Göz Nuru Olacak Eşler…

01 Haziran 2017Sema Maraşlı67 Yorum »

7_b“Ve onlar ki: ‘Ey Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve nesillerimizden gözlerimizin nuru olacak iyi insanlar lütfet ve bizi fenalıktan sakınanlara rehber yap.’ derler.”

(Furkan suresi 74.âyet-i kerîme)

Ramazan-ı şerifinizin mübarek olsun Değerli ÇocukAile Okurları!

(Bu arada neredeyse bir haftası gitti mübarek ayın. Ne çabuk gidiyor, ömrümüz ne kadar hızlı geçiyor.)

Bilenler hatırlasın, bilmeyenler öğrensin diye bu kıymetli ayda evli-bekar bu dua ile Rabbimize çokça yalvaralım diye bu âyet-i kerîmeyi yazmak istedim.

“Bu dua temiz toplum olmanın, dünya ve âhirette huzur bulmanın bir anahtarıdır.” denmiş.

Rabbimiz Ondan dünya ve âhirette göz aydınlığı olacak eş ve çocuklar istememiz, huzurlu yuvalar kurmamız için bize bu âyet-i kerîme ile yol gösteriyor. Böyle dua etmemizi istiyor. 

Dua Türkçe olarak da yapılabilir fakat Arapça olarak okunsa daha iyi olur. Kısa bir âyet-i kerîme zaten, ezberlemesi kolay, âyet-i  arapça okuyarak anlamını da düşünerek dua edersek daha iyi olur. 

(Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zurriyyâtinâ kurrate a’yunin vec’alnâ lil muttakîne imâmâ)

Âyet-i Kerîme de “göz nuru, göz aydınlığı” tabiri var.

Düşüncelerimizi, duygularımızı, ruh halimizi en iyi gözlerimiz anlatır.

Seven kişinin gözleri ışıldar.  Sevinçli kişinin gözleri parlar. Huzurlu kişinin gözleri aydınlık olur.

Mutsuz kişinin de gözünün feri söner, ışığı gider.

İnsan birine kırgınsa ondan hep gözlerini kaçırır. Kızgınsa ona dik dik bakar. Umursamıyorsa boş boş bakar.

Velhasıl duygularımızı en iyi gözlerimiz anlatır. Gözler hem duygunun oluşumun da etkilidir hem aktarımın da.

Karşı cinsten biriyle sık sık uzan süreli göz temasına giriyorsanız aranızda duygusal bir şeyler oluşma ihtimali yüksektir.

Rabbimiz Nur suresinde gözlerin nuru sönmesin diye erkek ve kadınlara ayrı ayrı hitap ederek gözlerini korumalarını emretmiş.

Göz harama baktığında nuru söner, helale baktığında da gözün nuru artar.

Kur’an-ı Kerîm okumak, yeşile bakmak, denize bakmak, anne-babanın yüzüne şefkat ve merhametle bakmak, karı-kocanın birbirine sevgi ile bakması da gözü nurlandıran sevaplı işlerdir.

Göz göze bakışmak karı-koca arasında sevgiyi artırır.

Allah Rasûlü “Bir erkek karısının elini tutar ve göz göze bakışırlarsa Allah onlara rahmet nazarı ile bakar, günahları parmakları arasından dökülür gider.” buyurmuştur.

Peygamberimiz eşlerinin yanına girdiğinde, ellerini tutar gözlerine bakarak selam verirmiş.

Gözümüzü aydınlatacak eş ve evlatlar iyi kişilerden olsun.

“Ve bizi sakınanlara, müttakîlere rehber kıl.” diyoruz.

Eş ve çocuklar Allah’ın yasaklarından, fenalıklardan sakınan, iyi kişiler olursa onlara rehber olmak da kolaylıktır.

Sakınanlara rehber olmak için de kişinin önce kendinin Allah’ın yasaklarından sakınan biri olması lazım. Hatta rehberlik yapabilmesi için biraz daha önde olması gerek. Âyet-i Kerîme ile sakınanlara rehber olmayı isteyerek kişi iyi eş ve çocuklarla birlikte kendine de güzel bir dua etmiş oluyor.

Demek ki hem göz aydınlığımız olacak iyi eş ve çocuklar isteyeceğiz hem de onlara rehberlik edebilecek erdemler için çabalayacağız.   Bu durumda eş ile çocukların gözlerini ışıldatmak, onların göz aydınlığı olmak için de gayret göstermek de gerekir elbette.

 

Birilerinin sevinçli bir durumu olduğunda “Gözünüz aydın olsun” deriz. Bu kutlama cümlesi bu âyet-i kerîmeye dayanıyor olabilir.

Yalnız göz aydınlığı duasını evlilik ve çocuk doğum tebriklerinde pek kullanmıyoruz.

Bekarlara:

Allah göz aydınlığın olacak eş versin.” diye dua etsek,

Yeni evlileri:

Evlenmişsiniz, gözünüz aydın olsun.” desek ya da:

Allah eşinizi göz aydınlığınız etsin.” desek,

Bebeği olanlara:

“Evladınız olmuş göz aydınlığınız olsun” desek,

Göz aydınlığı duasını âyet-i kerîmeye uygun yerlerde de kullanma alışkanlığı edinsek çok iyi olmaz mı?

Evlilik tebriklerinde genellikle “Hayırlı Olsun” deniyor.

Hayırlı olsun da denebilir fakat Allah Rasulü “Mübarek Olsun” diye tebrik ederdi evlenenleri. 

Peygamber efendimizin yeni evlenenlere:

“Allah, her ikinize de mübarek kılsın, bereketi ikinizin üzerine olsun ve sizi hayırlarda birleştirsin.” dediği naklediliyor hadis kitaplarında.

Evlenenleri göz aydınlığı ve bereket duası ile tebrik etmek güzel olur. Müminin mümin kardeşi için halisane yaptığı dua makbuldür.

Bekarların bu âyet-i kerîme ile eş istemeleri, evlilerin de eşinin ve çocuklarının dünya ve ahrette göz aydınlığı olması için bu duayı çokça yapmaları tavsiye edilmiş.

Bu vesile ile,

“Ey Rabbimiz! ÇocukAile okurlarının bekarlarına gözlerinin nuru olacak iyi insanlar lütfet ve onları fenalıktan sakınanlara rehber yap.’   Âmiiiiiin.

Diye bolca dua edelim, evlensin artık bekarlarımız:)) huzurlu yuvalar kursunlar inşallah.

Evliler için de,

“ÇocukAile okurlarının evlilerinin eşlerini ve çocuklarını onlara göz aydınlığı eyle.” diye dua edelim inşallah.

Duayı genişletip Ümmeti Muhammedi de katarsak daha da iyi olur.  Selam ve dua ile…

 

 

Okunma Sayısı : 11.079

Yorum yapın

“Göz Nuru Olacak Eşler…” için 67 Yorum

  1. emin diyor ki:

    sema hanım sitenizdeki yazıların arasında vefa, güven, sadakat ile ilgili konularda yazılmış yazılar göremedim
    bu konularla ilgili yazarmısnız
    ayrıca erkeklerle igili yazılara da biraz ağırlık verirseniz sevinirim

  2. emin diyor ki:

    sema maraşlının bu sitede yayınladığı tüm yazıları okdum ve hepsini bilgisayarıma kopyaladım
    bütün kitaplarını aldım ve okudum
    ben bunları sayısını hatırlamadığım evlilik kitaplarını okduktan sonra yazıyorum
    bunca yazar ve konuşmacı arasından bi tek sema maraşlı kaldı

  3. Süleyman diyor ki:

    İki gündür aklımda bir düşünce vardı. Bu yazıda ki hadisi bir kez daha görünce aklıma geldi.

    15 yaşında bir genç, karşı cinsten bir erkek arkadaş veya kız arkadaş bulabiliyor. Elini tutabiliyor, gözüne bakabiliyor. Dini hassasiyete sahip birinin böyle basit bir şeyi yapabilmesi için en az bir 10 sene daha beklemesi, iş sahibi olması, belli bir düğün masrafı yapması ve ev düzmesi gerekiyor. Hatta ailelerin istekleri şekil şekil olduğu için bazen askerlik, ev, araba, memleket vs gibi engeller de çıkıyor.

    Yani eşinizin elini tutmanızın, önün gözüne bakabilmenizin helal olması İçin normale göre uzun yıllar geçirmeniz, oldukça iyi bir miktar para harcamanız, düzenli bir iş sahibi olmanız gerekmekte. Bu da belki de en azı. Helali haram göre bu kadar zor kılmak niye?

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Süleyman kardeş.

      Her devrin kendine göre zorluğu, kolaylığı var. Ben şahsen henüz iş sahibi olamamış, kendisi ev geçindirebilecek maddi manevi olgunluğa erişmemiş, askerliğini yapmamış kişilerin evlenmesini doğru bulmuyorum. Çünkü bu yazdıklarımız yuva kurmayı doğrudan etkileyen hususlar. Ancak elbette bunlar kural değil. Adamın babasının maddi imkanı müsaittir ya da kız da çalışıyordur. Erkek askere gittiğinde kıza bakabilecek birileri vardır ya da kız kendine bakabiliyordur.

      Asıl mevzu şu. Eskiden yuva kurmak teşvik edilen bir şeydi. Günümüzde ise bu konuda bırakın nötr kalınmasını, artık negatif bir baskı var insanlar üzerinde. İşsizlik büyük bir sorun, iş bulmak nasip olmamış birisi nasıl evlenecek? Hadi diyelim yardımlarla düğünü yapıldı ya sonrası. Askerlik de öyle. Kavvam olması beklenen yuvayı idare edecek erkeklerimiz askerlikten korkuyor ve yırtmak için akademik kariyerde zirve yapıyor. Halbuki mezun olur olmaz vatan borcunu ödemeli gerçekten akademik kariyer hedefi yoksa. Çalışan eş istemiyoruz diyoruz, otuzlu yaşlarda askere gitmek zorunda kalıp karısını çocuklarıyla bir başına bırakma tehlikesi var askerlik yapılmayınca. Son öğe de şu. Burada hep dile getirdiğimiz aracı mevzusu. Aracılık kurumunun çökmesi de ayn zihniyetin eseri. Toplum olarak günden güne dallarımızı buduyorlar. Bizler de evlilik kurumunun budandığı bir zamana denk geldik. Bizden önceki nesil de bizim neslimizi terbiye sahibi olmamakla eleştiriyor mesela, bizim zamanımızda da büyüğe saygı budandı.

      Bu işler aşama aşama ve aynı zihniyetin eseri. Büyük resme bakarsak yazdıklarınızın sadece bir takım öğeler olduğunu görüyoruz. Onlar sebep değil sonuç aslında. Erkeklerin kavvamlığını elinden alan, onları işsiz bırakıp kadınlara karşı zayıf hale getiren feminizmin sonucu ki bir yirmi yirmi yıl önce bunlarda kim yeaa diye alay ettiğimiz, tv’de görünce ha ha diye güldüğümüz feministler bugün bize galip gelmiş durumdalar.

      • Süleyman diyor ki:

        Fatih bey

        Sizde mi? Yani rızkın Allah’tan geldiğine inanıyorsak niye bu kadar teslimiyetsiziz. Bu mükemmeliyetçişik niye?

        Meslek konusunda ben daha önce örneklerde verdim. Bir kişi gayretliyse ben eminim Allah’ın izniyle belli bir mesleğe girer. Anne babalarda gençlere yardım etse belli bir miktar neden olurken evlenemesimler. Burda temel kriter erkeğin de hanımında gayretli olması.Gayretli kişi zaten uğraşıp parasını taştan çıkarıyor.

        Askerlik deseniz 6 ay birşey. Kayınpederi, kayınvalidesi bakamayacak mı? Ya da birikim yapıp kişi 6 ay giderini karşılayamayacak mı? Yani evet zor çoluk çocuk varken askerlik yapmak. Ancak yani o kadar yapan var. Ve bir nevi geçiyor. Sörf yapmadı diye Ada’mın eşi ve 6 yaşında çocuğu olacakken, 6 sene beklemesi mi gerekecek.

        Bunlar bahane edilerek evliliğin geciktirilmesinin mantığı ne? Yani o Zaman sizin dediklerinize başkası ekleme yapar. ev olmazsa Nasıl olur der, öbürü araba olmazsa Nasıl olur der. Bu liste uzar gider. 30 yaş çok doğal bir yaş olur bu sefer. Hatta erken olur.

        Ben (artık ne yazık ki mi diyeyim) evlendiğimde hem işim olacak hem de askerliğimi yapmış olacağım çok yüksek ihtimal ben gene de bunları evliliğin geciktirilmedi için bir sebep olarak görmüyorum ve yani yarın öbür sırf bu sebeple kızıma iyi bir talip gelse, ben geri çevirmem. Zaten ablama geldi geri çevirmedik.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Süleyman kardeş.

          Uzun uzun cevap yazamayacağım. Ancak tek noktaya cevap vereceğim oradan kendin çıkartırsın :) Askerlik herkes için altı ay değil bazı kişilere bir yıl. Hayat da bizim etrafımızda gördüklerimizden ibaret değil. Bu arada rızkı veren elbette Allah’tır ancak onun için de bizim öksürmemiz gerekir…

    • .../nisa diyor ki:

      Süleyman bey,

      Evlilikte sorumluluk olduğundan bahsettiğiniz durumda ise hiçbir sorumluluk olmadığından zor ( namahrem günah boyutu elbette var ). Dediğiniz gibi helal olan bu kadar zorlaştırılmalı mı? Elbette hayır ama zamanımızda helal olana ulaşmak gerçekten zor sadece evlilikte değil iktisatta gıdada da zor.

      Sizin yazmış olduğunuz vasıflara tam anlamıyla sahip olmadığı halde evlenen kişileri biliyorum. Hayatta türlü örneklerle karşılaşabiliyoruz. Evliliğinde tam anlamıyla bir dinamiği yok değişebiliyor.

      İki tarafın öncelikleri önemli benim için evinin arabasının olması önemli değil askerliğini evlenince de yapabilir zaten kısa dönem şark görevide sıkıntı değil. Önemli olan iki tarafın uzlaşmayı sağlayacak potansiyelinin olması ideallerinin güzel niyetinin olması. Bir başkası için ev araba şehir bir numaralı kriter olabilir. Mesela Libyalı birisinden dinlemiştim bu kişide Türkiye’de yüksek lisans yapıyordu Libya’da evi olmayana kız vermiyorlarmış. Bahsettiğiniz sorun sadece bizim ülkemizde yok evrensel olmaya doğru gidiyor.

  4. Nur diyor ki:

    Esselamu aleyküm Sema hanım. Yazılarınızı uzun zamandır takip ediyorum. Sevdiğim bir beyefendi var. Yasımız daha küçük. Ailevi sorunları olan biri. Sevgisiz ve sürekli hakarete maruz kalarak büyümüş. Şimdi de sürekli her konuda kendini suçlu hissediyor. Bir hatasını söyleyemiyorum. Çok çok çok çabuk kırılıyor.
    Uzaktayız aramızda mesafe var. Problem yaşayınca bu sebebe dayandiriyorum. Uzaktayız, yakında olsak böyle olmaz diyorum, ama şüphe de etmiyor değilim.
    Ben çok büyük konuşmuştum. Erken evlilik yahut birini sevmek hususunda. Günaha giriyorum ve bunun yükü beni hep umutsuzluğa itiyor. Bir sıkıntı olunca hemen “sen bu kadar günaha girdin, giriyorsun tabii ki bunları yaşarsın” diyorum.
    Kalbime söz geçiremiyorum. Sevdiğim bey ailesinden sevgisiz büyümüş ve hala sıkıntılar yaşadığı için bana çok bağlı. Sevgisini de gösteren belli eden biri. Fikri yönden de çok iyi anlaşabiliyoruz, çok şükür. Ama içim çok daralıyor. Ya bu sıkıntıları yarın bir gün evine de yansırsa diye. Psikolojisinin normal olmadığını hissediyorum. Kolay şeyler yaşamıyor burada yazamıyorum..

    Bir de son olarak şunu sormak istiyorum sizlere. Evet, hiçbir evlat babasının günahından mesul değildir. Lakin ben hep şöyle bilirdim, baba nasılsa evlat öyle olur, zamanla ona benzer. Gerçekten böyle olur mu?

    Keşke daha iyi anlatabilsem açık açık. O kadar zor ki. Kalbime yeniliyorum. Çok seviyorum. Ve bir insanın tüm umudunun size bağlı olması.. bilmiyorum belki yaşımdan dolayı olgun düşünemiyorum. Ya da aşkım aklımı izale ediyor. Sizden bir abla gibi, bir hoca gibi akıl almak bana bir yol göstermenizi istiyorum.. Şimdiden Allah razı olsun.. dua ve muhabbetle..

  5. Münferit diyor ki:

    Bu yazıyı okuyunca yorum yapmak istedim bilmem neden. Ama bir yandan her sebep her bekleyiş nasibine doğru seni bir adım yaklaştırıyor diye düşünüyorum. Bir yandan da ayetle sabit olan “Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık. İsra-13” cümle kulaklarımda yankılanıyor. Evet eskisi gibi aracı olma durumu yok artık diğer türlü de olmuyor. Bilmiyorum sebep-sonuç ilişkisinin uygulamalı örneğiyiz diye düşünüyorum. Bu dua insanın kendisine de yüreğine de aydınlık veriyor. Dua olmasa ne olurdu halimiz.Bilmiyorum Rabbim sonumuzu hayır etsin,birbirimize göz aydınlığı olacak eş ve çocuklar nasip etsin,muttakilere önder kılsın.Amin…

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Bizim durumlarımız biraz da katil-maktül arasındaki bağlantıya benziyor. Çok fazla kafa yormak da iyi değil bence. Kaderimize her zaman razı olmalıyız…

  6. Vuslat diyor ki:

    Hayırlı akşamlar. İnsanın kaderinde 4 şey kati ve değişmezmiş. 1.doğum 2. Ölüm 3. rızık 4. Nikah. Yani Allah CC yazmadı ise evlenemeyiz. Allah CC hayırlısını nasip etsin inşallah cc. Çocuklarım için Rabbimiz cc e haklarında evlilik hayırlı ise evlilik,bekarlık hayırlı ise bekarlık nasip eyle diye dua ediyorum. Çoğu zaman belayı dua ile istiyoruz. Allah CC korusun. Erzurumlu İbrahim Hakkı hz. nin TEFVİZNAME sini okumanızı öneririm. Bir şeyi murat etme,olduysa inat etme,haktandır o red etme.Görelim Mevlam neyler,neylerse güzel eyler. Selametle kardeşlerim.

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Vuslat Bey/Hanım.

      Eskiden bekara karı boşamak kolay denirdi, şimdi ise evliler bekarlara benzer şekilde muamele ediyor sanki. Kolay evlenmiş, çok fazla bekar hayatı yaşamamış kişiler bekarlara karşı çok rahat bir şekilde “aman ya boşver kader kısmet” deyip geçiştiriyor. Çocuklarınızın yaşını bilmiyorum ama inşAllah ileride evlilikle ilgili sorun yaşamazlar. Sizin yorumunuz bu konuyu bireysel olarak ele alıyor. Ancak bu olayın toplumsal boyutu da var. Mesela dünyada gıda bolluğu olduğu halde açlıkla imtihan edilen toplumlar var. Onların rızkı dünyaya iniyor aslında ama birileri çalıyor ve onlara nasip olmuyor. Evlilik elbette nasip kısmet işi ama toplumumuz bekarları helaller yerine haramlara yönlendirdikten sonra “ya siz de böyle idare edin artık” denmemeli bence. Allah her şeyi sebepler üzerine yaratmıştır. Sonuçta ölümümüz, doğumumuz hep sebepler bahanesiyle oluyor. Başka bir yoruma yazmıştım, biz bekarların olayı biraz da katil-maktül olayı gibi. Maktülü öldüren katil mi? Hayır, o işin bahanesi. Ancak katillik eylemi ceza gerektiriyor. Bu dünyada bazen insanlar birbirinin imtihanı olur, evlilik olayı da öyle. Karşılıklı imtihan eşler ya da görüşülen kişiler. Bizler için de aracılar imtihan sebebi. Şu var. Toplumun bize sunduğu “çözüm” basit. Kendiniz bulun… Kızlı erkekli takılın, gözünüze kestirdiğiniz birine yürüyün, takılın, evlenin. Peki takılma eyleminden sonra evlilik geliyor mu her zaman, hayır. Her çiçekten bal almak tatlı geliyor ya da zıpır bir arkadaşımın dediği gibi çileklisi, muzlusu, kakaolusu varken neden sadece vanilyalıya tamah edelim ki…

      Bir toplumun üzerine atom bombası sallayıp sonra kaderinize razı olun diye teskin etmeye çalışmak(sizi kast etmiyorum) bizleri kadere rıza gösterme konusunda zaafiyete uğratmayacaktır ama o bombayı atanların da cezasının olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.

      • Vuslat diyor ki:

        Haklısınız kardeşim. Maalesef toplumumuzun gidişatı bu şekilde. İmtihanlar gelince büyüklerimiz sabr etmek mücadele etmekten daha iyidir derler. Ben eş aramayalımdemiyorum. Israr etmeyelim diyorum. Çevremde bir an önce evlensin çocuğum deyip kısa süre sonra mahkemelerde uğraşan insanlar var. Benim dediğim Allah CC a teslimiyettir. Ben kızıma dünür gelen insanların bazılarına sizin çocuğunuz daha iyisine layık diyorum. Makamına parasına tamah edip kabul etsem bile kızım o sorumluluğu taşıyamayabilir. Hayatta cinsellikte önemli ama yaşanan sıkıntılar inanın bu arzuları unutturuyor. Rabbimiz cc razı olacağı beraberlikler ihsan eylesin

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Buradaki bekar kardeşlerimizin ısrar edecek durumları yok ki. Kime ısrar edeceğiz :) Sabır konusunda da herkes bekliyor zaten bir yerlerden kısmetim çıkar belki diye, oturup ağlayalım mı evlenemedik diye? Herkes günlük hayatını yaşıyor, kulluk görevlerini yerine getirmeye çalışıyor. İmtihan olayı da şöyle zaten eşler ve çocuklar imtihan sebebi, karşı cinsle olan münasebet konusunda da insan nasibinde ne varsa onu yaşar, adam evlidir ama ten uyumu yoktur bekardan beterdir bu konularda varken yaşayamıyordur bir şeyleri, Allah başka dert vermesin demeliyiz hep. Biz bekarlar kaderimize razıyız, öyle olmalı zaten. Ancak bize kader kısmet diyenler yıldızlarla ısınılacağına inanıp mumla kuzunun pişeceğine inanmıyor. Evlilik kurumunun baltalandığı bir zamanda doğmuş olmak nasibimiz ancak bunun toplumsal sonuçlarına katlanmak da müsebbiplerinin nasibi… Sonra kimse neden boşanmalar arttı, toplumdan zinayı temizleyemedik, karı koca evliler neden geçinemiyor diyor, halbuki kadere rıza göstermek lazım, değil mi?

      • Gelincik diyor ki:

        Çok güzel açıklamışsınız Fatih Bey

  7. Sadece Fatih diyor ki:

    Sayın okurlar ve yorumcular.

    Doğrudan herhangi bir çıkarım yapamayacağım ama örnek teşkil etmesi açısından ve biraz da meraktan soruyorum. Buradaki yorumları takip edenlerden ya da yorum yazanlardan “hiç umudum yoktu”, “ben de bu siteye karamsar yorumlar yazıyordum, bir şekilde Allah umulmadık yerden birilerini nasip etti evlendim” diyebilen kimse var mı? Varsa da çok özel değilse nasıl tanıştığını yazabilir mi?

    Selametle.

    • Gelincik diyor ki:

      Ben hiç görmedim öyle yazanı :) :) :) Gözümden kaçmış da olabilir :)

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Ben de göremedim, o sebeple sordum. Şu var. Ya bizler ilk olacağız ya da aramıza yeni dostlar katılmaya devam edecek :)

        • Gelincik diyor ki:

          Ins ilk oluruz Fatih Bey :)

          • EvliHuzurlu diyor ki:

            Selamun aleykum Tamamen Tevafuk oldu bu yorumları şu an görmem. Ben çok uzun zamandan beri sitenin sıkı takipçilerindendim.bekarken kendimi geliştirmek adına sessiz okuyuculardan. Hiç umudum yoktu demeyeyim ama çokta ümitvar değildim. Şu an yoğunluktan sıkı takip edemiyorum ama sık sık ziyaret ediyorum. Bir şekilde nasip oldu tanıştık beyimle 38 aydır evliyiz. 27 aylık da kızımız var. İmtihanlarımız oluyor muhakkak ama Hamd olsun onu çok seviyorum ve seviliyorum. İnşallah sitedeki bütün bekarlara Allahım hayırlı zamanda mübarek eşler ve evlatlar nasip etsin.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            En azından bir örnel olduğuna sevindim. :) Allah mutluluğunuzu daim etsin.

    • HANNE diyor ki:

      İşte Fatih bey ve diğer merak eden arkadaşlar. İçinize su serpiyim. Ben varım bariz canlı kanlı yazımla karşınızdayım. Biliyonuz malum okuldu işti evin geçimiydi birazda sanırım evliliğe sıcak bakmayışım sanırım 26-27 yaşından sonra bi evlenebilirmiyim moduna girdim. yaşım 30 a doğru bir nişan olayım geçti. Kriterlerim burdakilere çok benziyordu birazda çıtayı çekmedim geriye derken aslında olmaması gereken biriymiş anlayınca nişanı attım. Tabi toplumda bi nişan atmış olayım oldu. Hep sizin gibi aracılar kendi kafasına göre talip çıkardı veya yalan söyledi. İlla görüşmek istiyor mutlaka görüştürün diyor. sesss yok… Yaşı senledir canım bi görüşün 5 yaş küçük çıkar. Biliyorda hee.. Ama sen minyon tiplisin göstermiyosun e oda biraz büyük duruyor. Bu arada sizin başınızada gelcek :) yaş 30 dan sonra kızlara 1-2 yaş küçük erkeklerede 1-2 yaş büyük kısmetler söyleniyor. Çünkü alternatif azalıyor ya bulduk bide yaşını sorun ediyor dencek, Zaten kız ufak tefek göstermiyor boşver yaşını söyleyelim olcak. Zaten görünce beğenirler onu sorun etmezler. Kızın tesettürüde zaten namaz kılıyor nolcak evlendikten sonra kapanır olcak. Erkekte namaz kılmıyor ama cumaya gidiyor çoktaaa dürüst çocuk alışır canım zamanla olcak. Hatta inanırmısınız boşandım mahalleden yaşlı bi teyze ohhh iyi oldu demiş biz ona birini söylemiştikte namaz kılmıyor diye kabul etmemişti bak namaz kılanda ne hale getirdi demiş.(ki bana böyle bir teklif gelmedi şahıstan. belki birine sormuşlardır namaz kılmıyorsa istemiyor denmiştir) Buldunda bunuyorsun evladım mis gibi kız kapanır, sigarayıda az içiyor birakır. Çalışsın nolcak daha iyi birikim yaparsınız. Kızlarada e nolcak kaynana yanına gitsen. Ya ayrılmış ama çocuğu yok nasılsa yaşında geçiyor bu kadar armutun sapı üzümün çöpü demesen olcak. Hatta çocuk var ama annede olcak (ben bekarken bile imtihandır boşanmış veya çocuklu birini hiç cevirmedim kısmet dedim) Şimdi siz daha 30 lara gelmeden bunları görmediyseniz hazırlıklı olun derim. Nereye geldi konu uzun oluyor kusura bakmayın. İşte çoğunu yaşadım namaz kılmayan yaşça kuçük. Alkol kullandığı halde saklanan, Evde akıl hastası bakmam gereken biri olduğu halde söylenmeyen..Yaşım geçiyordu ya bulupta kusur bulmanın ne anlamı vardı..Sizler gibi ben hiç evlenemicem çocuğum olmıcak derdim. Dinen telkinler verirdim yazmıştım başka yerde. kaderse şöyle değilse böyle diye. Derken yaş 35 oldu. Sevdiğim bir kardeşiminiz kınasına gitmiştim. çıkarken bana dediki ablacım inşallah elimdeki kınalar kuramadan Rabbim sana hayırlı bi kapı açar. Ve inanın dediği gibide oldu. Boşanma kısmını katmayın burda bizimkinde tamamen kişilik sorunu öfke kontrol problemi ve vietnam sendromuna benzer bir durum varmış. Helal olsun güzelde sakladı. Neyse olay o değil. Nasıl evlendiğime gelince annemin bi arkadaşının komsununun eşinin berber dükkanında çalışmış bu zat. Annemi yolda görmüşler evlendimi diye sormuşlar annemde yokdemiş. Bigün işyerime gelip söylediler bir görüşün diye. Savaştan geldi aileside yok dendi. Bu arada yaşımı bile küçük söylemişler öyle tahmin edip. Benim bide arap hayranlığım vardı yıllardır. Zaten görüştügüm ilk arapta kendisi değildi. (buda imtihanımın ayrı boyutu ençok istediğimle imtihan oldum) Biz ensar oluruz bi aile bir yuvamız olur sonuçta dini yönümüzün ortak olması önemli olan dedik. Aracı ablanın evinde görüştük yarı türkçe yarı arapça. Sonrasında bidaha görüşelim derken böyle oldu. Ve evliliğim haramlar üzerine kurulmasın diye dikkat etmeye çalıştım. 2,5 ay içindede evlendik. Günaha girmeyelim zaten bekar adam az buçuk eşya var eskide olsa. Düzen var yani uzun süreç yok. Böyle evlendim ve bana can yoldaşı bir evladım oldu hemen. Diyeceğim okii… duanızı eksik etmeyin. Birisi yazmıştı 30 undan sonra evlenen var diye canlı örnek 35 inde evlenende. benim gibi birkaç arkadaşım daha var 35 de evlenen. Ve yaşı 38 olduğu halde hala bekar olanlarda var. Ben bu siteyi yıllardır takip ediyordum yorumlarım belki eskidendir bir ara takibi bırakmışım sanırım. Belki ozamanlar yazmış olabilirim bende muzdaripliğimi. Ama herşey geçiyor inanın. O gelinliği giydiğimde bile evlendiğime inanamıştım. Rabbim hepinizin sabrını selametle çıkarsın. Umitvar olunuz inşallah. Hanne rumuzlu ablamız evlendiğine göreee ooohhooo biz hayli hayli evleniriz diyiniz. Selam ve dua ile..

      • .../nisa diyor ki:

        Hanne hanım,

        İnsanın kriteri yada en çok önemsedikleri imtihanı oluyor kendimden biliyorum. Geçmişe dönüp şöyleydi böyleydi diye hatırlamak istemiyorum ama Allah her şeyin en güzelini biliyor bugün daha iyi anlıyorum.

        Çok durumlara şahit oldum ki kitap yazsam bayağı kalın olur. Şükretmek için o kadar çok sebebimiz var ki canımız sağ sevdiklerimiz yanımızda yarın ne olur ne ile karşılaşırız muamma.

        Bir arkadaşım kanser tedavisi görüyor şuan durumu iyi evli çocuğu var. Başka bir tanıdığım 35 yaşında evlendi şuan 37 yaşında 3 çocuğu var gayet mutlu. Başka bir tanıdığım 38 yaşında evlendi şuan ikizlere hamile. Bu örnekleri vermemin sebebi umitvar olmak. Allahtan razı olabilmek yaşanan imtihanların ancak böyle üstesinden gelebiliriz.

        Evlenecek kişiyle ilgili araştırma yapmak istişare etmek çok önemli. Bir tanıdığım nişanlandığında babama aileyi erkeği bir araştır demişler. Babamın o çevrede tanıdıkları çoktu araştırma yapıyor uygun değil diyorlar. Kız tarafına söylüyor kızı döndüremiyorlar. Nitekim 7-8 yıl sonra boşandılar ve şuan ikinci evliliğini yaptı gayette mutlu.

        Bir söz vardı aslında bir eş değil bir hayat seçiyoruz. Evlilik bu sebeple imandan sonra insanın sınandığı en büyük imtihan. Bazen zaaflarımız imtihanımız oluyor bazen kınadıklarımız bazende korkularımız. O yüzden belki sükût etmek biz bekarlar için daha doğru olabilir. Özellikle nefsim için söylüyorum.

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Cevabınız için teşekkür ederim Hanne hanım. Benim içime su serpilmiyor örnekler duysam dahi, çünkü herkes kendi kaderini yaşıyor. Zaten geçenlerde bir abi Fatih bu saatten sonra artık evlenmez dedi, vardır bir bildiği, ne gördüyse bende. Herhalde birilerinin bu saatten sonra bana ancak mecburiyetten evet diyeceğini ve benim bunu istemediğimi gördü sanırım, kadınlara zerre güvenmiyorum duygusal konularda, çok farklı hesaplara giriyorlar ve neredeyse istisnasız pazarlık yapıyoruz evlilik görüşmesi değil, kafalar farklı çalışıyor, çok rahat yalan söyleyebiliyorlar duyguları adına, hatta mecburiyetten evlendikleri kişinin hayatlarının aşkı olduğuna inandırabiliyorlar kendilerini.

        Meraktan sorduydum bir de istatistiki amaçlı. Ancak sizin tanışmanız da gerçekten tam bir nasip kısmet olayı olmuş. :)

        • sennur diyor ki:

          sadece fatih bey ,

          yorumunuzda GENELLEME yapmışsınız , kadınlar ,kadın kafası farklı çalışıyor vs.diyerek ,
          bu genelleme size zarar verir.
          evet ,günümüz gerçeğinde bazı durumlar çok sıkıntılı ,
          ahir zamanı yaşadığımızdan KIZGIN KORU avuç içinde tutmak kadar zor (yaşamak istediklerimiz ve yaşadıklarımız arasındaki fark )

          yanlış hatırlamıyor isem ki bu durumda olmanızın etkisi olarak ANNEnizi yazmıştınız ,
          geçmisinizde yaşadığınız tüm olayları size ders kattığına inanarak geçmişi affedin hayatınızda .
          ve etrafınızdaki insanların sizin hakkınızdaki yorumlara çok aldırmayın ,
          söyleyene değil ,söyletene bakın .
          ve ALLAH tan hep hayırlısını dileyin ,nitekim illa biri olsun diye dileyenler , sonu güzel olmuyor ,
          rabbim göz aydınlığı olacak eş ve zürriyet eylesin sizlere inşaallah .
          bizim gibi aile nimetini elinde tutamayan yeni model anne -çoçuklara da RABBİM yardım eylesin
          (maalesef sayımız çok fazla ve başımdan geçtiği için duyduğum her yıkılan aileye içim parçalanıyor )dualarınızı bekliyoruz .hayırlı ramazanlar …

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Şennur Hanım.

            Allah razı olsun üşenmeyip yorum yazmışsınız. Genelleme yapmayı çok sevmem ama sıklıkla yapıyorum bazı konularda. Çünkü istatistik bir yöne evrilmiş oluyor. Buradaki yorumcular alınmasın genellemem için ya da yorumu okuyan şefkatli kadınlar da alınmasın, bunu belirtecektim ama unutmuşum. Ancak onlar benim gözümde bir istisna.

            Bu durumun bana ne noktada zarar vereceğini tam anlayamadım. Tahmin ettiğim şey şu, evlilik görüşmesi yaparsam ön yargı sebebiyle iletişim problemleri yaşayabilirim. Kadın kafası farklı çalışıyordan kastettiğim fıtrattaki bozulmalar ve zihniyetteki bulanmalar. Buraya da yazmıştım. Bir arkadaşın tanıdığını bir kızla tanıştırıyorlar ve kız oğlanla görüşmek istemiyor çok efendi diye. Bir çok hanım kızımız saçma sapan şeylere takılıyor, resmen pazarlık yapar gibi diploma hesabı, maaş hesabı vb. şeylerine giriyorlar. Bu saatten sonra umurumda değil.

            Beni böyle düşünmeye, hissetmeye sevk eden yalnız anacığım değil, hatta onun etkisi yüzde kırk. Görüştüğüm kızlar sayesinde bu işlerin bana öğretildiği gibi olmadığını gördüm. Sonrasında yaptığım gözlem ve araştırmalar beni bu yargıya itti.

            Geçmişi ders olarak görmek en doğrusu tabi ki ama kişiliğimizi şekillendiren şeylerden biri de yaşadıklarımız. Size vereceğim örnek durumu izah edecektir. Ben ailemden uzakta yalnız yaşıyorum. Geçenlerde kız kardeşim yanıma geldi. Israrla sahur hazırlamak istedi, mutfağa sokmadım, kendim hazırladım, evde de her şeyi kendim yapıyorum. Sonrasında bana alındığını gördüm. Çünkü ben onun besleme içgüdüsünün gereğini yaşamasına mani oldum. Ardından gönlünü aldım elbette ama kişiliğime yerleşen şey şu. Hani feministler diyor ya erkeklere ihtiyacımız yok diye ben de kadınlara ihtiyacım yok diyorum. Kişiliğim öyle oluşmuş ve oturmuş. Yemeğimi de kendim yaparım, evi de kendim temizlerim, kadınlara muhtaç değilim. Nasıl feministler erkeklere baskın gelmeye çalışıyorsa ben de kadınların besleme içgüdüsü vb. yaşamasına müsade etmiyorum farkında olmadan, bunları intikam alma güdüsüyle yaptığımı fark ettim. Bir yerde cezalandırıyorum…

            Şimdi diyebilirsiniz ki kadın erkek ilişkisi ev işi yapmaktan, eve ekmek getirmekten hatta cinsellikten öte, doğru. İki cins arasında Allah’ın verdiği bir nimet var, hissiyat var dünyaları farklı iki cinsi bir araya getiren. Ancak ne diyoruz. Maddeciliğin zirve yaptığı günümüzde duygular adına da yalan söylenebiliyor çok rahat şekilde. İçine sinmediği halde farklı hesaplar yapılıp gönlü varmış numarası yapılabiliyor. Hatta kadınlar bu konuda daha rahat. Öyle olmasa sevmediği erkeklerle para karşılığı münasebet yaşayan kadınlar olmazdı. Görüştüğüm kızlar duyguları adına yalan söylemezdi. Etrafımdakilerin bir kısmı da öyle. Birisine seni seviyorum demek bu kadar ucuz mu? Ne kadar derseniz erkeğin sunduğu maddesel şeylerle bir kızın sevgisini alabilecek kadar… Bu saatten sonra artık umursamıyorum. Neden bu saat diyorum, benim de gördüğüm bir şeyler oluyor elbette :) durup dururken yazmıyorum. Bir tek öğe kaldı benim için o da inşAllah çözülür, altmış yetmiş yaşına gelince, o zaman kadınlara olan ilgim çocukkenki neyse o olacak… Ben gibi düşünenlerin sayısı da az değil…

            Hayırlısı olsun demişsiniz, amin diyorum. Dediğiniz gibi Rabbim sizlere de yardımcı olsun.

        • HANNE diyor ki:

          Sadece Fatih kardeşim aşağıdaki yorumun için buraya yazıyorum. Aslında yazsammı yazmasammı bilemedim ama kardeşinle ilgili olayı anlatınca benim mazim gözümün önüne geldi. Eski eşim 15 yaşından beri tek yaşamış. Bazı erkekler dağınık düzensiz olurken bazılarıda senin gibi düzenli ve becerekli oluyor sanırım. Eski esimde her türlü yemek yapar temizlik benden alasını yapar, çocuğa bile bakardı beslemesi yıkaması üstünü değiştirmesi.

          Ama sendeki huy ondada olunca ben zorluk çektim. inanırmısın benim mutfak düzenim yoktu. tabak tencere nerde hep o karar verirdi. ben biyer değişsem eve gelmişim eskiye dönmüş. Yemek saati yemek düzeni ne zaman markete çıkılcak. Bulaşıklık nerde durcak eve ne alınması gerekli hep o karar verirdi. Ben böyle alışmışım derdi ama demezdiki bu kadın zaten mutfak için ev için yaratılmış bir varlık. Onun düşüncelerine önem veriyim ben bi adım geriden durayım demezdi. Kendi gibi olmadığımdada pis pasaklı olurdum. Aslında onun takıntılarından böyle görürdü çok şükür evimdede oturulur yemeğimde yenir kadar temizimdir.

          Senin yaşın daha bizlere göre çok küçük her geçen yazında iyice evliliğe karşı uzaklaştığını görüyorum ama son yazın bana nedense çok tehlikeli geldi cuma vakti bile olsa yazmak istedim. Bir kadına ihtiyaç duymamak adına bilinç altına bunları zerketme lütfen. Belkide konuşmalarda görüşmelerde bunu karşı tarafamı ima ediyorsun bu bile geldi aklıma. tavırlarınla sözlerinle. Bende güzel yemek yaparım çok titizim mutfakta şöyleyim.

          Bir kadın aynı evi paylaşacağı bir erkek bir koruyucu istediği kadar kendi tabiri caizse rahatlıkla at koşturacağı bi alan olarak görür evini. Çünkü bekarken anne evinde annesinin kuralları ve düzeni ve annesinin yetiştirdiği kişiliğini kullanmak zorundadır.(istisnalar vardır mutlaka genelleme yapmıyorum-çoğunluk durum adına söylüyorum-ben annemle yaşıyorum her yaptığıma ettiğime eksik bulur, şimdi ameliyat oldu kusur bulmuyor ya o kadar eksiksiz toparlıyorum ki mutfağı inan dün gece bunu düşündüm makinayı boşaltırken ve zevkle yaptım çünkü acaba neresine ne kulp bulucak demedim.) Kendi istediği saatte kalkmak kendi istediği temizlik tarzını yapmak. akşama eşine de sorsa içinden geçen şunu da ekliyim yemeğe tarzı düşünceleri olsun ister.

          Kendi çekmecesini çektiğinde kaşığın tabağın yerini kendi eliyle koymuş gibi bulmak ister. Bunları zaten biliyorsun söylememe ne gerek var bilmiyorum ama kadınlara ihtiyacım yok demek yerine evimi düzenimi hayatımı paylaşmak olarak desen, ihtiyaçtan çok istek olarak görsen, zaruretten evlilik değil zaten amaç bir hayal bir istektir bu..

          Ve bu ifadelerin o kadar zorluyor ki insanı sennur hanım gibi genellemeye doğrumu gidiyorsun diyorum. Maddiyatçı pazarlıkçı kızlar, fırsatçı kızlar vs. moduna girme kafanda. Kalbini niyetini temiz tut. İnşallah bu güzel vakitlerin hürmetine rabbim sizlere hayırlı eşler çıkarsın. Ama önce kendini ben kimseye muhtaç değilim mantığına sokma derim. İnşallah yanlış bi ifade veya cümle kullanmamışımdır. Vakit az iyice toparlayamamış olabilirim ifadelerimi. hakkını helal et. Selam ve dua ile..

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Hanne Hanım.

            Sağolun. Yalnış bir ifadeniz yok zaten olsa da kullandığınız kelimeler önemli değil önemli olan niyetiniz. Tespitleriniz çok doğru, ben de farkındayım. Mesela sonrasında ertesi gün iftarı ufaklığa hazırlattım, gayet mutlu oldu. Çünkü fıtratı bozulmamış ve onu inkar etmeyen kadınlar bu şekilde mutlu oluyor. Bu da benim kötü bir huyum. Sebeplerini de izah ettim ama onları bir kenara bırakırsak düzeltmeye çalışıyorum.

            Sözlerim tehlikeli olabilir, büyük konuşmak istemiyorum ancak durup dururken de yazmıyorum. Yanlış yazıyor olabilirim belki de haksızım bilemiyorum ancak bu kadar yorumla ifade etmeye çalıştığım şey şu. Herkes evlenecek diye bir şart yok, yüzyıllardır toplumlarda bekar insanlar vardı. Ancak onlar istisnaydı ve genelde bireysel farklılıkların sonucu olarak o durumları yaşıyorlardı. Hadi beni bir şekilde bireysel farklılıkları olanların sınıfına soktuk diyelim ancak bir sürü bekar genç var. Burada, etrafımda bekarlar var ve irdelediğimizde bu durumun altında bireysel değil toplumsal sebepler yatıyor. Kadınları eleştirdim ama biz erkekler de o kadar masum değiliz. Şu var ben biraz da kendi penceremden yazdım. Kimseye ihtiyacım yok sakat bir cümle onu yazarken aslında niyetim Allah beni kimseye muhtaç etmesin manasıydı. Yoksa insanız, zayıfız :)

            Allah razı olsun, selametle kalın.

          • kevser diyor ki:

            Hanne hanım size katılıyorum.bende mutfağa girdiğim zaman ikinci bir kişinin gelmesine gıcık olurum.şahsen çok sinir bozucu.çünkü orası benim alanım.yemek yaparken bi başkası karışınca çok sinir olurum ben.çok biliyusan gel de kendin al yap hadi buyur derim

          • HANNE diyor ki:

            Kevser hanım siz bekar olandınız sanırsam hani atarlığını kendime benzettiğim. Evli olunca bu huyunda yumuşar inşallah. Ben erkek eşine yardım etmesin veya mutfağa girmesin demek istemedim. Bu çok hoş bi durum bence. Kadın yemeği yapar ama belki erkek bir yemeği daha güzel yapar.(mesela eski eşim bir kurufasülye yapardı değme aşçılara taş çıkarırdı ben hiç karışmazdım bu durumdanda rahatsız olmazdım. veya arapların çok sevdiği baklalı pilavıda o öğretmiştir bana.) ben işten geldiğimde çoğu zaman yemekler yapılmış sofra kurulmuş olurdu(tabi bu canının istediği zamanlarda olurdu bende illa yap demezdim) bir erkekin eli yatkınsa ve kendini mutlu hissediyorsa eşide sorun etmemeli (arada-ama arada her zaman değil :) ) salata yapmasını veya bulaşıkları yerleştirirken yardım etmesini vs. müdahele ve karışma mantığı yoksa yani.. İnşallah yuvalarınız herkesin kendi görevini hakkıyla bilip anlayışla davrandığı huzurlu aile yuvaları olur. Selam ve dua ile..

        • Gelincik diyor ki:

          Fatih Bey MaşalAllah ne güzel her işinizi kendiniz yapıyormuşsunuz aslında bu devirde bulunmaz hint kumaşı diye tabir edilen kişilerdensiniz Rabbim gönlünüze göre versin 😊😊😊😊

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Estağfurullah Gelincik Hanım. Basit bir insanım ben de :)
            Aslında bu iyi bir şey değil. Şöyle ki kadının evdeki alanına girmem onları çok rahatsız eder. İç işleri onların dış işleri benim olmalı :)

          • sennur diyor ki:

            sadece fatih bey ,
            öncelik ile tebrik ederim , kendi analizlerinizi yapmayı neyin neden kaynaklandığını bulmayı başarıdğınız için. tabii karşılaşılan her yaşantı ,durum bir sonraki için TECRÜBE olmakta,hayatımıza …….
            ancak eve gelen kız kardeşe mutfağı bırakmamak konusuna takıldım bu sefer .fıtrati özellikler sahibine verilmeli bence ,mesela kız kardeşinizin arabası var ,birlikte bir yola çıkıyorsunuz kısa mesafe de olsa kardeşiniz araba benim ben kullanacağım diyor size ,
            siz bu durumda ne hissederdiniz ???

            ben şahsen yakınım abim ,kuzenim yeğenlerim ile yola çıkıyorsam ,arabamın anahtarını rahatlık ile veriyor ,yolcu olarak (stressiz şekilde ) gitmeyi tercih edenlerdenim .
            ki bu da FITRATEN doğru diye düşünüyorum.
            (kadınlar mecburi durumlarda araba kullanmalı -trafik stres – ARABA kadının bir nevi tesettürü )

            zaten günümüzde kadın -erkek her işi yapabiliyor , teknolojik aletler sayesinde. halamın oğlu abla kahve yapıcam gel diyor,köpüklü bir kahve (kahve makinesi sayesinde :))
            önemli olan kadın -erkek biraraya gelince , buna abi -abla-kardeş vb gibi özellikleri de ekleyelim , fıtraten uygun işleri görmek ,görebilmek. yoksa yapılan her iş kişinin ayınesidir,ve erkek olsun kadın olsun çok affederseniz ASALAK olarak birbirine yapışmamalı. erkek evi çeviremem , eve kadın lazım , ya da kadın hayat zor ,pahalı ,bana eş lazım vb gibi.

            HER ne kadar kutsallığını yitirse de evlilik dinin yarısını tamamlamaktır ,
            ve erkeğe olduğu kadar kadına da İHTİYAÇ tır. işlerinizi yapmanız da takdire şayan ,
            ancak şefkatli bir gülümse ile kapınızın açılmasına ,
            haydi sofra hazır efendi ,buyur sofraya diyen bir göz aydınlığına ihtiyaç vardır ,
            rabbim iki cihan saadeti yaşayacak eş nasip eylesin ,
            ümitvar olmak gerek ,
            selam ve dua ile…..

          • cihad diyor ki:

            Gelincik hanım,

            Evlilik bir ihtiyaçlar dengesidir. İhtiyaçlar üzerinden kurulur ve yine ihtiyaçlarla devam eder. Dolayısıyla Fatih beyin durumu şahsi anlamda takdire şayan ise de evlilik açısından pek içaçıcı bir durum değildir maalesef. Erkek bir kadına her anlamda ihtiyaç hissedecekki onu sevsin ve ona bağlansın. Kıymetli ve önemli görsün.

            Bir diğer husus bulunmaz hint kumaşı ifadesini okuyunca tebessüm ettim ister istemez. Gerçekten çok safi (iyi niyetli anlamında) ve temiz bir insansınız. Böyle herşeyden anlayan erkekleri kadınların memnun etmesi zordur, herşeye müdahale ederler. Dolayısıyla kadın işini yaparken kendini pek rahat hissetmez çünkü evde müfettiş gibi bir adam vardır.

            Kadının ev işlerinde erkeğin takdir edip teşekkür etmesinden başka hiçbir şeyine ihtiyacı yoktur. Eğer erkek memnuniyetini teşekkür ile beraber kadına iletiyorsa kadın bundan o kadar memnun ve mutlu olur ki herhangi bir işi yaparken ayakları yerden kesilmiş bir şekilde yapar.
            Yani erkek sonuç odaklı olmalı, sonuçla ilgilenmeli ve süreci kadına bırakmalı. Dolayısıyla erkeğin ev işlerinden anlamamasi bu açıdan kadının lehinedir ki işi yaparken esnek ve rahat olur.

            Bekarliginda herşey yapmış erkeklerin bazılarında şu durum oluyor, ev işlerinden bikiyorlar. Ev işi için yardım istemede ne istersen iste durumunda oluyorlar. Bu da iyi birşey değil çünkü hayat içinde birbirine muhtaç olma durumu mutlaka oluyor.

            Erkeğin ev işinden anlamamasinin tek olumsuz bir yanı var veya böyle bir ihtimal var. Kadının yaptığı işe saygı duymaz çünkü ne kadar büyük emeklerle yapıldığını bilmiyordur. Bu sebepten erkeklerin bir miktar ev işi yapmış olmaları faydalı diye düşünüyorum.

            Kendim evlenene kadar mederesede kaldım ve mutfak ve temizlik işlerini haftada bir gün gelecek şekilde nöbet usulü yapıyorduk. Nöbete yaklasdikca bende bir stres olurdu ve nöbet günü epey zor geçerdi. O gün akşam erken yatardim yorgunluktan. Dolayısıyla şimdi hanıma bazen “düşünsene hergün nöbetcisin, bu bir kâbus olmalı. Allah size sabır ve yetenek vermiş yoksa böyle bir yükün altından asla kalkamazdiniz.” diye söylüyorum. Tabi onun da baya hoşuna gidiyor böyle söylemem.

            Hülasa-i kelam…

            Erkeğin işi değil eşini anlamasidir mühim olan….

            Selam ve dua ile…

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Teşekkür ederim Şennur Hanım.

            “şefkatli bir gülümse ile kapınızın açılmasına” yazmışsınız ya zaten benim yazdıklarım da günümüzde bunu sağlayacak kadınların sayısının epey azalmasıydı. Yeni nesilden haberiniz vardır belki. Onlara haklarını savunmayı öğreteceğiz, kendilerini ezdirmeyecekler derken asi bir nesil geldi. Kevser Hanım da yazmıştı önceden. Mesela yeni mezunlar 94-95 doğumlu. Sizce bu yaştaki kızların kaç tanesi o dediğiniz gülümsemeyi verebilecek. Görüştüğüm kızlardan tek beklentim de o yazdığınız cümleydi ve inanın onu yapabilecek kapasiteleri yoktu(bu cümleyi birkaç ay önce de yazmıştım). Bir tanesi numaradan gülümsüyordu mesela yalancılığa örnek, diğeri de eve gelip kapıdan girdiğinizde size cazgırlık yapacak bir tipti. Fıtratın yok olması böyle bir şey.

            Konusu açılmışken iki şey daha yazayım. Kimi kızlar var, dışarıdan melek gibi duruyor, çok uysal ve masum gözüküyorlar ama biraz tanıyınca içlerinden yılan çıkabiliyor. Erkekler olarak bu durumdan nasıl kaçınırız bilmem. İkincisi ise bu yazdıklarımı durup dururken yazmıyorum elbette ama yakın zamanda bir şey yaşayıp da onun üzerine yazdığım hezeyan dolu cümleler değil. Geniş resme bakınca elde ettiğim çıkarımları yazdım. Erkekler hakkında da yazabilirim ama işime gelmiyor, onları da kadınlar yazsın :) Şu var. Erkekler hakkında yazılabilecekler zaten fıtratta olan şeyler ve en fazla nefislerine hakim olamayan erkekleri işaret eder. Peki kadınlardaki şefkat azlığını ve cazgırlığın artıp itaatin azalmasını ne ile açıklayacağız?

            Kendim içim umudum yok ama bir yerden denk gelebilir mi? Denk gelebilir nasipse. Ancak hani bazı hastalar vardır her ne kadar çıkmadık candan ümit kesilmese de doktor az zamanı kalmış der ve uzaktaki yakınlarına haber verilir hastaneye gelin diye, birincil cenaze hazırlıkları yapılır zaman kaybı olmasın diye sonrası malum. Bizim yapmamız gereken Nisa Hanım’ın yazdığı gibi sükut etmek. Ben bu konularda yorum olarak paylaşabileceğim her şeyi neredeyse bir sene burada paylaştım. Epey de bir kapsama alanı oldu bence. Artık ekstra bir şey yaşamaz ya da görmezsem yazacak bir şeyim yok, benim mürekkep tükendi. :)

            Selametle.

          • Gelincik diyor ki:

            Cihad Bey tabi dedikleriniz de doğru ama hiçbişeyden anlamayan erkek de zor zaten benim kastettiğim bekarken her işi yapabilen erkek iyi oluyor Fatih Bey de evlendiğinde (İnşallah :) ) hanımının işlerine karışmaz nerde duracağını bilir :)

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Cihad Bey.

            Tespitleriniz çok doğru. Ben de bu tip kötü huylarımı düzeltmeye çalışıyorum. Herkesin bir kusuru vardır. Buraya pek yazmadım. Çok mükemmeliyetçi bir insanım mesela :)

          • cihad diyor ki:

            Estağfurullah Fatih bey ben sizin durumunuz üzerinden bir manayı izah etmek istedim yoksa sizi tenkid maksadıyla yazmadım. Hem siz bu birikiminizi eşinizi anlamaya, ona müşfik davranmaya ve muavin olmaya harciyacağınizdan şüphem yok. Allah size ve sizlere hayat yükünü paylasacaginiz bir refika-i hayat nasip etsin inşaallah AMİN.

      • kevser diyor ki:

        HANNE hanım yazdiklarinizdan sonra umutlu olamadım maalesef.evlenmek mesele değil.önemli olan doğru kişiyle evlenmek.sağdan soldan bulunan araya düzgün kişilerin karışmadığı bir evlilikten hayır gelmiyor bence.ama tabi bu da nasip…

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Kevser Hanım.

          Siz sanırım aracı kazalarıyla çok karşılaşmadınız. Hanne Hanım da yazmıştı arada kaynmamasın. Hadi yakışıklılık güzellik göreceli bir kavram, beklediğimiz gibi çıkmayınca aracıya kızamayız, bana öyle geldi diyebilir. Ancak alkolü sigarası hakkında yalan söylenmesi, yaşı ve boy bilgisinin abartılması. Bunlar daha kötü. Yaşınız genç ama ilerleyen yıllarda evde kalmış muamelesi görüp yaşı sizden küçük olanlarla, namaz kılıyordan kastettikleri bayram namazları olanlarla karşılaşmanız muhtemel. Günümüzde aracılık bittiği için ki bence bırakın bitmeyi eksiye düşmüş, artık rastgele işler yapılıyor, işimiz çok zor. Ne çıkarsa bahtımıza :)

          Bu kadar yorum yazdım ama bir de görüştüklerimize sormak lazım. Belki onlar da aracılara kızıyordur ve benden için bizi ne biçim insanla tanıştırdınız önceden hiç bakmadınız mı diyorlardır.

          • kevser diyor ki:

            Bende zaten tam bu aracı kazalarından bahsediyorum.sadece evlilik olsun diye gorusturulmeye çalışılan iki taraf birbirine uyumlu mu diye bakmayan kişilerden bahsettim.tam üstüne bastınız

        • sennur diyor ki:

          fatih bey ,
          siteyi takip ediyorum ancak her yorumu okuyamıyorum bu konuda kusura bakmayınız ,
          hatta çoğu zamanda yorum bile yapmamak adına kendimi tutmaya çalışıyorum ,nitekim yorum yazınca cevap gelmiş mi vesaire derken net başında vakit zayi olmakta .

          ama gerçekten kendine güvenen güçlü kadınlar olduğu gibi kendine güvenen güçlü erkekler de mevcut. yalnız yaşarım kimseye muhtaç değilim ,işimi de yaparım ,aşımı da.
          bence her iki durumda tehlikeli ,ve erkeğin her ev işini bilip ,yapıyor olması , evlenince hanıma üstünlük görüp ben bilirim ,böyle böyle olacak demesi vs. gerçekten çok itici bir durum oluyor .
          hadi yemeğe ,evin temizliğine vs. karışılması bir nebze olsun idare oluyor daa,
          iş anneliğe gelince , ve kişinin anneliği de eleştirilince o EVLİLİK çekilmez oluyor ,
          bana arkadaşlarım yorum yapıyorlardı , sen nasıl dayandın ? bu kadar müdaheleye vs. diye
          ne oluyor ; affedersiniz fıtraten erkekler de bozulmuş oluyor ,ve bir de kadın gibi ısıtıp ısıtıp geçmişte yaşanan olayları da her konuya dahil edince , benim çok söylemişliğim vardır ,
          biz evlilik te farklıyız , eşim kadın gidi dır dır eder , her işe müdahele eder .
          bu durum farkedilmeyen bir TEHLİKE ,
          Lütfen yuvanızı kurmadan farkedin , nacizane olarak söylüyorum ,
          birbirimizi iyiye teşvik etmek amacıyla söylüyorum , yanlış anlamayın lütfen ….
          rabbim göz nurunuza hayırlısıyla kavuştursun .

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yanlış anlamıyorum Şennur Hanım. Kimse eleştirilemez değildir ki tespitleriniz doğru. :) Çözülür zamanla umarım.

            Selametle.

        • HANNE diyor ki:

          Kevser hanım başka yerde söylendimi bilmiyorum ama ben çevreme şunu diyorum. evlilik beyaz eşya gibidir ne çıkarsa şansınıza. Ev hanımları bilirler malum aynı markanı aynı modeli kiminde çok iyi çamaşır yıkarken kiminde çamaşır parçalar… Bakın bir arkadaşımı örnek veriyim. Erkek suriyeli Tr de okumuş yıllarca kalmış. Bayan Ukraynalı sonradan müslüman olmuş genç bir bayan. Bunlar netten tanışıyorlar bir islami sitede (evlilik amaçlı site değil) yazışmalar görüşmeler vs. Bayan Tr ye geliyor evleniyorlar. Sonra savaşın ilk yılları sanırım 8 kişilik bir ailenin içine suriyeye gidiyor. Eşi başka ülkede görev yaparken onun ailesiyle yaşamak zorunda kalıyor. Simdi bir avrupa ülkesine iltica ettiler ve 3. çocukları dünyaya geldi. Çokda mutlular. Burda bir aracı yok. Kendileri heleki net üzerinden ne kadar sağlıklı bir ifade oldu bilemem. Ama mutlular her seferinde eşine dua eder. sıkıntılar oluyor ama bu durumu ne suriyeli bir bayan nede türkiyeden bir bayan çekmezdi ablacım.. diyor. En olmaz dediğiniz evlilikler yürürken. çevrenizdeki en takvalı çarşaflı sakallı dindar insanların bile boşanmasına şahit olmuyormusunuz. hatta 25-30 sene sonra boşanan insanlar duymaya başladım. Bu evlilik başta güzeldi ama sonunu bilemezsiniz. Bu tür şeylere takılıp kalırsak yaa kötü çıkarsa ya yanılırsam dersek değil aracılar rüyanızda ak sakallı dedeler gelsede bu korkuları yaşarsınız veya olacak varsa olur. Bana kefil olan kişiler kendi öz oğlumuza kefil olmayız ona oluruz dediler daha ne desinler yani..Sizde kendiniz gibi gördüğünüz gibi inanıyorsunuz. Belki o kişilerde yanlış tanıyorlar. Zaten artık kimse aracılıkta etmek istemiyor ya tanıdığım gibi çıkmazsa diye. Ama bakın bir çarşafı cemaat ehli bayan, komşumuzun oğlu pazarcı nasıl olmuşsa gözüne kestirmiş bikaç kere pazara gittiğinde bakışmışlar. Sonra bu genç gidip annesinin telefonunu istiyor bayanın ve şimdi 5 tane çocukları var. Aracı varmı yok. Flört varmı yok. Bikaç bakış yetmiş :) o zamanlar bize ters gelmişti cemaat ehli kimselerin böyle bi tanışması ama nasipmiş demekki..Bir evlilik aracılığına meraklı arkadaşım saolsun herkese el atıyor ve yaşıda çok küçük evli mutlu kendisi :) bi bende işe yaramadı sanırım aracılığı. Sahihliğini araştırmak lazım. Bana demiştiki ashabtan bir bayanı 4 kişi istemiş ve kader öyle takdir etmişki sırasıyla hepsiyle evlenip boşanmış demişti.(isimde vermişti ama ben araştırıp bulamadım unuttum bayanın ismini) olurmu olur sen kısmetini aramaktan vazgeçme ablacım demişti bana… Selam ve dua ile..

    • Zeynep diyor ki:

      Bizim eşimle tanışmamız çok ilginç değil ama tamamen nasip olduğunu anlatmak için yazmak istedim. Ben 24 yaşına kadar kimseyle görüşmedim bizim sülalede herkes sevip flört eder öyle evlenir aileleri normal karşılar yaşı geldi diye benim kesinlikle öyle birseyi kabul etmem mümkün değildi .O yüzden umutsuz dum sadece dua ediyordum öyle çevrem falan da yok görüp beğenen erkekler de tanimak istiyorum diye geliyor ben istemiyorum öyle ergen gibi çıkma falan 2 ya da 3 görüşme yapıp tabi yalnız değil sonra karar verilir diyorum aracilar bile geri kafalisin diyor .Sonra komşumuz eşimi söyledi eşi ile eşimin eniştesi aynı yerde çalışıyor onlar konuşmuş uygun görmüşler eşimin başka kimsesi yok aynı ilde yani benim memleketimde çalışıyor .Ben de bir görüşeyim dedim .Eşim beni ilk gördüğünde dili tutuldu gerçekten eli ayağına dolaştı hiçbir şey soramadi benim de ilk görüşmem ben de aklımdan geçen çoğu şeyi unuttum .Eşimin tek sorduğu ne zaman evlenebiliriz oldu belki de beni etkileyen de karşımda şapşallaşmasiydi sadece hayran hayran bakıyordu karşımda ☺öyle ilk görüşmede birsey konuşmadik sonra 2 defa daha görüştük 2 ay sonra evliydik .Yani hayatımda ilk defa gördüğüm bir erkekle 2 ay sonra nikah masasına oturduk bence Nasipten başka bir açıklaması yok .Ve eşim 35 yaşında defalarca kişiye görücü olmuş her seferinde zamane kızlarının anlamsız isteklerine toslamiş benim ev araba sormamama şaşırmısti.Kızlar nasıl korkuttuysa artık gözünü düğün ve altın konusunda mütevazı davranmamdan şüphelenmis sürekli geçmişte biriyle çıkıp çıkmadığımi soruyordu nisanliyken ben de anlam veremiyordum sonra suphesinin nedeni buymuş anlattı. Eşim 8 yıldır evlenmeye çaba gösterip olmayınca karamsardi tanıştığımizda ben de etrafımda karakterli ve ibadet eden bir bekar erkek olmadığı için karamsardim kiminle evleneceğim nasıl evleneceğim diye olmaz diye düşünüyordum .Yani bekarken eger erkek arkadaş kız arkadaş durumu yoksa herkes aynı şeyleri düşünür bence .Ama nasibin nerden çıkacağı belli olmaz birde mesela benim eşim ile aramızda yaş farkı belli oluyor o yüzden kardeşlerim annem bile yakıştıramadi bana nasıl kabul ettin diye şaşırdılar. Ama Allah yakıştırmiş ki benim gözüme güzel göründü kalbim ısındı.O yüzden Allah yazınca ne dış görünüş un ne yas farkının ne de başka bir şeyin önemi yok .Yazmayınca bahane oluyor bunlar
      .Hatta biz görüşmeden 3 yıl once başka bir komşumuz bana söylemişti biri var diye ben evlenmeyi düşünmüyorum diye görüşmedim .Eşime de söylemiş beni sonra istemiyor demiş eşim de hatırlıyor hiç görüşmemistik o zaman unuttuk hatta düğünumuz de komşumuz çok şaşırdı ben tanıştırmak istedim 3 yıl önce olmadı bak nasipmis diye başka biri vesile oldu evlendik. Çok uzun ve karışık bir yorum yazdım kusura bakmayın Bekarlara umut olsun dua dan ayrılmasınlar diye yazdım .Ben o duayı bilmiyordum bekarken o yüzden Allahtan sadece es istedim😊.Siz göz aydınlığı olacak eşler isteyin

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Zeynep Hanım.

        Benim değindiğim noktalara değinmişsiniz. Ancak siz tercihinizi eşinizden yana olumlu kullanmışsınız. Allah mutluluğunuzu daim eylesin. Eşinizin sizin karşınızda yaşadıklarını bazı kızların bu adam da çok tecrübesizmiş diye eleştirdiklerini de yazdım :) Siz ise öyle olmasını tercih etmişsiniz. Eli ayağına dolaşınca hoşunuza gitmiş, baba muhafazakar görünümlü bir kız ise bu tip hareketlerimi eleştirmişti kimseyle çıkmadığın için tecrübesizsin diye..

  8. Hafız diyor ki:

    Bende m şevket eygi,sezai karakoç ve nuri Pakdil gibi yürek adamlarının evliliği neden tercih etmediklerini merak ediyorum.Bu konuda üstatların görüşünü yansıtan bi röportaj yada makalelerini okuyan varsa yazabilir mi?

    • Kadir diyor ki:

      Karakoç ve Pakdil gibi insanlar her ne kadar Hak yolunda bir hayat yaşamış iseler de evlenmeyerek mutlak surette bir kusur-hata işlemişlerdir. Sünnet-i seniyyeyi terk etmişlerdir. Bu hususta hadis-i şerif var.

    • .../nisa diyor ki:

      Hafız hanım/bey,

      Sezai Karakoç ve Nuri Pakdil’in evlenmeme sebepleri sevipte kavuşamama bu konuda röportaj var. Evlilik seçimdir evlenmemekte seçimdir davası,ideali, yaşamı, sıkıntıları evlilikten uzak durmasına sebep olabilir evlilikten daha önemli tuttuğu meseleleri olabilir.

      Bediuzzaman Hz. ve hadis profesörü Muhammed Tayyib Okiç hocada evlenmemiştir. Bediuzzaman Hz. bu durumu açıklamıştır Muhammed Tayyib Okiç hocada vatansızdır.

  9. fâtıma diyor ki:

    Yeni nesil bilinçli mi gerçekten; öyle olsun inşallah. Peki ya şimdi ki evliler anne babalarının büyütemediği olgunlaşmadan evlendirdiği erkeklerle hayatı fırtınalı deniz de evlilik gemisi alabora olmasın diye gçırpınan peşinden psikolojik rahatsızlıklar yaşayan eşiyle eş değil ihtiyaç dahilinde acil servis gibi yaşayanların günahını kim çeker.

    Hele de kaynana kayınpederle aynı yerde oturuyorsan eşinle aynı koltukta bile oturamassın.
    Nerde elinden tutacak selam verecek gözünün içine bakarak gülecek. Çınarların gölgesinde yaşarsan güneşten nasibini alamassın.

    Bilinçli olmalı insan kendini bilinçlendirmeli kitap okumalı Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme ilk vahiyde oku buyuruldu burdan bile anlamamız gereken çok şey var.

    Ama yazık ki anlamak istemeyenler de var

  10. anonim diyor ki:

    Merhabalar sema hocam.27 yaşındayım üniversitemi cok şükür bitirdim ve önümde yeni bir hayat beni bekliyor, Benim sorunum ise öncesinde nişanlı idim ve ciddi sorunlardan dolayı ayrıldık, annem razı değildi. Yıllar sonra tekrar haber gönderdiler ve tekrar bir şans vermemizi istediler fakat ailem bana dahi sormadan reddetti fakat ben tekrar bir şans verilmesinden yanaydım. Toplumumuzda bir sorun var ki o da nişanlı olup ayrılan insana cok da iyi gözle bakılmıyor hic umurumda değil cünkü nişanlı olmadan da birbiriyle yıllarca görüşüp sonra da anlaşamayıp ayrılan o kadar cok insan tanıyorum ki kendilerini ak pak gösterip etrafta dolaşan! Gelen kişilere ise icim ısınmıyor ve ben evlilikten yana ümidimi kestim zaten kimseyi istemiyorum hayatımda. Ailem bu kararımı bilmiyor ama ben kendimce bir karar verdim ve hayatımı bu şekilde devam ettireceğim . Toplum bazen insanın ruhunda derin yaralar acıyor malesef tabi kimsenin görüşü beni bağlamıyor isteyen istediği gibi düşünmekte serbest fakat bir insana önyargı ile bakmadan önce herkesin kendisine bir dönüp bakmasını ve insanlara bu şekilde önyargı ile değerlendirmemeleri gerek!

  11. öğretmenbayan diyor ki:

    sema hanım bende bu duayı evlenmeden önce hep yapardım. Rabbim sonunda her yönüyle benden iyisini bana nasib etti. tabi şeytan bu boş durmuyor. büyük kavgalarımız hep benim onun akrabalarını kıskanmam yüzünden oluyor. bana yapmadığı iltifat ve öpüp koklamaları onlara yapınca, yüzüm asılıyor ve onlardan uzaklaşıyorum ama bana olan sevgisi de akrabalarına yakınlığıma bağlı ,biliyorum ama nefse ağır geliyor . sonuçta kendime ediyorum, olan ailemize oluyor..

  12. Feyza diyor ki:

    Amin Sema ablacim, ne guzel bir yazi hazirlamissiniz bu mubarek gunlerde ve dualar esliginde.
    Goz nuru olacak esler nasip etsin Allah ve onlarin kadrini kiynetini bilecek goz nuru esler olmayi da bize nasip etsin. Gozlerin tesirine cok inaniyorum. Goz kirliligi diye bir tabir vardir cok kullandigim, harama bakan gozlerin ferinin azaldigina, firasetinin kaybolduguna ve uzerine haram nazarin fazla ilistigi bedenlerin, yuzlerin de fitri cazibesini ve masumiyetini yitirdigine dair inancim/gozlemim var. Allahu a’lem.

  13. Nur diyor ki:

    Tam arzuladığım bir yazı oldu, Allah razı olsun. 😊

    Artık bekarlarımız evlensin dediğiniz de ablam gözümde canlandı. Beni gözden çıkarttı da artık 😊 tabi arzusu bir an evvel çoluk çocuğa karışayım istiyor.. elhamdulillah mutlu bir evliliği var öyle olunca sende evlen diye tutturdu :) evlenirsem buraya “gözünüz aydın evleniyorum” diye yazma kararı aldım şu dakika :)

    İnşaallah duam buradaki okuyucuların hayırlı yuvalar kurmaları. Hatta ve hatta evlilik müessesinin ne kadar ulvi ve hayırlı olduğunu müslüman gençlere lisan-ı hal ile ders verecek evlilik yaşamalarını Rabbim nasip etsin..

  14. Saliha diyor ki:

    Evlilikten beklenti sorusuna verilebilecek en muhteşem cevap belki de Göz aydınlığı olabilecek bir eş ve kendi de onlara rehber… Elhamdülillah her şeyin cevabını yine Kur’an’da bulmak mümkün. Ramazan hürmetine Allah ümmeti Muhammedin genç evlatlarına gönüllerine sürûr olacak eşler ihsan eylesin. Cenabı Hak sizlerden razı olsun.. Selamün aleyküm verahmetullahi ve berakatuhu…

  15. .../nisa diyor ki:

    Sema hanım,

    Amin diyorum bütün bekarlar ve evliler için. Sanırım Mersin’deydi bir köyün gençleri evlenemiyoruz diye haberlere çıkmıştı Cumhurbaşkanından yardım istemişlerdi. İnşaAllah bizim gidişat bu yöne doğru gitmez. :)

    Bu ayeti kerimeyi çok okuyan biri olarak kendi tecrübemle şunu fark ettim. Sizde yazmışsınız göz aydınlığı eş istediğimiz kadar bizde göz aydınlığı olacak biri miyiz bunu kendimize sormamız gerekiyor?

    Bekleme yada ikmal dediğim durumla imtihan olmasaydım evliliğin kıymetini bu kadar iyi idrak edemezdim ve evlendiğim kişinin bilmeden hakkınada girmiş olabilirdim. Bu noktada ayeti kerimenin bir hikmetide sizi olması gerekene doğru müspete götürüyor.

    Bir başka durumda göz aydınlığı olacak eş isterken yapılan görüşmelerde sizden yada karşı taraftan kaynaklı olumsuz olunca karşılaştığımız kişilerin nasibimiz olmadığını da anlıyorsunuz. Gül bahçesi hikayesinin tam tersi karşılaştığımız kapalı kapılar bizi açık kapıya yönlendirebilir.

    Göz temasıyla ilgili iki farklı araştırma okumuştum.

    Çok büyük hayal kırıklığı yaşayan insanlar göz temasında bulunamıyormuş bir şekilde gözlerini kaçırıyorlarmış. En yakınlarından bile.

    Diğer araştırmada birbirini tanımayan kadın ve erkekler belirli süre göz temasında bulununca bir etkilenme olması. Gözden kalbe yol olduğu açık.

    Göz göze gelmemek bu modern zamanda karşıdaki kişiyi dikkate almama yada özgüven eksikliği gibi lanse edilse de doğru olan gözü korumak.

    Uygunsuz yayınlardan ve göz zinasına sebep olacak görüntülerden de gözü korumak. Özellikle erkeklerin bu konuda imtihanı biraz daha ağır.

  16. Sevda diyor ki:

    Alalh razı olsun sema hanım,içten dileklerimizle Aminn,ve Fatih beye katılıyorum,artık evlilik gerçekten zor,ama biz yine de içimizi ferah tutalım,Allah büyüktür vesselam…

  17. Murat diyor ki:

    Sizin yazilariniza uyan ,öyle düşüne n es var mı bu ülkede..Hepsi para makam vs peşinde…

  18. Büşra Karacan diyor ki:

    Bekarların sayısı adedince kocaman bir AMİİİNNNN. :) Yeni nesil dediğimiz bir tabir var. Bu tabiri caizse, yeni nesil gümbür gümbür Kur’an ve Sünnet aşığıyla geliyor. Onun ahlâkı ile yoğrulmak insan bedenine yansıyan en iyi ışıktır. Teşekkür ediyorum Sema ablacım.

  19. Zühre diyor ki:

    Göz aydınlığım…
    Başka hangi ifade yerini tutabilir ki?
    Allah razı olsun Sema Hanım,dua mahiyetinde çok önemli bir hatırlatma yapmışsınız. Allah’ın bize öğrettiği şekilde dua etmemiz tabiki de duaların en hayırlısıdır.

  20. Hayrunisa diyor ki:

    Sema hanım,
    Bekar olarak duaniza içten aminnn..
    Sürekli bu duayı okuyorum daha nasip olmadı evlilik ama ısrarla yapıyorum duayı.
    Siz açıklayınca önemini daha iyi idrak ettim bu ayeti kerimenin. Allah razı olsun…

  21. Sadece Fatih diyor ki:

    Amin.

    Evet, sonunda site yönetimini bıktırmayı başardık galiba dedim içimden, ancak bizden bu kadar ucuz kurtulamazsınız :)

    Sema Hanım, yorumları takip ediyorsunuzdur. Günümüzde aracılık kurumu çökmüş vaziyette. Allah her şeyi sebepler üzere yaratmıştır. Birileri aracı olacak, bu işlerin bahanesi olacak ki netice alınsın. Bana bu olmazsa başkası olur dediklerinde soruyordum hangi başkası diye. Ya da bilmem kim ellincinde evlenmiş dediklerinde benim daha kırk sekiz eksiğim vardı.

    Kaldı ki görücü usülü görüşmelerde bile olay flörte yakınsıyor. Meryem Hanım’ın başına gelenler, gezmek tozmak isteyen ama evliliğe üç sene sonra karar veririz diyen beyefendi, bana her cümle arasında ailem kapalı diyen kızın sen ilk görüşmeden sonra tamam mı devam mı diye soracaksın ben öyle istemiyorum demesi, üniversitede kızlı erkekli ortamlara girmiyor, tanıştırmaya çalıştırdıkları erkeklerle takılmıyor diye bir kısım arkadaşının ufaklığa düşman kesilmesi, üniversitelerde çeşitli yurtlarda “abla” mevkisindeki kızların “sevgili” yapması…Bizim emsal diyebileceğim hanımlardan acaba olurmu diyebileceğimiz arkadaşlarından biriyle tanıştırmasını rica ettiğimizde kendin girişimde bulunsan daha fazla şansın olur denmesi.

    Velev ki bir şekilde görüşebilecek birileri bulundu hasbel kader, sonrası? Hayattan beklentiler, ailelerin uyumu vb. Bu işlerin neden bu kadar zorlaştığını anlayamıyorum, daha doğrusu anlıyorum da işime gelmiyor. Ben şahsen çok kafa yormuyorum artık, böyle gelmiş böyle gider, günü kurtarmaya bakıyorum. Sahip olduklarımız da birer imtihan sahip olmadıklarımızda.

    Velhasılı biz bekarlar en fazla sözlü dua edebiliyoruz. Fiili dua noktasında yapabileceğimiz pek bir şey yok… Bu arada yanlış da anlaşılmasın şahsen benim kimseden beklentim de yok aracı olunsun diye. Yazdığınız ayette geçen dua çok sevdiğim bir duadır burada da görünce mutlu oldum :)

    Selametle.

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Sonradan bir şey aklıma geldi onu da paylaşayım. Günümüzde yabancı bir kızla göz göze gelmekten sakınıyor onunla konuşurken utanıp sıkılıyorsanız bunun adı edep değil sosyal ankesiyete bozukluğu olmuş günümüzde. Özgüven eksikliğinden kaynaklanırmış, kızlarla rahat iletişim kurabilen erkekler cesur erkeklermiş…

      • semamarasli diyor ki:

        Sadece Fatih bey, estagfirullah biz bıkmadık da sizler evlenin istiyoruz. Ayrıca bu yorumlar pek çok bekarın derdini dile getiriyor. Bu yüzden içiniz rahat olsun.
        Yorumları takip ediyorum çok yoğun olduğum zamanlar dışında, okumayıp gözümden kaçan yorum nadir de olsa oluyordur genel olarak takip ediyorum.
        Söylediğiniz konular maalesef ki var. Dinin ölçülerine dikkat etmeyince kız erkek ilişkilerinde çok fazla laçkalaşma ve seviyesizlik var. Fakat siz doğru bildiğinizden vazgeçmeyin. Duaya devam…

  22. Yahya diyor ki:

    Sema Hanım,

    Üzerime alındım. Allah razı olsun.

    Selam ve dua ile…

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Sana kızdığı halde bir kötülükte bulunmayan insanı kendine arkadaş edin, çünkü öfke insanın karakterini ortaya çıkarır. “ ( Hz. Ali)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku