Gelinler, Damatlar ve Eşlerin Aileleri

25 Kasım 2011Ademler & Havvalar43 Yorum »

Bir Adem Diyor ki…

Ben şahsi tecrübelerime ve müşahedelerime dayanarak bilhassa muhafazakâr kesimin bayanlarında görülen bir halet-i ruhiyeden bahsetmek istiyorum. Yani: “Annem vakt-i zamanında gelin geldiğinde kayınpederi-kayınvalidesi ve kocasının kardeşleriyle oturmak zorunda kalmış ve onlara hizmet ederken çok ezilmiş, sesini çıkaramamış. Ben onun gibi olmayacağım. Kendimi ezdirmeyeceğim.” anlayışını kastediyorum.

Muhtemelen annenin, çocuklarının yetişme çağındaki sitemlerini içeren bu cümleler, geleceğin hanımı olacak çocuklarda kocanın ailesine karşı bir antipati oluşturmakta ve daha işin en başında kocanın ailesiyle mesafeli, samimiyetten uzak ilişkiler kurulmaya çalışılmaktadır. Böyle bir halet-i ruhiyenin sezilmesi ise her iki taraf açısından da bir benimseme sıkıntısı doğurmaktadır. İşler sarpa sarmaya başladığında da taraflar birbirine sahip çıkmamakta; birlikte yaşamanın külfetin yanında getirdiği maddî-manevî paylaşımın gerçekleşmemiş olması ailenin kısa sürede çözülmesiyle neticelenmektedir.

Bana göre bu durumu besleyen bir başka olgu ise, malumunuz üzere eskiden kadın, gelin olarak evinden çıktığında artık, anne evini unutmakta, kocasının evini ve akrabalarını sahiplenmekte ve kendi geleceğini ve sosyal ilişkilerini kocasının evindeki yeni ortama göre kurmakta idi. Ancak günümüzde gördüğüm kadarıyla “kızlar evlendikten sonra da ailelerinden kopamamaktadır”.

Ziyaretler, davetler ve günler daha ziyade kızın babasının evinde yapılmakta, artık kızlar değil damatlar “daimi misafir” olarak ağırlanmaktadırlar. Bir ilgi patlaması yaşayan damatlara bu durum başlarda şirin gibi gelse de, zamanla kişi kendi ağırlığını kaybettiğini, tabir-i caizse deplasmanda olmanın verdiği eziklikle hareket etmek zorunda kaldığını, herhangi olumsuz bir durumda muhtelif tavırlarla ezilenin kendisi olduğunu görmektedir. Bunu hissettiğinde erkeğin geri dönme, sosyal çevresini babası ve kardeşleri arasında oluşturma çabaları ise aile birliğinin parçalanmasıyla sonuçlanmaktadır.

 

Okunma Sayısı :