Erkeklerin Aşağılanması Kadınları Yüceltiyor mu?

01 Ocak 2018Sema Maraşlı61 Yorum »

7_bSon yılların fikir modası “erkeklerin aşağılanması” oldu. Her dönem bazı fikirler, farklı akımlar moda olur.

Fikir modasının da kıyafet modasından pek farkı yoktur. Az sayıda insan tarafından kurgulanır; kurgulayanlar kendi inançlarını ya da inançsızlıklarını, hayata bakışlarını, zevklerini kısacası kendi içlerindekini dökerler eserlerine.

Bazı şöhretli insanlar kullanılarak bu fikirler dile getirilir ve bir bakarsınız ki insanların pek çoğu bilinçsizce bu fikirlerin peşine düşmüşler. Papağan gibi herkesin dilinden aynı cümleleri duyarsınız.

Savunulan fikirlerin üzerinde bir kritik analitik yapılmaz, sebep sonuç ilişkisi kurulmaz, hatalı olabilir mi diye bile düşünülmez. Bu fikir akla mı hitap ediyor, nefse mi hitap ediyor, dünyaya mı ebedi hayata mı hitap ediyor, neden destekliyorum diye hiç sorgulanmaz. Bu fikri savunmanın topluma faydaları mı zararları mı oluyor diye bakılmaz. Kitle psikolojisi ile sürü hâlinde pek çok insan aynı cümleleri dillendirir.

Feminizm Batı’ da kurgulanmış fikirlerden biri. Kapitalist sistemin kurulması ve varlığını sürdürmesi için kadınlara ihtiyaç vardı. Zira kadınlar harcamayı severler. Harcamayı artırmak için kadınlar harcandı. Kadınlar evden çıkmalı çalışmalı ve çokça tüketmeliydiler ki sistem dönsün. Sanayi devrimi ile birlikte kurgulandı feminizm. Öyle ya üretilenler hızla tüketilmezse fabrikalardan istedikleri kazancı elde edemeyeceklerdi.

O dönemin şartları; çıkan savaşlar ile erkeklerin evden uzaklaşması ve Batı kültürünün kendi dinlerinden dolayı kadını aşağılaması da onların işine yarayan unsurlar oldu. Kadınlar akın akın evden fabrikalara koştular.

Sanayi devrimi, aile kurumunun çöküşünü başlattı. Bu da kapitalist sistemi üzmedi tam aksi mutlu etti. Zira kadınlar mutsuzken daha çok harcarlar. Ayrıca boşanma demek ayrı ayrı evler, ayrı ayrı eşyalar derken alıp satılan her şey sanayiyi güçlendirir!

Kadın hareketi ile modernizmin de temelleri atılmış oldu. Feminizmi savunmak sanki modern olmanın bir ölçüsü gibi algılanmaya başlandı. Pek çok erkek de feminizme destek oluyor modern görünebilmek adına. Ülkelerin politikaları bile feminist fikirler üzerine kuruluyor.

Feminizm medya desteği ile bir virüs gibi yayıldı. Köydeki Güllü Teyze bile feminist oldu, feminist olduğunu bilmeden.

Şu da net bir gerçek ki kadınların feminizmi bu kadar tutmalarının sebebi feminizmin kadınların zaaflarından besleniyor olması yani feminizmin nefse hitap ediyor oluşu…

Feminizm güç vurgusu ile nefsi şişiriyor. Ben ben ben… Ben kadınım ben her şeyim ve ben her şeyi yapabilirim bir erkeğe ihtiyacım yok… (Gerçekten öyle mi acaba?)

Feminizmin bireysellik vurgusu “Ben bireyim kimse bana karışamaz” nefse hoş geliyor. Yalnız “bana kimse karışamaz” diyen kadın; kocasına, çocuklarına, etrafında pek çok kişiye karışıp kontrol etmeye çalışıyor. Bireyselliğine saygı istiyor fakat  yakınlarının bireyselliğine saygı duymuyor.

Feminizmin vaat ettiği “Özgürlük” yine nefsi besleyen bir iddia. “Özgürlük” fakat nasıl bir özgürlük? Evler kadınlara hapishane, eşe ve çocuklara hizmet kölelik gibi gösterilerek kadınlar evden koparılıp paranın ve alışveriş merkezlerinin gönüllü kölesi hâline getirildi. Ve ne yazık ki kadınlar kendilerini böyle özgür zannediyorlar.

Feminizm, kadınların haklarını savunur fakat kadınların sorumluluklarından hiç bahsetmez. Kadınlar kendi sorumluluklarının konuşulmasından hoşlanmazken erkeklerin bütün sorumluluklarını fazlasıyla yerine getirmesini hatta kadınların sorumluluklarını da üstlenmesini bekliyorlar.

Feminizm kadınlara dokunulmazlık getiriyor. Kadınsan ne yaparsan yap haklısın, masumsun…

Feminizm, toplum ve ailedeki bütün aksaklıklardan, kadınların mutsuzluğundan erkekleri sorumlu tutar. Bu da insan nefsinin kendini temize çıkarma çabasını destekliyor, doğal olarak.

Feminizm eşitlik iddiası ile başladı fakat gelinen noktada erkek düşmanlığına dönüşmüş durumda. Feministler bir hak mücadelesinden daha çok din ve erkeklerin üzerine basarak yükselme hedefi güdüyorlar.

Feministler din karşıtı ne varsa talep ediyorlar. Özgürlük (aile bağlarını zayıflattılar) Cinsel özgürlük (elde ettiler) Kürtaj (pek çok yerde serbest yapılıyor)… Ahlaki değerlerin yerle bir olması…

Kadın hareketinin geldiği bu noktada feminist kadınlar, erkekleri aşağılayarak yükselme hedefindeler. Medya ve pek çok uluslararası kuruluşlar kadınlara yardım etmekte ve bunun için büyük bütçeler ayırmaktalar, özellikle İslam ülkelerinde kadın hareketlerini desteklemek için.

Batılı ülkeler feminizmin kendi ülkelerinde erkeklere ve aile kurumuna verdiği zararı yeni yeni fark ederken durumu toparlama çalışmalarına başladılar. Feminist hareketin zehirlediği kadınların şerrinden korktukları için hızlı adım atamıyorlar fakat durumun vahametini halka anlatan kitaplar yayınlanmaya başladılar.

“Erkeklere Karşı Savaş: Yanlış Politikalar Genç Erkeklerimize Nasıl Zarar Veriyor?” gibi sistemi sorgulayan içerikte kitaplar yayınlanıyor ve akademisyenler tarafından makaleler kaleme alınıyor.

Fakat bizim ülkemizde bir uyanış henüz görülmüyor. Körü körüne bir feminizm destekçiliği devam ediyor. Hataları fark edenler de feministlerin şerrinden korkuyor olmalılar ki duruma sessiz kalıyorlar.

Feminizm yanlış anlaşılıyor “Erkek düşmanlığı” değildir diyen feministlerin her daim söylemleri ve yaptıkları yanında, bu sözleri pek bir samimiyetsiz duruyor.

Cinsiyet ayrımına karşı olan ve cinsiyet eşitliği savunan feminist dernekler, buldukları her fırsatta erkekleri aşağılayarak hatta hayvandan da aşağı görerek en büyük cinsiyetçiliği kendiler yapıyorlar.

Kadına şiddet ve taciz haberleri bahane edilerek erkekler üzerinde ciddi bir aşağılama kampanyası yapılıyor. Erkeklerin kadına karşı işlediği bireysel suçlar bütün erkeklerin üzerin yıkılmaya çalışılıyor. Şiddet haberlerinden sonra sosyal ağlarda genç erkeklerin “Erkek olduğum için utandım” sözlerine defalarca denk geldim.

Feminizm, temelde bir din karşıtlığı iken maalesef ki bizim toplumumuzda da kendini dindar diye tanımlayan kadınlardan fazlasıyla destek görüyor. Yazı dünyasında yer alan kadınlar, her dem kadınların ezilmesinden, erkeklerin onlara kötü davrandığından… bahsedip duruyorlar. Sürekli bir erkek aşağılaması içindeler. İnandık dedikleri din ile bu yazdıklarının ne kadar uyuştuğunu ya da çatıştığını hiç sorgulamıyorlar. Erkekleri aşağılamak kadınları yüceltmeyecek, tam aksi erkeği aşağı çeken kadın kendi de en dibe batacak.

Din karşıtı feministlerin yaptıkları, beslendikleri Batı ideolojisi sebebiyle bana normal geliyor da İslam dinine mensup onların, onlarla aynı fikirde olmaları üzücü.

Ülkemizde ilk defa din düşmanları ile dindar kesimin okumuş kadınları ortak bir noktada buluştu: Feminizm. Bu bile feminizmi sorgulamak için mühim bir sebep. Rabbimiz “Siz onlara benzemedikçe onlar sizden memnun olmaz buyuruyor.”

Kadın ve erkek bir kuşun iki kanadı. Kanatlardın biri kırık olursa o kuş uçamaz.

Kendini dindar diye tanımlayan feministlerin kendilerine şu soruyu sormaları gerekmiyor mu? Kırdığımız kanattan sorumlu tutulacak mıyız? Tek kanatla uçmayı başarabilecek miyiz? Erkeklerin aleyhine konuşarak ve yazarak kadınlara fayda mı zarar mı veriyoruz? Bu yaptıklarımızın; kendimize, çocuklarımıza, aile kurumuna ve topluma etkisi nedir?

Ve en mühimi şu soru ki, erkekleri aşağılayarak kadınların zaaflarından beslenen bir Batı ideolojisine destek olmamızdan Rabbimiz razı mıdır?

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/genis-aci-fikir-ve-tartisma/599950.aspx

Değerli ÇocukAile Dostları,

Türkiye Gazetesi’nden yazı teklifi geldi. Ayda bir  kaçkez fikir ve tartışma sayfası “Geniş Açı” da yazacağım inşallah. İlki (yukarıda yazı) bugün yayınlandı. Hayırlara vesile olsun inşallah. Dualarınızı bekliyorum. Selam ve sevgilerimler…

Okunma Sayısı : 11.366

Yorum yapın

“Erkeklerin Aşağılanması Kadınları Yüceltiyor mu?” için 61 Yorum

  1. Gökmen diyor ki:

    Değerli kardeşim yazılarınızı beğenerek okuyorum ALLAH yardımcınız olsun aminn

  2. Mesut diyor ki:

    Sema hocam. Artık sizi takip etmiycem. Yazılarınızı okumıycam. Neden mi? Yazılarınıza ve fikirlerinize %100 katılıyorum. Aile ve çocuk şuan ülkemizin BİR numaralı gündem maddesi olmalı. Çünkü bu kafayla gidilirse 20 sene sonra aile denen bişey kalmayacak. Fetö ve pkk ya gerek kalmadan bu kanun ve yasalar aileyi ve Türkiye yi tamamem bitirecek. Evet bırakıyorum sizi talipi. Çünkü ne hükümet ne stk lar nede insanlarımız bu aile konusunda duyarsız. Utanmasalar kadına tanrı vasıfşarını yükliycekler. Yazılarınız doğru ama bunun için hiçbirşey yapılmıyor ve bunu

  3. osman diyor ki:

    ALLAH IN selamı rahmeti bereketi nuru huzuru üzerinize olsun, doktor, mühendis, öğretmeni, iç mimarı, memuru bırakın artık bunlar bile az geliyorlar kızların istedikleri zengin para babası olsun da gerisi tırıvırı nişanı attığım kız ilkokul mezunuydu ve liseyi dışarı dan okuyordu birde hafızdı hafız kızlarda bile aşırı lüks tutkusu var ben iç mimarlık 3 sınıftan devam edeceğim inşallah güzelde kamuda bir işim var bu durumu bile beğenmiyorlar, varsa yoksa para para para kanlarına kadar para işlemiş ben 2 tane üniversite bitirdim 3 üncüyü 3 ten devam edeceğim ben bu halimle gittim talip oldum her güvenceyi vermeme rağmen memnun edemedim ne istiyorsunuz siz kızlar bizden neeeeeee? islamı düzgün yaşayan haya edep ahlak sahibi ALLAH korkusu olan bir eş mi? yoksa para babası ipsiz çakal bir eş mi ne istiyorsunuz? ALLAH IN nasip edeceği eşimin çalışmasını istemiyorum evde çocukların vatana millete hayırlı birer evlat olamasını ülkesi için çalışan faydalı birer vatandaş olmalarını ve ahlak haya edep yönünden düzgün yetişmesini istiyorum tabi ki çocukların yükü sadece annede olmamalı, babada çocukların yetişmesinde çok etkili el birliğiyle çocukları hayata hazırlamalı anne baba. ALLA HA Emanet olun sağlıcakla kalın.

  4. Hüzünlü diyor ki:

    Bu sitedeki yazıların genelini okudum güçlü kadın tiplerinin erkekleri ne kadar bunalttigi erkekleri kavvamlığı yitirdiği vs ..Peki kadın böyle değilse ama yine de eşi bunun farkında değilse ne olacak yapı olarak istesem de sert otoriter olamam genel olarak sessiz sakin bir insanım ama evliliğimde taa baştan itibaren çok kırıcı şeyler yaşadım ve yaşamaktayım çok kereler gururumu kırdım evlilikte gurur olmaz dedim ama şunu farkediyorum ki ben alttan alıp inancıma sığınıp sabırlı olayım dedigimde işler bi şekilde yürüyor ama artık dayanamayıp tepki gösterdiğimde darildigimda küstuğümde gerginlik oluyor buyuyor gönlümü almak için ya hiç uğraşmaz yada az biraz alttan alır ben daha yumuşamazsam oldukça kırıcı incitici sözler söylemekten geri durmaz..Sonra da işi talaga çeviriyor zaten bir kavgada birkaç sene önce ilkini kullandı beni bununla tehdit etmesinden çok kırıliyorun sonuçta talakla boşanmayı hakedecek bir yanlışım olduğunu düşünmüyorum ama farkettim aslinda haksız olduğu bir durum varsa ve ben de hemen yumuşamadıysam bu sekilde talakla beni sindiriyor çünkü böyle bir durumdan kalbim titriyor..ve bunun da farkında bu şekilde devam etsem de öyle kirginim ki …eşimden büyük duygusal kopuşlar yaşadım yaşıyorum arada çocuklar var …evliligimizdeki sorunlar bence boşanmayı gerektirecek sorunlar değil ama o böyle davrandıkça gururumla ruhum arasında sıkışıp kalıyorum..

  5. Selim1453 diyor ki:

    Allahın emri peygamberin kavli dedindiğinde ben okuyacağım diyip üniversiteye giden kapalılar,müslümanım diyenler,dindarım diyenler hepinizden nefret ediyorum.Sırf okuyup çalışacam diye evlenmeyen kapalılar sözde dindarlar hepinizden nefret ediyorum kin duyuyorum size.Evlerinde oturmayan,erkekler arasında utanmadan çalışan,Evlenmeyen okudum makam sahibiyim diye kibirlenen kapalılar sizden nefret ediyorum.Tam kadın düşmanı oldum özellikle üniversite okuyup deli dana gibi memur olacam diye uğraşanlara kin duyuyorum.Üniversitede erkekleşen,kadınlık zarafetini,utanma duygusunu kaybedip güçlü kadın,çalışkan kadın,kendi ayakları üzerinde duran kadın,sosyal kadın bilmem ne mantığına bürünen kapalı kızlardan nefret ediyorum.Dini imanı üniversite ve memurluk olan kapalılardan nefret ediyorum.Memura evet diyip başka işi olanlara bakmayan kapalılar sizden nefret ediyorum.Bende artık kadın düşmanıyım hemde kendine dindar diyen kapalı kızların en büyük düşmanıyım.Bu erkekleri bekar bırakanlar,memurluk peşinde koşan kapalılar Allah size rahmet etmesin diyorum.Allahın emri peygamber kavli dendiğinde sırf memurluk için evlenmeyenler Allah size rahmet etmesin.Bu gençleri bekar bırakanlar Allah size ve sizi pohpohlayan analarınıza rahmet etmesin.İnşallah o peşinde koştuğunuz makamların hayrını göremezsiniz.Evlenme yaşına gelmiş kızları üniversitelerde gülerek oynayarak selfi çekerken görmek beni sinir küpüne döndürüyor.Bekar gençlerdeki üzüntüleri,stresi görünce Allah size rahmet etmesin diyorum.Para için okuduğunuz okumak ve diplomanız batsın yere diyorum.

    • sevgi diyor ki:

      Hoşgeldin Selim1453, bayadır yoktun hayırdır?
      1453 İstanbulun fethinden mi geliyor? Siz hani kendinize aynada baktığınızda bir Fatih görüyorsunuzya en son nereyi fethettiniz, azcık bahseder misiniz?
      Her Genç kızın sizi beğenmesini, sorgusuz sualsiz evliliğe razı olmasını istiyorsunuz ya, nedir bunun sebebi biraz açar mısınız?

      • Selim1453 diyor ki:

        Gözünle değilde aklınla okumayı denedinmi ?? Sendemi yoksa dini imanı üniversite ve memurluk olan kızlardansın niye gocundun? Yoksa sendemi memuru bulunca hemen evet diyenlerdensin? Hangi kafayı yaşıyorsunuz ben beni her kız beğensin diye cümlemi kurdum ? Toplumda evlilikler bitti kimse evlenemiyor sizin umrunuzdamı ? Ha siz çok dindar muhafazakar kapalı insanlara evlilikten bahsedilmez değilmi.Sizler okuyacaksınız üfff,kendi ayaklarınızda durakcasınız üff,Sırtınızda çanta elinizde kalem entel dantel şiirler yazıp ayetler,hadisler paylaşacaksınız vavv..Siz elinde diploma olan ama hizmetkarlık ve hürmetkarlık namına hiç bir şey olmayanlardansınız galiba çünkü hemen feminist damarınız hortlamış.Sırtlarında entel çanta,üniversitede gün görmüş ve modernleşmiş,yemek yapmayı bilmez,hizmeti bilmez,ev sahibi olmayı,anne olmayı bilmez meslek sahibi oldum diye adamlık taslayan güruh.İslamdan bahseder memur olcam diye deli dana gibi ömrünü heba eder sonrada namahremlerin içinde cicili bicili elbiseleriyle çalışır.Al sana sofu gardaşlarımız.Ama sizin gibi enteller bizi beğenmesin,siz şiir yazın,anlamlı cümleler kurun,aptal romanlarda hayaller kurgulayın,entel cafelerde selfi çekin başka pek işe yaradığınız yok.

        • sevgi diyor ki:

          Dah önceki birebir aynı yorumlarınızdan biliyorum sizi çünkü. Ne oldu hayırdır bayadır yoktunuz diye merak ettim? Yine hangi üstün meziyetlerinizin beğenilmediğni değer görmediğini farkedip üzüldünüz?
          Ne yazıkki ben ve benim gibilerin (erkek yada kadın) ne okuduğu ne öğrendiği ortamlara yaklaşmanız gördüğüm kadarıyla mümkün değil, belkide biraz daha kendinize uygun ortamlara göz atmalısınız. belkide sorun denk olmamaktır, hem sosyal hem akılsal hem maddi hem manevi…

          • Selim1453 diyor ki:

            Siz zaten çok mühim insansınız sevgi hanım.Sizin ortamınız çok modern ve ileri görüşlülerin bulunduğu ortamlar.Siz akıl olarak hemde manevi olarak üstün zekalı bir insansınız bu yüzden anlam ve manada size yetişemedim kusura bakmayın.Bir daha gider kendi alt tabakadaki insanlarla konuşurum.Çünkü laf adama anlatılır sizin gibi sadece insan olanlara değil.

        • elifkk diyor ki:

          Sevgi Hanım
          Selim Bey’in haklı tarafları var. Kendisi karşılaştığı olumsuz durumlardan dolayı belki biraz bunalıp genelleme yapıyor olabilir . Ama şunu ben bir hanım olarak söyleyebilirim ki bu devirde kızlarda genel olarak beğenmemezlik var bunu inkar edemeyiz. Bakıyorum ilkokul mezunu , lise mezunu kızlar bile mühendis , doktor , öğretmen istiyor. Aşağısını beğenmiyor. Denklik ise mesele onların yaptığına ne diyeceksiniz. Denklikte eğitim önemli olabilir ama temel kriter değildir. Denklik anlaşabilmek, aynı dili konuşabilmektir. Ayrıca adından başka bir şey bilmediğimiz hakkında bilgi sahibi olmadığımız hanımlar /erkekler hakkında bu platformda biraz da dikkatli olalım, üslubumuza dikkat edelim. Zira ne olursa olsun birbirimize karşı bir üstünlüğümüz yok. Üstünlük Hak katında takvadadır. Bunu bilelim vesselam :)

          • Sevgi diyor ki:

            Selim bey ve daha coklarinin bu konuda derdi vardir, ama benim burdaki uslubumun cok onemli bir nedeni var yukarida da bahsettim. Kendisi belli araliklarla buraya gelip ozellikle basortulu okuyan kizlara hakaretler dizeleyip gider. Bir iki degil bu yazdiklari ne yazikki ve artik fazlaca abarttigi icin belkide insan donup birde kendine bakmali diyorum. Her zamanda karsi taraf haksiz olmazya.

          • Selim1453 diyor ki:

            Dikkatini çekerim Sevgi hanım ben dini imanı üniversite ve memurluk olanlara düşmanım.Yoksa daha güzel bir eş ve anne olmak için okuyanlara hiç lafım olmaz.Evinde oturanlara ve evdeki hayrı bereketi görenlere hiç düşman değilim.Kafalarında gözlük sırtlarında aptal bir çanta ile çaka satanlara düşmanım ben.Sorsan yemek yapmayı ve hiç bir şeyi bilmez ama geliştim modern oldum havasında.Kız dediğin marur olmaz,aşırı özgüven sahibi olmaz efendi olur,sukunetli olur,sessiz ve sakin olur,çenesi düşük olmaz heleki erkek gibi hiç olmaz.Paraya ve üniversiteye değer verdiğin kadar hiç bir şeye değer vermiyor.Evlenme sevgisi yok,eş sevgisi yok,aşık olma dürtüsü yok,çocuk sevgisi yok kaplamış kalbini makam sevgisi.İşte ben bunları gördükçe kin doldum ha kalpleri taşlaşdığı için nasihatte kabul etmiyorlar.Ya hakaret ediyorlar yada kinden kuduruyorlar evde oturun diyince.O yüzden Allah bunlara paralarının hayrını göstermesin.Bunlar yüzünden evlilikler bitti,iyi erkekler bekar kaldı,boşanmalar arttı,mutsuzluklar arttı.Dahası evli olan arkadaşlarımda bu kapalı cenahtan çok şikayetçi.Çünkü paraya taptıkları için eş sevgileri yok ben çok şahit oldum.Devamlı eşini azarlayan birşey dediğinde kapris yapan,hiç bir şeyi beğenmeyen,para kazanıyorum diye gururlu olan eşine alçak gönülülükle yaklaşmayan ve dahası.O yüzden diyorum gavurlar bunlardan merhametlidir.

    • elifkk diyor ki:

      Selim Bey
      Gerçekten üzüldüm durumunuza. Mesleğiniz nedir bilmiyorum ama bu 657 ‘ye tabi memur takıntısı sadece kadınlarda değil erkeklerde var. İnanın benim çevremdeki erkeklerin bir çoğu 657 ye tabi memur, öğretmen eş arayışındalar. Sadece o olsa iyi. Eşarp değil şal takan , kıyafeti ile ”ben burdayım ” diyen kızları-kadınları, makyajlı vs. talepleri var. Dar paça-yırtık ve dar pantolon giyen sözüm meclisten dışarı erkek müsveddeleri doldu ortalık. Yani en azından benim çevrem öyle. Dikkat edin sizde göreceksiniz . Ben hem cinslerimdeki bozulmayı görüyorum ama erkeklerde de bozulma var. Fıtrat bozukluğu. Çalışma meraklısı kadınlar olduğu kadar çalışan kadın arayan erkekler de var ve inanın az değil. Ben çalışıyorum. Üniversite mezunuyum ama memur değilim. Evlenince çalışmak istemiyorum deyince kadınlardan çok erkekler beni ayıpsıyor. Ayrıca yaşımda neredeyse 29. Evlenemiyorum :( Ama sizin gibi de demiyorum. Çünkü biliyorum ki iyi kızlar gibi iyi erkekler de vardır. Mesela bu sitede Sadece Fatih, Abdullah Bir Abi,Cihad Abi,Süleyman Bey ve daha aklıma gelmeyen kişiler gerçekten iyi insanlar ve fıtratlarını yaşıyorlar Allah korkuları var. O yüzden umitvarım. İyi insanlar hala var. Sizde ümitvar olun. :::)

      • Selim1453 diyor ki:

        Elif hanım artık öfkeme hakim olamıyorum tabiki dediğiniz gibi iyi insanlar var,kötü insanlar var her iki tarafta.Galiba bizim imtihan kızlardan yana oldu hep banada dini imanı üniversite ve memurluk olanlar denk geliyor.Aslında okumaya karşı değilim ben bir kızın memurluk peşinde koşmasına kin doluyum.Sırf para uğruna okumaya gitmesine kin doluyum.Hadi okusun ama ne için daha güzel bir eş ve anne olmak için olsun.Daha iyi bir müslüman olmak için olsun.Ama Allahın emri peygamberin kavli denince ben okuyacam para kazancam,memur olcam diyenlere Allah rahmet etmesin diyorum.Bunu dememin sebebi kendimde evde kaldım,abimde kaldı,bir sürü arkadaşımda kaldı.Şimdi millet alay ediyor suriyeli bulun diye Allah cezasını versin gençleri suriyelilere muhtaç eden kız ve ailelerinin.Çok beğendiğim efendi kızlar vardı hiç biri kapısını açmadı okuyacam diye onların okumasının Allah cezasını versin.O memurluklarının hayrını göremesinler diyorum kinden öfkeden.Normalde ben yumuşak huyluyumdur ismim gibi halim selim bir insanımdır ama acayip kin doldum.Bakıyorum açığı kapalısı dini imanı para ve memurluk olmuş.Adamların dertleri okuyup memur olmak üniversiteye gidince de erkekleşip geliyorlar.Ya Allah kadına rızık kazanma görevimi verdi bugün kadın annelik görevini yapsaydı o dediğiniz erkeklerde olmazdı.Çünkü bir çocuğu en iyi öğretmenş annedir kimse babası demesin.Babanın en büyük görevi rızık getirmektir eğitim işinde anne daha faaldır.

        Bugün ülkenin çamura batmasının en büyük sebebi kadınların evlerinden çıkartılmasındandır.Kadını paranın kölesi haline getirdiler onlarda zerafet,incelik,kibarlık hiç bir şey kalmadı.Gerçekten türk ve müslüman kız denilince ürkmeye başladım.ÇAlışma ortamlarında görüyorum hepsinde bir gurur,enaniyet ve erkekleşmiş hali mevcut.Hiç yolda efendi efendi sessizce yürüyen kızlar göremiyorum eskisi gibi.Hepsinde bi aşırı özgüven,enaniyet ve gurur görüyorum.Ben varım,Bende kazanıyorum,Benimde mesleğim var bilmem ne hali.Oysa en güzel meslek anneliktir,en güzel çalışma yeri evdir kadın için.Gerçekten kadınlar eliyle türkiyede aile bitirildi bundan sonra görün cinayetler ve boşanmalar artıkça artacak zaten arttı.Kadınlar erkeklere kafa tutmaya,dikleşmeye başlayınca aile sistemi bozuldu.Erkekleri yetiştirecek annede olmayınca ve insanların tek derdi oğlum kızım memur olsun olunca batış iyice hızlandı.16 senede bu ülkeyi mahvettiler.Müslümanız maskesini takanlar ülkenin aile sistemini mahvetti.Neyse Allah tez vakitte size ve arayanlara hayırlı eş nasip etsin.

        • Yahya diyor ki:

          Selim bey

          insanlara düşmanlık ve kin besleyerek bir yere varamazsınız.
          her ne kadar durum tespitleriniz doğru olsa da bunu dile getirme şekliniz ve üslubunuz çok yanlış.
          eğer yaşantınızda da bu şekilde kendinize ve çevrenize eziyette bulunuyorsanız, bununla imtihan olunursunuz!
          acizane;
          öncelikle hayata bakış açınızı komple değiştirin.
          karşınıza 4-4lük, istediğiniz gibi bir hanım efendi çıksa ve bu tavrınızı “istemeden” de olsa ona ihsas ettirseniz, bu hanım efendiyi kendinizden soğutursunuz, kaçırırsınız.

          teferruatına inmek istemiyorum ancak bardağın dolu tarafını görün, çöplerin arasından göğe doğru uzanan kır çiçeklerini görün.
          sırf para uğruna okuyan, çalışan bayanları gördünüz mü, kin duymak yerine mümkünse “Allah hidayet etsin” deyin, bir fırsatını bulup konuşma imkanınız olduğunda kısa kısa nasihatlerde bulunun… ürkütmeden, karışmadan…

          Rabbim nasip ederse, sizinde bir yuvanız bir aileniz olacak. Belki bir kız çocuğunuz olacak. Allah göstermesin, ya kızınız sizi dinlemese ve sizi çiğnese…

          ve unutmayın 3 Selim vardır…
          bu 3 Selim’in içini doldurun!

          Allah yardımcınız olsun.

    • osman diyor ki:

      ALLAHIN selalmı rahmeti bereketi nuru huzuru üzerinize olsun değerli kardeşlerim. Öncelikle bu konu çok can yakan bir konu benimde başımdan 2017 senesinin son aylarında başıma geldi ve buradaki değerli kardeşlerim ve büyüklerimin tavsiyesiyle en az hasarla atlattım kendini dini bilen çokca şımartılmak isteyen ve kendilerini bulunmaz hint kumaşı sanan dindar görünümlü narsist kızlar çokça türedi kendilerinin etrafında dönüyor dünya zannediyorlar burunları çok havada.

      özelikle istisnalar hariç hafizeler kendileri biliyorlar sadece kendileri kuranı ezbere okuyor zannediyorlar okumakla iş bitmiyor okuduyla davranışlarıyla amel etmeli ve hayatına yansıtmalı birde şu problemleri var onuda söyleyeyim başımdan geçti çünkü bu tip kızlar çok lüks yaşamayı seviyorlar aza kaanat etmiyorlar elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım.

      Bir türlü memnun edemedim? gözleri çok yüksekte aza tamah etmiyorlar! gayet güzel bir işim var iç mimarlağa devam edeceğim 3 sınıftan hanımefendiler okadar yüksekteki gözleri bunu bile küçümsüyorlar bana dediği şu nişan attığım hafize kızın sanki sakıp sabancı gibi zengin olaydın bana mı bakardın dedi orada dondum kaldım biraz kendime geldim dedim ki dünyanın en zengin insanı olsaydım bile sana gelirdim dedim sebebini de açıkladım fakat yanılmışım diyer yüzünü göremedim.

      önemli olan zenginlik değil önemli olan insanın inandığı gibi ve değerlerine kurana sünnete göre yaşaması.koskoca kanuni sultan Süleyman bile ben ölünce elimin birisini tabutun dışına bırakın ki koskoca cihan imparatoru kanuni bile eli bomboş gitti desinler diye,önce insan insan olmalı ve kadında olsun erkekte olsun birbilerini ALLAH için sevmeli çıkar asla kalpteki sevginin önüne geçmemeli?

      Geçen gün işyerin de bir büyüğümüzün kızı 18 yaşında evlenip 19 unda dul kaldığını öğrendim ve içim parçalandı,o kıza yazık değilmi genç yaşında dul kaldı çokta güzelmiş babasına demişki geri gelince baba keşke güzel olan yüzüm değilde kaderim olaymış demiş benimde o an beynimde fırtınalar koptu ne diyeceğimi bilemedim üzüldüm kızlar hani siz yanınıza yakışanı güzel olanı yakışıklı erkeği yanınızda görmek istiyorsunuzya?gseçtiğiniz yol yanlış hemen o yoldan dönün insanı dış görünüşüne göre değilde İmanına hayasına edebine ALLAH korkusu varmı yokmu ona bakın ALLAHIN izniyle evinizde olur arabanızda olur zamanla önemli olan kızlar şunu diyebilmeli! ALLAH korkusu varmı kalbinde zaten yoksa eğer yaşamı hak yolu değilse isterse kat trilyonları olsun huzurun olmassa bir işe yaramaz tvlerde bu döneme damgasını furan en çnemli olayları zaten arkadaşlarda açıklamılşlar lüx yaşam dinden uzak islamdan uzak aile hayatları sadece güzellik algısı olarak empoze edilen yüz güzelikleri ha şunu da belirteyim makyajsız yüzlerine bakılmaz.

      Ahlaktan.hayadan.edepten yoksun yaşam tarzları özelikle dindar geçinen ve diyer kızlar arasında popilitesi giderek artan kızlar yakışıklı olsun parası olsun işi olsun tozup gezelim düşman çatlatalım derdindeler hiç kuran okuyan bir eşim bana ALLAH ın bir emaneti olarak görecek bir eşim olsun diyen yok evliğin hedefinde dinden uzak bir yaşam tarzı benimseyen evlenen çiftlerin sonu hüsran ve acılarla dolu insan nefsine dur diyebilmeli önce kendi nefsinden başlamalı insan ?diyecek acaba kendi nasıl diye buradaki arkadaşlar ve değerli büyüklerim nasıl bir süreç geçirdiğimi biliyorlar bir hatam kusurum olduysa afola ALLAHA EMANET OLUN hayırlı bereketli akşamlar ALLAH değerimizi bilen SALİHA VE SALİH EŞ NASİP ETSİN BİZLEREDE AMİN İNŞALLAH

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Selim Bey, Osman Bey ve Elifkk Hanım.

      Nasreddin Hoca fıkrası gibi olacak ama hepiniz haklısınız. Bahsettiğiniz durumların kadın erkek her iki taraflısına da şahit oldum. Hatta zamanında efendi kızları beğenmeyip burada eleştirdiğimiz kızların peşinden koşup burnu sürttükten sonra vay zamanında ne yapmışım ne iyi kısmetleri geri çevirmişim diyen erkekler de var. (Yalnız böyle pişman olmuş bir hanım görmedim)

      Dışarıdan bakan bir insan için belki söylemesi kolay, salt teselli sözleri yazmak istemem ancak sabırla bekleyip bol bol dua etmek gerekiyor. Şu var. Doğrusunu söylemek gerekirse işimiz zor ama imkansız değil. Er ya da geç kısmette varsa sizi buluyor. Benim de tüm arkadaşlarım evli bir ben kaldım ki biri hariç hepsinin çocuğu vardı hatta bir kısmı ikinciyi bekliyordu, çocuksuz arkadaşın da bebek beklediği haberini aldım.

      Bizim gibilerin en büyük sorunu aracı bulamamak. Büyüklere çok iş düşüyor burada aslında. Dahası aracılık yapılsa bile akıllı görücü usulü olması gerekiyor. Efendi kız ya da erkeği çok kolay harcayabiliyor kıymet bilmezler, huysuz kız efendi erkeği eziyor, hovarda oğlan efendi hanımı üzüyor. Ancak sizi anlayıp size değer veren biriyle karşılaştığınızda iş yürüyor gidiyor. Ümitvar olun. Niyeti yuva kurmak olup haramlardan kaçınan insanların evlenemediği bir örnek benim elimde kalmadı. Son örnek arkadaşımın hanımının akrabasıydı 33 yaşında hanım yeni evlenmiş. Sizler de etrafınızda gözleyin. Belki sizler de er yada geç işlerin oluruna vardığını göreceksiniz.

      Geçen haberlerde vardı 94 yaşındaki bir bey ile 77 yaşındaki hanım evlenmiş. Onları bir araya getiren ne? Çekicilik mi mal mülk mü? Hayır.
      İnşallah bu sitede yorum yazan ya da sessizce takip eden kardeşlerimiz de evliliği maddiyata ve salt kadın erkek karşı cinslerin birbirine çekim duymasına indirgemeyen, evliliği yuva kurmak olarak gören ve her şeyden önce eşini eşi olduğu için seven, ne güzellik ne yakışıklılık ne de diploma bordro takıntısı olmayan hayırlı kısmetlerle karşılaşacak. Bizler dua etmeli, aracılık yapabildiklerimize de aracılık etmeliyiz.

      Selametle kalın.

      • Selim1453 diyor ki:

        Fatih hocam ben artık iyice kafayı bozduğum için zor görüyorum evliliği.Efendi kız dediğiniz kızlar üniversiteye ve memurluğa tapıyor.Memur oluncada zaten memura bakıyor.Okuyanlarda gördüğüm diğer hastalık aşırı özgüven ve gururlu halleri.Asla bir kızın utangaçlığı yok hepsi erkek gibi ve aşırı öz güvenleri var.Üstelikde çok sosyaller hiç utanmaları,çekinmeleri yok buda benim hoşuma gitmiyor.Bu bahsettiğim kimseler kendine dindar süsü ve muhafazakar süs vermiş insanlar.O kadar bıktım ki bunlardan gavur bile bunlardan merhametlidir diyorum.Beğendiğim efendi kapalıları alamadım niye ?? Üniversite okuyorlar,adam yerine koymadılar çokmu çirkinim hayır boylu poslu yakışıklı bir insanım hemde hz yusuf gibi yaşayan.İsmim gibi halim selim vefalı,sessiz sakin bir insanım.Bunu kendimi övmek için demiyorum çoğu arkadaşlarım yakışıklı olduğumu söyler ama gelin görünki namazındada olduğum halde,tipimde yerinde olduğu halde bir imam kızını 5 senedir peşinde koştum ama olmadı.Hep aşağılık gözlerle baktı bana bir kere bile tenezzül etmedi konuşmaya.Halim vaktimde yerinde çok şükür dahası nice kapalılardan yediğim hakaretler.Şimdi diyecekler ki sorun sende kesinlikle ismi selim olandan zarar gelirmi.Elimiz harama değmedi tipimizin iyi olduğu halde flört bile etmedim.Ama dini imanı üniversite olan kapalılar evlenmedi.Devlet kesinlikle bayanları memurluğa almamalı kimse iş vermemeli ihtiyacı olanlar hariç.

        Efendi kızlara bakıyorum dediğin gibi zamanın kızlarla fink atmış,kafa çekenlere gidiyor.Ben tertemiz,vefalı,kibar,halim selim halimle hiç bir dindarı etkileyemedim.Tipimde,maddiyatımda iyi olduğu halde halen hiç bir kızı etkileyemiyorum.Çünkü para ve makam sevgisi kalplerini öyle sarmışki bizdeki güzellikleri göremiyorlar.Bu yüzden ziftleşmiş kalpleri gidiyor yamuk insanlara akıyor bu kapalıların.Hatta kuduran kapalılar var birisi evlilik teklif ettiğinde çünkü memurluğa tapıyor ya deli oluyor memur olmak isterken evlenmek isteyenlere.Allah bunlara rahmet etmesin diyorum.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Bir abimiz anlattı. Kırsalda bir aile varmış. Oğulları hayvancılıkla ilgileniyor besihaneleri falan varmış. İyi de kazanıyorlarmış hani ve efendilermiş gerçekten. Ancak bir türlü kız bulamamışlar bu oğlanlara. Bu yüzden bu delikanlılar bir güvenlik şirketinde işe başlatılmış aileleri tarafından sırf kızlar köye gelmiyor diye…
          Selim kardeş hepsi var. Diploma sormayan tektaş istemeyen annene bakarım diyen. Kısmet, karşılaşmak için uygun zamanı beklemek gerekiyor belki de. Az ama var. Bu noktada hep şu soruyu sorardım kendime. Ben böyle efendi birini hak ediyor muyum? Efendi kızı nereden bulabilirim? Çevre önemli…

  6. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    Sema Hanım binlerce kez sizi tebrik ediyorum okuduğum en harika yazılarınızdan biriydi. Yazınızdaki en beğendiğim cümlelerden biri ise şu:
    “Ülkemizde ilk defa din düşmanları ile dindar kesimin okumuş kadınları ortak bir noktada buluştu: Feminizm.”

    Ancak bugün okuduğum bir haber beni yine çok sıktı. Haber şu “her ilde bir kadın müftü yardımcısı atanacakmış” yani diyanet eliyle feminizm yayılmaya, kadın istihdamı diyanete de sıçramaya devam ediyor. Diyanette “Kur’an Kursu öğreticisi” olmalı buna itirazımız yok. Ancak Müftü Yardımcısı da ne ki? bu gidişle yarın öbür gün kadın imam ve müezzin de atarsınız herhalde!!!

    Kadınlar illa her yerde olacaklar diye memleketteki birçok kadının fıtratını bozdunuz, aileleri heba ettiniz ve maddiyatçı bir nesil türettiniz. Bunu da kadına özgürlük adına yaptınız. Size ne diyeceğimi bilemiyorum. Üstelik bunu din adına dindar bir hükümet ile ülkede din işlerini yürüten Diyanet yapıyorsa zaten sözün bittiği yerdeyiz.

    Ben her zaman söylerim başı açık dindar olmayan feminist tehlikeli değildir. Başörtülü güya dindar görünen feminist daha tehlikelidir.çünkü güya dindar olan feminist fikirlerine dini alet ediyor. Ötekisi zaten din namına bilgisi yok, klasik medya dilini kullanıyor. Yani bizim mahallenin feministleri şu anda diğer mahallenin feministlerini mumla aratıyorlar.

    Durum çok vahim. Ne desek boş. Allah sonumuzu hayır etsin.

    Vesselam…

  7. osman diyor ki:

    ALLAH IN selamı rahmeti bereketi nuru huzuru üzerinize olsun. değerli kardeşlerim ve büyüklerim değerli büyüğümüz olan sema hanımın dediği gibi
    1.Kadın akıllıdır. Bayan zekidir.

    2.Kadın teslimiyetçidir. Bayan mücadeleci ve iddiacı.

    3.Kadın mutlu etmeyi bilir. Bayan mutlu edilmek için bekler.

    4.Kadın detaylarla ilgilidir. Bayan detaylara takılır, kalır.

    5.Kadın erkeğini olduğu gibi kabul eder. Bayan değiştirmeye çalışır.

    6.Kadın duygusaldır. Bayan romantiktir.

    7.Kadın gönüllü hizmet eder. Bayan gönlü edilirse hizmet eder.

    8.Kadın süslüdür, takar takıştırır. Bayan bakımlıdır, saçıyla, tüyüyle oynar.

    9. Kadın cilvelidir, işvelidir. Bayan ya seksi olmaya çalışır ya da tam aksi hiç süslenmez.

    10. Kadın uzun donla bile erkeği kendine bağlar. Bayan dekolte her şeye yeter zanneder; fakat uzun vadede işine yaramaz.

    11. Kadın gül ağacı gibi esnektir. Bayan odun gibidir, eğilip bükülmez.

    12. Kadın konuşmayı bilir. Bayan laf yetiştirmeyi.

    13. Kadın güçlüdür; ama zayıf görünmeyi bilir. Bayan zayıftır; ama güçlü gibi görünür.

    14. Kadın takdir etmeyi bilir. Bayan eleştirmeyi bilir.

    15.Kadın söyler. Bayan söylenir.

    16.Kadın affedicidir. Bayan kincidir.

    17.Kadın özür dilemeyi bilir. Bayan bahane bulmayı ve savunmayı yapmayı bilir.

    18. Kadın kurnazdır, duruma göre adım atar. Bayan plancıdır, menfaatına göre adım atar.

    19. Kadın erkeği nasıl elinde tutacağını bilir. Bayan nasıl elinden kaçırdığını bir türlü anlamaz.

    20. Kadın erkeğe saygı duyar, sevgi görür. Bayan erkeğe saygı duymaz, sevgiyi de kaçırır.

    21. Kadın bakışı ile yakalar, dili ile elinde tutar. Bayan bakışı ile soğutur, dili ile kaçırır.

    22. Kadın yapamadığı işler için didinmez. Bayan her işi yapacağını ispat etmeye çalışır.

    23. Kadın erkeğe kendini erkek hissettirir. Bayan erkeğe kendini gereksiz hissettirir.

    24. Kadın bir erkeğe ihtiyacı olduğunu bilir. Bayan erkeksiz de yapabileceğini sanır.

    25. Kadın istediklerini tatlı tatlı yaptırmayı bilir. Bayan erkeğe “mecbursun” demeyi bilir.

    26. Kadın söz hakkını erkeğe verir, idareyi kendi yapar. Bayan söz hakkı derdindedir.

    27. Kadın kavgayı sevmez. Bayan suçlamayı ve kavga etmeyi iyi bilir.

    28. Kadın neşelidir, çocuksudur. Bayan ağırdır, gururlu, kibirlidir.

    29. Kadın sahip olduklarını görür, şükreder. Bayan sahip olmadıklarını görür, nankörlük eder.

    30. Kadın yumuşaktır. Bayan serttir.

    31. Kadın kızsa da ağzını bozmaz. Bayan küfürlü konuşur.

    32. Kadın daha çok elbise, etek giymeyi tercih eder. Bayan daha çok pantolon giyer .

    33. Kadın mutluluğa önem verir. Bayan haklılığa.

    34. Kadın fedakardır. Bayan eşitlikçidir.

    35. Kadın bu karşılaştırmadan alınmaz. Bayan sinirlenir.

    Değerlendirme: Değerlendirme kadın bölümü üzerinden yapılır. Her soru 1 puandır. 30-35 arası puan alanlar tam kadındır. 25-30 puan arası alanlar kadın sayılır. 25 puan ve altı alanlar bayandır bayan. bende diyorumki efendi dürüst erkeler neden değer görmüyor ve nerde çabul cu varsa nerde yalan konuşan ALLAH korkusu olmayan erkek varsa onlara aşık oluyorsunuz adam gibi adamlara sizleri ALLAHIN Bir emaneti gören erklere değer vermiyorsunuz ondan sonra sidete maruz kalıncada yakınıyorsunuz bende soruyorum sayın değerli büyüğüm sema maraşlı hanımefendinin dediğibi hanginiz ne kadar kadınsınız ve bayansınız.

  8. drbetulsayana diyor ki:

    Kadını ve erkegi yaratan ALLAH in kanunlarını değilde. Sadecekadin nefsine uygun.onları ölümüne sebep olan kanunlari cikartanlar suçludur. Durust olun. 2017 de kac kadın kocasini öldü rdu yada öldürttü. Kac kadın çocuğunu öldürdü ve intihar etti.hic intihar eden kadin çocuğunu oldurupte varmı. Erkeklerin tamamına yakini intihar etti.neden niçin. Cinnet deyip gecistiremezsiniz.kanunen mahkemede yüzde 100kadinlar hep haklı cikar ise. Poztif ayrimcilik mış. Adalet ayrimcilik yapar ise. Adamın yuvasını gemen yikin.çocuklarını alın. Parasına malina cökün.yaşama sevinci ümit bırakmayın. Evlatlarını göstermeyin.cezaevine atın . Silah gibi kullanin.yavas yavaş yaşayan. Ölüye çevirin. Sonra devlet korusun.koruyamaz. adami ne ile tehdit edeceksiniz kaybedecek neyu kalmış. Aslında devleti milleti duyarsız politikacıları öldürdü. Kimse onu ve boşanmış erkeklerin çığlıklarını duymadı. Duymak istemiyor. Bosanma sirasindakac milyar para dönüyor. Siyasetciye kadin oyu lazım. Samimi değilsiniz. Timsah gözyaşları. Umrunuzda bi degil cinayetler. Adaleti saglayan kızın gozleri niye kapalı. Tecavuz edenleri görmesin sasirmasin diye. Çünkü adaleti zenginler politikacılar yargı mensupları kast sisteminin ustundekiler kirletiyor. Millet biribirini girtlakliyor sebebi devlet kanunları. Yarin hafta sonu kac tane baba icra memurluğuna para yatıracak. Para verip pedogog tutacak.polis ayarlayacak çocuklarını gormek için. Devlet yada bir Allah in kulu paran var mı diye soracak mı.kadın omur boyu parasını alacak .ya erkek parasizliktan evlenebilecek mi.10 gun evli kal omur boyu nafaka ode.yada 15 veya 16 yaşında sex yapabilirsin zina suc değil. 17 yasinda evlendiler diye erkegi 8 sene iceri at.kadını 2 çocukla dışarıda bırak. Kim bakacak onlara.madem esitlik var ise kadını niye iceri atmiyorsunuz.aleyna tilki 16 yasinda sevgilisi35 sex yapabilir.magazin programlarinda reklam yapabilir suc degil.mehmet ali erbil 22 yasindaki sevgilisine araba verip kürtaj yaptırabilir. Tvler magazin konuşabilir suc değil. Ama duydunuz mu 2 cocukla dışarıda kalan kocasi hapise atılan kin ıntihar ettiğini. Adalet var demi.kopek gibi yalvarmisti. Duydunizmu. Duymazsiniz göremezsiniz. ALLAH kanunlarına uymazsiniz daja cok can yanar. Avrupaya fayda getirmeye n kanunların bize iti gelecegini sanan okumuş cahiller

    • Fatma diyor ki:

      Erkek siddetinin sebebi ataerkil duzen ve bu ataerkil duzenin yancisi erkek anneleridir.Bir insan ne olursa olsun evladina kiyamaz.Annesine ofke duysan bile masum cocuktan insan ne ister.Erkekler intihar ediyorsa bunun sorumlusu esleri degil.Narsistik yetistiren anneleridir.Erkek cocugu uzerinden statu kazanmaya calisan kadinlar sorumlu.
      Kadinlarin mahkemede yuzde yuz hakli ciktigi konusu tamamen saptirmadir.Insanlar buralari okuyup yanlis yonleniyorlar. Calisan kadinla evlenirsen nafaka odemek zorunda kalmazsin.Calismayan kadinla evlenirsen nafakani odersin.

      • Fatma diyor ki:

        Ben erkekleri anlayamiyorum hem nafakadan sikayet ediyorlar.Hem de kadinlar calismasin deniyor.
        Calisan kendi ayaklari uzerinde duran kadinla evlenince nafaka odenmiyor hatta erkek de nafaka talep edebiliyor. Bu yuzden calisan kadinlarin dikkat etmesi lazim.Sistem ev kadinini koruyor.Calisani enayi yerine koyuyor.Sanki calismayan kadin magdur olmuyor.Ayrica kadinlarin da parasina malina cokuluyor.Kocasina tazminat odeyen cok kadin var benim cevremde.Hic kimse bunlardan bahsetmiyor.
        Kadinlar bosanarak bu toplumda cok ciddi bedeller oduyor

        • Fatma diyor ki:

          Erkek de bi zahmet maddi bedel odesin. Kadin artik bosaninca topluma karisamiyor.Kadinlar kocasini kiskanir bir isyerinde calisamazsin tek basina cocuga hem anne hem baba oluyorsun.
          Erkek ayda 250 300 tl verip kurtuluyor.Erkeklerin cogu nafaka olmasa gider gozune kestirdigi kadinla evlenir sonra kafasina esince gider bosar yeni es bulur.Erkek kadinin hayatini mahvediyor.Kadinin toplumsal statusunu bosa cikariyor ondan sonra aylik sigara parasi bile olmayacak miktarda nafaka odeyince vay erkege siddet uygulaniyor diye ortaligi ayaga kaldiriyorlar

      • Sadece Fatih diyor ki:

        “Erkek siddetinin sebebi ataerkil duzen ve bu ataerkil duzenin yancisi erkek anneleridir.”

        Fatma Hanım.

        Tüm erkekleri neden potansiyel şiddet kaynağı olarak görüyorsunuz? Ben de kadın şiddetinden korkuyorum. Nasıl derseniz dırdırlarından, duygusal şantajlatından, biraz öne geçince erkeklerinin başlarına kakmasından. Ben de erkek evlat olduğum için annesinden çocukken şiddet görmüş biriyim. Peki buna ne diyeceksiniz?

        • Fatma diyor ki:

          Siddet goren kadin bir sure sonra cocuguna siddet uygular.Siddet siddeti dogurur.
          Kadinlara manipule edilemeyecek bir erkek oldugunuzu fark ettirirseniz sorun cozulur bence

          • Sadece Fatih diyor ki:

            “Siddet siddeti dogurur.”

            Benim durumumla zerre alakası yok. Halen kendisini el üstünde tutarız ve çok severim. Yalnız komik olan burada bile yine erkekleri suçlu ilan etmeye çalışmışsınız. İşte bu yüzden ben sözde kadın hakları savunucusu olan ancak özünde cinsiyetçilik/ırkçılık yapan hiçbir kadının sorun çözmedeki samimiyetine inanmıyorum. Siz de dahil olmak üzere hiçbir sözde kadın hakkı savunucusundan müspet yorum görmedim. Hep geçiştirdiler böyle. Örnekse örnek buyurun…

            Şiddet şiddeti doğuruyor doğru ama önce erkeğe şiddet uygulayıp sinirlerini mahvedeceksiniz ardından vay biz şiddet görüyoruz diyeceksiniz. Çocukluğumda tvde kadına şiddet tartışılıyordu ve bir yetkili bazı kadınların geçimsiz yani haksız olduğu halde mağdur yani haklı rolüne bürünebilmek için kocalarını iyice tahrik edip kendilerini şiddete zorladığını ve dayak yiyeyerek kocam beni dövdü yaygarasıyla hak aradıklarını söylüyordu. Yirmi sene önce adam bunu görmüş. Kimse kusura bakmasın günümüz kanunlarının olduğu bir ortamda hiçbir erkek karısına şidder uygulayarak kendini haklıyken haksız duruma düşürmek istemez. Kocasını seven hiçbir kadın da ondan şiddet görmek için kendini yırtmaz..

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Çocukken annesinden şiddet gören erkeklerin evlilikte hanımlarına karşı şiddet gösterme eğiliminde oldukları bilimsel bir gerçek olarak ortadayken yine suçlu erkekler ha. Pes doğrusu…

          • Adamın biri diyor ki:

            Şiddet görmeyen kadin da çocuğuna şiddet uyguluyor olabilir, bu olay kadınlık erkeklik değil karakterle ahlakla alakalı, olaya tek açıdan bakarsak olayın kökünü bulamayiz, bütün suçu erkeğin üstüne atmak objektif değil, sorunlar bu şekilde çözülmez, şiddetle böyle mücadele edilmez, olaya kadın erkek diye bakarsak şiddet şiddeti doğurmaya devam eder, önce kadın ya da erkek değil insan olduğumuzu unutmayalım lütfen

  9. giustiza diyor ki:

    boşanan erkeklerin aklından geçen ama yapmadıkları tvlerin sayesinde iyi reklam oldu artık gitgide artıyor. çok üzgünüm çok da kızgınım devlete sözde isla mi kesime afyon yutmuş gibi suskunluk. feminist kadın cıyaklamaları feminist olduğunun farkında bile olmayan dindar kadınlarımız. beyin kodlarımıza işlenmş. erkeği aşağılamak espriler kadınlar sitelerinde gırla hoş orda kalsa iyi farkında olmadan kardeşlerine işlerine yaptıklarının farkında değiller. bir insanı öldürebilirmisiniz. katil olmayı göze alabilirmisiniz. helede de canınız dan çok sevdiğiniz küçük çocukları öldürebilir misiniz. buna nasıl karar verirsiniz. çok basit eşim dedeğiniz kadın kendisini güçlü göstermek için erkek gibi diycem ancak bir çok erkeğin erkeğe söylemeyeceği davranmayacağı şekilde davranmaya başlar ise. erkek sabreder tatlı dille kızarak hatta tehdit ederk cvp verir. kadın da baktı fiziki tepki yok sadece laf daha çok azgınlaşır .bana göre avukatlar yalancıdır. sırtınıda devlete dayayınca kendini dokunulmaz sanıp bir başka huysuzlaşır. bilmezki erkek istese kafsına koysa her şekilde hedefine ve emeline ulaşır. hiç bir kolluk gücü kruyamaz. sabreder kadın ve devlet zamanla yavaş yavaş hakaretlerle kanunlarla btirir. önce çocukları gider sonra parası malı. sonra yalnızlık yaşama sevinci umudu . tek hayata bağlayan çocuklardır. kadın onuda silah olarak kulalnır. göstermemek için acı çektirmek için.[ oysa erkek kanunlar kabul etmesede evin reisidir. her ne olursa olsun aileyi korumaldır. kaptan dır fırtınada dahi gemiyi batırmamalıdır. ama kadın başka ruh halindedir baltayla geminin tahtalarını kırmaya çalışır]yine karşısına devlet çıkar sinsi planlar .ve bittim der. ve biter kadının kozunu alıp onu her doğan güne işkenceyle başlamasını düşünür. kadın yaşamalıdır onun gözünde öldürülecek kadar bile değeri yoktur. cezalandırılmalıdır sağır kör devlet .devlet yetkileri sağır dilsiz kör millet toplum. bir şeyi unutur. kalpler taş bağlanmıştır 2 dakika sonra kanlada film başlıyacak ağlayan gözler dildeki öfke unutulacak kahkaalar yükselecek. empati yi bile düzgün yapılmayacak bir hafta sonra aynı haberler isimler farklı tepki bile olmayacak .sadece acıyı çekenler bilecek taki bu acı her eve vuruncaya kadar. çok kızgınım devletime sözde müslüman yöneticilere sözde dindar mufazakar miletime. yzık .çekirdek aile bitti. 1hafta içinde kaç can kayboldu .sırf uyduruk .feminist kafalı kadınların nefsi hoş olsun diye. oysa nerkeğin nede kadının istediği olsun. hem erkeği hemde kadının nefsini yaratan ALLAH ın dediği olsun. üzgünüm aile içindeki islam mı yaşama büyük aile olan devletimizde milletimizde kaybettik

    • Fatma diyor ki:

      Evliliklerde sadece kadinlar mi,kadina siddetin suclusu yine kadin ilan ediliyor.Anneniz de bir kadin.Anneniz size ne etti.Bu kadin dusmanligi da nedir.Sizlerin kizkardesleri halasi teyzesi yok mu ben anlayamiyorum.Napsin kadinlar. Dayak yiyip otursunlar mi.Bir kadinin gonlunu kazanmaktan aciz erkekler kaba kuvvete basvuruyorlar.Bunu savunmak vicdansizliktir.Insanin bu kadar mi kalbi katilasir.
      Kadunlar calismasin sevmedikleri erkegin siddetine mecburen katlansin.Boyle bir evlilik saglikli olabilir mi? Maas kartini kocasinin eline vermesin uzerine kuma gelsin ses etmesin. Hicbir konuda fikri olmasin boylelikle erkegin egosu tatmin olsun.Artik erkekler kadini mal gibi gormekten vazgecmeli
      Toplum buna mecbur alisicak.Buna henuz alisamadigi icin bosanmalar fazla.Kadinlar da insandir bir bireydir.Saglikli bir anne saglikli cocuklar yetistirir. Bugunku narsistik psikopat erkekker bu tarz kadinlarin yetistirdigi erkeklerdir.

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Fatma Hanım.

        Sizin evvelden erkeklerle yaşadığınız sorunları tüm erkeklere mâl etmenize katılmak mümkün değil. Erkeğin de iyisi kötüsü var kadının da ve ikisi de ayrı birey. Ailedeki rolleri de belli. Bunu kim deliyorsa sorun çıkartan o olur. Mesela eşine sahip çıkmayan erkek yuvadaki huzursuzluktan sorumlu olur keza kocasına isyan eden kadın o da sorumlu olur. Bu noktada siz de tüm kadınları genelliyorsunuz diyebilirsiniz. Bu doğru ama genelleme yapmamızın sebebi feminizmin bireysellikten çıkıp toplumsal bir sorun haline gelmesi.

        Siz ne yaşadıysanız burada anlatın ve sizi de dinleyelim. Belki de kendimize ders çıkartabileceğimiz şeyler öğreniriz.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Fatma Hanım’a…

        Duygu sömürüsü, merhamet duygusu, anne ve bacı hassasiyeti üzerinden çoğunlukla burada ki erkekleri, genelde de saf insanları MANİPLE, ENFORME etmeye çalıştığınız çok açık ve net.

        Şimdilik bu kadarını söylemekle yetineceğim. Bu nezih ortamda bu işi (bu platformda ki erkeklerin ve insanların kadınlarımız hakkında ki iyi niyetlerini ve duygularını farklı amaçlar için kullanma işi) yapma konusunda ısrar ederseniz sizin amacınızı delilleriyle ortaya koyarim.

      • Aadem diyor ki:

        Böyle bir yoruma cevap yazmam diyecektimki su cümleniz dikkatimi çekti.”Bugünkü narsistik psikopat erkekler bu tarz kadınların yetiştirdiği erkeklerdir” Yani bazen doğru söyler gibi yapıyorsunuz ve narsist ve psikopat annelerin yani kadınların çokluğunu itiraf ediyorsunuz bir bakıma.Tebrikler.Ha kocasını aldatıp siddete uğrayan kadınlar için yorumunuz ne acaba.Aldatma şiddet degil ama aldatan kadına k…e demek şiddet. Degilmi???

  10. Rabia diyor ki:

    selamun aleyküm sema hanım aynı düşünceleri anlayıp paylaşan ve bu kadar iyi empoze edip ben benlerin ve egocuların çoğaldığı kalbin içine kadar saldırıların arttığı bir çağda içten cesur ve tarafsız yazılarınız için sizi Allah için kutlarım Rabbim makamınızı aliy bediu eylesin inşaAllah.

    meselenin her bir zerresine katılıp hatta satırları okurken yaşadığım bir olayı da burda Allah için paylaşmak isterim şu satırlarınıza binaen : (Feminizmin bireysellik vurgusu “Ben bireyim kimse bana karışamaz” nefse hoş geliyor. Yalnız “bana kimse karışamaz” diyen kadın; kocasına, çocuklarına, etrafında pek çok kişiye karışıp kontrol etmeye çalışıyor. Bireyselliğine saygı istiyor fakat yakınlarının bireyselliğine saygı duymuyor.

    Feminizmin vaat ettiği “Özgürlük” yine nefsi besleyen bir iddia. “Özgürlük” fakat nasıl bir özgürlük? Evler kadınlara hapishane, eşe ve çocuklara hizmet kölelik gibi gösterilerek kadınlar evden koparılıp paranın ve alışveriş merkezlerinin gönüllü kölesi hâline getirildi. Ve ne yazık ki kadınlar kendilerini böyle özgür zannediyorlar.)

    bu durumu anlamam için yaşamam gerekiyormuş
    sene 2015 abim biriyle tanışmış bize anlatıyor. anlatımı ilen düzgün imanlı ahlaklı biri olduğunu iddia eden diyorum çünkü evlendiği kişi böyle olduğunu iddia ediyor ki sormadığımız halde kendini gösterme çabasında olup evleninceye kadar yüzü tebessümlü olan evlendikten sonra saçma sapan bir çok hareketi ile karşılaştığım üçyüzaltmış derece değişikliğini utanmadan ikiyüzlülüğünü pişkinliğe vurup ben buyum deyip iş işten geçti deyip utanıp sıkılmayıp pişkince gülüp yaylanarak oturan oturmasında hiçbir problem yok problem ağırdaki hayvan daha edeplidir ki hiç değilse açsa doyurursun lakin bu karaktersiz kişiler neyle beslenmişlerse bunlara rağmen insanım diye iddia eden bir gelin aldık ve feminizm ilen tanışmış olduk.

    başa çekileceğimiz varmış

    evlenirkenki istekleri kendi evi olmadığı halde ev olacak lakin mehir istemeye gerek yok şartlar kendisinden yana birtane çocuk doğrup olayı halleder

    evin mutfağını baştan aşağı yaptırıp masrafları mütavaziliğine saklayıp çok cömert gözüken

    annesinin biricik kızı olup bir su dahi kalkıp alamayacak kadar annesinin bir tanesi nur tanesi olan

    yüzü şamandıra mahkemesi gibi olup bir anda eri erkeği olan kişinin ona gülmediğini bahane edip kapıyı yüzüne kapatıp insan olduğunu savunan ki bu sırada babası ölümle cebelleşip tövbe etmesi için Rabbimin rahmetinin büyüklüğüne gark olduğu sırada çok ince bir düşünce kocana gülme lakin sen gülmeyebilirsin tüm haklar senin :))))

    anasının bircik mi biricik sultanmı sultan kralların baş tacı bir kız aldık :)

    alınırken basiretimii bağlamışlar evimizde büyüye dair birçok şeyle karşılaştık ki kendisi çok meşhur bir babannesini (hapis pis şeylerle öz oğluna kötülük yapan ) kötülüyor idi gıybet oluyor dediğimizde sırf gıybetini yapamadığından döndü dolaştı kendini haklı çıkarmaya çalıştı ki lafı konuşamazsa acayip hallerde bulunup insanların halleriyle dalga geçen ve biz sesimizi çıkartmadığımız halde durup dururken ağlamalar hiç yoktan sebepsiz.

    sonra bir moderlik adı altında yemeğimizi beğenmemeler ama sağolsun annesi görünmeyen bıyık takmış çalışmasa yemeğini kim yapacaktı ki çalışmasa da kötülük yapmadan duramayan çalışsa da harcadığı bereketsiz varyemez olup çok cömert olduğunu savunan huysuz huzursuz ama normal olduğunu iddia eden hatta en acısı ona prensesler gibi bakan annesinin arkasından annesini kötüleyen annendir ne demek istiyorsun dediğimizde susmak zorunda kalıp o susmanın acısını sonralara saklayan bazı hallerini yaşayınca idrak edip sonra sonra anladığım bu kişi Rabbimin bize en büyük n’imeti bir o kdarda büyük bir n’ikmet tabiri caiz ise nahoş insanlığı tattırdı.

    bu kadar şeyden ne olur diye yorum atan atacak olan feminist kişilerde olacaktır o kimselere cevabım çok özelsiniz o kadar özelsiniz ki yanınızda insan kalabiliyor isek çok şekür bu günümüze yanınızda imanla yaşayabiliyor isek kabei şerife gitmiş kadar sevap kazanıyoruz hayvanlarla yaşayanları şimdi daha iyi anlıyorum.

    insan fıtratı dışına çıkınca fıtratı ona beddua edermiş o kadar beddua arasında insan kalmaması çok normal bize HasbunAllah ve n’imel vekil demek düşüyor inşaAllah Rabbim hepsini islah eylesin önce insanlıktan çıkmışları selam ve sevgiler tabiki insan kalabilmişlere dua ile…

  11. Nazif diyor ki:

    Sema Hanım’ın haklı olarak sürekli gündemde tutmaya çalıştığı feminizm ve yansımaları elbette ki çok önemli. Dediklerinin hemen hepsine katılıyor ve siteyi, yorumcuları dikkatle takip ediyorum.

    Fakat; özellikle son haftalarda karşı argümanlar sıralayan birkaç bayan yorumcunun değinmesiyle kafamda bazı nüanslar oluştu.

    Şöyle ki; feminizm ve kadın tazyiki, kadın “hak”larının köpürtülmesi olgularıyla Hz. Peygamber’in (S.A.V), evinde eşlerine karşı sergilediği örneklik arasındaki ince çizgiyi nerede aramalıyız?

    Yani mesela -hasbelkader- çalışmakta olan hanımına bulaşık makinesine tabak dizmekte ara ara yardımcı olan, hamileliğinde çamaşırları seren, meyve tabağını bazen kendisi hazırlayan müslüman erkeği feminizm baskısından etkilenmiş gibi, İslama uygun bir yuvanın atmosferinden çıkmış gibi değerlendirebilir miyiz?

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Bir erkek hanımından korktuğu için öfleyip püflemesin diye ya da hanımı da evde az yorulsun da işinden geri kalmasın diye ev işi yapıyorsa o zaman sorun vardır. Yoksa niye sorun olsun ki?

    • Feyza diyor ki:

      Nazif bey, elbette hayir. Bir erkegin ev islerinde Efendimiz asv’in Sunnetine uyarak hanimina yardimci olmasini “feminizm” baskisindan etkilenmis olarak nitelendirmek degil konunun cikis noktasi ve bu abesle istigal olur.

      Burada daha evvel defalarca zaman zaman evde rol degisiminin evliligi renklendirdigini soyledi, hatta (sahsim adina ben) kendi ailemizden de ornekler vererek hep aktardik. Ya da evli abilerimi/kardeslerimiz evde hanimina yardimci oldugundan bahsettiler.

      Aradaki fark su ki, arasira yapilan rol degisimini ya da asli vazifelerin belirlendigi bir ortamda, yani erkegin evin gecimiyle mes’ul olup kadinin da evi ve cocuklarinin bakimi vazifesini oncelikli ustlendigi bir ortamda bu gibi yardimci vazifelerin olmasi gayet dogaldir hatta guzeldir.

      Ama ev gecindirme mesuliyeti kadin ve erkek arasinda esit sekilde paylasildigi zaman ortada kalan ev isi ve cocuk bakimi sorunlulugu da ortadan ikiye ayrilirsa ve iki kisi de asli rolunu belirlemeden yardimci rolleri asli rolu gibi benimserse o zaman ne kadar dogal gibi gozukse dahi bu kadinin zamanla dis dunyanin tesirine fazlaca maruz kalmasi sonucu -ekseriyetle- biraz erkeksilesmesine ve erkegin de biraz kadinsilasmasina sebebiyet verebilir demek istedik. Bu tesbiti gecen gun paylastigim prof.Dr. Nevzat Tarhan’in yazisinda da ince bir detay seklinde gorebilirsiniz.

      Asli roller sahibini bulduktan sonra ise yapilan ev ici yardimlasma, arasira yapilan ufak tefek rol degisimi evliligin tuzu biberi ve rengidir.

      Efendimiz asv in hayatina da baktiginiz zaman hanimina yardim etme sebebi haniminin evin nafakasini temin icin gun boyu calismasi degil. Efendimiz asv kendi isini kendisi yapmayi Sunnet edinmis ve bize de bu Sunneti tavsiye etmistir. Bu Sunnetin bir parcasi olarak bunu gorebiliriz ya da insanlarin icerisinde kulfeti en az olanin hayirli oldugunu bildirmesinin bir hikmeti olarak anlayabiliriz.

      Fakat sebebi rollerin surekli degisimi ve karismasi degil bunun altini cizmeye calisiyoruz. Iki tarafin da hizmet sahasi bellidir fakat arasira komsu sahaya da el atarlar. Fakat o sahayi komple sahiplenmezler. Orn bazen erkegin yetisemedigi yerde kadin alisverise cikar bazen erkek cam siler hali yikar. Ama genel tabloya baktiginiz zaman asil ev ici sorumluluk kadina ve disari sorumluluk ise erkege aittir ve iki kisi de bunun bilincindedir. Iki sahadaki rol paylasimini ve degisimini ev sahibi ve misafir gibi dusunebilirsiniz.

      Calisan hanimlara ise esleri mutlaka yardimci olmalidir. Cunku nafakada hanim nasil yardimciysa erkek de bu musterek hayata gonullu girdigi icin bir ev hanimina nazaran calisan hanimina daha ozveri ile yardimci olmalidir. Bunu da daha onceki yorumlarimizda belirttik. Aradaki ince cizgi iki tarafin asil sahave sorumluluklarinin bilincinde olabilmesi.

    • Cihad diyor ki:

      Nazif Bey’e,

      Eğer eşler rollerini kabul ediyor ve buna göre davranıyorlar ise yardimlasmalarinda pek bir sıkıntı olmaz. Yani kadın evin içi, erkek evin dışı olarak bir rol paylaşımı söz konusu ise ihtiyaç olduğunda birbirlerine el atmaları bir problem teşkil etmez. Bilakis muhabbete vesiledir.

      Ancak,

      Toplumsal hayat içinde bu olguları kabul etmediginizde yani rolleri kabul etmediginizde önemli bir tehlikenin ilk adımını gerçekleştirmiş olursunuz. Yani buna isnad eden hiçbir delil yokken ve bize bir emir de yokken ve üstelik çocuk yetiştirmek,eşler arası munasebete zararı varken (bunlara çok değinildi, özet geçiyorum) sırf biz böyle çok mutluyuz,biz böyle yaşamak istiyoruz, biz böyle yapabiliyoruz diye bunu savunuyorsaniz. Kriterinizi yanlış seçmiş ve toplumda hızla büyüyen bir tehlikeye kapı aralamis olursunuz.

      Peki nedir o tehlike??

      Tabiki LGBT tehlikesi. Bu işin ilk adımı cinsiyete ait rolleri kaldırmak, ikinci adımı cinsiyeti ortadan kaldirmaktir. Çünkü cinsiyet ve rolleri birbiri ile irtibatlı yani lazım ve melzum kabilindendir. Yani erkek ve kadına ait rollere yalnız ben böyle istiyorum, böyle mutluyum diye karşı cikiliyorsa, yarın yani bir iki nesil sonra oğlumuz ben travesti olacam, ben erkeklerden hoşlanıyorum, ben böyle mutluyum derse ne diyebiliriz ki. Öyle değil midir ki o da öyle mutlu. Batı toplumları bunun en yakın, en ibretlik şahididir..

      İşte bizim karşı çıktığımız nokta burasıdır. Yani kadının topyekün ve toplumsal olarak çalışması bu millet ve toplum için tam bir felaket olur. Yoksa bazı fertler hususi olarak kabiliyet ve istidadina göre bazı kararlar alıp uygulayabilirler. Umuma teşmil etmedikten sonra topluma bir zararı yoktur bilakis faydası vardır. Asr-ı saadette yaşanan ise bundan hiçbir farkı yoktur. Asr-ı saadette ne yaşandığını anlamak için ümmet tarihine ve ulemaya bakmak gerektir. Yoksa bazı şeyleri cimbizlayarak o zamandaki sosyal hayatın nasıl yaşandığına dair bir fikir sahibi olmak bizi yanlışa götürebilir.

      Nazif Bey bakınız İmam Şafi Hazretleri umum İslâm ulemasinin kabul ettiği bir düsturu nasıl ifade ediyor.

      “Ümmetin söylediklerinin tamamı, sünnetin şerhidir. Sünnetin tamamı da Kur’ân’ın şerhidir. Kur’ânın bütünü de Yüce Allah’ın güzel isimlerinin ve yüce sıfatlarının şerhidir.”(İmam Şafii)

      Asr-ı Saadeti anlamak istiyorsak tarih boyu ümmet nasıl yaşamış ve ulema nasıl hükmetmis buna bakmalıyız. Buraya baktığımız zaman yaşanan ve uygulana gelen şu dur ki, kadının yeri evidir ve çocuklarının yanıdır. Kadın evin içinde müdür-ü dahilidir ve evin içinden öncelikle o sorumludur.Tarih ve ulema bize bunu söylüyor.

      Yaşanmış 1400 yılı ve milyonlarca ulemayi ve tefsirlerini yok sayarak. Yaşanan bu süreclere erkek fikihcilarin ve alimlerin kadınların hakkını gasbetmis gibi bakarak o kamil ve fazıl insanlara -aslında kendinde olan cinsiyetçiliğini- o insanlara yakıştırarak büyük bir haksızlık yapmis ta oluyor.

      Ümmetin tarihî boyunca ortaya çıkmış ilimler ve sosyal pratikler zamanın akışı içerisinde müslüman kimliğinin inşaası ve müslümanca duruşun muhafazasindan başka bir şey değildir. Dolayısıyla Kur ‘an,sünnet,asr-ı saadet,sahabe gibi öz kaynakları topyekün değerlendirmeye tâbi tutan ulemanin söylediği bizim için geçerli bir kriterdir.

      Yoksa Asr-ı saadetten cimbizlayarak veya kendi yaşantısına göre yorumlayarak aktaran kesim sizin kafanızı karıştirmasin. Böyle birine denilseki hanım sahabelerin kahir ekseriyeti çarşaf giyer ve peçe takardi (ki buna isnaden ümmet tarihinde kadınların büyük çoğunluğu çarşaf giymiştir.) ve erkeklerle perde arkasında görüşülürdü. Hadi sende böyle yapsana derseniz. Bu zamanda böyle şey olurmu diye tepki verecek ve pardesü eşarp ile de tesettür olabilir diyecektir. (yanlış anlaşılmasın madem asr-ı saadetten misallerle gidiliyor bunu yapın makamında söylüyorum, pardesülü hanımlara bir sözüm yok.)

      Fakat aynı kişi Hz. Peygamber zamanında binlerce erkeğin katıldığı bir savaşa katılan 3-5 tane kadinin ismini vererek savaşma işinin bir erkek işi olmadığını iddia edebilir. Veya kadınlarinda bu işi yapabileceğini iddia edebilir.Bu kısmı tam bir illüzyondur. ( Bu iddia mi lütfen hafife almayiniz çünkü moderniteye kendini kaptırmış dindarlarin idaresindeki bu ülkede Jandarma Genel Komutanlığı 8 bin kadın astsubay ve subay kadrosu açtı ve sadece kadınlar basvurubiliyor. Bu kadar işsizlikten evlenemeyen erkek varken üstelik. Bu işin arkasında Asrı saadeti böyle bir okuma olduğu aşikardır..)

      Çok uzattım özetliyorum…

      Modern zamanların bize dayattığı modernist icaplarına, tarih,ümmetin icmaı, ulema gibi hususları bir kenara bırakarak, tam da İslamdan kılıf bularak normalleştirmeye çalışan modernist ve tahripci zihinleri pek dinlemeyiniz derim. Tercih sizin…

      Allah’â emanet olunuz..

      Not: Nazif Bey tartışmaları takip ettiğinizi düşünerek, bazı konularla irtibatlı olarak genişçe yorumladım. Bu sebeple biraz uzunca oldu. Okuma zahmetinde bulunup vaktinizi aldiysak hakkınızı hela ediniz..

      • Nazif diyor ki:

        @ sadece fatih , cihad beyler ve feyza hanım
        Ilginiz ve açıklamalarınız için çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.
        Bizim durum, bahsettiğiniz Islami ve toplumsal açıdan problemli — kalıcı hadiselere benzemiyor.
        Eşimin çalışmasını istemedim. Fakat yoksul ailesinin ihtiyaçlarına destek olmak isteğini bir müddetle sınırlı olması şartıyla kabul ettim.
        Ikimiz de namazlarımıza dikkat ediyoruz. Evimizde tv yok. Kitap okuyoruz genelde.
        Eşime evdeki yardımım tamamen insani ve vicdani. Başka bir kaygım yok.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Estağfurullah Nazif Bey.

          Eşiniz size her durumda saygı duyup kocası biliyorsa siz de ona karşı sevginizi esirgemeyip çalıştığı için değil ahlaklı olduğu için değer veriyorsanız sorun yok. Kaldı ki özel bir durumunuz var. Siz de Allah razı olsun eşinize destek oluyorsunuz.

          Bir arkadaşımın hanımı doktora yapıyor mesela. Arkadaşım mezun olsa dahi hanımının çalışmasını istemiyor. Ancak madem okumaya meraklı sonuna kadar arkasındayım diyor ve ev işlerine yardım ediyor.
          Yani hanımıyla diploması için eve para getirecek diye evlenmemiş. Hamileyken kadınlar mutfağa bir süre giremez hani. Bu süre zarfında hanımını mutfağa sokmayıp kendi yemek yapan arkadaşlar var. Ben de yaparım, bekarken alıştım zaten ki elime mi yapışır. İnsan hanımına kıyabilir mi? Yalnız bunu buradaki sözde kadın hakları savunucularının anlamasını beklemiyorum, sevgiyi unutan, kocamıza yemek yapmak farz değil ki diye imâda bulunan, gül gibi evi bırakıp dışarıda çalışmayı marifet gören bayanların…
          Acı olan da şu. Evine bağlı vicdanını yitirmemiş bir çok hanım hayat şartları sebebiyle ya da kocasının zoruyla çalışmak zorunda kalıp yuvasından koparken, kocasının maaşı yetebileceği halde sırf daha fazlası için çalışan bir kısım tuzu kuru bayanlar geliyor çalışan kadın reklamı yapıyor…

        • Cihad diyor ki:

          Nazif Bey’e,

          Allah yuvanizdaki huzur ve bereketi daha da ziyadeleştirsin kardeşim. Ev hayatının öneminin farkında ve anneliğin şuurunda ve eş olmanın sorumluluklarının idrakinde bir insan ihtiyaç miktarı ve süreli olarak ve helâl dairede çalışıyorsa bize söz düşmez. Haddimize de değildir.

          Allah kolaylıklar versin..AMİN

  12. sevgi diyor ki:

    Herkesin akın akın AVMlere koştuğu bir dönemde, müze arayıp bulan, çocuğunu bilim merkezine götüren, tatil anlayışı lüks oteller değil bağlar bahçeler ormanlar olan bir ailenin bir akşamına konuk olup, bulaşıkları makineye yerleştiren kocayı görünce de kadına feminist diyorsunuz! o kısmı ne yapsak acaba?
    O bahsettiğinin programları izleyecek TVsi bile bulunmayan bir ailenin bir gününe şahit olduğunuzda eğer erkek çocuğa bakıyor ve kadın okula gidiyorsa siz yine feminist dersiniz bu kadına değilmi? Yada feministtir ama farkında değildir, farkına vardırmamız gerekir o vakit.
    Erkeklerin aşağılanması kısmı var birde tabi. Şimdi aşağılanmış bir erkek modeli çizeyim, yazık gençliğinin baharında daha hevesleri en dorukta gence evlenmek istediği kız önce maaş, sonra ev, sonra araba soruyor. tabi toplumda yer edinmek adına nişanın bilmem nerde düğünün falanca yerde yapılmasınıda şart koşuyor. Erkek hiç aşağılanmadan iki günde bir kızın ailesinin evinde ağırlanıp eli sıcak sudan soğuk suya sokulmuyor. Tabi bilmem kaç ay taksitle (faiz diyelim kısaca) alınmış saray mobilyalarıyla döşenmiş kendi evi de var ama niye orada yaşasınlarki hanım kızımız nerde isterse orada yaşanır orada yenir içilir. At gözlüklerimizle baktığımızda bu gencecik delikanlı hiç aşağılanmaz, son derece reistir ve harika bir aile örneğinin bir parçasıdır.
    Aşağılanmadığını zanneden, aslında süper antifeminist eşe sahip olduğunu düşünen beyler belki birazda bu yönden bakmak isterler.
    Birde her konuda 50 ila 100 arası lafı geçen bu feministlik nedir Allah aşkına ben halen daha anlayamadım da. Ama güzel olan her konuya çok güzel uyum sağlıyor, iyi birşeymiş bulan muradına ermiş.

    • Feyza diyor ki:

      Bahsettiginiz tablo klasik ic guveysi giden bir damat tablosu ama sizin anlayisinizla, “damat da halinden memnunsa”, “ISTEYEREK” bu hayati tercih ediyor ve “KENDI RIZASIYLA” kizin ailesinde vakit geciriyorsa [tipki bulasiklari makineye dizip gunduz rizasiyla cocuk bakan erkek modelinde oldugu gibi], bu tabloyu da oldukca hosgoru ve bireysel ozgurluk olarak okuyup algilam dusunuyorum. Neden asagilansin ki, nisanlisi zorla mi saray gibi ev dosetmis veya kocasini silah zoruyla mi annesinin evinde agirliyor? At gozlukleriyle bakmaniza gerek yok bu durumda kendi gozlerinizle bakmaniz yeterli. Cunku buraya kadar olan, zaten sizin bakis acinizin bu tabloya uyarlanmis bicimiydi.
      Sizin deyiminizle “bulasiklari makineye dizen erkek asagilaniyorsa bu tablodaki erkegin durumu nedir? Asil asagilanan bu adamdir.” Ben de size diyorum ki, siz ilk orneginizdeki tabloyu asagilanmis erkek gibi degil de hanimina gonul rizasiyla yardim eden mutlu bir erkek olarak nitelendiriyorsaniz, ic guveysi gibi bir yasami secen ve saray gibi ev doseyip.pahali mobilyalarda oturan daha dogrusu oturmayan erkegin de durumu kendi tetcihidir. Bunu neden “at gozlugunu takarak” okumayi “SIZ” tercih ediyorsunuz?
      Ya da dogru ve daha dogru kavramlarini tek belirleyen sey “insanin salt kendi MUTLULUGU”ise, siz neden tv dizisi izleyen bir kisiye nasihat edercesine “izlemeyin izlettirmeyin” deme hakkini kendinizde goruyorsunuz? Belki diyorum o kisi de o sekilde MUTLU?
      Diger kisi de luks mobilyalariyla mutlu, o kadin veya bu adam veya herhangi bir kisi de tercih ettigi hayatiyla mutlu. Bu bakis acisina sahipseniz kimseyi izledigi tv dizisi veya saray gibi evi uzerinden elestiremezsiniz. Asagilandigini dusunemezsiniz.
      Kendi tercihiyle mutludur diyebilirsiniz hepsi bu.
      Mutlak dogruyu rehber edindiginiz zaman ise gordugunuz ve sundugunuz ornekleri bu rehberin isiginda tartar, dogruluguna ve yanlisligina o zaman hukmetme hakkina sahip olabilirsiniz. Kriteriniz spesifik degerleriniz ise her insana ayni saygi ve hosgoru ile yaklasmak mecburiyetindesiniz.

      • sevgi diyor ki:

        Evet haklısınız sadece dıştan görünen şekliyle birisine aşağılanmış demek çok yanlış oldu. İnsanlar isteyerek severek yapıyorsa niye aşağılansınki? Sadece duyduğumuz görmediğimiz örnekler üstünden insanlara çirkin ithamlarda bulunmak ne kadarda yanlış bir davranış. Beninde yazdığım çok yanlışmış.
        TV konusu çok farklıydı ama hem izleyip hem şikayet edenlere izleme o zaman demek son derece mantıklı aslında! Mutlu insan şikayet etmez heralde, bilemiyorum…

  13. elifkk diyor ki:

    Sema Hanım
    Kesinlikle katılıyorum. Özellikle son yıllarda. Bunun için televizyona bile bakmak yeterli. Dizilerden farkediyoruz. Dizi isimleri bile kadına yönelik.”Kadın”mış, Türkan mış. Hep kadınların zorlukları hep kadınların çektikleri. Normalde dizi izleyen biri değilim ama geçen yeni başlayan bir dizinin ilk bölümünü izledim ve çok şaşırdım. İlk kez bir babanın çektikleri anlatılıyordu. Eşinden gördüğü zulüm, eşinin aç gözlülüğü anlatılıyordu dizide. Dizi hala devam ediyor ve kadının eşine karşı tavırları karşısında ben bir bayan olarak erkeğin yerine koydum ve ”hakikaten dayağı hak ediyor ” dedim. Neyse bu sadece dikkatimi çeken ufak bir detay.

    Reklamlar da öyle.Geçen bir mücevher reklamı izledim. Reklam aynen şöyle ” Bir erkek bir kadına tek taş alarak evlenme teklif ediyor ama ne oluyorsa ayrılıyorlar ve kadın kız arkadaşlarının ona aldığı mücevher bileklikle mutlu oluyor 3 kadın mutluluk pozu veriyor ve verilen imajda ”bir erkeğe ihtiyacımız yok mücevher takmak için”

    Ve daha o kadar çok şey var ki ”biz herşeye değeriz” diyenden tutun da daha neler neler. Ortada adaletsizlik var.İyi kadınlar olduğu gibi iyi erkekler de var. Eşinden zulüm gören kadın olduğu gibi erkek te var.

    Medyaya yansıyacaksa adaletli yansımalı. Bugün bir kadın cinayeti günlerce konuşulup bütün erkeklere cani gözü ile bakılırken geçen haberde okuduğum kocasını sırf aldattığı erkek yüzünden öldüren kadın sadece sıradan bir haber gibi geçti. Bu adaletsizlik.Peki bu durum sonucunda ne oluyor ?

    Bizim oralarda ”KENDİ TOPUĞUNA KURŞUN SIKMAK ”diye bir söz var. Yani bunun sonucunda erkeklerde madur oluyor ama kadınlar kendi topuklarına kurşun sıkıyor. Zararın en büyüğü yine kendilerine dokunuyor ama geç farkediyorlar yada hiç etmiyorlar.

    • sevgi diyor ki:

      Birilerinin çıkıpta bizim toplumumuza uygun diziler yapmasını bekleyip, bazılarını diğerlerinden iyi bulup övmeye çalışmak yerine hiç izlemesek mi acaba dizileri?
      Hele reklamlarla belki hiçde vakit kaybetmesek mi acaba?
      Zamanla belki konu komşu eş dost derken bu sözde çok önemli medyaya ilgi azalır, en azından bazı kesimler korunmuş kalır. Diğerlerinin de ne hali varsa görsünler deriz. Bilemiyorum bence denenebilir…

      • elifkk diyor ki:

        Sevgi Hanım
        Konu dizileri yada televizyonu izlemek değil.Çarpıtmayalım lütfen!!Ülkemizde maalesef ki bunun önüne geçilemez, ben ki pek dizi izlemeyen birisiyim, hal böyle olduğu takdirde dikkatimi çekiyor ki siz günün önemli kısmını tv izleyen kişiler açısından düşünün.Onlar kimbilir nasıl hipnotize oluyorlar. Ayrıca subliminal mesaj dediğimiz bir gerçek var ve bizim ülkemizde subliminal yasası yok.Televizyon izlemeyi engellemeyiz daha doğrusu çok uzun vadede ancak engellenebilir onun yerine reklamlar, diziler ve var olan programlar sadece tek taraflı olmamalı, bilinç kazandırmalı. Denetimli, örfümüzü anlatan, bize hassasiyetlerimizi hatırlatan programlar yapılabilir.Ayrıca ”ne hali varsa görsünler ”fikri müslümanca bir fikir değil bize yakışmaz. Biz Ebu Cehil’in kapısına tebliğ için defalarca giden ve her seferinde de kovulan Peygamber’in (s.a.s) ümmeti değil miyiz ?
        Temizliğe evimizden ve çevresinden başlarsak her yer pırıl pırıl olur. Yani bizim ilk olarak kendi evimizde ve çevremizde dinimizin emirlerini anlatıp, men ettiklerinden de men ettirmemiz lazım ki bir şeyler düzelmeye başlasın. Evvela kendimizden başlamalı, evvela samimiyet, evvela diğergamlık :)

        • sevgi diyor ki:

          Bazı dini yayın yapan kanallar hariç (onlarda bile eleme yapıyoruz aslında) diğer hiçbir kanaldan umudum yok, yaptıkları en masum işte bile asla prim verip takdir etmemeyi uygun görüyorum. Tv dizileriyle Ebu Cehilin kapısına gidip tebliğde bulunmayı aynı kefeye koyup o kadar abartamıycam durumu. Evet bu dizileri yapanlar, takdir edenler, gününü gecesini bunlara harcayanlar için ne halleri varsa görsünler diyorum, keşke güzel işler yapılsa da onlarda saatlerini öldürken bilgilenseler (!) diyemiycem ne yazıkki.
          Ben medya denen metaya karşı iyi niyetini yıllar önce kaybetmiş, göz ardı etmekten başka çare bulamamış bir insanım. Ve evet hem şikayet edip hem izleyenlere izlemeyin, iyi niyet beklemeyin bu sektörden diyorum…

          • elifkk diyor ki:

            Sevgi Hanım
            Konuyu nasıl böyle anlayıp çarpıtıyorsunuz şaşırıyorum. Yazdığınız yorumu ve benim size cevabımı aynen kopyalıyorum. Tekrar dikkatli okuyun. Belli anlamamışsınız.
            Sizin Cevabınız
            ”Diğerlerinin de ne hali varsa görsünler deriz. Bilemiyorum bence denenebilir”
            Benim Cevabım :”Ayrıca ”ne hali varsa görsünler ”fikri müslümanca bir fikir değil bize yakışmaz. Biz Ebu Cehil’in kapısına tebliğ için defalarca giden ve her seferinde de kovulan Peygamber’in (s.a.s) ümmeti değil miyiz ?”

            Anlamınızı ümit ediyorum. Sevgiyle kalın :)

  14. faruk bölükbaşı diyor ki:

    sema hanım hayırlı olsun yazılarınızı zevkle okuyoruz

  15. koray diyor ki:

    hayata bir kez bile bir ekmek parası için çalışmamış ancak eşinden istek arzuları bitmeyen. mahkemeye gidersem donuna kadar alırım diyebilen kadınlarımız var artık. okuyup da eşine bile muhtaç olmamayı kafasına koymuş kızlarımız. güçlü olmak mı erkeğe tepeden bakmakmı. lafta okadar gçlüler ki. mahkemede okadar güçsüzlerki. devlet bile inanıp ömür boyu nafaka veriyor. sonra güçsüz olan okadına çocukları. lafda erkelerden güçlüler. bir askere gitseler. 40 .50 kilo karda yükle klimetrelerce yürüseler .çatışmaya girseler. komutanlarından dayak yeseler. ağır sanayide çalışıp kadın diye kayrılmadan hakarete uğrayıp eşim var çocuğum var deyip çalışsalar. yok. be islamın onlara bahşettiği sultanlığı ayakları ve elleri iten cinsler. toplum bedelini ağır ödeyecek. önce göçmenler alıp. sonra da türkleştirmeye çalışacak .ülke belki zengin olacak ama. asla birlik olmayacak olamayacak. yalınız mutsuz. bireylein olması yolunda hızla ilerliyoruz

  16. Emre diyor ki:

    Hocam ATV denen feminist kanalda Sen Anlat Karadeniz diye yine aile düşmanı bir dizi başlıyor. Feminizmi haklı göstermeye çalışan bir proje. Fragmanından anladığım kadarıyla adamın karısını başka biri kurtarıyor. Sonunda da ona aşık olacaktır kesin. Namussuzluğu şirin göstermeye çalışacaklar. Her zaman yaptıkları gibi. Buna çözüm üretmek gerek yoksa gidişat çok kötü. Facebook tan koca bulup kocasını terkeden insanlarla dolacak heryer.
    Yaşadığım yerde bir adam anlatıyor. Karıma çalışmana gerek yok dedim zorla çalışmaya başladı. Sonra birine aşık oldu ailemi yıktı diyor. Adamın psikolojisi bozulmuş. Gitse öldürse nolacak. Sonuç bu işte. Özgürlük dedikleri namussuzluktan başka birşey değil.

    • sevgi diyor ki:

      ATV denen kanalda ne gösterildiği sizin için neden önemli bu kadar? ne gibi bir iyi niyet bekliyordunuz da bu kanaldan ve benzerlerinden hayal kırıklığına uğradınız?
      şikayet üretmek erinde çözüm mü üretsen acaba?
      şikayeti RTÜKe yapmayı son derece yerinde bulurum o ayrı konu tabi.
      Ama bu şikayetlerden de ne fayda gelir bilemem, o yüzden en gerçekçi çözüm izlememek izlettirmemek. sadece o bu şu değil hiçbirini. Tv izlemeden de hayat devam edebiliyor.
      Sizde demişsinizya her zaman yaptıkları gibi. Bunlara verilecek en güzel ceza zaten izlememektir, ben çoğu zaman sosyal medyada yapılan anti-propagandaların bile bir reklam olduğunu düşünürüm, böylece merak eden üç beş kişi açıp izler. Yok saymak, görmezden gelmek, itibar etmemek en olası çözüm günümüzde. Herkes yakın çevresini bu yönde yapılandırsa umarımki bir kısım insan en azından korunmuş kalır.

    • Rabia diyor ki:

      katılıyorum emre bey ve maalesef ailem sosyal biri olmadıklarından günün güzel vakitlerini ilim açıcı kitap ve benzerini okumakla meşgul olmadıklarından bütün gün hipnoz gibi açık olan senaryosu bozulmuş senaryoları izliyorlar bizde yanlarında büyüğümüz deyip bişi yapamıyoruz yahu ne kazanıyorlar ki o kadar çok ta reklamlar çevriliyor üzücü ama gerçek vefa ve duyguları sömüren kanalları gördükçe artık eski türk dizilerine masum gözü ilen bakıyorum hiç mi düşünüp empoze etmezler hiç mi düşünüp durup biz ne yapıyoruz ahirette bize bunları sormayacaklar demezler hayrlı bir işe teşebbüs etmek sevdirmek niye bu kadar zor olmaya başladı önce kendi nefsime söylüyorum Rabbim hak ile batılı reşid olarak göstersin ahir zeman felaketlerinden bizleri korusun bizleri dini üzerinde sabit kadem eylesin fereç mahreç kapılarını açsın inşaAllah Allahumme amin :(

      • sevgi diyor ki:

        Amin Rabia Hanım,
        Eski masum türk dizileri diyince yazmak istedim. Bir ilkokula giderken bir dizi vardı apartmanda geçen, o zamanın gözde dizisiydi, her pazar ülkenin büyük bölümü onu izlerdi. Bizde izlerdik ailece. Zaman zaman eşimle onu konuşuruz, birkaç kesit aklımıza gelir inanamayız nasıl o durumlar normal gösterilmiş, nasıl toplum dejenere edilmeye çalışılmış ve sorunda da edilmiş. O zamanlar TV izlememe gibi bir yaklaşımda yokmuş demek ki çoluk çocuk izlemişiz.
        O sebepler hiçbir ESKİ diziye de masum diyemiyorum ben. O zaman o kadar dejenere edebiliyorlardı şimdi bu kadarına cesaret edebiliyorlar, dahada izlendikçe yarın neler olacak Allah bilir.

        • Rabia diyor ki:

          masum derken bu zamanın iğrenç pis şeytanın oturup keyif yapacağı senaryolarına nazaran o zamanki senaryolar masum kalıyor demek istedi bu fakir lakin sizin zeki açık görüşlü bir bayan olduğunuz yorumlarınızdan anlaşıldığından bu ince ayrıntıdan çok o zamanın dejeneresini fark edip müdahale ettiğinizi betimleyip anlatmanızı Allah için takdir etti bu fakir, o kadar ki nasıl yakın çevrenizi yapılandırdı iseniz o küçük kesim bir araya gelmişiz cesaretlerini kırabilmiş isiniz ki iyice sapıttılar saçma sapan dizilere yöneldiler :) gerçekten çok büyük başarı tebrik ederim

          lakin o dediğiniz dizi türlerini biz o zemanlar çalışmaktan izleyemezdik izlediklerimizde türk sineması idi orda kötü karakterler belliydi iyi karakterlerde belliydi lakin şimdi şeytani senaryo olduğu ap açık olan bu diziler nasıl izleniyor kabul görüyor anlamış değilim Rabbimi anmayı unutmaktan Rabbimin yolu dışındaki yolları benimsemekten Rabbime sığınırım

          inşaAllah ailemde çevremde tamamiyle bilinçlenir olumlu yapıcı eleştiri yapan sizin gibi bacılarım çoğalır

          bu dizi meselesinde elhamdulillah babam biraz daha bilinçli daha çok öğretici belgesel izledikçe oturur bu fakir nur babası ilen izler :) inşaAllah yarınlarımız aydınlık olur dua ilen can bacım

  17. Emre diyor ki:

    Hocam çok harika anlatıyorsunuz ama bunları ne zaman görecekler. Ne zaman bunun düşmemesi için bir çalışma yapacaklar. Reis’ten talebim keşke sizi Aile Bakanı yapsa da bunlar üzerine çalışma yapabilseniz. Siz bu fikirleri savunuyorsunuz. Ama yetmez bu fikirleri savunacak bayan arkadaşlar geliştirmelisiniz. Bu fikre sahip bir ordu kurmadan Gerçek Müslüman Kadın Profili oluşturulamaz

  18. Sadece Fatih diyor ki:

    Öncelikle hayırlı olsun diyeyim :)

    Ardından yazı başlığına geçeyim. Evet, erkekleri aşağılayınca yüceldiklerini sanıyorlar. Bu sitede bile erkeklere kafa tutmayı, laf yetiştirmeyi marifet gören bayanlar var ki fıtratları gereği kendilerinde olması beklenen bayanlara özgü zariflik ve nezaketi ne kadar koruyabildikleri üsluplarıyla ortada…

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Allah erkeğin eşi ile muhabbet etmesinden memnun olur, bundan dolayı ikisine de sevap yazar.Ve rızıklarını arttırır. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku