Bir Hayvan Olmadığımız Kalmıştı

27 Kasım 2017Ziyaeddin Halid İpek21 Yorum »

_MG_0545Geçen haftalarda erkekler ne yapmalı diye bir yazı yazmayı gerekli görmüştüm. Erkekler nelere dikkat etmeli, ne konularda bilinçli olmalı.

Bunlara pek çok yerde ve pek çok zaman değinmeye gayret ediyorum çünkü öz eleştiri önemli bir husus ancak bunları yaparken yapıcı olmak, insanları suçlamamak ve genelleştirmemeye dikkat ediyorum.

Bir anlamda bunları düşünürken bir yandan da erkekleri genelleyen onları suçlayan ve yapıcı olmaktan uzak eleştiriler geliyor. Özellikle feminist kadın derneklerinden gelen tepkilerin yanı sıra birde hükümet yanlısı kadın derneklerinin o sözde çalışmaları var ki ne değerlerimizle ne de aile yapımızla uyuşmakta. Kadının hakkını savunayım derken erkeği yerden yere vurmakta. KADEM’in son çıkan reklam filmi de buna bir örnek.

KADEM’in yayınladığı reklam filmini izlediğimde kendime “bir hayvan olmadığımız kalmıştı” dedim. Reklam filminde bazı hayvanların özelliklerinden bahsediliyor. Bir ayının bir sığırı tek vuruşta öldürebileceğini ama eşine şiddet uygulamadığı anlatılıyor. Bir kurdun 750 kg çene basıncına sahip olduğu ama eşine şiddet uygulamadığı söyleniyor. Videonun sonunda da söyle bir ifade geçiyor:  “Bazı cinslerin diğer cinslerden öğreneceği çok şey var”

En son söylenen söz geçmese belki reklamın bir nevi genelleştirmede bulunmadığını söyleyebilirdim ancak bu düpedüz insanların erkek cinsi, bakın hayvanların erkek cinsine de onlardan ders alın denilmekte.

Dikkat ederseniz bazı insanların hayvanlardan öğreneceği şeyler var denilmiyor. Bazı cinslerin bazı cinslerden öğreneceği deniliyor. Bir ayı kadar olamadık beyler! Bir kurt bile bizden daha iyi bir eş! Bir penguen de bizden daha iyi bir baba!

Bu yazıyı aşırı alınganlık yaparak yazmıyorum ancak reklam filmini doğru okursanız, içeriğinde geçen sözleri doğru analiz ederseniz, eleştirel bir açıdan incelerseniz reklam filminin ne yazık ki yapıcı olmaktan uzak olduğunu ve hakaret içerikli olduğunu göreceksiniz.Aynı reklam filmi kadınlar ele alınarak yapılsa ortaya çıkacak krizlerin ve tepkilerin ne olabileceğini düşünürseniz ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.

Erkeklere olan hakaretler ve küfürler artık bir rant kaynağı haline geldi. Bu durum çok ciddi boyutlara vardı. Amaç hiçbir cinsiyetin ayrıştırılmaması ve hiçbir cinse şiddetin ve hakaretin herhangi bir çeşidinin gösterilmemesi olması gerek fakat ne yazık ki kadın hakları bahane edilerek daha doğrusu kullanılarak erkeklere hem kendi cinslerinden, hemde kadınlardan hakaretler yağıyor.

Bir tweette bir baba aynen şöyle diyordu “2 erkek çocuk babasıydım. Kızım olunca farkettim ki, şimdiye kadar evde hayvan besliyormuşuz”. Kendi çocuğuna hayvan diyecek kadar çirkinleşen bir zihniyet daha sonra internete düşen videolarda erkeğe öküz, camuş demeye kadar gitmeye başladı. Artık reklam haline getirilerek de iyice ayyuka çıktı. Bu tür örnekler gün geçerek artıyor. Bunlara toplumun hiçbir kesiminden tepki gelmiyor.

Erkeklere odun, öküz, hayvan, ayı diyen zihniyet artık ayıyı bile bizlerden daha centilmen ve kibar görmeye başladı.Bir hayvan olmadığımız kalmıştı demiştim, ancak yanlış demişim bir hayvan bile olamadık. Hayvandan aşağı olmuşuz. Önümüze ibret olarak da hayvanlar getirilmiş.

Eşine karşı hürmet ayıdan veya kurttan öğrenilmez. İnsandan öğrenilir. En güzel örnek Resulullah (s.a.s) ’den öğrenilir, ancak bu zihniyetin amacı üzüm yemek değil bağcıyı dövmek, olduğu için yapıcı bir eleştiri, söz, reklam filmi yapmamakta ve erkeklere hakaret etmeye devam etmekte diretiyorlar. Doğru bir uygulamada bulunmak yerine erkek cinsini ayılara veya ekseri hayvandan aşağılık gösteriyor hatta o hayvanları örnek alması için hakaret ediyorlar.

Sonuç olarak bir düzelme gerçekleşiyor mu? Hayır! Bu hakaretler ve ithamlar sadece şiddet uygulayan erkeklere yönelik olsa dahi hayvansınız siz demek. Hatta hayvan bile olamazsınız, demek şiddeti nasıl önleyebilir ben bir eğitimci olarak anlam veremiyorum. Böyle bir eğitim metodu yok. Kendisine hakaret edildikten sonra kadına şiddeti bırakabilecek bir erkeği ben şahsen görmedim.

Kadına şiddetin herhangi bir çeşidini hiçbir şekilde tasvip etmediğimi belirtiyorum ancak bunu önlemek adınaymış gibi yapılan erkeğe hakaretinde doğru olmadığını söylemek istiyorum. Genellemeler ve hakaretler bizi ayrılığa götürür. Oysa mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirinin velileridir, yardımcılarıdır buyuruyor Kuranı Kerim.  Kadın anne, evlat, kardeş, eş, abla ve bacı ise; erkekte baba, abi, kardeş, eş ve evlat demektir.

Cinsleri birbirine düşürmeyi amaçlayan, sonuç olarak bakıldığında da aileyi hedef alan ve ona zarar verecek olan bu tür uygulamaların farkına hep beraber varabilmeliyiz. Allah kime veya neye olursa olsun, nereden, ne cinsiyetten, ne zihniyetten olursak olalım yapılan yanlışlar karşısında hakkı söyleyenlerden olmayı bizlere nasip etsin.

Okunma Sayısı : 3.223

Yorum yapın

“Bir Hayvan Olmadığımız Kalmıştı” için 21 Yorum

  1. Feyza diyor ki:

    Gecen gunler bir sozde annenin kendisini sevgilisiyle beraber gordugu icin engelli oglunu bogarak oldurdugunu anlatan bir haber okumustum.
    Burada olduren anne de mi kadin taklidi yapan bir erkekti yoksa oldurulen cocuk erkek oldugu icin mi bu haber ragbet gormedi bilmiyorum. Benim icim cok acimisti halbuki..

    Bazi hayvanlara baktigim zaman ben de cok duygulaniyorum, mesela gecen aylar nerden gozume ilistiyse bir karinca gordum Karincayi oturdum ve takip ettim arka bacaklariyla tutup tasidigi baska bir karinca vardi cunku. Once acaba takildi mi diye kurtarmaya calistim ve biraz yardimci olayim dedim. Karincayi surukledigi karincadan ayirdim ki megerse tasidigi karinca yuruyemiyormus.

    Nasil pisman oldum isine karistigim icin. Yuruyemeyen karincayi sirtustu pozisyondan yuzukoyun pozisyona cevireyim diye epey ugrastim olmadi cevirdigim zaman cirpiniyordu ama yuruyemiyordu. Yani nerden gordum de ilgilendim dedim, yuvasini bilsem vallahi goturup yuvasinin onune koyacaktim ama onu da bilmiyordum. Diger onu tasiyan karinca da benden korktu kacti, o ortada oylece cirpina cirpina kaldi. Oyle uzule uzule yoluma devam ettim. Demek ki arkadasini tasiyormus ve buna gozumle sahit oldum hic unutamiyorum.

    Hayvanlarda icgudusel bir proglama var ve ona tabi yasiyorlar. Biz bir penguen esine siddet uygulamiyor diye ona plaket veremeyecegimiz gibi rizkini temin icin bir ceylani olduren kurdu da siddet yanlisi olmakla suclayacak kadar ornek ozurlu muyuz?

    Onlar programlandiklari yaratilis uzere isini yapiyorlar. Bizim kendi cinsimizden insan cinsinden oyle guzel orneklerimiz var ki, ornek vermek icin penguene, ayiya mi bakmaliyiz? Zaten gogsunde merhamet olan kadin veya erkek zulmetmez. Merhameti olmayan erkek de olsa kadin da olsa kendinden gucsuz olani ezmek icin firsat kollar. Bir kadinin bakima muhtac yanindaki yaslisina ya da cocuguna ya da bir hayvana siddeti az gorulen olay degil.

    Gozumle sahit oldum ki bir kadin yurtdisina cikan kocasinin kopegini her gun mutemadiyen doverek bir ay icerisinde oldurdu. Aradan kisa sure gecti ve kendi elleri ayaklari da tutmaz oldu.

    Siddet gostermek erkeklere has degil, siddet gorme ise kadinlara has bir durum degil. Ama bazi cinslerin bazi cinslerden ogrenecegi cok sey var sozundeki “cins”kelimesi ve videolardaki erkek ve disi hayvanlarin cinsiyetine yapilan vurgu, burada bir cinsiyet ayrimciligina isaret edildugine ve siddet eyleminin “tek cinse” indirgendigine en acik ornektir. Bu ufacik ayrintili mesaji anlayamayan bir insan bu yazilari anlayabilir mi emin degilim…

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Bir iki sorunuza ben cevap vereyim Feyza Hanım :)

      “…siddet yanlisi olmakla suclayacak kadar ornek ozurlu muyuz?”
      Evet Feyza Hanım. Bazı insanlarla çimenin renginin yeşil olduğu konusunda bile tartışma yaşayabilirsiniz.

      “Bu ufacik ayrintili mesaji anlayamayan bir insan bu yazilari anlayabilir mi emin degilim…”

      Anlarlar da işlerine gelmez…

      Sözde cinsiyetçiliğe karşı feministler kadın cinsini göklere çıkartıp, erkek cinsini yerin dibine sokup cinsiyetçiliğin en âlâsını yaparlar ve bunu inkar ederler.

      Ey feminaziler! Allah insanı iki cins olarak yaratmıştır ve bunu değiştirmeye çalışmak yaratıcıya kafa tutmaktır, kibirdir. İstediğiniz kadar güçlü bayanlar olun, mutlak güç sahibiyle yarışamayacağınızı unutmayın! Allah yarattığı bizleri haşa bilmiyor mu da sizler sivri akıllılık yapıp O’nun kanunlarını kendi nefsinizin arzularıyla bir tutup değiştirmeye çalışıyorsunuz.

      Bu videoya sevinenler. Gidin bir de göbek atın. Arkadaşlarınızla, kızlarla kutlayın. Bu dünyada kazanır gözükeceksiniz belki ama ahirette görüşürüz. Aile kurumunu yıkmaya çalışanlar, yeri gelince koskoca okyanusu bir damla zehirin kirletebildiğini unutmayın. Yarın hesap sorulduğunda basit bir videoydu, geyiğine yapmıştık diyemezsiniz.
      Zihinleri, kitleleri zehirliyorsunuz! Bazen bir damla zehirle(afiş slogan vb) bazen de litrelerce zehirle, yasalarla kanunlarla…

      • Feyza diyor ki:

        Tesekkur ederim Fatih bey cevabiniz icin. Siir de cok manidardi estagfirullah esek, inek… ama ironikti guzeldi. Aslinda ben olsaydim, bu videoyu ben cekseydim eger ayi ve penguenden once mutlaka AK-BABA’yi kullanmayi ihmal etmezdim. Hem Ak hem de Baba :)
        Aileyi, kokunu babaya, dallarini ve govdesini anneye, meyvesini ise cocuklara benzetmek yani bir agaca benzetmek varken, Kur’an-i Kerim’deki gibi kadin ve erkegi birbirinin elbisesine benzetmek varken, dunya yuzunde vefakar, cefakar cok guzel aile ornekleri varken hayvanlar aleminden belgesel cekmek hayalgucu sinirlarini ilk etapta zorladiklarini gosterse de bu videolardan en zararli cikan ne yazik ki tatli ayiciklar ve sevimli penguenler oldu.
        Bu iki sevimli hayvanin kotu ozelliklerini bilmiyordum, burada okuyunca ogrendim, hayalkirikligina ugradim. Keske hic ogrenmeseydim.. :)
        Butun ozelini desifre ettik zavalli hayvanciklarin, Hayvanlar alemine bakisim degisti. Neyse ki karincalardan ornek vermemisler, onlara muhabbetim hala kavi.
        Kadem’in akilli fikirli zeki ve yapici bir kadroya ihtiyaci var. Bu kadro ile en fazla hayvanlar aleminde belgesel cekimine gidebilirler uzulerek soyluyorum ki..

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Siz de sağ olun Feyza Hanım.

          Ak-Baba güzel fikirmiş :)
          Karıncalar hakkında da kötü bir iki şey duymuştum ama hatırlayamadım, yazmayalım artık iyice hayal kırıklığı olmasın.
          İşin şakası bir yana ben çok fazla siyasi yorum yazmak istemiyorum ama sırf oy alacağız diye girmedikleri kılık kalmadı son zamanlarda. Hani desek ki niyetleri müspet kendilerini gizliyorlar vb. o zaman malum terör örgütünden farkları kalır mı? Onlar da zamanında böyle yandaş toplamadı mı? Çok ciddi noktalarda dinden taviz verip bunu kılıfına uydurmadılar mı? Umarım mevcut idarecilerimiz akıllanırlar. Haramda rahmet aranır mı yahu diyorum. Ortada bir sorun olduğu doğru ama çözüm de mevcut. Allah’ın kanunlarını bırakıp insan yapımı olanlarına yöneldikten sonra ortaya çıkan sorunların çözümü yaratıcının kanunlarından iyice uzaklaşmak değil tam tersi doğru olanı yani mutlak hükümleri tekrar yürürlüğe sokmaktır. Bizler halen hataları hata ile kapatmaya çalışıyoruz. İnsan gerçekten üzülüyor. Etrafta bir sürü boşanmış insan var, nafaka çeken insan var, sırf genç yaşta evlendi diye kocası istismar ile suçlanan ve hapiste olan bir sürü insan var . Çoluk çocuklarına yazık. Bu kadar kolay mı aile kurumunu baltalamak?

          • Feyza diyor ki:

            Insaallah hersey zamanla daha guzel olur, biz halk olarak kendimizi duzeltirsek insaallah idarecilerimiz de hatali olduklari noktalari farkederler. Degisim cekirdekten baslar Fatih bey, yoneticilerimiz amellerimizdir. Onlar bizim eserimiz.
            Hayirli Cumalar dilerim.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Size ve tüm site sakinlerine de hayırlı Cuma’lar olsun :)

  2. Ferhadi diyor ki:

    Erkek 👨‍🎨 kavvam olursa sorun kalmaz.

    • cihad diyor ki:

      Ferhadi Bey,

      Bunlar kavvam ile hayvan tabirlerini karıştırmış olmasınlar. Zira telaffuzları birbirini andırıyor.

      Zinhar “ne alaka hocam, sizde kafayı iyice üşüttünüz.” demeyiniz.

      Zira,

      Din-i Mübin-i İslâm’dan (güya) feministlik çıkaran bu kafadan ben herşey beklerim.

  3. Ahmet eliaçık diyor ki:

    Teşekkürler Halit bey maalesef bu ötekilestirme hemen her alanda feminist LGBT STK’larca organize edilip yaygonlaştırmakta

    Evet tepkiden yok denecek kadar az
    Hele birde buna iktidara yakın olan Kadem ve benzeri kadın hak savunucuları içinde ki belki gizlenen feminist zihmiyet sinsice işliyor ideolojisini
    Eşitlik özgürlük adı altında
    #pozitiayrımcılık diye bir kavram sokuldu yargıyı dahi etkisi altına aldı #6284yasa beyana esas yani delile Şahide bile gerek görmeden ceza veriyor

    Bu oyun çok büyük ve sinsi bir oyun bozulmazsa
    15 temmuz dan daha fazla yıkım yapmakta

    #nafakamahkumubaba

  4. Sümeyye diyor ki:

    Haklısınız Halid bey. Bahsettiğiniz reklamları izledim. Gereksiz ve çok kaba bir genellemeye gidilmiş.

    Bu durumda kendi cinsimin de bazı kesimi eleştirilir. Genelleme gibi algılanmasın tabi ama bazen de erkekleri yöneten, baskı kuran, eşine saygısı olmayan bayanlar çıkmıyor deģil. Bu çok mu sağlıklı. Evin otoritesi genellikle erkekte olur. Bu şiddet yoluyla değil elbet. Kadın kendini sahiplenecek, saygı duyacak ve aynı şekilde kendisininde saygı duyacağı bir bey görmek ister. Kadının da erkeğin de ölçülü bir eş olması birbirini tamamlaması gereklidir diye düşünüyorum. Bayanlar hakkında böyle bir reklam yapılsaydı dediğiniz gibi büyük tepkiler görülürdü. Erkeklerinde bayanlar tarafından fiziksel olmasa bile psikolojik şiddetleri oluyor. Tabiri caizse kılıbıklaştırılıp erkeklerin ezilip büzülmesi de yanlış. Bayanın erkeğe saygısı olmalı ve aynı şekilde erkeğinde bayana. Bu şekilde sağlıklı yuvalar kurulur.

    Kadın erkek eşitliģi derken sonuç böyle olmamalıydı. Bu tür reklamlarla, medyada daha başka gördüğümüz haber veya propagandalarla erkelerin genelini alçaltmak bayanların da erkeklere karşı saygılarının kalmaması demek. Burada bayanı da erkeği de genellemiyorum. Böyle örneklerde çıkabiliyor ne yazıkki.

    Farkına varmamızı sağladığınız için Allah razı olsun.
    Duanız için de amin. Her zaman hakkı söyleyenlerden oluruz inşaAllah…

  5. Zeynep diyor ki:

    Hiç izlemedim reklam filmini okuyunca yok artık dedim gerçekten inanamadim bulup izledim. Çok haklısınız neden ses çıkarmıyoruz kadınlara yönelik olsa yer yerinden oynardi .Nasıl tepki verebiliriz tweeter kullanmıyorum fakat böyle durumlarda hesap açmak istiyorum bir kadın olarak basta eşim ve oğlumu düsunerek yeter ne derdiniz var erkeklerle demek istiyorum .

  6. Ardan diyor ki:

    Ayı işi bitince çeker gider.
    Çocuklarına bakmaz!
    Ayı ve kurt Ömür Boyu Nafaka ödemez!
    Çocuklarını icra ile görmez!
    Nafaka hapsine atılmaz!
    6284 ile yuvasından atılmaz!

  7. Yahya diyor ki:

    Bende buraya doğada erkeğini öldüren ve/veya yiyen hayvanların adlarını yazayım… Hatta bir kısa bir belgesel çekip yetkililere mi göndersem?
    Yoksa tehdit ediyor diye içeri mi atarlar?

    bir çok örümcek erkeğini yer
    peygamber devesi (mantis) denen böcek çiftleşmeden sonra erkeğinin kafasını koparır
    bazı ahtapot türleri erkeklerini boğarak öldürür
    bazı çekirge türleri yine erkeğini yer
    yine bir grup dişi akrep, erkek akrebi yer…

    bitmedi, yine bir çok hayvan yavrusunu dahi yer veya öldürür.

  8. Sadece Fatih diyor ki:

    Çok yaşayın Halid Bey :)

    Bu konuya yorum olarak değinecektim ki sizler daha iyisini yapıp yazı halinde sunmuşsunuz.

    Ben halen bilinçaltıma yüklenmiş olan suçluluk duygusunu tamamiyle kıramadım. Hangi suçluluk? Erkek olduğum için hissettiğim suçluluk. Öyle ya ben diğer erkekler gibi olmayacaktım. Peki sonuç ne oldu? Sözde cinsiyetçiliğe karşı gibi duran ama özünde cinsiyetçiliğin âlâsını yapıp erkekliği yok etmeye çalışan feminizmin etkisiyle erkek olmaktan utanır hale geldim resmen yıllarca. Kendimi hep kadınlara zarar verecek potansiyel bir suçlu olarak gördüm. Ve evet şimdi de hayvan olduk. Artık evlensem eşime el sürmeye bile korkarım herhalde, tam da feministlerin istediği gibi değil mi?
    Neden? Kazara evde elim çarpar bir şey olur hanımımın canını yakarsam herhalde hesabını yargıya veremem.
    Bakalım ileride ne olacak, henüz kadınlar kendilerine açıktan tapmamızı istemediler…

    • adem diyor ki:

      aynen fatih bey. kadınlar kendilerine tapmamızı isteyecekler emin olun. sadece bunun adına tapınmak demeyecekler. İsrailin filistinlilere yaptığı gibi kadınlarda güya kendi güvenlikleri için erkelere yaşama hakkı tanımayacaklar. ancak kendi istedikleri kadar ve gene kendi çıkarları için bir kaç cüzi özgürlük bırakacaklar geri kalan her sey kadınların elinde olacak. hükümetten veya feminist başörtülü başıaçık hiçbir kadının fiistin ve islam davasına inanmıyorum.
      mescid-i aksa için özgürlük diyen kadınlar; kendi ülkelerindeki türk erkeklere hakarette sınır tanımayıp onları eziyorlar bir kısmını da hapse ve hastalıklara mahkum ederken ve erkeklerin erkekliklerini kanunlarla ve avrupa-abd fonlarıyla bitirmeye delicesine sevdalanmışken mescid-i aksayı kim özgürleştirecek soruyorum. bu kadem ve diğer feminist örgütler bu ülkeyi işgal girişimidir. ve derhal kapatılmalıdır. tüm yöneticileri bu vatana ihanetten hapislere atılmalıdır. bunları erkek cinsine soykırım uyguladıkları için en ağır cezalar verilmelidir. herkes görsün artık; israil hangi gerekçelerle filistinli insanları öldürmeyi kendilerinde hak görüyor ve onların haklarını gasp ediyorsa (cevap:kndi üvenlikleri) bu hain femin kadınlarda aynı gerekçelerle erkekleri terörist gibi görüyor ve bizlerin haklarını gaspediyor. filistinin eridiği gibi bizde eriyoruz ey müslüman türk gençliği ve türk erkekleri. artık buna durr. artık kendi bildiğimi uygulayacağım. smaimiyetimle söylüyorum kadınlara saygım hürmetim falan içimden gelmiyor hiçbir şey. kimse bana peygamber efendimizin “kadfınlara iyi davranın” gibi konuştuğunu hatırlatmaya kalkmasın. aynı peygamber sizin gib sahte müslümancık hamasetçilerinizin sloganlar attığı mescidi aksadan yükselip miraca çıktığında cehennem ehlinin gene sizlerden çoğunkukta olduğunu söylemiştir. ve ben inanıyrum ki eğer peygameberimiz bu gün sağ olup Türkiyede yaşasaydı siz başrtülü/başörtüsüz feminaziler peygamberimize en ağır cezalar verip ona hakaretler ederdiniz. ttrükiye sizin şu an cennetiniz ama sizin gibiler için yaşasın cehennem. Allah size cehennemin dibini göstersin. orada dişi ayılardan çok şey görün emi…

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Adem Bey.
        Bu dünyada en çok korktuğun şeyleri say deseler “huysuz kadınlar” liderliğe oynar.

        Bu yorumuma gülenler, onu ciddiye almayanlar olabilir. Makara olsun diye yazmadım. Gerek iş yerinde gerek aile hayatımda görmek isteyeceğim en son kişilerden biri huysuz-feminist kadınlardır.

      • Feyza diyor ki:

        Adem bey yonlendirilen kadinlarin icerisinde bilincsiz ve dini konularda da cahil birakilmis buyuk bir kesim var. Bir de din tuccari modernist kesim dini guzel bir manipulasyon araci olarak kullanmaktan cekinmedikleri icin insanimizin kafasi dini mevzulari arastirmak istese dahi karisik, net olamiyor.
        Feminist basortulu olarak nitelendirdigimiz kesim de zaten bu deformasyondan nasibini alan yari bilincli ya da tamamen bilincsiz kesim. Onlari yonlendirenlerin taktikleri suslu, edebi sozler; ikna edici bir konusma/yazi kabiliyeti ve nefsin hosuna gidici fetvalar. Bu akimlari ise aslinda kadinlar degil, kadinlarin uzerinden yuruten kesimin kumandani da yine erkekler. Bas aktorlere bakarsaniz figuran kadinlar ama figuranlara gecici aktorluk verilmis ve kendilerini dunya stari zannedebilecek musamaha gosteriliyor hedefe giden kendilerince kutlu yolda. Kadinlar bu akimlarin icerisinde yalnizca bir piyon, cunku kullanilmaya musait. Aslinda haklarini savunduklarini zannederken ciddi derecede batil bir firka tarafindan somurulduklerinin farkinda degiller ya da farkinda olsalar da bunu kabul etmelerinin onunde duran devasa nefsi engeller. Allahu Teala onlara da dogru yolu gostersin ve ehl-i Sunnet itikadindan cumlemizi ayirmasin. .
        Basi acik olarak nitelediginiz kesimin ise durumu belli, ayni ideolojinin farkli kollarindan beslenseler de ana trafoda bizim ortulu feministlerimizle bir sekilde birlesiyorlar. Zaten ummetin basina modernizmi musallat eden ve Muslumanlari, inancini savunma konumuna dusurmek zorunda birakan, Sunneti itibarsizlastirip ayeti kerimeleri polemik konusu haline getirecek zemini hazirlayan, bu esnada aile kurumunun da kokunu dinamitleyenlerle dinden nasibi olmayanlari bir kilif uydurmaya ihtiyac duymadan feminizm ve benzeri batil ideolojilere hizmet icin yetistirenler ozunde hep ayni kesim degil mi, dunyanin kaymagini yiyen ve tortusuna kalan cogunlugu mahkum eden?
        Biz ummetin ehli Sunnet itikadina muntesib bilincli kesiminden kadin ve erkek mu’minler birbirimize sahip cikmak zorundayiz. Evleneceginiz kisinin tahsili, maasi, statusu vs degil sadece imani ve teslimiyeti belirleyici etkeniniz olsun. O zaman siz o kadina hadis-i serifteki gibi ‘hayirla yaklasirsiniz’ insaallah.
        Erkeklerimiz de kadinlarimiz da romantik ve dunyaperest beklentilerden biraz uzaklassin. Misyonumuzu hatirlayalim. Evlilik bu devirde yalnizca Allah rizasi icin yapilmali ve asil gaye hayirli, bilincli Musluman evlatlar yetistirebilmek kendi nefsini de haramdan sakinabilmek adina olmali.
        Bosanmalarin bu kadar arttigi ve aile nizaminin, mizanimizin dengesinin kaydigi bu devirde biz kendimizi haramlardan koruyabilip bir de bu evlilikten hayirli ve salih/saliha cocuklar yetistirebilirsek baska beklentilerin icine dusmemek ve ufak tefek hatalara sabir gostermek lazim. Cunku bizim vazifemiz cok buyuk,aile kurumuna Sunneti Seniyye uzere sahip cikabilecek kimler kaldi?
        Kadinlardan ya da erkeklerden busbutun uzaklasip nefret etmek yerine nasibimizi hayirli yerlerde arayip yeni bir yuva kurmanin gayreti icinde olmak zorundayiz. Allahu Teala’nin verdigi bu saglik ve bolluk nimetlerinin hepsinin hesabi sorulacaktir. Biz elimizi tasin altina koymazsak ve gordugumuz hatalari butun bir cinsiyete mal eder munzevi bir hayata cekilir, kadin ve erkeklerden elimizi etegimizi ceker evlilik fikrinden busbutun uzaklasirsak elini bizim yerimize tasin altina koyacak cok sayida insan olur ve o tas gun gelir bizim de basimizi yarar.
        Bu konuda gercekci dusunmek ve devletin cozum uretmedigi yerlerde biz cozumumuzu uretmeye calismak zorundayiz. Kimse haricten gazel okudugumu dusunmesin. Elimizden geleni yapip hayirli bir kadin ya da erkek karsimiza ciktigi ve teslimiyetinden ahlakindan emin oldugumuz zaman tekrar yuva kurmaktan cekinmeyelim. Biz cogalalim, guzel evlatlar yetistirelim ki ummete hediyemiz olsun, aldigimiz nefesin zekatini yoksa nasil verecegiz.
        Bir kotu tecrube yasarsiniz ama ardindan cok daha iyisi karsiniza cikabilir. Allahu Teala’dan hayirli olani isteyin,ye’se dusmeyin. Niyet hayr olursa akibet de insaallah hayr olur.
        Cocugu olan Muslumanlar ise evine cirkin nesriyati, goruntuleri sokup onlari zehirlemesin. Kucucuk yastan itibaren helal lokma ile, abdestli verilen sut ile, alni secdede baba ve anne ile, evinde Kur’an-i Kerim sesi ile buyuyen cocuklardaki farki mutlaka goreceksiniz. Biraz kemerleri sıkıp rahat yasamimizdan feragat etmek zorundayiz. Biz bu disiplini hayatlarimizda saglayamazsak bizi disipline etmeye calisanlara coktan teslim olmusuz demektir. Kucuk yasta iman tohumunu kalbine ekmezseniz cocugunuzun, okula baslayip dunya ile tanistiktan sonra birseyleri belletmek cok zor olacaktir. Evlilikte asil gayesi Allah rizasi olan anne babalar cocuklarini bu prensiplerle yeristirip cocuklugunu da dogal sekilde yasamasina imkan tanir zemin hazirlarsa yetisen saglikli ve imanli bireyler yarinin mimari olurlar insaallah. Ama bir tecrube ile kalan omrunu cope atmak dogru degil, her nimetin bir hesabi var.
        Bu yazdiklarimi kendi hayatim icinde kendimi de ozelestiriye tabi tutarak yaziyorum yanlis anlamayin. Kendi hatalarimi ve ihmallerimi de gorup temize cekiyor ve evlilik konusunda acele etmenin muhim olusunu daha iyi kavradigimi belirtmek istiyorum. Sanirim mu’min kullar olarak hayatimiz icerisinde daha cesur ve akilli adimlar atmaliyiz. Beklentileri dusurmeli, Allah rizasina odaklanmaliyiz. Yarinin hesabi ile bugunu zayi etmemeliyiz. Hayatin alti ustu kirk yili evli kalacagiz insaallah ve Allah omur verirse ama o kirk yildan kac yuzyillik bir nesil insa edecegiz Allahu Teala musade buyurursa. Sanirim katlanmaya ve yasamaya deger.
        Selam ve dua ile.

        • Sami diyor ki:

          Kaleminize sağlık Feyza Hanım. Her yönden istifadeye açık bir yazı kaleme almışsınız.

          • Feyza diyor ki:

            Tesekkur ederim Sami bey, sizin de yorumlarinizi okumak isterim. Hayat tecrubesi olan bir insansimiz anladigim kadariyla onceki yorumlarinizda oyle gormustum. Istifade etmek isteriz.
            Selamlar.

  9. Kevser Hacı diyor ki:

    Bir kadın ve anne olarak yazınızı faydalı, tepkilerinizi çok haklı buluyorum. Insan insandan öğrenir nezaketi ve insanlığı. Kadın da erkek de saygındır. Birbirimize saygı duymayalı pek çok başka değeri de kaybettik toplum olarak ne yazık ki.

  10. FATİH MEHMET DOĞAN diyor ki:

    Allah razı olsun Ziyaeddin Bey,
    duygularımıza tercüman bir makale.
    Yapıcı uyarıcı değil yıkıcı ve hakaret dolu bir video.
    Kadem’in kuruluş amacının da çok farklı olduğunu sanmıyorum.
    Maalesef hükumetimiz de buna fazlasıyla destek oluyor, iş işten geçmeden bir gün basiretleri açılır inş.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Yumuşak muamele kimde bulunursa onu güzelleştirir. Yumuşaklık kimden söküp alınırsa onu çirkinleştirir. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku