Film Okuyanlar ve Kitap Tiryakileri

saitMasa başında otururken, 'Gençlerin daha çok kitap okumasını sağlamak ve izledikleri filmlerden azami derecede istifade etmelerini öğretmek için projeler yapalım' deseler, kitap okuma konusunda fikir üretsem bile, filmlerden istifade etme konusunda aklıma bir proje gelmez belki. Yollarda olmanın güzelliklerinden birisi de, yapılan farklı ve güzel çalışmalara şahit olmaktır.

Görev yaptığı ilçede daha çok insanın kitap okuma alışkanlığı kazanması için 'Kitap Tiryakileri' projesini hayata geçiren İsparta / Yalvaç kaymakamının projesinden ve Çorum / Osmancık'ta, gençlerin filmleri sadece izlemeyip, izledikleri filmleri okumalarını da öğretmek için çalışan 'Dil ve Edebiyat' derneğinin çalışmalarından bahsedeceğim.

Film izlemeyin! Okuyun!

Dil ve Edebiyat derneğinin Osmancık şubesi, konferansa davet etmişti. İlçe genelinde hem öğrencilere hem velilere konferanslar verdim. Ancak dernek başkanı Kazım SEKİLLİ ve ekibi, konferanslar dışında da çok güzel faaliyetler yapıyorlar ilçede.

İlçe Kaymakamı Sayın İbrahim KÜÇÜK, ilçe yöneticileri, gönüllü öğretmenler ve lise öğrencileri ile birlikte ‘Film okuma‘ grubu oluşturmuşlar. Evet, yanlış okumadınız. Film izleme değil film okuma grubu.

Birlikte seçtikleri faydalı filmleri hep beraber oturup izliyorlar. Film başlamadan önce, herkes eline kağıt ve kalem alıyor. Filmi izlerken, en beğendikleri sahneler, en etkilendikleri cümleleri ve mesajları not alıyor herkes. Film bittikten sonra, filmde verilen mesajlar üzerine konuşup istişare ediyorlar.

Filmlerden hayata dair alınacak dersler mutlaka vardır. Hem film seçmeyi, hem de filmlerden hayata dair dersler almayı gençlere öğretebilmek zorundayız.

Kazım SEKİLLİ, ‘Film Okuma’ projesi sırasında aldığı notları gösterdi ve okudu bana. Bahsettiği filmleri daha önce izlemiş olmama rağmen, o filmlerden bu cümleleri hatırlamadım bile. Bizim gibi yetişkinler bile böyle bir projeden istifade edebiliyorsak, gençlere ne kadar faydalı olacağını düşünün.

Bu projeyi Türkiye’de uygulayan var mı bilmiyorum. Ancak mutlaka yaygınlaşması gereken bir uygulama. Gençlerin sinema diliyle uyutulup uyuşturulmasına engel olmak isteyenler, sinema dilinden öğrenme yöntemleri geliştirmesi gerekiyor.

İlçe kaymakamının yaptıkları her projeye destek vermesinin kendilerini rahatlattığını belirtmişti Kazım bey. Bende bu yazı vesilesiyle, Osmancık Kaymakamı Sayın İbrahim KÜÇÜK beye, hem bize gösterdiği misafirperverlik için hem de ilçesinin gençleri için gösterdiği gayret için teşekkür ediyorum.

Kitap Tiryakileri
Yalvaç Kaymakamı Sayın ​Ahmet ALTINTAŞ, makam odasında kitaplar olan, çalışma masasında okuduğu kitaplarla misafirleri karşılayan, gelen misafirlerine kitap hediye eden bir kaymakam.
Kendisiyle tanıştığımızda içimden 'Allah sayılarını artırsın!' dediğim kaymakamlardan birisi.

Yaptığı çalışmalarla, bir yıl içersinde ilçesinde kitap okuma oranlarını arttırmış, okuyan bir nesil yetiştirmek için çok güzel projeler yapmış. Okul kütüphanelerini ve halk kütüphanesini hem estetik olarak hem de kitap çeşitliliği olarak güzelleştirerek başlamışlar işe.

Sadece estetik ve çeşitliliği olan bir kütüphane yapmak elbet yeterli değil. Maalesef ülkemizin birçok yerinde sadece binaya yatırım yapılıyor. Dünyanın en lüks binasını bile yapsanız, içerisine dünyanın bütün kitaplarını da doldursanız, o bölgede yaşayan insanları okumanın önemi konusunda ikna edemezseniz sonuç alamazsınız.

Bu gerçeklerin farkında olan ilçe kaymakamı, cazip ödüllü kitap okuma yarışmaları düzenlemiş. Ödül kazanan öğrencilere yazarlar eliyle ödül dağıtmışlar. Ödüllerin bedelini bölge esnafı karşıladığı için, herkesin gündeminde okumak ve kitaplar olmuş.

Okul kütüphanelerinin daha etkili hale gelmesi için hem görsel olarak hem de içerik olarak zenginleştirilmiş. Sadece öğrenciler değil veliler de istifade etsin diye, velilerin okuyabileceği kitaplarda konulmuş kütüphaneye. İlçede okuyan meslek yüksekokulu öğrencileri, küçük bir ücret karşılığında görevlendirilmiş okul kütüphanelerinde.

Halk kütüphanelerinin de daha aktif kullanılması için, bütün öğrencilerin halk kütüphanesini ziyaret edip üye olmaları teşvik edilmiş. Bu çalışmalar sonrasında, 2011 yılı üye sayısı; 1205 okunan kitap sayısı; 6251 iken, uygulanan program sonrası; 2012 yılında üye sayısı; 3005, okunan kitap sayısı; 19.809 olarak artmıştır.

İki yıllık bir çalışma sonrası ortalama 1200 kitap okunmuş olan halk kütüphanesinde, 20.000 civarı kitap okunmasını sağlamış olmak, çok ciddi bir mesafedir.

Yalvaç halkı, okuyan bir neslin ilçelerine ve ülkelerine faydasını önümüzde ki yıllarda görecek inşallah.

Yalvaç Milli Eğitim Müdürü Mustafa ERGÜN ile birlikte yürütülen proje ile her öğrenci ene başında 1 kitap satın alıyor. Bütün arkadaşları ile sırayla okudukları kitaplar sayesinde hem kitap alma alışkanlığı sağlanıyor hem de kitap paylaşımı.

Öğretmenlerin okunan kitapları sözlü notu olarak değerlendirdiği ilçede, velilere okuma listesi gönderiliyor. Okunan kitaplardan en beğendikleri yerleri / sözleri okullarının koridor duvarlarına asıyor çocuklar.

İsteyen öğrenci Kitap Tiryakiliği listesine kendisini dahil ediyor. Kitap Tiryakiliği Sözleşmesinin ilk defa uygulandığı okul olan Yalvaç İMKB (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası) İlköğretim okulunda, bir önceki yıl Okul kütüphanesinden 28 öğrenci faydalanmış iken, yaklaşık 3 aylık bir çalışma sonrasında kütüphaneden kitap okuyan öğrenci sayısı 306 ya çıkmış, okudukları kitap sayısı da 1937 olmuştur.

Zamane gençliği değil zamane çözümü

Herkes zamane gençliğinden şikayetçi oluyor. Anadolu’yu gezdikçe, yeni insanlar ve yeni projelerle tanıştıkça, bir kez daha gördüm ki, ‘iş üretmek isteyen iş üretiyor, bahane üretmek isteyen bahane üretiyor’.

Bizim ‘zamane gençliği’ diye bir problemimiz yok. Zamane gençleriyle, zamane dilini, sabır ve gayretle kullanmayı bilen idareci ve yetkililere ihtiyacımız var.

Kitap okuyan, film okuyan, hayatı okuyan bir nesil yetiştirmek için gayret etmeyenlerin, zamane gençlerinden şikayet etmeye hakkı yok.


Bunlar da ilginizi Çekebilir

1 Yorum Yorum Yaz

Yorum Yaz