Gelecekte Kocaların Hali

21 Mart 2018Haberler35 Yorum »

zühre giyimBir yıldan uzun zamandır her havalimanına gittiğimde büyük boy panoda karşıma çıkan bu afiş üzerine kaç kez yazı yazmaya niyet ettim fakat bir türlü kısmet olmadı. Afiş üzerine kısaca düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Zühre Giyim’in kıyafet tanıtımı olan bu afiş, sadece bir kıyafet tanıtmıyor pek çok mesajı bir arada veriyor, gördüğüm kadarıyla. Kadının tesettürü açısından incelemiyorum benim daha başka şeyler dikkatimi çekti.

Afişteki genç kadına bakalım; nasıl da kendine güvenli, nasıl da havalı. Bir artist edasında etrafa gülücük saçıyor.

Bir de yanındaki kocasına bakalım. Erkeğin parmağında yüzük olmasa zaten ben kocası olduğunu düşünmem, zira abla kardeş gibi duruyorlar.

Koca olarak incelediğimizde erkeğin pantolonu, kıyafeti fazla kadınsı, kendi de pek erkeksi değil. Biraz geyimsi.

Yüz ifadesine baktığımızda ise korkmuş, mutsuz, sinmiş bir hali var. Karısının baktığı tarafa dönüp bakmıyor.

Şimdi bu kadın niye mutlu?

Hiçbir kadın yanında bu kadar sümsük bir koca varken mutlu olamaz.

Havalimanında belki bir yılı aşkın durun bu afiş ona gözü takılan yüzbinlerce kişiye ne mesaj vermek için oradaydı?

Bu afiş dindar genç kadınlara ve erkeklere hangi mesajları veriyor?

Biraz kritik-analitik yapalım.

Sema Maraşlı   www.cocukaile.net 

 

 

Okunma Sayısı : 7.178

Yorum yapın

“Gelecekte Kocaların Hali” için 35 Yorum

  1. Misafir diyor ki:

    EŞARPLARIN EFENDİSİ

    Sevgili patron!

    Dün bütün televizyon kanallarında senin “tesettür defileni” ve şu manken kızları gösterdiler; bütün haberlerde o kızlardan bahsedildi, bütün kameralar o kızların baygın bakışlarına mevzilendi. İnce kızlardı doğrusu, güzel yürüyorlardı. Tam bedenlerine göreydi diktirdiğin giysiler, o giysilerle salınınca daha bir göz alıcı oldular. Kuşkusuz habercilerin arasında “münafıkça” davrananlar da vardı. Senin özenle giydirdiğin kızların, başka zamanlarda başka yerlerde çekilmiş görüntülerini de esirgemediler bizden. Böylece onların ve senin sayende, bir bedenin bütün ihtimallerini aynı bağlamda görme imkanı bulduk. Yani sen, ekranın bir yarısında kızları bin bir meşakkatle giyindirirken, ekranın öbür yarısında başka patronlar inatla senin giydirdiklerini çıkarıp, kendi giydirdikleri çamaşırları sergiliyorlardı onların üzerinde. Elbette bu bir “kültür” savaşıydı patron. Sen bizim için savaşıyordun, öbür patronlarsa başkaları için. Zaten iki patron vardır, değil mi patron? Bizim ve onların patronu. Tabi ki bizim görevimiz bizim patronu tutmaktır. Dün biz de seni tuttuk patron, “eşarpların efendisi” sensin…

    Sevgili patron!
    Ne de olsa “modern zamanlar”dayız. Böyle bir zamanda çok bayat kaçıyor “medeniyet” kelimesi, çok sıkıcı. Her çağın kendine göre silahları var, her çağın kendine göre fırıldakları. Artık “doğu”dan ve “batı”dan bahsetmenin anlamı yok değil mi patron? Bütün o Cemil Meriç’leri, bütün o Mehmet Akif’leri, bütün o İskiliplileri ve bütün o Kemal Tahir’leri unutalım gitsin. Hatta batı cephesinin iyi adamlarını da unutalım. Allen Gınsberg’i çulluklar yesin, Bertol Brecht’i kartallar gagalasın ve Frantz Fanon kara kıtasında kayıplara karışsın. Hepsi de çok isyankar adamlar, duvar gibi. Bütün bu adamları aklımıza getirmek bizi yolumuzdan eder; hepsi de gereğinden fazla anti-kapitalist, gereğinden fazla zeki. Biz yolumuza devam edelim değil mi patron? Çünkü her şey uçucu bu çağda, her şey grafikler üzerinden yürüyor. Bu çağda bizim bir medeniyete değil, yeni satış tekniklerine ihtiyacımız var. Yeni reklam panolarına, daha ince kızlara, daha göz boyayıcı tasarımlara. Çıldırtıcı bir savaş bizimkisi değil mi patron; onlar var ve biz varız, onların tasarımları ve bizim tasarımlarımız, onların modacıları ve bizim modacılarımız, onların podyumları ve bizim podyumlarımız. Kızlar dün gece, başkaları için yürüdüklerinden daha güzel yürüdüler değil mi patron? Biz iyiyiz patron, inan biz çok iyiyiz. Herkes gördü bunu…

    Sevgili patron!
    Dün podyumda sadece mankenler ve giysiler değil, bizim henüz boy atmakta olan “küçük burjuva”mızın hassasiyeti de sergilendi. Podyumun bir yakasında erkeklerin, diğer yakasında kadınların oturtulması iyi fikirdi. Biz her zaman ve har yerde “haremlik ve selamlık”a dikkat etmeliyiz değil mi patron? Dünya karmaşa kabul etmez çünkü. Yerini bilmeli herkes. Kadınların yeri karşı tarafta olmalı, biz erkekler bu yakada oturmalıyız. Bütün o manken kızlar bize ait değil zaten. Onların hepsi plastikten, onlar büyük gösterimizin bir parçası. Hatta birer perde onlar. Podyumun ortasından geçerken, bizi öbür yakadan ayırıyorlar. Biz kadınlarımızla yan yana otururken bu kızlara bakmaktan utanırız değil mi patron; yani bizim gözlerimiz fazla doğulu, fazla mahcup, bizim gözlerimiz hiç alışık değildir böyle şeylere. Avrupa’ya açılmalıyız patron, bu ülke çok kasvetli, sermayesi çok kıt; bu ülke çok dar geliyor bize artık. Ama eğer Avrupa’ya açılırsak, Brezilya’dan ya da Polonya’dan başka manken kızlar bulmamız gerekecek; bu kızların yeterince uluslararası deneyimi olduğunu sanmam. Eğer ecnebi mankenler kullanacaksak, “bazı hocalar”a bunun fıkıhtaki yerini de sormamız lazım, değil mi patron? Bak Avrupa’ya açılırsak eğer, güzel bir sloganımız da olacak: “Eşarpların Efendisi” “Yüzüklerin Efendisi”ne karşı…
    Kazanmalıyız patron, daha çok kazanmalıyız; bütün bu mankenler, bütün bu podyumlar, bütün bu defileler, bütün bu kameralar sermayemizin tatlı tavşanları. Biz kazandığımıza bakalım. Boş ver, neyi kaybettiğimize nasıl olsa şu kokuşmuş tarih bakar…

    Ali AYÇİL

    • Feyza diyor ki:

      Sn.Ali Aycil halimizdeki tezati cok guzel ironize etmis, tebrik ederim.
      Tesettur ve moda kavramlarinin arasindaki derin ucurum modern dunyamizda nasil da birbirinin mutemmim cuzu gibi algilatilmaya calisiliyor.. Tesetturun modasi olmaz, olmamali. Kadin vucudu dun neyse bugun de o ve nefsin mahiyeti de yuzyillar icerisinde degismiyor. Hatta nefsler terbiye edilmeye edilmeye ve beslene beslene cagimizda daha da sirret, sedid..Sadece tesettur degil, Islami tatil koyleri, Islami moda akimlari, Islami finans kurumlari, onune Islami etiketi eklenen piyasalar, ticaret amaciyla piyasaya surulen Islami muzik turleri, binlerce lira israf edilerek yapilan Islami dugunler, Islam adi uzerinden kar saglanan hersey insanlarin dini duygularini somurup maneviyati maddeye vasita kilmaktan ve maneviyatin icini bosaltmaktan baska bir ise yaramiyor..
      Bir defilede podyuma cikan kizlarin guya tesettur giysilerini sergiledigi bir mekanda haremlik selamlik oturan izleyicilerin varligi bizi en fazla teselli edebilir, biz bunlarla avunabiliriz. Ya da bes/yedi yildizli Islami tatil koylerinde tatil yapan Musluman kardeslerimiz konforu icin bunca parayi israf ederken icleri sizlamiyorsa bu otellerde uygulanan haremlik selamlik uygulamasi kalplerine belki bir zerre su serpebilir. Bir Muslumanin derdi bu mu olmali bilemiyorum. Yaz geliyor, malum sezonlar aciliyor…Filanca bes, filanca yedi yildizli Islami otelde bayramini gecirecekmis, ne guzel..
      Tesetturlu gelinlikler bir kadinin vucut hatlarini acik bir gelin gibi belli ediyorsa ve yuzundeki makyaji baska bir gelininkinden daha az degilse, hatta gelinliginin aksesuari gibi duran turbani onu acik halinden daha alimli, daha suh gostermekten alikoyamiyorsa ona tesetturlu gelinlik ismi konulup tesettur kavraminin manasina ihanet edilmemeli.

      Muzik sektoruna bakiyoruz, arkada zikrullah esliginde ilahiler.. Allah lafzini ask ile zikretme sesi nasil olur da bir muziksiz ilahinin ve hatta bazen muzikli ilahinin arka fonu olarak kullanilabilir, hic aklim almiyor. Ustelik bunu ticarete vesile kilmak, herseyden evvel edebe/adaba aykiri. Allah lafzini bir muzik enstrumani ile birlestirip oyun havasi tadinda ilahiler soyleyip, bunu da ticarete alet etmek Muslumanin kalbindeki fuyuzati oldurmuyor mu..
      Bu sektorlere yapacagi yatirimi Muslumanlar helal gida uretimine yapsalardi ve bu hassasiyeti gida urunlerinde hem uretim hem tuketim uzerinden gosterselerdi emin olalim ki ummetin hatiri sayilir bir kesimi ve evladi ihya olurdu.
      Yasamlarimizdaki sadelikten odun verdik. Israfi artik haramdan saymiyoruz, mubah goruyoruz. Manayi maddeye alet ediyoruz, maddeyi manaya alet olarak gormemiz gerekirken biz tam tersini yapiyoruz.. Tekellufu ortadan kaldirip samimiyeti aciga cikaramiyoruz. Gittigimiz misafirliklerde, konuk oldugumuz evlerde egreti oturuyoruz. Param oldugu kadar harcarim mantigi hakim fakat Allahu Teala’nin bahsettigi o nimette fakir fukaranin da hakki oldugunu unutuyoruz. Malimizla,evladimizla ovundugumuz zaman karsimizdaki “ya bu nimetlerden mahrumsa, ya muzdarip oldugu bir konuda gonul teline degip onu incittiysek, ya bizim gurur vesilelerimiz muhatabimizin, kardesimizin gonul yarasiysa, ballandirarak anlattiklarimiz onun burnunu sizlatiyorsa, imtihanini zorlastiriyorsa….” nedense akil edemiyoruz. Kalpler inciniyor, biz farkinda dahi olamiyoruz.
      Yarin ruz-i mahserde heybemize attigimiz sandiklarimizi baska baska heybelerde gorur bir de uzerine dag gibi borclandiklarimizi gorursek sasirnayalim. Insanoglu bazen darlikla imtihan olur, bazen bollukla fakat bollukla olan imtihan daha cetindir. Cogu zaman bir imtihanin icerisinde oldugunuzu dahi farkedemezsiniz..

  2. Sevgi diyor ki:

    Adamin fazla bezmis bir hali var evet. Pek cok kadin bu durumda mutlu olamaz. Giyim kusam kismi zaten oldukca abest.

  3. Misafir diyor ki:

    1-Tekamül etmemiş basit ruhlar, icat ettikleri basit haz biçimleriyle tatmin olmaya çalışırlar.
    Fakat her tatmin, “ huzur vermez”

    2-“Sokaklar ve caddeler; bazı insanların görmek ve görünmek duygularını tatmin ettikleri “algı tapınaklarıdır.”

    3-Çok zengin bir adam, dünyada sadece kendisi için üretilen bir saatin üzerine şöyle yazdırdı:
    Herkesin dokunduğu “Özel” olamaz.

    4-İmanı, iffeti ve hayayı içselleştirmiş mümine bir kadına, zevk ve doyum olarak, kocasının beğenmesi yeter.
    İçselleştiremeyenler, fiziksel bir kocanın yanında, binlerce “duygusal kocadan” zevk ve doyum devşirirler. Müfsit ruhları, bundan ziyadesiyle telezzüz eder. Bu ahlâksız ve hayasızlığın adını da “duygusallık” koyacak kadar idrakleri felç olmuştur.

    5-Bir binanın harabe olduğunu sık, sık boyanmasından da anlayabiliriz.

    6-Ulu ve yüce kametler, görünmek için eğilirler.
    Kısa ve nakıs kametler, görünmek için zıplarlar.

    7-Ederinden fazla değer, insanı hem şımartır, hem de yapmacıklaştırır.

    8-Zorlukların testinden geçmiş, fedakarlık ve samimiyetle beslenmiş sevgiler,
    “çığırtkan ve bağırtkan” değildir. Reklama ihtiyaçları yoktur. Onlar ulu çınarlar gibidir.
    Göstermelik sevgiler ise sarmaşık gibidir.
    Bir sarmaşık, kısa bir sürede, ulu çınarın boyuna kadar yükseldi ve böbürlenerek sordu:
    -Sen bu seviyeye kaç senede geldin?
    Ulu çınar:
    -Yüz yılda diye cevapladı.
    Sarmaşık:
    -Bak ben altı ayda geldim diye böbürlendi.

    Soğuklar ve zor günler bastırınca sarmaşık hızla sararıp solmaya, küçülmeye başladı.
    Titreyen bir sesle, ulu çınara sordu:
    Bana neler oluyor?
    Ulu çınar cevapladı:
    -Çünkü, ölüyorsun!
    Eveeet,
    “Hazla” yükselenler,
    Hızla alçalırlar.
    Sevgileri de sarmaşık gibi, mevsimlik ve sezonluk olur.

    8-Her tatmin huzur vermez.
    İnsan, gayri meşru olarak elde ettiği her zevki, ona muadil bir elemle öder.

    9-Asalet ve kemalât, ağır bir değerdir. Cılız ve bodur kalmış ruhlar, onu taşıyamaz ve altında ezilirler.

    10-Benzerler birbirini çeker.

    11-Güller, çöplükte de yetişir. Erbabı onu “kokusundan” tanır.

    12-Postundan dolayı kıymet kazansaydı, ayı beyefendi olurdu.
    Tilki de çok kurnaz ama Pazarlar onun postuyla dolu!

    13-Sevgiyi hal diliyle yaşayanlar “kalbin gözbebeklerine” gülümserler,
    kameranın merceklerine değil!

    14-“O, dönüp gitti mi (yahut bir iş başına geçti mi) yeryüzünde ortalığı fesada vermek,
    ekinleri tahrip edip
    “Nesilleri bozmak için” çalışır.”
    Allah bozgunculuğu sevmez. Bakara Suresi.205

    Allah’u Teala, ehl-i mefsedetin bütün tuzaklarını ayaklarına dolasın. Biz ahir zaman Müslümanlarının yar ve yardımcısı olsun. Amin. Selam ve dua ile.

  4. Salih diyor ki:

    Kadınlar erkeği beğendiği için hemen savunmaya geçmiş klasik ezik kesim, ama erkekler kadın güzel olduğu halde eleştirmiş bu da gösteriyor ki bozulma ilk önce kadınlarda başlamış

  5. Yasir diyor ki:

    Herkes görsel üzerindeki kadın ve erkeğin duruşunu eleştirmiş. Fotoğraftaki kadın ve erkek muhtemelen mankendir ve karı koca olmadıkları gibi tesettür ve İslam ile de alakaları yoktur. Para kazanmak için böyle bir poz vermişlerdir.

    Dikkat edilmesi gereken, tesettür adıyla satış yapan böyle firmalara Müslümanların prim vermesi. Dinin ticari amaçlı olarak kullanıldığı en yaygın dönemdeyiz. Firma isimleri de hep İslam ile ilgilidir. Merve, Sefa, Zehra, Tekbir vb. Dini kullanan tüccarların yanında bazı cemaat çevreleri de dini sonuna kadar kullanarak satış yapıyor. Zengin şeyhler bu dünyada cennetteymiş gibi yaşarken onların fakir müritleri cennete gitmek adına cebindeki parayı şeyhinin cüzdanına koyuyor.

  6. Hasan Basri Yiğit diyor ki:

    Erkekliğe ait ne varsa gidiyor elden.Bir duruşumuz vardı,kadınlarımıza siper, o da gitti elden.Amazonlaşan,metalikleşen kadın doğurğanlık vasfı ile toplumu sadece geleceğe taşıyamaz.Kadının naifliği,zayıflığıdır kadını güçlü yapan,anneliği,bacılığı hürmete şayan.Galiba insanlığın son savaşı iki cins arasında çıkarılacak.Kıyamet öyle başımıza kopacak.

  7. seysey diyor ki:

    resmi yaklastirip bakmadan once ben kocasi olarak bile dusunmedim escinsel var sandim ya. :/o ne bicim pantolon tayt gibi.

  8. Feyza diyor ki:

    Adam saskin, sanki eline birisi bu hanimi tutusturmus ama o olayin farkinda degil, baska bir boyutta, sanki karsi caddede guzel bir kadin gormus, mestolmus ve cezbe halinde gibi.
    Kadin ise karsidan karsiya gecmiyor sanki podyunda yuruyor. Uzerinde mont var ama gozunde gunes gozlugu :) ikisinin de akli bir karis havada, umarim karsiya sag salim gecmislerdir, araba carpmazsa iyi..

    • Aadem diyor ki:

      Benim resimden anladığım şey şu.
      FETTAN BİR KADIN ve ZAVALLI BİR mavi kimlikli.IGGHH

      1-Kadın belki saçını açsa,gözlügünü çıkarsa ve normal kadın gibi giyinse belki çok çirkin görünecektir.Resimdeki erkek ise akşamdan kalma gibi saçları şekilsiz ve ölü balık gibi bakıyor.Özetle bakımsız yakışıklı erkek ve bakımlı ve çekici bir kadın.(açık olsa, makyajsız olsa belki çok çirkindir.çok gördüm bu şekildeki çirkin kadınları)

      2-Erkek ADAM sade giyinir HANIMEFENDİ ise daha süslü.ama resimde erkeğin ayakkabisinda iki renk var rengin biriside kırmızı🤔.Fotodaki kadının ayakkabısı ise Erkek ADAM ayakkabısı gibi tek renk ve erkek ADAMIN giyeceği lacivert rengi.

      3-Erkek ADAM sarı tonlarında pantolon giymez.Fotodaki erkek sarının koyu tonu pantolon giymiş.🤔Kadınsa Erkek ADAM gibi lacivert pantolon giymiş.

      4-Evlilikte yüzük takmak kişinin sahipli olduğunu serbest olmadığını gösterir.Fotodaki erkeğin yüzüğü var yani sahipli.Kadının ise yüzüğü yok yani sahipsiz.Oysa BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE evli Hanımefendinin yüzüğünün olması şarttır.

      5-BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE, HANIMEFENDİ erkek ADAMIN koluna girer, veya kocasının elini sıkı sıkıya tutar.Fotodaki erkek ise kadının elini sıkı sıkıya tutmuş.Kadinsa birilerini görsemde yanımdaki şahsın elini bırakıp gideyim diye.kadının eli emaneten erkeğin elinde ve erkeğin yüzüne bakmayıp başka yerlere bakıyor.

      6-Kadın Erkek ADAM gibi otoriter giyinmiş.Fotodaki erkek ise salaş, emre azade şekilde giyinmiş.Kadının üzerinde askeri yeşil(haki) renk pardesü var ve pardesünün üzerinde askerlikte üst rütbeyi temsil eden yıldız ve çavuş işaretleri var yani kadın emredici pozisyonda.Erkegin pardesüsünde ise hiçbir işaret yok yani rütbesiz bir er gibi.

      7- Hanımefendinin sırt çantası olmaz kol çantası olur ve narin olarak yürür. Hanımefendi kol çantasında kendine ait hafif şeyleri taşır. Taşınacak ağır seyler olursa ve sırt çantasına konursa sırt çantasını Hanımefendi değil Erkek ADAM taşır.

      8-Erkek ADAMIN yanında yürüyen bir HANIMEFENDİ kocasıyla ilgilenerek ve önüne bakarak yürür.Fotodaki kadın ise erkeğinin(!) yaninda başka yerlerde birşey arar gibi tüm çekiciliğiyle ve tüm dişlerini göstererek yürüyor.

      9-Bir HANIMEFENDİ kocasını rencide etmemek ve kocasının izzeti nefsini mahvetmemek için kocasının önünde yürümez.Fotodaki kadın ise erkeğinin(!)önünde yürüyor.

      Haa ben Fotodaki erkek gibi olsam BABAM bana ne derdi??

      -Oğlum ben sana erkek çocuğu olamazsın demedim ERKEK ADAM olamamışsın der beni evlatlıktan reddeder ve kız kardeşlerim bile benim yüzüme bakmazdı.

      • feyza diyor ki:

        <inandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.<moda için tesettürü, seküler dünyanın hatırı için dini ahkamı harcarsanız acımazlar, sizi de hacarlar. hizmet ettiğiniz değirmenin çarkları gün gelir sizi de yutar.
        önceden tesettür bozuldu diye üzülürdük şimdi erkekler de kadınlaşıyor diye üzülüyoruz. önceden kadınlar pantolon giymesin erkek kıyafetidir derken şimdi erkeklerin etek giymemesi için dua ediyoruz.
        moda ile tesettürün birbirine zıt iki kavram olduğunu hep düşünüyordum fakat yaşam tarzlarını bu denli yönlendireceğini tahayyül edemezdim. moda mı hayatı yönlendiriryor, hayat mı modayı..işte bu yüzden sünneti zevaid çok önemli, buna şekilcilik diyenlere en güzel cevap şu reesimdir.
        sünnet yolundan çıkmaya başladığınız zaman bunun sonu olmaz bir şekilde Efendimiz asv ın benzememiz istemediği gayrımüslimlere benzeye benzeye onlar gibi düşünmeye ve inanmaya başlarsınız.

      • Abdullah hasan diyor ki:

        Aadem kinayemi yaptınız espirimi; bu kadar uzun espiriye gerek yokki. Ortalıkta (Resim deki ) erkek adam sade giyinir … falan filan, orda bir erkek adam nerde de bunca detayı yazmışsınız.

        • Aadem diyor ki:

          Erkek adam babalarımız dedelerimiz gibi adamdır.Erkek adam korede,kibrista namus ve vatan için savaşandır.Erkek adam namusunu ve vatanını bırakıpta karısının eteğinin dibinde zillet içinde yaşamayandır.Erkek adam kadının yanında süs olarak taşıdığı eşya vb.olmayandır.Erkek adam karısının yanında kocası gibi duran ama p….. gibi durmayandır.Erkek adam mavi kimlikten renk alan değil mavi kimliğe rengini verendir.

  9. Zeynep diyor ki:

    Resim açılırken adamı da kadın sandım ben tunik altı pantolon giymiş kadın gibi üst kısmı görmezsek gerçekten .Cool bir poz vermek istemiş fakat çok şaşkın görünüyor. Birkac yıldır erkek giyimi de iyice bozulmaya başladı kısa pantolon Kürklü mantolar falan ciddi ciddi kadın kıyafetlerine benzedi . Mağaza vitrinlerinde görünce kim giyer bunları diye düşünmüştüm bir kere sonra Kampüse gittim bi iş için kim giyer diye düşündüğüm tüm kıyafetler genclerin üzerindeydi .Allah sonumuzu Hayır etsin .

  10. HüsnaMerve diyor ki:

    İlk bakışta kız ve erkeğin giyimleri aynı duruyor. Yani kafalarını çıkarırsak kimin kadın kimin erkek olduğu anlaşılmıyor. Ve malesef bu tesettür(!) adı altında yapılıyor. Biz pek anlayamıyoruz ama her şeyi üst üste getirerek bizi alıştırmaya çalışıyorlar. Allah teala bu mübarek günlerin hürmetine bize emrettiği gibi yaşamayı nasip etsin. Bu arada geceniz mübarek olsun. Allah razı olsun Sema hocam

  11. kevser diyor ki:

    Benim dikkatimi çekenler
    Kadın erkeğin önünde durmuş.aslinda resimdeki erkek sümsük değil de kıyafeti biraz öyle göstermiş.kadın ise uzaylı gibi giyinmiş.kafasındaki o sarı şeyi(sarı şey diyorum.cunku şal mı ne olduğu da belli değil)çıkarsa açık bir bayandan hiçbir farkı yok.kapalilik artık maskaralik gibi olmuş yazık ne yazık!!!bide kapüşon çekmiş üstüne

  12. Hamza diyor ki:

    Çok ince düşünülmüş subliminal mesaj içeriyor…
    Gerçekten sümsük bir erkek karakteri bulmuşlar, feminist ve islamın modernleşmiş modaya uymuş bir hatun ile çok ilginç bir kadraj oluşturmuşar

  13. kevser diyor ki:

    Bence de abla kardes gibiler.sema hanım benim etrafimda öyle feministler var ki.adam sümsük değilse evlenmeye razı olmuyorlar!yani onların “koca”algısı bu.bu resim orda olsa da olmasa da durum böyle.cunku bazı bayanların yapısı bu.kendinden ödün vermeyen.hep kendi dediginin olmasını isteyen tipler ehh evlenirken de öyle maco bir erkeği tercih etmiyorlar

  14. gulpembe diyor ki:

    Erkekler tabiat olarak pek mimik kullanamiyorlar zaten ,bir fotodan adamin sumsuk oldugunu iddia edemeyiz ki:)
    kadinlar da Allah vergisi gulmek icin yaratilmislar gercekten, bizim oglanlar birraya gelince hemen vurusup, guresirler. Kizlarda birbirlerini bulunca hemen birseyler anlatip gulusup kikirdarlar:)

    foto icin fazla birsey soyleyemeyecem, ben yakistirdim,haklarinda hayirlisi:)

    • Adamın biri diyor ki:

      Mimik kullanmamakla boş boş bakmak farklı şeyler. Adam bildiğin boş boş bakıyor

      • gulpembe diyor ki:

        Adamin biri kardesim,

        senin de dedigin gibi mimik kullanmamak baska , bos bos bakmak baska , korkak/sumsuk olmak bambaska… bir resim icin fazla zorlama ve onyargili cumleler bunlar.

        Kiyafet mevzuuna da birsey ekliyeyim. Sahsen kadin olsun erkek olsun dis kiyafet olarak bol, ve dikkat cekmeyen renkleri begenirim. Fakat moda denen akim 2000li yillarda baslamis degil. Hepimizin aile albumunde 60-70 li yillara ait, pala biyik, mor kravat, pembe ceket, ispanyol paca dar pantolonlu dayilar, enisteler muhakkak vardir:)
        kiyafetine gore bir kimsenin cinsel tercihinin yargilanmasini tasvip etmiyorum ve ayip buluyorum.

  15. Yahya diyor ki:

    Belki görmediniz ama katalogda, o resmin yanında şu ifadeler yer alıyor:

    ◻“Hayatın içinde, bir adım önde”
    Tavrı ve duruşu ile hayatın her alanında, her noktasında,
    yaşamın bir adım önünde yürüyen kadınlarımıza…◻

    Başka söze ne hacet.

  16. Abdullah Bir diyor ki:

    Fotografa baktığımızda “Psikolojık ve cinsel tacize uğrayan korkmuş cocuk” sıfatlı sözde erkeğin ve yanında ki “sirk maymunu” tipli kadının kıyafetlerinden bu çiftin “ekonomık durumları iyi, maddi bir sıkıntıları yok” mesajı açıkca veriliyor zaten.

    Bu görüntünün arkasında aynı konuyla (para) ilgili GİZLİ bir başka mesaj daha var. Ama o mesaj sadece kadınlara.

    Gizli mesaj şu;

    “Güzelliğinizi kullanarak evlenmek için zengin bir ERKEK avlayın, pardon bulun, ama erkek dediysek de her anlamda ( İlim, irfan ve Tahkiki İman sahibi, Kavvam, otoriter, kocalık haklarını ve ne istediğini bilen, vurduğunu deviren, karısını kıskanan vb) erkek gibi bir erkek bulun DEMEDİK.

    Hatta mümkünse bu tiplerden, yani “tam anlamıyla Müslüman ve Erkek” olan tiplerden uzak durum.

    Aksine “höt dedin mi tırsan, çıt kırıldım “popüler kültür” (taklidi iman sahibi,yeme içme, moda, tatil vb seylere kafa yoran) başka hiç bir şeyden anlamayan, bir “canım-cicim-aşkım” sözü ile istediğiniz gibi parmağınızda oynatabileceğiniz “Hanım Evladı” olan tipler üzerinde çalışın. Çünkü böylelerini elde etmek, kafeslemek ve nikah masasına oturtmak çok daha kolay.

    Ayrıca yarın bir gün baktınız o erkek görünümlü “ŞEBEK” den sıkıldınız o zavallı “erkek müsvettesi”nden kurtulmanız, boşanmanız hem “daha kolay hemde daha karlı” olur sizin için.

    Zaten bu tipler ne evliliklerinde nede boşanma sırasında sizin ona “yaptığınız-yapacağınız kaprisler, psikolojık-cinsel şiddet, taciz ve tahrikler”e rağmen sizin karşınızda haklarını arayamazlar, size bağıramazlar ve ŞİDDET UYGULAYAMAZLAR.

    Bu nedenle onlardan korkmanıza gerek yok. Hatta onlara istediğiniz zamanda ve yerde ŞAMAR OĞLANI muamelesi yapabilirsiniz.

    Kocanız olacak bu soytarılar çocuk sahibi, baba olmak isterse

    “hayır tontişim/canikom/aşkitom, ben çocuk istemiyorum, çünkü henüz kendimi anne olmaya hazır hissetmiyorum, ben şu anda bir bebeğin sorumluluğunu alamam, ayrıca ben seninle istediğimiz zaman baş başa gezebileceğimiz, rahat bir hayat yaşamak istiyorum, cocuk olursa özgürlüğümüzü kaybederiz, çocuk bize ayak bağı olur”

    dediğinizde çok fazla ısrar etmezler. Sizde eskiden olduğu gibi (çocuksuz ama evli ve zengin bir kadın olarak) özgür bir kadın olarak istediğiniz gibi yaşamaya devam edersiniz. Ayrıca bu SAZAN dan, sıkılıp boşandığında veya bununla evliyken dahi başka bir erkeğe aşık olduğunda istemediğin/yapmadığın/ yani olmayan çocuk sana engel olmaz, senin işini kolaylaştırır.

    Vb kadınları yoldan, İmandan çıkartan, zengin erkek avcısı ÇAKAL/SIRTLAN haline getiren subliminal mesajlar veriyor.

    Ülkemizde ki Müslüman erkeklerin yaşadıklarına bakılırsa da istediklerini ( mevcut aileleri parçalama, yenilerini kurulmasına engel olma, babasız doğan veya büyüyen çocuk, boşanmış veya hiç evlenmemiş kocasız kadın, şamar oğlanı-köle-bankamatik erkek) elde etme konusunda çok mesafe kat ettiler ve amaçladıkları mutlak sonuca ( namaz, oruç ve haç üçgenine sıkıştırlmış ve içi boşaltılmış bir İslam anlayışı ve Müslüman tipi) ulaşmalarına çok az kaldı.

    Allah bu Milletin, Ümmetin yar ve yardımcısı olsun. (Amin)

    • Serkan k diyor ki:

      Abdullaah bey
      , guzel bir tesbit lakin.neden kapali bir kadin , uzaka durur..asagidaki yorumu daha sonra anlatmissiniz .yeterli degil gibi . Yani kapali bir kadin erkegi sindirmek icin mi boyle davranir.

      zengin avcisi da olsa sumsuklugunu de anlarim
      Lakin su ifade size ait ;

      Hatta mümkünse bu tiplerden, yani “tam anlamıyla Müslüman ve Erkek” olan tiplerden uzak durum.

      Daha sonra da musluman erkeklerin durumu bu ,demissiniz
      Yani bu kadinlar musluman erkekleri mi seciyorlar yoksa muslumansiz olani mi muslumansiz olan ise neden kapali sadece musluman. Olmayan sumsuk secer.. oysa dini ikame etmeye calisa. O kadara temiz insan varkene bu bizlere de haksizlik degil mi ..

      Selam ve dua ile

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Serkan Bey Kardeşime…

        Sabah sabah beni güldürdünüz. :-) Allah da sizi güldürsün…

        Çünkü;

        “Hatta mümkünse bu tiplerden, yani “tam anlamıyla Müslüman ve Erkek” olan tiplerden uzak durun.”

        Sözü bu tür SÜSLÜMANLARA AKIL HOCALIĞI yapan FITRATI BOZUK ERKEK ve KADILARA AİT. Yani, bu söz benim söylediğim, onayladığım bir söz veya kadınlara verdiğim bir tür TAVSİYE ve AKIL DEĞİL.

        SANIRIM ORTADA YANLIŞ ANLAŞILMA VAR.

        O cümleyi ifadenin başında ki “GİZLİ MESAJ ŞU” girizgahıyla ve sonrasında yazılan sözlerle beraber tekrar ve baştan oku lütfen.

      • Aadem diyor ki:

        Serkan k.kardeşim.Abdullah abi çok güzel bir ironi yapmış.Bir önceki paragraf ve yazının tamamı okunduğunda ironinin anlamı görünüyor.Sen bir Müslüman erkek olarak yanında gözleri fıldır fıldır etrafı süzen, etrafa yılışan,senin elini her an bırakacak gibi emaneten tutan, giyimiyle kendisini cazibe merkezi haline getirmiş bir bayanla kendi mahallende (SEN) kadın gibi giyinerek senin başın öne eğik bir şekilde yürüyebilirmisin.

  17. Pasifik diyor ki:

    Tesettür açısından tartışmaya gerek yok görüyorsunuz 😅 Sema hocam neyi fark etmemizi istediğinizi anladım ancak vücut dili açısından baktığımızda erkeğin elinin üstte yani dominant gözültüğünü görürüz.Surat ifadesi klasik model ifadesi soğuk uzaklara bakan cool erkek. Ama eşi çok mutlu .Genç kızlara şu mesajı veriyor olabilir tesettürlüyüm havalıyım cool bir eşim var ve beni sahipleniyor.zira kore rüzgarı özellkle muhafazakar genç kızlarımızın kapıldığı bir akım. Ve bir çok dizi film de aynı bu afişteki duruşlu vr giyinişli erkek başroller gördüm.
    Sorgulamamızngereken toplumsal boyutu ise bence evet genç muhafazakar kesim farklı roller ve beklentiler içerisinde ilişkilerinde ,giyim mağazası arz talebi fark etmiş olmalı.Peki bu mutluluğa götürür mü hayat bikaç sahne ve kurguyla ilerlemiyor fıtrat ve islam çerçevesinden çıkılarak hakiki mutluluğa ulaşmak imkansız gibi..

    • Feyza diyor ki:

      Erkegin elinin ustte olmasi dominant gozukmesi icin degil, amac yalnizca yuzugu gostermektir. Eger bakildiginda erkegin elinin ustte olmasinin vucut dilinde dominantlik ifade edebilecegini ongorselerdi kesinlikle kadinin elini uste koyarlardi, bu ayrintiyi hesap edememislerdir.

    • Sevgi diyor ki:

      kore ruzgari gercekten yerinde bir tespit olmus. Tekrar bakinca aynen kopyala yapistir olmus o dizilerden. Bu kadar ruhsuz umursamaz tipli erkekler de kime ilgi cekici gelir hic anlayamamisimdir.

  18. ahmet diyor ki:

    Çok uğraşma böyle şeyler ile, sana bi ” hayvan sevmez, hatta onlardan nefret eder, zaten bir miktar da dincidir, ne yapsa(k) hakeder, yeridir.” Diye bi yafta takarlar, asıl o zaman uğraşırsın işte.

  19. recep haksever diyor ki:

    Geçen harika bir mesaj vardı:
    Arkadaşım evleneceğini söyledi eşinden hiç bahsetmeden aldıkları eşyalardan ve takılardan bahsetti.

    kadınlar için evlilik demek para ile evlenmek gelinlik giymek takı takmak olmuş erkek ise sadece bir takı…

  20. Murat diyor ki:

    Gelecekte seni Aile bakanı olarak görürz inşaallah
    Ben zaten girişimşrde bulundum bakalım ne ses çıkacak
    Siyasiler düzenim bozulmasın koltuğun sağlam olsun edasında.
    Sizi sonuna kadar destekliyoruz yazıların izin devamını bekliyoruz basında ana haberlerde de çıkar inşallah.
    Yüreğiniğüze sağlık.

  21. Serkan k diyor ki:

    Sema. Hanim , cocuk maneviyatci, kiz hanimefendi akilci.. akilci kiz.diyor ki hem sever hem dolastiririm,erkek de diyor ki , yavas cek boynum aciyor

  22. Serkan k diyor ki:

    Dîn i aydinlar daha ne durur ki, tesettur un bu kadara acizlestirildigi ,herhalde bu islamin en az uc noktada guncellenmesi..

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bir insan niçin yaratılmışsa ona o kolaylaştırılır. “ ( Hz. Muhammed s. a. v )

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku