En Kıymetli Hazine: Sâliha Kadın (3)

31 Ekim 2016Saliha Kadın, Sema Maraşlı28 Yorum »

b2c61285-faaa-4395-a626-051066faf75d

“Huzur Bulalım Diye” Kitabından

Sâliha kadın meziyetlerinden ikincisi: “Emrettiği zaman itaat eder.”

İtaat konusunun izahını önceki yazılarda yapmıştık. “Emir” kelimesine bakalım biraz da. “Bana kimse bir şey emredemez” diye onunla çokça çıkış yaptığımız bir kelimedir. “Emir ve itaat” kelimeleri bizde “kaba güç” çağrışımı yapıyor. Bakalım kelimenin esas kökü olan Arapçada anlamı nasıl. Zira hadis-i şeriflerde Arapçadaki anlamı ile kullanılıyor.

Emir: İstemek, bildirmek, nasihat etmek, beyan etmek, rica etmek, emir buyurmak gibi anlamlara geliyor. Emir, Arapçada âmir olanın, hâkim olanın sözü olarak kullanılıyor.

Mesela mü’minlere “emr-i maruf” yapmak emredilmiş, yani “iyiliği emretmek…” Elbette “kaba güçle iyilik emretmek”ten bahsedilmiyor. İyiliğe ancak güzel sözle yönlendirebilirsiniz. Burada “emir” kelimesi söyleyene, sen söylediğin sözün emiri ol, konuya hâkim ol ve bilmeyene nasihat et anlamında kullanılıyor.

Erkek evin hâkimi olduğu için onun karısından istekleri hadis-i şeriflerde emir olarak geçiyor. Erkeğin “Karıcığım, bana bir çay verebilir misin?” sözü de emirdir zira “emîr”in yani beyin sözüdür. Yoksa burada erkeğin “Bana çay getir.” gibi kaba bir cümle kullanılması kastedilmiyor. Zira Kur’an-ı Kerimde Yaradan’ımız, kadın ve erkeğe “Sözün en güzelini söyleyin.” buyuruyor.

Kabalık zaten mümine yakışan bir davranış modeli değil. Peygamber efendimiz, hiç kimseye -yanında çalışanlara bile- “Bunu niye böyle yaptın?” diye sert bir söz söylememiş. Kadınlara, çocuklara, çalışanlara son derece şefkatli davranmış.

 “Kapının yanında hanımın efendisine (seyyidihâ) rastladılar.” (Yusuf suresi 25. âyet)

Rabb’imiz kadının kocası geldiğinde kocasını “seyyidi” yani “efendisi” kelimesi ile tanımlamış. Erkeğin efendiliğini kabul etmek kadını köle yapmaz. Efendinin eşi yapar. Kralın eşi kraliçedir. Kadın erkeği köle yaparsa da kölenin karısı olur.

Sâliha kadın meziyetlerinden üçüncüsü:“Senin hakkında ve malın hakkında çirkin bulunan bir şey ile sana muhalefet etmeyendir.”

Sâliha kadın, kocasının hata ve kusurlarını onun eksiklerini yüzüne vurmayan, bunlarla onu utandırmayan kadındır. Sevginin bir numaralı düşmanı “yermek”tir. Kişi yerildiği zaman sevilmediğini düşünür, hele bir de söyleyiş tarzı hoş değilse. Oysa belki eleştiren kişi onun iyiliği için söylüyordur fakat çoğu zaman üslup sözün önüne geçebilir.

İnsanların değiştirebileceği ve değiştiremeyeceği şeyler vardı. Kadın ya da erkek fark etmez, kişi değiştiremeyeceği bir konuda tenkit aldığında kendini çaresiz hisseder ve eleştiren kişiye karşı olumsuz duygular beslemeye başlar. Mesela insanlar fiziki yönlerini değiştiremezler. Eşinin; kaşı-gözü, saçı-başı, boyu bosu gibi konularda eleştiri yapan birisi onu derinden yaralar.

Ya da ailesi ile ilgili konularda yapılan eleştiriler de böyledir. Kişi ailesini de onların huyunu da değiştiremez. Aile ile ilgili eleştirileri kişiler kendi üzerlerine alırlar. Bir kadın kocasına onun annesi ile ilgili olumsuz şeyler söylüyorsa -ki bu olumsuzluklar kayınvalidede gerçekten var da olsa erkek çok incinir- ve karısı “annen kötü” anlamında sözler söylediğinde erkek bu sözleri “sen kötü bir kadının kötü oğlusun” diye anlar.

Hadis-i şerifte kendi hakkında, bir de malı hakkında erkeğin eksiklikleri yüzüne vurmayan kadının sâliha vasıfları taşıdığından bahsediliyor. İş ve mal-mülk konusu da erkeklerin en hassas oldukları konulardan biri hatta en önceliğidir. Erkekler gücü erkeklik ile bağlantılı görürler. Bu yüzden erkek işi ve kazancı konusunda eleştirildiği zaman bunu erkekliğine bir saldırı olarak algılar. Bu da eşinden soğumasına sebep olur.

Kısaca, sâliha kadın, şikâyet eden değil, şükreden kadındır.  Kötüleyen,  söylenen, şikâyet eden kadın başta kendi hayatını, sonra da erkeğin ve çocukların hayatını yer bitirir. Erkekler kadının nazik, şefkatli, sabırlı, tatlı ve şartsız sevgisini aldıklarında onlar da sevgilerini rahat gösterirler. Bu meziyetler kadına dünya ve ahret mutluluğu olarak döner.

Okunma Sayısı : 8.825

Yorum yapın

“En Kıymetli Hazine: Sâliha Kadın (3)” için 28 Yorum

  1. zeynep diyor ki:

    Allah razı olsun çok faydalanıyorum sitenizden ve yazılardan rabbim sizin gibilerin sayısını artırsın inşaAllah ama hiç bir zaman tek taraflı olmuyor keşke eşimde okuyup faydalansa .

  2. adem diyor ki:

    sonunda boşanmaya geldi evliliğim. daha 1 sene bile olmadan. sorunsa eşimin annemi istememesi. ve çıkan tartışmada beni polise şikayet etmesi.
    “erkekler kadının nazik, şefkatli, sabırlı, tatlı ve şartsız sevgisini aldıklarında onlar da sevgilerini rahat gösterirler. Bu meziyetler kadına dünya ve ahret mutluluğu olarak döner.” demek ki eşim saliha değilmiş. ailesi de kalitesini gösterdi bu olayda.

    • ... diyor ki:

      Adem bey,

      Daha önce bu sitede evliliğinizin ilk başlarında yazmış olduğunuz bir yorumu okumuştum. Şimdi ise boşanma noktasına geldiğinden bahsediyorsunuz? Sanırım aynı kişisiniz çok fazla zaman olmamıştı. İnşallah eşinizle problemleriniz düzelir. Okuyunca şaşırdım bir yıl olmadan evliliğin bu noktaya gelmesine.

      • adem diyor ki:

        maalesef öyle oldu. evet aynı kişiyim. hücrelerimizin derinliklerine kadar ahir zamanı yaşıyoruz. bekar arkadaşlara tavsiyem kesinlikle ve kesinlikle ailesini iyi tanımanızdır. söz-nişan dönemindeki bir tatsızlık yaşandığında (ki illa ki yaşanacaktır) bakılacak ailesi ne yapıyor. haksızda olsa kızının arkasında yer alıyorsa tekrar düşünün derim. bu zaman kız annelerinin aman kızım boşanırda dul kalır endişesi yaşadığı bir zaman değil. tam aksine kızım güçlü karakterli eşini boşadı diye güç aldıkları bir devir. eminim ki kızlarda pişman olacaklar bir müddet sonra ama işte senin ki benden geçtikten sonra.

        • ... diyor ki:

          Adem bey,

          Yaşadığınız problemleri tabiki en iyi bilen sizsiniz. Evlilikte iki tarafın ailesi gereğinden fazla müdahale de bulununca maalesef eşler arasındaki ilişkilerde bozuluyor. Size tavsiye edebileceğim öfkeyle hareket etmemeniz çok ciddi problemler yoksa oturup baş başa eşinizle konuşmanız. Gerekirse kendi ailenize ve eşinizin ailesine mesafeli durmanız. Polise şikayet noktasına gelmesi yeni evli çiftler için öfke kontrolünün olmadığını gösteriyor ama kötü son olarakta bakmamak gerekir. Ben duruşma günü boşanmadan vazgeçen eşler biliyorum.

          • meryem diyor ki:

            Adem Bey
            Durumunuza gerçekten üzüldüm. ”Eşim annemi istemedi ” demişsiniz. Anneniz bakıma muhtaç olduğu için mi istemedi, yoksa anneniz sizinle aynı evde yaşamak istediği için mi ? Eşiniz ve anneniz arasında geçen sizin bilmediğiniz bir hadise var mı ? İrdeleyin. Boşanmak çözüm değil. Daha çiçeği burnunda bir evlilik. Yazık etmeyin.Orta yolu bulmaya çalışın. Tercih yapmayın. Orta yol en iyisi.

            Ablam eniştemle öyle bir kavga ettiler ki birbirlerini yaraladılar. Evlerine polis geldi. Eniştem 4 ay uzaklaştırma aldı. Tartışma sebepleri eniştemin kayınının aynı evde olması.
            Burada ablam haklıydı. İkisi de boşanmadı, sonra orta yol bulundu ve bu olay üzerinden 3 yıl geçti, şimdi ikisi de gayet iyi. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki ülkemizde boşanmaların % 60 şiddetli geçimsizlik olarak görülse de bu ”şiddetli geçimsizlik ” içerisinde karı-koca hariç diğer kişilerin müdahaleleri yer alıyor. Her iki tarafın ailelerinin karışması durumu çıkmaza sürüklüyor.Eşiniz ve annenizin arasını yapmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.

          • adem diyor ki:

            … ve meryem hanım.
            sorun benim annemi eve 1 haftalığına davet etmemdi. bunu söylediğimde zıvanadan çıktı. aşırı tepki gösterdi. ertesi gün ailesi gelip eşyaları taşımaya başladı. her ne kadar haklı olduğumuzu düşünsekte biz orta yol için mücadele ettik başta ben ve annem. ancak karşı taraf boşanmaktan çekinmiyor galiba. ailemle karşı karşıya gelmek istemiyorlar. zannedersem hatalı olduklarını da biliyorlar mahcub olmamak için böyle istiyorlar. onlar avukata vekalet vermişler bile. bu hafta bitecek galiba.

          • Süleyman diyor ki:

            Adem Bey

            Söylediklerinizi duyunca çok üzüldüm Adem Bey. Geçmiş olsun. İnşAllah hayırlısıysa bu yoldan dönmek nasip olur. Siz her zaman beyfendiliğinizi korumaya çalışın.

            Yani bizlerinde aynı hataları yapmaması için eğer ugunsa cevaplayabilir misiniz?

            1 yıl önceki yorumunuz neydi sitedeki Adem Bey?

            Birde evlilik görüşmesi sırasında aile durumunuzu ve büyüklerle olabilecek böyle bir durumu konuştunuz mu? Annenize veya babanıza saygı duyulması konusunda konuşma oldu mu?

            Olduysa nasıl bir tepki verdi hanım tarafı evlilik görüşmesinde?

            Son olarak özel olmayacaksa evliliğinizde başka sıkıntılar oldu da bu son nokta mı oldu? yani başka problemler vardı bu da üstüne gelince böyle mi oldu? Yoksa sadece problem bu muydu?

            Yani sakıncası olmazsa sizin için yanıtlarsanız çok memnun olurum.

          • Meryem diyor ki:

            Adem Bey
            Üzüldüm lakin bu kadar basit bir sebepten olmamalı. Başka bir sebep vardır diye düşünüyorum. Evlilik bu sonuçta. Öyle annenizi bir hafta eve davet etme ile bu noktaya nasıl gelindi aklım almıyor.
            Adem bey özel bir sorum olacak :Siz eşinizi gerçekten seviyor musunuz ? Seviyorsanız alın başlasa bir yere gidin konuşun. Bence çözülür diye düşünüyorum. Günümüzde ailelerden kaynaklı boşanmalar artmasi nedeni ile yeni evli çiftler evlendiğinde en az bir yıl her iki tarafın ailesinin mesafeli olmasi gerektiğini düşünüyorum. Gerek kızın gerek oğlanın ailesi. Ziyaret edilir gelinir gidilir lakin keşke evlilik oturmadan aileler acımasız yorum yapmasa kendilerini haklı görnek yerine evlatlarının mutlusunu düşünüp sussa .Ne diyelim Rabbim inş barışmaniza sebep bir vesile verir

        • ... diyor ki:

          Adem Bey,

          Durumunuzu tek taraflı sizin yazdıklarınızdan yola çıkarak okuyoruz. Öncelikle üzüldüm bir yuva kurmak bu zamanda çok zorken bitirmek bu kadar kolay olmamalı.

          Eşinizin annenizi istememesinin sebebi doğal karşılanan gelin kaynana didişmesinden biraz farklı gibi.

          Eşinize neden annenizi istemediğini sordunuz mu?
          Eşiniz şu an evinizde mi annesinin evinde mi?
          Yeniden eve dönmek için sizden ve ailenizden bir beklentileri yada şartları oldu mu?

          Vermiş olduğu tepkiler eşyaları evden toplama avukata vekalet verme polise şikayet etme ani ve öfkeli insan davranışı yada sizin görmediğiniz ama eşiniz açısından çok büyük problem var.

          Ailesinin yapıcı olmak yerine evliliği bitirmek istemesi de tuhaf ortada aldatma fiziki psikolojik şiddet hakaret yoksa evin geçimi konusunda problem yoksa sadece mahcup olmamak için bir evlilik bitirilmemeli.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Adem Kardeş’e

      “Allah’ın sevgili kuluymussun”

      Bu söylediğimin ne kadar doğru bir söz şimdi anlayamassan da yakın bir gelecekte bu gerçeği tüm çıplaklığı ile GÖRECEKSİN (İnsaallah)

      Eski karın, kayınvaliden, senin ailen ve akrabaların ne yaparlarsa yapsınlar, ne söylerlerse söylesinler sakın geri adım atma, boşanma davasından vaz geçme, barışma.

      Çünkü;

      Evlilik yarış atına benzer, atın ayağı bir kere kırıldı mı tedavisi yoktur. AT’a acı çektirme… Hiç düşünme ve atın iyiliği için AT’ı VUR…

      Ve…

      Boşanma davan bitince 2 rekat şükür namazı kıl ve hatta imkanın varsa bir kurban kes ve fakir fukaraya dağıt kardeşim. (bu konuda saka yapmıyorum, çok ciddiyim)

      Hayırlı iş ve kararlarında Allah yar ve yardımcın olsun.

      • meryem diyor ki:

        Adem Bey

        ”Eğer karı-koca arasının açılmasından endişeye düşerseniz, bir hakem erkek tarafından, bir hakem de kadın tarafından gönderin. Bunlar gerçekten barıştırmak isterlerse, Allah aralarındaki dargınlık yerine geçim verir. Şüphesiz ki, Allah herşeyi bilendir ve herşeyden haberdardır.( Nisa Süresi 35)

        ” Eğer bir kadın kocasının serkeşliğinden veya yüz çevirmesinden endişe ederse, barışarak aralarını düzeltmelerinde bir mahzur yoktur. Anlaşma her zaman hayırdır. Nefisler ise kıskançlığa hazırlanagelmiştir. Eğer arayı düzeltir ve geçimsizlikten sakınırsanız şüphe yok ki, Allah yapacağınız her şeyden haberdardır.(Nisa Süresi 128)

        Çevrenizde iki aileyi bir araya getirip hakemlik yapacak kimse yok mu ?

        Adem Bey
        Çevrenizde yangına körükle gelenler olacaktır. Aldanmayın. Siz elinizden geleni yapın. Gerisi İlahi Takdir.

        • adem diyor ki:

          …, SÜLEYMAN,ABDULLAH BİR beyler ve meryem hanım. sorunumla ilgilendiğiniz için öncelikle teşekkür ederim. biz bu sitenin müdavimleri olarak gerçekten çok şeyler okuduk ve kendimizi aile konusunda gerçekten bilinçlendirdik. ben şahsen sema hanımın yazılarınından şimdiye kadar katılmadığım hiçbir yazı okumadım. 100 % hepsine katıldım. belki atladığım/hoşlanmadığım birkaç yazısı vardır ama inanın hatırlamıyorum.
          yaşadığımın sorunlara gelince,
          buraya birşeyler yazdım 6-7 madde devamıda gelecekti ama sonra sildim arkadaşlar şu iş önce bir bitsin sonra size tecrübelerimi yazacağım. yalnız abdullah bir kardeş sen adamsın bu kadar söylüyorum.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Adem Kardeşim’e

            Eyvallah…

            Altının kıymetini sarraflar bilir, pazarcılar değil.

            Dik dur, sabret ve geri adım atma…

            Şimdiye kadar çektiğin ve boşanma sürecinde çekeceğin sıkıntılar, yaşadığın ve yaşayacağın acılar senin imtihanın, sabrını artırmaya vesile ve günahlarının kefareti olacak inşaallah.

            Gün gelecek sana hak ettiğin değeri verecek ve senin değerini, kıymetini bilmeyen pazarcıların elinden seni kurtaracak sarraf ile huzurlu ve mutlu bir hayatın olacak inşaallah. Ve o gün geldiğinde Allah’a şükretmeyi ve bu abine de dua etmeyi unutma…

            Selametle kal kardeşim.

          • .._ diyor ki:

            Allah duâlarınızı kabul etsin Feyza hanım. Hayata olan bakışınız musbet olduğu sürece inşaAllah göreceklerinizde , yaşayacaklarınızda musbet yönde olur. Hani bir söz vardırya; ”Düşüncelerine dikkat et , davranışların olur.Davranışlarına dikkat et karakterin olur.Karakterine dikkat et ,gün gelir kaderin olur” diye.İşte temeli sağlam tutarsak üzerine kurulacak olan binalarda sağlam olur değil mi?

            Siz kendinizi yetiştirmeye gayret göstedikçe , doğru olan düşünceye ulaşmaya çalıştıkça , Sizn gibi hayata pozitif bakabilen hanımlarında sayısı arttıkça Allah ın izniyle bu toplum düzelir.

            Bir afrika atasözünde olduğu gibi; Bir adam yetiştirien bir kişi yetiştirmiş olur, bir kadın yetiştiren bir aile bir toplum yetiştirmiş olur.

            Allah hayatınızda doğru insanlarla karşılaştırsın.Amin

      • Feyza diyor ki:

        Abdullah abi, bu cok net bir cevap degil mi? Samimiyetle soruyorum, nasil bu kadar eminsiniz? Izah ederseniz sevinirim. Belki zamanla yoluna girer, evliligin ilk zamanlarinda catisma yasayip zamanla birbirini tanidikca uyum saglayan, kotu yonlerini torpuleyen ailelere de sahidiz. Biz bu yaziyi tek tarafli ve yuzeysel okuyoruz, ailenin mahrem hayatina cok da vakif degiliz ve belki Adem beyin de bazi hatalari olmustur. Bilemiyoruz. O anlamda soruyorum, cok sert koseler zaman zaman canimizi acitmaz mi ?

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Feyza Hanım Kardeşim’e

          Eminim, Çünkü;

          Adem kardeşim sitenin eski müdavimlerimdendir ( hem okuyucu hem yorumcu olarak) ve kendisi hakkında daha önceki yazdıklarından ( konulara yaptığı yorumlar ve özel hayatı ile ilgili) dolayı bilgi sahibiyim.

          Bu nedenle;

          Sorunun (kabahatin büyük kısmının) Adem kardeşimizde olmadığını; asıl sorun kaynağının günde 10 defa duygusal gel gitler yaşayan, annesinin “yanlış sözünü” kocasının “doğru sözüne” tercih eden, erkeğe diz çöktürmeyi “dik durmak”, evlenip boşanmayı “FİLM” lerde ki (senaryo gereği) ROL zanneden, dışı “Müslüman” özü ise “Süslüman” olan yurdumun kız ve kadınlarında olduğunu, bu nedenle de günümüzde ki evliliklerin yürümediğini iyi biliyorum.

          Ayrıca;

          Daha 9 ay öncesine kadar TMK ya göre “hastalıkda ve sağlıkda, varlıkda ve yoklukda, iyi veya kötü günde bir ömür boyu kocasını seveceğine, ona bağlı kalacağına, kocasını ve yuvasını sahipleneceğine” dair söz veren bir kadının SEBEP NE OLURSA OLSUN ( cana kast, namussuzluğa tesvik ve zorlama vb seyler hariç) kocasını polise şikayet ederek, anasının aklına uyup yuvasını terk etmesi veya 6284’e dayanarak kocasını “kapı dışarı etmesi” bir kadını boşamak için yeterde artar bile.

          Adem kardeşimiz şanslıymış ve Allah’ın sevgili kuluymuş çünkü, henüz daha çocuğu yok. (bu nedenle kendisine sükür namazı kıl ve kurban kes dedim) Mevcut duruma göre bu “yol kazası” Adem kardeşimiz için ucuz atlatılmış bir kaza.

          Allah bu ülkenin “kavvam ve Müslüman kimlikli erkeklerini” bu tür Feminazilerin şerrinden ve daha beter yol kazalarından emin ve muafaza eylesin… (amin)

          Not: Ayağı kırılan atların vurulması olayını duygusallıktan uzak olarak; ayrıca “bir musibet bin nasihatten iyidir” ata sözünü TEKRAR değerlendir, o zaman konuyu daha iyi anlayacaksın yüreği güzel ve merhamet dolu kardeşim.

          • .._ diyor ki:

            Siteyi uzuun zamandır takip ettiğim halde bu ilk yorumum. Daha çok arka planda kalmayı tercih ediyorum. Ancak abdulah bir abinin söylediklerini tasdik etmek istedim.

            Feyza Hanım ,
            Abdullah bir abi yi Bende haklı buluyorum şu noktada:

            Bir kadın beyinin sözünden çok ailesinin sözünü dinlediği zaman yuvalar yıkılmaya mahkum olur.Bu bir erkek içinde geçerli… Yuvaya 3 üncü şahıslar kesinlikle karışmamalı/karıştırılmamalı..Hele birde bu yuva yeni kurulmuşsa…

            Aileler olaylara hep tek taraflı bakar ve yorumlar. Yapılan yorumlarda gene menfi olur.En basitinden ,amacı yuvayı yıkmak olmayan bir aile olsa bile ; kız kendi eşiyle yaşadığı sorunları dertleşmek amacıyla ailesine anlattığı vakit , kızın ailesi duygusal davranıp o anda damatları hakkında nahoş sözler sarfedebiliyorlar. Buda kızın kocasına karşı tavır almasına ve ondan soğumasına sebebiyet verebiliyor..

            Hele birde yeni evli iseler durum daha da vahim. Çünkü , kişiler henüz birbirlerini tam tanımadığından dolayı şeytan onların yuvasını yıkmak için vesvese yağmuruna tutar.

            Velevki evlilikleri yılları almış olsun genede aileleler menfi yorumda bulunmamalı. İlla yorum yapmak isterlerse de yuvayı yıkıcı sözler sarfetmemeli, kadını kocasından , kocayı karısından soğutacak sözlerden ve davranışlardan kaçınmalılar…

            Selametle…

          • Feyza diyor ki:

            Daha iyi anladim abi tesekkur ederim. Olayin evveliyatini bilmedigim icin bu kadar net konusulmasina biraz sasirmis ve uzulmustum. Simdi yaris atlarinin ayagi kirildigi zaman neden olduruldugunu okudum ve orneginizi daha iyi anladim. Kangren olan uzvu kesmek gibi, Allah yardim etsin ne diyebiliriz..Insan haliyle uzuluyor Allah bu abiye de daha hayirli kapilar acsin.
            Tmk’nin akli yeni mi basina gelmis anlayamadim. Şer’an haksiz yere (canina kast etme, namussuzluga tesvik etme gibi sebepler disinda) kocasina asi gelip evini terk eden kadina nafaka dahi verilmez. Yine de guzel bir adim. Beseri yasalar yavas yavas ser’i yasalardan feyz almaya basliyor anlasilan, mubarek olsun :)

          • Feyza diyor ki:

            .._ rumuzlu kardesim/abi/ablam, evlilige ucuncu kisileri katmama konusunda cok haklisiniz. Zaten evlilikte oncelik hakki kocaya aittir. Nafakasini temin eden kisi erkek oldugu icin evlemdikten sonra oncelik de kocaya verilmelidir. Kaldi ki isin dini boyutu bir yana sosyal acidan da inceledigimizde gereksiz laf tasimalarin ve aileici mahremiyetin anne baba dahi olsa ucuncu sahislara aktarilmasi sorunu daha girift bir hale sokar ve buna hic gerek olmamali. Iki yetiskin kisinin cozemedigi bir problemi cocuk gibi gidip anne babalarina sikayet etmelerinin hem.karsilikli guven hem de muhabbet zaafiyetine yol acacagi kacinilmaz. Akabinde kadin veya erkek ‘arada kalma’ sendromuyla bogusma gibi daha mesakkatli bir surece kendi istegiyle yol almis olur.
            Bu durumda insanin ille paylasacaksa dahi kendi annesiyle degil de esinin ailesiyle uygun bir dille bu sorunu paylasmasinin daha yapici sonuc verebilecegini dusunuyorum ama bunun icin de tabi objektif ve olgun bir k.valide k.pedere ihtiyac var.
            Sanirim en basta saygi ve guven temeli saglam oturtulursa gerisi kolay olacaktir. Ben Adem beyin hikayesinin evveliyatini bilmedigim icin verilen keskin yanitlara sasirmistim. Aile gercekten muhim. Allah yardim etsin.

          • .._ diyor ki:

            Bu durumda insanin ille paylasacaksa dahi kendi annesiyle degil de esinin ailesiyle uygun bir dille bu sorunu paylasmasinin daha yapici sonuc verebilecegini dusunuyorum ama bunun icin de tabi objektif ve olgun bir k.valide k.pedere ihtiyac var.

            Kesinlikle öyle Feyza hanım. Kayınvalide , kayınpeder ve gelinlerin ve bunlara namzed olacak/olan kişilerin bakış açısıda önemli.

            Yani kayınvalideler,kayınpederler ve gelinler ,birde bunlara namzed kişilerde bir önyargı var.kayınvalideler gelinlerine,Gelinler kayınvalidelerine karşı hep menfi düşünceler içerisinde.birbirlerini neredeyse düşman görmeler.Bir kız evlenmeden evvel kafasında kayınvalide hep kötüdür düşüncesi taşıdığından evlenincede bakışı o yönde oluyor.Kayınvalidenin taşıdığı düşüncce böyle olunca tartışmalar bitmek bilmiyor.O yüzden ilk önce düşünce yapımızı, bakış açımızı değiştirmemiz lazım.

            Bende evlenmeden önce h ep kayınvalide gelin tartışmalarından çok korkardım. etrafta anlatılanlar , gördüklerim bile bir süre evlilikten soğutmuştu. Kayınvalide denince tüylerim diken diken oluyordu. Ama böyle olmamalıydı.Evlilikle ilgili düşüncelerim zaten tam oturmamıştı.Arştırmalar yaptım.Daa bi bilinölendim.Ama korkularım devam ediyordu.Eşler arası problemler,k.valide gelin tartışmalarını düşününce Allah a sığınıp duâ ediyordum.Özellikle ”Allah’ım gyaşayacağım sorunlarda sabır ver , bana doğruyu göster ve sabırla birlikte ne yapmam , nasıl davranmam gerekteğini göster ‘ diye çok duâ ettim.

            Hamdolsun evlendim ve çok sevdiğim bir kayınvalidem , kayınpederim ve görümcelerim var.

            Adem beyin eşide önceliği annesine/ailesine verdiğinden, onların sözünün etkisinde çok kaldığından dolayı yuvalarında huzursuzluk olmuş.Ve muhtemelen adem bey değişmeyeceğini fark ettiğinden dolayı araları açılmış.

            Allah yardımcısı olsun.Hepimize islam suuru ve razı olacağı yuvalar kurmayı nasıb etsin

            Selametle kal kardeşim…

          • Feyza diyor ki:

            Amin .._ hanim, sagolun. Basimiza gelen cogu sıkıntının sebebi zaten onyargilarimiz degil mi? Etrafta kotu ornekler kadar iyi ornekler de var halbuki, cok guzel gecinen k.vakide ve gelinleri ornek almak yerine hayalimizdeki k.valide ile bile catisiyorsak sorunu kendimizde aramaliyiz sanirim :) Ne guzel anlasiyor olmaniz, ben insaallah uyum saglarim diye dusunuyorum, cok gaddar insanlar olmazlarsa. Cunku biliyorum ki k.valideler de dunyaya k.valide olarak gelmediler. Cocuk oldular, genc kiz oldular ve en muhimi gelin olup benim yasadiklarimi veya yasayacaklarimin daha fazlasini onlar da yasadilar. Cunku eskiden hayat sartlari daha zormus, hem erkekler daha sertmis hem adetler daha kati hem de maddi ve teknolojik imkanlar daha azmis. Simdi biz k.validelerin hayatindan daha rahat bir hayata gelin gidecegiz insaallah..Ben sohbet edecegim, onun gelinlik anilarini dinleyecegim, esimin cocuklugunu ogrenecegim boyle guzel bir k.validem olursa cok mutlu olurum cok da kolay uyum saglarim. K.valide kelimesinin asli zaten kaim valide kekimesinden geliyormus. Kaim yani ikame yani yerine gecen anlaminda ve valide ile birlesince annenin yerine gecen seklinde cok hos bir anlami var. Ben goruyorum beraber gezmeye giden gekin k.valideler, gelinine hediye alan k.valideler cok hosuma gidiyor. Anne boslugunu da doldurur annesi uzakta olanlarin. Benim icime hep oyle doguyor annem.vefat ettigi icin Allah karsima sanki onun boslugunu dolduracak cok iyi bir k.valide verecek ve buyuk bir aileye gelin edecek beni gibi bir his var icimde yillardir. Aslinda dua da ediyorum bunun icin cunku ihtiyacim oluyor zaman zaman bir anne sevgisine ve esimin insaallah cok musbet bir ailesi olur da beni cok severler diye cok dua ediyorum .._ hanim..Kalabaligi cok olan insanlar bunu anlamayabilir, icimde sakli bir his.

    • vaha diyor ki:

      Adem Bey Peygamber Efendimiz ” Kadının üzerindeki en büyük söz hakkı kocasının Erkeğin üzerindeki en büyük söz hakkı anasınındır” Buyuruyor.Olayın detayını bilmiyorum ama eşinizin bu yolu tercih etmesinin tek sebebi annenizi evinize davet etmeniz ise bence elinden geldiği kadar boşanma işlemlerini hızlandırın.
      Allah c.c. Peygamberini yalancı çıkartıp mahcup etmez,size daha hayırlı bir eş nasip edecektir.

      • adem diyor ki:

        süreçle ilgili bu hafta içi bir gelişme olacak diye bekliyorum. akabinde buraya deneyimlerimi paylaşacağım. arkadaşlar sizlerden dua bekliyorum. Rabbim gerçekten hepimizi doğru insanlarla karşılaştırsın.

  3. Deniz ÜNAL - Erkek diyor ki:

    Muhtereme Sema MARAŞLI Ablamız, Yazılarınızı Takib Ediyorum, Beğeniyorum Ve Olumlu Buluyorum, Paylaşıyorum. Diğer Müslüman Kardeşlerimizin de Faydalanması İçin. Lakin Özelde De Paylaşmak İstiyorum (Watshap Gibi). Ama Paylaşımlarınız da Ve Siteniz De Bu Mümkün Değil. Sema Hanım Bu Konuda Da YardımCı OlurSanız Sevinirim. Arzu Ederseniz FACE den Cevap YazabilirSiniz, Teşekkür Ediyorumm
    Pek Epostamı KullanMıyorum O Yüzden
    Allah-u Teala Hazretleri Hayırlı Uzun Ömürler Ve Başarılar VerSin, İnşaallah, Amin

  4. Feyza diyor ki:

    ‘Bana kimse emredemez’sozu bir Muslumanin lugatinde karsiligi olmayan bir sozdur aslinda. Cunku hz. Allah’in (c.c) emredildiginde itaat edilmesini emrettigi kisilerin mesru dairedeki emirlerine itaat, aslinda dolayli yoldan yine Allahu Teala’ya itaat etmek demektir. Mesela kadinin kocasina itaati veya emir’ul mu’minine itaat gibi. Kaldi ki biz bunu genis anlamda ele alirsak herhangi bir isyerinde calisan bir hanim, kocasina itaati reddetse dahi calistigi isyerindeki amirine karsi boyle bir cikis yapma luksu yoktur. ‘Ucret’ almak icin kula itaat ediliyorsa ‘ecir’ kazanmak icin kocaya elbette itaat edilir.
    Bununla beraber ’emir sozun ozunu/ruhunu öldurur’ diye bir soz vardir. Cok sevip itibar ettigim, dikkate aldigim bir sozdur. Emri altindakilere emir vermek veya olumsuz bir durumunu duzeltmek icin sunu yapma bunu yapma demek yerine o olumsuz hareketin, o kisiden sadir olmayacagina olan itimadini pesinen beyan etme hali. Ornegin, bos oturma, dersine calis demek yerine, benim yavrum veya benim kardesim tembellik etmez, zamanini bosa harcamaz degil mi….demek gibi. Biz bu yontemi kendimizden kucuk talebelere her zaman telkin ediyoruz ve aradaki o ince sinir asilmadigi icin saygi yitirilmiyor ve soylenen sozler daha guzel, daha kolay tesir ediyor.
    Eger erkekler de emri altindaki hanimlariyla ilk evreden itibaren boyle veya buna benzer olumlu, yapici bir dil gelistirirse eminim hanimlarin cogu inatlasma yerine itaat etmeyi gonul rizasiyla tercih ederler.

    • sennur diyor ki:

      gönül rızası ile itaat . (gönül rızası olmadan da itaat edip -sonra ettiğin itaatin HAKKın rızasına uygun olmadığnı görüp arada kalmak ) RABBİM ,kimseye arada kalacak-kalmaya neden olacak eş vermesin.
      çünkü , EŞ imiz bizi iki dünyada da hayırlara vesile olmalı .sadece kendine itaat edip , aile yakınlarınla ilişkini kes, ben görüşmeni istemiyorum bu Hakk a sahibim deyip , güzel dinimizin uygulamalarını kötüye kötü sonuçlara çevirmemeli .

      Böyle kişilere itaat , zalime hürmet gibi olarak algılıyorum. Rabbim bu kişilere ahiret te hesab verme kolaylığı nasip etsin , bu kişilerden YARA alan bizlerede kolaylık ihsan eylesin . Yaşadıkça farkediyorum ki, bizim sayımız da hiç az değil .

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Bir evin güzelliği uyumdur. Bir evin tadı bağlılıktır. Bir evin sevinci sevgidir. Bir evin zenginliği çocuklarıdır. Bir evin yasası hizmettir. Bir evin refahı memnun olan gönüllerdir. " (Henry Taylor)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku