Çooook Seviyorum

09 Nisan 2012Nagehan İpek26 Yorum »

“Rabbimin yarattığı kullarını şartsız, koşulsuz sadece onun için sevmek, her yarattığında yüceler yücesininin nurunu görebilmek.” Ne güzel değil mi?

Bu duyguyu hissedebilmek o kadarda zor olmasa gerek diye düşünüyorum. Tam aksi meşguliyetlerimiz içinde kaybolup, her yapılanı eleştiren, insanların yüzüne nefretle ve asık suratla bakan bir insan profili çizmek daha zor olsa gerek.

Hz. Ali’nin şu veciz sözünden sonra bu kanıya varıyorum. “Sabırsızlık insanı sabretmekten daha çok yorar.” Hayata ve insanlara karşı tutumumuzda, sakin, ılımlı, duyarlı ve önyargılardan uzak, annemin söylemiyle bir kişi için “Yook o kesinlikle böyle yapmak istememiştir, muhakkak unutmuştur.” bakış açısıyla bakmak, insanın ruhunu ve psikolojisini cidden yormuyor.

Nedense biz insanlar kolay olanı, hayatımızı farklı kılacak, bizi bir çok insandan özel ve ayrıcalıklı sayacak hikmet gözüyle bakabilme makamını elimizin tersiyle sürükleyip bir kenara atabiliyoruz.

Tabiri caizse işi olabildiğince yokuşa sürüyoruz. Çünkü fıtratımızda sevgisizlik ve önyargılarla bezenmiş duygusuzluk hali olduğunu düşünmüyorum.

Bizler bu davranışları sonradan ediniyoruz. Ve o kadar bilinçsizce sahipleniyoruz ki zaman içinde çekilmez bir karaktere dönüşüveriyoruz.

İnsan kendi eliyle kendini ziyan eder mi?

Ne yazık ki zorda olsa başarabiliyoruz. Çünkü farkındalık duygusundan uzak, her gece başımızı yastığa koyunca Hz. Ömer gibi gün içinde yaptıklarımızın muhasebesinden bir haber isek; gönüllere sevgi tohumları değil de nefret tohumları ekebiliyoruz.

Çevremizdekilere elle tutulur hiç güzel bir davranışı yokmuş gibi rahatlıkla yargısız infaz yapabiliyoruz.

Son günlerde çok hoşuma giden içinde birden çok anlam içeren bir sözü sizlerle paylaşmak isterim. “Öyle bir toplum olduk ki yargılamaktan sevmeye zaman bulamıyoruz.”

Öğrendiklerimizle yaptıklarımız arasında, büyük çelişkiler var.

Kıymetli Peygamberimiz hep kusurları kapatıcı, örtücü, hoşgörü kanatlarını esirgemeden kucaklamış ,pozitif enerjisini hiç kaybetmemiş sevgi kaynağı olmuş nasıl sevmemiz konusunda bizlere örnek olmuştur.

Geliyoruz günümüze: Hocalarımızın üslubuna baktığımızda gördüklerimiz çok ibret verici. Ayıplarımızı yüzümüze vurmayan, hep bağışlayıcı, sabırla muameleyi hangimiz inkar edebiliriz?

Bu çelişkilerle daha ne kadar yaşantımıza devam edebiliriz?

Öğrendiklerimizi ne zaman uygulamaya başlayacağız?

Yine ertelemeler yapıp bin bir bahane mi üreteceğiz?

O kadar uzun yaşayacağımızın garantisini hangi güvenilir kaynaktan aldık?

Evet bu sorulara cevap bulabilecek miyiz?

Sorgulayalım bakalım. Farkındalığımızı artıralım.

Kalpleri fetheden erdemli yeteneğimiz varken, niye yapmayalım ki?

Gönüller inşa edebilecekken, sevgi iksirini herkesle paylaşmak varken,

Potansiyellerimizi çıkaralım gün ışığına. Hepimizde ayrı ayrı ne cevherler var..

Paylaşalım artık. İnanın huzur ve mutluluk paylaşmakta.

Sizleri “insanlara gelin birde, bu pencereden bakalım düşüncesine davet ediyorum. (unutmayın davete icabet sünnettir. Allah’ım ne güzel ne özel yaratmışsın. Ne hoş vasıflarla süslemişsin. Yeryüzünün en kıymetli varlığı olarak şereflendirmişsin, taçlandırmışsın kullarını ve benim gibi aciz bir kula yoldaş etmişsin sonsuz şükürler olsun.

Ne güzel söylemiş Yunus Emre yaratılanı severim yaratandan ötürü diye…Seviyorum… Çünkü seni çok seviyorum “ALLAHIM” işte bu hikmetli bakışla insanlara bakmayı unutturma Rabbim bize.

 

Okunma Sayısı : 75

“Çooook Seviyorum” için 26 Yorum

  1. mukadder diyor ki:

    ister hayat şartları deyin.yada nefs ve şeytanne derseniz. bilmiyorum.insanın öyle zaman oluyorki ,kimseye sevgi ve tahamül gösrerecek gücü kalmıyor.piskologların söyledikleri gibi,çocuklugunda alamadığı yeterli sevgi ve ilgi,tümhayat şartları senden esirgenen anlayış,yaşın kaç olursa olsun insanı etkilermiş.gerçekten insanın inancı olmasa ve etrafında seven dostları oılmasa hayat gerçkten çekilmezdi.sanırım

  2. berna diyor ki:

    seytanla ve nefisle uğrasmak zor ama zoruda basarmak bizim elimizde nargihan hanım cok güzel konuya deyinmişiniz.farkındalık açısından baktıgın zamam her seyi atlatabilirsin.bizi bu konuları yazarak bize bakıs acımızı değiştirdiğiniz için teşekkür ederim

  3. hasret diyor ki:

    haklısınız ama bazen sorunca daha kötü oluyor..karşındaki hep seni yanlış anlayabiliyor..bu devirde pek açık sözlü olmak işe yaramıyor..açık sözlü insanlar hep en azından bu dünyada kaybeden taarf oluyor malesef ..
    sinsi hiç bir şey paylaşmayan insanlar bu dünyada çok karlı..çünkü nezaman ne yapacağını kestiremezsin..onlar hep kapalı kutu gibi oluyor..ama soru sorup aklındakini paylaşınca kendini her konuda açık ediyor insan..ve kaybeden iyiler oluyor…çoğu zaman..

    • "Demedi Deme" diyor ki:

      Sayın HASRET

      “açık sözlü insanlar hep en azından bu dünyada kaybeden taarf oluyor malesef ..”

      Şahsım adına söylüyorum

      Dünyada ki tek “Doğrucu Davut” kalsam bile asla dürüstlükten vazgeçmem.

      Size de tavsiye ederim.Unutmayın bu dünya da bazen kaybeden taraf olmak EBEDİ DÜNYA DA kazanmak için gereklidir.

      “Demedi Deme” :-)

      Her iki dünyada da kazanlardan olmanız temennisiyle

    • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

      Saygıdeğer hasret hanım,
      “En büyük hile, hilesizliktir”

      Net olmayan, karmaşık, kargacık burgacık insanları çözmeye çalışmayacağız. Bilakis onlar bize kendilerini net ifade edecekler. Bulmaca çözecek durumda değiliz. Bir insanın sözleriyle tavırları çakışıyorsa onun gerçek niyetini tavırları ifade eder.Tavırlar bedenin konuşan kelimeleridir. Hiç kendinizi yormayın. İnsanların sinsi ve karmaşık tavırlar takınması bir çeşit “savunma mekanizmasıdır” şimdi ve buradayı belirleme yetkilerini kendilerinde görmeleridir.O gurubun felsefesine göre, aslında benim niyetim şöyleydi ama yanlış anlaşıldım …diyerek şimdi ve buradayı belirlemeye çalışırlar.Onların oyunlarını bozmak basıttir. Çözmeye çalışmayacağız.onlar bize kendilerini net bir şekilde ifade edecekler.Her insan niyetini en iyi şekilde yansıtan kelimeleri ve tavırları kullanacak bu kadar basit.”Eğri kelimelerle doğruyu ifade etmeye çalışmak eğri teraziyle doğru tartmak gibidir diyor bir düşünür ama adı aklıma gelmedi.

      Hasret hanım;
      Bizler Rabbimizi anlayabiliyoruz, peygamberimizi s.a.v anlayabiliyoruz. Çünkü çok net ve anlaşılması gayet kolay.

      Net olan anlaşılmak için en kolay en sade yolu tercih eder.Karmaşık olanlar gizemlidir ve tehlikelidir ve dahi NİYETİ BOZUKTUR. Benim hayat tecrübem. Selam ve dua ile.

      • hasret diyor ki:

        SÖZÜN ÖZÜ size katılıyorum..
        aslında ” DEMEDİ DEME”nin söylediği çok güzel”Zannetme, farzetme SOR” ancak kendim uyguladım ama hep yanlış anlaşıldım :(
        ASLINDA bakışlar dahi insanı eleveriyor..hatta o insandan aldığımız elektirik dediğimiz negatif enerjiyi dahi aldığımızı düşünüyorum..ancak açık sözlü olmayan insanlardan kastım sayın DEMEDİ DEME nin anladığı ” yalan” söylemek anlamında değil benim kast ettiğim sizinde söylediğiniz gibi”kendini saklamak,gizlemek,siyset (politika) yapmaktır.ancak dediğiniz gibi Karmaşık olanlar gizemlidir ve tehlikelidir..ve nezamn ne yapacağını kestiremezsiniz.oyüzden bu tarz insanlardan uzak durmayı tercih ederim…
        ben hep net olmuşumdur.yapım değil gizemli olmak. bazen bu net olmanın cezasını çektiğimi yani bazen bu özelliğimin aslında yanlış anlaşıldığını düşünüyorum..gizemli insanlar ” ölü deniz gibidir”,vermez hep alırlar ..onlardan hiç bir şey alamazsınız…
        ama net insanlar” çağlayan dere” gibidir..hep verirler art niyeti yoktur..ve kendisi suzizana açık kapı bırakmaz. çünkü hep net ve analaşılırdır..
        SÖZÜN ÖZÜ VE DEMEDİ DEME iyi niyetinizden dolayı yapmış olduğunuz bu güzel yorumlar için teşşekkür edrim..ALLAH ın selamı üzerinize olsun…

        • "Demedi Deme" diyor ki:

          Sayın HASRET
          Ben sizi değil siz beni yanlış anladınız sanırım. :-) Sorun değil Hamd olsun canımız sağ henüz. Yanlış anlamaya sebep olan ifademizi yeni bir açıklamayla düzeltiriz.

          Söz söylediğinde sadece “doğruları” söylemekle tavırlarında “dürüst” olmak temelde aynı şeydir aslında.

          POLİTİKA latince bir kelime olup POLİ (İKİ) TİKA (YÜZ, SURAT) anlamına gelmektedir.Birleştirildiğinde

          İKİYÜZLÜ anlamına gelmektedir. Ülkemizde ise münafık, yalancı, sahtekar, kaypak vb anlamlarda kullanılır.Üstüne üstlük tüm politikacılarda bu kelimenin(POLİTİKA) anlamını hakkıyla yerine getirmek için extra bir çaba gösterirler.

          Diğer taraftan

          İki yüzlüler gerçek yüzleri, foyaları ortaya çıkmasın diye sürekli YALAN söylemek zorundadırlar. Bu da onları hem ikiyüzlü hemde yalancı yapar.Bu anlamda baktığınızda YALANCI=İKİYÜZLÜ=POLİTİKA ifadeleri KAVRAM olarak faklı,ama ANLAM birlikteliği olan kelimelerdir.

        • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

          Hasret Hanım,

          “ASLINDA bakışlar dahi insanı eleveriyor..hatta o insandan aldığımız elektirik dediğimiz negatif enerjiyi dahi aldığımızı düşünüyorum.

          gizemli insanlar ” ölü deniz gibidir”,vermez hep alırlar ..onlardan hiç bir şey alamazsınız…

          ama net insanlar” çağlayan dere” gibidir..hep verirler art niyeti yoktur..ve kendisi suzizana açık kapı bırakmaz. çünkü hep net ve analaşılırdır.”

          Bu tesbitleriniz mükemmel. Benim tecrübelerimle tıpatıp aynı. Tebrik ediyorum sizi.

          Ben en başında kendisinden negatif elektrik aldığım bir insanla ne kadar zorlasam zorlayım çok yüksek kalitede iletişim kuramamışımdır. Resmi ve mesafeli düzeyde kalmıştır hep.Kalbimi adeta demir bir pençe sıkıyor. Ama pozitif elektrik aldığım insanlarla çok rahat oturup kaynaştığımı çok rahat iletişim kurduğumu defalarca tecrübe ettim. Kendimizi zorlamanın bir gereği yok diye düşünüyorum.

          Aşağıdaki yorumunuzada aynen katılıyorum. İçeriği tam bilmediğim için genel yazmıştım zaten. Özele inecek olursak, dostluğu sınavdan geçmiş güzel bir dostumuz velevki büyük bir hata yapsa bile, ( ihanet sır ifşası vb) olmadığı sürece;

          bir eksi, yüz artıyı götürmez diye bir ölçüm vardır. Ben bu tarz konularda böyle bir formül uygularım.

          Rabbimize emanet olalım.

          • hasret diyor ki:

            SÖZÜN ÖZÜ
            teşekkür ederim içten yorumunuz için ..benim gibi düşünen ve his edn insanların var olduğunu bilmek güzel .. :)
            selametla kalın..SAYGILARIMLA

  4. hasret diyor ki:

    güzel bir konu..malesef nefis ve şeytanla mucadele çok zor..
    çoğu zaman peşin hüküm suizan yapıyoruz ..özellikle eşlere karşı ”yok o bunu demek istedi,telefonu geç açarsa neden açmadı?yada meşgulse tef kimle konuştu?hemen kurar kadınların bir çoğu..aslında bu bizi dah çok yıpratıyor.biz fark etmeden..

    geçnlerde uzun zamndır görüşmediğim bir arkadışımı maddi durumu yüzünden devamlı ben arar sorardım..daha sonra u…..ye gideceğimi duyduğu halde armadı üzüldüm,sonra yine bekledim döndüm türkiye ye yine çıt yok..oysa çok sevdiğim değer verdiğim kişydi.ben ona sen müsait olduğunda çağrı at yeter derdim .onunbile yapmamıştı..çok üzülmüş istenmediğimi düşünmeye başlamıştım ..çünkü aylar oluyordu geleli bir hatrımı sormamıştı..şeytan sürekli fıs fıslıyordu.. sen hep arıyorsun bak o seni istemiyor diye ..

    enson iyi düşünmeye başladım belki…….olmuştur.yada şu ………sebepten aramadı diye nefsimii yenip aradım..iyikide armışım..benim ilk düşündüğüm gibi değilmiş..aslında ben hep ardığım için o sürpriz yapmak istemiş(benim telf dakika ile onun kocası pek kontör yüklemiyormuş hep eşinden ararmış başkalarını) ama geç kalmış..o bir fırsatını bulup aramayı istemiş ..çağrı atmayı değilde kendi aramayı istemişti..tabiiki sevindim beni hep düşündüğünü aslında aylardır aramak istediğini söyledi..oysa ben ilk faklı düşünmüştüm..tabii onada söyledim ve beraber gülüştük..aslında herzaman hüsnü zanla baksak çok raht oluyor..inşallah hep olumlu bakarız ..hüsnü zan ile…

    • "Demedi Deme" diyor ki:

      “Zannetme, farzetme SOR”

      Evliliklerde ve sosyal ilişkilerde yaşanan sıkıntıları çözecek formül.

      Formül olduktan sonra gerisi kolay. Problemi çözmek için kişiye düşen sayıları yerine koymak.

      Tabi nefsin ve şeytan müsade ederse.

      “Euzubillahimineşşeytanirracim ve müennes”

      • hasret diyor ki:

        Demedi Deme cevabım sizeydi sanırım yanlışlık yaptım :) yukarıya yazıldı ..

      • nagehan ipek diyor ki:

        Pozitif düşünmenize konuya getirdiğiniz çözüm ve formüllere inanın bayıldım.Harikasınız olumlu düşünen insanlar ve önyargısız hareket edip bir çok insanın göremediklerini, görüp pozitif anlamda fark oluşturan insanlar benim ve toplumun gözünde ayrıcaklıklıdır.mutlu günler dileğiyle…

    • nagehan ipek diyor ki:

      Ne mutlu insanlara bakış açınızı hüsnü zan duygusuyla harmanlayıp sunmanız tebrik ediyorum. Sorgulamalar yapmanız farkındalık düşüncesiyle hem hal olmanızı gösteriyor. İnanın bu pencere yol almanıza çok yardımcı olacaktır. sevgiler

    • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

      Burada da söyleyeceklerim var izninizle :-)
      Dostuna giden yolu ihmal etme, ayrı(lı)k otları biter diye bir söz vardır.

      Tabi ki hüsnü zan esastır.Bunu teslim ettikten sonra bu arkadaşınız sizi (aynı şehirdeyseniz) dolmuşa binip ziyaret etmesi mümkündü. Mektup yazabilirdi.Bazı işlerde zaman esastır. Zamanında yapılmadıktan sonra pek tadı kalmaz. ilişkiler sadece lafla değil pratikle ilgi ve alakayla, acıyı sevinci paylaşmakla düzenli olarak beslenmelidir. Beslenmeyen ilişkilerde kurur gider. Beslemediği korumak için emek ve çaba sarfetmediği sevgiden mevye devşirmeye çalışmak, kuru kavak ağacının üstüne konup öten bülbül misalidir. Sınavdan geçmeyen sevgiler sadece kuru bir iddiadır. İnsanların önceliklerinde varsanız inanın sizi gecenin saat üçünde arıyor kapınıza kadar geliyorlar. İşini görüyorsunuz. Ama sizi mevsimlik dostlar listesine almışsa işi bittikten sonra ortadan kaybolurlar.

      Birde tecrübeyle şunu tesbit etmişim ki,
      Kendinizi asla sevdirmeye çalışmayın.Sevilmeye bırakın.Sonuç Allah’a aittir.Bazen üzerinize düşenleri fazlasıyla yerine getirmenize rağmen sizi sevmeyebilirler. Önemli olan yapmanız gerekenleri yapmış olmanızın ve yapmamanız gerekenleri yapmamış olmanızın verdiği vicdan rahatlığıdır.Bunu bildikten sonra gerisi çok önemli değil.

      Şunuda ilave ederek bitireyim.Devir cilalı imaj devridir. ülkemizde çerçeve, resimden daha değerli olarak algılanır.
      Hayatın boyunca gerçek iki dost bulabilirsen ve iki kişiye gerçek dost olabilirsen BAHTİYARSIN.Diğerleri ahbap yada çevredir.

      • hasret diyor ki:

        SAYGI DEĞER SÖZÜN ÖZÜ;
        yine doğru tesbitler yapmışsınız ancak herşeyi orada yazmadığım için sanırım açık kapı bırakmış oldum :)

        ben arkadş dediğim insanlara 1 -2 adım giderim hiç gocunmam ..ama bunun sınucunda karşımdaki 1 adım bile gelmeyi tenezzül etmiyorsa bir daha o adımı atmam ve o kişiyi arayıp.sormam..bu yukarıda verdiğim misaldeki dostum her şeyi rahatlıkla anlatabileceğim en iyi dostum,sırdaşım ,arkadaşımdır…

        şöyleki kendisiyle aynı şehirde yaşıyorduk ve eşlerimiz de arkadaş..sonra benim oturduğum şehirden taşındılar ..istanbulda ikamet ediyor..bense başka şehirdeyim..oyüzden hemen her istediğinde gelemez,çocukalrı var okula giden..ayrıca her bu şehre geldiğinde bana gelir..eşimde istanbula her gittiğinde hep oraya gider..
        aslında çok güvendiğim ve sevdiğim için önemsedim..yoksa başkası aramış sormamış umrumda değil..”insanın sevdiğine nazı geçermiş..”

        bu hanım arkadaşım ilk adamı attı..o benimle bazı sıkıntılarını paylaştı. o arayıp sorardı( aynı operatördeyken)..daha sonra bir gün çok sıkıntım olduğunda yine arayan destek olan ve evliliğimi kurtulmasına sebebiyet veren iyi yönde telkinler veren o arkadaşımdır..”o dostum canım arkadaşımdır..’bana bir ablanın bir kardeşin ancak yapacağı iyiliği desteği verdi..aynı şekilde oda birtek bana anlatır ve dertleşiriz..
        benim böyle bir insana suizan beslemem çok yanlış diye düşündüm.. iyi günde herkes dost olur..mühim olan kötü günde insanın bir dostu olmasıdır..dost kara günde belli olur..ben bu dostumu şeytanın verdiği bir iki fıs fıs la kaybedip nankörlük etmem… zaten’kusursuz dost arayn dostsuz kalırmış” :)
        selametle kalın

  5. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    Emek harcanmadan elde edilmiş bir sevgi HAKSIZ KAZANÇTIR.

    • nagehan ipek diyor ki:

      Fikrinize saygı duyuyorum. Fakat okurken keşkelerim oldu. Mesela sevgiyi emek ve kazanç kelimelerine hapsetmeseydiniz.

      • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

        Pratik hayatta hiçde geçerliliği olmayan ancak kulağa hoş gelen fikirleri savunmak bize ne kazandırır ki? içinde alın teri ve göz nuru bulunmayan sevgi kuru bir iddia değilmidir? Acıların ve sevinçlerin paylaşılmadığı bir ortamda seni seviyorum, seni seviyorum demek, cırcır böceklerinin kuru kuru ötüşüne benziyor. Ama karınca çalışıyor, tezini doğruluyor. Sevgi saygıyı, saygı kaygıyı doğurur.Seven insan sevdiğine saygı duyduğunu her haliyle gösterir. Sevginin kalitesine göre kaygı vardır.Sevgi kaşıkcı elmasından daha değerlidir.Şu halde ihtimamla alınteri ve göznuru dökerek korunması gerekir.

        Seven insan sevdiğini kaybetmemek için kaygı duyar. Necip Fazıl; “Sevmek uçurumun tepesine çıkmaktır.Oraya çıkan düşmekten korkar diyor. Lafla sevgi olmuyor. En güzel sözcüklerin algı değeri iletişim açısından yüzde on, taş çatlasın yüzde onbeş. Tavırlar, bedenin kelimeleri olan tavırlar herşeyi belirliyor. Bir insanın sevgisini kuru sözcüklere hapsetmeside bana cırcır böceğini hatırlatıyor.

        Cevap yazdığınız için ben teşekkür ederim.Selam ve dua ile.

        • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

          “Sevmek bir dağın zirvesine çıkmaktır, oraya çıkan düşmekten nasıl korkmaz”
          Cümle böyle olacaktı, yanlış yazmışım.Düzeltiyorum.

        • desperate diyor ki:

          Sayin Sozun Ozu ne kadar guzel yaziyorsunuz zevkle okuyorum. Edebi bir diliniz var.

          • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

            Saygıdeğer desparet hanım,
            Zarif iltifatınız için ben teşekkür ederim. Bildiklerimi paylaşmaya çalışıyorum. Bende sizin bir çok tesbitinizi çok beğeniyorum. Hayatın cenderesinden geçmiş tecrübeli deneyimli insanların bakış açısını hemen hissederim.Çünkü derin acılar yaşamışlardır, bilgileri pratiğe dayanmaktadır. Sizin bir çok tesbitinizi çok beğeniyorum. Mesela, evlilik sultanlıktır yazısında cevaben yazdığınız yazı çok harikaydı.

            “Canım sen bir evlen, bir kayınvalidenle tanış, gerçek yüzlerini gör, nişanlının evlendikten sonraki tavırlarına bak ondan sonra gel evlenmek sultanlıktır diye anlat. Evlenmemiş hiç kimse evlilik hakkında ahkam kesemez keserse hayal kırıklığına uğrar. Hiç kimse mutsuz olmak için, hergün kavga etmek için ya da boşanmak için evlenmez, herkesin ümitleri hayalleri vardır. Evlenmeden öncesi süreç mükemmel hazırlanmış pazar kahvaltılarına benzer, biran önce oturup yemek istersin, bittikten sonra ise yediğin börekler, krepler midene oturur.”

            Rabbimize emanet olalım.

Yorum yapın

Ayın Konusu

Mutluluk

Röportajlar

Özkan Öze İle Mini Sorular

Mini sorularımızı  "Merak Ediyorum Serisi" nin yazarı  Özkan Öze'ye sorduk bu kez. Yazarın Tarık Uslu ismiyle Acayip Kitaplar serisi de çok eğlenceli. En son "Daha da Küçükler için Merak Ediyorum" ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Allah erkeğin eşi ile muhabbet etmesinden memnun olur, bundan dolayı ikisine de sevap yazar.Ve rızıklarını arttırır. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk

ONLARDAN; SEVMEK, KAYBETMEK VE İYİLEŞMEK ÜZERİNE ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk, yayınlandığı 2007 yılından beri çok satanlar listesinden çıkmamış ve temel eser haline gelmiş bir kaynak. Bruce D. ...
Devamını Oku