Eşim Değişir mi Uzman Bey?

18 Eylül 2014Not Defterimden5 Yorum »

imageEvliliğinde veya ilişkisinde sorun yaşayan eşlerin en çok merak ettikleri ve sorunun çözümü olarak gördükleri en önemli soru budur. Neden? Çünkü sürecin devamı bu sorunun cevabına bağlıdır. Bu sorunun cevabına göre çiftlerin değişip değişmeyeceği, emek verip vermeyeceği, sabredip sabretmeyecekleri hatta devam edip etmeyeceklerine karar verirler.Peki, gerçekten nasihat, öneriler, başkalarının yönlendirmesi veya terapiler ile eşler değişir mi? Cevap: EVET

Nasıl ki her insan her yaşta bilgi ve tecrübe ile değişim yaşarsa,evlilikteki ilişkisinde de değişimi mümkündür. Buradaki değişim kişilikteki değişimler olacağı gibi, evlilikteki rol, görev, algı ve bakış açısı ile de olabilir.

Değişimin mümkün olacağını belirttikten sonra değişimin nasıl olacağına değinmemiz gerekiyor. Evlilik terapilerine gelen çiftlerden kadınlar erkeklerin, erkekler ise kadınların değişmesi halinde ilişkide sorunların biteceğine inanırlar. Kendilerince sorunu (problemi) bulmuşlardır. Bize ise ya kimin değişeceğine karar vermemizi ya da nasıl değişeceğine yol göstermemizi öğrenmek için gelirler.

Bir insan istemedikten sonra hiç kimse onu değiştiremez. Bir eşin değişimi için terapi veya terapist yeterli değildir. Siz taraflardan biriyle istediğiniz kadar çalışın; yolları, çözümleri, karşı cinsi anlamayan biriyle istediğiniz kadar çalışın. Bir noktadan sonra olayın kilitleneceği yer ikisi arasındaki paylaşımdır.

Yani bir tarafı geliştirip, donanımlarla güçlendirirken diğer taraf yerinde sayarsa bu destek çalışması evliliği daha da bozucu hale getirir. Dengeyi bozar.

O halde eşinizin değişimimi için sizin de aynı düzeyde aynı anda sürece dâhil olmam gerekmektedir. Başta dediğimiz gibi herkes çözümü karşısındakine attığına göre, iki tarafında değişime ve çözüme ortak adımlar atması gerekir.

Eşinizin değişmesini, beklentilerinizi karşılamasını istiyorsanız değişime katkıda bulunmalısınız.
Bir başka nokta, hiçbir ilişkide bir taraf yüzde yüz hatalı olamaz. Eşinizin yaptığı hatayı mutlak olarak sürdürmesini sağlayan davranışlarınız mevcuttur.(yaptığınız veya yapmadığınız).

Çünkü bir hatada başlatıcı olduğu gibi sürdürücüde vardır. Sürdürücü olmazsa o hata sürekli olmaz ve sürmez.
Yani kavgayı başlatan kadar onu arttıran ve sürdüren tarafında etkisi önemsenmelidir. Tıpkı bağıran eşe diğer eşin hakaret etmesi veya bağırması gibi. Bir diğer nokta; kimse, sırf bir evlilik yürüsün, karşıdaki mutlu olsun ya da partneri istediği için değişmez. Birinin sizin için değişmesi için bunun karşılığını görmesi ve kendi bakış açısına göre bu değişime değmesi gerekmektedir.

Aslında evlilikte eşler ayna gibidir. Bir eş diğerinden aldığını yansıtır. Tabi ki ruhsal bozukluklar hariç. Bir insanın kendine iyi davranan, seven, sayan, değer veren birine kötü davranması zaten normal bir davranış değildir. Bu aşılamayan geçmiş olayların yansıması olabilir ancak.

Eşlerden aynı yöntemler ile farklı sonuç almanın imkânsızlığını belirtmiştik. Tıpkı fizik olayları gibi, ilişkilerde aynıdır. Aynı yöntemler aynı sonucu, aynı nedenler ise aynı süreci yaşatır.Düşününki yirmi yıldır x konusunda eşinizden beklentiniz karşılanmıyor. Devamlı hatırlatıyor her gün söylüyor, bazen
kavga ediyor, bazen küsüyorsunuz. Eğer bu tip yöntemler ile uzun yıllar sonuç alamadıysanız iki nedeni olabilir.

1.Beklentiniz eşinizin hiçbir zaman, hiçbir durumda karşılamayacağı bir şeydir.(ekonomik, fiziksel, zihinsel vs. yetersizlik). Bu durumda bu beklentiyi değiştirmek veya eşinizin potansiyeline uygun hale getirmek gerekir.

2.Uzun yıllar bu beklentinizden sonuç alamadıysanız, kullandığınız yöntemlerden vazgeçmelisiniz. Mesela yıllardır eşinin ilgisizliğinden yakınan kadının, bunu elde edebilmesi için sadece yakınması ve eleştirmesi gibi. Bu örnekten çıkaracağımız sonuç ise ilgi, yakınma ve eleştiri ile elde edilemez. En basitinden eleştiriyi kaldırmak bile sistemin değişimine neden olur. Yeri gelmişken belirtmek isterim, ilgisizliğin karşılığında eleştiren kadında eleştirilen erkekte rahatlar.

Kadın alamadığının bedelini ödetir. Erkek ise eleştirinin olumsuz hisleri ile ilgisizliğinin bedelini ödediğini düşünür. Cezasını çektiğinin düşündüğü içinde suçluluk ve pişmanlık hissetmez.

Eşinizin değişmesi için umudunuzu önce taze tutmak, sonrasında bunun size bağlı olduğunu söylemek isterim.

Unutmayalım ki, kendimizi değiştirmek bu kadar zor iken başkasını değiştirmek daha zordur. Oysa değişim karşılıklı yeni düşünsel ve davranışsal duruş sergilemektir. Bunun için ise önce kendimizden başlamalıyız.

Bir evliliğin sağlıklı gitmesi için illaki ruh ikizi olmaya gerek yok. Ya da illaki değişime, evrim geçirmeye gerek yok. İki tarafında çabalaması, hatalarından ders çıkarıp, kırmadan dökmeden destekli yürütmesi ile evlilikte mutluluk mümkün.

Uyuşamayan herkes karşısındakini değiştirmeye kalkışsa ülkemizde evlenenler kişilik kaybeder o halde çözümü eşimizi
değiştirmekte değil, onunla uyum sağlama yollarını aramakta bulmalıyız.

Kişisel kanaatim eşlerin değişmesinden çok, rahatsız edici davranışları azaltması veya değiştirmelerini öneririm.
Çünkü her insanın belirli davranışları rahatsız eder. Bir eşin her şeyinin sizi rahatsız etmesi ya onu sevmediğiniz anlamına gelir, yada mükemmeliyetçi tavrınızdan kaynaklandığını söyleyebiliriz.

Eğer eşiniz ile mutlu olmak istiyorsanız onu önce olduğu gibi kabul edin. Onu kabul ederseniz evliliğinize olan saygınız artar. Fakat kabullenmek demek onaylamak değildir. Mesela ben senin sigara içmeni onaylamıyorum ama kabullendim’. Çünkü kabullenmek onun gerçekliğini görmektir. Kaldı ki kabul ettiğimizde gerçekliğinden bir şey kaybetmez.

En tehlikeli değiştirmeye çalışma yöntemi kabullenmemektir. Hayatınızdaki insanın isteklerini, kültürünü, mesleğini, ailesini, inancını vs. kabul etmeden onunla mutlu olamazsınız. Çünkü bunlar onun varlık bileşenleridir. Ayrıca bunlardan vazgeçmesi sizin kesin mutlu olacağınız anlamına gelmez.

Hayatımızdaki insanın değişmesini istediğimiz yönü, eğer ilişkiye büyük bir çözüm katmayacak ise bu kredimizi de kullanılmamasını öneririm.

Okunma Sayısı : 6.960

Yorum yapın

“Eşim Değişir mi Uzman Bey?” için 5 Yorum

  1. hanne meryem diyor ki:

    öncelikle harika bir yazı bu, kendimden örnekler vermek istiyorum, 3 senedir evliyim ve eşimle büyük bir kültür sorunumuz var, ben memur çocuğuyum o ise bir esnaf çocuğu, üstelik ailenin küçük çocuğu ben ise ailemin büyük çocuğuym. evlendiğimizde vajinismus hastalığına sahip olduğumu anladık ve alanında iyi bir psikolokta terapiye başladım. eşimle aramda 10 yaş var ve açıkça söyleyebilirim ki bu dönemimde bana hep destek olmuştur, hatta psikoloğumuz bile eşim için türkiye ortalamasının çok çok üstünde bir erkek demişti :) psikoloğum sadece benm hastalığımla değil evliliğimle de ilgileniyordu ben zaten ona sürekli sorular da sorardm. terapi bitince her şey yoluna girdi, bu sefer ailesiyle ilgili sorunlar patlak vermeye başladı, bu halimi şuna benzetiyordum; yeni evli bir insan olarak üstelik eşimin yaşı 30a dayanmıştı, cinsel hayatımız yoktu ve bu vajinismus olayı öyle bir şey ki kabus gibi çöküyor insanın üstüne, eşimin hiçbir zaman bu hastalık yüzünden ters bir davranışına denk gelmedim ama bn çok üzülüyordum. hani insanın başına bir bela geldiği zaman tüm düşündüğü bu olur ve diğer şeyler insana basit gelir ya, sonra sorunlar kalkar ve sanki insan kendine sıkıntı yaratmak için en ufak bir şeyi bile dert edinir.. aynen durum buydu.. bizim sıkıntımız da çok şükür bitince başka şeyler çıktı. eşim dayanamayıp psikoloğu aradı zaten hiç irtibatı kesmemiştik, terapide bize memur ailesiyle esnaf ailesinin farklılığından bahsetti, eşim o zman kendisine geldi, benden şikayet eden ailesine de kültür farklılığımızın olduğunu ve bunun çok doğal olup zamanla geçebileceğini anlattı. şimdi bir kızımız var, sorunlar illaki oluyor ama biliyoruz ki arada sevgi oldukça aşılamayacak sorun yoktur…

    • .:. diyor ki:

      “o ise bir esnaf çocuğu”

      Yani esinizin ailesi isyerleri olan, fabrikator varlikli iyi bir cevrede yetismis birisi mi?

      “ben memur çocuğuyum”

      gecici kadro ile devlet isine alinmis ve sonrada memur olunuyor boyle birsey mi?

      yoksa

      Siz Devlet kademelerinde yuksek mevkilerde olan birisinin evladi, o da bakkal cocugu mu?

      Yapmayin Lutfen.

      “hatta psikoloğumuz bile eşim için türkiye ortalamasının çok çok üstünde bir erkek demişti :)

      Bu durum kultur farkini kapatmis, kultur farki geri planda kalmis …

      • hanne meryem diyor ki:

        şöyle açıklama yapayım, haklısınız aslında çünkü detaya girmeden anlatmaya çalıştım. ben polis çocuğuyum yani doğal olarak şehir şehir gezdiğimiz yerde akrabalarımız yoktu ve bn çok kalabalık bir ailede yaşamadım, eşimde dükkanları olan bir esnaf çocuğu ve tüm ailesi yani amcalar dayılar ‘dıdının dıdısı’na kadar herkes burda ve hepsi sadece yürüme mesafesi uzaklığındayken bu kalabalığa ve tabiki yaşamlarına alışmam onlara ayak uydurmam zor olmuştu. bahsettiğim mesele bu, psikoloğuma gelince ailevi sorunlar oluşunca eşim bana kendisi terapiye başlayalım diye teklif sundu ve psikoloğumu o aradı. ben daha sonra doktorla konuşunca kendisine; o teklif etti gidelim diye bende şaşırdım dedim. oda eşimi tanıdığı için böyle bir cümle kullandı.. yani çevremizdeki erkeklerin kaç tanesi eşine böyle bir teklifte bulunur? hatta doktorum bana bize gelenlerin çoğunluğu bayan olduğu için ben eşlerinide davet ediyorum ama onların buraya gelmeleri genellikle mümnkün olmuyor uzak durmayı tercih ediyorlar demişti -ki bu herkesçe bilinen birşeydir.-

  2. Işıl sarıhan diyor ki:

    ödüllü bir karikatür şöyleydi kuşlar gökyüzüde sırayla uçuyorlar.ikinci karede kuşların üzerine çizgi çekiliyor ve ortaya dikenli tel çıkıyordu.ufak bir dokunuş resmi ne kadar değiştiriyor. Bu yazıyı okuyunca bu karikatür aklıma geldi . Aslında hayatımızda küçük dokunuşlarla çok şey değiştirebiliriz.eşimizin üzerini çizmeden beraberce uçmanın yollarını bulmalıyız . Kaleminize sağlık ..

  3. pinar boran diyor ki:

    Guzel bir yazi olmus tesekkurler……Günümüzde evlilikler için en mühim konulardan biri beklentiler ve değişim .. Genel de değişimin kendisi de en büyük beklentiler içinde. . Ancak eşler karşılıklı bir değişim beklentisi içinde iken.. kendi değişimlerin göz ardı ediyor . Değişime önce kendisinden başlaması gerektiğini malesef kimse düşünmüyor. . Daha önemli bir sorunda değişimin bir yenilgi gibi algılanması.. Yani aslında haksız olduğunu bilse dahi geri adım atmak.istemiyor.. işte bu basit meselelerde bile ortaya çıkabilen bu çözümsüz çatışmalar evlilik bağını çatırdatıyor …değişim aslında değiştirmeden değil değişmekten de geçiyor. ..

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Çocuklarınızla yedi yaşına kadar oynayın, onbeş yaşına kadar onlarla arkadaş olun, on beş yaşından sonra da onlarla istişare edin.” ( Hz.Ali)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku