Cinsellik Nedir? (Evlilik Okulu 7.Ders)

Rûm Suresi 21. Âyet-i Kerîme de Rabbimiz şöyle buyurur:

“Sükûna ermeniz (huzura ermeniz, rahatlamanız, kaynaşmanız, dinlenmeniz, durulmanız) için size kendinizden zevceler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması onun (kudretinin delillerindendir) ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda düşünen toplumlar için ibretler vardır.”

Cinsellik; fiziksel, ruhsal ve duygusal bütünlüğü olan, karı kocayı sükûna erdiren bir eylemdir.

Gerçek bir cinsellikte üç basamak vardır.

1-Fiziksel basamak: Kadın ve erkekte, cinsel uyarılmayla birlikte, beynin, cinsel organlara kuvvetle kan pompalaması neticesinde; kadında orgazmı sağlayan “klitoris” e, erkekte de cinsel organa hızlı kan akışından dolayı oluşan haz ile kadın ve erkeğin birbirine enerji aktarımıdır.

Fiziksel sorunlar kan akışını etkileyebilir. Cinsel bozuklukların altında yatan en önemli fizyolojik sebep; yetersiz kan akışıdır. Vücudumuzda kan, çok önemli işlevler görür. Hücrelere şeker, oksijen ve besin taşır; atıkları alır.

Sağlıklı kan akışını bozabilecek herhangi bir etki cinselliğin işleyişini bozabilir. Bu konuda hastalıklar dışında özellikle dikkat edilmesi gereken durumlar:

Tok karnına cinsel birliktelik: Yemek yenildiğinde sindirim için kanın mideye yoğunlaşması gerekirken, cinsel ilişki başlarsa cinsel organlara yeterli kan gelmez. Yemeğin üzerinden yaklaşık iki saat geçmesi gerekir.

Çok sıcak suyla banyo yaptıktan sonra: Sıcaktan dolayı kan, bütün vücuda yayılacağı için bir noktada kuvvetle toplanması zor olduğu için tavsiye edilmemiş.

Soğuk yiyecek ve içeceklerden hemen sonra: Dondurma ya da soğuk su meşrubat gibi içecekler kısa süreli de olsa kan akışını yavaşlatacağı için ilişki öncesi dikkat edilmelidir.

Cinsel isteksizlik yaşayanlarda fiziksel sorunlar çok nadir görülmektedir. Cinsel sorunların kaynağı genellikle psikolojik oluyor.

Cinsel bilgisi yeterli olmayanlar cinselliği yalnızca fiziksel basamakta yaşayabiliyorlar. Sadece fiziksel basamakta yaşanan cinsellik ruh ve duyguları olan insan için asla yeterli olmaz. Karı koca arasında muhabbete de vesile olmaz. Tam aksi cinselliği sadece fiziksel olarak yaşayan karı kocalar arasında kırgınlıklar ve reddedilmeler çok yaşanabiliyor. Fiziksel basamak, mekanik bir cinselliktir. Ruhsal ve duygusal basamakla tamamlanması gerekir.

2-Ruhsal basamak: Cinselliğin ruhen bir tatmin duygusu getirmesidir. Karı kocanın psikolojik olarak cinselliğe hazır olması, cinsellikle ilgili duygularının olumlu olması gerekir.

Cinsellik her ne kadar cinsel organlarla ilgili gibi gözükse de cinselliğin büyük bölümü beyinde gerçekleşir. En önemli cinsel organ “Beyin”dir. Orgazmın merkezi de beyindir. Beyin kişinin düşüncelerine göre tepkiler üretir.

“Beyin” cinsel organlara gidecek kanın komutunu, kişinin cinsellikle ilgili düşüncelerine göre verir. Kişinin cinsellikle ilgili olumsuz düşüncesi yoksa, vücut doğal olarak çalışır, kan cinsel organlara gider. Fakat olumsuz bir düşünce varsa kan akışı yeterli olmaz. Kan yeterli gitmeyince kadında “klitoris” kanlanması olmaz, erkekte de sertleşme sorunu olur.

Kişide cinsel bilgi eksikliği, karı-koca arasındaki iletişim çatışmaları, bedenini beğenmeme ile ilgili takıntılar, başarısız olma korkusu, geçmişte yaşanmış cinsel taciz, depresyon gibi sorunlar, beyinin vermesi gereken normal cinsel uyarıyı bozar.

Cinsel uyarıyı etkileyen en önemli duygu korkudur:

Kadınlarda ilk cinsel birleşmede canın yanacağı korkusu, korktuğu için ilk gece zorluk yaşayan kadının cinsellikle ilgili olumsuz düşüncelere sahip olması, cinsel soğukluğa sebep olabilir. Çoğu kadın, cinsel sorunların tedavisi kolay bir sorun olduğunu bilmez ve kendinin cinsel duygularının yeterince gelişmediğine ya da kendinde fiziksel bir sorun olduğuna inanır. Oysa kişi kendi kendine bile zihnindeki olumsuz duyguları temizleyip kendini tedavi edebilir. Cinselliğin pis, günah ya da gereksiz olduğunu düşünme de beynin yeterli uyarımı vermesine engel olur.

Erkeklerde başarısız olma korkusu da yine beyni etkiler ve kanın cinsel organlara yeterli miktarda gitmesine engel olur. Cinsellikte en önemli şey güven duygusudur.

Kadın ve erkeğin yaratılışına uygun rolleri üstenmeleri; erkeğin kendine güvenmesi, evde reis olması, saygı görmesi, kadının da davranışı; yumuşaklığı, giyimi kuşamı ile kadın olduğunu hissetmesi, iki taraf içinde cinsel istek için gerekli hormonların düzgün çalışmasını ve ruhen hazırlığı sağlar.

Cinsellik; kadın ve erkeğin; dokunarak, tükürük ve vücut salgıları ile birbirlerine enerji aktarmalarıdır. Kadın da erkek de karşıt enerjinin peşindedir. Karşıt enerjiyi alamayan kendini hep eksik hisseder. Karşıt kutuplar birleştiğinde iki tarafın enerjisi dengelenir ve rahatlarlar.

Kadın ve erkek yaratılışları itibari ile birbirlerine zıttırlar ve birbirlerini çekerler; aynen mıknatısta karşı kutupların birbirini çekmesi gibi.

Erkek kadının, kadın da erkeğin enerjisine muhtaçtır. İki tarafta eşinden aldığı enerji ile kendinde eksik olan enerjiyi tamamlar. Dişil enerji, eril enerji ile; eril enerji de dişil enerji ile tamamlanır. Aktardıkları enerji rahatlatır, aldıkları enerji iki tarafı da güçlendirir.

Cinsel ilişki de ruhen rahatlama çok önemlidir. Bu da ancak iki tarafın birbirini istemesi ve cinselliğe aktif katılımı ile olur. Tek tarafın isteği ile olan cinsel ilişki sadece fiziksel boyutta kalır. Tek taraflı istekle tatmin duygusu yaşanmayacağı için ruhsal boyut tamamlanmaz ve cinsel açlık geçmez. Cinsellikte ruhi rahatlamayı tamamlayan şey duygusal tatmindir.

3-Duygusal basamak: Cinselliğin fiziksel boyutta kalmayıp, duyguları harekete geçirmesidir. Özellikle kadınlar için cinselliğin duygusal boyutu çok önemlidir. Kadın cinselliğe duygusal olarak hazır olursa, ancak o zaman cinsellikten gerçekten haz alır. Kadını duygusal olarak cinselliğe hazırlama görevi de erkeğin üzerinde bir sorumluluktur. Kadının ruhsal boyutta korku, tiksinti gibi önemli bir sorunu yoksa, her kadın da cinsel istek vardır, erkeğin bu isteği uyandırmak için emek vermesi gerekir.

Bakara sûresi 223. Âyet-i Kerîmede Rabbimiz erkeklere hitaben şöyle buyuruyor:

“Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah’tan korkun, biliniz ki siz O’na kavuşacaksınız. (Yâ Muhammed!) müminleri müjdele!”

Karı-koca ilişkisinin çiftçi-tarla teşbihi ile anlatılması, bu konuda sayfalarca hatta ciltlerce yazılacak konuların muazzam bir özetidir. Bu âyet-i kerîme sadece cinsel konularda değil, hem duygusal hem cinsel hayat üzerine evli çiftlere çok güzel yol göstermektedir.

Âyet-i Kerîmeye önce karı- koca ilişkisinde iletişim ile ilgili ne anlatıyor diye bakalım: Kadın toprak gibi olmalı: Mütevazı ve bereketli. Erkek iyi bir çiftçi olmalı, güzel ürün alabilmek için. Toprağını tanımalı, emek vermeli. O topraktan hangi ürün elde etmesi kolaysa ona göre davranmalı. Toprak kendi kendine ürün verecek değil, çiftçinin zamanını ayırması çaba göstermesi güzel tohumlar atması lâzım. Kadın da iyi toprak olmak için gayret sarf etmeli, ürün almak kolay olsun.

Cinsel anlamda bakalım: “Tarlanıza nasıl isterseniz varın.” helal olan yoldan olmak kaydıyla. Âyeti kerîmenin devamı çok önemli:

Ve kaddimû li enfusikum” ” âyetiyle “nefisleriniz için takdim edin, ikramda bulunun.” buyruluyor. Meallerin çoğunda “önceden hazırlık yapın, gönderdiklerinize bakın.” diye geçiyor. Bazı alimler bu “âyeti ahirete hazırlık” yapın diye de yormuşlar. Oysa âyet cinsel ilişki ile alakalı.”Tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve nefisleriniz için ikramda bulunun.”

Bu âyeti kerîme ile erkekler cinsel birleşme öncesi eşlerini cinselliğe hazırlamaları için uyarılmışlar. “Güzel şeyler sunun eşinize.” İlginç olanda “nefsiniz için” ibaresinin olması. Eşine sunuyor; ama kendi nefsinin de işine yarayacak.

Müthiş bir cinsel eğitim cümlesi.”Nefisleriniz için ikramda bulunun.” Cinsel ilişkide kişi ne kadar eşini düşünürse, kendisi karşılığını o kadar çok alır. Ne kadar kendini düşünürse o kadar verimsiz bir ilişki olur. Erkek eşini cinselliğe hazırlayacak şeyler yapıyorsa onun sonucundan eşinden fazlasıyla karşılığını alacaktır, kendi nefsi de ancak o zaman tatmin olacaktır.

Özellikler erkekler çabuk uyarıldıkları için ve hayata bakışları da sonuç odaklı olduğu için cinsellikte de bir an önce sonuca ulaşmak isteyebilirler. Oysa cinsellikte sonucu etkileyen süreçtir. Cinsellikte sonuç dağın tepesi ise, süreç o tepeye ulaşırken yaşanan heyecandır.

Âyet-i kerîmenin asrı saadette yansımasına bakalım:

Hz. Cabir şöyle diyor: “Allah rasulü bize sevişme ve konuşma olmadan cinsel birleşmeyi yasaklamıştı.(Zadu’l-Mead 4/1880)

Bir hadîs-i şerîfte sevgili peygamberimiz şöyle buyuruyor:

“Sizden biri eşiyle hayvanlar gibi cinsel temasta bulunmasın. Aralarında elçi olsun.”

“Ya Rasulallah elçi nedir?” diye soruldu.

Peygamberimiz:

“Aşk fısıltıları ve öpüşmedir.” diye cevap verdi. (İhya 2/ 64)

Kadınlar için güzel sözler, cinselliğe hazırlanmalarında çok önemlidir. Aşk fısıltıları tavsiye ediyor Allah rasulü. İçinde sevgi olmayan hiç bir şey, kadın için anlamlı değildir. Kadın sevildiğini ve güzel olduğunu duymak ister. Bunun fısıltı olması da ayrıca anlamlıdır. Kadın için kulak, fiziki ve duygusal olarak çok hassastır.

Dokunmak kadınlar için çok uyarıcıdır. Kadın teni, erkek teninden on kat daha duyarlıdır. Bu yüzden kadınlar; dokunulmayı, sarılmayı, el ele tutuşmayı erkeklerden daha çok severler. Kadınların tenleri hassas olduğu için sert dokunuşları sevmezler, canları yanar. Erkeğin kendine göre sert bulmadığı bir dokunuş, kadın için acı verebilir.

Cinsel ilişki öncesi erkeğin kadına güzel dokunması, sırtına ya da ayaklarına hafif masaj yapması, boyun, kulak, sırt gibi dokunulduğunda cinsel haz uyaran yerlerine dokunması kadını cinselliğe hazırlamakta önemlidir.

Bu dokunuşlar kadında da erkekte de duyguları harekete geçirir. Bir önceki derste anlattığım dokunmayla birlikte oluşan oksitosin (sevgi ve sadakat hormonu) üretimi başlar, bu da karı kocanın sevgilerini ve bağlılıklarını artırır. Ayrıca cinsellikte duygusal aşamada serotonin (mutluluk hormonu) endorfin (ağrı kesici hormon) dopamin (enerji ve kendini iyi hissetmeyi sağlayan hormon ) salgılanır.

İhya da peygamberimizin cinselliği aceleye getirmediği yatakta acele eden eşine “yavaş ol” dediği anlatılıyor.

Bir hadîs-i şerîfte de Rasûlullah Efendimiz: “Müslüman adamın her türlü eğlencesi, oyunu bâtıldır (boştur, sevapsızdır), yayı ile atış yapması, atını eğitmesi, hanımıyla oynaşması bu hükmün dışındadır. Bunlar haktırlar (sevaplı eğlencelerdir) buyurmuşlardır. (Tirmizî, fedâilü’I-cihâd 11; Ibn Mâce, cihâd 19; Dârimî cihâd 14; Müsned IV/144,148)

Peygamberimiz cinsellik için ayrılan zamanın, boş, batıl bir zaman olmadığını bildiriyor. Başka bir hadis-i şerifte “Cinsel ilişkide sadaka sevabı  olduğu” anlatıyor. Çünkü karı koca ruhen ve duygusal olarak tatmin olmuşlarsa cinsellik kafalarını meşgul etmez. İbadete ve insanlarla ilişkilere de daha temiz bir kafayla zaman ayırabilirler.

Tabi her şeyin aşırısı zarar olduğu gibi cinsel ilişkinin de aşırısı zarardır. Cinsel ilişki de aşırılık, sadece fiziksel tatmin yaşayan ruhsal ve duygusal tatmini yaşamayanlarda daha fazla görülür.

Son yapılan bilimsel araştırmalarda da cinsel ilişkide ön hazırlık evresi ne kadar uzun olursa iki taraf içinde cinsel tatminin daha fazla olduğu ortaya çıkmış.

Cinsellik bir hazdır; yemek yemek gibi. Yemek çok hızlı yendiğinde de insan doyar; ama haz duygusunu en alt seviyede olur. Yemek yavaş yavaş yenildiğinde keyfi çıkar. Ayrıca hızlı yendiğinde daha fazla yemek isteği doğar. Çünkü çok yemiştir; fakat tadı alınamamıştır. Ayrıca yemekte insan bir tek kendinden sorumludur; oysa cinsellikte eşinden de sorumludur.

Peygamber efendimiz başka bir hadisi şerifte de erkekleri eşlerini tatmin etmeleri konusunda uyarıyor:

“Kişinin acizliğindendir: Konuşup, sevişmeden, eşiyle cinsel temasta bulunup, kadının zevkini tamamlamadan kendi işini bitirip kalkması.” (İhya, 2/64)

Peygamberimiz erkeğin karısını memnun etmeden, yataktan kalkmasını uygun görmemiş. Cinsellikten keyif almak erkek kadar kadının da hakkı. Yoksa bu kadınlara büyük bir eziyet olur. Erkek karısının bu hakkına riayet etmiyorsa, vebaldedir, sorumludur.

Zaten âyet-i kerîmede de “Önceden ikramda bulunun” dan sonra uyarı var:

“Ve Allah Teâlâ’dan korkunuz. Ve biliniz ki sizler şüphesiz O’nun huzuruna varacaksınızdır. Ve mü’minleri müjdele.”

Modern geçinenler İslam’ın kadını ezdiğini söyler. Oysa İslam kadının yataktaki hakkına kadar korunmuş. Bizim toplumumuzda cinsellik sorunu var. İslam’da değil. İslam kadına gerekli bütün hakları vermiş, müslüman kadının fazladan hakka ihtiyacı yoktur.

Arap kadınları ülkeler arasında yapılan araştırmalarda cinselliğe en düşkün kadınlar arasında çıkıyor. Sebebi sorulduğunda “Çünkü dinimiz bize bunu emrediyor.” diyorlarmış. Aynı din bizde de var; ama bizim kadınlarımız “yataktan nasıl kaçılır” üzerine uzmanlık yapıyorlar.

Kadın da erkekte cinsel konuda cahil olunca, cinsellik iki taraf içinde eziyete dönüşüyor. Erkekler, kadına nasıl dokunacağını, cinselliği nasıl sevdireceğini bilemiyor. Kadınlar cahil, kendi bedenini tanımıyor, erkeği nasıl yönlendireceğini bilemiyor derken bir çıkmazın içinde kalıyorlar. Sonuç kadınlar yataktan kaçmaya çalışıyorlar, erkekler kadını kovalamaktan bıkıyor.

Sadece cinsel organlarla yaşanan cinsellik mekanik bir cinselliktir, erkeği de kadını da tatmin etmez. İki taraf da boşalma yaşasa bile tatmin yaşayamaz. Kuru ekmekle karın doyurmak gibidir, karın doyar; fakat lezzet yoktur.

Kısacası eşler arasında cinsellik; fiziksel, ruhsal ve duygusal bütünlükle gerçekleştiğinde gerekli fayda sağlanır ve karı kocanın arasında sevgi ve muhabbettin artmasına sebep olur.

www.cocukaile.net

 

 

 

Çekmeköy Oyun Grubu Çekmeköy İngilizce Anaokulu

“Cinsellik Nedir? (Evlilik Okulu 7.Ders)” için 63 Yorum

  1. refika diyor ki:

    Bu konuda bir kaıdn olarak yazıyı tamamen haklı buluyorum.Bir kadın duygusal olarak konsantre olmassa o cinsellikten asla doyum alamaz ve mutsuz olur.kadınların cinselliği tammaen duygusallıklarıyla orantılıdır bu duyguları keşfedip açıpa çıkarmaksa erkeklerin görevi.teşekkürler güzel yazınız için sema hanım

  2. ARAT diyor ki:

    Sema Hanım,

    İyi cesaret bu konuyu ele alabilmeniz. Erkekleri bilmemde, bayanların bu konuda kendilerine çeki düzen verebileceklerini pek sanmıyorum.

    Yalnız burada yazılanlardan dolayı yarın bir gün medyanın diline farklı bir biçimde düşmeyinde aman dikkatli olun konu ile ilgili sonraki yazılarınızda !!.

  3. Fatih diyor ki:

    Hayırlı günler… Sadece yorumlar üzerinden konuşacağım çünkü yazı gerçekten çok güzel. Yorumlarda sürekli erkekler, erkeklerin bastırdıklarından bahsetmiş, sanki bir haklılık duygusu varmış gibi… Yazının çoğunda erkeklere bir eleştiri söz konusu bence, biz erkekler doğamız gereği hep dağın tepesini düşünüyoruz, hep kendi zevkimizi düşünüyoruz (genel olarak), kadınlarımızın zevki, onların dağın tepesine kadar olan yoldaki, yamaçlardaki çiçeklere dikkat çekmeleri bize sanki zaman kaybı gibi geliyor. Bu yazıdan anladığım şey: Erkek de kadın da birbirinin farkına varsın ve bu farkındalıkla yaşasın, hepimiz dağın zirvesine ulaşacağız ama ne olur hanımlarımızın dikkatlerimizi çektiği çiçeklere de sırf onlar razı olsunlar diye, sırf onlar istiyorlar diye dikkatimizi verelim, inanalım ki inşaallah her şey çok daha güzel olacak…

  4. selen diyor ki:

    slm..
    güzel bir yazı olmuş ..cinsellik evliliği tamalayan yegane seydir bence ..cincellik olmayan evlilik huzursuz ve mutsuzdur..bi şekilde biter..ve önemli bir ihtiyactır ….
    eşler biribirine saygu dymalı tanımalı ve haklarını gözetmelidir doğrudur lakin birde şu durum var : (kadın yada erkek) elinden geleni yapan istekli cinselliği bir rutin görev olarak görmek dışında gercekten yaşayarak yapan bi taraf var ..fakat karşı taraf (genelde erkek oluyor bu tarak cünkü çok cabuk uyarılıp ve haz duygusuna her harikulerde ulaşan erkektir..)sadece kendini düşünüp bi an önce hop diye bitriyorsa sonrada kusura bakma ya diyip dönüp bi tarafını yatıyorsa o adam tam dayaklık:)
    bazı beyler kadınların özentisiz olduğundan bahsetmiş saldığından bahsetmiş..yahu kadın cocuk doguruyor bir değil bi kaç tane belkide ama sizde öyle bi sorun yok ayrıca hepiniz behlül sünüz de yanınızdaki bihter değil diye mi, hayıflanıyorsunuz..siz çokmu özentilisiniz..:)
    cinsellik konusunda her türlü yetebilecek biriyim kendimi tanıyan biriyim eşimide tanıyorum bu konuda dediğim gibi evliliğin temel taşı olarak görüyorum sıradan bir görev olarak değil ..cinsellik evliliğin olmazsa olmazıdır…biraz öz eleştiri yapın beyler..siz istiyorsunuzki kadın görevini bilsin nezaman istersem hayır demesin yorgunda olsa hastada olsa hayır demesin hatta bende yorgun olsam ne yaparsa yapsın ama bişekilde benide hazırlasın ..peki siz ne yapıyorsunuz hiç..istisnaları ayırıyorum tabi..:)bu iş tek başına yapılan bi iş değil ..madem iki taraflı yapılan bu işte bi sorun var ozman sorunda tek taraftan kaynaklanmaz iki taraflı ele almak gerekir…
    Ne olursa olsun eger evli isen ve bu işe bikere bulaşmışsan sonuna kadar devam etceksin fiziksel hormonal ve ruhsal bi durum var işin içinde vaz gecemiyorsun:)

    • sırr diyor ki:

      iyi güzel yazmışsınız ama hep erkeklere yüklenmişsiniz,erkekler sanıldığı gibi çabuk uyarılmaz , erkekleri çabuk uyaranlar kadındır, kadın ile erkek ilişkide uyumlu ise , birbirlerine istediklerini veriyorlarsa aynı anda hazza ulaşabillmekteler. Siz cinsellikte kendinize güveniyorsunuz ama sorununuz var belli bu sorunda tahminim aşırı derece kendinize güvenden kaynaklanıyor.İlişkide her iki taraf uyumlu ise sorun yok, uyumsuz ise zaten yapacak bir şey yok her kez gözünü yumar işine bakar. Ama neden uyumsuz oldukları hususnda bir kafa yorulmaz sıkıntı burada işte, bizler konuşmuyoruz. Oturup konuşmalı , gerekirse çözüm bulmalıyız.

  5. semamarasli diyor ki:

    Ailemiz her geçen gün büyüdüğü için sitemizin alanı bazen yeterli olmuyor ve site açılmayabiliyordu. Bunun için dün sitenin hostingi değişti fakat son iki günün yazı ve yorumları gitti. Yorumlarımıza ne oldu, diye aklınıza başka bir şey gelmesin. Ben de yorumlarda soru soranlara cevap vermiştim onlarda gitti. Kurtarılmaya çalışılıyor, inşaallah gidenler geri gelir. Yorumları kaybolan herkesten çok özür diliyoruz.

  6. kemal ycl diyor ki:

    anlaşıldığıma sevindim.herkese sağlıklı mutlu ve huzurlu birliktelikler dilerim.(benim gibi bekarlara da uygun çift :D :D )
    teşekkürler…

  7. KUL diyor ki:

    6.Ödevi bulamadım. Nasıl bulacagım? Yardım ederseniz cok sevinirim.

    • semamarasli diyor ki:

      6.Dersten itibaren ödevleri bıraktım. Hem ders hem ödev yazmaya zaman bulamıyorum. Ödevleri gerek oldukça derslerin altına ekleyeceğim inşaallah.

  8. mihrimah diyor ki:

    erkeklerin bu konuda yazı yazmaları cesaretlerini gösteriyo, her zman ki gbi bu konularda daha özgüvenliler..
    [sema hanım yazıda dediğiniz : cinsellik sadece bedenin bir ihtiyacı değil aynı zmanda ruhun da doyum alması gereken bir ihtiyac-ı fıtri..burası çok önemli çünkü eğer cinsellik hakknda bilgimz yoksa eşittir doyumda yok]
    böyle bir yazı ile bizi aydınlattğnz için tekrardan teşekkürler

  9. adem diyor ki:

    yazınız çok güzel sema hanım,elinize emeğinize sağlık. peki erkek üzerine düşen her şeyi fazlasıyla yapıyor dediğiniz gibi ruhsal, fiziksel ve duygusal adımları yapıyor. bunun haricinde günlük hayatta eşine çok değer verip onun hayat arkadaşı olduğunun farkında olup iyi bir kocalık yapıyorsa. buna rağmen eşi tersliyor sırtını dönüp yatıyorsa, erkek bunun günah olduğunu görevden kaçmaması gerektiğini söylediğinde eşinden günahı bana değilmi seni ilgilendirmez şeklinde cevap alıyorsa. öneriz ne olacak. erkek bu nedenle harama baksa buna sebeb olan eş suçlu değil mi. iyi bir kadın kocasıyla tartışmasında yatağa girince kendisi haklı olsa bile kocasına senin gönlünü almadan uyumam diyen kadın değilmidir. kadının erkeğini eve bağlaması için elinden geleni yapması gerekiyor mu.nasıl yeri gelince onun gönlünü almak için erkek tabiri caizse şaklabanlık yapıyorsa kadınında bu konuda bazı görevleri vardır değil mi.

    • semamarasli diyor ki:

      Adem bey sizin anlattıklarınıza göre hanımda ruhsal basamakta sorun var. Ruhsal basamak kişinin kendinin çözmesi gereken sorunlar, daha çok. Duygusal basamakta eş çok önemli. Ruhsal basamak sorunları bundan sonraki evlilik okulu dersimizde inşaallah.

      • azra diyor ki:

        bence adem bey hanımıyla sinirlenmeden konuşmaya çalışmalı. Herşeyi doğru yaptığınızı düşünüyorsunuz ama hanımın kafasına takılmış küçük ve sürekli tekrar eden bir ayrıntı olabilir. Ona bunu açıkça sorun kendini ifade etmesine fırsat verin

  10. kemal ycl diyor ki:

    hasret hanım çoğu sözüne katılamıcam.
    çoğu türk kadını sadece yemek ve tv hastası.ev işi yapmak onlar için ciddi hobi.
    konuşmayı sadece kafa ütüleme ve dırdır şeklinde yapmaları ciddi anlamda soğutucu etkenler.
    evlenmenin akabinde kendini salmalar ciddi kilolar almalar vs…
    türk kadını kendini ACİL geliştirmeli.
    saygılar…

    • hasret diyor ki:

      kemal bey evt konuşma biraz türk kadınlarında problem… kilo konusuna gelince kilo araplar için ciddi değil .çünkü onlarda yemeği -abur cuburu çok seviyorlar ve çoğu kadın da inanın kilolu ama kocaları böyle seviyor .onlarda kilolu kadın seviyor.
      dizi konusuna gelince malesef ki size katılıyorum kadınlar çok fazla dizi seyrediyor ve buna kendini kaptırıyor.araplar da artık bizim türk dizilerini seviyor ve seyrediyor malesef bu türk dizileri onların evliğine de zarar vermeye başladı bazıarap kadınları türk kocalarının tv deki gibi mi ?davrandığını soruyor.bazısı eşleri tv deki gibi davranmadığı için boşanmaya başladı bu türk dizileri yüzünden.analyacağınız bu diziler herkese bela…
      yaa ben anlamıyorum zeliha hanımın da dediği gibi biz mi uzayda mı yaşıyoruz ?,sizin ve bazı erkek okuyucuların yazdıklarına inanamıyorum.bu kadar ilgisiz ve kayıtsız nasıl kalıyorlar bazı kadınlar?

  11. AHMET GAZİ ERDEK diyor ki:

    çok güzel konulara değinmişsin teşekkür sema hanım sizin yazılarınızı takip edeceğim teşekkürler

  12. sudegül diyor ki:

    Konu başlığı ilgi çekici olunca okuyup üstüne bir de yorum hanesini dolduran beyler: Aynı dikkat ve hassasiyeti diğer ders ve bölümlere de gösterirseniz çok sorun hallolup değişecektir inanın..

  13. Başak diyor ki:

    Cinsellik bayağılaştırılmadan böyle güzel anlatılabilinir.Tebrikler..

  14. eymen diyor ki:

    “Cinsel ilişki de aşırılık, sadece fiziksel tatmin yaşayan ruhsal ve duygusal tatmini yaşamayanlarda daha fazla görülür.” Üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir cümle.

  15. hasret diyor ki:

    yazınız çok güzel olmuş emeğinize sağlık.
    bu arada ben bu yazıda sadece kadınları eleştirdiğinizi görmedim.burda bazı erkek yorumcular kadınların sadece eleştirildiğini ve haksız olduğunu görüp yorumları bu yüzden yapmadığını düşünmüş.sırf bu düşüncelere inat yorumu yazma ihtiyacı gördüm .
    bence kadınlar yazınızı çok beğendiğinden üzerine ekleyecek söz bulamadığı için yorum yazmamış.çok güzel kadınların isteklerini de ifade ettiniz.çünkü siz sadece kadınlara değil erkeklerede hitap etmişsiniz.erkeğin kadına nasıl yaklaşması gerektiğini de çok güzel ifade etmişsiniz sanırım o kısımları erkek okuyucular gözünden kaçırmış :/

    bide arap kadınlar hakında yazmış olduğunuz kısıma katılıyorum ama üzerine bir kaç şey söyleme gereği duydum.arap kadınlarının bukadar cinselliğe düşkün olması normal .çünkü onlar sadece kadınlığını kullanıyor hiç bir iş yapmıyor devamlı süslü ve bakımlı oluyor.ev işleri için hizmetçileri var,hizmetçisi olmayan eşlerde hanımlarına yardım edip çamaşır yıkamak ,çocuk bakmak gibi işleri yapıyor.işler yüznden eşlerine eziyet etmiyorlar biliyorlar ki birkadın çamaşırdan, bulaşıktan hatta istemesse çocuk emzirmek yada bakmak zorunda değil islamda . onlarda kadınların haklarını gözetip böylece sadece hanımlarının onların cinsel isteklerini karşılamasını sağlıyorlar..ayrıca çocuklarada kadınlar bakmıyor ,ya hizmetçileri bakıyor yada yine eşler yapıyor ..eee tabi böyle bir durum biz türk kadınlarına da sağlansa inanın hakkıyla kadınlık yapıp hiç kimse kocasından kaçmaz.bir ev işi eksik kalsa erkek kadına etmediğini birakmıyor,sonrada hanımlık istiyor.kadın akşama kadar yorulup bide dinimize göre üstüne mesul olmadığı ama yapmak zorunda kaldığı işler olup eşinden takdir göremeyince tabiiki hanımlık ,yada gerçekten sorumlu olduğumuz cinsellik konusunda kayıtsız ve isteksiz olbiliyor.
    not:arplar hakkındaki yazımın kaynağı araplarla işimiz gereği haşır -neşir olmak kadınlarla sohbetler etmek ve daha niceleri…

    • Fatih diyor ki:

      Türk kadınlarının gündüz çok yorulup sıra aile hayatına gelince isteksiz olmaları yorumunu büyük bi,r kaçış ve bahane olarak görüyorum. Bu işin yorgunlukla bir alakası yok. 365 günün 365′inde de mi yorgun olur insan? Çoluk çocuk hiç büyümez mi? Sürekli mi ilgilenilir çocukla? Hep mi erkek dürtüklüyecek hep mi erkek hadi diyecek? Bir kere de kadın adım atsa ya. 3 çocuk sahibiyim. Hamdolsun hepsi okula başladı. Tüm işlerini kendileri görebilyor. Onlar küçükken eşim sürekli hasret hanımın bahsettiği bahaneleri sunuyordu. Gece 3 kere emzirmeye uyanıyorım, gündüz bir türlü dertleri bitmiyor falan filan. Şimdi hepsi büyüdü ve öz bakım olarak bize ihtiyaçları yok. Ama eşim hala aynı. İşler azalsa dahi kendisi değişmedi. Haftalarca yanına yaklaşmasam niye yaklaşmıyorsun demiyor. Bazen ayıp olmasın diye birşeyler yapmaya çalışıyor eline yüzüne bulaştırıyor. Ben bunu kabullendim. Kaderim böyleymiş dedim. Artık uğraşmaktan vazgeçtim. 10 yıllık evliyim bu konuyla ilgili çok konuştuk, eğitimlere gitik, onlarca kitap yayın aldım. bir ay düzeldi sonra yine eskisi gibi. Bu durumda olan saece ben değilim. Bir çok evli arkadaşım da aynı konudan şikayetçi. Hatta hiç çocuğu olmayan bir aile dostumuz var, o bile şikayetçi. Türk kadınının bu konuda eğitime ihtiyacı var.

      • mehmet sahin diyor ki:

        Fatih’e yüzde yüz katılıyorum. Böyle çok aile var kadının isteksiz olduğu. Ayrıca hasret kaç arap ülkesinde kaç aile ile görüşmüş merak ediyorum. Araplardaki evde hizmetli bulunma oranı bizden farklı değil. Bu kadının içinde olması gereken birşey. İçinde varsa 5 çocukla bile ister ve eşi ile bu konuda uyumlu bi çift olur. Eşinin gözüde başkalarına kaymaz. İsteksiz kadınların olduğu ailelerde suçu genelde kadında mı görüyorsun derseniz, evet derim. Çünkü istekli erkek genelde bu anlamda zaten problemsizdir. Yani öküz değildir. Öküzlük sadece erkeklere has değil. Çok sayıda (söz meclisten dışarı, kimse alınsın diye yazmıyorum) inek kadında var malesef. Bakınız İnek kadın derken ne kadar ince hesap yaparak kimse alınmasın diye yazmak zorunda kalıyorum. Oysa kadınlar gayet rahat öküz erkek diyebiliyorlar. Ben daha şimdiye kadar tek bikadından öküz erkek sözünü söylerken bi çekingenlik görmedim. Türk kadınları çok zor. Daha önce türk kadınları ile evli olupda boşandıktan sonra yabancı kadınlarla evlenen kaç tanıdığım varsa hepsi de yabancı kadınların (arap, rus, alman fransız farketmiyor) türk kadınlarında her anlamda daha iyi olduklarını söylüyolar.

        • AYsun diyor ki:

          Sevgili kardeş haklı olduğunuz pek çok kısım vardır ama işi türk kadınları çok kötü deyip bi genellemeye dökmeniz çok çok kötü.ayrıca son yazdığınız cümle hiç hoş değil.daha evlenmemiş bi çok erkeğin bilinçaltına bunlar yerleşiyor ve aaa türk kadınları böyle böyleymiş zaten deyip bu tarz bi bakış açısıyla olaya bakıyorlar.böyle olmayan bir sürü türk kadını var…bu kadınların suçu kimliğinde türk yazması mı? yetişme tarzı,kültür diye sıralama yapılabilir AMA mümine bi kadın gayrimuslim tüm kadınlardan bu konuda da çok daha iyi bir bilgiye sahip dir/olmalıdır. Bakara 187 de mealen “Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onların örtüsüsünüz” cümlesini okuyan,anlayan ve bunu içselleştiren bir kadın ve erkek için bu nimet bir ibadet muhabbetiyle yaşanır..

        • ABDULLAH BİR diyor ki:

          Bu sitede yayınlanan yazıları ve yapılan yorumları okuduktan sonra biz Türk erkeklerinin evlilikte boşanmalara, hatta cinayetlere kadar varan sıkıntılar ile karşılaşmamızın temel nedeninin eşlerimizin tamamen aynı olmasa bile birbirine çok yakın bir yetişme tarzı ile yetiştirildiklerinden dolayı sorunlarımızın da aşağı yukarı aynı sorunlar olduğunu gördüm.

          gerek bu konuda gerekse Sema hanımın diğer konularındaki yazılarına yapılan yorumlarda

          –Tıpkı benim sıkıntılarım,
          –Eşinizle yaşadığınız Problemleriniz ne kadar da benim karım ile yaşadıklarıma benziyor,
          – Yorumunuzda kendimi ve yaşadığım problemleri anlatmışsınız

          türünde yorumlara çok sık rastladım. Bu da sorunların birbiriyle neredeyse aynı denecek kadar benzer olması demektir. Mantık gereği “sorun aynı ise sorunun sebebi veya sorun çıkartan şeyde (kadınlar) aynıdır” sonucu kendiliğinden ortaya çıkıyor zaten.

          “Sorunu tespit etmek sorunu çözmenin yarısıdır” kuralını bilen Türk erkekleri de inançları ve değer yargılarıyla bağlantılı olarak cinsellikle ilgili bu sorunlarını (helal veya haram) TÜRK OLMAYAN YABANCI KADINLAR ile çözme yolunu tercih ediyorlar. Bu konuda yabancı kadınların çok daha iyi olduğunu söyleyen tanıdıklarınız doğru söylüyorlar.

          Ben dahil benimle aynı aşamalardan (boşanmış veya boşanmak üzere olan) geçmiş yakın çevremdeki dostlarımın da evlenmek için düşündüğümüz kadınlar arasında TÜRK KİMLİĞİ TAŞIYAN KADINLAR yok.

          Çünkü çevremde evlilik ve evlilikte ki cinsel hayat ile ilgili ne kadar sıkıntısı olan insan varsa hepsinin yaşadığı sorunun temelinde cinselliği bir ZORUNLULUK olarak gören kafa yapısına sahip Türk kadını var.
          Bu bir kesin bir kural olmamakla beraber ben şahsıma 2. kez aynı hataya düşmek istemediğim için yeni yapacağım evliliğimde ARAP VEYA RUS bir hanımı tercih edeceğim.

          Çünkü aynı şeyi yaparak farklı sonuç beklemek akıllı bir insanın yapacağı şey değil

        • iktisat öğrencisi diyor ki:

          isteyen gitsin rus la mı arapla mı çerkes le mi evleniyor evlensin.hanımlara hitab ederken ince hesap yapmak zorundasınız,çünkü açın bakın kitapları ansiklopedileri kadının incce narin fıtratta yaratıldığını göreceksiniz üzgünüm.erkeklere bu hakareti tabi ki haketmediği zaman kabul etmiyorum,ama erkeğe böyle birşey söylendiğinde yapısı itibariyle garip durmaz değil mi?bu nedir ki anlayamaadım.fantazilerinizi mi yazıyorsunuz buraya?yok rus kadınları daha iyiymiş bilmem neymiş.kadınların sizden daha ince fıtratta yaratıldığını kabul edemezseniz daha böyle çoook uzun yıllar,hanımım isteksiz deyip başınızı elleriniz arasına alıp düşünürsünüz.elin rusuna sırf yatak hizmetinden dolayı madalya verecek kadar kuduruksanız,dönün önce bi aynaya bakın derim.kadınlar cinsel ilişki makinesi değil.

    • sırr diyor ki:

      arap kadınlarını bu şekilde nasıl analiz ettiniz bilmiyorum ama velev ki o dediğiniz türk kadınlarında olsa yine aynı yine aynı olacak çünkü maalesef kadınımızın erkeğe bakış açısı farklı, mesele kadınımızın beyninde, erkekleri nedense hep sözüm meclisten dışarı “öküz” görüyorlar ve hiç utanmadan bunu ifade ediyorlar.Kadınımız kendini yetiştirmiyor, kendine bakmıyor. Kadın çalışıyorda erkek ne yapıyor evine rızık için koşturup duruyor. Akşam eve geldiğinde kapıyı hanımı açtığı zaman ne olu hanımı bakımlı ihoş bir şekilde kapıyı açsa, ama maalesef yok yapmaz, sabah ise işe gider erkek hanım yatakta uyur. Kadının fendi erkeği yendi derler. İş kadında bitebilir yeter ki kadınımız kendine baksın akıllı olsun, kocası onu eminim ki el üstünde tutacaktır. Yalnız şu var Arap, İngiliz , Rus kadını kadınlık noktasında cidden türk kadınını aşmış bulunmaktalar. Bir erkeğe nasıl yaklaşacaklarını biliyorlar

      • hasret diyor ki:

        anlamadım neden bu kadar tepki verdi erkek okuyucular..daha önce cevap yazmıştım sanırım sema hanım da yazmıştı ama silinmiş .siz yanlış anlamışsınız ama sema hanım benim nedemek istediğimi anlamış ..
        herkes araplar gibi hizmetçi tutsun demedim ki.
        hizmetçisi olmayan da hanımına bir şekilde yardımcı oluyor yorgunluk olmuyor hanımda enerjisini eşine cinsel olarak harcıyor ortada yorgunluk bahanesi kalmıyor…kocası eşine karşı anlayışlı ve yaptığı işi takdir ediyor .böylelikle istediğini fazlasıyla hanımından alıyor..

        ”Çamşır yıkamak,bulaşık yıkamak,çocuk bakmaK, kadının vazifesi değildir.Eğer bunları yapıyorsa sana ikramıdır..”
        ”HZ.Muhammed (S.A.V)
        peygamberimiz bunları ifade etmiş araplarda bunun bilincinde hanımlarıda beyleride buna göre hareket ediyorlar.bir kadının görevi yalnızca eşinin nefsini cinsel yoldan tatmin etmektir ve ona itaat etmek zorundadır…bunu kendi eşim bile söyledi .dileyen Nureddin yıldız hocamızın sohbetini dinlesin bu konuda fetvaları var..tabiiki akıllı kadın kocasının gönlünü kazanmak ve ev işlerini yaparak sadaka sevabı almak için çalışır.., ama erkekde biraz hoş tutsa kadında yorgunluk kalmayacaktır(bahane olarak kullanan ve kaçan bazı kadınlar hariç)bence türk kadınları da kocasına çok iyi kadınlık yapacaktır…ben bunu ifade etmek istedim…
        ”ayrıca Türk kadınları erkeğe nasıl yaklaşacağını bilmiyor.. ”demiş bazı yorum yazan erkek okuyucu arkadaşlar…eğer nasıl yaklaşacağını kadın bilmiyorsa neden erkek hala o bilmeyen kadınla birlilte olabiliyor,soğumuyor?demek ki yaklaşmasını biliyor….yoksa tam tersi erkek mi yaklaşmayı bilmiyorda (psikolojik rahatsızlığı olan kadınlar hariç) kadınlar o yüzden kaçıyor?..kadını da memnun etmek gerekir…bu eşlerin bir birine karşı olan görevidir…

        yanlış anlamyın kadın erkeğini cinsel olarak memnun etmek ve onun isteğini mümkün olduğunca geri çevirmemek zorundadır.. bu kadının asıl görevidir …bende bahane olarak kaçan kadınları onaylamıyorum.çünkü mahşerde mesul olacağımız (namaz.oruç…vs hariç) tek konu cinselliktir…

        malesef türk kadınları çamşır yıkamak,bulaşık yıkamak…vs..öğreniyor bunlar asıl göreviymiş gibi yetiştiriliyor..nasıl kadınlık yapılacak erkekğe nasıl davranmalı,asıl görev erkeğe itaat ve red etmemek olamalı diye kimse öğretmedi..”aman çok becerikli bir kız var güzel yemek yapar iş yapar….vs”.bunlara bakılıyordu evlencek kızların kriteri buydu malesef..oysa huy ,ahlak ,KURAN VE hanım efendilik ,kadınlık hatta cinsel eğitim alan kızlar seçilmeli ve yetiştirilmeli..inşallah Allah sonraki nessilleri güzel kur an ahlakıyla asıl görevinin bilincinde yetiştirmyi nasip etsin….

        • azra diyor ki:

          çalışan kadınlar ne yapsın peki? dışarda iş, güç eve gel evin işi.. sonra nasıl kocamıza hayır demeyelim söyler misiniz? Biz de insanız bir canımız var.

          • hasret diyor ki:

            sizi anlıyorum azra hanım ama sizde dinen çalışmak zorunda değilsiniz.bunu eşinize hatırlatabilir bu konuda uzlaşa bilirsiniz ev işleri yada özel hayatınızda….,yani size anlayış göstermeli.
            bir erkek evinin geçindirmek ve ihtiyaçlerını karşılamak zorundadır..eğer size karşı anlayışlı değil ise ve maddi olarak durumunuz iyi ise işten çıkın ev hanımı olun.ozaman dinen mesul olmazsınız.

            ama eğer bu dünya hayatı bu dışarda çalışmak evlili,ğinizi etkiliyorsa yarın öldüğümüz zaman hesap verdiğinizde ”ben dışarda daçalışıyor yorgun oluyordum”deseniz bu pek mazeret sayılmaz.çünkü mecbur değilsiniz.bir kadın gerekmedikçe sırf okul okudu diye yada başka sebeplerden dolayı çalışmak zorunda değildir..
            ayrıca eğer siz ona çok destek olup çok fedakarlık yaparsanız o mutlaka başka şekilde bedava para gibi bakıp emeklerinizi de zayii edebilir,çevremde çok var ,eşinin parasını kendi ailesine harcayan erkekler var .eğer bir erkek kadın parasına alıştıysa durum daha vahim.kadın çalışmadığı zaman erkek dünyayı zindan ediyor evdeki kadına..

            şimdi diyeceksiniz ki söylemesi kolay…..çalışında göreyim?
            bende çalışıyorum ama mevsimlik kendi işmiz ve o zaman eve bakamıyor ancak çocuklarımla ilgilene biliyorum . yemek yapmaya bile vakit olmuyor ne bulsak onu yiyoruz…çok yorgun oluyorum ama yorgun olduğumu gören eşim ev için birşey demez oda çok yogun olur.ondan birşey bekleyemem. hem ev hem iş okadar zor ki..bir kadın için….sizi anlıyorum ve oyüzden kadınların gerekmedikçe çalışmasına karşıyım.nediye fedakarlık yapıyoruz ki?kime yaranılıyor ki?

      • hayali diyor ki:

        benim eşimde bakımlılığı seviyor fakat alışveriş yapınca işine gelmiyor.hem paraları gitmeyecek hemde gözüne güzel görülünecek bu nasıl olacak acaba bunada bi fikriniz varmı.

      • iktisat öğrencisi diyor ki:

        madem dediğiniz gibi,o zaman neden kendi ülkelerinde çocuklar anasız babasız kalmış,robot gibi yetişiyorlar?kadınlar kocalarını dövüyor oralarda bildiğim kadarıyla
        şu,”bir erkeğe nasıl yaklaşacaklarını biliyorlar”ibaresi nedir Allah aşkına?böyle bir yorumun bu sitede yayınlanmasına çok şaşırdım.he bide erkekler çok şey beklemezdi değil mi(?)Allah kendilerine iyi veya kötü bir hanım nasib etmiş ama,hepsinin gözü yükseklerde…

    • mümin diyor ki:

      peki benim hanımın pek fazla işi yok 2 çocuğum var 2 side okula gidiyor akşama kadar müge anlıyı izliyor akşam oldumuda yorgunum diyor uykusuzum diyor cinsellik senin görevin diyorum interneti aç araştır diyorum dini kitaplar aldım hiç birinide okumuyor bu konuda bir türlü anlaşamıyoruz ne yapsam boş hatam varsa söyle diyorum hatada bulamıyor ne yapmam lazım yardımcı olurmusunuz allah rızası için teşekkürler

      • erol diyor ki:

        merhabalar. kardeşim; emin olun ki toplumumuzu bozan en kötü şey tv… siz eşinizin hayatından tv’yi çıkartıp, kitap okuma alışkanlığını kazandırabiliyor musunuz? işte o zaman o kitapların faydasını göreceksiniz emin olun.

  16. zeynep liva diyor ki:

    şimdi artık evli-nişanlı- bekar arkdaşlarıma hediye olarak sema hanımın kitaplarını hediye ediyorum.Eskiden çok düşünürdüm olarak ne alsam diye, şimdi hemen bir kitapçıya gidip sema hanımın kitabını alıp hediye ediyorum.Kitabı görünce İlk başta şaşırıyorlar:)ama sonradan Gelen tepkiler şu şekildeydi bir arkadaşım ilk başta hatalarını kabullenmiyordu, şimdi farkında olmadan o kitapta yazılanlar aklıma geliyor, düzeltmeye gidiyorum meğersem çok hatam varmış diyor.İnşallah bana da hayırlı bir yuva kurmak nasip olur :)

  17. zeliha diyor ki:

    bizim evde kocam silah olarak kullanır bu durumu.. uzaylı mıyım acaba..
    erkekler daha önce yoktu maşaallah..
    Daim olur inşallah katılımlarınız.
    ileriki derslerde de bekleriz.

  18. huzra diyor ki:

    sema hanım öncelikle size çok teşekkür ediyorum evlilikte yaşanan olaylara ışık tutuyorsunuz .şimdi kendilerini haklı gören erkekler ileriki yazılarınızda kendi hatalarının yazıldığını görünce ne yapacaklar çok merak ediyorum doğrusu sevgiler

  19. drvkt diyor ki:

    Sema hocam elinize sağlık güzel bir yazı olmuş .. dun 3 tane kitabınızı aldim nişanlıma hediye ettim inşallah sorun olabilecek noktalara şimdiden tedbir alalım dedim…:)

  20. kemal ycl diyor ki:

    Bakıyorum da konu cinsellik olunca beyler kopup gelmiş :) Acaba asıl eleştirilere maruz kalan bayanlar

    düşüncelerini neden paylaşmıyor… yoksa en önemli silahlarını kaybetmekten mi korkuyorlar itiraf etmekten mi:?

  21. veysel diyor ki:

    Allah C.C razı olsun iyiki varsınız ALLAH kaleminize yüreğinize güç versin. İnanın toplumda erkeklerin hak ve hukukunu, sorumluluğunu dile getirip savunan, kadınlarada hak hukuk ve sorumluluğunu hatırlatan KURAN’ı bu derecede güzel anlayıp anlatan ikinci bir kalem yok. ALLAH adedinizi çoğaltsın mümkünse EVLİLİK OKULU ‘nu kitap olarak yayınlayabilirmisiniz. SELAM ve DUA ile

  22. yzr muhammed diyor ki:

    selâmün aleyküm…sema hanım çalışmalarınızdan dolayı sizi kutluyorum.Çok önemli bir konuya değinmiş ve başarılı bir çalışma yapmışsınız…benimde 4 yıldır üzerinde çalıştığım bir kitabım var!!!…hiç kimse boşanmasın, boşananlar birleşsin, dargın ve küsler barışsın…HERKES ”DEĞERLERİ” bilsin ve değer versin diye…o değerleri açıklamaya çalışıyorum…bu kitabımı tamamlamama az kaldı inşaallah…eğer izin verirseniz, bu çalışmanızdan kısmen alıp, konularımın bir tanesine eklemek istiyorum…o kadar çok önemli mevzular var’ ki farkında olmamız gereken…inanın bitiremiyorum.AMA EKRANLARDA, GÖRÜYORUM’ Kİ ÇOK BİLMİŞLER, 2 DAKİKANIN İÇERİSİNDE, EĞER OLMUYORSA OLURUNA BAKABİLİRSİNİZ…GEREĞİNİ YAPABİLİRSİNİZ…(YANİ…BOŞANIP KURTULABİLİRSİNİZ… VEYA…BOŞANIP, KENDİNİZE YENİ BİR HAYAT KURABİLİRSİNİZ)…GİBİ AÇIKLAMALAR YAPARAK!!!…TÜRKİYEYİ, EVLİLERİN EN ÇOK BOŞANDIĞI ÜLKE KONUMUNA GETİRDİ!!!…EVVELKİ SENE 100 BİN…GEÇEN SENEDE 150 BİN ÇİFT!!!…1 ŞEHİR DOLUSU İNSAN!!!…VE HERGEÇEN SENE %130 ARTIŞ SÖZ KONUSU!!!…BU SENE 165 BİN CİVARINDA OLACAĞI DÜŞÜNÜLÜYOR!!!…İŞİMİZ VE GÖREVİMİZ ÇOK BÜYÜK VE HIZLA ÇALIŞMAMIZ GEREKİYOR!!!…BU DURUMLARIN BÖYLE OLMASI, ELBET SEBEPSİZ YERE DEĞİL’ DİR!!!…DÜŞÜNMEK, DEĞERLENDİRMEK VE GEREĞİNİ YAPMAYA ÇALIŞMAK GEREKİR…4 YILDIR YAZIYORUM, HALÂ BOŞANMAKTAN BAHSEDEMEDİM YANİ…ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMALARI, DEĞERLERİ VE MÜKÂFATLARI DİLE GETİRİP…EĞER, HALÂ CİDDİ OLUMSUZLUKLAR SÖZ KONUSU İSE, SABIR VE SELÂMET SON BULUYOR İSE, DAHA KÖTÜ SONUÇLAR OLUŞMAMASI NOKTASINA GELİNDİĞİN’ DE!!!… ANCAK O ZAMAN BOŞANMA MEVZUSU AÇILABİLİNİR!!!…BOŞANMAK FELÂKET DOĞURMAKTIR!!!…HEMDE NE FELÂKET!!!…İNSANLAR, BOŞANMAYI DÜŞÜNMEK YERİNE, PROBLEMLERİN ÇÖZÜMLERİ İÇİN BEYİN YORSALAR, İNANIN BU SIKINTILAR %80 ORTADAN KALKAR!!!…BURADAN HERKESE SESLENİYORUM!!!…KİTABIMI OKUMADAN, HİÇ KİMSE BOŞANMASIN!!!…KAFANIZI O KADAR ÇOK DUVARLARA VURURSUNUZ’ Kİ…O KADAR ÇOK BÜYÜK ŞEYLER KAÇIRDIĞINIZI GÖRÜRSÜNÜZ’ Kİ…EYVAH DER, O KADAR ÇOK BÜYÜK ZARARLAR DOĞURDUĞUNUZU GÖRÜRSÜNÜZ’ Kİ!!!…DEĞİL MÜSLÜMANLIĞINIZ’ DAN, İNSANLIĞINIZDAN UTANIRSINIZ!!!…ÇOK DUA EDİVERİN’ Kİ…BİR AN ÖNCE BİTİREBİLEYİM DUA VESİLENİZ İLE İNŞÂALLÂHURRAHMÂNÛRRAHIYM.(NOT: AÇIKTAN YAPILAN YANLIŞ (günah), AÇIKTAN BİLDİRİLİR’ Kİ…HERKES UYANSIN!!! niyetimiz kimseyi eleştirmek değil’ dir, doğruları söyleyip, tabloyu göstermektir!!!)…BU GIYBET DEĞİLDİR!!!…Kütüb-ü sitte’ de hadisi şerifle sabit!!!

  23. salih özgür diyor ki:

    ben kız istemeye gittiğimde hiç bir kızdan , şöyle sorular duymadım, evililke ilgili ,kadın psikoljisinden anlarmısın ,cinsel bilgin var mı , çocuk gelişiminden anlarmısın, baba olmaya hazırmısın ,

    kaç para kazanıyorsun ,evin var mı , araban var mı ,beni görebilecen mi ? anan yaşıyor mu :)

    • semamarasli diyor ki:

      Salih bey çok haklısınız, bugün yazdığım evleneceklere tavsiye yazımın ilerleyen zamanlarda yazmaya niyetlendiğim ikinci bölümünde sizin yukarda yazdığınız soruların önemi üzerine de duracağım inş.

      “anan yaşıyor mu?” sorusuna çok güldüm. Ne cevap veriyorsunuz. Elhamdulillah mı, düğünden sonra ölmeyi düşünüyor mu? Evlenince sizin elinize bırakacağım, çok sürmez herhalde mi?

      Böyle bir soruya insan nasıl cevap verir ki?Gelin kayınvalide sorunları üzerine başladığım kitabımın adını “Annen Yaşıyor mu?” :) yapsam mı diye düşünüyorum.

      • azra diyor ki:

        “kadın psikolojisinden anlar mısın” diye sorsak psikolojik sorunları var diye yapıştırırlar.
        “cinsel bilgin var mı” desek bu kız neler neler biliyor böyle hangi tecrübeleri yaşadı diye namusumuzdan şüphe edersiniz, damgalarsınız.
        “çocuk gelişiminden anlar mısın” desek adama vay çocukların bakımını bana bırakacak bu beceriksizden kurtulayım dersiniz.
        Biz anlamadık ki bu erkeklere ne soralım mecburen asıl ihtiyacımız olan konulara giremiyoruz korkumuzdan, yargılanmamak için.

        • esmasultan diyor ki:

          Ben eşime bu soruları sordum ama nişanlıyken. Daha önceden soramıyor insan. Çünkü toplumda yerleşmiş kanaatler var.

          Bunun yanında hiç bir eş adayıma kaç para kazanıyorsun, evin araban var mı diye soramadım açık açık. Ayıp geldi bana.

          • hümeyra diyor ki:

            Ben de ne ilk görüşemelerde ne de nişanlılık sürecinde (en azından son aylar hariç) bu konuların konuşulmasını, bu konular hakkında bilgi edinmeyi hiç mi hiç tasrif etmiyorum. Bunlar zamanı gelince öğrenilecek konular olduğunu düşünüyorum, nişanlılın son evresi mesela.. Benim tercihim böyle oldu, ve çok memnunum, geçmişimde cinsel hayat hakkında bi eğitim alsaydım bilgi edinmeye çalışsaydım, ya evlilikten soğurdum, ya da ahlakım bozulurdu. Sema hanım her evlilikle alakalı görüşmemde ilk başvurduğum şey sizin yazılarınız oldu ama düğünüme 1.5 ay kalana kadar bu başlığınızı açıp okumadın.. bu yazıyı başka yazıları okudukça çok çok şey bilmiyormuşum bunun farkına vardım ama, öğrenme zamanım şimdiymiş, daha önce değil, buna kesinkes inanıyorum. Rabbimin izniyle bir problem de yaşamayacağımı düşünüyorum.

    • AHSEN diyor ki:

      Bu güne kadar alttaki soruların hiçbirini sormadım ne yalan söyleyim diğer sorularıda sormadım sadece evlilikten beklentileri sordum bu arada o kadar çok kişiyle görüşmeme rağmen evlilik hakkında konuşma yüzdemizde çok az onuda belirteyim sebepte ilk anda oluşan ilk izlenim etkilenme ve sonrasında gerek duyulmadığı için yüzeysel kalan bir görüşme oluyor.
      Bundan sonra kesinlikle psikolojiden anlıyor mu baba olabilir mi hazır mı hissediyor kendini zaten hissetmesem yada bu işlerden anlamasam buraya gelmezdim diyecek ama :) cinsellik konusunda soru sorabileceğimi zannetmiyorum ancak ilerleyen zamanda mümkün olabilir.
      Yalnız son zamanlarda bu siteninde etkisiyle daha farklı konuştuğumu düşüncelerimin gerçekten değiştiğini fark ediyorum gerçi değişmedi diyelim ama daha çok bilinçlendim ama burda bazı arkadaşlarda görüyorum esnek olmak yerine dolduruşa gelip katı bir tutum sergileyen “gayri resmi sözleşmelerden”bahseden bazı arkadaşlar var bu kadarda resmileştirmemek gerekir diye düşünüyorum soruların üstesinden sağlıklı bir şekilde çıkabileceğinin güvenini kazanmak yerine mükemmel bir profil arayışı çıkıyor ki buda sıkıntılı bir konu.

      Bir erkek için cinseliğin ön planda olmasını anlayabildiğim kadar bir kadının rahat hayat şartlarını istemesinin nedeninide çok iyi anlayabiliyorum kimse zor şartlarda yaşamak istemez.

  24. salih özgür diyor ki:

    sema hanfendi, yazınız harika, ben acizane 15 yıl öncesinde bu konularda bilgi sahibi olmama rağmen hala kendimi yetiştirmeye devam ediyorum inş,askerdeyken acemilikte bir çavuşumuz size cinselliği anlatacam dedi ve şunu söyledi erkekler bu işi bilmiyor,bu cinsellik konusu islam yüzünde konuşulmuyor deyince ben itiraz ettim, hayır siz bilmiyorsunuz insanlar cahil olduğu için bilmiyor dedim, bizim erbaa da liseyi okuken din kültürü hocamız vardı erkeklere ayrı kızlara ayrı cinselikle ilgili bilgi vermiştir. farklı bir hocaydı. doğru olanı yapmıştır, şimdi siz yapıyorsunuz helal olsun size.

  25. Abas diyor ki:

    yazı çok güzel ve yorumların yüzde 99unu erkeklerin yazmış olması yazıyının doğruluğunu ıspatlıyor :)

  26. Yusuf diyor ki:

    Sema hanım sevgiler, saygılar… Yazınız o kadar güzel, o kadar dokunaklı ve o kadar önemli ki; bu yazıyı ele alma cesareti gösterip bizleri dinimizin cinselliği ele alma konusunda ne kadar başarılı olduğunu anlattığınız için çok teşekkür ediyoruz. O kadar güzel dinimiz var ki herşey bizim mutluluğumuz için dizayn edilmiş. Ne kadar şükretsek azdır. Size de bizleri aydınlattığınız için ne kadar teşekkür etsek azdır. Gerçekten çok önemli bir görev yapıyosunuz. Çatlamaya ve dağılmaya başlayan aile yuvalarını kurtarıyosunuz. Bana göre bu konuda savaşçı mümine rolünü oynuyosunuz. Allah sizden razı olsun. Selam ve dua ile….

  27. Ebubekir diyor ki:

    Toplumumuzda malesef cahil kalmış bu cinsel konularda sizin cesaretle ve mükemmel bir şekilde dile getirmeniz takdire şayandır.Rabbim hizmetinizi kabul etsin. bu konularda konferans ve seminerlerle pekiştirmeniz çok daha iyi olacaktır.
    Sema Hanım eğer seminer düşünürseniz talebimiz var şanlıurfa da öğretmenlere yönelik bir seminer verilse çok iyi olur.selamlar ve hürmetler.

  28. ÖZGÜR DANIŞ diyor ki:

    sema hanım merhaba yazınızdan dolayı size tşk.lerimi ifade ediyorum yanlız bu yazılarınız seminer ve toplantı halınde olması daha verımlı olacaktır…sıze samsun bölgesine bekliyoruz selamlar….

  29. taha ömer diyor ki:

    Merhaba Sema Hanım, Böyle bir konuyu işlediğinizden dolayı çok teşekkür ederim.Cinselliği,bilimsel olarak ele alarak Kur’an ve sünnetle desteklemeniz her kesimden insan için aydınlatıcı olmuştur.Ben bir kez daha teşekkür ediyorum.Dua ve selam ile…

  30. ali atalay diyor ki:

    hanımefendi;

    Allah Razı Olsun

  31. mustafa diyor ki:

    isin garibi bi gibi konular musluman toplumlarda cok fazla konusulmuyor. biri iki tv programi oluyor ki bana gore onlarda facia.bu konuya diyanet teskilatinda callisan biri olarak diyanetin el atmasi lazim. bu konularla ilgili evlenecek ciftlere seminerler verilmesi lazim. yoksa aileler islam adina ama islamdan habersiz bir sekilde yikilacak. oyle seylere sahit olmusum ki, bu konuda din gorevlisi olmam hasebiyle. bize soruluyor ve bu konuda toplumun degersiz yargilarinin neler oldugunu ogreniyoruz.aslinda deger yargilari denir ama ben bilerek oyle degersiz yargilar dedim. cunku islamla hic alaksi yok. cemaatlere mensup bir kadinbin kocasi o da belli ki ayni cematten, karisinin iliskilerinde olu gibi oldugunu bazen yastikla sarmas dolas oldugunu dusundugunu bize aktarmisti. hal boyle. ne yazikki kadin bunun islami bir mesele olarak bildigini iddia ediyor. cinsel istegini kocasina gostermenin bir ayip oldugu dusuncesini tasiyor. boyle ailelerden mutesekkil bir toplumuz. ne yazikki, islami cevrelerde bu gibi yalan yalnis bilgilerle genc kizlar evlenmeye hazirlaniyor. bu konuda sizin gibi degerle kardeslerimizin yzilarina seminerlerine ihtiyac var
    slm ve dua ile

  32. ömer çetin diyor ki:

    Sema Hanım Merhaba .. Evlilik hayatının En önemli başlıklarından bir konuya değinmişiniz.. Konu enine boyuna detaylandırılmış.. çok hoş olmuş. mevla tecelli edip okuyana tesir ettirsin. Allah , yazanı-okuyanı ihya etsin

  33. tuba diyor ki:

    sema hanım
    evlı bırı olarak o kadar ıyı anlatmıssınız kı.ellerınız dert gormesın.ayrıca medenı cesaretınız ıcın ayrıca tesekkur ederım.

    bır de bunları dogru bılgılerle duymaya ıhtıyacımızın ne kadar cok oldugunu goruyorum

  34. Murat diyor ki:

    Bu imkanı bize veren öncelikle Sema Maraşlı hanım efendi ye ve site yönetici ve yapımcılarına çok teşekkür ediyorum ALLAH sizlerden de bizlerde de razı olsun Sema hanım sizi sonradan tanıdım tanıdığım günden beride çıkan tüm yazılarınızı takip ediyorum evlilik okulu ile alakalaı geçmiş yazılarınızıda bulmaya çalışıyorum evlilik okulu ilk dersden son derse kadar tüm linkleri burada yayınlarsanız çok memnun olurum ben üç dört tanesini buldum fakat diğerlerine henüs ulaşamadım sıra ile okumak istiyorum karışık okuyorum fakat sıralı okumanın daha etkili ve faydalı olacağına inanıyorum siz bir eğitmen olarak önce neyi almamız gerektiğin bildiğiniz için sıralı bir düzen kurduğunuzu düşünüyorum bende bu sıraya uymak istiyorum okuduğum tüm yazıları kayıt altına alıyorum hani Peygamber efendimiz a.s buyurmuş ya sağ elinden yardım alsaydın bende bilgisayardan yarım alıyorum efendimizin öğütünü dinliyorum umarım kayıt altına almamız sorun olmuyordur zaten sizde paylaşın ki herkes faydalansın demişsiniz teşekkür ederim başarılarınızın devamını diliyorum iyi çalışmalar ALLAH a emanet olun
    ***
    murat bey evlilik okulu başlığının altında hepsi var…sema hanımın yazılarında değil evlilik okulu başlığında arayın daha rahat ulaşırsınız inş…

Yorum yapın