Cinsel Şiddet

30 Aralık 2011Sema Maraşlı48 Yorum »

2009 Yılında Yazdığım bir yazı. Evlilik Okulunda bu konuları işleyeceğimiz için önce bu yazıyı yayınlamak istedim.

“Yirmi yıllık evli bir kadınım. Geçenlerde eşim ‘Bana yirmi yıldan beri cinsel şiddet uyguladın’ dedi. Oysa ben onu bugüne kadar bir kez bile reddetmedim.”

Yukarıdaki sözler bir okuruma ait. Ne düşündünüz? Ne nankör kocaymış diye mi düşündünüz? Aklınıza ilk ne geldi. Düşünüp yazının devamını öyle okuyun.

Şiddetin tarifini bir yapalım önce. Şiddet nedir?”Bedensel ve ruhsal açıdan zarar veren hareketlerin tümüdür.” Şiddet deyince aklımıza genellikle dayak gelir. Örnek olarak da gözümüzün önüne dayak yiyen gözü morarmış kadınlar gelir.

Oysa şiddetin bir de görünmeyen yüzü vardır. Ruhsal şiddet. Bu çok daha yıkıcı ve zarar vericidir. Ruhsal şiddetin çeşitleri ve etkileri başlı başına sayfalarca yazı konusu olur. Ben burada sadece kadından erkeğe yapılan cinsel şiddet üzerinde duracağım. Maalesef ülkemizde kadınların çoğu eşlerine cinsel şiddet uygulamakta. Bunu çoğu zaman bilerek kötü niyetle ve farkında olarak yapmıyorlar. O zaman neden yapılıyor?

Ülkemizde kızlar yetişirken başlarına bir iş getirmesinler düşüncesiyle cinsellik:” ayıp, günah, erkeklerin hakkı ve acı verici” olarak öğretiliyor. Yıllarca bu yanlış telkinle büyüyen kızlar evlendiklerinde başlarına bir iş gelmesi gereken zamanda korku ya da tiksinti duyuyorlar. Eşleriyle cinsellik yaşarken sorunlar yaşıyorlar.

Şimdi belki diyeceksiniz ki “şimdiki kızlar öyle değil.” Çok özgür takılan, sürekli erkek değiştiren uçlardaki kızlar konu dışı. Ben çoğunluğu teşkil eden aile kızlarından bahsediyorum. Onlar da artık erkek arkadaş edindikleri için “şimdiki kızlar her şeyi biliyorlar” diye düşünülüyor. Bu sadece işin görünen kısmı.

O her şeyi biliyormuş havalarındaki kızların çoğunun erkek ya da evlilik dendiğinde akıllarına şunlar geliyor: “Aşk, sevgi, mesaj çekme, el ele tutuşma, romantizm, birlikte sinemaya gitme, baş başa yemek yeme, birlikte gezmek.” İşin cinsellik boyutunu pek düşünmüyorlar. Cinsellikle ile ilgili olan bilgileri annelerinin evdeki kulaklarına fısıldadıkları bilgiler olarak kalıyor. Bir de internetten bilgi alalım diye cinsel istismar için kurulmuş sitelere girip, acayip resimler görünce, annelerinden duyduklarıyla resimler birleşince korkuları artıyor.

Dindar kızlara gelince, onlar evliliği “evde eşiyle birlikte cemaat olup namaz kılma, dini aktivitelere katılma, akşam eşiyle baş başa oturup kitap okuma” olarak hayal ediyor. Tabi biliyor cinsellik yaşayacağını; ama onu çok da önemli olmayan, evliliğinde yaşayacağı küçük bir ayrıntı olarak düşünüyor.

Böyle büyüyen böyle düşünen kadınlar, evlenince büyük bir hayal kırıklığına uğruyorlar. Hiç önemsemedikleri bir konu birden bire hayatlarının merkezine oturuveriyor. Bu yüzden kavga ediyorlar, bu yüzden kırgınlıklar küslükler başlıyor. Erkek de büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. İstenmemek, reddedilmek, onurunu gururunu fazlasıyla incitiyor. Dışarı bakıyor, dizilere, filmlere, internete, gazetelere bakıyor istekli kadınlar dolu. Evde karısına dönüp bakıyor, bir adet buzdolabı gibi.

O da acısını evde başka şeylerden çıkarıyor, her şeye kusur bulmaya başlıyor. Kocası eften püften konularda huzursuzluk çıkardıkça kadın da kendini haklı görmeye başlıyor. “Tabi bana böyle kaba davranırsa ben de onu istemem, ne bekliyordu” diyor. Bir kısır döngünün içinde dönüp duruyorlar.

Hiç kimseye anlatamıyorlar, kimseden yardım istemiyorlar. Kadın:”Tam da annemin dediği gibiymiş, çekeceğim artık” diye düşünüyor. Erkek de ya dışarıya yönelmeye başlıyor ya da evde eşiyle arasında tavşan kaç tazı tut oyunu başlıyor.

Kadın milleti öyle kolay teslim olur mu? Kocayı baştan savma taktikleri geliştiriyor. Eğer hamile olduysa çocuk can simidi gibi imdadına yetişiyor. Hamile iken midesi bulanıyor, doğurunca bebekle uğraşıyor, bebeğin odasından gelmiyor. Çocuk büyüdüyse, şimdi olmaz çocuklar duyar, bahanesinin arkasına sığınılıyor. Ya da bütün akşam dizi izleyip yatma zamanı, bulaşık yıkamaya evi toplamaya başlıyor.

Dindarsa yatma zamanı namaz kılmaya, tespih çekmeye, kuran okumaya başlıyor. Böylece hem kocayı atlatmış oluyor hem de” öyle şeyler düşüneceğine utan, sende ibadetle meşgul ol” mesajı verilmiş oluyor.

Tabi taktikler bu kadarla kalmıyor. Çoğu zaman kocası daha kapıdan girerken: “Ay bugün çok işim vardı yoruldum, öldüm bittim, hiç halim yok” “Havalardan mıdır nedir bugün çok başım ağrıyor” “Migrenim tuttu” “Bu akşam çocuklarla biraz sen ilgilen, ben yorgunluktan ölüyorum”. deniyor.

Bu arada evde “aman bir yerim açılmasın” diye paspal bir vaziyette dolaşıyor ki “kocanın aklına yanlış şeyler gelmesin.” Bütün bunlar işe yaramayıp yakalandıysa “aman ne olacaksa bir an önce olsun da git başımdan sapık herif” düşüncesinden dolayı, “ölü balık” rolü oynuyor. Erkek de kendini eşine saldırıyormuş gibi hissettiği için mutsuz oluyor.

Kadın ne yaptığının farkında olmadan eşine “cinsel şiddet” uyguluyor. Onun ruhunu yaralıyor. Eşini hiç reddetmeyen; fakat “istemiyorum da mecburum” mesajı veren kadın da farkında olmadan şiddet uyguluyor. Aslında kadın kocasından önce kendi ruhunu yaralamış oluyor. Kendini aşağılanmış hissediyor, acı çekiyor, üzülüyor. Bu şekilde ya sevgileri tükeniyor ya da çok sevdiği kocasıyla mutlu olamamanın ıstırabını duyuyor.

Peki böyle davrandığı için kadını suçlayabilir miyiz? Hayır. Çünkü öyle yetiştirildiği, hiçbir eğitim almadan evlendiği için öyle davranıyor. Erkeği suçlayabilir miyiz? Hayır. O da eşine nasıl yardımcı olacağını bilmiyor. Söylüyor anlatmaya çalışıyor; ama karısı onun kendi keyfi için ön yargılı davrandığını düşündüğünden ondan yardım almayı reddediyor.

Geçen gün bu konularda verdiğim bir seminer sonrası bir hanım yanıma gelip “Teşekkür ederim, bu sorun bir tek ben de var zannedip kimselere söyleyemiyordum, meğer pek çok kadında aynı sorun varmış, bundan sonra çözmek için uğraşacağım, gerekirse psikologa gideceğim” dedi.

Kocası benim söylediklerimi belki defalarca söylemiştir ama ancak güvendiği bir kadından duyduğunda ikna oluyor. Yazdıklarımın kadınlara dolayısıyla ailelere faydalı olacağına inandığım için yazıyorum. Tabi bir tek benim yazmam yetmeyecek.

Destek için topluma yön veren kadın yazarların, psikologların, doktorların, vaizelerin, öğretmenlerin yardımlarına ihtiyaç var. Tabi okuyucularımın yorumları, destekleri de benim için çok önemli. Ayrıca bu konu dindar kadın meselesi değil genel olarak ülkemiz kadınlarının ortak meselesi. Sadece dindar kadınlar taktik bölümünde dini kullanıyorlar, o kadar. Sorunu yazdık. Kısmetse bundan sonra çözümler üzerine kafa yoracağız.

 

 

 

 

 

Okunma Sayısı : 9.900

Yorum yapın

“Cinsel Şiddet” için 48 Yorum

  1. rabia dedi ki:

    Herzaman sorun bayanlarda değil benim eşim aylarca yaklaşmiyordu yanıma sonunda boşanmakla tehtit ettim kendimi artik erkek gibi hissetmege basladim cinselik yok ne nir güzel söz var sadece iyi anlasiyoruz iki ev arkdasi gibi.4 buyuk kavgadan sonra birsz ceki düzen verdi kendine inanin isteksiz bir erkekle evli olmak cok zor

    • Abdullah Bir dedi ki:

      Sayın Rabia

      4 Büyük Kavga…

      Kendimi artik erkek gibi hissetmege basladim…

      Eşim İsteksiz bir erkek, aylarca yanıma yaklaşmıyor…

      Boşanmakla tehdit ettim…

      Sadece iyi anlasiyoruz iki ev arkdasi gibi…

      Yukarıda ki ifadeleriniz size ait. Ben sadece ifadelerin sıralamasını değiştirdim. İçinde bulunduğunuz ve şikayet ettiğiniz Problemin “gerçek sebebini” öğrenmek istiyorsanız yazdıklarınızı birde bu sıralamaya göre okuyun.

      Sorununuzun kaynagını zaten siz kendiniz ifade etmişsiniz ama bunun farkında değilsiniz…

      Allah basiretinizi artırsın

  2. mehmet pazar dedi ki:

    sema hanım yazınız durumun güzel özeti olmuş.anadolu hanım diğer yazılarınızı okusa böle yorum yazmıcakti.siz yazın ben okucam tüm kitapları köeye attım yazılarınız özet oldu.teşekkür ederim.

  3. zaza dedi ki:

    sema hanım aslında tespitleriniz kısmen doğru.ancak erkelere de çok iş düştüğünü düşünüyorum..
    öncelikle gerçekten biz kız çocukları olduğımuz dönemlerde kulaktan dolma bilgilerle evlendik .hep çevrede sanki kötü bir işmiş gibi anlatılıyor, kızların kabusu oluyordu cinsellik.kadınlar hep erkeklerin çok düşkün olduğunu ve bıkkınlık duyduğunu anlatıyordu. hele bekarlar abarttıkça abartıyor,.bizim aklımıza acı ve iğrenç bir şey gibi geliyordu ve evliliğin hiç olmasını istemediğimiz yönüydü cinsellik..

    kimse kadınların da nefsi olup , aslında bazı şeylerin karşılıklı olabileceğini anlatmıyordu .istekli bir kadın duysam da o kadınlara kötü azgınmış gibi bakılıyordu halada aynı .kadın isteyince kötü oluyor erkek isteyince normalmiş gibi karşılanıyor.bir erkek karısı tatmin etmiyorsa boşanabiliyor ancak kadınında islamda böyle bir hakkı olmasına rağmen kadın bunu yapmaya kalkışsa dillere düşüp azgın ,kötü bir kadın gözüyle bakılır.

    o kadar korkuya rağmen evlendiğimiz zaman eğer bir erkek hakıyla ve sabırla peygmber efendimizin eşlerine yaklaştığı gibi yaklaşırsa (sedece kendini değil )karısını da memnun ederse ;hiç bir kadın kaçmaz eşini red etmez bence .kadınında nefsi var .ama bunu biz bekarken söyleyen olmadı. malesef ön yargılarımızla evleniyoruz 🙁

    • semamarasli dedi ki:

      Yazdığınız konulara bundan sonraki derslerde değineceğim inşaallah.

    • muallim dedi ki:

      Çevremizde erkeği bu anlamda uyaran bu kadar etken varken kadının sadece istediği zaman eşine izin vermesi, istemediği zamanlarda nelere sebep olabilir acaba?

  4. anadolu dedi ki:

    Siddetin tanimini dogru yapmissiniz. Yanlis yaptiginiz ise siddetin akis yönü: Mesela: Tecrübesiz ve dogal olarak korkabilen yeni evlenmis gelinlere uygulanan ve anisi bir ömür sürebilen “Gerdek” adi altinda yapilan yasal tecavüzü ele alip yol gösterseydiniz;
    Cogu dindar kadinlarin: “aman!Ya kocam bana Cennet’e giris vizesi vermezse” diye katlandigi sapik menseli cinsel iliskilere deginseydiniz,
    “Dümeni” kaptirmamak ugruna neredeyse karisiyla köse kapmaca bile oynatacak kadar yol gösterdiginiz erkeklere anlayis empoze edebilseydiniz, sizi herkesten önce ben tebrik ederdim. En basindan beri bütün sorumlulugu kadinin üzerine yikan bir üslup benimsediniz. Baksaniza erkekler daha simdiden isleyecekleri haramin günahini yükleyecek bir “etken” bulmus. Bu vebalin altindan kalkabilecek misiniz?

    • semamarasli dedi ki:

      bu mesajı yazmak için çok acele etmişsiniz. bu konulara daha yeni başladık. söylediğiniz konuları yazacağım inşallah. önyargılarınızı yıkıp okursanız faydalanabilirsiniz. selamlar…

      • anadolu dedi ki:

        Ben asla önyargili olmadim. Ama siz kas yapayim derken göz cikariyorsunuz.

        • hüzün dedi ki:

          sözüm ona , eymen ve anadolu kardeşlere , eleştiri yapmak gerekir ve doğaldırda.size yardım elini uzatan , sizlerin dertlerini dert edinip ‘derman’ arıyan bir yardım sever insana yanlış olsa dahi bu kadar ağır eleştiri getirmek doğal mı ?
          erkeği eleştirirken bayanı linç etmiyen , aynı şekilde , bayanı eleştirirken erkeği linç etmeyen bir yardım sever olarak görüyorum Sema maraşlıyı.

          • eymen dedi ki:

            Ben Anadolu için yorum yaptım yanlış anlaşılmasın. Hatta sema hanımın ” bu mesajı yazmak için…..” yorumu çıkmadan yazmıştım.

          • eymen dedi ki:

            Sema hanımı eleştirmedim anadoluyu eleştirdim.

    • eymen dedi ki:

      Binde bir, belkide onbinde bir olabilen şeyleri gündeme getiriş şekliniz pekte çözüme yönelik gözükmüyor. Birde kadın mısınız yoksa erkek mi anlayamadım?

    • selim dedi ki:

      “GERDEK” e yasal tecavüz diyecek adar zorla yaptırıldığını nasıl düşünürsünüz anlamıyorum. Zorla evlendirilen kızlar için kullanabilirsiniz tabii. Ama o da yasal dediğinizden ziyade zaten başlı başına bir yanlış.Onun sadece o kısmını eleştirmenin anlamı yok. Baştan sona düzeltilmesi gereken bir şey. Ama gönüllü evliliklerde bu nasıl denir. Elbette olacak.Ha ogün veya sonra başka bir şey. Sema hanımın erkek bakış açısı ile baktığını söylemek sadece problemi görmemezlikten gelmeye yarar çözmeye değil. Her kesin bir problem çözüm yöntemi vardır. Sema hanım böyle söylerse bu mutlak değildir. O zaman siz başka bir yöntem söyleyin. Erkekler dindar bayanların soğuk olmasını normal zannedebiliyorlar. Ama hiçde öyle değil burdan okuduklarıma göre.Eğer öyle davranılıyorsa bu dindarlıktan değil bir problemden kaynaklanıyor. Ben şahsen bu kanaate vardığımdan bazı şeyleri konuşarak düzelttim bu yorumları okuduktan sonra.

  5. darüsselam dedi ki:

    Onikinci Mukaddeme
    Lübbü bulmayan, kışır ile meşgul olur. Hakikatı tanımayan hayalâta sapar. Sırat-ı müstakimi göremeyen, ifrat ve tefrite düşer. Müvazenesiz ve mizansız olan çok aldanır, aldatır.
    Muhakemat ( 49 )
    Belki faydalı olur diye naklettim..bütün hakiki lezzetler sırat-ı müstekım yolunda, helal dairesi keyfe kafidir harama girmeye ihtiyaç yok…

    • eymen dedi ki:

      Açıklamasını da yazsaydınız da ne dendiğini daha iyi anlayabilseydik.
      Helal daire demişsiniz. Evlenmek helal, boşanıp başka biriyle evlenmekte helal, ikinci bir hanım almakta helal.
      Yani o kadar basit değil. İdeal olanı yakalamaya ve muhafaza etmeye çalışmak lazım.
      Üstad bügünleri görseydi daha farklı şeyler yazardı gibime geliyor!

  6. çirkin bayan dedi ki:

    eveett.. süslü püslü koca karşılama sanatına uygun olarak karşıladım.. yemeğimizi yedik, sonra odamıza geçtik.. sohbett ettik.. sonra ondan beklediğim teklifi ben sundum cevap
    daha dün muhabbet ettik.. dedi
    dün muhabbet etmişiz.. dün sen istedin diye oldu..bugün de ben isytiyorum be adam..
    neymiş o isterse olurmuş.. ben onu zorlayamazmışım..
    evliliğimizin ilk yıllarında o da istekliydi.. şimdi de ben.. ama o istemezse olmazmış
    tartıştık… bilgisayara geçtim.. an itibariyle..
    salona geldi ve hiç birşey olmamış gibi: ne zaman tatlı yapacaksın.. zira eve gelirken telefonda istemişti..
    ben de dedim ki daha dün yedin tatlıyı…
    (umarım istediği birşeyin olamaması ne demek anlar..) yarın işe gideceğim ve el alemin erkekleri bana daha cazip gelecek.. bu tabi düşünce olarak kalacak.. Allah korusun beterinden..
    kimde suç çok merak ediyorum Allah rızası için suçluysam söyleyin sema hanım.. ben de kabul edeceğim.

    • çirkin bayan dedi ki:

      çirkin oluğum için ( 10 kilo fazlam olduğu için çirkin hissediyorum kendimi) bana yaklaşmıyor diye düşünüyorumm..

      • büşra dedi ki:

        hayır kardeşim sen çirkin değilsin bende şişman sayılırım 15 kilo verdim…çirkin bayan diye kendine haksızlıketme nasıl giyiniyorsun açıkmı kapalımısın bilmiyorum ama hemen kuaföre git saçını yaptır,kendine bak eve gidince şöyle güzel bir sofra kur..vazgeçme kendinden ….eşine severek yaklaşve asla başka erkekleri düşünme,nefsine izin verme…inanıyorum zayıflarsın istersen… sen teksin ve RABBİN için özelsin,bunu unutma…

        • selimyildirim dedi ki:

          inanamıyorum. Bu şekilde bayanların olduğuna ben uzayda mı yaşıyorum.

        • çirkin bayan dedi ki:

          BÜŞRA NASIL KİLO VERDİN. BANA DA SÖYLER MİSİN.. BENİM İÇTAHIM ÇOK VESİNİRLENİNCE DE YİYORUM MUTLU OLUNCA DA .. HER HALUKARDA YİYORUM.. YANİ.. SONRA ŞİŞİYORUM.
          ***
          bu konuyu diyetistenimize sormanız daha iyi olacaktır.Fatma arslan hanımın eski yazılarından da okuyabilirsiniz

          • büşra dedi ki:

            bende senin gibiydim sinirlenip üzülünce çikolata en iyi dostumdu yıllarca bedenime zulmettim artık eşime isteklerimi hoş bir şekilde söylüyorum ve karşılığınıda görüyorum 41 yaşındayım :sen kendini değiştirirsen karşındakide değişiyor…bunu öğrendim…sanki diğer erkekler farklımı herkesin hatası var..yanımızdakinin kıymetini bilip şükretmeliyiz ..yok kıymet omu bilmiyor RABBİM BİLİR O ZAMAN…acıkınca kayısı hurma ye…bolsu meyva öğünleri atlama…spor yap…ve kendini sev eşini çok sev ya birbiriniz için yaratıldınız ötesi varmı kardeşim….

    • esved dedi ki:

      cinselliğin güzellikle alakası kurulabilir belki ama çok az bir orandır diye düşünüyorum.esas olan sevgiyi gösterebilmek ,işveyle ,cilveyle.yoksa çok güzel kadınlar aldatılmazdı.buradaki esas psikolojik. zaten cinselliğin tamamen konu edildiği ileriki derslerde de buna değinilecektir.kadınında erkeğinde gerçek cinsel organı %90 beynidir.
      söylemek istediğim kendinizi asla çirkin olarak düşünmeyin eşiniz sizin ruhunuzu ona olan aşkınızı, ilginizi ,cilvenizi ona olan arzunuzu seviyor.
      yani bir çok güzel kadında olmayan size has özellikleri .
      gerekirse isteksizliğinin sebebini eşinizin bilinçaltında da arayabilirsiniz.
      erkeklerin en çok sevdikleri kadınlar, onu anlayan ya da anlamaya çalışan anlayışlı kadınlardır.

      Rabbim muhabbetinizi istediğiniz şekilde gönlünüze göre artırsın inşallah.

    • hsn dedi ki:

      güzel kardeşim anlattıklarını birebir bende yaşadım…olmayınca olmuyor….

  7. zeliha dedi ki:

    sema hanım 2. örnekteki gibi karşıladım ona özel süslendim her zmanki gibi kokumu üsrdüm.. çok memnun oldu.. hatta elindeki poşetleri bile bırakmadan sarıldı.. oysa eve gelince hem yorgun hem de elndeki yüklerden olayı bitkin olur.. maşallah.. pek mutlu oldu..
    bizim bu konuyla ilgili sorunumuz yok çok şükür. bazen nerdeyse abarttığımızı düşünüyorum..
    sorununumuz şu ki : biz sohbet edemiyoruz. ne zman konuşmaya başlasak kavgayla bitiyor. ve cinsellik bizim sohbet şeklimiz oldu. konuşmak yerine cinselliğe yöneliyoruz. yeter ki konuşmaylaım.. bi konu üzzerine konuşmayalım.
    yaşlandığımızda cinsel fonksiyonlarmız bitince biz ne yapacağız diye kahroluyorum ki şuanda da rahatsız oluyorum iletişim kuramıyoruz diye.
    lütfen bunu da eklerseniz yazılarınıza ve tavsiyede bulunursanız sevnirim.. çünkü bunu bir tek biz yaşıyoruz gibi geliyor. ve üzülüyrum.

    • zeliha dedi ki:

      şunu da eklemek isteri ki benim cinselliğe mutlu ve istekli katılmamı eşime borçlüyuyum. ben ki günlerce kendime yaklaştırmayan.. korkudan ağlayan biriydm.. eşim göörevini layıkıyla yeirne gtirdi ve beni korkumadı.. erkekler hanımları suçlamayın.. iş sizde bitiyor bu hususta.. benim fikrim bu..

      • hasret dedi ki:

        size katılıyorum zeliha hanım.aynı şeyleri bende yaşadım .sizinde dediğiniz gibi bende eşim sayesinde sorunları aştım ..

  8. meveddet dedi ki:

    Sadece kadınların kaygılı yaklaşımları bilinç altı tedirginlikleri utangaçlıkları var tespiti eski zamanlara göre doğru bir yaklaşım olabailirdi fakat günümüz yeni nesil gençleri için durum değişkenlik gösterebilir. Çünkü artık dindar kızlarda da bilinçli olanlar var.bu önyargıları yenip tam da istenilen bayanlar olabiliyorlar.Erkeklerse eğer kişilik olarak çekinik, cinsel anlamda kendisini bastırmış ise anlamsız tabulara sahip olabiliyorlar. bu durum kişiyle bizzat alakalı diye düşünüyorum. Ve kendisini eşini mutlu etmeye ne kadar adadığıyla yakından ilgili gibi..

  9. Burak dedi ki:

    Efendim Allah razı olsun.
    Gördüğüm kadarıyla yazıları genelde kadınlar takip ediyor ve yorum yapıyorlar.
    Sema hanımın yöntemi de bunu çoook faydalı hale getiriyor.
    Benim bir erkek olarak düşüncem ve hislerim şudur.
    Kadın için iltifat sevildiğini bilmek neyse erkek için de itaat ve cinsellik o dur.

  10. drvkt dedi ki:

    Anlaşılan Sema hanım ne kadar ön yargılı olğumuz yanlış düsündüğümüz konu varsa hepsini düzeltmekde ön yargıları kırmakta kararlı:))) maşallah:))
    Ama evlenecek olanlar içinde bu meselenin nasıl olması gerektiğine dair bilgiler olursa daha güzel olur inşallah:))

  11. seyhan dedi ki:

    sema hanıma yazılarından dolayı teşekkür ediyorum.ben 5 yıllık evliyim cinsel hayatımda büyük problemlerim olmadı .eşimle çok sohbet edip gezmeyiz fakat bu konuda anlaşıyoruz.belkide sebebi eşimin benim duygularımı paylaşması ben ona ilk birlikteliğimde utanıyorum dediğimde onunda bana aynısıyla karşılık vermesi belki yalan söyledi ama benim için önemliydi.ve belkide en önemlisi ciselliği ona karşı kullanmamış olmam.aslında cinsellik her iki tarfı da memnun eden birşey neden bundan zevk alan sadece eşiniz olsun ?

  12. büşra dedi ki:

    21 yıllık evliyiz eşimi hiç reddetmedim desem yalan olmaz heralde…çok sorunumuz olmasına rağmen bu bizi ayakta tutuyor…2008 de derpresyona girdim sabretti… ondan önce…sohbetten eve gelince Allah bizi görüyor diye utanırdım..cinsellik vardı ama benim aklım Rabbimdeydi…taki 3 sene öncesine kadar …artık evde süsümün onu nasıl memnun edebilirim odamızda ikimizinde memnuniyeti var…kadınların hatası bana göre konuşamamaları….yanlış yöntemle anlatıyorlar…ünzile girişgin hanımedendinin sakın okumayın cıss,kitabını okumalı hanımlar….ayıp ayıp..günah derken ömürler geçiyor …MUHABBET OLMAZSA CİNSELLİK ,CİNSELLİK OLMAZSA MUHABBET OLMUYOR….

  13. tuba dedi ki:

    Sema hanım
    benım boyle bır sorunum yok.oldu ama aradan cok uzun yıllar gecmeden farkettım ve sukur kı astım.artık olmadıgını dusunuyorum.amma yazınızı oluduktan sonra esıme yınede benden bu manada bır sıkayetı olup olmadıgını soracagım.

    bende bır dahakı yazınızda kız cocuklarımızı cınsellıgı kotu kaka gostermeden ve onu zamanından oncede boyle yonelımlere gırmeye ıtmeden nasıl buyutmelıyız.cınsellıgı nasıl anlatmalıyız.dogru bılgılerı ona nasıl vermelıyız,ve bu dogru bılgıler nelerdır.bunlşarı bır kız annesı olarak sıze soruyuorum.kızlarımızı dogru yetıstrelımkı onlarda bızım gıbı ılerde bu sorunlarla ugrasmasınlar degıl mı?
    cevaplarsanız cok memnun olurum.

  14. songül dedi ki:

    SEMA HANIM ÇOK ÖNEMLİ BİR YARAYA ÇOK DOĞRU YERİNDEN PARMAK BASMIŞSINIZ ÖNCELİKLE ÇOK TEŞEKKÜR EDRİM .SİZİN YAZDIĞINIZ BU FİKİRLERİN AYNINI BİR AY ÖNCE EŞİMLE OTURUP KONUŞMUŞTUK.AMA EKSİK DEĞİNDİĞİNİZ BİR NOKTA VAR .BU SORUN KADINLARIN YANLIŞ YETİŞTİRİLMESİNDEN KAYNAKLANDIĞI İÇİN ASLINDA KADIN ERKEK BU SORUNU KONUŞARAK AŞABİLİR .FAKAT ERKEK DE KADINLARIN TAM TERSİNE ÇOK SERBEST YETİŞTİRİLİYOR .ERKEKLİĞİ ÖN PLANA ÇIKARTILARAKTAN BÜYÜTÜLÜYOR .BU DAHA KÜÇÜK YAŞTA BAŞLIYOR SERBESTLİKLER ERKEK ÇOCUĞUN ALTI HER YERDE DEĞİŞTİRİLİRKEN KIZ ÇOCUĞU İÇİN GİZLİ SAKLI ODALAR ARANIYOR. ERKEK ÇOCUK KIZ ARKADAŞINDAN BAHSEDİNCE VAY BENİM OĞLUM ERKEK OLMUŞ DENİRKEN. KIZ ÇOCUK BUNU SÖYLEME CESARETİ BİLE GÖSTEREMEZ .ERKEK ÇOCUKLAR SEVİLİRKEN “BENİM ERKEK OĞLUM BABANA BİR ….. VER BAKAYIM”DENİR DEDE “HADİ DEDEYE BİR …VER” BAKAYIM YANİ HEP ERKEKLİK ÖN PLANDA. BÖYLE YETİŞTİRİLEN ERKEĞİN DE VARI YOĞU CİNSELLİK OLUYOR .O ÇOK KUTSADIĞI CİNSELLİĞE KADIN O GÖZLE BAKAMAYINCA KONUŞARAK ÇÖZÜM BULMAK YERİNE AGRASİFLEŞİP KONUYU KAFGAYLA ÇÖZMEYE ÇALIŞIYOR İŞTE O BAHSETTİĞİNİZ KISIR DÖNGÜYE GİRİLMİŞ OLUYOR YANİ KISACASI ERKEK DE KIZ DA EN DOĞRU BİÇİMDE YETİŞTİRİLMELİ

    • Fatma dedi ki:

      Songül Hanim’in yazdiklarina katiliyorum.
      Kültürümüzde erkege her zaman öncelik veriliyor. Dinimizde kadinin esine itaat etmesi gerekir, bu yüzden erkek ön planda tutuluyor. Ama bu bazi noktalarda erkegin daha serbest olmasini gerektirmez.
      Sanki ölçüyü bir türlü tutturamiyoruz.
      Anneler erkek çocuk yetistirirken, ona kadinin yaratilisini, özelliklerini, ona nasil davranmasi gerektigini ögretmeli bence. Böyle büyüyen erkek çocuklari, ilerde evlendiginde hanimina daha baska bir gözle bakar. Onun yaratilisini da göze alarak, ona hoslandigi tarzda yaklasir.

      • büşra dedi ki:

        kadın duymaktan ,erkek görmekten hoşlanıyor…kadın adım atmalı ve isteklerini utanmadan söylemeli diye düşünüyorum….

        • kardelen dedi ki:

          Hep erkek çocuk şöyle yetişiyor böyle pof poflanıyor demişinizde arkadaşlar;o toplumu biz yetiştiriyoruz anne olarak.Farkında olmadan kendimizi mi söylüyoruz acaba?İnsanlar birbirlerini cezalandırmak için laf dalaşına girmemek için bence cinsellikle cezalandırmayı seçiyorlar.Aslında bu ceza eşlerinden çok kendilerine bence .Erkek asla neyaptımda yanıma yatmıyor diye düşünmez.

  15. semamarasli dedi ki:

    Yorumlarla katılan herkese teşekkür ederim. Sorular sorulmuş, sorularınızı yorumda değil bir sonraki yazılarda cevaplasam daha iyi olur. Siz sorularınızı sorun, sorunlarınızı paylaşın hepsini konuşacağız inşallah.

  16. tuana dedi ki:

    aslında bu sorun evlilikte ; açıkıp ta yemek yemekten kendini men etmek gibi birşey.kadın ve erkek için geçerli.farkında olmadan evliliği dar boğaza sokup ipini çekmek gibi birşey.
    ne yazıkki erkekler de bunu yapıyor ,
    eşlerine varlığını ,kadınlıklarını unutturabiliyorlar. kendini hasta ilan edip , uykusuz
    ilan edip vs vs.

    allah ın verdiği nimetleri (helali ) insanlar ; unutup evliliğini sorun yuvası haline getirebiliyor …

    bazen evliliğimi ne kadar sürdürebileceğimi düşünüyorum ?

    mutlu değilim
    huzurlu değilim ,
    eşimin eksi yönleri artı yönlerini geçmek üzere”
    bir kızım var ,onu varken babasız yetiştirmekten korkmasam ,

    rabbim cümlemizin yardımcısı olsun,
    evlerimize huzur ve mutluluk versin.

  17. esra dedi ki:

    Evlilik programına ilk başladığımız ders sanırım kendi hatalarımızı eşimize sorup öğrenmekti. Ve eşime sorduğumda kendimde birçok hata görmeme rağmen “isteksizsin, bana özel kıyafetler giymiyorsun vs.” gibi sadece cinsel sorunumu söylemesi beni şaşırtmıştı. Düşündüm neden böyleyim diye. Bazı sebepler buldum ve eşime anlattım. Benim cinsel fobim yok, ama sen bana dokunmadan vs. direk ilişkiye girmek istiyorsun ve vücut temizliğine dikkat etmiyorsun, ben söylemesem dişlerini fırçalamıyor ayaklarını yıkamıyorsun… diye anlattım. Haklı buldu, bir süre dikkat etti. En son iki gün önce tüm bu yazdıklarım yaşandı. Oysa o gece istekliydim. Bana yaklaşmasını bimiyor. Artık söylemem de kar etmiyor ağladım içime attım söylemek istemiyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Eğer kadın cinsel korku yaşamıyorsa öpülmekten, tenine dokunulmasından hoşlanır. Bütün yazılarınızı takip ediyorum ama bu yazınızı kabullenemedim. 20 yıldan beri birşey dememiş o saatten sonra niye demiş demekki bir problem var çözmeye çalışmamış. Bir türk aile kızının cinsellikten korkması çok doğaldır. Erkek ona öyle yaklaşmalı ki zevk alsın. Hadislerde de bunları görüyoruz. Erkeğin eşini rahatlatması gerekir. Ben evde paspal gezen biri değilim. Gerçekten eşim gelmeden önce kendime özen gösteririm. Ama onun geldiği ilk dakika elini ayağını yıkamadan televizyonu açması karşısında kırılıyorum. Bu da cinsel isteğimi kırıyor. Ama bu yazdıklarınızdaki gibi eşim istediklerimi yapmıyor bende ona isteksiz davranıyorum değil. Ben ondan iğrenirsem bana hoyrat davranışından dolayı zorla cinsellik yaşamam ne kadar doğru. Bu sorunumu nasıl çözeceğimi gerçekten bilmiyorum. Önerilerinizi bekliyorum. Allah razı olsun

  18. sera dedi ki:

    sema hanım peki ya tam tersi ise, erkek hanımına yaklaşmıyorsa?bunun sebebi ne olabilir?anlayamıyorum.

    oda bana karşı soğuk olduğunun ve beni istemediğinin farkında.üzülüyor ama sebebini bulamıyor.haram farklı geliyor,yani nefsi harama var (zina değil tahrik olabilyor)ama bana gelince aylarca yanima yaklaşmıyor, giydiğim hiçbir şey ona çekici gelmiyor ,haramdan tahrik oluyor ama bana karşı yok.daha doğrusu ben ona çekici gelmiyorum galiba .çok üzülüyorum bir kadın için arzulanmamak ,cazibesinin helaline karşı işe yaramaması çok üzücü..kadın olduğumu unutuyorum,kendime olan güvenim sarsılıyor.çünkü kadınlar beğenilmek ,ilgi görmek ister zaten bu sebeple sokaklar açık saçık nefsine hakim olamayan bayanlarla dolu değil mi?herkeste kendini beğendirme çabası .ben tesettürlü bayanım. belki bende onlar gibi açık olsam bukadar kafama takmazdım.bende beğenilmek( eşim tarafından) ilgi görmek istiyorum.

    anlayamadım sizce beni sevmediğinden mi?yoksa başka neolabilir ? bir insan neden hanımınz böyle soğuk olur?ne olur sema hanım bana bir cevap verirseniz çok iyi olur..

  19. selim dedi ki:

    s.a
    Saat gecenin 3.30 u aynı durumdayız. Akşama kadar yoruldum ile başladı. Ben erken yattım ki erkenyatsın diye gelmedi. Yatma vakti namaza başladı. Neyse namaz bitti. Yttı ama sırtını dönüp. Biraz yattıktan sonra uyku tutmadı bende elimi uzattığım anda kalktı teheccüd namazı kıldı. Şimdide yan odaya geçti. Bende bilgisayarı açtım ney sesi dinlereken birde siteye bakayım dedim. Sema hanımmın yazısını yeni eklediğini gördüm.
    Ne kadar dindar bir aileyiz değil mi.. Evet elmanın yarısı kaybolmuş. Tabii tümüde gidiyor bu arada. Allah ıslah etsin….Eğer bunu dindar bir bayan yapıyorsa ne demeli. Tabii oda diyecektir, sende diye başlayacaktır……

  20. Faruk dedi ki:

    Sema hanim sanki bizim evde yasiyorda gözlemlerini yazmis. Yazdiklariniz son kelimesine kadar dogru. Bir erkek olarak esimin bu yapriklarindan dolayi KAHROLUYORUM. 15 senedir her yolu denedim ama bosuna, fayda etmedi. Bikac haftada keyfi isteyince yanima yaklasir, isi bitince ayni yazinizdaki gibi olur. Günaha girip disarda zina etmekten korkarim. Durum onu gösterir ki öyle olursa tek sebebi ve vebali esimdir. Saygilarimla

  21. meryem dedi ki:

    Merhaba sema hanım,öncelikle yazılarınız için ve bizim kendimizi daha iyi anlamamamıza yardımcı olduğunuz için Allah sizden razı olsun , kaleminize güç ve kuvvet versin inşallah.Yazınızda öylesine yalın ve sade anlatım yapmışsınız ki tek kelimeyle mükemmel.İnanın ki dindar bir bayan olarak aynen sizin yazdıklarınızı düşünmüştüm evlenmeden önce,cinsel yönden ise kendimi çekici bir bayan olarak görüyordum ama evlenince eşime karşı çok yetersiz olduğumu fark ettim.Özellikle evlendiğim yıllarda 2 yıl boyunca bekar kaynım bizimle yaşadı.Ve hayatı eşime ve bana zehir etti.2 yıl boyunca sırf onun estirdiği kavgalardan dolayı eşimle hep sorun yaşadım.Eşimle küs olduğum zamanlarda ise onun cinsel isteklerine olumsuz cevap verirdim.Çünkü annemden ve ablamdan bunu öyle duymuştum..Daha sonraları bana anlamsız gelmeye başladı ve bu yanlışımdan vazgeçtim,artık eşimi red etmiyordum.Ama 2 yıl boyunca doyasıya canım cicim yıllarım hiç olmadı,evde zaten dekolte giyinemiyordum.çünkü kaynım bizimle beraberdi.İnanın ki yatak odamda bile rahat edemiyordum, sanki biri beni izliyor gibi geliyordu bana….Evet bekarken aileden yanlış duyumlar sonucu oluşan bilgi kirliliği,evlendikten sonrada 3.kişilerin yanında beraber yaşamanın olumsuzlukları ve en sonunda 3 tane çocuğa karışıp da kendine vakit ayıramamanın vermiş olduğu yorgunluklar….İşteee böyle bir evlilikte cinsel arzular yeniden nasıl dirilecek bilemiyorum,çocukların yanında mini etek giymeye kalksam kocam için, çocuklarım hemen bana özenip bizde mini etek giymek istiyoruz diye başlıyorlar söylenmeye napmalıyım peki hocam, makyaj yapsam bile onlar yine ayaklanıyorlar bizede makyaj yap anne diye.Hocam bana akıl verin lütfen, eşimin dikkatini çekmek istiyorum .ama nerden ve nasıl başlayacağımı bilemiyorum.Bundan sonraki yazılarınızda bunu öncelik sırasına göre yazarsanız çok sevinirim. hocam biliyorumki benim durumumda olan pek çok bayanlar var.SAYGILAR.

    • büşra dedi ki:

      meryem hanım evde mini etek değilde güzel giyinin.makyajda yapın…çocukları daha yaşınız küçük diye ikna etmeye çalışın…yatak odanızı süsleyin tüller, koku ,minderler gibi çocukları erken yatırın …güzel koku sürünün…özel çamaşırlar alın..en önemlisi onu çok sevin siz anneden önce kadınsınız bunu hatırlayın ve hatırlattırın….mesela hep tv başındamı tatlı dille onu yönlendirin…odanız sizin
      cennetiniz;bunu unutmayın…

      • merhaba sema hanım, benim sorunum daha farklı büşra hanımın dediklerini yapıyorum eşimi ihmal etmiyorum meryem hanımın dediği gibi 3 çocuk sahibi dine bağlı yaşamına aktarmaya çalışan bir aileyiz mutluyuz veya ben öyle sanıyorum ama eşimi internet başında sanal alemde porno izlemekten vaz geçiremiyorum sorun bendemi bilemiyorum kendimi değiştirmek için uğraşıyorum ama fark etmedi (eşimin beim onun porno izleyip arkadaş sitelerine üye olduğunu bildiğimden haberi yok) sizce ben ne yapmalıyım nasıl bir yol izlemeliyim eşimi haberdar etmeliyim yoksa uzaktan uzağa takipmi etmeliyim bu sorular zihnimi parçalıyor her an düşünüyorum migrenim artıyor bana cevap verin ne olur selam ve dua ile…

  22. nilüfer dedi ki:

    benim aklıma ilk gelen eşiyle cinsel ilişkisin de sevgiyle arzula yanaşmadığı.sadece vazifesi miş gibi davrandığı ve bunu eş hissettiğinde cinsellikten mutlu olamadığını anlıyorum.

  23. Fatma dedi ki:

    Sema Hanim, tespitleriniz çok isabetli. Insallah bu yazilarinizla toplum bilinçlenir. Kulturumuzde bazi seylere ayip diyerek, hayati birbirimize zehir ediyoruz. Toplum bilinçlenmeli, ama dine uygun bir sekilde. Mahremiyetle alakali konular anlatilmali ama bunun bir adabi olmali. Batidaki gibi açik seçik degil.
    çalismalarinizin devamini dileriz.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Mutlu bir evliliğin reçetesi gayet basittir: Birbirinize karşı oldukça nazik davranın.” ( Marie France)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku