Deli Çocuk Hasan (6284)

13 Ağustos 2020Duyun Sesimi, Haberler3 Yorum »

Hiç mi suçlu yok. Var tabi ki. Alın size bi suçlu…

Okulun kabadayısı Hasan. Yakışıklı. Hızlı ülkücü aynı zamanda. Her gün kavgası var. Her problem ona iletiliyor, o da gereğini yapıyor. Zeki çocuk aslında. Okulunu seviyor. İşi de bu zaten; Hayvancılık. Köyünü, koyunlarını, köpeğini, ormanı anlata anlata bitiremiyor. Ne güzel yermiş meğer Şarkikaracaağaç.

Lise son sınıf, 18 yaşında. Alt sınıflardan bi kız asılıyor bizim oğlana. Önce abi ayakları falan. Sonra Hasan demeye başlıyor. Sonra elini tutmalar derken yakınlaşıyorlar iyice. Liseli aşık oluyorlar yani.

Kızın yaşı sorulmazki. Boyu-posu, eti-budu yerinde ya, 17 falan tahmin ediyor. En az 16 vardır herhalde.

Bir gün diyor ki kız: “Bizim evde içki var, ne dersin içelim mi beraber. Kızıldağ Milli parkına gidelim.” Tamam diyor deli oğlan. Ne desin? Delikanlı çağında kolay mı ‘hayır’ demek bu teklife.

Gidiyorlar, geziyorlar, içiyorlar, kendilerinden geçiyorlar ve olan oluyor işte. Tabii süreç yani. Ne olacaktı ki. Kardeş kardeş mi gezeceklerdi . ‘Zinaya yaklaşmayın’ demişti Rabb. Çünkü kendinize hakim olamazsınız belli bir aşamadan sonra. Ateşle barut bir arada olur da sükunet mi olur…

Alkolü çok alan kız bayılır gibi olunca, hastaneye götürüyor. Ailesine haber vereyim de hastaneye gelsinler ilgilensinler diyor kendince.

Aile şikayetçi oluyor. Yaş küçük çıkıyor; onbeşin de altıymış galiba. Önce karakol, savcılık derken; ‘yarın çıkarım’ diye düşünen Hasan’ın cezası 16 yıl. İyi hal indirimi de yok. ‘Arkanızdaki yazının hakkını verin’ demiş hakimlere; deli oğlan dedik ya.

Kız itiraf etmiş; içkiyi evden getirdiğini, ama Çocuğa Nitelikli Cinsel Saldırı suçundan mahkum.

Boncuktan tespih yapıyor üvey babadan para istemeyim diye. GS, BJK, FB, Konyaspor; hangini isterseniz. 15 lira yirmibirlik tesbih. Yalvaç C-10 oda.

Belki acımışsınızdır gençliğinin baharını hapiste tüketen Hasan’a…Soyadı Çelik.

Kız mı? O başka birini bulmuş. Kaldığı yerden …

Osman Uçar

Okunma Sayısı : 4.156

Yorum yapın

“Deli Çocuk Hasan (6284)” için 3 Yorum

  1. Meryem dedi ki:

    Sevgili Çocuk aile ekibi;
    Kaç gündür takip ettiğim bir konu var. Çocuk kitapları. Hani bazen küçük çocukların bilmemesi gerekenleri bildiklerini duyunca şaşırıyoruz ya ”nerden öğrendi ”diye. Halbuki biz ”ooh ne güzel çocuğum kitap okuyor ”diye sevinirken asıl tehlikenin farkında değiliz. O çocuk kitapları çocuklarımızı biz gaflet uykusunda iken zehirliyor. Bu hafta denk geldiğim ”Duran Yılmaz isimli kendini bilmez bir yazarın Keloğlan Ak ülke isimli rezalet kitabı ve Musa dinç isimli yazar demeye utandığım şahsın Gül ve Düşün isimli kitabı.Kitap içeriklerini yazmayacağım zira edebim müsaade etmez merak eden bakabilir. İki yazar ve daha kim bilir kaç tane böyle sapık zihniyetli yazar var. Bu kitapları yazarken hiç mi utanmadılar ? O masum tertemiz kalplere bu derece kirli ellerle dokunmak hangi vicdana sığar. Allah bildiği gibi yapsın bu tarz sapık yazarları. Ebeveyn olarak bizlerin yapması gereken şey şu bir çocuğa kitabı okutmadan önce kendimiz okumalı cizgi filmi yada herhangi bir filmi izlemeden önce izlemeli uygunsa çocuğumuza izletmeliyiz. Uyanık olmalıyız. Akıllı telefonları çocuk sussun diye veriyoruz ama zehirleniyor farkında değiliz. Sonra bir bakmışız elimizde büyüyen çocuk bambaşka bir karakter almış ve ”kime benzedi böyle ”diye hezeyan eder dururuz.

  2. Aydin Saygin dedi ki:

    Selamün Aleykum!

    Bu nasil adalet anlayisi. Oglana cok uzuldun cunku gelecegi yesermeden söndu. Vallaha bu zulmu reva görenleri Allah’a havale.

  3. Bir Adem dedi ki:

    Bu karar yine İstanbul Sözleşmesi adı altında verilmiş sanırım. Kendi suçu, bulaşmasaydı mı desem, yazık oldu suçsuz çocuğa mı desem, bilmiyorum.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Ne çok tatlı ol, yesin bitirsinler Ne çok acı ol, yesin tükürsünler...

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku