Erkeğe uygulanan şiddet!

12 Ekim 2011Haberler2 Yorum »

“Kadına uygulanan fiziksel şiddete karşı olduğum kadar, erkeklere uygulanan psikolojik şiddete de karşıyım” cümlesini bir sosyal ağ sitesinde paylaşınca, erkeklerin bu konuda ne kadar dertli olduğuna bir kez daha şahit oldum. Aynı cümleyi bir konferansımda dile getirince, salonda ki erkekler öyle bir alkışladılar ki, bende şaşırıp kaldım.

Şiddet denilince herkesin aklına fiziksel şiddet gelir. Şamar atmak, yumruk atmak, dayak atmak, sopayla dövmek gibi fiziki eylemler, fiziksel şiddetin içine girer. Ancak fiziksel şiddet kadar önemli olan bir şiddet yöntemi de, “psikolojik şiddet”tir.

İnsanı ruhen yaralayan, yoğun ve sürekli olduğu zaman tüm dengesini bozan, psikolojik şiddettin yaraları, fiziksel şiddet sonucu oluşan yaralar kadar çabuk iyileşmiyor maalesef.

“Kafası kırılan insanın yarası mı daha çabuk iyileşir, kalbi kırılan insanın mı?” sorusunun cevabı üzerine düşünmek gerekiyor.

Bir reklam yayınlanıyordu televizyonlarda. Ev eşyalarını değiştirme konusunda, hanımından zaman isteyen erkeğe, eşi “İdare edemem Ahmet! İdare edemem Ahmet!” diye telefonda bağırıyor. Bu reklamda, eşya pazarlamak için kullanılan sahne, maalesef birçok evde yaşanıyor. Özellikle evin sadece erkeği çalışıyor, tek maaş ile geçinmek zorunda olan bir aile ise, ev eşyalarını yenileme konusunda erkeklere yapılan baskı, bir psikolojik işkenceye dönüşüyor.

Ay başını getirebilmek için kredi kartına yüklenen, evinin ve çocuklarının isteklerine yetişebilmek için geliri ve gideri arasında ki dengeyi kurabilmek için dengesini kaybeden bir erkek, birde anlayışsız bir eşe sahip ise, hayat hepten çekilmez oluyor.

Komşu ve akrabaların yenilenen ev eşyalarını görünce kocasının yüzüne sürekli evdeki eski (!) eşyaları vuran bir kadın, kocasına eziyet ediyor. “Herkes ev eşyalarını değiştirmiş. Şu akrabamız yeni araba almış! Kaç yıl oldu halen bir ev alamadın!” gibi cümleler, erkeğin beynine indirilen yumruklar gibi, gece gündüz tekrarlanıyor. Bu psikolojik şiddet, şiddet değil midir?

Şayet evin hanımı da çalışıyorsa, bu sefer “ farklı” problemler yaşanabiliyor. “Bende çalışıp eve para getiriyorum!” sözünü fiili olarak kullanmasa bile, davranışlarıyla eşine bunu defalarca söyleyen bayanlar var. Özellikle bizim gibi ataerkil toplumlarda yetişen erkekler için, buna benzer cümleler çok ağır geliyor. Bu tür bir piskolojik şiddet, şiddet değil midir?

“Sen misin benim istediklerimi yapmayan. Bende seni süründürmez miyim?” diyerek, cinselliğinden eşini mahrum bırakarak ona acı çektirenler de var.

“Beni günahlardan korumak zorunda olan eşim yüzünden girdiğim günahlar aklıma geldikçe utanıyorum” demişti bir arkadaşım. Dile getirmeyi utandığımız, “mahrem” diyerek dillendirmediğimiz yatak odasında, erkeklere uygulanan psikolojik şiddet, hiçbir erkeğin dile getiremediği sıkıntılarından birisidir.

“Siz, bu yazınızda hep olumsuz örnekler vermişsiniz. Bütün bayanlar böyle değil ki!” diye itiraz edenler, kesinlikle haklı bir itiraz yapmış olurlar. Dünyada ki bütün erkekler eşlerine fiziksel şiddet uygulamıyor. Kadınlara uygulanan şiddet konusunda da tüm erkekler “vahşi” değildir.

İşin aslına bakarsanız, yaşanan sorun bir cinsiyet problemi değildir. Bir insanın kedileri tekmelemesi, bir babanın evladını dövmesi, bir komutanın askere dayak atması, bir erkeğin eşini dövmesi, bir kadının erkeğine psikolojik şiddet uygulaması gibi her türlü şiddet, insanlık problemidir. Konuyu sadece kadına uygulanan şiddete indirgemek, sorunu çözmeyecektir.

Şiddeti bir cinsiyet problemi olarak ele almak, feminist veya hümanist bir söylem olarak kulağa hoş gelebilir. Ancak sorunu çözmez. İnsan, insanla olan problemini konuşarak halletme yeteneğine sahiptir. Konuşa konuşa anlaşabilme yeteneğiyle yaratılan insanlar, sorunlarını vuruşa vuruşa halletmeyi tercih ediyorsalar, sorun insanın insana bakışındadır.

Sabır, merhamet ve ikna etmek gibi duyguları besleyecek eğitim modelleri üzerine kafa yormak zorundayız. İnsanı olduğu gibi kabullenmek, her insanın farklı bir mizaca sahip olduğunu anlatmak zorundayız.

Sorunu kökten çözmek için kafa yormayanlar, sadece “kadına şiddete hayır!” sloganı atanlar, samimi olsalar bile, sorunu çözmek için adım atamayacaklardır.

 

Sait ÇAMLICA

www.saitcamlica.com

saitcamlica@gmail.com

 

Okunma Sayısı : 6.223

Yorum yapın

“Erkeğe uygulanan şiddet!” için 2 Yorum

  1. Emine Günel Şenol dedi ki:

    7 yıllık tecrübeyle öğrendim ki aile içi iletişimde en gerekli 3 şey : Sabır, merhamet ve tatlı dil

  2. Atiye Dönmez dedi ki:

    Merhabalar; sizi de radyo da dinlemiştim.Benim kanatimce de kadına uygulanan şiddet derinlerde.. Nasılm mı? İlk önce kadınların annelikleri fazlasıyla istismar edildi.Çalışan kadının yeri anlaşılamadı.Ev kadınlığı ayaklar altına alınarak; psikolojik baskı uygulandı.Kadınlar çalışmak için erkek gibi davranışlar sergilemeye kalktı.Adeta kadınlığını unuttu diye biliriz.. Duracağımız yerler karıştı bence.. Kulanıldığını düşünen bir KADIN her türlü şiddete, başvurarak kendini koruyacağını zannetti..Erkeklerimiz bizim erlerimiz olmaya devam etmeliler.Çok okumalılalar diye düşünüyorum..

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Merhamet en etkili silahtır; kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar. “( LAvigerie)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku