Cinsel İsteksizlik (Evlilik Okulu 8.Ders)

09 Şubat 2012Evlilik Okulu153 Yorum »

Cinsel isteksizliğin ve cinsel sorunların altında yatan ana sebep; cinsellikle ilgili bilinçaltındaki düşüncelerimizdir. Bilinçaltında ne olduğunu çoğu kez kişi kendi de bilmez. Söylediği söz ile bilinçaltı birbirine uymaz bazen.

Cinsellikle ilgili bilinçaltındaki olumsuz düşünceler, bir önceki derste geçen “ruhsal boyut”taki sorunlara sebep olur.

Öncelikle bilinçaltında cinsellikle ilgili yanlış neler var onlara bir bakalım:

1-Ayıp: “Cinsellik; edepsizlik, utanılacak bir şey” düşüncesi. “Edep nedir?” ona bakalım. Abdulhakim Arvasi hazretlerinin çok güzel bir edep tarifi var:  “Edep ilahi hududa riayet etmektir.

Cinselliği yaratan Allah (c.c) olduğu için cinselliğin öğrenilmesi ve yaşanması ilahi hududun içindedir, bu konuda cahil kalmak ya da kaçınmak, ilahi hududu çiğnemektir.

Bu yüzden bizim için neyin edep, neyin edepsizlik olduğunun sınırını Allah ve Resulü bize bildirmiştir.

Cinsel yaşantının ayıp olarak görülmesi, karı koca arasında pek çok soruna neden olmaktadır. Özellikle aile büyükleri ile oturanlar ya da ziyarete gidenler ya da çocuğu büyüyenler için. Tatillerde memleketine gidenler için tatilin zehir olması demektir.

Özellikle kadınlar cinselliği ayıp olarak görüyorlar ve cinsellik sonrası gusül alırken fark edilme ihtimaline karşı eşlerini “çocuklar uyumadı, annenler anlar” gibi sebeplerle reddedebiliyorlar. Cinselliğin bir mahremiyet tarafı elbette var, kalkıp şakur şukur gusül aldığınızı aleme ilan etmek gerekli değil; fakat belli bir ölçüde dikkat ettikten sonra eğer anlaşılmışsa da dert etmemek lâzım. Hele bunun için eşi reddetmek insanların düşüncesini ilahi hududun önüne almak demektir. Çünkü:

Rasulullah (s.a.v) buyurdular ki:

“Bir erkek karısını yatağına çağırır da karısı gelmez ve erkek ona dargın olarak gecelerse, melekler o kadına sabaha kadar lanet ederler.” (Müslim Nikah 121)

“Bir koca karısına ihtiyaç duyup da onu yanına çağırdığında kadın ocak başında bile olsa, hemen kocasının yanına gelsin.” (Tirmizi Radâ 10)

Allah rasulü karı koca arasında cinselliğin ne kadar önemli olduğunu ve evliliği nasıl derinden etkileyeceğini iyi bildiği için, bu konuda özellikle hanımları uyarmıştır. Bir de hanımların cinselliğini eşine karşı elinde bir koz olarak kullanma meyilleri olduğu için bu konuda hadis-i şerîfler çok keskin.

Peygamberimiz kadına kocasını reddetmeyi yasaklamış, erkeğe de karısını memnun etmeden yataktan ayrılmayı yasaklamış. İki taraf da diğerinin hakkına riayet etmek zorunda.

Vakti geçmeyen bir namaz saati için kocayı bekletmek ya da yatma saati nafile namaz kılmak, lanet altındayken ne kadar kabul edilebilir.

Bir hanım “yazın kızı ile damadının ve oğlu ile gelininin onun yanına gelip iki ay kaldıklarını” anlatmıştı. Kadıncağız her akşam iyi niyetle “acaba banyo yapacaklar mı, araları iyi mi?” diye onları takip ediyormuş. “Hiç yıkanmıyorlardı, çok üzülüyordum ki bir gün kızım karşıma geçti: ‘Anne lütfen on ikiden sonra ortada dolaşma’ dedi. Meğerse onlarda ben fark ederim diye yıkanmaya çekiniyorlarmış.” diye anlatmıştı, gülerek. Karı kocanın yıkanması değil, yıkanmaması dikkat çeker, tuhaf karşılanır. Rahatsız olduğunuz durumlar olduğunda da usulünce aile büyüklerine söyleyebilirsiniz. Kendinizi zina yapıyor gibi suçlu hissetmenize, utanmanıza gerek yok.

Bu konuda dikkat edilmesi gereken; karı-kocanın kendi özel yaşadıklarını, eşleri ile ilgili özel bilgileri keyfi olarak en yakınlarına bile anlatmaları yasaklanmıştır, haramdır. Banyo yapmak da bir şey yok; fakat aralarında yaşanan ilişkinin detaylarını anlatmak haramdır. Sadece sorunu olanlar, çözüm noktasında, yardımcı olacak kişilere anlatmalıdırlar.

Peygamberimizin özel hayatı kendisi veya eşleri tarafından anlatılmış; çünkü maksat ümmete yol göstermek, eğitmek. Özel hayatın ifşası değil. Bu yüzden cinselliği anlatan kişiler kendi üzerlerinden değil, âyet, hadis, tıbbı bilgiler ya da o konuda yaşanan sorunlar üzerinden örnek vererek konuşmalıdırlar. Sorun yaşayan kişiler örnek vererek anlatmak zorunda kalabilirler, onda bir mahsur yok.

2-Pislik: Cinsel organların ve cinsel sıvıların pis olduğu ile ilgili inanç. Ne cinsel organlar pislik yeridir, ne de cinsel sıvılar pistir. İki tarafta da cinsel bir hastalık yoksa. Cinsel organlar; el ayak gibi temiz tutulduğunda temizdir. Cinsellikte pis olan zinadır. Karı koca arasında cinsellikte pislik yoktur, kişiler temizliğe dikkat ettiği sürece. Pis olacak şeyler zaten yasaklanmış. Adetli, lohusa kadınla cinsel ilişki ve büyük tuvalet ihtiyacının giderildiği anüsten ilişki zaten haram. Bunların dışında da bir haramlık yok.

Bir hanım cinsellik sonrası banyo yaptıktan sonra banyoyu uzun uzun çamaşır suyu ile dezenfekte ettiğini söyledi. Meniyi pis olarak düşünüyor. Oysa Allah Rasulünün elbisesine meni bulaşmışsa, kuruyunca ovalayıp namazını kıldığını Hz. Aişe anlatıyor.

Üniversite de cinsel eğitim dersinde bir kaç genç kız mideleri bulandığını söyleyerek dersten çıkmışlardı. Bu kızlar erkek arkadaşı olan evlenmeye niyetlenen kızlardı. Oysa cinselliğin sözüne bile tahammülleri yoktu. Ayrıca bir de danışmanlık yapacaklardı. “Cinsellik” kelimesini söyleyemeyen psikolog bile var maalesef. Konunun gerekliliğine inanmadıkları için mi bilmiyorum, kendilerini bile tedavi etmemişler.

3- Günah: Kişi cinselliğin günah olmadığını bildiği halde bilinçaltı bir şekilde “günah” diye kodlamışsa cinsel ilişkiden kaçınmaya çalışabilir ya da ilişki sonrası vicdan azabı çekebilir. Bir hanım eşi ile birlikte olmak istemediğini; çünkü “birliktelik sonrası deprem olur da ölürse cünüp olarak ölmekten korktuğunu” söylemişti.”Cinselliğin günah olduğunu mu düşünüyorsunuz?” diye soruyorum “Hayır” diyor; fakat bilinçaltında günah olduğu düşüncesi var belli ki.

Erkeklerde de günah düşüncesi özellikle ergenlik döneminde gördüğü cinsel içerikli rüyalar sebebi ile suçluluk duygusuna ve “günahkar olmasam böyle rüyalar görmezdim” gibi vesveselere sebep olabiliyor. Bu rüyaların görülmesinin normal olduğu anlatılmazsa ergenlerin ruh sağlığı bozulabiliyor.

Ya da namazda, Kabe de aklına cinsel şeyler gelmesi yüzünden kendini sapık zannedip namazını bırakan bu yüzden psikiyatrların kapısını çalan hasta sayısı çok fazla. Bu da çok önemli bir konu. “Cinsel vesveseler” konusuna “Çocuklarımıza cinselliği nasıl öğretmeliyiz” başlıklı bir yazı düşünüyorum, o zaman inşaallah daha geniş değineceğim.

4-Korku: Evlilik öncesi genç kızlarda cinsellik korkusu çok fazla var. Namuslarını korusunlar diye anne ya da yakın akrabaları tarafından korkutularak büyütülen kızlar cinsel korkular yaşıyorlar.

Bir de günümüz sorunu olarak gelişen cinsel korkular var: Cinselliği pornolardan tuhaf ve korkutucu sahneler izleyerek öğrenen kızlarda ciddi bir cinsel ilişki korkusu oluyor. Sırf bu korku yüzünden evlenmekten kaçındıklarını kaç genç kızdan duydum.

Cinsel korkuları olduğu halde evlenenlerin bir kısmı da düğün öncesi nişanlılarından bunun için süre istiyorlar. Bu konuda da çok örnekler var. İki ay dan iki yıla kadar süre isteyen kızları duydum. Bu sürede “evli gibi değil de nişanlı gibi flört edelim, birlikte yatmayalım” diye teklif ediyorlar. Erkek de iyi niyetle “Namuslu kız, korkuyor demek ki” deyip süre veriyor; fakat yıpratıcı bir sürece giriyorlar, sorunu nasıl çözeceklerini bilemiyorlar genellikle.

Cinsel korkular bazen Vajinismus denilen kadının korku sebebi ile kendini kasması yüzünden hiç cinsel birliktelik yaşanmaması gibi bir soruna sebep olabilirken, bazen de ilişki gerçekleşiyor; fakat kadında bir ömür boyu sürecek cinsel isteksizliğe sebep olabiliyor. Kadın her ilişki de birlikteliğe engel olmayan; fakat kendine ağrı yapan kasılmalar yaşayabiliyor.

Evlenecek olan genç kızların öncelikle şunu bilmeleri gerekir ki kadın korkmadığı ve kendini kasmadığı sürece en ufak bir acı bile yoktur. Allah (c.c) muazzam bir sistem kurmuş. Erkek acele etmez, anlayışlı davranır, cinselliğin duygusal basamağına dikkat ederse, genç kızda kendini kasmazsa hiç bir sorun yaşanmaz.

Korku kadının vajen kaslarını kilitlemesine sebep olurken erkekte de sertleşme sorununa sebep oluyor. İki sorunda tamamen psikolojik.

5-Güvensizlik: “Ben cinsel ilişkiyi düzgün yaşamayı başaramam” düşüncesi de önemli bir sorundur. Kadın bedenini beğenmediği için cinsellik yaşamaktan kaçınabiliyor. Erkekler de ya başka erkeklerin anlattığı abartılı hikayelerden, pornodan ya da cinsel ürünler satmak için yapılan reklamlardan etkilendikleri için güvensizlik sorunu yaşayabiliyorlar. O ürünler yokken cinsel sorunlar daha azdı. Reklamcılar önce ürünlerin gerekliliğini anlatıp, erkeğin moralini bozup ürüne ihtiyaç duymalarını sağlıyorlar. Cinsellikle ilgili doğru bilgi sahibi olan ve kendine güven duyan hiç bir erkeğin cinsel haplar da dahil cinsel ürüne ihtiyacı olmaz.

Güven konusunda bir de karı koca birbirinin moralini bozabiliyor. Erkek karısının fiziki özellikleri ile dalga geçerse, kadın cinsellikten soğur; kadın erkeğin cinsel gücü ile alay ederse, erkek cinsel enerjisini kaybedebilir. Karı koca birbirini ne kadar hoş davranırlarsa, birbirlerini överlerse ilişkileri o kadar güzel olur.

Cinsel sorunlar kişinin sadece kendini ilgilendirmediği ve eşini de etkilediği için; sorun olduğunda karı kocanın birbirini üzerinde hakkı kalacağından dolayı cinsel sorunu çözmek için gayret göstermemek bir vebaldir. Cinsel sorunların çoğu psikolojik olduğu için çiftler gayret ederlerse sorunu kendi kendilerine çözebilirler. Nasıl çözeceklerini de yazacağım; fakat yazı uzun oldu.

Tedavide ilk aşamayı da yazarak bitirelim. Cinsel isteksizlik tedavisinde en önemli olan cinsellikle ilgili “ayıp, günah, pis” gibi olumsuz düşünceleri atıp, yerine cinselliğin karı koca muhabbeti için yaratılmış olduğunu, karı- kocanın birbirlerinde rahatlasınlar, diye onlara verilmiş Allah (c.c) ın bir ikramı, hediyesi olduğuna inanmak lâzım. “Zihindeki yanlışlardan nasıl kurtulabiliriz?” bir sonraki yazıya kaldı.

       Sema Maraşlı  www.cocukaile.net

Okunma Sayısı : 1.858

“Cinsel İsteksizlik (Evlilik Okulu 8.Ders)” için 153 Yorum

  1. VOLKAN diyor ki:

    selamün aleyküm sema abla.bu yazınız çok güzel oldu baya bilgilendiriciydi.benim sorumum bu konuyla pek alakası yoktu ama sorayım dedim.nişan atmış bir kızla evlilik için ne düşünürdünüz?tavsiyeniz nedir?kız diye belirtmeme kimse takılmasın lütfen bir durumu daha kolay anlatmak için söyled,m

  2. Hasan diyor ki:

    Banyo yapmak bir cinsel ilişki koduna dönüşmemesi için basit bir yöntem vardır. Prensip olarak istisnasız hem erkek hem kadın her akşam banyo yapmak.
    Ayrıca bir olgun insanın”bu bugün banyo yaptı yani…” gibi sonuçlarla meşgul olması nekadar boş ve zavallı olduğunu gösterir. Bizim millet niye böyle ya?!

    • mağdur diyor ki:

      Birlikte kaldığımız süre boyunca kayinvalide tarafından banyo vakitlerimiz takip edilmiş ve birgün çıkardığı suni kavga esnasında da sen ayrı eve çıkmıyor diye oğlumla yatmiyon, eziyet ediyon.. diyerek insani divaneye çeviriyor. Hakikaten niye böyle insanımız, niye?

  3. yusuf diyor ki:

    Selamun Aleykum

    Bir dertlide burada.

    Sema Hanıma adeta yok olmaya yüz tutan müslüman hanım kavramını tekrar Nebevi ölçülere ve fıtrat paralelinde değerlerimize bağladığı için ALLAH uyandırdığı hanımlar adadince kendisinden Razı olsun.

    Dünya hayatı imtihanlarla sınandığımız yer, çok nazik yüce gönüllü erkeklere kıymet bilmeyen kadınlar, güzel ahlaklı kadınlara da tersi erkekler düşecektir. İmtihanlar dünyaya aldanmayı önler, başa gelenlerde Kader boyutları vardır.
    Ama Sema hanımın yaptığı gibi bir mücadele etmemiz, öze dönme çabaları, yanlış yoğrulmuş düşünceler ve feminist etkilerden kurtulup müslüman bir kadın zihniyetine tekrar dönmekle mutlu yuvalara kavuşulacağını düşünüyorum.

    Efendim ben hayatımda hassas ve güzel gören güzel düşünen bir insan olma çabasında biri olarak hep veren oldum evliliğimde, duygu ve hislerimdem fedakarlık yapageldim. Eşim ise daha sert, tabiri caizse erkek ruhlu bir kadın.
    Evlendiğimizin ilk dönemlerinde bana akraba oldugumuz için sana karşı cinsel olarak soğuğum dedi.Hala da öyle, ben genç yaşımdan beri bayanların dikkatini çeken biri olarak şok olsamda arada hatırlayınca moralim çok bozulsada bunu kompleks yapmadım, imtihan dedim, hassas ruhlu hanım bir bayanla evlenseydim biri belki ona meylim Rabbimden çok olurdu deyip kendimi minumuma alıştırdım. Burası rahat ve keyif yeri değil dedim.

    Tabi yaş orta yaşlara gelince , gençlikteki gibi insan güçlü olamayabiliyor. Özelliklede reddedilmek insana bazen ağır geliyor ki bazende nefis seni baş tacı edip maddi manevi beğenecek birileri varken niye bu çile diye de vesvese veriyor.
    Karşı tarafı suçlamıyorum bilmiyorum bu soğukluğun bir çaresi de varmı ?

    Zor beğenen , çok zor memnun olan şükürsüz tiplerle yaşamak zormuş anladım. Başkaları yarısı ile memnun olacakken, elindeki imkanlara rağmen somurtup nimetlere nankör kişiye ne denir ki kalbine nasıl tesir edilir.

    Anladım ki almadan vermeye alıştırmak, fedakarlığa alıştırmak iyilik değil aksine yanlış imiş. Ameller bu kadar önemliyken karşı taraf evdeki görevlerini, eşine karşı görevlerini vs. yapmadığı halde ona aynı değeri vermeye çalışmak mücadele etmemek ve bunu ona alıştırmak çok yanlışmış sonrasında ise değiştirmek çok daha zor oluyormuş.

    Kadınların çoğu erkeklerinin ihtiyaçlarını anlamadan ölüyorlar, hiç böyle düşüneceğimi sanmazdım ama şimdi neden erkeklerin 2.ci eş aldıklarını anlıyorum. İhtiyaç duymayan kadın, kocasına duyarsızlaşınca erkekler çok inciniyor ve izzeti nefislerine ağır gelip başka yollar arıyorlarmış.

    Baştan evlenirken feminist zihniyete değil mümine kadın zihniyetine sahip, erkeğini kavvam kabul etmiş yumuşak ve güzel ahlaklı ve pozitif bir hanımla evlenmek lazımmış ama gençken insan bu açıdan bakamıyor malesef.

  4. cms diyor ki:

    slm,

    Yukarıda yazılmış olan Hadisler ve açıklamalar gayet güzel.

    2.Nikah

    Bu konuyu duyunca genelde Hanimlar deliriyor.Müslüman olan bir hanim bu konuda hiç delirmesine cidden gerek yok.2.Nikah olunca o zaman ciddiyet anlaşılıyorki şaka olmadığı konumu derken.

    Elbette bu imkan vardır ve şarlarıda vardır Lakin burada 1.Eşin rızası-ruhsatı-izni bu şartlar içerisinde yoktur.

    Bana inanmayan Açsın Kuranı kerimi baksın Ruhsat varmı yokmu, derken sizin için hayırlı olanı 1 tanedir denmektedir.Lakin bu ruhsat verilmiştir.

    Şayet verilmemiş olsaydı Allah c.c Resulu s.a.v efendimiz Aişe R.Anha dan sonra nikahlanabilinirmiydi sanıyorsunuz.Aişe r.Anha nın diğer eşler arasında kıskançlığı çok büyüktür derken.Elbette burada kimse Peygamber değil bunu ima etmiyorum.Lakin Peygamber e helal olan Ümmetinede Haram değildir.!!

    Bunu bir çok konumda kendiside söylemiştir.Hanım kardeşlerimiz bu konumda bana kızmasınlar derken Erkeklerede gaz verip herkes alsın 2.eş demiyorum.Ayette sizin için Hayırlı 1 tanesidir derken 2.cisi hayırsız olur demiyor.Elbette 1 tanesi hayırlıdır.

    Bilhassa izin almak rızası olmak vs.. bunlar Teferuattır ve inceliktir.Yapılmazsa ne olur? hiç bir şey olmaz.

    Lakin 2.Nikah da bir erkek ve hanımefendi arasında yaptık ettik bitti diyede olmaz.Yani bu konular Ubidik gubidik konuları değil.Nikah bir kere Duyrulması gerekir.Davetler olması gerekir.Şahitler vs..

    Aslında Nikah o kadar sorun bir konum değil.
    2.Nikahı Devlet kabul etmiyor.Kabul etse daha iyi olur.Nikah Kadını tüm hakları ile koruma altına almak demektir.
    Kişi nikahlandığı kadının tüm ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.

    Bu işler böyledir.Kimse alınmasın.Ruhsat varmıdır?.Şartlar çok önemli konu şartlara bağlıdır.
    Bu şartlar ise sadece Maddiyat ile bitmiyor. Bu şartlar sadece hanımın hastalığı ve çocuk verememesi ile ilgili değildir.Efendim bunun yanında Kadının TALAK konusu vardırki erkeklerden daha çok hakka sahiptir bu konuda.

  5. şule diyor ki:

    slmlar abdullah bir bey eşinizi çalışmadı ve ilkokul mezunuydu sonradan dışardan okudu dye neden küçümsüyorsunuz siz öyleyken bile bile almadınızmı onu yoksa eşiniz kandırdımıı sizi bu hor görmeler müslümana yakışmaz insana günah olarak başkasını hor görmesi yeter hadisini unutmayalım eşinizle aranız kötüdür hatta belki siz haklısınızdır ama statü köy şehir yermeleri hiç doğru değil

  6. dursun ali diyor ki:

    sema hanım çok güzel yazdınız ben okumuşum fakat daha güzel aydınlattınız çok teşekkür ederim sankibenim içimden geçenleri yazmışsınız selam ve dua ile.

  7. ABDULLAH BİR diyor ki:

    EYVAHLAR OLSUN BANA Kİ BEN GERÇEK BİR APTAL MIŞIM.

    SEMA HANIMIM 35 MADDELİK KADINMIYIZ, BAYAN MI ? TESTİNİ

    “”””http://www.cocukaile.net/kadin-miyiz-bayan-miyiz/ “”””

    YENİ GÖRDÜM. VALLAHİDE BİLLAHİ DE GÖRDÜĞÜME DE GÖRECEĞİME DE BİN PİŞMAN OLDUM.

    OTURDUM TESTİ EX EŞİM İÇİN UYGULADIM. SONUÇ SEMA HANIMIN KRİTERLERİNE GÖRE RESMEN FELAKET.35 MADDEİNİN 30 unda ÇUVALLADI KADIN DİYE EVLENDİĞİMİZ BİZİM EX BAYAN. BU GÜNE KADAR BEN BU “”BAYAN’A”” KATLANMIŞIM YA (hemde katıl olmadan) HELAL OLSUN BANA BEN NE SABIRLI ADAMMIŞIM DA HABERİM YOKMUŞ.

    ŞAHİT OL VE BİR AN ÖNCE HAYIRLISIYLA KURTAR BENİ BU ANADAN DOĞMA BAYAN dan YA RAB.

    • azyef diyor ki:

      sayın Abdullah bey, yazılarınızı, diğer arkadaşalara verdiğiniz tavsiyeleri sizi tasdikleyerek okudum..bence siz bu kanuya çok iyi bir şekilde hakimsiniz. bu konular insanların, toplumun yaraları kadın ve erkek için de… seviyeli uslubunuz ve okuma akışı güzel yazı tarzınızvar. mümkünse mutlaka bir kitap yazmanızı. şiddetle tavsiye ederim.boynunuza borç gibi görüyorum

      • Demedi Deme diyor ki:

        SAYIN azyef

        Öncelikle yorumlarımızdan ötürü şahsımıza yaptığınız iltifat için teşekkür ederim. Ama bazı sebeplerden dolayı Siteye yorum yapmayı bırakalı yaklaşık 3,5 ay oldu. Ama değişen şartlardan dolayı site yönetimi izin verdiği sürece bilgilerimizi ve tecrübelerimiz buradan paylaşmaya devam edeceğiz inşaAllah.

        Diğer taraftan kitap öneriniz ciddi anlamda değerlendirdiğimi, ama bunu yapmak için bazı şartların oluşması gerektiğini; fakat bu süreçte de boş durmadığımı bilmenizi isterim.

        Saygılarımla

  8. ABDULLAH BİR diyor ki:

    MERHABA,
    SÜHEYLA HANIM

    “””…çalışan eş alsaydınız sizce daha mutlu bir evlilik mi yapacaktınız?”””
    BENİM ÖYLE BİR AMACIM OLMADI.BEN KENDİME EŞ den ÖNCE ÇOCUKLARIMA İYİ BİR ANNE İSTEDİM. ŞİMDİ ANLIYORUM Kİ BU AMAÇ GÖZÜMÜ KÖR ETMİŞ VE EVLİLİKTE ÖNEMLİ OLAN DİĞER KRİTERLERİ GÖZ ARDI ETMİŞİM.BU KONUDA HATALIYIM, FARKINDAYIM.

    “””Siz belki eşinizle farklı kültürlerden olabilirsiniz,bilmiyorum “””

    FAKLI KÜLTÜRLERDEN DEĞİLİZ. AMA ARAMIZDA Kİ EĞİTİM SEVİYESİ FARKI SIKINTILARIN TEMELİNİ OLUŞTURDU. ÜNV. OKUMAK İLE SONRADAN KENDİNİ GELİŞTİRSE DAHİ İLKOKUL MEZUNU(ÖRGÜN EĞİTİM OLARAK) ARASINDA DAĞLAR KADAR FARK VAR. KALDI Kİ BEN İST. ÜNV. nin SIRALAMADA İLK 3 E GİREN BİR BÖLÜMÜNDE MASTER SEVİYESİNDE BİR EĞİTİM ALDIM.BU FARKIN BU KADAR SORUN OLACAĞINI TAHMİN ETSEYDİM BU EVLİLİK HİÇ YAŞANMAZDI.

    KABUL EDİYORUM… BENİM ÖNGÖRÜ HATAM

    “”””eşinizi gerçekten iyi tanıyarak mı evlendiniz(yada iyi tanıyarak evlendiğinizi düşündünüz)yoksa bir görüşmeyle evliliğe karar verip nişanlılık devresinde mi tanımaya çalıştınız?””””

    BU SORUNUZDA BİR ÖNCEKİ İLE BAĞLANTILI BİR SORU. CEVABI DA M A L E S E F SİZİN TAHMİN ETTİĞİNİZ GİBİ OLDU. İKİ GÖRÜŞME, PEŞİNDEN EVLİLİK KARARI…

    “””Burada asıl can alıcı nokta bu evliliğe ailenizin razı olmayışı,eğer büyüklerimiz bir şeye hayır diyorsa vardır mutlaka bir bildikleri,ailenin rızası alınmadan yapılan evliliklerin sonu pek hayırla bitmiyor.”””

    YANILMIYORSAM BİR MÜZİK PARÇASINA DA SÖZ OLMUŞTU “”” ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI ALDANIRMIYDIM YALANLARINA….”””

    SAYGI VE TEŞEKKÜRLERİMLE

    • YAĞMUR DAMLASI diyor ki:

      sayın ABDULLAH BİR eşinizi de sizi de yakinen tanıyorum .burdan bu kadar iftirayı atıpta hala o yıllarca zulmettğiniz kadının yüzüne nasıl bakabiliyosunuz üstelik hala aynı evde yaşıyorsunuz .eşiniz sizi neden boşamak istiyor doğruyu söyleyin.yıllarca ona yalan söyleyip sonra sırtından vuran siz değilmisiniz ama ALLAH büyük ABDULLAH BİR burda eşinide sizide kimse tanımıyor diye iftira ve yalana devam edin ..ALLAHIN değirmeni yavaş döner ama çookk ince öğütür bizde görürüz inş.

      • ABDULLAH BİR diyor ki:

        “”burdan bu kadar iftirayı atıpta hala o yıllarca zulmettğiniz””

        Burada paylaştığı yaşanmışlıkların, paylaştığı hislerin/duyguların tek bir tanesi yalan olmadığı halde, cinsel ve psikolojik zulme uğrayan, mağdur olan kişi ben olduğum halde beni suçlayan, bana iftira atanları Allah’a havale ediyorum. Allah seni ve senin gibi iftiracıları bildiği gibi cezalandırsın.

        Evli olduğu zamanı bir tarafa bırakın bekar iken dahi iffetine, namusuna sahip çıkmış bir erkeğin namusuna dil uzatmak, şerefine, erkeklik onuruna laf etmek,

        ailesine maddi yardımda bulunmasından dolayı bir erkeği sürekli suçlamak, ona zulmetmek,

        kocasının aldığı çiçeğe “gene ne kabahat işledinde bana çikek aldın” diye suçlu muamelesi yapmak,

        aldığı eşyaya, kıyafete vb “bunları hangi çöpten, eskiciden aldında geldin” diye hakaret etmek,

        “evlilik yıldönümüne bunu, doğum günümde şunu isterim, ucuz şeylerle beni kandıramazsın” diyerek alınacak hediyenin bile pazarlığını yapmak,

        dışarı çıkarken kıyafetine özen gösterdiği halde evinde iken ortalıkda gündelikci kıyafetleriyle dolaşmak,

        çocuklarının yanında kocasını bir çocuk gibi azarlamak,

        “oraya gidemezsin (yurt dışı), bununla (lise ve ünüversiteden tanıdığım eski bayan arkadaşlar) görüşemezsin( umuma açık yerlerde),

        face sinden şunu sileceksin” diye sürekli koacaya psikolojik baskı yapmak,

        Suçluymuşcasına sürekli kocasının cep telefonunu karıştırmak

        “benim ailem olsa yapmazsın ama kendi akrabaların söz konusu olunca işini gücünü bırakır yardıma koşarsın, ama hastayken beni hastaneye bile götürmezsin ( ikametgahımız iki özel hastanenin tam ortasında, hastanelere olan uzaklık 100 metre, hastalık dediğide aciliyeti olmayan, refekatçi gerektirmeyen derecede ki rahatsızlıklar) ” demek suretiyle yardıma muhtaç akrabalarına yardım (maddi manevi) ediyor diye kocayı kıskanmak,suçlamak

        Sıkıntılı olduğumuz dönemlerde hakem ve aracı olmaları için ailesini (ailesi aramızda ki sorunlarda beni haklı gördüğü için) çağırdığım da onlara “bu işe siz karışmayın, sizden yüz buluyor” diye ailesini dahi suçlamak,

        Defalarca

        “ben huzurumu, çocuklarımı, yuvamı seviyorum, bunları kaybetmek istemiyorum”

        sözlerini tekrar eden bir kocaya sözleriyle, davranışlarıyla, tek ve alternatifsiz olmanın verdiği kadınlık gücünü kullanarak zulmetmek

        ……. vs vs vs

        Hangi aklı başında, takvalı, bilinçli müslüman, kocasını, yuvasını gerçekten seven, kadının yapacağı şeylerdir.

        “yıllarca ona yalan söyleyip sonra sırtından vuran siz değilmisiniz”

        Allah şahit evlendiğimiz günden beri ( bekarlık zamanıda buna dahil) eski eşimi ( resmen boşanmamış olsak bile bu evlilik benim için fiilen bitmiştir.Bedeli ne olursa olsun ödemeye hazırım) (gerçek anlamda İHANET etmeyi bir tarafa bırakın), elimle ve dilimle bile ASLA ALDATMADIM, ASLA YALAN SÖYLEMEDİM.

        Hangi hakla ve bilgiye dayanarak çocuklarımın annesi (eski) eşimi Sırtından vurmaktan bahsediyorsun,

        Ben bu yaşıma kadar makam mevki, para pul için dostluğuma, arkadaşlığıma İHANET EDENLERE bile arkadan/sırtından darbe vurmaya, hainlik yapmaya kalkışdım.

        “”kadının yüzüne nasıl bakabiliyosunuz “”

        Hem suşlu hem güçlü denilen bu olsa gerek.Yüzüne bakmayı bırakın onun varlığının bile farkında değilim.

        Evet, bu doğru

        “acaba ona bu şekilde evlibekar hayatı yaşatarak önümde diz çöktürebilirmiyim, ” düşüncesi nedeniyle malesef hala aynı evde yaşıyoruz.Ama odaları farklı, aralarındaki tüm karı koca bağları kopmuş ve birbirine yabancı iki insan olarak, hala aynı evi paylaşıyoruz. Söz de iki ay önce açacaktı boşanma davasını.Hala bekilyorum. Boşanma davasını ben açamıyorum.Çünkü ona daha önce yaşadığımız sıkıntılı bir dönemde sözleriyle sürekli tekrar ettiği evlilikte “yarı yolda kalmak” korkusunu üzerinden atması ve bu konuda bana güvenmesi için:

        “Bundan sonra bana Ne yaparsan yap, bana nasıl davranırsan davran seni bırakan ben olmayacağım”

        diyerek söz vermiştim.İşte bu söz benim elimi kolumu bağladığı için ben dava açamıyorum.

        Zannetme ki bütün bu yazdıklarımı seni ikna etmek ve kendime inandırmak için yazdım.Benim böyle bir derdim de amacım da yok. Çünkü ben “senin bütün bunları bildiğini biliyorum” benim amacım;

        Senin ve senin gibilerin şahsım üzerimden benim durumda (hem mağdur, hem haklı) olan erkeklere atmaya çalıştığın(ız) İFTİRA ÇAMURUNUN izlerini silmek…

        SON BİR HATIRLATMA…

        Madem eski eşimi YAKINEN tanıyorsun duygusal”kadın dayanışmasıyla” HİSSİ ve TARAFLI davranmaktan vazgeç. Sema Hanımın yazılarını ve sitenin müdavimi aklı başında yumcuların (SÖZÜN ÖZÜ, ŞİRĞENÇE, BİRİSİ, DESPARETE, ESMASULTAN, ZEYNEP LİVA VB) karı koca arasındaki sıkıntılar ile ilgili yaptığı “akıllı ve tarafsız” yorumları oku(t)da namuslu insanlara iftira atmak yerine henüz evliğini kurtarma ihtimali olan kadınlar için, faydalı, hayırlı bir iş yapmış ol.

        Ben yandım bari başkaları yanmasın.Benim artık bu evlilikten bir beklentim kalmadı.Bundan sonrası Rabbimin taktiri.

      • ŞİRPENÇE diyor ki:

        Sayın yağmur damlası,

        Sen Abdullah bir beyin yatak odasındamısın ki “yakinen tanıyorum” diyorsun.
        Zulmün avukatlığını yapıyorsun.
        Şu cümleyi söylersen sana inanırım:

        ALLAH’IM;

        Abdullah bir beyin aşağıda maddeler halinde yazdığı bütün hususlar yalandır.Bunun yalan olduğuna dair senin ismi AZAMIN ÜZERİNE YEMİN EDİYORUM.
        Eğer ben yalan söylüyorsam;

        Senin EBEDİ LANETİN ÜZERİME OLSUN.
        Sayısını senin bildiğin peygamberlerin laneti üzerime olsun.
        sayısını senin bildiğin meleklerin laneti üzerime olsun.
        Hazreti Ademden kıyamete kadar gelmiş ve gelecek müminlerin laneti üzerime olsun.
        Beni son nefesimde imansız öldür ve beni ebediyyen cehennemde mukim kıl.

        Sıkıyorsa böyle yemin et bakalım. Eğer edemiyorsan, 4 duvar arasında yaşanmış ve sadece Allah’ın ve iki tarafın bildiği mevzulara taraf olma. Bu senin ahiretini kül eder.Bu kadar cüretkar olma. Bilmediğin konunun arkasına düşme.Zira göz kulak dil ve bütün organlar bundan sorumludur.

        • tarık diyor ki:

          Onlar karı koca sanırım:)

          • ABDULLAH BİR diyor ki:

            TARIK BEY
            Bu sitedeki çoğu yorumunuzda olduğu gibi bu ZANnınızda da YANILIYORSUNUZ.

            “yağmur damlası” benim karım değil. O da kocasının hayatını cehenneme ceviren ADEM zihniyetli başka bir “HAVVA”

            Siz kafanızı bu işlere yormayın. Ben onun kim olduğunu biliyorum. Ve ona Face den anlayacağı dilden cevap verdim.Bir daha buradan bana iftira atmaya cesaret edemez.Ederse de sonuçlarına kendisi katlanır.

          • tarık diyor ki:

            Zan’da yanılma olabilir ama yorumda yanılma olmaz. Yorum bu adı üstünde. Çok da umrumda değil eşiniz mi değil mi.

          • Demedi Deme diyor ki:

            SAYIN TARIK

            ABDULLAH BEYE NİYE STEM EDİYORSUN.MADEM ZANDA BULUNDUN VE YANILDIN SUKUT ET. HEM UMRUMDA DEĞİL DEDİĞİN KONUDA ZANDA BULUNUYORSUN HEMDE UMRUMDA DEĞİL DİYORSUN.KENDİ İÇİNDE TEZATA DÜŞÜYORSUN.UMRUNDA DEĞİLSE NEDEN SENİ İLGİLENDİRMEYEN BİR KONUDA HER SÖZE MÜDAHİL OLUP FİKİR YÜRÜTÜYORSUN.

            YANLIŞ YAPIYORSUN DEMEDİ DEME

  9. gül kutlu diyor ki:

    ben siteyi yeni gördüm ve okudum.neden sürekli kadınların isteksizlikleri ön planda..bende 20 yıllık evliyim ve eşim çok isteksiz..ben istediğim zaman o karşılık vermeyince ben .de onu zorluyorum.. en azından konuşalım sebebi beraber bulalım desemde eşim ne konşmak nede doktora gitmek isitiyor…1 ay önce söz doktora gidecğim dedi ben üzülüp ağladıktan sonra…ama hep işi var doktora gitmeye vakti yok…ve çarede yok gözümüzü ve nefsimizi haramdan korumaktan başka…rabbim cümlemizin yardımcısı olsun

  10. ABDULLAH BİR diyor ki:

    ERKEK de OLSAK İNSANIZ sonuçta.

    Her insan için geçerli olan şeyler (üzülmek, sinirlenmek, insanları genellemek vb vb …) benim için de geçerli.

    Bunalmıştım, hem de çok… İçinde bulunduğum bu boşanma sürecinde yaşadıklarımdan ve çektiklerimden dolayı neredeyse çıldıracaktım.

    “Kul bunalmayınca Hızır yetişmezmiş” derlerdi. Doğruymuş… Bu site, Sayın SEMA Hanımın yazıları ve benim gibi “damdan düşmüş” ve beni anladığına inandığım (SERPENÇE, SÖZÜN ÖZÜ, ALİ vb) aklı başında, objektif bakış açısına sahip sitenin müdavimleri yükümü omuzladı, Benim manevi anlamda hayatımı kurtardı.

    Şimdi kendimi daha güçlü ve iyi hissediyorum. Sanal da olsa insanın kendisini anlayan ve kendisi gibi sıkıntısı olanlar ile karşılıklı olarak dertlerini paylaştığı, bir anlamda terapi gördüğü, hiç tanımasa bile sırf müslüman, insan olduğu için onlara değer vererek onlarının problemleri için çözüm üretmek adına çaba sarf etmesi gerçekten güzel.

    Hepinize teşekkür ederim, iyiki buradayım.

    Allah hepimiz yar ve yardımcısı olsun.

  11. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    Dişilik rezervleri fakir olan kadın, erkeğini manevi açıdan da fakirleştirir. Zavallı saf erkek! dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdanda olur. İffetli bir bekarken, “iffetsiz evli” olur, hemde ahlaklı diyerek seçtiği karısı sayesinde. Evlenince “evlibekar” olur.

    Evlilik öncesi cinsel uyumlarını, (güya) ahlak anlayışı yüzünden konuşmaktan çekinen saf erkek, evlilik sonrası konuşmadığı cinselliğin peşinden koşuşmaya başlar, ama iş işten geçmiştir. Daha bir kaç gün önce “saf kız” rolu yüklediği nişanlısından evlendiği gece “usta bir kadın” becerisi bekler. Bu iki yüzlülüğünün bedelini bir ömür boyu öder.

    Eh şikayet ettiği sonuç erkeğin seçimiydi. Nice mutlu yıllara!

    • ABDULLAH BİR diyor ki:

      Tespit doğru, yorum mükemmel….

      Ama erkeği nikah masasına oturtana kadar takvalı müslüman, sorumluluklarının ve zorunluluklarının farkında “mükemmel eş adayı” portresi çizen evlendikten sonra ise

      “Adım hıdır, elimden gelen budur”,

      “Benden fazlasını bekleme, umduklarınla değil bulduklarınla yetin”,

      “Beğenmiyorsan işte kapı, işte sapı”

      diyen hırsızın hiç mi kabahati yok…

      • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

        Bir MESEL:

        Bir zaman eşekler insanların zulmünden ve eziyetlerinden bıkmışlar.Bir yerde toplanmışlar.İnsanların zulmünden kurtulmak için bir çare aramışlar. En bilgeleri demiş ki:

        -Bize semer yapan ustanın ölmesi için beddua edelim.Semer ustası ölürse kurtuluruz.Onun öldüğü günü eşeklerin özgürlük bayramı yapalım, demişler. Günlerce, aylarca beddua etmişler ve nihayet semer ustası ölmüş.Eşekler onun öldüğü günü bayram ilan etmişler.Ama sevinçleri kısa sürmüş…

        Ustanın yerine geçen acemi oğlunun yaptığı semerler eski ustaya rahmet okutacak cinstenmiş.Eşeklerin sırtları çıban olmuş, yara bere içinde kalmış.Canları daha çok yanmış.Tekrar toplanmışlar.Yine en bilgeleri demiş ki:

        -Biz eski ustaya beddua ettik nihayet öldü ama yerine geçen acemi oğlu eski ustayı arattırdı.Yine onun yaptığı semerler çok rahattı.Demekki biz eşek kaldığımız sürece semer vuran mutlaka olacak.Şu halde eşeklikten kurtulmanın yollarına bakmalıyız.

        KISSADAN HİSSE:
        insan nereye giderse kendisini de oraya götürür ve ne istediğini bilmeyen bir insana hiçbir rüzgar yardım etmez.

        • ABDULLAH BİR diyor ki:

          VERMEK İSTEDİĞİNİZ KISSADAN HİSSEYİ ALMIŞIZDIR İNŞAALLAH
          .

          TEŞEKKÜRLER

  12. yusuf diyor ki:

    Objektif olmaya çalışacağım.Çünkü her 2 cinstende kötü iyi örneklerin yaşandığı bir ortamda yaşıyorum.

    Bu siteye ilk kez denk geldim. Yorumlara gözattım. Bir kısım bayan kardeşlerimiz 2. eş olayını nefislerine ağır geldiği için tevillerle neredeyse inkar yoluna bir kısım kardeşlerimiz İslamda izin verildiğine dolayısıyla dikkatli olmaları konusunda onları sürekli uyarmak zorunda kalmış.İslamı kendimize değil Biz İslama uyalım sözü ne hakikatli bir söz.

    Efendim Hakikat ehli olmasam da Hakikat Ehlinin bu konuya şöyle baktığına şahit oldum. 54 farzı bilmeyene nikah kıymazlarmış eski alimlerimiz.
    Hakikatde buluğa ermemişe bir kadın bile fazla diyor bir Zat , çünkü ne kendisine emanet edilen eşine ne de çocuklarını hayra sevkedicek yetiştirebilecek bir reşitliğe sahip değil. Bu manada Hakikatde Reşit olan gerçek buluğa ermiş insanların bir kısmının 2,3,4 hanımları olmuş hepsi kendisinden razı.Bu insanlar gerçek insan olduğu için sorun yaşanmamış.

    Saliha bir hanımı olan ömrünce şükretsin, üstüne kafasını başkasına çevirmesin, malesef tatminsizler toplumu olduk, kadınlarımız erkek gibi,erkeklerimizi kadın gibi. Kadınlar hürmeti, hizmeti güleryüzü akşama kadar koşturan erkeğine çok görüyor vefasız lık nankörlük yapıyor, onu memnunetmeyi çok görüyor, bunlara ben müslüfemine diyorum. Bu yonüyle müslümanca yaşayan erkekler için bahsettiğim sıkıntılar yaşanıyor,bunu imtihan bilen çekip sabrediyor ,böyle düşünmeyenlerde alternatif arayışlara sapıyorlar.

    Malesef çok azda olsa, kocasıyla erkeklik yarışına girmeyen, ona erkek olma duygusunu yaşatan saliha kadınlarda var bakıyorum erkekde anormal bir psikopatlık yoksa, maddi manevı mutlu oluyor bu kişiler.Erkeği yoğurup yumuşaklık ve tatlı dilleriyle yoğuruyor bu akıllı kadınlar eğer bunu ALLAH için yapıyorsa ne mutlu o kadınlara.

  13. Feride diyor ki:

    Sayın Sema hanım,eşimle cinsel birlikteliğimiz çok sık olmasından dolayı zaman zaman sıkıntılar yaşıyorum.Kendimi bu konuda çok geriyor ve içimden gene mi diyorum.Eşim bu konuda bana sürekli kinayeli olarak- alıştık artık-diyor.Kendimi geliştirmeye çalişıyorum ama içimdeki cinselliğe karşı isteksizliğe engel olamıyorum.Bu konunun dini yanınıda bildiğim için hayır diyemiyorum.Onun mutlu olması hoşuma gidiyor ama kendimi bu konuda(isteksizlik)aşamıyorum.Kendimi çok kötü hissediyorum.Ne yapmalıyım?

  14. anadolu diyor ki:

    Aslinda bir daha girmeyi düsünmüyordum ama atif olunca yazmak vacip oldu.Hakliligi satir sayisinda arayanlar hic okumasin. Halbuki ben eslerin birbirlerini empati ile daha iyi anlayabileceklerini anlatmak istemistim. “siz onlari Allah’in emaneti olarak nikahladiniz” buyurmus Sevgililer sevgilisi. Ve emanetinizin böyle bir durumda girecegi bunalim ve depresyon sizin bu misyonunuzu ne kadar destekliyor? Yoksa Kitapta yeri var, ne hali varsa görsün begenmiyorsa kapi orda mi dersiniz? Peki bu durumda sizin zor günde verdiginiz söz nerede gecerli olacak? Diyelimki 2. esinizle anlasamadiniz, pisman oldunuz, yüzünüz tutacak mi seni üzdügüm icin üzgünüm demeye? Deseniz bile biraktiginizi ayni yerde bulabilecek misiniz? Kadinlarin gidecek yeri olmadigindan bosanmiyorlar demis biri. Dogrudur. Siz degil misiniz kadinlari is ve sosyal hayattan izole edenler? Siz degil misiniz evlenince icinden ciktigi eviyle arasina mesafe koymasini isteyenler? Siz degil misiniz onlari kendinize bagimli hale getirenler?
    Bosanmadan sonra alinan nafakalarda hayli dokunmus anlasilan. Kac erkek müstakbel karisina hayatim mehir olarak ne istersin gel karalastiralim diye sordu? Ve kaci verdigi sözü yerine getirdi? Dayatmalarin ardindan mutlak surette hüsran gelir. Ne yaparsaniz yapin. Ama arkanizda size beddua eden birini birakmayin.

    • sera diyor ki:

      emeğinize sağlık çok güzel izah etmişsiniz sevgili” Anadolu”hanım.gerçekten evlenince insan gençliğini herşeyini veriyor ve mehir konusundan kimse bahis etmiyor…dünyaları geri verseler (nafakayı),geri gelir mİ?o eski güzellik ..her şeyin bir bedeli vardır..kadınlar fiziken ve ruhan çöküyorsa ve elde avuçta birşey yoksa sizinde dediğiniz gibi erkeğe bağımlıhale geliyorsa onu buhale getiren erkekte maddi olarak bedelini bir şekilde ödemeli…

      • ABDULLAH BİR diyor ki:

        Sanki hanımların güzelliğini kaybettiği geçmişteki o yıllarda erkekler aynı yaşta ve yakışıklılıkla kalıyorlarmış gibi konuşuyorsunuz.

        Ama her şeyin “bir” bedeli olduğu konusunda da haksızsınız.
        Bazı şeylerin bedeli “bir”den çok daha fazla oluyor.
        Eski eşim ile evlenmeden önce dinin gereği olarak MİHİR miktarını belirlemiştik. Evliliğimiz sırasında belirlenen bedelin % 80 nini de ödemiştim. Kalanını da fazlasıyla ödemeye hazırım.Ama o ne yaptı. Benden aylık 1000 tl nafaka, 250 bin tl tazminat.

        Amaç ne maddi olarak belimi bükerek beni tekrar evlenemeyecek veya evlensem bile maddi sıkıntı çektirerek güya yaptığıma yapacağıma pişman ederek aklı sıra benden intikam alacak.

        Nerede kaldı müslümanlık. nerede kaldı takva.

        • ŞİRPENÇE diyor ki:

          Abdullah bey, gerçekten çok müteessir oldum.Bahsettiğiniz tazminat ve nafaka miktarları kesinleşti mi?!
          Günde on saat asgari ücretle çok ağır işlerde çalışan insanlar biliyorum ben…250 bin lirayi emekli olunca alabilmek için muhtemelen general felan olmak gerekir, yada müsteşar…

          • ABDULLAH BİR diyor ki:

            Bu rakamlar ( şimdilik ) onun istediği. Ne güzel dünya değil mi? maddi anlamda Rahat bir şekilde 16 yıl ev hanımlığı yap, üstüne üstlük sıkışınca da hadi ben oynamıyorum de ömür boyu emekli maaşını kap. Mesele zaten miktar değil NİYET ve ÜSLUP. Bu işin beni üzen tarafı 16 yıl aynı yastığa baş koyduğunuz, karım dediğiniz birisinin AMACININ hayatımı maddi ve manevi anlamda zindan etmek olması.

            Tartışma ve anlaşmazlıklarda amaç mevcut SORUNU ÇÖZMEK DEĞİL DE karşındakine belden aşağı vurmak, blöfün işe yaramadığını gördüğünde de eski kocanı YOK ETMEK olunca “ortak bir noktada buluşarak tekrar deneyebilirmiyiz acaba” düşüncesini bir tarafa bırakın geriye konuşacak pek bir şey kalmıyor.

            Hemde evlenmeden mihir belirleyecek kadar takvalı brisi yapıyor bunu.

            Nerede kaldı müslümanlık. nerede kaldı takva.

          • ŞİRPENÇE diyor ki:

            Allah yar ve yardımcınız olsun. Kötüleri ıslah etsin. 30 yıl çalışmasına rağmen bırakın 250 bin lirayı, 50 bin lira bile alamayan kamu görevlisi insanlar var. Nerde kaldı 250 bin tl. Evlenirken mehir, boşanırken tazminat ve nafaka, ne ala memleket. Üzülme kardeşim, bir de yerin altı var. Sen yeter ki orada alacaklı ol! Dua ile.

          • ABDULLAH BİR diyor ki:

            MERHABA ŞİRPENÇE

            DAHA ÖNCE BİR KAÇ YERDE RUMUZUNUZU YANLIŞLIKLA “””ŞERPENÇE””” OLARAK YAZDIĞIMI YENİ FARKETTİM.

            BU YANLIŞLIK İÇİN ÖZÜR DİLERİM

          • ŞİRPENÇE diyor ki:

            Reca ederim, klavye hatası olabilir:-)
            Ayrıca ben bayan değilim!

          • ABDULLAH BİR diyor ki:

            ŞİRPENÇE ye

            DESENİZE KAŞ YAPALIM DERKEN GÖZ ÇIKARTTIK

            “”” BİRADER”””

            TEKRAR KUSURA BAKMA :-)

        • sera diyor ki:

          ABDULAH BİR bey
          ALLAH yardımcınız olsun..
          boşanmak çok zor ve özellikle psikolojik olarak çok ağır birşey.ve ayrıca .boşanmak ALLAH ın en sevmediği helallerdendir… :(
          öncelikle size bir şey sormak istiyorum sizin karınız bu kadr yüklü nafaka ve tazminat istiyor siz iş adamı mısınız ?yoksa maddi durumunuz oldukça iyi mi?
          (yani merak ettiğimden soruyorum bukadr yüklü tazminat istemek? cevaplamak zorunda değilsiniz)

          güzellik konusuna gelince erkeğin kadında ilk aradığı özellik güzellik tir..kadınlarda durum böyle değildir..tabiiki kimse yakışıklı kocaya hayır demez ama kadınlar için öncelik huy,güzel iki iltifat ,işi gücü ve ailesi gelir..

          bir kadın doğum yaptığında (ki bu bazen 3-4…oluyor)ve o çocuğu beslemek (e.z.r m.k)oldukça .insanın fiziğinden çok şey götürüyor..insanın bedeni ve beyni bu doğum ve sonrası yeterince solduruyor(güzelliğini) ve yıpratıyor..

          bu kadr doğum yapan ve yeri geldiğinde erkeğine sırt çıkan,destek olan ,maddi durumunda katkısı olan hiç bir şey yapamasa da(size göre)sadece bu yaptıkları ile solan kadın evlenmek istediğinde nasıl evlensin?her erkek güzel ve bakamlı kadın ile evlenmek ister…ayrıca bu toplumda boşanmış kadın heleki çocuğu varsa çok zor evleniyor..bu yüzden bu yaptıklarının karşılığıda olsa hak ettiği kadarını almalı(sizin karınız için birşey diyemem)..bedelden kastım bu..
          yani evlenmek zor olacağı için ve elde avuçta hiçbir şey olmaması,koybolan yıllar ve fedakarlık….. yüzünden ben bu nafakaların alınmasını (aşırı olmamak kaydıyla)olumlu buluyorum…

          mehir meselesine gelince kimse doğru dürüst ne olduğunu nekadar olması gerktiğini bilmiyor..kimisi 3-5 bilezik mehir,kimisinde ilginçtir umre ve hac mehir yapılıyormuş..mehir bu olmamalı eskiden tarla bahçe yapılırdı mehirler şimdi öyle mi?herkes ucuza kapatmanın derdinde .. boşanmak için zaten kadın çok mehir istemiyor çünkü boşanmak kimsenin aklına gelmiyor..kimse boşanmak için evlenmiyor tbiiki..

          sizin eşinize verdiğiniz mehir çok yıllar olmuş bugünkü karşılığını buldu mu acaba ?mesla türk parası ise bugünkü karşılığına göre hesplanmalı..
          bir de eşinizin hiç mi iyiliğini görmediniz ?yada maddi olark hiç mi destek olmadı fedakarlık yapmadı bir yerlere gelmek için?

          • ABDULLAH BİR diyor ki:

            SERA HANIM

            Öncelikle Allah’ın yardımcı olması konusunda ki duanız için teşekkür ederim.

            İş adamı değilim, ama Hamdolsun maddi olarak da Kimseye muhtaç da değilim. Bu rakamlar eşimin istediği rakamlar. Mahkeme ne taktir eder onu bilmiyorum, fakat tazminatı olmasa istediği nafakayı alır
            diye düşünüyorum.

            Ama beniö üzerinde durmak istediğim konu paranın miktarı değil AMAÇ, NİYET ve ÜSLUP.

            Bu işin beni üzen tarafı 16 yıl aynı yastığa baş koyduğun, karım dediğiM birisinin AMACININ hayatımı maddi ve manevi anlamda zindan etmek olması.

            “””erkeğin kadında ilk aradığı özellik güzelliktir”””

            Ben güzelliği olmazsa olmaz gören erkeklerden değilim ve eski eşimi de güzelliği için değil İSLAMİ YAŞAYISI için seçmiştim.

            Tabi ki kadınlar anne oldukları için erkeklere nazaran daha fazla YIPRANIRLAR.Ama bende şu anda 43 yaşındayım.Onunla evlendiğim zamanda olduğu gibi 27 yaşında, ist. ünv.de ki kızların evlenmek için çaba gösterdiği yakışıklı genç değilim.

            “””ben bu nafakaların alınmasını (aşırı olmamak kaydıyla)olumlu buluyorum…”””

            Ben demiyorum ki beş kuruş vermiyeceğim. Elbetteki hak hukuk ve imkanlarımız çerçevesinde çocuklarım için belli bir miktar ödeyeceğim.

            “””sizin eşinize verdiğiniz mehir çok yıllar olmuş bugünkü karşılığını buldu mu acaba ?mesla türk parası ise bugünkü karşılığına göre hesplanmalı..”””

            Beni rahatsız eden hem evlenmeden önce MİHİR olarak kendisinin belirlediği 100 gr 22 ayar altını alması, hem de nafaka ve tazminat istemesi beni onunla eş olmaya ikna eden İSLAMİ YAŞAM anlayısına ters.

            Kaldı ki İslamda makul kabul edilen ve uygulanan mihir miktarı sizin dediğiniz gibi bir ömürlük değil;İslam Alimlerin mihirin miktarı konusunda ki genel görüşü “””dul kalan bir kadının 6 ay veya en fazla bir yıl hayatını idame ettirecek miktarda olmasının yeterli olduğunu””” yönündedir.

            “””bir de eşinizin hiç mi iyiliğini görmediniz ?yada maddi olark hiç mi destek olmadı fedakarlık yapmadı bir yerlere gelmek için?”””

            Sera hanım ben ikimizin mevcut durumu söyleyeyim buna siz karar verin.

            Ben Yüksek Lisans seviyesinde eğitim aldım.

            O ilkokul sonrasında ortaokul ve liseyi dışarıdan okudu.

            O sonradan şehre göç eden 9 nüfuslu bir ailenin bir ferdi

            Kendisiyle evlenmek için ailemi karşıma aldım.

            Ben B.Şehirde yetişmiş 3 çocuklu bir ailenin üyesi

            Evlendiğimiz de kız tarafına ait olan eşyaları dahi ailemden gizli ben aldım ve onun evine yolladım.

            Ben kamuda yöneticiyim o ise bu güne kadar çalışmadı, sadece çocuklarıma annelik yaptı.

            Bütün bu UYUMSUZLUKLARDAN sonra bana derseniz ki:

            “”KENDİN ETMİŞ KENDİN BULMUŞSUN, DAVUL BİLE DENGİ DENGİNE, KİMSEYE SUÇ BULMA”””

            Size diyeceğim tek şey:

            Evet doğru söylüyorsunuz, HAKLISINIZ.

            Bunu yeni farkettim ve bana çooooook (maddi boyutundan bahsetmiyorum) pahalıya patladı

          • desperate diyor ki:

            Abdullah Bey, bu sitede genellikle hatta çoğunlukla kadınlardan yana oldum ama bugün ilk kez sizi haklı buluyorum.
            Çalışmayan bir hanım eşinden ayrılırken hayatını idame ettirmek için nafaka talep edebilir çünkü o zamana kadar çalışmamış nasıl iş bulsun nasıl çalışsın haklı.
            Ama 250 bin lira nafaka ne demektir ya anlamıyorum. Ben 5 yıldır çalışıyorum ve önümde 28 yıl var emekli olmak için ve taş çatlasa 60 bin tl emeklilik ikramiyesi alırım şimdiki parayla.
            Ayrıca bu işte çalışmak için kaç sınava girdim, kaç yıl okudum, üniversitede kaç gece sabahladım, hasta hasta işe gittim, bazen sabahın 6 sında çıktım yola, bazen gece 11 de eve geldiğim oldu.
            Eşiniz çalışsa elde edemeyeceği bunca parayı boşanırken nasıl ister anlamıyorum.

          • Süheyla diyor ki:

            Abdullah Bey,

            Eşinizin ilkokuldan sonra ortayı ve liseyi dışardan bitirmesi onu cahil yapmaz ve bu durum insanın kendisini yetiştirmesine engel değil.Nice üniversite mezunları var ki iki düzgün cümleyi yan yana getiremiyorlar.Eşiniz hiç çalışmamış,çalışan eş alsaydınız sizce daha mutlu bir evlilik mi yapacaktınız?Evlilikte denklik elbette çok önemli ama asıl sorun olan kadının erkekten eğitim seviyesinin düşük olması değil,erkeğin kadından eğitim seviyesinin düşük olmasıdır.Çünkü kadın gerekirse hırs yapar ve bir şekilde kendini geliştirir ama erkek aynı hırsı göstermez aksine eşinin de kendisini daha fazla geliştirmesine engel olur(kimileri karısını bastırmak için dayak atar,hakaret eder,küçümser)Siz belki eşinizle farklı kültürlerden olabilirsiniz,bilmiyorum eşinizi gerçekten iyi tanıyarak mı evlendiniz(yada iyi tanıyarak evlendiğinizi düşündünüz)yoksa bir görüşmeyle evliliğe karar verip nişanlılık devresinde mi tanımaya çalıştınız?Burada asıl can alıcı nokta bu evliliğe ailenizin razı olmayışı,eğer büyüklerimiz bir şeye hayır diyorsa vardır mutlaka bir bildikleri,ailenin rızası alınmadan yapılan evliliklerin sonu pek hayırla bitmiyor.

    • desperate diyor ki:

      Güzel bir yorum, yazdıklarınıza katılıyorum, bu toplumda iki evlilik tutmamıştır. Hiçbir genç kız evlinerken üzerine 2. 3. hatta 4. eş gelebileceği ihtimalini düşünmez, aklına gelmez. Erkekler çok samimiyseniz evlenmeden önce sorun bu soruyu, bunu çok normal karşılayan kadınlar da kabul etsin. Ama kimse 1. eşi eşine 2. evliliği yapma isteğini kabul etmedi diye şirke girmiş, dinden çıkmış gibi göstermesin.

      • mustafa diyor ki:

        Böyle bir şeyi konuşup şart koşması gerekenler kadınlar. Baştan böyle bir şart önerirlerse kocası onu boşamadan ikinci evliliğini yapamaz zaten. Ama Allah’ın kurallarına göre evlenip de baştan şart felan öne sürmeyen kadınların sonradan engelleme çalışmaları tamamen ikiyüzlülükten ve haksızlıktan başka bişey değil.

        • desperate diyor ki:

          Mustafa bey, Türkiyede yaşıyoruz laik bir ülkede, ben eşime böyle bir şart koşmadım çünkü aklıma bile gelmedi. Bunun ikiyüzlülükle, haksızlıkla ne ilgisi var. Siz çok dürüstseniz evlenirken müstakbel eşinize sorarsınız nasıl olsa aklınızdan çıkmıyor çok evlilik. Ayrıca benim çevremde bile yok iki eşlilik eşim böyle bir şey yaparsa sonuçlarına katlanır.

          • Rodrigo diyor ki:

            Laik olunca herşey normalleşiyor(!) zaten.Laik ve modern bir ülkedeyiz ve onun için isterse Allahın yarattığı ve hertürlü ihtiyacını bildiğini kullarına(erkeklere) çok eşlilik ruhsatı vermiş vermemiş önemli değil.. Önemli olan insan aklıyla uydurulmuş kanunlara ne kadara tabi olduğumuzdur. Çünkü bizi bu dünyada rahatlık içerisinde yaşatacak öbür tarafta da yaradanımıza vereceğimiz hesabımızı kolaylaştıracak olan o kanunlardır.

            Elbette insan ne yapsa da ”kök”üne aykırı davranamıyor.Yoksa tek resmi eşlilik dayatmasıyla erkeklere zulüm eden batı,aldatma-evlilik dışı ilişkiyi neden icat etmiş olsun ki?

          • PASLI MIZRAK diyor ki:

            Medeniyet, taaddüd-ü ezvâcı kabul etmiyor; Kur’ân’ın o hükmünü, kendine muhalif-i hikmet ve maslahat-ı beşeriyeye münâfi telâkki eder.

            Evet, eğer izdivaçtaki hikmet, yalnız kazâ-yı şehvet olsa, taaddüt bilâkis, olmalı. Halbuki, hattâ bütün hayvânâtın şehadetiyle ve izdivac eden nebâtâtın tasdikiyle sabittir ki, izdivacın hikmeti ve gayesi, tenasüldür. Kazâ-yı şehvet lezzeti ise, o vazifeyi gördürmek için rahmet tarafından verilen bir ücret-i cüz’iyedir. Madem hikmeten, hakikaten, izdivaç nesil içindir, nev’in bekàsı içindir. Elbette, bir senede yalnız bir defa tevellüde kabil ve ayın yalnız yarısında kabil-i telâkkuh olan ve elli senede ye’se düşen bir kadın, ekserî vakitte tâ yüz seneye kadar kabil-i telkih bir erkeğe kâfi gelmediğinden, medeniyet pek çok fahişehâneleri kabul etmeye mecburdur.

            Bediüzzaman Said Nursi. 25. SÖZ. BİRİNCİ ŞULE.

            NOT: Anlamıyla birlikte okumak için şu linki tıklayabilirsiniz.

            http://www.erisale.com/#content.tr.1.549

        • adsız diyor ki:

          ben anlamadım nasıl yani evlenmeden önce ikinci evlilik yapamazsın diye dinen şart konabiliyormu

          yani hz Allahın kurallarına göre evlenirallarınaa göre evlenip şart filan öne sürmeyen demişsiniz .ne demek istediniz öğrenmek için soruyorum.
          zaten Allahın kurallarına göre yapılmazsa dini açıdan nikah sahih oluyormu….kafam karıştı

          • Süheyla diyor ki:

            Nikah kıyan hocalar maalesef ki pek çok konuda bilgi vermiyorlar,ehh bizde pek araştıran okuyan bir millet olmadığımız için pek çok konuda fikir sahibi değiliz.Biz de dini nikah imam nikahı diye küçümsenen kıyıda köşede geçiştirilerek kıyılan bir nikahtır.(hristiyanların kilisede büyük bir gururla nikah kıydırmalarını düşününce…)Keşke imamlara da (devletin memuru olur kendileri)resmi nikah kıyma ve bununla birlikte dini nikah kıyma yetkisi verilse,bununla birlikte dinimizde nikahın hükümleri kadınların ve erkeklerin hakları şartları imam tarafından evlenecek çiftlere bildirilse.Çok mu ütopik?İmkansız değil:)

        • Süheyla diyor ki:

          Mustafa bey,
          şart koşmayan veya şart koşmayı düşünemeyen hanımları iki yüzlülükle ve haksızlıkla suçlamanız hiç güzel bir davranış değil.Ben de pek çok hanım arkadaşım gibi aynı şeyi söyleyeceğim,kimse evlenirken acaba üzerime kuma gelir mi düşüncesiyle evlenmez.Bilinçli olan hanımlar en baştan şart koşsun ikinci eşi istemediğini,bilinçli beylerde ve iki eşlilik hatta üç dört eşlilik ihtiyacı duyduğunu ve ileride fazla evlilik yapacağını dürüstçe belirtsin.Hatta en başından bazı şeyler konuşulursa problemler daha aza iner.En azından kadın baştan üzerine kuma geleceğini bilir ve ona göre davranır.Ama erkek en baştan bu ihtiyacını söyleyecek yoksa ihtiyacını gizleyip hanımını tek eş alıyorum diye kandırıp sonradan hanımına söylemeyecek.İşin başı dürüstlük…

  15. Deniz diyor ki:

    Yorumu yazarken -kiz cocuklarinin okuyup bir meslek sahibi olmalarini kasdetmistim- tamamlamak istedim.tesekkur ederim.

  16. Deniz diyor ki:

    Yorumuma atifta bulunuldugu icin cevap verme geregi duydum. Insallah vakit kaybi olmaz. Kadin oldugum icin her ne sebeple olursa olsun hemcinslerim haklidir diye dusunmem mumkun degil. Bir anne olarak oglum da var kizim da. Kusurlarimiz olabilir elbet ama meselelere insan acisindan bakmak isterim.

    Yazimda belirtmisim helal haram belli diye. yani daha da acarsam erkeklerin birden fazla es alma haklari Kur’anda belirtilmis. Sartlarini cercevesini ilahiyat bilen pek cok degerli hocadan dinledik, kaynaklardan aciklamali okuduk amenna… bizi zorla yoldan cikarmasin kimse. Ku’an’ da adaletten korkma durumunda tek esin hayirli oldugu da belirtiliyor.
    Sirtimizi hakikata yaslayanlardan oluruz insallah… Peki gercek deyince ne anlariz iste bu noktada bizim toplumumuzda yani turk aile yapisinda geleneksel olarak cok evlilik pratik bulmamis munferit olarak kalmis. Fakat kimse munferit de olsa o insanlara zina yapiyorlar diye bakmaz. evet en fazla ayiplanir ama kendini bilenin bunu da yapmamasi gerekir. Bu toplumda hic kimse kocasina gelin giderken 2. 3. uzerime gelebilir dusuncesi tasimaz, istemeye gelen de bunu bilir. Hatta ikinci hanim olarak gelen de genellikle tek olmak ister. boyle niyet tasiyan memleketimizin sayin erkekleri bir kiza evlilik teklifi yapinca 2. 3. icin izin istesin, gizli kapakli nikah yapmasin . Ben sahsen istemiyoruuuum zorlami? tek evlenenler mutlumuymus elbette mutluluktan ne anladiginiza bagli. ben esime sadakatinden dolayi minnettarim ama hayat bu sonuna kadar boyle gidecegine bir garantim yok yine de bunun icin yoldayiz , hamdolsun. Bir de su yurek hoplatma hadisesine degineyim taze citir olanlar elbette daha cokyurek hoplaticidir eger bir evliligi sadece cinsellik olarak goruyorsaniz. Boyle yazilari okuyunca kiz cocuklarinin da mutlaka okuyup sadece ” gecici olarak yurek hoplatan” olarak kalmamalarini temenni ediyorum.

    • eymen diyor ki:

      “taze citir olanlar elbette daha cokyurek hoplaticidir” demişsiniz, yürek hoplatma sadece cinsellikle ilgili bir olay değildir, öyle olsa bile bu sözünüz yanlış. Bizden daha iyi bilecek değilsiniz herhalde!

      • Deniz diyor ki:

        Haklisiniz ben konuyu cok derinlestirmeden yuzeysel bir cevap verdim. Cunku yorumda irrite edici cok kaba bir dil kullanilmis” japonlarin somon gurescisi ” gibi. Erkeklerin begenmesi icin kadinlarin olculeri daima piyasa standartlarinda kalmali hic degismemeli. ilk gunku gibi kalmali. Niye bunlara teslim oluyoruz Allah askina ben de estetik kaygilari gozeten birisiyim bunu seviyorum ama disarida hakkaten cok rekabetci ortam var . (hic kimseyi kendime rakip filan gormuyorum yanlis anlasilmasin sadece fotograf bu) Mahremiyet tamamen ortadan kalkti. Muslumanligini hakkiyla korumak isteyen kadinin isi zor erkegin isi daha da zor. Neyse daha fazla uzatmak istemiyorum. Son olarak sunu soylemek istiyorum iki kisi bir yastiga bas koymussa eger bilmeller ki muhabbete ulasmak ta bedel ister -iyi gunde kotu gunde- Allah’a emanet olunuz.

        • eymen diyor ki:

          Yani kadın kilo alıyor yaşlanıyorda, erkek aynı mı kalıyor. Görünüşe biraz dikkat etmek gerekmekle beraber önemli olan davranışlardır. Meslek sahibi olmakta iyi birşey olabilir ama bugünkü şartlarda (her okuyan iş bulamıyor ve çalışma ortamları da pek iyi değil) bunun için harcanacak emeğin çok daha azı kendini beğendirmek sevdirmek için harcansa daha iyi olur.

  17. semamarasli diyor ki:

    İkinci evlilik konusunu kapatalım isterseniz. Bu yazıdan nerden o konuya bağlandınız anlayamadım; fakat demek ki konuşulması gerekiyordu konuşuldu. Hanımlar da beyler de düşüncelerini yazdılar.

    Hanımlara söyleyeceğim şu ki Ayeti inkar noktasına gelmeyin, imani nokta da tehlike var. Ayrıca “Kınadığınız başınıza gelmedikçe ölmezsiniz” diye hadis-i şerif var. İkinci evlilik yapan hanımları, üzmeyin, kınamayın ve büyük söylemeyin, yarın başınıza ne geleceğini bilemezsiniz.

    Erkeklerden de ricam şu; bu konu kadınların en hassas olduğu konu. Konuşarak hanımları ikna edemezsiniz, günaha girmelerine sebep olabilirsiniz. Nedense erkeklerin konuşmayı en sevdiği konu bu. Alacaklarından da değil çoğunun. Bu devirde herkes bir evi, bir hanımı zor idare ediyor. Fakat eşine ikinci eş esprisi yapmayan erkek yok herhalde. Boş yere incitmeyin hanımları. Erkek bu konunun esprisini yapsa kadın üstüne eş gelmiş kadar üzülüyor. Demek ki beni yeterli görmüyor, beğenmiyor diye. Belki hiç bir zaman gerçekleşmeyecek bir şey için kalp kırmanın, eşinizin sevgisini azaltmanın bir anlamı yok. “Ben senin üstüne gül koklamam, bir tanem” deyin önce birinciyle iyi anlaşmaya bakın.

    Ayrıca bu işin bir de kader kısmet noktası var. Allah bir erkeğe bir kaç kadın takdir etmiş onların rızıklarını o erkek üzerinden vermeyi murad etmişse erkek istemese de o nikah olur. Her şey bizim elimizdeymiş gibi davranmayalım. İkinci eş olan kadın da istemez ikinci eş olmayı. O da erkeğin tek eşi olmayı ister o da onun imtihanıdır. Öyle hikayeler var ki bu ikinci eşle ilgili hayret edersiniz. Büyük söylersiniz başınıza gelir, kınarsınız başınıza gelir…

    Bir hanım şöyle dua ettiğini söylemişti: “Allahım beni eşimin gözüne öyle güzel göster öyle muhabbet ver ki benden başka hiç bir kadını gözü görmesin.”

    Konu ile de ilgili haber 7 de bir yazı yazmıştım okumayanlar için onun linki:

    http://www.haber7.com/haber/20110623/Cok-eslilik-dinimizde-tavsiye-edilmis-midir.php

    • eymen diyor ki:

      He ya nereden geldik biz buraya!
      Yine söyleyecek söz bırakmamışsız, tebrikler.

    • SELAM OLSUN GÜZEL İNSANLARA diyor ki:

      Sema hanımın yorumunu ve diğer yorumların çoğunu okudum. Bütün kardeşlerimi hürmetle selamlarım. Bu konuda benimde mütevazi bir katkım olsun istiyorum.
      1-İkinci eş tercihi nefsidir demiş bazı kardeşlerimiz. Pekiyi ilk eşimizle evlenmemiz nefsi değilmidir? Evliliğin bir nedeni de nefsi değilmidir? Evliliğin nefsi olması evliliği nasıl aşağılamış oluyor bunu anlayamadım? İster tek eşle ister çok eşle yaşayan insanlar tabiki nefsini tatmin için birlikte oluyor. Bundan daha doğal ne olabilir?
      Burada yazı yazan herkesin anne ve babası nefsini tatmin ettiği için burada yazabildik ve yazabildiler. Her insan bir cinsel ilişkinin ürünüdür. Bunu aşağılamayalım. Cinsellik bir ibadet türüdür. Bu böylece biline. Cinsellikten tiksinen cinsellikten hoşlanmayan kendi teniyle barışık olmayan insanlar lütfen evlilikten uzak dursunlar ve melekler! diyarına hicret etsinler. Cinselliğin olmadığı bir ülke bulsunlar kendilerine! Ve melekler diyarında cinsellik erkeklik dişilik yoktur. Lütfen buyurun!
      Kocalarını erkek kardeşiyle karıştıran ya da babasıyla karıştıran kadınlar ev-len-me-sin-ler! Ve yine cinsellikten soyutlanmış bir evlilik öngören salt romantizm bağımlısı kadınlar, pembe dizi bağımlısı kadınlar gitsinler o dizilerin kahramanlarıyla evlensinler de dünyanın kaç bucak olduğunu görsünler!
      2-Hazreti ömer RA, Hazreti Alinin kızıyla evlenmiştir ki kızın babası Hazreti Ali RA, Hazreti Ömer’den küçüktür. Demek ki neymiş, reşit olan her insan hür iradesiyle kendisinden büyük ya da küçük karşı cinsten biriyle evlenebilir. Bu zaten şu anda dünyanın her yerinde pratikte olan bir şey. Bir çok meseleyi yasalarla çözebilirsiniz. Ama seven kalplere kimse engel olamaz.
      3-Bir çok kardeşimiz çok güzel yazmış. Tebrik ediyorum. Demek ki kafalar değişiyor. Değişmeyenlerde hem kendilerine hemde çevresine zarar veriyorlar. Kadının kadına uyguladığı şiddeti kadınlar daha iyi biliyor. Kadınlara en büyük şiddeti kadınlar uyguluyor. Nasıl mı? Arzedeyim:
      Bir kadın kocasından boşandıktan sonra neden onun yakasından düşmüyor? Gitsin çalışsın para kazansın ve hayatını devam ettirsin. Oturduğu yerden para kazanıyor. Haram para. Onurlu bir kadın sevmediği ve boşandığı bir erkeğin imkanlarından parasından neden boşanmıyor acaba? Erkeğin yeni bir evlilik yapmasına izin vermiyor ve bu şekilde belki de onunla mutlu olacak bir kadına da şiddet uygulamış olmuyor mu? Hadi çocuğu için para alıyor ya kendisi için ne hakla para alıyor? İşine gelince batı yasaları, işine gelince İslam… bu ikiyüzlülük tutmuyor artık…
      Yönetici konumundaki feminist ve bekar kadınların iş yerlerinde emrindeki evli kadınlara yaptıkları eziyeti kaprisleri kompleksleri sağır sultanda biliyor .Hanfendiler fıtratlarını zorluyorlar sonra hafakanlar basıyor ve öfkelerini; mutlu ve evli hemcinslerinden çıkartıyorlar.Çünkü kıskançlıklarından çatlıyorlar. Sema Hanım bunu yazılarınızda işleyebilirsiniz.Bu konuda geniş araştırmalar yapabilirsiniz.Size malzeme
      4-Şunu iyi bilelim ki sevgide adalet olmaz. Bu imkansızdır. Muamelatta adalet olur. Gerek çocuklarınızdan biri olsun gerek (çok eşli kardeşlerimiz için söylüyorum) eşlerden biri olsun kendisini daha fazla sevdirir. Hiç çalışanla çalışmayan bir olur mu? Bu iş hayatındada böyledir. Çalışmayan gayret göstermeyen estetik kaygılar gözetmeyen kocasını cinsel açıdan mükemmel bir şekilde doyurmayan kadın, mutluluğu rüyalarında bile göremez. Taktikle oyunla yasalarla bazı darbeler vurabilirsiniz ama iki kalbin mutluluğuna kimse engel olamaz ve olamazsınız. Bir evlilik kendi içinde sevgi üretmiyorsa doyum üretmiyorsa bahanelere sığınmanın bir anlamı yoktur. Herkes yoluna gitmeli. Koltuğunu dolduramayan ya doldurana izin vermeli yada onuruyla çekip gitmeli. Yüzsüzlüğün alemi yok.
      5-Sebebe evet sonuca hayır denemez . Bir insanın tükürük bezleri çalışacak ama sperm bezleri çalışmayacak. Bazı kadınlar erkeğin ikinci eşliliğini sorgulayacağına kendi kadınlığını gözden geçirsin.Bakımlı ve estetik ve zarif ve kocasına düşkün kadınlar her zaman başımın tacıdır takdir ederim, tebrik ederim, örnek gösteririm. Bu tarz kadınların kıymetini bilmeyen erkek kardeşlerim bence hata ediyorlar. Elindeki cevherin kıymetini bilmiyorlar.
      6-Bazı kadınlar çok uyuyor çok yiyor kendilerini Japonların somon güreşcilerine çeviriyor sonra kocası ikinci bir kadına gidince kıyameti koparıyor. Bu en hafif deyimiyle yüzsüzlüktür ve ahlaksızlıktır. Bir kadın kocasını estetik kaygılar gözetmek suretiyle haramlardan kıskanır, helallerden değil. Kocasını haramlardan kıskanmayan kadın helallerden kıskanıyor ne zeka ama!. Zekanın böylesi bu tarz kadınlara mahsustur işte. Hem kadınlık yapmayacaksın, hem yapana izin vermeyeceksin hemde yasalara sığınarak boşanmayacaksın. Bu iki yüzlülük tutmuyor artık…
      7-İki eşle yaşayan kardeşlerimiz içinde mutlu bir örnek görmedik demiş bir kardeşimiz. Pekiyi bunun nedenlerini hi ç düşündük mü? Tek eşle yaşayanlar ne kadar mutlu acaba ki, iki eşle yaşayanları sorguluyoruz. Çünkü toplumda öyle bir hava estiriliyor ki, ikinci eşle yaşamak zinadan daha tehlikeli MAAZALLAH! Bir çok insan bir meyhane bağımlısına bir ….. bağımlısına gösterdiği hoşgörüyü ve verdiği desteği ikinci eşi olan bir insana göstermiyor. Televizyonda öpüşmeli filimleri izleyen insanlar, kendi aralarında baş başa kalınca ilginç! Sohbetler yapan insanlar kalkarda sonra arkadaşının ikinci evliliğine dil uzatırsa ne kadar tutarlıdır, yorum sizin. insanları özgür ve rahat bırakalım. Ayrıca yapmacık ahlak gösterileri fena sırıtıyor!
      8-Bazı erkeklerin cinsel yapısı iklime göre ve daha değişik şartlara göre farklılık arzedebilir. Bazı özel durumlar olabilir. Hayatta akla hayale gelmeyen parmak ısırtan olaylar oluyor. Bunları bilmeden değerlendirmeden ön yargılarla meseleye yaklaşmak meseleyi çözmez. Yangına benzinle gitmiş ve zulmetmiş oluruz. Sonuçta Cenab-ı Hak erkeklere bu izni vermiş. Dileyen bu ruhsattan yararlanır. Beğenmeyen de kendine yeni bir din bulur, dinin kurallarını sündürmez, sağa sola çekmez. Açıkca itiraf eder ve derki bu işime gelmiyor. Tolstoyun dediği itiraf et kurtul.Bu kadar basit. Kuranla ikna olmayan cehennemle ikna olur. Herkesin din anlayışı kendine tabi ki…
      9-Erkek kardeşlerime nacizane tavsiyem şudur: Eğer evliliğiniz boşanma noktasına gelmişse çözüm olarak ikinci bir eş düşünmeyin.Eşinizle medeni bir şekilde boşanın.Çünkü yaşanmış bir hadiseyi size aktarayım:
      Bir bey eşiyle cinsellik konusunda sık sık sorun yaşıyor.Sonunda hanımı diyor ki: Tamam sen ikinci bir kadınla evlen ama resmi nikah bende kalsın diyor. Hatta bu konuda sana yardımcı olucam diyor.İkinci eşi birlikte buluyorlar.Adam mutluluktan uçuyor tabi Adam ikinci eşle evleniyor ayrı bir ev açıyor.İlk eşiylede düzenli olarak görüşüyor. Ortalık süt liman olduktan sonra adam ikinci eşine gittiği bir gün ilk eşi polisle baskın yapıyor. Cürmü meşhud yaptırıyor.Yani olayı resmen belgeliyor.Adamı perişan ediyor. Boşanma davası açıyor. Hem yüklü bir manevi tazminat hemde yüksek bir nafaka koparıyor.Adamcağızı iliklerine kadar soyuyor perişan ediyor. O yüzden resmi nikah hangi eşteyse dilediği zaman yasal açıdan işlem yaptırabilir. Bu duruma düşmemek için en güzeli yolunda gitmeyen eşten resmen boşanın ve kurtulun. Çürük bir dişi çektirmezseniz cene kemiğiniz bile eriyebilir.Evlilik mecburiyetten merhametten mahcubiyetten olmamalı ve bu yüzden sürdürülmemeli.

      Herkese baki selam ederim.

      • eymen diyor ki:

        Sayın anadolu son yorumunuza cevap yazmıştım, ama denetimden geçememiş. Hadi burayada bir cevap yazın lütfen.

      • eymen diyor ki:

        “Bazı kadınlar çok uyuyor çok yiyor kendilerini Japonların somon güreşcilerine çeviriyor sonra kocası ikinci bir kadına gidince kıyameti koparıyor.”

        Kadın baştan inceydi de sonradan doğum falan biraz (5-10) kilo aldıysa normal, yok 10-20 kilo aldıysa kadın suçlu, ama 20 kilodan fazla şişmanladıysa eşi suçludur. Çünkü bu durum da erkek eşiyle yeterince ilgilenmiyor demektir. Kadın yiyerek sukunet bulmaya çalışınca olan oluyor tabii. Teferruat bila ihtiyaç.

    • HALİDİ diyor ki:

      Muhterem Firuze Hanım,

      Bakın size en çok destek verenler yine erkekler.Sizi riyakarlıkla suçlayanlar ise kadınlar.
      Çocuk için katlanıyorum diyen kadınların asıl kendileri riyakardır.Gidecek bir yeri yoktur.O yüzden boşanmaya yanaşmazlar erkeğin burnundan getirirler. Çünkü Elinde kendini ayakta tutacak bir yeteneği yoktur.Hayattaki tek tutanağı evliliğidir.Evlilikte de kocasını mutlu edememiştir.Firuze hanıma hakaret eden saldırgan bayanlar.Sanki firuze hanım olmasaydı onun kocası bir başka kadına gitmeyecekmiydi sanıyorsunuz! Şunu aklınızdan çıkarmayınız.Hiçbir evlilik dışardan yıkılmaz.Evlilikler daima kendi içinden yıkılır.Evlilikler daima kendi kendini fesheder..Çünkü ilişkide saygı sevgi kalmamış ve ilişki kendi kendini psikolojik açıdan feshetmiştir.Kimlikte evli olduğunu zannetmek aç tavuğun buğday ambarı hayalidir.Kadınlık yapamayan annelikde yapamaz.Bu tarz kadınlar onursuz ve yüzsüzdür.Evlilik kurumunu yan gel yat, keyfine bak olarak benimsemişlerdir.Kocasının cinsel mutsuzluğu umurunda bile değildir.Yeterki para gelsin.Yeterki taptığı toplumun değer yargıları onu evli bilsin.Şunu sormaz kendine, ben ne yaptımda kocam üzerime birini aldı demez, hangi konularda yetersizim demez.Başkasını suçlamak gibi bir kolaylık varken…Hele birinci eşten üstün meziyetleriniz varsa Allaaaaahhh siz yandınız.Allah yardımcınız olsun.Bir erkeğin bırakın dördü yüz tane karısı olsa ( bu bir örnektir) hangi eşi erkeğin kalbini hoplatıyor onu fethediyorsa o brinci eşidir .Nikah cüzdanında evli görünmek sadece komedidir.Allah’a emanet olalım.

      • eymen diyor ki:

        “Çünkü Elinde kendini ayakta tutacak bir yeteneği yoktur. Hayattaki tek tutanağı evliliğidir.” Bu cümlelerde kadınlara biraz haksızlık yapmışsınız gibi geliyor. Çoğu erkeğinde pek bir yeteneği olmadığı günümüzde kadınların ne yapmasını bekliyoruz. Kadının ihtiyaçlarını karşılamak evlenene kadar babasının, evlendikten sonrada kocasının görevidir. Bazı sorumluluklarını yerine getirmiyorsa bile kadın boşanmak istemediği sürece boşanılmamalıdır, boşanmak çok istisna olmalıdır. Tabi kadınında erkeğin başka bir evlilik yapma isteğini sukunetle karşılaması ve bana bakıyor nikahında tutuyor diye şükretmesi gerekir. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) in eşlerine kızdığı küstüğü zamanlar olmuşsa da hiçbir zaman boşanmayı gündeme getirmemiştir diye biliyoruz.

    • HALİDİ diyor ki:

      Peygamber Efendimizin (SAV) Hazreti Hatice validemiz vefat edesiye kadar üzerine eş almamasını hatırlatan kardeşlerime ve saygıdeğer sema hanım hocama bir hususu hatırlatırım.Evet bunlar harfiyyen doğrudur.Hatice validemiz bir gün Efendimize diyor ki: Ya Rasulallah! ben size kadınlık yapamıyorum çünkü yaşlandım.Size kadınlık yapacak birini bulalım diyor.Yani ikinci bir eşle evlenin diye öneriyor. Tabi ki, Efendimiz bunu kabul etmiyor.Kaç kadın kendini hatice annemiz gibi sorguluyor ki onu örnek gösteriyor ve yukardaki sözlerini atlıyorlar.Kadın önce kadınlığını besleyecek, kendiyle barışık olucak, edasını sedasını ve letafetini asla kaybetmeyecek.Cinselliği kocasına silah olarak kullanmayacak.Böyle bir kadını erkek başına tac eder, onu bir çiçek gibi bakar,korur ve muhafaza eder. Aksi halde hiç kimse o erkeğin bir başkasına gitmesine mani olamaz.Almak için önce vermek gerekir.Önce hizmet sonra himmet.Bu kural hem erkek hem kadın için geçerlidir.Suları tersine akıtmak boş çabadır vesselam.Allah’a emanet olalım.

    • HALİDİ diyor ki:

      SAYGIDEĞER SEMA HANIM HOCAMA NET BİR SORUM VAR:

      Hangi yazıda okuduğumu hatırlamıyorum, sizin mi yoksa yorummu onuda hatırlamıyorum.Teyit amacıyla soruyorum.Saygıdeğer hocam, “ERKEKLER NETCEYİ KADINLAR BÜKÇEYİ KONUŞUR” diye bir cümle okudum.Bu cümle size mi ait. Lütfen bizi bilgilendiriniz.Bükçe dili eğer hissetmediği şeyi söylemek, söylediği şeyi hissetmemek ise bu münafıklıktan bir alamettir.Kadın olmak hukuk ve fiil ehliyetini daraltan bir durum değildir.İslama göre hem kadın hem erkek, doğru sözlü doğru eylemli olmalıdır.İçi başka dışı başka olursa münafıklıktan bir alamet olur.Ana kural budur.Bu bilgiler ışığında baktığımızda BÜKÇE denen dil (adında meymenet yok zaten her kim bunu başımıza musallat ettiyse) ne kadar islama uyuyor? Kadın müslüman, erkek müslüman hepimizinde netceyi konuşmamız gerekmiyor mu? Kadınlar iş yerlerinde güçlü patronlarına karşı bükçemi konuşuyorlar?! Bükçe bize ne kazandırmış? İsteklerimizi net ve öz bir şekilde ifade etmemizi kim engelliyor? Hormonlar mı?! Anneler erkek çocuklarını eğitirken hangi dili kullanıyor, bükçemi netcemi?! Annesinin net olmadığını gören bir erkek çocuk annesine ne kadar güvenir? Tutarlı olmayan bir anne çocuğuna ne kadar örnek olur? Eğer erkekde bükçe dili konuşuyorsa bu dediklerim onun içinde geçerli? Böyle eğilen bükülen kıvıran bir anne-baba çocuklarına ne kadar model olabilir? Böyle bir toplum nasıl olurda gelecek vadedebilir.Cahiliye Arap Yarımadasında Efendimize Nübüvvet gelmezden önce Müşrik Mekkeyi Peygamberimiz (S.A.V) EMİNLİK VE DÜRÜSTLÜK VE SIDK VASFIYLA İÇERDEN FETHETMEDİ Mİ? Bükçe dili nedir, adı neden bükçedir, ve islamın ana ruhuna ne kadar uygundur? kim icat etmiştir? Bütün kadınlar bükçe dilini mi konuşur.Bükçe, netce olan islama ne kadar uygundur? Bükçe dili konuşmayan kadınlarda varmıdır? lütfen bizi aydınlatınız.Allah razı olsun.

    • yoruldum diyor ki:

      selamın aleyküm öncelikle herkese merhaba.

      • semamarasli diyor ki:

        Halidi Bey, Bükçeyi ben icat ettim. Bir babanın dilinden oğluna nasihatler olarak yazmıştım. Sevdiğim bir hikayedir. Gerçi siz ismi de dahil meymenetsiz ilan etmişsiniz fakat bakalım diğer okuyucularımız neler düşünüyor. Netçe de bana ait. Bükçe (Kadın Dili) hikayesini Ademler Havvalar bölümünde yayınladık az önce. Ben eleştirilerinize sonra cevap vereceğim. Önce okuyucularımızın ne diyeceklerini görmek istiyorum. Hanımlara sorayım Bükçe yi kullanıyorlar mı? Erkekler eşlerinin Bükçe kullandıklarını fark ediyorlar mı? Sizin eleştirilerinize katılıyorlar mı? Yorumları Ademler Havvalar da Bükçe hikayesinin yorum bölümüne yazarsanız iyi olur. selamlar…

  18. eymen diyor ki:

    Erkekler hep isteyen durumunda da kalmamalı.

  19. ozmiyum diyor ki:

    Burada önemli bir noktanın altını çizmek lazım.Birinci eşler istemeyebilirler.Bunun için gerekli olan herşeyi de yapabilirler sınırlar dahilinde.Fıtratları gereği bu böyledir.Belki kendilerince de haklıdırlar.Burada vurgulanmak istenen şey daha farklı imani noktada bir şey.Kuran da izinle verilen bir hakka itiraz edilmesi meselesi.Yada şartları belli olan bir izne başka şartlar ilave edilmesi; yani kanun koyucunun yerine geçilmesi.

    Ne zaman bu yönde bir konuşma geçse işi tartışma boyutuna getiren en çok işi uzatan işi sonunda kendilerine zarar verecek boyuta(imani noktada) getiren de onlar.Değil 2.eşi almış olmak daha onları bu imani noktada uyarınca bile üzerimize gelende onlar. Onların cehenneme girmemeleri için uyarıyoruz yinede bize kızıyorlar.Onlar da diyebilirler ki ozaman sizde 2.eş almaya yeltenmeyinde bizi o raddeye getirmeyin.Ama bu cevap da bir yere kadar haklı da olabilirler. Ama bu cevap acaba sorunun çözümü için gerçek bir adım mıdır yoksa devekuşu gibi kafasını kuma gömmek midir.

    Erkekler genellikle mantıksal bakar meselelere kadınlar da duygusal. Mantıklı olan bir erkek de 2.eş alma noktasında öyle pat diye karar almazlar. Bu kararı alma aşamasına gelmişse zaten ortada bi yerler de sorun var demektir. Sizler bu soruna odaklanacağınıza sebebe odaklanacağınıza sonuca odaklanıyorsunuz. Unutmayınız ki Allah rızası olmayan hiç bir işte hayır yoktur. Şayet bir erkek her şey yolunda olduğu halde eşini de gerçekten çok sevdiği halde aralarında bir sorunda yoksa (birbirlerine açamadığı sorunlarda aslında sorundur her ne kadar bu bir iletişimsizlik sorunu olsa bile bu böyledir.İletişimsizlik de bir problemdir) buna rağmen 2.eş alıyorsa o zaman erkeğin imtihanı yok mu sanırsınız.

    Erkek o zaman daha büyük bir imtihanın içine dalacak.Bütün bunları geçelim.Şayet 2.evliliği yapan erkek hakkına hukukuna dikkat eden birir değil diyelim.Hatta öyle dindar bir kişi bile değil bir çok şeye dikkat etmiyor. Böyle bir durumda bile meseleye toplum düzeni açısından bakıldığında bu adam 2. evliliği meşru zemin olarak yapmazsa ozaman bu kişi zaten gayri meşru yolla yapacak yapacağını.

    Siz bu zemini kapatırsanız.Aslında hemcinslerinize daha büyük kötülük yapmış olursunuz. Çünkü meşru zeminde kaldığında bu iş o zaman o adam üzerinde bir sorumluluk yükleyecek toplumsal olarak.Bakmak zorunda hissedecek kendini.Ama meşru olmayan zeminde ise böyle bir zorunluluğu olmayacak.Asıl sizler bu meseleye benci ve nefsani gözle at gözlüğüyle bakıyorunuz. Onca hemcinsinizi ortalığa bırakıyorsunuz sonrada kötü yola düştüklerinde onlara kızıyorsunuz.Esas bu vebal sizlere yeter de artar.

    • firuze diyor ki:

      Sayin Ozmiyum
      Bir hanim olarak yazdiklariniza sonuna kadar katiliyorum.Kadinlara en buyuk kotulugu, erkekler degil, yine hemcinsleri olan kadinlar yapiyor. Bir erkegin bir kadina siddet uyguladigini gorsek / okusak medyadan siz erkekler hepiniz soylesiniz boylesiniz gibi hakaretler etmeye, erkekleri asagilamaya basliyoruz hemen.

      Soruyorum kadinlara, kac tane kadin zor durumda oldugunu bildigi bir kadin icin ( kocasindan siddet gordugu icin bosanmis ama coluk cocuk maddi yetersizlikten dolayi ortada kalmislar vs. degisik ornekler de verilebilir) kocasina donerek (kocasi ikinci ucuncu kadina bakabilecek maddi yeterlilige sahipse )” burada boyle bir kadin var, ben riza gosteriyorum, sen bu kadini kendine ikinci es olarak al bu din kardesimizi icinde bulundugu zor durumdan kurtaralim, ortada kalip heba olmasin” diyerek kocasina boyle bir teklifi goturebilir ?

      Bizler sadece o kadinlarin haberlerini okur/seyrederiz iki dakika uzulur,bundan dolayi bir dakika da butun erkeklere lanet eder ucuncu dakika da unutup kendi hayatimiza doneriz. Simdi diyecekler ki boylelerine devlet sahip ciksin. Hadi devlet maddi olarak sahip cikti diyelim, ayni devlet bir kadinin, bir cocugun diger maddi manevi butun ihtiyaclarini karsilayabilecek mi ? Ayrica Peygamberimizin Hz. Aliyi ikinci evliliginden vazgecirmesinin sebebi Hz. Alinin Ebu Cehilin kizi ile ikinci evliligini gerceklestirmek istemesiydi.Bir Peygamber kizi ile Ebu Cehilin kizi yan yana olur mu demisti O guzel insan. Oyle olsa cok eslilik ayeti indiginde dortten fazla esi olan sahabelere dordunu secin gerisini bosayin demez, birini secin gerisini bosayin diyebilirdi.

      Benim yuzumden tartismaya acilan bu konunun kirici boyutlara,hakaret boyutlarina ulastigini gormek dogrusu beni cok uzdu. Buradaki tum kardeslerimden haklarini helal etmelerini istiyorum.Herkese Selamlar Sevgiler….

      • iclal diyor ki:

        firuze hanim,sizi yargilamak falan degil amacim lutfen yanlis anlamayin. Bir sorum olcak. Sizin esinizle tanismaniz nasil oldu, nasil sevdiniz? onun evli bir erkek oldugunu bilmiyormuydunuz? yoksa esiniz mutsuz oldugundan ikinci es arayisindaydi da sizinle mi tanistirildi? Yazilarinizdan okudugum kadari ile islami bilgisi gayet iyi olan bir insansiniz esinizde oyle galiba. esinizle ayni(calisma ortami gibi) ortami mi paylasiyordunuz nikah yapmadan once. Sadece bir merak benimkisi cevaplamak zorunda da degilsiniz.
        Ben ikinci evliliklerin daha cok kadin erkek ayni ortamda calismasi gun boyu beraber olmalarindan kaynaklandigini dusunuyorum. elbetteki kadinin yada erkegin evde huzursuz olmasi da ayri bir etken.
        Kadinlar olarak evlerimizde oturup ordaki sorumluluklarimizi yerine getirebilmek icin cabe sarfedebilsek keske, hayatimiz daha huzurlu olurdu.

  20. AYsun diyor ki:

    AMAN YARABBİ! SEMA HOCAM HERALDE BU DERS ÇOK İLGİ ÇEKİCİYDİ,GÖRÜNÜŞE BAKILIRSA BAYA HARARETLİ GEÇMİŞ:) Bİ DE ZOR KONU.HOCAM İNŞAALLAH BU DERSTEN KALMAYIZ:) (BİRAZ GÜLÜMSEYELİM DİYE BU SÖZLER AYRICA) SEVGİLİ ERKEK VE HANIMEFENDİ KARDEŞLERİM SELAMUN ALEYKUM,SİZİ ALLAH İÇİN SEVİYORUM…ERKEK KARDEŞLER SİZİ ERKEK OLMASAMDA ANLIYORUM,HANIMEFENDİ KARDEŞLERİM,SİZİ HEM CİNSİM OLMASI SEBEBİYLE ANLIYORUM.KENDİSİNE NEDEN BEN MÜSLÜMANIM SORUSUNU SORMAYA ÇALIŞIP KENDİNİ Bİ BAŞKASI SINAMADAN KENDİSİNİ KENDİSİ SINASIN ÖNCE BAKALIM NE CEVAP VEREBİLİYOR DİYE SINAMAYA ÇALIŞAN FAKİR,ACİZ BİR MÜSLÜMAN,KARDEŞİNİZİM.HAYAT ÇOK KISA,ÖLÜM KAÇINILMAZ VE ZAMANINI BİLMİYORUZ.NEDEN YAŞIYORUZ NEDEN SORULARINA ALEMLERİN RABBİ ELHAMDULİLLAH BİZE YÜCE KUR AN DA SÖYLÜYOR.ŞÜKRETMEMİZ GEREKEN BİR KOTA YOK! NE KADAR ŞÜKRETSEK AZ,LA İLAHE İLLALLAH DEMENİN HAKKINI VEREMEYİZ Kİ…

    RABBİM SİZİ SEVSİN.EŞLERİNİZLE MUHABBETİNİZİ ARTIRSIN.ARANIZDAKİ SEVGİYİ ÇOĞALTSIN.HA PROBLEMLER Mİ ONLAR OLCAK CANIM:) İMTİHAN NOKTALARI BU KISIMDA ÇOK İŞTE.HADDİ BİLMEK ÖNEMLİ,O ANDA ŞEYTANA SUS,BEN KADINIMI /ERKEĞİMİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM, O BENİM DÜNYA DAKİ EN BÜYÜK İMTİHANLARIMDAN BİRİ DİYEBİLMEK…İNŞAALLAH TEORİKTE DEĞİL SADECE,ESAS OLMASI GEREKEN YERDE PRATİKTE DE OLUR.BUNU EN BAŞTA KENDİ NEFSİME SÖYLÜYORUM.NEYSE ÖYLE İŞTE KARDEŞLERİM,ALLAH A EMANET OLUN.İSLAM ÖĞRENİLMEDEN YAŞANILMAZ.ALLAH IN SELAMI ALLAH IN RASULÜNÜN ÜZERİNE OLSUN…

    Onlar, sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtü durumundasınız.(bakara 187 de geçer.)

    BUGÜN EŞE ŞUNU DEMEK GÜZEL OLSA GEREK: “RABBİMİN BANA HEDİYESİ!,ÖRTÜMMM SENİ ÇOK SEVİYORUM….”

  21. vahdet hoca diyor ki:

    S.A sema hoca hanimin yazilarinin bay olsun bayan olsun herkes tarafindan hakikatin anlasilmasi adina ,gercegin bilincine vede sevincine ulasma adina , okunmasini ne kadar ne kadar cooook arzu ederdim . yazilarindaki müstesna denge bir bayan vicdaninin insasinin gayreti ,beni ziyadesiyle etkilemistir . Yüce mevlam sahidim olsunki hayatta kimin severek begenib desteklemissem onu türkiye begendi. SEMA hanimida bu yazilariyla bu sitede okuyunca ayni duygu ve heyecani hissettim .Anlatamadiklarimizi ve hissedibte bir türlü beceremediklerimizi uslubuyla yazan ve bize tercüman olan bir yazardan dolayi mevlaya hamdolsun . Rabbim senden razi olsun sema marasli .Kalemin hakikatin yilmaz vede yikilmaz müdafii olsun .

  22. süheyla, diyor ki:

    Burada hiç kimseyi ve hayatını yargılama niyetinde değilim.İnsanlar bazen asla yapmam dedikleri şeyleri yapıp kendileri bile yaptıklarına inanamayabilirler.Firuze Hanım belki imkanı olsa ikinci eş olmayı tercih etmezdi.Velakin bir kadının eşinin üzerine evlenmesini istememesi ne kadar nefsani kabul edilirse erkeğinde ikinci evliliği istemesi o kadar nefsanidir.Kadınlara her zaman kötü kocaya sabretmesi tavsiye edilirken iş erkeğe gelince nasıl olsa ruhsat var deyip 2. veya 3.evliliği yapması normal karşılanır.Türk toplumunda dul kadının işi gerçekten zordur.

    Bırakın 2.3. eş olmayı normal bekar bir erkekle bile 2.evliliğini yapmasına pek çok insan hoş gözle bakmaz,sanki kadının ihtiyaçları yokmuş gibi nefsi yokmuş gibi.Kadın gerekirse kötü eşe (bazen boşanmasına izin verilmediğinden,bazen dul kalma korkusundan) sabretmesi beklenir,ama aynı sabrı erkekten bekleyen yoktur.Sabrın sonu selamettir değil mi,peki neden erkeklerde kadınlar kadar sabırlı değil,neden onlarda kötü eşe sabır gösteremiyorlar,onların selamete ulaşmaya,Allah katında mertebelerini yükseltmeye hiç ihtiyaçları yok mu?Günümüzde birden fazla evlilik yapan erkeklerin çoğunun derdinin adalet sağlamak olduğuna inanmıyorum.Oysaki birden fazla evlilik yapmak ciddi bir vebaldir ve erkeğin omuzlarında çok ağır bir yüktür,tabi gerçekten Allah rızasını gözetenler için söylüyorum bunu.Bu vebali üstlenmek ciddi cesaret işidir.Sonuç olarak kadının ne kadar nefsi varsa erkeğinde o kadar nefsi vardır.Birinin nefsinin istekleri mübah sayılırken diğerinin istekleri horlanmamalı.

  23. sera diyor ki:

    FİRUZE HANIM;size bir şey sormak istiyorum.ama amacım sizi yargılamak değil sadece yazdıklarınıza şaşıyorum.eşinizi kıskanmıyorsunz ve sanki eşini kıskanmak İslam dışıymış da müslüman bir kadın eşini kıskanmamalı hiç yargılamamalı gibi algıladım…yani hiç mi eşinizi kıskanmıyorsunuz 1. eşten?yada siz sadece tek eş olmak istemiyormusunuz?ayrılmasında böyle idare ederim diyorsunuz?bu mümkün mü?insan çok müslüman dindar olabilir ancak nefis mezarda biter bana biraz inandırıcı gelmedi….müslümanda kıskançlık olabilir (hased değil o başka birşey)yada türlü türlü huyları…

    Hz.Ayşe validemiz çok zeki ve bize hadislerin ulaşmasında(bilgilerin)çok büyük rolü ve etkisi olmuştur…O güzel zat sevgili hz.Ayşe validemiz bile zaman zaman kıskançlığı hat safaya ulaşmış,devamlı Resulululah ın en çok onu sevmesini istemiş ve hep Resulullah ın sevgisini sorgulamıştır…hatta bu konuda kendine göre deneyimler bile yapmıştır”acaba safiye ye yada……. (diğer eşlere )nasıl davranıyor?diye merak etmiş.ve şüphe kıskançlık bu güzel zat ta bile varken nasıl sizde yok hayret? yani takva sizin gibi olmak mı?ben sadece sizin eşinizi nasıl 2.eşten kıskanmadığınızı merak ettim.çoğu 2.hanımlar tek hanım olmak için uğraşırlar (tabii buda kadınların doğası gereği sadece tek olmak isterler….)

    • firuze diyor ki:

      Sayin Sera Hanim,

      Evet esimi kiskaniyorum ama helali olan birinden degil, helali olmayan kadinlardan. Ben esime her zaman orada ne yaptigin ne yasadigin beni ilgilendirmiyor, beni benimle ne yasayip yasamadigin ilgilendiriyor diyorum. Bir de kadinlarin kocalarina bagimli degil, bagli olmalari taraftariyim, esim ilk haniminin yanindayken acaba simdi ne yapiyorlar vs gibi dusuncelerle hayati kendime zindan etmemeye calisiyorum, yoksa seytan boyle vesveseler vermiyor degil, ben esim benim yanimda degilken kendimi gelistirmeye calisiyorum,surekli yeni seyler arastiriyorum, kitap okuyorum vs. Ben buradaki hanimlarin esleriyle ilgili sorun gibi gordukleri seyleri sorun olarak bile goremiyorum, bizim esimizle hic oyle sorunlarimiz olmuyor sanirim surekli beraber olamadigimiz ve ayri kaldigimizda birbirimizi ozlememiz ve birkez daha degerimizi anladigimizdan kaynaklaniyor bu durum ve inanin surekli bir arada olup mutsuz olmaktansa boylesi daha guzel. Bizim tek sorunumuz simdilik birinci hanimin varligimi ogrendiginden dolayi tehditler, hakaretler vs etmesi onun disinda elhamdulillah cok iyi anlasiyoruz ve mutluyuz.Sonucta eslerimiz, cocuklarimiz, kasimiz, gozumuz kisacasi herseyim bizlere verilmis bir emanet, bunlarin sahibiymisiz gibi davranip gercek Malik olani unutmamak onemli olan…Selam ve sevgiler….

  24. Deniz diyor ki:

    Cok evlilik bizim Turk toplumunda kabul gormemis. Haram belli helal belli ama bugune kadar da ikinci evliliklerde guzel hikayeler duymadik okumadik, hep husran hep husran. Ben kendi adima boyle bir imtihandan Allaha (c.c.) siginiyorum. Evlenecek gencler ve aileler ikinci evlilik icin sozlesme yapsinlar bari bastan belli olsun normal sartlar altinda kusur olmadan, keyfi olarak tekrar evlenilebilecegine dair. Hic olmazsa anlasmamiz boyleydi deyip yasanacaklar daha kabul edilebilir kilinsin.

  25. isimsiz diyor ki:

    Selamun Aleyküm, öncelikle 9 yıllık evli olduğumu ifade edeyim. bu yazdıklarınızı okudum ve çok kötü oldum. çünkü ben bir erkek olarak çok kötü günler geçirdim. halen daha geçirmeye devam ediyorum. okuduktan sonra eşimin ne kadar çok günehı olduğunun farkına vardım. evliliğimiz görücü usulü oldu. ben çok geçe sıkıntılı yattım. yatmayada devam ediyorum. bunun için ne yapmam gerekiyor. gözüm hep dışarıda oluyor…

    • HALİDİ diyor ki:

      İsimsiz rumuzlu arkadaşım.
      Çözüm çok basit.Sorun teşkil eden hususları maddeler halinde tek tek yaz.Otur eşinle konuş.Hatun, bizim şu şu problemlerimiz var, ya bunları kendimiz çözücez yada bir uzmandan yardım alıcaz de.İşini iyi bilen uzmanlara gidiniz.Doktor psikolok psikiyatrist ve birdeeeeee içindeki uzmana çok iyi kulak ver.O ne söylüyor? Cinsel açıdan soğuk ve buzdolabı tipler pek düzelmez.Kadınlar genelde bu tarz sorunların erkeklerden kaynaklandığını ve kadının içindeki dişiliği erkeğin kaba davranışlarıyla öldürdüğünü iddia ederler.Bu tezin kısmen haklılık payı vardır.Ama eşinin çocukluk yıllarına inmeye bak.Bekarlığında nasıldı? Kendisiyle barışıkmıydı, süslenmeyi severmi, kilolarına dikkat edermi, çok komik bir filmde kahkahalarla güler mi, en son okuduğu kitap hangisidir? vb vb. Sıkı bir gözlemciysen epeyi ipuçları yakalarsın.İnsanlar her yaşta sev er ve sevilirler.Acıma merhamet katlanma mecburiyet uyum vb farkınladıkları birbirinden iyi ayırdedebilersen epeyi mesafe alırsın.Senin kendini nasıl tanımladığın önemli.SAVAŞCI isimli bir kitap var.Doğan Cüceloğlunun.Bu kitabı anlayarak süzerek en az üç kez oku.Bu kitap seni dikişsiz ameliyat eder.Zihnin iyice netleşir, berraklaşır.Ne yapacağına karar verirsin.Selam sevgi ve muhabbetle.

  26. salih özgür diyor ki:

    uysal yayınevinden ,islama göre cinsel meseler kitabını ,erkek ,kadın herkese tavsiye ederim,evlerde ,yatak odalarında ve diğer odaların içerisinde gizli banyo yapılabilir,insanmızın ,islamın evlilik ve cinsel hayat noktasında çok cahil ,ayet ve hadisler okunmalı,bilği güçtür,

  27. zuzu diyor ki:

    sema hanım cinselikte eşimin ağız kokusundan dolayı rahatsız oluyorumve yaklaşamıyorum gitgide uzaklaştım biliyorum dinimizde ağız kokusundan dolayı boşanma var biraz temiliğe dikat etmeyen biri olduğu için uzun zamandır birlikte olamıyoruz ben kaçıyorum günahamı giriyorum sizce

  28. Serdar diyor ki:

    Bunlar tamamen bilgisizlik ve cahillikdendir…
    Özellikle kadınların dişiliklerini kullanması, peki sen amma akşam yatağa gelencen!!! gibi…
    Bu olay daha çok haramı helalı bilen ve buna daha çok dikkat eden erkekler için sıkıntı oluyor…
    Diğerleri bir yerlerde nefsini öldürüyor…
    Ama sizin bu yazınız ne kadarına ulaşır bilinmez…
    Yinede konuya deyinmeniz güzel…

  29. zeliha diyor ki:

    Sual: Evimizin ihtiyaçları için, beyimin cebinden habersiz para almam, caiz midir?

    Cevap:
    Caiz değil, haramdır.
    Sual: Bir kimsenin evde tek başına yaşaması caiz midir?
    CEVAP
    Herkes kitabı kendine uydurmasın!!!..
    İkinci kadın almak için fırsat kollayan insanlar var.Buerkekler önce hakıyla mümin ve eşlerine koca olsunlar sonra bu işi düşünsünler. günümüzde müslüman erkek ikinci kaıla evlenemez çünkü bunu devlet de yasaklamştır. Müslüman; devlete karşı gelmeyen kişi demektir aynı zamanda.
    Sual: Dinde ikinci bir kadınla evlenmenin hükmü nedir?
    CEVAP
    Din kitaplarımızda şöyle bildiriliyor:
    Dörde kadar evlenmek, vacib, hatta mendub da değildir. İhtiyaç halinde izin verilmiştir. Bu bir emir olmadığı gibi, kadınlar da bunu kabul etmeye mecbur değildir. (Nimet-i İslam)
    Devlet haram olmayan bir şeyi yasak ederse, bu şeyi yapmak mubah olmaktan çıkar, haram olur; çünkü Müslüman, kanuna karşı gelmez, suç da işlemez. Bir erkeğin ikinci bir kadınla evlenmesi için, bu hususta birinci hanımının hakkını koruyan ekonomik ve sosyal şartlar vardır. İkinci kadının da, ayrıca hakları vardır. Bu şartlara haiz olmayanın, ikinci bir kadınla evlenmesini dinimiz yasak etmiştir. Zaruretsiz, böyle bir şey yaparak birinci kadını incitmek haramdır. Hayat şartları da, göz önüne alınınca, ikinci bir kadınla evlenmenin caiz olmayacağı açıktır. Örf ve âdete tâbi olan ahkâmın, zamana göre değişebileceğini İslam dini kabul eder. (H.L.O.İman)

    ERKEKLERİN İİNCİ HANIMI ALMASI TAMAMEN NEFSİDİR VE KOLAYA KAÇMAKTIR. MÜSLÜMAN UYANIK OLMALI BU TĞR OYUNLARA ALET OLMAMALI..

    • firuze diyor ki:

      Sayin Zeliha Hanim,

      Bizim ulkemizde zina serbest iken, suc sayilmazken ikinci es almak suc sayiliyor. Her musluman bence bu celiskenin farkinda olmali…Selamlar..

      • eymen diyor ki:

        Aynen katılıyorum.

        • zeliha diyor ki:

          KİTABI KENDİNİZE UYDURMAANIZ İYİ OLUR. SİZ KİTABA UYUNUZ BİR ZAHMET.
          GÜNÜMÜZ DE ZİNA SUÇ DEĞİLSE MÜSLÜMAN OLDUĞUNUZ İÇİN İŞLEMEZSİNİZ ZATEN.
          O ZMAN SİZİN EŞLERİNİZ DE İKİNCİ ERKEK ARAYIŞINA GİRSİN. NE HİSSETTİKLERİNİ ANLAYIN. YAŞAYARAK ÖĞRENİR BAZILAR ÇÜNKÜ

    • ozmiyum diyor ki:

      sayın zeliha hanım biraz sert bir yorum yapmışsınız.Dolayısıyla bazı yanlışlar içeriyor yazdıklarınız.Mesela 2.evlilik için ihtiyaç halinde diye bir şart yoktur.Keyfi olarak da 2.evlilik yapılabilir.Keyfi olması aynı zamanda nefsi olması da demek oluyor.Dolayısıyla da 1.hanımdan da izin alma zorunluluğu yoktur.Demekki insan inanmak istediği şeye inanıyor.Devlet le ilgili meseleye gelecek olursak; şu an da gerek medyada gerek se etrafımızda dost hayatı yaşayan bilinen insanlar var devlet açısından bunlar da suç teşkil etmesi gerekir. Ama malesef devlet bunlara da sesini çıkarmıyor.Ayrıca şapka kanunu,kılık kıyafet kanunu var,Atatürkü koruma kanunu var ve bunların hepsi şu an sorgulanır oldu chp tarafınfdan bile…Bütün bunlar da yasak 2.eş almakda yasak devlet açısından ama şu an bunların her birinin bir sürü mensubu var.Ayrıca devlet yanlış yapamazmı.Yada yapılan bir şeyin hükmü kalkamazmı.Sırf siz öyle diyorsunuz diye öyle mi olması gerekiyor.Ayrıca siz bu konuda meseleye yanlış açıdan bakıyorsunuz. 4 evlilik rabbimizin verdiği bir izindir.Kimin hakkı var bu izni yok saymaya velev ki devlet olsun.Hakkını hukukunu yerine getirdikten sonra 4 tane bile alınsa ve cezaya çarptırılsa ölünce rabbimizin huzurunda alnı ak olur kişinin.Yeter ki bu izni kullanacam diye yalana ve sebep olacağı başka hatalara düşmesin insan.Bakıyorum da haramı helali kafanıza göre taksim ediyorsunuz maşallah.”Zaruretsiz, böyle bir şey yaparak birinci kadını incitmek haramdır.” hükmünde olduğu gibi.Bir kişi yalan ve dolana kaçmadan üstelik zaruret de yok karısından da izin almadan haklarına hukuklarına riayet ederek(eşit davranarak) birden fazla evlilik yapmışsa demek size göre haram işlemiş oluyor. O zaman size söyleyebileceğim tek bir şey var sizin dininiz size benim dinim bana.Şayet insanlar kafalarına göre hüküm verirlerse,helal haram derlerse o zaman kişi adedince islamiyet olur şu dünyada ama bunların içinde sadece bir sınıfın ki rabbimizin rızasına uygundur.İnşallah sizin islamiyetiniz size hayır getirirsin diyeceğim ama neyse…. Ayrıca bir meselenin örf ve adet olması için rabbimizin o meselede izin, ruhsat,emir v.s fikir belirtmemiş olması gerekir.Ama bizim meselemizde ortada bir kurani bir izin var hangi örf adetten bahsediyorsunuz siz.Size bir şey söyleyeyim Hazreti Hasan efendimizin bir seferde 4 ü aşmamak üzere 200 den fazla evlilik yaptığı rivayet edilir.Ortada bir zaruret yok kimseden de izin almıyor ama çok güzel bir niyeti var o güzel insanın şimdi biz onu suçlu mu ilan edeceğiz.İnşallah tez zamanda doğruyu görürsünüz.Sayın yazarın dediği gibi bir an önce bilinçaltınızdaki bu tabulardan kurtulun ki cennete gitmemeniz için engel kalmasın.Çünkü Helale haram harama helal diyen kişi cennete giremez.Fikir beyan etmeseydiniz sizin için daha hayırlı olacaktı.Yinede rabbimizin rahmeti siz dahil hepimizin üzerine olsun maksat doğruya ulaşmaksa bu tür atışmalar iyidir…

      • firuze diyor ki:

        Sayin Ozmiyum Beyefendi / Hanimefendi (Kusura bakmayin yazinizdan bey mi hanim mi oldugunuzu anlayamadim )

        Oncelikle yazinizdan dolayi tesekkur ederim, ben de bu konuyu sizin yazdiginiz gibi biliyorum ve bu sekilde iman ediyorum. Ikinci kadin oldugum icin, bir beyin tek hanimi olan bircok hanimefendi tarafindan yuva yikan kotu kadin olarak algilandigimdan dolayi bu kadar detayli yazsam bile on yargili ve nefsi davranip kendimi savunuyorum zannediyorlar maalesef.On yargili davranmayan tum hanimefendilere ve beyefendilere tesekkur ederim.Rabbim butun ummet-i muhammedi guzel dualarda bulustursun ins.

      • ozmiyum diyor ki:

        Üstteki yorumu yaptıktan sonra bir noktanın daha üzerinde durma gereğini hissettim.Her ne kadar 1. eşe karşı izin anlamında bir zorunluluğumuz bulunmasa da onun hoşnutluğunun alınması en hoş olanıdır.Tabii hanım da bilecek ki eşi şayet bunda ısrar ettiğinde izin vermese de bunun olabileceğini olduğunda da kocasına suç isnat etmesinin kendine zarar vereceğini bilmesi gerekli.

        Ama yinede kadının yapacağı şeyler yok değildir.Mesela meselenin can alıcı noktalarına temas etmesi kadın için daha iyidir.Mesela haksızlık etmemesi yönünde kocasını uyarabilir. Rabbimizin huzurunda sorumlu olduğunu hatırlatabilir.Helede geliri bu konuda pek uygun değilse bunun zorluğundan bahsedebilir haklarından vazgeçmediğini hatırlatabilir.Bu işin zorluklarından bahsedebilir. Ama kesinlikle haramdır diyemez.

        Ama kadın işi yokuşa sürerse direnirse hatta ortalığı velveleye verir de kendine de kocasına da diğer eşe de hayatı zindan ederse vebal de kendi üzerinedir. Bir kadının kocasına bu ruhsatı kullanamazsın deme hakkı yoktur. Yorumlardan birinde bir kitaptan alıntı yapılarak birisi yazmış çok da hoş yazmış.Bir kadın evlenirken bunun bir gün başına gelebileceğini bilerek evlenecek. Bu başına geldiğinde de bilecek ki bu rabbinin onun üzerindeki bir imtihanıdır.

        Acaba isyan etmeden sınırlar içerisinde kalarak bu rabbimden gelmiştir diyerek hoşnutlukla karşılayıp sabredecek mi yoksa isyan edip zarar mı edecek.Veyahutta yapabiliyorsa öyle bir eş seçecek yada davranacak ki eşi 2.bir eş alma gereği hissedemeyecek.Değilse kimse yırtınıpda kendine de etrafına da zarar vermesin.Bu kendileri için daha iyidir. Bir kadın buna rağmen ısrar edip te kocasında veya böyle ortamlarda meselenin yukarıda belirttiğim yönleri haricinde işi helal haram noktasına vardıracak noktasına getirir veyahutta bu iznin Kuran ı Kerimde belirtildiği şartlar haricinde başka şartlar uydurur da yok zaruretmiş yok izin miş noktasına vardırırsa o zaman biliniz ki vay halinize.

        Amma herşeye rağmen hayat herkesin kendi hayatı her koyun kendi bacağından asılır derler.Siz kadınlar zorla cehenneme girmek için boynunuzu uzatırsanızda kimse sizi ordan çıkaramaz rabbimizin inayeti olmadıkça. kalın sağlıcakla…(Not burada erkeklerin mesuliyetinden bahsedilmemiştir.Bahsedilmemiş diyerek böyle bir şeyin olmadığı anlaşılmasın.Bence erkeklerin hali böyle bir durumda kadından daha zordur.Çünkü kadının sadece nefsini kırması yeter bu noktada.

        Erkek şayet Rabbinden korkuyorsa eşler arasında hakkı gözetmek zorunda kalacakki bu en zor iş.Bunu kendimden biliyorum.2.eşim yok ancak anamla eşim aynı evde yaşıyorlar onların arasını bulacam diye saçlarım genç yaşımda beyazladı,değil 2.eş almak )

    • KARDELEN diyor ki:

      Müslüman; devlete karşı gelmeyen kişi demektir DEMİŞİNİZ AMA BU ŞERİATLA YÖNETİLEN MÜSLÜMANLAR İÇİN GEÇERLİDİR.GAYRİ MÜSLİMLERİ MÜSLÜMANLARA YASAKLADIĞI PEK ÇOK ŞEY VAR BU KARDEŞLERİMİZ ONLARA UYMAK DURUMUNDA MI YANİ?

      • zeliha diyor ki:

        MÜSLÜMAN DEVLETİN KURALLARINA UYMAR. GAYRİMÜSLİM DE ADI ÜSTÜND MÜSLÜMAN DEĞİL.. ANLATAMADIM GALİBA.

    • eymen diyor ki:

      Birinci hanımı almak ne kadar nefsi, ise ikincide o kadar nefsidir.

    • eymen diyor ki:

      Aslında bir erkeğe bir kadın yeter, kadınlar kocalarına yeterli olmaya çalışırlarsa sorun kalmaz. Ama böyle bir derdi olmayan kadınlarda ikinci eş durumunda kusuru eksikliği kendilerinde arasınlar.

      • anadolu diyor ki:

        Sürekli erkeklerin nefislerinden ve ihtiyaclarindan dem vurmakla kendi istekelerinize gecerlilik payi katmaya calisiyorsunuz. Kadina insan olarak degil, sürekli düzeltilmesi, yola sokulmasi gereken yaratik gözüyle bakmaktan vazgecerseniz, onu oldugu gibi sevip kabullenseniz inanin sorunlarinizda ortadan kalkacak. Olaya kadin penceresinden bakamaya calissaniz, onlarinda bir nefsi oldugunu farkaderdiniz. Üstelik eslerinden saygi, sevgi gören kadinlarin asla hizmet etmekten bikmayacagi gibi ilk günki askla bagli olduklarini görebilirdiniz. Unutmayin erkekler kadar kadinlarda saygi ve sadakat iceren iliskilerde mutlu olabilir. Bazi seyleri yasal ve caiz diye esinize ragmen hayatiniza sokmaya calisiyorsaniz, iste o zaman, Hz. Peygamberin “Nefsiniz icin istemedigini kardesi icin de istemedikce kamil iman etmis olmazsiniz” Hadisi akliniza gelsin. Her kadin kocasinin Dünyasinda ve kalbinde tek olmak ister. Hz. Fatima, Hz. Aise gibi… Kocasindan takdir toplayan kadin kocasini daha az görmekten, daha az hizmet etmekten mutlu olamaz. Heleki kocasinin en kötü gününde yaninda olmus ve sacini severek süpürge etmis bir Türk kadinini ev islerini bile kocalarindan yardim alarak yapan diger Müslüman ülke kadinlariyla hic karsilastirmayin. Bunu haketmiyorlar cünkü.

        • eymen diyor ki:

          Kaınlar erkeklerin ihtiyaçlarını karşılayacak, erkeklerde kadınların. Bu kadar basit bir şeyi Türk filmi formatına getirmişsiniz ya pes.

          • anadolu diyor ki:

            Türk filmi benzetmesi tam bir alakaya kel maydanoz dedirtecek cinstendi. Savundugum tezlerin sonuna kadar arkasindayim. Kaldi ki tüm bunlari her milletten insani yakinen gözlemleme gibi bir durum sözkonusuysa. Sizin tezlerinizi kabul edecek (dini 2.3.4.esten ibaret sayan hemcinslerinizi ayirirsak) ne bu esarete girecek kadin, ne de bu sorumlulugun altinda 2 cihanini da yakacak beyefendi vardir istisnai durumlari gözardi etmezsek. Bu kadar cok biliyorsunuz o zaman ikana etmeye kendi esinizden baslasaniz iyi edersiniz.

  30. mihrimah* diyor ki:

    Sema hanm Allah razı olsn.inanın çok güzel bir yazı olmuş..bilginin yanı sıra duygularn çok net ifade edildiği bir yazı,
    şunu anladm eğer eşlerimzle aramzdaki iletişm problemlermzi halletmzsek cinsellik daha da karmaşık bir hal alıyor..genelde yorumlarda bunu gösteriyo .bizim elham..iletişim problemimiz yoktu ,yazınzda yazdığnz problemleri bende yaşadm malesef annem ,babam çevrem yanlış bildkleri için yanlış yetştirildk ama elham kendimi geliştirerek hepsini aştm sonsuz şükürler olsn(sizin kitaplarnz, ünzile girişgin hanmefendinin kitabı, ve eşimin desteği ile)
    hayatta aşılamıyacak hiç bir şey yok Allah’ın izni ile .bazı durumlarda konularn uzmanlarndan yardm almamz gerekir tabi.
    bu arada bende eşime tatili zehir etmiştm (yeni evli olmamzdan dolayı çekiniyodm ,oysa akrabalrmz banyo ihtiyacnz olursa burayı kullann vs.. diolard .neyseki artk böyle olmayack inşa eşime de söledm:) göreceğiz dedi
    selam ve dua ile….

  31. osmancık diyor ki:

    Yazı ve kitaplarınızı uzun zamandır takip ediyorum. Önceleri şaşırıp inanmamıştım ama şimdi de başka bir gezegenden olduğunuzu düşünüyorum. Yoksa tabiri caizse erkeklerin evlilik konulu sıkıntılarını bu kadar iyi bilen birinin olabilmesi imkansız gibi. Ben eşime bana eziyet ettiğini çok defa anlattığım halde o Hadis-i şerifleri yüzüme fırlatmıştı. Evde güleryüzünü göremediğim için samimi olduğu arkadaşlarına sormuştum sizinle ne paylaşıyor diye, hani benim yapmadığım eksik bıraktığım bir beklentisi var mı diye. Hele ki bir hediye aldığımda o yüzünü bir görmeliydiniz tıpkı hediye alan bir insan gibi (!) yüzü sirke satıyordu. Dayanamayıp o halini bozmamasını istedim ve foto çekip gösterdim kendisine kendisini ve sordum ne kadar mutlu görünüyorsun değil mi diye.
    Keşke erkekleri de Rabbimizin emir ve Rasulünün tavsiyeleri ile aydınlatacak; unuttuğumuz İslami hayatımızı gösterecek bir kardeşimiz olsaydı.

  32. aydemir diyor ki:

    her defasında beğeniyle okuyarak eksiklerimi gideriyorum. Bunun için minnettarım. bir ricam daha olacak, ne kadar dikkate alırsınız bilmiyorum ama; İslamda Allah’ın vermiş olduğu bir hak var erkeklere.: (ikinci eş) bunu bizim türk kadınlarımız gurur meselesi edip kabullenmiyorlar. Sanki günahmış, suçmuş, aşağılanacak bir durummuş gibi burunlarını yukarı dikiyorlar. Sorarım kendilerine sahabelerin eşlerinden daha çok müslümanlardır bunlar. peygamberimizin hanımlarından daha mı çok büyük, yüksek bir mertebeye sahipler? Toplumun sorunu bu bence. Her memlekette sokaklarda günah işleyen erkekler gezerken kadınlarımız yada kızlarımız beğenmeme lüksünde yaşıyorlar. Sokaklar günah dolu evli olsun bekar olsun her erkek nefis taşıyor ve bunun günahını yaşıyorlar sokaklarda. Sevgili hayatı, metres hayatı , hatta utanıyorum söylemekten (zinanın suç olmadığı bir ülkede, Müslüman kadınların ikinci eş olmayı kabul etmemeleri, kendilerini temize çıkarmaz ve de cehennemden kurtarmaz bunu bilsinler. Sadece şeytanın işini kolaylaştırırlar.Kendilerini sahabe hanımlarından daha mübarek görmesinler diye düşünüyorum. Sizden ricam bu konuyla ilgili değerli bilgilerinizi ve yorumlarınızı paylaşmanızdır. Tabi sizde bu konuda kendinizi hangi tarafta görüyorsunuz bilemiyorum. Selamlar ve saygılar. Allah a emanet olunuz..

    • havva diyor ki:

      Bu durumda siz de kendinizi sahabelere eş görmüş olmuyor musunuz?ikinci eşe kadar olan yolları aşında ondan sonra bu önemli tavsiyelerinizde bulunun bana kalırsa…Kimsenin inkar ettiği yok,Ayrıca burdaki erkekler tek hanımdan bu kadar şikayetçiyken sayı çoğaldıkça feraha filan mı erecekler sanıyorsunuz?Ya da bütün erkeklerin tek derdi ikinci eş almakmış gibi konuşmak yerine,kendi eşinizi ikna etmenin yolları için tavsiye isteyin…

      • aydemir diyor ki:

        Sayın Hanımefendi,
        Sizin canınızın sıkıntısını anlayamadım.Ama şunu tavsiye ederim, biraz hadis okursanız (özellikle peygamberimizin hanımlarla ilgili olan hadislerini- hanımların eşlerine karşı yapmaları gerekenlerin neler olduğunu) güzel dinimizin evlilik ve cinsellikle ilgili alanında daha rahat konuşma selahiyeti bulabilirsiniz kendinize.Lütfen feminizmi bırakıp müminizme sahip çıkın. Tavsiyem budur

        • havva diyor ki:

          sayın beyefendi!sema hanımın yazılaırını dikkatli okursanız var olan evliliklerdeki problemler adına çözümler üretmeye çalışıyor.niye bu adımları atanların evliliklerinde ikinci eş sözü bile edilmeyecektir diye düşünemk yerine sürekli hanımlara kabul edin diye yapması gerekenleri söylüyorsunuz.Ayrıca yapılan her itirazı da feminstlik olarak değerlendirmek de giderek klişe olmaya başladı…Bence bu konuşmaların hiç biri ikinci eş mevzusuna gitmeyecek(-isterseniz haber7 de sema hanımın bu konuyla ilgili yazısını okuyabilirssiniz arşivden)
          benim itirazım şuna:Herkes kendi üzerine inen ayetin ağırlığını taşısın önce…Siz de öyle biz de…Ama birbirimize ikide bir ne yapacağımızı hatırlatarak köprüleri yıkktgımızı düşünüyorum…Farkında mısınız bilmiyorum ama -iyi niyetli bile olsa-bu yazıdığınız yorumla sema hanımın yazılarından sonra adım atmaya , susmaya,naif ve özenli olmaya çalışan hanımlara “aslnda asıl bekledikleri işte bu,biz ne yapsak faydası yok “mesajı verdiğinizi…Kişisel bir dileğinizi-şu an için söylüyorum- genele yayarak hanımların önyargılarını büyttüğünüzü ve bunun da diğer evlilikler için vebal oldugunu…itiraz etmeden düşünün lütfen,siz olsanız ne düşünürdünüz diye…

          • aydemir diyor ki:

            İlle de size cevap yazmış olmak için yazmıyorum. Siz cevap yazsanız da karşılığını vermeyeceğim. Kadınlar Allah ın sevgili kulları, erkekler de zavallı kulları değildirler. Herkesin toplumdaki yeri, değeri ve değeri farklıdır. Ama temelde insandırlar. Bence egomuzu ne kadar yüksek tutarsak, o kadar altında eziliriz. Kendimizi kutsallaştırmayalım. Melek değilsiniz, zaten erkeklerin de meleğe değil kadına ihtiyacı vardır. Allah isteseydi zaten yeterince meleği vardı insanı yaratmazdı ve hata yapıp tövbe etmesini istemezdi. Herşeyi en iyi bilen Allah hayatımızın her alanını da kuran ve sünnetle bizlere bildirmiştir. Hiç kimse gururlanmasın gideceğimiz yer bellidir.Kendi küçük daracık dünyamızda büyüttüğümüz o dev meselelerimiz aslında bir fındık kabuğunu bile doldurmayacak kadar önemsizdir. Önemli olan Kur an ve sünnettir. İster beğenin ister beğenmeyin. Cennette orada cehennemde. Allah başta beni olmak üzere hepimizi affetsin. Amin…

        • anadolu diyor ki:

          Siz cok dinibütün bir müslümansiniz anlasilan. Hersey halloldu geriye 2. 3. 4. es kaldi. Kur’an kiyamete kadar aktüel kalacaktir, fakat peygamberimizin zamaninda bu gibi seyleri tesvik amacli kimse suistimal etmedi. Aksine zaruri durumlarda belki 40’tan 4’e indirildi. Üstelik bu müslümanlara (erkek ve kadin) dayatilmis bir seriat degil, kimse bununla yasamak zorunda degil. Evlenirken kadina söz yetkisi vermis Rbbimiz. Kadinlarin sorumluluklarini hatirlatarak kendinizi esinizin Cennet’tinden mes’ul saymanizda cabasi. Bir de sunu unutmayin: Bütün erkekler sizin gibi düsünmüyor. Bugün sorumlu erkekler, ailelerini ve cocuklarini nasil egitebilirim ve haklarini korurum diye uykulari kaciyor. Allah herkese huzurlu mutlu yuvalar nasip etsin.

          • aydemir diyor ki:

            Sayın Anadolu,
            Ne demek istediğinizi iyi anlıyorum. Ben dini bütün biriyim diye iddia etmedim. Kalplerde olanı en iyi Allah bilir. Ama sizin neden alay eder bir tarzda bana bu şekilde ifadeler kullandığınızı anlamadım. Bakın, ben size milyonlarca benim gibi düşünen erkek bulabilirim. Siz sanıyor musunuz ki çevrenizdeki erkekler benden farklı düşünüyorlar. İster bekar olsun ister evli fark etmez. Çünkü bu yaratılışın doğasında vardır. Onu en iyi bilen yaratıcı ona göre 2. , 3. , 4. ye kadar müsaade etmiştir. Açıp okuyun “NİSA” suresini. Haşa Allah’ın müsaade ettiği bir konuya karşı mı çıkıyorsunuz? Bu gerçekten sizin nefsinizden gelen ve isyanvari bir yaklaşımdır. Ve çok tehlikelidir. Lütfen Kuran’ın dışında bir şey aramayın. İnsan insandır, melek melektir. Allah yardımcınız olsun. Dikkat edin bence.

    • firuze diyor ki:

      Sayin Aydemir Bey,

      Yorumunuzu okudum ve bir ikinci es olarak birseyler yazma geregi hissettim.Evet ben bir beyin ikinci esiyim, severek evlendim.Simdi bunu buraya yazdigimda bile siteyi takip eden bircok hanim kardeslerimizden tepki alacagimi biliyorum.2,5 senedir gurbet ellerde tum ailemden,arkadaslarindan uzakta yapayalniz ( esimden baska hic kimse ile iletisimim yok ) neler cektigimi en iyi Allah bilir. Ikinci es oldum diye esimin ailesinden hic kimse beni kabul etmiyor ( ustelik esimin abisinin iki hanimi olmasina ragmen, zaten bir tek kabul eden de esimin abisi ) bana kotu kadin muamelesi yapiyorlar, esimin ilk haniminin etmedigi hakaret, iftira ve beddua kalmadi.Daha iki gun once yine bizi polise ihbar etmekle tehdit etti. Ben esime adalatli davranmasi konusunda elimden geldigince yardim etmeye calisirken ilk esinin yanimda bir gece bile kalmasina tahammulu yok, alti ay oncesine kadar varligimdan bile haberleri yoktu.Yuva yikmak isteyen bir kadin olsaydim, ilk hanima varligimi kendim soylemez miydim, surekli beni yuva yikmakla sucluyor, surekli beddualar ediyor, esime bile beddua ediyor ki o cocuklarinin babasi oldugu halde. Esim onu birseye zorlamiyor, kabul edersen boyle kabul etmezsen sen bilirsin, demis beni bosamayacagini soylemis ( cunku ilk hanimi beni bosatmak icin elinden gelen herseyi yapiyor, bunun icin cocuklari kullaniyor, farkli farkli hem kendisi hem ailesinden kisiler surekli tehdit ediyorlar ) Bende sizin orneginizi verdim, ilk hanima bana gonderdigi hakaret,iftira,beddua mesajlarindan sonra.Kocalarini paylasmak istemeyen kadinlar kocalrini sevmiyorlar mi, siz bana zulum yapiyorsunuz diyordu. Ben o kadinlarin Hz. Ayseden daha mi ustun olduklarini soyledim, zayif dini bilgisiyle bana ahkam kesmememi soyledi vs. Anlatsam kitap olur. Simdi boyle ilk esler var iken beyler ikinci es alabilir mi, hanimlar rahat rahat ikinci es olmaya razi olabilirler mi ? Toplumda hemen yuva yikmaya calisan kotu kadin olarak damgalaniyoruz, hickimse ( beylerin ailesi bile ) kabullenmiyor. Inancli biri olmasaydim, esimi sevmeseydim, simdiye coktan canima bile kiymistim. Ben istemez miydim telimle duvagimla sevdigim adamla evlenip, beraber huzurlu bir yuvamizin olmasini ( bu benim imtihanim biliyorum vakti zamaninda ben asla evli bir erkekle birlikte olmam diyerek en sevdigim arkadasimin kalbini cok kirmistim, gerci o bana defalarca helallik istedim ama ondan sonra Rabbim beni hep evli beylerle imtihan etti,bir olmaz dedim, iki olmaz dedim ucuncu de artik gonlume ve kaderime karsi duramadim) Esim ilk hanim ve ailesi tarafindan zorlaninca beni bosamadi ( Allah ondan razi olsun ) ama obur tarafta cocuklarla tehdit edildigi icin son alti ayda hep huzursuz, ben onu oyle gormeye dayanamiyorum, elimden de birsey gelmiyor. Bu yorumu okuyan duyarli hanim ve beyefendi kardelerimden, agabeylerimden, ablalarimdan dua bekliyorum. Turkiyeden cok uzaklarda bir din kardesinizin duaya cok ihtiyaci var. Rabbim hepimizin yuvalarini cennet bahcesine cevirsin ins. Selamlar, Sevgiler

      • aydemir diyor ki:

        Sayın Fruze Hanım;
        Öncelikle bilmelisiniz ki problem sizde değil. Kimsenin arkasından söz etmem doğru olmaz. Elhamdülillah hepimiz inançlıyız, mülümanız, Allah’ın bütün emirlerini kabul ediyoruz. Ve istesek de istemesek de bu geçici dünyadan göçüp asıl mekanımıza kavuşacağız.tıpkı daha önceden burada olmadığımız halde milyarlarca insan yaşayıp gittiği gibi.Bizde geldik ve gidiyoruz.İsterse altın saraylarda , dünyanın bütün nimetleriyle birlikte olsunlar, nefislerine ve kibirlerine yenik düşenler her zaman şeytana hizmet ederler. Sanki ikinci eş gelince dünyanın sonu geliyormuş gibi düşünenler, aslında neden ikinci eşe ihtiyaç duyulur onu anlamaları gerekir. Onu anlayacak kadar bilgi ve donanıma sahip olmayanlar adeta bir yırtıcı varlığa dönüşür ve dünyayı dar etmek için ellerinden geleni yaparlar. Bilinmesi gereken şey Allah’ın yaratmış olduğu insan için ne gerekiyorsa onu da yaratmış ve kullanma ruhsatı vermiş olduğudur.Haşa Kuran a mı karşı çıkıyorlar.Açıp ” Nisa” Suresini okumaları yeterlidir. Ama anlamayacaklar için ne yapsan nafile.Yine bencillik, yine şeytandan gelen ihtiraslarının peşinde olacaklardır. Fani olduklarını ve hepimizin fani olduklarını unutacaklardır. Allah yardımcınız olsun. Siz bir eksiği tamamlamış, bir sünneti yerine getirmişsiniz. Kalbiniz ferah olsun. Bir erkek olarak eşinizi de çok iyi anlıyorum ve sizi de çok iyi anlıyorum. ve bunu anlayıpta dile getiremeyen milyonlarcasını biliyorum.İnanın bu devirde imanı korumak kılıç üzerinde yürümek gibidir. Allah hepimizin günahını affetsin inşallah.

        • sevecen diyor ki:

          Evet haklısınız…Ben de 2.eş olduğu halde hala boşanamayan 1.eşe kızıyorum…Adam vazgeçmiş senden hala işin ne anlamıyorum adamla…Ayrıca çok eşlilikte verilen ruhsatı da ne kadar güzel kullanıyor erkek kardeşlerimiz!!!! Firuze hanım belli ki siz büyük konuşmanın bedelini ödüyorsunuz…Eğer yuva yıkmadığınıza dair vicdanınız rahatsa diyecek sözüm yok…Ne diyeyim Rabbim hepimize yardım etsin…

          • havva diyor ki:

            Kimseyi yargılamak haddimiz değil elbet,yaptıklarını göklere çıkarmakta…bence bunun yanıtını ancak şöyle verebiliriz.(Aydemir Bey de Firuze Hanımda kendilerine sorsunlar)..kendi kızlarımızın kocaları ,ikinci bir eşi alsın ister miyiz?o zaman bunun nefsi mi,yoksa Allah’ın emrine itaatimi içerdiğini anlarız.Firuzan Hanım bir de şunu sorabilmeli kendine,eşinizin ilk eşi ayrılsa ve siz tek kalsanız,eşiniz bir daha evlenmek istese nasıl davranırsınız?Dediğim gibi bunlara verbileceğiniz sahici cevaplar,sizi sağlıklı bir sürece götürecektir…Diğer türlü birbirimizi anlayamayız,yargılarız ve büyük cümleler etme gafletine düşeriz…

          • firuze diyor ki:

            Merhabalar Sevecen Hanim

            Bir kitapta okumustum, “her musluman kadin bir gun kocasinin bu ruhsati kullanmak isteyecegini yada kullanmak zorunda kalabilecegini bilerek evlenmeli ve boyle birsey vuku buldugunda musluman bir hanima yakisan olgunlugu gosterip ya guzellikle ayrilmali ( olay cikartmadan, intikam almaya vs calismadan ki Allah Kuran`da da ayrilirken guzellikle ayrilin buyuruyor) ya da sehit sevabi alacaginin bilincinde olarak guzellikle sabretmeli” yaziyordu. Ben ikinci kadin olduktan sonra degil, kocasiyla anlasamadiginin ve mutsuz oldugunun farkinda olduklari halde cocuklarim icin katlaniyorum ( evlilikte esler birbirleri icin katlanmak sozunu kullaniyorlarsa o evlilik bitmistir bence ) deyip bosanamayan kadinlari anlayamiyorum ( kiziyorum diyemiyorum,kimseyi yargilamak benim haddime degil ). Ben ailemdeki bazi kisilerden dolayi toplumumuzda dul kadin olmanin zorluklarini bildigim icin, birinci hanimini bosamak istemeyip ( evliligin yuruyemedigini gordugu halde ) ikinci es alma ruhsatini kullanan beyleri o yuzden kinamiyorum ( benim kocam da boyle yaptigi icin degil ). Simdi benim kocam anlasamadigi icin ilk hanimindan bosansaydi ve sonra benimle evlenseydi kadinin ustune ikinciyi getirmeden bosanmis ne iyi adammis mi diyecektik ? Ben bir kere cok buyuk konusmustum, o yuzden boyle imtihan ediliyorum simdi o yuzden hic buyuk konusmamaya calisiyorum, Rabbim bundan sonra da muvaffak eder ins.

        • firuze diyor ki:

          Sayin Aydemir Bey,

          Oncelikle bircok kisi gibi beni elestirmeden, anlayabildiginizi soylemenizden dolayi size tesekkur ederim. Maalesef cogu zaman, bu dunyada gecici oldugumuzu bir imtihanda oldugumuzu unutuyoruz ve nefsimize seytana yenik duserek goruntumuz islami bile olsa dunyaya meylederek bircok yanlisa gunaha dusebiliyoruz, dediginiz gibi zaman zaman kufur cizgisine bile yaklasabiliyoruz. Bu zamanda boyle sey ( taaddutu zevcat gibi ) olmaz diyerek ornegin.Ben nefsin ve seytanin yaninda daha cok bircok kisinin toplum/mahalle baskisina ( gunluk tabir ile elalem ne der ) maruz kaldigindan ve bundan dolayi Allahin kanunlarinda reforma gitmek isteyip, bu cagda boyle sey olmaz diyerek kabul etmek istemediklerine inaniyorum.Ben vakti zamaninda cok buyuk konusup (herseyin Allahin elinde oldugunu unutup, hasa Allaha kafa tutarak ) ben asla evli bir erkekle olmam dedigim icin bu sekilde imtihan edildigimin farkindayim ve sabrediyorum.Herkes on yargili oldugundan saniyorlar ki taaddutu zevcatta en cok birinci kadin zorlaniyor, yasamayan bilemez birinci kadin bir kat zorlaniyorsa( elalem ne der gibi nefs ve seytan vesvesesinden dolayi ) ikinci kadin bes kat zorlaniyor.Elimden elimden geldigince nefsime ve seytana yenik dusmemeye gayret ediyorum.Hangi kadin esiyle bir gece bile beraber uyumanin hayalini kurarken, gece yarisi uyuyakalmis kocasini uyandirarak ilk zamanlar hicbirseyden haberi olmayan birinci kadinin yanina gonderir ? Birinci kadin uzun bir zaman hicbirseyden habersiz normal bir hayat surerken ( iftarlarda, bayramlarda kocasi ve cocuklari ile bayram ziyaretlerine gitmek vs ) ikinci kadin gurbet ellerde yapayalniz her gece aglarken yaninda sadece herseyin yaraticisi olan donusun yalnizca ona oldugu Rabbi vardir.Selam ve dua ile…….

          • havva diyor ki:

            Firuzan Hanım!yazdıgınız tüm yorumlarda ben büyük konuştum,bedelini ödüyorum cümlesini söylüyorsunuz.Bakın siz bile-bu durumu yaşayan biri olmanıza rağmen-bunun bir bedel oldugunu düşünüyorsunuz.Dolayısıyla uzaktan bakanların sizin yorumunuzla konuyu Allah’ın emri gibi anlamaları çok zor…Bu durumu yaşamadan önce büyük cümleler söyleyip,ikinci eş olmaya başlayınca Allah’ın emrini hatırlamak gibi bir riyakarlığa düştüğümüz için bu konularda uzalaşamıyoruz işte…bunu anlayabilmemiz gerek,anlaşılmayı beklemekten önce…

          • firuze diyor ki:

            Merhabalar Havva Hanim,

            Benim tek es olmak gibi bir gayem/istegim yok, tek kalmadan bile esime isterse, 3. esini de alabilecegini soyledim. Ben ruyamda defalarca Peygamberimiz tarafindan ikaz aldim, bundan sonra nefsimi yenip iyi bir kul iyi bir ummet olup, olmaya calisip artik ikaz degil ins. Peygamberimiz tarafindan takdir almak ve cennette de Ona komsu olmak istiyorum. Rabbim hepimize boyle olan kullarindan olmayi nasip etsin ins. Herkesin imtihani farkli farkli onemli olan guzel bir sekilde sabredip yine de sukredebilicek miyiz, Allah bizlerden bunu istiyor. Rabbim hepimizi nefsten,seytandan fani istek ve hirslardan arindirip “leyladan gecirir…”ins. Selam ve dua ile…..

          • firuze diyor ki:

            Sevgili Havva hanim,

            Dikkat ederseniz eger bedel oduyorum demiyorum, bu benim imtihanim diyorum. Kim yuva yikan kotu kadin olarak gorunmek ister, bircok kadin ikincilige razi gelemiyorsa sadece toplum baskisindan gelemiyor bence.Once kendi ailesi sonra kocasinin ailesi en basta muhalefet eder, benim su anda oldugum gibi ikincilige razi gelen kadini kotu kadin ilan ederek yalniz birakarak adeta cezalandirma yoluna giderler. Ben bunun Allahin bir ruhsati oldugunu bu sekilde evlenmeden once de biliyordum bilincindeydim. Taaddutu zevcat toplumumuzda kabul gorse bana gore bircok zor durumda olan kadin ve varsa onlarin cocuklarinin hayatlari heba olmaz ve bizler de onlari ekranlarda izleyip vah vah deyip iki dakika sonra unutma gafletine dusmemiz oluruz. Sevgiler….

          • sırr diyor ki:

            ikinci hanım,3. hanım alma verilmiş bir ruhsat ise buna duygusal yaklaşmanın bir mantığı yok hüküm belli; “Yetimlerin hakkına riâyet edemeyeceğinizden korkarsanız, beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın; haksızlık etmekten korkarsanız tek kadın… ile yetinin; bu, adâletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.” (Nisâ: 4/3). Bu hükme uyulduğu takdirde sıkıntı yok ancak sen bu hükme rağmen halen 2. eşe ve devamına karşı isen ve kabul etmiyorsan iman ile sıkıntın var, küfre girmişiz de haberimiz yok, çağdaşlık ve modernlik laflarına ise bürünmeyelim. Ölçü ortada beyler ve bayanlar lütfen imanınınıza sıkıntı getirmeyin

          • eymen diyor ki:

            İkinci eşe karşı olanlar, (bilinçli veya bilinçsiz) kendilerini hep birinci eşin yerine koyarak düşünüyor ve yazıyorlar. Kendileri dul kalsalar ne yapacaklar, kendilerini ikinci eş olarak almak isteyen bir çıkarsa bir de bunu düşünsünler. Bir çok kadın hem kocasından şikayetçi, muhabbeti bitmiş çeşitli sebeplerden mecburen evliliğini devam ettirdiği halde neden ikinci eşe karşı çıkar ki, daha az hizmetedicen daha az katlanıcan, daha az görücen vs. daha ne istiyorsun. Haset kötü bir huy ve büyük günahtır.

        • KARDELEN diyor ki:

          KEŞKE EŞİNİZ HANIMININ RIZASINI SİZE NİKAH YAPMADAN ÖNCE ALSAYMIS.ZATEN HATAYI BAŞTA YAPMIŞ.SİZDE SÖYLE DİYE İKAZ ETMİŞSİNİZDİR UMARIM
          (ZATEN NİKAH DEMEK EVLENİLDİĞİNİN DUYURULMASI DEMEK;DİĞER TÜRLÜ NEKADAR NİKAH AKTİ YERİNİ BULUR?)
          İLK HANIM DA HAKLI SİZDE.
          İLK HANIM İÇİN NEDEN BOŞANMIYOR DEMİŞİNİZ YA İNSAN GENÇLİĞİNİ KENDİNİ FEDA ETTİĞİ Bİ ADAM İÇİN EVİNİ TERK ETMEZ YERİ GELİR ÇOCUKLARI İÇİN.O ADAMCAĞIZ SİZİ BIRAKIP EVİNE GİDİYORSA İÇİNDE EŞİNE KARŞI HALA SEVGİSİ VARDIR.
          BAZEN İKİ TARAFTA HATA YAPAR AMA KENDİ HATASINI GÖRMEZ KARŞISINDAKİNİ SUÇLAR.
          SİZİ EŞ OLARAK ALACAĞINA ELİNDEN GELEN HER ÇAREYİ DENESEYMİŞ KEŞKE.MUHAKKAK Kİ DENEDİM DİYECEKTİR DE;SİZİNDE VEBALİNİZE İLK EŞİNİNDE VEBALİNE GİRMESEYMİŞ.RIZA OLMADAN OLMAYACAĞINI BİLMELİ.
          BAZI ERKEKLER DAHA KÜT DÜŞÜNÜYORLAR BU MEVZULARDA.

          • firuze diyor ki:

            Sayin Kardelen,

            Evet, ben esime en bastan ilk hanima soylemesi gerektigini soyledim, ama bir takim islerinden dolayi ( bulundugumuz yerde olay medyaya yansiyip esimin Allah rizasi icin uzerinde calistigi bir konunun gerceklesmesinin engellenmemesi icin ) bir sure ilk hanimdan gizli kalmasi gerektigini soyledi daha fazla israr edemedim. Zira kim olursa olsun ben kendime yapilmasini istemedigim birseyi karsimdakine de yapilmasini tasvip etmiyorum.( Bircok kisiye gore rakibim gibi gorunen ilk hanima bile ).Lakin Rabbim bu durumun daha fazla gizli kalmasini istemedi, nitekim O bir sac teliyle bile gercegi ortaya cikartacak guce sahip olandir.Dogal olarak ilk hanim uzuldu tabi, onu anliyorum ve onun icin elimden dua etmekten baska birsey gelmiyor maalesef ( Iki kere gelin buyrun cayimi icin konusalim beni taniyin dedim, yuva yikmak istemeyen kotu biri olmadigimi anlar belki diye her ikisinde de olumsuz yanit aldigim gibi ustelik hakaretlere,iftiralara ugradim maalesef bu durum hala da devam ediyor.) O kadinin imtihani da cok zor farkindayim,su an nefsi cok agir basiyor, nefsim ve seytan cogu zaman bana da vesveseler fisildiyorlar, cok zorlaniyorum onlara uymamak icin. Hepimiz de boyleyiz sanirim.Evlilikte herseyden once denklik cok onemli bana gore.Farkli kultur,yasam tarzi,bilgi birikim ve hayata bakis tarzi uzerine kurulan evliliklerde sorun cok fazla yasaniyor anlasilan.Bir de ben buna kadinin inatci olmamasi gerektigini ekliyorum.Arastirmalarim,gozlemlerim,esimin anlatiklarindan ve ilk hanimin bana gonderdigi mesajlarindan hareketle bu sonuca varip neden esimin ikinci hanimi olduguma cevap aliyorum.Boyle bir konuda cogu kadin da nefsini yenip esine riza gosteremez sanirim.Selam ve dua ile……

      • desperate diyor ki:

        Maşallah herşeye bir kılıf bulmuşsunuz, kendinizi de dindar göstererek yaptığınızı caiz göstermeye, kendinizi mağdur göstermeye çalışmışsınız ama başaramamışsınız. Ne yapacaktı kadın aa ne güzel kuma geldi mi dicekti. Sizin seçme şansınız var o kadına seçme hakkı vermemişsiniz ki, ikinci bir eş aldım demekle olmuyor, bu kadar dindarsanız biraz araştırın öğrenin. Kadın birbir umutla evlensin, çocuk yapsın çalışsın para biriktirsin, adam biraz biti kanlanınca gitsin çıtır bir hatun bulup getirsin eşi de kabul etsin. Sizin başınıza gelirse kabul edersiniz ama kimseye kabul etmesini söyleyemezsiniz.
        ***
        yorumunuzun pek çok kısmını silmek zorunda kaldım.zira fazla yargılayıcı,suçlayıcı olmuş.Herkesin her şeyi düşünme hakkı vardır,lakin bizim de bütün yorum yapanları korumak gibi bir görevimiz var.Lütfen biraz daha dikkat.Özellikle hanımlar,diğer hanımları cümleleriyle bu kadar kolay harcamasınlar…(Tuğba)

        • aydemir diyor ki:

          Çok sabrettim bir daha yazmayım diye. Ancak olmadı.Çünkü bazıları kendilerini öyle kaptırmışlarki dünyaya, gözleri hiç bir şeyi görmez olmuş adeta.Her şey çok açık ve Kuran da yazılı olduğu halde küfre girme pahasına yeni şeyler uydurmaya gayret edenler için Allah acısın diyorum. OSMİYUM çok ayrıntılı açıklamış. Evet hanımlar nefsinize uymayın lütfen, çünkü nefis insanı şeytana yaklaştırır. Şeytanda insanı dinden çıkarır. Siz kim oluyorsunuz da Allah’ın verdiği ruhsatı yetersiz buluyorsunuz. Tövbe edin ve ne yaptığınızın farkında olun bence.Hiç birimiz farkında olarak hata yapmayız elbet. Ancak ölçü tektir : KURAN ve SÜNNET. Lütfen bu iki kaynağın dışında beşeri sözlerin çizidği yoldan gitmeyelim. Çünkü ” BEŞER ŞAŞAR”

          • hAVVA diyor ki:

            Aydemir Bey !sizin derdinizi anlayamadım ben bir türlü…müslüman hanımların imanıyla uğraştıgınız kadar kendi imanınızla ilgileniyor musuuz merak ettim.Allah sizin gibi zorlyaıcı değil ayette,kaldı ki Efendimiz peygamber olana kadar tek eşliydi,düşünün çok eşliliğin meşru oldugu bir ortamda…Kendi kızının ardından ikinci eşe müsade etmemiş…Siz hanımların bir şeyi bilmediğini,her şeyi nefsine göre yorumladıgına inanaıp,her attıgınız adımı ayete göre yapıyorum kibrine nerden sahip oldunuzu çözemedim.Hala anlamamakta inat ediyorsunuz,bu işler böyle kabul edin,tövbe edin demekle çözülmez.Biz önce kötü giden evlilikleri düzeltelim,hanımlar ve beyler fıtratına dönsün mutlu evlilikler çoğalsın.,-
            Siz de nefsinizi konuşturuyorsunuz bence;Israrla bunu vurgulkayıp durdugunuza göre…Eşime okuttum yorumlarınızı,o bile abarttıgınızı düşünüyor.(tabi ben size göre feminist oldugumdan adam da korkusundan öyle cevap vermiştir size göre:))
            siz hala benim soruma cevap vermediniz…Kendi kızınızın üzerine damadınızın bir eş almasına müsade edin,ben de size saygı duyayım.mesele bu kadar açık.O zaman konuşan nefsiniz mi,imanınız mı anlarız…

          • aydemir diyor ki:

            SAYIN HAVVA HANIM;
            Lütfen dikkat edin:
            Bizim tartıştığımız konu şudur: “Allah ikinci eşe müsaade etmiş mi, etmemiş mi?” Bunun anlamı şu değildir: ” herkes ikinci eş almalıdır” ben bunu hiç bir şekilde ifade etmedim. Her insanın fizyolojik , sosyal ve kültürel özellikleri farklıdır. Bu farklılıklar onun kişiliğine, psikolojisine ve insanlarla olan ilişkilerine etki eder. böyle olunca da bazıları ikinci eş alma ihtiyacı duyarlar, bazıları daha meleksidir, günaha girmezler , onların nefisleri yoktur, mübarektirler, Allah ın sevgili kullarıdırlar ve istemezler.(Gerçekten nefsini yenmiş yüce gönüllü insanlara değil sözüm – ki onlar ya derviştirler yada evliya ya yakın bir makamdadırlar)

            Sizin eşinize sormanızı istiyorum, ve dürüstçe söylemesi konusunda sözünüzü dinleyeceğine inanıyorsanız sorun lütfen : Cadde de sokakta, evde tv de bahçede hayatın içinde, karşısına çıkan bir bayana gözlerini kapatarak mı geçiyor yoksa bayan olduğunun farkına varıp içinden bir şeyler geçiriyor mu? Ben size samimi söylüyorum, ben bir bayanı gördüğümde istemesem de gözüm takılıyor. Ha bu gayri ihtiyari oluyor ve kendimi kontrol ediyorum, yani kimseye rahatsızlık verecek bir bakışta bulunmamaya dikkat ediyorum. Ama içimden gelen şu : ” karşı cins , farklı biri ve daha başka şeyler…” Hangi erkek olursa olsun eşi dünyalar güzeli de olsa bu ilgi hep vardır ve olacaktır.

            Toplumun sapık ilişkilerinin sebebi nedir sizce? lütfen bir 3. sayfa haberlerini okuyun, bakın neler duyacaksınız. Bırakın islamı, insanlığa sığmayacak olaylar yaşanıyor maalesef. Nedendir sizce? ben söyleyim isterseniz: Bu toplumdan normal olan Allahın helal kıldığı polygamy (çok eşlilik) i kaldırıp, erkekleri sokaklara salan bir zihniyetin ürünüdür bütün bu sapık ilişkilerin sebebi. Bilinçli bir şekilde bütün dünyada nesebi belli olmayan (çok af edersiniz) piç bir toplum yetiştirme planının bir parçasıdır bu. Bu yüzden genelevler açılmıştır, ve normalmiş gibi lanse edilmiştir. Yani devlet kadına parayla kendini satabilirsin demiştir. Ama asla Allah ın izin verdiği adı sanı belli biriyle, herkese ilan ederek ikinci bir eş olma sakın demiştir. Sokaklarda ki günahkar müslüman erkeklerin sorumlusu sizin gibi düşünen dar düşünceli mümine hanımlardır. Size zorla gidip birinin ikinci eşi olun diye kimse dayatamaz. Ama sırf siz istemiyorsunuz, kabullenmiyosunuz diye Allh ‘ ın hükmüne dil uzatamazsınız. Bu çok açık ve nettir.Ve ısrar ederseniz küfre girersiniz.
            Bayanlar küçümsenecek yaratıklar değillerdir, cenneti ayaklarının altına sermiştir Allah. Gel gör ki onlar cennetlik hanımlardır. Dünyayı eşlerine cennete çevirdikleri için , kibri, nefsaniyeti yendikleri için cennetliklerdir. İlle de kendi burunlarının dikine gidenler değil. Size sokaklara çıkıp neler olup bittiğini öğrenin diye söyleyecek değilim, biliyorum ki bu size uygun olmaz. Ama sokaklardakilerden öğrenin gerçek hayatı.

            Erkekleri anlamanız mümkün değil zaten erkek değilsiniz çünkü. En iyisi bilmediğiniz ve aklınızın alamdığı konuları bilenlerden dinleyin.
            Benim imanıma gelince, ne ben ne de siz bilemeyiz bunu.Ben sizin ne kadar imanlı ve dindar olduğunuzu bilemem, belki allh ın yer yüzüne gönderdiği bir meleksiniz. Bu beni fazla da ilgilendirmez. Benim imanımın da sizi ilgilendirmediği gibi. Ancak Allah bilir herşey. Evet hepimiz günahkarız, çünkü insanız. Adem babamızdan öğrendik hata yapmayı. Ama biliyoruz ki bizi yaratan bağışlayıcıdır. O dilediği gibi yapar herşeyi.

          • mihrimah * diyor ki:

            sema hanm imdaaat… burayı ancak siz toparlarsnz .

          • ozmiyum diyor ki:

            Sayın havva hanım sorunuza ben kendi adıma cevap vereyim.Şayet damadım kızımın üzerine şartlarına riayet ederek yalana dolana sapmadan hakka hukuka dikkat ederek üstelik izin de alma zarureti hissetmeden ama bilgi vererek ortada da bir zaruret yokken böyle bir evlilik yapsa elbette bu durum benim de hoşuma gitmez.Bunun olmasını başıma gelmesini istemezdim.Hemde hiç istemezdim.Hattaa böyle bir evlilik gerçekleşmemişse yani sadece düşünce planında olup da karar aşamasında daha bulunulmamışsa vaz geçirmek içinde elimden geleni ardıma koymazdım.

            Amma tüm çabalarıma rağmen bu durum başa gelmişsse de bu sefer kızımın zarar etmemesi için haddini aşmaması için sabretmesi için Rabbimize sığınması için herşeyi bir kenara bırakıp kızımı da teselli etmesini bilirdim. Böyle bir durumun olmasını kimse istemez. Belki erkek dahi genellikle istemez. İsteyenlerinde bence bir kısmının kendi içlerinde haklı sebepleri vardır.Ama bir kısmı da tamamen nefsani olarak davranırlar 2.eş için. Ama her iki grup ta helal çerçevesindedirler. Yani böyle bir şey başa geldikten sonra sabretmekten başka bir ilaç yoktur, bunun için aslolan böyle bir şey başa gelmeden önce bunların olmaması için bütün yollları tıkamaktır.

            Yani her işin temeli sevgi de yatar. Bütün bir ömür boyunca birbirlerini deliler gibi seven 2 insan üstelik birbirlerini hiç kırmadan biri diğerinin isteğini emir telakki ederken diğeride öbürünün istemese bile kalbinden geçirdiğini bildiği isteklerini yapmak için can atıyorsa aşkla başlayıp samimi bir sevgiyle devam eden bir evlilik hayatları varsa hatta öyleki böyle çok güzel devam eden bir evlilikte eşini üzmemek için (tabii karşılıklı) çaba sarfeden bir erkek nasıl eşinin üzüleceğini bile bile (sabredeceğini bilse bile) nasıl 2.evliliğini düşünebilir.Tabii bahsi geçen bir evliliğiniz yoksa o zaman her şey biraz daha farklı yürüyecektir.

            Erkeği 2.evliliğe götüren kararlar da öyle. Bence burada herkes bir diğerinin haklarını ve suçlarını değilde kendi duruşunu sorgulamalıdır. Çünkü başımıza gelen herşey aslında ya kendi yaptıklarımızın bir sonucudur yada Allah katında derecemizin artırılması için verilmiştir.Bence bu durum bir insanın Rabbine sürekli kendisini açlıkla fakirlikle imtihan etmesini istememesi üzerine dua yaptığı halde başına bunun gelmesine benzer(ruhsatını,emrini ,şartlarını bir kenara bırakınca)Bu erkek için de geçerli.

            Zanediyormusunuz ki erkek 2.evliliği yapınca rahat edecek.Tam tersine.O hakkını kullanacak belki ama bütün bir ömür bunun sıkıntısını çekecek. Ama her ne olursa olsun bu hakkın varlığını sorgulamak bizi büyük bir zarara götürecektir. Bunun bilincinde olunması 2.eşin varlığından çok daha öte bir şeydir. Çünkü tartışmalarda bu iznin varlığını sorgular aşamaya geldiğinizde o zaman imanınızı tehlikeye attığınızı bile farketmezsiniz.

            İşte bu çerçeve de Efendimiz damadını ikna etmek için biraz da peygamberliğini kullanarak yani kendisinden bir şey istediğinde ki bunu çok nadir yapmıştır bunun emir telakki edileceği belli olduğu için tamamen insani bir hisle bu istekte bulunmuştur.Düşünün ki H.z Ali efendimiz bu isteği reddetseydi zarar edermiydi.Bu isteğin reddettiği için zarar etmezdi.İsteği emir telakki edilecek derecede değerli birini üzdüğü için zarar ederdi.

            Sizde öyle birini bulun ki eşiniz evlenmek istediğinde ricacı olsun eşinizde onun isteğini kıramasın ve evlenmekten vaz geçsin.Yani bahsi geçen olay münferit bir olaydır.Bütün ümmete mal edilebilecek bir olay değildir. Ama yinede kadınlara gösterilmiş bir yoldur. Varsa böyle biri bunu değerlendirin derim.

      • zeynep diyor ki:

        firuze hanım sizi anlamaya çalışıyorum acaba eşiniz 3.bireşle evlenirse nedüşünürsünüz merak ettim

      • Ali diyor ki:

        Firuze hanım,

        Sizin burada bir suçunuz yok.Eşinizin 1.hanımının yaptıkları da doğru değil.Ancak eşinizin suçu şudur:Çok eşlilik konusu için Hz.İbrahim (A.S)’a bakmamız yeterlidir.Hz.İbrahim (A.S),Hz.Hacer annemizi nasıl almıştır?İlk eşi Hz.Sare annemizin izniyle ve onun isteğiyle değil mi?Ancak osnradan işin içine yine kıskançlık konuları girmiştir orası ayrı mesele.Erkekler için burada Süheyla kardeşimizinde yazmış olduğu gibi eğer erkek nüfus azınlığa düşmemişse birinci eşinin izni olmadan,2.eşi alması mübah değildir.Yani çok eşililikte karşılıklı izne tabi kılınmıştır.Dolayısıyla aslında sizin kocanızın yapmış olduğu iş pek doğru bir iş olmamıştır.Yani sizinle nikahlanmadan önce 1.eşine söylenilmesi gerekiyordu.Burada sizin bir günahınız yok.

        • Ali diyor ki:

          Ancak bazı kurallar kişilerin davranışlarına göre Allah’ın katında nasıl değerlendirilir orasını biz bilemeyiz.Sizin anlattığınız kadarıyla değerlendirmek pek doğru olmaz tabii ki ancak birinci eşinin ahlak yapısı da burada önem kazanıyor.Şimdi burada hariçten gazel okumak kolay olur ancak eşinizin neler yaşadığı bu noktaya çeşitli sıkıntılar sonucu mu gelip gelmediği önemli.Yalnız size şunu rahatlıkla söyleyebilirim.Cahilane bir tavırla sırf zevki için böyle bir iş yapmış ise Allah’u alem bu iş tüm sevaplarını üstünden suyun köpüğü gidermesi gibi alır götürür.Onu da söylemek lazım.

    • Süheyla diyor ki:

      Ülkede erkek kıtlığı yaşanır,o zaman kadınlar 2.3. hatta dördüncü eş olmayı kabul edebilirler.Ama böyle bir sorun yokken kalkıpta ” Müslüman kadınların ikinci eş olmayı kabul etmemeleri, kendilerini temize çıkarmaz ve de cehennemden kurtarmaz bunu bilsinler. Sadece şeytanın işini kolaylaştırırlar.Kendilerini sahabe hanımlarından daha mübarek görmesinler diye düşünüyorum.” sözleriniz abesle iştigaldir.

      • havva diyor ki:

        Aydemir Bey!giderek gerekçelerinizin içinden çıkamaz olmuşsunuz…Sokakta gözlerini haramda çeviremediği için mi ekinci,üçüncü eş almayı bahane sayacagız…Siz hala anlamamakta ısrar ediyorsunuz ama son kez söyleyeyim…Var olan ve problem yaşanan evlilikleri yoluna koyalım ondan sonra söylediğiniz şeylerin pek çoğu hallolmuş olacaktır zaten.Gerekçenize bakan,üçüncü sayfa haberlerinin sebebini de çok eşliliğin olmaması zannecek…komik cidden…
        Ayet üzerine hiç konuşmadım.İnkar sorunum yok hamdolsun…Ama siz de kafanızı çok eşliliğe yoracagınız kadar köü giden evlilikler adına-kendi evliliğiniz de öyleyse onun adına-çözüm üretmeye harcayın lütfen…
        Sizde kadınları anlayamıyorsunuz,o yüzden kalbinizin anlamadığı hususlar üzerine bu kadar dikte edici konuşmayın olur mu?size daha bol empati ya da daha manalı haliyle digargamlık tavsiye ederim.

        • Süheyla diyor ki:

          Aydemir bey,2.3. hatta 4.eş aldığınızda gözlerinizi bu sefer sokaktaki haramdan sakınabilecek misiniz?

      • eymen diyor ki:

        Erkek kıtlığı var maalesef. Özellikle otuz yaşını geçenler, boşananlar ve dul kadınlar evlenemiyorlar. Boşanan erkekler kendinden çok daha genç biriyle evlenebiliyorsa burada bir dengesizlik (kıtlık) var demektir. İkinci eş durumunda yukarıda saydığım türden (evlenmesi çok zor olan) kişilerle evlilik yapılması teşviş edilmeli, böyle bir durumda birinci eşin kıskançlığıda daha az olur.

        • kezban diyor ki:

          Etraf da o kadar çok da 30- 35-hatta 40olmuş bekar erkekler de var.nedenmi garibanlık……
          zengin ve evli erkeklerimiz ve de hanımlarımız onları da evlendirseler…

          rabbimiz başka bir ayette bunu da emir buyuruyor değil mi….

          • AYsun diyor ki:

            katılıyorum kardeşim size…BEN değil BİZ anlayışını kuramamız gereken yerlerde maalesef kimi zaman kuramıyoruz.biz olma , ümmet olma bilinci… Eğer ben “bizi” düşünürsem,ben olan “beni” Rabbim düşünecektir inşaallah…

          • eymen diyor ki:

            Haklısınız bekarları evlendirmek lazım, ama kimse kimseyi beğenmiyor, özellikle de bayanların gözü yükseklerde. Biz evlendirmek istiyoruz, çevremizdeki yaşı geçmiş erkekleri ama az maaşı olan erkekleri beğenmiyor kızlar. Anne babasıyla oturursa ancak geçinebilecek olan erkeklere razı kızı arada bul. 35-40 ına kadar evlenmemiş erkekte evlenme isteğide körelmiş oluyor zaten. Boşanmış erkeklerinde nafaka vermesi gereken kişiler olduğu için ancak çok zenginse kabul edebiliyorlar.
            Bir erkek ikinci bir eş almak istiyorsa, buna razı bir bayan olacak ki bu isteğini gerçekleştirsin, o yüzden sadece erkekleri suçlamak nefsani gibi geliyor bana.

        • Süheyla diyor ki:

          Bugün ülkemizde erkek nüfusu kadın nüfusundan daha fazla.Bazı erkeklerin birden fazla evlilik yapması halinde bekar kalan erkeklerin hakkını kim düşünecek peki,ithal gelin mi alacaklar?Ayrıca boşanan ve dul kalan kadınlar hele de çocukları varsa evlenemiyorlar değil kendi tercihleriyle bazen de çocuklarının izin vermemesi nedeniyle evlenmiyorlar.Otuzunu geçmiş olan kadınlar ise gerekirse dul çocuklu erkeklerle evleniyor ama 2.eş olmayı tercih etmiyorlar.Edenlerin sayısı azdır,ya çaresizlikten,kimsesizlikten evlenirler ya töre mağdurudurlar ya bol paralı birini bulmuşlardır kaçırmak istemiyorlardır,yada tek oldukları konusunda kandırılmışlardır.Aslında bu konular hakkında çok konuşmak istemiyorum,sözümü bitirmeden şunun altını önemle çizmek isterim,dinimizde erkeklerin birden fazla evliliğine izin vardır ama şartları ağır,vebali omuz çökerticidir.Kıldan ince kılıçtan keskindir.Gerçekten Allah rızasını gözeten ve adil olmaya çalışan birinin kolay kolay deneyeceği bir yol değildir.Buna rağmen eğer bir erkek birden fazla evlilik yapıyorsa ve hanımları açısından problem yoksa kimseye söz düşmez.Ama aksi davranırsa sorgulanmalı derim bence.

    • mehli diyor ki:

      aydemir bey zaten ortamda evlenme adayı o kadar bekar, fakat evlenme imkanı olmayan erkek varken, sizin gibi evli erkeklerde ortama girsin de tam olsun. kadınların ikinci eşi kabüllenememesini geçmişsiniz, kadınlar neden evli erkeklerle evlenmek istemiyora getirmişsiniz ya konuyu sadece pes diyorum.bence imanımızda samimi isek yapılması gereken, evlenecek imkanı olmayan gençlerimizi evlendirmek, onların iyi bir geçim sağlamalarına yardımcı olmaktır. sizin gibi nefsinin isteklerini dini kelamlarla süsleyip bayanlara birde dikta etmeniz yok mu sadece tiksiniyorum. Hesap Günü elbette gelecek. odunlarınızı taşıyın siz.

      • eymen diyor ki:

        SAHİH-i BUHARİ
        Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN
        Konu : Kadınların kocasına karşı vazifeleri;Nankörlük
        Ravi : Abdullâh b. Abbâs
        Baslik : KADINDA KÜFRAN DUYGUSUNUN GÂLİP OLDUĞUNA DÂİR İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
        Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Bana Cehennem gösterildi. Bir de gördüm ki ehl-i Cehennem`in ekseri kadınlardır. Onlar küfrederler.” (bunun üzerine): “(Yâ Resûlâ`llâh,) Allâh`a mı küfrederler?” diye soruldu. (Cevâben) buyurdu ki: Onlar kocalarına (karşı) küfrân ederler. İhsâna (karşı) küfrân ederler. Birisine dünyâ, dünyâ oldukça ihsân etsen de sonra senden (hoşuna gitmiyen) bir şey görse “Ben senden hiç bir hayır görmedim.” der.
        HadisNo : 27

  33. esra diyor ki:

    Sema Hanım,
    Ben kayınvalidemle birlikte oturduğum halde utanmıyorum, ayıp günah… gibi takıntılarım yok. Yalnız son kısımda karı koca birbirinin moralini bozmamalı diye bahsettiğiniz konudan muzdaribim. Genel olarak isteksiz olduğumu söyler, bazen istekli olduğumda “azmışsın” esprisi yapar, benim bütün isteğimi yok eder. Ona özel giyinmediğimi söyler, bazen giydiğimde beğenmediğini söyler yine kırılırım. Beni beğenmediğini söyleyen “espriler” yaptığında da çok kırılıyorum. Ancak bu sıkıntılarımı ona söylemek beni çok kırıyor, hemde çok günlerce takıyorum… Belki de kendimle barışık olmadığım içindir. Bu konuda ne yapmalıyım?
    Diğer konu ise evlenmeden önce onun ilişki deneyimi yada deneyimleri olduğunu biliyorum (keşke söylemeseydi) ve yine evlenmeden önce telefonunda porno içeren videolar gördüm ve bunu ona hiç söylemedim. Onunla ilişki yaşadığım sırada bu iki konu aklıma geliyor. Bana bişey dese ya da yapsa acaba başkalarıyla da yaşamış mıdır? diye düşünüyorum. Geçmiş geçmişte kalmıştır deyip unutmak istiyorum. Ancak yapamıyorum tv de bir manken görse bakar kapat diye bağırırsam kapatır ve ben ona bakmıyorum sen bana ne ima ediyorsun der. O zamanlarda ya erkek mankenlerin boxer defilesi olsa onun gözüne sokarak bakasım geliyor. Sonra kendime kızıyorum ne biçim şeyler düşünüyorsun diye… Gerçi kaynanamda öyle birşey olduğunda normalmiş gibi bakar. Ben utanır çıkarım onların yanından… Ben böyle yetiştim. Bu konuda da önerilerinizi bekliyorum.
    Son olarak iletişim konusunu işlemenizi dört gözle bekliyorum. Birbirimizi anlamadığımızı düşünüyorum bazen…
    Şimdiden Allah razı olsun…

    • yıldız diyor ki:

      (gerçi kaynanamda öyle birşey olduğunda normalmiş gibi bakar. Ben utanır çıkarım onların yanından…)sema hanım aynı durum bizdede var.bende oturup izleyimmi.yada anneyle,ablayla izlenirmi?bizmi yanlış düşünüyoruz.bu konuda ne yapmamız gerekiyor.aydınlatırsanız sevinirim.

    • kerim diyor ki:

      esra hanım ne yazık ki bir çok erkekte bu tür yayınlar bulunuyor. ama bu kesinlikle bunu gerçekleştirdiği anlamına gelmez. nefsine yenik düştüğü için izlemiş falan olabilir. ama izleyenlerin yüzde biri bile sanmıyorum uygulamaz. bu tür sebeple eşiniz hakkında suizan beslemeyin. çok kati deliller olmadan hakkında kötü düşünmeniz dinen de günahtır zaten. hem evliliğinize de zarar verir. güveni sarsar. gönlünüzü ferah tutun

    • cms diyor ki:

      @esra Hanım

      bizim hanımın tipini çizmiş gibisiniz :-), Ne güzel yazmışsınız.Ben böyle yetiştim diyerek.

      Zina nın her türlüsüne karşı bir insanım (Güzel e bakmak sevaptır) Güzel olan ise mutlak Kabedir.Evet ona bakmak gerçekten hem güzel ve Sevaptır.Aslında Güzel e bakmak sevaptır derken bu sözü Kabe için söylenmiş olacak.

      Ben Almanyanın Medeniyet dedikleri yerin göbeğinde yaşıyorum benim kişisel olarak bi deneyimim olmadı.
      Hatta bir takım konuları buraya yazsam bazı kişiler yok ya be diyebilir.

      Ben Bayanlarda özel durumları bile bilmezdim evlenırken. Daha devam yazmıyım yoksa çok gülünç olacak.
      Bır takim konulari sonra okuyarak öğrendim.

      Şimdi ben kişisel olarak TV de bayan arayan veya Modeller e bakan bir insan değilim.Ama bu Nefs dir insanın gözü çarparki bu dışarıdada olabilir.Bu durumda bağırmanız.Gerçekten yerli değildir.

      Bakınız çizmiş olduğunuz tablo eşimden pek farklı değildir.Acaba o baktığı bayanda var olan bir konum sizde yokmu?.Bunu hiç düşündünüzmü?.Bu soruyu kendisine hiç yönelttinizmi?.Eşinizin size azmışsınız demesi emin olun ki içinden gelen bir konu değildir bu bir Latifedir ve aynı zamanda bir iltifattır, emin olunuz.

      Yahu erkekler bende dahil eşlerine karşı bir takım duygusal konumları ifade edemiyorlar.
      Anlayın şunu artık :-).

      Hiç Eşiniz ile aklında olan Fantazisini konuştunuzmu,Bakınız esra Hanım sizi yargılamıyorum.
      Bende evli bir insanım çocuklarım var ellerinizden öperler.Yahu yazdırmayın beni şurada şimdi.

      Evet erkekler eşleri dinleme konusunda olsun ve bir çok konuda duygusal konularda bilhassa ihmal ediyorlar bu doğru buna katılıyorum.Ama eşlerde şuna bakmıyorlar ki yahu bu adamın derdi nedir ne istiyor niçin bunun gözü dışarıda oluyor vs.. yani burada ne derler eğri oturalım doğru konuşalım.Konuyu erkek ve kadın çatışmasına getirmek istemiyorum.

      Ben 18 senedir Evliyim,Bana eşim bir gün bile bu konuda soru sormamıştır derken ben böyle yetiştim e geliyorum ki bana bugün eşim dedi ben böyleyim kabul ediyorsan et.Aslında bu söz çok zoruma gitti ama belli etmedim.Çok af buyurun ki bayanlar genelde lambaları kapatmak ile erkelerinin rızasını kazandıklarını sanıyorlar bu konumda.Yani şimdi burada detaylar a girmek istemiyorum.Ama emin olunki buraya yazacak olsam herhalde 5 sayfa yazabilirim.

      Yahu bizde çocuk olduk TV de açık sahnelerde babamların veya bilhassa Annemin koltuktan zıplayıp TV yi kapatmasını bizde biliyoruz,yani bu yollardan bizde geçtik.Bunlar TABU konularıdır.

      Çocuklarıma bir şey anlatabiliyormuyum şuanki hayır bende bazen utanır gibi oluyorum Erkek oldukları halde.Acaip bir eğitim systemi derken zina konumuna girmek gerekiyor demiyorum.Aynı sorun bizim hanımdada yahu hanım gelip bağırıp çağirma burada yoksa başka yerde var TV sadece bizim evde yok u anlatamıyorsun.Öyle yetişmiş kimse bir şey anlatmamış, Peki bize ha bizede anlatan olmadı biz nerden öğrendik.PORNO Filimlerinden.

      Kadının bir mal olarak kullanıldığı konumunu.Bunlar eğitimden geçmektedir.Çocuğunuz varmı bilmiyorum ama bakın göreceksiniz çok sorunlar olacaktır bu konumda.

      Yahu utanmak Ar Namus emin olunuz ki bilhassa AR, Haya imanın yarısıdır.Haya gerçekten önemlidir.
      Lakin bizim eşler af buyurun bu Hayayı Kocaları içinde kullanmaktadırlar :-)

      Bunu ben 18 senedir Eşime anlatamadım oysa o kadar okuduğuna dair dökümanlarda gönderdiğime dair.
      Sonuçta ben bunu sadece iman ile değil.Ailevi yetişmesi ile bağdaştırdım.

      Yahu elbette Haya güzeldir.Ne yani eş olupda Hayasızmı olsun.Elbette olmasın.

      Ama şunuda yazmadan edemiyorum affedin beni.

      Bazı Hanımlar eşlerine karşı 4 duvar arasında çok Namuslu oluyor.Problem aynen burada açıkcası :-)
      Dışarıdada Namuslular elbette

      @esra hanım sizi yargılamak için yazmadım emin olunuz bende eşimden bir takım konularda müzdaribim.
      Ben bir erkek olarak size tavsiyem Pornolarda eşinizin ne aradığı.Haram olmayan dışında sizin ona sormanız burada ciddi anlamda eşinizde bir takım fantazileri yaşamadığını düşünmekteyim.Elbette bunları yazarken herşey Helal konumda olması gerek.Bu konumu sadece 1 kere yakalamışsanız sorun yok dert etmeyin.Devamlı oluyorsa bu gerçekten bir soundur.Sizde bulamadığını o Film de buluyor demektir.Bu durumda Sanaldan Reel e atlaması elbette tam bir felaket olabilir.Ama öyle hemen tereddüte kapılmaya gerek yok.

      Bilhassa Defile konumunda çok yanlış düşünmektesiniz.Erkekler olsa diyerek.Size derse iyi esra o zaman sen bak bende bayanlar a bakayım ne diyeceksin.Birde bunun reel konumu var.Yani ben bu bayan ile birlikteyim sende kendine bir erkek bul derse ne olacak?.Bu çok tehlikeli bir konum.Yani bakmasına göz mü yummak gerek?.Hayır bakınız yukarıda yazdım ne yapmanız gerektiğini.Ve size şunuda yazmaktan artık çekinmiyorum.

      Böyle bir esnada evde kimse yoksa açık, saçık giyinip eşinizin yanına gitme imkanınızdamı yok.
      Manken orada değil hayatım burada demek aklınıza gelmiyormu?.Benim eşimin aklına böyle şeyler gelmez.
      Bunlar hep günah ayıp konular ya :-)

      Ben bu Evli olan Hanımların kocalarına karşı cilvesini ve bilhassa ben bu adamı nasıl baştan çıkarırım planlarını bir türlü anlamış değilim ya.Birde kadınlar erkekleri parmağında oynatır diyorlar :-).

      Benim bir arkadaşım var bu konuları kendisi ile üstü kapalı şekilde bugün biraz çıtlattıkki aynı zamanda iyi bir dostum olur. Ne hikmetse aynı sorunlar ondada var.

      Sizi yargılamıyorum.Kesinlikle, Açık saçık Filmler konumunda Toplumda kumandayı alın ve basın.
      Eğer size birisi bir şey derseki bunu arlı ve haya damarı çatlamış olan birisi demez.

      Lakin bunuda eşiniz ile yalnızken yapmayın !.Yoksa ciddi anlamda sinirlenir !!.

      Ben kadın olacaktımki yahu bir bayanın eşini baştan çıkarması bu kadar zormu ya.

      Tabii şimdi bir bayan güzel giyinir,süslenir vs.. ki bu yapılması gerek eşine karşı elbette ve 4 duvar arasında !!.
      O adamda buna sinirlenirse ki bu normal değildir.O zaman bunun çareleri doktorlarda aranir herhalde derken bunu bilmiyorum ama ben sinirlenen birisi değilim.

      Ve Esra hanım bilemiyorum ne kadar zamandır evlisiniz.Ama şunu çok iyi bilmenizi isterimki Diyalog ve konuşmak gerkçekten çok önemli.Misilleme yapmanız kesinlikle yanlış olur benden söylemesi.

      selamlar

  34. ÖZGÜR DANIŞ diyor ki:

    SEMA HOCAM BU DEDİKLERİNİZE HEPSİNE KATILIYORUM ANCAK BU YAZIDA SÖYLEDİKLERİNİZİ BİZİM MÜSLÜMAN EŞLER KABUL ETMİYOR…BENCE BU TİP YAZILAR YAZACAĞINIZA KADININ İRADE ZAYIFLIĞI ÜZERİNE YOĞUNLAŞSANIZ DAHA SAĞLIKLI VE ETKİLİ SONUÇ ALANABİLİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM;AYRICA YAZDIĞINIZ HER ŞEY BİLİNMEKTEDİR…BENCE İRADEDEN KAYANKALANAN BİR DURUM

    • anadolu diyor ki:

      Cok celiskili düsünmüyor musunuz? Müslüman eslerin iradesinin zayifligindan yakiniyorsunuz, sonra da irade sahibi insanin her gün yaptigi reddetme olgusunu elestiriyorsunuz. Bence her talebinize evet diyen, sinirlendiginizde sürekli sessiz kalan, sizin verdiginiz karari hic sorgulamayan, evin icinde varligiyla yoklugu belli bile olmayan kisacasi iradesi ol(a)mayan bir esle nasil bir hayat düsünülür bilemiyecegim. Ama yolunda gitmeyen bir seyler var diye düsünürdüm heralde. Sema hanimin bir önceki yazisini begendim. Ilk defa sadece kadina yüklememis bütün sorumlulugu. Problemi masaya yatirip herkese payini vermis. Unutmamak lazim: Sorunlarda cözümler de tek tarafli degil.

  35. ömer diyor ki:

    Sorumluluklarını bilen eşler için cinsel sorunların olması mümkün değil.Ama,maalesef görebildiğimiz kadarıyla bu sorunlar inançlı kesimde de hat safhada.Zira kadını da erkeği de dinimizi bir bütün olarak ele almamaktadır.Herkes işine geldiği gibi inanıyor ve yaşıyor.Doğal olarak da -zaten bir sürü sorun var-bir de yetmiyormuş gibi müslümanlar cinsel sorunlarla uğraşıyorlar.Heva ve heves yerine Kur’an ve sünnete kendimizi uydurursak her şeyin çözümlenebileceği gibi bu konu da çözümlenir. Cinselliği herkesin anlayabileceği üslupla Kur’an ve sünnete dayalı olarak anlatıyorsunuz.Ben size teşekkür ediyorum.Selam ve dua ile…

  36. sevecen diyor ki:

    selamlar Sema hanımcım…bayadır takip edemiyorum yazılarınızı…Cinsellikle ilgili yazılarınız bilgilendirici gerçekten…ve çok faydalı görüyorum…ve sorunumu(belki de çoğu bayanın sorunudur) paylaşmak istedim sizinle…belki bir çözüm bulurum:)) Çocuktan öncesi sıkıntılar da vardı ama asıl sorun çocukla beraber başladı benim için..zaten doğum sonrası bir kadın için o kadar zor oluyor ki,bırakın cinselliği kadın olduğunuzun farkında olmuyorsunuz…maalesef bu süreç sıkıntılı geçiyor tüm kadınlar için…ben emzirmeyi bırakana kadar ki ,bu 21 aylık bir süreçti cinselliğin c si bile olamadı gözümde:((derken çocuk büyüdü ve yukarıda yazmışsınız pislik mevzunu…ben de takıntılar olmaya başladı…zaten çocuk her an uyanır endişesi bir yandan,bir yandan da çocuğun yanımıza gelmesi yatmak için gece yarısı,çocuk bizim yatağımız da yatıyor diye sıkıntı etmeye başladım.Banyoyu aynı şekilde,çocuk ta banyo yapıyor diye ,o yazdığınız bayan gibi bana da sıkıntı oldu…ve benim bu takıntılarım mahvediyor beni tabi…hem ruhsal takıntı hem fiziksel…yoksa cinselliğin kendisiyle ilgili bir sorunum yok şükür…ama bu takıntılar mahvetmeye yetiyor beni…bu düşüncelerle yoğrulurken nasıl odaklanırım bilmiyorum:(( ve tabi bunlar yüzünden çok az yaşayabiliyorum bazı şeyleri…ve tabi eşimde muzdarip:(( …belki söyleyeceğiniz bir cümle derdime derman olur …..psikolojik destek almalı mıyım acaba? …dua ile…

  37. huzra diyor ki:

    “Çocuklarımıza cinselliği nasıl öğretmeliyiz”bu konu hakkında ki yazınızı bekliyeceğim.
    Ergenliğe yeni geçmiş çocuklarlarımla nasıl diyalog kuracağımı bilemiyorum, teşekkürler. Allah razı olsun sizden.Çocuğunuza da Rabbim acil şifalar versin inşallah.

    • nermin diyor ki:

      pedagog adem güneşi dinlemenizi(prpgramın ismi ÇOCUK DEYİP GEÇMEYİN) tavsiye ederim.burç fm de yayın yapıyor.arşiv programlarında bu sorunun cevabı var.tarihini hatırlarsam yine yazarım.kısaca şöyle söyliyeyim.bizim toplumumuzda-MÜSLÜMNLARDA- cinsellik eğitimi diye bir şey olmaz bu kavram bize avrupadan gelmişitr.bizde ancak mahremiyet eğitimi olur.
      şuana kadar dinlediğim yada okuduğum yazılarda biz müslümanlara en yakın en olması gereken görüşler.
      dinledikçe kitaplarını okudukça hak vereceksiniz.
      ben buradan çocuğu veya torunu olan herkese bu programı dinlemelerini şiddetle tavsiye ederim.
      bu zmana kadar çok kitap okudum çocuk eğitimi ile ilgili ama hepsi avrupa kaynaklı bizim kültürümüze ve dinimize en uygun olanı ADEM GÜNEŞ.
      dinleyenler ne demek istediğimi anlayacaklar.
      selametle…

  38. ABDULLAH BİR diyor ki:

    TUĞBA HANIM.

    YORUMLARIMI OKURKEN SİZİ YORDUĞUMUN FARKINDAYIM
    AMA TAKTİR EDERSİNİZ Kİ

    “”HAMAM GİREN TERLER””

    BU YÜKÜN ALTINA GİRDİYSENİZ SİZ DE TERLEYECEKSİNİZ.

    ALLAH (cc)

    “”BAŞKALARININ DERDİNE DERMAN OLMAYA ÇALIŞANLARIN ZORUNU KOLAYLAŞTIRIR””

    DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

    YANILIYORMUYUM TUĞBA HANIM?

    ALLAH ZORUNUZU KOLAYLAŞTIRSIN (Amin)

    Dua ve Saygıyla
    ***
    yorumlamak sanattır yazımı okumanızı tavisye ederim.yalnzca zor geldiği için değil uzun yazı ve yorumların internet dili için zorlayıcı oldugunu düşündüğümüzdendir.farkederseniz köşe yazarlarımız bile sizin kadar uzun yazılar yazmıyorlar…orta yolu bulursak sevinirim…(tuğba)

  39. ABDULLAH BİR diyor ki:

    TUĞBA HANIM

    CEVABİ AÇIKLAMANIZ VE BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞIM “yorulmak sanattır” YAZINIZDAN BENİ HABERDAR ETTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.

  40. ABDULLAH BİR diyor ki:

    BİR HAYAL’e (birisi)

    O KİŞİNİN SİZ OLDUĞUNUZU DÜŞÜNDÜM. AYNI RUMUZLU İKİ FARKLI KİŞİ OLACAĞINI DÜNŞÜNEMEDİM.
    İNSAN OLARAK HAKKINIZI HELAL, BİR MAZLUM OLARAKDA BANA DUA EDİNİZ LÜTFEN.

  41. bir hayal diyor ki:

    ABDULLAH ABİ nedemek hakkım helal olsun ..ayrıca beni uyardığınız için teşekür edrim burda başka” birisi ”rumuzu olduğunu bilmiyordum.sayenizde öğrendim,onu kulanmayacağım.teşekkürler ederim…ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN VE RABBİM GÖNLÜNÜZE GÖRE VERSİN…..

  42. YAĞMUR DAMLASI diyor ki:

    ayrıca oturmuş burdaki insanlara akıl veriyosun takvalı erkek portresi çiziyosun ve sonra sanal ortamda eşini aldatıyosun yazık yazık …seni tanıyan insanlara neden anlatamıyosun eşinin seni neden boşamak istediğini nasıl olsa meydan boş burda değilmi..

  43. ABDULLAH BİR diyor ki:

    Bir evin içinde tam olarak neler yaşandığını sadece o evde yaşayanlar ve Allah bilir. Konunun taraflarından birisine yakın akraba veya arkadaş olmanın getirdiği duygusallıkla ile diğer tarafa İFTİRA Atmanın bedelini ise sen de ben de bir gün göreceğiz inşaallah.

    “””seni tanıyan insanlara neden anlatamıyosun eşinin seni neden boşamak istediğini””

    Öncelikle burada kimse kimseyi atnımıyor o yüzden senin gibi KİŞİLER üzerinden değil KONULAR üzerinden bir paylaşımda bulunuyoruz. Biz burada oturmuş “”körler sağırlar, birbirini ağırlar”” türünde dedikodu yapmıyoruz. Rumuzlarla birbirimizin Sıkıntılarımızı paylaşıyor, dertlerimize çözüm üretmeye çalışıyoruz.

    Müslüman kimlikli zalim erkek ve kadınların zulmüne uğramış insanların acılarını hafifletmeye çabalıyoruz.

    Ayrıca haklı olduğunu ve kesinlikle boşanmak istediğini iddia eden iki aydır yüzüne dahi bakmayan kocasınının evinde durmaz.Sözünde ve niyetinde samimi olan insan şimdiye kadar elli kere açardı boşanma davasını.

    Ayrıca

    Birilerinin anladığı gibi sadece kadınların nausları yoktur. Erkeklerinde namusları vardır. Onların da namusuna , şerefine İFTİRA ATMAK esfeli safilinlerin yaptığı en onursuz davranışlardan birisidir.

    Allah sen de dahil yapmadığım bir eylemi (aldatma) bana yakıştıran bana İFTİRA ATAN kim varsa onun b… sını versin. İki cihanda da yüzünü güldürmesin.

    Yok eğer senin dediğin aldatma işini yaptıysam ve inkar ediyorsam aynı şeyler ile ben muhatap olayım. Allah benim b… mı versin.

    Sen de dürüstsen (bed) duama buradan amin dersin.

Yorum yapın

Ayın Konusu

Mutluluk

Röportajlar

Özkan Öze İle Mini Sorular

Mini sorularımızı  "Merak Ediyorum Serisi" nin yazarı  Özkan Öze'ye sorduk bu kez. Yazarın Tarık Uslu ismiyle Acayip Kitaplar serisi de çok eğlenceli. En son "Daha da Küçükler için Merak Ediyorum" ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Bir evin güzelliği uyumdur. Bir evin tadı bağlılıktır. Bir evin sevinci sevgidir. Bir evin zenginliği çocuklarıdır. Bir evin yasası hizmettir. Bir evin refahı memnun olan gönüllerdir. " (Henry Taylor)

Kitap

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk

ONLARDAN; SEVMEK, KAYBETMEK VE İYİLEŞMEK ÜZERİNE ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk, yayınlandığı 2007 yılından beri çok satanlar listesinden çıkmamış ve temel eser haline gelmiş bir kaynak. Bruce D. ...
Devamını Oku