Boşanmış Babalar Bildirisi

“BOŞANMIŞ BABALAR GRUBU”NDAN ASBP Önünde Yapılacak Basın Bildirisine Davet Mektubu

Bizler çocuklarını çok seven, eşinden boşanmış veya boşanma sürecinde olan babalarız. Bazılarımızın eski eşi çocuğumuz ile görüşmemizi engelliyor. Bazılarımızınki çocuğumuz ile ilişkimizi zedelemeye çalışıyor. Kimimiz bazı mahkeme kararlarındaki baba ve erkek aleyhine hükümlerin mağduru. Kimimiz ise maalesef bunların hepsini bir arada yaşıyor.

Şu an binlerce boşanmış ebeveynin , çocuğu üzerinde velayeti alan tarafın çocuk üzerine EYS diye tanımlanan (Ebeveyn Yabancılaştırma Sendromu) uyguladığını bilmekteyiz ve bunun TCK’ya çocuk istismarı ve psikolojik şiddet olarak tanımlanmasını talep ediyoruz.

Çocuklarımız MAL-EŞYA değildir, İcra memuruyla çocuk almanın ve aile mahkemesi kararlarının PARA yatırılarak uygulanması Anayasamıza,Çocuk hakları sözleşmesine ve İnsan hakları Sözleşmesine aykırıdır. Bu konuda da gerekli bakanlıklarla çalışmaya başladık. Adalet bakanlığından değişime ve yeniliğe karşı çok parlak bir ışık almamıza karşın, Asıl ışık görmemiz gereken ASPB’den maalesef 2 yıldır bir ışık göremedik. Ev haczinin kalktığı bir ortamda halen çocuklarımızın hacze-dilmesi bizleri ve çocuklarımızı olumsuz yönde etkilemektedir.

Sayın ASP Bakanı Fatma Şahin hnm, maalesef kadınlar yönünde çalışmalar yapmakta ve erkekleri kaale almamaktadır. 6284 sayılı aile kanununda da bunun en iyi örneğini görmekteyiz. Kendisi bu kanunu sokaktaki hayvana kıyamayan ancak karnındaki çocuğa kıyarak kürtaja evet diyen Serbest hayatı destekleyen , FEMİNİST ve LGBT derneklerinden oluşan “Şiddete son kadın platformu” ile hazırladığını her fırsatta belirtmektedir. Zaten mahkeme kararıyla verilen ilk panik butonunun sahibinin de bir transseksüel olması aile yasasının işbirlikçilerinin kim olduğu ve kimler için yapıldığının kanıtıdır.

6284 sayılı Aile ve kadını koruma yasası AİLEYİ DİNAMİTLEMEKTEDİR.

Sayın Basın Mensubu arkadaşlarımız ;

9 Kasım 2012 saat 15:30-17:00 arası Aile Bakanlığının AKAY caddesindeki binası önünde (karşı kaldırım iş bankası önü) ekte verilen programa göre , Ankara Güvenlik şube müdürlüğü bilgisi dahilinde BASIN BİLDİRİSİ yapılacak ve konuşmalar ve etkinlikler sonrasında ASPB’ye konu ile ilgili dilekçe,materyel ve konunun anlam ve önemini belirten hediyeler ASPB GELEN EVRAK servisine bırakılacaktır.

”BABALI YETİMLER BÜYÜMESİN” , “İCRA İLE ÇOCUK ALMAYA HAYIR” , “KADINDAN SORUMLU ERKEKTEN SORUMSUZ BAKAN İSTEMİYORUZ” , “DON’T PANIC BAKANIM” Slogan ve pankartları altında yapacağımız basın açıklamasına kamuoyunu aydınlatmak amacıyla değerli katılım-larınızı bekleriz.

Basın Bildirisi Programı :

15:00–15:30 Belirtilen saatte aşağıdaki haritada belirtilen geliş yönü doğrultusunda toplanma ve haritada belirtilen bölgede (Akay Caddesi İş bankası önü) toplanılması.

15:40-16:30 Basın bildirisi ve Kamuoyunu bilgilendirme amaçlı konuşmanın yapılması. (İcra ile çocuk alma,Velayet,6284 sayılı kanun ,Erkeğe yapılan şiddetler,ASPB’nin erkeğe karşı olan ilgisizliği konuşmanın ana hatlarıdır)

16:30-17:00 ASPB’ye Düzenleme Kurulundan seçilmiş 2 kişi tarafından bir dilekçe ve ekindeki dosya ve konunun anlam ve önemini belirten oyuncak , kitap v.b’nin “Bakanlık Evrak Kalemi” ne teslim edilmesi ve iyi niyet ve dileklerimizin bildirilmesi

17:00-17:15 Bildiri için gelen Basın mensupları ve güvenlik şube yetkilileri ile vedalaşma ve durum değerlendirme.

17:15- Geliş yönü doğrultusunun tersine , düzenli ve olaysız bir şekilde dağılma

 

Konu ile ilgili detaylı bilgileri , www.ortakvelayet.com www.basbakanamektup.com ve www.basbakanasikayet.com sitelerinden alabilirsiniz.

İrtibat için 0.530.766 11 09 ‘dan İlker bey ile görüşebilirsiniz.

Saygılarımla

 

Boşanmış Babalar Grubu

Düzenleme Komitesi

0.530.766 11 09

www.ortakvelayet.com

www.basbakanamektup.com

www.basbakanasikayet.com

http://www.facebook.com/groups/bosanmisbabalar/

 

Çekmeköy Oyun Grubu Çekmeköy İngilizce Anaokulu

“Boşanmış Babalar Bildirisi” için 28 Yorum

  1. ilker diyor ki:

    Uzun bir zamandır bu sayfaya bakmamıştım , meğerse eski bir dostumuz gelmiş yorumlar yapmış dolayısı ilede benim cevbap hakkım doğdu:
    ** 2004 yılındaki gazete haberine istinaden ayrıldım denmektedir : evet doğru bir gazete haberi var, eski bir çalışanımız bana tuzak kurdu ancak ben onu anladım, ve oyunlarını bozdum ve organize şubenin yapmış olduğu operayonla yakalandılar ve tutuklandılar ceza aldılar, gözaltında iken avukatlarının vermiş olduğu akıl ile söyledikleri gazetelere manşet olmuştur. Daha sonra 2. davada bu söyledikleri ifadelerin geçersiz olduğunu bayen etmişlerdir. Ancak bu aysun hanımın ayrılmasına engel olmamıştır.

    ** Aysun hanım çocuğumuz 1998 yılında doğdu, benim elimde bursa asliye hukuk mahkemsinden (o devirde aile mahkemesi yoktu). alınmış çocuk görüş kararı vardır, hatırlarsanızda icra yoluyla çocuğumu gelip almıştım.
    demekki neymiş daha BOŞANMADAN (2004 YILINDA) 6 YIL ÖNCE siz benden çocuğumu kaçırdınız ve görmemi engellediniz. Bunu inkar edecek haliniz yok herhalde… Yani adalaetin karbon kağıdı ve daktilo devrinden alınmış çocuk görüşü kararım vardır. Evet boşanma 2004′te gerçekleşti ,ben acaba neden 1998′de bu kararı aldım , çünkü evde huzursuzluk çıkarıp zırt pırt baba evine kaçıyordunuz. 3-4 ay orada kalıp geliyordunuz.

    ** Evet nafakayı ödemedim çünkü gurur yaptım. Eğer bu ülkede İCRA İFLAS KANUNUNA göre çocuk görülüyorsa, bende ödediğim paranın karşılığını almak isterim. yani nedir bu bana çocuğu göstermediniz bende nafakayı ödemedim. Bunu mahkemede hakimede belirttim, Almadığım hizmetin bedelini ödemem dedim. Sen bana çocuğu gösterme sonra benden para iste, barlarda cazlarda bu parayı ye, facebook sayfanızda resimleriniz var aysun hnm.

    ** Haaa nafakayı ödemedim ne yaptım 1 ay hapis yattım. bunu başvurumun üzerine hafta sonu infaz yaptım, sen gittin şikayet ettin son 2-3 haftayı (6 günü peşpeşe yattım). sonra bana diyorsunki annesini hapise atmaya çalıştı, sen ne yaptın, oğlan salya sümük ağlamadımı babam hapiste diye.

    ** Daha bitmedi , senden ayrılınca hayat bitmedi aysun hnm, evlendim , sen ne yaptın şimdiki eşime hakaret ettin , eşim hamileyken, senin doğmamış piçine oğlumun hakkı olan malı yedirtmem dedin, bana çhakaret ettin, ve 3 ay hapis cezası aldın ertelendi HAGB oldu.

    ** Aç videoları iyi dinle, bilhassa syn fatma şahin ile yaptığımız görüşme videosunu , konuşmaya başlarken dedimki “şu an benim böyle bir sorunum yok, ama zamanında çektim, bunları şimdi yaşamıyor olmam gelecekte yaşamayacak olmam anlamına gelmez” dedim ve ekledim “ben bu mücadeleyi oğlum için yapıyorum, ileride o evlenir allah korusun boşanırsa bizim çektiklerimizi çekmesin, bizleri (buna sende dahilsin aysun hnm) torun sevgisinden eksik bırakmasın” dedim. Ben şu an mücadelemi ileride sen torun hasreti çekme diye yapıyorum. Bakarsın senin kafandan bir gelinimiz olur uğraşırır dururuz.

    Tüm kamuoyuna ve buradaki arkadaşlara duyurulur.

    Seymen ve kurtuluş arkadaşlarımızada teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalınız. Gelişmöelerden bilgi sahibi edeceğim bu yazıdakileri .

  2. bayraktar diyor ki:

    ben bu tip konularda çocukların isteklerinin her şeyin önünde tutulması gerektiğine inanan baba adayı biriyim. bence bireyler kötülenerek kötü bir birey kimliği kazanmaz. kişiler kendi yaptıkları ile bu ünvanı alır. eğer siz iyi bir baba veya anneyseniz bunun önüne hiç bir şey geçmez.su yolunu bulur ve elbette bir gün gelir her kez hakkettiğini yaşar. bence bu olaylar bu kadar aşikare yaşanarak çocuk için iyi olacak sonuçlar kazanılmaz. eğer birey çocuğa gerçekten değer veriyor ise onun için mücadele etmesi gereken ortam burası değil. bu sadece bireyin kendini tatmin etmek için çabaladığı bir yerdir. kanunlar var eğer kadın veya erkek haksızsa ve yaptıklarını kanun önünde kanıtlıyor iseniz o çocuk ona en iyi bakacak olan kişiye verilir. ama eğer ortada böyle bir durum yoksa anneye verilir tabi ki. ben bu konuya sonuna kadar destek veriyorum. bence anne çocuğun öncelikle büyümesinde en önemli bireydir. baba anne kadar çocuğun gelişiminde rol alamaz. ama annede babanın çocuğunu görmesini engelleyemez. bence bu kurum içlerinde gerçekten haklı olan insanlar olsa da aralarına karışmış ve bu durumu kullanmaya çalışan kişileri iyi seçmeli çünki arada belkide mağdur duruma düşecek annelerde olabilir. burası yargı yeri değil ama okuduklarım karşısında şaşırıyorum gerçekten siz bir kişinin çocuğunu görme hakkı olduğu halde mağdur oldum demesini görmezden gelemezsiniz. ve bu kişi burada belkide gerçekten mağdur olan babaları kullanarak bir anneye zarar veriyor hatta çocuğun psikolojisini etkileyen bir tavır izliyorsa bence bu araştırılmalı. bu kurum zarar görmeden gerçek mağdurların içinden bir an önce elimine edilmelidir. ben bu kurumun içinde olup ta çocuğunu görmediğini iddia eden ve anne tarafından çocuğa kötülendiğini söyleyen babaya sesleniyorum… bu olaydan sonra o çocuğun suratına nasıl bakacak merak ediyorum…..kimse salak değil salak yerine konmasın. bir gün gelir o çocuk çıkar öyle şeyler derki baba olarak keşke demek zorunda kalırsın…..elini vicdanına koy ve artık yeter ben çocuğum için bir şeyler yapıyım de emin ol bunun anneyle bir alakası yok. çocuğunu kazanmak istiyorsa insan onu gerçekten ama gerçekten çok sevmeli üçe beşe bakmadan. bazı şeyleri kaybedebilmeyi göze alarak sevmeli. nafaka vermeyi enayilik sayarak kendinizi korursunuz bu çocuğu kazanmak için yapılan bir hamle değil aksine bireysel bir tavır. bırakın buna çocuğunuz karar versin siz değil. her zaman emin olun gerçek sevgi kazanır.

    • aysun diyor ki:

      sayın baba adayı beyefendi öyle güzel şeyler yazmışsınız ki inanın okurken gözlerim doldu .. hislerime tercüman olmuşsunuz resmen .aynen çocukların istekleri herşeyden önce gelmeli .. ben yıllardır çocuğuna nafaka ödemeyen en sonunda kanunların yaptırım gücüyle ödemek zorunda kalan sırf bu durum kendisine aşırı derecede battığı için çocuğu öne sürerek huzursuzluk çıkarmaya çalışan ama sonuçta maalesefki ne olursa olsun çocuğumun babası olan bir adamla muhatabım..ben çalışan kendi ayakları üzerinde durabilen bir anneyim .. ancak mahkeme kararına göre babanında çocuğu için bir miktar nafaka ödemesi görevidir .. çünkü bu tip yaptırımlar olmasa böyle ben muhteşem babayım diye gazetelerde boy boy resimleri çıkan bazı babaların çocuklarına en ufak faydaları olmaz..bu tür babalar öyle kin nefret doludurlar ki çocukları için ödedikleri nafakayı annenin harcadığını düşünerek sürekli bilenirler .. çocuğumun hakkı olan herzaman kuruşuna kadar çocuğum için kullanılır .. yada saklanır.. kolay kolay hiç bir kadında boşadığı bir adamın kuruşuna tenezzül etmez .. bunlar bir tarafa çocuğuyla iletişim kurmayı bile beceremeyen bir baba nasıl oluyorda çok haklıymış çok mağdurmuş gibi demeçler verebiliyor hayretler içinde kalıyorum.. çocuğum bir süre önce babasının evine gitmek istememekteydi ..(babasının yeni hanımıyla problem yaşamışlardı) bu durumu üçümüz oturup konuşma kararı aldık ve üçlü görüşmede de oğlum kararında diretti .. eve gitmek istemediği konusunda yani… inanın sonrasında mail attım ilgili şahsa namı diğer muhteşem babaya .. çocuğa diretme farklı şeyler paylaş aldığunda mesela bowling oynamaya gidin sinemaya gidin önce dışarda sosyal paylaşımlarınızı arttırın daha sonra nasılsa unutulur bazı şeyler evinede gelir kalırda diye …bana gelen cevap :BEN ÇOCUĞUMLA SEVGİLİLER GİBİ PASTANE KÖŞELERİNDE ORDA BURDA GÖRÜŞMEM GELECEKSE EVE GELECEK GELMEZSE KENDİ BİLİR …… bu durumda daha ne yapabilirim acaba bir anne olarak .. ve bu olaydan yaklaşık bir iki hafta sonra benim işyerim telim herşeyim bilindiği halde kapıma haciz memuruyla geliniyor .. suçum :ÇOCUK KAÇIRMAK… sadece şunu öğrendim ki herseferinde doğru olan haklı olan kazanıyor … tabii hakkımda dava da açıldı çocuk kaçırmaktan veeeeee bahsi geçen mailleşmeler sayesinde ve birçok kanıt sayesinde suçum olmadığı kanıtlandı … bir insan yalan içinde debelendikçe batar aynı bataklığa düşmüş gibi .. battıkçada tutup başkalarını da çekmeye çalışır böyle insanlar ama beceremezler .. burda çocuk babaya aittir anne zorluk çıkarmamalıdır diyen kişi nasıl bir vicdana sahiptir aklım almıyor.. .Allah herkesin evladını korusun…

      • yılmaz diyor ki:

        slm aysun hanım oncelikle sunu belirtmek isterim cocuk annenin kadar babanında cocugudur anne veya baba kim olursa olsun cocugunu gormesini engeleme hakkı yoktur ayrılmış olabilirsin ama hic kimsenin cocugu kulanma hakkı yok ben 800 tl aylık alıyorum 400 tl ev kiram var 300 tl nafaka baglandı nafakayı odemiyorum cunku odeyecek durumum yok cocuga 100 tl baglandı ben 150 tl oduyordum cunku cocuk benimde cocugum ama ne hikmetse tlf nosunu degiştirdi annem ve babamı arama dedi cunku cocugu gormek icin tlf ediyordum oyle gidiyordum evlerine gidip kapılarını calmadım cunku biliyorum ki sikayet edecekler tehtid ediyor diyei cunku bosanma esnasında hakime tehtit edyor diyerek yalan soyledi cunku yaslar kadınlardan yana ama ben kendisini hic bi zaman tehtit etmedim ben cocugumu 16 aydan beri gormuyorum cocuga nafaka odemiyorum cunku tlf la bankadan yatırıyordum tlf kapattı hesap nosu yok cocugu goremesin diyor benimde nafakamı ode diyor ama ben kendisine nafaka veremem sizin bosandıgım esimin parasına tenezzul etmez hic bir kadın diye belirtmişsin sen etmeye bilirsin o senin onurlu oldugun icindir ama edenler var herkes senin gibi ayakta durmayı bilmeli madem eşitlikse kadında k endi nafakasını kendi kazanmalı benim hayret ettigim şey ayrılmış yuva yıkılmış hala para on planda tutuluyor herkes sapkasını onune koyup dusunmeli nafakamı onemli aıle cocukmu

        • aysun diyor ki:

          slm Yılmaz Bey yazdıklarınız tamamen doğruysa yani ortada tehdit yoksa ve çocuğunuz kasıtlı olarak sizden koparılmaya çalışılarak gösterilmiyosa bu çok acı birşey .. nafakaya gelince mahkeme sizin maddi durumunuzu soruşturmuş ve ona göre bir nafaka miktarı belirlemiştir çocuğunuza, eğerki boşanmış olduğunuz eşiniz de nafaka talep ettiyse ona bişey diyemem.. ama çocuğunuzunkini ödemeniz gerekmektedir … türkiyede bir çok erkek hatta maddi durumu çok çok iyi olanlarda dahil boşandıkları eşlerini zor durumda bırakmak yükü olabildiğince karşı tarafa yıkmak böylece intilkam almak adına kendilerini çalışmıyor gösterip mazlumu da oynayabiliyorlar … burda asıl cezalandırdıkları kendi evlatları bunu görmek istemiyorlar .. benim olayım çok farklı ben iyi niyetten ve çocuğun sağlıklı gelişiminden yanayım .. boşanan anne babalar unutmamalıdırki olumsuz her davranışları çocuklarını etkiler …

  3. selma diyor ki:

    Çocuk her zaman anneye aittir. Bu yüzden çocukları kadınlara karşı silah olarak kullanmaktan vazgeçin yoksa anneden ayırma korkusu yaşattığınız çocuğunuz sizi babası olarak değil düşmanı olarak görür. Bir çocuk annesine fiziksel ya da psikolojik şiddet göstermiş bir şahsı babası bile olsa asla istemez.
    Not: boşanmış bir ailede büyüyen bir bireyim.

    • aysun diyor ki:

      selma hnm öyle doğru şeyler yazmışsınız ki tebrik ederim .. BOŞANMIŞ BABALAR ÖRGÜTÜNÜ kuran öncülük eden kişi İlker Kayar eski eşimdir …verdiği demeçlerde 8 yıldır oğlunu görememekten yakınmaktadır ..bir insan oğluna karşı göz göre göre nasıl böyle yalanlar uydurabilir hayretler içinde olmam gerekirken İlker Kayar ın yaklaşık 8 yıldır oğlunun annesini böyle asılsız iftiralarla psikolojısını çökertmek istediğini düşündükçe aslında şaşırmamam gerektiğini düşünüyorum..ismi geçen şahıstan 2004 yılında gazetelerde manşet olan okuduğumda şok olduğum yıkıldığım bir olay üzerine boşanma kararı aldım ..2005 yılında boşandık velayet bana verildi pedagog ve psikologlarında görüşleriyle .. boşanmadan önce benden ayrılırsan çocuğu kaçırırım seni süründürürüm tehditlerine rağmen içim kan ağlayarak ta olsa çocuğumuzu kendisiyle görüşmesine engel olmadım .. bir annenin bu şüpheyle içinin erimesi ne demektir yaşayan anlar .. geçen süre içinde bu zamana kadar İlker Kayar sürekli beni suçlu duruma düşürebilmek adına çocuğu kaçırdığıma dair beni şikayet edip durdu kaldıki artık oğlumuz ergenlik çağında yani şu an 14 yaşında.. babasıyla evlerimiz arasında 100 m mesafe yok babası alması gereken hafta sonları bile şehir dışındayım ,o işim var bu işim var diyerek çocuğunu evine kabul etmemektedir ..her yaz problem yaşamaktayız oğlum yazları 1 ay babasına gitmesi gerekmesine rağmen her defasında gitmek istememekte benim uğraşlarıma rağmen gitmeyi redetmektedir .. bu konuyu üçümüz bir araya gelip konuşmamıza rağmen İlker Kayar 1 hafta sonra çocuk kaçırıyorum diye kapıma polisle gelmektedir .. (1 hafta önce ben oğlumuz ve kendisi birarada olmamıza konuşmamıza rağmen) … şunu da belirtmeden geçemiyeceğim haksızlığa uğradığını iddia eden İlker Kayar çocuğunun nafakasını yıllardır ödememektedir.. çocuğumun maddi manevi her türlü ihtiyacını kendim karşılamaktayım .. (kaldı ki eski eşi İlker Kayar beni işimden de kovdurmak için elinden geleni yapmıştı boşanma davası açtığımda neyseki halen aynı işte istikrarla çalışmaktayım:) kendisi yeniden evlenmiş 2 çocuk sahibi daha olmuştur .. ancak hiç bir zaman çocuğumuza gereken ilgi ve şefkati göstermemiştir.. iletişim bile kurmak yerine sürekli böyle yollara başvurarak hem benim hem de yıllardır çocuğumuzun psikolojisini bozmaya çalışmaktadır ..daha anlatacak çok şeyim var lakin son olarak şunu söylemek istiyorum .. kim haklıysa hakkını sonuna kadar arasın ama reklam olmaya çalışarak asılsız şeylerle bir sürü insanı mağdur olduğuna inandırmaya çalışarak değil .. boşanmış bir anne olarak tüm bu tahriklere rağmen dim dik ayaktayım ve çocuğum ve kendi haklarımı sonuna kadar koruyacağım….

      • çalıkuşu diyor ki:

        bu çok çok şaşırtıcı oldu şimdi. bu mesajı görene kadar kadınların her zaman mağdur olmadığını kanunları kendi lehine koz olarak kullanabildiklerini düşünürdüm, kadın olmama rağmen kadınların şerrinden korkmak gerektiğini savunurdum. son çıkarılan kanunlar iyi niyet endişesiyle hazırlanmış olsa da gerçekten mağdur olanlara yaramıyor, kötü olanı daha kötü yapıyor bence. ama yazdıklarınız doğruysa erkeklerin de mağdur rolü oynayabileceği çok açık. hayretler içerisindeyim, ne diyeyim Allah herkese iyi niyet, samimiyet nasip etsin

        • aysun diyor ki:

          yazdıklarım başından sonuna harfiyen doğrudur.. Allah herkesi bu tip olmayan bişeyi varmış gibi yansıtmaya çalışanlardan korusun..

          • seymen diyor ki:

            Her şey sizin dediğiniz gibiyse peki bu adamın zoru ne?
            Tekrar evlenebildiğine göre sizin boşanma sebebiniz çokta makul değilmiş diye de düşünülemez mi?

            “çocuğunun nafakasını yıllardır ödememektedir.. çocuğumun maddi manevi her türlü ihtiyacını kendim karşılamaktayım” Sizin maddi durumunuz çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaya musait olduktan sonra ondan neden nafaka istiyorsunuz.

          • aysun diyor ki:

            sizin gibi dar görüşlü tekrar evlenebildiğine göre boşanma sebebiniz çok da makul değilmiş diyebilen birinin olaylara tek taraflı bakan madem maddi durumunuz çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaya yetiyor neden nafaka istiyosunuz diyen birinin beni anlaması mümkün değil .. ne güzel karşı taraf bi baba olarak sallana sallana gezsin o zaman ,ben babayım diyerek ,çocuğun her türlü sorumluluğunu anne karşılasın bundan iyisi şamda kayısı .. bu adamın zoru hazımsızlık ,bu adamın zoru sürekli huzursuz etmeye çalışmak ,bu adamın zoru heryerde benim borum öter ben nasıl istersem öyle yaparım öyle davranırım düşüncesi ..ben babayım diye süper babalık taslıyosa hatta medyatik olmaya çalışıyosa bir erkek çocuğuna karşı sorumluluklarını yerine getirecek ..siz farklı düşünüyosanız medeni durumunuz nedir bilmiyorum kadından nafaka talep edersiniz..takdir yüce adaletin ..benim çocuğumun öyle bir hakkı varsa ben hakkını sonuna kadar ararım ..

          • seymen diyor ki:

            “ismi geçen şahıstan 2004 yılında gazetelerde manşet olan okuduğumda şok olduğum yıkıldığım bir olay üzerine boşanma kararı aldım”
            Tabi ki boşanan bir erkeğin tekrar evlenebilmiş olması onun bu evlilikte hatasız olduğu anlamına gelmez. Yanlız sizin yukarıda belirttiğiniz boşanma sebebiniz utanılacak bir durumu olduğunu ima ediyor.
            Gerçekten boşanmayı gerektirecek böyle bir durum varsa sizden sonra evlendiği kişi neden onu kabul edebiliyor ve siz hala onunla aynı sokakta nasıl oturabiliyorsunuz. (“babasıyla evlerimiz arasında 100 m mesafe yok” ) . Ben soru sordum siz cevap vermek yerine yerine dar görüşlü olduğumu söylüyorsunuz. Aksine ben geniş görüşlü olduğum için okuyucuların olaya farklı açılardan da bakabilmesi için yazmıştım.

            Adamın sallana sallana gezmesi sizi niye rahatsız ediyor, boşanmayı isteyen sizsiniz, çocuğun velayatini isteyen de sizsiniz. Çocuk sizin yanınızda kaldığı için babanın sizi ona kötülemesi pek mümkün değil ama tersi baya mümkün.

          • aysun diyor ki:

            seymen rumuzlu şahıs taraflı konuşmaya devam etmekte .. benim boşanma sebebim kendimce geçerli sebeplerdendir bu sebepler yeniden evleneceği kişi için geçerli olmayabilir bu beni ilgilendirmez ..evet çıkan haber benim için utanç vericiydi ve şok ediciydi .. kimse boşanmak için bölyle şeyler yaşamak için evlenmez ama güven sarsıldıktan sonra evliliğin sürmesi de çoğu kişi için mümkün değildir .. burda konu kişinin nasıl oluyorda yeniden evlenebildiği değildir bakış açınız konuyu getirmek istediğiniz noktalar çok enteresan.. sallana sallana dolaşacak derken orda mecazi bir anlam var yani sorumsuzca çocuğuyla ilgisiz anlamında diyorum banane adamın sallan sallana dolaşmasından şaka gibi yazdıklarınız .. çocuğumun gittiği okula yakın oturmak zorundayım aileme yakın oturmam gerek naapıyım memleketmi değiştireyim .. benim bildiğim yüzü kızaran memleket değiştirmeli tabii yüz var sa .. orda da vurgulamak istediğim aynı mahallade olup da çocuğunu 8 yıldır nasıl göremezdi .. evet evet devam edin çoook farklı bakış açılarınız var .. ben bursanın diğer ucuna taşınsam herhalde hakkımda ne tür suçlamalar yapılırdı .. ben hayatımı idame ettirmek için bana en uygun yer neresiyse orda oturmak zorundayım ..nasıl bu kadar taraflı yazabiliyosunuz küçümser gibi anlamış değilim.. mutlaka vardır bir sebebi ne diyeyim.. nafaka konusuna gelince sayın seymen rumuzlu arkadaş nafakanın adı iştirak nafakasıdır iştirak = ortaklık bilmem anlatabildim mi ben yoksulluk nafakası almıyorum … yasalar çocuğun giderlerinin ortak karşılanmasından yana herşeye tek başıma yetemem terminatör değilimmm…mahkeme her iki tarafın kazancına bakarak çocuk için uygun olan nafaka bedelini belirliyor .. kaldıki benim kazancım onun kazancının yarısı bile değilken yetmeye yetirmeye çalışıyorum .. adil olun biraz .. benim demek istediğim şeyleri başka taraflara çekiyorsunuz böyle bir sitede bu çeşit bir yorum çok ilginç

          • aysun diyor ki:

            şunu da eklemek istiyorum .. herkes istediğine inanır istediğine inanmaz … herkes kendi yaşadığını kendi bilir .. ben haktan yanayım …Allah herzaman haklının yanındadır .

          • aysun diyor ki:

            şu kısmı atlamışım ”Çocuk sizin yanınızda kaldığı için babanın sizi ona kötülemesi pek mümkün değil ama tersi baya mümkün.”gülüyorum sadece benim kötüleme gibi bi niyetim yok olsa bile farzedelim buna fırsat kalmıyor şahıs kendi kendini kötülemiş oluyor bu tip şeyler yaparak ..sanırım siz karşı tarafın ya yakını ya arkadaşınısız dolayısıyla objektif bakamıyosunuz .. lütfen objektif bakabilen yermek için değil gerçekten merak ederek bişeyler sormak isteyen arkadaşlar yazsın.

          • seymen diyor ki:

            Beni bu sitenin mudavimleri gıyaben de olsa az çok tanır, anlaşılan siz yenisiniz. Ondokuz yıldır evliyim ve beş çocuğum var, boşanma gibi bir niyetim yok, yaş itibariyle de tecrübeli sayılırım, karşı tarafı(nızı) da hiç tanımam. Başka yazan yok iş bize düştü, yazan olsaydı yazmazdım.
            Ben sizi itham etmiyorum. Söylediğiniz bazı şeyler tezat teşkil ediyor, o yüzden konu hem açıklığa kavuşsun hemde olaya tek taraflı bakılmasın diye yazıyorum.
            Bazen babalar ihmalkar olabilir bazen de anneler, sizin iyi niyetli sorumluluk sahibi babaların ancak istisna olabileceğini iddaa etmeniz beni ve aşşağıda yorumları bulunan babaları rahatsız ediyor.
            Benim de çevremde gördüğüm kadınlar açısından olumsuz sayılabilecek birçok örnek var.

            Mahkemece tayin edilmiş nafakanın ödenmemesi durumunda hemen (maaş, araba vs.) haciz konabiliyor diye biliyorum, hakkımı sonuna kadar ararım diyen biri için 8 yıl çok uzun bir süre.
            Sizin nafakanın ödenmemesi ve babanın alması gereken zamanlarda çocuğu almaması dışındaki şikayetleriniz, hazımsızlık gibi görünüyor biraz.

            “bu adamın zoru hazımsızlık ,bu adamın zoru sürekli huzursuz etmeye çalışmak” demişsiniz.
            Tekrar evlenmiş ve çocuk sahibi olmuş bir adamın böyle bir davranışı göstermesi ancak akıl sağlığının yerinde olmaması halinde mümkündür. Acaba siz onun rahatını ve huzurunu mu hazmedemiyorsunuz, bu soruyu kendinize bir sorun.

          • aysun diyor ki:

            seymen bey şu son yazdıklarınızdan sonra kesinlikle inandım ki söz konusu şahsın yakınısınız ..anlamamakta beni itham etmektesiniz .. yazdıklarınız kasten damara basıcı şeyler yazdıklarınız tamamen yanlı.. bu adamın zoru hazımsızlık ,bu adamın zoru sürekli huzursuz etmeye çalışmak” demişsiniz.
            Tekrar evlenmiş ve çocuk sahibi olmuş bir adamın böyle bir davranışı göstermesi ancak akıl sağlığının yerinde olmaması halinde mümkündür. Acaba siz onun rahatını ve huzurunu mu hazmedemiyorsunuz, bu soruyu kendinize bir sorun.hatta bu son yazdıklarınız beni son derece güldürdü .. olmayan bişeyi varmış gibi gösterip gündem yaratmaya çalışan karşı taraf ..bu durumda huzursuz etmeye çalışanda karşı taraf.. her evlilik huzur yada düzen anlamına gelmiyor.. bir de şu pencereden bakın adam huzursuz oldukça intikam almak ister gibi tarafıma gereksiz saldırıda bulunuyor. siz istediğinize inanın istediğinize hak verin ..Allah herkese akıl sağlığı ve vicdan nasip etsin…

    • .:. diyor ki:

      Cocuk her zaman anneye aittir demek ile neyi kast ediyorsunuz? Bu sekilde dar bir bakis acisi olabilir mi? Siddet konusunda soylediklerinizi, Bir kadinin da yapabilecegini unutmayin. Tek tarafli bakiyorsunuz ve yanli dusunuyorsunuz. Ustelik Taraf dahi degilsiniz, ya yasadiklarinizdan etkilendiniz, yada etkilendirildiniz. Belkide taraf tutuyorsunuz.

      Bu bildiriyi yapan kisilerin tek istekleri var, Adaletli olunmasi , Eslerinden bosansalar dahi cocuklarindan bosanmak istemiyorlar. Cocuklarini Annelerine karsi koz olarak kullanmak isteyen babalar olabilir, Unutmayin ki. Cocuklari Babalarina karsi ozellikle para icin, aci vermek, intikam almak icin koz olarak kullanan kadinlarda vardir. Her bir bosanmanin kendi icerisinde, farkli sekilde bilinen veya bilinmeyen gercek baska yuzu vardir. Siddet kavramida, sadece psikolojik ve fiziksel degildir. Ekonomik siddet, Cinsel siddet, Sozlu siddet ….. vardir. En onemlisi ise, bu yapilan eylem biciminin sureklilik arzetmesidir. Boyle durumda zaten Problem var ve cozulmesi gerekir. Asil onemli olan konu ve puf noktasida buradadir. Kendi yasadiklariniz dogru olabilir ve inanabilirsiniz ancak hersey sizin zannettiginiz sekilde degildir.

      Not: Sahte siddet raporu ile sikayet edilip bosanmis ozgur savunma hakki bile verilmemis ve cocugu olan bir bireyim.

      Mahkemenin psikolog esliginde cocugumuza kimin ile kalmak istedigini sordugunda verdigi cavap babam ile olmustur. Ayrica Bu surecte, Annesi tarafindan sopa ile doverek cocuga fiziksel siddet uyguladigi icin Doktorlar tarafindan annesi savciliga sikayet edilip de yargilanmistir. (bana soruldugunda ben sikayetci olmadim) Aradan iki sene gecmistir. zaman zaman cocugum ile gorusebilsem de her zaman icin cocuk kullanilmaktadir. Bazi zamanlar gosterilmemektedir. Baba her zaman kotulenmektedir. Gecen hafta cocugum bana yazdigi mailde, “Babacigim seni ve kokunu cok ozledim, sana mesaj yazamadigim icin ozur dilerim, internete girmeme izin vermiyorlar bu yazimi okuldaki bilgisayardan yazdim. Seni cok seviyorum.”

      • kurtulus diyor ki:

        Çocuk her zaman annenindir demiş birisi, malın mı o senin. Kimden aldın bu hakkı. Dini hükmünü gidip bir sorun en yalın İmam ya da Müftüden Yüce Mevla c.c. kime vermiş bu hakkı. Benim çok ilginç gördüğüm bir konu var KADIN DAYANIŞMASI denen şey. Bir kadın dünyanın öbür ucundaki bir kadına erkeklerden zarar gördüğünü söylese, anında peşinen, dayanak delil aramadan kabul ediyor. İki tarafı da dinlemek gerekiyor demiyor bile. Ne büyük adaletsizlik, körlük, vicdansızlıktır bu. Bu kesinlikle erkeklerde bu boyutta görülmeyen bir şeydir.
        Bu yüzden olsa gerek şükür bayan idareci olmamış tarihimizde.
        Boşanma sürecinde bazı kadınlar (genellemiyorum) çocuğu kullanıyor, mazluma yatıyor, ama zulmün alasını yapıyor. Genelde de kulları kandırabiliyor.
        Peki nedir doğru ? Çok basit DOĞRU BU DÜNYADA GENELDE ÇIKAR, AHİRETTE İSE KESİN OLARAK.
        YALAN DOLANLA, ZULÜMLE ABAD OLUNMAZ. HER HAK SAHİBİ DE BİR GÜN GELİR HAKKINI ALIR. HAK YİYİP-YEMEDİĞİMİZE BAKALIM.

        • aysun diyor ki:

          Çocuk her zaman annenindir diyerek bir annenin şefkati koruyuculuğu ilgisi alakası, sorumsuz sadece kendi çıkarını düşünen çocuğuyla zerre kadar iletişim kurmayı beceremeyen bir babadan üstündür .. muhakkak ki istisnalar vardır, tam tersi olan durumlar fakat istisnalar kaideyi bozmaz.. burda aslolan çocuğun en iyi şekilde yetiştirilerek topluma yararlı bir birey kazandırmaktır..hemen hemen hiç bir kadın için çocuğundan önemli hiç birşey yoktur.. kendi yaşadığım deneyimler ve çevrede tanık olduğum kadarıyla çocuklarını boşanmayı hazmedemeyerek anneye koz olarak kullanmaya çalışan ve bunun içinde her yolu denemekten gocunmayan çoğunlukla erkeklerdir .. toplumumuzda çok zor bir durum olan boşanmaya karar vererek belkide hayatlarını zorlaştıran kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir yandan da evlatlarından sevgi şefkatlerini esirgemeyerek yaşamaya çalışan kadınlarımızın hayatlarını daha da zorlaştırmaya çalışmayalım.. unutmayın ki uğraştığınız haksız ithamlarda bulunarak psikolojık veya her türlü baskı yaptığınız kadınlar çok değer verdiğinizi belirttiğiniz evlatlarınızın annesidir .. evlatlarınıza gerçekten değer veriyor olsanız annelerine zarar vermeye çalışmazdınız ..herkes elini vicdanına koysun..sadece düşündükleri çocuklarının ruhsal ve bedensel sağlığı olsun .. hele ki çocuklarının gözlerinin içine baka baka annelerine iftira atmasınlar .. kendilerini mağdur göstermeye çalışarak yalan yanlış bilgiler vererek ilk önce çocuklarının gözlerinde saygınlıklarını yitiriyolar… bir çocuk sürekli yalan söyleyen bir babaya ne kadar güvenebilir ,bir çocuk kendisini dinlemeyen bir babaya duygularını düşüncelerini hiçe sayarak kendisiyle ilgili konularda bile sen suuuusss diye karşılık veren bir babayla nasıl iletişim kurabilir??????

          • seymen diyor ki:

            Annelerinin yanında kalan çocukların babalarına saygı duymalarını sağlamak annenin görevidir.
            Belli bir yaştan (13-16) sonra eğer baba çocukları almak istiyorsa anne bu konuda zorluk çıkartmamalıdır.

          • aysun diyor ki:

            çocuklarının velayetini alan bir annenin bir çoook görevi vardır.. çocuğunu her türlü kötülükten korumaya çalışmak ,üzülmemesi için elinden geleni yapmak sağlam karakterli bi birey olarak yetiştirmek gibi ,babalar kendi saygınlıklarını kendileri oluşturdukları gibi kendileri de yıkarlar .. böyle göz göre göre annesini haksız yere suçlayıp duran bir babaya hangi çocuk saygı duyar acabaaaa.. anne ,babanın yaptıklarıylamı mücadele etsin çocuğunun üzülmemesini mi sağlamaya çalışsın .. eğerki çocuk yaşadığı ortamda mutsuz annesiyle anlaşamamakta baskı görmekteyse zaten babayı tercih eder.. eğerki çocuk babayı tercih ediyorsa orda daha mutlu olacağını düşünüyosa ben çocuğunu çok seven bi anne olarak onu mutlu edecek hertürlü seçiminin yanındayım ..

    • seymen diyor ki:

      Çocuk neden her zaman anneye ait ?
      Boşanan her babanın durumunu ve davranışlarını, kendi babanızın davranışlarıyla aynıymış gibi görmek ne kadar objektif ve hakkaniyetli bir durum olabilir?

  4. .:. diyor ki:

    ASP Bakanligi kuruldugu gunden bu gune kadar yaptigi calismalarda, sundugu projelerde ozellikle ayni yasalarin uygulandigi bazi avrupa ulkelerinde de goruldugu gibi aldiklari destegin ve yonlendirmenin kaynagi Avrupa birligidir, ve Ozellikle Hollanda tarafindan yasalarin ilk ciktigi gunden beri, Aile olarak degil, Aile ile surekli anilarak tektarafli bakis acisi ile, KADIN olarak ele alinmakta ve degerlendirilmektedir. Amac da cok basit, kadin uzerinden ailenin zayiflatilmasidir amac, ayni uygulamalar, Portekiz, Yunanistan, italya, Ispanya gibi ulkelerde de daha once uygulamaya konulmustur, calismalarin siyasi boyutu vardir.

    Bujtun bu uygulamalar baktiginizda, aile sadece ve sadece Kadin olarak degerlendirilmekte, Kurulan bircok yapi da kadin uzerinden surduruluyor, cocuklar dahi ikinci plandadir, Erkek ise yoktur bile.

    Yasalarda Hedef ve amac farkli uygulamalar ise cok daha farklidir. Ailenin olusmasinda ve surdurulmesinde Kadin Kadar erkeginde % 50 faktoru olmasina ragmen Erkek hicbir yasada ve uygulamada yoktur, bu konularda magdur olsa bile, muhatabi hicbir kurum yoktur, O yuzden ASP Bakanligi Kadin bakanligi durumunda calismaktadir. Kadinlarin sorunlari ve problemlerinde, Ozellikle bakanligin duzenleyip organize ettigi toplantilar, ve cozum arayislari olurken, Erkekler ancak ve ancak, Bakanligin kapisi onunde bildiri yayinlayabilmektedir, ve daha oteye gidememektedir. Aslinda boyle bir ayrimin yapilmasina ASP bakanligi neden olmaktadir, ilgili bakanligin web sayfalarina bakildiginda acikca goruluyorki, Her bir calismanin altinda, kadina pozitif ayrimcilik ile ardi katki yapilmakda, bu vurgulanmaktadir, o yuzden bakanlikta adi gecen Aile kavrami yok gibi birseydir, Aslen Aile kavrami goruntudur ve calismalar bunun altindan Kadin uzerine yapilmaktadir. Zaten erkek olayin icerisinde de yoktur. Degil birlikte anilmak bir taraf olarak da kaile alinmamaktadir. Bu calismalarda adalet terazisi diye birsey de yoktur. Bu calismalarin hepsi yukarida saydigim avrupa birligi ulkelerinde vardir, ve calismalarin baslangici cok onceden yapilmistir, suan ayni yollardan Turkiye gecirtilmektedir ve gececektir bu uygulamalarin ve politikalarin temeli 1960 li yillardan beri Is icin Avrupanin Almanya, fransa, Belcika, Hollanda ve Avusturya gibi ulkelere goc ile baslamistir, Once avrupanin kenar ulkeleri ve sonrasinda Turkiye, ve simdi benzer politikalar Avrupanin kenar ulkeleri ve sira yine Turkiyede, 2009 yilinda bu uygulamalari gormek ve uygulamak icin su anki Aile bakanimiz ve ilgili heyet bu ulkelere bir komsyon ile gitmis ve calismalari bizzat incelemistir, ancak cok buyuk bir eksiklik var, bu uygulamalarin neticeleri hic kaile alinmamis gibi goruluyor, Uygulamalarin Hedefi farkli olsa bile yapilan calismalar bu hedef gozetilerek yapilsa da, amaci tamamen farklidir.

    Bu uygulamalarin bu ulkelerdeki sonuclari tamamen felakettir, hic birisinde hedef e ulasilamamistir, baska fakat hedeflere ulasilmistir. Bu bilgileri Sayin aile bakanligi yayinlayamamaktadir, yayinlayamaz, cunku Aile kavrami bitmis, Kadin aileden koparilip, tek basina tuketen bir birey durumuna getirilmis, cokcuk ise goruntude anne kontrolu altina alinsa da, ayrica kontrol disinda ve tuketen birey haline donusturulmus, Baba ise yasalar ile somurulen bir birey durumuna getirilmistir.

    Butun bunlarin en buyuk nedenlerine ve sonuclarina bakarsak,

    Bosanma sailarinin hizli bir sekilde arttigini,
    Egitim seviyelerinin ve kalitesinin dustugunu ve azaldigini,
    Suc oranlarinin arttigini,
    Tuketimin arttigini,
    Bu ulkelerde, yetkinligi olmayanlarin yasalarla imkan sahibi oldugunu,
    Tum topluma ait olan vergilerin, bir kesime yasalarla, ve sorumsuzca aktarildigini,
    Bu ulkelerdeki ekonomik problemlerin en buyuk sebeb ve kaynaklarinin bu yasalar oldugu acikca gorulecektir.

    Su an bu ulkeler ekonomik krizden cok cocuklarinin gelecegini kurtarmak icin, her platformda Ortak velayeti dusunmektedirler ancak, Kendilerinden baska hicbir destekcileri yoktur.

    Sonuc olarak Ulkemizde yeni kurulan ASP bakanligi calismalarini, kadinlar ile veya feminist kadin dernekleri ile Kadin bakanligi gibi degil, Aile bakanligi gibi yapmasi ve tum kesimi kapsamasi gerekmektedir. ASP bakanligi sadece kagit uzerinde bu sekilde gozukmektedir, calismalari ve uygulamalar cok farklidir. Cikan yasalar ve yapilan uygulamalar bunu gosteriyor.

    Ornegin, Konforlu ve guvenlikli kadin siginma evi varken, Erkek icin degil siginma evi benzer durumlari yasasa bile bu amac icin yapilmis bir kulube bile yoktur, Kadin magduriyetini dile getirirken, her beyani kabul edilse bile, erkegin kendini savunma hakki bile yoktur, Ustelik daha ilk sikayette adalet kullanilarak haksizlikla alinan Siddet karari, butun sureci surekli etkilemektedir, istedigi kadar, sahte yalan ve yanlis olsun. Ekomomik olarak kadina, parasal destek, is imkani, koruma, devlet kurumlarindan faydalanma imkani v.s. getirildigi halde Erkek insan yerine koyulmamakta, adalet onunde hakkini dahi savunamamaktadir, Cocugu dahi gosterilmemektedir. cocugu ile iletisimi kesilmektedir.

    Calismalarinizda ve hakkinizi araminizdaki gayretinize insallah bir gun sag duyulu ve vicdan sahibi bir yetkili veya bakanlik ilgi gosterir. Ilgili kadin dernekleri ve feminist guruplarla, sicak ortamda cay icerek yaptigi uygulamalari yapar da, kapi onlerinde en azindan kendi oz cocugunu gorme imkani icin yaptiginiz gayretleri gorurler.

  5. kurtulus diyor ki:

    Bizim adımıza da orda oldunuz, çok teşekkür ederiz Kardeşim

  6. ilker kayar diyor ki:

    Merhabalar,
    Yukarıda bahsedilen basın ve kamuoyu bilgilendirmesini ASPB önünde yaptık,
    Öncelikle ilgi gösterdikleri için değerli basın mensuplarına teşekkürü bir borç biliriz.
    Çok başarılı olduğuna inandığım, bir bildiri oldu, mesajı alması gerekenler aldı diye düşünüyoruz.
    bizi tek üzen olay bu bildiriye SAMSUN’dan katılan Hüseyin adlı Kaderdaşımızın sevgili anneleri maalesef bu olayın ertesinde tedavi gördüğü hastanede vefat etmiştir. Kendisine allah (S.A.S) tan rahmet, kalanlara başsağlığı diliyoruz.
    Emeği geçenlere teşekkür ederiz.

  7. saadet diyor ki:

    gerçekten böyle babalar var mı ben çocuklarımla baları arasında bi köprü kurmak istiyorm fakat bi türlü yanşmıyor her seferinde tel yüzlerine kapanıyor peki buna ne demeli

  8. kurtulus diyor ki:

    Çok doğru ve güzel bir iş yapıyorsunuz. Gel gör ki sesimizi bu acıları çekmeyenler kolay kolay duymaz ve anlamaz. Kardeşim şer’an boşanmada çocuk babaya düşer diye biliyorum ama hele çocuk küçükse bayanlar (hanımlar demiyorum) mahkemeden doğrudan alabileceklerini biliyorlar. Bir de boşanma da anneler çocukları yurt dışına işim orada deyip çıkarabiliyorlar, bir şey yapamıyorsunuz, baba onların gittiği yerlere gidecek, elçiliğe başvuracak vs., telefon ve net ile görüşe konusu yok bile zaten hukukta. Yazık, neresinden tutarsanız tutun ince narin denilen bayanlar hem öz evladına hem de zamanında evlendiği eşine insanlık dışı bu durumları reva görebiliyor. Kısacası Allah c.c. ın rahmetinden başka sığınacak bir yer yok. Yolunuz açık olsun, yurtdışındayım, imkan olsaydı yanınızda olurdum.

Yorum yapın