Annemin Parası

24 Eylül 2018Sema Maraşlı15 Yorum »

7_b

Anneleri çalışan küçük çocukların dilinde hep bir “Annem aldı, annemin parası…” cümlelerini duyuyorum. “Annemin parası” diyen birkaç çocuğu konuşturdum.

Çocuklar “Annem çalışmazsa biz hiçbir şey alamayız, annem çalışmazsa paramız biter, oyuncak alamayız, yiyecek alamayız…” diyorlar.

Bunu diyen çocukların babalarının gayet iyi işleri, evleri arabaları var ve ekonomik olarak annelerinin çalışmasına ihtiyaç yok ve evi geçindiren de baba. Annelerin paraları ya lükse gidiyor ya da biriktiriyorlar. 

Baba parasını yok saymak, her iyi şeyi anneden bilmek çocuklar için oldukça tehlikeli  bir bakış açısı.

Çalışan anneler çocuklarını bırakıp gitme sebebi olarak, arkalarından ağlayan çocuklarını ikna etmek için onlara “Ben çalışmazsam istediklerinizi alamayız, aç kalırız…” diyor olmalılar ki bu çocuklar anne parasını yüceltiyorlar ve evde neredeyse bütün harcamayı yapan, kazancını ailesin harcayan fakat hiçbir haysiyeti olmayan baba parasını yok sayıyorlar.

Bu bakış açısı pek çok açıdan tehlikeli. Evde zaten sözünün de pek kıymeti kalmayan babalar maddi olarak da yok sayılıyor. Babanın güveni temsil etmesi gereken aile de güveni de sevgiyi de şefkati de sadece kadın veriyormuş havası çiziliyor.

Akşam Babam Eve Gelmesin

Bir dönem üst düzey bürokrat olarak da çalışan bir kadın siyasetçi, bir panelde çocuğu ile ilgili anısını anlatmıştı.

Oğlu, beş altı yaşlarındayken, o işe giderken arkasından çok ağlar üzülürmüş. O da çalışması gerektiğini söylüyormuş.

Çocuk bir gün sevinçle yanına gelmiş. “Anne senin çalışmaman için çok iyi bir fikir aklıma geldi” demiş. Bu kısmı gülerek anlatıyor.

Ben de onun anlatırken ki neşeli halini görünce çocuk sevimli bir şey söyleyecek zannediyorum.

Çocuk: “Babam akşamları eve gelmesin, akşamları senin yerine de babam çalışsın.” demiş.

Onun gülerek anlattığı bu anı, beni neredeyse ağlatacaktı. Çok üzüldüm.

Cümlesinin devamında da: “Oğlum şimdi büyüdü ve şöyle söylüyor. ‘Anne iyi ki çalışmışsın yoksa belki bugün beni bu kadar anlıyor olmayacaktın.’ diyor.”

Bu anısını paylaşma sebebi kadınlara mesaj vermekti elbette. Mesaj gayet açıktı: “Çocuklarınız arkanızdan ağlasa da umurunuzda olmasın, çocuklarınızın gözyaşlarına bakıp merhamet etmeyin, çalışmaktan vazgeçmeyi falan düşünmeyin, gün gelir sizi anlar hatta takdir eder.”

Oğlunun yetişkin olunca annesine söyledikleri bana takdir cümlesi gibi gelmedi; sanki delikanlı annesiz büyüdüğü yılların acısını unutmak için, annesini affedebilmek için kendini ikna etmeye çalışıyor gibi geldi.

En vahim cümle ise bu delikanlının çocukken bulduğu çözüm. “Babam akşamları eve gelmesin, akşamları senin yerine de çalışsın.”

Bir erkek çocuğu akşam babasının eve gelmemesini istiyorsa o ailede çok ciddi problemler var demektir.

Demek ki baba manen, ruhen o evde zaten yokmuş ki çocuk babasının bedenini de istememiş. Baba kendi kendini mi yok etmiş yoksa karısı tarafından yok mu edilmiş, bunlar o ailenin problemi.

Biz buradan çıkaracağımız derslere bakalım.

Birincisi “Anne parası” sözü ile kız ve erkek çocukların bilinçaltına “Kadın kazancı olmazsa ailede geçim olmaz” mesajı gidiyor. Pek çok açıdan tehlikeli olan bir mesaj bu, dikkat etmek gerekir.

Bu mesajla büyüyen erkek çocuğu, eşinin çalışmasına ihtiyacı olmasa bile çalışan eş arayacaktır. Bu ailede büyüyen kız çocuğu da aileyi ayakta tutmak için mutlaka çalışmalıyım mesajı alır. Bu da ailede rollerin iyice karışmasına sebep olur.

İkincisi kadınlar, ihtiyacı olmadığı halde çalışıyorsa bile kendi vicdanını aklamak için babayı harcamamalı. Çocuğun gözünde baba olgusu yıkılmamalı. İster ihtiyaçtan ister keyfi olarak çalışıyor olunsun, anne çalışma sebebi olarak parayı göstermemeli. “Evi baban geçindiriyor, ihtiyaçlarımızı baban alıyor, ben ona yardımcı olmak için çalışıyorum” denebilir başka bir sebep bulamıyorsa. Çocuk “evin geçimini baba sağlıyor” olarak bilirse, bu ona aile konusuna daha sağlıklı bir bakış kazandırır ve babaya saygı duyar.

Üçüncüsü ise erkeklerin biraz reklam yapmayı öğrenmesi gerekiyor. Kadınlar yaptıkları işlerin reklamını iyi yaparlar. Ev, eş ve çocukları için yaptıkları her şeyi defalarca dile getirirler.

Erkekler ise reklamda iyi değillerdir. Pek çoğu zaten kendilerinin evi geçindirmek zorunda olduklarını düşündükleri için bunun reklamını yapmazlar. Ailelerine seve seve harcamada bulunurlar. Fakat kadın, kendi parasın yüceltmeye çalışıyorsa erkeğin de kendi harcamalarını başa kakıyor gibi yapmadan çocuklarına anlatması lazım.

Sadece harcama konusunda da değil, koca olarak baba olarak evde erkeğin varlığını göstermesi lazım.

Evin reisi olarak erkek, evde sağlam bir duruş sergilemeli ve çocukları ile yakından ilgilenmeli ki çocuklar babalı evde babasız büyümesinler.

Okunma Sayısı : 8.986

Yorum yapın

“Annemin Parası” için 15 Yorum

  1. İSMAİL AYDEMİR diyor ki:

    Selam Aleyküm. Sema hanım! Aile Danışmanlığı yapıyor musunuz! Yapmıyorsanız tavsiyeniz var mı Ankarada ???

  2. Abdullah hasan diyor ki:

    ”Erkekler ise reklamda iyi değillerdir”. Bu ”anlatılmaz, yaşanır” cümlesi gibi. Reklamını yapamayan yazıdaki konu erkek reklamı yapamaz, fıtrat bazı davranışlar, fıtratını aykırı davranışlar kişiyi sıkıntıya sokar, oradan olumlu sonuç çıkaramaz, nasıl ki reklamı iyi yapan bayanların ” yap iyiliği at denize” demeniin manasını anlatamazsak reklamı yapamayan erkeği de reklamının yapmasından karlı çıkacağına ikna edememeyiz ve olmaz da zaten.

  3. Mehmet diyor ki:

    Kanunlarımız entersan, karı koca çalışır koca evin iyaşesi ile zorunlu dolayısıyla para biriktirmesi zor ya da eşine göre az. Boşanmada kadın ve sonrası çocuk aynen herşeyi ben yaptım , çocuk annem yaptı diyorlar.hatta daha ötesi kocamın borçlarını dahi ben ödedim diyebiliyor. Allah’a şükürler olsun elektronik bir dunyadayız. Kazanç ve harcamaları belgeleyebiliyoruz.

  4. Hüseyin diyor ki:

    Sema hanım gerçekten çok güzel yazılarınız ve tespitleriniz var iyiki siz varsınız ve gerçekten Türkiyeyi çok biliyor ve anlıyorsunuz erkeklerin mağduriyeti hat safhada.Allah razı olsun selam ve saygılarımla

  5. İSMAİL AYDEMİR diyor ki:

    Selamun aleyküm. Evli olduğum bayan onca yaptığım iyiliğe rağmen ( okul geçmesi hocadan ricacı oldum, kendim şantiye de yatıp kalktım onu (nişanlıyken) istanbulda başka rahat evde kalırken masraflarını karşıladım, evlendik sıkıntılar baş göstermeye başladı, askerlik geçim çocuk, bu bayan vs uğraşlar, rica ile ankarada işe yerleştirdim belki iyi olur diye ordaki tecrübeyle daha iyi bi işe yerleştirdim vs. )(bunlar küçük bi kısmı) Bana ilki fiziki olarak bogazıma sarılıp itti elini çektim, arkamı dönüp kahve yaparken arkamdan kulağıma pat diye elindeki cisimle vurdu, bunun üzerine kulak zonklama yanma vs acısıyla bende kaba etine bi kaç kez vurdum. Sonuç 6284 maşallah. 3 ay uzaklaştırma. DAha da uzatıcak herhal. Bu uzaklaştırma içinde restoran , yüzük, çiçek çikolata ilgi alakanın karşılığı (Kendi anası ve kardeşini evde tutup çoğu gece dışarda oldukları halde) Uzak yerden torununu ve aramızı düzeltmeye gelen anamı ve babamı daha görmeden şikayetle evden attırdı. Aldığım eve anamın ve babamın maddi katkısı olduğu halde (zor şartlarda) Sonuç kurtulma yollarını da kendi psikolojik durumu hassebiyle tıkama ugraşıyo. Bütün çevreme beni hasta olarak (şiddet hastası )( karıncaya basacam diye adım değiştiririm)reklam yapmasıda cabası. Anama babama 6 ay uzaklaştırma. Madem hasta manyağım neden benden iki imzayla kurtulmuyo.??? Kim vaka. Kızım var diye sabır sabır. 6284 vakasından kaç ocak sönecek. Devlet vatandaşı neden tahrik etsin ne vakalar üzücü olaylar oluyo. Allah muhafaza. (AB) Aile Bakanı, (AB) Adalet bakanı ne iş yapar halen. Başka yerlerede yazıyom. Bu konu neden ülke gündemine gelemez. Kanayan yara Neticede. Çok kan kaybettik bu konuda. 6284 Adalet Partisi Uyan.

  6. Muhsin Tozlu diyor ki:

    Allah razı olsun Sema hocam. İyiki varsın. selam ve saygılar gönderyorum.

  7. Mehmet ali gültekin diyor ki:

    BİR ÜLKEDE İKİ KRAL OLMAZ, BİR İLDE İKİ VALİ OLMAZ AMA AİLEDE İKİ REİS OLUR DİYEMEZSİNİZ; Karınız çalışmasın,okumamış olsun, mesleği olmasın, evinde otursun, evden çıkmasın diyorsunuz boşadığınızda nafakasını ödeyeceksiniz dedi bir siyasetçi. Türk medeni kanunu eşler evin geçimini birlikte sağlamalı diyor. Yani bir manada islam hukuku ile Türk medeni kanun arasında bir çatışma alanı daha oluştu. Atatürk evin reisinin baba olduğunu, babanın evi geçindirmek zorunda olduğunu ilk çıkardığı medeni kanuna madde olarak koymuştur. İslam hukukunda da baba evin reisidir ve evi geçindirmek aile fertlerinin ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Ben bu hüküm Türkiye’de uygulanmasının yasal olarak imkansız olduğunu düşündüğümden ahirette bu konudan dolayı baba olarak sorumlu tutulmayacağımızı düşünüyorum. Saygılarımla;

  8. Sevgi diyor ki:

    Ben nedense kadin erkek butun calisanlarin emegin sebebini ve sonucunu paraya baglamasinda goruyorum butun sorunlari. Bunu ulkenin belli olcude geri kalmisligindan tutunda mutsuz insanlar yigini olmamiza kadar buna bagliyorum. Calismak tabiki para kazanmak ve hayati devam ettirmek icindir gorunurde ama diger yandan uretmektir, mesgul olmaktir. Kadin icin cocugu birakip gitmeye degermidir ona herkes kendi karar versin ama bir erkek icin eger calismanin paradan baska degeri yoksa hayat cok cekilmezdir eminim.
    Cocugum bana neden gidiyorsun diye sorsa (ki dusunuyorumda hic sormadi, cunku sanirim zaten sebebini sonucunu oldukca ozumsemis) ilk soyleyecegim sey; okuldaki ablalar abiler beni beklerler, onlara bugunki dersi ogretemezsem mutsuz olurlar yada hastalarim beni goremezse uzulabilir, hangi ilca kullanacaklarini bilemezler. Yada bugun ben temizlik yapmazsam heryer cok pis kalmaz mi sence, insanlar hasta olabilir gibi birseyler olurdu heralde. Paradan daha degerli birseyler yani.
    Olayi kadinin calismasi geregi ustunden degilde hali hazirda calisan veya calismak zorunda olan kadinin bunu cocuguna yansitmasi acisinsan degerlendiriyorum. Zaten calisan kadin soyledir boyledir yorumlarinin konusunun bu olmadigini dusunerek, milyon kere ayni hakaretleri yapan sevgili bazi yorumcularin uzak durmasini temenni ediyorum.
    Ve bahsettigim paradan saha degerli olgulari cocuga yansitmak her ailede calisan baba icinde gecerli olmali, daha yeni konusmaya baslayan cocuklarin para mevzusunda fikir sahibi olmasi nedense cok rahatsiz eder beni her zaman.

  9. Ali Paşa diyor ki:

    Sema Hanım
    Yazılarınızı okuyor ve hepsine hak veriyorum. Na gariptir ki erkeklerin haklarını savunmak yine bir bayana kalıyor. Bu kadar ezilen, mağdur olan baba, eş varken hiç seslerinin çıkmaması sanıyorum erkeğin doğasından kaynaklanıyor. Ezildiklerini kabul edemiyorlar.

    • havva diyor ki:

      Aynı şeyi düşündüm Ali Paşa Bey, erkeklerin haklarını savunmak bir bayana kalmış ve bayanların pek çoğu da evden uzaklaşmak için, çocuğuyla uğraşmak zor geldiği için (fıtrat bozulduğundan olsa gerek) çalışmayı- evden kaçmayı düşünüyorlar. Çalışan bir bayan olarak söylüyorum; kadının uygun olmayan ortamlarda ve işlerde çalışması aile ve toplum huzurunun bozulmasına zemin hazırlıyor.

  10. Saliha Hanım diyor ki:

    Benim oğlum 6 yaşında.Aşırı istekleri olduğunda “yavrum istediğin şeyler o kadar pahalı ki bu isteklerini karşılamak için benim de çalışmam gerekebilir”diyorum.”Olsun anne sen çalışma ben bunu almasamda olur”diyor.Onun aleminde benim evde olmamam o kadar kötü birşey ki…Sizce böyle diyerek onu bir nevi tehdit etmiş oluyor muyum?Bu söylem onu yaralar mı?

    • havva diyor ki:

      Saliha Hanım, çocuklar pekçok şey isterler, bizim bunları almak için ölçümüz paramızın olup olmaması değil, istenilen şeyin ihtiyaç olup olmadığını tespit edip çocuğa da izah etmemiz gerekir. Her ne kadar çocuk da olsa onlar güzelce anlatılanı anlarlar. Hakeza oğlunuzda ben bunu almasamda olur diyerek durumu kavramış.

  11. Recep Haksever diyor ki:

    Ev hanımlığının hiç bir çekiciliğini bırakmadılar.
    Devlet politikası kadın çalışsın.
    Nafaka dolayısı ile ve geçim derdinden erkeklerde çalışan bayan istiyor.
    Çalışan kadın hem evinde hem işte sorun yaşıyor.

  12. Bilinçli erkek diyor ki:

    Bu tip annelerin bu davranışının sebebi daha boşanmadan eys uygulamak istemeleri. Yani maksat şeytanlık. Cennet günümüz annelerinin ayakları altında falan değil. Bunların ayağına cehennem yaraşır. Amaç ağlayan çocuğu susturmak değil, çocuğu babaya düşman etmek.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Bir ev halkı birbirine iyilik ve ikramda bulunduğunda Allah üzerlerine rızık akıtır ve Allah'ın himayesinde olurlar. (Hadis-i Şerif)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku