Anne Babanın Egosu için Ders Çalışmak…

06 Şubat 2018Mehmet Emin Karabacak13 Yorum »

mehmet1-150x150Toplumlumuzda genel olarak çocuklar, sorumluluk duygusu gelişmiş bireyler olarak değil de bağımlı kişiler olarak yetiştirilmektedir. Bunun sonucunda çocuklar, bağımlı kişiliğe bağlı olarak, sorumluluk almaktan korkan, kendi ayakları üzerinde duramayan, kendi kararlarını veremeyen çocuklar olarak karşımıza çıkmaktadırlar.

Anne babalar çocuklarının her şeylerine o kadar çok müdahale ediyorlar ki giyeceği ayakkabıdan tutun da seçeceği mesleğe kadar her şeylerine karışmaktadırlar. Hatta çocukların ne zaman, nerde ve nasıl ders çalışacaklarına dahi anne babalar karar vermek istemektedirler.

Karar vermeyi bir adım daha ileri götürmek isteyen bazı anne babalar, ellerinden gelse ve müsaade edilse, çocuklar adına çocukların derslerine çalışıp sınavlarına dahi girmek isteyeceklerdir.

El bebek gül bebek büyütülüp her şeyleri anne babaları tarafında düşünülüp yapılan bu çocuklar, sorumluluk duygusu geliştiremeyeceklerinden kendilerine güvenmeyi de öğrenemeyeceklerdir.

Eskiden çocuklar düşe kalka büyür ayağa kalkmasını da bilirdi. Sorumluluklar küçük yaştan itibaren verilir çocukların kendilerine güvenleri de verilen sorumluluk oranında gelişirdir.

Bir bayram günü köyde yeğenin evinde yatılı misafir olmuştuk. Sabah kahvaltıya oturacağımız sırada yeğenin 3, 7 ve 11 yaşlarındaki üç çocuğu da üst başlarını giymiş halde geldiler. Yeğenin onları giydirmediğini biliyorum. Yeğene sorduğumda “Büyükler kendileri giyinirler küçüğü de ağabeyleri giydirirler.” dedi. Çocuklarda yardımlaşmanın ve sorumluluğun en güzel örneği sergiliyorlardı.

Günümüzde teknolojinin insan hayatına kattığı kolaylıkları ve ailelerdeki çocuk sayılarını da düşündüğümüz zaman anne babaların çocukların yetiştirilip eğitilmesi konusunda daha fazla zamanları olduğunu düşünüyorum.

Anne babalar, çocuk sayısının azlığı ve teknolojik imkânları çocuk eğitiminde bir fırsat olarak değil de şımartma olarak değerlendirmektedirler. Bunun içinde çocukları el bebek gül bebek olarak büyütmektedirler.

Şimdiki çocuklar; ana kucağından inmeden örümceklere, çocuk arabalarına bindirilmektedirler. Yani bu çocuklar, ayağa kalkmasını öğrenebilmeleri için düşe kalka büyümeleri gerekirken düşmeden büyümektedirler. Düşe kalka büyümeyen bu çocuklar, kocaman olmalarına rağmen kendi ayakları üzerinde duramamaktadırlar. Kocaman olmalarına rağmen üst başları anne babası tarafından giydirilen bu çocuklar, okula giderken okul çantalarını da anne babalarına taşıtmaktadırlar.

Çocuklar belli bir yaşa geldikleri zaman da “Kocaman oldun, bensiz sen hiçbir iş yapamıyorsun.” demeye başlarlar. Anne babaların tutumu, kanatları yolunmuş kuştan uçmasını istemeye benzemektedir.

Çocuklar Neden Ders Çalışmak İstemezler?

Birincisi sorumluluk duygusu gelişmemiş bu çocuklar, kendilerine güvenemedikleri için ders çalışmak istemezler. Kendilerini hedefe ulaştıracak cesareti olmayan bu çocuklar, böyle bir çaba içine girmeyeceklerinden bu kaygıyı da yaşamayacaklardır.

İkincisi, sorumluluk duygusu gelişmemiş bu çocuklar, sınavlara çalışma konusunda da sorumsuzdurlar. Küçüklükten beri her şeyleri ailesi tarafından karşılanıp yapılan bu çocuklar, yaşlarına ve seviyelerine uygun sorumluluklar verilmediği için bu kaygıyı yaşamazlar. Bu çocuklar her şeyleri tam olduğu halde yine ders çalışmak istemezler.

Üçüncüsü, anne babaların sürekli ders çalış demeleri, çocukları derslere karşı soğutur. Anne babaların, iyi niyetli olarak ders çalışma konusunda yaptıkları uyarılar, okul döneminde olduğu gibi sınavlara hazırlıkta da çocukları ilgisiz yapacaktır.

Bu çocuklar, anne babalarının sürekli ders çalış uyarılarını sanki anne babaları için ders çalışılacakmış gibi algılayacaklarından ders çalışmaya da pek yanaşmayacaklardır. Hiç kimse başkasının egosunu tatmin etmek için sıkıntıya girmeyeceğinden, bu çocuklar da anne babalarını memnun etmek için ders çalışmayacaklardır.

Dördüncüsü, bu çocuklara televizyon, bilgisayar, oyunlar, arkadaşlar, internet, cafeler… ders çalışmaktan daha hoş gelir.  Zamanını derslere çalışmak yerine eğlenerek geçiren bu çocuklar, yine bu kaygıyı yaşamayacaklardır.

Beşincisi, bu çocuklarla ders çalışma konusunda iletişim kurulurken; onları suçlayıcı, kıyaslayıcı ve fedakârlıklarını gündeme getirici konuşmalar da çocukların dersler çalışma isteğini azaltacaktır.

Ders Çalışmak İstemeyen Çocuklar için Ne Yapmalı?

Anne babalar, ders çalışmayan ve ders çalışmak istemeyen bu çocuklarla uğraşıp hem çocuğu hem de kendilerini sıkıntıya sokmamak adına çocuklar üzerindeki psikolojik baskıyı kaldırmak gerekir.  Eğer çocukta yetenek ve kapasite var; fakat ders çalışma yoksa bu konuyu çocuğun anlayacağı uygun bir dille, onu suçlamadan konuşmalı ve problemin kaynağına inilerek çözüm yolları aranmalıdır.

Çocukları okulda ve toplumsal hayatlarında başarılı olmaları isteniyorsa, çocuklar adına onların işlerini yapmaktan ve onların işlerini düşünmekten vazgeçilmelidir.

Çocukların yaşlarına uygun görevler verilerek cesaretlendirilmeli, çocuğun çabası ve yaptıkları takdir edilerek bazen ödüllendirilmelidir.

Çocukları başkaları ile kıyaslamak yerine dünü ile bugünü kıyaslanmalıdır.

Çocuğun olumsuz davranışları yerine olumlu davranışları görülüp benlik saygısı yükseltilmelidir.

 

Okunma Sayısı : 1.885

Yorum yapın

“Anne Babanın Egosu için Ders Çalışmak…” için 13 Yorum

  1. Sevgi diyor ki:

    Yine soyleyeyim gunumuz genc annelerinden cok umutluyum ben. Cocuklariyla hakkiyla ilgilenip siz ve sizin gibi yazarlari omuyup bilinclenip cocuk buyutuyorlar masallah.
    Odev konusunda benim ilk gozlemim, eger biz keyfu sefa icinde baska seylerle ilgilenirsek mumkun degil tek basina odev yapmaz. TV karsisina oturup yada telefona gomulup cocuga odev yap demek hic bir ise yaramiyor ne yazikki. Bir gun anneyi kitap okurken gormemis cocuk tabikide kitap okumuyor. Babasi mac izlerken cocuk satranc oynamiyor kendi kendine tabi 😁.

    • M. Emin KARABACAK diyor ki:

      Sevgi Hanım; geri bildirimiz ve yorumunuz için teşekkür ederiz.

      Bizde yeni annelerden sizin gibi ümitliyiz. Çünkü seminerlerimde annelerin; ne yapabilirim? sorusu ile sık karşılaşıyoruz.

      Cevabımızı genelde içini doldurarak iki kelime açıklıyoruz: “Rol Modellik ve Sorumluluk”

      Selam ve dua ile….

  2. Feyza diyor ki:

    Mehmet Emin bey,
    Bir hocamız sizin köyde örneğini verdiğiniz üç kardeşe benzer bir örnek vermişti.
    Kendisi beş çocuklu bir hocamız. Her çocuğu hem ilim hem ahlaki hem de eğitim anlamında oldukça iyiydiler. Bu hocamıza bunun üstesinden nasıl geldiğini sorulduğunda derdi ki, “siz birinciyi yetiştirdiğiniz zaman diğerlerini birinci çocuğunuz yetiştirecek”
    Yani birinci ikinciyi ve sonra hepsi birbirini, domino taşı gibi..
    Bir de daha önce yazmıştım ama yayınlanmadı.
    Ergenlik çağındaki çocuklarda çalma durumuna nasıl engel olunabilinir? Rencide etmeme adına susmak mı efdal olan yoksa uygun bir dille tenhada konuşmak mı ya da üzeri örtülü bir sohbetin çoğunluk içerisinde yapılması mı?
    Buna dair bir yazı hazırlarsanız mutlu olurum.
    Şimdiden teşekkürler.

    • M. Emin KARABACAK diyor ki:

      Feyza Kardeş yazıma verdiğiniz geri bildirim için teşekkür ederim. Örneğinizde harika idi…
      Feyza Kardeş; çalma davranışıın bir çok nedeni vardı. Çalma bilinçatının dişa vurma şeklidir. Fakat çalmanın temeline bakmak gerekir. Genelde maddi problem gibi görense de temelinde sevgi eksikliği çıkmaktadır. Yani çalma davranışının temeline bakmak gerekir. Bu konu burda yazılmayacak kadar uzun.
      Bizde bunu ilk kitabımız olan BAYRAMLIK İSTEMEYEN ÇOCUKLAR (Çocukların okul ve toplum başarısını artırmada anne babalar düzen görevler) kitabımda uzun uzun anlattık. işte başlıkları:

      SEVGİ YETERSİZLİĞİ “KLEPTOMANİ” Mİ YAPAR?

      Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor?

      ÇALMA DAVRANIŞININ NEDENİ İLGİSİZLİK Mİ?

      İlgilenirseniz o kitabıma bakabilirsiniz…. SELAM VE DUA İLE

      • Feyza diyor ki:

        Çok teşekkür ederim Mehmet Emin bey, hem bilgilendirmeniz hem de geri dönüşünüz için. İnşaallah imkanını bulup okuyacağım.
        Selam ve dua ile.

  3. Yahya diyor ki:

    Mehmet Emin bey,

    Bu yazınız için teşekkür ederim. Son bölümü “Ders Çalışmak İstemeyen Çocuklar için Ne Yapmalı?” biraz daha detaylandırsaydınız çok iyi olurdu.
    Genellikle evde “ders çalışmama krizleri” yaşıyoruz. Okuldan eve gelince biraz nefes alıp ödevlere başlayalım diyoruz ama nafile…

    İnşallah iyi olacak!

    Selam ve dua ile…

    • Feyza diyor ki:

      Yahya bey davanız sonuçlandı mı, vekaleti alabildiniz mi? yorumunuzdan bunu anladım. Eğer öyleyse siz ve çocuklar adına gerçekten çok sevindim. İnşaallah herkes için en hayırlısı olur.
      Çocukların dersi konusu birçok anne babanın problemi. Buna şahit oluyoruz. Benim tesbitim, erkek çocuklar bu konuda daha problemliyken kız çocuklar derslerine daha düşkün, ödev konusunda daha özenli ve sorumluluk sahibi oluyorlar. Hocamız sebeplerini daha iyi bilir ve belki açıklar fakat benim gözlemim hep bu yönde oluyor.
      Bir ablam ilkokul bire giden çocuğuna ters psikoloji uyguluyordu. Şaka ile karışık, ‘hayatta yapamazsın, imkanı yok tamamlayamazsın bu ödevi’ dedikçe çocuk annesini şaşırtmak için insanüstü performans sergiliyordu 🙂 Ders bitince anne de şaşırarak ve ara ara ödüllendirerek alıştırdı. Bilmiyorum yanlış bir yöntem mi ve her çocuk üzerinde tesirli olabilir veya istikrarlı olabilirmi? Ama lokal bir çözüm olduğunu söyleyebilirim. Tabi daha büyük çocuklar bu taktiğe aldanmaz. Geçiş döneminde alıştırma maksadıyla faydalı olabilir belki.
      Allah zihin açıklığı versin.

      • Yahya diyor ki:

        Feyza Hanım,

        Sorularınıza cevap vereceğim ancak sizden biraz müsaade rica ediyorum. Düşünmem lazım.

        Tavsiyeleriniz için ise teşekkür ederim.

        Selam ve dua ile…

        • Feyza diyor ki:

          Estağfirullah, müsade sizin. Hatta dava sürecinde sizin açınızdan cevaplamanız sıkıntıya mahal verecekse lütfen sorulmamış kabul edin. Anlık bir gafletime verin.
          Selam ve dua ile.

    • M. Emin KARABACAK diyor ki:

      İMAMI GAZALİ ŞÖYLE DER:
      Çocuk mektepten dönünce, ona, oyun oynayarak mektebin yorgunluğundan kurtulması için izin verilmesi gerekir. Çünkü çocuğu daima oyundan menetmek ve hep öğrenmeye mecbur tutmak çocuğun kalbini öldürür, zekasını dumura uğratır. Hayatını altüst eder. Hatta çocuk böyle bir sıkılıktan kurtulmak için, ilmi terk etmek ister ve çeşitli hileli yolları denemeye mecbur olur.

    • M. Emin KARABACAK diyor ki:

      YAHYA BEY; GERİ BİLDİRİMİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. MALUM BU PROBLEM SADECE SİZDE DEĞİL GENELDE BÜTÜN ANNE BABALARIN PROBLEMİ.
      DERS ÇALIŞMAMA GÖRÜNEN NEDENİ. GERÇEK NEDENİ İSE ÇOCUKLARIN SORUMSUZ OLARAK YETİŞTİRİLMESİDİR. SORUMSUZ YETİŞEN ÇOCUKLARIN ÖDEV-DERS GİBİ BİR SORUMLULUKLARI DA OLMAYACAKTIR. ONUN İÇİN ÇOCUKLARA ÖNCELİKLE SORUMLULUK BİLİNCİ VERİLMELİDİR. YATAĞINI, ÇANTASINI, OYUNCAKLARINI TOPLAMASI ÖĞRETİLMEDEN DERS SORUMLULUĞU ÖĞRETEMEYİZ. ARKASINI TOPLAYAN BİR ANNE BABA, ÖDEVİNİ DÜŞÜNEN BİR ANNE BABA OLDUĞUMUZ SÜRECE DE BİZİM DAHA ÇOK, İŞİMİZ VAR DEMEKTİR.
      SELAM VE DUA İLE..

      • Yahya diyor ki:

        Mehmet Emin bey,

        Cevabınız için teşekkür ederim.
        Yeni yazılarınızı bekliyoruz.

        Allah emanet olunuz.

        Selam ve dua ile…

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Güzel ahlak; cömertlik, bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür. “ Hasan-ı Basri

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku