Gofret Yiyen Amcalar

05 Şubat 2017Gonca Anıl21 Yorum »

gonca-profil (1)Bir Cuma vakti… bir caminin önünden geçerken, kızım camiye girelim diye tutturdu. Normalde bile bir kadın olarak girmek yer bulmak zor oluyor, bugün girmenin mümkün olmayacağını bilsem de kızım en azından içeriyi görsün diye kapıya doğru yaklaştık.

İlginçtir ki tam girişte büyük birkaç masa… Masaların üstünde kutu kutu gofretler… bir tarafta kekler ve yenmiş keklerin ambalajları… Acaba bir parkın önünde miyim diye tereddüt duyan gözlerimi, gerçekle yüzleşebilmesi için bir süre ovuşturdum.  Çok sürmedi…

Bu kutuların içerideki çocuklar düşünülerek hazırlanmış, ‘camiyi sevdirme sürprizi’ olduğuna inanmak istedim bir an, bu da tatlı ve uçuk bir hayaldi…  Ayakkabılar hemen orada,  çocuk ayakkabısı da neredeyse yok, belki 3- 5 tane.  Zaten kim şahit olmuş ki bir camiden çıkan yüzlerce çocuğa?

Peki, kim yiyecek bu sıra sıra gofretleri? Koca koca amcalar mı? Evet, şu, çocukları sevmeyip camide istemeyen, ama beş vakit namazını aksatmayan(!) bazı amcalar…

Herkesin hayrı, ibadeti kendine, isteyen istediğini yapar, demeyin, çok içerledim…

Bir çocuk sesine tahammülü olmayan; sadece camide değil, hastanede, çarşıda, pazarda çocuk terslemeyi vazife edinen; bir keskin bakış atmayı marifet sanan bazı amcaların, nefislerini doyurmak için birbirlerine “hayır” adı altında gofret yedirmeleri içime çok dokundu.

Bir gün sitenin bahçesinde şahit oldum, bir amca iki litrelik bir pet şişeyle uzak bir mesafedeki çeşmeden tam 7 kez gidip gelip su doldurdu ve arabasını yıkadı. Aynı amca, bir başka gün bahçede bisiklet binen çocukları azarlıyordu “üzerime çamur sıçratıyorsunuz” diyerek. Arabası temiz, üstü kirlenmedi diye kendini pirüpak zanneden amca, göz göre göre çocuklara kötülük sıçratıyor, ona kim kızacak? Çamur lekesi yıkanıyor da, kızgın bakışlar hayat boyu çocukların ruhundan çıkmıyor ya, kim savunacak bu masum çocukları?

Biz de bu sevimsiz amcaları bahçelere almasak mesela, çocuk dünyasını kirletiyorsunuz desek…

Parkların yanından geçmeleri hatta içeriye bakmaları yasak olsa…

Ve gofret yemeleri suç sayılsa…

 

Okunma Sayısı : 6.639

Yorum yapın

“Gofret Yiyen Amcalar” için 21 Yorum

  1. M. dedi ki:

    arkadaşlar yazı ve yorumları seçerek yayınlamanız gerekmekte örneğin isa diyor ki adlı yorumcunun yazısı bu siteye yakışmıyor.Çoğuda gonca hanımı tanıyamamış.bu yorumu YAYINLAMAYIN

    • gonca anıl dedi ki:

      Çok teşekkürler hassasiyetinize.

      Bu ülkede çok şeye alıştık artık. Ve gördüm ki “kendi gibi” düşünmeyeni ya da fikrini “kendi gibi” ifade etmeyeni “art niyetli” diye etiketlemek, fikir üretmekten çok daha kolay.

      Bize de böylesi yorumları hayretler içinde okumak düşüyor.

      Selamlar 🙂

    • .:. dedi ki:

      Bu baslıktaki yazıların tamamını okudum. ve hiç kimse Gonca hanım ile ilgili ard niyetli birşey yazmamıştır. Yorumların hiçbirisinin, Gonca hanımı tanıyor diye yazıldığını düşünmemek lazım.

      Yazarımızın yazılarını takip eden birçok okuyucu var. Bir tane cami de kendi penceresinden yaşamış veya gözlemlemiş olduğu yazıyı yazmış. Bu sipesifik bir olaydır ve bir çok yorumcu bu konuya da açıklamıştır.

      Bakınız Beyza Nur demiş ki;
      http://www.cocukaile.net/gofret-yiyen-amcalar/#comment-145662

      Çok güzel ve kısa net açıklamış.

      Oysa Gonca hanım da bir tek size cevap vermiş .:)

      Bilirmisiniz Türkiye de 90 bine yakın cami vardır.
      Buralara giden en az ortalama 10 ak saçlı amcalarımız, dedelerimiz olsa 1 milyona yakın kişi yapar.

      Fazla takılıp kendimizi kasmayalım.

      Ev hanımları ara sıra hazır gofret yerine, kendi evlerinde kendi elleriyle küçük pasta, çörek, kurabiye, kek v.s. yapıp camiye giden ak saçlı amcalarımıza hediye etseler hiç de fena olmaz, sevabına. Bol dua alırlar. Hatta Servisleri Küçük çocuklarımız kızlarımız da yapabilir. Değil mi?

      • Uğur 017 dedi ki:

        Sayın .:., sizin hassasiyetinizi de anlıyorum ve hassasiyetinize hak veriyorum, ama ben şahsen bu yazıyı Beyza Nur Hanım gibi bir genelleme olarak algılamadım, herhalde Gonca Hanım bunu kastetmemiştir. Camilerde çok gözlemlemeye çalışmadım, ama erkek olsunlar, kadın olsunlar ülkemizin yetişkinlerinde çocuklara karşı acımasızlık seviyesine varan bir olumsuz tavır maalesef yaygın olarak var. Çocuklara iyi davranmak ve güzel söz söylemek onları şımartmak sayılıyor. Oysaki çocuk kasıdlı olarak fenalık ediyorsa veya mesela sokağın ortasına fırlayıp kendi canını tehlikeye atıyorsa, ancak o zaman çocuk azarlanır ve Allah’ın Kur’an’daki “aşırıya gitmeyin” emri gereğince bunda aşırıya da gidilmez.

        Çocukları sözde terbiye etmek ve şımartmamak adına kasıdlı bir kabahati olmayan veya canını tehlikeye atmayan çocuklara kötü davranmak ve kötü konuşmak onların savunmasız zihinleri suiistimal etmek ve onları yıllar boyu, belki ömür boyu zihnen yaralamaktır, dolayısıyla elbette İslam’a baştan sona aykırıdır. Allah biz kullarına mealen emreder ki insanlarla en nazik şekilde konuşalım (İsra 153 ve diğer ayetler). Allah bu emri verirken sadece Ehl-i Kitab’ın (ve herhalde diğer kâfirlerin) “zulmedenlerine” karşı bir istisna koyar ve sadece onlara gayri-nazik konuşmaya izin verir (Ankebut 46). Çocuklara, hele kendi çocuklarımıza karşı bunun istisnası yoktur. Sadece kendi iyilikleri için, kasıdlı fenalık eden çocukları veya canlarını tehlikeye atanları ölçülü bir şekilde azarlayabiliriz.

        Diğer taraftan bu noktada şunu da ifade etmeliyim ki kanaatimce kadınlar çocuklara karşı aynı bu acımasızlığı erkekler kadar ve belki de daha fazla yapıyorlar. Onlar da bu tür uyarılardan ayrı tutulmamalı, ama herhâlde Gonca Hanımın amacı da o olmamıştır.

      • M. dedi ki:

        Kardeşim ben yazıyı yayınlamayın bile demiştim aslında onun için kasma olayı olmadı.Ancak bizler özellikle çocuklara iyi insan iyi müslüman olur potansiyeli ile bakmamız lazım .Tabi bu arada büyük ihtimalle Gonca hanımla benim takıldığım yazı isa diyor ki adlı kişinin yazısı..Şu servislerin yapılacağı pasta börekleri de Ev hanımlarından ziyade çalışan ve maddi olarak da ev hanımına göre iyi olan çalışan erkek ve kadınların temin etmesi daha iyi olur gibi .selamlar. ‘Allah’ım bizi halden anlamayanlarla yaşamaya mecbur bırakma’.

  2. .:. dedi ki:

    Kendinize mutlaka zaman ayirip film izlemek icin iyi bir hazırlık yaparak;

    Cocuklarınızla birlikte, yoksa esinizle veya arkadaşlarınızla, Ailenizle de olabilir. (huysuz tonton amcalar da olabilir .:) )

    Birlikte izlemenizi tavsiye edecegim bir cizgi film.

    Un cuento de Navidad A CHRISTMAS CAROL CUENTOS INFANTILES CLASICOS

    Jim Carrey

    A Christmas Carol 2009

    Bu versiyonun Turkce dublaj olanını da youtube de bulabilirsiniz. (basarili bir cizgi film.)

    iyi seyirler.

  3. Uğur 017 dedi ki:

    Gonca Hanım, bu yazınız için Allah razı olsun.

    Geçenlerde Kur’an’da şunu tesbit ettim ki Allah bizden iki şey dışında hiçbir konuda güzel ve kaliteli iş taleb etmiyor. O iki iş de, tesbit edebildiğim kadarıyla, şunlar: 1. yetimin malına en güzel şekilde yaklaşmak 2. insanlara, hem müminlere hem de İslam’a karşı mücadele eden gayri-müslimlere, en güzel şekilde konuşmak. Hatta insanlara en güzel yani en nazik şekilde konuşmak emri defalarca tekrarlanıyor.

    Ama gofret yiyen amcaları bırakın, en çok beğendiğimiz en büyük ulema bile bunun tam aksine davranıyor. Bir yandan, insanlara her konuda kusursuzluk ve mükemmellik (!) emrederek Allah’ın yüklemediği korkunç bir yükü onlara yüklüyorlar. Diğer yandan, Allah’ın mükemmellik değil fakat “en güzel davranış” beklediği iki davranıştan biri hakkında, yani insanlara nazik konuşmak hakkında neredeyse hiçbir telkinleri yok. Başkalarına bunu çokça telkin etmedikleri gibi kendileri de insanlara kaba davranıyorlar. Bir ara bazı tavırlarından dolayı çok beğenmeye başladığım bir âlimin kendisine fetva soran ve art niyeti de olmayan gençleri fetvalarında edebsizlikle suçlayıp azarlayışını ve tenezzül edip doğru düzgün cevab da vermeyişini görünce başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Adam soruya cevab vermiyor, sırf o cahil ve tecrübesiz genci kasıdsız sözlerinden dolayı azarlayıp ezmek için cevab yazıyor –veya sitedeki asistanlarına yazdırıyor. Yahu sen nasıl âlimsin, okuduğun Kur’an senin boğazından aşağı geçip kalbine (ruhuna) ermedi mi? Bu genç sana art niyeti olmaksızın soru sormuş, ama sen onun cahilce ifade tarzına bakıp ona en kötü ve en kaba şekilde konuşuyorsun. Üstelik bunu şuna rağmen yapıyorsun ki Allah’ın senden güzel yapmanı istediği tek şey insanlara güzel konuşmak. Dahası, bu hoca öyle biri ki başka bir konuşmasında çocuklarını fazla azarlayanları eleştirir ve kınar –çocuklara kötü konuşan ebeveynleri uyarayım derken kendisinin de o ebeveynlere kötü konuşup onları yerin dibine batırışı ayrı bir garabet elbette. En sağlam rivayetlere göre Peygamberimiz en kaba ve kötü insanlara bile en nazik şekilde konuşurdu, nasıl ki en iyi insanlara da öyle konuşurdu, çünkü Rabbi ona Kur’an’da bunu tekrar tekrar emretmişti. Allah bunu ona emretti de bize emretmedi mi? Elbette bize de emretti, çünkü Kur’an Allah’ın kitabıdır. Biz Peygamberimiz kadar komplekssiz, bilge, hakîm, sakin ve nazik olamayabiliriz, ama en azından elimizden geleni yapmamız gerekir.

    Bu arada ismini anmadığım o hocamıza karşı da art niyetim yoktur. Hâlâ en çok değer verdiğim ulemadandır, ama olmamış, hocam, olmamış…

    • Uğur 017 dedi ki:

      İnsanlarla (ve dolayısıyla çocuklarla da) en güzel yani en nazik konuşmanın emredildiği âyetler, tesbit edebildiğim kadarıyla:

      İsra 153: Kullarıma de ki en nazik (en güzel) şekilde konuşsunlar, çünkü şeytan onların aralarını açar, çünkü şeytan insanın açık seçik bir düşmanıdır.

      Nahl 125: Rabbinin yoluna hikmet ve nazik (güzel) öğütle çağır ve onlarla en nazik (en güzel) şekilde tartış…

      Ankebut 46: Ehl-i Kitab’la en nazik (güzel) şekilde tartışın, ancak onların zulmedenleri [Uğur 017: yani anladığım kadarıyla haksız ve art niyetli konuşanları] hariç…

      Bugüne kadar pek titiz ulemamıza ve büyüklerimize kanarak her işimde kusursuzluk veya yüksek kalite aradım ve hâlbuki Allah iki konu dışında yüksek kalite de kusursuzluk da emretmiyormuş. Gene bir bakıma ulemanın tavırlarını örnek alarak insanlara nazik konuşmayı gereksiz sandım ve hâlbuki Allah’ın güzel iş çıkarmayı beklediği yegane iki konudan biri insanlara nazik konuşmakmış ve yine hâlbuki Resulullah’ın herkesi cezbeden en büyük özelliği en kötü ve kaba insanlara bile en nazik şekilde ve en anlayışlı tavırla konuşmasıymış.

      Son olarak, bu arada, elbette çocuklar da büyükler kadar insandır. Gerçi mesela arabanın önüne atlayıp canını tehlikeye atmak gibi en tehlikeli işi yapan çocuğunuza elbette onun iyiliği için kızacaksınız ve onu biraz azarlayacaksınız ki bu konuda kendini korumanın önemini anlasın. Ancak o durumda bile nezaket ve merhameti muhafaza etmek ve çocuğa çeşitli yaftalar takmamak gerekir. Heyhat, arabanın önüne atlamayı bırakın, sadece camide ses yaptı veya tabağı bilmeden elinden yere düşürdü diye çocuklara edilen hakaretlere bakın… Bu hakaretleri büyük birine yapsanız belki de hakaretten hapse bile girebilirsiniz.

  4. Yahya dedi ki:

    İstanbulun göbeğinde yaşayan biri olarak
    çocuklarımla çok kez camiye gittim bazılarında da cemaate katıldık.
    Hiç bir zaman bana veya çocuklarıma olumsuz telkinde bulunan bir insan ile karşılaşmadım. aksine şakalaşan, başını okşayan, şeker veren insanlar ile karşılaştım…

    Ki ben çocuklarımı cami içinde serbest bırakırım şuraya çıkma buraya girme demem…

    Eskiden tek tük çocuklara laf söyleyen amcalar falan olurdu ama artık kalmadı tahmin ederim. Yada ben rastlamıyorum.

    Diğer taraftan gofret/kek/çay ikramı ile ilgili bir yanlış yapıldığını düşünmüyorum.

  5. isa dedi ki:

    Fatih Cami’inin bahçesi orayı pisleten, camiye girmeyen, caminin bahçesinde kaykay yaparak insanlara çarpan, caminin duvarına top vurarak içinde bulunduğu tarihi ortamı umursamayan çocuklarla dolu.Bu pis çocukların pis anne ve pis babaları çocuklarını kendi evlerinin misafir odalarında oynatmazken “cami kokusu alsın” gönderdikleri camileri ve oynadıkları camii bahçlerini kirletip büyüyünce de kiliseye çalışan çocuklar yetiştirirler.Çocukları youtubeda islam’a küfrederken adını hoşgörü koyarlar..Bu çocuklar geberince de Fatih camii bahçesinden kaldırılmak isterler zengin pisliği oldukları için.
    Bu yazının yazarı “perpektif” yazısı yazmış emin çölaşan ve ertuğrul özkök gibi.

  6. İsmail Aydemir dedi ki:

    Merhaba Gonca Hanım

    Çok düşündücü acı bir tabloya değinmişsiniz o koca koca Amcaların çocuklara tahammülü yok malesef, Suç bence İmamlarımızın Hakkıyla anlatılmıyor üzerine basa basa O halkın İslami önderleri bunu tam manası ile anlatmıyor.Sistematik bir yanlış var.Nereden girsek bir sıkıntı İnşallah İmamlarımız o küçük yavrularımıza sahip çıkar Okul – Cami Ortak çalışma düzenlemesi olur İmamlarımız cemaate anlatır ise çok güzel çalışmalar bizi bekler…Bazı İmam Arkadaşlarımız var şahit olduklarım çocuklara sahip çıkıyor ağzıyla değilde tüm kalbi davranışlarıyla onları burdan tebrik ediyorum. Pasif aman ben birşeye karışmayayım maaşımı alır görevimi yapayım derdinde olanlara ne diyeyim sözüm yok malesef…

  7. Beyza Nur dedi ki:

    Yazar bir camide yaşadığı olayı anlatmış elbetteki bütün camiler bütün amcalar dedeler için genelleme yapılamaz. mutlaka etrafımızda çocuk seven tonton amcalar dedeler de var ama çocuklardan bir robot gibi talimatlarımıza uygun davranmasını bekleyen ve yavrularımız çocukça bir davranış sergilediğinde tahammül edemeyen kişilerde az degil.
    Zaten yukarıda diyor ki —-çocuk sesine tahammülü olmayan; sadece camide değil, hastanede, çarşıda, pazarda çocuk terslemeyi vazife edinen; bir keskin bakış atmayı marifet sanan bazı amcaları…—— kimlerden bahsedildiğini anladığımıza göre yazıda art niyet aramaya gerek yok bence.

  8. Feyza dedi ki:

    Yaziyi biraz haksiz buldum. Soyle ki, cocuklara kizan bazi amcalar olsa da sizin girdiginiz camideki amcalarin genel tavrini bilmiyoruz. Bilmedigimiz icin de husni zanla yaklasmak zorundayiz. Belki de onlar tonton dedelerdir, amcalardir. Gofret yemeden onceki hallerini bilmiyoruz ki?
    Cocuklara seker dagitan amcalar da var ben sahit oldum. Cocuklarla konusan, sohbet eden.
    Yani tanimadigim insanlar ben icin notrdur ya da pozitif bakmaya calisirim. Sahislarindan bir kusur sadir olduguna sahid olmadigim surece onlarin yasi, memleketi, cinsiyeti ya da sosyal statusu, yuzde doksan olumsuz ornek teskil eden bir kesimin icinde olsa dahi ben o kisiyi yuzde onluk dilimin icine sigdirmayi basarmaya calisirim. Dogru dusunce tarzi bu mu bilmiyorum ama beni mutlu kiliyor ve dunyaya daha pozitif bakmami sagliyor sevgili Gonca hanim. 🙂

  9. Alp dedi ki:

    Artniyetli bir yazı. Sen çocuğunu camiye getirdin de almadık mı? Camiler sevimli dedelerle dolu, bir bilsen…

  10. ismet badem dedi ki:

    Camilerde kızan amca çok nadir, kızımı sık sık götürürüm binde bir denk geliyor. Amcaların hakkını yemeyelim 🙂

  11. Ahmet Demirkaya dedi ki:

    Maalesef bu insanlara müdahil olmayı başaramadığım için camiye gidesim gelmiyor artık. Çoğunlukla evde kılıyorum namazlarımı. Ben de çocuklarımı bu tipler yüzünden kaybettim. Onlara kızarak bizim anlattıklarımızı yok saydılar belli bir yaştan sonra. Birileri bunlara sahte cennetler vaaddetmiş olmalı ki kendilerinden başka kimsenin oraya girmesini istemiyorlar. Sözüm ona namaz kıldırma memurları da bunlardan aşağı kalmıyor çoğu zaman. Rabbim sonumuzu hayır eylesin.

  12. Adem ademoğlu dedi ki:

    Cok ard niyetli bir yazi yazmışsınız. Acaba hep boyle misiniz. Diger yazılarınızı okumadim. Son zamanlarda bircok camide buna benzer uygulamalar var. Ben cocuklarla izcilik calismasi yapıyorum. Hem de nerede biliyor musunuz. İmamı tanidik olmayan bir caminin içinde. Ikindi namazindan aksam namazina kadar caminin icinde gülüşmeler, kosusmalar. Namazlari da kılıp öyle bitiriyoruz. Hicbir amcanin da birsey dedigini duymadım. Hatta cikolata getirip cocuklara dagitanlar bile oluyor. Bence bir duzeltme yazisi yazmalısınız.

  13. Ozgur danis dedi ki:

    Ne diyelim bu is tamamen cami imaminin sorumlulugunda olup keske bütün camilerde cocuklarin sesleri gürültüleri ve varliklari olsa camilerde ve mescutlerde…

  14. ... dedi ki:

    Gonca hanım,

    Buna benzer bir durumu Rahmetli Cem Karaca’nın ve Münir Özkul’un hayatında okumuştum ve bu insanlar zamanla dinden soğuduklarından bahsetmişti. Çocukluk dönemindeki insanlar yetişkinler gibi doğru yanlış davranış analizi yapamadıklarından bilinç altlarında ve inançlarında ömür boyu yaralar açabilir. Yalnız camilerde güzel örneklerde var. Mesela bizim camimizde geceleri Suriyeli mülteciler kalıyor barınacak yer ve yiyecek veriliyor. Köydeki camilerde ezanları çocuklar okuyor.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Allah erkeğin eşi ile muhabbet etmesinden memnun olur, bundan dolayı ikisine de sevap yazar.Ve rızıklarını arttırır. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Bitik Erkekler

Uzun zamandan beri siz Değerli ÇocukAile Okurlarıma tavsiye etmeyi düşündüğüm fakat hakkında yazma fırsatı bulamadığım için tanıtmayı geciktirdiğim, herkesin okuması gereken bir kitap “Bitik Erkekler” Kitapta erkeklerin her alanda nasıl geri ...
Devamını Oku