Erkek Çocuk Nasıl Reis Olur?

05 Şubat 2015Kavvam Erkek, Sema Maraşlı4 Yorum »

7_bKavvamlığın önündeki en belirleyici engellerden biri de ailelerdir. Erkek çocukları ailede genel olarak kavvam olmaya uygun yetiştirilmiyor. Erkek yanlış yetiştirildiğinde evinde kavvam* olamıyor. Özellikle:

1-Evde reis olarak babayı değil, anneyi görerek büyüyen, kadın hükmüne alışan erkek çocukları, kendi evliliklerinde de reis olmakta zorlanırlar. Erkek, ailesindeki sistemin yanlış olduğunu fark etmeden evlenmişse eğer, eş olarak da annesine benzeyen otoriter bir kız tercih etmiş olma ihtimali yüksektir.

Evde kadının reis olduğunu görerek büyüyen erkekler, evliliklerinde karısının hükmüne girmeye hazırdırlar, fakat çoğunlukla anneleri buna izin vermez. Otoriter anneler, evlendirdikten sonra da oğulları üzerinde hâlâ hüküm sürmeye devam etmek isterler. Otoritelerini gelinlerine de kabul ettirmeye çalışırlar. Gelin de otoriter çıktığında erkek onu yönetmek isteyen eşi ve annesi arasında kalır. Annesi sürekli oğlunu karısından korkmakla suçlar, oysa ona bir kadından korkmayı kendi öğretmiştir.

2-Ailesi tarafından sorumluluk verilmeden büyütülen erkek çocukları da kavvam olmakta zorlanırlar. Aile oğluna hiçbir iş yaptırmamıştır, sorumluluk vermemiştir. Gak dediğinde su vermişlerdir, guk dediğinde yemek vermişlerdir. Evlatlarından tek bekledikleri okuyup adam olmasıdır. (Sanki okunarak adam olunabiliyor.) “Aman sen yeter ki dersine çalış.” Derler. Bu aileler çok fedakar oldukları ile de övünürler. “Biz evladımıza hiçbir iş yaptırmadık.” derler, sanki iyi bir şeymiş gibi. Almaya alışmış, vermeyi bilmeyen bencil, sorumsuz çocuk yetiştirmişlerdir fakat farkında değildirler. Evde oğullarının hükmü geçer. O ne derse ailesi onu yapmaya çalışır.

Böyle büyüyen erkekler, aynen ailesinde gördüğü gibi karısı sorumlulukları üstlensin; fakat otorite ona kalsın, kendi reis olsun ister. Yöneticilik, efendi- köle sistemi değildir. “Ben emredeyim o yapsın, bana itaat etsin.” olmaz. Yöneticilik sorumluluk makamıdır. Yönetici sorumluluğu üstlendiği için ona itaat gerekir.

Kadın sorumluluğu üzerine aldığında, doğal olarak otoriter davranmaya başlar. Sonuçta yöneticilik sorumluluk makamıdır. Erkek yattığı yerden reis olmaz. Yok böyle bir şey. Ailesinde sorumluluk almadan onları yönetmeye alışmış olan erkek, eşiyle çok problem yaşar, kavvam da olamaz.

3-Annesi tarafından pohpohlanarak, tatlı sözlerle pışpışlanarak nazlı büyütülen erkek çocukları ise reis olmak istemezler çoğunlukla. Annelerinin etrafında fır döndüğü oğullar, işleri annesi tarafından görülen evlatlardır onlar. Erkek nazlı büyütüldüğünde evliliğinde de bütün işleri karısı üstlensin, kendine zahmet olmasın diye bekler. Bir tek para kazanır ve sanki başka sorumlulukları yokmuş gibi davranır. Bütün yükü annesinin yüklenmesine alışan erkek, evlenince de işleri karısı yüklensin ister. Bazen böyle erkeklerin hanımlarından mesajlar geliyor. “Kocam o kadar nazlı ki ben ona hiç nazlanamıyorum.” diye.

Böyle yetişen erkek, otoriter bir kızla evlenmişse, hanımı zaten hemen sorumluluğu alır, kayınvalidesinin rolünü üstlenir. Fakat ailede baba otoritesi gören kızlar sorumluluk almak istemezler fakat o zaman da kocaları tarafından hor görülürler. “Bunları benim annem yapardı, sen bunu da mı yapamıyorsun?” gibi cümlelerle hanımlarını eleştirirler. Bu erkekler yeter ki hanımı her işi üstlensin onun otoritesine girmeye hazırdırlar. Tabii annesi izin verirse karısının otoritesine.

4-Baskıcı baba ile yetişen erkek çocuklarının da kavvam olmaları biraz zordur. Erkek evde otorite olmalı fakat baskıcı değil. Aradaki farkı kavvamlık konusunda yazacağım inşallah. Baskıcı baba ile büyüyen erkeklerin evliliklerinde otorite olmalarına babaları izin vermez. Baba kendi eviymiş gibi oğlunun evine müdahale eder, oğlanın ve gelinin her şeyine karışır: Yediklerine, içtiklerine, oturdukları yere, gittikleri gezmelere… Erkek babasına sormadan ya da babasının onayını almadan bir şey yapamaz. Böyle olunca da kendi evinde reis olamaz.

 

 

Okunma Sayısı : 6.296

Yorum yapın

“Erkek Çocuk Nasıl Reis Olur?” için 4 Yorum

  1. salih özgür diyor ki:

    15 tatilden önce erbaa da bir ortaokulun öğretmenler odasında kitap satıyorum ,her zaman ki gibi bu pazarlama çalışmlarımda erkek ve hanım öğretmenlerinde konuşmlarına düşüncelerini ,sorunlarını ,şikayet ve mutluluklarına şahid oluyorum ,bu reislik konusunda bir ahnım öğretmen 5 yaşındaki oğlunun kendisini aile reisi gördüğünü babasını işi dolaysıyla erkek çocuğunun kendisini model aldığını kız gibi tavır ve davranışlar sergilediğinde şikayet ediyordu .hatta erkek çocuğu demişki ben büyünce gelin olucam demiş . :)

    çocukta daha şimdiden cinsel sapmalar oluşmaya başlamış.

    • esra diyor ki:

      Benim de iki yasinda bi oglum var. Evin her sorumlulugu mecburen bende, cunku adam eve geceden geceye geliyor.bekarken de boyleymis. İckide, eglencede surekli. Ne yaptiysam degismedi, ben boyleyim gezecegim hep kabul etmiyorsan defol diyor. Oglum babasini pek gormuyor uyku saatlerine denk geldigi icin. Dedesinden falan yardim aliyorum hayatimizda bir erkek figuru olsun diye o da sadece izin gunlerinde. Sema hanimin tm taktiklerini uyguladim ise yaramadi:-) dualar zikirler cektim olmadi.

  2. mümine diyor ki:

    peki biz kadinlar böyle erkeklere reisliklerini nasil
    hatirlatacagiz? Ne yapmaliyiz? Benin eşimde bu türler arasinda, kolayina geliyo hüküm altina girmek sanki ama biz kadinlar onlarin bu halinden memnun olmadigimiza göre,onlarda kendilerinden memnun
    degiller bence? Napsakta erkek olduklarini hatirlatsak?

    • Mustafa diyor ki:

      Malesef düzelmesi o kadar kolay değil.
      Bir aydınlanma gerekiyor. Nasıl olacağı meçhul.
      Ama şurası kesin: Bir şeyler yaptırarak olmaz. Zihniyetle alakalıdır bu. Fikir aşılama gerekli. Aslında feminist müslüman kadınların sorunlari neyse bu erkeklerin sorunları da onlara benziyor. İslam’ın getirdiği şeriatın bu hayat için en mükemmel kurallar bütünü olduğuna tam manasıyla iman etmesi gerek. Sonra da şeriatı öğrenmeli. Sözde şeriatçı olmayacak yani. Şeriatçıyım deyip de karma ortamları normal görüyorsa, hele hele karısının öyle ortamlarda çalışmasından rahatsız olmuyorsa şeriatçı değildir o kişi.
      İslam’daki erkek modelinin, kadın modelinin ne olduğunu görmeli.
      Bu konudaki ayetler, hadisler, ilmihaller önemli.
      Sadece Müslümanların sorunu değil tabi ki bu. Hatta işin içine İslam girmeden de “erkek” oldukları hatırlatılabilir ama bizim asıl ölçümüz haram-helal olduğuna göre mecbur İslami hareket edeceğiz. Zaten etmezsek başka sorunlar çıkar. Erkek olduğunu fazlaca hatırlayıp rahat rahat zina eden çapkın bir adama dönüşebilir mesela(gençse eğer). Onun için ölçü şeriat. Bilinçaltına düşünce yerleştirmek gerekiyor dediğim gibi.
      Zihninde cok değişik şeyler olabilir.
      Kadınların o kadar da değerli olmadıklarına inanması gerek. Kadınların nasıl bir erkek istediğini anlaması gerek. Tabi bunun için önce hangi kadınların “daha kadın” olduğunu anlamalı ki onların kavvam erkek istediklerini anlayabilsin. Hangi kadınların daha kadın olduğunu anlamak için kadınların(feministlerin) şeytanlıklarını öğrenmek faydalı olabilir.
      Yani demek istediğim kendisine değer vermesi, potansiyelini görmesi gerek.
      Cinsel tabuların da yıkılması gerek. Cinsel istek duymak=sapıklık=ayıp olarak görülüyorsa büyük sorun var demektir. Tabi bu direkt böyle söylenmez ama bilinçaltında bu şekilde yerleşmiş olabilir. Otoriter anneden yetiştiyse böyle olma ihtimali yüksek.

      Bunları özümsedikten sonra iş uygulamaya gelir. Özgüven sorunları varsa biraz zor ama aşılır Allah’ın izniyle. Herkesin Allah’ın kulu olduğunu; asıl üstünlüğün güçte, yakışıklılıkta, parada, cesarette veya aklıma gelmeyen dünyevi her ne varsa onlarda değil takvada olduğunu kavramak gerekiyor

      Çocuk yetiştirirken cinsiyet fark etmeksizin dindar anne babalar iyi niyetle karşı cinsle yakınlaşmamasını öğütleyebilir(ki bu genelde çocuğum harama girmesin diye değil de namusumuza leke gelmesin veya başımıza bela gelmesin diye yapılır ama neyse) Bunu öğütlemeye çalışırken cinselliği kötü gösterebilir. Ama farkında olunmalıdır ki burdaki asıl sorun cinsel istek duymak değildir. Asıl sorun karma eğitimdir. İlla ki cinsel istek duymak zorunda da değil. Mesela “karşı cinsle arkadaş olmak” diye bir bela var okullarda. Sonu ya zinaya gidiyor ya da cinsiyetsizliğe(evinin erkeği olamayan erkek, feminist kadın) gidiyor.

      Yazdıklarım kendi görüşlerimdir ve etkilendiğim insanların görüşleridir. Her insan farklı olduğundan herkesin sorunu da farklı oluyor. Belki de çözümleri çok başkadır. Doğrusunu Allah bilir.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Tartışmalarda öfkelendiğimiz an, gerçek için değil, kendi hesabımıza çalışmaya başlarız. “  ( T. Carlye)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku