu da yayınladılar. Buradan şunu anlayabiliriz; eleştiri yapmak kadar eleştiriye tahammül edebilmek ve onu anlayabilmek de büyük bir nefis terbiyesini gerektiriyormuş. Ben sizi eleştirdim siz de beni. Bu böyle olması lazım. Böylece insanlar farklı bakış açılarını yakalamış olacaklar ve farklı düşünme yollarını öğreneceklerdir.
            Yazdıklarınız genel olarak kabul edilebilir açıklamalar olsa da, yetersiz ve konu dışına çıkmış olarak gözüküyor. Şöyle ki, bireyin kendisi mutlu olmadığı zaman başkalarının mutlulu için ne kadar yaşarsa yaşasın mutluluk zincirinde kırılmalar, eksiklikler olacaktır.Çünkü dişlinin dişlerinden biri kırılırsa arızalar oluşur, verimli çalışmaz. Daha açık bir ifadeyle bir erkek olarak günümüz şartlarında yaşarken, belki tecrübesizlikten doğan bir seçim yaparak evlenen kişi, zamanla seçiminde isabetli olmadığını anladığında, dişlide bir arıza başlamış demektir. Bu yüzden bu arızayı gidermeden polyannacılık yapmak o erkeği mutlu etmez ve çevresindekilere de yeterince duyarlı olamaz.Hatta herşey yolunda olan bir evlilik yapmış olsa bile, bir erkeğin yapısı bayanınkinden farklıdır.Bu konuyu defalarca açıklamaya gerek yok.
            Kadın kadın gibi, erkek erkek gibi olmazsa sistem bozulur. Bir örnek vereyim: 2011 Antalya altın portakal ödülünü alan “ZENNE” diye bir film vardır 5 dalda ödül verdiler.Konusu gerçek hayattan alınmıştır.İstanbul da eşcinsel hayat yaşayan Ahmet Yıldız ve İbrahim Can adında iki eşcinselden.Ahmet Yıldız’ın (büyük ihtimalle babası tarafından) öldürülmesinden sonra bu film çekilir. bu bir uydurma haber değil.Size gerçek isimleri ve belgelerini yazdım ki konu anlaşılsın.Türkiye de bir çok ünlü (!) kadının medyaya yansıyan benzer sapıklıkları olmuştur. Birde gün yüzü görmeyen iğrençliği kat kat olan gizli yaşantılar var. İslamdan uzak olunca, ortaya çıkan yaşam tarzları bunlardır. Avrupalılar önce dinizi öcü gösterdiler, sonra ifrat ve tefrit soktular içimize.Sonra da bizi kendilerine benzetmeye başladılar. Bu yüzden eğer islama, vatana ve bütün kutsallarımıza hakaret ederseniz size her türlü yardımı desteği ve övgüyü sınırsız bir şekilde sunarlar. Uzatmaya gerek yok, SİZ HELAL KAPILARINI KAPATIRSANIZ EĞER, HARAM KAPILARI ARDINA KADAR AÇIK OLDUĞU İÇİN NEFİSLER HARAMA KAYAR.Allah’ın izin verdiğine muhalefet etmek demiyeceğim ağır bir itham olur ama, hiç bir mahluk Haluk ‘dan daha iyi bilemeyeceğine göre, eğer Allah erkeğe iki yada üç dört neyse eş izni vermişse bunu sorgulamak biz kullara düşmez.bize düşen islamın güzel iklimini tesis etmek ve o iklimin pırıltılarından faydalanmaktır, gerisi kocaman bir HİİİİÇdir.

          • osman diyor ki:

            Aydemir kardeş,

            “Böylece insanlar farklı bakış açılarını yakalamış olacaklar ve farklı düşünme yollarını öğreneceklerdir.”

            yukarıdaki cumle size ait. siz benim bakış acımdan ne anladınız. bayanlara şirin görünmek istediğimi? tebrik ediyorum.
            sizin yaptığınız bu fikri eleştirmek değildir, itham etmektir.ikisini ayırt etmeyi öğrenseniz iyi olur.

            kaç defa yazdım ama sanırım anlamamak için gayret ediyorsunuz. söyeldiklerimden farklı seyleri açıklıyorsunuz. siz çok evliliği savunuyorsunuz. sebepleri belirterek bende tek eşiliği savunuyorum sebeplerinı soyleyerek.yine yazıyorum.
            günümüz şartlarından dolayı ;
            1. en önemlisi çocuğun ihtiyac duyduğu ilgi ve sevginin verilememi.
            2. kadına gereken ilgi ve sevginin verilemesinden dolayı

            kendi heves va arzularını bir kenara birakıp, hayırlı evlatla yetiştirme peşinde olması gerektığını düşündüğümden tek eşliliği savunuyorum.

            tekrarlıyorum. fikri elştrmek farklıdır, itham etmek farklıdır.

            demek dediklerim doğru ama konu dışına çıkmış olemı? buda güzel bir yorum!çok şükür ki tek eşliliği savunma saçmalığıma tav olan ve beni şirin gören bayanlar var sitede!!
            bana nefis terbiyesini öğretmenizi rica ediyorum çünki benim canım 4 hanım istemiyor. canımın istemesı için nefsimin terbiye edilmesi gerek. allah rızası için bana yardımcı olurmusunuz.

          • Aydemir diyor ki:

            Osman bey;
            Niyetimiz birilerine bir şey öğretmekse, bunu yapabilmek için öğretme makamında olmamız gerekir. Karşımızdakine “yapıyorsun”, “ediyorsun” gibi senli benli ifadeler kullanmak bizim seviyemizi gösterir. Eğer karşı taraf bunu hak ediyorsa da anlayacağı dilden hafifçe konuşmak icab edebilir.
            Bakın şimdi belki üzüleceksiniz ama, benim yada sizin neyi savunduğumuz, niye savunduğumuz hiç kimsenin umurunda değildir. Ama savunduğumuz şey ne olursa olsun sadece gerçek olmalı ve belgelerle savunulmalı. belli ki siz bir kere bile velenememiş biri olarak, benim söylediğim gibi birilerinin hoşuna gidecek açıklamalar yapmaya devam ediyorsunuz.Bu normal tabi buna ihtiyacınız var. Ama bu ikinci evliliğin legal olmasına bir mani değildir.Ayrıca ikinci evliliği yapan erkek ilk eşini ihmal edecek, ona sevgisini vermeyecek diye düşünülüyorsa, bu zaten kurana uygun olmaz. Kuran ‘a uymayan bir erkekte ikinci evlilik yapmaz,aldatır,metres hayatı yaşar, sevgili tutar, başka yerlere gider. Bilmemiz gereken şey birbirimizin değerli vaktini değersiz sözler sarfederek tüketmemeliyiz. Çünkü Allah’n hükümleri sana yada bana göre değişmezler. Bunların bazı bölümlerini kabul edip bazılarını da ( ya bu çok zormuş bunu görmeyelim, kadınların hoşuna gitmiyor) diye karşısına geçemeyiz. Daha açık bir ifadeyle feminizm belasının etkisine kapılıp islamın kurallarını yokmuş gibi saymak, sadece nefsimizi memnun eder.Ben ayrıca tek evliliği yada çok evliliği savunmuyorum.Ben içtimai sorunlara çözüm üretilmesi adına kendi görüşümü paylaşıyorum.Siz beğenseniz de beğenmeseniz de doğru bildiklerimi söylerim. Sizin de bu tür içtimai hayatla ilgili sunabileceğiniz alternatif çözümleriniz varsa onları paylaşın bizimle.Boş laf israfı yapmayalım karşılıklı olarak.

    • aydemir diyor ki:

      Sayın Site Yöneticilerine;
      Bizim eleştirilerimize genel olarak hoş görüyle yaklaştığınız için minnettar olduğumu bildirmek isterim… :$

      • osman diyor ki:

        aydemir kardeş.

        ilk başta farkında olmadan ithamda bulunduğunuz düşündüm ve uygun dille ifade etmeye çalıştım. ama yaptığın ithama devam ettin. nıyet okuculuğunu bir kenare birakmadın.
        söylediğin sözü tartmalısın. beni iki yüzlülükle ve yalancılıkla itham ediyorsun. uyarıma rahmen çalı arkasından dolanıyorsun. ne kadar çalı arkasıdna dolanırsan dolan o gün yüzyüze geleceğiz.

        günahın kol gezdiği bu devirde hangı babayiğit yiğitlik yapıpta benim günahlarımı yüklenecek diye beklerken hızır gibi yetıştın allah razı olsun.

        Muallim geldi, Hazret-i Peygamberin huzuruna oturdu.
        Resul-u Ekrem: “Adın nedir?” diye sordu.
        “Muallim bin Cüssâme” diye cevap verdi.
        Resul-u Ekrem: “Amir bin Azbat müslümanlığını açıklamışken sen onu öldürdün mü?” dedi.
        Muallim: ” Onun İslam olduğunu söylemesi ancak ölümden kurtulmak için idi” dedi.
        Resul-u Ekrem: ” Sen onun kalbini yardın mı ki, doğru mu, yalan mı bilesin?” dedi.
        Muallim: “Onun kalbi bir et parçasıdır, yarılsa ne anlaşılır” dedi.
        Resul-u ekrem “Kalbini bilemezsin, lisanına da inanmazsın. Ne yapmalı ki?…”
        Muallim başka diyecek şey bulamayıp: “Yâ ResulALLAH benim için istiğfar et” dedi.

        ithamda bululunmakla eleştiri yapmak arasındaki farkı ayırt etmek lazım.

        • Aydemir diyor ki:

          Ben sizi itham etmedim, direk söyledim.Siz dedim hanımefendilere şirin görünmek için böyle tarafsız yada hanımlardan taraf yorumlar yapıyorsunuz dedim. Bunu yaparken eğer doğru söylemişsem siz benim günahımı alırsınız, doğru değilse o zaman ben sizin günahınızı almış olurum. Ben şuana kadar da aynı kanaatteydim. Ama ben aynı zamanda hatamı kabul edebilecek bir olgunluğa sahibim. Elbetteki sizin niyetinizi, yani kalbinizi ben bilemem, sizin verdiğiniz ip uçlarına ve kendi deneyimlerime göre tahmin edebilirdim. Anlaşılan ölçüyü kaçırmış gibi görünüyorum. Size önerim karşılıklı helalleşmemizdir. Ben kendi adıma hakkımı helal ediyorum. Ayrıca benim kimseyi rencide etmek gibi bir niyetim de yok.Biliyorum biraz üslubum kaba.Bu da benim doğallığımdandır. Ama siz de lütfen evlilik konusunda evli erkeklerden daha fazla tecrübeye sahipmişsiniz gibi konuşmayın, çünkü bazı konularda isabetli olamıyorsunuz.Bırakın biz evliler onları anlatalım.Hayat yaşayarak öğrenilir.

          • osman diyor ki:

            Ama savunduğumuz şey ne olursa olsun sadece gerçek olmalı ve belgelerle savunulmalı.size ait olan bu söze binaen soruyorum.

            bunu cumlenın neresinde belge var.

            ´`birilerinin hoşuna gidecek açıklamalar yapmaya devam ediyorsunuz.Bu normal tabi buna ihtiyacınız var“ bu iki yüzlu insansın ve insanları aldatıyorsununu ifadesidir. kestiremiyorsan tekrar hatırlatım.

            hala calı arkasında dolanmaya devam ediyorsun. helalık istiyorsun hemde ben hala aynı dusuncedeyım diyorsun. bu ne tutarsızlık.

            benımde senın hakkında duşuncelerım var ama ifade etmiyorum. ifade etsem oyle değilsen iftira etmiş olurum endişesi ile. sen niye dikkat etmiyorsun. sonrada islamın osundan busundan bahsediyorsun.
            helalik istemeyide bilmiyorsun. bu senin yaptığına doğallık denmez.
            başka birsey denir ama ben soylemım anlayacağını düşünmuyorum.

            aynı fikirde isen helalık dilemene gerek yok. tutarlı olmak lazım. helalık istiyeceksende iftıra attiğini adam gibi kabul edeceksın.

            bu sitede bu davranışlar yakısıksız.

            rencide etme niyetin yoksa hareketlerınde bu seklıde olmalı. aksı taktırde inandırıcı olmuyor.

            hala sarfettığın sözün nereye vardığını bilmiyorsun yada işine gelmıyor. calı arkasında dolanıyorsun.

            sen tecrubelerıne güvenmeye devam et.

            hayat bu birileri aklına ve tecrubesine (!) çok güvenir, birileride bundan bonuslar toplar. allahın verdiği aklı nefsi bir kenara koyup kullanmayı bilen kazanır.

  45. Ahir Zamanda Erkek Olmak diyor ki:

    sema hocam aldatmaların kadınların çalışma hayatına atılmasıyla olan ilgisine hiç değinmemişsiniz…erkeklerin karma çalışma ortamlarında bulunan bir giydiğini ertesi gün giymeyen,sürekli albenili kadınlarla çalışmasının aldatmaya olan etkisine temas yok…

    Kadınların çalışmasıyla ilgili artık bir yazı bekliyoruz…özellikle kadını çalışmaya iten faktörler,ayrıca sizde bir ara Kur’an Kurs Öğreticiliği yapmışınız,neticede bir kamu kuruluşunda çalışmışsınız sonra sosyal hayatta aktifsiniz,kendi çalışma nedeninizi,şimdiki kadınların çalışma nedenlerini,kadının çalışmasının evliliğe yansımalarını anlatacak detaylı bir yazı yazmakta geç bile kaldınız bence…

    lütfen en kısa sürede bekliyoruz…kolaylıklar diliyorum…

  46. Arat diyor ki:

    Bundan önce yazdığım şeyler abartı falan değildi, benzeri başka hikayelerde mevcut bizde.

    Amma velakin cinsellikti başka şeydi işin özü hayata aşağıdaki işaretler ışığında bakabilmekte galiba;

    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?

    Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır. (ANKEBUT/2-3)

    Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı. (ANKEBUT/64)

    Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah’tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir. (HADİD/20)

    Dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen ve kendilerini dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak! Ve hiçbir kimsenin kazandığı şey yüzünden kendisini helake atmamasını, kendisi için Allah’tan başka hiç bir dost ve hiçbir şefaatçi bulunmadığını Kur’ân ile hatırlat. O, azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse, kendisinden alınmaz. Onlar kazandıkları şey yüzünden helake uğratılmışlardır. Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayı kaynar bir içecek ve can yakıcı bir azab vardır. (EN’AM/70)

    Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer iman eder kötülükten sakınırsanız, Allah size mükâfatınızı verir. Ve sizden bütün mallarınızı harcamanızı da istemez. (MUHAMMED/36)

    İnsanlara kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, salma atlar, davarlar, ekinler kabilinden aşırı sevgiyle bağlanılan şeyler çok süslü gösterilmiştir. Halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir. Oysa varılacak yerin (ebedî hayatın) bütün güzellikleri Allah katındadır. (AL-İ İMRAN/14)

    Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık. (İNSAN/2)

    O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır. (MÜLK/2)

    Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz. (ENBİYA/35)

    Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim. (KEHF/7)

    Yoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hali (uğradıkları sıkıntılar) başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlaraöyle yoksulluklar, öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: “Allah’ın yardımı ne zaman?” derlerdi. Bak işte! Gerçekten Allah’ın yardımı yakındır. (BAKARA/214)

    Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri! (BAKARA/155)

    Andolsun ki, biz içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve yaptıklarınızla ilgili haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz. (MUHAMMED/31)

    Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan size eziyet verici bir çok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’dan gereği gibi korkarsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir. (AL-İ İMRAN/186)

    [ Özellikle güzel ahlak sahibi hanım okuyucuların bu siteyi ziyaret ettiğine inanıyorum. Dua ederseniz sevinirim. Zira onların kötüsü çok kötü olmakla birlikte, iyiside çok çok iyi oluyor diye biliyoruz ]

  47. Arat diyor ki:

    Sema Hanım aslında yorumumu yayımlamazsınız diye düşünmüştüm, en azından sizin yerinizde ben olsam yayımlamazdım :)

    Direk olarak alakalı olmasada konu ile ilgili son zamanlarda yaşadığım bir şeyi paylaşayım.

    Zamanında hemcinslerinizden birini bir hayli adam yerine koyduk, el üstünde tuttuk. Nihayetinde boşandık Allaha şükür. Ha hatamız yokmu elbette vardır. Beşer şaşar.

    Şimdi bir tanesini tabiri caizse kelp yerine koyuyorum hatta bu tabir bile çok az gelir. Benden uzak durması için etmek zorunda kaldığım küfürleri, ettiğim lafları bilseniz… Ama ne varki ADAM yerine koyuluyorum. Ne acı dimi. (Bu arada kadınların taciz den ne hissettiklerinide anlamış bulunuyorum)

    Dışardan gören biri derki, bu adam bu kızla işini bitirmiş, şimdi başından savmanın peşinde- Ama yok öyle bir şey, yüzüne bakıp selam verdiğim vaki değildir. – Halbuki o da en nihayetinde Allahın bir kulu kalbini kırmayalım, insanca benden sana yar olmaz diyelim dedik, ne fayda.

    Şimdi bu hatun ben evliyken karşıma çıkmış olsaydı, ne mi olacaktı. E muhtemelen aldatacaktım. Niyesi malum. Ya sonrası……..

    Peki niyeti bozupta Allah muhafaza hadi desem bu hatuna ne olacak.Hatun dünden razı. Bingo…….!
    Bazen düşünüyorumda benim yerimde başka bir adam olsa hiç affetmez, kendin kaşındın der. Şimdi biz enayimi oluyoruz yada ne oluyoruz. Ne için çabalıyoruz ne diye tırmalıyoruz belli değil. (Kendimi emin gördüğüm sonucu çıkmasın aman bu satırlardan !)

    Uzun lafın kısası -kendince bile olsa- müspet camianın erkekleri bu işten uzak dursun efendim. Bakın bana peşime düşen bir tanesinden bile kurtulmayı beceremiyorum:). Birde niyeti bozup bu işlere girecek olsak, vay halimize.:D Zira bu hatun milleti dişine göre olan adamı seçmesini iyi biliyor gibi, rezilliğini çekmeside bize kalır.

    Not: Şu hatun yakamdan düşsün diye dua ederseniz sevinirim.

  48. Süheyla diyor ki:

    Kadın kocasına karşı her konuda özenli olduktan sonra(her şeyi görev olarak değil severek yaparak) erkeğe düşen tek şey iffetini korumaktır.

  49. Yasin diyor ki:

    Hırsız kendi çıkarını düşünür, mağdurun kaybını umursamaz. Dolandırıcı kandıracağı adamın zayıf noktalarını kullanır tiyatro yapar inandırır, kandırılanın kaybını umursamaz. Gaspçı, kapkaççı, vs. de böyledir, 20TL için adam öldürür.

    Aldatan ve bunu sürdüren insanlarında aynen bu mantıkla hareket edeceklerini düşünüyorum, zevki için neyin yıkılacağını kimin mağdur olacağını, kimin ağlayacağını umursamaz.

    Kısacası; bu yapıdakilerin yazınız üzerine vicdana gelerek bu günahtan vazgeçeceklerini sanmıyorum.

    Suç işlemeyi kolaylaştıran, zinayı suç olmaktan çıkaran bir Hukuk(?) devletinde yaşıyoruz. Bu kanunlar düzeltilmedikçe bu konularda yapılabilecek bir şey göremiyorum.

    “Kötü kanunlar büyük suçlar doğurur.”

  50. AHSEN diyor ki:

    selamün aleyküm

    çok tartışılacak bir konu öncelikle bizim sadece aldatma olarak genellikle algıladığımız sadakatsizliğin içinde aldatma kadar önemli olan sorunlarında olabileceğini düşünüyorum…
    toplum olarak ne kadar çok seviyoruz ve hazırız kadına kahpe erkeğe p…. damagası vurmaya onları hemen de nasıl cehennem çukuruna atıyoruz asla tasvip etmiyorum büyük günah ama o insanı o sürece getiren buna sebep olan mutlaka bir alt yapısı vardır.,mutlaka o insanı o sürece götüren talihsizlikler vardır bunların ortadan kaldırılması lazım bir insanı suça teşvik eden adam öldürmeye götüren sebepler araştırılmalı aynı bu konu gibi toplumsal sorunlarımız çok ne yazıkki evlilikler deseniz öyle bu durumuda sadece bir kesim yapıyormuş gibi görmekte büyük yanlış toplumun her kesiminde görülebilecek bir olaydır her insan şeytana uyabilecek potansiyel bir günahkardır unutmayalım..ALLAH herkese hidayet nasip etsin..tek taraflı günah keçisi aramak hiçbir zamanda adil değil Sema hanım çok güzel özetlemiş nasıl bu duruma gelebiliyorsa insan bedelinide bir şekilde ödüyor onun bu zavallı duruma gelmesi ne kadarda acı verici, kadın veya erkek bu durumda mağdur olabilir evet ama bir anlık zevk gaflet akılsızlık iradesizlik uğruna hayatını ve ahiretini mahvedenlere çok yazık..

    • seymen diyor ki:

      Biz aldatmayı savunmuyoruz, bununla mücadele ediyoruz, ama çekilen zorlukların da eşler tarafından bilinmesinin iyi olacağı düşüncesiyle erkeklerin durumunu anlatmaya çalışıyoruz. Adam kendini muhafaza ediyor evine gidiyor, karşısında soğuk somurtkan bir kadın. Adamın psikolojisini de anlayın diyoruz, kıymetini bilin diyoruz. Ama aklı fikri kadınlarda olmakla itham ediliyoruz, başka meselelerde helali haramı ahireti düşünemeyen kadınlar birden başımıza takva abidesi kesiliveriyorlar, sözlerine bakarsanız erkeklerin ahiretini, kendi ahiretlerinden daha çok önemsiyor gibiler.

      • AHSEN diyor ki:

        tabiki kadının bu şekilde davranması hoş değil . evliliğin bir anlamı olmaz o zaman..bazen insanlar bir anlık gaflete düşebiliyor ne yazıkki ALLH onlara hidayet nasip etsin..

  51. seymen diyor ki:

    Konuşulması yasak olan konuya doğru ilerliyoruz gibi yine :) , hadi hayırlısı. Doktora yapmak isteyen yok mu? :)

  52. düşünen adam diyor ki:

    Evli bir adam pek çok kadın için başlangıçta bekar bir erkeğe göre daha kolay yakınlık, arkadaşlık, dostluk kurulabilecek güvenli bir liman olarak göründüğünü düşünüyorum. Şu mantık çalışıyor galiba iyi birisi olmasa eşi onu kabul etmez ve evlenemezlerdi.
    Pek çok evli erkek başka bir kadınla görüşmeyi aldatma olarak görmez. Çünkü gerek toplumda çapkınlığın erkekler için teşvik edilmesi, gerekse dini kuralların 4 evliliğe kadar müsaade etmesi sebebiyle bu böyledir. Kaldı ki kendisinin evli olduğunu bile bile kendisi ile görüşen kadın ne kadar suçlu (!) ise adam da o kadar (!) suçlu ifadesi ile yazınızda denge kurabilirdiniz. Ama daha doğru ifade her ikisinin de gerek toplum nazarında teşvik edilmesi, gerekse dini kurallara uygunluk açısından suç oluşturmamasıdir.
    Evli bir erkeğin başka bir kadınla evlilik maksadıyla görüşmesi hali eşine ulaşması durmunda adamcağızın muhtemelen zihninden geçen şey zaten kötü olan ilişkinin daha da kötüleşeceği endişesi olabilir. Bu durumda ilişkinin kötü olması genellikle cinsel temellidir. Eşinin ihtiyacını anlamayan sorumluluğunun farkında olmayan kadınların başlarına gelebilecek bir durumdur bu çoğu zaman. Dönüp kendilerine bakanlar sorunu çözerler…
    Diğer bir durum da erkek ve kadının duygu dünyasının yaradılış esaslarıdır. Şöyle ki; bir kadının kalbi ancak bir kişiyi eş olarak kabul edebilir. O hayatının merkezidir ve kimseyle paylaşılmaması gerekir. Bu durum yaratıcının kadınlara verdiği utanma duygusu ile de birleşerek onların harika birer eş olmalarını sağlar. Eğer kocasına dünyanın en değerli varlığı olduğunu hissettirebilirse saliha bir hatun olup cennetlik olur.
    Erkeklerin duygu dünyası kadınlardan forklı yaratılmıştır. Birisini seviyorsa bu bir başkasını da sevmesinin önünde engel değildir. Kadını yüreği değerli bir kap gibi ise erkeğin sevgi dünyası bu kabı doldurduğu gibi başka kapları da doldurabilecek kapasitede yaratılmıştır. Bir bilimsel araştırmada dünyaca ünlü bir aktirstle birlikte olmak isteyip istemedikleri erkeklere sorulmuş araştırmaya katılanların çoğunluğu olumlu görüş bildirmişler ancak eşi o aktristle birlikte olduktan sonra yine onu arzular mısınız sorusuna verilen cevapların olumsuzluğu daha fazla gelmiş. Bu durum erkeklerin düz mantığı gereği dolu bir kaba başka birşey sığdıramayacakları düşüncesinin yaradılıştan kodlanması sebebiyle olsa gerektir.
    Kadınlar şöyle düşünüyor. Ben evliyim kocam benim evimin sultanı ben de onun veziri iken bu diğer kadın nereden çıktı? Bu durum sultanın yalnız bir tane ancak vezirin birden fazla olması ile izah edilebilir. Bu durum üzerinde çok düşünüldüğünde önemli iman esaslarının da tam anlaşılmasına sebep olabilir. Günümüzde herkes sultanlığa özeniyor. Sultanlar da sultanlığını devretmeye kapıcılığa veya köleliğe imza atmaya pek hevesli!
    Allah bir tanedir ve yerine kimsenin konulmasını (şirk) istemez. Böyle bir durumu kabul etmez. Peygamber ise yüzbinlerce olabilir. Hepsine iman ederiz. Kadın da sadece bir kişiyi koca olarak kabul edebilir bir başkasını onun yerine koyamaz. Ancak bir adamın birden fazla eşi olabilir hepsi haktır.
    Hesap meselesine gelince. Şüphesiz herkes kendi hatasından hesaba çekilecektir. Olgun ve ahireti düşünen kadın eşinin günaha girmesindense o kişiyle de evlenmesini teşvik edebilir. Hz. Hatice yaşlandığında sevgilisine “dilerse genç bir kızla evlenebileceğini” söylemesi nedense toplumda bırakın örnek alınmayı pek konuşulmuyor bile.
    Allahın yarattığı en değerli insanları örnek alıp onların tavırlarına uygun davranmak dururken psikopata bağlayıp başkasının tavrı yüzünden kendini ve başkalarını mutsuz edenler de hesap gününü düşünsün. Zira bir hadisi şerifte cehennem ehlinin çoğunluğunun kimlerden olduğu bildirilmiş. Sebebi de çok lanet etmeleri hem de. Adamcağız yıllarca kahrını çekse binlerce iyiliği olsa kadıncağız yaşlandığında da laik kanunlarına uyup merhametsizce boşanacağına geçmişin güzel günlerinin hatrına onu da nikahında tutarak ama kendi ihtiyaçlarını da karşılayabilecek 2. bir alternatife yönelmesi durumunda “senden ne iyilik gördüm” diyerek isyan edenler de hesap verecekler!
    Allah’ın verdiği helal hakkı haram kılma cüretini kendinde görenler de hesap verecekler!
    Ben de hesap vereceğim için doğruları yazmak haksızlık karşısında susmamak zorundaydım.
    Allah kendine kayıtsız şartsız iman edenlerin hepsinin hesabını kolaylaştırsın. Amin.

    • seymen diyor ki:

      Çok uzman, çok kültürlü, bilgili, akıl vermeyi seven, hayal dünyası geniş, feministliği feminenliğe tercih eden, ayakları üzerinde durabilmeyi ilke edinmiş, site sakini genç bekar bayanların yorumlarını sabırsızlıkla bekliyorum.

      • tarık diyor ki:

        Üstad sen de Ertuğrul özkök gibi yaptın, aziz yıldırımı saldın arenaya aslanlar parçalayacak şimdi:)

  53. tarık diyor ki:

    Diğer bazı konular:

    1-Ne kadından erkeğe ne de erkekten kadına arkadaş olmaz. Bunu bir erkek savunuyorsa ya eşcinseldir ya da o kadını en yakında yatağa atma planı yapmaktadır. Bunun asla ve kata başka bir açıklaması olmaz. Bunu zaten erkek bilir de kadın bazen gerçekten bilmez bazen de salaklığa yatar. Hiç bir erkek ama hiç bir erkek bir kadınla abi gibi konuşamaz, er veya geç aklına şeytan musallat olur. O yüzden bir erkekle abi gibi konuşan kadınlar; o abi dediğiniz adama yatak teklif etseniz asla ikilemez bunu bilin ve siz her derdinizi anlattığınızda bilinki aslında adeta bir odada soyunuyorsunuz. Bunu bilerek konuşun.

    2-Kadınların anlamadığı, Sema hanımın da mesleği gereği anladığı bir nokta da özellikle büyük şehirlerdeki çıplaklık. Nüfusun yarısını oluşturan 5 büyük ilimizde merkzi yerlerde gezen bir erkeğin cinsel uyarıcılarla dolması ile kadının ki bir değildir. Bu bazen erkekği -bu konuda hassas ise- depresyona kadar götürür ve içinde bulunacağı sosyal dini çevre yoksa ne kadar dindar olursa olsun bir yerde kopar. istanbulda yaşıyorum. Geçen akşam tramvaya bindim, çok da yorgunum. Bilenler bilir tramvayda yer kapmak zordur. Tam oturdum, karşımda arkasını dönmüş uzun boylu bir kadın, mini etek cama dayamış arkasını. Yani 80 yaşında erkek olsam bile tahrik olurum. En sonunda bela okuya okuya kalktım ayakta dikildim görmemek için:) Benim nefsim istemiyor mu ona bakmak, elbette istiyor. Hatta o tramvaydaki erkeklerden en fazla isteyen benim ama sonrası? Bunun bir mükafatı olmasa zaten o kadına bakmamak ahmaklığın daniskası. İsterse eşiniz size melek bile olsun farketmez..

    3-Sema hanımın senaryolarına gelince hepsi doğrudur. En zararlısı da evli erkek bekar kızbirlikteliğidir. Bu durumda zararsız atlatan bir erkek görmedim ben daha. Bu tip kızların ne kadar şeytanlaşabileceklerine hayret edersizniz, ben ettim bir kaç arkadaştan dolayı.

    • seymen diyor ki:

      Tarık bey yaşınız kaç bilmiyorum bu söylediklerinizde doğruluk payı var ama o kadar da değil yani diye düşünüyorum. Genelleme yapmamak lazım. Yoksa aynı işyerinde falan çalışanların durumu fena olurdu.

      • tarık diyor ki:

        Aynı iş yerinde genç, düzgün fizikli, dekolte giyinen bir kadın sürekli gözünün önündeyse ve erkek herhangi bir derecede aklı karışmıyorsa, ya gaydir, ya da eleğini asmıştır. Elbette birçoğu kendini frenler ama hayatının bir anında mutlaka aklına gelir. Mutlaka.

        Kadınların çalışmasının haram olduğunu anlatırken zaten değindik bunlara. Tekrara gerek yok. Ama özetle, kadının çalışması haram ise özellikle yukarıda saydığım şekilde zaten tümdengelimle anlamış oluruz erkeğin durumunu. Erkek böyle olduğundan çalışması haramdır. Belki belli yaş üzeri kızı gibi görebilir onu bilemem ama genelde dediğim gibidir.

        Zaten aldatmaların büyük kısmı çalışan kadınlarla oluyor. Özellikle memuriyet gibi sürekli birbirini gören insanlarda çok büyük oranda var bu.

        • Yasin diyor ki:

          Abartıyorsunuz. O kadar da değil…
          Allah korkusu herşeyin üzerindedir.

          • tarık diyor ki:

            Allah korkusu olan için demedik zaten, Allah korkusu olan adamın aklına gelse bile üzülür tövbe eder ve yapmaz bişey. Ama yine aklına gelir. Şeytan onun aklına daha çok getirir. Zaten zina eden adamla uğraşmaz şeytan etmeyenle direnenle uğraşır. Direnmeye devam ederse veli makamına bile çıkar inşallah.

            (Salıya kadar yokum arkamdan atıp tutmayın:) )

        • seymen diyor ki:

          Dekolteli bayanların çalıştığı yerde ahireti düşünen dindar adamın ne işi var. İş mi yok, rızkı veren Allah (c.c.) tır deyip, öyle yerlerden uzak durması lazım.

  54. tarık diyor ki:

    Dindar da olsa bir erkeği aldatmaya aklen ikna eden en büyük etken karısnın ilgisizliği, pisliği vb gibi nedenler olabilir. Bu nedenler haklıdır değildir tartışmıyorum. “Sanki adam da manken gibi ki kadını beğenmiyor, o da doğursun bakalım” gibi ahmakça cevapları dikkate bile almıyorum. Eğer bir erkek karısından artık hoşlanmıyorsa ve erkek dindar ise yapacağı en akıllıca şey boşanmak ve öyle başka kadına gitmektir ama bu da pratikte çok zor.

    Ben evli erkeğin karısndan başka biriyle yaşadığı cinsellik olayına “karısını aldattı” olarak da bakmıyorum. O duruma düşmüş erkek en büyük sorunu yaşamış Allah’ı aldatmıştır, bir kadın nedir ki? Bir kadının, karısının erkekle münasebeti bir kelimenin 3 defa söylemesi kadardır, bu kadar basit. Hiç bir kadın vazgeçilmez değildir, aldatma sonrası o kadının ağlaması da çok umrumda olmaz esasen. Asıl sorun ahiretin bitiyor arkadaş, bundan daha büyük sorun mu olur. Bir kadını boşar 3 ayda unutursun, ya Allah?

    Dolayısıyla aldatma durumlarında ne eş ne 2. kadın umrumda olmaz, aldatanların manevi durumları asıl önemlisi.

  55. tarık diyor ki:

    İnsanlar erkek evlendiğinde artık kadın ile ilgili imtihanı bittiğini düşünür. Asla değil, hatta artar. Bu, bir meyvenin tadını aldıktan sonra başkasını istemek gibidir ama bir farkı var, diğer meyveler yasaktır. Dinde evli olanın zinasının öldürülmeyle cezalandırılmasının bir nedeni, evli olanın artık kadınla işinin olmayacağından değil, en azından nefsi coştuğunda rahatlayabileceği bir karısının olmasındadır. Yoksa nefis yine aynı nefis ki bazı kadınlar kocaları için problem olduğundan başka yere daha çok iter kocasını.

    Bir erkek eğer mutlu ise karısıyla ve cinsel uyum varsa genelde başkasına pek bakmaz. Bu erkek dindar ise bu biraz daha sağlamlaştırır olayı. Ama hem mutlu, hem cinsel tatmine sahip hem dindar bir erkek başka kadın tuzağına düşmez mi? Hayır bunu diyemeyiz. Dediğim gibi zaten en büyük sorunu kadındır erkeğin, bunu aştığında sorunu kalmaz ahiret için neredeyse.

    Peki erkek ne yapacak. Buradaki cevap erkeğin inancı ile alakalı. Şahsen din derdi olmayan bir erkeğin 40 yaşına kadar neden evlendiğini(kadınlarla gününü gün etme imkanı varsa) anlayamam. Din sıkıntısı olmayan bir erkeğin eşiyle mutlu olsa bile bir başka kadınla veya kadınlarla kaçamaklar yapmasını da “erkek mantığım ile” çok normal bulurum. Ama Sema hanım yazmış, er veya geç yakalanırsınız bunun kaçarı yoktur. Yaklanmamak için eşinizin ya çok cahil ya da vurdumduymaz olması lazım. Çünkü aldatma olaylarında kadın asla bulunduğu mantık çizgisinden sapmaz, çünkü biyolojik bir ihtiyacı değildir. Ama erkek aldatma durumunda tüm doğrularından vazgeçip mantıksız ve tedbirsiz olur ve yakalanır. Çünkü erkek için aldatma maddi ve manevi hazzın doruk noktasıdır ki başka bir haz ona yetişemez.

    Bu durumda erkek hem mantık olarak hem de maneviyat olarak kendisini ikna edecek, bence bu devirde mutla bir tarikat, cemaat veya oluşuma tabi olacak, oranın manevi korumasını alacak sabredecek. Başka yolu yok.

    • seymen diyor ki:

      Bunlara sadece Tarık bey’in şahsi görüşü olarak bakılmasın, söylediklerinin %90 ına erkeklerin büyük çoğunluğu katılır.

      • düşünen adam diyor ki:

        kesinlikle

        • AHSEN diyor ki:

          tarık beyin bir erkeğin her yaptığının altında cinselliğini çıkarmasına erkekğin potansiyel bir cinsel makina olduğunu uzun uzun anlatmasına katılıyorsunuz yani çünkü onun erkekte gördüğü tek şey bu !
          oysa ben erkeklerden daha farklı bir çıkış beklerdim!neyse zaten bu konuda söylenebilecek pek birşey yok
          hala aklıyla yapabileceği daha farklı şeylere sahip olan erkeklerin olabildiği inancımı ben yitirmedim en azından..selamlar

          • seymen diyor ki:

            Sadece yorum yaptığım kısmı kastettim, öbür yorumlarda %90 oranı geçerli olmayabilir. Evlilik sadece cinsellik değildir tabi ki de ama erkekleri (aslında ilerisi için bir niyeti olmadığı halde) taciz etmekten tahrik etmekten zevk alan kadınların olduğu ve diğer kadınların da bunlara pek ses çıkarmadığı, normal gördüğü, sistemli ve planlı bir şekilde medyanın bu konuları kışkırttığı bir sistemim içinde yaşıyoruz maalesef.

          • tarık diyor ki:

            Erkek sadece cinsel olarak bakmaz elbette hayata. Manevi ve dini hazları bir kenara koyarsak bir de çoluk çocuk hazzı, eşiyle güzel geçinme hazzı, işinde başarılı olma ve para kazanma hazları da var. Başka da bişey gelmiyor aklıma:)) Bunlarında ortak kümesi hep cinselliktir. Erkek çocuk sahibi olmak için para kazanır. Çocuk sahibi olmak için cinsellik lazım. Erkek yuva kurmak için para kazanır bunun için de cinsellik lazım.

            Arkadaşlar biraz psikoloji karıştırırlarsa anlarlar.

            Şurada bunca aydır yazıyorum, hala bir kadının erkek davranışlarının ve piskolojisinin kadınca değerlendirilmemesi gerektiğini, erkeğin de kadınınkini erkekçe değerlendirmemesi gerektiğini ne ben anlatabildim ne de siz anladınız.

            Erkeğin aklıyla yapageldiği şeyleri merak ediyorsanız dünya tarihindeki tüm kültürel ve bilimsel gelişmelerden %10 kadarını çıkarın, geriye kalan erkeğin eseridir. Ama uçağı icad, sheakpere yazan erkek cinsel açıdan rahatlamadığı sürece bunları yapamaz. Bu kadar basit.

            Kadınlar erkeklerden daha farklı çıkış beklediği sürece, erkeklerin ne tür çıkışlar yapageldiğini anlamamkta ısrar ettiği sürece aynı tas aynı hamam. Bunu başaran kadın hem kendi mutlu olur hem erkeğini mutlu eder.

          • tarık diyor ki:

            Ben size, sizin zekanıza güvenerek, bu cinsel makine bahsinde 4 ayet yazmak istiyorum sadece. Ondan başka da lazım yok.

            Nebe suresi 31-34. ayetler:

            ” Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.”

        • AHSEN diyor ki:

          tarık merak etme kadınlar bu ayetleri bilemeyecek kadar yoksun değildir yada evlilikteki öneminin olmadığı konusundaki düşünceleri bu kadar değildir en azından sorunlar çözemeyecek derecede değil senin bu kadar pompalamanı kendini bu kadar zorlamanı gerektirecek bir durum yok ortada o yüzden fazla abartmaya gerek yok.
          eşler arasında halledilmeyecek bir mesele değil yeterki herkes çaba göstersin..
          Sema hanım bu konuyu çok güzel izah ediyor çok güzel dillendiriyor herkes az çok bilinçlenmiştir bu konuda ee artık bilinçlensin..

  56. tarık diyor ki:

    Şimdi diğer konulara geçelim. Bu yazıyı bir kadın yazmış, dolayısıyla erkek mantığının da yazıya nüfuzuna ihtiyaç var, ben de onu yapmaya çalışayım.

    1-Bir erkek neden aldatma sürecinde mantıklı düşünemez. Bu çok basit. Erkeğin mantıklı düşünemeyeceği tek yer bir kadındır. Hele bu kadın başka bir “kadın” ise bu çok zordur. Kadın- erkek ilişkisi ve imtihanı bu dünyanın en temel meselesidir. Hatta dünya ve ahiret bu imtihanın üzerine kurulmuştur denebilir. Kadın ve erkeğin nikah harici cinsellikle imtihanı bir anda kaldırılsa dünya nüfusunun önemli bir kısmı cennete gider sanırım. Çünkü en büyük imtihandır bu ve hemen her şey bir şekilde buna bağlı. Peki erkek durum böyleyken günaha mı girecek, hayır. Girmezse cennete girecek. Bazı gönül dostları geçmişte 40 yıl postnişin tekkede yaşanacağına, bugün bir kadına sabrdip günaha girmemek aynı dereceyi kazandırabilir diyorlar.

    2-Bir kadının nikah dışı erkeğe meyletmesi erkeğin kadına meyletmesinden çok daha zordur. En basit nedeni biyolojiktir. Sağlıklı bir erkek en fazla 1 hafta cinsel ilşki yaşamadığı zaman vücut refleks olarak bu ihtiyacı kendisi giderir rüya ile. Ortada böyle bir makina varken, bir erkeğin evli de olsa başka bir kadına meyletmesine şaşırana şaşırmak lazım. Karşınızda apartmandaki komşularının kapı önündeki kadın ayakkabısından bile tahrik olan bir tür var. Onu geçtim, ayette açıkça, peygamber eşlerine başkasının yanlarına tam tesettürle çıkmlarını seslerini ayarlamalrını söylüyor. Ve ekliyor, olur ki içi bozuk erkekler yanlış hayale kapılır. Peygamber eşleri için sahabelere bile bu önlem varken, günümüzde çıplaklığın çok sempatik sunulduğu bu ortamda erkeklerin bu özelliğini unutmamamk lazım.

    3-Argoda bir tabir vardır buraya uymaz ama çok güzel anlatır bunu. Erkek bir kadınla yakınlaşmaya başladığında onun geri dönmesi imkansıza yakındır. Bunu Hz. Yusuf’un kıssasını anlatan ayet de anlatır ve eğer Hz. Yusuf Allah tarafından korunmamış olsa Züheyla’nın tuzağına düşeceğini ifade buyurur.

    Peki o zaman erkek istediğini yapsın mı?
    Değil?
    Ya nasıl?
    Bir dahaki programda o da, pardon yorumda:)

  57. tarık diyor ki:

    Sema hanımın anlattıklarının hepsi doğru. Hatta artık özellikle aldatırsa ne olur konusundaki senaryo gerçekliğe dönüşmüş durumda, çevremden buna benzer yaşanan olaylarda aynısı oldu. Oraya geçeceğim ama önden önce temel bir konuyu söyleyeyim.

    Aldatma konusunda gerek dindar gerek seküler bir çok sitede defalarca yazdım. Gördüğüm şey aldatmada erkeğin suçlanmasıydı. Şu temel mantığı hep söyledim ve çoğu kez de bunun aklıllarına gelmediğini söyledi insanlar. O da şu; Aldatma olayını bir erkek maymunla, inekle veya bir uzaylıyla yapmıyor. Bir erkek yine bir kadınla eşini aldatıyor. Dolayısıyla aldatma olayında asla ve asla erkek tek başına sorumlu değildir. Sorumluluğun en az yarısı da aldatmada rol alan kadındadır.

    Çoğu kez evli bir erkekle beraber olan bekar kız için durum “Kızcağız evli adama gönlünü kaptırmış” formuna sokulurken aynı ilişkinin adamı da başkasının kızında gözü olan sapık muamelesi görüyor. Halbuki burada bir günah veya şerefsizlik varsa tam ikiye bölünmeli değil mi?

    Dolayısıyla ilk elden bunu bir düzeltelim. Aldatma hangi nedenle kötü olursa olsun asla ve asla tek başına erkeğin suçu değildir, hatta ibre kadından tarafa bile gidebilir.

    Sema hanımın erkek düşmanı olmadığını bildiğimden bu yazıyı olayın erkek tarafından bakışı olarak ele alıyorum, yoksa normalde bu temel bilgiden yoksun yazılmış olan böyle bir yazının bir kıymeti harbiyesi de olmazdı.

  58. ebedi pişman diyor ki:

    ne güzel.ne güzel!!!…vurun erkeklere.sema hanım duman etmiş erkekleri.kadınları son derece aciz, zavallı,hep kandırılan, duygularıyla oynan etken değilde hep edilgen gibi anlatmış.gerçekte böyle mi acaba.düz bir mantıkla “aldattın öyleyse suçlusun.”haksızlık hem de büyük haksızlık.her türlü şeytanlığa kafası basan kadınlar aldatmaya gelince mazlumlar öyle mi?kimse aldatmayı meşru görmüyor.sema hanım büyük bir haksızlık içindesiniz.kadınlar……bırakın başkalarına güvenmeyi,kendilerine bile güvenmiyorlar.

    bunu niye söylüyorum.inanın günümüzde aldatan kadın sayısı daha fazla.sırrını verdiği kişi tarafından satılma korkusu olduğu için kimseye anlatamıyorlar.ama saman altından çok güzel su yürütüyorlar.toplumun kendisini yüklediği rol gereği anlatamıyorlar.yani üstlerindeki toplumsal baskıdan dolayı.İnanın türkiyede avrupadaki gibi rusyadaki gibi bakirelik, evlenirken problem olmasın yani evlenmeden önceki cinsel ilişkileri kimse dert etmesin siz seyredin o zaman sadakatleriyle övünen ülkemin kadınlarını.

    avrupalıları da rusları da romenleride çoook geride bırakırlar.benim demek istediğim asıl konu bu değil.erkeler çok aldatıyor,kadınlar az aldatıyor falan filan değil.asıl mesele şu; aldatan erkekler sırf heyecen için macera olsun diye mi aldatıyorlar.niye aldatıyor bu adamlar.öyle ya orta da bir suç varsa sebebi de olmalı.Koca bulmak için can atan kadınlara-kızlara evlendikten sonra ne oluyorda kocaları başka bir arayışa başka kadınlara yönleniyor.bambaşka bir adam oluyor.bu soruyu sorun önce.İffetli bekar erkek ne oluyorda iffetsiz evli adama dönüşüyor.bunu sorun sema hanım.

    binlerce evli erkek evli oldukları halde zina yapıyor maalesef.niye acaba.evlenmeden önce cicili bicili olan kadınlara evlendikten sonra ne oluyorda kocaları yanlarına yanaşamaz oluyor.anneleri tarafından “erkekler sapık, uçkur düşkünü,ekekler size muhtaç siz onlara muhtaç değilsiniz,istediğiniz zaman verir istemediğinizde vermezsiniz,cinsel ilişkiyi hep erkekler istesin siz isterseniz değerden düşersiniz vs vs vs”bilinç altları bu düşüncelerle doldurulan kadınlar kocalarına ne verebilir.

    Koca eve geldiğinde, kocayı adam yerine koymayan,paradan puldan başka hesap yapmayan,çocuk doğurduktan sonra yüzüne bakılamayacak bir şekilde kendini salan bir kadının aldatılmaya etkisi nedir.akşama kadar dedikodu yapan, hesap sorulduğunda çocukların kendisini çok yorduğunu öne süren,anasının lafından çıkmayan, yatak odasında gassalın elindeki meyyit gibi duran kadınların, davranışlarıyla kocalarını cehenneme ittiklerini neden diile getirmiyorsunuz.neden bunları sormuyorsunuz muhterem şikayetçi hanfendilere(!!!!)Anneleri tarafından “Kendilerini istifade edilen, erkekleri istifade eden” olarak büyütülen hastalıklı kadın zihinleri erkeklere ne verebilir.

    Medyanın,internetin,sokakların,alışveriş merkezlerinin ve daha bir dünya faktörün kadınlar vasıtası ile erkeklerin beynini uyuşturduğu bir dünyada erkeklerden ne bekliyorsunuz.Hadım ettiniz erkekleri.yürüyen cesetler haline getirdiniz.ruhsuz, duygusuz, içgüdüleriyle harekete geçen bir mahluka çevirdiniz.

    Bu ülkede erkek olmak en ağır şartlarda çalışan işçilerin işlerinden daha ağırdır sema hanım.arasıra okuduğum yazılarınızdaki vicdan ve tarafsızlık maalesef bu yazınızda kaybolmuş.Neticede siz de bir kadınsınız.Bekliyordum ne zaman erkekleri kalaylayacak diye.kadın bu sağına soluna belli olmaz…neyse yazacak çok şey var ama boşver.her kadın ve erkek kendi vicdanına sorsun bence bu soruları önce…lütfen yazımı sansürlemeden vermenizi rica ediyorum.yayınlayacaksanız eğer.saygılar….

    • pasha diyor ki:

      Katılıyorum size benimde düşüncelerimi okudunuz. Elinize yüreğinize sağlık..

    • tarık diyor ki:

      Üstad boşanma duruşman ne zaman? :)

    • seymen diyor ki:

      Yazdıklarınızın birçoğuna katılmakla birlikte Sema hanıma haksızlık yaptığınızı düşünüyorum. O kadar emeği, yazıyı, kitabı, semineri vs. bir kalemde boş saymışsınız gibi.
      Benim gözlemlediğim kadarıyla zaten çoğunlukla sizin kadınlarla ilgili şikayetçi olduğunuz konuları düzeltilmesi için çalışıyor kendileri diye düşünüyorum. Ama koca bir toplum üzerinde etkili olmak kolay değil, yılların birikimi olan meseleleri kısa zamanda çözmek kolay değil, eleştirmek yerine destek olmaya çalışmak lazım. Marifet iltifata tabidir diye de bir söz var.
      Ben şahsen aile saadetim yönünden yazılarının çok faydasını gördüğümü de ifade etmek isterim.

    • Süheyla diyor ki:

      Yorumlarınızdan bazı bölümler çok dikkatimi çekti.Mesela:

      inanın günümüzde aldatan kadın sayısı daha fazla.sırrını verdiği kişi tarafından satılma korkusu olduğu için kimseye anlatamıyorlar.ama saman altından çok güzel su yürütüyorlar.toplumun kendisini yüklediği rol gereği anlatamıyorlar.yani üstlerindeki toplumsal baskıdan dolayı.İnanın türkiyede avrupadaki gibi rusyadaki gibi bakirelik, evlenirken problem olmasın yani evlenmeden önceki cinsel ilişkileri kimse dert etmesin siz seyredin o zaman sadakatleriyle övünen ülkemin kadınlarını.
      avrupalıları da rusları da romenleride çoook geride bırakırlar.
      ***

      Yaşadığınız çevreyi çok merak ettim.Muhazakar bir çevre de değilsiniz sanırım ve bu bahsettiğiniz kadınlar muhafazakar çevrenin kadınları değiller.Ya da ben sizin bahsettiğiniz türde bir çevrede yetişmediğim için bahsettikleriniz bana çok abartılı geliyor.

    • Ahir Zamanda Erkek Olmak diyor ki:

      “Bu ülkede erkek olmak en ağır şartlarda çalışan işçilerin işlerinden daha ağırdır ”

      yüreğinize sağlık kardeşim..içim cız etti bu cümleyi okuyanca ama bu ülkede erkek olmak yerine hakikaten Ahir zamanda Erkek olmak çok zor bir imtihan…rabbim yardım etsin cümlemize….

    • hafî diyor ki:

      Sayın ebedi pişman,
      Yazara haksızlık ettiğiniz kanaatindeyim. Yazdıklarınızın pek çoğu yazının konusunu ilgilendirmiyor.
      Yazıda, aldatma sebepleri, aldatma sayısı ve oranı gibi hususlar ele alınmamış. Aldatmanın sonucunda olabileceklere işaret edilmiş. Yazılanlar doğru. Hatta namus cinayetleri ve tarafların yakınlarının da karışabileceği toplu kavgalar, cinayet ve sakatlanmalar sonucu felakete uğrayabilecek kişi ve ailelerden bahsetmemiş. Okuyucuya bir pencere açmayı, olabileceklerin bir kısmınında okuyucunun düşünmesini istemiş.
      Yazarın yazılarını ara-sıra okuduğunuzu ifade etmişsiniz. Ben düzenli okuyanlardanım. Bahsini yaptığınız konularda da yazıyor. Önceki yazılarına da bir göz atın. Sayın Maraşlı ele aldığı konuları, İslami hüküm ve değerleri merkeze koyup, eğip bükmeden ifade ediyor. Kadın/erkek hoşumuza gidip gitmemesi bizim nefsimize hoş gelip gelmesi ile ilgili.
      Bir örnek:Yazılarından birinden hatırlıyorum, sizin “yatak odasında gassalın elindeki meyyit gibi duran kadın” benzetmenizi “ölü balık numarası yapan kadın” sözleri ile ifade etmişti. Konu ile ilgili birçok tavsiyede bulunmuştu. O yazısını okusanız eminim sizin çok hoşunuza gider.
      Selam ve dua ile..

  59. arat diyor ki:

    Yani demişsinizki “kısaca hiç evliliğe bulaşmayın”.Zira kimin eli kimin cebinde belli değil. İki ucu pekte temiz olmayan bir değnek :-)

    Şöyle bi düşünüyorumda şu devirde bir erkeğin evlenmesi için gerçekten aklı melekelerini yitirmiş olması lazım. Hemen kızmayın yorumuma, düşünününce bana sizde hak vereceksiniz.

    • ebedi pişman diyor ki:

      çok doğrusun adamım.bu devirde evlenilmez.bekarın yediği nane kabul görürde evlinin ki görmez.şartlar ne olursa olsun…

      • tarık diyor ki:

        Evet çok yanlış bir şey bu. Bekarken 50 kadınla yatıp kalkan adam evlendiğinde aldatınca kıyamet kopuyor. Bence hiç ama hiç bir farkı yok.

        Evlilikle bir kadına verilen sadakat sözünün hiç bir anlamı yoktur. Sadakat Allah’a olur. Eğer kadın evlendi diye kocası başka kadına gitmez diyorsa saftır.

    • tarık diyor ki:

      “Yani demişsinizki “kısaca hiç evliliğe bulaşmayın””

      Bu yanlış, dindar erkek için yanlış. Dindar olmayan için kısmen belki. Ama evliliği bu kadar hakir görmemek lazım. Her ne kadar kadınlar evlendiklerinde artık sadece kocalarını görrüseler de genel olarak – genel olarak diyorum çünkü evli erkekler dediğim gibi maymunlarla aldatmıyor, evli kadınlarla da aldatıyor ki en rahatı ve sorunsuzu da evli kadınlar malesef- erkekler de de bu var.

      Karısından razı, cinselliği yaşayan bir erkek biraz da vicdan sahibi ise başka kadını istese aklı bazen gitse bile bunu faaliyete geçirmez. Kadınlara da yüklenmemek lazım fazla bu özellikleri taşıyorlarsa. Cennetin çoğu erkeklerden oluşuyor. E kolay değil çaba gerektirir.

    • seymen diyor ki:

      Bir kitap vardı adı ‘evlenmeyen erkekler, evlenemeyen kızlar’ dı yanılmıyorsam. Bazı kesimlerde çok bazı kesimlerde henüz az belki ama artık evlenmemeyi veya çok geç yaşta evlenmeyi tercih ediyor zaten erkekler.

    • Yasin diyor ki:

      Evlenmek bugünkü kanunlar ve şartlar altında erkek için büyük bir risktir.

  60. AYsun diyor ki:

    bu yazıya karşılık diyeceğim tek söz: YA RABBİ!…

  61. seymen diyor ki:

    Çok doğru tesbitler, akıl bunu gerektirir. Yanlız 10-20 yıl önce çok az olan şeyler, ancak sosyete diyebileceğimiz kesimde görülebilen şeyler, bu zamanda neden arttı, bunları da araştırmak ve ona göre önlemler almak, sebepleri, imkanları, fırsatları ortadan kaldırmaya çalışmak lazım diye düşünüyorum; Ki burada kadınlara da iş düşüyor bana göre.
    Devamlı erkeklerin tarafını tuttuğunuza inanan kadınlar da rahatlamışlardır, artık.

    • pasha diyor ki:

      Seymen sana katılıyorum. Sema hanım biraz fazla yüklenmiş erkeklere ama canı sağ olsun. İş duygusallık olunca kimse neyin nasıl olacağını önceden kestiremiyor. Burada kadınların da en az erkekler kadar sorumluluğu var bence. Erkeğin aklında hiçbirşey yokken birden aklına böyle şeyler sokan ve erkeği böyle düşüncelere sevkeden kadınlar da var. Ayrıca, karısını başka bir kadınla aldatan erkek deniyor. Tamam ama diğer taraftan bakınca kocasını altatan da bir kadın var.!!! (tabi iki tarafta evliyse) bekarsa da çok birşey fark etmez evli olduğunu bile bile o erkekle beraber olması da suç değil midir kadının? Kısacası, evine hırsız giren mağdurun kendisini azarlayan hakime dediği gibi “Peki ama hırsızın hiç mi suçu yok” Sema hanım. :))

      Editör not: Yorumlarınızın geç onaylanma sebebi, takma isiminizi mi onaylamadı panel anlamadık ama yorumunuzu istenmeyenlere gönderdiği için az önce görüp şimdi onaylıyoruz.

    • .:. diyor ki:

      Herkez sosyetik olmaya basladi..
      – Zengin ve parasi bol sosyete olanlar,
      – Orta halli olsada sosyete gibi yasamak isteyenler.
      – Ekonomik zenginlige sahip olmasa da sosyede olmaya ozenenler.

      Turk dil kurumunda “Sosyete” = Bir topluluktaki gelir düzeyi yüksek ve kendilerine özgü yaşama biçimleri olan topluluk.

      Onemli gordugum iki sebeb;

      Sebeblerden birisi Bizleri tahrik eden film ve dizilerdeki orneklemeler (Ozellikle dizi filmlerde) en populer ve davranislara baktigimizda, Para, Guc , Makam ve mevkinin, bunlari yonetemeyecek kisilerin elinde (Karekteri bozuk), kendi cikarlari, menfaetleri, bencillikler v.s. olumsuz kullaniliyor olmasi.

      Sebeblerden baska birisi de, Calisma hayatindaki degisiklikler, (Bu cok onemlidir.) Kadinlarin calisma hayatinda, daha fazla yer almasi,(Calisilan ortamlar cok onemlidir) oldukca fazla tahrik olayi vardir.

  62. zeynep liva diyor ki:

    BEN DE OFFF OKURKEN DARALDIM..

  63. dilek diyor ki:

    harika muhteşem yazınızı çok beğendim sema hanım ancak bukar güzel vurgulana bilirdi… çoğu kadının ortak problemi olan sanal aldatılmayı yazı dizinizde tek kelimeyle muhteşem yorumlamışsınız aklın yolu birrr sadece tuhafıma giden tek şey var acaba bunu yapan kadın ve ya erkekler bu dünyada ebediyete kadar kalabileceklerinimi düşünüyorlar sorgu sualden aile haklarından hiçmi korkmuyorlar???????

    • tarık diyor ki:

      “çoğu kadının ortak problemi olan sanal aldatılmayı”

      Bu çoğu kadının derdi olan çoğu kocfalarının yaptığı sanal aldatma da erkekler tarafından maymunlarla yapılıyor zaten. PC’nin karşısnda kadın yok zaten. Şimdi buraya birkaç şey yazıp örnekleyeceğim, yayınlanmayacak yayınlansa zihinler bulanacak.

      Şunu kafanızdan silin; aldatma kadın erkek beraber yapılır. Sizn bundan şikayet ederken alt komşunuz blki başka adamla sanal ililki yaşıyor. Olay bu, erkeklerin değil toplumun sorunu.

  64. murat diyor ki:

    Aç gözlülük ve lüzumsuzluk’tan başka bir şey değil. Rabbim böyle aciz durumlara düşmekten bizleri muhafaza eylesin.

Yorum yapın

Röportajlar

Kızların Ölüm Fermanını Anneleri İmzalıyor

Hamit İzol 63 yaşında. İzol aşiretinin ileri gelenlerinden. Onun doğduğu topraklarda hep törenin sözü geçti. Çok insanın canı yandı, çok insan bazen akraba elinden gelen kurşunlarla hayatını kaybetti. Yeri geldi ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Her insanın hayatında mutluluğa kavuşabilmesi için bir saat vardır. İş o saati kaçırmamakta… “ ( B. Fletcher)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku