Gerçekler Acıtırsa…

13 Mayıs 2013Sema Maraşlı58 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x1501Yedi yıldan beri yoğun bir şekilde kadınlarla birlikte çalışıyorum. Ortalama haftada üç seminer (ilk yıllar haftada beş seminer oluyordu, seminerleri gittikçe azaltıyorum.) Seminer sonrası çoğu zaman özel sorularını dinlemek için hanımlara zaman ayırır dinler, soru sorar o kısacık vakitte bir kaç cümleyle de olsa yardımcı olmaya çalışırım. Hanımların “Bunu ilk defa sizinle paylaşıyorum” dedikleri pek çok özel, mahrem sırlarını da dinlerim.

Ve evlilik okulları. Evlilik okullarını haftada bir gün beş hafta olarak yapıyorum. Ortalama kırk kişilik bir grupla bu güne kadar beş yüzü geçen hanımla çalışmışız. Beş hafta aynı grupla çalışmak onlardaki değişimi gözlemlemek ve eşlerindeki değişimleri hanımlarından dinlemek yaptığım işin ne kadar doğru ya da yanlış olduğunu öğrenme imkanıdır. Ve öğrencilerimden gelen geri dönüşümler bana doğru yolda olduğumu gösteriyor. Hep dualarla, eşlerinden getirdikleri selam ve teşekkürle, yüzlerinde mutlulukla ayrılırlar evlilik okulundan.

Ve okuyuculardan gelen yüzlerce e-posta. Sıkıntılarını kim olduklarını gizleyebildikleri için rahat rahat anlatıp paylaştıkları mesajlar. Kimseye soramadıkları anlatamadıkları dertleri ya da kendi çözüm bulamadığı bazen de çözüm bulmak için hiç çabalamadıkları dertleri…Hepsine cevap vermeye zaman bulamasam da hepsini tek tek okurum.

Ve evlilik üzerine yazdığım yedi kitap. Kitaplarla ilgili o kadar çok teşekkür aldım ki… Boşanmaktan vazgeçenler, eski eşine dönmeye karar verenler, evlilik hayatımızda yeni sayfa açtık diyenler…

Ve evlilik üzerine okuduğum onlarca kitap. Kur’an kursu öğretmenliği, üniversite eğitimi ve özel çabalarım…

Bunları niye yazıyorum? Yazılarımı kendi hayatımdan ya da etrafımdaki üç beş kişinin hayatına bakıp yazdığımı zanneden okuyucular için son kez bir açıklama babından. Aynı zamanda “Niye kadınları eleştiriyorsunuz?” diyenlere bu yazının linkini vereceğim. Tek tek açıklama yapacak zamanım yok.

Ne kadından ne erkekten yanayım. Rabbimin ayetleri ve Resulunun gösterdiği yolu takip ediyorum. Yazılarımda çok büyük bir emek, bilgi ve tecrübe var. Faydalanmak isteyen gönlünü açan faydalanır. Ön yargı ile bakan, hayatı kendi ya da yakınlarından bir kaç kişinin yaşadıkları üzerinden yanlış değerlendirip gönlünü kapatanlar için yapacak bir şey yok.

Gerçekler bazen işimize gelmez çünkü canımızı acıtabilir. Gerçeklerden kaçmak, doğruları gösterenlere kızmak, saldırmak hiçbir gerçeği değiştirmez.  Ben de insanım elbette yanıldığım, hata ettiğim ya da işin görmediğim kısımları olabilir. Zaten site ve yorumlar bunun için var. Fakat geri dönüşümünü aldığım yaptığım bunca güzel işten sonra yaptıklarımın ya da yazdıklarımın çoğunun hata olduğuna beni ikna etmek için uğraşanlar boş yere uğraşıyor onu söyleyeyim.

Aile saadeti için kadınların ve erkeklerin yapmaları gerekenleri yazıyorum. Bunu yazarken de kadınların ve erkeklerin hatalarını yazıyorum. Evet kadınların hatalarını daha çok yazıyorum çünkü:

Son yüzyılda kadınlar üzerinde çok fazla oyunlar oynandı. Kadınlarda müthiş bir erkekleşme ve fıtrattan uzaklaşma var. Bu da kadın erkek ilişkisindeki bütün dengeyi bozuyor. Kadınların acilen yaratılışlarına, özlerine dönmeleri gerekiyor. Kadınların erkeksi davranışlardan kurtulup yeniden kadın olmayı öğrenmeleri lazım. Bunu öncelikle saliha bir mümine hanım ve iyi bir eş olmak için yapmaları gerek.

Ayrıca kadınlar beyin yapısı olarak iletişimle donanımlı yaratıldıkları için iletişim konusunda evlilikleri için erkeklerden daha çok yapabilecekleri şeyler var. Ve bu yapacakları onlar için asla ağırlık değil tam aksi fıtratlarına dönüş olacak ve sonuçtan memnun kalacaklardır. Yeter ki nefislerini aradan çıkarıp gönül gözü ile baksınlar.

Herkes kadınların haklarını anlatıyor fakat vazifelerini anlatmıyor. Çoğu kadın; kadın olmanın ev işi ve yemek yapmak olduğunu zannediyor ve kocasının bunlarla mutlu olmasını ve onun kıymetini bilmesini bekliyor. Oysa kadının ilk ve esas vazifesi kadın olmaktır. Günümüzde medya kışkırtması, feminizm ve toplum olarak kızların erkek gibi yetiştirilmesi kadın olma yolunda en büyük engel. Kadınların ne kadar kadın olduğunu bilmesi, hatalarını görmesi lazım. Bunu da pek kimse yapmadığı için ihale üstüme kaldı.

Hatalarının yazılmasından hoşlanmayan alınganlık gösteren hanımlar oluyor. Bunun yanında dua eden ve teşekkür eden hanımlar da çok.

Kadınların bir kısmı hatalarını duymayı sevmiyorlar hele de bir kadından. Erkek yazsa zaten hiç kabul etmeyecekler. Oysa kişi hatasını görmeden asla problemlerini çözemez. Allah indinde tevbenin de şartı hatanı, günahını görmek ve pişman olmaktır.

Kadınlar iyi niyetli, evliliklerinde mutlu olmak istiyorlar fakat çoğu zaman yanlış davranıyorlar. Kadınlar evlilikleri değerlendirirken kendi yaptıkları hataları görmedikleri için erkeği suçluyorlar. Erkekten romantiklik ve mükemmellik beklerken “Benim bu evliliğe katkım ne?” diye sormuyorlar kendilerine. Ben eşime bir kadın gibi mi davranıyorum yoksa arkadaş gibi mi? O bana baktığında bir kadın mı görüyor yoksa askerlik arkadaşını mı?

Kadınlar yakınlarının evliliğini değerlendirirken de erkeği dinlemeden sadece kadınların anlatımı üzerine kadınların ezildiğine karar veriyor. Oysa o işin görünen kısmı. Esas problem buzdağının görünmeyen kısmında.

Neden çoğunluk kadınların ezildiğinden yana? Çünkü kadınlarda müthiş bir iletişim yeteneği var ve dert anlatmayı seviyorlar ve anlatırken kendilerini haklı çıkaracak şekilde anlatıyorlar. Erkeklerin iletişim yetenekleri kadınlar kadar kuvvetli değil. Ayrıca erkekler güç odaklı yaratıldığı için dert anlatıp zayıf görünmek istemiyorlar. Ayrıca kavgaların çoğu küçük şeylerden çıkar ve erkekler kavganın sebebini bile anlamakta güçlük çekerler, bunu başkasına anlatmaya da utanırlar. Böyle olunca erkekler konuşmayınca haksız, kadınlar konuşunca haklı konumda kalıyorlar.

Kadınların çoğu evlilik problemlerine karşı erkeklerin duygusuz ya da umursamaz olduğunu düşünür oysa erkekler her şeyin farkındadırlar fakat kadın dili ile baş edemeyecekleri ve dolayısıyla kaybeden konumda kalacaklarını bildikleri için kavgadan kaçınırlar.

Bu yüzden ben yazılarımla kadın erkek arasında bir köprü olmaya ve birbirlerini anlamalarına katkıda bulunmaya çalışıyorum.

Tabii sadece kadınların hatalarını ve vazifelerini yazmıyorum erkeklerin hatalarını ve vazifelerini de yazıyorum çünkü hızla değişen dünyada erkekler de kadınlara nasıl davranacağını bilmeyebiliyor. Sadece söylediğim sebeplerden dolayı kadınları daha fazla yazıyorum.

Ben aslında ne kadınları ne erkekleri suçluyorum. Toplumsal bir yanlışın içindeyiz ve bir an önce toparlanmak zorundayız. Bunun içinde kadınların da erkeklerin de hatalarını düzeltebilmek için görmek zorundayız. Hatayı gösterene kızmak, başını kuma gömmek gelen tehlikeye karşı kimseyi korumaz.

Not: “Tehlikeli Yol” yazımdan beri yazmaya fırsat bulamadığım küçük bir açıklama da ekleyeyim yazının sonuna. Bir kaç okuyucu “hadis konusunda yazacak kadar bilgi sahibi olup olmadığımı” sorgulamışlardı. Kendimi bu konuda yazacak kadar bilgi sahibi olarak görüyorum.

Çok iyi bir dini eğitimim vardır. Kur’an Kursu öğretmenliği yaparken Mısır’da eğitim almış bir alimden iki yıl boyunca Arapça, fıkıh ve dini ilimlerde bir kaç arkadaşla birlikte özel dersler aldım. Ayrıca sekiz yıl Kur’an Öğretmenliği yaparken bir okuma âşığı olarak İslam tarihi, tefsir, hadis neredeyse bütün önemli kaynakları okudum. Bu dönemde sekiz yıl vaaz verdim ve yaptığım her işi en iyi şekilde yapmak istediğim için hazırlandığım her konu için onlarca kaynak araştırmıştım.

Hadis usulleri ile de bir dönem özel araştırma yapmıştım. Ayrıca konuyu yazmadan önce tekrar araştırdım ve bir kaç gün okudum. Âyet-i Kerîmeler ve Allah resulünün kıymetli sözleri hem bir mümin olarak hem de evliliği âyet ve hadislerle anlatan biri olarak beni fazlasıyla ilgilendiriyor. Her mümini de ilgilendirmeli diye düşünüyorum.

 

Okunma Sayısı : 437

“Gerçekler Acıtırsa…” için 58 Yorum

  1. AZMİ AYDOĞDU diyor ki:

    sema hanım sizin yazılarınızı okudukça kendimi kaybediyorum sizi çok geç tanıdım karım artık yok ayrılalı 20 ay oldu barış görüşmelerimde sizin yazılarınızdan çokca bahsetmiştim ama dinlemedi bile okuduğunu da sanmıyorum banada oğlumada karımada yazık oldu ğuna inanıyorum ne yazmışsanız doğru inanırmısınız çok iğrenç iftiralar attılar ama özür dilese dönmek istese herkesi yine karşıma alırım buyursun derim benim karım en güzeli en temizi en edalısı derim.. sevgim zerre kadar eksilmedi inşallah inşallha inşallah daha çok ailelere ulaşırsınız inşallah yuvaları yıkılmadan kıymetini bilirler.. amin amin. amin.

  2. Zeynebce diyor ki:

    Sa Sema Hanim, ben 15 aylik evliyim, sizi evliligilimin ilk aylarinda takip etmeye basladim ve kendimdeki bi cok kusuru görüp degismeyi cok istedim ve elhamdülllah Cenab-i Allah da nasib etti. Sizin de sayenizde esimle aramizdaki ask; sevgi ve saygi baglariyla daha da güclendi. Eger insan mutlu olmak istiyorsa (dünya ve ahiret yurdunda) ki bunu en cok mümkün kilan aile saadetidir, anlamayi bilen icin! yazilariz harikulade bir yol gösterici. ve bence bu tavsiyeleri bu kadar tesirli kilan da yazilarinizin Kur`an ve hadislerle sekillenmis olmasi, yanlizca beser kelami olmakla yetinmemesi.. Rabbim sizden razi olsun, isminizi sevdigi ullarinin arasina alsin(aminn) ve bu yoldaki davanizin iki cihanda da ecrini versin insAllah.
    Baki selam ve sevgilerimle…

  3. Ahsen diyor ki:

    her hafta grup toplantılarımızda kulaklarınızı çınlatıyoruz:)
    Çevremdeki çoğu insan sizden haberdar seminerlerinize katılmışlar çok güzel örnekler veriyorlar herkes özeleştiri yapabiliyor çok şükür idda edildiği gibi feminist olan biriyle karşılaşmadım.
    bende güzel örnekler duyunca seviniyorum.İnşallah ulaşamadığınız hiçbir köşe kalmaz.

  4. Mehmet GÜN diyor ki:

    Allah razı olsun.
    Sema Hanım; İnşallah hep beraber, bazı çok bilmişlerin, AİLE KURUMUMUZU AŞINDIRMASINA FIRSAT VERMEYECEĞİZ.
    İnşallah, siz doğru yoldasınız ve bizler de, hayır dualarımızla ve bu siteyi ve kitaplarınızı tanıtarak sizi destekliyoruz.

  5. Nuri diyor ki:

    Selamun Aleykum, kardeş bu hadis benim mantığıma uymuyor demişsiniz. İslam teslim olmak demektir. İslama girmenin ilk şartıda kelime’i şahadet bgetirmektir. La ilahe illallah, Muhammeden Rasulullah. La hayır, ilah yok, hayatıma kimse yön veremez… Ancak İllallah vardır. yani Allah vardır ve ondan başkası hayatıma karışamaz. yanlızca Allah belirler hayatıma karışacakları deriz. Kardeşim Bakara Suresi 216. ayette hoşunuza gitmeyen şeyler sizin için hayır olabilir der Rabbimiz. Bu nedenle Mümin Kuran ayetleri ve Sahih sünnetlere işittik itaat ettik der ve Salih amel için Allah’tan yardım ister.”Allah CC ve O’nun Elçisi bir şeye hükmettiklerinde Müminlerin o konu hakkında seçme hakları yoktur.” (33-36) “Hayır onlar kendi aralarındaki çekişmelerde seni Hakem yapıp sonrada verdiğin hükümde içlerinde hiç bir sıkıntı duymadan kabul etmedikçe iman etmiş olmazlar” (4-65) “biz bütün peygamberleri Allahın izni ile itaat edilsinler diye gönderdik.” (4-64) Bu anlamlarda o kadar çok ayet ve sahih hadis varki buraya hepsini yazmamız imkansız olacaktır. O nedenle kardeşler her gün Kuran ve Sünneti evimizde, arkadaş çevremizde gündem yapıp okuyalımki amellerimiz zayi olmasın. Selamun Aleykum.

    • .:. diyor ki:

      Aleykum selam,

      Benim Sorumun cevaplari sizin bunca yazdiginiz seyler degil. İslamin dogusundan baslayarak anlatim yapmayin. lütfen , Bunu bu sekilde izah etmenize inan gerek yok, IQ seviyem oldukca yuksek sayilabilir Hakaret ve kızma ve ukalalık amacli yazmadım) ayrica ben sizden diger ayet ve hadisleri yazmanizi da istemedim.

      Benim soyledigim cok basit ve sudur.

      birinci yazdiginizdaki,

      “siz bana iki dudağınızın ve iki bacağınızın arasındakilere garanti verin bende size cenneti garanti kazanacağınızı söyleyeyim.”

      ve ikinci yazdiginizdaki,

      “siz bana iki duddak ve iki bacağınız arasındaki organlarınıza garanti verin bende size cenneti garanti edeyim.”

      Bu konuda lutfen aciklama yapın,

      tesekkurler..

  6. Nuri diyor ki:

    Selamun Aleykum, Kardeş öncelikle kaynak sorduğunuz için Allah CC razı olsun. “siz bana iki duddak ve iki bacağınız arasındaki organlarınıza garanti verin bende size cenneti garanti edeyim.” Hadisi Şerifi (Buhari, Tirmizi ve Taç adlı derleme hadis kitaplarında bulabilirsiniz.

    • .:. diyor ki:

      Aleyküm Selam,

      Oncelikle anlam butunlugu bozulmamasi icin ilgili paragraf altina yazi yazarsak, soru cevaplarin takibi daha iyi olur ve ilgi duyan ve birsey soylemek isteyen de ilgili yere yazar ve takip etmesi kolay olur.

      Bu hadisi serifi bahsettiginiz sekilde ben bulamadim, zahmet olmazsa dediginiz linkleri verin boyle bir hadisin internette olmasi gerekir, ben bulamadim. Birkac tanidigima sordum onlarda pek cevap veremediler, Ben hata bulucu birisi degilim ancak cumlenin tamamini okurken bile bana gore cok itici geliyor, ne demek bacaklarinin arasindaki organlar?? Boyle cumlenin kurulmasi bana gore yanlis ben hatali olabilirim. Daha once karsilasmadigim icin soruyorum. Kaynak istemedim ama, kaynak verin ozaman. Orada geciyor bak demek cok basit kacamak bir acıklama.

      Tekrar ediyorum, sizi sorgulamiyorum, baska seyler anlatmaniza gerek yok…

      • hüzün diyor ki:

        malum hadisler bize mota mot değil manasıyla nakl olagelmiştir. bu haseple mezkur hadisin iki farklı varyantını aşağıya ekliyorum.

        ALLAH kimi iki dudağı ve iki bacağı arasındakilerin şerrinden koruduysa, o cennete girmiştir.

        Kim bana iki dudağı arasındakini ve iki bacağı arasındakinigaranti ederse, bende ona cennete gireceğine kefil olurum.

        iki dudaktan kasıt dildir dilden kasıt gıybet etmek kötü konuşmak ve diğer sair sebepler.
        bacak arasından kasıt zina işlememektir.
        hadisin dayandığı ayetlerde ‘gıybet etmeyin (ölü eti yemek ile alakalı ayete bakılabilir) ve zinaya yaklaşmayın ayeti hadisin dayandığı ikinci bölümdür.

        zaten malumunuzdur hadisler ayetlerin yorumudur. eğer bir hadis kur’ana dayanmıyorsa ona hadis demek mümkün değildir.çünkü peygamber kurandan beslenmiştir.

        • Ahsen diyor ki:

          Beyefendi internetteki bilgilerin hiçbirine itibar etmiyor.Güvenilirliğinin sağlam olmadığını düşünüyor ama kendisi bilgi paylaşırken bütün aldığı kaynaklar internet.Yanlış anlaşılmasın yazdıkları konusunda ne bir şüpheye düştüm nede sorgulama ihtiyacı hissettim dediği gibi IQ seviyesinin oldukca yuksek olduğunu gözlemlediğim için bilgilerine itibar ediyoruz.
          Hadis konusuna gelince sayesinde çekinir olduk paylaşmaya çünkü çok hassas bir konu “uyduruyorsunuz” isnadı çok ağır bir sorumluluk eminim kendiside ne kadar ağır bir sorumluluğun altına girdiğinin farkındadır çünkü bir hadise uydurma yok öyle bir hadis mantığıma uymuyor demek gerçekten vebali büyük.Elbette sorgulanabilir kendisi sonuç olarak bilmiyorum öğrenmek istiyorum diyor ama en başında hatalı bir hadis mantığıma uymuyor yok öyle birşey ispatını sunun diye yok saymasınıda ben mantıklı bir açıklama getiremiyorum hem yok diyor olamaz diyor hemde ben bilmiyorum öğretin bana diyor.Burda gerçekten bazı şeyleri yanlış ifade ediyorsunuz.Yada biz sizi anlamıyoruz.Velev ki böyle bir hadis yok cümlenin anlamı itibariyle az çok İslam i açıdan uygulanabilirliğini tespit edebilirsiniz öyle değil mi?
          Ayrıca şunuda belirtmek isterim İslam hukukunun kaynakları sadece Kur’an ve sünnetten ibaret değil bunun içinde çeşitli kaynaklarda mevcut.Ben kesinlikle İslamiyeti tartışma konusunu tasvip etmiyorum yeterli bilgim dahilinde olsada bazı şeyler tartışma zemini olmadan bilgilerimi paylaşır karşı taraftan yazılan yorumların bilgilendirici olup olmadığını süzgecimden geçirir kimseyi nerden bunları “uyduruyorsunuz” diye zan altında bırakmam.Gerekirse kendimde araştırım.

          Ama şu konuda hak veriyorum belirtilen hadiste ifade olarak çokda hoş olmayan “iki bacak arası” ifadesine bende takıldım.İnternette uzun bir konuda böyle bir hadis aynı bu şekilde geçiyor konusuda “gıybet” isterseniz daha sonra link verebilirim ancak kaynak belirtilmemiş.

          sadece diyanet işleri başkanlığının elimdeki bir yayınında İbn-i Hanbel’den şöyle bir hadis geçiyor:

          “Bana altı şey hakkında özünüzden te’minat verin,bende size Cennet’i te’mine(delalet)edeyim:Söylediğiniz zaman doğru söyleyin, va’ad ettiğiniz vakit (va’dinizi)
          yerine getiriniz, size birşey emniyet edilince (onu) eda edin, iffetinizi muhafaza edin, gözlerinizi (haram olan şeylerden) men edin, ellerinizi(şer’an caiz olmayan şeylerden) çekiniz.”

          Kitapta bu şekilde verilmiş..

          • .:. diyor ki:

            Ahsen demiski;

            “Beyefendi internetteki bilgilerin hiçbirine itibar etmiyor.Güvenilirliğinin sağlam olmadığını düşünüyor……”

            Ahsen hanimefendi,

            Ben sorumu Nuri ve Huzun rumuzlu kisilere yazmistim. Konu ile ilgili sizinde bilginiz var ise yazabilirsiniz. Baska konunun bilgisini buraya farkli sekilde tasimak anlamsiz olur. İlgili basliga yazin ben cevap veririm. Ayrica oradaki ifadeleri kullananlarda bahsettikleri hadislerin dedikleri gibi oldugundan emin degiller, Sizde cevap yazdiniz sizde emin degilsiniz. Falanca yerde geciyordu demek dogru olmaz. Size bu konuda bu isi cok iyi bilen birisi olarak ifade etmis ve ornek vermistim.

            Neden bu sekilde dedigimi acıklayayim, Ben Turkiyedeki en eski bilgisayarcılardan birisiyim ve bu konuda oldukca fazla calismalarim olmustur ve vardir. Bilgisayarin ve internetin nasil birsey oldugunu cok iyi bilirim. Daha internetin olmadigi, Disk, cd, dvd, memory gibi cihazlarin olmadigi, Renkli ekranlarin bulunmadigi, B4 buyuklugundeki disketlerin oldugu, sadece yesil ve siyah beyaz monitorlerin oldugu, Windows, Ofis programlarin olmadigi zamanlarda baslamistir. İlk ogrencilerimde THY calisanlari olmustur. Onlara bilgisayarlarin zannedildigi gibi akilli araclar olmadigini, Klavye uzerindeki tuslarin ilgili karakterleri yazmaya yaradigini anlatiyordum. O zamanlarda internet de yok idi. (Bu aciklama yukarida Nuri beyin İslami aciklamasi gibi olmustur.)

            Nereden biliyorsunuz benim internetteki bilgilerin HICBIRINE itibar etmedigimi? Sizin Bahsettiginiz sekilde benim ifadelerim hic bir zaman olmadiki. Olamaz da. Var ise yerini belirtiniz.

            Size internet ortaminin bir coplukten farki olmadigini ve iyi ve kotuyu, dogru ve yanlisi ayirt etmenin bilgi ve tecrube gerektigini, tekrar hatırlatarak, Bir ornek daha vermek istiyorum, Bilgisayarda falanca yerde geciyor dediginiz bilgi, bazen dogru olsa bile, dengesiz veya bilincsiz bir kisinin, bilerek veya bilmeyerek uygunsuz bir sayfada da bu bilgiyi yazabilecegini unutmayin, o yuzden falanca yerde geciyordu demek yetersiz olur. Burada yazilan yazilarda birgun baskasi tarafindan referans gosterilebilir, Dogru ise guzel bir is yapilmis ama yanlis ise kotu birsey yapilmis olur, o zaman insanlar, Bu yazi Cocuk aile net sitesinde geciyordu derler.

            Bu konuda size tekrardan Sema hanimin TEHLİKELİ YOL baslikli yazisini mutlaka okumanizi tavsiye ederim. Orada Sema hanim cok onemli iki tespit ile baslamistir yazisina. Malesefki bu cok onemli birseydir.

            Ben sizin bu sekilde demek istemediginizi dusunmek istiyorum.

            Simdi hadis oldugu soylenilen yazilar bir tane daha eklenerek asagidaki gibidir.

            Tekrar dikkatli okumak lazim..

            1-) “siz bana iki dudağınızın ve iki bacağınızın arasındakilere garanti verin bende size cenneti garanti kazanacağınızı söyleyeyim.”

            ve ikinci yazdiginizdaki,

            2-) “siz bana iki duddak ve iki bacağınız arasındaki organlarınıza garanti verin bende size cenneti garanti edeyim.”

            3-) “Kim bana iki dudağı arasındakini ve iki bacağı arasındakinigaranti ederse, bende ona cennete gireceğine kefil olurum.”

            Burada sizinde tereddute dustugunuz gibi sadece iki bacak arasi ifade yoktur. Dikkatinizden kacmis olabilir ama dada fazla yanlis ifadeler var.

            Cennete girecegine kefil olmak.

            Cenneti garanri etmek.

            Cenneti garanti kazanacagini soylemek.

            Uydurma lafini ben diger basliktaki yazi icin yazdim. Cunki uydurulmus acikca belli. Bununda hadis oldugunu soyleyen var ise, buna da simdi uydurulmus diyorum. doyurucu cevap yok. Uydurulmus dikkat cekici ifade ise, o zaman soyle diyoırum ” Gercek ile ilgisi olmayan yazilarin hadis olarak tarafimiza, hic olmayan birseyi varmis gibi veya gerceginden farkli hale donusturup yazilmis diyorum.”

            Diger bir konu benim hadisi yok sayma diye bir cabamda yok, zaten yukaridaki yazilan belli ki hadis degil. Velevki demek de dogru olmaz. surekli yanlis uzerinde tartisiriz gereksiz. Var ise dogru olani soylersiniz, bilgileniriz. Farkli seyler anlatilinca, Cevaplarimiz uzuyor.

            Son birsey de Ben yanlis birsey ifade ettigimi zannetmiyorum, yazdiklarimin farkindayim.

            Biz sizi anlamiyoruz derken kendi adiniza mi yoksa, baskalarinin adina mi yazdiniz. Biz den kastiniz kimlerdir Herkez sizin gibi dusunuyorsa yazsinlar Cevap veren cikar sanirim. Bu konuda Sema hanimin Tehlikeli yol yazisini okumayanlar veya daha cok bilgi sahibi olanlar aciklama yaparsa sevinirim. Cunki O yazi cok guzel net ve acikca bu durumu anlatiyor.

            Bu konuda diyanetisleri baskanligina da yazi yazmistim henuz cevap gelmedi gelirse oldugu gibi paylasirim.

  7. Nuri diyor ki:

    Selamun Aleykum Kıymetli İktisat öğrencisi kardeşim: hüküm verebilmek için öncelikle iki tarafında dinlenmesi gerekiyor. Ancak bunun imkansız olması nedeniyle burada acizane bir kaç tavsiyede bulunmaya çalışacağım Allah CC’nin hoşlanmadığı ve helal kıldığı boşanma gerekli ise bunu yerine getirmek gerekiyor. Ancak aşamaları Allah’ın çizdiği şekilde tamamlamak gerekiyor. düzeltmek için elimizden geleni yapmamız ve asla nefsimizi devreye sokmamamız gerekmektedir. Allah CC nisa suresinin 35. ayetinde “(Kadın ile kocanın) Aralarının açılmasından korkarsanız, bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem, kadının da ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar, (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da aralarında başarı sağlar. Şüphesiz, Allah, bilendir, haberdar olandır. Bu ayette özelikle bu çağda dikkat etmemiz gereken 2 nokta var, 1. Kuran Ve Sünnet bilen hakem tercihi, 2. si ise arayı düzeltme niyeti bulunması. Kardeşim; Allah Ahzap Suresi’nin 34. ayetinde ” Ey Peygamberin ev halkı evlerinizde okunan kitabı ve hikmeti hatırlayın” buyurmaktadır. yeryüzünde evlerinde en az ihtiyacı olan aile peygamberin ev halkıdır, çü nkü başlarında reyis olarak rasulullah var. ama Rasulullah evinde ailesi ile her gün Kitap ve hikmet dersleri yapıyorlar. Bizim hayatımızda ise genellikle cenazelerde, düğğünlerde okunuyor ve sadece arapça olarak. TV ise baş köşede sürekli açık. yani kardeşim heryerden müthiş bir saldırı var. Allah CC tahrim Suresinde inanan kadınlara örnek olarak firavunun karısı Asiye Allah’ın selamı üzerine olsun ve Meryem Allah’ın selamı üzerine olsun zikretmektedir. kafir kadınlara ise iki peygamberin nikahlarında olan Nuh ve Lut Allah’ın selamları üzerlerine olsun hanımları örnek olarak anlatılır. Allah imtehanınızı başarı ile tamamlamanızı nasip etsin. bende siz kardeşime dua edeceğim. Allah yardımcınız olsun imtehanınızı kolaylaştırsın. İnşirah Suresinde anlatıldığı gibi her zorluktan sonra bir kolaylık vardır. Rabbim yükünüzü hafifletsin ümmete önder ve örnek olarak eşinizle birlikte salih ve saliaha çocuklar yetiştirmeyi nasip eylesin. Dua ederek karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek salih ameli artırmanızı tavsiye ederim.

  8. vuslat diyor ki:

    durmak yok,yola devam

  9. Nuri diyor ki:

    Selamun Aleykum, Kardeşler biz dünyaya Allah’a kulluk için gönderildik. (51-56) Bir gün öleceğiz ve hesap için Rabbimizin karşısına çıkacağız. O gün kişi eşinden, çocuğundan, kardeşinden ve yakınlarından… kaçacak. çünkü herkesin kendine yeter işi olacak. (80. abese suresi)
    Rasul SAV. ya hayır söyleyin yada susun buyurmaktadır. başka bir hadisi şeriftede siz bana iki dudağınızın ve iki bacağınızın arasındakilere garanti verin bende size cenneti garanti kazanacağınızı söyleyeyim. buyurmaktadır.
    o nedenle Nasiatimiz Allah için olsun. Allah’ın kitabı ve Rasul SAV’ın sahih sünneti ölçü alınarak; kendimiz için istediğimiz şeyleri kardeşlerimiz içinde isteyerek, istemediklerimizi de istemyerek nasiatleşelim.Kardeşler biz Allah’ın yakınları değiliz. Allah’ın yakınları ancak O’na en takvalı olanlardır. (49-13) bizim yazdıklarımızdan bir kardeşimiz islamdan soğuyorsa Allah bunu bize soracak. Allah korusun. Kardeşler: pazardan aldığımız sebze ve meyve için araştırdığımız, bir AVM den alacağımız kıyafet için gösterdiğimiz çabalrı… Allah’ın dinini öğrenmek için göstermessek vay bizim halimize. Rasul SAV. Ebu Davud’un sünenide Semure bin Cündüp R.A’da: Allah CC’nin yanındaki durumunuzu merak ediyormusunuz der. Sahabeler evet ya rasululah derler. Sizin yanınızda Allah nekada gündemde ise Allah’ın yanında da sizin değeriniz okadardır. buyurur.

    • .:. diyor ki:

      “siz bana iki dudağınızın ve iki bacağınızın arasındakilere garanti verin bende size cenneti garanti kazanacağınızı söyleyeyim.”

      Bu sekilde bir hadisi serif varmıdır? Benim mantıgıma gore boyle bir hadis olamaz. İnternetteki kısıtli kaynaklar da birbirlerinden türemis gorunuyor. Diyanet sayfalarinde ben pek alakali bilgi bulamadim.

      Ben ilk defa duydum hatali yorum yapmak istemiyorum, bu konuda daha fazla acıklama yapabilirmisiniz. Veya daha fazla bilgisi olan varmidir?

  10. Ahsen diyor ki:

    Sema hanım tartışmasız çok güzel bir hizmet yapıyorsunuz samimiyetinizden ve özverinizden hiç kuşkumuz yok.Bu konuda bilgili ve donanımlı olmak önemli işinize verdiğiniz önemle kendinizi de ne kadar iyi yetiştirdiğiniz aşikar.
    Lakin ALLAH sabır versin işiniz gerçekten çok zor.Bütün burda yazılanları takip ediyorum bir gözlemci olarak gerçekten insanları anlamak mümkün değil.Eleştirinin dozunu kaçıran,hakaret eden, anlamadan yargılayan, önyargılarından kurtulamamış, kalıplarından kurtulamamış,tabularını kıramayan ,hatalarını kabullenmeyen kendini mükemmel gören,hassasiyetleri olmayan,insanı ve kişiliğini görmezden gelip cinsiyetçilik yapan sorununun odak noktasını bulamayan ve en önemli okuduğunu anlamayıp sürekli suçlayıcı yorumlardan sonra bu şekilde bir açıklama yapmanızın kaçınılmaz olması daha güzel yazılar yazmanız gerekirken talihsizlik bana göre.Burda durup bunu düşünmesi gereken insanlar var.
    Birşeyleri yıkmak kolaydır ama yapıcı olmak zordur.Yazılarınızın güzel bir işlevi olması gerekirken yapılan yorumlardan sonra bazı şeyler nefrete dönüşüyor insanda doğru olmayan genel bir yargı olmaya başlıyor bunun neticesinde karşı atak gelişiyor ve bu noktaya gelinmesi kaçınılmaz oluyor.Sonra faturası size kesiliyor.
    Her insan hayatında olumsuzluklar yaşıyor büyük mücadeleler veriyor.Hayatınızı mahveden güzelliklerden nasiplenmemiş insanlar büyük bir yıkım yapabiliyor ama siz çıkıpta bunun faturasını başka birine ödetmeye kalkarsanız adeleti nereye koyacaksınız yaptığınız bu haksızlığın vebalini nasıl ödeyeceksiniz öyle değil mi.
    Olgun insan ne olumsuzluklar yaşamış olursa olsun insanlık adına başkalarının aynı duruma gelmemesi için birşeyleri düzeltmek ve insanlara faydalı olmak için ne gerekiyorsa yapmalıdır.Buda ancak kişisel hesaplarımızı bir kenara bırakmamızla mümkündür.
    Bence herkes gerçeklerin çok iyi farkında…!

  11. iclal diyor ki:

    Sema hanım yaptıklarınız için Allah razı olsun,gerçekten faydalanıyoruz ama ben de zaman zaman bayanlara çok yüklenildiğini düşünüyorum.Bir de rahatsız olduğum bir konu var. Yazılarla ilgili eleştiri getirildiğinde bir çok zaman o kişinin feminizmin ağına düşen bir zavallı olduğu düşünülüyor.

    • Necmettin diyor ki:

      Iclal hanım

      Siz yanlış anladınız her eleştiri getirene kimse feminist demiyor.

      Bu ülkede maalesef kadınlarımız eziliyor ve şiddete maruz kalıyor ve bunu insan olan kimse savunamaz ve savunmuyor zaten.
      Fakat aynı zamanda kadınlarından zulüm gören, boşanıp sömürülen, devletin hep kadın tarafı olan kanunlarda hakkını hic bir zaman alamayan, evinden kelepcelerle uzaklaştırılan ve insan yerine koyulmayan sayısı gittikce artan erkek var.
      Kadına bir cok şiddet olayların sebebi bu erkeği artık isyan ettiren haksızlıklardan kaynaklanıyor zaten.

      Bence bunu kabul etmeyip kadın doğuştan masum erkek daima haksız ve ezilmeyi hak etmiş diyen bir erkek düşmanı feministir.

  12. alieren diyor ki:

    gerçekler bazılarının işine gelmiyor.çünkü son yıllarda özellikle medyanın pohpohlamasıyla adeta tanrıça moduna giren bazı kadınlar karşılarında diz çöken,secde eden erkek istiyorlar.sürekli erkeklerden saygı,sevgi hürmet bekleyen bu kadınlar en ufak bir eleştiriye bile tahammül gösteremiyorlar.kadınlarında vazifeleri ve görevleri olduğunu kabul etmiyorlar.bu meseleye objektif bakan putlaştırılmış kadın kimliğini sorgulayan birini görüncede hemen saldırıya geçiyorlar.

    bazı yorumcular bir yandan bu sitede ailede ve toplumdaki tüm sorunların kaynağını erkeklermiş gibi gösteren kadınlara toz kondurmayan sözde yazar müsvettelerinin yazılarının linklerini veriyorlar bir yandanda sema hanımı alaya alıp tehdit ediyorlar”bak kadınlar lehine yazıp,erkekleri suçlamazsan seni kimse okumaz”diyerek sema hanımı güya kendilerince hizaya getirmeye çalışıyorlar.aslında herkesi kendileri gibi menfaatçi ve bencil zanneden bu insanlar,sema hanımın tüm bu hizmetleri menfaat için değil allah rızası için yaptığını görmüyorlar.

  13. kuloğlu diyor ki:

    Sema hanım bilgi ve yeterliliğin diplomalarla ölçülüp kalıplara hapsedildiği bir zamanda kendinizi yetiştirme yolunu seçmişsiniz. Takdir edersiniz ki bu zamanda bu çok az görülen bir durum. Onun için sizin yetkinliğiniz yada benzeri şeylerle ilgili konularda bitiirdiğiniz okul veya diplomaları esas alarak değerlendirme yapanları dikkate almamanızı dilerim. Bu zaman unvanların, enelerin ve egoların zamanıdır. Fakat sizi mebzul miktarda bulunan ve insanlara pekde yeni birşey söyleyemeyen evlilik terapistleri ile karıştırıyorlar. Ama ben inanıyorum ki sizin farkınız ne diplomalarınızda ne aldığınız eğitimlerde. Siz her şeyin anahtarı onun yanında olan bir zatı ve onun elçisini nefsimize ve nefsinize zor da gelse referans alarak konuşuyorsunuz. Butün bu insanların size olan hayranlığı ve sevgisi de haddi zatında sizin şahsınızda bir ahirzaman mücahidesi görmesidir. Onun için moralinizi bozmayın. Sizi sevip dualarına katan eleştirenlerden çok fazladır. Allaha emanet olunuz.

  14. xxxxx diyor ki:

    Yazılarınızdan gerçekten faydalanıyoruz, çok teşekkürler ancak iletişim kurmakta çok başarılı olmayan, çok konuşmayan, konuşmayı sevmeyen kadınlar çoğu zaman tariflerinizin dışında kalıyor, önerilenler de daha az faydalanabiliyoruz. Bizleri de gözardı etmezseniz daha geniş bir kitleye seslenebileceğinizi düşünüyorum. Bir de yazılarınızı okuduğumda bazen tekrarların bence fazlaca olduğunu görüyorum, bu durumlarda biraz daha sıkılarak okusam da emekleriniz için Allah razı olsun, yolundan ayırmasın hepimizi…

    • iktisat öğrencisi diyor ki:

      xxxxx kardeşim sana aynen katılıyorum..sanki bütün kadınlar konuşmayı seviyor gibi anlatılıyor.bende bi yerde sizin gibi söylemiştim,bana şöyle cevap verilmişti:”o da senin kusurun kadın dediğin konuşkan olur!”
      benim eşim bana”ben seni böyle çekemem,anannın evine git”der.bende hıçkıra hıçkıra ağlarım.işten çıkarıldı.ben bunu öğrendiğim gün,kendisine hiçbi şey olmamış gibi davrandım,”bak biz aileyiz,beraberce bu günleri atlatacağız”mesajı verircesine,kadınlığımı elimden geldiğince yapmaya çalıştım,hatta o gün midesine de hitab etmeye çalıştım,börek yaptım,güleryüzlü davrandım.ama nedense sonra ki gün,astı suratını ben hoşgeldin deyince suratıma bile bakmadan salona geçti gelince.sanki ben ona:beceriksiz adam,işten de çıktın dedim!ya da ondan para istemişim(!)hiçbişey olmamış gibi devam etmeye çalıştım ama o kolay yolu yani huysuzlanmayı seçiyo genelde.hep ben ayağına gidip yalvarmalıyım..
      (ama tabi bu anlattıklarımı da”aaa bak kadın değil mi işte kendini yine haklı çıkarmayı başardı!”diye yorumlayanlar olur)elbette kocasını ezen tonla kadında var bu memlekette.aramız eşimle iyiyken ona diyorum ki;”bak sen beni dövüyosun o zaman aramızdaki bütün köprüler yok oluyo”dedim.ve bana verdiği cevap:”sen de haketme!”benim dayağı haketme sebeplerimi yazıyorum buraya:
      1)beğenmediğim huylarını dile getirmem(şimdi hemen heh işte!demeyin…benim onda beğenmediğim huyları hiçbi kadın beğenmez…hiçbi kadın kendisine hakaretle,ağza alınmayacak küfürlerle konuşan erkeği sevmez değil mi?yani öyle aşırı bi beklenti mi oluyormuş bu?)kendisine bi erkek olarak bile değil,bi müslüman olarak böyle davranmasının yanlış olduğunu bizbizeyken uygun bi dille ifade etmeye çalışıyorum,
      geçenlerde bir çiçekçiden çıktım,o gün lanet olsun ki,bir ilkokul arkadaşım(erkek),ben tam çiçekçiden çıktığımda karşılaştık başladık konuşmaya(ki ben öyle kimseyle senli benli gülerek konuşmayan tesettürlü bi hanımım)ne tesadüf ki,o sırada bizi eşim görmüş.akşam eve geldiğinde bişey söylemden beni dövdü.şimdi ben burada anlatırsam kesin kadın yalancısıyımdır değil mi?kendimi haklı çıkarmaya uğraşıyorumdur..vücudumda izler var,darp izleri.bir akrabamız geldiğinde uzun kollu,ve bütün vücudumu örten şeyler gymek zorundayım.kocamın şiddeti ortaya çıkmasın diye.bence şiddet,kim olursa olsun,kadın veya erkek,tamamen o kişinin eksikliğiyle ilgili bişey.o erkek eksik ve aciz ki şiddete başvuruyor.veya kadın.beni anlamadan dinlemeden dövdü.şimdi ben burada feminist acıtasyon mu yapıyorum?şikayetçi olduğum şeyler,her insan evladıyım diyenin şikayet edeceği şeylerdir.ben gerçekten beğenilmeyecek bi huyunu yüzüne kibarca söylediğimde üstüme saldırırcasına dövmesine gerek yok değil mi?ben buradan şunu söylemek istiyorum,affınıza sığınarak..bence “azgın”olan insanlar evlenmemeli,çünkü her anlamda azıyorlar,cinsellik anlamında,şiddet anlamında.zor tatmin olan insanlar evlenmemeli bence.kolay kolay tatmin olmayan,azla yetinmeyen insanlar evlenmemeli.çünkü kavga anında hormonlarında etkisiyle,canavar kesiliyorlar.size şunu sormak isterdim:”sizin anneniz babanızdan hiç dayak yedi mi?veya siz kocanızdan dayak yediniz mi?”önce bunun cevabını alalım.kocam bana ağzına geleni söylüyor,ama ben ona canımın korkusu yüzünden tek kelime edemiyorum.bende ona karşılık verirsem,birbirimizi boğarız herlade.erkekleri dinleyen yok demişsinizde,sitenin ademler havvalar kısmında,hep karılarından nefret eden boşanmış erkeklerin hikayeleri var,Allahtan dinlenmiyorlar hani..zulüm gören bir kadına,”zaten bu da kadın,kesin kadın diliyle kendini haklı çıkaracak”deyip kestirip atmak kimin vicadanına sığar?üstelik ben,fazla kilolu olmayan zayıf,minyon tipte bi hanımım,ama kilolu yapılı biri olsaydım da insanlara vurmayı el kaldırmayı yapamazdım heralde,çünkü eşyanın tabiatına göre kullanılmasından yanayım.yakışıklı erkek mi,aman aman benden uzak dursun..nasıl olsa bastım nikahı,döverimde severimde mantığıyla ne bir kadın ne de bir erkek davranamaz!!!o anda yani yumruk yediğim,kafama darbe aldığım anda,ya gözüm çıksa veya felç olsam bunun hesabını kim verecek?mahkeme gelse ne olur?polis gelse ne olur?ben zaten kocamdan soğumuşum.bana dokunmasında bin yaşasın kıvamındayım.ama üstüne üstlük bide burada,”kocalarınıza karşı hayır demeyin,onlara kadınlık yapın sesinizi çıkarmayın”türünden tavsiyeler benim pek uygulama alanı bulamadığım yerler.bir yerde demişsiniz ki,evlilikteki cinsel problemler,kadınların isteksizliği yüüznden,vajinusmus olması yüzünden.inanın sema hanım,mesele benim istekli olmamla çözülecekse amenna.ama bana ne olur benimle beraber ol diyen bi eşim yok benim.diğer kadınları bilmiyorum ama,bir erkek şu lafı ediyorsa neden bilmiyorum ama bir daha ağzıyla kuş tutsa ben ona eski gözle bakamıyorum.o laf şu:”herşeyi de erkek mi yapacak?”ben tamam çok güzel bi kadın değilim,ama çirkinde değilim,ama eşim benle yetinmiyor,gözü yükseklerde.ben ona bi eksiğini söyleyince elektrik şoku almış gibi bana laf yetiştiriyo.ama geçenlerde kendi kız kardeşi geldi ve sofrada benim de gözümün önünde ona”abi sen çok bencil bi insansın”dedi.ağzını açamadı,kıpkırmızı oldu.ama aynı lafı ben deseydim heralde kapının önüne konmuştum.ilk başlarda sessizdim,çok konuşmazdım.ama benim sessiz versiyonuma çok alışmış olacak ki,ben birşeye ağzımı açıp konuştuğumda”sus dırdır etme”diyor.ayrıca işten çıkarılma olayına dönecek olursam,kaynanam bunu öğrendiği gün,yani bizzat oğlu söyledi”anne ben işten çıktım”diye.kaynanamın verdiği tepki,”kesin bizim gelin hanım sabah uyuya kalmıştır,işe geç kalmışsındır,ondan çıkarıldın dimi”dedi.halbuki,işyerindeki arkadaşları topluca şikayetçi olmuşlar,ve verilen şikayet dilekçeleriyle işten ATILMIŞ.inşallah çocuğum olmaz diyorum.çünkü böyle bir evlilikte birde çocuk olduğunu düşünsenize..!faturayı doğmamış sabiler mi ödeyecek?bilgisayara bile o görmeden haberi olmadan giriyorum.ben sabretmeye çalışıyorum.şu sebepten:”müminin başına gelen bütün belalar,hataları sebebiyledir”hikmetine binaen..

      • ecrin diyor ki:

        Rabbim yardımcınız olsun. Öyle gerçekçi anlatmışsınız ki…
        Bu dünyada herkesin imtihanı farklı oluyor işte.
        Kimi kocasıyla, kimi evladıyla, kimi akrabalarıyla, kimi hastalığıyla, kimi parasıyla vs. vs.
        Ama bütün olumsuzluklara rağmen maalesef insanın kendi eliyle işlediği hatalar yüzünden, bazı düştüğü girdaplardan çıkamıyor.

        O insan (!) işten atılmış psikolojisine gireceğine, daha başka rızık arama yollarına girse, belki de imtihanınız bu kadar ağır olmayacak. Öfke kontrolü dersleri filan alsa keşke.. Sema Hanım arada erkek grupları da oluşturun, bir bacıları olarak, kadınlara nasıl davranılması gerektiğini filan anlatın. Sadece yazıyla olmuyor bence..

        Evilik bazıları için sünnet, bazıları için farz, bazıları için haramdır. Bu tür insanların evlenmesi haram işte.

        Rabbim, Efendimiz aleyhisselatü vesselamın hanesinin saadetinden sizin eve de nasip etsin. Mükafatınız Hz. Asiye mükafatı olur inşallah…

        • feyza-huzur islamda diyor ki:

          sa.iktisat öğrencisi kardeşim Allah büyük hemde çok büyük duana sarıl kesinlıkle bu okadar etkılı bir yolki en güzel yol..direk ALLH’A ulaşıyorsun..Rabbim seni darda komaz…bir de daha nefsini tanımamış onun esiri olmuş birinede nefsini kötülersin hatalarını vurursan yüzüne yüzsüz olur..birken bin olur..öncelikle kendi nefsimizle uğraşalım bırakalım onu bunu hayat çok kısa.. bi anlık..herkes yaptığının hesabını mahkeme-i kübrada verecek..sen buna inan ve kendi ilmihalini geliştirmeye bak..dünyadan el etek çek tesbihe sarıl..hiç olmazsa kendını toparlayana kadar bunu yapmalısın..günlük virdlerin olsun..bu konuda eşinden bişey bekleme..onun için sadece dua et..ALLAH’IN İPİNE SARIL o seni inanılmaz dehlizlerden çıkarır lakin bunda sebat edip ihlaslı olmaya dikkat et..Namaz dinin direğidir.onu terkeden dinini yıkmış olur..eğer varsa bu tip eksiklıklerın bunları gider ve kendını ALLAH’IN güvencesine al..kul acizdir sana cürmü kadar yer yakar..kımseden değil Rabbimden um umacağını..mübarek bu üç aylar sana en güzel fırsat olsun sen kendını düzelttıkçe Allah kainatı önune seriyor..bundan emin olabılırsın..nacizane fikirlerim canım..Aeo..

      • sibel diyor ki:

        iktisat arkadaşım,kocan 10http://www.cocukaile.net/wp-admin/edit-comments.php0 yaşınada gelse düzelmez.düzelir diye bekledikçe psikolojin çöker en dipsiz karanlık kuyulara girersin.evlenilmemesi gereken tecrit edilmesi gereken saldırgan şiddet yanlısı ağzı bozuk sürekli aşşağılayan ezen tüm kötü vasıflara sahip bir koca müsveddesine sahipsin.iki yolun var ya sonun tımarhane yada mezarlık, ikinci yol senin bu adamdan kurtulmanın imkanı yok böyle adamlar içindeki saldırganlığı boşaltacak yumruklayacağı kadını bulmuşken boşamaz.boks torbası gibi her gün yumrukladığı karısını boşarsa hergün kimi yumruklayacak adamcağız. boşamaya kalksan bu tip anormal kişiliğe sahip bir erkek hayatı sana zehir eder.yapman gereken ne biliyormusun bu adamın hayatına bir kadın girmeli.böyle bir erkeği hiç bir kadın istemez hatta üstüne kilolarca altın versen yine hiç bir kadın almaz ama kadınla ilgilenirken seni rahat bırakır.bu tip adamlarda çok akılda yoktur bir kadın görünce ağzı açık ayran budalasına dönerler.bir bakarsın senden boşanmak istiyorum ben başkasını buldum der çünkü karısı tarafından istenmeyen eleştirilen bu tip erkekler başka bir kadın bulunca evdekini hemen boşayıp bulduğunu almak ister sanada şunu ispat etmek ister aklınca bak sen beni beğenmiyorsun ama beğenecek birini buldum ..istenmeyen bir erkekten kurtulmanın en kolay yolu başka bir kadındır.sakın nerdesin kimleydin diye sorma amacın kurtulmak çünkü rahat rahat gitsin gelsin diğer kadına iyice alışsın.. senin bu çarka bir dur demen için ondan çok daha akıllı düşünerek kendini tehlikeye atmadan bu beladan aklınla kurtulman gerek.böyle bir kişiliğe sakın çocuk yapmayıda düşünme .çocuk bir bağ oluşturduğu için bu adamdan sitti sene istesende kurtulamazsın..akıl ve ruh sağlığı yerinde olmayan eşin ve eşin gibi erkeklerin savunulacak tarafı yok ve böyle bir erkeğe arka çıkanlar arasında ben olmam.böyle bir vahşiyede sabırlı davran çek ölene kadar böyle gelmiş böyle gider ben diyemem,kızını annesini düşünen biraz empati yapabilen diyemez..benim kızımın annemin başına böyle bir şey gelse diye düşünür.. düşünemeyenlerin yorumlarını birazdan yağmur gibi alırız zaten hep beraber okuruz.yani iktisat arkadaşım sözün özü, şiddetle beslenen erkekler şiddet uyguladığı kadından asla vazgeçmek istemezler, o zaman aklını kullanıp sen kendinden vazgeçireceksin onu. seni istemeyecek hale getireceksin onu.tek kurtuluşun bu, onun senden vazgeçmesi gerek kendine iyi bak lütfen….

        • feyza-huzur islamda diyor ki:

          sa.bir yanlışı başka bir yanlışla düzeltemeyiz..üstelik önerilen durum islamda asla onaylanmayan bir durumdur..bu bir zinaya teşviktir..hayra teşvik eden yapan gibidir kötülüğe teşvik edende onu en az yapmış kadar günahına ortak olur..Ahmet Şahin hocamızın burada yayaımlanan bir yazısı vardı..kocası sarhoş bir kadın eşinden ayrılmak yerine onu nasıl kurtarabılırımın derdiyle hocadan yardım istiyordu..ve hocamız bu hanımı herkesin önunde överek ‘siz benim değil bu kadının elini öpün diyordu”eli öpülesi kadın budur diye..Rabbim imtihanımzda bize kolaylık versin diye hergün her saniye dua etmelıyız..Dua müminin silahıdır..

        • betil diyor ki:

          sibel hanım, yazdıklarınıza , tavsiyelerinize hak veremiyorum. malesef sağduyu ve empati içermiyor. lütfen bu durumdaki bayanlara bu yönde tavsiyede bulunmayın.
          İktisat öğrencisi hanımın durumuna gerçekten çok üzüldüm ve samimi olduğuna inanıyorum. bu durumdaki insanlara aklıma gelen ilk şey Asr suresinin 2-3. ayetindeki “insanlar hüsrandadır, ancak birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna” kerimesidir. içinde bulunduğumuz durumda Allah katında hak olanı arayacağız, onun peşinde olacağız. bu ayette geçen sabır kelimesi de başını eğ, sadece sıkıntıya sabret anlamında algılanmamalı. sabır gösterilecek öyle çok alan var ki. hiddetimiz, nefretimiz, nefsimiz, şeytanın vesveseleri ve Allah’ın rahmetinden umutsuzluk.
          İktisat öğrencisi hanım, Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. inşallah Allah bir kapı açacaktır. evliliğiniz açısından müspet ya da menfi görünen; ama muhakkak açacaktır. siz hata yapmayın, varsın eşiniz yapsın. Allah’ın hayırlı bir kurtuluş kapısı açması için dua edin. sizin için nice hikmetler ve irfanlar gizlidir, Allah en güzel şekilde bu imtihandan geçmeyi nasip etsin. size olumsuz, sabırsızlıklar telkin edenlerle de görüşmeyin. ancak Allah inancı ve özellikle Allah’a karşı hüsnü zannı ve sevgisi yüksek olanlarla halinizi paylaşın. insanlar size hakkı ve sabrı tavsiye ettiği sürece..
          – editörlerden ricam – (bu kısmı yayınlamayabilirsiniz) yorum yapmaya çalışırken müşkül durumdaki insanları incitici, haddi aşan yorumcuları lütfen yayınlamayın. müslüman olarak burada birbirimize destek olmalıyız, köstek değil. bazı yorumcuları okuduğumda insanlığa, müslümanlığın algılanışına olan inancım sarsılıyor, içime kapanasım geliyor. müşkül durumdaki desteğe ihtiyacı olan kişiler de böyle hissetsinler istemiyorum.

          • sibel diyor ki:

            şiddet uygulayan eşe sahip kadınlar dayak yiye yiye zamanla kendilerine olan saygilarını öz değerlerini kaybederler.hatta çevrelerinde kocandır çekeceksin bizde ne dayaklar yedik ne oldu kocamızımı boşadık tarzı tavsiyeler veren aynı şekilde şiddet görerek evliliklerini sürdüren kadınları göre göre duya duya dayak yemek çok normal bir şeymiş gibi bu durumu içselleştirir kabullenirler.özellikle babasının dayağına maruz kalmış kızlar evlendiklerindede kocadan dayak yiyince normalmiş gibi algılarlar. insana yakışmayan hiç bir muamelenin hiç bir türlüsünü hoş göremem. kendim ne babamdan ne eşimden tek bir tokat yememiş biriyim ve hemcinslerimin dayak yediklerini duyunca çok üzülüyorum.dayağı kendine saygısı olan öz değere sahip hiç bir kadın kabul etmemelidir.eşini döven çocuğunuda döver o çocuk büyür oda eşini çocuğunu döver ve bu kısır döngü böyle devam eder.yanlışın yanında olmak değil doğrunun yanında olmak cesaret ister ve doğruları söylemek bayağ bir yürek cesaret ister betil hanımcım.. gerçekler acıtır konumuzun başlığı gibi.üç maymunu oynamak, hasır altı etmek, sorunları çözecekse sizin kızlarınız şiddet görüp yediği yumruklardan mosmor olduğu zaman iktisat hanıma verdiğiniz tavsiyeleri onlarada verirsiniz olur biter.ama genellikle sizin gibi hamasi yorumlar yazanlar kendi kızlarının tırnağına taş gelse canavar kesilirler ama başkalarının kızına sabret derler.betil hanım çevrenizde şiddet gören kadınlar çoksa şiddete sabır gösterilmesini tavsiye etmeniz normaldir.benim çevremde dayak yiyen kadın yok ve hemcinsleriminde asla yemesini kabul etmiyorum bu tip erkekler horlanıp dışlanmalı ki utançlarından bir daha yapamasınlar.

        • iktisat öğrencisi diyor ki:

          sibel hanım yorumunuzla başımdan aşağı kaynar sular döküldü.siz ne dediğinizin farkında mısınız?ne demek başka bi kadın bulsun?…sizin mideniz kaldırabilir ama benim ki almıyor.ben eşimden kurtulmak istemiyorum,sadece onun kötü huylardan kurtulmasını ümid ediyorum.

          • Necmettin diyor ki:

            Siz hayata hep nefretle bakan kin dolu feministlere bakmayın.

            Zaten onlar mutlu olabilseydiler coğu kocalarından boşanmazdılar.
            Kelin ilacı olsaydı başına sürerdi misali.

            Siz mutlu evlilik sürenlerden alacaksanız nasihat alın.
            Recete onlarda yada Sema hanım gibi kendini aileye adamış insanlardan.

            Kendi bencilliği dolayı travmatik tecrüberler edip herkesin kendisi gibi mutsuz olmasını isteyenlerden değil.
            Kocanızı agresyonlarından kurtulmak icin spor yapmaya teşvik edin.
            Yada sinirlendimi dışarı cıksın biraz dolaşsın.
            Ben cok kızdımmı öyle ediyorum.
            Eve gelmeden uzun süre yürüyorum ve daha rahatlamış gerginlik azalmış sakinleşmiş şekilde eve geliyorum. Hem hanımı rahat bırakıyorum hemde sağlığıma iyi geliyor.

          • feyza-huzur islamda diyor ki:

            sa. iktisat öğrencisi kardeşim böyle düşünmenize çok sevindim ..sizi tebrik ederim..emin olun eşiniz sizin bu güzel yüreğinizi anlayacak bi gün..ama sizde ne olur metaneti elden bırakmayın necdet beyin yazdıklarını dikkate alın bence..bende aynı fikirdeyım..eşiniz zaten zor bi süreçteyse kafasını dahada bozucu üzücü kırıcı konuşmalardan sakının tam aksine hep yanında olduğunuzu her şeye rağmen onu çok sevdiğinizi her şeye rağmen sağlıklı olduğunuzu bugünlerin geçici olduğunu bizzatihi vurgulayın sadece hareketelrinizle değil yani sözle bildiirn ve onun tekrar ayağa kalkmasında sağ kolu olun..onu bu şekılde kendı halıne bırakmayın..kendıne de kötülükler yapabılır Allah muhafaza..belkı onun da size söyleyemedığı içinde kopan fırtınaları vardır ve ben eşimden çözdüğüm kadarıyla erkek tam olarak içini kadınına dökemıyor bu erkeğin kişiliğine göre değişi..ya zayıf görünür diye ya da eşini kırmak istemedığınden yani elınden bşey gelemedığınden içine kapanıyor kısacası..biz erkeğimizin tamamlayıcısı olduğumuzdan daha dikkatlı ve duygusal davranırız,onların göremedığı ayrıntıyı biz görebılırız..HZ.Hatice gibi..Rasullaha nasıl destek olmuştu onu hatırlayın..eşinizin Rasullulah (as)gıbı olmasını bi anda değişmesini beklemeden siz atak yapın ve HZ. Hatice gibi onu asaletinizle ayağa kaldırın..sukunetinizle..bir mümine kadına yakışanda budur..siz önece içinizdeki fırtınları dinidrin ..nefsinizi hizaya getiirn..mesela ılk yapacağınız;
            hemen bu mübarek aylarda hatime başlayın..pazartesi perşembe günleri oruç tutmaya gayret edin..Ya Şekür ismi şerifi,Ya Vedut ismi şerifleri her gün 100 defa çekın..her namazdan sonra 11 defa tefriciye çekin ve bu dedıklerımı muhakkak uygulayın ..bir islam ilmihalı kitabını alın ve okuyun..Allah dostlarından menkıbeleri dinleyin..ve en önemlisi bunlarla beraber sizi ne kım üzüyorsa hemen elinizi açın ve o kişinin hidayeti için sizi üzmemesi dua edin..lütfen bunları yapın siz bunları yaptıkça içinizde bir huzur ve bu huzurla beraber nelerin değiştiğinide çok iyi farkedeceksiniz..selamette kalın inş..

        • .:. diyor ki:

          Bu ne yahu bu nasil acıklamalardir boyle , Boyle yorum boyle tavsiye mi olur Allah askina.

          Bu kişilerin, Nisan Dugün ve bu zamana kadar olan zaman dilimindeki guzel anlari mutlak olmustur ve bu kardeslerimiz belkide birbirlerini cok severek evlenmişlerdi. Sizin davraniş biciminiz Ailesinde cok kucuk bir anlasmazlik olsa dahi bunu tamir etmeye calisani da yoldan cikarir. Yapmayin ayiptir yahu..

          Farkındamısınız, Ne kadar cok tahrik ediyorsunuz ve insanlara daha 3-5 satır yazılmıs yazı ile , ne oldugunu bilmeden anlamadan, bircok sey soyluyorsunuz ve soyledıklerinizin hepside yapici davranistan uzak seyler. ustelik olayın tek tarafini dinleyerek ve tanımadıgınız bilmediginiz halde bunu yapiyorsunuz.

          İste Sema hanimin yazdigi yazilar ve gozlemler ile sizin dusunceniz dogrultusunda davranan kisilerin arasindaki daglar kadar fark budur.

          En kotusu ise halen evli olan birisine ve suanda icinde bulundugu durum itibari ile aklinda olumlu veya daha fazla olumsuz git-gel olan seyler varken, siz o kisiye ne yapmasi gerektigini soylemeye calisiyorsunuz ve hos birsey degil.

          Malesef ki, Kadın sıgınma evleri veya siddet gordugu gerekcesi ile basvuru yapılan yerler ve sozde kadına yardım edecegini soyleyen bir cok feminist dernek ve degisik isimler altındaki kuruluslar tam da sizin yaptıgınız sekilde islev gormektedir.

          Birco gunun sayfalarinda sozde hak aradiklarini soylerler ama, sayfalarinda yardim toplamak maksadi ile banka hesap numaralari eksik olmaz. Bu kişilere yardim basvurusu icin gidildiginde bir cogunda, sadece avukatlar vardir,( her avukatı demek istemiyorum) psikolog olanlari bile yoktur. Din adamlari, sosyolog, tecrubeli uzman kisiler dahi yoktur. İsleri gucleri paradir. Tek taraflıdır.

          Iclerinde belki iyi olanlari da olabilir ancak, Resmi kurulus degildirler ve bakis acilari farklidir. Cogunlugunda yıkıcidirlar ve onu yap bunu yap derler. Ustelik karsi tarafi dinlemezler bile, Kocani surundur derler, yasalar senden yana derler, oyle yap, boyle yap, cocugu varsa cocugu al, sana avukat buluruz kazanırız, kendine bak kocayi dusunme, keyfine bak, derler. Mal paylasimından % 5, 10 artik ne tutturursa isterler. yaptıklari sey aile dusmanligidir.

          Sözün ozu İnsanlari yanlis yorumlar ile kiskirtmayiniz.

      • Necmettin diyor ki:

        iktisat öğrencisi diyor ki:

        Hikayenize cok üzüldüm.
        Kadına şiddet uygulayan erkeklerin hic bir mazureti olamaz bence.

        Fakat burda yine o feminist nefretle erkekleri linc etmeden biraz düşünelim. Erkekler niye şiddet uyguluyor?

        Sizin durumunuzda kocanızın işten cıkarılma etkisinden bunalıma girmesi cok görünen bir olay. Biraz anlayış göstermeniz gerekir ve bu hassas durumda kocanız destek görmek ister hayat arkadaşından. Aile demek zor günlerde beraber olmak birbirine destek vermek demek.

        Ben bunu cok iyi biliyorum cünkü bendede zamanımda işten atıldım ve bütün dünyam yıkıldı.
        Kendimi aciz hissettim ve o zaman calışan eşime karşı ezik.
        Kendisi bana o zaman az biraz ters davransaydı aşağılasaydı Allah göstermesin kim bilir neler olurdu.
        Ama ne yaptı?
        Bana hep yanındayım sen bu evin erkeğisin benim aslanımsın beraber bu krizi atlatacağız dedi bana cok önemli destek ve cesaret verdi.
        Sonuc: Eşimden gördüğüm ve hic beklemediğim bu destekten sonra bir kac günde tekrar ayağa kalktım kendimi toparlatım ve hemen daha iyi bir iş buldum. Bana o en zor zamanımda verdiği o destek icinde kendisine o kadar minnettarim ve sevgim ona karşı kat kat daha artı.
        Eşler zor durumlarda birbirlerinin ellerini tutup tekrar ayağa kaldırması gerekir. Evlilik budur.
        Hayatı baylaşma budur.

        Sizede tavsiyem:
        Mutlu olmak istiyorsanız sakın hayatında hic kimseyi mutlu edemeyip daima tek bencilce kendini düşünen sonunda yalnız kalmanın verdiği kin duygusuyla hareket eden dul kadınların boşanma teşviklerine kulak asmayın!
        Hayat bir mücadele bundan kacmayın. Yuvanız icin savaş verin. Mutluluk bedava değil bu dünyada bir bedeli var.
        Mutlaka bir sonuc alacaksınız sabırla ama bu dünyada ama öbür dünyada!

      • Özden diyor ki:

        Anlattıklarınıza gerçekten çok üzüldüm. Bende duyarlı herkes gibi hakkı ve sabrı tavsiye etmek isterim. Ancak bir yandan eşinize anlayış ve sabır gösterirken bir yandan da can güvenliğiniz için bir şeyler yapmalısınız. Eğer eşinizde düzelme olacağına inanmıyorsanız öncelikle yakınlarınızdan birilerine yada anne babanıza durumu anlatmalısınız daha sonra çok geç olmadan. Hatta belkide kayınvalidenizden görümcenizden yardım isteyebilirsiniz. Hatta onlar la aynı evde yaşamayı deneseniz herkesin içinde belki bu şiddeti yapamaz . Görümceniz onu psikolojik yardım almaya ikna edebilir.Belki bu dediklerimi uygulamışsınızdır ama yinede yardımı olursa diye yazdım.Lütfen en kısa zamanda sizi doğru yönlendirecek bir yakınınızdan yardım alın!

      • ali diyor ki:

        mesele erkek kadın olmakta değil iyi kötü olmakta, Allah yardımcın olsun

  15. süheylasuzer diyor ki:

    sa ablacığım demek istiyorum çünkü sizi kendime öyle yakın hissediyorum ki ablam gibi karedeşim gibi dostum gibi…yazılarınız kitapların çok akıcı samimi ve içten..tasiyelerinizi ancak en sevdiğiniz yakınlarınız verebilir..hatalarını söylerki senin daha iyiy ve mutlu olman için..ablacığım ALLAH senden razı olsun..kadın olarak nasıl davranacağımızı bize kimse öğretmedi..fıtratımızın nasıl olduğunu bilemedik.kadın demek=hamarat elinden her iş gelen….böyle olmadığını öğrendim senden..ablam allah aklına zekana üretmene sağlık sıhhat bereket versin..
    daha iyilerinide yapabil.seni yürekten çok seven kardeşlerinden..SÜHEYLA..

  16. feyza-huzur islamda diyor ki:

    sa.şu anda dolunay fm’de sohbet dinliyorum..kabir hesabından bahsediyor hocamız..benımde aklıma şöyle bişey geldi..kadınlık hesabından kabir hesabını unuttuyoruz galiba..şeytan en çok kadınlarla uğraşır ve onları boş lüzumsuz şeylerle uğraştırır..ama ilmin en çok yakışanıda,edebin en güzelide kadında olandır..”Edep güzeldir ama kadında daha güzeldir”hadisi şerif..Hanımların en güzel yanı yüüzndeki utanma duygusudur..bunu kaybetmeyelim..ortalığa düşmeden kendimizi deşifre etmeden hz.Aişe misali ilmiyle amil olalım,hz.Hatice gibi asaletli olalım inş..biz hz.Hatice olursak eşimizinde Resulullah ahlakında olmamasını gerektiren birşey olmadığını düşünüyorum..

  17. mihrimah diyor ki:

    sema hanım gerçekten sizi çok beğeniyorum ,başarılarınızı takdir ediyorum ama asla tek taraflı olmuyor .eşimle bu aralar okadar çok tartışıyoruzki artık herşeyden soğudum.ben ona bişey deyince ,yada dediğini anlamayınca yada beraber bir iş yapacaksak muhakkak bağırarak işleri hallediyor.ve ben hamileyim. erkekler asla alttan almaz hep kadınların alttan almasını beklerler.bağırıyor bağırıyor tabiki sinirini bi güzel attığı için benim ona bişey yokmuş gibi davranmamı bekliyor tabiki benim kalbim paramparça oluyor.haliyle peşi sıra küslükler geliyor.ipler tek tek kopuyor ben nasıl bişey yokmuş gibi davranabilirimki karşında sana hakaret eden biri varken .içim acıyor .ne olur bizleri rahatlatacakta yazılar yazın neolur……

    • mihrimah diyor ki:

      pek konuyla alakası olmamış ama çok doluyum kusura bakmayın ..

      • feyza-huzur islamda diyor ki:

        sa.kadın Allah’ın erkeğe emanetidir deyin ve susun sadece..gerçekten sukut altındır..her şeye her lafa söyleyecek lafımız olmaısn..bir müddet böyle yapın ve de bunun geçici bi süreç olduğunu düşünün..hamileliğinizi tehlikeye atmayın..unutmayın bebğinizde bu süreçten etkilenir..bebğiniz için mesela hatime başlayın ben de hamileyim ve şu anda nasipse 3. hatimimi bitiricem doğumumda yaklaştı üstelık..6. aydan sonra 3 hatim yapmanın çocuk üzerindekı müthiş tesirleri olduğunu duymuştum..sadece çocukta değil şimdiden kendımde bıle çok olumlu değişiklikler oldu..bi kere insanlara karşı bakışımı değiştirdim herkesi seviyorum..kimseye kırgın değilim olmamaya çalışıyorumda..herkes yaptığını biçecek..ben kendıme düşeni yapmaya çalışıyorum..kulluğumu düzeltmeye çalışıyorum..bu en buyuk mücadele değil mi sizcede..sahabeler cenkden dönünce küçük cihattan büyük cihada geçtik demişler..buda nefis oluyor..Rabbim bizi bu mücadelede yalnız bırakamsın inş.

        • mihrimah diyor ki:

          A.S.cevabınız için çok teşekkür ederim.bende öyle yapıyorum .susunca hatasının farkına varıp gönlümü almaya çalışıyor ama ben kırılıyorum iş işten geçiyor.erkeğe genişlik ,hoşgörü yakışıyor.kadın gibi vidi vidi erkekleri sevmiyorum:(şu an iyiyiz allah şükür yaptığı hatanın farkına varıyor ama kırdıktan sonra.bende hatim okuyorum hafızım zaten bol bol tesbih çekmeye çelışıyorum.dinimizin emirlerini yerine getirmeye çalışıyorum.böyle hanımlar bulmuşlarda işte….bu benim ikinci hamileliğim.allah çocuğunuzu size bağışlasın…allah yardımcınız olsun…

  18. ayşe diyor ki:

    Ben yazılarınızı takip ederek pek çok evlilik problemimi çözdüm inş. Allah sizden razı olsun, bizlere ayna tuttunuz, kadın olarak eşimin gözündeki yerimi gördüm, eşimi anlamaya başladım. Kafamdaki pek çok soruya cevap buldum. İnsanlar ne derse desin, ben yazılarınızı okumaya devam edeceğim inş. Selametle kalın..

  19. ismet badem diyor ki:

    Sema Hanım Allah sizden razı olsun ve yolunuzu açık edip muvaffakiyetler versin. İnsanın omuzundaki akrebi gösteren hakiki kardeşine değil gücenmek bin teşekkür etmesi gerekir. Sizin mesleğiniz de bu kabilden olduğu için samimiyetiniz ve derdinizden hiç şüphemiz yok. Yazıdan gözüme takılanlar;

    “Herkes kadınların haklarını anlatıyor fakat vazifelerini anlatmıyor”
    “Ayrıca kavgaların çoğu küçük şeylerden çıkar ve erkekler kavganın sebebini bile anlamakta güçlük çekerler” Haftada birkaç kez başıma gelen hadise :)

  20. ali diyor ki:

    Allah sizden razı olsun. emeğinize sağlık. evlilik konusunda sizi okumma rağmen, eşime bir türlü okutamadım. o da yazının başlığı ile ilgili heralde. gerçekleri duyup bu gerçeklerin acıtmasından çekiniyor herhalde. o yüzden hiçbişey yapmadan bekliyor bakalım. yakında yazıda geçtiği gibi asker arkadaşım gibi olur heralde.

  21. nesrin diyor ki:

    Öyle bir hale geldikki…Sema hanımın hadislerle veriği örneklerden dolayı bilgi eksikliği ile suçlayanlarkendilerinin çok bilgileri varmış gibi eleştiriyorlar…
    Sema Hanımda gördüğüm…İhlas,gayret,samimiyet ve bilgi donanımlı….Açıklama yapmak ihtiyacı hissetmesi bunlardan dolayı…Yazı çok samimi….Zaman zaman Sema Hanımın bu tür açıklamalarına şahit oldum…O da bizim anlama kıtlığımızdan diye düşünüyorum…
    Rabbim doğru yolunuzda daim etsin Sema Hanım….

  22. Ahir Zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    saygıdeğer sema hanım siz yazmaya devam edin bazılarının dediği gibi sizin gibi fıtratçı ablalara ve Ali Bulaç gibi ftratçı abilere bu toplum çok muhtaç…feminist ablalarda siyaset yapıp ayak ayak üst üste atıp ortadoğu uzmanı kesilsinler böylece topluma katkı yaptıklarını düşünsünler..siz şu anda büyük bir cihad yapıyorsunuz bu cihadınız;

    1-feminizmle ve feministlerle
    2-modernizmle ve modernistlerle
    3-hükümetin kadın ve aile politikalarıyla
    4-islamcı kadın yazarlarla
    5-erkekleşmiş kadınlar ve kadınlaşmış erkeklerle

    (vb.maddeler dahada artırılabilir)…sözün özü bu asrın mücahidesisiniz Allah yar ve yardımcınız olsun…

  23. Fikriye efilti diyor ki:

    Allah razı olsun kitaplarının birkaç tanesini okudum çok beyenmiştim arkadaşlarımada verdim sıra ile okudular bu açıklamalarınızdan sonra daha rahatlıkla okyacağıma inanıyorum.siz bilgi yönüyle dolusunuz inanıyorum .Allah muaffak etsin sizi ve sizin gibileri!!! İnşallah

  24. Murat Selvi diyor ki:

    Allah senden razı olsun bacım… Nuruyla hidayetiyle yolunu aydınlık ve açık etsin… İlmini, hikmetini ve fıkhını arttırsın inşaallah…. SELAM ve DUA ile…

  25. Özden diyor ki:

    Değerli yazarımız Sema Hanım sizi bu açıklamaları yapmayı gerekli görecek kadar incittiğimizi düşündüm ve çok üzüldüm. Sizin yazılarınıza, bilgi ve tecrübelerinize bu toplumun gerçekten çok ihtiyacı var. Önceki yazınızda dindar hanımlar kelimelerine takılıp alınganlık yapan birisi olarak sizi kıracak bir şey yazdıysam özür diliyorum ve helallik istiyorum. Size saygı ve hayranlık duyarken sizin görüşlerinizden faydalanmayı nasip eden Allah’a şükrediyorum.

  26. Nuran AYBEK diyor ki:

    Merhaba,öncelikle kadın ve erkek olarak sorumluluklarımızı bilmeliyiz,Yüce Yaradanımızın emir ve yasaklarına uyarak hayatımızı daha mutlu ve yaşanılabilir hale getirebiliriz önce aile olarak sonrada toplum olarak daha huzurlu başarılı olabiliriz,iman gücümüz kuvvetli ise helalinden çalışarak daha hayırlı insanlar oluruz ve evlatlarımızda bizi görerek örnek alırlar zaten.Eski özümüze dönersek örnek alınacak da çok şey var aslında.Eski insanlarımızın nesli mi tükendi acaba,saygı sevgi,paylaşmak çok azaldı.

    Emeğinize sağlık zaten faydalı insan olmak isteyen insanlar örnek alır,insanın içinde olan bir şey işlerine nasıl gelirse,ama geçici bu dünya da kısacık ömürde ve aklımızca cenneti yaşadığımızı,oysa ki ahiret hayatımızı cennet yapacak şeyler için çalışmalıyız.

    Başarılarınızı devamını dilerim.

  27. seymen diyor ki:

    Ehliyet, samimiyet, tecrübe, bilgi ve gayretleriniz konusunda bir tereddüdümüz yok.
    Şahsen yazılarınızı genellikle çok isabetli ve faydalı bulan, istifade ve tavsiye eden birisiyim.

    Yalnız bu yazıyı yazmanıza sebep olan konularda gereğinden alınganlık gösterdiğinizi düşünüyorum.

    1- Gerçekler bazen işimize gelmez çünkü canımızı acıtabilir.
    2- Gerçeklerden kaçmak, doğruları gösterenlere kızmak, saldırmak hiçbir gerçeği değiştirmez.
    3- Ben de insanım elbette yanıldığım, hata ettiğim ya da işin görmediğim kısımları olabilir.
    4- Fakat geri dönüşümünü aldığım yaptığım bunca güzel işten sonra yaptıklarımın ya da yazdıklarımın çoğunun hata olduğuna beni ikna etmek için uğraşanlar boş yere uğraşıyor onu söyleyeyim.

    Yazdıklarınızın çocuğun hata olduğunu söyleyen ve bu konuda sizi ikna etmek isteyen birine ben bu sitede rastlamadım. Belki de ben görememişimdir, benim atladığım biryerler de olabilir. Bu site dışından birileri varsa onu da bilemem tabi ki.

  28. Gülnur Özdemir diyor ki:

    Sema hanım, rabbim razı olsun sizden.. Aile saadeti için makalelerinizin, kitaplarınızın ulaşmadığı bir ev kalmaması için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Kimi insanlar cahil oldukları için taş atarlar kimi ise kıskançlıklarından kimisi ise işlerine gelmediklerinden.. Sizden çok şey öğrendim, öğrendik , öğrenmeye devam ediyoruz bu öğrenme isteğimiz ise daha hayırlı bir yuvaya sahip olmak için..

    sevgilerimle..

  29. mhmt ardc diyor ki:

    hocam hiç bir şey olmasa bile özünüzle sözünüzle bir olduğunuz her yazınızdan anlaşılıyor.dualarımız sizinle Allah razı olsun…

  30. ahmet akkuş diyor ki:

    mükemmelsin abla çok güzel ifadeler Rabbim yar ve yardımcın olsun

  31. yunus diyor ki:

    Her yazarımız sizin kadar eğitimli ve bilgili olsa küçük pencereden değilde dünyanın dışından görebilse oynanan oyunları eşler çok küçük şeyleri dağ kadar büyütmese kadınlarımız biraz susmasını bilse erkeklerimiz de dinlemesini ama hak ve batıl savaşı sürdükçe bitmeyecek bizlerde sizleri örnek alarak çevremize örnek olmaya hatalarımızı düzeltmeye çalışacağız.
    Kaleminize sağlık Sema hanım.

  32. bir garip kul diyor ki:

    Allah razı olsun Sema hanım. kim ne derse desin siz devam edin. Allah yüreğinize ve kaleminize kuvvet versin.

  33. gonca anıl diyor ki:

    Sema Hanım selamlar, hayatı kendimize ve birbirimize dar ettiğimiz bu telaşe devrinde yazdıklarınız bir ilaç gibi tedavi edici, bir fener gibi yol gösterici… Allah razı olsun. Sizden ve gayretinizden öğreneceğimiz çok şey var. Sesinizin her bir aileye ulaşması ve bu sayede toplum huzurunun artması duasıyla…

Yorum yapın

Röportajlar

Selahattin Yaylamaz ile Mini Sorular

Okuma Zekası , Aile Terapisti ve Eş Frekans Yasası kitaplarının yazarı , insanlara okumanın faziletlerini anlatan, bu konuda seminerler veren Eğitim Uzmanı ve Aİle Terapisti Selahattin Yaylamaz Bey 'e sorduk ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Bir evin güzelliği uyumdur. Bir evin tadı bağlılıktır. Bir evin sevinci sevgidir. Bir evin zenginliği çocuklarıdır. Bir evin yasası hizmettir. Bir evin refahı memnun olan gönüllerdir. " (Henry Taylor)

Kitap

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk

ONLARDAN; SEVMEK, KAYBETMEK VE İYİLEŞMEK ÜZERİNE ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk, yayınlandığı 2007 yılından beri çok satanlar listesinden çıkmamış ve temel eser haline gelmiş bir kaynak. Bruce D. ...
Devamını Oku