EŞİMİN HER İSTEDİĞİNİ YAPAMAM

Bir Adem Diyor ki…

Benim eşim de hırçınlar grubundan, bağıra çağıra bir şeyleri yaptırabileceğini sananlardan. Ben sabah işe, akşam işten sonra hiç bir yere (kahve, bilardo vs.) uğramadan doğruca evine giden ve elhamdülillah kötü alışkanlıkları (içki, kumar, sigara, yalan, zamparalık) olmayan, namazlarımı kılan birisi olmaya çalışıyorum.

Şu cümleyi yıllardır eşime söylerim. “Evine bağlı birisiyim, ben senin her istediğini yapamam (yapmam değil yapamam), böyle hırçınlaşma, bu şekilde hırçın olman bende tam tersi etki yapıyor. İstediğin (isteği neyse artık) neyse bu şekilde bana yaptıramazsın. Biraz yumuşak huylu ol, tatlı dilli olmayı dene.” diyorum.

Kendi annesini (Kayınvalidem Allah için çok akıllı kadındır.) örnek gösteriyorum. “Bak sana başkasını değil anneni örnek gösteriyorum, onun gibi olmayı dene.” diyorum. O da işine gelmiyor. (nedense)

“Senin her istediğini yapıyım da beni paspas gibi kullan değil mi?” diyor.

“Ben senden ne istiyorum” diyorum… “???” Boş boş bakıyor hiç bir şey söyleyemiyor. Daha bir şey başaramadım. (Ama bundaki en büyük sorumlu TV.)

Ben de ne yapıyım, kaderim bu çocuklarım var, sabır diyorum. Kaldı ki boşanıp başka biriyle evlenmeyi düşünsem farklı düşüncede biri olmayacağına %100 eminim.

30 lu yaşlardayım ve şunu uzun zaman önce tespit ettim. Mutlu evliliklerin arkasında mutlaka (AKILLI ve ahiretine önem veren, dünyanın bir imtihan olduğunu kavramış) kadınlar var. Ve bu kadınlar kocaları tarafından hakikaten (belki açıktan değil ama) baş tacı ediliyorlar.

Artık müslüman (veya kendini müslüman zanneden) kadınlarımız ahiretlerini düşünmüyorlar. Varsa yoksa dertleri, “işte komşumuz bunu almış, bizim ondan neyimiz eksik, biz de alalım, yok işte eltim kocasına bunu yaptırmış vs. vs.”

Kocalarına istediklerini yaptırmaktan mutlu oluyorlar ve kendilerini sanki bir savaş kazanmış zannediyorlar. Netice olarak tamamen dünya hayatına yönelmiş istekler. Kısacası lüks hayat istiyorlar (Ki bunları herkesin yapma gücü yok. Kaldı ki yapsanız bile ardı arkası da kesilmiyor.) Yine TV’den özenti tabi.

“EŞİMİN HER İSTEDİĞİNİ YAPAMAM” için 41 Yorum

  1. AHSEN diyor ki:

    Galiba bütün sorunların kaynağında kanaatkar olmayan bulduğuyla yetinmeyen kadınlar veya insanlar var.Erkekte aynı şekilde olabilir.
    Günümüz toplumu ve koşulları gerçekten kadını tüketim canavarı haline dönüştürdü.Şu tüketim çılğınlığı gerçekten insanı öyle bir esir alıyorki ben bu durumun tv den ziyade toplumun verdiği baskılar neticesinde ortaya çıktığını düşünüyorum.Ev gezmelerine giden kadın yada çevresinde gördüğü arkadaşlarının durumuyla kendini kıyaslayıp hep bir yarış haline giriyor evlenmiş kadınların genel olaRak aralarında konuştukları şeyler alınan eşyalar alınan kıyafetler konuşuluyor ve bu kadınlar arasında bir cazibe haline dönüşüyor aldığı bir kıyafeti hele birde gidip eşinin onA aldığını söyleyince büyük bir gururla anlatabiliyor bu onun egosunu inanılmaz tatmin ediyor.

    kadınlar evliliğine ve kocasının ona verdiği değerle büyük bir ego tatmini yaşamak istiyor.Genelde bu durum hep maddiyat üzerine kuruluyor kadın ne isterse kocası onu alsın istiyor almadığı takdirde başka yollara başvuruyor her insan işte tamda bu noktada bence kişiliğini belli ediyor.Ben bütün bunları insanın bir yarası olarak görüyorum yada kapitalizmin insanın insani değerlerini nasılda yerle bir etiğinin kanıtı.Mutluluk endeksimiz para üzerine kurulu zaten doymayan nefis daha fazlasını istiyor anneler babalar evlatlarını bu şekilde yetştiriyor her istediği ona alınınca zannediliyorki anne babalık yapılıyor oyka kimse çocuğunun doyumsuz ve kanaatsiz bir birey olarak yetiştirdiğinin farkında bile değil.

    Kızlar el bebek gül bebek erkekler sınırsız özrgürlük içinde büyüyor bu sınırsızlığın doyumsuzluğunu erkeklerde cinsel sapma ve özellikle şiddet konusunda kendisini dışa vuruyor.Herşeyin kolayına kaçıp problem yaşamayacağımızı düşünüyoruz bilakis tam tersi problemlere karşı çözüm bulmakta aklıı kullanmayan bireyler olarak yetişiyoruz.Birde bu sorunların temelinde sevgisizlik varsa bu insandan sağlıklı bir evlilik kurmasını beklemeyin.Gerçekten çok zor ALLAH kimseye geçimsizlik vermesin kadınlar veya erkekler evliliğin hiçde kolay olmadığını aksine mücadele ederek bir yuva kurulduğunun bilincine varsınlar herşeyide karşı taraftan beklemesinler.

    Önceden kadın evin hanımı erkek evin direği iken şimdi iki ayrı özgür insan olarak takılıyorlar.Bu zihniyet değilmeli.Bu kardeşimize acizane tavsiyem para konusunda oturup gelir gider hesabını belki birlikte yapabilirler böylece fazladan para harcamak isteyen hanım belki ihtiyaç fazlasına gerek olmadığını olmasından ziyade elindeki ve avucundakini dengeli harcaması gerektiğini anlayabilecektir.

  2. sefa ile merv diyor ki:

    merhaba kardeşim,
    ben de sizinile aynı şeyi yaşıyorum ama karşı cins penceresinden. bu durum da inanın cok daha zor. cunku istedikleri yerine gelmediği zaman fazlasıyla kabalaşıyor neticede o erkek ben de kadının ve bu nedenle sonuna kadar da haklı olsam alttan almaya calışıyorum yani olan hep bana oluyor
    allah yardımcımız olsun

  3. sadık urluca diyor ki:

    hocam, anlaşamıyorsan zorlamanın alemi yok, 30lu yaşlardayım diyorsun, yani türkiye ortalamasına vurursak aşağı yukarı bir 40 sene daha ömrünüz var, bu kırk seneyi heba etmeye gerek yok, bazen boşanmak farz olur bazen derler…bu gibi durumlar içindir…yazdıklarınızdan anladığımız kadarıyla defalarca düzeltmeye çalışmışsınız ama olmuyor, zaten olmazda, can çıkmadan huy çıkmaz derler…o yüzden kalan 40 seneninizi ziyan etmeyin, kendinize de karşınızdakine de cehennem olmasın kalan ömrünüz…oturup konuşun ve de anlaşarak boşanın, sonrasında da siz kendinize uygun başka bir eş, karşınızdaki de kendi istediklerini yaptırabileceği başka bir eş ile evlenir ve kalan ömrünüzde herkes istediği hayatı yaşar…merak etmeyin, ayrılınca türkiyedeki tek ailesi ayrılmış çift siz olmayacaksınız…eğer boşanma sonrasında da çocuklarınızla görüşmede bir sıkıntı çıkartmazlarsa herşey onlar için de daha iyi olur…huzursuz ve sürekli tartışmaların olduğu bir evde büyümekten daha büyük zararlar vermezsiniz…

    • .:. diyor ki:

      Her sey beklentileriniz dogrultusunda olmayabilir, birlikte konusup ayrilmaya karar verip de, ortak bir sozlesme bile yapip imza altina da alirsiniz. Hatta fedakarlik yapip bir cok onemli olacak durumu da gormezlikten gelebilirsiniz. Cocuklariniz vardir ve onlari da cok sevip dusundugunuzden dolayi, fazla da dedikoduya neden olmasin dillere dusulmesin diye daha sessiz ve cabuk halletmek ve yeni bir yasantiya baslamak isteyebilirsiniz.

      Butun bunlar olurken bir cok insan mudahil olup, bir yandan sizin aklinizi celip, sizi intikam icerisine sokmak isteyenler, bir taraftan da esinize benzer girisimleri yapip oc almasini saglamak isteyenler olabilir. Birlikte tatlilikla cozmeye calistiginiz bu durum bir anda adeta karsilikli savas durumuna da donusebilir. Birde en kotusu, tatlilikla cozmeye calistiginiz bu durumdan faydalanip intikam icerisine giren esinizin her yaptigindan haberdar iseniz, yasadiginiz o ev size cehennem olabilir. Inanin ki o evin icerisine sigamazsiniz.

      Boyle bir sureci yasayan bilebilir, bu herzaman kolay olmaz her kisiye gore de degiskenlik gosterir, cocuklariniz var ise, arkadas cevresinden ve aileler icerisinden surekli karisanlar var ise, bu durum adeta karsilikli guruplar catismasina donusur, Hele ulkemizde boyle bir Medeni kanun ve miras kanunu, bir de yeni cikti Aile ici (KADINA) siddet yasasi. Cok hemde cok zor be kardes.

      Bazen herseyi bilmemek herseyden haberdar olmamak daha iyi diyebiliyor insan, ya haberdar iseniz, size yapilan oyunlari tuzaklari, psikolojik baskilari, ekonomik baskilari, haysiyetsiz , onur kirici davranislari, cikar ve menfaatler ugruna gozunuzun onunde cocuklarinizi kullanmalarini goruyorsaniz ne yaparsiniz ki?

      1-) Yapacaginiz birsey vardir karsinizdakini uyarmak, ikna etmek, cozum uretmeye calismak, ama nafile ve beyhude cabalariniz sonucsuz kaliyor.
      2-) Ceketinizi alip gidersiniz arkaniza bile bakmadan, (Ama yillar, emekler, kucuk bir umut vardir duzelecegine dair icinizde fakat olamiyor, yapamiyorsunuz.)
      3-) Mucadele edeceksiniz kaderinize razi olarak karsinizdaki ordu ile veya mucadele edeceksiniz kisas a kisas olarak.)

      Varmi baska careniz? Karsinizdaki sizi farkli goruyorsa, kaile almiyorsa, gozu kenetlendigi, hedefe yonlendirildiginden baska bir sey gormuyorsa. Isin nereye varacagini bile tahmin bile edemiyorsa.

      Her insan anlasarak bosanamayabilir. Paraaaaaaaaa cok onemli bir etkendir bazi insanlar icin. Din, Iman, Ahiret, acima duygusu, Allah korkusu, haya, Insanlarin yuzune bakamama artik ne derseniz deyin, Gozu intikamdan baska birsey gormeyen icin ne yapabilirsiniz ki.

      En kotusu size menfaatleri ugruna, Parasal cikar ugruna, belki de sevmedigi halde, seviyormus gibi ve senelerce yasamadiginiz duygulari ozlemini cektiginiz, yillarca yapmasini beklediginiz seyleri, bu zaman diliminde yapiyorsa ve siz bu yapilanlarin hepsini % 100 kesin yalan ve sahte oldugunu biliyorsaniz. Bildiginiz bircok sey olup da soyleyemiyorsaniz veya soylemenize imkan verilmiyorsa…..

      Bir de bir cok konuda kusurlu olup da, esi tarafindan defalarca affedilen bir insan, donup de kanunlardan da yararlanip, arkadaslari ile, Cevresi ile, intikam la kazanc elde etmeye calisiyorsa. Tek dayanaginiz guvendiginiz caninizdan cok sevdiginiz, ugruna olebileceginiz yavrunuzu da bu oyuna alet etmislerse, evladinizi da kullanip size tuzak kurmuslarsa….

      Kusku cok kotu birseydir, Insani yer bitirir, Ama bir cok seyi bildiginiz halde cozmek icin ugrastiginiz halde cozememekte insani bayagi bir yoruyor, Insani kurtaran var ise imani oluyor.

      Sizin dediginiz gibi karsinizdakine de, Kendinize de, evlatlariniza da cehennem olur bu dunya..

      Eger ile bitirdiginiz sozunuzdeki gibi de olamiyabiliyor bazen, Cocuklarinizla gorusmenizede problem cikariyorlar, hatta sizi kotuluyorlar, surekli sikayet ediyorlar, surekli istiyorlar, size yapamadiklarini cocuklariniza yapabiliyorlar. Akliniza gelemiyecek bir cok seye bunu dami beee diyeceklerinizi bile yapabiliyorlar, hic ama hic acimiyorlar. (derler ya dusman bile yapmaz diye.)

      Bazilarimizin imtihani cok daha zor olabilir.

      Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! Çünkü orası kaderinin değişeceği yerdir.

      Mevlâna Celâleddin-i Rûmî

      • AHSEN diyor ki:

        yaşadıklarınızı çok iyi anlayabiliyorum.
        ALLAH yar ve yardımcınız olsun evladınız için herşeye katlanmak zorundasınız.

        • .:. diyor ki:

          Allah razi olsun.

          Iyi dilekleriniz icin tesekkur ederim. Hedefimiz ve gelecegimizin planlarinda evladimizin yetistirilmesi en oncelikli nedenimiz idi.

          • AHSEN diyor ki:

            cümlemizden Rabbim razı olsun..
            Bırakın evlenmeyi insanlar medeni olarak bile ayrılamıyor.Bazen kadınlar gerçekten ne istediklerini bilmiyorlar..Hatta bazen tek istekleri eşlerinden ayrılmışta olsalar hala kendisine bağımlı olarak yaşasın istiyorlar kendi beceremediği evliliğini karşı taraf sanki bu durumdan sorumluymuş gibi üstüne birde kendilerini haklı çıkarmaya çalışıyorlar ve birde çocuk varsa bütün olumsuzlukların kaynağındaki çocuk bu durumdan istifade etmek isteyen eş tarafından zalimce kullanılmaya çalışılıyor galiba bu durumdaki bir kadına artık bir eşinin olmadığını ve sadece eğitmekle mükellef olduğu bir evladının varlığının hatırlatılması gerek ama sanırım bu hiçte kolay olmuyor benim merak ettiğim acaba bu insan ayrıldığı eşi başka biriyle evlendiğinde de mi şekilde davranmaya devam edecek?
            Bu ilişkiler nasıl bu kadar dejenere oluyor nasıl bir toplum haline geliyoruz dönüşüyoruz anlamıyorum.,
            erkek bu durumda çok güçlü olmalı sorunlarını konuşarak ve arada bir sınır çizerek halletmeli Ve tabi İslami ölçülerede çok dikkat edilmeli böyle bir insan karşısında kararlı durmak lazım.

          • .:. diyor ki:

            Soylediklerinizin hepsi dogru ve yerindel tespitler. Cevrenin de buyuk etkisi olmaktadir. Ozellikle bu sekildeki davranislarda bulunan kadinlarin ailesinde, cevresinde arkadaslari tarafinda benzer durumlar var ise bu durumlardan cok etkileniyorlar. Negatif yonde mudahil oluyorlar, Malesef ki taraf oluyorlar. Ben bunlari yasayan birisi olarak duzeltmek icin, disaridan mudaheleleri engellemeye calistim ancak basarili olamadim malesef. Kestirip atmadim (Cunki bu kolaycilik olurdu) ve son ana kadar gayretlerim oldu. Cok olumsuz olsa bile pozitif bakmaya calistim. Cunki cocuklar var ve malesef ki cocuklar bu durumdan cok etkileniyorlar.

            Butun bunlara ragmen sizin dediginiz gibi, Ayrilmayi beceremedik. Bunun en buyuk nedeni ise, Pozitif ayrimcilik ve yakin zamanda kabul edilen yasalar. Cunki bu yasalarin icerisinde ayrimcilik var ve bunu malesef ki kullaniyorlar.

            Bu yasalarla yasanilanlar ise, Durumu cok daha fazla cikmaza sokuyor, gectigimiz gunlerde bir haber okudum. Bir bayan kocasini bu sekilde, sikayet etmis ve sonunda pisman olup vaz gecmis ama yasalar vazgecmiyor. Kocaya sanirim 3,000.lira civari ceza vermisler, para cezasi olmasa bile, yasanilan durumlar her insanin kabul edecegi cinsten degildir, ve insanlar kontrolden cikiyor. Nitekim bu olaydaki adam da bu mahkeme kararindan sonra, Esini bicaklayarak oldurmus. Bu Tur olaylar ilerleyen gunlerde okadar fazla olmaya baslayacak ki, sorun bir tek ise, devaminda sorunlar yumagi haline donusuyor. Bunu ilerleyen gunlerde artan sekilde gorecegiz.

            Bunlarin devaminda ise, bircok farkli problemler olacaktir, Intahar sayilari yukselip bosanma davalari ve ozellikle sahte sikayetlerle, yasadiklarini hazmedemeyenler bu yollara basvuruyorlar. Cogunlukla erkekler olmasina ragmen kadinlar da bu davranista bulunuyorlar, ayrica cocuklarda psikolojik problemler yasiyorlar.

            Bu islerin bu hale gelmesinin tek bir sebebi yok, sebebleri cok fazla . Sema hanim yazilarinda Surekli buna deginiyor. Ayri bir aile ve yuva kuranlara disaridan mudaheleler cok oluyor, Kari ve koca buna izin vermemeliler. Televizyon dizileri, Kadinlari gerek yasalarla gerekse calisma ortami veya baska sebeblerle, Evin disinda daha fazla vakit harcamaya surukluyorlar, Evde ise yine rahat birakmiyorlar. Bunu anlamak cok basit bir SWOT kisisel analiz yapilirsa, Bir kadin, Esine harcadigi zaman, Cocuklarina ve Evine harcadigi zaman ile , Kendi ailesine, arkadaslarina, calistigi isine ve is harici diger durumlarda harcadigi zaman ve oncelik belirleme goz onune alinip degerlendirme yapilirsa bunu herkez cok rahat gorebilir, Bu analiz ayni zamanda Kadin icin oldugu gibi Erkek icin de yapilabilir.

            Ben duzelme yonundeki butun gayretlerime, cok olumsuz olan durumlari bile gormemeye calismama ragmen basarili olamadim malesef ve Ayrildim. Ayrilmam suanki durumuma gore bakinca benim icin hayairli oldu onu gorebiliyorum fakat cocuklarim icin olmadi. Sizin dediginiz gibi surekli, cocuklari kullaniyorlar. Cocuklar olmasaydi bu noktaya kesinlikle gelmezdi. Mecbursunuz cunku baska secenek size birakilmiyor.

            Ve yine dogru tespitte bulundunuz, Bosandiktan sonrada rahat durmuyorlar, Aynen dediginiz gibi sanki benim sahibim gibi davraniyor. (ayrilali 2 sene oldu gectigimiz gunlerde bana Cocugun yirtik cantasini gondermis, bunu baban diksin diye. Ben guzel dikis dikerim bu gercek. Cunku evimde dikis diken olmadigi i cin ben dikis dikmeyi ogrenmek zorunda kalmistim seneler evvel.) buna ne denir bilmiyorum.

            Birisi ona dur demeli nasil demeli bilemiyorum, Bosanma durumum dahil Tam 5 defa yalan sahte ve ustelik, kanitlayamayacagi sekilde sikayet edildim. Onumuzdeki aylarda mahkemelerim var. Ben ki hayatimda, ne mahkemeye gitmisligim var, ne de polisten trafik cezasi yemisligim. Bunun sebeblerinide biliyorum, Cunku girdigi yol yanlis ve Isteyip de beklentisi dogrultusunda olmadi. Zaman beni hakli cikardi ve cevre de bunun farkinda.

            Ben Butun bu sureci Iki yildan fazladir, Namazlarima baslayarak, Daha pozitif isler ve ugraslar planli olarak yaparak atlattim, gunluk islerimi eskisi gibi yapiyorum hedeflerim var ve ilkelerim var taviz vermiyorum. Onceden beri gunluk tutardir, Bu surecte hemen hemen her gun tutmustum. Allaha sukur daha huzurluyum.

            kimsenin boyle birsey yasamasini istemem, Inandigim birsey vardir, dinimizdede bunu acikca belirtiyor, Hatri sayilir aile buyukleri tarafindan boyle durumlarda hakem bularak cozume gidilmeli, gerekirse devam edilmeli , gerekirse dinin emrettigi sekilde guzellikle ayrilinmalidir.

          • AHSEN diyor ki:

            çok zor mücadeleler vermişsiniz çok eminim buna benzer daha çok anlatabileceğiniz sıkıntılar olmuştur.bazen karşınızdaki insanlar yıldızınız bir türlü barışamayabiliyor ayrıldım demekle hiçbir zaman yaşanan sıkıntılar devam ediyor çocuklarınızın sıkıntılarını düşünemiyorum.sıkıntılarınızı çok iyi anlıyorum ne yaparsanız yapın o insan hayatınızda olmaya devam edecek.yurt dışında yaşamışsınız öyle hatırlıyorum ve bir dönem ayrı kalmışsınız bu durum bir evliliğe zarar verir mi ? Çünkü beraber bazı şeyleri yayaşayamadığınız için bir evlilik birlikteliği sağlanamayabilir.Birde tekrar evlenecek durumunuz olsa ikinci eşinize bu durumu nasıl kabul ettirirsiniz?Benim çok yakınımda böyle bir durum var çünkü merak ediyorum böyle bir durumda nasıl sorunlarla karşılacaksınız ve onların üstesinden nasıl geleceksiniz?

  4. TİBET diyor ki:

    “Ben de ne yapıyım, kaderim bu çocuklarım var, sabır diyorum.”

    “Üç çocuğu olduğu halde boşananlar var, onların boşanmasıda kader değil mi? Kader senin mutsuz bir ilişkiyi ölene kadar sürdürmeni mi öngörmüş?”

    Kaderciliğimiz pek meşhurdur vesselam.

  5. TİBET diyor ki:

    (Ama bundaki en büyük sorumlu TV.)

    Allah, Allah, sanki tv kendisi yürüyerek geldi eve oturdu. Bu evde erkek otoritesinin olmadığını düşünüyorum. Kadın her şekilde eve hükmediyor. Senin yapacağın bir şey yok. Zaten teslim bayrağını çekmişsin.

  6. Tv yi evden atin diyor ki:

    Ben olsam neler yapardım bu açık kanayan yara için

    İlk olarak Tv yi evden atmakla ise başlardim
    Bütün kötülüklerin özentilerin kaynağı

    Başka neler yapmak iyi olabilir,

    Mesela

    cinsel iliskinizi gozden geçirin, sadece kendinizin degil onunda sonuna kadar doyum yasamasina cok gayret gosterin, kadinlar eger cinsel hayattan tam istediklerini bulamiyorlarsa alisveris onlara bu mutlulugu bir olcude saglayabiliyor diye bir bilimsel yayın okudum,

    ve devamli karsilastirma yaptigi dunyaya asık insanlarla görüşmesi yerine ; ehli iman evine bağlı insanların bir araya geldigi sohbetlere onu yönlendirecek hayırlı arkadaşlarla onu tanıştırın yada sevdiği bir hanım tanıştırsın.

    Sanatla uğraşsın
    birşey üretsin, alışveriş çılgınlığından değil , fakir fukaraya yardımdan zevk alır hale gelsin ve gelelim hepimiz,

    beraber yürüyün , el ele tutusun,onu cinsel ozel vakitleriniz haricinde bolca dokunsal olarak mutlu edin, yani bol kucaklayın, elinizi omzuna koyup ellerine saglık deyin, kadınların bir kısmı kedi gibidir , kucak ister , elele tutuşmak ister gozgoze bakılmak ister.
    Bitkileri ağaçları tanıyın yürürken
    Alışveriş merkezleri yerine, kainatla başbasa kalın.
    Kendinizi vaktinizi ona verdiginizi görsün

    kimse yokmu derneğine gidip iki saat gönüllü çalışın
    fakir semtlere gidip yağ un gibi temel yemek malzemeleri götürün beraber.

    Beraber bir derse kaydolun, hat yazın , kitap okuma klübüne üye olup devamlı okuyun, tüketim çılgınlığı ve aileye zararları ile alakalı yayınlar eve getirin

    Bunlar aklıma gelen seyler

    Allah hepimize sabır ve şefkat nasip etsin.

    • Tv yi evden atin diyor ki:

      Baba evinde çok rahat olan ve paraya hiç dokunmamış evin ekonomisi nasıl doner bilmeyen ben gibi hanımlar ,çok az bütçe ile gunümüz turkiyesinde geçinmeye çalışan beylerin halini anlamıyoruz çünkü hiç para kazanmadık, kazanılmadık parayı harcamak kolay.

      Ona aylık bir bütçe ayırın, istedikleri için para biriktirmesini salık verin.Bakalım harcayabioecek mı?

      Bir de basit matematik işlemleri ile gelir gider defterini , harcamaları borçları ödemeleri ona açıklayın
      Maaş bu gelir bu giderler bu
      Ödediğiniz faturalar ve market fişlerini masanın üzerine bırakalım, görsün para nereye gidiyor.
      (Eminim detay öğrense bir kaç gece sizin parayi yetistirme derdinizi taşımaktadır uyuyamayacaktir.)
      Geriye su kadar para kalıyor bunun yüzde 10 yada yüzde 30 unu sana bırakıyorum almak istediğin sey için biriktirebilirsin

      Cok İstersen, hakiki ihtiyac dersen alalım , degilse bir fakirin ekmek parası olsun , biz verdikce Allah bize bereket yollayacak seklinde tavsiye edelim, zorlama değil

      İktisat icinde yaşayan hanım sahabelerden fakirlere çok destek olmuş Hz Zeyneb’in hayatı gibi hayat hikaye kitaplarını alalım ve hediye edelim.

      • sura diyor ki:

        ne kadar guzel cozum yollari, Allah razi olsun. Bence uygulayan erkekler basariya ulasacaktir, diye dusunuyorum.

  7. içimdeki kelebek diyor ki:

    kişisel bakıldığında neçok şey yapıyorsunuz değil mi?birde eşiniz açısından bakalım;namusunu koruyor,kumar alışkanlığı yok;içki sigara yok;ev işi,yemek ve çocuğunuzun sorumluluğunu üstlenmiş birisi anladığım kadarıyla..yani sizin yapmakta olduklarınızın fazlasıyla kendiside yapmakta..nedense beyler içkisi kumarı ve kadını yoksa kendilerini mükemmel sıfatında görüyorlar..aslında aynı durum kadınlar içinde geçerlidir bunu gözardı etmemek lazım.birde” Mutlu evliliklerin arkasında mutlaka (AKILLI ve ahiretine önem veren, dünyanın bir imtihan olduğunu kavramış) kadınlar var”demişsiniz..aslında mutlu evlilikler; sadece kadın değil erkeğinde ahiretine önem vermesi ile mümkün olabilir…herkesin zaafı ve eksiklikleri olabilir..ayrıca kadınlar gerçekten evde sürekli tekrarlanan işler çemberinde boğulup bunalıyorlar ve farklılık arayışına giriyorlar..helede çevreleri sizin bahsettiğiniz tarzda insanlarla dolu ise yapacak başka pekde birşey kalmıyor…oyüzden eşinize değerli olduğunu yaptığı şeylere kıymet ve değer verdiğinizi hissettirin..onunla alışveriş dışında enerjisini atabileceği rahatlayabileceği ortamlar geziler oluşturun..elinizdeki cevheri keşvedin..en önemli özellik dindarlık enazından bu yönüyle uğraşmak zorunda olmadığınızıda akıldan çıkartmayarak ona destek olun ve şükredin ALLAH size yuva kurma nimetini nasip ettiği için…unutmayalım ki zahmetsiz rahmet olmaz..

    • Aynı dertten muzdaribiz diyor ki:

      “Eşimin her istediğini yapamam.” ve “Kadınlar eşinin dindarlığını kullanıyor.” diyen Ademlerle birebir aynı şeyleri yaşıyorum. Bacanağım baldızımın her istediğini yapıyor. Tam da kadınların dillendirdikleri ideal erkek tipi ama onun da karısının ve karı tarafının gözündeki değeri benden farklı değil. Ben aklımca karımın her istediğini yapmıyorum. Ama boşanmayı ve bana ettiklerine karşılık hakettiği birçok şeyi yapmayı göze almadığım için yaptığı her şey yanına kâr kaldığı için gemi azıya almış son gaz gidiyor. Ha atlamayayım; bacanağım da bana benzemesin diye ara ara yıkama yağlama yapıyorlar.

    • Bülent Kiraz diyor ki:

      Bence Kardeş her istediğine evet demen eşinin isteklerinin her defasında bir öncekinden daha sıkıntılı isteklerde bulunmasına sebep olacaktır.Onun gereksiz taleplerinde hallederiz deyip unutman.Eşin sonradan zamanla mücadele edecek gücü kendinde bulamayacaktır.Ağır ol o istesin dursun,ancak her istediğine de hayır dememek gerekli bu da çok önemli.

  8. yeni boanmış adem diyor ki:

    aynı sıkıntıları bende çektim.sizi çok iyi anlıyorum.değişmez ve değiştiremezsinz.bundan bir ay önce benimde bir yazım yayınlandı.ama ben ayrıldım.inanın boşanırken bile dır dır konuştu.ölürse mekanı cehemen olsun.çünkü hayatı bana cehemen etti.hiç uzatma kardeş.sabır etme.at başından gitsin. zaten zamanla hiç çekilmez olacak.zaten bir sürü kanun çıkıyor kadınlar lehine

    • Ömer diyor ki:

      Allah’ın hiç sevmediği bir helal olan boşanma konusunu aklımıza bile getirmemeliyiz ki bu dünya bir imtihan dünyasıdır. Önemli olan zorluklarla başa çıkabilmektir. Değişmeyecek insan yoktur. Önemli olan can damarını bulmaktır. Bazı insanlar şifrelidir çok uğraşmak gerekir. Belki seminerler, konferanslar olabilir kadınlara has. Örneğin geçen gün akşam Cennet Kültür Merkezinde Sema Maraşlı’nın programı vardı çocuğumuz ateşlendiği için gidemedik. Böyle programlar takip edilebilir. Ya da dindar bir evlilik danışmanına gidilip sorunlar orada bir çözüme kavuşturulabilir. Maddi olarak düşünülürse boşanma ve sonrasında harcanan paranın yanında danışmana verilen para hiçbirşeydir. Sonuçta bir insan, bir eş ve Allah’ın lütfunu kazanıyorsunuz.

      Boşanmak ilk başta türlü zorluklardan sonra iyi bir rahatlama olarak gözükebilir ama uzun vadede düşünülürse anne-baba ayrı yetişen çocuklar ve ileride çocuklarda oluşabilecek psikolojik etkileri…

      Çalıştığım işyerinde beraber çalıştığımız arkadaşlardan 2 tanesinin anne-babası ayrı ve gözlem yapıldığında bunun etkilerini üzerlerinde taşıyorlar. Evliliğe bakışları farklı, kızlara bakışları farklı yani dünyaya farklı bir pencereden bakıyorlar.

      Boşanmayı tavsiye etmek tasvip edilemez.

      selam ve dua ile

      • zeynep liva diyor ki:

        —–
        Maddi olarak düşünülürse boşanma ve sonrasında harcanan paranın yanında danışmana verilen para hiçbirşeydir. Sonuçta bir insan, bir eş ve Allah’ın lütfunu kazanıyorsunuz.

        ÇOk güzel düşücenizi yazıya dökmüşsünüzÖMER BEY,, Allah sizden razı olsun.Son cümleye lütfen herkes dikkat etsin “Sonuçta bir insan, bir eş ve Allah’ın lütfunu kazanıyorsunuz. “…
        SELAM VE DUA İLE…

  9. adem diyor ki:

    S.A aynı sorun bizim evde de var. bende aynı şekilde evden işe,işten eve giden birisiyim. bir erkek sabah işe giderken eşinden “güle güle git, hayırlı işler” akşam eve gelince en azından “hoş geldin” gibi sözleri duymak ister. her şeyden önce tatlı dil güler yüz olması gerekir. benim eşimde bu sözlerin davranışların hiç birisi yok. hatta bir sabah işe giderken bak ben işe gidiyorum dedim eşimde banane sanki benim için mi işe gidiyorsun dedi. bu sözü evine bağlı dürüst hangi erkek duyarsa dünyası başına yıkılır. ben takibi eşim ve çocuklarım için işe gidiyorum.bu dünya geçici bu durumlara gerek yok. ama herkesin anlayışlı olması lazım.

  10. demir diyor ki:

    eski bir arkadaşımın tavsiyesi eşini mümkünse her akşam gezmeye götür, kendi eşinin her akşam duvar gibi kendini karşıladığını ancak her akşam gezdirerek çare (alış verişe değil), evde akşama kadar kalan ev kadınları bunalıyor olduğunu söylemişti.

    • huzra diyor ki:

      çok güzel demek arkadaşınız karısına değer verip onun mutlu olmasını sağlamış ,hemen işin kolayına kaçıp boşamamış . her akşam olmasada eşler beraber zaman geçirmeliler .

  11. DÜNYA diyor ki:

    s.a Allahın bize verdikleri ile şükretmek olanla yetinmek kanatkar olmak sizide eşinizide üzmeyecektir .Bizden iyilerini düşünürsek kanat edemez mutlu olamayız ama bizden daha kötü durumda olanlar var deyip şükretmek her zaman huzur verir .Aileler zengin kadınların zengin erkeklerin tv lerde hergün boy göstermesi ile yıkılıyor tv ayırdığımız değerli vaktimizi nsıl mutlu ola bilirim nasıl güzel bir kul olabilirim nasıl iyi bir eş olabilirim nasıl iyi bir anne yada baba olabilirim demekle geçirip bu yolda ilerlemek gerk hayat 3 günlük bu değerli günlerimizi birbirimizi üzmeden kaliteli ömre çevirmeliyiz…ALLAHA EMANET OLUN..

  12. hüzün diyor ki:

    ”Ben de ne yapıyım, kaderim bu çocuklarım var, sabır diyorum.” kaderinizi kendiniz çiziyorsunuz bu yüzden ‘kaderimde buda varmış’ diyip bir ömür çekmek meçburiyetinde değilsiniz. ‘çocuklarım var’ ibaresi boşanmak için sizi frenliyebilir bunu da normal görmek lazım…

  13. hng diyor ki:

    30 lu yaşlardayım ve şunu uzun zaman önce tespit ettim. Mutlu evliliklerin arkasında mutlaka (AKILLI ve ahiretine önem veren, dünyanın bir imtihan olduğunu kavramış) kadınlar var. Ve bu kadınlar kocaları tarafından hakikaten (belki açıktan değil ama) baş tacı ediliyorlar………….

    bu tespitinize canı gönülden katıldığımı yazabilmeyi şuan o kadar çok arzu ederdimki….ağlamamak için kendimi zor zaptediyorum….şu birtek cümle beni nerlere aldı götürdü…

    değil işte öyle değil…..mutuluğun eşinin her dediğini yapmakla ,saygıda kusur etmemekle ve erkeğe cevap vermemek, ses yükseltmemekle bina edileceğine dair bir terbiye üzere büyütüldüğümz bir evden gelin çıkıp eşimin evine gittim ve bu saydıklarımla muamele ettim….inanın baştacı etmeyen kıymet bilmeyen bilmiyor…senin yaptığın saygıyı hürmeti kendi mahareti sayıyor üstünede ezmeye kalkıyor….ben eşim ne sever onu yapayım onu alayım öyle davranayımın derdindeyken eşimin hiç böyle bir sorunu olmaması acıydı…üstüne sudan sebeplerle bulamadığı sebeplerle( aşırı kıskançlık vs…)gitgide artan şekilde sürekli dayak maddi manevi ve her türlü şiddeti çocuklarımın olduğu ortamlarda görüyordum…

    aptalmıydım? hayır boşanmak en kötü helaldir….Rabbim korusun

    aşıktım çokta seviyordum evliliğimden vazgeçmeyide düşünmüyordum bir olay vesile oldu ailem öğrendi ve biz 14 yıl sonra ayrıldık:(((((((((((

    dünyalığı boşverin…nolur birbirinizin kıymetini bilin…muhabbeti arttırıcı şeyler bulun aranızda….daim dua edelim hepimiz birbirimize…

    haaa bu arada okumamış cahil sanmasın yazdıklarımı okuyup aptalmış diye düşünenler üniversite mezunuyum

    • osman diyor ki:

      acizane yazınıza bina en birşeyler eklemek isterim. amacım sizi kötülemek değil. gözlemlerimi ifade etmek istiyorum. eşinize karşı davranısınız takdirle karşılıyorum. gerçekten olması gereken gibi yapmışsınız ve karşılığında saygıyı ve sevgiyi hak etmişsiniz anlattıklarınızıa göre. acizane sizin yapmış olduğunuz yanlışı eş seçimi olarak görüyorum. güzel huylarınız ve davranışlarınız var ama yanlış eş seçimi bunların degerini sıfıra indiriyor. yanı eş seçerken sizin ruh halınızden anlayan ve degerinizi anlayan eş şeçmeliydiniz. sizi eşinize bahsettiğiniz özellikleri ben ariyorumda bulamıyorum. bulsam başımın tacı yapacağım:)

      bence evlenirken bakılması gereken seyler.

      1. hayat bakısın örtüşmesi. inançlı iseniz ona göre eş seçmelisiniz.
      2. duygularınız anlayan bir eş aramalısınız. duygularınızı anlamayan karşılık veremez.
      3, beklentiler örtüşmeli. bu cinsellik olabilir. eşinizle devamlı anı paylasşmak olabilir.

      bu üç kriterin derecelerin örtüşmesi gerekmektedir. bunlar herkeste vardır. fakat dereceleri örtüşmesi önemlidir.

      evlilik için görüştüğüm kızlar oldu. yüzyüze görüşmeden once 2-3 kere telefonda tanısıyorum. kendımı ve beklentılerımı ifade ediyorum. beklentiler örtüşüyör. iki tarafta olumlu bakıyor. görüşme oluyor. hanım efendi isinamamış oluyor. ilk görüşmeden isinma tamamen nefsi bir haldir. bu sekilde harektin sonucunda da evlilikler husranla sonuclanıyor.

      lutfen eş seçimlerimiz nefsimize göre hareket etmeyelim. evliligi aklımızın kontrolunda yapalım. nefsani olan ısınma kelimesini lugatımızdan çıkarmamız lazım.

      sağlıcakla…

      • halil diyor ki:

        ısınma çok gerekli.evlilik nefis tatmini olmadan yürümez.ancak bu ateşin yanması için gerekli olan kıvılcımdır.Ateş yandıktan sonra diri tutmak çabayla olur.arada harlandıracaksın odununu,havasınıeksik bırakmayacaksın.ve erkek erkek kadın kadın özelliklerini koruyacak.kıvılcım yoksa vazgeçin yapacağınız şey her iki tarafada zarar verir.Dindarlığı arayın,soyu arayın,malı arayın,ANCAK baktığınızda hoş hisler uyanmıyorsa vazgeçin.ateşi canlı ytutun,diyorum kendinizi ateşe atın demiyorum…

    • ABDULLAH BİR diyor ki:

      Bunun adı nedir, bu yaşanlar nasıl isimlendirilir bilmiyorum. Bir tarafta Müslümanlığının, sorumluluklarının,Kadınlığının, dişiliğinin, anneliğinin farkında Melek gibi EŞ ler, diğer tarafta Adamlıkdan, insanlıktan, nezaketten, islamdan, erkekliğin gücünü kadına değilde zalimlere gösterilmesi gerektiğini bilmeyen HANZO ERKEK ler. Tabi madalyonun diğer yüzünde de durum pek farklıdeğil.Adam gibi adam olan, dini, ilmi, medeni, dünyevi sorumluluklarının farkında, erkeklik, babalık, kocalık aile reisliği sorumluluklarının farkında harama uçkur çözmemiş kocalar, diğer yanda “Beni alan almış satan satmış, bu saatten sonra yan gelip yatarım veya gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım” kocam bana bakmaya mecbur. Baktım olmuyor boşanırım, çatır çatır aldığım/alacağım tazminat ve nafaka ile gül gibi geçnip giderim.Çocuklarımın yüzünüde göstermem. O düşünsün bundan sonrasını” Aptallığındaki MÜSLÜMAN EŞ kılıklı zalim ve vampir kadınlar.

      Kader, nasip, imtihan evlilik müessesinde birer parça olmak kaydıyla elbetteki var. Ama yaşanan bu UYUMSUZLUK için ana sebep değiller. Nasrettin hoca bir kez daha haklı çıktı.

      Damdan düşenin halini damdan düşenden başkası anlamıyor.

      Bir Adem oğlu olarak evlilik hayatı ile ilgili yazıları ve yazılara yapılmış tüm yorumları okudum bir haftadır. Sıkıntılı evlilikler konusunda Ulaştığım temel sebep ” ERKEKLEŞMİŞ veya KENDİNİ ERKEK ZANNEDEN KADINLAR ile KOCALIĞI haksız yere ( haddini ve kadınlığını bilen) KADINA zulmetmek zanneden zavallı ERKEKLER.

      Kimin yaptığı daha İslami ve insani. Evine bağlı, eşine saygılı, her anlamda kocasının hakkını veren namuslu RUS KIZLARIMI, yoksa yukarıda ki tanıma uyan sözümona müslüman kimlikli ve kıyafetli, “dediğim dedik çaldığım düdük” zihniyetli MÜSLÜMAN TÜRK KİMLİKLİ “tesettürlü cadılar mı”

      Allah bana bu zalimden kurtulmayı ve yeni bir yuva kurmayı nasip eder ise tercihimi namuslu RUS KIZLARI ndan yana kullanmayı düşünüyorum. Namuslu Rus kızları ile evlenerek (Sadece Antalya da 12 bin) huzurlu bir yuva kuran erkeklerin bildiği bir şey vardır herhalde.

      RAB’BİM SENİN HİKMETİNDEN SUAL OLUNMAZ BİLİYORUM. BEN ve BU HANIM DAHİL ZALİM KOCASI ve ERKEKLEŞMİŞ, ZALİM KARISININ ZULMÜNE UĞRAMIŞ TÜM KULLARINI BUNDAN SONRA İYİ İNSANLAR İLE KARŞILAŞTIR, ONLARA KENDİLERİ GİBİ OLAN İNSANLARI HAYIRLI EŞ OLARAK NASİP ET. GERİDE KALAN ÇOCUKLARIDA HER TÜRLÜ KÖTÜLÜKTEN VE ŞEYTANLAŞMIŞ İNSANLARIN ZULMÜNDEN EMİN VE MUAFAZA EYLE.(AMİN)

      • TİBET diyor ki:

        Bir feminist antolojisinde şöyle yazıyordu:

        “Tanrım bu aptal varlıkları bize amade kıldığın için teşekkürler.Tepe tepe kullanılmaktan başka hiçbir şeye yaramazlar.”

        Bir çok kadın evliliğe daha girmezden önce niyeti bozuktur ve erkeği tepe tepe kullanılacak bir aptal olarak görmektedir.

        • "Demedi Deme" diyor ki:

          Sayın TİBET

          Vatandaş kadınlarımızın mevcut ruh halini gayet güzel özetlemiş.

          “dediğim dedik çaldığım düdük” zihniyetli MÜSLÜMAN TÜRK KİMLİKLİ “tesettürlü cadılar mı”

          Bu arada Sizin de tespitiniz yabana atılır cinsten değil

    • zeynepteacher diyor ki:

      şuan 28 yaşındayım.Hayatımımn en önemli kısmı diye düşündüğüm 3 yılını hazırlık evlililk ve boşanma için kullandım.Her biri 1 er yıla denk geldi.Ve şükür bitteli 1 yıl oldu.Düşünüyorum da günlerin yıl olduğu o günlere nasıl dayanmışım,rabbim haketmeyen kimseye yaşatmasın,Şu bir gerçek ki ister bay ol ister bayan eğer verdiğin kararı kalbin onaylıyor ve gelecekte her ne yaşarsam yaşayım bu adamla yada kadınla yaşamak kadar iğrenç olamaz diyebiliyorsan diyorsan boşanma kararını imtihan olarak görebilirsin.Ancak bir sinirle verilen ani ve hatalı bir kararsa ömür boyu vicdan azabı çekersin.İşte bu durumda Allah’a vereceğin hesap çok zor olsa gerek.Elhamdülillah ben kurtuldum,sağlığım sıhatım yerinde ve valizimi alıp çıkıp geldimVe elhamdülillah ki bir mesleğim var,Allah’ım sen şahitsin gayretim ve çabama sen onları her iki cihandada bertaraf et diyip Allah’ a sığınmak ve havale etmek et doğrusu galiba

      • "Demedi Deme" diyor ki:

        Bazen hem yazıları yazana hem de yazılanların içeriğine; ikisine birlikte, ( derinlemesine) bakmak gerekir.

        Çoğu zaman geçmişi iyi etüd etmek “geleceği bu günden görerek mutlu olmak” demektir.

        Bundan sonrasında mutlu olmak için geçmişinizde yaşadıklarınıza bir göz atın isterseniz.

  14. havva diyor ki:

    Eymen Bey’e ..
    eşiniz şikayetçi olduğunuz konularla ( alışveriş -memnuniyetsizlik) ilgilenmese bile çevresindekilerin sürekli bu konularda yorumların ardı arakası kesilmediği için karınızın tüm komşu ve akrabalarının sözlerini yok sayması mümkün olmayacaktır. nişanlı bir bayanım. evlenecek olduğum kişinin bir birikimi yok, ne yaparsak kendimiz yapmaya çalışıyoruz. mümkün olduğunca az eşyayla ve az borçla evlenmek istiyorum.

    bunu tüm çevrem bildiği halde sürekli çevremden gelen “aptal olma, onuda aldır, bunu da aldır” ya da a” o yok mu” yorumları beni bunaltmış durumda. ve dini yaşantısı olan bir çevrem var. sanmayın ki bu sadece eşinizde var, eşinizde bu tip insanlarla muhatap olduğu için istediklerini olmazsa olmaz olarak algılamaya başlamıştır. Rabbim eşya köleliğinden ve dil afetlerinden hepimizi korusun inş.

    • eymen diyor ki:

      Teşekkür ederim. Ben evlenirken eşim böyle değildi, hiç birşey istemedi desem yeridir. Tanıdıklarıma ben onun dünyada gözü yok diyordum. Çevrenin etkiside vardır muhakkak. Ben birşey alacağım zaman faydasına, kullanışlı olmasına vs. bakarım, onun için ise görüntü marka vs. önemlidir. Aslında çevreme bakınca eşimin birçok kişiden daha iyi durumda ( mutevazi) olduğunu da görmüyor değilim.

      • sevgi arsızı diyor ki:

        keşke bunu takdir etmeyi de bilseniz aslında kadınların tek isteği de bu ama nedense yok ben de çok çok beğendiğim bi şeyin bile önce etiketine bakarım pahalıysa denemeden uzaklaşırım ama yok takdir teşekkür yok neden ben de her beğendiğimi giymiyorum kesemizi düşündüğümüzden ama kırk yılda bir üzerine bi şey al başa kakılır aslında bizi de memnun etmek çok kolay ama erkekler hala anlayamadı biz kadınların da nefsi var isteyebiliriz ama iki güzel lafla gönlümüzü alabilir bizi tavlayabilirsiniz sadece sevilmek değer görmek takdir edilmek istiyoruz aslında kimse yat kat istemiyo sevgisizlikten neye sarkacağımızı şaşırmış durumdayız bize kızmayın bize acıyın

  15. Fatma diyor ki:

    asiriya kaçmamak sartiyla herkes konforlu, luks bir hayat ister ama bazen ölçüyü kaçirabiliyoruz. Kadinlarda bu ev içi esyalar olabilir ama erkekler de teknolojiye çok merakli olabiliyorlar..

  16. eymen diyor ki:

    Bizim ki dindar, benden daha takvalı, ama benzer sorunlar bizde de var.
    İstedikleri şeylerin hakları olduğuna inanmışlar.
    Çünkü ev işi yapmak, çocuk bakmak, eşiyle ilgilenmek vs. zorunda olmadıkları (!) halde bunları yaparak çok büyük bir fedakarlıkta bulunmuş oluyorlar.
    Birde kıymet bilseler, neyse. Birşeyi ister, alınana kadar, o şey çok kıymetlidir, çok önemlidir, sende onun mutlu olacağını sanırsın, ama bir iki gün sonra hiç bir değeri yoktur maalesef.

    • leyla diyor ki:

      Yanlış anlamanızı istemem ama ben çalışan bir bayanım ve bende ev işi temizlik yemek ve diğer şeyleri yapmakla mükellefim.bence bayanların anlamadıkları şu: paranın kolay kazanılmadığı.çalışmayan yada hayatında hiç çalışmamış olan insanlar daha rahat harcayabiliyorlar yada isteklerinin sonu gelmiyor.ayrıca hiç sıkıntı çekmemişse beylerini beceriksiz sınıfına kolayca koyabiliyorlar.inanın bir etek alacakken bile en az 3-4 kere düşünürüm.gerçekten ihtiyacım varmı diye!niye çünkü biliyorumki eşimde çok kolay kazanmıyor o parayı.

      • sevgi arsızı diyor ki:

        ben çalışmıyorum ama ben de düşünürüm o biraz da yokluk görmekle alakalı yokluktan geldiysen paranın kıymetini bilirsin

        • huzra diyor ki:

          eşinize BİZİMKİ DİNDAR diye hitap etmişsiniz ve bu hitapla eşinizi hor gördüğünüz çok açık.belki de evde yaptığı işleri küçümsediğinizi söylemiş veye hissettirmiş olamaz mısınız EYMEN bey.sizde kendi kazancınızı sürekli başına mı kalkıyorsunuz acaba .

Yorum yapın