Fazla Çalışmak Kadınlar İçin Kötü, Erkekler İçin İyi

21 Haziran 2016Haberler11 Yorum »
1466373587558‘deki Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre haftada 40 saatten fazla çalışmak, kadınların sağlığını kötü yönde etkilerken, 41 ile 50 saat arasında çalışan erkeklerin sağlıklarında iyileşmeler oluyor.
Haftada 60 saat çalışan kadınların , kanser ve kalp hastalıklarına yakalanma riskinin arttığı ancak bu olumsuz etkinin erkeklerde gözlemlenmediği kaydedildi. 41-50 saatten az çalışan kadınlarda ise kalp ve akciğer rahatsızlıkları ile depresyon daha az görülüyor.
Daha önceki çalışmalarda fazla mesainin strese neden olduğu kanıtlanmıştı. Ancak 32 yıl boyunca 7 bin 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bu çalışmayla uzun süreler boyunca çalışmanın hayatı tehlikeye sokan hastalıklara neden olduğu ilk kez kanıtlandı.Sabah Gazetesi

Okunma Sayısı : 4.631

Yorum yapın

“Fazla Çalışmak Kadınlar İçin Kötü, Erkekler İçin İyi” için 11 Yorum

  1. Yeşim diyor ki:

    Yazınız çok hoşuma gitti kesinlikle size katılıyorum😊

  2. Uğur diyor ki:

    Lutfen kadınlar bu hakikati dinlemesin. Cici hoş kadınlar olarak erkeklere aid yüksek statülü işleri kolayca kapsınlar da koca adaylarının kahir ekseriyetine adam gibi yüksek statülü iş bırakmasınlar. Kendileri de bu mükemmel işlerinde yorgunluktan harab olsunlar. Böylece aralarından sadece güzel ve fiyakalı olanlar hepsinin biyolojik ve genetik sebeblerle arzuladıkları, artık az sayıda kalmış, yüksek sosyal statülü erkeklere varabilsinler. Kadın başına çocuk oranı 1’in altına düşsün. Nihayet bu şekilde zamanla soyumuz kurusun (hâlihazırda nüfusumuz alarm veriyor zaten) ve de mutsuz olalım.

    Batılıların ve buradaki ateistler ve agnostiklerin evlilik dışı ilişki yoluyla çocuk sahibi olma ve kadın-erkek ilişkisi yaşama gibi bir “imkân”ları var. Biz Müslümanlarda o imkân da olmadığı için yakında bizim nüfus artış hızımız ateistler ve Batılılarınkinden çok daha geriye düşecek ve onlardan 20 kat daha yalnız ve mutsuz olacağız.

    Alternatif olarak, bu kadar açık seçik bir süreci bile görmekten bizi alıkoyan, zeka geriletici madde neyse, yetkililer şebeke suyundan onu çıkarsınlar.

    • meryem diyor ki:

      Uğur bey
      Kadınlar yüksel statülü işi kaparken kusura bakmayın da erkekler tembellikle oturuyor. Ben feminist değilim asla burada yazdığınız çoğu şeye katılıyorum ama ”pozitif ayrımcılık adına kadınlara dağıtıldığını söylediğiniz yüksek statülü iş ” bu ülkede imkansız. Her yere giriş sınav yetmiyor torpil ile. Erkeklerin yüksek statülü iş bulamamasının tek sebebi kendileri ve tembellikleridir. Basit bir örnek kendimden vereyim. Mali müşavirlik sınavını kazandım lakin torpille mi hayır çalışarak, emek vererek. Şimdi bu statüyü pozitif ayrımcılık diye kimse bana tepside sunmadı ki bir yıla yakın işsizken.
      Şu an çalışıyorum yeni işimi bulmamda hiç kimse yardımcı olmadı, torpil olayı da yok.
      ”Referansım Allah ”dedim ve Rabbim sınavı kazanmamı ve bu işi nasip etti. Biz kadınlar ne isteriz. Sevmek , sevilmek ve kendimizi güvende hissetmek isteriz. Kendi açımdan söyleyeyim, evleneceğim kişinin tahsil durumu ,işi beni ilgilendirir, çünkü ben evlenince çalışmak istemiyorum, ve benden ilim olarak maneviyat ve takva olarak düşük birirle de hayatımı birleştirmek istemem. Evleneceğim insanın beni Allah’a yaklaştırmasını, ufkumu genişletmesini isterim. Kısacası emri altına girmek istediğimden gerçekten de emri altına girilecek KAVVAM bir eş olsun isterim.Ama siz erkeklerin unuttuğu bir şey var ”KADINDA MAZİ, ERKEKTE İSTİKBAL ARANIR’. Hali ile siz kadının mazisini sorarsınız kadında işini tahsilini sorar bu olağan bir şeydir.

      • Süleyman diyor ki:

        Mesele işi ve tahsili sorması değil. Mesele sadece işi ve tahsili sorması Meryem hanım. Aynı şekilde size de sadece güzellik ve görüntü ile yaklaşmaları zannederimki sizi de kırar.

  3. hüzün gecesi diyor ki:

    İşe giderken, iş yerinde inşirah suresini okuduğum zamanları düşünüyorum da 40 saat bile fazla bence. Stres mide hastalıklarını tetikliyor ve bende gastrit olarak geri dönüşümü aldım zaten.

  4. ... diyor ki:

    Yazıyı okuduktan sonra hesapladığımda haftalık yolda geçen süreyle beraber çalışma saatim 55’i buluyor. Bir bayan için kesinlikle risk altındayım. Bunu zaten kronik yorgunluk halsizlik olarak hissediyorum.

    • Süleyman diyor ki:

      Geçenlerde sosyal medyada bir hesaba rastgeldim. Başörtülü bir hanım “İnşallah bu kadar sıkıntıyı diplomalı ev hanımı olmak için çekmiyorumdur” diye bir ifade kullanmış. Bazı hanımların bu haline çok üzülüyorum. Bu bir erkeğin “o kadar sene okuyup işe girdik ama inşAllah elalemin kızının paramı yemesi için değildir” demesi gibi birşey. Ne yazık bir tarafta sizin gibi düşünen kişiler evlenemiyor da bu gibi kişiler evlenip yuvalarının kıymetini bilmiyor. Kendilerini zorla iş sahibi yapıp kendilerine zulmediyor. Kendi kendilerine sıkıntı çekiyorlar.

      Bir hanımın bu şekil iş yükü altında ezilmesi beni üzüyor. Allah inşAllah yakın zamanda sizi refaha erdirir. Bu çrktiğiniz sıkıntılarında ecrini nasip eder.

  5. Aslı diyor ki:

    İşveren çalışanın dini vecibelerini yerine getirmesine müsade etmiyorsa çok zordur çalışmak .

  6. Kevser Hacı diyor ki:

    Oysa insan kendi değerini Allaha kul olmaktan ve insan yaratilmaktan almalı, Edeb ile mücehhez olup haysiyetimizi korumaliyiz başkalarının bize biçtigi ölçütlerle var oluyorsak vay halimize..

  7. Kevser Hacı diyor ki:

    Çalışmanın kendisi zaten gereksiz bir eylem..Bunu çalışan biri olarak söylüyorum. Bir derinlik yok, asimile oluyor insan çalışma hayatında , fitrattan ayrı düşüyor çoğu zaman.. ama biz kadınlar çarpık bir mantıkla mesrulastirma araclarimiza iman etmiş ve toplumun bize dayattigi çalışırsan kıymetlisin mottosu ile donanmışız ne yazık ki…

    • nurdan diyor ki:

      Çalışmayı nasıl gereksiz, derinliksiz bulabiliyorsunuz?
      Çalışmak her insanı gençleştirir, dinçleştirir.
      Sevmediğiniz bir işte çalışmıyorsanız, çalıştıkça çalışasınız gelir. Boş boş oturdukça da oturursunuz.
      Haftasonu önemli bir işim yoksa evde vakit geçirmeyi seviyorum. Değişik yemekler yapmak, dikiş dikmek, çocuğumla oynamak, kitap okumak, güzel bir kahvaltı yapmak hoşuma gidiyor. Haftanın yorgunluğuyla dinleneyim düşüncesine girersem, bunların hiçbirini yapamıyorum. Yemek,bulaşık,temizlik,ütü gözümde büyüyor,devleşiyor ve ben daha o işlere el atamadan onlara mağlup oluyorum. Haftasonum da bomboş geçmiş oluyor. Çalıştığım günler öyle değil ama. Ne kadar yorulsam da akşam eve gelince o daracık zamana bütün işlerimi sığıdırabiliyorum. ( Küçük bebeğim varken bu söylediklerim geçerli değildi. O bütün zamanımı dolduruyordu zaten.)
      Çalışmak diri tutar insanı. Daha ne yapabilirim dersin. Kaç insanın hayatına dokunabilirim, kaç kişinin duasını alabilirim… Yarınlarda neler yapacağını düşünürsün. Haftasonların kıymetlenir, her haftasonunu dolu dolu geçirmek istersin. Ailenle daha kaliteli zaman geçirmeye çalışırsın. Her akşam eşine anlatacağın yeni konular bulursun. Eşini daha iyi anlar, elindekine kanaat edersin. Eşinin sınırlarını hoş görmeye başlarsın. Yeri gelir, onunla fikir alışverişine girersin.
      Haram ortamda haram kazanç için çalışmıyorsan, bir insanın kaldırabileceğinden daha büyük sorumlulukların yoksa, üretiyorsan, insanlara faydalı oluyorsan, bebeğini kendinden mahrum etmiyorsan, farz olan ibadetlerini yerine getirebiliyorsan, eşini ve çocuklarını ihmal etmiyorsan, etrafına iyi örnek oluyorsan, sağlıklıysan, çalışmak büyük nimet!
      Veren el alan elden üstündür. Allah bizi tercihlerimizle baş başa bırakmışsa, alan el olmaktansa veren el olmayı neden tercih etmeyelim?
      Çalışan kadın kısa elbise giyer, makyaj yapar, erkeklerle samimi olur, hazır çaya çorbaya alışır, şımarıktır, bi giydiğini bi daha giymez, kocasını dinlemez, işten kaytarır, savurgan olur, maaşının bereketi yoktur…gibi yargıları bırakalım. Kadın evinde de işinde de sokakta da hanımefendi olursa, vakarı ve iffetiyle örnek olursa çalışmasını kimse yadırgamaz.
      Kendimize iyi bakalım. Ama saçımıza, cildimize değil sadece. Kalbimize, vicdanımıza, şefkatimize, özverili oluşumuza bakalım. Bu dünyada ahiret için yaşarken, dünyadan nasibimizi de unutmayalım. Bütün zorluklara rağmen sabredelim, hadiste işaret edildiği gibi insanlara faydalı olarak, insanların en hayırlısı olalım.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Bir ev halkı birbirine iyilik ve ikramda bulunduğunda Allah üzerlerine rızık akıtır ve Allah'ın himayesinde olurlar. (Hadis-i Şerif)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku