Erkeğe Ceza Verme Zorunluluğumuz Var

28 Temmuz 2018Duyun Sesimi7 Yorum »

agzı bantlı adam

Bir Adem Diyor ki…

Eşimi, çocuklarımı, çevremi ve yaşamayı seven birisiyim. Daha bir kişinin bile kalbini kırmayan bir adamım. Yaşım 50’ye dayanmış durumda. Bu yaşıma kadar sürekli eşimi idare etmeye çalıştım. Ama sabır bir yere kadar…

Eşimin yaptığı yanlışları yüzüne karşı anlattığımda hatasını kabullenen ama bundan ders çıkaramayan, aradan geçen bir kaç gün sonra tekrar aynı hataları yapan eşimin ne zaman beni anlayacağını beklemek ile geçiyor hayatım.

Evlendiğimiz günden buyana benim sürekli bir dostumun olduğunu yüzüme karşı ve hatta çocuklarımın yanında bunu haykırarak söylemesi bir erkek olarak beni aciz duruma düşürmüştür.

Hayatımda daha benim bile görmediğim dostum olduğu iddia edilen kadını bir de ben görebilsem…

Her gün tartışma, her zaman bir üstünlük taslama, her gün sen bunu yaptın diye diye yaşanan büyük tartışmanın sonucunda soluğu mahkemede aldık…

Yaşanan tartışmanın sonucu eşimin ailesinin olaya müdahil olması, benim yaşadığım çevremde kendi arkadaşlarıma karşı ağır küfürler, ağır hakaretler ve söylemlerin beni yerden yere vurduğunu eşim az da olsa sonradan anladı.

Fakat kendi ailesinin yapmış olduğu baskı karşında boyun eğen eşim polise 6284 ten hakkımda şikayette bulunmuş.

Maalesef benim haberim olmasın diye ne kadar uğraşsa da kanuni yaptırımlar sonucu kamu davasına çevrilerek, hakkımda dava açılmış. Eşim her ifadesinde şikayetçi olmadığını dile getirse de mahkemede hakim tarafından ben ağır bir suçlu gibi yaptırımlarla karşılaştım.

Ben eşime her defasında nasihat ettim. Anlamadı yada anlamak istemedi. Çevremizde oturan ya da benim çalıştığım iş yerlerindeki arkadaşlarımın hanımları ile günlük kadın oturmasında her kadının kocasını eleştirmesi sonucu sanki o kötü koca benmişim gibi üzerime yürümesi ve olmayan bir şeye inanarak, bunları bana empoze etmesi ve kendisine yapılan şakaları bile ciddiyete alan eşim, mahkeme gününde süt dökmüş kedi gibi suskun ve mahkemenin mağdur olarak gördüğü eşim bana “Ne olursun mahkemede sesini çıkarma, hakime bir şey deme” diyerek ne kadar pişman olduğunu gösterdi.

Mademki şikayet ediliyorum, aynı evde yaşarken benim nasıl haberim olmaz. Sonradan her şey açığa çıkınca böyle bir hata yaptık, şikayette bulunduk dese bile benim o mahkeme salonunda yankesicilerin, cinsel tacizcilerin ve bir çok suçlunun aynı salonda bulunmaktan ne kadar bedbaht olduğumu anlatmaya ne kelimeler ne de cümlelerim yeter.

Hayatımda daha bir kere bile kötü bir olaya karışmamış, karakolun yerini dahi bilmeyen ben soluğu nitekim mahkemede aldık.

İlk defa hakim karşısına çıkmanın şaşkın bakışları içindeyken, hakim bana “anlat” dediğinde “Neyi anlatayım hakim bey, eşim beni uçan dişi sinekten bile kıskanıyor, benim bütün her şeyimi bilmek istiyor, benden sürekli şüpheleniyor, benim bir dostum varmış gibi bana psikolojik şiddet uyguluyor, sosyal paylaşım sitelerinde ne yapmışım ne konuşmuşum bilmek istiyor” diye konuşurken,

Hakim bana “Bize bunları anlatma bize olay günü nasıl oldu onu anlat” dedi.

Ülkemde gelinen noktanın artık kadından taraf olduğunu, erkeğin kadın karşısında kanunlar tarafından sürekli suçlu olduğunu gördüm. Üzüldüm.

Hakimin beni hiç dinlememesi sadece eşimin dediklerine kulak vermesi ve sonucunda Hakim: “Bizim aile kavgalarında erkeğe ceza verme zorunluluğumuz var” diyerek, bana ceza vermesi ülkemizde ki yaşanan adaletsizliği bir kez olsun benim  de yaşamam beni daha çok bedbaht bir hale getirmiştir.

Halen eşim ile aynı evde çocuklarımızın yanında yaşıyoruz. Tabi insanın başına böyle bir iş gelince araştırmadan duramıyor insan. Boşanma sonucunda ne olur ne olmaz diye araştırdım. Baktım ki maddi olarak çok yıpranacam. Sesimi çıkarmadım. Dedim ki hele şu çocuklarım bir büyüsün. Evden ayrılsınlar. Sonrasında yapmam ne gerekiyorsa elbette gereğini yapacağım.

Erkeklerin değersizleştirilmesi ve hatta erkeğin yıllar boyunca yaz kış demeden zorlu çalışmalar sonucu almış olduğu bir evden dışarıya atılması bu adalet sisteminin ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Bütün kadınları aynı kefeye koymak haksızlık olur. Tanıdığım bir çok kadın eşinin yaptığı olumsuzluklara görmezden gelen, “kocam ne yaparsa en iyisini yapar, her zaman kocamın arkasındayım” diyen kadınları bu konuşmamdan tenzih ederim.

Temennim yazmış olduğunuz bu mektubu inşallah Sayın Başkanım okur ve gereğini yapar. Biz erkekleri kadınlara mahküm eden siyasetçilerimiz, düşünmelidirler ki artan kadın cinayetlerinde kadınlara verilen bu hakların bir sonucudur.
Saygılarımla….

Okunma Sayısı : 6.135

Yorum yapın

“Erkeğe Ceza Verme Zorunluluğumuz Var” için 7 Yorum

  1. Pınar dedi ki:

    Hakim karşısına çıktıktan sonra,eşiniz şikayetten vazgeçmiş olmasına rağmen,cezanız ne oldu acaba?Adli para cezası mı?

    Çok geçmiş olsun.Allah,huzurlar nasip etsin.

  2. Orhan dedi ki:

    Bir sabah uyandığınızda, ömrünüzü adadığınız tüm değerlerin elinizden kayıp gittiğini görseydiniz, ne düşünürdünüz?
    Parasını ödediğiniz evinizden atılsaydınız, çocuklarınızı görmeniz yasaklansaydı…
    Ya, yapmadığınız işlerle itham edilip, aşağılık fiillerden yargılansaydınız?
    Düşünün, bir sabah uyanıyorsunuz ve her şey ters yüz olmuş!
    Suçunuzu sormuyor, sadece söylüyorlar…
    Ve birçok komut…
    Evinden uzak dur!
    Çocuklarından uzak dur!
    Gelirinin bir kısmını bize ver!
    Bir cinnet halinde saldırıyor ve durmaksızın ne olduğunuzu söylüyorlar: Bazen bir gaddar, bazen bir dayakçı, bazen de pis bir tacizci…
    Bunların hiçbiri olmadığınızı biliyorsunuz ama unutmayın siz, artık kendiniz de değilsiniz.
    Düşünün, bir sabah uyanıyorsunuz ve artık ortaçağda bir serfsiniz…
    Angaryaya mahkum bir yanaşma, bir köle…
    Her şey ters yüz olmuş…
    Değer verdiğiniz her şey sizden uzaklaştırılmış, çalınmış…
    Üstelik derdinizi kimseye de anlatamıyorsunuz…
    Düşünün, bir sabah uyanıyorsunuz ve…
    Lütfen kendinizi kandırmayın artık…
    Çünkü sadece bir böceksiniz…
    Birkaç güne kalmaz ölecek ve çöpe süpürüleceksiniz.
    Tıpkı Kafka’nın Gregor Samsa’sı gibi…
    Bir kabus gördüğünüzü düşünüyorsunuz ama inanın, bu bir yanılgı…
    Durumu kabullenin!
    Mekan dünya olsa da artık Cehennemdesiniz.
    Fuat Tosun (Kadınlar Cehennemi)

  3. İsmet TURGUT dedi ki:

    İlk evliliğimde tek suçum eşimin dizinin dibinden ayrılmadım ama o bunun değerini bilmedi tayinimin çıktığı gelişmiş bir kasabaya taşındık diye günde üç beş öğün beni buraya getirdin de getirdin diye her gün başımın etini yedi durdu. Ki taşınma sebebim şehirde para birikmiyor köyde biraz para biriktirip şehirden ev almak için bu kasabaya taşınmıştım. Okuldan eve evden okula gidip geliyordum.içim kumarım sigaram hiçbir masrafım yoktu. Mesleğimin ikinci yılında biriktirdiğim parayla tarla aldım eski eşim araba almadık diye bana ne demesin Sen bu kafayla kesere sap bile olamazsın demesin mi. Ne yaptım sanki parayı kumara at yarışına kaptırdım sanki. Tüm bunlara rağmen dır dır dır dır beynimin etini yedi bitirdi. Sonunu tahmin edebildiğiniz gibi dayanamadım ve ayrıldık. Maalesef kadın hakları diye diye biz erkeklerin ağzına ettiler. Bu gidişle yıllar sonra biz erkekler elimizde pankartlarla erkek hakları diye sokaklara düşersek hiç şaşırmayın. Demem o ki ne kadın hakkı ne de erkek hakkı asl olan insan hakkı olmalıdır. Saygılarımla

  4. Recep Haksever dedi ki:

    Çok güzel anlatmış. Diline sağlık.

  5. Özgür Tutucu dedi ki:

    Anlatılanların bir farklı versiyonunu ben yaşadım , yaşıyorum. Artık evde hem çalışan ve kapris çeken bizleriz. Nerde kaldı Rabbimin bize verdiği haklar deyip iç çekmiyor değilim .. Saygılar…

  6. Kutalmışoğlu suleyman(adem) dedi ki:

    Sen daha yeni anlamissin kardes bunu. Ama gecmis olsun. Mahkemede hakkini slamayan erkegin de ya susma ve pusma ya da kendi adaletini uygulama mecburoyeti var. Insanin hatta her canlinin dogasidir bu. Feministler kadin cinaytlerinin sebebi devlettir diyolar ya artik onlara hak vermeye basladim. Kadin cunayetleri bu hukumet bu yargi bu adaletsizlik varkrn bitmez. 3 yil sonra biz hala bu olaylari konusuruz.

  7. Orhan dedi ki:

    KADEM’İN Ankara sorumlusunu Aile bakanı yaptılar, sizce de ilginç değilmi?

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bir insan niçin yaratılmışsa ona o kolaylaştırılır. “ ( Hz. Muhammed s. a. v )

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku