Beddua ile Çocuklarının Ahlakını Bozan Anne Babalar

22 Ağustos 2013Mehmet Emin Karabacak34 Yorum »

mehmet1-150x150Dua; kişinin Cenab-ı Hak’tan kendisi ya da bir başkası için olumlu bir şeyler istemesi ya da dilemesidir.

Beddua ise; bir kimsenin başına kötü şeylerin gelmesini dilemek için söylenen sözlerdir. Beddualar; genellikle öfke, kızgınlık, güçsüzlük ve çaresizlik anlarında söylenmektedir.

Dua olumlu olarak algılanırken beddua olumsuz olarak algılanmaktadır Maddi ve manevi olarak faydası olanlara hayır dua edilirken, maddi ve manevi olarak zararı dokunanlara da beddua edilmektedir.

Hayır duaları mutluluk anlarında yapılırken beddualar ise sıkıntılı anlarda yapılmaktadır.

“Allah iyiliğini versin, Allah kalbine göre versin, Allah işlerini rast getirsin, Allah zihin açıklığı versin…” anne babaların evlatlarına normal zamanlarda yaptıkları dualardan bazılarıdır.

“Allah gün yüzü göstermesin, Allah sürüm sürüm süründürsün, dizine gözüne vursun, Allah’ından bulasın, ocağın sönsün, iki yakan bir araya gelmesin…” bu ve buna benzer serzenişler ise anne babaların sıkıntılı ve sinirli zamanlarında evlatlarına karşı yaptıkları beddualardan bazılarıdır.

Anne babalar, normal şartlarda akıllarının ucundan dahi geçirmedikleri düşünceleri, çocukların en küçük olumsuz hareketlerine karşı sinirlenip beddua amaçlı sözleri kolayca söyleyebilmektedirler.

Bütün anne babalar iyi niyetlidir. Bu iyi niyet normal zamanlarda, söylemeye dahi haya edilen, akıllarına gelince de “Tövbe tövbe” denilen beddua, kızgınlık zamanlarına kolayca ağızdan çıkabilmektedir.

Sinirlilik anlarında ağzından çıkan bir sözün nereye varacağını kestiremeyen anne babalar, sıkıntıların dönüp dolaşıp kendilerini bulacağını düşünemezler. Elbette bütün anne babalar bilerek çocuklarının kötülüğünü istemeyecek kadar akıllı ve bilinçlidirler. Ancak bu tutum her ne kadar kızgınlıkla yapılsa da hoş görülecek bir tavır değildir. Çünkü dil neye alıştırılırsa onu söyleyecektir. Kızgınlık zamanında çocuğa beddua etmek yerine dilini “Allah seni ıslah etsin” demeye alıştırmalıdır.

Anne babalar için bir imtihan aracı olan çocuklar, onların hem bu dünya hem de öbür dünyaları için mutluluk kaynağı olabildikleri gibi zindanı da olabilmektedir. Çocukların olumsuz davranışlarına sabredip eğitmek yerine, beddua eden anne babalar, çocuklarının olduğu kadar kendi hayatlarını da karartmaktadırlar.

Kızgınlık belirtisi olarak söylenen beddualar, hayır duada olduğu gibi en ulu makama çıkar. Dualarının kabulünün konusunda inancı tam olan anne babalar, beddualarında Cenab-ı Hak tarafından kabul edileceğini çok iyi bilirler.

Bilindiği gibi çocukların dini mükelleflikleri ergenlik çağında başlamaktadır. Mükellef olmayan çocuklar namaz ve oruç gibi dini vecibeler için sorumlu olmadıkları gibi olumsuz hal ve hareketlerden de sorumlu değillerdir. Dini manada hiçbir sorumluluğu olmayan çocuklara yapılacak bedduaların zamanla anne babalara geri döneceği bir gerçektir.

Bir kimse karşısındakine hayır ya da beddua ettiği zaman melekler o duayı alır, dua edilen kimse o duayı hak etmişse ona yüklerler. Fakat o kimse bu duayı hak etmemişse söyleyene o duayı iade ederler. Beddua edilen çocuğa ise melekler, günahsız ve akil baliğ olmadığından bedduayı yüklemekten hayâ ederek sahibine iade ederler. Anne babalar ileriki zamanlarda kendilerine asi olan çocuklarına karşı nerede hata yaptım diye düşünmeye başlarlar.

Peygamber Efendimiz (s.a.v): “Bir kul, herhangi bir şeye lânet ettiği vakit, o lânet semâya doğru yükselir. Gök kapıları hemen onun önüne kapatılır. Sonra o, yere doğru iner. Arzın kapıları da ona kapatılır. Sonra sağa ve sola (doğru) yol tutarsa da, gidecek bir yer bulamaz. Nihayet lânet olunan kişiye dönüş yapar. Eğer o, buna lâyık ise orada kalır. Şayet o, buna ehil değilse, bu sözü sarf edenin kendisine döner (ve onun üzerinde kalır).” (Ebû Dâvud, 4/277) buyurmaktadır.

“Cennet annelerin ayağı atındadır.” (Kenz-ül Ummal, 45439.) hadisince ayaklarına altına cennet konulan anne babalar, bunu kendilerini cennete girmesini kolaylaştıracak şekilde algılamaktadırlar. Bu hadisi çocuklarından daha çok kendileri için algılayan anne babalar, çocukların eğitimlerinde karşılaştıkları olumsuz davranışlara karşı anlayış ve sabır göstermek yerine beddua etmeyi tercih etmektedirler. Anne babalar hak konusunu da yerine göre koz olarak kullanmaktadırlar. “Hakkım helal etmem” sözü ile çocuklarla aralarındaki bağları zayıflatmakta yerine göre de ortadan kaldırmaktadırlar. Yıllarca kendini arayıp sormayan ve kendince hayırsız evlat olan çocuklarına da “Ben onlara ne yaptım?” sorgulaması içine girmektedirler.

İtaatsizlikte bulunan çocuğundan şikâyete gelen bir babaya İbn-i Mübârek sordu:

“Sen oğluna hiç beddua ettin mi?”

“Evet, canımı çok sıktığı zamanlarda ettim.”

“Sen kendi elinle kötü yapmışsın çocuğunu. Baba ve annenin çocuğu hakkındaki duası ret olunmaz. Peygamber Efendimiz (s.a.v), mübarek dişini kıran kavmine: “Yâ Rab, kavmime hidayet eyle. Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar!” diye dua etti. Sen de böyle bir anlayış içinde olsaydın; ziyan etmezdin. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in bu sabrı ve metaneti, ziyan getirmedi, sonunda kavminin imanlarına sebep oldu.” der.

Yine Peygamber Efendimiz (s.a.v), Taiflileri İslam’a davet için gittiğinde hiç ummadığı tepkilerle karşılaşmıştı. Taif’in önde gelenleri Peygamber Efendimiz (s.a.v) ile alaycı konuşmuşlar ve ona inanmamışlardı. Biri “Peygamberlik için Allah senden başkasını bulamadı mı?” diye alay ediyor, öteki “Sen peygambersen, ben seninle konuşamam; çünkü sen çok yücesin seninle konuşmam.” diyerek aklınca uyanıklık yapıyorlardı. Bu da yetmezmiş gibi dönüş yolunda Taifli çocuklara Peygamber Efendimiz (s.a.v)’i ve Hz. Zeyd’i taşlatarak onları yaralatmışlardı. Rahmet Peygamberi Efendimiz (s.a.v): “Bilmiyorlar Rabbim, bilselerdi yapmazlardı.” diyerek Allah’a kendisini taşlayanları helak etmemesi için onların adına istiğfarda bulunup dua buyurdu.

Taif halkını helak etmekle görevli olarak kendisine gönderilen dağlar meleği; “Beni Rabbin gönderdi Ya Muhammed! (s.a.v) dile, iki dağı birleştirerek Taif halkını helak edeyim!” diyen meleğe:

“Hayır! Onları helak etme! Umulur ki Rabbim onların neslinden kendisine kulluk eden bir ümmet yaratır.” diyerek geri çevirerek hayır duada bulunmuş ve yıllar sonra bu belde halkı da Müslüman olmuştur.

“Rahmetli anne babam aklıma geldikçe hayır dua aklıma gelir. Sağlığında bana hep hayır dua ederlerdi. Şimdi bende aklıma geldikçe onlar için hayır dua ettiğim gibi onlar için hayır hasenat yapmaktayım. Çünkü bugünkü başarılarımın temelinde onların duası yatmaktadır” der bir eğitimci yazar.

Ebu Hureyre (r.a) rivayet ettiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdular:“Üç dua vardır ki, kabul olacaklarında şüphe yoktur: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın çocuğuna duası.” (İbni Mace, Dua,11)

Çocuklara beddua edip onları musibetlere maruz bırakmak yerine, hayır dua edip onların kurtuluşuna sebep olmak gerekir. Çünkü çocuklara yapılan hayır dualar, anne babaların vefatlarından sonra kullanılmak üzere yatırım olacaktır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v): “İnsan ölünce, üç ameli dışında bütün ameli amellerinin sevabı kesilir. Sadak-i cariye, kendisinden istifade edilen ilim, arkasından hayır dua eden hayırlı evlat.” (Müslim, Vasiyet,14) buyurmuşlardı.

Çocuklara yapılan bedduaların Allah tarafından kabul edilip çocukları bulması halinde, buna ilk ve en çok üzülecek olan yine anne babalar olacaktır.

“Yüzüme hasret kalasın!” diye beddua eden anne, kızının Avrupa’ya gitmesinden sonra anne-kız yıllarca görüşememişler. Annesinin kızgınlık anında söylediği bir sözden dolayı hem annesinin hem de kendisinin yıllarca bu sıkıntıyı yaşadıklarını söyler bir gurbetçi bayan.

Anadolu da hata yapıldığı zaman söylenen bir deyiş vardır: “Ömrü uzun, niye böyle yaptın!” diye. Aslında dilimizi olumsuzluklarda da güzel ifadelere alıştırmak gerekir.

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname adlı ünlü eserinde; “Çocuklara hakaret ve beddua etmemelidir. Zira beddua, fakirlik sebeplerindendir.” demiştir.

Allah Resulü (s.a.v) çocuklara beddua etmeyi doğru bulmamış ve devesine kızan ve bu sebeple arkasından lanet eden birisini ikaz ettikten sonra şöyle buyurmuştur:“Kendinize beddua etmeyin. Çocuklarınıza beddua etmeyin. Mallarınıza beddua etmeyin. Duaların kabul olduğu bir ana rastlarsınız da duanız kabul olur. ” (Ebu Davud, Vitr,27).

Sonuç olarak çocuklara beddua edilmemesi gerekir. Çünkü çocuklara yapılacak beddualar hem anne babalar için hem de çocuklar için hayırlı olmayacaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v):“Bir babanın duası, ilahi hicaba erişir ve bu hicabı da aşar.” (İbni Mace), “Bir kimse lanet edince, lanet edilen buna müstahak değilse, kendine döner.” (Beyhaki) buyurmuşlardır.

Beddua edilen çocuklar için geri dönüş yolunu da Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim şöyle buyurmaktadır:”Ey günah işleyerek, nefsine zulüm eden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Allah, bütün günahları affetmeye kadirdir. O, sonsuz rahmet ve mağfiret sahibidir. Size azap gelip çatmadan, Rabbinize yönelin; O’na teslim olun. Sonra yardımcı bulamaz, çaresizlik içinde kıvranırsınız. Ansızın gelen azapla yüz yüze gelmeden, Rabbinizden size indirilenin en güzeline, Kur’ân’a tâbi olun. Nefsin; ‘yazıklar olsun bana! Allah’a karşı azgınlık içinde oldum. Hak ve hakikatle alay edenlerden, onu hafife alanlardandım,’ diyeceği ve pişmanlıkla kıvranacağı günden, sakının!” (Zümer, 39/ 53-56)

 

Okunma Sayısı : 35.760

Yorum yapın

“Beddua ile Çocuklarının Ahlakını Bozan Anne Babalar” için 34 Yorum

  1. Can diyor ki:

    Merhaba abi ,
    Çok zeki bir öğrenci idim ortaokulda okul birinciliydim harp okulu sınavlarına gidip subay olmak istedim ama babam tek evin oğlu diye müsade etmedi çokta güzel futbolcuydum futbola da göndermedi üzerine yıllarca annem babam tartışıp tam örneğin yarın yazılım var gene tartıştılar kavga ettiler gece saklı saklı ağlayarak uyudum kaldım ben ama gene o derslerimi başardım ama ve yıllar gelip geçiyor ve 3 yıl önce babamı kaybettim öldü , babam içki içerdi ama bana beddua etmezdi bana kıyamazdı bazen dövsede babamdı çok üzüldüm öldüğünde ama annem hayatım boyunca hep bana beddua etti azarladı hiçbir zaman yarama merhem olmadı bir anne gibi değildi olmadı da , inanır mısın daha 5 lirası bile nasip değildir abi . Bana hep beddua etti şuan bu satırları yazıyorum bu gece bile beddua etti benden yemek kıskandı odalara kilitledi sakladı aç bıraktı çay şekeri saklanır mı onu bile sakladı. şimdi soruyorum size benim hayatımı yaktılar yıktılar geleceğimi bitirdiler bu dünyada bu insanlar benim annem babam ama ahirette de onları görmek istemezsem bana Rabbim gösterecek mi ? Zalimin şerrinden yanlız Allah’a sığınırım .

  2. HEDİYE diyor ki:

    2 çocuğum var biri ergen diğeri öğrenmede güçlük çekiyor biraz a tipik kız ergen kafasına göre hareket ediyor ama olumlu olumsuz değil ama ben anne olduğum için saygısızlık yapmasına çok sinirleniyorum daha önce küfürler ediyordum rabbim hidayet verdi küfrü bıraktım ama sinirlenince beddua çıkıyor ağzımdan vuramadığım için oğluma da öyle özellikle ders yapmıyor kendi bildikleri olsun istiyorlar bende tahammül edemiyorum babaları yok ailemden hiç kimse yok yanımda tek başıma onlara bakıyorum ama böyle şeyler oluyor ne yapmalıyım yazarmısınız

    • Zeynep diyor ki:

      Hediye hanim Allah yardımcınız olsun öncelikle desteğinizin olmaması çocuklarınızi yalnız büyütüyor olmanız sinirlerinizi yipratiyor olabilir.Size önerim en kisa zamanda psikojik destek almanız .Böylece öğrenme güçlüğü ve ergen olan iki çocuğunuza nasıl yaklaşma niz gerektiğini bilirseniz sabır eşiğinizi yükseltmis olursunuz .Hemen hemen her ilde sağlıklı yaşam merkezleri var bu merkezlerde psikologlar görev yapıyor ücretsiz hizmet veriyorlar eğer bulunduğunuz ilde sağlıklı yaşam merkezi varsa psikologla görüşebilir siniz .Yoksa devlet hastanesine sorun orda da psikolog hatta pedegog bulunabiliyor .Mutlaka sizi yonlendireceklerdir.

  3. Ebru diyor ki:

    Annem bana hep beddua ediyor abi ben çok alınganım bu satırları yazarken yine ağlayarak yazıyorum. Az önce annem bana yine beddua etti ben 15 yasindayim ve artik dayanamadim her namazda dua etmeye calisiyorum bugun bunu arastirmak istedim. Ne yapacağımı bilmiyorum.çok yalnizim belki bir imtihan allahı cok seviyorum. Ne yazdiğimi da bilmeyerek yaziyorum âgladigim icon ne soyledigimin farkinda degilim iyi gunler abicim.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      EBRU HANIM KARDEŞİMİZE

      Bu siteyı nasıl buldun bilmiyorum ama bildiğim iki şey var.

      1-“İyi olacak hastanın ayağına doktor gelirmiş” sözünü doğrularcasına derdine derman olacak iyi niyetli ve sana faydası olacak abilerinin ve ablalarının olduğu bir yere geldin. İnşaallah buradaki insanlar senin rahatlamana ve derine çare bulmana yardım edecek.

      2-“Allah’ın sevdiği bir kulusun kardeşim.

      Çünkü;

      Allah sevdiği kulların “manevi makamlarını” yükselterek onlardan daha fazla “razı olmak” için o kullarına altından kalkabilecekleri sıkıntılar verir, o kulların başarabilecekleri imtihanlara tabi tutar. Sen de Allah’ın makamını yükseltmek ve ödüllendirmek istediği o kullardan birisisin, bundan emin ol. Çünkü, anne, baba eş ve evlat ile imtihan edilmek imtihanların “en zor” olanlarındandır.

      Ben inanıyorum ki sen güçlü ve inançlı bir çocuksun, bu imtihandan yüzünün akı (başarılı) ile çıkacaksın. Ama önce biraz sakin olman, Allah’a gözyaşlarınla ettiğin samimi dualarına, yakarışlarına ve kıldığın namazlarına devam etmen lazım.

      Ve yaşadığın sürece asla unutmaman gereken bir şey daha var.

      HİÇ BİR SIKINTI ve ACI SONSUZA KADAR SÜRMEZ, HER BİR SIKINTININ ARKASINDAN BİR RAHATLAMA VARDIR.

      Hayırlı düşünce, söz ve eylemlerin(miz)de Allah yar ve yardımcın(m)ız olsun.
      (Amin)

      • EBRU diyor ki:

        Allah razı olsun abi bugün biraz moralim bozuktu yine arastirmak istedim ve baktım ki cevap gelmis gelen cevap yüreğimi ferahlattı simdi daha iyiyim insallah allah hepimize huzur sağlık nasib eder iyi günler.

  4. Sevgi diyor ki:

    Bundan 8 yıl öncesi, eşimden ayrıldıktan sonra anne baba evine onların isteği üzerine geldim yerleştim. Fakat anneme 4 yıl boyunca orayı cızdın, burayı cızdın, bunu kestin şunu kestin, diye diye beni ve iki evladımı evimden etti. Sonra kendi evime geçtim. Fakat annem ben iyi değilim sürekli birileri saçımdan asılıyor, kusmak istiyorum kusamıyorum diyordu. Bunun üzerine araştırdım ve anneme büyük bir büyü yapıldığına inandım. Namaz kalmasını bilmez iken, Namaza başladım ona buna sorarak internetten araştırarak 41 gün boyunca 41 sayfa bir dua okudum. Annem iyi olmaya başladı. Son evden ayrıldığım güne kadar annem gözümün içine bakmamıştı. Bu 41 gün dua adan sonra annem artık gözlerimin içine bakabiliyordu.Hatta dua bile ediyordu benim için. Fakat annem ve babam önüne gelene lanet okuyor.Babam özellikle abilerime (kendilerinle ilgilenmeyen abilerim) hergün beddua ediyor.Bu nisan ayından beğri yine yanlarına göçtüm geldim. Babam bugün iyi yarın yine aynı.Annem yine başladı.Kızın şunu yapıyor oğlun bunu yapıyor.Halbuki çocuklarım ve ben olmasaydım şimdiye kadar hastalıklarından dolayı ölmüş olacaklardı. Çocuklarım ve ben onlar ne kadar kötülük yapsalarda biz elimizden gelen iyilikten evlatlık ve torunluk görevimizden vaz geçmeyeceğiz. Şunuda belirtmek isterimki. Şu geçmiş 8 yılda çıldırma dönemine kadar geldim.Benide ayakta tutan üzülme onlar ananem ve dedem, bırak yapsınlar biz yapmayalım anne, diyen evlatlarım. Allahıma bin şükür hayırlı iki tane evlatlarım var benide ayakta tutan. Eğer evlatlarım olmasa idi. Ben annemden ve babamdan önce çoktan öbür düyaya gitmiştim. Anne babanın haksızca davranması ve hakareti insanı öldüre bilir.
    Yüce allahım herkezin yardımcısı olsun.

    • ruhun huzur bulsun diyor ki:

      kullanıcı sevgi ye özel soru sormak istiyorum.bu meydan yiğit meydanı gizli ve saklı kalsın istemiyor kimse..
      boşanma sebebin anne ve baba rızası ile mi oldu.onlarda baskı ve eşinin hakkında sürekli konuşup seni düzgün düşünmeni engelliyip sen mi boşandın..
      boşanmada en çok kim istedi boşanmayı.
      boşanma sonrası pişmanlık yaşadınmı..
      boşanma sırasında yanında yer alan akıl veren insanlar şimdi yanındamı.
      eski eşin şuan evli mi…
      annene musallat olan büyü değil onun vicdanı dır…

  5. kullanıcı diyor ki:

    Annem beddua ediyor.’çocukların sana beterini yapsın diye’.haketsem gene bana hak etmesem gene bana. ben ne yapabilirimki.

  6. Mazlum diyor ki:

    Bu konuyu netten ilk defa araştırdım. Çok cevaplar okudum. Su sonuca vardım: kimileri anne babaniz size zulm etse dahi onları kirmayin diyor. Bence bu kişiler anne babalarından güzel muamele görmüşler. Bizim gibilerin durumumuzu kendileri ile kıyas ediyorlar ki en büyük yanilgilari bu. Kişi için en agir olanı anne baba zulmü. Hele ki gamsız umarsız biri değilseniz, inancliysaniz, meseleyi bu bağlamda düşünüp de inancımız ile onların zulmü arasında sıkışıp kaldiysaniz en agir zulüm bu. Dışarıdaki adamın zulmü belki Sabredilebilirdir ama zulüm içinden, can evinden gelince çok yakıyor, acitiyor, psikolojinin bozuyor, can evinden gelen, bu arkası kesilmez zulüm ve haksızlık bir sure sonra seni, ölümü mumla arar hale bile getirebiliyor. İste size KAYİTSİZ İTAATİ tesviye edenler bu durumu anlamak istemiyor. Ha, isterseniz de bizi anlayamazsiniz. Çünkü yasamadiniz. Diğer yandan, bu zulümden etkilenmeyen, umarsız, kişiler kalkıp da buralara yazıp çare aramazlar. Onlar zulme zulumle karşılık verip islerini görürler. Burada, anne baba zulmünden dert yanan kimseler anne babalarını gerçekten seven, buna karşılık zulüm gördüğü için çok ama çok üzülen, zulüm görseller de anne babalarina karşı, ellerinden geldiği kadar, görevlerini yapmak isteyen YARALI kimselerdir.

  7. Uğur diyor ki:

    Hadislerde haklı beddualar kasdediliyor ve zaten yukarıda anılan hadislerin birçoğu hadis ilmine göre pek sağlam görünmüyor. Hadislerinin çoğu sahih olan tek kitab Sahih-i Buhari’dir. Müslim’deki hadislerin bile birçoğu hadis âlimlerince zayıf, hatta mevzu (uydurma) olarak damgalanmıştır.

    Anne baba da etse asla haksız beddua kabul olunmaz. Fakat bu bir sözlü şiddettir, eziyettir, fenalıktır, bu bedduaya uğrayan çocuğun psikolojisi bozulur.

    • Kamuran diyor ki:

      Kendimden biliyorumki bu cok dogru. Psikolojim yasim gectikce bozuluyor. Hep annemin haksiz beddualarina ve bana karsi kurdugu complolara mahrus kaldim butun cocuklugum ve gencligim boyunca. Hep kucuk goruldum ve asagilandim. Sevgiden uzak, saygi hic gormedim, ne yaptiysam yaranamadim, babam bana benim bir öküz oldugumdan baska bisey ogretmedi, babam hayatini ickiye ve masa arkadaslarina adadi.hep helal para kazandim ama parami istedigim gibi bile harcayamadim, alin terimle bir kerecik bile tatile gidemedim hala cunku ben tatile izine hisima krabaya gidersem annem dayanamaz olurmus diye bana illarca beddua etti,sirf param kalmasin diye yillarca bana haketmedigim borclar cezalar odenecekler odetdirdiler.sabir sabir ya sabir ama doldum birgun ve karsilik verdim,bende onlarin bana yaptigini yapmaya basladim,bende onlara beddua ttim, evet 32 yasima kadar ezildikten sonra bunu yaptim,yanlarina gitsemde konusmuyorum onlarla, icimden gelmiyor bi kelime bile soylemek,onlar aile olarak sadece abim annem ve babam.bende evde aslinda istenilmeyen ama zorla mecburiyetle evde tutulan bi misfirim.abimin her turlu hatasini hos gorduler,her derdine katlandilar her turlu ellerinden geldigi kadar yardim ettiler,banada dedilerki hic kimse evladina yardim etmiyor git sende kendin yap dediler,tamam dedim yapamaya kalktim buseferde beddua ettiler isim gucum yurumesin basima bisuru borc dert kalsin diye.ev almak istedim annelerin bedduasi kabul olur diye aldirmadilar, araba almak istedim basima kaza bela gelsin diye beddua ettiler. Bu yasima geldim psikolojik olarak ve hayat olarak yasitlarimdan 10 / 15 sene gerideyim su anda.evlenip kendi ailemi bile kuramadim sözde annem babam yuzunden.ne meyvelerini gordum nede golgelerini. Allah ikisinide bildigi gibi yapsin ben pes ettim …

      • hikmet diyor ki:

        Kamuran kardeșime katiliyom 40 yaștayim annem agabimi ve yengemi cok seviyor yani abim evlediĝinden beri inanin kardeșler öz annem bana üvevlik ediyor herkes imtihan dunyasinda ben asla bedduha etmem allah annemi o konuda imtihan ediyor kamuran kardeșimize sabir selamet ihsan eylesin

  8. Hatun diyor ki:

    Anne hakkıyla anne olsa, baba hakkıyla baba olsa, eş-koca hakkıyla gönlünün ohhhhh dediği olsa, kardeşler keza öyle olsa, evlat o hepsinden iyi olsa…dünya cennet olur gibi geliyor bana en çok istediğinle en çok korktuğunla imtihan ediliyoruz anne baba cocuk eş para pul hastalık… imtihan sebeplerimiz olsa gerek…

  9. ANIL diyor ki:

    niye anne baba evlarına beddua ederki ama ediliyor.
    cocukken yaramaz arkadasım vardı annesi derdiki sende evladından cek derdi yıllar sonra evlend. simdi arkadasım kurulu düzeni bozuldu esinden ayrı evlatlarını goremiyor.
    bu anne babanın istedigi.bumuydu arkadasım simdi tek suclu bana beddua edenler diyor..tabiki allah havele etti.

  10. misafir diyor ki:

    benim babamda surekli soylenip duruyo. ikide bir ne yapsak yazıklar olsun yazıklar olsun gece odamızda oturup nete takılıyoz yazıklar olsun yazıklar olsun baska bişi yok nefrett ettim babamdan. sanki gece dısarı cıkıp kotu alemlere akıyoz evimizde takılıyoruz. kardesimle cok gulerim yazıklar olsun sizden adam olmaz. para verirsen iyisin para vermedinmi gozden dusersin. bi babalıgını gormedim soyle işe giderken hadi oglum hayırla git demez gitcek tabi etcek tabi mecbur tabi ama 3 gun issiz kal agzından dusurmez valla gram baba sevgisi yok surunsun istiyom Allah affetsin bazen surda olse diyom gık cıkarmam hergün psikolojim cokuyo bigün zengin olup suratına parayı carpmak istiyorum o derece nefret ettimm..

    • Hatun diyor ki:

      Rabbim eksikliğini göstermesin kardeşim imtihandasınız aman bir anlık sinir ile bir ah edeyim veya beddua edeyim demeyin babanıza ettiğiniz beddua kendinize ettiğiniz beddua oluryor ve eetiğiniz ah beddua ile de imtihan olursunuz bir gün önünüze çıkacak bunu sakın unutmayın sabredin zor bir durum..
      Akıl vermek haddim değil ama gençlik çağlarında anne ile kızı arasında sürtüşme inatlaşmada cok olur bazı annelerin kızlarından beklentileri cok olur şunuda yapsa bunuda yapsa daha fazlasını ister sizin de babanız öyle biri sanırım beklentisi cok yüksek halbuki gençleri evde oturtabilmek bile büyük mesele ama anlatabilmek zor. Rabbim cümlemize hayırlı anne babalar ve razı olduğu kul olabilmeyi nasip etsin babanızı da hayırlı bilinçli bir baba olmayı nasip etsin.

      • misafir diyor ki:

        ne olursa olsun gene babamdır diyorum kendi degil bazı huyları kotu yukardakiler bi sinir halinde yazdımm. artık hakkında kotu dusunmuyorum. meyvesi olmasada golgesi yeter…

  11. fatma diyor ki:

    AMA O ANNE BABA ÇOCUĞUNU ZOR DURUMDA BIRAKIYORSA EĞER ÇOCUK TA ONA BEDDUA EDİYORSA O ZAMAN ALLAHA BIRAKMAK LAZIM

  12. Magdur diyor ki:

    Ben taa sabiyken annem bana hep beddua ederdi hemde en kotusunden gün yüzü gorme genelevde su iç insallah okadar kotukıı suan 25 yasındayım ve aklıma gelıyo hem uzuluyorum hemde anneme bugz edıyorum. Neyaptımda okadar bu bedduaları hakedecek kadar

    • ZEYNEL diyor ki:

      Çaresizsiniz,çarede sizsiniz:Değerli mağdur nikli arkadaş.Öncelikle seni çok iyi anlıyorum.Çünkü bende annemden sayısız derecede beddua aldım ve halen de almaktayım malesef.Ne yaptımsa ne ettimse bir türlü bu huyundan vazgeçiremedim.Ne demişler can çıkar, huy çıkmaz diye.Bu arada bende 33 yaşındayım.Ben kendimce çözümü tartışma çıktığında bulunduğum ortamı değiştirmekte buldum.Çünkü ne kadar anlatsamda yine anlamayacak ve durmadan saymaya başlayacak en iyisi bulunduğum ortamı değiştireyim ki ne karşımdaki insan ne de ben daha fazla günaha girmeyeyim. Çünkü öfke baldan tatlıdır ama sonuçları da en güçlü zehirden bile daha acıdır.İnsanların ön yargılarını değiştirmek,atomu parçalamaktan bile daha zordur inan. Bir başka atasözünde ise; öfke gelir göz kızarır öfke gider yüz kızarır derler.Bu yüzden daha da çok pişmanlık duymamak adına bulunduğun ortamı değiştirmekten başka bir çözüm yolu yok.Tabiki en önemlisi de sabır ve ihlasla her zamanda dua etmeyi unutma sakın. İlk başta da söylediğim üzere çaresizsiniz, çarede sizsiniz.ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN.

      • Mazlum diyor ki:

        Ben 37 yaşındayım. 37 senedir psikolojim alt üst oldu. Bir annem var. Saygıda kusur etmemeye çalışmaktayım ama o kadar ağzı pis, o kadar merhametsiz, o kadar sinirli ki.

        Ben de bir gün öyle olur muyum diye korkmuyorum değilim.

        Kucuklugumuzde ondan izin almadan somyalara (simyayı bilen bilir) oturamaz, halinin üstünde beklerdik. Televizyonda hicbir zaman onun istediğinden başkasını syredemezdik. Her gün, uç kardeş, yediğimiz dayagin hesabi yoktu.

        Boyle zulumler içinde lise çağına kadar geldim. Ortaokul 1. sınıfta bir hayırseverin üstüme aldığı gocuğum vardı. Liseye geldiğimde bile onu giyiyordum. Öğretmenlerimin, arkadaşlarımın gözünün içine bakamiyordum. Durumumuz kötüydü ama onca sene sırtıma, çocukluk hali, utanmayacak bir Gocuk alamayacak kadar kotu değildi durumumuz. Gerçek üzüntümün kaynağı bu da değildi. Bir gün bir hayırsever, basarili bir lise öğrencisine bağışta bulunma isteğiyle bana kadar ulaştı. Bir miktar para verdi. Normal olarak, anne babama versem ihtiyacımı gidermeyeceklerdi. Kendim bir parka aldım. Bilemedim. İlk defa bir elbise alıyordum. Bana çok büyük geliyor, giyilecek gibi de durmuyordu. Sofra basindaydik. Annemden paparayi yemistim zaten. Babamı da fitledi annem. Babam küplere bindi. O elbiseyi aldığım yere teslim edip parayı getirmemi yoksa evlatlıktan beni reddettiğini, eve köye gelmememi söyledi. Her zaman etten puften bahanelerle evlatlıktan reddedilirdim. Adama gittim. Değiştirebileceğini ama iade almayacağını söyledi. Dinlemiyordu bile beni. Benim babam annemden ödüm koptuğu için, değiştirmeyi hesaba bile katmiyordum. Elimde bana çok büyük gelen parka, eve döndüm. Bayram arefesiydi. Bayramım zehir oldu.

        İşletme fakültesinde talabeyim. İzne geldim. Ablam evli. Annem, Eniştem ve ablamla kavga etmiş. Söylenip, kufredip duruyordu. Ben odada yattım ama uyumak ne mümkün??? Annemin, her defasında ve hâlâ yureilgimi agzima getiren küfürlü bagrismalarini mecburen dinliyordum. Hişımla odaya daldı. Uzerimdeki yorgani alıp bir küfür de bana salladı. “Kim için uğraşıyordum sanki ben bee! he he heyyyyyt!” diye bir nara çekti. Ben de o iznim bitene kadar kendi paramla spottan aldığım kuru bazanin üstüne, üzerime de, öğrenim kredimle aldığım kabanimi örtünerek yattım.. Mevsim kış, ev sobalı…

        Yanlış anlasilmasin, aralıklarla sıkıntılarımı anlatıyorum ama haftada bi iki kez Annemin zulmuyle karşılaşıyor, psikolojik olarak hep eziliyordum. Aklımdan cikmayanlardan binde birini anlatıyorum iste.

        Bir kız beğendim. Yaşım 30… O zamana kadar, evlenecek misin bile diyen yok. Annemin kızdan haberi vardı. Bazen takiliyordu bana annem, kız güzel mi bari, diye… Niyetimi anlattım. Bir araştırın, aklımıza yatarsa isteyelim dedim. Sorun yoktu.

        Bir bayram günü yine. Babam ben annem… Annem çantasını kaybetmiş. Yana yakıla arıyor, bana soruyor, bilmiyorum, dedikce hakaret, küfür… En sonunda, çanta mevzusundan kızdı ya, o kızı da alamazsin, dedi. Aylarca carpistik, uğraştım. Razi edemedim. En son, ablam duymuş, enistemle gelmişler anne babama çok kizmislar. Gittik istedik. Evlendim. Karimla çok mutluyum. Babam bir gün dedi ki, gelin, onu istemediğimiz biliyor mu? Yok baba dedim ama biliyordu, mecburen anlatmistim. Annem babam arkamda olmayınca beni sana vermezler. Aramızdaki sevgi uğruna onları karşıma aldım, anne baban bu oğlanın arkasında anne babası yokmuş, vermeyiz derlerse kacalim mi, demek zorunda kalmıştım. Esim simdi bilmezden geliyor. Ona da onca zulüm ve hakaretten sonra eşim 7 yıldır hala bilmezden geliyor kendisini çanta konusu yüzünden istemedikkerini…

        Yeni evimde esimle çok mutluyduk. Annem arada bir birtakım, gereksiz eşyalar getiriyordu.zorla da veriyordu. Bu büyük bir sorumluluktur anneme karşı. Çünkü annem verdiğini hibe etmemiştir. Gelip gidip devamlı sorar, sana verdiğim şu eşya nerede? İse yaramsyip attiysan büyük kavga çıkarır. Duruyorsa eğer yüzünde derin bir gülümseme… Bu, hic de muhtaç olmadığı halde, çöpten aldığı bir hali bile olsa (ki muhyaç da degiliz)tepkisi değişmez… Gel zaman git zaman es durumundan tayin olduk. Anneme, bize verdiği eşyaları götüremeyeceğimizi, yeni evimize sigdiramayacagimizi söyledik. İse yaramayacağını, sevmedigimizi söylersek yine büyük kavga… Kabul etmişti ama kabul eder görünmüş. Biz yeni tayin yerimizde, mutluluk ve umut içerisinde yerleştik o esnada annem, k.validem babam, ben ve eşim evi yerleştiriyoruz. O is bitti. Annemler evlerine, memlekete gitti. Eski ev sahibimiz anahtarı anneme vermemizi, kendisinin alacağını, Almanyadan gelen oğlunun evde oturacağını bize söyleyince biz de anahtarı annemize vereceğimiz belli, diyerek Annemin eşyalarını eski evinizde bıraktık. Daha önce söylediğimiz için de üstünde durmadik eşyaları birakacagimizi… Annem eve gidince ilk is, eski evimize girmiş, attığımız! (Bu onun ifadesi ama atmadik, ona söyleyerek bıraktık) eşyaları o an görmüş, zoruna gitmiş… Telefona sarılmış… Beni arıyor. Ben sandım ki yeni isimi falan filan soracak ama kendi kafasında kurduğu o senaryoda ben eşyayı atan bir evlat olarak onlarca ağza alınmayacak küfrü dinledim annemden. Annemin sesi gürdür. Dinlerken yalnız değildim. Bütün daire arkadaşlarım, mudurumle beraber dinledi. Duydular. Ben toparlamak için yediğim kufurlerin ortasında, tamam anneciğim ben de seni, diyerek kapadım ama mesele toparlanacak gibi değildi. Herkes bir tuhaf olmuştu. En tuhaf, en utanan da ben… Yetinmemiş, hızını alamamış, ertesi gün ilk otobüsle bu yeni memlekettekidaireye kadar gelmişti. Herkesin içinde bağır, çağır, hakaret… Kacmak istedim. Ellerini arkamdan sarılarak kenetledi. Hakaret ve küfre devam tabii… Ellerini gobegimin üstünden zoraki açtım, kacmak istiyordum. O ara bir de, beni dovuyor, ayyyyyyy diye bağırdı.

        Daha anlatır, daha döşerim. Kadife gibi yuryumuşak anneleri olan, bizim hâlimizden anlamiyor. Haydi bakalım, cevaplarinizi bekliyorum.

        Ben??? Ben bu arada Rabbimden ödüm koparak, her zulmü yutarak unutarak yine anneme gittim. Babama gittim. Her gittiğimde de gelişine başka bir sille yedim. 58’er yasindalar, namaz kilmazlar.

        • Gelincik diyor ki:

          Ben okurken kriz geçirecektim nerdeyse ya Allah size nasıl sabır tahammül gücü vermiş Sayın Mazlum rumuzlu abim cidden çok üzüldüm Rabbim senin de eşinin de yardımcısı olsun o anneni de ıslah etsin kusura bakma daha çok kötü şeyler söylenir belki ama annedir bize düşmez cidden çok üzüldüm yaşadıklarına Ins bu çektiklerin günahlarına kefaret olur sana özel dua edecem Ins abim :(

        • kadriye öztürk diyor ki:

          çok zor bir durum Allah yardımcınız olsun büyük bir imtihan ama bu halde bu duruma katlanmanız çok zor anneniz normal değil tedaviye ihtiyacı var sizi dinlemez ama sözünü dinleyeceği aile büyüklerine danışşanız annenizi tedaviye ikna etseler ben çok üzülüyorum bu gidişle hasta olacağım öleceğim filan deseniz belki kalbi yumuşar eğer durum bu şekilde devam ederse sizinle görüşmeyeceğim diyin o zaman ikna olabilir ne yapın ne edin annenizi psikolojik tedavi için ikna edin Allah yar ve yardımcınız olsun kardeşim

          • Mazlum diyor ki:

            Yani, öyle biri yok. Anne babın dinkeyecegi bir aile büyüğü. Biz iki tarafın neredeyse bütün akrabalarıyla küs durumdayız. Yani anne babam küs …

          • Feyza diyor ki:

            Bir arkadasim var, daha dogrusu ablam sayilir, o da buna benzer bir durumdaydi onu hatirladim simdi dusununce. Oyle sizinki gibi herkesle kustu annesi, kizcagizin pardesusunun boyunu kesmisti sirfyerlere kadar uzun giyinmesini istemedigi icin ve harcligi da olmayinca yenisini alamamis tunik desen tunik degil pardesu desen pardesu degil oyle acayip bir giysiye cevirmisti pardesusunu. Kiz utanctan disari cikamiyordu sonra nisanlandi ve nisanlisi ona harclik verdi onunla gidip kendisine pardesu almisrik..Aylik izinlerimiz olurdu bizim eve gitmek icin o izinlerde eve bile gitmezdi tek basina kursta kalirdi yurtdisindan gelen talebelerle beraber..Neler cekti neler evlenince de esiyle arasini bozmaya calistilar, maddi destek zaten olmadilar, her yaz kavga gurultu ayrilirdi evden aglayarak, anlatirdi bazen..Neden sonra yaslandilar yalniz kaldilar..Sizin gibi babasi da cok cekinirdi annesinden. Sonra babasi girtlak kanserine yakalandi ses tellerini aldilar ama hayatta kaldi. Zaten yaslilardi iyice yaslandilar, herkesle kus olunca gelip giden de olmayinca anladi ki tek sermayesi evlatlari. Tek dostu da kullar arasinda kocasi. Sonra o kadin o hastaliktan sonra kayboldu sanki yerine yeni bir kadin geldi, yalnizlik ve yaslilik hastalik oyle degistirdi ki kocasina ne jadar ara sira kizsa da hala simdi dort elle sariliyor. Cunku biliyor ki ondan baska kimse kalmadi etrafinda ve cocuklariyla da belli bir rutine bagladilar gorusme olayini. Simdi herkes mutlu ama cok asamalardan gectiler..O yuzden bazen Allahu Teala vermesin ama bir dert veriyor kendi derdine dusuyor bu insanlar. Benim duam o ki sizin annenize Allah oyle hastaliklar yerine guzel mesgaleler versin ve kalbini yumusatsin..Ben inaniyorum yaslandikca hatalarini anlayip en azindan size bu kadar zulmetmeyecek. Allah kalbine hidayet versin sevgili abim.

        • Feyza diyor ki:

          Son yorumlar kisminda yazinizi gorunce okuyup denk geldim Mazlum bey, daha once denk gelmemisim. Ne diyecegumi bilemedim. Allah size sabir versin ama biliyor musunuz, Allahu Teala bir yerden alirsa baska bir yerden kulunun yuzunu gulduruyor..Kariniz gercekten iyi bir insan belli ki Allah mutlulugunuzu daim etsin. Demek ki sizin imtihan alaniniz da bu , babaniza da cok uzuldum, ne zor bir durum erkek icin..Adamcagiz da her akraba kuslugunde yerin dibine giriyordur kesin..Yine ablaniz oyle, esine karsi nasil mahcup oluyordur. Allahu Teala annenizden gordugunuz zulme karsilik size pirlanta gibi es nasip etmis, bunda cok buyuk hikmet var..Ben annesizligi yasadim yasiyorum, sizinki gibi degil benimki vefat etti. Bu da farkli bir uzuntu sebebi, ama hayatta olup da yok gibi o boslugu hissettirmesi, boslugu da gectim diken ustunde yasatmasi sizi, eminim ki benim acimdan daha derindir. Bazen annelere babalara bakiyorum melek gibiler ama evlatlari hayirsiz..Iste herkesin farkli bir sorunu var, Mevlam haniminizla olan mutlulugunuzu daim etsin. Allah rizasi icin yine de uzak da dursaniz sabretmeye calisin ki imtihaninizi kaybetmeyin, esiniz bu konuda size en guzel destek. Zaten mu’min icin en buyuk nimetlerden biridir saliha es Allah annenizden almis esinizi bagislamis size..Yaslaniyorlar zaten, yaslandikca daha cocuksu oluyorlar ve gittikce o mizaci biraz daha yumusayabilir cevremde bu gibi nirkac ornek gordum. Yaslandikca halimlesen sert tabiatli insanlar..Insaallah sizinki de duzelir Allah yardimciniz olsun.

          • Mazlum diyor ki:

            İyi yürekli insanlar, var olun. Allah iyiliginizi artirsin.

          • Nurtaç diyor ki:

            Gerçekten sizi tebrik ediyorum çok sabırlıymışsınız Allah gönlünüze göre versin inşallah

  13. neo diyor ki:

    Annem bana kızdığı zaman hep beddua eder bunca alem azına sı.sın günyüzü görme beter olasın inşallah vb hep kötü beddualar eder neyapacam hhiç bilmiyorum annem yüzünden hayatım rezil olurmu yoksa bir anki kızgınlıkdan mı öyle söyledi içinden geldiği için söylemedimi yoksa ama hep beddua hep beddua birkere sınava girerken allah zihin açıklığı versin demişdi hayatımda annem tarafından bir kere dua aldım ondan sonra hep beddua nolacak ne yapmalıyım yardım edin

  14. .:. diyor ki:

    Bence Kotu sekilde Beddua yerine sizin de dediginiz gibi. “Allah seni ıslah etsin” demek. Kizginlik zamanlarimda benim de tercihim oluyor. Anlami herkez tarafindan tam bilinmedigini dusunuyorum.

    Birde soylenme sekline gore degisiyor. Bunun gibi yüze karsi direk soylenen aslinda dua ederken beddua, beddua ederken dua ediliyor, Supesiz ki gercek niyetleri Allah en iyi bilendir.

    Allah seni islah etsin
    Allah akil fikir versin.

    Eger daha da kiziyorsa, bir kisi bazen istemeye istemeye

    Allah seni bildigi gibi yapsin diyor. Cokca duyabiliyoruz.

    Allah gonlune gore versin.

    iyi birisi ise dua, kotu birisi ise beddua gibi oluyor.

    siz ne dersiniz?

    • M. Emin KARABACAK diyor ki:

      Dediğinize katılıyorum. şöyleyişin şekli, ortamı ve zamanı önemli. Yormunuz için teşekkür ederim

  15. Tahsin YAZICI diyor ki:

    Bu güzel yazıdanın giriş cümlesinde “Dua” kelimesi düşmüş. Bilginize.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Sana kızdığı halde bir kötülükte bulunmayan insanı kendine arkadaş edin, çünkü öfke insanın karakterini ortaya çıkarır. “ ( Hz. Ali)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku