Amir Erkek mi Memur Erkek mi?

19 Ocak 2017Nagehan İpek7 Yorum »
Nagihannn___-150x1501Günümüzde özlenen bir  erkek profili var.
Dönem dizilerinden olsun, tarih kitaplarından olsun, büyüklerimizin  gözlerindeki o gıpta bakışları ile anlatımlarından olsun ciddi bir özlem aşikare var.
Özellikle otuz yaş üstü hanımları zorlayan durumlar olabiliyor.
Çünkü baba profili ve eş profili arasında zıtlık olduğunda hanım nasıl davranacağını bilemeyebiliyor.
Şöyle baba profili olan bir hanım düşünün,
Babanın akşam eve geleceği vakit evde bir büyüğü ağırlamanın heyecan hali ile harmanlanmış,
tatlı bir telaş, mutluluk ile kapıda karşılanan baba.
Evin erkeği, reisi ağırlığında köşesine geçen, şefkatli ama vakur duruşu
ve  sıcacık bakışı ile ev halkını sarıp sarmalayan bir baba.
Nerde nasıl davranılması gerektiğinin ve had sınırlarının ilk öğreticisi.
Ağzını açıp sözcüklerin bir bir dökülüşü ile tüm dikkatleri üzerine çeken ve tutulması kısmında sürat ve değer gören bir baba.
Diğer yanda akşam eve geleceği saati bile dikkate alınmayan,
sürekli evin her köşesinde her işe müdahale eden,
her söze dahil olup laf üreten,
sözlerinin ve duruşunun önemi olmayan
çok konuşan, ağırlığı ve vakur duruşu olmayan bir baba.
Öyle bir baba ile büyüyen kadınlar böyle bir eşe sahip olduğunda ciddi duygu  karışıklığı içinde mutsuz olabiliyor ve eşinin babası gibi olmasını arzu ediyor.
Karmaşa zinciri tam da bu kısımda devreye giriyor.
Biz kadınlar evin hükümranlığına baş koymuşcasına mücadele ediyoruz.
Gücü elimize aldığımızda da mutlu olmayan yine biziz.
Ne garip anlaşılmaz bir durum değil mi?
Hakikatte gönlümüzde yatan aslan, yanımızda güçlü bir erkek profilidir.
Hem iktidar isteği, hemde güçlü iktidar sahibi bir eş arzusu, ikisi bir arada olmayacağına göre sıkıntı silsilesi başlamış oluyor.
Aslında buradaki karmaşaya sebep ise dengelerin yerinden oynatılması.
Çünkü Allah erkeği kavvam yani reis olarak vazifelendirmişdir.
“Gerektiği yerde kadına muhalefet edebilmeli zira bunda bereket vardır” diye ifade eder Hz.Ömer ra.
Erkek karısının görüş ve önerilerini dikkate almalı fakat son sözü evin reisi olarak sorumluluğu üstlenip noktalamalı.
“Eşimin yapma deyip itiraz ettiği fakat dinlemediğim her durumda sıkıntı ve problem yaşadım.” diyen bir çok arkadaşımın pişmanlıklarına şahit oldum.
Ne yazık ki bu dengeyi bozan çoğunlukla biz kadınlarız.
Denge yerinden oynadığı zaman bu evliliğe de sirayet ediyor, duygulara da.
Ve ne üzücüdür ki isteklerimiz ile yaptıklarımız arasında bocalayıp duruyoruz.
Yanımızda güçlü erkek isterken kucağımızda güdümlü erkekler yetiştiriyoruz.
Hayalimizde güçlü erkek var, hayatımızda yönettiğimiz erkek.
Yetiştirdiğimiz erkek eşine bağımlı olsun istemiyoruz.
Oysa örnek aldığı erkek profili baba, hanımına bağımlı.
Durum öyle  bir hal alıyor ki karmaşa yumağı çözümsüzlük yolunda süratle koşuyor.
Sadece kadın boyutunda kalmıyor bu durum tabii ki. Bu zihniyet ile büyüyen erkek bulunduğu konum hakkında kavram kargaşası içinde kalıyor.  Rabbinin ona emrettiği gibi amir olamıyor.
Kocanın hakkı evinde amir olmaktır, karısının memuru olmak değil.
Cenab-ı Hak erkeklerin kadınlar üzerinde hakim olduklarını belirtmiş ve efendi misyonu yüklemiştir. (Nisa suresi 34)
Efendi ağırlığını Allah’ın ona verdiği  bir nimet olarak görüp yükünün kıymetinin farkında olan erkeklerin sayısının azaldığını düşünüyorum.
Allah’ın emrettiğinin aksi davranan erkekler hatalarının ve vebal altında olduklarının farkına varacaklar mı acaba?
Ve erkeği efendiliğinden uzaklaştırıp güdümlü hale getiren kadınlar hatalarının ve vebal altında olduklarının farkına varacaklar mı acaba?

 

Okunma Sayısı : 3.747

Yorum yapın

“Amir Erkek mi Memur Erkek mi?” için 7 Yorum

  1. Sadece Fatih diyor ki:

    Soruna çok güzel değinilmiş ama çözüm nedir?
    Benim aklıma maalesef bir çözüm önerisi gelmiyor. Bir sorunla beraber çözüm öneriniz yoksa siz de o sorunun bir parçasısınızdır diye sevdiğim bir söz vardır. Belki ben de bu açıdan sorunun bir parçasıyım.

    Çünkü erkek kadar güçlü olduğunu iddia edip dizginleri eline almaya çalışan kadına ne yapabilirsiniz ki, yaptırım hakkınız var mı? Zaten sizi anlamıyor, otoritenizi kabul etmediği için algıları kapalı, dinlemiyor, duygusal davranıyor mantığıyla hareket etmiyor(edemiyor)
    Özetle laf dinlemiyor. Ancak başlarına buyruk aldıkları kararlar en önce kendi başlarını derde sokuyor. Yazıda da değinildiği gibi feminist kadınlara şunu diyorum, hem evde iktidarı ele geçirmek istiyorsun hem de içgüdüsel olarak otorite sahibi erkeği özlüyorsun. (Sonuç, evde hergün didişme.) Otoriteyi erkeğine bırakmıyorsun çünkü mantığınla hareket etmiyorsun. En kötüsü de bir şekilde otorite kazandığında o sorumluluk altında ezilip psikolojik bunalıma giriyorsun.

    Şimdi soruyorum bu kadınları kimler hangi tesirle yetiştirdiler? Ayrıca yanlış anlaşıldığını düşündüğüm bir konuya da değinmek isterim, otorite sahibi olmak demek evde diktatör olmak demek değildir. Bunu karıştıran erkekler yüzünden kocasından zulüm göreceği korkusuyla yetişmiş kadınlar maalesef birer gizli feminist olarak günümüzün annelerini teşkil ediyorlar.

    • Uğur diyor ki:

      Sayın Sadece Fatih,

      Aynen belirttiğiniz gibidir. Meselenin tek çözümü kanunlarla erkeklere erkeklik ve yöneticilik haklarının iadesidir. Hayatta işleri düzenleyen şey yasadır, yani Kur’an Arabcasındaki kelimeyle “dîn”dir. Yasaların vermediği hakları kullanarak erkekler elbette âmir olamazlar. Zaten âmirlik siyasi-sosyal düzen tarafından verilen bir yetkidir, ferdler onu tek başlarına, sadece kendi çabalarıyla asla ama asla elde edemezler. Onu sadece tek başlarına, kendi çabalarıyla, yasalardan bağımsız olarak elde etmeye çalışırlarsa, bunun sonu sizin de ifade ettiğiniz gibi zorbalığa başvurmaya başlamaktır, onun da sonu mahkemelerden ağır cezalar almaktır.

      Dîn kelimesinin “yasa” anlamına geldiği gerçeği çok önemlidir. Bizim bugün karmakarışık bir anlam yüklediğimiz, modern (saçma sapan) “religion” kavramıyla eşitlediğimiz “dîn” kavramının Kur’an’da çok basit iki anlamı vardır: 1. yasa 2. yargılama. Mesela Hz. Yusuf kralın dînine yani yasasına göre hüküm vermeye mecburdu (Yusuf Suresi, 76). Keza insanlar âhıretin başında “dîn gününde” (yevmu’d-dîn’de) yargılanacaklardır, yani yargılama gününde.

      • Uğur diyor ki:

        Pardon, dîn kelimesinin üçüncü bir anlamı daha vardır. O da yasaya bağlılık, yani dindarlıktır. Dindar bir Müslüman Kur’an ve sünnetteki Allah yasasına (dînillah’a) bağlıdır.

  2. Yahya diyor ki:

    Bence makalenin teması direkt feminist erkek/ efemine erkek olarak değiştirsek daha uygun olurdu. Gündem ve kanunlar bunu gerektiriyor!

  3. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    “Babalarina hitap sekilleri olsun, hareketleri el kol sakalari, sanki baba degil de kiz arkadasi ile olan bir iletisim seklini bana animsatiyor. ”

    “feyza” kardeşim bu cümlenizi okurken bizzat şahit olduğum bir durumu hatırladım. bir gün dolmuştayım ineceğim yerde indim benle beraber bir başörtülü genç kızda indi arkamdan sonra baktım bir genç erkek onu bekliyordu baktılar gülüştüler genç kız ona doğru gitti bende nedense gözlerim takılı kaldı hani ne yapacak diye belkide merak ettim ne yapsa beğenirsiniz hani sarılmalara yanak yanağa öpmeler belki sıradanlaştı da ama bu gördüğümü ilk gördüm yani. neyse uzatmayayım gördüğümü söyleyeyim :) kız gidip erkeğin burnundan makas aldı :) hani iki parmağımızla bazen küçük çocukların yanaklarından makas alırız ya aynen öyle yaptı ama yanağından değil erkeğin burnundan tabi ben şok oldum bu manzarayı görünce o erkeğe de üzüldüm bu ilişki biçimine de.!

    şimdi siz o erkeğin evde kavvam olabileceğine imkan tanıyor musunuz? belkide o kızla evlilik düşünüyordur belki sözlüsü veya nişanlısı veya haram sevdasıdır onu bilemiyorum ama bir kız gelip bir erkeğin burnunu sıkıp ulu orta yerde şakalaşıp güya sevgi gösterisinde bulunuyorsa ben o erkeğin kavvam olacağına inanmam o kızında mutlu olacağına inanmam. belki yöneteceğim kedim gibi seveceğim her türlü el şakası yapacağım bir erkek buldum diye sevinir.ama işin heyecanı geçince vakur duruşlu ağır başlı kavvam bir erkeği niye seçmedim diyede ah geçirir içinden ama tabi iş işten geçmiştir…

    her neyse çok uzattık….mesele şu işin çivisi çıkmış insanlar neyi kimi nasıl seveceklerini bile unutmuşlar! bilmiyorlar belkide bilecekleri örnek modelleri görmüyorlar yada göremiyorlar çünkü model kalmamıştır o çevrede. düşünsenize ya “ulu orta sevdiği erkeğin burnundan makas alan bir kadın tipi ve buna ses çıkarmayan bu sevgi şekline razı olan bir erkek tipi” bilmiyorum ama ya biz çok eski kafalıyız yada yeni nesil hemcinslerimiz ve karşı cinslerimiz çok modern kafalı….!

    • Feyza diyor ki:

      “…..şimdi siz o erkeğin evde kavvam olabileceğine imkan tanıyor musunuz?” demissiniz, el-cevap; ‘imkan tanimiyorum’ ahir zamanda Musluman olmak rumuzlu kardesim. Kendisine sevimli fino kopegi muamelesi yapilmasina musade eden bir erkegin ‘kavvam’ misyonunu tasiyabilecegine ve bir kadinin oyle bir erkege saygi duyacagina inanmiyorum. Bir kadinin saygi duymayacagi bir erkekle ise mutlu olacagina hic inanmiyorum. Bir yani hep eksik kalacaktir, karsisundakinin bu eksikligine binaen herseyden once ‘kendi kadinsiligini’ zaman icinde sorgulamaya baslayacaktir.
      Fakat bunda annelerin payi cok buyuk. Bir anne eger erkek evladi yetistiriyorsa, yaninda bir nebze agirligini muhafaza etmeli. Onun o gun icin bir erkek cocugu olsa da yarinin yetiskin bir erkegi olacagini aklindan cikarmadan erkeksi vakarini zedeleyici boyutta sirnasik sevme tarzindan uzak sevmeli. Bazi erkeklerin bu ornekteki hareketi yadirgamama sebepleri aileden ve yakin cevreden asina olduklari icindir. Bize abes geliyor. Ama bircogu icin normal.
      Her anne cocugunu sever, oper, basini oksar vs. Ama bazi anneler hakikaten durumu abartiyorlar. Simdi eskinin kadinlarinin agirbasliligini bir gozonune alirsak, o zaman bugunki erkeklerin neden bu kadar yumusak ve la-kaid yetistigini anlariz. Annelere bakiyorsunuz sanki oglan cocugunu degil de evdeki minik sevimli kedisini seviyorlar. Bazi ortamlarda bu beni bile rahatsiz ediyor, o erkek cocuklarinin ne hissettiklerini Allah bilir. Yani sevmenin bile bir usulu bir inceligi olmali. Anneden abladan kizkardesten sirnasik sevilmeye alismissa erkek, kiz arkadasindan bunu gorunce yadirgamaz. Kiz ve erkek kardeslerin de aralarinda biraz mesafe olmali. Yani nasilsa haram degil diye her turlu el kol sakalari, laubali temaslar, gereksizce opme, her firsatta makas alma, mahremiyete ozen duymama gibi dikkatsizliklere dusmeyip edeb muhafaza edilmeli. Yani abla farkli agabey farkli.
      Modern hayatin dayattigi sosyal formuller ilahi vahiy degil. Geri kafali olmak bazi yerde guzeldir kardesim. Surekli eskiye duyulan ozlem de bunun bir kanitidir. Aslinda sizin rumuzunuz butun bu yazdiklarimizin ozeti cok kapsamli bir tabir. Ahir zamanda Musluman olmak, deli damgasi yemek gibi.

  4. Feyza diyor ki:

    ‘Golgesi agir’ diye bir tabir vardir ya, iste ozlenen erkek modeli bu. Yazinizdaki baba profilinde sanki babami tasvir etmissiniz. Hayali gozumun onune geldi okudukca. Vakur ama zorba degil, musfik ama laubali degil, hossohbet ama bosbogaz degil, ozguven sahibi ama mutekebbir degil. Kisaca ifrad ile tefrid arasinda mutedil bir cizgide agirbasli, beyefendi erkek durusu.
    Meselâ, babamizin yaninda uzandigimizi hic hatirlamiyorum. Uzaniyorsak da o odaya girince hurmeten kalkardik. Fakat uzanmaya devam etsek babam kizar miydi, kesinlikle kizmazdi. Saygi icabi bu bizi huzursuz ederdi belki, icgudusel bir hurmet refleksiydi. Ama genelde kizlar babalarini maskaraya ceviriyorlar benim sahit oldugum. Babalarina hitap sekilleri olsun, hareketleri el kol sakalari, sanki baba degil de kiz arkadasi ile olan bir iletisim seklini bana animsatiyor. Arada bu ince ve cok hos cizgi kucuk yasta olusturulmadiysa, ergenlige giren genc kizin hatalarini babasinin ikaz etmesi ne yazik ki tesir etmiyor. Halbuki bu diyalog baba-kiz arasinda saglikli sekilde gelistirildiyse, kizlar babalarina duyduklari derin saygi icabi onu uzmeme adina ozdenetimini kendi icinde olusturabilme yetisini kazanirlar. Cezaya gerek kalmaz, sohbet en guzel terbiye metodu olur.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve esirgeme var etmesi de O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunlarda düşünen kavim için ayetler vardır.(Rum Suresi 21.ayet)"

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku