Flörtün Faturası Kime Yazılır?

09 Ağustos 2012Haberler28 Yorum »

Toplum, evlenecek çiftlerin birbirlerini tanımaları için “flört” etmeleri gerektiği düşüncesine sahiptir. Tanıma evresinde flört olmazsa olmaz diye düşünüyorlar. Fakat bu tarz birlikteliklerinin bedelini genç kızlar ödemektedir. Kızlar genelde duygusal fıtratta oldukları için ve ilk defa bir erkekle görüşüyorsa karşısındaki erkeğe adeta bağlanıyor, ona olan sevgisi, duyguları kördüğüm oluyor. Tabi bu bağlanmaya gelene kadar 3 evreden geçiyorlar.

İlk aşamada sadece “arkadaşlık” olarak başlıyorlar ve bu evreyi birbirini tanıma süreci diye nitelendiriyorlar. Bu tanıma sürecindeki görüşmeyi 3 ten fazla yapmamak gerekir. Bu süreçte erkeğe daha çok iş düşüyor, olumlu veya olumsuz cevabını hemen vermeli. Ve bu tanıma sürecinde erkek hala kafasında bir şeyleri netleştirmediyse, bu süreç olabildiğince uzuyor. Ve ikinci aşamaya geçiliyor, “sevgililik”. Aracı olanlar bu basamakta ne kadar iki tarafı da uyarsalar erkekten gelen cevap “daha 2 ay görüştük, tanıyamadık”, kızdan gelen cevap: “ben olumluyum, o da olumlu gibi çünkü ilişkimiz iyi gidiyor” gibi cümleler. Aracılar erkeğin bu cevabını kıza söyleseler bile, kızın ayakları yere basmadığı için hiçbir şeyi idrak edemiyor..

Sevgililik aşamasında, çiftler sanki karı kocaymış gibi birbirlerinin msn, facebook, twitter, mail adresilerinin şifrelerini birbirlerine verirler. Birbirlerine hitapları ise “aşkım, hayatım, bitanem, sevgilim, her şeyim…” diye aitlik ekleri ile devam eder. Elleri kenetlenircesine tutma başlar, görenler tutkalla yapıştırılmış zanneder. Birbirlerine sarılmalar vesaire.. Bu süreçte yeni dindar görünümlü nesil adeta bir hadisi şerifi de haramlarında kullanmaya başlıyor “evlenince ellerimizden bu günahlar dökülecek”. Peki, hiç harama bulaşmadan evlenenler ne olacak! diye soruyorum onlara.

Erkek bu süre zarfında kıza kavvamcılığını göstermeye başlar, bir de erkeğin üzerinde “dindar” etiketi varsa kız ona gözü kapalı güvenir. Ve Kız zamanla her şeyinin hesabını vermeye başlar, bir yere gidecekse izin alır, izinsiz bir iş yapmışsa hesap verir, özür diler vs dışarıdan gözlemleyenler sanki evliler der, ve bu işin olumlu sonuçlanacağını düşünürler. Kız kendince olumlu ama erkek ise hala netleştiremiyor, tabi kızın bu durumlardan haberi olsa bile, kız hayata polyanna gözü ile bakar bu evrede de, çünkü güvendi ve bağlandı. Evli insanlar, bu flörtlüğün 2. aşaması gibi böyle anlaşsalar herhalde hiçbir evlilik hüsranla sonlanmaz diye düşünüyorum.

Tabi bu arada erkeğin daha önceden uzun süreli bir tecrübesi var ise, karşı tarafın ilk görüştüğü ise ve kız bu yüzden nasıl davranacağını da bilmiyorsa, erkek kızdan çok fazla şeyler talep edebilir, mesela daha fazla ilgi(yemek yapması, hediyeler, güzel tatlı tatlı sözler, şirinlikler…) eğer kız, erkeğin istediği gibi ilgi veremiyorsa, erkek ayrılma bahanelerini üretmeye başlar.

Bu arada erkeğin mutlaka sakladığı bir mail adresi de vardır. Kız ise hayatının bütün şifrelerini kocası gibi gördüğü sevgilisine verir. Neyse, erkek bu aşamada da başarılı olursa, son evreye gelir “cinsellik”. Önce evine davet ile başlar. Kız bunun uygun olmadığını düşünse de erkek o güveni verdiği için ikna eder ve kız evine aldanır gider. Bir erkeğin zamanla boşaldığını bilmeyen genç kızlarımız, zannederler ki “kardeş kardeşe” oturacaklar. Birbirlerine bir güzel yemek yedirirler kendi elleriyle. Evli insanlar keşke böyle olsalar.. Genelde genç kızların başına gelen durumlardan biri de yemeğe kadar bir şey olmadıysa demek ki bir şey olmayacak zannediyorlar. Sonra bir tatlı veya film seyretme kısmına geçerler.. Bu esnada yakınlaşma kaçınılmazdır, üçüncü şeytan olur diye boşuna denmiyor. Eğer kız akıllı ise o an onu bırakır, “yok biz evleneceğiz zaten, bırakmaz beni” diye düşünürse o da kapılır gider bir günah kuyusuna. Büyüklerin bir tabiri vardır, “kaç yıldır koynunda yattığım kocamızı tanıyamıyoruz, nasıl olurda birkaç ayda tanıdığın adama güvenebilirsin.”

Erkek bunda da başarılı olursa, kadın kendini kullanılmış hisseder, erkek ise kolay elde ettiği bir şeye değer vermez. Halk tabiri ile “kız kolay lokma olmuştur!.” Erkek bu süreçte kızdan ayrılmak için bahaneler üretmeye başlar “sen beni sevmiyorsun, benim istediklerimi yapmıyorsun, biz anlaşamıyoruz, sen çok iyisin sen daha iyilerine layıksın, görüştüğüm kızlar arasında en iyisi sendin, hayırlısı ise dua ettim ama hayırlısı değilmiş, sana dua edeceğim vs” demeye başlar. Bir de bu yeni neslimiz ayrılmada da kolayca bir kılıf bulmuşlar “yaşadıklarımız için tövbe ederiz Allah affeder”, tevbe bu kadar basit işte!.Buraya kadar yuh! E kızla karı koca gibi hayata devam ettin, ne oldu şimdi diyesiniz geliyor değil mi? Erkek istediği zevki bu dünya da almıştır. Bu durumu dert eden bir kız ise, tevbeler, bir ton gözyaşı, bir ton ilaçlarla ayakta durmaya çalışır, eğer şeytan vesvese verip intihar etmezse, dert etmeyen bir kız ise hayatına hiç yaşanmamış gibi devam eder…

Genç kızlar! Erkeği iyi tanıma konusunda çok dikkatli olun. Eğer görüştüğünüz kişi netleştirmiyorsa hala ve uzatmaya çalışıyorsa, harama girmektense bitirin daha iyi.

Erkekler! Evlilik öncesi kızlarla görüşme konusunda dikkat etmeniz gereken hususlar vardır. Eğer bu hususlara dikkat etmezseniz, bir çok kızın AH ını alır, helalliğini alamazsınız isterseniz günaha birlikte gitseniz bile!, Çünkü herkes ne yaptıysa bedelini ödeyecektir ve ne ekerseniz onu biçersiniz.

Belki bu kız böyle namussuz bir insanı ömür boyu unutamayacak çünkü kalbi ilk defa birini sevmiştir. Bu devirde psikiyatri servisleri,klinikleri bir sürü flörtün bedelini ödeyen genç kızlarla dolu!. Erkek hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Yenisine bakıyor. Yaşadıklarını, yaşattıklarını hatırlamıyor bile, yeni bir hayata adım atar çünkü. Eski kızın durumunu umursamaz bile. Erkek için bitmişse bitmiştir, Allah korkusu olmayan, bunları dert etmeyen bir erkek geriye dönüp bakmaz bile, kafasından siler, siz ise hüsranlarınızla pişmanlıklarınızla kalırsınız kızlar.. Erkek kendisine tertemiz, hiç eli eline değmemiş, ailesinin istediği, haramı helali bilen bir kız bulur. Ve hayatına devam eder.

Bir erkek böyle bir şeye kalkışırken, kendi anasının bacısının, kızının başına gelmesini ister mi? diye düşünmeli…

Zannetmeyin ki bunu inançsız insanlar yapar, son zamanlarda moda(!) olan ortalık dindar görünümlü zamparalarla dolu. Erkek evlatlarını daha dikkatlice yetiştirmek gerekiyor, kızlarımızı ise bilinçli yetiştirmeliyiz. Böyle saf kızlar yetiştirirsek, akıllı(!) dindar erkeklerin yüzlerinden kızlarımızın başına daha çok işler gelir.

Not: Bu yazıyı böyle kendini kaptırmış genç kızlarımızın bana anlattıkları olaylar üzerine yazdım, ortalık çok kötü herkes kızına oğluna sahip çıksın. Kim benim oğlum yapmaz diyorsa bilin ki o yapabilir. İmtihan dünyasındayız. Ve iyi ki Allahu teala hiçbir şeyi unutmuyor…En küçük gözyaşının bedelini de mutlaka ödetecek.

      Gülnur Özdemir

Okunma Sayısı : 6.896

Yorum yapın

“Flörtün Faturası Kime Yazılır?” için 28 Yorum

  1. Feyza diyor ki:

    Salaklik degil efsun hnm, nefs diyelim. Iki tarafin da nefsine hakim olamamasi sozkonudu. Helal olanla iktifa edememek veya boyle bir derdinin olmamasi gibi.. Zeki olmak helal olanin pesinde olmak icin yeterli degil, nefs hakimiyeti iman gucuyle saglanabilir. Yani salaklikla veya zeka ile ilgisi yok bu zaafin. Allah dogru yoldan ayrilan kullarindan eylemesin cumlemizi.

  2. Sadece Fatih diyor ki:

    Yazıda şu cümle geçiyor.

    “Bu tanıma sürecindeki görüşmeyi 3 ten fazla yapmamak gerekir. Bu süreçte erkeğe daha çok iş düşüyor, olumlu veya olumsuz cevabını hemen vermeli.”

    Peki erkek en kötü dördüncü görüşme sonrası olumlu cevap verip aileleri de sürece iyice dahil edip en azından söz yapmak istiyorsa ancak bazı hanım kızlarımız fatura ödemek istiyorsa, evlendikten sonra yaşanacak heyecanları evlenmeden önce yaşamak istiyorsa ve önce duygusal bağ oluşması için tanıma bahanesiyle gezip tozmak isteyip evliliği bunların sonrasında düşünüyorsa ne yapacağız? Ah almamak lazım ancak ahı alınan sadece kızlar değil. Net duruşu görmezden gelinen erkeklerin de ahı alınmış olmuyor mu? Ayrıca karşısına net duruşu olan erkekler çıkan kızlar bu kişileri değerlendirmeyip de zıpır birine denk gelip yüz üstü bırakıldıklarında ağlamaya hakları var mı?

  3. Gulbeyaz diyor ki:

    “gayri mesru bir muhabbetin neticesi,merhametsiz aci cekmektir”

  4. lala-ibrahim diyor ki:

    dindar bir erkek kendisi hiç bir kızla flört etmemiş,bir kızın elini tutmamış,fakat tam tersi karşıda ki kız diyor ki
    eskiden bir yıllık bir ilişkim oldu 3. evre olmasa bile 2. evreye geçmiş diyelim.siz evlilik için başlayabilecek bir görüşme için ne önerirsiniz dindar gencimize?tecrübeli olanlar muhakka vardır.bir de günümüzde hayırlı saliha bir eş bulmak gerçekten zorlaştı,dini ağırlıklı okullarda kapalı dediğimiz hiç ummadığınız kızlar bile neler yapıyorken,bir genç nasıl bilecek görüştüğü kızın böyle birisi olmadığını.zor bu işler…

  5. ahir zaman elif ba ları diyor ki:

    namuslu Ahlaklı namazlı abdestli insanları begnmeyip kendi bulanlar ne güzel hayat Allahın emri Peygemberin sünnetinden uzak kızlar her istedigini karar veriyo burada yazılanlar islami tam manasıyla yasayanlar olarak ters çünkü kız kendi buluyo kendi biliyo kendi evleniyo yok kızlar üzülüyo katılmıyorum zaten kızlar salih imanlı genci secmeyip zahiri kisiyi buluyo sonra üzülüyomus hiç anlamıyom zaten flört dine %100 ters olan bisey naslı olurda kızlar mağdur anlam veremiyom
    bence salih erkek mağdur oluyo neden su ahir zamanda genelde kızlar begenmiyo kızlar elektrik alamadım diyo kızlar ret ediyo
    nasıl oulyoda kızlar üzülüyo gerçekten erkeklerin kalbi çok kırılıyo…erkeler üzülüyo çünkü erkek begeniyo kızlar görücü usulunde begenmiyo manken arıyolar hoca hanım olsun dine ahlaka hicbiseye bakmıyolar manken gibi zibidiyi begeniyo sonrada mağdur yok ya su ana kadar erkek olarak görücülükten hep üzüldüm sebep malum manken çinar gibi olacan ahlak din islam namaz abdes gerek yok kızlar için kendisi hoca hanım oldugu halde Allah ıslah etsin
    ama su ahir zamanda dindar ahlaklı imanlı erkekler mağdur….kızlar mağdur olamaz cunku kendi buluyo kendi flort ediyo kendi evleniyo ben bu yazı saliaha bi kadın için yazılsa neyse ama saliha kadın zaten flörtü kabul etmez benim gibi yani burda bi zıtlık var…ben flörte karsıyım Allahın emri peygamberin kalbiylr görücü usuluyle Allahın emri peygamberin sünneti

  6. Deniz diyor ki:

    Uyarici bir yazi gencler okusun insallah! Yegenimin basina gelmisti boyle bir durum . aldatilan kizlar yaninda gunaha beraber gidilen birlikteliklerin faturasini daha cok kizlar cekiyor. Neyse ki bizim damat sozune sahip cikti ailesinin tum baskilarina ayirmak istemelerine ragmen evlendiler. herkes bu kadar sansli olmayabilir aman dikkat!

  7. su diyor ki:

    Gülnur Hocam,

    Siz beni 3. evreye geçmekten korudunuz, beni o gün gördüğünüzde uyarmasaydınız şu anda sonum ne olurdu ?

    Çevrenizde gördüğünüz kişileri lütfen uyarın. Ben hocama “anam mısın, babam mısın, sanane?” demiştim. Eminim ki benim hocam o güzel kalbiyle bana dua etmiştir. Size de anlattığım gibi o gün gerçekten az kalsın kötü şeyler olacaktı hocam.Çünkü dediğiniz herşeyi yavaş yavaş yaşamaya başlamıştık. Gitme o eve demiştiniz ama ben gitmiştim, söyledikleriniz oluşmaya başlayınca nasıl kaçtığımı bilemiyorum o evden..Şimdi o adam benden aflar diliyor, sürekli mesajlar atıyor, eğer dediğiniz gibi kolay elde edilip, kolay lokma olsaydım ben ağlayacaktım pişmanlıklarım için.

    Sizi seviyorum hocam, yaptığınız ablalığınız için teşekkür ederim.Size burdan söylemek istedim. Ve sizi özleyeceğim.

    Bütün herkese diyorum ki , çevrenizde böyle gördüklerinizi güzel bir uslupla uyarın. Biz genciz hatalarımızı inanın görmüyoruz. Ama şunu bilin ki o uyarma kafamızın bir yerinde duruyor. Gördüklerinizi kınamak yerine, onlara dua edin. Üniversiteye göderdiğiniz çocuklarınızı başıboş bırakmayın. Bu siteyi kuranlardan da allah razı olsun. Şimdi bende bu sitenin takipçisiyim.

    Not:Bu arada bilginize hocam, siz yoktunuz, odanızın kapısı açıktı, bende bilgisayarınızı kullandım bunu yazabilmek için :)

  8. yasemin diyor ki:

    Bu yazılanları okudukça eşimi daha da çok seviyorum,Allah ondan razı olsun.Bizi aracı olan kişi msn adreslerimizi vermek sureti ile tanıştırdı.3 haftalık bir yazşma sürecimiz oldu.Gayet mesafeli ve birbirimiz hakkında bilgi edinebileceğimizbir süreçti.İlk yüzyüze görüşmemiz kalabalık bir mekanda oldu,ikinci görüşmemiz de aynı.Ve ikinci görüşmede bana’ ben kararımı verdim eğer sen de verdiysen ailelere bildirelim’ dedi.Ailelerin tanışması aşamasında 2 kez filan telefonla konuşmuşuzdur ki kısa bir zaman değildi.Nişanlılık döneminde görüşmelerimiz hep dışarda oldu,ilkkez düğünümüz olduğu gün fotoğraf stüdyosunda el ele tutuştuk.Bu aşamalarda böyle davrandığımızdan mıdır bilemiyorum sevgililik nişanlılık dönemimiz hala devam ediyoo:)

    • kevser diyor ki:

      yasemin hanım,gerçekten şaşırdım çünkü ender rastlanan bi evlilik süreciniz olmuş,yani çok şanslıymışsınız bence.benim bizzat başıma gelmedi ama,evlenen arkadaşlarımdan çok duymuşumdur nişanlılık döneminde erkeklerin elele tutuşma bakışma ve daha başka istekleri olduğunu.o kadar çok şahit olmuşumdur ki,evlenmeden önce en azından el ele tutuşmayı taleb eden,”seviyorum napıyım,seven arzular!”kılıfına bürünen,merak ediyorum erkekler böyle bişeye hakkı olduğunu sanıyorda,acaba buna hakkı var mı!bazı arkadaşlarımın nişanlıları bu tür yakınlaşmaları zorla taleb eden sözde dindar kesimdi.yani o yüzden diyorum çok şanslıymışsınız diye.çünkü çoğu erkek daha nişanlıyken hatta böyle bişey bile ortada yokken,kızı sanki tapulu malıymış gibi sahiplenip taleplerde bulunuyo.bu dönemde kendini koruyan bir erkeğe ne mutlu.sınırını haddini hududunu bilene ne mutlu.bir genç hanımın ahını almayan,arını almayan erkeğe helal olsun diyorum.iradesi güçlü olan erkek bugüne kadar saysaydım bir elimin parmağını geçmezdi.inanın şu zamanda böyle Allah korkusu olan erkek çok az.gerçekten imrendim,evlenmeden önceki sürecinize ve evliliğinize :)
      Sıfır haramlı nişanlılık evresi pek göremiyoruzda yakınlarda,böyle evlenen çiftleri görünce,ne kadar şanslılarmış diyorum gerçekten.

      Erkeklerimiz kız gibi mızmızcı olmuş,net karar veremiyor,kendini naza çekiyor!
      öncekinden daha iyisini bulup,unutup hayatına hiçbi şey olmamış gibi devam eden,kolay unutan taraf hiçbi zaman faturayı ödemez.ve bu taraf ta genelde,ERKEKLERDİR…..

  9. Gülnur Özdemir diyor ki:

    Çocuk aile sitesinin kıymetli okuyucular

    Flörtün faturası kime yazılır üzerine bir çalışma yapmaktayım . Bu sürece gelene kadar yaşadıklarınız ve bu evrelerde ve bu evreleri geçtikten sonra yaşadığınız olayları mail adresime gönderebilirseniz sevinirim.Çevrenizde şahit olduklarınız duyduklarınız… Özellikle son zamanlarda moda olan kendi aralarında dini nikah yapıp sonra yine kendi arsında 3 kere boşol diyerek ayrılanlar varsa bana yazabilirsiniz bu süreçte söyllenen sözler hareketler uygulamalar nelerdi? ayrılıktan sonra yaşadıklarınız duygularınız…

    -intihara teşebbüs edenler bu durumu nasıl atlattınız?
    sadece kadınlar değil erkeklerde yazabilir yaşadıklarını.

    Yine bu 3 evreyi geçtikten sonra iki tarafında yaşadığı duyduğunuz veya bizzat yaşadığınız ibretlik olayları yazmanızı isterim gençlere faydalı olmak için ve ailelerinde evlatlarını yetiştirirken nelere dikkat etmeleri gerektiği üzerine bir çalışma olacak.

    vesselam, dua ile

    Mail adresim: glnrozdemir@gmail.com

  10. hamiyet diyor ki:

    Allah razı olsun kaleminize sağlık.Ama durum çok vahim gerçekten.Biz anne babalara çok iş düşüyor,Allah yardımcımız olsun.

  11. Rodrigo diyor ki:

    aman hocam ne yaptın?
    ”psikiyatri servisi aldatılan kızlarla dolu”….

    aynı serviste askere gider gitmez sevdiğinin yangından mal kaçırır gibi başkalarıyla gezip tozduğunu/nişanlandığını öğrenenler,evliyken karısının facebook-twitter belası vasıtasıyla ”eski maceralarını” bulup onlarla ilk önce sözel daha sonra (maalesef) fiziksel birliktelik yaşadığını duyup şok olanlar/akabinde elini kana bulayanlarda(erkekler) olmasın sakın?

    Yazınızda verdiğiniz ”eline erkek eli değmemiş tertemiz kız” örneğinden bilhassa büyük şehirlerde ne kadar kaldı acaba? Bir kızın birden fazla erkeği ”idare ettiği” ,matah bir şeymiş gibi övündüğü ve bunun yüzünden onlarca kavga,yaralanma ve cinayetin olduğu bir zamandayız…

    Aldatma,aldanma olaylarının zahiren faili erkekmiş gibi görünsede ister aldatma eylemine yardımcı olsun isterse bizatihi kendisi aldatsın başaktör daima kadındır.

    • Gülnur Özdemir diyor ki:

      sayın rodrigo

      sizde erkek açısından yaşanılan olaylar gönderirseniz sevinirim. Bildiğiniz yaşanılan durum varsa gençlere yararlı olmak için , dikkat etmeleri için ..yazarsanız sevinirim..

      selamlar

      Mail adresim: glnrozdemir@gmail.com

    • kevser diyor ki:

      erkekler niye bu kadar alıngan olmuşlar anlayamadım..bu kadar mı çok çektiniz siz kızlardan?hadi bi kızın ağlamasını anladıkta…

      • Ysn diyor ki:

        Iffeti için ağlayan erkekler bunlar Kevser Hanım. Artık kızlar ağlamıyor “Bundan sonra daha cok ibadet ederiz tövbe ederiz” diyip çok soğukkanlı davranan başörtülü 5 vakit namazında kızlar gördüm. Erkek kendine yediremiyor kahroluyor da kız umursamıyor bile. Hey gidi hey

        • Misafir diyor ki:

          ” Mü’min, günahını başına yıkılacak bir dağ gibi görür.
          Münafık ise burnunun ucuna konan bir sinek gibi görür”
          (s.a.v )

    • Efsun diyor ki:

      Başaktör neden daima kadın oluyor. Erkekler salak mı ki kanıyor kadına ya da kadınlar salak mı ki kanıyor erkeklere. Herkeste hormonlar var bilinmeyene olan merakımız var heyecan arayışlarımız vs vs. Yanlış olan herkese yanlıştır suç varsa iki tarafta suçludur.

      • Feyza diyor ki:

        Salaklik degil efsun hnm, nefs diyelim. Iki tarafin da nefsine hakim olamamasi sozkonudu. Helal olanla iktifa edememek veya boyle bir derdinin olmamasi gibi.. Zeki olmak helal olanin pesinde olmak icin yeterli degil, nefs hakimiyeti iman gucuyle saglanabilir. Yani salaklikla veya zeka ile ilgisi yok bu zaafin. Allah dogru yoldan ayrilan kullarindan eylemesin cumlemizi.

        • Efsun diyor ki:

          Salak kelimesi zeki olmayana denmez kandırılan insana denir. Ben de bunu diyorum nefs hem kadın da hem erkekte var başaktör kadın diyerek kadına suç atmak kendini aklamaya çalışmak çok yanlış. Kadınlar hep çok akıllı ama erkeklerimiz saf bir tek nefs onlarda var ve kanıyorlar bu yuzden başaktör daima kadınmış!! Genelleme yapmayalım.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Erkek kanmak istemez ama kanar. Kadın kanmaz ama kanmak ister. Bahsedilen fıtrat budur ve bu yüzden de hep denir kandırılan kız yoktur kanmak isteyen kız vardır diye.

          • Feyza diyor ki:

            Salak bana agir geliyor efsun hnm, kandirilma sozkonusu da olsa kullanamiyorum. Asli nefstir bunun.
            Iki taraf da istiyorsa bu fiil gerceklesir konu basit.
            Kandim, kandirildim,inandim, aldandim vs gibi durumlar ciddi bir oyunun duzenlendigi durumlar icin gecerlidir. Yalan, dolan, entrika vs ciddi bir caba harcanmissa ya da bir bilinmezlik sozkonusuysa ileriye dair,insann umutlari calinabilinir, kandirilabilinir. Bunu salaklik olarak nitelendiremiyorum. Bunun adi bana gore safliktir, temizlik ve husni niyettir.
            Fakat, karsi tarafa inanip hayallere dalmak, umut baglamak ayridir, bu hayalleri baz alarak isi fiiliyata dokmek ayri.
            Bir kiz kendi icinde umutlanabilir erkegin yaklasimina, evlilik hayalleri kurabilir, ruhen aldanabilir. Ama yazida gecen orneklere bakarsak bir kizin bu hayallerin buyusune kapilip hicbirseyi olmayan bir erkegin evine davetine icabet etmesi saflik degildir.
            Bu nefsi bir girisimdir. Cunku ergenlik cagina girmis her genc kiz,bir erkekle bir kizin ayni evde yalniz kaldiklari zaman neler yasayabileceklerine dair bir fikir sahibi akli melekeleri yerindeyse sayet..
            Bir temas ve devam eden surecte yasanacaklarin farkindadir ve bunu goze alarak o davete icabet etmistir.
            Bunun adi kandirilmislik degil bilerek nefsinin durtuleri dogrultusunda hareket etmektir. Bu da bu yuzden salaklik olarak nitelendirilemez cunku bunun da sebebi nefstir. Bilincli bir hareket sozkonusudur.
            Yani bir insan manen evlilik niyetiyle kandirilabilinir fajat fiili bir tesebbus sozkonusuysa bu da kandirilmislik degil hormonlarin zirve yapmis olmasiyla aciklanabilinir.
            Yazida ornek verilen kizlarin da o kadar masum oldugunu dusunmuyorum. Evlenme vaadiyle yaklasan bir erkegin evlenmeden once her! istegine ram olmak saflik ve kandirilmislikla aciklanamaz. Hele ki gunumuzde hersey gorsel medya sayesinde bu kadar acik ve netken kim kimi kandiriyor, bana kalirsa herkes kendini kandiriyor..

          • Yahya diyor ki:

            Yine Çok Güzel Yazmışsınız Feyza Hanım.
            Sizden Allah Razı Olsun.

            Selam ve Dua ile…

          • Efsun diyor ki:

            Feyza hanım söylediklerinize katılıyorum benim eleştirdiğim nokta yukarıda ki yorumda yazılan ‘başaktör daima kadındır’ sözüydü. Nefs herkeste var basaktör bazen kadın bazen erkek olabilir. Kim nefsine daha iyi hakim olabiliyorsa o kurtulur bu günahtan.

          • Feyza diyor ki:

            Cumlemizden Yahya bey, tesekkurler.

            Efsin hnm yorumum size tepki niteliginde degildi yazidaki bazi noktalara bu vesileyle dikkat cekmek istedim.

            Selam ve dua ile…

  12. erva diyor ki:

    nişan döneminde de bu konuya dikkat gösterilmeli. zira bu dönemde zaten nişanlıyız, evleneceğiz diye aşırıya giden durumlar olabiliyor.nişan döneminde illa ki çiftler görüşmek isteyecek. çiftlerin yanında bir akrabalarının görüşme sırasında yanlarında olmaları iyi olur düşüncesindeyim.
    bir de düğün öncesi dini nikah kıyılması konusunu tekraaar tekraar düşünmeleri lazım.rahat rahat görüşelim, el ele tutuşalım diye kıyılan nikah erkekler tarafından çok güzel (!) kullanılıyor.bir arkadaşım anlatmıştı düğün öncesi kız ve erkek yalnız kalmışlar erkek bir takım isteklerde bulunmuş kız da nikah kıyıldı diye izin vermiş ama erkek benimle bunları yaptıysa daha önce başkalarıyla neler yaptı diye evlilikten vazgeçmiş.bir de bir komşumuzun başına şöyle bir olay gelmiş:gelin almaya giden erkek tarafıyla kız tarafının akrabaları yoktan bir sebeple kavga etmişler ,erkek tarafı gelini almadan geri gelmişler.ondan sonra boşanma davası falan yıllarca sürdü.gelin ata binmiş ya nasip demiş.

  13. toprak diyor ki:

    Kaleminize sağlık Gülnur Hanım, gerçekten çok güzel olmuş. Dikkatle incelendiği taktirde, neslimizin bu yazıdan çıkarması gereken çok büyük dersler var aslında.. Önemli olan vicdan ve karakter meselesi bence.

  14. Pinar diyor ki:

    ‘Ve iyi ki Allahu teala hiçbir şeyi unutmuyor… En küçük gözyaşının bedelini de mutlaka ödetecek’ Çok güzel olmuş arkadasım eline saglık

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Kötü bir işin en gizli şahidi, vicdandır. “ Hz. Ömer (R.A)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku