Feminist Kadınların Gönlü Olsun Diye…

30 Kasım 2016Haberler52 Yorum »
AYDIN'IN KUYUCAK ILCESI'NDE TARIM ILACI ICEN FATMA AYDIN (SOLDA), INTIHAR ETTI. AYDIN'IN COCUK GELIN OLDUGU, KOCASININ ISE BU NEDENLE TUTUKLANDIGI OGRENILDI. FATMA AYDIN, KOCASI OZGUR AYDIN VE COCUKLARIYLA BIRLIKTE. (FOTO: KUYUCAK, DHA)

AYDIN’IN KUYUCAK ILCESI’NDE TARIM ILACI ICEN FATMA AYDIN (SOLDA), INTIHAR ETTI. AYDIN’IN COCUK GELIN OLDUGU, KOCASININ ISE BU NEDENLE TUTUKLANDIGI OGRENILDI. FATMA AYDIN, KOCASI OZGUR AYDIN VE COCUKLARIYLA BIRLIKTE. (FOTO: KUYUCAK, DHA)

Geçen hafta mecliste görüşülen, erken yaşta evlenen ve kocaları hapiste olan kadınların kocalarına, çocukların babalarına kavuşma umudu, feminist kadınların gönlü olsun, diye söndürüldü ve tasarı geri çekildi. Kocaları hapiste 4 bin kadının kocalarına ve on binin üzerinde çocuğun babalarına kavuşma hayalleri söndü, umutları kırıldı.

Kocasına kavuşma umudu sönen ve çocukları ile yalnız başına hayat mücadelesinden yorulan Fatma Aydın dün bunalıma girip intihar etti. Allah rahmet eylesin.

Kadın derneklerinin hiçbirinden ses çıkmadı. Tecavüze uğramış olsaydı sahip çıkacaklardı fakat evlendiği için suçlu bulundu ve kimse sahip çıkmadı. Küçük yaşta babası cezaevine girdiği için umutla sarıldığı sevdiği adamı elinden alanların yakalarına yapışacaktır.

Kocası ve çocukları ile nasıl da mutlu görünüyor, kocası hapse girmeden önce. Bilmiyor ki sevdiği, yuva kurduğu adamı “tecavüzcü” diye elinden alacaklar, hayatı altüst olacak. Yüzüne bakın tecavüzcüsü ile evlenen mutsuz kadın yüzü mü?

Ellerine bakın, çocuğunu tutan kocasının eline nasıl da sarılmış.

Kendi isteyerek kaçmış. Babası hapisteymiş belki ev ortamı iyi değildi. Herhalukar da “ana evi koca evinden iyidir” diye bir gerçek mi var? Anasının babasının evinde de akrabaları tarafından tacize, tecavüze uğrayanlar var. Yok orada tecavüze de uğrasan da, aç da kalsan ana evinde otur fakat yeter ki evlenme.

Nedir bu koca evi düşmanlığı?

Babası hapiste olduğu için belki evlenerek kendini tehlikelerden korudu.

Fatma “ben sevdim kaçtım” dediği halde, onu koruyan, ona aile olan adamı tecavüzcü ilan edenler, bakalım iftiranın ve onu kocasından ayırmanın bedelini nasıl ödeyecekler?

Sevdiği kadının ölümü ile yüreğine ateş düşen kocanın içinin yangını, kimlerin yüreğini yakacak?

Ve hem annesiz hem babasız kalan çocukların gözyaşları kimin üzerine damlayacak?

Babasının boyuna ulaşmak için sandalyeye çıkan, babasının sarıp sarmaladığı bu küçük kızı babasından ayırmanın vebali kimlerin boynuna dolanacak?

Bu tasarıya karşı duran seküler ve muhafazakar geçinen kadın derneklerindeki çok bilmiş kadınlar, bakalım bunun hesabını nasıl verecekler! Fatma Aydın’ın kanı hepsinin eline bulaştı.

Ve kocalarına kavuşmayı bekleyen fakat umudu kırılan diğer kadınların ve çocukların bedduaları…

Erken evlendikleri için tecavüz gibi en adi suçtan hapis yatan, gençlikleri eşlerinden ve çocuklarından ayrı geçen bu erkeklerin ahları kimleri yakacak?

Rabbim mazlumun ahını almaktan korusun. İnşallah tasarı tekrar meclise gelir de dağılan aileler yeniden bir araya gelir. Fatma Aydın için geç olsa da en azından çocukları babalarına kavuşsun diye ve diğer kadınların, kocaların ve çocuklarının acıları dinsin diye tasarı tekrar meclise getirilip onaylanmalı.

Öncelikle tasarının adı “Cinsel istismara af ” olmamalı, hata orada. Cebir, tehdit olmayan cinsel istismar da ne demek?

Müslüman bir halk olarak, dini nikahla evlilik diye bir gerçeğimiz var. Hükumet artık dini nikahı tanımalı ve tasarı “Dini nikahla erken yaşta evlilik yapanlara af” diye gelip geçmişte evlenenlerin hepsi affedilmeli.

Geleceğe yönelik de madem ki ülkemizde 15 yaşından sonra cinsel ilişki serbest, o zaman evlilik de serbest olmalı. 15-18 arasında olup da evlenmek isteyenler, devletin kuracağı uzman bir kuruldan rapor alarak evlenebilmeli. İşin içinde tecavüz var mı yoksa severek mi evleniyorlar incelenmeli ona göre karar verilmeli.  18 yaş altı gençlerin evliliğine engel olunamaz. Yoksa ya toplumda zina artar ya da böyle gizli gizli evlenirler, sonra büyük acılar yaşanır.

 

Konu ile ilgili haber şöyle:

Kocası ‘cinsel istismar’ suçlamasıyla cezaevinde olan iki çocuklu genç kadının intiharı, tepkiler üzerine geri çekilen yasa tasarısı ile ilgili tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Aydın’ın Kuyucak İlçesi Başaran Mahallesi’nde iki çocuk annesi 23 yaşındaki Fatma Aydın, tarım ilacı içerek canına kıydı. Fatma Aydın’ın cenazesi, Adli Tıp Morgu’ndan alınarak, dün ikindi namazının ardından çok sayıda hemşehrisinin gözyaşları arasında toprağa verildi.

Fatma Aydın’ın 23 yaşında intihar ederek sonlanan hayatı çilelerle dolu. Babası Ali Aydın, hırsızlık ve soygun olaylarına karışmış, arandığı sıralarda da yol kontrolü yapan Jandarmanın dur ihtarına uymayıp gaza basınca bir jandarma erinin ölümüne neden olmuş, müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Babası Nazilli Kapalı Cezaevi’nde yatan Fatma Aydın, eşi Özgür Aydın’a 14 yaşındayken kaçtı. Fatma’nın annesi Gül Ayşe’nin şikâyeti üzerine hakkında kamu davası açılan Özgür Aydın düğün yapınca kayınvalidesi şikayetini geri aldı.

Fatma ve Özgür Aydın çiftinin evliliklerinden iki çocukları oldu ancak kamu davası Özgür Aydın’ın peşini bırakmadı.Yasaya göre “reşit olmayan küçük yaştaki çocuğa cinsel istismar” suçundan 10 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan Özgür Aydın cezaevine girerken, Fatma, çocuklarına bakmak için çiftliklerde çalıştı.

Genç yaşında çocuklarına hem annelik hem de babalık yapmak zorunda kalan Fatma Aydın’ın yaşadığı zorluklar Başaran Mahallesi’ndeki herkes tarafından biliniyordu.Ak Parti tarafından gündeme getirilen “yasa” sayesinde eşinin cezaevinden çıkacağı günü dört gözle bekleyen Fatma Yılmaz’ın, yasanın tepkiler üzerine geri çekilmesi üzerine, artık “ümidinin kalmadığını” belirten yakınları, “Son günlerde psikolojisi çok bozuktu. ‘Artık dayanamıyorum’ diyordu. 15 gün önce de büyük kızına otomobil çarpınca iyice bunalıma girmişti” dediler.

AK Parti Aydın İl Başkanı Ömer Özmen, hazırladıkları, ancak tepkiler nedeniyle geri çekmek zorunda kaldıkları yasayı “Tecavüzcüler için değil Fatma’lar için” çıkarmak istediklerini belirterek “Yasanın geri çekilmesinden hemen bir hafta sonra, mağdur olan bu gencecik hanımın hayatına son vermiş olması gerçekten çok üzücü. Allah rahmet eylesin. Kendisine rahmet diliyoruz” dedi.

“Bize bu yasayı çıkarmak istedik diye demediklerini bırakmadılar. ‘Tecavüzü savunuyor’ dediler” şeklinde konuşan AK Parti Aydın İl Başkanı Özmen şunları söyledi: “Oysa yasa bu tür uç örnekler gözetilerek hazırlanmıştı, işte amaç buydu. Fatma’lar ölmesin diyeydi. Fatma’nın suçu neydi? Kesinlikle tecavüzcüleri korumak gibi bir niyet yoktu. Bu türden olaylarla, mağdur insanlarla ilgili bir çalışma öngörülmüştü ve suiistimal edilmesin diye de süreyle sınırlı tutulmuştu. Önümüzdeki günlerde belki komisyonda tekrar tüm siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının mutabakatıyla herkesin üzerinde hem fikir olabileceği bir tasarı belki gündeme gelir.”

Milliyet.com

Not: Yeni canlar yanmasın hem Fatma Aydın’ın çocukları babalarına kavuşsun hem de kocalarının yolunu gözleyen kadınlar ve babalarının yolunu gözleyen çocuklar için twitter de  #DiniNikahlaEvlenenlereAfTasarısı   hashtag oluşturduk. Destekleyelim ki kanun yeniden görüşülsün.

Okunma Sayısı : 8.211

Yorum yapın

“Feminist Kadınların Gönlü Olsun Diye…” için 52 Yorum

  1. hasret diyor ki:

    Bu hanım için çok üzüldüm Allah rahmet eylesin.😔
    Ben doğu kökenli ama batıda yetişmiş bir batili ile evli biri olarak yazıyorum. yaş olarak benden küçük olan teyze kızlarım vardı. Ben ortaokulu bitirmiş iken onların 13 / 14 yaşında evlendiğini duymuştum. Hemde kendi istekleri ile zorla değil. onların ozaman ki fotolarını görseniz 20 yaşında sanırsınız.hala da evliler çocukları var ve mutlular.

    Evlilik kişiye göre değişen bir ihtiyaç veyahut nasip işidir.devletin ve kişilerin kimseye kendi istediğini dayatma hakkı yok.hayat bizim yaşadığımız çevreden ibaret değil.birazda başkalarının gözünden bakmalıyız.

    İslam ergenlik döneminden sonra evlilik oluyor diyorsa buna kim karşı çıkabilir? Bizi yaratan bizim için en iyisini bilendir.haşa kullar daha iyi mi bilecek?

    Geçenlerde eşimin yakını ( batıda bir köyde ustelik) kaçarak evlendi kız 19 yaşında..babasi kendi istediği biri ile sırf para için evlendirmek istedi(.daha onceki kizlarida para alarak evlendirdi…)bundan korkan kız beğendiği onu istemeye geldikleri halde babasının vermediği adama kaçtı. Sonra hem resmi dini nikah yapıldı.ustune düğün .Kız reşit olduğu için babası bir şey yapamadi ya kız daha küçük olsaydı o babanın neler yapabileceğini kim kestirebilir.para için kızları mal gibi gören zihniyete kim dur diyebilir.

    Bence resmi nikah yaşı 15 düşmeli ki bu yaşta evlilik yapan kızlar koruma altına alınmalı. Resmi nikah bir güvencedir. Kızların suistimal edilmesini engeller.evlenen kişi de bunun bilincinde olur.devlette bu kişiler kayıt altında olur …zaten herkez istediğini yapıyor hiç değilse resmi nikah la korumuş oluruz o kızları.canlari istediğinde kapıyı göstermeyecek kimse o kızlara..

  2. AYKIRI ADAM diyor ki:

    Selamünaleyküm,
    küçük yaşta yapılan evliklerin; uyumu, sağlıklı olup olmaması ayrı bir mesele,
    bu yaşlarda evlenen veya evlenmek zorunda kalan insanların, tecavüzcü- zinacı gibi muamele görmesi ayrı bir mesele.

    Bu ülkede 14-15 yaşında oğlunu yanına alıp çok afedersiniz ama günahevine birlikte götürüp (milli olmak diye bir deyim var) aynı günaha birlikte eşlik eden babalar var. Baba, oğlunu elinden tutup günah evine götürüyor. Bu suç olmuyor. Liseli, üniversiteli gençlerin lanet isimler adı altında ( flört, kanka, dans, mezuniyet etkinliği cart, curt) günah deneyimleri, suç olmuyor. Otellerde “battaniye” vb isimler adı altında özel hatun istemek suç olmuyor vb.vb. Günaha açılan yüzlerce kapı meşru gösterilirken, Allah’a ahirete inanan bir müminin genç yaşta yapılan evliliklere verilen cezalara destek vermesi durumuna çok güzel sözcükler biliyorum ama yayınlanmaz diye yazmıyorum…

    Bir müslümanın evliliği ne kadar sağlıksız olursa olsun, zinayla bir tutulamaz.Tutanda ahmaktır zaten. En fazla boşanır. Helalın en sevimsizini yapmış olur. Boşandı diye recmedilen birini gördünüzmü islam tarihinde? Bazı insanların dini,tarihte hindistanda yaşayan ekber şahın dini gibi. yüz gram islamiyet, yüz gram putperest kültür, yüz gram şu dinden, yüz gram bu dinden. Ne diyelim, herkes savunduğu fikirlerle haşrolsun. Amin.

    NOT: Buradan haykırıyorum mertce ve erkekce: Hep 15 yaşımda evlenmek istemişimdir. Duygularım pırıl pırılken, hiç kirlenmeden, taze ve körpeyken. Evliliğin önüne çeşitli isimler altında çin seddi dikenleri Allahu Teala nasıl biliyorsa öyle yapsın.Amin. Destekçilerini de öyle yapsın.Amin.

  3. Süleyman diyor ki:

    “Ama biz kabile devletinde yasamiyoruz,devletin bagli oldugu uluslararasi cocuk haklari sozlesmesinde oldugu gibi bir orta siniri belirlemesi icap ediyor.”

    Uluslararası çocuk hakları ha! Beni güldürmeyin lütfen. Hep aynı iddialar her seferinde. Yalnız ben daha öncede burada haber vererek göstermiştim. Madem bu ülkeler bu kadar becerikli bu çocuk hakları düzenlemesinde niye 8 yılda 63 bin 15 yaş ve altı çocuk hamileliği oluşuyor İngiltere de?

    Ya da ben burada link vereyim. 15-19 yaş arası 1000 kadından kaçının hamile kaldığını gösteren harita. 2000-2009 arası. Haritada da görürsünüz Türkiye de 15-19 yaş arası 1000 kızdan 10 nu bile o yaşlarda hamile kalmazken İngiltere de 1000 kişi başına 30-40 genç kız, Fransa ve İspanya 20-30, Almanya, polonya, italya vb. bile bizlerden fazla. 1000 genç kız başına hamile kalma oranı 10-20. Birde kayıt dışıları ele alsınlar o zaman görelim Avrupayı. Ha tabi onlar evlenmiyor ya istediklerini yapabilir. Evlenmedikleri sürece medeniyetin üst noktasındalar. Bizimkiler hani namusuyla evlendi ondan bizimkiler sapık ve tecavüzcü, onların ki ise aşık ve sevgili.

    Sadece hamile kalanlar bunlar yapılan zinaları saymıyoruz bile.

    (sanırım link olduğu için spam gözüktü ya da yayınlanması uygun değil) Sayıları merak edenler. “pregnancy rate of countries under the age of 18” google a yazıp ilk sitede oradaki dünya haritasında 15-19 yaş arasındaki kızların ülkelere göre hamile kalma oranına bakabilirler.

  4. Süleyman diyor ki:

    Yargıtay emsal bir karara imza attı. Yargıtay, çocuk yaşta evliliklerde 16 yaşını doldurma şartı arandığını, ancak bu durumun bile “olağanüstü durumlar için geçerli” olduğunu belirterek, 15 yaşındaki kız çocuğun evlenmesine izin veren yerel mahkeme kararını bozdu. ”
    Radikal

    16 yaşı filan diyor bazıları. Kızla adam zaten doğru düzgün durmuyor. Bunlara belki uzun sürecek bir mahkeme sürecinde bir “olağanüstü durumu” ne sağlayacak? Biraz gerçekçi olun gerçekçi!

  5. s. havva diyor ki:

    Sayın .:. , en başından bu yana nasıl olmalıydı diye sormuşsunuz. En başında böyle bir sorun yoktu ki. Erken evlenen kişinin tecavüzcü sayılması bi kaç yıllık bi olay. Bulunduğum ilde 70 yaşlarında olanlar içinde 13 de evlenen bi çok kişi var. Daha gençleri 15 civarında evlenmiş. Günümüz şehir hayatı ve eğitim evlilik yaşını en erken 20 li yaşlara yükseltti. Ben değil ama amca kızlarım 16-17 sinde evlendiler.
    Erken evlilik deyince direk, hiç istenmeyecek bi şekilde kızın kandırıldığı, sonrasında çok pişman olduğu bi olay olarak bakmamak lazım. Bu kızların bi çoğu halinden memnun. Kendisi istiyor. Okumak falan değil derdi. Yaşadığı koşullarda liseyi okusa da hayatında çok da fark olmayacak. Zaten bugün üniversite mezunlarının bile işsizlikle boğuştuğunu düşünürsek çok da haksız değiller. Yani kandırılıp evlenmemiş olsaydı okuyup çok iyi yerlere gelip çok refah ve güzel bir hayat yaşayacakken hepsini kaybetme gibi bir durum yok.
    Bi öğretmen arkadaş özellikle ilgilendiği, ücretsiz özel dersler verdiği bi öğrencisinden bahsetmişti. Liseye başkamış üç ay sonra nişanlanıp ayrılmış. Babasıyla konuşmuş arkadaş. Ne anlaşmıştık abi hani okutacaktın, diye. Kendisi istedi hocam, demiş. Şimdi bu kız ailesi vermese de kaçsaydı. Eşi hapse atılsaydı. Çok teşekkür ederim, deyip canla başla okuyacak mıydı?
    Bugün bizim asıl derdimiz evlilik yaşının nerdeyse 30 ları bulması. Ama bi kesim hala farklı hayat şartları içinde yaşıyor ve evlenmek istiyorsa niçin yasak olsun. Sema hanım da değinmişti, bu konuda tepki verenler asıl tepkiyi lisede gayrı meşru ilişkiler yaşayan hatta çocuk sahibi olan öğrencinin anlatıldığı dizilere vermeli. Eğer gerçekten samimi iseler ve dertleri gerçekten gençlerin eğitimi ise. Bu ve benzeri diziler yasaklanmalı. Hiç aklında olmayanın da aklını çeliyor ve gençleri eğitim yerine karşı cinse odaklıyor.

    • Süleyman diyor ki:

      s. havva hanım

      Evliliğin kederli, pis ,sıkıntılı, eziyet hali olarak dayatılması bugün o kadar şiddetli ki yani 20 yaşında evlenen kızın bile hayatı bitmiş gibi bir muamele görmesi çok yaygın. 22 yaşında evlenen bir erkeğe bugün yazık muamelesi yapılıyor. Aynı yaşta evlenen bir kıza bir kaç sene daha bekleseydin ne olurdu gibi bir muamele yapılıyor.

      İslamda evlilik kurumunun alternatifi yok. Bu kadar aşağılanması ve gittikçe daha fazla şarta bağlanması ne yazık ki dolaylı da olsa haramlara yönlendiriyor kişileri.

    • .:. diyor ki:

      s. havva demiş ki;

      “”Sayın .:. , en başından bu yana nasıl olmalıydı diye sormuşsunuz.””

      Tam anlatamamış olabilirim. Kastım haberdeki evlilik olayı zamanlaması ve oluşma şartları ile ilgiliydi. Aslında herşeyin çözümü EN BAŞINDA

      Ben kendi düşüncemi yazayım. Daha kolay anlaşılsın. (Bunu anlaşılır olsun ve herkes düşünsün istiyorum.)

      Bir kız olsaydı, 14 yaşında okuldan eve gidiyor olabilir veya bir şekilde bir yerde karşılaşmış olabiliriz, komşu kızı olabilir, okumuyor ve bir yerde de karşılaşmış olabiliriz. Ben 21-23 yaşında olsaydım (sanırım aşağı yukarı bu şekildedir haber konusu. Birlikte olmayı ilişki olması şart değil, veya karşılıklı istekli birlikte olma, veya tek taraflı zorlama olayını, anneyi, evliliği ve sonraki aşamaları ayrı tutuyorum. bunlar zaten sonraki aşamalar. Çok zor kısmı. )

      1- Eğer kız bana gelip hislerini belli etmiş olsaydı. Açıkça talepte bulunsaydı. Aldığım eğitim, aile yaşantım v.s. RED ederdim. Yaşının küçük olduğunu söyler, aslen olması gerekenleri anlatır, bilgilendirirdim. hatta ailesine bile uygun dille izah ederdim. (Ben yaşım itibari ile de bu süreçleri geçtim. Bu durumlara fırsat vermedim. Aldığım eğitimler ve aile yapısı buna müsade etmedi.) Ailemi, başkalarının ailesini ve toplumu sıkıntıya sokmam.

      2- Ben kendim de böyle bir girişimde de bulunmadım. Bulunamam yukarıda dediğim gibi bu eğitimi aldım , bilinçliyim, 18 yaşına gelmesi gerektiğini bilirim veya kendim de en azından 18 yasını doldurmam gerektiğini bilirim. Bu tür eğitimlerin okulda zamanında verilmesi gerekir.

      **** Zaman zaman duyarız sosyal medya da sapıklar hatta okul önlerinde veya eglence yerlerinde 12-18 yaşları arasındaki kız ve erkek çocuklarına musallat olurlar. Eğer o çocukların bir koruyanları yok ise tamamına yakını yem olurlar. (Para, Araba, Motor, Eğlence, Yasaklı baddeler, Telefon, Bilgisayar, Elbise, Makam, şöhret, güzel ve etkili sözler, yemek… yem için çok fazla malzeme var. ERGENLİK çağı sendromunda olan çocuklar.

      Bu çok önemli bir konudur aslında. Ülke olarak bilmediğimiz çok fazla hususlar var. (Benzer videolar çok var. Sosyal medyada çocukları nasıl kandırıyorlar. Buna sadece sosyal medya olarak da bakmayın. Her yerde çok rahat kandırabilirler hatta siz kendi davranışlarınızla çocuklarınızı bu yola itersiniz. Boşanma ile, kavga ile, çocuklarınızla iletişim kuramayarak.)

      video gibi örnekler çok fazla var. Erkek ve kız çocuklarımızı eğitmeliyiz. Anne ve babaların gücünü okullar ve kanunlar azaltıyor. Zaten anne ve babaları da parçalıyor. Çocuğunuza bir sebeple kızdığınızda. başınıza geleceklerden haberiniz olmaz. Kızmadan da aşırı ilgiden de bu olur.

      İşte anlatmak istediklerim aslında bunlardır.

      Toplumu, Aileleri, Anneleri, Babaları eğitmemiz lazım. İnanın ki Matematikten veya başka birşeyden çok daha önemlidir.

      tugbaakbeyinan hanımın buradaki yazısı ve paralel yazılar çok önemlidir.
      http://www.cocukaile.net/zorunlu-egitim-zulmu/#comment-142426

      Bizim yönetenlerimiz dünyadan bir haber. Her şeyi bildiklerini zannederler ama malesef öyle değil. Yetkinlikleri yok, ehil insan az, iş ehline verilmiyor. Adalet yok, sistem yok. Köprü, yol ve inşaat yaparak ülke yönetiliyor zannediyorlar. Ama yanılıyorlar. Oysa aslında onu da yapamıyorlar. Bu konuda yeterli donanıma sahibim. Söyleyecek olduklarım sıradışıdır. Epey zaman öncedir de bir kısmını yazmaya çalıştım. Bütün bu beceriksiz politikacıların yükünü biz toplum olarak çekiyoruz. Önceki politikacılarda, şu ankilerde hemen hemen hepsi aynıdır. Oyun Kurucular dışarıda.

      Bazen güzel olarak zannettiklerimiz, aslında sadece zannettiklerimizdir.

      • .:. diyor ki:

        Bir olay;

        Yurd dışında arkadaşlarımızla benzer konulardan dolayı sohbet ediyoruz. Çok çeşitli guruplardan arkadaşlarımız var. (trekking gibi)

        Bir arkadaşımızın tanıdığı TIR şöförü bulunduğumuz yere yakın bir yerde yolda giderken, genç bir kız el atmış ve arabaya almış. Kız yaşı küçük, bakımlı, makyajlı ve para karşılığı birlikte olmayı teklif etmiş. Bir süre konuşunca kızı zor da olsa tanımış. Kız onu tanımamış (yakın, aynı yerde oturan arkadaşının kızı) Bu dehşet verici bir şey.. öncesi ve sonrası, dahası da var.

      • .:. diyor ki:

        Konu anlaşılması için herkes için örnek linkler yazdım ancak doğal olarak site yönetimi haklı olarak yayınlamadılar.

        Youtube den “”LOS PELIGROS DE LAS REDES SOCIALES – EXPERIMENTO SOCIAL”” olarak aratabilirsiniz benzerlerine de bakınız. Bu sadece gelişmiş toplumlarda ve batı da değildir.

        Bu benzer denemeleri ailelerle planlı olarak yapıyorlar ve anne-babalara soruyorlar sizce kızınızı kandırabilecek mi, sizce oğlunuzu kandırabilecek mi diye.

        Bir kesim aileler çocuklarına çok güvendiklerini kesinlikle kandırılamayacağını söylese de sonuç hiç de öyle değildir.

        • Feyza diyor ki:

          Buna benzer videolari daha once izlemistim ve hayret etmedim cunku bir cocugu kandirmanin hic zor olmadigini biliyorum, cocuklarla hem isim hem yapim geregi fazla iletisim kuran bir insan olarak. Ama cocuguna fazla guvenen ailelerin kesinlikle izlemesi gerektigini dusunuyorum. Buyuk insanlarin bile evine girip manevi duygularini somurerek parasini, birikimini gaspediyorlar. Ya da kocaman adamlar genc gelin ugruna dugun yapip bir ton yukun altina girip dolandiriliyorlar. Neler duyuyoruz. Kac yasinda da olsa her insanin zayif ve aldatilmaya musait bir yonu olabiliyorken kucucuk yavrularin zaaflarini bilip tesbit etmek ve kandirmak anlik bir is. Aileler fazla onemsemiyorlar bu mevzuyu ne yazik ki.

  6. serkan cankurban diyor ki:

    Benim anlayamadığım olay 14 yaşında sorun teşkil eden evlenme hadisesi 16 yaşında nasıl mahkeme kararıyla mümkün.16’yı özel yapan nedir.14-15-16 ne farkları var.Lütfen biri izah etsin.

    Ayrıca 18 yaş reşit sayılıyor. 17 yıl+364 gün olunca 1 günle reşit sayılmıyor.Bu da çok saçma.Kişinin kendi görüşü olması için rakamsal bir takım saçma kısıtlamalara neden ihtiyaç var.O yaşına kadar isterse 1500 kişiyle evlilik hayatı yaşayabilr,sevgili,dost,metres hayatı yaşayabilir ama evlenemez.Burdaki çelişki ve mesaj çok bariz değilmi sizce de? EVLENMEYİN onun dışında herşey serbest.
    Devlet bu kanunla ceza evine koyduklarını değil EVLENENENLERİ cezalandırıyor.
    Bazen bu ülkeden nefret ediyorum.

  7. Yahya diyor ki:

    Değerli insanlar,

    Bu mevzu gibi yüzlerce elzem mevzular bulunmaktadır. Bu mevzuların çoğu yüz binlerce kişiyi etkilemektedir. Yada diğer bir değişle yüz binlerce aile/insan saçma sapan kanun ve uygunlamalardan dolayı mağdurdur ve her geçen gün mağdur edilmektedir.

    Ehem, mühim, mağdur sayısı bir birine karışmış halde…

    Ülkemizde bir çok şey “usulüne uygun” veya “gayri resmi” şekilde, tasarı düzenlenmeden yapılıyor. Hükumet akıllıca davranıp bu mevzuyu tasarıyla vs. ile gündeme taşımadan, HSYK vasıtasıyla ve/veya hakimlere kanaat kullandırarak bu işi süratle ve sessiz bir şekilde çözebilirdi/çözdürebilirdi.

    Ancak bazıları basiretsiz davranıp bu mevzuyu eline yüzüne bulaştırdı. Yarın biz denedik, ama tasarı kabul görmedi diyerek bunun vebalinden sıyırılabilecekler mi?

    Yada seçim öncesi partiler milletin cebine 5-10 lira koyarak kendilerine nasıl yüz binler toplayabiliyorsa; hükümet niçin bu tasarıyı destekletmek için bir kaç yüz kişinin cebine para koyarak tasarıyı destekleyecek ve feministleri bastıracak kamuoyu oluşturmuyor, oluşturamıyor?

    Söyleyecek çok şey varda….

  8. N.... diyor ki:

    Sema hanım sizi çok seviyorum yazılarınız severek okuyorum yazdığınız her yazıdada çok haklısınız. Aile sorunlarına çok güzel çözümler sunuyor sunuz Allah razı olsun. Ama artık bir aile kavramı olmasın diye çok fazla saldırı var ülkede.

    Kadını erkeğin kürek kemiğin den yaratmış Rabbimiz yani buradan anlaşılıyor ki kadın erkek bir birine muhtaçtır öyle yaratılmıştır ama kadın ayrı yaşasın erkeğe muhtaç olmasın çalışsın istediği erkek le evlilik dışı cinsel ilişki yaşasın buna kimse karşı değil yani hayvan gibi yaşa evlenme demek istiyorlar.

    Ar duygusu büyüğe karşı saygı utanma diye güzel meziyetlerimiz vardı bizim toplum olarak hepsi kayboluyor artık. Toplumun temeli aile dir diye anlatılıyor du ilk okulda bizlere.

    Şimdi aileyi yok etmeye çalışıyorlar ki arkada toplum kalmasın yani kökten yok etmeye çalışıyorlar türklerin varlığını gücünü. Güçlü olanı istemiyor dış güçler herkes köle olsun emir kulu olsun kendi kapılarında köpek olsun Türkiye istiyorlar.

    Allah tan korkmayan kuldan utanmaz diye söylerdi bizim büyüklerimiz. Ne kadar doğru söylüyorlarmış Allah’tan kormayanların hali ortada din neyi uygun görüyorsa onlara karşı çıkıyorlar din neyi yasaklıyorsa ona sahip çıkıyorlar.

    Öncelik dini eğitim olmalı diye düşünüyorum ben sema hanım insanlar ölümü öldükten sonra yaratanın huzuruna çıkıp ömrünü nerede geçirediğinin hesabını vereceğini unuttu.

    Okullardaki matematik dersi falan hergün veriliyor da dini eğitim ahlâki eğitim neden hafta da sadece bir gün kırk dakka bu sistem yanlış dini eğitim ahlak dersi hergün olmalı ellerinden gelse temelli kaldırıcaklar.

    Yazık çok yazık aile din vatan tehlikede artık gerçekten niyet edilip bişeyler düzeltilmezse başımıza gelecek ler belli.

  9. Bünyamin diyor ki:

    Durumu bile bile bunlara mahkumiyet çıkaran hakim de hakim değil maalesef.

    • Yahya diyor ki:

      Allah aşkına,

      Hakimin çok mu umurunda onun bunun ne halde olduğunu bilmesi, görmesi. Zaten bu “sözde” sucu işleyen insanların çoğu bilgisiz, eğitimsiz, maddi imkanları kısıtlı insanlar ve aileler.

      Sonra isviçrenin, italyanın onun bunun kanunlarını alıp yürürlüğe sokarsan; toplumun teammülerini, örf ve adetlerini, dinlerini hiçe sayarak davranırsan böyle olur. Hani kanunlar insanlar için di?

  10. ismet badem diyor ki:

    Gözyaşları içinde okudum, cidden çok üzüldüm. Şu yavrucaklar… Allah’ım kelimeler yetmiyor. Ahiret olmasa, mizan olmasa kim alacaktı intikamımızı? İnşallah bu gözyaşları hürmetine geride kalan kardeşlerimiz bu zulümden kurtulur

  11. Surmeneli diyor ki:

    Fikirler tecavuze ugramissa soylenecek bir sey kalmiyor.
    Kendilerini modern olarak addeden bu canlilar herkesi tecavuzcu goruyor. cunku fikirleri tecavuz maduru…

    Ama isin en kotu tarafi, soldan ve solculardan korktugu kadar Allah’tan korkmayan bir iktidarin bu tasariyi geri cekebilmesi, dirayetsizligi, basiretsizligi…

  12. istanbul diyor ki:

    ben tecavuzcusuyle evlenmis demedim ki. bunu bilemeyiz 14 yasindaki cocuga velisinin izni olmadan dokunulamaz dedim, rizasi var mi yok mu diye bir soru o-la-maz. cunku bir cocuktan bahsediyoruz, kotu bir adamla da evlilik yapabilirdi ,nitekim cocuk gelinlerden koca dayagi ve baskisi sonucu canina kiyan cok daha fazla insan oldu bu memlekette gazete arsivlerini taramaniz yeterli.

    Allahim bu kardesimize rahmetiyle muamelede bulunsun,hepimize basiret versin..(amin)

    • istanbul diyor ki:

      sunu da eklemek istiyorum.14 yasindaki cocuga velisinin izni olmadan dokunulamiyacagi gibi ,cocuk velisinin izni olsa da evlendirilemez. cocugu evlendirmek bundan rant saglama yahut mecburiyet nedeniyle oluyor. rant amacli cocugu para karsiligi vermek suctur. caresizlik yani sahipsizlik ,fakirlik ,irz ve can guvenligi tehlikesi gibi sebepler de ise devletin cocuklara sahip ciktigi kurumlar sozkonusu oraya rahatlikla basvurulabilir. zaten 16 sinda mahkeme karari ile evlilik de yapilabilir.

      • Feyza diyor ki:

        Yahu el insaf!Hic mi vicdaniniz sizlamiyor ve bunlari yazabiliyorsunuz?Vicdaninizi bir kenara koyuyorum hayatin realitesinden de mi bihabersiniz??O yasta bir cocuga onayak olan olmazsa hangi devletin kurumuna gidip yardim talep edebilir, siginabilir? Belli ki kopuk bir aileye sahip buyumus ve bu onun tercihi degil. Cozumu kocasina kacmakta bulmussa ve neticede mutlulugu huzuru bu yuvada bulabilmisse, dunyaya getirdigi cocuklarini da huzurla buyutebiliyorduysa muhim olan da bu degil miydi? Hadi kadin dernekleri bubyetim kalan cocuklara annelik etsinler simdi, badarabilirler mi, kim yerini doldurabilir bir annenin? Su hale bakin, iki tane yetim kalan cocuga mi uzulelim, gencecik yasinda hem de intihar gibi bir yontemle topraga giren kadincagizin haline mi uzulelim, eli kolu bagli mahpus yatan hem hanimini kaybetmis, hem cocuklarina sahip cikamadigi icun muhtemelen bunalimda olan babanin durumuna mi uzulelim, yoksa halden anlamaz, dunyayi sadece kendi etrafindan ibaret sanan insanlarun laf anlamazligina mi uzulelim, hakikaten hayret!

      • s. havva diyor ki:

        Erken evlenip, koca baskısı görüp de intihar eden kadınların sayısının 3000 den fazla olduğunu mu söylüyorsunuz şimdi siz. Bu da bir abartıdan ibaret. Feminist gruplar öyle bir yaygara koparıyor ki bırakın erken evleneni sanki tüm evlenenleri kocası ya dövecek ya boğazlayacak! Elbette hiç kimse şiddet görmesin, intihar etmesin. Ama feministlerin kadınları galeyana getirip bağıra çağıra hak aramaya yöneltmesi ancak onların daha fazla şiddet görmesine sebep oluyor.
        14 yaşında evlenilmesini elbette onaylamıyorum. Ama ülkemizde 12- 13 yaşında kız çocukları buluğa eriyor. İslam hukukuna göre buluğa eren kişi artık reşittir. Kararlarını kendisi verebilir. Ayrıca istisna da olsa erken gelişen kızlar da var. Güneydoğu Anadolu bölgesindeki bir ilimizde görevliyim. Haydi kızlar okula kampanyası çerçevesinde denetimlere giden bir görevliden dinlemiştik. Gittikleri bir köyde 12 yaşında oldukları halde okula gitmeyen kızlardan bir kaçının babası diyor ki ” tamam gitsinler ama benim kızlarım yetişkin oldular. Artık diğer çocuklarla uyum sağlayamazlar” hakikaten kızların yaşlarından fazla göründüklerini söylemişlerdi.
        Ayrıca çocuk istismarı diye mutlu aileleri perişan eden feministlerin Aleyna Tilki nin içkili mekanlarda çalışmasına hiç ses çıkardıklarını duymadık.

        • Istanbul diyor ki:

          Yasa teklifi kaldirilmadi zaten gerekli duzeltmelerden sonra tekrar oylanacak simdilik sadece geri cekildi. Yani hala magdurlar icin calisma var.

          Esas magduriyeti cezanin 9-10 yil sonra verilmesi olusturmus oluyor ki Ben de zaten bunu sorguladim,insanin yazilanlari anlayamamasi karsisindakine vicdansiz demek hakkini vermemeli.

          11 yasindaki kiz Adet gordu diye kocaya gidebilecek olgunluktadir diyorsaniz tum sosyolojik , biyolojik gercekligi reddediyorsunuz demektir. Islam hukuku orfi hukukun bir parcasidir, afrikadaki kabileler 11 yasinda cocuklari evlendiriyorsa Din buna ne desin?
          Ama biz kabile devletinde yasamiyoruz,devletin bagli oldugu uluslararasi cocuk haklari sozlesmesinde oldugu gibi bir orta siniri belirlemesi icap ediyor.
          Cocuk gelinlerden intihar eden sayisi ise bu kardesimiz gibi intihar eden gelinlerden daha fazla dedim, diger 3000 kisiden bahsetmedim.

          • s. havva diyor ki:

            Ben yorumumda size vicdansız demedim. O nedenle yazdıklarınızı anlamayanlar, kısmını üstüme almayacağım her ne kadar bana cevap olarak yazsanız da..
            Sanırım dikkatsizlikle yazdınız. İslam hukuku örfi hukukun bir parçası değildir. Ancak İslam hukukunda hakkında ayet ve hadislerde açık hüküm bulu nmayan konularda örfe de yerine göre başvurulur.
            Kişi 11 yaşında buluğa erdikten sonra mükelleftir artık. Bir yıl içinde de biyolojik gelişimin tamamlandığı bildiriliyor. Evlilik elbette sosyal gerçeklikler içerisinde yapılır. Ben de bunlar hiç dikkate alınmasın demedim. Şu an ingiltere nin en büyük sorunlarından biri çocuk yaşta doğum yapanların sayısının hızla artması. Ki yaş sınırı 10 a düşmüş durumda. Bunun kabile devleti olmakla ilgisi yok diye düşünüyorum. Ha evlenmesin de gerisi önemli değil mi diyeceğiz.

          • Istanbul diyor ki:

            s.havva
            Genele hitaben yazmistim, sizin yorumunuzub altina denk geldi, vicdan demigojisi yapan siz degildiniz ozur dilerim.
            Ben fikirlerimi zaten belirttim siz de kendi fikrinizi digerlerinin aksine saygili bir sekilde dile getirmeyi basaridiginiz icin de tebrik ve tesekkur ederim:)

            Akli basinda hic kimse bu intihari da dagilmis aileleri de savunmaz, sanki biz oh olsun dedik gibi algi kurulmaya calisiliyor. Magdurlarin haklarini almalari hepimizin dilegidir.
            Fakat bu kadar hassas bir meselenin feministlere , bazi platforms ara sahsi duyulan kinin kusulmasinda bir malzeme haline getirilmemesi gerekir diye dusunuyorum.

      • .:. diyor ki:

        Sayın İstanbul,

        Yazdıklarınızı defalarca okudum ve size hak veriyorum.

        Kendim Ailem ve çocuklarım , çevrem ve toplum için de empati yapmaya çalıştım.

        Size cevap verenlerin hiç birisi 14 yaşında evlenmemiş, çocukları da olsa tamamına yakını evlendiremez. Evlendirmez. ve Onların yaşadıklarına hiçbir zaman da razı olmaz. Bu yaşanılanların anlatış biçimi farklı. Haberin siteye konulması da yanlış görüyorum.

        Önceki yazmış olduğum yorumum da yayınlanmamıştır. Vardır bir sebebi bilemiyorum. Bu konunun her boyutunu her kardeşimizle tartışmaya hazırım.

        • semamarasli diyor ki:

          Biz de 14 yaşında olanlar evlensin diye savunmuyoruz fakat geçmişte evlenmiş olanlar affedilmeli. Savunduğumuz bu.Siz empati yaparakkendi kızınız için istemiyor olabilirsiniz bu sizi bağlar fakat başka biri de empati yapıp çocuklarım zina yapacağına evlensin diyebilir. Bu bir tercih meselesi.

          Ayrıca haberi pek çok kaynaktan okudum ve en derli toplu anlatan Milliyetin haberiydi. Pek çok kaynakta Fatma Aydın ın babasının yaptıkları üzerinde daha çok duruluyordu. Babasının suçu bizi ilgilendirmiyor fakat babasız bir kızın erken evlenmek istemesi onu daha iyi anlamayı sağlıyor.

          Bazıları “aman bizim kızlar da kanuna bakıp erken evlenmeye kalkar” korkusu yaşamasın diye geçmişte evlenenleri en ağır cezalarla cezalandımayı savunmaya hiç kimsenin hakkı yoktur.

          Ve bu haber sitede yer almalıydı. Fatma Aydın bir gariban olduğu için bir yasanın mağduru olduğu için sessizce gömülüp gitmemeliydi. Çocukları, kocası ve diğer kocalarının yolunu gözleyen kadınlar ve çocuklar için mücadele edeceğiz.

          • .:. diyor ki:

            Bir önceki yazmış olduğum ve yayınlamadığınız yazım üzerinden devam etmemiz yerinde olur. (o yazıda yayınlanmasına engel bir durumun olmadığını düşünüyorum. Bunlara dikkat eden birisiyim) Nitekim daha kapsamlı ve açıkça yazdım.

            Ayrıca farklı açılardan görüş bildirmek isteyen kişilerde olabilir ve daha objektif bir tartışma olur.

            İlk yorum yapan sayın İstanbul aslen çok açık ve net yazmıştır. daha sonrasında da gayet güzel açıklamıştır.

            Empati yaparken anlatmış olduğum sizin izah ettiğiniz durum değildir. Bunu da gayet açıkça belirttim. Bir önceki yazımda hepsini özet olarak yazmıştım. Karar verme yaşı velayet, temsil etme v.s. her şey alt üst olur. Sayın İstanbul sonradan bunu da gayet iyi izah etmiştir.

            Bir başkası zina yapacağına evlendirmek istedim diyemez ve bunu hangi yasalarla kabul ettireceksiniz. Ortalık karma karışık olur.

            Aslında gündem ekonomik kriz ve ülkemizin her boyutu ile kıskaç altına alınmasıdır. 2008 yılında ocak ayında dolar 1.15 lira idi euro 1.70 idi. sadece çok yakın zamanda 2.85 den 3.45 lere çıktı. Daha ne olacağı belli değil.

            Bu sayfada tartıştıklarımızın alt yapılarının çok daha öncelerden başladığını herkes göz önünde bulundursun. Ben işim gereği bir çok açıdan bakabiliyorum. Çünki bunları gördüm ve yaşadım. Bütün hepsini de sayenizde buradan paylaştım.

            Bunlar hepsi bir oyunun parçasıdır. Küçük parçalar iyi gibi görülse de birleştiğinde bir felakettir. Hayatın her alanında vardır. 14 yaşındaki bir kız çocuğuna veya erkek çocuğuna tercih bırakırsanız veya bu tercihi elde edecek yasal boşluklar. Herkes orayı kullanır. Bunu bizim düşündüğümüz gibi kullanmaz. Bu yaştaki çocuklara bir telefon, bir bilgisayar ve bir süre marka eşlayar alırsanız, Annesini ve babasını tanımazlar zaten bu durumlar olmadan da anne ve babalar çok zorluklar çekmektedir. Üstelik bu durumlara en yatkın olan kişiler de Ailelerinin parçalanmış olduğu kesimlerdir. Biraz daha irdelendiğinde, Sayın Abdullah bir in de izah ettiği, hatta birçok sefer sizin de belirttiğiniz yerlere Asıl tartışma meselelerine geliriz.
            Bu ülkede bir senede 132 bin e yakın çift ayrılıyor 10 yılda milyonlarca insan demek. Peoblem sadece küçük yaşta evlenme problemi değildir.

            Bu dönemlerde ülkemizin AB ile uyum çerçevesinde yapacağı hususlar 23 ve 24. fasıllardı. Bütün hepsini zaten yılllar önce bunlara göre yapmışlardır. Hukuk alanındaki düzenlemeler ve Mülkiyet hakkı, İnsan en temel hak ve hürriyetleridir. (bu durum ülkemizde tam bir felakettir. Ortamı kuran ve oyunu kuran hep onlardır.) CEDAW anlaşması, İstanbul yaklaşımı ve en önemlisi uluslar arası anlaşmaların anayasamız üzerinde olduğunun kabul edilmiş olmasıdır.

            Bu gibi binlerce farklı olaylar var. Ben bildiklerimi ve gözlemlediklerimi elimden geldiğince paylaşmaya gayret ettim.

            Haberi bende daha önce bir çok kaynaktan okumuştum ve bunu belirtmiştim. Bunu herkes kendi açısından değerlendirmiş. bu haberin ortaya çıkmasının sebebini ben yara kaşımak gibi görüyorum ve konuyu hep canlı tutmak isteyeceklerdir.

            Burada babasız bir kızın erken evlenmek istemesi meselesi olduğunu zannetmiyorum. Sayın İstanbul bunu da gayet açık anlatmıştır. O daha 14 yaşında. Ne isteyeceğini bilebilecek durumda değil. eğer öyle ise. Bu konularla ilintili yasaların hepsi 14 e endexlenmelidir.

            Bu yasaları kim çıkardı ve nezan çıkardı?
            Bu yasalarla ilgili cezaları kim iki katına , ne zaman çıkardı ve neden ?

            Sorulacak çok soru vardır.

            Ben zalim birisi değilim ki birileri ceza alsın da rahatlayayım. düşünşelerinizde katıldıklarımda olsa. Bu görüşteki düşüncelerinizin çoğuna katılmıyorum.

            Bazılarının düşündüğü ağır cezalarla ilgili görüşler bana ait değildir. Yasalarda cezalandırma olduğu zaman ve yasalar ortaya çıktığı zaman adaletin ve düzenin adil şekilde uygulanması içindir. Caydırıcı olmadığı zaman hiç bir hükmü de kalmaz. debelenip dururuz.

            Bu yasaları koyanlar koyduğu zaman geriye dönük olanları o zaman ele alıp değerlendirmeliydi. Ancak AB fonları ile yemlenenler o zaman kendilerini çok iyi işler yapmış gibi kamuoyuna sunmuşlardı. Çok eskiye gitmeye gerek yoktur.

            Bu haber eğer sitede yer alıyorsa tabiki sizin taktirinizdir. Ama görüşlerimizi açıkça yazalım birbirimizi daha net anlayalım.

            Bu gibi benzer o kadar çok konu varki, sadece medeni kanun ile ilgili değildir. Amaç bellidir kamu düzenini bozmak Adalet ve Hukuk u işlemez duruma getirmek. ADALET e olan güveni sarsmak. Mümkün olduğunca cözümü olmayan ve karmaşık hallere gelecek mağdur yaratmak ve bunu yenilemek. Ülkenin kendi kendisini tüketir hale getirmek. Bütün bunların hepsi Resmin bütününde Huzursuz, güvensiz, bir toplum yaratmak. sürekli aynı hususları çözümsüz tartışmak. Bütün hepsi Vergi olarak dönmek zorunda, işsizlik, değersiz para, enflasyon, sabit giderlerin artması v.s. Gelir gider dengesinin bozulması.

            Olayları bütün olarak değerlendirme gereği duydum.

            Yoksa bu masum insan üzerinden bir çıkarım olamaz. 14 yaşında gerçekte ne yaşadıklarını ben bilemiyorum. Ölüm sebebinin de gerçekte ne olduğunu bilemeyiz. Bu kararları alanlar Ona ve çocuklarına Aile bakanlığı ve yetkilileri ne gibi kolaylıklar sağladılar onu da bilemiyoruz. bu masumun 14 yaşında başına gelen bu olaylar zamanında var olan yasalarla ilgili herhangi bir bilgisinin dahi olduğunu zannetmiyorum.

            Bu yasa bu şekilde var iken 4000 mağdur olmuş ise veya yasalara uymayan. Yasa sonrası ne olacağını neler ile karşılaşacağımızı Allah bilir. Yasalara göre var olan resmi nikahları da problemli, mevzuatlara göre dini nikahları da. Sorun şu ki bu noktaya gelinmiştir.

            ADALET herkes için dengeli olmalıdır. Bu durumlara gelinmemelidir.

            Karşılıklı olarak fikirlerimizi tartışmayacak isek ben bu konuya fazlaca yorum yazmak istemiyorum. Amacım birilerine karşı muhalefet olup illaki bir şeyler yazmak olsun değildir.

            bu

          • Istanbul diyor ki:

            .:. Bey,
            Mantikli ve cok yonlu bakis acisi ile yaklasiminiz icin tesekkurler

        • Abdullah Bir diyor ki:

          .;.’ya

          Hadi ya…

          “Size cevap verenlerin HİÇ BİRİSİ 14 yaşında evlenmemiş, çocukları da olsa TAMAMINA YAKINI evlendiremez.” DEMİŞSİN

          Sen müneccimsin?

          Hiç kimsenin 14-15 yaşında evlenmediğini veya cocuklarını bu yaşta evlendirmediğini-evlendirmeyeceğini nereden biliyorsun?

          Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.( isra-36)

          Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır.
          (hucurat-12)

          Ben daha fazla yazmayacağım, çünkü bu ayetler sana gerekli cevabı veriyor. Kalbin, kulakların ve gözlerin mühürlenmemiş ise doğruyu duyar, görür ve hissedersin.

          • semamarasli diyor ki:

            .:. demişsiniz ki:

            “Haberi bende daha önce bir çok kaynaktan okumuştum ve bunu belirtmiştim. Bunu herkes kendi açısından değerlendirmiş. bu haberin ortaya çıkmasının sebebini ben yara kaşımak gibi görüyorum ve konuyu hep canlı tutmak isteyeceklerdir.”

            Hiç öyle bir durum yok tam aksi herkes duymamış gibi yapıyor. Bir okurum göndermeseydi benim de haberim olmayacaktı. Cenaze defnedileli 3 gün olmuş siz bir haber kanalında gördünüz mü? Ben görmedim. Zira bu laiklerle muhafazakarların ortak günahı. Hep birlikte üstünü örterler.

            Ayrıca ülkenin bu kadar derdi var diye mazlumlar mı susmalı? Belki bu kadar derdimiz zulümden dolayı vardır.

          • Feyza diyor ki:

            .:., bu yaziniza yorum yapanlarin hicbirisi 14 yasinda evlenmedigini veya cocuklarini da evlendirmeyecegini soylemissiniz. Sahsim adina konusabilirim, evet o yasta evlenmedim fakat ben intihar eden Fatma hnm. In yasadigi gibi bir hayat yasamadim ki..Mekani cennet olsun babam var oldugu surece boslugunu yasatmadi ki, karmasik, kopuk bir ailede buyumedim, onun imtihanlarini yasamadim. Sayet yasamis olsaydim? Bilemiyorum belki su an ben de evli ve birkac cocuk sahibi bir hanim olabilirdim. Peki oyle olsaydim ve esimle de cok iyi anlasiyor olsaydim, cocuklarim olsaydi ve esim mahpus olsaydi ne hissederdim, eminim cok yipranirdim. Empati bu sekilde yapilir. Yasanmamis bir hayatin uzerinden yasanmis aci bir tecrubenin dogrulugunu veya yanlisligini test ederek dogru bir sonuca ulasamazsiniz.

            Cocuklarim olsa o yasta evlendirir miyim, boyle birsey soylemedim. Sema hnm.da bunu tesvik edici bir beyanda bulunmadi. Kiz cocuklarimin o yaslarda ilim tahsil etmesini isterim fakat onlara nasil bir hayat sunacagimla da ilintili bir durum bu ve ne olacagini, nasil bir babalari olacagini nasil bir yasamin merkezine dusecegimi su an nasil kestiremiyorsam, dogmamis cocuklarimin hayatlari konusunda da buyuk konusmaktan Allahu Teala’ya siginirim.

            Burada hickimse kiz cocuklarini 14 15 yasinda evlendirin diye bir tesvikte bulunmadi, geriye donuk birtakim magduriyetlerin giderilip yuvalarin paramparca olmamasi adina en azindan sizin cephenizden de bakiyor olsak, ‘iyinin kotusu’ bir duzenleme getirilmesini tavsiye buyurdular. Yasanan dramatik olayda goruldugu gibi yasalar bazen insanlarin hayatindaki realiteye tam temas edemiyor. Yine bu sekilde erken evliligi goze almis kizlarin en azindan uzman psikolog denetiminde tetkiklerinin yapilarak aile zoru ile olup olmadiginin tesbiti veya tecavuze ugrayip ugramadiginin kanitlanmasi amaciyla bir dizi tetkikler sonucu sakinca gorulmezse resmi nikahina neden izin verilmesin?

            Siradisi hayat yasayan insanlar her zaman var olacaklar,biz gormezden gelsek de, toplumu kendi gormek istedigimiz bir tablonun icine sıkıstiramayız. Herkesin hayalinde utopik bir toplum modeli vardir farkli farkli, ama realitemiz bunun ne kadarina musaade edebiliyor?

            Son olarak sunu da soyleyebilirim. Yillardir Kur’an kursunda vazifeliyim. Bu cocuklarin listelerini hazirliyor aileleriyle gorusuyorum. Bircogunun ailesi rencber, koyde zor kosullarda yasiyorlar, fakir ailelerin cocuklari ve kursu cogu bir nevi kurtulus gibi goruyorlar. Ilim tahsili icin eskisi gibi Allah rizasi ugruna sicacik yatagini terkedip gelen elit tabaka insan sayisi azaldi. O ihlas ailelerde de fazla kalmadi fakat bir cikis kapisi olarak gordukleri askeri disipline yakin kurs hayatini bu cocuklar neden daha kolay kabul ediyor? Cunku biliyorlar ki eve donseler bundan rahat bir hayatlari olmayacak cok da parlak bir gelecekleri..

            Yani tercih yapmak zorunda kaliyorlar ve ailelerinden uzak da olsa en azindan sicak bir ortami benimsemeleri daha kolay oluyor. Bir sehirli cocuk bunun ne demek oldugunu pek anlamaz. Kaloriferli evde, yedigi onunde yemedigi arkasinda, interneti odasinda telefonu elinde bir cocuk o ev ortamini birakip da disiplinli bir ortami bu yasta tercih etmez. Kaldi ki bu cocuklarinin aileleri duzgun insanlar, hapis yatma, siddet gormebgibi durumlara da maruz kalmadiklari halde baba evini terketmeyi goze alabiliyorlar daha rahat bir hayat icin. Ama her insan bu imkana sahip degil, ev hayatindaki zorluklari ise cok agir ve iste kiminin kacis noktasi bir yatili okul veya Kur’an kursu degil bir erkegin kollari oluyor. Eger bu insan nikahina alip sahip ciktiysa ve suistimal etmeden kocalik vazifesini yapiyorsa bunda ne sakinca olabilir? Ustelik 11 12 yasindan bahsetmiyor Sema hnm. Hatta 13 14 de degil bahsettigi yas siniri ’15’.

            Tartisabilirim demissiniz, benim niyetim tartismak degil. Bir intihar eyleminim uzerine ne gibi bir tartisma yurutulebilir, siz buyrun tartisin.

          • semamarasli diyor ki:

            Sayın İstanbul hanım,
            “Fakat bu kadar hassas bir meselenin feministlere , bazi platforms ara sahsi duyulan kinin kusulmasinda bir malzeme haline getirilmemesi gerekir diye dusunuyorum.”

            sözünüzle kast ettiğiniz ben isem sizce benim onlarla nasıl bir kinim şahsi ne gibi bir alıp veremediğim bir şey olabilir. Ben gidip onları desteklesem beri başlarına taç yaparlar.

            Bu gayretimin sadece ve sadece Allah rızası için olduğuna sizi ikna etmek zorunda değilim. Ayrıca bir kısım kadınların işi hemen iftiraya bağlama hastalığından da kurtulması lazım. Size Hucurat suresi okumanızı tavsiye ederim.

          • semamarasli diyor ki:

            Allah razı olsun Feyza kardeşim. Benim de bu haberi siteye alırken maksadım tartışılması değil, kanun tasarısına karşı duranların neye sebep olduklarını görmeleriydi.

            Bu sadece görünen yüz. Ayrıca umudu kırılan, çocukları ile tek başına mücadele eden, kocaları suçsuz yere tecavüzden içerde yatan dört bin (çok daha fazladır bu sayı büyük ihtimal) kadın ve on bin üzerinde çocuğun kırılan ümitleri ile ne gibi bir ruh hali taşıdıklarını düşündürmekti.

          • Istanbul diyor ki:

            Sema marasli hanim,
            Niyetleri ancak Allah bilir, Ben sizin niyetiniz bu demedim, Allah rizasi disinda birseyi hesapladiginizi da aklima getirmedim. sadece konu buraya evrilerek bir ailenin acisinin suistismal edilmemesine bastan dikkat cekmek istedim. Magdurlarin hakli mucadelesinde birbirimizin sinirlerini yormanin kimseye faydasi olmaz herhalde.

          • Feyza diyor ki:

            Sizden de Allah razi olsun ablacim, niyetinizin Allah rizasi olduguna kimseyi ikna edemezsiniz, zaten ugrasirsaniz bu Allah rizasi icin olmaktan cikar, bosuna nefes tuketip vaktinizi israf etmeyin. Siz, inanciniz dogrultusunda sekillenen fikirlerinizi beyan etmeye devam edin, anlayan birileri mutlaka cikar/cikiyor/cikacaktir. Allah size yardim etsin, cunku isiniz gercekten zor ve arkanizda kapi gibi devlet desteginiz de yok, ama bizim ve mazlum insanlarin dualari var Allah yar ve yardimciniz olsun.

          • .:. diyor ki:

            “Sen müneccimsin?

            Hiç kimsenin 14-15 yaşında evlenmediğini veya cocuklarını bu yaşta evlendirmediğini-evlendirmeyeceğini nereden biliyorsun?”

            Sayın Abdullah bir. Lütfen Yazımı bir daha okuyun.

            Ben bu sayfalar içerisinde yazılan yazıların tamamına yakınını vakit buldukça okuyorum. En uzunlarını dahil. buna rağmen en geniş hali ile alarak tekrarlıyorum.

            Birincisi; Sizde kendinizde bu koşullar var mı buraya yazın. Varsa ve Öyleyse özür dilerim siz 14-15 yaşınızda evlendiyseniz, ben yanlış ettim zan altında bulundum.

            İkincisi; Bu koşulları yaşayan ve yorum yapan kardeşlerimiz arasında olan varsa durumunu lütfen bizimle paylaşsın öğrenelim.

            Üçüncüsü; Alıntı yaptığınız yazıyı ben sayın İstanbul a yazdım. yazdığım yazı yukarıda durmaktadır.

            Siz yorumlarınızda daha kapsamlı ve genelde kendinize göre doğru bilgili olduklarınızı yazıyorsunuz. Bu okuyanlara değer katıyor. Burası güzel bir şey. Öte yandan Keskin dille ifadeleriniz de oluyor. Farklı düşüncelere tahammül edemiyorsunuz. Ayetlerle ilgili söylediklerinizi ve fazlasını da biliyorum.

            Akıl vermek haddime değildir. Bu yeteneklerinizi alternatiflerle sunmanız daha güzel olur. İyi yanları ve kötü yanları. Bulunduğumuz ortam, yaşadıklarımız, yasalarımız, dini konuda olan açıklamalar. Mağdurlar ve sonrası için olanlar.

            Herkese şunu sormak isterim. Bu yaşanılanlar var olan bir gerçektir. Bundan sonrası da benzerleri olacağı malumdur. En başından buyana sizce nasıl olmalıydı?

          • .:. diyor ki:

            Sema hanım demiş ki;

            “”Zira bu laiklerle muhafazakarların ortak günahı. Hep birlikte üstünü örterler.””

            Bu konularda ve benzer bir çok olayda ben de size katılıyorum, paralel düşünüyoruz. Sadece bu yasa tasarısı ile ilgili değil. Aile yasalarında, Eğitimde, Sağlıkta, Çalışma hayatında, Tarım da, Güvenlik te, Ekonomi de, Hukuk ta….

            Asıl olan ülke menfaati ve toplum yararıdır. ADALET benim en çok önemsediğim durumdur.

            Yukarıda kaşıma olayını sizin belirttiğiniz gibi ele alabilirsiniz. Burada haklısınız. Ben zaten bu şekilde yazdım, bir o taraf, bir bu taraf diye.

            Bir de “Carbonero” diye bir terim var Venezuella da ve o dili kullanan latin amerika ülkelerinde . Kazan dairesinde çalışan ocağa kömür atan gibi.

            Aslında bunları hep yapan bir taraf vardır. O herkes adına kaşır ve gündeme getirir. Devamlı ocağa kömür atar. bugün bu ve benzeri olayları da yaşıyor olabiliriz. 23. ve 24. fasıllar (AB uyum yasalarında) bununla ilgiliydi. Türkiyemiz hafiften olayı çaktı. Bu da yetti. Şimdi çarşafı sallayacaklar. Kenarlarda pek durmamak lazım.

          • .:. diyor ki:

            Feyza demiş ki;

            “”.:., bu yaziniza yorum yapanlarin hicbirisi 14 yasinda evlenmedigini veya cocuklarini da evlendirmeyecegini soylemissiniz. Sahsim adina konusabilirim, evet o yasta evlenmedim…………””

            Yazdıklarınızın hepsini okudum.

            Ben Abdullah bir bey e benzer şekilde cevaben yazdım.
            Zaten siz de bunu belirttiniz. Yazımı sn İstanbul a yazmıştım ve ayrıca siz de 14 yaşınızda evlenmediğinizi belirttiniz.
            Cevap için teşekkür ederim.

            Aslında Abdullah bir bey e yazdığım cevap içerisinde “”Herkese şunu sormak isterim. Bu yaşanılanlar var olan bir gerçektir. Bundan sonrası da benzerleri olacağı malumdur. En başından buyana sizce nasıl olmalıydı?”” olan soruya siz yazınız içinde cevap verdiniz teşekkür ederim. Zor evet çok zor Allah kimsenin başına getirmesin.

            Öte yandan yazınız içerisinde dikkatimi çeken hususta birkaç şey bende belirtmek isterim. Konular aslen birbirleri ile de ilintilidir.

            “”Son olarak sunu da soyleyebilirim. Yillardir Kur’an kursunda vazifeliyim. Bu cocuklarin listelerini hazirliyor aileleriyle gorusuyorum. Bircogunun ailesi rencber, koyde zor kosullarda yasiyorlar, fakir ailelerin cocuklari ve kursu cogu bir nevi kurtulus gibi goruyorlar….””

            Bu çok önemli konudur. Bizler karadenizliyiz ve bizim çoğrafyalarımızdaki hemen hemen bütün köyleri yıllardır boşattılar ve şehirlere taşıdılar. İnsanlar gurbete gitmek zorunda kaldı. Amaçlardan birisi şehirlerde oy toplamak. Şuan köylerde sadece yaşlılar var ve yazın belki fırsat bulan olursa gidiyor. Yaşam sizin dediğiniz gibi çok zor. İmkanlar da kısıtlı Köylerde 1950 li yıllardan beri olan okullar vardı ve hepsi taşımalı oldular. Okulların hepsi kapatıldı. Sonrasında da vatandaşların tapulu toprakları da yağmalandı..

            Evelki gün herkesin yüreğini dağlayan 10 kız çocuğu bir yetişkin ve bir de çok daha küçük yaşta çocuğun çok feci şekilde yanarak öldüğü haberi vardı. Anlattıklarınız bir yandan sizin anlattığınız gibi ve bu yönü ile çok haklısınız.

            Bir de şöyle bir gerçekler var. O koşullar, o çocukların orda yatılı olması (sanırım özel bir kursmuş) köylerinin çok uzak olması anlattığınız hususlar ve birde ailesinin yanında kalmak isteyip de zorla oraya gönderilenler. (Yaşları açıklandı ve durum çok kötü. Yangın merdiveni olsa da yangın söndürme koşullarına uygun hiçbir alt yapının olmadığı b,nanın durumu, çatının durumu e her şeyden önemlisi Yangın merdivenin bulunduğu kapının kilitli olması..

            KİLİTLİ, sebebi çocuklar kaçmasınlar diye, Daha önce Türkiye de yurtlardan kaçan çocuklarla ilgili çok fazla haber vardı. Kurslarda yaşadıkları baskı, eziyet, cinsel istismar v.s. Kaçtıktan sonra bulaştıkları suç oranları..Bunlarla ilgili o zamanlarda da pek bir şey yapılmamış ve o zamanki gündem konuları yine KADIN idi.

            Yanlış giden bir şeyler var.

            Son olarak şunu da eklemek isterim;

            “”Tartisabilirim demissiniz, benim niyetim tartismak degil. Bir intihar eyleminim uzerine ne gibi bir tartisma yurutulebilir, siz buyrun tartisin.””

            Benim yazdıklarım içerisinde “”intihar”” eylemi tartışması yoktur. Şifreli yazı yazan birisi değilim. Yazdıklarım yukarıda durmaktadır. (Bu sebep ile Sema hanımdan yayınlanmayan yazımın yayınlanmasını talep ettim.) Ayrıca sayın İstanbul un izah ettikleri de yukarıda yazmaktadır. İş olsun siye yazı yazan birisi değilim. İfadelerimin tamamına yakını yasalara aykırı olan erken evlilik ve sorunları ile ilgilidir. Bu kısmı tartışabiliriz. Siz empati yapmaya çalıştınız ve bunları gayet güzel izah ettiniz. Ve çok zor bir durum olduğu bellidir.

            Bazen insanlar bu şekilde yanılgıya düşüyorlar. Birisinin hiç ifade etmedikleri şeyleri bile yazıp ekleyebiliyorlar.

            Yazdıklarımı tekrar okuyabilirsiniz.

          • Feyza diyor ki:

            Sn .:. Ve Istanbul, Oncelikle Istanbul, size vicdansiz demedim. Vicdaniniz nasil rahat ediyor dedim ki vicdaninizin olmadigini dusunsem, konforunu da sorgulamazdim. Yani vicdanlisinizdir elbette fakat bu olay ve bu gibi olaylar insani biraz sarsiyor. Siz de mazur gorun ve kirdiysam yine de hakkinizi helal edin. Herkes birbirine hakkini helal etsin ki, birbirini hic gormeyecegi bir platformda kimse birbirinin kalbini kirmamis olsun. Burada yazilan iki satir yaziya istinaden kimsenin vicdanini ya da niyetini sorgulama luksune sahip degikiz ve buna kendim de dahilim. .:., sozlerim sizin icin de gecerlidir. Yazdiklarinizi okudum. Yurtlarda sadece cocuklarin kacmamasi degil ayni zamanda disaridan yabanci insanlarin girip iceridekilere zarar vermemesi icin de kapilar kilitli tutuluyor. Gonul ister ki hersey dort dortluk olsun, kac gundur yuregimiz daglandi, Allahu Teala ailelerine sabir ihsan etsin. Cok konusmak istedigim bir mevzu da degil aslinda zaten olay yargiya intikal etti, hayirlisi olsun. O kurumlari cok iyi biliyorum, bugune kadar ne bir tecavuz ne istismar vakasi olmayan tertemiz yurtlar ve hizmet ehli insanlar. Umarim bu son vaka olur ve bir daha aci haberler duymayiz.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Sayın .:. ‘ya…

            Başta şahsım olmak üzere “HİÇ KİMSE TAM ve EKSİKSİZ” değildir.

            Sizin standart üstü “zeka ve algı” düzeyine sahip ve “fikirlerini ve kendisini ifade etme” anlamında da başarılı birisi olduğunuzun farkındayım.

            Lütfen yukarıda “kesin hüküm” bildiren ifademi “anlam ve boyut” çerçevesinde değerlendirdiğinizde istediğim seyin (amacımın) sizinle polemiğe girmek olmadığını; “SİZE CEVAP VERENLERİN HİÇ BİRİSİ 14 yaşında evlenmemiş, çocukları da olsa tamamına yakını EVLENDİREMEZ, EVLENDİRMEZ” seklinde ki kendi ifadenizi “kesin hüküm bildirme” anlamında değerlendirdiğinizde benim ne demek istediğimi anlamanızın daha kolay olacağını düşünüyorum.

            Diğer taraftan;

            Sizinde belirttiğiniz gibi Allah’ın bize nasip ettiği “bilginin, zekanın ve yeteneğin” farkındayız ve bu siteye bu kadar zaman ayırmamın temel amacı da sahip olduğum bu nimetlerin zekatını, sadakasını (bildiklerimi diğer insanlar ile paylaşmak, onlara yardım etmek, iyiliği emretmek ve kötülükten uzaklaştırarak) vermek suretiyle Allah’a olan sükrümü yerine getirmek.

            Son Olarak;

            Bende dahil her insan diğer canlılar ile iletişim kurarken “yaşanmışlıkları, bilgilerini, fikirlerini” MESAJ-İLETİ” olarak kullanmak suretiyle karşısındakilerle İLETİŞİM kurar.

            Bende burada yaşanmışlıklarını, tecrübelerini veya bilgilerini bizlere aktararak başkalarının veya kendisinin problemlerine çözüm arayan, öneren insanların fikirlerini, çözüm önerilerini ya destekler, yada delillerini ortaya koyarak uygun bir üslup ile reddederim.

            Ancak; kendi “dar ve küçük” dünyasında karşılaştığı “lokal” örnekleri “mutlak gerçek” kabul ederek ortaya koyduğu “tezleri” değişmez ve değiştirilemez “hüküm” gibi sunanlara, bir başka ifade ile “bilgi sahibi olmadan fikir ve hüküm sahibi” olarak insanları yanlış bilgilendiren, yönlendiren ve yargılayanları ise ilk etapta yaptıklarının yanlış olduğu konusunda uyarır, yanlış da ısrar etmeleri halinde ise “anlayacakları dilde” gerekeni yaparız.

            Özetle;

            Benim burada ki insanların “şahısları ve fikirleri” ile bir problemim yok. Benim amacım bilgi sahibi olmadan “hüküm sahibi” olanlar ile.

            Sanırım amaç hasıl olmuştur.

            Not: Size cevap niteliğinde ki yorumumun “İstanbul’a” yazdığınız yorumu muhatap alarak yazdığımın farkındayım. Ama sizin o yorumda kullandığınız “SİZE CEVAP VERENLERİN HİÇBİRİSİ” ifadesinin “İstabul’a cevap veren birisi” olarak şahsıma da cevap hakkı verdiğini gözden kaçırdığınız düşünüyorum.

            Selam ve dua ile…

          • .:. diyor ki:

            Feyza hanım demiş ki;

            “”Yazdiklarinizi okudum. Yurtlarda sadece cocuklarin kacmamasi degil ayni zamanda disaridan yabanci insanlarin girip iceridekilere zarar vermemesi icin de kapilar kilitli tutuluyor.””

            Bu adı yurt olan yer (her haliyle belli Yurt kondu), Devlete ait değil. Bütün hususlarla ilgili söylenecek o kadar çok fazla durum varki, nereyi tutsanız elinizde kalıyor. Tek suçlu olan ilgili Kaymakamlık, Valilik, Bakanlık, içişleri bakanlığı, Başbakan ve devlet. Kısacası ülkeyi yöneten herkes. Kısa zaman öncesinde de denetlenmiş.

            Bu konulara girildiği zaman olayın bir çok başka boyutları vardır. çok özet ve kısa iki farklı husus belirteceğim. Bizim vatandaş olarak yakınlarımız benzer durumlardan dolayı zarara uğratılmış durumda. Tapulu yerleri İstanbul da bir belediye ve yönetenleri tarafından sahte evraklarla çalınıp rızaları olmadan bir kısmı özel kız kuran kursuna bir kısmı eşe dosta verildi. (sanki babalarının malı gibi). Sürekli beddua alıyorlar. Mazlumları yetimleri perişan ettiler. İllegal olduğu için yaptıkları herşey çalıntı, kaçak, hukuksuz, çürük ve kalitesiz. Benzerleri de karadenizde köylerde var. Her taraf yağmalanıyor ve köylerde alt yapı ve kanalizasyon yok ama 8-9 katlı köyün içinde rezidanslar var. Hepsi kaçak hepsi illegal, hepsi pis, kaşitesiz ve hukuksuz. İmar olmayan yerlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın en yakınındaki kişilerin bile var. (Cumhurbaşkanımızın haberi varmı bilmiyorum) Dehşet verici bir şey. Böyle olunca her şey oluyor. Heyelan oluyor, kaza oluyor, yangın oluyor, sel oluyor, deprem oluyor, göçük oluyor v.s. Allah razı gelmiyor. Tabi onlar anlamıyor. ecel, olacağı varmış, Allah tan, doğal afet, kaza v.s. diye yok sayılıyor. Bu ülkede malesef herşey bu şekilde. Kalitesiz, sistemsiz ve kötü. Aslen nasıl olması gerektiğini bilmeyen bunu kavrayamaz. Herkesi ayakta uyutuyorlar. (istinasız hepsi)

            Bu yüzden diğer konulara girsek yaz yaz bitmez.

            Kilitli konusuna ve yangın olayına gelirsek. Herşey kılıfına uydurulmuş olduğu belli, içerde bir de Bebek varmış sanırım 3-4 yaşlarında !!! Bu tür yerlerde olması gerekenler. Yangın merdiveni içeriden kilitli OLAMAZ. yangın ile ilgili sensörler, gaz-duman alarmları, otomatik fiskiyeler, yangın tüpleri, yangın hortumları, kaçış yerleri, bunlar için herzaman hazır durumda olması gereken eğitimli kişiler. v.s. olması gereken en temel durumlar yok. Ölümlerin detayları da korkunç idi. Ailelere Allah sabırlar versin.

          • .:. diyor ki:

            Aleyküm Selam

            Abdullah Bir demiş ki;

            “”Sanırım amaç hasıl olmuştur.””

            Dert etmeyin, olur böyle şeyler. Biz sizin niyetinizin iyi olduğunun farkındayız.

            “”Not: Size cevap niteliğinde ki yorumumun “İstanbul’a” yazdığınız yorumu muhatap alarak yazdığımın farkındayım. Ama sizin o yorumda kullandığınız “SİZE CEVAP VERENLERİN HİÇBİRİSİ” ifadesinin “İstabul’a cevap veren birisi” olarak şahsıma da cevap hakkı verdiğini gözden kaçırdığınız düşünüyorum.””

            Selam ve dua ile…””

            Kaçırmadım ..:))

            Siz öyle zannediyor olabilirsiniz.

  13. istanbul diyor ki:

    kadinin 14 yasindaki kizini kacir, kadin sikayet etsin, dugun yapip namusunu temizledim diye anneyi ikna et, sikayeti geri ceksin ne guzel dunya? hem din hem vicdan bunu Kabul etmez.

    Sorun su ki; hapse islenen suctan 9-10 yil sonra aile kurulup cocuk sahibi olunmusken niye giriliyor?kadinin magdur oldugunu Kabul ediyor o yuzden kocayi hapse aliyorsan kadini siginma evine neden almiyor yukunu hafifletmiyorsun. yok kadini magdur gormuyorsan kocayi niye hapse aliyorsun? bu yasa gecmisi kapsayacak diyorsun, tekrar ayni magduriyetler olunca nasil bir onlem alacaksin?
    burada aslindan cok daha kopuk ve celiskili bir durum var.

    • semamarasli diyor ki:

      Gözünüze bir gözlük alın bakın isterseniz tecavüzcüsü ile evlenmiş mutsuz bir kadın yüzü mü var?
      Ellerine bakın, çocuğunu tutan kocasının eline nasıl da sarılmış.
      Kendi isteyerek kaçmış. Babası hapisteymiş demek ev ortamı da iyi değildi. Herhalukar da ana evi koca evinden iyidir diye bir gerçek mi var? Anasının babasının evinde de akrabaları tarafından tacize tecavüze uğrayanlar var. Babasız bir kız evlenerek belki kendini korumak istedi.
      Sizler de onu koruyan ona aile olan adamı tecavüzcü ilan edin, kız ben kaçtım dediği halde. Bakalım iftiranın cezasını nasıl ödeyeceksiniz?

      • Süleyman diyor ki:

        Bugünlerde Henry Kissinger adında bir Yahudi Amerikan dışişleri bakanını inceliyordum. Sırf kapitalist sistemi korumak için Anerika olarak Kamboçya’da kominist yanlı hükümeti bombalayarak Amerika uçaklarıyla yerine Pol pot adı verilen kapitalist bir zalim grubu iktidara getiriyor. Sonuç 3 milyon Kamboçya lının zalim bir şekilde katledilmesi oluyor. Yalnız kapitalizm korundu, kominizm yayılmadı ya işte ne büyük bir başarı onlar için. 3 milyon ne ki çerez

        Ne yazık ki İstanbul rumuzlu kişiler ve o çok kadın haklarını umursayan kadın dernekleri içinde kendi kafalarındaki doğrular olsunda gerekirse yüzlerce kadın ölsün. Umurlarında olmaz. Onların doğruları ancak kendi imtiyazlı kesimleri içindir. Bu ve buna benzer durumdaki kadınları ve hanımları umursamazlar. Onlar çünkü doğruyu, mutlak dığruyu biliyorlar. Başka herkez cahil ve gerekirse bu yolda göze alınabilecek kayıplar olarak onlara göre.

    • nurullah okur diyor ki:

      Bu yaptığınız yorum vicdaninizin nasılda Nasır bağlamış olduğunu gösteriyor. Soruyorum size ozaman çözümünüz nedir? Devletin bakım altına alması 3 çocuğu ile beraber bir anneyi hatta 4bin anneyi nekadar mümkün? Bu insanların kendi duygu ve hayatlarına gem vurma hakkını kim veriyor sizlere? Hani hamile kalırım dogurmam diyen çocuğunu bogazlama özgürlüğü isteyen vahşiler kadardami hak taninmiyacak bu insanlara? Ne olur o yavrular ın günahı ne? Babaları ile yaşasalar.

    • .:. diyor ki:

      Sayın İstanbul,

      Söylediklerinizi empati yaparak düşündüm.

      1- 14 yaşında kızımın kaçtığını farzederek empati yaptım. Daha doğrusu çok ama çok zorlandım yapamadım bile. Bu durumda olsa kesinlikle şikayet eder en ağır ceza almasını sağlarım.

      2- 14 yaşında oğlum olsa Yine aynı empatiyi yaptım. Yapmaya çalıştım. (olayın bu tarafına kimse bakmaz bile.

      3- Bütün bunlarla ilgili kendim için, ablam veya kardeşim için, çevrem için de yaptım.

      Buna razı gelmezdim. Vicdanım da razı gelmez.

      Yukarıdaki haber içeriği eksik ve kurgulanarak yazılmış. Hiç de örnek alınacak gibi değil. Başka yerlerde daha farklı anlatımlar var.

      Tutuklu olan baba 33 yaşındaymış ve yaklaşık 1,5 senedir de tutukluymuş. yani 21 inde bu işler gerçekleşmiş.

      Bütün bunları empati yaparak hiç bir aile reisi, yakını, anne ve baba abi, abla kabul edeceğini zannetmiyorum.

      Bu yol açılırsa yasalar ve kanunlar hiç bir işe yaramaz. Okula gönderdiğiniz 14 yaşındaki kızınız 21 veya daha fazla yaşta olan birisi ile kaçar. Hamile kalır. sonra sizde eşinizi dostunuzu çağırarak düğününü yaparsınız. Olaya sadece böyle bakın. bunun iyi tarafı yoktur.

      14 yaşınızdaki oğlunuz okula gider. 23 yaşında bir kadın ona musallat olur aklını çeler, kaçırır veya ikna eder. O çocukla ilişkiye girer. Ve siz bu çocuğunuzu da evlendirir düğününü yaparsınız. Eh yaş sebebi ile işe de giremez. Siz de her ikisine ev açar onlara bakarsınız.

      Siz kendiniz kız olsanız ve yaşınız 14 olsa bunları yaparken ne düşünürsünüz. (Düşünemezsiniz, o yaşlarınızı hatırlayın) Erkek olsanız da düşünemezsiniz (hatırlayın ve o yaştaki tüm fotoğraflarınızı hatta 18 ine kadar olan fotoğraflarınızı masanızın üzerine koyun fotoğraflarınıza ve evlatlarınızın fotoğrafına bakıp düşünün)

      İçinde bulunduğumuz dünya düzenine, şart ve koşullara göre bunu düşünün.

      Buna bağlı oluşabilecek sorunların hiç birisini kimse düşünmüyor bile. 14 yaşında evli olan birisi özgürdür. Oy da kullanmalıdır, silah da almalıdır. isterse içki de içer, araba da kullanır, Her haltı eder. İstediği yerde durur, seyahat özgürlüğü vardır. Vardır da vardır.

      Bütün olarak düşünmek lazım. Eğer böyle bir yasa çıkartırsanız sürekli bu yasaya yama yapmaya çalışırsınız. Ülkenin durumu zaten tam da böyledir. Bunu Mağduriyet olarak ele alanlar inanın kendi başlarına gelse kesinlikle kabul etmezler.

      Bu konunun dışında bu konuyu masumlaştırmaya çalışılacak her şey düzeni bozar. Hatta bu yasa daha keskin olmalı ki, insanlar çocuklarına sahip çıksın. Daha önemli meseleler var. Aileler çığ gibi boşanıyor ve dikkat edilirse bütün sorunların asıl kaynağı parçalanmış ve problemli ailelelerdir. Değişmesi ve önlem alınması gereken başka durumlar var.

      2014 yılında (görevden alınan eski aile bakanı) Fatma Şahin bu konuda cezaların iki katına çıkması için çok çalıştaylar yapmıştı? ve O dönem herkes bunu kabul etmişti. Hükümette de başkaları yoktu. Doğru veya yanlış tartışılır. 2 senede ne değişti?

      Bu konu çok önemli konudur. İstediğiniz soruyu sorabilirsiniz. Beni İkna edin lütfen. Bende soracağım.

      Lütfen empati yapın.

      Olayları din kısmına getirmeyin. Dinimizi de farklı yorumlamayın. Çok zor durum ve koşullar olabilir bu istisnadır. (istisna olsa da kabul edilmemelidir.) Ancak ortada bir de devlet vardır.

      • semamarasli diyor ki:

        Yayınlanmayan yorumunuzu yayınladım. Burada beni rahatsız eden cümleniz

        “Yukarıdaki haber içeriği eksik ve kurgulanarak yazılmış. Hiç de örnek alınacak gibi değil. Başka yerlerde daha farklı anlatımlar var.”
        Hem beni itham altında bırakıyorsunuz hem de ölen kadını. Sanki ben kurgulamışım, ölen kadınla ilgili de saklanan bir şeyler varmış gibi bir anlam çıkıyor cümlenizden. Konu ile ilgili pek çok haberi okudum hepsinde de kanun çekildikten sonra morali bozulduğu ve artık çocukları ile ilgilenecek gücü bulamadığıydı.
        Ayrıca yukarıdaki gibi bir empati sadece sizi bağlar. Ben de anneyim 3 çocuğum var kızlarım ya da oğlum böyle bir şey yapmış olsalardı onların evliliklerini güzel devam ettirmeleri için maddi manevi yanlarında olurdum. Eşleri cezaevinde sürünsün onlar da mutsuz olsun istemezdim onlara destek olurdum.

        • semamarasli diyor ki:

          Ayrıca bu haberi örnek alınsın diye değil bir mazlumun sesi duyulsun diye aldım. Ve tasarı ile ve vekillerin sözleri ile kocalarının serbest kalacağı umudunu taşıyan kadınların ruh hali anlaşılsın diye yayınladım.

          • .:. diyor ki:

            Sayın Sema hanım,

            Yazılan yazıyı siz veya başkası her kim yazmış ise ben yine de yukarıdaki yazdıklarımı yazardım.

            Burada size veya yazıyı yazan kişiye bir garezim olamaz, ben yazıyı kim yazdığını bilmiyorum, yazar adına da yazana da diyeceğim yoktur. Yazılanlara dedim ve aynısını düşünüyorum. Yazıdaki Kurgulanmış olan kısım için şunu diyebiliriz, yaşanılan ve var olanların bir yönü ile ele alınması. Paradigmal düşünceler her birimizi yanıltabilir. Bir çok kimsenin farklı düşüncesi ortaya gerçekte yapılması gerenleri koyar ve bu ileriye ışık olur.

            (Bu haber ve benzeri çok daha ilginçleri var. Daha çok yakın zamanda daha birkaç gün evvel Bolu da zihinsel engelli bir kıza ve ablasına komşuları tarafından tecevüz olayı vardı.) Bütün hepsinin çözümü üle ilgili yapılması gereken top yekün sistemlerin elden geçirilmesidir. Artık uyansınlar var olan yasaların hepsi tuzaklarla doludur. ADALET sayın cumhurbaşkanımızın anlattığı gibi olmalıdır. (Ancak kendisi bu şekilde anlatsa da geldiği grupta ve o grup içerisindeki olanlar hiç de temenni ettiği gibi değildir. Unutmayalımki yakın zamanda yaşadıklarımızda kendisinin çok yalnız kaldığını da söylemiştir. Aziz milletimizden de özür dilemiştir. Eski yazılaıma da bakılabilir. Bütün bunları sizler sayesinde ben buralardan yazdım. Tehlik aslen çok daha büyüktür.)

            Sizin Mağdur olup da (veya cezası sebebi ile başkalarının mağduriyetine sebep vermesi ile ilgili) hapiste ailelerine kavuşmalarını ve bunlarla ilgili söylediklerinizi ve sırf o düşüncede olanları anlıyorum ve buna muhalefet olacak durumum yok.

            Ben bunlardan önce olanları hep yazdım. Sayın İstanbul da ona benzer olanları yazmıştı.

            Hatta çok basit soru dahi sormuş ve şimdiye kadar cevap veren olmamıştı.

            Ana makale içerisinde öneri olarak sunulanları da okudum ve gayet olumludur. Olaylara sürekli bu şekilde bakmak gerekir. Yoksa bu konu ve konular sürekli olarak ısıtılır. Bir bu taraf, bir o taraf

            Kendi çocuklarınız üzerinizdeki tasarruf hakkınızla ilgili tercihinize hiçbirşey demem mümkün değildir. Yasalar bu imkanları salıyor ise herkes bu tercihini yapar. Benim bu konularla ilgili görüşlerim yukarıdaki yazdıklarım gibidir.

            “Ayrıca yukarıdaki gibi bir empati sadece sizi bağlar. Ben de anneyim 3 çocuğum var kızlarım ya da oğlum böyle bir şey yapmış olsalardı onların evliliklerini güzel devam ettirmeleri için maddi manevi yanlarında olurdum. Eşleri cezaevinde sürünsün onlar da mutsuz olsun istemezdim onlara destek olurdum.”

            Kimse evladının bu zaman diliminde ve şartlarda bu aşamaya gelmesini isteyeceğini zannetmiyorum. Görüşlerinize saygı duyuyorum. Bu aşamaya geldikten sonra bir kesimin isteyebileceği sizin düşündüğünüz şekildedir. Buna Sayın İstanbul yazısının ilk başında değindi. O annenin durumu, toplum ve baba açısından. bunları zorunlu kılar. Tabiki başka seçeneklerde var ve o aşamaları daha ürkütücüdür.

            — Önceki yazıyı yayınladığınız için teşekkür ederim. Herhangi birisine ön yargım yoktur.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      İstanbul’a

      “hem din hem vicdan bunu Kabul etmez.” DEMİŞSİN

      Ben ve benim gibi düşünenler MÜSLÜMAN’ız. Bizim dinimiz ve dinimizin kontrolünde ki vicdanımız buluğa ermiş bir kızın evlenmesini kabul ediyor.

      Senin inandığın din olan FEMİNAZİ’ liğin bunu kabul etmemesi biz MÜMİN’leri bağlamıyor.

      Senin dinin sana bizim dinimiz bize.

      Not: Feyza kardeşimin benden önce sana cevap vermesine dua et. Feyza hanım kardeşimin cevabı beni biraz sakinleştirdi.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Rasulullah Efendimizin yaptığı bir dua. Bu kıymetli hadisi Şerifi öğrenelim bolca okuyalım inşallah. Kaynak: Ebu Dâvud

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku