Cinsel Hayatla İlgili Soru

07 Ağustos 2017Ademler & Havvalar20 Yorum »

muhabbet-kusu-neden-tuy-doker_646x340Bir Havva Hanımın Sorusu:

Soru: Ben herhangi bir sebeple eşimi yatak odasında cezalandırmayı hiç hoş görmüyorum evlenmeden önce kendi kendime bu konuda söz vermiştim. Evlendikten sonra da eşimle birbirimize söz verdik küstüysek kırıldıysak barışmadan uyumuyoruz. Buraya kadar sorun yok.

Lakin şeytan bana bazen çok vesvese veriyor şu şekilde “bu adam tabii ki kalbini kırar, tabiiki sana nişanlılık dönemindeki gibi kibar hassas davranmaz çünkü sen onun isteklerini hiç geri çevirmezsin.. ” doğru olmadığını bilsem de bazen böyle vesveselere kapılıyorum. Aslında beni sevdiğini ve değer verdiğini çok iyi biliyorum yoğun çalıştığının ve yorulduğunun da farkındayım. Bazen hemcinslerimle saçma muhabbetler de oluyor “Şımartma öyle kıymetini bilmez” tarzında.. Size sorum şu; “Bir kadın kocasını bu konuda hiç cezalandırmıyorsa sevgi ve saygısını esirgemiyorsa kocası nasıl desem her zaman cepte olarak görür mü? Yada hanımı nasılsa hiç küs kalmıyor diye zamanla ilgisizlik olur mu?”

Cihad bey Cevapladı:

1) “Cezalandırmak,şımartmamak, cepte görme ” gibi kavramlar kendinizi yanlış konumlandirdiğınızi ve yanlış (olumsuz) kavramlar üzerinden bu konuyu tefekkür ettiğinizi gösteriyor. Evvela bunları terk ediniz çünkü böyle bir dil veya kavramlar üstten alta doğru mesela bir çocuğa karşı düşünülecek kavramlardir. İtaate memur bir hanımefendi için doğru değil. Bu olumsuz ve yanlış düşünce ve fikirler Beyinize olan saygınıza zarar verebilir ve tavırlarınıza yansırsa ki yansır Beyinizi incitebilir. Bu da muhabbettinize zarar verebilir.

2) Yatakta erkeğinin her istediğini hemen veren, bir dediğini iki etmeyen kadına karşı ilgi azalır mı?? Bu sorunuzun cevabı kocaman bir EVET tir.
Neden ve niçin??
Çünkü bir erkek için sırrını, gizemini yitirmiş, keşfedilecek bir hususiyeti kalmamış bir kadın kendisini mutlu ve tatmin edebilir ancak heyecan veremez. Dolayısıyla heyecana bağlı hassas ilgi de ister istemez azalır.

3) Kadın erkek için mücevherle dolu bir hazine gibidir. Nişanlılıkta erkek o hazinenin kapısında bekleyen biridir ve kapının açılmasına ramak kalmıştır. Hazineye sahip olmanın ve yapacağı keşfin heyecanı ile kadına dikkatli, heyecanlı ve hassas bir İLGİ gösterir.

4) Evlilikte bu ilginin kısmen de olsa devam etmesi isteniyorsa ki istemeyen kadın yoktur, kadın sahip olduğu cevherleri aceleci ve her şeye bir anda sahip olmak isteyen erkeğine karşı hepsini bir anda sunmamalı. Hazinesinden bir cevheri erkeğini sunarak onu tatmin ederken diğerlerini de sonraya bırakmalı ki işin gizemi ve cazibesi devam etsin. Dolayısıyla merakın uyandırdığı bir heyecan ile ilgisini sürdürsün.

5) Kadın kendini erkeğine adım adım keşfettirmelidir. Güzelliklerinin üstündeki örtüyü yavaş yavaş kaldirmali ki erkeğin gözünde basitleşerek normalleşmesin. Yani biz günahlarla karışık fanteziler yapamayacağımıza göre kadın güzelliğini zamana ve yıllara yayarak yatağı sıradanlaştırmamalı.

6) Kadın bunu yaparken “utanıyorum,çekiniyorum vs.” gibi masumane gerekçelerin arkasına sığınabilir. Bir şekilde erkeği kırmadan oyalamak veya ertelemek gerekir.

7) Erkeği cezalandırmak,şımartmamak,sözünü geçirmek,terbiye etmek veya adam etmek gibi olumsuz duygu veya düşünceler ile değil yatağın heyecanını yitirmemek, erkeğini keyiflendirmek ve bu vesileyle erkeğinin ilgisini kazanmak niyetiyle yapmalı. Yani erkeğin fıtratının ve psikolojisinin bunu gerektirdiği için kendinin ve eşinin mutluluğu, zevki ve keyfi adına yaptığının idrakinde olmalı. Yoksa erkeği mağlup edilmesi gereken bir rakip gibi olumsuz duygular veya kötücül duygularla yaparsa aile huzuru ve muhabbetini yitirebilir.

8) Eğer kadın böyle yapmazsa ve erkeğin takvası da yoksa evinde sıradanlaşan eşine nazaran farklılık ve gizemi ile heyecan uyandıran yabancı kadınlara ilgi duyabilir. İsterse eşinden güzel olmasın yine de ilgi duyar çünkü farklı ve keşf edilmemiş olduğundan heyecan ve ilgi uyandırır. Bu sebeple kadının akıllıca tavrı erkeğin gözünün dışarı kaymasına da mani olur.

9) Kadın bunu yaparken erkeği kırmadan, öfkelendirmeden ve yormadan yapmalı zira atalarımızdan miras güzel bir sözdür “Fazla naz aşık usandırır.”.“Kaş yapayım derken göz çıkarılmamalı.”

10) Her şey zıttı ile bilinir. Kendinizin kıymetini en iyi yokluğunuzda hissettirebilirsiniz. Bir kaç gün veya bir hafta anne-babanızın yanına gidebilirsiniz. Ben bazen şehir dışına çıktığım zamanlar oluyor, döndüğümde adeta bir kral gibi karşılanıyorum. Pek tabi yatağı da etkiliyor..

11) Küsmek insanı insan yapan üzülmek,kırılmak, vefasızlık, hayal kırıklığı, meşakkat gibi duygulardan bir duygudur. Hiç üzülmemis ve meşakkate maruz kalmamış bir insanı düşünün, ne kadar hamdır. Bazı zengin patron çocuklarında olduğu gibi insanlara üsten bakarlar ve kadir kıymet bilmezler vs. Aldığınız karar hoş ama uygulamada zorlanıyorsanız buna sarf edeceğiniz enerjiyi daha mühim bir konuya sarf edebilirsiniz. Arada kuvvetli bir sevgi varsa küsmekten korkmayın. Küsülünce insan biraz birbirinden uzaklaşır ve soğur. Sonra barısmanin sıcaklığıyla birbirine daha çok kenetlenir, akabinde de güzel bir gece olur..en azından benim öyle oluyor.
Küsmek ile ilgili şunu da ekliyeyim, ilk giden kadın olmalı, erkek belki gurur yapabilir ancak kadın yapmamalı. Erkekte geri çevirmemeli.

12) Kadın gece hayatında farklılığı sürekli kovalamalı. Bakım, süs ve kıyafette çeşitliliğe çok dikkat etmeli. Helal dairede farklı şeyler denemekten çekinmemeli.

Netice-i Kelam: Çok nazik ve hassas bir konu olduğu için biraz zorlandım ama umarım anlatabilmisimdir. Bir erkek tarafından böyle bir izah garip gelebilir ancak soru vesilesiyle hanım kardeşlerime bunları yazmaya kendimi sorumlu hissettim. İnsaallah istifadeye vesile olmuştur.

Not: Yanlış anlaşılma olmasın, kadın erkeği her yatağa cağırdıgında gitmeli ancak yatakta güzelliğini akıllıca kullanmalı demek istiyorum. Yoksa erkeği geri çevirmek son derece yanlış olur.

Selam ve dua ile..

Okunma Sayısı : 1.475

Yorum yapın

“Cinsel Hayatla İlgili Soru” için 20 Yorum

  1. Zeynep diyor ki:

    4 ve 5.maddeleri anlayamadım fakat konunun daha açılmasını istediğimden emin degilim😕😕Onerebileceginiz bir kitap var mıdır ya da bilgi alabileceğimiz bir site oraya yönlendirseniz.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      ZEYNEP HANIMA…

      Cihad bey diyor ki;

      Erkek milleti, “gizemi, yenilikleri, dozunda cilveyi, macerayı, keşfetmeyi, oyun oynamayı” sever. Bu nedenle, erkeğin kadını-helali-karısı olan dişi her seferinde rahatlıkla bir parmak bal alınacak “ağzı açık bal kavanozu” olmasın. Bir süre kavanozun ağzı kapalı olsun, balı tatmak isteyen kapağı açma zahmetine katlansın.

      Bir süre sonra kavanozun yeri değişsin.

      Bir süre sonra kapak biraz zor açılsın.

      Bir süre sonra balın yanında süt kaymağı olsun.

      Çünkü ” sürekli bal yiyen baldan bıkar” bazen balı kaymakla karıştırmak,sunmak lazım.

      Bu da erkeği sıkmaya başladığında balkaymağı kızartılmış ekmeğe sürerek ikram etmek lazım.

      Bir süre sonra bal kaymaklı kızarmış ekmeğin yanında sıcak çay vermek lazım.

      Sonra…

      Sonrası 4 mevsimlik, 3 günlük ömür zaten, insan ömrü nedir ki birde bakmışsın sonbahar gelmiş, havalar soğumuş, yapraklar kurumuş sadece gölgesi kalmış ağacın. Bedenen ve ruhen üşümemek için sarılır ve huzur içinde uyursun diğer yarın olan insana…

      • Yahya diyor ki:

        Sonra…

        Sonrası 4 mevsimlik, 3 günlük ömür zaten, insan ömrü nedir ki birde bakmışsın sonbahar gelmiş, havalar soğumuş, yapraklar kurumuş sadece gölgesi kalmış ağacın. Bedenen ve ruhen üşümemek için sarılır ve huzur içinde uyursun diğer yarın olan insana…

        * daha güzel ifade edilebilir mi? Allah razı olsun! *

      • kadriye öztürk diyor ki:

        aşk ve sevgi bundan daha güzel anlatılamazdı:)

    • cihad diyor ki:

      Zeynep Hanım,

      Kendi evlilik tecrübeme istinaden yazdım. Kitap veya site ile alakalı bilgim yok. Sadece şu var ki internetten görüntü kirliliği olmayan sitelere bakabilirsiniz. Google’dan merak ettiğiniz hususu yazın. Karşınıza mutlaka düzgün siteler çıkacaktır.

      4. ve 5. madde ile ilgili olarak gerçi Abdullah Abi gayet güzel aciklamis ama bende şunu ilave edeyim. Kadın dizi gibi olmalı film olmamalı. Film bir defada izlenir ve biter, bir daha nadiren izlenir ama dizi öyle değildir, bölüm bölümdür ve sürükleyicidir. Bir bölümü ile keyf verirken bir sonraki bölümü ile merak uyandırır. Filme göre farklılığı daha çoktur vs.

      Zeynep Hanım siz kendi dizinizin başrol kahramanisiniz. Senaryo ve teknik hususlar tamamen size ait olmalı ve olabilir.

      Dediğim gibi bunun için internetten faydalanabilirsiniz ancak bu kısımları biraz siz kendiniz çözeceksiniz.

      Not: Evlihuzurlu hanımin sorusuna cevaben yazdığım yorumuma takdirlerini bildiren Abi ve kardeşlerime ve kıymet verip müstakil bir yazıya dönüştüren Sayın Sema Hanım’a teşekkür ediyorum. Tecrübelerimi daha fazla kişiye ulaştırabilmek beni çok mutlu etti. Allah razı olsun

      Selam ve Dua ile..

      • seysey diyor ki:

        Google yazilari gibi olmus diye dusunmustum ilk okudugumda.Bu isi balla kaymakla kadinlarin farkindaligiyla cozebileceginizi sanmiyorum.Yuzyillardir sorun ayni.Yukaridaki cozum onerileri de hic degismedi.Ama sonuc gene husraan.Cogu sey rersinden anlatiliyor.Kavonozdaki balin tadi konusulmadan once konusulmasi gereken kavonozun kapagini acabilmek.Hadisler okunmadigi ve bilinmedigi icin erkeklerin yapmasi gerekenler kadinlarin ustune yukleniyor ve yeni bir karmasaya yelken aciliyor.En azindan peygamberimizin onerilerini okumalisiniz.Hergun farkli yemek isteyen eve farkli malzemeyi getirebilmeli.Modernizmin sundugu oneriler ve onlarin aile yapisi da ortada.

        • seysey diyor ki:

          Bu arada her madde icin demedim cogu seye katiliorum.Ama haz odakli cozumper haz bittiginde biter.uzun aciklayamam vaktim yok.

        • Feyza diyor ki:

          Sn seysey, yorumlariniza asinaligim var eskilerde de sanirim yaziyordunuz. Okumustum.
          Dediklerinizde hakli olabilirsiniz yalniz burada kucuk bjr ayrinti var ki, bu yaziyi Cihad abi sadece cevap niteliginde kaleme almis bulundu. Soruyu soran kardesimizin de hanim olmasi hasebiyle cevap bir hanima yonelik, genis bir konunun kucuk bir perspektifiydi.
          Dediginiz gibi erkeklerin de mesuliyetleri ve yapmasi gereken vazifeleri var fakat o, bu yorumun cevabi degildi. Belki baska bir konuda ele alinir. Istifade etmek isteyen eder, istemeyenlerin ise beynine silah da dogrultsaniz verim alamazsiniz. :)
          Zaten sorunlarin bircogu ya duyarsizliktan ya da iletisim eksikliginden biraz da bencillik ve bilincsizlikten kaynaklaniyor. Niyeti duzgun gecinmek olan her insan bu gibi tavsiyelere kulak verir ve hayatina gecirir. Bu yorumda da hitap, kulagini tikayanlara degil de hafif isitme engeli olan kardeslerimizeydi..
          Hayirli geceler.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            FEYZA HANIM KARDEŞİM’e

            Müsait olduğun zaman su çok ıyı yaptığın KIZIM SANA SÖYLÜYORUM, GELİNİM SEN ANLA işinin sırlarını bana da öğretirmisin kardeşim. :-)

            Belki bu patavatsız abinin bildiğini ulu orta çat diye söyleme konusunda ki huyunun değişmesine vesile olursun. :-)

          • Feyza diyor ki:

            Abdullah Bir abim’e;
            Biraz rotarli bir cevap oldu malum hem yaz sezonu hem de bayram donemi arefesi kusura bakmayin.
            Ne demek abi, tabi ogretirim. :) Siz yabanci degilsiniz, size bir kolaylik yaparim. Bir kiz ve bir de gelinden olusan malzeme listenizi hazirlayin, tez elden uygulamali egitime baslayalim :) sizde isik var, kisa zamanda emsallerinizin onune gececeginize inaniyorum :)
            :)
            Abi estagfirullah…

      • Zeynep diyor ki:

        Teşekkürler Cihad bey ve Abdullah bir abi demem daha dogru olur .Ben bu siteyi de bir konuyu araştırırken bulmuştum sonra bağımlılık oldu sürekli girmeye çalışıyorum.Allah razi olsun sizlerin yorumlari tecrübeleri en az yazılar kadar kıymetli bizler için .Ben karı koca arasındaki mahrem hayatın kendiliğinden zamanla farklilastigini düşünüyordum .Yani ben bu konuda söyle yapayım böyle yapayım diye üzerine düşünmediğim bir konu olduğu için yorumunuz dikkatimi çekti .Mesela ilk zamanlar romantiklik on planda oluyor sevgi ağır basıyor zamanla birseyler tükeniyor heralde eşim elimi tuttuğunda sanki kendi tenim karşı cins değil .Bütün çiftlerde mi aynı oluyor bilmiyorum ben özlüyorum ilk günlerimizi. Eşime söylesem sevmiyorum demişim gibi algılar .Dizi gibi olmalı kulağa çok hoş geliyor da işte nasıl olacak onu ogrenmeye çalışıyorum .Tabi bunu açık açık kimse buraya yazamiyacagi için kaynak istedim .

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Zeynep Hanıma…

          Bu işin her insana (kadın-erkek) % 100 uyan, tam etkili bir kitabı yok, kullanma kılavuzu yok. :-)

          “At sahibine göre kişner ve koşar”

          Her insanın bu konuda ki beklentisi ve fantazisi farklı olabilir.

          Bu konuda en ETKİLİ ve FAYDALI yöntemi bulmak tarafların sadece kendilerinin yapabileceği şeydir.

          Ancak; tarafların her ikisi de bu konuda ALLAH’ın HARAMLARI ile TOPLUM’un TABULARI’nı bir birine karıştırmayacak.

          Bir başka ifade ile birbirlerinin diğer yarısı, örtüsü olan karı-koca için tek sınırlayıcı, YASAK KOYUCU Allah olacak ve YASAK=HARAM haricinde YATAK ODASI’nda toplum dediğimiz yeryüzü tanrılarının yazılı olmayan AYIP, GÜNAH vb ifadelerine İTİBAR EDİLMEYECEK.

          Burada ki HAM YOBAZLAR’ın daha önce olduğu gibi “ilim sahibi olmadan fikir, fikir sahibi olmadan zikir sahibi” olacaklarından ve konuyu çarpıtacağını bildiğim için çok detaya giremiyorum bu konuda.

          Ama su kadarını rahatlıkla söyleyebilirim.

          İSLAM da ZARARIN ÖNLENMESİ FAYDANIN SAĞLANMASINDAN ÖNCE GELİR.

          Bİr başka ifade sekliyle

          ALIŞKANLIK HALİNE GETİRMEMEK KAYDIYLA ve BÜYÜK GÜNAHLARDAN KORUYACAKSA KÜÇÜK GÜNAHA BULAŞMAK TERCİH SEBEBİDİR.

          Örnek;

          ZİNA büyük, MAST. zinaya göre küçük günahtır. Bir insanın bir kez bile zinaya bulaşmamasına sebep olacaksa o kişinin 10 defa kendini tatmin etmesi daha eftaldir. (tercih edilir)

          Bundan daha fazlasını yazmak beni için sorun değil ama site yayın politikası ve okuyucuların algı seviyesi, yetişme tarzı vb etkenler fazlasına izin vermez sanırım.

  2. gulpembe diyor ki:

    Farkli acidan kendimce bikac parantez acmak isterim…

    1.“cepte gormek, cezalandirmak, simartmak “gibi kuruntular erkekten de gelse, kadindan da gelse, evlilige zarar verir. Eger evliligi yapan kisiler iki yetiskinse , yetiskin gibi davranmalari; acik iletisim ve karsisindakinin anladigi sevgi diliyle bunu cozmeleri daha isabetli olur.evlilik taktikle yuruyen birsey degil. Pekcok erkek karisini “simartmamakla -sevgisiz birakmak” arasindaki farki ayirt edemiyor.

    2.esler bazen birbirlerine kusebilirler, fakat kusmeyi yahut alttan almayi huy haline getirmek yine ifrattir. Her zaman ilk adimi atmak zorunda birakildigini hisseden taraf zamanla kendini degersiz gorme ve karsindakine kin tutma egilimine girebilir. Ayrica kusmeyi huy haline getirmis/aliskanlik edinmis; iletisim becerisi olmayan erkekler karisinin gozunde feminen bir duruma dusebilir, “naz kadin icin derler ama kocam benden daha nazli/ kocamin nazindan bana sira gelmiyor” diye sikayet eden cok kadin tanidim.

    3. gizem ve cazibe arayisi hem kadin da hem erkek de vardir, bu asktan yahut ask arayisindan gelen bir ruh halidir. Eger ask saglam temeller uzerine atildiysa ilerleyen evlilikle beraber kuvvetli bir bag ve sevgi formuna evrilir. Eger askin temelleri saglam degilse, ask gectigi zaman eslerden biri digerinin gozunde “siradalasan ese, basitlesip normallesen bireylere”donusebilir. Bunun caresi daim bir heyecan arayisi olamayacagi icin kisilerin ruhsal doyumlarina, dusunsel derinliklerine de yatirim yapmalari gerekir.

    Haramlara dikkat etmeyip guncel tabirle “hizli yasayan” her daim ask adi altinda heyacandan heyacana kosan bazi erkeklerin, “butun kadinlar ayni aslinda” noktasina gelerek, Leyladan Mevlayi bulduktan sonra hidayete erip hacca gitmesi gibi…

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Gülpembe Hanım.

      Yazdığınız yorumda

      1. ve 2. maddenin sorumlusu da yine kadınlardır. Zamanında kendisini nikahlamış bir adam kendisine küsüyor ve sevgisini esirgiyorsa muhtemelen kocasının tepesine çıkmaya çalışan bir hanımdır bu kişi. Kökeni feminizmdir.

      3.Maddede ise şöyle bir ayrıntı var, erkekler için belki fizyolojik diyebileceğimiz bir durum. Kazanma elde etme arzusunun tezahürü. Erkek doğuştan hırslıdır, mücadeleyi ve sonunda ödül almayı sever. Feministler kocalarına kendilerinin ihtiyaçları olmadığını yansıtınca kaybolan olgu bu işte. Kadınlarda ise bu öğe biraz daha hayata renk katma anlamında işe yarıyor. Erkeklerinki gibi içgüdüsel br durum değil biraz daha psikolojik bir durum. Erkek için olayı ileri götürüp olmazsa olmazlara bile ekleyebiliriz kadınlar için aynı olmasa gerek. Bir de elin gavuru kadın geliyor Türkiye’ye oyun/dans vb eğitimi alıyor kocası için(belly dance) Bizimkilerden o kadarını beklemiyoruz ama bildikleri türkü vb varsa evde söyleyebilirler. Ama benim sesim güzel değil diyen varsa kadınların sesi erkeklere her zaman güzeldir diyorum…

      • gulpembe diyor ki:

        Ilk iki numara icin soyledikleriniz sizin onyarginizdan,kadinlar aleyhinde yanlis konumlanmanizdan oturu sadece.

        Feminist kadinlar diyeceginize ne tur hata isleyen kadinlar oldugunu acik yazarsaniz, kavram kargasasi yasamayiz, bir seminerde konusmaci feminizmin tam 70 kusur subesinden bahsetmisti mesela:)sizin neyi kasdettiginizi nasil bilebilirim?

        Askin kendisinde gizem vardir yada gizem askin bir huzmesidir,bununla beraber o kiside olmayanlari da ona yakistirirsiniz.. Sarkisi da var ya;
        “o beni prenses ,peri saniyor,
        mitolojiden biri saniyor
        ….ellerim bile cirkin benim, ben en iyisi degilim bunu hazmet”

        guzel ,goren gozundur.. nefis topraktan baskasiyla doymaz.

        • gulpembe diyor ki:

          yine yanlsi anlasilma olmasin not duseyim..
          ben erkegin hanimindan farkliliklar beklemesini yadirgamiyorum, bunda kadin da hemfikirdir zaten ve evlilik enerjsinin cogunu buradan alir.
          fakat bu heyecan arayisi ayni zamanda erkekte poligamiyi de tetikledigi icin nefsin bu yonunun torpulenebilir oldugunu belirtmek istedim.

          feminizm konusunda da sunu soyliyim, feminizme ve feminsitelre cok kizan bazi kadinlarin kocalarina cok guzel kafa tutabildigini gordum. o yuzden kurani kerim feminist degil, nasize (gecimsiz) ifadesini kullanmistir, kavramlari guzel istimal etmeli.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Gülpembe Hanım.

          Önyargı değil gözlem. Bazı konular hakkında önyargı gibi gözüken yorumlarımın teknik izahatı da var. Olasılıkta altı sigma muhabbeti var. Standart dağılıma sahip bir kümede diyelim bu istatistiği tutturursanız neredeyse kümenin tamamını kapsıyorsunuz. Elbette dışarıda kalanlar olur ama onlar istisna ki artık önyargı mı dersiniz durum tespiti mi dersiniz size kalmış. Bir konuyu ne kadar araştırırsanız iyisini de kötüsünü de o oranda görüyorsunuz. Türkiye’ye gelin de bir görün ne kastettiğimi anlarsınız.

          Feminizmin şubeleri vb. benim bilgim yok o kadar. Siz neyin ne olduğunu benden daha iyi biliyorsunuz. Ben kadınların haklarını feministlerden daha iyi koruyabiliyorsam ne yaptıkları umurumda değil açıkçası. Kocanıza karşı bakımlı olun dediğimizde kadın haklarını savunacağız diye önce erkekler kendine baksın diye fişeklemiyorlarsa sorun yok . İşyerinde bekar bir abla var mesela yaşı da epey geçkin, evli arkadaşlarını kötülüyordu. Neymiş kendileri eve gitmek yerine kendilerini kocalarına aldırıyorlarmış. Kocalarına ihtiyaçları olduklarını hissettiriyorlarmış hatta bazen sanal zorluklar çıkartıp kendilerini kocalarına kurtartıyorlarmış. Böyle yapmaları o ablamıza göre çok saçmaymış. Erkek öyle elde mi tutulurmuş muş kendisi her işini kendisi yaparmış mış…

          Yazdıklarımın bilimsel arka planlarını uzun uzun yazamayacağım. Çünkü yazsam da bir şey değişmiyor ki bir kısmını evvelden yazmıştım. Bilimsel bir gerçek daha doğrusu Allah’ın yarattığı düzenin tarifini sunduğum halde “bana göre” diye başlayan cümleler görüyorsam yazmamın anlamı yok. Çok eşliliğin arka planında erkeğin tohumlarını etrafa saçma isteği vardır mesela. Mümkün olduğunca çok eş ister.

          Fakat aşağıdaki söz erkeklerin eşlerinde nasıl bir güzellik beklediğini açıklıyor olsa gerek.

          “Güzel yüzlüye kırk günde doyarsın da güzel huyluya kırk yıl da geçse doyamazsın.”

          • gulpembe diyor ki:

            fatih bey,
            yorum icin tesekkurler.” olasiliklar , olasiliklar , olasiliklar …”
            diyorum:)
            kolay gelsin

    • .../nisa diyor ki:

      Gülpembe hanım

      1-Cihad bey’in yazdıklarından benim anladığım fıtri olarak mahrem hayatın sırrını kaybetmemek. Sizin yazdıklarınızda doğru ki evlilikte sorunlar yada mutluluk paylaşıldıkça bir anlam kazanır iletişimin olmadığı yada heyecanın kaybolduğu bir evlilikte karı koca ilişkisinden çok kardeş ilişkisine dönüşür yada sorunlar yığın yapılır patlama anı beklenir.

      Evlilik taktik işi değildir ama insan ilişkilerinin en yoğun olduğu yerdir burada da karşıdaki insanı tanıma kendini tanıma ilişkiyi yürütme beceresi önemlidir. Bir bakıma mizaçların alışkanlıkların evliliği sürdürebilmek için yönetimi diyelim.

      2- Evli olmadığım için bu konuda yorum yazmam ne kadar doğrudur ama küsmek ilişkilerde haddinden fazla yoğunlukta ve uzun sürüyorsa bir yerlerde sorun vardır yada sizin dediğiniz gibi huy olmuştur. Özellikle evlilikte küstüm çocuklar gibi oynamıyorum mantığı tehlikeli olabilir.

      Bu noktada kısa süreli gönül koyma heyecanı artırabilir ama uzun süreli küsme iletişime kendini kapatmadır şeytanı sevindirmek olur zamanla durum olumsuzluğa gidebilir. Yada bu olumsuz huy ilişkide bir tarafı sürekli haklı konumda diğer tarafı köle tarafında görme eğilimi geliştirebilir. Bu insanı narsizme yada değersizliğe sürükleyebilir.

      3- Bir anda oluşan kafa karışıklığı yada adına aşk denilen ama sonra yanılmışım diyen bir durum yerine belirli uyumun olduğu zamanla tanıyarak emek verilerek gelişen büyüyen sevginin bağlılığın daha kuvvetli ve uzun süreli olduğunu düşünüyorum. Uzmanlar zaten aşkın süresini de hesaplamışlar bu zaman diliminden sonra durum ya ayrılık yada sıradanlaşma. Geçici olana değil de hem dünyada hem ahirette faydalı olacak olana yatırım yaptığımızda uzun süreli ve ebedi olabilir.

Dünden Bugüne

Nasıl Hitap Ediyorsunuz?

Bir mikrop gibi nasıl geldi yerleşti dilimize, bilmiyorum. Çocuklara, gençlere hitaplarımız bozuldu.  Neredeyse kimse çocuğuna “Oğlum, kızım, yavrucuğum, evladım, çocuğum…” demiyor. Anne-babalar çocuklarına “anneciğim, babacığım” diyor, halalar çocuğa “halacığım” teyzeler” ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Ne çok tatlı ol, yesin bitirsinler Ne çok acı ol, yesin tükürsünler...

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku