Çok Eşlilik Meselesi

10 Temmuz 2012Sema Maraşlı605 Yorum »

“Bir gün öyle bir zaman gelecek ki erkekler azalacak, kadınlar artacak. Bir kapının koluna erkek eli değdi diye kırk kadın o kapının koluna dokunacak.” Yukarıdaki sözün sahibini bilmiyorum. Ben bir yaşlı hanımdan duymuştum o da ninesinden duymuş. Bence abartılı ve komik bir söz, inşaallah gerçek olmaz.

Şimdi nereden aklıma geldi. Çok eşlilik üzerine bir yazı yazmaya niyetlendiğimden konuyu yumuşatmak için giriş bölümü için iyi olabilir diye düşündüm; ne kadar iyi oldu bilmiyorum. Yani erkekler bu kadar azalmadıkça kadınlar ikinci eşe razı olmayacaklar gibi bir bağlantı yapılabilir, belki.

“Aldatmanın Hesabı” yazımdan sonra sitede konu yeniden açılınca bu yazıyı yazmak gerekti. Evlilik konusu ile ilgilenince ister istemez bu konudan kaçamıyorsunuz. Gerek seminerler sonrası gerek mesaj ve e-postalarla pek çok çok yaşanmış olay dinliyorum, okuyorum. Yakın tanıdıklarımdan da kuması olan hanımlar var. Velhasıl bir yazı kaleme almak için elimde yeterince malzeme var.

Rabbimiz Nisa suresinde erkeklere dörde kadar eş almalarına izin vermiş amenna. “Yok o devir içindi de şuydu da buydu da” deyip ayeti keyfe göre yormak gibi bir dalalet içinde değilim. Sadece ayeti iyi okumaktan yanayım. Rabbimiz izin vermiş tavsiye etmemiş. Tavsiyesi ayetin sonunda “Tek eş sizin için daha hayırlıdır.” buyuruyor. İzni kullanmak mı tavsiyeye uymak mı? Ben Rabbimizin tavsiyesini tutmayı aile saadeti açısından gerekli görüyor ve tek eşliliği savunuyorum.

Fakat günümüzde zina hoş görülürken birden fazla evlilik yapanlara kızanları ve kınayanları da anlamıyorum. Ne birden fazla eş alan erkeklere ne de ikinci üçüncü eş olmaya razı olmuş kadınlara karşı bir tavrım yoktur. Allah yardımcıları olsun, çok zor bir hayat tercih etmişler. Bir kaç eşi olup mutlu olan bey ve hanımlar var mı bilmiyorum. Ben bu konuda ancak kıskançlık ve huzursuzluk hikayeleri dinledim.

Geçen hafta evlilik danışmanlığı yapan Sibel Üresin’in bir televizyon programında söyledikleri olay oldu. Bu arada isimlerimizi benzetiyorlar bilmiyorum ama beni Sibel Üresin ile karıştıranlar var. Hiç tanışmadık ve pek ortak noktamız yok, çok eşlilik ile ilgili söylediği pek çok şeye de katılmıyorum. Çok eşliliği bir mutluluk reçetesi gibi sunması gerçeklere uymuyor.

Sibel Üresin programda “Eşime bekar bir arkadaşımı gösterdim isterse onunla evlenebileceğini söyledim.” dedi.

Pek çok erkek birden çok kadınla birlikte olmayı arzu edebilir de kadın kendi eli ile kocasını evlendirmek ister mi? Bunu biraz irdeleyelim.

Öncelikle Sibel hanımın sözlerinin samimiyetine inanmıyorum. Çünkü “alabileceğini söyledim” sözlerinin hemen arkasına “tabii ki bunu diyemez, zaten de kabul etmedi ben denemek için söyledim” diyor. “Tabii ki de evet diyemez” sözü desin de bir göreyim anlamında pek bir keskin duruyordu.

Bazı kadınlar bunu yapar, kocasını denemek için. Kesinlikle bekledikleri cevap “Olur sen razı ise neden olmasın?” değil elbette. Erkek tuzağa düşüp bu cevabı verirse pirinçten epey bir taş ayıklaması gerekir. Kadının beklediği cevap şudur. “Ben senin üstüne gül koklamam, sevdiğim ve seveceğim tek kadın sensin, o senin eline su dökmeyi bırak kesip attığın tırnağın olamaz…babında sözler.” bu sözlerin gerçek olup olmaması çok önemli değildir kadın sadece bunları duymak ister. Belli ki Sibel hanımda kocasından biraz iltifat duymak istemiş.

Erkeklere tavsiyem eşleri bu konuda ağız aradıklarında içlerinden geçen cevabı değil eşinin beklediği cevabı versinler ve ikinci eşin esprisini bile yapmasınlar kadınlar şakasına bile çok fazla kırılıyorlar. Bu konuda eşinizi incitecek şeyler söyleyip boş yere karınızı kendinizden soğutmayın. İkinci eş esprisi yaparsanız en az bir kaç gün karınız size karşı hırçın, soğuk ve aksi davranacaktır. Ve size karşı içinde hep bir kırgınlık taşıyacaktır.

Peki kadınlar bu kadar kıskanırken kaç kadın kocasının kendi üzerine başka bir kadın daha almasını ister? Bu konuda yaşanmış benim bildiğim bir kaç örnek var. Öncelikle hiçbir kadın kocasının başka bir kadın almasını kocasının keyfini düşünerek istemez. Çünkü kocasını seviyorsa onu kıskanacağı için istemez, sevmiyorsa kocasının başka bir kadınla mutlu olmasını istemez. Ancak kendi menfaati varsa razı olabilir hatta kendi teklif edebilir.

Gerçek hayattan bir misal:

Kira derdinden bıkan genç ve güzel kadın üst katında oturan ve arkadaş olduğu bekar ve yaşlı ev sahibi hanımla kocasını zorla evlenmeye ikna edip evlendirir. Adamcağız “Alacaksak genç ve güzeli olsun bari” diye epey ayak direse de karısını razı edemeyip ev sahibi kadınla evlenir. Neyse kısa zamanda kuması onu evden atar ve kadın hem evden hem kocadan olur. (Gençlik ve güzellikte bir yere kadar yani, yaşlı diye çirkin diye hor görmemek lazım, kadın kocayı avucuna aldı.) Olayı yaşayan kişiyi tanıyorum.

Ya da kadın belli bir yaşa gelmiştir ve cinsel hayattan bıkmıştır. Yine gerçek bir hikaye:

Bir hocanın hanımı kocasına hacca gidip gelene kadar dul arkadaşını nikahına almasını ve onunda onlarla hacca gelmesini istiyor. Kırk yaş altı kadınların yanlarında baba, kardeş, koca gibi mahremi olan bir erkek olmadan hacca gidemiyorlar. Hocada kabul ediyor. Karısının arkadaşına hoca o güne kadar yan gözle bakmamış hatta onu evlendirmek için bir kaç kez talip bulmuş. Nikahta keramet var mı demek lazım nikahtan sonra kadın hocanın gözüne pek bir güzel görünmeye başlamış. Hacda kadının peşinden koşup durmuş.Kadın önce hayır mayır dediyse de sonra onun da gönlü ısınmış tamam demiş. Hocanın karısı biraz sızlanmış ama ben hiçbir kadının kocasını başka bir kadınla nikahlarken aklına bu ihtimalin gelmeyecek kadar saf olduğuna inanmıyorum. Bence kadın kocadan bıkmış, bir ayak evlendirmiş.

Bir de gelişmemiş yerlerde tarlanın, bağın, bahçenin, işin, gücün, çoluğun, çocuğun çok olduğu ailelerde kadınlar üzerlerine kuma alınmasını kendiler isteyebiliyorlar. Onlar için kuma karın tokluğuna çalışacak onun işini paylaşacak, yükünü azaltacak bedava hizmetçi gibi bir şey. Fakat bir kadının kocasının evlenmesine razı olması diğer kadına ve kocaya huzur vereceği ve kıskanmayacağı anlamına gelmiyor tabii ki.

Kocası ile cinsel birliktelik yaşamak istemeyen kadınların çoğu bunu yapmıyorlar tabii. Dini hassasiyeti az ise “geneleve git” teklifi yapıyor ya da gittiğini bile bile umursamıyor. Dini hassasiyeti olan da “İbadet et, oruç tut, ahiretine çalış böyle basit zevklerle uğraşma” nasihatini veriyor. Bir erkeğin eşi ile cinsel birliktelik yaşaması en doğal hakkı. “Benimle cinsellik yaşa fakat başka kadın arzun varsa onu ahirete sakla” dese tamam fakat hiç yaşama demek akla ve dine uygun bir teklif olmaz. Cinsel sorunları olan çiftler aldatma ya da başka eş bakmak yerine cinsel terapistlere gidip tedavi olsunlar.

Aldatma ya da ikinci eş meselesine genellikle erkeğin cinsel arzularının kuvveti, eşini beğenmemesi ya da aç gözlülüğü gibi bakılıyor. Fakat bence bu durum karı-koca arasında ciddi bir iletişim probleminin olduğunu gösteriyor. Mesela dindar bir erkek otuz yaşına kadar bekar kalıyor ve cinsel arzularının en kuvvetli olduğu zamanları hiç cinsel birliktelik yaşamadan geçiriyor fakat bu erkek evleniyor kısa bir zaman sonra bir eş daha almaya çalışıyor ya da aldatıyor. Bu bir cinsellik meselesi olsa bu adam bu yaşına kadar durmaz. O yaşa kadar duran adamın evde karısı varken başka bir kadın aramaması gerek. Bence pek çok evlilik ya da aldatmanın temelinde erkeğin karısına karşı duyduğu kızgınlığa karşı bir öç alma isteği var.

Bir de çocuğu olmasına engel bir hastalığı olan hanımlar biliyorum eşlerinin çocuk sahibi olması için başka bir eş almasına izin verenler. Fakat dilimizin evet dediği her şeyi gönlümüz kabul etmiş olmuyor. Hanımlar hem evlen dediler hem de adamların başının etini yediler tabii en çok da kendilerini bitirip tükettiler. İkinci eş olmayı kabul edip gelen hanımlar da nasıl olurda ilkin ayağını kaydırabiliriz de tek eş oluruz diye epey uğraştılar benim tanık olduğum örneklerde.

Çok eşlilik biraz kültürel bir şey. Mesela Arap kültüründe çok yaygın. Zaten İslam’ dan önce

otuz kırk eşi olan erkekler varmış dinimiz dört ile sınırlandırmış. Araplarda bir erkeğin bir kaç eş alması normal görülüyor fakat bu kadınların birbirini kıskanmadığını ve huzursuzluk çıkarmadığını göstermez. Çok eş almayı düşünen erkekte peygamber sabrı olması lazım. Ki peygamberimizin bile dayanamadığı zamanlar olmuş. Bir ay hepsinden uzak kalmış. Bir erkekte peygamber sabrı yoksa ne kendini ve kadınları perişan etmesin. Kıskançlık krizleri yüzünden kadınlar mutsuz, erkek iki kadının arasında şaşkın, öfkeli. Kimse mutlu olmayacaksa çok eşli olmanın anlamı ne?

Bir de acaba erkekler ikinci eşleri huri falan mı zannediyorlar diye düşünüyorum. Sonuçta ikinci eş de huri değil. O da kadın, günahıyla, sevabıyla, kıskançlığıyla, hastalığıyla, huysuzluğuyla, sevinciyle, etten kandan bir varlık. Hastalanır, acıkır, susar, kusar, kilo alır, alışveriş yapmak ister…İki kadın demek iki ayrı sorumluluk almak demek. Hem dünya hem ahiret hayatı açısından.

Ve ayrıca erkeğin ikinci hanımla da mutlu olacağının garantisi yok. İlk karısı ile yatak hayatı kötü olduğu için genç ve güzel ikinci eş alan alan ve ikinci karısı da cinsellikten nefret ettiği için ikisi ile yatamayan bir adamın yaşadıklarını bir yakını anlatmıştı. Bir de iki karısının kıskançlıkları yüzünden her sabah işe aç giden adamın halini ve iki karısının huysuzluklarından bıkıp camide yatıp kalkan hocanın hikayesini yakınlarından dinledim.

“Tek hanımla yetinmem illa başka bir hanım daha istiyorum.” diyen erkeklere tavsiyem üçüncüyü ya da dördüncüyü aynı anda alamayacaksanız ikinciyi hiç almayın. Çünkü erkek ikinci hanımı aldığında ilk hanımın onuru kırılıyor. Toplum önünde kocası onu beğenmemiş durumunda kalıyor ve aşırı kızgınlık duyuyor fakat adam üçüncü ve dördüncüyü de alıyorsa suç bende değil sorun adamda durumu ortaya çıkıyor, kadın da biraz daha rahatlamış oluyor.

Kadın psikolojik olarak evliliğinde başka bir kadının varlığını kaldıramayacaksa bu durum onun ruh sağlığını bozacaksa dinen evliliği devam ettirme ve diğer kadını kabul etme zorunluluğu yok. Fakat ben bu mesele ile başa çıkabilirim evliliğimi devam ettireceğim diyen bir kadına da saygı duymak lazım.

Aldatma yazısındaki sözlerimi bu konu için de tekrar edeceğim. Evlilik gerçekten kötüyse boşanıp yeniden evlenmek daha mantıklı. Çocuklar için ayrılmıyoruz diyenlere hak vermeye çalışıyorum fakat sonuçta iki kadının kıskançlık ve huysuzlukları da o çocukların mutlu bir ortamda yaşamalarını sağlamayacak. Bir öğretmen anlatmıştı. İlköğretimde küçük bir kız sınıfta başka bir kıza sürekli saldırıyor, ısırıyor, dövüyormuş. Başka çocuklara böyle davranmıyormuş. Rehber öğretmeni uzun uğraşlar sonucu öğrenmiş ki o kızın adı babasının ikinci karısının adıyla aynıymış. Annesini ağlatan, üzen, babalarını bir kaç gün onlardan alan kadının adı.

Sonuçta kıskançlık kadın-erkek hepimizde var fakat biz kadınlarda daha fazla kıskancız. Kocalarının cenette alacağı hurileri kıskanan kadınlar var. İşte bunu gerçekten anlamıyorum. Tamam dünyada insan kıskanır da ya cennete ne karışıyorsun, adam kaç tane huri alırsa alsın. Kıskançlığın boyutu yok yani. Seminerlerde bazen hanımlara, “Kocalarınıza teşekkür etmeyi, dua etmeyi unutmayın, sizi sevindiren bir şey yaptığında ‘seni cennette huriler kovalasın.’ deyin” diyorum biraz espri ile karışık, bazı hanımlar hayır anlamında başlarını sallıyorlar.

Rabbim erkek kullarını kadına meyilli yaratmış. Yoksa erkekler evlenip bir kadının ve ailenin sorumluluğunu almak istemezlerdi. Fakat erkekler bu meyil konusunu abartabiliyorlar. Sonuçta nefis sınır tanımaz, iki alırsın üçüncüyü, üç alırsın dördüncüyü ister. Bu yüzden olsa gerek Rabbim cennette çok güzel huriler olduğunu bildirmiş erkeklere ki nefislerine hakim olabilsinler. Kadınlara olan fazla meyil ve arzularını cennete saklasınlar.

Sonuçta ahiret hayatı uzak değil bir nefese bakar. O nefes candan çıktıktan sonra devamı çabuk gelecektir. Erkekleri cennette çok güzel huriler bekliyor. Dünya hayatında helal de olsa bir kaç tane kadınla uğraşacaklarına, tek bir eşleri ile yetinip huriler için çalışsınlar, derim ben. Kadınlarla uğraşmaktan cennet hayatını riske atma tehlikesi de var çünkü. Sözün başına dönersek kapı kolu olayı durumları henüz olmadığı için hanımların bu ikinci eş meselesine olumlu bakmalarını boş yere beklemesinler. O zaman belki…

Çok eşlilikle ile daha önceki yazımı okumak isteyenler için:

http://www.cocukaile.net/cok-eslilik-dinimizde-tavsiye-edilmis-midir/

Not 1: Tabii ki bu yazı ile mecburen sitede çok eşlilik ile ilgili yoramlara kotayı kaldırmış oluyoruz. Fakat en azından yorumlar konu ile ilgili yazıya yapılmış olur. Alakasız konuların altında bu konunun konuşulması bu şekilde önlenmiş olur.

Not 2: Bundan sonraki yazı bekarların ve boşanmışların yeniden evlenme meselesi ve nafaka, tazminat konuları olacak inşaallah. Bekarlar haklı olarak “biz daha birinciyi alamadık siz ne konuşuyorsunuz?” diye isyan etmesinler. Bekarların evlenmesi için ne gibi çözümler bulunabilir neler yapılabilir, biraz da bunlara bakalım.

Okunma Sayısı : 7.198

“Çok Eşlilik Meselesi” için 605 Yorum

  1. zinnureyn diyor ki:

    Sanırım hiç kimse bu konuya benim içinde bulunduğum pencere zaviyesinden bakmamış…Benim kendisi ile mutlu ve kendisinden razı olduğum bir eşim ve dünya tatlıları olan; zeki,terbiyeli ve ahlaklı olan iki oğlum var.Maddi ve manevi durumum da elhamdulillah iyi.Kendisi ile Allahın bir takdiri ile tanıştığım, yurtdışında oturan arap bir hanımefendiye AŞIK oldum.Bundan sonraki süreci(hikayemizi ) uzatmayacağım.Sadece şuna dikkat çekmek istiyorum.Biribirimizi Allah için şefkat ve merhamet ile seviyoruz.Birbirimize aşığız.Süregelen zamanda yekdiğerimize karşı ilişkilerimizde islami edep ve ahlak dairesinde olduk.Buna ne diyeceksiniz merak ediyorum? (Eşim tabiki kadınların ekseriyetinin fıtratları gereği dolaylı olarak söylediğim bu durumu kabul etmiyor.)Sayın maraşlı hanımefendi başta olmak üzere diğer arkadaşların cevaplarını merakla bekliyorum.

    • Zeliha diyor ki:

      Niye merak ettiginizi ya da neyi merak ettiginizi anlamadim acikcasi. Madem Allah’in rizasina uygun yasadiginizi düsünüyorsunuz kulun lafinin ne önemi var.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Sayın Zinnure ‘nın

        “neyi merak ettiği ve ne istediği” (Eşim tabiki kadınların ekseriyetinin fıtratları gereği dolaylı olarak söylediğim bu durumu kabul etmiyor.) kullandığı bu cümleden açıkca anlaşılıyor aslında.

        Kendisi bir veya birden fazla EVLİLİK yapmak istiyor, veya bu konuyu merak ediyor.

        “Birbirimizi Allah için şefkat ve merhamet ile seviyoruz.Birbirimize aşığız.Süregelen zamanda yekdiğerimize karşı ilişkilerimizde islami edep ve ahlak dairesinde olduk.”

        Hatta bunu yukarıda ki ifadelerine RAĞMEN İSTİYOR…

        Anladığım kadarıyla sayın Zinnureyin DEMEK İSTİYOR Kİ:

        Karı kocanın evlilikde birbirlerini “sevmesi, sayması ve mutlu olması” bir erkek için yeterli değil.

        Bazı Erkeklerin kalbi birden fazla kadını sevebilecek ve onların sevgisine karşılık verebilecek kadar büyük ve sevgi doludur. Bazı kadınların anlamadığı ve kabul etmediği bu.

        Haksız değil…

      • Süreyya diyor ki:

        Zeliha hanıma katılıyorum. Fazla söze gerek yok fakat eklemeden duramadım, bir şey yapmadan önce kalbimizi yokluyoruz niyetimizle kalbimiz mutmain olmuyorsa o işte bir yanlış vardır diye düşünüp nedenleri araştırmamız gerekiyor. Kendimizi ikna etmek adına değil gerçek anlamda. Su testisi de su yolunda kırılır ,bence yola çoktan çıkılmış. Yoksa bir bakışta aşk ile böyle bir soru oluşmazdı. Sizi yargıladığımdan değil işte kızlı erkekli yaşamanın sonuçları bunlar çok dikkatli olmak gerekiyor tanımadığımız bir insana kalben bağlanabiliyoruz sırf çok karşılaştığımız için.

    • seymen diyor ki:

      Ne güzel bhane “aşık oldum”. Kadınların aşk sözüne atfettikleri anlamla kadınların muhalefetini de baştan önlemişsiniz. Kaç yıllık evlisiniz, eşinizde sizden razı mı? ‘Yekdiğerimize karşı ilişkilerimiz’ de ne demek? Allahın takdiri ile, edep, ahlak vs. kelimelerde bu durumu değerlendirmeye çalışacakları etki altında bırakmaya yönelik gibi eya bırakabilir. İlk önce fazla allayıp pullamadan geçmişi ve gelecek beklentilerinizle birlikte durumu net olarak izah etmeniz lazım ki biz de bir görüş ortaya koyabilelim.
      Bilienler bilir bende genel kural olarak çokeşliliğin olabilirliğine/olması gerektiğine taraftar biriyim ama bu iş bu kadar basit değil!

  2. ŞAHAN diyor ki:

    Etrafımda gördüğüm kadarıyla, meşhur Japon atasözü günümüze uyuyor;
    “1. eşi Allah ,2. eşi insanlar, 3. eşi ise Şeytan gönderir” derler…

    • seymen diyor ki:

      Japonların atasözündeki 1. 2. 3. den kasıt aynı anda değil. Eş öldükten veya boşandıktan sonrakiler kastediliyor.
      Boşanan veya kocası ölmüş kadınlara yönelik söylenmiş olması da kuvvetle muhtemel.

  3. Mustafa diyor ki:

    Hizmette kalite için rekabet şart. Rekabetin oluşması içinde ikinci şart.

  4. Hasan diyor ki:

    Allah bu toplumun türk-dindar-feminist kadinlara bircok koca izni verseydi,

    cokdan toplum tükenmis olurdu. Cok ürkütücü bir senaryo

  5. sibel diyor ki:

    çevremde gördüğüm tüm evliliklerde kadınlar kocalarını avucunun içinde maymun gibi oynatıyorlar.çocuklar kız çocuğuysa büyüdüklerinde resmen evde baba;karısı ve cadı kızları tarafından köle konumuna getiriliyor.çalış kazan karının kızların harcamalarına para yetiştiren bir köle.böyle bir evde erkeğin hükmü geçmez sadece kullanılan bir objedir o.gel gel git git otur otur onunla görüşemezsin bununla görüşebilirsin erkeğin ailesi zaten gelemez kimmmmmse kusura bakmasın türkiyede evliliklerkarısı ve karısının ailesi tarafından erkeği esaret altına alıp istediğini yaptırmak için gerçekleştiriliyor. köle gibi kullanılan hizmetçi kapıcı servisçi ayakçı taşımacı bankamatik olarak kullanılan karılarının ve kızlarının elinde top gibi oynanan zavallı varlıklar erkekler.türkiyede evli kadınlar çalışmaz evde oturur koca çalışır ama evi parayı getiren değilde kocanın parasına muhtaç kadın yönetir kadının düdüğü öter erkek kadına uyar.ya burdan erkeklere sesleniyorum evlendiyseniz herşey karşılıklı olmalı sayıyorsanız ondanda saygı bekleyeceksiniz siz eve para getiriyorsanız kapıyı güler yüzle açmak yemek yapmak kadına zor gelmemeli.cicim aylarından sonra kendi ütünüzü size yaptırmaya başladıysa dolaptaki yemeği gidip ısıtıp yemeye başladıysanız kapınızı anahtarınızla açıyorsanız üstüne evde yemek yok diye söylendiniz diyede yatakta size ceza kesmişse ve bu aşşağılık muameleleri evliliğin gerekleri olarak görüyor ve evliliğinizi sürdürüyorsanız daha beterini hak ediyorsunuz demektir.ben erkek olacam da karım olacak kişi tüm emeğim saygım ilgime karşılık bana canı gönülden yemekler yapmayacak evi kob götürecek zile basınca koşa koşa gelip kapıyı açmığcak ütülü bir gömlek istediğimde git kendin ütüle diğcek bakımsız leş gibi kokan yağlı saçlarla ortalıkta dolanacak akşama kadar utanmadan birde alışverişlerde kazancımı çatır çatır harcığcak var ya o kadını boşanarak malımın yarısının gideceğini zerre kadar önemsemeden anında anasının evine yollarım.karısından memnun olmayıp boşanırsam malımın yarısını alır korkusu taşıyan boşanmıyor.
    kadınlarda erkeklerin bu zaafını biliyor nasıl olsa beni boşayamaz o paralarına kıyamaz diyor ve sizin burnunuzdan getirmeye devam ediyorlar.kısaca paraya tapan erkeklerin hepsi kadınlar tarafından kullanılmaya mahkumdur.parayla rezil olmak bu demek işte bence.yani işin özü erkekler yatak odası düşkünlüklerinden dolayı birde paraları varsa birde az akılları varsa hep çok hata yapmaya pişman olmaya sigara tüttürmeye devam edecekler.Allah para verdiği erkek kullarına akıl vermiyor bence bu adamlarla evlenen karılarına akıl veriyor.

    • ŞAHAN diyor ki:

      Sibel hanım, ufkumu açan müthiş bir eleştiri, dikkate alacağım inş..Çok doğru tespitler sağolun..

    • Selda K diyor ki:

      Bu zamana kadar burda okudugum en dogru yorumlardan, helal

    • Keşke diyor ki:

      Keşke sizin bu yorumunuzu bir kaç ay önce okusaydım. Ben de aynı bu durumda “akılsız” erkeklerden biriydim. Karım eve gelmez; geldiğinde de hayatı zindana çevirirdi. Ah sibel hanım; sanırım siz Sibel ismini kullanan bir erkeksiniz. Bu yorumla benim kahramanım oldunuz.

    • Hasan diyor ki:

      Sibel hanım, tespitleriniz için teşekkür ederim. Eş adayınızda bu tür davranışlara meyilli olabileceğini görürsek, veya malesef bu durumda olsak, ne tavsiyeler verirsiniz? Bu davranışlar o kişinin içindemi var, yada evliliğinin başında tavizler verilmesinden ve sınırı belirlememekden mi geliyor?

    • Rahime diyor ki:

      Sibel kardesim keske erkeklerin haklarini savundugun kadar kendi hemcinslerinide savunsaydin!! Anlattigin tabloida kadin cok azdir ama evi ile ilgili olmayan sadece para kazanmakla gorevi bitti sayan hatta kadin parada kazanir erkegin parasi nereye gitti belli olmayan, sahsi temizligine dikkat etmeyen mesela ter kokan yada disini fircalamayan,kendi ailesine karisini kole gibi kullandiran sanki kayinvalide ve kayinbabaya hizmetci yerine konmus bedavaya hizmetcilik yaptiran,eve gelince karisinin halini hatirini sormayan,hafta sonlari cocuklarinla ilgilenip Onlari gezdirmeyen,cocuklarin eglenmeye gezip gorerek ogrenmelerine firsat yaratmayan hatta cocuklarin boyle bir ihtiyaci olabilecegini dusunmeyen,romantiklik nedir bilmeyen,kaba Saba oyle cok erkek var ki!!! Yani kadinlarimiz nasil evli kaliyorlar bence ona sasmak lazim!!! Keske sizlerde boyle erkeklerin cesurca ELESTIREBILSENIZ!!! Erkeklere verdiginiz ogudu kadinlarada verebilseniz.acaba onlarada sana deger vermeyen,iliskinizr ozen gostermeyen,evinle alakali olmayan ,duygudan yoksun bu kocani bosa gitsin dermiydiniz?

      • .:. diyor ki:

        Rahime hanim,

        Sibel hanim yazdiklarinda, kendi cevresinde gormus olduklari tum evliliklerin durumunu bizlerle paylasmis… Pek de haksiz degil.

        Cok da guzel izah etmis kanaatindeyim.

        Bu sekilde olan kadinlar hic de az degil. Ehhh sizin anlattiginiz sekilde olan erkeklerde suphesiz vardir.

        Bir bayan olarak da acik yureklilikle anlatmasi taktir edilecek durum.

        Sizin bahsetmis oldugunuz durumlarin hepsi ve daha fazlasi bir kadinda vardir.

        Hepsini tek tek yazmaya gerek yok, temizligine dikkat etmeyen, ter kokan, pis, pasakli,saci basi daginik, disini fircalamayan, ayni esofmanla pazara giden, evde olan, hatta yataga yatan kadinlarda vardir, bunun orneklerini daha once okuduk malesef, daha neler neler…….

        Sizin anlattiklariniz yasadiginiz ve karsilastiginiz olaylar mi? Yoksa Cevreniz mi? Cevrenizde gozlemledikleriniz mi bu sekilde?

        “Yani kadinlarimiz nasil evli kaliyorlar bence ona sasmak lazim!!!”

        ????

  6. müge diyor ki:

    o ikinci eşlilik falan eskidendi eskiden kadınlara sorulmıyodu kuma alınırken kuma gidenede soruluyordu kabul edermsin diye arkadaşlar artık 2013 de yaşıyoruz kadınlar artık bilinçsiz değil bu 2. eşliliği kabul dicek kadın tanımıyorum ben erkekler için havahoş kabu ederler tabi ama bide şöyle düşünün kadınlar sizin üstünüze kuma getirmek zorund kalırsa kabul edermiydiniz bence HAYIR

    • Mehmet Onur diyor ki:

      Erkeklerin birden çok kadınla evlenmesi fikrine karşı…

      “Kadınların kocaları üzerine kuma getirmesi hoşunuza gider miydi?” diye mi fikir sunuyorsunuz ?

      Sayın hanımefendi sanırım (size göre) yanlış bir sitede bulunuyorsunuz…

      • biblel diyor ki:

        niye bu sitede sadece erkeklerin kadınların üzerine kuma getirilmesimi konuşuluyor
        sayın beyefendi burası yorumlar bölümü isteyen istediği yorumu yapar

        • seymen diyor ki:

          Buradaki yazını konusu erkeklerin çok eşliliği. Eğer siz kadınların çok eşliliğini gündeme getirmek istiyorsanız bu konuda bir yazı isteyin veya siz yazıp gönderin bizde o yazıya yorumlarımızı yapalım olur mu?

          En iyisi ikinci eş isteme ihtimalini kendisinde gören kişiler eş adaylarına bunu evlilik öncesi görüşmelerinde bildirsinler, kabul görürlerse evlensinler. Kadın erkek farketmez, baştan konuşulsun. Bu da mı olmaz! Size de birşey beğendiremeyeceğiz anlaşılan.

    • seymen diyor ki:

      Bir erkek neden evlenir? Bazı amaçları, ihtiyaçları ve istekleri vardır muhakkak. Bu amaçların karşılanma oranı vasatın altındaysa veya zamanla vasatın altına düşmüşse ne yapsın adam.
      Bir nasibim bu kadarmış desin sabretsin.
      İki eşinden boşansın ve başka biriyle evlensin.
      Üç maddi durumu iyi ise şartlarına uyarak ikinci bir evlilik yapsın.
      Dört gizli bir metres tutsun.

      İkinci bir eş alamamanın alternatifi çoğu zaman birinciyle yetinmek olmuyor maalesef. Birinci eş adamın ikinciyi almasına musade etmedi ve adamda boşandı diyelim boşanmış olan kadın ne yapacak; boşanmış 10-15 yaşlarında çocukları olan bir kadının 35-40 yaşından sonra tekrar evlenme ihtimali nedir.

      Bu zamanda kumalık aynı çatı altında olmaz, eskiden olması da yanlıştı. Ayrı evleri olmalı tabi ki.

  7. sedat mert diyor ki:

    2. eşi almak isteyen kişi ilk eşten izin almak zorunda değildir. ancak evlilik madem bir akittir evlilik esnasında kadın kocasına “bunu yapmayacaksın” şartı koşabilir, erkek evet derse akite dahil olur bu şart. buna akte rağmen erkek ikinci eş alırsa günaha girmiş demektir. izinle akit esnasında koşulan şart birbirine karıştırıyorlar.

    elbette tek eşlilik hem daha pratik hem de Allah tarafından tavsiye edilendir. ama biz evlerde neler olduğunu bilemeyiz. benim bir erkek arkadaşım anlattı. epey bir süredir eşiyle cinsel birliktelik yaşayamıyormuş. eşi istemiyormuş. öyle ki adam masturbasyon yapıyormuş. bu adam 3 çocuk sahibi 41 yaşında. ben ne yapayım diyor? gidip ikinci eş alsa bazı kadınlar buna sapık diyecekler.

    şu kadarını biliyorum. Allah sebepsiz ayet indirmez. sebepsiz müsaade etmez. 14 asır boyunca pratik edilen bir şey poligami. niyeyse modern zamanlarda bu kadar dert edilir oldu. elbette kadınlar bunu daha önce de sempatiyle karşılamıyordu ama bugünkü kadar da ayeti neredeyse yoksayma, olmadıysa kafalarına göre tevil etme cihetine gitmemişlerdi. tabi onlara bu konuda yardımcı olan bazı modern fakihlerin de varlığını not edelim.

    erkeğe sürekli sorun çıkaran, evlenmeyi zorlaştıran, tahammülsüz, beğenmeyen, kulp bulan ve en sonunda evlenmemiş tek başına yaşayan 35 üstü binlerce kadın var. nereye gidiyoruz? ne olacak toplum? vizelerin kalkması, globalleşme derken erkekler bambaşka kadınlarla tanışır oldular. daha açık söyleyelim. bizim kadınların burun kıvırdığı, beğenmediği erkeklerin çoğu rus, ukrayna vb ülke kadınları tarafından el üstünde tutuluyor. adam meyledince sapık oluyor.

    herkes kendine çeki düzen vermeli. mutluluk karşılıklı fedakarlıkla olur. kadın da erkek de feragat edecek, anlamaya çabalayacak.

    feminizm ve modernizm dalgasının yanetkilerini henüz görmedik. yakında ısırdığımzı bu çürük elmanın midemizi nasıl bozduğunu anlayacağız.

    • vel hikme diyor ki:

      yorumların altına beğen butonu konulmasını tavsiye ediyorum. Bu yorumu da çok beğendim.

      • Sedat Y diyor ki:

        Yorumların altına beğen butonu konulmasını tavsiye eden yorumu cok begendim, siddetle tavsiye ediyorum.

  8. sessiz diyor ki:

    “Bir gün öyle bir zaman gelecek ki erkekler azalacak, kadınlar artacak. Bir kapının koluna erkek eli değdi diye kırk kadın o kapının koluna dokunacak.” Yukarıdaki sözün sahibini bilmiyorum. Ben bir yaşlı hanımdan duymuştum

    ah nerde o günler acaba ben görecekmiyim::)

    • kevser diyor ki:

      çok merak ettim,acaba neden o günlerin gelmesini dört gözle bekliyorsunuz?????ahlaksızlık ve fesadın çoğalması için mi?

  9. Esma diyor ki:

    Sema hanim bu yazinizi okuduktan sonra esime dedim “Seni cennette huriler kovalasin” o da bana senide nuriler kovalasin dedi : ) paylasmak istedim : )

  10. ggg diyor ki:

    es selamu aleykum;

    bu yorumumu en başa yazınız çünkü çok ama çok ama çok önemli…
    bizzat tanıdığım ve sevdiğim bir abla bekardı.başından çok kısa bir evlilik geçmişti.ondan sonra defalarca nişanlandı,vaatler oldu falan…yaş oldu 41…dikkat edin kırkbir yaşında dul bayan..ben hep ya illa yakışıklı gönlüne göre isteme mantık evliliği yap sen ancak boşanmış ya da hanımı ölmüş ve 50 yaşlarında biriyle evlenirsin diyordum.2011 de umreye gittim eşimle, ona dua da etmemiştim ama zaten her zaman dua ederdim.canı gönülden çünkü yakınım kendisi…dönüşte bana geldi kalmaya…ona dedim ki “sen iste allah verir”umreden sonra fikrimi değiştirdim.Herşeye kadir bir allaha inanıyorsak insanlara ümitsizlik vermemeliyiz.sonuç mu ummadığı bir anda beğendiği kendinden 12 yaş ufak birisiyle evlendi.eşi genelde iyiymiş allah bozmasın.kendisi de öyle manken gibi değildir ablanın.çalışmıyor da zengin de değil…Ama şu var ki oğlan masrafa girmedi evlenirken ve kızın ailesi onlara oturmak için evlerini açtı.kira yok yani.
    Şimdi her türden insan olabilir.genç olmasına rağmen evlenecek gücü olmayan işi olan ama düğün falan masraflar ağır gelen birisi gönlü beğenirse kendinden büyük beklentisi çok olmayan biriyle evlenebilir.hem zina etmez hem evişlerinde hanımı yardımcısı olur.(çoğu erkek iş için bekar ve yalnız yaşayabiliyor)hem de yalnızlığını giderir.ülkemizde asgari ücretli ve fakir insanlar eğer mantıklı iseler bu tür evlilik niye yapmasın.Ama bir kız 40 yaşına gelip te yakışıklı,paralı,genç,dindar derse hepsi bulunabilir istesin ama önceliği dindarlığa versin.herkes durumuna göre bakar.Ama oldukça itici görünümlü bir erkek sırf zengin olduğu için manken gibi kızların hayalini kurmasın, sadece para için evlenenden hayır gelmez çünkü…kısacası allahtan hayırlısını isteyin gönlünüz beğeniyorsa sizden büyük küçük,zengin fakir farketmez…hem kerameti var bu işin …allah kısmet olanları birbirine güzel gösterir ve süsler.mecnunun leylası ona güzeldir herkese olması gerekmez.
    bu olayı naklettim,çünkü beklemeyin,masraf için,düğün için zamanınızı eşsiz ,yanınızı soğuk koymayın.kadın erkeğe erkek kadına muhtaç.zina etmek yerine masrafsız çok çok evlenin.boşanmak kötü ama zina mahveder.bir kere zina etmektense 10 kere 100 kere boşanmak yeğdir.korkmayın evlenin hepsi mi kötü çıkacak.çevrenizi umursamayın.basın nikahı bitsin.hele dul ve boşanmışlar.akraba falan sakın karıştırmayın evlenemezsiniz.beğendiniz güvendiniz tamam bas nikahı oldu bitti allah mesut etsin.gücünüze göre ev döşer yemek verirsiniz.gücünüz yoksa yemin ediyorum bir tüp bir kilim yeter.sevin çok çok iyi niyetli olun,allaha güvenin.bu işin formülü bu.ama ıncık cıncık mükemmel ararsanız zorlanırsınız.eğer sizin için adam kel olmamalıysa tamam kel olmasın,ya da kadın illa sarışın olmalıysa tamam sarışın olsun.böyle bir kaç vazgeçilmez isteğiniz varsa onları bulunca fazla kurcalamayın.boşanmak çocuk yoksa çok büyük felaket değildir.maalesef dul kadına toplum islami gözle bakmıyor.dul erkek te çocuklu değilse problem yaşamaz.ama dul kadın olmak zor.yine de allah çıkış yolu vareder elbette.siz iffetli olmak isterseniz rabbim açar kapılarını…

    • raskolnikov diyor ki:

      çok istisna bir durum

    • vel hikme diyor ki:

      aynen istisnai bir durum. tek bir olayla sorunun bütününe genelleme yapılamaz.

    • ibrahim allar diyor ki:

      ggg rumuzlu hanımefendi veya beyefendi.Aynen katılıyorum çok haklısınız.fazla incelemeye gerek yok benim annem yaşlarında (75) iki akrabam var hala evlenemediler.dediğiniz gibi fazla incelememek lazım.zina değil tabiiki cima.selam ve dua ile.

  11. nilgün diyor ki:

    Ben bütün arkadaşlara Merhum Mehmet Akif Ersoy’un “Köse İmam” isimli şiirini okumasını tavsiye ediyorum. Hayırla inşaallah..

  12. seymen diyor ki:

    Genç hanımlar eşinizi paylaşabilme fikrine kendinizi yavaş yavaş alıştırmanızı tavsiye ederim.
    Bizden de bizim dönemin hanımlarından da geçti, yaşı bugün 35-40 ‘ın üzerinde olanlarda bu durum istisna olur. Fakat genç yaşlardaki hanımların büyük çoğunluğu ya üstüne evlenilen yada ikinci eş olma durumlarıyla karşılaşacak gibi. Evlenebilmeyi kafanızdan tamamen çıkarmakta bir yol olarak düşünülebilir.
    Tahminlerime göre 10-20 yıl içinde iki eşlilik çok artacak.

    • dilruba diyor ki:

      bunu neye dayanarak tahmin ettiğinizi gerçekten çok merak ettim

      • ahmet diyor ki:

        seymenin yorumuna katılıyorum, neye göre mi tahmin etmiş, gerçeklere göre tahmin etmiş. gidişat gerçekten vahim ve reel hayat hakikaten öyle, çevrenizde nice güvendiğiniz kişiler eşini aldatıyor, hem de hiç umulmayanlar. sebep ne mi sadece ve sadece erkeklere uygulanan medya tv ve internette cinsel bombardıman. bu bombordımana dayanabilen babayiğit erkek sayısı her geçen gün azalmakta hemde çok hızlı bi şekilde

        • Süheyla diyor ki:

          sebep ne mi sadece ve sadece erkeklere uygulanan medya tv ve internette cinsel bombardıman. bu bombordımana dayanabilen babayiğit erkek sayısı her geçen gün azalmakta hemde çok hızlı bi şekilde

          ***
          O zaman asıl babayiğitlik bu saydığınız unsurlardan uzak durmaktır.

        • vel hikme diyor ki:

          sebep sadece medya değil. Hemen bütün toplumlarda erkekler birden fazla kadınla evlenmeyi uygulamışlar. Bu aslında fıtrat. 30 yaşına kadar kendini tutan erkek neden evlendikten ve bu yaşlardan sonra buna meylediyor derseniz burada sema hanıma katılmıyorum. Çünkü henüz cinsellikle tanışmamış ve bunu tam önemsemeyecek haldedir. Aynı zamanda birden fazla evlilik erkek için güç gösterisidir. Tek evlilik yapan erkekler işte böyle tek hanımın mırın kırınlarına sabretmek zorunda kalıyor zor bela ikinci evliliği yaparsa o zaman güçlü bir irade gösteremezse sıkıntısı daha çok artabilir. İkinci evliliğin yasak olduğu yada kötü görüldüğü yerlerde aldatma olaylarının çok olması normal bir hal. Siz Allah’ın hangi kanununu sınırlandırmaya kalkarsanız kalkın denge bozulur ve Allah rahman suresinde dengeyi bozmayın buyurur. Doğada bir hayvanı azaltmaya yönelirseniz onun engellediği diğer zararlı hayvan çoğalır. Bu da onun misali gibidir.

    • hüzün diyor ki:

      büyük bir gaflet içindesiniz yada sosyolojik çizgilerin sağa meyilli bir yön çizdiğini görmüyorsunuz? insanlar akın akın kur’ana ve ‘sünnet’ in nedirliğine dönüyor.

      bu sayede islama sokuşturulmuş bu tip meselelerin kökü kuruyacak ve batı güdümlü medya işlevsiz kalarak islam insanlara yeniden müşfik kollarını açacak ve onların güzel bir yaşam kurmasını sağlıyacaktır.

      • seymen diyor ki:

        Gaflette olanın kim olduğu Kur’an ve Sünnete tabi olma derecesinden anlaşılabilir kanaatimce. Sosyolojik çizgiler sağa doğru gidiyor gibi ama saf inanç (salih amel, ihlas vs) azalıyor, şekilci,lik ön planda. Dış etkenlere göre oluşturulmuş önyargılar sizi yönlendiriyor… [devam edicem]

    • sadık diyor ki:

      bu bilimsel verileri neye göre elde ettiniz acaba?? işkembeyi kübra araitırma merkezi olarak baya sallamışsınız da merak ettim…

      • seymen diyor ki:

        Yıldan yıla giderek artan oranda doğal yaşayamama fıtrattan uzaklaşma, yanlış eğitim gibi sebeplerle aşşağıda belirttiğim husularla daha çok karşılaşılıyor.

        Birincisi bu ülkede erkek kadın sayısı eşite yakın olmakla birlikte, erkeklerin bir kısmının gençlikte bir kısmının da kırklı yaşlardan itibaren bir erkekte olması gereken kaabiliyetlerden mahrum olma gibi durumlar ortaya çıkmakta. Sperm kalitesi elli yıl öncesine göre dörtte bir oranındaymış bugün.
        http://www.gidahareketi.org/100–Kisiden-30-35-Artik-Cocuk-Sahibi-Olamiyor–Peki-Neden–1462-haberi.aspx

        İkincisi erkekler daha kısa yaşıyorlar.

        Üçüncüsü erkekler sorumluluk vs. gibi sebeplerle evlenmek istemiyorlar.
        Evlenmek isteyenler bir kısmı yabancı ülke kadınlarını tercih ediyor.

        Dördüncü olarak, son 40 yılda iki eşliliğin önündeki en büyük engel çevrenin (komşular-akrabalar-arkadaşlar) kınamasıydı. Bugün ise görüyoruz ki bu bağlar gün geçtikçe zayıflamakta, herkes kendi hayatını yaşar hale gelmektedir. Kimsenin kimseden haberi olmama, umurunda olmama durumu gün geçtikçe artmaktadır.

        Beşincisi maddiyat ve keyif herşeyin önüne geçebilmektedir, çok zengin birine razı olacak değil ikinci, üçüncü dördüncü kişiler bile çıkabilir. Adam yüzbin lira mehir verip, iyibir semtte dayalı döşeli bir ev, bir araba alıp, obin lira limitli bir kredi kartı sağlayabiliyorsa (ki bunu sağlayabilecek adamların sayısıda günden güne artıyor) ikinci-üçüncü olmaya can atacak kendinden 15-20 yaş küçük kadınlardan seçmece alabilir.

        Altıncısı maalesef kadın olsun erkek olsun eşler birbirlerine karşı günden güne daha vefasız hale gelmekte.

        Gelecekte kadınların kendilerini boşamak isteyen eşlerinin kendilerini boşamadan evlenmeleri için istekte bulunduklarını belki de resmi nikahından vazgeçip dini nikahla yaşamaya bile razı olduklarını göreceğiz.

        Zengin, elli yaşında, çocuklarını da büyütmüş bir adam eşini yeterli görmüyorsa veya eşinden memnun değilse neden hala onunla evli kalsın veya sadece onunla yetinsin ki? Adamı çantada keklik görüp yıllar yılı üz, dikbaşlılık yap, istekleriyle ihtiyaçlarıyla öylesine kendine minnet ettirecek şekilde baştan savma şeklinde ilgilen, birşey beğenme, kendi yaptığını başa kak, adamda senden razı olsun, aptal mı bu adam.

        • sadık diyor ki:

          söylediklerinin hepsi bilimsel veriden ziyade kahvehane muhabbeti verileri…
          birincisi: sperm kaliteisnin düşmesi doğru fakat bu sadece çocuk yapmada bir sorun oluşturuyor buna karşılık tıbbi gelişmeler neticesinde tüp bebek gibi yöntemler ve benzeri tedaviler ile bu sorun rahatlıkla yok edilebiliyor, hatta tıbbın göreceli olarak olmadığı zamanlara göre çocuk sahibi olma şansı günümüzde daha yüksek…
          ikincisi: evet erkekler kadınlardan daha kısa yaşıyorlar fakat bu yeni olan bir şey değil, tarih boyunca bu böyle olmuştur, hatta 50-100 yıl öncesine kadar savaşlar nedeniyle erkek ölümleri şimdiki zaman nazaran çok daha fazlaydı, şu anda büyük savaşlar ve toplu erkek ölümleri olmadığına göre bu savında çürük…
          üçüncüsü:bu söylediğin bilimle uzaktan yakında alakası olmayan bir şey, erkekler kadar kadınlarda aynı oradan evlenmek istemiyor, yani erkekler evlenmeyeceğim diye tuttururken kadınlar da evlenicem diye yanıp tutuşmuyor, evlilikten soğuma oranı karşılıklı derece de mevcut…yabancı gelin durumları da yeni bir şey değil hatta eskiye nazaran daha az durumdadır…eskiden sefere giden askerler ve benzeri görevlerdeki kişiler gittikleri ülkelerden eş alırlardı şimdiyse bu durum yok ve yabancı evliliği nüfusun yüzdesine vurduğunda çok daha az…
          dördüncüsü:son kırkl yılda elalem ne der baskısı biraz daha azaldı doğru ama bunun yerine kanunlar geldi, ikinci eşe nikah kıymaya çalışında bakalım neler oluyor, ayrıca birinci eş böyle bir olay olmasını bir kenara bırakıp, bundan şüphe duyarak bile boşanma davası açsa afedersiniz donunuza kadar alır…şu anda çok eşli insanlar yok mudur? elbette vardır ama bu oran eskisinden bir fark göstermez, eskiden olmayan şu anda var olan bir durum değildir, insanların başka semt, şehir ya da diyarlarda ikinci bir sevdikleri, eşlerini aldattıkları kadınlar 100 sene öncede vardır, 500 sene öncede vardır, şu anda da vardır.
          beşincisi:sen hiç başlık parası diye bir şey duymadın galiba, tarih boyunca maddi gücü olan insanlar daha fazla eş almışlardır, eskiden bu durum çok daha kolaydı, şimdiyse eskiye nazaran çok daha zordur…ayrıca ev açılıp, altına araba alınıp, cebine de kredi kartı koyulan kadınlara eş denmez, ikinci, üçüncü eş bile denmez, onların isimleri farklıdır ve tarihin en eski mesleğidir yaptıkları…bugünün sorunu değildir kısacası…

          kısacası söylediklerin gerçeklerle pek uyuşmayan şeylerdir…evlilikler eskisine oranlar çok daha kolay yıkılabiliyor ve gençler arasında eski ciddiyetini koruyamıyor olabilir bunda gençler kadar o gençleri yetiştiren ailelerin de suçu vardır, en ufak bir tartışmada boşanabilen çiftler ve onlara yol göstermek yerine yuvanın yıkılmasına farkında olmadan çanak tutan aileler elbette büyük bir sorun yaratmaktadır ama bunların hiçbirinin ileride çok eşil olunacak, herkes 3er 5er kadın alacak gibi bir iddiayı desteklememektedir.

          • seymen diyor ki:

            Kahvehanede bu kadar öğrenilebiliyor demek ki, ne yapalım.
            Kadınlar evlenmek istemedikten sonra, kimse ikinci eş olmayı istemedikten sonra, kadınlar boşanmayı iki eşten biri olaya tercih ettikten sonra bizim bir diyeceğimiz olamaz. Maddi geçim için bir adamın ikinci, üçüncü veya dördüncü hanımı olmakla tek hanımı olmak arasında dini açıdan bir fark yoktur. Hatta 2. 3. 4. eş olmayı, gidip yabancı bir adamın emrinde işinde hizmetçilik yapmaya tercih etmek, asil bir davranıştır.

          • seymen diyor ki:

            ‘herkes 3er 5er kadın alacak gibi bir iddiayı’ demişsin.
            Üç beş demedik, iki eşlilik artacak dedik sadece. Ki bu benim tahminim, illaki ispat etmek zorunda da değilim, yaşayan görür, siz mi haklı çıkacaksınız ben mi?

            ‘ayrıca ev açılıp, altına araba alınıp, cebine de kredi kartı koyulan kadınlara eş denmez, ikinci, üçüncü eş bile denmez, onların isimleri farklıdır ve tarihin en eski mesleğidir yaptıkları…bugünün sorunu değildir kısacası…’
            Bal gibi de eş denilir, adamın karısı eşidir. Bu site de yaptıkları evlilik görüşmelerini anlatan erkekleri biraz okusanız iyi olur. Birinci eş adayları evin var mı araban var mı işin iyi mi ailen zengin mi diye araştırma yapıp sormuyorlar mı ?
            Bir evi olan birini razı edebiliyorsa, on evi olanın ikinciyi razı etmesi çok zor olmaz herhalde değil mi?

            Bu birinci maddeyi anlatınca kahvedekiler anladı ama size pek iyi anlatamamışım anlaşılan. Erkeklerde aseksüellik ve iktidarsız olma durumlara günden güne artmakta desem anlar mısınız acaba?

        • sadık diyor ki:

          valla seymen kardeş, sapla samanı o kadar güzel birbirine karıştırıyorsun ki sonunda sen de kendi söylediklerine inanıyorsun…

  13. hamdi diyor ki:

    daha önce bu mevzuu ile ilgili fikrimi söyledim, özetle bu dünya bir imtihan yeridir ve bu imtihanda şeytanın sağdan yaklaşması da vardır. ikinci eşte birinci eşin rızası aranır ve önemli şartlardan bir tanedir. birinci eşten izin almayanın adaletli olacağına da inanmıyorum.

    • seymen diyor ki:

      Birinci eşin bir eksiği kusuru hatası yoksa evet vefalı olmanın gereği olarak birinci eşin razı edilmesi gerekir.

    • adem diyor ki:

      sizin inanmamanız öyle olmasını gerektirmez. birinci eşten izin almayan da adil olabilir olmaması için hiçbir sebep yok. eğer adil olmuyorsa bu onun kendi suçudur.

      • zuhal diyor ki:

        keşke herşey islama göre olsaydı kadınlar kapalı olsun her yerde mahrem olayı olsun erkeklerde desinlerki ben 2. eş alayım.Burda bayanların kızdığı noktalardan biride kadınlar bu sistemde açık olduğu için erkeğe daha cazip geliyor ve 2. eş kadını korumak yada ihtiyaçtan değilde genelde, herkes için değildir sözüm , erkeğe eğlence olsun diye alınıyor .parayı bulan 2. eş düşünüyor.O yüzden işre rus,alman vs kadınlar bizim ülkede rağbet gördü ve halada görüyor.Halbuki dinen benim okuduklarıma göre gidip klisede Hz İsanın heykeline tapan puperestle müslüman bir erkek evlenemez.Kapalı kadına ise zaten 2. eş olarak erkekler çok nadir bakıyor.Niyet böyle olunca kadınlar isyan seviyesine geldi.Artı 1. eşe sorulmasının faydası şöyle olur.Sorsun bakayım şimdiye dek kendisi eşine adaletli cömert olabilmişmiki 2. eşi aldığında aralarında adaletli olsun.Eğer 1. eş bazı konularda ona adaletsiz olduğunu söylüyorsa bence vazgeçsin 2. eşden.Hamdi beye bu yönden katılıyorum.Birde erkeğin kendine en güzel sorması gereken bir soruda acaba gerçekten bu kadını ihtiyaç veya kadını korumak istediğindenmi almak istiyor yoksa bir an kendine cazip geldiği içinmi?Diğer konuda kendi ihtiyacını düşünen erkek yine 1. eşe sormalı gerçekten onun ihtiyaçlarını karşılayabilmişmi?Eğer evetse 2. eşi düşünsün ama hayırsa bence dursun daha birinciye yetmeyen erkek 2. eşi ne yapsın.Evine gerektiğinde hizmetçi bile tutamayan ,bu kadının hakkıdır eğer erkeğin maddi imkanı varsa ,erkek param yok derken hangi parayla 2. eşi alacak.Yada karısına sırf kendi özel ihtiyaçları için harçlık vermeyen erkek neyle alacak 2.eşi bunları güzel düşünsün bu görevlerini yapamıyorsa önce bunları yapsın.Hatta bence çocuklarıda düşünmeli onlarada sorsa faydası olur.Başkalarının göz yaşı üzerine bir kadın almak ne kadar adil olur oda ayrı bir konu.Çocuklar ağlayacak anne ağlayacak 2. eş seviniyor hani adalet.Her iki eşin ve çocukların da gülemesi gerekmezmi bu durumda .Hani adalet?2.hanım diyecek ben daha iyiyim sevinecek diğeri ağlayacak nasıl adalet bu ?Hatta sorulmayacak kadın bakacakki aaa sabaha 3 hanım birden gelebilir eve ?Bu erkeğin eşini yok saydığını ona saygısı olmadığını onun isteklerinin erkek için önemi olmadığını sevilmediğini gösterirki ikincinin o an öyle bir sorunu yok hani adalet?Şaşıyorum siz erkeklerin aklına…Ama kadın herşeyi soruyorda kocalarına erkek nasıl sormuyor almak istediği kararları eşine nerde adalet .İnsanın hayatını paylaştığı dertlerini söylediği hayat taki yardımcısının fikrini almamak sizce adaletmi?Adaletse oda size sormasın o zaman .Ve eşeler birbirine zaten sorarak danışarak iş yapmıyorlarsa o evlilik bitmiştir bana göre .2 ayrı hayat kendi kafasına göre hayatını yaşıyor demektir.

    • Fatih diyor ki:

      İkinci eş için, ilk eşinden rıza alınmalıdır diye bir şer-i kural asla yok… araştırmanızı tavsiye ederim.

      • seymen diyor ki:

        Kadınlar kocalarını köle veya şahsi malları gibi gördükleri için, hem dinimizce erkekler tanınan bu hakkın kullanımı konusunda çok sorun yapıyorlar hemde dindarlık, hak, hukuk vs. öğretmeye kalkıyorlar.
        Batıcı düşüncenin ve sadece kendisini düşünen kadınların etkisi altında kalan bazı hocalarda durduk yerde kural icad etme derdine düşüyorlar.

  14. hakaik diyor ki:

    Selamun aleyküm,
    Evliliklerde kadın ikinci eş için şart koyabilir mi burda ve çoğu yerde çok tartışılan bir mesele.
    Bende güvendiğim ve ulaşabileceğim bir hocaefendi olan Nureddin Yıldız’a bu soruyu sordum yanıt şu şekilde.

    ————-

    SORU

    Selamun Aleyküm hocam,
    Eşler evlenirken bayan üstüne eş istemediğini şart koşabilir mi?
    cevabınızı bekliyorum hocam selametle.

    CEVAP

    Selamünaleyküm.
    Böyle bir şart koyabilir, şahitler huzurunda erkek evet diyerekkabul ederse
    şartına bağlı kalması da gerekir.
    Nureddin Yıldız
    sosyaldoku.com

    • seymen diyor ki:

      Şart koşulabilir mı, koşulamaz mı bilmiyorum. Şart koşulabilir bile olsa bu soruya böyle cevap verilmez.
      Neye dayanarak fetva veriyorsun, kriterin (Kuran, sünnet, icma, kıyas) ne, belli bir mantık sillilesiyele bu sonuca ulaşmışsan bile bunu açıklaman lazım. Hangi şartlarda ne olur. Mezhep imamlarının, selefi salihinin görüşü nedir bu konuda bir araştırmak lazım.

      Çocuk olmama, ağır hastalık, veya kadının görevlerini yerine getirmeme veya getirememe gibi durumlarda ne olacak. Adam ihtiyaç duyup alırsa ilk nikahı düşmüş mü olur, yoksa ikinci nikah geçersiz mi olur?
      Takva sahibi olmak fetva vermek için yetmez. Bu meseleleri oldu bittiye getirmek veballidir.
      Sen bu fetvayı verince, boşanmadan ikinciyi alacak oalnlarınbir kısmı boşanıpta bunu yapmaya kalkarlarsa bu gereksiz boşanmanın vebalini alabilecek misin?

      Ben şart konulamaz demiyorum, yanlış anlaşılmasın, ama herşey usulune uygun söylenmeli ve yapılmalı.

    • seymen diyor ki:

      Prof.Hayreddin Karaman’da ilk eşinden izin alması gerekir diyor, ilk eşten izin almak mecburi ise baştan şart koymaya neden gerek olsun. Anlayacağınız ikisinden biri yanılıyor.

      Kadın istemiyorum, razı değilim, bir eksiğim varsa söyle düzelteyim falan der; adam duruma göre ilk eşi çok rahatsız olacaksa ve ona vefalı olması gerektiğini hissediyorsa, onu üzmemek için bundan vazgeçebilir. Ama işin fıkhi yönü ayrı bir iştir.

      • esra diyor ki:

        seymen bey sözlerinizde çelişkiye düşüyorsunuz.başta şart koşmak izin vermemek demektir zaten.bir nevi izin almaktır bu da.eğer başta konuşulmadıysa adam 2. yi alacağı zaman izin veriyor mu vermiyor mu sorar.izin almanın mecburi olması baştan şart koymaya man değildir yani.

        • seymen diyor ki:

          Böyle bir durum gündeme geldiğinde eğer izin almak mecburi ise, baştan konuşulmasına ne gerek var?
          Çelişkiye düşen sizsiniz. Bizde biraz mantık okuduk.
          İmam-ı Azam Ebu Hanife ne diyor bu konuda. Hanefi mezhebinin ‘kızın evlenmek için anne babasını razı etmek zorunda olmadığı’ konusunda ki görüşünü benimseyen bayanlar burada hangi mezhebe uymayı uygun görüyorlar. :(

        • adem diyor ki:

          ikinci evlilik için ilk eşten izin alma gerekli değildir. hayreddin karaman bunu söylemişse yanlış söylemiştir. bu hususta adaletli olma şartı vardır. eşleri arasında adaleti sağlaması yeterlidir. yoksa kadından izin almaya mecbur değil. ancak kadın evlenmeden önce üstüne evlenmemesi şartını koyabilir. erkek bu şartı kabul ederse bu şart geçerli olur. ancak kabul etmezse geçerli olmaz. kadın da evlenme kararını gözden geçirir.(sultan vahdettinin hanımlarından biri kısırlık, hastalık gibi önemli haller müstesna kalmak üzere böyle bir şart koyarak evlenmiş ve vahdettin han bunu kabul etmişti) . kafamdan sallamıyorum bunları biz fakültede bunları ders olarak görüyoruz. sınavlarımız hep bunlardan.

          • seymen diyor ki:

            Kadın başka hangi şeyleri şart koşabilir nikahtan önce? Bizi aydınlatırsanız sevinirim.
            Mesela istediğim yerde çalışabilir diye bir şarta koyabilir mi?

          • zuhal diyor ki:

            yani o zaman tarihtede şart koşma hakkı uygulanmış ..

          • seymen diyor ki:

            şart koşulabiliyorsa bu hakkınızı kullanın tabi. Yanlız bunun riskleri de olabileceğini hesaba katın. İlk defa evlenecek birinin aklının ucundan pek geçmez bu durum. Bir adamı uyandırmış olursunuz. İki acaba bir kusurumu varda mı bu şartı istiyor diye düşünenler de çıkabilir. Biz hatırlatmamızı yapalımda siz bilirsiniz yine. :)

          • desperate diyor ki:

            O zaman ikinci eşi almak isteyen/ bu konuda çok hevesli olan erkekler evlenirken sorsunlar çünkü Türkiyede hiçbir kadın evlenirken üzerine ikinci eş gelebileceğini düşünmez, şahsen benim aklıma bile gelmedi. Evlenirken sormayıp sonra ikinci eş isteyen erkek samimi değildir bence. Kadın kabul etmiyorsa da alamaz çünkü eşini kandırmış olur, İslam uyanıkların tarafında değildir. Çok evliliğin yaygın olduğu yerlerde, kadın bir gün eşinin ikinci eş almak isteyebileceğini biliyorsa ve başında bu şartı bilerek koymuyorsa sizin dediğiniz olur. Sema hanımın daha önceki yazılarında anlattığı bir olay vardı, erkek evlenmeden önce evleneceği kıza soruyor o da kabul ediyor. Mantıklı olan budur. Tabi biz ne kadar tartışsak ta Allah en doğrusunu bilir. Ama bir erkeğin kafasında böyle bir düşünce varsa evlenmeden önce sorması doğrudur, başında sormayıp sonrasında artık bana yetmiyorsun ikinciyi alacam diyorsa niyeti kötüdür, ameller niyetlere göredir diye bir hadis var niyet önemlidir. Birinci eşin rızası yoksa zaten adeletten söz edilemez.

          • adem diyor ki:

            şartlar ve geçerlilikleri ve hükümleri geniş bir konu ama mesela kadın hatırladığım kadarıyla kendini yaşadığı şehirden ayırmaması konusunda şart koyabiliyordu

  15. furkan42 diyor ki:

    Zaten ya doğu erkeği olmak lazım ya da batı.Biri nikahlı diğeri nikahsız işi hallediyor.Bütün zorluk Müsslüman Türk erkeğinde .Onun için Allah bize daha çok huri verecek herhalde.Dünyyada huri almayana Allah ahirette nasibin yok derse ne olacak.

  16. Gülinci diyor ki:

    Dinimizin bu konuda kadınlara verdiği bir hak pek gündeme getirilmiyor..nikahlanırken şart hakkı..yani bir bayan nikah esnasında eşine şöyle bir şart koyabiliyor “benimle nikahlı olduğun süre boyuncu başka bir hanımla gizli yada açık nikahlanmanı istemiyorum, tek eşin ben olmak istiyorum bu şartımı kabul edersen seninle nikahlanırım” ve bunuda erkek kabul etmiş ve nikah öyle yapılmışsa erkek 2. evlilik yapamıyor yaptığında(gizlide olsa) şartı bozduğu için kendi evlilği tehlikeye giriyor…Bu dinimizin kadına verdiği bir hak ama çok fazla gündeme getirilmiyor….fakat eşi zaten razı 2.almış3. almış umurunda değilse yapsınlar kimsede karışamaz… 2. evliliğe üzülmek yada karşı çıkmak günah olsaydı hz Fatıma günahkar olurdu değilmi?! hz Fatıma durumu peygamberimize götürdüğünde S.a.v Peygamberimiz kızını ikna yoluna gitmedi bilakis onun üzülmesine karşı kendiside üzüldü ve kızının yanında yer aldı hz Aliye tepkisi sert oldu…önce fatımayı boşa…..devamını biliyorsunuz…birde erkeklerin sayısı azalmıyor..istatistiki bilgilere göre her yıl 100 kız bebeğe karşılık 102 erkek bebek dünyaya geliyor, yaş 20 veya25 civarı kadın ve erkeklerdeki oran eşitleniyor…yaş 65-70 den sonra erkeklerin sayısı düşüyor yani rakamlarda kadın sayısı fazla gözüküyorsa bunlar yaşı 75 ve üzeri olan yaşlı teyzeler babannem 87 yaşında hala hayatta ama dedem vefat edeli yıllar olmuş..şimdi yaşlı bir hanımla 25 yaşında bir erkek kıyaslanırmı…bunlar bilimsel istatistiki rakamlar…öyle erkeklerin sayısı az yalanına inanmayın…yaradan onu ayarlamış siz düşünmeyin….

    • seymen diyor ki:

      Peygamber Efendimiz’in Hz. Ali’ye itirazı ikinci eş alması dolayısıyla değildir, alacağı eşin o aileye uygun biri olmamasıyla ilgilidir. Hz. Ali fakih biriydi, Hz. Fatıma’nın vefatından sonra birçok eşi olmuştur.

      • Gülinci diyor ki:

        Seymen Bey, ikinci evliliği illa kafasına koyanlar hep bu cevabı veriyor fakat fukaha ya göre bunun sebebi sadece o değil…Hz Fatıma r.a bir hanım olarak kocasının üzerine başka bir bayanı almak istediğini öğrendiğinde üzülüyor ve yaralanıyor…nereden çıktı 2. eş bir kusurumumu gördün cevabını hatırlayın…aileye uygun veya değil o tamamen farklı bir mevzu…bu 2. eş olayında ilk eşin rızası önemli…hatırlyın hz İbrahim olayındada ilk eş razı olmadan hz İbrahim 2. eş için zorlama yapmadı…Bir müminin kalbini kırmak kabeyi yıkmakdan daha kötü ise…ilk eşin kalbi kırılmalımı sizce..hemde sırf nefs için…eşin gözünün içine bakıyor mecbur olmadığı halde ev işi temizlik yemek vs yapıyor ve siz onun üzülmesine aldırmadan kalkıp ikinci eşi düşünüyorsanız orada hata var…. kadının üzülmesi yada üzülmemesi önemli olmasaydı Dinimiz kadına şart hakkı vermezdi değilmi….ama kadın razı ise hatta bazıları kendi eliyle kocasını evlendiriyor..ona sözüm yok…fakat eşin üzülecek buna rağmen başka evlilik yapmak vicdanlı olan hiçkimseye heleki eşini gerçekten seven Allahtan korkan birine asla yakışmaz….

        • seymen diyor ki:

          Hz. Ali’nin almak istediği kadının Ebu Cehil’in kızı olduğunu bilmiyorsunuz anlaşılan. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bütün münafıkları biliyordu ama fitne olmaması için söylemiyordu, burada da bir münafıklık durumu sözkonusu olması büyük ihtimal anlaşılan. Ayrıca bu olaydan 1-1,5 sene sonra Hz. Fatıma vefat ediyor ve o zamanlar otuz yaş civarlarında henüz.
          Sizin dediğinize göre ikinci eş alanların evlilikler geçerli değil o zaman, bu adamlar zina yapıyorlar mı diyorsunuz. Huzurlu bir hayat için tabi ki birinci eşin de razı edilmesi gerekir ama bu fıkhı bir şart değildir.

          İkinci evliliği kafamıza koymuş falan değiliz, biz çoktan aştık o işleri. Bizim derdimiz ümmet.

          Sizin ikinci eş korkunuz var demek ki bu işe bu kadar karşı çıkıyorsunuz, ikinci evlilikleri kötülemek insanları bundan soğutmek için uğraştığınıza göre yakın bir tehlike var herhalde. Ben kadınların önsezilerini her zaman takdir etmişimdir. Ayrıca buradan kendinizi baya ihmalkar ve yatersiz bulduğunuz sonucuna da varabiliriz ki, bu durum aslında sizin bu işe karşı çıkmaya hiçte hakkınızın olamayacağını gösterir. Sen evde adama yemek yapma, sonrada dışarıda yiyor (veya yemek istiyor) diye şikayet et.
          Dışarıdaki yemeklerin sağlıksız olduğundan, alışkın olmadığın yemeğin fayda vermeyeceğinden vs. bahset. Önce insaf.

          • hasret diyor ki:

            bu çok evlilik konusunda yazmayayayım dedim ,daha önce kocana yar mısın ?yazısında çok yorum yapıtık, konuştuk….ama yanlışlık olunca da düzeltmek lazım vesselamm…
            bakın sayın seymen

            ***,
            Hz. Ali’nin almak istediği kadının Ebu Cehil’in kızı olduğunu bilmiyorsunuz anlaşılan. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bütün münafıkları biliyordu ama fitne olmaması için söylemiyordu, burada da bir münafıklık durumu sözkonusu olması büyük ihtimal anlaşılan.
            ***
            demişsiniz..
            hz.Alinin ebu cehilin kızıyla evlenme isteği nefei değil,hz.ali ebu cehilin kızı müslüman olduğu için müşriklerden gelebileck zararlardan korumak için onu nikahaına almak istedi ..yani onu korumak için evlenmek istedi..

            öte yandan Efendimiz in bu evliliğe karşı çıkmasının sebebi ebu cehilin kızı olması yani müşrik kızı olması değildi..Efendimiz babasının günahını evladına yükleyecek biri değildi.aksi takdirde kendisi”Allah’ın düşmanı olan Ebu Süfyan’ın kızıyla ve yahudilerin reisi Hay bin Ahtap, Müslümanlara karşı yaptıkları savaşta öldürüldüğünde kızı Safiye ile evlenmezdi…
            onun tek istediği göz bebeği, incisi Fatmasının üzülmemesiydi..o yüzden

            ”Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır. Onu hoşnut eden beni hoşnut eder; onu inciten beni incitmiş olur”
            …(bence)El-İsabe (İbn-i Hacer), c.4, s.378, Sünen-i Beyhaki, c.7, s.64, c.10, s.201, Mişkatü’l-Mesabih, c.3, s.1732, Feyzü’l-Kadir, c.4, s. 241.

            demiş ve bunun üzerine hz.Ali evlilik isteğinden vazgeçmiştir.Efendimiz ırkçılık ve ince hesaplar yapmaz…o bir babaydı ve kızının üzülmesini istemezdi…tepkisi sadece incisi kızı içindi..

          • seymen diyor ki:

            Hasret hanım, söyledikleriniz çoğu doğru şeyler ama bu olayla ve benim bu olaya bakış şeklimle ilgil değil. Bir kere bu olay Mekke’nşn fethinden sonra oluyor. Ortada müşrik falan kalması söz konusu değil. Herkes müslümanlığı kabul etmekle beraber bazıları münafık.
            Damadının veya kocasının evlenmek istediği kişinin imanından şüpesi olanlar varsa onlarda karşı çıkıp Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gibi ‘ikisi birarada olmaz’ desinler. Evlenme bile demiyor efendimiz.
            Ayrıca Hz.Fatıma (r.anha) gibi fedakar, vefakar, edepli, hassas bir kadın varsa o bu devirde bu duruma düşmez zaten. Ona yakın birileri varsa bu zamanda hadi belki kabul edilebilir bu durum diyelim. Onun onda biri olabilecek biri binde bir belki çıkar.

            Ayrıca Hz.Fatıma’ya yakında öleceğini ve kendi yanına ilk gelecek kişinin kendisi olduğunu da söylüyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.) . Bunların hepsinin hesaba katılması lazım.
            1400 yıllık uygulamayı bir kenara koymak pek mantıklı değil. Denebilir ki bu zamanda bu iş pek yaygın olmadığı için, örfe de uymadığından, evlenmek isteyen bunca genç bekar erkek varken, çok zaruret ve geçerli bir sebep yoksa adam hanımını ve çocuklarını üzme pahasına evlenmemelidir, burada kul hakkı doğar, hayatta kimseyi üzmemek esastır, miras vs. haksızlık olabilir vs. tavsiyelerde bulunulsa tamam ama helali haram yapmaya çalışmak kimsenin işi olmamalı.

          • hasret diyor ki:

            seymen bey bu olaya bakış şeklinizi anlayamadım? :(
            kaç kere okudum ama nedemek istediğnize bir anlam veremedim , anlamadım?
            olaya bakış şeklimiz gerçekleri değiştirir mi?yani gerçekler/doğrular bizim bakış açlarımıza göre değişir mi?

            …..

            Damadının veya kocasının evlenmek istediği kişinin imanından şüpesi olanlar varsa onlarda karşı çıkıp Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gibi ‘ikisi birarada olmaz’ desinler. Evlenme bile demiyor efendimiz.
            ….
            özelikle bunu anlamadım? .ikisi yani hz. fatma ile müşriğin kızı bir arada olmaz diyemi karşı çıktı?sadece sebep bu mu?

          • seymen diyor ki:

            Bakış şekli meselesi değil, önce olayı tüm teferruatıyla bilmek lazım.

            Hz.Osman Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ‘in önce boşanmış bir kızını o vefat edince de diğer kızını eş olarak almadı mı? Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ‘in bu kızları, Hz.osman’ın kaçıncı eşi oldular bilmiyorum ama Hz.Osman gibi zengin birinin onları almadan önce de bir-iki hanımı olması muhtemeldir, yani Hz.Rukiye ve Hz.Zeynep en iyi ihtimalle ikinci oldular.

            Sahabenin durumuna baktığımızda Hz.Fatıma’nın durumu velev ki sizin dediğiniz gibi bile olsa bu istisnadır. Mesela Peygamber E. (s.a.v.)’ e boşanma yasağı var Kuran’da ama başka hiç kimse için böyle bir yasak yok. Peygamber E. (s.a.v.)’in hanımları için evlenme yasağı var, buda başka kimse için geçerli değil.

            Samimiyseniz, çocuklarınız biraz büyüdüyse, eşinizin mali durumu, fizik ve ruh sağlığı yeterli olabilecekse; çevrenizde dul, evlenememiş veya boşanmış uygun (edepli,dindar) olabilecek kişiler varda siz eşinizi buna teşvik etmiyorsanız vebaldesiniz. Bu kadar açık söylüyorum.

          • hasret diyor ki:

            seymen bey konuşmak bir işe yarmıyor sanırım… anlamak istemiyorsunuz ve konu dönüp dolaşıp hep başa sarıyor…
            benimbu sema hanımın yazdığı” bu çok evlilik konusu” başlığı altında yapılan (daha önceki başka yorumlarım hariç)kınayıcı ,negatif yorumumu gördünüz mü?

            artık bu 2. evlilik hususuna kötü bakmıyorum ayrıca ..korkmıyorumda alacak olan alır /alsın..çünkü ayetin çok evliliğe ruhsat vermesinin sebebi ortada kalan yetim ve dul hanımlara sahip çıkmaktır.. günümüz şartlarında bu pek mümkün değil yani okadar bekar erkek varken mesul olmaz sahip çıkmadığı için…

            ama eşim illada 2. hanım almak isterse (bana zor bakıyor sanmam)benim tek şartım..bu hanımın suriyede ,filistinde ,ırakta yada burmada aileleri katledilen arakanlı dul ve öksüz çocuklarıyla ortada kalan kadınları alması olur… ve benim bunu kabul etmem sırf ALLAH rızası için onlara yeni hayat sunması ve eşimin de isteğinin yerine gelmesi olurdu…yani böylece çift hayır işlemiş olurum…

            çünkü geçenlerde izlediğimbir video beni derinden etkiledi.. arakanlı bir kadın henüz genç kocası 40 günlük olan ikiz evlatlarını kurtarırken şehit olmuş..kadın tekbaşına ikiz hasan -hüseyin ismini koyduğu çocuklarıyla ortada kalmış..ne ev var,ne ekmek,sınıra bagladeş sınırına gidecek yada belki varmadan başına ne işler gelecek….yani ne olacak o kadının hali!!kahroldum ve bu yüzden bu gün benim düşüncem farklı ve çoğu müslüman kadının bu yüzden karşı çıkmayacağını düşünüyorum..öncelikle maddi durumu iyi olan erkelerin bunları nikahına alması lazım yazık ya!!eşimin 2. evlenmesine ancak bu hayırlı işte gönül rızası verebilirim …

            bu arada eşimin 2. ye evlilik ihtiyacı yok zorlamı evlendireyim yani :)

          • hasret diyor ki:

            bu arada seymen bey şunu da belirtmeden edemicem…. siz çok çelişkili ifade kullanıyorsunuz..farkında değilsiniz galiba..ilk yazdığınız yorumda ;

            ***Hasret hanım, söyledikleriniz çoğu doğru şeyler ama bu olayla ve benim bu olaya bakış şeklimle ilgil değil…****demişisiniz ..

            sonra ben size” bakış açınızı anlayamadım ?vs..”dedim..siz

            ***Bakış şekli meselesi değil, önce olayı tüm teferruatıyla bilmek lazım.***

            demişsiniz..
            yani bir dediğiniz diğer dediğiniz bir şeyi desteklememiş çelişkili..madem hakkında pek bilgi sahibi değilseniz başka yerler çekip çelişkili yorum yapmayın bence…anlamadım gerçekten nedemek istediğinizi ama neyse artık …

      • Gülinci diyor ki:

        Ayrıca Seymen Bey hz Fatıma hayatta iken hz Ali bir başkasıylada olsa yeniden deneyebildimi?!..hz Fatımanın vefatından sonraki evliliklerinde belki karşılıklı gönül rızası vardı bunu bilemeyiz…hz Fatımada fukaha idi bilirsiniz..Hz Ali hz Fatımanın kırılacağını hesaba katamamıştı fukahada olsa….Bilirsiniz peygamberimiz haşa küçük hesaplar peşinde koşmaz..sırf aileye uygun değil diye değil..kızının üzülmesi onu üzmüştü ve tepkisi hz Aliye oldu…Burada Hayrettin Karaman şöyle der…bütün hanımlar bizim gözümüde Fatımadır…2. evlilik hususuna böyle bakarız…ilk eşin razılığı yoksa kalp kıra kıra bu iş olmaz…Dinimiz kadınlarıda önemsemiş şart hakkı vermiş…

        • zuhal diyor ki:

          elinize sağlık Gülicin hanım …

          • zuhal diyor ki:

            elinize sağlık Gülinci hanım …İşte öğrenmek böyle bişey bende bunu diyorum herkes okusun öğrensin ki haksızlıklar olmasın…Cahillik okumamaktan bilmemekten geliyor onun içinde ilk emir oku idi….

    • Haksızlık diyor ki:

      Bir kadın ,gençliğini güzelliğini, hayallerini, sağlıgını, sabrını, emeğini,zamanını,moralini neşesini,bazen kişiliğini,nazını niyazını, yıllarını bir erkek için harcar.ve erkek ona ,artık bana yetmiyorsun.ben yeni bir eş alıyorum,diyerek teşekkur eder.bunun da fetvasını dinden bulur, yüreğini soğutur…. İstisnalar zaruretler (ki insaf ölçüsünde zaruretin sınırları pek dardır aslında) haricinde, hiç bir vicdan bu haksızlıga izin veremez.
      İkinci eş alabilirsin diyen ayet sizin icin hayırlisi bir olan der. Ama çogğu erkek işine gelen kısmı okur…
      Dilini ve apış arasını tutan kurtuldu, hadisi bizim için değil sanki.. Gece namaz kılıp gündüz oruçla geçiren zahid insanların yüzde kaçı ikinci eş derdine düşmüştür.herkez evlenmek zorunda mı ki erkeklerin sayısi azalınca çok eşlilik olsun…
      Aile kutsal müessese. Baba ikinci eş peşine düşünce çocukların psikolojisi bozulur.. Kız çocuk babadan alamadığı şefkati dışarda arar.. Kötü niyetlilere a çık hedef olur.yada erkeklere güveni sarsılir evlenmeyi geciktirir.. Evin reisi direği baba 3 gün orda 5 gün burda çocuklar yari öksüz yetişir… Bugün toplumun geldiği noktada zengin ve snradan bazı imkanlara kvuşmuş erkeklerin ikinci eş alm sevdası ciddi bir toplusal poblmdir. Kadinlar çcklar ve dahi erkekler yönüyle ciddi prblemdir…buna dini bir emirmiş gibi yaklaşmak allahın zaruretler için verdiği ruhsatı kendi keyfi için kullanmak ayrı da kendine yandaş aramak için bunu yaygınlaştırmaya çalışmak bir ironidir…
      Birde bunu züht ve takva ile bağdaştırmak tam bir akıl tutulmasıdır….
      Hele gizli yapılan evliliklerin, toplumun mayasının bozulması hususunda ne büyük rolü olduğunu görmemek kötü niyetlilik değilse akılsızliktır…
      Toplumda zekat, sadaka, vakıf, sosyal yardımlasma eğitim ,yetimhane, istihdam iş alanı açmak gibi yığınla problem dururken zengin olmuş buir müslümanın parasını ve enerjisini ikinci bir eş için harcaması pek de hakkaniyetli

      görünmemektedir…..
      Allah en doğrusunu bilendir. Rabbim bizi ve evlatlarımızı nefsin oyuncağı olmaktan muhafaza etsin.. Amin..

      • esra diyor ki:

        çok doğru bir yaklaşım.özellikle erkeğin 3 gün orda 5 ün burda olup çocukların öksüz gibi büyüyeceği kısmı önemli.ben bir de şunu merak ediyorum.diyelim adam 2 evli.1. eş çocuklu.2. eş çocuksuz.şimdi adam 1. yetmediğinden aldı ya sözde 2. yi bir kaç gün yanında olamayacak.( şoförlük gibi uzakta olmayı gerektiren bir mesleği yoksa) o sırada binbir hevesle aldığı eşinde kalmayacak mı aklı.başına birşey mi geldi eve geç mi geldi bu saatte nerde diye.bu durumda nolur.işte burda bahsettiğiniz insaf girer devreye.nerde adalet.herkes eşini yanında ister.erkek için de bayan için de.gerçek mecburiyetler dışında işler sarpa sarar kimse kendini kandırmasın.

        • seymen diyor ki:

          İkisi bir evde olsun diyorsunuz yani, yeterince büyük bir ev olursa ve hanımlar kabul ettikten sonra neden olmasın. :)

          • esra diyor ki:

            1. eş de çocuk olmama veya başka bir problem yoksa kimsenin aynı evi kabul edeceğini sanmıyorum.aynı ev olmayacağına göre yukarıda yazdığım hususlar problem olur maalesef.

          • seymen diyor ki:

            Bu soruları kadının özgür olması gerektiği, kendi ayakları üstünde durması gerektiğine inanan bayanlara sormanız lazım aslında. Güven yoksa birinci hanımda sorundur, ikinci hanımda sorun. Adam düşünecek artık orasını, aslında birinciyi alırken kriterleri neyse ikincide de aynı olması lazım. Sırf görüntü için kısa süreli zevk için evlenilmez evlenilmemeli. Annesi babası yanlızsa ikinci hanımı onlarla oturtabilir mesela, hem onlara bakar hemde yanlız kalmaz değil mi?
            İkinci evlilik yapacak adam 10-20 sene sonrasını da hesap etmeli tabi ki. Gördü birini hoşlandı döktü paraları evlendi şeklinde olmaz bu işler.
            Adam elli illibeş yaşına gelmiş maddi durumu zayıf paracı genç bir kız buluyor, kızın ailesinin haberi yok kendi ailesinin haberi yok, kızın masraflarını karşılıyor, kızda ona ara sıra karılık yapıyor, kızın zaten uzun vadeli düşünmediği (biraz paralanınca ve adam yaşlanınca atarım başımdan diye düşündüğü) şekildeki durumlara karşıyız bizde. Evlilik evlilik gibi olmalı, karşılıklı sorumluluklar olmalı herhalükarda.

      • hasret diyor ki:

        çok güzel yazmışsınız …bazı insanların göz yumduğu hayatın gerçeklerini ve çok evliliğin getireceği aile dramını özetle çok güzel ifade etmişsiniz …tebrikler…

        • AHSEN diyor ki:

          çok güzel özetlemişsiniz gerçekten..insanlar bu açıdan yaklaşırsa ve empati kurarlarsa çok şey değişecek birde çocukların bu durumdaki halleri düşünemiyorum yazık olur ..

        • seymen diyor ki:

          Doğuda birçok kişi var böyle, bi gidip bakmak lazım; dram mı var, yoksa herkes kendi keyfinde mi?
          Küçük çocuklar bu duruma fazla ses çıkarmazlar ama anneleri kışkırtırsa düşman gösterirse olanlar olur tabii.

          • AHSEN diyor ki:

            doğunun yapısını siz bizden daha iyi bilirsiniz ne keyfinden bahsediyorsunuz işsizlik had safhada insanlar karınlarını doyuramıyor birçok katı geleneği olan bir toplum var orda kadının verildiği değeri bir araştırın okuyun o kadınlar el üstünde mi tutuluyor onların bu mecburiyetten doğan halleri eminim ki içler acısı bu kadınlar genellikle aileleri tarafından başlık yüzünden buna mecbur ediliyor okuma yazma bilmeyen binlerce kadın evinin duvarlarından başka biryer görmemiş bir kadın için dramın en alası yaşanıyor orda sizde buna çıkıp keyif yapıyor diyorsanız el insaf vicdanınızı yoklayın derim..hem doğu batı bunun bir ayrımıda yok.
            asıl keyfini süren reis sendromu yaşayan beyefendiler!kadını köleleştiren o zihniyetten ahlaki bir sebep bekliyorsanız hiç beklemeyin ailelerdeki çocuk sayısını görüyoruz hepimiz
            çocuk demişken çocuklar birçok şeye ses çıkarmazlar çünkü ne kadar savunmasız anne baba korumasına ihtiyaç duyduklarını bizden daha iyi bilirsiniz çocuk ses çıkarmıyor diye içinde derin bir psikolojik bunalım yaşamadığı anlamına gelmez.
            siz onun annesinin hoşnut olmayacağı bir duruma sokacaksınız sonra arkasından dizini kırıp sesini kesip oturması gerekir zorlada şerlede kabul edecek başka çaresi yok diye kendinize haklı bir sebep bulacaksınız çocuğa gelincede anne kışkırttı diye bütün gücünüzle kadını ezeceksiniz yine bunun mesebibi kadın olacak..bu nasıl bir adalet ..çocuk etkilenmez demek zaten başlı başına bir sorun..
            birşey savunuyorsunuz ama herşey işinize geldiği gibi sonrada bu mantığı kabul etmeyenlere islamı bilmemekle suçluyorsunuz.

          • esra diyor ki:

            evet hakkaten douya bakmak lazım.keyif ki ne keyif.ilgisizlikten sevgisizlikten kalpleri katılaşıp dağa çıkanlar mı dersin evdeki kalabalık azalsın diye erkenden evlendirilen kızlar mı dersin baba şefkatinden mahrum kaldığı için küçük yaşta dışarıdaki erkeklere yönelen kızlar(bunu ben söylemiyorum pedagoglar söylüyor)mı dersin daha neler neler.orada islamın aileye ve kadına verdiği önemi kimse vermiyor seymen bey karıştırmayalım.

          • seymen diyor ki:

            Ahsen hanım, doğuyu uzaktan duyarım, bilirim. İki eşli olanlar genelde maddi durumu iyi olanlardır diye tahmin ediyorum. Orada kadına baskı varsa o tek eş-çift eş meselesi değildir herhalde. Tek eş olanların hepsi bir eli yağda bir eli balda keyif içinde değillerdir değil mi? Öyle ki kadın tek eş olur hergün dayak yer, öyle de olabilir ki kadın iki eşten biri olur, evinde hizmetçiler olabilir, genelleme yapmayın, tv de gördüklerinize de pek itibar etmeyin bence.

            Buradaki birçok bayan gibi yanlış yönlendirme ve bilgilendirmelere oluşturulan önyargılara dayalı bir hayal dünyasında yaşıyorsunuz maalesef.

          • hamdi diyor ki:

            bilgisi olmayananın fikri oluyor, ne yazıkki sizlerdede görüyorum. yok doğu şöyle yok böyle yok 2 eşli falan gazete haberleriyle fikir yürütüyorsunuz. önce bir araştırın sonra fikir beyan edin, onun bunun dolduruşuyla fikir beyan etmeyin. dünyanın her yerinde eğer kadın ekonomik olarak bağımlı değilse 2. bir kumaya hiç bir zaman razı olmaz. 2. eş durumunun hepsi erkeğin nefsi ve kadının aciz olması yani bir şey yapamamasından kaynaklanıyor. gerisi teferruat. ekonomik olarak kadın iyi ve ayakta duracak kadarda eğitim sahibiyse bırakın 2.eşe rızayı kadın 2 sininde gözünü oyar…

          • zuhal diyor ki:

            Doğuda ona bakarsanız aşiretlerde kadını haksız yere öldürmek de var Adam biri ile maddi güçlerini artıracak diye kızını birine vermiş sormamış bile kızım sen bunu istermisin ?Hangi doğulu kızını okutmak için istanbullara getirmiş okutmuş ama oğlunun cebine koyar parayı okutur getirdiği gayri müslüm gelinide hemen müslüman yapıp el öptürürler.Bu sadece doğuda değil tüm yörelerimizde var .Erkek severse eli öpülür kadının kadın severse ahlaksızlık olur.Ayrıca doğuda kız çocuklarının para karşılığı satıldığıda bilinmektedir Daha doğduğu gün kız çocuğu para ile satılır.Sorulmaz ne yapacaksın sen bu kız çocuğu ile Satacakmı bakacakmı belli değil.Doğuda yaş denkliğinede bakılmaz ver gitsin birine Dahada doğuya gidersek mesela köylü araplara onlar kadınları ile bir arabada aynı yerde oturmazlar bile kadın araba arkasında duran işçilerle beraber gider gelir diye ırakta yaşayan bir arkadaşım anlatmıştı.Kadının bir işçi gibi görülmesi hoş değil tabi.Tabi doğuda kadınlar ses çıkaramaz böyle 2 .hanım olayına bir çıkartsın bakayım töre cinayetleri ne diye oluyor en iyisimi kabul edelim gitsin deniliyor ondan dolayıdırda doğudaki çok erkekte kadının okumasını istemez.Çünkü bunlara tepkilerini verecekler diye Şimdi bu söylediklerimi genelleştirmekte yanlış olur tabi mesela arapların eğitimli ailelerden gelen kadınlar çok eğitimli her biri en az 2 lisan bilir.Bunu ben kendi iş yerimde gördüm ordan biliyorum.Doğudada böyle istisnalar vardır elbet ama genel olarak daha değişecek çok şey var.Yani evlenirken seni seviyorum illede senle evlenmek istiyorum dendikten aileler bu işe sokulduktansonra aaa sen bana yetersizsin ben bir hanım daha isterim diyen erkek elbette eşini kırar.O zaman erkek çıkarını seviyo demek kadını değil çıkar bitti herşey bitti deniliyor .Hani erkek hiçmi fedakarlıkta bulunmayacak hep eksiklikler karşısında kadınlarmı fedakar olacak anlamıyorum.Bu durumda hiç bir kadın hakkını helal etmez eşine çünkü kendi gösterdiği fedakarlığı eşinden görmediyse hak olur.Ama diyelim insanın eşi yatalak hasta olur artık o zaman alır belki 2. eş ama o hasta eşede 2. eş bakmak zorunda değildir.Yani o zaman nerde adalet birinci hasta bakmaz bişe bakmaz yaşadığını yaşar ikincisi cefa içinde ….Böyle bir durumda erkek ilk eşine bakıcı tutar 2. eşi ayrı eve alır.Sonra bu kadın 1. eşten olan çocuklarıda bakmak zorunda değildir.Herkes kendi çocuğunu bakmak ister.Hani adalet 1. eş kimsenin çocuğuna bakmasın 2.eş baksın erkek bunları düşünmeli bu durumda erkeğe gelen 2. eş ya sokakta kalmıştır ya açtır ya çok kötü durumdadır vs vs onunda durumu iyi olsa oda bakmaz yani herşey mecburiyetten sevgiden değil sevgi bile olsa hak geçer .Erkek bunu nasıl öder oda daha ayrı bir konu.Yani o zaman bizim eşimizde hastalansa mesela biz kadınlarda boşanalım ne diye bakacaz adamı kocamı yok kocasızmı kalsın kadınlar bence fedakarlık olmasın o zaman erkek ne ekerse onu biçer bence böyle bir durumda düşünsün işin içinden çıkarsa evlensin

      • seymen diyor ki:

        Siz erkeklerin hanımlarının keyfine, hevai nefislerine, arzularına göre hareket etmeleri gerekir diyorsunuz.
        Kendi durumları ne olursa olsun hanımlarının istekleri önemlidir diyorsunuz.
        Çocukların psikolojisi bozulacakmış, bırakın bu numaraları. Tek eşi olan adamların hepsi çocuklarına aşırı düşkün hep çocuklarla vakit geçiriyor sanki. İki eşli bir adam çocuklarına tek eşliden daha düşkün olabilir. Burada iki eşli olak kriter olamaz, siz keyfinize (ve hakkınız olmayan şeye) mazeret ve fetva arıyorsunuz.

        “Dilini ve apış arasını tutan kurtuldu.” Evet hadis hem bizim için hem sizin için. Bu hadise göre 2,3,4 eşli adamlar kolay yolu seçmeyip zina yapmadıkları için kurtuldular. Ama siz başınıza gelmesi %1 ihtimal olan bir durumdaki ayete karşı dilinizi tutamadığınız için helak olmazsınız inşallah. Adam ikinciyi aidı diye isyan edenlerdir dilini tutamayanlar.
        Keyfi için boşananlara birşey demiyorsunuz, belli bir zenginliğe ulaştıktan sonra hanımını yanına yakıştıramayanlara birşey demiyorsunuz, adam iki eşin sorumluluğunu almayı göze alınca suçlu oluyor, nefsine uymuş oluyor. Helal olan şeyde nefse uydu denemez.

        • dilruba diyor ki:

          “Tek eşi olan adamların hepsi çocuklarına aşırı düşkün hep çocuklarla vakit geçiriyor sanki. İki eşli bir adam çocuklarına tek eşliden daha düşkün olabilir. Burada iki eşli olak kriter olamaz”
          bunu diyen şunu da dedi:
          çalışan kadın yarım eştir çocuğuyla eşiyle yeterince ilgilenemez.ee seymen bey ne malum çalışan kadının çalışmayan kadından daha ilgili olmayacağı.çalışmak kriter olmamalı bu bakış açısıyla.bu yorumlarda ipin ucunu kaçırdınız kendi kazdığınız kuyuya düştünüz.

          kusura bakmayın ama saksı çiçeğinden bahsetmiyoruz çocuklardan bahsediyoruz suyunu ver vitaminini ver güneşe bırak değil olay kalbini kırdıktan sonra isterseniz 7-24 ilgilenin sırtınızda taşıyın bir anlamı olmaz.çocukların tavrı da aslında bu işin adaletli olup olmadığını gösteriyor.benim duyduğum iki örnek var.birinde annenin ciddi bir sinir hastalığı var eşine hanımlık yapamıyor zaten ölüm de yakasında.ikinci eş alıyor bu eşten bir çocuğu oluyor ve birinci eşten olan çocuk diğer çocuğu kardeşi olarak benimsiyor.bir diğer örnekte adam erkek çocuk gerekçesiyle ikinci eş alıyor ama birinci eşin çocukları diğer hanımın ve çocuklarının adını bile duymak istemiyorlar.neyin adaletli olduğunu siz düşünün isterseniz.

          • seymen diyor ki:

            Bana kadınların maaş karşılığı başkalarının veya devletin işinde çalışmasına ruhsat olabilecek bir ayet gösterin, bende bütün sözlerimi geri alayım. Siz dini nefşinize uydurmaya çalışıyorsunuz.
            Çocuklar ne zamandan beri babalarına muhalefet etme hakkı elde ettiler, İslam onlara böyle bir hakkı nerede vermiş.

          • zuhal diyor ki:

            Çalışmamasını söyleyen bir ayette yok ama Seymen bey yeterki ortam müsait olsun kadın çalışır isterse buda erkekleri rahatsız etmemeli….

          • zuhal diyor ki:

            Ayırıca mğhalefet edebilir ama kalp kırmadan üzmeden baba yada anne yanlışsa çocuğun doğruyu söyleme anne babasını doğru yola çağırma hakkı vardır .Yeterki kırmadan saygı çerçevesinde söylesin …

          • dilruba diyor ki:

            amacım konuyu çalışmaya çekmek değil.sadece değerlendirme ölçütünüz olan “aileye harcanan zaman ve enerji” nin kanıtlamak istediğiniz fikre göre değiştiğini göstermek istedim.konu kadının çalışması olduğunda “ailesine yeterli vakit ayıramaz çocuklar ve koca ilgisiz kalır” oluyorken konu ikinci eş olduğunda “ne malum daha çok ilgilenmeyeceği herşey vakitle mi ilgili canım” oluveriyor.pusulanızın ibresi işinize gelen yöne doğru yer değiştiriyor.bu durumda beni hiç ilgilendirmeyen ikinci eş mevzusunda nefsi hareket eden oluyorum öyle mi?ayrıca ayetin erkekleri ilgileendirdiğini söylemişsiniz ama ayetin nisa suresinde geçtiğini unutmuşsunuz.

            ben islam alimi değilim burda herhangi bir konuda ayetle delil getirmem böyle bir sorumluluk üstlenmem sizden de kadınların çalışmasına haram ilan eden ayetler istemem sizin vebal altında kalmanızı istemem.bu konuda bu kadar rahat olmamalısınız.sadece örneklerle veya fetvalarla konuşabilecek kapasitede bir insanım siz kendinizi daha yüksek seviyede görüyorsunuz ki bu kadar kolay fetva verebiliyorsunuz.
            farazi bir örnek verelim.mesela bir cariye olsun bu cariye başka bir köleyle evli olsun.sahibinden de çalışması karşılığında yaptıkları bir anlaşmayla özgürlüğünü satın almış olsun.bu kadın bu şekilde hem hürdür hem de çalışmak zorundadır.şimdi başkasının emrinde çalışmış oluyor mu olmuyor mu?
            ya da şöyle bir örnek verelim.hazreti ömer döneminde pazarları denetleme görevi kadınlarındı.bu da devlet işinde çalışmaya yeterince örnek oluşturur olmalı.

            çocuklar konusunda da ne kadar yanlış bir bakış açısına sahip olduğunuzu da hepimiz görüyoruz zaten.babalarının her yaptığı işi onaylayan ve de onaylamakla birlikte sevgisini sunan robotlar olduklarını zannediyorsunuz sanırım.(aslında üç de kızınız varmış bilmeniz gerekir böyle olmadığını ama demekki çocuklarınız size karşı yeterince dürüst değiller.)hadi ilk eşi razı ettiniz sesi etmedi memnuniyetsizlik göstermedi (memnun da olabilir tabi neden olmasın) ama kimse çocuklardan onaylamasını veya sevmesini bekleyemez buna zorlayamaz da sever ya da sevmez,seviyormuş gibi davranmak zorunda da değiller adı üstünde çocuk.sevmediği için de muhalefet etmiş sayılmaz ayrıca.

          • seymen diyor ki:

            Zuhal hanım evli olan bayan eşinin, evli olmayan da babasının izni ve rızası olmadan çalışamaz.
            Dine göre böyle.

          • seymen diyor ki:

            Dilruba hanım üç kızım iki de oğlum var, çocuklarım içinde de elimden geleni yapıyorum. Babalar arasında bir araştırma yapılsa ben ortalamanın baya üstünde çıkarım. Evli ve çocuk sahibi olmayan biri hiçbir anne ve babaya akıl veremez. Öyle kitap okumakla tv izlemekle olmaz bu işler, önce yaşamanız lazım. Kendi yapmadığınız birşeyi başkalarına nasıl tavsiye ediyorsunuz.
            Bir annenin çocuğuna ayırması gereken vakitle, bir annenin çocuğuna karşı sorumluluklarıyla, bir babanın ki aynı değildir. Baba bazı konulardan daha çok sorumludur ama bu işler daha fazla birlikte olmayı gerektiren şeyler değildir. Bazı anneler babalardan çocuklara annelik yapmalarını bekliyorlar, bir kısmı da yapıyor ama fıtratlar bozuluyor, otorite olmuyor evde, çocuk (özellikle erkek) 20 yaşına geliyor hala bebek gibi ve sorumluluk alamaz durumda. Bunun sebebinin babaların çocuklara annelik yapmaları, anne gibi davranmalarıdır bana göre.

          • dilruba diyor ki:

            seymen bey ben size kötü babasınız demedim herhangi bir tavsiye de vermedim.ama eğer çocuğa söz söyleme muhalefet etme hakkı verilmezse çocuk yüzünüze güler gönlünüzü yapar anne babaya farkettirmeden yapıcağını yapar.onun yerine söz söyleyebilme cesareti bulmalı karşılıklı tartışarak(münakaşa değil) doğru olanı öğrenmeli.benim düşüncem budur.ben bunu kitaplardan tvden de öğrenmiyorum ayrıca siz babaysanız ben de çocuğum,ailede çocuk sıfatı taşıyan kişilerle iç içeydim bu yaşıma kadar.izin verin de genç ve çocuk olarak nitelendirilen kişilerin tepkileri hakkında konuşabileyim.bir de sizin “Kendi yapmadığınız birşeyi başkalarına nasıl tavsiye ediyorsunuz.” sözünüzden yola çıkarak kendi uygulamadığınız çok eşliliği başkalarına nasıl tavsiye ediyorsunuz.üstelik bu sizin için zaruret hali değil de olmasını çok istediğiniz teşvik ettiğiniz birşey.evlenirken şart koşulabilmesine bile bir kusurunuz var sanarlar demeyin daha iyi şeklinde yanıt verebiliyorsunuz.

        • Haksızlık diyor ki:

          Bu kadar subjektif bir yaklaşımla uzlaşma ihtimali yoktur…herkez şu dünya keşmekeşinde kendi hayatını yaşar.. Umumu ilgilendiren ve toplumsal sorunlara yol açan meseleleri kadınların kişisel kaprisi açisına hapsederek değerlendirmek doğru ve hakkaniyetli olmaz..Ayetteki ruhsattır zaruretler içindir.. Tavsiye edilense tek eşliliktir.. Ayetin hatimesidir… Bu tartışılmayacak kadar açıktır..
          Kadınların bu kadar tepkisini çeken uygulamalardaki keyfilik ve adaletsizliklerdir… Hayali güzel örnekler dışında pek de somut bir hüsnü misal bulunmamaktadır…
          bir yanlısın yayılmasına sebebp olmak ta vebaldir… bahsettiğiniz şeyler bu mevzunun gerisinde ve daha sorunlu konulardır kıyas kabul etmez…
          Amma ehveni şer vardır adeleti izafiye vardır … Kişiye özel değerlendirilebilecek mevzular umuma nispet edilmemeli….

          • seymen diyor ki:

            Ben 1400 küsür yıllık uygulama ortada diyorum, siz subjektif diyorsunuz. Subjektif kelimesinin manasını ya siz bilmiyorsunuz yada ben bilmiyorum. Mezhep imamlarını, imam ı Gazaliyi, imam ı Rabbaniyi falan takmıyorsunuz anlaşılan. Batıcı kafalar sizin beyninizi sözde eğitimle, medyayla, kitaplarla yıkamış.

            Ayet ikişer, üçer, dörder alın diyor. Neden böyle diyor. İmkanı olan iki alsın, imkanı olan üç alsın, dördee imkanı olan dört alsın diyor. Açıkça teşvik var. Ama imkanın yoksa hakkını veremeyeceksen bu işe girişme birle yetin diyor. Ayet kadınlara hitap etmiyor, erkeklere hitap ediyor, kadınlar ayetin muhatabı değil, bu ayetteki durumu değerlendirecek olan erkekler. Kadınlara sadece eyvallah demek düşüyor burada. Adam hesabı eşine değil Allah (c.c.) a verecek. Ayeti nefsinize göre tevil ediyorsunuz, Allah (c.c.) tan hakkıyla korkan bir kadın bu konuda susar.
            Adamda zorla biriyle evlenecek değil, kendisini ve şartlarını kabul edecek bir kadın bulmak zorunda. Böyle birini bulamazsa zaten evlenemez. Ama siz ikinci olmayı kabul edebileceklerin hakkını yiyorsunuz, vebal alıyorsunuz.

          • .:. diyor ki:

            Budur.

  17. seymen diyor ki:

    Burada sadece dini nikahla olsa bile ikinci eş olmayı kabul edebilecek, buna razı olabilecek, şu anki durumunun ikinci eş olmaktan daha kötü olduğunu düşünen belki de onbinlerce kızın kadının, bu işten çekinmelerine sebep olabilecek şekilde vebali alınıyor. Bunun hesabının ahirete kalması çok kötü olacaktır.

  18. sadık diyor ki:

    biz daha birini bulamadık kendimize eş, millet 2’nin, 3’ün derdinde…okeye dönecekler mübarek…

    • seymen diyor ki:

      Sizizn yaşlarınızda en az yüzbin bekar kız vardır bu ülkede, nasıl bulamıyorsun hayret. :)

      Ya yanlış yerde arıyorsunuz, ya aramayı bilmiyorsunuz, yada denginize razı değilsiniz.

      • sadık diyor ki:

        vardır vardır da işte neredeler onlar bir türlü bulamıyorum…işten eve, evden işe mazbut bir hayatım olduğu için de fazla tanışma imkanı olmuyor, aile ve akrabalar da sağolsunlar benden mahçup :) yani kendisi himmete muhtaç dede, nerde kaldı başkasına himmet ede dedikleri işte tam ben oluyorum…

  19. Molla Kasım diyor ki:

    iki tılsımlı söz bilsem de söylesem…
    Bazı durumlar vardır ki herkesin haklılık payı olabilir.benim gibi çok haklı olduğunu söyleyenlerin de biraz daha dikkatli olması gerekebilir
    haksızlığa uğradığını görmek ve bunu açıklama imkanları elinden alınmış olması insanı daha bir hırslandırıyor galiba.hal böyle olunca da bütün doğruları haykırmak istiyor.doğru da olsa zamanında ve yerinde söylenmesi gerektiğini unutuyor insan. der ya üstad:”söylediğin hep doğru olsun ama her doğyu her yerde söyleme”
    her ne olursa olsun, yaradılmışı incitmek insanın kendine yaptığı zulümdür.
    bakın ben kötü bir insan değilim , hatalarım varsa aşırı tahrik ve baskıdan olmuştur.bunu şu şekilde de örneklendirebilirim: “aslanın ağzını elini ayağını bağlayıp kediyi üstüne salmak “gibidir bu. Bu ne kadar adil olabilir ki? Birine:Sen konuş istediğini söyle doğru olması önemli değil yeterki diyeceğini de; diğerine de senin onun karşısındaki hezimetini görmemiz yeter konuşma, beğenmiyorum sözlerini (doğru da olsa) der gibi bir şey olur. Eminim ki sizin niyetiniz bu değildir ama biz safiyane yada avamdan olduğumuz için öyle anlayabiliriz.Kendimi eleştirmeyi bilirim. ama bu herkes için geçerli olmalı.
    adım ne olduğu kim olduğum önemli değil,belki anlamış oldunuz belki bende size yardımcı oldum diyelim.
    ama iki eşim olduğu doğrudur.burada oluş sebebim de başta kendim olmak üzere sadece hepimizin doğruyu öğrenmemizde bir kıvılcım saçabilmektir. elbette herkes aynı şartlara sahip değildir, aynı hayat biçimini yaşamak durumunda da değildir bu yüzden. Ama hakkı savunanların savunma hakkını elinden almayalım yada alınmış hissine kaptırmayalım.
    nasihat verme gibi bir lüksüm ve makamım yoktur.eğer ben herşeyi biliyorum dersem en büyük cahilim demektir.
    sadece adalet, adalet adalet…
    hatalarımız çoktur ve olacaktır yine de elbette, insanız ve bizim adem babamızın dünyaya geliş sebebi hata yapmasıdır.dünyaya arınmış, bilgi yüklenmiş, durulmuş ve olgunlaşmış bir şekilde gelmiyoruz hiç birimiz.
    Sözün kısası, kalbini kırdıklarım varsa affolunmasını dilerim.

  20. firuze diyor ki:

    Zuhal Hanim,

    Bu konunun basindan beri size cevap vermedim, cunku cumleleriniz, cok keskin ve cok inciticiydi..Size sadece bir sey sormak istiyorum. Allah erkeklere cok evlilik ruhsatini, kadin kullarinin psikolojisini, onlarin boyle bir durumda olmaktansa olmeyi tercih edebilecegini, bu “zulume” dayanamayacagini, hasa bilmeden, dusunmeden mi vermis acaba? Allah erkeklerin bir gun bu ruhsati kullanabilecegini, bu ruhsatin “yukunu” hicbir kadinin kaldiramayacagini, kadinin “cok kiskanc oldugunu”, “boyle bir durumu yasamaktansa olurum” diyebilecegini sonsuz ilmine ragmen hasa bilememis mi, on gorememis mi, Allah erkek kullarini kayirip, kadin kullarina zulum mu ediyor hasa ?

    Adalet konusuna gelince, erkek eger bir tarafa haksizlik yapiyorsa, bundan kadin mesul degil ki, hatta mazlum olan kadini ahirette Rabbimiz dogrudan cennetine koyacaktir belki, kadin bu duruma guzel bir sekilde sabrederse sehitlik sevabi alacagini bilmelidir sadece.Adaletsizlik yapan erkegin hesabi ise Rabbi ile kendisi arasindadir.Bu kadinin sorunu degildir.Kadin once kendinden sorumludur.

    Alinti : Islam Dinin`nde ozel sartlari icinde erkegin ikinci ucuncu ve dorduncu bir kadin alma hakki vardir.Kadinin cinsel kiskancligi, kocanin bu hakkini kullanmasina mani olmamalidir.

    Her bir Musluman kadini, Musluman erkegin birden fazla kadin alabilme ruhsatina sahip oldugunu kabul etmek bir diger ifadeyle taaddut-i zevcat kurumunun mesruiyetine inanmak mecburiyetindedir.Ne var ki, hic bir Musluman kadini, kocasinin ikinci veya ucuncu bir kadin alma ihtiyacinda oldugunu kabul etmek mecburiyetinde degildir.Kadinin kocasinin evlenmesini icine sindirememesi hatta muhalefet etmesi tabiidir.Ancak fitratinda mevcut bulunan cinsel kiskancligi onu isyana varan acik bir baskaldiriya veya olusmus bir gercegi tanimamazliga goturmemelidir.Zira bu tur cinsel kiskanclik Allah`in ve Peygamberinin verdigi haklari cignemek olur ki bu nevi cinsel kiskanclik zulumdur ve de haramdir.

    Kadin bu durumu nazar-i itibare almali, kiskancligini asiri boyutlara vardirmamali ve sehitlik ecri alacagi inanciyla sabretmelidir. (Evlilik ve Cinsel Hayat – Asim Uysal)

    Bir din kardesiniz olarak, bir zamanlar, “ben asla evli bir erkekle olmam” diyerek cok buyuk konusmus biri olarak
    size nacizane tavsiyem; asla “asla” demeyin, buyuk konusmayin.Zira burasi imtihan, dunyasi….

    Hayirli Ramazanlar…Selam ve Dua ile…

    • zuhal diyor ki:

      size katılmıyorum Firuze hanım isterseniz islam hukunu araştırdığınızda göreceksiniz ki kadınevlenirken 2 eş almamayı eşine şart koşmuşsa erkeğin 2. eş alması haramdır.Ben böyle bir hakkı vermiyorum.Kadınların çoğuda vermez.Bu durumda isteyen istediğini yapabilir.Herşey erkeğin nefsi etrafında dönmüyor bana göre.Evlilik nefsi köreltmek için yapılıyorsa bu sadece cinsellik değildir.Nefis diyince insanın gururu şahsı vs herşey girer.Bu durumda cinsellikde dahil nefis konusu kadın içinde geçerlidir.Bu arada Allah hiç bir kuluna zulum etmez sadece kul kula zulüm eder.Ayrıca erkeklere böyle verilen bir hak yoktur sadece tavsiye vardır .İzinsiz gayrı meşru yapılan her evlilik haramdır.Adalet konusunda yine size katılmıyorum.Adaletsizlik bana yapılmışsa beni ilgilendirir.Gücümün yetmediği yerde elbette sabrederim ama yettiği yerdede hakkımıda sonuna kadar ararım.Bundan dolayıdır ki ahir zamanda anne oğlunu bile tanımayacaktır.Zulüm eden elbette cezasını bulacaktır.Benim eşim -benden ayrıldığı takdirde istediği kimse ile evlenebilir aksi takdirde ben ona öyle bir izin vermedim mutluysak zaten 2. eşe ihtiyaç yok mutsuzsak beraber kalmamızında ihtiyacı yok.Cinsel kıskançlık kadında varda erkekte yokmudur?Bu konuda sizede katılmıyorum.Her iki tarafta bu konuda birbirlerini rahatsız etmemelidir.Erkeklerin cinsel kıskançlıkları yüzünden ölen kadınların sayısını biliyormusunuz.Adam boşandığı halde eski karısınıdövüp öldürebiliyor.Burda sizce allah yolu çiğnenmiş olmuyormu? Bence erkekler bu kıskançlıklarını dizginlese daha iyi olur.Burası hakikaten sınav dünayasıdır.Size hiç bir konuda katılmadığım gibi bu konudaki düşüncelerinizi çokda yanlış buluyorum çünkü siz bu düşüncelerinizle yanlış olan şeylere ancak destek veriyorsunuz.

      • firuze diyor ki:

        Bircok sey yazmissiniz ama hicbiri sordugum sorunun cevabi olmamis, eger olsaydi; hala bu cok evlilik meselesine dunyadaki en cirkin en kotu en ahlaksizca en yanlis sey olarak bakmazdiniz herhalde.

        Eger hayatinizda Islami referans aliyorsaniz su ifadelerin (ki bunlar size ait)

        2. eş olursam yada benim üzerime 2. eş gelseydi ben ölmeyi tercih ederdim .Aç kalırdım yine ölürdüm ama yinede bu durumu kabul edemezdim.Diyorsunuz başınıza gelse kabul edersiniz başka çareniz yok ama asla ben kendimi biliyorum.Bunu inanın çok içten söylüyorum.Ölüm bu durumda her gece ağlamaktan 5 milyar kere daha iyidir.Babamla annemin beni dünyaya getirdiği güne lanet ederdim doğduğuma isyan ederdim.

        ne kadar Islami olup olmadigini bir kez daha dusunun isterseniz. Hic kimse yasamadigi bir olayin, basina geldiginde ne hissettirecegini, nasil davranacagini onceden bilemez.Inancli oldugunu soyleyen hicbir insan da ac kalarak kendini oldurmez.

        Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.(Ahzab 36)

        Orucluyum elhamdulillah o yuzden sizinle polemige girmeyecegim ins.Ona gore isterseniz cevap yazin, isterseniz, hic tasvip etmediginiz “cok yanlis olan seyleri” (ki bu Allahin bir ruhsati olan cok evlilik) yapan ve destek veren birine cevap yazmayin, benim icin hic onemli degil.

        Selamlar

        • hüzün diyor ki:

          Allah ve resulu bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman HİÇ BİR MÜMİN ERKEK VE HİÇ BİR MÜMÜN KADIN İÇİN kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur.(büyük harfle yazdım belki dikkatinizi çeker)

          itaat hem erkeğe ve hem kadına ait iken ,itaati erkekten alıp kadına özgü bir hale soktuğunuzu ifade etmeliyim.
          çok eşlilik bir ruhsat değil ,bir gerekliliğin neticesidir.

          kültürel islam kadını hapsederek köleleştiriyor
          batı zihniyeti kadını soyarak özgür köle haline getiriyor
          kur’an islamı ise kadını ve erkeği şerefli kılıp halife ediyor.

      • seymen diyor ki:

        Zuhal hanım ya birkeç yıllık evlisiniz yada bekarsınız sanırım.
        İslam’da helal vardır, haram vardır. İslam 21. yüzyılda gelmedi, 1400 yıldır yaşanıyor.
        Siz eşinize ikinci bir eş almamayı şart koşabilirsiniz, eşinizde (bunu şart koşabileceğinize inanan biriyse) kabul eder ve almazsa sorun yok demektir. Baştan konuşulmamışsa erkek tabi ki bu konuda serbesttir, izin almak ta gerekmez.
        Evlendikte sonra ikinci eş için birinci eşten izin almak mecburi olsaydı; evlenmeden önce şart koşulabileceği gibi bir duruma gerek görülmezdi zaten.

        Siz bir erkeği gerekirse paylaşabilmeyi kesinlikle kabul etmemekle, kadınlarla erkeklerin aynı olmadığına çok iyi bir örnek teşkil ediyorsunuz. Kendiniz için uygun olmayanın erkekler içinde uygun olamayacağını düşünüyorsunuz.

        İdeal olan tek eşliliktir. Kadın erkeğe genellikle yüktür, sorumluluğunu arttırır, sıkıntısını arttırır, bugünkü şartlarda akıllı hiçbir erkek sudan sebeplerle ikinci bir kadın istemez.

        • zuhal diyor ki:

          Seymen bey

          bu şart koşma meselesini isterseniz araştırın bu böyle inanıp inanmamak diye bişe yok müslümansak inanıcaz.Araştırın bakın tabi kadın izin vermişse yada bişe demiyosa erkek serbesttir ama kadınların büyük bir çoğunluğuda buna izin vermez.Hatta ailede bazı problemlerin çıkacağı kesinse saadet bozulacaksa çocukların psikolojisi bozulacaksa erkek yine evlenemez .Kim eşini yada babasını başka bir kadınla paylaşmayı kabul etmişki? Varmı böyle bir insan sizce.Çocuklar yeri geliyo babayı anneden kıskanıyor.Demek seven kıskanıyo ister evlat olsun ister eş olsun.Kadınlardan kıskanmamasını istemek ne kadar saçma Asıl kıskançlığın aşırıya gidip cinaytlere sebebiyet vermesi kötü.Bakın kadın cinayetlerinin çoğu öyle ölmüş neden eski eşi vurmuş.Olmaması gereken budur.

          • seymen diyor ki:

            Nikahtan önce yani baştan şart koşma diye birşey olabilir. Ama sonradan ben izin vermiyorum diye birşey olamaz diyorum. Öyle olsaydı sahabe hanımları da, tarihteki diğer hanımlarda kıskançtı ve izin vermezlerdi. O zaman da ayetin manası olmazdı.
            Çok eşli erkekleri kınamak, onlara kızmak, onları kötü göstermek; (hadi Peygamber (s.a.v.) Efendimizin özel durumu vardı diyelim) sahabeyi, aşereyi mübeşşereyi, bazı evliyaullahı (Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin dört hanımı vardı), ceddimizi kötü göstermektir.
            Kaş yapayım derken göz çıkarıyorsunuz, biraz dikkat lütfen.
            Bizde diyoruz bunun hakkını veremeyecek olan haddini bilsin, bu işe girişmesin diye ama sistem olarak topyekün karşı çıkmak çok büyük yanlış.

          • AYŞEGÜL diyor ki:

            seymen ben bilmiyorum biliyormusunuz h.z ali ebu cehilin kızını almak istiyor h.z fatıma bu evliliği istemiyor peygamber efendimize (a.s.a)söylüyor peygamber efendimizde(a.s.a)bu evliliğe razı olmuyor . diyecek sinizki o ebu cehilin kızı olabilir sonuçta bir kadındın bir erkeğin evliliğine karşı çıkabilir bu bir ruhsat ALLAHIN emri değil . allah korusun başımıza kesinlikle gelmez diyemeyiz ama bende bir sorun yoksa sadece kendi nevsi içinse o adamla beraber yaşamak istemem. bugün bir kadını idare edemiyor bir erkek ikinci v.s nasıl idare ededcek bilmiyorum.adalet kime göre hiç karılarınıza sordunuzmu benden razımısın yaptıklarımdan razımısın. öyle bir izlenim veriyorsunuzki sanki buna razı olmayan kadınlar ALLAHIN emrine karşı gelmiş gibi .evet çok eşlilik haktır haram değildir ALLAHIN bir tavsiyesidir ama ALLAHIN BİR EMRİ FARZ DEYİLDİR

          • AYŞEGÜL diyor ki:

            z Ali nin Hz Fatıma üstüne evlenmek istemesi

            (1/1)

            Hafize Aişe:
            7— Hz. Ali’nin Hz. Fâtıma Üstüne Evlenmek İstemesi:

            Hişâm b. Muğîre oğulları, Ebu Cehil’in kızını Hz. Ali ile evlendirmek üzere Hz. Peygamber’den (s.a.) izin istediler, buna izin vermedi ve şöyle bu­yurdu: “Ebu Talib’in oğlu kızımı boşamak ve kızlarını nikahlamak istiyorsa o başka! Biliniz ki, Fâtıma benim bir parçamdir; Onu huzursuz eden şey, be­ni de huzursuz eder. Ona eziyet veren şey, bana da eziyet verir. Ben Fatıma’-nın dini hususunda fitneye uğrayacağından korkarım. Şüphesiz ben, haramı helâl, helâli da haram kılıyor değilim. Fakat, ALLAH’a yemin ederim ki, ALLAH’ın Rasûlü’nün kızıyla, ALLAH’ın düşmanının kızı ebediyyen bir araya gejemez.”

            Hadisin başka bir rivayetinde de, Hz. Peygamber (s.a.), bir damadını andı, ona övgüde bulundu ve: “O benimle konuştu, bana doğruyu söyledi; bana vaadettî, sözünü yerine getirdi.” buyurdu.[611]

            Bu hadis, çeşitli hükümler içerir:

            1— Kişi, karısının üzerine evlenmeyeceğine dair söz vermişse, bu şarta uyması gerekir. Ne zaman evlenirse, kadının nikâhı feshetme hakkı vardır. Hadisin bu hükmü içeriş şekli şöyledir: Hz. Peygamber (s.a.) Hz. Ali’nin (r.a.) yapacağı bu evliliğin Fâtıma’ya eziyet vereceğini, onu huzursuz edeceğini, ken­disinin de aynı şekilde bundan huzursuz olacağını ve eza duyacağını haber vermiştir. Şu kesin olarak bilinmektedir ki, Hz. Peygamber (s.a.), Fatıma’yı (r.anha) Hz. Ali’ye verirken —her ne kadar akdin özünde şart koşulmuş de­ğilse de— gerek kendisini ve gerekse babasını huzursuz etmemek, kendileri­ne eziyet etmemek üzere vermiştir. Dolayısıyla, akdin zımnında bu şart var­dı. Hz. Peygamber’in (s.a.), öbür damadını anması, ona övgüde bulunması ve hakkında; “O benimle konuştu, bana doğruyu söyledi; bana vaadetti, sö­zünü yerine getirdi.” buyurması, Hz. Ali (r.a.) için bir tariz ve onun gibi dav­ranması için bir teşvik ve telkindir. Bundan Fâtıma’yı ve babasını huzursuz etmeyeceğine, onlara eza vermeyeceğine dair bir vaadin bulunduğu Hz. Pey­gamber’in (s.a.) —diğer damadının sözünde durduğu gibi— Hz. Ali’nin de sözünde durması için ona bir teşvik ve telkinde bulunduğu anlaşılır.

            2— Hadisten, “Örfen şart olan şey, sözlü olarak şart koşulmuş gibidir, bulunmadığında ise karşı taraf için feshetme hakkı doğar.” kaidesi de çıkar. Farzedilse ki, bir kavim âdet olarak kadınlarını kendi yurtlarından dışarı çı­karmazlar ve kocalara asla böyle bir imkân tanımazlar. Bu âdetleri de hep böyle sürer gider. Bu durumda kadınlarının âdeten yurtlarından çıkarılma­ması şartı sözlü olarak belirlenmiş şart gibi olur. Bu, Medine uleması ile İmam Ahmed’in “örfî şart, sözlü şart gibidir.” şeklindeki kaidelerine uygun düşer. Bu kaideden hareketledir ki onlar, bir kimsenin, ücretle iş yaptıkları bilinen çamaşır yıkayıcıya veya çamaşır ağartıcısına elbise vermesi, fırıncıya hamur vermesi, aşçıya yemek malzemesi vermesi, hamama girmesi ve işi ücretle yı­kamak olan birisini istihdam etmesi vb. durumlarda —ücretten söz etmese bile— hep emsal ücret ödemesi gerekeceğini söylemişlerdir. Buna göre, far­zedilse ki falanca ailenin kadınları üzerine kocaları evlenemezler ve onlar ko­calara bu imkânı vermezler, âdetleri öteden beri hep böyle süregelmiştir; bu durumda evlilik sırasında üzerine evlenmeme şartı, sanki sözlü olarak şarl koşulmuş hükmünde olur.

            Yine aynı şekilde şerefi, soyu ve celâleti İle üzerine kuma getirilmesine asla izin vermeyeceği âdeten belli olan kadınlardan biri ile evleniliyorsa, üze­rine evlenmeme şartı sanki sözlü olarak zikredilmiş mesabesinde olur.

            Buna göre, bütün kadınların efendisi ve lüm Âdemoğullarının efendisi­nin kızı, bu hakka diğer kadınlardan daha lâyıktır. Şayet Hz. Ali akit sıra­sında bu şartı sözlü olarak kabullenseydi, bu sadece bir tekid olurdu. Yeni bir şey getirmiş olmazdı.

            Hz. Fâtıma ile Ebu Cehil’in kızının Hz. Ali’nin nikâhı altında bir araya gelmesine mâni olmada ince bir nükte daha vardır: Şöyle ki, bir kadın her ne kadar kendisi açısından yüksek dereceye sahip birisi olsa da, kocasına tâ­bi olması hasebiyle onun derecesinde onunla birlikte olur. Hz. Fâtıma, hem kendisi hem kocası itibarıyla yüksek derecede bulunuyordu. Hz. Fâtıma ve Hz. Ali’nin durumu bu idi. ALLAH herhalde Ebu Cehil’in kızım, ne kendisi, ne de (kocasına) tâbi olarak Hz. Fâtıma ile aynı derecede tutacak değildi. Ara­larında bu kadar fark vardı. Dolayısıyla onun, bütün dünya kadınlarının efen­disi Hz. Fâtıma üstüne evlenmesi ne şer’an ne de onun kadri, şerefi itibarıyla hoş bir şey değildi. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.): “ALLAH’a yemin ederim ki, ALLAH Rasûlü’nün kızı ile ALLAH düşmanının kızı ebediyyen bir araya gel­mez.” sözüyle bu hususa işaret buyurmuştur. [612]

            [611] Felhu’l-Bari, 7/67-68; Müslim, 2449; Ebu Davud, 2071: Misver b. Mahreme’den.

            [612] İbn Kayyim el-Cevziyye, Za’du’l-Mead, İklim Yayınları: 5/222-24.

        • desperate diyor ki:

          Diyanet İşleri Başkanlığının sitesinden araştırdım ama bu konu ile ilgili bir şey bulamadım. Ben de çok eşliliğe karşıyım ama iki eş almış birini de kınamam. Çünkü onun şartlarını yaşam standardını bilemem. Benim çevremde yok olsaydı garip karşılanırdı, eşimin bir akrabasının 3 eşi varmış ben tanımıyorum 3 katlı bir apartmanı varmış birer katta oturuyorlarmış kadınlar. Doğuda normal karşılanıyor kadınların da zoruna gitmiyor üstüne ikinci eş getirilmesi. Ama siz eşinize sen 40 yaşına geldin artık bana yetmiyorsun ikinci eş alacam derseniz çevrede de normal karşılanmıyorsa, kadının ne hissedeceğini biraz düşünün. Kadın bu durumda kocası istemezse boşanamaz diyenler var. Hadi iyi yönünden bakalım boşandı, karşılığında ne alacak mehir, bizim nikahımızda 150 gr altın kararlaştırılmıştı bu da 14.000 tl ediyor, adam bu parayı verdi kurtuldu, kadın bu parayla ne yapabilir? 40 yaşından sonra onu hiçbir iş yeri kabul etmez, kamuya da giremez, ki kadının okumasına da karşı bazıları, kadın çalışamaz da, annesi babası ölmüşse, çevresinde bakacak ilgilenecek kimse yoksa. İşte olay hep kadının zayıf olmasında bitiyor. Erkekler din kılıfının içinde kadınların güçlenmesini istemiyor. Çünkü kendilerine eş değil köle arıyorlar.

          • seymen diyor ki:

            Mehir boşanırken verilmez, aslolan nikah sırasında vermektir. Erkek bunun borcu olarak kabul edilmesini isteyebilir, bunun içinde süre ister, bu süre içinde ödemesi gerekir.
            Mehri alan kadın bunula yatırım yapıp değerlendirebilir, bütn gelir kendisine aittir.
            Boşanırken verilecek olan servetin karışık durumda olması sebebiyle (ticarete sermaye ortaklığı vs.) verilmesi gereken haktır.
            Mehirde esasında dişe dokunur birşey olmalıdır. Ama damadın ailesinin durumu çok çok iyi olsa bile buna pek yanaşmıyorlar. Ortalama mehir bir ev alabilecek kadar bir para olmalıdır. Bugün 100 bin’e de ev var bir milyon yüzbine de. Kız mehirini dengi olanlara göre belirlemeli, eğer evlenmeyi kabul ettiği kişinin durumu buna musait değilse uzun vadeli olarak onu kendine borçlandırmalıdır.

            Biz evimize hanım aradık buldukta çok şükür, o hiç kimsenin parasına da işine de muhtaç değil, hayatta benden başka minnet duyacağı kimse de yok, bende imkanlarım dahilinde onu rahat ettirmeye çalışıyorum. Biz eşimiz ve çocuklarımız için çalışırız, kazanırız, harcarız veya biriktiririz.

        • zehra diyor ki:

          Seymen bey

          Ben de erkegin izin almasinin gerekli olmadigini biliyorum. Ama tabi kisinin vicdaniyla bagdasir mi bilmiyorum, sonucta insan herseyini esiyle paylasiyor. Ama kesinlikle gizli nikah yapilamaz. Yani kadindan izin almasa bile nikahi aleni olmali, kadin da bunu bilmeli. Bence cok evliliklerin en buyuk handikapi budur. Erkek kimsenin haberi olmadan nikahlaniyor, sahitlere etrafa yaymamalari tembihleniyor. Dogrusunu Allah bilir ama bu nikahin sahih olmadigini dusunmek icin bir sebep oluyor. Allah hepimizi affetsin.

          • seymen diyor ki:

            Dosdoğru konuşan birini görmekte nasip oldu, Allah (c.c.) sizden razı olsun.
            Ölene kadar kocanızın üzerinize titrediği tek eşi olmanızı cenab-ı Allah’tan niyaz ederim.

    • hüzün diyor ki:

      asım uysalın ‘sabretmek’ sözü ile Allahın kanunları çiğnenmektedir.ALLAH ZORLUK DİLEMEZ KOLAYLIK DİLER.

  21. Süheyla diyor ki:

    Molla Kasım bey,

    iki eşli biri olarak sizin hayatınız nasıl,biyolojik ihtiyaçlarınızı bir kenara bırakırsak çok eşlilik zor ya da kolay bir iş diyor musunuz?Eşlerinizin bu durum hakkındaki düşünceleri ve davranışları nedir?Bunları size özel hayatınızı anlatısınız diye sormuyorum.Zaten beni de ilgilendirmiyor ama burada sizin, iki eşli biri olarak farklı bir bakış açısı getireceğinizi düşünüyorum.

    • Molla Kasım diyor ki:

      süheyla hanım,
      en baştan bunun bir sünnet olduğunu bilirsek, ve kadın erkek her müslüman bunun bir hak olduğu bilincinde olursa, ta en baştan sorun olma ihtimali kalmıyor. eşlerime gelince, onlar şunu çok iyi biliyorlar ki; hiç bir şey Allah’ın beğenisinden daha değerli değildir.Allah böyle bir hak vermişse ve eşimiz de bu hakkını kullanıyorsa bize ona yardımcı olmak düşer anlayışındalar.ilk eşimle bu düşüncemi paylaştığımda uzun uzun konuştuk bu konuyu en ince ayrıntılarına kadar. kendisi kurandan ve diğer kaynaklardan bunu defalarca araştırdı.sahabelerin hayatından osmanlya ve günümüze kadar bu konuyla ilgili kapsamlı bir araştırma yaptık günümüzdeki objektif ve kaynağını kuran ve sünnete dayandıran alimlerin eserlerini inceledik.sonuçta -bu senin hakkın kullanmada bir sakınca yoktur, ben hz aişeden, ve diğer sahabe hanımlarından daha üstün bir müslümanmıyım ki onların kabul edip yaşadığına ben karşı geleyim- şeklinde bir ifadesi oldu.bunun üzerine ona- sen günümüzde o sahabelerin hanımlarına en yakın hanımsın – diye düşüncemi bildirdim. ikinci eşimle öz kardeş gibi görüyorlar birbirlerini.saygı ve sevgide benden daha çok dikkat ediyorlar karşılıklı olarak.bazen ben onları kıskanır gibi oluyorum :)
      Son olarak,
      hayatı birilerine zindan etmek kimseye bir şey kazandırmaz.onlar benim nadide çiçeklerim, ben onların ayaklarını yıkar suyunu içerim, o derece azize insanlardır benim için.hiç bir şekilde olumsuz bir şey söz konusu değil.sadece ibadette yarışırlar birbirleriyle.zaten ben onların ağır iş yapmalarını istemem, onların en ağır işleri yemek yapmak ve çamaşır yıkamaktır (makine ile). birde çocuklarıyla ilgilenirler.
      bu bizim özel hayatımız, bu kadar detay kimseye bir zarar vermemz sanırım.

      • seymen diyor ki:

        Mola Kasım bey, eski yorumcularımızdan Tarık beyle bir akrabalığınız var mı? ; hayalleriniz ve uslubunuz bayaa örtüşüyorda, hani demedi demeyin, diye söylüyorum. :)

        • Molla Kasım diyor ki:

          bahsettiğiniz kişinin birkaç yorumunu okudum sizin yorumunuzdan sonra. gerçekten ortak yönlerimiz var. ama üslup biraz farklı gibi. yani tarık bey daha fazla sansürsüz konuşuyor gibi geldi bana.inanın herhangi bir bağlılığım yok, oruçluyum.

          • seymen diyor ki:

            Yanılmışım demek ki, kusura bakmayın.

          • Molla Kasım diyor ki:

            estağfurullah, kötü bir şey değil i. bir mümin kardeşime benzetmişsiniz hamd olsun. ya kötü birine benzetseydiniz.
            Şimdi ilk yorumumda yazdığınız “Molla Kasım bey siz nerelerdesiniz, birşeyler anlatmak için burada telef olduk.” sözünüzün anlamını anlamış oldum bu arada. :) demekki Tarık bey sanmıştınız. olsun her durumda kardeşiz değil mi Adem babamızdan.
            Birde kardeş siz bayağı eskisiniz, size cevaben yasmış olduğum yorumdan önce de başka birine (betil hanım a) cevaben bir yorum yazmıştım.onu göremiyorum sildiler mi acaba? fena bir şey yoktu bütün ilmihal kitaplarından daha kapalı bir şekilde konuya değinmiştim.Çünkü hanımefendi bunu çok açık şekilde öğrenmek istemişti haklı olarak.bende cevabını yazdım.Sizce neden böyle yapılmıştır? bilgiyi paylaşmak kötü bir şeymi?
            Selamlar

          • seymen diyor ki:

            Oooo bizim ne yorumlarımız yayınlanmadı, ses çıkarmıyoruz, yeni olduğunuz belli. :)
            Herşeyi açık açık yazmakta olmaz, kaynak verin kendisi baksın.
            Müftülüklerde bayan hocalarda istihdam ediliyor artık, onlara sorsunlar.

      • zuhal diyor ki:

        Molla kasım bey bende ki kibir kendini beğenme sizdekinden inanın fazla değil Siz çok hanım alarak ne kadar üstün olduğunuzu nitelerken gösterdiğiniz kibirin yarısı bile bende yoktur Asiliğimse eşimin bana yaptığı haksızlığa olurdu.Ben dışarda harama gözümü kaparken ondan başkasını düşünmezken bunun aksini ahlaksızlık olarak yorumlarken o başkasını düşünebiliyorsa benle evliyken harama bakabiliyosa haksızlık zaten burda başlıyor.Bir kadının bir erkeğe yetmeyeceğine inanmıyorum tabi kadının rahatı yerinde olursa ama kadını tarlada orda eşşek gibi çalıştırıp sonrada bana 1 hatun yetmiyor demek haksızlık.Benim tek isteğim erkeklerin kadınlara maddi haklarının her zaman verilmesi.Her baba kızını düşünüp yeterince sahip çıksın ki onların becesizlikleri başka kadınlara ikinci eş olarak patlamasın.Kimse kimsenin beceriksizliğini çekmek zorunda değil.Zaten ben eminim parası olan hiç bir kadında 2 hanım olarak asla evlenmez tabi daha fazlasını istemiyorsa.Nasılsa kocan seni bakar zihniyeti kalksın ortadan .Benim eşimi sadece beni sevsin demek kibirse o zaman siz benden daha kibirlisiniz çünkü siz birden fazla kadın tarafından sevilmek istiyorsunuz ben 1 erkek isterken siz fazlasını istiyorsunuz .Bence bu konuda yanılıyorsunuz.

        • zuhal diyor ki:

          sizin bu yaptığınız açgözlülük bana görede .Yani sonuç olarak kadınların haklarını vermeyip sonrada aaa bunun durumu kötü acıdım diye alıp 2. hatun yapmanın neresinde adalet sizce?Önce düşürün sonra alın zihniyeti olmuyormu?Çünkü kadınlar sizin bir tabak çorbanıza muhtaç, değil 2. hanımlılığı 4 . hanımlılığı bile kabul eder.Bu size verilen bir hak değildir sadece tavsiyedir .Benim bildiğim islamda bu var.Edebi saadet derken sizdeki açgözlülük nedir.?Ebedi saadet fazla hanım almaktan geçmiyor.Ben duymadım 2 hatunu olacak erkek cennete gidecek ama aralarında adalet olmazsa allahın önüne bir tarafı felçli çıkacak.Siz sanırım kendinizi peygamber kadar adaletli görüyorsunuz ki 2. hanımı almışsınız bu sizce kibir değilmi?Bence önce kendinizi bir düşünün bakalım nedir sizin bu haliniz…Kız çocuklarını meslk sahibi yapın miraslarını verin çalışmalarına karışmayın çalışmak kadının hakkıdır islamda onların çalışması için uygun ortamlar olmasına önem verin sonra düşünün 2 hanım almayı…Fani dünya için bu kadar hırs yapıp açgözlük yapmayın bence ….

          • Molla Kasım diyor ki:

            buradaki bana ve benim şahsımda iki eşli olanlara açgözlü diyor. aslında daha ağırını demek istiyor, yayımlıyosunuz.
            buradaki benim ikinci hanımı kibrimden dolayı aldığımı söylüyor ayırt etmeden bütün ikinci eşlilere demek istiyor, yayımlıyorsunuz.
            buradakinin yalanlarını yayımlıyorsunuz. isbatı buyrun “Babamla annemin beni dünyaya getirdiği güne lanet ederdim doğduğuma isyan ederdim.” diye yazan ,
            sonrada ben eşime isyan ederim diye başka bir yorumunda kıvırıyor, yayımlıyorsunuz.
            inceledim,buradakinin kışkırtıcı yorumlarını görmezden geliyorsunuz.
            Aferin size!!! sizin gibi kadınlar işte insanı dinden soğutur. ne kadar sevab kazandınız şimdi? kadın dayanışması mı bu. erkekleri çileden çıkarmak gibi bir göreviniz var, görevinizi çok iyi yapıyorsunuz. Sizi kapıda karşılayacaklar merak etmeyin. KİM Mİ? buyrun okuyun: isterseniz buna da yalan diyebilirsiniz.

          • tugbaakbeyinan diyor ki:

            ***
            açgözlü değilseniz,kibirli olmadıgınıza inanıyorsanız bunca savunma niye…yorumlarınızı yayınlamadım çünkü söylediğiniz gibi çileden çıkmış birinin ifadeleriydi…
            burda hanımların söylediği bir kaç cümleden çileden çıkacaksanız iki eşli biri olarak işiniz zor molla kasım bey…zuhal hanımın söylediklerini onaylıyoruz anlamına gelmiyor ki bu.o sadece samimice kendi hissettiklerini yazmış.samimiyetle yazılan her cümle kabulümüz,hakaret,saldırganlık olmasın yeter…

          • Molla Kasım diyor ki:

            tuba hanım,sizin kestiğiniz benim değil peygamberimizin sözüydü, hadisiydi yani.
            size kaynağını da yazdım.hemcinsleriniz hoşlanmazlar diye mi yayımlamadınız Tuba Hanım?
            İnsanların bazı şeyler hoşlarına gitmez ama sonuçta ona katlandıklarında mükafat alırlar, aç -susuz kalmak gibi (oruç), doğum yapmak gibi, cihad etmek gibi… Allah aşkına bunun adı enaniyet değil de nedir? sizdeki bu ” ben kestim, ben düzenledim, ben yaptım” ifadeleri ne kadarda “BEN”, yani “ENE” kokuyor.
            ben o hadisi şerifi tekrar yazıyorum,hoşunuza gitmezse yine yayımlamayın. Allahın hoşuna gidecek mi acaba sizin bu tavrınız birde onu düşünün lütfen.

            İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) (bir bayram namazında kadınlar tarafına geçerek):
            “Ey kadınlar cemaati! (Allah yolunda) sadakada bulunun, istiğfarı çok yapın. Zira ben siz kadınların cehennemde çoğunluğu teşkil ettiğini gördüm” buyurdular. Dinleyenlerden cesaretli bir kadın:
            “Niye cehennemliklerin çoğunu kadınlar teşkil ediyor, neyimiz var?” diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm:
            “Ağzınızdan kötü söz çıkıyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı ve dini eksik olanlar arasında akıl sahibi erkeklere galebe çalan sizden başkasını görmedim!” dedi. O kadın tekrar:
            “Ey Allah’ın Resulü! Aklı ve dini eksik ne demek?” diye sorunca Aleyhissalâtu vesselâm açıkladı:
            “Aklı noksan tabiri, iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olmasını ifade eder. Dinlerinin eksik olması tabiri de onların (hayız dönemlerinde) günlerce namaz kılmamalarını, Ramazan ayında oruç tutmamalarını ifade eder.” [Buhârî, Hayz 6, Zekat 44, İman 21, Küsûf 9, Nikah 88; Müslim, Küsûf 17, (907), İman 132, (79); Nesâî, Küsuf 17, (3, 147); Muvatta, Küsuf 2, (1, 187).>

          • tugbaakbeyinan diyor ki:

            evet çok eneli biriyiyim ben…henüz yeni farketmiş olmanıza şaşırdım doğrusu…ayrıca öfkeniz kim oldugunuzu çoktan ortaya çıkardı.burda hayali iki evliyim senaryolarıyla yazdıklarınızı anlamayacagımızı düşünmeniz bu kadar zeki,takvalı,her adımı pek kıymetli biri için pek safiyane gözükmekte…

          • seymen diyor ki:

            Bir çok tek eşli yorumcuya karşılık, iki eşli olan tek kişiye yani Mola Kasım bey’e biraz daha toleranslı olmalıydınız. İki eşli olduğu için bir adama açgözlü demek saygısızlıktır. Ki söyledikleri doğru olmasa bile, söylenenler (hakaretler), Mola Kasım bey’in yazdıkları doğru kabul edilerek söylenmiş şeylerdir.
            Adam iki kadının sörumluluğunu almışsa vede eşleri de bu durumu kabullenmişlerse, hiç kimseye birşey söylemek düşmez. Boşanmadan evlenen adamın, boşanıpta evlenmesi halinde alacağı hanımdan daha az vasıflı birine razı olduğu da pek düşünülemiyor gibi.

            Erkeklerin adil olması gerektiğine kafayı takan hanımlar kendileri niye adil olmaya çalışmıyorlar.

      • anadolu diyor ki:

        Ne anlayis, ne fedakarlik… Gözlerim yasardi dogrusu. Simdi siz 2 esli oldugunuz icin Cennete daha mi cok yaklastiniz? Yoksa burdaki kadinlar karsilar diye Cehennemlik mi oldular? Sahi, yüklendiginiz sorumlulugun farkinda misiniz?

      • AYŞEGÜL diyor ki:

        KASIM BEY SİZ O KADİN LARA AYAĞININ SUYUNU İÇİN TABİKİ HANIMLARINIZ TAM BİR SAHABE AHLAKLI İNŞALLAH SİZ ONLARA LAYIK OLURSUNUZ BEN ŞAHSEN BU DURUMU BUKADAR OLGUNLUKLA KARŞILIYAMAM BU DURUM BİR EMİR OLMADIĞI İÇİNDE RAZI OLMAKMAK ZORUNDA DEĞİLİM TABİ SİZİN EŞLERİNİZ İSTİSNA TABİ BÖYLE BİR HELAL YOKTURDA DİYEMEM

      • hüzün diyor ki:

        ‘kadınların dini ve aklı noksandır’ tarzındaki tüm sözler hadis değil ,mevzudur.
        sevgili peygamberimiz ve kur’anı kerim kadına çok değer vermektedir.bir toplumun sağlıklı bir şekilde yol alabilmesi ve devamını sürdürebilmesi için kadına düşen iş hayli ağırdır.kadın toplumun asıl mimarıdır.
        kadın toplumun asıl mimarı olduğu gibi toplumun asıl ifsatçısıdır.kur’an ve sünnet ile hayatını şekillendiren kadınlara ,aklı noksa ,dini noksan demek kabul edilemez bir gerçekliktir.eğer kadının aklı ve dini noksan ise neden çoğunluğu cehennemlik olsun ki ? ya rabbi ‘bizim aklımızı ve dinimizi noksan yarattın ve hem bizi bundan ötürü cehennemi mi’ atıyorsun diye itiraz hakları doğmaz mı?

        hem sevgili peygamberimiz demiyor mu ‘cennet anaların ayakları altındadır’.
        her ana kadın değildir haklı çıkışında bulunabilirsiniz benim kast ettiğim kadın ,kuran sünnet ile hayatını dizayn eden kadındır ,magazinsel bir kadından bahsetmek zaten gereksizdir.
        kadını camiden kovduran ,sosyal hayatta nesne hale getiren ,onun kuran ahlakıyla değilde ‘erkeğin istediği kadın’ hale getiren sisteme ve zihniyete yazıklar olsun.

  22. seymen diyor ki:

    İkinci eş kadınları rahatsız ediyor. Başkalarının özel durumları olabileceğini düşünemiyorlar, imanlarını tehlikeye atmış olabileceklerini düşünemiyorlar. Sadece kendilerini düşünerek ya benim başıma da gelirse diye mücadeleye girişiyorlar. Ben eşimi sevdikten sonra, ona karşı duyarlı olduktan sonra, ihtiyaçları konusunda gayretli olduktan sonra ben durum benim başıma neden gelsin ki diyemiyorlar. Eşini ihmal edenler bunu haketmişlerdir diyebilen yok.
    İleri yaşlarda kadın ve erkeğin farklı durumlarda olabileceğini düşünen yok. Aman zina ihtimali varsa ben sebep olmayayım diyen yok. Zina yapmasın adam tabii ama psikolojisinin bozulmasını, hiddetli vs. olmasına ses çıkarmayacaksınız o zaman. Bir şey yazdığımız zaman hemen bizim o durumda olduğumuz sanılıyor, emin olun ki eşim son derece duyarlı ve yeterli, benim bu konuda bir sorunum yok.

    Üstüne evlenilebilecek kadın vardır, evlenilemeyecek olan kadın.
    İkince eş çoğu zaman boşanmanın alternatifidir, tek eşli olmanın alternatifi değil.

    • desperate diyor ki:

      Seymen Bey, bütün suçu kabahati yine kadınların üzerine atmışsınız, ikinci eş geldiyse üzerine haketmiştir diye. Sakın büyük konuşmayın, kendi başınıza gelmese de çevrenizdekileri düşünün.
      Bir erkek karısından illallah etmişse, mutsuzsa, ikinci eş almayı düşünmez, çünkü üzerinde kadınlara karşı bir ön yargı, evliliğe karşı umutsuzluk oluşur. Ayrıca ikincisinin de öyle olmayacağı garantisi yok, belki ikinci eşi daha beter olacak. Yani bu bir telefon aldım beğenmedim ikincisini alayım gibi değil. Siz yaşamamış olabilirsiniz ama evliliğindeki sıkıntılar insanı en çok üzen, yıpratan şeylerdir.
      Evliliğimin 1,5 yılı sıkıntılı geçti, son 5-6 aydır iyi gidiyor, önceden evliliğin çok gereksiz insana hayalkırıklığından mutsuzluktan başka birşey getirmeyen bir süreç olarak görüyordum, uzun süre evli olanları anlamıyordum, insan kendi durumu nasılsa herkesi öyle zannediyor, mutlu evlilik olduğunu düşünmüyordum o zamanlar, herkes birbirine katlanıyor diye düşünüyordum. Ayrıca erkekler daha çok etkileniyor bunlardan.
      Bu psikolojideki bir erkek, ilk eşi dururken ikinciyi başına bela etmek istemez, zaten ilkinden kurtulamamış.
      Ayrıca bir erkek bunu çok evliliğin gayet normal karşılandığı yerlerde yaparlarsa belki işe yarayabilir, aksi durumda ilk eş üzerine kuma gelince daha saldırgan olabilir, o zaman zavallı adamın hayatı cehenneme döner.
      Bu arada erkekler bunu zorunluluk durumunda yapıyorsa, eşinden çok çeken kadınlar napsın? Onlar sabretsin dimi, çünkü cennet sadece kadınların kazanması gereken bir yer.

      • seymen diyor ki:

        Büyük konuşan sizsiniz, gelecekte ne olacağını kimse bilemez, eşinizin ömrü boyunca sizi yeterli göreceğinden emin olabilir misiniz. Boşanırım diyorsanız birşey diyemem. Buradaki kadınlar kendileri adına konuşup ben kabul etmem illa ki diyorsa birimizi seçmek zorunda onu seçiyorsa boşanırım diyebilirler, kesinlikle ikinci olmayı kabul etmem bekar yaşarım diyebilirler, bu konuda özgürler, herkesin kendi hayatı.

        Ama başkalarının hayatına karışmaya, yanlış önyargılar oluşturmaya, başkalarının kendi özel durumlarına göre yaptığı seçimlere, ikinci eş olanları kınamaya (ki sadece maddi sebepten bile olsa), üzerine evlenilmeyi mecburen veya gönül rızasıyla kabul edenleri hor görmeye, ikinci eş alanları veya almak isyteyenlere ahklaksız, zevk düşkünü muamalesi yapmaya kimsenin hakkı yok, bu haddini bilmezliktir bana göre.

        Eşinden çok çeken kadınları düşünmeyen, düşünemeyen sizsiniz. Çok çekmesine gerek yok, ailesi zenginse babadan malı varsa, çevresi genişse kadınlar boşanıyorlar zaten. Onlar malım mülküm var, maddi yüküm olmadığı için birini bulur evlenirim diye düşünüyorlar. Dayanağı olmayan kadınların ise tekrar evlenmesi çok zor olduğu için boşanmayı akıllarından bile geçiremiyorlar. Ancak ikinci eş olabilirler ve ama siz buna müsade etmiyorsunuz.

        Otuz yaşında bir kadın eşi yetersizse boşanma hakkına sahiptir ve maddi bakımdan da bağımsızsa çoğu kez boşanır, kimse de pek birşey demez. Ama aynı kadın 40-45 ine geldiğinde eşine yetersiz geliyorsa ve eşi de bu arada zenginleşip ikinci birinin daha yükünü alabilecek durumdaysa, buradaki kadınlara göre ahlaksızdır, dindar değildir, düşüncesizdir vs. . Halbuki kadın onu çok daha önce aynı sebepten boşayacaktı belki de.

        • desperate diyor ki:

          Seymen bey benim söylediğimden çok farklı şeyler anlatıyorsunuz. Ben size benim başıma gelmez ya da sizin başınıza gelebilir demedim. Siz erkeklerin ikinci kez evlenmesinin en önemli sebeplerinden birinin ilk eş olduğunu, “Eşini ihmal edenler bunu haketmişlerdir diyebilen yok.” bu cümlenizle söylüyorsunuz. Ben de diyorum ki bir gün kızınızın ya da bir yakınınızın başına gelirse de hak etmiştir diyebilir misiniz? Bu cümleyi kurmak istemedim ilk yorumumda ama açık yazmak gerekiyormuş demek ki. Ben sadece tezinizin doğru olmadığını söylüyorum.
          Ayrıca yeterlilik yetersizlik meselesi değil, kadın 45 yaşına gelince adam 25 inde kalmıyor, ki toplumda kadınla erkeğin arasında ortalama 3-5 ya fark oluyor, 50 sine dayanmış bir erkek ikinci eş alıyorsa eşinin yetersizliğinden değil aç gözlülüğünden alıyordur. Bunu da artık itiraf edin, 50 yaşına gelmiş bir adam 45 yaşındaki karısını yetersiz bulup 25 yaşındaki biriyle evleniyorsa benim aklıma başka birşey gelmez. Ama siz diyelim ki kızınız 20 li yaşlarındayken 50 yaşındaki bir adamın ikinci eşi olmasına ses çıkarmam diyorsanız samimi bir şekilde o zaman ben haksızım siz haklısınız.
          Genç bir erkeğin ikinci eş almasına diyecek bir sözüm yoktur, eşi razıysa kendine ikinci eş olacak bir kadın bulduysa bizi ilgilendirmez. Yaşını başını almış erkekler de biraz ahiretlerini düşünseler daha hayırlı olur.

          • seymen diyor ki:

            50 yaşına gelmiş bir adam 25 yaşında biriyle evlenebilir mi? Kız ve varsa anne-babası kabul ettikten sonra tabii ki caizdir. Ama uygun olanı 35-40 yaşlarında biriyle evlenmesidir bana göre. Günümüz şartlarında ilerisini düşünen adam öyle yapar.

            Benim kızım (veya sizin kızınız) niye elli yaşında biriyle evlenmeyi istesin veya kabul etsin ki ki?

            Genç biri alabilir diyorsunuz ama orta yaşlarda (40-50) birinin bunu istemesi açgözlülük diyorsunuz.
            Bu sitedeki ‘eşine yar mısın’ adlı makaleyi okuyun lütfen. Evlilik sadece cinsellikten ibaret değil ki, elli yaşındaki adam arkadaş arıyorda olabilir.

          • seymen diyor ki:

            Eşini ihmal eden kadın aslında boşanmayı hakketmiştir. Eşini ihmal eden, önemsemeyen kadın eşini nikah yapılırken ki vaadinde durmayarak, eşini aldatmıştır. Bir önemsememk var birde yeterli olamamak bu ikisi karıştırılmamalı tabii.

          • desperate diyor ki:

            Siz demişsiniz ki kadın 40-45 ine geldiğinde eşine yetersiz gelebiliyorsa, eşi de bu arada zenginleşip ikinci birinin daha yükünü alabilecek durumdaysa…. bu sizin cümleniz.
            Kadın 40-45 yaşılarına geldiğinde erkek te 45-50 yaşlarındadır. Hadi aynı yaşıt olsunlar ikisi de 45. 45 yaşındaki bir erkek artık 45 yaşındaki karısını yetersiz buluyorsa 35 belki ama 40 yaşında bir kadın istemez. Şimdiye kadar gördüğümüz bütün örnekler böyle. Şimdiye kadar gördüğümüz bütün örnekler böyle. Eşinden şimdiye kadar memnunsa zenginleşip ikinci eş almak istediğinde genellikle genç olanlar tercih edilir.
            Bir erkek ihmal ediliyorsa, eşi paspal, ne evine ne kendine bakan bir kadınsa erkek boşasın zaten.
            Ama iyi günde kötü günde beraber olduğu eşini, belli bir yaşa gelip zenginleşince gözü açılan, hacca gidip hacı olduğunu sanan sonra dinin bütün emirlerini yapıyormuş ta bir ikinci eş eksik kalmış gibi, eşine teslimiyetçi ol bu benim hakkım bu hakkı elimden alamazsın diyen, gidip kendinden 20-30 yaş küçük adamın parasına kanan kız getirip evlenen, sonra her yerde kendini dini bütün müslüman olarak gösteren, (zira dindarlığın en önemli görevini yerine getirmiştir ikinci eş almıştır) erkeklerin bu durumları sadece midemi bulandırır.
            Ayrıca bu tiplerle evlenen kızlar zaten hem zengin hem genç bir erkekle evlenmek varken yaşlı zengin bir erkeğin ikinci eşi olmayı kabul etmişse bir kusuru vardır bence.
            Ben 30 yaşımdayım, eşim 36, bekar olsaydım 40 lı yaşlarında beğendiğim biriyle evlenebilirdim, yaş farkı çok olmadıkça önemli değil bence. Demek istediğim 20-25 yaşlarında bir kız 50 yaşında evli bir adamla evlenmeyi kabul ediyorsa (arada aşk olmadan) niyeti bozuktur.
            Ben sizin kızınız derken diğer pencereden bakmanız için söyledim, erkek olarak yaş ilerleyince genç bir hanımı ikinci eş almak hoş gözükebilir ama o genç kızın ailesinin halini de düşünün.

          • seymen diyor ki:

            Sizin söylediklerinizle benim düşüncelerim arasında fazla bir fark yok, hemen hemen aynı düşünüyoruz.

            Kızlar sırf parası var diye yaşlı adamlarla evlenmesinler. Onlar evlenmezse adam mecburen yaş kriterini yükseltir. Adam boşanıpta çok genç biriyle evlenmekte isteyebilir ki siz buna da karşı çıkarsınız diye düşünüyorum. Kızın ailesi de, adamın ailesi de, toplumda kabullenmez bu durumu, ki ileride birçok sakıncaları olabilir.

          • zuhal diyor ki:

            iyi güzelde hep kadınların yetersizliğinden konuşuluyor sanki erkekler ilk karılarına yeterli olduda zaten olsaydı 2.ye karşı çıkmazdılar demekki ortada yetersizlik durumu olan erkeklerde bunu tıbbende ispatlayan bir çok raporlar vardır.o zaman kadınlar ne yapsın? Bizde o zaman kocalarımız az hastalanınca yetersiz diye boşayalım hiç bir fedakarlıktada bulunmayalım öyle ya bizim sırtımızdan 2.karıyımı alacak ben çilesini çekip hastalanıcam yorulucam adam yenisini alacak ohh ne güzel hatta fazla çocuk bile yapmayalım çocuk sayısıda biz bayanlara bağlı olsun erkekler çocuk çocuk diye konuşmasınlar neden bedenimizi deforme edelimki en azından siz 2. alınca biz boşanalımda başkasıyla evleniriz Siz erkekler bunu kabul ederseniz ne ala …o zaman 2 değil 5 alın isterseniz …

      • Molla Kasım diyor ki:

        Allahın selamı üzerini olsun
        Ben sema maraşlıyı takip eden bir okur olarak bu siteyi kefettiğim için kendimi bahtiyar kabul ediyorum.
        Sayın desperate, ben iki eşi olan bir erkek olarak size şunu diyebilirim, Sizin açıklamalarınız sanırım biraz kadın gözüyle bakılmış olduğundan erkek cephesindeki duyguları, niyetleri, yanılgıları, kazanımları vs. anlamanızı zorlaştırmış gibi. Özellikle tlf örneğiniz hiç uyumlu ve yerinde olmadığı kanatindeyim.bir erkek ikinci eşi istiyorsa bu 1. eşinin işe yaramaz, kendisini mutlu etmek için çaba göstermiyor gibi suçlamaları hak ettiğini düşünmemek gerekir, erkek erkekliğinden getirdiği fizyolojik yapısının biyolojik ihtiyaçlarından dolayı bunu ister.seymen beyin dediği gibi eşini ihmal etmeyle de ilgili değildir bence.erkeğin Allah tarafından verilen arzusu ve yine allah tarafından verilen hakkıdır bunun sebebi. öyle düşünmek konuyu daha iyi açıklar sanırım.

        • seymen diyor ki:

          Molla Kasım bey siz nerelerdesiniz, birşeyler anlatmak için burada telef olduk. :)
          Evet sadece eşin ihmal edilmesi değildir sebep ama bazen bu durumlarda olabilir ve kadınlara bunu ancak bu şeklide izah edebiliriz diye düşünmüş olabiliriz.
          Sadece biyolojik değil bazen psikolojik veya başka (duygusal vs.) ihtiyaçlarda sözkonusu olabilir diye düşünüyorum.
          Tabii sizin kadar bilmeme imkan yok.

          • zuhal diyor ki:

            Böyle konuşuyorsunuzda seymen bey ben kendi adıma diyeyim 2. eş olursam yada benim üzerime 2. eş gelseydi ben ölmeyi tercih ederdim .Aç kalırdım yine ölürdüm ama yinede bu durumu kabul edemezdim.Diyorsunuz başınıza gelse kabul edersiniz başka çareniz yok ama asla ben kendimi biliyorum.Bunu inanın çok içten söylüyorum.Ölüm bu durumda her gece ağlamaktan 5 milyar kere daha iyidir.Babamla annemin beni dünyaya getirdiği güne lanet ederdim doğduğuma isyan ederdim.Bende bu durumda oluşan durum budur.İster zengin olayım ister fakir farketmez.Çocuklar bile gözümde gözükmezdi sanırım.Bence en güzeli ölmek öyleyse çünkü ben asla çocuk için eşimle evlenme gibi bir düşüncede değilim olmadımda bana dost lazım bu dünyada ama sadece bana ne para gözümde nede başka bişe kuru soğan ekmek yerim ama sadece bana ait bir eşim olsun oda yoksa gayri bu dünyada neyin olsa o yanlızlık sizden gitmeyecektir ölmek en mükemmel sonuçtur benim için bu durumda.bence bütün erkeklere burdan sesleniyorum allahınızın aşkına kadınlarınıza miraslarını verin okula gönderin meslek sahibi edin erkek çocukları gibi mirasda onlarıda düşünün bu kadınların hakkıdır ne biz sizin durumunuzu çekmek zorunda kalalım nede siz sizi sevmeyen köle kadınlarla beraber olun.Çünkü bu bütün herkesi mutsuz edecektir başka hiç bir şey değil.

          • Molla Kasım diyor ki:

            zuhal hanım,
            Özür dileyerek bir konuyu belirtmek isterim: korkarım sizin düşüncelerinizin islam inancıyla ilişkisi yoktur. Allahı kaybettikten sonra dünyalar bizim olsa neye yarar ki? sizin ikinci eş olmayı ölmeye tercih etmeniz bütün ikinci eş olanlara karşı da bir tavır olmaz mı sizce?belki farkında olmadan bu şekilde yazdınız ancak dikkat ederseniz buradaki:(dünyaya geldiğim güne lanet ederim,doğduğuma isyan ederim.) sözlerinizle büyük birasilik, enaniyet ve kibir yüklü olduğu anlaşılıyor. Sizin niyetiniz belki böyle değil ama bunu okuyanlar böyle anlayacaktır. Ebedi saadet varken fani dünya için bu kadar hırs doğru mu sizce.başında özür dilerim dedim çünkü sizi yanlış anlamış olabilirim o yüzdendir özrüm. eğer öyleyse beni düzeltin lütfen

          • Süheyla diyor ki:

            Zuhal hanım,bu kadar korkup aşırı tepki vermeyin.Sonra çok korktuğunuz şeyle imtihan olursunuz mazallah…

          • desperate diyor ki:

            Zuhal hanım, ben de önceleri ikinci eş konusunda çok katıydım, ancak iki tarafta rıza gösterirse (ilk eş ve ikinci eş) bir sıkıntı yok. Ancak artık o kadar abarttılar ki ilk eş ikinci eşi kabul etmeyip boşanmak isterse erkek istemezse boşanamazmış. Öyle anlatıyorlar ki kadınlar dinimizde insan değil bir mal sadece, insanı dinden soğutuyorlar. Halbuki kadına en çok değeri veren İslam dini.

          • seymen diyor ki:

            Zuhal hanım defaatle dedim ki; kimse bunu zorla kabul etmek zorunda değil, ikinci olmak zorunda değilsiniz, ikinci durumunda boşanmayı gündeme getirebilirsiniz, eşiniz vaz geçedebilir, bunu gerçekleştirebilir de, ona bir şey söyleme hakkınız yok. Ölmeyi tercih etme gibi bir hakkınız da yok. :( Boşanırsınız olur biter.

            Nisa Suresi
            130. Eğer (karı koca artık çaresiz kalarak boşanıp) ayrılırlarsa, Allah lütfu keremi ile her birini (diğerine) muhtaç olmaktan kurtarır. Allah’ın lütfu geniştir. (O) tam hüküm ve hikmet sahibidir.

        • desperate diyor ki:

          Molla Kasım bey, sizin hikayenizi okudum, eşiniz rıza göstermiş, benim diyecek sözüm yoktur. Ama erkeklerin ikinci eş alma sebebinin kadınların hataları olduğunu söyleyen Seymen beye idi yorumum. Mutluluğunuzun daim olmasını dilerim.

          • seymen diyor ki:

            Bazen molla kasım bey’in durumu geçerli olur ki bu bizim toplumumuzda çok azdır, çoğu zamandakadının ihmali veya yetememesi. İkinci evliliği düşünenler veya gerçekleştiren erkekler genellikle 38-48 yaş arasıdır. Bu da benim söylediğimi destekler.

            Bazen ihmal olmaz da, kadın gayret eder, iyi anne olur, iyi evhanımı olur ama bazen arkadaş olamayabilir, bazen cinsel yetersizlik olabilir. Mola Kasım Bey’in eşi, bunun bir hak olduğuna ikna olmuş.
            Sizce bu bir hak değil mi? Kimi kullanır kimi kullanmaz, kimi kendisini yeterli görmez, kimi bu durumun eşine yük olabileceğini düşünür, o ayrı bir konu.

            Suçlu ben oldum ya, ne diyeyim daha. :)

          • Molla Kasım diyor ki:

            desperate, Allah razı olsun.aslında seymen bey de konuları derinlemesine irdeleyip konuyu aydınlatmaya çalışmaktadır.bakmamız gereken açı günahlardan sakındıracak helal yolları öğrenmektir. kendi egomuzu memnun edecek sözleri dayatmak yerine kur’an ve sünnetin ışığında insanlara çıkış yolları sunmakta rehber olmalıyız.
            maddi açıdan bakıldığında hepimiz et ve kemik gibi çürüyüp yok olan birer varlığız. o çok beğendiğimiz belki kimselere kıyamadığımız vücudumuzun güzelliği toprağa karışacak ve çürüyüp gidecek.bize kalan ruhumuz olacak. bir düşünür derki: “beden yok olur gider ve ruh hiçbir zaman yok olmaz, çünkü o ebedi bir soluktur.” öyle ya,Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde “Biz Âdeme ruhumuzdan üfledik” (Hicr, 15:29) buyurmaktadır. elbetteki allah zamandan, mekandan, maddiyattan ve ruhtan münezzehtir. o bize ruhumuzu bütün duygularla donatarak vermiştir. Demkki geriye bizim sadece günahıyla sevabıyla ruhumuz kalacak.kaldıki ruh yada beden de aslında kulun değildir ki.kimin malını kimden esirgiyoruz?
            yaptıklarımızı yada yapmak istemediklerimizi bütün kainatın sahibi olan Allah a göre düzenlemeye çalışırsak gerçek manada mü’min oluruz.Hiç bir iman etmiş fani (bütün dünya malı ve güzelliğine sahip olmuş olsa bile) ebedi hayatı geçici dünya konforuna değime gafletine girmemeli bence.
            Allahın slamı hepimizin üzerine olsun.

        • betil diyor ki:

          hani hep bahsedilen “fizyolojik ihtiyaçlar” meselesi var ya. hani şu kadınların yetemediği ihtiyaçlarınız…
          anlamak için soruyorum, burada kasdettiğiniz durumu hikaye eder misiniz?
          yani aslında kadın iyi bir eş ,eşini ihmal etmiyor, evine ve çocuklarına yeterli zamanı ayırıyor, kocasına saygıda kusur etmiyor, eşinin ailesiyle arası iyi, ölçülü, dininde hassas bir bayan. ama gel gör ki yaratılışı gereği erkek kadar cinsel anlamda güçlü ve istekli değil. hani kendi çapında istekli ve eşinin isteklerini geri çevirmiyor ama, ne bileyim bir yere kadar idare edebiliyor erkek bununla? erkeğin daha yüksek ihtiyaçları var. bu durumda bakıyoruz ki, tek kadın: yetersiz! (ama cinsel anlamda yetersiz)
          erkek bu bayanı sevse de, duygusal anlamda bu kadına bağlı olsa da gözü kayabiliyor mu başkalarına?
          bu aileyi, bu kadını ve çocuklarının düzenini bozmayı göze alarak yine de tam giderilmeyen ihtiyaçlar uğruna başka kadınlarda arayışa yönelir mi erkekler?
          bu durumda ikinci kadınla sırf cinsellik için mi evleniyor? bu kısmını ben anlamıyorum. hani evliliğin bir çok yönü var, cinsellik bunlardan sadece birisidir ya hani? ikinci eşinde sadece cinsellik mi ön planda bu durumda? zamanla ikinci eşine de duygusal anlamda bağlanacak mı? ya da, ikinci eşinde birince eşinde aradığı o saygı, erkeğin ailesiyle arasının iyi olması, fitne fesada bulaşmamaya çalışması, dini bütün olması gibi özellikleri de arayacak mı?
          bu özellikler cinsellikten daha önemliyse eğer (huzur açısından), ikinci eş bu özelliklere sahip değilse onu boşamayı düşünür mü?

          • Molla Kasım diyor ki:

            betil hanım sizin sorularınıza verdiğim cevabı sitesakinleri yayımlamıyorlarrrr :(

    • zehra diyor ki:

      Biraz daha acar misiniz? mesela ustune evlenilmeyecek kadin kimdir, evlenilecek kadin kimdir?

      • seymen diyor ki:

        Üstüne evlenilemeyecek (veya evlenilmesi çok zaruri şartlara bağlı) kadın Hz.Hatice, Hz.Sare.
        Üstüne evlenilebilecek kadın Peygamber Efendimizin (s.a.v.) diğer eşleri. Vefalı olmanız gerken, kendinizi borçlu hissettiğiniz kişi vardır; kendisine kendinizi borçlu hissetmediğiniz kişi vardır.

        Bunlar benim görüşüm, herkesin kendi kriterleri veya şartlar, örf, adet gibi durumlara göre değişebilin durumlar vardır tabi ki. Benim burada temel olarak söylemek istediğim bu ruhsat (veya tavsiye) erkeklerden ziyade (uzun vadeli olarak ve geniş toplum kesimleri düşünülürse) kadınların menfaati içindir.

    • selim yildirim diyor ki:

      Tuğba hanım Molla kasım ın hayali 2 evli olduğunu söylüyor. Siz ise 2 eli birine daha toleranslı olmalı diyorsunuz. Bu nasıl iş

      • seymen diyor ki:

        Kimsenin söylediğini test etme imkanımız yok, bazı şeyler bize inandırıcı gelmeyebilir, başka birine inandırıcı gelebilir. Biz bazen tamamen doğru olduğunu düşünerek bazende biraz abartılmış olduğunu düşünerek yorum yapabiliriz. Tuğba hanım’ın yaşı ve hayat tecrübesi itibariyle yaşam, duygu ve düşünce bakımından çok farklı insanların da olabileceğini kabullenememesi gibi bir durum var. Kendisinin on sene sonra daha farklı düşüneceğini sanıyorum. Dünya (veya Türkiye) İstanbul’dan ibaret değil.

        • tugbaakbeyinan diyor ki:

          Bu yargıya da engin tecrübelerinizle ulaştınız sanırım Seymen Bey!Farklı düşüneceğimden emin olabilirsiniz bununla gurur duyarım.

          Ayrıca söz konusu isimle ilgili zanda bulunmuyorum,teknolojinin imkanları da eşlik ediyor merak etmeyin…gerçi bu durumda o tecrübeyle damıtılmış teziniz çürümüş olacak ama neyse:))

        • desperate diyor ki:

          IP numarasindan cok kolay tespit edilebilir. Benim anlamadigim nasil icinde uhte kalmis ki gelip bir sitede hayali iki esli bir karakter gibi yaziyor. Bu da insanlari aldatmaktir, hani muslumanlik hani dogruluk?

          • Süheyla diyor ki:

            Tuğba hanım açık açık isim vermese de ben kimden bahsettiğini anladım.Söyleyeceğim tek kelime,YAZIKLAR OLSUN! Bir de hadisi Kur’an-ı kendilerine refesans aldıklarını söylerler utanmadan.Ama maşallah yalan gırla.Ben de saf saf soruyorum,”iki eşli biri olarak hayatınız nasıl” diye.Bir de karşılığında (aslında yalan olduğu çok bariz olacak şekilde mükemmel bir hayat anlatılıyor ve benim de saf bir tarafıma denk gelerek kanıyorum) bir hayal gerçekmiş gibi anlatılıyor.Sahi siz en son 2. eş arıyordunuz,hangi ara evlendinizde hanımlarınız kardeş gibi olup sadece dinde yarıştılar? Bir de kadınları sürekli eleştirip sahabelere laf etmekle,2. eşi istemedikleri için nefislerine yenik düşmekle suçlardınız.Ama görülüyor ki,o çok suçladığınız hanımlar siz den bin kat daha dürüst insanlarmış.Zaten bir insan sürekli muhatabını eleştiriyorsa asıl o insan eleştirilecek özelliklere sahiptir.

            Şundan bir kez daha emin oldum ki,dünyanın en tehlikeli insanları,Kur’an’ı,sünneti,hadisi ağzından hiç düşürmeyip,kendini dindar ve takvalı gösterip içten içe iki yüzlü olan insanlardır.

            Ayrıca sanal da olsa,çift ya da daha fazla rumuz alıp,sanki farklı insanlarmış gibi davranan kişileri de hiç ama hiç samimi bulmuyorum.Gözümde zerre dürüstlükleri yok.

            Ne acı ki,en çok güvenmemiz gereken pek çok dindar insan bile yeri gelince sahtekarlıktan hiç taviz vermiyor.Söyler misiniz,sizler de böyle yaptıktan sonra bizler kime güveneceğiz?

          • Molla Kasım diyor ki:

            Beni Kınayan HERKESE,
            iki eşli olmak ömrü boyunca en az beş yüz kadınla birlikte olmaktan daha şereflidir.
            benim iki eşim olduğuna inanmayan herkes şunu bilsinki, bu yalan değildir. ne süheyla hanımüzülsün ne de seymen bey üzülsün.kim olduğumu açıklayımherkes bilsin kimse de merakta kalmasın.evet aydemir olarak gittim molla kasım olarak geldim.günahımı alanlar devam etsinler.
            ayrıca bununispatı nasıl yapılır bilmiyorum.isteyenlere site yöneticileri bütün adreslerimi verebilirler.meraklanmasınlar güvendiğim herkese bunu ispatlarım.
            şimdi aydemir ve molla kasım gitti.emin olur bir daha yazmayacaktır,rahat olun…

          • Süheyla diyor ki:

            Sayın Aydemir ya da Molla Kasım Bey,

            Şahsen ben, yalan söylemediğim bir konu hakkında yalan söylemediğimi ispatlama peşine düşmezdim.Doğru söylüyor olsanız bile benim gözümde dürüstlüğünü yitirmiş bir insansınız.

            Kaç eşli olduğunuz beni zerre kadar ilgilendirmiyor.Kimse sizin günahınızı almıyor.Asıl siz,farklı rumuzlar alıp farklı kişilermiş gibi davranıp milleti kandırıyorsunuz.Sanal da olsa insanları kandırıp kul hakkına girdiğinizi görmezden gelerek insanları kendinizi kınamakla suçluyorsunuz.

            Tekrar ediyorum,bu dünya da en tehlikeli bulduğum insanlar,ağzılarından Allah,Kur’an,sünnet, ve hadisleri hiç düşürmeyip,kendini takva ehli gösterip bunlarla insanları kandıran kişilerdir.

            Ne demiş Mevlana,”Ya olduğun gibi görün,ya da göründüğün gibi ol.”İnşallah şu sözün ehemmiyetine varanlardan oluruz.

            Allah hepimize hidayet versin.

  23. gulbeyaz diyor ki:

    savas magduru kadinlara “kardes aile “projeleri ile cok guzel sahip cikiliyor ve cikilabilir.bir dulu ve onun yetimlerini kayirmak icin erkekler “benim cikarim”ne olacak bu isten diye dusunmemeli.bir musluman erkek artniyet gutmeden bir musluman genckiza burs verip okutabilmeli,bu insan olmanin geregidir.

    daha once de bicok kardesimziin izah ettigi gibi,ilgili ayeti kerime “kadinlari koruma”maksadiyla gelmis,diger sebepleri de mubah kilivermis olmakta.adaletli olma sartiyla korkutup uyararak tek ese tesvik edilmis,suistimallerin onu de alinmak istenmistir.

    gecen bir programda denk geldim,sokakta kalan kadina sutculukle gecimini saglayan evli bir adam kendi tabirince”sahip cikiyor”.kadin bu programa sokakta kaldim is yada es istiyorum diye cikiyor.hayat hikayesini anltirken konu sutcuye geliyor,telefona bagliyorlar.kadin birazda agzindan kacirarak,adamin ona ev acip nikahlandigini anlatiyor.adam bozluyor,”ben sana yardim ettim niye tv ye adimi cikartiyosun rezil oldum,hanimla da aram bozuldu” diyor.bizim kadin leyla,hala “karinda ogrendi artik bi gece ona bi gece bana gel diyom” ,diyor.
    program sunucusu sasirip kaliyo”kiziim sen 2.es mi olmak istiyorsun? diye soruyor.telefondaki adam da”yok abi ben sutcuyum iki kadina nasi bakim,yarini var hastaligi var,ben buna git kendine es bul dedim,es bulana kadar sahip cikiyim dedim,diyor..(kadin bu sirada hala agliyor,bi gece ona gitt,diger gun bana gel :))
    program sunucusu adam tel.kapattirip kadini studyodan kovuyor.gercek magdur kim?tabi ki seyirciler..

    • seymen diyor ki:

      Her yaşta hayat yoldaşı yazısını okursanız, ‘kardeş aile’ işinin ancak pansuman olabileceğini anlarsınız.
      Şavaş mağduru kadın tam olmazsa da yarım olsun o da olmazsa çeyrekte olsa bir kocam olsun diye düşünür, bunu ister. Kadınların duygularından hiç haberiniz yok maalesef. :)

      Kendiniz ve çevrenizdekiler tamam, ülkemizdekileri de ikna ettik tamam; Ama bari bu işi normal (hatta sevaplı) gören diğer müslüman ülkelerin insanlarına da müsade edin artık.

      • gulbeyaz diyor ki:

        her kocasi ölen ozellikle de cocuklu olan dul kadinlarin tekrar evlilik istedigini bilemeyiz.benim ele aldigim yönü,maddi ihtiyac hisseden evlilige sicak bakmayan dul hanimlarin kendilerini evlilige muhtac hissettirilmeden ,zor durumda birakmadan onuruyla yardim gorebilmesidir.

        evlilik ihtiyacinda olan hanimlar icin oncelik kendileri gibi dul,yada ufak tefek hastaliklari dolayisi ile,yada fakir oldugu cin evlilik yasi gecmis bekar erkeklerlerin oncelik dusunulmesi uygun olandir.bekar ve dul adam sıkıntısı yok.ac gozluler aradasn ciksinda ,daha sorunsuz huzurlu yuvalar kurdurulsun gercek ihtiyac sahiplerine,soyledigimiz bu.

        • gulbeyaz diyor ki:

          verdigim ornekte,ac gozlu bir adamin maddi imkanlarini koz olarak kullanip bir kadini duygusal ve fiziksel acidan nasil suistimal ettigini ve kadinin kendi kendini kandirarak nasil onursuz bir konuma dusurtuldugu anlatmak istedim.

          ister tek ister cokesli olsun,en onemli payda insanlarin izzet ve serflerini muhafaza ederek biraraya geldikleri birlikteliklerdir.bazi islam alimleri toplumun yapisina uygun olmayip anarsi ve huzursuzluga sebep verecekse cok esliligin devlet tarfaindan kaldirilabilecegien bile cevaz vermisleridr.Kurani kerimin dili evrenseldir,her recete her yere her vakit uydurulamaz.

          ozellikle soyluyorum cok eslilik karsitligi diye bise olamaz,bu ayetin hikmetini anlamaya hakiszlik olur ki bu tutum muslumaca degildir.yalniz tek eslilik taraftari olunabilir.
          sahsen hayatim da inanndigim bir mesele icin bir insanin cok esli olmasina yardimci olmuslugum oldugu gibi,boyle bir durumda olmak isteyip vazgecirdigim insanlarda oldu.

          Allah kalplerde olani hakkiyla bilendir,insanlar niyetleri uzere diriltilir.herkes kalbini,niyetini kontrol etsin ,karsi tarafta dil susar onlar konusur vesselam..

        • seymen diyor ki:

          Savaş mağduru dedik kadın (dul-eşi vefat etmiş) dedik başta yani erkeklerin önemli bir kısmının ölmesi vaya şehid olması gibi bir durum varsa.
          Irakta kocası ölen kırk yaş altı kadınların %99 ‘u tekrar evlilik ister. Çünkü onlar hala kadınlar, kısmen de olsa erkekleşme durumları yok.
          Buradakilerden eşi ölünce oh be kurtuldum bir erkekle yaşamaktan diyenler bile çıkar.

  24. efe diyor ki:

    genelde sevecek birisini bulmak zor,merhamet edilmeyecek kimsede yok gibi…..bu kadar zahmetin ardından istermisin dört kadın? acıyacakmıyım,sevecekmiyim.

  25. fati diyor ki:

    MashaAllah insanlar isini gücünü birakmis nelerle kafasini meskul ediyor. Ilk basta cok evlilige bu kadar kafa yoracagimiza birazda bu kadar sapik inanislarin yayilmis oldugu bir zamanda imanimizi kurtarmis olarak nasil ölebilecegiz ona kafa yorsak?? Daha insanlar imanini korumasini bilmiyorken, ne enteresan konular üzerinde duruluyor hayretle izliyorum.

    Su anda toplumuzun icine islenmis o kadar sakincali inanclar, deyimler varki, bir kisi bunlari (hükmünü bilmeden dahi) söyledigi anda imanindan olup ebedi cehennemi hak ediyor. bir düsünelim. kisi istedigi kadar namaz kilsin oruc tutsun, yada 4 tane muhtesem hanimiyla adaletli bir sekilde yasayip gitsin, eger imanini (bilincli yada bilincsiz) kaybetmisse, bunlarin ona hic ama HIC bir faydasi olmayacak, cehennemi boylayacak. Hemde ebediyyen.

    Peygamberimiz bir hadisi serifinde meal olarak bildiriyorki: Kisi bir söz söyler ve bu sözde hic bir sakinca (zarar) görmez. ancak bu söyledigi söz onu 70 yillik mesafe cehennemin dibine düsürür.

    70 yillik mesafe cehennemin dibi isi kafirlere yani müslüman olmayanlara, orada ebedi olacak yanacak olanlara has bir mekandir.

    Demekki Imandan olmak icin kalbin riza göstermesi, yada hükmün bilinlesi sart kosulmuyor.
    Bir kisi daha Allahin hic birsey benzemedigini, mekansiz olarak var oldugunu, kesinlikle yarattigi hicbirseye (mekan zaman isik karanlik gökler yerler) ihtiyaci olmadigini bilmiyorsa ve yanlis iman ediyorsa, bu kisi müslüman degildir. Bir kisi Allahi göklerde bulunan bir cisim zannediyorsa, iradesini degistiren bir varlik olarak inaniyorsa, Allahin bir nur kütlesi olduguna inaniyorsa, Allahi her mekanda yada belirli bir mekanda zannediyorsa bu kiside müslüman degildir.

    Sirf isra ve mirac olayinda bile ne kadar insan toplumuzda hatalardalar farkindamisiniz bilmiyorum. Allahu Teala Peygamberine olagan üstü halleri göstermek icin onu miraca yükseltmistir, yoksa hasa “Allah ile bulusmak” icin degil. Allah mekansizdir. Ancak cisim olan birsey baska bir cisimle bulusabilir ve aralarinda mesafe vardir. Ancak Allah cisim degildir bütün cisimleri yaratandir. Peygamber efendimiz göklerdeyken Allahi mekansiz olarak kalp gözüyle görmüstür. Yoksa Hasa Allah göklerde degildir, mekanlari yaratan hic mekana muhtac edilirmi??
    Allahin kelami ise ses ile harf ile lügat ile degildir. baslangici ve sonu yoktur. yaratiklarin kelamina benzemez, kelimelerden harflerden duraksamalardan olusmaz.
    ancak Kurani kerim Allahin hic bir seye benzemeyen kelamina delalet eder. buna bu sekilde iman etmeliyiz.

    Sadece Allah rizasi icin bu hatirlatmalari yaptiktan sonra, sunuda bildirmek istiyorum. Öyle bir zamanda yasiyoruzki, melekler imanini kourumus olarak ölen bir kisiyi isittiklerinde sasirirlarmis. yani gercekten durumlar vahim. imanini koruyupta ölenlerin sayisi cok az. o yüzen bir an önce imanimizi nasil koruyacagimizi ögrenmeye yönelmeliyiz,
    tevhidle ilgili yani Allaha imanla ilgili ve peygambere imanla ilgili ben bildiklerimi paylasmaya hazirim.

    Not. Allaha hakkiyla iman etmedigini anlayan kisi bunu fark ettigi anda bu inancindan dönerek islama girme niyetiyle sehadet getirmesi gerekirki tekrar müslüman olsun.

    Esselamualeykum.

    Insanlara Rablerine nasil inana

    • seymen diyor ki:

      Bizde onu diyoruz işte, kamil imana sahip bir kadın bu ikinci eş meselesini nasıl sorun edebilir.
      Allah (c.c)’ın helal dediğine, takdirine nasıl karşı çıkabilir. Kamil mümin’in vasıflarından biri de kınayanın kınamasından çekinmemek değil mi? Bir müslüman ancak kendisi için istediğini mümin (mümine) kardeşi için de istediği zaman tam iman etmiş olur.
      Çevrenizdeki bekarları erkekleri münasip olan bekar kadınlarla evlendirmeye çalışmak öncelikle kadınların görevidir, erkeklerde onlara yardımcı olmalıdır. Buna çalışıldığı halde hala bekar kadınlar varsa, tam iman etmiş evli kadınlar burada ahireti öne alarak fedakarlık yapabilmeliler. Ki çok nadir de olsa yapanlarda oluyor.

      • teslime diyor ki:

        teadddüdü zevcat mevzuunda bir bilgiyi,bu konu her konuşulduğunda paylaşmak istiyorum fakat şu anda kaynağına mesnedine ulaşamadığım için erteliyordum .ama herkes bir söz söyledi fikrini beyan etti bu hakikatden de mümin mümine kardeşlerimiz haberdar olsun.

        3-4 yıl önce okuduğumuz mektubatı şerife dersinde(imamı rabbani hz)nin şehidi hükmi bahsinde mübarek bu mevzuda şöyle buyurmuş: tabi bildiğiniz gibi bir şehidi hakiki var birde şehidi hükmi var. şehidi hükmi ise yanlış hatırlamıyorsam 7-8 tane vardı.
        ibare mealen şöyleydi(kocasının gayretini güden kadın da şehidi hükmidir) tabi bunu ilk önce okuyanlar anlamadı fakat okutan hocamız izah etti ki , kocası ,üzerine evlenlenen kadın, bu duruma sabr edip üzüle üzüle ölürse o kadın hükmen şehittir. şimdi hoca kim denirse hocamız,ehli maneviyat bir kişi ve arabça orjinalinden okumadığı hiç bir meseleyi malumatı okutmuyor ,fakat meşhur hocalrdan değil ama bizim için çok kıymetli bir kişi.

        tasavvuf hususu ehline malumdur. bizim haddimize değil.

        şimdi erkekler şu espriyi yapabilirler gel hanım sana şehid sevabı kazandırayım gibi, belki hanımlar da bunu önceden bilseydik bu kadar yorum yapmazdık di hayıflanabilirler…
        acizane şahsım da şöyle düşünüyorum demekki böyle bir durumu yaşamak hiç bir kadın için hiç kolay değil ki ucunda böyle bir mükafat var
        erkek için adil olmak ne kadar zorsa yada adil olabilecek erkek ne kadar varsa ,kadın için de sabr etmek okadar zor yada sabr edecek kadın okadar azdır.
        ama gayamiz hz Allaahın rızasını kazanmak ,Rabbimiz rızasına muvafık bir hayat yaşamayı nasib etsin cümle ümmeti MUHAMMEDE (sav) bekar ,evli , tek eşli veya çok eşli kimsenin hukukuna girmeden.

        • seymen diyor ki:

          ‘Kocasının gayretini güden …’ lafzının manası geyet açıkken konuyu bambaşka bir şekilde açıklamaya çalışmak kadın müridlerine yaranmaya ve sayılarını arttırma gayretinden başka bir şey değil bana göre.

          Belki bir ihtimal bu anlatılan kadında sabrından (sabır yeni eşle iyi geçinme ve kocaya bu sebeple kötü davranmamayı gerektirir) ve Allah(c.c.)’ın takdirine rıza göstermesinden dolayı şehid hükmünde olabilir. Ama üzüle üzüle ölen kadının imanı bile şüphelidir.

          Şeriate aykırı tarikat olmaz. Kuran ayetleri belli.

          • anadolu diyor ki:

            zil takip oynamasi lazim demek istediniz galiba. Fakat her insanin mutlulugu ve hüznü algilamasi farklidir. O sebeple kimseye aynii ölçülerde ayakkabi giydiremeyeciginiz gibi üzüp-sevindiremezsiniz de. Sizin esiniz bu konuya farkli yaklasir, baska yerden baska kültürlü insanlar degisik bakar. Duyguve hisler standart kaliplara sigdirilamaz.vesselam.

  26. AHSEN diyor ki:

    selamün aleyküm
    Elinize sağlık Sema hocam çok güzel açıklamışsınız meseleyi verdiğiniz örneklerde etkileyici daha onlar gibi ve daha fazlasını yaşayan bir sürü kadın var erkekler bu durumu rahatlıkla yaşayabiliyor ama nedense toplumda bunun baskısını kadınlar yaşıyor Allah gerekli şartlarda müsade etmiş ama birinci eşini beğenmeyip ikinciyi alması başlı başına bir adaletsizlik bir kadını duygusal ve ruhsal olarak tatmin edemezken ikinci hanımın yükümlülüğünü nasıl kaldırabilecek bırakın onları çocukların geleceğini böyle bir ortamda nasıl koruyabilecek..gerçekten bunu isteyen bir erkek acaba ilk eşinin ve çocuklarınıın psikolojisini düşünmez mi hiçbir kadın bu durumu kolay kolay kabullenemez ben asla kabul edemem kaldıramam eşimi herkesle paylaşırım ama başka bir kadınla asla yapamam sorunların bu kadar kolayına kaçmak yerine keşke elindekiyle yetinebilse ve bununla mücadele edebilse eminim bir insan çok daha fazla mükafat kazanacak..

    şu cümlenizde düşündürücü:

    Bence pek çok evlilik ya da aldatmanın temelinde erkeğin karısına karşı duyduğu kızgınlığa karşı bir öç alma isteği var.

    buna ek olarak keyfi yapan da çok insan var buna eminim Sema hocam birde inşallah buna pişman olmuş kullar da vardır ALLAH herkesin yardımcısı olsun.

    Bundan sonra yazacağınız yazıdaki konunuzda bekar bir insanın boşanmış biriyle evlenmesi konusunada değinirseniz çok sevinirim Sema hocam ..kolay gelsin.

    • seymen diyor ki:

      Öç alma isteği ifadesi biraz abartılı, yılların birikimlerinin biraraya gelmesi olabilir. Vicdanına başvurur adam bu kadın bu kadar yıl içinde benim için ne yaptı, şu kadar gün evli olduk, kaçında mutlu oldum kaçında mutsuzdum, evlilikten ne bekliyordum ne buldum diye düşünür halkı olarak, eşinin bunu hakettiği sonucuna da varabilir, vefalı olması gerektiği sonucuna da. Bazen çaresiz bırakır kadın adamı adam ona uyar ama bunu da bir kenara yazar, bu eksiyi telafi edecek başka zamanlardaki artılar varsa ne ala yoksa bir yerden sonra sadece kendisini düşünmesinin daha iy olacağı kanaatine varabilir. Ki ellisinden sonra boşanmaya çalışan adamın sırf cinsel zevki için evlendiğini söyleyemez kimse. Adam yeter artık bu kadar yeter çocuklarda büyüdü zaten diye düşünür.

      Adam bir dönem mali sıkıntıya girmesi veya bir dönem sağlık sorunlarının olması veya kadının bir süre adamın anne babasına hizmet etmek durumunda kalmasından kadınlar hep şikayetçidirler ama bu durumlar onlara ileri de vefalı davranılması için bulunmaz fırsatlardır aslında…

      • AHSEN diyor ki:

        boşanmak için bu kadar biriktirmeyede gerek kalmıyor artık konuştuklarımızın tek sebebi insanlarda kalmayan islami hassasiyet evlilik sadece kadının hizmet etmesi erkeğin çalışması değil çoğu insan bunları yapınca evliliğinin sorumluluğunu yerine getirebildiğini zannediyor hep söylüyorum duygusal paylaşım ve sevgi olmazsa bir evlilikte olmaz yoksada kazanılabilir..benim çok yakından bir akrabam hiç tanımadığı haberinin olmadığı biriyle evlendirildi onun yaşadıklarını birçok kimse yaşamamıştır şuan hala evli bana geçen dediki herşeye katlanırım katlandım gerçekten hiç sevmediği insanlardı ama onlara baktı onlarla ilgilendi şuan ona eziyet eden insanların tavırlarında değişme oldu gerçekten hala o bu duruma şükrediyor sağlığını kaybetmesine rağmen ama şu cümlesi beni derinden sarstı bu sevgisizliğin hakkı nasıl ödenir ki düşünüp duruyorum dedi.
        Boşanmak işin kolay tarafı bazıları için işlerinede geliyor kadınların nedense bir müddet sonra kocaya gereksinimlerini azaltıyorlar eşinin gönlünü hoş tutmak sadece birkaç seneyle sınırlı birşey değil ki herkes anlayabilse bunu.

  27. osman diyor ki:

    birileri anadan ve yardan geçıp uzak ülkelerde dini anlatsın. gurbetın acısına göğüs gersın. kendi olmaktan vazgecip TÜRKLER ve MÜSLÜMANLAR olamayı seçmiş ve bu nedenden dolayı üstüne atlayan o kızları, allahın arslanı hamza gibi adeta kılıcıyla darma dagın edıp saha sola fırlatan o babayıgıtler islamdan bahsetmıyorda bize ne oluyor. TURKLERIN anlına kara leke sürmeyelım dıye zına yanından gecmeyı bırak aklında gecırmeyen o babayiğitler varlığından haberınız var mı? ben yardan ve anadan vazgecmıs babayıgıt degılmıyım benımde ihtıyaclarım var ve hakkım demeyıp vefa duygusunu yasatıp evlenmeyen bu topragın bahrından cıkmadılarmı?. ey zamanında ana kucagında ayrılmamıs arkadas erkeklık yardan,anadan ve vatanda vazgecıp allahın dınıne hızmet etmek ıcın nefsını unutmus kısıdır. işte o iradeyi göstermış babayıgıtler gerck erkek oldukları ıcın nefsı ısteklerıde hz hamzanın kılıcı gıbı keskındır. iste bı baba yıgıtler nefıslerıne gem vurmuslardır. ey nefsın ve cok es alarak nefsı kontrol edecegı düsüne arkadasım silkın kendıne gel. şeytanın oyununda piyon oluyorsun !

    ey bacım senın anan hz hatıce ve aıse degıl mı? rehber olarak kımı edındın kı acına hala soktun kendını. sana mutlu olmanın yolu gosterılmedımı de nefsı nefsı deyıp sana yuklenmıs görevde sıyrılıp acayıp acayıp duygu ve dusuncelerın pesıne düşmüşsün.

    ey ananlar nasıl evlatlar yetıştırmısın kı, ne ogulların kızlarıdna nede kızların ogullarında memnun. bu nasıl bır gaflettır ve hatadır. ey anammmm, ana gibi olma zamanı geldı de geçiyor uyannnn !

    ey nefsım ve kardesım zaman nefsınden feragat edıp hayırlı es olma ve hayrılı evlat yetıstırme zamanıdır. erkek koca olmayı bılmezke bayanda kadın olmayı bılmezken ıkıncı ve daha fazlası sadece sırtına yüktur. kaldırması zordur. vebalı büyüktür.

    karadenız söylemıyle AKİLLİ OL.

    ALLAHIM NEFSIMI ARZULARININ PESINE KOSMAKTAN SANA SIGINIRIM.

    • seymen diyor ki:

      Sen yardan ve vatandan geçtiğin için bu sorunlar var zaten. Önce vatanım diyemediğin veya vatanı selamette gördüğün için çıktın gittin. Ama vatan da ilgilenecek yeterli sayıda düzgün insan olmadığı için bozuldu gitti. Sana yar olacakları bıraktın gittin, onlarda yar olamayacakları ile evlendiler mecburen , onların evlendikleri adamların dengi olanlarda daha aşşağıdakilere razı olmak mecburiyetinde kaldılar, böyle gide gide (domino taşı gibi) en alttakiler de orta malı oldular maalesef.

      Lütfen müslümanların çocuklarına sahip çıkalım önce, şuursuz müslümanları şuurlandırmaya çalışalım önce.
      Gücümüzü dağıtıp parça parça olmayalım.

  28. uzun ince bir yol diyor ki:

    başka bir husus da şu.burda avukat beyin zinaya düşme ihtimali çok yüksek.hiçbir bayan arkadaş yaraya merhem olup bir öneri sunmamış.hem beyaz karanfil hanıma hem adama çok sert sözler sarfetmişler.aşağılarda yapılan yorumlarda kantarın topuzu kaçmış iyice.her zaman söylerim kadınlar daha insafsız ve acımasızlar diye.burda da insaf sınırları aşılmış maalesef.kadınların hedeflerine koydukları bir erkeği elde etmek için düştükleri seviyesizliğe, burdaki hiç bir bayan arkadaş bir şey söylememiş.oysa beşikteki çocuklar bile bilir.kadınların tahrikte ve baştan çıkartmada çok donanımlı olduklarını.olayın başlangıç noktası bu tür kadınların,hedef ulaşmak için her şeyi göze almaları değil mi neden bunu sorgulamıyoruz.erkeler yapınca şeresiz,sapık…kadın yapınca hemen olayı değersizleştirme yoluna gidiyoruz.bence bu sorgulanmalı.çarşı pazar kadınların şehvet bombardımanından geçilmiyor.aman onlar açık saçık kızlar bizden değiller demek işine geldiği gibi konuşmak değilmi.neticede bunlar da kadın değilmi.ben burda şunu anladım.yani bayanlar şöyle demek istiyorlar;erkek durumu ne olursa olsun asla ikinci-üçüncü kadını almasın.boşansın.tek eşli olsun.diğer kadın yani bırakılan kadına da ne olursa olsun.ben sibel üresini televizyonda seyrettim.kadın çok doğru söylüyor.kadınların zoruna gitse bile.insanları muhafazakar zampara,şehvet düşkünü olarak suçlamak hiçbir şeye yaramıyor.gene herkes yapacağını yapıyor.

    • seymen diyor ki:

      Evli ve eşiyle uyumlu birlikteliği olan bir adamın zinaya düşme ihtimali nasıl yüksek olur. Akşam evine gelmiyor mu bu adam, çok afedersiniz, on kere istersen on kerede birlikte olabilir eşin seninle. Ondan sonra da ne görürsen gör isteksiz olursun bir süre. Adam mücadele etmiş kadının bildiği sekiz kişi var (bilmediklerini saymıyorum) , mücadele etmese ne olacaktı. İş değiştir, şehir değiştir, gel İstanbul’a burada yakışıklı (bekar) erkek kıtlığı olmadığından, rahat edersin. Müslümanlık nasıl olacak; bu devirde, bu lüks içinde cenneti kazanmak nasıl olacak, niçin oruç tutuyoruz, kime ne yararı var orucun. Bahane arayana bulmak zor değil, şeytan vesvese ve akıl vermede uzmandır zaten bu konuda. Nefsinin kölesi olmuş insana acımak ve dua etmek lazım.

      Baştan konuşmuş sadece cinsel tatmin için nikah yapıyormuş, kimi kandırıyorsun. Nikah demek evlilik demektir, böyle evlilik olur mu. Kadın evliyse kocasıyla anılır dışarıda, falancanın eşidir (karısıdır) o, kimliği eşiyle tanımlanır, var mı böyle birşey yok. Cinsellik bir yere kadardır, her normal kadın için sevme, sevilme, değer verilme cinsellikten önemlidir.

    • esra diyor ki:

      ya bırakın Allahaşkına şu sokaklar çıplak dolu nasıl tutalım kendimizi llflarını.biz müslümanız kardeşim.ona bakarsan marketler büfeler de içki dolu.mağazalar da uygunsuz kıyafet dolu vs.şimdi bunları görüp dayanamıyoruz deyip herkes günaha mı dalsın.çıplak her zaman olacaktır.tamam bu avukata yaklaşan kadınlar haklı değiller tabi.ama işte müslümanlık burda girer devreye.kendini tutmasını bileceksin.tamam bu adam tutamadı kendini. o zaman o rahatsız eden kadınlardan en uygun 3 tanesini alıp ev açsaymış ya.durumu da iyiymiş madem.müslümanlık sorumluluktur.o kadınların alsaymış sorumluluğunu.4 tane hanımı olduğu için bir ona bir ona gideceğinden diğer kadınlara gözü kaymazdı.alın sizin dediğiniz açıdan baktık olaya.

      • seymen diyor ki:

        Bayaa gelişme var sizde. :)

        Bugün, bu ülkede ikinciyi alacak adamın en az yirmi bin tl aylık geliri ve en azından on milyonluk bir serveti olması lazım. Üçüncüyü düşünüyorsa bunları ikiye katlamakla birlikte çalışmaya ihtiyacı olmaması ve çalışmaması, vaktini tamamen eşlerine ayırması lazım.

        • esra diyor ki:

          yok gelişme yok.ben ta en başından aynı şeyi söylüyorum.en alttaki ilk yorumuma bakarsanız adaleti sağlayabiliyorlarsa 4 değil 14 alsınlar yazmıştım.yani hasılı kelam siz de maddi açıdan adaleti sağlayamayacağını rakamlarla anlatmışsınız zaten.

          • seymen diyor ki:

            Karıştırdık ama doğaldır herhalde, bir ona laf yetiştir bir buna yoruluyoruz tabii. :)

            Ayrıca sadece olması gereken maddi durumu yazdım, manevi, duygusal vs. ihtiyaçlarda göz önüne alınmalı. Çok zengin olanlarda evlensinler birkaç dula sahip çıksınlar diyeceğiz ama onlarda ya modern! yaşamı benimsemişler yada işkolik olma durumları var.

            Allah (c.c.) hepimizin akıbetini hayr eylesin.

        • Aydemir diyor ki:

          Seymen bey ,
          Herşey parayla olmuyor. Bu parasal konuları zora koşmak, ikinci eşden vaz geçirmek için ortaya atarlar ve imkansızları isterler. Allah’ın kolaylaştırdığını siz niye zorlaştırıyorsunuz kardeşim. “kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız” prensibi bizim güzel dinimizin değil midir? Hangi kaynağa dayandırıyorsunuz bu aşırı maddi boyutunu? Mehrini verir ve evlenir.Adamsa zaten ona kötülük yapmaz böylece helal içinde yaşarlar.İslamı bilmiyorsa zaten ikinci eşi ne yapsın.
          Bence doğrudan ayrılmayalım.

          • Aydemir diyor ki:

            Sayın site yöneticilerine;
            İçinde yalan olmayan yorumlarımı kırpa kırpa iki- üç cümle bırakmışsınız.Yoksa o eleştirdiğim isimler sizin takma adlarınız mıydı? Niçin bu kadar koruyucu ve kollayıcı oldunuz. Sayenizde kadınlar hakkındaki “tarafsız olamazlar ve her zaman yetersizliklerini örtmeye çalışırlar” fikri sabitleşti bende. Hakkı gizlediğiniz ve keyfi davrandığınız için buradan ayrılıyorum. Hakkımı helal etmiyorum.

          • tugbaakbeyinan diyor ki:

            bu cümleleri kutsama halini cidden anlamıyorum.kırpıldıgını söylediğiniz yorumu ben düzenledim.eğer gönderdiğiniz haliyle yayınlasam cümlelerdeki bayalığı konuşuyor olurduk.yazarken farketmiyor olabilirsiniz.göndermeden okuyun en azından.
            yorum değil sanki en doğru sözü söylüyorum hali de sitede bu konuda sürekli şikayet eden erkeklerin dili oldu.sürekli bir taraf belirlemeye çalıştığınız için kendinizi koydugunuz yerin karşısına bizi koyuyorsunuz.eğer bir taraf söz konusuysa burda bunca zamandır yazdıklarımdan,notlarımdan anlaşılmalıdır ki güzel uslubun tarafındayım.
            söylediklerinizi “hak” cümleler gördüğünüz sürece cümleler size haklarını helal etmeyebilir dikkat edin…

          • seymen diyor ki:

            Sende haklısın herşey parayla olmaz, ama bu zaman kadınlarının büyük bir kısmı da ancak parayla ikna olabilyor, sana karşı duyarlı olabiliyor, para harcarsan ancak kıymet görebiliyorsun maalesef; siz birinci eşinizi de ikinci adayı da para harcamadan onlara mal mülk almadan çok eşliliğe ikna edebiliyorsanız ne mutlu size.

            Yorumlarda sorun olabiliyor bazen,yayınlanmayabiliyor. En iyisi çok önemli görüyordüğünüz yorumlarınızı göndermeden başka bir yere kaydetmek, yayınlanmadıysa, ana düşünceyi bozmadan bazı ifadeleri değiştirerek tekrar tekrar göndermek.

            Alınganlığa gerek yok, benim de yayınlanmayan yorumlarım oluyor. Konuşa konuşa tartışa tartışa zamanla biryerlere ulaşılabilir, sizin görüşünüze karşı taraf hemen karşı çıksa bile vicdanında bir acaba sorusu da olur.

        • firuze diyor ki:

          Seymen Bey,

          Bir yorumunuzda demissiniz ki “maddi imkani olup da 2.3.4 es almayanlar vebal altindadir”.Diger bir yorumunuzda da demissiniz ki “dedim ki hanima ikinci es alma hakkimi (maddi imkaninizin oldugunu kizlarinizin zengin oldugunu yazarak baska bir yorumunuzda dile getirmissiniz) ilerde kullanabilirdim ama senin yureginin azicik da olsa burkulacagini dusununce vazgectim artik bu haktan” simdi bu durumda siz de vebal altinda degil misiniz? Vebal altindadir dediginiz kisilerde tipki sizin gibi hanimlarini uzmemek icin maddi imkanlari da olsa bu hakki kullanmak istemiyor olabilirler mi ? Yanlis anlamayin sizi elestirmek icin soylemiyorum bu soyledikleriniz bana biraz celiskili geldi. Bir insanin birseyi tavsiye edebilmesi icin (ki siz cok evliligi tavsiye ediyorsunuz) once kendisi yapiyor olmasi gerekmez mi? Cocugunuza namaz kil deyip de kendiniz kilmiyorsaniz ne kadar etkili olabilirsiniz ?

          Bosna` da, Irak`da, Filistin`de, Suriye`de ve daha bilmedigimiz dunyanin bircok yerinde, zor durumda kalan musluman kadinlar, musluman erkeklerden (ve dahi onlarin hanimlarindan) yarin mahser gununde bu konuda davaci olurlar mi Allah bilir

          Selam ve Dua ile…

          • seymen diyor ki:

            Mesele çok evliliğin tavsiye edilmesi meselesi değildir. Mesele islam toplumunda evlenmek isteyipte evlenemeyen hiç bir kadının kızın olmaması meselesidir. Bu ayet(in hikmeti) erkeklerin zevki için değildir, kadınların tamamının korunması, kollanması, memnun edilmesidir asıl gaye.
            Bu ayet (Nisa 3) erkeklere hitap etmektedir, kadınların (Sema hanım dahil) burada söz söyleme hakları yoktur. Değerlendirme yapma hakları yoktur; erkek öğrenir, araştırır, sorar, kendi durumunu kendisi değerlendirir, kararını verir, kadının görevi burada gönülden itaat etmektir; sonradan uygulama da kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyorsa bunu erkeğe hatırlatabilir.
            Asıl olan yukarı da söylediğimizdir.
            Ama sizin de gördüğünüz gibi toplumda bir kabul edememe olayı var, kadınlar burada kınamıyorum falan deselerde satıraralarına baktığınız zaman bal gibi de kınıyorlar. İleri yaştaki (40-50) kadınların bu durumu kabullenememelerinin en büyük sebebi bu kınama ve biraz da mal mülkün paylaşımı meselesidir. Ben eşimi bu kınamalara muhatap etmek istemiyorum, o bunu hakketmiyor, ki durumu çok çok iyi seviyede olan biri de değilim. Ben bir kadına sahip çıkabilecekken çıkamıyorsam bundan eşimden çok bunu sindiremeyen toplum kesimleri ve devlet sorumludur diye düşünüyorum.

            Ki hukiki temeli de olmadığından çok suistimal edilebilen (ve edilen) bir mesele, bir kadın çok güvenebiliyorsa bunu kabul etmeli, mehrini baştan yüklü bir miktar olarak almalı. Bir yazımda da belirttiğim gibi bunu isteyen adam çom ama bunun sorumluluğunu taşıyabilecek adam sayısı fazla değil.

            Aslında Sibel Üresin’in teklif ettiği mesleye geliyoruz sonuçta, en azında ikinci evlilikler bazı şartlara bağlanarakta olsa kanunen serbest olmalı, kendini müminlerden gören, müminlerden sayılmak isteyen herkeste bunun için çalışmalı mücadele etmeli, talepte bulunmalı; Ki ahiretteki vebalden, boynuzlu koyunun boynuzsuz olandan hakkını alacağı gündeki zorluklardan biraz da olsa kendilerini koruyabilsinler.

          • seymen diyor ki:

            “maddi imkanı olupta 2. 3. 4. eş almayanlar vebal altındadır” sözümü savaş vb. durumlarda kadın sayısı erkek sayısından çok fazlaysa şartına bağlayarak düzeltmek istiyorum. Bizim toplumumuzda erkeklerin evlenmeleri için yardımcı olmamak ve onları buna teşvik etmemek vebaldir diye düşünüyorum. Ama yine de çok sayıda evlenemeyen bayan olduğunu düşündüğüm için isteyerek ve sorumluluğunun farkında olarak ikinci eş alan beyleri tebrik ediyorum kutluyorum.

          • firuze diyor ki:

            Seymen Bey,

            Peki bu savas durumu sadece Turkiye`de (Allah bize oyle gunleri gostermesin ins.) olursa mi gecerli, Irakta, Suriyede, Filistinde de olursa,oradaki muslumanlarin neler yasadiklarini ekranlardan seyrede seyrede Turkiyenin musluman erkekleri ve hanimlari “bize dokunmayan yilan bin yil yasasin” mi demeli, hani muslumanlar kardesti ?

            “ikinci” kadin oldugum icin degil, acikcasi ben Islamin bu ruhsatinin Islam cografyalari kan aglarken,bir an once hayata gecirilmesi taraftayim.

            Evlenmeden once de cok eslilige “kotu birsey”mis gibi bakmiyordum hatta oyle ki ablamin, dolabinda guzel giysileri olmasina ragmen hicbirini giymeyip, bakimsiz halini gorunce enisteme “eniste ben senin yerinde olsam ablamin ustune yeni birini alirdim” demistim de ablam bana “sen enistene nasil akil veriyorsun”diye kizmisti.Ablam mi, para kazanmasina ragmen, guzel giysileri olmasina ragmen, hala bakimsiz, hala bakimsiz..Enistem, ikinci bir es (gayri mesru birsey yasar mi Allah bilir) almaya cesaret edemez. Malum toplumda (bazi bolgeler haric) kabul gormuyor.

          • seymen diyor ki:

            Bu toplumun iki yüzyılda kaybettirilen ve hala da kaybettirilmeye çalışılan değerlerini bizim birden kazandırmamız mümkün değil, bunun için çalışmalıyız, gayret etmeliyiz, uğraşmalıyız. Zenginlik çok göreceli bir kavram, ben Filistinli dört hanıma bakabilirim belki ama iki tane Türk’e bakamayabilirim.

            Bazı bayanların yüzünden bazı adamlar (ki içlerinde ilk defa evleneceklerde oluyor) Rus veya Ukraynalı bayanlarla evlenmeyi tercih ediyorlarsa, artık o bayanın aldığı vebali bir düşünün. Gayrimüslim kadınlar, müslüman kadınlara tercih ediliyorsa ne hale geldiğimizi düşünün. Burada hatanın çoğu tabii ki müslüman kadınlardadır. Bir araştırmak lazım bu kadınlar adamlara nasıl davranıyorlar ki tercih ediliyorlar, bence mesele zannedildiği gibi çoğu zaman görüntü veya cinsellik meselesi değildir, mesele davranış meselesidir.

            Ayrıca evlenilmiş olmak için de evlenilmez herhalde diye düşünüyorum. Bir adamın ikin eşi olacak kişi, herhalde evliliği iyi giden birinden ziyade, idare edilmeye çalışılan bir evliliği olan birini tercih eder diye düşünüyorum.

            Yabancı ülkelerde bulunan kadınlar öncelikle o ülkelerdeki erkeklerle evlendirilmeye çalışılmalı, onlar çok eşliliğe teşvik edilmeli, bununla ilgili vakıflar kurulmalı, ikinci evliliği kabul eden beylere para verilmeli (biz göndermeliyiz).

            Ben bugünkü bilgilerime sahip ve hiç evlenmemiş biri olsaydım, evleneceğim kişilere şart koşardım söylerdim baştan, ‘zamanla dört eşli olmamı kabul ediyor musun, ancak beş yıl tek olabilirsin, daha sonra başkasını bakıcam ve bulursam evleneceğim ve senden resmi nikahından da vazgeçmeni isteyeceğim’ derdim. Bunu kabul edecek birilerini bulma şansım ne kadar olurdu pek bilemiyorum, herhalde ya beni çok seven bir olurdu yada şimdiki eşimden çok daha vasıfsız biri. Baştan söylemekle birlikte üçüncüye, dördüncüye cesaret edebilirmiydim bilemiyorum tabii.

          • firuze diyor ki:

            Seymen Bey,

            Guzel fikirleriniz var vakif kurmak gibi.Eminim cevrenizde sizin gibi dusunen insanlar da vardir.Neden bu vakifi kurmaya onculuk edecek kisi siz olmayasiniz? Bir yerden baslamak lazim oyle degil mi? Hic degilse siz ve sizin gibi dusunen beyler ilk is olarak hanimlardaki on yargiyi kirmakla ise baslayabilirler belki o zaman hanimlar da bu cok evlilik olayini bir kadinin dunyada basina gelebilecek “en korkunc sey” olarak gormekten vazgecerler, kadinlarda ki on yargi kirilirsa gerisinin kolay olacagini saniyorum.Zaten hicbir kadin yuzde yuz olarak “ben boyle birseyi (ne ikinci olurum, ne ikinciyi kabul ederim) asla kabul etmem” diyemez, dememeli cunku hicbir seyin garantisi yok, biz ne kadar plan yapsak da en iyi plan yapan Allahtir.

      • Aydemir diyor ki:

        Marketlerdeki içkileri içme arzusu, sadece bağımlı olanlar için geçerlidir. Diğerlerini yani içki içmeyenleri tahrik etmez o içki şişeleri. Oysa sokaktaki çıplak yada yarı çıplak kadınlar erkekleri aşırı derecede tahrik eder. Çünkü Allah erkeğin içine o arzuyu koymuştur.
        Lütfen bir görüşü ortaya atmadan mantık süzgecinden geçirip öyle yazın. Aklınızı daha iyi kullanmalısınız. Birilerine muhalefet ederken hakka olana değil batıla muhalefet edin bence.

        • Aydemir diyor ki:

          Sayın site yöneticileri,
          Bir şey dikkatimi çekiyor. Genelde sizinle ilgili olumlu yorumlarım çok kısa zamanda yayınlanırken, eleştiri içerikli yorumlarım onlardan daha önce olmasına rağmen bekletiliyor. Bazıları hiç yayınlanmıyor hatta. Kimilerine açıklayıcı notlarınız oluyor okuyorum Ama benim Hz ömer le ilgili yorumum niçin gizlendi bir cümle ile yazmadınız. Sizden adil olmanızı bekliyoruz.Unutmayın ki, bu da KUL HAKKIdır.

          • semamarasli diyor ki:

            Aydemir bey yorumları üç kişi onaylıyor. Tuğba, ben ve bir arkadaşımız. Tuğba ve ben hemen onaylanacakları onaylıyoruz onaylanmayacakları siliyoruz. Fakat üçüncü arkadaşımız eleştiri olan ya da tereddüt ettiği yorumları biz görelim diye bırakıyor. Bekleyen yorumlar bazen bunun için bekliyor. Bazen de üçümüzde bir kaç saat bilgisayar başında olmuyoruz bu yüzden bekliyor. Yoksa olumlu olumsuz diye bir ayırım yapmıyoruz.

            Sildiğimiz her yoruma açıklama yapmıyoruz zaten gönderenler az buçuk niçin olduğunu tahmin ediyorlardır. Hakaret, alay ya da konuyu bambaşka mecralara sürükleyip konudan uzakalaştıracak yorumları yayınlamıyoruz. Hz Ömer ile ilgili bilginin sağlamlığından emin olamadık gerçekse de konuyu başka bir alana götüreceği için onaylamadık.

          • Süheyla diyor ki:

            Aydemir Bey,kulun hakkını haram etmesi içimi çok ürpertir.Ben kolay kolay kimseye hakkımı haram etmem.Çünkü can düşmanım bile olsa gözümün önünde ateşler içinde cayır cayır yanmasına tahamül edemeyeceğim gibi ahirette daha beter bir biçimde yanacağını bilmek dayanılır gibi değil.Hakkımı haram etmem için çok canımın yanmış olması lazım.

            Bu sebeple her kızışta insanların hemencecik hakkını haram etmesine bir türlü anlam veremiyorum.Diyelim ki Sema hanım da Tuğba Hanım da size haksızlık ettiler ve siz de hakkınızı haram ettiniz.Söyler misiniz,her ikisininde bırakın cehennemi dünya da gözünüzün önünde canlı canlı yanmasına dayanabilir misiniz,bunu kaldırabilir misiniz?

            Kırılırsınız,kızarsınız anlarım ama hak hukuk olayı çok önemli bir şeydir.Hemen kızıp bu kadar çabuk hakkınızı haram etmeyin.

          • semamarasli diyor ki:

            Sizin suçlamalarınız için de biz hakkımızı helal etmiyoruz o zaman. Suizanda bulunup duruyorsunuz. Kadınların da kaç yorumu siliniyor ya da içinde hakaraet varsa o cümleler siliniyor. Bugünkü yorumlarınızın bir kısmını ben kestim. Önceki yorumunuzda sildiğim iki cümlede direk hakaretti. Cevap verdiğiniz hanıma anlayışınız kıt anlamındaki cümlelerinizin yayınlanması sizin için önemli ve silinmesi sizi rahatsız ediyorsa ve bu yüzden siteden ayrılacaksanız siz bilirsiniz. Fakat kadın ya da erkek kim yazarsa yazsın hakaret, alay, küçük düşürücü ifadeleri yayınlamayacağız. Karşınızdakinin anlaşını kıt buluyorsanız cevap vermeyin, zaten anlamayacaktır.

          • semamarasli diyor ki:

            Süheyla hanım son dönem bu moda oldu millet alakalı alakasız herkese hakkını helal etmiyor. Ben kendi vicdanım rahatsa haksızlık etmemişsem bu sözleri hiç umursamıyorum. Bir aralarda kadınlardan bana çok geliyordu. Kocalara itaatle ilgili yazılarımdan dolayı kadınları aşagılıyormuşum da bana haklarını helal etmiyorlarmış. Canınız isterse umurumda bile değil. Ben hak bildiğimi Allah rızası için yazıyorum. Bu yüzden hiç kafanıza takmayın. Biz burada kadın-erkek ayırımı yapmıyoruz, bizim içimiz rahat, siz de üzülmeyin.

          • Süheyla diyor ki:

            Haklısınız Sema Hanım,

            ama keşke insanlar haklarını bu kadar kolay ayaklar altına almasalar.Sadece Aydemir Beye göre söylemiyorum ama olura olmaza hakkını haram edenler yarın Allah huzurunda da bu kadar basit haklarından davacı olabilecekler mi?Allah onlara boş sebeplerle ya da bir anlık hırslarla hakkını neden haram ettin diye sormayacak mı?

            Bir müslümanın diğer bir müslüman yüzünden yanmasını hiç istemem…

          • osman diyor ki:

            birilerı burada kul hakkındamı bahsedıyor. gulsem mı? ağlasam mı?

          • dilruba diyor ki:

            benim de yorumlarım silindi kırpıldı kaç kere eminim başkalarına da olmuştur.kimse mızıklamıyor mu bunun için.demekki site yönetimi böyle uygun gördü site onların değil mi isterlerse bütün yorumları silerler.kendi sitelerine yazdığınız yazılar için hak isteyemezsiniz bence.bu beni evinize misafir etmediniz hakkımı helal etmiyorum demeye benzer.

          • seymen diyor ki:

            Yorumlar konusunda kadınlara birazcıkta olsa daha toleranslı davranılıyor ama ben buna tahammül edebilirim. Onlar kadın nede olsa, daha alıngan olmaları hakları.

            ‘Erkeklerin burnu büyümüş’ lafından da çok rahatsız olduğumu belirtmezsem içimde kalır.

        • esra diyor ki:

          ben gayet mantıklı düşünüyorum merak buyurmayın.içki bağımlıları için o içki nasıl günahsa erkekler için de dışarıdaki çıplak kadınlara bakmak o kadar günah.buna var mı bir itirazınız.bağımlı gider tedavi olur günaha girmemek için.erkek de ya sabreder ya eşiyle yetinir olmadı 2. sini alır dedim.bunda yanlış ya da mantık dışı ne var ki.

  29. uzun ince bir yol diyor ki:

    hanımlar beyler.özellikle beyaz karanfil hanımın ve ona cevap yazan sema hanım yazılarını dikkatle okudum.Beyaz karanfil hanıma haksızlık yapılıyor kanaatindeyim.içinde bulunduğu durum sıra dışı bir durum ama olmayacak bir durum da değil.kadınlar için boy pos,para,güç hepsi vazgeçilmez şeyler.adamda da bunların hepsi varmış zaten.bir de meslek icabı kadınların içindeyse Allah yardımcısı olsun.rahat bırakmazlar adamı.evli kadınlar bile asılır.beyaz karanfil yazısında karısının diğer kadınlarla birlikte olduktan sonra onları boşadığını filan söylemiyor.belli ki kocasının diğer hanımlarla nikahı devam ediyor.mute nikahı olması için baştan onlara “sizinle birlikte olduktan sonra boşanacağız” filan da dememiş.sema hanım bunun kesin olarak mute nikahı olduğunu nerden çıkardı onu anlamadım.herkes bilir mute nikahında baştan boşanılacağı karşı tarafa söylenir.sema hanımın direk zina suçlamasını yapması da bana mantıklı gelmedi hatta ağır ve veballi bir itham.bir de sema hanımın kurduğu şu cümle””””””Aralarında başka bir şey yok derken sevgi ilgi yok, sırf cinsel birliktelik demek istemişsiniz, peki kocanız aldığı hizmetin karşılığını nasıl ödüyor? Aylık maaş mı veriyor, kadınlar bu aşağılanmanın karşılığında ne alıyorlar? Biz neyi yanlış anladık onu anlamadım? “”””””
    adama yapışanlar ondan istifade etmeye çalışanlar kadınlar zaten.kadınlar zorla kendilerini aşağılatıyorlarsa adamın ve beyaz karanfil hanımın suçu ne anlayamadım.belli ki adamcağız da nikah kıymadan önce bir çok şart ileri sürmüş,kadınlardan zarar görmemek için kadınlar da kabul etmişler.burda adamla birlikte olmaya can atan kadınlar zaten, sema hanım özellikle adamın kadınları kullanıp attığını söylemiş.ben satır aralarında böyle bir şeye rastlamadım.kaç defa okudum hem de.bir de kadın erkek birlikteliğinde kadın erkeğe hizmet mi etmiş oluyor.eğer kadının yaptığı hizmetse eğer, erkeğin kadını cinsel anlamda doyurma çabası ne anlama geliyor.hatta kadınlar cinsel ilişkide erkeklerden kat be kat daha fazla zevk alıyorlar.kadın ve erkek cinsel birliktelikte birbirinden istifade ederler karşılıklı olarak.bir de cinsel birliktelik için adam kadınlara para mı verecekti.çok tuhaf mantık.bir terslik var.kadını doyurmaya çalışan erkek,yorulan erkek,çabalayan erkek….
    zevk alan kadın,yoran kadın,üstüne para alan gene kadın.bu bakış açısında bir yanlışlık var.

    • Süheyla diyor ki:

      Madem muta nikahı değil,o zaman yine de sekiz kadınla nasıl evli oluyor bu bey?Beyaz Karanfil hanım dışında en fazla üç hanımla daha evli olabilir ama beyefendi ilk eşiyle birlikte dokuz kadına nikah kıyıyor.Hadi dördü helal,geri kalan beşi haram değil mi,yine ortada zina durumu yok mu?

    • esmasultan diyor ki:

      “yedi yıldır sekiz kadınla imam nikahı kıyıp, onlarla sadece cinsel anlamda birlikte oldu.nikah kıydığı kadınlarla baştan her şeyi konuştu kendine göre de tedbirlerini aldı, anlaştı ve hepsinden de haberim var.sadece onlarla birlikte oldu-oluyor.başka da bir şey yok.”

      Bu cümlelerden adamın kadınlarla anlaşmalı evlilik yaptığı anlaşılıyor. Ben para karşılığı oladuğunda ısrarcıyım. Kadın maddi menfaat olmadan kabul etmez bunu. O adama o kadar aşık olsa daha sonra adamın onu boşayacağını bile bile kabul etmez. Kaldı ki adam kendine her aşık olanı nikahına alıp sonra boşuyor mu? Sizin ifade ettiğiniz gibi bakarsak, kendine hayran kadınların arzularını tatmin ediyor ?

      Burada eş, normal bir nikah akdi yapmış olsaydı şart ileri sürer miydi? Ne şartı bu? İstediğim zaman bırakırım, gelip aileme musallat olmayacaksın, kimsenin haberi olmayacak falan türünden şeyler galiba. Kadınlardan zarar görmemek için derken? İnsan eş olarak Allah katında nikahlandığı biri için bu tür şeyler düşünüp ince hesaplar yapar mı?

  30. zuhal diyor ki:

    Burda birde benim annelik hakkında söylediklerime istinaden yazıyorum .önce ahir zamanda erkek olmak beyfendiye.Sizinle aynı fikirdeyim ama kadınların ana gayesi anne olmak denildiğinde şöyle düşünüyorum.Bana göre kadında erkek gibi çocuk gayesi ile evlenmez.Eğer sizin dediğiniz gibi olsa bir kız çocuğunu kime verirseniz verin itiraz etmiyeceklerdi illede çocuk olsun kocayı sevmek o kadarda önemli değil diyeceklerdi.Çirkin yaşlı farketmez diyeceklerdi.Halbuki öyle değil.O yüzden de işte kadınlar her zaman erkekler tarafından kandırılmayada müsait olmuşlardır.Asıl gaye aşktır.Çocuk o aşkın meyvesidir.Sizin dediğiniz az bir hoşlantı işte o aşkın başlangıcıdır.Erkekde de durum aynıdır.Tıpkı dediğiniz gibi.Ondan dolayıdırki kadın erkek tabiatını anladığı vakit alınır üzülür .Çok duymuşuzdur kadınların bu konuda eşleri ile münakaşa ettiğini sen beni sevmedin diye sanırım evlilikte aşk öldü vs gibi laflarda bundan deniliyor çünkü gerçekler anlaşılıyor.Ama evlilik sonrası çocuk sevgisi bir annede olmaya başlar çoğunlukla ve bu öyle bir sevgidir ki bazen kocayı unutturur kadına bu unutmanın altında bu evlat sevgisi ve erkeğin tabiatının anlaşılmasıdır.
    Gelelim diyorki adlı yorumcunun fikrine çok doğru hatta evlendikten sonra çocuğuna karşı bu sevgi olmayan hatta kocasına kızıp çocuğuna zulüm eden anneler var bu azımsanacak kadar azda değil.Hatta bir çocuğunu sevip kayıran diğerini ezen var.Anneler varki erkek çocuğunu seven kızı sevmeyenler var Çocuğunun üzerinde sigara izmariti söndüren var….vs vs Yani o evlat sevgisi farklı bişey .Bekar bir bayan ben anne olmayı çok istiyorum demeside bana yapay eliyor o yüzden bir anne bile bunu beceremezken .Bence bu olanlar altındada kadınin eşine olan sevgisizliği yatıyor.Olaya sadece aşk meselesi olarak bakan kadın kendinin sadece cinsel obje olduğu yada evde hizmetçi olarak kullanıldığı fikrine kapılırsa yada erkeği tarafından böyle muamele görürse o kadın bence evladını fazlalık gibi görüyor.Ona yük olarak gözüküyor sevmiyor evladını çünkü kocasınıda sevmiyor.Kullanıldığını düşünüyor.Bundan dolayıda aldatmalarda artıyor.
    Şimdi evet çocuk sevgisi önceden de olur.Bende çocuk severim .Ama bana şuan birinin çocuğunu verseler al bak bakamam ama insanın sevildiğine inandığı birinden çocuğuna farklı bir şekilde seveceğine ve sahip çıkacağına inanmaktayım.
    esma sultan hanıma cevabım şu pek tabiki bak sizde söylüyorsunuz bi yaşta sonra kadın çocuğu mantıksal olarak ister yani toplumdaki yerini bulmak için ister Ama çocuk içinde yine diyorum sevmediği anlaşmadığı bir adamla ille çocuk için beraberde olmaz .Sevdiği ile evlenemeyip kadın olsun erkek olsun senelerce evlenmeyenler var.Yada çocuğu başka sebeplerden dolayı ister (işte toplumdaki yeri için,ilerde kendini bakan biri olsun diye,anneliği merak ettiği için,diğer kadınlar tarafından küçümsenmemek için vs vs )yoksa çocuk sevgisini bir annenin bildiği gibi bilmez.Sırf çocuk için evlenende sevgisiz bir evlilik yapmış olur kadın bu sefer çocuğunu gerektiği gibi sevemeyebilir.Şimdi islama uymayan yöntemler var mesela gen bankaları gibi kadının kocayada ihtiyacı yok gider geni satın alır ve çocuk yapar ama bu yanlış.Asıl olması gereken eşlerin önce birbirini sevmesi o sevgi hürmetine çocuk bir meyve olarak meydana gelir ve sevgiyle büyür.Herşeye mantıkla bakarsak eksik kalır.Eşlerin sevmesi derken burda evlilik öncesi flört yaşantısını kast etmiyorum.Ahir zamanda erkek olmak adlı okuyucunun yorumundaki gibi gençlerin birbirini gördüğünde hissettikleri hoşlantıdır .Flört olayı zaten islami değil.
    İllede evlenmiş olmak içinde evlenilmez insan kendisine aşkı ve huzuru verebilecek kişiyle evlenmek ister.Çocuk bir gün gidecektir ama ilerde yine eşinizle beraber kalacaksınızdır eğer sevmiyorsanızda o evlilik işkence olur eşler birbirine olan sorumluluklarını yapmak istemez.Evlenince aşkın ölmeside bence her iki tarafın islami olarak yetişmemesinden kaynaklanmaktadır.Eğer öyle olsa o hoşlantı zamanla evlilik sürecinde fedakarlıklarla beraber aşka sevgiye dönecektir.Karısını seven erkek her ne kadar şehven günaha düşmemek için evlenmiş olsada bunu aşırı bir şekilde eşine belli etmez ve ona hizmetçi muamelesi yapmaz .İslamda zaten belli kadın sadece kocasına hizmet eder başkasına değil ama günümüzde öyle olmuyor aile üstüne aile kuruluyor.Buda islami değil tabi.Ama aileler arası yardımlaşma farklı bişe .Tabiki kadın yada erkek eşlerinin ailelerine faydalı olmak adına bazı yardımlarda bulunabilir sevap kazanmak adına ama kadın buna mecbur tutulursa işte o zaman kendini hizmetçi gibi hissetmeye başlar kırılır ve üzülür.

    Burda erkeklere çok rol düşüyor.Eşlerine ne kadar nazik olursalar onlara bu şekilde olmadığını hissetirirseler büyük ihtimal temiz bir müslüman kadın evladınada iyi bir annelik yapacaktır.Evliliğini önemseyecektir.Temiz bir müslüman bayan diyorum çünkü önceden yaşanmış olan erkeklerle kötü tecrübeli bir bayanda çocuklarına iyi bakmayabilir sevmeyebilir.Haremli seramlık olmanın sebeplerinden biri zinaya yaklaşmamanın sebeplerinden biri ilerde aile saadetini korumaktır.Kadın ve erkek evlilik öncesi birbirlerini yanlış bir şekile tanırsalar birbirlerini asla sevmeyecek hep suçluyacaklardır düşman gibi göreceklerdir .Evlilik öncesi ilişkilerde olumsuzluklar yaşandığında ayrılmalar olduğunda bu sevgizilik dahada artacaktır.O yüzdendirki zina flört haramdır.Oysa Rabbim şu kainatı sevgi üzerine yaratmıştır.Sevgi oluşsun aşk olsun diye bu islami kurallar gelmiştir.O sevginin devamedilebilirliği için.
    Eğer bu şekilde olursa evlilik işte çocuğu olmayan çiftlerde birbirlerine sevgi ile bakacaklardır.Evlilikteki asıl amaç sevgidir diyorum aşktır.Karı koca arasındaki muhabbettir.Çocuk sonra gelir.Ama toplumsal yargılara göre çocuk dünyaya gelirse o zaman aldatmalar,işte erkek çocuk olsun diye hanım üzerine hanım almalar,kzı çocuğunu hor görmeler vs gibi olaylar artacaktır.Evlilikler mantıklı olduğu kadar hemde aşkla sevgiyle başlamalı ve islamlada korunmalıdır.

  31. Aydemir diyor ki:

    İSLAMİ BİR HAYAT TARZINA KARŞI ÇIKMAK İÇİN BAHANEMİZ OLAMAZ!
    Bazıları için çoook üzülüyorum.
    Niye mi?
    Görüyorum ki hala kendi kafasındaki saçma fikircikleri Allah’ın ayetlerinin yerine koymaya çalışıyorlar. Hatta günümüz sisteminde çok evliliğin uymayacağını savunuyorlar.Çünkü yönetildiğimiz kanunlarda bu yok diyorlar.
    40 – 50 yıl kadar önce bu ülkede bazı kanunlar çıkarıldı ve bunlardan biri de şapka kanunudur. Şapka kanununa muhalefet ettiği gerekçesiyle dönemin alimleri idam edildi.(İskilipli Atıf Hoca gibi) Şimdi soruyorum bu gün şapka giymeyenler idam ediliyor mu? -HAYIR. Peki başörtüsünü yasaklayan bir kanun var mıydı? -HAYIR. Ama son yıla kadar bu yasak değil miydi? – EVET.
    O büyük insanlar canları pahasına karşı çıkmasydılar, o şerefli başörtülü hanımlar, kızlarımız “nasılsa yasak” diyerek başörtülerini takmasaydılar; hatta İsmet İnönü döneminde Kur’anında okunması yasaktı o zamanki büyüklerimiz de “nasılsa yasak” diyerek kur’anı okumayıp nesillere öğretmeseydiler ne olurdu bizim halimiz?
    İşte sorun burda ve çözüm bizde.Şartları zorlayarak yeniden islami bir hayat yaşamanın temellerini atmak için kendi çapımızda elimizden geleni yapmalıyız. Birisi eğer “Sistem buna uygun değil, Allah’n ayetiyle uygun gördüğü ikinci eş olmasın” diyorsa şunu derim:
    – Bekle o zaman, biraz daha veled- zinalar çoğalsın;
    biraz daha sapık ilişkiler ayyuka çıksın;
    çocuklarımızla sokaklarda rahatça gezemez olalım, hangi köşe başında iki sarhoşun sevişme sahnesiyle karşılaşma utancını yaşayarak.
    Hele biraz daha yarısı erkek yarısı kadın bozuntusu garip yaratıklar çevremizde çoğalsın da, sen ne zaman izin verirsen müslümanlar o zaman ikişnci eşi alabilsin. Allah kimseyi akıl ve ilim fukarası yapmasın

    • seymen diyor ki:

      Aydemi kardeşim, iki eşlilik sadece dini kaygısı olanların sorunu zaten o yüzden bu halledilirse ahlaksızlıklar bitecek diye bir şey yok.
      Rahmetli hocam (Allah c.c. makamını ala eylesin) resmi nikah kıyılmadan, dini nikahın kıyılmasını bile uygun görmezdi, çünkü bugünkü insanların çoğunun bu işin ciddiyetinin farkında olmadığını bilyordu.
      Bildiğim bir olay, kızı nişanlamışlar dini nikah yapmışlar, kız kendi baba evinde ama damadı beğenmemiş bir süre sonra başkasına kaçtı, yeni eşide onunla evlendi sözde, birinci eş boşamadan sen ne yapıyorsun öyle dur diyen bir büyük çıkmadı.

      • zuhal diyor ki:

        Seymen bey ben böyle bir şeye şahit oldum Kadın rahatsızlanınca baktıki olmadı kocasına evlenmesi için izin verdi .Neyse bu izinle adam bir hanım daha aldı.Eve getirdi.Bu bekar hiç evlenmemiş bir bayandı kızı bizzet ben gördüm.Kız gitti evde adamın çocukların baktı bir süre adama hanımlık yaptı kısa bir süre sonra hasta eş ben istemiyorum bu kadını çok kıskanıyorm dayanamıyorum dedi .Sanırım çocuklarda istemediler.Adamda kızı baba evine yolladı.Daha bunun gibi niceleri var …….

        • zuhal diyor ki:

          Kız evin tek kızıydı evden bir abisi yada bir büyük diyemedi sen ne yapıyorsun diye çok üzücü bir durum

        • seymen diyor ki:

          Bu durumda olması gereken birincinin resmi nikahtan vazgeçip sadece dini nikaha razı olması, ikinciyle resmi nikah yapılmasıydı. Bu benim fikrim herkes katılmayabilir.
          Eşlerin aynı evde olmamaları gerekir zaten, ikinci eş ayrı ev istemeliydi. Gündüz ara sıra yardıma gidebilirdi gibime geliyor. Çocuğu olmayanların, sağlık sorunu olanların ikinci eşe karşı çıkması kadere isyan gibi geliyor bana.

          • zuhal diyor ki:

            Yok haklısınız ama ilk hanım yatalak hastaydı bildiğim kadarı ile ondan dolayı 2 hanım aynı eve alındı ve olanda oldu ,ya herşeyini versin vermesin bu kadın şimdi kanuna gitse suçlu gitmese olmaz hakkı yenmiştir.Biz bilemeyiz kim iyi kim kötü.İnsanlar 40 yıl namaz niyaz ösonrası lürken imansız gidiyor icabında ne olacağımız bellimi.Bence bu devirde kimseye güvenmeden uyanık olmalı kendiniz ezdirmemeli .Peygamber efendimiz zaten diyor ahir zamanda islamiyeti yaşamak ateşi elde tutmaktan zor olacaktır.Bu durumda illede şunu isterim diyeceğimize elimizdekilerin değerini bilip sabretmesini günaha düşüp hak olayına dikkat ederek yaşamamız gerekiyor.Burda asıl çözüm bana göre aslen kanunların ve yönetimin değişmesi ama inanın bunu gerçekten uygulacağımız söylesek ben inanıyorumki çok kimsede karşı çıkacaktır.Dedimya bizim toplum başka rejimlerde islamı yaşamayı seven bir toplum Tamam Allahın yüceliğini kabul ediyoruz diyoruz hak yoludur diyoruz uygulamaya gelince işimize gelmiyor malesef….

      • Aydemir diyor ki:

        Seymen bey,
        Benim zaten genel olarak vurgulamak istediğim şey şuydu: çok eşle evlilik kanunlarımıza girsin ve aynı birinci eşin haklarına sahip olsunlar.İslam da olan haliyle olsun. Ama bu olmuyor diye böyle bir hükmü yok saymaya kalkmasın kimse.
        Kişilerin davranışları gurupları etkiler, gurupların davranışları toplumu yönlendirir, toplumun davranışları ise ihtiyacı doğurur. Bu ihtiyaçların karşılanması için kanunlar düzenlenir. Toplumu biz hazır hale getirdiğimizde zaten hayatın içinde olan gerçeklere uygun yasalar da hazırlanmak zorunda olur.

  32. Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

    bu konuda daha önce hiç yazmadım (bekar olduğumdan gerek duymadım evlilere bıraktım) lakin bende işin diğer yönlerine değinmeliyim diye düşündüm ve bir kaç kelam edeyim dedim şimdi:

    evvela sema hanım son iki yazısında artık erkeklere yüklenmeye onların yaptıkları hataları yazmaya başladı en azından bunu hep birlikte görüyoruz…

    çok evlilik meselesinde ne yazıkki esas sorunumuzun çok boyutlu düşünememek olduğunu resmin bütününe bakamamak olduğunu düşünüyorum..halbuki müslüman kişi bir iş yapmayı düşündüğü zaman işin her yönünü ele almalı sadece nefsi esas almak tarihle sabittirki çok er kişiye fatiha okutturmuştur..

    ben daha çok kadının çalışması konusu üzerinde duranlardanım kadının mecbur olmadıkça çalışmaması gerektiğini her bununla ilgili konuda her platformada dile getirmeye çalışıyorum..ve bunu söylerkende işin bütününe bakmaya çalışıyorum..mesela bir mümine bir kadın aslında ileride doğacak çocuklarını kendisinin büyütemeyeceğini ve çocuklarının kreş mahsulü olacağını bir işe başlamadan önce çoğu kere hesap etmez..çünkü işe tek boyutlu bakar onun için öncelik kendi ayakları üzerinden durabilme sendromudur..işte çok evlilik mevzusuda aynı bunun gibidir ikinci kadını düşünen hemcinslerimiz ne yazıkki işin önünü ardını hesap etmeden işin sadece tek boyutunu ele alıyorlar tek bir pencereden bakıyorlar..mesela bir erkek ikinci eş düşünüyorsa bir defa bunun ekstra KUL HAKKINI hesap etmelidir sonra doğacak ÇOCUKLARI hesap etmelidir sonra yeni hanımın akrabaları,çevresi vsaire..tüm bunlar hesap edilmelidir artı ilk karısından çocuklar varsa yarın bu çocuklar arasında ÜVEY KARDEŞ durumlarını hesap etmelidir…işte tüm bu durumlar hesap edilerek bir evlilik düşünülmüşse artısı eksisi iyice hesap edilmişse ve en önemlisi MADDİ olanak var ise bu evlilik şeran uygun bir şekilde yapılır…lakin tüm bu durumlar hesap edilmeden sadece nefsi açıdan yapılan evlilikler her iki aileyide harap ediyor bunun bizzat kendi çevremden müşahede etmiş bulunuyorum…lakin parantez açıyorum eğer zinaya düşme tehlikesi var ise erkek olayın tüm boyutlarını düşünmese dahi yine bu evlilik yapılmalıdır,çünkü islamda esas olan harama düşmemektir…

    peki gel gelelim işin Ahir zaman boyutuna işin fıtrat boyutuna…evvela erkeğin kadına meyilli kadınında erkeğe meyilli yaratıldığı bu meyillerin esas nedenin de NESLİN BEKASI VE DEVAMI olduğu güneş gibi ortadadır…yani şehvet aslında bir amaç değildir nesil için bir ARAÇtır..bir cüz-i ücrettir..zira ARAÇ olan şehvet ve iki cinsin meyli olmaksızın bir neslin devamı mümkün değildir…

    peki erkek bu zamanda fitnelerin bol olduğu ahir zaman fitnesi olan kadınların açık saçıklıklarıyla erkekleri kalbini yaraladığı manen bedenleriyle erkekleri taciz ettiği bu devirde erkek ne yapmalı? esas sorunumuz budur bence..bekarsa ne yapmalı evliyse ne yapmalı diye iki seçenek önümüzde durmakta..bekarsa yapılacak şey maddi imkan varsa evlilik yoksa hadiste belirtildiği üzre oruç tutmak..evliyse yapılacak şey bişey yoktur bir filozofun dediği gibi “evlenince karın iyi çıkarsa ne ala çıkmazsa filozof olursun” şeklinde özetlenebilir…yani erkek evliyse bu zamanda erkeğin kalkanı kim olmalıdır sorusunun cevabı o erkeğin karısıdır şeklinde olmalıdır..peki kadın kalkan erkek hala gözü dışarda ise o zaman nefis terbiyesi işin içine girmelidir..eğer erkek bunuda yapmıyorsa o zaman hala gözü dışarıda ise işte o zaman erkeğin harama düşmemesi adına ikinci evliliğe adım atılmalıdır…çünkü bu erkek biraz farklıdır beş parmağın beşi bir olmadığı gibi her erkekte bir değildir bazı erkekler kendilerine iyi bakarlar güçleri yerindedir sıhhatlidirler bazısı ise kendini boş vermiştir..mesela eski bir futbolcu bir programa konuk olmuş bir futbolcunun aşk dedikodusunun üzerine şunları demişti:”biz futbolcuların yediğimiz içtiğimiz vitaminleri bir bilseniz bize hak verirdiniz” mealinde bir şeyler söylemişti..yani sözün özü biz diğer erkekler gibi değiliz diyordu..tabi bu onların zamparalıklarını mazur göstermez..lakin anlatmak istediğim her erkeğin aynı durumda olmadığıdır…zaten çok eşlilik %3 düzeyinde olmasınında izahı budur hakikaten bu tür erkekler ancak %3 türler ve onlarında çok eşliliğine izin verilmesi onların bile bile harama gitmelerine engel olunması gerekir…lakin poligami denilen çok eşliliğe müsait olgusu erkeklerin çoğunlugunda mevcuttur..yani sıhhatli olmayan erkekte dahi mecbur kalınırsa savaş durumlarında çok evliliğe programlı yaratılmıştır..bu iki şey karıştılmasın…lakin diğer bizim normal erkeklerin bunu çok dillendirmelerinin sebebi evliliklerin kötü gitmesi ve harama düşmek yerine helalinden almak istemeleri olabilir yada gerçekten kadınları kızdırmak olabilir..

    bitmedi devamı gelecek…

    • osman diyor ki:

      bu tesbitler cok doğru.
      1.neslın bekası devami için cinsel arzu verilmiştir. cinsellik amaç değil araçtır.
      2.ikinci kadının ve çocuk hakları .burada ınsanları kırıcı yorumlar yapanlar, eşi oluptan onunla ılgılenmek yerine burada ınsanları kırıcı yorumlar yapanlar,bırılerıne laf sokmak, akıl vermem için saatlerce zaman geçirenler ikıncı eşlerının ce cocukların hakkını nasıl verecekler.
      3. hakkı ile eş olamayı bilmeyen (evet katılıyorum bu cok)kadınları bu kadar elestıyor, manevi olarakta cogunu eksık oldugunu bende, sema hanımda ve ikinci eş isteyenlerde kabul ediyor. bu kadar kotu olan seyı neden bukdar cok isityorlar. bu çelışki değilmi? evet günumuzde hakkı ile bir eş olacak kadın bulmak bu kadar zor iken riske girip neden ıkıncı evlılıgı cokca istiyoruz.ıhtımal dahılınde ıkıncı esınde huysuz olma ıtımalı cok yuksekken.

      peygamberımız savastan donerken kucuk cıhattan buyuk cıhada degınmıstı

      hanı nefsı ısteklerımızle savasacaktır. butun arzularımız elde etmek ıcın calısmayıpta gem buracaktık.
      hanı kendı nefsımızden vazgecıp yasatmayı sececektık.
      hanı nesıller bızım ıcın cok onemlı ıdı.daha nefsımızden vazgecıp cocouklarımız ılgılenmıyoruz.
      hanı ahde vefa vardı.ınsanları yarı yolda bırakmıcaktı. cocuklarımıza ve eslerımıze hakkı ıle sahıp cıkamıyoruz.

      bak adamın sekıztan hurısı var tahmın edıyorumkı hala doymamıstır. yıne istiyordur. ısterde yaratılıs genlerıdne vardır. ıstıyor dıye hayatamı gecırecegız. evet cok eslılık bır haktır. ama adaletlı olmayaı beceremeyen ıkıncı es dıye tutturmasın. ıkıncı es tuturan sıtedekı evlıler ancak bırılerıen laf yetıstıyor. hanı adaletlı olcaktır. esın ve cocukları evde ılgı beklerken saatlerce burada bırılerıne laf sokuyorsun. hanı ıslam hanı akıl hanı nızam.

      ey hakkı ıle eş olamayı beceremeyen kadınlar. aklınızı basınıza alın. erkege cok eslılık hakkı verılmıstır. sız erkege hakkı ıle es olamazssanız saygıda kusur edersenız, manevı ıhtıyaclarını karsılamazsanız erkekte bu hakkını kullanmak ısteyecektır. tuh kaka demeyı bırakıp karadenız şivesi ile akıllı olun.:)

      ey cok eslı olmak ısteyen kardesım kendını kandırmaya gerek yok. erkeklerde bayanlarda hakkı ile kul degılız. buda kısılıgımıze ve davranıslarımız yanasıyor. ıkı esımız olsa bırı kesın cekılmez ve sorun cıkaran oluyor, ıkısı ıy olsa bız erkekler adalatlı davranamıyoruz ve hersekılde sorun ortaya cıkıyor.

      bazen yazılarnladan ders cıkarmak yerıne sadece elestıyoruz. erkekler bayanlar cephesı kurulmus.

      ey erkek arkadasım yuzlerce esın dahı olsa kadınlara arzun bıtmayacegını ve bu arzunun hep içinde olacagını dusunmuyormusun. yuzlerce kadınla zına edenlerden gormuyormusun nefse cok eslılıkle gem vuramazsın.

  33. Süheyla diyor ki:

    Beyaz Karanfil Hanımın yazısından sonra benim yine beylere bir sorum olacak:)

    Sizce bir erkek, ne kadar yakışıklı olursa olsun ve ne kadar iyi bir kariyere,mala mülke sahip olursa olsun,dışarı da,özellikle kadınlara karşı soğuk ve mesafeli oluyorsa ve de sert bir profil çiziyorsa sizce o erkeğe kadınlar yine de askıntı olmaya cesaret edebilirler mi?

    • uzun ince bir yol diyor ki:

      evet.hemde daha çok asılırlar.daha karizma gelir çünkü.kadınları çeken para ve güç zaten.bi de buna yakışıklılık eklenirse yapışırlar.gerçi ortama bağlı.bu nitelikteki bir adamla aynı ortamda çalışan bayanlar muhakkak onu alt etmek için uğraşacaklardır.benim çalıştığım işyerinde de buna benzer bir durum var.patronumuz yaşlı ama zamanında gece hayatının hızlılarındanmış.bir sürü kadın gelip gidiyor yanına.para koparmak için.yapışkan olanları kovduğunu biliyorum.ama kadınlar arsız sanki hiçbirşey olmamış gibi gene geliyorlar.

    • seymen diyor ki:

      Parfüm kullanmasın beyefendi, biraz ucuz giyinsin, bir de sakal bıraksın mümkünse, işyerinde de ara sıra hanımını övsün bayanlara karşı, bakalım ne oluyor.
      Estetetik, cilt bakımı yaptıran, sözleriyle kendini beğendirmeye ilgi çekmeye çalışan, sürekli gezmekten, lüks yaşamdan bahseden adam masum olamaz.

    • esmasultan diyor ki:

      Bir bayan olarak ben gözlemlerimi söyleyeyim. Fersah fersah da uzak dursa sülük gibi yapışan kadınlar oluyor. Evli olup olmaması da çok önemli değil onlar için. Hatta bazen bu soğuk görünüm cool geliyor, daha cazip oluyor sanırım. Elde edilmesi gereken av konumuna mı geçiyorlar ne.

      Yine de soğuk ve mesafeli olması bir çok art niyetin önüne geçer. Olası art niyetli kadınların büyük kısımı bu tavır karşısında kötü emellerinden vazgeçer.

      Erkeğin kendini ve nefsini muhafaza etmesi gerçekten zor ama imkansız değil. Bu zorluğu kimse kendine bahane etmesin. Erkeğin nefsi evde doyuyorsa buna sabretmesi çok daha kolay.

      Sonuçta imtihan dünyasındayız. Bu tür nimetlere sahip olan erkekler de bununla imtihan ediliyor işte. Özellikle servet sahibi olan erkekler için çok daha büyük bir imtihan söz konusu. Ne hikmetse bayanlar paranın kokusunu çok çabuk alıyorlar.

  34. zuhal diyor ki:

    Adalet konusuna gelince erkekler bunu çok basite alıyorlar. Bence günümüzde erkeklerin yüzde 99 unda bir başka hanım almaya durum yoktur.Neden derseniz.Topluma genel olarak baktığımda mallar mülkler alınıyor ama hep hanımın desteği ile.Mesela kadın ev işi yapmak zorunda değil iken eşine fedakarlıkta bulunur der ben yparım gerek yok erkek burdan eşinden destek görür para harcamaz.Kadın eşinin anne babasına hizmet etmek zorunda değil iken eşinin annesi babası diye saygı duyar sevaptır der bakar erkek yine masraftan kurtulur.Çünkü mirasta erkeğe verilen fazla pay erkeğin anne babasına bakma diğer sorumluluktan gelir.Eee erkek burdada masraftan kurtulur.Böyle çok örnek verebilirim.Hatta ben bizzat tanıdığım bir örnekte gördüm 3 elti aynı evde yaşıyorlardı hepside kapalı bayanlar bu bayanlardan 2 si yazın köye gider 1 sene kocayı görmez diğer gelinde kocasına ve kayınlarına hizmet eder.Ama islam bu değildir.Kayınlar geline haramdır yanlız kalamazlar kadın bunuda yapıyor ama idare etmek için.Sözün kısası erkek bu kadar hakka girmişken biraz parası artttığında ben 2 hanım isterim deyip alması zaten haksızlığı başlatmış demektir.Adaletsizlik burda başlıyordur.Çünkü 2. eş bu işlerden geçmiyecektir.Birde kimin emeği ile alıyorsun o 2. hanımı?Ondan sonra işte erkekler kendilerine hayatta destek çıkacak hanım bulamazlar zamanımızın okumuş erkeğe yüz vermeyen kadınları olur inlardanda şikayet ederler Bence erkekler kendilerine yapılan iyilikleri görmelidirler görmemek zaten islamda yine günah.Ama erkek herşeye gücü yeterde ben 2 hanım isterim o başka.Kadınların sırtından bunu yapmaksa daha bir başka …Ve peygamber efendimiz veda hutbesinde ölmeden tüm insanlığı uyarmıştır.Kadınların haklarına önem verin .İslam hak dinidir.İnsanlara hakkını vermiştir ihtiyacı durumunda ve erkekleri uyarmaktadır ‘eğer -hanımlarınıza adaletsiz olursanız bir tarafınız felçli geleceksiniz diye.Diğer hadiste deniliyor ‘Siz ne kadar şerefli iseniz kadınlarınızda o kadar iffetlidir’ Delikanlının biri ne şahitim evlenmeden önce evlenmeyi düşündüğü kızla konuşurken şu ifadeyi kullandı karısını aldatmayan erkek yoktur bu biline ..İnsaf ya madem öyle niye evleniyorsun ?eve hizmetçi mi lazım ?zaten hanım çok madem dışarda evlenipte sorumluluk almaya gerek yok..hatta yap birinden bir çocuk büyütsün sana demek dışardaki kadın bu kadar kıymetli onlardan biri alına ..

    Bazen duyorum insanları evet ben müslümanım ama şeriat kötüdür ? Bu sözde çok saçma Ya islamı isteyip şeriatı istememek demek evet islamın doğruluğunu kabulum ama bu uygulamaya geçerse işime gelmez demektir.O zamanda islam bugün olduğu gibi ya eşarp yada namazdan başka bir şey olmaz ve eksik kalır ve insanlar hep haksızlığa uğrarlar.İslami kuralları her zaman şeri yönetimde uygulayalımki ne erkekler pr oblem yaşasın nede kadınlar.Yani islami kuralları bu sisteme uygularsak işte insanların nefert ettiği bir islam anlayışı çıkar islam islam olmaktan başka bişe olur.
    Günümüzde evliliğe zaten saygı azaldı.Artık yuva yıkanlar dışardan kadınlar kadar anne babalarda vesile oluyor.Evlenen insanların artık ayrı bir yuva sahibi olduğunu anlayamıyorlar ve yapılan araştırmacılar evlilikleri daha çok ilk 2 yıl içinde aileler yüzünden olduğunu özellikle anneler yüzünden olduğunu vurguluyorlar malesef.Burda kadınların yerini bilmemesi söz konusu .Kadın artık eşinin işine oğlunun yuvasına gelininin giyimine vs vs karışacak kadar cesur.Erkeklerde böyle bişey yok Çok erkek oğullarının yada damadlarının yuvalarına müdahelede bulunmaz .O yüzden kadın yerini bilmelidir diye düşünüyorum .Kadınlar kocaya hizmeti unutmuş ilgilenmiyorsa erkekler kadınlarını bırakıp başka kadınlara gitmek istiyorsa bir terslik var .Kadının görevi kocasına hizmet etmektir oğlunun karısını kendisine benzetmek değil ,torununu bakmakta değil herkes kendi yerini ve konumunu bilmeli .Gerçi bu davranışlarda çıkarlarda söz konusudur.Dünyaya ne kadar bağlı olursak o kadar çok inciniriz.Erkek bununda farkındadır evde ve yine susar ve yine adaletsizliği desteklediği gibi islamı yada herhangi bir haksızlığa sebebiyet verir ve yapanıda destekler yüceltir.Günümüzde erkeğin kadına söz geçirme durumu kalmamıştır.Kadınlar kocalarının sözlerinden çıkmaktadır.Daha öncede dediğim gibi erkek yatağını ayırarak yaptırım gücü uygulayacağına kadın bunu yapar olmuştur.Çünkü erkek nefisini yönetmemektedir nefsi onu yönetmektedir.Karısını durduramaz çünkü kendide ona haksızlık yapmıştır.Ki şu söz çok doğrudur haksızlığa boyun eymemek için haksızlık yapmayacaksız.Aksi takdirde bu duruma düşmüş oluruz.Bugünkü insanların durumu bence daha önce erkeklerin yaptığı haksızlıkların sonucudur.İşte ondan dolayıdır Zina büyük günahtır.Ufak günahlar birikirse büyük günah gibi olurlar.Günah ın derecesi yüksektir.Ne kadar çok insana zarar veriş yada sebebiyet vermişsek o kadar günahımız artmaktadır.

    Saygılarımla

    • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

      “Günümüzde erkeğin kadına söz geçirme durumu kalmamıştır.Kadınlar kocalarının sözlerinden çıkmaktadır.Daha öncede dediğim gibi erkek yatağını ayırarak yaptırım gücü uygulayacağına kadın bunu yapar olmuştur.Çünkü erkek nefisini yönetmemektedir nefsi onu yönetmektedir.”

      doğru söze ne derki..çok güzel bir tespit yapmışınız…ama bende ilave etmek istiyorum…bence erkeklerin nasihat ve yatak ayırma işlemini uygulamayıp direk üçüncü aşama olan dövme safhasına geçmelerinin en önemli nedeni yatak ayırmanın kadından çok erkeğe zarar verdiğini bilmemelerindendir çünkü kadınlar için bir önemi yokki ha kocayla beraber uyumuş ha uyumamış ha aynı odada kalmış ha kalmamış yıllarca ayrı odalarda uyuyanlar var..işte bu nedenle erkek bunu bildiğinden ve böyle bir şey yapınca kendine zulmedeceğinin farkında olduğundan ilk iki aşamayı geçip direk dövme safhasına başlıyor..buda işin bir diğer boyutu…

      • zuhal diyor ki:

        Bence tek çözüm islam anlayışında yaşamak onu özümsemek bu dedikleriniz bunu gösteriyor.Her şeyimiz eksik .İslam denilince aklımıza namaz oruç işte işimize gelen bazı hadislerden başka bişe gelmiyor.İslamı uygulamak isteyenide eziyoruz evladımız olsabile .Allah sonumuzu hayır etsin.İslam sadece bunlar değildir hayatın tamamıdır bana göre ama şu an topluma göre işte hayatta ufak bir köşede tutulması gereken bir inanç başka bişe değil…

  35. zuhal diyor ki:

    Sayın Sema hanım,

    Burda kendi düşüncelerimi sizede bildirmek istedim eğer bir yanlış varsa lütfen belirtin.Aslında sorun erkeğin 1 yada 4 hanım almasında felan değil.Burdaki sorun kadının haksızlığa uğraması yada ezilmesidir.Zayıfın ezildiği toplumda hiç bir zaman ilerleyemez islam inancımıza göre.Şimdi ben açıkça belirtmek isterimki erkeklerin 1 den fazla kadın almasına bu sistemde karşıyım çünkü bu kadını farkında olmadan daha kötü duruma düşürmek olur.Sistem derken kastım yönetim şeklimiz.Yani eğer şeriatla yönetilen bir ülkede olsaydık bilmiyorum nasıl olurdu.Yani bu çok eşlilik sadece tavsiye olarak olduğu için şeri kanunlara nasıl geçerdi ne derece geçerdi bilmiyorum ama şu kesinki kadın hakkını savunabilir olurdu.Kimse bu durumu suistimal edemezdi.Yani eşi mesela 4 hanımdan fazlasını alamdığı için zinayada sapamaz ve kadın yine kanunen hakkını arardı.Ama günümüzde bu imkansız.Biz toplum olarak islamı başka sistemlerde yaşamak isteyen bir millet olduğumuz için diğer islami kanunlardada olduğu gibi 4 eşlilik meseleside her zaman su istimale açık olduğu gibi zinayıda teşvik edecektir.İslamda hiç bir kuralı biz kendi kafamıza göre yorumlayıp aa bu beni hakkım yaparımda diyemeyiz.Bunun yaptırım gücüde Şeri yönetimden gelir.Insanların insiyatifine bırakılan din kanunları hiç bir zaman adaleti getirmez.Çünkü daha önceki yorumlardan
    anlaşılacağı gibi herkes kendi kafasına göre yorum yapar ve haram işler.Geçenlerde internt ortamında okudum .Delikanlının biri resmen yaptığı zinayı anlatıyor diyor ben efendim bir bayanla beraber oldum sonra ona dedim gel evlenelim sen benim helalimsin Kadında evlenmek istemeyince kadını kötülemiş ahlaksız diye.Şimdi burda helali olmayana zaten el sürmüş bu durumdada kadın ona helal olmazda haram olur zina yaptığı için .Bunun şeriatta cezasıda bekarlara farklı evlilere ölümdür.Yani nikahsız yatmakda ne oluyor.?Erkekler kendi kendine nikahı kıyar oldu bu devirde.Yada nikahsız yatmak madem günah değil ahlaksızlık değil o zaman kadında yatar ve gider kadına ahlaksız diyemezsiniz.Şeri sistemde evlilik şartları aranırken bizde aranmaz önemsenmez oldu..Ben eşime güveniyorum lafıda çok yanlış çünkü peygamber efendimiz ‘kendi nefsinize güvenmeyin ‘şeklinde insanlığı uyarmıştır.Ya biz kendi nefsimize güvenemezken başkasının nefsine nasıl güveniyoruz o ayrı bir konu.Şimdi dediğim bu sistemde bu durum her zaman suistimal edilecek ve bizlerde çok eşliliği bu sistemde savunmamızda zinaya çanak tutacağız.Öyle ya adam 6 hanım alsa kimin haberi olur.İsteyen istediği ile istediği kadar yatar bırakır ?Kime anlatırsın sonra derdini ?kimin eli kimin cebinde belli değil yani.Bu sistemde islamı tam olarak yaşayamayacağımız için bence en güzeli bir hanımla yaşayabilmek ve olmadığı takdirde boşandıktan sonra ikinci bir eşi istemektir.Aksi takdirde yapmış olduğumuz zinanın değil başkalarına verdiğimiz teşvikinde günahını çekeceğiz.Çünkü islamda iyiliğe sebep olanda nasibini alır kötülüğe sebepte olan nasibini alır anlayışı vardır.Yani günah sadece kendimize verdiğimizle kalmaz dahada büyür ve bizde dahada günahkar oluruz.Erkeklere aslında 4 hanım alma hak olarakda tanınmamış olsada onlar bunu hak gibi görmek istiyorlar ama sonraki hallerini hiç düşünmedikleri gibi bu durumu suistimal edecek bayanları destekledikleri gibi Allah yolunda gidenleride köstekliyolarlar.Ve onlarında veballerini alıyorlar.

  36. efe diyor ki:

    bende yazmalıyım…. eğer bir şeye allah çirkin dememişse onu çirkin yapacak yoktur….eğer allah bir şeye çirkin demiş ise onuda güzel yapacak yoktur…biz esasında konuşacaksak önünü ve ardını konuşmalıydık

    • efe diyor ki:

      aslında bu çok eşlilik falan filan hep oluyor.insanlar kötü olunca nasıl oluyor bunu bu zamanda görebiliyoruz..,insanlar iyi oluncada nasıl oluyor.işte bunu bence kimse pek bilmiyoruz.çünkü iyi insan yok.iyi bir ailede yok.görülebilecek örneklemede yok.

      • efe diyor ki:

        bir kere bir erkeğin iffetini bu zamanda muhafaza etmesi mümkünde değil gibi.bir çok kadında evli olsa bu onunla alakalı bir şey değil.çünkü birdede aynı imtihan,daha çok kadındada aynı.çünkü olay somut değil soyut….bir erkek kendi varlığına karşılık kadının varlığının hakikatini ister.şimdi bana deseniz kadın nasıl olması gerekir.bilemem.ama uygulamalarda kalbimle bilebilirim.aslında ben hiç kadın görmedim.insanın manevi kalbi varsa bu kadındır adamdır.ama yoksa bu hayvanlar sınıfına girmiş ve insani meselelere hep öyle bakmaya başlamıştır

        • efe diyor ki:

          bana göre,,,bu meselede pirimiz sibel uresindir…her şakada ciddi bir payda vardır….hayat dinamiktir.örneklemelere bakıldığında….kadın kocasına hal olarak,bazıları; söz, duşunce olarak diyorki sen git dilediğini yap.ama eve gel…çunku ev kendindir,ihtiyaç olduğu zaman adamda lazımdır.bu kadınlarda yaygındır.fakat kendisinin bencilliği şuradan belli oluyorki kocasının birlikte olacağıda oda bir kadındır.onunda hayalleri,belki duşmuşluğu olabilir ama nihayetinde oda ilgi sevgi bekleyen birisi.belki bunu elde etmek için kendisi için kuçuk bir egoya,kabul etmesi gerekiyor…kendi kabul edebilir fakat kadının değeri bu olamaz.

  37. firuze diyor ki:

    Sadece hanim yorumculardan cevap bekliyorum.

    Benim bir erkegin ikinci hanimi oldugumu bile bile gercek hayatta kim benimle arkadalik etmek ister kim arkadaslik edebilir.Site yoneticelerinden Sema hanim ve Tugba hanimin edecegini dusunuyorum, oyle hissediyorum.Yorumcu hanimlardan cevap bekliyorum.Bunu neden mi soruyorum cok sevdigim bir arkadasim vardi kendi bir zamanlar evli bir adama asik olmustu ve iliski yasamisti sonucunda uzuluyordu.Bana “sen de bir gun asik olursan anlarsin” demisti, o zamanlar ben ona “ben asla evli bir adamla olmam” demistim. (su verdigim cevabin cirkinligine bakar misiniz, ne kadar buyuk konusmusum, genclik zamanimda tabi evli bir adamin ikinci karisi olma hayali kurmuyordum) sonra arkadasimdan ozur diledim, cok kereler evli erkeklerle olmamak icin (ki Rabbim beni boyle sinadi) her defasinda arkasimdam tekrar tekrar helallik istedim. Sonra, ben simdiki durumumu anlatinca, o cok sevdigim arkadasim benimle iletisimini kesti.Hicbir sekilde ulasamiyorum kendisine, ozlemiyorum dersem yalan olur, arkadasimi ozluyorum.Ben ve benim durumumdaki kadinlardan hicbir kadina iyi bir arkadas, dost olmaz mi sizce ? Benim su an bulundugum ulkede hic arkadasim yok.

    • sevda diyor ki:

      Firuze hanım, yaşadığımız kültürde durumunuz çok zor. Allah yardımcınız olsun. ben imanımdan kuvvet alarak sizin durumunuzu kınamıyorum.ama kesinlikle ne kendim ne çoluğum çocuğumla ilgili hayal bile etmek istemediğim bir durum. bu arada evli ve 2 çocuk sahibiyim. türk kültürü farklıdır, insanlar geleneklere dinden çok daha fazla bağlıdır, ikinci eşi yerin dibine batırırlar yorumlarda gördüğümüz gibi. türkiyede olmamanız toplumun dışlamasından kurtulmanız açısından belki iyi olmuş ama yanlızlık yaşadığınız anlaşılıyor.

      belki sizi kırabilir ama açıkçası belki kültürün de etkisiyle ben de ikinci hanım olan biriyle arkadaşlık yapmak istemezdim. arkadaşımın bana ilk kadınla olan sorunları anlatması, benim eşimin ikinci hanımı olsa aramızda ne gibi sorunlar yaşarmışız hayalini canlandırdığı için istemezdim başta. konunun hep aklıma gelmesi ve gündemimde olması demek olurdu. bir de arkadaşlıkta ortak noktalar dertler konuşulur, biz arkadaşlarla bir araya geldiğimizde çocuklarla yaşadığımız sorunlardan, geleceklerinden eğitimlerinden, benim eşim şu yemeği sever bunu sevmez ben de hep bu yemeği pişiririm gibi konular konuşuruz. eşlerimizi de çekiştirdiğimiz olur tabi küçük kusurlarını :) arkadaşa dert anlatılır diyeceksiniz ama bence arkadaşınız olursa ona evliliğinizle ilgili problemlerden bahs etmemeniz arkadaşlığınızın devamı açısından daha iyi olur. tabi sizinle gerçekten arkadaşlık kurmaya gelmemiş ağzınızdan laf alıp dağıtmak isteyen biri hep evliliğinizi soracaktır o ayrı konu.

      bir arkadaşım anlatmıştı, eşlerinin bir ahbabına uğramışlar şehir dışında geçerken, evde iki kadın karşılamış aa siz kardeş misiniz filan demişler hanımlara. yoo biz evin beyinin 2 hanımıyız demişler. bizim arkadaşın da 3 kızı vardı, örnek alırlar diye korkup aman burada oturmayalım kalmayalım deyip 5-10 dakika sonra kalkıp gitmişler. herkeste aman etrafımda birileri örnek alır ben de sebep olurum gibi bir korku olması normal, görüşmek istenmiyor. bir çok evli tek eş olan hanımın bulunduğu bir arkadaş ortamında ikinci eş olan bir hanımdan ne kadar imanlı olsalar da duygusal olarak eminim hepsi rahatsız olur. kalp kırmadıktan kötü söz söylemedikten sonra rahatsız olmaktan kimseye bir günah yok. değerlendirme yapmanız açısında söylüyorum.

      ben de izninizle size birşey sormak istiyorum. arkadaşınızın da evli bir adama aşık olduğunu sonra sizin de evli bir adama aşık olduğunuzu yazmışsınız. bekar kızlar aşık olacak kadar evli erkeklerle nasıl birbirlerini tanıyorlar merak ediyorum. bir insana aşık olmak için epey vakit geçirmek ve gönül sohbeti yapmak gerekir. filmlerdeki gibi karşıdan gelirken boyuna posuna tutuldum olmuyor bu işler. sanırım çalışma hayatınız olduğunu yazmıştınız, çalışma hayatında mı oluyor acaba? bu soruyu çalışma hayatını kötülemek için sormuyorum. cevabı merak ediyorum. çalışma hayatının evli bir kadın için çok zor ve fazla bir yük olduğunu düşünüyorum, ama bekarken olabilir belki diye sıcak bakıyordum. ama bu devirde kızım okusun, evlenene kadar çalışsın biraz demeye bile korkacağız galiba. ben korkmaya başladım gerçekten. Allah kınamaktan korusun, Allah’a sığınmayı ve duayı da hiçbir zaman unutturmasın.

      • firuze diyor ki:

        Sayin Sevda Hanim,

        Samimi yorumunuz icin tesekkur ederim.Bir zamanlar calismis bir hanim olarak ben de calisma hayatini tasvip etmiyorum, bir kadinin yeri evidir dusuncesindeyim, ozellikle erkeklerle cok iletisimde bulunulmasi gereken bir ortam varsa kesinlikle cok sakincali buluyorum.Boyle calisma ortamlarin kadinlarin duygusal yapisina gore degil, calisma ortami duygusalligi kaldirmiyor illa ki sert olmak zorundasiniz, kizim olursa okuturum ama calismasini istemem, evlendikten de sonra da kendi bilir ama yine calismasini istemem.Hem ev kadinligi, hem calisma hayati ikisi bir yurutulemez, yurutuluyorsa da kadin cok yipraniyordur.Kendine vakti hic kalmiyordur, herhalde.

      • seymen diyor ki:

        Türk kültürü farklıymış, Kazakistan’ı, Özbekistan’ı bir görün derim.
        Kazakistanda kadın oranı %60, erkek oranı %40 olduğunda, çok eşliliğin yayagınlaşması için erkekleri buna teşvik etmek için çalışan kadın dernekleri var.

        Yaşadığımız kültür dediğiniz şey televizyon yayınlarının yaygınlaşmasıyla oluşan (ki 1970 başlarına falan denk gelir) yarı batıcı yarı dayatmacı aldatmaların reklamının yapıldığı bir kültürdür.

    • esmasultan diyor ki:

      Size samimi görüşlerimi yazayım.
      Arkadaş olmazdım, daha doğrusu samimi olmazdım, olamam. Çünkü bu anlayış bana hala garip geliyor, alışkın olmadığım bir şey. Bir de tanımıyorum size, şu an önyargılıyım.Bazı yorumlarınız çok samimi, ama bazı yorumlarınız çelişkili gibi. kendinizi vicdanınızda aklamaya çalışıyorsunuz sanki. İlk hanıma hiç haksızlık etmiyorsunuz diye yazıyorsunuz, ama eşiniz size bolca haksızlık ediyor. Zaman ayırma, maddi olarak yardım etme vb. konularında. Eşyalarınızın olmadığından karton sehpa kullandığınızdan bahsediyorsunuz ama internet ve bilgisayara sahipsiniz.

      İkinci eş olan kişilerle karşılaştım. İkisi de Urfalıydı. Birisi ilk hanımdan gizleniyordu, çocuğu da vardı ama sorun çıkmasın diye ilk hanım bilmiyor, başkaları biliyordu. Bu kişiyi tasvip etmedim edemem. Bir tanesi herkesin bildiği bir evlilikti. İlk hanımdan olan çocuklarla ilgileniyordu hatta. Bu daha samimi geldi bana. O bayanla daha çok muhatap olurum mesela.

      Ama dost olmak, dertleşmek vs. konusunda malesef yapamam. Bilinçaltımdan gelen bir “ya eşim de bunun çok normal olduğunu görüp bir talepte bulunursa” korkusu var sanırım, bilemiyorum.

      Aslında hikeynizi merak ediyorum. Nasıl oldu? İlk evliliğiniz mi? Aileniz ne tepki verdi? Hangi şehirdesiniz? Eşinizin ailesi ile görüşüyor musunuz? Eşinizin sizin arkanızda duruyor mu? Yoksa nasılsa imam nikahı var evliyiz deyip, sadece ihtiyacına binaen geliyor ve diğer zamanlar sizi yalnızlığa mı terkediyor, sizi bir evde bir odada kısmı tecrit hayatı mı yaşatıyor? Oturduğunuz evde komşularınızın vs. tepkisi ne?

      • firuze diyor ki:

        Sayin Esmasultan,

        Yorumunuz icin tesekkur ederim.Eve internet ekstradan alinan ve esktra para odenen birsey degil, evde vardi zaten.Evde turk televizyonlarini gosteren tv olmadigi icin, ilk zaman esim butun gun evde yapayalnizim diye sagolsun bilgisayar aldi (o zamanlar bilgisayar ve ekipmanlari sattigi bir dukkani vardi).

        Hem benimle gercek hayatta arkadas olmak istemeyip, hem hikayemi merak etmeniz bana ilginc geldi dogrusu.Ben arkadas olmayacagim olamayacagim hickimsenin hicbirseyini merak etmiyorum belki de ondan ilginc gelisi.Ayrica ben gercek hayatta arkadas oldugum kisilerle esimle aramdaki iliskiyi paylasmayi dogru bulmuyorum, arkadaslarimla daha cok ilmi sohbetler etmek isterim.Aslinda burada da yazmamam dogruydu, ama sanal oldugu icin sanirim biraz da bizzat yasayan biri olarak konu cok evlilik olunca iyi veya kotu katki da bulunmak istedim sadece.

        Selam ve Dua ile…

      • firuze diyor ki:

        Esmasultan hanim, ayrica sunu da belirtmek isterim.Yazdiklarimdan vicdanimi aklamaya calisiyormusum gibi algilamis olabilirsiniz cok normal.Yalan soyleyecek degilim, ilk zamanlar (henuz zifaf gerceklesmemisken) dogru yapip yapmadigim konusunda vicdanim cok rahatsizdi surekli istihare namazi kiliyordum.Ne zaman ki ruyamizda Peygamberimizi (ki seytan Peygamberimizin kiligina giremiyor ruyada) gordum ve bana bir kitap uzatarak “bunu ona (simdik esime) gotur” dedi o zaman icim tamamen rahatladi.Ben evliligin kader olduguna inaniyorum, otesini sorgulamayi da kaderi sorgulamak olarak goruyorum ve bunu O`ndan gelene razi olmadigimizdan dolayi Rabbimiz hos karsilamiyordur.Allah kimseye kaldiramayacagi yuku yuklemezmis.Ben bu durumu cogu zaman aglasam da, sinirden bagirip cagirsam da kaldirabiliyorum demek ki.Allah yarattigini bizden daha iyi bilir, bu durumu cok sorgulamak, nefsani yaklasarak “kotu birseymis” gibi gormek Allahin ilmini sorgulamak bana gore.Hasa Allah kadin kullarina zulum ediyor noktasina varmak biraz sanki…
        Selamlar…

    • seymen diyor ki:

      Zümer 36:
      Allah kuluna yetmez mi? …

      Zümer 38:
      … (Allah), bana bir rahmet (bir iyilik) dilese, onlar O’nun rahmetini alıkoyabilirler mi?”
      De ki: “Allah bana yeter. Tevekkül edenler de ancak O’na güvenip dayanır(lar).”

    • AHSEN diyor ki:

      selamün aleyküm Firuze hanım,

      Allah herkesi farklı şekilde imtihan ediyor sizde bu şekilde imtihan ediliyorsunuz her kadın bu sabrı gösteremez ve bu büyük bir cesaret siz eşinizin ilk hanımıyla boşanmasına sebep olmamışsınız onunla birlikte ikinci eş olmayı kabul etmişsiniz bunu kabullenbilmek çok zor burda eşinizin her iki eşinede hassas davranması çok önemli.
      Ben açıkçası sizi takip ettiğim kadarıyla çektiğiniz sıkıntılardan dolayı fazlasıyla üzülüyor size acıyorum Allah size sabır versin toplum ne yazıkki bu durumu kabullenmekte çok önyargılı kötü kadın muamelesi görmek çok zor olsa gerek dinimizde böyle bir durum var sadece eşinize karşı yapacağınız vazifeleriniz konusunda sorumluluk altındasınız oda sizi ilgilendirir kimseyi ilgilendirmez ben bir insanı tanımadan konuşmadan onu anlamaya çalışmadan onun hakkında peşin bir hükme sahip olmam ve bir insanın ikinci eş olması arkadaşlık kurulmaması için hiç ama hiç dikkate alınacak bir durum değil bana göre insanlığı karakteri herşeyden daha önemli..
      Bulunduğunuz ülkede olsaydım sizinle irtibata geçerdim..Ama bu ortamda yinede bir arkadaşınız olarak bilin beni;))

      • firuze diyor ki:

        Sevgili Ahsen Hanim,

        Cok tesekkur ederim, bir kisi bile olsa boyle dusunen bir hanimin olmasi beni cok mutlu etti.Ben de sizinle ayni kanidayim, on yargili olmama konusunda.Calisirken, kisa bir sureligine acik bir hanim (bayan sozcugunu sevmiyorum), ile calistim, ona bir tanesi Kuran-i Kerim meali olmak uzere iki kitap hediye ettim, belki o ortlu hanimlara karsi on yargiliydi (ortulu hanimlar icinde de acik hanimlara karsi on yargili olanlar var) ama simdi msnden gorustugum en iyi dostlarimdan biri oldu kendisi.Bana hep senin sayende Rabbimi tanidim, simdi herseye daha kolay sabrediyorum, diyor. Ben ondan bu sozleri duyunca cok mutlu oluyorum, sayemde bir kisiye olsun Rabbimizi tanitip sevdirebildiysem ne mutlu bana.Ogretmen olmayi da psikolog olmayi da en cok bu yuzden istedim (ki hala bu isteklerimden vazgecmis sayilmam) burada dil ogrenmeyi de tabiki, ama maalesef bu istegim olmadi.Uc yildir bir evde cogu zaman yapayalnizim..

        Selam ve Dua ile…

        • teslime diyor ki:

          Selamün Aleyküm fruze hanım
          “burada dil ogrenmeyi de tabiki, ama maalesef bu istegim olmadi.Uc yildir bir evde cogu zaman yapayalnizim..”

          Neden yalnızsınız merak ettim,yabancı bir ülkede olabilirsiniz fakat çevrenizde hiç türk yokmu
          hangi ülkede olduğunuzu bilmiyorum ama dil öğrenmek istiyorsanız dışarıya çıkmanız çok önemli ve çevre edinme
          niz.
          bende 2,5 senedir yurt dışındayım ve hiç bir akrabam yok ama çok iyi bir çevrem var hem arkadaşlarım, hem dostlarm ,hemde faaliyetlerim var elhamdülillah.
          arkadaş edinebilmek için de çevre ve ortam lazım insanlar sevdikleri tanıdıkları kişilerle arkadaş olurlar.
          bu konuda isterseniz size yardımcı olmak isterim.

          • firuze diyor ki:

            A.s Teslime Hanim,

            Ilginize cok tesekkur ederim.Artik vazgectim dil ogrenme istegimden.Seneye turkiyeye kesin donus yapacakmisiz cunku.Hani bir dil bir insan deyip yine de ogreneyim diyorum ama felemenkce de dunyada cok gecerli bir dil maalesef, cabama zamanima yazik, ona ayiracagim vakitte arapca ve ingilizce ogrenirim diyorum, diyorum diyorum da evde tek basina da acikcasi pek olmuyor.Dil ogrenmek icin sistemli olmak gerek, bir kursa gidip praktikte de ogrenilenlerin kullanilmasi gerek.Oturumum olmadigi icin, yapmak istedigim bircok seyi yapamadim, esim her defasinda oturumun yok dedi.Esim beni arkadaslarinin esleriyle vs. tanistirmadi cevre edinemedim, tanistirsa da belki de buradaki bircok hanim gibi hicbiri benimle bir daha gorusmek istemeyebilir.Akrabalar ise bir senedir varligimdan haberdar, esimin “ikinci” hanimi disinda kimse benimle simdiye kadar gorusmek istemedi, ben ilk onlardan bir istek gelsin diye bekliyorum,esim adresimiz ogrenilmesin diye (polise sikayet etmesin diye ilk hanimin adresimizi ogrenmesini istemiyor) diye evimize kimseyi (en azindan abisini ve ikinci hanimini ki kadin gelmek istedigi halde,buyrun gelin diyemedim maalesef) davet etmiyor, ben de itiraz etmiyorum.Simdi kesin donus icin sabrediyorum, ins. turkiyede hersey daha guzel daha farkli olacak…Ilginize tekrar cok tesekkur ederim, sizin gibi insanlarin oldugunu bilmek bile insani mutlu etmeye yetiyor dogrusu.
            Selam ve Dua ile…

    • dilruba diyor ki:

      açıkçası sizinle arkadaşlık kurardım yaşantınız ilgimi çekiyor ve ben merakıma engel olamazdım sizinle arkadaşlık çok ilginç gelirdi bana ama yakın dost olarak seçmezdim belli bir resmiyet koyardım.sebebi de ikinci eş olmanız değil yanlış anlamayın seçtiğiniz yaşam şeklinden ve yorumlarınızdan duygusal ve kırılgan bir insan olduğunuzu görüyorum.mesela eğer duygularınızı bir tarafa koyup mantıklı düşünseydiniz zorluklarından dolayı ikinci eş olmayı en baştan kabul etmezdiniz.duygusal olmak da kötü birşey değil tabi ki ama ben yakın dost olarak daha çok mantığıyla hareket eden rahat tavırlı çabuk kırılmayan insanları seçiyorum.

      • firuze diyor ki:

        Dilruba Hanim, yorumunuz icin tesekkur ederim.Evet duygusalim,ama bu sadece gonul isinde (yani evliligimde) daha yuksek seviyede sanirim, diger iliskilerimde de oyle olsaydi, bircok aile fertlerimle ve bazi arkadaslarimla hic gorusmuyor olurdum herhalde (soyledikleri yaptiklari bircok olumsuz seylerden sonra).Vefali bir dost oldugumu saniyorum, benimle iletisimini kesen arkadasim icin bile “aman ne hali varsa gorsun” diyemeyip, hala arkadasimi ozledigimi soyleyebildigime gore…Bir insan kendini anlatamaz ki zaten anlatmasi da dogru da degil herhalde, sadece birlikte birseyleri yasamak gerek birini iyi taniyabilmek, sevmek,arkadas dost olabilmek icin…Bunun icin de ilk once tabi onyargisiz olmak da gerek kanaatindeyim…

        Sevgiler…

        • osman diyor ki:

          firuze hanım,

          yazılarını taıp ediyorum. zorluklarını ve sıkıntılarını duyunca gercekten üzülüyorum. şartlerınız zor ve eşiniz adaletlı davranmayı yapamadıgını düşünüyorum.

          öncelikle çok eşliliği düşünmüyorum. ama kendımı sizin eşinizin yeriine koysam davranısım soyle olurdu. birinci esim kesınlıkle ikinci eşime hakaret edemezdı. buna fırsat vermezdım.ve çırkeflık yapan kadının yanına çırkeflıgını bırakmazdım. bundan dolayıda ilgi gistermem gereken ikinci eşimin hakkını birincisine kullanmazdım. yanı ikinci hanımla gecirmem gereken zamanı birincısi ne yaparsa yapsın gasbettirmezdim. etmemelıde zaten.hatta ceza olsun diye birinci esimden kısar ikincısıne giderim.bunuda ona soylerdım. edebini takınsın diye. keskın konustum ins allah benı böyle sinamaz. su fıtratıma bınaen bole dedim. iyi insana kat kat iyi olurum kotu insanada kat kat kotu olurum.

          herkesın yogurt yıyısı farklı iste.sizin eşinizde oyle yıyıyor. allah tartısını adetlı kılsın eşinizin inş.birde yanlıs anlamayın esınıze karsı sızı doldurmak degıl niyetım. benım bakıs acımı anlattım b nedenle esınızıde hatalı buluyorum.

          bazen karadenizli olamayı seviyorum. dogruluk harbılık insanın ruhunda oluyor.

          çok eşlilik büyük bir imtihandır. ben bu imtıhana girmek yerıne eşimin ve çcocuklarımın sevgi ve ilgi ihtıyacını görmeyı tercıh ederım.amac cennetı kazanmak değilmi? neden zor yolu secım ;)

          iyi bir insan oldugunuzu düşünüyorum. fakat seçiminizin yanlış oldugunu düşünüyorum. yanlızlık cektıgınız yaıznca veya hakkınız olan ilginin size verilmedıgını yazınca size cok kızıyorumkendi düşen ağlamaz diyorum. bir taraftanda üzülülüyorum.ve insafa gelıyorum bununda sizin imtıhanınız oldugunu düşünüyorum. ama yinde bu kadar evlenebilecek erkek var iken yanı erkek eksıklı yok iken ikinci eş olmayı seçmeniz bence büyük hata.

          saglıcakla kalın.

          • seymen diyor ki:

            Firüze hanım’ın nasıl yanlış seçim yaptığı kanaatine varabiliriz ki, beyefendiyi tanıyan var mı?
            Büyük ihtimal çocuklar büyüyünce şimdiki eksiklerini telafi edip adaleti sağlayacaktır bence.

            Tek kişinin eşi olan hanımlar çok çok mu mutluluar sanki.
            Olabilir ki tek olursun mutlu olamazsın, ikinin biri olursun ama mutlu olabilirsin.
            Hiç evlenmemişlerin akıl vermesine bakmayın siz. Onlar tv (dizi+sinema) nesli, gerçek hayattan pek haberleri yok, hayalleriyle yaşayıp evleniyorlar ve sonra da hep hayal kırıklıkları yaşıyorlar.
            Hayalleri hayaletleri bile olabiliyor bir süre sonra maalesef.

          • firuze diyor ki:

            Sayin Osman Bey,

            Yorumunuz icin tesekkurler.Evet, cok yalnizlik cekiyorum,adaletsizlikler yasiyorum, ama sunu cok iyi biliyorum ki ben kocami oncelikle Allah icin sevdim, seviyorum ve bin kere dunyaya gelsem yine onu sevecegime eminim, ustelik su an ki sikintilari yasayacagimi bile bile.

            Ilk hanim, herseyden once cocuklarinin annesi, varligim kadinin nefsine agir geldigi icin hakaret etmesi (bosanmayi secmeyip zoraki olsa da kabullendiyse daha olgun davranmasini dogrusu isterdim) yuzunden kocamin ona kotu davranmasini dogrusu kocama yakistirmam, oyle davranmasini da istemem.Bugun ona kotu davranan yarin bana kotu davranir, iste oyle biri olmadigini bildigim icin seviyorum ya.Ben de Seymen beye katiliyorum, simdi cocuklar kucuk oldugu icin istedigi gibi davranamiyor.Bu bana haksizlik yapmasini gerektirmez tabi ama ben de cocuklar icin sabretmeye calisiyorum.

            Selamlar…

          • hande diyor ki:

            ya arkadşlar firuze hanımın eşi 1. Eşe zoraki ilgi gösterdiğini düşünmeniz çok saçma.bir insan eğer azda olsa sevmiyor ve hoşlanmıyorsa çocuklar için sabrediyor demek hikaye.hadi onu geçelim sırf çocuklar için mi firuze hanımı aksatıyor hayır .çünkü onda da hoşlandığı birşeyler var demek ki.bunu kabul etmek lazım yani sırf merhamet yada çocuklarının annesi diye adamın ona iyi davrandığını düşünmüyorum.ayrıca kadından çok şikayetçi olsa 3. Çocuğuda ondan yapmazdı.nasılsa geçinemeyiz boşanırız çocuk olamasın diye tüm yolları kapatırdı.adamın yaptığı adaletsizliği elbette onaylamıyorum.öyle yada böyle bu 2. Evlilik madem oldu.hakkını da vermeli.sizide düşünüyor üzülüyorum. ancak firuze hanım bu sizin imtihanınız.

          • hande diyor ki:

            ayrıca firuze hanım sizi kınamak gib bir niyetim asla yok bunu da belirteyim .çünkü evliliğin bir kader olduğuna inanıyorum.sadece ilgimi çektiği için size bir şey sormak istiyorum.siz 2. Eş olark çok sıkıntı çekiyorsunuz anladığım kadarıyla .belki sizin gibi bir sürü 2. Eşler aynı şekilde sıkıntı çekiyordur.yalnız anlamadığım.insan cefasını çektiği bir şeyi neden teşvik etmek ister ve savunur anlamış değilim yani ben yaptım çok sıkıntı yaşıyorum genç kızlar bunları bilsin mümkünse 2. Eş olmayı kabul etmesin bu çok zor demeniz daha güzel olurdu ancak okadr zorluğa rağmen hala çok evliliği savunmanız ilginç geliyor.
            ayrıca sizin kızınız olsa ve 2. Eş olmak istese bukadar sıkıntıları yaşmanıza rağmen onaylar yada kızınız için istermiydiniz. Bu sıkıntılı ve çoğu zaman yapyalnız hayatı.tekrar söylüyorum amacım kesinlikle kınamak değil sadece aklımda size karşı netleşmemiş bir iki konu var eğer sami cevap yazarsanız teşekkür ederim yok yazmazsanız canınız sağ olsun ve allah eşinizin kalbine gerçek manada merhamet,vicdan koysun inşallah

          • firuze diyor ki:

            S.a Hande Hanim,

            Ben kocami seviyorum ve onun da beni sevdigine inaniyorum.Kocam bana adaletsizlik yapiyor diye, beni yalniz birakiyor diye sevmekten vazgecersem, bunun gercek sevgi degil bencilce bir sevdigini zannetme” olacagini dusunuyorum.Benim her istedigimi yaparsa, benim istedigim gibi olursa sevecegim olmazsa yuzunu bile gormek istemiyorum.Bunun adi bana gore cikarcilik ve cikarlar icin bir insana tahammul etmeye calisma da iki yuzluluktur.Iki yuzluluk de en kotu hasletlerden biri.Evet uzuluyorum,kiziyorum belki ama yuzunu gorunce “herseyi unutuyorum,o da biliyor bu durumu oyle ki kizdigim zaman yuzune bakmayinca eliyle cenemden tutup yuzune baktiriyor.

            ikinci” kadin oldugum icin degil, acikcasi ben Islamin bu ruhsatinin Islam cografyalari kan aglarken,bir an once hayata gecirilmesi taraftayim.Cok esliligi en basta sosyolojik acidan savunuyorum.Toplumda kabul gorse emin olun bircok kadin icin bu “kotu birsey” olarak algilanmaz,hatta “mukemmel” olma cabasiyla herkese herseye (es, cocuklar, ev isleri, varsa disaridaki is) yetismeye calisan kadinin bu agir yukunu biraz olsun hafifletir ve kadinlarimiz da boylelikle erkeklerden once yipranmamis olur.

            ikinci oldugun icin senin ustune bir baska kadin gelmedi icin boyle konusuyorsun diyebilirsiniz hakli olarak, eger bu birinci kadin “gurur meselesi” oldugundan dolayi sorun oluyorsa, ikinci olmayi goze alan kadin icin de ayni “gurur meselesi” soz konusu degil mi? Bakin bircok hanim, kotu birsey yapmisim gibi beni elestirileriyle yerden yere vuruyorlar, akilsizlikla vs sucluyor. Onlarin bakis acisiyla bakarsak bu simdi cok mu gurur duyulacak bir durum oluyor ? Hatta yine elestirenlerin bakis acisiyla bakarsak en buyuk gurursuzluk.Adam ilk kadindan vazgecmemis, seni de cinsel istekleri icin “kullaniyor”.

            Selamlar…

          • firuze diyor ki:

            Hande Hanim,

            Ayrica kizim yok su an da ne hissederim, ne dusunurum, olmadigi icin bilemiyorum ama sunu iyi biliyorum ki, bu dunyada sevgisiz yasamasin, cikarlari icin birilerini seviyor gozukmesin, gercekten severse ve gercekten sevilirse kendi yapabilecegine inaniyorsa tabi ki bir beyin ikinci hanimi olmasina birsey demem, yasadigim zorluklarin neler oldugunu anlattiktan sonra.Allahin ruhsati, bu ruhsati kullanmak kendi iradesinde olan birsey, tipki meslegini secerken mudahale etmeyecegim gibi.Sıkıntı cekebilir, oncelikle sabretmesini tavsiye ederim.Cunku Kuranda en cok gecen sozlerden biri sabir.Eger gercekten yapamayacak durumda olursa bir anne olarak kizima o durumda sahip cikmak yine benim gorevim.
            3. cocuk ile ilgili detay da biraz farkli, mahrem oldugu icin o konuyu aciklamak istemiyorum.En azindan tam olarak sizin tahmin ettiginiz gibi degil.
            Selamlar…

          • seymen diyor ki:

            Eşinin ve çocuklarının sevgi ve ihtiyacını görmekten fazlasını yapıyor adam, fazladan bir kişinin daha sevgi ve ihtiyacını görüyor. Cenneti kazanma yolunda daha çok çaba sarfediyor. Adamda bu kapasite varsa niye kullanmasın. Birinci eş bencillik yapıyor, adam evlenmese, başka kadınlarla gönül eğlendirse bu kadar sorun yapar mıydı sizce?

            Bir senaryo yazalım; Ahmet bey 25 yaşındayken 24 yaşındaki Ayşe hanımla evleniyor. Ahmet bey 45 yaşına geldiğinde beğendiği 35 yaşında ve hiç evlenmemiş Fatma hanımı ikna edip dini nikah kıyarak ve ona bir ev açarak evleniyor.

            Bütün hanımlar size soruyorum; Üç şansınız var, ya Ayşe hanım olacaksınız, ya Fatma hanım, yada hiç evlenemeyeceksiniz. Hangisini tercih ederdiniz?

            Duydum duydum hepinizde Ayşe hanım’ın yerinde olma istediniz. Demek ki Fatma hanım olmak daha zor, o zaman Fatma hanımlara karşı biraz toleranslı olalım lütfen.

          • Süheyla diyor ki:

            Firuze Hanım,

            Nedense hayatınız çok ilginç geliyor insanlara.Ben de ilk sizin yazılarınızı okuyunca çok tuhaf olmuştum ve yaşadığınız durumu garipsemiştim.Oysaki benimde tanıdığım çok eşli erkekler var ve bu erkeklerin 2.eşleri ne kınanıyor ne de hayatları tuhaf karşılanıyor.(gerçi o erkekler pek ilk eşlerine kocalık yapmıyor o ayrı mesele ve onların sorunu)benimde o 2.eşler hakkında en ufak olumsuz bir düşüncem de yok.Tahminimce sizin durumunuzu ilginç kılan internetin büyüsü:)

            Bu arada size her sorulan soruya sabırla cevap veriyorsunuz.Ben olsam bu kadar sabırlı olmaz ve hayatım hakkında bu kadar açıklama yapmazdım:))

          • firuze diyor ki:

            S.a Suheyla Hanim,

            Sorulanlara cevap vermeyince sanki o yorumumu okuma zahmetine girmis insanlarin hakkini almis ve o kisilere saygisizlik etmis gibi hissediyorum kendimi.Internet buyulu mudur degil midir bilmiyorum ama haklisiniz aslinda bunlari buradan yazmamam gerekiyordu.Sadece bu konuyu bizzat yasayan biri olarak farkli bir bakis acisi (iyi ya da kotu) getirip insanlarin o sekilde fikir olusturmalarina bir katkim olsun istedim.Ama iyi ama kotu…Keske burada yorum yazanlarin arasinda birinci hanim ve iki esli bir bey de olsaydi da onlarin da ne dusunduklerini ne hissettikleri ilk agizdan ogrenseydik.

            Selamlar…

          • hande diyor ki:

            nirlendiğim bazı erkek yorumcularaydı.ilk hanımın sadece anne olduğu için eşinizin ona sabrettiği konusuna katılmadığımdı.onlar her nekadar 1.hanımı küçük düşürseler de o kadınında bir nefsi vesevgi ihtiyacı olduğunu sadece anne değilde hala karısı olduğunu unutmamaları gerektiğini düşünüyorum.tek taraflı yüklenmemek gerekir ne size ne 1. Eşe.
            Ayrıca soruma cevap verdiğiniz için teşekkür ederim .samimi ve iyi bir insan olduğunuzu düşünüyordum.bu düşüncemin yanlış olmadığını gösterdiniz .siz iyi birisiniz en azından yorumlardan öyle anladım.ne diyeli allah yardımcınız olsun.
            selam ve dua ile

          • hande diyor ki:

            as firuze hanım ilk yorumum size değildi.ilk yorumum sinirlendiğim ………..diye başlayıp devam edecekti .mobilden yazdığım için hatalar oldu başta yazdıklarım çıkmamış
            kusura bakmayın :)

          • firuze diyor ki:

            S.a Hande Hanim,

            Ben sizi yanlis anlamadim, o yuzden yorumunuza seve seve cevap yazdim.Beni tanimadan yargilamadiginiz ve iyi niyetiniz icin tesekkurler. Beylere de hak vermek lazim tabi, bazi hanimlar(kocamin ilk hanimini kastetmiyorum, belki o da oyledir bilemiyorum cunku tanimiyorum kendisini) sadece rahat yasam istiyorlar, tipki bazi erkeklerin sevgisiz,asksiz sadece nefislerinin arzularini tatmin etmek istedikleri gibi.Bunu da goz ardi etmemek lazim.Illa ki siz de karsilasmissinizdir,duymussunuzdur,okumussunuzdur boyle hanimlarla beylerin varoldugunu…

            Sevgiler…

          • hande diyor ki:

            ayy yine yanlış olmuş . Bu günkü ilk yorumun ilk başlangıcı

            ***as firuze hanım aslında dünkü ilk yorumum sinirlendiğim bazı erkek yorumcularaydı olacaktı*** okuyunca silşndiğini fark ettim ve devamında açıklayıcı 2. Yorumumda da yine yanlış olmuş :) .bir daha mobilden yazmayacağım öff yoruldum :) kusura bakmyın

          • seymen diyor ki:

            Süheyla hanım aklınızı ve ferasetinizi gerçekten tebrik ediyorum.

    • Hayrunnisa diyor ki:

      Saygıdeğer Firuze Hanım,
      uzun zamandır yorumlarınızı okuyorum.yalnızlığınız noktasını önceden de okumuş ve üzülmüştüm.en yakınlarımdan biri zor şartlarda yurt dışında yaşadığı için çok zorluklarına şahit oldum.aklıma geldikçe ona dua ederken size de ediyorum.Allah yar ve yardımcınız olsun.
      ikinci evlilik konusunda yorum yapamıyorum neticede Allah helal kılmış yorum yapmaktan çekinmek lazım biraz.Hem yaşamadığım imtihan konusunda da yorum yapmak istemem. Allah ol derse oluverir büyük konuşmamak lazım.
      Sizinle arkadaş olmamak için bu bi sebep değil bence. sonuçta yaşadığınız helal. imkanım olsa gerçekten arkadaşlık yapmak isterdim sizinle. Büyük ihtimal benden büyüksünüzdür ama olsun kardeşiniz olurdum :)

      • firuze diyor ki:

        Sevgili Hayrunnisa Hanim,

        Size nasil tesekkur edecegimi bilemiyorum, yine kendimi cok da iyi hissetmedigim sikintili bir zamanimda ve tabiki yine yalnizken okudum mesajinizi ve sizi hic tanimamama ragmen bana dua ettiginizi yazmissiniz ya inanin cok mutlu oldum.Allah razi olsun.Rabbim su mubarek ayin hurmetine insallah sizin de gonlunuzden gecen herseyi hakkinizda hayirli eylesin ins.Demek ki sizin gibi insanlar da varmis, umudumu kaybetmeyeyim o zaman, deyip bir huzur dogdu icime.Tekrar cok tesekkurler..Beni hic tanimadan bana dua eden bir din kardesimin oldugunu bilmek gercekten cok guzel bir duygu.Ben de sik sik boyle dualar yapmaya calisiyorum, Rabbim kabul eder ins.Bu arada ben otuz yasindayim :D
        Hayirli Ramazanlar, sizin naminizda sitedeki herkese ins.

        Selam ve Dua ile…

  38. BEYAZ KARANFİL diyor ki:

    inanamıyorum.resmen dalga geçip aşağılamaya kalkmışsınız beni.resmen çarpıtmışsınız yorumumu.ithamlarınız-varsayımlarınız çok yakışıksız,mantıksız ve çok seviyesiz olmuş.yazdığım iki satır yorumdan nasıl böyle sonuçlar çıkardınız sema hanım.şaştım hakikaten.yazık taşıdığınız”yazarlık”etiketine.eşimi zinakar,beni onun yaptıklarına göz yuman,hatta teşvik eden,nikahın (ve muta nikahı) bile ne demek olduğunu bilmeyen, meşrebi çok geniş bir kadın-eş olarak sunmuşsunuz beni.Ebatı bir karışı geçmeyecek satırlardan bu sonucu çıkarmak için kahin ya da sizin gibi ermiş(!) olmak lazımmış demekki .Sıkı bir feminstmişsiniz maalesef.Feminsitliğinizi dini söylemlerle ve etrafınızda duyduğunuz münferit hikayelerle iyi saklıyorsunuz.insanlarda sizin her zaman haktan yana olduğunuzu sanıyor.yorumumla damarınıza basmış oldum galiba sema hanım.canhıraş bir şekilde feryad etmeniz mazideki “feminist ruhlu kadını” hortlattı sanırım.yazılarınızı okuyarak vakit kaybetmişim.maske takıyormuşsunuz meğer.

    • semamarasli diyor ki:

      “yedi yıldır sekiz kadınla imam nikahı kıyıp, onlarla sadece cinsel anlamda birlikte oldu.nikah kıydığı kadınlarla baştan her şeyi konuştu kendine göre de tedbirlerini aldı, anlaştı ve hepsinden de haberim var.sadece onlarla birlikte oldu-oluyor.başka da bir şey yok.”

      Yukardaki cümleler size ait. Ayrıca iki satır değil oldukça uzun bir yazı yazmışsınız bir önceki yorumunuzda. Bu cümlelerden başka bir şey anlaşılmıyor. Eşiniz kadınlarla belli bir müddet birlikte olmak için anlaşma yapıyor bunu siz onaylıyorsunuz ve de bize yazıyorsunuz sonra da yanlış anlaşıldım deyip kızıyorsunuz. Siz o kadınlardan biri olmak ister miydiniz ya da kızınızın ya da kızkardeşinizin onlardan biri olmasını ister misiniz? Dinimizin izin verdiği nikah bu mudur? Siz bunun fetvasını nerden aldınız?

      Aralarında başka bir şey yok derken sevgi ilgi yok, sırf cinsel birliktelik demek istemişsiniz, peki kocanız aldığı hizmetin karşılığını nasıl ödüyor? Aylık maaş mı veriyor, kadınlar bu aşağılanmanın karşılığında ne alıyorlar? Biz neyi yanlış anladık onu anlamadım?

      Ayrıca benim gocunacak bir durumum yok. Bence de beni okuyarak zaman kaybetmişsiniz, kocaya itaat edin dediysem, kocanıza saygılı olun, güzel geçinmenin yollarına bakın, cinsel hayatınızı güzelleştirin dedim, kocanızın para karşılığı başka kadınlarla birlikte olmasına yardım edin demedim. Sizi onaylamadığım için bana feminist demeniz zerrece umurumda değil.Maske falan takmıyorum ben buyum ve düşündüğüm her şeyi açık açık yazıyorum.

      • semamarasli diyor ki:

        Beyaz Karanfil, konuyu biliyorum ama yinede Halil Gönenç Hocaefendiye telefon açtım ve sizin durumnuzu anlattım “zinadır” dedi. Boşanma niyetiyle anlaşmalı nikah kıyılamaz o nikah olmaz dedi.

    • seymen diyor ki:

      Sema hanımın feminist olmadığına biz bu dünyada da ahirette de şahitiz.

      Siz diğer eşlerle eşit konumda olmayı kabul ediyormusunuz, eşinizin adaletli olmasına yardımcı oluyormusunuz, önce onu bir bilelim.

    • tugbaakbeyinan diyor ki:

      sema hanımın feminist olması sizin söylediklerini meşrulaştırır mı?ya da kadınlara saymadık şey bırakmayan kişi asıl feminist değil midir?ayrıca mesele feministlik meselesi de değil.ahlak meselesi anlaşılan o ki…
      bazen yazmayı itiraf sanıp bir nevi günah çıkartıyor bazı insanlar sanırım,rahatlıyorlar böylece…aman ne kadar doğru şeyler yapıyorsunuz filan dememizi beklediniz ben en çok bunu anlamadım.
      böyle cümleler kullanan birini okuyan bizler ancak şunu anlıyoruz hanımefendi;evliliğinizin pek çok kısmı kötü gidiyor,size sunulan şartlardan vazgeçmemek için bunu kabul ediyorsunuz.e bunlar için de savunma mekanizması lazım,siz de diğer kadınları suçlayarak içinizdeki duyguları görmemezlikten geliyorsunuz.tabi diğer hanımlara da Allah’tan akıl fikir dilemekten başka çare yok…

      • yasemin diyor ki:

        Hayır hayır hayır bu gerçek olamaz.Temiz hava çarptı galiba beni.Yukarıda yazılı olanlar düzmece değil mi?Biri bana düzmece olduğunu söylesin lütfen.Sabahtan beri midem bulanıyor.Şimdi de bu haksızlık.Yok artık.

    • esmasultan diyor ki:

      Yorumunuz gayet açık ve yeterince uzun. Boşanmayı en başında garantileyerek, bir sözleşme çerçevesinde, karşılığını ödeyerek, sadece cinsel beraberlik varsa nikah değil o.
      Varsa işin bilmediğimiz iç yüzü anlatın anlayalım.
      Nerden fetva aldığınızı yazabilirsiniz mesela nedenleri ve kaynaklarıyla beraber.
      Yanlış anlaşıldım diyorsunuz ama kendinizi doğru ifade etmek adına açıklama yapmak yerine birilerine saldırıyorsunuz.
      Ayrıca feministlik aile bağlarını zadeleyen bir şey ama küfre götüren imana mani olan bir şey değil.

      • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

        öyle güzel küfre götürürkü FEMİNİZM siz bile nasıl olduğunu anlayamazsınız..!

        bir defa feminist biri k.kerimde belirtilen miras ayetlerini,kadının şahitliğini,kadının dövülmesini ve çok eşliliği kabul etmez ve inkar yolunu saçma yorumlar yapma yolunu tercih eder..buda dolayısıyla en basitinden kişiyi küfre götürür..

  39. Esfiya diyor ki:

    Sema hanım bir kadın olarak çok evliliği o kadar güzel izah etmiş ki, zannedersiniz erkekler gibi düşünüyor! İnceliklere,zaruri durumlara kimseyi kırmadan,incitmeden Kur’an ve Sünnet ışığında,kendisini başkalarının yerine koyarak vurgu yapmış.Bir erkek olarak(kızımın adı Esfiya) kendisini tebrik ediyorum.Her kişinin yapamadığını er kişi namzetinde yapmış.
    Çok bilen yorumcu arkadaşlar ise konuyu başka mecralara çekerek kısır ,nefsi ,zanni tartışmalarla bu siteden faydalanmak isteyen arkadaşların kafasını kurcalamak ve vakitlerini çalmaktan başka bir şey yapmıyorlar.Acaba yüz yüze olsalar bu tartışma,münazara dinimizin hoş karşılamadığı hangi noktalara gider?
    Hadisi Şerifte;”Kişi Kendi nefsi için istediği şeyi diğer mü’min kardeşi için istemedikçe (gerçek manada)iman etmiş olmaz” buyuruluyor.Herkes kendini bir sigaya çeksin bakalım.Bu konularda nefsani mi konuşuyoruz yoksa Rahmani mi?
    Hepimizin annesi,kızkardeşi veya kızı var,gerçekten onlara bunu reva görebilirler mi?Zaruri durumlar belli..Bunun haricindeki şeyler tamamen nefsani,şehvani olup siyeri nebiyi,hadisi,ayeti heva ve heves doğrultusunda yorumlamadır.
    Her zaman söylerim hayat çok kolay,cennette,cehennemde..Hayatı zorlaştıran bizleriz. En iyi hayat ölçülü ve sade hayattır.
    Şazlarla,zaruri durumlarla neden bu kadar alakadarız.Neticede zaruret haramları mübah kılmaz mı?o halde neyin mücadelesini veriyoruz.
    Bir müslüman olarak toplumumuzun manevi çöküntüsünü dert edinmemiz gerekirken oturmuş çok evliliğin faziletlerini tartışıyor, ha bire birbirimize laf yetiştiriyoruz.
    Cennet olan hayatını,ailesini Cehenneme çevirmek isteyen 2.veya 3. evliliğini yapsın kardeşim..

  40. semamarasli diyor ki:

    Bir arkadaşımın arkadaşı kadınla ben de tanıştım kocasında her tür kötü alışkanlık vardı kadın çocuklarını alıp İstanbul’a geldi. Arkadaşları yardımcı olup ev kiraladılar. Kadın durumunu anlatmak için caminin hocasına derdini anlatmaya gitti adam bir iki yardımdan sonra kadına ikinci eşi olmasını teklif etti. Allahtan kork adam kadının daha diğer kocası ile nikahı duruyor, ne oluyorsun. Karakola gitti orada bir polis ve muhtara gitti bir de muhtar kadına ikinci eş teklifinde bulundular. Kadınla ben de tanıştım öyle güzel bir hanımda değil ki güzel olsa da durumun çirkinliği değişmez, en çok güvenilmesi gereken üç meslekten daha boşanmamış bir kadına teklif gelmesi çok çok çirkin bir durum. Kadın en son uyuşturucu kullanan kocasına geri döndü.

    Hiç kimse bu azgınlığı normal göstermesin.
    Dindar geçinip arkadaşının karısı ile yaşayan dini de kimseye bırakmayanlar var. Karısına da o benim peşime düştü diye kendini aklamaya çalışıyor. Evli kadın evli. Senin karın böyle bir şey yapsa sen razı olur musun? Mümin kendine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapmayandır. Hiç kimse kusura bakmasın ortam kötü deyip erkeklerin kadın avcılığına çıkmasını hoş göremiyorum. Aldatmalarda erkeği tavlayan kadınların kusurları elbette var ama bu durum erkeği masum göstermez.

    Erkek üç yaşında çocuk mu ki “sana şeker vereceğim” diyenlerin peşinden gitsin ve “benim suçum yoktu beni kandırdı” deyip işin içinden sıyrılsın. Allah ailenin sorumluluğunu ve boşama hakkını erkeğe vermiş. Kadınlar gibi duygularına kapılıp yanlış kararlar almazlar diye. O yüzden “beni kötü kadınlar kandırdı” yalanının ardına kimse saklanmasın. Erkek başka bir kadın daha istiyorsa onu namusu olarak görmeli ve ve dinimizin nikahla alakalı hükümlerine ve adalet şartına riayet ederek davranmalı. Bu da oldukça zor olduğu için Rabbimizin tavsiyesine uyup tek eşi tercih etmesi ahiret hesabı açısından daha akıllıca olur. İşin güzel ahlakla ilgili, kul hakkı ile ilgili, eşe sadakatle ilgili, fedakarlıkla ilgili, evliliğe emek vermekle ilgili boyutunu kimse konuşmuyor. Erkek nikahına aldığı her kadının kılmadığı namazı da dahil hesaba çekilecek. Evin yöneticisi olarak hesap verecek.

    • seymen diyor ki:

      Nikah oyuncak değildir, nikahın şakası, şartlısı olmaz. Kız isterken Allah (c.c.)’ın adıyla, Peygamber’in kavliyle istenir. Önce Allah (c.c.)’ın emanetidir kadın, sonra anne babasının emaneti. Dünya doyma yeri değil tatma yeridir.

      Yazdıklarınız çoğunda haklısınız. Aslında ben bu Karanfil hanımın yazısına yorumlarımı, eleştirilerimi, sizi feministlikle suçlayan kısma cevabımı yazacaktım ama artık pek bir anlamı yok. Benim de aceleyle yazdığım yanlış ifadeler olmuş olabilir, hanımlar kusurumuza bakmasınlar.

      Bende ikinci eşin olabilirliğini savunmakla birlikte (yazılarım incelenirse görülebilir) , bunda asıl hikmetin hep kadınlara sahip çıkılması, kadınların ortada kalmaması için (yaşı büyük veya dul) kadınlarla olması gerektiğini ve hakkına hukukuna uyarak sorumluluk duygusuyla yapılması gerektiğini ifade ettim. Ama eşlerin ikisi de (toplumsal kabul görmeme var) mutlu olamayacaklarsa bunun bir anlamı yoktur diye düşünüyorum.

      Söz konusu ayetin ‘yetimler’ kısmını hep es geçmiş gibi olduk, ‘yetimler’ yani sahip çıkılması kollanması gerekenler. Genç yaşı küçük ve hiç evlenmemiş biri, ancak yetim biriyse (veya sahip çıkılmayan) biriyse ikinci eş olmayı kabul edebilir. Hiç bir anne baba kızının yaşça çok büyük ve evli biriyle evlenmesine razı olmaz.
      Allah (c.c.) bizi bizden iyi bildiği için, yetim kızlar kötü insanların eline düşmesin diye böyle buyurmuş.

      Hiç evlenmemiş veya üçbeş yıllık evli bayanların bu söylenenleri üzerine almaması gerekirdi diye düşünüyorum.
      Sürçi lisan ettiysek affola.

    • esra diyor ki:

      valla ta en başından beri kadınların ve mantıklı düşünen erkeklerin söylemek istediklerini sema hanım gaayet güzel bir şekilde özetlemiş.tebrik ediyorum.bu yorum yukarıdaki yazınızdan bile açıklayıcı olmuş.zaten çok eşliliği savunanlar ya bekar ya tek evli.bence biraz da kadınları kızdırmak için yapıyorlar diye düşünüyorum.yani bu bizim hakkımız söke söke alırız diye.

      • seymen diyor ki:

        Çok eşliliği (herkes için) savunmuyoruz, bu zaten sayısal olarak mümkün değil. Ama bazen gerekebilir diyoruz.
        Bu durum zor bu zamanda, böyle durumlarda genellikle kadınlar mağdur ediliyor, bu zamandaki erkekler bu işin sormluluğunu taşıyacak seviyede değil, bu zamanda bu işi hakkıyla yapacak erkek çıkmaz diyebilirsiniz ama ‘helale haram’ diyemezsiniz.
        Benim dedem iki eşliydi, benim annem birinci hanımdan beşinci ve son çocuğu, akabinde köyde dul kalan tek çocuklu bir hanımla evleniyor, aynı avlu içinde fakat ayrı evlerde yaşıyorlar, ikinci hanımdan da iki kızı oluyor.Kazaya taşınınca ikincinin üstüne bir bina yapıyor. Birinci de oğullarıyla kendine ait bir binada oturuyordu.
        Dedem evliya gibi adamdı, ona kimse laf söyleyemez. Ben dedemin tırnağı olamam, ki övünmek gibi olmasın ama benim kadar olabilecek adam sayısı da çok fazla değildir bu ülkede. Ben bu işin altına giremem.Yani herkesin harcı olan işler değil. Ama hakkıyla yapabilecek olanlar varsa da tebrik ederim.

        • esra diyor ki:

          bazen gerekebilir deyin tamam.buna Allah ruhsat vermiş kullanırız demeyin de.altlarda bir arkadaş bir kadın yetmiyor işte napalım yazmıştı da.bu yorumunuz gayet makul.zor bir iş olduğunu kabul ediyorsunuz yani.alttaki yorumlardan sanki bu bizim en doğal hakkımız.her an istersek kullanırız sonucu çıkıyor gibiydi.ama bu son yorumunuz gerçekten hakkını veriyor konunun.

          • Süheyla diyor ki:

            Bence Seymen Bey biraz hanımlara kızdığı için öyle yazıyor:)

          • seymen diyor ki:

            Ne ruhsatı teşvik var diyorum ben, hak değil imkanı olan için müsait olan için yükümlülük ama adam yok adam. :)
            Birini mutlu edemeyen ikisini üçünü hiç edemez diyorum.
            Bu iş sadece keyif için yapılmaz diyorum.
            Birini mutlu edicem diye öbürünü mutsuz ediyorsan olmaz diyorum; Ki öncekinin senin üzerinde birçok hakkı vardır, vefalı olmak diye birşey vardır diyorum.
            Ahdine vefası olmayanın dini yoktur buyuruyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.).
            Doğru dürüst bir mehir bile ver(e)mediğin eşini öyle canın istiyor diye boşayamazsın diyorum.
            Mutlu olmak istiyorsa bir erkek önce kendi üzerine düşünleri yapacak diyorum.

          • seymen diyor ki:

            Ayrıca bunu iyi niyetle göze alıp elinden gelen gayret gösteren beylere ve eşlerine de saygı lütfen diyorum. Kadınların aralarında en çok yaptığı dedikodu, nedense bu meseleler oluyor.

            Bu işe kalkışmayı göze alıp mutsuz olanları biliyorum. Ama öyleleride var ki, birinci eş razı, ikinci eş razı, adam mutlu olacak ama çevredekilerin dedikoduları, bakışları, küçümsemeleri, kışkırtmaları, dışlamaları sebebiyle mutlu olamıyorlar. Vebal almamak lazım diyorum.

            Bu konu empati kabul etmez, ya benim başıma da gelirse diye durumunu bilmediğiniz başkalarına pek karışmamak lazım. Sen sensin, oda o, sen o olamazsın, oda sen olamaz. Bilmem anlatabildim mi?

  41. semamarasli diyor ki:

    Erkekler kadınların günümüzde erkek avcılığına çıktığını teklifin kadınlardan geldiğini ortamların bozuk olduğunu yazdılar. İyi de kadınlar bozulduysa bunda erkeklerin katkısını da konuşmak lazım. “Bana tek kadın yetmiyor” deyip gizli nikah kıyıp birini alıp diğereni boşayan erkekler olursa o kadınlar daha sonra ne olur? Mümin ve Allahtan korkan bir erkeğin “bana ne ne olursa olsun” deme hakkı var mıdır?

    Biz burada erkeğin ikinci bir ev açıp ikinci eş almasını konuşuyoruz ama dindar olduğunu iddia edip kadınlarla birlikte olup boşayan erkek sayısı çok fazla. Muhafazakar zamparalar almış başını gidiyor. Dini nikah için iki şahit şartını bile önemsemeyip “Şahidimiz Allah olsun, sen artık benim helalimsin” deyip Allah’tan utanmadan nikah şartlarını bile kendi kendine değiştiren ve böyle nikah kıydığını zannedip kendini ve kadını kandıranlar var. Bir de cinsel birliktelik için boşanma niyeti ile geçici nikah kıyıp birlikte olanlar var mute nikahı denilen dinimizde zinadan farkı yok.

    • .:. diyor ki:

      Kendi karisinin bilgisi olmadan, cinsel birliktelik icin nikah kiyan insanlar var, bu sekilde yapip gercekten kendilerini kandiriyorlar. Daha dogrusu “Minareyi calan kilifini buluyorlar.”

      Kandirma konusunda, Kimin kimi Ne sekilde kandirdigini ancak en dogru sekilde Allah bilir, Erkek Kadini kandirdigini zannedebilir, Ancak kadin Onu kandirmistir bile. Erkek kadini kendisinin kandirdiginizanneder.:) veya tam tersidir.

      Ben Herhangi bir gorusu veya herhangi bir cinsiyeti savunmuyorum. Olaya Ben Iyi insan ve Kotu insan olarak bakiyorum, Kir erkek iyi olabilecegi gibi, kotude olabilir, Bir kadinda ayni sekilde iyi olabilecegi gibi kotude olabilir.

      Bir Tarafin kabul etmedigi birsey olursa, Bu zaten gerceklesmez. kandirilan ve kandiran olarak baktigimizda, her iki tarafda birbirlerini kandirmis olabilirler.

      Ortada Erkek olarak Muhafazakar veya muhafazakar olmayan zamparalar var ise, Bu zamparalarin birlikte oldugu zamparalasma islemini tamamlayan Kadin olarak kisiler de vardir demek.

    • Aydemir diyor ki:

      Sayın Sema Hanım;
      Bu söylediğiniz durumlarda, suistimal edilmesinin sebebi; devletin resmi olarak tek evliliği öngermesindendir. Eğer resmi olarak ikinci eşlerede nafaka ve diğer haklar verilirse bu dedikileriniz olmaz. Herke gücü ölçüsünde ve resmi olarak ikinci eşi alabiliyorsa alır. Bu hak verilmezseişte gayri meşruluk artar, şeklen müslüman olan ama bilmeden yada hafifseyerek müslümanlığın dışına çıkan insanlarımız çoğalır
      Yoksa biz bütün erkekler ikişer üçer evli olsun demiyoruz. Bozuk düzenin tamiri için, Rabbimiz tarafından sunulan reçeteleri açıklıyoruz.

    • hamiyet diyor ki:

      evet sema hanım ”siz iffetli olursanız kadınlarınız da iffetli olur ”hadis-i şerifi ni bu konu da paylaşmak istedim.kaynak:taberani,tirmizi

  42. semamarasli diyor ki:

    Çok eşlilik yazıma gelen yorumlar üzerinde kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum. Öncelikle çok yorum geldi yayınlananların yanında yayınlanmayanlarda çok oldu. Yayınlananların da çoğuna müdahale ettik içinden hakaretler silindi.

    Genel yaklaşım değişmedi, çok eşlilik konusunda yorum yapan erkekler kadınları kızdıracak bir dil kullandılar ve kadınlar da alıngan davrandıkları için yorumlarda ölçü kaçtı. Hanımlardan da ağzını bozan oldu yayınlamadık. Evlerde de bu böyledir. Erkek ikinci eş alacağım der kadın sinirlenir, kavga ederler, boş yere tatsızlık yaşarlar. Bu mesele kadınların en hassas olduğu erkeklerinde konuşma dilini tutturamadığı bir konu. Sitede yorum yazan erkeklerin çoğu çok eşliliği savundular yalnız savunanlar ya bekar ya da tek eşli. Biraz hayallerle yaşıyor gibi bir izlenim oluştu. Allah(c.c) “Adaletten ayrılmamanız için tek hayırlıdır.” tavsiyesini ise nedense görmezler geliyorlar, adil olacaklarına pek eminler galiba.

    • yasemin diyor ki:

      Şuan eşimin babasının köyündeyim.İnsanlar çok ilginç cahillikten kaynaklı birtakım yanlışlıklar var.Elti eltiye küs,gelin kaynanaya,kayınpeder geline,görümce geline,kardeş ablaya….Kırgınlıkları anlayabiliyorum,insanız sonuçta.Ama bu küslükler 15-20 yıllık.Bu mevzuunun kahramanı hep kadın.Belki her konuda suçlu değil,belki madur,belki sebep olan ama olayın kahramanı; kadın.Hal böyleyken eltisini,gelinini,görümcesini bile idare edemezken bu ısrar niye?Bizim kültürümüzde bu kabul edilebilir değil,aynı evde 2 kadın olmuyor,kıskançlık,üstün olma çabası..v.s..Arap toplumlarında,kadın nüfusu fazla olan toplumlar da problem yok.Hatta bir kadın tanımıştım;kocamın tekrar evlenmesi kaçınılmaz bari arkadaşımı alayım sevdiğim tanıdığım biri olsun deyip arkadaşını kuma almıştı(bu kadın bir Afrika ülkesindendi adı aklıma gelmiyor).
      Allah kolaylıklar versin,yine karışmış ortalık :)

  43. tarık diyor ki:

    hamiyet hanım tarafıma yaptığı hakaretlere verdiğim cevap neden yayınlanmadı acaba?

    Editörün notu: Ağır hakaret ve alay olduğu için yayınlanmadı.

    • tarık diyor ki:

      Peki, neden hakaret etmişim acaba? Onun hakaretlerine cevap vermek için olmuş olmasın. Onun hakaretleri yayınlanma kriterlerinden geçiyor da bizimki geçmiyor öyle mi?

      Tuğba hanım, daha önce de bu konuyu konuştuk, birimizden birimizin ölçüsü uymuyor. Kişiler topluluğa uymak zorundalar. Ben size uymak zorundayım ama bu kadar açık bir adaletsizliğe uyamam. Ben yukarıdaki sorumda “hamiyet hanım teyze” diye yazmıştım siz onu bile düzeltmişsiniz. Benim gibi biraz sert yazan birinin, teyze kekimesini bile hakaret olarak algılayan bir editöryal süzgeçte yazmasının anlamı yok.

      Bu yüzden, modayı ben devam ettireyim ve diyeyim ki; Ya eyyuhennas, Allah emanet olun, Tarık kaçar:) Başka sitelerde buluşmak üzere.
      ……………….

      Sema Maraşlı: Tarık bey yorumunuzu onaylamayan Tuğba hanım değil bendim.
      Genç bir hanımla teyze diye dalga geçtiğiniz için teyzeyi de ben sildim.

      “Burada ben aşık yoktur veya kadın gerçek aşık olmaz dedim diye ağız dolusu salya ile bana hakaret edenler” cümlenizin olduğu yorumu sildim. Bütün yorumculara ağır bir hakaret var. Salya köpeklerde olur.

      Hamiyet hanıma yazmış gibi yapıp bütün şişman hanımlarla ilgili ağır hakaret cümlelerinizi hiç yayınlamıyorum. Çok büyük söylüyorsunuz imtihan olma ihtimaliniz yüksek.

      Sizin kaç çıtır çitlemediğinizi inanın merak etmiyoruz.

      Gidip kalma konusu sizin kararınız, fakat alay hakaret olan yorumları yayınlamıyoruz.

      • Aydemir diyor ki:

        Tarık bey,
        Benim de zuhal hanıma cevaben yazdığım bir yorumum yayınlanmadı. Oysa kimseye hakaret etmemiştim. Hz Ömerin Hz Ali den küçük kızı Ümmü Gülsümü istemesi ve Hz Ali’nin ona nikahlamasıyla ilgiliydi.
        Bunun yayınlamama sebebini hala anlamış değilim. Tahminim konuyu değiştireceği düşünülerek yayınlanmamış olabilir yönünde. Ama yalan ve kötü hiçbir söz yoktu.
        Sana gelince Tarık kardeşim şu sözü hatırlatmak: “isterim Karşındaki insan cahise tatışma onunla, yoksa dışarıdan gören biri hanginizin cahil olduğunu far etmeyebilir.” der büyüklerden biri. bazen benimde dilimin ucuna bu tip insanlara söyleyebileceğim ı kadar söz geliyor ki, söylenmeyeceğini bildiğim için yumuşatıyor öyle söylüyorum. Yani sizin de biraz sınırı aşan ifadeleriniz oluyor. Bu konuda site yöneticileri biraz haklılar. Ama olay şu: bana karşı ön yargılı oldukları için bayanların tarafını tutuyorlar genelde. Oysa biz burada okuyucuyuz, hem kendimizi geliştirmeye hemde diğer yorumculara (özellikle bayanlara) perspektifler sunmaya çalışıyoruz.Gelişen teknolojinin bizlere sunduğu fırsatları iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz.Yoksa bizde daha görsel ve şeytani olan diğer sitelerde dolaşıyor olabilirdik.Çok şükür ki buradayız. Bunu da sayın yöneticilerin göz ardı etmemesi lazım derim…

    • seymen diyor ki:

      Tarık kardeşim acele karar vermemek lazım, biraz düşün. Benim yazıpta keşke yayınlanmasa dediğim yorumlarım bile olmuştur bazen. Hicivle ‘de birbirimizi eleştirebilir, iğneleyebiliriz, usulunce söylenecek itirazlar daha etkili olur.
      Burada çok değişik (hassas) insanların olabileceğini de düşünerek yazmalıyız. Siz ben gidiyorum diyorsunuz ama belkide sizin veya benim yüzümden hiç birşey söylemeden hiç yorum yapmadan sessizce giden birçok insan olmuş olabilir. Bana hak vereceğini düşünüyorum. Orta yolda buluşalım.

      • "Demedi Deme" diyor ki:

        Sayın Seymen

        Bazen hakkıyla dönmek ve hakkının bilinmesi için gitmek gerekebilir.

        Dönmek için gitmek gerekir.
        Dönenler ancak gidenlerdir.
        Gidenlerin başka bir “don” (kıyafet, örtü, isim vb) ile dönmeleri muhtemeldir. :)
        Nasipse bir gün bir yerde buluşulur….

  44. BEYAZ KARANFİL diyor ki:

    Yorumum özellikle burada din,peygamber, kur’an,ahlak,edep ve benzeri değerleri kendine dayanak yapıp işine geldiği gibi konuşan- yazan-düşünen bayanlara olacaktır.Başta da yazısında çok derinden feministlik sezinlediğim sayın yazara.öncelikle belirteyim ben de bir kadınım.evliyim iki çocuğum var üniversite mezunuyum.eşim avukat.eşimle çok şükür her yönden tam bir uyum içindeyiz.eşim mesleğinde gayet başarılı sevilen, her zaman görüşüne başvurulan,çok yakışıklı buna rağmen asla şımarmamış kaprissiz beyefendi bir insan.maddi durumumuz gayet iyi.bulunduğumuz şehrin en nezih ve mutena bir yerinde ikamet ediyoruz.eşimin işi icabı çevresi çok geniş.her tür camiadan insanlarla muhatap olabiliyor.kocamı tanıdığım ilk günden beri,kadınların onu elde etmek için nelere başvurduğunu neler yapabileceklerini bizzat gözlemledim.halen de gözlemliyorum. evliliğimizin ilk yıllarında onu elimden kaçırırım korkusuyla,kadınlar başına bir şey getirmesin diye, yanında bir elemanıymış gibi iki yıl çalıştım.çocuklarım olduktan sonra mecburen çalışmayı bıraktım.evliliğimizin üstünden yaklaşık 13 yıl geçti.kadınların eşimi elde etmek için gösterdikleri çabadan inanın hiçbir şey eksilmedi hatta daha da arttı.kocam şimdiye kadar Allah razı olsun benden hiçbir şey saklamadı.saklamazda.severek evlendik ve birbirimize saygımız her şeyin üstünde.bunları neden anlatıyorum.kadınlar olarak bizler çok fenayız.hele bu devrin kadınları korkunç.elindeki “az”la asla yetinmeyen hep bir tatminsizlik ve bir aç gözlülük içerisinde hayatlarını heba ediyorlar.on üç yıl boyunca eşimi elimde tutmak için neler yaşadığımı yazmaya kalksam erkekler kadınların yüzüne bile bakmaz.kocamın parasından,kariyerinden,bedeninden,çevresinden,vb ve bunların hepsinin toplamından istifade etmeye çalışan evli-bekar kadınlarla kızlarla dolu.kadınların eşimi elde etmek-tanışmak için öne sürdükleri sebepleri-bahaneleri gördükçe bir kadın olarak ben bile inanın hemcinslerimden nefret ediyor, tiksiniyor ve hayretler içerisinde kalıyorum.türbanlı,türbansız,şuh,muhafazakar(!) ne isterseniz.onu baştan çıkarmak için alabildiğine açık-saçık giyinen,kendini dindar göstermeye çalışan,zengin göstermeye çalışan,çok elit durmaya çalışan ne bileyim bir çok kadın.sineğin ışığa gelmesi gibi etrafında dönüp duruyorlar.çok zor.özellikle benim için.bazen “keşke bu işi yapmasaydım “diyor kocam.Gerek elimden kaçırma korkusu yüzünden gerek benim, ”benden habersiz bir şey yapmasın ne yapıyorsa ben de bileyim” gibi kaygılarım yüzünden ve gerekse zina yapmasını istemediğimden, bende kocama Sibel üresin gibi istediği kadınla imam nikahı yapmasını teklif ettim yedi yıl önce.onu çok seviyorum.onun için her şeyi yaparım.onun hemcinslerim tarafından taciz edildiğini, bundan dolayı acı çektiğini gördükçe ben de çok üzülüyor kahroluyordum.sadece kadınlarla birlikte olma konusunda onu tamamen serbest bıraktım.yedi yıldır sekiz kadınla imam nikahı kıyıp, onlarla sadece cinsel anlamda birlikte oldu.nikah kıydığı kadınlarla baştan her şeyi konuştu kendine göre de tedbirlerini aldı, anlaştı ve hepsinden de haberim var.sadece onlarla birlikte oldu-oluyor.başka da bir şey yok.yani şeytanlar bile baştan çıkar biz kadınların entrikaları fırıldaklıkarı yüzünden.erkeklerin işi çok zor.kendimi onun yerine koyuyorum, ben bile dayanamazdım bu kadar ayartıcı ve dişiliğini kullanmaya çalışan kadına.evlilik çağına gelen bir çok kızın evde kalmasının sebebi, dul olanların (hepsini kastetmiyorum tabii) fuhuşa yönelmelerinin nedeni aç gözlü olmalarından dolayı.eskiden de mi böyleydi bilemiyorum ama bu zamanın kadınları gerçekten çok aç gözlü, çok hırslı, entrikacı, lüks delisi, kimse elindeki ile yetinmek istemiyor.SEMA HANIMIN yazısındaki özellikle son iki parağraf , “Rabbim erkek kullarını kadına meyilli yaratmış…..diye devam eden ve “Sonuçta ahiret hayatı uzak değil bir nefese bakar…..diye devam uzun cümlelerde çok saçma geldi bana.Erkekleri yoldan çıkartan ,baştan çıkartan ,onları kışkırtan hep biz kadınlarız.Sonra da onlardan sabır bekliyoruz.Onlar sabretseler kadınlar daha ahlaksız olurlar.Kadınlar adam gibi durmayı becerebilseler inanın erkekleri idare etmek çok kolay.Kadınlar olarak en büyük darbeyi gene kadınlar olarak biz birbirimize vuruyoruz.Sonra hep beraber acı çekiyoruz.

    • seymen diyor ki:

      Ateş başlar yakında, siper alın. Benim bile itirazlarım olacak.

    • "Demedi Deme" diyor ki:

      Sayın BEYAZ KARANFİL

      Valla benden büyükmüsünüz küçükmüsünüz bilmiyorum ama bununda zaten çok önemi yok. Sadece sizin (ifadelerinizde samimi oladuğunuzu varsayarak) Allah’a olan inancınız ve Kurani teslimiyetiniz yüzünden izin verirseniz ellerinizden öpüyor ve tüm erkeklik kurallarını ayaklarımın altına alarak önünüzde saygıyla eğiliyorum.

      Daha önce bir erkeğin ikinci hanımı olan Firuze hanıma söylediğim sözün ( Bir erkeğin dünyalık eşi olmak başka, dünya ahiret karısı/Hanımı olmak başka şeydir) tam tersininde geçerli olduğunu kanıtladığınız için size ayrıca teşekkür ederim. Sizin kocanız Türkiyenin en şanslı erkeklerinden birisi olduğunun farkındadır umarım.

      Allah’a emanet ve Resulünwe tabii olmanız duasıyla…

      Konuya Balıklama dalacak sazanlara not:

      Bu defa hanımefendiyi ve kendisiyle aynı düşüncede olan erekek ve kadınları eleştirmek yerine anlamaya/algılamaya/özümsemeye çalışın. Umulur ki sizde kurtulursunuz…

      • seymen diyor ki:

        Kardeşim sen ne diyorsun, bu evlilikler şeran belki caizdir, ama Kuran’a sünnete uyar mı, her hanım eşit olmayacak mıydı, BEYAZ KARANFİL hanımda izin vermiş görünüyor ama belli ki şartlar koymuş, şart koymaya hakkı var mı…? Bu kadınların kocalarından çocuk sahibi olma hakları vardır, bunu engellemek caiz mi? 1. eş buna razı mı, eşi ölürse mirası onlarla eşit bölüşmeye razı mı? Bu kadınlara sahip çıkılıyor mu, yoksa istedikleriyle gezip tozuyorlar mı?… Anne babanın izin vermeleri şart değil ama haberdar olmaları nesebin korunması açısından şarttır. Bu eşler şeran zevce durumundan daha çok cariye konumunda gibi sanki.

        • "Demedi Deme" diyor ki:

          Sayın SEYMEN
          Kafa yapısı olarak sen de kadınlaşmaya başladın galiba. Baksana benim ne söylediğimi bile tam olarak analmadan ZANNA dayanan çıkarımlarda bulunmuşsun.

          “””….Allah’a olan inancınız ve Kurani teslimiyetiniz yüzünden… “””

          Ben bu hanımefendinin teslimiyetini taktir ettim.

          Kocasının ve BEYAZ KARANFİL in her yaptığını ve kalplerinde barındırdıkları niyetleri değil.

          Kalpleri ancak Allah bilir…

          Selam ve hürmetle kardeş

          • seymen diyor ki:

            Kardeşim ikinci evlilik için izin vermesini, yönlendirmesini bende takdir ettim; ama uygulama da burada da bir bencillik, kibir yok mu sence?

          • "Demedi Deme" diyor ki:

            Sayın Seymen

            Sende haklısın….

            Ama kalpleri ancak ALLAH bilir. Benim de niyet okuyarak da olsa ŞİRKE girmek gibi bir derdim yok.
            Ben aksi ispat olana kadar her kesin söylediğini doğru kabul ederim. Ayrıca sanal ortamda yapılan muhabbetlerde ve yazışmalarda jest ve mimikler olmadığı için insanların dürüstlüğünü test etme şansımız pek yok biliyorsun.

        • "Demedi Deme" diyor ki:

          Sayın SEYMEN
          Az kalsın içine düştüğün paradoksu ve çelişkiyi atlayacaktım.

          “””…şeran belki caizdir, ama Kuran’a sünnete uyar mı…”””

          “Seriat, Kuran, sünnet”” ne zamandan beri İslamda ve islami anlayışda farklı üç kriter oldu. :)

          • seymen diyor ki:

            Nikahla bitmiyor iş, nikahla başlıyor, öyle bir şey olur ki nikahı düşer kişinin, haberi bile olmaz.
            Burada böyle bir durum olduğunu idda etm,yorum ama ; Adam önce nikah yapar, sonra deyyus olabilir.

        • hamiyet diyor ki:

          şeran demek şeriataça demektir.şeriat kuran ve sünnettir. neyse cehaletinizi mazur görüyoruz:)) ve hala cariyeden bahsediyorsunuz.bu ahlaksız avukat bu cariyeleri hangi cihattan ganimet olarak almış acaba merak ettim doğrusu:))

      • hamiyet diyor ki:

        eşinin zina yapmasına müsade eden bir kadına mı saygı gösterisinde mi bulunuyorsunuz! son günlrde pek yorum yazmak istemedim çünkü konu artık kadın-erkek çatışmasına dönüştü,seviye iyice düştü.ama beyaz karanfilin anlattıkları kanımı dondurdu.destekleyen yorumlarsa dehşet verici yazık..ve şunu unutmamak gerek ister kabul edin ister etmeyin zina yapan bir erkeğin ailesinden muhakkak bir kadın zina eder! kabul etmeyeler zaten işine gelmeyenlerdir,yani zinayı hafife alanlardır..siz bilirsiniz.

        • Demedi Deme diyor ki:

          Sayın HAMİYET

          Cevap için BKNZ:

          “Demedi Deme” diyor ki:
          13 Temmuz 2012, 12:36

          Sayın SEYMEN
          Kafa yapısı olarak sen de kadınlaşmaya başladın galiba….

          • seymen diyor ki:

            Benim burada son on-onbeş günde belki yüz yorumum olmuştur. Bir yorumuma bakıp kafa yapın kadınlaşmaya başladı demek; benim yorumuma söyleyecek sözünüzün, savunacak fikrinizin olmadığına delalaet eder.

    • tarık diyor ki:

      Bunun ayrı bir yazı olarak yayınlanması lazım, dehşet bir yazı. Bunu ayrı yayınlayın, konuşalım.

      • semamarasli diyor ki:

        Sayın Beyaz Karanfil, kocanız yedi sekiz kadına nikah kıyıp birlikte olduğuna göre niyeti normal bir evlilik değil anlaşılan. Buna mute nikahı deniliyor, sadece cinsel birliktelik için ayrılmak üzere yapılan nikahların bir geçerliliği yok, caiz değil. Üzgünüm ama eşiniz zina yapmış. Sizde bir kadın olarak eşinizin keyfi için kadınları alıp kullanıp bırakmasına riza göstermişsiniz. Büyük ihtimalle onun başka bir kadın alıp ikinci bir ev açıp bir kadını sevip onunla bir evlilik yapma ihtimalini ortadan kaldırmak için zinaya kılıf bulmuşsunuz. Yorumunuzu özellikle yayınladım çünkü maalesef pek azınlıkta değilsiniz. Kocanızı o kadar masum göstermişsiniz ki acıdık inanın. Yazık adamcağıza, azgın kadınların arasında vah vah. Fakat çok iyi bir avukat olduğunu eminim. Sizi bile sahte nikahla kaç kadınla birlikte olması gerektiğine ikna edebildiğine göre.

        • "Demedi Deme" diyor ki:

          Sayın Maraşlı

          Eğer beyaz karanfilin anlatımında ve ifadelerinde yaşanan olaylara dair gizlediği ve sizin ortaya çıkartığınız bu tür bir boyut varsa benim için “”yandı gülüm keten helva….””

          Ne yalan söyleyeyim ben işin sizin olabilirliğini gösterdiğiniz bu boyutunu atlamışım.

          Ama yinede
          Bu hanıma anlattıklarını farklı bir biçimde yeniden açıklama fırsatı vermek ve ondan sonra değerlendirme yapmak daha aklıllıca olur kanaatindeyim.

          Eğer işin sizin ortaya çıkartığınız yönü doğruysa ben
          “”” ellerinizden öpüyor ve tüm erkeklik kurallarını ayaklarımın altına alarak önünüzde saygıyla eğiliyorum.”””
          sözümü geri alıyorum.

          • betil diyor ki:

            diyelim ki şer’an caiz şekilde bu evlilikler yapıldı, ve sizler ilk eşin önünde saygıyla eğiliyorsunuz, hatta takdirinizi belli etmek için eteklerini falan öpüyorsunuz.. bu ilk eşin bunu kabullenmesinde yaşadığı sıkıntıları yok mu sayıyorsunuz? sizin takdirlerinizle bu durumdaki kadınların başı göğe mi eğecek?
            üstelik anlayışınıza göre, bu olayı kabullenmiş ilk eşlerin üzerine yeni kuma getirerek mi saygınızı gösteriyorsunuz?

    • firuze diyor ki:

      Anlasilan, bir beyin “tek” hanimi olan tum hanimlar ayni anlayistalar. ” Iki gunde bir o rezilin yanina gitmek zorunda misin, gece kalmasan birsey demeyecegim, demiyorum bana inat mi gece kaliyorsun…..” birinci hanimdan kocama gelen mesajlarda yaziyordu bu cumleler…

      • eliff diyor ki:

        firuze hanım niyetim sizi kınamak değil lütfen yanlış anlamayın. dini bilgim de belki sizin kadar değil. ama kocanızın birinci eşini burda sürekli anlatmak gıybete giriyor gibime geliyor. yani biz tanımasak da sizin tanıyorsunuz. ayrıca sürekli birinci hanımlara bir şekilde kızıyorsunuz. aynı durumda olsanız siz de büyük ihtimalle aynısı yapardınız. ayrıca kocanız birinci hanımının mesajlarını okumanız hiç hoş değil ve burda paylaşmanız da . ya da siz kendiniz okumamış olsanız da kocanız bile size okumuş bile olsa bir şekilde o zaman gıybet yapmışsınız gibi geliyor. belki dini bilginiz çok fazla, çok da ibadet ediyorsunuz ama boşa gitmesin bu ibadetleriniz. yine de yargılamak istemem. sadece tahmindi. son olarak kusuruma bakmayın belki yüzde yüz siz haklısınızdır bilemeyiz ama genelde kendinizi anlatmak için birinci hanımla kıyasladığınızda birinci hanıma siz de size yorum yapanlar da haksızlık ediyor gibi düşünüyorum. lütfen yanlış anlamayın. Allah sizi de eşinizi de birinci hanımı da çok mutlu etsin (gerçek düşüncem laf olsun diye yazmıyorum)

        • firuze diyor ki:

          Sayin Eliff

          Siz de haklisiniz.Yorumunuz icin tesekkur ederim dikkate alacagim.Birinci hanimi kimse birseye zorlamiyor, bu duruma dayanamiyorsa bosanmak isterse bosanabilir ama o bosanmak istemiyor, iyi tamam bosanma madem bosanmiyorsun madem kabul ediyorsun o zaman sorun cikartma.Kocanin adaletli olmasina yardimci olmaya calisarak, hem kocani yanlisa itme hem kendinde yanlisa dusme.Beni en cok rahatsiz eden durum bu.Ben bastan kabul ettim ve kocam oraya gittigin (bircok ikinci hanim gibi) sorun cikartmamaya calisiyorum.Sadece benim yanima da adaletli bir sekilde gelmesini istiyorum.Diger konularda adaletten vazgectim sadece geceleme konusunda adalet istiyorum

          Kimsenin olacagini sanmiyorum (yine de herseyin en iyisini Allah bilir) ama burada eger ikinci es olmayi dusunen varsa, benim yasadigim gibi zorluklari goze alsinlar, eger kocalari ikinci es alan hanimlar olursa ve bu durumu kabul ederlerse diger hanimin da bir Allah kulu oldugunu unutmayip ona gore davransinlar yorumlarim buna sebep olabilirse ne mutlu bana.

          Kadinlar kocalarinin “sahibi” olmayi, kocalarinin disarda kiminle ne yaparsa yapsin (beyaz karanfilin yorumundaki gibi) ele gune karsi her gece yaninda olmasini kocasinin gunaha girmesinden daha cok onemsiyor sanirim, acikcasi burada okuduklarimdan ben bunu anlamaya basladim….

          Daha bu konuda yorum yapmayacagim uyariniz icin tekrar tesekkurler.Beser sasar diye bosuna dememisler…

          Selam ve Dua ile…

          • firuze diyor ki:

            Ayrica yazilarimdan, bir baskasina (bu kocam bile olsa) gelen mesaji okumayacagimi anlamissinizdir saniyordum.Ne yazik ki bu konuda da kendimi dogru ifade edememisim demek ki kendimi.

          • eliff diyor ki:

            firuze hanım gerçekten kötü niyetle yazmıyorum. mesajlarını okuyup okuyamadığınızı bilemem sadece tahmindi. tekrar kusura bakmayın. eski yorumlarınızdan hatırlıyorum yanlışsa düzeltin lütfen. eşiniz sizle evlenirken ilk hanımından gizlemişti. izin almak zorundaydı demek istemiyorum yanlış anlaşılmasın. belki söyleseydi kendinde bir hata varsa düzeltcekti. kocanız da belki onda bazı sevmediği davranışlar vardı o yüzden sizinle evlendi bilemem bir şey de diyemem.çok eşlilik yasak günah diye sizi kınayamam da. malum kınadığımız şey başımıza gelir.
            aksine tek başına çok eşlilik uygulanması değil başka islami olarak olan şeylerle beraber uygulanmak şartıyla çok eşlilik erkeklerden çok kadınların lehine gibi düşünüyorum. ama yanında başka yapılmayan ama yapılması gereken şeyler başka islami yaşıntılar da var. tabii bu bizim toplumumuzda imkansız. bu tek sahabeler zamanında düzgün uygulanmış gibi geliyor. biz onların milyonda biri olamadığımız için hakkıyla uygulamamız da imkansız burda benim düşünceme kimse de yorum yapmamış. eğer gerçekten benim düşündüğüm gibi uygulansa erkekler kaçar önce çok eşlilikten tabii biz kadınlar da bunu göremiyoruz erkekler de. yorumlardan dikkatinizi çekmiştir. herkes anladığı gibi düşünüyor.

            yanlış anlamayın birinci hanımı tamamen haklıdır demiyorum. sonuçta çok eşlilik dinen uygun da olsa toplum tarafından hoş görülmüyor.bu yüzden birinci hanımın kalbi kırık öfkeli.o yüzden aklına gelen her şeyi yapar. öfkesi kırgınlığı da ömür boyu zor geçer.olur da geçerse o zaman eşinizin adaletli olmasına yardımcı olur. şöyle örnek vereyim. ben kocamla emin olun sizden daha az görüşüyorum işi yüzünden. (ayda bir en fazla 1 hafta. senede da 3ay onun haricinde) işi gereği böyle. bir sebebi çok çalışkan olması. diğer arkadaşları çok rahat izin alıyor. haksız yere rapor alıyor. böyle olduğunda ben de kızıyorum işine arkadaşlarına bazen her şeye . onun suçu olmamasına rağmen bazen ona da kızıyorum. çünkü kırgınlığımı ya da öfkemi anca ona yansıtıyorum. onun da rapor almasını, işini kötü yapmasını yani kötü şeyler tavsiye ediyorum. ben bu yaptığımı bir kaç gün tekrarlasam emin olun yapar. sürekli ağlayan gerçekten üzülen bir kadın var karşısında sonuçta. Allahtan sinirim çabuk geçiyor ki sonra hemen kimsenin hakkına girmesi, herkes ona yüklense parasını hak etmesi için çalışmasını söylüyorum. o yüzden birinci eş belki günaha giriyor ama bunu engelleyeceğini ve eşinize destek olacağını hiç sanmıyorum.
            maalesef ki ortada eşitliği sağlamayan bir koca var. her ikisi kendince haklı iki kadın. sizin o kadını anlamanız da imkansız onun sizi anlaması da. lütfen söylediklerimi yanlış anlamayın iki taraftan da bakıyorum. siz burda kendinizi anlattıkça erkekler size hak veriyor büyük ihtimalle bir kısmı benim de böyle bir karım olsa iç geçiriyor. kadınlar da birinci hanıma hak veriyor sizi yuva yakan kadın olarak görüyor. hiç bir erkek demedi sizin yorumlarınıza eşitliği sağlamak gerçekten zor diye.
            size tavsiyem haddim olmayarak birinci eşle kendinizi kıyaslamayın, ona haksızlık yapıyor da demeyin. ortada bir haksızlık varsa bence bunu eşiniz yapıyor.

            kocamın işi yüzünden çok yalnız kaldığımdan sizi de anlıyorum. diğer hanımı da. kocamın hiç kimsenin hiç bir şeyin hakkına girmemesi ben de çok destek olurum sürekli yalnız kalmama rağmen. hatta ben ona destek olduğum zaman sürekli bana dua eder çünkü çok zor bir işi var. diğer hanım yerinde olsam onun yaptıklarından çok daha fazlasını bile yapabilirdim tahmin edemeyeceğniz kadar belki de bu da bir gerçek. normalde bana çok mantıklı düzgün davrandığımı söylerler. ama böyle insan sürekli kırgınken öfkeliyken her şeyi yapabilir. özellikle kadınlar. inşallah eşiniz bir şekilde sürekli ilk hanımının da sizin de gönlünüzü yapar. tekrar kusura bakmayın. Allah her şeyi tüm ailenizin gönlüne göre versin.

            son olarak haddim olamayarak kocanız daha düzgün davranmalı diye düşünüyorum. bir de genelde sizin yorumlarınıza yorum yapan erkekler siz aman sakın siz sakın ikinci eş almayın eşim sürekli iki kadın arasında kalıyor adaleti sağlayamıyor deseydiniz siz de adaleti sağlayamazsınız deseydiniz ne derlerdi merak ediyorum. çünkü belli ki gerçekten çok zor. tekrar kusura bakmayın yanlış bir laf ettiysem lütfen hakkınızı helal edin.

    • esmasultan diyor ki:

      Dinimizde muta nikahı yasak, eşiniz bunu biliyor değil mi?

      Eşiniz bu şekilde bayanlarlar sırf cinsellik için beraber oluyor ve siz de bunu midenize sindirebiliyorsanız o sizin bileceğiniz iş. Ama bunu izin vermeyecek olan ben ve benim gibi bayanlara feminist vs. deme hakkınız yok.Çünkü bu şekilde nikah yasak olan bir nikah şekli. Nikah bile denmez ona.

      Size kendi MODERN hayatınızda mutluluklar

      • esmasultan diyor ki:

        Sema hanımın yazısını da yeni gördüm. Okuyunca sinirden kan beynime sıçradı hemen cevap yazdım. İnsan kocasının zina yapmasına izin verir sonra da çıkıp ben çok itaatkarım, biz çok takvalıyız, ben çok iyi eşim edebiyatı yapar, kendi gibi olmayanları da tü kaka ilan eder mi Allah aşkına?

        Bilmiyorsunuz madem bari cahilliğinizle övünmeyin.

        Böyle her yıl bir kadını gözüne kestirip parasıyla (kadınlarla para karşılığında dini nikah kıydığına adım gibi eminim) o kadını kullanan, sonra da utanmadan bunun adını zaaflara dayanamama olarak niteleyen adama da kendini üç beş kuruşa satıp adına nikahlıyım diyen kadına da yazıklar olsun.

        Eşimin ikinci evlilik yapmasına izin veririm ama böyle bir zinaya asla. Haydi buyur yoluna derim. Ondan sonra isterse ayda bir nikahlanıp boşansın. Günahı ona.

        • esmasultan diyor ki:

          Sema hanım sizin yazınızı gördüğümde ilk cevabı yazmışım. AYnı şeylerden bahsetmişiz. Yukarıdaki yorum size kızıyorum gibi olmuş, affola :)

    • Süheyla diyor ki:

      Hay maşallah!

      Sayın Beyaz Karanfil,hemcinslerinizin davranışlarından tiksiniyorsunuz ama asıl tiksindirici davranışın içinde olan sizsiniz.Ne demek sekiz kadınla nikahlandı!Benim bildiğim dörde kadar nikaha izin var,siz maşallah bol keseden nikah kıydırmışsınız.Bence asıl siz çok bencilsiniz.Siz de o çok eleştirdiğiniz kadınlar gibi kocanızın statüsünden,konumundan faydalanmaya çalışıyor ve bu statüleri kimseyle paylaşma niyetinde olmuyor olabilirsiniz.Kocanızın başka kadınlarla nikah(!)adı altında düşüp kalkmasını miğdeniz kaldırıyor da,neden eşinizin adam gibi gidip sizin dışınızda üç kadına daha nikah kıyıp,ev açıp,geçimlerini temin etmesi ve çocuklarının olmasına ön ayak olmuyorsunuz?Kocam dışarıda düşüp kalksın ama ben tek olayım diyorsunuz.Sizin yazınızdan benim anladığım bu.

      Siz hemcinslerinize saldırmadan evvel kendinize bakın.Kocanız da sahip olduğu meslek yüzünden mağdursa başka alternatifler arayabilir.Ama pek çok avukat gibi bu durum eşinizinde işine gelmeyebilir.Çünkü bu ülke de haram demeden helal demeden en çok parayı kazanan avukatlardır ve sahip oldukları imkanları öyle kolay kolay bırakmazlar.Bu yüzden oldum olası hiç sevmem avukatları.

      Allah hidayet versin hepimize…

      • Süheyla diyor ki:

        Ayrıca Sibel Üresin’in kocasına muta nikahı teklif ettiğine hiç inanmıyorum.Muhtemelen sizin dediğiniz gibi sadece cinsel birliktelik için değil,ömür boyu evli kalacağı bir nikah teklifinde bulunmuştur-ki sonra kendisi bunu kocasını denemek için söylediğini söylemişti-

  45. seymen diyor ki:

    Yeter artık, bizde sıkıldık, başka konu yok mu, yeni yazı istiyoruz.
    Başka konuların içine maydanoz olmasın bu konu diye yayınlandı bu yazı sanırım.
    Artık kimse başka konuları bu meseleye çekmez herhalde.!?
    Gençlerin sağlıklı ve mutlu evlilikler yapabilmeleri için baştan nasıl düşünmeleri gerekir, nasıl davranmaları gerekir, bu konular işlense iyi olur.

  46. ozmiyum diyor ki:

    şu kadınların anlamadıkları hatta anlamaya çalışmaktanda hızla kaçtıkları şey şu belki bir tezat gibi duruyor ama aslında kendi nefsine sevdiğini tercih etmek gibi bir şey bu. Kilit nokta Hazreti Hatice annemiz olgunluk ta zirve ve çok uzun süre Efendimize tek eşlik etmiş yani Efendimiz ondan başkasını gözü görmemiş bir düşünün bakalım niye vefatından sonraki eşlerinden bile onun gibi davrananı çıkmamış da ondan hiç biri diyebilmiş mi efendimize istersen sana yeni bir eş bakayım diye bu kadar kendi nefsini yere serecek kadar düşünceli bir eş çıkmışmıdır acep. Sizler Hatice annemiz olun merak etmeyin erkekler Efendimiz olmasa bile onun rabbi bunun mutlaka mükafatını misliyle verecektir.Siz birinci eş olarak kalmak istiyorsanız şunu unutmayın ki erkeğin çok eşlilik hakkının bir gün kullanılabilir olabileceğini unutmaksızın davranabilmekten geçer. Bu hakkın bir kenar da saklı durması asıldır. Ayrıca herkesin söylediği gibi kıskançlığın sadece sevgiden kaynaklandığını düşünmüyorum.Bir çözelti gibi düşünün bunu içinde sevgide vardır elbet ama çok daha fazlası sahiplenme kaynaklı yani bencillik kökenli içgüdüsel dürtülerden kaynaklanan bir davranıştır.Hadi bu Erkekte temel vazifesinden, sahiplenme içgüdüsünden kaynaklanır,kadınınkine ne demeli hani Sema hanımın bir yazısı vardı kadınlaşan erkekler diye işte siz kadınlarda da erkekleşen kadınlar durumu söz konusu olduğu ortaya çıkıyor belkide.Bunu söylerken sakın olaki siz kadınları insani vasıflardan uzak kimseler olarak nitelendirdiğimi düşünmeyin.Elbetteki kıskançlığınızın içinde sevgide mevcuttur.Ancak bunu abartıyorsunuz.Bu hissin içinde sahiplenme içgüdüsünün varlığından bi habersiniz.Bir kadın evini ailesini sahiplenmeyecek mi tabii ki sahiplenecek ama kraldan çok da kralcı olmayacak.Bu vazife asıl olarak erkeğin işidir.Bakın bununla ilgili size 2 karşılaştırma vereyim bunları sizler vicdan terazinizde bir tartmadan hatta bir kaç defa duru bir akılla kendinizi bir çok şeyden soyutlayarak düşünmeden yorum yapmayın lütfen.1.karşılaştırma : Eşiniz sizi aldatsa yada 2.eş alsa naparsınız en fazla ayrılırsınız çok az kadın öldürmeyi düşünür.Hatta büyük bir kısmı boşanmadan evliliklerine devam ediyorlar bir çok nedenden ötürü.Peki siz eşinizi aldatsanız nolur erkeklerin büyük bir çoğunluğu öldürmeyi göze alır en munis olanları bile bunu göze alır o bir çok nedeni bile gözü görmez oluverir.Hatta bu boşanmalarda bile söz konusu olabiliyor.Şimdi anladınızmı işin aslını.Sizler kabul etmek istemesenizde sizin fıtratınızda 2.eşi kabul etme eğilimi söz konusu çünkü bu konudaki barajınız yıkılır bütün söylemleriniz alt üst olacak kabullenmeyle yüzleşmek zorunda kalacaksınız

    • firuze diyor ki:

      Sayin Ozmiyum,

      Benim anlatamadigim seyleri yine guzel bir sekilde anlatmissiniz.Siteyi takip eden, konu cok evlilik olunca bizzat yasayan biri olarak (ki en iyi artilar eksiler yasayanlardan ogrenilebilir) yorum yapayim dedim, ne “cirkin durum” yasamisligim kaldi, ne “zina” ediyormuslugum kaldi (kaldi ki evliligimizi herkes biliyor gizli falan degil,basindan beri benim cevremden esimin cevresinden sahitler de vardi), ne “aptalligim” kaldi (eger kriterse ben bu arada universite mezunu oldugumu da soyleyeyim) ne kendimi “kullandirmisligim” ne “zavaliligim” ne “kibirliligim” ne de “namusuzlugum”…Islami referans alarak yorumlar yapan hanimlarin bu olaya bu kadar “siddetle” tepki vermelerine sasirdim kaldim dogrusu.Adam ikinci kadin alacagina bosansin deniyor, sonra bosanan kadininlarin ne olacagini kimse dusunmuyor.Sadece gururunu kurtarmis olacaklar ya sonra.Bizzat ablamdan biliyorum bosanmis kadinlarin ne zorluklar cektigini, ki ablamin cocugu da olmamasina ragmen.Kaldi ki birincileri hicbir seye zorlamiyor, kocamin ilk hanimi da aylarca kocami bosanmakla tehdit etti, kocam her seferinde ben bosanmak istemiyorum,sen istiyorsan zorlamam dedi.En sonunda bu tehditlerden bikinca bosanirsan bosan demis ve aldigi cevap “bosanirsam ona -yani bana- yarar olmus”…

      Ben asiri kiskanmanin, hasetligin ve asiri sahiplenin (ki en ufacik birseyi bile cok sevsem ve sahiplensem bir sekilde yitirdim.Allah kiskanctir kulunun kendisinden baska hickimseyi asiri sevmesini istemez, kulu neyi cok severse sahiplenirse, sahiplendigi seyi vereni unutursa verdigi gibi elinden alir diye bir soz kalmis yillar oncesinden aklimda,nerden okudum hatirlamiyorum) kotu birsey oldugunu dusunuyorum, taa cocuklugumdan beri, belki cocuklugum gencligim hep yoksunluklarla gectigi icin boyle oldum bilemiyorum.Boyle dusunmek, ve bu dogrultuda davranmak kotu birseymis gibi algiladim bu sitedeki bircok yorumcudan.En kotusu de kimin ne yasadigini bilip bilmeden acimasizca eletirmeleri, birgun kendilerinin de basina gelebilir ihtimalini goz onune getirmeden..Ister istemez incindim sanirim ve sizinle paylastim bu ruh halimi..Hakkinizi helal edin.

      Selam ve Dua ile….

      • düşünen adam diyor ki:

        “Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz.”(Tirmizi, Kıyamet, 53, no: 2507; Beyhaki, Şuabu’l-İman, 5/315, no: 2778; bk: Keşfu’l-Hafa, 2/265)

        “(Bir gün) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) minbere çıkıp yüksek sesiyle şöyle nidâ etti:

        “Ey diliyle Müslüman olup da kalbine iman nüfuz etmemiş olan(münafık)lar! Müslümanlara eza vermeyin, onları kınamayın, kusurlarını araştırmayın. Zira, kim Müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa, Allah da kendisinin kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurunu araştırırsa, onu, evinin içinde (insanlardan gizli) bile olsa rüsvay eder.”

        İbnu Ömer bir gün Ka’be’ye baktı ve:

        “Şânın ne yüce, hürmetin ne yüce! Ancak mü’minin Allah yanındaki hürmeti senden de yüce!” dedi.” [Tirmizî, Birr 85, (2033)]

        Merak etmeyin insanların sizi kınamaları yaşadıklarınıza benzer şeyleri yaşayacak olmalarına işerettir. Allah adildir. Mümin olan kıymetlidir. Efendimizin hükmü kesindir.
        Selametle

    • Aydemir diyor ki:

      Kadın erkek farklılığını kabul etmekte zorlananlardan fazla bir şey beklememek lazım derim.Çünkü kadın kadın olmakla erkekten farlı olduğunu anladığında bütün taşlar yerli yerine oturur zaten. Kadın bunu anlamadığı zaman eline verilen her fırsatı kendini ispatlamaya çalışma saçmalıklarıyla geçirir.
      Büyük mesele hayatın anlamının farkına varmakta.
      Hayatın anlamını, ne şekilde geçirildiği ömre bakarak anlamak mümkündür.
      İnşallah sonuç tüm inananlar için ebedi saadet olur.

      • firuze diyor ki:

        Son zamanlarda tasavvufla ilgili kitaplar okuyorum ve ogrendiklerimi elimden geldigince tatbik etmeye calisiyorum.Cok zorlu bir yol bol sabir ve istikrar isteyen.En son okudugum kitaplardan birinde su soz cok hosuma gitti.” Sen cikarsan aradan, kalir seni Yaradan” belki bilindik bir sozdur ama ben ilk kez karsilastim ve bu noktaya gelebilmeyi (cok zor gibi gozukse de ins. Rabbim muvaffak eder) cok arzulamaya basladim.Hepimizin bu dunyaya gonderilis gayemiz bu degil mi zaten ?

  47. veroveraar diyor ki:

    Dördüncüsü: Peygamber (s.a.s.)’in, Kur’an için bir müfessir olduğu haram bir şey işlemeyeceği, hiçbir harama müsamaha etmeyeceği ve haramın işlenişini ikrar etmeyeceği hususu, dinde bilinmesi zorunlu olgulardandır. İslam’a giren Arapların çoğunluğu dörtten fazla kadına sahipti. Bazılarının altı, bazılarının sekiz, bazılarının on, bazılarının on sekiz karısı vardı. Bu kesin ve sabit olan bir vakadır. Bu durumda Resûlullah (s.a.s.), onlara eşlerinden dört tanesini seçmelerini ve geriye kalanlarından ayrılmalarını emretti. Eğer teaddüd bu iki ayet-i celilenin nassı ile haram olsaydı, Nebiyyullah (s.a.s.) onlardan tek bir tanesini seçip geriye kalanlardan ayrılmalarım emrederdi.
    İnkarı mümkün olmayan bir gerçek de Peygamber (s.a.s.)’in çok evli olduğu, sahabesinin de onun kulağı dibinde ve gözleri önünde çok evli bir hayat yaşadıkları ve onların bu eylemlerine karşı çıkmadığı hususudur. Evet, Resûlullah (s.a.s.)’in bir özelliği(dortten fazla evlilik yapmasi) vardı. Karşı taraf; “bu özellik müslümanların icması ile dört kadından fazlasını almakla ilgilidir, yoksa bir tek kadından fazlasını almakla ilgili değildir,” deseler de peygamberin diğer sahabenin teaddüdü zevcatını nasıl ikrar ettiğini, buna razı olduğunu ve sessiz kaldığını ne ile izah edebilecektir?

  48. veroveraar diyor ki:

    Üçüncüsü: Eğer durum bu görüşte bulunanların sandığı gibi olsaydı Allahu Teala’nın sözleri anlamsız olurdu. “Size helal olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın…” Ve bu sözün hiçbir amacı olmazdı. Teaddüdün bir tek sözle yasaklanması daha iyi olurdu. Yoksa teaddüdü mubah kılıp onu imkansız şartlara bağlamanın ne anlamı olabilirdi? Bu durum her akıllı kimsenin içine düşmekten sakındığı abes bir şeydir. Alemlerin Rabbi bu duruma nasıl düşebilir? Halbuki Kur’an’ın fesahat, belagat ve Arap Edebiyatı’nın zirvesinde bir kelama sahip olduğunda kuşku yoktur.
    Buna benzer iddialarda bulunanların ifadesine göre ayet-i celilenin anlamı şu sözlere benzemez mi? İster şu yolu, ister bu yolu, ister başkasını izleyebilirsin. Ancak senin şu özelliklere sahip tek bir yolu izlemekten başka bir imkanın yoktur. Başka yolu izleyemezsin. Böyle bir sözün ne anlamı olabilir? Bunun yararı nedir? Buna benzer bir söz, herhangi bir kanun, anayasa yahut bilimsel bir kitapta yer alabilir mi? Öyleyse bunun Rabbü’l-Alemin’in kitabında yer alabileceğini nasıl düşünebiliriz?

  49. veroveraar diyor ki:

    İkincisi: İkinci ayetin nassı insanın gücünü aşan adalet türünü kesin biçimde vermektedir. Bu da sevgidir. Bunun nedeni de Allahu Teala insanın psikolojik yapısını ve birincisiyle ikincisi arasında manevî adaleti uygulamaya güç yetiremeyeceğini bildiğinden, ona gücü yeteceği şekliyle hitap etmesidir. İkincisinden tamamen el etek çekmesini yasaklamıştır. Yani tamamen bir tarafla ilgilenip, diğer tarafı boşlukta bırakmasını nehy etmiştir. Burada sözü edilen eğilim duyma -bazı ölçülere kadar- caiz bir eğilimdir. Hatta bunun olması da gerekebilir. Allah bununla kocayı cezalandırmayacaktır da. Ayet-i celile bu nedenle şöyle sona ermektedir. “Eğer arayı düzeltir sakınırsanız, Allah bağışlayıcı esirgeyicidir”. Burası da koca için birinci karısıyla aranın düzeltmesi için ayrı bir teşviktir. Onun hakkında Allah’tan sakınıp kendisini terk etmemeli ve ona kötü davranmamalıdır. Eğer bu ölçülere bağlı kalırsa birinci eşinden daha fazla ikincisini sevmesi de Allah tarafından bağışlanacaktır. Ayrıca Allah’ın, birinci eşin de merhametli olduğunu onun kocasının gönlüne kendisine karşı adil davranması gerektiği ve onunla güzel muamele etmesinin zorunlu olduğu bilincini yerleştireceğini ifade eder.

  50. veroveraar diyor ki:

    Kitap ve sünnet bilgisi olmayan bazı kimseler Kur’an-ı Kerim’in teaddüdü yasakladığını sanmaktadır. Zira birinci ayeti (Nisa Suresi Ayet 3) kerimede zevceler arasında adalet şartına bağlı kalındığında ancak teaddüdün mubah olduğu belirtilmiş, ikinci ayet(Nisa Suresi Ayet 129) ise aralarında adaletle hükmetmenin mümkün olamayacağını kesin bir ifade ile beyan etmiştir. Teaddüd, sanki varlığı imkansız bir şarta bağlanmıştır. Öyle ise yasaktır.

    Bu görüşe derinden nüfuz edildiğinde iddialarının tamamen değişik nedenlerle batıl olduğunun anlaşılacağından kuşku yoktur. Bunun birkaç tutarsızlığını belirtelim:

    Birincisi: Birinci ayette şart koşulan adalet ikinci ayet-i celilede imkansızlığı kesin olan adaletten başka bir şeydir.

    Birinci ayet-i celilede sözü edilen adalet, kocanın yerine getirmekten aciz kalmayacağı adalettir. Bu adalet ev, geceleme, giyim-kuşam, yeme, içme, vs. gibi maddî adalettir.

    Gücün yetmeyeceği kesin olan adalet ise, kocanın yerine getirmekten aciz kaldığı adalettir. Bu sevgiyle ifade edilen manevî adalettir. İkinci kadınla evliliği, herhangi bir sebepten dolayı birinci karısından yüz çevirmesine neden olmuştur. Bundan sonra birincisini sevgide, duygularında ikincisi gibi nasıl eşit tutup aralarında adaleti sağlayabilsin ki?
    Buna göre her iki ayet-i celilede ayrı ayrı sözü edilen iki adalet arasında bir ilgi yoktur. Tek bağ her ikisinin de zevceler arasındaki adalet olmasıdır. Buna göre teaddüdün zevceler arasında maddî adalete bağlı olma şartı sürek¬li geçerli bir koşuldur. Aralarında adalet tesis etmeyeceğini bilen birisi teaddüdü zevcat ile günahkar olur. Eğer adam evlenip adil davranmazsa günahlarını arttırmış olur.
    Fakat onlar arasında sevgide adil olamayışına gelince, eğer çok eziyet et¬mez ve aşırı derecede ondan uzaklaşmazsa Allahu Teala, onu cezalandırmaz.

  51. hamiyet diyor ki:

    Yorumlardan anladığım şu ki kızlarımızı eğitelim derken erkekler başı boş bırakılmış .kadının aşktan anlamadığını söyleyen cahil insanlar hz haticenin efendimize nasıl büyük bir aşk beslediğini hatta evlilik teklifini bir çiçek göndererek (tabi ki çok edepli bir şekilde)hz haticenin yaptığını bilmiyorlar.seviyesizce yorum yazanlar bu mübarekleri incitebileceklerini hiç düşünmezlermi.kendilerini nasıl efendimizin ümmeti olmaya yakıştırıyorlar.aslında yazılacak çok şey var ama biz ne desek yine anlamak istediklerini anlar bu cahiller.ayeti bile istediği gibi yorumlayan cüretkarlar…bu siteyi takip eden hanımlar kiminiz evlilik çağına gelmiş kiminiz evli rabbim evlenecek kardeşlerime hayırlı ahlaklı eşler nasib etsin.şimdi bize düşen görevler var.nihayetinde bu erkeleri de birer hanım yetiştirmiş; kız erkek ayrımı yapmadan,elindeki ile yetinen şükreden kul hakkını gözeten haddini bilen rabbine kul,efendimize ümmet olmayı hedefleyen evlatlar yetiştirmek ve allahtan hep yardım istemek dua etmek..ve yine söylüyorum bu tür müslüman olduğunu iddia eden ama ahlak yoksunu erkeklerden ve kadınlardan rabbim hepimizi korusun.hayırlı evlilik yapmak,evliliğini hayra çevirmek ve hayırlı nesiller yetiştirmek isteyen kardeşlerime furkan suresinin 74.ayet-i kerimesini tavsiye ediyorum.(bu ayeti kerime dua anlamındadır ve her durumda okunabilir.hatta vird haline getirmek güzel olur.)allah yardımcınız olsun ve en az benim evliliğim kadar mutlu bir evliliğiniz olsun dualarım sizinle..

    • seymen diyor ki:

      Bu kadar müslümansınız da neden genelevlerin kapatılması için bir kampanya başlatmıyorsunuz.
      Yeterli bilgiye, haklı bir fikre sahip olamayan kişiler hakaret etme yolunu seçerler.
      Sizin Kuran’a da, sünnete de daha başta tahammülünüz yok. Başta onları bir kabul edeceksin, tasdik edeceksin. Sonra elinden geldiğince uygulamaya çalışacaksın. Erkeklerin uygulama da hataları olabilir ama sizin daha başta tasdik sorununuz var.

    • seymen diyor ki:

      Kadınların büyük çoğunluğu kendisi için kendine göre konuştuğu için erkekleri de öyle sanıyorlar. Burada ki erkeklerin hemen hemen hepsi dindar zaten, buradaki kişiler toplumun fikri seviye ve yaşama bakımından üst kısmını oluşturuyor. Ama hepsi de memlekette olup bitenlerin farkında, herkesin çok takvalı olamayacağının farkında ve müslüman toplumun geneli için birşeyler yapılması gerektiğini düşünüyorlar. Yoksa herkes girsin bir tarikate sorun çözülüversin de denebilirdi ama değişik yaşam seviyelerinde insanlar var. İnsanların korunması doğru yola zorlanmadan pek fazla sıkıntıya girmeden çekilebilmesi lazım.
      Din kolaylıktır buyurulmuyor mu?

  52. "Demedi Deme" diyor ki:

    KADINI KORUMA (aileyi Yıkma) YASASI – 2 BÖLÜM

    Bu yasa çıkmadan önce başta Sema Hanım olmak üzere perdenin arkasında ki kuklacıların niyetlerini fark eden aklı başında ki insanlar bu yasanın mevcut haliyle yanlış, hatta ihanet, Müslüman Türk ailesi için gidilen yerin ise uçurum olduğunu defalarca ifade etti.

    Fakat (bilerek veya bilmeden) “sürüden ayrılanı kurt kapar “ sözünde ki “sürü” ifadesini (kendilerini toplumun çobanı kabul eden zihniyet tarafından ) kolayca sevk ve idare etmek için bir araya getirilen “hayvanlar” için değil de “hükmetmek” maksadıyla Allah’ın en şerefli yaratığı “insanlar” için kullanıldığını bilmeyen saf yurdum insanı elinde ki bir avuç tuzla bakanımızı ve onu kandıran kadın derneklerinin peşinden koştu ve yasa teklifi kanunlaştı.

    Ne diyelim; Kendi düşen ağlamaz,

    Cehennem de ki ateşiniz bol olsun.

    Biz demiyoruz. Resülullah efendimiz (sav) böyle buyuruyor.

    “Karı koca arasını bozacak söz söyleyen cehennemdedir.”

    Tamam da kardeşim, bakan dâhil bu kadar millet saf, sadece siz mi akıllısınız?

    Biz ülkemizde ki evliliklerde konuyla alakalı bundan sonra neler yaşanacak örnekleriyle size anlatalım. Daha sonra kimin insan, kimin sürünün bir parçası, kimin haklı, kimin haksız olduğuna siz karar verirsiniz.

    Yeni çıkartılan bu yasadan sonra karı koca arasında yaşanmış kısa bir olayı sizinle paylaşarak konuya giriş yapalım.

    İşte yasanın sahibi bakan Fatma hanımın sebep olduğu yaşanmış ilk aile faciası.

    Karı koca on beş yıllık evli ve şimdiye kadar güzel giden bir evlilikleri var. Hatta ikisi de birbirlerini çok seviyor. Erkek bu güne kadar bir kez bile eşine elini kaldırmamış. Fakat geçenlerde kadının suçlu olduğu ciddi bir tartışma yaşıyorlar. Kadın hakaretle karışık kocasının yüzüne karşı ileri geri konuşuyor. Karısının bu sözlerine bir süre sabreden erkek sonunda öfkesine hakim olamayıp sadece karısının boğazını sıkıyor. Kadın bu yasadan aldığı cesaretle kocasını polise şikâyet ediyor. Amacı kocasını cezalandırmak değil, kocasına gözdağı vermek.

    Sabah eve polisler geliyor, kadın çantasını hazırlamış, çocuğunu almış, kocası gitmesine engel olmasın diye de polis çağırmış, adamın ağzını açmasına fırsat vermeden kadın polis eşliğinde evi terk ediyor….

    Sonrasın da ne mi oluyor?

    Aradan bir hafta geçmiş olmasına rağmen kadın hala babasının evinde. Kadın polis çağırdığına bin pişman. Şikâyetinden vazgeçip yuvasına dönmek istiyor. Yeni yasaya göre

    “Devlet olmaz, sen vazgeçsen de ben bu işin takipçisi olacağım” diyor

    Kadın şikâyetinden vazgeçse de kocası kadını affetmiyor. Oturdukları lojmana ve iş arkadaşlarına rezil olduğunu düşünen koca kadına;

    “Beni bütün lojmana ve iş arkadaşlarıma rezil ettin, bu evlilik bitti.”
    diyor ve boşanma davasını açıyor.Normalde en fazla 2 gün sonra yatak odasında sulh ve muhabbetle ile sonuçlanacak bir olay devletin konuya müdahil olması sonucu boşanmayla, bir yuvanın dağılmasıyla sonuçlanıyor.

    Şimdi bu kadın bu “kadınları şiddetten koruma yasasını” çıkartmak için çabalayan ve bunda başarılı olan başta aileden sorumlu bakanımız Fatma Şahin olmak üzere mecliste bu yasaya evet oyu veren milletvekillerinin tamamının ceddine rahmet mi okur, yoksa yedi sülalelerine ……. eder?

    Bu işin bir boyutu.

    Diğer taraftan ise Resulullah efendimizin ilk eşi ve müslümanların validesi Hz. Hatice validemizin yolundan giderek kocasına ikinci hanım olarak bir arkadaşını önermesi laik ve sosyetikleri geçtik muafazakar ve dindar geçinen müslüman kimlikli, ama gerçekte “feminizim” aşısıyla zehirlenmiş bizim camianın “türbanlı, amazon” kadınları tarafından neredeyse aforoz ediliyordu.
    Bu ülkenin müslüman kimlikli kadınları 80 yılda kafa yapısı ve inanç anlamında nereden nereye getirilmiş görün diye tek bir örnek ile bu konuyu bir kez daha düşünmeniz için size havale ediyorum.

    Kurtuluş savaşında ve sonrasında tüm ruhu ve bedeni ile kocasının yanında olan Müslüman Türk kadını bu gün Sibel Üresin hanımın şahsında Hz. Haticeyi yargılıyor.Yargılamakla da kalmıyor aforoz ediyor.

    Hey haat… Ne günlere kaldık Ya Rabbim….

    Onlar bilmiyorlar. Bilseler böyle yapmazlardı. Sen onlara ve bize merhamet et. Onları doğru yola ilet. Hidayet nasip eyle.

    Allah’ım sen içimizde ki beyinsizler yüzünden bizi helak etme. (amin)

  53. "Demedi Deme" diyor ki:

    KADINI KORMA (Aileyi Yıkma) YASAI – 1 BÖLÜM…

    Hayırlı işlere vesile olmalarını geçtik kendilerine hayrı olmayan çoğu femin, komin, kapital ve makyavel, …ist olan kadın derneklerinin gazıyla Cengâver bakanımız Fatma Şahin’in meclisten geçirdiği sözüm ona “ kadınları şiddetten koruma kanunu” ile Müslüman Türk ailesinin (laikleri çoktan kaybettik zaten) köküne kibrit suyu ekmesine üzülerek şahit olduk.

    Sayın “bakan” çeşitli ekonomik, kültürel, ailesel, sosyolojik, psikolojik vb sebeplerle son 30 yıldır ilişkileri zaten bıçak sırtı olan “karı-koca” arasında ki soğuk savaşı çıkartılmasına öncülük ettiği bu yasa ile sıcak savaşa çevirdiğinin farkında bile değil.

    Mecliste ki varlığını genel başkanına itaat ve biat etmeye endekslemiş ve bundan başka hiçbir şeyi dikkate almamaya yemin etmiş İktidar ve muhalefet milletvekilleri de vicdanlarının kabul etmediği, karşı çıktığı, ama cüzdanlarında ki “Milletvekili” yazan kartvizitin hatırına

    “Bu iş aklıma yatmadı ama… ben yine de yasaya destek olayımda adım kadın düşmanına çıkmasın, yoksa bir daha ki seçimde halim nice olur”

    Şarkısıyla Müslüman Türk ailesine devlet eliyle yapılan bu zulme ortak oldu. Adım gibi eminim bu yasaya evet oyu veren vekillerin birçoğunun kanunun içeriğinden haberi, çıkan bu kanun sonrası yaşanan/yaşanacak aile içi felaketlere dair en küçük bir fikri yok.

    AKP bir taraftan 4X4 çeker eğitim yasası, Çamlıcaya camii, Suriye ile olan bıçak sırtı ilişkiler ile gündemi meşgul ederken diğer taraftan da çoğu karı kocanın, mahalle baskısının önden çekmesiyle, aile büyüklerinin arkadan itmesiyle, çocuklarının perişan olmaması düşüncesinin hatırına zaten zar zor yürüttüğü evlilik arabasını dibi görünmeyen uçurumdan aşağıya yuvarladığını görmüyor.

  54. Mehmet GÜN diyor ki:

    Sema Kardeşim, Allah sizden ve Sizin gibi konuları yazanlardan razı olsun. Allah ağzınıza, gönlünüze ve beyninize sağlık versin. Keşke yazılarınızı çok daha fazla kişi okuyabilse…

  55. "Demedi Deme" diyor ki:

    Yürekten ve yeniden merhaba dertlerimi paylaştığım ve sıkıntılarına derman olmaya çalıştığım Eski dostlar’ım

    ŞİRPENÇE…. AYsun….. SÖZÜN ÖZÜ….. elife….. Yasin…. Deniz…. desperate…. BİR HAYAL (BİRİSİ)…. hasret… PASLI MIZRAK…. TİBET…. desperate…. ve adını sayamadığım tüm sanal dostlar merhaba…

  56. mihrimah diyor ki:

    herkese selamlar.yorumların birazını okudum fenalık geldi.özellikle beylerin yorumları.sema hanıım nee yazıyor siz ne yorum yapıyosunuz.siz varya ya yazıyı tam okumamışsınız yada anlamak istemiyosunuz.illa ikinci eşin peşindeler sema hanım negüzelde anlatmış getirdiği huzursuzlukları.ya ilk eşin yetmiyomu ne sevdaymış bu ya .bende evliyim eşimin ağzından asla böyle bişey duymadım.farkınız ne anlamadımki .ay sinir oldum yaa .birde eşlerinize acıdım açıkcası.sizin kahrınızı çekiyolar.

  57. düşünen adam diyor ki:

    Erkeğin çok evliliğini yasaklayan ve boşanmayı imkansızlaştıran kanunların fıtrata uygun şekilde düzeltilmesi kadınların kocalarına daha çok sahip çıkmalarına yol açacağından toplumun aile yapısını güçlendireceği ve aile mutluluğunu artıracağı kesindir.

    Allah’ın müsaade ettiğinin toplumda ve yasalarda kabul görmesi yeterli. Uygulamada %3-5’i geçemeyecektir zaten. Kadın olsam hiç de endişe etmezdim. Türk erkekleri tarih boyu savaşta at koşturmayı hanımları ile başbaşa kalmayı tercih etmişlerdir. Çoğu da tek eşli kalmıştır. Bunun nedeni kısıtlı birliktelik zamanını cennet hayatına çevirme gayretindeki islama bağlı Türk kadınının dayanılmaz cazibesi olsa gerektir.

    İmanlı nenelerimiz hassasiyet gösterdikleri bu konuda çalışmaya istekli, buna mecbur ve mahkum iken zamane kadınları dinsiz kanunların, ahlaksız teşviklerin ve nefsani mahkumiyetlerin sonucu, kocalarından (dolayısıyla cennet hayatından) özgür olmaya çalışmakta, doğal bir şekilde istekle yapabilecekleri şeyleri yapmamak için kendilerini zorlamakta ve malesef nedenini soranlara “Zorunda mıyım?” diyebilmektedirler.

    Allah islah eylesin.
    Aksi halde imtihan tamamlandığında başaramayanlar “keşke zorunda olsaydım” diyecek ve bunu değiştirenlere iki kat azap verilmesini isteyeceklerdir.

    Allah hayırlı kimselerin sayısını artırsın.

  58. Esfiya diyor ki:

    Harika bir yazı olmuş..
    baştan verdiğiniz kapı kolu hikayesi aşırı abartılı,çok konuşulduğunda sanki gerçekleşebilecekmiş gibi batıl görüşlere dönüşebilir.
    Cennette erkeklere müjdelenen hurilere gelince,hatun kişiler telaşlanmasınlar.Ne erkek ve ne de kadın orada kendilerini rahatsız edecek hiçbir şeyle karşılaşmayacaklardır.Ayette belirtilen Huri,Gılman, vs.akılcığımızın alması için verilen misal ve tariflerdir.
    Cennetin tasvir edildiği Ayette ne deniliyor;”Ma la Aynun raat ve la üzünün semiat” Hiç bir göz görmemiş hiç bir kulak işitmemiştir.Ana kaide bu..
    Orası o kadar mükemmel bir yer ki tasviri imkansızdır,tasvirini ancak Cenabı Mevla bizim anlayabileceğimiz şekilde yapar.
    Yorumcu arkadaşlarda sizi aratmayacak kadar yetenekliler,emeklerinize sağlık..

  59. ben adem diyor ki:

    Hacca gitmek için eğer geçici nikah yapmışlarsa bu mute nikahına girebilir. Ehli sünnete göre uygun değildir. Baştan niyet geçici nikahsa o zman durum sakat gibi gözüküyor. ALlah yardımcıları olsun.

  60. ahmet akkuş diyor ki:

    İkinci esas: Medeniyet, taaddüd-ü ezvâcı kabul etmiyor. Kur’ân’ın o hükmünü, kendine muhâlif-i hikmet ve maslahat-ı beşeriyeye münâfi telâkkî eder.

    Evet, eğer izdivaçtaki hikmet, yalnız kazâ-i şehvet olsa, taaddüd bilakis olmalı. Halbuki, hattâ bütün hayvanâtın şehâdetiyle ve izdivaç eden nebâtâtın tasdikiyle sabittir ki, izdivâcın hikmeti ve gâyesi, tenâsüldür. Kazâ-i şehvet lezzeti ise, o vazifeyi gördürmek için rahmet tarafından verilen bir ücret-i cüz’iyedir. Mâdem, hikmeten, hakikaten, izdivaç nesil içindir, nevin bekâsı içindir. Elbette, bir senede yalnız bir defa tevellüde kâbil ve ayın yalnız yarısında kâbil-i telâkkuh olan ve elli senede ye’se düşen bir kadın, ekserî vakitte, tâ yüz seneye kadar kâbil-i telkıh bir erkeğe kâfi gelmediğinden, medeniyet pekçok FAHİŞEHANELERİ kabul etmeye mecburdur.

  61. firuze diyor ki:

    Gercek Hayattan Bir Kesit

    Ailesinin baskisiyla sevmeden bir akrabasiyla nisanlanmis bir genc kiz ve ailesinin istegiyle sevmeden teyzesinin kiziyla nisanlanmis bir genc erkek tanisirlar ve birbirlerini severler, kiz kendi nisanini bozar ama erkek teyzesine “ayip olur” dusuncesiyle nisanini bozmaz ve teyzesinin kiziyla evlenir hatta yeni karisiyla bir zamanlar sevdigi, kizin ailesiyle yasadigi eve komsu olarak gider gelirler, icini acita acita sevdigi adami her gun karisiyla gore gore unutmaya calisir ve bir zaman sonra baska biriyle yine babasinin dovme tehditi ile yeniden nisanlanir bu nisanlisi sever ya da sevmeye calisir sonra bu nisanlisiyla evlenir, dugun esnasinda resmi nikah memuru gelecek derler ama gelmez, evlendikten sonra birkac kere resmi nikah icin belediyeye gidilir ama neticede resmi nikah yapilmaz, kayinvalide kayinpeder gorumce kayin hep beraber kocasiyla ayni evi paylasmaya calisir genc kiz, uc ay sonra kayinvalidesinin istegiyle anne sozu dinleyen kocasi kizi bir gece yarisi ablasinin evine goturur ve birakir.Daha arayip sormaz..Kiz genc kizi evlenmek vaadiyle actigi davayi kazanir tazminat alir.Uc aylik evliginin ardindan 19 yasinda “dul kadin” olur, basta zorla evlendirdigi kizini evine kabul etmez, abla yanina abi yanina da sigamaz dokuz yil boyunca yatili olarak zenginlerin evinde hizmetcilik yapar, bu zaman da genc kiz iken sevdigi adamla karsilasir, sevdigi adam meslegini degistirmistir (imam iken polis olmustur) uc cocugu olmustur, bayan meslektaslariyla parklarda yaptigi kacamaklari anlatir, genc kadin buna ragmen Turkiyede dul kadin olma zorlugunda da olsa gerek “beni ikinci hanimin olarak al, ilk haniminin ve dahi kimsenin bilmesi gerekmez,gece benimle kalman gerekmez” seklinde bir teklif sunar ama bir zamanlar sevdigi adam, bu teklifi kabul etmez.Birkac yil sonra genc kadin kendinden dokuz yas kucuk bekar bir erkekle(ki o erkek o evliligi yapmak icin butun ailesini karsisina alir) evlenir ve iki cocugu olur.Genc kadinin kizkardesinin “bak kocan peygamberin butun sunneti yapmaya calisiyor-kendinden yasca dul bir kadinla evlenerek- gunun birinde cok evlilik sunneti de uygulamak isterse ne yaparsin” seklinde ki sorusunun ardindan “ayy asla” diyerek cevap verir. :D

  62. gulbeyaz diyor ki:

    tek eslilik batidan geldi,bati oyunudur(hehehe))diyenlere…Osmanli’nin en refahi donemlerinde dahi cokesliligin revac bulmadigini ,Osmanli erkeginin evine ve hanimina bagliligini gosteren tesbitler..

    “…mahkeme kayitlari incelendigi zaman cok eslilik konusunda Bati daki onyargilarin ne kadar gecersiz oldukalrini tesbit etmistir.1545-1659 donemindeki 114 kayitlar ,olen 1,516 erkegin yuzde 92 sinin tek esli oldugunu ,iki esli olanlarin oraninin yuzde 7,uc esli olanlarin ise yuzde 1 den az oldugunu gostermistir”(kiyamet kadinlari sy.355)

    sanirim erkegin fitratinda cokeslilik olsada, Turklerin genlerinde tek esilik var..cokeslilik oyle gorunuyorki daha cok yillar bu toplumda sayginlik bulamayacak.

    • gulbeyaz diyor ki:

      buradaki ekser yorumlarda”cok eslilik karsitligi” yapilmiyor,”tek eslilik yanlisi” olundugu ifade ediliyor .ikisi farkli seyler,hayatindan memnuniyetsizlikler duyarak tekrar evlilik dusunen erkeklerin alinganlik yapmasina cok da neden yok..kimse hakaret gormeden ve etmeden fikrini soyleyebilmeli.tansiyon yukselsede fikirler bazinda tartisilmali,sahsilestirmemeli.

    • Aydemir diyor ki:

      Çooook haklısınız gulbeyaz hanım.
      Çok eşlilik saygınlık bulmayacak çünkü GAYRİ MEŞRU EŞLİLİK revaçta.
      Belki sizin de beğendiğiniz bu tür ilişkilerdir. görüşlerinizden o anlaşılıyor. Çünkü yaşanılan devrin hayat biçimiyle ilgili herhangi bir bilginiz yok. Belki de evden dışarı hiç çıkmıyorsunuzdur.Çünkü dünyada olup bitenlerden pek haberiniz yok gibi…

      • gulbeyaz diyor ki:

        ben objektif bir yorum yaptim.”cok esliligi saygin bulmadigima” dair hic bir ifadem yok.toplumda kabul goren gorus budur.bu tencerenin icine girenler ,kaynamayi goze alirlar o kadar.

        tanimadiginiz bir musluman kadinin gayrimesru iliskilerden yana ooldugu ithami da ancak size yakisacaktir.

        dunyada olup bitenlere gelince,(hep ayni muhabbet,dunyada ne olmus ne bitmis)dinimi ve yasam felsefemi dunyadan ve
        icindeki insanlardan almiyorum,kaynaklarim ulvi ve gaybidir.felsefem de “insanlarin coguna uyarsan muhakkak seni saptirirlar”dir.size dunya ve icindekilerle iyi muhabbetler,yarişin bakalim,.

      • tarık diyor ki:

        Hehe Aydemir üstad, aslında çok basitçe anlatmışsın, “Çok eşlilik saygınlık bulmayacak çünkü GAYRİ MEŞRU EŞLİLİK revaçta.” olay budur. Uzun uzun yazmaya da gerek yok. Kadınların derdi erkeklerin günaha girip girmemeleri değil, eksik özgüvwenlerini tek kadın olarak tamamlama isteği. Onların kocaları, erkek kardeşleri babaları, erkek çocukları zina yapmış önemli değil, Allah affeder zinayı nasılsa ama kadın affetmez 2. eşi:)

    • mihrimah diyor ki:

      katılıyorum .erkekler kendilerini kandırıyorlar zannediyorlarki tavsiye edilen çok eşlilik.ayetin sonu belli zaten.asla saygınlık bulmayacak.erkekler nasılda kızmışlar yorumunuza .kocam için nasılda rabbime şükrediyorum ,böyle fikirleri yok.kadın ve erkek islamiyeti yaşasa zaten böyle muhabbetler olmaz.gayri meşru ilişkiler zaten islamiyeti bilmemekten kaynaklanıyor.ya çift çift evlenmek neden kaynaklanıyor (tek eşte hayır var) derken rabbim.

    • seymen diyor ki:

      Aslında mesele bu işte. Halkın dindar kesiminin %5-6 lık kısmının tercihine saygı duymamak, aşşağı ve hor görmek.
      Her erkekte ikinci evlilik istemez, mesela ben :) . Ama bunu isteyenleri de çok iyi anlayabiliyorum; imkanlarını ilerisini düşünerek hareket etmelerini tavsiye ediyorum, ama kimsenin hakkının da kısıtlanmaması gerektiğine inanıyorum. Adam bu zamanda bir kadına daha sahip çıkmayı göze alabiliyorsa herkesin alkışlaması lazım.

    • Ahir Zamanda Erkek Olmak diyor ki:

      gülbeyaz kardeşim gözlerime inanamadım sizde ilerleme olmuş sayın Gültekin AVCI nın Kıyamet Kadınları kitabınımı okumuşunuz..))

  63. Aydemir diyor ki:

    Demedi Deme isimli;
    yüreği güçlü, dili güçlü, kalemi güçlü, imanı güçlü, ilmi güçlü, beyni güçlü, basireti ve feraseti güçlü insana!

    Sanki Hz Hamza’nın gelişi gibi yüreğimizi serinlettin. Sanki ışığımızı çaldıkları karanlık odamıza islamın nurunun ulaşması için bir kandil oldun Sanki sesimizin hep kısılmaya çalışıdığı bir büyük mahkemede herkesten daha güçlü ve davudi bir sesle haykırarak islamın yine beyni yıkanmış müslümanlar aracılığıyla nasıl yozlaştırılmaya çalışıldığını bildirdin.

    Allah razı oldun daha ne deyim. hepimizin kurmak için uğraşıp bir araya getirmeyi beceremediğimiz cümlelerle günün en anlamlı ve en doyurucu yazısını yazdın.
    Bunu anlamak istemeyenler kendilerini hesaba çeksinler derim.

    • zuhal diyor ki:

      walla istediğiniz kadar kadın alın ne ederseniz size siz sanıyorsunuzki çok hanım mutluluk getirecek asla getirmeyecek ancak Muhteşemin oğlunu kendi elleriyle öldürdüğügü gibi ancak kadınlarınız yüzünden sizde evlatlarınıza kıyarsınızda ruhunuz bile duymaz maşşalhh size başka bişe demiyorum kadınınıza ve çocukalrınıza olan kul hakkını düşünseniz 2 hanımın gerekliliği bile aklınıza getirmeyi bırakın geç evlenmeyi düşünürdünüz hatta bazı islam ailimleri evliliği bile tercih etmemişlerdir bu yüzden illede evlenilecek diye bişe yoktur islamda evlilik farz değil vaciptir ama hadisde deniliyor erkeklerin çoğu cehnneme kemerlerine sahip olamadıkları için gideceklerdir.Kadınlarda bence bu sebepten kocalarının sözlerinden çıkmışlardır onlarda kocalarının sözlerini dinlemedikleri için günaha sapmışlar ve cehenneme gidecekler kendinizle beraber kadınlarıda sürüklüyorsunuz cehenneme Akıllı kadın hiç birinize uymaz ne haliniz varsa görün der Aferin size…

      • Aydemir diyor ki:

        Siz hangi dünyada yaşıyorsunuz?
        Hayatımız sizin gibi bilme, toleransa ve de izana kapalı insanlara bir şeyler öğretmekle geçiyor maalesef.
        Biz islamın dejenerasyona uğramasından rahatsız oluyorken siz kendi rahatlığınızın derdindesiniz.
        Müslüman erkeklerin günah deryasına yuvarlanmasını sizin gibi rahatını düşünerek izleyen mümin kadınların cennete de böyle rahaça gideceklerini mi düşünüyorsunuz.Size ne desem boş, biraz daha çok okuyun islam tarihini vb. yi…

        • zuhal diyor ki:

          siz kendi rahatınızı düşünüyorsunuz başka bişe değil hep kendiniz var ya karşınızdakinin rahatı? eğer kız aldım diyorsanız rahatta ettirecekseniz ettiremiyosanız almayın ben boş konuşmuyorum kul hakkıından bahsediyorum size bunu hadislerlede anlatırım kadınlarınızın sırtından birşey leri elde etmeyin kendi bileğinizin gücüyle bir yerlere gelmeye çalışın o zaman 1 kadın size yeterde artar öyle sizide sıkmaz sizin bilginizden daha fazlası bende var sizin bilginiz nefsizin elinde dönüyor benimki hakkımda dönüyor Siz rahat olasınız diye kadınlar mahrem leri bile aynı evde kalamaya başladı (burda erkek kardeşlerinizi yada sizden olan diğer erkekleri sayıyorum )siz rahat olun diye kadınları çalıştıranda sizsiniz malum çalışmayan kadın hanım olarak istenmiyor bile ,siz rahat olun diye kadınlarınızı analarınızın kölesi yapan da sizlersiniz annenize olan evlatlık borcunuzu bile kadınlarınıza ödetiyorsunuz anne babanızı kadınlarınız olmasa sokağa atarsınız bakmazsınız suratlarına ama mal paylaşımı olunca tek hak sahibide sizlersiniz ana babasını mal için beklemekten başka ne yapabiliyorsunuz onları baktırmak için hizmetçilermi tuttunuz ?Bence ilminizi biraz daha artırında kulluk görevlerinizi başkalarının sırtına yıkmayın bakın hanımlar nasıl süper oluyo.Cennete siz böylemi yapınca gideceksiniz Kadının cenneti sadece ve sadece kocasına hizmetten ,oruç tutmak ve namaz kılmaktan geçer bizim sorumluluğumuz bu siz kendi üzerinize düşeni yapın bunu kadınlarınıza yaptırtmayın.Ya Hz Muhammed (s.a.v) bile ölmeden veda hutbesinde uyarıyor kadınların haklarına dikkat edin diye Kadını güzelliği,soyu sopu ve zenginliği için almayın huyuna ahlakına bakın diyor Ama huy değilde diğerlerinini peşinden koşanda sizsiniz .kadınların açıklığını hep bahane ediyorsunuz ama sınav o işte açık kadın her daim olacaktır Siz allaha inanıyorsanız harama gitmeyeceksiniz.kapalı kadınlarla evlensenize.. İslamı ben okuyorum merak etmeyin ama kendi çıkarlarınıza islamı yönlendirmeyin karınız ve anneniz olmasa sizler hiç bir şeysiniz sizin üzerine en çok emekleri olanda onlardır buda hadisle söylenmiştir.Cennet öyle 2-3 kadın almakla kazanılmıyor Aydemir bey bu haklara uymakla oluyor.Ama geçende görmüştüm adam karısına kızıyor anam olmasa sen iyi bir koca bulamazsın diye anama bakacan diyor Ne zamandan beri kaynanalar gelinleri üzerine hak sahibi oldu .Evlat anneye boçludur kendini evlendirdi diye hemde iyi saliha bir kadınla evlendirmesi haktırda bu durumda gelin kendi annesine erkekde kendi annesine borçludur .Ama görülüyorki adam kendi borcunu böle ödetecek tatlı dille yardımcı olmasını karısından isteyeceğine işe bakın siz….Abirde hanımlık istersiniz ooooooooo böyle zihniyette olun size 4 karıda yetmez bütün kadınlar kötü olur…

          • Aydemir diyor ki:

            Sizinle de polemiğe girmezdim ama cevap vermek zorundayım.
            Siz kendi eşinizden mi gördünüz bunları yoksa çevrenizde böyle birileri mi var?
            Daha önceki bir yorumunuzu dikkate alarak birşeyler yazmıştım ama okumamış olabilirsiniz.
            Lütfen dinleyin, dikkat ederseniz ben kadınların çalıştırılmamasından yanayım. Çünkü kadın buna müsait değildir, o zaman kadına benzemez ırgata benzer yada resmi işyerelerinde aksesuara benzer. Kadın okumalı, gelişen dünyayla beraber kendini geliştirmeli, fikir üretebilmeli. Ama bunları yapabilmek için gerçek ve doğru kaynaktan beslenmeli önce.
            Burada anlattıklarınızın konumuzla hiç bir ilişkisi yok. Yok adam şöyle demiş, yok annelerinize borçlusunuz gibi kimi neyle suçlamak istediğiniz belli olmayan bir sürü laf etmişsiniz. Burada kadın erkek üstünlüğü gibi kısır bir döngü içinde tartışmalar yapmanın mantığı ve faydası yoktur. Kadın annedir, anne ise cennetin ayaklarına serildiği yüce bir varlıktır. Kim annesine yada karısına kötülük yapmak ister yada yapar? Niçin bir mümin erkek kendisine bir yüz kızartıcı hata yapmayan eşine kötü davransın ki? böyleleri varsa işte bu, toplumun bozulmuş sisteminin bir ürünüdür.
            Siz genel olarak bir takım varsayımlar ve kulaktan dolma rivayetlere göre bütün erkekleri karalama gayretindesiniz. Şunu bilin ki kendi hatanızı başkasını suçlayarak gizleyemezsiniz. Ben bu konuda sizinle didişmeye niyetim yok.kendinize bir iyilik yapın heyecana kapılmadan daha sakin ve serinkanlı olarak erkeklerle de saygı sınırları içinde sohbet etmeyi deneyin.

          • seymen diyor ki:

            ‘Kız aldım diyorsa rahat ettirecek’ demişsiniz doğru; peki bir adamın bir kaç kızı birden rahat ettirme imkanı varsa bu sizi neden rahatsız ediyor.

        • zuhal diyor ki:

          Aydemir bey burda size karşı böyle benim gibi tavır alan tek bayan ben değilim yanlışsınız

          • zuhal diyor ki:

            hatta erkekler bile size açıklıyor yanlış olduğunuzu hemde hadislerle bunca açıklayıcı bilgiden sonra ben bişe demiyorum size

          • zuhal diyor ki:

            Seymen bey hiç bir erkek bunu başaramaz hiç bir erkek hadiste denildiği üzere maddende manende özellikle manen bu adaleti sağlayamaz.Bence akıllı davranın çünkü öldüğünüzde yada yatak da ölmeden önce en azından biri olsun yanınızda hanımlarınız ölmenizi beklemesin başka bir kadınla eşini paylaşan kadın asla ve asla rahat değildir.Neden böyle düşündüğünüzü anlamıyorum .Siz nasıl başka bir erkeğin eşinize yaklaşmasından rahatsızsanız aynı şekilde kadında rahatsızdır.Arada bir fark yok.Kadın tek eşliliği isteyince kendini beğenmişlik oluyorda siz erkeklerinki ne oluyor ?Ne sanıyorsunuz kendinizi kurtarıcımı ?yoksa allahın ayrıcalıklı kulumu?Eğer evlenmek ve çocuklarınız sağlıklı bir aile ortamında yetiştirmek istiyorsanız en güzeli iyi bir eşdir.Bence çok eşi olan erkek eşlerine yeterli bir şekilde ilgi ve alakayı gösteremeceğinden aldatılmayıda yada evliliğinin sonlanmasınıda kabul etmelidir.Buna hazırlıklı olun o zaman.Kimse evliya olmadığı için sizi beklemiyecektir fırsatı bulur bulmaz gidecektir.Bu yüzdendirki sizin gibi erkekler yüzünden bugün böyle vakalarda arttı.Eğer sizin dediğiniz gibi evlilikler olsa bence ne bekar erkekler beklesin önüne gelenle evlensin nede kadınlar namusuyla evde evlenmek için beklesin evli bekar kim olsa şimdi şu zamanda olduğu gibi önüne gelenle evlilik adı altında zina yapsın Yok böle birşey.Mantıklı olun bunca namuslu şerefli insanların emeklerini boşa çıkartmayın bu sözlerinizle .Ölene dek 2 eş almayı savunsanız kimse bunu kabul etmeyecektir.Bunu yapan kadınlarsa sadece para için erkeği yolmak için yaklaşacaktır.Nasılsa 4 HANIM serbets ohh erkek çalışsın kadın sorumluluk almasın bri iki geceyle herşey yolunda sizin bu düşünceniz zinayı ancak perçinler …Bir kadın yetersiz diyorsunuz diğerine gitmeyi arzuluyorsunuz peki yanında kocasını bulup akşam yemeğine gidemiyen çocuklardan fırsat bulup eşi ile tatile gidemeyen kadın ne yapsın o zaman onun hakkı değilmidir o zaman 2. bir eş .Oda o zaman erkeğin eksikliğinde o eksikliği giderecek birini bulsun.Buna izin verin bakın bu kıskançlıklar kalkar o zaman .Bugün islamın böyle saçmalıklar olduğu için islam ülkelerinde zina hat safhadadır.Erkekler kendi kadınları ile ilgilensinki onların boşluğunu gören biri onların kadınlarıyla ilgilenmesin…Siz size nasıl davranılmasını istiyorsanız öyle davranın.Paranızı oraya buraya yoldurmak istiyorsanız siz bilirsiniz alın 4 hanım etrafta çakal çok nasılsa ömrünüzün sonundada suratınıza bakmazlar bence 2 hanıma harcayacağınız parayı eşlerinize ve çocuklarınıza harcayarak mutlu olun mutlu edin olmadı ayrılın sonra bir eş daha alın…Unutmayın bir erkeğin birden fazla kadını rahat ettirebilir aynısı kadın içinde geçerli siz o zaman kadını ahlaksızlık la suçlucaksınız ama kadın dada bu güç var ama bunun yerine neden karşınızdaki insanın dostluğunu yüreğini kazanmak istemiyorsunuz ?Bu mutluluk kolay kazanılmıyor bilesiniz Hem o kadar parası varsa erkeğin ayrılması o kadarda kolay olacaktır…Diğer kadının koca diye başkasına ait olan birini beklemesine gerek yok bırakın oda mutlu olacağı biri ile evlensin .Tek mutlu olmak isteyen sizler değilsiniz…

      • gulbeyaz diyor ki:

        zuhal hanim tarihi lutfen “dizilerden”ogrenmeyelin.Kanuni nin oglu nun oldurulmesinde Hurrem sultanin rolu olmadigi gibi ,kendisi isyan eden mustafa yi vazgecirmek icin caba da gostermistir.kendi kendimizi bicaklamayalim.Hurrem sultan saygideger ,dindar bir hanimdi.

        • zuhal diyor ki:

          benimki bir örnekti hürrem yada başkası babada adalet olmazsA NE EVLAT KALIR NE DE HANIM tarih de hiç bir şey kesin değildir her zaman olasılıklar vardır Aslında Hürrem hakkıında bişeyde diyemeyiz çünkü osmanlı tarihinde kadınlar hakkında tam bir bilgi yoktur Çünkü kadının mahreme duyrulması bile ysaktı ama siz sanıyomusunuz bir erkeğin 4 hanımı var da hepsi mutlu ben inanmıyorum ve çok eşlilikte her daim her türlü entrika dönecektir.Ya buna gerek yok ana baba adaletsiz olunca kendi evlatlarında bir yığın entrika dönüyo başkalarından olan çocuklardan neden olmasın kimse peygamber değildir

          • zuhal diyor ki:

            bütün bunları yapın sonrada 2 . 3. hatun isteyin aferin siz erkeklere ….

          • zuhal diyor ki:

            hatta diğer hadiste şöyle ‘ siz ne kadar iffetliyseniz kadınlarınızda o kadar iffetlidir’ bu sözü her zaman kulağınızda tutun…

          • kalp hirsizi diyor ki:

            Iddialariniza katiliyorum. Buna erkeklerin cinsel problemleri(erken bosalma, prostata bagli iktidarsizlik…vs.vs.vs. Eklersek aslinda kadinlarin iayan etmesi gerekirdi. Kadinin cinsel soguklugundan yakinan erkek neden bunu esine sevdiremedigini “beyincigini”iki eli arasina alip düsünmeli. Cinsellik erkegin tapulu mali gibi algilanamaz.

          • seymen diyor ki:

            Padişaha da müsade edin artık. Onun dört olmayacakta kimin olacak. Kadınlar rızası dışında nikah edilemez zaten, padişah onu istemiş, beğenilen istenen olmuş, razı olmuş evlenmiş, sarayda yaşıyor daha ne olsun. :)

    • "Demedi Deme" diyor ki:

      Sayın Aydemir…

      Samimi dualarınız ve haketmediğimizi düşündüğümüz övgüleriniz için teşekkür ederim. Allah Sizden de razı olsun (İnşaallah)

      Hayatta yaşadıklarımızın hepsinde bir hayır vardır görmesini bilen için.

      Biz Hamdık…

      Şimdi Pişiyoruz….

      Yandığımızda amaç hasıl olacak inşaallah…

      Müslümanların Derdi derdimizdir, duaları duamız…

      Selam ve muhabbetle

  64. Demedi Deme diyor ki:

    Nitekim sonuçta da İslam da en önemli “eğitim yuvası, sığınılacak liman” olan “aile”nin yaşam mahalli olan yuvalarımızı cehennem çukurlarına çevirdiler. Ve bu yuvalarda yetişen tahkiki iman sahibi olması muhtemel temiz nesli başka hiç bir çabaya gerek kalmaksızın sadece bu konuyla bile önce perişan sonra da yok ettiler.
    Her ne kadar bizim kadınlarımız bu bakış açısını kabul etmese de İslam düşmanı batı medeniyeti Allah’ın bu konu hakkındaki ayetlerini çok iyi “okumuş” erkeklere ( önemli bir kısmına) cinsel ve hayatın duygusal yönünü paylaşma anlamında hanım olarak tek bir kadının yetmediğini, bunun insanın yaratılış fıtratına aykırı olduğunu çok öncelerden görmüş ve kadınlarımıza Allah’ın bu konuda emrettiklerini değil nefsanî olan “ŞEYTANIN ÖĞRETİSİ FEMİNİZMİ” hoş ve güzel göstermişlerdir.
    Bu alanda yaptıkları özel çaba göstererek yaptıkları çalışmaları kendileri için en büyük tehlike, bilinçli imani yapıyı ortadan kaldırma yolunda en büyük düşman olarak gördükleri “ALLAH’a TESLİM OLMUŞ TÜRK MİLLETİNİ” medeniyet yalanı ve Avrupalı kabul etmeme şantajıyla “TEK EŞLİLİĞE” veya bir kadınla gayri meşru “METRES HAYATI ” yaşamaya mahkûm etmişlerdir.
    Hatta bu yöntemle “tek taşla birçok kuş vurmakla” yetinmemişler. Kadınlarımızı kapitalist sisteme köle dahi yapmayı başarmışlardır. İlk bakışta fark edilmese de Müslüman erkeği fıtratını bozdukları kadınlar ile tek eş olarak yaşamaya mahkum etmek suretiyle;
    Ümmetin felaketine sebep olması muhtemel en büyük günahlardan olan

    “ZİNA ÇOĞALMASINA”,
    Artan zinalar sonucu babası belli olmayan (nesepsiz) çocuklar ile

    “NESİLİN BOZULMASINA”,
    Tek eş oldukları zaman medeni ve çağdaş olduklarına inandırılan kadınlarımızın resmi anlamda alternatifsiz eş olmalarının kendilerine sağladığı kibir, gurur ve nefisleri ile kocalarına isyan etmesi teşvik edilerek “

    “AİLELERİN HUZURUNUN KAÇILIMASINA”,
    Huzuru kaçan erkek ile kadının ilk aklına gelen

    “BOŞANMALARIN ARTMASINA”,
    Bununla bağlantılı olarak da, Türk toplumunun zalimlere karşı mazlumlar için kullandığı en güçlü silahı olan ve gücünü İslam ve İslam’ın kazandırdığı tahkiki imandan olan

    ÜMMET BİLİNCİNİ, DİRENCİNİ KIRMIŞLARDIR”
    Ayrıca boşanan kadın; değer yargıları yine aynı zihniyet tarafından uzun süredir alt üst edilmiş toplum tarafından orta malı veya sahipsiz kabul edilerek saldırıya ve elde etmeye açık bir

    “ ORTA MALI META HALİNE GETİRİLMİŞTİR”
    Ümmetinin çokluğu ile övünen bir peygamberin ümmetinin erkekleri dönüştürülen kadınların şirretinden emin olamadıkları için ümmetin dünyaya getirildiği yuvayı kurmaktan, sorumluluk almaktan, yani evlenmekten kaçarak erkekliğin gereği nefsanî ihtiyaçlarını haram yoldan, zina yaparak

    “GİDERMEYİ SEÇMİŞDİR”

    Sonuç olarak:
    Sizin de fark ettiğiniz gibi “sebep- sonuç ilişkisi” ile birbirine bağlı bu sistem, tıpkı zincirleme bir “nükleer reaksiyonda” olduğu gibi tek bir hamle ile uzun süredir devam etmektedir.
    Aslında konunun çözümü yine reaktörlerde yaşanan acil durumlarda yapıldığı gibi tek bir hamle ile

    “SİSTEMİ KAPATMAKTIR”
    İslam toplumu ve Türk milleti olarak İhtiyacımız olan tek şey işin sonunda kendini feda etmek olsa da sadece Allah rızasını gözeterek nükleer santralde ki radyasyon sızıntısı olan kontrol odasına girerek kapama düğmesine basacak

    “İSLAM ALİMİ / DEVLET ADAMI / AYDIN KİMLİKLİ BABAYİĞİT(ler)” in bu gidişe dur demesidir.
    Yoksa medeni ve Avrupalı olmak adına, özellikle de son çıkan “kadını koruma yasasının” da etkisiyle yakın bir gelecekte sahip olduğumuz en değerli varlığımızı,

    “İSLAMİ KİMLİĞİMİZİ” tamamen kaybedeceğiz.Benden söylemesi sonra “Demedi Deme” yin.
    Selam ve muhabbetle…

    • ervah diyor ki:

      Allah CC sizden gani gani razi ve hosnut olsun, size verilen emanetide herdaim Hak`ki hak olarak, batili da batil olarak kullananlardan eylesin ins. amin

      Saygi ve hürmetlerimle…

      • "Demedi Deme" diyor ki:

        Sayın ervah…

        Samimi dualarınız için teşekkür ederim. Allah Sizden de razı olsun (İnşaallah)

        Hayatta yaşadıklarımızın hepsinde bir hayır vardır görmesini bilen için.

        Biz Hamdık…

        Şimdi Pişiyoruz….

        Yandığımızda amaç hasıl olacak inşaallah…

  65. Demedi Deme diyor ki:

    Siz kabul etseniz de etmeseniz de bu konu ülkemizde hiç bir zaman “KALICI ÇÖZÜME” kavuşturularak kapatılamadı. Özellikle bu sistemin yetiştirdiği (görünürde) bilinçli Müslüman kadınlar tarafından
    “GÜNDEME ALINMADI,

    “SÜREKLİ GÖRMEZDEN GELİNDİ,

    “YOK, SAYILDI, ÖTELENDİ.”

    Cesur birileri çıkıp da

    “Her ne kadar bu konu (birden fazla evlilik) medeni kanun tarafından yasaklanmış olsa da İslam hukukunda yeri vardır. Allah (cc) buna izin/ruhsat vermektedir”
    Demeye kalksa çağdaş kölelik sisteminin “AĞA BABALARI” adamı/kadını anasından doğduğuna bin pişman ettiler, anasından emdiği sütü burnundan getirdiler. Bunu iyi bilen ve Allah yerine kullarından korkan sözde Müslüman aydın, âlim, müştehid kimliği taşıyan konunun (fıkıh, tefsir, hadis, kelam, İslam hukuku ) uzmanı kadın ve erkeklerimizin kimisi de;
    “Aman bana ne canım, her işi hallettik de sıra buna mı geldi”,
    “Beni ilgilendirmez, minareyi çalan kılıfını da hazırlasın, el âlemin derdi beni mi gerdi”,
    “Şimdi hiç gereği yokken dertsiz başımı niye derde sokayım, milletin enayisi ben miyim”,
    Kimisi de;
    “Milletin imanı tehlikede birkaç zenginin uçkurunun derdiyle mi uğraşacağız”
    “Koyun can derdinde, kasap et”

    Vb… vb…. çamura yatma veya içi boş savunmalarla Kasap ile koyunun derdinin temelde aynı sebebe dayandığını anlamadıkları için ( Taklidi iman) konuya müdahil ol(a)madılar ve sonuçta bu konuyu çözümsüzlüğe mahkum ettiler.
    Yılanın başını (ki bu konu/yılan Türk milleti olarak bizim başımızı daha çooook ağrıtacak gibi görünüyor) küçükken ezeceksin sözü görmezden gelindi ve yılan şimdi yok edilmesi çok zor (çözüme kavuşturulması) koca bir “anakondaya” dönüştü.
    Üstüne üstlük günümüz İslam aydınlarının boş vermişliğinin, korkaklığının yanında sistemin kandırdığı, doldurduğu, dönüştürdüğü kadınlarımızın bu konuda ki aşırı “nefsanî tepkileri” Müslüman kadınlarımızın “imanlarını” diğer taratan da gelenekçi inanca ve itikada sahip Müslüman erkeklerin “namuslarını” riske sokacak kadar büyüdü.
    Tabi bu tehlikeleri görebilen için…

    Kuran-ı Kerim de sadece bir surede (nisa suresi) geçen

    “Ey iman edenler, iman edin”

    Ayetinin geçtiği surenin adının kadın (nisa) olması ve bu surenin temel öğretilerinden (ayetlerinden) birisinin çok eşlilik ile ilgili olduğu ve “ey iman edenler, iman edin” ayetinin çok eşlilik ile ilgili ayetlerle aynı surede geçmesi bu surede ki ayetlerin konusu ve surenin nüzul sebebi dikkate alındığında son derece manidardır.
    Sorunu çözmenin birinci şartı laik, kapitalist ve ezberci sistemin bize ezberlettiği gibi

    “SORUNU TESPİT ETMEK” değildir.
    Bir sorunu çözmenin olmazsa olmaz ilk şartı

    “ORTADA BİR SORUN OLDUĞUNU KABUL ETMEKTİR”

    Mevcut sorunu, bu güne dek olduğu gibi görmezden gelir, yok sayar veya gördüğünüz halde öteler ve ümmet adına sahiplenmezseniz İslam ümmetini parçalamak ve birbirine düşürmek isteyen birileri de çıkar bir türlü iyileştiremediğiniz bu yaranızı kaşıyarak “KANGREN” haline getirene kadar uğraşır. Ve Allah batıl da olsa bu zihniyetin çabalarının karşılığını vermiş gibi görünüyor.
    Çünkü bu kafa yapısı ve Müslüman kimlikli yerli işbirlikçi hainler geçmişte çok farklı yöntemler kullanarak top yekûn yok edemedikleri “İSLAM ÜMMETİNİ” parçalamanın daha kolay bir yolunu buldular.
    “Medeni Kanun”
    Adı medeni kendi “bedevi” kavramı kadar Islama aykırı olan bu kanunla ilk önce kadınlarımızın Allah’ın ayetlerine olması gereken “teslimiyet ve tahkiki imanlarını” “feminizm” zehiri ile yok ettiler. Diğer taraftan da zinayı suç olmaktan çıkartarak ve adına medeni, çağdaş dedikleri yasalarla Müslüman erkekleri zaten önceden kolayca asileştirdikleri, isyana zorladıkları, nefislerine köle ettikleri “sözde müslüman tek kadına” mahkum etmek suretiyle adım adım amaçlarına ulaştılar.
    …..
    Editörün notu: Yorumunuz çok uzun olduğu için sadece yarısını yayınladık. Diğer yarısını tekrar gönderirseniz yayınlarız.

  66. firuze diyor ki:

    Yazisinin bir bolumunde Sema Hanim, Sibel Uresin Hanimi elestirmis, orayi okuduktan sonra Sibel Hanimin katildigi o programi seyrettim, dogrusu o sozuyle (tabiki bunu bana diyemez de), kocam ikinci bir kadin alirsa bosanmam sozu celisiyor gibi, suizanda bulunmamak adina kendisine mail yazmaya karar verdim lakin adresini bulamadim.

    Eger Sibel Uresin hanim, reklam olsun diye degil de gercekten ikinci hanimlarin haklarini (ikinci hanimlar da yasal olarak taninsin) dusunerek hareket ediyorsa kendisini sonuna kadar destek veriyorum ve bu sitedeki cok evliligi savunan kisilerin de ( daha cok erkekler olmasina ragmen kadin erkek) boyle hareketler destek vermesini istiyorum.

    Kocamla resmi nikahimin olmasini tek bir sebepten dolayi istiyorum, oyle bircok kisinin dusundugu gibi mirasina ortak olayim, gelecegim garantide olsun vs gibisinden degil ( Allah kimseyi riziksiz birakmayacaginin garantisini Kuranda verirken benim rizik endisemden dolayi gelecek kaygim olursa imanim zayiftir demektir.) sadece kocamla birlikte HACCA gidebilmek icin….

    Hanefi mezhebine mensubum ve arastirmalarim sonucunda hacca gidebilmek icin safii mezhebini (bircok mahremsiz kadin birleserek hacca gidebiliyor safii mezhebinde) taklit etmeyi uygun gormuyor, cevaz vermiyor bircok alim.Kocam varken babamla,abimle,erkek kardesimle hacca gitmek de “nefsime agir” geliyor, zaten babamin,abimin ve erkek kardesimin hacca gidebilecek durumlari da yok, kocama da “onlarin masrafini da sen karsila (boyle de olur mu onu da tam bilmiyorum ama) ben seninle gidemiyorsam onlardan biriyle gideyim” diyemem, diyemiyorum desem de karsilar mi bilemiyorum, sormaya cesaretim yok…:(

    • esmasultan diyor ki:

      Eşiniz zaten nikahlınız. Hacca gitmek için bir maniniz yok. Resmi nikaha bakmıyorlar.İkiniz de yazılırsınız. Çıkmazsa kurada umreye gidebilirsiniz

      • firuze diyor ki:

        Sayin Esmasultan,

        Gercekten resmi nikaha bakilmiyor mu, ben acikcasi bilmiyorum yani resmi nikah lazim diye biliyorum, eger oyleyse verdiginiz bu bilgiden dolayi cok tesekkur ederim, nereden arastirabilirim acaba ya da nereden tam bilgi alabilir siz biliyorsaniz ve bana bu konuda yardimci olursaniz sevinirim.Simdiden tesekkurler…

        Selam ve Dua ile…

        • hasret diyor ki:

          firuze hanım malesef bu bilgi doğru değil..yanınız da mahreminiz olmak zorunda..eğer eşinizle gidecekseniz resmi nikah olmak zorunda ister umre ister hac olsun..resmi nikah istiyorlar..eğer bir kadın evli iken eşsiz gitse bile imzalı izin belgesiz kadın gidemiyor.yani koca imzalı izin belgesi gerekiyor..

          • firuze diyor ki:

            Hasret Hanim tesekkur ederim.Iste ben de boyle biliyordum hani bir umut belki bilmedigim bir bilgi vardir diye…

            Selam ve Dua ile…

      • esmasultan diyor ki:

        Ben detayını bilmiyordum. Yanlış bilgi vermişim kusura bakmayın

  67. veroveraar diyor ki:

    Biri avrupada yetismis, digeri anadolunun kucuk bir sehrinde, biri universite mezunu, digeri ilkokul, biri okuyup ogrenmeyi seven,gundemi takip eden, digeri sabah kusagindaki kadin programlarini seyreden,biri aile baskisiyla 23 yasinda gorucu usulu yapilan evlilikten dogan cocuklara daha kucuk yasta islami egitim verilmesini isteyen, – cocukla butun gun vakit gecirdigi icin bunu daha cok annenin yapmasi dogru olan – digeri zamani gelince ogrenir diyen, biri cocuklar kendi anadilimizi de ogrensin diyen, digeri herkes cocuklarina ingilizce ogretir bu devirde kurtce mi kalmis diyen, biri kendi karisinin da arkadaslarinin karisi gibi kulturel, dini etkinliklerde olmasini isteyen, digeri arkadaslarinin evinde gordukleri esyalardan sonra “benim niye bulasik makinam yok,mobilyalari degistirmek istiyorum….vs. ” diye diye her gece dirdir eden, digeri her gece ayni dirdirlari dinlememek icin eve gec gelen, digeri eve gec gelmeler sonucunda “her gece eve gec geliyorsun” diye yine dirdir eden, biri eve erken gidince, digeri gece yatma saatine kadar dizi seyreden, biri harama gitmemek icin helaliyle cinsel iliskide bulunmak isteyen, digeri odul olarak gordugu cinselligi cocuklardan sonra kocasindan iyice esirgeyen, surekli her firsatta yoruldugunu bahane eden, kocasindan en fazla yarim saatini bile esirgeyen.Biri yillarca konusmanin, anlatmanin, bekletilerinin karsilanmadigini gorup hicbir seyin fayda vermedigini gorup cocuklardan dolayi bosanmak da istemeyip, kendisini biraz olsun para makinasi degil erkek gibi hissedebilmek icin, huzur bulmak icin,harama dusmemek icin alternatif careler arayan (2. es gibi) digeri gerekeni yapmadigi gibi boyle bir durumda neler yapabilecegine dair tehditler savuran, santajlar yapan…Ve bosa gecen on bes yil….

    Ara ara siteyi takip edebiliyorum, daha once boyle bir yorum yapmistim, deyim yerindeyse bu yorum bu yazinin altina “cuk oturur” sanirim.

    Selamlar.

  68. ervah diyor ki:

    Sa,

    ” Gercekte bir kul, Allah`in CC hosnut oldugu bir söz söyler, derinligini düsünüp sözüne iltifat etmedigi halde, o söu sebebiyle Allah CC onu bircok derecelere yükseltir. Gercekte bir kul, Allah`in CC hosnut olmadigi sözlerden bir söz söyler, deringini düsünüp ona iltifat etmedigi halde, o söz sebebiyle cehenneme yuvarlanir.

    (Hz. Ebu Hüreyre ra. Müslim / Buhari )

    ….yorumlari okuyunca ( ne kadarda alim ve allame varmis meger ) direk aklima gelen bir hadis-i serif….anlayanlara ithaf olunur !!!

    Selametle

    • ervah diyor ki:

      ……Ya Rabbi, gönderdigin hakikatleri, arzu, heva ve heveslerimizle anlayip yasamayi degil….Habibin ( asm ) vasitasiyla gönderdigin dogrultuda idrak etmeyi, yasamayi ve son nefesimize kadarda muhafaza etmeyi nasib eyle…amin …..

    • hamiyet diyor ki:

      size tamamen katılıyorum.insanlar bilmedikleri konularda yorumlar yapıp kendi çıkarlarının kılıfına uydurmuşlar.çok acı.rabbim hepimizi sırat-ı müstakımde sabit kılsın.

  69. ömrüm diyor ki:

    derimki mutlu ve huzurlu bir yuvam olsun,eşimin teki olayım düşüncesinde olan bir Kadının en önemli vazifesi kocasını Kadınlaştırmamasıdır.Bu durumda en çok kaybeden kadın olmaktadır. Çünkü evi erkeksiz kalmıştır.Koca da bu duruma rıza gösteriyorsa yine kötülüğü kadına yapmıştır. Bir evde iki erkek(Koca)olmasına göz yummaktadır.Onun için diyorumki hanımefendiler nezaketten ve zerafetten hiç ayrılmayın.Beyefndiler vakar ve onurunuzu koruyun.bakın halledimez sandığınız bir çok şey kolayca hal olmuştur.

    • tarık diyor ki:

      Çok önemli bir tespit daha. Evdeki kadın erkekleşince erkek ruhunun ihtiyacı olan kadını başka yerde arayacaktır ister istemez. 2. kadın her zaman cinsel ihtiyaçdan değil, erkeğin bir “kadın” ruhuna duyduğu ihtiyaçdan da istenebilir. Bu bazan cinsellik kadar önemli bir ihtiyaçtır.

  70. levent diyor ki:

    Bu günkü kapitalist sistem insanları her şeyi doyumsuzca tüketime sevkettiğinden bu çarkın içerisine evlilik kurumununda girmesi gayet doğal.
    Yazılı ve görsel basında kadının bir meta olarak sürekli ön planda tutulması ve toplumda yaygınlaşan kadınların kendi güzeliklerini sergileme merakı, kadına meyilli olarak yaratılmış erkekleri meşru veya gayrimeşru olarak diğer kadınlara yöneltmektedir.
    peki tüm bunlar erkeklerin haklı olduğunu mu gösterir. Tabiki hayır. Ancak erkekler için gerçekten zor bir zamanda olduğumuzu kabul etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Ancak bu işin nefsi boyutu. diger boyutu olan ruh doygunluğuna gelince o nefisten bence önde. Eğer bir kadın erkeğin ruhuna hitap edebiliyorsa o erkek başka kadını düşünmeyecektir.önemli olan erkeğin nefsine ve ruhuna hitap edebilmektir. Her kadın erkeğin nefsini tatmin edebilir ama her kadın erkeği mutlu edemez.
    erkeğini mutlu eden kadınlar ikinci eşten korkmasınlar.

  71. ömrüm diyor ki:

    Günümüzün önemli sorunu rol çalmadır.Nasılki at’a et,it’e ot yedirmek delidana hastalığı yaptıysa erkekleşen kadınlar ve Kadınlaşan erkekler cemiyetimizi yaşanmaz hale getirdi.Çok evlilik konusunda, rabbimizin gösterdiği doğrultuda eşler hareket etse, hiçbir sorun yaşanmayacaktır. Erkeklerin kadınları bir kadın gibi anlamaya çalışmasını veya aksi durumu rabbimiz bizden istemiyor.(Zaten mümkünde olmaz)Dünya hayatında cennet hayatını anlayamadığımız gibi. Ayette Eşler arasında meveddet (Aşk ötesi muhabbet)yaratması allahın ayetlerindendir(varlığının delillerindendir)buyurur rabbimiz.bu ayetin manasını, insan ancak mutlu ve zamanında bir evlilik yapınca anlar. Peygamber efendimiz ;Bana cennete girecekler gösterildi.en son nikahsız olarak ölenler cennete gireceğini gördüm buyurmuştur.Aile olmaktan kazanılacak sevaplar olmadıkça diğerlerinin ağırlığı cennete girmeye yetmeyecektir.Aileden sorumlu bakanın dul olması veya bekar olması rol modellik açısından son derece sakıncalıdır.Dindar nesil yetişsin istiyorsak erkeklerin erkek olarak,kadınların kadın olarak yaşayacağı bir dünya oluşturabilirsek huzurla yaşanılabilir bir dünya kurarız. Nikahsız olarak yaşayanlara her türlü kolaylık nikahlılarada her türlü zorluk çıkarılırsa yaşanılabilr bir dünya asla kurulamaz.

  72. hamdi diyor ki:

    sayın; tarık bey, seymen bey ve aydemir bey,

    yorumlarınızı okuyorum. yorumlarıma bazı noktalarda katılmadığınızı belirtilmişsiniz;

    Nisâ sûresi 3. âyet-i kerîme:
    “Eğer yetim kızların haklarını tam gözetemeyeceğinizden korkarsanız, sizin için helal olan kadınlardan ikişer üçer dörder nikah edin. Eğer yine adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız o zaman bir tane ile ya da sahip olduğunuz (cariye) ile yetinin. Bu sizin adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.”

    Erkeklerin birden fazla eş almalarına izin verilmiş; fakat Rabbimiz tek eş almayı tavsiye ediyor. Âyet-i kerîmedeki birden fazla evlenme emir değil, ruhsattır. Allah (c.c) çok eşliliği teşvik etmemiş sadece izin vermiş, dikkat edilmesi ve iyi düşünülmesi için uyarmış.

    Adalet konusu çok önemlidir. Çünkü kul hakkı konusunda hesap vermek çok zordur. Kişi affetmedikçe Allah (c.c) affetmiyor. Adalet konusunda Nisâ sûresi 129. âyet-i kerîmede açıklama getiriliyor:
    “Ne kadar arzu etseniz kadınlar arasında (sevgi bakımından tam) adalet sağlayamazsınız. O halde (birine) tamamen yönelip diğerini muallakta gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve (gücünüz dahilinde haksızlıktan) sakınırsanız şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.”

    Sevgi konusunda adalet sağlamanın mümkün olmadığı bildiriliyor. Fakat eşlerin yanında sıra ile kalma, harcamalar gibi diğer konularda eşit olmak gerekiyor.

    Peygamber efendimiz de adalet konusunda erkekleri ikaz etmiş. “İki zevcesi olup da birine meyledip diğerini ihmal eden kimse, kıyamet gününde, bir yanı felçli olarak gelir.” (Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbni Mace, Ahmed)

    şimdi dönelim yorumuma;

    1- olağan üstü durumlar yani kadın sayısında azalma yok
    2-çocuk oluyor
    3-hastalık yok eş sağlıklı,

    iyide niye o zaman 2.eş olsun, nefis içinse dur derim ve zaten eşin var nefsini tezkin et. bu 3 şart yerinde ve yine 2.eş aldın ozaman 1.eşin hakkını nasıl ödeyeceksin, bre adam niye 2.eşi aldın diye öbür tarafta sormazlarmı, 2.eş buna razı değilse onunun hakkını nasıl ödeyeceksin… nasıl çocuklarına bunu izah edeceksin…günümüzde çocuk yetiştirmek kolaymı…birisi kızına ablana böyle bir şey yapsa sizin, annenizin, babanızın hoşuna gidermi, eğer hoşuna gitmiyorsa kul hakkı var demektir. kul hakkını nasıl ödeyekesin.

    Hz Ali’nin ikinci eş almak istemesi üzerine, Hz Fâtıma peygamberimize durumu anlatmış, peygamberimiz Hz Ali’nin evlenmesine izin vermemiş. bu durumu nasıl izah edeceğiz.

    Sevgili peygamberimiz ilk evliliğini Hz Hatice ile yapmış ve Hz Hatice vefat edene kadar yirmi beş yıl boyunca ne başka bir eşi ne de cariyesi olmuş. Üstelik o zaman Arap toplumunda çok eşlilik yaygınmış. Kırk eşi olanlar bile varmış. Peygamberimiz Hz Hatice’nin vefatından sonra çeşitli hikmetlere binaen birçok eş alıyor. Fakat eşlerinin kıskançlıklarından neler çektiğini de biliyoruz.

    vel hasıl herşeyiyle imtihandayız. dünyaya nefsimiz için gelmedik…

    evli bayanlar görselliğine, erkeklerde güzel söz söylemeyi unutmadıkları müddetçe tek eş yeter artar bile…selamlar

    • Aydemir diyor ki:

      Hamdi bey;
      Bir tanesi yetmiyor işte, yetse kim ister? Sen (haşa) Allah’dan daha mı iyi biliyorsun?

      • dilruba diyor ki:

        yine bir erkeğin kendi özelliklerini erkeğin yapısı sanma vakası.yahu adam kendi demiş ona yetiyor işte.çok eşliliğe itirazımız yok amenna ancak bunu erkeğin fıtratı ilan etmeniz can sıkıcı.Allah herşeyi bilendir çeşit çeşit yapıda olan erkeği de kadını da bilir.(kadınlar veya erkekler tek tip değillerdir başta bunu bilmek lazım).Allah çok eşli bir yapıya sahip erkek tipine de merhametlidir ve böyle bir izin vermiştir.ama eğer “napalım erkek yapısı böyle biz böyleyiz kadın peşinde koşarız sadece” türevi sözler ederseniz size gülerim ancak.

        çünkü bir çoğunuzun yapısı böyle değil bunu biliyoruz hatta bir çoğunuz tek bir kadına bile yetemiyorsunuz cinsel olarak, kalkmış bide erkeğe asla yetmez bir kadın deniliyor komik gerçekten erkeğin ihtiyacı karşılanıyor kadınınki karşılanmıyorken bunun denilmesi.eğer insan sadece kendi nefsini düşünürse içinden gelen her dürtünün peşinden giderse kadın olsun erkek olsun bir sürü farklı partneri olsun ister.ancak bizi hayvanlardan ayıran şey dürtülerimizin peşinden gitmeyip irademizi kullanabilmek.

        yanlış anlaşılmasın erkeğin çok eşliliğe yönelik bir yapısı olabilir (ki dünya nüfusu erkeklerinin %3ü çok eşli yapıdaymış diye duymuştum) ilk eş evlilik görevlerini yerine getiremiyeceği bir hastalığa sahip olabilir,savaş durumunda sahipsiz kadınları korumak olabilir,kadın erkek nüfus dengesizliği olabilir bu gibi sebepler için çok eşlilik ruhsatı toplumsal hayatın kurtarıcısıdır.ancak sürekli konuyu çok eşliliğe,kadınlardan tahrik olma sebeplerine,dindar türk erkeğinin hakiki erkek olduğuna getiren yorumcuları samimi bulmuyorum.kendileri gibi olmayan erkekleri yerin dibine sokma çabasındalar yorumlarında güç gösterisi yapıyorlar.

        not:Aydemir bey yorumum size karşı yapılmış gibi dursa da sizin yorumunuzdan yola çıkılarak genele yapılmış bir yorumdur.sizinle ikili tartışmaya girmeye hiç niyetim yok :)

        • zuhal diyor ki:

          tebrikler Dilruba hanım çok güzel yazmışsınız herkes kendi nefsinin peşinden koşsa oooo kadınlar neler ister belkide Cennet işte o kadar basit değil .Hz Ömer bir mumun hesabını düşünürken genel olarak bu erkekler neyin hesabında sizde görün artık…

          • seymen diyor ki:

            Hz. Ömer’in hayatını okumak lazım. Eşlerinden olan (dul olarak aldığı) Hz. Atiye’nin hayatını okumak lazım. Hz. Ömer’in fetvalarını, Kuran’dan yaptığı tefsirleri incelemek lazım.

      • zuhal diyor ki:

        çok güzel anlatmışsınız Hamdi bey bence erkek karısının kendi ne ait olan vazifelerini eksiksiz getirmesinden ve kendinin eksik kalmasından dolayı diğer eşi düşünüyor başka bişe değil Bunlar kadınları akılsız durumuna getirmek için ,oysa olay genelde tam tersi kadın akıllı ve erkeğin akılsızlığı çıkıyormuş gibi geliyo erkeğe yani komplexsinden bu pisikolojiye düştünmü gitti işte erkek

        Ona bakarsanız Aydemir bey kocaların getirdiği paralarda kadınlara yetmiyor kadınların ne zoru var sizin kahrınızı çeksin , çocuklarınızı baksın babasının evinden getirmedi ya bu çocukları ve yetmiyor diyorsunuzda bekarken erkekler nasıl duruyorda evlenince akılları gidiyor.Aldığımız kadın yetmiyor diyeceğinize elinizdeki kadına iyi bakın eğitin sağlığına dikkat edin karınızın.Olmazsa boşayın ve sonra evlenin sevmediğiniz bir kadına bakma yada yanınızda tutma zorunluluğunuz yok .Ama yanınınzdan ayırmıyorsanız 2. hanımı alıyorsanız bu sizin kabahatli olduğunuzu gösterir başka bişe değil.

        • Aydemir diyor ki:

          Erkeklerin nasıl durduğunu açıklardım , ancak bu biraz edep sınırlarımızı zorlar sanırım. Siz biraz araştırın belki bir şeyler öğrenirsiniz, böyle merakınızı gidermiş olursunuz hem de.
          Evlilik kurumu evcilik oyunu değildir. Hadi senden sıkıldım boşuyorum diyecek kadar da basit bir kurum değildir. (Ayrıca benim eşimin bu konuda herhangi bir itirazı da yoktur.)
          Siz neden bu kadar büyük bir inatla ikinci eşe karşı çıkıyorsunuz ki?
          Kendinizi hangi makamda görüyorsunuz yada bu konuda hangi yetkiyi kimden aldınız?
          Elimdeki kadına iyi bakmadığıma nasıl hüküm verdiniz?
          Yoksa evliyaullahtan mısınız?
          Sizin kocanızın getirdiği para size yetmiyorsa ve siz de erkek gibi çalışıp kadın olmak istemiyorsanız sizi tutan mı var?
          Alın elinize bir boya sandığı çıkın şehrin en işlek caddesine boyacılık yapın, sadece bir öneri…

      • Aydemir diyor ki:

        Polemiğe gireceğim kişilere dikkat ederim genelde. Benden daha çok bilgi, görgü, kültür birikimi varsa girebilirm, birşeyler kazanabilirim umuduyla. Sizinle polemiğe girmeyeceğim…

        • zuhal diyor ki:

          Sizin bulunduğunuz makamda değilim çok şükür.Ayrıca ben bütün cevaplarımda size hadislerle konuşuyorum boş değil siz ise onları duymuyor anlamak istemiyorsunuz ve sizi destekleyen tek bir hadis bile yoktur Sizi İSLAMA davet ediyorum.Eğer erkek bekarken duramıyorsa neden evlenmiyor evlensin bu dinimizin emridir ama evlenip kadın alıp onu bakmaya durumum yok diyorsanız diyer hadisi hatırlatıyım ORUÇ TUTUN zaten evlenmek size o durumda farz değildir.Eğer mehiri ve nafakayı verecek gücünüz varsa evlenin.Bu gidişat sizi daha kötü durumlara götürecektir.3 hanım tavsiyesi erkeklere daha çok kadını koruma amaçlı verildiği gibi belli bazı durumlarda erkeklere tavsiye edilmiştir.

          iSYANKARLIK YAPMANIZA GEREK YOK.Bunun yerine ben nasıl iyi bir eş olup eşimi mutlu edebilirim onu araştırın.Allaha yönelin.Karınızın burda yazdığından bile haberi olduğunu düşünmüyorum ama eğer durumunuz madem o kadar iyi size ses çıkaracağınıda sanmıyorum.Evlilik tabiki evcilik değildir ciddidir bundan dolayıdır zaten bizim itirazımızda ondan eğlence yeri değildir evlilik .Ama siz diyorsanız ben karımın altına araba aldım her türlü konforunu sağladım hizmetçiler evde çifter çifter çocuklarımada gerektiği gibi vakit ayırıyorum onlarla baş başa vakit geçiriyorum maçlara gidiyorum alışverişe gidiyorum babalarının varlığını hissettiriyorum karımında hiç bir yardımına ihtiyacım yok kadın bana tüm vaktini ayırsa bile hala kadın yetmiyor ben her türlü görevimi yapıyorum diyorsanız başka ..
          Ayrıca benim sokakta ayakbıcılık yapmaya ihtiyacım yok çok şükür Ben yüksek mühendis olarak eğitimimi yurt içi ve dışında tamamlamış şükür dini bilgi eğitimini almış bir bayanım o yüzden benle polemiğe girmek zaten sizin işiniz değil kendi seviyenizdekilerle polemiğe girin öyle kadınlarla muhatap olunki kandırmanızda ve kendi islam dışı düşüncelerinizide kabul ettirmeniz kolay olsun..

          • Aydemir diyor ki:

            Siz yurt dışında ” büyük yüksek mühendis olarak” :D eğitim almışsanız eğer ben kendimi Çoruh un derin sularına atarım.
            (Ayrıca büyük yüksek mühendislik hangi ülkede veriliyor bana yazarsanız ben de gidip alıyım) :D :D :D
            Bir üniversite mezunu olmak kişinin cehaletini götürmüyor maalesef. Hani bir ata sözü vardır cahilliğin gitmesiyle ilgili, onu yazmıyorum çünkü seviyem buna müsait değil. Ben üniversite mezunu olduğumdan da söz etmeyeceğim size, bilen bilir.
            Beni islama davet etme cüretini gösterecek kadar haddinizi aştınız.
            Benim asiliğimi gösteren bir yazı sözümü bulun ben sizden özür dileyeceğim bu site de. Bulamazsanız siz attığınız çirkin iftiranın kirini dilinizden nasıl temizleyeceksiniz.
            Bu konular sizi aşar zaten siz kendinizi yormayın Gidip BÜYÜK YÜKSEK ÜNİVERSİTENİZDE anlatın bunları…

        • zuhal diyor ki:

          Eskiden türkiyede üniversiteden mezunlara direkt yüksek mühendis unvanı verilirdi şimdi ise universite bitince 2 yıllık lisans eğitimi sonrası veriyolar avrupada hala bazı üniversiteler yüksek mühendis eğitimi veriyor bundan haberiniz olmyacak kadar geri iseniz bende gidin atın çoruhun sularına kendinizi en azınlar bir çok kadına zarar vermemiş olursunuz..

          • Aydemir diyor ki:

            Şimdi size hala batıyorsunuz diyeceğim ama lüzun yok, zaten herkes görüyor bunu.
            Ben sorularıma cevap alamadım, iddialarınız ortaya koyamadınız.
            Hani beni islama davet ediyordunuz ya; sizce ben islamındışında mıyım?Eğer öyleyse siz kendinizi “şu müslüman şü değil ” diyecek bir mevkide mi görüyorsunuz?
            Keramet gösterinde ben de nerede olduğumu bileyim.
            Hani benim asiliğimle ilgili bir sözüm nerede?
            Bakın git gide daha fazla konu dışına çıkıyorsunuz sırf İNADınız ve kibriniz yüzünden
            Ayrıca çok eskilerden bahsediyorsunuz Demekki siz o zaman Fİ tarihinden kalmışsınız.Sizin yaşınızdakiler şimdi toprağın altında hesap veriyorlar.
            Bırakın günümüze ait konuları biz konuşalım siz eskiye gidin

      • hamiyet diyor ki:

        aydemir beye pes doğrusu .insan bu kadar mı olur.ayet-i kerimeyi bile canı istediği gibi anlıyor! bu nasıl bir cesarettir ki büyük islam alimleri dahi tefsir yazma konusunda tereddüt edip,kendilerini yakıştıramayıp,istiğfarlarla bu sorumluluğu yerine getirmişken,sizler kendi yorumlarınızı rahatlıkla yazabiliyorsunuz.

    • mihrimah diyor ki:

      valla hamdi bey.size sonuna kadar katılıyorum .birileri
      çok eşliliği farz zannediyo heralde .nasılda kükrüyolar gülüyorum ben bunların yorumlarına yaaa.

      • seymen diyor ki:

        Çok eşlilik farz değildir ama zengin ve güçlü olanlar için, hakkını verebilecekler için sevap kazanma vesilesidir, nafile ibadet hükmündedir.

      • ozmiyum diyor ki:

        onların farz zannettiklerinin iddia ediyorsanız bende sizlerin bu yok hükmünde görmeye çalıştığınız iddia edebilirim.NAsıl ki bazı insanlar ölüm gerçeğinden kaçmaya çalışsalarda bir gün başlarına geleceği gibi birşey

    • seymen diyor ki:

      Adalet konusu önemli o yüzden kimsede bir çocuktan fazla düşünmesin. Çocuklar arasında da tam adaletli olunamayabilir çünkü.

      İkişer, üçer, dörder alın diyor ayet, ilk önce geçerli olan bu; ama diyor. hakkını veremeyecekseniz, böyle bir durum varsa, tek alman daha iyidir diyor, yani çok almanında birçok ecri var ama haklarını tam ödeyemeyeceksen ecir bakımından tek eş daha uygundur diyor.

      Yani herkesi kendi vicdanıyla başbaşa bırakıyor; eşin, komşuların, uzaktan davulun sesini hoş duyanların, ahireti pek önemsemeyenlerin, sorumluluk almadan ihtiyacını karşılamayı normal görenlerin, tuzu kuruların, isteksizlerin, komleks sahibi bencil kadınların, eşi yeterli olupta zahmete girmeye gerek görmeyenlerin, tutamadığı ciğere murdar diyenlerin lafının, sözünün kıymeti yok.

      Bir erkek (geçmişte ve bu zamanda) neden evlenir, neden evlenmek ister, ne maksatla evlenmelidir? Bu sorularında cevaplanması iyi olur kanaatindeyim.

  73. zehra diyor ki:

    Bence cok eslilik konusu icin bastan eslerin konusmasi gerekiyor. Yani adamla kadin konustu evlenmeye karar verdi, genelde olayin romantizmine zarar gelir diye bunlar hic konusulmuyor. Halbuki mehir, talak hakki, erkegin 2.3.4. es alip almak istemediginin konusulmasi gerekiyor. Istemeyen bir hanim bunu bastan konusup nikah akdi olarak koyabilir. Sahsen ben oyle yaptim.

    • tarık diyor ki:

      Akıllıca. Nikah akdine konulursa kadının boşama hakkı da olur. Hnagilerini koydurdunuz siz, biraz daha açar mısınız?

      • zehra diyor ki:

        Ben tek esli olmayi ve bosanma hakkini istedim, esim tek esliligi kabul etti, bosanma hakkini ise vermek istemedi.

        • tarık diyor ki:

          Zehra hanım, peki öğrenmek için soruyorum sadece, siz neden boşanma hakkını istediniz, neyi düşünerek istediniz? Mesela, kadınların en basit bir sinir sırasında dahi bu hakları olduğunda boşanacaklarını veya bu hakkı demoklesin kılıcı gibi kullanacaklarını düşündünüz mü?

          Biraz ayrıntı yazarsanız sevinirim, bu konudaki kadın refleksini merak ediyorum, bence bu konuda yazacaklarınız yazı kadar bilglendirici olacak.

          Mesela boşanma hakkını iyi ki almamışım dediğiniz oldu mu, örneğin basit bir tartışma yaşamışsınızdır çok sinirlenmişsinizdir o an boşanma hakkım olsaydı görürdün demişsinizdir içinizden ama sonra “ya ne saçma sebebten düşünmüşüm iyiki o hakkım yokmuş” dediğiniz oldumu?

          • zehra diyor ki:

            Acikcasi bosanma hakkini esimin cevabini merak ettigimden dolayi sordum, almaya niyetli degildim. O da hakli olarak duygusal davranacagim zamanlar olacagini bu yuzden vermek istemedigini soyledi, ben de kabul ettim. Kadinlarin bu konuda daha duygusal olduguna katiliyorum.
            3 yillik evliyim, acikcasi su zamana kadar ciddi bir tartisma yasamadik-masallah. Bir de zaten ikimiz de mantikli insanlariz, -Allah korusun- oyle bir noktaya gelinirse iki kisi oturur, mantikli bir sekilde konusur, zorlamanin faydasi yok diye dusunuyoruz.
            Bu tarz seylerin konusulmasi elbette nisanlilik zamaninda zor oluyor ama nikahin da bir akit oldgunun unutmamak lazim. Tum bu konularin konusulmasi gerektigini dusunuyorum. Beyler ya da hanimlar bunu uygular ya da uygulamaz, mesuliyetini herkes kendi dusunur artik.

    • seymen diyor ki:

      Evet evet bence de konuşulmalı, baştan konuşulmayınca hanımlar sonradan çok zorluk çıkarıyorlar, erkek baştan söylemeli, bu hakkımı kabul ediyor musun etmiyormusun demeli? Etmiyorsa kız çok, eden birileri çıkar mutlaka. :)
      Erken doğmuşuz erken. :)

      • zehra diyor ki:

        Haklisiniz boylece cok eslilik isteyen erkekler cok eslilik isteyen kadinlarla cok eslilik istemeyen erkekler de tekesliligi kabul eden kadinlarla evlenir,tartisma cikmaz. Ama bu sadece soz degil, nikah akdinde olmas igerekir, yani aksi durum gecerli oldugunda nikah duser..

        • zuhal diyor ki:

          Çok erkek boşanma hakkını vermez çünkü bilir başına gelecekleri zorlama ruhlarında var ama kim ne ederse kendine eder o yüzden boşanmalar arttı kadınlar sokaklar cıbıl cıbıl geziyor erkeğe itaat etmiyor nasıl etsinler hepsi zalim olmuş Allah yolundan gitmiyor…Şimdi zina normal bişe oldu kimse anormal görmüyor hatta dindar kesim bile bu tuzağın içinde.Benim bildiğim el zinası var göz zinası var vs vs bunlar olmadan hangi erkek alıyormuş bir kadını eş olarak merak ediyorum vardırda çok az Artık kendi kendine anlaştı evlendi olayı var erkek arkadaş kız arkadaş muhabbeti var Hiç bir kadınla erkek yanlız dolaşabilirmi islamda el ele bile tutuşamaz islamda nikah olmadan

        • iclal diyor ki:

          suan ki tr sartlarinda ben kadinlarin %90 nin evlenme akdinde cok eslilige evet diyecegine ihtimal vermiyorum. belki bu rakam daha da artabilir. boylece cok esliligi isteyen erkeklerde bir tanesini bile bulamayacaklari icin tek eslilige donmek zorunda kalir, yada yalan soylemek zorunda kalir.
          soyle bir durumda var ama, bekarken ben hicbir erkegin bunu alayimda ikinciyide alirim istegi ile evlendigini zannetmiyorum, O durum daha cok evlilik sonrasi gelisiyor. o yuzden onceden konusmak cokta ise yaramaz bence. Su ise yarar kadin rahatca bosanma hakki edinir tabii ki ayrilmak isterse Sema hanimin dediigne gore cogu bu durumda meydani ikinciye birakmamak icin bosanmakta istemiyor.. icinden cikilmayacak durum vesselam.
          erkekler nefislerine kadinlarda cenelerine hakim olsa hersey cozulecek aslinda..

          • tarık diyor ki:

            Tarih erkeklerin nefislerine hakim olduğunu çok kaydetmiş ama kadınların çenesine hakim olduklarına dair çivi yazıları dahil tarihin hiç bir döneminde bir örnek kayıtlı değil malesef:)

        • seymen diyor ki:

          İlk defa evlenecek hiç bir erkek ikinciyi düşünmez. Ama olur ya bir ihtimal kenarda dursun hakkım diyebilir.
          Bu ihtimal ve izin kadını eşine karşı daha özenli yapacağı için herşey çok güzel olur ve mutlu olan erkekte bu hakkını kullanma ihtiyacı hissetmez.
          Bu hakka sahip olmayan erkek, bir sıkıntı olduğunda, umduğunu bulamadığını hissettiğinde, günümüzde çok rastlanan şekilde hemen boşanmayı düşünür.

          • zehra diyor ki:

            Su an kadinlar arasinda cok cesitlilik var. Kimi kadinlar ekonomik yetersizliklerden, babaevinin onlari kabul etmeyecgini bilmesinden ya da bazen sadece inattan manen bitmis bir evliligi fiilen devam ettirmek durumunda kalabiliyorlar. Ama bir takim kadinlar ise eger bosanma durumunda kendilerini idare edebilecek maddi imkana ya da geri gittiklerinde her acidan sahip cikacak bir aileye sahipse bu sekilde bir evlilik devam ettirmek istemeyebilirler.

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Sayın ZEHRA
          “…cok eslilik isteyen erkekler ÇOK ESLILIK ISTEYEN KADINLAR ILE cok eslilik istemeyen erkekler de tekesliligi kabul eden kadinlarla evlenir,tartisma cikmaz.”
          Umarım Yukarıda yazdığınız ifade bir tür ” DÜŞÜNCENİN YAZIYA DOKULMESİ SIASINDA OLUŞMUŞ İFADE HATASIDIR”

          En azından ben öyle olduğuna ınandığım ıçın sizi uyarmak ıstedım.

          Yanılıyorsam uyarı ve hatırlatma mealınde kı bu yorumumu hıç yapılmamış, yok sayın.

          Çünkü; bu konuda az çok tecrubesi ve ılmı olan bir KUL olarak benım yaraları tedavı etme yeteneğim var ama ölulerı diriltme yeteneğim yok…

    • esmasultan diyor ki:

      Eşimden boşama hakkı istemedim. Birçok yerde kadının boşama hakkını almasının, fevri oluşundan dolayı kötü durumlara yol açabileceğini okuyup vazgeçtim. Medeni kanunda boşanma hakkı var zaten.

      İyi ki de öyle yapmışım. Çünkü evlendikten sonra biraz ağır bir tartışmamız olsa hemen boşanmayı düşünüyorum ister istemez. Oysa eşim öyle değil. Kızarım, kavga ederiz ama o, o anlıktır, yaşanır gider, sonra devam ederiz mantığında. Yani hemen ayrılmayı düşünmüyor. İyi ki öyle :)

      İkinci eş meselesinde de şu anki sosyal ve kültürel şartlarda eşimin bunu dile getirmesi rahatsız eder beni. Hakkı olduğuna itirazım yok ama ben kabul edebilecek yapıda değilim şu an. Zaten bana zor yetiyor zavallı, ikincisiyle nasıl başedecek?

  74. hamiyet diyor ki:

    Sema hanım yazınızı beğenerk okudum sert konuları yumuşatarak yazmışsınız tebrik ederim..Yorumları okudum yani fırsat verilse tarık bey aydemir bey sema hanımın yerine yazacaklarmış..ama cehaletleri ortaya çıkıyor fazla yazınca.bu konuda hakikaten küçücük bir ilme sahip olmadıkları her hallerinden belli.edep ya hu.konu çok eşlilik olunca nasılda kelimeler edepsizleşiyor öyle..Dinde bir fıkıh kuralları vardır ,birde ahlak kuralları vardır..bilmeden kendi nefsinize göre yorum yapınca hanımların tepkisi de kızgınlık içeren yorumlar oluyor..

    • zuhal diyor ki:

      katılıyorum size Hamiyet hanım …

    • Aydemir diyor ki:

      Siz allame-i cihansınız maaşallah. Cahil hiç bir zaman ben cahilim demez kendini ALLAME-İ CİHAN zanneder.
      Ben hiç bir ahlak kuralını ihlal etmedim. Bir yorumumda bir bey için kullandığım bir kelime vardı, onu da yöneticilerimiz yayınlamayı uygun görmemişler. Kaldı ki aynı kelimeyi o da bana söylese pek gücüme gitmezdi. Hani iyi de oldu yayınlanmaması.
      Size tavsiyem laf yetiştirmekte işbirliği yapma yerine hep beraber gelin hakikatı bulmakta işbirliği yapalım.
      Yanlışlarımız varsa bunu kaynak ve delillerle ortaya çıkarıp doğrusunu bulalım.
      Sırf hoşumuza gitmiyor diye hakikatı perdelemeye çalışmayalım. Bunun kimseye faydası olmaz. Netice de ömür kısa ve fark ettirmeden geçiyor. Bizden önce nicelerinin gittiği yere, bizde bilmediğimiz bir anda gideceğiz.

  75. rüştü kam diyor ki:

    Maraşlı hanım,
    sizleri kimler yönlendiriyor bilemiyorum ama, İslâm’a zarar veriyorsunuz. Sayenizde muhafazakar zamparaların sayısı çoğaldı. Cenneti Genel ev gibi görenlerin sayısı da birhayli fazla. Bir erkeğe şu kadar Huri…Allah sizleri ıslah etsin…

    • tarık diyor ki:

      Rüştü’cüm bir arkadaş şunu yazmıştı siteye ben de tepki vermiştim destek olan olmamıştı. Seninle aynı fikirdeyiz sanırım. Aşağıya kopyalıyorum sen ne düşünüyorsun bu cümle hakkında yazar mısın lütfen: Arkadaş cennete erkeklere genç kızlar verileceğini söyleyerek aynen şunu yazmış:

      Şübhesiz ki takvâ sâhibleri için (büyük) bir kurtuluş, bahçeler ve üzüm bağları, göğüsleri tomurcuklanmış aynı yaşta kızlar ve dolu kadehler vardır!

      Bunu iddia ediyor ne dersin?

      • hamdi diyor ki:

        SAYIN RÜŞTÜ VE TARIK BEY;

        DİNİ KONULAR DALGA GEÇİLECEK YADA HAFİFE ALINACAK ŞEYLER DEĞİLDİR.

        bahs etiğin, sorduğun ayetin meali, ayet böyle diyor desen farklı, şu iddia ediyor demek farklı şey karşıdakinin görüşüne göre hüküm vermek yada yorumlamak ayrı şey. ayeti inkar yada eleştirmek küfür sayılır dikkatli olmak lazım.. ayrıca bu yazıyı denetleyen ilgili site sahibi nasıl denetliyor…lütfen sizde dikkatli olun…yorumları iyi tartın insanları kötü yola iten art niyetli yada bilmediği konularda kaynağı olmayan konularda yorum getirmesinler.

        bahs ettiğin ayet;

        78- NEBE’ SÛRESİ
        Mekke döneminde inmiştir. 40 âyettir. Sûre, adını ikinci âyette geçen “en-Nebe’” kelimesinden
        almıştır. Nebe’, haber demektir. Sûrede, ölüm ötesi hayatın varlığını ispat çerçevesinde,
        kıyamet, öldükten sonra dirilme ve hesap için toplanma konularına yer verilmektedir.

        21,22,23. Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş
        yeridir.
        24. Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!
        25,26. Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
        27. Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
        28. Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
        29. Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) tamamiyle sayıp tespit ettik.
        30. Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”
        31,32,33,34. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir
        yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
        35. Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.

        • tarık diyor ki:

          Ya arkadaş sazan gibi atlamışsın sen de. Dur bir adam cevap versin. Adam sema hanımın hadislerden aldığı konuları dinde yok diyor ben de ayette daha açık geçen bir vadi soruyorum adama. Bir arkadaş yazmıştı diyorum, onu da ben yazdım ayet ismini vererk aşağıda bu sefer ayet ismini vermden bir arkadaşın yazdığı diye söyledim, yalan değil, dalga yok. Biz de biliyoruz hangi sure hangi ayet, yapılmak isteneni anla da 2 dakika bekle Allah aşkına.

          • hamdi diyor ki:

            sanal alemde yazıya bakılır beynindekilere değil, bir ayeti benim söylemem yada bir başkasının söylemesi o ayetin onun sözü olduğu anlamına gelmez böyle dersen sanki ben yada başkası söylemiş anlamı çıkar. eğer söylediğin ayet ise belirtmek gerekir ki karşıdaki kişi yanlış birşey söylemesin… ava giderken avlanma yani sazan tarafından…hassas konu sadece biraz daha dikkat

    • seymen diyor ki:

      Sayısı son yıllarda giderek artan muhafazakar zamparalar gemlenmeye çalışılıyor yazılarla, sizin dünyadan da dinden de haberiniz yok.

  76. Ahir Zamanda Erkek Olmak diyor ki:

    hala Kadınların Çalışmasıyla ilgili bir yazı gündeminizde yok mu sema hanım…
    oysa çoğu konu orayla ilintili olduğu halde…?

    bu sitede Çok Evlilikten sonra en fazla tartışılan bir diğer konu da Kadınların Çalışması sorunudur..nasıl görmezden geliyorsunuz anlamıyorum!

    kolaylıklar diliyorum…

  77. .:. diyor ki:

    Cok eslilik ile ilgili olarak, gozemledigim olaylar var fakat ben uygun bulmuyorum, boyle bir dusunce icerisine hic bir zaman girmedim, saka yollu olarakda bu sekilde davranislarda bulunmadim, ne sartlarda ve nasil olabilecegini yuzeysel olarak biliyorum ancak cok detayli tartisma bilgisine sahip olmadigimdan bu konuda yorumlara katilmiyorum firsat buldukca yazilanlari okuyorum, Her iki karsi cins acisindan karsilikli bakinca, bu konu surekli tartisma yaratabiliyor, “Kendine yapilmasini istemedigi baskasina yapma” durumuna geliniyor.

    Okudugum bu guzel makale ile ilgili, benim gozlemledigim ve farkli dusundugum konulari paylasmak istedim.

    Sema hanim demiski;
    “Bence pek çok evlilik ya da aldatmanın temelinde erkeğin karısına karşı duyduğu kızgınlığa karşı bir öç alma isteği var.”

    Ben gozlemlediklerimden yola cikarak sunu soyleyebilirim, kizginlik, Oc almak, intikam almak icin bu davranislar icerisine girenler genelde Kadinlar oluyor, Baska amac ve nedenlerden dolayi erkeklerin aldatma sayisi fazla olabilir.

    Diger bir konudaki gorusum ise;
    Bir erkegin esine ikinci bir hanim alma yonu ile yaptigi veya yapacagi sakalar ne kadar dogru degilse, saka yollu olarak yapilmamasi gerirse, ayni sekilde bir bayanin Esini, ikinci hanim almasi ve benzer sekillerdeki, yontemlerle test edip sinamaya calismasi da yapilmamasi gereken davranislardan olmalidir, Boyle seylere gerek duyulmasinin tek anlami vardir, bu tur insanlar gercekten kasiniyorlardir. Devam ederlerse mutlak olarak bu durumlari yasama ihtimalleri ve baslarina gelme ihtimali yuksek olur.

    Bir kadin, kocasini test etmek amaci ile boyle devranislara giriyorsa, kendisininde bir sekilde test edilebilecegini ve sonuclarina katlanabilecegini bilmesi gerekir.

    Boyle davranislari insanlar durup dururken neden yapar anlam veremiyorum, ancak Esler arasinda guven yitirenlerin, supheli davranislarda bulunanlarin boyle seyleri uyari tarzi ile hissettirmelerinin olabilmesi yerinde gorulebilir.

    • Yasin diyor ki:

      .:. :)
      Yorumlarına bayılıyorum üstad, saygılar…

    • Aydemir diyor ki:

      iyi ki bu konuda fazla bilginiz yokmuş, hiç yorum yapmadınız çünkü.Ya bir de bilginiz olsaydı ne olurdu acaba ?maazallah… :D Bilmiyorum yazıların karakter sınırı var mı? ancak gelmiş geçmiş en uzun yorum yazısı olacağını düşünüyorum.
      Konuyla ilgili bilgin yoksa yazma kardeşim.Laf kalabalığı olsun diye yazma. Zaten bilginiz olmadığı da ortada.Ne söylediğiniz pek anlaşılmamış.

      • .:. diyor ki:

        Niye anlayamadiniz? Cok mu karisik yazdim yoksa yazdiklarim yanlismidir?

        Kisacasi kendine yapilmasini istemedigini baskasina yapma demek istedim, Yeterli bilgimin olmadigi konu olan cok eslilik hakkinda ve birinci paragrafta bunu acikladim.

        Diger soylediklerim, Sema hanimin makalesinde verdigi ornekler ve kendi gorus ve dusuncelerine karsi benim gorusumdur.

        Sema hanim bu sekilde demistir;
        “Bence pek çok evlilik ya da aldatmanın temelinde erkeğin karısına karşı duyduğu kızgınlığa karşı bir öç alma isteği var.”

        Bende bence tam tersidir kadinlar daha fazla oc alma istegi olabiliyor dedim. Sence farkli ise, belirtebilirsin. Bu kalabalik yapmaz, zenginlik katar Oyle degil mi?

        Diger orneginde de bir kadinin yapabilecegi saka yollu davranis bicimini erkeginde yapabilecegini soyledim, gayet normal birsey.

        Yazdiklarimda acik olmayan veya sizin anlamakta zorlandiginiz bir husus var ise, yardimci olmaya calisirim. Belkide siz hakli olabilirsiniz, ben ifade edememis olabilirim eksigimiz varsa duzeltiriz, Anlayamadiysan ve sirf bu yuzden benim yazi yazmami istemiyorsan, sen mutlu ol bende bu baslik altinda yazmam.

        • esmasultan diyor ki:

          Erkeğin ya da kadının ikinci eşle tehdit etmeleri, şaka yapmaları hiç hoş değil. Aradaki sevgi bağını zedeler.
          Eğer böyle bir durum olacaksa konuşulur, anlaşılır sonra gerçekleştirilir.

          • .:. diyor ki:

            Bir ustteki yazida ben tam da bu aciklamayi yaptim, Bu sekildeki davranis bicimleri hos degildir. Cinsiyet ayrimina dahi gerek yoktur.

  78. rabia nizam diyor ki:

    Pardon Tarık bey bu sitenin resmi yorum cevaplama görevlisi mi?

    • tarık diyor ki:

      Yok resmi olarak değil, ben gönüllü olarak yapıyorum o işi, Allah rızası için:))

      Neredeyse 15 seneden beri internet kullanıyorum, yazıyor çiziyorum, bir sitede de benim için “Sen resmi yorumcu musun, yorumdan para mı alıyorsun, zorla mı yazdırıyorlar” demesinler dişimi kıracağım. Neyse yine burada bayağı geç dendi:) Bir süre yazmayınca da “Vay efendim niye yazmıyorsun, gıcıksın ama sen yine de yaz, sert yazıyorsun ama doğrucusun” vs.

      Giderim bak enişte!

  79. zuhal diyor ki:

    Kıskançlık konusunda kadınlar daha çok kıskançmış gibi gözüksede ben her iki taraf içinde aynı olduğunu düşünüyorum.Genelde başka eşe gidenler erkekler olduğu için kadınlar kıskançmış gibi gözüküyor.Birde bunun ekonomik durumlada alakası var .Zengin bir kadın eşine gönlüne eğlence diye bakabilir biri gider diğeri gelir diyebilir ( dememesi gereksede) ama fakir kadın zaten ne çilelerle yaşıyor ve eşinin gitmesi durumunda daha kötü duruma düşeceğinden kıskançlıkları artabiliyor.Güçlü (madden ve manen) kadınsa kıskanmıyor.Mesela bir kadın eşini aldatmış olsa yada eşinin üzerine bir koca daha alsa cinayet çıkar oysa erkek güçlüdür kadını boşar yenisi ile evlenebilir ama bunu gurur meselesi yapıp kaldıramaz ve kıskançlık krizine girebilir.Bu gibi durumlarda çok nadir olduğu için erkekler kıskanç değilmiş gibi gözüküyor oysa bence kadınlardan daha çok kıskançlar.yani kadının hep zorunluluklarda kaldığı için kıskançlık krizleri daha fazla oluyor.

    Kadın güçlü olup istediği gibi davranabilseydi kriz felan olmazdı.Bu üvey anne meselesindede öyledir.Üvey anneler genelde kendisine ait olmayan çocuğu kıskanır istemez aslında bu duruma zorunlu kalındığı içindir.Geneldede maddi olanaksızlıklar yüzündende bu duruma düşmüşlerdir istemeselerde başkasının çocuğuna bakarlar .Oysa istek le kabul etmişse çocuğu ona kendi çocuğu gibi muamele eder.Zülüm etmez.Burda gönül rızalığı önemlidir.Sözün kısası zorbalıkla hiç bir şey olmuyor sadece kötülük oluyor.Oysa erkek bir başkasının (çoğunluğu diyorum istisnalar olabilir) çocuğuna bakmadığı gibi baksa bile genelde çocuğu olan özellikle kız çocuğu olan kadın evlenmez dinen bunu sakıncalı gördüğü için.Bu durumda erkek böyle bir durumla karşı karşıya nadiren kalmaktadır.Ondan erkekler daha sakin oluyor ve kadınlara bazı şeyleri zorla kabul ettirmeye çalıştıkları gibi bazı şeylerde onlara normal gelebiliyor…

    • seymen diyor ki:

      Hanım(lar)ını kıskanmayan erkek deyyustur, erkekliği de, adamlığı da kalmamıştır.
      Kadınların haklı kıskanmaları belki olur belki olmayabilir.
      Bir kadın tek bir erkeği sevebilir, bir erkek birden fazla kadını sevebilir.
      Kadın eşini beğenmiyorsa, başka birini düşünmeden önce mehrini, nafakasını alıp boşanması gerekir.
      Erkek eşini beğenmiyorsa, başka birini bulduktan sonra da boşanabilir.
      Bir erkekğin kadına ihtiyacı, bir kadının erkeğe ihtiyacından fazladır.
      Kadınlar erkeklerden daha fazla yanlız idare etmeye müsaittirler, yaşları arttıkça da bu durum daha da kolaylaşır.

      • zuhal diyor ki:

        işte benimde dediğim buydu Seymen bey çok doğru demişim cevabınızı okuyunca….kıskanmanın haklı yani olmaz kıskanmak kıskanmaktır :) kıskanan insan zaten mantığını kullanamaz kullansa keşke o zaman o gıpta etmek olur…. Bir kadın tek bir erkeği sevebilir bir erkekte tek bir kadını sevebilir.Erkeğin bir kadınla beraber olması yada onla evlenmesi onu sevdiği manasına gelseydi bugün erkeklerde rus kadınlarından başka kadın karılığa kabul görmezdi.
        İnsanın 4 hanımıda olsa kesinki sadece biri gönlünüzü hoş edebilecektir her yönüyle .Yani iyi olan akıllı olan ruhunuza hitap eden kazanacaktır ya ötekileri ? Erkek o zaman diğer üçünü sevmediği gibi adaletlide olamayıcaktır hatta bu onlardan gelen kardeş nesillere bile sıçrayacaktır kardeş kabul edilse bileler …bence erkeğin birden fazla kadından çocuk sahibi olması gelecekte düşmanlıktan başka birşey yaratmaz.

        Eş varken birini bulmak sadece zina ile mümkündür .Seymen bey evli erkeğe bu zamanda akıllı bir aile kız vermez akıllı bir kadında evli erkekle beraber olmaz Olanı varsa bilin para yüzündendir ve oda zinasız olmaz .Zina işleyen 2de alır 3 de alır 4 de alır Akıllı kadın ve erkekler önce ayrılır sonra birini islami çerçeve içinde bulur evlenir ayağını denk alana kadar karşı tarafı kullanıp sonra bir köşeye atmaz.

        Bir erkek genelde kadını meslek hayatları için okullara göndermedikleri gibi miras hakkındanda yoksun bıraktıklarından kadınında erkeğe ihtiyacı sizin kadına olan ihtiyacınızla eş değerdedir.Malum kimse aç kalmak istemez. Bir kadının hislerinide bir kadın bilir sizin düşünceleriniz kısmende olsa yanlış erkek olduğunuz için. kadınları farklı düşünüyorsunuz ama temelde kadında erkekte aynıdır aralarında fark yoktur.Kadın yaşlanınca tek başına kalabilir diye bişede yok Ben yaşlansam çocuklarımın yanında değil kocamın yanında olmak isterim taki ölene dek çocuk bugün vardır yarın yoktur ama eş ölene dek vardır kim demiş kadın tek başına yanlız idare etmeye müaittir asla böyle bişe söz konusu değildir.
        O zaman Allah kadına evlenin demezdi nasılsa siz yanlız yaşarsınız derdi yaşlanınca atın kocalarınızı bir köşeye ne yaparsa yapsınlar derdi Ama öyle dememiş kadın ölene dek sevgi ile kocasına hizmetten sorumludur .. size o 3 kadın belli durumlar için tevsiye edilmiştir oda bir emir değildir.Yanlız şu vardır kadın yanlız yaşama duruma düşürülmüşse eğer o yanlızlığı çekmezse ahlaksızlıkla itham edilmiştir .Kadın böyle yaşamaya mahkum bırakılmıştır.Erkek ölene dek eşine karşı bir eş olarak vazifelerini yapmaya mecburdur kadının hakkıdır bu .

        Kadın berkarsa yaşı ne olursa olsun evlenebilir hakkıdır .Hiç bir çocuk iyi bir eşten daha iyi olamaz.Başka hanım almak için kendinize gerekçeler çıkarmayın böyle ancak kendinizi kandırmış olursunuz.Bence siz erkekler başka hanım almayı düşüneceğinize eşinize görevlerinizi tam yapmayı düşününde kul hakkına girmeyin ……

        • zuhal diyor ki:

          Ayrıca hiç bir kadın çocuk sevdası için bir erkeklede evlenmemiştir Bunu aklınızdan çıkarmayın çocuk sevgisi kadın hamile olunca oluşur bekar kadın çocuk sevgisini bir anne gibi bilemediği için evlenme nedenide bu değildir.Sebep erkeğe olan sevgidir O sevginini hürmetine size çocuk verir ve büyütür.Bu durumda çocuk evlenince gider ve o anda yine eşi olmalıdır kadının yanında gelini yada oğlu değil Eşi teşekkür etmelidir eşine kendine bu hayyatta yardımcı olduğu için neslinin devamını sağladığı için ona hanımlık yaptığı için bunlar hep o sevgi hürmetinedir unutmayın o sevgiyi küstürüp yaşatmazsanız olacaklardanda sorumlu olursunuz Önemli olan çok hanım almak değil bir hanımla kul hakkına girmeden edebince aşkla yaşayabilmektir.

          • esmasultan diyor ki:

            Sırf çocuk sahibi olmak için evlenen beyler ve hanımlar var. Hem bu suç da değil. Neslin devamı ve artışının helal yolu evliliktir.

            Siz galiba çocuk olduktan sonra eşini boşveren hanımlara atıf yaptınız

          • zuhal diyor ki:

            benim dediğim kadın anne olmadıkça çocuğun değerini bilmez bekarken evet çocuk ister ama sadece ister anne olan gibi istemez evlilik öncesi kadında aşk daha yoğundur sevdiği için evlenir aslında çocuk için değil eğer aksi olsaydı farklı olurdu.Bir erkeği sever evlenir sevmeden çocuk için evlenmez evlensede erkeğe aşk la bakmaz

          • Ahir Zamanda Erkek Olmak diyor ki:

            zuhal hanım ben tam tersi düşünüyorum..kadınların evlenmelerinin en önemli bilinçaltı nedeni Anne olmayı istemektir…oysa hiç bir erkek illa baba olayım diye babalık hayaliyle evlenmez..erkekte ilk gaye ister görücü usulü ister flört usulü ister sevgi aşk usulü ister tarikat cemaat usulü olsun gaye Şehvet-i teskin etmektir…diğer unsurlar sonra gelir…ve bir erkekte şehvet denen duygu yoksa bitmişse o erkeğide hiç bir şekilde evlendiremezsiniz..ama kadını evlendirebilirsiniz çünkü kadında esas gaye Anneliktir..ve bunun içinde kadına sevgi,aşk yeter şehvet gerekmez…

            ayrıca sevginin aşkında evlilik önce gerçekleşmeyeceğini savunanlardanım…evlilik öncesi hafif bir hoşlantı yeterlidir…sevgi ve ötesi evlilik içi fedakarlıklar,sıkıntılar ve paylaşımlar neticesinde neşvü nema bulur..hiç bir kadın kocasının başında hastalanınca beklemeden evlilik öncesi ben ölüyorum bitiyorum diye kendini kandırmasın..önce fedakarlıklar yap sonra öl ve bit..aynı şey erkek içinde geçerlidir…

            ayrıca zuhal hanım yorumlarınızı okudum hem okumuş diplomalısınız hemde bununla tezat oluşturacak şekilde bazen erkeksever durumlarınız var mesela çocukla kocayı kıyas etmişsiniz kocaya değer vermişsiniz şaşırdım dogrusu oysa diplomalı amazonlar için koca hiç bir değer ifade etmez onlar için sadece çocukları vardır kendilerini onlara adarlar hatta bu çocuğun doğumundan itibaren baş gösterir..haksızmıyım…

          • .:. diyor ki:

            Cocuk sevgisi Kadin hamile olmadan oncede olusamaz mi?,

            Hamile kalip cocuk sahibi olan bir insan da dediginizin tersine daha dusuk bir ihtimaldir ama cocuk sevgisi olusmayabilir, Cocugu oldugu halde cocugundan nefret eden, hatta baskasinin cocugunu imrenip kendi cocugundan daha fazla deger verip seven de olabilir, Hatta oyle insanlar vardir ki, Cocuklari olup da, senelerce cocuklari ile ilgilenmeyip, sevgi ve sevkatini onlarla paylasmayip, menfaatleri ve cikarlari geregi Zora gelince, gostermelik seven kadinlarda olabilir, Cocuklarini Normalde sevse bile, Oyle durumlar oluyorki, bu cocuklari babalarina, karsi bile surekli kullanabiliyorlar.

          • esmasultan diyor ki:

            Ben bu görüşünüze katılamaycağım Zuhal hanım. Bekarken anneliğin kıymetini çok iyi iblip çocuklar için deli olanlar varken, anneyken çocuğunu hiç sevmeyenler var.

            Kadının illa aşık olması gerekmez. Özellikle belli bir yaşı geçtikten sonra mantık çok daha ön planda. Evlenmek çocuk yetiştirmek ve toplumsal düzende ona atfedilen konuma yerleşmek demek oluyor bir süre sonra. Gençken aşk peşinden koşuluyor.

            Evli misiniz merak ettim

  80. gulbeyaz diyor ki:

    Ümmü Seleme, sevgili peygamberimize bir gün:
    “Ya Rasûlüllah! dünyanın (mümine) kadınları mı, yoksa Cennetteki hûrîler mi daha iyidir?”
    diye sorar.
    Rasûlüllah (SAV):
    “Dünyadaki (mümine) kadınların üstünlüğü, yüzün astara üstünlüğü gibidir”
    diye cevap verir.
    Ümmü Seleme: “Niçin” deyince O, şöyle cevap verir:
    “Dünyadaki kadınlar namaz kıldıkları, oruç tuttukları ve birçok ibadetlerde bulundukları için”
    (Tabarânî)
    insallah biz yine daha ustun ve guzeliz ,hurileri kiskanmaya gerek yok.yeeeey zafer yine bizim oldu:))!

    • gulbeyaz diyor ki:

      Üstad Bediüzzaman Hazretleri de, kişinin eşini güzel ahlâkı sebebiyle sevmesi ve onu haramlardan koruması halinde, eşinin Cennette hurilerden daha güzel, daha ihtişamlı ve daha cazibedar şekilde ve dünyadaki eski hatıraları da canlandıracak biçimde ebedî dost ve sevgili olarak kendisine tekrar verileceğini haber veriyor. (Sözler, s. 1056)(internetten sy.dan alintidir)

      • osman diyor ki:

        gülbeyaz hanım,

        gecen birseylere kızmıstınız sanıırm. çok hırcındınız. boyle benlıgınıze donmuş gibisiniz. allah huzurunuzu arttırsın. ins.

      • tarık diyor ki:

        Zaten bence evli bir erkek sırf bu hakikatten dolayı imanının kuvvetini artırır ve şüphesi varsa imanı hakiki imana döner.

        Yani bir adamın karısını ancak Allah cennet hurilerinden daha güzel, daha çekici, çekilebilir ve tahammül edilir hale getirebilir. Bunu Allah’dan başkası yapamaz. Eğer dünyadaki hanımlarımız-olmayanları tenzih ederek söylüyorum- tüm çirkefliklerine, tipsizliklerine rağmen Cennet’te “hurilerden daha güzel, daha ihtişamlı ve daha cazibedar şekilde ve dünyadaki eski hatıraları da canlandıracak biçimde ebedî dost ve sevgili ” olacak ise, binlerce kez ilan ediyorum ki Allah vardır ve birdir. Onun eşi benzeri yoktur. :)))

        • seymen diyor ki:

          Gçen gün yemekten sonra karşılıklı oturuyoruz hanımla, dedim ki ‘havuz başında buluşalım seninle’, anlamaya çalıştı anlayamadı tabi ki, dedim ki ‘kevser havuzu, biraz gecikebilirim beni bekle orada’.

          • tarık diyor ki:

            E üstad ben de anlamadım şimdi ilk okuyunca, normal:)

            Gecikmeden buluşursunuz inşallah ikiniz de, bu dünyada alamazsan çıtırlar bizi bekliyor üstad, salla sen bunları. Amaaan 25 30 yaşlarında binbir nazla, zahmetle 2+ eş alacaksın, 2 sene sonra şişmanlayacak, uğraş babam uğraş. Sıkarım dişimi, kazanırım ahiretimi, giderim inşallah Allah’ın lütfuyla cennete, alırım Allah’ın hazırladığı çıtırları koynuma :) Naz yok, aptallık yok, öküzlük yok, safi kadın, safi zevk. Sadece Cuma günleri çıkarım Rabbi görmek için sarayımdan, 25.000.000 sene de haremimden dışarıya adımımı atmam, 25.000.000. seneden sonra gezmeye başlarım cenneti:)

          • hamiyet diyor ki:

            allah kavuştursun…ama tarık bey dinden islamdan bahsetmesin.ne şişmanlar uğraş falan ne yani güzelken zayıfken iyi de kilo alınca,hasta olunca vs. o zaman kadınlık görevini yerine getiremiyormu. kadınların kilo alması durduk yere olmuyor çocuk dünyaya getiriyorlar.hormonel olarak bu kaçınılmaz zaten.üç çocuk dünyaya getirdim aldığım kiloları verebildim çok şükür ama veremeseydim de eşim bu şekilde düşünmezdi adım gibi eminim.tecrübe ettim çünkü.siz kadınlara bakış açınızı değiştirmediğinz sürece o çıtırları zor bulursunuz.çünkü o çıtırlar CENNETTE!cenneti hak etmek rabbimin cemalini hak etmek zannetiğiniz kadar kolay değil…bu tür erkekleri duydukça gördükçe rabbime şükrediyorum,bana lutufta bulundu eşim harika bir insan.rabbim eşimi efendimize komşu eylesin.inşaalah cennette de berber oluruz diyor kendisi de bende.rabbim onu en güzel hurilerle ödüllendirsin.çünkü benim gözümde gönlümde o herşeyin en iyisine layık..elhamdülillah ikimizde birbirimize saygı ve sevgiyle muamele ediyoruz.ne ben erkekleştim ne o kadınlaştı.ama ikimizde efendimizi sahabe-i kiramı örnek almaya çalışıyoruz.rabbim yuvamızı cennete çevirdi çünkü ikimiz de her konuda allah rızasını gözetiyoruz.hatalı olduğumuzda efendimizden örnekler verip birbirimizi düzeltmeye çalışıyoruz.hayatımızda daha nice güzellikler var.rabbime hamdolsun.güzelliği zenginliği sizin gördüğünüz gibi görmüyor gerçek güzelliğin ne olduğunu biliyoruz.lutuf ve kerem sahibi rabbime sonsuz şükürler olsun…

          • seymen diyor ki:

            Kilo, yaşlanma falan bahane. Önemli olan güzel paylaşımlarınız, iyi kötü anılarınız, kötü günde birbirinize desteğiniz, paylaştığınız mutluluklarınız olabilmişse ve kırmamışsanız, kavgaların peşinden usulünce barışmayı, gönül almayı bilmişseniz, hizmet, şevkat, fedakarlık görmüşseniz (ki Hz. Hatice annemizin Peygamber efendimize (s.a.v.) karşı durumu böyleydi), hatırbilir, vafa duygusuna sahip biri hanımı hiç sorun yapmasa bile ikinciyi canı istemez. Ama bu durum uzun yılların sabırla yoğrulmuş fedakarlıklarıyla oluşturulabilir.
            Bugün gençler tabir caizse istihkaklı veya yevmiyeli evlilik istiyorlar, hemen karşılık bekliyorlar, halbuki evlilik (tabir caizsse) götürü bir iştir, uzun vadede ele geçene bakmayı gerektirecek bir iştir.

          • seymen diyor ki:

            Birincinin rızasıyla mecburi ihtiyaç için ikinciyi alsa bile o hiçbir zaman birincinin yerini tutamaz, onun kadar değerli olamaz.

          • esmasultan diyor ki:

            Tarık Bey. Bu kadar açlık çekiyorsanız bir an önce evlenin.

          • esmasultan diyor ki:

            Ayrıca Tarık Bey sizi kadınlara yakıştırdığınız bu kötü lakaplar ve benzetmeler yüznden kınıyorum. Anneniz, kardeşiniz yok mu sizin. Bu tür kelimeler kullanmak zorunda mısınız?

            Buradaki hangi bayan kocasından ya da erkeklerden şikayet ederken böylesine utanç verici ve hakaret taşıyan kelimeler kullanıyor?

            Site yönetiminden de rica ediyorum. Ben böylesine çirkin şeyler okumak istemiyorum.

            Özellikle yukarıdaki yorum ağzından salyalar akan sapık birini okuyormuşum gibi bir izlenim verdi bana (Tarık Bey size bunu isnat etmeyi kendime yakıştıramıyorum ama beni daha iyi anlamanız için yazmak zorunda kaldım).

            Rabbim düşüncelerimizi de, kelimelerimizi de rızası dahilinde kullananlardan eylesin

          • tarık diyor ki:

            @esamasultan hanıma

            1-Burada belki 100 yorumda erkeğin açlığının evlilikle bitmeyeceğini yazmaya çalıştım. Dünyada açlık bitmez, benimki bitmez en azından, cennet onun için var. O açlığa sabretmek görevimiz.

            2-Eli yüzü düzgün, hanım hanımcık, esmer olmayan ve kilolu olmayan, mümkünse ana-babası olmayan, temiz, güzel yemek yapabilen, güldüğünde evinde cennet kokusu yayabilen, mümkünse hafız, 25’den fazla olmayan bir tanıdık varsa ben buradayım, hazırım. Evlen demekle olmuyor bu iş:)

            3- ” yorum ağzından salyalar akan sapık birini okuyormuşum gibi bir izlenim verdi bana ” demişsiniz benim için. E bunda ne var, ben öyle biriyim ki:)

          • esmasultan diyor ki:

            Burada belki 100 yorumda erkeğin açlığının evlilikle bitmeyeceğini yazmaya çalıştım. Dünyada açlık bitmez, benimki bitmez en azından, cennet onun için var. O açlığa sabretmek görevimiz.

            Siz evli değilsiniz nereden biliyorsunuz evlilikle o açlığın dinmeyeceğini?

            2-Eli yüzü düzgün, hanım hanımcık, esmer olmayan ve kilolu olmayan, mümkünse ana-babası olmayan, temiz, güzel yemek yapabilen, güldüğünde evinde cennet kokusu yayabilen, mümkünse hafız, 25′den fazla olmayan bir tanıdık varsa ben buradayım, hazırım. Evlen demekle olmuyor bu iş:)

            Bu özelliklerde bir bayan olsa, o da şöyle bir bey isterdi: Beyefendi, ahlaklı, cömert, uzun boylu atletik yapılı kumral, temizliği ve düzeni seven, ev işlerinde hanımına yardım eden, sabırlı ve müşfik, şen ve hoşgörülü, eşinin gönlünü hoş tutan, mümkünse anne-baba ve kız kardeşi olmayan :), en fazla 30 yaşında, kültürlü, kazancı iyi, mesleği iyi birisi.

            Böyleyseniz eğer buyrun er meydanına :))))

            Siz eş adayında bu kadar özellik arayarak sünnete ve alimlere de muhalefet ediyorsunuz.”Bir kadın mal, soy, güzellik ve güzel ahlak için nikahlanır. Ama siz güzel ahlaklıyı tercih ediniz”, “Allah’a ve kocasına itaat eden mümine bir hanım cennet nimetlerindendir”.

            Güzel olanı mükemmel olanı herkes sever, herkes geçinir onla. Kusurlu eksik olanla geçinmek marifet. Benim eşim bir erkeğe göre kısa boylu, öyle çok güzel yüzü ya da çok güzel fiziği yok. Kazancı ve mesleği ortalama. Benle kıyaslanınca daha çirkin, daha az kültürlü, daha az eğitimli, daha az dindar (beni nasıl kandırdığına şaşırmak değil şok olanlar olmuştu nişanlanınca). Ama Mevlam gönlüme verdi sevgisini, benim gözümde dünyanın en yakışıklı adamı. Kusurlarına da katlanıyorum cefasına da. Ama bunun sonucunda sefasını da sürüyorum :)))

            3- ” yorum ağzından salyalar akan sapık birini okuyormuşum gibi bir izlenim verdi bana ” demişsiniz benim için. E bunda ne var, ben öyle biriyim ki:)

            Siz bir mümün olarak bu sıfatı kendinize yakıştırıyorsanız benim daha söyleyecek bir şeyim olamaz

  81. osman diyor ki:

    sema hanım,

    yazınız tek kelıme ile mükemmel. diğer yazılarınızda bu konuyu ile iç içe düşününce birbirini tamamliyor. en önemliside bayanları da eleştirileriniz objektif olma gayretinde olduğunuz gösteriyor. bunuda gayet iyi başardığınıza inanıyorum.

    bir aşk hikayesi yazısındaki bir evliliği olan erkeğin ikinci bir eş isteyeceğini düşünmüyorum. en azından kendimin. evlilikleri sürdürmenin çok zor olduğu günümüzde çok eşliğin mutluluğu riske attığını düşünüyorum.

    evlililkte birde çocukları düşünmek gerektiğini düşünüyorum. tek evlilik çocuklarla ilgilenme imkanı olacağı için hayır evlat yetiştirme ihtimalı cok yüksek.

    anlayan ve düşünenler için çok güzel bir yazı allah razı olsun. konuyu çok yönlu olarak ele almışsınız. cok başarılı.

    cennetı kazanmak içinde, mutlu olmak içinde, hayırlı bir eş olabilmek içinde ve hayrılı cocuklar yetiştirebilmek içinde doğru yolun tek eşlilik olduğuna inanıyorum.

    • seymen diyor ki:

      Çocuklarını büyütmüş en azında lise seviyesine getirmiş olanlara ruhsat veriyorsunuz yani.

  82. firuze diyor ki:

    Allahin Selamin oncelikle site yoneticilerinin ve siteyi takip eden deger din kardeslerimizin uzerine olsun ins…

    Konu sitede cok tartisilan, cok eslilik konusu.Siteyi takip eden bir beyin “ikinci” hanimi olarak birseyler yazmak istedim.Sema hanim, cok esliligin, olumsuz taraflarini dile getirmis ve tavsiye etmemis.Ben yasayan biri olarak farkli bir yonune deginmek istiyorum.Tavsiye edilebilirligine…Ben evlilige bir erkege bagimlilik olarak degil sevmek birlikte zevkli ve kaliteli vakit gecirerek baglanmak olarak bakiyorum.Iki ayri kisinin birlilte mutlu olabilmeleridir evlilik.Evlendikten sonra kadinin kendini kocasina “adamasi” veya kocasinin “sahibiymis” gibi davranmasi degildir bana gore.Ben kocam diger evinde kalirken, “ayyy acaba simdi ne yapiyorlar” gibi seytanin vesvesine uyarak yasamiyorum cok sukur.Aksine kocam diger evindeyken, bu siteyi takip etmek gibi kitap okumak, kendimi surekli gelistirmeye, surekli yeni seyler ogrenmeye calismak gibi seylerle ugrasiyorum.Kocam benim yanima gelince de ogrendiklerimi onunla paylasarak onun fikrini alarak fikir teatisinde bulunarak hos bir muhabbet ortami saglanmis oluyor.

    Kocam benim yanimda degilken ben istedigim gibi evi dagitabiliyorum, yemek yapma derdim yok. (kendim ne olsa yiyorum ama o geldiginde ozenerek sevdigi seyleri kendi ellerimle yufka acarak borek vs. hazirliyorum, ki o da cok memnun oluyor bu durumdan oyle ki boregi gorur gormez daha yemeden eline saglik diyor.) Bunun disinda tek sıkıntım, kocam benim yanima geldiginde ilk hanimin psikolojik baski yapmak icin ust uste telefon acmasi (hatta son zamanlarda kendi de aramiyor cocuklara aratiyor) ki onun bu tavrindan (surekli cocuklarla vs tehdist etmesi,kocam oraya gitmediginde cocuklara kotu davranmasi) dolayi da kocamin bir gun orada bir gun burada seklinde adaletli sekilde kalmamasi ve bana adaletsizlik yapilmasi iki gunde bir, uc gunde bir benim yanima gelmesi…Bircok kisi diyecek ki sen “ikinci”sin tabi birincinin yerinde olsaydin da boyle konusabilir miydin acaba, birinci olamadigim icin yasadigim bircok sikintiyi ben biliyorum ama ben bunlari burada dile getirmek istemiyorum.Ben kocama surekli “orada ne yasadigin beni ilgilendirmiyor, beni benimle ne yasayip yasamadigin ilgilendiriyor” diyorum ve kiskanclik krizlerine girip orada yasayip yasamayacaklarini kisitlama yoluna girmiyorum, oyle ki ucuncu cocuk hayalini kocam benimle birlikte kurdu fakat ucuncu cocugu da birinci hanimindan oldu. Artik bu sozun ustune de daha soylenecek bir sey yoktur sanirim…
    Herkese selamlar, sevgiler….

    • Aydemir diyor ki:

      Allah’ın selamı üzerinize olsun.İnşallah bu güzel bize anlattığınız şekilde devam eder. Siz iç dünyanızda rahat olduktan sonra başkalarının ne yaptığı o kadarda sizi bağlamamalı.Çünkü siz Allah’a hesap vereceksiniz, diğer kumanızın tavırlarını çirkin buluyorum.Allah’ın emri her müslüman için geçerlidir. Eğer onun gıybetini etmiş oluyorsak Allah bizi affetsin.Ancak gerçek hayatta biz onu da sizi de tanımadığımız için gıybet olmaz sanırım.

    • hamiyet diyor ki:

      firuze hanım,kendime yakıştıramadığım için hanım kelimesini kullandım.yaşadığınız çirkin hali bu kadar aleni yazmanız büyük cüret doğrusu..kendinizi ilk hanımın yerine koyun..bunu yapamazsınız çünkü öyle kibir var ki yazınızda ve ilk hanımı küçümsediğiniz o kadar hissediliyor ki..rabbim hidayet versin.

      • tarık diyor ki:

        Hamiyet ablaya kuma getirmiş enişte:)

        • seymen diyor ki:

          Nerede abi de o cesaret, anasından doğduğuna pişman ederler adamı alimallah.
          Allah sabır versin enişteye.

          • zuhal diyor ki:

            adam işini biliyor 3 çocuk hayalini firuze hanım sizle kurar birinci ile yapar zaten olacak olan da budur sizde çocuksuz kendinizi kullandrır dururusunuz.

          • seymen diyor ki:

            Hz.Aişe’nin de hiç çocuğu olmamıştı.

        • hamiyet diyor ki:

          hayır elhamdülillah çok hayırlı ve ahlaklı bir eşim var rabbim ondan razı olsun.eşim bu tür şeylerin şakasını dahi yapmaz..çevremde maalesef böyle mağdur kadınlar var belki de öfkemi firuzeden çıkardım.müslüman olan sadece kendisi için değil kardeşi için üzülmeli ve dua etmeli..durum bundan ibaret.anlayana tabi!

          • tarık diyor ki:

            Benim de çevremde 2. eşli olup herkesin mutlu olduğu 3 evlilik var, ben de herkese yayıyorum bunu. Senin çevrende sorun var demek ki.

      • seymen diyor ki:

        Kadın adalet istiyor, siz küçümseme diyorsunuz. Neresi çirkinlik oluyormuş.
        Bence başkasının ikinci eş durumunu kabullenemeyen bayanlarda erkekleşme had safhada.
        Bencillik ve hasedi kıskançlıkla karıştırmamak lazım.
        Kıskançlık çok çok önemli ve devamlılığı olan birşey olsaydı, kimsenin de birden fazla çocuğu olmaması lazım gelirdi, başlangıçta büyük çocuklar küçük olanı kıskanır, siz o alışana kadar bebeği onun yanında sevmezsiniz, ileride de adaletli davranırsanız, çocuklar paylaşmaya alışırlar, kadınlar olaya bu gözle bakmaya alışmalılar, çünkü gelecekte bu durumlar çok yaygın olacağa benziyor.

        • hamiyet diyor ki:

          kıskançlık kötü bir durummuş gibi bahsediyorsunuz ayşe validemizin ne kadar kıskanç olduğunu bilmeyen yoktur.efendimizde onun bu kıskançlılğını hoş görmüştür.ayrıca efendimiz aleyhisselam hz hatice ile tek eşli olmuştur.hz haticenin vefatından sonra evliliklerini islam için yapmıştır.kabileler arası yakınlık,dul kadınların çoğalıp ahlaksızlığın yayılmaması gibi konular.allah rızası için efendimizin evlilik sebeplerini araştırın öğrenin küçük duruma düşmeyin günaha da girmeyin.

          • seymen diyor ki:

            Hz. Aişe ‘nin kıskanç olması, Hz. Hafsa ile Hz. Mariye ile evlenmesine mani olmamıştır. Onların kıskançlıkları hiçbir zaman hased ve düşmanlık seviyesinde değildi, kendilerine düşen haklarının peşndeydiler sadece.
            ‘Dul kadınların çoğalıp ahlaksızlığın yayılmaması gibi konular’ demişsiniz, bizde bunu savunuyoruz.
            Ama sizin fedakarlık yapmaya hiç niyetiniz yok. Ben bu adamla 15-20 yıl tek olarak yaşadım çok şükür; gücü kuvveti yerindeyken isteğide varsa sahip çıksın birine diyemiyorsunuz. Bende kendimi dinlerim biraz diyeceğinize aman konu komşu ne der, beni kınarlar, mirasın bölünmesi tehlikesi de var diyorsunuz hem, hemde herkese dindarlık öğretmeye kalkıyorsunuz. Açık açık söyleyin ben bunun için evlenmedim, adam bana ait, ben nasıl istersem öyle yaşayacak deyin, ama bunu dindarlık olarak sunmayın, kimse yemez çünkü.

    • tarık diyor ki:

      -kendim ne olsa yiyorum ama o geldiginde ozenerek sevdigi seyleri kendi ellerimle yufka acarak borek vs. hazirliyorum, ki o da cok memnun oluyor bu durumdan oyle ki boregi gorur gormez daha yemeden eline saglik diyor.

      -Ben kocama surekli “orada ne yasadigin beni ilgilendirmiyor, beni benimle ne yasayip yasamadigin ilgilendiriyor” diyorum ve kiskanclik krizlerine girip orada yasayip yasamayacaklarini kisitlama yoluna girmiyorum, oyle ki ucuncu cocuk hayalini kocam benimle birlikte kurdu fakat ucuncu cocugu da birinci hanimindan oldu.

      Gel de 2 3 4 ü düşünme:)

      Ablacım, tüm samimiyetimle dua ediyorum ve diyorum ki; Allah sana dünyada afiyet ahirette cennet nasip etsin. İnşallah burada da çok sevdiğini gördüğüm sevgili kocanla çok daha mutlu bir hayatın olsun. Kocana doyamadığın tüm anlar için sana cennet nasip etsin ve eksik kalanların hepsini kocanla beraber cennette doya doya yaşarsın inşallah.

    • belinay diyor ki:

      bu yorumu okuyunca gercekten cok sasirdim,siteyi takip etmek ve kitap okumak icin ne extra bi zamana ihtiyacimiz var ne de bi adamin ikinci esi olmaya.rabbim bu durumdan muhafaza etsin,dusununce tuylerim urperiyo,esssimi cok seviyorum onu kimseyle paylaabilecegimi sanmam
      bende sizin bu yorumunuzun ustune soyleyecek bisey bulamiyorum dogrusu!!!

      • firuze diyor ki:

        Yasadigimi “cirkin durum” diye elestirenlere de, beni anlamaya calisip dua edenlere de (kendim bol bol dua ediyorum ama seytanin vesvesesinden kurtulmak icin bol bol duaya ihtiyacim var) cok tesekkur ederim.

        Ben de kocami cok seviyorum. Cok sevdigim icin, bircok kadinin elestirdigi ayipladigi,”ben asla olmam” dedigi ikincilige razi oldum.Taa ilk bastan…Bile isteye, nefsimin tum isteklerine ragmen, tum hayallerime ragmen.Bircok kisinin dedigi gibi “evde kalmis” olmamama ragmen, Turkiyede iyi bir isim yalniz yasadigim bir hayatim olmasina ragmen.Anlayamadim, birinci hanimi bosatip onun yerine gecmeye calismadigim icin mi kibirli oluyorum.Ustelik benden sonra kavgalarinin azaldigini ilk hanim bile itiraf etmis esime.Ben simdi ona kotuluk mu yapmis oluyorum yoksa bir adamin “tek esi” olmadigim icin kendi nefsime mi?Nefsim cogu zaman seytanla birlikte olup isyan etmeye calismiyor degil, oyle bir durumda kocamin oldugunu (klavyemde turkce harfler yok, o nun noktalisi :-) ) dusunuyorum hemen.Kocamin olmesini mi tercih ederim yoksa iki gunde bir benim yanima gelip birlikte guzel kaliteli hosca vakit gecirmeyi mi,(kocamin karsisina hic yorgun argin cikmadan,hic pijamalarla cikmadan hic sikayet etmeden) simdiye kadar hep ikinciyi sectim cok sukur.Ins. bundan sonra secmeye devam ederim..
        Kocam bana ne alirsa diger hanimina da almasini tavsiye ediyorum, oyle ki iki tane ayni canli bitki alip getirmisti, birkac kere “birini diger eve gotur” dedim ama goturmedi.Ciceklerin ikisi de kurudu.Ben goturmemesine bagliyorum simdi bu durumu..

        • seymen diyor ki:

          Siz moralinizi bozmayın, kin, hased, bencillik, anlayışsızlık, isyankarlık kaplamış her tarafı, malum ahir zamandayız, normal görmek lazım bunları.

          • zuhal diyor ki:

            Firüze hanım siz diyorsunuzki o benim kocam yanlış diyorsunuz kocanız için kocam deme hakkınız bile yok sadece kocamız diye konuşabilirsiniz.Ayrıca kanunen siz hiç bir şeysiniz bununda farkındasınızdır umarım ve kocanız yani sizin ve diğer kadının kocası bir 3 kadını aldığındada ağlamayın lütfen beceriksizliğinizi ortaya atarak.Hiç bir kadının gözünde siz hanımı değilsinizdir.Eğer madem öyleydi kadınlar neden namuslarıyla oturup evlenmeyi beklesinler. kendinizi kandırmayın lütfen nasıl birinci hanımda güzel günler bitmişse sizdede bitecektir.Ayrıca medem gücünüz vardıda neden boşattırmıyorsunuz kocanızı bence öyle olması böyle yaşamanızdan daha iyi olur adam karısından boşanıp çocuklarını bırakmak istemiyor karısını madur duruma düşürmek istemiyor demiyorsunuzda ..bakın siz diyorsunuz hiç soruyormusunuz adam 3 çocuğuda neden ilk hanımdan yapmış neden sizi sahiplenmiyorda canı sıkıldıkça size geliyor bu kadar saf olmayın lütfen ..

          • seymen diyor ki:

            Bizim gözümüzde asıl eş Firüze hanım, diğeri biraz merhametli olmanın gereği biraz da çocuklar için tahammül edilen eski eş.

        • "Demedi Deme" diyor ki:

          Yazık Çok Yazık…

          “Müslüman görünüşlü, ama gerçekte medeni !!!! düşünce yapısının kölesi bencil ve zalim kafalı” olmak ne kadar da acı bir durum. Bundan acı ve kötü olan ise bu şekilde ki davranış ve düşünce sahiplerinin yaptıklarının “münafıklık” alameti olduğunu bilmemeleri….

          Çanakkale geçildiğini, kadınlarımızın ve kızlarımızın ırzına değil ama beyinlerine çoktan, hemde defalarca tecavüz edildiğini günümüzde ortalıkta dolaşan “çikolata renkli” arabesk düşünce yapısını görünce anlıyoruz.

          Biz kurtuluş savaşını çoktan kaybetmişizde haberimiz yok….
          ne yapalım yalan söyleyen tarih ve o tarihin yazılmasına neden olan, tepkisiz kalan korkak ve cahil “alimlerimiz” utansın.

        • "Demedi Deme" diyor ki:

          Sayın Firuze

          Kınayanlarınkınaması sizi doğru yolunuzdan ayırmasın. Siz doğru olanı yapıyorsunuz. Müslüman görünüşünüzle uyumlu bir inanca ve düşünce yapısına sahipsiniz.
          Doğru yolda olduğunuz sürece Allah yar ve yardımcınız olsun…

          • betil diyor ki:

            kimsenin kimseyi kınaması doğru değil. insan imtihana çekilmediği günahın masumu değildir diye bir söz okumuştum.
            ki Firuze hanım’ın durumu günah değil. sizler durumunuz, hayat görüşünüz gereği ister normal bulun ister bulmayın; kınamaktan kaçının. bazı yorumcular da çok bilgi sahibi olmamalarına rağmen yerlere göklere sığdıramıyorlar bakıyorum. bu ölçüsüz övgüleri de doğru bulmuyorum.

          • firuze diyor ki:

            Sayin Demedi Deme,Seymen,Tarik Ve Aydemir Beyler,hepinize cok tesekkur ederim

            Bir kadini en iyi yine bir baska kadinin anlamasi gerekirken, burada goruyorum ki bu boyle degilmis. Kibirli oldugum icin yasadigim “cirkin duruma” namusumla evlenmemisim gibi turlu kiliflar buluyormusum…Bunlari maalesef soyle dini biliyorum, boyle dini biliyorum diyen musluman hanimlar yine musluman bir din kardesine yazdilar.Neden cunku hepsi bir beyin, birinci hanimi olduklari icin…

            Evet kanunen hicbir hakkim olmadigini bilerek kocamin yanindayim, onun kagit ustundeki imzasina degil, sozune guvendigim icin…Kim kocasina bu kadar guvenebilir? Herkes ta en bastan bosanirsam hakkim olsun diyerek resmi nikaha bu kadar cok onem veriyor, evlenmeden bosanmayi dusunuyor.Ben oncelikle Allaha sonra da esime cok guveniyorum cok sukur.Cocuklarim icin ayrilmak istemiyorum dediginde, ben ikincilige razi oldum.3. cocugu da oldu diye ayrilmadim.5.ci de olsa ayrilmam. ins.Cocuk berekettir.Ben cocuklari kocamin baska kadindan olan cocuklari olarak gormuyorum,Islam neslinin cocuklari olarak goruyorum ve kocamin baska kadindan olan cocuklari da olsa guzel yetismeleri icin elimden gelen gayreti gosteriyorum.Anneleri bilmez cocugunun hangi sitelere uye oldugunu ama ben bulup ogreniyorum, yanlis yerlere uye olmussa kocama soyluyorum ki o da cocugu uyarabiliyor.Evet Hz. Aise kiskancti ama onun kiskancliklarina Peygamber efendimizin sadece tek bir sozu yetiyordu. “Ey Aise Allahtan Kork !” Hz. Aise bu kadar benlik kaygisinda olsaydi ustune gelen 7-8 kadina tahammul edebilir miydi? “Sen bu kadini siyasi sebepten aldin, digerini merhametten aldin, digerini gelenegi degistirmek icin aldin nasil olsa” deyip kendini mi avutuyordu? Evet bana gore kiskanclik, haset kotudur Allahin taksimatini begenmemektir, keske ben de kiskancligimi,benligimi Hz. Aisenin kiskancliginin,benliginin seviyesine indirebilsem, cabam bu yonde sadece…Allah muvaffak eder ins. beni ve tum musluman hanimlari…

            Benim cocugum olup olmadigini (saglik problemlerin var mi yok mu, ya da baska sebepler var mi yok mu ) bilmeden kocamin beni “kullandigini” soyleyenlere diyecek birseyim yok zaten. Bu kadar sig bir dusunce olabilir mi? O zaman kadinlar hic evlenmesinler, erkekler nasil olsa onlari kullaniyor, yemegini yaptiriyor, camasirini yikattirip utulettiyor, sonra da cinsel ihtiyaclarini gideriyor…Bu anlayis bu noktaya varir.

            Selam ve Dua ile…

          • zuhal diyor ki:

            Sayın firuzehanım ne mutlu size o zaman yanizina olur diye evli olan erkeklere hayır diyen kadınlar demek asıl ahlaksız larmış da haberimiz yok Keşke onlarda gözüne kestirdikleri erkelerle böyle yasasalarmış Kendinizi bu kadar komik duruma düşürmeyin aşalamıyın lütfen bir bayan olarak utandırmayın bizi Evli kadın zaten evlilik akdini insanlar önünde imzaladığından onun hakları geçerlidir.Nikahın özelliği onu herkese ilan etmektir.Ayrıca islami nikahın olması için bazı şertlerın yerine getirilmesi gerekir bu şartlardan biri evlilik şartlrının araştırılması gerekir.Bu eskiden osmanlı zamanında kadıların elindeydi.Hocalar onların izni olmaksızın nikah kıyamıyordular.Çünkü evliliğin şartlarını araştırma yetkileri yoktu.Halada yok neden resmi nikahı olmayan bir çifte nikah kıyarak zinayı teşvik ederler bilemiyorum.Siz yaşadığınız dostunuza yada erkek arkadışınıza güvenmekle hata ediyorsunuz.Güven Allah olur onun yolundan ayrılmak olmaz .Gizli onaylanmayan olan her evlilik zinadır. Demek namusuyla bekleyen kadınlar salakmış o zaman…kınıyorum sizi bu sözlerinizden dolayı Burda sizi savunanlarsa sizin gibi kadınlarda gözleri olup rahatça yaşayıp geçinmek içindir.Siz kim oluyorsunuzda başka kadının çocuklarına annelik yapıyorsunuz.Sizin ne hakkınız var Bir adamla nikahsız yaşayıp haftada 1-2 berabersiniz diye diğer eve karışamazsınız Onların anneleri vardır.Sizin çocuğunuz olursa karıştırmayında .Bence size ayrılan o vakti babası olacak kişi çocuklarına ayırsa belkide o çocuk internetlerde öyle sayfalarda gezinmiyecek Gerçekten kınıyorum sizi…sadece kendinizi düşünüyorsunuz o çocuları değil öyle olsa bu durumda olmazsınız…

          • dilruba diyor ki:

            firuze hanıma biraz ayıp edildiğini düşünüyorum.bu kadar sert davranmaya gerek yok.yani firuze hanım kocasının ilk eşinden boşanmasını isteyip bunu sağlayıp tek eşi olsaydı bu kadar ters yorumla karşılaşmayacaktı ve bu kötü bir durum bir yuvanın yıkılması demek.öyle olacağına ikinci hanımı olsun.ancak firuze hanım kocanızın size de ilk eşine de haksızlık ettiğini düşünüyorum.en büyük haksızlığı ı eşine bu durumu haber vermemesiyle ilk eşe, diğerlerini de aranızda haklı taksimler yapmamasıyla da size karşı.anlaşılan ilk eşiyle aralarında sıkıntılı zamanlar geçirmiş bu sıkıntılı zamanlarda size meyletmiş ancak sıkıntıları azalmaya başlayınca ilk eşe daha çok ilgi göstermiş.ben açıkçası ilk eşle merhametten dolayı evli kaldığını düşünmüyorum tam tersi aralarının düzelmeye başladığını ve sizinle vicdanı öteki türlüsüne elvermediği için evli kaldığını düşünüyorum.yine de siz en azından miras için bir sözleşme isteyebilirsiniz ancak siz bu durum para avcısı ikinci eş gibi gözükeceğinden bundan çekinebilirsiniz anlıyorum.demek istediğim kendinizi sağlama alacak birşeyler bulun örneğin yatırım gibi.çünkü bugün ilk eşinin telefonuyla kalkıp giden adam yarın hepten bırakıp gidebilir de hiç belli olmaz.ayrıca da siz çocuklarla ilgili şeylere karışmayın bence çünkü bu sizi onların gözünde ispiyoncu konumuna da düşürebilir zaten muhtemelen çocuklar size kin gütmek için sebep arayacaktır.gerçi ben dahil burdaki tavsiyelere pek kulak asmayın sonuçta durumu en iyi bilen sizsiniz ancak tek başınıza hareket etmeyin ikinizi de tanıyan birisi özellikle kocanızın yakınlarından birisi kocanızı gözlemlesin tavsiye alabileceğiniz birileri olsun yakınınızda.inşallah kocanızın ilk yuvası da ikinci yuvası da huzurlu olur.
            yalnız şunu merak ediyorum kocanız yanınızda yokken neler yaptığını veya sizin yanınızdayken diğer eşini düşünüp düşünmediğini hiç merak ediyor musunuz?ayrıca kocanızın gizlice 3. bir hanımla görüşüp evlendiğini öğrenseniz neler yapardınız ilk hanımına da haber verir miydiniz mesela?

          • Süheyla diyor ki:

            Siz yaşadığınız dostunuza yada erkek arkadışınıza güvenmekle hata ediyorsunuz.Güven Allah olur onun yolundan ayrılmak olmaz

            ***

            Yapmayın Zuhal Hanım,bunlar nasıl ağır ve vebali yüksek cümleler!2.3.veya 4.kez kıyılmış da olsa nikah nikahtır.Nkahlanmış bir hanıma eşinden için”birlikte yaşadığınız dostunuz,erkek arkadaşınız”gibi cümleler ancak iftiraya girer,hem de zina iftirasına.Bunun altından kalkabilecek misiniz?Kur’anı Kerim’de her şey açıkça yazmış.Allah erkeklere, kesinlikle birden fazla evlilik yapmanız haramdır mı demiş?Böyle bir şey yokken bizler nasıl olurda 2. evlilikleri geçersiz sayarız?Şahsen ben de evlendiğimde üzerime bir eş gelmesini ve ya ben bir başkasının üzerine 2.eş gitmeyi hiç istemem hem de hiç…Bir den fazla evlilik yapan erkeklerin yüz de doksanınında derdinin adalet sağlamak olmadığına ve ruhsatı hunharca kullandıklarını düşünsemde(erkeklerin sorunu, kendileri hesap verecek nasıl olsa)bu benim, çok eşliliğin haram olduğuna inanmamı sağlamaz.

            Bence siz,Firuze hanıma bu kadar yükleneceğinize eğer evliyseniz kendi eşinize bakın.Eğer değilseniz evleneceğiniz vakit nikah akdinde tek eşlilik şartı getirin.Sizi de beni de ve buradaki diğer hanımları da sadece eşlerimiz ya da evleneceğimiz tek bir kişi ilgilendiriyor.Boş verelim başkalarının çifte nikahlarına.

            Hepimiz kendi hayatımızdan sorumluyuz.

        • "Demedi Deme" diyor ki:

          Sayın Firuze Hanım

          Seymen Bey hepimizin atladığı önemli bir gerçeği ve ayrıntıyı gündeme taşımış.

          “”….asıl eş Firüze hanım, diğeri biraz merhametli olmanın gereği biraz da çocuklar için tahammül edilen eski eş.””

          İşte asıl önemli olan bu cümlede ifade edilen gerçek.

          Siz kocanızın KARISI/HANIMI sınız. Diğer ilk olan ise medeni (????) kanunun kocanızın EŞ’i olarak kabul ettiği bir BAYAN.

          Müslüman görünüşlü, ama batı kafalı arabesk düşünce yapısına “taklidi imana” sahip sıkıntılı kafaların algılamadığı bu ayrıntıda gizli tüm gerçek.Anlamayanlar için bir kez daha tekrar edelim.

          FİRUZE HANIM KOCASININ GERÇEK “HANIMI”, İLK EVLENDİĞİ KADIN İSE “EŞİ”….

          Mesele bu kadar basit….

          • firuze diyor ki:

            Sayin Dilruba,

            Yorumunuz ve onerileriniz icin tesekkur ederim, dikkate alacagim ins. Cocuklar konusunda sizin gozunuzle bakamadim mesela olaya.Ben kimin cocugu olursa olsun, toplumumuzun cocuklarinin iyi duzgun ahlakli yetismesini istiyorum, falancanin cocugu diye degil Islam neslinin cocuklari olarak bakiyorum olaya biraz bu yuzden biraz da serde ogretmen olma istegim vardi (ki hala da var) sanirim ogretmeyi sevme istegimden kaynaklaniyor bu iyi yetissinler ahlakli yetissinler seklindeki istegim.

            Kocam benim yanimdayken ekstra dusunmesine gerek yok cunku ilk hanim surekli ariyor mesaj gonderiyor.Mesela dun gece gecenin ucunde 20 kere aradi.Evvelki gece orada oldugu ve bu gece oraya gidecegini bildigi halde.Ucuncu konusunda benim bir sikintim konustuk kocamla imkani varsa adalet saglayabilecegine inaniyorsa (ki hala tam saglayamiyor) alsin.Gizlemesine gerek yok yani benden, ben her zaman bana cok aci bile verse benden birsey gizleme veya uzulmeyeyim diye kucuk de olsa yalanlar soyleme dedim, cok sukur simdiye kadar hep de oyle davrandi.Ben de cok hircin davranarak onu yalan soylemek zorunda birakmamaya calisiyorum.Esim ucuncuyu alsa bunu birinci hanima soyler miyim, soylememe gerek yok cunku ucuncuyu kendisi bulacakmis bana oyle soyledi.Yani o bana soyler, sana kuma buldum hayirli olsun diye….

            Maddi yonden evet hicbir sey istememe ragmen maalesef ilk hanim tarafindan paragoz olmakla suclandim bana soyledikleri o kadar umrumda degilde surekli esime de ayni seyleri soyluyor, mesajlarda falan goruyorum.O kadar biktirdi ki bana bu yonde soyledikleri seyler, esim bana ev sozu vermisti, bunu ne sebeple ilk hanima anlatmis bilmiyorum ama o evden bile Kuranin uzerine el basarak yemin ettim almayacagima dair.Maddi yonden tavsiyelerinizi degerlendirebilecegimi sanmiyorum.Rabbim bana yeter ins.Okudum, zor durumda kalsam calisabilirim,evlenmeden once de calisiyordum zaten.Ama calisma hayatinin kadinlara gore olmadigini dusunuyorum, en azindan benim gibi duygusal hanimlara gore hic degil..

            Selamlar….

      • tarık diyor ki:

        “esssimi cok seviyorum onu kimseyle paylaabilecegimi sanmam”

        insan bu kadar bencil olmamalı, güzel bir nimetten başkalarının da faydalanmasına vesile olmalı, sevaptır:)

        • betil diyor ki:

          tarık bey, sizin çok eşliliği savunmanızı, tekel’den serbest piyasa ekonomisine geçip rekabet ortamının fiyatlarda meydana getireceği düşüşe benzer şekilde, hanımlar arasında rekabet oluşturarak hanımların size vereceği hizmetlerde kalite artışına yol açacağı düşüncenize bağlamaya başladım. doğruluk payı var mıdır?
          müşteri velinimettir anlayışıyla, kocamız velinimetimizdir diye düşünerek hanımların kocalarından bir güzel hoş söz, diğer eşine atabileceği bir çalım uğruna yarıştıkları bir ortam hayal ediyorsunuz sanırım.

          • tarık diyor ki:

            Sizin daramatize ettiğiniz kadar değil ama temel mantık olarak evet ve elbette. Bundan daha doğal ne olabilir.

            Kadın, erkeğe yaren olmak, hizmet etmek için vardır. Her kadının fıtratında bu vardır. erkekler bunu yanlış uygulamış ise bu erkeklerin hepsnin sorunu değil. Kadınlar erkeklere eşit denk gördükçe battıkları bataklıktan kurtulamazlar.

            Elbette 4 eşim olsa hepsiyle de cinselllik için ve bana hizmet etmelerini beklediğimden, herbirinin hayatımı kolaylaştırmasını, sohbetleeiyle muhabbetleriyle, cilveleriyle, beni şımartmalarıyla, doğurdukları çocuklarla hayatım cennete dönsün diye istediğimden evlenirim. Başka ne için evleneceğim, bir kadın bunlardan başka hangi özelliğinden dolayı beraber 40 sene hayat geçirmeye değerdir?

          • betil diyor ki:

            @tarık bey,
            size gezegeninizde mutluluklar…

          • seymen diyor ki:

            Piyasa ekonomisine göre çok eşlilik, evlenmek isteyen mevcut kadın sayısında azalmaya sebep olacağından, evlenecek kadın bulmak zor olacağından kadınların kıymeti (mehirler vs.) ani bir şekilde yükselir. Arz-talep meselesi gibi bir şey yani.

        • hamiyet diyor ki:

          anladım ben şimdi erkeklerin burnu büyümüş.kendilerini bulunmaz hint kumaşı zannediyor böyleleri.rabbim tüm müslüman,ahlaklı hanımları bu tür erkeklerden muhafaza eylesin.ben öpüp öpüp eşimi başımın üstünden indirmym.

    • esmasultan diyor ki:

      Firuze hanım. Yorum yapılacak çok şey var lakin üçüncü çocuğun ilk eşten olması Allah vergisi değil midir? İlk hanımın çocuğunun olup sizin çocuğunuz olmamasında ilk eşin sorumluluğu nedir?

      • firuze diyor ki:

        Sayin Esmasultan

        Soru mu sordunuz, acik bir yorum mu yaptiniz anlayamadim ama ben yine soru sordugunu varsayarak cevap vermek istedim.Bizim cocugumuzun olmamasinda ilk hanimin bir sorumlulugu yok,bizim su ana kadar cocugumuzun olmamasinda sartlar uygun degildi.Ben o ornegi kocamin diger evde yasadigi hicbir seye mudahale etmedigimi, o yonde baski yapmadigimi anlatmak icin vermistim.Tabi ki cocuk Allah vergisi,ins en kisa zamanda bana da yasatir Rabbim o guzel duyguyu, gecen gece ruyamda yasadim, o ne muthis bir his, eminim gercegi daha da gucludur bir kadin anne olduktan sonra gozu baska hicbirseyi gormez sanirim oylesine yogun hissettim o sevgiyi o duyguyu.Benim cocugumun olmasi icin de artik bir engel yok, kendimi annelige hazir hissetmek disinda. En kisa zamanda o mujdeli haberi buradaki dostlarla da paylasmak isterim ins.Duzgun yetistirmekten cok korkmakla birlikte dort tane – iki kiz iki oglan- cocugum olsun istiyorum.

        Selam ve Dua ile….

        • esmasultan diyor ki:

          “kiskanclik krizlerine girip orada yasayip yasamayacaklarini kisitlama yoluna girmiyorum, oyle ki ucuncu cocuk hayalini kocam benimle birlikte kurdu fakat ucuncu cocugu da birinci hanimindan oldu. Artik bu sozun ustune de daha soylenecek bir sey yoktur sanirim…”

          Ben bu söz üzerine hem soru sordum acaba ilk hanım bir şeyler mi yapıyor diye hem de yorum yaptım. Siz ikinci eş olarak ilk hanımı kabul etmişsiniz zaten. Bu durumda eşinizin ilk eşle yaşayacağı hiçbir şeye müdahale etme, kısıtlama gibi bir hakkınız kalmıyor biliyorsunuz değil mi. Bilerek isteyerek evlendiniz. İlk hanım olsa ve kabullenemediği için eşe bağırıp çağırsa, türlü fesatlıklar yapsa falan bir sebebi var. Ama sizin şu an makul bir sebebiniz olmaz kısıtlama için.

          Eşinizin üç çocuğu varmış zaten. İnşallah bir tane de sizin olur. Ama o durumda sizi zor günler bekliyor haberiniz olsun. Eşler arasında adalet, çocuklar arasında adalet çok zor. Eşinizi daha da büyük sıkıntılar bekliyor. En acısı da nüfusa kaydolamayacak, babasının soyadını alamayacak olan o çocuğa olacak.

          • firuze diyor ki:

            Sayin Esmasultan,

            Sanirim, bilmiyorsunuz, cocuklar babanin tanima senedi ile nufusa kayit oluyor.Devlet cocugu yasal olarak taniyor, sadece beni ve benim durumumdaki kadinlari tanimiyor.Ustelik sikayet oldugunda cezai mueyyideleri bile var, bizim nikahimizin.Zina serbest, resmi evlilik olmadan dogan cocuklar, yasal, ama dini nikah suc…

            Tipki kisitlama, yoluna gitmek icin her yolu yapan ilk hanimlar oldugu gibi, ikinci hanimlar da var.Benim kocamin da iki hanimi var, ama birincisinin yanina hic gitmiyor…Ben ise kocama adaletsiz yaptirik hem kendim gunaha girmek istemiyorum, hem onu gunaha sokmak istemiyorum ve ins. cennette de birlikte olmak istiyorum.Sadece bu konuda degil, kocam bir namazini bile gecirse cok uzuluyorum, gecirmeden kilmasini guzel bir dille anlatmaya calisiyorum.”Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” Tahrim 6 bu ayete gore yasamaya calisiyorum, gayem istegim bu yonde.Rabbim hepimizi muvaffak eder ins.

          • firuze diyor ki:

            Benim kocamin abisinin de iki hanimi var, birincisinin yanina hic gitmiyor. Diger yorumda eksik yazilmis dogrusu ilk yazdigim cumle.

          • esmasultan diyor ki:

            “Evlilik dışında doğmuş çocuk, anasının aile kütüğüne ananın soyadı ve onun bildireceği baba adı ile yazılır. Ancak; bunların nesebi düzeltildiğinde veya tanındıklarında babaları hanesine baba adı ve soyadı ve analarına izafetle naklen kaydolunurlar.”

            Baba hanesi babasının adının yazıldığını biliyordum ama soyadını alabildiğini bilmiyordum. Çocuk okula başladığında nüfus cüzdanındaki bu gariplik sıkıntı olmaz mı aklım karıştı benim?

            Eşinizin abisine gelince, o bu yaptığının hesabını verecek ahirette. Onu kendisi düşünsün. Bir kadını yalnızlığa, sevgisizliğe mahkum etmeye hakkı yok. Ne yapsın kadın günaha mı girsin?

            Firuze hanım siz kendinize pay çıkarmayın şimdi yazacaklarımdan. Size muhalefet olmak için yazmayacağım. Sinirlendim de :)

            Bana da bazen eşim yetmiyor. An geliyor ki gerçekten canımı çok sıkıyor ya da gerçekten yetersiz kalıyor. Hem maddi, hem manevi, hem cinsel anlamda. İlla söylettireceksiniz. Bir kere de benim ona süslendiğim gibi hazırlanıp beni davet etsin istedim. Hiç olmadı böyle bir şey. Ne yapayım ? Hemen boşayıp en iyisini bulana kadar bir onla bir bunla. Tövbe yarabbim ya.

            Burada yorum yazan birçok erkek bu durumda hemen “hanım benim isteklerime cevap vermiyor, benim için süslenmiyor der” başkasına koşardı.Ama bayanım ya, ruhsatım yok ya sabır deyip otur yerine. Bizde nefis yok ya, biz birşey isteyemeyiz.

            Erkekler sanki bulunmaz hint kumaşı da kadınlar eksik etek, akılsız, kusurlu varlıklar. Herkes önce bir dönüp kendine baksın.

  83. Bilal ERDEM diyor ki:

    Sema hanım yazılarınızı takip ediyorum,bir müslüman alimin değinmeye cesaret edemediği konuları kaleme alışınızdan dolayı sizleri tebrik ediyorum.

  84. Süheyla diyor ki:

    Sayın beyler,
    Merak ettiğim bir iki konu var,bilgilerinize başvurmak isterim.Ama öncelikle belirteyim,sorularımı kesinlikle polemik oluşturmak için sormuyorum,sadece merakımdan soruyorum.
    Erkeğin fıtratı çok eşlilik istiyor diyor pek çok erkek yorumcu.Bunun sebebi sadece mutsuz bir evlilik yaşadığı için mi,evliliğinde her konuda çok mutlu olan bir erkek hala çok eşlilik ihtiyacı içinde olabilir mi,eğer mutlu olduğu halde çok eşlilik istiyorsa neden ister,son olarak kadınlara fazla meyilli olan ve evlendiğinde de tek eşli kalmaya hiç niyeti olmayan bir erkeği,tek bir kadın sadece kendine bağlayabilir mi?

    İnanın merakımdan ve bilgilenme isteğimden soruyorum:)

    • gulbeyaz diyor ki:

      ay canim,icin kararmis senin,cok korkmussun..sen kendini bi okut yada bi sure siteden uzak dur..:)

      • Süheyla diyor ki:

        Gülbeyaz hanım,çok hoşsunuz:)oradan bakınca öyle mi duruyorum:))Oysaki merakımdan sormuştum,çünkü erkek fıtratını merak ediyorum.Korkma mevzusuna gelince,sonuçta evleneceğim tek bir kişi(nasıl olsa erkekler gibi çok eşlilik hakkım yok:)iyiki yok:)) ve beni sadece evleneceğim erkek ilgilendiriyor.Dünyadaki diğer erkekler çok ta umurumda değil:)Mutlu bir evlilik için de erkek fıtratını (ben bir hanım olduğum için ve pek çok şeyin hanımda bittiğine inandığım için,tabiki ahlaksız erkekler için yapacak bir şey yok ve bu sözlerim onları kapsamıyor) öğrenmek gerektiğine inanıyorum.

        Unutmadan,nefesiniz kuvvetliyse siz beni oradan bir okusanız ne sevaba girerdiniz:))

        ***

        Aydemir Bey,cevaplarınız için teşekkür ederim.

        • seymen diyor ki:

          Süheyla kardeşim korkan kadın olmak, korkulan kadın olmaktan her zaman daha evladır, sen yoluna devam et.
          Allah (c.c.) size iki cihan saadeti nasip etsin.

    • Aydemir diyor ki:

      Sayın Süheyla hanım,
      Ben sizin sorularınızdaki samimiyetinize inanarak, kendimce cevaplamak istiyorum.
      1.Erkeğin mutluluğu birçok şeye bağlıdır.Severek aldığı bir eş, güzel çocuklar, iyi bir iş, kariyer vs. Ama evlilik söz kousu olduğu için severek aldığı eşinden memnunsa bile, o yine de bir başkasına meyl eder.Bunda çok ciddiyim.Ancak eşi incinmesin diye kendini eritir ve belli etmemeye çalışır.
      2. Kadınlara meyli olan erkeği tek bir eş kendine bağlayamaz.Eğer gerçekten çok manevi olarak ulvi bir makamda değilse bu meyil onu bir gün yoldan çıkarır. Bazı erkekler gerçekten çok fazla yatkındır cinselliğe. Bu onun biyolojik yapısından kaynaklanan bir şeydir. Örneğin peygamber efendimizin 30 erkek gücüne sahip olduğu rivayet edilmiştir. (BUHARİ) O yüzden kadınlarımız bu konuda söz söylerken hata yapmamaya gayret etmelidirler. Yani bazıları ikinci eş isteyen erkeklere maymun iştahlı gibi edepsiz laflar ediyorlar. Bu konuyu bilirseler yanlışlarından dönerler umarım. Kkadının illede eşimi kendime bağlayım diye çabalaması zamanı geciktirir sadce.

      • zuhal diyor ki:

        PEKİ O ZAMAN KADINLAR HİÇ MUTLU OLMUCAK ÖTEKİ TARAFTA NE YAPACAKSINIZ BİLMİYORUM KUL HAKKINDAN DİREKT CENNETE GİDERSİNİZ …BİRDE O DEDİĞİNİZ HADİSİ HİÇ DUYMADIM İŞİNİZE GELİNCE NASILDA KOYUYORSUNUZ BEN ARAŞTIRICAM ONU SAHİH BİR HADİSMİ YOKSA SİZİN GİBİLERİN UYDURDUĞU SAHİH OLMAYAN BİR HADİSMİ SAHİH OLSA BİLE PEYGAMBERİMİZLE KENDİNİZİ BİR TUTMAYIN O PEYGAMBER AMA SİZLER DEĞİLSİNİZ …

        • Aydemir diyor ki:

          Size gülüyorum sadece, konuşmaya çalıştıkça batıyorsunuz. Önce hadisi araştırın sonra bana laf yetiştirin bence. Bu daha çok değer katar yorumlarınıza.

          • zuhal diyor ki:

            bende size gülüyorum inanın sadece gülebiliyorum yazık sizin gibilere o zaman kızınızıda evli erkeklere verirsiniz siz artık bekar erkeler de evli kadınları alır süper düzen

    • tarık diyor ki:

      1- Erkeğin fıtratı çok eşlilik istemez, müslüman erkeğin fıtratı çok eşlilik ister. Mutlak manada erkeğin fıtratı çok partner ister, çok farklı beden ister. Bu duyguyu veren Allah neslin devamı için vermiştir ona. Yoksa bu duygu erkeğin bir suistimali değildir. Bu duygu var zaten erkekte yaratıcı tarafından. Sorun bunun haram veya helal şekilde kullanılması.

      2-Çok eşliliği sosyolojik gerçeklerden uzak düşünmemek lazım. Sadece erkeğin kadın isteğine bağlarsanız yanılırsınız. Çok eşlilikde bazen töre, çevre ve çok eşliliğe sosyal çevresinde normal karşılanması gibi etkenler de rol oynar. Ama ülkemizde istanbul gibi şehirlerde normal bir erkekten bahsedecek olursak herşeyiyle mutlu bir erkek 2. eş almayı genelde istemez, çok nadirdir ve bu zaten adama yüktür. Eğer mutsuz ise bir konuda o zaman bu yükü almaya göze alabilir erkek. Bununla beraber o erkeğin içindeki başka kadına olan ilgi, ortam musait olduğunda 2. 3. hatta 100. kadınla beraber olma veya eş olarak alma potansiyeli asla sönmez. Aklında 2. eşe dair sıfır beklenti olsa da bir arkadaşının 2. eş aldığını duyduğunda ne kadar mutlu olsa da “Ulan şerefsiz aldı koynuna 2. hatunu ” der şaka yollu da olsa. Zaten bu his erkekten çıktığı anda erkekliğin tamamı da çıkar ondan, elde kalır Bülent Ersoy. O yüzden bu kötü bir özellik değildir, kenarda dursun. Erkek her yönden mutlu ise sorun yok.

      3-Ayrıca ne erkek ne de kadın temel konular hariç her konuda mutlu olma gibi saçma bir beklentiye girmemeli, böyle bişey de yok zaten. Bu beklenti olursa asıl mutsuzluk başlar. Her insanın bir eksikliği vardır. Önemli olan toplamda ne olduğu.

      4-Böyle bir erkeği kadın kendisine bağlayabilir de bağlayamaz da. Bağlayamaz, çünkü bir erkek bir kadın ne yaparsa yapsın nasıl güzellikte olursa olsun tek başına bunda başarılı olamaz, hatta bazen erkeği sıkar ve ters de tepebilir. . Erkeği veya kadını, islami bir çevreye sokmak, mutlaka ona bir dini sosyal meşguliyet vermek, meşrebine ve fıtratına uygun bir cemaat veya tarikat ile hemhal olmasını sağlamak önemli.

      Böyle bir ortamda bulunup karısı da her yönüyle dikkat ederse bu erkeğin hayatı cennete döner, cennet ile tek farkının ölüm olduğunu anlar. Buna rağmen gözü dışardaysa zaten şerefsizdir afedersin:) Yine de şeytanın payını da bir kenara koymak ve insanın her an imtihanda olduğunu erkeğin imtihanın da büyük olduğunu unutmammak lazım.

      5-Düğün ne zaman, davetiye var mı bize? :)

    • düşünen adam diyor ki:

      1-Hayır mutlu evliliği olan hatta bekar olan bile isteyebilir. Allah’ın ikramı boldur.
      2-Hayır ihtiyacı içinde olmak başkadır istemek başka. İhtiyaç sadece isteme şiddetini artırır. İhtiyacın karşılanması ise daimi bir şükür halini gerektirir. Bunu başaran için Allah’ın vadi “şükrederseniz nimetlerimi artırırım” şeklindedir.
      3-Mutlu olduğu halde çok eşlilik istemesi yaratılış kodlarından ileri gelir. Kur’anda eşler verileceği şeklinde çoğul geçmesi bu konunun yaradılışla ilgili olduğunun ispatı olarak anlaşılabilir.
      4-Evet. Tek bir kadın sadece kendine bağlayabilir. Hz. Peygamber (sav) sadece Hz. Hatice ile gençliğini geçirmesi, onun vefatı sonrasında bile onun arkadaşlarına hürmet göstermesi, hatta Hz. Aişe’nin bu durumu kıskanacak hale gelmesi, bu şekilde anlaşılmasına neden oluyor. Ayrıca Hz. Adem (as) Allah’ın kudreti yettiğini bildiği halde başka Havva’lar isememiş özellikle dünyaya geldikten sonra kendi Havva’sına kavuşmak istemiştir. Bu durum erkeklerin kalbi bağlılık ve sadakat konusunda kadınlardan pek de aşağı kalmayabileceğinin ispatı olarak görülebilir.

      Hz. Peygamber (sav) yaradılış itibariyle torunlarından Hz. Hüseyin’in kendisine çok benzediğini belirttiği rivayetleri, Hz. Hüseyin’in çok evlilik hadiselerinin Hz. Ali’yi kızdıracak seviyeye gelmesi hatta bir gün hutbeye çıkıp insanlara kızlarını Hz. Hüseyin’e vermemesini çünkü onun sürekli evlenip boşanma huyunda olduğunu belirtmesi, bu hutbeye sahabenin itiraz ederek Hz. Hüseyinin istemesi halinde kızlarını evlendirmeye devam edeceklerini bildirmesi ve Hz. Ali’yi yatıştırmaları ile ilgili konularını araştırmanızı tavsiye ederim.

      Araştırıp bize örnek olan şahsiyetlerin hayatlarından öğrenmeniz herhangi bir yorumcunun kısıtlı yorumlarından ve muhtemel hatalarından sizi kurtaracaktır. Allah ilmi isteyene vereceğini vaat ediyor.

      Allah rızası için ilim talep edenlere ve onlara hüsnü zan edenlere selam olsun…

      • tarık diyor ki:

        İlk defa duyduğum enteresan bilgiler.

        Şimdi de hanımlar tabi nerde bu devirde Hz. Hüseyin gibi erkek derler ama bilgiler enteresan.

        Ayrıca Hz. Adem konusunu daha önce yazmıştım, Hz. Adem in birden fazla eşi olma ihtimali başka kadınlar kızları olduğundan yok. Allah’ın başka havva yaratmasını da Kuran mantığı ile bağdaştırmak imkansız. Bütün peygamberlerin normal bir erkekten en az 40 kat cinsel gücü olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla burada tek sonuç Hz. Havva’nın normal bir kadından çok daha üstün özellikleri olmasıdır.

        Hz. Adem’in de efendisi olan Efendimiz malum çok eşliydi, ölçü de odur.

      • ozmiyum diyor ki:

        süheyla hanım ;

        mutlu olduğu halde çok eşliliği isteme ayrıdır,eşine aşk derecesinde bağlı olmak ayrıdır.Siz eşinize çok iyi davranıyor onu mutlu ediyor mutlu bir hayat sunuyor olabilirsiniz ama onun sizi ne ölçüde sevdiğine yani sadece mutlu olduğu için mi yoksa aşk derecesinde mi bağlı olduğunu anlamanız çok zordur. İnsanlar uzun bir süre birlikte oldukları mutlu oldukları insanlara ister istemez bağlanırlar yokluklarında da acı çekebilirler.Ancak bu onlara aşk derecesinde bağlı oldukları anlamına gelmez. Erkeğin çok eşliliği istememesinin tek alternatifi de işte budur. Yani kendisine aşk derecesinde bağlı olduğu biri o sevdiği kişi terki dünya ettikten sonra bile evlenmeyebilir bunu ancak bence böyle anlayabilirsiniz

      • Hasan Ertaş diyor ki:

        Bir bilgi yanlışlığını düzeltelim;
        Hz. Hasan çok evlenip, boşanmasıyla ünlüdür. Hatta bir ara babası Hz.Ali, bu yüzden, onun evlendiği kadınların kabilelerinin kendi ailesine karşı düşman olacaklarından korkarak, Kufelilere açıkça oğluna kız vermemelerini söylemiştir.(Zehebî, Siyer A’lami’n-Nübelâ, Beyrut 1406/1986,III,267)

        Hz. Hasan çok boşayan biridir ve böyle olduğundan kendisine “Mıtlak/Çok boşayan” unvanı verilmiştir. Onun “Mücteba, Takiy, Zekiy, Sıbt” gibi unvanları da vardır. Kendisinin “doksan yüz kadar” kadınla evlendiği şayiası, rivayeti ve abartısı dillerde dolaşır. Hatta bunlar bazı kitaplara bile girmiştir.(8) Şii müellif İbn-i Şehrub’a göre, ayrıca onun 250- 300 cariyesi olmuştur.(9) Bize göre bunlar, sadece gerçeksiz şayia, söylenti ve rivayetlerdir; halk muhayyilesinin ve Hz. Hasanı bir lider ve peygamber torunu olarak gözünde büyütenlerin ürettiği gerçek dışı yakıştırmalar, mübalağa ve abartmalardır. Hatta destanımsı öğelerdir.
        Hz. Hasan konusunda müstakil bir araştırma yapan Bakır Şerif el- Kuraşi de, onun ancak “on üç kadınla” evlendiğini tespit etmiştir.(11) Evlilikleri gibi, Hz. Hasan’ın çocukları konusunda da birbirinden farklı rivayetler vardır: Bunların kızlı erkekli olarak sayıları, 12, 13, 15, 16, 19, 20, 23 olarak zikredilir. Cevdet Paşaya göre çocuklarının on beşi erkek, sekizi kızdır. Hz. Hasan’ın adı belli çocuklarının sayısı on ikidir. Bunlar, Zeyd, Hasan, Kasım, Ebu Bekir, Abdullah, Amr, Abdurrahman, Hüseyin, Muhammed, Yakup, İsmail ve Talhadır. (12) Hz. Hasan’ın soyu Hasanu’l- Müsenna ve Zeyd’den devam etmiştir.
        Hz Hasan’ın çok boşaması, kaynaklarda yer aldığı gibi başta babası tarafından hoş karşılanmıyordu. Hz. Ali bir gün Kufelilere şöyle demişti: “Kufeliler, Hasan’ı evlendirmeyin, (ona kız vermeyin) Çünkü o çok boşayan bir adamdır. (racülün mıtlak)” Bunun üzerine Hemedanlı birisi şöyle demişti: “Mutlaka onu evlendireceğiz. O razı olduğunu (nikâhında) tutar, razı olmadığını boşar.”(13) Kanaatimizce Hz. Ali’nin oğlunun tutumu hakkındaki uyarı ve eleştirisinde, doğru, makul ve dengelidir.

      • esmasultan diyor ki:

        Boşanmak Allahın en sevmediği helaldir.

        Hz. Hasan’ı kıyas etmeniz hoş olmamış

        • seymen diyor ki:

          O zaman ki boşanmayla bu zaman ki boşanmayı bir tutmayın; o devir müslümanların çok zenginleştiği bu yüzden mehirlerin çok yüksek olduğu bir devirdir. Bir kadının sadece mehriyle hayat boyu rahat yaşayabileceği bir devirdir. Ki mal sahibi biriyle evlenmek isteyenlerin de olabileceği unutulmamalı. Çok eşlilik yaygın olduğu için yanlız kalmak gibi bir durum da mevzu bahis değildir.

          Bu zaman ki (önemsiz sebeplerle yapılan ) boşanmalar mağduriyetler getirdiği için kadınların hakkına hukukuna riayetsizlik sayılır.

        • Hasan Ertaş diyor ki:

          Sadece bir bilgi yanlışlığını düzelttim.Çokça evlenip boşanan’ın Hz.Hüseyin olduğu yazılmış yukarıda.Doğru değil,Hz. Hasandı ve başta babası Hz.Ali(R.A.)olmak üzere döneminin birçok Akil adamı tarafından eleştirilmişti.Düşünen Adam’ın yorumu dil sürçmesine kurban gitmesin istedim.Oldukça dengeli ve itidal’e,ilme çağıran yorumdu.

    • Süheyla diyor ki:

      Sorularıma cevap veren tüm beylere teşekkür ederim.

  85. ilknur yıldız diyor ki:

    Sema Hanım, daha önce çok eşlilik meselesini bu kadar düzgün ve gerçekçi bir şekilde ele alan bir yazı okumamıştım. Bazı beylerin yorumu da yine çok ferasetli. Allah razı olsun.

    • seymen diyor ki:

      Feraset ne demek, nasıl ferasetli olunuyor, nasıl düşününce ferasetli olunuyor, cahiliz biraz aydınlatın bizi. :)

      • Aydemir diyor ki:

        FERASET: Çabuk sezme ve anlama yeteneğidir. Daha çok kalp ve beyin işbirliği gelişmiş kimselerde görülür. Kısaca uzağı görebilme yeteneği de diyebiliriz.

        • seymen diyor ki:

          Gelmiş geçmiş ve gelecek insanlar içinda Peygamber (s.a.v.) efendimizden daha ferasetlisi olamaz değil mi?

  86. halil emin diyor ki:

    Bu yazı gerçeklere ayna olmuş.evet sayın Sema Maraşlı çok yerinde tespitler yapmış mevcut durumu bir uzman gözüyle irdelemiş ve bizlere sunmuş.Fikirlerindeki doğruluk ve açıklığa hayran kaldım.Ancak yi,ne bu yazıyı okuyupta yanlış çıkarımlar yapanları görüyoruz.
    İkinci eş diye bir konu yok çok eşlilik diye bir konu var,
    Bu konuda ayetle SABİT bir izin var.
    Adalet mevzusu genel bir ödev olup eşlere ayrılan maddi nicel ödevleri belirtir.duygusal hislere dönük değil,
    İlk eşten veya eşlerden izin alma uydurmadır,ilk olan eşlerin itiraz hakkı varsada önleme hakkı yoktur.
    Tek eş tavsiye edilmiştir ama emredilmemiştir.tek eşin en iyisi olduğuna bende katılıyorum.
    Erkeklerin 30 yaşına kadar zina etmeyip evlendikten sonra çok eşli olmak istemeleri ,bence maddiyatla ilgilidir,bu erkekler geçim sorumluluğunu alamayacaklarını düşünürlerse evlenmezler,ancak geçim sorumluluğunu güçleri yeterse evlenirler.ve onların bu gönüllü esareti kadından karşılık bulursa başkasınıda aramazlar.erkekler kadınlara bağlanmazlar.onlar iç dünyalarındaki sorumluluklara bağlanırlar,bu erkeler için onur meselesidir.bu yüzden erkeklerin onurunu yıkarsanız hiçbir beklentiniz kalmasın …

  87. Aydemir diyor ki:

    Sayın tuba hanım efendi kardeşim, birinci yorumumu neden yok ettiğinizi merak ettim. aydemir yazarken -A- harfini unutmuşum sadece -ydemir olarak çıkmış, bunun için olmamaz sanırım.
    ***
    sayın aydemir bey! her yorumu ben onaylamıyorum.Bu siteyi sema hanımla birlikte yürütüyoruz.o yüzden yorumları kafama göre onaylamadığım gibi bir yargıdan vazgeçerseniz sevinirim.
    ayrıca burdaki pek çok aceleci yorumcu gibi sabır göstermeyip hemen onaylanmasını bekliyor ve hemen itiraz ediyorsunuz.
    yorumlar üste çıktıkça onaylayanlar üstten başlıyorlar…saygılarımla…tugba

    • Aydemir diyor ki:

      Bizler henüz Yunus gibi olamadık hakkınızı helal edin.
      “hamdım, yandım, piştim Elhamdülillah” diyecek seviye geldiğimizde her şey tamamlanmış olur.

    • tarık diyor ki:

      Yorum yayınlama konusundaki hakkaniyete ben şahidim. Ayrıca zaten yayınlanan yorumları aynı anda 50 bin kişi okumuyor. Bir yorumu 10 kişi okuduysa öpüp başınıza koyun. O yüzden kasmaya gerek yok:)

  88. ydemir diyor ki:

    Konu benim konum olunca yorum yapmasam büyük bir eksiklik oludu :)
    Sema hanım; ta başından belirttiğim gibi ilmi çalışmalarınızı takdir ederek okuyorum.Kimi zaman kendi fikirlerinizi kattığınız , tavsiyelerde bulunduğunuz yazılarınızı da sizin vermiş olduğunuz rahatlıktan dolayı çekinmeden eleştiriyorum.
    Bu yazınızda verdiğiniz örneklerin ardından genel olarak ikinci eşi tavsiye etmeyip zorluklarından söz ediyorsunuz.Aslında konu sizin tarafınızdan çok iyi bilindiği halde erkekleri kadınların kıskançlığıyla, ailenin mutsuzluğuyla vb. tehdit ediyorsunuz. Kısacası evet ikinci eş alabilirsiniz ama bakın haaa…. diyerek aba altından sopa gösteriyorsunuz.Bunu okuyan hanımlar da bakın Sema hanım da bizim gibi düşünüyor diyerek sizden etkileneceklerdir. Siz de rol model olduğunuzu unutmayın bence.
    Benim de bir erkek olarak bekarlara tavsiyem şu olacak: Genç kızlar kendilerinden en az 8 – 10 yaş büyük biriyle evlensinler. böylece hep geç ve güzel olacakları için kocaları onları baş tacı yapacaktır. Bekar erkeklerde elbetteki kendilerinden aynı şekilde küçük kızlarla evlenmeli.Evliliği sağlam kılan bir konuda aşktır.Ne olursa olsun ,evlenmeden önce bir aşk yaşanmalı çiftler arasında.bu kurulacak yuvanın temellerinin sevgiyle atılmasına sebeb olacağı için daha uzun ömürlü olabilir. Mantık yada mecburi evliliklerde bağlayıcılık olmaz.Kadın yaşlanınca erkek doğası gereği daha genç birini ister.Herkes bilirki kadınlar daha erken cinsellikten soğurlar bu da cinsel ilişkinin erkek için işgence olması demektir.
    Genç yaşta evlenemeyen bayanlara da şu tavsiyem olur: beyaz atlı prensi sakın bekleyip durmayın, asla gelmeyecektir. Gidip birinci eşiyle cinsel problem yaşayan bir mümin erkeğin şerefli ikinci hanımı olun.Evde kalıp kokmayın, ebeveynlerinize yada kardeşlerinize sıkıntı vermeyin.Çalışıyorsanız muhtaç değilim diyorsanız çalışmayın.Kadın olun kadınlığınızı yaşayın.Erkek gibi ev iş güçle uğraşmayın.Bırakın erkek düşünsün ailenin geçimini.Siz onun için süslenip kadınlığın keyfini çıkarın.Kıskançlık elbette olur ama unutmayın cinsel sorunu olmayan bir erkek inançlı ise durduk yerde ikinci eşi istemez zaten.Siz onunda günah deryasına kaymasına engel olarak cennetinizi garantileyin. Ben kibir, gurur meselesi yaparım diyorsanız, kibir şeytandandır unutmayın.Şunu da unutmayın ki kimse sizi zorla bie erkeğin ikinic eşi yapamaz elbet. Ama bunun da ayıp, aşağılanacak bir şey olduğunu düşünmeyin.Peygamber eşleri yada sahabe eşleri ayıplandılar mı aşağılandılar mı?

    • tarık diyor ki:

      Önemli tespitler, özellikle yaş ile alakalı olan. Bir de erkek kadının yaşlanmasıyla orantılı görüntüsünün daha genç olmasını istiyorsa ırkına da dikkat etmeli. Orta boy ve zayıf kadın daha geç yaşlanır. Bir de açık ten daha genç gösterir.

      30+ yaşlarındaki kadınlar için olan teklif dikkate değer.

      • seymen diyor ki:

        Niye erkekler düşünüyor 30+ yaşlarındaki kadınların durumunu, onlara da herşeyi bilen hanımlar bir çözüm düşünsünler, biz karışmayalım.

        30-40 yaş arası hiç evlenmemiş 500 bin kız varsa, bunlardan %2 si ancak hiç evlenmemiş veya eşini kaybetmiş biriyle evlenebilir. Diğerlerinin şansı ne acıdır ki boşanmaların artmasına bağlı.

        Boynuzsuz koyunun boynuzlu olandan hakkını alacağı günde vay halinize.

        • tarık diyor ki:

          Ya üstad 30-40 arası kadınlar (ki bence aslında 27 ve sonrasıdır, tamamen şahsi düşünceme göre 27’e kadar evlenmemiş bir kadın evde kalmıştır. Aslında daha önce 25 düşünüyordum sonra gevşettim ama 27 den yukarı çıkmam, göz var nizam var:) ) hala beyaz atlı prens bekliyor ondan onların akılalrına gelmez. Sanıyorlarki dizilerdeki gibi birden boğazda yalısı olan bir yahuşuhlu adam gelip bunların hayatlarını kurtaracak. Çok değil 10 sene sonra ülkemizde 30 – 40 yaş arası bekar kadın problemi had safhaya gelecek. Batıda bu kadınların sıkıntısı yok, sperm bankasından sperm alıp çocuk yapıp, cinsel ihtiyaçlarını da partneriyle karşılıyor da siz neyapacaksınız bakalım.

          • seymen diyor ki:

            Eskiden öyleydi ama evlilik yaşı baya yükseldi 32 daha mantıklı gibi bu zamanda.
            Ana yazının başındaki duruma doğru gidiliyor aslında ama herşey örtülü olduğundan pek dile getirilemiyor. Erkek nüfusu kadın nüfusuna eşit gibi ama doğumlara göre bu böyle, yirmi yaşına gelince erkeklerin bir kısmının erkek ol(a)madığı anlaşılıyor, bir çoğuda kırklarında havlu atıyor.

            Batı da ikinci kadına karşı çıkılmasının nedeni birincinin tamamen ihmal edilmesi sebebiyledir, orada iki kadına yetebilecek adam çok istisnai bir durumdur. Yine çenemiz düştü, fazla teferruata girmesek iyi olcak. :)

          • zuhal diyor ki:

            ya beyaz atlı prens niye beklensin ayrıca erkek hayat kurtarıcı değildir buda böyle biline kadın aşk için evlenir erkek o aşkı başta verir ama sonra onu yaşatamaz ve sorunlar başlar olay bu kendinizi kurtarıcı olarak görmeyin babalar ve erkek kardeşler ne oluyor onlardır bir bayana sahip çıkan kocalardan önce Ve kadının evlenmiş olmasıda bir üstünlük değildir bunuda böyle bilin üstünlük takvadadıır evlilikte değil

        • tarık diyor ki:

          Ayrıca ben yeni evlenecek olsam veya boşanmış evlenecek olsam yani ne durumda olursam olayım 30 yaşından büyük biriyle asla evlenem. Büyük konuşmamak lazım, bazılarının görünüşü daha küçük olur ama, evlenmiş yuva kurmuş hanım kardeşlerim için değil sözüm ama bekar olarak 30 a gelmiş bir kadını ben kadın olarak göremiyorum, başkalaşıyor. Belki %20 si 30 dan sonra da genç kız şenliğinde cilvesinde hayat doluluğunda oluyor. Gerisi lastik. Evleneceğin kadın, letafetinden senin ömrünü uzatacak. 2. evlilik eşinin şerrinden değil güzelliğinden gelecek, yahu bir kadınla evlilik bu kadar cennet gibi hayat ise 2. yi mi alsam diyecek sonra tövbe deyip eşine gidecek. Gerisi lastik :)

          • esra diyor ki:

            bakın bu yorumunuz çok doğru.erkek de kadın da öyle davranacak ki daha önce niye evlenmemişim diyecekler. 30 yaş sonrası içinde haklısınız.kızlar fazla inceliğe girmeyecek daha iyisi gelir diye beklemeyecek.çalışıyorum param var nasılsa diye 30 a kadar beklemeyecek.ama arda çok fazla yaş farkı olduğunda da erkek bayanı kıskanıp hayatını zehir edebiliyor.bayan genç diye burnundan getiriyor buna da dikkat.

          • zuhal diyor ki:

            30 yaş üzeri bayan her zaman ikna etmek kolay olmaz ama genç olursa her türlü faydalınabilinir haklısınız bence 20 li yaşlar en güzeli bu amaç için hem malını yersiniz hemde kadınlık yapar size çocukta bakar bu arada o evliliğinde büyüsü gidince yenisini alırsınız

          • esmasultan diyor ki:

            Sizin bu edep sınırlarını aşan benzetmeleriniz ileride Rabbim tarafından gözünüzün içine sokulursa hiç şaşmayacağım.
            Güzellik namında hiçbir artısı olmayan erkekler yok mu?
            Ya güzelliği az olan hanımlar ne olacak?Herkes güzel mi? Genç mi?
            Her yerde Efendimizden kıyas getiriyorsunuz. Hz. Hatice’ye haksızlık değil mi bu yapılan?Evlendiğinde hem yaşlı, hem dul hem de çocuklu bir kadındı.

        • Nuray diyor ki:

          30+ üstü yaştaki hanımlar günümüz şartlarında bekar birisiyle evlenip kendilerini riske atmazlar Seymen kardeş.:) Dul ve boşanmışlarınızda sizin olsun.
          Herşeye hayır gözü ile bakıp;
          “Evlilik bu Rabbimiz senin külli iradenle takdirinle gerçekleşir herşey der”(İnşa-Allah imanlı ölmek kaydıyla) Rabbimiz nasip eylerse bu hakkını Ahiret hayatına saklar.
          Diğer hanım kardeşler nasıl cevaplar bilmem.

          • seymen diyor ki:

            Bedavaya verseler almam, her türlü imkanım var ama ihtiyacım yok çünkü; ama imkanı olupta almak isteyenlerinde buna razı olabilecek olanlarında ahirette iki eli yakanızda olacak.

    • esmasultan diyor ki:

      Erkek kadından büyük olmalı bence de. Ama illa bir aşk yaşamak lazım demek günah olan flörte zemin hazırlamış. İlla bir şey yaşamak gerekmez.

      İlla ki yapılması gereken görüşüp konuşup beklentileri net ve dürüst bir biçimde ortaya koymak. Evlendikten sonra da karşımızdakini olduğu gibi kabul etmek.

  89. Salih Ata diyor ki:

    Dinimizin bir emirleri var, birde müsadesi (ruhsat) var.
    Zaruret durumlarında, bir çıkış yolu olarak müsade etilmiş.
    Gelelim evlilik, birden fazla evlilik konusuna.
    Sema hanımın birçok fikrine katılıyorum, Teşekkür ederim, bu kadar nazik konularda zihin yorup, araştırıp, yazılar yazdığı için. Rabbim kendisini iman ve istikametten ayırmasın.
    Ama Ülkemiz İslam ülkesi ama, geçmişten bu güne toplumsal yaşantımız kadın objesini öne çıkardığından, Erkekler kadınlara karşı zayıf ve Erkeklik iradesi maalesef zayıf, Kadınlar ise, mülayim değil, kıskanç ve paylaşımı zayıf. Erkekler daha birinci evlilikte , sınıfta kalıyoruz. mesela, erkek eşini çok konuda eğitmek ve terbiye etmekle yükümlü. Ciddi bir konuda erkek eşini önce izah edecek, nazik,kibar olarak, şefkatle anlatacak, eğer şefkat ten almaz ise , hanımını hafif ikaz edecek, tekdir edecek, yine meşru isteğini yerine getirmez ise hanımı na dargın gibi duracak, bir, iki veya üç gün hanımına cinsel manada yaklaşmayacak, ta ki hanım, işin ciddiyetini anlasın, işte işin bu noktasında kırılma noktasıdır, ÇOĞU ERKEK, HAKLI İSTEKLERİNDE IRSAR EDEMİYOR, EŞİ KABUL ETYEYİNCE PES EDİYOR. HANIMINA TABİ OLUYOR. İSTERSE ERKEK HAKLI OLSUN, HANIMINA TABİ OLUYR. HANIMININ YANLIŞINA YANİ. VE ÇOĞU EREKEK HANIMI İLE 2-3 SAATTEN FAZLA CİDDİ MANADA VAKARLI DURAMIYOR. YANİ CİNSEL MANADA 2-3 GÜN ARYI KALMAYI GÖZE ALAMIYOR. İRADESİNE BU KADAR ZAYIF BEYLER. İşte burada sormak lazım. bu erkek daha birici eşine İslami manada hakim değil, İkinci eş meselesi olunca, nasıl iki hanımı idare edecek. ERKEKLER BU ZAYFI YÖNÜNÜ GÖRMEK İSTEMİYORLAR. YANİ ŞU AN TOPLUM OLARAK KADINLARININ PAYLAŞIM ZAYIFLIĞI, AŞIRI KISKANÇLIĞI, ERKEKLERİN DİRAYET NORSANLIĞI, KADINA AŞIRI ZAAFİYETİ GİBİ NOKSANLIKLAR, ERKEĞİN İKİNCİ EŞLE EVLENME KAPISINI KAPATIYOR. TAMAM EVLENENLER VAR, NASIL, EŞLERDEN BİRİSİNİ BIRAKIP, DİĞERİYLE DEVAM EDEN EVLİLİKLER. BU YÜZDEN , NOKSANLARIMIZI, EKSİKLERİMİZİ ZAAFİYETLERİMİZİ BİLELİM, HADDİMİZİDE BİLELİM . . .SALİH

    • Salih Ata diyor ki:

      YUKARIDAKİ YAZIMDA KELİME HATALARI OLMUŞ DOĞRUSU AŞAĞIDAKİ GİBİDİR:
      ÇOĞU ERKEK, HAKLI İSTEKLERİNDE IRSAR( ISRAR) EDEMİYOR/
      HANIMINA TABİ OLUYRO ( OLUYOR).

      • tarık diyor ki:

        Bir de küçük harfle yazsan üstad, o zaman okuyabilirdim yorumu.

      • Osmancık diyor ki:

        Ben 1,5 yıl önce boşandım Salih Bey. Bahsettiğiniz dirayet meselesine gelince; evet ben de sınıfta kaldım. Çok kızdığım zamanlarda dinimin tavsiyesine uyarak konuştum, anlamaya çalıştım, hatta işi daha ilerleterek dini hassasiyetlerine inandığım yakın arkadaşı ile ev içindeki hal ve hareketlerini tartıştım. Benim bilmediğim, anlayamadığım bir sebep varmı niye böyle davranıyor diye. Çözüm bulamadım, son olarak odamı dahi ayırdım. Sonuçta bir ayı sanki itikafta geçirdim, iş inada bindi çünkü. Bizim hanım bana mısın demedi ve son 2 yıl ayrı ayrı geçti. Bu durum niye böyle diye sormaz mı insan? Çaba sarfetmek şöyle dursun sürekli ev içinde problem çıkarmaya devam etti. 1 yıl boyunca evde kendi yemeğimi kendim yaptım. O ise yemeğini ya bacısıyla ya da kendisine akıl veren komşularıyla yedi. BEN DE İNAT BİR KADINLA BAŞ EDİLEMEYECEĞİNİ VEYA ISLAH EDİLEMEYECEĞİNİ FARKETTİM. NE ÇOK EŞLİLİĞİ, YAPMAYACAĞIMI BİLDİĞİ İÇİN BANA YOLUN AÇIK OLSUN İSTEDİĞİNİ YAPABİLİRSİN, İHTİYACINI DIŞARIDA GÖR DİYEN BİR İKİNCİ EŞİ NASIL DÜŞÜNÜRÜM.

        • Salih Ata diyor ki:

          2/ Osman Bey Kardeşim, Allah yardımcınız olsun, Rabbim o eşiniz olan hanımı şefkatiyle ıslah etsin,
          Rabbim sizde doğru yolu göstersin, inş. müsbet manada meselenizi çözer, çözüme ulaştırırsınız inş.

        • Aydemir diyor ki:

          Osmancık Kardeş,gerçekten sen baştan kaybetmişsin.
          Ama sana ihtiyacını dışarıda gör diyen bir kadın da sana günah yolunu yani şeytanın yolununtavsiye ediyorsa ; ya kör cahil yada şeytanın kardeşidir. Hiç vakit kaybetme ve helal süt emmiş birini bul ki, yoksa yanlış yola saparsın.

    • mete diyor ki:

      Bu medeni kanunla ancak bu kadar erkeklik yapılıyor efendim. Kadınlara bu kibiri veren bizzat devlet babamız. Feminizm bu ülkede üst üste goller atarak toplumu angaje etmeye devam ediyor ve bizler toplum olarak seyretmekle kalmıyor alkış tutuyoruz tüm bu oyunlara. Hak ettik ve ediyoruz herşeyi… Şu anki konjüktürde ikinci evliliği konuşmak bence çok saçma zira ortada bir medeni kanun var ve bu meseleyi kökünden reddediyor; yani siz ne derseniz deyin efendim çok eşililik tarihin eski sayfalarında kalmış bir gerçektir. Medeni kanun diyor ki tek eşin olacak ama çaktırmadan dilediğin kadarı ile birlikte ol fark etmez ama yakalanırsan tazminat cezası yiyebilirsin:)

    • zuhal diyor ki:

      çok güzel dediniz Salih bey erkek yatağını ayıracağına şimdi kadın ayırıyor yatağını erkek nefsinde bu kadar zayıf olunca kadının yaptığı haksızlıklara bile göz yumuyor hatta bu çocuklarının yuvasını yıkma durumuna gelse bile bu sadece bir örnek dediğiniz gibi kadını daha evinde yönetemeyen erkek kadının yaptığı haksızlıklarda işine geldiği için ses çıkarmayan erkek alacak ikincisini onuda yönetemiyecek bu durumda meydan kadınların oluyor istediği gibi haksızlık yapabiliyorlar.Oysa erkek yöneticidir kendini ve nefsini kontrol etmesini bilmelidir.Bilsinki yönetebilsin yönetilmesin.Evet 2-3 gün cinsellikten uzak kalmakta ne ? sorun burda Ve haksızlık karşısında nefsi için sesiz kalan hadisteki gibi dilsiz şeytandır.Hatta erkeklerimiz bence kadında olan haklarını bile istemeyi beceremiyor.Hakkını savunmak zor geliyor ama zina işlemek ikinci hanım almak kolay geliyor.Erkek hanımına karşı gerekirse ciddi gerekirse şakacı güler yüzlü gerekirse merhametli yada sert olabilmelidir.Yani erkektir aileyi yöneten huzuru ve disiplini sağlayan kadını yanlışlarıyla baş başa bırakıp ona meydanı bırakmak görevden yani sorumluluktan kaçmak gibi geliyor bana …..

      • Osmancık diyor ki:

        Zuhal Hanıma da, Salih Beye de Aydemir Beye de hak veriyorum. Yine kendimden örnek vereceğim müsadenizle. Eski hanımımın kullandığı yöntemle ilgili olarak. Benim dini hassasiyetlerimi bildiği için hak ve hürriyetleri konusunda bana şöyle davranmalısın, bana bunu vermelisin, şuna hakkın yok DİNİMİZE Göre şaklinde bana istediği yönde hak ve hukukunu anlatan kadın, iş cinselliğe geldiğinde ben istemezsem hiçbirşey yapamazsın çünkü bunun medeni kanunda yeri yok diyordu. Nitekim şu an üzerimde bir cezai hüküm var geri bırakılmış. Hem de kendi eşimle zorla birlikte olmaktan. Şu an baktığımda sadece gülüyorum çünkü kazasız belasız atlattım. Bilgi olsun diye söylüyorum şu an çocuklarımı almak üzere 200 kilometre yol gideceğim. Hem de 45 gün boyunca bende kalacaklar. Bu son 2 aydır böyle. Çocuklarım istedikleri an beni arayıp, bizi al diyebiliyorlar. Bunun sebebi ise böyle bir kadının yaşadığı pişmanlıklar. Şu da bir gerçek ki son pişmanlık bunlar. Çünkü o huyu hiç değişmeyecek. Ve ben dinine çok daha bağlı ve vicdanlı olduğunu düşündüğüm biriyle evlenme arefesindeyim. Saygılarımla

  90. selçuk tapkı diyor ki:

    sevgili kardeşim sizi tebrik ederim.ancakyazılarınızda zayıf hadislere yer vermeseniz daha güzel olaacak

  91. fati diyor ki:

    “Islam’dan önce” ibaresi yerine , Peygamber efendimizin peygamberliginden önce, yada kurani kerim seratindan önce demek gerekir.

    Islam 1400 yillik bir din degil adem alehisselamdan önce dahi var olan tek dindir. Adem aleyhisselamdan önce Melekler islam dinine bagli olarak ibadet ederlerdi. ve Adem aleyhisselamdan Muhammed aleyhisselama kadar gelmis bütün peygamberler Islam diniyle geldiler.
    Allahu Teala Kurani kerimde mana olarak bildiriyorki “Allah indinde tek gecerli din Islam dinidir” ve yine mana olarak bildiriyorki “kimki Islamdan baska bir din edinirse bu ondan kabul edilmeyecektir ve o ahirette hüsrana ugrayanlardan olacaktir” (Imran suresi)

    • Aydemir diyor ki:

      Bu kadar küçük konularla uğraşmayın bence.Herkes de biliyor ki tek din islamdır.Herkes de biliyor kiyahudilik ve hristiyanlıktan sonra mekke’de doğan din diğer dinlerin de bozulmamış halidir. Sema hanımın kast ettiği de zaten İslamiyetin mekke de yeniden doğmasıdır.Bunu bir yanlışmış gibi lanse etmenize gerek yok.Herkes ne denilmek istendiğini anladı zaten.

  92. hamdi diyor ki:

    bir insan 2. bir eşi niye alır;
    1- olağan üstü durumlar yani kadın sayısının artması
    2-çocuk olmuyorsa, çocuk isteme,
    3-hastalık
    4-adaleti sağlayan, sağlayacak bir erkek olmak(varmı bilmiyorum)
    5- bu şartlar oluştuktan sonra ilk eşin rıza göstermesi;

    günümüze dönelim;

    bakıyoruz bu şartlar oluşmamış adam 2 evli yada 3

    son eşine 4-5 gün gidiyor, diğerine zoraki yada hiç…
    iyide ayeti dinledin 2.eşi aldın bu bir izindir, niye ayetin devamını dinlemedin, adaleti sağlayamazsan 1.eş sizin için daha hayırlıdır olanı;yine Peygamberimiz S.A.S. adaleti sağlayamazsanız 2 elim yakanızdadır hadisini niye dinlemedin…o halde ne oluyor…eşler mutsuz, adam mutsuz, çocuklar perişan çevre perişan…yazık değilmi bu insanları nefsin için üzüyorsun…

    çok eşlilik sadece nefsani duygular için olursa sonu da nefse uymak olur. biliyoriz ki nefis insanın iyiliğini istemez…evli bayanlar görselliğine, erkeklerde güzel söz söylemeyi unutmasınlar, bakınız bal ayları olur bal yılı hatta bir ömür sürer selamlar

    • tarık diyor ki:

      “çok eşlilik sadece nefsani duygular için olursa sonu da nefse uymak olur.”

      Ya arkadaş ben de bunu anlamıyorum. 2. 3. eş ne için olur, elbette nefsi için olur. Bir erkek kadınla neden evlenir Allah aşkına? Nefsi için evlenir. Bir müslüman erkek önüne gelen kadınla yatıp rahatlamadığı için bir kadınla evlenir. Hangi aklı başında erkek 2. 3. eşi nefsi istemediği halde almak ister? Böyle mantık mı var? Erkek kadınla nefsi için evlenir bu kadar açık. Buradaki nefis kötü de değil. O nefsi harama girmek yerine helale yönlendirmektir.

      • seymen diyor ki:

        Nefsi derken sorumluluklarını, hakkını, hukukunu düşünmeden demek istiyorlar herhalde.

      • Aydemir diyor ki:

        Yani bundan daha açık bir anlatım olamazdı.
        Hiç bir erkek ikinci eşi süs olsun diye almak istemez.
        Zaten Allah’da başka bir şey için alın demiyor. Helal dairesinde nefsinizi tatmin edin harama gitmeyin diyor.
        peygamberimiz zinaya yaklaşmayın diyor. Zina yapmayın demiyor. Çünkü yaklaştığın zaman kontrol senin elinden çıkar.
        Bütün bunlar ve daha fazlası ikinci eşin alınmasının sebepleridir.

    • Aydemir diyor ki:

      Hamdi bey sizin de yetersiz bilgiye sahip olduğunuz yada yanlış kanallardan beslendiğiniz belli oluyor bu çıkışınızla. Hangi kuran ayetinde yada sahih hadiste 1. eşin izni alınacak diye yazıyor bana gösterebilir misiniz? Daha önce de yazmıştım bir tek Prf Hayrettin Karaman Hoca bunu söyledi sonrada kamuoyuna kaynağını açıklayamadı. Siz neden Allah’ın işine karışıyorsunuz? Allah isteseydi sadece bir kadınla evlenin derdi.Ama o bizi bizden daha iyi bildiği için 2şer 3 er 4 er alın diyor. Sema hanımın belirttiği gibi diğerini de tavsiye ediyor. Zaten diğerini de emretseydi o zaman ikinci eş almayla ilgili ayetiyle çelişirdi. Siz neden bu konuda kendi düşüncelerinizi dayatıyorsunuz. Allah erkeği de kadını da sizden bizden herkesten daha iyi biliyor şüphesiz.Sizin mantığınıza göre 1 den fazla eşi olan alimler, sahabeler buna karşı mı gelmişlerdir? Onlar da kalplerinde elbette eşitliği sağlayamamışlardır. Ancak bunu hissettirmemek gerekir .

      • hamiyet diyor ki:

        Aydemir bey Hamdi beyin yorumunu yanlış okumuşsunuz ilk eşin izninden bahsetmiyor,ayetin izninden bahsediyor beyefendi..ayrıca bu ukala tavırlar kime ve niye olduğu çok anlaşılıyor her ne kadar siz gizlemeye çalışsanız da!..Koskoca Hayrettin Karamanı eleştirmek size mi kaldı! lütfen,biraz ilim,tevazu hakkaniyet.. ayrıca ikinci eşi herkes bilmiyorsa yani insanlardan gizleniyorsa bunun Allah katında zina olduğunu biliyorsunuz değil mi? çünkü nikahtan kasıt herkese ilan etmektir.eminim buna da itiraz edeceksiniz.ama bu konuda biraz araştırın öğrenin diye yazdım.gerçi büyük fıkıhçıları bile eleştiriyorsunuz ki nereden araştıracasınız^^

        • seymen diyor ki:

          Soru: Eğer evlenemiyorsanız elinizin altındakilerle yetinin diyor ayet. Bekar olan hizmetçiniz, sekreteriniz vs. bu elinizin altındakiler sınıfına girer mi? Girerse bunların da ilan edilmesi gerekir mi? Bunu da Hayrettin Karaman’a bir zahmet soruverin.

          Not: Beni kızdırmayacaktınız. :)

          • hamdi diyor ki:

            sayın; tarık bey, seymen bey ve aydemir bey,

            cevabım yukarıda kalmış buraya bir daha yazıyorum…

            yorumlarınızı okuyorum. yorumlarıma bazı noktalarda katılmadığınızı belirtilmişsiniz;

            Nisâ sûresi 3. âyet-i kerîme:
            “Eğer yetim kızların haklarını tam gözetemeyeceğinizden korkarsanız, sizin için helal olan kadınlardan ikişer üçer dörder nikah edin. Eğer yine adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız o zaman bir tane ile ya da sahip olduğunuz (cariye) ile yetinin. Bu sizin adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.”

            Erkeklerin birden fazla eş almalarına izin verilmiş; fakat Rabbimiz tek eş almayı tavsiye ediyor. Âyet-i kerîmedeki birden fazla evlenme emir değil, ruhsattır. Allah (c.c) çok eşliliği teşvik etmemiş sadece izin vermiş, dikkat edilmesi ve iyi düşünülmesi için uyarmış.

            Adalet konusu çok önemlidir. Çünkü kul hakkı konusunda hesap vermek çok zordur. Kişi affetmedikçe Allah (c.c) affetmiyor. Adalet konusunda Nisâ sûresi 129. âyet-i kerîmede açıklama getiriliyor:
            “Ne kadar arzu etseniz kadınlar arasında (sevgi bakımından tam) adalet sağlayamazsınız. O halde (birine) tamamen yönelip diğerini muallakta gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve (gücünüz dahilinde haksızlıktan) sakınırsanız şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.”

            Sevgi konusunda adalet sağlamanın mümkün olmadığı bildiriliyor. Fakat eşlerin yanında sıra ile kalma, harcamalar gibi diğer konularda eşit olmak gerekiyor.

            Peygamber efendimiz de adalet konusunda erkekleri ikaz etmiş. “İki zevcesi olup da birine meyledip diğerini ihmal eden kimse, kıyamet gününde, bir yanı felçli olarak gelir.” (Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbni Mace, Ahmed)

            şimdi dönelim yorumuma;

            1- olağan üstü durumlar yani kadın sayısında azalma yok
            2-çocuk oluyor
            3-hastalık yok eş sağlıklı,

            iyide niye o zaman 2.eş olsun, nefis içinse dur derim ve zaten eşin var nefsini tezkin et. bu 3 şart yerinde ve yine 2.eş aldın ozaman 1.eşin hakkını nasıl ödeyeceksin, bre adam niye 2.eşi aldın diye öbür tarafta sormazlarmı, 2.eş buna razı değilse onunun hakkını nasıl ödeyeceksin… nasıl çocuklarına bunu izah edeceksin…günümüzde çocuk yetiştirmek kolaymı…birisi kızına ablana böyle bir şey yapsa sizin, annenizin, babanızın hoşuna gidermi, eğer hoşuna gitmiyorsa kul hakkı var demektir. kul hakkını nasıl ödeyekesin.

            Hz Ali’nin ikinci eş almak istemesi üzerine, Hz Fâtıma peygamberimize durumu anlatmış, peygamberimiz Hz Ali’nin evlenmesine izin vermemiş. bu durumu nasıl izah edeceğiz.

            Sevgili peygamberimiz ilk evliliğini Hz Hatice ile yapmış ve Hz Hatice vefat edene kadar yirmi beş yıl boyunca ne başka bir eşi ne de cariyesi olmuş. Üstelik o zaman Arap toplumunda çok eşlilik yaygınmış. Kırk eşi olanlar bile varmış. Peygamberimiz Hz Hatice’nin vefatından sonra çeşitli hikmetlere binaen birçok eş alıyor. Fakat eşlerinin kıskançlıklarından neler çektiğini de biliyoruz.

            vel hasıl herşeyiyle imtihandayız. dünyaya nefsimiz için gelmedik…

            evli bayanlar görselliğine, erkeklerde güzel söz söylemeyi unutmadıkları müddetçe tek eş yeter artar bile…

            cennete gitmek için de nefsi içinde meşru daire yeterlidir. sayın seymen
            selamlar

          • hamiyet diyor ki:

            seymen bey hizmetçinizlemi sekreterinizlemi yakınlığınız var bunu bilemem ama o cariyelik döneminde idi.biliyorsunuz ki cariyelik ayet ve hadislerle hükmünü yitirdi. sizin söylediğiniz şey sekreterle falan birlikte olmak tamamen zinadır! ama istenirse ben zina yapıyorum diye ilan edbilirler! ama tabi müslüman olduğunu söyleyip allahtan korkmayanı çok. zinanın adını değiştirip cariyelik diyorlar[islamlaştırıyorlar akıllarınca) daha fazla söylcek bişy yok ahiret zannettiğiniz kadar uzak değil:(

          • seymen diyor ki:

            Sekreterim de yok, hizmetçim de yok. Hem bunlaraa imkanım yok hem de eşim çok kıskanç olduğu için bayanların yanımda çalışmasına izin vermez. Ben de bayanların çalışmasına karşı biriyim zaten.
            Ayrıca da eşim sağolsun gayet yeterli ve duyarlı biri bana karşı, ayetteki gibi evlenmeyi isteyipte ve evlenememe diye bir durumum yok yani.

            Ama ayet açık ‘elinizin altındakiler’ diyor. Bunun ne olduğunu önyargısızca tartışmak alimlerin görevi. ‘Cariye’ dememiş cenabı Allah (c.c.) Eğer sadece ‘cariyeler’ kastedilseydi, sadece ‘cariye’ yazılırdı.

        • Aydemir diyor ki:

          Hamiyet Hanım,
          Hamdi bey in 5. maddesi ne anlama geliyor söyler misiniz?
          ” 5- bu şartlar oluştuktan sonra ilk eşin rıza göstermesi; “

          • zuhal diyor ki:

            Hamdi bey çok sağolun çok güzel ifade etmişsiniz ve açıklamalarda bulunmuşsunuz.Peygamlerin işte bilmem kaç erkek gücünde olduğunu söylerek kendi kafalarına göre güya peygamber yolundan gidiyorlar ama yanlış yapıyolar.Madem peygamber gibi olacaksalar bi zahmet onun gibi kendinden büyük bir hanımla evlensinler ve onla evliyken başka hanımda düşünmesinler burda açıktırki diğer hanımlar nefsani arzular için alınmıştır dinle alakası yoktur.Böyle kendi kafalarına göre hareket ederek zaten enbüyük günahıda işlemiş oluyolar.Bugün türkiyede ve dünyada bir çok aç yada fakir varken onca haksızlıklar hırsızlıklar oluyorken insanlar haram parayı kazanıyorlerken insanlar işsizken parasızken ve bunun gibi daha bir çokhaksızlıkvarken ikinci hanım derdine düşmek bencillikten başka bişey değil diye düşünüyorum.

  93. ali veli diyor ki:

    size yüz yüze bir soru soracaktım Bursa kitap fuarında. ama selamımı bile almayarak öyle bir mesafe koydunuz ki, burada yazı yazan gerçek hayatın içindeki sema hanımefendi değil de karşımdaki, okuyucularına tepeden bakan enaniyeti yüksek bir bayan vardı. oysa sizi hep takip ederdim. ve fuarda olduğunuz güne denk getirmiştim fuar gezimizi. bu durumda yazılarınız nasıl eskisi gibi ciddiye alalım.

    • seymen diyor ki:

      Kardeşim bu konuda biraz haksızsın, evli isen hanımınla gitmeliydin görüşmeye; evli değilsen, evlenince anlarsın haksız olduğunu.

  94. seymen diyor ki:

    Gözlerim açık gidecek. Ya buradaki yazarlarda dahil bir kadın da desin ki, kocaların ikinci bir eş istememesi için ne yapmalıyız veya nasıl biriyle evlenmeli ve ona nasıl davranmalıyız?

    Sibel Üresin hanım bu söylediklerini biriki yıl önce de söylemişti. Siz inanmasanız da ben samimiyetine inanıyorum.
    Bu ifadeler karşısında sıradan kadınlar ne yapıyorlar, düz mantıkla hemen eleştiri, kızma, akıl verme vs. yolunu seçiyorlar. Halbuki akıllı bir kadının, “bu hanım nasıl biri ki eşi çok kolay bir şekilde üstene evlenebilecekken, evlenmemeyi onunla yatinebilmeyi tercih etmiş, bende onun gibi biri olayım ki, benim eşimde ikinci bir eş fikrine kapılmasın veya bu düşünceyi üzerinden atsın”, diye düşünebilmesi gerekir kanaatindeyim.

    Devamı var…

    • tugbaakbeyinan diyor ki:

      burda yazılanları nasıl okuyorsunuz merak ettim.sema hanımın evlilik okulu da,bu sitede yazılan yazılarda da sürekli mutlu bir yuva için neler yapılabilir üzerine inşaa edilir.ve özlelikle kadınların neler yapacagı konuşulur durur.her konuyu ikinci eşe getirmeye olan meylinizden bu konular pek ilginizi çekmiyor herhalde…

      • seymen diyor ki:

        Hiçte meyilim yok konuları ikinci eşe getirmeye, konu kendisi oraya geliyor. Her yazıyı da okuyorum vede istifade ediyorum.
        Uygulamalarım sonucunda da eşimle yeni evli gibiyiz şu anda. Ben hep önce onun adım atmasını beklemiştim, kendisi anlasın bazı şeyleri istemiştim, ama konuşarak ve önce kendimden başlayarak birçok şeyi hallettik.
        Bizim ikinci eş konusunda (geldiğim nokta) eşime dedim ki geçen gün; “ikinciyi ileride düşünebilirdim belki, bu hakkım ama senin kalbinin azıcıkta olsa buruk olmasına dayanamayacağım için bunu kafamdan sildim artık”.

        Evet evlilik okulunda bunlar anlatılıyor, bu konuda biraz haksızlık yapmış olabilirim, ama eşinizi kendinize bağlamanız için bunlar gereklidir diye açıkça ifadeler olamıyor. Bu kadar derten sonrakadınlar hala bir didişme ve suçlama durumunday iseler onların derslerden pek faydalanamadığını göstermez mi bu. Ben gereğini yaparım ve ikinci eş, kadın vs. benim için sorun olmaz diyebilecek özgüvene sahip biri var mı acaba öğrencilerinizden.

        On yılık evli bir adam gidip birine aşık oluyorsa, eşi gitsin duvarlara vursun kafasını. Aşık olma olabilme bir vasıftır, her erkekte bulunmaz, ama her kadın aslında bu özelliğe sahip birini kendisine aşık edebilme kapasitesine sahiptir.
        Ama nefis, ego, gurur, kibir, tembellik, düşüncesizlik, eşinin kıymetini bilememe gibi sebeplerle ilgisiz davranıyorsa ve adam sevme sevilme ihtiyacını başkalarıyla lkarşılamaya çalışıyorsa hiç konuşmasın ben ettim ben buldum ben buna layıkmışım desin.

        Sizlerin çoğunluğu da şu çağdaş ‘sen ben’ kafasındasınız anşılaşılan, yani o şöyle yaparsa ben de şöyle yaparım, oda şunu yapsın, mazeret üzerine mazeret, memnuniyetsizlik, şükürsüzlük almış başını gidiyor.

        Kadınlar aşk’tan bahsediyorlar ya, aslında hepsi egolarının peşinde; gerçek aşk’ta karşılık beklemek yoktur çünkü.
        Yukarıya yazacaklarımız hepsini de buraya yazdım, herkes kendisi bilir, ne haliniz varsa görün diyorum. Allah (c.c.) size de bize de merhamet etsin.

        • seymen diyor ki:

          ‘Bu kadar dert’ yazmışım, doğrusu ‘Bu kadar ders’ olacaktı, düzeltirim.

        • tarık diyor ki:

          Önemeli değerlendirmeler bunlar da, seymen beyin yazdığı en değerli yorumlardan. Birçok şeyden bahsediyor bence.

          Kadınların zaten aşk denen duygudan erkeklere göre fersah fersah uzak olduğu 2 kere 2 dört edercesine kesindir. Kadınlar aşktan maşktan anlamaz. Onların aşk sandıkları başka şeyler.

          • rahnuma diyor ki:

            vay…. bende bu söze takıldım..sizde bize aşkı anlatın tarık,,,sayenizde öğrenelim.anlayacağımız dilde anlatın ama?

          • seymen diyor ki:

            Benim için sorun olmaz, diyecek özgüven sahibi kadından kastımız, bu durumla karşılaşmaz, o yüzden böyle bir sorunu olmaz demektir. Yoksa bunu sineye çeker demek değildir.

            “Bir Aşk Hikayesi” yazısındaki yorumumu da değerlendirmenizi rica ederim.

          • tarık diyor ki:

            @rahuma :)

            Aşka dair çok yazmışlığım var da bu site yeri değil pek, bu sitedeki geliştirdiğim tarza da uymaz, inanmaz millet benim yazdığıma.

            ….

            3-5 dakika ekrana bakakaldım, aşk hakkındaki cümleler uçuştu, neyse yazmayayım yine de, modunda değilim:)

          • esmasultan diyor ki:

            Bu hipotezinizi hangi bilimsel veriye dayanarak söylüyorsunuz ya da hangi tecrübelerinize dayanarak?
            Evlilik için aşk şart değildir. Karşılıklı sevgi, saygı ve merhamet yeter. Aşk bir süre sonra bir çiçek gibi solmaya makumdur. Ben sevgi ağacımı dikerim, düzenli sular ve bakımını yaparım. Belki çiçek kadar güzel durmaz, belki o kadar albenisi olmaz. Ama sağlamdır, benimdir, bakımını yaptıkça ömür boyu bana fayda verir

        • esra diyor ki:

          belki dediğiniz gibi gurur kibir gibi sebeplerle eşini kaptırırsa haketmiştir kadın.buna sonuna kadar katılıyorum.kadın üstüne düşeni fazlasıyla yapmalıdır zaman öyle bir zaman.zaten evlilik okulunda da bunlardan bahsedilmiyor mu.ama katılmadığım şurası var.adam karısına karşı mı Allaha karşı mı sorumlu.yarın Allah sorduğunda napıyım karım yeterince ilgilenmedi bende yaptım mı diyecek haaa tamam o zaman haklıymışsın geç bari denmeyecek tabi.bizim dayanak noktamız din olduğuna göre adam dine karşı sorumlu.tama kadın haksız bile olsa ne yaparsa yapsın adam hiçbir şekilde al-da-ta-maz.yani dinimize göre.ha beğenmezse boşar.yok boşamazsa sabretmek zorunda.ha o da olmadı herşeye rağmen 2. eşi alır.bunun da sakıncalarını semahanım yazmış zaten.

          • seymen diyor ki:

            Siz aldatma yazısında kalmışsınız anlaşılan, burası çokeşlilik yazısının olduğu yer. :)
            Eşinden boşanacak ama arada boşluk olmasın diye, boşanmadan birini aramaya başladı, sanal görüşmeler falan sizce olabilir mi acaba ? :)

      • hamiyet diyor ki:

        katılıyorum tuba hanım

  95. esra diyor ki:

    tüm yazılanlara katılıyorum.zaten peygamberimiz de aralarında adaletli olabilirseniz demiş.bence adaleti sağlayabileceklerse 4 değil 14 alsınlar.ama biriyle yetinmeyen onunla mutlu olmayan onu mutlu edemeyen ikiyi üçü nasıl idare eder bilemiyorum.aslında 2. yi almak isteyen adama karısı tepki göstermeyecek.zaten kendisi bir süre sonra bunun ne menem birşey olduğunu anlayıp vazgeçecektir.

    • tarık diyor ki:

      14 mü? :) Ehe al işte bu da başka bir tefsirci hocamız.

      14 değil 114 bile alanlar var. Batılı tasvir safi zihinleri idlal olacak diye yazmayayım diyorum da arkadaş bu ülkdede hafta sonları türkiyeden kıbrısa kalkan uçakların %85’i oradaki üniversiteli kızlarla yatmaya giden iş adamlarından oluşur. Bu ülkede Konya gibi dindar saydığımız ilimizdeki lüks oteller hafta sonları üniversiteli kızların iş adamlarının koyunlarına girdiği bir ildir.

      Bir iş adamı yurt dışında bir ülkede veya ülkedeki bir lüks otelde akşam tek başına kaldığında odaya tel gelir ve 50 dlar ile 100 dolar arasında fiyatla, kendi karısnın belki bin defa estetik ameliyat geçirse bile o kadar güzel olması imkansız genç kızlar gelir. O durumda bir insanın dindar olması bile o işi yapmsına engel olamaz. Olursa zaten adam inşallah cennetliktir. Çok yakından bildiğimden anlatayım, bu ülkede en ücradaki bir teksitl atölyesinde 30 kadın varsa ve patronu namussuz ise onlardan belki 10 tanesiyle yatmıştır. Patronu namuslu ise 30 kadından en az 5 tanesi patronla yatma teklifinde bulunmuştur. Daha da anlatmayayım.

      Ne anlatıyorsunuz siz ya. 14 neki, kaç 14. Kadını muhatap alıp değer verdiğinden günümüz erkeği kadınla başa çıkamıyr. Kadına biraz hayvanca davran, paran da olsun bak 2 3 4 nasıl kuzu gibi olur.

      Tepki gösterecek kadına basarsın tekmeyi olur biter. Ama bu insanca değil. Erkekler bunu yapmıyor diye kadınlar kendini firavun sanmaya başladı. Bunu yapanlarda valla çatır çatır 4 tane kadınla zevkü sefa içinde yaşıyor. Konu yasal olmadığından dillendirilmiyor. Mutlu olan tonla insan var.

      • esra diyor ki:

        siz neyi anlattınız anlayamadım doğrusu.biz dinden islamdan bahsediyoruz.yani helal dairede nikah altında 2. bir eş alındığında durum nasıl olur ne yapılırsa 2. ye yönelinmez diye.sizin anlattıklarınızı zaten dikkate alamayız çünkü dinden imandan uzak şeyler bunlar.ne demek tepki gösterecek kadına basarsın tekmeyi.gelen daha mı iyi olcak.evlilik öyle otelde her gece birileriyle gecelemek gibi değildir.dikkatinizi çekerim herşeyi dine göre değerlendiriyoruz.dini anlamda 1. ile 2. veye 3. ile arada adaleti sağlamak önemli.ha sağlayamıyorsa gidip zinaya mı sapacak.eşiyle de durumu düzeltemiyorsa sema hanımın dediği gibi ya boşanacak ya da cenneti bekleyecek.yazınızın yazıma cevap olduğunu sanmıyorum.

        • hamiyet diyor ki:

          esra hanım cevaplarınız yorumlarınız güzel ve seviyeli ancak muhatap aldığınız insanlar bunu anlamıyor maalesef.yazılarının içine bir kaç dini kelime koyup süslemişler. baksanıza konu nereye kaydı.dervişin fikri neyse zikri oymuş.biz ikinci eşten bahsediyoruz onlar zina yapanlardan bahsediyorlar,hemde edepten çok uzak ifadelerle.Allah hidayet versin.

        • tarık diyor ki:

          Ehe biraz alakasız olmuş hakikaten yazdılarım, şimdi baktım da:.

          Aklımdakileri toparlayıp sizin yorumu kurban seçmişim. Neyse yeri uymamış ama olsun:)

          • esra diyor ki:

            siz şaka mısınız Allahaşkına.ben yorumda bi sorun olduğunu anlamıştım zaten.daha isabetli aklı başında şeyler yazarsanız herkes de memnun olur.

        • seymen diyor ki:

          Ayetteki tadilu kelimesi eşler arasındaki eşit olmayı ifade etmez, evet böyle yazanların hepsi de yanlış yazıyor. Burada hakkını vermekten bahsediliyor. Eşlerinin hakkını gözetebilmektir esas olan. Adamın değişik yaşlarda dört eşi var diyelim. Birer ay arayla sırayla birlikte oluyorsa eşit davranmış olur, ama dört ayda bir haklarını vermiş olur mu? Eşlerinin bazısı gençtir bazısı daha yaşlı durumlarına göre zaman ayırması lazım. Hepsinin farklı ihtiyaçları olabilir, hepsini de memnun etmesi lazım. Vel-hasıl eşitlik diye birşey olmamakla birlikte çok zor işler, buna istekli erkeklerin hesabını iyi yapması lazım.

      • mete diyor ki:

        Tarık bey kitabın tam ortasından konuşmuşsunuz; tebrik derim. Türkiye gibi ülkelerde cinselliğini yaşayamamış zavallı abazan erkekler kadın gördüler mi çarpılmışa dönüyorlar. Kadına adeta kul köle oluyorlar. E buna mukabil kadınların da burunları on karış havaya kalkıyor tabii olarak. Hata biz erkeklerde; kadınlara layık oldukları kadar değer versek sorunlar ortadan kalkacak. Zaten kadınlar da bunu istiyorlar; tatlı sert, adam gibi bir adam hayal ediyorlar ama asla duygusal, sulugöz, çocuksu, pısırık adamlardan hoşlanmıyorlar; ge