Anlamak Değil Duymak İstiyorum

Kur’an bize “usulünü” anlatır.

Kur’anı anlamak, yorumlamak, rehber edinmek, inanmak bu usul üzere olursa “sahih” olur/kalır.

Örneğin Kur’an , ayetlerinin çoğunlukla “muhkem/anlaşılacak açıklıkta” olduğunu ve kitabın özünün/temelinin/anasının bu ayetler olduğunu ifade eder. Bazı ayetlerinin de benzetme/betimleme/teşbih/kurgu (yani müteşabih) olduğunu hatırlatır.(3/7)

Fakat İnsan nedense muhkem ayetlere ısrarla sorular sorarak neredeyse onu müteşabihe çevirir ve müteşabih ayetler için de akla/kalbe/tarihe zarar “uydurmalar”da bulunur.

İnsan müteşabihle yatıp kalkmaya, onun peşine düşmeye yatkındır.

Oysa Muhkem ayetlerin beyanı ve tefsiri olur.

Beyan, muhkeme örnek/uygulama göstermektir ( tabiri caizse “şekilde görüldüğü gibi” vurgusu ile örnekleme)

Tefsir, hüküm/yargı verileceği zaman delillendirme/gerekçelendirme kaynaklarının tümünü ortaya koymaktır ( şu kadar ayet var; şu anlamlara gelmektedir;şu sebeble en fazla şu yorumlar yapılabilir gibi)

Fakat insan örneğin “edebiyat” ile muhkemi müteşabihe evriltir ve yapılan edebiyat olmasına rağmen bunu sanki tefsir ve fetva imiş gibi sunar.

Neden?

Çünkü bu bir alış-veriş türüdür ve soru sorarak muhkemden sıyrılmak isteyen yığınlar ve bu ihtiyaca cevap verecek yani duyulmak isteneni konuşacak böylelikle “paye/statü” sahibi olmaya adaylar vardır.

Tefsir derslerinin, Sufi seanslarının, Fetva kütüklerinin aslında çoğu “edebiyat” hükmündedir ve Din ile değil medeniyet ile ilgilidir. Medeniyet önemlidir ve medeniyet tefsir, beyan ile değil edebiyat ve estetikle sağlanır. Fakat medeniyet ile ilgili olmasına rağmen olup bitenler ısrarla bunları kutsamak için “din” ile ilgili bir havada anlatılır ve dinlenir.

Çünkü halk müteşabih ister ve bundan faydalanarak statü elde edenler vardır ve alanda-verende halinden memnundur.

Evlilik-Aile konusu da aslında “muhkem” bir alandır. İnsan, Kadın, Erkek, Çocuk, Ev, Cinsellik, Sevgi, Adalet, Görev...v.s. muhkem ayetler gibidir. Anlaşılmayacak, kafa karışıklığına sebep bir durum yok.En fazla beyan ve tefsir gerektiren olaylar olabilir.

Fakat Kur’anı okumak ve anlamak noktasında nasıl tembelsek; Evlilik-Aile konusunda da düşünmek-anlamak konusunda tembeliz.

Müteşabihi yani işin edebiyatını yapmayı seviyoruz.

Yapalım. Yapalım da bunun “edebiyat” olduğunu ve en fazla buradan medeni aile için katkı çıkacağını bilelim.

Oysa biz Anlamak değil duymak istiyoruz!

Duymak istediklerimizi söyleyenleri beğeniyoruz.

Anlamak ise yorucu ve en önemlisi sorumluluk getirici olduğundan kaçıyoruz.

Kendi gerçeklerimizden kaçtığımızı unutuyoruz.

Duymak sadece ertelemektir. Bunu bile uydurarak savunuyoruz.

Önceki yazılarımda “usul” üzere yoldaki işaretlerimi paylaştım: Ev ve aile ayırımı; din ile Fıkıh farklılığı; Cinsellikle Cinsiyet duruşları inceliği; Pratik ve davranış farkındalığı; Kadın-Erkek ve İnsan bütünlüğü analizi; Sözlük ve usul gerekliliği .... tüm bunlar; bundan sonraki yazılarıma ilişkin anlama çabası için.

Duymak istediklerimiz için de; bir medeniyet inşası için de bazen “edebiyat”da yapacacağız!


Bunlar da ilginizi Çekebilir

3 Yorum Yorum Yaz

Yorum Yaz