Cinsel Hayatla İlgili Soru

07 Ağustos 2017Cinsel Eğitim, Derdime Bir Derman70 Yorum »

muhabbet-kusu-neden-tuy-doker_646x340Bir Havva Hanımın Sorusu:

Soru: Ben herhangi bir sebeple eşimi yatak odasında cezalandırmayı hiç hoş görmüyorum evlenmeden önce kendi kendime bu konuda söz vermiştim. Evlendikten sonra da eşimle birbirimize söz verdik küstüysek kırıldıysak barışmadan uyumuyoruz. Buraya kadar sorun yok.

Lakin şeytan bana bazen çok vesvese veriyor şu şekilde “bu adam tabii ki kalbini kırar, tabiiki sana nişanlılık dönemindeki gibi kibar hassas davranmaz çünkü sen onun isteklerini hiç geri çevirmezsin.. ” doğru olmadığını bilsem de bazen böyle vesveselere kapılıyorum. Aslında beni sevdiğini ve değer verdiğini çok iyi biliyorum yoğun çalıştığının ve yorulduğunun da farkındayım. Bazen hemcinslerimle saçma muhabbetler de oluyor “Şımartma öyle kıymetini bilmez” tarzında.. Size sorum şu; “Bir kadın kocasını bu konuda hiç cezalandırmıyorsa sevgi ve saygısını esirgemiyorsa kocası nasıl desem her zaman cepte olarak görür mü? Yada hanımı nasılsa hiç küs kalmıyor diye zamanla ilgisizlik olur mu?”

Cihad Bey Cevapladı:

1) “Cezalandırmak,şımartmamak, cepte görme ” gibi kavramlar kendinizi yanlış konumlandirdiğınızi ve yanlış (olumsuz) kavramlar üzerinden bu konuyu tefekkür ettiğinizi gösteriyor. Evvela bunları terk ediniz çünkü böyle bir dil veya kavramlar üstten alta doğru mesela bir çocuğa karşı düşünülecek kavramlardir. İtaate memur bir hanımefendi için doğru değil. Bu olumsuz ve yanlış düşünce ve fikirler Beyinize olan saygınıza zarar verebilir ve tavırlarınıza yansırsa ki yansır Beyinizi incitebilir. Bu da muhabbettinize zarar verebilir.

2) Yatakta erkeğinin her istediğini hemen veren, bir dediğini iki etmeyen kadına karşı ilgi azalır mı?? Bu sorunuzun cevabı kocaman bir EVET tir.
Neden ve niçin??
Çünkü bir erkek için sırrını, gizemini yitirmiş, keşfedilecek bir hususiyeti kalmamış bir kadın kendisini mutlu ve tatmin edebilir ancak heyecan veremez. Dolayısıyla heyecana bağlı hassas ilgi de ister istemez azalır.

3) Kadın erkek için mücevherle dolu bir hazine gibidir. Nişanlılıkta erkek o hazinenin kapısında bekleyen biridir ve kapının açılmasına ramak kalmıştır. Hazineye sahip olmanın ve yapacağı keşfin heyecanı ile kadına dikkatli, heyecanlı ve hassas bir İLGİ gösterir.

4) Evlilikte bu ilginin kısmen de olsa devam etmesi isteniyorsa ki istemeyen kadın yoktur, kadın sahip olduğu cevherleri aceleci ve her şeye bir anda sahip olmak isteyen erkeğine karşı hepsini bir anda sunmamalı. Hazinesinden bir cevheri erkeğini sunarak onu tatmin ederken diğerlerini de sonraya bırakmalı ki işin gizemi ve cazibesi devam etsin. Dolayısıyla merakın uyandırdığı bir heyecan ile ilgisini sürdürsün.

5) Kadın kendini erkeğine adım adım keşfettirmelidir. Güzelliklerinin üstündeki örtüyü yavaş yavaş kaldirmali ki erkeğin gözünde basitleşerek normalleşmesin. Yani biz günahlarla karışık fanteziler yapamayacağımıza göre kadın güzelliğini zamana ve yıllara yayarak yatağı sıradanlaştırmamalı.

6) Kadın bunu yaparken “utanıyorum,çekiniyorum vs.” gibi masumane gerekçelerin arkasına sığınabilir. Bir şekilde erkeği kırmadan oyalamak veya ertelemek gerekir.

7) Erkeği cezalandırmak,şımartmamak,sözünü geçirmek,terbiye etmek veya adam etmek gibi olumsuz duygu veya düşünceler ile değil yatağın heyecanını yitirmemek, erkeğini keyiflendirmek ve bu vesileyle erkeğinin ilgisini kazanmak niyetiyle yapmalı. Yani erkeğin fıtratının ve psikolojisinin bunu gerektirdiği için kendinin ve eşinin mutluluğu, zevki ve keyfi adına yaptığının idrakinde olmalı. Yoksa erkeği mağlup edilmesi gereken bir rakip gibi olumsuz duygular veya kötücül duygularla yaparsa aile huzuru ve muhabbetini yitirebilir.

8) Eğer kadın böyle yapmazsa ve erkeğin takvası da yoksa evinde sıradanlaşan eşine nazaran farklılık ve gizemi ile heyecan uyandıran yabancı kadınlara ilgi duyabilir. İsterse eşinden güzel olmasın yine de ilgi duyar çünkü farklı ve keşf edilmemiş olduğundan heyecan ve ilgi uyandırır. Bu sebeple kadının akıllıca tavrı erkeğin gözünün dışarı kaymasına da mani olur.

9) Kadın bunu yaparken erkeği kırmadan, öfkelendirmeden ve yormadan yapmalı zira atalarımızdan miras güzel bir sözdür “Fazla naz aşık usandırır.”.“Kaş yapayım derken göz çıkarılmamalı.”

10) Her şey zıttı ile bilinir. Kendinizin kıymetini en iyi yokluğunuzda hissettirebilirsiniz. Bir kaç gün veya bir hafta anne-babanızın yanına gidebilirsiniz. Ben bazen şehir dışına çıktığım zamanlar oluyor, döndüğümde adeta bir kral gibi karşılanıyorum. Pek tabi yatağı da etkiliyor..

11) Küsmek insanı insan yapan üzülmek,kırılmak, vefasızlık, hayal kırıklığı, meşakkat gibi duygulardan bir duygudur. Hiç üzülmemis ve meşakkate maruz kalmamış bir insanı düşünün, ne kadar hamdır. Bazı zengin patron çocuklarında olduğu gibi insanlara üsten bakarlar ve kadir kıymet bilmezler vs. Aldığınız karar hoş ama uygulamada zorlanıyorsanız buna sarf edeceğiniz enerjiyi daha mühim bir konuya sarf edebilirsiniz. Arada kuvvetli bir sevgi varsa küsmekten korkmayın. Küsülünce insan biraz birbirinden uzaklaşır ve soğur. Sonra barısmanin sıcaklığıyla birbirine daha çok kenetlenir, akabinde de güzel bir gece olur..en azından benim öyle oluyor.
Küsmek ile ilgili şunu da ekliyeyim, ilk giden kadın olmalı, erkek belki gurur yapabilir ancak kadın yapmamalı. Erkekte geri çevirmemeli.

12) Kadın gece hayatında farklılığı sürekli kovalamalı. Bakım, süs ve kıyafette çeşitliliğe çok dikkat etmeli. Helal dairede farklı şeyler denemekten çekinmemeli.

Netice-i Kelam: Çok nazik ve hassas bir konu olduğu için biraz zorlandım ama umarım anlatabilmisimdir. Bir erkek tarafından böyle bir izah garip gelebilir ancak soru vesilesiyle hanım kardeşlerime bunları yazmaya kendimi sorumlu hissettim. İnsaallah istifadeye vesile olmuştur.

Not: Yanlış anlaşılma olmasın, kadın erkeği her yatağa cağırdıgında gitmeli ancak yatakta güzelliğini akıllıca kullanmalı demek istiyorum. Yoksa erkeği geri çevirmek son derece yanlış olur.

Selam ve dua ile..

Okunma Sayısı :