Ergenlik Dönemi Gerçekten Sorun mudur?

02 Nisan 2017Özgür Bolat14 Yorum »

özgür bolatÇoğu aile, çocuğunun ergenlik döneminde olduğunu ve bundan dolayı sorun yaşadığını söylüyor.

Peki ‘Ergenlik sorunu’ diye bir şey gerçekten var mı?

İlk önce ergenlik döneminde yaşanan değişikliklere bakalım.

Ünlü araştırmacı Daniel Siegel’e göre ergenlerde dört temel değişiklik oluyor.

YENİLİK ARAYIŞI

Bu dönemde beynin dopamin salgısı artıyor. Bundan dolayı da ergenler, sürekli yenilik peşinden koşuyor. Yani; riskli, saldırgan ve dürtüsel davranışlarında artış oluyor.

DUYGUSAL YOĞUNLUK

Beynin duyguları yöneten kısmı daha aktif hale geliyor; çünkü beynin ön kısmı, duygu bölümünü yönetecek fiberleri gönderemiyor.

Bu sebeple olaylar, ergenlerde yetişkinlere göre daha duygusal tepkiler yaratıyor.

YARATICILIK

Ergenlik döneminde beyinde hem ‘budama’ yaşanıyor hem de ‘myelin katılaşması’ oluyor.

Yani; beyin, farklı bölgeler arasındaki entegrasyonunu arttırıyor. Ama bu entegrasyon süreci öncesi beyin, farklı fikirler arasında daha çok bağlantı kurabiliyor. Yani ergen, daha yaratıcı oluyor.

İLİŞKİ İHTİYACI

En önemli değişiklik de yaşıtlarla ilişki kurma ihtiyacının artması. Bunun da sebebi dopamin. Araştırmalar gösteriyor ki yaşıtlardan alınan olumlu onay, dopamin salgılanmasına sebebiyet veriyor

Şimdi soru şu: “Tüm bu değişiklikler olumlu mudur yoksa olumsuz mudur?”

Duruma göre değişir.  Nasıl mı?

İNSANLIK TARİHİ VE EVLENME

Ergenlerdeki bu değişimlerin bir amacı var.

 Türkiye İstatistik Kurumu’na göre günümüzde ortalama evlenme yaşı kadınlarda 24, erkeklerde 27.

Ama insanlık tarihine bakınca (100 bin yıl öncesi ve sonrası), evlenme yaşı kadınlarda regl dönemi sonrası, erkeklerde ortalama on altıydı.

İnsanın fizyolojisi ve beden yapısı evlenme sürecini, yani ebeveynden ayrılmayı ve yeni eşe bağlanmayı kolaylaştırmak için, bu dönemde ilişki kabulünü artıracak mekanizmayı kurdu.

Aynı zamanda genç çiftler birbirine bağlansın diye duygusallığı arttırdı. Zaten bundan dolayı ilk aşklarımız lise çağında değil midir?

Yeni evlenen gençler kendine bakabilsen diye; saldırganlığı, risk almayı, ve yaratıcılığı arttırdı.

Yani tüm bu değişiklikler hayatta kalmak için gerekli, hatta olmazsa olmazlardı.

GÜNÜMÜZÜN SORUNU

Peki sorun ne?

 Bu değişiklikler geçmişte avantaj sağlarken, günümüzde sorun olmaya başladı.

Çünkü ergenler yeni bir yaşam kuramıyor, yaratıcı olmalarına izin verilmiyor, sınıflarda tutuluyor, yeni kimlik oluşturamıyor ve ailelerin taleplerine uymak zorunda kalıyor.

Kısacası, ergenlik geçmişte sorun değilken, günümüzde sorun olmaya başladı.

Peki öyleyse, günümüzde neden bazı ergenler bu sorunları yaşamıyor?

AİLE VE ÇOCUK İLİŞKİSİ

Yukarıda söylediğim gibi ergenlik dönemindeki değişikliklerin özünde duygu yoğunlaşması, onay ihtiyacı ve dürtüsellik yatıyor.

Çocuk küçük yaşta duygularını yönetmeyi öğrendiyse, duygu patlamasının olduğu bu dönemi kolayca yönetebiliyor. Böylece ergenlik dönemi, sorun olmaktan çıkıyor. Tam tersi, avantaj oluyor.

Ama çocuğun çocukluk dönemi sıkıntılı geçtiyse ve duygularını yönetmeyi öğrenmediyse, ergenlik dönemini de yönetemiyor ve ergenlik büyük sorun oluyor. Peki, bu durumda ne yapmalısınız?

ERKEN YAŞ DÖNEMİ

Çocuğunuzun ileride ergenlik sorununu yaşamaması için, ona şimdiden sevgiyle yaklaşmalı, ‘gerçek ilişki’ kurmalı, onu dinlemeli ve anlamalı, duygularını ifade etmesine izin vermelisiniz.

Çocuğunuz ergense ve sorun yaşıyorsanız, asla ama asla onla güç savaşına girmeden, kendini ifade etmesine ve yeni kimlik oluşturmasına yardımcı olmalısınız. Kendisini bulabileceği yeni etkinlikler ve alanlar yaratmalısınız.

(Bu arada unutulmamalıdır ki bazı çocuklar, -kaçıngan bağlananlar- korkularından ve baskılardan dolayı ergenlik dönemindeki duygu yoğunluğunu dışa vurmaz. Aile de çocuk sorun yaşamıyor zanneder.  Çocuk sakin olsa da, bu yanılgıya düşmeden onlarla güvene dayalı bir ilişki kurulmalı.)

GÜZEL DÖNEM

Kısacası her birey, ergenlik dönemini yaşar. Bu da kendisi için gereklidir.

Ama ailesiyle güçlü ilişki kuran çocuklar; bu dönemi iyi yönetir. Çocukluğu sorunlu olanlar ise yönetemez.

Ergenliği atlatılması gereken bir dönem olarak değil de, geleceğin temellerinin atıldığı bir dönem olarak görüp, çocuğunuzla sağlam ilişki kurarsanız, bu dönemi birbiriniz için avantaja dönüştürebilirsiniz. Böylelikle herkes mutlu olacaktır.

www.ozgurbolat.com.tr

Okunma Sayısı : 1.644

Yorum yapın

“Ergenlik Dönemi Gerçekten Sorun mudur?” için 14 Yorum

  1. Feyza diyor ki:

    Ergenlik donemindeki isyan hali, Musluman olmayan bir ailede yetisen cocuk icin ilahi bir nimettir.
    Cunku cocuklugundaki aileye olan itaati ve baglilik hissinin torpulenip yilanin gomlek degistirmesi gibi, kilicin kinindan siyrilmasi gibi yenilenme surecine adim atmasidir bir cocugun ergenlik donemi.
    Ergenlik donemiyle beraber mukellef olan kisi, ailesinin kendine dikte ettigi yasam ve inanc sistemine, eger hakikate mugayir ise, bu isyan nimeti ile baskaldirip hakikati arar, yonelir ve Allahu Teala’nin inayeti ile hidayet bulabilir.
    Tabi dindar ve dogru yolda yuruyen bir aile de, dinini dogru ogretememis ve sevdirememisse cocuguna, ya da farkli sebeplerden kaynakli ayni durum, ergenin isyanini yanlis yone de sevkedip bu defa dindar olan ailesine isyan edip hak yoldan cikmasina da sebep olabilir.
    Kisaca her iki durum da mumkun fakat ergenligin getirdigi aykiri durumlarin asil menbai, ergenin Hakk’i ve hakikati bulup benimsemesi icin islenmesi kolay bir hammadde olabilir.
    Malzemeyi nerede ve nasil kullandiginiza bagli.

    • .../nisa diyor ki:

      Feyza hanım,

      Ergenlik bir bakıma insanın kendisini arama bulma ve yetişkinliğe geçiş dönemi. Kimi bu dönemi sakin atlatıyor kimisi gelgitli hararetli. Bazen birey olduğunu kanıtlama çabası bazende içine kapanma şeklinde olabiliyor.

      Bu dönemde önemli bir konuda arkadaş seçimi. Ailelerin bu konuda karda izini belli etmeden ergenlik çağındaki çocuğunu takip etmesi gerekiyor. Baskıcı olunduğunda daha ters sert tepkiler verebilir dayatmak yerine uzlaşmacı yol izlenebilir. Ailesi çok düzgün olan iki komşumuzun oğlu şuan uyuşturucu tedavisi görüyor. Bu çocuklar düzgün ailede yetişmişlerdi ama arkadaş kurbanı oldular.

      Çocuklara bazen dış dünyadaki kötü durumları göstererek ibret almalarını sağlayarak onları hayata hazırlamak gerekiyor.

      Dediğiniz gibi belki din adına ailesinden farklıysa daha da dindar olabilir yada aile dindar olup düzgün örnek olamamışsa ters yönde dinden soğumada olabilir.

      Bir araştırmada okumuştum günümüzde gençleri bekleyen en büyük tehlikelerden biri deizmmiş. Bu memlekette ateizm ilerlemez belki gruplar halinde vardır. Ama deizmde bir kopukluk olduğu anlaşılıyor bu bazen dinden soğuma yada dinin doğru şekilde anlatılamamasından kaynaklanıyor.

      Allah ailelerin gençlerin ve bütün Müslümanların yardımcısı olsun doğru yolundan ayırmasın inanmayanları da hidayetine erdirsin.

      • Feyza diyor ki:

        Amin Nisa hnm.
        Genclerde sorgulama icgudusu oldukca kuvvetli. Genc derken, 18 yas altini kastediyorum. Fakat sorduklari sorulara makul ve dostane bir dille cevap verilirse, daha da ikna olmadiginda beraber arastirmaya yonlendirilirlerse, kisacasi kendilerine zaman ayrildiginin ve bir birey olarak kabul edildikleri kendilerine hissetirilirse, onyargilari ve sorgulari ilk etapta yari yariya azalabiliyor.
        Yaklasim cok onemli ve bir ergenin en sinir oldugu durum cocukluk cagindan ciktigini ailenin kabul edememis olusu oldugundan, kendilerine birey muamelesi yapilan ortam her ne amaca hizmet ediyorsa, edindikleri amactan ziyade bu grubun kendilerine olan yaklasimlari ergenlere cazip geliyor ve kendilerini bu cezbenin icerisine atarak varliklarini ispatlamaya calisiyorlar.
        Bircok aykiri goruse, kotu aliskanliklara, yanlis arkadas gruplarina dahil olma tercihlerinin altinda yatan, bana kalirsa kimliklerini teyid etme cabalari. Nerede kabul gorurlerse oraya yonelmeleri mumkun.
        Bu evrede ailenin, kendisinin fazla mudahil olmalari yerine, ergenin icindeki bir gruba bir ortama aidiyet duyma ihtiyacini dogru ortamlara kanalize edebilmeleri ve ogretmek istediklerini kendi elleriyle basaramayorlarsa yonlendirdikleri ortamda sozunu dinleyecekleri kisiler vasitasiyla gizli bir el kullanaeak denemeleri daha yerinde olabilir.
        Acikcasi biz de o donemlerden gectik. Ne aileye, ne yasadigimiz cevreye bir isyan hali olmadi. Soyle dusununce cocukluktan yetiskinlige gecerken kimseye nazim gecmemis diye dusunup bazen huzunleniyorum. Bazi meseleler medya yoluyla da fazla abartilmaya mi baslaniyor, yoksa medya internet vs mi genclerdeki bu arayis ve kimlik bunalimini daha girift bir hale getiriyor ve ergenlik caginda sorun yasayasi yoksa da insanin, bu kadar soz edilmesi sonrasi sorun yasayasi geliyor…?
        Bilmiyorum.
        Allahu Teala genclere ve yetiskinlere yardim etsin ki birbirini anlayabilsinler ve bu evrede olusan olumsuz degisiklikleri de hayra tebdil eylesin Yuce Mevla..

        • .../nisa diyor ki:

          Feyza hanım,

          Gençlere sürekli ergenliğin tv internet vs. aracılığıyla pompalanması dediğiniz gibi durumun daha yoğun yaşanmasına sebep olabilir.

          Bir insana kırk gün meczup desen meczup olur misali. Bende ergenliği kolay anlatmışım diyorum hatta annem senin hiç kavak yelleri zamanların olmadı der hep bir yaşından büyük davranma vardı ve dışarıya karşı dikkatli biriydim. Kendini ispatlama gruba dahil olma ihtiyacı hissetmedim. Bizim mahalle bize yetiyordu. :)

          Zaman geçtikçe imtihanlar gençlerde farklılaşıyor. Allah doğru yolundan ayırmasın.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Nisa Hanım.

            Ben de araya giriyorum da benzer durumları yaşayan biriyim. Ancak yıllar sonra annemden itiraf gibi bir söz duydum. Baktı gördü ki zamane kızlarının bekledikleri bende yok, o yaşlarda seni çok sıktık dedi. İnsanın az da olsa ölçüsü dahilinde şımartılmaya ihtiyacı var. Yaşından olgun davranmak doğru gözükse de en temizi yaşının gereği olması gereken seviyede olmak. Lise öğretmenlerim de beni aileme överlermiş yaşıtlarına göre çok olgun diye. Neticede yaşımızın gereğinden fazla olgun olursak karpuz gibi içimiz geçer, çürürüz… Ya da pişeceğim derken yanarız… Telefonun baba telefonu, gömleğin dede gömleği diye dalga geçerler…

            Bu arada çok olgun bir insan değilim, öyle olsam bana olgun diyorlardı demezdim :)

          • .../nisa diyor ki:

            Sadece Fatih bey,

            Dediğiniz doğru her şeyin zamanında yaşanması gerekiyor özellikle çocukluk gençlik bir daha geri gelmiyor. Sizin yazdıklarınızı doğrulayacak bir durum komşumuzun oğlunda oldu. Annesi çocukken çok kısıtladı pek oyun oynamasına izin vermezdi. Yetişkin olunca evlendi evliliğinde çeşitli problemler olmuş. Duygusal olarak çocuk gibi hareket etmiş başka sorunlarda olmuş.

            Çocukların ve ergenlik döneminde olanların enerjilerini doğru yönde kullanabilecekleri ortamlar şart.

            Bizim mahallemiz güzeldi arkadaşlıklarımız muzipliklerimiz çok oldu. Benim durum ailenin sıkmasından değilde kendimden kaynaklıydı. İçimdeki çocuk ve hayal gücü çok şükür yaşıyor.

          • Feyza diyor ki:

            Cocuk olmaktan ziyade burada kasdettigim isyan ve nazinin gecme haliydi. Yani yasin getirdigi cocuksu davranislar degil. Soyle geriye donup bakinca isyan edecek bir cocuklugum da olmadi aslinda elh. Ama isteseydim bulabilirdim sanirim. Cunku simdi ergen yastaki genclere bakinca cok basit puruzleri sorun edebiliyorlar ve aileleri derhal seferber konumda. Hani diyorum, o yaslarda bizim hic mi sorunumuz olmadi, olmadiysa neden?
            Esasinda oldu ama galiba sorun etmedik. Ya da baska secenegimiz yoktu ve kabullendik.
            Herneyse bir sekilde gecti gitti o yillar ve elh. saglikli ve hayattayiz.
            Ailenin cok yuklenmesi dogru degil tabi, fazla sorumsuz yetistirmesi de isyan halini ileri yaslarda korukluyor. Ozguvenle simarikligin arasindaki ince cizgiyi asmadan, duygusal ve fiili anlamda ozdenetim kazandirarak yetistirmek gerekiyor. Bu nasil olacak, onu da anne -baba olunca insaallah ogrenecegiz.
            :)

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Ben de internet konusuna değinmeden edemeyeceğim. Anne babalar kendileri hakim olmadıkları interneti eve sokuyorlar. Bu konuda ciddi destek almalılar. Devlet de daha fazla özen göstermeli. Güvenli internet geldi millet ayağa kalktı ki şu an mevcut altyapı yetersiz. Güvenli internet kullanınca bağlantı kesilme sorunu yaşayınca operatörler güvensiz internete geçiriyor.

        Anne babalar ücretli ya da ücretsiz antivirüs, ebeveyn yönetim programlarını öğrenin ve kurun. Yılda 15 TL’ye lisanslı ve kaliteli antivirüs programları var. Bunu yaparken de evladınızla iletişim halinde olun. Ben kardeşime haftalık belirli saatlerde internet erişimi veriyordum, girdiği siteleri ve yazışmalarını görebiliyordum, bundan haberi de vardı.

        Allah evlat sahiplerinin yardımcısı olsun.

  2. Zeynep diyor ki:

    Ergenlik dönemi bir nimet bence sukretmeliyiz iyki öyle bir dönem var .Bir çocuğun hiç bir geçiş evresini yaşamadan direkt yetişkin olmasini düşünemiyorum bile .Benim merak ettiğim erken ergenlik doğru mu yani yaş olarak erken belirtilerin görülmesi degil sormak istedigim .Davranış olarak mesela 4 yaşındaki oğlum evlilikten bahsediyor okuldaki kiz arkadasindan bahsediyor evleneceğim diye endişelenmeli miyim .

    • .../nisa diyor ki:

      Zeynep hanım,

      Oğlunuzun davranış olarak erken ergenlik döneminde değilde bir yerlerden duyduğu yada etkilendiği şeyleri söylemesi gibi geldi.

      4 yaşındaki bir çocukta bu bilinç olamaz. TV, telefonda izlediği şeyleri yada çevresindeki insanların muhabbetini takip edin. Evlilikle ilgili uyaranlar dikkatini çekmiş olabilir. Bir tanıdığın kızı 4 yaşındayken ben keloğlanla evleneceğim diyordu. Sebebi keloğlan çizgi filmini dikkatli izlemesi.

      • Zeynep diyor ki:

        Umarim dediğiniz gibidir .Başta onemsemedim hatta sevimli geldi sözleri çok dillendirince korkmaya başladım .Acaba ne hissediyor diye .Evimizde televizyon var ama ben diyanet tv dışında kanal açmiyorum eşim de haber ya da maç izler .Bu yıla kadar tv seyrettirmiyordum oğluma zararlı diye şimdi yaşına uygun birkaç çizgi filmi seyrettiriyoruz.Yani tv den etkilendiğini zannetmiyorum. Yakın zamanda Teyze si Halasi dayısı evlendi ve bu yıl 2 tane daha bebek katıldı ailemize sanırım onlardan etkilendi .Büyükler evlenir diye gecistiriyorum fakat çok soru sorunca zor durumda kalıyorum bazen ☺

        • Feyza diyor ki:

          Zeynep hnm, bir donem benim yegenimde de benzer bir durum oldu. 5-6 yaslarinda surekli evlilikten bahaediyordu. Hatta kurdugu oyunlarda anne kendisiydi bu kismi normal, ama oyundaki babayi da tanidigi cevreden kendisi secmisti ve oldukca da benimsemisti bu kisiyi. Buyuyunce biz ayni evde yasayacagiz gibi cumleler kuruyordu. :)
          Ailesi uzerine fazla gitmeyip igisini baska oyunlara cekmeye calistilar. Zamanla gecti. Sanirim cevrede duydugu evlilik sozlerinden etkileniyorlar. Hayal dunyalari genis ve gercek hayatta sahit olduklaro her ayrintiyi hayal dunyalarinda oturtacak bir yer mutlaka buluyorlar. Tv izlemiyorsa endise etmeyin derim. Bilmiyorum uzmanlar bu konuda ne derler.

  3. Melis Demir diyor ki:

    Ergenlikle ilgili okuduğum en kabul görür yazı..
    Teşekkürler

  4. Sadece Fatih diyor ki:

    Benim sorgulayacağım nokta lise öğretmenlerimiz. Ergen demek bir yerde liseli demek. Acaba lise öğretmenlerimiz de ergenlere yaklaşım konusunda bilinçli mi? Yoksa genç lise öğretmenlerimizin davranışları ergenlerden beter mi?
    Bu konu sorgulanmalıdır. Ergenlikten çıkamamış yirmili yaşların başındaki insanları lise öğretmeni yapmak ne kadar doğrudur?

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Güzel ahlak; cömertlik, bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür. “ Hasan-ı Basri

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku