Defterleri Karıştıralım

14 Ağustos 2017Not Defterimden60 Yorum »

7502_buyukÇocukAile’nin Değerli Okurları! Haydi not defterlerinizi açın ve paylaşın.

Güzel söz, anı, fıkra, yemek tarifi, sevinçleriniz, üzüntüleriniz, heyecanlarınız…

Not defteri tutmayanlar da bu vesile ile tutsunlar, kaydedilmeyenler kaybolur. Önemli şeyleri ya da beğenilen şeyleri yazma alışkanlığı edinmek güzeldir.

 

Not: Deftere yazmayıp kafanıza not ettiklerinizi de paylaşabilirsiniz.

 

Okunma Sayısı : 3.278

Yorum yapın

“Defterleri Karıştıralım” için 60 Yorum

  1. Sadece Fatih diyor ki:

    Babasının bir arkadaşıma olan öğüdünü ve yaşanan gerçek bir olayı paylaşmak istiyorum.

    Babası arkadaşa dermiş ki evladım bir yumurta kadar bile fazladan malın olsa o sana fazladan dert olur. Acaba kırıldımı, çatladımı diye kuruntu yaparsın.

    Gerçek hikayemiz de şöyle. Zengin bir adam ve yanında ise orta yaşlı bir çalışanı var. Bir gün mecburiyetten evlerinden uzakta aynı odada gecelemek zorunda kalıyorlar. İkisi uyumak için yatıyor. Derken çalışan gece bir bahaneyle uyanıyor ve zengin adamı oturur vaziyette kendisini izlerken buluyor. Zengin adam çalışanına diyor ki ne kadar güzel uyuyorsun. Çalışan şaşırıyor. İnsanlar gece olunca uyur hani bunda şaşılacak ne vardır diyor. Zengin adam ise ben diyor yıllardan beri uyuyamıyorum. Yarın şu kadar ödemem var şu kadar yeri idare ediyorum diye anlatıyor.

    Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz dünyalık hırslar ve nimetler birer külfet olarak dönüyor bize aslında ama farkına varamıyoruz. Boşuna tükenmez hazinedir kanaat denmemiş ya…

  2. gulpembe diyor ki:

    “Insanlar 4 kisimdir. Namerd(korkak),merd(insan,kisi) civanmerd(kahraman) ferd(essiz,tek)

    Namerd; yalniz dunyayi isteyen
    Merd; ahireti de isteyen
    Civanmerd;hem ahireti hem Hak’ki isteyen
    Ferd;yalniz Hakki isteyen”
    (Abdullah-i Dehlevi hz.)

  3. gulpembe diyor ki:

    Futuhul gayb/El-fethu’r Rabbani(A. Geylani)’den

    “Sana;Sana;yine Sana!Allah’i Allah’i yine Allah’i tavsiye ederim. Hakiki necat bu; kurtulus budur! Aman ha aman; ademoglullarinin basina gelen her turlu bela Rabbinden sikayet etmesi yuzundendir. O rahman ve rahim den nasil sikayet edebilir ki? Merhametlilerin en merhametlisi O’dur;hukmedenlerin en isabetlisi O! Hikmet sahibidir,herseyden haberdardir. Sefkati ve acimasi coktur.pek lutufkardir,kullarina asla zulmedici degildir. Hikmet ehli,sevgi dolu, musfik, mulayim ve candan bir doktor misali…

    Takva, kalbinin icindekileri bir tepsi icine koyman, sonra bunu carsida gezdirmen ve bundan hic utanc duymamandir.

    Allahin kaderi ve tasarrufu gelince,O’na karsi sus ki sayisiz lutuflarini goresin. Hakim Calinus’un oglunu hic duymadin mi? Nasil dilsiz ve akilsiz numarasi yapmisti da butun ilimleri ogrenmisti. Cok sacmalayip Allah’la tartistigin ve Ona itiraz ettigin icin himet-i ilahiye senin kalbine gelmiyor.

    Gonul genisligi ve kalp temizligi istiyorsan insanlarin soylediklerine kulak asma, sozlerine aldirma. Bilmez misin ki onlar Yaraticilarindan bile hosnut degiller, senden hic hosnut olurlar mi?..Allahin rizasini elde etmek icin insanlardan gordugun dertlere gogus ger. Seni imtihan ettiginde her turlu belaya tahammul et. Bu, Allahin seckin kullarina degismez tavridir.

    Munafiklikla, guzel ve etkili konusmakla,…Allah tarafindan eline hicbir sey gecmez.butun bu yaptiklarin nefsinden, seytanindan, insanlar arasinda serefli bilinmen,dunyayi onlardan istemenden dolayidir.

    -Dogruluk Allahin yeryuzundeki kilicidir.her neyin uzerine konursa keser.
    -Lokmani,hirkani,kalbini temiz tut.boyle yaparsan safa bulursun. Tasavvuf “safa”kokunden turemistir.
    -Allah disinda seni seven hickimse yoktur.cunku Allah seni senin icin sever,baskalari ise kendileri icin
    -Erenlerden biri, “benden bana ne?” demis , ne guzel demis..kul da,sahip olduklari da Allaha aittir… kaderinden razi ol.

    Allah seni zorda birakir ki, dua edesin.Allah duada israrci olunmasini sever.butun kapilari kapatir ki, onun kapisinda durasin.tipki evinin kapisini cocugunun yuzune kapatip onu iceri almayan, komsularina da ne olursa olsun ona evlerinin kapilarini acmamalarini tenbih eden bir anne gibi. Cocuk yoneldigi her kapiyi kapali gorur.sonra annesinin kapisina geri doner. Allah da kulunu kendine geri dondurmek ve insanlara bel baglamayi birakmasi icin ona butun yollari daraltir.

  4. gulpembe diyor ki:

    Nihat Dagli/Cikar Sokak’dan

    “…hayatimda cok onemsedigim birsey var, 12 yasinda ailemden ayrilmis olmam…pesimi birakmayan birsey bu, irgalayip duruyorum. 12 yasinda ailesinden kopmus bir cocukla yasamaya devam ediyorum..

    Mutluluk dedigimiz sey, problemsiz olma hali degildir. Yasadiklariniza bir anlam buluyorsaniz mutlusunuzdur…

    Hayatin imkanlari icinde eksiksiz birsey gerceklestiremeyiz. Sonsuzlugu isteyen tarafimizi doyuramayiz.hep boyle biraz cozumsuz kalacagiz.

    Gecmisten alintiladigimzi cumleler ve kendimizce bir hayat ongoren ideoljik okumalar hastalikli hayati cogaltiyor. Tenimizden ve kalbimizin kuytularindan hissetmedigimiz bir hayata elbise diktigimizden, hayat uzerimizden sarkip duruyor.

    Soru soran iki insan vardir. Cocuklar ile icindeki cocugu diri tutan bilgeler. Arada kalanlar yani sormayanlar yasayan cansizlardir.

    Bir “kiyiperverim”. Kiyinin yuzu hem iceriye hem de disariya donuktur, girebiliyor ve donebiliyorsunuz. Bu insana bir ozgurluk veriyor. Kendinizi tututklu hissetmiyorsunuz.

    …Ihtiyacimizin ve degerli olanin ne oldugunu sanki birileri belirliyor.deger atfedilen seye sahip olmak icin cok seyimizden vazgeciyoruz.ancak kazandigimiz seyin cok fazla degerli olmadigini gorunce de sasiriyoruz.”

    • gulpembe diyor ki:

      Kemal Sayar/Sufi Psikolojisi’nden

      ….Hayata hayret nazariyla bakmak ve boylece kainati ve insan nefsini saran guzelligi fark etmek, bu yolculugun ilk adimi.bu bir ask yolculugu ve “zafer degil sefer”ilkesine dayaniyor.

      …nefsi kendi elinde kar gibi eritmeyenin elinde, din kar gibi erir.

      …ruh karanlik icindeyse , yolunu bulmak icin aklin aydinligina ihtiyac duyar. Fakat ruh aydinlanmissa kimse aklin kandilini aramaz….
      (kitap henuz bitmedi, okudukca yazarim insallah)

      • gulpembe diyor ki:

        …Tevbenin ilk duzeyi, kisinin sucluluk ve pismanlik duygularina izin vermesidir.psikoterapide de, kisinin degisime motive edilebilmesi icin yapici bir sucluluk duygusu ve anksiyete gereklidir.

        …Bu mursid-murid iliskisi, davranissal acidan formalite ve otoriteyi onermekteyse de , mistik gerceklik acisindan hic de oyle degildir. Iki nefis iletisim kuruyordur;biri verir ve yonlendirir, digeri alir ve ilerler. Murid bir emre itaat ediyor degildir;gelisimsel degisikliklere aciktir, o kadar.
        Murid kendini ne kadar aşarsa, murside o kadar az ihtiyac duyar.bu irsad bir yeniden dogusu getirir, pir bu yolda sadece bir aktarim islevi gorur.

        Bir put arayan izleyiciler vardir…kimi zaman bilge bir lider bunun bir rol oldugunun, kendisinin ,izleyicilerinin bagimlilik ihtiyaclarini gidermek icin secildiginin farkina varabilir, firsat buldukca bu rolden kurtulmaya cabalar. Fakat cogunlukla, role bagli kalir,gucunu pekistirir ve kendisine bagimliligi daha fazla tesvik eder.

        Gazaliye gore insan,tutku ve durtulerine maglub olabilecegi icin eksiktir.Ancak akil ve zekanin tutkulara gem vurmasiyla olgunlasir.

        …Bu noktada Gazalinin ic kavgasi siddetlenir. … (Gazali); “boylece, recep ayindan itibaren, alti ay kadar bir sure bir taraftan dunyevi tutkular diger yandan dini emeller arasinda bolunup kaldim…kadere teslim oldum. Allah dilimi bagladi ve ders vermeme izin vermedi. Ogrencilerim icin ders vermeye devam etmek istedim ama nafile, sanki dilsiz olmustum.mahkum oldugum sessizlik beni siddetli bir umutsuzluga saldi, midem zayifladi,istahimi yitirdim…oylesine elden ayaktan dustum ki, beni kurtarmakta caresiz kalan doktorlar,fesat kalpte ve oradan butun organizmaya yayilmis; bu agir uzuntunun sebebi bulunmadikca hic umut yok, diyorlardi.”…
        Gazalinin siradan sebeplerden degil, varolussal arayislardan dolayi bir depresyon gecirdigi cok acikti.hayat anlamini yitirmisti.

        Bir kimse, gunahlarindan duydugu pismanligin icinde yuvarlandikca, onlari tekrarlamaya daha fazla meyleder.bu durum, Heraklitus tarafindan ileri surulen,zitlarin cekimi genel prensibine bir ornektir. Bu prensibe gore, eger bir seyin asirisina ulasmaya cabalarsaniz, tam tersini elde edersiniz.

        Esir kamplarindaki yasamda, fiziksel ve zihinsel butun ilkelligine ragmen, manevi yonden derinlik kazanmak mumkundur. Yogun entellektuel yasama alismis hassas insanlar cok aci cekebilir -ki bu insanlar genelde hassas bunyelidir-,fakat bunun ic dunyalarindaki tesiri daha az olur. Onlar, cevrelerini saran butun olumsuzluklarin arasindan, hayata, zengin ve rahat bir icsel dunya ile katilabilme yetenegine sahiptirler.

        Insanin varolusunun gercek amacini “kendini gelistirme” denilen kavram icerisinde bulmak mumkun degildir.insanin varolusu, aslinda, kendini gelistirmekten ziyade, kendini aşmaktir.

        Psikiyatriyi kisitlayan en buyuk problem, onun hastalarina ‘anlam’i saglayacak uygun bir teorik cerceveden yoksun olmasidir. Psikiyatri cogunlukla isin uzmanlarina dahi ‘anlam’sunmakta basarisizdir.

        Sufiler, insanligin psikolojik olarak ‘hasta’ oldugu, cunku insanlarin gercekte kim olduklarini ve durumlarinin ne oldugunu algilamadiklari iddiasindadirlar. Insanlar kör yahut uykuda’dirlar.cunku, kismen benlik kavgasi ,hirs, korku gibi sufli kapasitelerini fazlaca islettikileri icin ,iclerinde sakli yuksek kapasiteleri az gelismistir. Alginin gerekli oldugu duzeye getirilmesini ‘uyanis’olarak adlandirirlar;alginin kendisi ise ‘ilim’dir.

        Hakiki irfani bilgi, tamamiyla farkli birseydir.Ona, herhangi birinin omuzlarina basarak varilamaz. Sadece ruhun derinliklerinde herhangi bir araci olmaksizin bilinen sey, kelimenin tam anlamiyla irfanidir. Kimse boyle bir bilgiyi baskasina diger bilgiler gibi aktaramaz. Okumak veya ilim tahsili ile de mutlaka ele girmez. Kiside cok uzun zihni talim ve gayret sureci, ayrica nefsi ve kalbi arinma ile aciga cikartilabilir.

  5. İkra... diyor ki:

    Dostum…
    Güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma….
    Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de…
    Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
    Yolcuya bakıp, yolunu tanıma.
    Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.

    Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil;
    Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
    Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal…..
    “En doğru yol: en dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyorlar.
    Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.
    Aldırma….

    Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.
    Dikenine katlanmaktan söz edenler, aşıkmış gibi davrananlardır.
    Gerçek aşık olanlarsa, dikenini de sever.
    Dostum, yollar yürümek içindir.
    Fakat, şu gerçeği de hiç unutma:

    Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.
    Yol boyunca; yola çıkıp da yürümeyenleri,
    Yola oturup, gelen-geçenin ayağına çelme takanları,
    Yoldan metafizik uyuşturucularla keyif çatanları,
    Tel örgülerle çevirdiği yolu kendisine zindan edip volta atanları,
    Maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı gidip, 50. metrede yola yatanları,
    Yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zor atanları,
    Yürümeyi bırakıp, yol-yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları,
    Ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları,
    Beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları,
    Yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin… Göreceksin dostum…
    Aldırma, yürü.
    Halil Cibran.

  6. İkra... diyor ki:

    Halil Cibranin çok sevdiğim bir şiiri

  7. Smy diyor ki:

    “Yeis öyle bir bataklıktır ki düşersen boğulursun,
    Azmine sarıl sımsıkı bak ne olursun.” (Mehmet Akif Ersoy)
    Lisedeyken kendime sık sık söylediğim bir sözdü… 😊

  8. Sadece Fatih diyor ki:

    İnsan hayatı yelkenli gemi gibi. Her ne kadar dümeni olsa da rotasını, kaderini esen rüzgarlar belirliyor. Dümenini istediğimiz yöne çevirsek bile bazen rüzgar bizi istediğimiz yere götürmüyor. Ya istediğimiz rüzgarın gelmesi ümidiyle durup demirliyoruz, ne zaman eseceğini bilmeden; ya da bırakıyoruz kendimizi rüzgarın akıntısına, nereye götüreceğini bilmeden. “Keşke”ler, “iyiki”ler havada uçuşuyor esen rüzgarlarla beraber.
    İnsanoğlu herşeyden keyif almak istediği gibi yolculuğunun keyifli geçmesini istiyor. Arada sırada bazı limanlarda kendi isteğimizle demirliyoruz durup dinlenmek için ya da rüzgarlar bizi istemediğimiz limanlara demirlemeye mecbur bırakıyor. Bu limanların bazıları yolculuk hatıralarında “keşke”ye dönüşürken bazıları da “iyiki” ye dönüşüyor.
    Bu yolculuklarda insanların rotası başta birbirinden farklı olsa da bazen kendi istekleriyle rotalarını değiştirip başka insanlarla kesiştiriyorlar, ya da bir rüzgar esiyor hiç düşünmediği rotalarda beklemediği insanlarla aynı yolda ilerler oluyor. Bazen bir fırtına kopuyor, yolları kesişen insanlar bir anda saçılıveriyorlar herbiri ayrı kıyıya. Her insan rotasında birşekilde ilerliyor. Bazen fırtınalar, bazen akıntılar bazen de durgun sular. Kiminin yolculuğu uzun oluyor, kiminin ki kısa. Kiminin rahat geçiyor, kiminin sıkıntılı.
    Ama sonuçta insanların rotaları, demirledikleri limanlar her ne kadar farklı olursa olsun hepsinin demirlediği son liman hep aynı oluyor. Geriye ise son limana gelene kadar yapılan yolculuğun hatıraları kalıyor.

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Malum sosyal paylaşım sitesi arada bir defterleri karıştırıyor, anılarımızı görüntülüyor, üç sene önce yazmışım :)

    • Feyza diyor ki:

      Rotamizda ilerlerken, yelkenlimize istikameti bilen yolculari alabilmemiz de bir o kadar muhim. Son limanda indikten sonra hangi meskene yuruyecegimize dahi tesir edebilir yelkenlimize aldigimiz dogru veya yanlis yolcularin istikameti ve hayatimiza biraktiklari tesir.
      Bu yuzden yol arkadasini iyi secmeli insan ki, rotayi sasirip yanlis meskene dogru yol almasin. Bazen yalniz yol almak kotu yol arkadasiyla yol almaktan ehvendir.
      :)
      Bir ara ben de defterlerimi karistiracagim insaallah.

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Rotamızın doğruluğu için pusulamızın haritamızın yol tariflerinin doğruluğu önemli. Bir de cebinde mıknatısla binmeye çalışanlar oluyor bilerek ya da bilmeyerek. Ya kardeşim bununla binersen pusulamız sapıtır diyoruz anlatamıyoruz. Şu ellerinde çekiçle keskiyle gelenlerin şerrinden de Allah korusun, gemiyi delerler kaşla göz arasında…

  9. Sadece Fatih diyor ki:

    Kurban Bayramında kurban edilen hayvanlar Allah’a bir kurban sunmakla berber aslında dünyaya olan sevgimizin kurban edilmesinin bir sembolüdür diye anlatmıştı zamanın birinde bir hoca.
    Dünyaya olan sevgimizi kurban edebilmek dileğiyle tüm site yazarları, okuycuları ve yorumcularının kurban bayramları mübarek olsun, sevdiklerinizle beraber huzurlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle, iyi bayramlar.

  10. Feyza diyor ki:

    TESRIK TEKBIRLERINI UNUTMAYALIM.

    • Feyza diyor ki:

      Basta Sema abla ve her ne kadar yazarlik bakimindan aramizdan ayrilsa da okuyucu konumunda olduguna emin oldugum Tuba ablamin, Ziyaeddin Halid beyin ve butun site ekibinin Kurban Bayramini tebrik ederim.
      Yine isimle zikretmek istedigim,
      Abdullah Bir abi, Fatih bey, Cihad abi, Yahya bey, Suleyman bey, Adem bey, Ferhadi bey, burada olmasa da okuduguna inandigim Azmo kardesim, Halil Mumin bey,
      Hanimlardan Nisa hnm, Meryem hnm, Zeynep hnm, Umutlu hnm, Kevser hnm, Hanne hnm, Sennur hnm, Seysey hnm, Gelincik, Gulpembe hnm, Rayiha hnm, A.D. hanim, Smy hnm, Hasret hnm….
      Ismini zikredemedigim okuyucu ve yorumcu kardeslerimin de Kurban Bayrami insaallah hayirlara vesile olur.
      Insaallah bayram sonrasi bekarlarin mutlu ve hayirli haberlerini aliriz. Bu mubarek gecelerde bol bol dua edel hem kendimize hem birbirimize. Insaallah makbul olur.
      Hayirli Bayramlar.

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Allah razı olsun Feyza Hanım.

        Sizin de bayramınız mübarek olsun :)

        İyi bayramlar.

      • seysey diyor ki:

        Bilbukabele

      • Sennur diyor ki:

        Allahrazi olsun Feyza hanim kardeşim, 😊inşallah seneye bayrama tüm bekar kardeşlerimiz gönül muradına ermiş olarak girerler . selam ve dua ile …..

      • .../nisa diyor ki:

        Feyza hanım,

        Allah razı olsun sizin ve bütün ümmeti Muhammedin kurban bayramı mübarek olsun. Hayırlısı İnşaAllah. Bütün bekarlar aklımda dua ediyorum. Benim genellikle direkten dönüyor hayırlısı :)

      • U-mutlu diyor ki:

        Senin de bayramin mubarek olsun Feyzacim❤
        Birdahaki bayrami evli olarak karsilaman dilegi ile💑

      • hasret diyor ki:

        Sagol feyza kardesim .seninde ve bu sitede emeği geçen herkesin bayramı mübarek olsun…

      • cihad diyor ki:

        Feyza Hanım kardeşime,

        Ben de sizin bayramınızı tebrik ederim. Bu bayram hayırlara vesile olur insaallah.

        Taziye,hac yolcularımız,bayram ve yoğun kışlık hazırlığımızdan dolayı siteden biraz uzak kaldım. Gerçi üzerinden çok zaman geçti ama sorduğunuz soru ile ilgili hiç bilgim yoktu hatta o hastalığı ilk defa sorunuzda gördüm. Neyseki arkadaşlar ayrıntılı bilgi verdiler.
        Allah hakkınızda her daim hayirlisini versin inşaallah.

        Selametle…

        • Feyza diyor ki:

          Allah kolaylik versin Cihad abi. O mevzu benim nezdimde kapandi. Allah cumleye en hayirlisini nasip etsin.
          Ilginiz icin tesekkur ederim.
          Selametle.

      • halil mümin diyor ki:

        Feyza hanım ;
        Teşekkür ederim beni de hatırladığınız için…
        Burda bulunan tüm arkadaşlarımızın kurban bayramı mübarek olsun.
        Allaha emanet olun

      • Gelincik diyor ki:

        Kuzummmm Feyzacımmmm çoook teşekkür ederimmmmmmm hatırlanmak çok güzel senin de bayramın mübarek olsun daha nice bayramlar görmek umuduyla … Esen Kal … 😙😙💕💜🌹💖😙💕💜🌹

        • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

          “Gelincik” hanım kardeşim, bu tip yorumları kaç defadır yapıyorsunuz. Sakın yanlış anlamayın kalbinizde kırılmasın. Feyza kardeşimize aşırı muhabbetiniz olabilir. Fakat bu site ciddi bir site. Bu tarz yorumlar olmuyor burada. Size tavsiyem site yönetiminden rica edip feyza kardeşimiz veya varsa başka muhabbetinizin olduğu hanımların eposta veya tel no’larını alın ordan istediğiniz söyleyin. Bu benim şahsi kanaatim açıkçası rahatsız oldum. Bu yüzden de belirtmek istedim. Çünkü bu sitenin ciddiyetini ve seviyesini kaybetmemesini istiyorum. Ulu orta sevgi sözcükleri hiç hoş durmuyor.

          Not: bana cevaben yorum yazarsanız da cevap vermeyeceğim. yoğunum uğraşlarım çok ara ara siteye bakıp yorumlara göz atıyorum zaten bir süredir yazmıyorum yine bir süre daha yazmayacağım.

          Vesselam…

          • Gelincik diyor ki:

            Bir erkeğe yazsam neyse de (Ki asla yazmam) yazdığım Feyza Hanım beyefendi. O rahatsız olursa bana bildirir ve bir daha bu şekilde onunla konuşmam. Evet Feyza Hanım’a bir muhabbet duyuyorum ve onun yorumlarını beğenerek takip ediyorum. Normalde de muhabbetli bir insanım ve bunu belli ederim ama arkadaşlarıma ve aileme. Yerimi bilirim yani. Siz belli etmemeyi tercih edebilirsiniz bu sizi bağlar. Ama benim kişiliğim böyle. Sizin rahatsızlığınız beni zerre ilgilendirmiyor. Muhatabım Feyza Hanım. Rahatsız oluyorsanız okumazsınız. Sitenin ciddiyetine gölge düşürdüğümü de zannetmiyorum. İnsanın şevkini kıran normalde pek rahatsız olunmayacak bu tarz şeylerden rahatsız olan çıkıyor sizin gibi bi kaç tane. Cevap yazın ya da yazmayın keyfiniz bilir.

          • Feyza diyor ki:

            Gelincik hnm,
            Samimiyetinize inaniyorum. Benim acimdan herhangi bir problem yok, zaten yazilan yorumlar Sema ablanin ya da baska bir editorun onayindan gecerek filtrelendigi icin bir mahzuru oldugunu zannetmiyorum. Olanlar yayinlanmiyor.
            Azmo kardes ise, belki aramizdaki muhabbeti bilmeyen kisiler okudugunda buranin gayriciddi bir ortam oldugu kanisina kapilabilirler endisesiyle ikazda bulunmustur. Gorusune saygi duyuyorum. Dilerseniz mailimi Sema abladan isteyebilirsiniz. Ben de size muhabbetlerimi iletiyorum. :)
            Allah’a emanet olun.

          • .../nisa diyor ki:

            Ahir zamanda Müslüman olmak bey,

            Yorum yazan kişilerin içinde duygularını en doğal dışa vuran Gelincik hanım geliyor. Bence burada hanımların hanımlara, erkeklerin erkeklere muhabbetini samimiyetini ifade etmesinde sorun yok ben ciddiyetsizlik algılamadım. Herkes makale türünde bilgiler yazacak diye bir durum yok burası okul gibi herkes yorumuyla faydalı olabilir Gelincik hanımda pozitif olarak faydalı oluyor.

            Sizin dediğiniz durum karşı cins arasında olursa bu sitenin ciddiyeti kaybolabilir başka yönlere kayabilir.

          • Gelincik diyor ki:

            Sağol Feyzacım çoook teşekkür ederim ben bir insanı boşuna sevmem zaten hani erkek olsan anlayacağım ama ben de karşı cinsle nasıl konuşacağımı bilen biriyim iki genç kızın muhabbeti a 😀😀😀 Allah’a emanet ol en kısa zamanda mailini alacağım Ins 🌹🌹 Esen Kal …

          • Gelincik diyor ki:

            Desteğiniz için çok teşekkür ederim Nisa Hanım 😊😊 Geçmiş bayramınız mübarek olsun 🌹🌹 Esen Kalın …

        • .../nisa diyor ki:

          Gelincik hanım,

          Sizinde geçmiş bayramınız mübarek olsun.

  11. Ferhadi diyor ki:

    Adam yaşama sevinci içinde
    Masaya anahtarlarını koydu
    Bakır kaseye çiçekleri koydu
    Sütünü yumurtasını koydu
    Pencereden gelen ışığı koydu
    Bisiklet sesini çıkrık sesini
    Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu ( Edip Cansever)

    • Smy diyor ki:

      Teşekkür ederim Feyza hanım Ben de sizin ve tüm yazar, yorumcu ve okuyucuların kurban bayramını tebrik ederim. Hayırlı Bayramlar. Hayırlı Cumalar… 😊

  12. Ferhadi diyor ki:

    Şiir şuuru ve süruru getirir: Rabbim, bir gök verdin ki bizlere
    Rahatlanır kalbimiz her an yeniliğinden
    O kadar sade, aydınlık, sonsuz,
    O kadar kendiliğinden ( F. H. Dağlarca)

  13. hasret diyor ki:

    Kadın kendi başına ne gül goncasıdır ne de diken
    Koklamasını bilirsen gül,tutmasını bilmezsen diken..
    (Refik Halit Karay)

    • Sennur diyor ki:

      😊😊😊

    • cihad diyor ki:

      Hasret Hanım,

      Bu sözün mutlaka bir hakikat yönü var ancak çokça yanlış ve zararlı bir ifade olarak görüyorum. Daha doğrusu bu manaya muhtaç bir erkeğe hususi olarak söylenmesi ve onu eşine sahip çıkmaya teşvik edilmesi dışında, umuma teşmil suretinde burada bir hanımefendi tarafından paylasilmasini yanlış buluyorum. Çünkü bu beyt(söz) pekâlâ kadını temize çeken ve sorumsuzluğa götüren bir manayı içeriyor. Öyle ya erkek benim gibi gülü koklamayi beceremedi. Tutmayı becerebilseydi ne güzel acar ve kokular sacardim diye düşünülebilir. Yani kadının hiçbir sorumluluğu bulunmamakta, bütün kabahat kadını elinde tutamayan erkeğin üzerine bırakılmaktadır. Bu anlayış feminizmin nüvesidir. Kadinlarimizi yanlış bir yola sokması bakımından bu söz son derece tehlikelidir.
      Bu söze mukabil bir erkek olarak şöyle bir karşılık verilebilir “”Erkek sığınmasini bilene fırtınalı denizde güvenli bir limandır.””
      Bu sözü okuyan bir erkek ne düşünür peki. Kadın dediğin sığınmasini bilecek abi ben ne yapabilirim ki o sığınmasını bilemedi. Ve bu tartışma böylece uzar gider.

      Enaniyet buzlarini eriterek hem çocuklarının,hem toplumun istifade edeceği bir havuza sahip olmak varken soğuk soğuk buz çatırtılariyla ömür tüketmek ne kadar acıdır. Halbuki aile kurumu eneleri nahnü yaparak kemale erer ve ivme kazanır. Kubbedeki taşlar misali birbirine meylederek kenetlenip çoluk çocuğa bir gölgelik oluşturulabilir vs. Yani sorumluluk, gayret, fedakarlık, feragat, muhabbet, el uzatmak gibi hususlar ve hasletler çift taraflidir. Ve herkes kendi üzerine düşeni karşı tarafla kiyaslamaladan yapmak durumundadır.

      Not1: tırnak içine aldığım ifade herhangi birinin sözü değildir, mevzuya göre kafadan attığım bir sözdür.
      Not2: Hasret Hanım bu sözü paylaşırken niyeti bunlarmıydı bilmiyorum. Niyeti her ne olursa olsun paylaştığı sözün bu manaları işaret ettiğini ifade etmek istedim yoksa mesele Hasret Hanım değildir.

      • Feyza diyor ki:

        Cok guzel aciklamissiniz Cihad abi. Acikcasi o sozu okuyunca hic bu kadar derin dusunmemistim, hatta itiraf etmek gerekirse hosuma da gitmisti :) ama dusununce gercekten mantikli.
        Aciklamaniz hosuma gitti. Tesekkur ederim.

        • cihad diyor ki:

          Aslında bu sözde bir yanlışlık yok Feyza kardeşim. Yanlış olan yeri ve bir hanımefendi tarafından paylaşılıyor olması. Eğer bir erkek tarafından paylaşılmış olsaydı, hususan hanımına ifade etmiş olsaydı fazilet olurdu. Faziletten de öte güzel bir iltifat olurdu. Çünkü fazilet ve güzel ahlakın cogu nisbidirler yani şahsa, muhataba, zamana ve mekâna göre tebeddül ederler. Mahiyetleri değişir bazen zıttına bile inkılab eder.

          Bediuzzaman bu manayı bir ayetin tefsirinde şu şekilde izah ediyor;

          ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ

          ﺍَﻟَّﺬِﻳﻦَ ﺍَﻣَﻨُﻮﺍ ﻭَ ﻋَﻤِﻠُﻮﺍ ﺍﻟﺼَّﺎﻟِﺤَﺎﺕِ

          {(1): Yalnız ıtlakın nüktesini beyan eder.}

          Kur’an “sâlihat”ı mutlak, mübhem bırakıyor.
          Çünki ahlâk ve faziletler, hüsn ve hayr çoğu nisbîdirler.
          Nev’den nev’e geçtikçe değişir.
          Sınıftan sınıfa nâzil oldukça ayrılır.
          Mahalden mahalle tebdil-i mekân ettikçe başkalaşır.
          Cihet muhtelif olsa, muhtelif olur.
          Ferdden cemaate, şahıstan millete çıktıkça mahiyeti değişir.

          Meselâ: Cesaret, sehavet erkekte gayret, hamiyet, muavenete sebebdir.
          Karıda nüşûze, vekahete, zevc hakkına tecavüze sebeb olabilir.

          Meselâ: Zaîfin kavîye karşı izzet-i nefsi, kavîde tekebbür olur.
          Kavînin zaîfe karşı tevazuu, zaîfte tezellül olur.

          Meselâ: Bir ulü’l-emr, makamındaki ciddiyeti vakar, mahviyeti zillettir.
          Hanesinde ciddiyeti kibir, mahviyeti tevazudur.

          Meselâ: Tertib-i mukaddematta tefviz, tenbelliktir.
          Terettüb-ü neticede tevekküldür.
          Semere-i sa’yine, kısmetine rıza kanaattır.
          Meyl-i sa’yi kuvvetlendirir.
          Mevcuda iktifa, dûnhimmetliktir.

          Meselâ: Ferd mütekellim-i vahde olsa müsamahası, fedakârlığı amel-i sâlihtir.
          Mütekellim-i maal-gayr olsa hıyanet olur.

          Meselâ: Bir şahıs kendi namına hazm-ı nefs eder, tefahur edemez; millet namına tefahur eder, hazm-ı nefs edemez.

          Herbirinde birer misal gördün, istinbat et.

          Madem ki Kur’an bütün tabakata, bütün a’sarda, kâffe-i ahvalde şâmil bir hitab-ı ezelîdir.
          Hem nisbî hüsn, hayr çoktur.
          Sâlihattaki ıtlakı, belîgane bir îcaz-ı mutnebdir.
          Beyanda sükûtu, geniş bir sözdür.
          Sünuhat – 5

          Takdir ve teşekkürünüz için ben de size teşekkür ediyorum. Allah razı olsun.

          Selam ve dua ile..

  14. Denizlili diyor ki:

    Cemaatle Namazda saf tutunca omuzlar birbirine değdiği anda vücut kardeşlik, dostluk , muhabbet hormonları salgılarmış.

  15. U-mutlu diyor ki:

    “Ey can sana daralma gelirse yararinadir.Kaygilanma;surekli yaz mevsimi olsaydi,gunes bahceyi yakar kavururdu”(Mevlana)

  16. Selda K diyor ki:

    Internette Omer Tugrul Inancer’in sohbetini dinlerken durdurup defterime not almistim, birkaci soyle:

    -Kizilmasi gereken seye kizmamak da sessiz seytanlik demektir.
    -Goz gormez, Allah gosterir.
    -3 defadan fazla kapi calinmaz:)
    -Eglenmek yasak degil, oyalanmak yasak.

    Bunlar da Ihya’dan acligin faziletleriyle ilgili:
    -Ne zaman nefsimi Allah icin ac biraksam, mutlaka kalbimde daha once olmayan bir hikmet ve ibret kapisi acilmistir.
    -Aclik buluttur, kul ne zaman ac kalirsa, kalb hikmet yagmuru yagdirir.

    Bir de tabi:
    “Kim Allah’a ve ahiret gunune inaniyorsa ya hayir soylesin veya sussun.”

  17. Yasir diyor ki:

    Hayat bir koridordur. Pencereleri hayat, kapısı ölümdür. Bakacak bir pencere bulamayanlar kendini ölümün kucağında bulur. Ali Şeriati

  18. Sennur diyor ki:

    Kuşlar gibi uçmayi öğrendik, balıklar gibi yüzmesini de .unuttuğumuz tek bir şey var; insan gibi yaşamak….

  19. Aslı diyor ki:

    Daglara bugday serpin Müslüman ülkede kuslar aç kaldı demesinler .
    Hz Ömer

  20. Ferhadi diyor ki:

    Dünya Hayatı ile İlgili Ayetler
    Dünya boş bir amaç uğruna yaratılmamıştır

    Biz gök ile yeri ve aralarındaki şeyleri, boş bir eğlence için yaratmadık. Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, elbette onu katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık öyle yapardık (ENBİYA/16-17)

    Dünya bir imtihan yeridir

    Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık. (İNSAN/2)

    O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır. (MÜLK/2)

    Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz. (ENBİYA/35)

    Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim. (KEHF/7)

    Yoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hali (uğradıkları sıkıntılar) başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlaraöyle yoksulluklar, öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: “Allah’ın yardımı ne zaman?” derlerdi. Bak işte! Gerçekten Allah’ın yardımı yakındır. (BAKARA/214)

    Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri! (BAKARA/155)

    Andolsun ki, biz içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve yaptıklarınızla ilgili haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz. (MUHAMMED/31)

    Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan size eziyet verici bir çok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’dan gereği gibi korkarsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir. (AL-İ İMRAN/186)

    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?

    Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır. (ANKEBUT/2-3)

    Dünya hayatı bir aldanıştır

    Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Allah’ın vaadi muhakkak haktır. Sakın bu dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o aldatıcı şeytan sizi, Allah hakkında da aldatmasın. (FATIR/5)

    Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma. (KEHF/28)

    Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve bir günden korkun ki, baba çocuğuna hiçbir fayda veremez. Çocuk da babasına hiçbir şeyle fayda sağlayacak değildir. Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. O halde dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o çok aldatıcı şeytan sizi Allah’ın affına güvendirerek aldatmasın. (LOKMAN/33)

    Dünya hayatı kısa ve geçicidir

    Kendi içlerinde hiç düşünmediler mi ki, Allah göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre için yaratmıştır? Gerçekten insanların çoğu, Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler. (RUM/8)

    Kendilerine, “Ellerinizi savaştan çekin, namazı kılın, zekatı verin” denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı insanlardan, Allah’tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve “Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Ne olurdu bize azıcık bir müddet daha tanımış olsaydın da biraz daha yaşasaydık?” derler. Onlara de ki: “Dünya zevki ne de olsa azdır, ahiret, Allah’a karşı gelmekten sakınan için daha hayırlıdır ve size kıl kadar haksızlık edilmez.” (NİSA/77)

    Ey Muhammed! Sen onlara dünya hayatının misalini ver. Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkileri (her renk ve çiçekten) birbirine karışmış, nihayet bir çöp kırıntısı olmuştur. Rüzgarlar onu savurur gider. Allah her şeye muktedirdir. (KEHF/45)

    Dünya hayatının misali şöyledir: Gökten indirdiğimiz su ile, insanların ve hayvanların yediği bitkiler birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü süslerini takınıp süslendiği ve sahipleri kendilerini ona gücü yeter sandıkları bir sırada, geceleyin veya gündüzün, ona emrimiz gelivermiştir, ansızın ona öyle bir tırpan atıvermişiz de sanki bir gün önce orada hiçbir şenlik yokmuş gibi oluvermiştir. Düşünen bir kavim için âyetlerimizi işte böyle açıklarız. (YUNUS/24)

    Dünya hayatı bir oyun, tutkulu bir oyalanmadır

    Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı. (ANKEBUT/64)dar derdi olur. (Yunus Emre)

  21. Felakettellalci diyor ki:

    “Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları en sevdiğin renklere boyayamazsın.”

  22. cihad diyor ki:

    HAZIR CEVAP (Bir anı)

    Samimiyetimizin olduğu bir abimize kelliği ile ilgili takıldım.

    Cevaben;

    Lütfen fiziksel eksiklikler ile konuşmayalım, ben sana “beyinsiz” diyor muyum😄😄

    Bu cevaba epey gülüştük. Karşılığını halen bulamadığım bu hazır cevap hatırımda kalmış. Paylaşmak istedim.

  23. Tuğba diyor ki:

    “İnanıyorum;eğer güneş parlaklığını kaybederse ve etrafındaki ağaçlar ölmeye başlarsa yine de ümitle dolacaksın.
    Eğer rüzgarlar artık yaşlanmışsa ve denizler kurumaya yüz tutmuşsa yine de sevgiyle dolacaksın.Sorma bana neden? Çünkü Allah’a inanıyorum.”
    Yusuf İslam’ın bu söylemini lisedeki defterime yazmışım. Hey gidi zaman. Necip Fazıl’ın dediği gibi “zaman korkunç daire,ilk ve son nokta nerde?”
    Aynı yazılar,zamanlar farklı…

  24. Sadece Fatih diyor ki:

    Not tutma alışkanlığım hiç yok maalesef. Okulda doğru dürüst not tutmazdım. İşyerinde de öyle maalesef. Rahmetli dedem bu konuda çok hassasmış. Köyle ilgili ve aileyle ilgili önemli olayları yazmış. Mesela bir tarihte köyü sel basmış defterde yazıyor. Keza benim doğduğum zaman da deftere not düşmüş. Defterlerin içeriğini bilgisayar ortamına aktaramadım henüz.

    Diğer taraftan üniversiteye yeni başladığım zaman ilk haftalardaki bir anımı paylaşayım. Küçük şehirden geldiğimiz için farklı şeylere alışık değiliz. Saçları ve giyimi acayip bir acayip küpeli vb. ilginç bir genç görmüştüm. Buradaki insanlar nasıl insanlar böyle diye hayıflanmıştım. Cuma günüydü. Eleman camide yanımda saf tutunca pişman olmuş ve insanları görünüşlerine göre yargılamanın yanlış olduğunu öğrenmiştim. Parayla imanın kimde olduğu belli olmaz sözü çok doğru bir sözmüş. Yalnız perşembenin gelişi çarşambadan bellidir sözünü daha çok severim.

  25. .../nisa diyor ki:

    “Şimdi kimseye boyun bükmeyip kimseye zarar vermeyen adama deli derler” Rizeli meczup Şevki

  26. Süleyman diyor ki:

    Ben not almayı çok önemsiyorum. Üniversitede belli şeyleri bot almamın ne kadar önemli olduğunu anladım. Bir süre sonra not alma alışkanlığım gelişti. Başta günlük işlerim için alıyordum ama sonra unutmamak için pek çok not almaya başladım. Bir kaç şey paylaşayım defterimden:

    -Yorul çünkü hayatın tadı çekilen yorgunluktadır (İmam Şafii)

    Bol durmanın aslında sıkıcı olduğunu anlayanlar için güzel bir söz. Birde yoğunluğun bir sıkıntı değil gereklilik olduğunu hatırlatır hep. Boş kalmak hep daha sıkıcı.

    – Çok tehlikeli zamanlarda yaşıyoruz. İnsanlar kendi doğalarını yönetmeyi öğrenmeden doğayı yönetmeyi öğrendi. (Albert Shweister)

    – Birde şöyle bir not almışım eğer evlenirsem her gönderdiğim davetiye başı bir ağaç dikmeyi düşünüyorum. TEMA nın öyle bir kampanyası varmış. Davetiye de bu davetiyeyle bir ağaç diktiniz gibi bir ibare filan düşünüyorum. Birde eşimle evlendikten sonra sık sık gidip görebileceğimiz bir yere ağaç dikmek ve yıllar geçtikçe birbirimize olan muhabbetimiz büyüdüğü gibi onun da büyüdüğünü izlemek istiyorum.

    – son olarak 2,5 sene önce üzüldüğüm bir vakit not defterimde kendime şu tembihte bulunmuşum. Onu yazıp bitiriyim :)

    Bak nefsim kimsenin kızını senin keyfine üzmemem ve üzmemeye gayret edeceğim. Hayırlı bir şekilde evlilik istediğim gerçek ama yakın zamanda böyle bir ihtimal gözükmüyor. Bundan dolayı isyan nidaları atsanda acele etsende şu an sadece kendimi kırabilirim. Başkasının kalbine girip üzmek bir mümine yakışmaz. Namazlarını kıl, oruçlarına ağırlık ver, az ye çok oku önümüzdeki seneleri hayırla geçir. Evliliğe sadece maddi değil manevi de hazırlan. Unutma Allah sabredenlerle beraberdir. Bazı şeyler çok zor ama en azından kendi nefsinle bu çileyi çekiyorsun başkasına çektirip onun hakkına girmiyorsun. Bunun kıymetini bil. Buda kendine hayır mesajın olsun . Allah yolumu açık ve kolay eylesin. Amin. Şunu da unutma bu günleri hatırla ve eşinin değerini ve kıymetini bil !

  27. Elif diyor ki:

    “Haz ve hız çağında oldugumuzdan basediliyor sıkça. Açken kendimiz olmadığımızı ve hazlarin peşinden gitmemizi söylüyor reklamlar” diyerek Tuğba Akbey İnan’in kulaklarını cinlatayim.

    Hayatta baktigin açın algilarini belirler. Algıların da hayatını.

  28. Yahya diyor ki:

    Hayırlı uğulu olsun.. inşaAllah

    hanım kardeşlerimizden yemek tarifleri bekliyoruz :)
    ———————————–
    Gidecek hiç bir yeri yokken sana sığınan değil,
    Gidecek çok yeri olmasına rağmen,
    Senin yanında kalandır değerli olan.
    ———————————–
    (alıntı)

  29. semamarasli diyor ki:

    Not defterimden ilk paylaşımı ben yapayım.

    Nimetin bereketini gideren nice sözler vardır. Hz.Ali

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bir eylemin, iyi ya da kötü olduğuna işaret eden tek bir nitelik vardır; eğer dünyadaki sevgi oranını arttırıyorsa iyidir ancak insanları ayırıyor ve aralarında düşmanlığa sebep oluyorsa kötüdür. “ ( Le Tolstoy)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku