Erkekler mi Yapmıyor Kadınlar mı Bırakmıyor?

31 Ağustos 2012Sema Maraşlı206 Yorum »

Geçenlerde notere gitmiştim; ben beklerken sırası gelen elli yaşlarında bir karı koca işlem yapan memurun yanına gittiler. Kadın yanında ayakta duran kocasını az ilerdeki koltuğu doğru iteledi ve adamın iki omzuna hızla bastırarak kocasını oradaki koltuğa zınk diye oturttu. “Sen otur Ahmedim, ben hallederim.” dedi. (İri yarı kemikli bir kadındı, gerçi kocası da onun boylarındaydı fakat gücü yetti.) Adam biraz şaşırsa da oturduğu yerden kalkmadı.

Sonra kadın elindeki evrakları memura gösterdi, işlemleri yaptırdı en son adamın imza atmasına gelince kocası imzayı attı. Şimdi bu kadına sorsan büyük ihtimal kocasını sümsük ve beceriksiz buluyordur.

Kadınlara bakarsanız erkekler sorumsuz ve tembel. Her şeye kadın yetişmek zorunda kalıyor. Sorumsuz ve tembel erkekler elbette var; genellikle anneciği tarafından el bebek gül bebek yetiştirilmiş, evlenene kadar bir tek fatura yatırmamış, mutfak alışverişi yapmamış, o bilmez o anlamaz denildiği için tembelliğe alışmış.

Fakat bütün erkekler de böyle yetişmiyor tabii ki. Sorumluluk alarak büyüyen erkeklerin karısı da şikayetçi kocasının sorumsuzluğundan. Karısına bakarsanız kocası annesinin her işine koşuyor ama kendi evinde bütün yükü karısına bırakıyor. Neden? Karısı bir türlü bir şey beğenmediği için olabilir mi?

Bir kadınla konuştuk geçenlerde; ciddi bir hastalığı varmış, her gün bir merhemin sırtına ovularak sürülmesi gerekiyormuş. “Eşim yapmıyor.” dedi nemli gözlerle. Feminist zamanlarımda olsaydım “Kaba, vicdansız, duygusuz herif…” diye söylenirdim. “Hiç mi yapmıyor? diye sordum. “Eskiden yapıyordu fakat şimdilerde hiç yapmıyor.” dedi. “Neden acaba? Yaptığı masajları beğenmiyor muydunuz? ” dedim. “Evet hiç güzel yapamıyordu, ‘Olmuyor, annem ve kız kardeşlerim çok güzel yapıyorlar onlar gibi yap’ diye kaç kez tarif ettim ama tümden yapmayı bıraktı.” dedi. “Keşke olmuyor, yapamıyorsun demek yerine ‘Ellerine sağlık canım, şu tarafı güzel ovdun, şu tarafa biraz daha merhem sürüp o güçlü ellerinle omzumu incitmeden biraz daha ovabilir misin?’ gibi onu teşvik edici cümleler kursaydınız büyük ihtimalle size her gün seve seve masaj yapacaktı.’ dedim.

Siz eşinizin yaptığı işi beğenmeyip, eleştirir, aşağılarsanız nasıl olur da onun o işi hevesle yapmasını bekleyebilirsiniz?

Kocasının mutfak alışverişi yapmadığından şikayetçi hanımlar var. Neden erkekler evi için alışverişi yapmayı sevmiyorlar? “Domates ölmüş ağlayanı yok, bu benim kullandığım deterjan değil, bu pirinç baldo değil, limonlar kuru çıktı, eti yağlı almışsın… gibi şeyler söylediğiniz için kocanız evinizin ihtiyaçlarını almaktan kaçıyor olabilir mi?

Aldıklarını beğenmiyorsanız bile belli etmeyin ki alma hevesleri kaçmasın, o domateste öyle olsun, bu kez de bu deterjanı kullanın, bırakın ortalık biraz dağılsın. Alışverişe devam ederse o da öğrenir merak etmeyin. Bir süre müdahale edip söylenmeyin yeter. Bir de aldıklarına kötü kötü bakmayın, yüzünüzü asmayın, olumsuz mesaj vermeyin.

Hanımlar genelde erkeklerin mutfakta yardımcı olmadığından şikayetçidirler fakat çoğu kocasını mutfaktan kendisi kaçırmıştır. “Bir salata yaptın her tarafı dağıttın, çorbanın suyunu fazla koymuşsun, aman aman senin yardımın eksik olsun, ben yaparım.” deyip sonra da şikayet etmenin bir mantığı yok. O bir erkek bir kadın kadar temiz ve titiz olmasını beklememek gerek.

Çocuğu babasına güvenmeyen kadınlar var. Adam çocuğu ile markete gidecek kadın on kez tembihliyor, çocuğa dikkat et. Parka götürecek yine yüz adet tembih. Sallarken yavaş salla, terlerse üzerini değiştir, acıkırsa bir şey al yedir…Ya bu adam geri zekalı değilse, çocuğunda dilsiz değilse senin bunları söylemene gerek yok. Çocuk hızlı sallandığında korktuğunu, midesi alarm verdiğinde de acıktığını babasına söyleyecektir. Kadın bu kadar tembih ettiğinde erkeğin çocukla ilgilenme isteği de azalır. Birazcık güven, rahat ol, o onun da çocuğu.

Teşvik ve takdir kadınlar için de kıymetlidir fakat erkekler için arabanın benzini gibidir, nasıl benzin olmadan araba gitmiyorsa erkekler de yaptıkları iş takdir edilmiyorsa yapmayı hemen bırakırlar. Kadınlar takdir olmasa da yapması gerekenleri yaparlar fakat erkekler genellikle bırakırlar. Kimin ne dediğini de pek umursamazlar.

Kadınlar için iltifat önemlidir, erkek için yaptığı işin takdir edilmesi daha önemlidir.

Bir kadın kocasına “çok yakışıklısın” derse mi yoksa “çok iyi bir kocasın” derse mi erkek daha mutlu olur? Kadın ise çok becerikli bir kadın olduğunu duymaktan ziyade, güzel olduğunu, kocası tarafından beğenildiğini, o elbisenin ona ne kadar çok yakıştığını, güzel gülümsediğini, gözlerinin renginin ne kadar güzel olduğunu falan duymak daha çok mutlu eder. Tabii ki kadınlar da yaptıkları işlerin takdir edilmesini beklerler o ayrı fakat tercih konusunda kendilerine yapılacak bir iltifatı, yaptıkları işe yapılacak takdire tercih ederler.

Bu yüzdendir ki erkekler hanımlarına iltifatı bolca yapsınlar, kadınlar da eşlerini çokça takdir etmeyi unutmasınlar. Takdir yerine eleştiri yapan hanımlar da boş yere kocalarının sorumsuzluğundan, yardım etmeyişinden şikayet etmesinler.  Daha rahat olmayı ve takdir etmeyi denesinler.

                www.cocukaile.net

Okunma Sayısı : 1.616

“Erkekler mi Yapmıyor Kadınlar mı Bırakmıyor?” için 206 Yorum

  1. seymen diyor ki:

    “ERKEKLER İYİ İŞİTEMEZ
    Kadınların, erkeklerin kendilerini dinlememesinden yakındığını kaydeden Dr. Karaismailoğlu, erkeklerin beyin yapısının işitmeye müsait olmadığını belirtti.

    Bunun nedeninin beynin sol yarım küresi olduğunu dile getiren Dr. Karaismailoğlu, “Sol yarım küre kadınlarda daha erken gelişiyor. Bu yüzden de fazla detaycı oluyorlar. Erkeğin sol küresinin gelişimi geciktiği için kadınlara oranla konuşma, işitme ve muhakeme sorunu yaşıyorlar. Erkekler bir şey yaparken kadınları duymamasının tek nedeni bu.

    Televizyon izlerken bir şey söylediğinizde erkeğin kafa salladığına bakmayın. O bir reflekstir. Mesela erkeğe süt almasını söyleyecekseniz, karşısına geçip kafasını tutun. Kulaklarını kapamamaya dikkat et. Mümkünse çok açık bir şey giymeyin. Sonra da ’Mahmut akşam eve gelirken süt al’ demeniz yeterli. En fazla 5 saniyenizi alır” diye konuştu.”

    ” KADINLAR ERKEKLERDEN ÇOK KONUŞMAZ

    Dr. Karaismailoğlu, kadınların erkeklerden çok daha fazla konuştuğu şeklinde yanlış bir algının olduğunu belirtti. Dr. Karaismailoğlu, “Aradaki fark aslında söylendiği gibi fazla değil.

    Kadınlar günde ortalama olarak 16 bin 215 kelime kullanırken, erkeklerde bu sayı 15 bin 669 olarak tespit edildi. Buna rağmen erkeklerin az konuştuğunu düşünenlere onların pazar günkü futbol yorum propramlarını izlemesini öneriyorum” diye konuştu. ”

    • fatma diyor ki:

      Aaaahhh ah hele birde kulakları ağır işitiyorsa sormayın gitsin.tamamen kendi halinde,anne babaya dayanmış bir sırt,çalışan bi eş ve karşınızdaaa,Ey Ruh Hoşgeldin. Ya sonra; çoluk.çocuk,ev,eş hak getire……………Ben se çıldırmaya az kaldı doktorum nerde.Buyrun çıkın çıkabilirseniz işin içinden.

  2. seymen diyor ki:

    ” Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler) Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz. ”
    (Nur Süresi 31)

  3. dilruba diyor ki:

    Değerli Sema Hanım
    sizin bahsettiğinizin tam tersi olarak bazı erkekler de kadınların yaptıklarını sürekli eleştirerek,beğenmeyerek kadının kendini geliştirmesinin önüne geçiyorlar.Ya da kadın artık eleştirile eleştirile yaptığı hizmeti de üstünkörü yapar hale gelebiliyor.Bİraz takdir etse erkek, kadın saçını süpürge edecek zaten.Ben bunun örneğini çok yakınımdan biliyorum.Yeni yeni evliliğe adapte olmaya çalışan,işlerini ,düzenini yeni oturtmaya çalışan üsütne üstlük bir de çocuğuyla yakından ilgilenmeye onu yetiştirmeye gayret eden bir bayana eşi sürekli eksiklerini, kusurlarını ufak tefek çamaşır, bulaşık, ütü hatalarını hatırlatıp ‘bunu böyle yapma şunu şöyle yapma.çamaşırları böyle asma,şöyle kurutma’ deyip durdukça kadın neyi nasıl yapacağını şaşırıyor,afallıyor yaptığını da unutuyor,yapacağını da.Bundan sonra elini ayağına dolaştırıyor işler iyice sarpa sarıyor.Ayrıca bu
    Bence kadınların ev işlerine de erkekler fazla burnunu sokmamalı,kadının yaptığına razı olmalı ara da sırada da olsa takdir -teşekkür etmeli(tabi yemeğini yapıyor,çamaşırını yıkayıp,ütüsünü de yapıyorsa ve kocasını işe paspal göndermiyorsa)

    • zuhal diyor ki:

      aynen size katılıyorum evdeki he rşeye karışan erkek hele hele ev işindende anlamaz çoğu erkeklerin anlamadıkları şeylerde konuşmaları yanlış olur yani sonuçta kadın bunları yapmak zorundada değildir.Bunu her zaman diyorum ev işi yapmak farz değil vaciptir.Bu farz mış gibi niye yapılmıyor diyen fakat iyi kötü yapıldığında allah razı olsun demeyen erkek ancak cahilliğini gösteriyor bana göre …

      • ahmed diyor ki:

        Hanımlar şunu iyi bilsin kocalarının meşru emirlerine gönülden itaatle mükellefler. Kocasının rızasını almayan kadının işi zor.

    • Feyza diyor ki:

      Anlattiginiz durumu bende yasadim. Ve en sonunda evi terk ettim. Inanin cok zor bir durum rabbim yardimcimiz olsun

  4. Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

    Zuhal hanım kusura bakmayın ama galiba her şeyi okuyorsunuz ve bir bütünlük sağlamadan rastgele herşeyi yazıyorsunuz yada herşeye cevap verecem diye olur olmaz şeyler yazıyorsunuz konuları birbirine karıştırıyorsunuz bende sizin yorumlarınızı bazen hayretler içinde okuyorum..

    1-biz kadın mecbur kalmadıkça çalışmasın dedik okumasın cahil kalsın demedik ama gidipte üniversiteleri ilim kapısı olrakta görmesin zira ilmin “İ” si orda öğretilmiyor dedik..

    2-bir kadın tabiki okuyacak kendini geliştirecek sohbet meclislerinde medreselerde ilmine güvendiği hoca hanımların yanında sonra kendi imkanlarıyla alacağı kitaplar,dergilerle internet üzeri araştırmalarıyla bir ilim deposu oluşturacak kendine bu illa okulda olacak diye bir kaiedede yoktur nice diplomasız kendini geliştiren bacılarımız var diplomalıları ikiye üçe katlarlar…

    3-bir kadın için farz olan ilim dini ilimlerdir bir kadına kimyaymış,fizikmiş,vb..ilimler gerekli değildir farzda değildir…hatta kadın kendine farz olan ilmi bırakıp bu gibi ilimlerle ugraşması vakit israfıdır..kadın için öncelikli ilim namazı abdesti kendi özel halleri ile ilgili muamelat çerçevesinde olan fıkhi bilgiler sonrada aile saadeti için kocasıyla nasıl geçineceğine dair bilgiler çocuğunu nasıl yetiştireceğine dair bilgilerdir..bir kadın kocasına nasıl muamele edeceği bilgisini öğrenmemişse çocuğunu nasıl terbiye edeceği bilgisene vakıf değilse o kadın astronot olsa ne yazar…ayrıca dünyevi ilimler kısmına gien bu ilimler alimlerce farz-ı kifaye olarak adlandırılırlar yani birkaç müslüman bu ilimleri tahsil etmişse geri kalan müslümanlardan bu yük kalkar ve o müslümanlarında özellikle bu tür ilimlerde erkek olması genel tercihtir…

    4-kadın için çalışacak ortam çok nadir bulunur dedik ama birkaç kadın bir araya gelip sadece kadınların çalışacağı iç çamaşırı dükkanı gibi bir yerde açabilir hatta elzemdir bu zamanda çünkü bazı yerlerde kadın iç çamaşırı erkeklerce satılıyor…ama bu işi yapan kadınlarında yine ailelerini ihmal etmemek tesettüre dikkat etmek kocanın rızasını almak ve en önemlisi gerçektende çalışmaya ihtiyacı olması gerekir…

    5-burda link veren Gülbeyaz hanıma hitabende şunu söyliyeyim verdiğiniz linkteki yazar müctehidde değil müceddidde değil sonuçta rivayetleri toplamış kendince bir yorumda bulunmuş bende toplarım rivayetleri bende kendimce yorumda bulunabilirim hatta iddia ederim benim rivayetlerim daha fazla olur kadının çalışmaması yönünde yada mecbur kalmadıkça çalışmaması yönünde…bana göre son müceddid Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleridir…onun kadınlar hakkındaki görüşleri genel ehl-i sünnet alimlerine muvaffıktır…mesela en barizi şudur” “Mim”siz medeniyet, tâife-i nisâyı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metâı yapmış. Şer’-i İslâm onları Rahmeten dâvet eder eski yuvalarına. Hürmetleri orada; rahatları evlerde, hayat-ı âilede. Temizlik zînetleri;Haşmetleri hüsn-ü hulk, lûtuf ve cemâli ismet, hüsn-ü kemâli şefkat, eğlencesi evlâdı. Bunca esbâb-ı ifsad, demir sebat kararı Lâzımdır, tâ dayansın. Bir meclis-i ihvânda güzel karı girdikçe, riyâ ile rekabet, hased ile hodgâmlık debretir damarları.Yatmış olan hevesât birden bire uyanır.
    Tâife-i nisâda serbestî inkişafı, sebep olmuş beşerde ahlâk-ı seyyienin birden bire inkişafı.
    Şu medenî beşerin hırçınlaşmış ruhunda, şu sûretler denilen küçük cenazelerin, mütebessim meyyitlerin rolleri pek azîmdir; Hem müthiştir tesiri.
    Memnu’ heykel, sûretler, ya zulm-ü mütehaccir, ya mütecessid riyâ, ya müncemid hevestir. Ya tılsımdır; celb eder o habîs ervâhları”. (Sözler, Lemeât)

    Not: ayrıca siz kadınların çalışmasını savunanlara başından beri anlatmaya çalıştığım şeyleri daha iyi anlamanız için bir link veriyorum ordan bakın ne dediğimi anlayacaksınız..
    İşte link: http://www.ummetiz.biz/index.php?topic=12216.0;wap2

    Not-2:Özellikle Hz.Şuayb’ın kızları hakkındaki değerlendirme çok mühim..

    • Gulbeyaz diyor ki:

      Verdiginiz link kadinlara degil erkeklere sesleniyo zaten,burdaki herkes erkegin gereken sorumlulugunu tam olarak yuklenip haniminin gecimine kefil olsun,onu disari ekmek kazanmaya gonderip zor durumda burakmasin diyor.burda bi problem yok.
      Kadinin ser’i calisma sartlari konusunda da herkes hemfikir(tesetturlu olarak ancak asgari olarak erkeklerle muhatap olabilecegi islere yonelmesi,bu konuda elinden geleni yapmasi.

      Sunu soylemek istiyorum,kadin nafaka kazanmak zorunda degildir,ama kazanmak isterse (zengin olmak hakki oldugu gibi,bir beceri/ilmi varsa bunla istigal etmekte serbest old.gibi,emribilmaruf nehyi anil munker gorevini o sekilde yapmak isteyeblcgi Gibi)yukarida Bahsedilen cerceve dairesinde bunu yapmasina haram denebilecek seri bir delil yoktur.ben bunu cemaatle namaza benzetyrm,kadinin evinde kildigi namaz daha faziletlidir.ama cemaate.camiye,bayram/cenaze bamazlarinda bulunmasi haram da degildir.peygamber yasaklamamistr.(sav)

      • Gulbeyaz diyor ki:

        Karistirilan mesele su:mecbur olmamak ve isterse yapabilmek.kadin farzi kifaye dediginiz ilimlerle istigal etmek zorunda degil(peki neden,yaratici kadina aciyip fitratini bildiginden ek olarak toplumsal farzlardan onu muaf tuttugu icin)AMA ogrenip istigal etmek isterse ,yapmsina bir mani de yok.sen kadin old.icin ilgi ve yeteneklerini oldurmelisin denemez kimseye,diyecek olan varsada Allah askina bu Benim anlayisindir desin,islamdir demesin

      • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

        Kardeşim bakın bu zaman Ahir zamandır artık dünyanın son final zamanıdır..dolayısıyla bu zamanın fitnesinden emin olmak korunmak herkes için elzemdir..bir kadın niye mecbur kalmadıkça çalışmamalı diyoruz çünkü bu zamanın fitnesinden emin olamıyoruz yani her türlü olay günbegün yaşanıyor hepimizde şahit oluyoruz..bu kadar aldatmalar,boşanmalar hep karma eğitim ve karma iş ortamlarından dolayıda değilmidir…

        Yani bir kadın mecbur kalmadığı müddetçe neden kendini fitne ortamına zengin olmak için atsınki? neden bunun için çocuklarını anne şefkatinden mahrum bıraksın ki? Senin ihtiyaçlarını rabbin seni düşünüpte kocana yüklemişken sen neden ben illa kariyer yapacam ayaklarım üstünde duracam kocaya minnet etmeyecem diye sokağa çıkasın ki? Ben buna bir anlam veremiyorum..bakın kadınların sosyal hayatıyla ilgili sürekli Hz.Aişe,HZ.Zeynep validelerimiz birde birkaç sahabe hanım örnek verilmekte,iyide kardeşim o dönem Asr-ı Saadetken bu dönem Ahir Zaman ne kadınlarımız o zamanın sahabe hanımları gibi dışarı çıkarken tesettürlerine vakarlarına duruşlarına erkeklerle olan ilişkilerine dikkat etmekteler nede erkeklerimiz birer sahabe profili arzetmekteler…lütfen yaşadığımız devride göz önüne alalım..bugün dışarıya ekmek almaya gidip gelmeyen,kaçırılan veya kendi isteğiyle kaçan nice kızlar var..

        Tüm bunlar göz önüne alıp incelendiğinde varılacak sonuç şudur:” kadının çalışması asli değildir arızidir zaruretlere binaendir” esasen “kadının yeride evidir”..

        Not:ayrıca kadının çalışmasını direkt yasaklayan bir nass delil bulamayabilirsiniz ama dolaylı yönden kadının çalışmasının da zaruretler icabı olduğu gösteren bir çok delil bulabilirsiniz en basiti yazıdaki hz.Şuaybın kızları örneğidiri..ayrıca kadının çalışmasını yasaklayan direkt bir nass olmadığın gibi kadının çalışmasını teşvik edici bir nassta yoktur sizde bana teşvik edici bir nass bulun bende size pes diyeyim..vesselam…

        • zuhal diyor ki:

          Bana göre bir kadının yada erkeğin beraber cinsellik yaşaması yada bir yere kadar yaşaması arasında günah yönünden bir fark yoktur.Ama benim bildiğim çok dindar bir hanfendi kendi oğulları bu şekilde evlendiğinde bana dediği laf şuydu .Ama oğlumla gelinim birbirlerini sevdiler.Yani insanlar birbibirini sevince zina mubahmı oluyor.Ama başkası yapsa günah zina oluyor.Bana göre çok ciddi olan bir mesele erkekler için öyle değil.Sonrada eve bu kadını getirsinler bende ellerini öpeyim yenge vs diye.Suratına tükürmek lazım ya onların ama o zaman ben kötü olacağım için ben bu zihniyete ölsem asla güvenmem.Ondan sonrada diyorsunuz insanlar niye iki yüzlü işte bundan iki yüzlü .Sizler doğru olmadığınız için.Beni bir zinakarla aynı kefeye koyup aynı evde yaşamaya zorlayan erkek abimde olsa güvenmem babamda olsa güvenmem.O yüzden bence erkekler önce hareketlerine dikkat etmeli.Önce güven naasıl kazanılır onu bilsinler .Kadınlarla çıkmak marifet değil marifet olan onca kadın arasından namusuyla çıkıp zina yapmadan evlenmek.Sen kucağında sevgilinle otur sonra bana dinden namustan bahset olmaz öyle şey .Burda söylediklerim çoğunluğa göre olduğu için tabiki kadınlarda erkeğe güvenmez .

          Sokaktan 40 tane kadınla çıkmış yada kişiliğini eline alamamış hala baba emri altında yaşayan erkek benle evlenmek istese ben aşk düşünemem bu erkek için çünkü benle evlenmesinin sebebi belli ya param vardır yada mevkim yani aksi bunlar olmasa neden evlensin sokakta kadın çok..Nasılsa evlenince hepsi arlanıyor..Yani kadınlarla kafanızı yoracağınıza bence önce kendinizi kurtarın.KADınlar erkeklerle bu kadar kafayı yormuyor yormakda istemiyor.Ben koca merkezlibir hayat istemiyorum kendi adıma önce allah merkezli sonra kendim sonra koca ben olmazsam kocaya hiç faydam olmaz .Kendine faydası olmayanın yanındakine ne faydası olsun.O yüzden Allahın kadına yüklediği farz olan sorumluluklar belli onun dışında fazla beklenti içinde olmaları kendilerini mutsuz yapar.Bu kadınların her doğum evlilik yıldönümlerinde kutlama beklemesi gibi bişey Bu beklentilerde olup bulamayınca kocam sevmiyor demek yanlış.Aynısı erkekler içinde geçerli.

        • zuhal diyor ki:

          kadın çalışmayınca sizce fitneler ortadan kalkıyormu?Ben ev kadını olup sapıtmış,zina ile evlenen , karı kız satan kadınlarda duydumda gördümde onlar ne oluyor.?Yada evin içinden bulmadığı sevgili kalmamış zinanın alasını yapan bayanlar… Kadın vardır ordudan geçer kimse duymaz kadın vardır evde hapsedersiniz her haltı yer.Bunun en çirkin örneklerinide biz hastanelerde babalık testlerinde duyuyoruzda kimsenin sesi çıkmıyor.Sizin söyledikleriniz sadece kadının kendisini koruması için olan bazı özel size mahsus tedbirler olabilir.Bakın kadını koruyan sadece kendisidir.Bunu anlayın siz çalışıssın çalışmasın demekle kadını koruyamazsınız.Kadın lisan bilmesin gitsin amerikanın ortasında kalsın kimse o istemedikçe ona bişe yapamaz.Aklı başında kadın öyledir gerekirse namusu şerefi için ölürde.Sadece diyebilirimki tecavüz olaylarında kadın belki zayıf düşer o zamanda erkeklerle allahın emrettiği gibi uzak yerlerde tek kalmasın Her zaman toplum içinde olsun göz önünde olsun.Bu şekilde kadını kısıtlamanız kadını daha zayıf duruma düşürür.Allah zaten demiz yapılması farz olan şeyleri kapanmak gibi diğerleri alimlerin kendi düşünce ve fikirleri.

        • zuhal diyor ki:

          Tabikide dini ilimler farzdır.Ona şüphe yok .Ama kuranı anlamak onu araştırmaktan geçer .Bana göre ilim her yerde verilmez zaten. Okullar olsun medreseler olsun neresi olursa olsun öğretim adındaki yerler sadece yol gösterir.Siz öğrenmek istiyorsanız araştırısınız.Sizin dediğiniz gibi olsa imam hatipteki her öğrenci günahsız olması gerekirdi ama ordaki rezillikleride biliyoruz.Mesela ben 2 lisan bilirim bana kimse özel olarak bunu öğretmedi.Öğretemezde ama ben kitapları karıştırdım araştırdım öğrendim Hocalarım sadece bana yol gösterdi.O yüzden yok üniversiteler iyi değil medreseler iyi vs demeniz bana göre yanlış.Medrese eskiden vardı Osmanlı zaman hem dini hem ilmi bilimler öğrenilirdi .Şimdi bunların yerini üniversiteler aldı.Ama iyi ama kötü.Sizin dediğiniz gibi olsa Eski islam alimleri sadece dini bilgiler üzerinde kafa yorardılar dünyevi ilimlerde çalışmazlardı.Oysa mesela Akşemseddin hazretleri o zamanın doktoruyduda aynı zamanda .Çoğu din alimi dünyevi ilimleride çalışmışlardı.Onlar efendim önemli değil sadece din ilimleri önemli deseydiler çalışmazdılar.İnsan dünyevi ilmi öğrendikçede dinine daha bağlanması gerekir çünkü onları öğrendikçe eğer allahı aramak için öğrendiyse hep allahı bulur ÖĞRENDİKÇEDE ZEVK ALIR VE FAYDALI OLUR ALLAHIN İZNİ İLE.Onda şüphe yok.Ben ev işi yaparak ömrümü zayi etmek istemiyorum işin aslı bu.Bana göre çok basit hayatta en az ayrılması pratik yapılması gereken iş ev işidir.öMRÜM efendim yufka açalım kış için demekle geçi,rmek istemiyoru ama belki istersem yaparımda ama bunun için başkalarını zorlayamamda,beni kimse zorlayamazda.Bugün her yerde bolluk var.Paranız olsun yeterki ihtiyacınız kadarını alabiliyorsunuz..İster kimya öğrenirim ister fizik ister biyoloji.iSTER ÇALIŞIRIM ,ister çalışmam .Bu benim arzuma göredir .Ama şuda var insanlar sorumluluk aldıklarında sorumluluklarınıda yerine getirmelidir.O yüzden çocuklarına ve ailesine ilgi göstermelidir.Bu aynen erkek içinde geçerlidir.Bir baba çocukları ile ilgilenmelidr.Daha hangi okuldan çocuğunun mezun olduğunu bilemeyen babalar var.Babalık eve sadece para getirmek değildir.Bir koca eşine eşinin istekleri doğrultusunda yada tabiatına göre ilgi gösterebilmelidir.

          Burda kadın çalışamaz diye bir ayet yok em,rde yok Sadece şartlara uygun olursa kadın çalışır.Biz kendi nefsimize güvenemezken neden kocamızın nefsine güvenip kendi hayatımızı opnların ellerine bırakalım onu anlamıyorum.Bne hayatımda görmedim bir kadının güven,ini kazanacak şekilde yaklaşan bir erkek.Çoğu erkek kendi bildiğini okuyor.Eskiden düşünürdümki erkek namuslu kadın okumuş akıllı işinde gücünde kadın ister .Evliliklerde o yüzden görücü usülü olur en güzeli de öyle olur .Hala da öyleyim ama erkeklerin öyle düşündüğünü düşünmüyorum.Erkeklerin çoğu hepsi için demiyorum bu çoğu içinde şimdi dindar zamparalarda var ne kadarım dindarım dese önceden yakınlık kurmadığı kadınla yada kızla evlenmiyor.Çok olmuştur ben elimi vermiyorum diye terslendiğim .Bana göre erkek işte etrafındaki yakınlık kurduğu kadınlardan işine geleni seçer alır düşüncesi doğdu ve çoğunlukta öyle .Yoksa ben önceden 10 tane ile beraberim değilim vs gibi şeyler erkeleri pek ilgilendirmiyor ben evlendinmi kadın namusu kurtulur düşüncesi var.Al sokaktan bir kadın namuslu olsun Eee ben öyle olmayayım bende namusluyuım Yani sokaktaki kadınla benim aramda ne fark yok erkek için.Aradaki fark güzellik variyet soy sop oluyor dedimya ondada işşine geleni alıyor erkek malını ve kendini yönetemediği kadınla beraber olmaz düşüncesi var ben de.Bu durumda ben neden güveneyimki erkeğe.Bana laf gelir diye düşünmeyen yada sokaktaki ile beni bir kefeye koyan erkek zihniyeti olursa bende çalışırım minnet etmem tabiki erkeğe.

          • Süheyla diyor ki:

            Zuhal Hanım,

            yorumlarınızın büyük çoğunluğunda “benim çevremde ya da benim tanıdığım”diye başlayan ve tam çirkinlikler silsilesi oluşturan (zina,aldatma,gelinin evine müdahale,kişikliksiz erkekler,evden karı kız satan vs.) sözleriniz çok dikkatimi çekiyor.Merak ediyorum,Allah aşkına sizin nasıl bir çevreniz var ki,bütün ahlaksızlar hep etrafınızda?

          • Süheyla diyor ki:

            Yanlış anlaşılmaya mahal vermek istemem,çirkinlikler silsilesi derken çevrenizde olan bitenden bahsediyorum.

          • AHSEN diyor ki:

            bildiğim kadarıyla Zuhal hanım yurt dışında yaşıyor.

          • AHSEN diyor ki:

            Süheyla hanıma cevap olarak yazdım..

          • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

            zuhal hanım çok yanlış düşünceleriniz var hakikaten bir zihin formatına ihtiyacınız var feminist olmuşsunuzda haberiniz yok bence sema hanımdan veya başka bir yazar hanımdan yardım almaya çalışın özünüze dönmeye çalışın bu şekilde mutlu olamazsınız…sizin yorumlarınıza bundan böyle cevapta vermeyecem çünkü görüyorum ki katı düşünceleriniz var tesiri yok söylediklerimizin bu nedenle kendimide yormayacam zaten benim demek istediklerim başından beri belli isteyen alır istemeyen almaz…biz sadece uyarırız herkes özgür iradesiyle seçimde bulunur…anlaşılan o ki boşuna erkekler evlenmekten korkar olmamışlar bu zihni yapıya sahip kadın tipleri birde üstüne kadınlar için çıkarılan yasalarla beraber erkekler için bekarlık hakikaten sultanlık oldu bence…vesselam…

    • zuhal diyor ki:

      kusura bakmayın ama günümüzdeki medrese eğitimlerini de ben tam eğitim veriliyor düşüncesinde değilim.Eskiden medreselerde o zamanın ünlü alimleri olurmuş şimdi kimler var ki kim buralarda hocalık yapıyor bu hocaların sizin yada benim tarafından beğenilmesi bişe ifade etmez.Bakın Akşemseddin islam dünyasında ünlü bir hocaydı aynı zamanda doktor ve bu alimler hem dini hemde ilmi yönden eğitim verirlermiş .Yani sizin dediğiniz medreselerdeki eğitim ünlü yada bilgili alimlerden verilmediği gibi eksik olduğu düşüncesindeyim Ordaki hocaların verdiği bilgileri açın okuyun öğrenin çokda özel anlaşılmaz şeyler öğretilmiyor orda .Meraklı öğrenmek isteyen kişi bu meseleleri okur öğrenir ve en önemlisi uygular yada uygulamaya çalışır.Oda yetmedi ilahiyatı okur.Ama burdaki gördümki kadınların ilahiyatı okumasından bile rahatsız olanlar var.Bana göre böyle düşünen her kimse dini kadınlar üzerinde kendi çıkarlarında yönlendşrmek istediği için onu kafasına göre uygulayabilmek için kadınların ilahiyat okuyup islam hukukunda hakalarını öğrenmesinden rahatsız.Din ilimleri herkese açıktır sadece erkeklere değil diğer ilimlerde öyle…

      • hasret diyor ki:

        zuhal hanım kaç medreseye gidip eğitim aldınızda medrese eğitiminin tam verilmediğini iddia ediyorsunuz?peki eskiden kaç kadın sizin dediğiniz o ünlü alimden zamanında ilim öğrenmişte şimdi eksik kalmış?

        (benim bildiğim o saydığınız akşemseddin hoca fatih sultan mehmedin hocasıydı fethin gizli kahramanlarındandı ve ozaman hangi erkek hoca erkekler dururken , kadına medrese eğitimi veriyormuşta şimdi mümkün olmuyor?yada şöyle diyelim bana ünlü bir kadın alim ismi verir misiniz ? o zaman olupta şimdi olmayan,eğer yoksa ?,demek bu güne kadar kadınlar hiç bir şey alamamış , cahil kalmış vahhh ki ne vahh !!neden çünkü ünlü alimden bizzat alamamış ozaman ..mantıklı olun lütfen bir kadına ancak başka bir kadın ilim öğretebilir heleki konu medrese ise…bir erkek dünyanın en ünlü alimi DAHİ olsun başka kadına mederselerde İLİM ÖĞRETMEMİŞ /ÖĞRETEMEZ,ONU EĞİTMEMİŞ/EĞİTEMEZ….bu islama göre açıkça bellii olan bir hükümdür..)

        ilmin eksik verildiğini nerden biliyorsunuz?( fıkıh,tefsir,arapça,siyer,hadis,kuran ,ilmihaller..vs daha aklıma gelmeyen niceleri…bunları öğrenmek için ünlü birinden ders almaya gerke yok ayrıca bilen komşu kızı olsun insan öğrenir :) ** insanın kendisinin bazı şeyleri okuyup öğrenmesi başkadır ,uygulamalı öğrenmek başkadır.** bu tıpkı okulu açıktan okuyup ile okuluna gidip okuyan arasındaki fark gibidir..açıktan okuyan insanların okulunu bile okuldan saymıyorlar..açıktan okuyan kendi okuyup anladığı ile kalır.. (dersanene desteği almasa ki; orda bile anlatan vardır zaten )kişi okuduğunu anlasada / anlamasada imtihana öyle böyle girer ama bizzat okuluna giden derslerde uygulamalı öğrenir,hocalara bilemediği soruyu sorar ,çevresindeki öğrenciler yada hocalar sayesinde araştırma imkanı bulur …vs.. bu daha kaliteli ve kalıcı olur..uygulamalı öğrenmek daha kalıcı ve kalitelidir..bilmem aradki farkı anlatabildim mi?

        ilahiyatçı olunca medreseden üstün mü oluyor?orada mübarek ünlü zatlar varda bizmi haberdar değiliz?kaldı ki karma ortam olması , özellikle üniversitelerdeki hocaların duyarsızlığı (dersi anlatır dileyen öğrenir dileyen öğrenmez,hoca bunu dert etmez konuyu anlatır geçer.)ama medresede böyle değildir..

        1.yatılı aileden uzak 1 hafta yada çoğunluğu 15 günde bir çıkar..
        2.hocalar disiplinli ve talebesi konuyu anlayana dek para için değil ALLAH rızası için anlayana dek anlatır sabır gösterir.
        3.tv.internet,radyo, cep tlf gibi dikkati dağatacak dünyevii metalar bulunmaz ..böylelikle vakitler daha bereketli olur ,talebede daha dikkatli…

        4.kuran ,fıkıh,tefsir,arapça,siyer,hadis,ilmihaller…ve daha aklıma gelmeyen niceleri..
        5.medrese ya sadece kızlara yada sadece erkeklere hizmet verir. karma ve fitne ortamı bulunmaz üniversitelerdeki gibi..

        bunların verdiği eğitimlerde daha kısa sürede ve daha donanımlı oluyor insan bunu ilahiyatla kıyaslamak hiçte akıl karı değil..bunu çoğu insan bilir ilim yuvaları asıl medreselerdir.özelikle de dini ilimler konusunda hiçbir kurum heleki TC.laik düzenin etkisinde yönetilen islamın bir çok şeylerinin yasaklandığı bir ülkede ilmi hakkıyla öğretecek eğitim verecek kurum yoktur.. bu heleki ilahiyat hiç te değildir..zaten çoğu üniversitelerin verdikleri eğitim ortadadır.. bu karma ortam yüzünden nefisler haram işlememek ve işin kolayına kaçmak için bu helal daire olan imam nikahını nefislerine uydurup oyuncak ediyorlar..aillelerden habersiz imam nıkahı kıyan kızlar ve erkekler daha sonra olan ayrılıklar ve ortada kullanılmış , aldatılmış,hamile kalan (düşük yapan yada aldıran ) kızlar çok oluyor tabiiki buda olayın ayrı bir boyutu..
        ( tabiiki arada iyilerde mutlaka vardır herkes kötü demiyorum ancak istisnalar kaideyi bozmaz)

        birde şunu sormak istiyorum kadına öğretilmeyen haklar nelerdir?kim saklıyor bu hakları?medreseler yada benzer yerler bu hakları saklıyormu? bu haklar üniversitelerde mi veriliyor ?
        kadını tamamen dışarı çıkartıp, karma ortamlara bu hak diye itip ,yeni adetler çıkarıpta islama yüklemeyelim..

        • zuhal diyor ki:

          peki siz nereye kadar bu kaçışı yapacaksınız?Yani bir seviyeye kadar erkeklerle konuşmak ,zaruri durumlar da günah değil diye biliyorum ben.Üniversitelerde yada imamhatiplerde yada medreselerde kimse kimsenin kafasına zina yada başka bir günah işlesin diye silah dayamıyor.Yapmıyacaklar bu bukadar basit.Siz sanıyorsunuz ayrı eğitim olunca fitne zina olmayacakmı ?Peki imamhatiplerde olan rezillikleri nasıl açıklayacaksınız.İslami ahlak insan ailede verilir medresede yada üniversitede değil ben buna inanırım O zaman arabistan yada diğer islam ülkelerinden gelipte burda açılıp saçılan araplar müslümanlara ne demeli ?Neden bu ülkeler internette porno sayfalarını daha çok tıklıyor?Demekki ahlaksız yada akılsız insan hangi ortamda olursa olsun akılsız işler yapıyor.

          Hem kaç üniveristeye siz gittinizki onların yetersiz olduğunu savunuyorsunuzki.Bugün şu zamanda dunyaca ünlü mühendisler ve bilimadamları üniversitelerden çıkmıştır.tABİKİ üniversitelerde kademe kademe iyisi var kötsü var.İlahiyatta başka bir islam öğretilmiyor ama bu konuda ilim sahibi olanlar farklı yorumlar yapabiliyor.Ayrıca medreselerdeki hocaların iyi olduğunu haberi mi geldi size Allah tarafından neye göre söylüyorsunuz bunu?Osmanlı zamanı üniversitelere medrese deniliyordu yoksa medresede üni,versiteden farklı bişey değildi.Ayrıca kim demiş kadın bir alim yoktur diye.Hz Hatice Hz Aişe gibi zatlar neydi lütfen bu insanlar cahilmiydiki?Ama onlar kasıla kasıla ben medrese eğitimi alıyorum dememiştiler.Kadınlarada kadınlar öğretir.He zaruri ise insan erkektende öğrenir daha önce erkeklerinde Hz Aişe yada Hz Hatice validemize öğrenmek için geldikleri gibi Bir kere yok ben peygamber soyuyum vs diyenlerden ben kesinlikle islamı öğrenmem islam soyda sopta yada tarikatta değildir.Herkes kendi kendini kurtaracaktır.

          Fitne ortaımı var diyorsunuzda aklınız yokmu ?O üniveriseletere gidip edebiyle okuyanlar nasıl başarıyor bu işi sizce?Bir insan neyse her yerde odur.İster medresede ister üniversitede .İnsan neyi ararsa onu bulur.İnsanların kendi yaptıkları ahmaklıkları yok üniversitelere yok bilmem açık kadınlara vs yüklemeyelim.Allah akıl fikir vermiş iyi ve kötüyü göstermiş iyiyi seçene cennet kötüyü seçene cehennem.İmam nikahını oyuncak eden ilahiyatcılarmı ki ?Bugün yetişen ilahiyatçılar resmi nikahla dini nikahın beraber olan gerekliliğini savunmuşlar ve ilansız olan beraberliklerin haram olduğunu savunmuşlardır.Bu islamdada böyledir hatta osmanlı zamanında kadıdan yani devletin memurundan izinsiz nikahlar geçerli bile sayılmamış hoca bile kadıdan izin aldıktan sonra nikah kıyabilirmiş.Neden çünkü o kişinin evlenmesi için yeterli olan şartları sadece kadı araştırabiliyormuş.Nikahı oyuncak edenler her yerde var yok 2. hanım almak haktır yok dini nikah yeter gibi safsatalarla kadınları kandırmışlardır.Aklı olan nikahın şartları yetkili bir merci tarafından araştırılmadan ilan edilmeden nikahın olmayacağını bilir ve harama gitmez .Demek öyle ortada kalan insanların çoğunun temelde dini eksiktir bana göre bu kadın olsada .Dindar islama inanan biri asla böyle bir oyuna gelmez. Eğer bu duruma düşen kadın varsa durup bir düşünsün acaba dinimden uzak olduğum içinmi ben bu hale düştüm.Neye göre öyle nikahsız bir yaşamış helal olduğunu kendince düşünmüş.Sanırım bunun içinde o kişi adına ağlayacak değilim.Allahtan uzak olan elbette bu dünyadada öteki dünyadadad cezasını alacaktır.Seçimde herkes serbesttir.İlahiyatta sizin medreselerde öğretildiği denilen şeylerin hepsi öğretilmekte ve bu işin heryerde geçerli bir diploması vardır.Medresede öğretilenlerin çoğunu meraklı olan kendide öğrenir öğrenmek için sorar araştırır kim diyorki size medresedeki hocaların çok bilgili olduğunu ?Ben öğrendiğim şeyleri tek hocaya yada alime sormam neden bir kişiye bağlı kalayımki?daha ayrıntılı öğrenmek isteyen bence ilahiyata gitsin hatta ilahiyatta bence sınav bile kalkmalı isteyen sınavsız gitmeli devlet ne gerekiyorsa heryerde geçerli olacak bir diploma ile eğitimine devam etmeli.

          • zuhal diyor ki:

            ayrıca üniversitede hocalar kimseye öğretmez sadece yol gösterir burda öğrenecek kişi sizsinizdir.Siz araştıracak soracaksınız .Hoca bunun derdine düşmez .Ama öğrenci derdine düşüp hocanın peşinde koşmalı öğrenmek için .Öğrenmek istemeyen hoca ne yapsın.

          • hasret diyor ki:

            zuhal hanım size cevap yazayım ama benim nedemek istediğimi ya anlamıyorsunuz yada anlamak istemiyorsunuz..hani bir söz vardır”senin anlattığın karşındakinin anladığı kadardır ”diye anlamadığınıza göre ben anlatamadım herhalde.eğer ilahiyat mezunu iseniz yazık yanlış bilgilendirmişler sizi.değil iseniz tekrar bazı iddia ettiğiniz konuları arştırmanızı tavsiye ederim ..neyse konulara gelecek olursak.

            ben nelerden kaçıyorum anlayamadım?ayrıca ben erkeklerle konuşma konusundan bahis etmedim.hem fitne sebebi sadece konuşmakta değildir,bu ilk konuşma bakışma,hoşlanma/etkilenme sonrasında ……… yazamayacağım ateş /barut yakınlaşmasına döner.ister bu imam hatip olsun ister başka bir yer olsun bu böyledir. ben imamhatiplileri de savunduğumu sütten çıkmış ak kaşık olduğunu iddaa ettiğimi hatırlamıyorum ..erkekler bir araya geldiği zaman edecekleri muhabbetlerin çoğu kızlardan ,kızlar bir araya geldiğinde muhabbetlerin çoğu ise erkeklerden bahsetmektir ister siz kabul edin ister etmeyin gerçek olan bu.ayrı okuyunca elbette fitne azalacaktır.ama bu mevcut sistemde değil.gidin kız liselerinin önlerine bir çok erkek ,kız tavlama aşkından kapı önlerinde nöbette..ama medreselerde bu mümkün değil.

            sizin yurt dışında yaşadığınızı okumuştum.siz nasıl oluyorda orda yaşadığınız halde buradaki sistemden ,eğitimin kalitesinden haberdarsınız ve bukadar emin konuşuyorsunuz?ben üniversiteye gitmedim ama benim yanı başımdaki üniversiteden ,ün,iversite okuyan arkadaşlarımdan ve 2 üniversite okuyan kardeşlerimden dolayı üniversite neler olduğunu biliyorum.yazsam üniversitedeki halleri buraya sayfalarca roman çıkar.hem benim iddiam ilahiyat içindi yinede aynı sözlerimin arkasındayım..türkiyedeki çoğu ilahiyat bölümlerinde okutulan konuların içeriği eksiktir,asıl islamdan uzaktır.görüyoruz ilahiyat okuyan hocaları yaşar nuri ve zekeriya beyaz gibi ilahiyatçıları.tabbiki iyilerde var .ancak genel itibari ile eksik eğitim söz konusu bunu gülbeyaz hanımda yazmıştı ama sizi illede inandırmak zorunda değilim tabii.

            hocaların iyi olduğunu özelikle bazı cemaatlerin mederselerinin çok iyi eğitim verdiğini biliyorum ve bunları türkiyede yaşayan çoğu dindar kesim biliyor.ayrıca bende onlarla yaşadım ve o ilimleri aldım tabi size ispatlayamam çünkü ne benim ne hocaların hem üniversite diploması yok :((( hemde ünlü alimler yok nasıl ıspatlayayım ki? :) ancak sizi diploma ikna eder oda yok .ama şunu unutmayınki ünlü olmak yada diploma sahibi olmak asla bir şey ifade etmez.

            gelelim benim için önemli asıl mevzuya

            ******
            .Ayrıca kim demiş kadın bir alim yoktur diye.Hz Hatice Hz Aişe gibi zatlar neydi lütfen bu insanlar cahilmiydiki?Ama onlar kasıla kasıla ben medrese eğitimi alıyorum dememiştiler.Kadınlarada kadınlar öğretir.He zaruri ise insan erkektende öğrenir daha önce erkeklerinde Hz Aişe yada Hz Hatice validemize öğrenmek için geldikleri gibi
            ******
            ilahi zuhal hanım güldürdünüz beni :) hz. hatice ile hz.ayşenin alim olduğunu medrese eğitimi aldığını da nerden çıkartınız?hengi medereseye gitmişler ?peki kimden hangi hocadan ilim öğrenmişler?

            size söyleyeyim hz. hatice (hz ayşede aynı şekilde ) medrese eğitimi almış bir alim asla değildi. kaldı ki hz hatice islamdan önce efendimiz sav ile evlenmiş daha sonra islam dini vahiy ile gelmeye ,yaygınlaşmaya başlamış .kendisi de ilk müslüman kadındı.böyle bir zamanda kimden hangi medereseden ilim alsın.daha tamamlanmamış yeni bir dini kimden hangi hocadan öğrensin?onun tek hocası ve kocası efendimiz sav dir.buda vahiy geldiği zaman onun yanında bulunması(eşi olması) ve ilk ağızdan ayetleri duyması ve uygulamasıdan ötürü bilgisi vardı.hz. ayşe validemiz efendimiz ile evlendiğinde rivayetlere göre yaşı 9-10 civarıydı.bu yaşlarda evlenen birkişi ne zaman medrseye gitsin.zaten cahiliye dönemiydi ve islam yeni yaygınlaşıyordu ..sıkıntılarla gizli saklı yerlerde buluşup islamı anlatıp yaymaya çalışıyorlardı.öyle rahat gelmedi islam. yani ortada medrese filan yoktu..olamayn bir şeyden eğitim almamış, alim değildi. ayrıca alim insan fetva vercek makamdaki insandır.onlar sadece öğrendiklerini bize aktardılar.aracı oldular . özelikle hz ayşe efendimizden sonra yaşadığı için bir sürü hadis nakletmiştir.erkeklerle bu yüzden konuşmuştur.. onlar ümmetin anneleri sayılıyor ve bütün erkeklerle nikahı düşmeyen zatlardı.yani onlarla efendimiz vefat edince dahi nikah akdi geçmez bu haram olurdu.insanın annesine nikahı geçmeyeceği gibi.o yüzden erkelerle konuşamalarında günah yoktu ama yinede Rabbim onların takvaları için ayetler indirmiş uyarılarda bulunmuştur.onlar ümmetin anneleri olsa dahi …
            ****
            Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. ahsap /33

          • hasret diyor ki:

            fitne ortamındayken akıl işe yaramaz bukadr insan akılsız olduğu için mi hata yapıyor sanıyorsunuz?nefis çoğu zaman akla galip gelir aklında kesmeyeceği yerler olur.tıpkı aşık olan insanlar gibi .aşık olan insanın aklı var yok arası gibi bir şey.. takılır hislerinin nefsnin peşine iyi kötü demeden hatta gözü kör .aklı ona yol göstersede nefsi ve hisleri baskın çıkar.bir insanı her zaman akıl ile hareket etmez aklın bile ermeyeceği anlar vardır.o anlarda insana vicdanı ve inancı yol gösterir.bu inançta ALLAH korkusu başta gelir.yoksa akıl okadar işe yarmıyor ,yarasaydı herkes aklını kullanır şeytana uymazdı.

            elbette edebiyle okuyan insanlar vardır.ben yoktur demedim.bu edebiyle okuyan insanların arkasında o gençlere sahip çıkan güzel işler yapan bazı cemaatler vardır.gönül rahatlığıyla emanet edeceğimiz cemaatler.zaten onlarda olmasa hiç düşünemiyorum gençliğin halini…imamnıkahını oyuncak eden ilahiyat hocalrı değil ilahiyat öğrencileridir.bunu hocalar yaptırıyor demedim haşa!!nikah akdini kıymayı öğrenen öğrenciler ,kendi aralarında 2 şahitle nikah kıyıyor.hemde bu imamhatip liseleirnde bile eskiden vardı şimdi varmı bilemem tabii…

            zuhal hanım size bir din kardeşi olarak bir tavsiyem var.tabii bu yine de sizin bileceğiniz iş.. ama dini nikah akdi çok hassas bir konu insanı dinden çıkarır.biz fetva vercek yasaklaaycak makamlar değiliz.ama şunu size söyleyeyim dini nikah tek başına geçerlidir.ister gizli ister açık olsun .siz inansanız da inanmasanızda..resmi nikah olmadan da Allah katında geçerlidir.her nekadar bende dahil nefsimin hoşuna 2. hanım mevzusu gitmesede bu durum vardır ve ALLAH katında geçerlidir.bunuda çok arştırdık bir çok hocadan öğrendik..
            osmanlı döneminde imam nıkahı resmi nikahtı zaten.bu cumhuriyetin ilanından sonra kaldırıldı. ayrıldı…yoksa dini nikah ile resmi nikah aynı olmalı.ben de dahil bizim çevrede evlenen kişiler dini nikah esnasında yazılı kağıt ile şahitler huzurunda imam nikahı kıyılıp mehir miktarı orda yazılır ve imzalar atılır.bu kağıt şimdi resmiyette geçerli olmasada bizim yanımızda bir delildir..osmanlıda da bu kağıttaki gibi nikah kıyılırdı.

            bu arada medresede tek bir hoca yoktur bir çok hoca vardır.dilediğinizi sorabilrsiziniz .ama sizin için anladığım kadarıyla diploma önemli. hayatta herşey kağıt parçası olan diploma değildir.. ama neyse bir ayet vardır ya

            “Sizin dininiz size, benim dinim bana” (Kâfirûn, 6).

            en iyisi ” sizin inandığınız size benim inandığım bana” …

  5. efe diyor ki:

    milli eğitimi sorgulamalıyız….eğitim bu olmamalı….insanlara yazık oluyor..

    • efe diyor ki:

      kaç okul bitiyor çocuğun ne öğrendiğinden haberi yok..binlerce saat yıllarca dil dersi veriyorsun ama bir dil öğrenen konuşan biri yok….tarlanın olduğu yerde ona göre okul,teknolojinin olduğu yerde ona göre okul öğrenci ,cofrafyaya uygun ,iklime uygun,çıkan ürene uygun okullar olmalı…temel şeyler herkesin görmesi gereken eğitim ne olabilir.adama adamlık,kadına kadınlık .hayatın içinde ne olacaksa onları öğrenmeli…kibirdir,riyadır,kötü şeyleri ,ahlak erdemi vefayı iyi şeyleri okulda öğrenmeyecekse nereden öğrenecek.daha bunların isimleri dahi bilinmiyor.isim olarak dahi bilinmiyorki üzerinde düşünülsün….şimdi bu zamanda çocuğunu okutan bir insan okulun ne olduğunu bilsin,ama ne olmadığınıda bilsin,ona göre tedbirinide alsın

      • efe diyor ki:

        insan hayrı ve şerride yaratan ALLAHtır.dolayısıyla insan yaptığı iş ama hayır ama şer olarak olur.yazıda belirtilen durum genel eylem tarzı özellikle müslümanlara yapılan bizim devamlı gördüğümüz itibarsızlaşma diye tabir edilen iştir.kadın bunu yaparak adamı bir bakıma kötü nazarlar…adam devamlı kendini savunma ruh halinde olur,karşı tarafa ne yaparsa yapsın hiç bir şey diyemez…bu aslında yaygın bir durumdur.çocuklarda yapamazsın edemezsinde aynı kafile numarasındandır

        • zuhal diyor ki:

          efe bey bana göre kibir ,riya vs gibi insanın kişiliği ile ilgili şeyler ailede öğrenilir be buna inanıyorum Bunları aile verir çocuğa okul değil o yüzden derler bir çocuğa 7 yaşına kadar karakterini aile verir sonrasını değiştiremezsiniz sadece hayat değiştirir sonrasını hatta bazen oda değiştiremiyor.Ama taiki okulda bunlar anlatılmalı uyarılmalı gençler fen ilimlerini ise okullar veriyor Din bilgisinin ise işe gelen kısmı veriliyor işe gelmeyeni verilmiyor :D çünkü islamın tamamen okulda öğretilmesi zaten cumhuriyet sistemine muhalefet olmanız demektirdirki bu yasak.Hocalar camilerde neden herşeyi vaaz verirken anlatamıyor sizce ? Burda iş işte biz müslümanlara düşüyor.Boşunamı her türlü ilim kadınada erkeğede farz .Siz camilerde herşeyi kısıtlı öğrenirkende kadının bazı ilimleri öğrenmesin diyenleri kınıyorum ben bunun islamla hiç alakası yoktur.Biz kadınlar öğrenmesek kendimizi geliştirmesek tüm gün evde otursak çocuklarımızı kötülük anında nasıl vaz geçireceğiz Hadi çalışmadık baba zaten çalışıyor çocukla ilgilenemiyor ben çocuğuma kendimi nasıl saydıracam ?Nasıl o diyecekkki benim annem okumuş dindar bir kadın o doğruyu bilir ?Bunu demezse oğlum namaz kıl namaz emirdir bak bir çok faydaları var derken ben bunu cahil halimle nasıl anlatacam ?Çocuğada bişe olsa ilk anne suçlanır .Ben evde yokum sen ilgileniyosun bu çocukla denir.Okusun aokumasın sözleri insanların şahsi sözleri olabilir yada çalışsın çalışmasın sözleri insanlar kendilerince bazı şeyleri angellemek için tedbirler alabilir ama bu islama mal edilemez edildiğinde günaha girilir.Bunuda unutmamamk gerek.Müslüman erkeğin yapacağı şeyler dışardaki sosyal ve resmi ortamlarda bir kadınında olabileceği düşünülerek ona göre iş yerleri tahsis edilmeli okullarda öyle olmalı sizin harama gitmemeniz ve ailenize karşı sorumluluklarınızı yerinize getirmeniz .

  6. hasret diyor ki:

    SORU: Hocam Merhaba,
    Ben size kız çocuklarının okutulup okutulmayacağını soracaktım. Belki buna çok cevap verdiniz ama ben yine de soracağım. Çünkü bazı kardeşlerimiz buna karşı çıkıyorlar. Eğer okutacaksak hangi ilimleri okutacağız. Eğer okutmayacaksak kadın ve kızlarımızı muayene edecek doktoru nereden bulacağız. Bu alanlara inançlı gençlerimizi yerleştirmezsek başkalarına mahkûm olmayacak mıyız? Saygılarımla…

    CEVAP: Selamünaleyküm.
    Mevcut şartlarımızı dikkate alarak bu cevabı veriyorum:

    1- Kız veya erkek çocuklarımızın, ilköğretimden yoksun bırakılmasının doğru olmayacağını düşünüyorum. Onun yerinekoyabileceğimiz, tecrübelerle ispatlanmış alternatif eğitimimiz yoktur. Konuyu sadece ‘okul okuma, bilgi edinme’ olarak ele alamayız. Bir de çocuğun sosyalleşme boyutu vardır. Bu boyut, evlerde doldurulabilir çapta küçük değildir

    .2- Çocuklarımızın -devlet veya özel- okullarda okumasının bizim açımızdan sorun oluşturması; kızlarımızın karma bir ortamda, kıyafet açısından mahzurlu olacak şekilde bulunmaları ile sınırlandırılması hatalıdır. Akidemiz bakımından dikkat etmemiz gereken yönler de vardır. Okullar, sağlık açısından nasıl grip bulaştırmada ilk dikkat edilen yer oluyorsa ahlâk erozyonu bakamından da ilk dikkat edilecek yer durumundadır. Meselâ devlet okullarında şu veya bu nedenle çocuğun bulunması sakıncalıdır denirken, özel okullarda genellikle zengin ailelerin şımarık çocuklarının bulaştırdığı hastalıkların ne denli risk taşıdığı dikkatimizden kaçabilmektedir. Kız ve erkek çocukların ayrı okullarda okuması da sorunu çözmüyor. Sadece kızların devam ettiği okulları zemzemle yıkanmış gibi göremeyiz. İHL çok önemli bir alternatif olmakla beraber nihaî çözüm değildir. İHL’yi yeterli bulup rahat eden aileler sonunda zarar ettiklerini görebilmektedirler.

    3- Burada zikredeceğimiz öneriler, kesinlikle çare değildir. Çareye en yakın şeylerden söz edebiliyoruz. Bunu özellikle vurgulamak gerekmektedir.

    4- Kız çocuklarımız veya erkek çocuklarımız, zorunlu olan ilk dört yıldan sonra muhakkak İHL’ne gitmelidirler. Şu durumda İHL’ler diğer okullara göre maddi ve manevi açıdan en uygun durumdadır. Şahsi kanaatim odur ki: Bilhassa kız çocuklarının İHL’ye rağmen başka bir okulda bırakılması vebaldir. Bunu, alkolsüz ilaç varken alkollü ilaçla tedavi olmaya benzetebiliriz. Bu zikrettiğim düşüncem, özel okullar için de geçerlidir.

    5- İkinci dört yılda ise yani lise bölümünde AÇIK LİSE imkânının Müslümanların önünde büyük bir nimet olarak durduğu kanaatindeyim. Erkek veya kız; çocuklarımız, evlerinden de liseyi bitirebilirler, bir medreseye devam ederek de bitirebilirler. Bu dönemde, başta Cuma namazı olmak üzere pek çok riski göze alarak çocukların dört yıl lise sıralarında tutulması büyük bir israftır. Bazı Kur’an kurslarının, sırf kapanmamak için çocukları bünyelerinde tutup vakitlerini heder etmelerine de yol açılmadan, iyi bir Kur’an kursu ortamında çocuklarımız hem Kur’an ile buluşma hem de iyi bir lise bitirme imkânına sahiptir. Gençlerin şehvetlerinin kaynadığı bir dönemde lise şartlarında bulunmaları büyük bir risktir. Lise de okunabilir ama bu alternatif özellikle değerlendirilmelidir. Çocukların, lise istemelerinin yani açık liseyi benimsememelerinin nedeni, üniversite ve benzeri sebepler değildir. Asıl sebep biraz önce zikrettiğimiz sosyal nedendir. Genç bir çocuk kendisi gibi yüzlerce gençle paylaşılan bir günlük hayatı tercih etmektedir. Serbest bir ortamda da şeytanın onları nasıl yönlendireceğini tahmin etmek güç değildir. En ideal olan açık lise döneminin zekâ yapısına göre hafızlık veya başka bir din eksenli takviye ile yetiştirmektir.

    6- Üniversite dönemine gelince:

    a. Kesinlikle fıtrat öncelikli bir üniversite tercihi yapılmalıdır.

    b. Asla evlilik zamanı gelmiş kız veya erkek bekâr bırakılmamalıdır.

    c. Kızlarımız, tıp ve onun alt branşı niteliğindeki branşların dışında bir alanda kendilerini harcamamalıdırlar. Zekâ açısından iyi durumda olan kızlarımızın, ailelerinin bulunduğu şehirlerde ve ailesinin yanında olmak kaydıyla tıpla alakalı tahsil görmeleri mümkündür. Bunu zaruret dairesinde görebiliriz. Zaruret dairesinde gördüğümüz bir iş için de o dairenin ruhsatları kullanılabilir. Yalnız bu süreçte aile, yükümlülüğünün kat kat arttığının şuurunda olmalıdır.

    d. Erkekler de dâhil olmak üzere üniversite ortamının tam anlamıyla bir FİTNE ORTAMI olduğunu unutamayız. Ona göre tedbir alacağız, ona göre karar vereceğiz.

    e. Üniversite esnasında gençler muhakkak bir faaliyet içinde olmalıdırlar. Bu faaliyetin aşırı bir uç olmamasına da dikkat edilmelidir.

    7- Diplomayı gerekli görebiliriz. Put olarak gördüğümüzde ise yanlışa saplanmış oluruz. Diplomasız ahlâklıyı, diplomalı ahlâksıza tercih etmeye mecburuz. Ahlâkı din olarak görmemizin gereği budur.

    Selamünaleyküm.
    Nureddin YILDIZ

    http://www.twitter.com/nurettinyildiz
    http://WWW.SOSYALDOKU.COM

    • zuhal diyor ki:

      Şu görüşe katılıyorum İHL lerde tam çözüm olmuyor.Asıl eğitimi çocuk evde alıyor çünkü.Orda ben tecrübeyle gördüm iyi olarak okuyanda var sapıtanda var.Bu ilahiyat fakülteleri içinde geçerli Hatta ilayiyat fakültelerine sırf islamı baltalamak için gelenler bile var diye duydum.Yani şeytanın oyunlarından kaçış yok.O her yerde bizi sınıcak.Biz tabiki tedbirimizi almayızda ama aklımızıda kullanabilmeliyiz.Aklını kullanmayan ister orda ister burda olsun şeytana uyuyor bu böyle.Yanlız imam hatiplerde verilen islami bilgiler keşke tüm okullarda zorunlu olsa.Çünkü hayatı yaşadıkça hadisi şeriflerin doğruluğunu göreceğiz gördükçe dinimize olan bağlılığımız dahada artacaktır.Kendimizi islama daha da çok vereceğiz diye düşünüyorum .Ama tabiki islamla yönetilen bir ülke olması şart herşeyin uygulanabilirliği açısından.Bence ailelerin evde çocuklarına verecekleri eğitim ve güven çok önemli.Babab ve anne her daim kendini geliştiren öğrenen kişiler olursa çocukların anne ve babaya güveni artıyor ve onların dedikleri hakkında şüpheye düşmüyorlar ve doğru yoldan ayrılmıyorlar.Demekki ilk önce biz dürüst olacaz buda şart…Herşey çocuklarımızı şeytandan kaçırmayla bitmiyor .Birazda şeytanada hazırlıklı olup irademizi de kullanmamızı bilememiz gerek.

  7. seymen diyor ki:

    Birkaç gündür ana konuyla ilgili yorum yazan yok, konu dağıldı, yeni bir yazı rica edelim lütfen. :)

  8. Gulbeyaz diyor ki:

    http://www.nurcenneti.com/forum/islamda-kadin-onemi-ve-ser-i-hukumler-f209/hz-peygamber-doneminde-musluman-kadinin-is-hayatina-atilmas-t2468.html

    Sevgili site sakinleri,kadinlari okuma/calisma hayatina dair ser’i olan tarihi ve ansiklopedik bilgi yukarida verdigim linkte mevcuttur.arzu edenlerin okuyup aydinlanmasini temenni ediyorum.tum kaynaklirin belirtildigi yazida imami azamin kadinin hakimlik yapmasini caiz gormesinsen,hz.omerin bir kadini carsinin basina sorumlu olarak atamasindan,peyg. Sav.in “(devlet)islerini kadina birakan kavim zarardadir”hadisini hangi olay uzerine buyurup asil kasdettigi mananin izahina,kadin calismasinin ertelenen evliliklere kolaylik getirmesine Kadar bir cok ciddi not var.her iki muhalif fikrin Islam alimlerince karsilastirmali olarak yer verildigi yazinin “kizlarimizi okutalim mi”diyen arkadaslarimiza tatminkar cevaplar verdigine inaniorum.

    • efe diyor ki:

      heralde şaka yapıyorsunuz…yazan kişi niyetine uydurmak için küçük bir akıl ile hadislerden hiç çıkarılamayacak sonuçları bile çıkartamamış…sahtekar bir müçtehidde olamamış…akıla bak yahu eğer kadın bunu yapmışsa demekki para ilede yapabilir,öyleyse kadın çalışabilir…evraka.kimsenin bulmadığını buldum.

    • Deniz diyor ki:

      Gulbeyaz Hanim,
      Verdiginiz bilghiler icin coook tesekkur ederim.

      • zuhal diyor ki:

        bende teşekkür ediyorum bu konu üzerinde araştırmama devam edeceğim bunla ilgili en güzel kaynak sanırım kutübi sitte olur çünkü en sahih hadisi şerifler orda var.Şeri kanunda devlet kadına ve çocuklara bakmakla yükümlü eğer bakan bir erkek yoksa bu sizin verdiğiniz bilgiye göre.Bundandan şu sonuç çıkıyor.Şeriat tam uygulansa kadınlar bu kadar çalışma delisi olmayacaklar , erkeklerine yada devletlerine güvenecekler .Daha öncede dediğim gibi şeriat yada islam sadece namaz niyaz meselesi değildir.Kuran ilim fen hukuk aile sağlık pisikoloji kitabıdır.Bir mucizedir.kURANI ANLAMAK İÇİN KESİNLİKLE KADIN VE ERKELERİN İLİM ÖĞRENMESİ GEREKİR AKSİ TAKDİRDE KURANI ANLAYAMAZ ANLAMADIĞI İÇİN CAHİL KALIR ALLAH YOLUNDAN GİDEMEZ.Bu devletin kadına ve çocuğa bakma kanunu bugün Almanyada var eğer eş işsiz yada yoksa devlet kadına ve çocuklarına asgari ücrette bakıyor.Ama ordada islamı kurallar geçerli olmadığı için bu kural suistimal ediliyor Nasıl derseniz bu sefer herkes gayri meşru ilişkiler yaşıyor çünkü nasılsa develet bakıyor düşüncesi var kimsenin babasız çocuk sahibi olmaktan sıkıntısı yok.Görüldüğü gibi islamın sadece bir kuralı uygulanıp diğerleri uygulanmazsa çark çalışmaz oluyor.O yüzden şeriatın yönetime gelmesi ve tam olarak uygulanması gerekir.O zamanda kadınların endişe ve tedirginliği olmaz ev hanımı olur nasılsa rahat güven var okumak isteyende okur.İsteyen çalışır istemeyen çalışmaz herkes görev ve sorumluluklarını bilir.Bugün şeriatla yönetilen bazı ülkelerde kadınların araba kullanması bile yasak sırf günah olduğu düşünüldüğü için yani babam evde kriz geçirecek evde bir ben varsam seyredecem demektir bu .Erkekler bence 2. hanım alma hayalleri kurarak islamı uygulamaya çalışacaklarına yönetimin şeriata göre nasıl olabilirliğini düşünseler daha iyi olur.kADINLARI ELEŞTİRİCEKLERİNE ÖNCE BİR YÖNETİCİ OLARAK YÖNETİMİ DÜZELTSİNLER .ZAMAN KİMİN NE OLDU BELL,İ OLMADIĞI BİR ZAMANDIR Kİ BU AHİR ZAMAN BELİRTİSİDİR DİYE BİLİYORUM BEN.KİMSE İÇİN FEMİNİSTTİR VS GİBİ YORUMLAR VEREMEYİZ.EN GÜZELİ EKSİKLİKLERİN NELER OLDUĞUNU BULMAK VE TAMAMLAMAK.DAHA ÖNCEDE DÜŞÜNDÜĞÜM GİBİ ERKEKLER DÜŞÜNSÜN BAKALIM NEYİ YANLIŞ YAPTILARDA KADINLAR BU DURUMA GELDİ.BUNU BİR ŞAHSA SÖYLEMİYORUM .BU BELKİ ÇOK ESKİLERDEN BERİ ATILAN BİR TEMEL OLUP KADINLAR ZAMANLA BU DURUMA GELDİLER YA YOZLAŞTILAR YADA TEK KALIP HAYAT MÜCADELESİNİ TEK BAŞINA YAPMAYA KALKTILAR.GÜNAHLAR SADECE KADINLARI KISTAS ALINARAK BELİRLENMEMİŞTİR .

  9. Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

    Ayrıca saygıdeğer Sema Hanım artık lütfen şu kadınların çalışmasıyla ilgili bir genel yazı yazmayı deneyin bence…her konu ister istemez orayla bağlantılı oluyor bizde ister istemez o noktaya çekmek zorunda kalıyoruz…en azından yazın bir yazı her türlü malzememizi oraya döküverelim…vesselam…

    • efe diyor ki:

      ustad şu anda kadının çalışması veya çalışmaması gibi genel ve özel bir soru bence yerinde değil….çünkü bu zamanda normal olan şeyler anormal oldu…kadının mahiyeti nedir, ne olduğu ne olmadığı ,evlilik nedir,nasıl olmalıdır sorusu gibi daha kapsamlı bir soruların zamanı gibi…

    • seymen diyor ki:

      Sitenin’de yazarlarından olan Sıtkı Aslanhan’da duymuştum. Kız çocuklarının anneleriyle konuşurken soruyor, “kızınızın okumasını tahsil yapmasını neden istiyorsunuz” diyor. Cevap ” kocalarına minnet etmek zorunda kalmasınlar” oluyor genellikle. O da diyor ki “siz kızlarınızın boşanmalarını şimdiden garanti etmiş durumdasınız”.
      Sıtkı bey buralardaysa yanlışım eksiğim varsa düzeltsin lütfen.

      Boşanırlarsa sıkıntı çekmesin denilenler boşanıyor. Bu belki de zaten kızın işi gücü vya mesleği var denilerek efendilik, dindarlık, aile yapısı gibi özellikler; zenginlik, yakışıklılık, havalı olmak gibi özelliklere feda edildiğinden mi oluyor acaba. her özelliğide bir kişide bulmak zor tabii. Okuyan birde ailesi şımarık yetiştirmişse minnet etmiyor, kavgaya meyilli oluyor herhalde.

      • Gulbeyaz diyor ki:

        Bahsedilen anneler kizlarini daha evlenmeden “kocaya karsi dolduran”anneler.bu annelerin kizlarinin bosanmasi supriz olmasa gerek.her Anne/baba cinsiyeti farkolunmaksizin cocuguna en iyi imkanlari vermek ister.cagin gerektirdigi yetenekler adi ustunde caglara gore farklilik arz eder.anneler kizlarini okuturken “analik,kadinlik”,oglanlari okuturken “kocalik,liderlik”meziyetlerini de vermesi elzem olandir.

        • Gulbeyaz diyor ki:

          Tahsil yapan ogluna,oglunun istegi uzerine birbirlerini daha ii anlayabileceklerine inandigi icin tahsilli gelin bakan annenin ,kendi kizlarini bu ufuktan uzak tutmasi celiskiden baska bise degil.”Tahsil onemli degil oglu dindarlik arasin”diye tribunlere oynamayalim Lutfen gercekci olalim.tahsil sadece finansal sebeplerle yapilmaz.ayni Dili konuaabilmek icin guclu bir arabulucudur.bizzat cevremde bu zitliktan kaynakli aci ornekler biliyorum.

        • zuhal diyor ki:

          dediğiniz doğruda Gülbeyaz hanım kadın okumazsa öğrenmezse bazı şeylerin ne kadar gerekliliği ona gösterilmezse ciddiyeti anlatılmazsa ki bu sadece eğitim ve öğretimle olur kadın çocuğuna ne versin? Sema hanıma bakın bu yazıları yazarken bunların aldığı eğitim ve öğretimin sonucu olmadığını kim söyleyebilir?Kadını sadece çocuklarının evde işlerini yapıp karnını doyuracak kişiler olarak görmek çok yanlış.Hatta bu işleri öncedende dediğim gibi artık çocuklar çok zaman kendide yapabilmeli.Mesela acil ütüsümü oldu kalkıcak ütüsünü yapacak çocuk annenin zamanı evlatlarının kendi işleri için alınmamalı.Mesala bizim bir komşumuz vardı .Bakın size örnek bir anne .Kızı tıp kazandı .Biraz inceledim çocuk zaten gayretli ve zeki bir çocuktu ona şüphe yok ama o anne çocuğunu zayi etmedi.Mesela evde çok güzel bir düzen vardı Yemek saat 6 damı yenecek öyle yenir.Çocuk eve gelince ona göre planını yapar .Yemek bir gün saat 7 dde yense birgün 5 de çocuk eve gelince yemeğini yeme planlarından sonra ders çalışmayı düşünecek buda onun düzenli çalışmasını engellleyecekti.Eve çok misafir almazdı çocukalr ders çalışacak dikatleri dağılmasın.Gider hocaları ile konuşur çocuğuna yardımcı olmaya çalışır onun bişeyler öğrenmesi için hocalardan yardım isteğinde bulunurdu vs vs Bunlar önemli şeyler.Hiç bişe emeksiz olmuyor Hiç bişe eğitim ve öğretim olmadanda olmuyor..

    • efe diyor ki:

      aileden sorunlu bakan daha yeni bir yerde gördüm diyorki ; çoçuklarım anneannelerini anne bilirler,derlerdi.bunu tabi kadınların çalışması için örnek olarak söylüyor..çocukları anneannesi büyütmüş kendi çalışmışda bunu büüüüüyük bir bir maharet olarak anlatıyor…neredeyse kadınlar çalışsın diye devlet iki katı üç katı para harcayacak.bu aileden sorunlu bakanı orayada; chpde getirmedi…adam rahatsızda değil.onun için diyorumki normal olanlar artık anormal…

      • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

        bence kelime hatası yapıyorsunuz efe bey anormal durumlar normalleşti demek isterken normal olanlar artık anormal diyorsunuz:))

        • efe diyor ki:

          Ahir zamanda Erkek Olmak ; şaka yapmıyorsanız ikisinin arasında ne fark anlamadım…aslında dikkat şimdi dikkat ettimde farkında olmadan ikisinin arasında farkda var.şu anda olan mesala normale anormal,anormale normal deniliyor….yani anormaller normalleşmiş fakat yetmemiş normallerde aşağılanıp anormalleşmiş.saçma sapan gibi oldu ama böyle.benim içinde bu iş çok önemli..çünkü bir insanın ne düşündüğü beni ilgilendirmiyor ama beni kapsayan bir şey olduğu zaman savunma durumunda oluyoruz.bir insan deseki arkadaş kadın mini giyer ne var bunda dese..bu anomali normalleştirmiştir.ama o kişi derseki arkadaş şu kapalı olmak ne kadarda alçak bir şey kötü bir şey derse.burdada normali anormalleşmiştir.yani durum kötünün kötüsüdür.”eğer acele ile yanlış bir şey yazıyorsak,ham bir şekilde yazıyorsak,hüsnüzanla bakmamız lazım.eğer yanlış anlaşılan yazılan varsa düzeltme imkanımızda yok.belki kısa süreli kibir,gibi bir şeyelrde anlaşılabilir.genelinde yazıda bir şey yoksa görmemek lazım.hayırlı günler

          • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

            Ben kelimelerin yerlerini karıştırdığınızı zannettim o nedenle yazdım…yoksa haşa kibir mibirle ilgisi yoktur yazdığımın sizede iyi günler…

          • efe diyor ki:

            kibir diye kendi yazdıklarımı kasdetmiştim sonradan bakıldığında fiziki olarak bir sorun görüyorum ama yapacak bir şey yok.duygusal yazıyoruz ezber değil.hayırlı hayırlı günler efendim.

  10. Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

    şimdi genel itibariyle yorumları okudum hepsine ayrı ayrı cevap vermektense bir defada özetle genel mahiyette bildiklerimi aktaracam:

    evvela kadim gelenekten bu yana hz.peygamber dönemi asr-ı saadette dahil olmak üzere kadın hiç bir zaman horraa gözü kapalı dışarıya salıverilmemiştir…kadın dışarı çıkmışsa zaruret icabı çıkmıştır…bu zaruret bazen ilim öğrenmek için,bazende savaş gibi durumlar olmuştur…lakin ekseriyet itibariyle kadının yeri hep EVİ olmuştur…aslı vazifesi nesil yetiştirmek,kocasına itaat etmek evi çekip çevirmek olmuştur bunu peygamberimizin kızı Hz.Fatımadan tutunda ta bugüne dek aslını koruyan müslüman ailelerde görüyoruz görmekteyiz…

    peki şimdi neden kadınlar asli görevlerini bırakıp zaruri durumlarda uğraşmaları gereken işlere asli görevleriymiş koşuşturmaktalar mesele bu.! bunun sebeplerini önceki yorumumda 15 maddeye sığıştırmaya çalıştım tabi bu detaylandırılarak 30 ada rahat çıkarılabilir…ancak benim burda kadınların çalışmasını savunanlara söyleyeceğim o ki bir iş yapıldığında o işin artıları eksileri ele alınır eğer on işin eksileri çok ise o iş bir daha yapılmaz..en basitinden bir laboratuarda bir deney yaparsın bakarsın ki deney başarısız oldu bir dahada aynı deneyle uğraşmaz başka şeyler denemeye kalkarsın,işte aynen bunun gibi kadınların sokağa itilmesi çalışma hayatına itilmesi deneyini avrupa bizden önce denedi ve sonunda bu deney ellerinde patladı şimdi avrupanın yaptığı ufak ufak kadını tekrar asli yeri olan evine göndermek iken bizim gibi ülkeler batıyın 30-40 yıl geriden takip ettiğimizden bizler ise yeni yeni kadını evinden uzaklaştırmaya çalışıyoruz…avrupanın deneyi kendi laboratuarımızda denemeye çalışıyoruz ama nafile her gün deney patlıyor her gün başarısızlık dumanı yükseliyor ancak bunu görüpte bizim gibi sesini yükseltenler de hemen kadın düşmanı yaftasıyla yaftalanıyoruz…peki kadın çalışsın çalışınca daha mutlu olacak diyenlere soruyorum o zaman madem ki kadın çalışınca mutlu olacak o halde boşanan kadınların büyük çoğunluğu neden çalışan kadınlar,aldatanlar,aldatılanların çoğunluğu neden hep onlar çocukları huysuz mutsuz kreş mahsulü olanlar neden hep onlar…şimdi oturup düşünün bakalım eğrisiyle doğrusuyla bir hesap yapın kadının çalışmasının artılarıyla eksilerini hesaplayın,çarpın bölün toplayın tüm işleri yapın sonucu göreceksiniz ki kadının çalışmasının eksileri artılarında kat kat daha fazladır…bunu her aklı başında insan görüyor zaten…arkadaşım adliyede çalışıyor geçen gün bana artık Kuran Kurs Öğreticileri boşanmak için geliyorlar dedi..evet neticede onlarda çalışıyorlar maaşlılar koca kahrı çekemezler değimli?

    Peki bunun sonu nereye varacak neden ferasetimiz,basiretimizi bu kadar kapattık bir adım ötesini neden göremiyoruz…bu virüs çığ gibi büyüyor geçen bir sitede bir yoruma şahit oldum adam tesettürlü kızlardan dem vuruyordu hangisine gitsem yok kariyer yapacam,çalışacam,okulum var vb.gibisinden şeyler söylüyorlar bana artık nefret ettim bu gibilerinden diye söyleniyordu…hangi muhafazakar aileye baksak kızları için telaşa düşmüş vaziyetteler hele durumu biraz iyi olanlar kızları üniversite sınavını kazanamayınca 10-20 bin tl yi basıp özel üniversitelere yolluyorlar amaç ne etiket kızım okudu diplomalı oldu benimde gögsüm kabardı! Hepsi bunun için değimli? Peki değermi onlarca lirayı heba etmek bir ego tatmini için?

    Bu maddiyatı iyi olanlar için ya diğer vasat durumdaki ailelere ne demeli aman altın bileziği olsun ya kocası kötü çıkarsa ya boşanırsa efendim dünyanın türlü türlü hali vardır gibisinden safsatalarla kızlarını memleketin bir ucundan diğer ucuna gönderiyorlar! İyi o zaman bundan böyle kızını dışarıyada gönderme neme lazım ya araba çarparsa,ya biri kaçırırsa,ya ayağını taşa vurup kanatırsa vs.uzar gider! Allah aşkına böyle bir hayat sürebilirmi? Bunlar şeytanın insanların kalbine attığı vesveselerdir kuruntulardır neden anlamıyorsunuz? Sürekli ya şu ya bu olursa diye hayatmı yaşanırmış TEVEKKÜL nerde kaldı? Kızına üniversitenin yolunu göstereceğini nasıl eş olunacak nasıl anne nasıl ev hanımı olunurmuş onun yolunu göstersene belki o evhamlarının hiç biride olmayacak böylelikle ama nerde? Bir KOCA FOBİSİ varya KOCAYA İTAAT varya bunlar kadınların korkulu rüyaları halini almış ya sen gelde derdini kargalara anlat!

    İkinci olarak ta diyelim ki kadın mecbur kaldı çalıştı bu defada en uygun olanı şahsen kadının evini yada uygun olan kapalı bir yeri kendine iş yeri yapması ya el sanatları olabilir yada bilgisayar üzerinden olabilir böyle bir iş kurması hem erkeklerle muhatap olmaz hemde evinde daha rahat eder her bakımdan… ama bizim kadınların böyle bir derdi yokki öyle çok KARMA sisteme adapte olmuşlarki Başörtüsüne özgürlük için yaptıkları protestoları eylemlerin binde birinim KARMA EĞİTİM için yaptılarmı? Hadi erkekler yapmadı siz neden yapmadınız karma eğitimin en büyük zararı size işte ortada değilmi bunca intiharlar,kürtajlar veledi zinalar bunlar neyin ürünü kimse karma eğitimi karma ortamları bunun dışında tutabilirmi? Kadınlarımız erkeklerle o kadar rahat iletişim kurma becerisi kazandılar ki asr-ı saadetin sahabe hanımlarının yabancı erkeklerle konuştukları zaman agızlarına koydukları taş bile daha iffetli durdu onların o fütürsuz laubali erkeklerle olan sohbetlerinin yanında! Buyrun gidin ilahiyatlara,din kültürü bölümüne görün tesettürlü bacılarımızı yanlışsam bir dahada bu siteye bakmak nasip olmasın!

    Son olarak size bir nakil daha yapayım Hz. Ömer’den Hz.Ömer(r.a) bir gün evinden kokular sürüp çıkan bir kadın görmüş ve kırbacıyla kadının üzerine yürümüş kadını azarlamış.(kaynak.ebubekir sifil/Hz.Ömer ve Nebevi Sünnet) şimdi Hz. Ömer bu çağda yaşasa acaba kadınlar rahat rahat sokağa çıkabileceklermiydi o da işin apayrı bir boyutu?
    Vesselam…

    • seymen diyor ki:

      Kadın uygun kıyafetle ve usulünce alışveriş, toplantı, ders vs. için de dışarı çıkamaz mı?

      Dindar, tesettürlü, erkeklere karşı mesafeli bir kız tıp fakültesini kazanacak derecede başarılı ise ne yapmalı,
      okutmalı mı, okutmamalı mı?

      • x diyor ki:

        boşananların çoğu okumuş ve çalışan kadınlar olabilir doğrudur da… çünkü elinde hiç bir dayanağı olmayan kadının boşanmaya da cesareti olmuyor. dayak ta yese eziyet te çekse boşanmıyor

      • AHSEN diyor ki:

        nedense toplumumuzda erkeklerin buna dindar da dahil yaptığı birçok şey normal karşılanır ama bir kız yaptığında adı bir şekilde kötüye çıkar ben yine her zamanki gibi yineliyorum İslam ın kadına bakış açısını tam olarak idrak edebilmiş değiliz Peygamber efendimizin kızlarına hanımlarına karşı göstermiş olduğu hassasiyet ve topluma örnek olduğu noktaları çok iyi anlayabilmek lazım.
        Üniversiteyi kazanmış başörtüsüyle okuyacak başarılı bir öğrenciyi okumasın İslamiyete uymuyor demek çok basit bir gerekçe ve birazda bilgisizlik ve tabi bencilce geliyor..
        Dinimizin haram ve helalleri bellidir ve bunları sadece okuyup okumamak çalışıp çalışmamak ile sınırlayamazsınız din bir bütündür ve hiçbirşeyden bağımsız değildir onu laikçi zihniyet gibi ayrıştıramazsınız
        bir kadının gezmelere gidip dedikodu yapmasındansa iyi bir eğitim alması çok daha efdal bana göre hatta bir başörtülünün okuyup belli bir seviyeye gelmesi ve güzel işler üretmesi toplumda var olması bana göre çok daha iyi.
        çalışmasın okumasın diyen erkekler her ne kadar başlarda İslamiyete uygun değil desede (ki ben buna inanmıyorum okumak ve çalışmak için uygun ortam var )bunun altında
        kadınlık vazifelerini yapamayacağı korkusu
        üstünlük sağlayacağı korkusu (mevki,para) var.
        Eğer bu konuda rahatsızlık duyuyorsanız üniversite okumamışsanız az bir geliriniz varsa ve kendinize her konuda evin reisliği konusunda otorite sağlayabilecek gücünüz yok ve kendinize güvenemiyorsanız herkesi aynı kefeye koymayacak dinimizle alakalı kılıf uydurmayacaksınız çünkü çok gerçekçi gelmiyor.
        Eğer okumuş ve çalışan başörtülü bir bayanın bir evliliği yürütebilecek kapasitesi olduğuna inanmıyorsanız ki bu hakarettir çevrenizi iyi gözlemlemiyorsunuz demektir ve bakış açınızı genişletemediğiniz anlamına gelir ki o zaman kendi yargılarınıza uygun gelen bir eş adayı seçerek kafanızı başkalarının tercih edeceği eş adayı hakkında bu kadar yormayacaksınız..Bırakın onu başkaları düşünsün.

        Bu sözlerimi birini hedef alarak söylemedim lütfen kimse üzerine alınmasın bir kadının belli bir yaşa gelmiş inançlarına bağlı kendine sahip olamayan güvensiz bir insan muamelesi yapılması hiç adil değil alternarif üretmeyen üniversite kurmayan ilim merkezleri açmayan helal gıda pazarları üretmeyen dindarlığımızla ancak söz üretiyoruz dönüp birazda kendimize bakmalıyız.

        • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

          “çalışmasın okumasın diyen erkekler her ne kadar başlarda İslamiyete uygun değil desede (ki ben buna inanmıyorum okumak ve çalışmak için uygun ortam var )bunun altında
          kadınlık vazifelerini yapamayacağı korkusu
          üstünlük sağlayacağı korkusu (mevki,para) var.”

          çalışacak ortam mı var dediniz hani nerde? varda biz mi görmedik…bakın İran’ı ne yaptı geçenlerde devrim gibi bir karara imza attı üniversitelerin 37 bölümünde kız öğrenci alımı yasaklandı yasaklanan bölümlerin hemen hepsi kadın istidadına fıtratına zaten ters gelen erkek egemen bölümler(fizik,kimya,mühendislik sayısal ağırlıklı sanayi,silah vb bölümlerdi hatırladığım kadarıyla)şimdi aynını bizim ülke yapsa ne olur kıyametleri koparırız değilmi? Niye efendim kadın erkek eşitliğine zarar gelir kadınlar ezilir şu bu saçma gerekçeler öne sürülür mitingler protesto yürüyüşleri düzenlenir…velhasıl yer yerinden oynar…ama iran yaptı ses soluk çıkmadı…her neyse mesele iran tartışması çıkarmak değil mesele bir uygulamanın her ülkedeki farklı tezahürlerine yankılarına dikkat çekmek…aynı şey türkiyede olmuş olsa acaba ne olurdu?

          Şimdi bunu bir tarafa bırakalım Ahsen hanım,bugün kamu kuruluşlarında kadınlar için uygun ortam olduğunu iddia ediyorsanız ispatlamanız gerekir…ben böyle bir şeyi ilk defa sizden duyuyorum yani kamu kurumlarında kadınlar için ayrı oda mı var yada erkeklerle haremlik selamlık mı var? Yoksa varda bizmi bilmiyoruz? Ha belki özel sektörde bu dediklerimiz olabilir nadiren onlarda istisnadırlar tabiki…

          Ayrıca kadınlık vazifelerini yapamayacağı korkusu zaten korku değil aleni bir durumdur çalışan kadan ne kadar ev hanımıdır ne kadar dişidir ne kadar annedir bu sorulara verilecek cevap YARIM olacaktır..bunu her aklı selim sahibi bilirde tasdikte eder yani çalışan kadın arayan erkekte bilir ki aslında her alanda YARIM bir eş arıyordur kendine…buradan hemen bütün çalışmayan ev hanımları TAM anlamını çıkarmayın..ben öyle bir şey iddia etmiyorum ama kadın hem çocuk hem kariyer yapar diyenlere hayır diyorum yapamaz çünkü her şeyde YARIM dır diyorum…bunu çalışan kadınların kendileride zaten itiraf etmekteler onların kocalarıda itiraf etmekteler….bu bilinmeyen bişey değil zaten ve böyle bir durumla karşılaşmak istemeyen erkek tabiki dikkatli,temkinli olacaktır buda yadırganacak bir durum değildir…
          Mevki,para konusuna gelince zaten erkeğin çalışan eş isteme İLLETİ,GAYESİ,SEBEBİ,AMACI kadının BANKAMATİĞİ dir…dolayısıyla kadının parası zaten bir şekilde erkeğin faydalanma alanıdır bazı kadınların kendi bankamatiklerini üzerinde bulundurmadıkları maaşlarını kocalarının çektiği bilinen bir durumdur dolayısyla para ile kocaya üstünlük biraz sırıtıyor..lakin parasıyla maaşıyla kocasına minnet edenler az değiller yani benimde maaşım var kalk çayını sen doldur diyenler tabiki erkek için korku ve endişe kaynağı teşkil edecektir buda yine yadırganacak bir durum değildir…

          Mevki,kısmına gelince evlilikte dahim erkeğin kadından daha bilgili olanı tercih edilirken ve tarih boyunca böyle olmuşken tabiki erkek evleneceği kadının kendisinden kariyerce mevkice ileride olmasını istemez çünkü toplum KOCAYA aynın zamanda karısı için HOCA nazarıylada bakar yani koca karısı için bir yol gösterici eğitici konumundadır esasında bunlar KAVVAM lığın içerisinde kendilerine yer bulurlar zaten..lakin günümüzde bu KAVVAM lığın içi boşaltıldığından ne yazıkki KOCA-HOCA ikilemide zarar görmüştür..ayrıca sema hanımında daha evvelki yazılarından erkeğin eşinden mevkice az olmasının erkeğin psikolojisini bozduğunu öz güven kaybına sebep olduğu git gide kadınlaştığını ileri süren psikolog araştırmacılardan nakillerde var idi..hatırlatırım size..bu nedenle bu durumda erkek için tedirginlik sebebidir ve kadın mevki bakımından erkekten tabiki aşağı olmalıdır kısaca kadının ve erkeğin mutlu olmasının formulü şudur ki:”Kadın her daim bir adım Erkekten geri durmalıdır” erkeğin önüne geçmeye çalışmamalıdır bu hem sosyal,kamusal alanda hemde ailede evde geçerli bir durumdur…sema hanımda zaten daha evvelki yazılarında buna değinmiş idi..vesselam…

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Iranla turkiyeyi kiyas edecekseniz daha buyuk bir pencere acmalisiniz.iranda univ.deki kiz ogrenci sayisi erkeklere oranla yuzde65in ustunde,ve bu kizlarin mexuniyetten sonra is bulma imkanlari cok az.ozellikle makine ve elektrik alanlarinda kadin istihdami hic yok.(Cihan Aktas/taraf)turkiyede ise univ.debkizlarin erkeklere orani yuzde40civari ve istihdam alanlari daha fazla..cinsiyete gore muamele demisken cok takdir ettiginiz iranda kadinlarin tecavuz sonrasi erkek akrabalarinca oldurulmedisinin cezasi olmadigini,recm oncesi kacabilen kisinin cezadan kurtulabildigi ,buna gore erkekler bele Kadar gomuldugunden kacip kurtulabildikleri kadinlarin ise kafaya Kadar gomulduklerinden kacmalarinin imkansiz olduklarindanda Bahsedelim mi?…Islam ataerkildir sizin anladiginiz Gibi “macoerkil”degil…

          • hasret diyor ki:

            çalışmak için ortamlar var ama herkes illa diplomalı olup masa başı iş istediği için etrafını iyi pek göremiyor bence.. doktor olursanız odada sadece hemşire ve doktor oluyor ki bu birazda seçtiği baranşa bağlı kadının erkeklerle muhatap olup/olmaması.. bu v.b…

            birde atladığımız ve bana göre gerekli olan işin ticaret kısmıda var…mesela istanbul fatih/çarşamba semtindeki bayanlar gibi olabilir ..bu benim çok hoşuma gitmişiti..kadın kıyafetleri,çamaşırları satan bütün dükkanları sadece bayanlar işletiyor içeride bir tane bile erkek yok..içeriye eşinizle gitseniz dahi eşiniz dışarıda beklemek zorunda kalıyor..çünkü bu ticareti yapan kadınlar en çokta çarşaflı kadınlar..ve özelikle bayan giyim üzerine eşyalar ,çamaşırlar satıyorlardı.. rahat rahat istadiğinizi alıp deneyebiliyorsunuz …inşallah bunlar artar..

            bu heryerde mümkün olabilir bencede..ama öyle dükkanlar varki bayan iç çamaşırını bile erkekler satıyor insan dükkana utancından giremiyor ve bu durum hem mahremiyete zarar verip fitneye sebep oluyor ve hemde böyle dükkan sahibini ayartan kötü niyetli kadınlar yada kadına sattığı çamaşırlardan fantazi geliştiren ,kadına asılan salyası akan erkekler türüyor.

            bence kadın kadınlarla ilgili meslek guruplarını tercih etmeli erkekte kadına hizmet edecek ticari yerlerden ya kaçınmalı yada kendisi yerine devamlı çalışan bayan elemanı bulundurmalı..

            bu arada verdiğniz iran örneği pek etkileyici değil.. başka islam ülkesi olsa takdir ederdim, lakin islamın arkasına sığınıp ehli sünnet dışında olan ve şeriattı ,islamı tamamen yaşamayan/yaşatmayan farklı mezheplerle yanlışa doğru giden bir ülke olduğu için pek tasvip etmiyorum velevki bu yaptığı doğru olsa bile…

          • hasret diyor ki:

            gülbeyaz hanım
            recm cezasının hakkında böyle sizin düşündüğünüz sebep yüzünden olacağını sırf kadın/erkek ayrımı yaptığı için toprağa gömülme biçiminn faklı olduğunu sanmıyorum…

            kadınların kafalarına kadar gömülmesi sanırım,bedeninin taşlardan dolayı yırtılan üzerindeki kumaştan görünüp teşhir edilmemesi ve kadın daha narin olduğu için fazla acı çekmeyip ölümü daha kolay olsun diye kafa bölgesi sadece açıkta diye biliyordum..erkek ise kadına göre daha daynıklı , beline kadar gömülmesi acıyı daha fazla ve uzun his etmesi ve ölümünün daha geç olması demek olduğunu biliyordum..( asıl gerçeği ALLAH BİLİR tabii)..yani aslında pekte avantaj sayılmaz..bu dünyada kaçsa da kurtuluş yok nasılsa hesap gününden..

        • zuhal diyor ki:

          Çok güzel dedinizde Ahsen hanım ben bu dediklerinizi hadislerlede açıklamaya çalıştım olmadı .Sanırım toplumun yada insanların islamiyeti uygulamada daha hassas olması zaman alacak…

          • zuhal diyor ki:

            ya burda yine yanlış bişe var .Kadın illede çalışacak diye bişe yok eğer erkeklerin çok olduğu bir yerde çalışacaksa çalışmaz.Neden kimya fizik öğrenmesin .Çok yanlış düşünce bunlar .Kimya öğrenir gider çocuk gıdaları üzerine bir yer açar vs vs .Ayrıca Kuranda fizik kimya coğrafya hukuk vs gibi ilimlerden örenkler var sözler var .Yıldızlardan bahsediliyor gök yyüüznden vs vs Şimdi kadın bunları nasıl öğrenmicek öğrenmezse kuranı anlamaktan geri kalır.Çocukalrına kURANIN NE KADAR GÜZEL BİR KİTAP OLDUĞUNU MUCİZE OLDUĞUNU NASIL ANLATACAK O ZAMAN ?Siz ne diyorsunuz?Sizce din ve kuranı anlamak bu kadarmı basit bişey?Allah iilmi kadınada erkeğe farz kılmışken , ilim Çin’de de olsa ilmi arayınız. Çünkü ilim öğrenmek her Müslümana farzdır. Melekler, yaptıkları işten hoşlandıkları ilim talebeleri için kanatlarını yere sererler.” denmiştir.iSLAMDA İLİM EVRENSELDİR.Bunu bu şekilde söylemeniz beni şaşırttı doğrusu.İran da ki şeriat şeriatmıdır.Siz sanıyorsunuz orda kadınlar hepsi kapalıda erkekler zina yapmıyormu?Gelin istanbulda kapalı çarşıdaki esnafa sorun bunu gülerler size .Bugün internetten porno sayfalarının en çok tıklandığı ülkeler arasında iran gibi islam adı altında saçma sapan yÖnetilen ülkeler var.Sarıyerde bir zaman yazlıkçı olarak gelen arapların erkekleri o zaman gelip her rezilliği yapıyorlardı kadınlarıda öyle .Hani çozümmü olmuş insanları böyle yönetmek Bu şekilde insanların kalplerini düzeltemezsiniz.Güney amerikadaki müslümanlarda öyle diyor kaç arap geldiyse ordan buraya içki şişelerini kapıların arkasından topluyoruz.Ya türkiyenin doğusundan gelen eroin nerden geliyor sizce ?Sanırım bunu yapanlar çinliler değil.Bence yinede her eksikliğe rağMEN islamı yaşamak için en güzel yer Türkiyedir diyorum.Kimse size oruç tutma demiyor,bazı yerlerde özellikle devlet DAİRESİNDE namaz kılamazsınızama siz elinziden geleni yapın .Dikkat eden bir insan çok namazını kaçırmadan kılabilir.Hırsızlık yapmayın,Haram yemeyin bu ülke demiyor size kız kardeşinizin malını kaçırın ona vermeyin ama müslümanım diyenler yapıyor bunu.Karı kıza gitmeyin bakın herkes serbest.Allah iyiyide kötüyüdegözler önüne serecek seçim sizin sizdoğru yanıtı veriseniz cennete yanlışsa cevabınız cehenneme yok öle ben kafamı çalıştırmadan direkt cennete gideyim dikkatli düşünün biraz burda islamdan hiç haberi olmayan kadınlar yok bu dediklerinizide kimse kabul etmez.

      • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

        “Kadın uygun kıyafetle ve usulünce alışveriş, toplantı, ders vs. için de dışarı çıkamaz mı?”

        tabiki çıkabilir ben çıkamaz demedim ki zaruretler nisbetince tabiki çıkar yeri gelir koca evde yok çocuğu hastaneye yetiştirir yeri gelir ilaç almak için eczaneye gider yeri gelir bir sohbet ortamına gider yeri gelir bir yardım kuruluşuna gider yardımda bulunur…tabi bütün bunlar olurken evdeki koca ve çocuklarının AH’larını almamak kaydıyla…

        “Dindar, tesettürlü, erkeklere karşı mesafeli bir kız tıp fakültesini kazanacak derecede başarılı ise ne yapmalı,
        okutmalı mı, okutmamalı mı?”

        şimdi esasen bu soruyu daha evvel bende düşündüm..şimdi maddi olarak çalışmaya ihtiyacı olmadığı halde zaruri bir durumda olmadığı halde bir kız diyelimki çok zeki,akılı ve başarılı ve tesettürüne dikkatli erkeklerlede oldukça mesafeli..işte böyle bir durumdaki kız için ne denilebilir?

        Evvela böyle kızlar istinai durumlardır yani gerçekten etrafta böyleleri çok az bulunur kendi okul hayatımdanda bilirim 20-30 kişilik kız grubu içinde en fazla 1-3 arası olur bu tür kızlar…şimdi bu gibi kızları ayırt etmek lazım onlar için bir iş yeri bir sistem kurmak lazım ve bunu devletin hükümetin yapması lazım…yoksa böyle kızlar uygun ortam sağlanamadığından ilerideki iş hayatlarında bozulabililerler…ayrıca yine bu tür kızlarında çalışmayı istemelerinin altında yatan sebepte önemli eğer her yorumumda bahsetmeye çalıştığım modern çalışmak için üretilen saçma sebepler olursa yine bu tür kızlarda çalışmamalı ama yok hakikaten halisane bir niyetle hizmet amaçlı olarak çalışmak isteyip ve bu çalışmalarının da evliliklerine negatif etkisi olmayacaksa veya bana kalırsa böylelerin evlenmemeleri lazım eğer evlenmeyeceklerse o halde olumlu bakılabilir..oda yine çalışacakları alan kadın doğum ve ebelik alanı olmalı,yada Kuran Kurs öğreticiliği,yada ana okulu gibi çocuk işleri gibi veya kız liseleri,kız imam hatip liseleri olabilir bunun dışındaki alanlarda kadına ihtiyaç yoktur zaten kadında olmamalıdır bu alanlarda,kadın kendi istidadı dışındaki alanlarda olduğundan esasen İŞSİZLİK sorunu patlak vermiştir..yoksa kadınlar kendi yapabilecekleri alanlarda kalmış olsalar bu kadar bu işsizlik olmayacaktı…

        Ama bence en akıllı zeki kız (çalışma hayatından uzak duran kızdır) bunuda yine parantez içinde belirteyim…çünkü hizmetin yolu insanlara yardım etmenin yolu kamu kurumlardan geçmemektedir illa bir kız kamuda çalışınca mı insanlara hizmet edecek hemen yan komşusunun kız çocuklarını eğitemezmi mahallesinde sohbetler yapamazmı? Neden hep kestirme yolu seçiyoruz..?

        • seymen diyor ki:

          “tabiki çıkabilir ben çıkamaz demedim ki ” . Biz de siz çıkamaz dediniz demedik ki. :)
          Konu açkılığa kavuşsun, batıcı jargonla konuşup ‘dört duvar’ sözünü kullananlar biraz düşünsünler istedik.
          Binalarda veya sitelerde oturuluyor genellikle ve kimse dört duvar arasında değil, çarşaflı kadınlar bile alışverişi kendileri yapıyorlar.

          Şu istisnai dediğiniz kızlardan bizim evde bir tane var, erkekler çok başarılı değil ama lise üçe başlayacak olan büyük kızım çok başarılı. Ben bir-iki yıldır sosyal bilimler ilahiyat, sosyoloji, psikoloji, edebiyat) veya filolojiye (İngiliz-Arap) yönlendirmeye çalışırken son zamanlarda annesi ve çevresinden etkilenerek kafasını tıpa takmış durumda.
          Ben geçen gün konuştum, dedim ki; para için istiyorsan doktor olmana razı değilim ama amacın hizmetse insanlara (kadınlara) faydalı olmak, tebliğde bulunmak vs. ve kazandığının önemli bir bölümünü hayra harcamak niyetinde olacaksan tamam.

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Once tum kadinlari kapsayici fetvalar havada ucustu..simdi “zeki”kizlara ozel fetvalar araniyor..gelisme var,devam..

          • seymen diyor ki:

            Bir bazı şeyleri anlamak istemeyenler var, birde anlamaya çalıştığı halde anlayamayanlar.
            Boşuna uğraşıyoruz anlaşılan.
            Kim fetva vermiş, kim ne demiş.
            Kadın evini ihmal etmesin denmiş.
            Kadın çocuğunu ihmal etmesin denmiş.
            Kadının erkeklerle fazla yüzgöz, fazla hemhal olması hem aile saadeti, hem kadının maneviyatı, hemde toplum açısından iyi olmaz denmiş.
            Bazı kurumlarda kadınlar erkekler kadar çalışmakla birlikte bazı devlet kurumlarında erkeklerin %20-30′ u kadar çalıştıkları da biliiniyor. Özel sektördeki büyük firmalarda ise kadınlar çoğu zaman dişiliklerini göstererek bir yerlere gelebiliyorlar. Bizim itirazımız buna.

          • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

            seymen bey bir kardeşiniz olarak şunları da hatırlatmak isterim evvela benim bildiğim tıp 6 yıl sürüyor bu süre zarfında kızınızın evliliğini erteleyeckmisiniz yoksa hem evlilik hemde okulu berabermi okumasını teklif edeceksiniz eğer beraber olacaksa bu durumda dogacak çocuk yine okul günleri annesiz kalacaktır..yok eğer okul süresince evlilik yok diyeceksiniz bu defa kızınızı evlilikten mahrum edeceksiniz belli bir süre..bu işin bir boyutu..ikinci boyutu ise diyelimki okulu bitirdi sonra evlendi o zaman yine çocuklara kim bakacak o halde istifamı ettireceksiniz buda işin ikinci boyutu…

            yani mesele şu ki çalışan kadın ister hizmet amaçlı ister maddiyat amaçlı evlensin eğer bir Anne ise çocukları var ise mutlaka sorunda var demektir…ben bu yüzden halisane sadece hizmet için çalışmayı düşünenlere evlenmemeyi tavsiye ederim..yada evlenirse çocuk olunca istifa etmeyi tavsiye ederim..yoksa hakikaten hiçbir iş ve hizmet bir Annenin terbiyeli,sadık bir Müslüman,topluma insanlığa yararlı bir evlat yetiştirmesinin önüne geçmemeli diye düşünüyorum…

            tabi kalbinizde bu konuda şüphe kalmaması için sonuçta evlat sizin evladınız bence sözüne saygı gösterdiğiniz ilmine takvasına itimad ettiğiniz bir büyükten bu konuda fikir alırsanız daha iyi olacaktır diye düşünüyorum…

            ayrıca zeki kızlara özel fetva verdiğimiz söylenmiş! Evvela biz fetva mercii değiliz sadece burada makul ölçülerde kendi müşahedelrimiz,okuduklarımız,bildiklerimiz,tecrübelerimiz le bir yorumda bulunuyoruz sadece ben değil sizde aynını yapıyorsunuz..bu nedenle ortada fetva yok dolayısıyla olmayan bişeyin geneli ve özelide muhaldir…vesselam….

    • zuhal diyor ki:

      Ya kimse şu an kapalı bayanların yaptığı hataları savunmuyorki tabikide kokusunu sürmesin çıkmasın Ayrıca okumuş kadınların daha çok çabuk boşandığı normal çünkü o kadın güçlü sabır sabır bir yere kadar baktı adam karı kızdan geri gelmiyo eve bakmıyo, bekarda yaşanır yani gerek yokki kocaya Siz sanıyosunuz okumamış kadınlar çokmu huzurlu hiçde çöle değil gücü bulsundan çoğu kocasının yanında kalmaz .Ben biliyorum bizi,m komşumuz 2. hatun aldı ne karıya sordu ne kızına vay efendim sen ikinci hatunu aynı evde istemezsin vurdu sandalyeyi kafasına yumurta kadar şişlik .Ne yapsın eli mahkum kabul etti bir tabak yemek için .Size göre bunlar ayrılmayınca mutlularmı ? O yüzdenmi ahir zamanında kimse kimseyi tanımıyacak.Yani siz istiyorsunuzki biz hiç aklımızı irademizi kullanmayalım herkes hayatını yaşamasın biz yaşayalım varmı bu dünyada böle bişey ?burdaki sınavın ne anlamı kaldı siz aklınızı ve iradenizi kullanmayı beceremiyorsanız Allah aklı size niçin verdi acaba ?Yani kadınları eleştireceğinize kendinizi niye eleştirmiyorsunuz ?Nerde hata yapıyoruzda bu kadınlar bizden kaçıyor demiyorsunuz?Kadının asli görevi sadece size çocuk yapmak değilki .Herkesin kendine ait bir hayatı alışkanlıkları var bu evli olsa bile böyledir.He siz okumuş kadın istemiyorsanız almayın alın bir tane okumamış hatun ama size diyorum bir 10 yıl sonra oda diyecektir keşke okusaydım.Ama kapalı okumuş kadınların karşısında kompleks girip onlara iftiralarda atmayın.Kızının Minnet etmesini istemeyen bir anne demekki çok haksızlığa uğramış ondandır.Namahrem akrabasını evine aldığında karısı istemedğinde bu akrabayı erkek evden kovmazda karısına hadi babanın evine derse 1 tabak yemek içinmi minnet olacak ne diye.Çoğunuzda bunu yapıyorsunuz.Şahsen ben ne kaynımı nede kayınbabamı aynı evde istemem yanlız kayınbabam taki erkeklikten düşünce hastalanınca başka.Eğer sağlığı yerindeyse karısıda varsa onun hizmeti karısının görevi .Hadi bakalım kaç erkek ayrı ev açıyor şimdi bana büyük şehirleri göstermeyin tüm türkiyeye bakın.Kaç erkek evinde özgür Kadın evlenirken evde saklambaç oynamaya gelmiyor sizle kusura bakmayın.He kadın istemedimi vur gitsin.Tamam kadınların bu kadar toplumdan uzak kalmasını istiyorsanız insan gibi bir bayanla ciddiyetle gerektiği kadar konuşamıyorsanız bence öldürün kadınları gitsin hiç günaha girmezsiniz emin olun.Evet kapalı kadınlar ancak eşarpları için savaştı o hakkıda daha tam almışda değiller nerdeydi o erkekler okumasın canım otursun kadınlar ilim sadece erkeğe farzdı çünkü.Ya evde çocuk yetişricek kadın sizce eğitimi öğretimi olmazsa neyi yetiştirecek size .Dini bile sadece namaz niyaz eşarptan başka bişe görmeyen kadın bir yere kadar faydalı olur.İleriyi göremez kuranı okur ama anlamaz Ama kocanında bişe öğrenmeye niyti yoksa o başka ye iç yat hayat bu ohhh Allah sadece erkek evlatlarınızı meslek sahibi yapın dedi dimi .Aklınıza gelmiyo acaba kızım para kazanamıyo diye haksızlığa uğradığında bana hakkını helal etmezse ben allaha nasıl cevap verecem.Herşey islami olduda bir kadınların çalışıp çalışmaması kaldı.Ya bunu birde Sema hanıma sormanıza şaşıyorum çünkü oda çalışan bir bayan sonuçta .Madem çalışmasın bayanlar miraslarını verin yok onada gerek yok ne yapacak parayı kadın ben bir tabak yemek veriyorum işte ..En yakın arkadaşım boşandı neden efendim oğlan vermiş anahtarı annesine hop sormadan aramadan eve gelirler niye burası oğlumuzun evi eee kız da versin anahtarı onlarda desin kızımızın evi ev ev değil ahır olur o zaman benim arkadaşımda dedi anahtar sadece sende ve bende olsun annenlerde gelmeden arasınlar lütfen belki ben banyo yapıyorum yada başka bir durum bahis konusu .Çocukta dedi sen benim ailemi istemiyorsun aile dedi bu kız bize bakmaz sanki kız bakmak zorunda anası sütünü geline kayınbabada malını geline bıraktı ya hemen bunun hesabı yapılır.Boşandılar herkes mutlu mesut .Bakın çalışıp çalışmamak siz erkeklerin nefsine gem vurmucak taki siz kendinizi değiştirmek istemedikçe .Kadının güçlüolması rahatsız ediyorsa bunu bir düşünün sizi rahatsız eden ne ayrıca siz müslüman olup ahlaksızlık yapmazsanız kadında boşamaz bu kadar basit sizde biraz eşinize uyum sağlayın parayı ele geçirip kendi dediklerinizi zorla yaptırmaya çalışmayın…

      • seymen diyor ki:

        Bozuk aile yapılarını, görgüsüz düşüncesiz insanlar bize örnek veripte sonuç çıkartmayın.
        Baştan yanlış yapılmış evlilikler örnek olamaz. Kadın veya kız tarafı adamın ailesiyle arasındaki durumunu beklentilerini (bakma vs.) falan öğrenmeliydi.
        Bizim evin bir anahtarıda annemde olurdu eskiden, ama o hiçbir zaman anahtarı alıpta gelmez, kapıyı çalardı. Hanım bir yere gidecekse zaten haber verirdi, evde kimse yok falan derdi. Keyif için değil bir ihtiyaç vs. için verilir anahtar.
        Sizin boşanan arkadaşınız yanlış bir evlilik yapmış, anahtar falan işin bahanesi olmuş. Adam kadını sevse ailesine bir sebep gösterek daha uzak bir yere taşınmayı falan düşünürdü. Kadın adamı sevse başka çözümler düşünürdü. Kendin içerdeyken arkadaki güvenlik kilidini kapatırsan anahtarı olsa da kimse açamaz.
        Sen yokken gelip ortalığı karıştırıyorsa eşine söylersin o bir yol düşünür. Bir süre sabredersin.
        Sırf bu sebepten boşanılmaz, arada başka soğukluklar vardır. (cinsellik yoktur vs.).
        Bir tabak yemek için evlenilmez de boşanılmaz da. Ama adam biraz hizmet bekliyorsa, adamın ailesinin yanına gidildiğinde biraz geleneklere uygun davranılması isteniyorsa bundan gocunmamak lazım.

        • zuhal diyor ki:

          O ZAMAN BU ÖNCEDEN KADINA DANIŞILMALI ERKEK BİZDE BÖYLE DEYİP EŞİNİN FİKRİNİ ALMADAN BÖYLE ŞEYLERE KALKIYORSA YANLIŞ.AKRABALARINA HAVA ATACAK DİYE KARISINI HER ZAMA RAHATSIZ EDEMEZ.TABİ SADECE ANAHTAR DEĞİLDİR SEBEP BAŞKA MESELELERDE VARDIR ODA SON NOKTA OLMUŞTUR.DAHA ÖNCE TEK KİŞİLİK OLAN HAYAT 2 KİŞİLİK OLMUŞSA DANIŞMAK ŞARTTIR.O ANAHTARDA HEPDE NEDENS EOĞLANIN ANASINA VERİLİR KADININ DEĞİL SİZCE TESADÜFMÜDÜR BUNLAR KADIN TARAFINDAN BİRİ OLSA OĞLUMU YEDİLER OLUR.SİZ GEÇİN SİZİN ZAMANLA BU ZAMAN ARASINDA ÇOK FARK VAR ARTIK .Benim gördüğüm evlilikler hep böyle sebeplerden son buluyor.Bunlar az değil.Birde Adam kadını sevse doğru dedinizde adamın sevip sevmedğini nasıl anlıcaz ?Böylemi Ayrıca kim kimi sevmiş ilk görüşte herşey zamanla anlaşılır insanlar birbirini zamanla emek verdikçe sever .Ortalıkta bu örnekte olduğu gibi emek verilmezse sevgide olmazki .Adam konuşsun tamam o zaman emek verir eşine ve ailesine zamanlada sever yok ben hiç bişe yapmam sadece benim dediğim diyecekse sevmezki sadece bencilleşir.Ama aileler çocukların biribirini sevmesinden rahatsızsa başka .Ama oğlum sevme kadınlar seni yer ama n kızım kocana hizmet etme koca adamı yer hakkettende doğru ama onlar sevmedikçe birbirini bunlarda bayram yapsın oh ne güzel .Benim kuzenlerimden biride öğretmen oldu çocuklar büyüyünce eşi ilahiyat fakültesi için sınava girdi kazandı .Şimdi evini taşıyor üniversitenin olduğu yere kuzenimde tayinin oraya alacak sırf eşi okusun diye .Kayınvaldede yardım ediyor gelinine .Kaç erkek var bunu böyle yapan ?Karısı okusun diye fedakarlıkta olan.Yarın bu kadın öğrendiklerini çocuklarına anlatacak onları dinlerini bilen bir evlat olarak yetiştirecek nesi kötü bunun .Hala işte irandaki gibi kadın bazı şeyleri öğrenmesin zihniyeti var çok yanlış bunlar erkekler çocuklarını cahil kadınlaramı teslim edecekler. Gelenek görenek klmadı artık gelenek görenek dediğiniz şeyler islamla alakalı olmayan şeylerdir.İslama göre 3 günden fazla misafirlik olmaz mahremle na mahrem aynı evde yanlız kalmaz .Toğlumda kadını zor durumda bırakan şeyler zaten hep bu gelenek görenekler olmuştur.

  11. Deniz diyor ki:

    Erkek ya da kiz farketmez kolunda bir altin bilezik gibi bir meslege sahip olsun. Eveet dunyanin binbir turlu hali var iyi hali de var kotu hali de var. Allah omur verip de nasip ederse oglumu da kizimi da ayird etmeden okutmak icin calisacagim. Merak ediyorum, kizi olanlar soylesin lutfen! Kizinizin okuyup bir meslek sahibi olmasina vesile olacak misiniz?

    • efe diyor ki:

      bende mesleğin işin hiç bir zaman önemli olmadığını amaç olmadığını meşguliyet olduğunu söylüyorum.önemli olanın para kazanmak değil insanın nerede olursa olsun kendini yetiştirebilmesi ruh sağlığı yerinde kendi ile beraber olan kişilere sahip çıkabilmek olduğu insanın mutlaka öleceği gibi gibi şeyler söylüyorum…

      • Deniz diyor ki:

        Meslek zaten amac degildir? Insanin amaci “ne icin yasiyorum?” sorusuna cevap bulmaktir. Fakat icine dogdugu cografyadan tutunda yetistigi ortam edindigi tum kazanimlar birer ARAC tir, arac olmalidir. Meslek’te tum bunlarin icinde en onemli araclardan biridir.
        Mesela , “iscinin alin teri kurumadan emeginin karsiligini veriniz” mealindeki hadisi serifden, insanin emeginin ne kadar kutsal oldugunu anliyorum. isverenin patronun iscinin tam hakkini vermesini anliyorum.( Buradan hareketle bu vesile ile kadinin dusuk ucretle calismasini elestirenlere soylemek isterim; herseyle kadinin uzerinden hesaplasacaginiza birazda sermayenin sermaye sahiplerinin insafzligindan , kadin erkek demeden nasil somurdugunden bahsetseniz? Ben cok ornegini bizzat biliyorum. )
        Yine konudan devam edecek olursak,meslek diye onemsemediginiz arac nice emeklerin neticesinde ortaya cikiyor. Kadin ya da erkek maddi ve de manevi nekadar donanimli olursa o kadar iyidir. Yeter ki egolarimizi buyutmeyelim haddimizi bilelim.

    • hasret diyor ki:

      Deniz hanım

      samimi olmak gerekirse ben eskiden kızımı okutmayı hiç düşünmezdim.ancak şuan bakış açım daha farklı..bunun sebebide başörtüsünün serbest olması.. şuan kızımı okutmayı düşünüyorum…ama ben kızımı üniversiteye gönderirsem kendi bulunduğum şehri tercih etmesini ,kendi yaşadığımız şehirde yine evden okula ,okuldan eve olmasını tercih etmesini sağlayacağım ki bu sadece benim düşüncem, eşim pek okutma tarftarı bile değil bu karma sistem yüzünden.. ama zaman ne getirir götürür bilemeyiz..

      kızımı okutmak istememin sebebi yarın ya eşi boşarsa? yada kocası ölürse ?gibi nedenler asla değildir.çünkü biliyorum ki ALLAH kulunu darda bırakmaz.bu güne kadar kaç Allah a tevekkül eden kişi sahipsiz kalmış ki kızımda dar zamanda sahipsiz kalsın mutlak ALLAH ona yardım edecektir.. ben sadece okuma isteği ,hevesi varsa okumasını , eğitim görmesini ve yeteneği varsa doktor ,ebelik …v.b kadınlara hizmet vereceği erkeklerden uzak topluma yararlı bir meslek sahibi olmasını isterim..

      mesela nureddin yıldız hocama kadınların okuması hakkında soru sorulmuştu.ve nureddin yıldız hocam kızların okuyacaksa tıpta okumasını özellikle belirtip ilahiyat okumalarından ise kaçmasını söylemişti..tıp okursa yarlı olacağını ancak üniversitedeki ilahiyat bölümünde ise dini ilmlerden çok felsefe öğrettiklerini ve kadınların çok özelikkle erkeklere karşı bir felsefe ve yarış yaptıklarını söyledi o yüzden ilahiyat tercihim değil….

      birde şunu anlamış değilim diyelim ki kadın boşandı ailesi sahip çıkmadı..peki o kadın çalışsa dahi tek başına nasıl yaşayacak?yani yine bir erkeğe ihtiyaç duymayacak mı? yine kurtuluşu evlilikte bulmayacak mı?türkiyede dul bir kadının tek başına bir evde yaşaya bilmesi kendini erkeklerden ve olabilecek kötülüklerden kendini ve ırzını koruması nasıl olacak? ben düşündüm cevabını bulamadım..mantıklı cevabı olan varsa yazsın…

      • AHSEN diyor ki:

        Hasret hanım genellikle yorumlarınızda tutarlı ve objektifsiniz.
        Şuan toplumumuzda özellikle müslümanlarda çok ciddi sıkıntılar var zaman gazetesinin cumartesi yada pazar ekinde Kemal Sayar ın”light dindarlık” diye adlandırdığı müslüman insanların maddiyatla nasıl içinin boşaltıldığını anlatan güzel bir röportajı var.İnsanlar tükettikçe daha çok şeye sahip olmak istiyor ve maddiyatı büyük bir hedef haline dönüştürmeye başlıyor böylelikle kapitalizmin kölesi oluyor.
        Toplumumuzda verilen mesaj tamamiyle bu kadının çalışmaya itilmesi bu konuyla çok alakalı ama böyle olmayıp iyi yere gelmiş gerçekten insanlara hizmet sunan insanları bu kefede aynı değerlendirmek yanlış olur.
        Birde ben başörtülü insanların cahil birşey bilmeyen geri kafalı ezik boynu bükük kendini savunamayan insanlar olarak toplumda var olmasını kesinlikle arzu etmem.
        Neden başörtülü bir insan bilim insanı olmasın yada insanlara iyi hizmet sunmasın.Onu sadece dört duvar arasına kapatmanın ben eşlik vazifelerini iyi yapacağı için gibi bir düşünceyle yapılmasının mantıklı bir tarafını görmüyorum neticede bir insan ve onunda kendini tamamlayacak ve kendini geliştirecek farklı etkinlik içinde olmasını eşi bizzat ona sağlamalı diye düşünüyorum.
        Birde ayrıca hocalarda moda oldu kim daha iyi dindarlık yapıyor meselesi yada onlarınki iyi bir müslümanlık değil mesajı verilmesi bu ahir zamanda böyle ayrıştırmaları normal mi görmek gerek bilemiyorum.
        Hocanız ilahiyatta okutmayın diyerek nasıl kesin bir yargıyla bunu söylüyor izahınıda yapsaydı keşke.
        Ne kadar biliyor kaç tane ilahiyatçıyla görüşmüş yada tanımış?ilkokul ortaokul lise diğer üniversitelerde felsefe yapan yada dinsiz insan yokmuymuş onlara cevaz veriyor da ilahiyatlara vermiyor anlamış değilim.
        Anne baba olmak bu meseleye gelince çok zor gerçekten sizi anlayabiliyorum çok iyi düşünüp iyi bir karar vermek zorundasınız çocuğunuzun geleceği söz konusu zor gerçekten hele eğitim sistemi düzensiz olan bir ülkede iki kat daha zor ama eskiye nazaran din eğitimi için çok daha fazla alternatiflerin olması sevindirici.
        Şimdi 5 yaşındaki bir çocuk çok güzel dini bir eğitim alabiliyor.
        Seçeceğiniz okul önemli elbette ama şuda var hiçbir zaman iyi bir okul seçilmesinede asla güvenmemek lazım aile her zaman herşeyden önemli çünkü.
        Ben çocuğumu kesinlikle başörtüsünden taviz verdirmem daha doğrusu bu kararı kendisi verebilecek olgunluğa erişmesi için elimden geleni yaparım belli bir eğitim verdikten sonra kesinlikle çocuğumun doğru bir karar vereceğine kesinlikle inanırım ve ona güvenirim eğer bir sıkıntı yaşıyorsa hatayı kendimde ararım yine ona yardımcı olurum ahlaki eğitim herşeyden çok daha önemli tabiki.
        Bir alim ismini hatırlayamıyorum annesi küçük yaşlarda ilim alması için bir kaç kilometre yolu zor şartlarda çocuğunu sırtında götürür ve onu birkaç saat beklermiş kapının önünde sonra beraber dönerlermiş.
        Rabbim hayırlı evlatlarlar yetiştirmeyi nasip etsin dinine topluma ve ailesine..
        ALLAH yardımcınız olsun.

        • zuhal diyor ki:

          aynen size katılıyorum doğru diyorsunuz müslüman bayanların dindar okumuş olması eğitimli ahlaklı olmaları gerek,r.Gerektiğindede hakkını savunsun tabi.Anne ne kadar iyi olursa çocuklarınada o kadar sahip çıkacağı onları koruyacağı düşüncesindeyim ayrıca.Aksi takdirde çocuk anneyi sayıyor saymadığı gibide saygısızda olabiliyor.Zaten eşarp problemide bence sırf müslümanlara darbe olsun kadınları eğitimsiz kalsın diye yapılmıştır.Kadın ne kadar cahil olursa ailede o kadar çabuk yıkılır çünkü kadın daha çabuk kandırılıp yönlendirilir.Daha islami haklarından habersiz olan ve hakkını eşlerine karşı arayamayan kadınlar var Olaya bu gözle bakanlar kadınların eğitimin ve çalışmasına darbe vurmuşlardır.Bence kapalı bayanlar özellikle çalışsın ciddi olsunlarki erkeklerde kendilerine çeki düzen versinler saygılı olsunlar karşısındaki insana karşı.Bir kapalı bayanı gören anti islamcılar rahatsız olsun buda güzel bu vatan müslümansa benim kardeşim oğlum şehit gidiyorsa bu ülkede eşarbımla gezdiğimdede kimse rahhatsız olmasın .Rahatsız eden varsa hadi siz müslüman erkekler çıkın bakalım duymadım ben daha bir müslümanın böyle bir erkeği şöyle güzel bir ders verdiğini ma evinde otur öğrenme okuma demeyi biliyosunuz Kadınla erkeği bu derece soyutlamakta her iki tarafı daha kötü duruma düşürdüğü gibi daha kolay hataya düşürür yapacaktır bana göre

        • hasret diyor ki:

          AHSEN hanım güzel temeniniz için teşekkür ederim..

          bu arada yanlış anlaşılmasın..nuredin yıldız hoca imamhatip liselerine bir şey demiyor ..ama ilahiyatliselerinde de zamanında ders adam gibi anlatılmıyordu sırf dindar kesim geri kalsın ilerlemesin diye en kötü, soğuk hocalar otarafa yönlendiriliyordu..
          ayrıca şuan türkiyede verilen din dersleri bile içi boş..kitaplarda çoğunlukla doğa sevgisi ,vatan,atatürk vb..şeyler veriliyor gerçek düzgün bir hoca yoksa..

          bence nureddin hocanın demek istediğide sanırım bu yönde yani üniversitelerdeki ilahiyat bölümlerinin aslında vermesi gerkeken şeyleri vermediği eksik ve kadını erkeğe kışkırtan muhalefete yönlendiren bir eğitim sisteminde olduğudur….
          unutmayalım bundan yıllar önce tv lere çıkan ilahiyat mevzunu kadınların kur _a nın erkeklerin tefsir etmesinden,kadınların erkelerle beraber namaz kılmasına kadar uzayıp, zamanın düzgün hocalarına saygısızlık ettiklerini..

          yani ne fark eder? kur anın tefsirini bir kadın yada bir erkeğin yapması.. bu hususta meal kitapları çıkaracak derecede yarış yapması.. bu yanlış davranış hüküm belli zaten .. yani kadın tefsir edince hüküm değişirmi?nefsini katıp ta hükümleri değiştirirse zaten büyük vebale girer..

          ahir zamandayız ve çocuklarım için iyi olanı seçmeye çaılışıyor onları bu yönde yönlendirmek istiyorum..ALLAH hepimizin yardımcısı olsun işimiz çok zor..

      • gulbeyaz diyor ki:

        evet bizim bazi arkadaslar,universiteden sonra 3-6 ay medrese egitimi gorduler,..bir ilahiyat ogrencisini yanlarinda klonusturmayack kadar donanima sahip oldular,arapca ,fikih ve tefsirde..tabi ilahiyatcilarimzii zan altinda da birakmayalim,cok kaliteli insanlrda yetisti o bolumden..soyliyecegim kiz-erkek herkesin geleneksel mederese egitiminden gecmesi cok onemli bence…bu isi benim gordugum ismailaga cemaati cok guzel yapiyor,haklarini yememek lazim..universite mezunu 21 yasindaki kaz.k kadar kizlar yanlarinda 13 yasinda melek yuzlu citi piti kizlarla ayni rahlede ders gormeyi sorun yapmiyorlarsa benden gecti demesinler..hehe:)

        • hasret diyor ki:

          gülbeyaz hanım size katılıyorum..
          medrese eğitimi çok farklı ve gerekli bencede ama herkes yapamaz malesef..biraz nefse ağır gelebilir..bende bahsettiğiniz ismailağa cemaatinde(15,16 yaşlarında 2 yıl kadar)yatılı mederese eğitimi gördüm ve memnundum..onlara hocalarıma çok dua ediyorum..tamamen bakış açım onlar gibi fazla tutucu olmasada genel olarak yorumlarıma bakınca sanırım buradaki çoğu kişiye göre hala cemaatin bakış açısını taşıyorum :) çünkü onlar erkeğin ve kadının yerini çok güzel öğretip hayatına uyguluyor..sanırım biraz gericiyim :)

      • zuhal diyor ki:

        yok akıllı bir erkek bulursa evlenecek bu kadar basit yani yanlız hayat olmaz bana göre 70 yaşındada olsa insanlar evlenmeli çünkü o zaman mahremiyet kalkar birbirlerine yardımcı olurlar .Mesela bir erkeğe en güzel eşi hizmet eder ne kızı ne oğlu ne gelini ne damadı geçi bakacaksa karısı bakar yada bakacaksa kocası başkaları değil.Bence eşler bu anlmada en önce birbirlerine sahip çıkmalı…Bizdeki sorunda bu erkek kadınına sahip değilki sahip olsa farklı olur …

      • hasret diyor ki:

        bu arada üniversitede ilahiyat tercih etmememiz hakkındaki konu /soru antalyada ki kadınlara verdiği sohbetlerden sonra sorulan sorulara verdiği cevaptır..bu nuda belirteyiim …

  12. efe diyor ki:

    “””penceremin kapısı gümüştendir gümüşten”””.kadınlar aleyhine konuşulmuyor…..kadınlar üzerinden hesaplaşılıyor…ayrıca gün müslümanım deme günü değil,ıspat günü…””””herkes ben müslümanım diyor.kafir olan kimdir””

    • raskolnikov diyor ki:

      çalışmamasını isteyen erkekler de az değildir kadının… dindar erkeklerin çoğunun tercihi çalışmayan aile kızıdır… fazla ümitsiz olmak doğru değildir

      • efe diyor ki:

        birisi vardı adam rusyaya gitmişti iş için.demiştiki….ordaki adamlar hepten pısırık.işlerini kaybedecek diye ödleri kopuyor.aşağı işlerde hep erkekler çalışıyor…yönetici konumunda hep kadınlar diyor….bizim ülkede bildim bilelide olan bu…kadın dansözlük yapıyor,sonra dünya para kazanıyor,sonra ailesinin bu paraya bakması normalmi değilmi.toplumsal olarak bakmak lazım.bireysel değil.eğer sen musluğu pis borudan akıtırsan millet tabiki suyu oradan içecek …

        • efe diyor ki:

          kadının erkeğin ailesiyle hesaplaşması kendisi için küçük ama toplum için büyük bir yıkım oldu…erkeğin ailesinin “konu olarak semamaraşlının haber 7 deki bir yazısında vardı.”erkeğin istemediği şeyleri geline sağlaması gözyumması destek olması kendisi için küçük fakat erkek için büyük bir yıkım oldu…kadının kocasına karşı çıkması kendisi için kuçuk fakat çocukları için yıkım oldu…peki buralardan dönüş varmıdır.zararı telafisi varmıdır.bana göre çok çok zor ama imkansız değil…tabi dileyen dilediğini yapar.ama hesabınıda kendi verir…hesap vererek yaşayan,küçük küçük sıkıntılara sabreden insan ileride rahat eder.ama aydınlanmayı kalbinde değilde,kafasının üstünde isterse,o ışık söndüğünde yapacak bir şey kalmayabilir

        • zuhal diyor ki:

          eee o dansözede parayı akıtanlarda bayanlar değil herhalde bir de o taraftan bakmak lazım bu işe yani insanlar ne ekerse onu biçiyo sonrada diyo kadın şöyle kadın böyle halbuki hadiste diyor erkek ne kadar namusluysa kadında o kadar iffetlidir buna dikkat etmek lazım..

          • efe diyor ki:

            adamın para yatırmasında bir şey yok.karlı bir iş yapmış.ama haram.kadın ise yanlış iş yapmış,çok kötü bir ticaret yapmış.üstelik haramda.

  13. hasret diyor ki:

    bakıyorumda her zamanki gibi konu yine dağılmış.. :(
    hemen hemen her konu kadının okuması yada çalışmasına geliyor..daha önce çok eşlilik meselesi böyleydi ancak sema hanım çok eşlilik konusunda yazı yazınca artık dileyen o yazıya yorum yapıyor.. sema hanım siz bu kadınların çalışması yada okuması hakkında bir yazı yazarsanız iyi olur..böylece her seferinde konu kadınların çalışıp /çalışmaması konusuna gelmez dileyen o yazılan yazıya o konu hakında yorumlar yapar,gerekirse tartışır… yani her seferinde tek taraflı (sadece kadın) eleştirilince , kadının çalışması ,okuması gibi hep aynı yerlere gelince bıkıyor insan..inşallah bu konu fazla uzamaz da burda sonlanır…

    hakkı konuşmak lazım kadın/erkek ayrımı yapmadan… ben kadınların özelikle annelerin(mecbur olanlar hariç) çalışmasına sıcak bakmıyorum..ama bu konuda sadece hep kadınların suçlanmasını da doğru bulmuyorum.. tek suçlu kadın değil,kadını bu hale getirin zihniyette , hayatı ya boşanırsa diye olumsuzluklara adapte eden daha küçük yaşlarda bu konuyla olumsuzluklarla aşılayarak tevekkülü unutturan ve sırf bu yüzden kızlarını okutan çalıştıran anne /babalar ve en önemlisi zengin kız arayan ya da illede çalışan eş arayan erkelerde en az kadınlar kadar suçlu..

    kadın çalışınca rahat rahat koca bulabiliyor.. ama evde oturunca kimse tercih etmiyor artık hele birde babasının durumu yoksa durum hepten vahim… ya zengin ya çalışan kadın olucak..böyle arayan erkekleri duydukça ve gördükçe üzülüyorum ..evdeki kadını başta erkek tercih etmiyorsa bunda suç kimin ?kimi suçlamalı?kadını mı? yoksa sedece çalışan eş arayan erkeği mi? bazen empati yapmak lazım..

    benim arkadaşım öğretmen olunca hemen kısmeti oluverdi..yada bir erkek tanıdığımız kendisi polis,başka bir yakınımı görmediği halde sırf öğretmen,çalışan diye istemiş..bu iş olmamış..ayrıca sırf öğretmen istemesininde sebebi kadın çalışıp eve destek olacak ve öğretmen olduğu için yarım gün evde olur ders bitince ve birde 3 ay tatil diye öğretmen kız istiyormuş..bunlara ne demek lazım..kendine güvenmeyen erkekler kadın parasına tamah etmeye başlıyor…suç kimin?

    her iki tarfında iyisi kötüsü vardır.. erkeklerde sütten çıkmış ak kaşık değil… her seferinde kadınların eleştirilmesini yanlış buluyorum.ben feminist değilim ancak hep kötü taraf kadınmış gibi eleştirmenin adil olmadığını düşünüyorum..hatalar hiç bir zaman tek taraflı olmaz..karşılıklıdır..kadın bir hata yapıyorsa erkeğinde bunda payı vardır…

    • zuhal diyor ki:

      ya erkeklerin zengin kadın aramaları konusunda ben daha önce bir yorum yapmıştımda gayet sert bir eleştri aldım aynı sizin gibi düşünüyorum ve bana verilen cevapta şuydu.EFENDİM HZ Muhammedde zengin hanımla evlenmiş bu demekmişki erkeklerin evlenme sebebide bu olabilirmiş.NE KADAR BÜYÜK YANLIŞ .Bir kere Hz HATİCE PEYGAMBeRİMİZE EVLENMe TeKLİFi ETMİŞTİ hZ mUHAMMED SE ONUN ZENGİLİĞİ İÇİN dEĞİL SAYGIN BİR HANFeNDİ DİYe SEÇMİŞTİ.PARa AVCISI DEĞİLDİ PEYGAMBERİMİZ.Kadının ahlakının temizliği her zaman önemlidir aile kurmada ve hatta kadını zenginliği güzelliği soyu sopu için almayın demiş.Açık ve net bir şekilde almayın işte bu kadar basit.Siz ahlakı güzel olana bakın demiş.Dindar olana bakın demiş.Temiz olana bakın demiş.Hatta evlenirken kızlarla evlenin çünkü onların ağızları temiz olur kocalarına daha kolay uyum sağlarlar demiş Bunlar boşuna değil.Ama yorumda işte peygamberimiz demiş kadın güzelliği için alınır zenginliği içinde alınır eh peygamberimiz siz dindar olanıda alın demiş sanki dindar güzel ahlaklı kadına lütüfta bulunmuş gibi .Önce bu zihniyet kalksın almayın denilen şey alınmaz .Ama bakıyorum rus kadınları işte mankenler işte medyadaki kadınlar yine revajda daha ne diyelim Hatta avrupa görmüş çok türk ereği avrupalı gayrimüslüm kadınla yaşıyor çoğu evli bile değil burdaki zenginlerin bir kısmıda öle bişe demiyorum artık .Sonrada efendim kadın niye çalışmak ,ister ev hanımı olmak istemez niye olsunki bu zihniyetteki bir erkeğe ne kadar güven olunurki..

      • zuhal diyor ki:

        hatta diğer bir hadisde şöyle deniliyor .Gayri müslümtoplumlar bile evlenirken temiz kadın tercih ederler.Yani ahlakı güzel temiz masum bir kadın her zaman kıymetlidir.Elin gayrimüslümü bile bunu bilirken bizimkiler koşsun paralı kadına aferin diyorum başka bişe değil…

      • seymen diyor ki:

        Zengin kadın demek ahlaksız kadın demek midir? Hem dindar hem ailesi iyi bir durumda olan birini istemenin ne sakıncası var. Avrupalı veya rus kadınla yaşayanlar zenginliğinden mi yaşıyorlar. Dindarlık olmalı, yanında diğer sayılan (soy, güzellik, zenginlik) özelliklerde olabilirse en iyisi olmuş olur. Burada mesele dengine razı olma meselesidir. Zenginle evlenmeyin diye birşey yok. Evlenmeden önce görün dendiğine göre güzellikte önemli olabiliyor demek ki. Ailesinin maddi durumu diğerinden daha iyi olupta daha mutevazi olanlarda olabiliyor.

        • zuhal diyor ki:

          Her halde çoğu yine kadınların zenginliğinden ,oralarda kalma derdi yada onların ev hanımı gibi yetişmemesi ve diğer sebepler gayru meşru çok ilişkiyi onlarla yaşamak gibi bir çok sebep var ,ama yinede önde aranması gereken özellik huy güzelliği ahlak güzelliği he bunun yanında diğer özelliklerde olursa çok iyi olur o ayrı bir konu zengin kadın ahlaksızdır demiyorum ama zenginlik ve para getirme olayı olunca ahlakda aranmıyor diyorum ayrıca evet herkes sonuçta öyle yada böyle dengini buluyor zaten erkek istediği kadar desin ben paralı kadın alacam davul bile dengi dengine çalıyor ,ya paralı kadın olsa ne olacak olmasa ne olacak onu anlamıyorum kadının parası ilemi ev geçinecek o zaman erkeğin eve rızık getirme evin nafakasını sağlama sorumluluğu nerde kadının parası kendine ha zengin almış ha fakir bunun erkek için bir getirisini düşünerek erkeklerin seçimini yapması yanlış …

        • betil diyor ki:

          Zengin kadınları kimsenin kötülediği olmadı benim okudum kadarıyla.
          arkadaşlar maddi durumu zayıf olan bayanlara karşı olumsuz tutumu açıklamaya çalışırken, zıddından örnek vermek amacıyla erkeklerin zengin bayanlara olan yaklaşımından bahsetmişler.
          para, güzellik insan olarak hepimizin zaafları. bunlardan birini bulunduran kişiler bize hoş geliyor, bunları tercih ediyoruz kolaylıkla.
          tam tersi eğer bu 2 özellik yoksa bayan/erkek birisinde; ilk bakışta karşı cinsin ilgisini çeken, tercih edilen birisi olmak zor görünüyor.
          ama sonuçta Allah nasıl yazdıysa öyle oluyor. çok sebep-sonuç odaklı düşünüyoruz ve böyle yorumlamaya çalışıyoruz.
          güzellik ve para insanı tercih edilir kılabilir, ama dünya-ahiret mutluluğu için tek başına yeterli değil.
          bence paraya, dış güzelliğe önem verip, maneviyat ve ahlakı 2. planda değerlendiren insanların gözüne girmek için zenginleşmek istiyorsa kadınlar; hiç uğraşmasınlar. zaten onlardan hayır gelmez.
          eğer hala yeryüzünde güzel ahlaklı, saliha olup da maddi “eksikliklerinden” ötürü talep edilmeyen bayanlar varsa, muhakkak ki onların kadrini kıymetini bilip baştacı edecek beyler de vardır.
          yoksa da güzel ahlak ve takva bu dünya ve ahiret için zaten yeterlidir.

  14. Gulbeyaz diyor ki:

    Toplumun ahlak grafigi yukselmiyor,cokuyor.siz hangi abilerden bahsediosunuz kardesine bakacak,yasli anasini evde tutmak icin karisini ikna edebilen abiler 3-4cocuguyla ona muhtac olan kiz kardesine caninini verecektir(!)tabii..kac tane Abi duydunuz kizkardesine ev acip maas baglayan.hem baba mirasi seriate gore (erkek 2,kiz 1)mi yapti bakalim ki kiz abiden hakkini isteme durumu olsun hatta abinin mirasindan faydalanabilsin.benim duydugum ya medeni kanuna gore esit,ya cahilce bi tarafa fazladan miras birakildigi..dunya sen Ben bizim oglandan ibaret degil,biraz pencereden disari bakin.
    Kadini futursuzca sokaga dokenle,paketleyip elini ayagini baglayan (kadin insan degilmis bi cicekmis ya,hehehe)zihniyette ifrattadir,adaletten sapmistir.
    Is imkanlarinin az,insan nufusunun az,uretim/tuketin in az,sokaga/yada uzaga refakatsiz gidilemeyen bir cagda yasamiyiruz,zamani anlamaya calismali,cagin fitratina ters dusenler birbkopru kuramayanlar,dusup debelenmeye mahkumdur.muslumanlarin Ayaga kalkmasi lazim kadin erkek beraberce,kavgayla degil..otekikemeyelim anlamaya calisalim

    • seymen diyor ki:

      Daha önce dediğimiz gibi herşey bozulmuş. İslam’da boşanma durumunda kadın çocukları almaz, evi terk eder gider abisinin evine orada yaşar. İdare etme durumudur bu, rahat etme değil tabii ki de. Kadının çalışmasına uygun bir iş bulursa çalışır.

    • efe diyor ki:

      hanımefendi siz islama göre ne yasası çıkardınız ne yaşamı yaptınızda olan bütün işlerin faturasını islama geleneklerine göreneklerine yukluyorsunuz.

      • Gulbeyaz diyor ki:

        Yazdiklarimdan faturayi islama yukledigimi cikardiysaniz,”iyi saatler olsun diyorum”.

        • efe diyor ki:

          yazdıklarınızı size anlatacak değilim.ama tarafsız bir bilene sorabiliriz.

          • Kadir diyor ki:

            bencede efe kardeşim haklı ben bilen değilim. Ancak okuduğum kadarı ile öyle anlaşılıyor.

          • gulbeyaz diyor ki:

            sy.kadir iddianizi destekleyen,islami eksik ,kusurlu ,yetersiz gosterdigim tek cumlemi yazin lutfen..ayrica “bilen kisi” ne demek oluyor.bu kadar basit cumleleri tekrar izah etmk icin ordinaryus mu getirtelim..subhanallah..

  15. seymen diyor ki:

    Tamam kadınlar çalışmasın, iyi güzel. Erkekler gerçekten tavır koyarsa baba, abi, eş tavır koyarsa çalışamaz zaten.
    Kızının maaşından faydalanamayacak diye isteyene vermeyen adamların olduğu ülkede kadınlara ne söyleyebiliriz ki. Kadın oğluna kadrolu gelin arıyorsa burada en az suç çalışmak isteyen kadındadır.
    Eşi çalışmasını istemediği halde çalışmak isteyen kadınları kınayabiliriz sadece.
    Boşanmış olanların çoğuda çalışmak mecburiyetinde. Tabi onlarda bayanlar için uygun olan erkeklerle fazla hemhal olmayacakları işleri tercih etmeliler.

    • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

      seymen bey haksızsınız diyemem tabiki haklısınız vardır bu ülkede bu türden insanlar…hatta ben kaç kez yazdım bir baba nasıl memleketin bir ucundan diğer ucuna kızını okul okumaya gönderebilir diye hiç mi merak etmez kızını?aynı şekilde kızının okuması çalışması koca eline bakmaması için her fırsat bulduğunda aklı sıra akıl veren annelerde çoğunluktadır bu ülkede…

      bakın evvela sorunlar tespit edilir sorunda uygun şekilde çözülür…şimdi kadının bir defa çalışmayı istemesinin bir sürü sebebi vardır…çalışmaya başladıktan sonrada bir yıgın sorunu vardır…çalışmayı bıraktıktan sonrada sorunlar azalmamakta yeni başka sorunlar üremektedir…yani her yönüyle kadının istihdamı meselesi çok boyutlu bir sorunlar yumağıdır nereye elini atsan elinde kalacak cinsten bir durumdur…

      bakın kadının çalışmak istemesinin nedenleri özetleyecek olursak:

      1-ebeveynin baskısı kızını memleketin bir ucundan bir ucuna göndermesi
      2-ebeveynin kızının maaşından faydalanmak istemeyi düşünmesi bunu kendi için bir hak görmesi bu kadar büyüttüm okuttum biraz da ben yiyeyim hemen koca yemesin
      3-mahalle baskısı yani kızın çevresi çalışan kadınlar ve zihnini batılı hayatın inşa ettiği kadınlarla çevriliyse onların etkisi
      4-erkeklerin kadınlaşmaları
      5-erkeklerin huzuru mal ve parada görüyor olmaları tek maaş yetmez çalışan olsun demeleri kızlarında bu durum nedeniyle kocasız kalmak istememeleri(aslında kocasız kalsa daha iyide neyse)
      6-sosyal ve görsel medyanın kadınları iş hayatına sevkedici yayınlar yapmaları
      7-kadına “hem çocuk hemde kariyer yaparsın” şeklinde gaz vermeleri
      8- kadın istihdamının bizzat hükümet politikası haline getirilmesi
      9-hatta kreş ücretleri dahi yarısı devlet tarafından çalışan kadın için ödenmesi sırf kadın istihdamını artırma kaygısıyla
      10-modernizmin,feminizmin kadınlarımızın üzerinde sinsi etki bırakması
      11-süslü yaldızlı gibi görünen ama içi boş cümleler olan “ayakları üzerinde durmak” ,”koca parası yememek”,”toplumda saygı görmek” vb..laflar
      12-özellikle karma eğitimden geçmiş kızların erkeklerle olan münasebetlerinde bir gevşeme olması nedeniyle çalışma hayatından ürkmemeleri lise ve ünv.tede erkeklerle olan laubali sohbetlerin çalışma hayatındada olmasının onlar için bir endişe oluşturmaması ve eğitim sisteminin kadın istihdamına etkisi özellikle okuldaki kadın öğretmenlere olan özenti.
      13-toplumda Ev HANIMLIğının aşağılanması burun kıvırılması ev hanımlarının asalak koca parası yiyen bişey üretmeyen kadınlar olarak lanse edilmesi
      14-ANNE liğin değerinin aşağılanması kadınların annelikten caydırılması annelik yerine çalışma masalarının daha cazip olduğunun vurgulanması.
      15-ve beklide en önemlisi kadınlarımızın TEVEKKÜL süzleşmesi,acaba boşanırsam acaba kocam ölürse acaba şöyle acaba böyle olursa gibisinden kuruntularla çalışma hayatına atılmaları.

      Şimdilik 15 maddeyle özetleyebildim tabi bunlar şimdilik aklıma gelenler sizlerde varsa ekleyebilirsiniz..

      Şimdi seymen bey gördüğünüz gibi sizinde tecrübeleriniz doğrultusunda kadınların çalışmasının türlü türlü nedenleri var…lakin bu saydıklarımın ortak noktasında kadın için ZARURET teşkil eden bir durum yok yani sadece günümüz kadınını çalışmaya iten MENFİ etmenlerdir bunlar aslında.. kimi ebeveyneden,kimi koca adayndan,kimi çevresel etmenlerden,kimi modernizm ve feminizm gibi akımlardan,kimi medyadan ve kimide itikadı İslami zayıflıktan ileri gelmektedir…ve bütün bu nedenlerde aslında kadının çalışmasını gerektirmemektedir zira kadının çalışmasının gerektirecek durum ZARURET tir..oda bellidir…yani kadının gerçekten kimi kimsesiz olması kendisine bakacak kimsesinin olmaması veya kimi kimsesi olupta kadına açıkça sana bakmıyoruz başının çaresine bak diyebilmeleri gerekir…yoksa kadının kocasının dolgun maaşı var kadında valla evde sıkılıyorum gidip iş hayatına atılayım diyemez…böyle olması durumunda gerçekten o işe muhtac başka bir kadının vebaline girer hakkına girer veya bir erkeğin hakkına girer erkeği işsiz bırakır…

      Erkek işsiz kalınca evlenemez evlenmeyince zina etme potansiyeli artar zina edince kürtaj yada veled-i zina ortaya çıkar hem kendi perişan olur hemde ortalığı perişan eder toplumu ifsad eder…bütün bunlara sebep-sonuç bağlamında bakmanız gerekir bugün erkeklerin işsiz olduğu bir ülkede eğer 6 milyon kadın çalışan varsa biraz durup düşünmek gerek diyorum…acaba bu kadınların kaçta kaçı gerçekten çalışmaya muhtaçlar?

      Birde altta bir yorumunuzda kadın bekarsa yada dulsa erkek gibi olsun evliyse kadın gibi olsun demişsiniz..bence çok yanlış bir saptamaya imza atmışsınız..kadın hayatının her evresinde kadın olacak erkekte erkek olacak bekarken,dulken yada evliyken bir erkek bir kadın olunmaz..hadis şerifte “erkekleşen kadınlara,kadınlaşan erkeklere Allah lanet etsin” buyurulmuş lakin bekarken,dulken,evliyken ayrımı yapılmamıştır..siz bunu neye dayanarak söylüyorsunuz anlamadım?
      Vesselam..

      • seymen diyor ki:

        Genel kabul olarak haklısın kardeşim, yanlız İslam öyle yarım yamalak uygulamaya gelmiyor pek.
        Erkekler erkek olamayınca kadınlardan kadınlık beklemekte zor oluyor. Bazı kadınlar çalışıp ücretlerin düşmesine sebep olunca diğerlerinin geçinmesi de zor oluyor. Tabi bu durumlarda kadının evde birşeyler yaparak katkıda bulunabilmesi en iyi olanı. Herşey bozulmuş, bir toplumda bu kadar insanın hasta olması doktora ilaca muhtaç olması da normal bir durum değil. mevcut durumda kadın doktor zaruret olmuş oluyor tabii. Ama sadece kadınlara hitap eden ve sadece kadınların çalışabildiği hastaneler konusunda kadın sağlık personelinin bir talebini duyamadık bu güne kadar veya sadece kadınların çalıştığı kız liseleri olsun isteyen buralara gidebilsin diyen de yok. Bekar bayanlar erkelerle birarada olmaktan baya memnun gibiler maalesef.

        Diğer konuda dine karşı duyarsız kadınların feminenlikten (erkeler musallat olmamaları bakımından) uzak olmaları erkekler için iyidir diye düşündüm yanılmışta olabilirim. Dindar bayanlar için böyle bir durum tabii ki uygun olmaz. Artık bütün toplumu değilde ancak kendimizi kurtarabilme derdinde olabiliyoruz maalesef.

    • dertli diyor ki:

      Evet erkekler ortak tavır koysun, kadınlara sahip çıksın. Darda kalan, zora düşen, başına haller gelen kadın nereye giderim ne yer ne içerim telaşına düşmesin. O zaman çalışan kadın sayısı bu kadar olmayacaktır.

      • zuhal diyor ki:

        aynen katılıyorum burda sorun olan şey kadınla erkek arasında güven kalmadığıdır BU DURUMDA önce bir yönetici olarak erkeklerin topluca Allah yolunda olması gerekir.Öyle tek başına olacak bişey değildir bu.DAHA ÖNCE DE dediğim gibi islamın her kuralı uygualnırsa bir bütünlük olur yok işime gelen kısmını alayım işime gelemyeni banane demek olmaz .Çarkın bir dişi kırılsa en büyük çark bile çalışmaz duruma geliyor bu durumda.BEN MALIM KONUSUDNa BABAMA erkek kardeşime yada kocama güvenemiyorsam mal gibi namus adına kocadan kocaya gidiyorsam kim ister ev hanımlığını ?EVLENİyorsunuz evinizin hanımı bile olamıyorsunuzki çünkü evlensenizde evinizin hanımı kayınwalde oluyor görümce oluyor teyze hala vs vs malesef çok kere .

        Kayınbabalar karılarına sahip çıkamıyor diyomiyorlar oğlumun mahremine laf söylemek sana düşmez onun kocası var onun üzerine söz sahibi odur.KİMSE KARISINA SAHİP ÇIKAmAZ BİRİLeRi BİRİLERİNİN hayatını kendi istekleri yönünde kullanmak isterse kim ister ev hanımı olmak ne damad nede kayınbaba karıdan bi haber sonrada derler kadın bana karılık etmiyo.Ya kadına görevlerinimi hatırlatıyorsunuz evde ne yapıyorsunuz ne gibi bir yaptırım gücünüz var evde Damad yatarken anasına ya anne artık ben evlendim yatak odama girme diyemezken ne ev hanımlığı çok hanım bundan sebep okumak çalışmak istiyor.

        Bizim bir dişçi hanım vardı evlendi şikayet ediyordu.YA EVe GeLİYORUM BaKIYORUM YABaNCI İNSANLAR AKRABALAR VAR EVDE evimde rahat değilim kocam vermiş anahtarı amcasına dayısına kardeşine isteyen istediği gibi çıkıyor evimde ne var neresi düzgün ne oluyor evimde çocuklarım kimle ne yapıyor evime sahip değilim eee ondan sonra çalışma sen evde otur ne yapacan insan eve gelmeden bir telefon eder müsaitse gelinir müsait değilse gelinmez .GElİNe ANAHTaR VeREN YOK AMA hadi gelinde bu insanların evine girip çıksın bakim ne oluyo.Erkek evine sahip çıkacak kadınınada sahip çıkacak bence yukardaki erkeğinde eşinden kadınlık beklediğiine sanmıyorum bana göre normal bir erkekte değildir o.Erkek kadınlık isterse başbaşa kalacağı yerde ister o yerde evidir.Yoksa kadınlar cinsellikte erkeğe bu kadar sorumlu değilmiydi ne diye kadınlar kapanıyordu anlamadım eğer erkek kadın istemiyorsa ne diye evleniyor eve hizmetçimi lazım heee ucuz hizmetçi hatun lazım dışarda para ile olursa pahalı olur ..Bunları düşünmek gerek sonrada demeyin kadınlar neden ev hanımı olmuyor evinde hanım değilki kadın ev hanımı olsun…

        • seymen diyor ki:

          Çok istisna olan exterm durumları ortaya getirip hüküm çıkarmaya çalışmışsınız, toplumun büyük çoğunluğuna bakmak lazım. Kaynana yatak odasına giriyormuş; anne babasıyla oturan mı var şimdi, onbinde birdir. Kilt diye de birşey icad edilmiş kilitlersin arkadan olur biter.
          Dişçi hanım nasıl biriyle evlenmiş öyle hayret, eğer gerçekten öyleyse kilidi değiştirsin kocasına ihtarda bulunsun, adam önemsemiyorsa da hemen boşansın; kendisine düzgün bir koca bulması çok zor değil.

          • zuhal diyor ki:

            Seymen bey siz Türkiyeye bakın sadece çevrenize değil boşanma sebeplerine bakın bunların çoğu bu ekstrem dediğiniz konulardan geliyor ve gittikçede artıyor ve artacakta Gidin adliyeye ya bir avukatla konuşun neleri var bunlar gücü yetipde oralara gelenler birde gelemeyenler var …Ve zaten sizin dediğiniz gibi ihtarlar çekiliyo boşanmalarda artıyo kadınlarda boşanıyo …

          • efe diyor ki:

            zuhal hanım yazınızı sorguladığımda mağduıriyetin asıl karşı tarafta olduğunu duşunuyorum…

          • seymen diyor ki:

            Zuhal hanım ben Fransa’nın bir köyünde yaşadığım için Türkiye’yi bilemem. :)
            Erkeğin ailesi çok karıştığı için boşanmak isteyen kadınlar olabilir. Veya annesinin güdümünden çıkamadığı için yanlış akıl vermeleri dolayısıyla kadın adamı bıktırmış ve adam boşanmak istiyor olabilir.
            Bunlar gittikçe artan değil azalan meselelerdir. Bugün boşanmaların en büyük sebebi erkeğin kadının ihtiyaçlarını bazen karşılayamaması bazende bu konuda sorumluluk hissetmemesi; kadınların fedarkarlığa yanaşmaması ilgisiz, dikkatsiz, dikbaşlı ve kavgaya meyilli olması; erkeğin başka kadınlara karşı ilgili olması vs. gibi sebeplerdir. Sizin sebep gördüğünüz şeyler çoğu zaman ya son damladır yada işin bahanesidir.
            Ben oniki yaşında iken halam boşanmıştı, bildiğim ilk boşanma oydu. O yirmi sene halamı haklı görmüştüm belki de ama zamanla yaşım ilerleyip bilgi sahibi oldukça aslında onun haksız olabileceğini düşünüyorum bugün. Kızkardeşimin beyi yirmi yıllık avukat, boşanma işlerini pek almak istemez ama bu işlerle uğraşan avukat tanıdıklarımda var. Sizin kadar bilgili ve görmüş geçirmiş olamasakta, o kadar da cahil değiliz sizin anlayacağınız.

        • zuhal diyor ki:

          Efe bey burda yani bu evlilikte her iki tarafta mağdur evliliğe saygı kalmamışsa mahremiyetine özeline girme hakkını herkes almışsa mağdur taraf her iki taraftır burda karı koca beraber tavır koymalı kimse büyük adam havalarına girmesin önceden tek kişilik olan hayat artık 2 kişilik hayattır eşler birbirini yada karşı tarafı ilgilendiren konularda birbirine danışarak hareket edip tavır almalı yumuşak yüzlülük bazen yuvayı yıkar olması gereken ne ise onun için savaşmalı yani neden sadece karşı tarafın mağdur olduğunu düşünüyorsunuz açıklarsanız sevinirim

          • efe diyor ki:

            tarafsız olarak bakıldığında,kendi ve diğer aile akrabalara bir virus bakteri gibi gelmedim, bir vitamin gibi geldim diyebiliyorsa bir kadın ona lafım yok.

          • zuhal diyor ki:

            bence işin aslı problem orda vitamin gibi geliyor bu kadın hatta bağımlılık yapıyor herkes onun evinde :) fazla vitamin gibide olmamak lazım anlaşılan kimse düşünmüyor bu evin hali nicedir o zaman :D

        • zuhal diyor ki:

          Seymen bey türkiyede ki boşanmaların yüzde kırkından fazlasının nedeni aileler.Ayrıca kadın evlendiğinde eğer temiz akıllı bir iyi ahlaklı bir kadınsa eşinede durup dururken huysuzlukta yapmıyordur herhalde Bunuda düşünmek gerek Herşeyin bir sebebi vardır ve herkes çok zamankendi halinden mesuldur kimseyi ne suçlasın nede ağlasın.Hatta ben bu evl,iliklerdeki hayal kırıklıklarında daha çocuk yetiştirilirken bile kandırmak amaçlıda olsa söylenen yalanlarada bağlıyorum .Çok basit değil bence herşey…

          • seymen diyor ki:

            Benim matematiğim pek iyi değil, o yüzden iyi sayamamışım kusura bakmayın. :)
            Ben yakın çevremde son yıllarda 7-8 boşanmaya şahit oldum, hiçbiri de ailelerden kaynaklanmıyordu. Fakat tam boşanma olmadan aileler gayret gösterselerdi birkaçı önlenebilirdi gibime geliyor. Eskiden anlaşmazlık durumunda aileler yatıştırıcı, arayı düzeltici, sabrı tavsiye edici olurlardı; Şimdikiler boşanmayı teşvik ediyorlar gibi.
            Eskiden boşanmalar azdı şimdi neden çoğaldı? Çalışan, mesleği olan kadınların boşanabilmeleri iyi birşey olarak sunuluyor. İşi gücü olmayanlar boşanamıyor gibi bir önyargı var. Aslında çekilemez hale gelince herkes boşanıyor. Yoksa işi gücü olanla bira fevri mi davranıyorlar, fedakarlık yapmak onlara zor mu geliyor. İşi, maddi güvencesi veya mesleği olsun olmasın, boşanan kadınlara boşandıktan iki yıl sonra sormak lazım, hayatından memnun mu? İyi ki boşanmışım diyebiliyorsa ne ala.
            Benim tahminim maddi olarak dayanağı olanların bu konuda daha çok pişmanlık yaşadığı şeklinde.
            Ailesine kızıyor çoğuda ‘aramızı bulacağınıza, beni uyaracağınıza, yol göstereceğiize niye yangına körükle gittiniz’ diyorlar, kendi ailelerine.

          • zuhal diyor ki:

            Walla Seymen bey boşananlara daha iyi koca adayları çıkıyor onu diyeyim inanın o zaman daha çok teklifler geliyor .Evet aileler boşanma konusunda gençleri kıskançlıklarından dolayı teşvik edici oluyor Herkese göre kendi evladı iyi hiç hata yapmaz hep karşı taraf suçlu durumu var.Artı sanki karşı taraf kendi evladı için köle olarak gelmiş düşüncesi var karşı tarafı evladı gibi görmek yok.Fedakarlık derseniz neyi kasdediyorsunuz anlamadım.Yani adam az kazanır fakirliğini yada sert mizaçlı olur yada biraz ilgisiz koca vs bunlar çekilebilir durumlar fedakarlık gösterilir ama iş aile yada sulale için fedakarlıklarsa mesela haksızlığa uğrayınca hakkını savunmama gibi yada dayak içki gibi zina gibi yani bu fedakarlık kocayı aşıyorsa ve mutsuzsanız kısacası en kısa zamanda ayrılmak bence en güzeli çünkü kötüye yanlışa taviz vermemek en güzelidir bana göre Bu erkek içinde aynı ben bazen bakıyorum erkekler bir kadından memnun değiller huyunu biliyorlarki kötü ama yinede bu kadından çocuk yapıp o çocukların hayatlarınıda kötü yönde etkilemesine izin verİYORLR VE BU bence boşanmış olmaktan daha kötü. Bu arada siz Farandasınız bende size yakındayım Almanya dayım .İstanbulda büyüdüm.Yani görmediğimiz insan YADA KÜLTÜR kalmadı gibi bişey .Güney amerikadada bulundum bir süre Ama tabiki tecrübemiz aklımız çok değildir muhakkak öyle olsa ya veli olurduk yada peygamber sadece kendimce fikirlerimi yazıyorum ama kadının çalışma konusunda yukarda diğer bir okuyucunun verdiği link de zaten çok güzel açıklamış herşeyi.Ama şunu açıkça söyleyeyim benim gördüğüm boşanmaların çoğunun temelinde ailer var belki size bunlar öyle gözükmeyebilir ama biraz incelendiğinde bakıyosunuz ki daha gençler evlenirken tohumları atılmış hatta belki öncesi .Eve gelen gelin yada damat baştan düşman gibi görülürse yada gelenlerde düşmanlık yaparsa evlilikler bir şekilde bir tarafta baltalanıyor.İnanın evladını korumak adına bir çay bardağı için gelininin kalbini kıranlar var ..Ama bunun temelinde ben maddi çıkarlar ve evladı paylaşamama gibi durumlar var geliyo bana.Mesela benim kuzenim evlenecekti.O zaman nişanlısı 26 yaşındaydı evlilik çağları gelmiş paralarınıda kazanıyorlardı.Ama daha sonra olmadı çünkü kayınwalde şöyle demişti daha oğlumun 2 kız kardeşi var onlar okusun evlensin öyle evlenir ancak.Halbuki baba sağdı parada kazanıyordu kendi evlerindede kalıyolardı yani fakirde değildiler.Sonra evlenmediler vazgeçtiler gençler ve hala ikiside bekar sonrada derler oğlum zina niye yaptı.Burda günahı baba ve anneler çekicek bence çünkü onlar maddi çıkarları yüzünden evlatlarını zinaya atan anne babalardır.Her baba çocuğuna karşı görevini yerine getirmelidir.Abiler tabiki kardeşlerine yardımcı olurlar ondan bişe yok ama sen evlenme işte bunlar okusun evlensin sonra demek de abes çıkarcılık başka bişey değil artık 50sinde evlenir bu delikanlı .Buda şunu gösteriyor kimsede islam ahlakı kalmıyor kalmadıkçada boşanmalarda artıcak.Yani oğlunun zina işlemsi ona önemli bişe gelmiyor anlaşılan .Bana göre avrupadaki erkekler evet kadını eve sokmaya çalışıyor ama bundan kendisi sorumludur.Kadına o kadar haksızlık yapılıyorki avrupada artık kadınlar birlik yapıp erkeğe haksızlık yapar duruma gelmiş bir durum vardır.Peygamberimiz boşuna veda hutbesinde erkekleri kadınların hakkı konusunda uyarmamıştır.Çünkü o hak sadece bir kişiye yapılmış haksızlık değil geleceğede haksızlık yapılmıştır.Her zaman diyorum günahlar göründükleri kadar küçük değiller zararı büyüdükçe günahda büyüyor ama biz farkında değiliz ve çok kimseninde günaha girmesine sebep veriyoruz.Avrupa erkeğinin düşüncesini siz de bilirsiniz kadınlar artık oyuncak gibidirler avrupada pek bir değeride yoktur kadının aslında .Çok özür diliyorum sokaktaki köpek gibidir .Bugün yanına alır erkek yarın bırakır sorun değil.çok kerede sorumluluk almaz..işte onun sonucuda kadını eve sokamaz önce kafayı değiştirmeleri gerekir .İşte bizim toplumda yavaş yavaş bozuluyor kadın erkek arasındaki ilişkiler seviye bozuldu.Erkek ne kadar çok kadınla çıkıp bırakırsa erkek sayıldı marifetmiş gibi.Yada kocaya hizmet salaklık adamın karısına hizmet etmesi kılıbıklık oldu.Hiç bir şey tek taraflı değil Baş yönetici bozuzksa geriside bozuk oluyor.

          • efe diyor ki:

            seymen kardeş; bende annemi haklı bilir babamı haksız bilirdim…25 yaş civarlarında babamın zavallı olduğunu öğrendim…hatta bir kaç kere yorumdada yazayım dedim.nasip olmadı.şimdi sizin yazıyla tevafuk oldu

          • seymen diyor ki:

            Fransa’yı espri olarak söyledim. Siz gerçekten Almanya’ dasınız sanırım. 38 senedir İstanbul’dayım. Ankara’yı da iyi bilirim. Türkiye son 10 senede çok değişti. Kimse erkeğin ailesiyle falan yaşamıyor, çoğu başka şehirlerde hatta. Hatta erkek aileleri menfaat açısında evlenilince kızın ailesine yakın oturulmasını teşvik eder oldu. Böyle bildiğim örnekler var.
            Boşanan kadınlara çıkan iyi adaylardan İst.-Avrupa yakasına da biraz rica edelim.

            İHL’den arkadaş olup okul bitince evlenen bir çift vardı. Babası cemaatten arkadaşımız olur.
            Erkek birkaç sene sonra başka kızlarla int. vs. görüşmeye başlayınca kadın tek çocuğunu aldı boşandı. Adam bir sene sonra başka biriyle evlendi. Kadın anaokulu öğretmeni dört senedir bekar.

            Başka biri maddi sıkıntılar ve iflas dolayısıyla babasının evine gitti. Adam bir sene sonra işleri düzeltti, aracılar falan da olduysa da adam kadını kabul etmedi, imam nikahıyla başkasıyla evlendi hemen, boşanma devam ediyor. Kadın beş-altı senedir bekar.

            Adam zengin, genç birini ikinci olarak almış. Kadın üç sene boyunca tamamen ihmal edildiği için üçüncü yılından sonra şer’an ve hukuki olarak adamı boşadı. Hoca hanım üç yıldır bekar.

            Daha anlatıp moralinizi bozmayayım. Bu anlattıklarımda boşanma sebebi olarak kadınların hiçbir kusuru yok görünüyor. Ama onlar bile evlenemiyorlar. Almanya farklı olabilir, bilemiyorum artık.

    • efe diyor ki:

      seymen kardeş; sondan sonuçtan bakıp hüküm vermek yanlış olur.buna bugüne ürün olarak bakmak lazım…geçmişte toplumsal olarak kadının çalışmasına iyi gözle bakılmazdı….ayrıca bu gün dahi çoğunluk herkes bilirki bu işi pohpohlayan özelikle analardır.yani genelde hep kadınlardır…devletin bugun yaptığıda dün yaptığıda açık,söylemeyede gerek yok…ayrıca meşhur “ata erkil erkek egemen”bir toplumda sanki yaşıyormuşuzda kadınlar hemen dinleyecekler.vallahi ben gördüğüm bildiğim bütün ailelerde kadının hırsı,egosu,istediği,arzusu,dediği geçer..semamaraşlının yazdığı üzerede kadın adamın hiç bir yaptığını beğenmez,burun kıvırır,ben ben ben der.

  16. Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

    Ayrıca erkeğin de karma eğitimde bulunduğunu aynı telaşı neden erkek için gösterilmediğini dile getiren yorumcu kardeşimize hitaben de diyorum ki , kardeşim erkeğin çalışması elzemdir erkek aile geçindirir erkeğin sorumlulukları kadına nisbetle çok fazladır bu nedenledir kim erkek istemesede o karma ortama girmeye mecburdur çünkü o ortama zaruret nedeniyle girmektedir ve fıkhın genel geçer bir kaidesidir ki “zaruri durumlarda haramlar mubah olurlar” işte bu nedenle erkeklerin karma eğitimde yer almasının fıkhi cevazı vardır…yanlız aynı zaruret kadın için geçerli değildir çünlü kadın ev geçindirmek aile geçindirmek ile mesul değildir işte bu nedenlede kadının karma eğitinde okuması hatta yeri gelip sırf okumak için baş açılması yada peruk takılması alimlerce caiz görülmemiştir…
    Ayrıca her nekadar bizim tesettürlü bacılarımız biz okulu hizmet gayesiyle ilim için okuyoruz ilim kadına da erkeğe farz diyorlarsada bunun hiç bir reel hayatta kıymeti harbiyyesi görünmemektedir belki istisnaları olabilir ama kaideyide bozmaz…o bacılarımızda çok iyi biliyorlar ki o okulu DİPLOMA ,KARİYER,ETİKET,İŞ UMUDU vb..nedenlerle okumaktadırlar…yoksa hizmetmiş ilimmiş fasaf fiso…zira üniversiteler bırakın ilmi ilmin” İ” harfini bile öğrenciye vermekten acizler eğitim sistemimizin perişanlığı dillere destan değimli? Bu gerçeği şu anda okumakta olan tesettürlü bacılarımıza sorun onlarda size üniversitede birşey öğrenemediklerinden dem vuracaklardır…
    Sözün özü kadın Ailenin temeli nesli yetiştiren ana faktördür.temel yapı taşıdır Kadının sokağa çıkarmak demek kadının asli vazifelerini kadına unutturup kadını her türlü işe sevketmek kadına sen çok güçlüsün her türlü işin üstesinden gelirsin demek esasında o aileye o ailenin temel yapuı taşına dinamit yerleştirmekle eş değerdir…ve toplumda kadın bozulursa aile bozulur aile bozuldumu toplum bozulur toplum bozuldumu millet ve devler harap olur? İşte bu nedenledir ki KADIN eksenli yorumlar yapıyoruz bakın sadece biz değil aklı başında selim fıtrat sahibi Kadın yazarlar çizerlerde sürekli en fazla kadınları uyarıyorlar onlara nasihatler veriyorlar işte bizim bu sitede toplanmamıza vesile teşkil eden SEMA HANIM da bütün yazılarına bakın en fazla Kadınlara nasihat veriyor onları uyarıyor onlara telkinlerde bulunuyor çünkü oyunlar kadın üzerinden oynanıyor piyasa ve rant kadın üzerinden sağlanıyor bugün kozmetik dünyası giyim dünyası en fazla kime hitap ediyor dersiniz tabiî ki kadınlara…şimdi bütün bunları deve kuşu misali kuma gömüp her şey güllük gülistanlık mı diyelim yani?..
    Erkeklere gelince en başta kendim olmak üzere bizlerinde bozulduğumuzu kadınlaştığımızı kavvamlığımızı kadınlara devrettiğimizi gözümüzü mal ve para hırsının bürüdüğünü defaatle yazdım..

    • Gulbeyaz diyor ki:

      Zaruretler caglara ve insanlara gore degisir.niyet okuyuculugu da yapmayalim.genel hatlariyla hakkiniyetli olan yazinizda verdiginiz ayrintilar yanindaki genellemelerle beraber cok fazla goz tirmaliyor. Sadece biraz daha dikkat diyorum.burun kivirdiginiz insanlarin pamuk gorunen yukleri tas cikabilir,o taslar ahirette sizin basinizi da kirabilir.

    • Gulbeyaz diyor ki:

      Tek cinsiyetli ogretimin bu Kadar yaygin ve ulasabilir old bir ortamda karma tercihinde bulunmak kesinlikle zaruri olmadigi gibi ana-baba bundan katiyyen mesuldur.ezberlerimizi bozalim

      • Gulbeyaz diyor ki:

        “kadin ev gecindirmek zorunda degildir”nereden biliosunuz?bugun zorunda degilse yarin da olmayacagini nereden biliosunuz?bosanan kadinlarin cogu calismak zorunda kalio diger yorumda deginildigi gibi,40inda kadin McDonald da bulasik mi yikasin,bu mu buldugumuz cozum.basimizda hz Omer mi var?makul olalim lutfen..

        • Gulbeyaz diyor ki:

          Her kadin okuyup eline zanaatini almak durumunda,calisip/calismamasi esiyle olan istisaresine gore degisir.3.sahislari ilgilendirmemeli.

          • seymen diyor ki:

            Burada esas olan babaya veya kocaya itaattir. Çalışılmasının veya çalışılacak yerin uygun olup olmadığına onlar karar verirler.

          • doğan diyor ki:

            kadın ya boşanırsa demek şeytanın vesvesesi olduğunu gösterir. zaten boşanma niyeti akla bi kere geldi mi evlilik dünyevi olur. niçin evlenildiğini unutturur. allaha dayanalım.

        • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

          tamamen bir TEVEKKÜLSÜZLÜK hakim zihin dünyanızda acilen bir sahabe hanım hayatı okuyun yada başka bir şeyler yapın durumunuz vahim cidden…

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Iste lehfu mahfuz memurumuz seymen beyde geldi hemen kaderi istatistikleri kendisinden dinleyelim.komik olmayin.kadinin okumasi sokaga dokulmesi degildir,paranoya yada onyargilarinizdan da kurtulun,”ilim”in ne old anlayin.zamaninda anlasilamis yada o Kadar anlasilabilmis ayet ve hadisleri dusunun.hic olmazsa ortadogudakikardeslerimizden ibret alin.dusmanin silahiyla silahlanmak ilimleri cagin geregi fenni,almak kadinada erkegede sorumluluktur.Ahmet kurucanin dunku yazisini(kuran ve meseleler..turunden biseydi)okuyun rica ediyrm

          • seymen diyor ki:

            Şartlar uygun olursa kızlar okuyabilir, şartlar uygun olmakla birlikte aileyi ihmal gibi bir durum da söz konusu değilse de çalışabilirde. Ama bunlar sonunda kızın (kadının) babasına-kocasına dikbaşlılık, itaatsizlik yapmasına sebep olacaksa okumasın daha iyi. Farz olan ilim dini ilimlerdir. Bunları bilen yaşayan kızların okumalarında sorun olmaz pek, ama yeterince İslami şuura bilince sahip olmayan kızların okuması topluma faydadan çok zarar getiriyor.
            2 milyon erkeğin işsiz olduğu bir ülkede kadınlar çalışma konusunda bu kadar ısrarcı olmamalılar.
            İlim sahibi olupta yeni bir buluş, icad, software vs. yapan mı var. Büyük çoğunluk devlete sırtını dayama derdinde. Kızlar çoğunlukla kasiyerlik tezgahtarlık gibi işlerde 500-600 tl gibi bir ücretle çalışıp maaşların düşük olmasına sebep oluyorlar. Notere gidiyorum neredeyse çalışanların tamamı bayan, neden çünkü ucuza çalışıyorlar.

        • zuhal diyor ki:

          Bu konuda Gülbeyaz hanım size katılıyorum.Çünkü evladın anne baba hakları üzerinde anne babanın evlatlarını meslek sahibi edinmelerini sağlamak vardır.Yani evladın onun yetenekleri çerçevesinde güzel bir işi olmasında anne baba emek vermelidir yoksa Allaha sorumlu olurlar evlatlarının haklarını vermemiş olurlar.Burda hiç bir zaman evlatlar kız çocuk erkek çocuk diye ayrılmamaıştır.Yani her iki cins çocuğunda meslek sahibi olması gerektiği söylenmiştir.Eğer Allah kadın çalışmasın sadece evde otursun deseydi bu hadisde sadece erkek çocuklarının meslek sahibi olmasından kızların meslek sahibi olmaması gerektiğini söylemesi gerekirdi.Öyle bir hakkın kız çocuğu için olmadığını söylemeleri gerekirdi.Şükür Allaha o kız erkek diye ayrım yapmıyor Sadece uyardığı konu kadının kendine uygun şartlarda olan bir yerde çalışması yada okuması.Bir kere islam alemi bunu anlamalı bunun gerekliliğini görmeli kadınların dışardaki çalışma yada okuma şartlarına uygun yerler olmasını sağlamalı.Herşey erkeklerin çevresinde dönmüyor malesef erkekte gerektiğinde fedakar olmasını bilmeli eşine bu konuda destek olmalı ölümlü bir dünyadayız neyin en olacağı belli değil hep siz erkekler kadınlarınızın başında olacakmışsınız gibi düşünmeyin eğer kadın zayıf olupta kendi ayakları üzerinde duramazsa durum daha kötü olur. zamanında ırakta savaş çıktığında erkekler ölünce suriyede haber göndermişti gelsinler burda çalışsınlar diye eee nerde çalışacak otel de orda burda o sıraladada fuhuş arttı kadın kocası yok diye fuhuşa düşmez ama parasızlık insanları bu duruma düşürür.İnsan çalışırsa namusu şerefi için çalışır haram yemez haram yapmaz geresi Allaha güvenilir.O yüzden uygun ortam bulunca kadın çalışabilir yada kendi işini kurabilir buda kendi ve eşinin isteğine bağlı kalmış kadının çalışması dinen yasak gereksiz diye bişe yok…

          • seymen diyor ki:

            İslam toplumunda ailenin kız çocuklarının dini eğitim almasını sağlaması, ahlaki terbiye vermesi, görgü kurallarını, ev işlerini, ev idaresini, çocuk yetiştirmeyi öğretmesi ve mümkün olan en genç yaşta evlendirmesi esastır. Belli bir beceri meslek kazandırmaya çalışmakta iyi olabilir ama bu şart değildir.
            Evlenmiş kızın da vazifesi kocasıyla ilgilenmek, ev işlerini yapmak ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak onları eğitmek ve terbiye etmektir.
            İslam toplumunda kadınların geneli çalışmazlar. Bir kısmı sağlık, eğitim, bazı sanatlar (veya bilgisayar proğramcılığı) gibi işleri yapabilir. Kadınlar bu işler kadınlara hitap edecek şekilde kendi evlerinin bir kısmını bu işe tahsis edecek şekilde yaparlar, bunları yaparkende erkeklerle muhatap olunması gereken durumlarda kendilerine mahrem olan kişiler yardımcı olurlar. Kadının sermayesi vardır (kocası vs. yoktur) ticaret yapmak isteyebilir bu durumda erkeklerle muhatap olmayacak bir konuda evinin yakınında bir dükkan açabilir. Yaşlı kadınlar pazarda tezgah açıp satış yapabilir. Bunlar hep zarureti gerektiren durumlarda olabilecek işlerdir. Aslolan kadının evinde aslı işleriyle meşgul olması veya yakın çevresinde ilim veya dini hizmet içinde olmasıdır.
            Bu zamanda bu şekilde yaşayabilmek zor ama bu düzenin bozuk olması ideal olanı değiştirmez.
            Bu zamanda evde olmak (oturmak değil) kadınların nefislerine zor geliyor.

          • zuhal diyor ki:

            Yapmayın Seymen bey çalışmak para kazanmak istemenin nefislere ağır gelmesi ile alakası ne anlamadım.İçki içmemek sigara içmemek karı kız vs nefse cazip gelip yapmamak ağır gelebilirde çalışmanın duymamıştım.Çalışan insan elbet evde duramaz işine gider gelir.Aksine çalışmayan insan nefsine uymuştur boş boş oturuyodur evde iş yapmak şimdi dahada basit oldu makineler sayesinde artı islama uygun bir evde eşyada fazla olmayacağı için işide az olur.Kadın vaktini çalışarak değerlendirebilir.Ve çocuklarda bir yaşa kadar bakım istiyor .13-14 yaşında artık herkes kendi sorumluluğunu alır kendi işini kendi yapar.Anne bana şunu ütüle bunu yıka vs dememesi gerekir.Aksi takdirde evle alakalı hiç bir işi öğrenmemiş hep birilerine bağlı yaşamayı öğrenmiş olur sorumluluk almaktan korkar ondan dolayı erkekler daha babalarının diblerinden ayrılıp bağımsız yuva kuramıyorlar.Asıl iyi olan bu değil.Sonra kız kocaya gider ütü bilmez oğlanın karısı hasta olur aç kalır.Kızların meslek sahibi olması şart değildir hükmünü nasıl verdiniz anlamadım.Bir kere evladınızın sizdeki hakkı bu bunu siz nasıl cevap vereceksiniz Allaha .Kızınızın ahir zamanda bu hakkını sizden istemeyeceğine eminmisiniz?Yani kızınız elin oğlunun insiyatifine kaldı adam iyi ise şanslı iyi değilse kader mi olsun yapmayın lütfen…Ne kadın erkeğin nede erkek kadının insayitifine kalmalı bu durum karşı tarafı suistimale giderse daha kötü durumlara yol açar .10 yıl sonra koca içkiye başaldıysa yada karı kıza gitmişse yada kadın bir ahlaksızlık yapmışsa hadi yoluna diyebilmeli bir taraf herkes kendi yolunu kendi seçer her gün ibadet etsek varmı garantisi ne olacağımızın yoksa eğer çalışmakta şart gibi bişey bence ama erkek karısına çalışmama konusunda teminat verirse başka .Mesela onla evli kaldığı müddetçe ona sigorta ödesin ayrılsa bile bu sigorta ona kalsın .Kadından memnun kalmassada yada ayrılma söz konusu olursa bu onun teminatı olsun yada çalışmasına izin versin yok öyle benim her türlü kahrımı çekecen çünkü bir tabak yemeğini ben veriyorum elin bana mahkum ben ne dersem o olur zihniyeti…

      • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

        erkeklerin ayrı okuduğu liseler üniversitelermi açılmış haberimiz olmadan varsa bir bilginiz paylaşın bizimle insanları itham etmeyin lütfen…bakın tekrar söylüyorum erkek ev geçindirmekle yükümlüdür bu bizzat nasla sabittir kur’an ayetiyle sabittir.“… “Süt annelerinin ve çocuğun emzirme süresi içinde her türlü masraflarını karşılamak çocuğun babasına aittir…” (Bakara: 2/233)

        bu bakımdan erkek bu zaruri durum nedeniyle karma ortamda okumazsa işsiz kalacağına göre okuması gereklidir ve zaten okuyorda…lakin kadının böyle bir sorumluluğu olduğuna dair yani kadının çalışması gerektiğine dair bana bir tane ayet ve hadis getiremezsiniz hatta alimlerde nakil bile bulamazsanız bu hususta…zira islamda kadının çalışmasına bir TEŞVİK yoktur…

        • Gulbeyaz diyor ki:

          Ahir zamanda erkek olmak demissiniz AMA ahir zamandan haberiniz yok.ayeti kerime cok guzel.kadin kocasi hayirsiz cikar yada hasta duserse memleketimizin sayisiz bolge seriat mahkemeletine basvurup yakinlarindan Maas baglansin yada hukumet zekat hazinesinden aileye destek versin!..evet bunu dusunemedim,imanim zayif ve tevekkul eksikligim var(burasi saka degil)AMA bu tevekkulun ne demek old bilmedigim anlamina gelmez.once sebepler degerlendirilip fiili dua ardindan kavli dua yapilir.size lazim degil sebepler Denizde batmadan yurursunuz masallah.muslumana feraset gerek nutuk degil.

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Madem bilgilenmek istediniz Yeni egitim sistemiyle imamhatiplerin onu acildi.hadi babayigitler yollasin ogullarini…Benim dikkat cekmek istedigim allah katinda cinsiyete gore gunah degismez,AMA bizim kulturumuze gore degisir,cunku cahiliyye ve shaman adetlerine gore yasanmakta cogu kesimde.soralim,dindar kac baba oglunu okuldan kizla gezerken gorse okuldan alir?kac baba kizini oglanla gorse okuldan alir?peki fark nerde?allah da ayrimcilik yapio mu (hasa)bole.cahiliye araplarinda oyle Kabul edilir kadinla erkegin gunahda bir olamiycklari inanilirdi.ayeti kerime bunu yalanladi.bir arkadas kizinin oglanlarla rahat muhabbet ettiginden yakindi,gunaha girdiginden degil,korktugu soledigi sey”kizin adi cikacak!”cahiliyede kiz cocuklarina bu yuzden burun kivrilir,kurtulunmak istenirdi.bizim toplumuzda da kiz yuku tuz yuku denir,kiz cocugu erkek Kadar ragbet gormez nedenini bilelim diye soyluyorum.bu toplumda kadinlar cok asagilandi zamaninda ,simdikilerin asagilik kompleksi kaynakli guc gosterileri birazda bundan .

          • seymen diyor ki:

            Dindar, efendi, ailesi düzgün bir kocanın hayırsız çıkma ihtimali bindiğiniz otobüsün kaza yapma ihtimali kadardır. Otobüsede binmeyin ne olur ne olmaz yürüyün en iyisi.
            Adam hayırsız çıkarsa baba veya abiye düşer kadının geçimini sağlamak. Baba ölmüş abi hiç olmamış olabilir. Hem düzgün gördüğünüz koca bozuk çıkacak, hem baba yok hem abi yok bu ihtimal yüzbinde birdir. Bir kişi zor durumda kalmasın diye 99.999 kişiyi sokaklara döküp erkeklerle yüz göz yapmaya değer mi?
            Daha önce de dediğim gibi kızlar ilahiyat, anaokulu öğretmenliği vs. gibi bayanlara hitap eden okulların dışında ancak çok başarılı iseler çok çok iyi bir üniversiteyi kazanabileceklerse %1 lik dilimdeki okulları kazanabilirlerse okusunlar. Evlenip çocuk sahibi olunca da çocuk belli bir yaşa gelinceye kadar da çalışmasınlar kesinlikle.

        • zuhal diyor ki:

          bunu savunacağınaza her iki taraf içinde ayrı okullar açılmasını savunsanız daha iyi olur.Kdında kendini korumak için çalışmak zorundadır kimseye el açmamak namerde düşmemek için ama siz onada 2 hanım çözümünğ bulmuşsunuzya ilim öğrenme çalışmaya gerek yok deyip çıkıyosunuz işin içinden bu devir sabır devri aklını çalıştıran cennete gider boşuna debmemiş bu devirde yapılan iyilikle sahebeler zamanı aynı değil ateşi elde tutmaktan daha zor islamı yaşamak kadınları illede evde boş boş oturtmak demek problemleri daha büyütmek demektir bana göre bizim farz olan ilmi öğrenme emrini yerine getirmeme tembelleşme demektir başka bişe değil..Çalışmak erkek içinde kadın içinde önemlidir gereklidir

  17. Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

    Bazı hanım kardeşlerimizin kadınları kıskandığımızdan dolayı onların sosyal hayatta rol almalarını istemediğimizden dem vurulmuş,halbuki yazdığım tüm yorumlara bakarsanız benim tek derdimin kadının fıtratının korunması üzerinedir..kadının sosyal hayatta gerektiğinden fazla rol alması yani zaruri durumlarda rol alması gerekirken artık işin fuzuli dereceye varması neticesinde ben KADININ ERKEKLEŞTİĞİ ni söylüyorum ve her ortamdada bunu savunurum savunuyorum…
    Şimdi bakınız bizim Feminizme falan sığındığımız yok feminizmin özelliklerinin asrın kadınında makes bulduğuna şahit oluyoruz da o yüzden kadınlarımız tesettürlü,tesettürsüz feminenleştiler diyoruz..bakın sema hanım daha evvel bu hususta bir yazı yazdı BENDE ESKİ BİR FEMİNİSTTİM dedi islamda hep kocanın görevlerini defaatle okumama rağmen kadının görevlerine göz ucuyla bakardım dedi…ama biri sema hanıma siz feministsiniz deseydi o dönemlerde muhtemelen sema hanım o kişiye haddini bildirir olur mu öyle şey Müslüman kadınım ben feminist olurmuyum hiç derdi..işte aynen bunun gibi bir çok kadınımız feminist hale gelmiş vaziyetteler lakin bunun farkında değiller ve kabullenmiyorlar…bizde bunu onlara anlatmaya arkadaş siz feminist olmuşsunuz lütfen özünüze dönün demeye çalışmaktayız..
    Ayrıca kadınların sokağa çıkmamasını savunmuyoruz kadın icabında hastaneyide bilecek eczaneyide bilecek çarşının yolunuda bilecek sohbetlerle faydalı İslami hizmetlerede imkanlar nisbetinde koşturacak lakin bütün bunlar ailesini ihmal etmeyecek şekilde ve zaruretler ölçüsünde olacak..yoksa evde koca ilgisiz çocuklar bakımsız kadın ise sohbet meclislerinde birilerini irşad etmekle meşgul! Öyle şey olmaz kadının asli vazifeleri vardır zaruri vazifeleri vardır bir nevi farz-ı aynları ve farz-ı kifayeleri vardır…bir kadın haftanın çoğunu sohbetlerde,vakıflarda hizmet gayesiyle geçirirken evdeki kocası ve çocukları ondan razı değilse kadının o yaptığı hizmetininde bir kıymeti harbiyesinin olduğunu kim iddia edebilir?
    Yani mesele öncelikleri iyi belirlemektir…şimdi bir kadının Asli görevi kariyer yapmak,iş hayatına atılmak,sosyal hayatta egosunu tatmin etmekmidir? Yoksa Annelik ve burun bükülen Ev hanımlığımıdır? Fıtratı bozulmamış hiçbir kadın Annelik ve Ev hanımlığını tercih edecektir…
    Ama ne yazıkki bizim tesettürlü bacılarımızın zihnini modern hayat inşa etmekte olduğundan bazen onlardan duyduklarımızın bazen açık saçık kadınlardan duymuyoruz bile…tesettürlü bir kadın ekranlara çıkıp bu Kur’an-ı erkekler hep tefsir etmiş fıkıh hep erkeksi diyorsa kadının şahitliği,miras hükümleri,çok eşlilik gibi konularda bir türlü gönül rahatlığıyla bu kur’an ahkamını kabule yanaşmıyorsa ortada derin bir sorun var demektir…
    Yine bu türden ilahiyatçılar Kadınların sosyal hayatta olmasını çalışma hayatına atılmasına dinden refarans getirirken sürekli Ezvac-ı Tahirattan örnekler vererek ve bu örnekleri ne yazıkki saptırarak veriyorsa ve insanların zihnini bulandırıyorsa ortada önemli bir algı sorunu var demektir…özellikle Hz.Aişe yi sürekli sokaktaymış gibi gösterenlere hz.Aişe kıyamette davacı olmyacakmıdır..özellikle cemel savaşından sonra Hz.Aişenin yıllarca sokağa çıkmadığı rivayet edilmekteyken..Hz.Aişe yi kadınların sosyal hayatı için referans gösterenler ahrette neler yapacaklar bilemiyorum..! Aynı şekilde Hz.Zeynep validemizin deri işlemeciliğini kendi evinin içinde yapıp gelirinide infak ettiğinden bihaber midirler bu zevatlar acaba…
    Peki sorararım bu zevatlara Hz.Aişe validemiz sokağa çıkarken başörtüsü,çantası ayakkabısının uyumuna dikkat edermiydi,makyaj yaparak mı evden çıkardı? 50 adet dışarı giysisi mi vardı evinde? Velevki zaruret icabı dışarı çıkarken sahabe erkeklerle nasıl konuşurdu? Bana bütün bunların cevabını verin bende size hadi horraa dışarıya çıkınız kadınlar diyeyim..ama tüm bunların cevabını sizlerde çok iyim biliyorsunuz ama nefsinize söz geçiremiyorsunuz..
    Artı ortada açık ayet var iken “Ey Peygamber hanımları, evlerinizde oturun; eski câhiliyedeki gibi açılıp saçılmayın; namazı kılın, zekâtı verin;Allah’a ve Peygamber’e itâat edin. Ey Peygamber’in ev halkı, Allah sizden kusuru giderip sizi tertemiz yapmak ister” (el-Ahzâb, 33/33). O mübarek validelerimizin bu ayete muhalif bir şekilde nasıl olurda sürekli sosyal hayatta olabilirler…
    Bu işin sonu nereye varır bilemiyorum lakin özellikle tesettürlü bacılarımızın zihinlerine asr-ı saadet formatının atılmasını elzem buluyorum…

    • zuhal diyor ki:

      ben şunu demek istiyorum ilk önce feminizm nedir? Feminizm demek erkek aldatırsa, nikahsız yatma hakkı varsa kadınında vardır demek avrupada bu böyledir.Feminizmde erkek hakkı yada kadın hakkı diye bişe savunmaz sadece erkeğin yapması mübah normal görülen herşeyin kadınında yapabilmesi bunun içinde toplumda itilip kakılmaması gerektiğini savunur.Seks yapmada özgürlüktür kısacası aynı erkeklerdeki gibi .Ben burda hiç bir kapalı bayanın böyle bişe yazdığını görmedim.Artı kadınlar çalışmasın vs diyorsunuzda Sema hanımın sitesinide güzel okuyorsunuz ama .Sema hanımda bir bayan mesleğinide ne güzel icra ediyor.İhmal dediğiniz nedir .?Bu erkek içinde geçerlidir.Yani bir erkekde ailesini çalışıyorken hep ihmal eder çoğunlukla ve çok iş kadına kalır.Şimdi bir kadın doktor olsa işi neyi gerektiyorsa onu yapar.Erkek sen işini icra etme evde oturmu diyecek?SİZCE BU BU BAYANIN SAYGINLIĞINA VE MESLEĞİNe SAYGIsızlık değilmidir.?

      Çocuğa ilgi tabiki gereklidir.Bende bunu savunuyorum ama bir yere kadar her zaman çocuk peşinde koşturulmaz.Tabiki kadın evde sorumluluklarını getirmelidir.Ona bişe diyemicem ama bazı şeylerde fedakarlık gerektirir.Siz evde size devamlı yemek yapıp çocukların başında duran bir bayan istiyorsanız öle birini alırsınız böyle olmaktan mutlu bayanlarda var elbet.Ama işini icra eden bir bayanada feminist diyemezsiniz.Oda gider kendi seviyesinde onu anlayacak bir beyle evlenir ki o erkek o fedakarlığı gösterebilir.Ayrıca dinimizde kadın evin işini yapmak zorunda değildir.Yapması vciptir ama zorunluluk yoktur.BUNU anlayın artık.Hatta erkeğin durumu iyi ise evde hizmetçi isteme hakkı bile vardır kadının.Bu durumda erkek çalışırken kadın erkeğin olmadığı zamanlarda çalışmasında mahsur yoktur.

      Bu karı kocanın anlaşmasına bakar ister çalışır kadın ister çalışmaz ama bunun dinde yeri yoktur diyemezsiniz.Evet peygamberimiz gereksiz sokağa çıkmayın demiş ama insanın işi icabı çalışması gereksizlik değilki .Gereksizlik olan orda burda laylaylom gezmeyin bir amacınız olsun demek istemiş dışarı çok dikkat çekici şekilde çıkmayın demiş.Yani siz evde ne istiyorsunuz ona karar verin önce.Kadın kocasınıa yatak odasında sorumludur.Bu kesin.Siz bu görevi yerine getirmesi için önce düzgün evler açın kendi evinizde özgür olun sonra karınızdan kadınlık bekleyin.Bunun fazlası kadının size ikramıdır zorunluluğu değil.Bunu anlayın.Feminizm çok ayrı bişey insanın kendi hakkını savunması çok ayrı bişey…

      • zuhal diyor ki:

        ayrıca ev hanımlığına burun bükme sebebide yine erkekler çünkü ev hanımlarının hiç bir hakkı verilmiyor ve eziliyorlar.Kaç ev hanımı babasından mirasını tam almışta kendi malını kendi yönetiyor .Şu türkiye de bunu bir oranına bakın.kaç ev hanımı kocası içki kumar peşindeyken başka kadınlarla beraberken kocasından ayrılabiliyor Kaç ev hanımının kenarda köşede parası oluyor yada kaç ev hanımı evliyken gidip bir yerde eğitim görebiliyor yani illede çalışmak gerekmez halk eğitim kurslarına bile gönderilmiyo kadınlar belki bişe öğrenir yada para gider diye bu durumda kadın ev hanımı iken kendini savunamazken neden ev hanımı olsunki..Onu önceden bacısının mirasını yiyerek haramı götüren yada karısının parası üzerinde hakimiyet kurmak isteyen erkeklere söyleyin.Ayrıca insanlar seneler sonra değişebiliyor.MESELA 10 YIL SONRA AŞIK OLDUM SEVİYORUJM DEdiğiğ eşini çok adi bir kadınla aldatabiliyor yada kumra başlayabiliyor.NEDEN bir kadın bunları çekmek zorunda kalsınki ..Siz hayal kuruyosunuz .BENCE önce erkekleri eğitme programı yapın şöyle bir haram yemesinler karı kız kardeş hakkını verip o parayı savunacak koruyacak seviyeye getirsinler kız kardeşlerini Karılarının bilezikleri ziynet eşyaları üzerine planlar yapmasınlar sonra ev hanımı olmayı düşünür elbet kadınlar….

      • seymen diyor ki:

        “Bu karı kocanın anlaşmasına bakar ister çalışır kadın ister çalışmaz ama bunun dinde yeri yoktur diyemezsiniz.” Kadın yabacı erkeklerle sürekli muhatap olacak şekilde bir ortamda çalışamaz. Bu şekilde çalışmasına razı olan koca da günah işlemiş olur, hatta bazı durumlarda aralarındaki nikahın sahihliği bile tartışmalı hale gelebilir.
        İstanbul’da sabahın 7’sinde anayollara çıkın bakın, işe gitmek için servis bekleyen bir sürü bayan. Bir kısmıda minübüs otobüs kuyruğunda. Karısının sıkışık durumdaki toplu taşıma araçlarına binmesinden rahatsız olmayan adamın adamlığı da kocalığı da tartışmalıdır.

        • zuhal diyor ki:

          kadında binmesin kalabalık otobüse bu kadar basit ayrıca ben bindiğimde kalabalık olsa bile kimseyi yanıma sokmuyorum zaten erkeklerde ters tepki almamak için genelde dikkatli oluyor.Ters bişe olsada rezil olmak istemez kimse kadın hakkını savunursa…

        • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

          “Karısının sıkışık durumdaki toplu taşıma araçlarına binmesinden rahatsız olmayan adamın adamlığı da kocalığı da tartışmalıdır.”

          ellerinize sağlık seymen bey…benim zaten bu asrın hemcinslerimden anlamadığım bir noktaya parmak bastınız herşeyi bir yana bırakalım bir erkek nasıl olurda karısını sırf bir kaç kuruş ugruna elin adamlarıyla hemhal olacağı bir iş yerine gönderir nasıl olurda otobüs,dolmuş sıkışıklığını bilmezde gönlü rahat eder…şaşıp kalıyorum bazen Allah bizleri korusun hakikaten her taraftan zehirler fışkırıyor ne mutlu o zehirlerden korunacak kalkanlara sahip olabilenlere…

  18. Kadir diyor ki:

    Allah razı olsun. Gerçekten bu dönemde, bu şekilde aile kurumunu ayakta tutabilecek bilgi ve biirkimleri bizim gibi aile kurumunun üyelerine aktarmanız çok önemli ve gerekli. Eskiden yazılarınız haber 7 den takip ediyordum. Bu siteyi kendi sitenizden buldum.
    Yazılarınızla aile kurumunun çökeltilmeye çalışıldığı bu dönemde rahatlıyorum.
    Şu dönemde evli olan arkadaşların veya insanların sorunlarına daha çok boşanmaya yönlendirmeleri, karşılıklı anlayış ve çabayla evliliği devam ettirecek konuşma ve seminerlerin olmaması çok üzücü ve sıkıntı verici
    Yazılarınız için teşekkür ederim. İslam nurundan ayrılmadan yazılarınızın devamını dilerim .. Allah yardımcınız ve yardımcımız olsun selam ve dua ile.

  19. ozlem diyor ki:

    sema ablacım çok güzel bi yazı olmuş ellerine sağlık bende annemde babamda dikkat ettim gerçekten annem sürekli babamın eve bişey almadığından bahseder ama babam ne zaman eve bişeyler alsa kusur bulur bidaha sen alma der.. biz bekar kardeşlerini bilinçlendirip evliliğe hazırladığın için teşekür ederiz..:)

  20. betil diyor ki:

    pratikte çok yeri ve önemi olan bir konu. kadınların geneli adına uyarınızı üstümüze alınıyorum ben. annelerimden, teyzelerimden örneklerini çok gördüğüm bir mevzu bu.
    iltifat-takdir dengesinin korunması adına kadınlar kadar erkeklerin de gayret göstermesi lazım. takdir konusunda kadınlar gerçekten yanlış yoldalar. çok aceleciler. ama erkekler de iltifat konusunda zayıflar ve bu konunun önemini çok kavramış değiller.
    her iki cins de tepkilerinde acelecilikten ve sabırsızlıktan uzak bulunması, vesveseye kapılmaması gerekli.
    zaten hemen tüm hataların başında vesveseden kaynaklı sabırsızlık yok mu?
    kadınların ve erkeklerin birbirini suçlamasından ziyade kendi hatalarını görüp düzeltmeye çalışması gerekli. buradaki yazıları da kendi nefsimizi ıslah etmek adına okumalıyız. temize çıkarmak adına değil.
    buradaki yazıların amacı “erkekler şöyle, kadınlar böyle. şu cins hatalı, bu cins mağdur” şeklinde yargılarda ve genellemelerde bulunmak değil bence. ilişkilerde sık karşılaşılan durumları ortaya koymak, tartışmaktır. tartışmalarda kesin sonuca varılamaz belki, ama anlayan anlar. kendi nefsine bakar, yorumlar. çıkaracağı dersleri çıkarır.

    sema hanım, bu şekilde pratik değer taşıyan, basit gibi görünen ama aslında bütün bir ilişkiyi, hayatı etkileyebilen konulardan örnekler vermenizi çok beğeniyorum. üzerinde kafa yorulduğu, yaşanmışlık barındırdığı çok belli.
    Teşekkürler…

  21. darüsselam diyor ki:

    Sayın Sema Hanım, sizin yazılarınızın birinde, zannediyorum alışkanlıklarımızı nasıl değiştirebiliriz diye bir konu vardı…Ve köpek eti yeyip yememekle ilgili bir örnek vardı….
    Bu yazıyı arıyordum bulamadım da biliyorsanız gönderebilir misiniz….Teşekkürler..

  22. gold price diyor ki:

    “Eğer onlardan hoşlanmazsanız, Allah’ın onda çok hayır takdir ettiği bir şeyden hoşlanmamış olabilirsiniz.” Demek ki bu zıtlıkta bizim göremediğimiz bir hikmet var.

  23. zuhal diyor ki:

    Çok güzel yazmışsınız Sema hanım bende böyle örnekler çok gördüm etrafımda yani kadınlara diyorum ya sabır.Olmaz bu kadar bana aynen öyle davranılsaydı ben kızardım sinirlenirdim çünkü herşeyde karşı tarafı memnun edememek çok kötü bir duygu ,Yapıyorsunuz yapıyorsunuz bir tatlı dil yok herşey kabahat hatta aldığını meyvanın şekli giydiğiniz eteğin rengi vs vs gibi çok basit sebeplerle insanın karşı tarafa zehir kusması kadar kötü bişey yok .Bunu çocuk yetiştirikende yapıyor bazen anne babalar gözleri çok yüksekte olanlar özellikle çocuk üniversitede mühendislik kazanır evdekiler derler kafasız adam bu doktor olamadı gibi .Şükürsüzlük kadar kötü bir huy yok böyle insanlar her zaman hayata negatif bakıyorlar ve kendilerini mutsuz ediyorlar ve herkesede bu mutsuzluğu yansıtıyorlar..Ellerindekilerle mutlu değiller…. Çok yazık adam eli kolu dolu gelmiş bir erkeğe ooo çok yiyecek almışsın çürüyecek diye daha eve adımını atar atmaz söylenen kadınlar çok kendim buna şahitim.Sağolasın aslanım Allah cebine bereket versin deyip onu gülümsetmek bu kadarmı zor yani ….Kadında becerikli olsun fazla olan yiyecekleri konserve gibi yöntemlerle nasıl saklanacağını öğrensin adam eve bir kamyon yiyecekle gelmedi nihayetinde…..

  24. Uğur Mustafa diyor ki:

    Erkeklerin yaptıkları işleri beğenmediği hâlde beğeniyormuş gibi yapmanın ötesine de geçip beğenme standartlarını düşürseler bence daha iyi olabilir. Bunu daha da genelleyebiliriz. İnsanlardan yüksek standartlar beklememelidir. Kendimizden de diğer insanlardan da az şey beklemeliyiz. Bunun hakkında kısa ve öz bir hadis de olduğunu hatırlıyorum, ama keşke teferruatını da hatırlasaydım. Neyse, o hadisi hatırlayamasam da şu kesin bir gerçektir ki “kanaatkârlık” ilkesi burada da geçerlidir.

    • AHSEN diyor ki:

      abartılı bazı somut ve maddi beklentilerle nezaketi takdiri karıştırmamak lazım
      birde şöyle birşey var beklentisi yok ama birşeyin yapılmasınada köstek olmamak lazım
      az da olsa iyi niyetle yapılmış bir davranışın takdir teşekkür edilmesi bir insanı gerçekten mutlu eder az iken o gittikçe çoğalır bunun tersi ise insanı aşağılar ve ruhunu zedeler bunlara kesinlikle dikkat etmek lazım.
      ama eğer erkek mutfağa girmesin diyorsanız bu tür davranışlarda beklenmeli ki girmesine gerek yoktur ama yaptıklarının eleştirilmesi de hoş değil.Ama ben bazı tamirat işlerin üstesinden de erkeğin gelmesini beklerim ilgilenmeside gerekir lavabonun kapısının kilidi bozuk onu umursamayan adamlar var ve bunun gibi birçok detayı..
      Benim babam emekli öğretmen ama hayret ederim her türlü tamirin üstesinden gelir çamaşır makinasını bile açıp tamir ettiği olmuştur işin kötü tarafı annemde babama evle ilgilenmediğini söyler demekki çok daha fazla beklentisi var yemek yapması gibi herhalde:))

      • Uğur Mustafa diyor ki:

        Ahsen Hanım, beni biraz yanlış anladınız sanırım. Beklentilerimizi azaltmalıyız derken verdiğiniz bazı örneklerdeki durumları kast etmedim. Yani şöyle DEĞİL: “–Senin için bulaşıkları yıkadım hanım –Senden bulaşık yıkamanı bekleyen mi var, sen kendi işine baksana.” : ))) Fakat şöyle: “–Senin için bulaşıkları yıkadım, hanım. –Senden bu kadarını beklemiyordum. Bu iyiliği yaptığın için teşekkür ederim.”

        Bahsettiğiniz tamirat işlerine gelince, ben o işleri umursarım, ama zerre kadar bilmem. Bilenlere helal olsun, ama bilmek zorunda da değilim. Onların da uzmanı var. Uzmanını çağırıp yaptırmaktan başka çare yok. Üzümün çöpü, armudun sapı, erkeğin lavabo tamir edemeyeni demeyi de size tavsiye etmem :P.

      • seymen diyor ki:

        Herşeye tamirci çağırmakla işin içinden çıkamassın, elin tornavida pense tutacak biraz. Ustanın yarım saatte yaptığını sen iki saatte yaparsın biraz yorulursun ama para ödemekten kurtulursun.
        Bu iler biraz babadan görmeyle ilgili. 15 sene evvel karşı dairemize doktor olan bacanağım taşınmıştı, lambaların duyları eskimiş kırılmış, ben bir ikisini değiştirirken, bacanak bu işlerderden anlamamı mühendis olmama bağlamıştı, sanıyor ki okulda öğretmişler :) . Babam yapardı bizde ondan gördük, ilk sefer biraz uğraşırsın bazarsın falan ama öğrenirsin işte. Mesela dolap kapaklarının menteşelerini değiştirmeyi ve ayarlarını yapmayı öğrenmek lazım, musluk contasını hatta musluğu değiştirebilmek lazım vs., tavsiye ederim.

        • AHSEN diyor ki:

          Sema Hanım erkeklerin ne yapması gerektiğiyle ilgili bir yazı yazarsa sevinirim..Burda ki erkekler eve sadece para getirmek zannediyor herhalde evliliği ha birde cinsellik.
          Bence beklentiler konusunda biraz abartıyorsunuz birşey mi isteniyor senden yapılamayacağını uygun bir dille izah edersin her sorunun mutlaka çaresi vardır psikologa doktorada gidersin sadece bunlara kadınlar gitmesin beyler unutmasınlar ki nasıl iş hayatınız varsa akşamda gittiğiniz bir aileniz yuvanız var evliliğini yürütmek istiyorsan herşeyi paylaşmaya çalışacaksın işten gelmiş yorulmuşsanızda dinlenin sıkıntılar neyse paylaşın şimdiki evliliklerde bütün yük kadınlarda evin gelir giderinden haberi olmayan çocukların okulundan haberi olmayan eşi nerelere gitmiş haberi olmayan erkekler var sonrada sızlanırsınız kadınlar
          herşeye hakim oldu diye ben anlayamıyorum burdaki erkekler genellikle kadınları eleştirmekle meşgul ben ise tam tersi kadın olarak görevlerimi ve sorumluluklarımı en iyi şekilde nasıl yapabilirim diye bilgi araştırıyorum..
          uğur bey “zorunda değilim ” diye bir tabiri lügatınızdan çıkarmazsanız işler inada biner karşınızda mutlaka aynı tabiri kullanan bir hanım bulursunuz dikkat edin.
          evlilikte zorunluluklar yoktur isteyerek yapılan ve paylaşılan şeyler vardır bir yuvayı inşa etmek için
          herkes babasından da öğrenmiyor mutlaka öğrenenler var birazda el yatkınlığı ama yapılması gereken birşey varsa onun çözümünü bulabilmeli bi erkek..
          seymen beyin yazdığı ufak tefek şeyleri bir kadın bile yapabilir:)) bazı insanlar bir el atsa yapabilir inanıyorum sadece düşüncesizlik ve umursamazlık olmamalı birşey beklerken sen ne yapabilirsin yapabileceklerinin ve yapman gerekenlerin farkında mısın o var asıl önemli olan bu.

          • Uğur Mustafa diyor ki:

            Ahsen Hanım, haklısınız. Zorunda değilim tabirini lugatimden çıkarmak lazım. Zira erkeklerin zorunluluklarını Allah ve elçisi değil, bu zamanda artık erkeklerin karıları belirler. Onlar ne emrederse o bir zorunluluktur bizim için. Allah’ın elçisi demiş ki erkeğin karısına karşı görevi onu giydirmek ve doyurmaktır, ama yoook. O eski devirdeydi. Artık karısı ne isterse onu yapmak ZORUNDA. Çoğu erkek gibi yapıp kadınlara yaranmak ve centilmen laik havalı erkek gibi görünmek için ağzımdan salyalar akarak “İslam’da kadının hakları ve erkeklerin haksızlığı” temalı saçma sapan nutuklar atabilirdim. Ama Allah’tan sakınan bir mümin olduğum için bunu yapmayacağım ve gerçekleri söyleyeceğim. Kusura bakmayın.

            Bence siz ilk tavsiyemi yerine getirin. Kocanızdan sadece onun gerçek görevlerini bekleyin. Beklentilerinizi azaltın. Böylece mutlu olursunuz ve mutlu edersiniz.

          • Uğur Mustafa diyor ki:

            Seymen kardeş,

            Musluk contasını herkes değiştirir. Lambanın duyunu değiştirmek de keza. Ahsen’in bahsettiği, kapı kilidini veya lavaboyu tamir etmekle bunları karşılaştırma. Bu kadar çok tamirat bilmek bir erkeğin ZORUNLULUĞU değil. Kimsenin kimseye takatinden fazla iş yüklemeye hakkı yok. Allah bile bunu yapmazken, kulun buna hiç hakkı yok. Hele ailenin reisinin erkek olduğu ve kadının erkeğe itaat etmek zorunda olduğu Kur’an’da açıkça belirtilmişken, karısının kocasına emir vermeye hiç hakkı yok. (Rica etmesi ayrıdır.)

          • Uğur Mustafa diyor ki:

            Ahsen Hanım, bu arada, eşimin zorunlu olmadığı konularda elbette eşim de diyecektir ki “zorunda değilim”. “Beklentileri azaltmak lazım” derken, dikkat ederseniz, ben zaten ifademi genellemiştim. Erkekler de karılarından, anne-babalar da çocuklarından, kardeşler de kardeşlerinden takatlerinin ve görevlerinin üstünde şeyler beklememelidir.

            Ve hatırlayınız ki ocukların anne-babaya veya eşin kocaya itaat etmesi demek onların her dediğini yapmak demek değildir. Zira her dediği yapılması gereken sadece Allah’tır. Her dediğini yapmaya itaat değil, ibadet denir ve ibadet sadece Allah’adır. İtaat ise sadece görevlerini yerine getirmektir. Mesela işçi patronuna itaat ettiğinde, patronunun sadece işle ilgili isteklerini yerine getirir, yoksa mesela patronunun çöpünü dökmemekle ona itaatsizlik etmiş olmaz. Fakat patron bunu EMREDERSE işçisine, ona zulmetmiş ve haddi aşan azgınlardan olmuş olur.

          • seymen diyor ki:

            Ahsen hanım “Burda ki erkekler eve sadece para getirmek zannediyor herhalde evliliği ha birde cinsellik.” demişsiniz. Buradaki erkeklerin öyle düşündüğünü sanmıyorum ama tahmşnşme göre mevcut durumda bu ülkedeki evliliklerin üçte ikisi bu şeklide devam ediyor.
            Sadece para (geçim) için evlenmek isteyen buna razı olan (dul-bekar) yüzbinlerce kadın vardır, onları da suçlu mu ilan ediyorsunuz.
            Evlilik karşılıklı ihtiyaçların karşılanması ve çocuk yetiştirmek için yapılır. Evlilik hayatı (maddi-manevi) paylaşmaktır ama pratikte bu pek geçerli olamıyor maalesef.

          • .:. diyor ki:

            Selamun aleykum,

            Ben buradaki yorumlari okuyan, zaman zaman yasadiklarimi paylasabilecegimi dusundugum kisimlarini paylasan, zaman zaman da dogru bildiklerim konusunda firsat buldukca yazip paylasan, Buradaki Erkeklerden birisiyim. Yakininizda veya etrafinizda, okudugunuz veya gozlemlediginiz Ifade ettiginiz veya zannetiginizi sandiginiz % 80 uzerindeki bir cok tespit bana uymamaktadir.

            Buradaki erkekler derken bir genelleme yapmissiniz.
            Asagida keyif ile izlenmesini tavsiye edebilecegim Kadin veya erkek ayrimindan ziyade, Insanlarin Iyi kotu ayrimi uzerine bir film. Insanlarin on yargilari ve kafalarinda olusturduklari zannettiklerine inanmak istedikleri genellemelerin dogru olamayacagini anlatmaya calisan bir film, Istenirse, Nasil iyi olabilinecegini anlatan bir film, Farkli kultur, inanc, fiziksel durum, zenginlik, dusunce, egitim, guzel, cirkin, sekil ……. de olan insanlarin istenirse birlikte olabilecegini yasayabilecegini anlatan bir film. Icerisinde bircok mesaj vardir.

            “My Name Is Khan”
            “Mi nombre es Khan”
            “Benim Adım Khan”

            “Burda ki erkekler eve sadece para getirmek zannediyor herhalde evliliği ha birde cinsellik.”

            Bu mudur yani.. Bu ifade icin buradaki Erkeklerden birisi olarak sunu soyleyebilirim.

            Cocuk dogurmak haric, Bir esin, cocuklarin ve evin ihtiyaci olan hemen hemen herseyi yapma kabiliyetim var. Ustelik bunlarin hepsini yapan, bizzat yasamis ve yasan birisiyim. O yuzden genellemenizi dogru bulmuyorum.

            Ote yandan, Her insan herseyi yapabilecek veya yapmasi zorunlu diye birsey yoktur, arzu ederse istekli olursa gayret edip ogrenebilir, Bazi erkekler tamirat islerinden anlamayabilir, ancak daha iyi yaptigi veya bildigi baska birsey de vardir. Bu eksikligini, bedelini odeyerek de karsilayabilir, gayret edip ogrenerek de.

            Yine ayni sekilde, bazi kadinlarda ozellikle calisan veya ekonomik durumu iyi olan insanlar, ev islerine, temizlige, yemek yapmaya yetisemediginden veya iyi yapamadigindan, belkide hic yapamadigindan (sizin deyiminizle, ufak tefek seyleri, iki yumurta kirmak gibi, bir kadin bile yapabilir.:)) oyle degil mi?. Zaman zaman eve ucretini odeyerek kisa donemli hatta surekli yardimci alanlarda vardir.

            YAPILMASI GEREKEN BIR SEY VARSA ONUN COZUMUNU BILMELI BIR ERKEK, Tabiki BIR KADIN ayni zamanda.

            Aslinda Cozum Evlilik olduysa Ikisinin katkisi iledir Cozum, Birbirlerine ortu olarak, Eksik aramaktan ziyade eksiklerini tamamlamaktir.

            Sema hanim, Erkeklerin yapmasi gereken seyleri ne kadar yazabilirki. veya Kadinlarin.

            Yazdiklari, Kendi yasadiklari, bildikleri, tecrubeleri, Gordukleri, Okuduklari, Kendi cevresi, veya kendisine anlatilanlari ile sinirlidir. Bizlerinde benzer sekilde yasadiklarimizda.

            Ama bir gercek varki, benim gozlemledigim, Sema hanim almis oldugu egitim, bilgi ve tecrubelerini, Biraz daha farkli sekilde, Pozitif ve yapici olarak objektif yansitiyor okurlarina, Hatta bazi konularda radikal ezberleri bozarak. Ben konu secimlerinde, yazdiklarinda bunu goruyorum.

            “Sen kocana yer ol ki, o da sana gök olsun. Sen ona hizmetçi ol ki o da sana köle olsun.”

          • doğan diyor ki:

            ilk paragraftaki son kelimenizle demek istediğinizi genellemenizi beklemiyordum. çünkü burdaki erkekler derken, inanın daha iyimser düşüneni bulamazsınız. tahminimce buraya takılanlar çaba gösterenlerdir.

          • doğan diyor ki:

            ahsen hanıma yazmıştım

          • AHSEN diyor ki:

            selamün aleyküm

            Öncelikle ifade yanlışlığı yüzünden genelleme yapmamın doğru olmadığı konusundaki eleştirilerinizde haklısınız kabul ediyorum kadın erkek yapılmaması gerektiğini düşünüyorum yeri geldiğinde de bu konuda eleştirilerimi yazdım bende ama keşke kendimizin değildi mesela bir erkek kadınlara yapılan genelleme ve haksızlığı savunabilse yada tam tersi keşke objektif olabilsek
            son zamanlarda kadınların çok fazla eleştirildiğini ve siz erkeler tarafından farklı algılandığını gözlemliyorum belli noktalarda takılıp kalınıyor bende aynı şekilde bunu yapıyor olabilirim.Sema hanımın yazıları hakkında yazdıkların kesinlikle doğru ve gerçekten benim için evliliğimde hayat rehberi olabilecek nitelikte tartışmasız ama burda insanlar kendi tecrübeleriyle ifade edince farklı bir yöne çekilebiliyor.
            Ben çok detaycıyım kafamda çok üretir ve fazla düşünürüm ama şöyle birşey var bana mantığını izah ettiğiniz içinde haksızlık olmayan her türlü fikrede saygılıyım ve kesinlikle kabul ederim.
            Bazen erkekleri çok iyi anlıyorum zor durumda kalmalarını gerçekten iyi anlayabiliyorum erkeklerin kadınlardan çektikleri kadar çocukları hatta arkadaşlar bile birbirlerinden etkilenebiliyor ve sağlam ilişkiler yaşanamıyor ne yazıkki..benim hayatımda derin izler bırakan erkekler yok ama kadınlar var:)ilkokul öğretmenim küçücükken karnemi imzalatmayı unuttuğum ve gidip bunu ona söylediğim için bütün sınıfın içinde bana tokat atmıştı mesela:))o yüzden hemcinslerimide iyi tanırım.
            Burda konuşulan istenen beklenen şeyler çok basit aslında ve herkesin yapabileceği şeyler yemek yapamayan kadın eninde sonundayemek yamayı öğreniyor ben gördüm:) tamir yapamayan erkek pekala tamirci çağırabilir en azından çözüm yolu bulmayı becerebilmeli
            Benim için asıl mesele şu ben eşimi sevdiğim için ona severek yemek yapmak varken güzel bir ortamda sohbet etmek için kahve yapmak varken (kahve yapmasınıda öğrendim:)) bir ara erkek neden yapmıyor diye bir konuşma olmuştu bir kahve yüzünden tartışma uzayıp gitmişti ben eşimden mutfakla ilgili hiçbirşey beklmem ki erkek gidipte niye yemek yapsın şimdi evet zorunlu olmadı halde ama kalkıp yumurta pişirmiş içinden gelerek zorunlu olmadığı halde bu onun eşien ne kadar değer verdiğini gösterir
            bunların hesabının tutulmaması lazım evet emrivakide olmaması lazım kesinlikle biz evliyiz sen şunu şunu yapacaksın bende bunları yapacağım diyede bir iş ayrımı yokki rica edersin eşine yardımcı olabilir mi diye birlikte paylaşarak mücadele verilir karşıdaki insana bütün bunların zorunlulukmuş gibi hissettirmeden bende buna karşıyım yapmam etmem demek ne demek yada zorunda değilim de ne demek değilseniz o zaman birine sende illa bunları yapacaksın diyemezsiniz o zaman..
            cinsellikte aynen böyledir sabahtan akşama kadar kadınla ilgilenmezsin bir sevgi sözcüğü söylemezsin duygularına hitap etmezsin sonra cinsellik beklersin tıpkı sizin dediğiniz çok beklentili olan kadıların durumu gibi hiçbirşey tek taraflı olmamalı evlilikte almak mı esastır vermek mi..
            beyefendinin ve Sema hanımın yazdığı cümle gibi tamda sen eşine yer oluyorsun ama oda sana gök olmuyor işte erkekler konusunda siz kendiniz hariç başkaları konusunda garanti verebilirseniz yine kabul edeceğim bazı şeyleri:))
            Bence evlilikler kadınların ve erkeklerin sorumlulukları dışında onu güzelleştiren tamamlayıclar daha önemli bunların dışında eşlerin birbirine ayırdığı zaman paylaşılan anlar ve tamamlanan duygular önemli ben görevlerimi fazlazıyla yaparım ama evliliğin sıradanlaşıp yapılması zorunlu sorumluluklar haline dönüşmesini hiç istemem :(( size değer veren ve kıymet bilen bir eşinizin olması lazım..

          • AHSEN diyor ki:

            “”””Asagida keyif ile izlenmesini tavsiye edebilecegim Kadin veya erkek ayrimindan ziyade, Insanlarin Iyi kotu ayrimi uzerine bir film. Insanlarin on yargilari ve kafalarinda olusturduklari zannettiklerine inanmak istedikleri genellemelerin dogru olamayacagini anlatmaya calisan bir film, Istenirse, Nasil iyi olabilinecegini anlatan bir film, Farkli kultur, inanc, fiziksel durum, zenginlik, dusunce, egitim, guzel, cirkin, sekil ……. de olan insanlarin istenirse birlikte olabilecegini yasayabilecegini anlatan bir film. Icerisinde bircok mesaj vardir.””””

            Filmi mutlaka izleyeceğim aklımda ama bunlar sadece filmlerde insanlar menfaatlerini düşünmeden bir ilişki kurabilmeleri mümkün mü?Yada toplumun baskısından ne kadar kurtulabilecesiniz?karşınızda çok sağlam bir insan olacak ki ancak ona güvenip bir hayat kurabilesiniz “ben her koşulda varım ve yanındayım”diyebilecek var mı acaba şimdiki evlilikler birbirimize denk geliyoruz tamam o zaman yapalım bir nikah herkeste memnun bir çeşit sözleşme.Ama fakir gururlu bir gençle evlenmeye kalkalım bakın o zaman ne oluyor yada kısa boylu güzel olmayan bir kadınla evlenin bakalım anneler nasıl burun kıvırıyor oğlum bu kıza yakışmıyor diyerek..

          • emre diyor ki:

            .:. rumuzlu Beyefendi,

            Bir filmin reklamini yapmissiniz, ovguyle sozetmis ve bircok mesaj icerdiginden soz etmissiniz. Ahsen hanimin cevabindan sonra farkettim. Reklamini yaptiginiz filmi bir iki sene evvel izlemistim. Oldukca sakincali buldugumu belirtmek durumundayim.

            Film, icerdigi mesaj itibariyle, cahil olup da cahil oldugunu kabul etmeyen, ilim ogrenmeye de yanasmayan, “benim kalbim temiz”ci genclerin kafasini karistirabilecek ve itikadi problemeler yasamalarina sebebiyet verebilecek bir film. Sizin boyle oldugunuzu zannetmiyorum. Belki siz filmi benim degerlendirdigim acilardan degil, daha farkli acilardan degerlendirmissinizdir ve o acilardan bakarak reklamini yapmissinizdir ama ben yine de sakincali buldugum taraflarini elestirmek durumundayim.

            Filmde Musluman bir erkekle Hindu bir kadin evleniyorlar, adam da kadin da cok iyi insanlar(!), birbirlerini cok seviyorlar, mutlu bir birliktelikleri var, vesaire… Ask, sevgi, fedakarlik, ne ararsan var.

            Ah canlarim benim!!! Ne kadar da guzel bir evlilikleri var, degil mi???

            E guzel kardesim, sen Musluman bir erkeksin, Hindu bir kadinla nasil evlenirsin sen ya! Kadin Hindu Hindu, bildigin putperest. Kadinla girdigin iliski zinadir, cocuklarin veled-i zinadir, daha ne sayalim. Simdi bu adam filmde ne kadar da mutlu mesut, zevcesini de ne kadar cok seviyor, ondan ne kadar memnun degil mi? E peki bu adamin imanina ne oldu. Velev ki bu adam cok mutlu bir hayat surdu, dunyanin en mutlu insani oldu, peki bu adamin saadeti dunya hayatiyla sinirli kalmaz mi? Seytan bu adamin imanini kalbinden soker alir da farkinda bile olmaz desem isabet etmis olma ihtimalim nedir sizce? Ahireti ne olacak bu adamin? Hesap gunu yasadigi hayatin hesabini nasil verecek bu adam?

            Ben oyle inaniyorum ki, evvela “evlilik” ve “mutluluk” kelimelerini birarada zikretmekten vazgecmemiz lazim. “Evlilik” demek “mutluluk” demek olmadigi gibi, “mutluluk” demek de “evlilik” demek degildir. Musluman mutlu olmak icin evlenmez. Allah’in emrini, peygamberin (sav) sunnetini yerine getirmek ve hayirli nesiller yetistirmek icin evlenir. Imtihan dunyasinda oldugumuzu unuttuk mu? Evlilik de bir imtihan degil midir?

            Olsun kardesim, birak zevcen biraz huysuz olsun, bazi kotu huylari olsun, elbet bazi guzel huylari da bulunur. Birak annesinden, babasindan, buyuklerinden bir erkege nasil kadinlik yapilir yeteri kadar ogrenememis olsun, bazen dirdir etsin, kafani sisirsin, bazen mutsuz etsin seni, elbet seni mutlu edecegi zamanlar da olur. Bazen anlasamayin kavga edin, elbet anlasacaginiz zamanlar da olur. Ama ne olursa olsun zevcen Rabb’ini bilsin, putperest olmasin.

            Allah’in emrine karsi gelerek elde edecegin mutluluktan ne olur ki? Ya da sen Allah’in emrine uyduktan sonra, su gecici dunya hayatinda mutsuz olsan ne olur ki?

            Rabbim basta kendi nefsim olmak uzere bunu anlayanlardan eylesin hepimizi…

          • AHSEN diyor ki:

            selamün aleyküm emre bey,

            Yazdıklarınıza katılıyorum fakat bahsettiğiniz olağan şeyler de elbette evlilikte çok mümkün.Ben çok film izlerim .:. beyefendinin bahsetmiş olduğu filmi henüz izlemedim.Filmler hayal ürünü olmakla beraber çoğu kez gerçeği yansıtmaz sadece yaşanabilecek bir olayı ve alınabilecek bir dersi farklı bir biçimde anlatma sanatıdır.İnsanların edinebileceği bir gerçeklik ve bir mesaj mutlaka olan filmlerde vardır yerli yada yabancı hiç farketmez konusu ne olursa olsun sadece insan film izlerken kendi süzgecinden geçirmelidir bazı şeyleri.
            Siz filmi kendi açınızdan farklı bulabilirsiniz yada tasvip etmeyebilirsiniz çoğu yabancı filmlerde durum hemen hemen aynıdır zaten bizim kültür ve inancımıza uymayan filmlerdir sadece içerği konusunda ilgi çeken insanın farklı bir bakış açısı kazanmasını sağlayan olumlu noktalarıda bulabilmemiz mümkündür.Beyefendinin bahsettiği konu bütün bunların dışında aslında kültür ve inancı da yazmış her ne kadar sıkıntılı olabilecek bir durum isede verilen genel mesaja yani bireysel farklılara işaret etmiştir.Tavsiye ettiği filmide bu noktada istenirse insanların birbilerini her koşulda iyi ve kötü yönleriylede aynen sizinde kasdettiğiniz gibi kabul edilebileceğini ifade etmek istemiştir ben şahsım adına en azından ifadelerinde bunu anladım.
            Evlilik ALLAH ın emri peygamberimizin sünnetidir evet ama şu cümlenize katılmıyorum “Musluman mutlu olmak icin evlenmez.” Bilakis her insan huzur ve mutluluğu bulmak için evlenir.Bir insanla mutlu olabilmenin zenginliğini tatmak için evlenir çoluk çocuk sahibi olmak için evlenir sevmek ve sevilmek hayatı paylaşmak için evlenir.Sizin söylediğiniz şeyler kesinlikle doğru eşimizin elbetteki olumsuz yönlerini kabullenip onu o şekilde kabullenmeye çalışacağız dediğiniz gibi kolay değil bir insanla geçinmek ancak onu kabullenbildiğimiz ölçüde bunu yapabiliriz..
            Burda insanların kesinlikle ALLAH ın emirlerine karşı gelerek evleneceğine inanmıyorum.
            Beyefendinin yaşamış olduğu tecrübeleri az çok takip ettiğimiz kadarıyla biliyoruz evliliğin ne demek olduğunu en çok o iyi bilir herhalde okumuş olduğum şeylerde ben çok şaşırdığım ve nasıl olur dediğim şeyler oldu sizin söyledikleriniz bu durumda hiçbirşey.

            Ben evliliğin sizin söylediklerinizden ziyade büyük bir sabırla ve meşakkatle nasıl acı tecrübelerle yaşanabileceğini bu durumda bile nasıl hayırlı evlatlar yetiştirilebileceğini antalabilecek insanlardan biri olarak beyefendiyi örnek olarak gösterebilirim herşeyden önce göstermiş olduğu metanetle ve bütün olanlara rağmen hala olumlu düşünebiliyor olmasıyla örnek bir insan çünkü insanlar ayrılınca yıllarca hayatı paylaştığı insanı yerden yere vurabiliyor ondan kötü bahsedebiliyor ve üstüne birde bütün kadınları aynı kefeye koyabiliyor bir insan bize ne kadar zulmetse hala ona duacı olabilmek büyük bir olgunluktur bu açıdanda bazı insanların örnek almalı diye düşünüyorum..Ve inançlarına çok bağlı bir insan olarak bahsettiği filmdeki hassasiyetinizi kesinlikle kasdederek tavsiye ettiğini düşünmedim.
            Emre bey ALLAH sizi de mutlu edebilecek hayırlı bir eşle karşılaştırsın.Pozitif düşünelim ki pozitif olsun herşey.Ayrıca hassasiyetinizden ötürü de teşekkür ederim:))film hakkında çok fazla yorum yapmamada gerek yok sanırım izledikten sonra konusu mesajı belli oldu sadece izlemek kalıyor bana..

          • .:. diyor ki:

            Sevgili Emre,

            Belli ki izledigimiz filmden farkli seyler anlamisiz, Bu gayet dogal birsey, ancak ben filmdeki insanlarin gerek erkek olsun, gerek kadin olsun iyilik ve kotulukleri ile ilgili mesajlari anlatmak istemistim,.

            Siz cok farkli acilardan bakmissiniz, Veledi Zina nedir??? kafa karistirmadan Basit anlam ile bakarsak, evlilik disi yapilan cocuk.

            Bu insanlar evleniyorlar, Ayrica filmdeki Erkek, dinini ve din kurallarini, bilgili bir sekilde yasayan birisi bu acikca filmda anlasiliyor.

            Siz bu sekilde soyleyince, aklima gecen gunlerde televizyon ekranlarinda, Osmanli padisahlari, esleri , artik anneleri v.s. herseyi karistirilan bir tartisma programi geldi . Padisahlar icin veledi zina v.s. dedi. Daha sonralari toparlamaya calisti, sonra ozur diledi v.s. Bu konuda ne demek istediginizi tam anlayamadim sizi daha iyi anlayabilmem icin biraz daha konuyu acar ve aciklayici bilgi verirseniz bilgilenmek isterim.

            Aslinda bu konularda yeterli bilgiye sahip olmak gerekir. Padisahlarin esleri ve anneleri de genelde sizin soylediginiz manada Hiristiyan, yahudi idi… Bu onlarin kotu veya iyi olduklarinin gostergesi degildir. Insanlar Musluman olmasalarda iyi insan olabilirler, Muslumanlik ile ilgili bilgileri oldugu ana veya muslumanligi anlamaya basladiklari ana kadar farkinda bile olmayabilirler.

            Bunun yaninda Musluman olduklarini idda ettikleri halde kotu de olabilirler. Bir cok insan vardir, erkek dinini yasar, esi farklidir yasamaz veya Kadin yasar esi farklidir yasamaz.

            Ayrica filmdeki Erkek Normal bir insan olmadigi halde, bir cok normal insana gore ve cok zorluklara ragmen dinini annesinden aldigi terbiye ile kimseye aldiris etmeden yasamaya calisan bir insandir. O cesareti de vardir. Kibir yoktur, Esine , cocuguna ve cevresine de iyiliklerle baslayarak bir cok seyi ogretmeye calismaktadir. (Vakti geldiginde, ortamini ve yerini kendisi hazirlayip namazini kiliyor, Kurusuna kadar zekatini hesaplayacak dusuncesi var, iyilik, yardim severlik v.s. Ustelik filmde de kardesinin hindu oldugu gerekcesi ile itirazida konu edilmistir.)

            O yuzden bakis acilarimiz farkli olabilir. Iyi tarafindan bakmak lazim.

            Saygilar.

          • seymen diyor ki:

            “Benim Adım Khan”
            Buradaki tavsiyeniz üzerine bir-iki ay önce izledim.
            1-Çocuklarla izlenebilecek bir film değil.
            2-Müslümanları dejenere (veya terbiye) etme maksadıyla yapılmış bir film.
            3-Kadınların ve çocukların hayal unsuru olduğunu gözönünde bulundurmadan etkisinde kalmaları muhtemel.

          • kevser diyor ki:

            siz sorunuzu emre beye sormuşsunuz ama bende cevap yazmak istiyorum;
            Öncelikle birkaç yıl önce izlediğim bu filmi emre bey çok güzel analiz etmiş,yanlışlarını çok güzel yazmış….
            siz veled-i zina kısmını anlamadığınızı,bu insanların evlendiğini söylemişsiniz.evleniyorlar da nikahları sahih mi sizce?o zaman her erkek alsın gönül rızasıyla müslüman olmayan bi kadını benim nikahım var desin yaşasın,oh ne ala.bir yerde okumuştum,müslüman erkeklerin bir zorunluluk olmadan gayrimüslim veya tesettürsüz bir bayanla evlenmesi günahtır yazıyordu.müslüman bir erkek gayri müslim bir kadınla,yalnızca dinini öğretmek amacıyla evlenebilir,ki bu niyetle evlense bile yine tamamen günahtan sıyrılamayacağını mekruh olduğunu yazan yerler var.Ayrıca Osmanlı devleti konusunda bilginizin zayıf olduğunu anlıyorum,padişahların anneleri ve hanımlarının hristiyan yahudi olduklarını söylemişsiniz,onlar bulundukları yerlerden saraya geldiklerinde gayri müslümdiler ama sarayda,müthiş sıkı bir dini eğitimden geçiyorlar(ki o yıllarda Anadolu’da evliyalarımız var),gönülden islam dinine dahil olup iman ediyorlar…ki inanmayanı zorlamayıp serbest bırakmışlardır.yani hiçbir osmanlı padişahı gayrimüslim imansız bir anneden doğmadı..
            padişahlar gayri müslim hatunlarla evlenmişller ama bunu cihan devleti oldukları için,islamiyeti dört bir tarafa anlatma,yayma daha fazla kişiye duyurma gayretiyle yapmışlar,peki günümüzdeki erkekler acaba bu zihniyetle mi putperest,gayri müslim bir hanımla evlenirler sizce?hiiç sanmıyorum!

            filme dönecek olursam,inançlar konusunda çok yüzeysel.emre bey zaten herşeyi açıklamış,isterse bu dünya hayatımızın sonuna kadar gülelim,ama bunun öbür dünya hayatı açısından bir getirisi olmayacaksa,sadece bu dünyayla sınırlı kalmaya mahkumdur,imanımız gidecek ve bizim bundan haberimiz bile olmayacaksa istediğimiz hatunu alalım ne faydası var?bir din büyüğünden duyduğum şöyle bir söz var:”Allah katında imanlı bir çöpçü,kafir bir kraldan üstündür!”

          • .:. diyor ki:

            Kevser hanim,

            Soylediginiz gibi ben emre bey icin yazmistim. Egzejere etmeye gerek yoktur. Yazimin ilk basindan beri icerigindeki amac, Iyilik ve kotuluk uzerine idi, Konuyu baska bir yerlere cekmenin anlami yoktur. Osmanli tarihi konusunda yeterli bilgiye sahip oldugumu dusunuyorum, eksik yanlarim oldugunda mantigimin kabul ettigi bilmedigim seyleri de saglam guvendigim kaynaklar olunca daha dogrusunu bulana kadar kabul edebiliyorum konusuna gore.

            Osmanli padisahlari ve esleri anneleri ile ilgili yazdiklarim yukaridadir, sizin zannettiginiz sekilde sorgulamam ve altinda bir art niyetim yoktur.

            Beni yanlis anlamis olabilirsiniz. Okumadiysaniz konunun en basindan beri lutfen okuyun, yanlis Farkli degerlendirmemek gerekir. Eger yanlis izlenim verdiysem, konunun bu kismi icin soylemek gerekirse, anlattiklarin sizin izah ettikleriniz gibi degildir.

            Emre bey Konuyu Veledi zina ile iliskilendirdigi icin ben ona sormustum. Siz cevap vermek isterseniz, sizde anlatabilirsiniz, Soz konusu film ile ilgili olarakm soylediklerimden Veledi zina baglantisini nasil kurdunuz. Bu filme gore veledi zinayi anlatin lutfen.

            Tekrar soyluyorum Benim bakis acimda sizlerin soyledikleri yoktur.

            Film kahramainin yerden aldigi taslari, tesbih niyetine, sayi saymak, duzenli takip yapmak, adina ne dersek diyelim, dahi dikkatimi ceken bir unsurdur, detay olursa, ayakkabi markasindan onun uretimi v.s. altindan kalkamayiz.

            Yalin ve sade olarak Iyi ve kotu uzerine.

          • gulbeyaz diyor ki:

            kevser ,

            osmanli padisahlarinin annelerinin cogu musluman olmakla beraber,bikac istisna olarak annelri gayri muslim olanlarda vardi(yavuz bahadiroglu)

            musluman bir erkek ehli kitap(yahudi/hiristiyan)la evlilik yapabilir.isterse zevk icin olsun hickimse allahin helal kildigi nikahi kafasina gore (dini yaymak amacli olmasi lazimmis(?) sartlara baglayamaz,iddianiz icin lutfen kaynak gosterin

            musluman bir erkekk bunlar disinda musrik(puperest/ataist..vs)hanimla evlenmesi haram(ayetle sabit),nikahlari dinen gecersiz,birlesmeleride zina olur diye biliniyor.hassas bir konudur,dikkatli olmak lazim..

          • gulbeyaz diyor ki:

            not:gayri muslim padisah annelerin ehli kitap(musevi/hrsitiyan)old biliniyor.hicbir padisaha veledi zina iddiasinda bulunulamaz.bu osmanli hanedanini toronlari gozunde kucuk dusurmek icin yapilan kasitli calismalar dahilindedir.

  25. efe diyor ki:

    yaş elli diyorsunuz,adamda o zamana kadar bir refleks bir dirayet kalırmı…aklıma geldi düşünürken,erkekler öldüğünde şeytanlar dirilir, sustuğunda,şeytanlar konuşur.

    • efe diyor ki:

      bugün tv nette boşanma ile alakalı bir programa rastladım.bir kadın bir erkek avukat.öyle şeyler söylediki vallahi insan korkuyor.heralde diyorsun bu kadını adam yaratmışta dünyadaki herşeyini adam ödemek ve düşünmek zorunda.insan kendi çoluk çocuğu içinde korkuyor.kızına dersin günahtır yapma etme.ama oğluna rastlarsa o çocuk o kadar sıkıntıyı nasıl çekecek.insanlarda yetişmiş vicdanlı kişiler değilki.intiharlar olur cinnetler olur.bunlarla alakalı bir karşı avukat bir akıl yol gösterecek birileride çıkmalı.çünkü gerçekten evlenen erkek için tedirginim.yapabilecekmiyim bilmem ama kesinlikle resmi nikah yapılmaması için uğraşacam.hatta önceden makul bir bedel önermeyi bile düşünüyorumki,ilerde kadını fitneleyip azdırıpta çocuğa dünyayı zindan etmesin.tvnette diyorki adamı illa boşamasına gerek yok.iki tane nafaka türü var dilediğini alır diyor….o zaman kadın neden evde dursunki…

      • .:. diyor ki:

        Rastlayarak bu izlenimleri edindiyseniz, Birde bunlari yasamis olsaniz, neler yapardiniz.
        Bosanma davalarinda ozellikle cekismeli durumlara geldiginde, Erkek hakli olsa bile haksiz cikma ihtimali cok yuksek. Aile mahkemelerinin bu konudaki terazileri tamamen hileli olduguna inaniyorum. Buna karar veren mercilerin cok gunah aldiklarini dusunuyorum, tabiki bu haksiz uygulama ve yasalari cikaranlarinda.

        Bosanma davalari Her gecen yil daha fazla artacaktir, Buna neden olan sebebler her gecen sene daha fazla artmakta, ustelik devlet eli ile bu yaptirilmaktadir. Her ne olursa olsun mevcut yasalarda ve eklenen yasalarda, bu net gorunuyor, bu olmasa dahi Turkiyenin imzaladigi Uluslararasi anlasmalar bu yasalarin uzerindedir, Yasalari cikarip uygulayip kabul ettiren ulkeler de bellidir. Ayni turkiyenin birlesmis milletlere uye olmasi ama, uye oldugu halde birsey yapamamasi, yapabilenlerin ise istediklerini yamalari. (Nokta) .

        Bosanma sayilarinin artmalarinda ve problem cikmasinda, ve Kadinlarin git gide ac gozlu ve zalim olmalarinin altindaki nedenlerden en buyugu, Kadinlar calisma hayatina giriyor, Calisip para kazansa bile bir kesimi kendi kazandigini ailesine harcamak istemiyor, (kendisine ozel veya Esi ve cocuklarindan haric kendi ailesine harcamak istiyor.) Kisacasi Esinin kazandiginda hak sahibi olmak ama kendisininkisini paylasmak istemiyor, Bu duruma iten bircok neden var. kisisel harcamalardanda bu gurunebilir.

        Bunun haricinde zaten paylasim oluyorsa, Bosanma soz konusu bile olmuyor, buyuk ihtimal ile Mutlu birliktelik suruyordur, Ayni sekilde, Bazi erkeklerde, kazandigi halde, esi calismadiginda, ev hanimi oldugunda, Kendi kazandigini istedigi gibi harcayip guc ve hakki hep kendinde goruyor, Diledigi gibi harcayip hesap vermemek istiyor, Bu da cok yanlis bir durum. Yanliz bu sekildeki durumdaki anlasmazliklarda Bosanma sayisi pek fazla olmuyor, kadin boyun egmis olabiliyor veya kabulleniyor.

        Kadinlarin Is hayata zorla sokulmalarinin altinda cok buyuk nedenler Rant ve Dunyada siyasi guc var, Bizim ulkemiz henuz bu duruma cok yeni yeni alistiriliyor, Ancak cok suratli ve dengesiz sekilde gidiyor, Bunun verecegi zararlari Suan Ulkemizdeki, Bu konularda uzmanlasmis, egitim verenler, sosyologlar, psikologlar, aile veya sosyal hizmet birimleri, bu konuda uzman olan kisiler, Siyasiler, Hatta Aile Bakanligi bunyaseindeki Tum calisanlar ve Sayin bakan bile bilmiyor, Idda ediyorum sayin Basbakana bile tam ve tum boyutu ile anlatilmamistir, Cunku nereye gidebilecegini bilen henuz yoktur. Sayin aile bakanligi iyi niyetli olabilir ancak, Iyi niyeti sadece buz daginin ustunu gordugunden dolayidir. Kendisi sanirim 2009 yilinda Guldal Aksit hanimefendi ile ve bir grup meclis uyesi ile bazi avrupa ulkelerinde, incelemelerde bulundular, Ancak bu incelemelerde, sadece uygulamalarin ne olduguna baktilar, gezip geri donduler. Sonuclari ile ilgili bilgilerinin yetersiz oldugu, aciklamalarindan ve uygulamalardan cok net anlasiliyor. Bu uyygulamalari birebir turkiyenin kopya aldigi avrupa ulkelerinden gezi yaptigi ve yapmadigi ulkeler, Irlanda, Ispanya, Portekiz, yunanistan, Italya, Romanya, polonya, Macaristan ve diger tum kucuk avrupa ulkelerindeki, Cok buyuk bir kriz var, Asil nedeni bu yasalar ve uygulamalardir, Belki sasirabileceksiniz, Rakamlara bakinca ve bu ulkelerde, yasayip inceleyince cok iyi gorunuyor, Almanya, Hollanda, Fransa, Avusturya, Belcika, Bu ulkeleri Bu yasa ve uygulamalarla, somuruyor, Turkiyemizde Siradaki ulke, Ustelik Turkiye, Her ne derlerse, gozu kapali evet diyebilecek bir ulke konumunda.

        Sevgili efe, tedirgin olmakta haklisin, Gordugun bu sekilde seni korkutmus. Birde bunlari yasasan . Allah Karsiniza, omur boyu, birlikte huzurlu bir hayati paylasacaginiz dogru insani insallah karsiniza cikarir da, akliniza ve hayalinize bunlar gelmez, Kusku cok kotu birseydir, insani yer bitirir.

        • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

          sorunun temeli zaten FEMİNİZM ve MODERNİZM dir aslında…gerisi angaryadır…

          daha evvelde bir yorumumda dedim…modern kadın herşeye koşturmak herşeyi kendi halletmek istiyor erkeğin KAVVAM lığınıda kendi yapmak istiyor…çünkü kadına “SEN HERŞEYİN ÜSTESİNDEN GELİRSİN” denildi…ve bu mesaj “hem kariyer yaparım hem çocuk” şeklinde servis edildi kadınların saf zihinlerine…bizim dizilerle,magazinlerle batı hayranlığıyla aklı bulanmış kadınlarımızda çabuk tav oldular bu oyuna…ve nihayetinde bugün bir noterde “kadının kocasını sandalyeye oturtması bu işi ben halledeceğim” demesi noktasına gelmiştir…belki daha vahimleri vardır lakin sema hanıma bu denk gelmiş…

          evet asrın feminen ve modern kadını bana eski eli kılıçlı amazonları andırmakta…lakin şimdinin amazonları DİPLOMALI,KARİYERLİ amazonlar..! bugünün kadınına kariyer yapmamasını iş hayatına atılmamasını bunun kendisine şu anda cazip geldiğini lakin uzun süreçte kendisine çok zarar vereceğini hem fiziki hemde en önemlisi manevi,fıtri bir değişim içine gireceğini ERKEKLEŞECE’ğini söylediğiniz vakit,o kadın bunu kendisine edilmiş bir hakaret sayacaktır…ne yazıkki bugünün kadını MODERN KÖLE olmuş vaziyette…ve işin tuhaf boyutudur ki bu KÖLE’Liğini kabul etmemekte ve azad edilmemek için direnmektedir…

          sabahın erken saatlerinde sıcak yatağını bırakıp otobüs,dolmuşlarda sıkı,fıkı vaziyette elalemin agız kokusuna tahammül edecek gücü kadın nerden almakta derseniz cevabı modernite,feminizmde,özgürleşmede,bireyselleşmede bulacaksınızdır…

          bundan birkaç yıl önce bir üniversitenin yaptırdğı bir ankette çalışan kadınlara “KOCANIZ MI? İŞİNİZ Mİ?” diye sorulmuş…oranı tam hatırlamıyorum kadınların çoğu cevap olarak İŞİM yanıtını vermişlerdi.! Şimdi esasen fıtraten kocaya çok ihtiyaç duyan bir kadın neden bu raddeye geldi…yani asrın kadının KOCA’dan çok kolay vazgeçeceğini ama işten,kariyerden ve özgürlüğünden taviz vermeyeceğini altını kalın çizgiler çizerek söylerken.biz hala kadınlara özgürlük kadın hakları diyerekten ne yapmaya çalışıyoruz..

          hakikaten Hz.peygamberimiz(s.a.v)” “Benden sonra erkeklere kadınlardan daha zararlı bir fitne sebebi bırakmadım.” (Buhârî Nikâh 17; Müslim Zikir 97 98. Ayrıca bk. Tirmizî Edeb 31; İbni Mâce Fiten 31) demekle ne kadarda hakikatli bir gerçeğe işaret etmiş bu asırda daha iyi anlamaktayız..yanlız ben bu hadisin Feminizme ve kadını özgürleştirme adına faaliyet gösteren bireysel kurumsal her olguya işaret ettiği kanısındayım…

          maalesef ülkemiz kadın konusunda islamın ilkelerini bir kenara bırakıp batı kanunlarıyla batı ilkeleriyle bu sorunu çözmeye çalıştıkça daha çok yuva yıkılır daha çok kadın şiddet görür…ve daha çok kadın feministleşir ve akabinde ERKEKLEŞİR…çünkü mevcut eğitim sisteminden çalışma hayatına kadar her türlü devlet mekanizması kadının fıtratından uzaklaştırma adına kurulmuş bir sistem işlevi görüyor sanki yani herke bir olmuş birlik olmuş kadını nasıl ERKEKLEŞ tiririz diye hesap kitap yapıyor vaziyetler…zaten ülkemizdeki dizilerden tutunda yarışmalardan kadın programlarına kadar hepsi bu gerçeği yansıtmıyormu?

          Ülkemizin bu konuda gidişatı hiç iyi değil Allah yardımcımız olsun…

          • efe diyor ki:

            bazı şeylere şöyle değinmek gerekirse….şu anda kadına yol gösterecek değil,onun şerrinden kaçacak delik arama zamanı.işin doğrusu bu…üstelik genel olarakda toplum,yazar çizer devlet şu bu dünya herkes kadına bir yaşam tarzını engelleyecek tarzda müdahale olursa o kişiye dünyayı dar ediyor…yapılacak olan konusundada kimseye şunu bunu yap diyecek bir yol da tavsiye edemiyorsun.çünkü birileri harama alışmış.haramı hak kabul etmiş.bir insana ancak kendi yaptığımı söyleyebilirim.zorlandığım için yeterli faydayı vermediği için onuda kimseye söylemiyorum….o şudur…bir insan her zaman içinde kendisini haksız görecek.mesala kendisine bir haksızlık yapıldı,anlayışsızlık yapıldı,bu kişi düşünecekki demekki bende ALLAHA PEYGAMBERİMİZE böyleyim.gerçektede böyledir ha.ben böyle inanıyorum.kendisini alçaltacak.fakat zahiren kim haklı kim haksız o başka bir şey…burada herkes kendi altındaki himayesindeki kişiyi ikaz edebilecek.oda ona bir şey demiyecek.haksızda olsa..herkes mutlaka bir e bağlanacak…tahmin ediyorum bu birlere bağlanma,işi ALLAH ın tasarrufuna rızasına götürecektir.

          • .:. diyor ki:

            F E M i N A Z i.. DUR!

          • seymen diyor ki:

            ÖZGÜR DÜŞÜNCE
            Evli olmayan kadınların erkekleşmesi erkekler ve toplum açısından iyi bir şey bence. Evlenemeyen veya boşanan kadınlar erkekleşebildikleri kadar erkekleşsinler, evli olanlarda kadınlaşabildikleri kadar kadınlaşsınlar, en iyisi bu.

          • AYsun psikoloji öğrencisi diyor ki:

            :( ancak üzgün gözlerle bakıyorum… ben bu aşık olduğum mesleği yaparken sanırım çok imtihandan geçeceğim..erkek kardeşler..söylediğiniz pek çok şeye katılıyorum..Ama şunu biliyorum; nefesimiz bize eşlik etmeye devam ettiği sürece hakikati konuşmaya devam edelim inşaallah ama yıkıcı değil yapıcı olarak… Ya Rabb bizi sevmeni istiyoruz ve senin sevğine ulaştıracak amelleri yapmayı.. CEHENNEM İÇİN ZAKKUMLAŞAN BU DÜNYADA BİZLERİ GÜL YAP…

          • Deniz diyor ki:

            Tesbitleriniz bir pratige isaret edemiyorsa ne yazik ki sadece teoride kalacak:(( . Bunun boyle olmasini temenni etmezdim fakat bugun geldigimiz nokta bu. Benim jenerasyonum(40’li yaslar) un kizlari o anki kosullarda yasananlara karsi cikarken ki tavri tutumu yine modernistti.-( daha ilkokula basladigimiz andan itibaren erkek ve kiz demeden bir yarisin icinde bulduk kendimizi, bunu iyidir yada kotudur anlaminda soylemedim olmasi gereken olmustur)- cunku onunde saglam ornek ya hic yoktu ya da zayifti. Yine de yasam tarzi olarak cogunlukla geleneksel bir aile modelinin icinden gelmistik. yani babanin eve ekmek getiren oldugu ailelerden. Bir anlamda kurdugumuz yasamlarda yari modern yari geleneksel idare ettik simdiye kadar. Fakat bugun genclerimiz tamamen modern bir anlayis cercevesinde hayati algiliyor.Bu noktada pratik olarak ne yapilabilir ona bakmak, cozum varsa sunmak lazim yoksa durum zaten bu …
            Sema Hanimi’in aile icerisinde hanimin gorevlerini evire cevire tekrarlamasini ben bu cercevede goruyorum.

          • AHSEN diyor ki:

            erkekler gerçekten İslam ın kadına verdiği değeri bilseydi bu şekilde olmazdı..eğer birini suçlayacak ve bu vahim tablonun tek müsebbibini kadınlar olarak gösterecekseniz hiç adil ve objektif değilsiniz aksine üslubunuz gerçekten ürkütücü en başta kapitalizmin ve modernizmin değiştirdiği kitle erkeklerdir
            karısının çalışmasını isteyen koca yada kızının başını açıpta okumasını isteyen baba sayısı hiçte az değil.
            ben hatırlıyorumda 28 şubat sürecinde o eylemlerde boy gösteren erkeklerin çoğunluğu fasa fisoymuş
            iki gün sonra çoğu kızının başını açtırıp okula gönderdi erkek öğrenciler hiçbirşey olmamış gibi kendi okullarına devam ettiler üniversitede dindar erkeklerin ortada bir zulüm yokmuş gibi umursamaz tavırlarıyla çok karşılaştım ben
            eğer ortada günah keçisi arayacaksanız öncelikle herkes kendinden başlasın
            dindar erkeklerin iş yerlerinde chat odalarında ahlaksızlık içinde olmadıklarını nerden biliyorsunuz
            eş adayı görüşmesi yapan kız kardeşlerinize sorun bakalım görüştüklerinin kaçta kaçı eşinin çalışmamasını iSLAMİ nedenlerle istemiyor artık okumuş ve hatta çalışıyor olması önemli madem bunlara karşısınız vardır bir köyünüz toplum içine çıkmamış ağzı var dili yok ilkokulu okumamış biriyle evlenin hangi biriniz cesaret edecek eğer namuslu birini arıyorsanız bana göre ondan iyisi yok!
            ben bazı erkekleri samimi bulmuyorum kusura bakmayın toplumun çöküntüsünü kadının omuzlarına yıkmakta hiç adil değil varsa temelde bir problem bence gidin öncelikle babaları ve anneleri ve özellikle erkekleride eleştirin çünkü aile sadece kadınla inşa edilmiyor
            değişen toplumun kadın üzerinden değiştiğini düşünüorsanız yanlış yargıya varırsınız velev ki kadın ciddi bir düzen bozucu şiddete maruz kalmasını normal karşılıyorsanız İslami bakış açınızı sorgulayın ve tabi vicdanınızı..
            FEMİNAZİ bana artık erkeklerin fazlasıyla suistimal ettiği sığındığı bir kavram gibi geliyor siz kadını nerde görüyorsanız orda bulursunuz
            şimdiki erkekler sizin bahsettiğiniz gibi kadın istemyiro ki güçlü anne güçlü eş güçlü çalışan güçlü gelin istiyor
            adamlar akşama kadar işten geliyorlar biz dinleceğiz karım bana dokunmasın ALLAH aşkına kim ödeyecek faturaları kim çocukların okuluyla ilgilenecek kim kayınvalidesini ailesini idare edecek kim çocuklarını hastaneye götürecek erkeklerin hangi birisi işini bitirip bunları yapacak ALLAH şkına söyler misiniz ben hiçbir ailede görmedim bunları okuma yazma bilmeyen kadın kuyrukta fatura sırası bekliyor mecbur çünkü bunları yapmaya.Kadınlar birçok şeyi idare ediyor var mı karıcığım dışarıdaki bütün işleri ben hallederim diyen bizzat adamlar git hallet diyen
            eşinizin günaha gireceğini düşünüyorsanız iş yerinde o zaman dışaryada göndermeyin hastaneyede göndermeyin bazı şartlarda kadının hiç otobüsede binmemesi lazım..
            Kadının ahiretini düşünmekle ve kendi çıkarlarınızı düşünmek arasındaki ince bir çizgide gidip geliyorsunuz çok boyutlu gözlemlemiyorsunuz her ne kadar insan savunduklarında haklıda olsa eleştirme biçiminizde hedefi nasıl ele aldığınız çok önemli.

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Dindar eekeklerimiz kadinin okuma ve calismasina karsitligi gercekten onlarin ahiretlerini/maneviyatlarini dusunerek mi yapiolar yoksa sosyal alanda beceri kazanan kadini kiskanip kendilerini eksik hissetmek durumunda kalmayi onlemek icin ego savasi mi veriolar.durustce kendilerine bu cvb I versinler.eger ilk sebepse erkek cocuklarimixin ahireti neden kale alinmio?kizlar en kotu ihtimalle lisede karma egitimden uzak hemcinsleriyle egitim alirken,erkek cocuklar icin bu kaygi niye yok neden karma okullara gogus kabartarak yolluyoruz.ortamdaki gunah sadece kadinlarin mi oluo?kadin erkegin onune yada hizasinda namaza dursa kimin namazi bozulur?erkegin!erkek kendini kayiracak ,kadin evde otursun bizde rahat edelim olmuo.keske olsa AMA pratigi yok.kadinlara sovulup durulmasin.erkek cay doldurursa kadinsi,kadin ev tamirati yaparsa erkeksi olmaz.kafamizdaki sablonlardan kurtulalim.siz hala annenizin margarinini mi kullaniosunuz?hehe :)

          • R.D.R diyor ki:

            @Gülbeyaz

            Hanımefendi şu siteye birşeyler yazıyorsanız Allah aşkına boyalı kartel basınında boy gösteren kerameti kendinden menkul feministlerin ağzıyla yazmayın.Galiba sizde hala daha annenizin margarinini kullanıyorsunuz!(üslub benzerliği yönünden)

            Kadınların çalışmasının sakıncalarından bahsedildiğinde hep aynı argüman önümüze konuyor(dindar olanıda olmayanı da); ” Biz okuyup çalışırsak erkekler aç kalır kendini yetersiz hisseder.Bizi kıskanıyorsunuz”…

            Zannedersem okuyan kadınlara verilen eğitimle okuyan erkeklere verilen eğitim aynı müfredattan.Aynı üniversiteye veya liseye giden bireylere ayrımcılık uygulanmadan kadın diye ekstra alaka gösterilmeden veya erkeklerden esirgeyerek kadınlara daha fazla bilgi aktarımıyla birşeyler öğretilmiyor.Eee dışarıdan dil kursu yada başka bir kursa girip kendini yetşitirmek istenilirse parayı bastırana o da ayrımsız serbest. Başarı oranı desen bilhassa sayısal ağırlıkta erkeklerin yanına yaklaşamaz kadın arkadaşlarımız. Sözelde de aradaki fark sayısal kadar açık değil.YÜksek lisans,doktora bölümlerindeki kadın/erkek oranları? Bilimsel makale,tez,uluslararası saygınlığı olan yayınlara çıkabilecek nitelikte çalışmalarda kadın/erkek oranı?Yetenek,yeni birşeyler icat etme,girişimcilik v.b. alanlarda yine bir taraf lehine ayrım yapılmayan yerlerde her türlü erkek önde.(TÜBİTAK’tan yeni bir şey icat edip patent alan kadın sayısı kaç ADET acaba? İsterseniz parmak hesabıyla sayabilirsiniz)Öyleyse eğitiminizin artması ile ilgili bir sıkıntı yokmuş demekki bu bir.

            İkincisi çalışma hayatındaki erkek engelinden bahsedilirde bilhassa son 10 yılda (özellikle bu hükümet döneminde) artan şekilde masabaşı rahat işlerin niteliklerine bakılmaksızın kadınlara verilmesi,devlet alımlarında(özellikle KPSS puanı haricinde mülakat ile sınava alım yapılan yerlerde-belediye,il özel idaresi v.b. yerlerde)ki kadın kayırmacılığı,kadın işçi çalıştıran yerlere 3 Yıla varan SGK Prim ödeme muafiyetinden dolayı işverenlerin alakalı-alakasız kadın istihdam etmeleri,piyasa şartlarını bilmeyen ve ”ayakları üstünde durmaya hevesli” (ıyy! ne iğrenç bir tabir) hanımkızımızın düşük ücretlere balıklama atlayıp aynı işi yapan insanların uzun süren sendikal mücadelelerle elde ettiği ücret eşiğini düşürmeleri….. Bunlar neden konuşulmuyor?

            Arkadaşım ben denizcilik yaptım. O meslek ki bırak kadın fıtratı için insan evladıyım diyen her canlı için müthiş zor ve meşakkatli bir iştir.Maddi-Manevi yıpratıcılığı vardır( Öyleki abd’de birçok eyalette 5 yıl denizde çalışmış bir kimsenin akli dengesinin yerinde olmadığına kanaat getirilip mahkeme şahitliği kabul edilmemiştir.) Böyle bir mesleğe bile sırf kadınlar her işi başarır saçmalığını kanıtlamak için(adeta) ufaktan ufağa kadın alımı yapılmaya başlandı. Bir kadının 1 yıl boyunca evinden hatta yurdundan ayrı 8-10 ay geçirmesi,ömrü boyunca evlenmemesi yada evlense bile fiilen BEKAR olarak yaşayabilmesinin NAMÜMKÜNLÜĞÜNE rağmen.. Sizce devletimize ve kurumlarımıza bu kadar ileri düzeyde abes işler yaptıran etken nedir acaba? Paragözlüğünden önünü göremeyen ve ne yapacağını şaşırmış kadın tamahkarlığı olablirmi? Kim ego tatmini yapıyor isterseniz o sorunuzun cevabınıda yine sizden alalım (çalışmak,eli ekmek tutmak,nafaka temin etmek zaten doğası gereği erkeğin vazifesidir.Ve ”olması gereken” şeyi yaparken insan egosunu tatmin etmez öyle bir duygu durumuna girmez.Bilmem anlayabildiniz mi?)

            Yok Yok erkekler sizi kıskanıyor ya kesin ondandır.! :) :)

          • efe diyor ki:

            kadında şehvet var adamda heybet var onun için ikisi dışarıda olduğunda erkeğin dış hayatta işi zor.toplumdaki nezaketi kadın cazibesini kullanarak haram ile topluyor,diğer insanlara toplumada bir şey kalmıyor.

          • efe diyor ki:

            kadınların bu zamanda yapmak isteyipte yapamadıkları ne var acaba…veyahutta önlerinde ne engel var.sonrada bırakmazsınızda çünkü günahları sırtına yükleyeceksiniz.sanırsınki adamın hakkına riayet etmişte.hep bu minval olmuşta sonra bir çok sıkıntılar çıkmışda bunun müsebbibini kurallar ilkeler adam geleneğe geçmişe fatura kesiyor.velevki adam adam değil.bu kadın için mazeret değilki…illa adam için yapılmazki herşey.bazen ALLAH rızası içinde yapmak lazım.malum bu dünya geçici ya…imtihandayız.galiba deccalin asrındayız.o kadar çoluk çocuk ölüyor.belkide kendi içimizde kavgalıyız diye bütün bunlar oluyor.başımızı bir türlü doğrultamadığımız için,bir olamadığımız için bir türlü yardıma gidemiyoruzdur.

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Sayin rdg, denizcilik yaptiginiz icin yukarda verdiginiz mahkeme karari gibi savunmanizi”normal “buluorum.hehe:) AMA maalesef benim yazdiklarimla ve sorumla alakali bise bulamadim.meselenin verdiginiz boyutu benim anlattiklarimin tamamen disindadir.ben ozellikle dindar kadinin esit egitim hakki uzerinde durdum.calisma hayati meselesi apayri.buyuk cercevede evet toplum dengelerini sarsti kadinin kontrolsuz istihdami vs.ben namaz kilan insanlardan bahsediorum, yasam standartlarini yuksrltmek icin esinden aldigi maasla iktifa edemeyip calisma hayatina giriyor bir kesim.o halde sorun “kanaat”sorunudur bana gore.her kadin rahati sever,oyle kolay kariyer icin calisilmaz.kariyerin erkege verdigi ozguvenin alasini kadin annelikte bulur.bu anlamda namaz kilan bir hanimin erkeklerle yaris icinde olacagini dusunmuorum da,sahitte olmadim.bu sitenin bildigim kadariyla muhataplari dini hasssyeti olan insanlarin sosyolojik olaylara bakisi birazda.dolayisiyla ornekler ornekler dindar kesimden gercekci olmali.diger feminist/ehli Dunyaa kadinin tutumlarini kendi adima konusmaya deger bulmuyorum.

          • doğan diyor ki:

            kadınlar yanlış anlamaya müsait. nasıl ki karısının çalışmasını isteyen light ( modern) erkekler varsa doğal yaratılışı savunan kadının görevleri dışında sorumluluk almamasını isteyen erkekler de vardır. ama erkekler de light erkekleri eleştirirken kadın yanlış anlayıp kendisi de light erkeği örnek veriyor. halbuki iki taraf da aynı şeyi söylüyor.

          • doğan diyor ki:

            çalışmak kadınların hakkıymış. hadis diyor ki kocasını memnun eden kadın cennete girer. bu yetmiyor mu ya.

          • doğan diyor ki:

            peygamberimiz boşuna dememiş cehennemde kadınları çokça gördüm. bu hadis çok şeyi ifade ediyor. kadınlar bunu çok düşünmeli.

          • R.D.R diyor ki:

            @gulbeyaz
            Ne kadar ayıp! Size mesleğimiz ile ilgili fazla bilinmeyen bir bilgi verdik diye hemen bizide mi o hale sokmanız lazım.Olsun,bazen ”delilik” daha iyidir.(de bizim burada bunu o kadar kolayonaylayacak mahkeme yok maalesef :) )

            Sorduklarınızın neyine cevap alamadınız anlamadım ama yazınızda anlattıklarınızla,kullandığınız kelimelerin tamamının birleştiği ”erkeklerin -islami hassasiyetleri olsun olmasın- çalışmamamızı istemelerin altında bizden korkuları yatıyor” anafikrine layıkiyle cevap verdiğimi düşünüyorum.

            Dindar kadınların eğitim kısıtlamasını belki 80’li 90’lı yıllarda söylemiş olsanız doğruydu ama şimdi öyle bir durum söz konusu değil.Ülkemizde birkaç dinazor zihniyetli rektörün işgüzarlıkları hariç neredyse hiçbir devlet üniversitesinde başörtüsü sorunu kalmadı,özel-Vakıf üniversitelerinden hele hele Almanya’ya,-bilhassa Avusturya’ya giden binlerce başörtülü öğrenciden ayrıntısıyla söz etmiyorum bile.

            Gerçekten şeri hükümlerin aslına uygun tatbik edilmesinde sıkıntı var ve dindar kadınlar eğitim esnasında başörtüsü sorunu yaşamasalar bile bundan dolayı sıkıntı içindeler diyorsanız o başka elbette.Burada haklısınız ama devlet sisteminden ve dünyanın gidişatından kaynaklanan problemlerin kaynağını doğru yerlerde aramak lazım.

            İş hayatındaki anormal gidişatı geçiştirmişsıniz ama her bozulmanın,çürümenin,yozlaşmanın başlangıcı olan bir süreci yok sayarak salt eğitim merhalesine vurgu yapmak birşey ifade etmiyor.Hepimiz biliyoruz ülkemiz eğitim kurumlarının dünyadaki bilim sıralamasındaki yerini ve oraya insanların ilim elde etmek için değil etiket yapmak için gittiğini(neresi için etiket?Elbette iş hayatı)
            Örneklerimin ehl-i dünya kadınları için geçerli olduğunu ve dindar hanımları bağlamadığını söylemişsiniz lakin bu ayrımı biz ERKEK olarak nasıl yapacağız onu da öğretmelisiniz.Gücü yetmeyeceğini bile bile (nasılsa korunup kollanacağını ve enayi bir erkek meslektaşına iş yıkıp onun üzerinden çalışabileceğini hesap eden) fıtratına aykırı olduğunu göre göre her iş sahasında çalışan başı kapalı,ağzı besmeleli bacılarımızın hangisi ehl-i dünyadır hangisi dindardır? Çalışan kadın bahsini sadece başı açık ve seküler bilinçli insanlar üzerinden yapmadığımızı anlayamadınız mı yoksa?

            Sayın arkadaşım biraz uzadı ama kusura bakma bu meselede söyleyeceğim iki şeyden birini siz söylemişsiniz -sorunun ”kanaat” sorunu olduğunu-.Ben buna ilave olarak kadınlarımızda ”mütevazi olamama,yaptığını gözüne sokma” sorunu olduğunuda düşünüyorum.Kocasından fazla maaş alınca ya da daha başarılı olunca en ufak bir tartışmada bunu kullanıp karşısındakini küçük düşürmek dünyalara bedel oluyor.Bütün çaba, bilinç altlarında ki bu EGOyu tatmin için bana göre.(Bekar ise kardeşlerine hatta babasına bile)

            Eleştirmiyorum yanlış anlaşılmasın,herkesin zevki başka :)

  26. hamiyet diyor ki:

    Evet yine çok güzel bir yazı olmuş.Kesinlikle katılıyorum ben bu bilgileri annemden almıştım ve eşim annesi tarafından o bişey beceremez tavrına alışkın olduğu için benim en ufak bir takdirim bile onu çok mutlu ediyordu.Hakikaten bir çok alanda başarısızdı (öyle alıştırıldığı için)ama şimdi bir çok konuda çok çok başarılı.Özgüveni geldi.şimdi bana Allah razı olsun diyor.Biraz sabırla[8 yıl:) ] her şey yoluna giriyor.Huzur kadında başlıyor.Yuvayı dişi kuş yapar.

  27. AHSEN diyor ki:

    böyle ufak gibi görünen aslında çok önemli olan bu davranışlar karşınızdaki insana değer verişiniz konusunda ipucu veriyor..
    bende bunları çok önemserim ve insanın şevkinin kırılmasının ne demek olduğunu çok iyi bilirim.
    bir çabanız var ama karşınızdaki insan bu anneniz eşiniz babanız kardeşinizde olabilir çok gereksiz bir muamelede bulunabiliyor ve sizin moralinizi alt üst edebiliyor birşeyler için çabalıyorsunuz ama hep bir endişe hakim birine hediye verirsiniz o hediyeyi açana kadar ki kalbinizde hissetiğiniz acaba beğenecek mi endişiyle yüzünün alacağı ifadeyi görmek için meraklı bekleyiş gibi.

    Her insan takdir edilmeyi hak eder sadece çocuklar değil büyüklerde aynı şekilde böyledir.Sadece kadınlar değil erkeklerde eşinin çabasını cesaretlendirmeli şimdiki anneler kızlarını evliliğe hazırlamıyor yada kız çocukları anne ve babalarından bu davranışları görmüyor daha insanlar birbirine teşekkür etmeyi bile bilmiyor durum böyleyken eşinizden dört dörtlük bir hizmet beklemek yanlış Sema hanım çok güzel ifadeler kullanmış bizimde üslubumuz çok önemli karşıdaki insanın ne kusuru olursa olsun onu kırmadan yapıcı olmak ve teşvik takdir önemli gerçekten.Elinize sağlık Sema Hocam

  28. Deniz diyor ki:

    Guzel yazi. Hanimlarin kocalarini takdir etmesi evde huzuru artirir. Tabii ki kadininda begenilmesi kocasini daha cok takdir etmesine zemin hazirlayabilir. Ne olursa olsun kadinin da kocanin da gayretleri karsilik bulacaktir. Sorumluluk konusunda erkeklerin daha az sorumluluk almak istediklerini kadinlarinda nankor olmaya daha cok yatkin oldugunu dusunuyorum.

  29. Gulbeyaz diyor ki:

    Yazinin girisindeki ornek onyargili olabilir.adamin bir rahatsizligi sebebiyle yorulmamasi gerekiyirdur,isleri kadin halletnek isteyebilir.ben boylesine sahit oldum,bakiyorsun gurbuz bir adam fakat zamaninda agir hepatit atlatmis,yorgunluk hepatitin tekrsrlanasinin en buyuk kozu,ve tekrarladiginda kurtulusu cok Zor.bazen tasidigi bir torba ,bazen yurudugu bir yol hasta olmasina sebep verebilio.hepimiz insaniz hastalik olur,baska bi sebep olur temkinli bakmaliyiz.tabi sizin vermek istediginiz msj farkli anliyorum

  30. zeynep liva diyor ki:

    “Kadınlar için iltifat önemlidir, erkek için yaptığı işin takdir edilmesi daha önemlidir.” Elinize sağlık yine müthiş olmuş :) allah kaleminize kuvvet versin . Size ve ailenize sağlık sıhhat mutluluk huzur versin. Ve bizi sizden, sizi de bizden ayırmasın amin.

  31. zeynep diyor ki:

    şimdi eşime daha kızgınım……………

  32. Gulbeyaz diyor ki:

    Yazinin kadinlara hitap etmesinin bi sebebide rol yapmadaki yetenekleri olsa gerek “aldiklarini begenmiyosanizda belli etmeyin”.bunu ancak bi kadin yapabilir.erkek yapmak istese de saklayamadigi mimiklerinden kizaran kulaklarindan belli olur memnuniyetsizligi.zaten insanlarla gecinmek demek insan idare etmek demek,bunda da kadinlar daha yetenekliler,daha sosyal ve anac oldklarindan dolayi.pembe yalanlardan kimse olmez,kocayi azcik pohpohlamak iyidir :)

    • Gulbeyaz diyor ki:

      Birde inanmak isteme/istememe oranlari farkli oluyor.kadinlar daha supheci ve guvensiz.ornegin: kadin:Beni guzel buluo musun? Erkek:evet. Kadin:dogru soyle. Erkek:evet cok guzelsin. kadin:Yemin et. Erkek:vallahi cok guzelsin karicim. Yada. Kadin:aldiklarini cok begendim(yalan). Erkek:begeneceginden emindim sevgilim. :)))

    • AHSEN diyor ki:

      Gülbeyaz hanım bence rol yapmak yerine dürüt olmak daha iyi olabilir diye düşünüyorum kadınların hatasıda bu değil mi zaten birçok şeyi dolaylı yoldan anlatmaya çalışırlar bu şekilde halletmeye çalışmak erkekler için anlaşılması zor olabiliyor çözüme odaklı oldukları için kadınların bu sebeple daha açık seçik davranmasını isterler bence kadınların sorunları ifade ediş biçimlerinde çok yanlışları var.

      Kadınların yetenekli oldukları doğru iletişim konusunda olayları çok boyutlu bir noktaya getirebilirler çünkü çok ayrıntıcıyız ve iyi kurgularız kendimde dahil :))ama ben ne yaparsam kendime yapıyorum birşeye kızdığım vakit yada varsa bir durum kafamın içinde o insanı karşıma alır bir güzel konuşurum ve gerçekten karşılaştığımda konuşacak birşey bulamam söyleyeceklerimi söylemiş olurum ve herşeye biraz iyi niyetle yaklaşmak lazım hediyenin iyi ve kötü olması o kadarda önemli değil düşünmüşya bu çok önemli..bir insanın mış gibi yapmasından da ben nefret ediyorum banada açık açık söyleyecek uygun bir dille..keşke herşey hediye kadar basit olsa niyetler önemli kazancın büyüklüğü küçüklüğü değil..

  33. Beyza diyor ki:

    Selamun aleykum,

    Allah cc kendisinden razı olsun Sema hanım’ın yazılarını takip ediyorum ve çokça istifade ediyorum. Zaten belki fıtri olarak düşündüğüm erkek psikolojisini ayrıntılı olarak açıklıyor.

    Benim ise anlayamadığım sürekli olarak bazı hanımların yazıları doğru bulmamaları ya da erkeklerin tarafını tutan yazılar olarak lanse etmeleri..bunu algılayamıyorum.

    Dost acı söyler mesabesinde olan bu yazıların, sevinç unsuru olması gerekirken böyle eleştirilmesi eğitime ya da hatalarımızı kabul etmeye ne kadar uzak olduğumuzun bir göstergesi. Tabii ki istisnalar mevcuttur, her türlü çabaya rağmen, fedakarlığa rağmen erkeğin zulmettiği evlilikler vardır muhakkak.

    Fakat ben bu yazıları okurken, eğer yazıda bahsedilen davranışları yapmıyor isem hatta yapıyor isem dahi mutlu oluyorum.. Hmm demek benim davranışım karşı tarafı bu davranışa itiyor düşüncsiyle.. İnsan bazen iyi niyetiyle dahi karşı tarafı kırabiliyor..

    İnsan ilişkileri en zor olandır bence, Rabbim bizleri Rasul as’ın ahlakıyla ahlaklandırsın.

  34. Şakir KARA diyor ki:

    Sema hanım tespitlerin çok mükemmel ama bay ve bayanlarda en çok noksan olan İslami öğreti yok,hangisinin nerede duracağı belli değil ister saygıda,ister iş alanında,Geçen ticarethanemde İmam-Gazalinin kadın ların ve erkeklerin iyi ve kötü özellikleri tasnifi ve peygamberimizin bu hususdaki hadisleri,ayrıca karşılıklı hak ve ödevleri ile ilgili bir sayfalık bildiri şeklinde metin dağıttım,erkeklerden tepki olmadı,kadınlardan tepki çok oldu öyleki kaynağı yazılı olmasa hadislere de karşı koyacaklar,gördüm ki bay-bayan ilimsiz evlilikte duvara toslamalar kaçınılmaz,sade biri eğitimli olsa da durum aynı,keşkeki liselerde evlilikle ilgili derinlemesine ders verilmeli ki KAVGA-GÜRÜLTÜ bitsin,Selamlar

  35. İbrahim ŞAHİN diyor ki:

    Ağzınıza yüreğinize sağlık Sema Hanım. Sürekli kadınlara yükleniyorsunuz eleştrilerine katılmıyorum. Yazdığınız tüm yazılarınızda hem biz erkeklere hem de kadınlara mesajlar var. Tabii alabilene. Allaha emanet olun.

  36. Selda K diyor ki:

    inanilmaz guzel bir yazi..her kelimesine katiliyorum, cunku bircogunu birebir yasadim..Sema Hanimin yazdigi her asama yasandi bizde de..onceleri esim yardim ediyordu, ben begenmiyordum, yardim etmeyi tumden kesti, daha sonra Sema Hanim’in eski yazilarindan birinde gordum “birakiniz biraz ev daginik kalsin, onemli olan elestirmeyin, guler yuzlu olun” vs. gibi bir yaziydi..bir sure sonra esimden tekrar yardim istedim, isler yine yarim yamalak oldu:) hic bozuntuya vermedim, gulerek ve sarilarak tesekkur ettim, vallahi de cocuklar gibi sendi yuzu, sanki azicik bir ev isi degil de dunyayi kurtarmis gibiydi:))
    bir de hanimlara bir not: sozle soylemeseniz bile yaptiklarini begenmediginizi belli etmeyin, ornegin bir salata yapti, hemen arkasindan gidip toplamayin, ya da yeni bir sey aldi, guzel degilse de hemen kullanin, gidip degistirmeyin, erkekler bence cok hassas, farkediyorlar ve hemen aliniyorlar boyle seylerden

    • Selda K diyor ki:

      cok uzun olmasin diye onceki yorumuma yazmadim ama oyle her isi yapmak da iyi birsey degil..bunlari da birebir yasadim..insan ilk evlendiginde hem esim beni begensin takdir etsin diye, biraz da bak ne becerikli hanim almis desinler diye her ise kosmak istiyor, bu da hataymis, cok cok sukur ki gec olmadan anladim..bir sure sonra hem ben helak oldum hem kocam iyice elini etegini cekmeye basladi islerden..simdi birakiniz bir is 2 gun gec oluversin ya da yarim oluversin, hicbirsey evliliklerdeki dengeyi bozmaya degmez..henuz 3 yillik evliyim daha hayat ne gosterecek bilmiyorum ama daha yolun basinda bu dersleri almak cok iyi oldu, Allah razi olsun bu siteden

  37. zeliha diyor ki:

    bütün yazılarınızı okumaya çalışıyorum ki okudumda evet haklı olduğunuz yazılarınız çok ama neden hep erkeklerin tarafını tutarak yazılarınızı yazıyosunuz çözemiyorum.bütün yazılarınızda kadınlar hatalı yalnış düşüncesiz eksk…birazda erkeklerin eksik yanlarına değinseniz olmuyomu.
    “Bu yüzdendir ki erkekler hanımlarına iltifatı bolca yapsınlar” bir sayfa yazınızdan sadece bu cümlede erkekler hakkında yapması gereken bişeye değinmişsiniz.hanımlarını mutlu nasıl edebilirler onları mutlu ettiklerinide kendilerininde mutlu olacaklarını evlerinde daha saygın biyere oturacaklarını.anneyle hanımının yerlerinin ayrı olması gerektiğini…bunlar üzerindede yazılarınızı bekliyouz ama her yeni yazınızda gene bayanlara yönelik bişey görünce siteden soğutuyosunuz üyelerinizi…

    • seymen diyor ki:

      Erkekler hanımlarını nasıl mutlu edeceklerini biliyorlar o yüzden sema hanım’ın yazmasına gerek yok.
      Sanırım Sema Hanım’ın düşüncesi kadınlar beylerini mutlu ederlerse onlarda karşılığını verir zaten şeklinde.
      Siz ise önce erkekler mutlu etsin, kadın mutlu olunca mutlu eder diye bir önermede bulunuyorsunuz.
      Hangisi doğru veya hangisi olmalı araştırmaya veya tartışmaya değer bir konu.

      Kadının şehveti (şehvet sadece cinsel manada değildir, keyfe, yemeye, giyinmeye mala mülke düşkünlük ve doyumsuzlukta bunun içindedir) erkeğinkinin dokuz katına çıkabildiğine göre kadınların kıymet bilmeme ihtimali erkeklerden daha yüksek oluyor genelilikle. Bu yüzden önce kadınlar mutlu etmeye çalışsın karşılığını görme ihtimalleri (bazen zaman alsa da) çok yüksektir diyorum ben. Kusura bakmayın ama kadınların nankör olma ihtimalleri daha yüksek maalesef.

  38. Mustafa Yenibayrak diyor ki:

    Merhaba Sema Hanim
    Elinize , yüreğinize saglık
    Maalesef ki toplumun buyuk kisminda
    İliskiler bu dediğiniz yonde oluyor
    Bardağın dolu tarafinı görmeye Başlayınca
    Daha mutlu olacağız ve zamanla boş kısımlar da dolmaya
    başlayacaktır
    Çünkü şükredersek Allah elimizdeki nimeti attırır
    Selam ve dua ile,
    Mustafa Yenibayrak

  39. pınar demir diyor ki:

    yine cok güzel harika ornek alıcı ögütlerle olmuş nişanlıyım dikkat etmeye calısıyrm yazılarınızı okuyarak temkinli davranıyrm allah razı olsun

Yorum yapın

Röportajlar

Selahattin Yaylamaz ile Mini Sorular

Okuma Zekası , Aile Terapisti ve Eş Frekans Yasası kitaplarının yazarı , insanlara okumanın faziletlerini anlatan, bu konuda seminerler veren Eğitim Uzmanı ve Aİle Terapisti Selahattin Yaylamaz Bey 'e sorduk ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Allah erkeğin eşi ile muhabbet etmesinden memnun olur, bundan dolayı ikisine de sevap yazar.Ve rızıklarını arttırır. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk

ONLARDAN; SEVMEK, KAYBETMEK VE İYİLEŞMEK ÜZERİNE ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk, yayınlandığı 2007 yılından beri çok satanlar listesinden çıkmamış ve temel eser haline gelmiş bir kaynak. Bruce D. ...
Devamını Oku