Gelinler, Damatlar ve Eşlerin Aileleri

25 Kasım 2011Ademler & Havvalar43 Yorum »

Bir Adem Diyor ki…

Ben şahsi tecrübelerime ve müşahedelerime dayanarak bilhassa muhafazakâr kesimin bayanlarında görülen bir halet-i ruhiyeden bahsetmek istiyorum. Yani: “Annem vakt-i zamanında gelin geldiğinde kayınpederi-kayınvalidesi ve kocasının kardeşleriyle oturmak zorunda kalmış ve onlara hizmet ederken çok ezilmiş, sesini çıkaramamış. Ben onun gibi olmayacağım. Kendimi ezdirmeyeceğim.” anlayışını kastediyorum.

Muhtemelen annenin, çocuklarının yetişme çağındaki sitemlerini içeren bu cümleler, geleceğin hanımı olacak çocuklarda kocanın ailesine karşı bir antipati oluşturmakta ve daha işin en başında kocanın ailesiyle mesafeli, samimiyetten uzak ilişkiler kurulmaya çalışılmaktadır. Böyle bir halet-i ruhiyenin sezilmesi ise her iki taraf açısından da bir benimseme sıkıntısı doğurmaktadır. İşler sarpa sarmaya başladığında da taraflar birbirine sahip çıkmamakta; birlikte yaşamanın külfetin yanında getirdiği maddî-manevî paylaşımın gerçekleşmemiş olması ailenin kısa sürede çözülmesiyle neticelenmektedir.

Bana göre bu durumu besleyen bir başka olgu ise, malumunuz üzere eskiden kadın, gelin olarak evinden çıktığında artık, anne evini unutmakta, kocasının evini ve akrabalarını sahiplenmekte ve kendi geleceğini ve sosyal ilişkilerini kocasının evindeki yeni ortama göre kurmakta idi. Ancak günümüzde gördüğüm kadarıyla “kızlar evlendikten sonra da ailelerinden kopamamaktadır”.

Ziyaretler, davetler ve günler daha ziyade kızın babasının evinde yapılmakta, artık kızlar değil damatlar “daimi misafir” olarak ağırlanmaktadırlar. Bir ilgi patlaması yaşayan damatlara bu durum başlarda şirin gibi gelse de, zamanla kişi kendi ağırlığını kaybettiğini, tabir-i caizse deplasmanda olmanın verdiği eziklikle hareket etmek zorunda kaldığını, herhangi olumsuz bir durumda muhtelif tavırlarla ezilenin kendisi olduğunu görmektedir. Bunu hissettiğinde erkeğin geri dönme, sosyal çevresini babası ve kardeşleri arasında oluşturma çabaları ise aile birliğinin parçalanmasıyla sonuçlanmaktadır.

 

Okunma Sayısı : 9.475

“Gelinler, Damatlar ve Eşlerin Aileleri” için 43 Yorum

  1. cefa71 diyor ki:

    21 yıllık evliyim eşimle aynı okuldan mezunuz ancak okulda herhangi bir arkadaşlığımız olmadı ben bir kaç yıl sonra meslek sahibi olunca izinlerde ablamın ziyaretine gittiğimde eşim de aynı sokakta oturuyorlardı burada birbirimizi gördük ve ben izinden işime döndükten sonra anne ve babama durumu anlattım uzatmayalım istedik iş oldu velhasıl nişanlılık döneminde istenilen malzemeler (altın,mobilya vb.)gibi birtakım eşyalar konusunda annem ve eşim ile kayınvalide arasında karşılıklı anlaşmazlıklar olmuş karşılıklı atışmalar yaşanmış ancak bundan zerre kadar haberim olmadı o sıralar yaşanan her neyse yıllar geçti bir türlü eşim tarafından unutulmadı ne zaman bir tartışma yaşansa hep bu önüme sürülüyor annen bana şunu dedi bunu dedi diye çocuklar bebekliklerinden beri ne zaman memlekete gittilerse hep annesinin evine gitti bir ay bir buçuk ay benim dememle bir veya iki gün benim annemlere gidip tekrar kendi annesinin evine gidiyor doğal olarak çocuklar da oraya alıştırıldı çocuklar 20 li yaşlara geldiler benim anneme kardeşlerime soğuk davranıyorlar bu durum için yıllardır mücadele ettim hala da ediyorum ne var ki bir türlü değiştiremiyorum yıllık izinlerde sadece on gün memlekete gidiyoruz beş gün annemlerde beş gün kayınvalidelerde kalıyoruz ailem benim ailemi çocuklar da dahil bir türlü benimsememiş durumdalar kendilerine annemler tarafından herhangi bir olumsuz tavır alınmıyor olumsuz bir söz söyleyen de yok ama maalesef bu hareket devam ettikçe benim de hayata bakışım benim bunca iyi tavrım ve fedakarlığım karşısında uğradığım adaletsizliğe ve haksızlığa tahammül kalmadı diyebilirim evliliğimi muhafaza etmek için çok fedakarlık yaptım ancak bu pek de anlaşılmamış görünüyor bana bir akıl verin veya tavsiyelerde bulunun ne yapmalıyım daha nasıl davranmalıyım teşekkürler

  2. yasin yilmaz diyor ki:

    Sozu uzatmaya gerek yok malesef iki.aile birbirini tam tanimadan
    Kiz ve erkek evleniyor.ornek verelim
    Gercek degil ama hayali bir ornek vereyim
    Kiz filistinli ve erkek israilli
    Bunlar ahlak olarak ornek verdim
    Yoksa farkli milletlere ornek olsun diye degil
    Evlendikten sonra hal hareket ve ahlak olarak aileyi.degerlendirdigimizde sonradan
    Bu ailelerin birbirlerine cok..zit ve uygun olmadiklarini anliyorlar . Ama gec oldu .bir arkadasim bir kizla.6 sene boyunca evlenmek niyetiyle arkafaslik etti
    Erkek arkadasimin babasi kizin ailesini arastirmis ve abilerinin hirsiz olduklarini ogrenmis sonunda erkek hic tanimadigi baska. Bir kizla evlendi.
    Ne oldu o kiza 6 sene beraber oldular.degil mi

  3. Züleyha diyor ki:

    3 yıldır evliyim tek sorun elti 16 yaşında kaçarak evleniyor herşeyi a dan z ye yapılıyor altını eşyası benim eşim 3 numara biz de isteme felan herşey usulunce oldu meğer elti kıskançlık moduna o zamandan girmiş annem beni hep uyardı o küçük gelmiş seni kabuebnesi zaman alır 3 yıl boyunca neler neler yaptı keşke böyle uun uUb anlatabilsem ,aten ben hamile kalınca da bir daha konuşmadı bir sene iyiydik hamile kaldıktan sonra uç kerw yanyaba geldim meğer ele güne karşı kendini iyi göstermek için bunları yapmış ama bu bayram son bardak son damla ikimizde kaynana evine yarım saatlik yoldayiz kaynanamin evinde ikimiİnde odası var birgün köye gidiyor benm odami boşaltıyoruz kendi yerleşiyor birşey demedim geçtim başka odaya takılıp kavga etmek için çok yer aradı ama bulaşmadım.
    bayramın birinci günü odama hazırlanmaya giderken bir baktım kapısı açık duman altı baktım arkamda dedim odamda bir daha sigara içme demem yetti bir dünya laf saydı herkes ona süs terbiyesiLik yapma derken bel altı küfürler etti bahram bayram erkekler de onu duydu çünkü kocası cambaz evin arka tarafında kurban kesiliyordu dayanamadım o gün aileme durumu yansiitim öyle aradan bir iki saat geçti kendi babam aradı geleyim kızın alayim seni yok babam dedim o kadarlik bir durum yok boşver gelince konusuruz ama tutamıyorum kendimi dedimya o uç yılı bir dinleseniz bilseniz neyse konusamayin ca kayinpedere babam güzel konuşur diye teli direk kayınpeder verdim babam ise oğluna şöyle karının uyarsin 3 yıldır birşey demedim benim kızım sahipsiz değil yoksa biz susturmasini biliriz demiş babamin ne dediğini duymadım ama kayı peder böyle küçük seeri büyütmeyi gerek yok dedi telefonu kapattılar

    kayınpeder de bana benm evime kimse karimaz ben yönetmesini bilirim dedi bana bende dedim ki benim buraya köye gelmemiş istiyorsun ama elti hanim ne hakla beni seninevinden kovabiliyor o zaman gidip onun ağzını tutacan dedim ve esimle annemlere geldik ben kaldim . gece birde de eşi. Ariyor diyor ki baban ayıp etti babamin morali bozuk ne hakla babamı tehdit eder o kada r domates biber gelirken iyi felan demeye başladı bir iyilik yaptini yapmasaydiniz madem dedim 3 yıldır bi susarken iyidi babam bir kere konuştu diye dert oldu dimi elti bana herşeyi yapacak biz bir kere konuştuk mu suçlu bi olacaz o kadar moralim bozuk ki Allah herkesi iyi eder inş

  4. Yorgun anne diyor ki:

    Sema hanimin yazdiklari dogrudur muhakkak fakat herkesin durumu ayni sekilde seyretmiyor.
    Gelin evlendigi aksamin ertesi gunu daha esiyle halvetini yeterince yasayamadan surekli kahvalti ve yemeklere cagirmaklari ne derece saglikli?
    Durum oyle bir hal aliyor ki, erkek calisiyor vakti yok mazeretiyle, erkegin akraba ziyaretlerini gelin ile erkegin annesi Yapiyor. O derece ki kadin kendi ailesine gidecegi zaman bile erkegi temsilen onun annesi bulunuyor.
    Sila i rahimde bulunmamiz gereken ailemize surekli kocamizi dahil edemeyiz belki zaten illa olsun demiyoruz. Lakin esim yedi gun calistigi icin evde beni bile goremez iken anne babasini ihmal etmesi de benden soruluyor. Ben hergun esim annesi gile gitsin diye yaninda bulunamam ki kendi isimi gucumu birakip bununla ugrasamam ki. Tesvik ediyorum hayirlatiyorum esim yokken zaten gorustugum ailesiiyle birde esim de gidebilmesi icin firsatlar kolluyorum ama daha fazlasini yapamam.
    Birde Kadin gelin gittigi yerde niye kendi ailesi ve cevresini terketsinki? Gerek erkegin ailesi gerek kadinin ailesiyle irtibat sila i rahim icin kesilmemeli.
    Sirf kayinvalidem sonu tukenmek bitmeyen kendi kisisel arkadaslariyla tek tek gorusturmek istiyor diye ben ne evimi esimi ne de kendi ailemi ihmal edemem.
    Sanki esimle degil kayinvalidemle evlenmisim.
    Ona kalsa hergun gorusmek ister.
    Lutfen dort yildir evliyim hala bi denge tutturamadim.
    Basta iyi niyetle yaklasiyoruz maalesef fakat “yuz veriyosun astarini istiyor” durumuna dusuyorsunuz.
    Ki bu tabiri kullanmak hosuma gitmiyor.
    Surekli bu aile onemli. Merak ediyorum bu ailenin kendi kizi evlendiginde ailesi yerine esinin ailesini mi koyacak? Yoksa tamamen kendi ailesine mi odaklanacak? Yoksa dogru olan iki tarafa dengeli mi yonelecek? Ve kayinvalide kizina darilacak mi? Neye onem verecek aceba.

    Bu konuyu isleyen uzmanlar surekli gelin kaynananin arasindaki bir guc catismasindan ve erkek icin birinci kisi olmaya calismalarindan bahsediyor. Halbuki bu herkes icin gecerli degil ki.
    Benim durumuma baktigimda surekli benimle ugrasiliyor. Gitsin esim annesine surekli onun annesi neticede ben her zaman yetisemesemde o annesini ihmal etmesin. Lakin hergun 24 saat yaninda kalmami istiyor sanki. O dedigi icin bir seyi o gun yapmali, onun soyledigi insanlara mutlaka gitmeli gelmeli. E robot olayim ben evladimi herseyimi birakayim onun egosunu tatmin adina hareket edim madem.
    Burada kendi acimdan bakinca bir guc savasina girmisim ama kendim hakkinda kendime hukmetme gucumu baskasina kaptirmama mucadelesi.
    surekli ne yapip yapmadigimla ilgileniliyor. Veya calismamla. Calisip gelinde para kazanacak kiyamadigi ogulcagizi ezilmeyecek.
    Asla neye nasil baktigimizla nasil dusundugumuzle ilgilenmiyor.
    Ama biz onun dusuncesîe nasihatlerine hep kulak asmak zorundayiz.
    Her konuda her turlu iliskide maalesef anne babalar haklarini suistimal edip birde cocugun da hakki vardir demiyorlar.

    Hayir diyemeyen biri olarak ilk defa ciddi bir sekilde imtihan ediliyordum belki ve soylemek zorunda kalinca inanin ne kadar cok soylemek zorunda kaldigimi farkediyorum.

    • Meryem diyor ki:

      Burada temel sorun şu : Kimin ailesi daha önemli ? Iki tarafında ailesinin önem derecesi aynı . Ramazan bayramında ilk gelinin annesine ziyarete gidiliyorsa Kurban bayramında damadin ailesine . Aile konusunda eşitlik sağlanmalı . Lakin bizim Türk erkeklerinin düştüğü hatalardan bir tanesi eş ve anne ayırımıni yapamamalari denge kuramamalari. Şahsi kanaatim iki tarafında ailesine uzak bir yerde yaşamak . Çok yakınlık sorunları beraberinde getiriyor maalesef . Zaten ülkemizde boşanma oranlarının artmasının sebebi ikinci şahısların çok fazla karışması ve söz sahibi olması . Karı Koca kendi mutluluklarına sorunlarına aileleri dahil etmemeleri gerek . Sorunlar iki kişi arasında çözülmelidir. Fazla yayıldığı zaman sorun çözümü değil kaos ortamı oluşuyor maalesef .
      Gerek kız tarafı gerek oğlan tarafı HADDINI HUDUDUNU bilmeli . her zaman için en yakın kişi bile olsa insan ilişkilerinde bir çizginın olmasi taraftarıyim. O çizgi gecilince saygısızlık başlıyor . Herşey kararınca olmalı . Bir Gelin asla bir kaynana nin kızı olamaz . O her zaman el kızıdır ve öyle de kalır . Damat ta öyle . O yüzden ben gelin tarafının kaynana tarafı ile mesafeli ilişkilerde bulunmasi saygı çerçevesinde görüşülmesi hatta çok ta sık gorusulmesi taraftarı değilim . Damadin da öyle . Herşeyin aşırısi zarar insan ilişkilerinde de bu böyledir . Az konuş öz konuş . Az zaman kaliteli vakit geçirmek gerek . Vesselam :)

  5. sevgi diyor ki:

    okuduğum yorumlar beni korkuttu, erkek kardeşim evlilik aşamasında şimdiden korkuyorum Allah hayırlı etsin.

  6. esra diyor ki:

    demekki en sonunda ilişkilerde iyilik ve güzellik güzel ahlakla olıyor …bu da işimizin Allaha kaldığını eş seçerken güzel ahlaklı olanını nasip etmesi için çok dua etmemiz gerektiğini gösteriyor…şimdi de iş işten geçmiş değildir,dualarımız eşlerimizin ve çevresindeki yakınlarının ahlakını güzelleştirebilir….eğer nasipleri yoksa bizi onların şerlerinden korur…herşey yolun da gitsin keşke…. burası dünya

  7. mehmet yetim diyor ki:

    yazınızda belirttiğiniz olay yaşanan modern değişim ve dönüşümün hem sonucu hem de nedeni.erkek çocukları dışlayan ve onun yerine başka bir aileden koparılmış damadı koyan ve merkezinde kadınların hakimiyeti olan bir sistem.oğlunun karısıyla anlaşamayan ve/veya anlaşmasına izin verilmeyen kaynana anne oğlunu gelinin ailesine kaptırıyor ve varsa onun yerine damatını monte ediyor.ortaya kan bağı olan çocukların uzakta kaldığı bir sistem çıkıyor.bu sistem sadece kadınların ego ve kaprislerini tatmin etmelerini sağlıyor.Sonra bir etrafımıza bakıyoruz.iyi kız ve damatlar,işe yaramaz erkek çocuklar ve gelinler.özetle pasifize edilmiş erkekler.

    • desperate diyor ki:

      Geliniyle anlaşamayan kayınvalidele dikkat ederseniz kızının evliliği bozulmasın diye ödü kopar, rahatı bozulsun istemez, damadıyla gül gibi geçinir. Ancak gelinin herşeyine karışmaya, huzursuz etmeye çalışır, oğlunun yuvası bozulmuş umrunda değil neden çünkü oğlu erkek, ayrıldığı zaman tekrar evlenebilir. Kendi çektiği sıkıntıların acısını oğlunu kullanarak çıkartır. Kendisi vakti zamanında çok çekmiştir, kadın olduğu için ezilmiştir, ayrılamamıştır etraf ne der gibi nedenlerle, şimdi oğluyla bunların intikamını alır. Sonuçta erkek egemen bir toplumun hastalıklı yapısının bir sonucudur gelin kaynana geçimsizliği. Kayınvalide neden gelinin üzerine bu kadar gider, çünkü gelin vakti zamanında kendisinin olduğu gibi kadın olduğu için güçsüzdür.
      Bu toplum erkek egemenliğinden yeteri kadar çekti, bir de bu sorunun nedenini kadınların üzerine atmayın, çocuk olmaz gelin kısırdır, kızı olur erkek çocuk doğurmadı diye aşağılanır yeter artık ya kadınlar ne kadar güçlense de hala eziliyor bu toplumda sizin düşüncenizdeki insanlar tarafından.

      • esra diyor ki:

        çok haklısıdınız kaynanalar ken di yaşadıkları sorunları gelinlerine yaşatarak intikam alıyorlar.burada erkeklere önemli bir iş düşüyor ..tarafsız olmak ve zalim olmamak…

      • aişe diyor ki:

        kadınları en çok kadınlar ezer. kıskançlıklar yeter zaten.

  8. Deniz diyor ki:

    Kizlarin evlenme yas ortalamarini 22-23 olarak dusunursek bu kizcagiz evlenip gelin oldugunda evlilik kitaplarini okumus yutmus olsa da 22-23 yasin verdigi duygusallikla kayinvalide, kayinpeder, kayinbirader , gorumce faktorlerini oncelemekte onlari idare etmekte zorlanir.cunku genctir… fazlaca hesap vermek istemez, fazla sorumluluk sevmez, kendi karar verdigi gibi olmak o yolda ilerlemek ister ama engellerle karsilasir ve hayat onu pisirmeye baslar. Benim hep soyledigim birsey var genclere hata payi birakmaliyiz yani hosgormeliyiz, onlarin kupe girmeden tursu olmalarini beklemek nafiledir. Tamam kimileri daha olgun davranis gosterebilir ama genellikle her yasin belli karakteristik ozellikleri var bunlari da gozonunde tutmak lazim.

    Kiz aileleri kizlarini evlendirdikten sonra biraz ellerini ustlerinden cekmeleri lazim. Tamam iyiliklerini istiyorlar yeri geldiginde kizlarinin aciklarini kapatmak demeyelimde destek olmak istiyorlar ama bir sure sonra damat bunaliyor ve tavir alabiliyor bir de nankor durumuna dusebiliyor.
    45 yasimdayim sahsen geriye donup baktigimda iyi ki kendi ailemden uzak bir yere oturmusum yasadigim problemlerin belki cok az kismina kendi annemi dahil etmisim diye dusunuyorum cunku kas yapayim derken goz cikarma hadisesine kurban olunabilirdi belkide.

    Ister aile icinde isterse dot meclisinde olsun temel olan sey “muhabbet” tir gerisi de teferruattir. Sema hanim da zaten bunu dile getiriyor yazilarinda. Muhabbet olduktan sonra kimin guzel kimin daha iyi oldugu ikinci planda kalir. Hayatin cilesine talip olmadan sahip oldugumuz seyin degeri ne kadardir?

    • desperate diyor ki:

      Çok haklısınız, evlenecek gençlere tavsiye edelim ne kendi ailesine ne eşinin ailesine yakın otursunlar, hatta aynı şehirde yaşamasınlar. Çünkü bütün sorunlar bu nedenle çıkıyor. Bazı gelinler de annesinin evinden çıkmak istemiyor. Tamam eşinizi seviyorsunuz bir sürü zorluk çekiyorsunuz evleniyorsunuz bu gelin için de damat için de aynı, düğünde başka başka insanlar çıkıyor hayatınıza müdahale ediyor şaşırıyorsunuz. Sonra evleniyorsunuz sanıyorsunuz ki eşinizle evlenmişsiniz eşinizin ailesi hayatınızın merkezine oturuyor, birlikte vakit geçirmek için evlendiğiniz insanın ailesiyle geçiriyorsunuz vaktinizi. Eskilerle kıyaslamayın lütfen, eskiden aileler destek olurdu düğünü erkek ailesi yapardı ve gelin alınırdı, sonrasında da gelinden iş yapmasını, hizmet etmesini, saygıda kusur etmemesini beklerlerdi. Ama şimdi gençler kendileri tanışıp karar verip bütün masrafları ortaklaşa ödeyip evleniyor, o gelinden bir şey bekleyemezsiniz, tek bekleyeceğiniz güler yüzle evinize gelmesi ve gittiğinizde güler yüzle karşılaması. Eskiden kayınvalide görümce vs gelini ezdiğinde sesini çıkartamazdı, birine söylese dişini sık, idare et denirdi. Şimdi gelinin kaynana eziyetini çekmesi için bir nedeni yok, çevresine söylediğinde çalışıyorsun para kazanıyorsun niye katlanıyorsun ki sözleriyle karşılaşıyor. Haksız mı değil çünkü diğer türlü olduğunda bile illa birileri birilerini ezmek zorunda mı, güzel geçinmek varken niye ezmeye çalışıyorsunuz, tabi biz ezmiyoruz dersiniz ama yaptıklarınıza bakın önce, size gelen emaneti kendi kızınız gibi davrandınız mı hayır. O zaman hor görülmeyi, evinize adım atılmamayı hak ediyorsunuz. Bana değer verdiğini hissetmediğim insanların evine adımımı atmam, alttan da almam. Bu yüzden evliliğim bozulacakmış umrumda değil, bu siteyi eşimle olan problemlerimi (ailesinden kaynaklanan) çözmek için takip ediyorum, ailesi umrumda değil

      • beyazlı diyor ki:

        desperate yorumlarınız bir kısmına katılıyorum.öyle kayınvalideler var ki gelininin evine izinsiz girip evin bir kısmını beğenmediği için evin altını üste getiren ve daha birçok işkence yapan.bunları yakın zamanda gördüm.ama şuna katımıyorum.bu yüzden evliliğim bozulacakmış umrumda değil.böyle diyemezsiniz.siz ne kadar zor durmda da olsanız bunları eşinizle halletme zorundasınız.hem ne diye bir iki belki daha fazla kişi yüzünden evliliğiniz, yuvanız bozulacak? siz o yuvayı ne emeklerle kurdunuz.vakti geldi yorgunluktan uyumudanız eşinize güzel bir yuva sunmaya calışırken.bu kadar eme ziyan edilir mi?bence (tabi olayları bilmediğim için dışardan yazması kolay diyorsunuz ama unutmın her evlenen kişi azda olsa yaşıyor bende yaşadım) oturup eşinizle kavga etmeden ses yükseltmeden konuşmak, derdinizi anlatmak, raatsız olduğunuz üzüldüğünüz şeyleri söylemek. o da belki uygn dille ailesne aktarır.sizin de yuvanız huzura kavuşur

        • desperate diyor ki:

          Sevgili Beyazlı, haklısın evlilik bu tür 3. şahıslar yüzünden bozulmamalı, en zoru ne biliyor musunuz biz eşimizle hiç kavga etmeyiz, ufak şeyleri büyütmeyiz, o konuda çok iyi anlaşıyoruz, ailesi hayatımızda yokken gayet mutlu mesut geçiniyoruz. Eşim çoğu konuda ideal bir eş. Ama ailesiyle yaşadığım sorunlarda eşim hiçbir zaman beni savunmadı, bile bile onların hatalarını yok saydı, beni suçladı. Bir süre sonra eşime karşı da bir soğukluk hissetmeye başladım, ondan nefret ediyordum, ayrılmak istedim çok defa ama bu nedenle ayrılmak istemedi. Sonra Sema hanımın çok değerli yazılarını okudum gerçekten kendi hatalarımı gördüm, yani benim en büyük hatam erkekleşmem, gelinim diye hiç kenara çekilmemişim, aslında yaptığım iyilikler benim dezavantajımmış onu gördüm. Bir kadın gibi değilmişim, yaşadığım sıkıntılarda kendimi korumak amaçlı savunmaya geçmişim, güçlü görünmeye çalışmışım. Bunları gördüm. Ama onun dışında ailesiyle davranış olarak bir hatam olmadı yani ben o eve damat olmuşum ayrıca benden gelinlik beklemişler. Halbuki sadece gelin olsaydım işim daha kolay olacaktı. Teşekkürler tavsiyeleriniz için.

      • Deniz diyor ki:

        Hem ailesinden kaynaklanan sorunlari cozmek hem o aileyi umursamamak zor bir durum. Allah kolaylik versin! Esininizin isi de hic kolay degil siz yuzde yuz hakli bile olsaniz onun annesini kardeslerini degistirme sansi yok, bir evlat olarak annesine babasina hizmet ve hurmetle mukellef. Siz istemeseniz bile ona bu yonde destek vermelisiniz , hepimiz de evlat yetistiriyoruz.

        • aişe diyor ki:

          bence evlenecek kızlar hayırı eş isterken hayırlı ailede istemeli. ALLAH A HAMD OLSUN eşimin annesi ile beraber yaşıyoruz özel konularda zorluk olsada bebeğimin bakımında bana çok yardımcı oluyor . 2 gündür yok ve ben onun yokluğunu çok hissediyorum. neyse birazdan gelecek :) ben eşimi kayınvalidemle paylaşırım.o anne ben eş. herkes yerini bilirse sorun olmaz.biraz empati. insanlar empati kurarsa daha iyi anlaşır çözüm odaklı olmak gerekiyor. ben kayınvalidemi seviyorum .
          ALLAH nazardan korusun ALLAH A SIĞINIRIM NAZARDAN. HERŞEYDEN ÖNCE EMPATİ. ben bir erkek annesi olaraak gelinimden nasıl güler yüz istersem vefa istersem aynı hürmeti güleryüzü eşimin annesine göstermeliyim.

          • Süheyla diyor ki:

            Sözlerinizde çok haklısınız,Allah’tan hayırlı bir eş dilerken aynı zamanda hayırlı bir ailede dilemeliyiz.Aile bu,hiç bir şeye benzemez.

          • Nursel Aksu diyor ki:

            aişe seni tebrik ediyorum ışte aklı selım bir insanın yapması gereken de bu. Empati. Ben de iki erkek evlada sahip bir annecim. Allahtan temiz ve hayirli ailelerden dünür ve guzel ahlaklı gelin nadip etsin diye dua ediyorum.Bu gün gelin olan gençler yarınların kayinvalideleridir. Bunu kimse unutmasın.

  9. aytnztrk diyor ki:

    Şunu kabul etmek gerekir en baştan; ki o da evlilik zor ilişkilere bir eşiktir. O eşiği geçtiniz mi karşınıza hiç bilmediğiniz ilişki biçimleri çıkar.Kayınanne, kayınbaba, kayınbirader, görümce,elti olguları ile burun buruna kalınır.Hepsinin ayrı ayrı dengeleri vardır.Gelin hepsi ile uğraşırken hepsi gelin ile uğraşır. Sizce hangisi daha kolay?Gelin bu ilişkilerde saygıyı ve kul hakkını önceleyerek aile kurumunu oluşturan en önemli kişidir. Damat için de bu geçerlidir. Şimdi eskisi gibi ezildiği halde dizini kırıp oturan gelinler de, içgüveysiliği hazmedebilen erkekler de yok artık.Evlenmek kolaydır. Uzun yıllar evli kalmak ise tarafların dengelere olan hassasiyetleri ile doğru orantılıdır.

    • leyla diyor ki:

      bence evliliğin ilk anından itibaren herkese karşı mesafeli durmakta yarar vardır.ben bunu yaptım.ilk önceleri eşim bu durumu kabullenemedi hatta birçok kez tartışmamız bu yüzden oldu.velhasıl kelam gün geldi devran döndü ve benim bu durumum zamanla hoşuna bile gitmeye başladı.4 seneleik evliliğimde tabiki anlaşamadığımız noktalar çok oldu.sustum sabrettim.ne kendi anne babama nede eşimin anne babasına bir tek kelam etmedim.çünkü o zamanında çizmiş olduğum sınırlarım bunu gerektiriyordu.sonuçta bu benim için iyimi oldu=kesinlikle.çünkü kimsenin aile içindeki ufak tefek tartışmaları hele helede konuşarak çözülebilecek tartışmaları 3.şahıslara söylemesinin yararı olmuyor.ve en önemlisi eşinizi anlamaya çalışın.o sesini yükseltiyorsa lütfen siz susmasını bilin.bunu bilinki sakin zamanda sizin söz söylemeye hakkınız olsun.sinirliyken bağırmak kırıp parçalamaktan başka bir işe yaramaz.parçalayan kıran üzen siz olmayın.sabredin.

  10. eymen diyor ki:

    “Annem vakt-i zamanında gelin geldiğinde kayınpederi-kayınvalidesi ve kocasının kardeşleriyle oturmak zorunda kalmış ve onlara hizmet ederken çok ezilmiş, sesini çıkaramamış. Ben onun gibi olmayacağım. Kendimi ezdirmeyeceğim.”
    Vakt-i zamanında, genellikle maddi zaruretler yüzünden kocanın ailesiyle oturulurdu;bu zamanda çok nadir görülen ve evlilik öncesi onay alınarak yaşanan bir olay. Şu anda beraber oturma diye birşey yok. Ayrıca ayrı bir ev açmak kocanın vazifesidir. Ama belli bir süre kocanın ailesine yakın bir yerde oturmaktan daha tabii birşey de olamaz. Aslında sorunun bir nedeni de genç kızların bu zamanda pek ev işlerinden anlamamalarından, yemek yapmayı, evi idare etmeyi bilmiyorlar, bu yüzden ya kendi annelerine yaslanacaklar, yada kayınvalidelerine. Bir işe çırak olarak giren herkes biraz ezilir, dükkan babanınsa başka tabii. İş öğrenirken angaryalara biraz razı olacaksın mecburen. Kız ailelerinin çok ilgili olması biraz da kızlarının açıklarını kapatmak için oluyor. Velhasılı kelam kız anneleri suçlu, hem kızlarını iyi yetiştirmiyorlar, hemde kaynanalarının intikamını, kızlarının kendi kaynanalarından çıkarmasını bekliyorlar. Tabi ki küçükler büyüklere hürmetkar olacaklar.

    • desperate diyor ki:

      Eymen bey, belki çevrenizde öyle bir örnek var siz de onu genele yaymışsınız. Ayrıca eskiden daha küçük yaşta evlenilirmiş o yüzden genç kızlar yemek yapmayı falan kayınvalidelerinden öğrenirmiş ama şimdi usta çırak ilişkisini gerektirecek bir gelin-kayınvalide göremiyorum. Siz erkekler dışardan çok farklı yorumlar yapıyorsunuz onu da gerçek sanıyorsunuz ama o kadar basit değil. Ben iki tarafın ailesine de uzak olunması gerektiğine inanıyorum, bir genç kız da evini idare etmeyi yemek yapmayı öğrenmeden (tabi evlenceği kişi kabul etmişse bize laf düşmez ama) evlenmesin. Ama inanın tam tersi oluyor asıl o kızlar kayınvalide tarafından daha çok seviliyor. Neden bilmiyorum ama kayınvalideler gelinlerinin kendinden daha becerikli, daha iyi olmasına dayanamıyor, yarışa giriyor. Diğer türlü zaten onu rakip olarak bile görmüyor. Benim çevremde gözlemlerdiğim genellikle böyle. Ayrıca diyelim ki tespitiniz doğru genç kızlar hiçbir şey bilmiyor kayınvalide öğretiyor herşeyi, illa ezmek mi gerekir siz iş yerinizde bir şey öğrettiğiniz iş arkadaşınızı eziyor musunuz? Neden birileri çile çekmek zorunda söyler misiniz?
      Ben kendimden örnek vermek istemedim çünkü aman aman becerekliyim diyemem ama kötü de yemek yapmam, kayınvalidemden ve onun kızlarından çok daha iyi yemek yaparım ama benden nefret ediyorlar neden mi çünkü onlardan daha iyiyim. İşte sorun bu. Kötü kalpli kıskanç insanlar kendinden daha iyi olanlara tahammül edemez. O yüzden önceden onlarla iyi ilişkiler kurmaya çalışırken şimdi ne arıyorum ne gidiyorum. Sizin uzaktan yorumladığınız gibi basit değil işler.

      • eymen diyor ki:

        Annelerde de oğullarına karşı bir bağımlılık var şüpesiz, gelininin oğlunu çaldığını düşünüyor.Ben büyüttüm besledim, gelin nemalanıyor diye düşünüyor. En güzeli her gelininde bir gün kayınvalide olacağını düşünebilmesi. Şahsen ben yaşım itibarıyle kendimi eski jenerasyon görüyorum, yani bu konuda eşimden şikayetçi değilim (yani bir örnek yok, çok örnekler var). Yemek yapmayı öğrenmekte öyle seneler sürecek bir iş değildir zaten. Ama eşimin kızlarımıza fazla hoşgörülü davrandığını düşünüyorum. Baba evinde biraz zorluk gören kızların, evliliklerinde daha mutlu olacaklarını düşünüyorum. Beraber oturma olmadıktan sonra, biraz idare edivereceksiniz o kadar. Eşiniz size sormadan anne babasını veya kardeşlerini akşam yemeğine davet edebiliyor mu? Siz bunu duyduğunuzda iyi yapmışsın diyormusunuz, kayınvalide yemeklerinizde (haksızda olsa) bir iki kusur bulursa, güleryüzle işi şakaya vurabiliyormusunuz.
        “O yüzden önceden onlarla iyi ilişkiler kurmaya çalışırken şimdi ne arıyorum ne gidiyorum.”
        Çok yakın olmak iyi olmayabilir ama, arada bir arayıp sorsanız, eşinizle ilişkiniz açısından da iyi olur. Sevgi fedakarlık ister, kadınlar hem eşimi seviyorum diyor, hemde fedakarlık yapmak çok zor geliyor. Eşinizi mutlu etmek ve ailesine de söyleyecek söz bırakmamak için harcayacağınız zaman, bundan sonraki ömrünüzün binde biri bile değildir inanın.

        • desperate diyor ki:

          Eymen bey bazı konularda haklısınız ama herkes kendi gördüğü yaşadığı olayları anlatıyor, inanın eşini seven bir kadın daha önce hiç yemek yapmayı bilmesin ne yapar eder öğrenir, ben bunun çok büyük bir problem oluşturacağına inanmıyorum. Ama biraz idare edivermek o kadar da kolay değil, açıkcası yaşadıklarım yaptığım yemeğin beğenilmemesi falan da değil, yemeğimi beğenmedi diye kin tutacak ta değilim, güzel olmamışsa kendim eleştiririm zaten.
          Şöyle düşünün, gelin bir süre sizde kalıyor evde işi en zor olan ve çalışan gelin, 2 tane çalışmayan görümce var, bir kayınvalide, eşiyle birlikte 3 tane erkek 2 si çalışmıyor 1 i haftada 2 gün ama ne hikmetse gelin işten gelince bütün işler geline kalıyor erkekler oturuyor, kızlar ortadan kayboluyor gelin alışık olmadığı yer sofrasını kaldırmak zorunda kalıyor, temizliği haftasonuna bırakıyorlar ki gelin de yapsın, gelin hasta olsun yorgun olsun kimsenin umrunda değil, eşinin bile sonra gelin ve damat kendileri ayrı eve çıktıklarında, gelin işten çıkıp eve geliyor hızlı hızlı yemek yapıyor eşi gelip yemekleri çok beğendiği için ailesini de davet etmek istiyor, siz gelinin yerinde olsanız kabul eder miydiniz, ben etmem. Ki bu insanlar 1 gün yemeğe davet edip, güzel bir yemek yapmış değiller, önceki günün yemeğini koyup sofrayı gelinin kurmasını kaldırmasını beklerler. Sizin verdiğiniz örnekten yola çıkarak yaşadığımı anlattım, tabi sadece bu kadar da değil.
          Tavsiyeleriniz için yine de teşekkür ederim.

          • eymen diyor ki:

            Yemek yapmayı bilmek vs. işin meselasıydı.Çalışan bir bayan olarak baştan ayrı bir ev istemek hakkınızdı keşke bu konuda diretseymişsiniz; o zaman tahammül ve insaf potansiyelinizi daha uzun yıllara yayabilirdiniz, bilmem anlatabildim mi? Sizin durumunuzun fazla görülebilen bir şey olmadığını, bu yüzden örnek olay olarak genelleme yapılmaması gerektiğini de okuyuculara hatırlatmak isterim.
            Yine de görüşmeme olmamalı, zaten sizden çok samimi olmanızı da bekleyemezler herhalde.
            Allah (c.c.) kolaylık versiz size.

          • Süheyla diyor ki:

            desperate hanım,merak ettim acaba siz ve eşiniz farklı kültürden gelen kişiler misiniz?

          • desperate diyor ki:

            Süheyla hanım evet farklı kültürlerden geliyoruz ve ben alışmakta çok zorlandım.

  11. Deniz diyor ki:

    Sayin Ducane Cundioglu site icin alintilanan yazisinda soyle diyor ” simdi kadinlar akillandi erkege kendimi ezdirmem diyor, ama mutsuz”… Bu belki dogru bir tesbit fakat bu noktaya getiren sebep sadece bizzat kadinin kendi istemesiyle olacak sey midir? Her cagin kendine ozgu sartlari var, degisen teknoloji zamanla insan hareketlerine de yon veriyor. Mesela simdi mektuplasarak haberlesen kac kisi var? ” yuksek yuksek tepelere ev kurmasinlar, arsi arsi memlekete kiz vermesinler ” diye turkuler de yakilmiyor artik. Eskinin sartlari aileyi daha cok kendi icerisinde muhafaza ediyordu simdi ise uretim araclari, yeni yeni calisma alanlari, teknolojik icatlarin kazandirdigi aliskanliklar vb. beraberinde ailedeki butun bireyleri kendi icine cekti. Haliyle bu yeni toplumsal yapilanma ve kadinin sosyal hayata daha cok katilip calismasiyla birlikte dusunecek olursak aile icerisinde iliskiler de degisiyor ve degisecek bu kacinilmaz.

    Adem beyin hakli tesbitleri var elbette. mesela benim cok yakin akrabamda bir evlilik kizin erkegi sadece kendi tarafina cekmesi bosanmakla neticelendi. Fakat Adem beyin su tesbiti gunumuzun sartlarinda ne kadar gerceklige tekabul eder ya da bu dogru mu? ” kizlar evlendikten sonra ailelerinden kopamamaktadirlar” diyor. Ne diye kopsun ki sadece buyukler olur olmaz yerde yeni evlenenlere mudahale etmesinler, bir problem yasiyorlarsa atese korukle gitmesinler , olgunluk gostersinler yeter. Ayrica insan her seyi pat diye ogrenmiyor zamanla biraz da deneye yanila ogreniliyor. Genclere biraz hata payi birakmamiz gerekiyor . Olaya hemcinslerimiz acisindan bakacak olursak, gelinlere de is dusuyor ama kayinvalide tecrube acisindan daha cok avantajli .Yeterki avantajini iktidar olma yolunda kullanmasin.

    • desperate diyor ki:

      Vallahi artık kız aileleri ne yapacaklarını şaşırdı, evletları mutlu olsun diye o kadar çok fedakarlık yapıyorlar ki, eskisi gibi damatları düğün öncesinde fazla zorlamıyorlar, üstelik çoğu konuda yardımcı oluyorlar, örf adetler yapılsın diye diretmiyorlar anlayış gösteriyorlar. Ayrıca damatlarına karşı çok iyiler, el üstünde tutuyorlar. Ama nedense bunların hepsi suç, hepsini art niyetle yapıyorlar, damadı kendi tarafına çekmek için. Erkek ailesi, özellikle kaynana önce oturup düşünsün ben nerde hata yapıyorum diye, gelinini sevmezsen gönlünü hoş tutmazsan evine gelmek istemez, oğluyla kavga eder gitmemek için, olan da oğluna olur iki arada kalır ne eşinden vazgeçebilir ne ailesinden. Erkek aileleri de kız ailelerinin yaptığının 10 da birini yapsın ortada sorun falan kalmaz, herşey niyette biter gelinini hizmetçi gibi görürsen, düğünde adetleri örfleri unutup düğünden sonra gelinin eski gelinler gibi adetlere uymasını beklersen çok beklersin. Ki gelinler de artık çalışıyor, hiçbir şey eskisi gibi değil eskilerde kalmayın, yeniliğe açık olun.

  12. desperate diyor ki:

    Sayın Adem Bey, baştan sona yanlış tespitlerde b ulunmuşsunuzbence. Bir insan evladını severse onun eşine iyi davranır, hep derim oğlunu seven kayınvalideler önce gelinine iyi davranmalı. Çünkü emin olun erkek eşiyle annesi arasında sorun olduğu zaman yıkılıyor resmen. Benim çevremde gözlemlediğim genellikle kız anne babaları kızlarının mutluluğunu bozmamak için çoğu zaman alttan alıyor, damatlarıyla iyi bir ilişki kuruyor, ilgileniyor. Benim dedem bakkaldı, annem ilk evlendiği yıllarda annanemler aylarca yetecek gıda gönderirlermiş sırf bunun hatrına kızlarına birkaç gün belki bir hafta iyi davransınlar diye. Halbuki erkeklerin ailesi gelin geldiği zaman direk rakip olarak görüyor, bir genç kız bir aileye girdiğinde sevgiyle ilgiyle karşılansa, kayınvalide onu kızı gibi görüp merhametli davransa kendi evlatlarından ayırmasa, insan o sıcaklığı hissetmez mi, neden görüşmek istemesin, diyelim ki cahil tecrübesiz hata yaptı ailenin huzurunu bozmaya çalıştı bir süre sonra aklı başına gelir eğer gerçekten sevgiyle yaklaşılsa.
    Evet Adem bey, annelerimiz bizi böyle büyüttü, okuyun ekonomik özgürlüğünüzü kazanın eşinize muhtaç olmayın bizim gibi çekmeyin diye. Ama söyler misiniz neden birileri ezmeye çalışıyor ve neden hep kadınlar çekmek zorunda kalıyor. Ayrıca sinin kızınız varsa anne baba evini unutmalı mı, şiddet de görse, ezilse de, psikolojisi altüst olsa her gün ilaç alsa, çıkmaza girse ve aile evine dönmeyi aklına bile getirmese, bunu bir seçenek olarak görmese ble, sizin içbir şeyden haberiniz olmasa, evladınız her geçen gün eriyip bitse ister misiniz? Yani kaynana zulmünün sebebini bile gelinlere çıkartmışsınız ya pes. Bu site sayesinde erkeklerin gerçek duygularını ve ne kadar bencil olduklrını öğrendim. Teşekkür ederim.

    • desperate diyor ki:

      Öncelikle kendi bilgisayarımdan yazmadığım için yazım hataları olmuş, kusura bakmayın düzeltme imkanımız da yok malesef. Yorumumu okuyunca biraz sert olmuş, Adem beyin de haklı olduğu yerler var özellikle eşinin ailesine önyargılı yaklaşan genç kızlar var tabi ki, ama çok azdır böyle tipler çoğunluk böyledir diyemeyiz. Ayrıca benim şahit olduğum o tipler daha çok el üstünde tutuluyor, asıl çok iyi niyetli olan kızlarımız sorunlar yaşıyor eşinin ailesiyle.
      Diğer konuda da bence erkek anneleri kız annelerine bakıp örnek alsınlar gelinlerine ne kadar iyi davranırlrsa o kadar saygı ve sevgi görürler.

      • Havva diyor ki:

        yorumlarınızı okuyunca yaşadıklarımızda çok fazla ortak nokta olduğunu hissettim , bende iyi niyetimden dolayı kayınvalidemlerle altlı üstlü oturmayı kabul ettim , Annem sağolsun beni zaten 4 4lük ev işlerini yapabilecek şekilde yetiştirdi, babam her daim eşimin ailesine karşı saygısızlık etmemem konusunda nasihatta bulundu , ama keşke bu kadar iyi niyetle yola çıkılmasaymış, misafir geldiğinde yaptıgım corbaya gelin hanım corban çok guzel sen bu işi biliyosun diyen misafirime sağolsun gelinim guzel yemek yapar dıyerek benı onere edeceği yerde çorbanın nanesınıde ben getırdım diyen bi kayınvalidem ,hafta da bir aileme gitme isteğime karşılık aileni unutcaksın dıye kayınpederim , onların evınde oturdugumuz ıcın bana destek çıkan eşimede ceza olsun dıye 1 hafta ıcınde evden cıkın restini yaşadık , evliliğimizin ilk 1.ylında gülüp neşe içinde olacağım bi dönemde bana bu kadar gözyaşı dokturen kaynanama maddi olarak çok zengın olan ama takı paramı alan kayınpederime tabıkı hakkımı helal etmem , ama bende (desprate) hanım gıbı yılmadım ,ben 3.şahızlar ıcın yuvamı yıkmam dedım sabrettım şuan 5.yılımız eşimle çalışıp kazancımız ve aılemın madı desteği ile kendı evımızde huzur ıcınde yasıyoruz hamdolsun .Şimdı soruyorum anne evınden çıktı dıye anne evını neden unutayım onlar benı yetiştiren canlarım tabıkı her zorluklarında guzel gunlerınde yanında olacağım ,boyle bir ailem varken benı evlerınden kovan ınsanlara sevgı gostermemi kımse bekleyemez.Sadece Allah rızası ıcın eşiımın aılesı oldugu için eşimle gider yemekti çaydı servislerini yapar bı yabancı gıbı gelir giderim.

        • NEHİR diyor ki:

          kesinlikle katılıyorum havva hanım.bende aynı şeyleri yaşadım.bazı insanlar ister gelin olsun ister kayınpeder ailesi ister damat iyilikten ve iyi niyetten anlamıyorlar.iyilik tek taraflı olmuyor.artniyet ve zorbalık varsa karşı tarafta sonunda isyen ediyor.bence her evliliğin temel felsefesi sevgi şefkat iyiniyettir.ama her evlilik kendi koşullarına göre değrlendirilip nbu temel ölçüler dahilinde bir yol haritası çizilmeli.genellemeler çok doğru bir yaklaşım değil.burada herkes kendi yaşamına göre bir değerlendirmede bulunmuş.mesela ben evlenene kadarki olan fikirleimde ciddi değişiklikler oldu.çünkü yeni bir hayat yeni insanlar ve yeni olylar oldu.dışardan atıp tutmak kolay tabi.ama evlilik çok dikkatli ve insaflı değerlendirilmesi gereken bir konu.

  13. eymen diyor ki:

    Boşuna “içgüveysinden halliceyim” denmiyor. Kaptanların işi zor.

  14. fattuma diyor ki:

    Bende kaynanamla ayni apartmanda oturdum, zarar degil aksine karini gördüm. Bana anne oldu, ben ona kiz gibi oldum. Hicbir kötü davranisi olmadi bana karsi. Habuki kendisi evin tek gelini olarak cok ezilmis cok aci cekmis birisi. Bu durum onda “ben gelinlerimi aynisini yasatmiyacagim” gibi bir görüs uyandirdi.
    Yeri geliyor günlerce yanina ugramadigim zaman bile sitem etmiyordu ama ben onun ezikligini hissediyordum.
    Mutlaka her kaynana ayni degildir ama gelinede bu durumda cok sey düsüyor. Samimiyet, sicaklik ve saygi göstermekten cekinmeyin.. Karsiligini zaten kat kat göreceksiniz. Dünyada görmeseniz dahi en gec ahirette göreceksiniz…

    • fattuma diyor ki:

      Sonucta o kizdiginiz kisi sizin esinizin ANAsi. Ne olursa olsun. O olmasaydi cok sevdiginiz esinizde olmayacakti. Sirf bunu bile düsünüp kendi kendime icimde kaynanama kaynatama, ve dedesine babaannesine karsi sevgimi büttügümü hissediyorum bazen. Su anda yurtdisindayim ve hepsini cok özlüyorum.

      • desperate diyor ki:

        Bir şey söylemek istiyorum eşinizin ailesi iyi insanlar olmasaydı siz böyle konuşabilir miydiniz, uzaktan gazel okuması kolay. Sonuçta eşimizin annesiymiş. Bana ne, eşimi doğurdu diye bir de minnet mi duyucam. Zaten vakti zamanında erkek çocuk doğurdu diye bolca pohpohlanmıştır. Ki bir çocuk doğurmak çok önemli bir karar ve doğuruyorsan bakacaksın, zaten herkes kendisi için çocuk yapıyor benim için değil.Eşinin ailesi sana karşı kötü olunca, eşiniz de sizi savunmazsa tam tersi oluyor, yani eşinizden soğumaya başlıyorsunuz. Benim de durumum öyleydi Sema Hanımın yazılarını okuyuncaya kadar, Allah razı olsun ondan. Ama lütfen eşinizin ailesiyle aranız iyi olduğu için bize ders vermeye kalkmayın.

        • aişe diyor ki:

          desperate . insan evlenmeden önce hayırlı eş isterken hayırlı bir aile( kayınvalide kayınpeder …) istemeyi unutuyor. sadece evlenmekle bitmiyor. sizin imtihanınız kayınvalidenizmiş. ALLAH yardım etsin.size hak veriyorum hiç bi şey tak başına yeterli değil. galiba kayınvalideniz cahil bir kadın onu öyle yetiştirmişler. ALLAH onu düzeltsin kızlarınıda. bekar mı bilmiyorum ama görümceleriniz de size yaptıklarını elbet kendileri yaşar.ben sana ders veremem buna hakkım yok seni yargılayamam bile . bu kadar sitem in elbet bir sebebi var sizin kalbiniz çok kırılmış. kırılan kalbi düzeltmeye kalksanda asla eskisi gibi olmaz.

          • desperate diyor ki:

            Ben haksızlıklara tahammül edemiyorum, kız anne -babaların damatlarına iyi davranması, iyi ilişkiler kurması bile ard niyet olarak görülmüş, damadını kendi tarafına çekmek için vs. Benim eşimin aileme 5 kuruş bir faydası yok, aksine önceden benim eşimin ailesine çok faydam olurdu, şimdi ben de yapmıyorum o ayrı. Kendi değerlerini kendileri yitirdi.
            Kesinlikle aile çok önemli, benim eşimin ailesi her ne kadar kendilerini çok övseler de çok bilgili olduklarını düşünseler de çok cahiller ve görgüsüzler. Son zamanlarda arayı düzeltmek için uğraşsalar da benim için bitmiştir

  15. Hayat 30 diyor ki:

    ben erkeğin ailesi ile aynı apartmanda oturmaya çok karşıyım,çünkü onların olur olmaz ve her yerde her zaman ,her konuda istediklerini söyleme hakkını kendilerinde görmeleri beni çıldırtıyor.insanlar her istediğini gelinlerine söyleyemez ve gereksiz şakalar yapamazlar .işte bunlar insanı onlardan buz gibi soğutuyor.bu eleştiri ve yorumlarının adı ne acaba? ben senin kaynananım bana saygı duymak zorundasın baskısımı? bekledikleri saygıyı göstermiyorlar.

    • beyazlı diyor ki:

      buna katılıyorum hayat hanım. hiçbir insan he istediğini istediği sekilde söyleme hakkına sahip değildir. özellikle büyükler daha çok dikkat etmeli.çünkü onlar örnek oluyorlar.şakayapıyoruz diye laf sokup gelini ağlatma noktasına getirenler bile var ne yazık ki

  16. Başak diyor ki:

    Ben 17 senedir eşimin ailesiyle altlı üstlü oturdum.Kayınvalidemle iyi ilişkiler içinde olduk.Tam bir anne ve kız olduk.Ben ona karşı hep açık sözlü davrandım.Allah razı olsun, Oda benim hatalarıma karşı evladına gösterdiği olgunluğu gösterdi.Fakat kayınpederim aynı olgunluğu gösteremedi.Kyınvalidemin ve eşimin hatrına onu da rabbim için sevmeye gayret ediyorum.Çünkü o insan ayırıyor.Ben şimdi kendim kayınvalide olacağım,sizin bahsettiklerinizden bende korkuyorum.Ön yargılları kıralım ve gelen kişinin kızımız ve oğlumuzdan çok hürmet görmesini sağlayalım.Birbirimize karşı sevgi köprüleri oluşturalım.Yeni evlenenlere soruyorum: ömrümüz yeterse bizde aynı durumda olacağız.Ektiklerimizi biçmek te var.Ben görevlerimi ve duruş yerimi öğrenmek için gelin ve kaynanalarla ilgili kitaplar ve yazılar okumaya çalışarak geliştirmeye çalışıyorum…

Yorum yapın

Röportajlar

Kızların Ölüm Fermanını Anneleri İmzalıyor

Hamit İzol 63 yaşında. İzol aşiretinin ileri gelenlerinden. Onun doğduğu topraklarda hep törenin sözü geçti. Çok insanın canı yandı, çok insan bazen akraba elinden gelen kurşunlarla hayatını kaybetti. Yeri geldi ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve esirgeme var etmesi de O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunlarda düşünen kavim için ayetler vardır.(Rum Suresi 21.ayet)"

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku