Cinsel Konulara Tahammülü Olmayanlar

28 Eylül 2013Cinsel Eğitim, Sema Maraşlı90 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x150Sitemizde ara ara yayınlanan cinsellik ile ilgili yazılara az da olsa gelen eleştirilerden şunu görüyorum ki dindarların bir kısmının cinselliğe bakışının batılılardan pek bir farkı yok. Cinselliği pis nefsi susturmak için yapılan üç beş dakikalık haz, diye görüyorlar. İslam’da cinsellik asla bu değil. Cinsellik ne pis, ne günah ne de dışlanmış dinimizde. Tam aksi tavsiye edilmiş, ibadet sevabı verilmiş.

Bizim cinsellikle ilgili bilgilerimizin çoğu batı kaynaklı. Cinsellik hazdan önce sağlıktır sonra karı-koca muhabbetidir sonra hazdır.  Kadının kendini kadın, erkeğin kendini erkek hissettiği yer asıl olarak yataktır. Allah (c.c) “Sûkunete eresiniz diye sizi çiftler halinde yarattık.” buyuruyor. Sûkunete ermenin yeri yatak odasıdır. Orada bir problem varsa karı-koca arasında hep bir gerginlik olur.

Ayrıca bu gerginlik sadece karı koca arasında kalmaz kişinin ruh halini etkiler. Sûkunete ermiş insan ne kolay kolay başkalarına sataşır, ne trafikte sabırsız olur, ne de öfkeli olur ne de gergin olur. İnsanlar cinsel hayatı İslam’ın emrettiği gibi yaşasa emin olun dünya çok daha güzel yaşanır bir yer olurdu. Ayrıca bu kadar aldatmalar ve zina olmazdı. Kendi karısı ile düzgün bir cinsel ilişki yaşamayı beceremeyen pek çok erkek başka kadınlara gidiyor. Bir şeyler eksik onu dışarıda tamamlarım zannediyor. Oysa biraz karısına emek verse pek çok kadın buna cevap verecektir.

Feminizmin batıda bu kadar çabuk yayılmasında batının cinselliğe bakış açısı vardır, muhakkak. Hıristiyan batı Hz. Havva’nın Hz. Adem’i cinselliği ile kandırıp cennetten çıkardığına inandığı için son yüz yıla kadar, kadını şeytan, cinselliği de pislik ve günah olarak görüyordu. Erkek günahkar olarak gördüğü kadına fazla dokunmamak için çabuk ve hızlı bir şekilde sadece kendini tatmin ediyordu. (İslam da bu yasaklanmış) Cinsel devrimi doğuran şey de belki buydu. Yatakta aşağılanmış ve tatmin olmamış kadınların erkeklerden intikamı. Cinsel devrimi kadınlar başlattı. Erkekleşme de bununla devam etti.

Bana gelen problemlerin hemen hepsinin altında cinsel sorunlar çıkıyor. Pek çok kadın-doğumcu arkadaşım var. Hepsi de aynı şeyi söylüyor. En çok cinsel sorunlardan özellikle ilk gece yaşanan sıkıntılar yüzünden oluşan cinsel soğukluk problemlerinden geliyorlar. Erkeklerin çoğu maalesef cinselliği pornadon öğrendikleri için ilk gece kadının korkularını hiç düşünmeden üzerine atlıyorlar. Kadının o gece yaşadığı korku bazen ömür boyu sürebiliyor. Evliliğin temeli daha ilk geceden sarsılıyor.

Erkeğin sevgisini, şefkatini göstereceği yerdir yatak. Kadını hırpalayıp kendini tatmin edeceği yer değil. Müslümanın cinsel hayatının nasıl olması gerektiğini öğrenmemiz lazım.

Cinsel hayat yerine sadece kadının kocasına itaat etmesini anlatmamı bekleyen erkek okurlarıma bir sorum var. Tamam kadın itaat edecek de erkek ne yapacak? Erkeğin para kazanmak dışında hiç mi yapacağı bir şey yok. Allah rasulünün eşleri ile münasebetlerine bakın ne kadar zarif bir erkek profili var.

Cinsellikle ilgili hadislere baktığınızda da Peygamber efendimizin yatak konusunu ne kadar kıymet verdiğini görürsünüz. O dönem pek çok kadın kocalarının geceleri çok ibadet ettiği için cinsel olarak ihmal edildikleri şikayet ile peygamberimize geliyorlar ve peygamberimiz erkekleri çağırıp yaptıklarının yanlış olduğunu ve eşlerinin haklarına riayet etmeleri gerektiği söylüyor.

Karı-koca ilişkisinde nasıl kadına erkeğe itaat sorumluluğu varsa erkeğin de yatakta karısını tatmin etme sorumluluğu vardır. Peygamber efendimizin, erkekler hanımını tatmin etmeden yataktan ayrılmasın uyarısı var. Kaç erkek bu görevi yerine getiriyor? Cinsel isteksizlik çeken hanımları dinlediğimizde evet kadınlar genç kızken korkutulmuş onların bir korkusu var fakat kocalarının da kadınlara yaklaşımında çok büyük hataları var. Bir taraf korkuyor diğer taraf nasıl davranacağını bilmiyor. Ya da erkeğin cinsel problemleri var fakat çözmek için hiç bir gayret göstermiyor. Bu problemler için de kadını suçlamak daha kolayına geliyor. Sonra ne oluyor? Ya nefretle geçen bir ömür ya da boşanma.

Tamam kadınlar erkekleşti bu büyük bir problem. Ben bunu defalarca yazdım. Fakat sadece benim yazılarımla problem çözülecek mi? Erkekleşmiş karısının yeniden kadın olması için erkeğin de yapması gerekenler yok mudur? Bir erkek şefkatiyle, sevgisiyle, tatlı sözleriyle kadına yatakta kadın olmasının güzelliğini hissettirebilirse kadının kadın olması daha kolay olur. Bu konuda hem kadınların hem erkeklerin kesinlikle eğitime ihtiyaçları var.

Site daha çok okunsun diye cinsel yazılar yayınladığımız eleştirisi (belki de hakaret demek daha doğru olur)yapan okuyucularımıza ise sadece teessüflerimi bildiriyorum. Bizi bunca zaman okuyup hiç tanımamışsınız demek ki. Cinsel konulara tahammülü olmayanlar yüzünden bu konulardan vazgeçecek değiliz. Eğer boşanmalara engel olmak ve evlilikleri daha muhabbetli hale getirmek istiyorsak bu konuyu atlamamız sadece iki yüzlülük olur. Cinsel konulara tahammülü olmayanların ya bu konuda ciddi bir problemleri vardır, ya kimsenin problemi yok zannediyorlar ya da dinimizin cinsellikle ilgili konularını hiç bilmiyorlar. Yani tamamen bilgi eksikliği. İnşalllah yanlış bilgiler buradan düzeltilecek.

 

 

 

 

 

Okunma Sayısı : 29.571

“Cinsel Konulara Tahammülü Olmayanlar” için 90 Yorum

  1. gülhan marham diyor ki:

    :) çok komik ve değişik görüşler 😀

    Bencede cinsellik iğrenç birşey birde eşiniz sigara içiyorsa daha iğrenç birşey…

  2. serhat diyor ki:

    Çok merak ettiğim bir konu da Türkiye’de insanlar cinsel hayatlarından memnun mu? Ya da ne kadar memnunlar? Net rakam nedir bulamadım? Erkekler ve kadınlar ne kadar mutlu? Yoksa gerçekten çok mu mutsuzlar? Bilgisi olan var mı? Ne dersiniz??

    • Mehmet yaman diyor ki:

      Serhat bey merak ettiğiniz bu mevzuyu bilmek size ne fayda sağlayacak? Kaldı ki en yakının bile cinsel hayatının memnuniyeti hakkında bilgi vermez.

  3. serhat diyor ki:

    bazılarının cinsellik meselesine bu kadar yabancı olması ve bunu çok basit bir şey gibi cinselliğe karşı çıkmalarını anlamak mümkün değil. Siz nasıl olur da cinselliği bu kadar basitleştirirsiniz, küçümsersiniz??? Sen kendin cinselliği hayatın merkezine koymaya bilirsin, o zaman sen sadece %1 lik kısımdasındır. Hele hele hele hele bu zamanda erkekler çok yoğun cinsel bombardıman, saldırılar altındadır. Çok ciddi yıkımlar yaşanmaktadır.

    Ben kendimden örnek vereyim güzel kızlara karşı çok zayıfımdır, güzel bir kız gördüğümde acı çeker kahrolurum hemen beğenirim. Neden? Çünkü ne demiş yazar,,ben güzele güzel demem güzel benim olmadıkça. Yani güzel görürüm hayata küserim, canım sıkılır isyan ederim.

    Cinsellik de çok güzel olmakla beraber ciddi bir ihtiyaçtır. Ben yaş gelmiş 30 sevgilisiz(eşsiz) nefes alıp vermekteyim. Girişken de değiliz ki şöyle kendime bulayım gidip konuşalım noolcak bu halim bilmem. En sonunda intaar edecem yani durum bunu gösteriyor.

    Türk erkekleri kadın konusunda çok çok şansızlar. Türk erkekleri gerçekten çok şansız.

    Türk kızları bence acil olarak kendilerine çeki düzen vermeleri gerek. Yoksa erkekler bir uyanırsa Rus kızlarına hatta ve hatta Suriye kızlarına hücum edebilir. Çünkü gaziantepte filan savaşzedelere karşı doğuda ilgi var. 2. kadını suriyeli olarak evlenen erkekler hızla yayılıyor. Daha fena bir patlama yaşanırsa da hiç şaşırmam.

    • Uğur diyor ki:

      Serhat Bey, aman intihar filan demeyin. Bu konuda İmam Ahmed’in fetvasını dinleyin. İmam Ahmed 40 yaşında evlenmişti; bazı beden sıvılarını kendi kendine atarak rahatlama hakkındaki fetvası da bu sebeble anlayışlı ve mantıklıydı. Ayrıca sokaklarda gözünüzü indirmeye gayret edin, fakat TV’lerdeki filmler ve dizilerdeki kadınları gördükçe sanmayın ki günaha giriyorsunuz, çünkü eski ulemanın hiçbirine göre resim veya aynadaki görüntüye bakmak karşındaki bir kadına gerçekten bakmak gibi haram değildir, meğer ki fitne (ayartılma) ihtimali olsun. Bunun da manası ANLADIĞIM KADARIYLA odur ki görüntüsünü gördüğünüz kişiye karşı ayartılıp onunla günaha girme ihtimaliniz varsa onun resim veya aynadaki görüntüsüne bakmak o zaman haram olur. Yine de zihninize takılıp sizi gün boyunca rahatsız etmemesi için bunlara bakmamak veya az bakmak daha iyi olabilir. Keza hadis-i şerifteki ifadeyle giyinik çıplak olan kadınları elinizde olmaksızın gördüğünüzde hissettikleriniz için de biz günahkar olmayız.

      Gelelim bunu anlamayanlara. Kadınların çoğu anlamaz, çünkü daima yüksek cinsâni isteğe sahib olan biz normal erkeklerin aksine normal kadınların bu isteği esnektir, duruma göre ayarlayabilirler. Testosteron hormonumuz normal seviyedeyse biz her zaman yüksek istekli oluruz, ama kadınlar öyle değildir, o yüzden cahil cahil bize kuduruk filan dedikleri olur. Allah’ın yarattığı normal erkek tabiatını aşağılayarak günaha girerler. Erkeklere gelince, bazıları anlarlar, ama çok mübarek Müslüman abiymiş gibi yapmak için anlamazdan gelirler. Bazıları da gerçekten anlamazlar, çünkü cinsani şehvetleri ortalama seviyenin çok altındadır.

      Son olarak, güzel kadınlara karşı zayıf olmamaya çalışmak kendi faydamıza olur. 30 yaşına kadar bekar kalınca kişide bu zaafın bulunması herhalde normal olsa gerektir, fakat bunun saçmalığını düşünerek bundan kurtulmak da mümkündür. Bu sitenin her yerinde evlendikleri kadınların en iyi ihtimalle kibrine maruz kalmış erkeklerin şehadetleri dolu. Pek dile getirilmiyor, ama ondan şübheleniyorum ki bu kadınların birçoğuyla ya güzellikleri ya da cazib görünen başka bir vasıfıları (para, sosyal statü vs.) için evlenilmişti.

      Not: Karar verdim ki bundan sonra sadece ismimle yorum yazayım. Soyismimle yazınca istemediğim insanlar beni internette bulup anlayabilirler dahi ki tanıdıkları kişi gerçekten benim.

      • Uğur diyor ki:

        İlk paragrafın son cümlesindeki birkaç kelime şöyle olacaktı: “elimizde olmaksızın gördüğümüzde hissettiklerimiz için”…

      • Cengiz Öldür diyor ki:

        Harama bakmak gunahtir. Canli kadina bakip azmal ne kadar sufli ve pistir. Camdaki veya fotograftaki kadin suretine bakip azan ise cenazeye bakip azandan daha beter gunaha girer.

        Milleti sapitma hemşerim. Bakilabilir, yapilabilir deme ! Olmaz.

        Gunah, gunahtir.

        Haram, haramdir. Kadin Online da olsa sanal da olsa, sen gerceksin.
        Gozun gercek. Hissiyatin gercek. Masturbasyon gercek.

        Gunahi gunah bilmek lazim. Gunah ama yapar, gunahkar olur.

        Ama boyle sey gunah olmaz dese imandan olur.

        Allah gunahlarimizi affetsin.

        • Uğur diyor ki:

          Burada linklere izin vermiyorlar. Verseler size link veririm ve görürsünüz ki İslam ulemasına göre, tamamına göre, resimlere bakmak asla normal kadına bakmak gibi haram değildir. Bu konuda zerrece şek ve şübhe yoktur. Helale haram diyen de kafir olabilir, o yüzden sözlerinize dikkat edin ve tevbe edin.

          Bu sitelerden birinden alıntı yapıyorum:

          “Bununla beraber, gazete ve dergilerdeki müstehcen resimler ile televizyondaki açık görüntüler gerçek değil resim ve hayal olduğu için onlara bakmak hakiki kadının vücuduna bakmak gibi haram sayılmaz. Ancak şehvet ile bakan bir kimse için haram olur. İbn Hacer Heytemî ile Şirvanî şöyle diyorlar Aynada veya suda görünen kadın görüntüsüne bakmak haram değildir. Ancak fitneye vesile olduğu takdirde haram olur.”

          Yalnız dikkat edin: Eski ulema “fitneye sebeb olursa haram olur” derken, bu siteyi yazan kişi “fitne (ayartılma)” yerine “şehvet” diyerek kendi yorumunu yapmış. Şehvetle bakın demiyorum, ancak asıl metni böyle çarpıtmak da doğru değil.

          Bu ifadenin kaynağını ben linkleyemiyorum, ama cümlelerden biri Google’da ararsanız, bulursunuz.

          • Uğur diyor ki:

            Son cümle yanlış anlaşılabilir. Yani demek istedim ki: “…ama cümlelerden birini Google’da ararsanız, alıntının tamamını bulursunuz.

          • Uğur diyor ki:

            Link vermeden bu metnin bulunduğu bir siteyi söyleyeyim: İskender Paşa nokta com sitesi. Sorularla İslamiyet sitesinde de bu var. Birçok sitede aynı metin var. Ben harama helal dememek için kaynağımı sağlam tutuyorum, lutfen başkaları da helale haram dememek için kaynaklarını sağlam tutsun, çünkü bu ikisi de aynı tehlikeyi haiz!

  4. Sefa taşkın diyor ki:

    Allah razı olsun. Cinsel konularda aydınlattığınız ıçin
    Ben sema hanımın söyledıklerini çok
    Önemsiyorum. Sevgiyi saygıyı muhabbbeti
    Yaşayalım artı cınsellkle taçlandıralım.
    Cınsel rahatlama olmadan hayatın dığer
    Güzellikleri eksik kalıyor. Cinselliğe
    Tabu olarak bakılıyor. Bunu aşmamız lazım.
    Allahın verdiği güzellikleri yaşamadan gitmeyin
    Dostlar. Hem burda yaşayın hem ahirette
    İnşallah. Ben yaşayamadım evliliğim bitti.
    Lütfen iyi düşünün.

  5. abdurrahim korkmaz diyor ki:

    Makalenizi okudum gerçekten isabetli çok çok doğru ifadeler bunlar teşekkürler.on yıl kadar önceydi yaşlı birbayanin erkek ve bayanın birbirine vermesi gerekli olduğu değeri anlatmıştı da ne mükemmel bir düşünce deyip hayranlıkla dinlemiş hak vermiştim.hiç kimse rolünü bilmiyor, ne yapmasi gerektiginide bilmiyor.okullarda ve ekranlarda halka anlatılmalı

  6. yusuf diyor ki:

    Ben Sema hanımada İzzet Beyede katılıyorum, ikisinin de söylediklerine katılmamak mümkün değil. Kişiler ve yaratılış hormonlar ile ilgili farkılılar var insanlar arasında. Sema hanım cinsellik konularında muhafazakar camiada bilgi eksikliğine vurgu yapıyor ve bu boşluğu dolduruyor bence en büyük hizmetide kadınların evlilik hayatındaki yeri ile ilgili bugüne kadar kimseye nasip olmamış bir hizmeti yapıyor sağolsun ablama, özetle evlilikte cinsellik önemlidir diyor haklı, özellikle de erkek için olmazsa olmaz bunu kimse inkar edemez cinsellik evliliğin nimeti bonusu.

    İzzet beye de katılıyorum cinsellik evliliğin merkezi değil ama önemli bir parçası, kimi bu ihtiyacı haftada bir kimi 15 günde bir duyar yaşanır ve yaşanır biter , evliliğin merkezi ise muhabbettir saygı sevgidir bunlar olunca cinsellikte yaşanır elbet.

    Sema hanım bu konularda ey gençler evlilikte karşılıklı tatmin önemlidir, mutluluğa pozitifi katkı sağlar diyor doğru elhak öyledir maddi manevi mutluluk çift kanatlıdır İzzet bey bu yazılardan evliliğin cinselliğe indirgenmemesi gerektiği uyarısı yapıyor hazzın pençesine düşmeyin diyor haklı ama Sema hanım zaten böyle bir şey yapmıyor.

    Sonuç olarak sizleri seviyoruz…

    • Uğur diyor ki:

      Şu çok sağlam senedli hadis-i şeriften anlaşıldığına göre cinsellik GENÇLER İÇİN evliliğin merkezi cinsaniliktir, daha doğrusu normal şartlarda öyle olmalıdır:

      “Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Câbir bin Ab­dullah’a evlendiği zaman; ‘bakireyle mi, dulla mı, evlendin?’ diye sormuş, ‘dul’ cevabını aldığında da, ‘bakireyle evlenseydin ya! Sen onunla, o da seninle eğlenirdi [423] buyurmuştur.”

      [423] Buhârî, 5079; Müslim, 715.

      Buradaki eğlenme başka çevirilerde “oynaşma”dır. Herhalde kimsenin şübhesi yoktur ki burada edebiyle kasdedilen şey cinsani ilişkiden başkası değildir.

      • Uğur diyor ki:

        Ama bazı Müslümanlar o kadar melekleşmişler (!) ki evliliği gençler için karşılıklı eğlenme veya oynaşmaya odaklayan Allah’ın elçisine bile onaylamaz çatık kaşlarla bakarlar. Hele hele Nur Suresinin 32. ayetini yerine getirip bekarları evlendirirlerse, meleklikleri maazallah tamamen tarumar olur. Gençlerin bazı yönlerden bahtsız olanlarını 35 yaşına kadar bekar tutmak için ellerinden geleni yapmazlarsa, kızları okutup turşularını çıkarmazlarsa, feministlere ve diğer şeytanlara itaatten zerre miskali ayrılıp Allah’a itaat ederlerse, cinsaniyeti hoş görmeyen üstün varlıklar oluşları darbe alır.

        • Uğur diyor ki:

          Yukarıda cinsel veya cinsî yerine cinsanî deyip durdum, çok doğru olmadı. Keşke bari cinsî deseydim. Ama cinsî kelimesi de 20. yüzyıl başına kadar “soya dair”, “vatandaşlığa dair”, “ülkeye dair” gibi bir anlama sahibdi. Arabcadaki anlamı hâlâ odur. Benim kullandığım Arabca cinsanî ise bizdeki cinsel/cinsî yerine yeni uydurulmuş.

          Tamamen uydurukça olduğu için -sel ekinden nefret ediyorum. Aslında -î ekinin dahi böyle bağlamlarda kullanılması bile fasih Arabca ve fasih Türkçe değildir.

          En iyisi daha direkt kelimeler kullanmaktır, aslında bunlar ayıb kelimeler de değildir, biri Türkçe sevmek fiilinden, diğeri de Arabca “ceme’a” (topladı, cem etti, bir araya getirdi) fiilinden türerler, ama site yönetiminin o kelimelere dair bilgi ve tavrını bilemediğim için yorumum boşuna gitmesin diye onları da kullanamadım. Böyle bir tuhaflık oldu.

      • .:. diyor ki:

        “”Şu çok sağlam senedli hadis-i şeriften anlaşıldığına göre cinsellik GENÇLER İÇİN evliliğin merkezi cinsaniliktir, daha doğrusu normal şartlarda öyle olmalıdır:””

        çok sağlam senedli hadis ….. ????? Bence Pek sağlam durmuyor. Çelişkilerle dolu. Birçok soru sormayı gerektirir.

        Ayrıca şunu ifade etme gereği duydum. Senedli hadisler veya çok sağlam senedli hadisler veya varsa az sağlam senedli hadisler nasıl olmaktadır. Bunların çıkış noktaları ve kaynağı nedir?

  7. zehra diyor ki:

    cinselligin algilanmasinda toplum olarak cok cok buyuk onyargilarimiz, garip dusuncelerimiz var. korkuyoruz. ve ustelik bu dusuncelerin de dinimizle degil, gelenegimizle ve kulturumuzle daha cok alakasi var. mesela arap toplumunda cinsellik bizden daha rahat konusuluyor ve kadinlar-erkekler de bu konuda daha istekli-ozenliler.. ya da peygamberimiz ve sahabiler bu konularda pek cok sey aktarmislar. hz ayse peygamberimizle olan mahrem seylerini bile dini ogretmek adina anlatmis. hatta hz ayse kadin halleri ile ilgili soru soran bir sahabi kadini ovucu sozler soylemis.

    Oncelikle bir insanin esine dokunmasi, beraber olmasi buyuk bir ibadet. ama muslumanlar olarak evlilik bizim icin cok buyuk bir degisim. belki 25-30 yasimiza kadar hic bir karsi cinsle konusmadan, elini tutmadan, bazen nisanlilik doneminde bile kisitli bir sekilde goruserek evleniyoruz. ve bir gun icerisinde tum mahremlerimizin kalktigi bir iliski icerisine giriyoruz. bu tabi ki psikolojik ve fizyolojik olarak zor bir zaman..

    ama Allah kadini ve erkegi birbirini sevecek ve tamamlayacak sekilde yaratmis. bu beraberligin ve tam duygusunun en yogun ve en guzel oldugu zaman birlesme anidir. ve askin en guzel hali budur. bir insanla herseyinizle beraber oldugunuz bu zaman hem cok guzel ve cok suh bir andir. bunu inkar edip cinsellikle ilgili sevgiler pis, ama cok dokunmadan yasanilan sevgi cok ulvi demek sacma. cunku cinsellik de helal sinirlar icerisinde oldugu surece nezihtir, temizdir ve hic bir sekilde cirkin bir bakisi haketmez.

    ulkemizde cinsel problemler evlilikte anlasmazliklarin sebeplerinden biridir ve bunun konusulmasi ayip degildir. bu konuda ihtiyac var ve bu web sitesi bu ihtiyaci en temiz sekilde musluman insanlara anlatiyor.

    bir doktor olarak tavsiyem bu konularda problem yasiyorsaniz terapiste, psikiyatriste vs gidip problemlerinizin cozumlerini aramaniz. erkekler eslerine merhametli yaklasmali, cinsel yakinlasmayi guzel sozler ile meczedebilmeli. hanimlar da artik evlendikten sonra utangaclik vs gibi duygulari bir kenara atip bu isi kesfetmeli, sevmesini ogrenmeli.

  8. veysel öztekin diyor ki:

    Allah sizlerden razı olsun. İslamı bir bütün olarak anlamak ve yaşamak lazım.

  9. Emre diyor ki:

    Sema Maraşlı hanımefendi insanları bilgilendirmek için yaptığınız çalışmalardan dolayı öncelikle sizi tebrik ediyorum. Allah Razı olsun. Buradaki yorumlarda bazı kardeşlerimiz kendisini haklı çıkarmak için çabalıyor. Oysa insan haklı olamaz, haklı olan El hakk olan Allahdır. İnsan hakkı nakleder. Çok şey yapan çok hata yapar, hiç birşey yapmayan doğal olarak hatada yapamaz. Bu yazınızda bazı yerlerde hata yaptığınızı gördüm. İnsanız hata yapabiliriz bu normal birşeydir.
    “Kadının kendini kadın, erkeğin kendini erkek hissettiği yer asıl olarak yataktır. Allah (c.c) “Sûkunete eresiniz diye sizi çiftler halinde yarattık.” buyuruyor. Sûkunete ermenin yeri yatak odasıdır. Orada bir problem varsa karı-koca arasında hep bir gerginlik olur.”
    Bu hayata ters düşen bir görüştür. “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” Rum Suresi 21.Ayet
    Eğer sizin dediğiniz gibi olsaydı. Bütün yaşlılar, cinsel gücünü kaybetmiş karı kocalar bir birlerine düşman olurlardı. Olmadılar onların sükûnet buldukları yer yatak değil, paylaştıkları hayatlarıydı. Acıyı, sevinci, sıkıntıyı v.s. birlikte yaşadılar. Bir çok şeyi paylaştılar. Sizin dediğiniz gibi bazende birlikte cinsel hazıda paylaştılar. Ama o sadece onlar için sıradan bir aktivite oldu. O aktivite oluşturmadı onlardaki sükûneti, paylaştıkları hayat oluşturdu. Cinsellikte güzelliğin yeri vardır. Güzel olan birinden daha fazla haz alınır. Sizin söyleminize göre daha fazla sükûnet için daha güzel biriyle evlenmek gerekir.
    Cinsel birliktelik sevgi, saygı getirmez. Akleden kalp sevgi ve saygı getirir. Sevgi ve saygı kadın ile erkek arasındaki iletişim bağını kuvvetlendirir. Sevgi ve saygının artması iletişimim bağının kuvvetlenmesini sağlar. İletişim bağı kuvvetli olan eşler işte o zaman sükûnete ererler. Artık cinsel ilişkileri ve hayattaki diğer sorunların üstesinden birlikte gelmeye çalışırlar.
    Siz eşlerinize ne kadar saygılısınız ? Eşinize ismiyle hitap etmeyecek kadar saygılı mısınız ? Kadınlar çicek gibidir. Çicekler narin, zarif varlıklardır. Erkeksi kadınlar bu narinlik ve zariflikten yoksundur. O yüzden sevgiden de yoksun kalırlar.
    Kocalarıyla sorun yaşayan kadınlar gidip beyinizin dizi dibine oturun o izin vermeden, soru sormadan konuşmayın ona saygı duyun bey olduğunu hissettirin. Kısacası hanım olun. Aranızdaki iletişim bağı kuvvetlendikçe diğer istediğiniz şeylerde zamanla olur. Allah’ın izniyle.

    “Belki kadının en cazibedar, en tatlı güzelliği, kadınlığa mahsus bir letafet ve nezaket içindeki hüsn-ü sîretidir ” Said Nursi

  10. emre diyor ki:

    Cinsellik biter’de evlilik bitmez. Siz hiç insanı Allah için sevdiniz mi? Eşinizi, hayat arkadaşınızı yüreğinizde hissettiniz mi? İlk gece sevdiğinin elinden tutup, cennet bahçelerinde gezmenin hayalini kurmak varken kim neylesin cinselliği. Sevgi cinselliği doğurur, cinsellik sevgiyi değil! İlk gece saçlarını okşayıp sarılıp ağlamak varken kim ne yapsın cinselliği.

    • elif diyor ki:

      cinsellikten ne anliyorsunuz tam olarak. gercekten erkelerin bakis acisini cok net ifade etmissiniz. saclarini oksamak varken ne yapsinmis cinselligi. oda birtur cinsellik degilmidir yani sizce? sokaktan gecen herkesin saclarinimi oksuyorsunuz siz. size ozel esinize ozel olan bu durum durum cinsellik degilmidir yani.
      gercekten sema hanim cok hakli erkelere cinselligin ne oldugu anlatilmali once.

    • BEYAZ İNCİ diyor ki:

      “sarılıp ağlamak varken kim ne yapsın cinselliği.”

      Ne içtiniz bilmiyorum ama, bende aynısından istiyorum.

    • Uğur diyor ki:

      Emre bey demiş ki: “Sevgi cinselliği doğurur, cinsellik sevgiyi değil!” Burada cinsellik denirken, dar anlamı kast edilip cima hadisesi kast edilmiş. Yoksa yukarıda Elif Hanımın bahsettiği gibi cinselliğin daha geniş anlamı da var ve hatta asıl anlamı odur.

      Fakat Emre beyin hükmü yine de yanlıştır. Nasıl ki sevgi cinselliğe sebep olursa, cinsellik de sevgiyi arttırır ve eşleri birbirine yakınlaştırır. Bunu anlamak için evlenmiş olmaya gerek yoktur; Kur’an’dan ve psikolojik yayınlardan edinilecek bilgiler bunu ispata yetmektedir.

      • Emre diyor ki:

        Kadın ile erkek arasındaki sevgi eşsiz benzersiz bir sevgidir bunun adını cinsellik koymak saçmalıktır. Cinsellik cimadan ibarettir. Sevginin cinselliği doğurduğunu söylemem saçma olmuş. Sevmediğiniz birisiylede cinsel münasebet kurabilirsiniz. Çünkü cinsellik insanın doğal sıradan ihtiyacıdır. Cinsellik evliliğin temelini oluşturmaz. Eğer evliliğin temeli cinsellikse bu yeteneği kaybetmiş insanların evliliği bozulması gerekirdi. Cinsellikte ayrıca estetikte yani güzellikte söz konusudur. Eşiniz ne kadar güzelse yani cinsel yönden ne kadar haz veriyorsa o zaman o kadar mutlu bir aile yapınız olmalıdır. Mutlu bir aile için cinsellik ön plandaysa evlenirkende cinsel yönden en iyi olan eş seçilmedir. Cinselliği anlatmak için aşırılığa gitmeniz üzücü bir durum. Evliliğin tek formül sevgi saygıdır. Sevgi ve saygıda güzel ahlaklı insanlarda mevcuttur.

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Emre’ye

          “Cinsellik cimadan ibarettir…Cinsellik evliliğin temelini oluşturmaz.”

          Eminim “Annesini emen bebek bu emme eylemi sırasında cinsel haz duyar” iddiasında ki Sigmund Freud bile sizin bu sözlerinizi duysa size “Önünüzde saygı ile eğiliyorum Üstad” der, ellerinizden öperdi…

          • Hatun diyor ki:

            Yahudi kökenli Sigmund Freud müslüman emre kardeşimin ellerinden öpsün zatenn bence de :)

            Sigmund Freud’in bu tezi doğrumu bilemem doğruluğu çürütülmüş teorilerine de vardır doğru olduğuna inandığımız cümleleride.

            Sigmund Freud’in bütün teorileri kesin doğrudur diyemediğimiz gibi bazıları gibi de sapık psikanalizci dir de diyemeyiz.

            Duygularıyla yaşamayı karar vermeyi seven ve isteyen Emre kardeşimizin evlilik hakkındaki düşüncesi de yanlıştır diyemeyiz. Hatta en doğrusu da Rabbim için sevmek gerçekten yapabilir isek ne mutlu.

            Hepimizin parmak izleri birbirinden farklı olduğu gibi karekterlerimiz isteklerimiz önceliklerimiz veya ikinci plana ittiklerimiz de farklıdır…

            Evliliğin temelinin nereye dayandığı (genel çerçeveyle bakarsak cinselliktir tabi deriz kişisel çerçeveden bakılma durumu da vardır) veya kişinin nereye dayandırdığı kişilerin karekterleriyle istekleriyle arzularıyla öncelikleriyle doğru orantılıdır bence…

    • kudret diyor ki:

      emre kardeşim; senin cinsel sorunların var sanırım.? cinsellik olmadan evlilik mi olurmuş? nasıl bir bakış açınız var? bu nasıl bir düşünce şekli? bende bir erkek olarak sizi maalesef yadırgıyorum..

  11. elzem diyor ki:

    Bir müzekker olarak bu cinsellik hususunda teferruatlı malumatım yoktu öğreneyim diye geldim lakin bilakis aklım karıştı!

  12. esragül diyor ki:

    1,5 yıllık evliliğimde cinsel hayatımız bitti, ne yapacağımı bilemiyorum. Kocama yaklaşmaktan korkuyorum sanki

    • ... diyor ki:

      Merhaba Esragül hanım. Bu konuda araştırma yapıp, kendinizi geliştirmenizi tavsiye ediyorum. Tabi bey efendilerinde bu gelişmelere ortak olması gerekiyor. Biraz gurur yapabiliyorlar ama rencide etmeden yapıcı olmaya çalışarak sorunlarınızı aşabilirsiniz.. Malesef ki bu konuda hakikaten eğitime ihtiyacımız var. Allah yar ve yardımcımız olsun. Olacaktırda inşaallah. Dünya imtihan dünyası hem fiili hem kavli duayı eksik etmemek lazım.

  13. seymen diyor ki:

    “Sitemizde geçen hafta yayınlanan ilk gece yazısına gelen eleştirilere bakarak cinsellikle ilgili yazıların başlamasının çok isabetle olduğuna karar verdim. Şunu daha iyi anladım ki dindar erkeklerimizin çoğunun cinselliğe bakışının batılıların bakışından bir farkı yok. Cinselliği pis nefsi susturmak için yapılan üç beş dakikalık haz, diye görüyorlar.”

    ‘İlk Gece’ yazısına 66 yorum yapılmış, bunun yaklaşık 38 adedi erkekler tarafından yapılmış. Bu yazıya yorumların 13 tanesi olumlu, 16 tanesi olumsuz ve 7 tanesi yazıyı yetersiz bulanlardan oluşuyor. Böyle yazıların olmaması bu konuların fazla irdelenmemesi gerektiğini düşünen sadece ve sadece 4-5 erkek iken buradaki yazıya böyle bir giriş yapmak fazla iddialı olmamış mı? Dindar erkekler sadece bu yazıya yorum yapanlardan mı ibaret? Ben kendi çevreme bakınca yukarıdaki satırlarda haksız bir suçlama ve bühtan görüyorum.

    Ki bu sitede cinsellik hiç konuşulmamış değil, bu konuda belki de onlarca yazı vardır sitede. Sağlıklı bir değerlendirme için o yazılara erkeklerin yaptığı yorumlara da bakılmalı. Süreyya Eshankhodjaeva hanımın eğitimine, bilgisine saygımız var ama bu ülkeye sonradan gelmiş biri kulaktan dolma bir şekilde öğrendiği gelenekleri eleştirme veya yazma konusunsa biraz daha hassas olmalı diye düşünüyorum.

  14. Mehmet Altın diyor ki:

    İşte bu izdivaca sevk eden üç sebep var:
    Birisi: Tenasülün devamı için, hikmet-i İlâhiyece o fıtrî hizmete bir ücret olarak bir fıtrî meyil ve şevk vermiş. Halbuki o zevk, on dakikada bir lezzet verse de, eğer meşru ise, erkek bir saat meşakkat çekebilir. Fakat kadın, on dakikalık o zevk için on ay çocuğu kendi vücudunda zahmetini çekmekle on sene çocuğun hayatına yardımla meşakkat çeker. Demek, o on dakikalık fıtrî meyil, bu uzun meşakkatlere sevk ettiği için, ehemmiyeti kalmaz. His ve nefis, onunla onu izdivaca tahrik etmemeli.
    (Bediüzzaman)

    5. “Kadere İmân eden, kederden emin olur.” kudsi düsturunu kendine rehber et. Hevesli akılsız çocuklar gibi, muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinde koşma. Düşün ki, fani zevkler, sana manevi elemler, teessüfler bırakıyor. Sıkıntılar, elemler ise, bilakis, manevi lezzetler ve uhrevi sevaplar veriyor. Sen divane olmazsan, muvakkat lezzeti yalnız şükür için arayabilirsin. Zaten lezzetler şükür için verilmiş.
    (Bediüzzaman)

    İnsan evladının 3 temel kuvvesinden birinin şehvet olduğu ortada olmakla birlikte, neredeyse hayatın merkezine oturtacak şekilde bu meselenin üstüne düşmek de da pek sağlıklı görünmüyor gerçekten…

    Ayrıca her insan münasebete girmek için gerekli donanıma sahip olarak yaradılmıştır, erkeklerin kadınlara gayri ihtiyari şaka, kur ve benzeri hareketleri yapmaları da neticesi hep malum yere kadar uzanacak ve orada noktalanacak bir sürecin girizgâhları nev’indendir. Hatta gayet efendi ve utangaç bir mümin işbu mahrem alanda büsbütün zıt bir karaktere bile bürünebilir ki bu da fıtrata muvafıktır…
    Bu yüzden çok fazla tafsilata girmeye ve -tabiri caizse- antrenörlüğe gerek yoktur, arif olana tek işaret kâfidir.

    • ... diyor ki:

      Arif olanlar müstesna kalsın yazıdan. Ya olamayanların hali, helali…
      Konuyu bulandırmayın, hemde gayet nezih bir şekilde yazılmış yazıyı. Bediüzzamanın anlatmak istediği başka, bu konu bambaşka. Bu konu erkeklere ne kadar dokundu böyle…. Bir anda namus timsali kesiliverdiler… HEP BÖYLE KALSALAR KEŞKE…

      • Mehmet Altın diyor ki:

        “His ve nefis, onunla onu izdivaca tahrik etmemeli.” Yani hayatın merkezine -helal olsa bile- bu meseleleri oturtmayın demektir ki bunu anlamak için irfan sahibi olmaya bile gerek yok. Ahmak olmamak kâfi…

        Ayrıca “nokta nokta”nın sui zannına göre erkekler namussuzmuş… Kendi düşüncesizliklerinden dolayı başlarına musallat olan türlü türlü belalardan kaynaklanan bir hınç ile meseleleri derhal erkek-kadın çekişmesine çekip tıkamaya çalışan bu kıt idrakli, didişken ve türedi zavallıllara söz kâr etmez, acımak lazım..

        • ... diyor ki:

          Madem ahmak değil arifsiniz bu yazıyı okuyarak nasıl vardınız hayatımızın merkezine bu konuyu oturttuğumuzu. Herkezin hayatının merkezini sadece kendi vicdanı bilir. Allahu alem…
          Ayrıca kıt idrakli, didişken zavallıların türemsi hoşunuzu gitmedi, işinize gelmedi sanırım. Nasıl olsa sorunu, sorumluluğu yükleyecek biri vardı hep değilmi.
          Aile adına atılan her adım büyük bir hizmettir.Konu ne olursa olsun. Siz okumazsınız, ilgilenmezsiniz olur biter.
          Diğer yorumcuları da dikkate alıp okuduysanız, bu konuda sorunu olan insanların, hatta boşanma noktasında olanların olduğunu göreceksiniz.
          Son olarak, acımak için herkezin kendi nefsi kendine yeter. Zahmet etmeyin.Kalın sağlıcakla…

  15. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    Psikolog İzzet beyin bazı yazdıklarına yorum yazma gereği hissettim bunun üzerinden kendisine birkaç sorumda olacak…

    Demiş ki izzet bey:“Oysa cinselliğin amacı zevk bile değildir; üremektir. Cinsellik öğretilmiş / öğrenilmiş bir psikolojik ihtiyaçtır biraz da. ” elhak dediği doğrudur. Cinselliğin amacı neslin devamıdır aracı ise cinsel hazdır. Ama bizim sünnet-i seniyyeden öğrendiğimiz hangi iş olursa olsun bir iş yapıldımı hakkı verilerek yapılmalıdır. Bu cinselliktede böyledir. Nitekim bu hususta peygamberimiz (s.a.v)’İn birçok hadisi şerifleri varid olmuştur. Kendisi cinsellikle ilgili sahabelere uyarılar, tavsiyeler yapmış hatta erkeklere eşlerini tatmin etmeleri gerektiğini söylemiştir.

    Peki, size sorum şu eğer sadece cinsellik amacı üremek için ise o halde neden peygamberimiz başka sorunlar dururken cinsel konular hakkında bu denli nasihatlerde bulunma gereği duymuştur. Herkes istediği şekilde üreyebilirdi nasılsa ama İslam nezaket dini nezafet dinidir. En ufağından en büyüğüne kadar yapılan her işte titizlik nezaket ve zerafet ön plandadır.

    Aynı şekilde bunu bir yemek örneğiyle de açıklayabiliriz. Yemek yemeninde amacı karnın doyması değilmidir? Ama neden yemek için bu denli titizce zaman kaybı yapılırda damak tadına uygun en leziz yemekler için mutfaklar seferber edilir? neticede ekmek peynirde aynı işlevi görmüyor mu?lakin burada dilin aldığı bir damak zevki söz konusu ki tıpkı cinsellikte bedenlerin aldığı zevk gibi.yani sözüm o ki bir şeyi yaparken salt amaca odaklanıp rabbimizin bize lütfuyla bahşettiği araç olan zevklerden de kendimizi mahrum etmeyelim.

    Esasında bu dünyadaki cinsellik nimeti çok azdır.Asıl amaç izzet beyinde dediği gibi neslin devamıdır.Rabbimiz bize sanki şunu söylemektedir:”bu dünyada bin bir sıkıntıyla evlenip tatmak istediğiniz üstelikte amaç olmayıp sadece size araç kıldığım bir zevki yarın ahirette cennette milyon kat fazlasıyla size verip sizi ödüllendireceğim hem de bu dünyadaki kadınlardan kat ve kat güzel olan hurilerle”..peki size bu minvalde bir soru daha sormak istiyorum cinsellik sadece bir amaç diyorsunuz aracı (zevk almayı) fazla önemsemeyin diyorsunuz o halde cennette neslin devamı diye bir şey yok o halde cennette neden cinsellik var???

  16. Esragül diyor ki:

    kocam sizin de dediğiniz gibi cinselliği pornolardan öğrenmiş, ve hep o şekilde uygulamış. Şuan bunun dışındakini kabul etmiyor ve hoşlanmıyor da işin kötüsü. Bu konuda ne yapacağımı bilemiyorum. Birbirimizden uzaklaşmakta bulduk çareyi.
    Kadın doğumcuya da gittim, hazırlık aşaması olmadan bunları yaşamayın dedi, eşime söyledim, “senin kendi fikirlerin bunlar” dedi.
    Keşke dindar bir adamla evlenseymişim, o kadar pişmanım ki. En azından dinden imandan girer olayı çözerdim.
    Yatak hayatımız neredeyse bitti. Zaten o kesinlikle sonuca ulaşamıyor benimle. Aynı o filmlerdeki gibi olunca sadece mutlu oluyor, bunun çözümü nedir?

    • seymen diyor ki:

      Esragül hanım “Keşke dindar bir adamla evlenseymişim, o kadar pişmanım ki.” demiş.

      Sema hanım “Şunu daha iyi anladım ki dindar erkeklerimizin çoğunun cinselliğe bakışının batılıların bakışından bir farkı yok. Cinselliği pis nefsi susturmak için yapılan üç beş dakikalık haz, diye görüyorlar.” demiş.

      Hadi bakalım, genç kızlar ne yapacak şimdi. En iyisi damat adayı önce yazılı bir sınava alınsın. Değerli yorumcularımız soru önerilerini braya yazarlarsa faydalı olur diye düşünüyorum. :)

  17. sevelim, sevilelim... diyor ki:

    SEMA HANIM SİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDER, AYDINLATICI YAZILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM.
    FARKETTİYSENİZ ÖZELLİKLE ERKEK OKUYUCULAR BU KONUNUN LAFINI BİLE ETTİRMEK İSTEMİYORLAR. ( sanırım özelliklede bu konuda kendini eksik görenler, tedaviye ihtiyacı olanlar, gurur yapıyorlar) AMA SORUNU ÇÖZMENİN YOLU ÖNCE SORUNU SORUN OLARAK KABUL ETMEKTEN GEÇİYOR.

  18. hemhal diyor ki:

    bir şeyleri merkeze oturtmak değil amaç, o zaman sağlık , felsefe,siyaset, psikoloji sosyoloji ,gençlik vs. gibi ayrı ayrı dallarda da yazılar yazıldığında merkezimize koyduğumuz paradigmaları reddedip onları mı alıyoruz, temel dinamiklerimizin arasına yerleştiryoruz hayır tabiki de insan olmanın gereği birçok farklı şeyle ilgilenmemiz tabiki bu şeylerde de Allah ın rızası istikameti aranmalı her daim , yoksa dolu sandığımız birçok iş boşa olmuş olur tabiki.
    bu konu da hayatın bir parçası keza Allah ın emri ,neden insanlar diğer şeylerde de olduğu gibi bunu da daha çok severek bilincinde olarak İslami çerçevenin ışığında ve üslubunda konuşabilip daha çok bilinçlenmesinler, kulaktan dolma bilgilerle birçok evlilklerin çatırdamasının sebebi olacağına.

  19. Mehmet GÜN diyor ki:

    “Güneş balçıkla sıvanmaz” Cinsel sorunları olan, cinsel doyumsuzluk yada cinsel açlık, yaşayan aile bireylerinin, birçok sorunlara neden olduğunun, örneklerine ben çok şahit oluyorum. Bir çok insan basit ve temelsiz kaygılarla sizlere karşı çıkıyor. Zaten insanlar, bilmedikleri her şeye karşı çıkarlar. Süreyya Hanım’ ın yazısını, ben de okudum. Çok güzel bir yazıydı. Tebrik ederim. O yazıya yorum yazamadım ama, bu zamanım olmadığı içindi. Benim güzel bir evlilik hayatımın olduğuna inanıyorum. Ben Süreyya Hanımın yazısı yada benzerini, evlenmeden önce okuyabilseydim, evliliğim şimdikinden daha da güzel olurdu. Sema Hanım, Süreyya Hanım, Tuğba Hanım ve diğer arkadaşlarınız, sizler doğru yoldasınız. Allah yar ve yardımcınız olsun. Amin. Unutmayın; MEYVESİ OLAN AĞAÇLAR TAŞLANIR.

  20. Ceyhun KOCAL diyor ki:

    herkesin fikrine saygılı olmak ile beraber, bu yazıya konu ile alakasız bir yorum yapma zorunluluğu hissettim. bazı yorum yapan kişiler ismini ve mail adreslerini farklı yazarak kendilerine hak veren yorumlar yazmış. halbuki ip adreslerinden aynı bilgisayar üzerinden yapıldığını görüyorum. lütfen kendinizi komik duruma düşürmeyin (=

    • seymen diyor ki:

      Bu ne ya. IP adreslerini kim kontrol ediyor. Birileri böyle birşey yapsa bile ortaya açıklama yaparak herkesi zan altında bırakmış olmuyor musunuz? Madem böyle bir durum var bunu yapanları da açıklayın ki diğer yorumcular itham altında kalmaktan kurtulsun.
      Aynı bilgisayardan farklı kişilerin yazma ihtimali de yok mu? Kardeş, eş, iş arkadaşı vs. olma durumları olmaz mı?

      • tugbaakbeyinan diyor ki:

        ceyhun bey bu siteyi tasarlayan kişi.elbette böyle bir hakkı var.zira bazı insanlar-her nedense- farklı farklı isimlerle siteye gelip yorumlar yapıyorlar. şimdiye kadar deşifre etmedik ma ceyhun beyin de söylediği gibi bu haberdar olmadıgımız anlamına gelmiyor.
        ayrıca söylediğiniz çok küçük bir ihtimal…

        • Hakaik diyor ki:

          Bu konuya hiç yorum yapmadım ama, Bizde bu siteye kardeşimle beraber giriyoruz. Ben bile bazen Hakaik, bazen ismimi Gülşah bazende G.D. İsmimle soy ismimin baş harflerini kullanıyorum. Bazen benim yorum yaptıklarıma kardeşimde yorum yapmış olabiliyor. Aynı ıp den. :) O küçük ihtimal bizde geçerli oluyor. :) Ama hiç kendi yaptığım yoruma katılan cinsten bir uygulamayı denemedim, etikde değil açıkçası.

          Sema Hanım’ın ya bir yazsında okumuştum yada bir programında dinlemiştim. Cinselliği öğrenmek için insanların pornografik sitelere ahlaksız sitelere girmemesi adına bu tarz konulara sitelerinde yer verdiğinden bahsetmişti. Ben bu uygulamasını yerinde buluyor ve kendisini canı gönülden tebrik ediyorum.
          Allah emeklerinden faydalananları nasip etsin.

          Bekar biri olarak kendisini tanıdığımdan beri evlilikle alakalı görüşlerime büyük katkı sağladığını düşünüyorum, Tüm kitaplarını okudum, katıldığı radyo programlarını takip etmeye çalışıyorum.
          Benimle aynı düşünceyi paylaşan bekar ve evli bireylerde vardır, ki var yorumlarda görüyoruz. Ama ben çizdiği yolda emin adımlarla gitmesinden oldukça memnunum.

          Bu siteyi takip edipte bazı konulardan rahatsız olanlar, o zaman o konuları okumasınlar. Sitedeki çoğu konuyu faydalı buluyorum, bana hitap etmeyen konular olmuyor mu? kimi zaman oluyor. Katılmadığım yerlerini bazen yazıyorum. Yada okumuyorum! Ama gelipte bu konuyu niye açtınız bana göre değil bu demiyorum! Çünkü kişiye özel konu açılmadığını biliyorum.

      • Ceyhun KOCAL diyor ki:

        sattım ip’leri amerikaya birazdan fbi helikopterlerle mahallenizi basabilir. şaka bir yana yorum yaptığınız bilgisayarın ip adresi sadece bu sitede değil tüm internet sitelerinde yönetim panellerinde görünür. burada etik olmayan bir durum yok. web sitelerinin işleyişi bu şekilde. kimseyi zan altında bırakma niyetim de yok. minik kurnazlıklar yaparak egosunu tatmin etmek isteyen bazı kişilerin aslında site yöneticileri tarafından göründüğünü ve komik duruma düştüklerini belirtmek istedim. bunu yapanlar zaten kendilerini biliyordur. herkesin bilmesine gerek yok. saygılar.

  21. tugbaakbeyinan diyor ki:

    ben de reyting için mi yapıyorsunuz diyenlere şunu eklemeden yapamayacagım.Valla google da bu konular sıkça aranıyorsa yeterki bizim siteyi tıklasınlar ne fotoğrafla ne de cümlelerle zihinleri kirletiyoruz.
    Bir de buna ihtiyacımız olsa konumuz var;çok eşlilik…Yazınca burda bu konuyu eleştiren erkekler “bir daha söyle” nidasıyla bolca okuyorlar ve yorumluyorlar zira:)
    Son söz;Allah kalplerde ve açıkta olanı bilir.

  22. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    siteyi sürekli takip etmekle beraber bu aralar pek yazmıyordum ama bu konuda biraz konuşmak istiyorum..

    öncelikle Sema Hanımın TEZİ nedir: saygı değer sema hanımın cinsellikle ilgili yazdıklarının ana tezi şudur ki;sema hanım bilhassa ülkemizde cinsellik hakkında çok bilgisizliğin olduğunu islama göre bir cinsel hayatın ailelerde yaşanmadığını evli çiftlerin birbirlerini bu konuda iyice tanımadıklarını söyleyip bunun için kendi birikimleri ve tecrübeleri vasıtasıyla bu konudaki önerilerini sık sık dile getiriyor.ayrıca günümüzde medyanın,küresel güçlerin,batının vs.her kesimde bir cinsellik füryasının ana merkezde olduğunu evli erkeklerin çok kolay buna yem olabileceklerini buna mukabil evli erkeklerin eşlerinin bu konuda hiç çaba sarfetmediklerini söyleyip hem kadına hem erkeğe düşenin bu cinsellik füryasında olabildiğince en az zararla bu durumu atlatmak olduğunu bunun içinde kendisi kuran,sünnet ve diğer pskoloji vs.fenni ilimlerin harmanlanmasıyla evli çiftlere mutlu bir cinsel yaşamın sırlarını makul ve ölçülü bir şekilde anlatıyor.kısaca sema hanım vahim bir durumun tespitini ve teşhisinin yapmış ve kendince bu vakıa nasıl tedavi edilir onun için çaba gösteriyor.

    peki psikolog İzzet beyin TEZİ nedir: sitemizin sayın psikoloğunun da anladığım kadarıyla bu konudaki ana tezi şudur ki;günümüzde cinsellik furyasının pohpohlana pohpohlana malesefki hayatın ana merkezine yerleştirildiğini söylüyor ki elhak doğrudur.izzet bey ayrıca burda bir parantez açıyor ve diyorki sema hanım gibi mütedeyyin yazarlarında cinsellik üzerine yazmaları cinselliği bir kat daha önemli kılıyor ve tabiri caizse yangına bir odunda sema hanım gibiler atıyor.ve anladığım kadarıyla çözüm olarakda mütedeyyin kesimin cinsel konularda fazla sarfı kelam etmemesi gerektiğini dolaylı olarak söylüyor.

    kendimce SONUÇ:sema hanım ve izzet beyin teşhisleri ve çözüm önerilerini anladığım kadarıyla yazmaya çalıştım şimdi benim burda hangi görüşe katıldığımı söylemem gerekirse.ben izzet beyin teşhisini doğru bulmakla beraber çözüm olarak sema hanım gibi mütedeyyin yazarların bu konuları yazmamasını tasvip etmiyorum..bilakis sema hanım gibiler yazmalılar.çünkü zaten biz istesekte istemesekte cinsellik bir şekilde hayatımızın ana merkezi olmuş durumda gözümüzü kapatıp sadece kendimize mi gece yapalım..ortada bir vakıa var ve tedaviye muhtaç tedavisi ise yazmakla konuşmakla olur ve bu konularda yazanlarda bizzat mütedeyyin insanlar olmalıdır…doğrular yazılsınki yanlışlar izale olsun yoksa yanlış bilgilerle nereye varacağız..

    saygı değer sema hanım lütfen siz son sürat bu konularda yazmaya devam edin…rabbim kolaylıklar versin…

    • ismet badem diyor ki:

      Sayın yorumcu çok doğru tespitlerde bulunmuşsunuz. Kendi adıma konuşmam gerekirse, iş yerine giderken adımımı dışarı atar atmaz maalesef fütursuzca giyinmiş bayanların saldırısına uğruyoruz. Televizyon internet vs açınca zaten cinsellik had safhada. Tamam gündeme çok getirmemek lazım anca biz ismesek de geliyor yapabileceğimiz birşey yok. Bu sebeple madem gündemde ise doğru yönlendirilerek akışı selametli hale getirmek gerekli ki Sema Hanım bu yönde gayret sarf ediyor Allah razı olsun.

  23. salih özgür diyor ki:

    bizim aile ilgili bir dernek çalışmamız var dernek tüzüğüne bir maddemiz şu

    cinsel eğitim ve tavsiye merkezi

    bu maddeyi prof.dr kemal çakmalının kitabını okurken görmüştüm kemal hoca cinsel eğitim ve tavsiye merkezlerinin batıda kurumsal olarak çok yaygın olduğunu türkiye bu konularda çok geride olduğunu söylüyor ,ayrıca dr. ayşe duman da ifade etmişti cinsel eğitimi çalışma alanı olarak almıyan aile derneklerinin eksik olduğunu ifade etmişti .

    her halde cinsel eğitim ve tavsiye merkezi türkiye bizim HZ.MUHAMMED SAV HZ.HATİCE SEVĞİ VE GÜZEL AHLAK DERNEĞİNDE OLACAK İNŞ ,sema hanımında yazdığı gibi peygamberimiz sav sahabeyi kiramı cinsel konularda sorunları olanlara çözüm göstermiştir….

  24. MAĞDUR diyor ki:

    Öncelikle şunu belirtmek isterim, sitenizi yeni yeni takip ediyorum.. Ama şimdiye kadar diğer konularda yorum yapma gereği hissetmemiştim. Taki ilk gece isimli yazıya yapılan yorumları görene kadar..

    Eleştirileri hayretle ve teessüfle okudum. Genellikle, sert eleştirilerin erkeklerden gelmesi doğrusu beni hiç şaşırtmadı. Sema Maraşlı hanımefendinin her zaman üzerine basa basa erkekler hakkında söylediği bir söz var erkekle kadın arasında yaradılıştan gelen farklar var. o farkları bilip ona göre davranış geliştirmek gerek diyor yanlış ifade etmiyorsam. gönülden katılıyorum biz bu farkları yıllarca görememişiz. kulaktan dolma bilgilerle erkekler şöyle kadınlar böyle diye birbirimizi yedik. bence erkekler ve kadınlar birbirlerini tanımak isterken önce kendilerini tanımakla işe başlamaları gerekiyor.

    Burada gördüm ki insanın yaradılışından beri varolan ve süregelen cinselliği ve cinsellikle ilgili sorunları yokmuş gibi kabul edip kafasını deve kuşu gibi kuma gömmeye çalışan çoğu erkek insanlar var.. İster dindar olsun ister olmasın herkesin bu konuda çok fazla eksiği kusuru ve sorunu olduğunu kabul etmeyen yok. Hal böyle iken bir kaşık suda fırtına koparan ve kendilerinin çok bilgili olduğunu zanneden kişilere soruyorum :

    1- Evlenip sıcak bir yuva kuran eşler cinsellik yaşamıyor mu?
    2- Evlenmemiş gençler cinsellik yaşamıyor mu?
    3- Ben dindarım diyen erkek ya da kadın cinsellik yaşamıyor mu?
    4- Bu gün istemesek de cinselliğin anaokulu seviyesine indiğini biliyoruz peki engel olabiliyor muyuz? ( biz konuşmayalım çözülür mü diyelim)
    5- Bu konularda binlerce mağdur olmuş insanlar yok mu? (kulaklarımızı kapatalım duymayalım konuşmayalım mı?
    6-”Siz dindarlar ot gibisiniz bişeyden anlamazsınız” diyenlere biz sadece üremek için yatarız mı demeliyiz( her ne kadar kendimiz de buna inanmasak da)

    Uzatmayayım bu örneklerden yüzlerce yazmak mümkün. Kim ne derse desin cinsellik amaç olmamakla birlikte hayatın bir parçasıdır. Şimdi gelelim sadede, her şey bu kadar açıkken hala cinselliği yok saymak görmezden gelmek mümkün mü? Cinsellikle ilgili hayatımızın, kültürümüzün ve evlilik hayatının bu kadar ortasında olan hatta temelini oluşturan ilk gece nin yazısının kaleme alınması niye bukadar insanları huzursuz etmiş olabilir? Düşünmek gerek…

    Bu arada asıl mağdur olan kadınlar değil midir?Mesela ılk gece bekaret konusu; erkekler bunu fark edene kadar kadınlar mağdur olmamış mıdır? Genellikle tecavüze kadınlar uğramaz mı? Ve kadın mağdur olduğu yetmezmiş gibi bir de kadının namusunu üstüne vazife alan erkek sözde onu temizlemek için kadını bir daha mağdur etmez mi? Peki kadın mağdur olurken erkek bunun neresindedir?

    Ne güzel eleştiri yapan erkeklerin cinsel hayatları ile ilgili hiç sorunları yok demek ki..

    Ha bu şu demek değildir bu sitede yazılanlar dertlere çare olacaktır ya da kesin çözümdür.. Şu var ki bağımlı insanların bağımlı olduğunu kabul etmeleri başarmalarının yarısı demektir. diğerleri sadece dışarıdan bu insanları eleştirmekle büyük bir iş yaptım sanırlar. Elbette özel vardır ve öyle kalacaktır.. Kimse kendini kusursuz görmesin.

    Söylemlerinizden cinsellik sadece bir haz meselesi herkes onun için çalışmalı dediğinizi çıkartabilecek kadar da artniyetli insanların var olması çok gariptir..

    Cinselliği aşırı abartı yaparak bu noktaya taşımak değildir mesele. Gaye zaten böyle olagelmiş ama herkesin de dile getirmekten hep çekindiği bu durumu insanların tabu olarak görmekten vazgeçip üzerinde konuşabilecekleri yeme içme kadar hayatın içinde ve gereksinim olan bir konu olduğunu gösterebilmektir. korkulmaması ve çekinilmemesi gerektiğini göstermeniz açısından sizleri sonsuz tebrik ediyorum.. Bu konularda derdi olupta onlarca yıl bu dertlerini içine atıp bir çare bulamadan sıkıntı dolu bir ömür geçiren insanların olduğunu gözardı etmediğiniz için de ayrıca teşekkür ediyorum. Zararın neresinden dönersek kardır..

    İnsanlar sıkıntılarını dile getirmiyor diye böyle bir sıkıntı yoktur demek mantık dışıdır. bu konuyu başka yerlere çekmek isteyenlere atfolonur..

  25. Bir Adem diyor ki:

    Sema hanım, bu sorunu yeterli çözdüğünüzü düşünüyorum. *Muhalefette görüşünü belirledir. Bu konuyu kapatalım ve değerli Sema hanımın vaktını harcamayalım. Ben Sema hanımın tüm aileyle ilgili kitaplarını ve inette bulabildim tüm makaleleri okudum ve öneriyorum tanıdıklarıma. Okurlarınıza yorumlar için vakit ayırmanıza ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Lütfen tartışmayı uzatmayalım.

  26. mehmet yakcin diyor ki:

    Sayin izzet bey

    yorum ve yazilarinizdan anlaşılana göre gerçek hayatin ve islamin icinde oldugunuz anlaşılıyor. Ekonomik ve duygusal problemi olmayan veya olmadığını zanneden, aldigi ve ya aldığını zannettigi egitimle, ogrendigi veya öğrendigini zannettigi hayat bilgisi birseyler yapmaya calisan bir kisi profili görüyorum.

    Yasadigi sorunları çözen veya cozmeye çalışan yüzlerce kisi bu yazilari takip ediyoruz. Çözüm olmaya calismadiginiz ortada en azindan engel olmayin

  27. E.Y. diyor ki:

    Sema hanım öncelikle elinize sağlık,tahmin etmiştim sizden böyle bir yazı geleceğini çünkü şimdiye kadar erkek okuyucular genellikle teşşekkür ederlerdi böyle yazılara fakat nedendir şimdi birkaç yorumcu türedi ortalığı bulandırmaktan başka işleri yok.Gerçekten yok çünkü beyefendinin yazdığı yorumlar toplansa rahat kitap olur.Açıkcası bu yorumların kasıtlı yapıldığını düşünüyorum ve bunlara harcadığı efor ve vakti düşününce…Ölçülü eleştirilere yazarlarımız açık,bunu biliyorum ancak rica ediyorum lütfen gereksiz torumları yayınlamayın..İnsanlar biraz düşünceli olsun.Biz teşekkür yorumu yazarken bile kelimeleri dikkatle seçiyoruz.Bu insanlar sitenize-sitemize yakışmıyorlar.

    • Necmettin diyor ki:

      Siz sıkıntı yapmayın benim eliştirim gayet ölcülü.

      Islam’ı da kullanıp insanları zevk düşkünü, hayatta tek hedef daha fazla haz almak (gerekirse uzmanlara tanışarak) ailenin temelini cinsel birleşmeye bağlarsa buna pekala her inanan insanın karşı cıkma hakkı vardır.

      Dinimizin hakikatlarına ve dünyaya geliş gayemize aykırı batıl bir anlayıştır!

      Bu aynı feminstlerin Islam’ı kullanıp şeytani şekilde kadınlarımızın beyni yıkadığı gibidir.

      Asıl kutsal ailemizi zevk köleliği yapmak isteyen zihniyete bu site hic yakışmıyorlar.
      Onlar icin binlerce gayri-islami siteler var!

  28. izel diyor ki:

    kim ne derse desin doğru yoldasınız devammmmmmmmmmmmmmmm…. Allah razı olsun cesaret ve istikamet versin… en doğruları yazacak ilim nasip etsin , bizde anlayalım düşünelim öğrenelim faydalanalım…

  29. zeynep şahin diyor ki:

    genelde sorunu olmayan insanlar sorumluluk hissedilerek girişilen bu tür işlere engel olmaya çalışır. gerçekten ailesinde bu konular sebebi ile huzursuzluk yaşayan insanlar vardır ülkemizde. herkes kendine hitap ettiğini düşündüğü konuları okusun, başkaları için büyük bir hizmet niteliği taşıyan girişimleri baltalamaya çalışmasın.

    bir hanımın kaleminden, zarif bir ifade ile, ince elenip sık dokunarak ortaya konulmuş bir çalışmayı aşağılamak da deliler gibi eleştirmek de kimsenin üzerine vazife değildir. mesele cinselliğin konuşulması değil, ailelerin yıkılmasında ana sorunlardan birisinin çözüme ulaşmasında yardımcı olmaktır.

    eğer ki cinsellikle ilgili konuşulmayacak olsaydı başta Yüce Allah(cc) Kur’an-ı Kerim’de bu konulara hiç değinmezdi, sonra da Peygamber Efendimiz sav konuşmazdı da konuşturmazdı da. Asrı saadette erkekler mahrem konular hakkında hz.Ayşe’ye danışabiliyorsa, bu konunun konuşulmayacak-tabular listesinden birazcık çıkarılması gerekmez mi.

    yapılan her iyi işi gözü kapalı eleştiren, herşeyi günah sayan, kendisi huzurlu ve mutluysa başkasında sorun varmış yokmuş önemsemeyen, bencilliğin dik alasını dindarlık kisvesinde saklayamadığını farkedemeyecek kadar kendi dünyasında yaşayan insanların yorumlarını koyun bir kenara. eleştirilere cevap olarak yazdığınız açıklama yazısı son derece güzel bir cevap olmuş zaten. ellerinize sağlık.

    Huzurlu aileler ve mutlu aile ortamında yetişen mutlu çocuklar için yapılan her hizmet elbet bir yerlerdeki yaralara merhem olacaktır. Rabbim hizmetlerinizin tümünden razı olsun. sizin vicdanınız rahatsa bir kaç kişinin bıdı bıdısına tıkayın kulaklarınızı.

    • seymen diyor ki:

      “deliler gibi eleştirmek de kimsenin üzerine vazife değildir.”
      “yapılan her iyi işi gözü kapalı eleştiren, herşeyi günah sayan,”
      “bir kaç kişinin bıdı bıdısına tıkayın kulaklarınızı.”

      Bu cümlelerdeki üslubu tasvip etmiyorum.

  30. Necmettin diyor ki:

    Sema hanım,

    “Site daha çok okunsun diye cinsel yazılar yayınladığımız eleştirisi (belki de hakaret demek daha doğru olur)yapan okuyucularımıza ise sadece teessüflerimi bildiriyorum.”

    Hakaret diye hic bir maksatım yoktu tabiiki.
    Uzun zamandır sitenizi büyük bir ilgi ile takip ediyorum ve yorumlarımı paylaşıyorum.
    Aile kurumunu kurtarmak icin verdiğiniz emeği ve bilhassa müslüman toplumumuzu adeta haclı seferleri gibi kuşatmış aile ve din düşmanı şeytani feminizm zihniyetine eleştirmeniz her zaman takdir edilmeyi hak ediyor.

    Fakat evlilik ve aile gibi kutsal kurumun ortasına cinselliği oturtarak onu zevklerin kölesi yapmak Islami yaklaşım değildir.
    Sevgili peygamberimiz: ‘Evlenin, çoğalın; ben Kıyamet Günü ümmetimin çokluğuyla iftihar edeceğim’ buyurmuş.

    Size cinsellik sorunu olan cok insanlar geldiği gayet tabiidir. Günümüzün her köşesi cinsellik olan dünyada beklentiler yükselmiş adeta insanlar nefslerine köle olmuş.
    Düşünüyorumda acaba onlara “modaya” uyup evet cinsellik cok cok önemlidir’mi demek gerek yoksa Islam’ın dediklerinimi hatırlatmak gerekir?

    • dilruba diyor ki:

      haklısınız ilk gece yazısı yanlış yazılmış.aslında şöyle öneriler olması gerekiyordu:
      1)cinsellik islamiyette çocuk yapmak içindir
      2)ilk gecenizi çocuk yapmaya karar verdiğiniz gün yaşayın çünkü cinsellik islamiyette çocuk yapmak içindir
      3)bakabileceğiniz maksimum çocuk sayısına ulaştığınızda cinselliği terkedin çünkü cinsellik islamiyette çocuk yapmak içindir
      4)eğer taraflardan birisi üreme yeteneğine sahip değilse uzak durun çünkü cinsellik islamiyette çocuk yapmak içindir.
      5)eğer taraflardan birisi üreme yeteneğini kaybederse de terkedin çünkü cinsellik islamiyette çocuk yapmak içindir.

      yukarıdaki yazı bendeniz tarafından uydurulmuştur.umarım şimdi huzura kavuşmuşsunuzdur :)

    • alieren diyor ki:

      Necmettin bey allah sizden razı olsun.yorumlarınız ile gerçekleri en okkalı biçimde su yüzünüze çıkarıyorsunuz.bitmek bilmeyen kadın mağduriyeti edebiyatları ile insanların beynini yıkayarak kadın egemen bir toplum kurmak istiyen feminist bacıların size olan tahamülsüzlüklerini görüyorum.içlerinden bazıları sansür isterük!diye bağırmaya bile başladı.istedikleri kadar bağırsınlar gerçekleri haykıran sesler elbette sonsuza kadar susmayacak.

    • seymen diyor ki:

      “aile gibi kutsal kurumun ortasına cinselliği oturtarak onu zevklerin kölesi yapmak ”

      Gayet aşırı bir iddia ve itham olmuş. Bu cümleyi düzeltmeniz gerekir kanaatindeyim.

  31. Necmettin diyor ki:

    Maalesef dindar kesim olarak bilhassa kadınlarımızda sözde cağdaş aslında gayri-islami kesimdeki her türlü saptırmaları kopya etmekte son zamanlarda yarış yapar olduk.

    Ilk önce islami feminizm diye hasta bir görüs icat ederek gayri-islami kesimden cok daha şiddetli şekilde bu nefret ideolojisine ruhları kaptırıp erkeklere savaş ilan edildi.

    Ikinci aşamada cinsellik ve haz almayı adeta kutsallaştırıp bu yetmezmiş gibi cinsel ilişkiye girmek ibadet etmekdir diye fetva veren sapık görüşlü hocalar bile türedi. Bütün insallık tarihinde ve bilhassa Islam cografyasında mahremiyet konusu olan cinsellik ile yatıp cinsellik ile kalkar olduk.

    Daha fazla cinselliğin aileleri kurtarabildiği kuyruklu bir yalandır.
    Acı gercek daha fazla cinselliğin doyumsuzluk ve bundan kaynaklanan her türlü fekatlere yol acmasıdır.

    Buna örnek: ana okulunda başlayarak cinsel eğitim verilen ve ömür boyu sınırsız cinsellik yaşanan batı dünyası.
    Sonuc: aile kurumu yok oldu, 60% boşanma oranı, evliliklerin büyük bir kesimi eşcinseller arası ve her türlü tecavüz ve cocuk istismarı.

    “Kim bir kavme (topluluğa) benzemeye çalışırsa o, onlardandır.”

    • hemhal diyor ki:

      sizce buradaki yazılarda sadece cinselliği ön plana çıkarıp tuhaf bir neslin türemesi mi amaçlanıyor başka yerlerde olduğu gibi yoksa birçok açıdan kangıren olmuş, aile hayatını hayata döndürmeye yeniden islami temelli bir yaşantı, Allah ın rızasına nasıl ulaşılırın sorularına cevap bulmak için yazılması amaçlanmış vicdanen bunu sorgulamak gerektiğini düşünüyorum.
      yoksa başka sitelerde olduğu gibi kadını hem önce metalaştırıp adeta satışa sunan(affınıza sığınıyorum bunları söylerken):( sonra da bu problemin sonucu olarak kadın eziliyor diyip feminizmi sürekli dillendiren bir yer değil. vesselam

    • dilruba diyor ki:

      ” cinsel ilişkiye girmek ibadet etmekdir diye fetva veren sapık görüşlü hocalar bile türedi.”

      Peygamberimiz;”Sizden birinizin eşi ile cinsi münasebette bulunmasında bile sadaka (sevabı) vardır.” buyurunca, ashab hayret ve merakla: “Ya Resulalah! Bizden biri cinsel arzularını tatmin eder de bu sebeple ona nasıl sevap verilir?” diye sorar. Resulullah şöyle der: “Zina yapacak olsaydı, yaptığı zinadan ötürü günaha girmeyecek miydi? Bunun gibi nikahlı eşiyle tatmin bulduğu zaman da kendisine sevap verilir.” (Müslim, Mesabih, Müsned)

      dipnot1:Allah’ın rızası gözetilerek yapılan her işte ibadet sevabı vardır.
      dipnot2: burada kimse daha fazla cinsellikten bahsetmiyor.olması gerektiği kadar eşin hakkı olandan bahsediliyor.

  32. seymen diyor ki:

    Bazısında gizli bazısında açık sebep olmakla birlikte boşanmaların veya ikinci eş arayışlarının en önemli sebeplerinden biri olması hasebiyle cinselliğin usulunce konuşulması çiftlerin bu konuda daha iyiye ulaşmaları açısında ihmal edilmemesi gereken bir konudur diye düşünüyorum.

    Peygamber efendimiz (s.a.v.) ‘in bazı seferlere giderken bile hanımlarından birini yanına aldığı biliniyor. Ki bu durum çocuk sahibi olmak için çok uygun bir ortam olmasa gerek! Hz. Ömer (r.a.) ın sefere gidenlere en az dört ayda bir ailesi ile görüşmeleri için izin verilmesini istediği de biliniyor. Daha başka örneklerde verilebilir bu konuda … .
    Nimet varsa şükretmek yoksa sabretmek gerekir. İsrafta haramdır !

  33. canı canan diyor ki:

    Sema Hanım Allah sizden razı olsun.Yerinde bir yazı olmuş…

  34. ahmet akkuş diyor ki:

    Sema abla Rabbim ebeden razı olsun senden .. İyi varsın.

  35. Harun Taşcı diyor ki:

    Bence izzet bey kendi site ismini burda vererek, birkaç ta abartılı anlaşılması zor, gerçeklerden uzak yorumlar yaparak tanınmaya ilgi çekmeye çalışıyor. Sema hanım a desteğiniz sonsuzdur. Herkesin kendini öz eleştiriye çekmesi gerekir ki Sema hanım sonunda haklı çıkacaktır. Cinsel sorunlar vardır, öğrenmek ayıp değildir. Cesaretinizden dolayı sizi tebrik ediyorum Sema Hanım. Saygılarımla

    • .:. diyor ki:

      Konular cok hizli degisti Turkiye gundemi gibi…:) Bugun site cok aktif…

      İzzet beyin soylediklei hic abartili degil bilakis gercek olanlardir. Sizin icin anlasilmasi zor olabilir, anlamaya calisalim. Sema hanim bu konuda yaniliyor olabilir. Daha fazla bilgi edinmekte fayda vardir. Aslinda konu cok uzun ve derindir, Balangic noktasi olmali ve oradan yavas yavas baslamalidir. Ayrica Goremediginiz durumlar olabilir, hatta gorseniz bile durumunuz aciklama yapmaya müsait olmaz kestirip kapatmak zorunda kalirsiniz.

      Cinsel sorunlar heralde ki vardir. Bazilari cok ama cok ozeldir. Eger bu konuda uzmanlik varsa, her iki tarafida cok ama cok iyi bilmek gerekir. Yoksa yarim eksik uzman olunur. Empati yapsanizda yeterli olmaz, cinsel konularda, bir erkek bir kadini, bir kadin bir erkegi ne derece empati yaparak anlayabilir.

      Ogrenmenin ayip olmadigi farkli birsey, kimden ne ogrendigindir onemli olan, kaldiki asil onemli olan ne anladigimizdir.

      Ben bu konuda bu sitede ilk Cinsellik konusunda isi ile ilgili problemini anlatan ve ne sekilde cozum buldugunu bizlerle paylasan, esinin destegini alan biri olarak Sayin Unzile hanimi okudum, O bile Sinirlamalarini koymus birisidir. Aileside bir yere kadar destek vermistir.

      Bizim ulkemizde ve insanimizda bu konulara alisma sureci icin daha zaman vardir veya Bu islami yonden cozulmelidir. İslami süzgecten gecmis demek yeterli olmaz, Suzgec ten kacanlar olur.

      Bu yuzden O konu bana gore baslikta anlatildigi sekilde anlatilamaz. nitekim cok kisa olmustur. baslama noktasi yanlis olmustur. Pozitif bakiyorum, düzeltilebilir. Bu yuzdendirki Sayin İzzet beyin dedikleri cok ama cok onemlidir. Bircok Baba ve erkek de kendi yasadiklarindan dolayi ve tecrubelerinden dolayi bunu dile getirmislerdir. İnsanlar boyle durumlarda kendi onlemlerini alirlar, alamayanlar bir taraftan algiladiklari sekilde devam ederler, Taki o kisiler algisini kendileri degistirene kadar, Yoksa dunya yikilsa bunu degistiremezsiniz.

      Ben bu durumun farkina vararak belirtmeye calistim. PARADIGMA konusunda biraz daha bilgi sahibi olmamiz lazim.

      Mesele birisinin hakli, birisinin haksiz cikmasi degildir. Size yanilabileceginizi soyleyebilecek bircok ornek verebilirim.

      Siz rahatsizliginizdan dolayi hic hayatinizda bir Ürolog a gittiniz mi? (Kapiyi acip karsilastiginiz ürolog Kadin karsiniza cikti mi? Erkeler kendisine bu soruyu sorsun? Kadinlarda tersini sorsunlar. Bu sekilde karsilasirsaniz ne yaparsiniz…. Benim Basima bir kere geldi. Benim gibi birisi icin Cok zor olsa da muayeneden gectim. Neler yasadigimi anlatmayayim (cinsel sorundur ogrenmek ayip degil dersen anlatabilirim. Ben buna hasir olabilirim herkez olamaz. Olaya bu yonu ile az biraz bakiniz. O zaman İtirazi olanlari neye ne sekil itiraz ettiklerine de dikkat edelim.)

      Zor donemlerden geciyoruz ve bir kesim kisiler bu yollarla cok cabuk kandirilabilir. Baslangic noktasi farkli giden nokta farkli olabilir. Nitekim Dun bir haber vardi, Sanirim Antalyada bazi ogrenciler milli egitimi protesto icin eylem yapiyorlarmis. not durumlari v.s. Belliki beyinlerini birileri yıkamislar, Su anki ,Siyasal olaylar, Spordaki olaylar v.s. hep bunun uzerindendir. İste o protestolari tesaduf goren bir baba oradaki kisilerin icerisinde kendi kizini fark etti. malesek kucuk yaslarda egitimlerin yanlisligindan kaynaklanan bu durum, Aslen farkli gorulse de, Necmettin beyin vurgulamak istedigi konulardan birisidir “ilk gece basliginda” ilk bakista size farkli gelebilir. Goremeye anlamayabilirsiniz.

      Gunlerce bu sayfalardan bir cok baslikta yorum bile goremezken adeta bir kac gunde mesaj patlamasi ve ayrismalar olustu, Aslinda bircok kisi hakli. Dengeyi bulmak lazim. İzzet beyin dedigi gibi B konuyu merkeze almamak lazim. Cunki acilan baslik bana gore cok yetersiz ve eksik, Sorabilecegim o kadar cok soru olabilirki. Soyledigim gibi Buna cevap verilemeyebilinir veya yayinlanamaya bilir. Bazi konularda Kisilere ozeldir.

      Beklentileri cok uc noktalara tasimamamiz gerekir.

      Cinsel sorunlar soz konusu olursa bunun sonuna kadar gidilmesi lazim, Her iki tarafi da cok iyi bilmek lazim, Bu sadece okuma ile kagit uzerinden olmuyor, Bazi seyler insanin basina ilk defa da gelebilir. Cesaret farkli birseydir sonunu getirmeniz lazim. Her soruya cevap verebilmeniz lazim. Suanki Kosullarda Sema hanim Bu konuya giremez. Girmez, bana gore girmemelidir de uzmanlik alani degil sanirim bu anlasiliyor. İlgili yazar ne derece bunu bilmiyorum . Bazi seyleri Cevaplamak hele hele ulu orta soylemek cok zordur. Ozel gerektirir. Kisiye ozeldir Sinirlari vardir. Olmalidir.

      Medikal konular Ekseriyeti yabanci kaynaklidir. patentlerden bu net belli, biz otlarla idare ediyoruz, daha cok yolumuz var. Oldukca fazla inanamayacaginiz sekilde, fiziki ve mental testler yapiliyor bu arastirmalarda, hatta hem insanlarda hemde hayvanlarda, diger canlilarda.

      Daha onceki yazilarimda belirtmistim gelecegin mesledi, doktorlar, ozellikle mental konularda, ve Hukukcular .:)) daha güclü silah yoktur.. Bir deli cikana kadar, veya daha akilli.

      daha net anlasilmasi acisindan PARADİGMA ile ilgili Maymun hikayesini ornek verebilirim. Butun konuyu ozetler. BES MAYMUN DENEYI google de aratin gorsellerde de bakabilirsiniz. Yalniz dikkat edelim bizim akillilar bunun ismini degistirmisler yanlis algiya neden olabikir …:)

      selamlar..

  36. muhammed tokalı diyor ki:

    elinize kaleminize sağlık sema hocam ian zayıflığı ne kadar kötü bişi neden uzatılıyo konu anlamıyorum tekrar dan tebrikler::::)

  37. semamarasli diyor ki:

    İzzet bey,

    “Son dönemde mütedeyyin kesimde bir cinsellik takıntısıdır gidiyor. Eskiden bu konuyu hiç ağza almazdı bu ifrattı. Şimdi de bu meseleye aşırı bir önem atfeder hale gelindi ki bu hızımızla tefrite düştük.” Boşanmaların artmasıyla mütedeyyin kesim konunun önemini yeni yeni anlıyor. Bu iyi bir gelişme.

    “Eşi ölmüş, hiç evlenmemiş yani cinselliği bırakın sağlıksız yaşamayı hiç yaşayamayan nice kişi ve kesim psikolojik deli olarak ortada gezinmiyor. ” demişsiniz. Size şöyle bir cevap vereyim. Açsınız ya da oruç tutuyorsunuz ortada yemek yok ya da yemeğe mani bir durum var. Sabredersiniz bu sizin psikolojinizi bozmaz. Fakat açsınız ortada bir yemek var fakat yiyemiyorsunuz ya da yemeğin üzerine eşiniz gelip tadını bozmak için bolca tuz boca ediyor yemeğin tadını bozuyor. Sinir olmaz mısınız? Evli olup cinsel hayatı kötü olanlarda bunaklık hastalığı daha çok oluyormuş, oysa bekarlarda o kadar değil.

    “Eşi hasta, eksik olan yahut cinsellikleri belli sebeplerle bozulan nice kişiler o zaman psikolojik etkilenmeye mahkumdur. ” demişsiniz yine ortada yemeği yemeye mani bir durum var, sinir olmazsınız sabredersiniz. Biz hiç manisi yokken Allah’ın karı koca muhabbet etsin diye verdiği bir nimetin kıymetini bilmeyenler için yazıyoruz.

    “Oysa cinselliğin amacı zevk bile değildir; üremektir. Cinsellik öğretilmiş / öğrenilmiş bir psikolojik ihtiyaçtır biraz da. ” demişsiniz. Rum suresi 21. ayeti kerime böyle söylemiyor. Rabbimiz çoğalın üreyin diye sizi kadın-erkek olarak yarattık demiyor. “Sûkunete eresiniz rahatlayasınız kaynaşasınız” diye buyuruyor. Biz Yaradan’ın dediğini kabul ederiz. Psikoloji bilimini İslam süzgecinden geçirmeden almayız. Uyanları alırız.

    “Adeta olmazsa olmaz noktasına. Hayır; cinsellik olmadan olur. Tarihte de bu böyle olmuştur halen de milyonlarca kişi için böyle olmaya devam etmektedir.” zaten böyle olduğu için dünyada bu kadar savaş ve gerginlik var.

    “Demek ki birçok kişi maazallah yarın bir gün yatağa vs. düşse keyfi için kendisini kapının önüne koyacak yılanları eş diye koynunda saklıyor!” Sağlık zamanında ilişkisi iyi olan bir çift hastalıkta da birbirine vefasızlık etmez. Fakat sağlığında kötü bir ilişkileri varsa bu karı-kocanın iletişimlerinin, muhabbetlerinin de iyi olmadığını gösterir. Sağlığında araları iyi olmayan bir karı-koca hastalıkta birbirlerini hiç çekemezler. Biz iyiyken olması gereken şeyleri yazıyoruz.
    Bir psikolog olarak sözleriniz beni şaşırttı doğrusu.

    • Sema hanım terihteki savaşları cinselliğin nitelikli yaşanmamasına bağlamışsınız. Savaşı çıkaranlar cinsellikle doyum bulamamış avam değil; düzinelerce karısı – metresi olan krallardır. Onlar cinsel doyumsuzluktan değil fazla doymuş olmaktan yani haddi aşmaktan savaş çıkarmışlardır olsa olsa.

      Sağlığında iyi cinselliği olmayanların hasta olunca hiç çekilmeyeceğini söylemişsiniz. Bu hangi ayete dayanıyor? Sağlığımızda bizi iyi tatmin edemeyen eşler hasta olunca terk edilebilir mi, ruhsat var mı? Dinen ruhsatı olsa bile bence bu insani değil.

      Cinsel mutsuzluk cinselliğin yaşanma şeklinden değildir; cinsel beklentisi yükseltilen kişilerin bu beklentiye kavuşamamaları yüzündendir. Köylerde beklentisi makul olduğu için senelerce ilişkisi olmamış eşler anlatılır ve gayet mutludurlar. Şehirli ve modern birey cinsellikten daha fazla muzdarip çünkü onun beklentisi yükseltildi. O beklentisine cevap alamadığı için cinsellikten bu oranda mutsuz. Bu beklentiyi bu tür yazılar artırıyor… Cinsellik çok önemli vurgusu cinsel mutsuzluk virüsü yayıyor.

    • Bu arada atlamışım oruç örneği beni doğruluyor. Demek ki beklenti, algı, bakış tarzı açlığı bile etkiliyor. Oruç tuttuğunu düşünen etkilenmiyor ama yemesine mani olmadığını düşünen rahatsız oluyor. Demek ki açlık bile herkesi yüzde yüz etkilemiyor. Nasıl algıladığımıza bağlı olarak etkiliyor. Demek ki açlık bile illaki olmazsa olmaz değil.

      Buradan kesin bir “açlık büyük bir sorundur” sonucu çıkmıyor; açlığı algılama yani psikolojik bit sürecin rolü gerçeği ortaya çıkıyor. Cinsellik çok önemli diye diye milleti cinsel ilişkisine karşı aşırı beklenti sahibi yapıyoruz.

      Cinsellik olmazsa olmaz demek akşama kadar açlık dayanılmaz demektir. Oysa oruç tutan dayanıyor. Niye? Doymak ihtiyaçsa nasıl dayanıyor? İnancı belirliyor. Cinselliği de belirleyen cinsellikle ilgili inancımız. Bu inancı bu tip yazılar kuruyor.

      • semamarasli diyor ki:

        İzzet bey biz herkes cinsellik yaşasın demiyoruz, siz yine yanlış anladınız. Biz karı-koca olanlar cinselliği dinin emri peygamberin tavsiyesi üzerine en güzel şekilde yaşasın diyoruz. Siz bir psikolog olarak yaşamazlarsa yaşamasınlar yaşasalar ne olacak tarzında karşı bir savunmaya niye girdiniz anlamadım.

        Biz evlenme imkanı olmayanlar da muhakkak cinsellik yaşasın demiyoruz. Peygamberimiz ona da yol göstermiş. Erkek cinselliğinin kontrolü daha zor olduğu için bekar erkekler nefsini kontrol etmek için çokça oruç tutsunlar tavsiyesi var.

        Biz cinsellik olmazsa olmaz demiyoruz bekarlar için.

        Fakat sağlıklı evliler için evet cinsel hayat yoksa büyük bir problem var demektir. Tabii bu konularda psikoloji fakültelerinde yeterince bilgi vermiyor olabilirler. Bence ön yargı ve acele ile yazmayın. Süreyya hanım bu konuların uzun yıllar eğitimi almış uzman birisi, onun yazılarını okuyun, faydalanacağınızı düşünüyorum.

        • sema hanım polemiği uzatma düşüncesinde değilim. Bu işleri öğrenme yeri sadece fakülte ise siz hangi fakültede öğrendiniz diye sorma hakkım doğar. Süreyya hanımın uzun yıllar eğitim almasına gelince. Bunun benim için zerre kadar önemi yok çünkü ben yıllardır uzun yıllar eğitim almış kişilerin içinde çalışıyorum, hepsini çok iyi tanırım. Bu işler uzun yıllar eğitim alma meselesi değildir. Hikmet, feraset, derin bakış, doğru düşünce meselesidir. Verdiğiniz mesajla cinsel beklentileri yükseltiyor, böylece cinselliği durup dururken merkeze oturtuyor; en hayati sorun ve çatışma kaynağı haline getiriyorsunuz. Bunu hatırlatmak istedim sadece. Şahsımın eğitimini vs. sorgulamanız için yazmadım. İyi çalışmalar…

          • semamarasli diyor ki:

            İzzet bey ben de sizinle polemiğe girmekten yana değilim. Bu sitede böyle bir şey olmadı hiç kimseyle olmazda. Sizin yazıma itirazlarınız vardı ben de cevap verdim. Benim evlilik okullarında çok fazla psikoloji öğrencim oldu ve bu konuları okullarda kesinlikle görmediklerini söylediler, bu yüzden fakültede olmadığını belirttim yoksa sizin eğitiminiz sorgulamak için değil.

            Ayrıca cinsel problemler için çok fazla kişi psikologlara gidiyor fakat hiç bir sonuç alamıyorlar. Cinsellikte ayrı bir alan ayrı bir ilim, eğitimi gerekli. Ben davranış bilimleri okurken bu konunun eğitimini aldım üniversitede. Fakat bu konuyu anlamam için yeterli değil elbette. Ayrıca dini kaynaklardan çok araştırdım, Süreyya hanımın derslerine katıldım. Siz erkek olduğunuz için belki gelen kadın hastalarınız size dertlerini söyleyemiyorlardır, erkek hastalar bile sorulmadan söylemezler büyük ihtimal. Çünkü biz de bu konular ayıp.

            Dindar insanların bu konuları işlemeleri günümüzde özellikle gerekli. Ortada çok fazla yanlış ve kirli bilgi var. Güvenilir insanlardan bunun doğrusunu öğrenmeye ihtiyaç var.

            Ayrıca muhafazakar insanların bu konuyu çok gündeme getirdiklerini söylemiş siz ve bir kaç okuyucu. Ben görmedim, bana denk gelmedi. Varsa böyle bu konularda eğitim veren işin ehli inançlı insanlar bizim de haberimiz olsun okuyucularımıza tavsiye edelim. Bana cinsel konularda problemli pek çok çiftten mesaj geliyor gidecek psikolog soruyorlar, isim veremiyorum çünkü benim bildiğim güvenerek tavsiye edeceğim kimse yok. Kadınları kadın-doğumculara yönlendiriyorum fakat erkekler için isim yok. Konu vebalı gibi bizim insanlarımız kaçıyor. Keşke dindar insanlar bu konuya ciddi bir şekilde eğilseler. Bu konu vebalı değil veballi bir konu. Bu konuda bilgi sahibi olan insanların ilmini paylaşması ve bilmeyenleri bilgilendirmesi lazım. Derdimiz bu başka bir şey değil. Aile adına çok önemli bir konu.

          • ademoğlu diyor ki:

            ya siz sema hanım ı nasıl eleştirirsiniz. toplum için ne faydanız oldu hangi çalışmalarınız oldu da onu eleştiriyorsunuz bir psikolog olarak.. hadi çalışmanız olmadıysa bile aile konusunu ne kadar dertlendiniz Allah aşkına. sema hanım benim bildiğim 2-3 yıldır bu konularla ilgili hem yazıyor hemde aktif bir şeklide çalışıyor kadın olmasına rağmen. bilgisi, tecrübeleri, görüştüğü insan sayısı da sizden fazladır yani. sema hanıma haksızlık etmeyin. sema hanım sizde kimseyi takmayın.

          • seymen diyor ki:

            Herkeste bir agresiflik var nedense bu aralar.

            İzzet bey’in yazdıklarına çok fazla katılamasam da kendisinin profesyonel olarak psikoloğluk yaptığını, hastahanesinde klinik-görüşme yaptığı binlerce hastası olduğunu, tecrübeli biri olduğunu biliyoruz.

            Kendisi de görüşlerini belirtmiş.

      • Necmettin diyor ki:

        Izzet bey

        Cok sağolun. Görüşlerinizi baylaşıyorum.
        Evli ve 2 cocuk sahibi bir erkek olarak cinselliği ve zevk almayı adeta hayatın ve evliliğin merkezine koyan bir zihniyetin insallık dışı olduğu gibi tamamen Islam dışı olduğuna hic süphem yok.

        Fakat burjuvalaşan dindar kesim nasıl daha fazla maddiyatta doymuyorsa şimdide yüksek beklentilerle cinselliğin mutlaka mükemmel olmasının beşinde.
        Kendimizi kandırıyoruz.
        Bu dünyaya gelme gayemiz sadece yaratana ibadet etmek icindir!

        • Cetn Alkan diyor ki:

          Evlilikte ve duygusal iliskilerde cinsel davranis iliskinin merkezi degildir. Cinselligi iliskinin merkezi yapmak insanin dogasina aykiridir. Arastirmaci ve yazar olarak defalarca facebookda kendi sayfamda cinsellik ve islam konulu paylasimlarimda cinsel davransin dini otoriteler tarafindan yonlendirildiginden bahsettim Dini cevrelerde cinselligi, iliskide merkez goren zihniyet tipki Fraud’in sorunları çocukluk doneminin cinsel krizlerine baglamasina benziyor. Sosyal yasamda insanlarin basarilari, evilik hayatinda mutluluk sadece cinsellige indirgenemez.

          • Ahsen diyor ki:

            ikili ilişkilerde genellikle erkeklerdir cinselliği merkeze koyan…Hiçbir erkek cinsellik düşünmeden kendisine bir partner edinmez.Duygusal bağlanma diye bir bağlanma biçimine şuan günümüzde inanmıyorum yaşanan o ilişkide eğer cinsellik yoksa mutlaka bir süre sonra bitecektir günah sebebiyle fazla uzatmadan evliliğe dönüştüren insanlar varsa kendilerine en büyük hayrı yapmış olurlar ama böyle kaç insan var yada toplumumuzda bu sebeple mağdur olmayan kaç genç kızımız var..Eşler arasındaki sevgi şefkat merhamet duyguları elbette herşeyin üstünde olmalı ama evlenmenin bir gerekliliğide insan fıtratının ihtiyaçlarını helal yoldan temin etmektir.
            Evlenip üremek çoğalmak peygamber efendimizin tavsiyesidir fakat sadece bunun için eşlerin bir birliktelik yaşaması (duygusal bağlanma, karşıdaki eşini memnun etme niyeti olmadan)bana göre hakaret gibi.
            İnsan hayatında çok ciddi anlamda sorgulaması gereken bir konu ve çağımızın vebaları olan çarpık ilişkilerin toplumumuzun ahlakını yozlaştırdığı günümüzde gençleri ve nefsi korumak hayli güç.
            Dindar toplumları parçalamanın en kolay yoluda bu konu..Tam bu noktada merkeze koyulması gerekiyor ailelerin biliçlenip çocuklarını kaybetmemeleri adına.
            Çocuklukta yaşanan birçok olumsuzluğun acısının gençlikte ve yetişkinlikte birçok cinsel problemlerle ortaya çıktığınıda unutmayalım.Son yazdığım konu bile çok uzun çalışmalarla bile kesinlikle es geçilmeyecek öneme sahip.İnsanların biliçsizliğinin faturasını ne aileler ne gençler nede çocuklar ödemesin.

  38. hakan diyor ki:

    Bütün objektifler cinseliğe zumlandıgı için malesef cinselik haytın merkezine oturtulmuştur. pavlovun köpekleri gibi şartlanmış 21 yüz yılın acınası insanlarımız proplem çıkınca herşeyı cinselik sanıp cözümüde orda arıyor, esaslı doyurucu muhabbet dolu bir aile birliğnde cinselık %10 bile yer tutmaz . Bu düpedüz cağın hastağı ve siz de malesef
    bu hastalıga çanak tutyorsunuz yada çagın gerklerıne ayk uyduruyorsunuz işinize bakıyorsunuz. saygılar

  39. toprak diyor ki:

    Çok teşekkür ederim Sema hn. bu eleştirilere sessiz kalmanızı beklemiyordum. Yerinde ve güzel bir yazı olmuş.
    Bazılarına bir tokat bin nasihatten iyi gelir. Allah Razı olsun. Sizi sonuna kadar destekliyorum. İlk geceyi siteden haberi olmayan arkadaşlarıma okuttuğumda çok memnun oldular. Onların bana sevgileri arttı. Süreyya hn’a ve size nasıl dua ediliyor anlatamam. SELAMETLE

  40. Son dönemde mütedeyyin kesimde bir cinsellik takıntısıdır gidiyor. Eskiden bu konuyu hiç ağza almazdı bu ifrattı. Şimdi de bu meseleye aşırı bir önem atfeder hale gelindi ki bu hızımızla tefrite düştük.

    Cinsellik evlilikte kuşkusuz ki önemli bir yaşantıdır.

    Lakin öfke, stres, gerilim türü bazı psikolojik tepkilerde cinselliğin sağlıklı yaşanmamasını sorumlu tutmak çok gerçekçi değildir.

    Eşi hasta, eksik olan yahut cinsellikleri belli sebeplerle bozulan nice kişiler o zaman psikolojik etkilenmeye mahkumdur.

    Bu zorunlu bir sonuçtur böyleyse.

    Bu ise sağlığını kaybetmek demektir bir bakıma.

    Bu durumda bir hoca da çıkar ve, “Sağlık riski varsa mazuriyet vardır, sağlığı kaybetmeyecek kadar zina / ihanet meşrudur” diyebilir!

    Tıpkı ölmeyecek kadar domuz etinin helal olması gibi.

    Cinsellik olmayınca olmaz ise ve aksi bir durum psikolojiyi bozuyorsa nefislere zulmetmeyin diyen bir dinin sağlığı bozan bu sıkıntıya (haşa) kolaylaştırıcı bir cevaz vermesi gerekir.

    Birileri öyleyse boşanılsın diyebilir lakin boşanmak kolaylaştırmaz bilakis zorlaştırır. Kendi zevkin – sefan için çocuğun, eşin vebalini senin omuzlarına yükler üstüne de.

    Eşi ölmüş, hiç evlenmemiş yani cinselliği bırakın sağlıksız yaşamayı hiç yaşayamayan nice kişi ve kesim psikolojik deli olarak ortada gezinmiyor.

    Son dönemde mütedeyyin kesimde modern ve tarafsız görünme adına cinsellik konularında bir ölçüsüzlük ve fazla ileriye gidiş, bu işi gereğinden fazla abartış göze çarpıyor!

    Oysa cinselliğin amacı zevk bile değildir; üremektir. Cinsellik öğretilmiş / öğrenilmiş bir psikolojik ihtiyaçtır biraz da.

    Eskiden az öğrenmiştik az önemsiyorduk. Şimdi filmlerle, dergilerle, sitelerle vs. çok öğrettiler bize çok önemser hale geldik biz de. Ne kadar önemsiyorsak o kadar hızlı bu iş olmadan olmaz deme noktasına taşıdık zihniyetimizi.

    Adeta olmazsa olmaz noktasına. Hayır; cinsellik olmadan olur. Tarihte de bu böyle olmuştur halen de milyonlarca kişi için böyle olmaya devam etmektedir.

    Öyle ki birçok kişi tanırım; cinsellik olmasa evliliğim biter diyen. Buna gayet tabii bir hakmış gözüyle bakan!

    Yani vefadan merhametten sevgiden bile önemli gibi görüyor çoğu kişi cinselliği. Cinselliği aşırı abartı bu noktalara taşıyor.

    Demek ki birçok kişi maazallah yarın bir gün yatağa vs. düşse keyfi için kendisini kapının önüne koyacak yılanları eş diye koynunda saklıyor!

Yorum yapın

Röportajlar

Kızların Ölüm Fermanını Anneleri İmzalıyor

Hamit İzol 63 yaşında. İzol aşiretinin ileri gelenlerinden. Onun doğduğu topraklarda hep törenin sözü geçti. Çok insanın canı yandı, çok insan bazen akraba elinden gelen kurşunlarla hayatını kaybetti. Yeri geldi ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Güzel ahlak; cömertlik, bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür. “ Hasan-ı Basri

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku