Edalı Kadın

“Eşim Aşkım Olsun” kitabımdan…

Edalı Kadın

Yönetmen Cezmi bey, çekmeye niyet ettiği yeni filminde başrol oynayacak kadın oyuncuyu bulamamaktan dolayı filmden vazgeçmek üzereydi. Bu filmi çekmeye oğlu Abay’ın ısrarı ile tamam demişti ama oyuncu seçiminin bu kadar zor olacağını düşünmemişti. Üç yıl önce kırk yıllık eşi, sevgilisi, kıymetlisi Zeycan’ı öldükten sonra hayata küsmüştü.

Evde kedisi, kitapları ve Zeycan’ın hatıraları ile yaşıyordu. Neredeyse evden hiç çıkmıyordu. Çok tanınmış, çok iyi filmler yapmış bir yönetmen olduğu halde film işini de bırakmıştı. Abay babasını hayata döndürmek için “Annemle yaşadığınız o büyük aşkı film yapmalısın.” diye tutturmuştu. Cezmi bey önce hayır dediyse de sonradan razı olmuştu. Tamam dedikten sonra hemen oturup senaryoyu yazmıştı. Zeycan’la çok güzel anıları vardı; yazdıklarından çok güzel bir aşk hikayesi çıkmıştı. Senaryoyu yazarken her anı yeniden yaşamıştı.

Senaryo ortaya çıkınca onu da bir film heyecanı sarmıştı. Kendini oynayacak olan erkek oyuncuyu seçmek zor olmamıştı fakat sıra kadın oyuncuyu seçmeye gelince orada tıkanmıştı. Bir aydan beri pek çok şirketten gelen oyuncuların hiçbirini beğenmemişti. O gün yakın arkadaşı ünlü yönetmen Fırat Fuat ona beş yeni oyuncu göndereceğini, gelecek olanların çok iyi oyuncu olduklarını söylemişti.

Ofisinin geniş salonunda kendini oynayacak erkek oyuncu Kenan ile oturmuş oyuncuları bekliyordu. Zaman geçiyordu ve artık oyuncuyu seçip bir an önce filme başlamak istiyordu fakat gün geçtikçe ümidi azalıyordu. Çalan zilden beş dakika sonra asistanı Yaprak kızlardan birini salona getirdi.

İlk gelen Burcu adında uzun boylu, sarışın, yeşil gözlü güzel bir kızdı. Cezmi beyin gözünün önüne Zeycan geldi. Çok güzel bir kadın değildi ama tam bir kadındı karısı. Neyse bu kızın kusuru da güzelliği olsun zararı yok, diğer aradığım meziyetlere sahipse diye düşündü. Kızın ses tonu da fena değildi. Burcu kısaca kendini tanıttıktan sonra provaya başladılar.

Oyunculara daha önceden senaryodan kısa bir bölüm gitmişti ve çalışıp gelmişlerdi. Burcu ve Kenan çalıştıkları bölümü canlandırmaya başlamışlardı. Kenan çok iyiydi ama Burcu odun gibiydi. Senaryoda kocasına çay getirme bölümü vardı ki tam bir felaketti. Cezmi bey daha fazla dayanamadı:

“Olmuyor, olmuyor.” diye bağırdı. “Çay getirdiğiniz kişi herhangi biri değil, aşık olduğunuz adam. Oyuncu olduğunuzu unutun düşünün ki kocanıza, sevdiğiniz adama çay ikram ediyorsunuz. Bunu büyük bir zevkle yapmaz mı bir kadın?”

Burcu tuhaf tuhaf baktı yüzüne. Çay getirmenin nasıl zevkli yanı olabilirdi ki? Sahneyi tekrarlamak için salondan çıkıp elinde çay tepsisi ve iki bardak çayla yeniden geldi salona.

Cezmi bey: “Kızım, evladım odun gibi yürüme, kadın gibi yürü.” diye bağırdı.

Burcu bu kez kırıtarak yürümeye başladı. Cezmi bey “Kadın gibi yürümek deyince kırıtarak yürümek mi anlıyorsun? diye sordu. Burcu’nun hiç sesi çıkmadı. Cezmi bey sakin olmaya çalışarak:

“Kadın demek eda demektir. Zeycanım edalı edalı bir çay getirirdi bana, gözlerimi ondan alamazdım. Ben edalı, kadın gibi bir kadın arıyorum. Sen Zeycan’ı canlandıramazsın.” dedi.

Burcu bu rolü çok istiyordu. İyi bir yönetmenin çektiği bir aşk filminde başrol oynamak onun için kaçırılmaz fırsattı. Bedava oyna deseler bile razıydı.

“Lütfen bir şans daha verin. Ben hayatımda kimseye çay ikram etmedim. Biraz daha çalışırsam yaparım.” dedi.

Cezmi bey güldü:

“Babanın çayını annen götürürdü, sevgilin de hazır kahve içiyordur onu da kendi hazırlıyordur. Sen köpüklü Türk kahvesi pişirmeyi de kesin bilmiyorsundur.”

Burcu kıpkırmızı oldu. Cezmi beyin bütün söyledikleri doğruydu.

Öte yandan Cezmi beyin ümidi yoktu Burcu’nun çalışarak bu sahneyi düzgün oynayacağına. Fakat o kadar yalvaran gözlerle bakıyordu ki bir şans daha verdi.

“Masanın başına geç, yemek hazırlamışsın kocanı yemeğe çağırıyorsun, o sahneyi canlandır. Unutma eda ve zarafet istiyorum.”

Burcu masanın başına geçti bütün kapasitesini zorlayarak edalı olmaya çalıştı: “Aşkım yemek hazır.” dedi. Sonra dönüp Cezmi beye baktı.

Cezmi bey olmuyor anlamında başını salladı. “Kızım ağzın gel diyor, gözlerin gelme diyor, burnun da canın isterse diyor. Sesin…Neyse onu demeyeyim.”

Burcu kıpkırmızı oldu. İki yıldan beri oyunculuk eğitimi alıyordu ve hocaları iyi olduğunu söylüyordu. Fakat bu adam hiç bir şey beğenmiyordu.

Ayrıca öyle donuk biri de değildi. Arkadaşları arasında sevilen, neşeli biriydi. Gerçi erkekten yana şansı iyi değildi ama onun suçlusu da kendi değildi; ortada adam gibi erkek yoktu varsa da kendine denk gelmemişti, öyle düşünüyordu.

“Biraz daha denesem, belki olur.” dedi.

“Keşke bu kadar kolay olsaydı sana bu şansı verirdim; fakat bu metin çalışarak yapabileceğin bir şey değil, önce kafanı değiştirmen gerek. Bu kafa yapısı ile olmaz. İki aydan beri denediğim bütün oyuncular senin gibiydi. Hepsi erkeksi. Şu kadın hakları, feminizm dedikleri nane mahvetti kadınları. Erkeklerle eşit olalım derken hepsi erkek olmuş. Kadın erkek arasındaki bu yarış kadınlığı öldürdü. ”

“Lütfen ne olur, bir şans verin çok istiyorum bu rolü.” dedi Burcu.

“Benden sana rol çıkmaz kızım. Başka yönetmene git. Güzel kızsın bulursun bir rol. Diğer yönetmen arkadaşlarım benim gibi oyuncu aramıyor. Dün bir televizyona baktım, belki denk gelir de film ya da dizilerden aradığım oyuncuyu bulabilir miyim diye…Aman Allahım, kadın oyuncuların hepsi sanki erkek. Yürüyüşleri asker gibi rap rap, bakışları dik dik, tavırları tam bir erkek. Tabii onları seyreden kadınlarımız da farkında olmadan onları modelliyorlar. Bu yüzden merak etme işsiz kalmazsın.”

Burcu’ dan sonra diğer dört oyuncu da aynı sebeplerle elendi. Yaprak salona girdiğinde Cezmi bey:

“Gel otur Yaprak, sen de çok yoruldun. Ne diyorsun bu işe? Yine olmadı. İki ay uğraştık, bir kadın oyuncu bulamadık. Görüyorsun değil mi pantolonu ayağına çeken gelmiş, biri de mini etek giymiş. Ben bu kadınları anlamıyorum. Pantolon bir erkek kıyafetidir. Bir pantolonun içinde ne kadar kadın olabilirler. Etek deyince de mini etek giyiyorlar. Biraz bacak biraz göğüs gösterince kadın olduk sanıyorlar. Bacakla göğüsle kadın olunsaydı, inekleri hiç bir kadın geçemezdi.”

Yaprak güldü. Cezmi beyin masasının karşısındaki koltuğa oturdu. Cezmi beyin ne demek istediğini çok iyi biliyordu. Uzun etek, ya da elbise giysinler istiyordu ki role daha kolay uyum sağlayabilsinler.

“Ben pes ediyorum Yaprak, vazgeçtim bu filmi yapmaktan. Bir kadın bulamayacağız.” derken Cezmi bey iki eli ile ağrımaya başlayan başını ovuyordu.

Yaprak filmin çekilmesini çok istiyordu.

“Hayır, lütfen vazgeçmeyin, biraz daha araştıralım, belki buluruz. Bu proje daha oyuncu seçiminde bile benim hayatımı değiştirdi; eminim filmi çekilirse çok kişi faydalanacaktır.”

“Nasıl hayatını değiştirdi?” diye sordu Cezmi bey, merakla.

“Ben sizin yanınızda çalışmaya başladıktan bir hafta sonra oyuncu seçimlerine başladık. Siz nasıl bir kadın oyuncu aradığınız anlatınca ben önce çok şaşırdım. İtiraf edeyim “çatlak bir yönetmen” daha dedim. “Edalı, kadın gibi bir kadın arıyorum” da ne demek, demiştim kendi kendime. Siz aradığınız özellikleri tek tek anlattıkça buraya gelen kızlara nasıl yürümeleri, nasıl konuşmaları gerektiğini tarif ettikçe ne demek istediğinizi anladım. Sonra kendime baktım. Ben de o gelen kızlar gibiydim. Yani odun kızlardan.”

Cezmi bey güldü.

“İyi bir muhasebe yapmışsın anlaşılan.”

“Evet yaptım. İki yıllık evliyim ve bir ay öncesine kadar evliliğim pek iyi gitmiyordu. Her geçen gün aşkımızın bittiğini ve birbirimizden uzaklaştığımızı görüyordum ama ne yapacağımı bilmiyordum. Sizin burada kadın şöyle olmalı, böyle olmalı tariflerinizi evde yapmaya çalıştım. ‘Kızlar da bir yürüyemiyorlar şöyle yürüseler olur, böyle yürüseler olur, seslerini şu tonda kullansalar olur, çayı şöyle getirseler olur.’ diye evde yapmaya çalışıyordum.”

“Bütün gün burada uğraşınca işi eve taşımışsın demek ki.” dedi gülerek.

“Aynen öyle oldu. Eve gittiğimde eşim henüz gelmemiş oluyordu o gelene kadar kendi kendime sizin tarif ettiğiniz gibi yürümeyi, konuşmayı deniyordum. Sonra hayatımda uygulamaya karar verdim. Önce eşimle konuşurken ses tonumu iyi ayarlamaya çalıştım. Herkese kullandığım ses tonundan daha yumuşak bir ses tonu kullanmaya başladım. Yumuşak bir ses tonuyla insan pek söylenemiyor, şikayet edip eleştiremiyor da. Ses tonumu düşürmenin bir de böyle bir faydası oldu. Ben değiştikçe eşimin bana karşı davranışları değişti; ilgisizliği gitti. Yeniden ilk zamanlardaki gibi sohbet etmeye başladık.”

“Doğru yerden başlamışsın. Ses tonu çok önemli.”

“Sonra akşamları çay faslımız başladı. Eşim de ben de bitki çayları seviyoruz. Çayları hazırlayınca eşime götürürken sizin burada tarif ettiğiniz gibi yürümeye çalıştım.”

“Pantolonla değil umarım.”

“Tabii ki onu burada öğrendim, etek ya da elbise giyiyorum. Pantolon giymeyi çok azalttım. Dikkatinizi çektiyse işe de etek ya da elbiseyle geliyorum.”

“Evet fark ettim.”

“Filmin senaryosunu okumama izin verdiniz ya… Oradaki sizin yaşadığınız olaylardan da çok etkilendim. Karınızın sabrına, sevecenliğine hayran kaldım. Ona olan aşkınızın neden o kadar uzun sürdüğünü anladım. Sonra kendi davranışlarımı düşündüm. Her şeye çabucak parlayan, bağıran, inatçı, dediğim dedik bir kadın olduğumu fark ettim.”

“Bunların hepsi erkek özelliği biliyorsun.”

“Evet. Rahmetli Zeycan hanımın sayesinde eşime peki demeyi öğrendim. Eşimi çok bencilce sevdiğimi, sadece kendimi düşündüğümü onun mutlu olup olmamasını pek önemsemediğimi fark ettim. Mutsuzluğum için onu suçluyordum. İlgisizsin, düşünceli davranmıyorsun, diye. Bunları bıraktım. Mutlu edilmeyi beklemek yerine eşimi mutlu etmeye odakladım kendimi.”

“Sen onu mutlu etmeye çalıştıkça eşin de seni düşünmeye başladı değil mi?”

“Aynen söylediğiniz gibi oldu. Eskiden ben böyle yaparsam alışır da sürekli benden fedakarlık bekler mi diye korkardım.”

“Fedakarlığını da kadınca yapacaksın erkek gibi değil, erkeğin görevlerini üstlenerek, daha fazla yorularak değil. Hem kadın hem erkek olmaya çalışarak olmaz bu iş. Kendi üzerine düşün vazifeleri seve seve yapman yeterli. Kadın olarak eşine biraz da nazlanacaksın, edanı zarafetini kaybetmeyeceksin.”

“Çok haklısınız, çok şey öğrendim ben, sizden ve rahmetli eşinizden. Sayenizde eşimle aşkımızı tazeledik ve her şey güzel gidiyor. Bu yüzden de lütfen vazgeçmeyin, bu film çekilmeli. Daha çok insana faydalı olacaksınız ben inanıyorum.

Yaprak’ın bu samimi itirafları ve “bu film çekilmeli” demesi Cezmi beye yeniden şevk verdi.

Yaprak gittikten sonra Cezmi bey de çıktı iş yerinden. Zeycan’ı hatırlayınca özlemi yine içini yakmıştı, onu ziyarete gitmeliydi. Mezarlığa gitmeden önce kırmızı bir gül fidesi aldı. Elinde çiçek, kalbinde aşk ile sevdiği kadının yanına gitti.

Sema Maraşlı  “Eşim Aşkım Olsun” kitabından

Çekmeköy Oyun Grubu Çekmeköy İngilizce Anaokulu

“Edalı Kadın” için 139 Yorum

  1. Mehmet Emin diyor ki:

    Erkekler yetinmeye fıtratlı değiller. Bunu anlayın. Bunun için icat ve makineleri buluyorlar.
    Kadınlar komplex yapıdalar ve bir olana bağlanma yaratılışlılar. Yetinmelisin diyene hangi konuda diye sormak lazım.
    İş altın, mal, gösteriş olunca kadınlar hiç doymuyor.
    Sadece kadınların değil erkeklerin de işlerine gelmeyen hükümleri kabule yanaşmadıklarını düşünüyorum.
    En iyi yol orta yoldur. Her hüküm yer, zaman, şart ve bireylere göre uygulanabilir niteliktedir. Asıl olan budur. Çağımıza uymuyor diye bir hükmü beğenmemek Allahın hükmünü beğenmemek derekesine düşmektir.

  2. zehra diyor ki:

    öncelikle teşekkür ederim semra hanım yazılarınız çok güzel bütün kitaplarınızı aldım severek okuyorum ve herkese tavsiye ediyorum.

  3. hüzün diyor ki:

    çalışan kadın , genelde çalışanların çoğunluğu erkeklerin oluşturduğu bir alanda çalışır . dolaysıyla erkeğe benzemeye başlar. hikayedeki hayali oyuncu kadında çalışan kadındır. çalışan bir kadından nasıl bir edalı kadın hareketleri bekliyor şu cezmi bey! anlamıyorum.
    ikincisi , kadın sadece erkeğiyle evde bulunduğu bir alanda neden kot pantolon giymesin ki? araplarda bazen iki parça ve bazen tek parça halinde eteğe benzer rahat kıyafetler giyiyor. türkiyeye bakarak onlara ‘bayan kıyafeti’ giydiklerini söylemek doğru olur mu?
    önemli olan , Allahın istediği şekilde olan , tahrik etmiyecek şekilde edebe uygun giysilerce örtünmektir.
    cezmi bey! erkeğin istediği ‘kadının üretilmesini’ istiyor.
    kadın kendi fıtratına uygun (yani yaratılışa münasip) davranmalıdır. erkeğe göre değil , fıtratına göre hareket etmelidir . çünkü Allah onu böyle yaratmıştır.

  4. Necmettin diyor ki:

    Vallahi Sema hanım bu ülkede işiniz cok zor

    Bana öyle geliyorki ne yaparsan yap ülkemizin gerçeklerini değiştirip, bayanları laik’i olsun dindarı olsun nerde ise hepsi feminist özentisinden ve burun büyütmekten, erkeklere üstün çıkma çabalarından, o bitmez tükenmez dırdırcı,dedikoducu ve kaprisli hallerinden vazgeçiremezsin gibi görünüyor.

    Böyle dünyanın hic tartışmasız en zor gecinilebilen kadınlarlan aile kurumunu kurtarmak bir mucize olması gerek

    Bu arada bizim bayanlarımızda belki ceki düzen verirler kendilerine!

    • MerveSafa diyor ki:

      Bu ülkede işiniz çok zor derken..Müslüman bir ülkenin bayanlarına hakaret etmiş olmuyormusunuz?Hatta şuan toplumsal dedikodu yapıyorsunuz ve ahirette tek tek helallik istemek zorunda kalabilirsiniz haberiniz olsun..

      • Necmettin diyor ki:

        Toplumsal dedikodu ile alakası yok.

        Sadece ülkemi seven biri olarak son 10 yılda yurdumda gercekleşen 1 milyon boşanma ile memleketimizde aile kurumunu kökünden parcalayan feminist zihniyete karşı haklı bir isyanımdır.

        Boşanma davalarının ülkemizde büyük bir coğunluğu ekonomik özgürlüğünü elde eden kadınlardan gelmesi, yuvası icin hic mücadele etmeden feminist kışkırtmasıyla kocasını övünerek boşaması sonrada onu hayatı boyunca sömürmesi bu ülkede iddia ettiğiniz gibi hicde öyle marjinal değil artık maalesef her kesimde cok sık yaşanan bir vaka oldu.

        Bu toplumsal gerceği ne kadarda hep hemcinslerinizi savunsanızda inkar edemezsiniz.
        Cok mu zor biraz insaf etipde toplumumuzda ezilen böyle talihsiz erkeklerinde olduğunu kabul etmek?

        Yurdunun aileleri birer birer parcalanmasına seyirci olmamak her vatansever müslüman icin bir görev olmalı!

        • betil diyor ki:

          bu ve benzer platformlarda kadınlara genel yaklaşım olarak dırdırcı,dedikoducu gibi etiketlerle yaklaşan erkeklerin hepsi eğer kadın olarak yaratılmış olsaydı, o kınadıkları kadınların karakterlerinin daha kötüsüne sahip olurdu muhtemelen. bu değil… bence erkek böyle olmamalı. böyle yaftalamalar özellikle “müslüman erkek” tanımına hiç uygun değil. spesifik bir eleştiriniz varsa uygun dille söyleyin, ama neyi eleştirdiğiniz belli değil. “feminist”,”her kesim”, “hemcinsleriniz” gibi genel ve muğlak ifadeler kullanıyorsunuz. okuyan kadın cinsinin tümüne bayrak açtığınızı düşünecek :)

          • Necmettin diyor ki:

            “neyi eleştirdiğiniz belli değil”?

            Bu kadar yorum yazdım bu hususda neyi eleştirdiğimi net olarak belirtdim. Sizin icin tekrar edeyim.

            Genel medyanın ve aile düşmanı başfeminist aile bakanlığının yansıttığı gibi bu ülkede sadece kadınlar ezilmiyor.
            Erkeklerin sesi cıkmıyor diye yaşadıkları sorunları kimse konuşmuyor. Ancak son yıllarda mesela biraz gündeme gelmeye başladı boşanan, cocukları elinden alınan ve amansızca sömürülen babaların dramları.
            Diğer haksızlıklar daha gün ışığına hala cıkmadı cünkü bütün ülke sabah aksam kadın haklarını konuşuyor.

            “böyle yaftalamalar özellikle “müslüman erkek” tanımına hiç uygun değil”

            Tabii illa alıştığınız gibi kadınlar putlaştırılsın erkekler hic sesini cıkarmasın!
            Işte sizin gibi feministlerin erkeklere nefretinizden dolayı adalet duygunuz yok ve kadınlar nasıl zalimleşir diye güzel bir örnek veriyorsunuz.
            Sizin gibi kadınlar güzel ülkemizi boşanma şampiyonu ve göz yaşları bol kırılmış kalbler diyarı yaptı.

          • betil diyor ki:

            “benim gibi kadınlar” derken neyi kasdettiğinizi inanın anlayamıyorum.
            benim gibi kadınlar yakıştırmasını da neye dayanarak yaptığınızı anlayamadım. 1 yoruma dayalıysa – ki başka türlü olamaz- size söyleyebilecek bir şeyim yok. bu sitede kimsenin de olamaz. selametle.

          • Necmettin diyor ki:

            Sizede selametle.

            Siz endişe etmeyin kutsal aile konusunda benlen hemfikir olan cok bu sitede.

            Müslüman bir erkek ülkemizde boşanmaların ve aile kurumunun yıkılmasında baş rol oynayan bütün kötülüklerin başı feminist ruhlu kadınlara bir şey diyemiyecek ve gündeme getiremiyecek, sukut edecek. Sanki mübareklerin dokunulmazlıkları var.

            Yok öyle yağma!

  5. alieren diyor ki:

    feminizmin vahşi ve yıkıcı propogandasından derin bir şekilde etkilenmiş bazı yorumcuların özellikle islam dini hakkındaki çarpıtmaları artık insana saç baş yolduracak hale geldi.yüce dinimizin ve içinde bulunduğumuz toplumun anasoylu bir toplum olduğunu soyun anne tarafından belirlendiğini taşıdıkları soyadlarının ya kocalarının yada babalarının soyadı olduğunu görmezden gelerek iddaa etmektedirler.

    yine bazı yorumcuların islamın “kadını özgürleştirdiği” iddaası ise kelime anlamı itibariyle bile teslimiyet manasında olan bir dinin ve tebliği yüce allah(cc)a ve getirmiş olduğu şeriata itaat olan bir dinin kadın-erkek bütün insanlara özgürlük değil teslimiyet emrettiği üzeri örtülemez bir gerçektir.

    ülkemiz insanlarının islam anlayışı maalesef kuran-sunnet kaynaklı ve peygamberiz ve sahabinin izinden giden selefi bir islam anlayışı olmadığından ve türklerin eski dini olan anaerkil şamanizmin kalıntılarının bu toplumdan hala silinememesinden dolayı feminizmin islamı ele geçirme ve dönüştürme çabalarına fırsat verilmektedir.

    batı toplumunun içinde bulunduğu kokuşmuşluğu ve çürümüşlüğü görmezden gelerek sürekli müslüman toplulukları geri kalmışlıkla ve cehaletle suçlayan bazı yorumcular ise insanları kendi dinlerinden,geleneklerinden ve değerlerinden soğutarak tıpkı havariliğini yaptıkları batı medeniyetindeki gibi bir toplum inşaa etmek istemektedirler.

    • Necmettin diyor ki:

      Hay aklınızla bin yaşayın

      Aynen öyle Islam-dışı “anaerkil şamanizmin kalıntıları” ve şunuda ekleyelim ülkemizde Islam icin en büyük talihsizlik olan ve aslen dini kullanarak kemalizmi övme ve M. Kemal’e ibadet icin icat edilen Diyanetin kurumunun kemalist Islam versiyonu.
      Dikkat ederseniz bu gayri-islami feminist yorumlamalar hep kemalist ilahiytcılar ve Diyanet kadrolarından cıkıyor!

      Bizim toplumun din anlayışını zehirleyen ve sapık feminist dini yorumlamaların arkasında hep bu yatıyor!

      Sizinde dediginiz gibi ya tertemiz biatsız ‘öze dönüş’ olarak sahabelerin Islamı yada Diyanet’in temsil ettiği M. Kemal’in Islamı!

      Ama maalesef ülkem 90 yıldır kemalist baskının dini tamamen sindirip bozulmasina yol actigi icin cok bahtsız!

    • MerveSafa diyor ki:

      İslamın kadını özgürleştirmediğini nasıl savunabilirsiniz?Yıllar boyunca bir köle, hatta bir eşyadan farksız olarak yaşamaya mahkum edilen kadını, gerçek benliğine, ancak kai­nata rahmet olarak gönderilen Hazret-i Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) Allah tarafından getirip insanlara tebliğ buyurmuş olduğu İslam dini kavuşturmuş, kadına gerçek değerini ve itibarını vermiştir. Sizde yoksa diğerleri gibi yani hapis mi ediyor eve,tesettüre girmek kadını hayattan alıkoymak olarak mı algılıyorsunuz birileri gibi?İslam dini, kadının pazarlardan alınıp satılan bir eşya ol­madığını, her şeyden önce onun da bir insan olup, toplumun en küçük bölümü olan ailenin kurulmasında erkeğin bölünmez bir parçası olduğunu, onsuz erkeğin hiçbir şey yapamayacağını çok açık olarak beyan etmiştir.Niyet okumada üzerinize yok..

      • alieren diyor ki:

        özgürleştirmek kelimesi ile değerleştirmek kelimesi aynı anlamı içermez. özgürlük kelimesi bağımsızlığı,bireyselleşmeye ve her türlü sorumluluktan kurtulmayı ifade eder.islam kadını özgürleştirmiştir yerine değer ve itibar vermiştir.ifadesini kullanırsanız ben buna katılırım.elbette islam gönderildiği tarih itibarıyle arab kadınının sosyal durumunu düzeltmiştir.fakat aynı zamanda türklerde ise durum farklıydı.anaerkil şaman bir yapı hakimdi ve kadın toplumda hükümran pozisyondaydı.erkeğin hiç bir değeri yoktu.sadece üremede ve savaşta kullanılırlardı.toplumu şamanlar yönetirdi. ve bu şamanlar mutlaka kadın olurdu.türkler ilahi kelimutullah ile müşerref olduktan sonra kadınların toplum içindeki bu imtiyazları ve ayrıcalıkları sona erdi.allah(cc)ın emirleri doğrultusunda asli görevleri olan ev hanımlığı ve annelik görevlerine döndüler.erkekler ise yine bu emirler doğrultusunda gerek toplumda gerekse ailede yönetici konumuna geldiler.

        buradanda anladığımız gibi islam hz adem(as)dan buyana gelen tevhid vahiyi doğrulrusunda kadın-erkek rollerinin muhafazasını emretmiştir.

        • Seymen diyor ki:

          “fakat aynı zamanda türklerde ise durum farklıydı.anaerkil şaman bir yapı hakimdi ve kadın toplumda hükümran pozisyondaydı.erkeğin hiç bir değeri yoktu.sadece üremede ve savaşta kullanılırlardı.toplumu şamanlar yönetirdi. ve bu şamanlar mutlaka kadın olurdu”

          Yukarıdaki ifadelerin dayanağı ne, kaynak rica edebilir miyiz. Amazonlarla eski Türkleri biraz karıştırmışsınız gibi geldi bana. :)
          Eski türklerde toplumu şamanlar yönetmezdi kaanlar yönetirdi. Hiç kadın kaan ismi de duymadım.
          Her topluma peygamber gönderildiği bilgisine göre Türklerin yaşadığı bölgeye de gönderilmiş olması muhtemeldir. Fakat zamanla bunların inançlarında da bozulma meydana geldiği düşünülebilir.

          • alieren diyor ki:

            şamanizm ve çok tanrılı dinler hakkında sağlam bir bilginiz olmadığı aşikar.şamanların kadın olduğunu ve yeryüzünde adeta yaşayan bir tanrıça kabul edildiği gerçeğini hiç kimse inkar edemez.sadece şamanizmde değil bütün çok tanrılı dinlerde kadın üstün ve tapınılacak varlık olarak görülürdü.tanrıçaların yeryüzündeki temsilcileri sayılırlardı.toplumu yönetme olayına gelince aslında bügünkü batı toplumunun durumundan farksızdır. görünürde devlet başkanları erkek olabilir.ama toplumda statü,hukuk düzeni ve saygınlık hep kadınların lehineydi.tıpkı bügün avrupa ve amerika ve ülkemizde olduğu gibi.erkek karşıtı ayrımcılık faydalı bir şey olarak görülürdü tıpkı bügünkü gibi (pozitif ayrımcılık), erkekler çocukları üzerinde hiç bir hak talep edemezdi.yine bugün olduğu gibi (velayet davalarının tamamı anne lehine sonuçlanması)ve bunun gibi bir çok benzerlik…

            aslında bu durum bize korkunç bir gerçeği göz önüne getiriyor. paganizm hortluyor!ilk insan hz adem (as) dan bu yana tevhide savaş açmış çok tanrılı kadın egemen kültür maalesef yine insanlara musallat olmaya başlamıştır.

            özellikle batıda evanjelik hrıstiyanlar feminizme ve eşcinselliği büyük destek olmaktadır.bunun sebebi bu insanların dinlerinin temeli olan mesih beklentisidir. feminizme ve eşcinselliğe karşı çıkan insanları “siz mesihin gelmesine engel olmayamı çalışıyorsunuz” diye suçluyorlar.

        • MerveSafa diyor ki:

          Niyet okumaya gerek yok,zaten özgürleştirmek demek ile ne ifade edilmeye çalışıldığı yazının devamında anlatılıyor..Bu kavram islami çevrede(türban için özellikle) sıkça kullanılır,sanki ilk kez duymuş gibisiniz.

      • hüzün diyor ki:

        mervesafa kardeşim , fıtratınızı konuşturmuş ve rum 30 ayetine paralel düşmüşsünüz. kutlarım.

    • MerveSafa diyor ki:

      Anaerkil şamanizmin kalıntılarıının silinememesinden dolayımı fırsat veriliyormuş,açıkçası çok şaşırdım bu yorumunuza.Aynı ülke topraklarında mı yaşıyoruz yoksa sizler uzaydamı bilemedim açıkçası..Belki şöyle olabilir,yaşlanmış ve torun torba sahibi olmuş teyzeler için geçerli olabilir..Yaş ilerleyince daha çok söz sahibi olabiliyorlar çünki,özellikle doğuda böyledir.Keşke dediğiniz gibi Kuran ve sünnet kaynaklı bir düzende yaşıyor olsaydık..

  6. kevser diyor ki:

    kadınlara soğuk diyen bir erkeğin önce kendisine bakmasını rica edicem.nedir bu yani,bi evlilikteki sorun sadece kadının mıdır?lütfen dürüst olalım,erkekler azıcık güzel bir kadınla bile yetinmiyorlar,çok daha fazlasını istiyorlar.zaten erkekler elindekiyle en iyi şekilde yetinmeyi bilselerdi,bunlar olmazdı.buraya kadınların isteklerini yazacak değilim,yoksa bende feminist dangası yiyebilirim maazallah.yok arkadaş,bi evlilikte erkek huysuzluk yapıyorsa,”kesin kadında hata vardır,kadındır suçlu olan”!
    erkek zaten karısını çooooook sevmiş,ona çoook iltifat etmiş,kesin kadın nankörlük ediyordur(!)
    şimdi buna da şu tahmin ettiğim cevap gelir;”kadınlar iltifat duymak istiyorsa,güzel bakımlı olsunlar,temiz nezih etkileyici giyinsinler”bizde zaten şalvarla geziyoduk(!)
    bence bir evlilikte kadının en sinir olduğu şey(hani erkeklerin açıklayamadığı ızdırapları olurmuş ya,kadınlarında bu),kocasının onu sevmemesidir.Yakup Kadri Karaosmanoğlunun bir sözüydü yanlış hatırlamıyorsam:”hiçbir kadın tanımıyorum ki,’seni seviyorum sözünden etkilenmesin”….sanki erkek her türlü iltifatı yapmış,hanımına ilgi göstermişte kadın buzdolabı(!)
    ilgi isteyen de o zaman ona göre davransın diyenlere şu cevapları vermek istiyorum,
    1)öncelikle her kadın çok güzel olarak yaratılmadı,güzellik doğuştan ve insanların kendinden bilmemesi gereken bir ihsan.yani üzgünüm elinizdeki hanımınızın güzelliğiyle yetinmeyi öğrenmeniz lazım önce.kanaat önemli meziyet.
    2)herkes aynı güzelliğe edaya sahip değil,önce olgun olup bunu kabullenmeniz lazım.herkes aynı işve cilve albeniye sahip değil,mizaç denen bişeyde var.Sema hanımın kitabında da vardı bu:her erkek kendisinin dünyanın en yakışıklı erkeği olduğunu duymak istiyormuş :) :) :)
    kusura bakmayın ama,kadınların bazı erkekleri görünce kusura bakmayın midesi bulanabiliyor.önce bi kendinizi sorgulayın ne kadar yakışıklısınız acaba?kadın rol mü yapsın yani,karşısında tipsiz bi erkek varsa;”çok yakışıklısın” mı desin?kendilerine bakmadan,”hanımlar bizi reddediyor”diye sızlanmasınlar,önce empati

    • kevser diyor ki:

      benim burada yakışıklıdan kastımda şu,esprili erkek.yoksa hanımlar tipi,erkekler gibi olmazsa olmaz yapmaz.eğer öyle olsaydı,kel ve göbekli bir sürü evli erkek görmekteyiz.o zaman onlar evlenemezdi

  7. Necmettin diyor ki:

    Feminizm zihniyetin ortak bir noktasi insanlik tarihinde ataerkilligi “bütün kötülüklerin basi ve kadinlari daima ezen zalim bir insanlik disi bir olgu olarak” görür ve bütün toplumlarda yok olmasi icin calisir.

    Ataerkilligi nesilden nesile tasiyan aile kurumuna tükenmez nefretleride bundandir.

    Bunun karsiliginda anerkilligi dünyada adaleti saglayacak yegane bir hedef olarak görürler.
    Onun icindirki kendilerine ilkel bir kabile olan ve kadinlarda cokeslilik uygulanan Amazonlari örnek ve simge secmistirler.
    Ilginc olan feminizmin cok etkin oldugu ülkelerde bu anaerkil bir toplum hedefinde cok mesafe almis hatta bu ülkelerin yasalarina bile yansimistir. Buna bir örnek olarak mesela Almanyada son olarak aile hukukunda 2006′da cikan bir yasa sundan ibarettir:
    Aile fertlerinde ve bilhassa kadinlarda aldatma olaylari o kadar olagan oldugu icin tahminlere göre evliliklerde dogan cocuklarin 26%’nin babalari baska biri olduguna inanilir. Nerde ise her evli erkegin esinden süphelendigi icin gizlice DNA testi yapilmasi cok yaygindi gecmiste ve tabiiki cok bosanmalara yol aciyordu. Bunu engellemek icin hemde perisan olan cocuklarida korumak icin bu gizli DNA testleri annenin onayi olmadan yasaklanmistir.

    Burda erkege verilen mesaj sudur: Senin cocuklarin gercek babasi oldugunu bilmen yasaktir ve ailede erkekde zaten önemli degildir soy kadinlan devam eder erkek olsada olmasada.

    Feministler kadinlarin cokesli anaerkil bir düzende yasamalari ve erkeklerin köleleserek ancak üremede kullanildigi bir toplum hedeflerine adim adim yaklasiyorlar.

    Bizim ülkedede ne kadarda kimileri Islam’in arkasina gizleniyorlarsa bütün feministlerin hedefi anaerkil bir düzen kurmaktir. Onun icin sabah aksam ataerkillige söver Islam’i bile anaerkil yapmaya calisirlar.

    Hedef ayni yöntem baska!

    • seymen diyor ki:

      Müslüman olan, dini kaygı taşıyan kadınlarla, müslüman olmayanları aynı teraziye nasıl koyabilirsiniz.
      Avrupa’da önek verdiğiniz olaylar bizim ülkemizde de olabilir, fakat bu durumlara konu olanlar hem çok azdır hemde Avrupa kültürü ile yaşayan dini hiçbir kaygısı olmayan kesimdekilerin bir kısmında olabilen şeylerdir. Keza Avrupa’da bulunan Türkler içinde durum böyledir. Yani mesele feminizm meselesinden çok inanç meselesidir.
      Ataerkillikle atasoyluluğu da birbirine karıştırmamak lazım diye düşünüyorum. Yahudiler anasoyludur fakat anaerkil değillerdir. Ataerkillik, babanın ailenin reisi olması, babaya hürmet edilmesi, sözünün dinlenmesi ise eyvallah. Ama bu reislik suistimal edilmemeli, kötüye kullanılmamalı, getirdiği sorumlulukların bilincinde olunmalı, adaletsiz keyfi uygulamalar olmamalı; ki mesele buradadır. Özellikle kırsal kesimde bu yetkiler suistimal edilmiştir. Bazı yörelerde erkeklerin bazı işlerde çalışmaktan (yük taşımak, bağ- bahçe işleri vs.) utandığı için kendisi kahvede otururken hanımını ve çocuklarını çalıştırdığı duyulan bilinen şeyler.
      Ev işlerinde asıl sorumlu kadındır, gerektiğinde imkanlar dahilinde erkek eşine yardımcı olur.
      Kazanç işlerinde dışarıda çalışma ilerinde asıl sorumlu erkektir, gerektiğinde imkanlar dahilinde ve uygun bir şekilde-işte kadında çalışarak aile bütçesine yardımcı olabilir. Kadının çalışma saati ve çalıştığı işin ağırlığı, erkeğinkinden daha az olmalıdır.

      • Necmettin diyor ki:

        Seymen Bey,

        dediklerinize amenna katılıyorum.

        Fakat siz bunların müslüman maskelerine bakmayın. Altında hep feminist terimler cıkar.
        Cünkü dile getirdikleri radikal görüşleri hep aynı feministlerin savunduğu görüşler. Fark yokki arada!

        Efendim bizim kültürümüzde geleneksel ataerkil toplum hep zalim biz kadınları eziyor. Bu kesin net değişmesi gerek. Bunada Islam’ı değiştirmekten başlayacağız.

        Bu tipik kökten bir feminist toplum mimarisi yaklaşıdır!

        Burda şöyle deseler:
        Bu aterkilliği istismar eden erkekler bizim haklarımızı yiyor, kadınlara şöyle haksızlıklar yapılıyor. Gelin bunu erkeği ve kadını ile bütün müminler olarak düzeltelim. Bir birimize daha anlayışlı davranalım.
        Hemen kabul edeceğim. Cünkü ben bunu kendi ailemde uyguluyorum. Hanımıma her zaman yardım eden bir eş olmuşundur bu 14 yıllık evlilik hayatımda.

        Ama bunların cözüm bulmak diye niyetleri yok.
        Tek amacları erkeklere nefretlerini kusmak ve kadın erkeği dahada birbirine düşürmek.

    • birisi diyor ki:

      Aynı yasa Fransa da da geçti. Tek fark DNA testinin mahkeme kararı ile yaptırılabileceği. Fakat babalar mahkeme kararı olmadan test yaptırırlar ise hem para hem de hapis cezasına çarptırılacaklar.

      • Necmettin diyor ki:

        Bizim ülkede nasılsa Avrupadan kopyalayıp 150 yıldır kanun alma alışkanlığı var.

        Erkeklere kelepce vurup evden uzaklaştırmayı aldık onlardan, zina zaten serbest kanunca boşanmaya neden bile sayılmıyor. Devlet zinaya teşvik olarak bedava korunma hapları dağıtıyor nasılsa kürtaj’da bedava devlet desteği ile.

        Her gün dahada laikleşen iktidar ve feministlere teslim aile bakanlığı sayesinde bizde’de böyle bir erkeğin cocuklarının gercek babası olduğunu öğrenmesine engel yasaların cıkması an meselesi.

        Bu ülkede bir gün gelecek kadınların zina yapmasını erkeklere kabul ettirecekler!

  8. Necmettin diyor ki:

    Islami kullanan feministler yahudilikle Islam’i karistirirlar hep.

    Bildigimiz gib yahudilik anaerkil bir din’dir. Soy annelen devam eder. Onun icin Yahudi olmak icin ilk önce insan’in annesi yahudi olmasi gerek.

    Islam’da buna tam ters soy erkeklen devam eder. Onun icindirki müslüman bir bayan gayri müslim bir erkeklen evlenemez.

    Sabah aksam ugrastiklari her türlü sahtekarliklarla Islam’i da anaerkil yaparak özünden uzaklastirmak!

    Ataerkil geleneklerede onun icin düsmandirlar.

    Halbuki geleneklerimizin olmasi bu kadar kadin zinasinin, egemenliginin ve zalimliginin desteklendigi bir gayri-islami seküler kanun düzeninde ve iman sayifliginin cok yüksek oldugu bizim toplumda elimizde kalan tek emniyet kemerlerinden biridir.

    Onlara bir müslüman olarak bütün gücümüzle sarilalim!

    • Gulbeyaz diyor ki:

      Aslinda size bisey yazmaya luzum yok AMA bikac yerde daha yahudiler anaerkildir gibi aglanasi seyler okudgm icin belirtmk isterim.soylarinin anadan devam etmesi,babalari hz ibrahim as in araplarla ayni olmasi,fakat araplar hz hacer validemizin oglu ismaille devam ederken,yahudiler Sarah validemizin oglu ishak as ile devam etmislerdir.baba bir Ana ayri o yuzden.
      Anaerkillik-ataerkillik ne demek bilmiyosunuz bu zaten acik fakat yahudilerin Sabah dualarinda “beni kadin olarak yaratmayan Rabbe hamdolsun”gecer.
      Birde satir arasinda”kadin zinasi”diye gayet sefil birseyler karalamissiniz.allah hukukunda kadin zinasi degil “zina sucu”vardir.kadin-erkek ayni ceza alir.pardon unutmusum sizin anaerkil yahudilikte havva ademi yoldan cikarmisti,di mi?vah vahh:)

      • Gulbeyaz diyor ki:

        Tek bise daha yazayim,anaerkillik ifadesi anasoyluluk icin kullaniliyorsa o ayri.erk guc demek old egemenlik ve baski da icerir.islamda ise Allah cc adli yani adaleti emreder.bilincli muslumanlar anaerkil-ataerkil kelimelerini kullanmazlar.
        Anasoyluluga gelince peyg sav soyunun kizi fatimadan devam ettigini biliyrz.dini anlasmalarda,ornegin nikahda aslolan evlenen erkek-kadina anasini sormaktir.ornegin mehmet oglu hasan degil,hatice oglu hasandir.baba ismini katmakda meseleye katki saglar tabii..(farkli bisey varsa duzeltin,bizim nikahda anamin adini sordular sadece,Benim dikkatimi cekmisdi.)
        Eger anaerkillik derseniz,ataerkin karsiti kadinin yuceltilip kutsandigi manasi verirsiniz.
        Dilizden dusmeyen kapitalizminde ataerkil ile kardes old soylemeye gerek yok .zira erkek-kadin esitsizliginden encok neoliberal ekonomi ekmek yer.kadinlara calismayin degil,ayni parayi isteyin dersek,zaten patronlar kadinlari eve postalar merak etmeyin.

        • Necmettin diyor ki:

          Ilk önce sizi biraz hitab etme adabina davet ediyorum.
          Ama siz feministlerin erkekleserek agresiflesip adabinizida kayb ediyorsunuz.

          Bu bizim islami kullanan feministlerde hep ayni özellik var.
          Cok bilmislik taslayan ve hic bir anlam tasimayan laf kargasasinin arasina güya bir kac mesaj gizliyorlar.
          Bu Haber7′nin Feridesin’de öyle ne dedigini anlamak mümkün degil burda onu kopyalayan feministlerde öyle.

          Verdiginiz örnekler konuyla uzaktan yakindan hic bir alakasi yok. Bosuna ugrasiyorsunuz.
          Islam 1400 yildir ataerkildir. Bütün peygamber, halifeler vs. hep erkekdir ve bu anlamda ataerkillik adalet anlamina gelir. Cünkü kocaya itaat edin der, evin reisi erkekdir der, soy erkeklen devam edecek der.

          Kadin duygusal fitratindan dolayi güc eline gectimi zalimlesir. Islam bosuna 1 erkek sahit yerine 2 kadin dememis.
          Siz Allah’tan hasa daha iyimi biliyorsunuz?

          Sonucta bosuna ugrasiyorsunuz.
          Islam dinini zerre kadar degisteremezsiniz siz degiseceksiniz!

          • Seymen diyor ki:

            Feministim demeyen, açık açık feminizme savunmayan biri(leri)ne ısrarla feminist deyip durmanız pek hoş değil. Feminizmden etkilenmişsiniz denebilir belki. Önce erkeklerin istikametlerini bir doğrultması lazım. İlla çalışan eş istemekten, sorumluluklarından kaytarmaya çalışmaktan vaz geçmesi lazım erkeklerin.

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Ayyy alinmis,uzuldum ya…
            Size benden bir hatirlatma olsun adabla alakali ruzgar eken,firtina bicer…ne kadar usul bilirsek o kadar uslub buluruz.insanlara iftira ve suizan yapmanin sorumluluklarini da bir ilmihalden bakiverin…

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Ayrica uslubumu size uyup bozmadim.sadece bilmediginizi soyledim.bilmemek ayip degil,ogrenmemek ayiptir.ogreniverin gari..

          • dilruba diyor ki:

            “Kadin duygusal fitratindan dolayi güc eline gectimi zalimlesir” bravo doğrusu ne kadar haklısınız tebrik ederim.kesinlikle çok doğru bir tespit.dünya binlerce yıldır erkeklerin sayesinde huzurla dolmuş durumda.bütün ataerkil topluluklar barış içinde yaşamlarını sürdürüyorlar.dünya savaşlarını kadınlar çıkardı hatta habili de zalim kadınlar öldürdü (haşa)

            güç bir imtihan aracıdır ve zalimleşen imtihanı kaybeder.bu imtihan kadının da başına gelebilir erkeğin de.bu imtihanı kadın da kaybedebilir erkek de.şuan güç çoğunlukla erkeklerde olduğu için içlerinden zalimlerin çıkma olasılığı daha büyük.eğer tam tersi olsaydı yani erk kadınlarda olsaydı bugün benzer şeyler kadınlar hakkında söyleniyor olurdu birşey değişmezdi dünya daha iyi bir yer de olmazdı.zaten örnekleri de var anaerkil toplumlarda erkekler zalim eşleri tarafından hor görülüyor evden atılıyor.boşandıklarında ortada kalıyorlar.ama tuhaf olansa onlar da artan boşanma oranını geleneklerinden uzaklaşmalarına anaerkil düzenin küreselleşmeyle beraber çözülmesine bağlıyorlar.

            demekki sıkıntı anaerkillik ataerkillik değil.
            not:bahsettiğim anaerkil topluluk müslüman bir topluluktur.

          • MehmetOnur diyor ki:

            Benim bu sitede hep gördüğüm, o yüzden yorum yazmaya çekindiğim bir hadise gene Necmettin kardeşimizin başına gelmiş.

            Kardeşimiz bir yorumda bulunuyor, hemen ardından inanılmaz bir laf kalabalığıyla cevaplanıyor…
            Kendince cevap vereyim diyor, gene bir sürü -ama bir sürü- lafla cevaplanıyor.

            Anlıyor ki, bir daha cevap yazmaya kalksa, kaçıncı karşılıklı soru-cevapta olduğu önemli olmadan, aynı kalabalıkla karşılacak. Haliyle artık yazmıyor…

            Korka korka, ben de ufak bir yorum yapayım :

            * Yahudilerin aile yönetimi erkekte görünür ama aileyi asıl kadın yönetir. Bir kişinin yahudi sayılması için mutlaka annesinin yahudi olması gerekir. Bunların hepsinin dünyada çok sağlam kayıtları tutulur. Bu durum ataerkil mi, anaerkil mi siz karar verin.

            * Arkadaşlar yahudilerin kendi kendilerini nasıl gördükleriyle ilgili fikir isterseniz Robert Crumb’ın Genesis/Yaratılış çizgi romanını okumanızı tavsiye ederim.

        • Necmettin diyor ki:

          Feministim demiyorlar ama hep aynı tezleri savunuyorlar. Sahtekarlık iste orda.
          Diğerleri en azından itiraf ediyor bunlarınkı takiyye!

          Gulbeyaz hanım,

          Evet bilmemek ayıp değil bilerek konuları sapıtmak ayıptır!

          Sanki sevgili peygamberimizin erkek evlatları kücükken vefat etmeseydi onun şerefli soyu onlarla devam etmeyecekdi. Verdiğiniz örnek cok gülünc!

          Hangi dini anlaşmaysa verdiginiz örnek bütün Islam aleminde Mehmet oğlu Abdullah misali Arapcada Bin kullanıldığını ve bizim ülkemizde bile kemalist soyad kanunu cıkmadan böyle olduğunu bütün dünya biliyor tek bizim feministler kabul etmiyor.

          Ama siz Islamı kullanan feministler böylesiniz işte her şeyi carpıtırsınız kendi emellerinizce.

          • Necmettin diyor ki:

            MehmetOnur kardeşim

            Tahliliniz cok doğdu. Teşekkür ederim.

            Iki haftadır sitede yorum yapıyorum ve bunun farkına vardım ki bu güzel siteyi maalesef Islamı kullanan feminist kafalar esir almış.

            Aile ile ilgili her yapıcı tartışmaları toplu halde hemen laf kalabalığıyla engelliyorlar.
            Ben bunların Islama aykırı sapıklıklarına laf yetiştirmekten artık yoruldum.

            Bunlar görevlendirilmiş olmalı müslümanların ailele sitelerine karışın ve hemen ortamı bozun diye!

      • Necmettin diyor ki:

        ”kadin zinasi” konusunu yine carpitiyorsunuz. Ben seküler/kemalist kanun düzeni bunu destekliyor dedim.

        Islam’da tabii aynidir ceza erkege’de kadina’da.

        Fakat bizim kemalist laik kanunlar bunu destekliyormu desteklemiyormu?
        Zina yasak olmaktan kalktimi kalkmadimi bizim ülkede. Bosanma sebebi olarak bile kabul edilmeyebiliyor.
        Dahada vahim olan namus cinayetlerinde tahrik indirimi kalktimi kalkmadimi?

        Gecenlerde okudugum yakin zamanda gerceklesen bir olay:
        Kadinin birisi kocasini aldatiyorumus senelerce ve iki cocogu olmus. Kocasi sonunda bu olayi ögrenmis ve medeni sekilde gel bosanalim ama cocuklarin velayeti bende kalsin demis. Kadin’da o cocuklar seninmiki velayeti istiyorsun demis. Bu tahrik’den sonra adamda maalesef sinirlenip kadini öldürmüs.
        Tabii ne olursa olsun bir cinayet makul görülemez fakat dünyanin her hukukunda tahrik indirimi diye bir sey var. Bu olayda hic indirim almadan adam 18 yil hapis cezasina mahkum olmus. Ve böyle binlerce olay.

        Alin size kemalist yargi sisteminin gelistirdigi kadin zinasina destek!

        • Gulbeyaz diyor ki:

          Ah necmittin bey,verdiginiz haber guzin Abla kosesinde yer aliyordu dun,bende okudum.peki adamin calismayan,tembel ve ickici biri olup karisini gundelikcilige gonderdigini neden atliyirsunuz? Insanlar hata etsede kader adalet eder.biz hikmetini tam bilemeyiz .balik bastan kokmus ,bir de buradan bakin diyoruz..

          Islamda,kadin kocasinin soyadini almaz ama cocuk tabiki babahanesine yazilir,onun soyismini alir.
          Ben soyun kiz cocugundan devam edilebilecgni gostermek icin Fatima anamizi ornek gosterdim.
          Erkek cocuk dogurmadigi icin ,adaleti saglayamazken ustune kuma getirilen,hayati boyunca,kocasindan,kumasindan,kumasinin cocuklarindan nefret ederek yaslanan kadinlar hic tanidiniz mi?

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Not duselim,peyg sav ogullari yasamayinca ataerkil mekkeliler O’na sav “ebter”soyu kesik dediler.kevser suresi nazil olarak,Asil o musriklerin soylarinin tukenecegi ,peyg sav soyunun devam ettirilecegi mujdelendi,dikkatinizi cekeyim kiz cocuklarinin Adam yerine konmasi o donemde gayet radikal birsey.

            Bir de “islami kullanan” gibi absurd seyler yaziyisunuz.bu munafiklik demektir.kimse hakaret duymak,imansizlikla itham olmak icin yazmior,(burada da bittiniz vs gibi asagilayici sozleri saymiyorum.)istemiyisaniz size cvp vermez yazdiklarinizi okumazdan geliriz, kendiniz calip-oynarsnz sorun yok…

          • Necmettin diyor ki:

            Demek istediginiz adam hak etti aldatılmayi.

            Hic sucu olmayanda ve aldatılan erkekleri ne yapacağız?

            Kuma konusunda. Yani sizin feministlerin savundugu ataerkil toplumu atalimda anaerkilligi ve kadinlarda cok eşliligimi kabul edelim?

            Gelin vazgecin bu radikallikten ve nefret zihniyetinden.
            Islam yolunda mümince sorunlarimizi beraber cözelim!

  9. Fazilet diyor ki:

    Sema Hanım günümüz kadınlarının durumunu anlatan çok güzel bir hikaye olmuş Allah sizden Razı Olsun Kitaplarınızdan çok istifade ettim.Bütün arkadaşlarımada öneriyorum.Rabbimizin bize vermiş olduğu Annelik ve Eş olma vazifelerimizi tam olarak yerine getirmeye çalışırsak ailemizde sorun olmaz diye düşünüyorum Rabbim hepimize Muvahhid Çocuklar yetiştirmeyi nasib etsin.

  10. Necmettin diyor ki:

    Bu sitede ailelerde sorunlari nasil asariz daha mutlu bir aile ortami ve daha iyi bir es nasil olabiliriz tartisma yerine bilincli ve art niyetli feminist provokasyonlara laf yetistirmekten bosuna zaman harcayarak asil konulara zaman ayiramiyoruz. Cok yazik.

    • MerveSafa diyor ki:

      Sorunlarını dile getirdikleri zaman da hiç fırsat vermeden sen de feministsin diye yargılıyorsunuz..aa bi femnist feride daha yazıyorsunuz..Sonra konu sonuçlanamadan yine oraya bağlanmak durumunda kalıyor..Bence sizde bunu bir düşünün..

      • Necmettin diyor ki:

        O zaman hep feministlerin kullandigi “şu zalim ataerkil gelenekler biz kadinlar hep eziyor ” palavrasindan vazgecinde sorunlari konusalim.

        Gündelik sorunlarlan ilgilenecegine hep bütün toplumsal düzenimizi kötüleyerek bütünüyle sorgulayip feminist devrimci tutumunuzdan vazgecin.

        Bence siz bir düsünün sizin feministlerden farkiniz varmi?

        • MerveSafa diyor ki:

          Seymen beyin dediği gibi ataerkillik babaya, aile büyüklerine hürmet ise zaten ona birşey diyen yok,amenna.. Sıkıntı bunun suistimal ediliyor oluşu gerçeği ve bunun suistimal edildiği ifade edildiğinde, herşeyin feminizme bağlanıyor oluşu..Vay be neymiş şu feminizm, bu sitedeki kadar zikredildiğini hiç duymadım.Belki sizin yaşadığınız yerde çok şey ifade ediyor olabilir ama burada pek birşey ifade etmiyor haberiniz olsun.Gündelik işler dediğiniz meseleler,hayatın içinden gerçekler. Belki sizin için anlam ifade etmiyor olabilir…Bütün toplumsal düzeni bütünüyle kötülemiyorum aksine iyi geleneklerimiz olduğundan bahsediyorum fakat İslami altyapısı olmadığı müddetçe aile kurumuna zarar verdiğini söylüyorum..Çok israfa teşvik eden, yüz kızartıcı olaylara sebebiyet veren,dedikodu-gıybete sürükleyenleri ve sonuç olarak insanlar arasındaki uhuvveti azaltanlar old. düşünüyorum.Ama elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi hiç dinlemeden niyet okumaları yapıyorsunuz..Kul hakkına giriyorsunuz..

          • Necmettin diyor ki:

            Tabii desifre oldunuz diye hircinlasiyorsunuz!

            Biz demiyoruzki erkeklerin her yaptigi dogrudur. Onlarda insan Allah’in verdigi gücü kötüye kullabiliyorlar. Ama bir kac zalim cikti diye binlerce yillik geleneklerimizi seytanlastirmak da neden?
            Tamir yapilabilecekken hepten yikmak yok etmek niye?

            Sizede samimi bir teklifim.
            Gelin vazgecin su radikallikten, erkege nefretten ve feminizm hastaligindan tövbe edin.

            Mümince kadin erkek bu toplumda ailenin fertlerini nasil daha mutlu ederiz diye kafa yoralim birbirimizlen kavga etmekten ziyade!

          • MerveSafa diyor ki:

            Hırçınlaşmak derken neyi kastettiğinizi anlamadım.Sanırım bir hayal dünyasında yaşıyorsunuz evet birazdan da uzaylılar dünyayı istila edecek zaten..Radikal olduğum ve erkeğe nefret ettiğim fikrine nasıl sahip olduğunuzu inanın hiç bilmiyorum.İçimde zerre nefret barındırmıyorum ki müslümana yakışmayacak bir davranış olarak görürürüm.Burada suizan ediyorsunuz…Sizin hep bahsettiğiniz zulüm gören erkekler olduğuna ben de inanıyorum,(hemcinslerime melek demiyorum zaten) ki haberlere de konu oluyor bu durum,fakat ülkemzde bu çok marjinal bir durum,çevremde ise hiç rastlamadım,istisna bile sayılır diye düşünüyorum siz deyin %2 ben diyeym %1 hatta daha az…En azından şunu kabul ettinizki,erkekler kendilerine verilen gücü kötüye kullanabiliyorlar.Benim de zaten hep dile getirdiğim şey bu idi.Sizlerin feminizm eyvah kaçın, bunlar işte bizi mahvedecek gibi tutumlarınızı komik buluyorum çünki ülkemizdeki çok marjinal yaşayışa sahip mezhebi geniş ,bohem hayatı isteyen kesim haricinde böyle bir şeyin taraftarı yok,belki yurtdışında daha çok ama çok şükür ülkemizde öyle bir şey yok.Asıl sııkıntı “ahlaki çöküştür” bence ve bu hem erkek-hem kadın için de aynı derecede geçerli..Demişsinizki “Mümince kadın ve erkek ailenin fertlerini nasıl daha mutlu ederiz diye kafa yoralım”,ben de zaten bu konulara kafa yoran ve sosyolojik açıdan inceleyen biriyim..Bir yandan modernleşmeye çalışan diğer taraftan köklerine asılmaya çalışan iki arada kalmış ilginç bir toplumda yaşıyoruz ve bu toplumda sıkıntılı gördüğüm noktaları,aile hayatına halel getiren,İslami eksen dışında kalan durumları ,çelişkileri ve gözlemlerimi ise zaten paylaşıyorum..Demişsinizki “birkaç zalim çıktı diye binlerce yıllık geleneklerimizi şeytanlaştımak niye”Ben gelenekleri şeytanlaştrımıyorum bence bunu da çok dramatize etmişsiniz,hatta çok güzel geleneklerimiz olduğunu ifade ediyorum.Fakat bize ve aile hayatına zarar verenleri de olduğnu ifade ediyorum.(İsrafa teşvik eden,gıybete çanak tutan vs.)Maalesef sıkıntı şu ki,birkaç zalimle sınırlı değil.Gazetelerin 3.sayfa haberlerine bir bakıverin zaten cevabı orada bulacaksınız ve hep bunların sebebi olarak yine eksen kayması olarak görüyorum..

  11. Gulbeyaz diyor ki:

    Konuya denk geldi,iranda bir mahkeme erkeklere kadin kiyafetiyle sokaklarda dolasma cezasi vermis. Boyle kadinin 2.sinif vatandas ve eglence olgusu olarak kalmis toplumlarda kadinlarin kendilerinden uzaklasip “sinif atlamak”icin erkeklesmesi,edasini birakmasi kacinilmaz.cunku psikolojide ustun gorulene oykunme vardir.
    Edali kizlar,kadinligindan utandirip,asagilama ve “erkek kayirmasi “yapilmayan ailelerde yetisebilir.

  12. Ahsen diyor ki:

    Genel itibariyle konuyu ele alırsak bir kadın eşine karşı özenli olmalıdır her zaman kıyafetinden tutun davranışları üslubuna kadar..Zaten kanın fıtratında bu fazlasıyla var “beğenilme duygusu” eşinin kendisine ilgi göstermesini ister kadınsı özelliklerinin olmaması bu ilgiyi azaltan bir etken tabiki bunada dikkat etmek lazım. Aynı şeyler erkekler içinde geçerli.bir erkek için görsellik önemli bir olgu bir kadın içinde duygusallığın önemli olmasını bilmek lazım.
    Ama şöyle bir durum var ki ; bazen insan türlü psikolojik durum içerisinde olabilir bu konuda eşlerin her ikisinin de bu durumlarda bazı şeyleri hoş görebilmesi de önemli diye düşünüyorum. Bazen de kadın bütün edasıyla kocasını bekliyor olabilir ama eşinin ona karşı hiçbir dönüşü yoktur bu durumda insan hayal kırıklığı yaşayabilir bununda biraz hoşgörü ile birlikte önüne geçebilmek lazım yada tam tersi durumda karşılaşan erkekler içinde geçerli olabilir.
    Çay konusu bana biraz abartılı geldi zaten kadınsı olmak genel itibariyle dediğim gibi önemli:)çok çay muhabbeti oldu demekki önemli bir mevzu.Hiç sorun değil demleyip ikram etmek ve beraber keyifli bir muahbbetle beraber içmek güzeldir..Eşini mutlu etmek için her insan elinden geleni yapmalı konuya binaen kadınsı yada edalı olmamak yada ilgisizlik eşler arasında muhabbeti bitiren en önemli etkenlerden biri bana göre.

  13. Gulbeyaz diyor ki:

    Kadina benzeyen erkek ve erkege benzeyen kadinin lanetlendigine dair hadisi serifler,muhaddislerin yorumlariyla ele alinmalidir,her kafasina Esen kendi sig dimaglarina gore tabir veremez.
    Bu hadise gore yasak olan giyim “unisex” Erkek-kadin ayni kiyafetlerdir.bunun haricinde kadin kadin pantolonu,erkek ise erkek pantolonu giyer.suudi arabistanda erkekler elbise giyer Ama erkek elbisesi giyerler.boyle erkek/kadin sunu bunu giyemez diye toptan yargilar,kulturel ve endustriyel emmareleri dusunmeden yapilanca insanlar haksiz yere mel’un/lanetli gosterilmis oluyor,dikkat edilmeli…
    Is bolumlerine gelince,koylerde kurekle capa yapan,traktor suren,40-45 kiloluk sepetleri yuklenen kadinlar “cilekes/fedakar”anadolu kadini olurken,sehirde egitimli bilgisayar basindaki kadinin calisarak erkeklestigi iddiasi pek komik kaciyor.Cinsiyetlere onyargili yaklasmakda anlamli degil,unutmayalim ki disi aslanda sonucda arslandir.
    Edali olmak etek giymekle biten birsey degildir,oyle olsa Iskoc erkekleri pek edali olurlardi.
    Aslolan yakisani giyip kadinin “zerafeti” ni korumasidir.bu gercekten kiz cocuklarinda farkedilcegi uzere icerden gelen bir hisdir.yaklasik 4yadindaki kizim parka elbise(“prensesler pantolon giymezmis”) ve baglanmamis Uzun saclariyla gitmekte israr etmesi gibi:)

    • alieren diyor ki:

      erkekleşen kadınla ilgili hadis giyim kuşamla alakalı değildir. tamamıyla cinsiyet rolleriyle alakalıdır. hadisleri saptırmayalım lütfen.

      anadoluda kendi bağında,bahçesinde,tarlasında çalışan kadınla,şehirlerde başkasının işlerinde çalışan kadınları bir tutmak yine başka bir saptırma örneği..

      yine vermiş olduğunuz dişi aslan örneği çok ilginç çünkü insanlar ile hayvanları aynı kefeye koymanız tam bir DARWİNİST ATEİST yaklaşımdır.

    • Necmettin diyor ki:

      Al sana bir feminist Feride daha.

      Bunlar pesimizi hicmi birakmayacak? Haber7′den bunlardan nefret ederek kactim burayada bittiler.

      Laf kargasasi arasinda sakladiklari mesaj sinirlar kalksin ne erkek kalsin ne kadin. Hersey mübah.
      Hem ayet hemde hadis hasa bunlarca feminizmin hizmetinde.

      Bunlar var oldukca dini Islam, ailelerimiz ve müslüman toplumu büyük tehlikede!

    • kevser diyor ki:

      Gülbeyaz hanım,anadolunun fedakar kadınları tarlaya tapana giderken,topuklu ayakkabı mı giyiyor?parfüm mü sıkıyor?makyaj mı yapıyor?mini etekle mi tarla da çalışıyor?da biz mi habersiziz?ya da günde kaç tane erkekle yüzyüze kalıyor?el sıkışmak zorunda kalıyor?sesini yumuşak tonda kullanıyor?tarlada çalışan anadolu kadınıyla,masa başındaki modern giyimli kibar konuşmalı kadını kıyaslamak resmen elmayla armudu birbirine karıştırmak olmuşşşş!

    • seymen diyor ki:

      Avlanan, yavruları için av peşinde koşan arslanların çoğu dişi olanlarmış.
      Erkek arslanlar çok mecbur kalmadıkça pek avlanmazlarmış. Araştırmaların sonucu böyle. :)
      Bu sonuca göre feminizm Afrika’da baya mesafe katetmiş demek mi lazım. :)

    • Mervesafa diyor ki:

      Evet benimde bahsettiğim toplumdaki ikiyüzlülük ve çelişkilere geliyor konu.Kadın kendi tarlası olsun olmasın sıcağın alnında kömüre dönüyor,olanca yükün altında eziliyor ve kocası kahvehanede kağıt oynuyor..Karadenizde örnekleri çoktur bu manzaranın..Kadınların mecali kalmamış..İskelete dönmüşler,avurtları çökmüş artık.Kadında eda meda kalmamış zten hali yok..Ama olsun onlar kutsal oluyor..Kadın hobi olarak bahçecilikle uğraşmıyor sonuçta evi geçndiriyor..Roller birbirine karışmış..Buda İslamyetin geçmişten günümüze dahi içselleştirilemediği sonucunu bize gösteriyor..Kadının yeri evidir diyoruz madem tarlada tapanda ırgatlık niye yaptırıyoruz..traktör sürdürüp,ağır işlere kşuyoruz.Dağda bir kadının başına herşey gelebilir.Kız kaçıranmı dersin(ki oluyor)vahşi hayvanlar (geçen adamı tarlasında ayı öldürdü),mı dersin bu açıdan da bakalım..

      • alieren diyor ki:

        karısına tarlada ırgatlık yaptıran köylü erkekle,karısını çalıştıran şehirli erkekte sorumsuz,çıkarcı ve aile babası olacak vasıfta olmayan insanlardır. ben, şehirlerdede,tarlalardada kadın emeğini sömüren,onu ev ve aile ortamından soyutlayan tüm kesimleri lanetliyorum.kadın emeğinin kesinlikle ne pahasına olursa olsun sadece EV,AİLE VE ÇOÇUK EKSENLİ KULLANILMASI gerektiğini söylüyorum.

        burdan tüm bayanlara sesleniyorum! kendi emeklerini sömüren ve onları yuvaları yerine sokaklara,fabrikalara ve tarlalara zincirleyen bu düzene savaş açsınlar!

        yüce allah(cc)ın onlara emrettiği göreve EV HANIMLIĞI VE ANNELİĞE geri dönsünler

        “KADINLARIN KARARGAHI EVLERİDİR” (AHZAB 33)

        • Necmettin diyor ki:

          Sizde kadinlari savasa davet ediyorsunuz. Ne yaptiginizin farkindamisiniz?

          Tarlada ve tarimda insan tarihi boyunca kadinda calismis erkekde. Buna Islam karismismi?
          Tarimda ailenen bütün fertleri üretime katiliyor.

          Bende Karadeniz’de cok findik toplamisin. Biraz gercekci olalim.
          Bunu sehirde yabanci erkeklerin önünde kadinin hizmet etmegi ile karistirmayin.

          Neyin devrimciligini yapiyorsunuz?

          Birakin artik bu feminizmdede olan devrimci gelenek düsmanligini!

          • alieren diyor ki:

            necmettin bey siz neler söylüyorsunuz ben miyim devrimci? benim söylediklerimin neresi devrimci?hem feminizme karşıyım diyorsunuz hem evde temizlik yapıp bulaşık yıkıyorsunuz sonrada kadınların tarlada ırgatlık yapmasına destek çıkıyorsunuz.kusura bakmayın ama feminizle mücadele slogan atmakla olmaz! herhalde feminizmle bu şekilde mücadele eden dünyadaki tek insan sizsiniz.

            erkeklerin eşlerini tarlada ırgatlık yaptırmasının türk-islam geleneğiyle bir ilgisi yoktur.bu daha çok islamiyet öncesi çok tanrılı anaerkil dönemin kalıntısıdır.

            bu toplumun feminizle mücadelesinde en büyük engel erkeklerdir . çünkü maalesef türk erkeği hala islamiyet öncesi çok tanrılı anaerkil dönemin mantığına sahiptir.

            siz hiç suudi arabistana islamın doğduğu ve şuanda en güzel yaşandığı yerlere gittinizmi? eğer gitmediyseniz tavsiye ederim gidin. gerçek islam geleneğini ve gerçek ataerkil toplumu orada görürsünüz.

          • Necmettin diyor ki:

            Ali Eren bey

            Suudi arabistan’da tarim yapilmadigi gayet tabii cünkü orasi cöl. Verimli topraklar olsaydi iddiaya giriyorum kadin erkek sabah aksam calisirdi. Tabii petrol zenginliginide hesaba katmazsak!

            Hangi hayali dünyalardasiniz bilmiyorum.
            Bu dünyanin her geleneksel tarimcilik yapilan ülkesinde üretime herkes katilmaya mecbur. Cünkü ancak gecim öyle saglaniyorum yoksa tarladaki ürünler ziyan olur ve bütün aile ac kalir. Bu Asya’nin pirinc ekilen ülkesindede öyle Avrupanin bugday ekilenindede Latin Amerikanin misir ekilen tarlalarindada. Bizdede öyle. Mesela bizim Karadeniz’de bütün aile beraber findik toplar.

            Siz insanlik tarihinde hep böyle olan bir durumu niye israrla günümüzün modern disarida aileden uzak ve yabanci erkekler arasinda gayri-islami calisma sartlari ile karistiriyorsunuz?

            Bunlar birbirinden cok farkli.

            Evdeki islere gelince fazla abartiyorsunuz. Ben sabah aksam evde temizlikmi edelim dedim?
            Hanima cok zorlandimi misafirler geldimi yardimci olalim diyorum. Bütün gün cocuklarin besinde ugrasdiklari icin is’den geldikden sonra cocuklarla ilgilenelim ve iyi bir baba olalim dedim.

            Evli ve cocuk sahibimisiniz bilmiyorum fakat olsaniz beni anlardiniz!

      • Necmettin diyor ki:

        Karadenizden örnek vermisken tabii sizin feminizm dininde ailesine sahip isyan etmeyen kadin degilde kocasina savas acan yuvasini parcalayarak bütün alemi mutsuz ve huzursuz eden kadindir kutsal. Tabii anlayamazsiniz.

        Böyle uc örneklerle güya ajitasyon yapacaksiniz. Cok tipik feminist bir tavir. Ve yine Islam kullaniliyor. Amac önce ataerkil gelenege saldiri sonrada herseye!

        Sizin dininiz size benim dinim bana.

        • MerveSafa diyor ki:

          Siz ajitasyon diyorsunuz ama ben hayatın içinden örnekler veriyorum,gerçekler sizi acıtıyor ve bu da işinize hiç gelmiyor,gelenekler çoğunlukla erkek konformizmi üzerine ve kadın aleyhine işler..Siz gelenek dininize devam edin..Biz İslamdan devam edelim..İslam kadını özgürleştirmiştir..Değer atfetmiştir..ki başka toplumlarda acaba kadın da ruh var mıdır tartışmaları yapılırken..

          • Necmettin diyor ki:

            Siz feministler isinize göre Islam’i yorumluyorsunuz. Hic bir alakaniz yok Islam’lan ancak sinsice kullanirsiniz siz dini.

            Islam’i agziniza almayin.
            Islam gelenektir, Islam ataerkil’dir. 1400 yildir ulema GELENEGIDIR.
            Evet kadinlara hak getirmis fakat kocaniza itaat edin, evin reise erkekdir demis ailede huzur demis.
            Siz ancak bütün geleneksel degerlere – buna aile dahil – düsmansiniz ve ancak isyan yuvalrin yikilmasi ve anarsi istiyorsunuz! Din’de reform diyerek Islam’i yikmak asil amaciniz!

            Aile ve cocuk konulu bir sitede tek göreviniz provokasyondur!

            Bu dünyada en tehlikeli feministler süphe hic yokki Islam’i kendi kirli emelleri icin kullananlardir!

            Size karsi mücadele her müslüman icin en büyük bir cihat’dir!!!

  14. Ayşenur K.A. diyor ki:

    Kadın haklarını ciddi olarak savunmam ben on aylık evliyken başladı eltim ve eşim kadın erkek üstünlüğünü konuşuyorlar eltim dediki kadın erkekten üstündür,eşim sert bir şekilde hayır erkek kadından üstündür öyle olmasa Allah erkekten peygamber göndermez kadından gönderirdi dedi.ben çok şaşırmıştım eşimde benim gibi dindar nasıl böyle düşünür.Allahu teala buyuruyorki üstünlük cinsiyetle değil takva ile olur.ve unutmayalımki peygamberleri doğan ve büyüten kadındır.o günden sonra kadın erkek hakları konusunda eşimle atışmışız bu süre onbir yılı buldu savunmayada devam edeceğim.Feministler farklı şeyleri savunuyor tesettürü esaret görüyor ben bunlara katılmıyorum sadece islami çercevede kadınları savunuyorum her konuda sünneti seniyeye uysak eminim sorunlar çok azalır.yanlış yorumlara sebep oldum hakkınızı helal edin

    • Necmettin diyor ki:

      Islami cercevede cinsiyetci yaklasim yoktur. Ne demek kadinlari savunuyorsunuz.
      Kadin magduru milyonlarca müslüman erkegin hakkini kim arayacak?
      Hem aldatilmis, hem nafakaya baglatilarak ömür boyu sömürülmüs hemde cocuklarini kendisine gösterilmeyen bosanmis babalarin haklarini kim savunacak?
      Süphesizki yanlis yoldasiniz!!!

      Bence müslüman toplumlar icin asil tehlikeli olanlar zaten öyle apacik biz aile, evlilige dine karsiyiz özgür sinirsiz cinsellik istiyoruz diyen feministler degil. Bizim ülkemizdede sayilari artsada Allah’dan onlar hala marjinal.
      Asil tehlikeliler Islam’i ve dini araya katip gizlice ve sinsice feminizm icin emek sarf edenler. Hatta bu mübarek dini bile kendi emellerinde kullananlar.
      Cünkü gittikeleri yol ayni sadece yöntem farkli.
      Bunlar teker teker desifre olmasi gerekir!

    • feyza diyor ki:

      sa.Ayşenur hanım yorumları itina ille yorumsuz bir şekılde okurken siizn başınıza gelen olayı anlatmanızla sizinle nacizane fıkrımı paylaşmak istedım..sebep eşinizle yeni evlıyken başlayan bir sorunun uzayıp on yıl sürmesi açıkçası etkıledı benı..keşke bu şekılde (didişme diyecem çunku bu mevzuların sonu selametle pek bitmez) olması yerine eşinizin yanlış olduğunu düşündüğünüz bu fikrini önce kendiniz iyi bir eş profılıyle bir kadın nasıl olurun örneğiyle aslında kadın kadındır erkekte erkektir fikrini benımsetebılırdınız..islamın biz kadınlara sunduğu şekılde..sessizce sesimizi erkeğimizden yüksek tutmadan didşmeden kendimizi sevdirerek yani..inanın bu şekılde yapılan yumuşak yaklaşımla on yılınızda çok yol kat etmiş olurdunuz..hakeza yanlışımız varsa biz de yani kendı nefsim için de diyorum ve de uyguluyorumda..didişme yerine sevdirmeyi deniyorum bunuda Allah rızası için yuvam için saadetim için en uygunu olarak görüyorum..Peygamber Efendımız sav.münakaşadan kaçının demiş ya ondan bu şekılde yapıyorum..inş. anlaşılmışımdır Ayşenur hanım maksat muhabbet olsun ya da size yorum yetiştirmek için yazmadım inş. anlaşılmışımdır..sadece şeytanın karı koca arasını bozmak için boş durmadığını en ufak bir kıvılcımı değerlendirdiğini.müminlerin yuvalarını yıpratmaya çok heveslı olduğunu unutmayalım diye söylemek istedım.. gördüğümüz üzre yıllarınızıı bu mücadele için verdirmiş.. bu da en başta sizi yıpratmıştır..hiç lüzumu yok..hayat çok kısa ve çok anlamlı bu manayı anlamayı çalışıp bunun üzerine çalışmalı Allah’ın yolunda yine Allah’ın rızasını gözeterek yürümelıyız diye düşünüyorum..nacizane fıkırlerım canım inş. faydalı olmuştur..hakkını helal et..iyi günler..

  15. meryem diyor ki:

    Hali hazırdaki duruma gelinmesinin sebebi olarak ben yine erkekleri görüyorum. Kimse kusura bakmasın ama. Bu neslin değilse de atalarımızdan gelen çarpık, gelenekçi ve islamdan uzak yaşantının sonucu bunlar. Buradaki beylerde sadece kendi pencerelerinden bakıp durum değerlendirmesi yapıyorlar. Zamanında yapılan haksızlıklara karşı bir direnç gelişmiş, e tabii bunda biraz ileriyede gidilmiş, şimdi beylerimizin zoruna gidiyor.Hiç kusura bakmayın ama bu etki- tepki meselesi. Bundan kaçılamaz artık. Kötüysede bu, topluma bulaşmış. Kızlarınızı edalı, kadın gibi hanım hanımcık yetiştirin bundan sonra belki daha mutlu olurlar, eşlerini de daha mutlu ederler ha! ve belki sürece doğru katkıda bulunursunuz. boş yere konuşup durulmamış olunur. Bende sadece insanların değil, toplumların, hatta dünyanında kaderinin bu olduğuna inanıyorum. Malesef… İslamdan uzak yaşamın doğurduğu olumsuz sonuçlar…
    Herkes elinden geleni yapmalı ancak ben hiç bir şeye yaramayacağını düşünüyorum. İnsanoğlu hem çok acizz hemde çok zalim, bencil ve kötü…

    • yunus diyor ki:

      Geçmişten ders almalı geleceğe umutla bakmalıyız ama sanırım haklısınız anneler kızlarını yetiştirirken zeycan hanım tarzının tam zıttı tavırlarla yetişriyorlar bu taa evlenen kadar çıkımıyor ortaya evlenincede iş işten geçmiş oluyor, son cümlenize katılmıyorum ama.

    • alieren diyor ki:

      siz hangi islamdan bahsetiyorsunuz? burda bizim söylediklerimizin islama nesi aykırı? o gelenek diye aşağıladığınız şeyler islamın ta kendisidir. tabi siz kendinizi dini göre değil dini kendinize göre biçimlendirmeye çalıştığınız için bazı şeyler nefsinize uymuyor.siz kafa olarakta nefs olarak da AVRUPA GELENEĞİNİN ESİRİ OLMUŞSUNUZ.doğal olarak türk islam kültürünü çarpık olarak görüyorsunuz. avrupa geleneği eski pagan inançlarına göre şekillenmiştir.bu gelenekte KADIN ÜSTÜNLÜĞÜ VARDIR. KADINA İTAAT EDİLİR.oysa islam kültüründe kadın üstün değildir. EV HANIMLIĞI VE ANNELİK GÖREVİDİR. peygamber efendimiz çok az şeye lanet etmiştir. lanet ettiği şeylerden en önemliside KADININLARIN ERKEKLEŞMESİ YANİ AİLE İÇİNDE ERKEK ROLÜNÜ ÜSTLENMESİDİR. peygamber efendimiz ahir zamandaki bu tehlikeye dikkat çekmiş ve bunu bir KIYAMET ALAMETİ OLARAK GÖSTERMİŞTİR.

      • MerveSafa diyor ki:

        “o gelenek diye aşağıladığınız şeyler islamın ta kendisidir”
        İslamiyet farklıdır, gelenekler farklı dır.Toplumların zaman içerisinde kendi oluşturdukları yazılı olmayan birikimidir diyebiliriz..Fakat gelenekler salt doğru değildir..Gelenekler oluşurken farklı yerlerden beslenebilir. Bizim geleneklerimiz şamanizmden başlayarak günümüze değin gelen bir birikim..İslami hiç bir altyapısı olmayan bazı geleneklerimizde vardır..Fakat bizim eksenimiz islamiyet olmalıdır..Bir kadın evin işine yetişemiyor diyelim,İslamiyet o kadına hizmetçi tutması yönünde izin vermiştir.Fakat şimdi herhangi bir ufak ilçemizi düşünün. Kadın ev işlerine yetişmeiyor.Kocasına böyle bir teklif götürdü.Kocası ona büyük ihtimal olumsuz yanıt verir.Yada çevrede komşu teyzeler ayıplar.Kocaman kadın evini bile temizleyemiyor der..Kayyınvalide gelinin ayıplar vs vs.Hatta adam anasını örnek verir.Anacığım hizmetçi mi tuttardı sende temizleyeceksn diyebilir..İşte burada eğer adam vicdanlı ve dini bilen birisi ise hoş görür.karınısın yorulmasına gönlü razı olmaz ve temizlikçi çağırmasına izin verir vs.Diğer türlü geleneksel anlayıştan kaynaklı ikilem yaşar ve evinde huzursuzluk başgösterir..

        • Necmettin diyor ki:

          Maddi imkani varsa hizmetci tutmaya tabii adamin.
          Biraz gercekci ve insafli olalim. Bu milletin büyük bir bölümü hala zor geciniyor.
          Erkeklerimizde ekmek parasini cikarmak icin zavalli adamlarin canlari cikiyor. Siz yurt disindaki erkekleri görseniz.
          Maddi durumu iyi olanlarin nerde hanimlari yoruluyor. Hepsi keyif icinde.
          Yani bu uydurma örnegi bile bizi biz eden ve kimligimizi olusturan degerli geleneklerimize karsi kullaniyorsunuz!

          • Mervesafa diyor ki:

            Tabbiki maddi imkanı varsa yapabilir adam(ki nafakasını sağlayamıyorsa niye evleniyor?)Ama olupta yapmayabilir sırf bu düşünce tarzı yüzünden.Hatta çalışan kadına bile izi vermeyebiliyor eşi..Ben İslamiyetin verdiği izin ile geleneksel bakış açısını örnek üzerinden tarifledim..Kafalarda şekillensin diyerek….Siz de bir yazınızda zaten eşinize böyle bir teklif götürdüğünüzden hizmetçi tutabilirim dediğinizden bahsetmiştiniz.Ben faydalı ve değerli geleneklerimiz olduğunu da zaten ifade ediyorum.Fakat İslam zeminine oturmamış ve altyapısı yok ise bize zarar vermekten başka işe yaramaz..Örneğin uydurma olduğunu söylemişsiniz,fakat bahsi geçenler ülkemizde gayet tabii yaşanmakta..hamasi nutuklar atmaya gerek yok,Kimse şunu bunu ona karşı kullanmıyor..O kadar gözünüz kapanmış ki İslamın kadına verdiği hakka bile muhalefet ediyorsunuz!

          • Necmettin diyor ki:

            Tam ne demek istediginiz anlamadim.

            Islam herkese hak ve sorumluluk vermis tabii.
            Fakat gizli feminist talepleriniz icin de daima Islam’i kullanmak sahtekarligindan bir an önce de vazgecelim lütfen.

            Bu milletin son 1000 yildir geleneginin temelidir zaten Islam.
            Sizin dertiniz ataerkil toplum. Geleneklere onun icin karsisiniz. Itiraf edinde herkes bilsin.
            Islami kullanan feministlerin bütün dertleri zaten o. Güya Islam iyide zalim ataerkil gelenekler isi bozuyor.

            Sanki Islam demiyor evin reise erkekdir ve kadin kocasina itaat edecek.
            Kemalist ilahilatcilara sorsan zinaya recm cezasida yok!

        • .:. diyor ki:

          MerveSafa demiş ki:
          “Bir kadın evin işine yetişemiyor diyelim,İslamiyet o kadına hizmetçi tutması yönünde izin vermiştir.Fakat şimdi herhangi bir ufak ilçemizi düşünün. Kadın ev işlerine yetişmeiyor.Kocasına böyle bir teklif götürdü.Kocası ona büyük ihtimal olumsuz yanıt verir…………işte burada eğer adam vicdanlı ve dini bilen birisi ise hoş görür.karınısın yorulmasına gönlü razı olmaz ve temizlikçi çağırmasına izin verir vs…….”

          Soyledikleriniz bir kesime ait olan bir gelenek midir? yoksa İslamiyetin sizin verdiginiz ornekteki gibi hizmetci tutmasi yonunde izin mi vermiştir?

          Dediginiz gibi kucuk bir ilcede boyle bir talep oluyorsa orada anlaşilamayan bir seyler vardır Veya maksatlidır.

          Verdiginiz ornegin arkası ve onu uzun sorular ve acıklamalar gerektirir. Belki bu sekilde demek istememissinizdir ancak cok sıg ve yanıltıcı bir ornek oldugunu ve bir kesimin farklı dusuncesi gibi oldugunu dusunuyorum.

          Cunki kucuk bir ilcede ev işlerine yetisemeyen bir kadını ve bir de kocasından hızmetci talep eden kadını normalde sizin de dediginiz gibi herkez ayıplar. Kocası da talebi red eder.

          Ben islam da sizin soylediginiz sekilde hizmetci tutma izninin kadına verildigini dusunmuyorum. Olsa bile Bir takım sartları vardır. Hastalık yaslılık kaza v.s. gibi. Boyle olsa bile kocasının da bu imkanının olması lazım oyle degil mi? Vicdan sahibi ise bu durumda hizmetci tutmak yerine kendisi bu işleri yapar . Bu da cok güzel bir davranış bicimidir. Hayat arkadaşi demek boyle birseydir. Bunun için kadının hizmetçi talep etmesine gerek yoktur Gerek var ise koca bunu gorur zaten. (Gormelidir)

          Siz dahil ailenizde (anne, kardesler, akrabalar) ve cevrenizde boyle bir talep olmuşmudur? Sonucunu bizimle paylasirmisiniz.

          • Selda k diyor ki:

            Cok guzel yazmissiniz da en son paragrafta herseyi ozetlemissiniz zaten. Kocasi vicdan sahibi ise yardimci olur diye.. O kadar cok olmayan erkek var ki bunun da vicdanla alakasi yok yetistirilme tarziyla var.. Yoksa ne vicdanli erkekler var ama eve yardimci olmasi gerektigini akil edemiyor

          • seymen diyor ki:

            “Soyledikleriniz bir kesime ait olan bir gelenek midir? yoksa İslamiyetin sizin verdiginiz ornekteki gibi hizmetci tutmasi yonunde izin mi vermiştir?”

            Zengin bir adamın, eşinin ev işlerine yardımcı olacak birini tutmasına karşı çıkması cimriliktir.
            Cimrilikte günahlardan bir günahtır. Adam kendi işleri için her türlü yardımcı tutabilirken hanımının işleri için yardımcı olacak birini tutmaması düşünülemez. Burada maddi durum önemli. Bir-iki çocuktan sonra ev işleri baya zorlaşır. Mevcut uygulamada kişinin maddi durumuna göre ayda 2-10 kez temizlik vs. için eve yardımcı gelmektedir. Maddi durumu zayıfsa zaten kimse zorlayamaz.
            Tam zamanlı hizmetçi şoför vs. ise çok üst kesimde olabilen ve olması gereken şeylerdir.

            Eski alimler zengin bir kişinin kendi yükünü kendisinin taşımasını bile caiz görmemişlerdir. Burada zayıf durumda olanların da rızık temin edebilmesinin düşünüldüğü aşikardır.

          • .:. diyor ki:

            Seymen bey,

            Ornegi cok uzaklara tasimamak lazim. Cimri olmak günahtir, İsraf etmek de günahtir , Kul hakkı da günahtir. böyle uzar gider. Örnek verdiginiz zengin kişinin tam olarak nasil davrandigini ve durumunu tam olarak bilemeyiz.

            Eski alimler sizin soylediginiz gibi diyebilirler, baska alimler baska sekilde soyleyebilirler. Gunumuzun alimleri de farkli soylerler. bizlerde farkli dusunebiliriz. Aslinda dinimizde farz olan birsey vardır. O da ZEKAT dır. Oranı miktarı ve ne sekilde verilmesi gerektigi acık ve net bellidir.

            Isterseniz siz de cevap verebilirsiniz, ancak kendinizden, ailenizden cevrenizden ornek veriniz.

            - Eşiniz sizden ev işlerine yardim etmesi maksadi ile yardımcı talep etmiş midir?
            - Sizin talebe cevabiniz ne olmuştur , edecek ise nasıl davranırsınız?
            - Bu durum anne, babanız, kardesleriniz, yakınlarınız cevreniz icin de gecerlidir. Nasil degerlendirirsiniz?

            Yapılacak en onemli şeylerden bir kaci..

            - Durum tespiti yaparsiniz bu talebe ihtiyac varmıdır?
            - Maddi durumunuza bakarsınız bu ihtiyacı karsilayacak gucunuz var mıdir?
            - Belki cevremize de bakariz acaba ayni durumdaki insanlar ne yapiyor diye..
            - Bir de gunumuzde artık yeni kosullara gore, hizmetci veya yardımcı tutmak için ya bu işleri yapan şirketlerden taleb ederiz. (cünki, is kazasi, sigorta v.s. gibi onemli konular da vardır. Nihayetinte bu işleri yapanların da guvenceleri olmak zorunda).
            - Cevreden tanıdık vasitasi ile yardimci bulursak , bu kişinin caliştigı boyunca diger güvence bedellerinide yaptırmamız gerekir, sigorta gibi, yapmazsak hak gecer oyle degilmi?

            Kısacası soylemek istedigim sudur; sadece bir kesim (zenginler) icin degil, kendimiz, yakınlarımız ve etrafımızda ne sekilde davranıyoruz..

          • Ahsen diyor ki:

            Bir kadın evinin işlerini yapmak zorunda değil kocası ona hizmetçi tutabilir.Tabi şartlar müsait olduğu durumlarda yapabilir günümüzde de kadınların çoğunluğu eşinden hizmetçi istemez.Bu durumu iyi algılamak lazım bu ALLAH ın kadınlara ne kadar değer verdiğini gösteriyor kadınları belli bir külfetten kurtarıyor ve onları mecbur tutmayarak yaptıkları takdirde ne kadar çok sevaba nail olacakları söylüyor zaten kadınlar evinin işlerini fazlasıyla yapıyor ALLAH IN aslında normalde yapmaları gerekirken zorunlu tutmamasının altında büyük bir ecir var çok güzel bir teşvik var.kadınlar bu bilinçte olsalar aşkla şevkle yaparlar hizmetçinin sözü bile edilmez çoğuda etmiyor zaten.
            Erkeklerde onları zorlayacak maddi külfeti düşünüyor onlarda haklı evlilikte kimse kimseyi böyle külfetli şeyler altına sokmamalı yapabileceğinin en iyisini yapmalı.Böyle zorunluluklarla öyle olsa bile “sen yapmak zorundasın” gibi düşünce ve sözler insanı olumsuz etkiler.
            Birlikte bir yuva kuruluyor varsa yapılması gereken bir şey eşlerin birlikte haraket etmeleri şartlarına ve koşullarına göre aldıkları kararları uygulamaları gerekir.Birbirine birşeyleri hakkıda olsa zorla diretmekte doğru değil..Evlilik birbirinin hayatını kolaylaştırmalıdır asla zorlaştırmamalıdır.

          • .:. diyor ki:

            “Bir kadın evinin işlerini yapmak zorunda değil kocası ona hizmetçi tutabilir.”

            Bu hukum nerede yazıyor? Bir ayet midir? Bir hadis midir? Veya bir davranış biçiminden yola cıkarak bir kimsenin tespitimidir?

            İnat uzerine veya bir takım kişilerin kendi penceresinden degerlendirdigi olayları degistirerek sunması gunumuzun modası haline gelmiş. boyle yazıları okuyupda icerigine bakmadan ve resmin butunune bakmadan degerlendirme yapmakda yanlışlara neden oluyor. Sonra karsılıklı catısma oluyor. Din boyle seylere musade etmez. Sonra erkek cıkar nafakasını temin etmek istemez zorunda olmadıgı seyleri yapmaz. disarida evinin gicimini saglamak için sadece ihtiyacına gore calısır, Es alma hakkını kullanmak ister v.s. Bunlar catısmadan baska birsey cıkarmaz.

            eksrem durumlar haric dusunemiyorum bir bayan evlenecegi kisiye evlenme asamasında “Bir kadın evinin işlerini yapmak zorunda değil kocası ona hizmetçi tutabilir.” diyebilsin . Aynı sekilde bir erkek tekrar evlenir 4 es hakkimi kullanırım diye.

            Amacım tartısma ortamı yaratmak degildir Lutfen biraz mantıklı dusunelim.

            Adam Aksama kadar ailesinin ve cocuklarının rızkını kazanmak için disarida olacak (Gerci o hakkı da devlet gunumuzde zorla elinden alıyor. Zorla eşitlik ugruna, sanki Turkıyede her aile reisine devlet 65 yas emeklilik zamanına kadar iş imkanı ve guvencesi vermişde, Kadın istihdamı için % 50 eşitlik imkanı saglamaya calişiyorlar, Baskasının HAKKINI caçarak ve yiyerek, esit olmayan uygulamalarla.)
            Sımdi bu adam eve gelecek evde yemek yok. neymiş birisi “Bir kadın evinin işlerini yapmak zorunda değil kocası ona hizmetçi tutabilir.” diye acıklama yapmış. altını doldurmak için soyleyse boyleyse denilmiş. Ben bu sekilde sanki kesin hukummus gibi akli selim bir yazarın kitabini su ana kadar okumadım var ise bana kaynak veya bu konuda en kamsamli okuyabilecegim bir link verin lutfen. Bu asamaya gelecek yorumlar hangi bilgilerden veya durumlardan tureyerek gunumuze gelmistir.

            Ayrıca buralardan yola cıkarak bu durumun ALLAH ın kadınlara ne kadar deger veriyor denmesi ve tek taraflı bakıs acısı yaratmak hos degildir. Ustelik gunumuzde Kadın ve Erkek esitliginin surekli tartısılmaya ve gundeme getirilmeye calisildigi günümüzde.

            Bir kadın yapabilecek durumda ise ve ev işini yapmıyorsa buyuk ihtimal kocasi ondan razı olmaz ve bu insan cennet yuzu goremez. Oyle degil mi? Buyurun bakalım butun yapilanlar bosa gitmiş olmuyor mu?

          • Ahsen diyor ki:

            sizde bir tek cümleyi takılıp sadece o konu üzerinde değerlendirme yapmışsınız…
            yazdıklarımı bir bütün olarak değerlendirip ona göre yorum yapsaydınız.Çok üzerinde durulup ısrar edilecek bir konu değil bu kadar.Sanki kadınlar rahatını çok düşünüyormuş gibi akşam eşinin eve gelince yemek bulamayacak kadar ve eşlerinin hizmetçi tutması için kıt kanaat aldığı maaşı heba edecek kadar hiçkimsenin düşüncesiz olamayacağını bir nevi vurgulamak istedim devamında.
            Şuan ben çevremde eşinin hizmetini yapmayan hiçbir kadın görmedim herkes evini işini kendisi yapar eğer çalışıyorsada bir şekilde yardımcı alınır onunla idare edilir yine o kadın yardımcı akşam gittiğinde kendi evinin kalan işlerini yapacaktır bundan dolayıda şikayet etmemesi lazım.
            Bazı alimler bu durumu mecbur görmemiştir link vermeme gerek yok araştırın google da bulacaksınız.
            Bununla ilgili elbette hüküm yok ama yapması gerekir diyede kesin bir hüküm yok kimse zaten böyle bir külfet yüklemiyor evliliğin manasına uymaz.Elbette sorumluluklar konusunda adalet ve eşitlik gözetilmelidir.Bu konudaki hükümlerde bellidir.

            Allah’ın kadına değer vermesinin neresi tek taraflı onuda anlamadım bir kadın evinin hizmetini layıkıyla yapıyorsa bu durumda yine kendi kazanır.Yapmıyorsada kendisi kaybeder.
            Evlilikte yapılması elbette gereklidir ayrıca bir mükafat görmesi bunun için elbette ALLAH ın ancak kadına verdiği değerle açıklanabilir.
            Kimseye biz kadın yapmak zorunda değil yapmayın diye empoze etmiyoruz sizinde dediğiniz gibi eşinin rızasını kazanması hatta ALLAH ın rızasını kazanması için önemli bir basamak olarak görüyorur bu açıdan gerçekten çok çok önemli.
            Olumsuz tarafları erkeklerin bunu zorunluluk gibi algılayıp diretmesi bazı durumlarda anlayışlı olmaması.
            Çok merak ediyorum işten eve geldiniz evde yemek yok ilk tepkiniz ne olur acaba.Esip gürler misiniz?
            yada içinizden eşinizden razı olmadığınızı mı geçirirsiniz?

          • Necmettin diyor ki:

            Burda hep kadinlarimizi sadece suclamak istemem.
            Benim bildigim Islam’da kadin’in ev isleri yapma mecburiyeti yoktur ve evin kölesi ve hizmetcisi degildir.

            Cok sükür bizim ülkemizde ev islerini aksatan yinede nerede ise hic bir evli hanim yoktur disarida calissada.
            Bu hususda Türk erkekleri gercekten cok sanslidir ve kadinlarimizin degerini bilmemiz gerek.

            Evet hanimlerimiz sivri dilli ve dirdirci olabilir fakat bu ev islerini fedakar sekilde hepsinin yaptigida bir gercek.
            O kadarinada insan katlanacak gül’ü alan dikenine katlandigi misali.
            Siz birde yabanci bayanlari görün. Cogu dogru dürüst yemek bile yapamyor.

          • .:. diyor ki:

            TEHLİKELİ YOL makalesini okumakta fayda olur..

            Benim bilgi almak ve ogrenmek istedigim asagıda yazılan kime aittir. Acıklayarak genisletilen dayanak yapılan diger acıklamalarda buradan yola cıkılarak soylenmektedir. Boyle birsey de ben olmadıgını soyledim.

            “Bir kadın evinin işlerini yapmak zorunda değil kocası ona hizmetçi tutabilir.”

            Ben islam da boyle birsey var diyen arkadaslardan var ise kaynak belirterek bilgi versinler okumak istiyorum. aksi halde Olmayan bir seyi tartısmayalım ve konuyu kapatalım. Baska taraflara da cekmeyelim. Yoksa İnek icti daga kactı muhabbetine donusmeye basliyor. Olmayan sey icin de bir cok gereksiz uzun acıklamalar yazmak zorunda kalıyoruz ve tehlikeli yola gidiyoruz.

            Ayrica ben internetten neden bulayim. Bu işin icinde olan birisi olarak soylemek isterim ki İnternet copluk gibi at izi ile it izinin birbirine karıştıgı bir yer. Idda eden iddasini kaynak verip acıklasın.. Zannettigimiz her seye her duyuma inanmamamız gerekir. Bazı alimler boyle soyluyor demek yeterli degildir.

            Benim bu konuya yazı yazmamın nedeni islamin kadina boyle bir izin verdiginden dolayı soylemdir. Amac gereksiz tartısma yapmak degildir.

            Sorunuz icin cevabım;

            Eve geldigim zaman evde yemek olmadıgını gordugumde, Cok buyuk ihtimal ile sebebini biliyor olurdum. Baska seyler dusunmek icin kendimi zorlamam ve Empati yapmama bile gerek yoktur.

            Geregini yaparım. Duruma gore kızdıgım olur, Duruma gore kendim yemek yapmaya koyuldugum olur veya degisiklik yapar disari siparis veririm.

            Her uc davranıs biciminide yapmıslıgım vardir.

            (Kisisel olacak ama Sunu acıklıkla soyleyebilirim ki evime geldigimde benim icim hazirlanmis beni bekleyen karsılayan bir hanım, bir aile ve bir sofra benim özlemim olmustur. Bu durumun bir duzen ve sureklilik arzetmesi beni cok mutlu ederdi.)

            Ozlemimi duydugum seyler uzun yıllar benim imtihanım olmustur. Bizzat sabah oglen ve aksam duzenli olarak zevk ile yapmışımdır.

            Razi olmama durumu benim icin basit bir durum degildir. Sorumluluk ve adalet ister.

          • seymen diyor ki:

            Sayın .:.
            1- MerveSafa demiş ki:
            “Bir kadın evin işine yetişemiyor diyelim,İslamiyet o kadına hizmetçi tutması yönünde izin vermiştir.”
            Siz eve hizmetçi tutulmasının dinen sakıncalı olduğunu mu iddaa ediyorsunuz? Kadının yardımcı talebinde bulunması haram mıdır? İslam’da eşlere karşı iyilik yapmak, müşfik olmak tavsiyesi yok mudur? Cimrilikte haramdır, israfta haramdır. Adama iş verme zekat ver demek pek mantıklı değil. Çalışabilecek olana iş verirsiniz çalışamayacak durumda olana ise zekat.

            Siz hangi şehirde yaşıyorsunuz, kaç yıllık evliliğiniz var çocuk sayınız kaç bilemiyorum. Fakat aynı dünyada yaşamıyoruz gibi. Anlattıklarım ev işlerine yardım için ayda 2 gün ila on gün arasında yardımcı kadın gelme durumu çevremde 2-3 ten fazla küçük çocuğu olan veya çalışan veya yaşlı hanımların; yani ev işlerine yetişmekte zorlanan hanımların hemen hemen tamamı için olan şeyler. Kimisi onbeşgünde bir kere kimisi haftada üç kere yardımcı çağırırlar. Ki bu işi yapıpta birkaç sene içinde ev alan bir hanımı da tanıyorum. Burada ihtiyaç ve imkan önemli. Maadi imkanı olupta, eşinin hergün sabahtan akşama kadar iş yapmasına başka hiçbir uğraşı olmamasına razı olan erkek hayırlı bir eş olabilir mi? Kadınların komşuluk yapma, kitap okuma, ilim öğrenme, çocuklarla yakından ilgilenme, manevi hizmetlerde yeralma vs. gibi işler için vakit bulabilmeliler.

          • Ahsen diyor ki:

            Bahsettiğiniz konuyu okudum ve faydalandım ve çok ehil olmadığım için yorum yapma gereği duymadım
            Cümle bana ait hiçbir yerde yazmıyor temel dayanağı İslam aile hukukunda edinmiş olduğum bir düşüncedir.Sizinde internette doğru bilgileri ayırt edebilecek kapasitede olduğunuz için adres gösterdim.Çoğu yerde benzer şeyler yazılıdır.
            Eve hizmetçi tutmak hiçbir yerde yasaklanmış bir şer değil eğer kadının ağır işleri kaldırmayacağı bir rahatsızlığı varsa yada maddi durumu iyi ise yada eşim çocuklarına daha çok vakit ayırsın düşüncesi ile bütçeye uygun hizmetçi tutulmasında hiçbir eşlerin sorumluluklarını bilmesi birbirinin ihtiyaçlarını sağlıklı bir şekilde gidermesi evliliğin sağlam bir şekilde ilerlemesi için şart tabiki evlenen insanlarda zaten bu bilinçte olarak evlenmeliler.
            Bazı şeyler için ayet ve hadisle temellendirmeye bile gerek yok. Aile hukukunda ve insaların vicdani olarak iyi niyetle yapılan davranışlarda vardır.Esas ailede dengeyi sağlayan davranışlar bunlardır.
            Zorlamayla değil eşinizin size olan sevgisinden yaptığı İKRAM,HÜRMET,HİZMET,İTAAT çok daha manidardır.Ama siz eşinizi köle (biraz abartılı olabilir) hizmetçi konumuna getirirseniz bu onu incitir..İslam kadını bu konuma sokmaz eksik olan şeyler varsada doğru bir üslupla tamamlamaya çalışırsınız.
            Sizin adınıza üzüldüm bu konuda imtihan olmak zordur.Siz istisnasınız belki.
            Evlenecek bir kadının ben ev işleri yapmam demesi söz konusu bile değil.Yaşadıklarınızdan dolayı bu şekilde düşünüyor olabilirsiniz.İnşallah özlemlerinizi giderirsiniz.
            Hem bu iş ve hizmetçi meselesine gelene kadar çok daha önemli olan şeyler var.Zorunlu olan haller var ki daha mühim…:)

          • .:. diyor ki:

            Seymen bey

            Ben yazilan yaziya ait cok basit birsey sordum. Benim ifade etmedigim sozlere istinaden onlarca fakrli sorular sormaniza gerek yoktur. Ne yazdigimi gayet iyi biliyorum. Amacim da gereksiz tartisma ortami yaratmak degil. Inek icti daga kacti yapmayalim lutfen. Sorulariniza elbetteki mantikli cevaplarim vardir. Konu islamin kadina hizmetci tutma izni verdigidir. Yukaridaki alintilarda oldugu gibidir. Lutfen islam icerinde konuyu degerlendiriniz. Bunu soyleyen alimleride arzu ederseniz belirtiniz. Baska bilen varsa bildirebilir tabiki. Bizde bilgileniriz benim icin yeni olan bir konu.

            Okuyup ogrenmek istiyorum. Eger merakiniz ise vicdani olarak ne yapacagimi bilecek yetkinligim vardir. Sorularinizin tumunde hayati tecrubem var diyelim.

            konu uzatmak icin yazmadim kusura bakmayin.

          • dilruba diyor ki:

            hizmetçi tutma isteği izinden de öte bir haktır aslında ama islamiyetin sağladığı birçok haktan müslümanlar olarak mahrumuz bildiğiniz gibi.kaynak olarak da yine internet üzerinden olacak ama başka imkanımız yok.siz de güvendiğiniz fıkıh kitaplarına bakıp paylaşabilirsiniz.

            http://www.sorularlaislamiyet.com/article/5137/kadin-haklari.html

          • Ahsen diyor ki:

            Sema hanım bir yazısında çok güzel özetlemiş kendisine itibar ediyorsanız eğer okumanızı tavsiye ederim.

            http://www.haber7.com/yazarlar/sema-marasli/795746-kadin-erkegi-ahirette-de-mi-suclayacak

            bende farklı bir şey yazmadım.
            bazı şeyleri bu kadar sorgulamaya gerek yok insan olmak bile yeterlidir.
            eşini seven ona itaat eden bir kadın için ev işi nedir ki!
            Sema hanım daha mühim olan konuları da zikretmiş.
            bende internette sizi bilgilendirmek için araştırma yaparken buldum umarım sizin içinde yararlı olur:)

          • .:. diyor ki:

            Sayin Dilruba

            verdiginiz link kaynaksiz bir kaynak. Islamin kadina hizmetci tutmasi yonunde izin verdigini anlatmiyor.

            yazari ve yazani da mechul.

            Sayin AHSEN

            Sema hanimin ele aldigi ve benim okudugum bircok yazisina katiliyor ayni ve paralel gorusleri savunuyorum. Bazi yazilarinda da farkli dusuncelere sahibim.

            Bircok yazisinda suclayici ve negatif sen yerine. Yapici ve pozitif ben kullandigi icin begeni ile okuyorum.

            Genel olarak sunu soyleyebilirim. Kisisellestirmeden insanogluna deger verilmesi saygili ve sevgi dolu olunmasi guzel davranis bicimidir. Islam dininin ozel olarak bir hak vermedigi halde vermis gibi ve bunun muhataplari tarafindan karsilanmasi istenmesi ve beklentileri zorlastirmasi iyi birsey degil. Gordugunuz uzere bu konuda elle tutulur bir kaynak da yoktur. Uydurmacadir veya basi sonu olmayan alinti bir istektir. Belkide belli bir zaman dilimi icerisinde kendine ozgu bir vakanin kendi icindeki cevabidir. Gunumuze de alinti gelmistir.

            islam dinini zorlastirmak oldugundan farli gostermek isteyenler tarafindan yapilan bircok calismalar var. Buda internette de yayinlaniyor. Kirani kerimin tercume ve tefsiri, hadislerin carpitilmasi ve oldugindan farli gosterilmesi bunlara alet olmamak icin. Guvenilir kaynaklara itibar etmemiz yerinde olur. Internet ortaminin bilgi coplugu oldugunu da akilda bulundurmak gerekir.

          • gulbeyaz diyor ki:

            kadinin ev isleri yapmak zorunda olmayip,yapmasinin guzel gecime sebep olacaksa guzel goruldugu omer nasuhi bilmen /”islam hukuku ve istilahi fikhiyye kamusu” eserinde geciyor.

  16. Ayşenur K.A. diyor ki:

    Ben yanlış anlaşıldığımı düşünüyorum bazı erkekler kadına saygı göstermiyor bazı kadınlarda erkeğe saygı göstermiyor.Benim anlatmak istediğim neden hep kadınlar şöyle olmalı böyle olmalı deniyor erkekler neden çaba sarf etmiyor mükkemmel erkekte vardır ama rezil kadınla düşüyor bu örnekleri yakın çevremde yaşadım.Ben dindar olduğum için feministliği kabul etmiyorum sadece islamda erkeğin kadına nasıl davranması gerektiğini söylüyorum adım feminist oluyor.Hz.Muhammed [s.a.v]eşine ev işlerinde yardım ederdi,böyle konuşurdu,böyle yapardı v.s diyorum eşimin cevabı şu efendimiz çok evlilik yapmış ben neden yapmıyorum necmettin bey size soruyorum bu cevap karşısında neler hisedilir….Ben eş arkadaş aile komşu çocuk kimle muhatabsam onlarsam bir sorun yaşayınca empati kuran biriyim kendimi eşimin yerine koyunca biraz daha hoş görülü ve saygılı olabilirim diye düşünüyorum,ailevi sorunlarımı bilseniz beni anlardınız…..Zeynep hanım eşinizin değerini bilin,ben eşime bir adım atınca o iki adım geri gidiyor,denedim çevremde şahit oldu

    • Necmettin diyor ki:

      Aysenur hanim,

      birbirimizi yanlis anlamisim.
      Hic bir erkek bu cagda evde köle istemez.
      Tabiiki yardim edecek esine ev isleriylede cocuk bakimindada.
      Zaten hanimini seven ve vicdan sahibi olan bir erkek istermi kadin hep evde ezilsin yorulsun parcalansin ev isleri ile.
      Hangi erkek mutlu olur bu durumdan? Kendisi zararli cikar cünkü ilk önce cünkü. Mesela esi cok yoruldugundan ilgi göremez.
      Bizdede bir ara öyle oldu. Baktim böyle olmayacak. Alalim hizmetci dedim. Istemedi hanim. Basladik isler paylasmaya care olarak. Ondan sonra ikimizde rahatladik.
      Ben cok evlilige karsiyim. Sahsi görüsüm bu cagda bu olmaz cünkü genellikle Islami yasamda hepimizin zaafi oldugu icin biz erkekler iki ese adil davranamayiz. Zaten sartda o deyilmi.

      Ne kadarda feminizme karsi olsan ben kabul ediyorumki biz erkeklerinde devamli hata yaparak kadinlari feminizme kendimiz yönlendirdigimizi. Ne varki cözüm orda degil. Sonun baslangici orda.

      • seymen diyor ki:

        “Ben cok evlilige karsiyim.”

        Böyle bir cümle kullanmak dini açıdan sakıncalıdır. Dini bir konuda ‘bu çağda’ diye yorum yapılırsa başkaları da, başka şeyler için yorum yapmaya kalkar ve ortada din diye birşey kalmaz. Herkes keyfince çok eşlilik yapsın diye birşey yok ama imkan ve şartların gerektirmesine göre her zaman olabilir.

        • Necmettin diyor ki:

          Islam’da 4 kadınlan evlilik erkeğe meşrudur tabii kabul ediyorum.
          Zina yapmaktanda cok iyidir bu.
          Ama bu günün şartlarında uygulanması cok müstesna durumlar haric zor diyorum sadece.

      • alieren diyor ki:

        necmettin bey bence siz feminizmin ne demek olduğunu ne yapmaya çalıştığını pek iyi anlamamışsınız.feministlerin söylemlerine dikkat edilecek olursa onlar kadınlara ev işleri yapmayı kölelik olarak göstermek istiyorlar. aynı zamanda iş hayatında çalışmayı ise özgürlük olarak sunuyorlar. şimdi ben size soruyorum bir kadının yuvasını dirlik ve düzen içinde tutmak için çalışmasımı kölelik yoksa üç,beş kuruş için onun bunun yanında çalışmasımı kölelik. ev işlerinin nesi ağırmış. günde iki,üç tabak yemek yapmakmı yoksa haftada bir çamaşır yıkamakmı? feministlerin dertleri erkeği kadın rolüne kadınıda erkek rolüne sokarak insanların fıtratlarını değiştirmek böylece toplumun kültürel dokusunu tahrip ederek tıpkı batıdaki gibi ucube evlilikler ve insanlar yaratmaktır. görüyorum ki siz ev hayatınızda FEMİNİZME ÇOKTAN TESLİM OLMUŞSUNUZ.

        • havva diyor ki:

          Allahtan sizin kalbinze merhamet diliyorum Ali Bey! ev işlerini de kadının durdugu yeri de öyle hafife alan uslup elbette feminizme karşı olur, siz erkeğin iyilikle yaptıgı her şeye karşı olursunuz,kıstasınız da Din filan olmaz. ben sizin gibi uslup sahibi insanlar sebebiyle feminizmin hep var olacagına her geçen gün daha çok inanıyorum.(ne yazık ki)

          • alieren diyor ki:

            ev hanımlığını ve anneliği benim kadar yücelten benim kadar kutsal gören biri varmı acaba ? okuduklarını anlayamacak veya bilerek saptıranlarla benim işim olmaz! asıl siz ev hanımlığınıve anneliği müslüman hanımlara kölelik olarak göstererek merhametsizliğin daniskasını yapıyorsunuz.ALLAH SİZİN GİBİ KADINLARI BU ÜMMETTEN UZAK TUTSUN!

        • Necmettin diyor ki:

          Beni yanlış anladınız.
          Lütfen Allah aşkina öyle feminizme teslim oldunuz diye ithamlarda bulunmayın.
          Ben yıllardır bu büyük belaya karşı mücadele veriyorum.
          Fikirlerinizi bilhassa calışma konusunda 100% katılıyorum!

          Benim hanım benden daha eğitimli cocuklar olmadan 5 yıl calıştı şimdi en doğrusu olan evinin hanımı olarak cocuklara bakıyor. Allah’a şükür onun çalışmasına muhtac degiliz. Hepimiz bundan memnunuz.

          Siz evlimisiniz bilmiyorum. Fakat sanki değilsiniz geliyor bana.
          Eşine evde yardım etmek ve bilhassa cocuklarlan ilgilenerek hanımın günde bir kac saat nefes almasını sağlamak cok yararlı bir şey. Feminizme karşı cok yararlı bir yöntem.

          Biz erkekler zalimlik ederek kendi elimizle teslim etmeyelim kadınlarımızı bu feminizm melanetine.

          Düşmeyelim bu tuzağa.

    • alieren diyor ki:

      feminist olmamak için ben feminist değilim demek yeterli olmaz düşünceleriniz ile bunu kanıtlamak gerekir. peygamberimiz ile ilgili verdiğiniz uydurma örnekte görüldüğü gibi geleneksel cinsiyet rollerini kabul etmediğiniz açıkça görülüyor.bir insanın feminist olmaması için kadın-erkek arasındaki farklılıkları kabul edib gerek toplumda gerekse aile içinde görev ve sorumluluklarını bilmesi gerekir

      feminist olmayan allah(cc) yolundaki gerçek müslüman kadın kocası onu çalıştırmak istediğinde buna karşı çıkan ve bunun onun görevi olduğunu hatırlatan ve bunu kabul etmeyen yine kocası ona ev işlerinde yardım etmek istediğinde ona karşı gelen ve bunun kendi görevi olduğunu söyleyendir. annemin babamı kaç kere mutfaktan kovduğunu bilirim işte gerçek müslüman kadın böyle olmalıdır.

    • MerveSafa diyor ki:

      Allah yardımcınız olsun..Maalesef Toplumumuza İslamiyet yerine gelenekselliği aşıladıkları için böyle..Her zaman adım atması beklenen kadın,konusursa da feminist..Aldatılsa bile suç kadındadır bizde..Elinde tutamamıştır erkeği,hizmette kusur etmiştir..Bir de 4e kadar yolu var deyip işin içinden çıkıyorlar,İslamın kadına verdiği hakları kadın istemesin diye bölf yapıyorlar..pes..İstanbulda Mısırlı tahsilli bir bayanla tanıştım,çok dindar..Türk talipleri old. söyledi..Neden kabul etmiyorsun dediğimde, Türk erkekleri kadını hizmetçi olarak görüyor dedii..Görücü geldiklerinde sordukları şey, güzel yemek yapabiliyormusun,tezgahta tek tabak istemem,ev temiz olsun. vs dedi..kızın annesine memlektnde evlerine ayrıca hizmetçi geliyor,evin temizlik ve yemek tüm işlerini görüormuş..ve babası tek eşli..

      • alieren diyor ki:

        ev işlerini yapmak hizmetçilik,patronların işini yapmak özgürlük. yaşadığınız yuvanın işlerini yapmak niye size bu kadar ağır geliyor. evde yemek yapmam,temizlik yapmam yok daha neler

        işte bu tam bir feminist propoganda. siz tam bir su katılmamış feministsiniz.kadın-erkek rollerini kabul etmeyen toplumdaki erkek rolüne heves duyan,evlendiği erkeğin kılıbık mizaçlı olmasını bekleyen bir kadın GERÇEK FEMİNİST KADINDIR. SİZ BENİM BU SİTEDE GÖRDÜĞÜM EN KOYU SU KATILMAMIŞ FEMİNİSTSİNİZ.bütün yazılarınızda bilinçli bir şekilde sürekli kadın-erkek rolleriyle uğraşıyorsunuz.

        BİR KADININ KENDİ YAŞADIĞI YUVANIN DİRLİĞİNİ DÜZENİNİ SAĞLAMASI ASLA HİZMETÇİLİK OLAMAZ. BUNU BÖYLE GÖSTERENLER DİN DÜŞMANI VE İNSANLIK DÜŞMANI FEMİNİSTLERDİR.

        • MerveSafa diyor ki:

          Ben kendimi asla feminist olarak görmüyorum.Sadece herşeyi kadının üzerine yüklemeyi, toplumun ahlaki çözülmesini kadına bağlamayı haksızlık addediyorum..ve kendi görevleri hatırlatıldığında bir erkeğin “4e kadar yolu var”iması sizce ne kadar insani? Eğer kadın ev işlerine yetişemiyorsa hizmetçi istemesi,bunu kocasından gayet tabii talep etmesi tabiidir,bu kadına verilmiş haklardan biridir..Patronların işini yapmak özgürlük diye bir beyanım yoktur..Aksi gibi çalışan kadınların birer modern köle olduğunu ifade etmişimdir..İslamiyeti içselleştirememiş erkeklerin kadını bu hale getirdiğini söylerim..Çünkü o patronlar da erkek, kadrolu çalışan eş arayanlar da erkek…Aksine feminizim,az imanlı erkeklerin işine gelmektedir..Çünkü evin sorumluluğunu kadına yüklemek işlerine gelmektedir..Asıl kafası şaşmış,ne yapacağını bilemeyen kadınlar…Bütün günahları kadınlara yıkmak İsrailiyattandır..Bu da malesef geleneksel topluma işlemiştir..Kimse kılıbık adam istemiyor,bunu nereden çıkardınız,bilemiyorum..Kendine saygısı olan ve eşine sayg- sevgi duyan,huzur veren erkek her kadının baştacıdır..

      • Necmettin diyor ki:

        Bu gelenek düşmanlığını bırakalım.

        ülkemizde erkeklerin aile konularında geleneklere ve din’e sarılması ve artan hassasiyeti:

        - ailenin hızla cözülmesine
        - kadınların feminist kışkırtmalarıyla ekonomik özgürlüğü ele alır almaz zalimleşmesine
        - Aynı nedenden giderek kadının zinası yaygınlaşmasına
        - Son olarakda erkeğin aile icindede bütün hakimiyetine son verilmesine

        karşı bir meşru ve gec kalınan muhafazakar bir tepkidir. Bu hususda dinde gelenekde aynıdır.

        • MerveSafa diyor ki:

          “ülkemizde erkeklerin aile konularında geleneklere ve din’e sarılması ve artan hassasiyeti:”ben sadece dine sarılmaları yeterli diyorum..Tabbiki çok güzel geleneklerimiz de var fakat hepsi İslamiyetle örtüşmüyor..Toplumun farklı kesimlerinde hiç de hoş olmayan gelenek-göreneklere rastlıyoruz.Hatta yüzkızartıcı şeyler de oluyor bunlar,israfa teşvik eden vs..

    • Seymen diyor ki:

      ” eşimin cevabı şu efendimiz çok evlilik yapmış ben neden yapmıyorum ”
      Eşinize Peygamber (sav) efendimiz 25 yıl tek eşli olarak yaşamış, biricik eşinin vefatından sonra değişik sebeplerle çokeşli olmuş diyebilirsiniz. Birini memnun edemeyen ikisini üçünü nasıl memnun edebilir, Peygamber (sav) efendimizin eşlerinin hepside kendisinden memnundular da diyebilirsiniz. Eşinizin kararlarına saygılı olmanız gerekmekle birlikte haksız uygunsuz bir duruma karşı usulunce tavır alınmasında bir mahsur yoktur herhalde diye düşünüyorum. Eşinin yüzünü güldüremeyen bir erkeğin hayatının rahat ve huzurlu olması da çok zordur.

    • zeyneb diyor ki:

      Yüce Allah sabır ve namaz ile Allahtan yardım isteyiniz buyuruyor…mutlu bi yuvamızın olması için çok dua etmeliyiz inanıyıorumki Yüce Allah dualarımıza icabet edecektir..Yeterki biz isteyelim yeterki gayret sarf edelim inş…benim ailem yurtdışında kendim ise türkiyeye gelin geldim hemde hiç tanımadığım bi şehre fakat Alahın yardımıyla zor günlerimin üstesinden geldim yani hayat bu Allah bi şekilde kullarını imtıhan ediyor…Benim eşim hafız çok şükur ben kendisiyle öncelikle hafız oldugu için evlendim ilk kriterimde buydu.Fakat malesef şimdiki yuvaların temeli atılırkene öylemi yok bu zamanda tek maaşlan yetinilmez çalışan bi eş arıorum yok kızlarda kadrosu varmı, evimin bütün eşyaları alınacak o kadar borç harçla vs.vs.Yani öncelikle Allah bundan razı olurmuki tabiki olmaz eeeee ozamanda mutlu olmayı nasıl bekliyebilirizki… size şunuda belirtmek istiyorum eşinizle aranıza kimseyi sokmayın benim babam nışanlı iken bana kızım ben baban bile olsam beyinle arana hiç kimseyi sokma diye nasihatta bulunmuştu çok dogru..kendi ailemizde olsa en yakınımızda olsa herkes herşeyi bilmek zorunda degil..Rabbim cümlemizin yardımcısı olsun yuvamıza mutluluklar ihsan etsin inş….selam ve dua ile hayırlı cumalar….

    • Mehmet Emin diyor ki:

      Ayşenur hanım,
      Sema maraşlıyla görüşüp yardım alın.
      Mutlaka alın. Bit terslik var.

  17. Seda diyor ki:

    Ben edalı kadın ile ezilen kadını birbirine karıştırmışım, 2 yıllık evliliğim sonucunda bunu gördüm. Eşim zor bir insan. Eşimle geçinebilmek için Sema hanımın tüm kitaplarını hatim ettim. Ama biraz yanlış anladım öğütlerini sanırım. Sonunda hiç de edalı değil gayet ezilen bir kadın oldum. Eşim bana bağırdıkça sustum, beni aşağıladıkça, hakaret ettikçe sustum. Beni evden dışarı çıkarmayınca itaatkar olayım dedim sustum. Evin ihtiyaçlarını almayınca sustum, evde olanlarla idare ettim. Maaş kartımı eline verdim, sırf paraya düşkün olmayayım, çalışıyorum diye havaya giren kadınlardan olmayayım dedim. Bunları sırf kadın gibi kadın olayım diye yaptım. Ama kadın gibi kadın olmayı yanlış anlamışım sanırım ben. Sonuçta pek bir işe yaramadı bunlar. Eşim belki benden kısmen memnun ama benim ona karşı hiçbir hissim kalmadı, boşanmak bile gözüme gelmiyor artık. Edalı değil de mutlu bir kadın mı olmaya çalışsam daha iyiydi ne? Sonuçta evlilik kadının erkeği mutlu edip durduğu, bunu yaparken kendi duygu ve düşüncelerini hiçe saydığı bir kurum olarak nereye kadar gidebilir ki. Köle sistemine çevirmişim resmen evliliğimi.
    Eşime başkalmış olmayayım diye gece çıktığı yerleri bile sormadım. Bunları yaparken bu sitedeki bazı radikal erkek yorumcuların yorumlarını kendime örnek aldım hem de. Oysa Sema hanımın söylemek istedikleri farklıydı, bu insanların kendi acılarının hırslarıyla yazdıkları farklıydı. Ama başımıza hoca kesilince bende etkilendim galiba.
    Çalışan kadınım diye kendimi birşey zannetmeyeyim dedim, eşim maaşımı aldı ses etmedim, ev geçindiriyor hayat müşterek dedim, bir zekatımı bile veremedim. Bazen hayır istiyor bazı kişiler, gazete dergi üye yapmak istiyor kimisi de, kimisi burs istiyor falan bende severim böyle şeyleri ama bunları bile yapamadım. Halbuki kocaya itaatten önce Allah’a itaat vardı, ben maaşımın hakkını vermeliydim ihtiyacı olanlara. Kocaya itaat itaat derken kocayı tanrılaştırdım bir yerde. Kurbanımı zor kestim düşünün. Böyle itaat olmaz olsun.

    • Seymen diyor ki:

      “Kendi üzerine düşün vazifeleri seve seve yapman yeterli. Kadın olarak eşine biraz da nazlanacaksın, edanı zarafetini kaybetmeyeceksin.”

      Sema hanımın ‘çalışan kadınlar maaş kartlarını kocalarına vermeliler’ diye bir ifade kullandığını herhangi bir yazıda görmedim. Bu yazıdaki konuyla sizin bahsettiğiniz konu tamamen farklı. Burada eşine değer veren bir kadının (eşinin yanında mümkün mertebe) takınması gereken hal, tavır, hareketlerden bahsediliyor. Ki bunların halis doğal kadın özellikleri olduğunu belirtiyor.

      makul olan, her ne kadar fatura-günlük alışveriş gibi harcamaları yaparak giderlere katkıda bulunmanız ise de maaş kartını eline vermek zorunda değildiniz. Gece çıktığı yerleri de yumuşak bir şekilde sormanızın sorun teşkil edeceğini sanmıyorum.

      “Edalı değil de mutlu bir kadın mı olmaya çalışsam daha iyiydi ne?” İçten olmayan eda eda olmaz ki, sırıtır hemen, mutlu olmayan biri istese de edalı olamaz zaten. Siz sanki biraz ölü balık olmuşsunuz gibi. Kocaya itaatli olmak gassalın elindeki meyyit gibi olmak değildir herhalde. Biraz canlı olmak lazım. Hep susmak değilde usulunce konuşmak en iyisi olur. Hiçbir erkekte mahkum gibi köle gibi bir eş istemez.

      Adam çok kızgınsa susmak lazım, yoksa onun dışında her zaman görüş düşünce istek belirtilebilir, kadının eşine iyi bir arkadaş da olabilmesi lazım ki bu da ancak konuşmayla dertleşmeyle muhabbetle vs. olur.

    • alieren diyor ki:

      boşanmak bile gözüme gelmiyor demişsiniz yazınızda. ne demekse bu? bu laf bile tamamen kurgulanmış yazınıza inanmamamız için bir sebebtir. hele hele yaşadıklarınız için sema hanımı ve bu sitede yorum yazan kişileri suçlamanız tamamen niyetinizi ortaya koyuyor.ben şahsen kadının evlilikte kocasına itaat etmesi gerektiğine inanmam.bence bir kadın kocasına itaat etmek yerine kadınlık fıtratına ve toplumsal hayatdaki yaratıcının ona vermiş olduğu görevlere sadık kalması.emeğini kendi bireysel hevesleri uğruna patronları için değil ailesi için harcaması ve bunuda allah(cc)ın rızası için karşılıksız yapması gerekir. hani yazınızda allah(cc)a itaat demişsiniz ya işte tamda budur allah(cc)a itaat.

    • Emrah diyor ki:

      Seda Hanıma;

      Seda Hanım kardeşim senin yaşadıkların şayet doğruysa senin ki gerçekten eşiyle imtihan olmak. Eşiyle imtihan olanların cennetlik olacaklarını duymuştum. Kötü erkekler tabiki var; piskopat ruhlu, zalim, kişiliği oturmamış, edepsiz, kadınlara sadece cinsel bir meta gözüyle bakan yalancı kişilk bozukluğu olan (narsist kişilk) erkeklerin sayısı az değil. İstanbul’da bir psikologdan yardım aldım evlilik konusunda. Çok ilginç şeyler söyledi. Aile yapısının çok önemli olduğunu söyledi. Yani erkeğin ve kadının çocukluktan itibaren yetişdiği aile ortamı. Huzursuz ailede yetişen çocukların 20′li e 30′lu yşlara geldiğinde problemli bir kişilik olarak ortaya çıktıklarını söyledi. Bir erkek şefkati merhameti annesinden, özgüveni, cesareti yani erkeklik duygularını babasından alırmış. Anne babada ruhsal bozukluk, kötü karakter varsa çocuk onu modellyerek yetişir delikanlı olduğu zaman da arızalı bir kişilik olur demişti. Baba sert soğuk, anne silik ezilen karakter ise çocuk özgüvensiz olur çocuk babadan nefret eder korkak cesaretsiz yetişir ya eşcinsel olur yada ruhsuz psikopat zalim bir erkek olur demişti. Baba pasif anne baskın ve huysuz ise çocuk korkak kadınsı hiçbir sorumluluk almayan basit ruhlu bir erkek olur demişti. Demek aile ne kadar önemliymiş. Allah sana sabır ihsan etsin Yani erkeklerin çok suçu yok kendi ailemden biliyorum. Benim babamda arızalı bi adam. Ben de böyle bir ortamda büyüdüm. Annem babam sürekli kavga ederdi. 30 yaşıma geldiğinde ben de pek çok şeyin eksik kaldığını hissettim. Örneğin ben de kızları sadece cinsel açıdan değerlendirirdim. Oysa bir kadının ruhuna da hitap etmek lazımmış.

    • Necmettin diyor ki:

      Yaptığınız klasik feminist ajitasyon.
      Al sana yine daima zalim erkek doğuştan masum melek kadın masalı.

      Erkek milletine karşı alttan almak itaat etmek hic bir işe yaramaz haklarımızı arayalım, ezilmeyelim ve isyan edelim kocalarımıza karşı diyorsunuz!
      Bunu niye yapıyorsunuz? Size inanmadığım gibi kocanıza savaş acıp böyle mutlu olacağınızımı düşünüyorsunuz?

    • kevser diyor ki:

      Seda hanım,sizde benim annem gibisiniz…neden acaba bu tavsiyeler böyle evliliklerde tutmuyor,bunu da açıklamak lazım…madem ki bu öneriler hayat kurtarıyor,neden o zaman siz ve benim annem böylesiniz bunu bi sormak lazım?
      ben artık şunu anladım,bu kitaptaki “kıskançlık”adlı hikayeyi okuyunca da iyice pekişti bu anlayışım;
      “evliliğin mutlu olması,o evlilikteki kadının ^ikiyüzlülük^katsayısının yüksek olmasına bağlıdır”bu inancım iyice pekişti.neymiş,erkekler bizi sadece erkeklerden değil hanım arkadaşlarımızdan bile kıskanıyor diye,onların yanında fazla samimi olmayacakmışız..kocanın olmadığı yerde istersen davul zurna çal,ama kocanın yanında süt dökmüş kedi gibi ol,ne gam!ne kadar ikiyüzlüce değil mi?o zaman kimse kadınları ikiyüzlü olmakla suçlamasın…kadınları binbir surat yapan,maymuna çeviren yine bu erkeklerin manasız kıskançlıkları..ben şunu gördüm ki;ikiyüzlü olan hanımların evlilikleri çok mutlu.yok arkadaş,erkek bize tokatta atsa kesin bizi sevdiğinden(!) yapıyordur bunu.erkek sevgisinin(!)dışa vurmuş halidir kesin!hani erkeklerin dili “netçe”ydi?
      kocana hitab et,ona itaat et,sinsice onu idare et,uyanıkça parmağında döndür.zaten bizim hayatımız haşa Allahü tealayı zikretmek değil,kocaya itaat etmek için verilmiş değil mi?(!)(!)tabi,kocan sana,”namaz kılma”bile dese,onun sözünden çıkmayacaksın(!),hatta bigün gelip sana,”hristyan ol”dese,onun emri başım üstünde diyeceksin(!)o koca!ikiyüzlü hanımlar,bu dünyada başları ağrımasın diye,çocuk gibi erkekleri kullanıyorlar.söyledim,gene söylüyorum,”bu ülkede mutlu evlilikler,kadının adamı ‘kullanabilme’kapasitesine bağlıdır”dobra olan kadınları sevmaz erkekler.kusura bakmayın,ben doğrucu davutum,kıvıramıyorum.eğer bütün bu tavsiyeler genel geçer kurallar olsaydı,neden böyle şikayet eden hanımlarımız var acaba?erkek kıskanabileceği kadını ister.erkekler bazı hanımları kıskanılacak kadın olarak bile görmüyor.ha benimle ha başkasıyla gözüyle bakıyor

      • seymen diyor ki:

        Doktor şişman adama diyet vermiş, adam ‘bunları yemeklerden önce mi sonra mı yiyeceğim’ demiş; sizin ki biraz buna benziyor maalesef.

        • kevser diyor ki:

          bana üstü kapalı hakarette bulunmuşsunuz.
          öncelikle kimsenin ne şartlar altında,hangi yaşam koşullarında yaşadığını bilmeden yorum yapamazsınız.eşim aşkım olsun kitabında bir hikaye daha var:”kötü değilmiş”isminde.okuyanlara soruyorum,Allah aşkına o hikayenin gerçek olduğuna inanan var mı?hikayede,karısı tarafından kendisine;”benden uzak dur,bana elini sürme”denen bir erkek,ve kocasından köşe bucak kaçan bir kadın var.şunları sormak istiyorum:günümüzde,bir erkek,karısı kendisine benden uzak dur,elini sürme dese sizce o adam kaç gün o kadını boşamadan durabilir?şimdiki erkekler elini sallasa ellisi valla.ben öyle inanmıyorum,1 yıl 2 yıl karısını beklemiş,onu tedavi olması için hastanelere götürmüş erkeklerin olabileceğine.bizim taraflarda genelde,erkekler üstün kabul edildiği için onlarda hata olabileceği de kabul edilmez.onlara göre kadın reddediyorsa,bu onların erkekliklerinin sorunlu olduğundan değil,kadının kendisinden olabilir oluyorsa!ayrıca,hikayede kocası kendisine böyle bir taleple gelince ağlayan bir kadın var….neden evlenmiş o zaman?evliliği çocuk oyuncağı sanacak kadar küçük yaştamıymış?temizliği,yemeği babasının evinde de yapardı,evliliği ne sanmışta evlenmiş?ben bu zamanda öyle inanmam,karısı buz gibi olduğu halde ona sabreden erkek olduğuna,şimdiki erkeklerin gözü zaten dışarıda.
          Ayrıca bir hanım,bir erkeğe;”bana asla dokunma,yaklaşma”sözünü hal hareketleriyle de destekler şekilde söylüyorsa,bi sormak lazım acaba neden öyle?erkeğin soğuk soğuk esprileri,kadına yaptığı bir kabalık…bunu Sema hanım,kitabında da yazmıştı.mesela,erkekler bi kıza iltifat edecek:”güzelmişsin ama boyun kısa”diyor,ve iltifat(!)ettiğini sanıyor….bu sizce iltifat mı?ondan sonra da niye hanımlar böyle soğuk,suratı asık dersiniz değil mi?,kendilerine acaba aynada bakıyor mu beyefendiler?acaba bir bayana hitab edebilecek yakışıklılıkları var mı?bizde insanız dimi?etki tepki unsuru biz de de var.ben bu zamanda inanmıyorum öyle,karısına yalvaran,ayağına kapanan erkek olduğuna,tam tersi en ufak bi hatada hanımları şutlamayı düşünüyorlar.

          • seymen diyor ki:

            Kimseye hakaret etmedim. Siz anlamadan süizanda bulunmuşsunuz.
            Kimsenin yaşadığı koşulları tam bilemeyiz, siz de bilemezsiniz.
            Annenizden örnek vermişsiniz; buradaki tavsiyeler herkesin sorunlarını hemen çözecek diye birşey yok. Annenizin bunları ne kadar bildiği ve ne kadarını ne kadar suretle uygulayabildiği de şüphe götürür.
            Otuz yıllık evliliği olan elli yaşındaki bir adamın tamamen değişmesi imkansız gibi birşey. Ama mevcut durumundan daha iyi hale gelebilir, az veya çok.
            Hikayelerde biraz abartı olabilir ve olması da normaldir. Benim ablamın çocuğu olmuyordu 11 yıl bekledi enişte, sonra bir tüp bir normal iki çocukları oldu. Bahsettiğiniz hikayedeki gibi 1-2 sene bekleyen de olabilir, bir ay bile beklemeyenlerde olabilir.
            Erkekler kadınlara nasıl davranacağını bilmeliler öğrenmeliler tabii. Herkes dengi ile evlenmeli ve kırıcı olmamaya diikkat etmeli.

            “ben bu zamanda inanmıyorum öyle,karısına yalvaran,ayağına kapanan erkek olduğuna,tam tersi en ufak bi hatada hanımları şutlamayı düşünüyorlar.”
            Adam karısının ayağına neden kapsın, neden yalvarsın. Fadakar bir kadına daha tahammüllü olunur.
            ERkekler en ufak bir hatada hanımları şutlamayı düşünselerdi, boşanma oranları şimdikinin 3-4 katı olurdu en az. Yıllarca inatla sürdürülen hatalara sabreden erkek sayısıda az değildir.

    • Mehmet Emin diyor ki:

      Seda hanım
      Evet aşırıya gitmişsiniz. Kadınlık yapacağım diye herşeyinizi ayaklarının altına sermişsiniz. İnanın ki eşiniz de mutlu degil. Biraz çocukca davranın nazlanın. Bize yazdıklarınızı onu suçlamadan onunla oturup konuşun. Şunlar için üzülüyorum diyerek. Bence anlayacaktır. İçinizdekileri bize anlattığınız gibi ama asla SEN kelimesini kullanmadan BEN üzülüyorum ben soyle hissediyorum ben mutsuz oluyorum ben ağlıyorum vs. Deneyin ve bekleyin. Erkekler büyük gemi gibidir. Söyledikleriniz hemen kaptan köşküne gitse bile rotanın düzelmesi zaman alır. Birkaç ay degisiklik olmazsa bence sema Hanım’dan yardım alın.

  18. alieren diyor ki:

    yazıdaki cezmi bey örneğinden yola çıkarak mutlu ve güzel bir aile hayatı isteyen kadın ve erkeklere nacizane bir kaç tavsiyem var.binlerce yıllık kadim insanlık kültürünün ortak bilgi,birikim ve tecrübelerine dayanarak oluşturulmuş geleneksel aile yapısı, erkekler,kadınlar ve çocuklar yani tüm aile bireyleri için en ideal aile yapısıdır.bu yapıda erkek yaratılışdan gelen fıtratı gereği ailesinin geçimini ve güvenliğini temin ile sorumludur.kadın ise ailenin yaşam alanı olan yuvanın dirliği,düzeni ve çocukların yetiştirilmesinden sorumludur. bu görev dağılımı tamamıyla yüce allah (cc)ın bizleri yaratırken içimize kodlamış olduğu fıtratımıza uygundur.

    özellikle son yıllardan insanların bencilce hazları ve hevesleri doğrultusunda oluşturulmuş modern yaşam tarzı geleneğin aksine aile kurumunu insanlara bir ayak bağı olarak görmekte ve bu kurumu ortadan kaldırmak için her yolu denemektedir.bunun için geleneksel aile içindeki kadın-erkek rollerini değiştirmeye çalışmaktadır.

    aileyi ve erkeği kadın için potansiyel şiddet ve eziyet unsurları olarak gösteren böylece kadınları aileye ve erkeğe karşı paronoyakça bir korku girdabına alan feminist söylem bundan tek kurtuluş yolu olarak kadının ekomomik özgürlüğünü göstermektedir.böylece modern insan için ayak bağı ve sırtındaki bir kambur olarak görülen aile kurumundan kadını erkek rolüne sokarak kurtulmayı hedeflemektedirler.

    aile içindeki huzursuzlukların kaynağı yani bir nevi asıl bataklık kadın-erkek rolleriyle ilgilidir. bunun böyle olduğunu feministlerin kadın hakları adına sadece bu rollerle uğraşmasından ve söylemlerinde sadece kadının çalışması gerekliliğini kullanmasından çok açık ve seçik bir şekilde anlamaktayız. o yüzden huzurlu ve mutlu bir aile hedefinde olanlar karı koca arasındaki kısır çekişmelerden ziyade geleneksel kadın-erkek rollerinin muhafazası, KADIN EMEĞİNİN EV,AİLE VE ÇOÇUK EKSENLİ KULLANILMASI VE İKTİSADİ VE ÜRETİM ALANINDA KADIN EMEĞİNİN ESİR EDİLMEMESİ YÖNÜNDE ÇÖZÜM ARAMALIYIZ.

  19. kevser diyor ki:

    beni yanlış anlamayın ama,ben bu hikayeyi ilk okuduğumda biraz yerindim.yani ne bileyim,kızlar bu kadar mı beceriksiz?…bir hocamızın lafıydı:”bu dünyadaki her çiçek-hanımelinden ızbandut çiçeğine kadar-güzeldir.sadece insanlar farkında değildir”derdi…yani dinine bağlı olduktan sonra,insani özelliklerini kaybetmedikten sonra aslında her kız güzel ama sadece erkekler bunun farkında değil.ne demişler;”her kör satıcının bir kör alıcısı bulunur”:)

  20. henaaa diyor ki:

    sema hanım yine nokta atışı bir yazı daha.. teşekkürler.. ben kadının tam da sizin anlattığınız gibi olması gerektigini düşünüyorum..kendi huzuru mutluluğu sukuneti için.. kaldı ki eşe hizmet ibadet hükmünde.. eşler de zaten misli misli bu tutuma karşılık verir.. evimiz dünyadaki cennetimiz olsun istiyoruz, işte bu bizim elimizde.. selametle.. yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum..

  21. MerveSafa diyor ki:

    Bence bu ev hanımları için geçerli olabilir..Çalışan bayan işyerinde zaten yıpranıyor,kafası şişiyor,mecali kalmıyor,eve gelince kendisine yardım etmeyen eşi de varsa (direkt tv karşısına yatan)yemek,bulaşık vs ona bakıyor,ortalığı topluyor ve çocuklarla ilgileniyor,ödevlerine yardım ediyor vs vs..Hem vicdansız eşi var hemde üstüne edalı cilveli olmaya çalışması neredeyse imkansız,zaten karısını çalıştırıp üstüne böyle beklentisi varsa o erkeğin diyecek birşey bulamıyorum…Modern kölesine Allah kolaylık versin..

    • betil diyor ki:

      çalışan bayanlar da işyerinde ve evde kendilerini yıpratmamanın bir yolunu aramalı. çalışan hanımlar olarak yoğun bir tempoda yaşadığımız belli, kimse bunu inkar edemez. ama kronik yogunluk-yorgunluk-yetişememe şeklinde devam ediyorsa bunun çözümü ya çalışmaktan feragat etmektir, ya da ev işlerinde yardım istemek, durumu eşiyle konuşarak çözüm bulmaktır. işyerinde yıpranma konusunun da bayanlar üstesinden gelmeli, çalışıyorsa da işin kendisini bu kadar yıpratmasına izin vermemeli. bu biraz da bizim seçimimiz, bizim yaklaşımımız.
      evde de muhakkak ama muhakkak ev işlerinden sıyrılıp (belki de ev işlerini ikinci plana atıp) eşine işve eda yapabileceği zaman dilimleri olmalı. her gün her an böyle olsun demiyor kimse. olamaz da. ama bazı günler olsa o bile yeter, artar.
      Sema hanımın bazı tavsiyelerini her gün her dakika uygulamamızı salık vermiş şeklinde anlayanlar var. sürekli ben böyle yapamam deyip kestirip atanlar var. sürekli yapmanıza gerek yok gerçekten, fırsat yaratmaya çalışın, az da olsa yapın. hem siz rahat edersiniz, hem eşiniz bundan hoşlanır. belki ilişkinizde nice güzel kapılar ve yollar açılır. sizin hiç tahmin etmediğiniz…

      • katre diyor ki:

        Bende çalışan bir bayanım.Yoruluyorum yıpranıyorum ama hiç bir şey evimde eşimle huzuruma mani olmamalı.Zaman zor zaman tek maaş ile geçinmek imkansız.Onun için çalışmak istemesem de çalışmak zorundayım.birde eşimin başına bunu kakamam…
        Ben sema hanımın yazılarını uzun zamandır okuyorum.ve yazılarında ki belirttiği noktalar genellikle biz bayanların kendimizi yeniden bulmamız yolunda.hemen hemen her dediğini uyguladım evimde eşimle huzurluyuz ve bu yazılanları sadece ben okuyor ve ben tatbik ediyorum.birde eşime okutsam iki kat huzur mutluluk :) ) Hatalarımı görmeme yardımcı oldu Sema hanım.Allah razı olsun… Ve bundan sonra da daha kadınsı giyinmeye başlayacağım.Çünkü eşim zaman zaman bunu dile getirmişti ben dikkate almamış üstünde durmamıştım.Aslı varmış demek ki :) )

        Sevgiler

        • Mervesafa diyor ki:

          Sizin adınıza sevindim..Benim ifade etmeye çalıştığım çalşıan eşine yardım etmeyen erkekler için geçerli..Eşinizle bir hayatı sırtladıysanız beraber ve mutluysanız ne mutlu size..Kıyafet konusu önemli çnki erkekler görsel yaratıklar..

          • kevser diyor ki:

            Öncelikle şunu hepimiz kabul etmeliyiz ki,erkeklerin asıl görevi ev işlerinde hanımına yardım etmek değildir…kadının da asli görevi dışarıda çalışmak değildir…
            hanımlar ev işlerini yaparak ihsan ederler ama erkeklerde onlara ihsan ederler.ev işi yapmayan bir kadına,erkek isterse diyelim ki dışarıda yemeğe çıkaracak,erkekte bunu yapmaz o zaman.tabi buradan hanımlar ev işi yaptıysa dışarıda yemek yemeniz lazım demiyorum.ama kadınlar ev işlerini yapmak zorunda değil,evet,ama erkeklerde hanımlarına ekstra masraf yapmak zorunda değil o zaman…

  22. sade heceler diyor ki:

    Kadın kadın gibi olmalı.

    Kitabınızı okurken en çok beğendiğim hikayelerinizden biride buydu, teşekkürler Sema Hanım.

  23. Eda diyor ki:

    Eşime herkesten farklı tonla konuşsam yapmacık olmaz mı? Zaten günlük hayatımda herkesle kibar konuşuyorum, kimsenin gönlünü kırmıyorum.

    Bir de şu ev işleri beni öldürüyor ne çay getirecek halim kalıyor ne kocamın yüzüne bakacak. Yapmasam da herkes ayıplıyo,r biliyorsunuz bir misafir gelince falan rezil oluyor insan, ki günlük 15 dakika da olsa giren çıkanım olur. Bir de eve gelince eşim dağınık görünce evden soğur diyorum. Böyle düşünmemdeki sebep ise babam. Ev dağınıkken evden nefret ettiğini, mutlu bir evlilik için tezgarda bir bulaşık bile olmaması gerektiğini söylerdi. Hatta bu yüzden yemeğini mutfakta yemezdi, tencereden servis yapılan kaşığın bulaşığını bile görmek istemez bir erkek derdi. Gerçi psikolog babama “mükemmeliyetçi” teşhisini koydu yıllar sonra ama bilemiyorum beni bu sözlerle büyütüler.

    • betil diyor ki:

      bence yapmacık olmaz.sadece ikinizin arasındaki özel bir iletişim olur. eşiniz bilir ki, o ses tonu, o konuşma sadece kendisine yapılıyor; bundan mutlu olur. herkesle kibar ve saygılı olsanız da, hayatınızdaki en önemli insan olan eşinizin kendini biraz daha özel, daha ayrıcalıklı hissetmesi lazım.
      ev işlerindeki mükemmeliyetçilik ise evlilikleri vuruyor diye okumuştum bir yerde. kadınlar ev işlerine eş ve çocuklarından daha fazla zaman ayırıyor ve onun yorgunluğunu çevresine yansıtıyorsa bence o titiz temizlik olmasın gitsin. kastım evi kir götürsün demek değil, elbette evin de bakıma ihtiyacı var ama çok titizlenmemek lazım, çünkü sonu yok. ailelerimiz, vakitlerimiz daha önemli. bazı ufak dağınıklıkları siz dert etmezseniz eşiniz de etmemeye başlar. evinizde birbirinizle daha uyumlu, huzurlu olursanız o evdeki hiç bir aksaklığı görmezsiniz, bunlara odaklanmazsınız. şu anda biz hanımlar kendimizden,çocuk ve eşimizden fazla evin bakımına zaman ayırıyoruz zaman zaman. ama ev bakımı meselesi şeytanın da vesvesesiyle daha büyük boyutlara ulaşabiliyor. bence sizi ve ailenizi mutlu ve huzurlu kılanı yaşayarak göreceksiniz, babanızdan gelen bu yaklaşımdan kurtulabilirsiniz bu şekilde. neden kendinizi ve ailenizi daha fazla yorasınız ki, sonunda kimsenin eline bişey geçmeyecek.

    • ali diyor ki:

      kendi büyümenizden ziyade kocanızın nasıl büyüdüğü konusunu bir incelerseniz daha faydalı olabilir. belki kocanız evin dağınıklığın a önem vermiyordur. bu da sizin işinize gelir.

  24. Ayşenur K.A. diyor ki:

    kısmen güzel bir yazı her zamanki gibi yine erkekler tarafından yazmışsınız Sema hanım.Bence Zeycan hanım kocasının her dediğine katlanarak erken vefat etmiş,Cezmi beyde acaba eşi hayattayken de çiçek götürüyormuydu.Kötü yorumladığımı düşüneceksiniz ama neden hep kadınlar alttan almalı sabır küpü olmalı,erkekler böyle eş bekliyor kadınlar nasıl bir eş bekliyor onuda dolaylı anlatırmısınız.Ben feminist değilim ama cevremdekiler öyle olduğumu söylüyor ama hep erkeklerin tarafından olaylara bakılınca sinirlerim bozuluyor İslamiyet kadına çok haklar vermiş bazı erkekler elimizden almış diyorum ve Sema hanım gibi bayanlarda onlara destek oluyor.Rica edersem birazda kadınları savunun.

    • Necmettin diyor ki:

      Cevrenizdekiler dogru söylüyormus cünkü bir yaslida olsa erkegin mutlu bir evlilik gecirmesi size dokunuyor o kdar tahammülsüz erkek düsmanliginiz. Hem bu site aileyi kurtarmayi hedef almis sizin feminist zihniyet bütün dünya biliyor aile kurumunun bu alemde bas düsmani. Provokasyon olsun diye mi yorum yapiyorsunuz?

      Hele Islam’i hic dilinize alip kirletmeyin. Savundugunuz nefret zihniyet ateizim kaynakli bu ne büyük bir celiski?
      Feminizm ahlaksizlik sinirsiz cinsellik , escinsellik demek nasil Islam ile bir yerde kullanirsiniz?

      • ali diyor ki:

        feministlerden bu sitede sıkça bahsediliyor. sizinde onlardan olduğunuz belli. ama mutlu olmak için biraz aile ile ilgili ayet-hadis okuyun. sonrada değerlendrin yanlışınız varmı diye

        • Necmettin diyor ki:

          Bana mı diyorsunuz Ali bey?

          Allah’ıma şükür benim cok mutlu aile hayatım var tam ne demek istiyorsunuz?

    • yunus diyor ki:

      “Sen onu mutlu etmeye çalıştıkça eşin de seni düşünmeye başladı değil mi?”

    • zeyneb diyor ki:

      sa kusura kalmayın fakat sıze katılmıorum ki zaten biz hanımlar alttan alınca beylerde alttan alıyorlarki alah hic bi erkeğide taş olarak yaratmadı ya önemlı olan bizim eşlerimize karşı olan davranışlarımız diye düşunmekteyim herzaman…biz merhametli davranırsak allahta o merhametimize karşilık fazlasıyla eşlerimize merhamet ihsan eder inş selam ve dua ile….

      • zeyneb diyor ki:

        az önceki yaptıgım yorum ayşenur k.a hanımefendi içindi

      • Necmettin diyor ki:

        her bayan sizin gibi düsünse ülkemizde aile facialari, kadina siddet ve tabii bosanmalar cok daha düsük olacak ve gelecek nesil icin endise etmeye gerek kalmazdi.

        Ama bizim Feministler ailede kocalariyla amansiz savasi baslattikdan sonra bütün düzen bozuldu.

        Yok yani mutluda olabilseler bu dise dis mücadeleden? Hem kendilerini hemde bütün aile ve toplumu huzursuz ediyorlar!

        Bizim ailede genelde öyle olur mesela. Ben bir seye kizarim esim alttan alir o sinirli halimde anlayis gösterir bende sinirim gectimi fazla meseleyi uzatmam gider özür dilerim: kusura bakma gereksiz yere üzdüm seni derim ve tekrar uzlasiriz 5 dakika sonra.

  25. nevin arsal diyor ki:

    çok güzel bir yazı çok etkilendim acaba kadınlar erkekleşiyorken erkeklerde kadınlaşıyormu mesela makyaj yapan erkekler veya makyaj çantası gibi yanındaaa jölesi biryantini göz kalemi , sürmesini taşıyan erkekler var… kadın kadın gibi olmalı erkeklerde bizim istediğimiz gibi olabilir :D :D :D

Yorum yapın