Evliliği Aile İstemediğinde…

23 Eylül 2014Sema Maraşlı393 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x1501Aileler olarak hepimizin hayalleri var: Çocuklarımızı istediğimiz gibi yetiştirelim; bizimle aynı fikirleri paylaşsınlar, bizim istediğimiz meslekleri seçsinler, bizim beğendiğimiz kişilerle evlensinler, bizim istediğimiz gibi yaşasınlar.Yok böyle bir şey. Acilen bu hayalden kurtulmamız lazım.

Üniversiteler açıldı, bu yıl binlerce genç yeni bir şehre, yeni bir okula ve yeni bir hayata başladı. Önceki yıllarda kazananları da katarsak on binlerce genç yuvadan uçtu. Aileler yürekleri pır pır ederek gönderdiler evlatlarını. En büyük korkuları da onlara göre gereksiz birini karşılarına gelin ya da damat olarak getirmeleri.

Pek çok anne-baba çocuğuna “Aman evladım dersine çalış, sınıfını geçmeye bak. Okulun bitsin, mesleğini eline al, evlendiririz biz seni. Birine takılıp kafanı dağıtma. Başına bela alma, hele ailemize uymayan kimseyi karşımıza çıkarma, gönlünü kimseye kaptırma…” demiştir.

Gençler de  genellikle “Tamam merak etmeyin. Okumaya gidiyorum evlenmeye değil.” derler. Fakat sanki bunu diyen gençler onlar değilmiş gibi; sanki anne-babaları “Aman evladım, gözünü dört aç, beğendiğin, kendine uygun gördüğün birini bulursan ilk yıldan sakın kaçırma.” demişler gibi kısa zamanda pek çoğu kendine birini buluverir.

Dindar aileler, biraz daha emindir, çocuğunun kimseyi bulmayacağından. Onlar genellikle “Benim çocuğum asla yapmaz” modundadırlar. Onlar “harama bakma” der gönderirler.

Bunlar dindar gençler; gözlerine gönüllerine sahip çıksın, demek kolaycılıktan ve gerçekleri görmemekten başka bir şey değil. Allah (c.c) “Zinaya yaklaşmayın” buyuruyor. Kadın-erkek karışık ortamlar zinaya en yakın ortamlardır. Eğer bu gençler zinaya düşmeden, kendilerini korumuşlarsa, evlenmek için ailelerin karşısına gelmişlerse, şükredip evlendirmek gerek. Fakat maalesef durum böyle olmuyor genellikle.

Geçen kış, gençlerden bu konu hakkında çok fazla mesaj geldi. Genelde şu minval üzereydi. “Üniversitede tanıştık, şunca yıldır birbirimizi seviyoruz, konuşuyoruz, harama helale de dikkat etmeye çalıştık, şimdi evlenmek istiyoruz fakat ailelerimiz kabul etmiyor, onları nasıl ikna edebiliriz?”

Öncelikle ailelerinizi nasıl ikna edeceğinizi bilmiyorum. Çünkü bunun belli bir metodu yok. İşiniz çok zor. Zaten ikna olacak bir yapıda olsalardı, bu soruyu bana sorma safhasına gelmeden işiniz hallolurdu.

Pek çok mesajda anne- babalarından duydukları şantaj cümleleri de vardı “Onunla evlenirsen hakkım haram olsun.” çoğunlukta “Bizi çiğnersen bizi unut.” diyenler ve “senin yüzünden depresyona girdim.” deyip gerçekten hasta olup tedavi olanlar…

Babalar daha kolay ikna olurken gençler, anneleri ikna edemiyorlar.

Bu kadar katı tutumlu insanlar (hele de kadınsa) nasıl ikna olur, ben gerçekten bilmiyorum. Zaten normalde anne-babaların şöyle düşünmesi lazım. “Evladımız kaç yıl onunla görüşmüş, gönülleri kaymış. Birbirlerine bağlanmışlar, bize artık nikahla onları günahtan kurtarmak düşer.”

Fakat damat ya da gelin adayı istedikleri ya da hayal ettikleri gibi olmuyor çoğunlukta. Bu hayal kırıklığının bütün suçunu evlatlarına yüklüyorlar. Oysa bu durumda önce kendi hatalarını da görmeleri lazım. (Söylediklerim aynı zamanda kendime. Benim çocuklarım da okuyorlar.) Tam evlilik çağında, tam kanların deli attığı zamanda, sen evladını karma bir okula göndermişsin; kızlar, erkekler sabahtan akşama sınıfta, kantinde, bahçede birbirlerini görüyorlar ve muhatap olma durumunda kalıyorsa, evladının birine tutulma ihtimali de çok yüksektir. Anne-baba üniversiteye göndererek dolaylı yoldan baştan bunu kabul etmiş oluyor.

Sonuçta üniversiteye odun göndermiyorsun. (Çok nadir genç, kendini koruyabiliyor o ortamlarda. Onlar da çok büyük mücadelelerle, nefis terbiyesi ile uğraşarak.) Kadın-erkek birbirini her zaman çeker. Bu yüzden anne baba önce kendi hatasını görmeli. “Ne yapayım okul sistemi böyle.” diyorsan sistemin hatasını da gör. “O benim evladımı tavlamış.” diye karış tarafı suçluyorsan, evladının hatasını da gör. “Evladım bana bunu nasıl yapar.” diyorsan kendine tekrar bak, kendi hatanı da gör. Ayrıca evlilik niyeti ile karşına gelmişlerse, gizli kapaklı bir şeyler yapmamışlarsa, yine iyi. Evlendir, kavuştur.

Gerçi konu sadece üniversite ile alakalı değil. İş yeri de olabilir başka bir yer de. Anne babanın onaylamak istemediği her evlilik durumu için geçerli.

Gençler, ailelerinin itirazlarını da yazmışlar. Kabul etmemek için pek haklı bir sebepleri de görünmüyor.

“Dindar bir genç. Ailesi bize çok uygun. Babam kabul etti fakat annem aynı boydayız, diye kabul etmiyor.” demiş genç bir kız.  (Bahane. Annenin damatta aradığı şartlar olsaydı boyunu gözü görmezdi. Büyük ihtimal maddi durumunu beğenmemiştir, ya da işini. Kızıyla aynı okulda okumuş olsa bile. Çünkü kadınlar genellikle kendileri ile aynı seviyede olanı değil, daha üst seviyede olanı ister.)

“Evlenince onun memleketinde oturacağız, diye annem kabul etmiyor.” demiş bir başkası  (E tabi seni düşman tarafına göndermek istemiyorlar. Evladı bekar olarak gitsin otuz sene gurbette çalışsın, itiraz etmezler fakat evlenip üç sene karısının ya da kocasının memleketinde otursun büyük problemdir bu bizim toplumda genellikle. E ne de olsa dünür, düşman olarak görünür çoğunlukta)

“Annem onun ailesi köylü diye kabul etmiyor. ‘Ben nişanda düğünde onları dünürüm diye nasıl insanların karşısına çıkaracağım.’ diye itiraz ediyor.” diye özetlemiş başka biri de. (İnsanlar arasında köylü şehirli ayırımı yapan insanlara çok kızdığım için bu konuda hiç bir şey söylemeyim. Ağır kaçabilir. Şehirde doğup büyüdüğü için kendini üstün görmek de ne büyük bir kibir. Hele el gün lafı da ayrı bir cehalet örneği. Sen evladının mutluluğuna bak.)

Yalnız çok ilginç. Bütün mesajlarda “babam ikna oldu annem kabul etmiyor” sözünün bulunması, erkeklerin evde hanımları tarafından ne kadar adam yerine konduğunu da açıkça gösteriyor. Adamların evladının üzerinde söz hakkı bile yok. Kız istemeye gidince babasından değil, annesinden istemek lazım demek ki. Anneler gitsinler birbirlerinden istesinler. Adamları süs olarak götürüp yormaya gerek yok. Nasıl olsa “hanım bilir” diyecekler.

Neyse konuya dönersek,  aileler gençleri kavuşturmak yerine ayırmaya çalışıyorlar. Dindar aileler anne-baba hakkını sonuna kadar kullanıyorlar. “Hakkımı haram ederim. Beni incitirsen ömür boyu yüzün gülmez. Seni hiç affetmem…”

Bazı gençler baskıya fazla dayanamayıp ayrılıyorlar, birbirlerine verdikleri bütün sözleri silip, karşı tarafın âhını alarak.

Bazıları zorla ikna ediyor, anneyi fakat anne nişanı, düğünü burunlarından getiriyor. Sonrasında da problem çıkarmaya devam edebiliyor.

Bazıları dinlemeyip kendi başlarına evleniyorlar. Karı-koca aralarında en ufak bir tatsızlık olsa anne-babamızı dinlemedik iflah olmayız ruh hali içinde oluyorlar.

Bir de sevdiği ve ailesi arasında kalıp, iki taraftan da vazgeçmek istemeyip, çaresizlik içinde kalıp üzüntüden depresyona giren, hatta aklını kaybedenler  de var.

El insaf anne-babalar! Evlatlarınıza bu kötülüğü niye yapıyorsunuz? Hem kendi sinirlerinizi hem onların sinirlerini yıpratıyorsunuz. Kısmet deyin, evlendirin. Evlenmelerine engel olsanız, ayırsanız daha iyi olacaklarının hiç bir garantisi yok. Ayrıca size vebali de olur.   Çocuklarınızın eş adayı aranan bir sabıkalı değilse, cidden çok haklı sebepleriniz yoksa bırakın sevdiği ile evlensin ve eğer hataysa seçiminin sonucuna kendi katlansın.

Aile baskısı ile sevdiğinden ayrılanlar genellikle evliliklerinde mutlu olamıyorlar. Çünkü ayrıldığı gözünde kalıyor. Birbirleri ile çok mutlu olacağı hayallerini kurmuşlar yıllarca, onu yıkamıyorlar. Belki onunla evlense hiç mutlu olamayacak fakat evlenmediği için gözünde büyüyor ve evlilik yaptığında evinde pırlanta gibi eşini gözü görmüyor. Aklı kavuşamadığında kalıyor. Böylece aileler hem evladına hem onun sevdiğine hem de evladının yeni eşine oğluna ya da gelinine (bu işte hiç suçu olmayana) yazık ediyor. Bu da büyük bir vebal.

www.cocukaile.net

 

 

Okunma Sayısı : 90.437

Yorum yapın

“Evliliği Aile İstemediğinde…” için 393 Yorum

  1. Abdullah Bir diyor ki:

    AZMO KARDEŞİM’e…

    Prensip olarak ben “Face to Face” tartışmalarda önce “DİPLOMA” soruyorum, sonrasında kişiyi “MUHATAP” alıyorum. Kişinin “PhD degree” si yoksa hiç konuşmuyorum. :-)
    I do not argue with people who do not have a diploma. You can not be bothered about it. :-)

    • Aadem diyor ki:

      ingilizce yazmasaydin be abdullah abi.bu seferde ingilizcede biliyor diye hasetlerinden catlayacaklar orta yerleririnden cartttt diye.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        ADEM BEY KARDESİM’e…

        Eyvallah, Adem doğru dedin kardesim… 😊

        Unutmadan kem gozlulerin nazarindan korunmak için Felak ve nas okuyarak Allah’a siginayim.

    • düşük tahsilli kişi :) diyor ki:

      610 lu yıllarda mekke’de yaşamamışsınız iyi ki …
      —-
      Adem bey sizde insanların yüzüne söylemeyeceğiniz kelimeleri burada yazdığınızın farkında mısınız
      yoksa insanların yüzüne karşıda böyle mi konuşuyorsunuz ki.
      “umarım muhatap alınmam”

      • Aadem diyor ki:

        Sayin düşük tahsilli kişi.

        Yüzüne soylenmeyecek bir söz arkadan söylenmez..Bu ne dinimize ne kültürumuze nede ailemizden aldığımız terbiyeye yakışır. Çünkü ikiyüzlü olmak bize gore değildir. Ama kendi menfaatine göre laf ebeligi yapan, kendi kafasina göre olmasını istediği islami gerçeklerden uzak olarak carpitarak konuşan , aslinda islami gibi görünen fakat kendi deyişiyle İslamcı olan şahısların doğru olmayan fikirlerine anladığı dilden cevap vermek gerekir.kimseye ederinden fazla deger vermemek lazımdır.

        Aynı kişinin yazdıklarının birbiriyle celismesini rahatlikla gorebilirsiniz.cunku kendi fikrini kabul ettirebilmek icin bazen dogrularida konusmaktadir.Boylece insanları yumusatarak kendi fikrini kabul ettirebilecegini sanmaktadir ve bu durum herkesin dikkatini cekmektedir.cunku kimse kafasını kuma gömmemiştir.

        Eger bu sitede sureti haktan görünerek dinimizle, milletimizle ilgili olarak ve herseyi carpitarak yazanlar eğer kötü niyetli degilse cok büyük travma altındadır.travma altindaki kişiler geçmişindeki hangi olaylar sebebiyle neden böyle bir duruma düşmüştür bilemeyiz. Böyle bir travmanin nasıl giderilebilecegi ile ilgili olarak bir egitimim yoktur.

        Ayrica insan inandığı kişiye kefil olur ve onunla aynı yolun yolcusudur.

  2. nikap diyor ki:

    Feyza hanım kardeşime
    Allah sizden razı olsun ,ne güzel açıklamalar yapmışsınız.Sanki benim yüreğimden geçenleri hissedipte gönlümü almaya çalışmışsınız.Çünkü kedi ciğer yorumu bana yapılmıştı ama siz benim yerime öyle güzel cevaplar vermişsinizki sanki siz değil ben yazıyorum bu sözleri.İnanın benim de üniversiteye gitmek istemememin sebebi sizinle aynı ne bir eksik ne bir fazla.Üniversitede daha iyi bir bölüm kazanabilmek için düz bir liseyi tercih etmiştim ama Allah bana islam şuurunu lisede nasip etti.Harama düşme korkusuyla sınavlara hazırlanmadım bile.
    Evlenme serüveninizi ne güzel anlatmışsınız tıpkı benim düğünümün aynısı. O zaman cep telefonu falan kimsede yoktu benim fotoğrafımı kimse çekmedi ama ben kendim de zaten fotoğraçıda fotoğraf çektirmemiştim. Gelinlik konusuna gelincede yine aynı fikirdeyiz ben de gelinlik yerine beyaz bir elbise tercih etmiştim ve kapıdan çıkarkende pardüsemi giymiştim.BU ZAMANDA ALLAH SİZİN GİBİ ŞUURLU GENÇLERİN SAYISINI ARTIRSIN İNŞALLAH.

    Kevser hanım kardeşimin yorumlarına da güzel cevaplar vermişsiniz.Benim eşimde eğitim camiasından bu işin diplamayla falan alakası yok herşey rabbimin dilemesiyle .

    • Feyza diyor ki:

      Nikap abla kedi ciger yorumu bana yapildi demissiniz, o kismi anlayamadim, daha once birisiyle boyle bir mevzu mu yasadiniz?
      Siz benim durumumda gencliginizi gorunce ben de size bakip yirmi yil sonraki halimi sizin aynanizda gorebilme ihtimalinin huzurunu yasadim. Baslangici benziyorsa insaallah yillar sonra ben de yirmi yasinda kiziniz gibi suurlu bir evlad yetistirmis hayirli bir anne ve huzurlu bir mu’mine olma mutluluguna erisirim diye kalbimden gecirdim ve mutlu oldum. :)
      Hersey nasip, insaallah kiziniz da hayirli insanlarla karsilasir ve guzel bir evlilik yapar. Bir annenin en buyuk mutlulugu guzel yetistirmek icin cabaladigi cocugunun guzel yetistirilmis birine gelin gittigini gormesi olur ve umarim bu mutlulugu en kolay bicimde tadarsiniz :)

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Nikap Hanım.

      Bahsettiğiniz konularda en son alınması gereken kişilerden olduğunuz halde yorumların yayınlanma sırası sebebiyle sanırım bazı alınganlıklarınız olmuş. Bahsettiğiniz eleştiriler size değildi. Meryem hanım kardeşimizle aynı derde sahip olduğunu iddia eden bir yorumcu aklı sıra Meryem Hanım’a erkeklere karşı mesafeli olma konusunda akıl vermeye kalktığı için ben ve başka yorumcular bu durumdan rahatsız olduk. Hatta bu yorumcu erkeklere karşı o kadar mesafeli ki onlarla beraber çay içmekten bahsedebiliyor. Son yorumlara bakılınca zaten “kedi” kimmiş ortaya çıkıyor.

      Bu arada Feyza Hanım kardeşim enişte beyi ve kendinizi “Nazar”lara karşı bir okutun derim…Öyle bir dünya ki bazen küçük bir mutluluğu insanlar size çok görebiliyor ki ben de bunu yaşadım…

      • kevser diyor ki:

        Fatih bey beni kastederek ne dediniz ne demeye çalıştınız inanın hiçbir şey anlamadım…bikaç kez okudum ve gene anlamadım.ben kiminle çay içmekten bahsetmişim?bi söyler misiniz.tüyap kitap fuarına gitmek çay içmek manasına mı geliyor.yazdiginiz yorumun sacmaligini bi daha okuyun bence.

        ben Meryem hanıma niye ayar vermeye çalışayım?😂 O da aynı benim gibi.sadece onu düşündüğümden dolayı endişemi yazdım.ki nikap hanım da aynı konuda yazdı.

      • kevser diyor ki:

        Keşke kedi olsaydım Fatih bey….
        Bir yanlış anlaşılma oldu bence sitede.ben çay içmeden bahsediyormusum gibi algılandı.oysaki fuarda standı ziyaret etmekten bahsetmiştim.erkekler nasıl bu kadar yanlış anlayabiliyor anlamadım…
        Birde feyza hanim ve kendiniz için nazara karşı dua okumasını tavsiye etmişsiniz..iyi de Fatih bey,sizde evli olmadiginiz dönemde burada evli kisilere bazen sitem dolu yazabiliyordunuz.bekar gunlerinizi ne çabuk unutmuşsunuz.benim hatirladigim çoğu zaman sitemkardiniz

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Bekarken yazdığım yorumları unutmadım ki hepsi burada kayıtlı arada bir denk gelirse de hatırlamak için bakıyorum. Sizden bu şekilde-“sizi de biliyoruz”- tarzı bir yorum bekliyordum ancak bana iftira atabileceğinizi gerçekten ama gerçekten düşünememiştim Kevser rumuzlu yorumcu.

          Yorumlarımın içerisinden buradaki ya da başka insanlara karşı kıskançlık içeren, ben sizin başınıza gelen hayırlı işi kutlamayacağım dediğim bir tane dahi olsa yorumumu gösterin özür diler ve bir daha kimseye yorum yazmam. Gösteremezseniz de bu sefer siz iftiracı olursunuz ve gereğini yapmanız beklenir!

          Sitem etme konusuna gelirsek de yazdıklarınıza inanmak gerçekten mümkün değil. Burada kime sitem etmişim acaba? Benim sitem ettiğim kişiler, toplumsal oluşumlar belli ve burada açık açık da yazdım. (Mesela teyzeme gelen bir kız annesinin beni kızıyla tanıştırmak istediğini ancak teyzemin kıskançlık yaparak bize söylemediğini ve bunu bir sene sonra o kızın annesinden duyduğumuzu yazdım.)

          Size uzun uzun cevap yazmaya gerek yok da belki sizi düşünmeye sevk eder diye yazıyorum. Hani burada şans vb. yazıyorsunuz ya benim eşimle tanışmama kardeşim vesile oldu. Eşimi yedi yıldan beri tanıyor. Bizi tanıştırmayı kardeşimin aklına getiren ne acaba bir düşünmek lazım? Neden o zaman değil ya da neden şimdi değil? Her şeyin bir vakti olduğu için olmasın acaba?
          Bunu da geçelim, ben eşimle dini nikahımız kıyılmadan bir gün önce ciddi bir trafik kazası geçirdim ve çok şükür burnum dahi kanamadı, verilmiş sadakamız varmış dedik. Evlilik hayalleri kurarken soluğu hastaneden ya da mezarlıkta alma ihtimali vardı.

          Son olarak da şunu söyleyebilirim ki karşınıza çıkan kısmetleri değerlendirmeye bakın öyle armudun sapı üzümün çöpü demekle olmuyor bu işler…

          • kevser diyor ki:

            Fatih bey ne gibi bir iftira attım?gerçekten anlayamadım…
            Hayatımı anlatıp bunun üzerinden kimseye acıtasyon yapmak istemiyorum ama ben kardeslerim arasında en büyüğüm.(en büyük olmayı da hiç sevmiyirum bu arada.çünkü en fazla ezilen çocuk siz oluyorsunuz)benden iki yaş küçük erkek kardeşim zihinsel engelli.muhakkak yanında 2.bir kişi durması gerekiyor.konusamiyor çünkü.kiz kardesim deseniz aramızda jenerasyon farkı var.baska bir alemde yaşıyor o.yani öyle abim falan yokki beni birisiyle tanıştırsın evlenmeme vesile olsun..siz abi olduğunuz için kiz kardeşiniz oldugu için sizin evlenebileceginiz bir yaşta hanimla denk gelme ihtimali var kardesinizin.anne ve babanın sosyal çevresi yönünden de akrabalarınızdan nitelikli kimse yoksa şanslı değilseniz hayatta bazı şeylerden daha fazla geri kalıyorsunuz.hele ki bir kız çocuğu birşeyleri 25 yaşından önce yapmazsa bir daha kendini toparlayamıyor…bu böyle.ben bazı şeylere şans deyince niye kızdınız anlamadım.elbette hersey kader.ama herkesin kaderi aynı mı sizce?sizin nelere sitem ettiginizi bende biliyorum.aynen o yazdığınız şeylere sitem etmiştiniz.
            Burada düşük tahsilli rumuzlu yorumcu ne güzel ifade etti:moralinizi bozmak istemem ama sizin aradığınız kişi bir çuval patates içinde sadece bir tanesi dedi.bizde zaten 1 tane arıyoruz 10 tane değil.ama artık o bi çuvalın içindeki bir taneyi aramıyorum.çünkü yoruldum.artık aramayı kestim.benim o kadar gücüm kalmadı artık.ve inanın bu yorumunuzla artık doldum ve gözyaşı döktüm.merak etmeyin armudun sapı üzümün çöpü diyebileceğim kadar alternatifim de yok.çünkü ben bu yaşıma kadar erkeklerle mesafeli durdum.şimdi de tavsiye üzere görücü usulüyle birilerinin beni birileriyle tanistirmasini bekliyorum o da tabi bu kadar ikiyüzlü ve fırsatçı insandan bana birsey kalırsa….lütfen insanların ne yaşadığını nasıl bir ortamda olduğunu bilmiyorsanız bu kadar yazmayın.ayrıca arkadaş çevresi olarakta ben şanssızdım.gecmisimde etrafımda mecburen bulunan o kadar insan bu kadar boş olmasaydı bende çok daha farklı olurdum iyi ve nitelikli bir cevreyle tanışmam 24 yaşıma kalmazdı…bu hayatta şans var mı var…o zaman niye iyi insanlarla denk getir karşılaştır diye dua ediyoruz?illa ki ne olursa olsun nasibim olup değişmeden bir sürü badireden geçipte gene benim olan bir nasibim olmadı.benim hayatımda birşey oluyorsa zor bela oluyordur.yani bugüne kadar benim hayatımda hep böyle oldu.naparsam yapayım kacamadigim bir kismetim olmadı kismetimi hep ben kovaladım.çok kirildim bu yorumunuza.sinirlerim bozuldu.lütfedip bana cevap yazmışsınız sağolun.ama ben artık burada hiç kimseye yorum yazmayacağım.çok sinirlendim çünkü

      • kevser diyor ki:

        Sizin sandığınızdan daha mesafeliyim erkeklere fatih bey rahat olun…ayrıca ben sema hanımla 2011 senesiydi heralde universite okuduğum sehirde kitabımı imzalatmistim fuarda.yuz yüze ayaküstü konuşmuştuk.daha o zamanlar ogrenciydim.bahsettigim şey böyle bir ziyaretti yoksa a.b den banane!o yorumu:bende istanbuldayım ziyaret edebilirim anlamında yazmıştım.keske yazmasaymisim daha iyiymiş

      • Feyza diyor ki:

        Fatih bey
        Yorumunuz gozumden kacmis, simdi okurken rastgele gordum, cok gecmis olsun. Neyse ki atlatmissiniz sag salim kazayi.
        Sadaka filan verseydiniz..
        Bekarken okumayi aliskanlik edindiklerimi okuyorum yani devam…tesekkurler.
        Bol bol okuyun ve sadaka verin, Allah c.c.hanenizi ve icindekileri korusun.

  3. kevser diyor ki:

    Şu soruma bir cevap alabilir miyim?lütfen!
    Diploma önemli değil tahsil herşey değil diyenler neden kendi kızlarını evlendirmeye geldi mi doktorla mühendisle öğretmenle evlendirmek için uğraşıyor?diploma önemli değilse neden ilkokullu kızlarını çöpçüyle ya da ayakkabı boyacısıyla evlendirmiyorlar?kusura bakmayın yani bu konuda hoşgörülü olamayacagim.bizim evlenebilecegimiz düzeyde adamlara birde,okumak isteyipte ailesi tarafindan okutulmamis okula gönderilmemiş kızlar göz dikiyor..en büyük mağdurda meryem hanım ve benim…

    • kevser diyor ki:

      Hayatımın düşünce olarak kafamın en güzel çalıştığı yıllar okuduğum yıllarmış.çünkü annem beni ve diğer kız kardeslerimi okuyoruz diye aman kızım sen sadece dersine çalış deyip beni mutfaga bile sokmazdı(tabi bu çok yanlış bişey doğru diye anlatmıyorum)dolayısıyla hic yemek iskerinden anlamazdık.yani ufak tefek kek yapma bulasik yiksma gibi isleri yapardik tabi.ev işiyle ugrasmadigimiz o yillarda hayatın anlamını hakikati sorgulamaya daha çok vaktimiz oluyormuş itiraf edeyim.ev isleri insanin çok vaktini alan seyler.oyalayici işler.bazen bakiyorum günler geçmiş ve ben sadece yemek hazırlamışım sağı solu toplamışım elle tutulur hiçbişey yok.ki ev işi bugün yap yarın gene aynısını yapıyorsun.bugün bulaşık yikadim ooo bi hafta yıkamıyorum yok yani…bide ben bunu bekar halimle söylüyorum.evlensem nir evin bütün işi bana kalsa kafayı yerim heralde:)ve su da bir gercekki erkekler camasirini yikayan utusunu yapan nir kadın istemiyorlar.onlar farkli seyler de bekliyorlar malum.ev islerini hizmetciye yaptirabilir.bilmiyorum hem ev islerine kosturup hem de nasil cazibeli bi bayanolurum kafamda deli sorular….
      Şu anda ben yaşitlarimdan evli olanlarla frekans tutturamiyorum.cunku onlar hep esiyle gezmelerinden kocasiyla beraber yaptiklari paylaştıkları seylerden bahsediyorlar bende bekar olduğum için nasibimde bekarlik oldugundan haliyle anlatacak birseyim olmuyor.
      Akranlarimdan bekar olanlar ise eger tahsili yoksa ve bundan dolayi da çalışmayan bir bayansa böyleleri genelde kafayı evlilikle bozdugu için akillari fikirleri evlilik oldugu için eger sende karşısında genç ve guzelsen seni potansiyel bir tehlike gibi rakip gibi algılıyorlar:)cunku tek dusunceleri evlilik olan biri genç ve güzel bir hemcinsini görünce otomatikman “tehdit”gibi algılıyor.bekar olup tahsili olan külturlu okumuş bir işi gücü mesguliyeti olan akranlarim hemcinslerim daha rahat daha pozitifler.hayata karşı daha toleranslılar..hemcinslerine karşı daha az kaprisli daha az kompleksliler.bilmiyorum nedendir ama benim gözlemim bu şekilde.meslek sahibi ojumuş bekar bayan yasitlarim en iyi anlaştığım grup.

    • nikap diyor ki:

      Kevser hanım kardeşim yorumunuzu dün akşam gördüm ama şimdi yazıyorum Bu yorumu kime yaptınız ve kimden cevap bekliyorsunuz anlayamadım kardeşim. Kim sizin elinizden evlenebileceğiniz adamları aldı ki….

      • kevser diyor ki:

        Ben kimse benim elimden aldı demedim ki.böyle birşey zaten olamaz.sadece neden böyle bir ikircikli tutum sergileniyor onu anlamıyorum demek istedim.ki siz oyle yapmiyorsaniz zaten alinmaniza da gerek yok.ben öyle yapanlara dedim.kadın kendi kizini muhendisle evlendirmis bana geldi mi de:ee nolucak canım tahsil önemli değil lise mezunuyla da evlen diyor.bu sozun manası yani ben oyle birini tercih etmem ama sen et demektir.

        sadece şunu demek istedim:erkeklerin hepsi okumuş tahsilli değil malum(en azından benim çevrem öyle)bu sebepten tahsilli adamlar da bir okul okumamış kızları tercih edince(kibunu dindar erkekler,hanimini calistirmayi dusunmeyen erkekler yapiyir cagdas olup modern olan tipler karisinin calisan biri olmasini istedigi icin oyleleri zaten ozellikle uni.bitirmis arıyor!)malum bizim gibi kızlara da pek bir alternatif kalmamış oluyor.elimiz kolumuz bağlanmış oluyor.siz maaşallah ne güzel kendi deyiminizle daha lise yıllarında bu nimete erismissiniz.bende erismistim ama sizin gibi okula gitmeme lüksüm olamadı maalesef.çünkü okula gitmesem beni evlatlıktan bile reddedecek bir aileye sahiptim.yani bakın bende aynı gorusteydim ama benim o görüşte olmam maalesef hiç birşey ifade etmedi.yani herşey bizim elimizde değil.bizim elimizde olsa zaten böyle olmazdı nikap hanım.

        • düşük tahsilli kişi :) diyor ki:

          kevser hanım siteyi gezerken yorumunuzu da okuyunca bir cevap yazayım dedim sizin için.

          sizin yaşınız kaç ve o aralıkta durum nasıldır bilemem ama.
          artık üniversite lerde ki öğrencilerin çoğunluğu kız ve bu oran sürekli kızların arttığı şekilde devam ediyor.
          benim akrabalarım içinde geçerli 10 erkek 10 kız akrabama baksam erkeklerin 7 si üniversiteye gidiyorsa kızların 9 u üniversiteye gidiyor …

          bazen insanlar üniversiteye gidiyor maddi sıkıntıya giriyor fakat mezun olunca iş bulamıyor yada düzgün bir iş diyelim. artık böyle kendini geliştirmiş ve güzel bir üniversiteden mezun olsan da çok yırtıcı değilsen referansın yoksa maalesef durum bu. özellikle aklı başında erkekler eğer düzgün bir üniversite ve bölüm kazanamazsa uğraşmak istemiyor da artık .

          ben esasen örgün de okumadım üniversiteyi ama örgün okusam bana katacağı şeyin insan ilişkilerinde daha başarılı olmak ve farklı fikirlere hakim ve saygılı olmak ve en önemlisi düzgün karakterli kendini geliştirmiş hocalarım olursa onları model almak olurdu diye düşünüyorum .

          ve şunuda söyleyeyim çalıştığım kurumda evlilik eğitimi alanları toplayıp üst kuruma yolluyoruz durum aynen öyle erkekler lise mezunu kızlar üniversite :) şayet kısa dönem olayı bitsin tek tip askerlik çıksın bu fark o zaman daha da belirleşecek.

          sizin umudunuzu kırmak yada üzmek asla istemem ama görücü usulü evliliklerin yaş faktörü de dikkate alındığında ve çalışmayan kızlar 25 yaşın üstünde de olursa şansı az ee birde buna öğrenim durumu eklersek imkansız asla değil ama bir çuval patatesin içinde bir tanesi sizin istediğiniz gibi :)

          yani varmak istediğim konu ALLAH gönlünüze göre hayırlısıyla versin ama bence her talibinize açık olun :)

  4. nikap diyor ki:

    Meryem hanım öncelikle ben bayanım,sanırım siz beni erkek zannettiniz. Yorumunuzda üçüncü görüşmeden sonra hemen evlilik kararı alamam demişsinizve görüşmeleri uzattiğinızı söylemişsiniz.Ama yinede bu iş olumsuz sonuçlanmış.Demek ki çok görüşüncede bu insanların niyeti anlaşılmıyormuş.

    Bizim zamanımızda dışarda buluşmak diye birşey yoktu.talip olan kişi eve gelirdive görüşülürdü.Şimdiki evlilik görüşmeleri biraz flörte girmiyor mu.bu zamandaki kızları evde tutmak çok zor olduğu için mi acaba evlilik görüşmeleri de dışarda oluyor.Yoksa biz mi çok geride kaldık anlamış değilim.Bunu sizin için değil toplumun geneli için söylüyorum.

    ALLAH aşkına bu dindar kesim nereye doğru gidiyor. Evlilik teklifi yapıyoruz diye kalabalık ortamlarda erkeklerin kızların önünde diz çokmesi tektaş yüzük vermesi .bunlar ne demek oluyor.ben bu hareketleri müslümanlara yakıştıramıyorum.

    Birisi de demişki yere diz çökünce ben de ettahiyyati okumuşum. TÖVBE TÖVBE. Bunlar bir müslümana yakışır şeyler mi batının her yaptığını bizler de yapmak zorunda diğiliz. bir müslüman karşı cinse bir kere bakar tanımazsa ikinci bakışa izin vardır üçüncü bakış ise haramdır öyle değil mi.
    Peki evlilik maksadıyla dışarda buluşunca ne kadar harama giriliyor siz karar verin.
    İmam Gazali insanın başına ne gelirse haktandır sebebi de haktan ayrılmaktandır demiş. EĞER biz haktan ayrılmamaış olsaydık bunları da yaşamazdık.

    Kızları okutuyoruz diye dişarı göndermeseydik bu kadar serbestlik edepsizlik olmazdı. Herşeyi normalleştire normalleştire bu hale geldik.

    Bunları sizi eleştirmek için yazmıyorum ne olur beni yanlış anlamayın Meryem HANIM kardeşim. Amacım sizi uyarmaktı sadece.Allah sonumuzu hayır etsin selametle.

    • kevser diyor ki:

      Nikap hanım size sonuna kadar katılıyorum.ancak değişim sadece kızlarda değil erkeklerde de var.şöyle ki:dindar diye bildiğimiz erkekler de kendine uni.döneminde okuldan flört buluyor ve onunla evleniyor.namazında niyazında dediğimiz erkekler bile artık görücü usulü tercih etmiyor.ben okul döneminden sevdigiyle evlenen “dindar”erkek çok gördüm.ve belki de meryem hanımın benim ve bizim gibi olan başka kızların bekar kalması onların yüzünden oldu.çünkü biz okul dönemimizde böyle şeylere yanaşmamıştık.ne yazık ki kimseyle flört etmeyen düzgün ozelliklerdeki tahsilli dinini bilen erkeklerde mezun olur olmaz görücü usulü 18 20 yaşında kızları tercih etti bizi yaş olarak kendine “büyük”buldu.bizim yaş okul bittiğinde zaten 22 23 oluyor bide üstüne çevreniz size “iş bul”baskisi yapıyorsa söyleyin bize evlenmeye bizim gibi kızlar ne zaman firsat bulsun?ben sizden kendim ve meryem hanım için ayrıca dua isterim.çünkü kendi açımdan söyleyecek olursam meryem hanım bana önceki yorumlarından birinde yazmıştı:”kevser hanim keşke numaranızı falan alabilsem çevrem geniştir size aracı olabilirim”tarzinda birşey demişti.inanin ki evlenmek mesele değil.iyi kötü bana razi olacak bir erkek bulunur ama asıl mesele :’DENGİNİ”bulmakta biliyor musunuz?benim akraba çevrem dengim kişilerden oluşmuyor.çünkü ilk uni.bitiren benim.kendim de bu konularda kendi kendine birilerini bulabilecek potansiyelde bi tip değilim.dolayısıyla sizden kendim ve meryem hanım için hususi dua beklerim efendim!bizim işimiz zira çok zor

    • meryem61 diyor ki:

      Nikap Hanım

      3 Görüşmeden sonra evlilik kararı alamamanın nedeni ben değilim. O güveni karşı taraftan almak gerekir. Sizin bahsettiğiniz gibi evde gelip görüşülmesi benim için doğru değil. Benim hayat şartlarım ailevi durumum kaldığım ev buna uygun değil. Ben elimden geldiğince harama girmemeye çalışıyorum. Sizin bahsettiğiniz dışarda yemek yeme hadisesi ölçülü olduğu sürece sakınca görmüyorum. Ben günümüz kızları gibi değilim ki onunla temas edeyim yada farklı şeyler yapayım. Dışarıda yemek yenilen yer zaten kalabalık ortada halvet oluşturan bir durum yok. Ayrıca inanın şunu gözlemledim ki benim kuşağım 87-90 doğumlu okumuş tesettürlü olanlar inanın daha az harama bulaşmış insanlar. Ben okumamış ama mühendis isteyen çirkef bir sürü kız tanıdım hepsini genellemiyorum lakin o kadar o karşılaştım ki genelleme yapacak duruma bile geldim. Ağızlarında sadece ”her şey diploma değil, okuyanları da görüyoruz” diye sakız gibi dolaşıyor. Siz şuan okumayan ama evinde uslu uslu oturacak kızların varlığına inanıyor musunuz? Onlar koca bulmak için sağa sola bakışlar atarken ben başım önde hiç bir erkekler konuşmadan okuluma gidip okuyordum hangisi daha haram ?Evlilik teklifi konusunda size katılıyorum. Bazıları kimden isteseniz sizinle gelir yardım eder demiş ama benim çevremde ”hadi ben biri ile görüşeceğim yanımda ol, dini açıdan bu uygun ” desem bana verilecek cevap şu ” 30 yaşına geldin biriyle görüşürken yanında biri mi olması lazım , tek başına görüşmen daha doğru olur ” Elimden geldiğince Haktan ayrılmamaya çalışıyorum ama karşıma çıkanların hepsi sahip olduğum hassasiyetlere sahip olmadı bunu da ilk görüşmede anlayamadım zamanla anlayabildim.
      Ayrıca Nikap Hanım
      Var mı tavsiyeniz yaşı gelip evlenmek isteyen bu kadar erkek/kız varken ne yapalım ? Büyüklerin derdimizle dertlendiği yok ayrıca herkes sadece eleştirme peşinde ama kimse bir çözüm yolu ile gelmiyor. Var mı bir öneriniz ?

      • kevser diyor ki:

        Meryem hanımcım;

        “Ben okumamış ama mühendis isteyen çirkef bir sürü kız tanıdım hepsini genellemiyorum lakin o kadar o karşılaştım ki genelleme yapacak duruma bile geldim. Ağızlarında sadece ”her şey diploma değil, okuyanları da görüyoruz” diye sakız gibi dolaşıyor. Siz şuan okumayan ama evinde uslu uslu oturacak kızların varlığına inanıyor musunuz? Onlar koca bulmak için sağa sola bakışlar atarken ben başım önde hiç bir erkekler konuşmadan okuluma gidip okuyordum hangisi daha haram ”

        Yazınızın bu kısmı için sizi özellikle tebrik ediyorum.kutluyorum.yalnız,şu kısmı uyarmak zorunda hissettim:hangisi daha haram demişsiniz ya…bunu böyle söylemek yerine bu durumun size ve bana mahsus bi durum olduğunu söylemek daha uygun gibi.aksi takdirde haramlık helallik dini mevzuda sıkıntı çıkabilir.yani siz ve ben bu durum sadece bize mahsus bi hal.okurken sehir disindaki anne ve babasini”ayy annecim babacım bu hafta sinavlarım var gelemiyorum”diye kandırıp(sinavı falan yok halbuki)erkek arkadaşıyla bir hafta tatile gidenimi dersin…maalesefuzaktan bile olsa böyle olayları duydum ve işittim.yani universitede her kız da bizim gibimiydi meryem hanım.tabi ki bu durum bizi bağlamaz ama maalesef bizi de olumsuz etkiliyor işte.yani siz ve ben “türünün son örneği”yiz😂😂bazen bu kadar özel ve hususi bi insan olduğum için sıkılıyorum 😂🤣
        Ben sizi çok iyi anlayabiliyorum.çünkü anladığım kadarıyla sizinle benzer yollardan geçmişiz.ama anlayamadığım şey şu:bir kız görüştüğü erkeği neden kendi evine cagiramasın?sonucta neyseniz osunuzdur.karşi taraf sizi olduğunuz gibi kabul edemiyorsa yol verin gitsin zaten.neden bir bayan baba ocağından utansın.”uygun değil “desin?bunu anlayamadım açıkçası.evlendikten sonra napacaksiniz o zaman?bir daha ailenizle görüşmeyecek misiniz evlenince?
        Bakın ben başımdan geçen bir olayı anlatayım:
        Geçende bir akrabamızın evine oturmaya gitmiştik.ben evin hanımıyla beraber mutfakta yemek hazırlamaya yardım ediyorum.bu sirada da biz bu kadınla mutfaktayken evin beyi,yani kadinin kocası mutfağa girdi.bana “çalışıyor musun?”diye imalı bi şekilde sordu.zira bir zamandır çalışmadığımı işsiz olduğumu o da biliyor.bende sakince”çalışmiyorum”diye cevap verdim.öyle söyleyince bana ne cevap verdi biliyor musunuz?”diploman lazım değilse bana ver de işimde kademem yükselsin”dedi.guya kendince espiri yaptı😑bu arada bu adam benden 3 4 yaş büyük çok yaşlı değil yani.lise mezunu ve yaptığı iş gelir getiren düzgün bir işle meşgul ama bildigim kadariyla üst mevkide gorev yukleyebilmeleri için tahsil ve diplomada aranan bir işti.yani bana verdiği cevapta kisaca şunları demeye çalıştı:
        “1)senin diploman var da ne işe yarıyor.bak işsisin.senden bi cacık olmaz
        2)diploma sanki pazardan satın alınan bişeyde bana ver diyor beyefendi.o kadar sinirlendim ki anlatamam.diplomayı o kadar istiyorsan bi zahmet zamanında sende çalışıp kazansaydın beyefendi.pazarda satılan bişey olsaydı sende satın alırdın değil mi?siz kızların peşinde cafelerde fink atarken biz evimizde ders çalışıyorduk.gencliğimi zamanımı ve emeğimi vererek aldığım diplomama(ki mezun olalı 6 sene olmasına rağmen hala alamadım okulda duruyor.gidip almamı bekliyor😂o sehre bir daha gitmek nasib olmadı çünkü)sanki bakkaldan satın alınabilecek bir eşya muamelesi yapılmasına son derece gıcık oldum.bu benim yaşadığım ilk gerzeklik değil.bugüne kadar böyle çok olay yaşadım ve bundan sonra da yaşayacağımdan eminim.böyle gerizekalı boş aptal gerzek insanlardan çok sıkıldım.bazen sırf böyle insanları susturmak için evlenmek istiyorum.bakıııın siz bana neler söylüyodunuz ama hem tahsilli hem de dindar birini buldum.birde yakışıklı ise sormayın☺kocanin alasını buldum sirf o insanlara bunu diyebilmek için suratlarindaki o ifadeyi görmek icin evlenmek istiyorum.şimdi bu gittigimiz aile mesela;tamam karı koca birbirleriyle cok iyi geçiniyorlar birnirleriyle cok iyi anlaşıyorlar bi huzursuzlukları yok ama hayatları aynen şöyle:bugün ne yesem bugün ne giysem nerde kalsam yani hayatları sadece boyle maddi şeylere odaklı geçiyor.bir gram maneviyat bir düşünce yok.ye iç yat tarzı.kadinda kapalı bu arada onu da belirteyim!ama bilincli bir kapalı değil.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Meryem61 Hanım Kardeşim’e…

        Ben senin samimiyetine ve İslam’ın kırmızı çizgilerine dikkat ettiğinden, Müslüman bir hanıma yalışmayacak her hangi bir sey yapmadığından eminim, bu nedenle yüreğin ve vicdanın rahat olsun kardeşim.

        Bildiğin ve inandığın gibi yaşamaya devam et.

        Ayrıca, senin üzerinde hak ve söz sahibi olmayan hiç kimseye her hangi bir açıklama yapma veya bir şeyleri ispat etme zorunluluğun yok.

        Birde nedendir bilemiyorum birden bire aklıma “KEDİ ULAŞAMADIĞI CİĞERE MUNDAR (pis) DERMİŞ şeklinde ki atasözü geldi.

        Hayırlı düşünce, karar, iş ve eylemlerinde Allah yar ve yardımcın olsun (Amin)

      • Meryem61 diyor ki:

        Kevser hanım
        Bildiğiniz gibi bir durum değil. Ailem Trabzonda ben Istanbul dayım ve bekar kardeşlerim ve iki bekar kuzenimle kalıyoruz. Hepsi bayan Şimdi böyle bir eve gorustugum kişiyi getirmek doğru değil. Eger anlaşabilseydik o kişi ile Trabzona ailemle tanışmaya gidecektik .Nasip diyelim .

      • nikap diyor ki:

        MERYEM HANIM KARDEŞİME
        Hakkınızı helal edin amacım ne sizi üzmek ne de eleştirmek sadece sizi uyarmak istemiştim. Evlilik görüşmelerinin ölçüsüns sizler zaten benden daha iyi bilirsiniz. Ben sadece kafede oturmakla bir insanı tanıyamazsınız demek istemiştim zaten tanıyamamışsınız da. Çünkü dışarda buluşmak zamane kızlarının yaptığı iş. Kaldıki biz ailece bile dışarda yeyip içmeye çekiniriz. Yolculuk esnasında falan da mecbur kalırsak sakin kalabalık olmayan bir ortam bulmaya çalışırız. Zaten ben peçeliyim ve açmam sorun oluyor.Zaten aile yerleri denen yerlerde karma ortam olduğu için yabancı bakışlara maruz kalıyoruz. Biz evde yabancı misafirlerle ayrı oturur ayrı yemek yeriz.Peki dışardakiler yabancı değil mi. Bu konuyu sitenin aklı başında kalemlerİ saanırım benden daha iyi açıklar.İslam dini moderniteye uydurulmaya çalışılıyorama bu iş tavizsiz olmuyor tavizsde tavizi getiriyor.
        Bu zamanda evde uslu uslu oturan kız var mı demişsin evet var.Biz kızımı çok ısrar etmesine rağmen üni.ye gndermedik. Karma ortam haram olduğu için bir kadın doksan km.den uzağa yalnız gidemediği içinve onun karma ortamlarda çalışmasının haram olduğunu bildiğimiz için.
        Madem karma ortamlarda çalışmak ve birarada oturmakta sorun yok neden kuranda Peygamber eşlerinden birşey isterken perde arkasından isteyin deniliyor.
        Kadınları yuvalarından çıkaran mimsiz medeniyetin onları kafelere doldurmasıpekte zor olmadı değil mi.
        evlenemeyenler için inanın bende çok üzülüyorum. Sadece sizler değilsiniz buralarda da böyle çok kişi var . şimdilik bu konulara girmeyeceğim. sELAMETLE.

        • meryem61 diyor ki:

          Nikap Hanım
          ”amacınız beni üzmek yada eleştirmek değil sadece uyarmak ”dediniz ama devamı yine eleştiri ile dolu. Ben peçeli değilim sizin kadar şanslı değilim ki erken yaşta evleneyim de hemen helal daireye gireyim, ya da iaşemi temin eden biri de yok ki çalışmak zorunda kalmayayım. Yani Nikap Hanım sizin harama girmeniz ve benim girmem inanın Hak katında bir olmamalı. Benim yaşam şartlarım ve sizlerinki o kadar farklı ki. Benim imtihanım ve sizin imtihanınız farklı. Hal böyle iken Rabbim’in merhamet ve adaleti ile muamele edeceğine dair hüsnü zannım var. Ben elimden geldiğince Haktan ayrılmamaya çalışıyorum. Tesettür konusuna da gelince Nur Süresi 31.ayeti farklı yorumlayan ulemalar var. Ben erkekleri tahrik etmeyecek ve dikkat çekmeyecek şekilde giyinmeye çalışıyorum ve inanın günümüz çarşaflı ve peceli kadınlarından daha az dikkat çekiyorum.
          Kadınların kafeleri doldurması mevzusuna gelince bu sorunun muhattabı ben değilim evden işe işten eve giden bir insanım. Ayrıca dini açıdan insanlarımız sadece kendi yaptıkları ibadetlerle yada yaşayış tarzları ile müslümanlığı eş değer düşünüyor ama inanın müslümanlık bu değil. Mümin kardeşlerin dertleri ile dertlenmek, onların dertlerinin devası için kavli ve fiili dua etmek nerede kaldı ? Dışarından eleştirmek inanın en kolay iş. Bende şuan başlasam sayfalarca yazabilirim. Neyse konu ile ilgili daha da yazmayacağım. Kalpleri Allah bilir. Vesselam.

        • kevser diyor ki:

          Nikap hanım:
          Siz meryem hanımın kızlar hakkında söylediklerini bence anlamamışsınız.kendi kızınız için kendi ağzınızla söylüyorsunuz BİZ OKUTMADIK diye…üstelik kızınız da ısrar etmiş.yani kendine kalsa aslında okumak istiyor ama ana babadan şanslı…bu zamanda a bak harammış karma ortammış ben o yüzden bunu bildiğim için kendi isteğimle bunu yapıyorum diyen göğsünü gere gere kendi tercihiyle bunu yapabilecek ahlakta edepte bir kız maalesef kalmadı.biz size bunu anlatmak istemiştik.bende tam tersiyim mesela!90 km yi gecmenin şehir dışında okumanın haram olduğunu bildiğim halde annem babam beni yolladı.ben daha bunu kendi anam babama anlatamadım.ayrica diyelim ki bu zamanda okumuyor.ama herkesin elinde illa ki internete giren akilsiz telefonlar var.bilmem anlatabildim mi?biz size bunları kastettik…
          Dışarıda yemek yeme mevzuuna gelecek olursak söylediklerinize ben sonuna kadar hak veriyorum.dışarıda en sevdiğim yemek bile önüme gelse yiyemiyorum rahatsız oluyorum.hele hele ki tanımadığım bir erkekle birak yemek yemeyi çay bile içemem heralde karşısında.

          • kevser diyor ki:

            Nikap hanım umarım beni yanlış anlamadınız ama ben peçeli değilim ama inanın şu dışarıda yemek faslı gibi vs.sizinle aynı hassadiyete sahibim emin olun.disarida yemek yenen ortamlarda beni geren bişeyler var tarif edemiyorum.içim sıkılıyo inanın.dediginiz gibi mecbur kalirsak o da aileyle beraber sakin kalabalık olmayan yerleri tercih ederiz bizde

          • nikap diyor ki:

            Kevser hanım kardeşim sizi neden yanlış anlayayım tabiiki yüreğinize gelen sözleri yazabilirsiniz. Benimle aynı hassasiyette olmanıza çok sevindim.
            Kızınız kendi isteğiyle üniversiteye gitmek istememiş siz göndermemişsiniz demişsiniz evet doğru. Kızım o zaman daha onyedi yaşındaydı ve çevresinin çok etkisinde kalıyordu .Arkadaşlarının gitmesinin bir sorun teşkil etmediğini söylüyordu.Ama biz ona bu konuları detaylı bir şekilde anlattık sağolsunlar buradaki değerli cemaat hocaları da bu konuda bize çok yardımcı oldular ve kızımla çok ilgilendiler .ve birlikte ünüiversiteyi dışardan okuma kararına vardık. Aslında kendisi sayısal okuyordu ama şimdi sözel bir bölümde okuyor çünkü dışardan sayısal okuyacak bir bölüm yok.Bu yıl üçüncü sınıfa geçti Karma bir okulda okumadığınada hiç pişman değil ve çalışma fikrinden de vazgeçti.biz onu kendi haline başıboş bırakmadık doyruyu yanlışı bizden öğrenmesi için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. ve çok şükür ki meyvelerini almaya başlıyoruz. Artık tesettürüne daha dikkat göstermeye başladı ,başörtüsünüde daha güzel örtünüyor. Biz onu sürekli ilim meclislerine sohbetlere götürüyoruz ve oralardan gerekli dersi çıkarıyor. Kuzenleri geldiğinde ben söylemeden hemen ferracesini giyiyor balkona çıkarkende gene aynı şekilde hareket ediyor. Haram ortamlarda çalışmanın zararlarını artık kendisi de idrak etmeye başladı.
            Bizim amacımız onun müslüman bir hanımefendi olarak yetişmesidir derdimiz diploma falan değil .Biz sadece kızımızı kapitalist sisteme yem etmemeye çalışıyoruz
            İnternet ve akıllı telefonlar konusunda çok haklısınız.Maalesef akıllı telefonlar insanların aklını aldı. Allah sonumuzu hayır etsin gençlerimizi bu zararlardan korusun.
            Yazacak çok şey var ama benim zamanım yok çünkü çok yavaş yazdığm için çok zaman harcıyorum. Küçük oğlumunda sınavları başladı çok ders çalışmamız lazım.
            Allah yar ve yardımcınız olsun kiymetli kardeşim.

          • Feyza diyor ki:

            Nikap ablacim, Allah razi olsun, daha once de surecimi sormustunuz. Ilgi ve alakaniz icin cok tesekkur ederim beni duygulandirdiniz.
            Aile yasaminiz ve kizniz hakkinda yazdiklarinizi okudum, maasallah Allahu Teala bize de ilerleyen yillarda sizin gibi suurle anne babalar olmayi ve boyle guzel evlad yetistirmeyi nasip etsin. Azmo kardese katiliyorum, vaktiniz oldukca yazmaya lutfen devam edin ki biz de sizden istifade edelim, cunku hepimizin ihtiyaci var guzel ornekler gormeye ve okumaya.
            Selam ve dua ile..

          • Feyza diyor ki:

            Kevser hnm kardesim,
            Sizin vizeler ve finallerle bogustugunuz o yaslarinizda bir bilseniz bu kardesiniz nelerle bogusuyordu…
            Siz madalyonun sadece gorunen kismina bakarak yorum yapiyorsunuz fakat arka yuzunde cogu zaman bir okyanus gizlidir. Bir genc kizin aile yonunden yuzu guler, kocasi hayirsiz cikabilir, iki yonden de yuzu guler evladiyla sknti yasayabilir, gecim problemi olur, saglik problemi olur vs..Evlenince hayattan emekliye ayrilmiyor ki bu insanlar, sadece yeni bir maceraye yelken aciyorlar madalyonun ardindaki o gorunmeyen okyanusta ama o okyanus hic gorunmez baskasina emin olun. O yuzden anneler der, su duvarlarin dili olsa da konussa, kol kirilir yen icinde kalir.
            Insanlar zaten aci ceken yuzlerini pek gostermezler, mutlu gosterirler kendilerini ve siz de hayatlarinda hersey yolunda gidiyor zannedersiniz. Halbuki bu yasima kadar sorunu olmayan tek insan gormedim, deselediginiz zaman herjesin bir yani kirik ve bir bosluk. Sorunsuz insan yok gercekten fakat sorunuyla basedebilen ve basedemeyen insanlar var.
            Iyi bir anne babaya duserseniz bu gercekten buyuk nimet bunu inkar etmiyorum fakat hayat aile ocaginda bitmiyor. Cevre tercihi de sizin aslinda. Olayi kisisellestirmek istemiyorum cunku sizi tanimiyorum fakat genel anlamda konusursak, mutedeyyin bir cevrede yetisen bir genc, belli bir yasa geldigi zaman hayatinin insiyatifini ele alabilir, almali. Basortusu mucadelesi verrildigi yillarda bakin, kac ablamiz basini acmama ugruna ailesinin tepkisini hice sayarak okulu biraktilar. Bunlari yas itibariyla siz benden iyi bilirsiniz. Onlarin da aileleri ne pahasina olursa olsun kizlarinin okumasi taraftariydi belki ama kizkar iradelerini kullanip gerek sisteme gerekse ailelerine hak bir amac ugruna rest cekebildiler.
            Yani sunu demek istiyorum, lise yillari insanin kolay yonlendirilip hamur gibi yogurukdugu yillar olabilir ve ailenun gudumundesinizdir belki anlarim fajat universite hayati, yirmili yaslar artik bir insanin hayati hakkinda ciddi adimlar atabilecegi donum noktasi yillardir ve tercihlerini kendi yapabilir. Bu durumda, o yillarda ailesinin baskisiyla okula devam etmek bir sanssizlik degil tercihtir. Karsiniza cikan bir nasibinizi degerlendirebilme imkani o yillarda olduysa eger fakat okul hayatini evlilige tercih ettiyse bir genc kiz, bu durumun mes’ulu biraz da kendisidir. Ya da asiri baski varsa bu kizin uzerinde “oku,calis, eve para getir” gibi, o zmn da bu yasadigi problemin mes’ulu irinci dereceden babasi ve ailesidir. Bu durumda tepki duyulmasi gereken, tahsili kendinden dusuk oldugu halde evlenen kizlar ya da bu kizlari tercih eden erkekler ya da kader, sans vs bunlar degil.
            Ama bu saatten sonra kendine ya da aileye tepki duysak bunun da bir anlami olmaz, zamani geri alamayiz tam tersine huzursuz oluruz.
            O zaman gecmisi ve cevreyi birakip gelecege ve sadece kendi onumuze bakacagiz. Mesgaleler bulabiliriz, meslegimiz varsa ser’an haram olmayan bir yer arastirip oralarda bir sure calisabiliriz, ilim meclislerinde daha aktif olabiliriz bunu daha once bahsettiginiz sekilde kendimizin reklami icin degil, ic huzuru, Allah rizasi ve bilgi birikimimizi insanlara faydali hale getirmek amaciyla yaparsak zaten gerisi corap sokugu gibi gelir. Birseylerle mesgul olmak hem yeni insanlar tanimak hem ruhsal terapi icin guzel bir kazanim olur.
            Sizden yola cikarsak ornegin siz de yas konusunu problem ediyorsunuz, gorunume cok onem veriyorsunuz, tabi sifir gorsellik olmaz ama sizin de beklentileriniz pek az degil :)
            Tahsil olarak en az esit olmasi gerekiyor diyorsunuz ki bu konuda hak veriyorum.
            Biraz citayi indirin kardesim, kafa denkligi ve ruhsal/manevi butunluk olsun, sizi gercekten sevsin karakteri duzgun olsun birakin cok yakisikli da olmasin, yasi da uc dort degil de bes alti yedi sekiz yas olsun ne farkeder bu ozellikleri olduktan sonra?
            Degerlendirmeye deger, sadece yas ya da resimde gordugunuz gorsellik uzerinden onyargiyla yaklasmayin kimseye iyiliginiz icin soyluyorum emin olun. Siz gecen gun de demediniz mi, bazi kisiler yasi buyuk olsa da kucuk gosteriyor. Bu erkekler icin de gecerli olabilir, sekiz yas dersiniz reddedersiniz, ama kaniniz isinir,bakimli bir insandir ne bileyim..
            Kisaca kadere teslimiyetinizin tam olmasiyla beraber tercihlerinizi de yaparken iki kez dusunun kardesim. Bu ikisi birbirini tamamlar. Bazen siz tercihlerinizin kurbani olursunuz, bazen tercihleriniz sizin..
            Selamlar…

          • kevser diyor ki:

            Feyza hanım kardeşim
            Beni çok iyi analiz edip yazmışsınız.butun samimiyetimle teşekkür ediyorum.yalnız şu kısmı biraz açmak istiyorum:hani diyorsunuz ya bir dönem bazı kızlarımız dinden taviz vermemek için okulu bile terk etti okumadı.o dönem bunu yapan hanımlar muhtemelen bir cemaate bağlıydı hepsi.yani hayatlarında sadece aileleri yoktu.muhtemelen sırtını yasladıkları dahil oldukları bir cemaat varmıştır.ben lise dönemimde o yıllarda cemaatin c sini bilmezdim.herkes aynı müslüman sanırdım.itikat herkeste aynıymış sanardım.ve maalesef benim okul arkadaşlarımda dindar kimseler değildi.hatta tam tersiydi.yani böyle bir etraf düşünün.demissinizki uni. Cağı artık ufak bir çağ değil demişsiniz.iyi de biz kız çocuğundan bahsediyoruz kız!bu erkek çocuğu değil ki sıkılınca kapıyı vurup çıksın.

            Birde Feyza hanım
            Bana evlilikle alakalı da hoş tavsiyeler etmişsiniz.bakın evlilik zaten kara kaşını kara gözünü beğendim tamam ben bunu beğendim elini yüzünü beğendim buna bir ömür katlanırım geciririm denebilecek bişey değil.yani ben boyle görmüyorum evliliği.evlilik bilakis merhamet acıma insaniyet duygularının en önde olması gereken bi kurum.benim bir akrabam olan kadın bekar kızlara şöyle derdi:kızım erkeginizin merhametli olmasina dikkat edin.erkegin en onemli özelliği merhametidir derdi…gunumuzde ki bosanma ve ayriliklarin temelinde de aslinda erkegin merhametsizligi asil sebep.tabi cok farkli sebepleri olan da olabilir ama ben boyle oldugunu gördüm.

            zaten bu yakın zamanda da görünüşü güzel biriyle sınandım.imtihan edildim.dediginiz gibi tahsil yakisiklilik arıyorum ya.. ama benim imtihanımda bunlardan olursa naparım….:(

          • kevser diyor ki:

            Yani benim imtihanım bunlardan olursa derken:tahsilli ve fiziksel olarak aradığım ozelliklerdeki gibi biri bana denk gelir iyi güzel ama huyu karakteri bozuk olursa yı kastetmiştim.huyu güzel olmadiktan sonra kara kaşı kara gözü napayım.yani görüntü zaafımın benim başıma iş açmasından korkuyorum kısaca..

          • kevser diyor ki:

            Bide şu da var:(yazacaklarım sonradan aklıma geliyor o yüzden)
            Evet öyle yerlerde bulunmak kendi reklamımız için değil.ki zaten bende oraya kendi reklamımı yapmaya gitmiyorum.yalniz şöyle bir durum oluyor ki:bulundugunuz mecliste ister istemez bütün bayanlar evli,yuvasini kurmuş.aksam eve giderken kocama hangi sürprizi yapsam acaba nın,cocuguma doğum günü hediyesi ne alayım ın,nişanlınla nasıl tanıştın muhabbetlerinin daimi olarak döndüğü bir mekanda sizde kendinizdeki bu yokluğu daha fazla hissediyorsunuz haliyle.dikkatiniz ister istemez bu mevzulara kayıyor.yoksa ben bekarliktan burada bahsettigim kadar şikayetçi değilim hani.

          • Feyza diyor ki:

            Kevser hnm kardesim,
            Rica ederim. Ben sizi gecmise yonelik suclama adina yazmadim o satirlari, yani onlar okulu birakmis siz de biraksaydiniz vs..
            Bunu soylemeye calismadim, tabi o zamanki sartlar, dusunce yapisi,gelecek hakkindaki belirsizlikler, tecrubesizlik vs…hepsinin tesiri var insanin tercihlerinde. Demek istedigim, hayatimiz cevremiz ve kendi tercihlerimizin etkisiyle sekilleniyor biraz da, yani suclu aramak yerine onumuze bakalim.
            Kardesinize uzuldum,Allah yardimciniz olsun. Zaten sizin belli sorunlarla basetmeye calistiginizi hissediyordum. Allah ecrini fazlasiyla versin kolay bir is degil..
            Merhametli es isteyin seklinde tavsiyede bulunan o hanim cok hakli. Bir erkek dunya yakisiklisi da olsa merhametli degilse emin olun o yakisikliligi,bir de uzerine eklenen vergisiyle imtihan olarak size geri doner, uzak dursun.
            Benim dualarim hep merhamet odakliydi, kalbi selim,halim olan insanin Allah yuzune zaten bir sevimlilik verir. Sakin dis gorunume aldanmayin ve haddinden fazla kiymet vermeyin surete.
            Bir abla vardi cocugu olmuyorduve yaninda surekli cocugundan bahseden kisilerle oturup kalkmaktan psikolijisi bozulmustu, asosyal bir insan haline burundu ki bana anlatirdi zaman zaman. Hak veriyordum cunku onun da hassasiyeti o yonde ve insanlar duyarli olmali. Siz de evlilik muhabbetleri yapilan ortamlarda cok durmayin. Size yskin kisilerle irtibat kurun ki ortak yonunuz cok olsun. Cok da takmayin dunya hayati, saglikli olun gerisi gelir insaallah.
            Bana yazdiginiz bu uslupla yazdiginiz zaman herkes meraminizi cok iyi anlayabilir. Ama bazen icinizden kucuk ve yaramaz bir kevser cikiyor :)) onu susturup siz konusun olur mu, boyle cok guzelsiniz.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            KEVSER HANIM’a…

            İşte böyle…

            Bundan sonra ki yorumlarını Feyza Hanım Kardeşimize cevap mahiyetinde yazdığın yorumda olduğu gibi YUMUSAK ve TATLI yazarsan sadece Feyza hanım değil bizlerde ( sitenin kavvam erkekleri olan Cihad Hocam, Yahya, Adem, Azmo, Sadece Fatih vb)veya sadece ben) bütün bildiklerimizle ve gücümüzle senin dertlerine derman olmaya, seni de KARDEŞLERİMİZ arasına :-) almaya çalışırız.

            Senin son burada ki yorumlarında olduğu gibi arkadaş cevresinde ve sosyal hayatında da kadın fıtratına uygun yumuşak, tatlı dilli, zarif ve doğal üslubuna uygun hareket etmen, seni hem burada, hemde dısarı da arkadaş, kardeş, dost ve derman sahibi yapar.

            Lütfen bu üslubunu devam ettir. Bir gün bakmışssın sana artık burada ki insanlar “KEVSER” değil, “KEVSER HANIM KARDEŞİM” demeye başlamışlar… :-)

            Eeee, bir insanın, (özellikle de ömrü imtihanlar ile dolu senin gibi birisine) Cihad Hoca, Yahya, Azmo gibi “gerçek ilim ve tecrübe sahibi” kardeşlerinin olması Allah’ın bir lütfudur.

            Sen de bu nimetin kadrini ve kıymetini bilirsen yakın bir gelecekte yaşadığın sıkıntılardan kurtulmakla kalmaz, özlemini çektiğin huzura ve yuvaya da ulaşırsın insaallah.

            Dipnot: Cevrende ki arkadaşların ve diğer insanlara Allah’ın nasip ettiği (esya, ev, araba, evlilik, cocuk vb)seylerin sebep olduğu mutluluklarını paylaşmaya çalış, “Allah’ım bana ne verirsen onlara iki mislini nasip et” seklinde düşünmeye ve dua etmeye çalış.

            Şeytan ve nefsinle bu konuda yapacağın savaşta Allah yar ve yardımcın olsun…

        • Feyza diyor ki:

          Nikap hnm kardesim ya da abla mi demeliyim saygisizlik olmasin.
          Gecen gunler durumumu sormussunuz, estagfirullah ne hadsizligi..
          Size cevap yazacaktim fakat sitede baska bir konu dikkatimi cekince oylece kaldi ve yogun bir surec gecirdim. Kusura bakmayin gecikmeli bir cevap verdigim icin.

          Elhamdulillah yaklasik bir ay oluyor evlendim. Son yorumumu zaten nikahimin arefesinde yazmistim ama ilani bugune nasip oldu. Buradaki kardeslerime cokca dua ediyorum, insaallah Rabbim en tez vakitte ve hayirlisiyla isteyen kardeslerimin cumlesine hayirli bir yuva kurmayi nasip etsin. Basta Meryem hnm, Suleyman bey kardesim olmak uzere ismini sayamadigim cumlesine..
          Yirmi yasinda bir kiziniz var Allah bagislasin. Anne baba yonunden nasipli bir kiz maasallah, Rabbim bahtini da acik eylesin.

          Yalniz aile yonunden her kardesimiz boyle nasipli olamayabiliyor. Farkli hayat mucadeleleri, aile kulturlerindeki degiskenlik, yasam kosullari insanlari zaman zaman hayalindekinin ve dogru bildiklerinin otesinde bir yerlere goturebiliyor. Bazi tercihlerimizi kendi gafletimiz veya mecburiyetlerimiz sebebiyle en dogru olani bildigimiz halde en dogrudan yana kullanamayabiliyoruz.

          Bu konuya kendimdem ornek vermek isterim kimseyi karistirmadan. Ornegin, sefer mesafesinde mahremsiz yolculuk etmemem gerektigini bildigim halde mecburiyetten bu sinira riayet edemedigim cok zaman oldu. Refakat edecek bir insan olsaydi o zamanlar, ya da hayat sartlarim buna daha musait olsaydi istemezdim tek basima yolculuk yapmayi fakat hayat her zaman istedigimiz minvalde ilerleyemeyebiliyor. Umarim anlatabiliyorum ne demek istedigimi..
          Birbirimizin hatalarini soylerken ayni zamanda kendimizinse guzel vasiflarimizi on plana cikarinca bu biraz kinayici bir manzara olusturabilir ve karsimizdaki kisiyi incitebilir. Yine ayni sekilde, karsimizdakinin bireysel bir eksigi uzerinden toplumdaki buyuk carpikliklara ornek getirirsek bu da sanki elestirdigimiz kardesimizi de o toplumdaki carpikligi tasvip edip bu carpikligin bir parcasiymis gibi lanse etmis olmamiza sebep olabilir.

          O yuzden, “sen” yerine “biz” dilini kullanirsak sozumuz daha tesirli ve yumusak olur. Yani, “ben sunlari yapmiyorum, biz dikkatliyiz” dememiz orneklik acisindan gayet dogal fakat bunu karsidakinde gordugumuz bir eksiklik uzerinden dillendirirsek, kardesimizi incitir. Belki soyle diyebiliriz, “dogru olan aslinda dinimizce sudur, bu dogruya gunumuzde riayet eden muttaqi insanlar var/ taniyorum. Keske hepimiz bu istikamet uzere yasamimizi tanzim edip yasayabilsek…”

          Yani araya sen ve ben dilini sokmadan…
          Cafeteryadaki kizlar, karma egitim vs..bunlar hakkinda yazdiklariniza katiliyorum, zaten bu konularda cok yorum yazdim. Ama bu genel elestiriyi bir sahsa yonelttiginiz elestiri yorumuna ilistirince sanki iki olay birbirine karisir gibi olmus.
          Insaallah meramimi duzgun anlatabilmisimdir, ele verir talkini kendi yutar salkimi misali ben de sizi kirip dokmemisimdir ablacim..:)

          • Süleyman diyor ki:

            Feyza hanım

            Allah mesud etsin. Çok sevindim. Önce Sadece Fatih Bey sonra ise sizin yuva kurmanız çok güzel oldu. Allah yuvanızı mübarek ve huzurlu eylesin inş. Darısı Meryem hanım, Nisa hanım, Mustafa bey ve diğer site sakinlerinin başına inş.

            Hayırlı günler

          • nikap diyor ki:

            Feyza hanım kardeşim inanın evlendiğinize çok ama çok sevindim .İnşallah çok mutlu olursunuz ve eşiniz sizin değerinizi bilir darısı Kevser Meryem Süleyyman Adem Abdullah ve ismini sayamadığım diğer bekar kardeşlerimin de başına olsun inşallah.
            Amacım kimseyi kırmak ve üzmek değildi kardeşim uyarılarınızı dikkate alacağım ayrıca size neden kırılayım ki .Keşke herkes sizin gibi birbirini böyle kibar bir şekilde uyarsa.
            Selametle

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            Feyza kardeşim yakında hayırlı haberlerim olacak dediğiniz zaman ben isteme ,söz, nişan vb. anlamıştım şimdi 1 ay oluyor evleneli deyince çok şaşırdım. Sizin ki tabir caizse “jet hızıyla evlilik” olmuş. Tabi evveliyatı var mı? yoksa her şey 2-3 ayda hızlı bir şekilde gelişip oluştu mu? orasını bilemiyoruz.

            İnşallah iyi bir beye denk gelmişsinizdir. Evliliğiniz bereketli, mübarek olur inşaallah.

            Ayrıca mahsuru yoksa ve de anlatmak isterseniz kısaca evlilik sürecinizi özetle sizden okumak isteriz. Mesela nereye gelin gittiniz? enişte bey ne işle meşgul? evliliğiniz çok masraflı oldu mu vb? (tabi anlatmak isterseniz yazın istemezseniz yazmayın)

            Tekrardan hayırlı olsun…dualarınızı bekleriz…

            vesselam…

          • seysey diyor ki:

            Allah yuvaniza huzur ,bereket ve iki cihan saadeti nasip etsin.Darisi diger arkadaslarin basina. :)

          • kevser diyor ki:

            Azmo bey;dikkatimi cekti de ayrıntıları soran sadece sizsiniz.feyza hanım buraya ne yazacaktı ki?burası herkese açık bir mecra.ve biz Feyza hanımı tanımıyoruz.an be an duyurması mı gerekiyordu anlamadım…bakın şimdi beni istemeye gelecekler.yarin da yüzüğü takacağız mı yazacaktı anlamadım?kadınlar böyledir azmo bey:)kaşla göz arasında ayağına gelen kısmetini kaçırmadan evlenirler:):):)

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            “Azmo bey;dikkatimi cekti de ayrıntıları soran sadece sizsiniz.feyza hanım buraya ne yazacaktı ki?burası herkese açık bir mecra.ve biz Feyza hanımı tanımıyoruz.”

            kevser kardeşim, herkesin yoğurt yiyiş şekli farklıdır. herkes olaylara farklı bakar. feyza kardeşimizi ayrıntılarıyla tanımasak ta burada yaklaşık 2-3 yıl yorum yapıyor ve bazen karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyoruz. kendisi de defaatle bu sitede bir aile havası olduğunu söylemişti. ayrıca feyza kardeşimiz daha öncede bir evlilik teşebbüsünde bulunmuş hatta burada fikir danışmıştı yorumculara. ayrıca evliliğinden önce de yakında hayırlı haberlerimizi alabilirsiniz demişti. eğer kendisi çok ketum biri olsa zaten şimdi kalkıp 1 aylık evli olduğunu da söylemezdi.

            ha aklıma gelmişken sizin vesilenizle feyza kardeşime bir soru daha sorayım :)) feyza kardeşim damat beyle aranızda kaç yaş var? malum yaş mevzusu da burada epey tartışılmıştı. ya kevser kardeşim demek ki konuşunca soracak mevzular da akla geliyormuş böylece:))

            yine bir hususu daha belirteyim benim 2-3 ay gibi hızı evlilikler eğer kaşrı taraf öncesinden çok iyi bilinmiyorsa temkinli yaklaşıyorum. yakın çevremden biliyorum. erkek tarafı için pek sorun olmasa da özellikle kız tarafı için damat adayı beklendiği gibi çıkmazsa yıkım oluyor. sonra ah keşke daha iyi araştırsaydık deniyor.

            yani ben isteme,söz,nişan ve düğün işlerinin en az 7-8 ay bulması taraftarıyım hemen 2-3 ay içinde bütün bunların halledilip evlenilmesi tabiki yanlış değildir. ama günümüzde insanlar hemen tanınmıyor. detaylıca bir soruşturma yapmak lazım.

            tabi feyza kardeşimizin daima mutlu olmasını isteyen biri olarak inşallah kendisi çok iyi bir tetkik sürecinden damat beyi geçiştirmiştir diye umuyorum.

            ayrıca kevser kardeşim benim de sizde dikkatimi çeken bir şey oldu. burada ki bir çok yorumcu feyza kardeşimizi evliliğinden dolayı tebrik ettiler. ama benim gördüğüm kadarıyla siz tebrik etmediniz. sebeb ne ola acep?

            vesselam…

          • Hüsna diyor ki:

            Selamun aleyküm Feyza hanım,
            بارك الله لكما وبارك عليكما وجمع بينكما في خير.
            Rabbim mübarek kılsın, dareyn saadeti diliyorum sizlere. İnşaAllah az da olsa buraya yazmaya devam edersiniz. Rabbim göz nuru olacak hayırlı evlatlar nasip eylesin. Duanızı bekliyorum.

          • Irmak diyor ki:

            Feyza Hanim Kardesim, ne guzel bir haberle donus yaptiniz.

            Allah’im (evliliğinizi) mübarek kılsın, üzerinize bereket indirsin, ikinizin arasını hayırda birleştirsin.
            Hayırlı evlatlar ile bir yaşam boyu birbirinizi sevmeniz ve hep neşe içinde, huzurlu bir hayat ile birlikteliğiniz hayırlı ve uğurlu olsun.
            Yuce Rabbim, Ailenizde huzur ve saadeti daim kılsın.

          • kevser diyor ki:

            Neden kendisini tebrik etmedigimi söylemek istemiyorum.
            Azmo bey;günümüzde insanların birbiriyle açık ya da gizli flörtleştiği bir ortamda okumak bahanesiyle veya çalıştığı işte iş mecburiyetinden dolayı hergün birbirini gören insanlar var…simdi biz böyle bir ortamda 1 2 bilemediniz 3. görusmede evlilik gibi ciddi bir karar almaya çabalıyoruz…yani çok zor bence…bilemiyorum ama kendi adıma konuşursam birseyler benim için çok zor!bana dua etmeyi Allah’a yalvarmamı tavsiye edeceksiniz biliyorum.bunu zaten yapıyorum.neyse saglicakla kalın..

          • meryem61 diyor ki:

            Feyza Hanımcım
            Duymuştum ve çok sevindim. Bu arada size yazmışken Süleyman bey’in de kulaklarnı çınlatalım geçen yıl sizi rüyasında görmüştü evli olduğunuzu ve çocuğunuzla alakalı bir konuda akıl danışmak için siteye yorum yazdığınızı görmüştü yanlış hatırlamıyorsam. Darısı biz Bekarlara. Yani Süleyman bey, kevser hanım,seysey, Azmo, Hüzün gecesi, Ebrar vardı üç nokta (…) rumuzu ile yazıyordu. Rabbim hayırlı kapılar açsın.

          • U-Mutlu diyor ki:

            Feyza kardeşim tebrik ediyorum. Rabbim iki cihan saadeti versin.
            Gün geçtikçe artsın bağlılığıniz mutlulugunuz.
            Bi ara toplu nikah olacak demiştim espirisine. Gidişata bakılırsa öyle olacak inşallah önce Fatih bey şimdi siz .kim bilir belki de Nisa Hanında evlendi
            .( Ondan da güzel haberler bekliyoruz) Meryem hanım Süleyman bey . Kevser hanım da inşallah sıra.

          • Feyza diyor ki:

            Suleyman bey, cok tesekkur ederim. Allah razi olsun darisi sizlerin de basina insaallah..Askerliginizi de yapmissiniz, cok sevindim. Evlilik icin onunuzdeki engelleri bir bir astiniz maasallah, Rabbim bundan sonraki asamada da gonlunuze ve gozunuze hitap edecek hayirli bir zevce bulma isini kolaylastirir insaallah ve merak etmeyin o zaman geldiginde dusuncelere dalmadan neticelendirirsiniz. Cunku nasip oldugu zaman kalbiniz isinir, ulfet halkeder Cenab-i Mevla, endise etmeyin.
            Hayirli gunler.

          • Feyza diyor ki:

            Husna hnm,
            Ve aleykum selam. Allah razi olsun. Insaallah tabiki vaktim oldukca yazmaya devam ederim. Acikcasi ilk yogunlugu saymazsak evlendikten sonra bekar yasantima nazaran daha sakin bir yasamim ve fazla zamanim oldu gibi :) tabi zaman ilerleyip sorumluluklar arttikca bu vakit kisitlanacaktir ama simdilik sure problemi yasamiyorum. Siz de yazin biz de istifade edelim.

            U-mutlu hnm,
            Allah razi olsun. Minik Feyza umarim iyidir :) onu benim yerime opun. Rabbim insaallah sizin de evladinizi hayirli eylesin ve yuvanizin mutlulugu daim olsun.

            Yasemin hnm.
            Size de cok tesekkur ederim. :)

            ve Irmak hnm,
            Allah razi olsun cok tesekkur ederim guzel dualariniz icin, bilmukabele..

            Seysey hnm, size de cok tesekkurler Allah razi olsun.

            Sadece Fatih bey ve Yahya bey kardeslerim,
            Allah razi olsun. Fatih bey, sozum vardi tabiki sitede ilan edecektim. Hatta biraz gecikmeli oldu nasip buguneymis. Yahya bey insaallah sizin de guzel haberlerinizi aliriz.
            Bosanma davaniza ve evlilige dair..

            Ve son olarak Abdullah Bir abim :)
            Allah razi olsun abim. Damadiniza selaminizi iletecegim insaallah, zaten bu nezih siteden haberdar olmamasi gibi bir durum sozkonusu olamaz, buyuk kayip addederim. O konuda emin olun.
            Cumleten cok tesekkurler, siteyi cok mesgul etmeme adina bir baslikta toplamak istedim. Beni cok mutlu ettiniz…

          • Feyza diyor ki:

            Meryem hnmcim,
            Cok sagolun. Inanin ki hep aklimdaydiniz. En son buraya yazdigimda sizin de hayirli bir isiniz vardi ve cok mutlu olmustum. Ama nasip degilmis, demek ki daha hayirlisini cikaracak Allah karsiniza, size bilhassa dua ediyorum.
            O kadar insana vesile olmussunuz zamaninda, benimki tutmasa da mutlaka birinin duasi tutacaktir. Bakin mesela Fatih kardesimiz de yuva kurulmasina cok yardimci olmus zamaninda ve umid etmedigi bir anda Rabbim guzel bir yuva kurmayi nasip etti.

          • Feyza diyor ki:

            Kevser hnm kardesim,
            Beni tebrik etmemeniz hic muhim degil, o konuda rahat olun. Sadece sunu merak ettim, bana karsi bir kirginliginiz mi oldu ben farkinda olmadan sizi kiracak birsey mi soyledim? Eger oyleyse hakkinizi helal edin. Emin olun farkinda olmadan, bilmeyerek olmustur.
            Ben sizi gercekten kardesim gibi goruyor ve dua ediyorum. Allah gonlunuze gore en hayirlisini versin.
            selamlar..

          • Feyza diyor ki:

            Azmo kardesim, sizi en sona biraktim.
            Kardesim, burada bir sure sizin olmadiginiz zaman dilimine tekabul etmis olmali, aslinda bir gorusmemin hayirla sonuclandigini soylemistim sonrasinda bir uzlet donemine girecegimi de soyledim hatta fakat o uzlet donemi cok uzun suremedi.
            Siz sanirim farketmediniz yaklasik dokuz ay oluyor.
            Yalniz bizim nisanlilik surecimiz, yani ilan edilecek cok teferruatli ve net bir surecimiz de olmadi ne yazik ki. Yalnizca soz gibi birsey oldu sonra ise ben rahatsizlandigim icin surec sekteye ugradi, kendi adima kimsenin sirtinda yuk olmak da istemedim. Onumu net gorebilmeyi bekledim, karsi taraf da beklediler, geri adim atmadilar sagolsunlar. Iyilesince de arada gecen surec nisanlilik sureci gibi oldugubdan ayriyeten bir nisana gerek olmadi ve direk nikah faslina gecildi.
            Ama toplamda yaklasik dokuz aydir sanirim tanidim tanimam gerektigi miktarda ve zor gunde verilen destek bilirsiniz ki kiymetlidir.
            Burasi evet benim icin bir aile ortami gibi, nezih ve steril bir ortam ve katilimcilar ise son derece asil.
            O yuzden samimi buldugum bu ahaliye asiri ketum davranmadim simdiye kadar, ama ozelimle de cok mesgul edip insanlari ve siteyi bogmaktan da korktugum icin gerekli gordugum surece paylastim.
            Surec hakkinda merak ettiklerinizi elbette sorabilirsiniz, eger faydasi olacaksa ne mutlu..
            Bizim gorusmelerimiz daha cok benim kaldigim yurt ortaminda ya da sevdigim bir hocahsnim ablamin evinde gerceklesti. Disarda ise hastane kantininde gorusmuslugum oldu, biraz mecburi biraz da plansiz.
            Damadinizla aramda sekiz dokuz civari bir yas farki var. Egitim camiasindan kendisi.
            Su an bulundugum il, bekarliktaki ilde ayni devam, degismedi ama ilerleyen surecte tayin durumu olabilir.
            Maddi harcama ne kadar oldu demissiniz, bunu sormam gerekiyor:)
            Malum bizim nisan merasimi olmadi, olsaydi da ev ortsminin disina cikmak istemiyordum. Dugun de istemedim. Cunku hem burada daha once dedigim gibi, butun gozlerin uzerimde olmasi beni huzursuz hissettiriyor, hem maddiyat acisindan luzumsuz goruyorum, hem de sahsi manevi eksikliklerim depresmesin diye bir nikah merasimi ve yemek seklinde dizayn edildi ki zaten yeterli oldu.
            Esya konusuna karismadim, cunku benim de cok esya birikimim fazla bir ceyizim yoktu. Ben ne goturuyorum ki karsidan ne isteyeyim:) ondan degil tabi, biraz birikimim vardi yine de kendim onu kullanarak cok istedigim birkac ufak tefek seyi alabildim elhamdulillah. Onlar da zaten erkek belli bir yasta olunca birikimi ve hazirladigi esyalari oldugu icin kendilerince, guclerinin yettigince ihtiyaclarimizi karsiladilar. Eksikler de zamanla tamamlanir, hala hayattayim.
            Tam bir mebla sorarsaniz gercekten danisip bir rakam soylerim.
            Aciklayici oldu mu azmo kardesim, varsa bir sorunuz buyrun sorabilirsiniz. Allah razi olsun guzel temennileriniz icin..
            Selametle..

          • Hüsna diyor ki:

            Feyza hanım, müsadeniz olursa ve eğer özel olmayacaksa Azmo Bey’e yaptığınız açıklama ile ilgili olarak bir şeyler sormak istiyorum. Ve İnşaAllah fikirleriniz bana fayda veriyor bu konuda ablam oldunuz diyebilirim(sizin için de sorun olmazsa pek tabi😊)Nikah yaptık ve yemek dağıttık dediniz ya, gelinlik, kına gecesi için elbise filan bunun için süreç nasıl işledi. Nikah dediğiniz için muhtemelen gelinlik olmamış gibi geldi bana ve eğer gelinlik vs.giymediyseniz ya da kına gecesi tertibi olmadıysa, ailenizin bakışı nasıl oldu. Sizce kişi sade bir düğün istedikten sonra ailenin tepkisi ne olur, yani orada da aileler kızlara izin verir mi bu konuda bunlarla alakalı düşünceleriniz nelerdir, duanızı beklerim vesselam

          • kevser diyor ki:

            Feyza hanım kırgınlığım size değil hayata karşı:)

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            feyza kardeşim 9 ay demişsiniz demek ki biz farketmemişiz. Ben 2-3 ay zannetmiştim. Her neyse önemli olan sizin kalbinizin ısınması ve damat beye olan güveninizin tam olmasıdır. Bunlar gerçekleşince iş hayırla neticelenmiş zaten. Rabbim mübarek kılsın inş.

            işin masrafına gelince sizin anlattığınızdan yola çıkarsak ortada nişan ve düğün olmayınca bence çok fazla masraf olmamıştır. zaten siz öyle masraflı biri olmadığınızı burada belirtmiştiniz. Tabi damat beyden çok altın istemediyseniz :))

            son olarak sormak istediğim :)) damat beyle aynı camia, cemaat vb. den misiniz? yoksa farklı gruplardan mı?

            vesselam…

          • kevser diyor ki:

            Bu arada tebrik ederim Feyza hanım,kendiniz bir eğitim almamış olmanıza rağmen “ögretmen”biriyle evlenebilmişsiniz.tahsil önemli değil(!)di tabi olsun.şanslı olmak güzel şey vesselam.bu hayatta tek birşey iste deseler şimdiki aklım olsa ŞANS derdim heralde:)

          • Feyza diyor ki:

            Husna kardesim,
            Sormak istedigini sorabilirsin, ben ozel kisimlari sansurleyerek cevaplamaya calisirim sana, ya da mahzur gorursem cevaplamam. Samimiyetin icin sagol kardesim.
            Kina gecesi malumun ki geleneklerde olan birsey, kadinlar arasinda ben sahsen mahzur gormuyorum fakat ben istenedim,istememe sebebim tamamen duygusal ve ozel. Bu yuzden size sunu yapin sunu yapmayin diyemem fakat artik kina gecelerini salonda filan yapiyorlar bu elbette israf ve gereksiz. Yine sarkili turkulu olmasi, erkeklerin gormesi filan..bunlar gereksiz uygulamamalar ve bana gore degil. Bir de artik gizli kamera gibi cep telefonlari heryerde oldugu icin,ben sahsen kadin kadina olan eglencelerin de tehlikeli oldugunu dusunuyorum. Ama fetva verecek kapasitede degilim, dedigim gibi kisisel tercihlerim. Yalniz arkadaslarim kinasiz gelin olmaz diye yine de kina yaktilar dogaclama olarak, o kadarindan da kusur kalmadik anlayacaginiz:)
            Siz Islami usulleri uygulayabilecekseniz, cok da duygusal degilseniz israfa kacmadan bir seyler tertip edebilirsiniz. Cok abartmak yorucu olur bilemiyorum, tabi fitrat meselesi kimi yorgunluktan hoslanir.
            Gelinlik istemedim cunku benim icin hatirasi olan bir giysi giymek istedim. Bu kismi geciyorum. Yalniz gelinlikler biliyorsunuz tesetturu pek yerine getirmiyor tesetturluler de dahil,en zinda gelinin uzerinden haram bakislardan koruyacak bir ortu olmasi bana gore gerekiyor, aslinda bana gore diyorum fakat bu ser’an da boyledir. Gelinlikler cok dar oluyor cunku bilirsiniz ve yuz de dikkat cekici bir guzellige burunebiliyor. Kur’an ve sohbet esliginde bir nikah merasimi yeterince aydinlatici olmustur umarim. Kadin erkek ayri dememe zaten gerek yok sanirim…
            Islami dugunler de epey teferruatli oluyor artik Husnakardesim, israfa gerek yok,o parayla evinizin bir eksiginigiderirsiniz ama israfi da gectim,satafat, diger insanlari ezecek gucte bir merasim adi ne kadar Islami olsa da icerigi pek Islam’la ortusmuyor. Cunku bizim dinimiz itidal ve sadeligi tavsiye eder giyim kusam ve yasama bicimi olarak Efendimiz asv in yasami en guzel rehberimiz ve asiriliga hayatinda yer vermemistir.
            Aileler nasil karsilar demissiniz, bu degisir bilemiyorum. Kiz aileleri bu konuda daha istekli oluyorlar, ama bazen de erkek tarafi gosterise cok meyilli oluyor. Ben hep dua ederdim gosterise duskun olmayan mutevazi insanlarla karsilasmak icin. Eger siz de sevmiyotsaniz bol bol bunun icin de dua edin Husna kardesim. Aile konusunda ben problem yasamadim. Babam da sadeligi severdi. Anneler biraz daha renkli olmasini isteyebilor ama onemli olan kizimizin ne istedigi derlerdi eminim. Bu islerde evlenecek kisilerin fikri daha muhim ve saygi duyulmali bana kalirsa. Yalniz size tavsiyem, evlilik asamasinds yapmak istemeyeceginizi dusundugunuz seyleri simdiden ailenize yavas yavas soylryin ortada damat olmasa dahi. Bunu mutlaka yapin..cunku ortaya bir damat adayi cikinca ihale tamamiyla onun basina kalir. Kizimiz isterdi damat yapmiyor gibi sozler duymamaniz ve arada kalmamaniz icin simdiden ailenizi istedigimiz tarzdaki sade bir dugun fikrine alistirin ornegin gittiginiz bir dugun akabinde veya evlenen birinden bahsederken vs..firsatlari kacirmayin. O zaman cunku,sizin mizacinizin ve kendi isteklerinizin bunlar olduguna aileniz kanaat getrir. Gereksiz gerginliklerle ugrasmazsiniz, daha kolay kabullenirler tercihlerinizi. Bu tarz seyleri cevreden sahit oldugum icin bu tavsiyeyi size yapiyorum kardesim. :)

          • Feyza diyor ki:

            Yok oyle cok degil, sadece agirliginca altin istedim Azmo kardesim ama vermediler :))
            Vesile olanlar cemaaten, kendisi de ayni cemaatte gecmisi ve aktivitesi var fakat su an cok fazla aktif degil. Farkli bir cemaatle yakinlasma yasiyor ve bu benim icin problem degil. Muhim olan itikadin saglam olmasi aslinda zaten ben de degisime acik sayilirim. Ehl-i Sunnet olalim kafi..

          • Feyza diyor ki:

            Kevser hnm,
            Universite okumadim ama baska yonde bir egitim aldim fakat mesele bu degil.
            Diploma onemli degil sozunun patenti bana ait degil,cevreden duyduklariniz nedir bilemiyorum. Burada defaatle yazdim ki,gunumuzde gecinmek zor ve bunun icin okumak,meslek sahibi olmak gerekiyor. Fakat karma egitime ise mesafeliyiz. Universitelerimizde ise belli meslekler disinda homojen bir egitime tabi tutuluyorsa genc kardeslerimiz, bu durumda okuma onceligi yani diploma olayinda, evin geciminden asil mes’ul olan erkeklere oncelik taninmali. Yani bu kedi, ulasamadigi icin bir cigere mundar demedi. Aslindacigere hic mundar demedi, sadece ulasimda yasanacak tehlikeleri bildigi icin cigere ulasmaktan vazgecti ve onundeki sute batirilmis ekmek kirintilariyla iktifa etti, cigeri de erkek kedi kardeslerine birakti ki ortamda izdiham olmasin :)
            Sakin olun..sans degil nasip.

          • Hüsna diyor ki:

            Feyza hanım çok teşekkür ediyorum samimiyetiniz için ve tecrübelerinizi paylaştığınız için. Allah razı olsun

          • kevser diyor ki:

            Valla Feyza hanım;
            O ciğere ulaşmayı bende hiç istemezdim.ne zorum vardı ki yok vize stresi yok final stresi oooff neden ugrasayim ki bunlarla nasıl olsa o okula gittigim yaşlarda bana talip olacak universite bitirmiş bir erkek talip bende bulurdum ama o tarihlerde maalesef ben kafamı derslerime yordum.dedigim gibi o ciğere ulaşmayı bende istemezdim.ama bu bana bağlı olan bir durum değildi.keske bizde şanslı olsaydık.hayatta herşey şans demiyorum.ama şans diye birseyde var yani.ben buna inanıyorum.iyi bir anne babaya denk gelmek şans,iyi bir cevrede olmak şans bence.butun bunlar hep Şans:)kisi kendi tercih etmiyor ki

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            Anladım feyza kardeşim. Yalnız size bir tavsiyem olacak o da şu ki, evliliğiniz üzerinden en az 2-3 yıl geçmeden evlilik hakkında burada kimseye tavsiye vermeyin. Her ne kadar evlenmiş olsanız bile kendinizi hala bekar olarak görün. Çünkü çoluk çocuğa karışmadan evliliğin yükü ağırlaşmadan evlilik hakkında hemen etraftaki bekarlara akıl-fikir vermenin pek isabetli olmayacağını düşünüyorum.

            Hatta bir yerde okumuş yada duymuştum. “en az 10 yıl evli olmayan kimseden evlilik nasihati almayın” demişler. Bu nedenle belki siz 10 yıl sabredemeyebilirsiniz :)) ama en azından yine bir kaç yıl üzerinden geçmesini bekleyin.

            Bu tavsiyeyi neden yaptım. Çünkü bu sitede yorumcu olarak bulunduğunuz müddetçe size sorular gelecektir. Yine kendi bulunduğunuz cemaat grubundan tanıdıklarınızdan da fikir danışanlar olacaktır. Evliliğe giden süreç, evlilik öncesi hakkında fikir verebilirsiniz. Ama evlilik hakkında bence biraz yılların geçmesini bekleyin. Bakın mesela “sadece fatih” kardeşimiz evlendiğinden bu yana evlilik hakkında artık konuşmaz oldu. Bu kötü bir şey değil bence fatih kardeşimiz çok doğrusunu yapıyor.

            inşallah ne demek istediğimi tam olarak ifade edebilmişimdir.

            vesselam…

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            kevser kardeşim, bu defa da işi şansa bağlamışsınız. Israrla kaderin rolünü Allah’ın takdirini unutuyor ya da görmemezlikten geliyorsunuz. Oysa aklınıza işin kader boyutunu getirseniz çok ferahlayacaksınız.

            Bir de üniversite okumamış bir kadın, öğretmen veya doktor, mühendis vb. evlenemez diye bir kaide mi var? ayrıca rızıklar rabbimiz tarafından anne karnında takdir ediliyor. feyza kardeşimizin ki bir öğretmenin rızkına ortak edilmiş bir başkasının doktorunkine ortak edilmiştir bunda şaşılacak, bu durumu şansa bağlayacak bir şey yok.

            Siz kendinizden eğitim ve yaş olarak alt seviyede kimselerin evlenmesini hep talihe, şansa veya başka faktörlere bağlayıp üzüleceğinize bence işin kader, kısmet boyutunu aklınıza getirip rahatlamaya bakın. Yoksa bu şekilde sizden eğitim(diploma) ve yaş hususunda daha düşük seviyede olan her bir kızın evlilik haberini aldığınızda üzüntünüz artacak gereksiz yere kendinizi hırpalayacak, hırçınlaşacak etrafa saldırmaya başlayacaksınız. Hatta belki bu durum (inşallah olmaz) sizin yanlış bir evlilik yapmanıza bile sebebiyet verebilir.

            Sema hanımın kitap imzalama gününe de bence katılın şahsen ben istanbulda olsam düşünürdüm katılmayı. Ama orada “Abdullah bir” abiyle karşılaşıp sema hanımı ve kitapları unutup tartışmaya başlamayın sonra :))

            vesselam…

          • Feyza diyor ki:

            Azmo kardesim,anladim tabiki ne demek istediginizi. Yok ayni cizgide devam, dun bir bugun iki,evlilik hakkinda ahkam kesecek seviyenin yakininda dahi degilim. Sadece eskiden oldugu gibi surec ve tanisma asamasi,aileler,iletisim vs..gozlem yapabildigim konularda yazabilirim cunku henuz kendim dahi ne yasayacagimi bilmiyorum.
            Tesekkur ederim yorumunuz icin kardesim, haklisiniz ve mantikli dusunuyorsunuz.
            Selamlar..

    • kevser diyor ki:

      Özelikle şu yazdığınız kısma çok çok katılıyorum 😂:”
      Kızları okutuyoruz diye dişarı göndermeseydik bu kadar serbestlik edepsizlik olmazdı. Herşeyi normalleştire normalleştire bu hale geldik.””
      Maalesef böyle tuhaf şeyler normal görülür oldu.bizzat aileler tarafindan teşvik edilir oldu.sebebini söyleyeyim mi?çünkü biz insanlar(kendim için söylemiyorum)rahat ve lüks uğruna artık herşeyi göze alabiliyoruz!dediğiniz gibi günümüzdeki rahatlık serbestlik ahlaksızlığın sebebi:kizların heryere gönderilmesi oldu.gerçi şimdi evinde ev hanımı olan kadınlar bile haram işliyor.internet çıktı mertlik bozuldu maalesef böylebir dönemde yaşıyoruz!

      • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

        kevser kardeşim 30 yaşında bir erkeğin kendinden 4-5 yaş küçük bir kızı istemesi kadar doğal ne olabilir? yani anladım kendinizi beğeniyorsunuz, güzel buluyorsunuz. bu kötü birşey değil. ama bunu sürekli dile getirip çirkinler ve çirkefler evleniyor biz bu güzelliğimizle hala bekarız diye bunu söylenmek ne kadar doğrudur. ayrıca şair ne güzel söylemiş “güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa” :))

        benimde birçok yakın arkadaşım evliler hatta yakın görüştüklerimin tamamına yakını evliler ama sizin gibi etrafa saldırmıyorum. Beni de yakışıklı bulanlar oluyor. Ama gelin görün ki herşey yakışıklılık ve güzellik değil bu devirde erkek isen maddiyatın iyi olacak kadın ise reklamını iyi yapacaksın (yani sürekli bir yerlerde görünür olacaksın düğün,dernek,iş ortamı vb.) ayrıca işin kader-kısmet boyutu da tabi en önemli etken.

        size yine tavsiyem kaderinize boyun eğin kısmetinize razı olsun..siz böyle yapmakla bir bakıma dolaylı olarak kadere de isyan ediyorsunuz.. şu anda evlilik sizin için hayırlı değil ki evli değilsiniz..sizin şer gördüğünüz işlerde hayırlar vardır..şimdi 1 yıl evli kalıp boşanmış biri olarak bu sitede yorumlar yapmak mı isterdiniz yoksa? ya da şimdiki bekar haliniz le mi? aklın yolu bir kevser hanım..lütfen artık daha fazla etrafa vazo ve terlik fırlatmadan oturup biraz kevser,ihlas,felak ve nas sürelerini okuyup kendine üfleyin biraz sakinleşin lütfen. böyle yapmakla hemen evlenemezsiniz. herşeyin hayırlısını Allah’tan isteyin evlenip boşananlarının halini düşünün. evli olupta huzursuz olanları düşünün. vb. gibi.

        bilmem size anlattıklarımı tam olarak anlatabildim mi?…

        vesselam…

        • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

          nikap abla, sizi hatırlayamadım sitenin sessiz takipçilerinden olmalısınız…ama bir kaç gündür yorumlarınıza baktım maşallah gayet şuurlu bir ablasınız..

          sizin gibi birinin akraba çevremde bulunmasını inanın çok isterdim. en azından evlilik hususunda yardımlarınız olur aracılık ederdiniz.

          aynı şekilde “cihad” abi ve “abdullah bir” abi gibi birilerinin de akraba çevremde olmasını isterdim.

          yakın çevrede sizin gibi düşünenler olmayınca malesef olmuyor.

          nikap abla, fırsat buldukça yazın bence faydalı olacağınızı düşünüyorum site ahalisine…

          vesselam…

          • Abdullah Bir diyor ki:

            AZMO Kardeşim’e…

            İstanbul da benim oturduğum sitede 4 tane boş daire var, gel birine sen taşın ve birbirimize yakın olalım. :-)

            Sen buraya taşınırsan sana söz veriyorum seni bu bekarlık sıkıntısından kurtaracağım ve seni (yabancı bir hanımefendi :-) ) ile evlendireceğim. Birde bakmışsın hanımlarımızdan dolayı akraba (bacanak vb) bile oluruz :-)

            Şaka bir tarafa bize değer verip, bizi “akraban” olarak görmek istemen beni çok mutlu etti.

            Allah’ım da sana, seni yaşadığınız sürece mutlu edecek bir hanımefendi ve göz aydınlığınız olacak evlatlar nasip etsin size inşaallah (Amin)

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            Abdullah bir abi, bu güzel temenni ve duaların için çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.

            Yalnız istanbul çok uzak bana ve sevdiğim bir şehir değil, istanbulu gezip görülecek ama yaşanılmayacak bir şehir olarak ben telakki edenlerdenim. Ayrıca yerli hanımlardan umut kesmeden yabancılara da hemen talip olmamak lazım diye düşünüyorum :)) önceliğimiz yerli olsun.

            tabi her şeyin hayırlısı diyelim nasip kısmet sonuçta dualarınızı bekliyoruz abi.

            Allah’a emanet olunuz..

            vesselam…

        • kevser diyor ki:

          Azmo bey;
          Sizin su fikrinize hiç ama hic katilamiycam:kizsan reklamini iyi yapacaksın düğün dernek gibi yerlere sık gideceksin.reklamini iyi yapsan bu neyi degistirir ki?ben toplantilara derneklere düzenli olarak giden biriydim ama ne hikmetse hiç uğramayan hemcinslerim benden önce evlendi.yani bu işin reklamla meklamla alakası yok.zaten benim reklama ihtiyacım da yok!reklami ihtiyacı olan yapsın.
          Birde demussinuz ki erkek kendinden 3 4 yaş küçük ister bundan normal ne olabilir demissiniz.burada size katiliyorum..bende zaten kendimden büyük birini isterim yaş olarak.ama inanın benim arkadaslarimdan biri kız 28 yaşında kocası kendinden 3 yaş küçük 25 yaşında.inanir mısınız gayet mutlular.cocuk kısa boylu ve zayıf biri.tıfıl derler ya hani ama kaş göz olarak yani Rabbim çok güzel yaratmış.benim arkadaşımda minyon tipli bir kız zayıf.bu çocuk kendinden küçük kızlar arasında zayıf ince minyon tipli bir kız bulamıyormuş benim arkadasimla da birbirini begendiler sevdiler.yani gördüğünüz gibi yaş engel değil sevdikten sonra.
          Ayrica eskiden köylerde de kız fazla olmadığından dolayı evliliklerde hep kız 3 4 yaş erkekten büyük müş.benim şahit olduklarim hala hayatta yaşıyor.en yakin akrabalarimda da kadinin yaşının büyük olduğu evlilikler var.eger bayan minyon tipli ise yaşını belli etmiyorsa sorun değil bence.ne demişler bodur tavuk her dem piliç:)

      • Darvakit diyor ki:

        Kevser hanım . Feyza hanım ünv.okumamis olabilir ama en az 10 ünv okumuş hatta okusa bile bu kadar bilgiyi edinmeyebilirdi de .
        Ben şahsen enişte beyi çok şanslı görüyorum.
        Ve duam budur ki iki erkek kardeşine de Feyza hanimma benzeyen eşler vermesidir.

        Ben eşimi sırf ünv, mezunu değilim diye iki defa geri çevirdim. Bana çok istiyorsan matbaadann senin adına diploma alırız demisti. Kağıt parçası anlayacağınız..İnsanın En büyük kitabı Kur’an i Kerim varken ders alınması gereken . Ders kitapları çok boş geliyor dimi.

        İkincisi ise evlilik nasip işidir .Allah kimi yazdıysa odur . . Dusuncenizji yanlış buldum .
        Rabbim sizinde yüreğinizi yumuşatacak doğru hayırlı bir eş nasip etsin inşallah

        • kevser diyor ki:

          Amin sağolun duanız için.sizin eşiniz sizden duygusal olarak etkilendiği için bi karşı cins olarak sizi cok begendigi için diploma gözüne gözükmemiş.ki zaten gerçek hayatta da ben sizin gibi çiftleri cok görüyorum.bu erkeklerin yapısından kaynaklı bişey.erkekler begendikten sonra bayanın bilakis eğitim olarak ondan düşük olmasi onlar bundan zevk bile duyuyor.bazı seyler hakikaten ilginç diploma bir erkek için övünç kaynağıyken aynı diploma bir kız için övünülmemesi gereken birsey oluyor.bana 10 yıl önce deselerdi ki sen okuduğun için en genç yılların okulunda geçip yaşın artıp su yaşa kadar evde kalacan deselerdi inanmazdım heralde.çünkü okumayan kizlarin evlenmesi daha kolay.hele hele ki nitelikli bir cevresi varsa evlendiği adam okumuş yazmış kesimden oluyor.feyza hanım ben uni.okumadım ama diğer alanda bilgim var diyor.diger alanda zaten okusakta okumasakta müslümanım diyen insanım diyen herkes diğer alanı öğrenmek zorunda.mecbur.ben dünyevi eğitimden bahsetmiştim.benim diplomadan anladigim da kağıt parçası değil bu arada.bir okula gitmek hicbir sey olmasa bile o insana bakış açısı genişliği verir.ama surekli ev ortamında yasayacagin fazla birşey olmuyor.yasanan seylerden kastım da özgürlük şımarıklık değil.bilmiyorum gerçekten edebiyle bozulmadan kalabilen için universiteler ibret yeridir benim için.haram islenen boyutunu bahsimin dışında tutuyorum tabi.

          • kevser diyor ki:

            Fen ilimlerini de belli ölçüde bilmek gerekiyor.ayeti kerimelerde geçen veya dinin emirlerinde geçen mevzuları anlamak için astronomi tıp biyoloji coğrafya bilgisine de ihtiyaç duyuluyor.duyulmuyor mu?yani dünyevi ilimler olmadan bazı dini meselelerde anlaşılamaz.bu eğitim meselesi de lüzumsuz değil yani.

        • Feyza diyor ki:

          Darvakit hnm,
          Husni zanniniz icin cok tesekkur ederim, oyle bir intiba olustuysa gozunuzde ne mutlu. Allah ailenizdekilere daha hayirli kisilerle izdivaclar nasib etsin.
          Ama eniste sansli mi degil mi, inanin ki ben bilmiyorum. Burada hep derdim, ben kendime bile kefil degilim cunku insanlar da bekarlik hayatindaki haliyle evlendikten sonra karsisina cikan guclukler karsisindaki tutumunu, mukavemetini her zaman koruyamayabiliyor, degisebiliyorlar. O yuzden bunu zaman gosterecek, insaallah kimsenin guvenini bosa cikarmayiz ve bizim de guvenimiz bu hayat yolunda sarsilmaz.
          Cok tesekkurler…Allah yuvanizin mutlulugunu daim eylesin..😌

          • Darvakit diyor ki:

            Bu arada ben U- Mutlu . Bu siteyi ilk kesfettigim zaman .bilgisayardan Darvakit olarak giriş yapmistim Bilgisayar dan yazdığım yorumlar darvakit olarak görünuyirmus dün gönderirken farkettim.. Tlf
            U mutlu. Bunu düzeltmek istedim.

            Azmo beye yazdığın yorumda hasta olduğunu yazmistin . Cok geçmiş olsun..inşallah önemli bir şey değildir.Rabbimden şifalar diliyorum.
            .

            Minik Feyza iyi çok şükür ,ellerinden öper:)

  5. nikap diyor ki:

    ayrıca ben buradaki kardeşlerim için her zaman dua ediyorum.Allah hepsine de hayırlı mutlu yuvalar kurmayı nasip etsin diye tabi duama sizde dahildiniz.Sanırım sizde evlendiniz değil mi. Ve ben buna çok sevindim inanın çok samimi söylüyorum bunu.KEŞKE ELİMDEN GELSE DE BURADAKİ EVLENMEK İSTEYEN TÜM KARDEŞLERİME VESİLE OLABİLSEM NE MUTLU BANA.Sanırım Feyza kardeşimin de bir hayır işi vardı.Acaba hayırla sonuçlandı mı.Acaba sorsam kabalık etmiş olur muyum. Azmo kaRDEŞ Süleyman kardeş Mustafa kardeşimiz ve diğerlerini de çok merak ediyorum.İNŞALLAH onlar da hayırlı bir eş bulup mutlu yuvalar kurarlar.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      NİKAP HANIM

      “Feyza kardeşimin de bir hayır işi vardı.Acaba hayırla sonuçlandı mı.” DEMİŞ…

      FEYZA KARDEŞİMİZ BURALARDA OLSAYDI MUHTEMELEN BU SORUNUZU BİRİNCİ AĞIZDAN BİZZAT KENDİSİ CEVAPLARDI.
      AMA BENİM (SADECE BU SİTEDEN BİLDİĞIM KADARIYLA) TANIDIĞIM FEYZA KARDEŞİM UZUN SÜREDİR BURADA YORUM YAZMIYORSA GEÇERLİ BİR MAZERETİ, MEŞGULİYETİ veya BİR BİLDİĞİ VARDIR MUTLAKA.

      BURADA OLMADIĞI ZAMAN DİLİMİNDE VAKTİNİN ÖNEMLİ BİR KISMINI HAYIRLI İŞİNİN SONUÇLANDIRILMASINA AYIRIYOR, O İŞE ODAKLANIYOR, YOĞUNLAŞIYOR OLABİLİR.

      AKABİNDE DE O İŞİN NİHAYETE ERMESİ, “HAYIRLA SONUÇLANMASI” DA BURALARDA GÖRÜNMEMESİ İÇİN GEÇERLİ BİR MAZARET.

      DARISI DİĞER BEKAR KARDEŞLERİMİZİN BAŞINA İNŞAALLAH ( Amin)

      • Süleyman diyor ki:

        Nikap hanıma cevap yazmıştım ama sıkıntı olmuş. Tekrar yazayım.

        Nikap hanım yorumunuzu göremedim çünkü askerde idim. Askerlik bitti elhamdülillah geri döndüm.

        Evlilik işi ne oldu derseniz pek bir değişiklik yok şu anlık. Yıllar önce bir yorum yapmıştım acaba mezun olduktan hemen sonra mı evlensem yoksa işte birşeyleri tamamlayıp mı evlensem diye. Ben hemen mezun olmadan, mezun olduktan sonra ve şimdi uğraşsam da nasip olmayacakmış demekki.

        Şu an mezun oldum, işime girdim, yüksek lisansımı tamamladım, arabamı aldım, askerliğimi bitirdim, doktora yapıyorum. Allah’a hamdolsun. Bu süreçlerin hepsinde de bu siteye yazıyordum. Bu siteyle beraber büyüdüm. Bu süreçlerden önce de, sonra da hep evlenmeye çabaladım ama nasip değilmiş.

        İnsanlar çeşitli sebeplerden beni reddedince (mezun değilsin, işin yok, işin iyi yerde değil vb.) bende evlenemediğim için başka yerlere yoğunlaştım. Kariyerime, kendimi geliştirmeye odaklandım.

        Şu an geldiğim noktada en azından artık aileler biraz daha olumlu bakıyor. Daha önceleri beni değerlendirmiyorlardı bile. Yüzüme bile bakmıyorlardı. Mezun ol da gel, iş sahibi ol da gel, bunu yap da gel, şunu yap da gel diyorlardı.

        6 yıl geçti evlenmek için çabalamaya başlamamdan beri ve ben bu süreçte ister istemez daha eleyici oldum. Beklentim de arttı. Kolayca beğenemiyorum. Görüşme sürecinde hep bir şüphe var kafamda. Kendimi kaptırıp gidemiyorum. Heyecanlanlanamıyorum. Baya mantık kafalı oldum. Bu da beni korkutuyor.

        Hakkımızda hayırlısı nikap hanım. 25 yaşındayım şu an. Geç bir yaş değil. Hatta çok uygun bir yaş. Daha erken evlenmek isterdim ama nasip değilmiş. Bu sene bayağı uğraşacağım inş. Hakkımızda hayırlısı olsun.

        • kevser diyor ki:

          Süleyman bey;yaşınız çok küçük :)
          Kızların bile 27 28 de evlendigi bir dönemde siz erkek olarak erken evlenemediğinizden yakınıyorsunuz:)aileler bence size kızlarını vermemekte yani o kadar küçük bir yaşta evlendirmemekte haklılar.çunku erkegin meslegi olmasi gerekir yoksa nasil gecinilecek?sizi anlattiklarinizdan dolayi 29 30 yasinda falan sanmistim ben

          • kevser diyor ki:

            Valla süleyman bey;
            25 yaşında daha bi erkegin kafasi bu kadar doluysa bizim yas itibariyle karşımıza 30 yaşında 35 yaşında adamlar çıkıyor.bu durumda biz napacağız?işimiz iş:)

        • nikap diyor ki:

          Anlattıklarına çok sevindim Süleyman bey kardeşim.Bahtın açık olsun,Allah kalbine mukabil hayırlı bir eş nasip etsin .Amin

      • Feyza diyor ki:

        Abdullah abi tesekkur ederim husni zanniniz icin ve sizi yaniltmadigim icin kendi adima mutluyum. Allah c.c. nasip etti ve yuvamizi kurdurdu, dualarinizi beklerim, darisi diger kardeslerimin basina…

        • Yahya diyor ki:

          Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, evlenen bir kimseyi şöyle tebrik ederdi:
          “Allah sana (evliliği) mübarek kılsın, üzerine bereket indirsin, ikinizin arasını hayırda birleştirsin.”
          Ebu Davud, Nikâh 37, (2130); Tirmizi, Nikâh 7, (1091)

        • Yasemin diyor ki:

          Feyza Hanim hayırlı olsun. Çok sevindim. Size de eşinize de iki cihan saadeti diliyorum. ALLAH mesut etsin.

        • Abdullah Bir diyor ki:

          FEYZA HANİM KARDESİM’e…

          Dün olduğu gibi bugünde, sen bu AHLAKA, BASİRETE, İLME, İMANA, İTİKATA, AMELE sahip olduğun sürece benim ve diğer Müslüman kardeşlerimizin duası her zaman seninle olacak inşaallah
          Yuvaniz, huzurunuz, mutluluğunuz ve sağlığınız daim olsun kardeşim.

          Damadimiza bizim selamimizi ve onu gözlerinden öptugumuzu soyle lütfen

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Allah mübarek etsin Feyza Hanım, hayırlı olsun. Bu mutlu haberinizi burada bizlerle paylaşmanıza da ayrıca sevindim. Allah bir yastıkta kocatsın, iki cihan saadeti versin.

          Buradaki diğer kardeşlerimizden de tez zamanda sizden aldığımız gibi hayırlı haberler alırız inşAllah. Siteyi takip eden yorumcular üzücü bir durumla karşılaştıklarında nasıl ki kendi kardeşimizin başına gelmiş gibi üzülüyorsa insan, mutlu haberlerini görünce de sanki kardeşi evlenmiş gibi seviniyor.

          Selametle kalın hayırlı olsun tekrardan.

        • semamarasli diyor ki:

          Tebrik ederim Feyzacığım. Rabbim mübarek etsin. İki cihan saadeti versin. Sevgi ve muhabbet dolu bir yuva eylesin inşallah. Selam ve dua ile…

          • Feyza diyor ki:

            Sema ablacigim Allah razi olsun. Vesilenizle evlilikte burada staj yaptik, simdi teoriden pratige aktarma zamani ve bakalim basarabilecek miyiz :)
            Yeni kitabiniz hayirli olsun, en yakin zamanda temin edecegim insaallah. Eski kitaplarinizdan okudum istifade ettim. Allah basarinizi daim eylesin ve yolunuzu hep acik eylesin sevgili ablam.
            Selam ve dua ile..

        • Sami diyor ki:

          Feyza Hanım,

          Verdiğiniz haber bizleri ziyadesiyle sevindirdi. Siteye yazdığınız yorumlarla onlarca takipçiye moral verdiniz, onları hayra yönlendirdiniz. Dua ettiniz, dua aldınız.

          Yuvanız ahirete dek istikamet üzere ayakta kalsın.

          Yeni yazılarınız, yorumlarınız meselelerine cevap arayanlara ipucu versin.

          Selam ile…

          • Feyza diyor ki:

            Sami bey, cok sagolun. Istifade karsilikli. Bu siteden ben de cok sey ogrendim hem evlilige heme hukuka hem de hayata dair ve en guzeli ise cok iyi insanlar tanima imkanim oldu bu platformla sinirli kalsa da tanisikligimiz. Insaallah elbirligi ile katilima devam ederiz. Siz de yazin, okuyoruz ve faydalaniyoruz. Allah sizin de yuvanizin mutlulugunu daim eylesin..cok tesekkurler.

        • Esma diyor ki:

          Feyza hanım,
          Hayırlı olsun, çok çok sevindim hayırlı haberinize. Allah iki dünyanız içinde mübarek etsin yuvanızı.. Ben size ve değerli yorumculara bir konuyu danışmak istiyorum.
          Sizce evleneceğiniz kişi sizinle aynı cemaatten mi olmalı, eğer olmazsa ileride problem olur mu? Bu konuda kafam çok karışık. Gönül bağımın olduğu bir cemaat var ve ben evlendikten sonra da aktif olmak istiyorum bu cemaatin faaliyetlerinde. Ama emin olamıyorum acaba evlilik öncesinde problem olmaz denilip daha sonrasında karşı taraf sıkıntı yapar mı, acaba aynı cemaatten olursak bu şekilde sıkıntılar yaşanmaz ve daha iyi olur mu?

          • Hüsna diyor ki:

            Ben müsadenizle bir şey paylaşmak isterim:Birbirine yakın olan cemaatlerde bile birbirlerine karşı bir duruş gördüm, karşı duruştan kastım kendi cemaatinden olan insanlara davrandıkları gibi davranamıyorlar diğer cemaattekilere, ben sadece bayanları gözlemledim erkeklerde de durum bu var mı bilmiyorum ancak dediğim gibi malesef biraz geri plana atılıyor diğer cemaatler. Her ne kadar fikir yapısı bir olsa da pek tabi insanız ve tabiri caizse kendimize daha yakın olana daha çok muhabbet duyuyoruz. Ancak bazen diğer kardeşlerimize karşı bir soğukluk olabiliyor. Bunların evlilikte düşünülmesi muhakkak gerekir diye düşünüyorum, evli olan büyüklerimiz bizi de aydınlatırsa müteşekkir oluruz.

          • Feyza diyor ki:

            Esma hnm tesekkur ederim Allah sizin de gonlunuze gore ve hayirlisini nasip etsin.
            Bana kalirsa ikisi de mumkun. Kisilerin taassubuna bagli. Bastan sorun olmaz deyip, hatta gelinimiz yetter ki Kur’an yolunda olsun cocuklara ben bile bakarim dedikten sonra evlenince rutin derslere dahi yollamayan k.validelere veya sonradan izin vermeyen eslere sahit oldugum gibi, iki farkli cemaatten insanin farkli kaynaktan beslenerek daha guclu cagladigini da gordum. Bana kalirsa kadinlarin kendi yakin buldugu veya dahil oldugu cemaate oncelik vermesi belki daha iyi olabilir eger kadin cemaatinden uzaklasmamaya kesin kararliysa. Yani kotu bir ihtimali dudunerek tedbirli olmakta yarar var. Fakat cemaat meselesini sorun etmiyorsa, benim icin onemli olan itikadin duzgunlugu diyorsa farkli cemaatten birini de dusunebilir. Kisilere gore degiskenlik arzeden bir durum. Cunku iki farkli cemaate dahil olup birbirinecsayhi duyan ciftlerde zaten sotun yok ama bir surtusme yasanirsa ekseriyetle kadinlar eslerinin cemaatine dogru kayiyorlar. Sebep,erkegin cemastinden arkadaslarindan samimi oldukarinin misafirlikleti ve hanimlarin sizi aralarina almak istemeleri sonucu ister istemez bir kayma yasiyorsunuz. Ama kadnlarin gunduz cekaat faaliyetleri ekseriyetle erkegi etkilemez,aile arkadaslariklarini ve belli bir cecreye girme zorunlulugunu erkege yasatmaz. Bunlara hazirlikli olmak kaydiyla tercihinizi yapin ki sonra bir surprizle karsilasmayin kardesim. Bu defa cunku ne gittigi yere adapte olabiliyor, ne eski gittigi yerden vazgecebiliyor ve arafta kaliyor hanimlar..dedigim gibi guzel ornekler de mebcut ve bana kalirsa itikad duzgun oldugu surece iki kidi de kendini en yakin hissettigi meclise devam etmelii ve bu cift arasinda bir sorun teskil etmemeli. Sadece temenni..

          • Esma diyor ki:

            Feyza Hanım ve Hüsna Hanım yorumlarınız için çok teşekkür ederim, farklı bakış açıları istifadeli oluyor.. Çevremde bu konu hakkında konuşabileceğim pek kimse yok. O yüzden yorumlarınızı ilgi ile okudum. Allah razı olsun..

    • Süleyman diyor ki:

      Birde şöyle birşey var. Tabiatım gereği fazla düşünüyorum ve fazla araştırıyorum belki de. Bir süreden sonra bende bir korku oluşmaya başlıyor. Bir hanımla görüşme öncesi halinde içimde böyle güzel duygular dönmesi lazımken, bende hep bir düşünme hali. Heveslenip gwçwmiyorum ya da kendimi kaptıramıyorum. Bir düşünce var yani. Bunu da belirteyim dedim.

  6. nikap diyor ki:

    Sadece FATİH kardeşime ,ne söylemek istediğinizi anlayamadım.Ben neden sorunun bir parçasıyım acaba.Sadece kardeşimizin evlilik maksadıyla görüştüğü biriyle bu kadar samimi olmasının yanlış olduğunu ima etmeye çalıştım.Ayrıca ben tanımadığım birisine nasıl aracı olabilirim ki.Zaten ben yaşadığım yerde kim aracı olmamı isterse seve seve elimden gelen yardımı yapıyorum.İnsanların tercihleri nasılsa ona göre bir aday biliyorsam Allah rızası için yardım ediyorum.

  7. Abdullah Bir diyor ki:

    MERYEM61 Hanım Kardeşim’e

    Yazdıklarından hayırlı işinle ilgili olumsuz son gelişmenin seni üzdüğünü ve umutlarını kırdığını hissettim.

    Ayrıca yazında her şey normal ve olumlu giderken, muhatabının aramadığını, mesaj atmadığını belirtmiş, kendince bu sürecin sona erdiğine karar vermiş ve bu sürecin neden bittiğini de anlamadığını ifade etmişsin.

    Senin sürece dair burada paylaştığın mevcut veriler ile sana EVET SÜREÇ BİTMİŞ veya HAYIR, SEN YANILIYORSUN SÜREÇ HENÜZ BİTMEMİŞ demek çok doğru ve mümkün değil. Çünkü anlaşıldığı kadarıyla yaşananlara bakarak burada ifade ettiğin “BİTTİ” düşüncesi sadece sana ait; henüz karşı taraf RESMEN ve FİİLEN bu süreci bitirmiş ve bitirdiğini sana acıkça tebliğ etmiş değil. Bu nedenle sürece KESİN BİTTİ GÖZÜYLE BAKMA ve muhatabın ile bu konuda ( tamam-devam, bitti-bitmedi konusu) net bir görüşme yap ve görüşme sürecinin akıbetini bizzat onun kendisinden duy, duymak istediğini söyle.

    Muhtemelen muhatabın, kendisinin seninle, bu evlilikle ilgili duygu ve düşüncelerinden kesin emin olmadığı için bir süre fiilen senden uzak kalmak istedi.

    Bu davranış şekli, evlilik müessesinde sevgisini ve duygularını değilde mantığını önceleyen, mantığıyla hareket eden erkek ve kızlar için normal bir tavırdır. Bu nedenle süreç ve sonuca dair kafanda kesin ve tek taraflı bir karar vermek için acele etme kardeşim.

    Diğer taraftan

    Bir an için senin tahmininin doğru olduğunu kabul edelim ve sürecin neden bittiğini sana göstermeye çalışalım.

    Muhatabının sana söylediği ”Bana evlenince çalışırsan ve benden fazla maaş alırsan BENİ EZMEYECEKSİN, EVİN REİSLİĞİNİ benden almaya çalışmayacaksın” ifadesi ve senin onun eğitimi ile ilgili “Ben mali müşavirim, görüştüğüm kişi pasta ustası lise mezunu” şeklinde verdiğin bilgiyi bir araya getirdiğimizde aslında muhatabının bu evliliğe ve ileride yaşanabilecek sıkıntılara dair en büyük “çekincesi ve korkusu” net olarak anlaşılıyor.

    Altını çizerek ve tekrar ifade ediyorum BU ÇEKİNCE ve KORKU SADECE MUHATABINA AİT.

    Ben kesinlikle ve asla “sen sözlerin ve tavırlarınla böyle hissetmesine veya düşünmesine sebep oldun” DEMİYORUM.

    Hatta, ben eminim ki sen bu şekilde hissetmemesi için elinden geleni fazlasıyla yaptın. Ama, muhatabının ailesinin, çevresinin “senin eğitimin ve yaşınla ilgili” olarak onu olumsuz etkilemesi, onun benzer evliliklere dair geçmişte şahit olduğu olumsuz sonuçlar vb durumlardan dolayı kişi bu süreçte kendi adına doğru bir karar vermek için kendisini frenlemiş veya bir müddet geri çekmiş olabilir.

    Başka bir sebepte senin uzun bir süre (eğitim ve çalışma hayatı nedeniyle) katlanmak zorunda kaldığın yalnız yaşama sürecinde ahlaki durusunu, ciddiyetini, inançlarını, değer yargılarını ÇALIŞARAK muhafaza etmek için gösterdiğin hassasiyet ( çoğu zaman makyaj yapmaman, kılık kıyafetinde kadınsı çizgilerden uzak durman vb) farkında olmadan da olsa senin kadınsı taraflarını törpüledi. Bu nedenle de muhatabının ve erkeklerin tamamının evlenmek istediği bir kadında aradığı “letafet, nezaket, naz, cilve, albeni ve cazibeli görünüş” gibi kadınsı tarafların seninle aynı yaş grubunda olan ama seninle aynı hasssasiyetleri taşımayan çoğu kıza göre biraz SİLİK kaldığı için muhatabın bu süreçte seninle evlilik konusunu tekrar ve etraflıca düşünmek zorunda hissetmiş olabilir.

    Sonuç Olarak;

    Her ne olursa olsun “olanda da olmayanda da bir hayır vardır” biçiminde düşünerek Allah’a teslim olan insanlar “er veya geç” istisnasız her zaman “huzur ve mutluluk” ile ödüllendirilmişlerdir.

    Bu süreçte ki sonuç ne olursa olsun Allah’ın sana olan sevgisinden, merhametinden, sevdiğin ve seninde seveceğin bir koca, huzurlu bir yuva, göz aydınlığı ve yaşama sebebiniz olacak çocuk sahibi olacağından asla umudunu kesme.

    Ben kesinlikle (ve Allah’ın izniyle), senin de bu kişi veya başka bir erkek ile aradığın, hayalini kurduğun huzurlu ve mutlu bir yuva kuracağına inanıyorum.

    Hayırlı düşünce, iş ve eylemlerinde Allah yar ve yardımcın olsun kardeşim.

    • meryem61 diyor ki:

      Abdullah Bir Abi

      Tamamı ile bitti. Bize vesile olmaya çalışan ablamızın da söylediğine göre o kişiyi kaç kişi ile görüştürmüş ve bir türlü kimse ile bir yola girememiş.
      Kendisi kararsızmış daha doğrusu korkuyormuş. Korkma sebepleri varmış.
      Kendisi haftada en az 4 gün arkadaşları ile gece saat 4’e kadar dışarıda vakit geçiriyor, evlenince bu imkansız, özgürlüğüne çok düşkün olduğunu, kısıtlanmaya gelmediğini, çabuk sıkıldığını, ve mesuliyet almaktan korktuğunu söyledi. Ayrıca flörtöz bir yaklaşımı vardı ve ben de ciddiydim.
      Kıyafet mevzusuna gelince ben çalışam biriyim ama bakımıma ,kıyafetime önem veriyorum onunla her buluşmamızda daha itinalıydım her konuda. İnanın 3 aylık bir görüşmede ben üni.de yaşadığım herhangi bir olayı bile anlatmadım yani nasıl okudum kaç yılda bitti hiç bu konulara girmedik ama şunu anladım biz çok tıkandık, inanın ben onun yanında genelde sessiz kalıyordum ”konuş anlat bir şeyler ”diyordu bende ”10 bin kelimeyi tamamladım işyerinde ”diye espri yapıyordum halbuki konuşurdum anlatırdım ama nedense bir türlü dilime dökülmedi kelimeler. Namaz kılmıyordu sigara içiyordu ve hoşuma giden tarafı kendine olan (daha doğrusu benim öyle zannettiğim)sahiplenme duygusu idi.Neyse hayırlısı olsun Allah razı olsun sizden teselli verdiğiniz için.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        MERYEM Hanım Kareşim’e…

        Senin bu sürecin ile ilgili yazdığım son yazı, senin konuyla alakalı en son yazdığın yazı ile aynı anda yayınlandığı için gelişmelerden ve sonuçtan haberdar değildim. Yazın yayınlandıktan sonra sürecin gidişatından ve sonuçtan haberim oldu. Senin yazdıklarınla muhatabın, konu ve süreçle ilgili benim yaptığım tahmin ve analizler birbiri ile örtüşüyor.

        İtiraf etmem gerekirse o NE İSTEDİĞİNİ BİLMEYEN, KORKAK ve KARARSIZ KİŞİ ile yaşadığın evlilik görüşme sürecinin OLUMSUZ SONUÇLANMASI senin adına beni mutlu etti.

        Çünkü sen kendinden emin, ne istediğini bilen ve mantıklı bir insansın ve böyle bir kişi ile huzur bulman çok mümkün değildi.

        Sonuç olarak, her ne oldu ise geçmişte oldu, geçmiş geçmişte kaldı, “olanda da olmayanda da vardır bir hayr” de önüne bak. Bu sonuç senin geleceğe dair umutlarını kırmasın.

        Hakkında hayırlısı ne ise o olsun, hayırlı düşünce, karar, iş ve eylemlerinde Allah yar ve yardımcın olsun kardeşim.

    • kevser diyor ki:

      Abdullah bey;
      Meryem hanıma yazdınız ama bende araya gireceğim çünkü girmek zorunda hissettim.meryem hanıma demişsinuz ki
      Çalışırken bazı hassasiyetlerinizden dolayı makyaj süs goruntu cazibesi konusunda diğer hemcinslerinize bakilarak silik kalmışsınız demişsiniz.iyi de hiç tanımadığım bir adama ben cilve mi yapacağım ne alaka anlamadım?elbette ki bende bir erkekle görüşürken edebimi adabımı bozmadan letafetli bi şekilde konuşmaya çalışırım.ancak;bizim dışarıda makyaj yapmamamız süslü kıyafet giymememiz bu işlerden anlamadığımızı mı gösterir?😂
      Dikkat çekme cazibeli bir görünüş evlendikten sonra olacak şeyler.o görüştüğüm adam benim nikahlım değil ki!ne zaman ki nikahı basar ancak o zaman süs püs makyaj devreye girer.bir kızın dışarı çıkarken sosyal hayatında yüzünün makyajsız olması büyük bir dürüstlüktur kiymetini bilin😂.ayrıca çok süslü olan kızlarla evlenen adamlar nikahtan sonra şok geçiriyor.bizzat duyduğum için yazıyorum:adam nişanlıyken karısının suratını hep makyajlı görmeye alışmış e tabi evlenip nikah kiyildiktan sonra da makyajı yokkende görüyor. sükut u hayal olmuş.ama sıfır makyajlı gördüğünüz birinin evlendikten sonra makyajlı görmek sizce daha güzel olmaz mıydı?ayrıca ben profesyonel anlamda makyaj yapabiliyorum.hem de bu konuyla ilgili hiç bir eğitim almadığım halde.makyajin her türlüsünden anlıyorum.acikken kokostum biraz.ama tesettüre girdikten sonra beni dışarıda hic kimse makyajlı görmedi çünkü yapmadım.kafaya örtü ama surata boya çok tezat olurdu değil mi?yani kısaca Abdullah bey:
      Yapmıyor olmamız bu işlerden anlamadığımız manasına gelmiyor.ayrıca aklı başında ve imanlı bir erkek evlilik için görüştüğü bir kızın süslü püslü olmamasından neden rahatsızlık duysun?bunu niye problem yapsın?bilakis kıza karşı anlayışlı olması gerekir.çünkü karşımızda henüz bizimle nikahı olmayan bir adam oturuyor sonuçta öyle değil mi?sonuçta o erkek benim için yabancı öyle değil mi?arada bir bağ mı var ki?nir erkek bir kızı beğendiyse her şekilde alır bence.hani bi laf vardir gönül ferman dinlemez diye.begendikten sonra yok yaşmış yok şuymuş buymuş bence faso fiso.insanin huyu suyu konusmasindan oturmasından kalkmasından davranışlarından kendini belli eder.yeter ki gözlemlemeyi bilin.dogru gözlemleyin.fiziksel begeniye gelince boya kiloya bakılır(yan yana çok abes durmamak için,uyum için)kızın yüzüne kaşına gözüne yüz tipine falan bakılır.ellere bakılır ki bu da kafi derecede yeterlidir bence.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        KEVSER Hanım’a…

        Siz ve Meryem hanım yaşam tarzı, düşünce şekli, kişilik ve görünüş olarak aynı değilsiniz. Bu nedenle sadece Meryem hanım için söylediklerimi üzerinize alınmayın. O sözlerimin muhatabı siz değilsiniz, SADECE MERYEM HANIM KARDEŞİM dir.

        Ayrıca;

        Sizinle daha önce bu platformda “SENİN KONULARA YAKLAŞIM TARZIN, İLETİŞİM DİLİN ve ŞAHSIMIN YAZDIKLARINI ANLA(ya)MA dan kaynaklanan problemleri tekrar yaşamamak, kalbini kırmamak ve kendimin de üzülmemesi için sorularınıza cevap vermeyeceğim.

        Bu nedenle lütfen bana direkt veya dolaylı olarak soru sormayın, bana cevap hakkı doğuran yorumlar yazmayın, başka konular ve kişiler için yazdığım yorumlara müdahil olmayın.

        • kevser diyor ki:

          Bu yazdıklarım alınganlık veya muhalefet etmek mi oluyor imiş😂neyse bende zaten sizinle tartışma taraftarı hiç değilim.yazdıklarınız bana genel olarak bütün kızları kapsayan meseleler gibi geldi ondan yazdım

      • Adem Abdullah diyor ki:

        Kevser hanıma sonuna kadar katılıyorum.
        Bahtınız açık olsun Meryem kardeşim

        • kevser diyor ki:

          Meryem hanımcım birşeyi itiraf edebilir miyim?aslında siz burada yazmış olduğunuz o döneme ait yorumlarda “beraber dışarıda yemek yiyiyoruz.hesabi o ödüyor….vs.30 yaşını geçmiş aşk aramayan mantık isteyen erkekler böyle kedi gibi mır mır mır konusan kadınlardan hoşlanıyor”diye yazdığınızda bu sözlerden açıkçası biraz işkillenmiştim açık konuşmak gerekirse…
          Anladığım kadarıyla bazı nedenlerden dolayı(tabi sizin hayatınızı biz bilemeyiz)ailenizle aynı şehirde yaşamıyorsunuz.şahsen ben evlilik için görüştüğüm biriyle dışarıda tek başıma yani yemek yemezdim.3 ay ciddi bir süre yani.gittiğim her yerde yanımda ailemden biri de olurdu.ama biz yemek yerken atıyorum onlar 3 4 masa ilerimizde otururdu.aile önünde birşeyler olması biraz ciddiyet katıyor.gerçi sevmeyecek olan adamı bağlasan durmuyor orası ayrı konu da.birde namaz kılmıyor diyorsunuz.bu ciddi birşey bence.namaz kilmayan biriyle benim fikir uyumum yüzde 90 olmaz yani.

          • nikap diyor ki:

            Aslında ben de Meryem hanımın beraber yemek yeme işine çok şaşırmıştım doğrusu.Ama dile getirmek istemedim.BİLMEM YANILIYORMUYUM. Yoksa bizden daha iyi bilen birinemi sormalıyız.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Bir sorunla beraber çözüm öneriniz yoksa siz de o sorunun bir parçasısınızdır. Madem ortada bir yanlışlık olduğunu düşünüyorsunuz Meryem Hanım kardeşimize bir alternatif sunmalısınız ya da müspet biriyle tanışmasına aracı olmalısınız. Şayet yapamıyorsanız, konuştuğunuz için bence siz de sorunun bir parçasısınız.

          • meryem61 diyor ki:

            Kevser Hanım

            Ailem İstanbul dışında. Ben ilk görüşmede yanımda biri oldu ama sonraki görüşmelerde kimse yoktu olmasına da gerek yoktu çünkü her görüşmede kimi yanınıza sürükleyeceksiniz ?Ayrıca günümüzde 3 kez görüş sonra aile tanışsın mantığında kalmadı kimse. Gönül isterdi ki 3 kez görüştükten sonra emin olarak ciddi bir adım atmak ama o güveni bazen 3 kez hatta daha fazla görüştükten sonra yakalabiliyorsunuz. Birde bu devirde bazı şeylerden ne kadar isteseniz de kaçamıyorsunuz. Aracılık bile format değiştirdi. İlk önce karşılıklı resim atılır sonra beğeni olursa numaralar birbirlerine verilir. Yani bu devirde aracılık yapan kimseler uğraşmak çok fazla müdahil olmak istemiyorlar inanın sorumluluk istiyor. Herkesin işi gücü meşgalesi var ve İstanbul’da kimsenin de vakti yok. Bize aracılık yapan kişi benim direk numaramı verdi ve haberim de olmadı kadını da zor durumda bırakmamak için haberim varmış gibi davranmıştım ilk etapta. Nasip değilmiş olmadı. Bende aracılık yaptığım kişilerle sadece ilk görüşmede yanlarında olabildim sonrasında olamadım inanın vaktim yok ve her iki tarafa göre kendinizi ayarlamanız zor.Vesselam

          • Meryem61 diyor ki:

            Nikap bey
            “Bu kadar samimi olması “demissiniz Ben sizin zannettiginiz gibi samimi değildim ki .Yanlis anlasilmasin . Yukarıda izah ettiğim gibi ben 3 görüşmeden sonra evlilik kararı alabilecek kadar kimseye güvenmedim su zamana kadar .O güveni kimse vermedi bana .Ayrıca her görüşmede 3.kisinin olmasi benim için imkansız kimi sürükleyeyim?Evlilik görüşmesinde günümüz şartları sebebi ile bahsedilen 3 kişi görüşme 3.gorusme sonrası evlilik imkansız.

          • seysey diyor ki:

            Ailenizi de isin icine her zaman katin ki evlenme niyeti var mi yok mu belli olmayan gezip tozalim saclarini okyayayim veya 2 yil evlenmeyelim flortleselim tarzi tiplerle karsilasmayin.Hemde ailenin arastirmasi cogunlukla daha dogru olur ve guvenilir olup olmadigi daha net ve cabuk ortaya cikar.Bosuna vakit de kaybetmemis olursunuz.Hemde gonlunuzu kaptirma ve sonrasinda gercekleri ogrenmektense ailenizi en basindan itibaren bu islerin icinde tutun.Bilhassa babanizi.3. Gorusmenin sabahinda evlilik olmuyor ki.Bunun sozu var ailelerin iyice tanismasi bulusmasi arastirmasi var,bayrami var seyrani var,nisani var,alisverisi var…Var da var insanin kocaya kacasi geliyo 😀

  8. Adem Abdullah diyor ki:

    Cümleten selamun aleykum.

    Daha evvel farklı rumuzlarla bi çok şey yazmıştım.
    Bu sefer bu ismi seçtim.
    Gelelim konuya.
    Bi önceki yorumlarda Meryem61,Feyza ve Kevser hanımların yazılarını kısaca ve ilgiyle okudum.
    Özeti şuydu; kızlar talip olan taraf olmadığı için şansları daha az,düzgün erkekleri hep mazisi kötü kızlar kapmış v.s falan. Bunlar bi çırpıda sayabildiklerim.
    Sizi anlıyor ve hak veriyorum. Fakat bu devirde düzgün insan yok denecek kadar az.
    Bende bunun tersinden muzdaribim.
    Ben 89 doğumluyum. Çok şükür fiziken yakışıklı (en azından idare eder 😀 ) sayılırım,işim ve evim var. İçki ve sigaram yok.
    Kendi halinde biriyim. Yaşıtlarım gibi hiç bi kızla çıkmadım.
    Hiç flört yaşamadım. Sadece bir yada iki bayanla gerçekten ciddi manada evlilik niyetiyle görüştüm hepsi o kadar.
    Görüştüğüm bayanlara,eşimin örtülü olması gerektiğini,çalışmaması gerektiğini ve bazı yerlerde (çalışma,evin dış işleri,yabancı erkeklerle yani karşı cinsle iletişim gibi konularda ) sözümü dinlemesi gerektiğini belirttim. Kıskanç biri olduğumu, eşimi kıskanmamın hem doğal,hem fıtrî ve hem îmânî bir gerçek olduğunu sade ve açık bir dille anlattım.

    Sonuç mu?
    (Şuan yazarken sebebini kestiremediğim bir tebessüm var yüzümde)
    İlk konuştuğum bayan,sadece işinde gücünde, helal ve harama dikkat edilen ,kadının çalışmadığı bir hayatın sıkıcı olacağını, ayrıca ailesinin islami düğün istemeyeceğini bildirdi ve beni yani izdivac teklifimi red etti.

    Diğer bayan ise mantık evliliğinden yanaydı. Fikirler,kafa yapısı uyuşmalıymış. Ben yine (doğal) isteklerimi saydım.
    Çalışma,açık giyinme,makyaj ve mayo istemiyorum, dedim. Hepsini kabul etti. Fakat işin iç boyutunu bilmediğim (sonradan,tevafuken öğrendiğim,görüşmemizi bitirmeme sebep olan) buraya yazmaktan hâyâ ettiğim bir gerçeği benden gizlemiş. Ben islami bi yuvam olsun diye uğraşırken, bizim sözde müslüman kızlarının uçuk kaçık hayalleri,yaşanmışlıkları ve fikirleri varmış meğer.!

    Ben kız tarafından bir çift çorap dahi beklemiyorum.
    Bunu kendilerine açıkça beyan ediyorum.
    İstediğim, gözü dışarıda olmayan ,ailesine,yuvasına,çocuklarına,namusuna sahip çıkacak,örtülü bir bayan istiyorum.
    İlla serseri havalarında mı olayım?
    Hanımı akşama kadar el işinde çalıştırıp,akşam eve gelince çocukla ve benimle ilgilenmesini mi bekleyim? Ay sonu elinden maaşı alıp faturaları mı ödeyim.? Böyle yaparsam daha mı iyi olurum acaba?
    Mazime (geçmişime) baktığımda çok temiz olduğumu söyleyemem. Fakat elimden geldiğince düzgün biri olmaya çalışıyorum.

    Konuyu Hemen Topluyorum: Bu devirde iyi bey ve iyi hanımları tanıştıran,tanışmasına vesile olacak insan yok denecek kadar az.!
    (Konu dağınık oldu galiba,kusura bakmayın. Konuşacak biri olmadığı için yazma ihtiyacı hissettim. Selametle.)

    • Rayiha diyor ki:

      Kime söyledinde sana yardımcı olmadılar 😊bayan olarak etrafta tanıdığım kızlar İle sizin gibi beylere aracı olmak mutluluk verir ,vernumaranı nasipte varsa bir kız bulalım 😊

      • kevser diyor ki:

        Bayanlar her yerde aynı😅😂😂
        İyi özelliklerde evlenebilecek bir erkek bulduklarında hemen aracı olma ona birini söyleme egilimindeler.kısaca süt veren ineği kesmez kadınlar.ama bizim gibi kızlarla ilgilenen yok😂

        • Adem Abdullah diyor ki:

          Kevser hanım süt veren inek benzetmeniz hoş olmamış.
          Ayrıca iyi biri olsak bile,aranılan vasıfları taşısak bile düzgün bir kız bulamıyoruz. Ağlasam mı,gülsem mi bilemiyorum.

          O değilde yalnızlık zor gelmeye başladı artık. Yaşıtlarım gönül eğlendirmek için, çorap değiştirir gibi kız değiştiriyor.
          Gözünün içine baka baka kıza yalan konuşuyor, seni seviyorum diyor.
          Ahmak kızlar bunlara aldanıyor. İnanın çevremde böyle insan çok var. Ve ben anlıyorum ki bu dünya gerçekten yalan dünya. Yalancıların dünyası.

          Bu benim imanımın nurunu arttırıyor.

          Kıza hesap ödeten,çalıştıran ve hanımından para bekleyen erkek değerli oluyor. Bizim gibiler ise yalnız.

          Neyse, Allah’u teala büyüktür. Toprağın üstü olduğu gibi altı olduğunu unutuyorlar. Ahirette bu ümmet ile (!) görüşüp,hesaplaşacağım…

          Selametle, esen kalın.

          • kevser diyor ki:

            Evet.hoş olmamış ama başka birşey bulamadım benzetme için.
            O corap degistirir gibi kiz arkadaş degistiren ve ahmak dediginiz o kızlar aslinda ahmak değiller.onların da sonuçta nefsi okşaniyor bu durumdan.gonullu aldanma olayı anliycagniz.kadın fıtratı iltifat sever.kendine iltifat edene kayıtsız kalamaz.yani sizin sandığınız gibi ahmaklık falan değil.sonucta kizlarin da iradeleri var degil mi?istemeseler onlarda sevgili olmazdı..kız nasıl bulamıyorsunuz anlamadım?en kolay bulunan şey.cok seçici bi bey olsanız bile bulurdunuz.erkek hiç bulunmuyor.bana iyi diye bulunup tavsiye edilen bugüne kadar sadece evliliğe en yaklaştığım bi kişi oldu.o da beni görüntü olarak beğenmedi.bende onu:)halbuki aradığımız bütün özellikler birbirimizde vardı ama karşılaşınca birbirimizin görüntüsünden etkilenme olmadı.

          • kevser diyor ki:

            Adem bey
            O benzetmem hakaret manasinda değil.kadınların fırsatçı olduklarını anlatmak içindi.birde bu kısımdan sonrasını yanlış anlamayın ama hani bi takım yalan sözlere inanan bsyanlara ahmak diyorsunuz ya.erkekler de zerre kadar insani meziyeti olmadığı halde sırf görüntüsüne vurulup bir bayanın peşinde koşabiliyor.hadi bizler yalandan da olsa duyduğumuz bir söze lafa itimad ediyoruz.yani ben mi yanlış biliyorum biz mi yoksa erkekler mi daha ahmak…kadınlar işitseldir erkekler görsel…bu böyle.benim yaratılış özelliklerine bi lafım yok.elbette ki bir erkek fiziksel olarak beğendiği kızı alsın zaten.ama erkekler daha görsel diye biz sıfır görsel değiliz onu da hatırlatıyım.tamam erkekler kadar gorselligimiz gelişmiş olmasa da bizde görseliz.ki bu konuyu tekrar tartışmayı hiç istemiyorum!daha önce fatih beyle epey tartışmıştık.evlendikten sonra da fatih beyin hiç sesi soluğu çıkmıyor.kimse çok afedersiniz kafası kel karizmatik olmayan kilolu bi erkeği hiç bi kız istemez.isteyen varsa da ya kendi de çirkin bi kızdır.ya da güzel olsa bile yine de yakışıklılığı olmayan bi erkek tercih edebiliyorsa hissiz ruhsuz bi kızdır.ben bazen yolda bile aradığım fiziksel özellikte birine denk gelsem gayri ihtiyari donup kalıyorum.

          • Adem Abdullah diyor ki:

            Kevser hanım yaşadığım şehirde aradığım vasıflarda bi bayan bulmak inanın çok zor.
            Çok seçici birisi miyim bilmiyorum.

            Eşim örtülü olsun,çalışmasın ve kocasına asi olmasın yani söz dinlesin. Erkek gibi kavvam olmasın. Kısacası dominant değil,hanım hanımcık olsun diyorum. Sizce çok mu seçici oldu.?

            Ben askerlik arkadaşı değil,eş (hanım) arıyorum.

            Çok değil, namusuna sahip çıkıp ,örtünsün ve çalışmasın diyorum.
            Bir çift çorap dahi istemiyorum.

            Lakin günümüzde kızların aklı bulandı. Hani kadın erkek eşit ya (!)
            Hani kadınlarda çalışmalı,ekonomik özgürlüklerinş kazanmalı ya(!)
            Bu şartlarda biz nasıl evlenelim?
            Örtülü bulsak çalışmak istiyor. Çalışmayan bulsak örtü istemiyor.

            Hasıl-ı âhir zamanda bekar erkek olmak zor.

          • Rayiha diyor ki:

            Emin’im çok sık eleyip dokuyan birisiniz yada gururlu birisiniz ,gururdan dolayı reddetmiş olabilirmisiniz beğendiğiniz bir kızı ?birazds kendinizde Suç arayın âdem Abdullah dimi ?

          • Adem Abdullah diyor ki:

            Rayiha hanım gururdan değil, anlaşamadığımız için yürütemediğimiz bir görüşme oldu.

          • kevser diyor ki:

            Adem bey;
            Gecenlerde bir arkadasimin evine gitmiştim.bu arkadas evli.benimle aynı yaşta bir bayan.birde küçük bir oğlu var Allah bağışlasın.arkadasimin evinden ve yasam şeklinden anladığım kadarıyla kocasi gayet zengin.variyet gibi bir dertleri yok.yanlış anlaşılmasın arkadaşımda gayet saliha bir hanım.kocasini mutlu etmeyi bilen ona itaatkar bir hanım.şımdi ben kendi hayatımda neredeyse gittigim her yakın akraba ziyaretinde:krvser çalışmıyor musun?ayy bütün gün evde oturmak sıkıcı değil mi?nasıl calismadan durabiliyirsun diye son derece aptalca ve baski içeren laflar sözler duyduktan sonra böyle bir hanim arkadaşımın evine gidince tabi ki doğal olarak DUMUR oldum.vay be karısını ne kadar da güzel yaşatan adamlar varmış dedim içimden…çünkü ben kendi babamdan bile o derece görmedim yani anneme karşı…bahsettigim arkadaşın herşeyi var hem evi hem arabası aklınıza dünyalık olarak ne gelirse ve adamda karısını çok seviyor.gönlünü hoş tutuyor.ne diyeyim rabbim bana da ihsan etsin dedim:)ama bu işler için doğuştan şanslı olmak gerekmiş bu yaşıma geldim bunu anladım.birde;lütfen dürüst olun.erkeksiniz fiziksel olarak beğenmediğiniz bir hanıma ısınmıyorsunuz kabul edin:)yani sadece yukarıda saydığıniz kriterler olması siziniçin yetmiyor.eğer öyle olsaydı hemcinslerimuzden en rahat yasayanlarimiz sadece aşırı derecede güzel olan kizlar olmazdı…
            Bir arkadaş bana iltifat etmişti geçen gün çok güzelsin maaşallah diye.icimden dedim:sahibi olmadıktan sonra güzelliği napayım.gercekten cirkin olup bekar kalsaydım gam yemezdim.zaten çirkinim o yüzden evlenemedim derdim ama hem böyle olup hem bekar olmak çok koydu şahsen..siz fazla birsey istemediginizi söylüyorsunuz ama iş ciddiye binince kaşının şeklinden kirpik boyuna kadar takılıyor yani…mesela bana bu yaz 30 yaşında birini söylemişlerdi.karşı taraf benim yaşımı(28) kendine büyük bulmus:)daha küçük bir kız istiyormuş.benim sıfatımı bile görme gereği duymadan yaşımı bahane edip görüşme gereği duymadılar.görende ben adamla aynı yaştayım veya ondan büyüğüm sanacak:):)neyse yaptiklari seye cok alinmakla birlikte yolları açık(!)olsun dedim defteri kapattım.ama bu yaklaşım seklini yazdım bi kenara.kaldi ki ben yaşımı kesinlikle göstermeyen biriyim.23 24 yaşında kişiler benim yaşımı bilmeden talib oluyor.sonra yaşımı duyunca şok yaşayıp vazgeçiyorlar.

          • kevser diyor ki:

            Bu arada bahsettiğim arkadaşın yuvasinda falan gözüm yok Allah gani gani versin.gercekten güzel bir aile maaşallah diyelim

          • kevser diyor ki:

            Adem bey;
            Calismayi istemeyenlerin arasında acık biri olacağını pek sanmiyorum ben.birde;merak etmeyin aynı sorunlari bitek siz yaşamıyorsunuz….bizde bayan olarak yaşıyoruz.tipini begensem olur desem ideolojusi kafa yapısı cok farklı çağdaş serseri erkek tipinde oluyor.ideolojisi kafa yapısı hayat görüşü uysa görüntüsünü beğenmiyorum kilolu bakımsız vs.oluyor.kisacasi yalnız değilsiniz:)

          • kevser diyor ki:

            Yorum panosu benimle dolacak biliyorum ama benim şu an evli olup mutlu olan bütün arkadaşlarım uni.mezunu olduğu halde evlendikten sonra çalışmayı düşünmeyen hatta mezun olup okulunu bitirince ayy bizi şöyle bu çalışma ortamından çekip çıkaracak bir yiğit çıkar karşımıza ya rabbi diyen kızlar.su anda hepsi evli ve cok mutlular.ancak dikkat ettim bütün bu tahsilli ve su an ev hanımı işsiz olan arkadaşlarım uni.de bulduğu tanıştığı erkekle evliler.yani bircogunun mutlu evliliği geçmişe dair bir tanışıklık içeriyor.20 li yaslarin başında veya daha önce tanışmışlar.benim bütün arkadaşlarım böyle.yani bi nevi “kendi bulduklariyla”evliler ve mutlular.birbiriyle flört ederek evlenen ya da uzun bi nişanlılık dönemi geçiren ciftlerde evlendikten sonra kadın bence daha yani nasil desem istekli olur.cunku adami taniyor biliyor.ama 3 ay içinde evlenen bi cifti düşünün erkek belki istekli olur ama kız adami tanımıyor ki.birde benim anlamadığım birsey var:bu devirde kimse kimseye araci olmuyor peki kendisi bulamayan flört edemeyen gençler nasıl evleniyor bunu bi aciklayabilecek olan var mı? :)

          • Adem Abdullah diyor ki:

            Kevser hanım.

            Ben yaşı ve görselliği gerçekten kafama çok takan biri değilim.
            Yaşta problem değil. Zaten bende hemen hemen 30’a dayandım :) 89 doğumluyum.

            İstediğim kriterler gerçekten çok basit.

            Bana hanım olacak, söz dinleyecek (yani asi olmayacak), çalışmayacak ve örtülü olacak. Örtülü değilse bile örtünmeyi kabul edecek. İnanın hepsi bu.

            Gerisi zaten kolay. 3 tabak, 5 çatal bir tane de kilim :)

            (Sema Maraşlı hanım’a not: Yorumların bazıları hem yayınlanmıyor, yayınlananlar ise çok geç yayınlanıyor. Özel bir sebebi var mı acaba.?)

  9. Ebrar (hüzün gecesi) diyor ki:

    Meryem Hanım Kardeşim,
    Allah razı olacağı bir yuva kurmayı nasip etsin. Hakkınızda hayırlısı nasip olur inşaallah. Bu arada olur da bu bey ile evlenirseniz ilk 5 yıl çoraplarını ortalıkta bırakmasına müsaade edecektiniz hatırlatayım 🙂

  10. osman diyor ki:

    ALLAHın selamı rahmeti bereeketi günün feyzi bütün güzelikleri üzerinize olsun dularımız kabul olsun inşALLAH arkadaşlar benimde başımdan bi nişan olayı geçti ailesi ve kızın bencil davranışları okuduğunu hayatanına yansıtamamsından dolayı bitirdim kılzra soruyorum evliklte neden aiklenizn baskısında kalıyorsunuz veya çevrenin etkisinde kalıyorsunuz genelleme yapmıyorum fakat genele yakını öyle birde aileler yaşa çok takılıyor önceden iş sorun olurdu işi sorarlardı şimdi ise güzel bir işim var yaşı bahane ediyorlar halbuki islama göre yaşamaya özen göstereen bu yaşıma kadar hiç bir kızın elinden dahi tutmayan haram olur diye birisiyim nişan attığım kızın bile elinden tutmadım dini nikah yoktu nasip olmaz diye birde kadıköy de gyolda yururken harama bakmayayım diye sadece önüme bakan bi insan olarak istemeden bir kıza çarptım kızın eşyaları düştü telefonu kırıldı hemen dedim hanımefendi bir telefoncuya gidelim yaptıralım ne kadarsa ekranı dedim kendimi övmek değil amaç telefonu yaptırmaya verdik telefoncu bizi sevgili sandı olayı anlatınca kıza dedi ki vallahi ALLAH korkusu olan insana denk gelmişsin orada bırakıp ta gidebilirdi veya seni suçlaya bilrdi dedi ben orada görevimi yaptım demem o ki kız istemeye gidince yaşı bahane ediyorlar ne olacak bu halimiz insanın dürüstlüğüne ahlakına bakmıyorlar cebine bakıyorlar aileler kızları çok etkiliyor yaş konusunda harama da bakmak istemiyorum çok şükür bakmadım da her şeyi helalim olacak insanla yaşamak istiyorum ALLAHIM evlenmek isteyen insanlara salih ve saliha eşler nasip etsin inşALLAH .selametle kalın ALLAHA emanet olun

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Osman Bey’e….
      Yüreğinin temizliği ve işyerinin saflığı ifadelerine yansıyor kardeşim.
      Bu nedenle yakın bir zamanda sana neyi, nasıl ve ne zaman yapman gerektiğini detaylı şekilde yazacam insaallah,.biraz daha sabır UTANAN ADAM…

    • meryem61 diyor ki:

      Osman Bey ;
      Yaşınız kaç bilmiyorum ama yaş konusundaki problemi çözmek için sadece tek yol biliyorum oda yaşınıza uygun birilerine talip olmak. Mesela 38 yaşında biri iseniz 23 yaşında bir kıza talıp olmayın. 30 ve üstü yaştaki bayanlara talip olun. Size uygun yaş aralığı 30-34 arası.Ama Allah nasip ederse belki daha küçüğü de olur yaşıt da olur büyüğü de .
      Sizin gibi bu devirde utanan birilerine denk gelmek inanın çok zor. Bende neredeyse 30 yaşıma geldim hala bir erkeğin gözlerinin içine bakamıyorum. Şuan görüştüğüm biri var ve inanın gözlerimi kaçırmaktan şaşı kalacam :) ”Neden utanıyorsun ”dedi bana .Bende ” ben böyleyim,utanmak imandandır.” dedim.
      İnanın sizi tanısaydım vesile olmak isterdim.
      Rabbim yolunuzu açık eylesin.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        MERYEM61 HANIM’a…

        Uzun süredir yoktun, HOŞGELDİN… Ama BİR geldin PİR geldin.

        Ama bu gelişinle yine yaptın yapacağını, yazdığın iki satırda attırdın Abdullah abinin şartellerini yine :-)

        Bu kadar zamandır “kadın erkek arası yaş farkı” konusunda Abdullah abinden birseyler öğrenemedin gitti be Meryem abla :-)

        Neyse eski günlerin hatırına bugünlük senin bu konuda ki hatalı bakışını bağışlıyorum :-)

        (Sen anlamışsındır ama ben yine de yazayım yukarıda ki ifadelerimin TAMAMI ŞAKA, sakın alınma Meryem kardeşim)

        Diğer taraftan;

        Osman bey kardeşimizi GERÇEKTEN yanlış yönlendiriyorsun.

        Senin Osman bey kardeşimizin yaşına (38 yaş) istinaden yaptığın tahminini baz alacak olursak Osman beyin talip olacağı kızların yaşı konusunda ki (30-34) yaş aralığı Osman bey için gerçekten UYGUN DEĞİL ve BİR KIZ İÇİN ÇOK FAZLA.

        Daha önce bu konuyla ( yaşı ilerlemiş, evlen(e)memiş bekar kızların yaşıtı olan erkekler ile evlenme isteği ve evlenmesinin her iki taraf için sakıncaları) ilgili detaylı bilgilendirmeler yapmıştım.

        Aksi durumun da ( evlilikte kadın erkek arasında yaş farkı olmasının) faydalarını yaşanmış örnekler ile açıklamıştım. Ama sanırım bu konu hakkında ki paylaşımlarımı ya unuttun, yada gözden kaçırdığın için okuyamadın.

        Neyse, zamanının olduğu bir ara yazdığım yorumlar arasında bulursan okursun.

        Şimdilik şu kadarını söylemekle yetineceğim.

        Yuva kuracak Kadın Erkek arasında ki EN İDEAL YAŞ FARKI için bilinen bir formülü hem senin, hemde Osman bey kardeşimiz ve diğer okuyucular için tekrar yazıyorum.

        Erkeğin yaşı:2 + 7 = evlenilecek kızın/kadının yaşı

        Örnek-1

        ERKEK 38 yaşında olsun

        38:2 = 19 + 7 = 26

        26-27 yaşında ki bir kız 38 yaşında ki erkek için ideal bir yaştadır.

        Örnek-2

        ERKEK 41 yaşında olsun

        41:2 = 21 + 7 = 28

        28-29 yaşında ki bir kız için 41-42 yaşında ki erkek evlenmek için ideal bir yaştadır.

        Örnek-3

        ERKEK 28 yaşında olsun

        28 : 2 = 14 + 7 = 21

        ERKEK 46 yaşında olsun

        46 : 2 = 23 + 7 = 30

        Bu formül sağlıklı olan bir erkeğin 50-51 yaşına kadar rahatlıkla uygulanabilecek bir formüldür ve sonucları genel olarak olumludur.

        Bu formülü sizin yaşınızda ki bir hanım kardeşimiz için uygulayacak olursak;

        29 – 7 = 22 x 2 = 44

        Sizin için en ideal koca adayı yaş aralığının da 42-44 olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabi bu formul evliliklerde OLMAZSA OLMAZ DEĞİLDİR.

        Sonuç olarak evlilik çağına ulaşmış ( bu kızlar için ortalama 16-18 yaş) kız ile erkek arasında minumum 8 yaş, maksimum 15 yaş fark olması uygundur.

        Dipnot: Hayırlı işinde ön görüşme aşamasından projeyi uygulama aşamasına geçtiğine dair iyi haberlerini dört gözle bekliyoruz, bizi daha fazla bekletme Meryem hanım kardeşim… :-)

        Selam ve dua ile…

        • meryem61 diyor ki:

          ABdullah Abi
          Ben 29 yaşındayım ne ettin :) Amcam 44 yaşında. Şöyle ben
          evlilik görüşmelerinde en fazla 38 yaşına kadar kabul ettim. Şu an görüştüğüm kişi ile aramda 5 yaş var. İdeal geliyor. Bakalım Rabbim ne nasip eder bilmem ama bu işler zor işler.

          Görüştüğüm kişi düzgün birine benziyor. Çalışmam taraftarı değil, kavvam birine benziyor. Maça gidiyor, devlet meseleleri ile ilgileniyor spor yapıyor balığa gidiyor.Yani tam bir Türk erkeği :) Bakalım Rabbim hakkımızda hayırlısını versin dua edin :)

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Meryem Hamım Kardeşim’e…

            Senin 38 yaş kriterin iyiymiş, ama yaşı için 34 denilen damat adayı da eminim söylediğinden en az 1-2 yaş daha büyüktür. Böyle olduğunu kabul ettiğimizde de bizim formül hala geçerli olmuş oluyor.
            :-)

            Hakkında hayırlısı, bizim yaptığımız sadece genel değerlendirme ve “herkes bu değerlendirmeye uyacak” diye bir dayatma da bulunmamız söz konusu dahi olamaz Meryem kardeşim.

            Ben senin gibi haddini bilen, Rabbine her manda teslim olduğunu düşündüğüm, Tahkiki İman sahibi olduğunu düşündüğüm kardeşlerimin tamamının yanlarında kendilerini güvende hissedecek bir erkek ile huzurlu, mutlu ve kalıcı bir yuva kurmasını gönülden arzu ediyorum.

            Rabbim hayırlı düşünce, karar, iş ve eylemlerinde yar ve yardımcın olsun. (Amin)

          • meryem61 diyor ki:

            ABdullah Bir Abi
            Güzel temennilerin için teşekkür ederim. Müsaaden olursa görüşme sırasında gözlemlediğim bir takım şeylerden bahsedeceğim.
            Ben mali müşavirim, görüştüğüm kişi pasta ustası lise mezunu. Ben eğitim durumuna bakmadım çünkü kendini yetiştirmiş kavvam biri. Eğer olur da nasipse evlenirsek çalışmamı istemiyor en azından çocuk olana kadar. Benimde bir erkekte aradığım genel kriterler bunlar. Fark ettiğim ve üzüldüğüm şey şu :
            ”Bana evlenince çalışırsan ve benden fazla maaş alırsan beni ezmeyeceksin, evin reisliğini benden almaya çalışmayacaksın”dedi. Çok üzüldüm ve fark ettim ki erkekler günümüz kadınlarından bu konuda korkuyorlar. Bende ” Kesinlikle öyle bir hevesim yok, yuvanın mutluluğu için evin erkeği yönetimi tabi ki senin, asla niyetlenmem bile banane. Evin erkeği sen olacaksın bende hanımı”:) dedim.

            İkinci fark ettiğim şey şu :erkekler kedi gibi mır mır kendini sevdiren hanımları daha çok seviyor, yani gerçekten hanım gibi olanları, hükmedebileceğini düşündüğü kadınları seviyorlar.Özellikle 30 yaşı geçen aşkla işini bitirmiş artık düzenli bir hayat ve huzur isteyen erkeklerde durum bu.
            Ben daha söz yada nişan tarzı bir şey olmadı aramızda ama gideceğim bir yer varsa ailevi durumlar haricinde izin alıyorum yada haber veriyorum. Genelde yediğimiz yemeklerin ücretini o ödüyor bazen teklif ediyorum kabul etmiyor.:) Maç izlemeyi, devlet meseleleri ile ilgilenmeyi, balık tutmayı seviyor, Tersi de ters ama merhametli, yumrunu masaya vurup sözünü dinletecek cinsten. Biraz korkuyorum ondan ayrıca saygı duyuyorum . İşte bu biraz korku ve saygı karışımı olan duygu bana güven veriyor.Çünkü biliyorum ki başıma bir şey gelse beni üzseler arkamda dağ gibi durabilir, bana destek olabilir. Neyse bu kadar gevezelik yeter. Bakalım Mevlam neyler neylerse güzel eyler.

          • kevser diyor ki:

            Meryem hanım maaşallah güzel bir görüşme yaşamışsınız.size o şekilde cevap veren biri aslında hem kendinin hem de sizin farkında.ve ileriye dönük ciddi düşünüyor çok hoş bir konuşma olmuş ☺
            Benim de artık tahsil konusunda fikrim değişti uni.bitirmis erkeklere bakıyorum çoğu ukalanın teki.ben bunlarla ugrasacagima lise mezunu biriyle de evlenirim diyorum artık hem onu memnun etmek daha kolay olur bence.artik böyle düşünüyorum.ki zaten okumuş dindar erkekleri ilkokul mezunu kizlar kapıyor.bizi ailemiz okutmadı biz okuyamadık deyip muhendisten aşağısına razı olmuyorlar.ki zaten okuyan erkeklerin tercihi de okumamış kızdan yana…kendisi okuyup okumuş almak isteyen erkeklerde hanımlarını çalıştırmayı düşünen erkekler.hem okul okuyup hem okumuş kızla evli olup hem karısını çalıştırmayan evlilikler ise üniversitede okul döneminde birbiriyle tanışan çiftler oluyor.iki dakikada toplumun sosyolojisini çıkardım 😂😂
            Meryem hanım siz gene iyisine rastlamışsınız bazı lise mezunları sizin mevkinize tahsilinize talib oluyor inanın.oylelerini gördüğümde arkama bakmadan kaçıyorum.bosverin meryem hanım lise mezunu delikanlı gibi birisi bize yeter.hem hanimini çalıştırmak istemiyorsa bizim gibi kızlar daha kıymetli olur inanın.benim hanım uni.bitirdigi halde bana razı oldu demek ki beni gerçekten sevmiş diye düşünürler 😂biz rahat ederiz.hem uni.mezunu bi erkekle evlenip okumamış dindar kızların hasedini üzerime çekmemiş olurum.neye hased edecekler ki?onlar okumuş adamlara göz dikiyor genelde

        • Feyza diyor ki:

          Abi bu formulun patenti kime ait, sahsen bu yas farki bana gore uygun. Soyle ki, insanlarin yaslari ilerledikce aradaki farki daha kolay kapatabiliyorlar. Bu formulde de yas ilerledikce aradaki fark dogru orantili sekilde artiyor.
          Allahu a’lem..ama karakterler uc noktada degilse bu kadarlik fark evliligi daha dinamik kilar, yalniz Sema ablanin bu sitedeki bir yazisinda erkeklerin daha cabuk yaslandugi ve bu yuzden aradaki yas farkinin fazla olmamasi gerektigine dair birseyler vardi. Fakat benim de tesbitim bu formul dogrultusunda.. Bilemiyorum hangisi dogru. Tabi formul bu, esnetilebilinir ama biraz fark iyi gelir nacizane fikrim..

          • Abdullah Bir diyor ki:

            FEYZA HANIM KARDEŞİM’e…

            Bu formülün patenti kime ait bilmiyorum, evliliklerde kadın ile erkek arasında ki yaş farkı skalasının orantılı olarak artması aklı başında, objektif insanların kabul ettiği ve seninde belirttiğin gibi evlilikleri daha DİNAMİK HALE GETİRİYOR, tecrübe ile sabit :-)

            Çünkü, kadınların bedenen ve ruhen erkeklere göre daha erken olgunlaşması, kadınların bedenlerinin daha hızlı deforme olması, erkeklere nazaran daha çabuk ve erken yaşta doğurganlıklarını kaybetmesi, çekiciliklerini yitirmeleri vb biyolojık, hormonal ve psıkolojık anlamda ki yıpranmaları fıtrat ( yaratılış, program) gereği güzel, doğurgan ve cekici kadınlara/dişilere ilgi duymaya meyilli erkekleri helal veya haram başka arayışlara, alternatiflere itiyor.

            Ülkemizde ki Müslüman/mümin erkekler üzerinde ekonomı/maddi imkan, yasa, toplum/mahalle baskısı, sıkıntısı olmasa emin ol yurdum erkeklerinin % 75-80 i çok eşliliğe (Poligami) dünden razı, hatta can atıyor.

            Sen aldanma bizim “Feminazı ve Süslümanlar”ın bu konuda bir bardak suda fırtına koparttıklarına çünkü nüfus kağıdı Müslümanı erkekler bu konuda gayrimeşru/haram yöntemler ile ( metres, gecelik ilişkiler vb) FİİLİ OLARAK poligamiyi uyguluyorlar. Bir çogunun hanımı da ceplerinde ki kredi kartlarının ve altlarında ki arabaların hatırına kör,sağır,dilsiz üç maymunu oynuyor.

            Zaten yasalara göre ZİNA SUÇ DEĞİL. Poligamiye ve erken yaşta evliliğe karşı çıkanların asıl derdi de ZİNA DEĞİL. Bunların tasmasını elinde tutan global yapının hedefinde NIKAH ve MÜSLÜMAN TÜRK AİLESİ var.

            Bizim akılsız Feminazi ve Süslüman sazanlarımız da elinde ki bir avuç tuz ile hıyar zannettiği bu global ihanet yapısının peşinden koşuyor. Allah hidayet nasip etsin.

            Diğer taraftan bu değişmez bir formül değil, tarafların zihinsel, bedensel durumlarına, içinde yaşanılan şartlara, yaşadıkları yöreye göre elbette ki esnetilebilir, değişebilir.

            Ama ortada çok ciddi ve geçerli bir sebep olmadığı sürece kadın ile erkek arasında erkeğin lehine ( erkek büyük olacak) MİNİMUM 6-8, maksimum 14-16 yaş fark olması yapılan evliliğin daha huzurlu, daha uzun ömürlü ve sağlıklı olmasının olmazsa olmaz şartıdır.

            Kendisini Müslüman/Mümin olarak tanımlayan, pazarlayan, tanıtan 25 yaş üzeri kızların bir çoğu, erkeklerin YARATILIŞDAN GELEN bu özelliklerinin hayatlarına yansıması olan bu yaş farkı gerçeğini kabul etmediği, kendisinden 6-8 yaş büyük taliplilerine parası, evi, arabası yok, kel, kısa boylu, yaşlı, kart vb sebepler ile burun kıvırdıkları için evlenemiyorlar, yuva kuramıyorlar ve halk arasında ki deyimle EVDE KALIYORLAR. Yaşları 30 a dayanınca da “Müslüman erkekler bizi tercih etmiyor, cicili bicili kızlar ile evleniyor” vb sebepler ile hem kendilerini masum, günahsız ve mağdur ilan ediyor; hemde Müslüman erkekleri suçluyorlar.

            Böyle yapmakla aslında ailelerini, başkalarını değil sadece kendilerini kandırıyorlar.

            Çünkü insan önce kendisini kandırır, sonra da kandırdığı kendisi ile de başkalarını.

            Selam ve dua ile kardeşim.

        • kevser diyor ki:

          22 yaşındayken 20 yaşında kıza razı olan adam 40 yaşına geldiğinde kendisinden 2 yaş küçük olan 38 yaşında bi kızı al desen razı olmaz😂😂😂sanki yaşlanan sadece bayanlarmış gibi(!)😂😂erkeklerde yaşlanıyor.sacları dökülüyor beyazlıyor yüzü kırışıyor eski karizması kalmıyor.genc haliyle bir olmuyor

          • Misafir diyor ki:

            Cahilin yaşlısı yaşlandıkça hiç olur,
            Alimin yaşlısı yaşlandıkça koç olur.

            Erkek yaşlanırken bile karizmasını korur.
            Şakaklarına düşen beyazlıklar onu daha bir çekici kılar.
            Erkeğin yaşlılığı “yıllanmış şaraptan bozma yapılan sirke” gibi çok lezzetlidir.
            Paylaşmak istedim. Cehlimi mazur görün muhterem efendim:-)

            Ama tabi ki içinize sinmiyorsa zorlamayınız efendim.

            İçimize sinmeyen yemekleri nasıl midemiz kusuyorsa,
            içimize sinmeyen tercihleri ruhumuz kusar.

            İşte boşanmalar çoğu zaman ruhsal bir kusmadır.

            Yanlış hesap Bağdattan,
            Yanlış tercih fıtrattan döner muhterem efendim.

            Selam ve dua ile.

          • Misafir diyor ki:

            ilaveten:
            40 yaşındaki erkek;
            hatunların “belli şartlarına” uyuyorsa 20 yaşında çok genç kız bulabilir! Pratikte örnekleri çoktur. Hatta hatunlardan evlilik teklifi bile alabilir.

            Ama 38 yaşına gelmiş hatun hiçbir zaman 20-25 yaşlarında bir erkek bulamaz. ( istisnalar kaideyi bozmaz. Hüküm eksere göre verilir.)
            Basına yansıyan bazı yaşlı sanatçı hatunların kendilerinden çok genç erkeklerle yaşadıkları ilişki evlilik değildir, flörttür. O da bahsimizden hariçtir.

            Elbette akıl yaşta değil baştadır. Ama aklı başa getiren yaştır.
            Aklı başında bir hatun ( yeni yetmeler aklı bir karış havada olanlar hariç) daima kocasının kendisinden 8-10 yaş büyük olmasını ister.
            Bu asırlardır uygulanagelen bir tecrübedir. Böyle olması hem kadının hem erkeğin lehinedir.

            38-40 yaşlarında menepoz dönemine giren kadınlar yada dişisel verimliliğinin çoğunu yitiren kadınlar…
            38-40 yaşlarında hala karizmasını koruyan ve fıtri arzularında bırakın azalmayı bilakis artan erkekle asla yarışamazlar. İkisini bir kefeye koyup kıyaslamak kıyas maal-farktır.

            Selam ve dua ile.

          • kevser diyor ki:

            Sizin çekicilik anlayışınız çok farklıymış.saçları dökülmüş yüzü kırışmış biri bana çekici gelmiyor ne yalan söyliyim.ayrıca eyrafımda öyle erkek beğenen ve isteyen kızda hiç görmedim.sizin dediginizden yola çıkarsak birbiriyle erken yaşta evlenip yaşları birbirine yakın olan çiftler o zaman kırk yaşını geçince adam o kadından ayrılsın mı yani?ne yani genç hanımlara göz diker erkek.dediginiz buraya çıkıyor çünkü.benim annemle babam arasinda da 2 yaş var ve öyle erken falan da evlenmemişler.tamam genclik zamanında birbirini kırmışlar üzmüşler ama yasliliklarinda birbirini çok iyi anlıyorlardı.babam annemi annem de babamı çok iyi anlıyordu.ayrica siz erkekler eğer tipinuz değilse sizden 10 yaş küçük birini bile istemiyorsunuz.nerden mi biliyorum?ben kendimden 10 yas büyük bekar birini gözüme kestirmiştim zamanında(şimdi nasıl bakmışım ıyy falan diyorum)adam beni beğenmemişti benimle ilgilenmemişti bile.niye?çünkü tipi değildim.icimden dedim ki:adama bak gelmiş 37 yaşına sanki kendi tipi çok güzelmiş gibi birde beni beğenmiyor demiştim.boy ve kilo olarak birbirimizin dengiydik.normalde erkeklerin geneli iri yarı oluyor ben minyon tipliyim aradığım gibi biri kolay kolay denk gelmiyor malum.

      • OSMAN diyor ki:

        cümleten selamunaleykum meryem hanım yaşım şuan itibari ile 34 oldu evlilikte yaşın önemli olmaması gerektiğini düşünüyorum yeterki erkek sevdiğini ALLAH için sevsin sahip çıksın yaşa niçin takılıyorlar eğerki şuanda bir holding sahibi veya ultra bir zengin olsaydım 20 yaşında 18 yaşında kızlar çevremde dönerlerdi ben bunu canı gönülden söylüyorum eger dediğim gibi zengin olsaydım bile asla imandan kurandan namzdan asla taviz vermezdim şuanda kamuda memur olarak çalışıyorum hedefimde iç mimar olmak var durmak yok yola devam duaya devam inşALLAH

        • kevser diyor ki:

          Holding sahibi olsaydınız etrafınızda dönen 18 li 20 yaşlarindaki kızlar da o kalibrede ve “kalitede”olurdu merak etmeyin.sonucta kim nasılsa onu taleb eder.alan da satan da maddiyatı taleb etmiş oluyor neticede.erkek güzelliği kadinda parayı tercih etmiş olur.

      • OSMAN diyor ki:

        meryem hanım
        ALLAH inşALLAH işinizi hayırla sonuçlandırır mutlu mesut ALLAHın razı olduğu İslama uygun bir evliliğiniz olur inşALLAH bu arada benim yaşımda 34 oldu :) duaya devam inşALLAH

      • OSMAN diyor ki:

        MERYEM HANIM
        Öncelikle selamunaleykum yorumu yanlışlıkka kesvser hanımın cevabına yazmışım özürdilerim ALLAHım inşALLAH işinizi hayırlı bir şeklide islama uygun kurana sünnete uygun mutlu huzurlu bir evlilikle sonuçlanır inşALLAH bu arada yaşım 34 oldu:) yılmak yok duya devam inşALLAH

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Osman Bey Kardeşimize…

      Senin ve seninle benzer sıkıntıları yaşayan Tahkiki iman sahibi ( Kuran’ı ve Resulullahı hayatının hedefine koymuş, doğru inanca sahip ve inandığı gibi yaşayan) Müslüman erkeklerin en büyük ve önemli sorunu fikri ve zikri farklı, göründüğü gibi olmayan (inandığı gibi yaşayamayan) sözde Müslüman, özde SÜSLÜMAN kızların evliliğe ve kocaya olan SAKAT bakış açıları, İslami evlilikten ve Müslüman erkekten normal olmayan, sıra dışı beklentilerini algılayamaman, anlayamaman(ız)

      Ayrıca ülkemizde son dönemde ( son 10-15 yılda) yetişen/büyüyen süslüman kızların hayatı TV de seyrettikleri pembe dizilerde ki gibi zannetmelerinin sonucu olarak kızlarımızın erkekler, sosyal hayat ve evlilik ile ilgili çıtayı (beklentiler, hayaller, istekler vb) yükseltmeleri, kardeş, akraba, arkadaş, komşu kızlarının düğün salonu, nişan elbisesi, gelinlik, dış foto çekim mekanları, düğün pastası vb konularda birbirlerine nispet yapmaları, kız annelerinin cevrelerine damat adaylarının zenginliği, yakışıklılığı ve mesleği ile övünme, hava atma arzusu bir araya geldiğinde aile içi huzursuzluk ve şiddet boşanmalar, EYS, cocukların babaya düşman edilmesi, süresiz nafaka vb sonuçlar, yani TOPLUMSAL FELAKET kacınılmaz oluyor.

      Evlenecek kızlarımızın ve annelerinin yukarıda özetlediğimiz hata ve beklentilerine Saf Müslüman Türk erkeğinin evlenmek istediği KIZIN AHLAKINA, yetiştiği aileye, kayınçonun ve kayınpederin aile içerisinde ki pozisyonuna (saygınlığı,otoriterliği, dominantlığı veya resesifliği) dikkat etmeden kızın sadece GÖRÜNTÜSÜNE, AMBALAJINA (güzelliği, tesetturü, namazı vb) ALDANMA hatası, aptallığı da eklenince en başından hatalı olan evlilik işi mahkemelere, cezaevlerine ve mezarlıklara kadar gidiyor.

      Bu yazdıklarım senin ve senin durumunda olan erkeklerin yaptığı ve yapması gerektiği halde yapmadıklarının kaçınılmaz sonucu, yani problemler.

      Peki çözüm ne?

      Aslında çözüm de yukarıda anlatmaya çalıştığımız problemleri oluşturan “saflığı, aptallığı yapmamak” kadar basit, kolay ve anlaşılır.

      Bir başka ifade ile;

      1- Evlenmek istediğiniz kızın güzelliğinden, tesettüründen, makyajından, namazından önce “evlilikten ve hayattan” ne beklediğine odaklanın. Sözlere değil uygulamaya/yaşantısına bakın.

      2- Kızın erkek kardeşine ve babasına karşı tavırlarına bakın, davranışlarını doğru analiz edin. Baba evinde erkek kardeşine ve babasına saygısı olmayanın kocasına saygısı hiç olmaz.

      3- Evlenmek istediğiniz kızın ve annesinin “Desinler-Demesinler veya El Alem Ne Der” konusuna ne kadar itibar ettiğini iyi analiz edin, bu konuda 3. kişilerin söylemlerıne, dış etkilere açık olan kız ve annesinden uzak durun.

      4- Evlenmek istediğiniz kızın para ile olan ilişkisini, asiliğini, inatcılığını ve sinir seviyesini test edin. Mesela “su anda müsait değilim, belki daha sonra” vb sözler ile, bir sebeple istediğini söylediği bir seyi almayın, hassas olduğunu söylediği bir konuda damarına basın.

      5- Hepsinden daha önemlisi kendisini Tahkiki İman sahibi bir Müslüman kız olarak gören pazarlayan veya bu sekil de gören/gördüğünüz kız ile söz, nişan yapmadan, hatta evlilikle ilgili son kararınızı vermeden önce ki son görüşmenizde uygun bir ortamda ve uslupda ona “POLİGAMİ” hakkında ne düşündüğünü sorun. Kızın dilinden ve gözlerinden alacağınız cevap sizin bu kızın görüntüsü ve inandığı din, ilkeler arasında ne kadar uygunluk olup olmadığını size gösterecek; sizin bu kızla ilgili EN DOĞRU KARARI VERME konusunda bir numaralı REFERANSINIZ olacaktır.

      Hayırlı düşünce, iş ve eylemlerinizde Allah yar ve yardımcınız olsun Osman bey

      • Hüsna diyor ki:

        Selamun aleyküm hocam, Allah razı olsun tecrübelerini uzmanlığınızla harmanlayıp fikir veriyorsunuz. Poligami derken kasdınız nedir? Yani kişinin karşısındaki kişiye poligaminin terim anlamını mı soracak?
        Ayrıca benim bir tanıdığım geçenlerde evlendi. Ailesi çok şey istiyordu erkek tarafından ancak kız bunu hoş görmüyordu bundan rahatsız oluyor ve erkek tarafına kendi ailesinin yaptıklarına katlandığından dolayı dua ediyordu. Bu tarz kızlarla görüşme sınırı nasıl olmalıdır? Çünkü bu tarz kızlar dahi ister istemez ya annesi kırılmasın ya da kendi nefsini dinleyip bu tarz aşırılıklara kaçabiliyor. Bununla ilgili düşünceleriniz nelerdir? Vesselam

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Hüsna Hanım’a…

          Aleyküm selam;

          Poligaminin ne olduğunu değil, kıza talip olan erkeğin, kendisini “Müslüman/Mümin” olarak tanımlayan kıza poligami hakkında ne düşündüğünü (normal, anormal, kabul edilebilir, erkeğin hakkıdır, şiddetle karşıyım vb düşüncesinin ne olduğu) sormasını kastediyorum.

          Kendisini Müslüman/Mümin olarak tanımlayan bir kızın dilinden ziyade gözlerinin bu soruya vereceği cevap onun inandığını söylediği İslam ile yaşadığı İslam arasında ki benzerliği veya farklılığı ortaya koyan bir tür YALAN MAKİNASI, turnusol kağıdı hükmündedir.

          Müslüman/Mümin bir kadın bu soruya;

          “Poligami, Allah’ın siz Müslüman/Mümin erkeklere verdiği bir haktır ve benimde Müslüman/Mümin bir kadın olarak senin bu hakkını yok sayma, kabul etmeme, engel olma gibi bir şansım yok. Bu hakkını istediğin zaman kullanabilirsin. Ancak bilmeni isterim ki ben Müslüman/Mümin bir kadın olarak Allah ömür verdiği ve senin karın olarak kaldığım sürece seni memnun etmek ve ihtiyaclarını karşılamak için elimden geleni samimiyetle yapmaya calışacağım.
          Evliliğimiz sırasında olur da herhangi haklı bir sebepten dolayı benden ve yaptığım hanımlıkdan memnun kalmaz veya Müslüman bir hanım olarak yapmam gerektiği, yapmaya mecbur olduğum halde yapmadıgım seylerden dolayı benden narazı olursan bu hakkını kullanmadan önce memnunıyetsiz olduğun durumları ve eksikliklerimi uygun bir dil ile önce bana bildirmeni ve bunları düzeltmem için bana zaman vermeni istiyorum senden. Çünkü ben seni seviyorum ve seni başka bir kadın ile paylaşmak istemiyorum. Bunun olmaması içinde sen her zaman benim için çok değerli, hayatımın merkezinde ve önceliklerim arasında ilk sırada olacaksın…”

          vb sözleri diliyle söyler, gözleri ve kalbi ile de tasdik ederse bu kız/kadın bu sözlerin muhatabı olan erkeğin nazarında ve kalbinde kendisine ve sevgisine sarsılmaz bir güven, saray ve makam inşaa etmiş olur. Hatta SÜSLÜMANLAR’ın söylediğinin aksine o erkeğin KÖLESİ DEĞİL bir ömür boyu erkeğinin KRALİÇESİ ve KOCASININ SULTANI olur.

          Bu iş bu kadar basit.

          Diğer taraftan;

          “…erkek tarafına kendi ailesinin yaptıklarına katlandığından dolayı dua ediyordu.”

          Bu hanımın yaptığı SÖZLÜ DUA güzel ve özellikle bu devirde taktir edilmesi gereken bir davranış.

          Ancak yetersiz.

          Çünkü dua “SÖZLÜ ve FİİLİ” olmak üzere iki şekilde yapılır.

          Bu hanım kızımız sözlü duasını “ailesine yaptıklarının hatalı ve kendisinin de bundan rahatsız olduğunu” net bir sekil de ifade etse vede bu düşüncesini, tavrını ailesine kabul ettirmiş olsaydı duanın fiili kısmını da yerine getirmiş olurdu.

          “Bu tarz kızlar dahi ister istemez ya annesi kırılmasın ya da kendi NEFSİNİ DİNLEYİP bu tarz AŞIRILIKLARA KAÇABİLİYOR…Bu tarz kızlarla görüşme sınırı nasıl olmalıdır? ”

          Aklı başında Müslüman bir erkek, AİLESİ KIRILMASIN diye, ailesi yerine evleneceği erkeği zora sokmayı, kırmayı, üzmeyi seçen kızlardan mümkün olduğunca UZAK DURMALI. Çünkü o kız henüz yolun başındayken dahi tercihini kuracağı yuvanın huzuru ve hayatını paylaşacağı kocasından yana değil de, anne babasınından yana kullanmışsa o kız ile yapılacak evlilikten her iki tarafa da hayır gelmez.

          • Hüsna diyor ki:

            Haklısınız hocam. Allah razı olsun. Allah cümlemize emrettiği şekilde yaşamayı nasip etsin vesselam

      • Gokce diyor ki:

        Suriye’den Irak’tan gelmis dul yetim hanimlardan birer ikiser, ya da Rus bir hanim arayin, ya da Afrika da Marutanya da bi Kole pazarina gidin ordan yapin seciminizi..diye
        ABinin yorumuna nazikce ilave yapmak istedim.
        O unutmus ta..

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Alışılmamış ve bilinmeyen tüm doğrular, gerçekler istisnasız üç aşamadan geçer.

          1- Önce alay edilirler,

          2- Sonra şiddetle karşı çıkılır,

          3- Son aşamada ise doğru/gerçek olduğu net bir şekilde kabul edilir.

          Sizi tebrik ederim ikinci aşamaya ulaşmışsınız, biraz daha çaba gösterirseniz mutlak gerçeği kabul edeceksiniz.

          İnsan evrende ki bütün maddeleri bedeninde taşır ve maddenin de üç Hali Vardır: Katı, Sıvı, Gaz.

          Müslüman görünümlü maddeperest insanında üç hali vardır:

          1-Katı Hali:Başkalarının acılarına karşı taş gibi, duvar gibi KATI’dır.

          2-Sıvı Hali:Verdikleri sözü tutmaya gelince su koyuverir, CIVIKLAŞIR.

          3-Gaz Hali:En ufak bir menfaat karşısında savunduğu bütün ilkeler BUHARLAŞIR.

          Siz maddenin hangi halindesiniz?

          • Misafir diyor ki:

            Sevgideğer Abdullah Bir Kardeşim,
            Gökçe hatun kardeşimiz, ifadelerinden hissettiğim kadarıyla Maddenin 2. Halinde görünüyor…

            İmdi,
            Sevgideğer Gökçe Hatun Kardeşim,

            Osmanlı tarihinde padişahları doğuran anaların “cariyeler” olduğunu bende size hatırlatırım.

            Gözümü dünyaya açtığımdan beri protestan islamı dediğim 5 li çetenin,
            ( el ne der, gelenek, görenek adet ve töre)
            hayatımızın kahir ekseriyetinde hükmettiğini ve atom bommasından daha fazla tahribat yaptığını gördüm. Atomla kül olan ülkeler, küllerinden yeniden doğdular. Bugün süper güçler.

            Ama bu beşli çetenin tahribatı öyle büyük ki, onlarca atom bombası yapamaz bu tahribatı…

            Çünkü, acıkan cesedimizi doyurmak için ruhumuzdan parçalar kesip yiyoruz.
            Çünkü, ahiretimizi dünyanın yırtıklarına yama yapmışız.

            Eğer hayatımız protestan islamına göre değil de, vahiy islamına göre şekillenseydi o soruyu birde kendinize sorardınız:
            -Ben neden hemcinslerim olan müslüman hanım kardeşlerimin kafirlerin ellerinde “yağma ve çapul”olmasına rıza gösteriyorum da onu helal olan kocamla eş olarak paylaşmıyorum diye…

            Kaldı ki küçümsediğiniz cariyelik evliliğin temelidir. Kocasına cariye olamayan hatun da olamaz. Tecrübeli hatunlar bu sözün anlamını iyi bilirler.
            Aklını duygusallıkla ifsad etmemiş bir hatun kocasını haramlardan kıskanır, helal olandan değil…

            Selam ve dua ile.

      • Sami diyor ki:

        Abdullah Bey,

        Haftanız bereketle hafta sonuna kavuşsun inşaallah!

        Poligami (çok eşlilik) suali evlilik kararının alınmasında belirleyici olmamalı. Sonuçları itibarıyla site takipçilerine muhtemel senaryolar da yazılmalı. Zevcenize bu suali sorup sormadığınızı belirtmemişsiniz. Doğrusu merak ettim efendim.

        Senelerce ruhen, bedenen bendenize denk bir zevcenin karşıma çıkması için sabrettim. Nihayetinde müstakbel zevcemle görüşmeye, detayları masaya yatırmaya başladık. Taşıdığım hassasiyetler (dini yaşama, tesettür şuuru, ilme duyulan merak, karakter hususiyetleri) kendisinin hassasiyetleriyle örtüşünce sonraki adımlara geçildi. Tavsiyenizi dikkate alıp bu suali yönelttiğimi varsayalım.

        – Çok eşlilik konusunda düşüncenizi merak ediyorum.
        – Sebebini sorabilir miyim?

        Önümde iki cevap seçeneği var:

        – İleride ikinci yahut üçüncü bir zevce ile evlenme niyetim var. Sıkıntı olmaması için şimdiden fikrinizi sormak istedim.

        – İlâhi kitabımızda böyle bir ayet-i kerime var. Ayete bakış açınızı merak ettim.

        Alacağım cevabın ikimizi tartışma ortamına iteceğini, gereksiz diyaloglara sapılacağını düşünürsek tavsiyenizin hayati olup olmadığı ortaya çıkacaktır.

        Zevcem elbette ayet-i kerimeyi inkâr etmeyecek. Hatta ayetin devamını hatırlatacak: “Eğer yine adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız o zaman bir tane ile ya da sahip olduğunuz ile yetinin. Bu sizin adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.”

        Sonra da ben kararımı tekrar gözden geçireceğim deyip müsaade isteyecek. Akşamına da noktayı koyacak.

        Allah’ın -azzevecelle- tavsiyesine uyarak (adalet bahsi) ömrüm boyunca tek zevceyle hayatımı paylaşmak niyetinde olan bendeniz yeni arayışlara gireceğim. Bu arayış belki seneler sürecek. Herhalde size teşekkür edeceğimi düşünmeyeceksiniz.

        Not: Bu senaryo tamamıyla Türk hanımlar için geçerlidir.

        Site takipçilerine Sema Maraşlı’nın ilgili yazısını tekrar okumalarını salık veriyorum.

        http://www.cocukaile.net/cok-eslilik-dinimizde-tavsiye-edilmis-midir/

        • Abdullah Bir diyor ki:

          SAMİ BEY’e…
          Duanız için teşekkür ederim, bilmukabele inşaallah.

          Ben mevcut durumu özetlemeye çalıştım, siz de senaryo ile ilgili eksikliği siz tamamlamışsınız zaten.

          Ancak benim yazdığım senaryo değil, yaşanmış bir olaydır.

          Kaldı ki burada amaç Müslüman/mümin kızın söylemi ile eylemi arasında ki uyumu, tutarlılığı test etmektir.

          Başka bir önemli problem yoksa bu konuda sınavı geçen Müslüman/Mümin bir kız ile gözü kapalı evlenmek Müslüman/Mümin bir erkek için sünnet değil VACİPTİR. Çünkü kendisini Müslüman/Mümin olarak tanımlayan, gösteren, pazarlayan kızların en büyük imtihanı Poligamidir ve bizim süslümanların istisnasız tamamı bu sınavdan çakıyor ve sınıfta kalıyorlar.

          Ayrıca ben yapmadığım bir şeyi başkasına tavsiye etmem.

          Evlenmeden önce o soruyu karıma sordum ve vücut diliyle bana verdiği cevap beklediğim ve istediğim sekil de olduğu için o hanımefendi bugün benim karım ve benim ömrümün veya onun ömrünün sonuna kadar da tek karım olarak kalacak inşaallah. Çünkü ben ondan razıyım.

          Ama sizin de yazdığınız gibi bu soruyu sorduğunuz 100 Türk kızının 99 u siz bu soruyu sorduktan hemen sonra bir daha dönmemek üzere görüşme masasını terk eder. Çünkü, aklı başında hiç bir erkeğin bir kadın ile evlilik görüşmesi yapma şamasında daha sonra tekrar başka bir kadın ile evlenme izni, ruhsatı için böyle bir soru sormayacağını, bu sorunun arkasında yatan başka bir amaç olduğunu bir çok kadın fark etmez, anlayamaz. Çünkü, medya,mahalle baskısı ile bilinç altlarına yerleşmiş/yerleştirilmiş, ama erkeklerin yaratılış kodlarına, programlarına ters, aykırı tek eşlilik tabusuna, tanrısına (Allah’tan daha fazla) iman etmeleri bunu yapmalarına asla izin vermez.

          Sonuç;

          Tek kadın olmanın, yasaların, geleneklerin ve anaerkil toplum yapısının kendilerine verdiği güç ile erkeklere zulüm eden zalim kadının inşaa ettiği psikolojık problemleri tavan yapmış yaşı 30 u geçmiş evlenememiş kızlar, huzursuz, mutsuz çocuklar, paranoyak kadınlar, cehennem hayatı yaşayan aileler ve bedenen ve ruhen gergin erkeklerden oluşan koca bir Türk Toplumu.

          Dipnot: Benden size bir tavsiye, eger hala bekarsanız dünyada ki tek Müslüman kızların Türkiye de olduğunu zannederek kendi ellerinizle zihninizi sınırlandırmayın, ufkunuzu karatmayın, pazarı daraltmayın.

          Selam ve dua ile…

      • Feyza diyor ki:

        Gokce hnm,
        Eksik okumussunuz, Abdullah abi zaten yurtdisindan hanim alma konusunda buradaki beyleri her zaman motive eder, yani tamamlamaniza ne hacet, tekrar etmekten usanmis sadece bu…
        😂😂

        • Gokce diyor ki:

          Feyza Hanim,
          haklisiniz her firsatta tekrarliyor tabii, yukardaki gibi..
          ” Dipnot: Benden size bir tavsiye, eger hala bekarsanız dünyada ki tek Müslüman kızların Türkiye de olduğunu zannederek kendi ellerinizle zihninizi sınırlandırmayın, ufkunuzu karatmayın, pazarı daraltmayın.”

          Ama bir oncesi yorumunda “pazar” i mevzu etmemisti.
          Eslerini Pazardan mal secere gibi secmesini tavsiye eden zihniyeti ozetlemek istemistim..
          Allah a emanet olun..

      • OSMAN diyor ki:

        selamunaleykum abdullah bir abi güzel temennilerin için çok teşekkür ederim hergün iş ve tefekkür ve dua ile geçiriyorum günümü bana hayırlı bir işi nasip eden ALLAH inşaLALLAH hayırlı saliha bir eşde nasip eder duaya yılmadan bıkmadan devam inşALLAH.

      • OSMAN diyor ki:

        abdullah bir abi mükemmel tesbitleriniz ve güzel temnnileriniz için bir kezdaha binlerce kez ALLAH razı olsun inşALLAH

    • kevser diyor ki:

      Osman beye;
      Sadece kızlar değil,erkeklerde evlenirken ailesinin görüşlerini önemsemeli.ben evleniyorsam bir daha anamla babamla hiç görüşmemek biraraya gelmemek üzere babamın evinden çıkmıyorum ki.aileme rest çekip evlensem,o kurduğum yuvada hiç mi bayramda seyranda aileme gitmeyecem?yüzlerine bakmayacam?yaş konusunu erkekte problem etmekte de haklılar.normal bir erkek neden uzun süre bekar kalsın?yani normal kelimemi de yanlış anlamayın.bana şu an mesela 35 yaşın üstünde birini söyleseler daha yüz yüze gelmeden önyargılı düşünürüm.kesin tip olarak çok yakışıklı değildir gibi falan düşünürüm.çünkü eli yüzü düzgün erkekler biraz daha erkenden evleniyor kapılıyor.bunlar benim aklıma gelenler.birde:aileler muhtemelen şöyle de düşünüyor olabilirler:bu adam bu yaşına kadar muhakkak birileriyle bişeyler yaşamıştır.ciddi boyutta olmasa bile mutlaka nişan atmıştır söz falan basından geçmiştir diye sizin hakkınızda öyle düşünüyor olabilirlet.yani sadece kızlar için değil erkekler içinde yaşın ileri olması sorunmuş demek ki:)
      Meryem hanıma da yaş konusunda sonuna kadar katılıyorum.herkes dengini bulmalı.23yaşındaki bi kızın enerjisine gene o yaşlardaki bi erkek yakışır.atıyorum:ben 90 doğumluyum.tutupta 79 doğumlu 80 doğumlu birisi ilgimi çekmez.niye?çünkü onun çocukluğunun geçtiği dönem farklı benim çocukluğumun geçtiği dönem farklı.aramizda resmen kuşak farkı var.jenerasyon farkı var.onun cocuklugu 80 lerde gecmis.benimki 90 larda.bilmem anlatabildim mi?ortak noktamız yok.oturup beraber konusabilecegimiz paylaşabileceğimiz birşey olacağını zannetmiyorum.karsimdaki erkek genc bir bayanla evlenecek diye kendimi feda edemem.ben 26 yken 34 yaşında birini söylemişlerdi bana.annemin ilk tepkisi şu olmuştu hiç unutmam:34 yaşına kadar hiç mi bişey olmamış ne bileyim gönlüne hiç mi kız düşmemiş falan demişti.sonra da:e tabi nasip falan deyivermişti:)bu yaş merakı nedir ki anlamadım.seven adam 1 yaş küçük olsa da alır.gönül diye birsey var biliyorsunuz değil mi?
      Ben bazı pısırıklıklarımı attım üzerimden.hani eskiden diyordum ya bir kız olarak asla ilk adımı kendim atmam.gidip kimseye açılmam diyordum.artik böyle düşünmüyorum mesela.kendim de açılıp niyetimi belli edebilirim.baktim gördüm kimsenin bana yardım edeceği yok bende kendim sıvadım kolları.olaya el attım:)yoksa evde kalacaz valla:):):)

      • Feyza diyor ki:

        Kevser hnm,
        Arada kusak farki olmasi icin anneniz babaniz yasinda olmasi gerekir karsinizdaki kisinin ki bir kusak sonrasi olsun. On yasa kadar olan fark, siz uygun gormeseniz de gayet ideal bir yas farki ki on yas kadar fark olan bircok evliligin gayet mutlu ilerledigine sahit oluyoruz.
        26 yasindayken 34 yasindaki bir erkegin talip olmasi kadar dogal ne olabilir ki, sahsen hic yadirganacak bir durum gormuyorum bunda. Sekiz yas gayet ideal veya size su an 35 yasinda birisi talip olsa aranizda yedi sekiz yas farki olur ve son derece uyumlu olur.
        25 yasindan sonra ozellikle hanimlar ve erkeklerin karakterleri oturmaya basladigi ve hemen hemen her birey bu yas evresini tamamladiktan sonra oturup konusabilecekleri bircok ortak noktaya sahip olurlar.
        Yani oturup surekli seksenlerin doksanlarin nostaljisini yapacak degilsiniz ki.. Gundeme dair sohbetler, ilmi sohbetler, kulturel paylasimlar…bunlarin yasi olmaz. Bir birikim gereklidir ve bunun icin de ortak bir payda da bulusmak yani kulturel ve sosyal anlamda ortusmek, ruhsal olarak da birbirini tamamlayabilmek yeterlidir.
        Yani on yasla kusak farki olmaz, olsa da en fazla beyaz kusak olur :)
        Diger husus,
        Otuz bes yasina kadar evlenememe sebepleri cok farkli olabilir. Bu onyargi neden?
        Maddiyatin on planda tutuldugu ve ekmegin aslanin midesinde oldugu bu donemde insanlar istemese dahi mecburi bir bekarlik hayatina itilebiliyor. Cagimizda kadinlar dahil evlilik yasi zaten yukselmisken bir erkegin 35 yasina kadar evlenememis olmasina curuk elma muamelesi yapmak haksizca olur.
        Kaldi ki 28 29 yasindaki kizlar icin de durum farkli degil. Ergenlik cagindan itibaren sevgili ve flort iliskilerinin yasanmasindan haya edilmeyen gunumuzde eger onyargiyla yaklasacak olursak, 28 29 yasindaki hicbir kiza da masum gozuyle bakmamamiz gerekir. Illa ki bir sevgilisi olmustur, elini tutmustur, gezip tozmustur vs…desek tepkisi ne olur bu yastaki hemcinslerimizin?
        Bizler husn-i zanla memuruz ve onyargiyla yaklasirsak kaybedecegimiz bircok seyin farkinda olarak adim atmak zorundayiz.
        Bir insanin basindan soz gecebilir, nisanlilik da gecebilir ve hatta evlenip ayrilmak durumunda kalmis da olabilir. Hadi ucuncu secenegi uc noktada bulabilirsiniz ama ilk iki ihtimal gayet dogal, insani surecler.. Bu insanlar sabikali degil ki..
        Sozlenmistir, kafa yapilari uymamistir, anlasamamislardir, aileler uyum saglayamamistir. Karsi taraftan kaynakli sebepleri de olabilir.
        ..

        Erkekler fiziken degisse de yaslari olgunlastikca zihnen de olgunlasiyorlar ve kadin ruhundan daha iyi anlamaya basliyorlar. Hanimi biraz genc olan erkekler hanimlarina daha fazla ihtimam gosteriyor ve bu gorunurde her ne kadar, sizin deyiminizle “erkekler genc hanim alacagi icin” seklinde gozukse de buzdaginin gorunmeyen kısmında bu durumdan asil karli cikan yine kadinlar oluyor.
        Bu ise isin yalnizca matematik kismi.. Bana kalirsa bu kisim yalnizca bir ayrinti ama parantez actirabilir..
        Bu konuyu bu sekilde degerlendirmeyi de deneyin.

        • kevser diyor ki:

          Feyza hanım,
          Dediğinizi anladım.böyle bir durumda tabii ki de kadın karlı çıkıyor.ne var ki yani ben gencim adam yaşlı.ama ben erkekleri de düşünüyorum.daha bugün bir internet sitesinde haberde denk geldim.52 yaşında şarkıcı bir adam kızı yaşında bir kadınla evlenmiş.ve kendi imajını yenilemeye genclestirmeye çalışmış.resimlerine baktım yanlış anlamayında bana maskara gibi geldi şahsen.elbette ki “sanat”camiasının hayatıyla normal bir ailenin hayatı kiyaslanmaz.ama aradan 1 2 sene geçtikten sonra bu tür hanımlar genç sevgili erkekle yaşlı kocalarını boynuzluyorlar..sizce bu durum erkek açısından hoş bişey mi?hem bir yerde kızların çok yaşlı kişilerle evlendirilmesi fitneye sebeb olur diye okumuştum ben.evlenirken sadece erkeğin değil kadının da gözü dışarıda kalmamalı bence.
          Feyza hanım kişiye göre değişir ama kendime göre o yaşlardaki biri ilgimi çekmez.ben 4 ya da 5 yaş büyük biri bana daha ideal gelir.ne bileyim ben öyle düşünüyorum.

          • kevser diyor ki:

            Ayrıca da,biz bayanız.talip olan değil talip olunanız.erkekler bizzat kendisi istedikleri hanıma gidip açılabiliyor.ama biz ayağımıza gelmesini beklemek durumundayız.buna birde kızın çevresinin geniş olmamasını seçici olmasını çok sosyal olmamasını ev kızı olmasını da eklerseniz benim ve meryem hanımın yaşındaki kızların bekar olmasına şaşmamak gerekir.ben bayağı bir süredir işsizim.belki çalışan bir kız olsaydım iş yerimde tevafuken belki kısmetim daha çabuk açılırdı bişey diyemiyorum.18-22 yaş arası evlilik fikrini o yaşlarda düşünüyordum ama sadece düşünüyordum ☺somut bir eylemim karşı cinsle herhangi bir yakınlığım yoktu.gözüm açılıp birseylerin farkına vardığımda ise iş işten çoktan geçmişti.uyanik olan gözü açık olan kızlar çoktan evlenilebilecek adamları bir bir kapmışlardı.feyza hanım erkekler için durum böyle değil.lutfen bir tutmayın.evet dediginiz gibi bu devirde maddi olarak birşeyler kurmak zor anlıyorum ama duygusal ihtiyaçlar maddiyat yok diye inkar mi edilecek.ne bileyim hiç kız arkadaşım olmadı demek bu devir erkekleri için bana hiç inandırıcı gelmiyor.ya kızlar belki onu hep reddetti ki bu zaten o kişiyi görünce anlaşılır.neden evlenenmedigi belli eder kendini.maddi durumu elverisli degilse bile ne bileyim gönül bu illa ki meylettigi birisi olur.benim maddi durumum yok diye hayatimda kimse olmadi demek bana pek inandırıcı gelmiyor.cunku bir kız eğer bi erkeğe aşık olmuşsa onu her halükarda bekler.ne yani diyelim ki ben hasbel kader birisini gördüm ve birbirimizi sevdik o benden hoşlandı bende ondan.bana şöyle dese anlayışla karşılarım:benim şu an ki maddi durumum elverişli değil 1 veya 2 sene sonra bu süreç içinde para biriktirip öyle düğün yapabilirim çünkü maddi durumum elverişli değil derse ben bunu anlayışla karşılarım.ne yani senin maddi durumun yok o zaman ben aşkımı kalbime gomeyim bulduğum ilk zenginle evleneyim mi diyeceğim?onu beklemeyecek miyim?önemli olan gönüller bir olsun.yuva kuracak kadar para bi şekilde kazanılır öyle değil mi?onemli olan birbirine verdiği sözde sadık kalmak.hem bu söylediğinizi etrafimda da çürütecek bir sürü örnek görüyorum.adamin bir sevdiği kız var ama maddi durumu yetmediği için bikac sene gecikmeli evleniyorlar.bu süre içinde aileler arasında bir söz kesilir.yeter ki biseylerin adı konsun.maddiyat ikinci kısımda yapilacak bişey.benim etrafımda o yaşa kadar bir kıza aşık olmamış erkek yok.ki bu zaten doğaya aykırı bişey.tamam maddi durum yetmediği için düğün yapmamislar ama ortada düğün olmaması gönülün kimseye meyledemeyeceği anlamına mı geliyor😂dedigim gibi o yaşa kadar gönlüne göre bir kız bulamadıysa bence kendi huyunda suyunda problem vardır.cunku kadınlar uyanık iyi bi kısmeti hayatta kaçırmazlar.ama erkekler öyle değil kızların hangisi iyi hangisi kötü ayird edemezler.kızlar genellikle ikiyüzlüdürler çünkü.
            Elbette ki söz atmış nişan atmış olabilirler ancak bu durum sizi rahatsız etmez mi?beni rahatsız etmez derseniz bi diyeceğim yok ama şahsen beni eder.esin olacak insanın daha önce başkalarıyla evlilik hayalleri kurduğunu bilmek sizce nasıl bi duygu olurdu.ben kıskanırdım şahsen.ya bir de unutamadiysa?karsi taraf onu reddettiyse?oyle birini bende istemezdim.

          • kevser diyor ki:

            Ben pısırık olduğum için flortum olmadı ki bu bi kızda zaten olması gereken bişey ama aynı pisiriklik erkekte olursa sizce hoşmu?(ben haram islemekten bahsetmiyorum.yanlis anlamayın)bir erkek sevip beğendiği kıza gayet tabii haber yollayıp niyetinin ciddi olduğunu söyleyebilir.yadırganmazda.hal böyleyken neden erkeklerin bekar olduğuna anlam veremiyorum açıkçası.sevip beğendiği kızlardan olumlu geri dönüş alamamışlar bu onu gösterir.he belki hayırlı olan da buymustur kader kismet tabi herşey.her talib olunan kız olumlu cevap vermeye mecbur değil.hem hiçbir kıza bakmayıp hem de kendi yağında kavrulanlar üzgünüm ama öyleleri pek kimsenin dikkatini çekmeyen tipler oluyor.burada belki bana da diyeceksiniz eee sende 28 olmusun sana da mı o zaman sorunlu çürük gözüyle bakacaz diyebilirsiniz ama dediğim gibi biz bayanlarin çok farklı sebepleri oluyor.bir erkek kadar bu konularda rahat değiliz malum.buna birde diğer hemcinslerinize oranla bu konularda pısırık çekingen utangaç yapıda olmayı ekleyince biraz da yetistirilme şartları diyelim.babam kesinlikle ama kesinlikle bana dizimde etek giydirmezdi.ha iyi ki de giydirmemis bir ukdem falan yok yanlış anlaşılmasın bazi seyleri izah edebilmek için örnek veriyorum.elbette ki babam 24 saat benim başımda değildi onun görmediği yerde de benim edebim onun dışında giyinmeme el vermezdi zaten.ama işte o mini etekli bacılar hemen evlendiler evlenince de tesettüre giriverdiler oh mis hayat.neyse sustum.

          • meryem61 diyor ki:

            Kevser Hanım, Feyza Hanım
            Kader gayrete aşıktır. Size vesile olabilecek bir çevreniz yoksa gerçekten zor. Biz talip olunan makamız. Dua etmekten ve bizi iyi niyetle anlayacak kişilere izdivaç kurmayı düşündüğümüzü anlatmaktan başka çaremiz yok. Yani erkeklerle bir olamayız. Tabi ki günümüzde bir çok ev araba, yakışıklılık istiyor onlarda 35-40 yaştan aşağı olmuyor ama bizim öyle bir beklentimiz olmadı, olmayacak ta. Ben erkek olsam gözüme kestirdiğim ahlakını beğendiğim bir kıza usulunce talip olurdum reddedilmek olabilir işin sonunda ama erkekler kızlar gibi hassas değil ki. Mesele denk gelememek ve kimsenin aracı olmak istememesi. Ayrıca gerçekten düzgün kişilere hemen kızlarını yada yakınlarını öneren kişiler var. Velhasıl bu devirde evlenip yuvasını kuran gemisini kurtaran kaptan modunda. Arkadaşlarımızla eskiden hep konuşurduk. ”evlenince aramızdaki bekarlara vesile olacağız”diye. Ama inanın evlenince arkadaşlık ta bitti verilen sözlerde. Rabbim Kevser Hanıma hayırlı kısmetler nasip etsin ve nasibi olmayan kişiler ile oyalamasın. İnanın nasip dışında kişilerle oyalanıldığında kaybedilen zamana mı üzüleceksin, tarumar olan umutlara mı?
            O yüzden Feyza Hanımcım inanın Kevser Hanımı çok iyi anlıyorum. :) Bizi de erken yaşta evlenen kimse anlayamaz.Ancak bizim gibi 30’a merdiven dayamış ve bekarlığın ve sahipsizliğin verdiği sıkıntıları bilen bunu derinden hisseden bilebilir.

            Bir de Kevser Hanımı şu açıdan da anlıyorum. Bir bakıyoruz mazisi temiz olmayan, onunla bununla çıkan, farklı şeyler yaşayan kızlar inanın düzgün ve efendi kimselerle evleniyorlar bizim gibiler hala bekar. Onlar işin hilesini biliyorlar demek ki :)

            Ben 23 yaşımdan beri evlenmek isteyen biriyim ve 30 yaşıma girmeme az kaldı :) sadece 15 güncük :) Şu an biri ile görüşüyorum ama ne olur sonu bilmiyorum Rabbim hayırlı şekilde nasip etsin diyorum. Ve 23 yaşımdan beri yaklaşık 7 yıldır hep dua ile beklemek, sabırla beklemek çok yoruyor insanı. Umutsuzluk oluyor ve eklenen derin üzüntü. Halden anlamayan insanların konuşmaları da cabası. ”30 yaşından sonra kork” ”aaa sen bekar mısın ” ” o bekar o yapsın işi ” ” Çok mu seçicisin ” daha bir sürü şey. Aile içinde bile evli ablalar kardeşler gelince onlara biz bekarlar hizmet ediyoruz. Bekar vurgusu her seferinde yapılıyor ve nefret duygusu geliyor bekarlıktan. Şu mecburi sultanlık olan bekarlık yerin dibine batsın diyorsunuz. Sonra ne oluyor biliyor musunuz ? Dil keskinleşiyor, insan asabileşiyor, yalnızlaşıyor, sessizleşiyor. Bu da fıtrattan ileri geliyor. Kadınların sevmeye, sevilmeye , korunup kollanmaya gerçekten ihtiyaçları var. Bu ihtıyacı yaş ilerledikçe daha derinden hissediyorsunuz.

            O yüzden Rabbim tüm bekarlara hayırlı eş nasip etsin.

          • kevser diyor ki:

            Meryem hanımcım,yazdıklarınız için çok teşekkür ederim.siz çok güzel ifade ediyorsunuz.hislerinizi yazıya çok güzel döküyorsunuz.bende aynı bu hisleri hissediyorum ama sizin kadar doğru ve düzgün ifade edemiyorum.dualarınız için çok sağolun.bilmukabil bende size dua ediyorum.halimden anlayan birilerinin olması az da olsa “haklı asabiyetimi”azaltiyor.ayrıca birde şu var Meryem hanım,birileri size vesile olsa bile ne bileyim size getirdikleri tip pekte denginiz olmayabiliyor.fiziksel yönden uygunum olmayınca cok farklı olunca etkilenmeyebiliyorum.ilgimi cekmeyebiliyor.ya da benim dengimin nasıl biri olduğunu bilen şuurlu bir çevrem yok.bilemiyorum.

          • kevser diyor ki:

            Meryem hanım;benim hayatım o kadar zor ki.yazacaklarım bütün toplumu ilgilendirdiği için yaziyorum.bu bütün toplumu ilgilendiren bi mesele olduğunu düşünüyorum.meryem hanım size bu yazdiklarimdan sonra kader heralde beni imtiham edermiş gibi karşıma lise mezunu birini çıkardı.benden 9 yaş büyük.ben düşündüm taşındım ve dünya ilimi olarak benden düşük olan bi erkekle evlenmek istemedim.bu o kişiyi aşağı gördüğümden değil bilakis evliliğin sıhhatini düşündüğümden.çünkü en “benim için bu sorun olmaz”diyen kız bile:bi kavga anında karsisindakini en zayıf noktadan vurmak isteyecektir.ve erkekler zaten bence çok kompleksliler.ilk yıllarda adam karısının uni.mezunu kendisinin ise lise mezunu olmasını ilk yillar problem etmeyecektir.ama ileride uzun vadede kadın kötü niyetli olmasa bile öyle aşağılama niyeti olmasa bile erkek kendini ezilmiş hissedecektir.farkinda olmadan kendinden üstün olan herseyi kötü görmeye başlayacaktır.hani bazıları çıkıp diyo ya:başkalarinin ne dedigine bakmayın.kendiniz ne hissediyirsunuz düşünüyorsunuz bu hayat sizin diyorlar ya.zaten kendim öyle düşündüğüm için böyle yapıyorum.baskalari bunu dedi diye değil ki.cunku ben o adamla evlensem onunla basbasa kalacak olan benim.bana evlenemedigim için baskı yapanlar benim yanimda olmayacak.biz uni.bitirmis kızlarız.erkegin mal ve ilim yönünden kadindan ayni veya daha üstün olması lazım.hicbir normal erkek karısından geride olmayı kabul edemez.buraya kadar bir sorun yok.sorun şu ki;ilkokul mezunu tahsilsiz kızlar da bizim dengimiz olan tahsilli erkeklere göz dikiyor.erkekler de tabi doğal olarak kendinden daha düşük bir kız istiyor.erkeklerin canına minnet kız fiziksel olarak guzelse erkekler hayır diyemiyor.onlar uni.mezunu adamları alınca bize de böyle yok lise mezunu yok ortaokul mezunu doğal olarak geriye bunlar kalıyo.kendisi ilkokul mezunu olup doktorla evlenen bir kız diyor ki;e nasip kismet napalım diyo.kusura bakma da ben de senin gibi hakettigimden fazlasini bulup üstüne konsaydım bende nasip kısmet deyip olayın üstünü örtmeye çalışırdım.dini cemaatlerde kızlar genelde okutulmuyor.ve bu okumayan kızlar da öyle basit kişilerle evlendirilmiyor.muhendisten doktordan ogretmenden aşağısına razı değiller.biz erkekleri dengimuz değil diye reddederken bize gelince:”amaaan okumak herşey değil.diplomayamı bakıyosun.okumakla adam olunmuyo”diyorlar.hay hay!…o zaman sen neden öğretmenle evlendin bacım?okumak diploma herşey değilmiş ya.ojumakla adam olunmuyormuş ya.madem öyle sen niye kendi dengin olan ilkokul mezunu adamla evlenmedin demezler mi adama?bunu yüzlerine söyleseniz önce acayip bozulurlar sonra da “amaaan beni alan almış sen kimsin ki”modunda havaya bile girerler.sen okuduğun halde bulamamışsın diye erkekten aldıkları güce dayanırlar. erkek kendisinden asagida olan biriyle evlenebilir bunda hicbi sıkıntı yok.ama kız kendinden düşük biriyle sizce evlenebilir mi?evlense bile o evlilik neye benzer?ülkemizde egitimsuzligini sevimli göstermek isteyen akranlarım”amaaaan sanki analarımız babalarımız okudu mu”diyor.dogru.okumadı.okumadı ama bak bakalım hangi dönemde okumadı?o dönemlerde zaten hickimsenin tahsili yoktu.fakirlik vardı herkes karnını zor doyuruyordu.80 li yılların başında bakın bakalım kaç kişi uni.okuyordu?elmayla armudu kiyaslamayın lütfen.kisacasi uni.mezunu bir kızla lise mezunu bir erkek olmaz olmaz olmaz olmaz oooolllmaz.mutlaka biryerlerde yanlış anlaşılma olur.simdi biri çıkıp yok benim eşim lise mezunu ama ben ondan daha eğitimli olmama ragmen daha mutluyum çok mutlu bi evliliğim var falan diyebilir.istisnalar kaideyi bozmaz.siz kocanızda çok sevecek bir yön bulmuşsunuzdur.bir yönüyle o kadar çok sevmişsinizdir ki diğer alanlardaki eksiğini örtüyordur.ya da çok önceden birbirinizle tanışıklığınız vardır.sizokul döneminden önce birbirinizi tanimissinizdir.lise mezunu olan talibim direk malindan mülkünden bahsetmeye başladı.yok su kadar evim var su kadar arabam var.bende dedim ki daha ilk mesajınızda neden malinizdan mülkünüzden bahsettiniz ki çok tuhafıma gitti.iki insan birbirini sever beğenir mal mülk ondan sonra ikinci aşamada konuşulacak birşey.maddiyat önemsiz demiyorum.ama ilk başta bundan bahsetmeniz biraz tuhaf oldu dedim.bana ne dedi biliyor musunuz?cunku bu zamanda yüzde 99.9 mala mülke bakılıyor dedi.o zaman anladım ki hemcinslerim şimdiki kızlar maddiyata bayağı bi onem veriyormuş demek ki dedim.simdi biri çıkıpta diyebilir diplomayı bu kadar çok onemsiyorsan cercevelet duvara as diyebilir.aradigim şey diploma olsaydı 40 yaşında açıköğretim okuyup o kağıt parçasını alanda var.o da görürdü işimi.ki kastettigim şey bu olmadığı için belirteyim istedim.ha lise mezunu olup bilgili kültürlü kendini geliştirmiş biri varsa buyursun hodri meydan ama akranlarıma baktığımda ben pek oylesiyle kafa uyduramiyorum.yanlis anlasilma gırla gidiyo.aynı dilden konuşamıyoruz.varsa lise mezunu olup ben kitap okumayı cok seviyorum diyen çıksın.ama yok!he birde ailevi sebeplerden ötürü okumaya niyeti olup mecburen okulunu birakanlar oluyor.sadece onlara lafım yok.geçende bir akrabam ağzındaki baklayı çıkardı.sen uni.mezunu bir erkek istiyorsan onu okurken okuldan bulacaktın dedi.gerci o zaman benimle sevgili olan bir erkekte muhtemelen dinsiz bir erkek olurdu.çünkü dindar erkekler uni.de karşı cinsle pek muhatap olmuyor.mezun olduklarında da okumamış kız tercih ediyor.bizim gibi okumuş kızlara da önyargıyla dolu bakıyorlar.kesin flört etmiştir.kesin 50 tane erkek arkadaşı olmuştur.gozuyle bakıyorlar.iyi de kardeşim ben kendi isteğimle okumadım ki.ailem okuttu.kaldı ki bizim gibi kızlar,meryem hanım falan.evlendikten sonra çalışmayı düşünmeyen hanımlarız.ne olursa olsun zaten calusmiycaz.ama iyi veya kötü okumuslugumuzda var.tahsilsiz erkek istemiyoruz.benim akrabalarım o kadar densiz ki,akrabalarım arasında okumuş yazmış bir erkek yok.dolayısıyla da bulup önerdikleri kişiler tahsili olmayan erkekler oluyor.bende doğal olarak reddediyorum.reddedince de kızılca kıyamet kopuyor.vay efendim ben nasıl hayır dermişim.zaten işsizmişim.birşey üretmiyormuşum.işsiz olduğum için uni.bitirmiş olmamda birseyi degistirmezmis.yani akrabalarıma göre eğer işsiz bir kızsam uni.bitirmis olsam bile şu an işsizsem uni.mezunu bir erkek isteme hakkım yokmuş!şimdi burda çıkıp abdullah bir bey ve azmo bey çıkıp büyük ihtimalle şöyle derler:ee tabi erkek hükmedebileceği kadın ister.tabi ki okumamış alacak.sizi naapsın.evde kalmak da sizin layığıniz demeye getireceklerdir muhtemelen.benim hayatım kendi isteğimle şekillenmedi.ve içinde bulunduğum durumlar hep benim aleyhime sonuçlandı.olayların böyle şekilleneceğini bilseydim inanın ya okuldan bulurdum ya da hiç okumazdım.
            Nasıl olsa bizim gibi yıllarca dersle kafa yormayan kızlar da güzel olduğu müddetçe eğitimli adamlarla evlenebiliyor.öyle değil mi?erkek evleneceği hanımda tahsil aramıyordu nasıl olsa değil mi?arada olan bizim gibi aile zoruyla okuyan kızlara oldu ya hadi neyse.kisacası hiçbir zaman galiba uygunumuzu bulamıycaz.öyle gözüküyo.

          • meryem61 diyor ki:

            Kevser Hanım
            Sizi çok iyi anlıyorum ve benzerlerini bende yaşadım.Hatta bana işk okul mezunu ev işsiz birini önerdiler. Namaz yok,niyaz yok,sigara içiyor,işsiz ve iş aramaya gayret te yok. Bu kişiyi de gerçekten değer verdiğim bir arkadaşım önerdi bende işi yok dedim oda ”ne var ki mali müşavirsin çalışır bakarsın kocana”dedi beynimden vuruldum. Ve o kişiyle mesafeyi koydum. Biz ve bizim yakın kuşakta şunu gözlemledim.88-93 kuşağından bahsediyorum. İnanın üni okuyanlar (en azından benim çevremde) daha mütevazi, daha muhafazakar ve inanın daha ahlaklı kızlar. Okumayanların ağzında hep şu kelime ”her şey diploma değil,ne okuyanlar var ne okuyanlar gördük” vs laflar.Ve inanın daha çirkefler. Ayrıca flört mevzusuna gelince diğerlerinden bahsetmiyorum ama bizim gibi muhafazkar olup okuyanların flört yaşama oranı çok düşük ama okumayan kızların aklında sadece evlilik yada zengin koca bulma hayalı oluyor.Hepsini genellemiyorum benim okumayan arkadaşlarım sürekli birilerine kendilerini beğendirmeye çalışıyorlardı. Ben daha evliliğin e sini konuşamazken onlar çok rahatlardı ve evlendiler de. Çocukları oldu Allah mesut etsin ama şuan bana özeniyorlar.:)
            Kevser kardeşim senden 2 yaş büyük olarak sana şu konuda tavsiyelerim olacak. Bazı lise mezunu erkekler var ki sağlam bir işleri, donanımlı bir genel kültürü, oturup kalkmasını bilen,ve inanın üni mezunlarına taş çıkartırlar. Bu tarz kişiler karşına çıkarsa reddetme. Benim şu an görüştüğüm kişi de lise mezunu üni terk. Ama işi yerinde, genel kültürü sağlam. Kısacası şu biz aynı dili konuşabiliyoruz. Önemli olan bu.Bir de İstanbul farkı var. İstanbul’da lise mezunu olup çalışan erkekler inanın üni mezunu gibi genel kültürlü oluyorlar,oturup kalkmasını biliyorlar. Küçük yerlerde bu durum biraz zor.

            Bir de görüşeceğin kişide şuna dikkat et gerçekten bir evin sorumluluğunu alabilir mi ? ”ben çalışır eşime çocuğuma bakarım kimseye muhtaç ettirmem”diyebilen biri olmalı. Mert olmalı. Keşke yakın olsak inan sana vesile olmak isterim çevrem geniştir o konularda.

          • adamın biri diyor ki:

            Kevser hanim

            oncelikle durumunuza gercekten uzuldum. Evlenmeye calisan bir erkek olark sizi anlayabiliyorum. Allah evlenmwye calisan genclere sabir versin insallah

            yazinizda ictenlik ve duygusal olarak yipranmislik hissediliyor. Bunu normal karsilamak.lazim.tabiki. Ama benim.gordugum onemli bir nokta var: siz lise meunu bir erkek talibi sonucunun ne olacagini bilmediginiz halde direlt reddederken, universite mezunu bir erkgin bazi cekincelerden dolayi universite mezunu olan bir kizi mesela sizi reddetmesini ya da tercih etmeemsine tepki gosteriyorsunuz. Size soruyorum sizin hic tanimadiginiz bir erekgi sirf lise mezunu diye reddetmnizle univeriste mezunu bir erkegin sizin gibi universite mezunu bir kisiyi surf bu durumundan dolayi reddetmesi farkli seyler mi? Siz lise mezunu birini tahsilinden dolayi belli gerekcelerle reddederken biruleri de sizin gibi kislieri belirlu gerekelerle reddetmesi benzer degil mi? Siz univeriste mezunu oldugunuz icin haksizliga ugradiginizi dusunuyorsunuz ama belki siz de lise meznunu birini redderek ona haksizlik yapmis olmuyor musunuz?

            Demek istedigim gidin lise mezunu biriyle evlenin degil. Belki yine universite mezunu biriyle evlenirsiniz ama insanin elinde olan sey duadir. Bunu fiili dua olarak gormek lazim sanki. Yani evlilikte ne kadar samimiyiz. Belki de lise meznunu bir erkegi kabul edebilir hale gelince cenabi Hak size tam istediginiz gibi universiteli bir kismet sunacak. Sunu diyebilirsiniz” lise mezunu olup kritwrlerimi karsilayan cok az bana denk gelmez. Ama bir erkegin de sunu dusunup sizin gibi birini reddedebilecegini ya da tercih etmeyebilecegini dusunun ” universite mezunu istedigim gibi duzgun bir kiz cok az bana denk gelmwz. Ugrasmaya gerek yok. Okumamis olsun daha iyi”

            Niyetim sizi yargilamak degil elbette. Dediklerimi dusunun. Allah herkese hayirli.kismetler nasip etsin.insallah

          • kevser diyor ki:

            Adamın biri bey;
            İkisi farklı şeyler.lise mezunu olanla sonumun ne olacağını biliyorum.bile bile sonu belli felakete gitmenin alemi yok.ileride bence çok sorunlu bir evlilik olur.ki benim kuşağımdan o şekilde evlenenlerden kulağıma gelenler pekte iç açıcı şeyler değil.üniversite mezunu bir erkek kendi gibi uni.mezunu bi kız tercih ettiğinde kendinden üstün bir kız almış olmuyor ki.ya da uni.bitirmis bir erkek neden benim gibi bir kızdan çekinsin?bunu anlamadım.ilkokul mezunu bi kız uni.mezunu biriyle de evlenebilir ilkokul mezunu bi adamla da evlenebilir.uni.bitirmis adam eğer bu kızı reddederse en kötü ihtimal gene gider ilkokul mezunu adamla evlenir.ki öyle bir evlilikte de gene kendi dengiyle evlenmiş olur.kaybettigi birşey olmuyor yani.ama ben lise mezunu birine evet dersem kaybedecek çok şeyim var.hem bir erkek bunu nasıl içine sindiripte kendinden daha fazla eğitim görmüş bir bayana yaklasabiliyor aklım almıyor.evet hic erkek arkadaşım olmadı ama erkekleri az çok tanıyorum.erkek ezildigini hissettigi anda intikamını bi şekilde alır.mezuniyette çekilmiş usturuplu bir resmimi göstersem bile rencide olur alınır.ben okuyamadım bak o okumuş diye içinden geçirir.yani sonu belli bişey esasen.benim diğer hemcinslerim bazı aşırılıklar yapmışsa bu beni bağlamaz ki!zaten meryem hanımda söyledi okulda bizim gibi kızların flort etme ihtimali düşük dedi.sizde okula gittiniz,uni.de kızların %100 ü flört mü ediyordu Allah aşkına.hiç kendi halinde bir tip yok muydu.sizin dediğiniz şeyle bu birbirinden çooook farklı durumlar.siz erkeklerin aslında yapabileceği çok fazla şey var ama siz kolaya kaçıyorsunuz.benim böyle bir durumda ne yapmamı bekliyorsunuz?evet mi deseydim?erkeklerin yapısı belli.ayrica evet desem sizce hal böyleyken mutlu olurmuyduk?karşımdaki kişi kendini ezik hissetmeyecek miydi?ben ezerim demiyorum.ama ben ne yaparsam yapayım durumun farkli olacağını sanmıyorum.elbetteki size gidin evlenmek için illa okumuş kız istiyorum şartı koşun demiyorum☺şart olarak tahsilsiz kız arıyorum diyen tahsilli beylere benim lafım.ayrıca lise mezunu bir erkeği reddederek ona nasıl bi haksızlik yapmış oluyorum bi izah eder misiniz?ben onun dengi degilim ki.ayrıca erkeklerin okumasının önünde kızlar gibi mani yokki.okumak isteyen erkek okurdu kardeşim.kiz çocuğu değiller.evet dediginiz gibi tahsilli bir erkekte bazı cekincelerden dolayı beni istemeyebilir.ama bu sadece başka hemcinslerim yüzünden bir önyargıdan ibaret. tekrar hatırlatıyorum:benim reddetmemle onların reddetmesi aynı şeyler değil.sonucu itibariyle zararı bizim gibi kızlara dokunan birşey.diger bütün herkes kârda.ayrıca karşınızdaki insan kendini belli eder ki.tipinden bile anlarsınız.siz bi kızı direk uni.okudu diye reddedemezsiniz.onun nasıl biri olduğunu düşüncelerini nasil bi aile ortamında büyüdüğünü bilmiyorsunuz ki.belki ailesi öyle yapmasını istedi.bir kız olarak kendimden düşüğü reddetme hakkım var.ki olması gerekende bu.çünkü erkeklerde esasen normal bir erkek karısından geride olmayı kabullenemez.bunu muhakkak kompleks haline getirir.şimdi olmasa bile ileride bunu mutlaka eziklik olarak algılar.benim tahsil olarak kendimden düşük biriyle evlenmemi destekleyenler hep eğitimsiz insanlar oldu.he bide tahsilli bi erkekle evlenmek isteyen tahsilsiz kızlar oldu😂kisacası ikisi aynı şey değil.tahsili olan bir bey gene tahsili olan bir hanımla evlenirse kadın onu ezemezki.nasıl ezecek?uni.mezunu olup üstüne birde kendini geliştirdiyse atıyorum ne bileyim yabancı dili falan varsa zaten benden otomatikman üstün olmuş oluyor.uni.mezunu bir kızdan cekinmelerinin sebebi geçmişte erkek arkadaş edinmek flört gibi şeylerse o da bende hiç olmadı.kariyer yapıp çalışmasından korkuyorlarsa veya diplomami başına kakacagimi sanıyorlarsa eee o da yok.o zaman cekinmeleri nedenmis anlayamadım

          • kevser diyor ki:

            Meryem hanım;

            Bizim kuşağımız hakkındaki tespitiniz 10 numara olmuş:)tam 12 den vurmuşsunuz:)tebrik ediyorum ifade güzelliği için.çok doğru. Ama onu şöyle 80-93 yapsak daha iyi olacak sanki:)
            Ben bi dönem şöyle bir çare bulmuştum:madem ki benim istediğim adamlar tahsilsiz kız tercih ediyor.bende tahsilsiz kızların bulunduğu ortamlara dahil olayım ve okul bitirdigimi çok mecbur kalmayınca çaktırmıyım dedim.ama olmadı:)çünkü siz okul bitirdiğinizi söylemeseniz bile sizin farklı olduğunuzu anlıyorlar.bi konu hakkındaki değerlendirmeniz bilginiz diksiyonunuzun düzgünlüğünden falan “aa bunu sen nerden biliyorsun”diyorlar.sizde bir farklılık olduğunu anlıyorlar.zaten sizde onlara ayak uyduramıyorsunuz.çünkü yetişme şekliniz farklı.onlarda zaten sizi hiçbir zaman kendilerinden kabul etmiyorlar.aile olarak desen annem çok sosyal bi kadın değil benim evlenip yuva kurmamla falan ilgilenmiyor babam zaten 3 sene once sizlere ömür.yani beni kim naapsın kısaca 😂

          • Irmak diyor ki:

            Kevser hanim,

            Evlilik nasib isidir. Hayat ta bize verilen verilmeyen hersey gibi O da bir imtihandir.
            Rabbimiz her ne verirse Hayirlisini versin diye dua etmeli.. Olanda da olmayan da da bir hayr vardir diye dusunmeliyiz.
            bilmiyorum calisiyor musunuz. Eger calismiyorsaniz, Es yerine bir is bulmayi. kendinizi onunla mesgul etmeyi deneyin. Olmazsa gonullu olarak hayir kurumlarinda, derneklerde okullarda gorev alin..
            Mumkunse ortam degistirin..

            “Evliler boşanmak istiyor, Bekarlar evlenmek…
            İşsizler çalışmak istiyor, İşi olanlar çalışmaktan bıkkın..
            Fakirler zengin olmak istiyor, Zenginler bir parça huzur…
            Ünlüler saklanıyor, Ahali ün peşinde..
            Siyahlar beyaz olmak istiyor, Beyazlar bronzlaşmak..
            Demem o ki, Mutlu olmak istiyorsan,
            Sahip olduklarının farkında ol ve olduğun hale şükret…”

            Sozleri bosuna degildir..

            Her işte murad etme,
            Olmazsa inad etme,
            Haktandır O, reddetme,
            Görelim mevla neyler,
            Neylerse güzel eyler.

            Demis bir buyugumuz.

            Rabbim hakkinizda hayirlisini Nasib etsin Guzel kardesim…

          • kevser diyor ki:

            Irmak hanım çok teşekkür ederim.keşke yaşımızı ve gençliğimizi de şöyle derin dondurucu gibi bişeyde dondurabilseydik ama ne mümkün☺hayat geldi geçiyor.bu sorunu naapacağız?

          • meryem61 diyor ki:

            Kevser Hanım
            Görüştüğüm kişi ile yolları ayırdık, nasip değilmiş.Yolları ayırma sebebini inanın bende anlamadım ama şunu anladım bizim gibilerin gerçekten kıymeti yok. Ben ”annem bizimle olması sorun olur mu ”demişti. ”Olmaz , yarın bizim de ne olacağımız belli değil , başım gözüm üstüne ”dedim. Ama anlayamadım uzaklaştı ne aradı ne sordu fiilen bitmedi ama durum onu gösteriyor. İnanın dua etmekten de umut etmekten de o kadar yoruldum ki . Bu ikili ilişkilerde kadınlar daha çok yıpranıyor. Biz daha çabuk bağlanıyor hemen hayaller kuruyoruz olmayınca da kendimizi zor toparlıyoruz. Bizim görüşmemiz tam 3 ay oldu ama sonuçsuz. Neyse bu Cuma günü hürmetine Rabbim dualarımızı kabul etsin

          • kevser diyor ki:

            Meryem hanım;yazdıklarınıza gerçekten üzüldüm.o kişi kısmet değilmiş demek ki.üstünde durmamak lazım.ama ben sizi anlıyorum reddedilmek değilde böyle yüz üstü gibi bırakılmak bir bayanın sinirini bozuyor.iyi veya kötü bir açıklama istiyor insan.Allah bize gerçekten yardım etsin.hani hep denir ya:bu dünyada herkes birseyle imtihan edilir diye.evliler lütfen alınmayın ama☺siz bence bizden daha kolay bir imtihana maruz kalıyorsunuz☺ben sadece biyolojik bir meseleden bahsetmiyorum.olayın sosyolojik bir sürü yönü de var.ki bunu Meryem hanımda önceki yorumlarından birinde yazdı.eger evlendiğiniz kişi kabul edilemez bir huya suça sahip değilse bence evliler için hayat daha rahat.(ya da biz şu an bekarlığın kötü taraflarıyla imtihan oluyoruz ondan mı öyle geliyor bilemiyorum)çünkü buhayatta herkes birşeyle illa ki imtihan oluyor.evlilik zor diyoruz ama bekarlık çok mu kolay?bekarlar hayatlarında hiçbirşeyle imtihan edilmiyor mu sanıyorsunuz?

            -girdiğiniz bir ortamda insanların size sırf bekar olmanızdan dolayı müstehzi alaycı bakışları..
            -yaşınızı öğrenir öğrenmez soğuk şakalar laflar
            Evlilik çok zorsa;bu yukarda saydigim dışlamalara önyargılara katlanın öyleyse.bütün bunlara katlanmak kolaysa tabi!he bu arada bu bahsettiğim şeyler sadece KADIN ortamlarında oluyor.bekar kızlar sakın evli bayanların bulunduğu ortamlara girmeyin!inanın iki dakikada psikolojinizi öyle bir bozucu laflar ederler ki aylarca kendinize gelemezsiniz.sahsi tavsiyem uzak durun.erkekler bile daha saygılı.kisacasi hayat bekara da zor evliye de. Ama bekara daha zor.cunju evlenince hiç olmazsa boş insanların çenesinden kurtuluyorsun.onlarin konuşmalarini dinlemek zorunda kalmıyorsun.kafan rahat en azından.birde şöyle bir fikir var:bayanların yaşı belli bi yaşın üstündeyse normalde evet demeyecegi adama bile gidip evet der,evlenir panikleyip yanlış karar alır gibi bi anlayış var.buyuk konuşmak istemiyorum ama begenmedigim biri karşıma kaç yaşımda çıkarsa çıksın olmaz yani.sevmeden sırf evlilik olsun diye evlenecek birisi değilim.(belki yeri değil ama yazmak istedim.geçmiş yorumlara ithafen)
            Meryem hanım özellikle yazmış olduğunuz”bizim gibilerin hiç kıymeti yok”kisminda durdum kaldım ve çok üzüldüm.hakikaten bu kadar mı değersiziz biz:(veya değerli olmak için nasıl olmamız lazım.biliyorum şu an içinde bulunduğunuz ruh halini de çok iyi anlıyorum.ama kismetten nasipten öteye geçemiyoruz.bende daha geçen gün bu islerle ilgilendigini zannettigim sevdiğim bir büyüğüme bana aracı olmasını istedim ama bu tür işlerle ilgilenmediğini bana dua etmem gerektiğini nasibimde varsa aramasam bile beni bulacağını söyledi….iyi de ben bu yöntemleri(dua etmek)zaten denedim ve değişen bisey olmadı:)bu yöntemle çare bulabilseydim senden niye rica edeyim?bi an kendi kendime durdum düşündüm acep bu gençliğin hali ne olacak?kimse evlendirmeye yanaşmıyor.heralde kendimiz kendi işgüzarlığımızla ya da böyle sağa sola güzel net fotograflarımizı falan koyarak birini bulacağız heralde!baska türlü gökten düşmezse imkansız çünkü 😁gençler maalesef bu konularda kaderine terkedilmiş vaziyette.dua etmek tavsiye ediliyor.e iyi de duayı zaten hep yapıyoruz.yapmadigimiz birgün yok ki.yani ben olabildiğince içten samimi etmeye çalışıyorum.bide şu gerçek var:esasen biz bekar gençler,akrabalarımız içinde veya çevremizde 40 yaş üstü bekar insanları görüp onların akıbetini görüp onların yaşadıklarını yasamak istemediğimiz için biraz da evliliğe bu kadar hevesliyiz.çünkü bizim toplumumuzda “aile”var.biz öyle avrupa değiliz ki bekarlık dert olmasın.yani aileler içiçe yaşıyor ve bekar olan biri(hele hele kızsa)mesleği işi parası olsa bile göze batıyor tuhaf bakılıyor.bunlar benim bizzat gördüğüm şahid olduğum örnekler.Allah bütün hayırlı yuva kurmak isteyen bekarlara ivazsız garazsız yıkılmayacak yuvalar nasib etsin.ama özellikle de kalbi temiz içinde art niyet kıskançlık haset bulunmayan yüreği temiz insanlara nasib etsin.çünkü dengesiz türdeki kızlar evlenince hiç çekilmiyor inanın.bir söz okudum geçen gün şimdi burda yazamam ama bazı tipteki kızlar evlendigi zaman birden prenses oluyor ve çevresindeki bütün bekar hemcinslerini de bilmem ne muamelesi yapıyor.işte o yüzden Allah gerçekten içi temiz olanlara versin inşallah.hayatı tek başıma cekmektense iki kişi cekmeyi yeğlerim.çünkü bu hayat herkese zor.son olarak Meryem hanım biliyorum ne söylesem boş.kelin ilacı olsa durumu😂yapabilir misiniz bilmiyorum ama dusunmemeye çalışın.en azından bunu diyebilirim.

        • meryem61 diyor ki:

          Kevser Hanımcım
          İnan iyiyim tamamıyle bitti ama ben kendisine söylemem gereken her şeyi söyledim.Kendisine neden diye sorduğumda kararsızmış, korkuyormuş, kendince hesapları varmış hesap yapmış tutmamış vs. Bende kendisine aynen”3 aydır aklın neredeydi, ben herşeyi baştan söyledim. 3 Görüşmeden sonra eğer olumsuz isen ne sen benim vaktimi al ne de ben senin. Dememe rağmen koskoca 3 ay neden. ” Oda ”bana ah etme , işlerim ters gidiyor, ben sana dua edeceğim”dedi. Bende ”ben sana ah edeceğim seni de Allah’a havale edeceğim . Ben sana herşeyi baştan anlattım ve söyledim, kararsız insanlardan nefret ettiğimi de” diyerek bitirdik. Buradan evlenmeyi düşünen erkeklere tavsiyelerim olacak;
          1) Eğer gerekten ciddi iseniz görüşün ve görüşmeye açık olun.
          2) Ciddi düşünmediğiniz kızın vaktini almayın.
          3) 3 görüşmede insan anlar elektrik alıp alamayacağını, sevip sevemeyeceğini, flörtten uzak durun.
          4) Olmayacaksa nazik bir şekilde en kısa zamanda karşı tarafa iletin ve asla ilk etapta samimi olmayın.
          5) Kızlar daha çabuk hayal kuruyor ve bağlanıyor, ilk etapta emin olana kadar mesafeli olun,umut vermeyin, emin olunca da işi resmileştirin en fazla 3 ay içinde.
          6)Kararsız ve korkak iseniz Allah rızası için hiç bir kızın hayali ile oynamayın.
          7)Evlilikten gerçekten beklentilerinizi belirleyin, kara kaş kara göz mü, maneviyat mı, ahlak mı (hepsi bir arada olmayabilir hiç kimse dört dörtlük değildir )
          8) Haddinizi bilin,güzelliğe çok bakmayın daha doğrusu ne olduğunuzu bilin. Dış görünüşünü beğenmediğiniz birini daha sonra severim diye de görüşmeyin uzatmayın en fazla 3 kez görüşün.
          9) Dürüst olun,mert olun, karşı tarafa güven verin,yalan söylemeyin, lafı dolandırmayın.
          10)Namazında niyazında düzgün bir kız ile görüşürseniz lütfen hareketlerinize dikkat edin.
          11)Kızı sınayacağım diye saçma sapan hareketlere girmeyin saçma sapan sorular sormayın ciddi bir şekilde tanımaya çalışın.
          12) Herkesin kırmızı cizgisi vardır ne cizginizi geçirin ne de geçin.

          • kevser diyor ki:

            Meryem hanım işte bende tam bu yüzden görücü usulü biriyle görüşmek istemiyorum.çünkü görücü usulünde karşı tarafın ne yapacağı ne edeceği belli olmuyor.en güzeli;benim müstakbel eşim bi yerlerde hasbel kader bana denk gelsin görür görmez beni beğensin ve aileme haber yollasın😂en güzeli bu😂çünkü bu durumda en azından adamın seni sevdiğinden seni olduğun gibi kabul ettiğinden emin oluyorsun.ben birisiyle uzun bi müddet görüşüp sonra olumsuz bi cevap almadım.yani böyle birşey yaşamadım.karsımdaki adayın beni sevmediğini veya beğenmediğini bakışlarından davranışlarından anlıyorum ve anladığım anda da hadi yallah diyorum yol veriyorum.sonuçta erkek adam net olacak.beğenmediyse boşuna lafı eveleyip gevelemeye gerek yok.net olmaları gerekir.dedigim gibi öyle uzun bir gorüsuklugum olmadı ama o tip bir erkeğe bende çok sinir olurdum şahsen.yani ne istediğini bilmiyor musun sonuçta.belki olur diye denedigin şans verdiğin şey ne?ya oluyordur ya olmuyordur.şahsen neyi zorladıklarını bende anlayamıyorum.ya da kafalarından şu mu geçiyor acaba:”hayalimdeki gibi bi tipte kız değil.ama belki huyu güzeldir cilvelidir vs.eh napalım karşımıza bu çıktı bunla idare etcez artık”diye mi içinden geçiriyorlar acaba?ne bileyim.bi insanı sevip sevmediğini anlamak bi erkek için bu kadar zor mu yani bilemedim.inşallah bir dahakine karşınıza hakettiğiniz gibi şahsiyet ve karakter sahibi biri çıkar inşallah amin

          • düşük tahsilli diyor ki:

            sayın kevser hanım yorumunuzu okudum ve kadınlara bakış açım daha kötüye gitti. ayrıca bu sitede okuduğum yazıların bazılarından çok faydalandığım için takip etmekteyim yorumlarınız rastgeldi
            vedikkatimi çekti.

            ——bakın
            ben önlisans mezunuyum bi kamu kurumunda çalışıyorum kurumun amiri dr ve benden iki yaş büyük buraya başladığımda onu ilk gördüğümde içim öyle ısındı ki ona ama ben başka şehirden bir kızla asla evlenmem diyen vede evlilikte lisansa yüksek lisansa pek önem vermesem de benden bu kadar iyi yerde olan bir kızla da evlenmek istemeyecek biriydim
            hoş o beni isteyecekmi ki ? bunu kendime sormadım çünkü ben onu istemiyordum ki
            yaş olarak ise zaten evlenmek istediğim kızın benden çok küçük olmasını hiç istemedim benim yaşımda olsun iki yaş büyük 3 yaş küçük olur derdim yani yaşının büyük olması benim için sorun değildi.
            ..

            tabi kızı tanıdıkça sevdim ama nasıl ? iyi bir amirdi amir gibi değil abla gibi değil kardeş gibi değil o ara duygularıma ad koyamadım ama aşık ta değildim.
            onun çok iyilere layık olduğunu düşündüm, kendimi ona layık görmedim. ona dualar ettim hep iyiliğini istedim hiçte benim eşim olsun diyemedim .

            ,,,,,,onun karşısında hep ezildim büzüldüm niye ? sizin gibiler yüzünden oturunca avrupada çöpçüyle doktor evleniyormuş vay bee diye konuşulur haa niye evlenirler çünkü maaşları çok yakındır. tek konu para sizin içinde öyle parası olan kültürsüz olsa bile kültürlü olur bi karizması olur gücü olur aynı insanı bi paralı bi parasız görseniz paralı olan parasız olana göre bu özellikler kat be kat fazla gözükür size.

            iyi bir iş demek iyi para getiren iş demek sizin lügatınızda.
            ha birde özgüveni yüksek alfa erkek istersiniz doğruya doğru öyle değilim yeri geldiğinde masaya yumruğumu vursam da duygusal uyumlu sakin sessiz biriyim.

            hah işte bu sebeplerden onu mutlu edemeyeceğimi düşündüm
            ona hala konduramasam da parayı seviyor gücü seviyor v.s v.s işte bu konularda tipik türk kızı ama tabi diğerlerinin yanında tam bir melek :)

            ha bizim toplumun bu görüşünü sallayıp sallamamak ta benim elimde olan birşey hatamıda kabul edeyim
            ,,,,,,,,,,

            şu işin sonunuda söyleyim
            Tabi zamanla onu daha çok sevdim sevmemeye çalışsam da daha da çok sevdim. geçer dedim geçmedi.
            ben insanlara güvenmiş gibi görünsemde asla güvenemiyorum ama ona tüm kalbimle güvendim .
            aklımla gönlümün çatışmasında gönlüm galip geldi ona bakınca hatta fotoğrafına bakınca ne dert ne keder kalıyordu :)

            yüzüne söyleyemedim mesaj gönderdim o da ne desin güzel insan sen kaç paralık adamsın demedi tabi :) ben seni kardeşim gibi görüyorum dedi.

            yani onu o kadar severken gel senle bi oturalım konuşalım demedi ama onunla aynı unvanda olsam en azından konuşurdu diye düşünüyorum.

            yani sizlerin şu yorumlarınızı görünce nerdeyse 6 ay geçmesine rağmen geçmeyen duygularıma üzüldüm ama elden de birşey gelmiyor ki.

            ALLAH herkesin gönlüne göre hayırlısıyla versin

          • Abdullah hasan diyor ki:

            düşük tahsilli diyor ki. arkadaşım düşünme tarzınız güzel, kişi sever , sevmek güzeldir fakat sevgisini kontrol etmek te en az sevmek kadar insana lazım olan büyük erdemliliktir. Üstad Abdurrahim karakoç mihriban (?) bilirsiniz. Sever Türkiye sınırlarını aşan bir meşhurlukta. Fakat sevgisinin esiri olmamış, karakoç karakoç olmaktan taviz vermemiştir. Bazem insanın çetin imtihanı evlilikten önce başlar, fakat bunlar hayatın için deki imtihan serüvenlerinden bir kısmıdır.
            meryem61 hanımın da 10.11.12. maddeleri ni katılmakla birlikte 9. madde sine ekleme yapmak istiyorum. 9. Madde zeten günümüzde o kadar kayıbımız ki eksikliğini her yerde hissettiriyor.
            7. madde ye gelince; günümüzde kişiler bilhassa (Mütedeyyin denilen kesim) evlilik öncesi evlilik ile ilgili düşünceleri biraz muammalı, (haklı olabilirler bu bilgi kirliliğinde) evlilikten çıkardıkları mana gerçek hayatla doğru orantılı olmuyor. Evlilik hep toz pembe hayat anlayışı büyük yanılgı. Evlilik bir müslüman için; kişinin büyük hedefler belirleyip , gücü yettiğince istikametin den dönmeyeceğini , ilmek ilmek örüp işin de sivrilen ve ben her türlü engeli aşmak için bu yolu koyuldum deyip biliçli bir şekile zor olan sınavın zorluğunu bilerek sınava talip olmaktır. Allah bizlere cennetime koymam için ”Kusursuz kul olun” demiyor ki, artılarınız eksiğinizden fazla olosun, tövbe etmeyi bilin diyorken biz niye evlilikte hiç pürüzsüz bir beklenti içine giriyoruz. Niyetimiz purüzsüz olmalı amelimiz değil.

          • kevser diyor ki:

            Beyefendi;
            Erkekler niye bu kadar maddiyata önem veriyor gerçekten anlamış değilim.siz benim yorumlarımı okumadınız galiba?beni isteyen kişi zengindi.evim arabam dairelerim var dedi bana.paraya tav olan bi kız olsaydım balıklama atlardım öyle değil mi?benim için MAAŞ değil EĞİTİM daha önemli.ne iş yaparsa yapsın uni.bitirmis mürekkep yalamış biri olsun istedim.ama bu yazdiklarimdan bile nasıl oluyorda “türk kızı paraya önem verir abi.paraliysan öküz bile olsan gelirler”dusuncesini çıkardınız bunu nasil başardınız gerçekten tebrik ediyorum😂😂😂
            Hani bi tabir vardı bi zamanlar KIROYUM AMA PARA BENDE😂eğer sizin dediğiniz gibi bütün kızlar paraya tav olsaydı bu tip kıro denilen tipler hemen birini bulurdu.benim için yaptığı iş önemli efendim.maaş değil!atıyorum:çalıştığı ortamda kızların çok olduğu bayanların olmadığı bir ortam tercih ederim.çünkü eğer öyle bir çalışma ortamı olursa gönlü ve hisleri oradaki bayanlara kayıp bana olan muhabbeti zedelenebilir.
            Ayrıca bizim ulkemizde de çöpçü maaşları gayet iyi.hatta çobanlık maaşı polis maaşı kadarmış duyduğuma göre.ama çobanla(cobanları falan aşagilamiyorum.lutfen oyle anlasilmasin) evlenmek isteyecek kaç kişi olur?
            Ayrica hiç bir kızın size evet deme mecburiyeti mi var?hele hele egitimli birinin reddetme lüksü vardır.kendinin bileceği bişey sonuçta.ĹÜTFEN AMA LÜTFEN KIZLARIN SİZİ REDDETMESİNİ MADDİ DURUMUNUZA BAĞLAMAKTAN VAZGEÇİN ARTIK.BÖYLE YAPMANIZ VE DÜŞÜNMENİZ EZİK OLMASANIZ BİLE BENİM GÖZÜME ÖYLE GÖZÜKMEYE BAŞLIYOR.siz kızların kadınların size maddiyat sayesinde evet diyeceğini veya hayır diyeceğini zannediyorsunuz.siz zannededurun çünkü bir kız bir erkeği severse her koşulda ona razı olur.bunlardan biri de benim en yakın akrabalarımdan bir kız.kız uni.okudu liseden beri sevdiği çocukla evlendi.ve su anda da mutsuz.keske kendi dengim birisiyle evlenseydim bicok konuda uyum sağlayamıyoruz ben ak diyorum o kara diyor vs. diyor.

          • kevser diyor ki:

            Ayrıca benim lügatimde iyi bir iş iyi maaşlı iş demek değil efendim!bunu bu sitedeki diger okuyucularda eski yorumlarımdan gayet iyi bilir.yeter ki parası olsun da isterse kültürsüz olsun diyebilecek biri olsaydım bugüne kadar zengin lise mezunu isteyenim oldu.bu anlayışta olsam onlarla evlenirdim değil mi?nasıl olsa kıro ama para onda😂
            Siz erkekler neden kendinizi para olarak değil de kültür olarak geliştirmeyi denemiyorsunuz?ne bileyim ben bi kitap adı söyledigimde suratima bön bön bakan birini istemem şahsen.hem siz kendinizi kültür ve bilgi olarak geliştirirseniz para da kendiliğinden gelir korkmayin😂

          • düşük tahsilli diyor ki:

            Abdullah kardeşim yorumunuz bana iyi geldi teşekkürler.

            Kevser hanım size laf vurma niyetiyle yazmadım.
            tüm yorumlarınızı da okumadım tek yorumunuzu okumuştum.

            kızların maddi durumu iyi olanları daha çok beğenme durumunu genelleme yaptım hoş erkekler içinde öyledir ya paralılara yalakalıklar falan … :) ayrıca o dediğiniz kroyum ama para bende diyen erkekler zaten her gün başka kızlarla geziyor eğitim hayatımdan ve şuanki çevremde gözlemlere dayanarak söylüyorum ha kızlar tav oluyordur olmuyordur onu bilemem. biraz dindar olup paralı ve görgüsüz olabilen tip varmıdır benim öyle tanıdığım olmadı.

            neyse asıl mesele kendi konum olan sevdiğim insanın maaşı benim maaşımın üç katı vardır
            ama o kız ben erkek bu yüzden eziklik duydum çünkü toplumumuzda böyle bakmıyor mu hep ?
            ama benim maaşım onun 50 katı olsa gene onu severdim.
            asıl anlatmak istediğim buydu.

            kevser hanım ALLAH gönlünüze göre versin.
            ama mürekkep yalamak kitaplıklar dolusu kitap okumak v.s bunlar insanı belki entelektüel yapabilir ama insan olmak başka bir şey samimiyet en önemli şey diye düşünüyorum buda bir küçüğünüz olarak size ufak bir tavsiyem olsun :)

          • kevser diyor ki:

            Sizin maaşınız 50 katı olsa gene onu severdiniz evet.bu toplum bakışı değil ki.fıtri bir olay..erkek kendini üstün görmek ister.bu fıtridir.toplumla bir alakası yok bence.inanin böylesi her iki taraf içinde daha iyi oluyor.birde;ben o kişiyle sizin aranızda bir uçurum olduğunu düşünmüyorum.iyi kötü önlisans yani 2 yıllık bitirmişsiniz.bize lise mezunu adamlar geliyor😂adam liseden sonra uni.hayali bile kurmamış.ben şahsen lise mezunu olan bi adamla,eğer gerçekten okumak isteyipte haklı gerekçeler ve engeller yüzünden okulunu birakmaya mecbur kaldıysa ve tip olarakta aşırı derecede yakışıklı biriyse hayır diyemezdim heralde.yani konularda uyum sağladığımı varsayıyorum.ama zaten öyle bir tipi de bu vakte kadar kapmışlardır😂😂bekar olacağını zannetmiyorum

    • Abdullah hasan diyor ki:

      oSMAN (bey-kimisi böyle hoşlanır onun için diyorum) kardeş. Evlilik anlatıldığı gibi toz pembe bir kesit değil. Sizin anlattıklarınıza göre siz imtihanın kalitesine tabiisiniz. Doğru ” Toplumda çoğunluk ahlaka, ihlasa, harama , helale ” pek itibar kalmadı. Hiç niyetinizi bozmayın, canınızı sıkmayın, istikametinizi bozmayın(Ahlaki yönden) büyük hatalar yapmayın. Mevlam herkesi böyle imtihan edecek diye bir şart yok, fakat imtihanın çetini seninki bunu da böyle çetin imtihandan geçmeyenler de bilebilecek değil. Karşı tarafı şöyle tanı, şöyle anlaş, böyle konuşun diyenler sana uyacak diye birşey yok, tutabilirde turmaya bilirde fakat utangaç( sende öylesin anlattığına göre) kişi o sana söylenenleri yapamaz onu yapanlara da senin imtihanına giremez. Bunun için diyorum ki; Mevlamdan sürekli yardım dile, istikametini bozacak büyük hatalar yaspma ve tabii olduğun imtihandan Allah a şikayet te bulunma.

  11. Şermin diyor ki:

    2 yıllık ilişkim var 1 yıldır da sözlüyüz sözlümün ailesi en baştan beri beni istemedi (babasi) neyse ama yinede geldiler gittiler istediler sozlediler çocukları icin yaptılar bunları saolsunlar…geçen kurban bayramında ziyarete gittik sözlüm ve ben 3 gün sonra geri döndüm saygısızlık yaptim babasıyla karşılıklı birbirimize laflar soyledik 3 gün kaldım hiç misafirperver olmadıklarını söyledim babası da iste bizde böyle gibisinden konuştu bende sinirlendim döndüm babasına ben gidiyorum da demedim yani saygısızlık yaptim simdi şimdi anlıyorum yalan değil yaptığımı ama çok geç babasi annesi abisi her kimse istemiyorlar ilerde bizim ayrilcagimizi söylüyorlar belki haklılar ama çok seviyoruz ayrılmayı denedik ama olmuyo …babasi ikna hayatta olmam diyo düğününüze gelmem diyo …sadece yapılan saygısızlık yüzünden ben evden gittim diye sinirle ayrıldık tamam gibi cümlelerde kullandım yalan yok bu cümleler yüzünden de aile bana guvenmiyodur ama çok sertler hata yaptim dedim aradım özür diledim ama yok çok sert babası…sözlüm iki arada kaldı benide birakamiyo ailesini de …seviyorum belki ilerde yine ayrılırız hayat bu ama aileler yüzünden ayrılmak olmasın istiyorum ama ailesiz de olmaz biliyorum şans versinler istiyorum ama olmaz diyolar çok kötü mu bisey yaptim diyorum bazen saygısızlık evet yaptim belki ama 3 gün kaldım babası hiç konuşmadı benle tek kelime etmedi istemediğini belli etti bende üzüldum kızdım sonra olanlar oldu kapıdan çıktım gittim sözlümle olay bu bide bitti ayrıldık dedim ama fazlası yok bunlar çok mu kötü sorunlar asla denecek kadar mi …ya kaderimiz birse…ya başka kimseyle mutlu olamazsak bunun vebali kimin olcak..sözlüme üzülüyorum ailesiyle kötü olsun da istemem ama beni bıraksın da istemem ilerde kendimiz evlensek nasil olur onu bile bilmiyorum 1 yıl geçse 3 yıl geçse biz evlenmek istiyoruz desek ne derler bilmiyorum..korkuyorum kendi ailemden değil sözlümün babasından abisinden..

    • Yahya diyor ki:

      özrün kabahatinden büyük…
      ne senden ne sözlünden, ne köy olur ne kasaba…

      seviyoruz ne demek… siz sevmiyorsunuz!!! siz damarlarınızda dolaşan hormonların etkisi altında, birbirinizi arzuluyorsunuz… birbirinize kavuşma tutkusuyla yuvarlanıyorsunuz… birbirinize kavuştuğunuzda yani evlendiğinizde çoook büyük hüsrana uğrayacaksınız…

      yol yakınken sen ve sözlün bu “maceradan” vazgeçin…

      Boşanacağınızı bile bile evlenmeyin, denemeyin bile… ne evlendirme dairelerinde kalabalık yapın, ne de mahkemelerde…

      Kaynak: Tecrübe

    • Feyza diyor ki:

      Sermin hnm,
      Okur musunuz cevaplari bilmiyorum fakat yorumunuzu okuyunca cevap yazmak istedim.
      Yahya beyin dedigi gibi sizinki sevgi degil, hormonal unsurlar..
      Yine mutlu olmayacaginiza dair ongorusune de katilmakla beraber bir iki ilavede bulunmak istiyorum. Ola ki okursunuz..
      Oncelikle siz kiz oldugunuzu unutmus gibisiniz kardesim. Siz kiz olarak biraz daha agir olmalisiniz. Ailesi istemeye istemeye ogluna sizi istemeye geldilerse bunun sebebi nedir, iyice dusundunuz mu? Istemediklerini acikca beyan ediyorlarsa gerekcesini de mutlaka paylasiyorlardir, once bunu dusunun ve bu gerekceye dair kendinizi objektif bir ozsinamaya tabi tutarak size haksizlik mi ediyorlar yoksa elestirdikleri hususlari gercekten tasiyor musunuz bunun bir tahlilini yapin. Varsa eksiklerinizi duzeltmeye calisin ama bu bey icin degil, ilerde karsiniza cikacak kisiler icin.
      Sizin iki buyuk hataniz var. Bu hatalar yuzunden iliskiniz lacka olmus durumda ve zannetmiyorum ki bu saatten sonra ortam sutliman olsun..
      Birincisi siz bir kizsiniz. Sozlunuzun ailesi sizi istemiyorsa, siz dunyalar kadar sevdiginizi de iddia etseniz kabul etmemeliydiniz zoraki isteme faslini.
      Bir kizin ailesi istemeyebilir ilk etapta, erkek tarafi birkac kez gelir gider ve iknaya ugrasir. Ya da kiz, annesini babasini guzellikle ikna etmeye calisir. Bunlari anlarim ki erkege bu ufak ve tatli mucadeleler yakisir.
      Ama bu mucadele bir kizin, erkek tarafi nazarinda yalnizca degerini ve itibarini dusurur buna emin olun. Sizi istemedigini acikca belirten bir ailenin oglundan size hayir gelmez ve siz cabaladikca daha da batarsiniz. Gozlerinden daha fazla dusersiniz, birakin..
      Ikinci hataniz, hasbel kader bir sekilde sozlendiniz. Siz nasil gidip sozlunuzun evinde uc gun kaliyorsunuz, bu hic akla, mantiga, edebe uyar mi? Bir kizin uc gun sozlusunun evinde kalmasi mutlaka erkek tarafinin gozundeki deferini dusurur kardesim. Ailesi yaninizda olsa yani basbasa olmasaniz dahi farketmez. Babasi dabu rahatliktan rahatsiz olmus olabilir.
      Sozlunuz buna nasil musade etti bu da ayri bir tez konusu..
      Bunlari sizi yadirgamak icin soylemiyorum. Bir dahaki seferlerde, yeni bir insanla tanistiginizda sevgi, ask gibi safsatalar ugruna sakin onurunuzu ve itibarinizi ayaklar altina aldirmayin ve bu yasadiklariniz size bir tecrube olsun ki ayni hatalara bir daha dusmeyin diye soyluyorum.
      Gerikafalilik gibi gorebilirsiniz bunlari, ama sosyal ve kulturel gercekligimiz bu eksende devam ediyor. Tollumumuzda bu isker hala boyle yuruyor, gozlemleyin. Dini kismini saymiyorum dahi.. Bu iki devasa hatanizin yaninda babasiyla gidip bir de kavga etmeniz devede kulak bile degil, yalnizca esantiyon olabilir. Hatalar silsilesinin son halkasi diyelim, inceldigi yerden koparan son olumcul darbesi..
      Umarim bir dahaki sefere ayni hatalari tekrarlamazsiniz.

  12. Mısra deniz diyor ki:

    4 yıllık ilişkim var erkek arkadasım çok kıskanç çalıştırmıyor ve okutmuyor okulda sebebi zamanında benim kötü arkadaşlıklarım onu dinlememem haklımı haklı dün telefonla tartıştık babam uyandı sesime bisürü hakaret duydum babamdan istemiyorum o şerefsizi benim kızımın üstüne hipotek koymuş babasının evindeyken falan dedi babam öyle deme bilmeden yargılıyosun dedim nafile her sevdiğimi savunmamamda dayak yedim ya o ya ben dedi bende giderim dedim herkesi kötü biliyosunuz dedim naptı o çocuk sana böyle davranıyosun dedim seni kısıtlıyo dedi şöyle böyle ikna edemedim vermeyecem gelmesinler benim kapıma dedi bu arada kurban bayramından sonra aileler tanışcaktı babam olur demişti demekki bahane arıyomus babam da yok demek için çok kötüyüm çok seviyorum vazgeçmek istemiyorum napıcamı bilmiyorum ben ailemin rızası olsun isterken babam istemiyor annemde karşı bana karılışıyor diye ama k benim hep yanımdaydı kötü pis kişilerden uzaklaştırdı şimdi napıcam aklımda kaçmak var ama korkuyorum ailemide düşünüyorum başka çarem yok gibide gözüküyor bilmiyoeum kafayı yicem

    • Yahya diyor ki:

      Mısra’ya,

      Babanın sözünü dinlersen senin için ve geleceğin için daha iyi olur.
      Azıcık anlattığın bilgi ile erkek arkadaşından sana koca olmaz.

      Yine anlattıklarına bakarsak sen onu “sevmiyorsun”, o babanın eksikliklerini doldurmuş, babanın kızına karşı göstermesi gereken mesuliyetlerini üstlenmiş, bu sebeple sen ona duygusal anlamda borçlu hissediyorsun…

      Burada esas problem – belki yazdığım için bana kızacaksın – baba/kız arasındaki ilişkinizin bozuk olması. Yani babanız size/kızına karşı vazifelerini yerine getirmiyor. Bu para kazanıp eve getirmek, evin/çocukların ihtiyaçlarını alıp, getirmek değildir. Bu ev halkının manevi ve duygusal ihtiyaçlarını da temin etmek ve tatmin etmek ile olur.

      Babanın manevi/duygusal boşluğunu işte başkaları doldurur!

      Her şeye rağmen, sen yinede erkek arkadaşımla kaçarım/evlenirim gibi bir düşünce içine girip ve bunu gerçekleştirirsen; hayatının hatasını yapar. Ya bir ömür boyu eşinin bencilce hareketlerine katlanmak zorunda kalırsın ya da boşanırsın… Kendi ailen ilede aranı bozduğun için ne evlilik problemlerinde ailenin desteğini alabilirsin, ne de boşandığında…

      Çok iyi düşün ve karar ver. Ayrıca çok seviyorum muhabbetini bırak, başkası çıkar onu daha da çok seversin… tabii bu sevmen gerçek sevgiyse …

    • Feyza diyor ki:

      Mısracığım,
      Bu erkekten sana koca olur mu olmaz mı orasını bilemiyorum. Ama henüz babanın evindeyken sana bu şekilde müdahale etmesi senin bunu doğal kabul etmen normal değil.
      Siz sözlü veya nişanlı değilsiniz. Sen şu an babanın himayesinde bir genç kızsın ve adı konmamış bir hikaye için kendini bu denli hırpalaman, babanla olan ilişkilerini germen hiç gereksiz.
      Seni almak isteyen bu erkek, bu şekilde kendisiyle hiçbir bağı oluşmamış bir kıza baskı uygulayacağına ailesiyle baştan anlaşıp ailene ulaşsalardı işler böyle sarpa sarmazdı. Seni korumasına ne gerek var, seni sen kendin koru.
      Arkadaşlarına dikkat et, güzel çevrelerden, nezih insanlardan arkadaşlar edinmeye çalış. Seni kimse kontrol etmesin kendi kendinin müfettişi sen ol.
      Otokontro çok önemli, yoksa bu gibi senin, ailenin hiçbirşeyi olmayan erkekler seviyorum iddiasıyla üzerinde baskı kurmaya çalışırlar.
      Kendinle ilgili kararları sen ailenle oturup almalısın. Çünkü senin eşin olmayan hiçbir erkek, seni “sırf senin güzel hatırın için” sıfır çıkarsız, sıfır menfaatsiz o denli koruyup destekleyip kollamaz. Bunu iyidüşün, altını çizerek söylüyorum.
      Ya da bütün hüsni zannımızı kullanarak diyelim ki bu bey seni gerçekten menfaatsizce ve gerçek bir sevgiyle bağlılık duygusuyla seviyor.
      O zaman daseni gözünden sakınan, arkadaşına kadar koruyup kollayan bu erkek hiçbir şekilde seni ailenden izinsiz, sana zarar verecek bir eylemle kendine hanım etmek istemez.
      Ailenin tutumu ne olursa olsun, onların güvenini kazanacak, gönüllerini edecek bir yol bulur ve rıza ile bu işi halleder.
      Sen bu kadar canını sıkma. Ailenle sakın aranı bozma, ilerde pişman olursun.
      Seni gerçekten istiyorsa izin ver o uğraşsın, emek versin. SEN değil!
      Samimiyetini de öğrenmiş olursun.

  13. İsimsiz diyor ki:

    Merhaba arkadaşlar, ben üniversite 2. Sınıfa geçtim sevgilimle 2 senedir birlikteyiz, annemle sevgilimi tanıstırdım güzel vakit geçirdiler. Abimlede tanıştırdım birbiriyle kaynaştılar.Sevgilim çalışıyor 23 yaşında. Üniversitesi bitti askerliği var. Bu süreçte babama söyleyerek elimize bir yüzük takmak istedik söz,nişan olmasını istedik babam kabul etmedi. Bizde hayatımızı düzene sokmak için askere gitmeden herkesde bilirken adı konulsun kimseye laf söz olmasın aileler dahilinde görüşüp hayırlı bir sonuca varmak istiyoruz. Babamın ikna olması için neler yapabiliriz?

    • Feyza diyor ki:

      Kisaca, babaniza bildirdiginize gore babaniz sevgili olmaniza itiraz etmiyor ama nisanlanmaniza itiraz ediyor, yanlis mi anliyorum..? Fesubhanallah..

  14. isimsiz diyor ki:

    Bu konudan muzdarip biriside benim…daha önce birisiyle nişanlandım sırf babam istiyor ve zorluyorlar diye ama yapamadım ayrıldım. şimdi aşık olduğum birisi var ondan başkasıyla evlenmek istedim ama onuda ailem kabul etmiyor maddi durumları bizden çok düşük diye,ailesi bizimkine denk değil diye,memleketinin insanı iyi olmaz diye bildikleri için,eğitimi bana denk değil diye,kalabalık aile oldukları için. bu sebeplerden dolayı kesinlikle istemiyorlar. ve işin kötüsü ailem kimseyi beğenmiyor benim babam bu konuda çok baskın. kimseyi beğenmiyor. daha önceki istediği kişiylede ben yapamadım, afedersiniz ama evliliğe cinsellikte dahil ben o kişiyle elele dahi tutuşamıyordum yani içim almıyordu kaldıki daha fazlası… yani bu zorla nasıl yaptırılır benim bu duygularımı babama anlatma imkanım yok ayıp çünkü ama benim hislerimde var, evlencek insanla koca bir ömür aynı evde geçecek en yakınım olacak buna benim karat vermem benimde hislerimin göz önünde bulundurulması gerekmezmi.. her şey mantık mı :( tamam denklik çok önemli evlilik için deniyor doğrudur da ama denk olduğuma hiç bir şekilde yakın hissedemiyorsam ve aklım başkasındaysa o evlilikten hayır gelir mi :( sevdiğim insan mantıksal açıdan bana denk değilse bu asla mutlu olamayız anlamına mı geliyor :( gerçekten bu konuda çok üzgünüm kendimi çok çaresiz hissediyorum :( ve yaşımda geçiyor…

    • isimsiz diyor ki:

      ondan başkasıyla evlenmek istedim yazmışım yanlış olmuş ondan başkasıyla evlenmek istemedim ama onuda ailem istemedi olacak doğrusu

    • Fatih Murat diyor ki:

      Senin sevdiğini zannettiği insan da ısrar etmenin sebebi SEVGİ DEGİL, TUTKU. Ayrıca o kişide direnmenin bir diğer ve önemli sebebi YASİNİN GECİYOR OLMASİ konusunda ki düşüncen.

      Babanın rızasını almadan yapacağın evliliğin ömrü uzun ve akıbeti hiç iyi olmaz bunu unutma sakın.
      Bu nedenle sen BU SEVDADAN, TUTKUNDAN BİR AN ONCE VAZGEÇ

      • isimsiz diyor ki:

        yaşım geçiyor dediysem o kadarda geçmiyor ama çok küçükte değilim olay yaşım değil aslında ama bu olayların içinde zaman geçiyor anlamında dedim. başka kimseye içim ısınmıyor bunla evlenmezsem başkasıyla mutlu olacağımın garantisi var mı… ya ondan vazgeçtikten sonra bir daha asla kimseyi sevemezsem ve asla evlenmezsem ve pişman olurumda iş işten geçmiş olursa… bilmiyorum çok mutsuzum şanssızım

        • Fatih Murat diyor ki:

          …. ya olursa, ya olmazsa, ya baskasını sevemezsem, ya hiç evlenemezsem…

          “Ya daha iyi birisi çıkarsa karşınıza, ya o yeni kişiyi daha çok seversenız, ya o yenı erkek ile daha çok mutlu olacaksınız” desem size hala aynı şekilde bugün ki gibi düşünür müsünüz?

          “Ya” ların sonu yok hanımefendi.

          “Olanda da, olmayanda da vardır bir hayır, Allah en iyisini bilir”

          diyerek geçmişin yükünü atın omuzlarınızdan ve önünüze bakın.

          Selametle ve hayırla…

  15. Onur diyor ki:

    Merhaba arkadaşlar, aşkı yaşayanlar ve mantıklı düşünebilen insanlar.
    Nasıl başlasam bilemiyorum. Değinmek istediğim konu aslında, konu başlığında belirtmiş olduğum gibi, benim bekar ve kız arkadaşımın dul olması.
    16 Eylül 2017 günü buluştuk ve güzel bir gün geçirdik. Birbirimizden hoşlandık ve beraber bir ilişki sürdürmeye karar verdik. Bundan bir ay öncesinden her gün saatlerce, gerçekten abartmıyorum. Hergün görüntülü konuştuk, herşeyimizi paylaştık, herşeyi konuştuk. 1 ay sonrada buluşmaya karar verdik.

    Buraya kadar herşey hoş güzel, hiçbir şekilde sıkıntı yok ne BENİM açımdan, nede onun açısından.
    Yaklaşık 1 ay beraberliğimizden sonra ben bu konuyu benim aileme söyleme kararı aldım. Kızın geçmişinde 18 yaşında (bugün 23) yani 5 sene önce kaçırılarak zorla evlendirildiğini, istemeyerek 6 ay evli kaldığını söyledim.
    Söylemeden önce çok mutlu olmuştular, Annem Türkiye’deki kardeşleriyle Videolar Resimler göndermeye başlamıştı WhatsApp’den, taki o cümleyi kurana kadar. “Bir evlilik” yaşadı.

    O söylediğim günden beri benimle eskisi gibi konuşmuyorlardı, en azından 2-3 ay boyunca. Yine yavaş yavaş konuşmaya gülmeye başladılar ama imkanlar el verdikçe “senin ne kadar akıllı olduğunu görüyor, belli belli” veya “sen çok akıllı hareket ediyorsun” gibi iğneleyici cümleler duymak zorunda kalıyorum, alıştım.
    4 ay sonra Abim evlenecek, onun stresi altında olduklarını biliyorum ve görüyorum, o yüzden bu konu hakkındada hiç üstlerine gitmiyorum, Ben kızı tanımaya onunla imkanlarım el verdikçe vakit geçirmeye çalışıyorum. Dediğim gibi onu tanımak istiyorum, daha çok erken. 6 ay nedirki. Sabah namazı daha.
    Biz şuana kadar çok iyi anlaşıyoruz, kafalarımız uyuşuyor…

    Kızın Ailesinin haberi yok daha, benim ailemin kızı kabul ettikleri zaman oda söylemeyi düşünüyor. Kızında herşeyden haberi var, ama beni sevdiğinden dolayı dayanıyor.
    Her gün kafamda soru işaretleri var, ne yapacağımı bilmiyorum, Ailemede karşı gelemem, gelmedim gelmemde AMA ileride hayatımı BEN o kızla kuracağım, onunla renklendireceğim, ONUNLA belkide evleneceğim (hayırlısıysa).
    Yıl olmuş 2018, hala böyle eski kafalılık neden var anlayamıyorum, kız gerçekten hanım hanımcık, yemek yapmayı desem, döktürüyor.

    Biz birbirimizi Seviyoruz. “Oğlum daha yaşın kaç, daha neler çıkacak karşına”
    Ne belli onunla mutlu olacağım, bu kız gibi kafalarımızın uyuşacağı? Veya sevebileceğim, veya ONUN beni seveceği? Bana o güveni vermesi?
    Aynı günde Doğum günlerimiz, ayni takımın sevdalısıyız, ayni siyasi Partiyi destekliyoruz, bunun gibi çok ortak yönlerimiz var.
    Bi oturdukmu, çok konuşuyoruz, çok zevkli oluyor.
    AMA
    Kafam çok karışık, heran onunla ayrılmak ZORUNDA kalacağım diye korkuyorum bunu onada yaşatıyor hissi veriyorum gibi.
    Oda arada bana söylemiyor değil, ne olacak bu durumumuz diyor.

  16. bahar diyor ki:

    Merhabalar benim adim bahar sevgilinin adi şahin ben 17 o ise 20 yasında mayısta askere gidecek bizim ailelerimiz 17 yıl önce yaşanmış olan bir olay yüzünden ( halası ile amcam yasak ask yaşayıp çocuk yapıyorlar kadın hamileliğini gizliyor ve doğumda ortaya çıkıyor evlatlık veriliyor amcam halise falan girmiş bildiğim kadarıyla) küsler ben bir keresinde aileme sôyledim ama hepsi karşı çıktı babam tokat attı annem baya kızdı onun ailesi benimki kadar büyütmediler hatta ben sevgilinin annesiyle konuştum sizin elinizde diyor karşı çıkmıyor bizde birbirimizi çok seviyoruz babam sevgilime silah çekti ama o da vazgeçmedi napmaliyiz sizce

    • Feyza diyor ki:

      Babanızın sözü tesirli değilken bizim de sözümüz tesir etmez Bahar kardeşim ama yine de bir ablan gibi samimi fikrimi söyleyeceğim. Bu kadar büyük ailevi problemler varsa muhtemelen uzun süre arada kalacaksın evlensen dahi ufak sorunlar büyütülecek. Hayli başın ağrır..
      Damada ailen hep mesafeli olacaklar kabul etseler dahi. Bir sorun yaşandığında ucu hep maziye dayandırılacak, hala ve amca gündemden uzun yıllar düşmeyecektir.
      Moralini bozmak istemem ama babanın amcanla arası bozulabilir ve yaşayacakları sorunun müsebbibi/günah keçisi yine siz ilan edileceksiniz. İlginç olan karşı taraf hala yani kız tarafı olduğu halde daha alttan alması çünkü bu gibi mevzularda affedici taraf kız tarafı pek olmaz. Bugün destek olan eşinin tarafının halayla yaşayabileceği bir problemde sana da tavır alma ihtimalleri mümkün olabilir.
      Yani yaşından büyük bir mesuliyet üstleneceksin. Çok iyi idare edebilmen, çok akıllı davranabilmen ve sabırlı olman lazım. Yeri gelip senin aiken benim ailem gibi.. Tartışma konularının ortasında bulacaksın kendini. Eşinin tarafı bugün onay verse de ileride ailelerarası bir sorun yaşandığında senin hatırın için kendi sülalesini ezip geçmezler. Belki yeri gelip eşinin yanında kendi ailenin karşısında yer almak zorunda kakacaksın. Bunları düşün, bilemeyiz ailen kindar mı, eşin seni kendi ailesi içerisinde de ne derece koruyup sahiplenebilecek ve iki aile arasındaki dengeyi sen ne kadar maharetle koruyabileceksin.
      Ailenin huyunu en iyi bilen sensin. Büyük bir engebe, umarım takatin kesilmez ama hayli yorulacaksın güzel kardeşim. Allah yardım etsin.

  17. kevser diyor ki:

    Ramazan ayında istanbulun carsaflilarla ünlü semtinin camisinde bankta oturuyordum hemen yanima 2 tane siyah feraceli kız geldi birbirleriyle konuşmaya başladılar.konustuklari seylere istemeden de olsa kulak misafiri oldum.bi tanesi digerine anlatıyor.bu anlatanin ablasi varmış ablasını istemeye gelmişler.isteyen çocuk pazarcılık yapıyormuş.aslinda iyi çocukmuş ama tek problem çocuğun pazarcılık yapmasiymış!!(ıçimden dedim ki kızım siz kimsiniz ki pazarciyi begenmiyorsunuz dedim)ve hemen ardından şu can alıcı cümle geldi ve benim sartelim attı:”babam problem değil babamı ikna ederiz.(yani kız babasını çantada keklik görüyor.bsbasini ikna etmek kıza göre hiç problem değil! )”ve akabinde de:”bizim evde annemin sözü geçer “dedi.
    Birde Sema hanım, kendi ailem değil ama etrafimda gördüğüm hemen hemen bütün aileler çocukları universiteden kendine birini bulsun diye bakıyor.bizzat söyleyenleri bile gördüm:gözüne kestirdigin biri olursa aman oglum/kızım kaçırma diyen bir sürü aile gördüm ben.akrabalik bağları artık eskisi gibi değil insanlar evlilik konusunda okul ve isyerlerinden inanilmaz derecede medet umar oldu.yukaridaki yazdıklarınızı ozetleyecek olursam biz hepimiz islama uygun yasamayisimizin bedelini ödüyoruz.cunku islamiyete uygun yaşasaydık okullar karma olmazdı.aileler kız çocuklarını okusun da okusun diye üniversiteye yollamazdi.son olarak ailelerin okullardaki bu tehlikeyi bal gibi de bildiğini düşünüyorum.sandigimiz kadar saf değiller.sadece görmezden geliyorlar.rahat ve lüks bir yaşam uğruna…

    • Süleyman diyor ki:

      Kevser Hanım

      Dediğiniz örneğe katılıyorum ne yazık ki. Üniversitede birilerini bulmak o kadar yaygınlaştı ki. Ben üniversitede evlenecek birini bulmayı hiçbir ebebeynin eleştirdiğini görmedim bugüne kadar. Yani ne kadar problemli bir durum oysaki. Bir erkeğin üniversitede kendine uygun birini bulması için kaç kıza bakması gerek? Beğendiği kız kendine uygun değilse bu sefer ne yapılacak. Aa uygun değilmiş dur seni bırakayım bu sefer başka biriyle konuşayım birde senle aynı sınıfta 2-3 sene daha geçireyim. Bunları bir tek biz mi görüyoruz anlamış değilim. Bunlar bir risk veya yıpranma değil mi?

      Pazarlamacı çocuk için ise şunları söyleyeyim. Hakikaten biz erkeklere yazık ya. Talip olduğun hanımın memleketinde durmak için statü olarak ya da maaş olarak daha düşük bir mesleği kabul edersin. Onu beğenmezler. İyi bir meslek sahibi olmak için talip olduğun kişinin memleketinden uzak yaşarsın onu beğenmezler. Yok efendim dışarı kız vermezler. Yok efendim babasıyla aynı mesleği yapan adamı beğenmezler. Erkekler hanımları, onların annelerini, babalarını ve çevrelerini mutlu etmek için ne yapmalılar?

      Son olarak dediğiniz üzere artık son hükmü anneler veriyor. Başımdan geçen aracı olaylarında aracı olan amca çevresi çok geniş biriydi. Bana dediği aynen şöyleydi. Aslında babalar olur gibi bakıyor başka bir şehirde olmasına ama anneler hiç bir şekilde kabul etmiyor. Bu olay başıma o kadar çok geldi ki. Bu evde sözü geçen babalar bana hiç denk gelmiyor. Aslında bir yandan da mutluyum evde paşa olan anne kabul etse kızı evde padişahçılık oynamaya kalkar heralde.

      Kısacası Kevser hanım artık hassasiyetlere dikkat etmeye çalışanların işi daha da zorlaşıyor. Allah mümin erkek ve kadınlara kolaylık versin

  18. Gülay diyor ki:

    Merhaba efendim çok caresizim Ben üniversite 2 oluyorum 20 yaşındayım mühendislik okluyorum konuştuğum kişi ile aynı siniftayiz onu aileme anlattim ve konuştuğum kişi ciddi olduğumuz için evlenmek istiyor aile evlenmek istedigimi soyledim fakat okul bitmeden istemiyorlar onun ailesi herseyi yapmaya razı durumlarida baya hayli yerinde fakat benim ailem istemiyor okul bitmeden olmaz diyorlar bizde 3 sene daha beklemek istemiyoruz çünkü zina işlemekten korkuyoruz aileme bunu anlatamıyorum yoksa evleneceğim insan da hiç bir problem yok bunu ailemde biliyor ben biz bu sene evlenmek istiyoruz fakat annem beni hakkını helal etmemekle ve hiç bir sey yapmayacağına arkamda durmayacagini söylüyor ve bana sürekli beddua ediyor o guvendigin dağlara karlar yagsin insallah diyor ne yapmalıyım ben kararlıyım mutlu olacagimi da hissediyorum fakat beklemek istemiyorum zina yapmaktan korkuyorum koskoca 3 sene ve aynı sehirdeyiz evlerden uzak yani

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Gülay Hanım.

      Evlenmek için acele etmeyin. Belli ki bir duygu yoğunluğu yaşıyorsunuz. Bunu test etmenin yolu bir süre ayrı kalmaktır. Evlilik kararı sırf duygularla alınacak bir karar değildir. Mantıken de uygun biri demişsiniz ama yaşınız çok genç. Bu konuda ailenizi de dinlemek lazım.

      Diğer taraftan ailenizi ikna edecek olan görüştüğünüz kişi ve ailesi. Onların ailesi istiyor mu? Talip olan erkekse ikna etmeye çalışmak onun görevi makul şekilde.

      Son olarak da hayatınızı ileride kesiştirebilecek misiniz mesela en basiti aynı şehirde iş bulabilecek misiniz onu sorgulayın. Yurtdışı yüksek lisans durumu olursa ne yaparsınız? Mesela işe başladıktan kısa süre sonra tektaşı takan kız iki hafta sonra ayrıldı. Ben de değiştim o da değişti diyor. Değişebiliyormuş bir şeyler demek ki. Mesela yeni biriyle tanışınca, para kazanmaya başlayınca…

      Bir de su testisi kırıldıktan sonra eleştirmenin anlamı yok ama içinde bulunduğunuz durumla ilgili de özeleştiri yapın derim. Doğru tedavi için doğru teşhis gerekli. Bunu da ancak kök nedenler üzerine düşünerek yapabilirsiniz.

      • Gülay diyor ki:

        Suan yaz tatilindeyiz ve bayadir gorusemiyoruz zaten
        Evet görüştüğüm kişinin ailesi her seyi yapmaya hazırlar annem tanışmak istese hemen gelecekler
        Mezun olduktan sonra da babasida mühendis şirketleri var bu sektor üzerine görüştüğüm kişiye bırakacak herseyi o devam ettiirecek yani mezun olur olmaz gelirimizde olucak fakat ailem onların durumu bizden iyi diye veya ışte busuru etten puften sebeblerle bahane oluyor lar annem benim yerine hayaller kurup onları gerceklestirmemi istiyor mezun olup işimi elime alıp evimi felan alıp oturmami istiyor anlam veremiyorum .

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Gülay Hanım.

          Babanızdan hiç bahsetmediniz. Hayattadır umarım. Ailede abi abla kardeş amca dayı varsa onlar da bir yerde arabuluculuk yapabilir. Yalnız tekrar yazıyorum. Evlilik çok ciddi bir karardır. Birbirimizi çok seviyoruz evlenelim olmaz. Aynı evde yaşamak bambaşka bir şeydir. Bence bu aşamada ancak bir söz kesilebilir aileleri de dahil etmek açısından. Annenize de sizin kendi bir hayatınız olduğunu ayrı bir birey olduğunuzu hatırlatın. Her konuda sadece bu konuda değil. Diğer taraftan sizin görmediğiniz ama ailenizin gördüğü şeyler olabilir. Saygı duyun. Aileniz gerçekten haklı olabilir. Onları dinlemeden size haklısınız haksızsınız diyemeyiz. Ayrıca bazen ailelerin çocuklarını evlendirmek istedikleri biri oluyor. Annenizin belki bu yönde planı olabilir. Ancak annenize bu devirde aracı bulmak evlenecek birini bulmak mesele bak burada bir sürü bekar ve yaşı ilerlemiş insanlar var. Ben birisini bulmuşken kısmetimi kapatma sonra bana birisini bulabilecek misin deyip küçük bir tehditte bulunabilirsiniz.

          Zinaya düşmekten korkuyorum demişsiniz. Bir erkekten duysam anlarım ama bir hanımdan duymak ilginç. Baş başa kalmazsanız korkmanızı gerektirecek bir şey yok. İnsan içinde yapmazsınız herhalde. Evli olmadığınız baş başa kalıyorsanız oğlanın evine gidiyorsanız siz zaten kararınızı vermişsiniz zaten deriz. Beraber sinemaya vb. gidiyor maddi olmasa da manevi halvet durumunu yaşıyorsanız kusura bakmayın bizlik bir durum kalmamış deriz.

          Nacizane tavsiyem annenizi ikna edip sadece sözlenin ve bu aşamada mümkün olduğunca mesafeli olun. Evlilik kararını da yuva kuracak olgunluğa geldiğinizde alın. Bunun örnekleri az değil. Ancak ilerisini düşünmeyip duygusal davranışların bedellerini de ödeyenlerin sayısı az değil. Evlilik bir şeylerden korkarak adeta kılıf uydurma amaçlı yapılacak bir şey değildir. Ciddi bir kurumdur. Sırf zinadan kaçmak için değil yuva kurma amaçlı yapılır. Koruma paketi de yanında gelir zaten. Yol gösteriyor gibi olacak ama İmam nikahına da aman bulaşmayın. Yasal bağlayıcılığı olmayınca hevesini alan erkek güle güle diyor. Ailenizi siz ikna etmeye çalışmayın çok fazla. Gerçekten istiyorlarsa tabiri caizse kapınıza dayansınlar sizi istesinler. Anneniz oğlanı ve ailesini görsün. Ancak bu durumda doğru bir netice alınabilir bana göre.

          Esen kalın.

          • Gülay diyor ki:

            Hayir siz beni yanlis anladiniz benim Annemle babam ayrı Babamla görüşmedim hiç annem başka biriyle evli ortada tam bir aile yok
            Görüştüğüm kişiyle sırf bu yuzden evlenmek istemiyorum tabiki bazi sebeblerimi anlattim ben sadece .
            onunla daha mutlu olacagimi aile kuracagimi düşünüyorum çünkü
            kendi ailemi kurmak istiyorum anlayacağınız 3 sene beklemek istemiyorum bunun için belki biraz erken olabilir ama kolay kolay insanlarla bu noktaya gelecek birisi değilimdir hic bir erkeğe suana kadar boylesine bir seyler hissetmedim özellikle evlilik üzerine benimde her zaman tek hedefim okuldu okul herzaman on plandaydı benim için oyuzden hayatima da aileme de böyle kararlarla gelmedim ve biraz garip birisi olduğumu biliyorum beni bu halimle seviyor olması bile benim için çok güzel bir sey örneğin ben universitedeyken ailemden uzaktayken o benim her ihtiyacima her seyime o koşturdu bana çok büyük yardımları oldu ben bu geçirdiğimiz 1 seneyide göz önünde bulunduruyorum zaten

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülay Hanım

            “ben universitedeyken ailemden uzaktayken o benim her ihtiyacima her seyime o koşturdu bana çok büyük yardımları oldu ben bu geçirdiğimiz 1 seneyide göz önünde bulunduruyorum zaten”

            Yazmışsınız da aynı dili konuşamıyoruz sizle. O kişi size bunları hangi sıfatla yaptı. Eş, abi, akraba. Hiçbiri değil. Siz buradaki yanlışı göremezseniz benim size tavsiyede bulunmam anlamsız olur.

            Esen kalın.

          • Yahya diyor ki:

            Fatih Bey,

            Bu kızlarda çok görülen bir durumdur. Baba eksiğini ve yokluğunu, başka bir erkek dolduruyor. Babanın yerini alan erkeğe karşı ilgi alaka doğuyor bu çok normal.
            Hanım efendiye başka bir erkekte benzer şekilde “büyük” yardımlarda bulunsa hanım efendi o erkeğe de kalben yönelecektir. Hatta bazen bu yüzden kızlar iki erkek arasında ikilemde de kalırlar…

            Uzatmadan sizin sorunuza cevap: baba yerini alan erkek sıfatıyla…

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yahya Bey.

            Tespitleriniz doğru ama ortada bir yanlışlık var ve belki de bunun sorumlusu sorumsuz yetişkinler. Gençleri nefisleriyle baş başa bırakıyorlar. Başka şekilde de tanışabilirlerdi. Ateşle barut yana yana durmamış. Gülay Hanım da bu detayı görmeli. Madem denize düşmüş sarıldığı şeyin yılan olup olmadığına dikkat etmeli.

          • Gülay diyor ki:

            Nasıl tanisabilirdik ki baska kader bizi karşılaştırdı her ne olursa olsun ben buna inanıyorum mantigimda askim da onu gösteriyor
            ortada tek memnun olmayan insan annem annemde çok iyi insan olduklarını biliyor tek sorun okulun bitmemesi ailem için . ben size tek soruyla gelecegim ailemi nasıl ikna edebilirim . Onlara karşı çıkmadan ?

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülay Hanım.

            Yorumlarımda bu sorunuzu dolaylı olarak cevapladım. Anlatmak istediğiniz birşeyler olursa yazın rahatlayın, dinleriz ama annemi nasıl ikna ederim sorunuza yazdıklarım dışında doğrudan verebileceğim bir cevap yok.
            1-Anneniz belki de gerçekten haklı biz bilemiyoruz
            2-Bahsettiğiniz kişi belki sizin için doğru insan değil tanımıyoruz.

            Bu noktada elimizde sihirli bir değnek olsa ve bizi karı koca yapın derseniz bu vebaldir. Hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığımız bir süreç için sizi teşvik edemeyiz. Tam tersi de geçerli, vazgeçin de diyemeyiz. Hayat sizin hayatınız, annenize bunu kavratın…

          • sherlock_holmes diyor ki:

            Merhaba Gülay Hanım,
            Ben İslami hassasiyetleri olan bir insanım.
            Ben buradaki arkadaşlardan çok farklı düşünüyorum. İslamda, İllaki aileyi dinleyin onlar tecrübeli diye bir durum yok. Aileler bazen olmadık konularda sorun çıkartabiliyor.
            Evlenmenin herhangi bir şartında eğitimini tamamlamak diye bir şart da yok.
            Aynı zamanda, Ailerinin rızasını almak ilerisi için önemli ama ailenizi dinlemek zorunda değilsiniz. (Bazı arkadaşlar ailerini dinlemediği için mutsuz olan bir çok insan olduğunu söylerler ama
            referans alınacak nokta aile değil, İslam ve karşıdaki insanın ahlakı ve karakteri) Önemli olan ailenizin dedikleri İslama uyması halinde dinlenebilinir.
            Çünkü siz yaşını almış olgun bir insanız. Evlenmeyi düşündüğünüz insanın, zararlı alışkanlıkları varsa, ahlaki olarak bozuk bir insansa
            bu durumda, aileniz izin vermezse, siz yalnızca duyguları dinlediğiniz ve mantıklı düşünmediğiniz için onlar sizin için yalnızca mantıklı düşünmenize sağlıyor. Önemli olan karşı tarafın ahlak ve karakter olarak iyi bir insan olması önemli.
            Ancak, Anneniz neden karşı çıkıyor. Öncelikle bence annenizin endişeleri/korkuları var. Babasız olduğunuz için, özellikle sizin mesleğini eline almanızı istiyor. Hayatınızı garanti altına almanızı özellikle istiyor.
            Hayatta sizi koruyan babanız olsaydı, annenizi ikna etmesi daha kolay olurdu. Ancak bence öncelikle sizin annenizi anlamanız gerekiyor. Siz anneniz anlamazsanız, o da sizi anlamaz. Annezinin yeniden evlendiği insan sizin
            gerçek babanız gibi olmadığı için, görüştüğünüz insanın gösterdiği şefkat,yardımlar onu daha kolay sevmenizi sağlamış.
            Yapılacak yol ne, sizin bir adım atmanız ve hemen evleneyim diye inatlaşmamamız gerekiyor. Annezin endişesini sorun. Evliliği hemen yapmayı düşünmeyin. Annezin endişesi eğitimi tamamlayamsnız dan korkuyor olabilir. Evli olup, çalışıp, yüksek lisans doktora yapan
            ve çalışan insanlar var.Ancak evliliğin sorumluluk boyutunu düşünmeniz gerekiyor. Evliyken okumak daha zor olabilir.
            Bence orta yol iyidir. Ne 3 yıl bekleyin ya da hemen evlenin.
            Bence 1-1,5 yıl daha bekleyip, eğitiminizde biraz daha ilerlemeniz hem annenizi memnun edebilir. Hem bu noktadaki endişesi azalmış olur. Hem 3 yıl beklememiş olursunuz. Hem de görüştüğünüz insanı daha iyi tanırsınız. Bu süreçte nişanlı kalabilirsiniz.
            Görüştüğünüz insan da beklesin.
            Annenizin, Karşı taraftan eğitimini tamamlama endişesi varsa bunun evlendikten sonra tamamlayacağına dair sözünü almanız lazım. Başınıza beklenmedik bir şeyler gelse bile, biraz ilerleyince eğitimi tamamlamanız bence kolay olacaktır.
            İnşallah mutlu olun.

          • Gülay diyor ki:

            ailemle tanışmak için geliyorlar umarım herşeyin hayırlısı olur

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Umarız Gülay Hanım.

            Hayırlı haberlerinizi bekliyoruz, Allah utandırmasın…

    • Abdullah Bir diyor ki:

      GÜLAY HANIM’a…

      Sizin hali hazırda içinde bulunduğunuz ve sizi rahatsız eden sey ailenizin karşı çıkması ile SEVDİĞİNİZE KAVUŞAMAMAK DEĞİL.

      Sizin ( sen ve o erkeğin) asıl probleminiz öyle veya böyle bu ana kadar o insan ile karşılıklı yaşadığınız bir takım NEFSANİ HİSLERİ MESRU-CAİZ-HELAL ve DAHA İLERİ SEVİYEDE YAŞAYAMAMAK.

      Bu nedenle su anda her ikinizin de cinsiyet horonlarını harekete geçiren yöneten, bu konuda sağlıklı-mantıklı düşünmenize, hareket etmenize ve kararlar almanıza engel olan AİLENİZ DEĞİL, NEFSANİ DUYGULARINIZ.

      Ailenize rağmen bu konuda acele eder ve partnerinizle evlenirseniz KARŞILIKLI HEVES ve MURAT ALMA, DOYUMA ULAŞMA durumu sona erdiğinde mevcut öğrencilik durudan dolayı ciddi sıkıntılar yaşama ihtimaliniz yüksek.

      Size tavsiyem hazır yaz tatilindeyken ve o insan ile birbirinizden uzak kalmışken kendinizi ve bu konuda ki kararınızı biraz sorgulayın. Okullar açıldığında ise daha önce yaşadığınız nefsani yakınlaşma işine bulaşmayın.

      Hayırlı kararlarınızda Allah yar ve yardımcınız olsun…

  19. Ayşe diyor ki:

    Merhaba ben 25 yaşında bir bayanım. Sevdiğim kişi ile iki yıldır ailemi ikna etmek için uğraşıyoruz. Annem ikna oldu ama babam asla tıza göstermiyor. Sebebi ise onların yurt dışında yaşıyor olması benim okumuş olmam ve Fransızca bilmediğim için orada mesleğimi yapamayacak olduğumu düşünmesi ve kendi ayaklarımın üzerinde durmam gerektiği. Ben dil öğrenip sonrasında akademik olarak eğitimime devam edeceğimi uygun bir iş olursa da çalışacağımı sürekli söylüyorum ancak o inanmıyor. En fazla 3 yıl sonra boşanıp geleceksin o oranın kültürü ile yetişmiş sen burada büyüdün çok farklısınız diyor. Ama biz çok iyi anlaşıyoruz ve iki yıldır erkek arkadaşımla çabalıyoruz. Oda en saygılı şekilde ve sabırlıca bekledi hep uğraş verdi. Sonuç olarak bugün istemeye geliyorlar ancak babam beni silerek kabul etti gelmelerini. Bundan sonra beni asla affetmeyeceğini söyledi. Ben ne yapacağım bilmiyorum. Çok üzülüyorum. En güzel günün olması gerekirken sürekli ağlıyorum. Mutsuz olurum babamın dedikleri çıkar geri boşanır gelirim diye korkuyorum hp dua ediyorum Rabbim yüzümüzü kimseye eğdirmesin diye. Erkek arkadaşım ileride babamın bizi çok seveceğini bu kötü günlerin geçeceğini çok mutlu olacağımızı söylüyor sürekli. Ne yapacağım nasıl davranacağım kime inanacağım bilmiyorum.

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Ayşe Hanım.

      Her zaman büyük sözü dinlemek gerekir. Babanızın sözünden çıkmayın. Babanızı ikna etmesi gereken erkek arkadaşınızdır, siz değil. Gerçekten çok seviyorsa gelir babanızı ikna eder ki bu sizin için de bir gösterge olur. Bunu yapacak cesareti ya da tıniyeti yoksa babanız haklıymış deriz…

      Sizi yeterince tanımadığımız için evlilik kararını tamamen mantığınızla mı yoksa duygularınızla mı aldığınızı bilemiyoruz.

      Babanıza inanın. Şöyle ki bir düşünün, babanıza bu zamana kadar güvenip de boşa güvenmişim dediğiniz bir durum oldu mu? Mümkünse annenize pek kulak asmayın.

      Benim de bir tanıdığım hanım var benzer şekilde, ben babamı ikna edemem oğlan gerçekten beni seviyorsa gelir babamı ikna eder diyor yoksa ayrılacağım diyor…

    • Sennur diyor ki:

      Bence de babanıza inanin. Rahmetli benim babam da damadıni pek çok konudan alttan aldı , tüm kaprisler ini hoşgörü ile karşılamaya çalıştı. Bana nasihat etti;kızım ,torunum var , sen bir gemiye bindim , sakin denizin ortasında ben yanlış yere bindim , inmeliyim deyip bir Hata yapma diye beni uyardı .Baba bir Kanat imiş evlatların üzerinde. Zulüm eden adamlar da hanımın babası öldügünde daha fazlasini yapmakta. Bakınız etrafa , boşanan çoğu kadının babası ölmüş. Sonra içinize oturur yaşadıklarımız….. bir de farklı bakış açısı var; arkadaşinin babası polis ti , annesi okuma yazma bilmediği için kadını sürekli ezmis, kaprisli biri .kizini okuması için cabaladi, kız okudu gitti babasına rağmen uzak memleketten biri ile sevdiği için evlendi .babası kızı hayatından sildi , acayip kapris yaptı .torunu olunca yumuşar diye düşünse de adam aynı .ve arkadaş hala gözü yaşlı. Aile ve Eş arasında kalmak büyük bir imtihan. Bu imtihan a kendi rızaniz ile girmeyin derim.

    • cihad diyor ki:

      Ayşe Hanım,

      Siz iki büyük yanlış yapmışsınız ve yapıyorsunuz.

      1) Anne-babanızdan habersiz(veya izinsiz) karşı cinsle gönül ilişkisine girmişsiniz.

      2) Kendinizi anne-babanızı ikna edecek kişi konumunda düşünüyorsunuz halbuki siz anne-babanıza itaat ve hürmetle tavsiye alacak konumdasınız çünkü onların evladısınız ve bugüne kadar geçen hayatınızı hayal şeridinde bir hatırlayın. hayatınızın her safhasında ilmek ilmek onların emeklerini göreceksiniz.

      Dolayısıyla hayatnızın en mühim kararını onlarla beraber almanız hem insanidir, hem İslamidir.

      Sonuç olarak,

      yanlış hareketinizin sonucu olarak kalbiniz ile babanız arasında kalmışsınız ve her ihtimalde üzüleceksiniz. mümkünse babanızı dinlemenizi ve bundan sonraki evlilik süreçlerinde ailenizle birlikte hareket etmenizi tavsiye ederim.

      not: ayrıntıları bilmediğimizden genel tavsiyelerdir size uymayan kısmına takılmadan işinize yarayan kısmını alabilirsiniz. Allah hayırlısını versin inşaallah.

      • Gelincik diyor ki:

        ” ayrıntıları bilmediğimizden genel tavsiyelerdir size uymayan kısmına takılmadan işinize yarayan kısmını alabilirsiniz ” Bu uyarınızı çok beğendim Cihad Bey çok insanî 😊

        • cihad diyor ki:

          Teşekkür ederim Gelincik Hanım. Evlilik mühim bir konu, yanlış bir telkinde bulunmak istemem. yazdıklarım samimi fikirlerimdir.

    • ismi gereksiz adam diyor ki:

      hanımefendi

      öncelikle bu durumunuzun flört tarzı ilişkilerin bilindik bir zararını göstermesi bakımından ibretlik olduğunu belirtmek isterim. bu yorumu şahsi algılamayın. bu yorumları sadece siz okumuyorsunuz.

      yani aslında sizin yapacağınız şey bu iş başlamadan olabilecek sıkıntıları düşünmekti. maalesef sizin için o tren kaçmış durumda. peki şimdi ne yapabilirsiniz?

      bir kere işi sakın inada bindirmeyin. yapabiliyorsanız babanızı ikna edin. yapamıyorsanız ya biraz zamana bırakın ve tepkisini ölçün ya da hiç ikna olmayacak gibiyse bu işi bitirin. sakın ” evlenirim bir de çocuk yaparım. babam sonra beni affeder” diye düşünmeyin. bakın anneler ve babalar farklıdır. anneler her şeyi affedebilir ama babalar için durum farklı. zaten babanız beni sil demiş açıkça. bu kesinlikle blöfe benzemiyor. haberiniz olsun.

      ”Erkek arkadaşım ileride babamın bizi çok seveceğini bu kötü günlerin geçeceğini çok mutlu olacağımızı söylüyor sürekli. ” kesinlikle bu söze aldırış etmeyin. evlenmek istediğiniz kişiyle iyi anlaşabilirsiniz belki ilerde ama babanızın hiç ” kızım haklıymış, damadımla uyumlularmış, ben onlara haksızlık etmişim ” diyeceğiniz sanmıyorum. devamlı ” beni silip onunla evlendi” diye düşünür ve bir ömür bunu unutamaz…

      yani velhasılı kelam karar sizin ama şu aşamada birinden vazgeçmeniz lazım gibi görünüyor. ama şunu unutmayın: evlenecek başka birilerini bulabilirsiniz ama sizin babanız bir tane…

      • Ayşe diyor ki:

        Yorumlarınız için teşekkür ederim. Dün akşam istemeye geldiler sözümüz oldu sözlümün babası kapıdan girince selamınaleyküm deri elini uzattı babam elini vermedi ve Aleykümselam dahi demedi. Ayrıca babam iki yıldır sözlüM ve ailesine gerek telefondan gerek yüzlerine çok sert aşağılayıcı konuştu ve tehdit etti. Buna rağmen hiç bir zaman kendisi de ailesi de yılmadı hep babandır senin bizim için önemli değil dediler. Dün akşam aile olarak bize çok uygun olduklarını dayılarım amcalarım teyzelerim büyük olarak anneannem onayladı. Her biri namazını kılan tesettürüne uygun insanlardı çok şükür ki. Hatta çok şükür karşımıza ağızlı alkol kokan insanlar da gelebilirlerdi ama Allah korkusu olan insanlar geldiler denildi. Evet babalar hassastır haklıdır ama onlarda insan sonuçta hata yapabilirler. Zaten babamın da aile olarak bir şikayeti Yok. Babamın tek şikayeti benim iş kadını olup ayaklarımın üzerinde duramayacak olduğumu düşünmesi. Bu konuda da Rabbim ne gösterir bilinmez. Umuyorum ki babam da ben mutlu olunca mutlu olur. Çünkü sözlüm ve ailesi gerçekten benim için çok çaba sarf etti her lafı sineye çekip ısrarla kapımıza geldiler. Bende bu yüzden bana verdikleri değere sonsuz inanıyorum.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Hakkınızda hayırlısı olsun Ayşe Hanım. Olumlu düşünün. İyi olur inşAllah. Önünüzdeki süreç zaten babanızın tavrını netleştirecektir.

    • Meryem diyor ki:

      Ayşe Hanım
      Burada yapacağınız iki şey var,birincisi erkek arkadaşınız bir şekilde babanızın gönlünü alacak onu ikna edecek, onun sizi ileride yarı yolda bırakmayacağına inandırması gerekiyor. Yani bu işler kırgınlık olmadan ve herkesin gönlünü ( anne baba, abi vs) hoş ederek yaşanırsa daha güzel olur.
      İkincisi ayrılacaksınız. Ne yardan ne serden diyorsanız ilki daha mantıklı.

      Anne baba bulunmaz doğru. Ama bu devirde eş te bulunmuyor maalesef, bulunursa da kalp aynı şekilde atmıyor yada aynı hisleri yaşayamıyorsunuz. Ama anne -babanın ikna olmadığı bir kaç durumla karşılaştım. ”Kimisi iyi ki vermişim kızımı, damadım iyi insanmış ” kimisi de haklı çıkıyor. Yani çevremde iki tür örnekler olduğu için söylüyorum.O yüzden durumunuz zor. Allah yardımcınız olsun.

      • Ayşe diyor ki:

        Yorumunuz için teşekkür ederim Meryem Hanım. Yukarıda da yazdığım gibi babam 2 senedir sözlümün ailesine çok zulm etti, çok tehdit etti ve aşağılayıcı konuştu. Biraz özel olacak ama sözlümün babasının, annesinin ve ablasının numarasını telefonuna çok nahoş isimlerle (küfürlü) kaydetmiş. Söylemeye dilim dahi varmıyor. Bu olumsuzlukların hepsini sözlüm ve ailesi sineye çekti. Madem siz evlenmek istiyorsunuz bize arkanızda durmak düşer dediler ve hiç tavır yapmadan kapımıza geldiler. Olumsuzluklar hala devam ediyor ama ben çok şükür ki sözlümden bu olumsuzluklara rağmen bana ve aileme verdiği değeri gördükçe daha da emin oluyorum. Tek duam var; Rabbim bizim yüzümüzü kimseye eğmesin ve aileme iyiki evlenmiş dedirtsin.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Ayşe Hanım.

          Şu yorumumu ciddiye alın derim. Bizler bir anlık hevesle mi hareket ediyorsunuz yoksa ince eleyip sık mı dokudunuz bilemeyiz. Hayat ve evlilik filmlerdeki gibi toz pembe değil…

          “Sizi yeterince tanımadığımız için evlilik kararını tamamen mantığınızla mı yoksa duygularınızla mı aldığınızı bilemiyoruz.”

          • EvliHuzurlu diyor ki:

            Ayşe hanım hâlâ yorumlara bakıyor musunuz bilmiyorum ama ben yine de yazaym. Öncelikle Allah yardımcınız olsun. İnşallah aldığınız kararlar hayırlı olur hakkınızda. Yalnız sizin meselenizde muhakkak ters birşeyler var. Yarın öbürgün Eşiniz ve ailesi inşallah babanızın yaptıklarını önünüze getirip koymazlar umarım iyi tanımışsınızdır. Bu durumda sözlünüze çok iş düşüyor birşekilde ya babanızın gönlünü almalı yada bu şekilde devam etmesi iyi görünmüyor.
            Babalar ve anneler farklı oluyor. Benim annem şu anki evliliğimi uzak bir şehire gideceğim için istemedi (ama kimseye de hissettirmedi) şu an damadını çok seviyor ve iyiki diyor.. Ama babam da ablamın evliliğini aynen babanız gibi hiç gönlü yoktu ablam istiyor diye oldu bir şekilde. yıllar oldu ama hâlâ babamla arasındaki buzları eritemedik.
            İnşallah anlatabilmişimdir.

          • Ayşe diyor ki:

            Evet bakıyorum. İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Sözümünüzün üzerine yaklaşık 3 ay geçti ve ailemin sözlümle dan çok bir arada bulunma durumları oldu. Birlikte vakit geçirdikçe sözlümün gerçekten kötü biri olmadığına beni sevdiğine bana değer verdiğine kanaat getirdiler. Bu süre zarfında ailesi ile de birlikte vakit geçirdik. Bir hafta kadar akrabaları başka bir şehirde bizi ağırladı ve ailem ailesini de sevdi. Zaten en başından beri tek sorun benim uzağa gidecek olmamdı. Ama aileyi ve sözlümü tanıdıkça iyi insanlar olduklarını gördükçe bu sorunu da yavaş yavaş aşmaya başladılar sanırım ve aile olarak güzel iletişimler kurmaya başladılar. Umarım bundan sonra da Rabbim yüzümüzü kara çıkarmaz. Hep bu şekilde da ediyorum.

  20. Sibel diyor ki:

    Selamun aleykum dostlar acilen ne olur yardım edin. Intihar etmek üzereyim. Ailem nişanlımı istemiyor. Nisanlimla ailem anlaşamıyor her iki taraf da birbirine zıt ben nişanlımı da ailemi de istiyorum yarın ailem yüzüğü atacak ne olur yardım edin

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Sibel Hanıma…

      Aleyküm Selam.

      Öncelikle (nasıl yaparsınız bilmiyorum ama) SAKİN ve İTİDALLİ olmaya çalışın.

      Söze Allah’ın selamı ile başladığınıza göre az cok İslami bilgiye ve İmana sahipsiniz, bu nedenle “intihar” düşüncesini aklınızdan ve gündeminizden çıkartın. Çünkü bu GEÇİCİ sıkıntı yerine EBEDİ sıkıntıları tercih etmek demektir. Bu da akıllı ve imanlı birisinin yapacağı bir eylem değildir.

      Ayrıca AŞIRI STRES, ÜZÜNTÜ, HAYAL KRIKLIKLARI vb ruhsal durular ile insanın “vucut kimyasının” (psikolojık-ruhsal durumunun değişmesi bir tür SARHOŞLUK yani AKLIN ÖRTÜLMESİ dir ve GEÇİCİDİR. Bu nedenle DUA ve NAMAZ ile ayılmya, normalleşmeye calışın.

      Sonrasında ise sizi sıkıntıya sokan konu hakkında bizlere daha fazla ve detaylı bilgiler verin ki ben veya burada ki diğer dostlarımız ( Feyza, Azmo, Yahya, Cihad, Sadece Fatih vb) size yardım edebilsin.

      Hayırlı işlerinizde Allah yar ve yardımcınız olsun.

      • Sibel diyor ki:

        Aileme hoş olmayan sözler kullandı ailem bize göre olmadığını söylüyorlar

        • Gelincik diyor ki:

          Ailene hoş olmayan sözler kullandıysa ailene uygun değil demektir

          • Sibel diyor ki:

            Ağza alınmayacak laflar söyledi

          • Yahya diyor ki:

            Bugün ailene hoş olmayan, “ağza alınmayacak” sözler söyleyen insan yarın size neler neler söyleyip, neler neler yapar değil mi Gelincik hnm?

            Evlilik öncesi aileye saygısını sevgisini yitiren insandan, evlilik içinde ne bekleyebilirsiniz?

            Yarın yuvanızda yaşayacağınız bir sıkıntıda, ailenizden yardım istediğinizde; sevgisi, saygısı kalmamış bir damat ile nasıl konuşacaksınız ve çözüme ulaşacaksınız?

            Sonra intihar ne demek? Değer mi bu fani dünya ve fani insanlar için cana kıymaya… hiç tasvip etmedim, bir müslüman hanımın ağzına yakışıyor mu? Rabbinize karşı isyan etmeyin lütfen.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yahya Bey’e katılıyorum Sibel Hanım.

            İntiharı düşünme sebebinizi anlayabiliyorum ama çözüm bu değil. İnanın kimse için değmez böyle bir eylem. Bu aynı zamanda Rabbimize ve kadere isyan olur. Belki de bu evlilik kısmetiniz değil. Varsa bir problem imzalar atılmadan görebilmek de Allah’ın bir lütfudur. Bunu da göz ardı etmeyin.

            İsterseniz sakinleşince buraya yazın, rahatlarsınız belki.

        • Feyza diyor ki:

          Sibel hnm,
          Yarin nisanlim yuzugu atacak demissiniz ne oldu attilar mi yuzugu?
          Oncelikle dunyanin sonu degil, intihari filan silin kafanizdan.
          Nisanlilik doneminde bircok aile sorun yasiyor emin olun..
          Iki birbirini tanimayan aile, catismalar yasaniyor tabi ama nisanlilar birbirini istiyorsa aileler bir yerden sonra durumu kabulleniyorlar ve zamanla da butun sorunlarin uzeri ortulup unutuluyor.
          Aslinda anlatsaniz biraz daha iyi olur. Bu sekilde karanliga kursun sıkmaktan cekinir insan yorum yapamaz. Ama lutfen rahat olun.
          Nisanlilik evresinde kizlar farkindaysaniz hep zayiflar :) Neden dersiniz? Iki ailenin arasindaki bu tarz sorunlar.
          Yani cok muhim bir durum yoksa sakin ve stratejik hamlelerle bu isi nisanlinizla berabet cozer aileleri ikna edersiniz.
          Isterseniz biraz bahsedin hem rahatlamis olursunuz…

          • Sibel diyor ki:

            Nişanlım değil biz yüzüğü atacağız iki gündür onlara yüzüğü alacağımızı söyledik onlarda ses seda yok

          • Feyza diyor ki:

            Himm ben yanlis anlamisim cok afedersiniz..
            O zaman durum degisir ama yine de bilemiyoruz teferruatini..
            Yalniz, ailenize agzina alinmayacak laflar soylemesi bir damat adayina yakismiyor. Sebebi neydi bilmiyoruz karsilikli bir atisma mi, hakaret vs uzerine yaptigi bir savunma refleksi mi yoksa keyfi bir durum mu?
            Her ne olursa olsun oyle sozler soylediyse ve iki gundur de yuzugu atacagiz dediginiz halde ses seda cikarmiyorlarsa,
            siz de bu kadar kendinizi harap etmeyin..
            Durumu en iyi bilen sizsiniz Sibel hnm. nisanliniz ozur diledi mi bu sozleri yuzunden mesela? Ailesi yapici davrandi mi, sizin de ailenizden onemli hatalar sadir oldu mu veya bu tartismanin fitilini ilk ceken kimdi?
            Tartisma sebebi incir cekirdegini doldurmayacak bir mesele miydi yoksa telafi edilemez muhim bir sorun mu vardi? Eger basit bir meseleyse neden nisanliniz ofke kontrolu saglayamadi, hayati bir engel ya da sorun uzerine cikan bir tartisma ise tekrar barissaniz bu sorunu kendi aranizda sulh ile cozebileceginize inaniyor musunuz?

        • cihad diyor ki:

          Sibel Hanım,

          Verdiğiniz bilgiler yetersiz olduğundan ancak bazı genel tavsiyelerde bulunabiliriz.

          1) Bekar gözüyle eş seçilmez veya karar alınmaz mutlaka sizi iyi tanıyan evli kimselere danismalisiniz. Bu konuda anne-babadan daha iyisini bulamazsınız çünkü evlatlarına karşı cibilliyyeten taraftardirlar. Sizin zarariniza olan birşeyi istemezler. Onlar uygun değil diyorlarsa bir bildikleri olabilir çünkü evlilik tecrübeleri var ama sizin yok.Ayrıca sizi bebekliginizden beri tanıyorlar, bence buyuklerinize güvenin. Eskileri hep büyükleri evlendirirdi, evlerde huzur,bereket,çocuk,geçim ve mutluluk vardı. Şimdilerde ise malum huzursuzluk geçimsizlik ve boşanma almış başını gidiyor. Demek Allah büyüklerin kararına rahmet ediyor( hissi ve nefsi olmadığı için olabilir Allahu alem)
          Ayrıca aday iyi olsa bile anne-babanın rızası haricinde kurulmuş bir yuvaya Allah huzur ve bereket vermeyebilir,,riskli bir durum.
          bir diğer husus eşinizle aileniz arasındaki sorun çözülmezse (ki çözülmeyebilir) siz sevdikleriniz arasında kalarak aşırı yipranirsiniz. Buna da hiç gerek yok.

          2) Kalp ayine-i sameddir yani Allah’a muhabbet için bize verilmiş bir cihazdir. Allah’tan gayrisina yani masivasina muhabbet edelim diye değil. Masivaya muhabbet ancak Allah için olabilir. Allah hesabına,onun namiyla esimizi,çoluk çocuğumuzu ve herşeyi sevebiliriz.Birşeyi kendi nefsinde bizzat sevmek gayr-i meşrudur.
          Dolayısıyla sizin nişanlınızdan ayrılma ihtimaline binaen intiharı düşündüğünüze göre nişanlınızı Allah hesabına değil belki nefis hesabına bizzat onu seviyorsunuz. Böylesine nefsani evliliklerde sorunlar bitmez.
          size tavsiyem,
          nişanlinizi terk ederek bir kac yil evliliğe manen hazırlanın, ailenizinde uygun gördüğü başka münasip bir adaya yonelebilirsiniz. Niyet hayr,akibette hayr olur inşaallah.

          Bu yazdıklarım genel prensip veya tavsiyelerdir. Size uyani alın, gerisini de boşverin gitsin.

          Allah hakkınızda hayirlisini versin inşaallah.

          Selam ve dua ile…

          • Sibel diyor ki:

            Allah razı olsun çok iyi geldi yazdiklariniz

          • Sibel diyor ki:

            Çok basit sebepten ötürü daha önce de böyle davranmıştı ailem ona iyi davranmasına rağmen aileme bunu yaptı şimdi ise iki gündür nişanı atıyoruz dedik ses seda yok zaten bunu dediğimiz zaman ilk söyledikleri söz esyalarimizi kargoyla gönderin dedi

          • Feyza diyor ki:

            Sibel hnm,
            Dun yazinizdaki intihar bahsine odaklaninca konuyu yanlis anladim. Zannettim ki siz nisanlinizla cok iyi anlasiyorsunuz, fakat aileler arasinda bir sorun yasandi.
            Bunun da daha cok her dugun oncesinde yasanan basit sebepler uzerine oldugunu dusundum. Ustelik ailenize bu denli kotu sozler soyledigini de sonradan ogrendim.
            Ama durumunuz cok farkli.
            Birincisi, hakareti eden nisanlinizsa ve bu basit bir sebepten oturu ve tekrar eden bir durumsa uzaklasin derim.
            Ikincisi ise, nisani atiyoruz dediginiz halde hala ses cikmadi diyorsunuz.
            Sizi isteyen bir erkek ise bu duruma kayitsiz kalmasi mumkun degildi. Hic bosuna uzulmeyin. Aileniz en dogru karari almis arkasinda durun onlarin. Siz de gereginden fazla deger verip kendinizi uzmeyin derim.
            Diger butun yorumcu arkadaslarin gorusune katiliyorum. Yeterince incelmis birakin kopsun..
            Hayirlisini dilerim…

    • Adem diyor ki:

      Kardeş dur yahu. Nişan nedir ya. Kaç kere nisan atıp takan var memlekette. Dünyanın sonu mu ya.. nisan atılır şartlar olgunlaşır sonra tekrar takılır. Şartlar olgunlaşmamış demek ki. Sende zamanla tekrar olgunlaşır şartları. Sonra tekrar olur yani.. ama can senin miki intihar edecekm diyorsun. Sana Allah emaneten bi can vermiş bu emanete hıyanet mi edeceksin. Sakın haa

      • Sibel diyor ki:

        Yüreğim yanıyor dostlar

        • Gelincik diyor ki:

          Sibel Hanım bu adamdan ne köy olur ne kasaba hem hakaret et yüzükler atılınca kargoyla eşyalarımızı gönder de hem kel hem fodul derler böylelerine insan bi özür diler affedin der Allah’ın sevgili kuluymuşsun Rabbim bundan sonra daha iyilerini çıkarır karşına dua edeceğiz sana sağlıcakla kal

          • Sibel diyor ki:

            Allah razi olsun bu yazilariniz sayesinde cok akillandim

          • Gelincik diyor ki:

            Cümlemizden razı olur Ins Sibel Hanım çarşamba Berat Kandili şimdiden kandilin mübarek olsun kendine iyi bak ne bu ömür kalıcı ne de bu dertler Rabbim dermansız dert vermesin 💕💜💕

          • U-mutlu diyor ki:

            Evli biri olsa kocasi ile ailesi arasinda kalsa bu kadar caba sarfedermiydi. Vazgecmeyip duzeltmeye calisirmiydi. Kocasina hala Boyle seviyorum oluyorum Der miydi ?
            Kestirip atarmiydi?
            Iste seytanin bizi nasil yonlendirdigi Ortada
            Evliyken olmasi gerekenler ve nisanli iken olanlar hersey tersine donmus bu Dunyada.
            Ayni performansi evli kadinlardan dq bekliyirum. ( elbette saygisizligi tasvip etmiyorum ama ).kadinlarin evlendikten sonra cok sabirsiz oldugunu gozlemliyorum.
            Kopruden gecince Gelin..

          • Yahya diyor ki:

            Sn. U-mutlu

            Çok güzel yakalamışsınız. Esasında bu tarz insanların/evliliklerin öncesin ve sonarasının durumununu araştırıp, toplum ile paylaşmak gerekir!

  21. Ayşegül diyor ki:

    Merhaba iyi günler. 25 yaşında bir bayanım ve konuştuğum kişi ile aileleri tanıştırmaya karar verdik. Ama benim annem damat tarafına gitmek istediğini ve babasının doğduğu yere gitmek istediğini amcasıyla görüşmek istediğini vs vs. Dile getirdi. Fakat zaman darlığından dolayı başka ikamet ettikleri yere gidildi. Ve annem iyi ağırlanmadığını ve kardeşlerinin annemin sorularına karşılık tartışma havasında cevap verdiler diye görüştüğüm insanı istemiyor. Dediği yere gidilmedi diye istemiyor ve bana da çok büyük baskılar yapmakta. Beni unut, kızım artık Yok derim ve artık geçmişte benim için yaptığı bazı harcamaları geri isteme gibi psikolojik baskılara maruz kalıyorum. Ne annemden ne de sevdiğim insandan vazgeçmek istemiyorum. Yardımlarınızı bekliyorum. Teşekkür ederim.

  22. Hayat garip diyor ki:

    İki senedir süren bir ilişkimiz var çokta seviyoruz birbirimizi ancak benim geçirdiğim bir trafik kazasından sonra anne olma imkanım elimden alındı ve erkek arkadaşım bınu annesine söyledi ve annesi haliyle istemiyor beni. Beş ay gibi ayrılık yaşadık ama ikimizde yapamadık olmadı bi türlü tekrar barıştık. Şimdi nolacak bilmiyoruz maalesef…

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Süt kardeşliğiyle haramlık oluşturabileceğiniz bir evlat edinme yöntemi çözüm olabilir.

  23. Glcn96 diyor ki:

    Merhaba bende birini seviyorum fakat benden 15 yaşı büyük 1 buçuk senedir annemi ikna edemiyorum sürekli hayır olmaz diye tutturuyor ben ise vazgeçmedim ama yoruldum annem be onun arasında kalmaktan seviyorum dememe rağmen seni vermiycem diyor ve ailesi gelip istemem istiyor ne cok maddi durumu iyi ne bişi benden büyük olması art niyetli değil gerçekten seviyorum ve nasıl ikna ederim annemi bilmiyorum

    • Gelincik diyor ki:

      Sevgili Glcn96 rumuzunda 96 sayısı var sen 1996 doğumlu musun yani daha 21 yaşındasın sevdiğin insan da 36 yaşında cidden aranızda büyük yaş farkı var şu an çok sevdiğin için bazı gerçekleri göremeyebilirsin ancak ileride sıkıntı olur

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Glcn96 Hanım.

      Bu kişiyle tanıştığınızda ailenizin durumdan haberi var mıydı? Hangi ara sevdiniz?
      Biraz geriye gidersek belki çözüm bulunabilir. Temeliniz sağlam mı yoksa anlık hevesle mi istiyorsunuz biz bilemeyiz.

  24. gül diyor ki:

    merhaba kolay gelsin benm bir sıkıntım var ailem istediğim insanı istemıyor sebep ise cocuk dogustan bıraz kambur ama allah vergisi bu maddi acıdan br skntısı yokk ahlak acısındanda yok namazında kuranında bır ınsan sadece goruntuyu aılem sıkıntı edıyor ıkna edemyrm ama karsı tarafta cok ısrarcı sızce aılemı nasıl ıkna edebilirim ?

    • adem diyor ki:

      ailene sıkıntılı evlilikleri anlatabilirsin. günümüzde her şey dört dörtlük uyumlu gibi görünen fiziksel oloarak fakat ayrılan pek çok kişi olduğundan bahsedebilirsiniz. ruhen bu insana eğer ki bağlandıysanız bunu ailenize söyleyin. aklıma başka bişey gelmedi şu an için.

  25. mete diyor ki:

    sayın hocam saygıdeger takipçiler.bu sayfaya telefonda bir müddet konustuğum ama ayrıldığım birinin yaptığı evliliğin ailesinin istemediğini ve acaba böyle yapılan evliliklerin sonu ne olur diye araştırma sonuçlarını merak ettiğm için geldim.öncelikle yatın kalkın Allaha huzurlu bir evlilik için dua edin. bilirim gönül ferman dinlemez.ama evlilikde hayatı cennet yada cehenneme çevren bir yol.COK ÜZÜLDÜM.cok düşündüm.iki yıl oldu.hala kafama takılır. konusulanlar. hatıralar.benimki biraz farklıydı.belki parasızlıktan olmadı.belkide karsımdakının tutarsızlığından korktum. o beni korkutunca bende onu sozlerimle korkuttum.sadece geçen zamana üzülürüm.HOCAM makalede çok güzel anlatmış.ama siz siz olun yinede anne baba yı dinleyin.çünkü onlar sizi en iyi tanıyan insanlar.benim yaşım mı kaç?merak etmeyin az buz degil. 35 yaşındayım.pempe bulutların dağıldığı bir yaş.davul ne kadar birbirine uygun vurursadüğün o kadar neşeli olur.ALLAH önce benim sonra sızlerin yardımcısı olsun.saati merak ediyosanız yazayım. sabaha karsı 4 suları.

  26. Zeynep diyor ki:

    Merhabalar,benimde tamamen başka bir sorunum var.İnşallah bir kaç ay sonra Düğünüm var,sorun Kına gecesinde.Ben Almanyada yaşıyorum ve burda Kına gecelerin çoğu hep oynamalı oluyor.Ben Kına gecesine karşı değilim ,lakin oynamayı ve oynamalı ortamları hiç sevmiyorum. Oynamasız Kına olurmuymuş sen ne biçim kızsın veya dul musun sen gibi laflara maruz kalıyorum sürekli.Oynayan insanlar beni anlamıyor bende onları anlamıyorum..bu konuda hemen hemen yalnızım.İlahili oynamasız Kına gecesi Alternatifi sunuyorum,bu seferde çok sıkıcı olur veya elalem ne der diyorlar..Söz konusu kına ise evdede yakılır camide de başka bir yerde de ..
    Başka fikirleriniz var mı? Lütfen bana sadece bir kere oluyor oynamalı yap gitsin demeyin lütfen 😅

    • Feyza diyor ki:

      Bu senin kina gecen, istemiyorsan elbette yapmamalisin. Saygi duymak zorundalar sana. Ben de hic sevmem (laf aramizda) Bizim sulalemiz de cok sever oyle seyleri ama sukur ki bizim ailemize karisamadilar, ben olsam karistirmam yani. :)

      • Zeynep diyor ki:

        Ne güzel,bende çok denedim açıkladım neden istemediğimi,defalarca..Kınasız gelin olmazmış,oynamasız da Kına olmazmış..başaramadım,daha büyük sorun çıkmaması için,istemeye istemeye,istediğiniz gibi olsun dedim .Tek umudum beni oynamaya kaldırmasınlar😅sanırım bu benim en büyük fobim 😂

    • Zuhal diyor ki:

      Sadece hanımların katılabileceği bir kına gecesi yapabilirsiniz bence ben de hiç sevmem düğünumuz ilahili olmuştu ama kına gecesinde alternatif bulamadım .Oynamali istemiyorum diye direttim ama nasil olacagi konusunda en ufak bir fikrim de yoktu.Sonunda şirin bir cafe de sadece bayanlara özel yapmaya karar verdim.Kına organizasyonu yapan bir bayanla anlaştım herseyi o ayarladi. çok güzel oldu ben oynamasam da arkadaşlarım çok eğlendi damat yani eşim kına yakilirken geldi sadece en son da kına yakıldı

      • Zeynep diyor ki:

        Herhalde benim Kınamda benim dışımda herkes eğlenecek 😅İnşallah bende sizin gibi sonunda çok güzel oldu diyebilirim,tek umudum bu 😬 malesef bizim buralarda öyle ayarlayabileceğim Cafeler yok ..

    • Zuleyha diyor ki:

      Bir evliligin temelini nasil kurulursa o evlilk oyle gider sen sakin vaz gecme .. elinden geldigi kadar diren eger seni dinlemezlersede kalkipda oynama ! Ok bu seferse seni zorla vermia gibi gözuckcek.

  27. Yıldız diyor ki:

    Benim görüstugum birisi var 7 sene olacak nerdeyse telefon yakalattm swviyorum desemde bbmgl secenek sundu hep dediler ki ya biz ya o dediler bnde bbma seviyorum ddim ya bni sil de dugun yapiver diyemedm ztn kimse diyemez heralde de simdi gene bi laf duymuslar ve benim yuzum yok artik demeye yoruldum artik anlamiyolar bbm kufur etmisti oncdn telefon yakalatinca o yuzden olmaz diyo yardimci olurmusun cok cikmazdayimm

    • ibrahim diyor ki:

      yanlış anlamayın da siz pek oldun değilsiniz gibi yaşınız kaç bilmiyorum ama evliliğe bile hazır değilsiniz gibi geldi.

      Benim düşüncem ve fikrim şu ki eğer evliliğe hazır değilseniz bu tür işlere hiç girmeyin. adamlar lisede ilkokulda kendi aralarında sözleniyor evlilik hayatı yaşıyorlar sonra ayrılıyorlar. sonrada bekarım diye gezerler. ya yarım yapmayın yada tam yapın

      • Yıldız diyor ki:

        21 yasindayim bn evlilige hazirim ama sadece kararsiz kaliyorum cikmazdayim ailemi dusunuyorum 5 defa telefon yakalattim bn lise hayatinda seviyorum dedim ama birakcaksn ddler bbmin karsisinda bisey diyemiyorum o basliyor soylemeye iste ya oglan ya biz bizi silceksen olur dugunun yapariz sonra silersin diyor bnde swviyorum diyorum ama sil bni yaliver diyemiyorum herkes oturuyo sen yok kucuksun neden yapiyosun birakmiyosun bizim istrmedigimiz yerde sen olabilirmisin diye korkutyolar bni korkuyorum sadece bu

        • Yıldız diyor ki:

          Istemeye glck oldular olmaz ddiler herkimi araya koyduksak bbmdan herkes korkuptabisi diyemedi kimse benim yanimda olmadi akil verir misinz artik kacmaktan bska carem kalmadigini dusunuyorum artik her yolu denedik olmadi

          • ibrahim diyor ki:

            birde yanlış anlamayın da telefonda mesajlaşa mesajlaşa kelimeleri düzgün yazmayı unutmuşsunuz.

            gerçek olan şu ki telefonda mesajlaşmaya benzemez evlilik.

        • ibrahim diyor ki:

          ALLAH yardımcınız olsun.
          gelip erkek tarafı istesin diretsin onlar desin ikna etmeye çalışsın.
          size kimse kaç demez.

  28. Cansu diyor ki:

    Ben 20 yaşındayım üniversite okuyorum lisede biriyle tanıştım 4 sene sevgili olduk sonra sözlenmeye karar verdik annem babam 5 senedir ayrı benim iki tarafta evli benim velayetim annemde iki kardeşimin velayetide babamda ama babamla babannemlerle sürekli görüşürüm giderim yanlarına ünide para falan yollarlar anneme dedim sözlenmek istedigimizi oda eşiyle konuştu eşide sordu soruşturdu kabul etti babamlara söylemeden

  29. gizem diyor ki:

    benim görüştüğüm birisi var elimden geldiğince günaha girmemeye dikkat ediyorum 1 seneye yakın görüşüyoruz aynı zamanda kapı komşuyuz evlerimiz karsı karsıya beni iki defa istemelerine ragmen ailem istemiyor bana haytı zehir ediyorlar sebeb ise daha önce nişanı bozulmuş olması anne babasını sevmemeleri sizi okurken kendi durumumla karşı karşıya kaldım annem hep der bizim karşımıza bizim gibi insanları getir diye.. yılbasından sonra bir kez daha gelmeyi düşünüyorlar ben tüm kalbimle sevdiğimi istiyorum ama annemin bu tavırları çok canimi sıkıyor babamda çocuklarıyla bi kez dahi olsun konuşmayan ev iş arası mekik dokuyan birisi hayırlı geceler kardeşlerim fikirlerinizi merak ediyorum..

    • adem diyor ki:

      kardeşim durumun biraz zor.şimdi bu iş olmazsa hep aklında kalacak ve seviyorumda diyorsun. ileride hep keşke keşkelerin olacak belki de hele başkasıyla evlenirsen belki ailene kabahat bulacaksın. huzrsuzluğunun sebebini ailende bulursun. peki bu iş olsa ve ileride diyelim ki bazı sıkıntılar yaşadın sevdiğin kişiyle ailen nasıl yapar. kızım biz zaten bu aileyi sevmemiştik senin kendi kabahatin çekmek zorundasın mı der. bu seni mutsuz eder. veya kızım bu aileyi bizde zaten sevmiyorduk bırak gel dese eminim gene mutsuz olacak sensin. karar senin demekte zor. çünkü büyüklük işte böyle zamanlarda belli olacak. büyükler tecrübelerine göre böyle yollar çatallaştığı zaman devreye girip yönlendirebilmeliler biz gençleri. benim naçizane tavsiyem seviyorsanız ve iyi de tanıyorsanız duygularınızın arkasında olun. Allah seçiminizi hakkınızda hayırlı kılsın.

      • gizem diyor ki:

        teşekkür ederim öncelikle fikirleriniz dikkate alacağım. yalnız söyle bir husus var ailem biz sizi evlendirmeye hazır değiliz değip kestirip atıyor yaşım 25 oldu ben artık evliliğe o sorumluluğu alacak kadar kendimi hazır hissederken ailem bana kulak vermiyor herhangi bir aile büyüğünede konuyu taşıyıp istişare yapmıyor..

        • adem diyor ki:

          siz annenizi babanızı aşıpta başka bir büyüğünüze durumu açsanız. onların da fikirlerini alsanız. dayı amca teyze hala bunun gibi.

    • Yahya diyor ki:

      Gizem hnm,

      1. buradan bizim fikirlerimiz ile hareket etmeyin.

      2. annenizin babanızın söylediğinde her ne kadar katılmasanız da, onların söylediklerinde bir hayır/hikmet olabileceğini lütfen unutmayın.

      3. unutmayın, evlilik gerçekleştiğinde ailelerde evliliğin bir parçasıdır. Sizin anneniz babanız ile, eşinizin annesinin babasının ters düşmesi, evliliğiniz ne kadar mükemmel olursa olsun, evliliğinize gölge düşürür… problemler yaşamanıza sebebiyet verir. Aile uyumu da son derece önemlidir.

      4. ülkemizde bir çok ailenin ve eş adayının müthiş ön yargıları ve “elalem neder” leri vardır. Bunları aşmak maalesef çok zordur. Aileniz haklı/haksız olarak kim bilir niçin nişanını bozdu, ne oldu gibi düşünüyordur; ve benzeri bir çok düşünce belki… Bu noktada çözüm; varsa aile büyüklerini veya hatrı olan büyükleri/akrabaları/kişileri devreye sokarak, aileni ikna etmeye çalışırsın ama ısrar etme!
      Veya karşı taraf büyüklerini devreye sokarak durumu izah edip, aileni ikna etmeye çalışır ama yine ısrar olmadan.

      5. Adem beyin “duygularınızın arkasında” durun tavsiyesine katılmıyorum. Çünkü onu da seversin, bunu da seversin. Biraz basite indirgedim gibi ama gerçekte bir çok insanı zamanla seversin, kalplere muhabbet sonrada geliyor. Boşanan insanların bir çoğu hatta kanlı bıçaklı olanların bir çoğu severek aşık olarak evlenenler…

      Belki bir kaç madde daha eklenebilir.

      Bu arada 1 seneye yakın görüşüp, günaha girmemeye dikkat ediyorum demişsiniz; buna çok dikkat edin. Güzel bir birlikteliği günah ile kirletmeyin.

  30. Ece diyor ki:

    Benin Babam urfada polis arkadasimla Univde tanistik 4 senedir beraberiz 23 yasndaym annem olmaz o Kurt Dior babama soylemedm ve ne yapcam bilmiyrm Artik gizmo is istemiyoruz

    • Yahya diyor ki:

      Ece hnm,

      yukarıda Gizem hnm’a yazdığım cevabı okumanızı tavsiye ederim.
      Kürt/Türk diye ırkçılık yapılmasına şiddetle karşıyım. Ancak insanlardaki ön yargıyı silip atamıyorsunuz.
      Tabii kültürel farklılıklar ciddi sıkıntılar oluşturabilir. Buna dikkat edin.
      Örneğin, doğu kültüründeki kadının rolü ile batıdaki kadının rolü farklıdır.
      Aynı şekilde erkelerin kadınlara bakış acıları çok farklıdır bu iki bölgede…

      VE evlilik hayatı ile, evlilik dışında yaşadığınız birliktelik aynı değildir. Evlilik insanlara mesuliyetler yükler. 4 sene herşey mükemmel olabilir, birbiriniz için yaratılmış gibi hissedebilirsiniz ancak evlenince 4 ay bile tahammül edemeyebilirsiniz.
      Ki bu tecrübeyle sabittir… Bir de utanmadan sorarlar evlilik aşkı öldürüyor mu diye :)

  31. Rukiye diyor ki:

    Selam ben cok yarali bi anneyim. Oglum bir kiza tutuldu oglum henuz 18 yasinda mezhep farkliligi var yani alevi cemiyetinden biz sünniyiz mutasip bi aileyiz kiz cok rahat alkol gezme bar oglumu vaz geciremedim onlarin resmen köpegi olmus onlar ne derse onu yapiyo biz sanki onun düsmaniyiz cildiricam ne yapicagimi bilmiyorum elim kolum baglim oglum bi duvar ordu

    • zeynep diyor ki:

      Benim kardeşimin de başına böyle birşey gelmişti annem çok tepki gösterdi annem tepki gösterince kardeşim de inatlasip daha çok görüşmeye başladi sonra komşumuz un eşi var kardeşim çok saygı duyar kendisine annem ondan konuşmasını rica etti sağolsun o da almış karşısına eğer ben seviyorum bu kızı mutlu olurum diyorsan evlendirelim seni bütün masrafını ben karşılarım arkanda olurum iyice düşün günaha girme ya evlen ya da evlenemeyecegin bir kız ile de gezip gönül eglendirme yazık demiş. Kardeşim de sakin kafa ile düşününce cesaret edemedi kardeşim 18 yaşındaydı o zaman birdaha hiç gorusmedi.Hatta kız intihar teşebbüsünde bulundu sıkıntılı bir süreç benzer o günler aklıma geldi belki fikir olur diye yazayım dedim. Allah yardımcınız olsun.

      • Süleyman diyor ki:

        Yalnış anlaşılmasın ama babalar nerede? Niye sadece anneler müdahale etmiş? Bu problemlerin çıkışı birazda babaların paylaşım ve otorite eksikliğinden olabilir mi?

        • zeynep diyor ki:

          Babam anlattığım olaydan 3 yıl önce vefat etmişti.Kardesim de üniversitede okuyordu. Yani baba faktörü çok önemli tabiki ama o yaşta babalarını da fazla dinlemeleri gençler. komşumuz un eşi hem karakter itibariyle hem de mesleki anlamda yakındı kardeşime Abisi gibi gorurdu o yüzden etkili olmuş olabilir.

    • Feyza diyor ki:

      Zeynep hnm.in yorumu mantikli. Oglunuz hem yasi hem de icine dustugu duygusal (aslinda nefsani ) girdabin tesiriyle su durumda siz ‘hayir’ dedikce daha fazla inat edecek ve sizden daha cok uzaklasacaktir. Bu da aile iliskilerinizin iyice raydan cikip oglunuzla yuzgoz olmaniza sebep olacak ve aradaki saygiyi tamamen yitirme noktasina geleceksiniz. O yuzden madem sizi dinlemiyor, sozunu dinledigi, saygi duydugu, gercekten itibar ettigi bir yakinizi devreye sokarak soylemek istediklerinizi onun uzerinden dile getirebilirsiniz. Baba faktorunu bilmiyoruz hayatinda ne derece etken? Ama bahsetmediginize gore baba da soz geciremiyor olmali. En guzeli saygin buldugu kisileri tesbit edip onlardan gizlice rica etmeniz. Isi ciddiyete dokme durumunu gundeme getirdiginizde zannetmiyorum o yasta o sorumlulugu alabilsin, muhtemelen cayacaktir. Allah akil fikir basiret versin oglunuza, bir anne-baba icin zor bir durum Rukiye hnm. Ama yasi cok genc, umarim kendiliginden cayar..

  32. Orhan diyor ki:

    Selamün aleyküm. .
    Ben bir insanı seviyorum yanlız evlenmiş ayrılmış 3 tane de çocuğu var 15 sene evlilik hayatı oldu bende bekar insanım
    Ailemle çok defalarca yüz yüze geldim iyilikle anlattım olmadı kötülükle olmadı hiç bir şekilde kabul etmiyorlar. . Annem ile babam bana kesnlikle bu iş olmaz çok istiyorsan da al git bizi sil ama hakkımızı helal etmeyiz diyorlar ömür boyu … sevdiğim kızda sen beni sevmedin pes ettin aileni seviyorsun onları kıramıyorsun deyip sürekli piskolojik altında hissedyrm kendimi .. ne yapmam gerekir ailemi silio atsam sevdiğim kız içn dinen ne kdr doğru olur lütfwn yardım edin bi fikir verin allah rızası için

    • duck diyor ki:

      orhan senin olmayanı sev…sevgi ilerde mantık evliliğine dönüşecek..cicim ve balım ayları bitecek.ikiniz de birbirinizde kusur ve hata aramaya başlayacaksınız..zaman icinde onun çocukalarına bakmak sana zahmet ve eziyet verecek..çocukların yaptıgı en ufak hata bile dağ gibi gözünde büyüyecek..sen sevmek değilde …tutkulu kalmış olabilirsin.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Orhan Kardeşime

      Lafı eğip bükmeden direkt kitabın ortasından konuşacağım.

      Belli ki gençsin, tecrübesizsin, sevgiye ve ,ilgiye ihtiyacın var ve bu kadın da bunu biliyor ve senin bu açlığını sana karşı kullanıyor.

      Ama bu yolun sonu çıkmaz sokak, hatta uçurum.

      Benden sana bu yolda-konuda saçlarını ağartmış bir ağabey tavsiyesi.

      Sazan olma, geleceğini karartacak cahilce bir tercih yapma sana “sen beni sevmedin pes ettin aileni seviyorsun onları kıramıyorsun ” bu sözü söyleyen kadından ve onun olduğu ortamdan hemen ve arkana bakmadan uzaklaş.

      O sana göre bir kadın değil…

      Ayrıca;

      ” Annem ile babam bana kesnlikle bu iş olmaz çok istiyorsan da al git bizi sil ama hakkımızı helal etmeyiz diyorlar ömür boyu ”

      Babanın ve annenin bu sözlerinden sonra senin o kadın ile mutlu olman mumkün değil.

      Kendine yazık etme güzel kardeşim…

      • adem diyor ki:

        yemin ederim abimiz Abdullah Bir

        “””Sazan olma, geleceğini karartacak cahilce bir tercih yapma sana “sen beni sevmedin pes ettin aileni seviyorsun onları kıramıyorsun ” bu sözü söyleyen kadından ve onun olduğu ortamdan hemen ve arkana bakmadan uzaklaş.

        O sana göre bir kadın değil…””” diye yazmasaydı bende aynen böyle yazacaktım.
        evlenirsen ömür boyu çekersin böyle bir kızdan. nefsani davranma.

    • Aslı diyor ki:

      Sn.orhan bey benim abim de Avrupa hayaliyle iki çocuklu bi bayanla seviyorum diyerek evlendi tüm ısararlara rağmen kimseyi dinlemedi…
      5 yıl oldu evleneli bi kızı olduktan sonra bayanın çocuklarından nefret etmeye başladı…
      Bu o kadar ilerledi ki bayandan bile nefret etmeye başladı
      İkinci çocuğu istedi onuda bayan istemedi benim çocuklarım var diye
      Şu anda mahkemelikler boşanmak istiyor ama kızının velayet alamadığı için boşanamıyor…
      Kısaca o bayanla evlendiğinden bu yana her adımı sorun..
      Haddim olmadan Size söylemek istediğim ailenizi ve kendinizi mahvetmeye…

    • hakan 1 diyor ki:

      Sayın Orhan Bey; en sondaki sorunuz üzerine yazdım. Size kötülük niyetinde değilim. Diğer saygıdeğer yorumcularla aynı şeyi diyorum. Bir fazla olarak bahsettiğiniz hanımdan da fazlasıyla korktum. Sizi bunları soracak duruma düşürmüş, fakat belli ki siz içinde olduğunuz hali göremiyorsunuz.

      “…sevdiğim kız da, sen beni sevmedin, pes ettin aileni seviyorsun, onları kıramıyorsun deyip…” yazmışsın.
      Sayın Orhan Bey, seven kızın edeceği laf gerçekten bu mu olmalıydı? Seven insan “acaba beni niye sevmiyorlar-istemiyorlar” diye kendi kendini yer, yapabilirse hatalarını farkedip sevdiğine güzel görünmek ister. Halbuki, benim için herşeyi yak diyen insan KENDİSİNDEN BAŞKA KİMSEYİ SEVEMEZ.

      Ailen, senin bugün olduğun kişiyi olmanın sebebidir. Onlardan vazgeçersen senden geriye hiçbir şey kalmaz.

      “…ailemi sevdiğim kız için silip atsam, dinen ne kadar doğru olur…” demişsin. Sayın Orhan Bey, herhalde akl-ı selimi (sağ duyuyu) tamamen kaybetmişsiniz. Böyle bir sorunun cevabı açıktır.

      Uzaktan öyle görünüyor ki, sizin basiretiniz bağlanmış. İnşallah hayırlı yoldan bu müşkülünüz hallolur.
      Kendinizi bile bile ateşe atmayın. Bize de gönül koymayın.

  33. Derya diyor ki:

    Selamun aleykum nisanliyim ailem istediği için zorla nisanlandimm ve nişanlımi hiç sevmiyorum hicc ısınamadım annem ve babama çok kızgınım bu yüzden istemediğim biriyle zorla evlendircekler önümüzdeki yaz düğünüm olucak ama ben evlenmek istemiyorum ölürüm daha ii yani ama benm sevdiğim bi çocuk var o beni kaçırmak istiyo bende onu istiyorum ailesi olsun kendisi olsun çok ii insanlar o kadar kafam karışık ki ne yapacağımı bilemiyorum allah rızası için bana bi akıl verin

    • Derya diyor ki:

      Bana biraz çabuk dönüş yaparsanız sevinirim allah rızası için benim durum çok farklı çünkü

      • Meryem Karagüzel diyor ki:

        Derya Hanim
        Size önerim şu :ıstihareye yatın ona göre karar verin. Ilk olarak şu an nişanlı oldugunuz çocuk için yatin. Yatsı namazından sonra 2 rekat namaz kilin. Istihare duasını okuyun ve konuşmadan yatın . Ikinci gün sevdiğiniz çocuk için yatın . Hangi rüya daha hayırli ise ona yönelin. Bu konularda babalar daha ılımlı diye düşünüyorum . Babanız ile konuşun şuanki nişanlı nizi istemediğinizi belirtin . Allah’a siginin .

        • Feyza diyor ki:

          Gonlunun isindigi bir baskasi varken ve bunca israra ragmen o kisi ile evlenmek istemiyorsa istiharede hayirli sonuc alsa da mantigi evet der belki ama gonul tatmin olmadikca ruhen kendisini zorla evlendirildigi kisiye ait hissetmeyecektir Meryem hanim. Istihare cok kuvvetli bir sunnet ama bu bir gonul isi ve gorulen o ki mantigin onune gecen siddetli bir duygu durumu sozkonusu. Derya kardesim, oncelikle sakin ol.. Sakin ha kacma fikrini once bir kenara koy. Aileni karsina alip kacacagin adamin ileride hayirsiz cikabilme ihtimalini dusun, o zaman ailenin yaninda olmasini isteyeceksin. Kacirmak bir erkek icin en kolay yoldur, madem sizi o kadar seviyor kacirmayi degil ailenin gonlunu razi etmeyi denesin. Bununla beraber siz de hic isinamadiginiz bir kisi ise karsi tarafla bu konuyu acik ve net sekilde konusursaniz ve ailenize de kesin kararinizi bildirirseniz hem karsi taraf zoraki bir evlilik icim sizinle yola cikmak istemeyecektir, hem de aileniz kizlarini sanmiyorum ki bir evlilik ugruna kaybetmeyi goze alabilsin. O yuzde net olup bu konuyu iki tarafla da konusup once kalben tatmin olmadiginiz bu kisi ile kesin olarak baginizi kesin ki o kisi de daha fazla umit baglamasin, bu ona da haksizlik ve ihanet olur, hem de gercekten sevdiginize inandiginiz kisinin sizin icin ne derece mucadele edebilecegini tesbit etme imkaniniz o zaman daha rahat olur ve ikinci asamayi o zaman dusunursunuz. Istisare edersiniz, zira su an sevmeseniz de nisanli bir bayansiniz ve once bu konuya bir aciklik getirmeniz gerekiyor.

      • ahmet diyor ki:

        Öncelikle, sevdiğiniz insani söz/ nisan olmadan önce mi tanıdıniz yoksa sonra mı? Eger önce tanimissaniz niçin ailenize sevdiğiniz insani anlatmadiniz?Anlatmissaniz, Niçin sevdiğiniz insan size istemeye gelmedi? Su anki nisanlanmaya kadar ailenizin bilgisi yoksa niçin beklediniz? Nisanlinizin hayalleri ve duyguları var. İşler bu noktaya gelinceye niçin bekleme gereği duydunuz.Hic o insanın yerine kendini koyabilir misiniz?  Nisanli sevememizin ve sevdiginiz insanda beğendiğiniz durum ne ? Ben maalesef buyuk olasılıkla dışsal görüntü olduğunu düşünüyorum. Nisanlinizin  farkettiginiz ciddi bir ahlaki bir durum bozuklugu varsa bozmak düşünebilir. Ornegin, nisanlizin içki ve kumar gibi zararlı aliskinliklari varsa. Eğer sozlendikten ve nisanlandiktan sonra sevdiginiz insani tanimissaniz, çok yazık. Nisanlinizin yerinde siz olmayı ister miydiniz? Bir kişi sizinle evlenmeyi dusunuyor, hayaller kuruyor. Ancak siz arkasından iş ceviriyorsunuz. Umarım kırıcı olmamisimdir. Ama gerçek olabilecek durumlardan bahsettim. Hiç bir durumda kaçmayı dusunmeyin.Bence sevdiginiz ve kaçmayı dusundugunuz insan çok iyi bir insan değil. Birincisi nisanliyken sizle konusabiliyor ve empati yapamiyor.(nisanlizin yerine kendini koyamiyor) Ailenizin rızasıni almadan kaçmayı düşünüyor. İşler daha kötüye gider. Öncelikle, nisanlığa devam edip etmeme kararı veriniz. Nisanlinizin  beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yönlerini siralayin.Tek kriteriniz dışsal görüntü olmasın. Daha sonra, nisanlinizi sevmediğini yönleri neler, bunların çevrenin etkisiyle değil objektif gözle değerlendirin. Eğer bu özellikler zamanla düzeltebilecek yönler mi? Bu arada kimsenin mükemmel olmadığı  varsayarak değerlendirin. Dışsal görüntü gerçekten sizi çok rahatsız eden durum var mı onu değerlendirin.  Eğer tüm bu değerlendirmelerden sonra,nisanliga devam etme kararı alırsanız, sevdiginiz insanla tum ilişkinizi kesin. Daha fazla nisanlizin arkasından iş cevirmeyiniz. Nisanliliga devam etmeme kararı aldınız. Bu sefer aynı degerlendirmeleri sevdiğiniz insana karşı yapın. Kesinlikle kaçmayı dusunmeyin. Ailenize durumu anlatın. Aileniz sevdiğiniz insani, istemiyorlarsa niçin istemiyorlar? Nisanlinizi neden istiyorlar? Bunu açık yüreklilikle konusun, istişare edin. İstihareden ziyade istişare önemlidir. Ancak bu değerlendirmeler tamamen İslami bakış açısıyla olmalı.

        • meryem diyor ki:

          Bir erkek bakış açısı ile düşünüldüğünde Ahmet bey’e hak vermek gerekir. Kaçmak kesinlikle çözüm değil lakin bu durumda yapılacak en doğru şey istihare, ve bu durumu bilen kişilerle iştişaredir. Ayrıca aileyi ikna yoluna gidilmeli. Ailenin karşısına çıkarak net bir şekilde neyi isteyip neyi istemediğinizi bildirirseniz belki bir faydası olur. Ama zor bir durum, Allah yardımcın olsun.

      • Tuğrul diyor ki:

        istemediğiniz kişiyle asla evlenmeyin. fakat asla kaçmak gibi bir şey de yapmayın. burada siyaset uygulamanız lazım. Başkasını seviyorum demek değil önce ötekini bi yollayacaksınız usulü dairesinde.
        anne babanın rızası olmadan yapılan evliliklerden hayır gelmemiştir. ikna edeceksiniz bi şekilde, bu farz. sonra diğer taraf gelecekler.

        kaçan kızlardan da muradına ereni pek yoktur, ben görmedim.

        sizin öteki tarafı iyi görmeniz hüsn-ü zannınızdan da kaynaklanmış olabilir. bunu aileniz daha iyi tartar ama diyelim ki makul birisi.

        ayrıca kaçan bir kız sahipsiz kaldığı için diğer taraf, iyi kızı ucuza kaptık diye bakar, değer vermez. üç gün sonra itibar etmemeye başlar. eziyet etse, nasılsa arkası boş gibi görür, umursamaz. hayat mükemmel kayın valide, mükemmel koca örneği daha görmedi. zahiri ilgiler köprüyü geçene kadar olur genelde. (eğer sağlam, dindar bir aile olsa zaten kaçırma gibi bir iş yapmaz.)

        hem bir kız ömründe bi sefer mutlu bir düğün yapacakken, onu da sahipsiz, sıkıntılı geçirmeyin. aşka meşke iltifata aldanmayın. (bunun önemini zamanla anlarsınız, ama iş işten geçmiş olmasın)

        sizin arkanızda kapı gibi aileniz, babanız, abiniz… vs olursa, ayrıca sağlam bi mehir de alırsanız karşı taraf size itibar etmeye mecbur olur, kıymet verir. (erkek malının kıymetini daha iyi bilir)

        yani muhakkak ama muhakkak anne babanın rızası dairesinde hareket edeceksiniz. onlar eğer hakikaten olmayacak bir durum değilse, az-çok uygunsa, elinde sonunda, mecbur sizin istediğinize uyar. (tek yol onları ikna etmek, yoksa babanın rızası olmadan caiz olmaz zaten.)

        • Feyza diyor ki:

          Tugrul bey, bu konuda “Derya hanimin durumundan bagimsiz olarak”, yazinizin son kismina bir duzeltme yapmak istiyorum. Derya hanimin durumundan bagimsiz diyorum cunku yazacaklarim onu yanlis bir karara sevketmesin fakat fikhi bir ayrintiyi da gozardi etmeyelim. Babanin izni olmadan nikah caiz degildir sarti Hanefi mezhebi disindaki diger uc mezhep icin gecerli olup, Hanefi mezhebinde ise resit olmus, hur ve akil sagligi yerinde bir kiz “kendisine Islami sartlar cercevesinde denk olan” bir erkekle velisinin izni olmadan nikahlanabilir.

          • Tuğrul diyor ki:

            hüküm ekseriyete göre verilir. 😉

            ve ekseriyetin -hele ki böyle makbul ehl-i içtihatta- nazarı yanlış görmez. dolayısıyla mezheb-i hanefiyenin bir ruhsatındansa mezheb-i ekserin azimetini tercih etmek böyle zamanda ehl-i takvaya lazım ve elzemdir.

            (aslında yazarken gözümün önünde birkaç kocaya kaçmış kızların durumu vardı. tecrübeye istinaden yazdım. kitaba bakarak değil)

            mesela benim açımdan, bu ve diğer bayanların bi erkekle kaçma mevzusunu konuşacak kadar yakınlaşmış olması kabul edilebilir bir durum değil zaten. ana babadan habersiz aşklar-meşkler… rezilliğin bini bi para. kusura bakılmasın. ama madem ki bi durum var ortada, çıkar bir yolu anlatmaya çalıştım. daha beteri olmasın. yoksa cevap vermem böyle durumları artık kabullendiğime, böyle şeylerin normalleştiğine işaret değil.

        • Feyza diyor ki:

          Fakat velisinim izni olmadan nikah kiyan kizin nikahlandigi esinin kendisine “denk” olmadigi, velisi tarafindan tesbit edilirse veli bu nikahi Hanefi mezhebinde de feshetme hakkina sahiptir. Velhasili kelam, sayet iki kisinin arasinda bu denklik sozkonusu iken veli kizini geri almaya calissa veyahud erkek esini bosamayacak olsa o kiz kocaai bosamadikca bir baskasi ile de evlenemez cunku nikahi sahihtir. Yani nikah kiyma durumu cok riskli bir is. Bu bahsettigim altini cizerek tekrar soyluyorum ki,”Hanefi”fikhinin fetvasidir. Diger uc mezhepte ise velinin izni olmadikca nikah caiz olmaz, bu da kendi alaninda teferruatli bir bahis. Ola ki birbirine denk olup aileden izinsiz nikah kiyan iki kisi dusunun. Aile sonra ortaya cikiyor ve nikahi bozdugunu soyluyor ve babanin izni olmadan nikahiniz caiz degildir diyor. Halbuki dinimizce denk iki kisinin nikahini keufi olarak kizin ailesi feshedemedegi icin, Allah katinda gecerki bir nikahi yok sayiyorlar ve bu kiz da ailesine karsi gelemeyip evine donup bir baskasiyla evlenmeyi kabul ediyor, ama eski kocasi onu bosamadigindan yeni evlenecegi kisi ile kiyacagi nikah gecersiz hukumde olur ve dogacak cocuklar veled-i zinadir. Yani mezhepler arasindaki ihtilafa binaen bu ayrintilari gozonunde bulundurarak yazalim ki baska bir kisi okursa eksik fetva ile yanlis amelde bulunup her iki dunyasini mahvetmesin. Babanin izni olmadan bir evliligi ise cok ozel sartlar barindirmadigi surece ne orfumuze ne adetimize ne vicdana ne evlatliga yakistiramiyorum. Mutlu bir yuvanin temeli icin mutlaka ailenin rizasi ve duasi alinmali, gizli sakli islere kalkismadan sabir ve metanetle usul ve âdab cercevesinde hareket edilmeli ki sonrasi husran olmasin. Bu gibi evliliklerde en cok magdur olan yine kizlardir. Cunku erkek o kizi bosamasa da bir baskasiyla nikah kiyip yoluna devam edebiliyor fakat kizin hayati erkegin ellerinde mahvoluyor veya evlilige devam etseler dahi zamanla sahipsiz gorulen kizlar haddinden fazla eziliyor, ailesine karsi cephe aldigi icin aile de sahip cikmak istemiyor, ciksa dahi bir suru sorunla karsilasiyorlar. Yazinizin diger kismindaki tesbitlerinize aynen katiliyorum.

        • ... diyor ki:

          Sayın Tuğrul Bey,

          “istemediğiniz kişiyle asla evlenmeyin. fakat asla kaçmak gibi bir şey de yapmayın. burada siyaset uygulamanız lazım. Başkasını seviyorum demek değil önce ötekini bi yollayacaksınız usulü dairesinde.”

          Sizinde yazdığınız gibi Derya Hanım’ın öncelikle nişanlısıyla bu durumu çözmesi gerekir. Kırmadan dökmeden ama karşı tarafı bir beklenti içinde bırakmadan nişanı bitirmeli. Kimse sevilmediğini bile bile evlenmek istemez. İki taraf arasında nişan bittikten sonra ailenin kabulü daha kolay olur sanırım.

          “anne babanın rızası olmadan yapılan evliliklerden hayır gelmemiştir. ikna edeceksiniz bi şekilde, bu farz. sonra diğer taraf gelecekler.”

          Bazen anne baba kırılmasın diye yapılan evliliklerde de hayır olmuyor. İnsan sevmediği yemeği bile yerken zorlanırken sevmediği bir insanla ömür geçirmeye çalışması zulümdür. Böyle bir evliliğe şahit oldum bir ömür kavgayla geçen iki tarafında birbirinden usandığı çocukların mutsuz olduğu bir ortam.

          “kaçan kızlardan da muradına ereni pek yoktur, ben görmedim.”

          Kaçmayı tasvip etmiyorum yalnız genelleme ve kesin yargılarla konuşulmasını da onaylamıyorum. Kaçan mutlu olan insanlarda var. Ama en güzeli bir kız için en güzel hatıra olanı kına düğün ve dualarla baba evinden çıkmak.

          İstemediği bir insanla nişanı bitirdikten sonra evlilikle ilgili uygun kişiyi beklemek daha doğru olur. Belirli süre sonra anne baba kızı istedikten sonra sevdiği insana verir. Çünkü anne ve babalarda özellikle kızlar için belirli yaşı geçtikten sonra evlenmesi için olur gözüyle bakıyor. Eğitimi,yaşı,maddi durumu yada kültür farkını belirli zamandan sonra sorun etmemeye başlıyorlar.

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Sevgili Tugrul Karrdeşim’e

          “hüküm ekseriyete göre verilir” DEMİŞSİN

          Eğer HÜKÜM den kastın FETVA ise ki öyle anlaşılıyor, yanılıyorsun.

          HAYIR…

          Hüküm-Fetva Umuma değil kişiye, olaya, duruma, zaman göre, yani bireysel, lokal yani ÖZEL durumlar, olaylar, yaşanmışlıklar için verilir.

          Bunun en güzel örneklerini ve ispatınıda Resulullah’ın AHKAM AYETLER ile sabit olmayan konular ile ilgili olarak kendisine gelen Sahabenin durumuna ( yası, cinsiyeti, yaşı, toplumsal statüsü, içinde bulunduğu özel sartlar vb) göre benzer olay veya konulara farklı şekilde (olumlu-olumsuz-sessiz ve tepkisisz kalmak) cevap vermesini gösterebiliriz.

          Şu anda dünya üzerinde bulunan Müslümanların 4 faklı MESHEB’e tabi olmaları ve mesheblerin alimlerinin (şia hariç) birbirlerini HAK MESHEB olarak görmelerinin temelini Sünnet-i seniyede ki uygulama farklılığı oluşturmaktadır.

          İslam ümmetinin cografi şartlar, iklim, içinde yaşanılan toplum vb sebepler ile ameli manada hayatı kolaylaştıran konularda farklı hükümlere tabi olması faydalı bir uygulamadır.

          Ancak diğer taraftan İSLAM ve KUR’AN TEK oldugu halde dünya üzerinde ki İSLAM ÜMMETİ İTİKADİ konularda bu kadar ayrılıga düşmüş, mesheplere, fırkalar bölünmüş, parçalanmış olması ÜMMET’in BİRLİĞİ’ne zarar veren en büyük faktörlerden birisidir.

          Bu nedenle;

          Kaynagı Kuran ve Sünnet olmayan konularda mesheplere dayanarak bir şeyi TOPLUMUM TAMAMINA HELAL veya HARAM kılmak, yani KESİN HÜKÜM-FETVA vermek doğru değildir.

          Aksi Taktirde kişinin

          Ey İnananlar! Allah’ın size helal ettiği temiz şeyleri haram kılmayın, hududu da aşmayın, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.(maide 87)
          ayetinde ki sevilmeyenlerden olmasına sebep olur.

          Selam ve muhabbetle

          • Tuğrul diyor ki:

            hocam çok kasılmışsın, boşa yorulmuşsun.

            yazını tam dikkatli okuyamadım, ama ahirde hüküm-fetva vermemekten bahsedip, hemen akabinde hakkımda verdiğin ince ve zarif fetvanı reddettim. bilgine..

            (dipnot: lütfen cevap verme)

    • Süleyman diyor ki:

      Yani hanımefendi çok az bilgi ile Nasıl yardım edelim? Şimdi sizin sevdiğiniz kişiyi aileniz kabul etmedi mi? Kabul etmediyse ne sebeple etmediler? Size ne söylediler tam? Öbür yandan evlenmenizi istedikleri kişi ile sizi neden evlendirmek istiyorlar? Sizin o kişide sevemediğiniz şey ne? Öbür kişide sevdiğiniz şey ne?

    • Yasir diyor ki:

      Derya Hanım Nişanlınızla öncesinde baş başa görüşmediniz mi? Orada izah edebilirdiniz. Aklı başında bir erkeğin kendisini istemeyen biri ile evilik yapacağına inanmam. Önce Anne babanızla bu işi çözmek gerekir. Olmazsa İkinci adım yakın akrabadan sizi anlayacak kişileri devreye sokmak olmalı. Eğer yine çözülmezse nişanlınıza onu istemediğinizi izah edip nişanın onun tarafından bozulmasını sağlamak gerekir. Nişan bozulduğunda ikinci erkeğin sizin için uygun olup olmadığını daha iyi düşünebilirsiniz. Şu an onu bir kurtuluş olarak görüyor olabilirsiniz. Eğer nişanlınız inat edip nişanı hala bozmazsa siz de başkasına kaçmak niyetindeyseniz zaten birbirinize uygun değilsinizdir. Kaçmak ise son çare olmalı. Çünkü ailenizin de nişanlınız tarafınında onuru zedelenir. Her iki tarafında onurunu zedelemeden bu işi halletmeniz lazım. Son çareyi denemeden önce ikinci çocuğun dini yaşantısına dürüstlüğüne edebine, sorumluluk taşıyabileceğine iyi bakın.

    • adem diyor ki:

      bunu erkeğe açık açık söyle. o eğer adamsa çekilmesini bilir. onun da hayatını yakma. vebal altında kalma. sevdiğin adamla dahi Allah mutluluğu yaşatmaz yoksa.

  34. Dilek Ç diyor ki:

    Merhabalar, o kadar dar ve zor günlerden geçiyorum ki. Bu siteyi görünce bana akıl verebilecek insanlar olduğunu düşündüm. Üniversite 2. Sınıfa geçtim ve bir arkadaşım var. Uzun süreli tanışmamız var ve ailem ile tanıştırmak istiyorum. Aileme karşı dürüst olmak adına onlardan hiçbir şeyimi gizlemedim. Ve bu zamana kadar üniversitedeki bölümüme kadar her şeyimi belirlemelerinde onların tavsiyelerini aldım dinledim. Arkadaşım benden 3 yaş büyük fakat ben 4 o ise 2 yıllık üniversite bitirdi. Ailem ilk olarak üniversite ikinci olarak ise kürt oluşunu sebep göstererek izin vermiyor. Haklarında bildikleri tek şey bu. Ve bir ayrıca neden ailesinin bu zamana kadar 3 4 şehir değiştirmiş olması. İş sebebiyle olduğunu belirtsem de kesinlikle kabul etmiyorlar. Tanışmalarını ön yargılı davranmamaları gerektiğini söylüyorum. Fakat beni evlatlıktan silmek ile. asla beni bir daha saymamak ile tehdit ediyorlar. Aslında bilmiyorlar ki benim için esas önemli olan onların gönül rızası. Verdikleri emekleri boşa saymak istemiyorum fakat sevdiğim insana bir tek şans verilmeden kabaca yaptıkları yorumlar ile beni öldüreceksin hasta olucam demelerini asla anlayamıyorum. Onların gönül rızasını almak için ne yapabilirim. Okuduğunuz için teşekkürler

    • Süleyman diyor ki:

      Yasir Bey

      Daha dün demiştim işte bir örnek. Dahasını okumak istiyorsanız:
      http://www.cocukaile.net/evliligi-aile-istemediginde/#comment-89315

      Kız erkeği, erkek kızı beğenmese bir süre otursalar gene gönül düşebilir. Bu kaçınılmaz. En isabetlisi görücü usulü. Çünkü bu tablolar 1 değil 2 değil

      Şimdi Dilek Ç. Hanım

      Öncelikle inat ediyorsanız ve bu meseleden dolayı aile ile cedelleşiyorsanız bunu bırakın. Annenize de babanıza da onların her sözünü dinlemeye hazır olduğunuzu ve onlara hürmet ettiğinizi hissettirin. Daha sonra bir büyüğünüzle beraber bu konuyu onlara açın. Özellikle anne üzerinde etkisi olan bir büyüğünüzle çünkü Anneyi ikna etmek daha zordur. Ama eğer bu da başarısız olursa gönlünüzden silmeye hazır olun o kişiyi. Evlenilecek hayırlı ve size uygun binlerce kişi vardır. Allah’a tevekkül edin pişman olmazsınız.

  35. Gülay diyor ki:

    Slm alkm ilkbaşta ben kızı tanıdığımda cok uygun görmüştüm kızı ama boşuna sevindim kısa zaman sonra aileyle tanıştım aileyi beğenmediğim yine oğlum istedi diye devam. ve 3 ay sonra bir sorun yaşadım. kız bana ailesi ayrı olduğu icin istemekte babada bulunmasını istedi. bana 1 hafta önce annesini ikna ederim diye “konuş annemle” dedi ama anne inaat edip beni kandırdı. bende kız icin annesini ikna ederim ve defalarca seni ikna etmek değil kızımız icin atıldım.

    iyi düşün evinde olmasa eski eşinle evinde istemezsen başka yer tutarım orda gelir isteriz dedik annesi terbiyesizleşti ve bizim evimize geldi, kızı istemeden 4 gün önce gelip bana yüklendi ve bende kötü birşey yapmadım kızımız istedi diye yaptım sonra annesi beni suclarken gelin adayı da ben ne haklı annesini mecbur tutarmışım diyince iş değeşti.

    eşim hemen istemiye gelcezmi gelmicezmi diye söyledi kızarak annesine ve tabi korktu istemeye gelinmicek diye hemen yok gelin ama yüzük takılmıcak diye söyledi ve bizde salak olduğumuz icin oğlan istiyor diye zorla gitdik istedik. ben o sıra bu ailede terbiye edep yok dedim sucladım oğulumuda. bundan sonra kaynar su dökülmüş oldu onlara ve artık cok şükür sökülmeye başladı gün gidikce ailenin itici hareketlerini görür oldum ama oğulum görmüyor sürekli dönek ne dedikleri yaptıkları sudan cıkmış tauva döndiler.
    en sonunda oğlan artık görür diye beklemekteyim rabbim duamı kabul eder inşallah,kızın annesi alışverişe gidilcek bu sırada fol yok yumurta yok ne nişan belli ne tarih ona rağmen oğulum ila alışveriş olsun diye istedi diye söylenemiyoruz derken büyük kızı ile sürekli gelin kızımızı da sürekli baskı altında sokup ona azını alışverişte söz hakkı yok sırf susuyor.

    Bende oğlana otelde oğulum bu aile yaramaz kızad a güvenim yok bana aldırdırıyor bir nişan günü bile belli değil ona rağmen sürekli şekil fikir değeştiriyorlar neye bezdirmeye calışıyorlar anlıyamadım yok siz bakın damatlığı alın parasını veririm yok yüzüklerin parasını onlarla anlaşmamışım öfemezmiş phalı ise velan sataşıyor ben susuyorum oğulum yüzünden düşman eksik değil sataşmalarına devam derken herşeyi aldık oğlumun yüzünden.

    Artık gün gectikce karektersizlik şekilde laflar soktular bana büyük kızı bana beni cüzmiş benim ne olduğum beliymiş annesini ezdirmezmiş annesi oğuluma cepi o kadarmı delikmiş bir kahve makinası veyahut da bir gül bile almamış Sevgiler gününde kızının kıymeti bu kadarmıymış yazıklar olsunmuş alsada şimdiden sonra kıymeti kalmamış.
    bir insan bu kadar mı ac olur damatlığı sırf alırmış ben mecburmuşum her şeyi alıp yapmaya diye annesi midemi bulandırdı terbiyesiz baştan belli bunların ahlakı belliydi ve hucuma girdiler bende artık patladım tam üstüne basdılar bu aileye 5 para etmez.
    bizi miloner sanmışlar oğlum kendini öyle göstermiş ve ayağımı anında cektim sırtımı döndüm işi bitirdim bu aile asla yaramaz Aldıkca doymayı bilmediler bir kuruş vermicek hepsini bize yıdırmak istedi albukisi hrşeyin iyisinden yapmak icin cırpındım ortada hiçbirşey yokken alışverişin hepsini yaptırdılar bende artık korumaya aldım ailemi bu şekilde hakaret etilerre rağmen oğlum anlamadı ve aldıklarımızın üstüne kondular aldıklarımı evine götürüp vermiyor üstelik oğulum onlara izin verdiki bana böyle hakaret etiler ve artık bende Allahın iziniyle bir daha o aileyle işim olmaz oğulum dedim birde yetmiyormuş annesinin ablasının hakareti kız 1 hafasına kalmadı kızın pisliği cıktı ortaya.

    kendince beni korkutacak herhaldeki neymiş ben onlarla mesafeli duracakmışım ve benimle şimdi ve ilerisinle hiç beraber olmucakmış annesinden özürdileyecekmişim yoksa düğün olmıcakmış benimle beraberliği koparmış bulundular cok şükür akılsızlar düğünü yaptırmaya bekliyemediler huylarını edeplerini göstermeye😅👻iyce şurundan kactı oğulumada dedim bu iş bitti bitirdiler benden bu kadar gerisi de yok o kız gelin olarak olmaz artık bu olaylar irenc cingenelik oldu. oğlum da halen devam ediyor bu aileyle ne yapsam artık rabbimden ümit kesilmez 👍

  36. Abdullah Bir diyor ki:

    Sayın Hatun Kişi’ye ve Sitenin Tüm Yorumcuları’na

    Bu platforma “Abdullah Bir’in” yaptığı ANALİZ’lere ve TESPİT’lere, ortaya koyduğu TEZ’lere, savunduğu DÜŞÜNCE lere DEĞİL; konulara dair yazdığı yazılar-yorumlar üzerinden ŞAHSI’na yapılan ELEŞTİRİ, örtülü HAKARET ve SUÇLAMALAR’a mümkün olduğunca saygı sınırları içerisinde kalmaya çalışarak, dilimiz döndüğünce, vaktimiz yettiğince, ilmimiz ve editoryal yapı izin verdiği ölçüde; ama hak edene de hak ettiği şekliyle ve anlayacağı dilden cevap vermeye çalıştık, bundan sonra da aynı şekilde devam etmeye niyetliyiz insaallah.

    Bu niyetle;

    ” kendinizi astiniz ”

    “BİR GÜNÜ DİĞERİ İLE AYNI OLAN (yeni bir şey öğrenmeyen, bildiklerini öğretmeyen, söylemeyen, kendini geliştirmeyen, yenilemeyen vb ) MÜSLÜMAN ZARARDADIR” hadisinin gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz. Sizin ifadeleriniz den ve mağdurlardan aldığımız dualardan da bu konuda başarılı olduğumuzu görüyoruz. ELHAMDULILLAH…

    ” harcaniyorsunuz buralarda ”

    İyi niyetli, ama önünü gör(e)meyen mağdur ve mazlum bir Müslüman’ın derdine çare olmayı, uçuruma giden bir Kulun önüne çıkıp uçurumdan düşmesine engel olmanın getireceği manevi kazancı (aldığımız hayr dualarını) dünyanın tüm alkışlarına ve altınlarına değişmem.

    Bu nedenle burada harcandığıma değil, aksine tecrübelerimi, sahip olduğum ilmi paylaşarak, çok karlı bir ticaret ve hayırlı bir iş yaptığıma inanıyorum.

    Sonuç,

    Bu nedenle sizden ve diğer yorumculardan ricam Allah rızası için benim tespit ve analizlerime anti tez veya cevap kisveli yazdığınız yazılarda benim enerjımı, zamanımı ve sabrımı zorlayan, “laf olsun torba dolsun” türünde şahsımı tahrik ve taciz eden sataşma ve ifadeler kullanmayın ki ben de burada derdine derman arayan, yardıma ihtiyacı olan insanlara (kadın, erkek) sunacağım çözüm öneirileri için daha fazla zaman ve enerjı aktarabileyim.

    Selam ve Dua ile

    • Hatun kişi diyor ki:

      Değerli vaktinizi alarak cevap yazmak zorunda bıraktım sizi özür dilerimm.

      ”yazdığı yazılar-yorumlar üzerinden ŞAHSI’na yapılan ELEŞTİRİ, örtülü HAKARET ve SUÇLAMALAR’a mümkün olduğunca saygı sınırları içerisinde ilmimiz ve editoryal yapı izin verdiği ölçüde; ama hak edene de hak ettiği şekliyle ve anlayacağı dilden cevap vermeye çalıştık.”

      Size yazdığım senaryo yazıyorsunuz lafını alındınız kızdınız Eleştiri, hakaret, suçlama olarak kabul ettiniz ya sızın hiç tanımadığınız bilmediğiniz bir bayan hakkında sadece İletişim Sosyolojisi (yan odada iletişim üzerine doktorası olan akademisyen ama iki kişiyle iletişim kuramayan insanlar biliyoruz diploma = iletişim= adalet değil sizinde çok iyi bildiğiniz gibi üstadım) alanında uzman kimliğinizle irdeleyip yaftaladınız sizin içiniz rahatsa zanda bulunduysam diye vicdanınız sızlamıyorsa sorun yok üstadımm… bu fakirin ne haddine ki size veya bir başkasını eleştirmek sadece bakış açımı ve düşüncemi yazarım musadenizle …

      Bela dile bağlıdır derler… Bazen hayatta yaşadığım bir cok sıkıntının çok değerli Annemin dik kesin yargılı ve biraz buyuk konuşmalarından olduğu duygusu aklıma kalbime düşüyor ve o üslupta konuşanı görüp duyduğumda da üzülüyorum biraz o üslubu o duyguyu hissettiğimden yorum yazdım. yoksa amacım muhalefet olmak ve gereksiz yorum yapmak değil üstadım.

      ”benim tespit ve analizlerime anti tez veya cevap kisveli yazdığınız yazılarda benim enerjımı, zamanımı ve sabrımı zorlayan, “laf olsun torba dolsun” türünde şahsımı tahrik ve taciz eden sataşma ve ifadeler kullanmayın.” bu yaştan sonra tahrik taciz sataşan da oldum önemli değil insan yaşadıkça neler oluyor neler.

  37. gulpembe diyor ki:

    cengiz bey,
    madem ailen kizi istemiyor,yalanla hicbir is olmaz,bundan hemen haberdar edecektin karsi tarafi.”iliskimiz yipranmasin,uzulmesin diye kiz arkdasima bunu anlatmadim” gibi tutarsiz savunmalara bosuna girme kardes.kizi oyaladin,gezdin tozdun bu arada “hersey yolunda merak etme canim” dedin.gercekleri soylediginizde hanfendi ne derse memnun olurdu zati alileriniz?”tamam sorun cikmasin,nikaha gerek yok,biraz daha oyala beni nasil olsa evlenip ayrildim mustehakim” mi?artik sizi hakli olarak hayatinda istemezse hanfendiyi rahat birakin, yoluna baksin,namuslu karakterli bir insanla yolunu birlestirdiginde sakin rahatsizlik vermeyin, gozunde yeterince kuculmussunuz zaten…

  38. ceylan diyor ki:

    Cengiz Bey, evlenmek için sakın acele etmeyin, oldu bittiye getirmeye çalışırsa nişanlınızdan zaman isteyin. Asıl karakteri bundan sonra ortaya çıkacaktır… Siz de duruma göre davranırsınız.
    Ailenizi kesinlikle karşınıza almayın.inadın gözü de, aşkın gözü gibi kördür.

  39. Zeynep diyor ki:

    Türk Kürt evliligi hakkinda ne düsünüyorsunuz ?
    Ben dogma büyüme Almanyaliyim,görüstügüm kiside Türkiyede dogmus ama Almanyada büyümüs.Ve Sanliurfali.
    Ön yargilarindan dolayi ,Bir sene sonra ailem onlarla tanismayi kabul etti.Annem sürekli Kültür farkindan bahsediyor.Kültürlerimizin catistigini söylüyor.Dini konuda yalniz cok sükür uyusuyoruz.
    Sizlere sorum,nedir bu Kültür farki? Bu farki kapatmamiz mümkün müdür? Ileride büyük sorunlar yasar miyim sizce?

    • U-mutlu diyor ki:

      Sayin Zeynep
      Zaten gorustugunuz kisi Almanya da buyumus,kulturlerinizin uyusmasi gerekir,beyfendi oranin kulturu ile buyumus,benim anladigim kadariyla anneniz dogulu oldugu icin istemiyor.En onemli konuda dininiz bir.eger gercekten dininin geregini yapiyorsa Allah korkusu varsa sorun olmaz diye dusunuyorum.Farkli ulkenin vatandaslari bile evleniyorlar onemli olan kafayapisi turk kurt degil mesele.ben de doguluyum esimde.ama kaynim gorucu usulu ile batili biri ile tanisti kisa bir surede evlilik karari aldilar eltimin ailesi de pek istememis ama kabul etmisler.3 yillik evliler 2.cocuk yolda cok sukur mutlular Rabbim daim etsin..
      Siz de annenizle konusun eger gercekten size guven veriyorsa ve gercekten seviyorsaniz..Allah hakkinizda en hayirlisini versin..

    • U-mutlu diyor ki:

      Bunu eklemeyi unutmusum:) evlilikte kulturel farkliliklar olabilir, idare edilebilecek uyum saglanabilir bisekilde ama ayni fikirde olmak veya fikir ayriligi varsa bile buna saygi gostermek, oldugu gibi kabul etmek daha onemli ..fikir ayriliklarini catismaya donusturmemek gerekir.Usak li bi arkadasim eşi Ş.Urfa li .kulturleri farkli gorusleri de.ama onlarin sorunu bunlar degil..Evliliklerinde mutlu olmamalarina ragmen devam ettirebiliyorlar.gerksiz yere uzattim sanirim.demek istedigim Arada sevgi varsa gerisi tefeeruattir….

  40. ANIL diyor ki:

    Kardeşimizin yazdığı ifadeleri aslında “KADINLARIN BOŞANMA SÜRECİ ve SONRASINDA YAŞADIKLARI” başlığı ile kendi başına bir yazı konusu.

    Anıl Kardeşimizin anlayışına sığınarak konunun daha iyi anlaşılması için kardeşimizin ifadelerinden bazılarını maddeleştirelim.

    1-“Kadınlar boşanırken agızlarından çıkan sözler, kocalarıyla bu aşamada yaptıkları kavgalar, attıkları İFTİRALAR” ilk zamanlarda kendilerini iyi hissetmelerine neden olsa da orta ve uzun vade de kadınların aleyhine olmaktadır.

    2-Kadınların boşanma sürecinde çocuklarına, eski kocasına ve çevresine yaşattığı zorluklar boşanma gerçekleştikten sonra “yol, su, elektrık faturası” olarak kendisine dönecektir. Ve bu fatura her zaman tahmin edilenden çok fazla olur.

    3- Hırsız misali evden ayrılırken kocadan habersiz alınan eşya, mal ve ziynet eşyalarının tamamı haram ve bereketsiz olacağı için kısa sürede bitecek; bu nedenle de boşanan kadın kısa süre sonra maddi sıkıntılar yaşamaya başlayacaktır.

    4- Bu süreçte ilk soku atlatan koca kısa sürede kendisini toplayacak ve başka bir kadın ile yeni bir hayat ve aile kuracaktır. Bunu öğrenen eski eşin kısaknçlığı ve pişmanlığı daha da artacaktır. Bu durum eşki eşin çocuklarına ve çevresine karşı daha fazla agresifleşmesine sebep olacaktır.

    5- Eski kocasının yeni bir kadın ile yeni bir evlilik yaptığını öğrenen kadın eski kocanını kıskandırmak ve çevresine “ben de yeni bir koca bulur ve evlenir mutlu olurum” mesajı vermek için alelacele başka bir adam ile evlenir. Ama bu evlilik çogu zaman kadın için bekleneni vermez. Çünkü kadınların ilk kocalarından ayrıldıktan sonra başka bir erkek ile yaptıkları 2. evilikler sakin kafayla, iyi niyetli, mantık ve akıl ile değilde “kin, nefret ve eski kocayı kıskandırma amaçlı” yapıldığından dolayı kadın için sonuç çok kötü, hatta bir felaket olur.

    Son sözü Anıl kardeşimize bırakalım.

    “AH” İLE GİDEN KADIN’ın ELİNE SADECE KOCA BİR “VAH” KALIR.

  41. ANIL diyor ki:

    türkiyede boşanma davası açan kadılar 100/75 hemde çocuk olmasına rağmen niye acaba..
    erkek boşanma davası 100/25 niye acaba …
    mahkeme istatikleri genelde kadınların boşama davası açtığını belirlemiş ve savunmaları bile hazır dilekçe olarak yazılmış

  42. ANIL diyor ki:

    evlilikte söz hakkkı anne babaya varilmisse o evlilik ilerde mutlaka biter.aile evli çiftlerin arasına girerek eşleri biribirlerine DÜŞMAN ediyor kız tarafı bunu daha çok yapıyor.eşler biribirleri ile değil eş aileri ile EVLİLİK yapıyor.birde eş ailerinde MADDİ beklenti varsa hemen ayırma yoluna giriyorlar.boşanmada İLK zaman erkek darbe görsede ileriki zamanda KADIN en büyük darbeyi önce ailesi uğruna bitirdiği evliliği.daha sonra maddi manevi zarar görerek ödüyor.erkek se kendine yeni hayat kurarak ilk evlilğinden olan çocugunu bile unutmak zorunda kalıyor buda ilk eşin kıskanç ve dengesiz taraflarıyla meydana geliyor.EŞLER KENDİ AİLERİ İLE EVLİLİKLERİNİ BİTİRİYORSA İLERDE EN BÜYÜK PİŞMANLIĞI ONLAR YAŞIYOR..

  43. celil diyor ki:

    merhaba;
    ben evlenmiş birisiyle evlendım,istanbulda oturuyordum ozaman ama çok zor oldu evin tek çocuyum ama hiç tek çoçuk gibi buyumedım hıc kımse akrabalar aılem kımse ıstemedı ama evlendık zorda olsa babam 10 mılyar verdı gerısını dugun masrafını bana bırakdı ve ben ıstanbuldaydım ısım yokdu yenı mezundum ıs buldular bursaya gıttım 10 ay sonra esım muhendıslıyı kazandı istanbula gıttık gerı ben dedım esıme yapamazsın aılemle cunku aılem kendı dusunuyorlardı ama esımın aılesı hep destek cıkmısdır maddı manevı,ben yaparım dedı ve tasındık ıstanbula aynı eve o okuyacakdı ama para lazımdı ıs buldum vardıye 2 sene sonra okulu bıtmeye yakın ben ayrılmak ıstıyorum dıye ayrı eve tasınmak zorunda kaldım sebeb annemle babamla anlaşmadıkları ıçın hergun kavga cıkıyordu aramızda artık ya ben ya aılen durumuna geldık sesımı cıkarmadım ayrı eve cıkdık iş bulduk eşıme yok yemek sektoru zor dıye cıkdı aradan zaman gecdı o sıralarda tartısdık benım burda kımsem yok ıs yok senın ısın vardıye 12 saaat ayda 1 gun taatıl benım 2 haftada bır tatıl sımdı de dıyor bursa tasınalım sanada ıs buluruz banada iş buluruz dıye ben kabul etmeyınce kavga cıkıyor 2,3 kerem evı terkeddım cekeıp gıttı sonradan hatasını anlayıp gelmısdı ama sımdıde benım cok zorluyor ne yapacagımı bılemıyorum bı cozum eden var mı arkadaşlar

  44. Cengiiz diyor ki:

    Merhabalar ;
    Şuan bulundugum durumda hayatim boyunca böyle zorlukla karşılaşmadım , ya kafayı yiyecegim yada ölecek miş gibi hissediyorum kendimi … Sevdigim evlenmek istiyorum dedigim kiz daha once evlenim ayrildigini anlattip onlari tanistirdiktan sonra hayat resmen zindan oldu .. Ailem babam hastalandi kalp rahatsizligi annem sözleriyle beni mahfetti hayatim boyunca onlari cignemedim agizlarinin icine baktim her kararimda ama onlar hislerime duygularima dusunmeden ayrilcaksin dediler ben ne ailemden nede sevdigim kizdan vazgecmek istemiyorum ve sevdigim kizin bu iliskiyi sorun ettiklerinden haberi yok uzulmemesi ilisikimizin yipranmamasi icin ona soylemedeim … Ne yapacagimi bilmiyorum kafayi yemek uzereyim

    • Meryem diyor ki:

      Cengiz bey
      Inanin bir şey anlamadim. Şimdi kim evlenip ayrıldı siz mi sevdiğiniz kız mi ? Eger sizseniz kızın ailesi mi istemiyor yada eğer kız ise sizin aileniz mi istemiyor ? Her iki ihtimali düşünerek söyleyeyim . Eğer sevdiğiniz kişi ise ,anne babaları da düşünmek gerek . Sonuçta onlarda siz bekar birisi olarak bekar bir bayanla evlenmenizi ( daha önce hiç evlenmemis ) isterler . Anne baba olarak kendinizi düşündüğünuzde hak vereceksiniz . Yada ayrılık sebebini makul bir şekilde aciklayacaksiniz. Örneğin benim bir akrabam evlendi 2 ay sonra boşandı ancak eşi şizofren olduğundan ve can tehlikesi olduğundan dolayı boşandı . Bu makul bir gerekçe . Ve anlaşılabilir . Lakin toplulumuzda ” evlenip boşanan insanlara “kocası ne yaptı da boşandı yada karısı ne yaptı da boşandı ” gibi önyargılar mevcut ki haklılar da . Hep aynı gerekçe “SIDDETLI GECIMSIZLIK ” neymiş arkadaş . Ne büyük bir problem içi boş bir kavram . Neyse konumuza dönersek size önem ne olursa olsun ailenizin rızasını alın gerekirse yalvarın yakarın ilk olarak babanız ikna edin babalar daha kolay ikna olur sonra babanizi da arkaniza alarak annenizi ikna edin . Bol bol fetih süresi okuyun . Birde Hz. Musa’nin Firavun’un karşısına çıkmadan önceki duayı okuyun . Nacizane selametle

      • Cengiiz diyor ki:

        Kiz arkadasim daha once evlenip ayrilmis , bu yuzden bana yakismadigini etrafta duyulursa kötü olucagini , eski kocasi tekrar arar veya rahatsiz ederse suan ki durumundan 3 kat daha fazla uzulecegimi dusunuyolar , ve eger istersen bizi silip bu yasantiya devam edebilirsin diyolar .. Ve bu benim cok agirima gidiyor cunku ben hem ailemi cok seviyorum hemde kiz arkadasimi .. Onun bu olaylardan haberi yok ona hersey gayet iyi gittigini soyluyorum oda nisan zamanini belirlemek icin baski yapiyor bunu duydukca ben 2 kat kahroluyorum cikmaz sokakta gibiym

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Cengiz Bey

          “Onun bu olaylardan haberi yok” YANILIYORSUN.
          Kız arkadaşının (senin ailenin ona bakışı dahil ) her şeyden haberi var ve bu nedenle de “nisan zamanini belirlemek icin sana baski yapiyor”

          Çünkü;

          Seni “başkasına kaptırmak” veya senin “kendisinden vazgeçme riskini” göze almak istemiyor.

          İfadelerinden anladığım kadarıyla ” iyi niyetli, temiz ve saf” bir insansın kız arkadaşın ise “hayatın çemberinden geçmiş” bazı konularda tecrübesi olan bir KADIN. Bu durum ileride senin için ciddi sorunlara sebep olur. Şimdi çok sevdiğini söylediğin o kıza yakın bir gelecekte

          “Seni tanıdığım güne lanet olsun” deme ihtimalin çok yüksek.

          Benden sana bir abi tavsiyesi.

          YOL YAKINKEN SEN BU SEVDADAN VAZGEÇ.

          • Cengiiz diyor ki:

            Dün ailemin ona düşündüklerini söledim ve aramizda büyük kavga çıktı , kendisinin kötü yollardan gelmedigini namusunla evlenip bosandigini ve 27 yasindaki bi kizin hayallerini yikildigini hic dusmedigi kadar kucuk duruma dustugunu ve ailemden nefret ettigini soyledi , ben hersey icin kahroluyorum çunkü hislerime engel olamiyorum onu seviyorum vazgecemiyorum ailemdende vazgecemiyorum , bu yasadiklarim okadar zor geliyorki ne yapcagimi bilemiyorum çünkü her iki türlü secimdede ben üzülücem arada kalicak tek kişi benim …

          • kadriye öztürk diyor ki:

            bu nasıl kötü bir bakış açısı tanımadan bilmeden bir insanın hakkına giriyorsunuz hakkında kötü düşünüp birde bunu basın yoluyla ifşa ediyorsunuz üstelik boşanmış tüm kadınları feleğin çemberinden geçmiş filan diye aşağılayarak tanımlıyorsunuz belkide ilerde gayet iyi yürüyecek bir evliliği ve iyi nesillerin oluşmasını önleme peşindesiniz içinizdeki tüm küflü zehiri dışarı vurmuşşunuz tanımadaığınız insanlar hakkında bu önyargı ve kötücül bakış umarım en kısa sürede silinir içinizden sizin en yakınlarınız bile olabilir bu durumdaki bir kadın birazcık olsun Allahtan korkun

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Cengiz kardeşim’e

            “Dün ailemin ona düşündüklerini söledim ve aramizda BÜYÜK KAVGA çıktı”

            Gerçekten Allah’ın sevgili kuluymuşsun ve Allah sana merhamet etmiş ve Allah (cc) çok sevdiğini söylediğin o KADIN’ın (İfadeye dikkat kız değil KADIN) maskesini iş işten geçmeden erken düşürmüş ve O kadının gerçek yüzünü sana göstermiş. Ama sen hala gerçekleri görmemekte ısrar ediyorsun.

            “KÖTÜ YOLA (?) DÜŞMEDİĞİ, NAMUSUYLA (?)evlenip bosandigini ve 27 yasindaki bi kizin HAYALLERİNİN YIKILDIĞI hic dusmedigi kadar KÜÇÜK (?) DÜŞTÜĞÜNÜ”

            Yukarıda ki ifadeler benzer durumlar ile karşılaşan her kadının en çok kullandığı en önemli iki silahın ( Dili ve Gözyaşları) kullanmasından başka bir sey değil.

            Yöntem çok basit ve etkili bir yöntem…

            “DİLİNLE, TAVIRLARINLA ERKEĞİ TACİZ ve TAHRİK ET, bunlar ile istediğin sonucu alamazsan erkeklerin YUMUŞAK KARNI olan MERHAMET duygularına HİTAP ET, GÖZYAŞLARINI KULLAN, KENDİNE ACINDIR”

            Sevgili Cengiz Kardeşim.

            Aklını başına topla göz göre göre bu TUZAĞA DÜŞME.

            Sözde AŞIK olduğun bu KADIN ile Annenin ve babanın onayı-rızası olmayan bir evlilik yaparsan bu kadın ile mutlu olma şansın hamsinin kavak ağacına tırmanma ihtimali ile aynı.

            “hislerime engel olamiyorum onu seviyorum vazgecemiyorum”

            Hayır, YANILIYORSUN…

            Senin O kadından vazgeçememe sebebin AŞK DEĞİL, bir kadının sana vereceği şeylerin ( huzur, sıcaklık, muhabbet vb) sadece ve sadece o kadında olduğu konusunda ki YANILGINdır.

            O kadın da bulduğunu sandığın şeyler nikah defterine atacaın imza ile uçup gidecek, YOK OLACAK. Hatta daha da kötüsü evlendikten kısa bir süre sonra (maksimum 3 ay sonra) O kadının gerçek yüzünü gördüğünde kendini kandırılmış hissedeceğin ve aptal durumuna düşürüldüğünü düşüneceğin için ya bir ömür boyu hayata kahredeceksin, ya bir gün intihat edeceksin yada kızgın ve sinirli olduğun bir anda o kadının boğazını keseceksin.

            Tercih senin saf ve temiz duyguları olan Cengiz kardeşim…

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Kadriye Öztürk’e

            “bu nasıl KÖTÜ bir bakış açısı, bir insanın hakkına giriyorsunuz hakkında KÖTÜ düşünüp, boşanmış TÜM KADINLARI (!!!) feleğin çemberinden geçmiş diye AŞAĞILAYARAK (!!!),önyargı ve kötücül bakış ile içinizdeki tüm KÜFLÜ ZEHİRİ dışarı vurmuşşunuz”

            Pardon, siz bu ifadeleri yazarken karşınızda boy aynalı bir şifoniyer mi vardı?

            Not: Bknz Cengiz beyin “4 Kasım 18.18” cevabi yorumu

          • ... diyor ki:

            Sayın Abdullah Bir Bey,

            Yazdıklarımı hakkaniyetle okumanızı anlamanızı ve idrak etmenizi umuyorum.

            Benim daha önce anlatmak istediğim konuda tam bu durumlarla ilgiliydi. Arap toplumunda boşanma, birden fazla kişiyle evlenme yada boşanmış dul biriyle bekar birinin evliliği bizim toplumumuza göre kabulü kolay.

            Bizim toplumumuzda boşandığınızda hayatınız kayar ve yeni düzen kurmanız bazen kolay olsa da çoğu zaman zor olur.

            Bizim toplumumuzda evliliğe en uygun ve tek kişiyle bir ömür zaviyesinden bakılır bu yüzden evlilikler bizde uzun ömürlüdür yada uzun ömürlüydü. Boşanmış biriyle bekar birinin evliliğini ailelerin kabulü genelde zordur. Tecrübeler olabilir önyargılarda olabilir.

            Erkek ve bayan açısından da ileride sorun olup olmayacağı iki tarafın samimiyetine ve evlilikten ne beklediğine bağlıdır. Bekar olan kişi evlendiğinde daha önce boşanıp ayrılmış kişinin başına kakabilir yine aileden baskı olabilir. Birbiriyle benzer durumda olan insanların evlenmesi daha uygun olur.

            Şu noktalara özellikle dikkat çekmek istiyorum.

            1.Daha önce uzun bir bekar tanımı tarafınızdan yapıldı. Bu durumda daha önce boşanıp ayrılmış bu hanımefendi de bekar oluyor. Yapmış olduğunuz bekar kadın erkek yaş evlilik istatistiğine göre böyle bir örnek zuhur etti.Matematiksel mi olaya bakmak gerekiyor toplumsal mı ailesel mi yoksa kader noktasından mı?

            2. Bu durumun tam tersi olsaydı tavrınız ne olurdu? Hanımefendi bekar olsaydı beyefendi boşanıp ayrılmış biri olsaydı evlenmek isteselerdi aile karşı çıksaydı aynı yorumlar yazılır mıydı? Yoksa dinen bir engel olmadığını ama toplumsal gerçekleri göz önüne aldığımız için şirk mi koşuyor olacaktık?

            3.Tanımadığınız bir hanımefendi ve beyefendi hakkında sadece tek taraflı ifadelere göre yargılamanız analiz yapmanız ve tek tarafa ceza kesmeniz insani midir?

            4. Cengiz Beyin kız arkadaşım diye bir üslup kullanması. Belirli bir zaman geçirerek oluşan bayan ve erkek arkadaşlığı hissiyatı ve alışkanlığının getirdiği sonuçlar.

            5. Bayanın bu süreçte nişan olmasını isterken karşı tarafın ailesinin kararını hanımefendiye dürüstçe söylememesi sürüncemede bırakması.

            6. Hanımefendinin gerçeği öğrendiğinde verdiği tepkiler.

            Sonuç

            Erkek yada bayan toplumsal ve ailesel kabulleri dikkate alsınlar. Kendilerine benzer durumdaki kişilerle evlilik görüşmesi yapsınlar. Kimseyi sürüncemede bırakmasınlar. Duygusal kadar akıl penceresinden de evliliğe baksınlar. Her boşanan kişi potansiyel kötü ahlaksız değildir evlilikle ilgili tecrübe sahibidir.Bu konuda cinsiyet ayrımı yapılıyor mu yapılmıyor mu? Biranda oluşan hissiyatlar sevgi midir? Eğer sevgi ise hemen ardından büyük nefrete dönüşür mu? İnsanlar vazgeçilmez biricik değildir. Eminim bu yaşanılan durumlar çabuk unutulur bayanın güvensizliği bir kat daha artar erkek tarafı ise kendisi karşı cins hissiyatında tecrübe sahibi olsada hiç birşey olmamış gibi hiçbir erkekle hissiyatını paylaşmamış bir kızla evlenir. Allah iki tarafa da haklarında en hayırlı olanı kolay olanı uygun olanı nasip etsin. Bizlere de hakkaniyetli davranmayı nasip etsin.

          • hatun kisi diyor ki:

            Sayın ….diyor ki kardeşim adaletle bakan yuregine saglik.

            Asaletten eşitlikten bahseden çok olur ama uygulayıp hal diline döken azdır görüldüğü gibi.

            Sayin cengiz by;
            Size kilmaniz soylenen sukur namazini, o KİZ olmayan size turlu tuzak kurup kendini size yamamaya çalışan gururu şerefi haysiyeti olmayan DUL bayanda kilsin hatta o dört rekat kilmali bence…
            Ne istediğini ne bekledigini ne aradigini nebuldugunu bilmeyen biriyle yollarını ayırdığı için.
            Nasıl bir yola çıktının farkında olmadan sorumluluğunda olmadan kendi verdiği kararlarin arkasında bile olmayan biten ilişkinin arkasından ileri geri konusabilecek kapasitede bir erkek ile yollarını ayırdığı için.
            Durustce sevdim olmadi bitti diyebilmeli bir durust erkek.

            Abdullah bir by (iyi niyetle demek istiyorum) biraz art niyetli o KİZ olmayan felegin cemberinden gecmis DUL bayan hakkında senaryo yazmış ama sizzz Hayır o kadar oldugunu sanmiyorum diyerek biten iliskinizi savunan erdemli bir davranışta bile bulunmuyorsunuz.

            Tek umit ettigim ve taktir ettigim sey olarak o KİZ olmayan DUL bayandan başka konuda nasiplenmek için yaklasmamissiniz insallahh.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Sayın … ‘ya

            “Arap toplumunda boşanma, birden fazla kişiyle evlenme yada boşanmış dul biriyle bekar birinin evliliği bizim toplumumuza göre kabulü kolay”

            KABULİ DAHA KOLAY ÇÜNKÜ ARAPLAR BU KONUDA ALLAH’ın MÜSLÜMAN KULLARINA HELAL KILDIĞINI ÖRF,ADET ve GELENEKSEL SEBEPLERİ ÖNE SÜREREK “HARAM” KILMIYORLAR.

            “Bizim toplumumuzda boşandığınız da hayatınız kayar”

            KESİNLİKLE DOĞRU… ÇÜNKÜ GELİRİ SINIRLI BİR ERKEKSENİZ BOŞANDIĞINIZ FEMİNAZİYE BİR ÖMÜR BOYU ÖDEYECEĞİNİZ HARAÇ (Nafaka) YÜZÜNDEN YENİDEN BİR YUVA KURMA İHTİMALİNİZ NEREDEYSE SIFIR.

            “Bizim toplumumuzda evliliğe en uygun ve tek kişiyle BİR ÖMÜR zaviyesinden bakılır bu yüzden evlilikler bizde UZUN ÖMÜRLÜ’dür”

            TEK KİŞİ İLE EVLİLİK’den KASTETTİĞİNİZ SEY “RESMİ NİKAH” İLE EVLİLİK İSE BU DOĞRU. ÇÜNKÜ GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ GÜNÜMÜZDE DE TMK (Türk Medeni Kanunu) HALEN BİRDEN FAZLA KADIN İLE RESMİ NİKAHA İZİN VERMİYOR. BU NEDENLE ERKEKLERİN BİRÇOĞU İÇİN MECBURİYETTEN DOLAYI “DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN” MİSALİ KAĞIT ÜZERİNDE DE OLSA DEVAM EDEN EVLİLİKLER HALEN BİR ÖMÜRLÜK, NASIL OLSA AYNI YASALARA GÖRE ZİNA SUÇ DEĞİL…

            “Boşanmış biriyle bekar birinin evliliğini ailelerin kabulü genelde zordur. Tecrübeler olabilir ön yargılarda olabilir”

            TESPİT DOĞRU, AMA AİLELERİN ve ÇEVRENİN ERKEĞE BU KONUDA YAPTIĞI MAHALLE BASKISI KESİNLİKLE YANLIŞ, İSLAMİ ve ADİL DEĞİL..

            “Birbiriyle benzer durumda olan insanların evlenmesi daha UYGUN OLUR”

            BELKİ FARKINDA DEĞİLSİNİZ AMA SİZDE “DOĞRU YOLU BİLEN AMA DOĞRU YOLDA İLERLEMEYEN” TOPLUMUN İSLAM İLE ÇATIŞAN KURALLARINA BOYUN EĞMEYEN MÜSLÜMAN İNSANLARA BASKI UYGULAYAN, GEREKTİĞİNDE BU TÜR İNSANLARI AFOROZ EDEN MAHALLELİLERİN SAFINDA YERİNİZİ ALMIŞSINIZ.İÇİNDE YAŞADIĞINIZ TOPLUMUN BU KONUDA Kİ “YANLIŞ İNANCI” SİZİNDE BİLİNÇALTINIZA YERLEŞMİŞ ve VAHİY İSLAM’ın DEĞİL TOPLUMUN ÖRFLERİ, ADETLERİ, ,GELENEKLERİ (Geleneksel İslam’ın) “OLMAZSA OLMAZ KURAL” HALİNİ ALMIŞ.

            “…bu hanımefendi de bekar oluyor”

            BEN BU BAYANI DAHA ÖNCE “EVLENİP BOŞANDIĞI” İÇİN AYIPLAMADIM, KÜÇÜMSEMEDİM, YARGILAMADIM. BENİM YAPTIĞIM ŞEY CENGİZ KARDEŞİMİZİ BU BAYANIN AMACI VE İLERİDE YAPABİLECEĞİ ŞEYLERE KARŞI UYARMAKTI. NİTEKİM BU KONUDA HAKLI ÇIKTIĞIMI CENGİZ KARDEŞİMİZ DE TEĞİT ETTİ ve GÖREMEDİĞİ GERÇEKLERİ KENDİSİNE GÖSTERDİĞİMİZ VE GÖZÜNÜ AÇTIĞIMIZ İÇİN BİZE TEŞEKKÜR ETTİ.

            “Bu durumun tam tersi olsaydı, (kızın) aile(si) karşı çıksaydı aynı yorumlar yazılır mıydı?”

            BEN MÜLECCİM veya FALCI DEĞİLİM, BU NEDENLE HAKKINDA ELİMDE VERİ, BİLGİ OLMAYAN KİŞİ veya OLAYLARA DAİR YORUM YAPAMAM, HÜKÜM VEREMEM, SADECE KANAATİMİ BİLDİRİRİM. NİTEKİM BU OLAYDA DA CENGİZ KARDEŞİMİZİN BİZE VERDİĞİ BİLGİ ve DONELER İLE YAPTIĞIMIZ TEK ŞEY ELDEKİ VERİLER İLE “ANALİZ” YAPARAK BİR SONUCA ULAŞMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL.

            “Tanımadığınız bir hanımefendi ve beyefendi hakkında sadece tek taraflı ifadelere göre yargılamanız analiz yapmanız ve tek tarafa ceza kesmeniz insani midir?”

            “İNSANLARI TANIMAK” İÇİN ONLARI GÖRMEK, ONLAR İLE KONUŞMAK SIRADAN İNSANLAR İÇİN GEREKLİ ve MECBURİ OLABİLİR. AMA BENİM İŞİM ve UZMANLIK ALANIM “İLETİŞİM SOSYOLOJISI” BİRİLERİNİ TANIMAK İÇİN MUTLAKA ve MUTLAKA O İNSANLARI GÖRMEM ve O İNSANLAR İLE KONUŞMAM GEREKMİYOR. KALDI Kİ BİNLERCE İNSAN 10-15 YIL AYNI YASTIĞA BAŞ KOYDUĞU EŞİNİN GERÇEK YÜZÜNÜ GÖREMEDİĞİNİ, ONU TANIYAMADIĞINI BEYAN ve İTİRAF ETMİŞTİR.

            “Cengiz Beyin kız arkadaşım diye bir üslup kullanması. Belirli bir zaman geçirerek oluşan bayan ve erkek arkadaşlığı hissiyatı ve alışkanlığının getirdiği sonuçlar,Bayanın bu süreçte nişan olmasını isterken”

            KADIN ve ERKEK ARASINDA BELLİ BİR SÜRE (6 ay, bir yıl vb) DEVAM EDEN “YAKIN veya DUYGUSAL ARKADAŞLIK” TARAFLARIN BİRBİRLERİYLE NİŞANLANMALARINI veya EVLENMELERİNİ MECBUR KILDI ve BU KONUDA BİR YASA ÇIKTI DA BİZİM HABERİMİZ Mİ YOK?

            “karşı tarafın ailesinin kararını hanımefendiye dürüstçe söylememesi sürüncemede bırakması (yanlış değil mi?)”

            HAYIR YANLIŞ DEĞİL. ÇÜNKÜ BU OLAY DA CENGİZ KARDEŞİMİZİN AMACI O BAYANI OYALAMAK, ONDAN FAYDALANMAK DEĞİL. CENGİZ KARDEŞİMİZİN AMACI DUL BİR BAYAN İLE EVLENME İSTEĞİNE AİLESİNİN VERECEĞİ “OLUMSUZ TEPKİYİ” ÖNCEDEN ÖNGÖRMESİ; BU NEDENLE DE ZAMAN İÇERİSİNDE AİLESİNİN BU KONUDA Kİ DİRENCİNİ KIRARAK, BU DUL BAYAN İLE YAPACAĞI EVLİLİĞİN “MÜMKÜN, OLABİLİR ve NORMAL OLDUĞUNU AİLESİNE KABUL ETTİRMEK” ÇABASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL.

            NEREDEN Mİ BİLİYORUM?

            (Bknz: Cengiz kardeşimizin bu konuda yaptığı ilk iki yorumda ki ifadelerin samimiyetine ve bu süreçte çektiği acıların inkar edilemeyecek kadar net ve anlaşılır sekilde kelimelere yansımasına)

            “Erkek yada bayan toplumsal ve ailesel kabulleri dikkate alsınlar. Kendilerine benzer durumdaki kişilerle evlilik görüşmesi yapsınlar”

            (SİZE KATILIYORUM. HAMAMA GİRMEK İSTEYEN DE AZ veya ÇOK TERLEYECEĞİNİ HESABA KATMALI, HATTA AŞIRI SICAKTAN DOLAYI FENALAŞMAYI, BAYILMAYI GÖZE ALMALI, TERLEMEK İSTEMİYOR BAYILMAKDAN KORKUYORSA HAMAMDAN UZAK DURMALI)

            “Kimseyi sürüncemede bırakmasınlar”

            (EVLİLİKDEN ÖNCE BİRBİRLERİNİ TANIMAK VB AMAÇLA FLÖRT’ü TERCİH EDEN TARAFLAR BİRLİKTE GEÇİRİLEN SÜREÇ SONUNDA “BİZ KESİNLİKLE EVLENECEĞİZ” BİÇİMİNDE KENDİLERİNİ ŞARTLANDIRMAMALARI; BU SÜREÇTE ANLAŞMAZLIĞIN, KAVGANIN ve AYRILIĞIN DA KARŞILAŞILACAK SONUÇLARDAN BİRİSİ OLDUĞUNU UNUTMAMALI)

            “Duygusal kadar akıl penceresinden de evliliğe baksınlar”

            DOĞRU BİR ÖNERİ KATILIYORUM
            “Her boşanan kişi potansiyel KÖTÜ ve AHLAKSIZ değildir evlilikle ilgili tecrübe sahibidir”
            BU DA DOĞRU BİR İFADE AKSİNİ SÖYLEMEK İNSANLARA ZULM ve İFTİRA ATMAK OLUR.

            “Bu konuda cinsiyet ayrımı yapılıyor mu yapılmıyor mu?”
            YAŞADIĞINIZ YER TÜRKİYE ve BİRLİKTE YAŞADIĞINIZ İNSANLAR GELENEKLERİNİ, GÖRENEKLERİNİ ALLAH’ın EMİRLERİNDEN-YASAKLARINDAN, VAHİY İSLAM’dan DAHA ÖNEMLİ ZANNEDEN, KABUL EDEN TÜRK TOPLUMU İSE CEVABIM EVET, MAALESEF BU KONUDA KADINLAR ALEYHİNE CİNSİYET AYIRIMI YAPILIYOR

            “Biranda oluşan hissiyatlar sevgi midir? Eğer sevgi ise hemen ardından büyük nefrete dönüşür mu?”

            SEBEBİ HİKMETİ NEDİR HALA ANLAMIŞ DEĞİLİM AMA TÜRK TOPLUMU OLARAK BİR İNSANI “ÇOK HIZLI, HESAPSIZ,KİTAPSIZ, LİMİTSİZ BİR ŞEKİLDE SEVİYOR, KABUL EDİYOR, AYNI HIZ ve ŞEKİLDE DÜN UĞRUNDA CANIMIZI BİLE VERMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ O KİŞİDEN SOĞUYOR, O İNSANDAN NEFRET EDİYOR, HATTA ONA DÜŞMAN OLUYORUZ. BENCE BUNUN SEBEPLERİ KONUSUNDA CİDDİ BİR ARAŞTIRMA YAPILMALI…

            Allah iki tarafa da haklarında en hayırlı olanı kolay olanı uygun olanı nasip etsin. Bizlere de hakkaniyetli davranmayı nasip etsin.

            AMİN… AMİN… AMİN…

            Selam ve Dua ile

          • ... diyor ki:

            Sayın Abdullah Bir Bey,

            Ben sizden yazdıklarımın doğruluğunu teyit etmenizi istemedim hakkaniyetle anlamanızı istedim.

            Görüyorum ki üslup incelmedikçe, tek taraflı yanlı yargılayıcı sabit cümle kelime kalıbı değişmedikçe bazen sekuler bazen tekfirci bazen yaftalayıcı düşünce yerini hakkaniyete özeleştiriye bırakmadıkça ne yazılsa anlamsız.

            Belirli vaktinizi ayırarak cevap yazmak zorunda kaldığınız ve zamanınızı çaldığım için özür dilerim.

        • Meryem diyor ki:

          Cengiz Bey
          Size bir önerim şu . Çok güvendiğiniz 3 kişi ile istişare edin . Daha sonra istihare namazı kılın . Sonuca göre hareket edin . Herşeyden önce içinizdeki ses ne diyor . Anne baba önemli tabi rızası alınmalı . Lakin siz gerçekten bu bayanla mutlu olabileceğinizi düşünüyor musunuz ? Eger bu soruya gönülden evet diyorsanız annenizi babanizi dert etmeyin torun olunca barışırsiniz :) Lakin kızın da ” ailenden nefret ediyorum ” demeye hakkı yok . Çünkü her anne baba evladının bekar ( hiç evlenmemis birisi ile ) evlenmesini ister . Ayrıca bu şekilde tavır herseyden önce size saygısızlık . Bence iyice kendinizi tartın o şekilde karar verin . Bu aşk meşk meselesi de biraz içi boş bir kavram . Zamanla hersey unutulur . Zaman en sessiz testeredir.

          • Cengiiz diyor ki:

            Sevgili abdullah abicim ;
            Bu yazdiklarini okuduktan sonra soyledirinin hepsi bir cogunu yasadim ve dogrulugunu gordum , sana bu hususta cok tesekkur ederim gozumu actigin icin Allah razi olsun , insanlar duygularinin esiri olup yanlis adimlar atabiliyor neyseki erkenden anladim , bunuda kucuk bir kavgada ve bakis acisi farkinda nekadar KOTU bir insanla bu tarz ciddi konulara girdigimi farkettim , cunku istenilen seyler olmayinca yavru kedi olan resmen panter kesildi , ne ailem kaldi ne arkadasim nede ben herkes kotu oldu iste o an anladim dogru insan olmadigini , tek kotu olayda herseyimi silen yarin oburgun neler olur kimbilir

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Sevgili Cengiz Kardeş’e

            İş işten geçmeden gerçekleri gördüğün ve hayatının geri kalanında seni ciddi sıkıntılara sokacak bir yanlıştan zamanında döndüğün için “Senin adına çok sevindim”

            Şimdi sana düşen seni bu sıkıntıdan kurtaran Allah’a hakkıyla teşekkür etmek ve hayatının bundan sonrasında da seni bu tür insanların şerrinden emin ve muafaza etmesi için kılacağın 2 rekatlık ŞÜKÜR NAMAZI sonrasında Allah’a yürekten dua etmek olmalı.

            Ayrıca samimi olduğuna inandığım Allah razı olsun duan için teşekkür ederim.

            Bu kainatın ve insanların Birilerinin ettiği dua ve Rıza üzerine durduğuna inan bir kul olarak insanların bana verebileceği en güzel hediyeye (yürekten edilmiş hayr duası) bizi layık görenlere selam olsun.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Sevgili Cengiz’e

            Ettiğin teşekkür ile azgın nefsimiz kabardığı için :-) az daha EN ÖNEMLİ şeyi sana hatırlatmayı unutacaktım.

            Sakın ve asla “yavru kedi maskeli dişi kaplanın” elinden ebediyen kurulduğunu düşünerek rahavete kapılma.
            Çünkü sen bu tür de ki (saf erkek avcısı) yaralı ve avını elinden kaçırmış AZGIN DİŞİ KAPLAN’ların neler yapabileceğini tam olarak bilmiyorsun.

            Bunlar asla pes etmezler, vazgeçmezler, başarısızlığı, yenilgiyi kabul etmezler.

            Kadınları, hayatı tanımayan senin gibi eti lezzetli ve kolay lokma olan”yavru ceylan” türünde ki (tecrübesiz,saf ve temiz) avlarını başka dişilere kaptırmak istemezler.

            Bedeli ne olursa olsun (kendi hayatlarını feda etmek pahasına da olsa) avlarını elde etmek için mücadeleye devam ederler.

            Bu nedenle senin bu azgın dişi kaplana karşı şimdiye kadar olduğundan daha fazla dikkatli ve uyanık olman lazım.

            Çünkü;

            Bu azgın dişi kaplan bir anlık öfke ve kızgınlık ile yaptığı büyük hatanın ( yüzündeki maskeyi çıkartarak gerçek yüzünü sana göstermesinin) yanlış bir davranış olduğunu fark edecek, en kısa sürede ve en uygun zamanda tekrar seni elde etmek için iş başı yapacaktır.

            Bunun için belli bir süre seni ortak arkadaşlarınız üzerinden uzaktan takibe alacak, senin duygusal ve psikolojık olarak zayıf ve savunmasız olduğun bir anda tekrar seninle iletişim kurmak ( sana saldırmak) için hamle yapacak; ilk hamlesinde olmasa bile 2. veya en geç 3. hamlesinde amacına ulaşacaktır.

            Bu nedenle o azgın dişi kaplanın (hiçbir yerde ve şekilde sebep ne olursa olsun) asla ve katta seninle iletişim (telefon, mesaj, yüz yüze, daha önce birlikte gittiğiniz ortak mekanlarda sözde tesadüfen karşılaşma vb) kurmasına izin verme, özür üstüne özürler dilese, ayaklarına dahi kapansa, kulun kölen olduğunu söylese de iletişim yollarını “kesin ve kalıcı” olarak kapat.
            Telefon numaranı değiştir. Sakın ola ne sebeple ve nerede olursa olsun o azgın dişi ile yalnız kalma. Bunu yaparsan kendi ellerinle kendi kafana sıkmış ve intihar etmiş olursun.

            Ayrıca bu azgın kaplan seni tekrar elde etmek için hap içerek veya benzer yöntemler ile İntihar etmeye kalkışsa ( bunu gerçekten yapmayacak sadece ve sadece seni buna inandırmaya çalışacaktır) bile onun olduğu yere dönüp bakma.

            Bu dediklerimi harfiyen yerine getirsen, yakın bir zamanda başka bir kız ile görüşmeye başlasan, o kız ile nişanlansan, hatta evlensen bile bu azgın dişi kaplanın senden (seni avlamaktan) vazgeçeceğini düşünme. Nişanlandığında veya evlendiğinde senin için avlanma tehlikesi ortadan kalkmadığı gibi dahada büyük hale gelmiş demektir.

            Çünkü;

            Senin nişanlandığını veya evlendiğini öğrenen veya tüm çabalarına rağmen seni avlayamayan, başka bir kız ile kuracağın birlikteliğe engel olamayan bu azgın dişi kaplan dahada hırçınlaşacak ve “nasıl olsa benim huzurum yok, seninde olmasın” mantığıyla senin nişanlın veya karın ile huzurunu kaçırmak, mutlu olmanıza engel olmak ve seni karından ayırmak için yeni ve farklı saldırılar yapacaktır.

            Bu saldırılar şiddet içerikli olmayacağı gibi tam aksine senin merhamet duygularına, erkeklik hormonlarına yapılan saldıırılar seklinde olacaktır.

            Mesela

            İlk etapta belli bir süre sonra sana başka bir kadın ile evli olmanın kendisi için önemli olmadığını, kendisinin seni çok sevdiğini, bu nedenle eskisi gibi arkadaş-sevgili kalmayı veya olmayı teklif edecek, akabinde de kadınlığını kullanarak zayıf bir anında ( eşin ile tartıştığın veya eşinin sana kadınlık yap(a)madığı bir zamanda ) ilk fırsatta seni yataga atmaya çalışacaktır.

            Sakın bu yalanlara inanma, nefsine yenik düşme ve azgın dişi kaplanların en güçlü silahı-hilesi olan bu tuzağa (dişiliklerini kullanma) düşme…

            Kazan mubarek ve Allah yardımcın olsun…

          • hatun kisi diyor ki:

            Çok sayın Abdullah bir kardeşim,

            Masallahh bu ne senaryodur böyle kendinizi astiniz harcaniyorsunuz buralarda senarist Meral Okay oldu yerini anca sizin gibi cok degerli kardeşlerimiz doldurabilir selametle…

  45. Gözde diyor ki:

    Merhabalar,
    Annem beni sevdiğime vermemekte kararli, annem çok ön yargili davraniyor hiç tanimadan olmaz diyor. Unutmami istiyor ve ben napacağimi bilmiyorum, ve babamin bundan haberi yok ve korkumuz babaminda ayni tepki vermesi olacak. Annem aramizda çok yaş farki oldugunu söyluyor halbuki bizim icin fark etmiyor. Şuan elim kolum bağli

    • isimsiz diyor ki:

      Allah yardimciniz olsun gözde hanim. Benim babamda bu zamana kadar damat adaylarini tanimama izin vermedi uygun görmedigi icin, kiz babasi biraz zor kizi icin en iyi olsun istiyor ama üzdügünün farkinda degil malesef konusup anlatirsaniz biraz biraz anliyabilir. Sizin babanizla iletisiminiz nasil?

    • Uğur Dinç diyor ki:

      Arkadaşımın ablaları için anlattıklarından yola çıkarsam annenizin derdi yaş farkı filan değil. Zaten umumen böyle şeyler bahanedir, kızı ikna etmek içindir. Zamanımızda asıl mesele çoğu zaman damad adayının maaşı ve birikmiş parasıdır.

      • Meryem diyor ki:

        Doğru zamanimizda evlilikler emlak alım satım gibi . Arada anneler nerdeyse komisyon alacak :)

      • Uğur Dinç diyor ki:

        Buna rağmen şahsan kendim kararlıyım ki kız annelerini memnun etmek için para biriktirmeyeceğim. Annemle babamın muhtemelen borçla yapacakları takı/mehir dışında zırnık banka hesabı koklatmayacağım inşâallah. Onun yerine paramı Suriyeli kardeşlerime ve kendi ihtiyaclarıma harcayacağım. Benim kazandığım paranın fazlasını paragöz kız anne babaları ve onlara uyan kızlar değil, Suriyeli muhacir kardeşlerim ve kendim hak ediyoruz. Ben evlenmeden de yaşarım, ama onlar yemek yemeden yaşayamaz.

        • Meryem diyor ki:

          Aslında ne kadar acı bir şey değil mi Uğur Bey
          Bu hale gelmemiz. Herşey maddiyata dökülmüş ve buna bağlı olarak insanlar bencilleşmis. Hiç kimsenin gorusmede güzel ahlak ,takva ,iyi bir eş , iyi bir baba ,itaatkar sâliha kadın lafizlarini sorguladiklari yok . “Evin var mı ,Araban var mı ,boyun kaç ,güzel misin ,yakışıklı mi , baş örtüsünü modern bağlıyor mu , ne mezunusunu geç hangi üniversite mezunusun vs. vs . Sonra da hakim sorar ” boşanma sebebi ne : Şiddetli gecimsizlik . Hani güzellik ,para ,maddiyat herseyi cozuyordu . Işte hazin son .

          • Uğur Dinç diyor ki:

            Meryem Hanım, dediğiniz gibi bunlar temelinde iş çözülmez, çünkü biz basit hayvanlar değiliz. Diğer taraftan bu dediklerinize bakmak bizim hayvan tarafımızdan olan bilinçaltı güdülerimizdir ve büsbütün yanlış da değildir.

            Mesela erkeklerin hepsi güzellik ister çünkü daha güzel kadın, daha sağlıklı ve doğurgan olan veya öyle görünen kadındır (fakat elbette arada sırada görüntü yanıltır, mesela nadirattan olarak alımlı bir kadında rahim hastalığı olup çocuğu olmayabilir). Kadınlar da sosyal statü ve paraya tav olur, çünkü bunlara sahib olan erkek kadınını ve onun çocuklarını daha iyi koruyup kollayacak olan veya öyle görünen erkektir, yine fakat arada sırada görüntü yanıltır ve gelecek beklenenden farklı şekillenir, mesela erkekte beklenmeyen bir hastalık çıkar veya öldürülür.

            Yalnız dikkat ediniz ki kadınlar ve erkekler bu sebebleri şuurlu olarak bilmezler. Bunlar onların bilinçaltlarına kazınmış şeylerdir. Bizler güzelliğe ve statüye tav olurlarken benim zikrettiğim altta yatan gerekçelerin farkında olmayız. Kendimize sorarsak sadece güzelliğe ve statüye tav oluruz, ama altta yatan asıl sebeb sağlık ve doğurganlık ve koruma-kollama kabiliyetidir.

            Bu arada kadınlar da statüden sonra erkeğin güzelliğine/kaslılığına bakarlar, çünkü onlara da sağlıklı nesiller isteme güdüsü verilmiştir, fakat onlar için korunma-kollanma güdüsü önceliklidir.

            Bununla beraber biz sıradan hayvanlar değiliz. Erkeksek, sağlıklı ve çok sayıda nesil üretmekten öte şeyler de bizim için mühimdir. Kadınsak korunup kollanmak ve rahat/güvenli yaşamaktan öte şeyler de bizim için mühimdir. Hatta böyle yüce şeyler bizim için hayvani güdülerimizden daha mühimdir; fakat eğer müttakîlerden isek, çocukluğu ve cehaleti aşabildiysek.

            İşte bunun için Resulullah (s.a.v.) demiş ki:

            “Kadın, dört şey için nikâh edilir: Malı, soyu, güzelliği ve di­ni. Eli toprakla dolasıca, sen dindar olanını elde etmeye bak!

            Bir veb sitesine göre bu hadis şu kaynaklardaymış: Buhârî, Nikâh, 15; Ebû Dâvûd, Nikâh, 2; İbn Mâce, Nikâh, 6.

            Galiba eş seçimi hakkındaki en kuvvetli senede bu andığım hadis sahib.

            Öte yandan, diğer bir hadis-i şerife göre Peygamberimiz tavsıye etmiş ki hayvan olan tarafımızı da tamamen ihmal etmeyelim:

            “Doğurgan ve sevecen kadınlarla evlenin; çünkü ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övüneceğim.

            Ebû Dâvûd, Nikâh, 3; İbn Mâce, Nikâh, 1.

            Spesifik olarak kadınlara ve ana babalarına matuf olarak şu hadis çok alıntılanır:

            “Allah’ın elçisi dedi ki: “Size dininden ve ahlâkından razı olduğunuz biri geldiğinde ona kızınızı nikâhlayınız. Eğer böyle yapmazsanız yeryüzünde fitne ve fesat çıkar.” Ya Rasulallah eğer onda (fakirlik) varsa?” denildi. “Size dindarlığını ve ahlâkını beğendiğiniz biri gelirse ona kızınızı nikâhlayınız.” buyurdu ve bunu üç kere tekrar etti.”

            Bu sefer Sivas Müftülüğü sitesinde olan bir dosyaya göre de bunun kaynağı şuymuş: Tirmizi, Nikah, 1005.

            Saygılarım ve selamlarımla

          • Meryem diyor ki:

            Uğur Bey
            “Saliha ,takvali ve itaatkar kadın ” doğal olarak zaten sevecen olur . Tabi ki nefsin de sevmesi lazım (hayvansal yönümuz) Ancak günümüzde boşanmaların artma sebebi nefsin isteklerinin artması mi bunu irdelemek gerek . Yani erkekler ve kadınların öncelik vermesi gereken kriterler alaşagi edildiğinde ortaya bu tarz sorunlar çıkiyor. Neyse Allah hepimizin hakkında hayırlısini versin .

          • Uğur Dinç diyor ki:

            Meryem Hanım, çok haklısınız, ama ben işin çok önemli başka noktalarına temas etmek istiyorum, bakınız “itaatkâr” kelimesini kullanmışsınız. Hakikaten kadının itaat etmediği bir aile yürüyemez, çünkü bir âmirin, bir yetkilinin, bir liderin olmadığı hiçbir topluluk toplu kalamaz, muhakkak dağılır, o yüzden her toplulukta bir yönetim hiyerarşisi vardır. Ailede eşitlik kanunlarını yapan zeki insanlar da bunu bilirler. Fakat onların amacı da zaten aileyi dağıtmaktır, çünkü Batıdaki kanun yapıcıların hemen hepsi ateist ve agnostik aile düşmanlarıdır, nikahsız beraberlik yaşayan veya mümkün olsa öyle yaşayacak olan insanlardır. Onlar aileyi devlet ve ulus gibi meşru bir topluluk olarak görmezler. Kanunları da buna göre yaparlar. Sonra da bu kanunları bize dayatırlar.

            Dolayısıyla asıl soru şudur ki itaat kelimenin arkasını nasıl dolduracağız? Yasaların (yani yürürlükteki İslam şeriatının) kadınlara kocaya itaati emrettiği bir zamanda, hem de Peygamberimizin eşleri olan annelerimiz ona itaatsizlik etmişler ve bu sebeble peygamberimizi savunan birçok âyet inmişse, yasaların kocaya itaati yasakladığı, kadın erkek eşitliğini bir ilke olarak koyduğu zamanımızda hangi kadın kocasına itaat etmekte sabredebilir? Çoğu “Müslüman” kadın bu itaate inanmıyor bile zaten, böylece imanları bile tehlikeye giriyor. Ağır cehalet içinde yaşamasalar eski ulema onları tekfir dahi ederdi. Ama itaate inananlar bile kendilerine itaatsizliği ve kocayla eşitlik talebini emreden yasaların cazibesine ne kadar direnebilirler? Bu hukuk sistemiyle itaatkâr bir kadın ne kadar mümkün? Açıkçası annelerimiz bile bu hataya düşmüşse, şu yasalar altında ben en dinibütün kadına bile güvenemem ve onun şerrinden korkarım. Çünkü Peygamberimizi eşlerinin hatasından Allah ve onun yasaları kurtarmıştı, fakat bugün yürürlükte olan yasalar beni kurtarmak bir tarafa itaatsiz bir kadını bana karşı destekleyecektir, hatta kışkırtacaktır. (Buna rağmen elbette ben de evlenmek ve mutlu olmak isterim, o ümidle ki Allah’a iman ve şükredersem Allah imkansız görünenleri mümkün kılabilir veya beni evlenmeden de mutlu yapabilir.)

            Yanlış anlaşılmasın, boşanmalardaki bütün suçu kadınlara yıkmak istemem. Birçok ailede gerçekten suçun büyüğü erkekte olabilir, ama işin arkasını bir deşerseniz görürsünüz ki bunların dahi hepsinde değil fakat birçoğunda erkeğin “çıldırması”nın altında karısının kadın-erkek eşitliğine olan inancı, yasalara güvenerek itaatsizlik ve isyan etmesi yatar.

            Velhasıl tavsıye ederim ki boşanmaların sebebi derin ahlakî ve felsefî soyutlamalarda değil, çok daha hukuki, somut ve gerçekçi olan bu sebebde, yani kadın-erkek eşitliğinde aransın. Çünkü o derin ahlâkî ve felsefî soyutlamalar gerçek hayatta ancak somut yasalar ve somut gelenekler olarak var olurlar. Bu yasalar ve gelenekler sorgulanıp yıkılmadıkça ve doğru yasalar ve geleneklerle değiştirilmedikçe bunlarla ilişkili ahlak kusurları zaten sorgulanamaz ve giderilemez.

        • adem diyor ki:

          uğur kardeş sana aynen katılıyorum. bu uğurda yalnız değilsin.

        • meryem diyor ki:

          Uğur Bey ,
          Duanın insanın kaderi bile değiştireceğini düşünüyorum. Nitekim Bakara süresi 186. ayette ” Şayet kullarım Beni senden sorarlarsa gerçekten Ben çok yakınım. Bana dua edince duacının duasını kabul ederim; O halde onlar da Benim davetime koşsunlar ve Bana layıkiyle iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler.” Yani size önerim duanıza her daim devam edin. Herşeyden önce O’nun rızasını kazanmak, imanın yarısını tamamlamak ve huzurlu bir yuvaya sahip olma ihtimali var. Denemeden bilemezsiniz. Allah utandırmasın :) Siz hele bir niyet edin sonra fiiliyata dökün :)

          • Uğur Dinç diyor ki:

            Meryem Hanım ve Adem Bey, destekleyici sözleriniz için sağ olun. Şimdi hele bir belli olsun ki tezimi bitirebilecek miyim bitiremeyecek miyim ve bitirebileceksem bitireyim, ondan sonra bakarız. İmam Ahmed b. Hanbel 40 yaşında, hayatını incelemeye çalıştığım âlim 43 yaşında evlenmişler. Gerçi o âlimin sosyal statüsü benden yüksekti, devlette bürokrattı, ama kim bilir o yaşa kadar belki benim de statüm yükselir veya statü olarak çok düşük bir hanımla evlenirim, böylece hanımlar için gereken “statü fazlası”nı sağlamış olurum. Tabii ki gönül ister ki o yaşlara kadar beklemeyeyim, yani 7 ila 10 sene daha böyle bekâr geçmesin, ama kısmet.

  46. ceylan diyor ki:

    Süleyman Bey,
    Ben kız annesi olsam, kızımın helal rızık peşinde olan biriyle evlenmesini isterim. Mesleği olmasa da, ekmeğini taştan çıkarsın isterim. İş önemli bir ölçüdür aslında. Kızımı başkasına muhtaç etmemesini, zaruri ihtiyaçlarını rahatça karşılayabilmesini isterim. Bu zamanda evlilik yürütmek öyle zor ki, bi de geçim sıkıntısıyla huzursuzluk olmasın diye. ( Başka önemli ölçüler de var, konu iş olduğu için sadece iş konusuna değiniyorum)
    Örnek de vereyim, bebeğinin öksürük şurubunu alamayan bir komşum vardı, sağlık güvencesi olmadığı için doktora götürmeyip eczaneden şurup alacaktı. Kayınvalidesinden 20lira istemiş, çok hasta diye, o yok demiş vermemiş, kadın bana geldi ben alıverdim. Sordum nasıl evlendiklerini. Kocasını seviyor, evliliğinden pişman değil ama kocası uzun süre çalışmayı sevmezmiş. Sabah erken kalkmayı istemezmiş. Kimseden emir almamak için kendi işi olmalıymış ama sermaye yokmuş ve oraya buraya ödemediği borçlar olduğu için de kimse güvenmiyormuş. Kirada oturuyor, kadın çok temiz, titiz,çalışmak da istiyor ama bebek küçük olduğu için,baktıracak kimsesi de olmadığı için çalışamıyor. Bu yüzden 2.çocuk istemediğini söyledi. Gündeliğe gidiyormuş önceden, o zaman geçinmeleri daha kolay oluyormuş. Kızın hasta bi annesi varmış babası yokmuş. Annesi başta istememiş, ama kız ısrarla istediği için razı olmuş. Annesi de varlıklı değilmiş ama çoğu zaman onun verdiği sebze, meyve, bakliyat ile mutfak ihtiyaçlarını gideriyorlarmış. Akşamları camdan bakar, ışıkları yanmıyorsa faturayı yine ödeyememişler diye düşünür, üzülürdüm. Annem halime öyle üzülüyor ki, beni bu halde görmesin diye eve bile davet etmiyorum demişti.
    Bu aile tek örnek değil.
    Tamam, Allah deldiği boğazı aç koymaz da, sebebe de sarılmak gerek. Siz kız babası olsanız şu dönemde damat adayında neleri görmek istersiniz? İşim yok dese, kızınızı elinizle teslim edeceğiniz,tanımadığınız birine güvenmek için maddi olarak neyi ölçü alırsınız?

    • Süleyman diyor ki:

      Kız görücü usulu mu evlenmiş, yoksa flört tarzı birşey ile mi bilmiyorum ama annesine ısrar ettiyse muhtemelen istemeden önce bir sevgi varmış aralarında. Görücü usulu olsa evlenmeleri daha zor olabilirdi. Emin değilim.

      Son sorunuzu cevaplamadan önce birşeyi anlatayım. Benim babam ile annem sözlendiklerinde babam (babası küçğk yaşta vefat etmiş bir insan)bir gazetede paket sarıyormuş. Yani hiç aile geçindirecek bir meslek değil. İlk kez görmeye geldiklerinde annem ile babam konuşurken annemin yanında dayımda durmuş. Babam konuştuktan sonra dayım anneme adam professör gibi konuştu ha fln demiş:) Duruma bakın ki babam şu anda üniversitede dekanlık görevi yürüten bir professör:) Annem o zaman çok bakmamış tipine mesleğine veya başka özelliklerine(Doğru değil ama işte iyi niyetite diye heralde Allah böylr nasip etmiş) sadece dindar mı değil mi diye bakmış. Allah da nazik, şbadetlerinde dikkatli sabırlı (Babam diye demiyorum:) bir insan nasip etmiş. Zorluk olmamış mı olmuş illaki. Kimin hayatında olmamış? Bu tür örneklerden de benim etrafımda çok var.

      Şimdi sondaki sorunuzu cevaplayayım. Be kız babası olsam damat adayında neler görmek isterim? Kız babası olsam danatta doğru bir islam anlayışı olan biri görmek isterim. O kafi:) Çğnkü erkeğin rızkını kazanması farzdır dinimizde. Cihada, fakire harcasığı paralardan en hayırlısı ailesinin ihtiysçlarına harcasığı paradır buyuruyor peygamberimiz(s.a.s) . İlim müslümanın kaybolan malı gibidir nerede olursa alın diyor. Yani doğru , iyi bir islam anlayışında olan bir müslüman ne hanımının ne ailesinin hakkını yememeys, çalışmaya ve ilim öğrenmeye bunları yaparken evi ve toplumu ihmal etmemeye gayret gösterir. (Yazınca kolay gözüktü ama keşke yazması kadar kolay olsa. Allah ilmimizi amel etmeyi nasip eylesin.)

      Dediğiniz örnek gibi benim etrafımda kişilerde var. Bizim evi temizlemeye gelen hanımın kocasıda çalışmıyormuş. Sabit bir işte ilerleyemiyormuş. Ondan hanımı çok mağdurdu. (Annem anllattı) Yani kişiler milletin kaşıma gözüne bir bir yakın inceleme atacaklarına genel suretine baksınlar evlenirken (kimseyi kınamıyorum. Allah büyük konuşturtmasın, gaflete düşürmesin)Konuşmasını incelesinler. Zaten Allah ın izni ile çalışıp emek gösteren kişileri az çok anlarlar. Beni yanlış anlamayın dışarıdan eleştiren biri değilim insanları ama insanların iç dünyaları dışlarına kıyafet görünüş olarak aksediyor. Ha birde sosyal ağlar var oraya zaten külliyen yansıyor:)

      • ceylan diyor ki:

        Tamam genel suret çok önemli, maneviyat, iman, karakter çok önemli. Ama bunları bakınca ve konuşarak anlayamıyoruz ki. Ölçütümüz ne olacak? Somut şeyler değil ki.
        Ailesi iyi, kendi konuşması düzgün, dilinde kız ve kız ailesinin hoşuna gidecek cümleler var, dindarların kullandığı inşallahı maşallahı da çokça kullanıyor… Ailesinin sorumluluğunu alacak karakterde mi, nerden bileceğiz?
        Bir arkadaşım görücü usulü ile biriyle nişanlandı. Anne babası emekli öğretmen, yaşı otuzun üstünde, 2üniversite okumuş, askerliğini yapmış, hatta başından kısa bir evlilik de geçmiş, olgun görünümlü, konuşunca ikna edebilen biriyle. Arkadaşım haram diye öyle çok da görüşmezdi, ailece bir araya geldikçe tanıma fırsatı buluyordu. İçine sinmediğini görüyordum, hatta adama sen diyemeyip siz dediğini, gözgöze bile gelmekten kaçındığını söylüyordu. Ama mantıklı bir sebebi olmadığı için içine sinmemesini, görüşememelerine yoruyordu. Haram olduğum için hassas davranıyor diye beğeniyordu. Ne zaman düğün tarihini sorsam, belli olmadığını, eş adayının pek aramadığını, bu konularda onun ailesinin de hiç konuşmadığını söylerdi.
        Öyle böyle derken tam 9ay sonra bana geldi. ”Hattımı değiştirdim, 1haftadır ailemi de, beni de merak edip aramadı, numaramı öğrenmek istemedi, umrunda değilim” dedi. 2gün beraber kaldık yine arayanı olmadı. Düğünü, eşyaları, oturacağınız evi sor, geçiştirirse ısrar et, belirsizlikle yaşamak istemediğini söyle, bunların konuşulmaması normal değil dedim. Kafası çok karışıktı, ‘ben haram diye görüşmüyorum ama o benim herşeye evet dediğimi düşünüyor, fikrimi bile sormuyor’ diye.
        Neyse birkaç gün sonra ailesini ziyaret etmiş, oğulları eve gelince ona neden aramadığını sormuş, adam işlerinin çok olduğunu filan söylemiş.
        ‘Ara ve ailesi olmadan görüşmek istediğini söyle, sonra da aklına takılan herşeyi konuş, bu böyle olmaz’ dedim.
        Arkadaşım ilk defa başbaşa konuşacaklarının heyecanı ve tedirginliğiyle herhalde akşam yemeğine götürür bi restoranda filan konuşuruz diye hazırlanıp çıkmış. Nişanlısı onu babasının meyve bahçesine götürmüş(hava yağmurlu) arabada hadi konuş demiş. Herhalde o da kimse görüp yanlış anlaşılmasın diye hassas düşünüp burda konuşmak istedi diye düşünmüş.
        Aklındaki soruları sormuş. Daha önce nasılsa vakti gelince konuşuruz,gönlümüze göre yaparız diye düşündüğü için sormadığı şeyleri sormuş.
        Meğer adam önceki evliliğinde alınan eşyaları kullanmayı düşünüyormuş. Düğün için 1yıl daha beklemeyi, önce kendine işyeri açmayı planlıyormuş, hem de kızın diploması üzerinden. Kız bir hediye, bir çiçekle olsun beni kendine bağlamadın demiş, adam(aralarında 5-6yaş vardı) sen de bana almadın demiş. Hiç aramadın demiş, sen beni arasaydın demiş. Hislerini sorunca da evlenince söylerim demiş. Arkadaşım aylar önceki konuşmayla bu konuşmayı yapanın aynı kişi olduğuna inanamamış. O gün bunları konuştuğumuz iyi oldu deyip ayrılmışlar.
        Ertesi gün takı, giysi, nişanda ne alındı ve ailesi ne hediye ettiyse hepsini paketleyip geri göndermiş. Arkadaşımın iyi niyeti, sırf imanlı,namazlı diye birçok iyi kısmeti geri çevirip aylarca nişanlı kalıp nişandan ayrılması,..bunları hakeden biri asla değildi. Ama yaşadı ve dedi ki, ‘nişanlanmasam tanıyamazdım, tanımadan da hayır demek istemedim.’
        ‘Belki konuşarak ortak kararlar alırsınız’ dedim, ‘böyle biriyle ortak karar alsam ne olacak, artık onunla evlenmek istemiyorum.’dedi. Adamın ailesi çok üzüldüler, araya birilerini koydular, adam ben 2.defa ayrılık yaşadım diye bunalıma girmiş…filan ama ertesi yıl civar köylerden birinden bir kızla evlendiğini duyduk…
        Bu bir istisna diyebilirsiniz. Ama ben bu durumlara şahit olduktan sonra evlilik görüşmelerinde daha somut ölçütlere ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Yaşanacak varsa yine yaşanır, ama ben iyice konuşup somut adımlar atıldığını görmeden karar verilmemelidir diyorum. Hele ki iş (helal rızık kapısı için,kirada ise kirayı ödeyebilmek için) ve ev(hanımının iffetini korumak için güvenli ve temiz muhitten,kira da olabilir) konuları çok çok önemli diye düşünüyorum. Evlat bir emanettir, emanet de ehil olana verilmelidir. Neler yaşanacağını bilemeyiz fakat aklımızın ve gücümüzün yettiğince tedbir alır,gerektiğinde de destek oluruz.

        • Süleyman diyor ki:

          Aslında çok uzun bir yorum yazmıştım ama sildim. Meseleyi tartışmakta pek istemiyorum. Sadece şunu kısaca açıklayayım. Erkeğin ve hanımın önündeki senelerde ne yapacağı, hangi ilde kalacağı, eğitim ve öğretim açısından neleri gerçekleştirecekleri, hayatla ilgili hedeflerinin ne olduğu tartışılmalı elbette. Ekonomik ve sosyal statü açısından ailelerinin birbirlerine yakın olmaları ev,mobilya vb. meselelerin çoğuna çare olur. Evlilikten beklenen somut istekler böyle sıralanabilir.

          Benim tek sıkıntım evlilikte iş sahibi olmanın sanki yazının icadı gibi gözükmesi. Herşey ondan sonra başlıyor:D

          • ceylan diyor ki:

            Anladım. Size hak veriyorum bu noktada.
            Eşime sormuştum işiyle ilgili bir sorun yaşadığında. Başka bir iş mi düşünsen diye. İş konusunda sorun yaşamaya alışık olduğunu, gerekirse başka iş de yapabileceğini, rızkın Allahın elinde olduğunu bildiğini söylemişti. Liseden itibaren yaz tatillerinde çalışarak okul harçlığını biriktirdiğini söylemesi beni çok duygulandırmıştı.
            Evet rızık Allah’tan, helal kazanç niyetinde olan zaten evini geçindirebilir.
            Allah bütün kızlara, sizin gibi ve benim eşim gibi, bu konuda bilinçli ve gayretli eş nasip etsin.

          • Süleyman diyor ki:

            Alllah razı olsun Ceylan Hanım

            Burada böyle anlatıyoruz bu meseleleri hanımlar olarak veya erkekler olarak. Maksadımız kimseyi kınamak (en azından bendenixin maksadı) değil. Yalnışları söylemek. Evlenemiyoruz diye de bir şükürsüzlük veya isyan halimiz yok. Allah muhafaza etsin.

            Duanıza amin diyorum. Allah bizlerede sizin gibi eşinden razı ve memnun , elindeki ile mutlu olan eşler nasip eylesin. Sizinde eşinizin işini kolay eylesin. Rızkını bol eylesin:) Amin

    • süleyman diyor ki:

      Birde şunu da belirtmek istiyorum. Benim patronum olmasın. Ben patron sözü dinlemek istemiyorum gibi söylemlerde sıkıntılı. Bu da bir felakettir. Yani biz burada hanımlar ben koca sözü dinlemem diyor. Kocama niye itaat edecek misim diye eleştiriyor. İşte erkekler içinde bu şekil patronuma itaat etmem, amirimin sözünü dinlemem demekte o kadar sıkıntılı bir durum. Erkekler için hatta bütün toplum için bir afettir bu. Patronu İslamin emirlerine karşı gelmiyor ve işçilerinin dini ibaadet ve düşüncelerine müdahale etmiyorsa kişi amirinin, patronunun ve yöneticisinin sözünü dinlemekle mesuldür velev ki kendinden deneyimsiz, küçük, beceriksiz olsa dahi. İslam her zaman düzene önem verir. Devlet içinde aynısı. Eskiler devlet için sürahi benzetmesi yapmışlar. İçinde pis su olsa dahi zamanla o su temizlenebilir fakat sürahiyi kırarsanız bir daha o sürahiye hiçbir şey dolduramazsınız.

      Bugünlerde de özgürlük namına her şey yakılıyor. Kişiler özgürlük diyor 200 milyar değerinde otobüsleri yakıyorlar. Daha kötüsü aile, dernek, toplum ve devlet adına hiçbir şey bırakmıyorlar. Yav ne özgürlükmüş görende acılar içinde kıvranıyoruz. Açlıktan ağzımız kokuyor zanneder. Şükrümüz mü az ne? Yani biraz zahmet çeksek, sıkıntı görsek hemen özgürlük ve demokrasi diyoruz.Ne demokrasi ne özgürlük. Milleti yediler. Demokrasi, Özgürlük diye Irakta 1 milyon kişiyi(en iyi rakamlarla) katlettiler. Bugün bizde aileden tutun her alanda özgürlük. Evlilikte kadın erkek özgürlüğü. Herkes istediğini yapsın. Evlenmeden öncede ekonomik özgürlük. Saysam bitiremem. Ondan dolayı artık nerede demokrasi, özgürlük, eşitlik deniliyorsa 2 kat temkinli yaklaşıyorum. Allah bizlere “KUL” olabilmeyi ve tevekkül edebilmeyi nasip eylesin. Olduğunda şükür olmadığında da sabredenlerden eylesin. Amin

      • ceylan diyor ki:

        Amin…
        Kuralların olmadığı, varsa da uygulanmadığı yerde özgürlük yoktur. Patron kelimesi itici geliyorsa başka bir kelime kullanmalı ama kadın, kocasına itaat etmeli. Günah ve haram bir şey istemiyorsa kocaya itaat farz.
        Kadınlar ittatten mesul, erkekler kadının zorunlu ihtiyaçlarını giderip korumaktan ve merhamet etmekten mesul.
        Özgürlük zorunlu ihtiyaçtır Süleyman Bey, ekmekten aştan daha zorunludur. Ama özgürlüğü elde etmek için kendine de başkasına da zarar vermemek esastır.
        Eskiden mutluluk ütopik hedefimizdi,şimdi de özgürlük. Gerçekten özgürlüğü elinden alınanlar da var, inşallah yakın zamanda özgürlüklerine kavuşurlar. Allah hepimize basiret versin.

        • Uğur Dinç diyor ki:

          Kurallar olacak diye âmirlik yetkisi de suiistimal edilmemeli. Türkiye’de âmirlik nobranlık ve gaddarlıkla karıştırılıyor. Fakat bu kişinin böyle konuşmasını bu meşru kılmaz. Bence bu arkadaşın psikolojik sıkıntısı var, ama doktoralı gerçek bir terapistin haftalık seansı 250 TL’den başlıyor. Evinizdeki Terapist kitabı yardımcı olabilir belki.

    • Uğur Dinç diyor ki:

      Ceylan Hanım, elbette işsiz kişi evlenemez, çünkü koca farz olarak karısının giyim, yiyim ve barınmasından mesuldür, fakat işsiz olduğu halde anne babasının evlendirmek istediği kişiyi ben görmedim. Galiba sadece siz öyle birini bu kişide tanımışsınız. Yahud bir ihtimal de şudur ki bu kişinin ailesi zengindi ve kız ona bu sebeble verildi, daha sonra da işler böyle sarpa sardı.

      Diğer taraftan, zamanımızda doğru düzgün iş sahibi olanlara bile burun kıvrılıp kızların turşusu çıkarılıyor. Kızlar evlenmeyince erkekler uzaylılarla evlenecek değil ya, onların da turşusu çıkıyor. Bilirim ki dört-beş bin lira maaşlı banka müdürüne kız verilmedi, çünkü bankada birikmiş parası yokmuş. Yine bilirim ki geçen sene 2500 lira maaşlı arkadaşıma annesi telefonda kızıp duruyordu ki niçin maaşı bu kadar düşük, çünkü kadın kendi kızlarını galiba 4-5 bin lira maaşlıdan aşağısına vermemiş, bu sebeble kızlarını türlü yalanlarla hep sevdiklerinden ayırmış, böylece şimdi korkuyor ki aynısı onun oğluna da yapılacak. Oğlunun maaşı şimdi arttı, ama bilmiyorum yeterli buluyor mu.

  47. ümitvar diyor ki:

    aynı durumdan müzdaribiz babam daha hiçççççç tanımadan görmeden istemem gelmesin evime kimse tanımam dedi kestirip attı ha bir de evlenirsen kendime fenalık yaparım anneni boşarımı da ekledi ve biz birbirimizi çok seviyoruz duamız hep evlilik içindi ..geceleri uyku tutmaz oldu yüzüm gülmez oldu ne hakları var bunu yaşatmaya anlam veremiyorum…birimiz doğudanmış birimiz karadenizden olmazmış falan filan.sizce ne yapmalıyız biz hala birbirimizii çok seviyoruz bu da geçer ya hu diyoruz sabırla bekliyoruz..

    • Sabır diyor ki:

      Bende hem anne hem baba istemiyor,sebep Doğulu olmaları,Kültür farkı varmış…henüz onları tanımıyorlar,önyargılar ile hareket ediyorlar. .seni çok iyi anlıyorum..ben zaman zaman anne babamla konuşmaya çalışıyorum,konuşmalar iyi geçmesede pes etmeyeceğim,evleneceğim kişinin ailesini tanışmak için eve çağırana kadar onlarla konuşmaya devam edeceğim.Ben evleneceğim kişiden eminim,ailem bu işe evet diyecekleri için pişman olmayacaklar..bunu biliyorum.
      Eğer sende sevdiğin insanda ve onun ailesinden biraz olsun eminsen,pes etme mücadele et…ve anne babana olan saygını hiç bir zaman kaybetme,onların rızasını mutlaka almalıyız..

      • tugce diyor ki:

        Bende ayni dertten muzdaribim. Erkek arkadasim doğulu diye istemiyor annemde babamdan babm taniyim birbirnizi diyor bir buçuk yil daha diyor bizde önümüzdeki yaza istyrz ne olur YARDIMCI olun ben nasil ikna edicem. Bol bol dua ediyorum elimden gelen başka birşey yok:(

        • Sabır diyor ki:

          Hatrı sayılır,konuşmasını bilen, anne babanızı ikna edebileceğini düşündüğünüz bir büyüğünüz yok mu? Özellikle Erkek tarafını iyi tanıyan biri olmalı bu.Ben şahsen kendi durumumda öyle yapmayı düşünüyorum. .Biz sadece konuşabiliriz onlarla,elimizden başka bişey gelmez ki. .

          • Süleyman diyor ki:

            Aslında bu hanım kızlarımızın yazdıkları toplumumuzu yansıtıyor. Türkiye de evlilikler artık ya parası olanla oluyor yada aşık olunan sevilenle oluyor. Erkek iş, meslek vesaire sahibi olmadan düğün için para biriktirmeden evlenemez. Kız okuldan mezun olmadan evlenemez. Yalnız okulda görür, iş ortamında görür vb. bir yerde görür. Göz görünce gönül ısınır, söz konuşulur. Sonra sevgi olur, aşk olur. Ya da görücü usulü olur. Gidilir kız istenir. Yalnız dindarlığı, kişiliği, ahlakı bilinse de erkeğin mesleği yoksa bu iş olmaz. Yani ya işi olur, arabası olur vs. ya da kız ve erkek birbirine aşık olur. 10 milyar maaş alır sigara içer. Küçük bir alışkanlık canım ne olacak denir. Dindar bilinen aile bile olabilir pekala der. İşi olmaz sigara içer. O zaman tiryaki bu sigarayı bile bırakamayan adam kıza nasıl bakacak olur. Aileler belki dindar bakar ama işi olmayınca yarım dindar olunduğu için onları eler. İşi varsa olur. Yani anlayacağınız Peygamber Efendimizin dindar olanını seçin sözü bizler için ne yazık ki ancak ya meslekten sonra geçerli olur ya da göz namahrame baktıktan dil namahremle konuştuktan sonra geçerli olur.

          • tugce diyor ki:

            Maalesef bilmiyorum ne olacak bakalim konuscam erkek trafi diyarbakrda ben manisa da nasil olacak ki ne desem ikna ederim önümüzdeki yaz evlenmeye

          • Nazif diyor ki:

            Süleyman kardeşim,
            Bizim göz görmedi gönül ısınacak fırsat bulamadı,kız arkadaşımız olmadı. Bitse de gitsek çalışmaya başlasak diye 4 yılı geçirip çıktık üniversiteden. Sonra aşka rastlamadık zaten. Görücü usulü ile de istediğimize erişemedik. Kimi memleketimizi sorun etti,kimi çalıştığımız yerin uzaklığını,kimi babasının ev taksidi için çalışacağını öne sürdü,kimi kariyer hesaplarından başını kaldırıp görüşme talebimize bir cevap bile vermedi. Halbuki işimiz de vardı,ailemiz parmakla gösteriliyordu ama olmadı olmadı..

          • Süleyman diyor ki:

            Nazif Bey

            Yorumunuzu okuyunca içim cızladı. Çünkü belirttiğiniz sebeplerden çoğu sebebiyle bende reddedildim. Ama ümitvar olun. Allah illaki yazmıştır hayırlı bir kısmet.

            Zamanında büyük bir zattan dıymuştum şı sözü: İnsanın ibadet halinde bulunmadan rahat olması mümkün değil ama basiretimiz köreldiği için hissedeniyorız” Kadın veya erkek evlenmek duygusuna sahip olmaması çok zor. Çok az görülen bir ihtimal buna rağmen hanımların evlenmek isteklerinin geçikmelerini şuna bağlıyorum. Hanımlar obur cubır yiyen çocuklar gibi durmadan evlilik ihtiyaçlarını örtmeye yöneliyorlar. Kariyer, Sosya faaliyetler, arkadaşları ile eğlenme hatta ilmi evlilik ihtiyaçlarını örtecek bir obır cubır tarzı tüketiyorlar. Kendileri de ara sıra abur cuburun zararını hissetsede hazır ve kolay bir gıda olduğu için onları genellikle tercih ediyorlar. Kimisi az yiyor çabuk acıkıyor. Kimisi çok yiyor 30 yaşına kadar acıkmıyor. Ne ihtiyacım var normal yemeğe (evliliğe) diyor.

          • Meryem diyor ki:

            Nazif bey
            Belki ınanmayacaksiniz ama aynı dertten muzdarip bayanlar da var ve ben dahil çevremde bekar bayanlar mevcut . Evlenemiyor uz neden mi ? En azından kendi penceremden cevap vereyim . Neden evlenemiyorum . Mezun olalı 3 yıl olmasına ve hayırlı bir yuva kurmak istememe rağmen neden ? Nasip kısmı bir tarafa sebepler aşağıdadır :)
            1.Çevremdeki baylarin çalışan bayan aramasi ( aslıni yaşamak isteyen ben için bu talep çok itici geliyor )
            2.Eskiden “görücü usulu ” yada ” vesile ” olmak kavramları ortadan kalktı . Ben üniversite okurken erkeklere konuşmayan, ( hatta biraz abarttim galiba sınıfımdaki erkeklerin isimlerini mezun olana kadar bile öğrenmedim .sormadım . HARAM diye gozumu sakinmaya çalıştım .) Is hayatında zoraki konuşuyorum .
            3. Karşıma çıkan insanların çok zayıf karakterde olması ( namaz kilmamasi, dinden bihaber olmaları vs )
            4. Günümüz erkeklerinin süslü -makyajlı kızlara rağbet göstermesi maneviyati ikinci hatta en arka plana atmalari.

            Daha sebepler sayılabilir . Çok mu bir şey istiyorum Hayır . Sadece gerek ilmi bilgi gerekse eğitim ve takva yönünden benden bir adım önde olsun bana kavvam olsun . Sonradan kazanilabilecek ve kaybedilecek şeylerle isim olmaz ama çevremdeki Baylar maalesef çok farklı. Belki düzgün takva sahibi insanlar da vardır ki vardır ama onların da benim karşıma cikması nasip meselesi :) Rüyamda görmüştüm . Rüyamda bir bay bana ” yanlış dua ediyorsun , bekar erkekleri bekar kızlara , bekar kızları bekar erkeklere nasip et diye dua edeceksin ” dedi . O yüzden bu dAllah herkesin gönlüne göre versin .

          • Süleyman diyor ki:

            Meryem hanımın yorumunu okudum. Çok sevindim. Böyle hanımlar olduğunu görmek beni sevindiriyor. Ümidimi artırıyor.

            Meryem hanımın yorumunu okuduğumda dedim ki ne kadar güzel. Bende üniversitede hiç bir hanımla konuşmamaya gayret ettim. Ders konusunda dahi. İsimlerini bilmiyordum:) meryem hanıma duam inşAllah hayırlı bir kismet nasip olur. Böyle haramlardan sakınmış gençlerimize Allah yardımcı olsun. Hayırlı kısmetker nasip etsin .

  48. ELIF diyor ki:

    BEN 21 YASINDAYIM KONUSDUM COCUK KONYALI BEN KARADENIZLIYIM OKUDUK OKUULLAR BITTI CALISIYORUZ 4SENEDIR TANISIYORUZ AMA YAKLSIK 1 BUCUK SENEDIR KONUSUYORUZ VE DIREK EVLENMEK ISTEDINI BU SEKIL GUNAHA GIRDIMIZI SOYLEDIK AILELERIMIZE AMA ANNEEM ARKADASIMIN BOYUYLA BENIM BOYUM AYNI OLDUNU GORUNCE VAZGECTI YOKSA ILK KONUSMAYA BASLADIMIZ GUNDEN ITIBAREN BILIYODU BIRSEYDE DEMIYORDU VE BIRGUN ONU BI DUGUNDE GORDU VE BANA ASLA DEMEYE BASLADI NAPICAM NASIL YAPICAM BILMIYORUM O INSAN NAMAZINDA ORUCUNDA HELAL PARASINI KAZANIYO BIR TEK AYNI BOYDAYIZ DIYE ISTEMIYOR .. NASIL IKNA EDICEM BILMIYORUM YAKSALIK 1 SENEDIR ONLARLA UGRASIYORUZ

    • Zeynep diyor ki:

      Direneceksiniz..bende 8 aydir ugrasiyorum,annen daha dogrusu annelerimiz elbette bir gün bu isin olmasini ne kadar cok istedigimizi anlayacaklardir..
      ortada adam akilli bir sebep bile yok, cok sacma ,bir anlam veremiyorum bazi annelerimizin böyle cahilce davranislarina.
      Allah sabir versin inan seni cok ama cok iyi anliyorum..

      • Süleyman diyor ki:

        Anlamıyorum demişsiniz. Anne olunca anlarsınız. Ben şahsen aynı olayı yaşayan birine şahit oldum. Tamamen aynı dediklerinizle tıpatıp hatta bu sefer boy o bu şu gibi bir bahanesi bile yoktu annenin. En son anne ikna oldu bu sefer başka bir sıkıntı yüzünden tamamen annenin yorumuyla alakasız bir durumdan dolayı ayrıldılar.

        Bu ilişkiler kaygan zeminde yürümeye başlamak gibidir. Çok sıkıntılıdır. Sakin inatlaşmayın Anneniz ile. Yoksa hem aileniz ile aranız bozulur hemde çok istediğiniz evlilik gerçekleşmez. Gerçekleşse bile böyle sıkıntılar eşliğinde başladığı için çok üzülürsünüz. Demesi kolay ama biliyorum yapması çok zor. Bundan dolayı görücü usulü vb. Önemli çünkü gönül biraz ısındımı bir daha koparmak muazzam zor. Allah kolaylık versin.

    • .:. diyor ki:

      “ANNEEM ARKADASIMIN BOYUYLA BENIM BOYUM AYNI OLDUNU GORUNCE VAZGECTI”

      Sebep sadece bu mudur? vardır belki de başka bir şeyler size söylemediği. Bilemediğiniz başka önemli bir durum. Bahane olur da direk söylemediği diyeceğim ama bu şekilde yapılmaz heralde.

      Veya bunlar sizin gördüğünüğüz, sezgileriniz midir? zannettiklerinizmidir?

      Bunu size nasıl açıklamıştır acaba? “Kızım bak sizin boyunuz aynıymış bu adamdan aile reisi olmaz, ev bakamaz, geliri düşük olur, huyu bozuk olur, geçmişi karanlıktır, aile yapısı bozuktur, çocuk yapamaz içkiye başlar v.s. v.s.

      Bir çok şey sıralayacağım da, çok gereksiz olacak.

      Boylarınızın aynı olması (iyi ki daha kısa değilmiş) evliliğe engel olabilecek hiç bir kritere eş tutulamaz ,sebep gösterilemez, tutulmamalıdır. (ağırlıkta diyelim, neler neler var diyebileceğimiz durumlar vardır, bir kaç istisna ihtimal de olsa.)

      Çözüm; Sorun boy ise, siz yüksek topuklu ayakkabı giymeyin, saçınızı topuz yapmayın omuzlarınız dik yürümeyin, O da yüksek ökçeli ve tabanlı ayakkabılar kullanmaya gayret göstersin (annenizin yanında, maksat gönlü olsun.) .:)

      Bir senedir onlarla ugraşıyorsanız siz yanmışsınız…

      Olur da bir şekilde ilerde tercihiniz aynı boydaki sevdiğiniz ve beğendiğiniz bu konyalı namazında, orucunda, helal parasını da kazanıyor, geriye bir tek boy problemi kalmış, kardeşimiz olursa.

      Bu boy meselesini her koşulda hep anneniz önünüze getirecek. her meseleyi ona bağlayacak .:)

      Değil de tersi bir durum olursa, tercihiniz farklı olursa, siz bu boy meselesini annenizin önüne getireceksiniz. .:) öyle görünüyor.

      Bu yazıyı okuduğumda sessiz ortamda beni dert aldı ve uyku tutmadı, sahur vakti hep bu durumu düşündüm. Ne yazsam acaba diye.

      Aslında hiç birşey de yazmayacaktım. Lakin Davulcu geçmediğinin farkına vardım. Gerçekten de davulcu ramazan boyunca hiç geçmedi. “Yahu size davulcu geçmedi diyorum size… Vallahi de geçmedi.” Bu bizim mahalleye mi ait bir durumdur yoksa yurd dışına çıka gele, bir orada bir burada, farklı gündemlerle meşkul olurken ortalık android kafalı insanlarla dolmuşken biz mi farkında değiliz.

      Sizlerin davulcusu geçiyor mu?

      Değerlerimizin yok edildiğinin farkında değiliz.

      Bu durumda Sayın Gonca Anıl ın “AĞIR ÇEKİM” makalesine kısa zamanda yazı yazmak isterim (o makaledeki anlatılanlar benim açımdan algıladığım paradigmamda çok değerli bir başlık aslında), hatta Tuba hanımın “Ramazanın çocuk yanı na.” ve bir çok başlığa da gider ya.

      Davulcumuz yok….

      Asıl konu olan Bu boy meselesinide ivedilikle çözüme kavuşturmanız lazım… Mesele gerçekten bu ise ve Ananızı da ikna edemiyorsanız, vay halinize, (Çırpıcı anne) bakınız; http://www.cocukaile.net/yuvalari-karistiran-cirpici-anneler/

      • .:. diyor ki:

        Konyalı kardeşim e,

        Olur da sevdiğine (babaları, amcaları, ADAM ları devreye sokarak) kavuşursan, ve bu n kayın validenin burnundan fitil fitil getirmezsen sen konyalı değilsin. .:)

        sonu buralara gidebiliyor.

        http://www.cocukaile.net/evliligi-aile-istemediginde/#comment-55520

      • Süleyman diyor ki:

        Asıl mesele boy falan değil. Dediğiniz şeylerle de çözülmez. Annenin hoşlanmadığı birşey var damatta. Para vs de değil bence çünkü pek çok örnek gördüm önceden. Anneniz gördüğünde bir rahatsızlık sezmiş muhtemelen. Sevmedim ben bu çocuğu demek yerine boyu öyle böyle demiş. Yani tamamen somut bit nedeni yok.

        Dediğim gibi sakın inatlaşmayın. Aikido yapanlar bilir. Biri kolunuzu büktüğü zaman veya kıvırdığı zaman kesinlikle tersine kuvvet uygulamamalısınız. Yoksa kolunuzu kırarsınız. Yapılacak şey doğru zamana kadar kolunuzu çevirmesine izin vermektir. Daha sonra akıllı bir hamle ile kollunuzu kurtarırsınız.

        Yani bazen ipi biraz gevşetmelisiniz. Annenize “peki Anneciğim” deyin ve onun sözünü dinleyip gelecek hafta vb bir zamanda çocuğada ayrılacağınızıı söyleyin. Hakikaten ama ayrılmayı göze almanız lazım. Illaki ağlayacak bir durumunuz olacak zaten. Sizi böyle üzgün gören annenizin kabul etme oranı şu anki durumdan çok daha fazladır. Şu an anneniz benim yargım kızım için önemli mi değil mi onu görmek için de diretiyor. Benim dediğim olacak mı diyor. Bakın ciddi anlamda söylüyorum eğer bunun dışında aile içinde ve dışından bir ikna çabası olursa anneniz onada çok sert tepki verecek ve işler sertleşecek. Daha öncede gördüm bu durumu.

  49. Kübra diyor ki:

    Benim eşimi de annem istememişti. Bana uygun değil biraz kaba v.s. filan diye. Ama ben sevdiğimden babamında desteğiyle evlendik.2,5 yıldır evliyiz.Bir oğlumuz çok şükür. İkimiz beraberken hiç bir sıkıntı yok. Ama eşim annemin baştan kendisini istemediğini bildiği için, kendini sevdirmek yerine,tam tersi iyice her konuda annemin zıttına gitmeye başladı. Annem ak derse o kara der. Dolayısıyla annemin seveceği varsa da sevemiyor artık. Birde anneme karşı çok saygısız. Kibar bir konuşması yok ona karşı. Kadın yaşlı. Oğlumuza bakıyor.Eşim Allah razı olsun anne diyeceğine sanki mecburmuş gibi davranıyor. İkisinin arasında kalmaktan yoruldum inanın. Biri canım annem, diğeri sevdiğim. Eşimle kırk defa konuştum.Anneme karşı daha saygılı ol, güler yüz göster ama bir kulaktan giriyor diğerinden çıkıyor. Bazen evlendiğime pişman ediyor bu hareketiyle.

    • Ademoğlu diyor ki:

      Ayni duruma bir arkadaşın kayınpederiyle şahitim. Kızın babası damadına çok soğuk ve saygısızdı evlenmeden. Arkadaşda evlendikten sonra o kırılmış gururunu artık böyle iyileştirmeye çalışıyor.
      Bir erkek olarak diyebilirim ki, kocanızın gururuna dokunuldu ve siz o zamanlarda desteklediniz mi etmediniz mi bilmiyorum ama erkek böyle davranır. Size tavsiyem. Anneniz kocanızdan açık bir şekilde özür dilesin. Evlendiklerinize mutlu oldunu ve zamanında yanlış düşündünü söylemeli. Yoksa bir erkeğin gururu kolay kolay düzelmez.

      • Kübra diyor ki:

        Sayın Ademoğlu, tamam annem başta istemedi ama hiç bir zaman eşime karşı saygısızlığı olmadı. Tam tersi hangi ortama girersek girelim damadım oğlum diye başüstünde tuttu.
        Ama gördüğü karşılık bu olmadı. Özellikle başkalarının yanında yüksek sesle konuşmalar, ben yapma dedikçe uyardıkça daha çok üstüne gitmeler. Dolayısıyla eşim annemi hiç anne yerine koymadı.Ve bu yaptığı hatayı kabul etmiyor. Ben hatalıyım demez, empati kurmaz.
        Ve bu durum benim gitgide ondan soğumama sebep oluyor.

        • Ademoğlu diyor ki:

          Kübra hanım, anneniz ilk başta kocanıza >ben senin damadım olmanı istemiyorum ve kızımın kocası olmanı zaten istemiyorum< demiş oldu. Yanlışmıyım? Bu kocanıza saygısızlık olarak yetdi ve gururuna dokundu anneniz. Önce rettedipde sonra oğlucum demek pek inandırıcı değildir kocanıza. Anneniz samimi olsada. Herkes yanılabilir. Sanırım annenizin davranışlarını kocanız zorunlu olarak görüyordur. Samimi olmadını düşünebilir. Anneniz kocanızı ilk zamanda damat olarak istemediği için, kocanızda annenizi anne olarak görmüyor. Tekrarlamak isterim. Anneniz kocanıza açık bir şekilde başta yanıldığını ve şuan mutlu oldunu söylemeli. Eminim kocanız bu günden sonra annenizi anne olarak görür.
          Saygılarla

          • kubra diyor ki:

            belki haklı olabilirsiniz ama ben hiç bir annenin (ne yapmış olursa olsun) saygısızlığı hakkettiğini düşünmüyorum. Böyle bir durumda anneme tutupta eşimden özür dilemelisin diyemem.
            Tavsiyeniz için teşekkür ederim.
            Saygılar benden size

  50. Zeynep 22 diyor ki:

    Benim annemde bana talip olan adayı istemiyor.Oysa o tam benim istediğim gibi dindar,ahlaklı ve dürüst biri,sorun onun annesi.Biz yurt dışında kalıyoruz,onun annesinin piskolojik sorunları varmış,o kadar ki sınır dışı edilmiş.
    Sonra onlar urfalı olduğundan ilerde sorun çıkacağını söylüyor annem,büyük bir aileler,defalarca haber yolladılar,bizi tanıyın,gelelim görüşelim, demelerine rağmen annem yinede istemedi.İstememesinin diğer sebepleride şunlar: Yaşım kücükmüş! ,daha karşıma çok kişi çıkarmışş…mışş,Çocuk çok ısrar ediyor ,annen bizi tanısa çok sever diyor,tanışalım istiyor..Ama annem ne yaptıysam istemiyor,babamda onun tarafında tabiki..Annemide üzmek istemiyorum,ne yapacağımı şaşırmış durumdayım,sizce nasıl davranmalıyım,lütfen bana yardımcı olun..

    • Tuba diyor ki:

      Dua edin, eger o kisi sizin icin hayirliysa Allah annenizi babanizi razi eder insaallah

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Sayın Zeynep
      Sizin sorununuz birden fazla ve tahminizden çok daha büyük.
      Yaşınızın küçük olmasından olsa gerek annenızın satır aralarında gizlediği sizin evliliğinizle ilgili düşüncelerinin ve gerçek niyetini görememişsiniz.
      Dilimiz döndüğünce annenizin gerçek amacını size anlatmaya çalışalım izninizle.

      “onlar urfalı olduğundan ilerde sorun çıkacağını söylüyor annem”

      Anladığım kadarıyla sizin aileniz ortaanadolulu, batılı ( en azından doğu veya güney doğulu değilsiniz) veya karadenızlısınız. Ayrıca annenızın Kurtlere veya doğululara karşı bir antipatısı var. En yumusak ıfadeyle o bölge insanını sevmiyor.
      Bu ciddi bir problem sizin için. Bu sorunu bugun cözseniz (hallettığınızı, annenizi bu konuda ıkna ettiğiniz düşünseniz) bile yarın evlendiğinizde çok daha acı bir sekilde bu problemi cözemediğinizi görmeniz kuvvetle muhtemel.

      “”Yaşım kücükmüş! ,daha karşıma çok kişi çıkarmışş…””

      Muhtemelen anneniz talipliniz olan erkeğin eğitimini, mesleğini, tipini vb özelliklerini beğenmedi. Çevresinde ki arkadaşlarının veya kendi akrabalarının ileride “bu damadı çok aradın mı?, nereden buldun bu adamı, size layık değil, kızın daha iyilerine layık vb…” sözleriyle muhatap olmak istemediği veya ileride cevresine “benim damadım doktor, avukat, muhendis, yakışıklı ve zengin” demek, hava atmak ve damadıyla gururlanmak istiyor. Bu nedenle de size “kızım daha yasın kucuk, gençsin güzelsin, alımlısın acelen ne” mesajını veriyor.

      Diyelim ki bu problemi de bi şekilde aştınız (daha doğrusu aştığınızı zannetdiniz) ve evlendiniz. İleride kocanızla yaşayacağınız en küçük sıkıntı veya tartışmada annenizin ilk sözü ” ben sana dememişmiydim bu adam sana layık değil, acele etme evlenmek için, beni dinlemedin ama bak ben haklı çıktım” türünde sözler ile hem sizi yargılayacak hemde zor günlerinizde size köstek olacak. Hatta köstek olmakla kalmayacak ve sizi gaza getirerek size “gençsin güzelsin, çocuğunuzda yok, gel bu adamdan kurtul, sana koca mı yok bu dünyada” türünde ki sözler ile size boşanmanızı bile söyleyecek.
      Boşanmasanız bile eşinizle aranızda ki PİRE büyüklüğünde ki meseleleri DEVE yapmak için elinden geleni ardına koymayacak. Emin olun er veya geç sizi o adamdan boşayacak.

      Diyelim ki sizin ısrarlarınız ve kararlılığınız karşısında anneniz geri adım attı ve sizin bu adamla evliliğinize razı oldu ve siz evlendiniz. Anneniz damadıyla ilgili her düşüncesinde yanıldığını gördü, damadının çok ıyı bir insan ve iyi bir koca olduğunu anladı. Siz zannediyor musunuz kı her şey sut lıman olacak, kocanız ve anneniz arasında hıç bir sorun yaşanmayacak, tu aile masallarda olduğu gibi sonsuza kadar mutlu bır sekilde yaşayacaksınz.
      Bu mumkun değil…
      Çünkü;
      Bu seferde kocanız gerek bu sureçte gerekse nişan surecinde annenizin kendisine yaptıklarının intikamını; nıkaha kadar sıktığı dişlerinin kendisine verdiği acının hesabını sizinle evlendikden sonra mıslıyle çıkartacak annenizden.

      Tabi olan yıne size olacak. Siz yıne annenızle kocanız arasında kalacaksınız. Ve emin olun erkekler belkı AFFEDER ama HICBİR ŞEYI UNUTMAZ.

      Ben size ileride olması muhtemel bazı seyleri siz daha yaşamadan size ve sizin durumunuzda olan diğer bekar kızlara senaryolaştırarak anlatmaya çalıştım.

      Bundan sonrası size kalmış, karar sızın….

      Allah (cc) size hayırlı kararlar almayı nasip etsin.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Bu arada belkı okunuz ama ben size bir kez daha dikkatlıce ve tekrar okumanızı öneriyorum sizinle benzer sıkıntıları yaşayan sayın KUBRA’nın uste kı yorumunu. Özellikle de;

      ” eşim annemin baştan kendisini istemediğini bildiği için, kendini sevdirmek yerine,tam tersi iyice her konuda annemin zıttına gitmeye başladı…. anneme karşı çok saygısız….İkisinin arasında kalmaktan yoruldum inanın.”

      “”Bazen evlendiğime pişman ediyor bu hareketiyle.”””

      ifadelerine dikkatınızı çekmek ıstıyorum.

      Belki şimdi beni çok bilmişlikle, müneccim veya felaket tellalı vb olmakla suçlayacaksınız. Sizi temin ederim ben sadece sizin veya sizin ile benzer durumda olan insanların (kadın veya erkek) “sonu başından belli” sıkıntılı bir sürecin faturasını yaşayarak ödemenizi istemiyorum.
      Tek derdim bir tane bile olsa deniz yıldızını kurtarmak.

      • Zeynep 22 diyor ki:

        Allah razı olsun,sanırım almam gereken cevabı aldım.Bu yazıyı yazmasaydınız o kişiyle görüşmeyi devam ettirmeyi düşünüyordum.Şimdi yol yakınken dönmek en doğrusu olacak diye düşünüyorum..

  51. a.sancakoglu diyor ki:

    Slm…gorucu usulu kiz bakmaya gittim. Anlik begeni oldu iki hafta.sonra nisan oldu.g..3ay gecti kiz bana tuhaf geliyo begenemiyorum.ben bu kisiyi nasil begendim diye kahroluyorum.nikah islemleri basliyacak.ben hic begenemiyorum..altin takilar oldugu icin ailemde iyi olur diyorlar..ben hic hosnut dglm.ne yapabilirim..vesselamm..

    • Ademoğlu diyor ki:

      En önemlisi ne yanlış yaptığınızın farkında olmanız. Yoksa bu hataya tekrar düşersiniz. Tanımadığınızbir insanla 2 hafta sonra nasıl evlenme niyeti alınıp nişan yapılır? Eğer ortada altın/para olduğu için vazgeçmıyorsanız. Gelecek yılları mutsuzca geçirmeyi hak ediyorsunuz bence. Gerçekten o şahsiyetle bir ömür geçirmeyi ve aile kurmak istemiyorsanız, tek çareniz durumunuzu anlatıp nişanı bozmanız. ” Seni veya kızınızı beğenmiyorum” demenize gerek yok. Geçmiş aylarda aranızda uyum olmadını ve geleceğe umutla bakamadığınızı ifade etmenîz lazım. Zorla mı evlendircekler sizi?

      • zehra diyor ki:

        bence onemli olan ne kadar surede karar verildigi degil, gonullerin isinmasi, istisare edilmesi. ben esimle 3 kere gorustum, nisan yapildi, 1 ay sonra da resmi nikahimiz kiyildi, ondan iyisini bulacagimi sanmiyorum. ama buyuklerimle cok istisare ettim, mursidimden izin aldim

        eger gonul yoksa, hele ki erkek kisi kadini begenmiyorsa en kisa zamanda bitirmeli, ama kisi kendisini de yoklamali, ne istiyorum, beklentilerim neler, bu beklentilerimden ne kadari gercekci gibi

  52. Siyahzambak diyor ki:

    Sema Hanim birakin evlensinler diyorsunuz.
    ben öyle bir tecrube yasadim maalesef.Oglum istedi biz de .(kiz tesettursuz olmasina
    ragmen) istedik ama adet ve torelere gelince turk ve guya musluman yasayis ecnebii
    Sonunda dayanamadilar ayrildilar.Kiz annesinin etkesindeydi cunku(ben olumsuz
    elekrik vermis olabilirim ama karismadim)
    Anlatmak istedigim sey iki ayrı kültürde yetişen insanlar (cok istisnalar
    haric)anlasamiyorlar.Herkes benim oglum kadar sansli degil nisanliyken ayrilsin.
    Ortada olan cocuklara oluyor. Ben onun icin __ilk defa–size katilamayacagim.
    Allah a emanet olun

  53. salih özgür diyor ki:

    Salih Özgür bizimde evlatlık verdiğimiz kız kardeşimiz vardı üniversite tanıştığı biriyle evelenmek istiyordu annem ve amcamlar damat adayı doğulu diye vermiyorlardı ben madem evlenmek istiyorlar engel olmayın demiştim evlendiler ikiz çoçukları oldu.

  54. Ahir Zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    saygıdeğer sema hanım bence en önemli problem karma eğitim ortamları.eğer aileler kızlarının iffetlerine zarar gelmemesini,kızlarının karşılarına olup olmadık tipte erkekleri damat adayı olarak getirmemelerini istiyorlarsa kızları çok aşırı zeki ve çalışkan(tıpı kazanacak)seviyede değilse bence açık öğretim yoluyla okutmalılar.size tavsiyem KARMA EĞİTİME HAYIR !!! kampanyalarına ön ayak olmanız bu konuda da sesinizi yükseltmenizdir..çünkü benim gördüğüm,bildiğim kadarıyla üniversite bitirmiş biri olarak tek cümleyle ifade etmem gerekirse Karma Eğitim tam bir CİNAYET ‘tir…!!! vesselam…

    • bir Allah ın kulu diyor ki:

      Ahir zamanda müslüman olmak size katiliyorum ben de bunu yaptim aöf bitirdim isletme .hem sonuçta orgun egitimlelerle ayni diplomaya sahip olunuyor Elhamdülillah pişman değilim evlendim evliliğim sirasinda 3 sene okudum çok şükür bitti . (calismayi dusunmuyorum iktisat en büyük zenginlik .kadin mecbur olmadikca calismamali bence) karma egitim gercekten zor imtihan ateşle barut misali Allah yardimcisi olsun herkesin.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Tüm istediği sadece diplomadan ibaret olan anne babalara, Allah niye bir Fâtih bir Selâhaddin göndersin ki? Bol bol mühendis gönderir.” (Nureddin Yıldız

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku