Erkek Düşmanlığı

29 Ocak 2015Kavvam Erkek, Sema Maraşlı8 Yorum »

7_b

Kavvamlığın önündeki engellerden biri de “erkek düşmanlığı.” Bu da feminizmin başarısı. Feministler öldürülen kadınlar üzerinden erkek düşmanlığı yapıyorlar. İnsanın olduğu her yerde her şey olur, sonuçta cinayetlerde oluyor. Kadınlar da öldürülüyor erkekler de. Feministler için erkeklerin ölmesi dert değil.

Aslında kadınların öldürülmesi de değil onların derdi. Onlar sadece kadınlar ailesinden biri tarafından öldürüldüğünde ya da zarar gördüğünde bunu problem olarak görüyorlar. (Feminizm kadar iki yüzlü bir hareket daha yok.) Hemen “Kadın cinayeti” deyip, cinayeti kadının cinsiyetine bağlıyorlar ve erkeklere saldırıyorlar.

“Kadın cinayeti” demelerinin sebebi ise bu kadınların yaşanan bir problemden dolayı değil, sadece cinsiyetlerinden dolayı, yani sırf kadın oldukları için öldürüldükleri söylemelerinden. Öteki türlü “Erkek cinayeti” diye bir kavramımız daha olurdu fakat yok.

Her gün kadın öldürüldüğü gibi erkek de öldürülüyor. Ölen ve öldüren akraba da olsa kimse “erkek cinayeti” demiyor. Çünkü herkes biliyor ki ölen erkek olduğu için değil, bir anlaşmazlıktan, bir husumetten dolayı öldürülüyor. Kadın için de aynı şey geçerli. Öldürülen kadınlar da cinsiyetlerinden dolayı değil, bir anlaşmazlıktan dolayı öldürülüyor. Fakat feministlerin iddiasına göre kadınlar sadece kadın olduğu için öldürülüyor, bir husumetten dolayı değil.

Oysa bizim toplumumuzda kadın, sadece kadın olduğu için öldürülmez. Ancak namus davası yüzünden kadın öldürüldüğünde buna “kadın cinayeti” denilebilir. Çünkü erkek zina yaptığında hoş görülüyor; fakat kadın yaptığında öldürülüyor. Oysa dinimizde zina da kadına ve erkeğe verilen ceza aynıdır. Kadına daha ağır bir ceza verilmemiştir. Namus cinayeti de fazla değil, bazı bölgelerimizde, bazı aşiretlerde devam ediyorsa da gittikçe azalıyor.

Fakat bunun dışında kocası, eski kocası, nişanlısı gibi yakınları tarafından öldürülen kadınlar, cinsiyetlerinden dolayı değil, o kişilerle aralarındaki anlaşmazlıktan dolayı öldürülüyor.

Mesela eski eş cinayeti çok oluyor. Boşanma sırasında karşılıklı kavga, küfür kıyamet, çocuk göstermemek, nafaka davası gibi sebeplerden dolayı kinlenen, öfkesini kontrol edemeyen, gözü dönmüş cinnet geçiren kocalar eski eşlerini öldürüyorlar. Yoksa adam sakin sakin “Bu bir kadın, bu kadın milleti zaten şöyle böyle, gideyim bir kadın öldüreyim” demiyor.

Eski kayınpederini öldüren erkekler de çok. Eğer kayınpeder damatla husumet yaşamışsa adam gidip onu öldürüyor, eski karısını değil. Fakat feministlere göre ölen kadın değilse, bir problem yok.

Feministler deseler ki “Kadın zayıf, kendini koruyamıyor, korunması lazım” tamam haklılar, buna kimsenin itirazı olamaz, fakat onlar ısrarla aynı şeyi söylüyorlar: “Bu kadınlar sırf cinsiyetlerinden dolayı öldürülüyor, bu bir kadın cinayeti” İşte burada kötü niyetleri ortaya çıkıyor.

Feminizm gerçekten iki yüzlü bir hareket. Feministler cinayetlerin sebepleri ile ilgilenmiyorlar. Cinayeti önlemek için olumlu bir adımları da yok. Mesela cinayetlerde alkollü olan erkek sayısı çok fazla, adam kafayı çekince soluğu eski karısının kapısında alıyor. Desek ki alkol yasaklansın, kadın ölümleri azalacak, feministlerin çoğu buna razı olmaz. Çünkü feministler cinayetlerden nemalanıyorlar.

Onların yaptıkları tek şey cinayetleri bahane ederek erkek düşmanlığı yapmak. Pek çok medya kuruluşu da feministlerin destekçisi. Öldürülen kadın haberlerinin içinden özellikle akrabaları tarafından öldürülenlerin haberleri hiç eksik olmuyor hatta bazen birkaç kez veriliyor aynı haberler.

Feministler geçen dönem hükümete baskı yaparak yenilenen aile kanununda güya caydırıcı olsun diye erkeklere basit suçlar da bile (karısına bağırması gibi, kadın kocasına bağırırsa bir problem yok) delil aranmadan ağır cezalar getirildi ve kanunlar kadınlar lehine değiştirildi. Açıkça ayrımcılık yapılıyor ve bunu şirin göstermek için adına “pozitif ayrımcılık” deniyor; oysa ayrımcılığın pozitifi olmaz.

Peki bu ayrımcılığın kadınlara bir faydası oldu mu? Son kanundan ve cezalardan dolayı cinayetler azaldı mı? Hayır. Tam aksi arttı. Feministler bunu görmüyorlar mı? Görüyorlar fakat onların derdi üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Onlar hâlâ cezaların daha da artırılmasından yanalar.

Ayrıca velev ki hadi biz de kabul edelim öldürülen kadınlar sadece kadın oldukları için öldürülüyor olsun. Böyle bile olsa, öfke problemi yaşayan, ruh sağlığı bozuk, alkol problemi olan ya da işsizlik ve aile sorunları yüzünden cinnet geçiren ve karısını öldüren bazı erkeklerin günahını neden bütün erkekler çeksinler? Neden ısrarla bütün erkekler caniymiş gibi gösterilmeye çalışılıyor.

Ayrıca oğluna gelini dövdürten kaynanaların, kocasını aldatan ya da sevgilisine kocasını öldürten kadınların günahı bütün kadınların üstüne kalmıyor. Kadınlar suç işlediğinde bireysel, erkekler suç işlediğinde toptan cezalandırılıyor.

Böylece hem kadınların zihnine erkekler, şiddet yanlısı canavarlar, olarak işleniyor, hem de erkekler, erkek olmaktan dolayı utandırılmaya çalışılıyor. Bir taşla iki kuş.

Ne zaman karı-koca muhabbettinden bahseden bir yazı yazsam, kadın şiddeti varken nasıl muhabbetten bahsettiğime şaşan kızan hanımlardan mesajlar geliyor.

Mesela tesettürlü kızların kurduğu bir blog sayfasında “Yeni Aile Kanunu” başlıklı yazımı eleştiren yazar kızımız, yazımı baştan başa can yakıcı, talihsiz, her anlamda utanç verici bulmuş ve “Her gün eşleri, erkek kardeşleri, babaları tarafından öldürülen onlarca kadının vebali hepimizin üstümüzde iken” nasıl kocalarla muhabbetten bahsedebildiğime şaşmış. İşte buyurun feministlerin başarısı. Bizim kızlarımız, kadınlarımız onlardan daha çok sahip çıkmışlar onların davalarına. Sadece bu genç kızlarımız değil feminizm ile zihni kirlenmiş pek çok kadın, erkekleri düşman ilan etmiş ve düşman ile muhabbetti de doğal olarak mümkün görmüyorlar.

 

 

Okunma Sayısı : 7.210

Yorum yapın

“Erkek Düşmanlığı” için 8 Yorum

  1. Abdullah Bir dedi ki:

    Şimdilerde özellikle muafazakar görünümlü aslında koyu FemiNAZİ kadınları arasında moda YALAN “Ben feministim ama erkek düşmanı değilim”

    Özellikle kendilerini REÇEL uzmanı olarak lanse eden femiNAZİ ler ve benzeri düşüncede olanların bunu ispat etmek adına da yazdıkları yazılarda “merdi kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler (çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söyler başka bir deyişle mert çingene hırsızlığıyla övünür ) misali erkek düşmanı olduklarını itiraf ediyorlarda farkında değiller.

    ÖRNEK-1
    “Sürekli kadın dırdırından bahsedilir. Kadının sessiz, vakarlı, olgun olmasından. Hayır, kızlarınıza bunu empoze etmeyin. Erkin elinden büyüteci alıp, cehennemin dibine atmasını öğretin ona.”

    MEALİ: Feminazi hanım(!) diyorki: Ben istediğim yerde ve zamanda istediğim sekilde ve istediğim kadar konuşurum, dırdır eder erkeklerin kafasını şişiririm ama hanımefendiliğide kimseye bırakmam. Siz annelerde yetiştirdiğiniz kızlarınıza ağır başlı, hanımefendi ve vakur olmalarını değil şirret olmayı öğretin.

    ÖRNEK-2
    “Önümde 13-14 yaşlarında genç bir kız. Üzerinde deri ceket. Altında kot pantolon. Aralarında 45-50 yaş gurubu erkekler olmak üzere adamlar kaldırımda karşılıklı dikiliyorlar. 5-6 tane erkek. Kız önümden yürüyor. O koca koca adamlar göz kaş yaparak kızın poposunu gösterip, fısıldaşıp gülmeye başladılar. Hepsinin gözlerinin içine içine nefretle bakıp, yüksek sesle “Allah belanızı versin!” dedim.”

    MEALİ:Biz femiNAZİ ler siz erkeklerin (dişimize göre olduğuna inandığımız bazılarınızın) ilgisini çekmek, beğeninizi kazanmak ve de gerektiğinde sizi avlamak için tahrik, taciz edici sexi kıyaftler giyeriz ama hedefimiz dışında olan erkeklerin bizlere bakmasından rahatsız oluruz. Hitap ettiğimiz kesim ( zengin, bekar vb özellikde ki erkekler hedefimizdir) haricinde ki erkeklerin tamamı sapıktır.

    ÖRNEK-3:
    “Bir erkek karısını aldatıyorsa muhakkak şuh bir kadın musallat olmuştur…Karşı komşumuzun evine böyle kadın ve akrabaları gelmiş ve kadının evini basmışlardı. Kadın başarıyla tüm mahalleye rezil edildi.”

    MEALİ:Biz yukarıda ki maddede ifade ettiğimiz amacımıza (zengin ve yakışıklı potansiyel sevgili ve koca adayı erkekleri kafeslemek temel amacımızdır) ulaşmak için şuh olabiliriz, bu normal, ama başka bir kadın bunu yaptığında (varlığı ve parası ile ) kölemiz olan veya olma ihtimali olan erkekleri elimizden alma riski nedeniyle o kadınlara dünyayı dar ederiz haberiniz olsun.

    ÖRENEK-4
    “Kadının nasıl oturduğu, nasıl güldüğü, nasıl konuştuğu, nasıl yürüdüğü herşeyi incelenir. Eğer bir ortamda bir kadın kahkaha atarsa herkes kafasını o kadına çevirir. Bir yolculuk esnasında arkada oturan bir bey “siz devamlı güler misiniz,bir de başörtülüsünüz!” demişti.Bir kadın iki kelam etse onun söylediği herşeyi hafif(!)leştirmenin yolunu bulmuşsunuz.Ama biz Demokles’in kılıcı gibi başınızda durup, o hasarlı zihinlerinizi ütülemeye devam edeceğiz!”

    MEALİ: Bizim başımızda başörtüsü sizi aldatmasın. Bizlerin erkek düşmanlığı ve istediğimiz yerde istediğimiz gibi davranma konusunda başörtüsüz diğer FemiNAZİ kadınlardan daha aşağı kaldığımız anlamına gelmez. Biz gerektiğinde onlardan daha saldırgan, erkek düşmanı ve şirret olduğumuzu göstermekten çekinmeyiz. Bu tür davranışlarımızdan ötürü sakın bizi ikaz etmeye kalkmayın, aksi taktirde fiyakanızı bozar, karizmanızı çizeriz… Ayagınızı denk alın….

    Son zamanlarda yaşanan ve bir kısım medya tarafından bilinçli bir sekilde göz önünde tutulmaya çalışılan bir kaç fevri şiddet ve cinayet olayı nedeniyle haddinden fazla güçlenen ve bu güçten aldıkları cesaret ile tüm erkeklere (bu erkeklerin içerisinde masum erkekler daha fazla) savaş ilan eden saldırgan FEMİNAZİ kadınlarına karşı yapacak tek bir şey kalıyor…

    DUA…

    “ALLAH’ım ŞEYTANIN VE DIŞ GÖRÜNÜŞÜ MÜSLÜMAN OLDUĞU HALDE RUHUYLA SEYTANA DOST OLAN KADINLARIN SERRİNDEN SANA SIĞINIRIM. SEN BENİ, BENDEN OLANLARI ve DİĞER MAZLUM MÜSLÜMAN ERKEKLERİ BU KADINLARIN ve BUNLARIN ASKERİ OLAN DİĞER TÜM İNSANLARIN SERRİNDEN, ZULMÜNDEN ve İFTİRASINDAN EMİN ve MUAFAZA EYLE (Amin)..”

    • hasret dedi ki:

      O söylediginiz kişilerin yazilarina denk gelmiştim..o reçelde okuduklarıma inanamamıştım..bir kadın olarak çok üzülmüştüm..Allah ıslah etsin ..ne diyelim..

  2. nesrin dedi ki:

    Şimdiki erkeklerin ne kadar acınacak halde olduklarını görmek için ben bilmem eşim bilir yarışmasını seyretsinler…kocalarını aşağılayıcı,küçük düşürücü konuşmalar…sırf neler oluyor diye çok nadir baktığım bir program…

  3. nesrin dedi ki:

    Sema Hanım…Gündemdeki konulara değiniyorsunuz..Allah Razı Olsun..Bu eski eş cinayeti haberleri çoğaldı…Kadınlar erkeklere kafa tutuyor…sabır yok..İyileştirme gayreti yok..(bu kabiliyet kadında var)Vee erkek çaresiz…bir yanda namusu,çocuğu gitmiş..yok..geri gelmiyor(çoğu da maddi bolluk yok diye)sevgi yok kadında, hakaret var….
    Erkek,cinnet geçiriyor..karısı dahilinde yanında kim varsa öldürüyor…

    Bizim akrabamız…sırf, koca iş kazası geçirdi ve daha sonra bir işte tutunamadı diye bıraktı…halbuki babası bakıyor kızın…
    Kadınlar,erkeğin şerefi haysiyeti ile oynamasınlar..sonuç..acı oluyor..

  4. sevda dedi ki:

    Bu konuda çözüm önerileriniz neler?
    Açıkçası ben bunun hemen çözüleceğini düşünmüyorum. Tabi öncelikle ümitvar olmalıyız.Çocuklarımıza kadın ve erkeğin biyolojik ve duygusal yapılarının farklı olduğunu anlatmalı,onları küçük yaştan itibaren cinsiyetinin farkında bireyler olarak yetiştirmeliyiz.
    Ailede babayı ilgisiz,gereksiz,kaba,bencil,anlayışsız gibi sıfatlarla anmamalı,onun saygın bir yerinin olmasına hanım olarak destek olmalıyız.Erkek evladımızın ailesini ve ilerdeki eşini sahiplenebilmesi için, emanet konusunda farkındalık oluşturmalıyız. Sabır ve şefkat konularında Efendimiz sav ve diğer büyüklerin davranışlarını örnek göstermeliyiz.Bu konuda sürekli kendimizi geliştirmeli,gayreti elden bırakmamalıyız.
    Şiddet öyle yaygınlaştı ki..Güçlü olan,zayıfa şiddet gösteriyor.Kadınlar olarak manen güçlü olmalı,nesilleri doğurma ve yetiştirme vazifemizi unutmamalıyız.
    Her kadın,isterse ne yapar eder, kocasının, çocuğunun, kayınvalidesinin,…herkesin gönlünde baş köşeye oturur. Yeter ki kafaya koysun. (Herkesin kalbine giden bir yol mutlaka vardır.) Şiddeti bitirecek olan, yine kadındır. Saygısı, sevgisi, inceliği ,hanımefendiliği,kurnazlığı,sezgileri,iletişim becerisi ve aynı zamanda vakarı ile.
    Aile bozulursa toplum bozulur.
    Kadın bozulursa aile bozulur.
    ilimden, hayadan, iffetten, erkeğine itaatten, kadınlık hislerinden, nesli ıslah ve ihya gayretinden yoksun kalırsa kadın bozulur.

  5. gulpembe dedi ki:

    kadina siddet neden gundemdedir.cunku erkek erkege,kadin-kadina guc kullansa bu dikkat cekmez.fakat erkek kadina,kadin cocuga,cocuk hayvana eziyet ederse burada guc dengesi olmadigindan zulum vardir.zulme sessiz kalan ancak dilsiz seytandir.

    cinayetlerin bir kismi cinayet tesebbusuyle isleniyor,ama buyuk kismida dayak sonrasi gerceklesiyor.yani siddet kullanan birey hizini alamadiginda ekmek bicagina sariliyor.esas onlem siddete karsi alinmali,siddet hosgorulmemeli.birtokatta ne var diyenler,o tokatla beyin felci gecirip olen insanin sorumlulugunu ustlenebilecekler mi?erkegin fitrati,hormonu boyle calisiyormus,peki insanlar birer hormon poseti midir?hayvanlar gibi icgudulerimizle mi yasiyoruz?insani diger canlilardan farkli kilan IRADE dir.irademiz kadar insaniz.

    siddet uygulayan falan sebeplerden tahrik edildi,karsisindakinin de sucu var demek ,siddeti daha fazla sirinlestirmekten baska ise yaramaz.”ilk vuran sucludur.o kadar!”

    burada bir cocuk arkadasina tokat atsa ne olur soyliyim,cocuk mudure gider,mudur okul psikologunu cagirir,psikolog coucgu bu davranisa iten seyleri bulmaya calisir,cocugun ailede siddet gordugunden suphelenirse aileyi cagirir,aile ve cocuk ayri odalarda sorulara tabi
    tutulur.siddet varsa,cocuk belli sure zorunlu psikiatrik yardim alir,aile takibe alinir,durumda iyilesme olmazsa devlet cocugu ailenin elinden alabilir. ne kadar kotu(!) degil mi,bir cocuk en iyi ailesinin yaninda guvendedir oysa(!)evet cocuk ailesinin hakkidir ama devletin coccukda olsa vatandasini siddete karsi koruma gorevi vardir,tedbir almalidir.

    buradan kadin cinayetlerine gelirsek,yuzde 70 koca/sevgili tarafinda oldurulmus,olenlerin yuzde 60 i tehdit altindayken,devlet korumasindayken oluyor.gorulen o ki,devlet kadini koruyamiyor,feministlerin burada haklilik payi var.

    toplum devletten de beter:dayaktan komaya giren bir kadin kocasiyla baristirilmaya calisiliyor.anketlere gore erkeklerin degil, kadinlarin buyuk bir kismi “hakederse bir kadinin dayak yiyebilecegini”dusunuyor.soyleyecek fazla bise yok..

    • hakan dedi ki:

      Yazdiklarin baştan sona carpitmadir.
      1. paragraf: dikkat çekmekten kastın komşu teyzenin ayiplamasi mi (yavrum bırak o kediyi bakayım) yoksa bir bakanın namus ehli erkeğe e – kelepçe takması mı?
      2. paragraf. Dediğin cinayetlerde hiçbir kocanın sonradan dile getiremeyecegi itiraflar vardır. Kendinden düşün öldürecek kadar nefret ettiğin bir insan için ömrünü heder eder misin? Bu kocalar neden ömürlerini bu kadar nefret ettikleri kişilerin yolunda maf ediyorlar? Bunu -anne- anlamaz fakat evlada bırakılan namuslu bir ailenin adı o kadının ahlaksız aşkından çok daha kiymetlidir. Anneler anlamaz, namuslu kadınlar hissettiklerinden kocalarına hak verirler. Bır çok defada kadın dayak yerken öbür erkeğin vasıflarını anlatır, çocukları da alıp o namussuzla yaşayacağını söyler. Şimdi bu dediklerimi senaryo diye hafife alma. Çünkü bir erkeğin karısını döverken aşka gelip ekmek bıçağı ile dilimledigini, boylece tatmin olduğunu iddia eden sensin.(senaryonun feristagidir)..

      Kadın hakları diye araştırınca hangi maddeleri görüyoruz? Cevap hiç! Böyle bilinen haklar yok. Kadın hakkı denilen şey mesela kimseden çekinmeden istediği erkekle konuşabilmek, bekaretini kaybetmiş olmasına ne babasının ne de yeni kocasının “off” bile dememesi, kardeşlerinin namus konusunda nasihat vermemesi… İşte hiçbir yerde yazmayan kadın hakları bunlar. Bunun gibi bir mesele sebebiyle “yuvamdaki çocuğun nesebi acep nicedir” diye dara düşen baba karısına
      karısının namussuzlugu nispetinde tepki gösterse haksız mıdır? Kadın hakları diyenlerin tek derdi bu olup özgürlükten kast ettikleri isteyen isteyenle yatsın buna koca dahil kimse karışmasın seysidir.
      3. paragraf. Dediğinde haklılık payı var. İlk vuran suçludur. kadınların kocalarına nasıl ve neyle vurabileceklerini ben daha fazla anlatmayacagim.
      4. Paragraf. Devlet vatandaşını medyadaki siddetten, devlet dairelerindeki siddetten, kız öğrencilerine ev açan müdürlerin siddetinden, hastayi doktorun, hekimi ise haatanin siddetinden, polisi vatandasin, vatandasi polisin, askerin birbirine karşı. …. güzel koruduğu gibi bunu da hemencecik korumalıdır. Neticede niye vergi veriyoruz dimi.
      5. Paragraf.devlet kadını koruyamiyor feministler haklı demissin. Peki çatışmada öldürülen erleri geçtim devlet yıllarca yetiştirdiği rütbeli subayların catismada olmesine izin verdigiicin mi zayiat oluyor? Kadini koruyamiyor ne saçma bir laf. Art niyetli olmasan derdin ki cinayeti kafasına koyan kişi bir şekilde işliyor. Malesef bu durum korunan kişi erkek bir şahit, savcı, bürokrat, vs olsa bile bazen meydana gelebilyor.
      Bu kadar ciddiye aldigima da üzüldüm şimdi.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Çocuklar ana- balarının kötü örnekleriyle bozulmaya devam ettikçe yeni bir dünya kurulamaz.” (A. Carrel)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku