Ebeveynlere Verilen Hormonlu Bilgiler

ÇOCUKLAR STRATEJİK İNSAN KAYNAĞIDIR

SAĞLIKLI ÇOCUKLAR YETİŞTİRME İŞİ VE BU SÜREÇTE EBEVEYNLERE VERİLEN HORMONLU BİLGİLER

Çocuk demek sadece ailesinin değil; bir ülkenin geleceği demektir. Bu nedenle çocuk yetiştirme işi ailelerin ve uzmanların tekeline / uhdesine terk edilmeyecek kadar önemlidir. Çocuk stratejik kaynaktır. Hem de barajlardan, askeri tesislerden vs. daha stratejik…

Çocuk yetiştirme işini bozarak bir ülkenin şu anından tutun geleceğine kadar her şeyini bozabilirsiniz. Örtük savaşın en güçlü silahları haline gelen gizli ajanlık ve istihbarat teşkilatlarına devasa paralar ayıran karteller bu daha mühim ve kestirme işi es mi geçiyor sanıyorsunuz!

KAVRAM VE BİLGİ SAVAŞI

Kavramlar algıları, algılar duyguları ve inançları, her ikisi ortaklaşa tutum, yaklaşım ve davranışları belirler. “Psikolojisi bozulur, aman hiç kızmayın, konuşarak halledin” türü klişe öneriler ya derin bilgi eksikliğinin ya da -en iyimser ifadeyle- bu tür sinsi süreçlerin tezahürüdür.

ZEHİRLİ BİLGİ ASRINDAYIZ

Dediğim gibi: Bu konuda bilgi üreten ve sonra da önümüze kesin doğrularmış gibi koyanların özellikle çocuk yetiştirme işini ülkeler arası soğuk savaşın nesnesi / argümanı haline getirdiklerini, bu nedenle nesilleri bozup fesada sevk edecek bilgiler - öneriler telkin ettiklerini düşünüyorum. Bakmayın soyut olduğuna, bilgi en güçlü silahtır. Zehirli bilgiyse daha tehlikeli olan kitle imha silahı yani kimyasal silahtır.

DERTLERDEN BESLENEN KAPİTALİST SEKTÖR

Yine koca bir sağlık ve danışmanlık sektörü vardır ki onlar için sıkıntılar, dertler, hastalıklar olmalıdır; mümkünse de artmalıdır. Çünkü bu gidişat kendilerinin mesleki ve parasal varlık gerekçeleridir. “Bir sihirli aşı çıktı, artık hiçbir dert kalmayacak” denilse çok azımız dışında hepimiz birleşir, “Dertleri geri istiyoruz” diyerek sokaklara dökülürdük!

Diğer yandan psikolojide kanıtlanmış bilimsel bilgi sayısı son derece sınırlıdır.

Bu sıkıntılara bir de bu alandaki uzmanların kişisel görüşlerinin mesleki doğrularmış gibi empoze edilebilmesi vahametini ekleyin.

Hatırlayın:

Ekranlarda veya seminerlerde bir uzmana hangi soruyu sorsanız mutlaka bir cevap verir. Oysa psikoloji her sorunun cevabını bulmuş; uzmanlar da her sorunun cevabını kitaplardan ya da fakültede okurken öğrenmiş değillerdir. İfade edilenlerin çoğu bilimsel veri - bilgi değil; çoğunun sakat olduğu malum olan kişisel görüşlerdir.

Bunun nedeni nasıl olsa milletin uzmanların ağızlarından çıkan her sözü bilimin kesinleşmiş gerçekleri gibi algılamasıdır. At sahibine göre kişniyor, görüyorsunuz!

PSİKOLOJİMİZ SANILDIĞI GİBİ ÇITKIRILDIM BİR YAPI DEĞİLDİR

Bu iki sebep dolayısı ile çocuk psikolojisi alanı, “Aman çocuklara hiç kızmayın psikolojisi bozulur; her şeyi sadece konuşarak halledin” (yani lafla peynir gemisini yürütün) diyen uzman etiketli aklı evvellerin cirit attığı bir “çivisi çıkık sahaya” dönüşmüştür.

Hemen belirtmeliyim ki çocuklara zaman zaman kızılabilir. Bu durumda gözlenebilecek kısmi ve geçici duygusal ve/veya davranışsal reaksiyonlar psikolojide bozulma demek değildir.

Çin malı oyuncaklar bile o kadar kolay bozulmuyor! Haliyle yüce Allah'ın yarattığı insanoğlunun psikolojisi de öyle ota - böceğe bozulacak kadar çıt kırıldım bir yapı değildir. Otuz sene iki metre kare hücrede hapis yatan çocukların dahi psikolojisi öyle kolay kolay bozulmaz. Dolayısı ile bu tip korku umacılıklarına itibar etmemek gerekiyor. Bu tür telkinler aslında tuzaktır, yemdir. Mevlana’nın dediği üzere "Oltaya et takanlar bu işi cömertliklerinden değil; balık avlamak için yaparlar." Ta Mevlana döneminde bile bu böyle ise günümüzü varın siz düşünün artık!

KONUŞARAK HALLEDİN DEMEK YA DA LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜTMEK

Yine her sorunu konuşarak asla çözemezsiniz! Bilakis sorunu daha da çözümsüz bir hale getirirsiniz. Üstüne otoritenizi zayıflatır; sözlerinizin tesirini günden güne aşındırırsınız. Bu durumda önünüzdeki sorunu bazen çözseniz dahi (bozuk bir saat dahi günde iki kere doğruyu gösterir. Haliyle buna bakarak bu yaklaşıma doğru demek yanlıştır) sonraki daha çetrefilli sorunların tohumunu ekmiş olursunuz.

Hem bu empoze, "Sorun çocuğun davranışlarında ise çözüm anne - babanın davranışlarındadır" ilkesiyle de çelişir.

TAVSİYELERİM

Bir ebeveyn olarak, “Daha çok bilgi, daha fazla malumat” diyerek çıkmayın yola. Bu zorlu süreçte daha çok bilgiye değil; daha az ama daha doğru, yani hormon miktarı en az bilgiye ihtiyacınız vardır. Hormon artık sadece patateste, kabakta yok! Gerçi hormonsuz bilgiyi bulmak da çok zor; mühim olan en az hormonlu bilgiyi kullanmak!

Uzmanlık, unvan vs. propagandalarına itibar etmeyin. Çocuk yetiştirme süreci ile ilgili temel bilgileri – teknikleri toplasanız iki A4 sayfasını geçmez. Önemli olan olmayan daha fazla bilginin peşine düşmek değil; bu az bilgilerin içerisinden en uygununu seçebilmektir.

Bu konuda sürekli internette dolaşarak, her yazılmış yazıyı okuyarak, her söylenmiş sözü önemseyerek çocuk yetiştirmeyin. Sağdan - soldan toplama yoluyla edinilmiş çok malumatla çocuk yetiştirmenin yarattığı sorunlar hiç okumayan ebeveynlerin sebep olduğu sorunlardan daha az değildir. Hatta gözlemlerime göre fazladır bile…

Okumak duygularınızı, duygular sizi harekete geçirir. Harekete geçmeden önce iyi düşünmek, bu işin öneminin idrakinde olmak gerekir. Her bilgi beyinde, içkinin şişede durduğu gibi durmaz. Yaklaşımlarınızı kışkırtır çünkü. Gazali’nin dediği üzere "Her bilgi şifa veya gıda değildir; bazıları zehirdir." Zehirli bilgiyi ayırt etmek zor bir iştir. Çoğunun öyle pahalı ve şık ambalajı vardır ki tesirinin zehirlemek olduğunu anlayabilmek adeta imkansızdır.

En önemlisi de şu: Kuru konuşma ve eleştirme (polemik) odaklı değil; kural bazlı çocuk yetiştirin.

www.izzetgullu.net

 


Bunlar da ilginizi Çekebilir

15 Yorum Yorum Yaz

Yorum Yaz