Benim Diplomam Senin Diplomanı Döver!

10 Temmuz 2019Sema Maraşlı41 Yorum »

semaOkuyucularım bilirler; sataşmalara, hakaretlere cevap vermem yine vermeyecektim fakat şu diploma kibri üzerine üç beş kelam etmesem içimde kalır diye yazmaya başladım.

Aileyi yok edecek politikaları desteleyen, KADEM  i eleştirdiğim için KADEM ciler tarafından twitter da saldırıya uğradım. Bunca zaman beni duymamış gibi yapıyorlar, görmezden gelmeye çalışıyorlardı fakat en son aileye sahip çıkan insanların sayısının arttığı görünce patlamışlar. Hakaretler, iftiralar, saçmalıklar…

İçlerinden en saçma olan da “Hangi vasıfla yazıp çiziyormuşum, üniversite diplomamın YÖK ten denkliği bile yokmuş.” oldu.

Bunu da bir ilde diş hekimi olan KADEM başkanı söylüyor. Tüh ya. Çök üzüldüm şimdi. Dt beni diplomasıyla dövdü:)) YÖK ün tanıdığı diplomam olsaydı ezilir miydim böyle. Vay bana!

Sonra bir de “internet üzerinden aldığı eğitimle..” demiş. İnsan bir şeyi yazmadan azıcık araştırır emek verir sonra mahcup olmamak için.  Evet bitirdiğim Newport Üniversite’si  son yıllarda sadece internet üzerinden eğitim veriyor fakat ilk açıldığı zaman başörtülü olarak gidilebilen ilk özel üniversitelerden biriydi ve derslere çok iyi hocalar geliyordu.

Zaten diploma için gitmedim ben okula, denkliği de hiç umurumda olmadı. Ben kitap yazıyorum, “Davranış Bilimleri” okumam beni geliştirir, iyi olur diye gittim. İyi ki de gitmişim o okulda “Kadın Psikolojisi” dersinde kadın erkek arasında cinsiyet farklılığını öğrenmek hayatımda dönüm noktası oldu ve farkında bile olmadığım gizli feministliğimden kurtuldum. Allah’a bin şükür. Yoksa şimdi KADEM cilerle aynı safta olabilirdim. Rabbim bu bilgiyi başka bir yerde de karşıma çıkarabilirdi. Nasip oradaymış.

Fakat esas problem şu ki ben hiç üniversite de okumamış olabilirdim. Ne zamandan beri yazar olmak için üniversite diploması gerekli olmaya başladı!

Ayrıca benim aile konusunu savunmamın yazarlıkla da alakası yok. Bir mümin olarak görevimi yapıyorum. İyiliği emretmek, kötülükten nehyetmek, mazlumun yanında olmak, haksızlık karşısında susmamak… Bunlar için de diplomaya gerek yok. Hiç okula gitmemiş fakat kendini yetiştirmiş biri de olabilirdim. Diploma kibrinden, ondan daha kötüsü statü kibrinden Allah’a sığınmak lazım.

Kısacası YÖK ün tanıdığı diplomanız sizin olsun. Ahiret aleminde YÖK diploması olanlara geçiş üstünlüğü verselerdi “vay benim niye yok” diye ancak o zaman üzülürdüm.

Bir de “hangi vasıfla uzmanı olmadığı konularda konferanslar veriyor” demiş. Çocuk ve Aile konusunda 16 kitap yazmış olamam yeterli gelmemiş. Ayrıca merak etmesinler konferans vermeye çok hevesli değilim. Zaten çok az konferans veriyorum bunun yerine yazmayı tercih ediyorum.

Yazı yazacağıma gidip Kur’an Kursu hocalığı yapmalıymışım, hocalık daha mı değersizmiş. Dt hanım sanki çocuk kandırıyor. Hocalık elbette çok değerli, gurur duyuyorum fakat şu an yaptığım iş de çok değerli benim adıma merak etmesinler. Beni susturmak için “hocalığına dön sen ne işin var yazarlıkta” demiş olmuş. Oysa bilseler ben yıllarca çıkmadığım televizyona sırf ortalık feministlere kalmasın diye çıkmaya başladım.

Bir de KADEM e iftira attığımı söylemiş dt hanım. Hangi konuda iftira attığımı söylememiş. KADEM in yaptıkları ortada zaten iftira falan yok. Hayır madem iftira attığımı düşünüyor desin ki “şunu şunu söylemiş o işin aslı bu…” Cevap versin. Yok. Çünkü aslında haksız olduklarını biliyorlar. KADEM sadece kadın tarafından olayları değerlendirerek cinsiyetçi davranıyor, hem kadınlara hem erkeklere zarar veriyor.

İddialara cevap vereceğine kendi ve avaneleri bana iftiralar atmışlar: Erkeklerin hınca hınç olduğu salonlarda konuşma yapıyormuşum. Terbiyesiz. Aklınca bel altı vurmaya çalışıyor. Eğitimlerimi sadece hanımlarla yapıyorum. Konferanslarımın yüzde doksanı sadece hanımlarla. Çok nadir olarak aile seminerleri oluyor,  ona da karı-koca birlikte geliyorlar.

Bunu da kendimi savunmak için söylemiyorum KADEM in iki yüzlülüğünü göstermek için yazıyorum. Hani kadınlar çalışsın, güçlü olsun, hani çocuklar kreşe kadınlar iş hayatına hani kadınlar yönetici olsun, hani kadınlar camide erkeklerden geri kalmasın, hani devlet başkanı kadın olabilir, diyordunuz ne oldu? Neredeyse kadınların çalışması, twitter da yazması haram diyecekler konu ben olunca. Ne çok korkmuşsunuz ya. Ama ben sizden hiç korkmuyorum.

Sonra soyadıma takmışlar. Soyadımla gurur duyuyorum çünkü benim için özel bir anlamı var. Gençliğimi Necip Fazıl (Allah’ın rahmeti üzerine olsun) şiirleri ezberleyerek geçirmiş, dava şuurunu ondan öğrenmiş biri olarak Necip Fazıl’ın Maraşlı olmasından hep içten içe gurur duydum. Ve yedi güzel adam gibi, Abdurrahim Karakoç gibi değerli insanların çıktığı Maraş’ın adını yazarlık hayatımda taşımak istedim, bir dönem resmi olarak da değiştirmiştim, sizin için bir mahsuru mu var!

Bunun dışında özel hayatımla ilgili atılan çamurlara hakaretlere hiç cevap vermeyeceğim, bu konuda kendime verilmiş sözüm var. İftiralara cevap vereceğim diye özel hayatımı insanlara anlatmam çok gereksiz olur. Boşanmış olabilirim, evli olabilirim kimseyi ilgilendirmez. Magazin programı yapmıyoruz, Ben hiçbir KADEM cinin özel hayatı ile ilgilenmiyorum, herkes kendi hayatına baksın.

Geçmiş yıllarda bir yıl yazı yazdığım Haber 7 den Papa ile Mısırlı imamın foto montajla öpüşme fotoğrafını yayınladıkları için tepki gösterip ayrıldığımdan sonra iftiralar arttı. Yazarlar ve basın camiasında dönen aşağılamalar, karalamalar, iftiralar… İftira atanlar iftiralarında boğulsunlar.

Bazen benimle röportaja gelen gazeteciler soruyorlardı. En basiti “kocanız iflas etmiş onu terk etmişsiniz…” saçmalıklarıyla başlayan hiç adını duymadığım insanlarla evlendirip boşandırmalar falan bir dizi yalan dolan. Gazetecilere “yok öyle bir şey olmadı” diyorum ama “çok güvenilir birinden duyduk” diyorlardı. Nerdeyse beni inandıracaklardı yaşamadığım şeylere. En son iyice anlatınca yalan olduğun anlıyorlardı.

Ayrıca bir de İslam’ın aile ile ilgili hükümlerini anlattığım için, dininden utanan, dinin hükümlerini hatırlattığım için benden nefret eden bir başörtülü feminist tayfa da oluştu. Onların da hakaretleri, iftiraları…

Sonra baktım internette bir sürü hakkımda pek çok küfür hakaret ve gerçek olmayan şeyler var. Küfürlere cevap vermeyi hiç düşünmedim, onların seviyesine inmeyi Müslüman bir hanım olarak kendime yakıştıramam, küfürler sahiplerine açılmadan paketle iade. Fakat iftiralara önce cevap vermeyi düşündüm, sonra dedim ben bunlarla baş edemem, enerjimi de gereksiz yere harcamayayım, Rabbime havale edip işime bakayım. Ben kalemin hakkını vermeye çalışayım.

Bazen iftiracılardan mesajlar aldığım oluyor “Sema hanım hakkınızı helal edin” diye. Ben onları Allah’a havale ettim. Rabbim onlar için ne uygun görürse razıyım.

Dt.  hanım bana “Aldığın vebalin farkında bile olacak kadar bilgi ve birikime sahip olmayabilirsin.” diye seslenmiş. Alınan vebalin farkında olmak için bilgi yeterli olsaydı YÖK ün tanıdığı üniversiteleri bitiren  KADEM ciler aldıkları vebalin farkında olurlar bir an önce tövbe ederlerdi.

Aldığın vebalin farkında olmak için vicdan lazım. O da bende var çok şükür, benim adıma hiç merak etmeyin. Kendi veballerinizi düşünün.

Bir de “Asfalta ölüleri serilen kadınların veballeri sizin boynunuza” demiş. Niye benim boynumaymış. Ben insan haklarını savunuyorum, kadın-erkek diye bir taraf için özel haklar isteyip cinsiyetçilik yapmıyorum.

İstanbul sözleşmesini ve 6284 ü savunan sizsiniz. Bu sözleşmeden sonra kaç kat arttı kadın cinayetleri. Bunları gördüğünüz halde hâlâ İstanbul Sözleşmesini destekliyorsunuz. Siz elinize bulaşmış masumların kanına bakın.

Dt. hanımın en çok zoruna giden de şu olmuş: “Bir müfterinin peşine düşen akademik ünvanlı abiler siz de mi bilimsel bilginin ne olduğunu bilmiyorsunuz” diye akademik ünvanı olup bana destek olanlara teessüf etmiş.

Sayın Dt. Çok şükür memleket senin gibi ünvan görgüsüzleri ile dolu değil. Ayrıca onlar bilimsel bilgiye değil, Allah’a taptıklarından haksızlık karşısında susmamak için bana destek oluyorlar. Sen bilimsel bilgiye tapmaya devam et.

Konu ile bağlantılı yazım:
Haber 7 yi bırakma sebebim:  http://www.cocukaile.net/haber-7-yi-birakma-sebebim/

 

Okunma Sayısı : 6.676

Yorum yapın

“Benim Diplomam Senin Diplomanı Döver!” için 41 Yorum

  1. Şirpençe diyor ki:

    Malezyalı Girişimci-Yazar Kutren Nada Ahmad:
    Müslüman kadın feminist olamaz

    “Biz her şeyden önce Müslüman kadınlarız” diyen Nada Ahmad, “Anneliğimizi ihmal etmeden İslam’ın çizdiği helal-haram dengesine riayet ederek bir hayat sürdürebiliriz. Evlenmeyi, aileyi, çocuk yapmayı reddeden anlayış Müslüman kadına yakışmaz. Müslüman feminist olmaz. En büyük zenginliğimiz ailemizdir” diyor.

    Bir dönem gazetemizde köşe yazarlığı yapan başörtüsü mücadelemizin sembol isimlerinden Kuala Lumpur Büyükelçimiz SayınMerve Kavakçı’nın nazik davetiyle bir haftalığına Malezya’ya gittim. Özellikle eğitim ve kültür sahasında örnek işlere imza atan müslüman kadınları ziyaret edip alanlarıyla ilgili başarı hikâyelerini dinledim. Malay Hanımların tesettüre riayetleri, İslami bilinçleri, ümmeti gözeten halleri, eğitimli olmaları ilk dikkatimi çeken hususlar oldu. Genç kızların çoğu da herhangi bir baskı ve zorlama olmadan severek ve isteyerek başörtü takıyor ve ibadetleri noktasında hassaslar. Ayrıca Türkiye’yi seviyor ve takip ediyorlar. Türklerin İslam dünyasına hizmet ettiğini ve bütün Müslüman ülkelere iyi örnek olduğunu dile getiriyorlar. Malezya’daki Müslüman kadınların Batı’nın dikte ettiği feminizm gibi akımlara karşı uyanık olmaları kariyer yapmayı aile kurmaya tercih etmek gibi hastalıklı bakış açılarına karşı incelikle dengeyi korumaları, anneliğin izzetine ailenin derin anlamına vakıf olmaları beni ziyadesiyle memnun etti. Bu ziyaret kapsamında eğitim ve kültür sahasında Malezya’da başarılı projelere imza atan Girişimci Yazar Kutren Nada Ahmad ile modern dünyada müslüman kadın olarak ayakta durmayı, ailenin anlamını, İslam dünyasını ve Türkiye’yi konuştuk.

    Fatma Gülşen Koçak sordu…

    Sizi tanıyabilir miyiz?

    47 yaşındayım, 4 çocuk annesiyim, birçok ödüller kazanmış şirketlerin kurucusu ve CEO’suyum. Şirketlerimde 500 kişiden fazla kişi çalışmakta ve eğitim, franchising, uluslararası ticaret ve güzellik salonları gibi sektörlerde 21 yıllık bir tecrübemiz mevcuttur. Lisans eğitimim Ekonomi alanında, Yüksek Lisans eğitimim ise İletişim alanındadır.

    Modern dünyada kadın

    Modern dünyada Müslüman kadın olmak konusunda ne düşünüyorsunuz?

    İslâm, Müslüman kadına birçok haklar ve yüksek bir makam vermiştir. Günümüzde Müslüman kadınlar olarak birçok başarılar elde etmemize rağmen, hâlâ potansiyelimizin çok az kısmını kullanıyoruz. Kadınlar artık İslami çalışmalara destek vermekte, aileye destek olmakta ve hatta ekonomiye katkı sağlayan temel unsur olabilmekteler. Başarılı bir girişimci ünlü bir yazar dünya çapında bir akademisyen ne olursak olalım. Biz her şeyden önce Müslümanız. Kariyerimiz, başarımız, kazancımız, nefsimizi büyütmek için değil inancımıza hizmet etmek için bir araçtır.

    Ailesiz olmaz

    Bazı müslüman kadınlar kariyer uğruna evlilik yapmıyor, bu hususta ne dersiniz?

    Anneliğimizi ve ailemizi ihmal etmeden sosyal hayatta üretime katkıda bulunabiliriz. İslam’ın çizdiği helal haram dengesine riayet ederek bir hayat sürdürebiliriz. Evlenmeyi aileyi çocuk yapmayı reddeden bir anlayış Müslüman kadına yakışmaz. Müslüman kadın feminist olmaz. Hangi mesleği yaparsak yapalım hangi iş kolunda çalışırsak çalışalım en büyük zenginliğimiz anneliğimiz ve ailemizdir.

    Peki siz çocuklarınızı nasıl yetiştirdiniz?

    Onları Müslümanca yaşayan ve davranan bireyler olarak yetişmelerine özen gösteriyorum. Namaz, oruç ve mahremiyet konularını gözetmelerini ciddi bir titizlikle takip ediyorum. Çocuklarımın iyi eğitim almaları, medeni ve iyi ahlak sahibi olmaları ve böylece Rasulullah ve ümmetimizi utandırmayacak davranışlarda bulunmamaları için elimden geleni yapıyorum. Dini kendileri için yaşamalarını istiyorum.

    Eş olmak nimettir

    Aynı zamanda başarılı bir girişimci ve duyarlı bir anne olmayı nasıl başardınız?

    Elhamdülillah, beni destekleyen bir eşim var ve biz şirkette beraberiz. Aile olmak güzel bir duygu. Aile dayanışması var bizde. Birçok iş ve sorumluluğu üstlenmeme rağmen onun desteği beni daha güçlü yapmaktadır. Erkek kadının rakibi değil eşidir. Eş olmak nimettir. Aile olmak dünyada cennetin kokusunu almaktır. Çocukların küçük yaşta oldukları dönemde, eşim bana çok yardımcı oldu. Batı’ya göre en büyük gücümüz aile kurumunun Müslümanlarda diri olmasıdır. Aile olmadan toplum olmaz.

    Malezya’da kadınlar sosyal hayata ve iş dünyasına nasıl katkı sunmaktadırlar?

    Malezya’da üniversiteye kayıt olan kadınların sayısı erkeklerden daha yüksek olmasına rağmen, devlet ve özel sektörde birçok müdür ve yönetici makamlarında erkekler bulunmaktadır. Kadınlar istihdam piyasasında, sosyal aktiviteler ve işlerde çok aktif, fakat birçokları orta gelirin alt bandı düzeyinde ücretlerin verildiği işlerde çalışmaktalar. Önemli olan İslam’ın hakkaniyet ölçüsüdür. Yine de dünyanın pek çok ülkesinden daha iyi yerlerdeyiz.

    Müslüman kadının güçlü olması ümmetin gücünü artırır

    Başarılı bir Müslüman kadın olarak İslâm dünyasında gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Müslüman kadının güçlü olması ümmetin gücünü artırır. Uluslararası arenalarda herkes ilerlemeye odaklanmışken, ne yazık ki ümmetimizde birlik eksikliği ve münakaşaların hâkim olması üzücü bir durum. Birlik olmadan güçlenmek zor. Birlik olmak için de tanışmamız, kaynaşmamamız gerekmektedir. Ortak kültürel çalışmalara imza atabilmeliyiz. Müslüman’ın görevi dünyayı yaşanılır kılmaktır. İnsanlığın Müslümanlara ihtiyacı var. İslam dünyasındaki gözyaşının bitmesi için dua ediyorum.

    Türkiye hakkında neler dersiniz?

    Türkiye’nin çok güzel olduğunu düşünüyorum ve aynı zamanda doğu ve Batı arasında stratejik bir konuma sahip. Tarihi, medeniyeti ve % 99’u Müslüman olan nüfusuyla zengin ve gelişmiş İslam ülkelerinden biri olduğuna inanıyorum. Aslında size biraz garip gelebilir ama Malezyalı sinema artistlerinden fazla Türk sinema artisti biliyorum. İstanbul’u transit geçiş için kullanıyorum. İstanbul sadece deniz manzaraları ve tarihi mekânları olan güzel bir şehir olmakla kalmayıp, aynı zamanda bir medeniyet merkezidir. Ayrıca dünyanın her yerinde helal restorantlarınızı ararız. Türkiye’nin her zaman benim kalbime yakın olduğunu söyleyebilirim. FETÖ, PKK gibi terör olaylarının üstesinden gelinmesini temenni ediyorum.

    Türkiye İslam’ın kalesidir

    Müslüman Türk kadınlarına bir mesajınız var mı?

    İlk önce Türk kadınlarının çok güzel olduğunu belirtmek isterim. Bizim değerlerimizin temeli İslam’dır. Biz İslâm’ın değerlerine inanmaz ve değer vermezsek dünyaya karşı İslam’ı temsil noktasında vazifemizi yerine getirmemiş oluruz. Batının, Müslüman kadınların kafalarını karıştırmasına aileye ve anneliğe yönelik tahribatlarına karşı dikkatli olmamız gerekir. Birçok ülke Türkiye’yi İslâm dünyasını temsil eden lider ülke olarak görmektedir. O sebeple Türk kardınlarının çok dikkatli olmaları, örnek olduklarını unutmamaları gerekir. Türkiye Osmanlı’nın devamı İslam’ın kalesidir.

    -ALINTIDIR-

  2. ALBATROS diyor ki:

    “Bir Kitle imha Silahı Okula gerçekten ihtiyacımız var mı bizim?

    Eğitimi kastetmiyorum elbette. Okullardaki zorunlu öğretimden bahsediyorum. Günde altı saat, haftada beş gün, yılda dokuz ay olacak şekilde ıı yıl süren zorunlu öğretimden… Bu bezdirici rutin gerçekten gerekli mi? Eğer gerekliyse niçin olduğunu söyleyin. Okuma, yazma ve matematiği herkesin bilmesi gerektiği gibi bir gerekçenin ardına saklanmayın hemen. Zira iki milyonu aşan mutlu ev okulu ı öğrencisi bu banal gerekçenin çanına çoktan ot tıkamış durumda. Onları bir yana bıraksak bile, ünlü Amerikalıların hatırı sayılır bir kısmı bizim çocuklarımızın halihazırda geçtiği on iki yıllık çarktan geçmemişlerdi, her şey de yolunda gitmişti.

    George Washington, Benjamin Franklin, Thomas Jefferson, Abraham Lincoln mesela.

    Elbette birileri onlara bir şeyler öğretmişti ama hiçbiri okul sisteminin ürünü değildi ve hiçbiri ortaokulu bile bitirmemişti. Amerikan tarihinin büyük bölümünde, çocuklar genellikle liseye gitmemişlerdir ama mektepli olmayanlar
    Farragut gibi amiralliğe kadar yükselmişler,
    Edison gibi mucit olmuşlar,
    Carnegie ve Rockefeller gibi sanayi devleri olmuşlar,
    Melville ve Twain gibi yazarlık yapmışlar, hatta Margaret Mead gibi akademisyen olmuşlardır.
    Aslında, yakın zamanlara kadar, on üç yaşına gelen insanlara artık çocuk gözüyle bakılmazdı. Kocası Will ile birlikte devasa, ciltler dolusu harika dünya tarihini yazan Ariel Durant, on beş yaşında mutlu bir evlilik yapmıştı.
    Kim onun eğitimsiz kalmış olduğunu iddia edebilir? Evet, okula gitmemişti belki ama asla eğitimsiz değildi. Bu ülkede, “başarı”nın “okula gitmek” le eş anlamlı olduğunu yahut en azından buna bağlı olduğunu öğrettiler bize. Fakat tarihe bakıldığında bu durum ne zihinsel ne de finansal anlamda doğrudur. i Bazı ülkelerde resmi eğitimin evde genellikle ebeveyn ve özel ders destekli verildiği alternatif bir eğitim şeklidir.”

    “BİR KİTLE İMHA SİLAHI OLARAK EĞİTİM”
    Yazar: John Taylor Gatto

  3. ALBATROS diyor ki:

    LÜTFEN ŞU İFADELERE DİKKAT:

    “… Fransa ve Hollanda’nın öncülüğünde Mali’ye taşınan eşcinsellik propagandasına sert tepki gösteren Ulemâ’dan
    İslâm Konseyi Genel Sekreteri Abdoulaye Aziz Yattabaré
    19 Ocak 2019 tarihinde sabah camiye giderken öldürüldü.
    Büyük haber ajanslarının sessiz kaldığı bu hadise, projenin ne kadar kapsamlı ve tehlikeli olduğunu gözler önüne sermektedir….”

    Dr. İhsan ŞENOCAK

  4. Paslı Mızrak diyor ki:

    ALLAH SENİN BELANI VERMİŞ AMA
    BUGÜN MÜ DESEM, YARIN MI DESEM, ÖBÜR GÜN MÜ DESEM…

    Bir adam gördüğü rüyayı tabir ettirmek için rüya yorumlamada şöhret kazanmış rüya yorumcusunun yanına gider:
    -Efendim, bir rüya gördüm yorumlamanız mümkün mü?
    -Tabi evladım, rüyanı anlatasın.
    -Efendim yalnız size verecek param yoktur.
    -Olsun evlâdım, senin rüyanı parasız yorumlarım, sen anlat.

    Adam rüyasını başlamış anlatmaya:
    -Rüyamda bir yeşillik gördüm ki çayır mı desem, çimen mi desem, ova mı desem…
    Rüya yorumcusu bu laf kalabalığına sinirlenmiş:
    -Evladım, yeşillikten çık ve rüyanı kısa anlat!

    Boş boğaz adam rüyasını anlatmaya devam etmiş:
    Yeşillikten çıktım, yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm….yürüdüm yürüdüm yürüdüm…

    Sonra karşıma bir su çıktı ki, ırmak mı desem, göl mü desem, yoksa deniz mi desem… diye uzatınca rüya yorumcusunun sabrı taşmış. Adamın sözünü uzatmasına meydan vermeden:

    -Evlâdım!
    Senin rüyanın tabire ihtiyacı yoktur.
    Çok açıktır.
    Allah senin belânı vermiş ama bugün mü desem, yarın mı desem, öbür gün mü desem…

    ÇIKARILACAK DERS:

    Sonucu baştan görmek ferasettir.

    Uyarılardan ders almayanlar, başlarına belâ alırlar.

    Konuşurken kare, kare düşün,
    Sonuçta kara, kara düşünmemek için!

  5. ALBATROS diyor ki:

    “Kuvve-i Hak kuvve-i bazu ile dönmez,
    Bir şema ki Hak yaka, üflemekle sönmez.”

    Yağmur yağmaktan asla vazgeçmez,
    Velev ki köpekler biteviye ulusa da.

    “Bir taş altın kaseyi kırmakla değer kazanmaz.
    Taş yine taştır, altın kasenin parçaları da yine altındır.”

    Öyle idealler vardır ki,
    O yolda mağlup olmak bile büyük bir şereftir.

    Hak yumruklandıkça güçlenir.

    Yeri gelir Hak incelir ama asla kopmaz.

    “Hakla, batılın ortasında sadece batıl vardır.
    Hak, batıla bir parmak yaklaşsa tamamen batıla dönüşür.”

    Sureti, siretine şahittir,
    Başka delil aramak zaittir.

    Hakkın sıradan bir neferi olmak ne büyük bir şeref!
    Batılın sürüden bir kelbi olmak ne büyük bir zillet!

    Asıl olan dişinle-tırnağınla bir yerlere gelebilmektir.
    Bir kuyruğa yapışarak bir yere gelen yine kuyruktur.

    Dişin minesi delindi mi çürüme hızlanır.

    Minelerin dişiliği de, kişiliği de tefessüh eder,
    Haya, hevaya kurban edildiği zaman.

    “Bir Müslüman Terbiyey-i Muhammediyenin (s.a.v) zirvesinden düşünce paramparça olur.
    Daha hiçbir kemalata medar olamaz.
    Sukut-u mutlaka mahkumdur.
    Çünkü Müslüman yağ gibidir.
    Yağ gibi şeyler bozulunca tamamen taaffün eder, kokuşur.

    Hristiyan ise Müslüman gibi değildir.
    İseviliği bırakıp Museviliğe geçebilir.
    Onu da bırakıp kemalata medar bazı seciyelerini koruyabilir.
    Çünkü onlar yoğurt gibidir.
    Yoğurt gibi şeyler ekşimesine rağmen işe yararlar.
    Ayran vb bir şeyler yapılabilir.

    O yüzden Müslüman Terbiyey-i Muhammedi’yeyi (s.a.v) terk ettiğinde tamamen kokuşur, tefessüh eder, artık ıslah olmaz.
    Tam bir anarşist olur.”

    İşte bu hikmete binaendir ki,
    batılın uşakları, batılın aslından daha şirret ve daha nadan ve daha deni olurlar.

    Zalimler, mazlumların en fazla dünyasını başına yıkabilirler.
    Mazlumlar ise zalimlerin sonsuz ve ebedi hayatlarını helk ederler,
    velev ki kafirler ve sıkmabaş münafıklar inanmasa da.

    Şüphesiz ki mazlumların zalimlerden intikamının alındığı gün,
    Zalimlerin mazluma zulmettiği günden çok dehşetli olacaktır.

    Vesselam…

  6. Ahmet diyor ki:

    Selamün aleyküm. İman ettikleri dine göre kadının yeri, hakları, edebi, terbiyesi, aile içinde ki önemli konumu hatırlatınca imanla yoğrulmamış kalpler şekilci vücutlar hemen bir bahane ile ya kaçarlar ya da suyu bulandırırlar. Elhamdülillah Rabbim böyle koca bir fesat topluluğuna çok değil bir iki kişi gönderir de koca koca egolarını yerle bir eder. Sema hanım yanlızda olsanız velev ki bugün bizde bu cahil bataklığında olup Hakkaniyete karşı çıkmış olsakta Ne Olur Hakkı Savunmakta Geri DURMAYIN! Rabbimizin rızası her takdirin, teşekkürün üstündedir. Selam ve dua ile kalın..

  7. Ali Söylemez diyor ki:

    Muhterem hanımefendi.
    Vicdanları gelişmiş, konusuna hakim, ne yaptığını bilen, istikameti ve mensubiyeti belli, Cesur, akıllı vb sizin gibi yazar ve düşünürlerin varlığından gurur duyduk. Yazılarınızda ki kalite Bütün millet tarafından Durulmuş anlaşılmış ve kabul edilmiştir.
    Size sataşma olunca bu konuda vereceğiniz cevabın, yapılan teklifler seviyesinde olmaması ümidini, yani o seviyeye düşmeme ve kalitenizi muhafaza etme ümidini taşınmış tık elhamdülillah şimdi onu da gördük. Bir ahlak örneği olduğunuz için sizi ayrıca tebrik eder saygı ve hürmetlerimi sunarım. Allah kaleminize kuvvet versin. Gönlünüz Haktan hakikatten ayrılmasın. Allah yar ve yardımcınız olsun.

  8. Orhan Davut Kafkas diyor ki:

    Kaleminize sağlık Sema Hanım.Bu dünyaperest KADEMcilere iyi kapak olmuş. Bu arada “ünvan” değil, “unvan” diye yazın lütfen.

  9. ALBATROS diyor ki:

    “BİZİMDE KÖPEK OLDUĞUMUZU UNUTMAYIN!”

    Bir anne köpek, yavrularını etrafına toplamış onlara ders veriyordu:
    -Bakın yavrularım!
    Şu giden zatı görüyormusunuz, o alim ve fazıl bir zattır. Bu yoldan geçerken ona sataşmayın ve hürmette kusur etmeyin.

    Yavru köpekler:
    -Tamam anneciğim o alim ve fazıl zata sataşmayacağız ve hürmette kusur etmeyeceğiz dediler.

    Bir gün alim ve fazıl zat yolda yürürken, anne köpek koşarak alim zata yetişti ve paçasından kaparak ona hırladı. Sonra geri dönüp yavrularının yanına geldi.

    Yavru köpekler hayretle sordular:
    -Anne!
    Bize bu alim ve fazıl zattır, hürmette kusur etmeyin dedin, hem de gidip o zatın paçasından kaptın. Bunu anlayamadık?!

    Anne köpek; “köpekçe bir bilgeçlikle!” cevap verdi:

    -Evet yavrularım.
    O zatın alim ve fazıl bir zat olduğu doğrudur.
    Ama bizimde birer köpek olduğumuzu asla unutmayın!

    KISSADAN HİSSE:

    Her şey aslına rucu eder.

    Şerrin taklitleri, asıllarından daha çirkef olur.

    Tavşan doktora yapsa, korkaklıkta derecesi artar.
    Köpek doktora yapsa, tabasbusta derecesi artar.

    “Rabbetü-l Beyt” olmanın şerefini taşıyamayıp,
    Kilisenin kaselis ve kelplik tasmasını boynunda taşımaya gönüllü teşne ey kilise beslemesi kelpler!

    LÜTFEN HOŞTUNUZ!!!

    • ALBATROS diyor ki:

      Bir safsatayı cerbezeyle fikir suretine sokup ifade etme becerisi,
      kişiyi fikir adamı yapmaz.
      Merhum Necip Fazıl’ın ifadesiyle; Fikir f…i yapar.

      “Bir tas su,
      bir sinek için denizdir.”

      “Her hacı, hacı olmaz Mekke’ye gitmeklen,
      Eşek derviş olmaz Tekke’ye taş çekmeklen,
      Aldırma sofinin tesbihi mercan ise,
      Kalbi siyahtır,
      Ağzı fas, fas eder amma,
      Halka tuzaktır!”

      “Al abdesti kılma namazı etme şek,
      iki cahilden hayırlıdır bir eşek,
      Eşeğe yükletirlerse pek çok kitap,
      Cahile ne söz kar eder, ne hitap!”

      “Derdi olan insan; İşiyle,
      Derdi olmayan insan; kişiyle uğraşır!

      Cahiller bir bilene teslim olarak doğru yolu bulabilir.
      Yari cahiller (Haddini bilmeyen diplamalı) ise,
      hem kendilerini, hemde takipçilerini uçuruma yuvarlarlar!

      Bir filin züccaciye dükkanındaki bütün kristalleri kırabilmesi onu hayvanlıktan kurtarmaz ve ona şeref katmaz.
      Tahribi hayvanlarda yapar ve bir başarı değildir.
      Asıl olan tamirdir, “men yenfeunnes” olabilmektir.

  10. ALBATROS diyor ki:

    KÖRLER ÜLKESİNE SULTAN OLMAK…

    H.G.Wells’ten bir öykü:

    Körlerin Öyküsü…

    Dere tepe, dağ ova dolaşmasını seven tek gözlü bir adam varmış. Yürür yürür gider, gider gider yürürmüş.Bir gün uzaklarda renkleri karmakarışık bir köy görmüş; alacalı bulacalı garip bir köy. Yaklaşmış köye doğru. Yolları bir tuhaf, evleri bir tuhaf, insanları bir tuhafmış köyün…Girince köyün içine, anlamış meseleyi. Körler köyüymüş burası. Kadınların, erkeklerin, çocukların sonuçta herkesin sımsıkı kapalıymış gözleri.Gezgin adam karar vermiş burada yaşamaya:“Hiç değilse benim bir gözüm var” diyormuş, “Körler ülkesinde şaşılar kral olur, derler. Ben de bunların başına geçer yaşarım.”Körlerin gözleri yokmuş ama elleri, kulakları, burunları çok hassasmış. Kendilerine göre bir düzen içinde yuvarlanıp gidiyorlarmış.Adam şaşkın hallerine bakıyormuş onların. Yürümeleri, konuşmaları doğrusu başka türlüymüş.Bir gün körlerden biri ötekinin malını aşırmış. Sadece tek gözlü adam görmüş bunu.

    Bağırarak ilan etmiş: “Filanca malını çaldı falancanın.”Körler, “Nereden biliyorsun, o kadar uzaktan duyulmaz ki” demişler.“Ben duymadım, gördüm. Gözüm var benim, görüyorum.”Körler göz diye, görmek diye bir şey bilmiyorlarmış. Uzun yıllar içinde çoktan unutmuşlar bu hissi. “Ne demek görmek?” demişler, “Nasıl görüyorsun yani, duyulmayacak mesafeden anlıyor musun ne olup bittiğini?”“Anlıyorum tabii…”“İnanmayız, imtihan edeceğiz seni…”Adamı almışlar, uzakça bir yere dikmişler. Tecrübeleriyle biliyorlarmış o uzaklıktan hiçbir şeyin işitilmeyeceğini.“Anlat bakalım, şimdi biz ne yapıyoruz?” demişler.Adam anlatmış: “Oturuyorsunuz, konuşuyorsunuz vs..” derken, körler bir evin içine girmişler, bağırmışlar:“Anlatsana…”“İçeri girdiniz, göremiyorum ki…”Körler bilmedikleri için içeri girmenin ne olduğunu, “Ne olmuş yani içeri girmişsek. 50 cm. fark etti, anlat anlat” demişler.“Arada duvar var göremiyorum”Körler, “Sen atıyorsun” demişler, “Demincek tesadüf etti. Bak, şimdi bilemiyorsun.”“Ben duymuyorum, ben görüyorum” diyormuş adam.“Öyle şey olmaz” demişler, “Sende bir bozukluk var. Saçmalıyorsun, acayip şeyler söylüyorsun. Hekime muayene ettireceğiz seni…”Adamı yaka paça köyün hekimine götürmüşler. Hekim de kör tabii…Elleriyle yoklamaya başlamış adamı.Yoklamış yoklamış ve parmaklarını adamın yüzünde gezdirirken:“Buldum” demiş, “” Bozukluk burada…Adamın açık olan gözünü kastediyormuş hekim ve, “Saçmalaması bundan dolayı” diyormuş.“Ben şimdi hallederim, düzeltirim onu!..”Körler ülkesinde kral olmaya kalkan gezginci zor bela kurtarmış kendisini oradan.

    Körler görenleri anlayamazlar, saçmalıyor sanırlar ve onu da düzeltip(!), kendilerine benzetmek için gözlerini çıkarmaya uğraşırlar.

    -ALINTIDIR-

  11. Erhan Gürsoy diyor ki:

    Kalemine, yüreğine sağlık ablam.
    Allah yardımcımız olsun.

  12. Levent Demir diyor ki:

    Sema Hanım ağzınıza sağlık Kadem’in Aile yapısına verdiği zararı ve feminist zihniyetin müslüman kesimlerde yapmış olduğu tahribatı gündeme getirdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Maalesef dini eğitim almış tesettürlü kadınların ekseriyeti feminizimin etkisiyle İslamın kadına yüklediği misyonu küçümseyip kendilerine farklı roller biçiyorlar. Kadem gibi kuruluşların yapmış olduğu pozitif ayrımcılık Ailenin sosyal yapısını perişan ediyor.

  13. sada akbal diyor ki:

    çalşışmalaranızda başarılar dilerim

  14. Selman diyor ki:

    ALLAH sizden razı olsun.

  15. Halil İNCE diyor ki:

    Ben bir K. Maraşlı olarak Sema Hocamı alkışlıyor ve Allah razı olsun diyorum. Allah sizin gibi duyarlı insanların sayısını arttırsın. Bir tarafta üç kuruşluk istikbal için yalakalık yapanlar, bir tarafta, konuşmanın zor olduğu zamanlarda gerçeği haykırıp, kral çıplak diyenler, inşaAllah bu durumu yetkililer görür de, aile ile ilgili bir an önce gerekli tedbirleri alırlar

  16. yusuf diyor ki:

    Allah razı olsun. Çok güzel bir cevap. Bu ümmet sizinle.

    Bu kadem ve kadın hakları işinin başında emine erdoğan olduğunu düşünmeden edemiyorum. Her zamanda hürremlere dikkat etmeli. Allah Reisimizin yardımcısı olsun.

  17. Mücahit UMUCU diyor ki:

    “Aptallarla anlaşabilmek için ya para ya da diploma sahibi olmanız gerekir.” der ÖZEL. Kalp, ruh ve beyin denklemini sünnete göre çözmüş sabit-kadem değerli bir yazarımıza ve şahsında maneviyatımıza yapılan sokak sataşması imanımızı tazeler, maneviyatınızı kuvvetlendirir. Ümmî bir Peygamber(A.S.M.)’in gönül iklimindeki mertebesinden yetişmek ne kolay, ne de rahatlıkla taşınabilecek kadar sancağı hafiftir. Siz yürüyün Sema Hanım, biz de ümmetçe onlara “hoşt” diyoruz. Kalbinize kaleminize sağlık.

  18. BİLAL. diyor ki:

    oooo maşallah sema hanım. ellerinize sağlık. baya bi canınızı sıkmışlar anlaşılan. varsın olsun be mümine kardeşim. KADEM. açılımı : kadın ve demokrasi. islam tarihinde kadın ve demokrasi kavramlarını yanyana getirmeyi de başardılar ya, ne diyeyim. kadın varsa demokrasi var diyorlar. evet sistemler kadın üzerinedir doğru. demokrasiden tutun kapitalizme, sosyalizme,faşizme hepsinde kadın baştacıdır. İSLAMDA DA BAŞ TACI KADINDIR. ama bu kademciler demokrasinin bekçisiler galiba. örneğin kapitalizmde kadın baştacıdır, neden? harcasınlar çalışsınlar köle olsunlar (her türlü kölelik). örneğin femizimde zaten baştacıdır… rabbim bu ümmete feraset versin… basiret versin…..

  19. Aadem diyor ki:

    Sema hanım,

    Bu millet zekidir.ama müslüman ve Türk gibi görünerek bizleri kandırdığını sanan aptallar sadece kendilerini kandırıyorlar.turk töresinde ihanetin bedeli ölümdür.islamda zinanın bedeli ölümdür (evliyse). Biz müslümaniz diyerek müslüman gibi görünenler açıkça Allah’ın emrine karşıyız diyemediklerinden kaç kadın öldürüldü diye demagoji yapıyorlar.kocasini aldatan kadınlara hiçbir şey demiyorlar. Sayın Dr ve diğer Kadem yöneticilerine şu soruyu sormak gerekir.kocanizin sizi aldatması nasıl bir duygu, kocanız sizi aldatırsa normal midir, onurunun zedelenmezmi. Ki kocanız sizi başka bir kadınla aldatıyorsa kocanıza birşey demezmisiniz.babaniza veya kardeşinize deyip kocanizi dövdürmezmisiniz, sonra o kocadan bosanmazmisiniz.

    Namuslu ve şerefli olmak zordur, namus ve şeref uğruna ölecek ve öldürülecek kutsallardir.o yüzden vatan namus tür denir.namussuzlar ve şerefsizler bu durumu anlayamaz.

  20. Fidan SARIÇAM diyor ki:

    Allah razı olsun. Bizler zahiren şahidiz. Özeliniz size ait olmak üzere islam ailesini korumak için verdiğiniz mücadelede destekçiniz, neferiniz, kardeşiniz olarak varız inşaallah.
    Selam ve Dua ile….

  21. mehmet-mehmet diyor ki:

    Allah razı olsun sizden yolunuzda sabit kılıp muvaffak etsin…

  22. Erhan Patlak diyor ki:

    Bu konularda bir parça feraset sahibi olanlar şu gerçeği çok net görüyorlar ki;
    Yeşil feminist Kadem’in birkaç yıl içinde bu millete ve aileye verdiği zararı mor feministler onlarca sene uğraşsalar asla veremezlerdi ve veremiyorlar da.
    Kadem’in tahribatta diğer feministlere oranla çok daha fazla başarılı olmasındaki sır şudur;
    Tehlike hariçten gelince mukavemet kolaydır, Fakat kurt gövdenin içine girince, iş zorlaşıyor. Zira toplumu oluşturan insanların % 80’i ehl-i tahkik değildir. Dış görünüşe ve hüsn-ü zanna göre bir duruş alırlar. Zahiren dindar gibi görünenlerden zarar gelmeyeceği öngörüsüyle hareket ettikleri için, kendilerinin kanlarını içen en tehlikeli hasımlarını dost zannederler.
    Fakat, cesur birilerinin meydana çıkıp, gövdenin içine girip vücudu sinsice kemiren kurtların tahribatlarını “kral çıplak!” diye haykırmaya başladığı vakit ve bu sesin yankı bularak dört bir yanda karşılık bulmaya başladığını gördükleri zaman, maskeli şer mihrakları için tehlike çanları çalmaya başlar.
    Kadem’in son zamanlarda, Sayın Yusuf Kaplan Bey ve Kıymetli Sema Maraşlı Hanım’a karşı bu kadar çirkefleşmesinin asıl nedeni, senelerdir başarabildikleri fakat artık saklayamadıkları mızraklarının çuvala sığmıyor olmasındandır.
    Fakat Kadem’in bu gibi güzide zevata karşı hak ve hakikat namına söyleyebilecekleri hiçbir söz olmadığı için, saçmalardan seçmeler yaparak sosyal medyada bir dizi gülünç şeyler yazabilmişler.
    Bu gibi diploma takıntılı şahıslara şunu hatırlatmak isterim ki; Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak tarafından kitap yüklenmiş merkepler temsili verilmektedir. Asıl önemli olan, çok kitap okumuş olmak veya diploma ve rozet sahibi olmak değil, Allah’ın (C.C.) kitabının ve Onun Elçisinin (A.S.M) dosdoğru bir şekilde yolunda bulunabilmektir. Eğer bir insanda bu özellikler yoksa,
    Fuzuli’nin asırlar önce dile getirdiği gibi,
    “Diploma insanın cehlini alsada;
    Hamurunda varsa eşeklik, baki kalır…”
    Sema Hanım, siz doğru bildiğiniz yolda yürümeye devam edin. Kendini bilmez birileri meyveli ağaçları taşlasalar da, edep ve hayadan yoksun olanlar saçmalardan seçmelerle avaz avaz bağırsalar da, bu kervan hiç sarsılmadan hedefine doğru emin adımlarla yürüyecek inşallah…
    Selam ve dua ile.

  23. Mehmet diyor ki:

    Keşke onlara yazı yazarak, dikkate alarak onurlandırmasaydınız.
    Allah doğruların yardımcısıdır.

  24. Salih Kaya diyor ki:

    Sema hanım Allah sizden razı olsun.Sizin gibi bilgili duyarlı hocaları geç tanıdığıma çok üzüldüm.Kadınları çok iyi anlatıyorsunuz.Evlilikte kadın ve erkek rolleri hakkında çok iyi tespitlerde bulunuyorsunuz.Diplomalı boşanmış kadınları gayet iyi biliyorsunuz.

  25. .:. diyor ki:

    KADEM’in oraya buraya saldırmasının tek nedeni, İBB başkanı seçilen sayın Ekrem İmamoğlu’nun seçim zamanı aralarında Kadem’in de olduğu derneklere aktarılan tüm kaynakları kesecek olmasıdır.
    Çünki bu paralar bizlerin, yetimlerin paralarıdır. Ben de sayın Sema Maraşlı’ya katılıyorum hakkımı helal etmiyorum.

    Biliyorsunuz ki daha önceden de kadem İBB sponsorluğunda ve diğer kamu kurumlarının sponsorluğunda eylemlerini yapıyordu.

    Hatılarsanız bir süre önce kadem reklamları ile ilgili olarak yorumlarımızı fikirlerimizi beyan etmiştik.
    http://www.cocukaile.net/erkege-siddete-dur-de/#comment-143318

    Sema hanım yalnız değilsiniz.

    • elif06 diyor ki:

      sayin Erkem ne yazikki kademden kestigi parayi daha hayirli bir yere aktarmayacaktir. Yetimlerim parasini dusunen tipler degildir kendileri ve oy verenleri.
      Devletin heleki belediyenin gelirinin vakiflara kurumlara aktarilmasina son derece krsiyim, vakiflar benim bildigim bagislarla ayakta durur. Kademinde onca zengin makam sahibi tanidigi var, kendi kasalarini donduremeyip devletten dilenmeleri ne abest bir durum.
      Kisaca umarimki belediyelerin kaynaklari bu ve benzeri vakiflara degilde sehirin giderlerine, ihtiyac sahiplerine katarilir. Ama ne yazikki sayin ekremin yapacagi performans da bunlardan asagi kalmayacaktir. Muhtemelen simdilerde malum renkli vakiflara aktarmaya baslamislardir.

  26. sadece mustafa diyor ki:

    Abla fena dövmüşsün :) bunlar güç zehirlenmesi yaşıyor adalet ve izanı kaybettiler, deniz nereye kadar diye de bir hesapları yok. fena toslayacaklar, perişan ettikleri kapılarını çalacak, kimse sünnetüllaha galip gelemez ezilir gider.

  27. Semanur diyor ki:

    Sema hanım Allah sizden razı olsun. Biz sizin çabalarınıza yaptıklarınıza şahidiz. Allah yardımcınız olsun. Doğru yolda olduğunuz Aileyi yıkmaya çalışan Kademcilerin rahatsız olmasından belli. Saldıracak bir şey bulamayınca diploma bahanesiyle çamur atıyorlar.
    Dt. Hanım keşke hiç diploman olmasaydı da, sadece kadın olabilseydin. Ev hanımı olsaydın hiçbir şey bilmeseydin insanlık için daha faydalı olurdu. İnsanlar artık kadın demekten çekinir oldu. Allah’ın kurduğu düzeni bozmaya çalışıyorsunuz. Başka hiçbir şey değil!
    Allah Teâlâ “Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık” (Kamer suresi, ayet 49) buyuruyor.

    Kadınları yücelte yücelte aileyi kavramı kalmadı, dünya kadının etrafında dönmüyor. Kademin yaptıklarına göz yumanlar destekleyenlerde aynı vebale sahipler, Allah mutlaka hesabını soracaktır!
    ”اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۜ“
    “Bir toplum içinde bulunduğu durumu değiştirmedikçe, Allah da onların durumunu değiştirmez.”

  28. Sadece Fatih diyor ki:

    Sosyal medya kullanmadığım için olan bitenden haberim yok ama hem kadına özgürlük diye beyanda bulunacak hem de kadın bir yazarın yazdığı doğrulara tahammül edemeyecekler ki tahammül edemedikleri şeylerin kökeni de İslam’a dayalı olduğu halde.

    Bu apaçık iki yüzlülüktür. Dar kafalılıktır at gözlüğüyle bakmaktır. Diploma muhabbeti yapan Kademciler, eğitimsiz bıraktığınız kadınlar ki bakın tahsilsiz demiyorum Sema hanımın yazılarını okur da işi uyanır diye korkuyorsunuz çok iyi biliyoruz. Çünkü Sema hanımın yazılarını okuyup cahilliklerini atıp feminizm bataklığından kurtulurlarsa siz kadınlar eziliyor safsatasıyla prim yapamayacaksınız. Köydeki teyzeyi gaza getirip jandarmaya kocasını tutuklatamayacaksınız.

    Ne demişler.
    Okumak insanın cehaletini alsa da eşşeklik baki kalır.

    Hele ki özel hayat mevzusu. Madem magazine bu kadar meraklılar önce şu siyasetçilerin ve çocuklarının aile hayatlarına baksınlar. Aslan damatlara baksınlar. Gözleri kesiyorsa…

  29. ALBATROS diyor ki:

    Muhterem Sema Hanım Hocam,

    En derin saygı ve hürmetlerimle sizi, çileli idealimizi ve takipçilerinizi selâmlıyorum. Hiç yılmadan, bıkmadan, üzülmeden yola devam inşaAllah!
    Asla üzülmeyin ve mahzun olmayın.
    Allah var elde var bir.
    Bütün kaselisler vız gelir!

    Eveeet günün sözünü söyleyelim inşaAllah:
    Birilerinin hazmına yardımcı olsun.
    Adam olana şifa olur.
    Adam olmayanı kendine getirir.

    Varan 1:
    Adam yine adamdır olmazsa para pulu,
    EŞŞek yine eŞŞektir atlastan olsa çulu!

    *Dört ayaklı eşek diye tabir edilen mübarek “işlek” leri tenzih ediyorum. Onlar nice maymunumsulardan mübarektir.
    Onlar zikir ve hizmet ehlidirler.

    Varan 2:
    Merhum Necip Fazıl’ın (r.h) muhalifleri edebiyatta merhumla boy ölçüşemeyince geçmişini başına kakmaya çalışmışlar.

    Necip fazılın cevabı dört dörtlük:
    ” Ben geçmişimi çöpe attım.
    Çöplüğü karıştıranlar ancak köpeklerdir!”

    Varan 3:
    “Muini zalimin erab-ı denaettir.
    Köpektir, zevk alan seyyad-ı bi-insafa hizmetten.”

    Varan 4:
    “Hüda senin mayanı necasetle yoğurmuş.
    Anan seni ….n …k diye doğurmuş.”

    Varan 5:
    “Devrimin amacı kadınların sadece başlarını açmaktı.
    Meğersem şeyini göstermeye hevesli ne ….. varmış!”

    Varan 6:
    çakallar en az yirmisi bir olmadan,
    Bir Arslana asla hucum etmeye cesaret edemezler!

    Varan 7:
    Diploma cehaleti izale eder ama eŞŞeklik baki kalır!

    Varan 8:
    Bülent Ecevit üniversite mezunu değildi.
    Fuat Köprülü üniversite mezunu değildi.
    François Mitterrand üniversite mezunu değildi.
    Bill Gates Üniversiteyi bitirmeden terketmiştir.
    Amancio Ortega (İnditex’in kurucusu) Okula gittiğine dair bir kayıt bile yok. Dünyanın en meşhurlarından.
    Larry Ellison (Oracle’ın kurucusu) İki ayrı üniversiteyi terk etmiştir.
    Li Ka-Shing (İş adamı) : Liseyi bile okumaya fırsatı olmamıştır. Asyanın en büyük iş adamlarındandır.
    Liste baya kabarık…
    Üniversite bitirmeden başarıyı yakalamış hayata çok şeyler sunmuş insanların en meşhurları üniversite bitirmemiş yada terktir.
    Fasulye gibi kendini nimetten sanan diploma hamalları! Bir zahmet araştırın lütfen.
    Özgün insanlar;
    Sıradışı insanlar mesleği sırtında bir yerlere taşırlar.
    Sıradan insanlar,
    diplomasından mesleğinden şeref devşiren aşşağılık kompleksi içinde olan insanlardır.

    Varan 9:
    Siz hiçbir sarrafın avaz, avaz bağırarak mal sattığını gördünüz mü?
    Malı altın olan bağırmaz.
    Mübarek inek kova, kova süt verir, gıkı çıkmaz.
    Tavuk bir yumurta verir, sonra yedi mahalleyi velveleye verir.

    Varan 10:
    Hak her zaman haktır, bir tane takipçisi olmasa bile.
    Batıl her zaman batıldır, sürülerle takipçisi olsa bile.

    Bir adamın gerçeği sadece kendisinin gördüğünü iddia ediyor olması genelde yadırganır.
    Fakat gerçekten de gerçek öyle ise o ne yapsın?
    Gerçeği sadece o gördüğü için suçlanabilir mi?!

    Ey kilise projesi kaselisler!..
    Mütü Biğayzikum!

  30. süleyman yakut diyor ki:

    sema maraşlı kardeşimizin madi manevi yanında oalacağız
    hatta canımız bahasına ALLAH İÇİN GELECEĞİMİZ İÇİN
    GEREKİRSE SEMA KADRDEŞİMİZİ KORUMA ALTINA ALIRIZ KENDİSİNİ TEHDİT EDEN VARSA SEMA HANIM BİZE BİLDİRSİN TOPYEKÜN TEPKİMİZİ GÖSTERİR VE BÜTÜN GÜCÜMÜZLE ONU KORUMAYA HERTÜRLÜ YARDIMA HAZIRIZ ALLAHIN YARDIMIYLA İZNİYLE VE BURADAN İKTİDAR PARTİSİNE SESLENİYORUM GELECEK SECİMLERDE SEMA MARAŞLI KARDEŞİMİZİ MUTLAKA AİLE BAKANI OLMASINI İSTİYORUZ…………

    • Salih Kaya diyor ki:

      Valla aile bakanı olmaya en layık olan hoca Sema hocadır ama ülkemizde iş ehli olanda değil ki.

  31. Yasir diyor ki:

    Eğer bir konuda yalnızca diploma sahipleri ve üniversite mezunu olanlar söz söyleyip yazarlık yapacaklarsa geçmişte diploması olmasa bile yaptıkları ve yazdıkları ile bir çok eser vermiş ve iz bırakmış insanları nereye koyacağız.

    Mesela psikolojik roman üstadı Peyami Safa olmasa Türk Edebiyatındaki eksikliği ne ile kapatacağız. Oysa Peyami Safa’nın Üniversite diploması falan da yoktu. O kendi kendini eğitmişti. Romanlarında muhteşem tahliller vardır. Ben insanı ve özellikle kadının ruh yapısını Peyami Safa’dan öğrendim diyebilirim. Daha erken yaşlarda okusaydım, bir çok hatayı yapmazdım.

  32. elif06 diyor ki:

    KADEMIN vakti zamaninda Peygamber efendimize kufur eden bir zatin mensubu oldugu mor cati denen ne oldugu belirsiz toplulukla ayni masaya oturmasi onlardan nefret etmeye yeter bence.
    Diger yonden, bu sitede ve bircok sanal ortamda yillardir kadem elestiriliyor ama nedense sesleri ancak dikkate alabilecek kadar ustun bulduklari bazir ERKEKlerden tepki gelince cikti. Benim burdan okudugum kadin kadin diye didindiklerini soyluyorlar fakan bir kadinin yillardir tepkisini gormezden gelebiliyorlar. Ne zamanki bazi ust duzey cok takipcili erkek yazarlardan tepki geliyor dikkate alma geregi duyuyorlar. damatlardan kayincolara kadar herkes tepki veriyor.
    Bu MARKA takintisi beni tiksintiye surukluyor.

  33. Elif diyor ki:

    Sema hanım Allah razı olsun hakkı böyle korkusuzca onurlu bir şekilde savunabilmek herkese nasip olmaz ne mutlu size!
    Dualarımızla arkanızdayız Rabbim yardımcınız olsun neslimizi şer fikirleri savunanlardan korusun

  34. Abdullah Bir diyor ki:

    Dt. titrli hanım bir cahillik yapmış boyundan büyük laflar ile ukalalık yapmış, kendisine iki numara büyük gelen sizin gibi bir hanımefendiye çirkeflik yapmaya kalkışmış, haddini aşmış.

    Ama sizde de hiç insaf, merhamet ve acıma yokmuş, sırf haddini ve sınırlarını bilmiyor diye diplomalı bir cahile bu kadar ceza verilmez ki, ben dahi sizden kormaya başladım, çünkü siz vurmaya başlayınca öldürmeden bırakmıyorsunuz Sema hanım :-)

    Şaka bir yana varlığınız ve yoldan çıkmış zalimlere karşı tavizsiz oluşunuz ve dik duruşunuz bu ülkenin masum erkeklerine, hanımlarına, milletin saf-temiz evlatlarına ve ümmetin mazlumlarına sabır-güç-moral veriyor.

    İyi ki varsınız, Allah razı olsun efendim…

  35. Ömer ÇETİn diyor ki:

    elhamdülillah elhamdülillah elhamdülillah harika olmuş.. aliyyül ala olmuş. hala da konuşurlarsa bundan sonra ki mercii hukuki yol olmalı .. saygılar

  36. Ferhadi diyor ki:

    Meyve veren ağaç taşlanır. 16 yıldır MEB’de öğretmenlik yapıyorum. Aileler bitiyor. 6284’ten sonra daha feci olaylara şahit oluyoruz. Bir sms yüzünden bile boşananlar var. Kadının maaşı varsa gerisini önemsemiyor. Bu dünyanın ahireti var. Ailemize, milletimize sahip çıkalım.

  37. Ayce diyor ki:

    Sema hanım biz sizin arkanızdayız. Allah sizden bin kere razıolsun.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Sizin en hayırlınız, ailesine iyi davrananızdır. Çünkü ben ailesine en iyi davrananınızım . (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku