Diyanet! Hocalarına Sahip Çık

28 Haziran 2018Sema Maraşlı23 Yorum »

7_bSon birkaç yıldan beri imamlara, din adamlarına karşı saldırılar arttı. Bizim ülkemizde zaten yıllardır filmlerde dizilerde imamlar hep kötü, ahlaksız gösterilmiştir. Halk da bunu gülerek izlemiş hiç de itiraz etmemiştir.

Diyanetinde bu konuda bir itirazı, bir karşı çıkışı, ciddi bir adımı olduğunu görmedik. Recep, Şaban, Ramazan gibi mübarek ayların isimleri hep aptal sersem tiplere verilmiş yine Diyanetin bir itirazın ı duymadık. Dini aşağılamaya çalışanlara karşı ne Diyanet itiraz etmiş ne de devlet bir yaptırım uygulamış.

Geçen aylarda gösterime giren “Vallahi Hortladı” filminde eski Türk filmlerin kızlara gazoz içirip tecavüz eden kötü karakteri Nuri Alço bu filmde “gazozcu imamı” canlandırıyor. Tabii  ki filmi izlemedim fakat internetten fragmanlarına baktım da bir hoca ancak bu kadar çirkin canlandırılabilir, korkunç bir karakter  görünüyor. Ve gazozcu hocanın fragmanlarda azgında iğrenç bir cinsel gönderme cümlesi var. Diyanetten bu iğrenç karakter için bir tepki duyduk mu? Hayır.

Halkta bir tepki var mı? Hayır. Diyanetten emekli hocaların pek çok derneği var, onlardan bir tepki geldi mi? Duymadık öyle bir şey. Demek ki sadece meslekten emekli olmamışlar.

İlahiyatçılardan bir tepki var mı? Hayır.

Yakında televizyonda da yayınlanır bu iğrenç imam karakteri olan film ona da bakıp güleriz!

Şimdi de bir yurt dışı bir film şirketinden Nuri Alço’ ya Hz. Mevlana’yı canlandırma teklifi gelmiş kabul etmeyi düşünüyormuş. Yabancılar baktılar bizim devletimiz de halkımızda manevi değerlere saygısızlığı zerre önemsemiyor, dinine din adamına sahip çıkmıyor, bari biz de Mevlana’yı gözden düşürelim dediler herhalde.

Zira Batı’da Mevlana hazretlerinin Mesnevi’sini okuyup İslam dinini seçen çok kişi var. Onu da yapsalar sesimizi çıkarmayız. Bütün bunların hesabını nasıl veririz onu bilmiyorum. Sadece yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da hesaba çekileceğiz.

Sinema sektöründeki din adamlarına yapılan iğrençlikler yeterli bulunmamış olmalı ki son birkaç yıldan beri de imamlara tuzak kuruluyor.

Yaz geldi ve okulların tatil olması ile birlikte camilerde ve Kur’an kurslarında yaz kursları başladı.  Diyanet İşleri Başkanlığı yaz kursları düzenliyor fakat bu problemlerin çok olduğu bir eğitim modeli.

Yaz kurslarına sadece çocuklarının Kur’an-ı Kerim öğrenmesini ve dini bilgi almasını isteyen aileler göndermiyor, çocukların evde zapt edemeyen başımdan gitsin, komşunun çocukları gidiyor diye de gönderen aileler de çok.

Camilerin çoğunda sınıf ortamı yok, kursa katılan çocukların not kaygısı yok, devam kaygısı yok. Disiplinsiz bir ortamda anasının avutamadığı çocuklara, hocalar dadılık yapmak zorunda bırakılıyor, ek ders ücreti karşılığında.

İşin eğitim yönünden ziyade hocalarla ilgili yönüne değinmek istiyorum.  Son bir kaç yıldan beri yaz kurslarında kaç tane imam iftiralar sebebi ile en az on beş yıl cinsel istismar iftirasından ceza aldı.

O kadar saçma sebepten  on beş yirmi yıl ceza alan imamlar var ki inanılır gibi değil.  İnsan inanmakta zorlanıyor fakat durum iyi değil. Taciz yok, tecavüz yok, verilmiş bir zarar yok, deliller hocaların masumiyetinden yana fakat hocalar en ağır cezaları alıyor ve tecavüzcülerle aynı koğuşta kalıyorlar. Bu hocaların yaşadığı üzüntüler, ailelerinin dışarıda yaşadığı üzüntüler sıkıntılar pek kimsenin umurunda değil.

Delil belge olmadan böyle ağır cezalar insana verilebilir mi? Bizim ülkede verilir.

6284 var. Kadının sözü esastır, delil belge aranmaz. Böyle bir adalet olabilir mi? Böyle bir adaletin olduğu ülkede huzur olur mu? Olmaz elbette başımaza taş yağmadığına şükretmemiz lazım. Yüzbinlerce insan mağdur oldu bu kanundan. Mazlumun bedduası ahı herkesi yakar.

İnşallah yeni hükümet adalet esası üzerine kurulur ve 6284 ü kaldırırlar.

Tamam kanunlar adaletli değil fakat Diyanet’in hocalarına sahip çıkması gerekir. Hoca suçluysa elbette sahip çıkılmasın cezasını çeksin fakat hocanın suçlu olmadığı çok açık olduğu halde, masum olduğu belli olduğu halde, başta kendi kurumu yüz çeviriyor.

Oysa masum olma ihtimalinden dolayı Diyanetin davaları takip etmesi lazım. Çünkü bu kursları Diyanet açıyor ve hocaları çocukları okutmaya zorunlu tutuyor. Eğer bu kurslarla ilgili problem çıkıyorsa en baştan Diyanetin bu problemleri çözmeye yönelik çalışmalar yapması gerekli.

Müslümanları yıllarca terörist göstermeye çalıştılar şimdi de cinsel istismarcı göstermeye çalışıyorlar. Yok mu içlerinde elbette üç beş sapkın şeyler yapanlar, onlar cezalarını çeksinler fakat bunlar üzerinden hocaları yerin dibine batırmaya çalışmak ancak din düşmanlarının oyunu olabilir.

Pek çok Avrupa ülkesinde öğretmen ve din adamları ile ilgili gerçek haberleri bile yayınlamak yasak. Halkın güven duygusu sarsılmasın diye bizde gerçek olmayanlar bile varmış gibi gösteriliyor.

İftira mağdurlarının ailelerinden bana ulaşanlar var. Onların yaşadıklarını da yayınlayacağım inşallah.

İmam camide elini kız öğrencinin omzuna koydu diye kamera kayıtlarında da görülüyor başka bir şey yok onbeş yıl veriliyor. Ya da hiçbir şey yapmadığı halde sadece öğrencinin şikayeti ile ceza alıyor. Durumun vehametini siz anlayın artık.

Hocaların suçsuz olduğu açıkça belli olduğu halde Diyanet hocalarına sahip çıkmıyor. Hem hocaları kız öğrenci okutmaya mecbur tutuyorsun hem de iftiraya karşı yardım etmiyorsun.

Devletten yardım zaten yok. İstismar davalarına Aile Bakanlığı “biz mağdurun yanındayız” diye suçlu mu suçsuz mu diye bakmadan avukat gönderip en ağır cezaları almalarını sağlanıyor.

İmamlarla ilgili davaların çoğunu CHP kadın kolları takip ediyor, şikayetçi aileleri yönlendiriyorlar, pedegogları kendiler tahsis ediyor, hakimlerin üstünde ağır ceza vermeleri için baskı oluşturuyorlar. CHP liler bu dönemde de imam avına devam edecek mi bakalım. Gerçi benim CHP lilerin yaptığı değil Diyanetin yapmadığı zoruma gidiyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı!

Suçu açıkca ispatlanmamış hocalarına sahip çık, arkalarında dur. Onlar bir rahip olsalardı kilise çoktan arkalarında olurdu. Suçları imam olmak mı?

Son yıllar hükümete yıpratmak için ortaya atılan cinsel istismar haberleri yüzünden halk paranoyak oldu. Bu durumda bu yıl hocalar daha çok iftira altında kalabilirler. Bunun için tedbir olarak zaten en doğrusu da bu olur, kız öğrencileri kadın hocalar, erkek örgencileri erkek hocalar okutsun. Yeterli hoca olmayan yerde de kurs açmayın. İnsanın haysiyeti, hocaların şerefi, hayatı bu kadar ucuz olmamalı.

İmamların hocaların eksikleri kusurları olabilir. Aldıkları eğitimden başlayarak bunlar konuşulabilir. Fakat cinsel istismar iftirası çok ağır bir şey. Hem hoca için hem ailesi hem toplum için.

Hocalar dinin temsilcisi ve belli ki onlar üzerinden bir karalama kampanyası yapılmaya çalışılıyor. Ak Parti hükümeti İmam-Hatip okulları açıyor. CHP bu okulların açılmasına engel olamıyor fakat cinsel istismardan hapse giren imam sayısı arttığında  kaç kişi çocuğunu imam-hatibe göndermek isteyecek. Kaç genç hoca olmak isteyecek bu yapılanları görünce.

İmamlar toplumda imam olduklarını söylemeye utanıp korkacaklar. Gidişat bunu gösteriyor. Dolaylı yoldan CHP İmam-Hatipleri kapatmış olacak.

Belki bir süre sonra insanlar camiye gitmek istemeyecekler ya bu imam da sapıksa diye. İmam-Hatipleri, ilahiyatları kapatmanın en kestirme yolu. Hatta camileri kapatmanın. Bir süre sonra giden yok diye camilere de kilit vururuz artık.

Bizim siyasetçilerimizin ve idarecilerimizin en büyük eksiği algı yönetimi ve manipülasyon konusunda cahil olmaları ve çabuk tuzağa düşmeleri. Bu konuda siyasetçiler ders almalı ve uyanık olmalı.

Cinsel istismardan cezaevinde olanların çoğu ya 18 yaş altı genç evlilikten ya da iftiradan yatıyor. Ve bunların içerde olma sebepleri din düşmanlarının algı operasyonları.

Af konuşulurken cinsel istismar dışında deniliyor. Genç evlilikten ve iftiradan yatanlara yazık değil mi? Zaten hiç içerde olmamaları lazım.

Cinsel istismar iftiraları zaten fazlasıyla mağduriyetlere sebep oluyor. Son yıllarda özellikle din adamlarının seçilmiş olması ayrıca üzerinde durulması gereken bir konu.

İmamlara ve erkek hocalara da birkaç tavsiyem var.

Kız öğrencileri okutmayı kabul etmeyin ve Diyanet e dilekçe verin.

Öğrenci ne kadar sevimli olursa olsun saçını falan asla okşamayın, mümkün olduğu kadar yanınıza yaklaştırmayın. Üzgünüm ama böyle. 4-6 yaş çocukları da var yaz okullarında. Orada ailelerin şikayeti bile yeter siz en iyisi okutmayı baştan kabul etmeyin.

Dini sevmek öğreteni sevmekle başlar, hocayı sevmekle başlar biliyorum. Fakat durum böyle.

Diyanet İşleri Başkanlığı da hocalarına sahip çıksın. Yoksa bu işin ucu yakında kendilerini de yakar.

İftira ile ceza almış tutuklu bir imamın kızkardeşinin mektubu 

İmamlara Kurulan Tuzaklar”   http://www.cocukaile.net/imamlara-kurulan-tuzaklar/

Ve İmamları kötü göstermenin sebeplerini anlatan okunması gereken bir yazı:

Camiler için önsatış  http://www.cocukaile.net/camiler-icin-onsatis/ 

Okunma Sayısı : 25.725

Yorum yapın

“Diyanet! Hocalarına Sahip Çık” için 23 Yorum

  1. Orhan diyor ki:

    AMAN DİKKAT

    Büyük bir tuzak planı hazırlanıyor..!!

    Son günlerde oluşan çocuk tacizi, tecavüzü olaylarına halkın büyük tepkisini gören şer odakları, yaz kuran kurslarının açılmasını fırsat bilerek imamlara rezil bir iftiraya hazırlanıyor.
    Bir veya birkaç imama atılacak iftira ile toplumsal bir infial çıkararak imamları ve hükümeti hedef göstererek büyük olaylar çıkarmanın projesi hazırlanıyor.
    • DİYANETİ –
    • HÜKÜMETİ –
    • TOPLUMU uyarıyorum.
    imamlar camilere mutlaka kamera sistemi taktırsın iftiraya karşı önlemlerini alsın çocukların saçını dahi okşamasın..!!

    *İstihbarî bilgidir lütfen dikkatli olalım.*

    Aman dikkat! istenilen hedefe ulaşılıyor. İdam için eylemler planlanıyor.
    Asıl planda halk sokağa çıktıktan sonra başlayacak.
    İdam eylemlerini provakatörler aracılığı ile devlete karşı kullanacaklar.
    Duyarlı halkımıza burdan sesleniyorum birileri ;
    “idam için sesimizi duyuralım” gibi eylem çağrısında bulunursa,
    sakın sakın bu tuzağa düşmeyin.
    • İlk amaç halkı polisle karşı karşıya getirmek,
    • ikinci amaç polisin bir yerden sonra şiddet kullanması,
    • üçüncü amaç polise karşılık verilmesi,
    sonra hükümetin sert açıklamaları ve ardından hükümete bu sokaktakilerin fetöcü gibi pkk yandaşı gibi ve chp liler gibi lanse edilmesi.
    Ve asıl patlak burda başlıyor; bu kez halk bunları duyunca devlete hükümete düşman olacak ve sular ısınacak.
    Sonrası çorap söküğü gibi gelecek.
    Sakın eylem çağrılarına kulak asmayın ve böyle bir oluşuma katılmayın….
    Son Bir Saat içerisinde Türkiyenin çeşitli bölgelerinde, 3 çocuk için daha kayip ilani verildi.
    Plan bu !
    Kirli bi tezgah bu !
    Lütfen çocuklarınıza gözünüz gibi bakın.
    Bir çocuğun kaybolması sadece 10 saniye.
    1 saniye bile gözlerinizi ayırmayın.
    Kirli bir plan devreye soktular !

  2. Doğrular diyor ki:

    Bu yazdiklarimizi bimer cimer gibi yerlere yogun bi sekilde yazarsak insaallah bir yol katedilir

  3. İstismarın istismarı diyor ki:

    İdam isteyenler, hadımlıktan bahsedenler bu adalet sistemiyle nasıl olacak pes diyorum. İdam gelecekse yada hadımlık olacaksa önce gerçek adalet olmalı. Erkekler yakında evlerinden çıkamaz olacaklar bu yasalarla. AKP bu yasalardaki açığı tez zamanda kapatmalı yoksa bir tarafı korurken diğer taraftan baska taraf eziliyor.

  4. hasan karafil diyor ki:

    Sema hanım yazınızı okuyunca dehşete kapıldım.vaktiyle bahsi geçen kanun çımasın diye mücadele edenlerden olduğunuzu biliyorum.Fakat bu kanunun hocaları da mağdur ettiğini duyunca gerçekten sarsıldm.İnşallah bu kanun değişir ve mağdur olanlar tekrar yargılanır
    Ben başka yaklaşan br tehlikeye dikkat çemek istiyorum.son günlerde tam da seçim zamanında bir köpek yavrusu ayakları kesilmiş vaziyette bulununca türkiyede kızılca kıyamet kopru.Her gün şehit haberleri geliyor ve bu kardeşlerimizin ehadetinde dahli lanları CHP sandıkta destekliyor malesef Dünyada ve Türkiyede müslüman ve dindar ,milliyetçi muhafazakarların hayatlarının ıyeti harbiyesi yok.Yeni tehlike hayvanlara karşı işlenen suçarda cezalar arttırılacakmış!Eğer bu kanun çıksın Müslümaqn Türkiyede hiç birimiz kurban kesemeyiz,CHP li olmayan kasaplar da et satamaz.Kılıfına uydururlar mileti hapislere doldururar.Kadına şiddet bahsinde olduğu gibi inşallah AK PARTİ içimizdeki firıldakların numarasını yutup böyle bir kanun çıkarmazlar. Bu konuya dikkat çekmek istedim.

  5. yahya demirörs eskisehir vaizi diyor ki:

    umreye beraber gittigimiz imam arkadasim 12 sene ceza aldi tacizden ..kuran kursunda bi kiz cocuguna tacizden.. bu kiz cocuguunun ablasi 18 yas alti ve bizim imama gizlice sevgilisi ile nikah yapmaya geliyo bizim arkadas kabul etmeyip gonderiyo.. sen misin bunu yapan.. bu ablanin kardesi kiz da beni imam taciz etti diye. hakim ise kadin. adamin o kizla o dedigi saat ve yerde olmasinin imkansiz oldugunu soyleyen 2 sahitide var ama sahitler dinlenmeden kızın beyanu ile 12 yil verdiler. ceza aldiktan sonra imama gelup 120 bin lira ver davadan cekilelim demisler. arkadas icerde bizim h tipinde yatiyo halen. maalesef

  6. Fahri Müfettiş diyor ki:

    Din düşmanlarına eski kanunlar fırsat veriyor. Evlilikte islamın kullandığı biyolojik yaş esas alınmalıdır. Türkiyede ve diğer sıcak iklimli ülkelerde-Avrupa gibi kuzey ülkelere göre- kızlarda olgunlaşma yaşı düşüktür. Şeytana tapan siyonist ve haçlı keferesinin chp mafyası zinayı arttıurma mücadelesi veriyor. bu durum yoğun bir şekilde kamu oyuna ifşa edilmelidir. Diyanet hocaları ve medya bu çalışmadan mesuldürler.

  7. HÜSEYİN BULUT diyor ki:

    Seçimlerde tecelli eden küllî iradeyi çok sevdim. Allâh’u Teâlâ’nın işine bayıldım. Çalışmak bizden Zafer Allah Teâlâ’dandır. Ona binlerce hamdu senâmız var. Zaten bir Müslüman olarak şu seçimden alacağımız büyük dersler olduğuna inanıyorum. Müslümanlar olarak bundan böyle daha ferasetli olmalıyız.
    Bu duygularla birlikte: Müşerref olduğumuz Cuma’nızı en kalbî duygularımla tebrik eder, Ülkemize ve İslam Âlemine barış, huzur ve mutluluk getirmesi temennisiyle… Cenab-ı Hakk’tan iki cihan saadetleri niyaz ediyorum.

  8. Rambo hoca diyor ki:

    Sema hanımefendiye tamamiyle katılıyorum. İslamda seddi zerai diye bir şey var. Kötülüklere giden yolları kapatmak lazım. Din görevlisi de insan. Melek değil. Belki onunda zaafları olabilir. Gerçi bu ulvî görev bu tür yanlışlıkları asla kaldırmaz. İşte bu nahoş durumun tezahür etmemesi için önlem almak İslamca bir tutum olur. Sema hanımın yazdığı gibi kız çocuklarını bayan hocaların okuması en önemli seddi zerai anlamında bir çözümdür. Başka tedbirlerde olabilir. Olur olmaz şeylerle insanlara maduriyetler yaşarmaktansa gerekli tedbirleri almak Diyanet ve diğer yetkili kurumların görevi olmalı diye düşünüyorum…

  9. Aadem diyor ki:

    Çocuk istismarıyla mücadele kuruluşunun başkanı 2 yaşındaki bebeğe tecavüz girişimi suçlamasıyla gözaltında
    ABD’de savaş koşullarının hüküm sürdüğü ülkelerde çocuklara yönelik cinsel suçları önleme faaliyetleri yürüten uluslararası yardım kuruluşunun başkanı Joel Davis gözaltına alındı. Davis, 2 yaşındaki bir çocukla cinsel ilişkiye girmeye çalışmak ve cep telefonunda çocuk pornografisi bulundurmakla suçlanıyor.
    Diye yaziyor Mynet isimli sitede.
    .Şimdi cevap verin ÇOCUK İSTİSMARI diye höykürenler, milletimizin çocuk sevgisini bitirip çocukları sevme ve koruma içgüdüsü gibi milli bir degerimizi katledenler, çocukları kullanan sizi gidi çocuk istismarcıları, pkk nin elinden kurtardığınız bir cocuk varmı, pkk nin elinde tecavüz edilen kız çocuklarından kurtardığınız varmı.yok yok yok.ama çocuk istismarcıları diye bağıra çağıra milletimizi mahvediyor yetkililerde onları seyrediyor ve hatta destek çıkıyorlar.ögretmenler,doktorlar,polisler,memurlar vb.meslek grupları çok yakında mesleklerini yapamaz hale gelecek, çocuklara bile dokunamayacaklar hatta ve hatta amca, dayi, konu komşu çocuklara dokunamayacaklar ve korumayacaklardir.çocuk istismarcıları diye höykürenler başaracaklar gibi görünüyor milletimizi mahvetme konusunda.ve biz vatansever ve milletini sevenler için yapacak bir şeyimiz yok maalesef.elimiz kolumuz bağlı.

  10. Feyza diyor ki:

    Her zaman dedigimiz gibi, tedbir en guzel akildir. Hep soyluyorduk ve bu yasananlar da birer ibrettir. Kiz cocuklarini ablalarin, erkek cocuklarini ise erkeklerin okutmasi ve iki cinsin birbiriyle de olan iletisiminin mumkun mertebe asgari duzeye indirilmesi en guzel tedbir ve akillicaolan harekettir. Bu yalnizca Kur’an kurslarinda degil, okullarda da farksiz. Ogretmenler de ayni tehdit altindalar. Ama bu yontemin en guzeli,en nezih ve temizi oldugunu soyledigimiz zamanbiz gerici,yobaz,kadini kafes ardina iten zalimler olarak fisleniyoruz.
    Benim yetistigim yerlerde kiz cocuklarini kizlar, erkek cocuklarini erkekler okuturduve hic bu gibi olaylara maruz kalmadik. Erkek hocalar perde gerisinden veyahud hoparlor vasitasiyla ders anlatirdi cok lazim olan bir durum olursa fakat zaten hanim hocalar da bir erkek hocaefendinin donaniminda yetistirildigi, ayni tedrisattan gectigi icin ekseriyetle bu duruma da gerek kalmazdi. Su anda da biz yalnizca kiz cocuklarini okutuyoruz, erkekler erkek cocuklarini. Bu hic zor bir is degil, Diyanet istedigi takdirde kiz cocuklarina hanim hoca tedarik edebilir. Madem tehlike goruyor, hocaefendileri de potansiyel bir suclu gibi muameleye tabi tutuyorlar, geregi yapilsin imkan var.

  11. Meryem diyor ki:

    Sema hanım gerçekten iftarayada uğramış olabilr allah yardımcısı olsun
    Yada belkide gerçektir
    Küçüklüğümde sülalemizin en temiz sanılan parmakla gösterilen bir ferdi tarafından tacize uğrayıp
    Korkup susmuştum
    Sonra yaşı benden daha küçük olan 6 yasuında olan bir kuzenimin başına gelmişi olay aynı kişi tarfından
    Ama o kız susmamış anlaymıştı
    Sonuç anası babasu dahil herkes o küçük kızı suçlamıştı
    Kız şimdi ağır travma yaşıyor
    Bende ilk evlendiğm dönem yaşamıştm o trawmy
    Gerçkten küçük kızların erkek öğretmen yada hocaların elinde işi yok…
    Bahsi geçwn küçük kız hafızlık dersi çalştrması için bahsi geçen abinin yanına gönderilirdi

  12. mücahit diyor ki:

    24 haziran seçimlerinde akp yüzde 42 de kalıpta 300 millet vekilinden az vekil çıkarınca şunu demeye başladı: mesajı aldık , mesajı aldık. ama bu mesajın ne olduğunu ne bize söylüyorlar nede kendileri biliyorlar. yoksa bildikleri halde bilmemezlikten mi geliyorlar yada bilmedikleri halde bilirmiş gibi mi yapıyorlar çok karışık bir durum. insan bir guruba dahil olup da daha sonra ondan neden yüz çevirir? tabi ki o topluluktan zarar görürse. Bu insanın tabiatında vardır , farkında olsun veya olmasın insanın kendi iyiliği hep aklının bir köşesindedir. bu insanın fıtratında vardır. insan dua ederken önce kendine, sonra başkalarına dua eder, zekat verir sevap kazanmak önceliğidir, selam verir, selam bekler.

    kısaca akp 2011 yılından beri çok miktarda mağdur meydana çıkardı İstanbul sözleşmesi dedi gavurların gönlünü hoş etti ama kendini sevenlerin bazılarını küstürdü, kızdırdı. 2012 yılında 6284 dedi gavurları ve bir sürü ahmağı güldürdü ama çok kısa bir süre sonra bu kanun milleti yaralamaya vede kendi tabanından ciddi bir sayıda insanı yakmaya ve yananları görenleri ,bu ne biçim iş demeye sevk etti. maalesef siyasi iktidar bunları görmedi. şimdi mesajı aldık diyorlar ama ne demek istediklerini biz anlamıyoruz. şunu mu diyorlar acaba yerel yönetimlerde ve akp kadrolarında sizin istemediğiniz insanlar vardı ama biz bunları değiştirmedik şimdi anladık ki bunların gitmesi lazım, tamam bu olabilir

    ama akp nin kendi eliyle oluşturduğu mağdurlara ne diyelim bu mağdurların ve çevresinin hiç mi etkisi yok akp nin bu kadar oy kaybında ? bence var!. insanlar aptal değil olanı biteni görüyor ve insan oğlu önce ben dediği için , yakın planda akp nin yukarıda örnek verdiğimiz acayip işlerinden zarar görmese bile gelecekte görebilirim düşüncesiyle desteğini bu partiden çekmiş olabilir.

    akp ve Erdoğan bundan sonraki dönemde sosyal hayat içinde ki gavurları sevindiren ama Türkiye insanını küstüren bu kanunları iptal etmelidir. dün 27/ 06/2018 tarihinde akp nin eski aile bakını Fatma Şahine itaya bir nişan vermiş bu işi bilenler konunun ne demek olduğunu hemen anlayacaklardır. bir gavur bir Müslümana neden nişan versin? haberi kopyala yapıştır yapıp, herkesi biraz düşünmeye davet ediyorum. haber şu şekilde “”””” Fatma Şahin’e İtalya Devlet Liyakat Nişanı Verildi

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kadınlara ve çocuklara yönelik çalışmaları dolayısıyla İtalya Cumhuriyeti’nin en yüksek devlet nişanı olan Liyakat Nişanı’nı aldı.
    27 Haziran 2018 Çarşamba 15:09
    Fatma Şahin’e İtalya Devlet Liyakat Nişanı Verildi
    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kadınlara ve çocuklara yönelik çalışmaları dolayısıyla İtalya Cumhuriyeti’nin en yüksek devlet nişanı olan Liyakat Nişanı’nı aldı. Başkan Şahin, bu özel ödülü Anadolu kadınları adına aldığını bildirdi.

    Başarılı çalışmalarla bugüne kadar birçok ödül alan Fatma Şahin, adeta ödüllere ambargo koydu. Şahin’le ulusal ve uluslararası ödüllere doymayan Gazi şehir, ödül koleksiyonuna İtalya Cumhuriyeti’nin şövalyelik derecesindeki en yüksek devlet nişanı olan Liyakat Nişanı’nı ekledi. Roma’da, İtalyan hükümetinin 2017 Minerva Anna Maria Mammoliti Ödülü’nü alan ilk Türk kadını unvanlı Başkan Fatma Şahin, Büyükelçi Mattiolo’dan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Lütfullah Göktaş’ın da yer aldığı Türk bürokratlara İtalyan Nişanı verildi.

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, “Hem şehrimin hem de Anadolu kadınları adına bu özel ödülü alıyorum. Aylan bebekler ölmesin, insanlar yaşasın, savaşlar bitsin, Akdeniz barış denizi olsun diye bu ödülü alıyorum. İtalyanlarla Geç Hitit Medeniyetinin kültürel mirasını hayata geçirecek önemli çalışmalar yürütüyoruz. 5 antik kente ev sahipliği yapan müzeler şehrimizde, büyük bir restorasyon yapıyoruz. Aqua parkımızı İtalyanlarla birlikte açacağız, uzaklarda aramayın Gaziantep’e gelin” dedi.

    İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Mattiolo da şunları aktardı: “Ülkelerimiz, hiçbir ülkenin tek başına savaşamayacağı sorunlarla karşı karşıya. Göç akını, terörle mücadele, ekonomik büyümeyi hızlandırma ihtiyacı, sosyal kalkınma bu problemlerden bazıları. Bu sorunları ortadan kaldırma ihtiyacı, bizi her alanda iş birliğimizi güçlendirmeye itmiştir.”

    Konuşmaların ardından, Zeybekci’nin yanı sıra Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve beraberindeki Türk bürokratlara çeşitli seviyelerdeki İtalyan devlet nişanı takdim edildi.

    “””” şimdi dikkat !! İtalya bu nişanı Fatma Şahine Kadın Konusunda ki çalışmalarından dolayı vermiş. size soruyorum Gaziantep ile italyanın Kadın ve Çocuk konusunda ne gibi bir ortaklığı olabilir ki İtalya Fatma Şahine Kadına ve çocuğa yönelik çalışmasından dolayı en büyük devlet nişanı olan Liyakat Nişanını verir. İtalyanın Layik gördüğü bir durum bizim için nasıl uygun olabilir.

    bir Hırıstiyanın razı olduğu sosyal duruma ve bu yöndeki çalışmalara biz Müslümanlar nasıl razı olabiliriz. Fatma Şahin 2012 yılında çıkardığı kanunlarla Türk aile yapısını dinamitliyor, İtalyan bunu takdir edip, Devlet Liyakat Nişanı veriyor. Bu durum böyle giderse bundan sonraki seçimde AKP değil yüzde 42 yüzde 12 bile alamayacak gibi duruyor.

    Bizim İnsan Fıtratına ve aklına Ters kanunlarımızı Avrupa nasılda alkışlıyor bunu çok net görebiliyoruz. Mesele anlaşılacak basit bir meseledir, sadece asgari düzeyde bir Basiret ve Feraset gerektirir hepsi bu. Allah a Ismarladık.

    • Aadem diyor ki:

      1932’de keriman halis bir Osmanlı torunu olarak Belçika da yapılan dünya güzellik yarışmasına katılıyor ve jüri oylama bile yapmadan jüri başkanı mayo içindeki KERİMAN HALİS’i dünya güzellik kraliçesi ilan ediyor ve bir konuşma yapıyor.ne diyor isterseniz internetten bulabilirsiniz.fazla söze de gerek yok.

      • mücahit diyor ki:

        Bu konunun cevabını ben vereyim. Keriman Halis yarışmaya katılıyor , ve mayo ile jürinin önüne çıkıyor, jüri hiç oylama yapmadan, Keriman Halisin güzelliğine, çirkinliğine, kültürüne ve diğer özelliklerine bakmadan Keriman Halisi 1. seçiyor. çünkü o gün Avrupa şunu söylüyor: Artık bu gün bizim bayramımızdır, çünkü Osmanlının kızını çırılçıplak soyduğumuz bir gündür. bu gün kimin güzel kimin çirkin olduğunun hiç önemli olmadığı bir gündür. bu gün 1000 yıldır bize dayak atan Müslüman Türkün kızını önümüze çıplak çıkardığımız bir gündür. bu olayın büyüklüğü bize yeter artar bile demiştir , o zamanın gavur Avrupası. bu gibi Örnerkleri sanatta sinemada vb. şeylerde görebiliriz. mesela: aile hayatını son derece aşağılayan bir film yapılmıştı 25-30 yıl önce Türkiye de. (reklam olmasın diye filmi ve konusunu yazmıyorum) Avrupalılar bu filme bir çok dalda ödül vermiş üstün dereceye layık görmüştü. işte bu durum hep karşımıza çıkıyor. Biz kendimizi ne kadar aşağılarsak, Küçük düşürürsek, zillete sokarsak , Avrupanın gözünde O derece muteber ve makbul olmaktayız. Şimdi size soruyorum Fatma Şahin e verilen bu Nişan hakkında bunları düşünelim mi kararı siz verin. Allah a Ismarladık.

        • Yahya diyor ki:

          şahsen osmanlı kızı olarak dünüşmüyorum, zaten o değer yargılara sahip halis muhlis Osmanlı hanımı böyle bir şeye fırsat dahi vermez.
          ayrıca “ece”yi bu yarışmaya gönderen ve destekleyen M.Kemal’dir.

          ece mekan değiştirdiğinde kendisi pek metheden Abdullah Gül’dür…

      • Yahya diyor ki:

        yazınızdan hanedan torunu gibi bir anlam çıkıyor,
        halbuki “ece” tam bir cumhuriyet çocuğu idi…

        • Aadem diyor ki:

          Yahya bey kardeşim Avrupalıların gözünde o kadın Osmanlı torunudur, bir semboldür, ( yüzyıllardır çıplak hale getiremedikleri, değerlerinden uzaklastiramadiklari Osmanlı insanını güzellik yarışmasında birinci seçmişlerdir.) Ve bizler hala batının gözünde osmanlinin torunuyuz ve bizden alacakları intikam hala bitmemiştir.Piyonlari eliyle hala bizi içten parçalamaya, değerlerimizden uzaklastirmaya çalışmaktadırlar.Mesela TÜRK ASILLI (!) bir Avrupalı vekil Türkiye ve Türk milleti hakkında ancak bir vatan haininin söyleyecegi şeyleri söyler, siz bu kişiye ne Müslüman nede Türk diyebilirsiniz.Ama görüntüde Türk ve Müslüman gibidir ve basındada Türk asıllı milletvekili derler ve o milletvekili üzerinden Türk milletine, Osmanlıya vurmaya çalışırlar.Olay bu. Osmanlı olmak için hanedan torunu olmak gerekmez.Osmanlı sınırları içinde yaşayan Her Türk ve Müslüman Osmanlı torunudur Avrupalilarin gözünde.

    • Yahya diyor ki:

      Mücahit bey,

      Bu konuda benden daha bilgili ve tecrübeli büyüklerim olmasına rağmen kısaca:
      Orman yangınlarına sebebiyet veren küçük bir kıvılcım değil, insanlardır.
      İnsanların vurdum duymazlığı, ihmali, tedbirsizliği …….’dir.

      F.Şahin sadece bir vasıtadır yani arada bulunan, aracılık edendir.
      Meselenin çözümü öncelikle müsebbibi bulmaktan geçer.
      Vasıtayı aradan kaldırmanız belli bir süre için neticeleri hafifletir veya ortadan kaldırır ancak meseleyi çözmez. Daha kötüsü; bu süreçte, mesele inkişaf eder.

    • Fahri Müfettiş diyor ki:

      Arkadaşlar siz bari cahillik etmeyin. rical araştırması yapmadan yabancılar hakkında hemen hüküm vermeyin. batıda müslümanları destekleyen ülkemize ve milletimize aşık çooook insan var. Onlara yönelik kapsamlı çalışmalar yapılmalı. Yüz binlercesi mevlanaya geliyor sahip çıkıp tebliğ ve irşad çalışması yapılmadığından sade bir müze ziyareti yapıp incik boncuk görüp geri gidiyorlar.

      Ülkemizin bakanları başbakanlarının aldıkları ödüller batıdaki sempatizanlarımız tarafındna bazıları da bürokratlarımızı kazanma amaçlı bunlara dikkat etmek gerek.

  13. Aadem diyor ki:

    6284 deyince aklıma geldi.dün basında çıkan habere göre FATMA ŞAHİN, İTALYA Cumhuriyetinin en yüksek devlet nişanı olan LİYAKAT NİŞANINI aldı.(daha dün vatanımızı işgal etmek isteyipde işgal edemeyen İtalyanlar, neyi başardığı için fatma şahine en yüksek devlet nişanını verdiler acaba merak ediyorum)Fatma ŞAHİN ise açıklamasında bu özel ödülü Anadolu kadınları(Anadolu kadını ne demekse artık) adına aldığını bildirdi.AQUA PARKIMIZI İtalyanlarla birlikte açacağız. Dedi.Niye İtalyanlar???

  14. Ömer Çetin diyor ki:

    Eyvallah Sema Hanım,

  15. İbrahim diyor ki:

    Selamu aleyküm kesinlikle size katılıyorum sesimizi duyurmak için sizin gibi insanlara ihtiyaç vardır.Yüce ALLAH razı olsun.Ben suan iktidar olan kişilere de kızıyorum yaptırımları olmasına rağmen birşeyler yapmıyorlar evet yapmadiklarimizdanda hesaba çekileceğiz ama karşı çıksakta sesimizi duyursakta devletin yaptırımı olmadan ilerleyemez.İnşallah bizde ve bizi yönetenlerde bu çirkinlikleri görür ve bunlara göz yummayiz selametle kalın.Saygılarımla 🙁🙁🙁

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Sıkıntılar akıllıca idare edildikleri takdirde karakteri terbiye ederler. “ ( S. Smiles )

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku