Erkeğe Ceza Verme Zorunluluğumuz Var

28 Temmuz 2018Anlat Rahatla5 Yorum »

agzı bantlı adam

Bir Adem Diyor ki…

Eşimi, çocuklarımı, çevremi ve yaşamayı seven birisiyim. Daha bir kişinin bile kalbini kırmayan bir adamım. Yaşım 50’ye dayanmış durumda. Bu yaşıma kadar sürekli eşimi idare etmeye çalıştım. Ama sabır bir yere kadar…

Eşimin yaptığı yanlışları yüzüne karşı anlattığımda hatasını kabullenen ama bundan ders çıkaramayan, aradan geçen bir kaç gün sonra tekrar aynı hataları yapan eşimin ne zaman beni anlayacağını beklemek ile geçiyor hayatım.

Evlendiğimiz günden buyana benim sürekli bir dostumun olduğunu yüzüme karşı ve hatta çocuklarımın yanında bunu haykırarak söylemesi bir erkek olarak beni aciz duruma düşürmüştür. Hayatımda daha benim bile görmediğim dostum olduğu iddia edilen kadını bir de ben görebilsem…

Hergün tartışma, herzaman bir üstünlük taslama, hergün sen bunu yaptın diye diye yaşanan büyük tartışmanın sonucunda soluğu mahkemede aldık… Yaşanan tartışmanın sonucu eşimin ailesinin olaya müdahil olması, benim yaşadığım çevremde kendi arkadaşlarıma karşı ağır küfürler, ağır hakeretler ve söylemlerin beni yerden yere vurduğunu eşim az da olsa sonradan anladı. Ama kendi ailesinin yapmış olduğu baskı karşında boyun eğen eşim polise hakkımda şikayette bulunmuş.

Maalesef benim haberim olmasın diye ne kadar uğraşsa da kanuni yaptırımlar sonucu kamu davasına çevrilerek, hakkımda dava açılmış. Eşim her ifadesinde şikayetçi olmadığını dile getirse de mahkemede hakim tarafından ben ağır bir suçlu gibi yaptırımlarla karşılaştım.

Ben eşime her defasında nasihat ettim. Anlamadı yada anlamak istemedi. Çevremizde oturan yada benim çalıştığım işyerlerindeki arkadaşlarımının hanımları ile günlük kadın oturmasında her kadının kocasını eleştirmesi sonucu sanki o kötü koca benmişim gibi üzerime yürümesi ve olmayan bir şeye inanarak, bunları bana empoze etmesi ve kendisine yapılan şakaları bile ciddiyete alan eşim, mahkeme gününde süt dökmüş kedi gibi suskun ve mahkemenin mağdur olarak görüdüğü eşim bana “nolursun mahkemede sesini çıkarma, hakime birşey deme” diyerek ne kadar pişman olduğunu gösterdi.

Mademki şikayet ediliyorum, aynı evde yaşarken benim nasıl haberim olmaz. Sonradan herşey açığa çıkınca böyle bir hata yaptık, şikayette bulunduk dese bile benim o mahkeme salonunda yankesicilerin, cinsel tacizcilerin ve bir çok suçlunun aynı salonda bulunmaktan ne kadar bedbaht olduğumu anlatmaya ne kelimeler ne de cümlelerim yeter.

Hayatımda daha bir kere bile kötü bir olaya karışmamış, karakolun yerini dahi bilmeyen ben soluğu nitekim mahkemede aldık. İlk defa hakim karşısına çıkmanın şaşkın bakışları içindeyken, hakim bana “anlat” dediğinde “Neyi anlatayım hakim bey, eşim beni uçan dişi sinekten bile kıskanıyor, benim bütün herşeyimi bilmek istiyor, benden sürekli şüpheleniyor, benim bir dostum varmış gibi bana psikolojik şiddet uyguluyor, sosyal paylaşım sitelerinde ne yapmışım ne konuşmuşum bilmek istiyor” diye konuşurken,

hakim bana “Bize bunları anlatma bize olay günü nasıl oldu onu anlat” demesi üzerine, içimden ülkemde gelinen noktanın artık kadından taraf olduğunu, erkeğin kadın karşısında kanununlar tarafından sürekli suçlu olduğunu gördüm. Üzüldüm.

Bize gençlik yıllarımızda kadın kocasının sözünü dinleyen, eve ekmek getiren erkeğinin tavırlarından hareketlerinden o gün ne sorunlar yaşadığını anlayan birileri olarak öğretildi. Ama nerdeee….

Bulunduğumuz zamanda ve mevkide kadınların çoğunun kocalarına karşı bir tavır sergilediği ve hatta kocalarına karşı “siz dışarıda çalışıyorsanız bizde evde çalışıyoruz” demeleri her zaman için kadınların bir hak arama peşinde olduklarının göstergesidir.

Dini vecibeler ile eşime örneklemeler yaptığımda “o eski devirde kaldı” diyerek herzaman kendini bunlardan dışarıda tuttu. Hakimin beni hiç dinlememesi sadece eşimin dediklerine kulak vermesi ve sonucunda hakimin yüzüme karşı “Bizim aile kavgalarında erkeğe ceza verme zorunluluğumuz var” diyerek, bana ceza vermesi ülkemizde ki yaşanan adaletsizliği birkez olsun benim  deyaşamam beni daha çok bedbaht bir hale getirmiştir.

Halen eşim ile aynı evde çocuklarımızın yanında yaşıyoruz. Tabi insanın başına böyle bir iş gelince araştırmadan duramıyor insan. Boşanma sonucunda ne olur ne olmaz diye araştırdım. Baktım ki maddi olarak çok yıpranacam. Sesimi çıkarmadım. Dedim ki hele şu çocuklarım bir büyüsün. Evden ayrılsınlar. Sonrasında yapmam ne gerekiyorsa elbette gereğini yapacağım.

Kadınlara bu kadar değer verilmesi, erkeklerin değersizleştirilmesi ve hatta erkeğin yıllar boyunca yaz kış demeden zorlu çalışmalar sonucu almış olduğu bir evden dışarıya atılması bu adalet sisteminin ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Bütün kadınları aynı kefeye koymak haksızlık olur. Tanıdığım bir çok kadın eşinin yaptığı bütün olumsuzluklara karşı bir kere bile sesini çıkarmayan, kocam ne yaparsa en iyisini yapar, herzaman kocamın arkasındayım diyen kadınları bu konuşmamdan tenzih ederim.

Temennim yazmış olduğunuz bu mektubu inşallah Sayın Başkanım okur ve gereğini yapar. Biz erkekleri kadınlara mahküm eden siyasetçilerimiz, düşünmelidirler ki artan kadın cinayetlerinde kadınlara verilen bu hakların bir sonucudur.
Saygılarımla….

Okunma Sayısı : 2.196

Yorum yapın

“Erkeğe Ceza Verme Zorunluluğumuz Var” için 5 Yorum

  1. İsmet TURGUT diyor ki:

    İlk evliliğimde tek suçum eşimin dizinin dibinden ayrılmadım ama o bunun değerini bilmedi tayinimin çıktığı gelişmiş bir kasabaya taşındık diye günde üç beş öğün beni buraya getirdin de getirdin diye her gün başımın etini yedi durdu. Ki taşınma sebebim şehirde para birikmiyor köyde biraz para biriktirip şehirden ev almak için bu kasabaya taşınmıştım. Okuldan eve evden okula gidip geliyordum.içim kumarım sigaram hiçbir masrafım yoktu. Mesleğimin ikinci yılında biriktirdiğim parayla tarla aldım eski eşim araba almadık diye bana ne demesin Sen bu kafayla kesere sap bile olamazsın demesin mi. Ne yaptım sanki parayı kumara at yarışına kaptırdım sanki. Tüm bunlara rağmen dır dır dır dır beynimin etini yedi bitirdi. Sonunu tahmin edebildiğiniz gibi dayanamadım ve ayrıldık. Maalesef kadın hakları diye diye biz erkeklerin ağzına ettiler. Bu gidişle yıllar sonra biz erkekler elimizde pankartlarla erkek hakları diye sokaklara düşersek hiç şaşırmayın. Demem o ki ne kadın hakkı ne de erkek hakkı asl olan insan hakkı olmalıdır. Saygılarımla

  2. Recep Haksever diyor ki:

    Çok güzel anlatmış. Diline sağlık.

  3. Özgür Tutucu diyor ki:

    Anlatılanların bir farklı versiyonunu ben yaşadım , yaşıyorum. Artık evde hem çalışan ve kapris çeken bizleriz. Nerde kaldı Rabbimin bize verdiği haklar deyip iç çekmiyor değilim .. Saygılar…

  4. Kutalmışoğlu suleyman(adem) diyor ki:

    Sen daha yeni anlamissin kardes bunu. Ama gecmis olsun. Mahkemede hakkini slamayan erkegin de ya susma ve pusma ya da kendi adaletini uygulama mecburoyeti var. Insanin hatta her canlinin dogasidir bu. Feministler kadin cinaytlerinin sebebi devlettir diyolar ya artik onlara hak vermeye basladim. Kadin cunayetleri bu hukumet bu yargi bu adaletsizlik varkrn bitmez. 3 yil sonra biz hala bu olaylari konusuruz.

  5. Orhan diyor ki:

    KADEM’İN Ankara sorumlusunu Aile bakanı yaptılar, sizce de ilginç değilmi?

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Mutlu bir evliliğin reçetesi gayet basittir: Birbirinize karşı oldukça nazik davranın.” ( Marie France)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku