#hangiyüzle Kamu Spotunu BİMER e Şikayet

06 Aralık 2016Haberler31 Yorum »

1443527397017Kamu spotu olarak televizyonlarda yayınlanan ve sosyal ağlarda paylaşılan,

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) nin yaptırdığı  #hangiyüzle isimli kısa filmin

kadınlar ve erkekler arasına kin ve nefret tohumları ekilmesini sebep olacağını ve iyi görünen bir erkeğin bile evde bir canavara dönüştüğü mesajı vererek  bütün erkeklerin kötü olduğu hakkında ön yargıya sebep olacağını düşünüyorsanız,

Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) e bu kısa filmin oluşturacağı zararlar hakkındaki düşüncelerinizi yazarak kamu spotunun yayından kaldırılmasını talep edebilir  #hangiyüzle   kamu spotu hakkında şikayetinizi  bildirebilirsiniz.

BİMER in ana sayfasına girerek  https://www.bimer.gov.tr/

BAŞVURU YAP” yazısını tıklayıp  gerekli bilgileri doldurduktan sonra, cep telefonunuza gelen şifreyi girince açılan sayfada

-istek- öneri- şikayet-     tercihlerinden “şikayet” i seçerek açılan sayfada her hangi bir bakanlığı seçmeden devam ederek şikayeti Başbakanlığa yapmış olacaksınız.

Kamu spotu olarak televizyonlarda yayınlanan ve sosyal ağlarda paylaşılan, Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM ) yaptırdığı  #hangiyüzle  isimli kısa filmin (https://youtu.be/GwYJcJl7hxI ) …

diye başlayıp düşüncelerinizi yazıp bu kamu spotunun yayından kaldırılmasını talep edebilirsiniz. BİMER şikayetleri haklı bulursa kamu spotuna yayın yasağı getirebiliyor.

En geç bir ay içinde yazılı cevap gelmesi gerekiyormuş.

İsteyen telefonla 150 yi arayarak da kamu spotu hakkında şikayette bulunabilir.

Fakat yazılı bir cevap gelmesi açısından yazılı başvuru daha iyi olabilir.

Aile kurumunu ve dolayısıyla toplumu yıkıcı etkileri olabilecek bu kamu spotunun kaldırılma için okuyucularımızın gayretlerini bekliyoruz.

 

 

 

Okunma Sayısı : 4.813

“#hangiyüzle Kamu Spotunu BİMER e Şikayet” için 31 Yorum

  1. semamarasli diyor ki:

    Bimer den RTÜK e şikayet edin mesajı geçen haftalarda bize de geldi. RTÜK e yazılı şikayet edelim dedik fakat hangi kanalda yayınlandığını yazmayınca kabul edilmiyor.

    Televizyonda yayınlanmaya devam ediyor mu ve hangi kanallar yayınlıyor bilen varsa yazarsa sevinirim. Biz şikayetimizi yapalım belki işe yarar.

    • semamarasli diyor ki:

      Üc kızı olan ve kocası genç yaşta vefat eden bir hanım kızlarının hangiyüzle kamu spotunu televizyon da görünce çok olumsuz etkilendiklerini ve korktuklarını söyledi. Bu benim duyduğum kim bilir daha nice olumsuz etkileri oluyor. Yaptıranlar yayınlayanlar bakalım hesabını nasil verecek?

    • Yahya diyor ki:

      Sema Hanım,

      Bana gelen cevabı aşağıda yayınladım.
      RTÜK’e şikayet edin ne demek? Rtük denen kurum kime bağlı?
      Başbakanlığa bağlı.. bizde BİMER’e şikayet ediyoruz.
      Sonra mevzu kamu spotunun TV de yayınlanıp yayınlanmaması değil ki…
      Esas mevzu KADEM’in yaptırdığı, onayladığı ve ülkemiz içinde yayınlattığı bir kamu spotunun verdiği mesaj… ve onun arkasında yatan zihniyet.

      Hadi usül böyle.. peki YouTube ve benzeri video sitelerinde yayınlanan bu kamu spotunu nasıl şikayet edeceğiz? Biz mi her yayınlanan videonun peşinde koşacağız? Yoksa BİMER, KADEM’e talimat geçerek bu yaptığı hatayı telafi ettirecek?

  2. Yahya diyor ki:

    Komedi :)

    …. tarihli ve ….. sayılı BİMER başvurunuz, Genel Müdürlüğümüz tarafından incelenmiştir.
    Bahse konu hakkında hassasiyetiniz için teşekkür ederiz.
    Bahse konu talebinize ilişkin olarak Genel Müdürlüğümüzce yapılacak bir işlem olmadığı, bununla birlikte televizyon programları ile ilgili şikayetlerin Radyo Televizyon Üst Kurulu’na ve televizyon kanallarının izleyici temsilciliğine yapılabildiği hususunda bilgilerinizi rica ederim.

  3. Betül diyor ki:

    Sema hanım, sizi yıllardır takip ediyorum ve evliliğe bakış açım konusunda bana Ufuk açtığınızı düşünüyorum. Allah razı olsun diyorum bu konuda size. Ancak Kadem ile ilgili eleştirilerinizin genel hatlarının ne olduğunu bilmemekle beraber, bu kamu spotunu izlediğimde ve izleyecek kişileri düşündüğümde, eleştirdiğiniz gibi tüm erkeklere dair olumsuz önyargı ve güvensizlik hissinin olmayacağını düşünüyor, eleştirinizi biraz aşırı buluyorum. Hatta spotun işaret ettiği kitleyi hedefleyen isabetli bir etki bırakacağını düşünüyorum. Evlilikteki sorunlar çokça çeşitli ve içiçe girmiş olabilir gerçekte. Ancak spotun her sorunu kapsayıp herkese doğru mesajı verebilecek kapsamda bir video olması mümkün değil ki, bu sorunlardan birisine -kadına şiddete- işaret ediyor. Sizin nezdiniZde kadına şiddet de belki tek başına şiddet olarak algılanmayıp altında farklı nedenler yatan bir olgu gibi görünüyor olabilir belki,belki de görünmüyordur; bilmiyorum. Kamu spotlarını,hükümetin aile politikalarını vb Her konuyu eleştirmeniz doğal ve normal. Ancak bu minvaldeki eleştirinizi isabetli bulmadığımı da belirtmek istedim.

    • Tuğrul diyor ki:

      İnsanlarda bilinç altı diye bir mefhum var. Şuur altında bir tereddüt, ona göre kendini güvenceye alma tepkileri, erkeklere güvensizlik vb. etkiler yapabilir. Hakikaten tam feministçe hazırlanmış. Evde kavgacı bir erkek (veya kadın) sokakta o kadar meleksi biri olamaz. Yüzü asık, morali bozuk, dengesiz biri olur. Video da tam anlamıyla iftira. Sema hanımın tespitleri doğru. Bir de diyelim ki böyle biri var, madem bu böyle karşılık video nerde.. Kadına bakan. Carcar, dırdır, ne yapsan ıslah olmaz, çirkef… Bence bu türde kadınların sayısı, o tarzları erkeklerden daha fazla…

      • Tuğrul diyor ki:

        Ölçüsüz Adalet Adalet değildir. bu video tek taraflı olduğu için kadınları ölçüsüzce haklı gösteriyor. düşünün ki her tarafa gülücük dağıttığı halde daha eve girerken sıfatı değişen bir canlı, canlı diyorum erkek demiyorum gördünüz mü. yani video tam anlamıyla iftira hakaret ve feministçe hazırlanmış. ve yine Sema hanımın dediği gibi böyle adamlar Eğer varsa bu video ile düzelmez. Çünkü perde yırtılmadıkça yani hata yüze vurulmadıkça insan hatasını ıslaha çalışır, fakat perde yırtılınca Madem öyle daha artık saklamaz zulmünü ortaya koyar

    • Yahya diyor ki:

      Betül hnm,

      İlgili kamu spotunu izlerken ön yargılı izlediğinizi düşünüyorum.
      Zaten toplumda HER erkek kadına şiddet uyguluyor algısı oluşturulmaya çalışılıyor.
      Sizin durumunuzu bilmiyorum ancak biraz empati veya diğergamlık yapalım.
      Genç bir kızsınız dünya babanızın eviyle sınırlı ve yaşınız gelmiş evlilik hayalleri kuruyorsunuz, böyle bir “kamu spotu” izlediniz, ne hissedersiniz? Sizde nasıl bir etki bırakır?
      Veya orta yaşlı bir annesiniz, evlilik öncesi çocuklarınız var ne hissedersiniz?
      Veya bir erkeksiniz; böyle bir kamu spotu ile sizin iç yüzünüzü sözüm ona resmediyorlar ne hissedersiniz?

      Amerikan filimlerinde dahi, kötü ile iyiyi kıyafetiyle renkleriyle şekliyle şemaliyle ayırıyorlar. Henüz filmin başında iyi adama kalbin ısınıyor….

      Kamu spotunu izliyorsun; iyi giyimli, güler yüzlü, sempatik bir beyfendi, çevresindekilere son derece saygılı vs… Nasıl kalbiniz ısınıyor değil mi?
      Sonra bir anda kapı kapanıyor ve kabuslar başlıyor. Türk erkeği bu mu?
      Sizin erkek tanıdıklarınız (babanız, abiniz, oğlunuz, kocanız, amcanız vs.) böyle mi, böyle mi davranıyorlar?

    • Zuhal diyor ki:

      Kadına şiddete dikkat çekmek için iyi niyetle yapılmış bir çalışma olabilir fakat hissettirdikleri onemli olan şahsen bekarken izlesem kesinlikle evlenmezdim .Bence erkekler de dernek kurmalı bu kadar karalama politikaları karşısında işleri zor

      • .:. diyor ki:

        Erkekler dernek kursa, AB, Aile bakanligi, belediyeler, Devlet kaynak ayirmaz, sponsor olmaz. Toplanan vergilerden pay ayirmaz. siyasilerden ve devlet buyuklarinden destek almaz.

  4. ibrahim diyor ki:

    sadece bu değil.
    birçok kamu spotu aslında kamu yararına değil aksine kamu zararına hizmet ediyor..

  5. semamarasli diyor ki:

    Sesimi ve sizlerin de sesini duyuyorlar Feyzacığım. Siteyi takip eden siyasetçiler çok. Fakat kendi seslerini çıkaracak cesaretleri yok maalesef.

    Fakat biz yazmaya, hakkı savunmaya devam edeceğiz, inşallah faydası olacaktır.

    Siyaset bana göre olmadığı için Aile Bakan’ı olmak istemem. İçerdeysen ve evin kötü kokuyorsa burnun alışır, kokuyu hissetmezsin fakat dışarıdan gelince alırsın kokuyu.

    Beni tanıyan KADEM de çalışan iki hanım aradı bir kaç gün önce. KADEM adına aramıyorlarmış gibi aradılar.

    KADEM e haksızlık ettiğimi söylediler, KADEM e davet etti biri gelin bizi tanıyın diye kabul etmedim.

    Siz bu haksızlıklara nasıl ortak oluyorsunuz diye sordum arayan genç ilahiyatçı hanıma

    “Siz KADEM de çalışanları görseniz benim hocam orada
    … hocahanım. bir de başörtüsünü omuzlarından aşağı kadar örten hanımlar var” dedi.

    Yani bu hocalar bu koca başörtülü hanımlar yapılanları onaylıyorsa sana ne oluyor, demek istedi.

    Ben hocaların zulmünü onaylamak zorunda değilim, dedim. “Ben içerden bakıyorum hiçbir yanlışlık görmüyorum” dedi, ben de “İçeriden baktığınız için olabilir, çıkın dışarıdan bakın” dedim.

    Diğer arayan hanım tanınmış biri sevdiğim bir hanımdı. KADEM de çalıştığını da bilmiyordum. O dobra dürüst hak ve hakkaniyetten yana bildiğim hanımın KADEM de çalışıyor olması ve hem dini evlilikle ilgili kanunun iptalinde hem de #hangiyüzle kamu spotunu seçen grubun içinde olduğunu bilmek beni çok üzdü. Onunla konuşmamı hiç yazmayayım, benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu.

    Benim ne KADEM e ne de herhangi bir siyasetçiye bir garezim yok. KADEM e de siyasetçilere de yakın olmak istemem. Sadece yapılan yanlışlıktan dönmek için ararlarsa onlarla görüşürüm.

    Siyasetçileri körü körüne desteklemek, yanlışlarını alkışlamak onlara ve vatana yapılacak en büyük zulümdür. Oy verdiğin parti hata yapınca susuyorsan aslında o partiyi gerçekten Allah için hiç desteklememişsindir ancak kendi nefsin için oy vermişsindir. Şimdi nefsine bir zarar gelir diye susuyorsan imtihanını bekle, hem partinin hem kendinin.

    Benim mümin bir kul olarak Allah’ın bana ikram ettiği yazarlık gibi bir imkanı, Hak yolunda kullanmaktan başka bir derdim yok, kimseden de başka bir beklentim yok.

    Zira verilen her nimetin hesabı vardır. Ayrıca her mümin kişi de haksızlığa karşı tavrını göstermek zorundadır. Zira Allah dışında neyden korkuyorsak onunla imtihan oluruz.

    Siyasetçi ve siyasetçilere yakın olanların çoğu çarkın içinde öğütülüyor maalesef. Onlar için dua edelim, devlet büyüklerimiz için de dua edelim, beddua etmeyin. Rabbim basiretlerini açsın, zalimden yana değil mazlumdan yana olmalarını, vatana millete samimi hayırlı hizmet etmelerini nasip etsin.

    • ... diyor ki:

      Sema hanım,

      Siyasetle ilgili düşünceleriniz ve tavrınız çok yerinde. Bal tutan parmak yalanır misali içeride olduğunuzda çoğu değerlerinizden vazgeçebilirsiniz yada taviz verebilirsiniz. Dışarıdan adil tarafsız bakmak ve denetleyici ikaz edici olmak daha iyi. Yalnız akil insanlar konunun uzmanları ve araştırmacılar bürokrasi de yer almasalar dahi müdahale edecekleri bir duruşları olmalı. Siyaset dini kullanmaya başladığında ruhsat yollarını ve kılıfları bulur.

    • ismet badem diyor ki:

      Sema hn Allah razı olsun. Geçen haftaki yazınızdan sonra kadem’in merkez e-posta adresine şikayet mektubu yazmıştım ancak tahmin edebileceğiniz gibi cevap vermediler. maalesef zihinlerimiz sekülerleştiği için (dinlisi dinsizi hepimizin) Allah’ın hükmünden evvel beşerin hükmü gelir olmuş. Allah’ın rızasından evvel muarızların rızası/onlara yaranma gelmiş. Altımız tophane üstümüz şişhane. Bahsettiğiniz uzun başörtülü hanımlar da maalesef bu hükmün dışında değil, dıştan bakınca yürüyen Kuran zihne bakınca vıcık vıcık modernizm (yanlış anlaşılmasın bu hepimiz için geçerli ayrıca genel itibariyle böyle herkes kastım değil)

    • Feyza diyor ki:

      Madem okuyorlar….O halde okusunlar:
      ‘Omuzlara kadar inen basortusunun’ Allah’in ayeti oldugunu biliyordum, Bati menseili feminizmin truva ati oldugunu degil. Ne zamandan beri ‘basortusu’ inancimizla celiskili bir akima mensup insanlarla ayni safta yer alan Musluman hanimlarin ‘kamuflaj’ maskesi oldu?

      Bir kadinin ‘basortusunun ebati ‘dogrunun ‘tek’ referansi degildir ki, Arabistan’da carsaf giyen ama made in English Vehhabi akimi benimseyen Musluman kadinin batil itikadini nereye koyacagiz o zaman? Basortusu sancaktir. Olmazsa olmazimizdir fakat dogrunun hakemi ‘sahislar ve giysileri’ degil, Kur’an ve Sunnetimizdir.

      Kadem’in sitesini ve faaliyetlerini, Sumeyye Erdogan’in konusmalarini dinledigim zaman bir yaranma ihtiyaci ve bir kompleks seziyorum. Neredeyse dinimizin, feminizmle paralel bir zihniyete sahip oldugunu fakat gekeneksel kulturun golgesinde kendisini yeterince iyi tanimlayamadigini one suruyor. Geleneksellik zaten gunah kecisi. Dinimizde ‘pazarlik edebilecegimizi'(!) dusundugumuz kompleksli kirmizi sahalarimiza yaklastiklari an harekete gecirdigimiz savunma mekanizmamiz ‘geleneksellik’. Guya ‘kadinin ev ici erkeginse evin disindaki ihtiyaclari ile ilgilenmesi’ yine gelenekselligin bir parcasi ama dinimizde boyle bir uygulama yok, mesela Efendimiz asv, hz. Ali ve hz.Fatima arasinda hic boyle bir taksime basvurmamis (!).

      Eger Musluman kadinlar gercekten hakki savunmak istiyorsa lutfen ‘sahislarina ve inanclarina muvafik’ kendilerine munhasir, mustakil bir dernek kurup bu dernege inanclari dogrultusunda yon versinler. Batidan devsirme kavramlarla kendimizi mudafa edecek kadar aciz miyiz? Madem devlet olarak da artik bu guce sahibiz o halde kendi projelerimizi kendimiz uretelim. Varsa haksizlik, zulum bunlara farkli kulvarlarda yol alan ve bizim inancimizla bagdasmayan ithal ideolojilerin degil kendi inanclarimizla ve kulturumuzle sekillenen dernekler vasitasiyla cozum bulalim.

      Sema ablacim son olarak, siyaset oyundur ve yalandir. Sizin bu dunyadan uzak olmanizi aslinda cok isabetli buluyorum. Benim de imkanim olsaydi kesinlikle bu ‘yalan dunyanin’,kavga gurultunun ve kuklaciligin icine kendi rizamla adim atmazdim. Sadece bir amme hizmeti olarak bir an sizi o koltukta gormeyi insanlik namina iyi gibi hayal ettim ama bozulursunuz. Bozulmasaniz da rol yapmak zorunda kalirsiniz, zira carklar kendine ait olmayani ya imha ediyor, ya kendine donusturuyor. O yuzden boyle kalin. Allah muvaffak etsin.

      • Yahya diyor ki:

        Feyza hnm,

        İslamiyette siyaset vardır, politika yoktur.
        Yalan oyun olan politikadır.
        Tabii size de hak veriyorum, günümüzde siyaset, politika her şey birbirine girmiş, yalan dolan olmuş.

        Devlet olarak bu güce sahip değiliz, öyleymişiz gibi gösteriliyor.
        Bunun en güzel örneği 15 Temmuz ve öncesidir. Özellikle detaylandırmak istemiyorum, umarım anlarsınız.
        Dikkat edin son 10-15 yılda çıkan kanunların çoğunluğu avrupaya uyum içindir veya bir uçundan buna bağlıdır.
        Bir idam yasasını bile direkt referandum ile halka soramadılar… beklemedeyiz.
        Biz beklerken de sözde müttefik olduğumuz dostlarımız bize sopa gösterdiler.

        Devlet büyüklerimiz avrupayı istemeyiz vs. diyorlar ancak icraatleri tam aksini gösteriyor.

        Sözüm ona yeni anayasa diyorlar ancak, bu kadar yeni çıkartılan kanun varken ve güçün tek başına yeni anayasa çıkarmaya yetmiyorken, nasıl olacakta türk/kürt/ve diğerlerinin örf adedine, dinine, vicdanına uygun – yani bize münhasır – anayasa oluşturacaklar?

        • Feyza diyor ki:

          Kavram olarak haklisiniz Yahya bey ama siyaset kelimesi halk dilimizde artik politika ile esdeger kullaniliyor. Pek de guzel seyler cagristirmiyor. Hani aile icerisinde bile herkesin nabzina gore serbet veren insanlara iyi siyasetci benzetmesi yapilir bilirsiniz :) Iste bir nevi Insani idare etme sanati… Isin icine ise buyuk devletler girince olay tam bir orta oyununa donuyor haksiz miyim? Devlet olarak buna gucumuz var derken, yani madem hep bagimsiz Turkiye vurgusuna dikkat cekiyoruz, o halde hodri meydan, bagimsiz projelere ve hamlelere imza atalim manasinda kucuk capta bir meydan okumak istemistim bagimsizlik kelimesinin altini doldurabilmeleri adina. Biraz da Sema hnm.in bahsettigi Ilahiyatci hocahanimlara artik zeminin ve zamanin musait oldugunu, insan hakkina bu kadar onem veriyorlarsa kendi zihniyetleri daha dogrusu inanclari dogrultusunda teskilatlanabilmeleri icin artik yeterli imkana sahip olduklarini, inanclariyla celisen akim ve ideolojilerin ruzgarinda savrulup gitmemelerini, illa ki bir hak hukuk mucadelesi vermek istiyorlarsa orjinal calismalaea imza atip emeklerini batil bir yolda zayi etmemelerini tavsiye ve rica etmek istemistim. Yasal yoldan muvaffak olurlar veya olmazlar ama hic olmazsa giyim, egitim ve yasam sartlarina bakarak guven uyandirdiklari halk ve bilhassa kadinlari yanllis yola sevketmez ve hakli bir davanin mucadelesini vermis olmanin huzurunu yasar, guzel bir misal olurlar. Yoksa bakin, basortusu bu gibi derneklerin dogrulayici kimlik kodu yerine kullanilacak hale gelir. Guvenilirligi test asamasindan gecememis kurumlarda bizim ‘basortulu bacilarimizin’ ne isi var? Diualoga bakin, ‘Sizin derneginizin faaliyetlerini tasvip etmiyorum, -ama benim basortumun ebati seninkinden buyuk etmek zorundasin’ :) ilginc.. Musluman kadini temsil ediyorlarsa saflarini iyi belirleyip teslimiyyet ile bu yola cikmalilar. Devletin destegi olur veya olmaz, sefer bizden zafer Allah’tan..

          • Yahya diyor ki:

            Feyza hanım,
            Rabbim bu umutlarınızı muhafaza etsin, inşaAllah dilediğimiz gibi olur.

    • havva diyor ki:

      Sema Hanım size hayranlığım daha da arttı. İnşallah Allah rızası yolundaki çizginizden sapmayarak bu yolda çalışmalarınıza devam edersiniz. Kamu spotunu izlediğimde şunu düşündüm. GÜVEN duygusu. Genellikle dizilerde vb. yerlerde güven duygusu hep örseleniyor. Dizide çok yakın, samimi görünen dostu arkasından kuyu kazıyor, kötülük yapıyor. Bu beni çok rahatsız ediyor. Kime güveneceğiz. Birilerine güvenmek zorunda insan. Herkese herşeye şüpheyle yaklaşan insan bir süre sonra yalnız, bencil ve duyarsız oluyor. Kamu spotundaki adam başkanlarına karşı beyefendi, hoşgörülü görünüyor. Evde bu kadar farklı bir kişiliğe bürünmesi, eğer hasta değilse, fıtrata aykırı geliyor bana. Bir insan kendini bu kadar maskeleyebilirmi. Bilmiyorum. Ben çevremde (çok şükür ) böyle insanlar görmedim.

    • Yahya diyor ki:

      Sema Hanım,

      Rabbim sizden razı olsun.

      Biz müslümanız, zahir ile hareket ediyoruz.
      Yine Hz. Ömer’in şu sözlerini hatırlatmak isterim:
      “Kişinin namazına, orucuna bakmayın; konuştuğunda, doğru konuşup konuşmadığına, kendisine emniyet edildiğinde, güvenilirliğini ortaya koyup koymadığına bakın…” (Haraitiî, Mekarimu’l-ahlak, 1/185)
      (ve benzer anlamda bir kaç sözü bulunmaktadır)

      Yani siz bu insanların; eşarp boyutuna, dirseklerindeki çürüklere, yaladıkları mürekkeplere bakmayınız lütfen.

      İnsanların zaafları ve hırsları vardır.
      Düşünsenize yıllarca okumuşsunuz, ilahiyatçı olmuşsunuz, hoca olmuşsunuz vs.
      böyle bir kurum kuruluyor ve sizi çağırıyorlar… e tabi koşa koşa gidersiniz.

  6. sakir yucel diyor ki:

    Bu nasıl aile bakanlığı hiç bir önlem yok ben kızımı besyilda bi defa gördüm eski eşim icra ile gelmemi istiyor nasıl giderim 1300 tl ilemi ayda beşyüz veriyorum aile bakanlığı değil kadın bakanligsiniz kadın ol istediğini yaptir

  7. Yorgun diyor ki:

    Böyle insanlar maalesef var.
    Dışarda herkesle iyi geçinip güler yüzünü esirgemeyen ama evde aüzınla kuş tutsan yaranamayacağın…Maalesef var.

  8. Yahya diyor ki:

    Allah razı olsun ve teşekkürler.

  9. N.... diyor ki:

    Sema hanım önümüzdeki seçimlerde aile ve sosyal politikalar bakanlığına aday olmayı düşünür müsünüz. Ben sizin olmanızı çok isterim sizin çalışmalarınız çok güzel ve çok verimli işler yapıyorsunuz bir çok kitaplarınız var. İnşallah düşünürsünüz aile sizin olmanız isterim

    • Yahya diyor ki:

      Bakan olduğunuzda, kukla oluyorsunuz.
      yukarıdan gelen talimatları uyguluyorsunuz…
      hükümet politikaları ne ise o…

  10. anıl diyor ki:

    ben BİMER e şikayetimi yaptım tüm haklı erkek ve kadın arkadaşlar bunun peşini bırakmayalım..

  11. ... diyor ki:

    Bimer’e şikayette bulundum. Şikayet sayısı ne kadar fazla olursa mutlaka dikkate alınır geri adım atılır.

  12. semamarasli diyor ki:

    Ben BİMER e şikayetimi dün yaptım. #hangiyüzle kamu spotunun kadın-erkek arasına kin tohumu ekeceğini düşünenler şikayetlerini yapsınlar.

    • Feyza diyor ki:

      Deneyeyim simdi, sikayette bulunayim. Aslinda sizin sesinizi duymuyorlar mi Sema abla, siz sesi gur cikan bir insansiniz. Keske siz Aile Bakani olsaniz.

    • ekrem diyor ki:

      Ben de şikayette bulundum, konuya dikkat çektiğiniz için teşekkürler, inşallah kaldırılır…

    • Fatmanur diyor ki:

      Sema hanım bimer e şikayetiniz sonuçlandı mı?

Yorum yapın

Röportajlar

Sosyolog ERDAL SARIÇAM ile yeni kitabı “KADIN KİMLİĞİNİ AYAĞA KALDIRANLAR” üzerine…

  Röportaj: Eray CAN (Adnan Menderes Üniv. Yüksek Lisans Öğrencisi)   Kitabınızın isminden başlamak istiyorum hocam. Neden “Kadın Kimliğini Ayağa Kaldıranlar”? Kadın kimliği ayakta değil mi sizce?  Neden bu isim? Evet, maalesef kadın kimliği ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Çocuklarınızla yedi yaşına kadar oynayın, onbeş yaşına kadar onlarla arkadaş olun, on beş yaşından sonra da onlarla istişare edin.” ( Hz.Ali)

Kitap

Bilinçaltı Şakadan Anlamaz

Eğitimci yazar M. Emin Karabacak’ın yeni kitabı Bilinçaltı Şakadan Anlamaz kitabı okurlarla buluştu. Bayramlık İstemeyen Çocuklar (Çocukların başarısını artırma da anne babalara düşen görevler), Tabakları Ayırdık Çocuklar Söz Dinlemez Oldu, ...
Devamını Oku