Çocuk Cinayetleri Kimin İşine Yarıyor?

09 Temmuz 2018Sema Maraşlı22 Yorum »

7_bİlköğretimde bir çocuğun ailesini okula çağırıyorlar ve “Çocuğunuza şiddet uyguluyormuşsunuz” diye hesap soruyorlar. Aile çok şaşırıyor zira o güne kadar çocuğa fiske vurulmamış. Eve gelince çocuğa okulda neden öyle söylediğini soruyorlar. Çocuk “Çocuk hakları çocuk hakları diye anlatıp durdular benim de öyle söyleyesim geldi” demiş.

Geçmiş yıllarda benim çocuklarımdan biri de “Dünya Çocuk Hakları Günü” okuldan eve geldiğinde “Anne benim çok hakkım varmış, bana ona göre davranın” demişti.

Hakların çok konuşulmasının kışkırtıcı bir etkisi vardır. Haklar çok dile geldiğinde insanda haksızlığa uğramış hissi oluşur. Mevcut haklardan yeterince alamadığını düşünen insanda kızgınlık duymaya başlar. Hele bu çocuksa durum daha da tehlikelidir. Çocuklarda muhakeme yeteneği tam gelişmediği için hakların konuşulması daha da kışkırtıcı olur.

Günümüz çocukları ve gençlerinin (ben nesli) çoğunluğu her şeyden önce kendilerini düşündükleri için ve ailelerini onların keyfi her isteğini karşılamak zorunda gördükleri için durum daha da vahim sonuçlar doğurabilir.

Son günlerde kaçırılan ve ölü bulunan çocuk cinayetlerinde bir tezgah var gibi duruyor. Çocukların cesedinin uzun süre bulunamaması ve bu süreçte sosyal ağlarda “devlet çocukları koruyamıyor” diye sürekli devlet aleyhine, din aleyhine ve erkekler aleyhine slogan atılması ve çocuklar henüz bulunmamışken cinsel istismar iddialarının olması ve ardından yurdun farklı yerlerinden kaçırılan çocuk haberlerinin gelmesi bir provakasyon ihtimalini düşündürüyor.

Çocuklara yönelik istismar haberleri ile başlayan ve kaçırılan çocuk haberleri çıktığından beri feministler artan bir baskı ile “çocuk hakları”nı gündeme getiriyorlar. En son iki küçük çocuğun öldürülmesi ile sosyal ağlarda çocuk haklarının kabul edilmesi gerekliliği ile ilgili yüzlerce twit attılar.

Geçmişte Avrupa ülkelerine göre neredeyse yok denecek sayıda olan kadın cinayetleri ülkemizde feministlerin gayretleri ile arttı. Feministler cinayetleri bahane ederek “bir cinayeti bin cinayet” gibi gösterip medya desteği ile  “Kadın hakları” diye diye İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasını ve  6284 ün çıkarılmasını sağladılar. Sonuç:Kadına şiddet hiç olmadığı kadar arttı, boşanmalar hiç olmadığı kadar arttı…

Eylül ve Leyla’ nın kaçırılması ve günlerce bulunamaması ve bu süreçte feministlerin çocuk hakları ile ilgili hükümet üzerinde baskı kurmaya çalışmaları, işin içinde bir provakasyon ihtimalini artırıyor. Son günlerdeki çocuk cinayetlerinde kadın derneklerinin ne kadar parmağı var çok iyi araştırılmalı. Zira çocuk cinayetleri çoğunluğu devlet düşmanı olan feministlerin işine yarıyor.

Türkiye böyle senaryoların farklı versiyonlarını defalarca yaşadı, artık oyuna gelinmesin ve ders alınsın. Siyasilerimiz algı yönetimi ve manipülasyon üzerine eğitimler alsınlar.

Feministler, cinsel istismara ya da çocuk katillerine idam ya da ömür boyu müebbet gibi ağır cezalar verilmesine karşılar. Zira Avrupa ülkelerinde yapılan araştırma sonuçlarına göre cinsel istismarın her çeşidi ve özellikle pedofili en çok LBGT lerde var. Yani işin ucu kendilerine dokunur diye (bakınız feminist ve LBGT kardeşliği)  korkularından feministler cinsel istismara, çocuk katillerine ağır cezalara karşılar.

Gerçi şu anda sadece kadın beyanı ile delilsiz, belgesiz erkekler mahkum edildiği için adalet mekanizması sağlam değil. Bu yüzden masum insanlara iftira ile ağır cezalar verilme ihtimali olduğu için idam, hadım ya da müebbet gibi ağır cezalar verilmeden önce kanunlar yeniden düzenlenmeli ve cinsiyet ayrımcılığının olmadığı adil yasalar getirilmeli sonra ağır cezalar verilmeli.

Yani farklı sebeplerle cezalar konusunda feministlerle aynı düşünüyorum. Çözüm noktasında ayrılıyoruz. Bana göre çözüm insan haklarına uygun, delil, belge, şahit ve uzmanların yapacağı iyi bir sorgulama ile şüpheye yer olmayacak şekilde suçu sabit olanlara idam da dahil en ağır cezalar verilmesi.

Feministlere göre ise çocukları her türlü kötülükten korumanın yolu cezaların artırılması değil “çocuk hakları”nı kabul etmek.

Sapıklar, katiller de “aman çocuk hakları var onlara dokunmayalım” deyip çocuklardan uzak duracak sanki. 6284 ü çıktı sonucu gördük, şimdi dertleri çocuk hakları kanunu çıkarttırmakta. Feministlerin niyetleri belli de hükümet nasıl oluyor da bu tuzaklara düşüyor?

Ülkenin mevcut kanunlarının tüm halkı koruması gerekiyor. Kanunlar üzerinden ayrımcılık da nedir?

Kadınları ayıralım daha iyi koruyalım, çocukları ayıralım daha iyi koruyalım, hayvanları ayıralım daha iyi koruyalım. Geriye kim kalıyor: Erkekler.

Erkekler de insandan sayılmadığı için bu yetersiz kötü kanunlarla idare etsinler, deniyor anladığım kadarıyla.

Eğer kanunlar yetersizse kanunları yenilesinler. Devlet eliyle cinsiyet ayrımcılığı yapılmasın.

Feministlerin derdi çocukların korunması falan değil, çocuklar üzerinden ülkede kargaşa çıkarmak. Aktif çalışan feminist derneklerinin büyük çoğunluğu PKK destekçisi, devlet düşmanı. Bu feminist derneklerine Avrupa fonlarından büyük paralar geliyor, ülkeye bu kazıkları atsınlar diye.

Onlar işlerini yapıyorlar da siyasetçilerimiz neden bu tuzaklara düşüyorlar? Organize edilmiş, toplumu galeyana getirmeye yönelik olduğu belli haberlere bakıp, ülkeye zarar verecek kanun çıkarmaya çalışıyorlar.

Çocuk haklar kanunu çıkarsa, bu kadın haklarında olduğu gibi sürekli dillendirilecek, okullarda anlatılacak. Anaokulundaki çocuk bile “hak hak” diye öğretmeninin, anne-babasının karşısına dikilecek. Bir yetişkin, çocuğa sesini yükselttiğinde çocuk ezildiğini düşünüp telefon edip en yakınlarını şikayet edecek. Zamane çocuklarının pabuç gibi olan dilleri çift şeritli otoban gibi olacak o zaman. “Çocuk hakları kanunu” demek “çocuk ve anne-bab arasına fitne atma kanunu” demektir.

Şu anda mevcut kanunlarda kızlar 6284 ten faydalanarak ailelerini şikayet etmeye başladılar. Geçen haftalarda çıkan haberlerden birkaç misal:

“Evde 19 yaşındaki kızını erkek arkadaşı ile yakalayan baba kızına bir tokat atıyor. Kız babayı şikayet ediyor ve babaya 740 lira para cezası veriliyor.”

“Tarlada çalışmak istemeyen kız, babasına cinsel istismar iftirası  atıyor ve babasına 23 yıl verilince iftira olduğunu itiraf ediyor.”

“Kredi kartını vermeyen hasta babasına cinsel saldırı iftirası atan kız, babasına öfkelendiği için bu yola başvurduğunu ve pişman olduğunu itiraf ediyor mahkemede.”

Bunlar pişman olup itiraf edenler. Bir de itiraf etmeyen, boşanma sırasında anne ısrarı ile babaya iftira atan yüzlerce örnek var. Kızlarının iftirası ile hapiste çürüyen babalar var.

Babalarına iftira atan kızlar kanunlarımızın ve feministlerin eseri.

Feministler kendi ifadeleri ile dağ taş dolaşıp 6284 ü kadınlara anlatmışlar ve Avrupa fonundan hayalini bile kuramadıkları paralar almışlar. (Gazete haberi)

Yaşananların çoğu da medyaya yansımıyor. Okuyuculardan bana çok mesaj geliyor. Bu konularla ilgili katıldığım çalıştaylarda neler duydum neler…

“Eve sarhoş gelen ve salonda gürültü eden kızına “odana git” diye kızıp söylenen babayı kızı şikayet ediyor ve 6284 dayandırılarak babaya uzaklaştırma cezası veriliyor, baba evden atılıyor.” (Bir psikiyatr anlatmıştı)

Bunlar 6284 ten faydalanan ve 18 yaş üstü evlatlar. Feministlerin derdi 18 yaş altı için de 6284 ün benzeri, çocuk hakları gibi masum bir başlıkta bir kanun çıkarılması ve başta ailelerde olmak üzere ülkede huzur kalmaması.

Şimdilik daha çok baba, ağabey, koca şikayet edilirken bu kanun çıkarsa sıra annelere gelecek. Hatta başladı bile. Geçen haftalarda bir gazete haberi şöyleydi: 18 yaşında bir genç kız iki yıldan beri dini nikahla evlendiği kocası ile resmi nikah yapmak istiyor fakat annesi damattan başlık parası isteyor. Kızı annesini şikayet ediyor ve mahkemeden tedbir kararı istiyor. Bu isteği mahkeme kabul etmemiş, başlık parası isteyen  anneye ceza vermemiş. O parayı baba isteseydi en ağır cezayı almıştı çoktan. Ah adalet adın kaldı dillerde!

Şimdilik 6284 ile erkekler cezalandırılıyor. Fakat “çocuk hakları” kanunu çıkarsa sıra annelere gelecek. Çocukların şikayeti ile anneler para cezası ya da hapis cezası alacaklar. Annelerin öfke ile çocuklarına fırlattığı terlikler, suç aleti olup ceza almalarına sebep olacak.

İnsan inanmıyor “yok canım öyle şey mi olur diyor” ama oluyor. 6284 ile fiziksel şiddet uygulamadığı halde yüzbinlerce erkek psikolojik şiddet bahanesi ile evden atıldı. Kadın putuna secde etmedikleri için.

Sıra şimdi 6284 ün haksızlığını görmezden gelen “erkeklerde bunları hak ediyor” diyen kadınlara gelecek. Annelik üzerinden cezalandırılacaklar. Çocuk putuna yeterince tapmadıkları için.Zira  zulmün ateşi, gün gelir sessiz kalanı da yakar.

Bunların üzerine bir de hayvan hakları kanunu” çıktı mı daha dışarıdan başka düşmana ihtiyacımız kalmaz. Ki yetkililerimiz bu kanunların çıkacağının sinyallerini verdiler, açıklamalar yaptılar.

Bizler suskun kalmaya devam edelim! Vekillerimizi, idarecilerimizi uyarmayalım. Feministler yakında birkaç çocuk istismarı ve cinayeti üzerinden  çocuk hakları kanununu da çıkartmayı başarırlar. Sonra da idarecilerimiz “olaylar sonrası büyük tepki oluştu, halk istedi, biz de kanun çıkardık” deyip işin içinden çıkarlar.

İşin kötüsü idarecilerimizin “halk” deyip sözlerini ciddiye alıp kanun çıkardığı kişiler; feministler, din ve devlet düşmanları.

Gerçek halkın çok az bir kısmı hataları görüp idarecileri uyarıyor fakat ses az çıktığı için duymazdan geliniyor.

Halkın çoğunluğu konulardan habersiz uyuyor, bir kısmı gördüğü halde susuyor, bir kısmı da idarecilerin her yaptığı hatada bir hikmet arıyor. Allah sonumuzu hayr etsin.

Yazıda geçen haberlerin linkleri:

http://www.gazetevatan.com/kredi-kartini-vermeyen-babasina-iftira-atti–1180059-yasam/

http://www.milliyet.com.tr/tarlada-calismak-istemeyince-gundem-2389501/

http://www.haberturk.com/tv/gundem/video/eve-erkek-alan-kizina-tokat-atan-babaya-para-cezasi/120860

https://www.haberler.com/ozel-evlenmesine-razi-olmayan-annesinden-sikayetci-10936216-haberi/ 

 

Okunma Sayısı : 7.319

Yorum yapın

“Çocuk Cinayetleri Kimin İşine Yarıyor?” için 22 Yorum

  1. Murat çakır diyor ki:

    Bu kadına destek veren insanları anlamıyorum bir öğretmenin çocuk haklarını çocuklara söylemesinden nasıl bunları çıkarabilirsiniz.sen çocuğunu terbiyeli yetistiremezsen çocuk sana onu der zaten ve desin yani ne var bunda çocuk adı üstünde.Ve çocuğun bunları bilmesinden neden rahatsizssin ha doğru ya size bilinçli değil bilinçsiz insan lazım bu dediklerinizi başka kime yutturacaksiniz dimi.Dinimizi kullanmaktan vazgeçin artık sizin gibi saçma sapan din yorumcularina ihtiyacımız yok bizim biz 1 yanarsak siz 10 yanarsiniz cehennemde.

  2. Sevim Özdemir diyor ki:

    Öncelikle yazılarınıza ınstagram da denk geldim ve tamamen önyargısız okumaya başladım. Ama okudukça yanlış düşüncelerinizin olduğunu ve bunları insanlara empoze ettiğinizi fark ettim. Öncelikle çocuklar sizin sandığınızın aksine zekilerdir her birey gibi haklarının pekala farkında olmalılardır hakların kışkırtıcı etkisi demişsiniz eksik bir bilgi gördüğünüz de bu durumu bilginizle tamamlarsınız çocuklar haklarını bilmelidir ki biri onlara zarar verdiğinde yanlış olan şeyin farkına varmalilar. Yarım bilgi zararlıdır çocuklara hakları verilirken nasıl kullanılır ne gibi durumlarda hakkı ihlal edilir bildirilmelidir. Bir diğer husus feministlere olan tutumunuz öncelikle zannimca siz feminist nedir biliyorsunuz eğer bilseydiniz hem erkeklerin hem de kadınların kanunlar önünde eşit sayılması ve düzgün bir hayat sürmesi için adil bir yaşam istediklerini bilirdiniz. Haksızlık karşısında susan bir insan insan olabilir mi? Ha bir de babalarına iftira atan kişilerden bahsetmişsiniz işte o kişiler tıpkı sizin gibi neyi nerede kullanacağını bilmeyen eğitimi yetersiz kişilerdir yanlış anlamayın bu bir hakaret değil elbette. Eğitim sisteminin eksiklikleri sizin suçunuz olamaz. İdam demişsiniz tabiki istemiyorum istemiyoruz islam Cumhuriyet i kurma vaadiyle kandirilan birkaç ülke söyleyeyim örneğin Afganistan İran bu ülkelerde tarihlerine baktığınızda sebebi dini sömürge olarak kullananlar şimdi gelelim idam meselesine diyelim kabul ettik idam geldi adalet çok da sağlam temellere dayalı değil kalkıp bu ülkeye idam gelse belki sizin bile yakınınız haksız yere asılır bizler gelecek nesile yavrularımıza insanlarİmza iyilik bırakmak adalet bırakmak özgürlük bırakmak istiyorsak öncelikli gayemiz eğitimi duzeltmeliyiz duyduklariyla değil okuduklariyla fikir edinen çağdaş çağın gerisinde değil yani düşünen fikri vicdanı baskıyla değil hür iradesi ile seçen bireyler için eğitim istemeliyiz okumalı okutmaliyiz diğer türlüsü orta çağa dönmekten farksizdir az ötede cennetten yer satanlara inanmaktan farksizdir sizden ricam yanlış kanilarinizi başkalarını zehirlemeye adamayin bu arada ben okul öncesi okuyorum erkek çocuklarını erkek öğretmenler öğretsin demişsiniz gülüyorum çünkü Maria Montesquieu den Frobel den bihabersiniz hadi iyi günler.

    • Sevim Özdemir diyor ki:

      Maria montessori *

    • Adamın biri diyor ki:

      Sondan başlayalım, iki tane ecnebi nin ismini biliyor olmanız sizin aydın ya da bilgili olduğunuzu, bilmeyenin de bilgisiz cahil olduğuna delil olamaz, belki bir üstten bakıcı jakoben anlayışa örnek olabilir, insanlara birşeyler anlatmak istiyorsaniz İlk önce onları ciddiye aldığınızi gösterin, fikirlerine güldüğünuz bir insan asla sizi ciddiye almaz

      Feminizm çok tartışıldı burada da, bir kere en başından kelimenin anlamı cinsiyetçi, buradan eşitlik falan çıkmaz, bunu da pratikte görüyoruz, ben nedense hiçbir feminist örgütün haksızlığa uğrayan erkeklerle ilgili bir şey yaptığını görmedim, varsa yoksa kadın, kadın değilseniz yaşadığıniz mağduriyetin önemi yok, bir kere kadın hakkı sözü de çok saçma, hakkın kadını erkeği olur mu?

      Neyse siz bihaber olmadığınız ama soyadıni yanlış yazdığınız Maria hanımın yazılarını okuyun Sema Marashli size hafif gelir, onu ancak bizim gibi Maria Montessori den haberdar olmayan cahiller okur.

      • Feyzs diyor ki:

        “Sema MaraSHli” cok fiyakali olmus adamin biri kardesim, altini cizmek istedim bu nuktenizin. Hatta cok ozendim, benim de adim bundan boyle Feyza degil, Feizza olsun :)

      • Sevim Özdemir diyor ki:

        Birincisi telefonun klavyesi sıkıntılı Montessori yi yanlış yazmam bir şeyleri bilmediğim anlamına gelmez. Toplumu kadın erkek hakkı diye ayırmak ne kadar doğru? Emin olun kadınların hakkı için ugrasan insanlar aynı özveriyi erkeklerin hakları için de göstermektedir bakınız Üniversitelerde bunun dersi veriliyor : Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
        Siz beni eleştirirken öncelikle yukaridaki şahsın yazılarını okuyun ardından beni eleştirin kimse haklarını öğrendi diye kötülük yapmaz yapıyorsa zaten ogrenemedigi bir şey vardır Sema Maraşlı yı araştırdim akademik anlamda bir makalesi yok her fikre körü körüne bağlanmak bagnazlıktır araştırma yaptım şu söyle diyeceğini gerçekten veriler döksün ortaya desin ben araştırmamı şu kadar kişiyle yaptım şu sonuca vardım verilerimin yüzdesi şu frekansı şu o zaman geçer tebrikte ederim yoksa diğer türlü herkes konuşur. Hatta bilgisi olmadığı konularda da. Sanıyorum bunları anladınız insanları bilgisizliğe değil gerçekçi kaynaklarla doğrulara yöneltin ki bir hayrınız olsun yoksa benim burada saydığım 2 kişi değil 10 kişinin de 100 kişinin de ismi olsa siz araştırma yapmadığınız için önemi yok. Önemli olan bilimsel kaliteli doğru hür fikirlerdir yoksa sağdan soldan uydurma bilgiyle herkes alim. Ayrıca demişsiniz Sema Hanıma la pardon Marashli ” çok doğru yazmışsınız değil mi sizde (!) Eğer yaptığım incelemelerde gerçekçi veriler bulsaydim gider ben de kitabını okurdum herkesede tavsiye ederdim ama gördüğüm şey sadece her konuda bilgisi olmadığı halde fikri olan bir şahsiyet. Öyle araştırma yaptım demeyle olmaz verileri saglamlaştırmalı o konularda akademik anlamda çalışmalar yapmalı ki itimat edelim yoksa bu ülkede 15 yaşında ergen kitapları da basılıyor sırf para kazandırıyor diye parayla cehalet satın almayın okuyun öğrenin birini körü körüne savunmak yerine doğrusunu siz araştırın

        • Adamın biri diyor ki:

          Montessori yi yanlış yazmanız bilmediğiniz anlamına gelmezse de, doğru yazmanız da onu biliyor anlamına gelmez, aslında buradaki mevzu tabiki bu basit ayrıntı değil, siz biliyorum dediğiniz şeylerle ilgili bir kaynağa dayandırmadan kafanıza göre yorum yapıyorsunuz, peki bunları yazarken sizin kaynağıniz nedir ki? Aslına bakarsanız ben sizin yorumunuz ilginç geldiği için yaptım yorumumumu,

          Bakın siz de feministler in erkek haklarıyla ilgili birşey yazamamışsinsiz, mesela kadınların uyguladığı psikolojik şiddetle ilgili bir çalışma var mı?, toplumsal cinsiyet eşitliği dediğiniz de zaten erkeklerin aleyhine bir akım, erkeklere ne faydası varmış? Ayrıca eşitlik kelimesini kullanmak orada bir eşitliğin olduğunu göstermez, iddiamın arkasındayım, feministlerin işi kadınlarla ilgilidir o kadar, amacı da kadınları erkeklerle eşit yapmaktır, yani erkeklere hitap eden birşey yok zaten amacında, ismi bile cinsiyetçi,

          Marashli daki küçük nükteyi anlayacağınızi sandım ama demek ki daha açık yazmak gerekiyor, ama anlayan anlamış neyse

          Gelelim bu yazıya, öncelikle Sema Maraşlı her zaman akademik bir dille yazmak zorunda değil, bu kendi bileceği iş, nasıl gazetelerde dergilerde yazarlar kendi istediği gibi yazıyorsa Sema hanım da öyle, kaldı ki burada gazetelere çıkan haberler le güzel bir şekilde anlatmış konuyu, şimdi bir yazı yazması için illa da bilmem kaç bin kişiyle görüşme mi yapması lazım, size uygun gelmiyorsa mantıklı bir çerçeve de eleştirin yanlışları varsa söyleyin ama çıkıp da tepeden bakma çok bilmişlik yapmayın, Montessori kim yani otorite mi? Kanun mu? Yüzyıllarca doğru diye bilinen bilimsel gerçekler değişebiliyor ken bu nasıl bir sabit fikirlilik.

          • Sevim Özdemir diyor ki:

            Ben bilmediğim bir konuda konuşma hadsizliği yapmam efendim okuyorum bölümüm gereği o kişilerin hayatını biliyorum. Kaynak belirtmesi gerekmez demişsiniz demek ki ciddi verileri yok elinde. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği hakkında bilginiz olsa içerik olarak profesörlerin akademisyenlerin ne anlattığını bilirdiniz. Ama kısaca ben bahsedeyim. Örneğin bir toplu taşıma da erkekler oturuyor kadınlar ayakta gidiyor diyelim eğer ayakta kalan kadınlar hamile yaşlı vs değilse erkeklerin yer verme zarureti yoktur diğer şekilde oturanlar kadın olsun ayakta yaşlı bir beyefendi varsa yer vermek gerekir diğer türlü kimse kimseye isteği dışında yer vermek zarureti taşımaz bu basit bir örnek toplumlarda kadın ve erkek insan nihayetinde o sebeple birini yerip diğerini yükseltmeye karşıyız eşitliği ve feministliği savunan herkes bunu yapar farkında olmadan eşitlik isterken de aslında bu konuyu savunuyorsunuz ha bir de idam demişsiniz sizler kanser olunca doktora mı gidersiniz intihar mı edersiniz? Bu soruya cevap açıktır. Cinsel saldırılar tecavüz ve tacizlerin sebebi kadın ya da erkek diye ayrılmaz sorun eğitimsiz bireylerdir ve çözüm intihar değil doktora gitmektir. Yeterince açık konuştum sanıyorum.

          • Adamın biri diyor ki:

            Siz önce tekrardan okuyun bakalım ben ne demişim, burası bir internet sitesi, buradaki yazılar akademik makale formatında olmak zorunda değil, ama bu demek değil ki yazılanlar hep kafadan atma şeyler, gazetelerde çıkan haberlerden Sema hanım çok güzel bir analiz yapmış, bunlar yalan haber mi yani? Ayrica bircok yazıda akademik araştırmalarla ilgili atıflar da yapılıyor burada,, siz gormediyseniz sizin sorununuz, bizim bildiğimiz tek güvenilir kaynak Kur’an ve sünnet tir, akademik makale bilmem ne diye gidip batının feminizm gibi çürük felsefesini mi örnek alacağız?

            Verdiğiniz örneğin yanlış olması da toplumsal eşitlik safsatasinin durumunu ortaya koymuş, kadınlar fiziksel olarak erkeğe göre daha narin yaratılmıştır, bunu kabul etmek kadını alcaltmaz, erkeği de yüceltmez, kadınlar ve erkeklerin farklı alanlarda birbirlerine üstünlükleri vardır, kadın erkek eşit değildir denktir, birbirinin aynı değildir ama birbirine üstünlük de yoktur,

            İslam’da kadınlarla ilgili hükümler bunun sonucudur, miras, şahitlik, boşanma gibi konularda farklılık vardır, bu akla uygun olandır ve Allah’ın emridir, siz Allah’ın emirleri yerine batının tefessuh etmiş felsefesini kabul ediyorsanız onu ayrıca tartışmak lazım, gerisi fuzuli sözdür

            İdamla ilgili ben birşey demedim, yanlışlık oldu sanırım

    • Fatih Murat diyor ki:

      Sevim Özdemir’e…

      Sen yakin Zamanda sevgili den mi ayrıldın ?

      Daha doğrusu sevgilim dediğin, evlilik hayalleri kurduğun erkek baska bir kız için seni terk mi etti?

      Daha önce kendileri ve yaşadıkları ile ilgili analiz ve tespitlerde bulunduğum birilerinin yaptığı gibi sen de bu tespitimi kuvvetle muhtemel reddedeceksin ama bu içinde bulundugun sıkıntılı süreçle ilgili gerçekleri degistirmeyecegi gibi psikolojik problemlerini daha da artıracaktır.

      Bence sen bu kadar cahil bir yazarın ve yorumcunun olduğu yerde harcanıyorsun, senin yerin AKADEMİSYENLERİN takıldığı cafeler… sen git orada bir fincan İCE TEA ye ( buzlu çayın İngilizcesi ki doğru mu yazdım Yahya bey 😉 ) 15 TL veren SAZANLAR ile takil.

      • Sevim Özdemir diyor ki:

        Bu kadının diğer yazılarında çocuk evliliklerini savunduğunu gördüm ben bu kadını daha fazla eleştirmek felan istemiyorum zira neresinden tutsak elimizde kalır sizler de farkında olmadan eşitlik istiyorsunuz ama yanlış yerde. Bu arada google akademik diye bir yer var arada savunduğunuz fikirleri yazık aslında ne istediğinizi kanıtlanmış bilgilerle okuyun. . Sanmıyorum ookursunuz ama. .. Sizler daha neyi savunduğunuzu bile bilmiyorsunuz bırakın ben cahil olayım siz alim illaki bu savundugunuz seyin yanlış olduğunu bir gün fark edersiniz ben sonuçta fikrim doğru diye diretmiyorum gidin araştırın yanlissa biz de bilgilenelim diyorum ama kime diyorum. Siz önce her şeyi bilemeyeceğinizi fark edin nihayetinde insansınız.

      • Murat çakır diyor ki:

        Biz ne diyoruz sen ne diyorsun

  3. haydar keleş diyor ki:

    bir yorumla uzatmak istemem her şey çok güzel dile getirilmiş duyulması anlaşılması yanlışlardan dönülmesi dileği ile

  4. nihat diyor ki:

    Mağdur erkek ve kadınların oluşturduğu portal kuralım. Mağdurlar hikayelerini anlatsınlar. İnsanların bunlardan haberi yok.

  5. ekrem diyor ki:

    yazıları takip etmek istiyorum

  6. Esma Sarıkaya diyor ki:

    Sürü psikolojisi ile değil de olaylara farklı bir bakış açısı ile bakabilmek ciddi bir meziyet

  7. meryem61 diyor ki:

    Ne kadar acı bir şeydir ki bir kız babasına cinsel istismar iftirası atabiliyor. Ne kadar yozlaştık toplum olarak.Bir insana iftira atmak nasıl bu kadar kolay oldu ve vicdanlar iftira karşısında nasıl susuyor. Allah iftira atanlardan uzak eylesin onları da islah eylesin.

    • Yahya diyor ki:

      Meryem hanım,

      TV programları, Filimler, Diziler, Sosyal medya, Bilgisayar oyunları ve nice etkenler bize iftirayı, yalanı, küfürü, hayasızlığı ve bir çok değersizliği, edepsizliği, ahlaksızlığı; matah bir şeymiş gibi, değermiş gibi zihinimize işleni, karakterimiz oldu.

  8. havva diyor ki:

    Yaşananları okuyunca üzülüyor ve hayıflanıyorum. Gerçekleri görmek bu kadar zor mu. Gerekli önlemler acilen alınmalı. Günü kurtarmaya yönelik kararlar almamalı yöneticilerimiz.

  9. Ahmet diyor ki:

    Doğruysa facede bir siyah beyaz foto görmüştüm. Merkel,Theresa May ve CIA Başkanı Gina Haspel di sanırım 15 li yaşlarda aynı fotoğraf karesindeydi. Yani bundan en az 60 yıl önceki bir fotoda.. Herşey çok önceden planlanmış yani. İster istemez düşünmüyor değilim. Türk halkının çok sevdiği !!!! Siyasetçi!!! ve siyasetçiler hakkında böyle birşeyin olması ihtimalini. Yoksa en cahil insan bile bilir ki toplumun temeli ailedir. Göz göre göre bu konuda aile yapısını dinamitleyen kanunları çıkarmak asla gaflet değildir bence…inşaallah zannımda yanılıyorumdur.

  10. Asım baylan diyor ki:

    Her sözün doğru yanı var ama hiç işin pkk tatafını kimse konuşmuyor benim zanımca pkk 85 2000 arasındaki katliamlarını unutulmasını istemediğinden güç ve kaddarlığını hatırlatmak için bazı sapıkları bulup bunları yaptırıyor biz her şeye kadiriz imajını hatırlatmak. kişilere nereden ulaşılıyor diyorsan. +18 sitelerin hepsi bunların roj tv yayını ilk hangi uydudan yapmıştı. Halkın kendilerine itaatini sağlamak için sapık dolu bu örgütü kimse konuşmuyor sema hanımın dediği gibi ittifak ettikleri diğer sapıklar ile devlet yapısını zayıflatmak halkı kine sevk etmek

  11. İSMAİL AYDEMİR diyor ki:

    Yeni Akitden Ali Osman AYDIN, Vehbi KARA vb. Yazarlarla iletişim halinde olup güçlü ses olmak daha iyi olmaz mı. Mehmet Şevket EYGİ gibi birikimli vasıflı yazar lar dan destek alarak tek ve güçlü ses olarak yolumuza veya yolunuza devam etmemiz daha verimli olur zannımca. Bi çok Reisi destekleyen yazar seküler kültürle hareket ediyor. Maddiyat arttıkça maneviyat azalıyor. Öbür tarafta sadece maddiyatla değil maneviyatdan da hesaba çekileceğiz. Abdurrahman DİLİPAK ın Entelektüel birikiminden yada diğer aklı selim cesur yazarların birikimlerinden destekleriyle birlik içinde hareket etmeniz etmemiz Devletin Milletin Ailenin daha çok menfaatine olur. Bu konuda bi girişimiz var mı yada oldumu bilemiyorum.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Sana kızdığı halde bir kötülükte bulunmayan insanı kendine arkadaş edin, çünkü öfke insanın karakterini ortaya çıkarır. “ ( Hz. Ali)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku