Gözleri korumak ve porno

20 Ekim 2011Cinsel Eğitim73 Yorum »

Nur suresi 30. ve 31. âyet-i kerîme:
Mü’min erkeklere söyle, gözlerini (haramdan) sakınsınlar, mahrem yerlerini (ırzlarını) korusunlar. Bu onlar için daha temizdir. Hiç şüphesiz Allah, onların yaptıklarından haberdardır.

Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar, mahrem yerlerini korusunlar.”

Harama bakmak, kişinin öncelikle manevi hayatına zarar verir. Sonrasında fiziksel ve ruhsal hastalıklara kapı açar. Cinsel hayatı olumsuz etkiler.

Cinsel sorunların fazlasıyla yaygın olduğu günümüzde, sorunlara neden olan en önemli etkenlerden birisi cinsel uyarıcıların çok fazla olmasıdır. Erkekler daha çok gözleri ile uyarıları alırlar. Toplum hayatı içinde cinsel cazibesini ortaya sunan kadınlara bakan, aynı ortamlarda bulunan ya da porno izleyerek, sürekli uyarı alan erkekler iktidarsızlık sorunu çekerler.

“Güzele bakmak sevaptır.” deyip bedenini teşhir eden kadınlara bakan, cinsel içerikli dergileri takip eden ya da porno izleyen erkeklerin, cinsel gücü azalır. Çünkü her cinsel uyaranla birlikte erkeğin cinsel enerjisi eksilir. Erkek cinsel gücünü gözleri ile parça parça dağıttığı için eşiyle cinsel birliktelik yaşarken aldığı haz azalır. Kainatın güzelliklerine bakmak sevap, harama bakmak her iki dünyada da azaptır. 

Haramdan gözlerini sakınan erkeklerin ise cinsel enerjileri daha fazladır, eşleri ile daha iyi bir birliktelik yaşarlar.

Gençler, porno sitelerini cinsellikle ilgili bilgi almak amacı ile kullanabiliyorlar. Oysa bu sitelerden doğru bir cinsel bilgi almak mümkün değildir.  Porno sitelerinin açılma amacı, cinsel ürünler satmaktır. Bunu yapabilmek için siteye girenlerin kendileri ile ilgili güvenlerini bozarak, orda satılan ürünlere ihtiyaçları olduğuna inandırmak için kuruludur tezgah. Porno sitelerinde cinsel organı anormal büyük erkekler kullanılır;  izleyen erkekler kendileri yetersiz görsünler ve sitede reklamı çıkan penis büyütücü ilaçlardan satın alsınlar, diye. 

Penis büyütücü ilaçlar, hormon sistemi için zararlıdır, erkeğin cinsel hayatına en büyük darbeyi bunlar vurur.  İyi bir cinsel yaşam için en önemli şey, kişinin güven duygusunun yerinde olmasıdır.

Cinsel birliktelikte penis boyunun uzunluğu erkeğin ya da kadının daha fazla zevk alması açısından önemli değildir. Kadın vajinası, çok esnek bir yapıda yaratıldığı için, vajina penis boyu ne ise ona göre şekil alır.

“Cinsel gücü artırıcı” diye pazarlanan ilaçların ise, sonu ölüme götürebilecek pek çok yan etkisi vardır. Erkeğin cinsel gücünü artırıcı desteğe ihtiyacı varsa, bu doğal ürünlerden karşılanmalıdır. 

Pornonun cinsel hayata bir darbesi de cinsel birliktelikte en önemli evre olan ön hazırlık evrelerinin bu sitelerde olmayışıdır. Pornoda direk cinsel ilişki başlar. Oradaki kadınlar ateşli, her an ilişkiye hazır kadınlar, olarak gösterilir. Oysa kadınlar erkekler gibi hemen cinsel birlikteliğe hazır olamazlar. Öpme, dokunma, tatlı sözler gibi bir hazırlık safhasından sonra cinsel istekleri uyanır. 

Bu yüzden erkeğin eşini cinsel ilişkiye hazırlaması, zaman ve emek harcaması lâzım. Cinselliği porno sitelerindeki gibi algılayan erkekler, eşleri ile de orada gördükleri gibi birliktelik yaşamak isterlerse bu durum karı koca arasında cinsel sorunlar çıkmasına sebep olur.

Hiçbir estetiğin olmadığı, hayvanca bir şekilde cinsel ilişkinin gösterildiği bu siteleri izleyen genç kızlar ise cinsellikten tiksinti duymakta ve iğrenç bulabilmekte. Bu da o genç kızların evlilik hayatında cinsel sorunlar yasamasına kapı açıyor.

Porno sitelerinin bir zararı da bağımlılık yapmasıdır. Ergenlikten itibaren porno siteleri izlemeyi alışkanlık haline getiren erkekler, evlendikleri zaman normal cinsel ilişkiden zevk almayıp eşleri ile birlikte olmak yerine, porno izleyerek tatmin olmayı tercih ediyorlar.

Bu da karı kocanın birbirinden uzaklaşmasına sebep oluyor.

Ergenler için ayrı bir tehlike de aynı cinslerin birbirleri ile olan sapık ilişkilerin olduğu sitelerin yaygın olması yüzünden sapkınlığın yaygınlaşmasıdır.  Gençlerin anormal ilişkilere yönelmeleri ve cinsel kimliklerinin bozulması da ayrı bir sorun olarak karışımıza çıkıyor.

Dini çevrede yetişmiş, aileden dini eğitim almış gençlerin, porno sitelerine girmeleri ise daha da kötü sonuçlar doğuruyor.  Harama bakmanın yasaklanmış olduğunu bilen bu gençler: “Zaten günahkarım, Allah’ın huzuruna çıkacak yüzüm yok.” diye düşünerek, ibadetlerini de bırakabilmektedirler. İnandığı gibi yaşamamanın verdiği sıkıntı ise bu gençlerin ruh sağlığını ciddi şekilde bozmaktadır.

Yetişkinlerin pornoya yaklaşmamaları, manevi hayatın lezzetini almaları ve evlilik hayatında da iyi bir cinsel yaşam sürdürmeleri için gereklidir. Çocukları korumak için de bilgisayarlarda “aile koruma şifresi” mutlaka kullanılmalıdır. Aksi takdirde küçük çocuklar bile çok erken cinsellikle tanışma tehlikesi altındadır.  Porno günümüzün en büyük belasıdır. 

                                       www.cocukaile.net  Cinsel Eğitim Özel Yazı Dizisi

Okunma Sayısı : 47.478

Yorum yapın

“Gözleri korumak ve porno” için 73 Yorum

  1. mehmed dedi ki:

    yeni dünya dergisinde okudum.Fatih Sultan Mehmed han 12 yaşında manisa sancaginin başına geçiyor.orada devlet nasıl yönetilir öğreniyor.ayrıca yedi dil biliyor.hocalarının terbiyesinde manevi eğitimini alıyor.sonrada genç yaşta ıstanbul u fethediyor.müslüman olmak sadece kimlik te kalmış..batı dünyasıçanakkale de alamadığını bugün biz müslüman lar ın ahlakını bozarak aileyi ortadan kaldırıp nefsinin esiri insanlar istiyorlar.inandığın gibi yaşamaz isen yaşadığın gibi inanırsın..TEK ÇARE DINIMIZ I KURAN VE SÜNNET E SIMSIKI SARILARAK YAŞAMAK..

  2. Elmas kılınç dedi ki:

    îman insanı insan eder..yoksa hayvan dan daha alta indirir..ïman zayıf toplumda gerçek ïman sahibi erkek ve hanımlar bu tür şeylere takılmaz.. Allah ahir zamanda ûmmete yardım etsin…

  3. yusuf dedi ki:

    biz napıyoruz derya hanım eşim bu konuda tahammülsüz sağolsun iyiki öyle yıllardır filim izlemez oldum malayaniden kurtuldum, evimizde belgesel çizgi filim (trt çocuk) ve dini programlar kaldı ki az bir zamanımız oluyor tv den kurtulduk muhabbete tutulduk, dirayetli olun kocalarınızı bu et pazarına salmayın

  4. yusuf dedi ki:

    Eşinize deyin ki ateşe yaklaş ve ALLAH dan kork.
    böyle iğrenç bir harama bakan günahta ısrar eden gerçek bir tövbe ile ıslah olmayan bu ateşi tadar Mazallah.

    ALLAHIN tehdit ve gadabından tehditlerinden ne kadar bihaberiz ne kadar cesuruz..
    bir kadın olsam elime sopayı alır tövbe edene kadar vururdum bana ve gözüne ihanet eden nefse

  5. Müslüman olmak dedi ki:

    Şimdi burada herkes yazmış bir şeyler kimisi ayıp günah demiş kimisi olaya psikolojik açıdan yaklaşmış vb şeyler.Bizim kadınlarımızın da hataları var yok değil.Misal kadın dışarıda iffetine laf söyletmemeli harama bakmaktan sakınmalıdır ancak eşlerine karşıda vazifelerini tam yapmalıdır.Yalan yok kadınlar münasebet sırasında yatakta tabiri caizse kan verir gibi duruyor.Cinsellik çift taraflı bir şeydir her iki tarafta mutlu olmalı sona erdiğinde iki tarafta tutku ile birbirine bakmalıdır.Kadınlar özellikle isteklerini eşlerine yansıtmalılar kendi isteklerini de göz önünde bulundurmalılar.Kadın dediğin estetiktir bir sanat eseridir bunu kullanıp eşlerini evine bağlamalılar.Diğer bir sorunda Türk erkeklerinde görülen erken boşalma ve ereksiyon problemleri kadınları cinsellikten soğutabiliyor.Bunun ortaya çıkmasında ise çok sık yapılan mastürbasyonun ve izlenen pornoların etkisi büyük.Ayrıca erkekler eşlerine karşı zorlayıcı olmamalı onları romantik oyunlarla harekete geçirmeli eşlerini duygusal anlamda harekete geçirmeliler.Kadınlar her an ilişkiye hazır değil erkekler gibi.Ayrıca dinimizce yasak olmayan küçük oyunlar ve bir kaç farklı pozisyon da cinsel hayatı hareketlendirmek açısında önemlidir.Belirttiğim gibi dinimizce yasak olmayan şeylere yani helal yoldan olanlara belirli bir serbestlik katılmalı.En önemlisi ise eşler birbirine karşı açık olmalı mesela şunları yapman hoşuma gitmiyor ya da şunları yapsan daha iyi olur gibi ama kırıcı olmadan eğer küçümseyici bir dil kullanırsak Allah korusun boşanmaya kadar gider işler.Pornoya gelecek olursak bu illetler genelde eşler arasından doğan sebeplerden değil de kişilerin iç dünyalarından dolayı ortaya çıkıyor.Nefsimiz kabardığı zamanlara Allah’ı anmalı ve düşünmeliyiz ve EN ÖNEMLİSİ EVDE YALNIZ KALMAMAYA özen göstermeliyiz.Kendimizi şartlandırıp bilgisayarı oturma odasında kullanmalıyız.Eğer bu bağımlılık haline geldiyse uzmanlardan yardım almalıyız çünkü bunun diğer bağımlılılardan farklılığı yok sonuçta beyni etkileyen bir olay.Tedavinin yanında ibadetlere önem vermek sohbetlere katılmak da tedaviye yardımcı olacaktır.Ben ise bekar bir erkeğim ama şahsi görüşlerimi belirtmek istedim.

    • çaresiz dedi ki:

      sigara ve alkol kullanmıyorum..dış görüntüm fena değil..ne 9 sene evli kaldığım eşimi,nede yeni evlendiğim(1,5 yıllık) eşimi hiç aldatmadım..ancak karım son derece isteksiz ayda 1 kez zorla ilişkiye giriyor..1,5 yılda hiç oral sex yapmadık zaten 15 kez ancak oldu..ama sabrediyorum..ama sabrın da bir sınırı yok mu? dua nızı istiyorum..

      • Tuğrul dedi ki:

        Bu çirkin şeyleri yayınlamayı ne zaman bırakacaksınız. Teessüf ediyorum.

        “Müminler arasında edepsizce sözlerin yayılmasını arzu edenler için dünyada ve ahirette acı bir azap vardır. Allah, onları bilir, siz bilemezsiniz” Nur-19

        Sebep olmayasınız. Ne biliyorsunuz bunu birileri kasıtlı yazıyor olmasın…

  6. DİLİ YOK KALBİMİN dedi ki:

    merhaba
    42 yaşında bir erkeğim.evliyim 3 çocuğum var.ilk gençlik yıllarımdan beri pornoya meraklıyım.önceleri dergilerle sonra kaset ve cd lerle ensonda internetle devam eden bu hal bende saplantıya dönüştü.kendim için söylüyorum adeta bir hastalık haline geldi.25 yaşında evlendim ama bu alışkanlıktan vazgeçemedim.cinsel konuda eşimin hiçbir yetersizliği olmadığı halde (Allah kendisinden razı olsun )bendeki bu hal devam etti.ondan oral sex istediğim zaman sırf problem çıkmasın diye istemeye istemeye yapıyordu.çünkü biliyorduki yapmayınca ben o esnada olmasada daha sonra olur olmaz herşeye sinirlenip hayatı berbat ediyordum.sankisigara krizii tutmuşda sigara bulamayan biri gibi oluyordum.porno seyretmemede bu yüzden ses çıkartamıyordu.sonradan geriye dönüp baktığım zaman kendi kendime sen ne aşağılık bir adamsın karının zayıflığından faydalanıp onu kullanıyorsun diye kendime kızıyordum.ama bu kısır döngü devam edip gidiyordu.muhafazakar hatta dindar biriydim ama emin olun tabiri caizse kriz tuttuğu anda geçmiş öğretiler pek işe yaramıyor.çünkü akıl yada nefs mutlaka kendini temize çıkaracak bir şey buluyor.cenap şahabettin’ in dediği gibi ‘ kabul etmediimiz fikirlere karşı ne güçlü mantığımız vardır ‘
    bundan sonraki söyleyeceklerimi bazıları kabul etmeyebilir hatta saçma bile bulabilir.olsun kısaca bahsedeceğim.bir zaman holistik düşünceye merak saldım.bu felsefe yada düşünceye göre kainatta herşey birbiriyle ilintili.herşey görünmez iplerle birbirine bağlı.bu fizik alemde böyle olduğu gibi fizikötesi alem içinde böyle beni işin bu metafizik boyutu cezbetti.birsüre sonra Allah’ın yardımıyla bir nebzede olsa eşyanın ve hadıselerin arka planını müşaade daha doğrusu hissetme hasıl oldu.tabi birde dindar altyapımız varya üstelik çıokda okuyan biriyim hadislerin ve ayetlerin satır aralarındabu konuya karşılık gelen şeyler gördüm. çok çok basit bir misal vereyim. sahabeden biri yolda yürürken cahiliye döneminden tanıdığı güzel bir kadınla karşılaşır.bir iki kelam konuştuktan sonra ayrılırlarken sahabe başını çevirip kadının arkasından bakar .o esnada bir çukura düşerek ayağını kırar yada incitir .bu hadisey daha sonra peygamberimize anlatıncapeygamberimiz işlediği günahtan dolayı bunun başına geldiğini söyler.
    ayrıca dostlar şukadarını söylyeyim erkeğin aykırı isteklerini kadın öyle yada böyle yerine getirse bile o ailede huzur olmaz.ben bizzat bunun şahidiyim.işlenen her günah hayatın farklı bir yerinde ve zamanında size huzursuzluk olarak geri döner.bu yüzden büyükler helal daire keyfe kafidir , günaha birmeye lüzum yoktur demiş.
    işin bu noktasında bazıları iyi ama oral yada pornonun açık bir şekilde günah bildirilmediğini söyleyebilir.bunnu söyleyenler porno kelimesinin kökeniniaraştırsın .ben öğrenince gerçekten çok şaşırdım.porno kelimesi ‘aşırı, aşırılık ‘ demekmiş.şaşırtıcı olan Arapçadaki ‘fuhuş,fahiş,fahişe fahşa ‘ kelimelerininde aynı anlama gelmesi yani aşırı, aşırılık.tabi bu sadece cinsellik değil her alanda aşırılık.ve Allah da rasulüde her zaman bizi aşırıya kaçmaktan sakındırmıştır.’Allah aşırıya kaçanları sevmez ‘.
    isterseniz olaya zulüm boyutundanda bakabilirsiniz.hem istemediği hatta tiksindiği birşeyi ona yaptırarak zulmetmiş eğer yapmazsada ailede huzursuzluk çıkararak aile fertlerine zulmetmiş olmuyor muyuz.durum böyleyken siz hala açık açık ayet yada hadis mi arıyorsunuz.
    çok uzattım farkındayım dostlar.ama hayatımda çok az internette bir şey paylaştım.bunada yorumlarda okuduğum bacıların sıkıntısı sebep oldu.tüm erkekler adına kendilerinden özür diliyorum.biz erkekleri affedin ve ıslahımız için Allah’a dua edin.
    bana gelince ben düşe kalkada olsa sürüne sürüne de olsa bata çıkada olsa bana hakikati gösteren Rabbime binlerce şükür binlerce hamdü sena ediyorum.

    • DİLİ YOK KALBİMİN dedi ki:

      bir ilave yapma ihtiyacı hissettim.
      yorumun sonunda bahsettiğim düşe kalka,sürüne sürüne ,bata çıka ifadelerinden kastettiğim fikir,düşünce ve nefsle cedelleşme anlamında yoksa bu konuda eşimle aramızda herhangi bir kavga gürültü yada münakaşa yüzünden değil.
      bundan önceki yorumumu bilhassa erkekler için yazdım.arkadaşlar nolur akıllı olun bu tür şeyler susayınca deniz suyu içmek gibidir.o esnada susuzluğunuzun geçtiğini zannedersiniz ama daha sonra ilkinden daha fazla susarsınız .susuzluğunuzu ancak temiz su giderir.
      yorumumu bir ayette Allah Teala’nın birdizi nasihatten sonra söylediği (okuyunca gözlerimi yaşartan ) şu sözle bitiriyorum.’ artık yapmayacaksınız değil mi …’

  7. yaralı dedi ki:

    slm.en büyük sorunlardan birisi bu.ben bır yıl önce yaşadığım bir olayı paylaşmak istıyorum ve şimdiye kadar kimseye açamadığım ama çözüm aradığım bir konudur.
    eşimle biz severek evlendik.eşim çok merhametli ve dindar bir insandır çokta iyidir,duygularını ifade etmekte biraz zorlanır,genelde ben daha çok diyalog kurarak düşüncelerini öğrenem taraftarı olurdum ve devamlı bir eksiğim varsa söyle her konuda kendimi düzelteyım derdim oda bana hep iyki varsın derdi.şuan 8 yıllık evliyız ve hala öyle der..bundan 2 yıl önce içimde bır huzursuzluk hasıl oldu ve pc inceledim ve gözlerime inanamadım porno sitelere gırmış ayrı birde faceden o tip sitedeki kadınlarla yazışmalar olmuş,tabı ben sadece pc den geçmiş kısmında bunları gördum detaylara giremedim ve o donemde başkalarıyla yazışmalarını tam anlayamdım,sonra bunu görunce onunla konuştum ve bir daha olmayacak dedei konuyu kapattım,aramızdaki sevgı ve saygı zedelenmesin diye çok ustunde durmadım,aradan bir yıl geçti ve ben bu sefer telefonundakı facede yakaladım ,ve şifreyı kırıp herşeyi okudum adeta yıkıldım,kadınlarla oyle iğrenç konuşmaları olmuşkı,kendine isim farklı olarak faceden bir kişi olarak porno sitelrine gırmiş kadınlarla konuşmalar,ustelik benim hakkımda da ben onu sadece cinsel olarak yetersiz buluyorum gibi şeyler yazmış kahroldum bunu anlatmam mumkun değil,oysa ben herzaman ona varsa bir eksiğim soyle derdım,beni fiilen aldatmadı allahtan gördum bunları çunku bu konuşmaların diğer aşaması o olurdu artık,ve biz bu kadar mutlu huzurlu iken ,ne benim ona sanade dahi diyişim vardır nede onun bana,biz dine göre yaşamay çaışan insanlarız,neyse sonrasında çok pişman oldu çok yalvardı asla olmayacak diye ,nasıl yaptım hala anlamıyorum diyor hep vicdan azabı çektim diyor onun b u hali nerdeyse 2,5 yıl surmuş ve ben o aralarda farkettim,ama cinsel yonden devamlı bana oral seks yapmamı istiyordu bende bunu iğrenç bulup dinimizde gunah diyip geri çeviriyordum,sonra herşey ortaya çıkınca oral seksin nasıl olduğunu merak ediyormuş hep bu sebeple merakla başlamış porno ve yazışmaları.baya yalvardı beni bırakma diye o süreç çok zordu ama eşimi seviyorum onunda beni sevdiğine eminim,ve nefsine ve şeytana uydu,o zamanı hatırlayınca midesine kramplar giriyor nasıl yaptım ben diyor ve inan bir çok şeyi hatırlamıyorum diyor,neyse asıl mesele şu bende eşimin dışarıya karşı meakı kalmasın diye elimden geleni yaptığımı sanıyordum..o oral seks istiyor bense dinimize göre sakıncalı buluyorum.ne yapmam gerekiyor bu konuda eşim asla öyle bişey yapamayacağına dair söz verdi bir daha yaparsa oda biliyor allah buyuk yine ortaya çıkartır ve o zaman herşey biter bunu biliyor ,bende ona guvenmem zaman aldı ama sonuçta guveniyorum,bu kadar iyi giden bir evlilikte böyle bir şeyin yaşanması çok acı oldu ,bu noktada bundan sonrası için nasıl davranmalıyım,onun oral seks isteğine karşılık vermelimiyim,ayrıca ustumuzde ortu olmadan birlikte olmak istiyor ama ben haya ediyorum ,lutfen bana yardımcı olun bu olay yaşanalı bir yıl oldu ve ben kimseyle paylaşamdım ve bu konuda yardıma çok ihtiyacıam var..cevabınızı bekliyorum allah razı olsun…

    • Xbayan dedi ki:

      Sordugunuz iki mesele icinde islamda yasak yoktur,adap baska gunah baska kardesim…Kocaniza ayak uydurmaya calisin, konuyla ilgili sema hanim, nevzat tarhan vs yazilarini, yada ilgili kitaplari okuyun, kendinizi gelistirmeye calisin. Kocanizda pisman olmus unutun gitsin,meseleyi yuzune vurmayin..

      • Ahirzamanda Müslüman Olmak dedi ki:

        Xbayan rumuzlu kardeşim ne demek kocanıza ayak uydurun vede iki meseledede islamda yasak yoktur diyorsunuz size bu fetva verme hakkını kim verdi müctehid misiniz müceddid misiniz yoksa bilmediğmiz bir alimmisiniz???!

        evvela islamda ağızlar temiz tutulmalı ağız yemeğin yendiği kuran tilavetinin yapıldığı rabbe dua ve yakarışların yapıldığı yerdir.sizler hangi gerekçeyle hangi ayet ve hadisle hangi sahabe ictihadıyla bu fetvayı veriyorsunuz kadının kocasının bu talebi gayri fıtri bir taleptir islamda da yeri ve örneği yoktur..yapılacak şey bu durumda kadınıda günaha ortak olma ruhsatı verme değil bilakis kadına kocasını götüreceği dindar,müspet bir psikolog tavsiye etmektir.

        ikinci mesele olan örtü meselesi de hadislerle sabit bir meseledir.peygamberimiz(s.a.s)hayvanlardan farkımızın olmasını belirtmiş ve hayvanlardan insanları ayıran bir farkın bu husus olduğunu belirtmiş ve örtü tavsiye etmiştir.çünkü evde melekler dolaşırlar onlarada saygılı olmak gereklidir.

        kocanızın durumu tamamen nefsi emmarenin talepleridir izlediği şeyler onda aşırı talep oluşturmuş acaba nasıl bişey bunları yaşamak sevdasına kapılmış ama bu istediği şeylerin gayri fıtri şeyler olduğunuda bellki kendisine anlatılmamış..yapılacak şey kadının kocasına dini içerikli ilmihal vb.kitaplar bu konuda mahrem konulardaki kitaplar ve güvenilir sitelerdeki bilgiler ve hocaların gerek görüntülü gerek ses kaydıyla olan sohbetlerini izletmesi ve dinletmesi sonrada onu ikna edecek bir psikolog bulmasıdır..yoksa her nefse hoş gelen ve gayri fıtri olan şeye cevaz vermek bizim dinimize has bir şey değildir…

        • Ahirzamanda Müslüman Olmak dedi ki:

          Buyrun aşağıda bu konuda yorumlarını okuyacağınız iki zat fıkıh alanında ülkemizde akla gelebilecek iki önemli isimlerdir.biri Prof.Dr.Faruk BEŞER diğeri de Prof.Dr.Hayrettin KARAMAN dır…

          “Oral ilişkinin olabileceği ya da olamayacağı konusunda Kurân-ı Kerim’de ve sünnette açık bir delil yoktur. Buradan hareketle bazı fıkıhçılar ve tefsirciler; madem ki karı kocanın her yerleri birbirlerine helaldir ve madem ki, eşyada aslolan mubah/helal olmaklıktır, çünkü her şey insan için yaratılmıştır, öyleyse karı kocanın oral ilişkileri de helal olmalıdır, diye bir sonuç çıkarmışlardır. Bunu çeşitli tefsir ve fıkıh kitaplarında bulmak mümkündür. Bunun yanlış olduğunu söyleyecek değiliz, ancak bunun hem dinen hem tıbben bir takım çekincelerinini olduğunu da bilmeliyiz. Öncelikle böyle bir davranış onurlu ve kişilikli olmaya aykırı bir davranıştır, tiksindiricidir. İkinci olarak, cinsel organlardan sürekli olarak bir takım maddeler çıkmaktadır ve bunlar pis olan akıntılardır. Böyle bir durumda kişi, Hz. Peygamber’in (sa): “Ağızlarınızı tertemiz yapın çünkü onlar Kuran yoludur” diye nitelendirdiği ağzına pis maddeler almış olacaktır. Üçüncü olarak, İslam’ın insan sağlığına ne kadar değer verdiğini herkes bilmektedir. Oysa bu yolla insan bir sürü mikrobu ağzına almış ve kendisini tehlikeye atmış olacaktır.” (Prof.Dr.Faruk Beşer)

          “Ağız da cinsel temas için değil, başka işler için var edilmiştir; oradan cinsel temas yaratılış amacına da, fıtrata da ters düşer, fıtratları bozulmamış olanlar bundan nefret ederler. “(Prof.Dr.Hayrettin Karaman)

          Tabi bir sevişme tarzı olmadığı için, oral ilişkinin bir süre sonra nefretimsi duygulara sebep olabileceği ve dolaylı olarak cinsel mutluluğu olumsuz yönde etkileyebileceği gerçeğini de hatırlatarak, kaçınılmasını öğütleriz.

          • Xbayan dedi ki:

            Ikinci yorumunuz yanlis yazmadigimi anlatiyor. Gunaha Dusme tehlikesi ve tatminsizlik varsa (ki konudaki beyefendinin basina gelmis)yapilabilir. Ustunu ortme meselesi de adap geregi,tavsiye edilen, guzel olandir, yasak degildir. Adap baska gunah baska diye belirtmistim.

      • arayış dedi ki:

        Xbayan arkadaşım,mesleye net bakışınıza maşaallah.

    • yaralıya cevap dedi ki:

      Peygamber haram koyamaz, yasak koyar.

      bazı şeylerin adaba uygun olmadığı haram olduğunu göstermez.

      Oral seks dinen günah mıdır?
      ■ Eşim oral ilişki istiyor. Dinen bir sakıncası var mı? B.A.
      Meseleye senin bakışın önemlidir. Dinen bir sakıncası yoktur.
      Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı

      Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayınız. Eğer Kur’ân indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Açıklamadığına göre Allah onları affetmiştir. Zira Allah çok bağışlayıcıdır; yumuşak davranandır. Maide: 101

      • Ahirzamanda Müslüman Olmak dedi ki:

        hala bu saplantılı gayri fıtri durumu meşru göstermeye çalışıyorsunuz ya helal size! alın bari ilmi bir araştırma neticesini okuyun belki biraz düşünürsünüz!

        “Oral Seks ve Ağız Kanseri”

        “Oral seks, ağız tümörlerine yol açabiliyor. Son yapılan bir araştırmaya göre insan papilom (meme başı gibi çıkıntılar yapan selim tümörler) virüsü ağız kanserine yol açabiliyor. Bilim adamları uzun süredir papilom virüsünün ağız kanserine neden olduğundan kuşkulanıyordu. İyi haber bu riskin çok küçük olması. Ağız tümörü her yıl 10.000 kişiden birinde görülüyor. Ve bu vakaların pek çoğu sigara ve içkiye bağlı olarak ortaya çıkıyor.

        İnsan papilom virüsü (HPV) cinsel yolla geçen virüslerin en yaygını. Bu virüsün servikal kansere (rahim boynu kanseri) yol açtığı biliniyor. Bazı araştırmalar bu virüsün ayrıca ağız ve anal kanserlerine de neden olabileceğine işaret ediyor.

        Fransa, Lyon’daki Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu’nda çalışan bilim adamları ağız kanserine yakalanmış l670 deneği, l732 sağlıklı denekle karşılaştırdı. Hastalar Avrupa, Kanada, Avustralya, Küba ve Sudan’da yaşıyordu. Servikal kanserlerde görülen HPV-l6 olarak bilinen virüs, ağız kanserlerinde de tespit edildi.

        HPV-16 virüsü taşıyan ağız kanserli hastaların arasında oral seks yaptığını açıklayanların sayısı, tümörlerinde HPV-16 virüsü bulunmayan hastalara oranla 3 misliydi. Virüsün kanserlere nasıl yol açtığı konusunda kadın ve erkekler arasında bir fark saptanmadı.

        Söz konusu araştırmanın sonuçları “Journal of the National Cancer Institute” isimli bilim dergisinin aralık sayısında yayınlandı.. Bu sonuçlar HPV ile ağız kanseri arasındaki ilişkiyi kesinleştirdi.

        Jenital (cinsel organ) HPV enfeksiyonu çok yaygındır. ABD’deki 25 yaşındaki kadınların yaklaşık üçte birinde bu virüs mevcuttur. Bu enfeksiyonların yalnızca yüzde 10’u kansere yol açan türdendir. Bu virüsü taşıyan kadınların yüzde 95’i bu enfeksiyondan bir yıl içinde kurtulur. Ancak bu bile niçin bu kadar az sayıda insanda kanserin geliştiğini açıklayamıyor.

        Bu son bulgular ağız kanseri tedavisini de kolaylaştıracak. Dolayısıyla virüs kaynaklı ağız kanserli hastalara antiviral ilaçlar vermek iyileşme olasılığını artırabilir. Bu arada önlem olarak aşı üzerinde çalışmalar yapılıyor. Aşıların ağız enfeksiyonunun yanı sıra jenital enfeksiyonlara da iyi geleceği umut ediliyor. (TR.NET)”
        Selam ve dua ile…
        Sorularla İslamiyet

        • B. Abırladı dedi ki:

          Bu HPV konusunu niye bu açıklamaya almışlar? Sigaranın bu virüsten daha tehlikeli olduğunu belirtiyorlar; ayrıca bu ilişki yoluyla bulaşan bir virüs. Yani zinakâr olmayan eşinizden böyle bir virüs bulaşabilmesi düşük bir ihtimal gibi görünüyor. Eşinizden AIDS, frengi, belsoğukluğu, vb. kapmak gibi bir şey bu.

    • Ahirzamanda Müslüman Olmak dedi ki:

      kardeşim eşinizin istediği şey gayri fıtri bir durumdur genelde bu tip isteklerde bulunan erkeklerin hemen hemen hepsi porno film izleyen erkeklerdir.çünkü izledikler nahoş şeylerde görüyorlar bu tip şeyleri ve acaba nasıl bişey diye denemeye kalkışıyorlar..bu tür filmleri izlemeyen erkeklerden böyle bir talep gelmez.çünkü durup dururken helal yollar varken kimse bu tip gayri fıtri şeyi talep etmez..gidip köylerde bunu soruşturun doğal ortamlarda bu tip film illetlerinden haberi olmayan evliliklerde bu sapkınlığı söyleyin sizi kapı dışarı ederler.çünkü fıtri değil fıtri olmuş olsa zaten ayıp karşılanmaz bir şey gayri fıtri ise itiraz edilir ayıp karşılanır nahoş görülür.ama fıtri ise zaten herkes uyguladığından bir acayiplik söz konusu olmaz..bilmem derdimi anlatabildimmi?

      ilave olarak örtü meselesinde hadi diyelim müsamaha gösterilir sırf koca dışarıya kaymasın diye..ama bu konuda kocaya uymazsanız günahkar olmazsınız isterse koca siz onun bu sapkın düşüncesini onaylamadınız diye zinaya bile düşsün hiç far etmez sizin bunda günahınız yoktur..günah sadece kocayadır..ama normal fıtri ve meşru bir ihtiyacı karşılamazsanız ve koca günaha düşerse işte o zaman mesul olursunuz…

      • X dedi ki:

        sayın yorumcu..siz her kimseniz ya evli değilsiniz..ya da anlayış ve izan çerçevesinde düşünmeyen ego temelli zihniyettesiniz..açık bir hükümle haram olmayan bir konuda dahi ” siz adaba uyun kocanız zina yapsa bile sizi bağlamaz” diyebiliyorsunuz..

        ALLAH tan sizin gibilerden dinini öğrenmiyor millet…

        • Ahirzamanda Müslüman Olmak dedi ki:

          kardeşim dinimi senden öğrenecek değilim..her açık hüküm bulunmayan şey sizin ego tatmininiz için caiz mi olacak?! sigara içinde açık bir hüküm yok ama bugün sigaranın ne denli zararlı olduğu ortadadır.şimdi biz kalkıp sigaranın bu kadar zararı var iken nede olsa açık bir hüküm yok herkes içsin zararı yok mu diyeceğiz!buna hangi akıl hangi izan cevaz verirse aynı akıl bu gayri fıtri şeye de cevaz verir.!çünkü yorumcu kadının kocasının istediği şey gayri fıtri bir şey ve daha altta paylaştığım ilmi araştırmalarda da bunun bilimsel zararları da saptanmıştır.eğer bir şeyin zararı saptanmışsa vede nahoş ve gayri fıtri ise bize düşen onu yapmamak helal olana başvurmaktır.illa avrupalı ecnebilerin her yaptıklarını denemek için fetvamı arayacağız nefsimize! pes doğrusu!

          • arayış dedi ki:

            Sİz meseleye İslam akliliğinden ziyade duygularınıla yaklaşıyorsunuz.Ayrıca o bilimsel makaleler ister sigara üzerine olasun ister mevzu bahis konu üzerine;şerait için delil olamaz.Mesela günde 1 bardak şarabın da faydalı olduğuna dair onlarca çalışma bulabilirsiniz..

      • hamza yürekli dedi ki:

        Ahirzamanda Müslüman Olmak” Arkadaşım zaten günümüzde eşler arsı ilişkiler berbat birde sen çıkıpta Fetva ile takvayı karıştırıp ta Şeytan ı sevindirme. Nerde buldun sen bu fetvaları. Kendi yazdıkların da bile fetva yok sen nelerden bahsediyorsun. Mekruh la haramı karıştırıp yada fetvayla takvayı karıştırıp( ayırt edemeyip) orta da ahkam kesiyorsun. Mesala gıybet etmek alenen haram( kesin) . Hangimiz gıybetin haramlılığını GERÇEK değerini verip te gıybetten uzak duruyoruz. bu mekruhları haram gibi görüpte haramları alenen işlemek ne kadar doğru acaba.

  8. kartalice dedi ki:

    KatiliyorumDerya hanım cizgifilmlerin icinde bile var sasirdim kaldim..

  9. boyner dedi ki:

    Evliler icin iyi bir tespit bilinen ve soylenemeyenleri ifade edilenmeyenleri soylemissiniz …ben evliyim ve ergenlikten gelen bir aliskanligim var ve cok cok pismanim bakmak istemiyorum aliskanlik tamamen esimden de cik memnunum nasil vazgececegiz care cozum soyleyin ve bana dua edin ne olur bu dertten kurtulmak istiyorum yardim edin

    • arayış dedi ki:

      “Yâ Hayyu yâ Kayyûm bi rahmetike esteğîsü, eslihlî şe’ni külleh ve lâtekilni ilâ nefsi tarfete ayn
      Ey Hayy u Kayyum, Senin rahmetine sığınıyorum. Benim her hâlimi ıslah eyle, göz açıp kapayıncaya kadar da olsa beni nefsimle başbaşa bırakma!”
      İstikrarlı olarak okunmalı.Günde en az 19 tane.Ve muhakkak manasına konstre olmalı.Allah yardımcınız olsun.

  10. veli dedi ki:

    vücudu yoran spor, oruç, tatlı çay kahve gibi uyarıcıların tüketimini azaltmak, posta gibi görsel ağırlıklı gazeteleri almamak, harama bakarken o kadının simasına kendi kızının bacısının annesininkini koymak, eve internet sokmamak, erken yaşta evlilik, kadının kocaya çemkirmeden kalp kırmadan nazlanmadan yorgunluğu mazeret etmeden cinsel veya normal hayatta erkeğine yardımcı olması, yatakta edilgen değil etken pozisyonda olması, cinselliği gündelik sorunların halli için menfaatleri uğrana kullanmaması erkeği pornodan uzaklaştıracaktır. evde cinsellikten usanan, gündüzün bile karısı ile oynaşabilen biri neden porno izlesin ki. kadının biri psikoloğa sorar: kocam uykusunda konuşuyor. psk: uyanıkken konuşmasına izin verin.
    kocanın kafası şişerse, evde eski dışarıda afilli elbise giyen bayanlar kocasının güvenini kaybeder. kadın İstanbullu gibi olmalı fethi zor fatihi tek. yabancılarla samimi olabilen bir bayan aynı içtenliği kocasına gösteremiyor.

    • dilruba dedi ki:

      vücudu yoran spor, oruç, tatlı çay kahve gibi uyarıcıların tüketimini azaltmak demişsiniz de galiba cümlede bi hata olmuş spor ve oruc yapılması gerekenlerden yanlış anlamadıysam.tavsiyeleriniz çok doğru

  11. Murat dedi ki:

    Merhaba Semra Hanım size bir sorum olacaktı elimden geldiğince haramdan gözlerimi sakınıyorum porno sitelerinede girme gibi bi alışkanlığım yok Allah a şükür bekarım evlilikte cinselliği anlatıyorsunuz güzel bişey bende yazılarınızı okuyarak ne yapmam gerektiğini anlamaya çalışıyorum ama ya evli olmayanların ne gibi bir yol izlemesi gerekli olduğunu açıklarsanız sevinirim cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum teşekkür ederim

    • Mustafa _/) dedi ki:

      Bizim gibi bekar olup, yakın zamanda evlenme ihtimali gözükmeyenlerin evliliğin ilerisine dönük fazla araştırma yapmaması, onun yerine takvasını koruması ve evlilik öncesi hazırlığa önem vermesi daha mühim olmalı. İkincisi Resulullah s.a.s.’in Oruç tutmamızı önermesi malumdur. Ve gerçekten etkili bir yoldur. Kardeşlerim, Allah korkusunu canlı tutmamız, aslında Haşyet duygumuzu canlı tutmamız, yalnız Allah rızası gözetecek amellere yönelmemiz, temiz bir çevre edinmeyi görev bilmemiz, sık sık Oruç tutarak nefsimizi terbiye etmemiz, mümkün olduğunca ihtiyacımız olan ilmi edinmeye gayret etmemiz, beş vakit namazımızı illaki kılmamız, sünnetleriyle kılamayacağımız vaktin hiç değilse farzını mutlaka kılmaya başlamamız ( Namaz, Namaz, Namaz! Namazsız olmuyor kardeşlerim. İlla ki namaza, illa ki namaz. Ancak içi dolu namaz. Ne okuduğunuzu bilin, niçin okuduğunuzu bilin ve Allah’a yöneltin kalplerinizi), hatalarımız sebebiyle tevbe edip tevbede sebatkâr olmamız, pişmanlık ve haya duygumuzu korumaya özen göstermemiz lazımdır.

      Son olarak evlenmenin bir yolunu bulmalıyız. Vallahi bunun nasıl olacağını bilmiyorum, ancak Allah Kerim. Biz üzerimize düşen ile sorumluyuz. Allah sabredenlerden ve rızasına ulaşanlardan olmayı nasip etsin. Amaçlarımıza dikkat edelim kardeşlerim. Allah’ın rızasına ulaşmaktan başka hedefi, Allah’ın razı olacağı bir kul olmaktan başka gayreti olmayan müminler olmalıyız. Bu noktayı ıskaladıkça çelişkiler yaşamamız kaçınılmaz olmaya devam edecektir

  12. meçhul dedi ki:

    Ahir zaman bu ahlak o kadar tefessüh etmiş ki, bazen diyorum bu insanların annesi babası yok mu? hiç sormuyorlar mı niçin böyle giyiniyorsun diye. Nefis her türlü kötülüğü ister ben şahsen nefsime güvenemediğim için internet almıyorum. işyerimde internetde haber okurken teşhir edilen kadın bedenine nadiren de olsa nefsim aldanıyor. ve kısa süreli bakıyorum. ve ne yazık ki o günüm zindan oluyor. kendimi o kadar kötü hissediyorum ki anlatamam. Allah bizi günahlardan korusun. (Allahümme ecirna minşerrin nisa,Allahümme ecirna minfitnetin nisa)

  13. Ehl-i kalb dedi ki:

    Kıymetli bayan kardeşlerim erkekler eşlerine verdikleri değerden ötürü aldatma yoluna düşmemek ve yuvasının yıkılmaması için bir nevi cinsel yönden kendini bu şekilde tatmin etme durumuna düşebiliyor ve bu yüzdelik dilime vurulacak olursa yarıdan fazla erkeği kapsar size önerim cemil tokpınar bu konu ile alakalı bir kitabında makul bir şekilde açıklamış bu kitabı araştırıp memnuniyet hissederseniz temin edip bir şekilde eşinize okutabilirseniz faydalı olacağı kanaatini taşıyorum. Tabi en önemliside dua hattindan halis niyetle Hakka ulaştırırsanız ızdırabınızı siparişiniz eşinize ve ailenize ulaşır Inşaallah. Selam ve dua ile…

  14. çalıkuşu dedi ki:

    çağımızn belası porno evet, ve sanırım bir bulaşınca kurtulması da zor sanırım. bu konuda merak ettiklerim var , özellikle beyler yorumları ile katkıda bulunursa, erkeklerin doğasını anlamak adına, sevinirim

    eşim ile üç yıllık evliyiz ve üç aylık bebeğimiz var. hamileliğim sırasında eşimin bilgisayarında gezinirken tesadüf eseri porno sitelerine giriş yaptığını fark ettim, dünyam başıma yıkıldı desem yeridir. tabi daha sonraki günlerde beynimi kemiren şüphelerle internet geçmişini takip ettim sürekli. evet o sitelere girmeye devam ediyordu, malum gazete ve sitelerin ahlaksız fotolarla süslü galerilerinde geziniyordu. üzüntümü tarif edemem. muhabbet konusunda evliliğimiz boyunca uyumlu olduğunu düşünüyorum. gebelik süresince tıbbi açıdan sakınca olmamasına rağmen kendi isteği ile uzak durmayı tecih etti, anlayışla karşıladım ama bu pornoya yönelmesini haklı çıkarmaz sanırım. gebelik bitti ama hala bu alışkanlığında sebat ediyor görünüyor. zihnimi kurcalayan bir diğer konu ise bu durum evliliğimizin ilk yıllarından beri var mıydı bunca zaman salak yerine mi kondum? kendimi çok üzgün ve aciz hissediyorum. bu konuyu eşimle hiç konuşmadım zira açıktan şahit olduğum bir durum değil. dedektif gibi iz sürmeye mecbur edilmişim gibi hissediyorum. eşimi üzmek, yargılamak, utandırmak gibi bir niyetim olmadğı için açıkça konuşmaya cesaret edemiyorum. ama kendimi de çok aşağılanmış ve aldatılmış hissediyorum. ikimiz de eğitimli ve muhafazakar insanlarız. ne yapmalıyım, olaya nasıl yaklaşmalıyım, bu alışkanlıktan nasıl kurutulabilir, dindar biri evliyken ve muhabbet konusunda bir sıkıntısı yokken neden böyle şeylere yönelir, eşimle konuşmalı mı, nasıl konuşmalı, konuşmadan nazik hareketlerle bu durumla baş etmenin yolu var mı……….. aklımda cevap bekleyen çok sorular var. sitenin değerli yorumcularından bu konuda tavsiyeler alabilirsem çok mutlu olacağım ve elbette sema hanım, çok yoğunsunuz biliyorum ama bu konuda siz de yorum yazarsanız çok sevinirim

    • çalıkuşu dedi ki:

      sema hanım yazı gözünüzden mi kaçtı bilmiyorum ama bu konudaki tavsiyelerinize gerçekten ihtiyacım var. şimdiden teşekkürler

      • PINAR dedi ki:

        Haddimi aşmak istemem ama istemem ama muhakkak altta yatan bir sıkıntı vardır gibi geldi bana sizinle ilişkisinde beklediği karşılığını alamadığı ikiniz de muhafazakar olduğunuz için size açmaya çekindiği böylelikle de kendini başka şekillerde tatmine yöneldiği şeyler vardır. Kadın bazen herşey çok iyi gidiyor diye düşünse de erkek cinsel anlamda farklı şeyler bekliyor olabilir helal dairesinde olduğu müddetçe kadının bunlara karşılık vermesi lazım bu hem vazifedir hem sevaptır. Bence eşinizle konuşabilirsiniz ama bu konuyu şu an konuşmak istemiyorum onu zor durumda bırakmak utandırmak istemiyorum diyorsanız cinsel olarak sizden neler beklediğini açık bir şekilde konuşun ve böyle şeylere yönelmesini engellemeye çalışın ve çok dua edin

        • çalıkuşu dedi ki:

          teşekkür ederim yorumunuz için. ben de sizin gibi düşünerek üzerime düşeni yapmak adına bu konuda muhabbet açmaya çalıştım. benden ne gibi beklentileri olduğunu anlamaya çalıştım ama bu konuda konuşmaktan çok hoşlanmadı hatta utandı diyebilirim. onu üzecek bir davranışta bulunduğumu da hatırlamıyorum. haklısınız dua etmek lazım.

      • betil dedi ki:

        Erkekler bu sorunuza daha doğru cevaplar verebilir ama, benim izlenimim; bazı müspet , muhafazakar erkekler bile pornoyu ciddi bir günah gibi algılayamıyor. yalnız yaşadıkları zamanlarda yakalanma korkusu olmadan bu alışkanlığa kapılmışlar. onun kalplerine, gözlerine ve maneviyatlarına ne kadar zarar verdiğinin farkında değiller ve bunu ihtiyaçlarını gidermenin kendilerince meşru bir yolu saymışlar. ve bu sigara, alkol gibi kötü bir alışkanlık. bıraksalar dahi, ufak bir kıvılcımla yeniden başlayabiliyorlar. sizin yaşadığınız hayalkırıklığı çok doğal. eşinizle bu konuyu en kısa zamanda, ama en makul şekilde konuşmanız lazım. anladığım kadarıyla incitmekten, gereksiz kavgalardan kaçınan bir yapınız var. incinmekten de korkuyorsunuz. tesadüfen öğrendiğiniz bu durumun sizi etkilediğinden, üzdüğünden bahsedin. onu yargılamaktan kaçının. durumunuzu anlaması ve hatta yanlışını idrak etmesi için ona zaman tanıyın. kendisi bu alışkanlığın yanlış olduğunu biliyor, ama yüzleşmekten kaçınıyor olabilir. bu ilk yüzleşmeyi mümkün olduğunca akılcı, az laf, sıfır tartışma ile yapmaya çalışın. küsme veya küsmeye sebep olacak bir noktaya gelmekten kaçının. bu alışkanlıktan vazgeçmek, kendini korumak bir süreç ve gönül yatkınlığı meselesi. dualarınızla yardımcı olmaya çalışın.

      • semamarasli dedi ki:

        Çalıkuşu hanım, kusura bakmayın sorunuzu okumuştum ama cevaplamayı unutmuşum. Genellikle soruları hemen cevaplamıyorum, okuyuculardan yorumlar gelmesini bekliyorum bu arada bazen unutulabiliyor. Sorunuza hanımlardan güzel cevaplar geldi. Maalesef ki toplumumuzda cinselliğin tabu olması, eğitiminin olmaması, evliliklerin gece kalması erkekleri pornoya yöneltebiliyor. Dindar erkekler galibe zinaya göre kıyaslayarak ehveni şer olarak görüyorlar fakat maddi manevi kayba sebep olur, aslında. Alışkanlık olduğunda da bırakmakta zorlanabilirler. Bir de karı koca arasında cinsel sorunlar varsa mutlaka çözülmesi lazım. Siz olmadığını düşünürsünüz ama cinsel hayat ile ilgili bilgi eksiğiniz varsa sorunun farkında olmayabilirsiniz. Evlilik okulunda yazdığım, Cinsellik nedir? Cinsel cehalet gibi cinsel eğitim üzerine olan yazıları eşinizle birlikte okuyun. Yakında sitede cinsellik üzerine yeni dosyalar yayınlayacağız inşallah. Selamlar…

        • Uğur Mustafa dedi ki:

          Evlilikler geçe kaldığı gibi erkeklerin başını döndüren bir gerçek de şudur ki genç kızlar ya dar/sıktırmalı kıyafetlerle ya da açık saçık dolaşıyorlar sokaklarda. Bir üniversitenin etrafındaki bir caminin geç-orta yaşlı imamını tanırdım, o dahi demiş ki “ben fena oluyorum bu kızları görünce, bu gençler ne yapsın”. Hollanda Türk’ü arkadaşım dahi çok şaşırmıştı buraya gelince. Hollanda’da sahillerde çırılpçıplak güneşlenenler varmış (bizde de herhalde vardır), ama günlük hayatta kızlar Türkiye’deki kadar fena değilmişler. Ve oradaki cinsel tahrik oranı bizdekinden işte böylece biraz daha az olmasına rağmen, Hollandalılar ortaokul liseden itibaren özgür cinsellik yaşıyorlar, bütün diğer Avrupalılar ve Amerikalılar gibi; biz ise milyonlarca uyarıcının saldırısı altında her şeyi bastırmak zorunda kalıyoruz.

          Genç kadınlar hiç numara yapmasınlar. “Kadınlar da tahrik olur, kadınlar niye böyle ahlaksızlık etmiyor” gibi numaralara yeltenmesinler. Femi-Naziler bu yola tevessül ediyorlar, Müslümanım diyen kadınlar bunu yapmasın bari. Bir kere, erkeklerin “görsel cinsel uyarıcılardan kadınlara göre daha çok tahrik oldukları” bilimsel bir gerçektir, bilim dergileri bununla ilgili araştırmalarla doludur, isteyene bir tanesini gösteririm link vererek. Zaten ben belki de boşuna konuşuyorum: Herhalde kızların tahrik edici (dar/sıktırmalı ve yarım yamalak) giyinmelerinin sebebi de bunu aslında bal gibi bilmeleri değildir de nedir. Anlaşıldığına göre bekarlıkta pornografik ve erotik neşriyata alışanlar evlilikten sonra da devam edebiliyorlar; ama öyle sanıyorum ki bunun da başlıca sebebi “alışkanlık”tan çok, evlilikte cinselliğin doğru düzgün yaşanmaması olabilir. Çünkü Türk kadınlarının cinselliğe olan “mesafeli” yaklaşımlarına dair Sema Hanımın yazdıkları beni ister istemez bu sonuca yönlendiriyor. Hele feminizmden de “yararlanmaya” başladıklarından beri, kocalarının ihtiyaçlarını karşılamayan kadını lanetleyen hadisleri de kafadan uydurma sayar oldular –halbuki bunların bazıları çok sağlam senedlere sahip ve çok sağlam kaynaklarda. Müslüman erkeklerin hâli böylece iyice yaman oldu.

          Müslümanların yöneticileri ve ileri gelenleri ise bu konuda bir şey yapmadıkları gibi, artık ailelerimiz bile yükün daha fazlasını bizim üstümüze yıkmak istemeye başladı. Babalarımızla annelerimizi anne-babaları uğraşıp didinerek tanıştırmış ve kabul ederlerse evlendirmişti. Bizden ise bekleniyor ki kızı kendimiz bulalım, hatta mümkünse evi bile krediyle borçla kendimiz döşeyelim. Oysa bu zamanda kızı kendin bulmak demek, “çıkmak” demektir, daha evlenmeden beraber gezmek tozmak demektir, en masum ihtimalle. Birtakım yayınlara bakmaktan kat kat daha kötü ve tehlikelidir bu. Ama aileler çocuklarını buna zorlar hale geldiler. Neredeyse çocuklarından önce “çağa ayak uydurdular (!)”.

          Son olarak, çocuklarını arada geneleve götüren tarikat ehli babalar duydum arkadaş çevremden. (Arkadaşımın arkadaşının tasavvuf-tarikat ehli babası yine tasavvuf tarikat ehli olan çocuğunu arada götürüyormuş. Arkadaşıma göre bunu yapmak yaygınmış, ama o kadarını ben zannetmiyorum, zannetmek istemiyorum.) Bunları düşününce insanın diyesi geliyor ki hanımefendiler, zemane genç kızlarının kıyafet-yoluyla-ağır-tahriki altında sadece birtakım neşriyata bakan erkekleri sıradışı mazbutlukları dolayısıyla takdir etmeliler herhalde. (En doğrusunu Allah bilir.) Bekarlar yanında yeterli miktarda cinsellikten mahrum edilen erkekler için de durum aynı olsa gerektir.

          • kevser dedi ki:

            Uğur Mustafa Bey,yorumunuzu rastgele gördüm ama tamda benimde içinde bulunduğum haleti ruhiyeyi dökmüşsünüz şu satırlara:
            (Müslümanların yöneticileri ve ileri gelenleri ise bu konuda bir şey yapmadıkları gibi, artık ailelerimiz bile yükün daha fazlasını bizim üstümüze yıkmak istemeye başladı. Babalarımızla annelerimizi anne-babaları uğraşıp didinerek tanıştırmış ve kabul ederlerse evlendirmişti. Bizden ise bekleniyor ki kızı kendimiz bulalım, hatta mümkünse evi bile krediyle borçla kendimiz döşeyelim. Oysa bu zamanda kızı kendin bulmak demek, “çıkmak” demektir, daha evlenmeden beraber gezmek tozmak demektir, en masum ihtimalle. Birtakım yayınlara bakmaktan kat kat daha kötü ve tehlikelidir bu. Ama aileler çocuklarını buna zorlar hale geldiler. Neredeyse çocuklarından önce “çağa ayak uydurdular (!)”.)
            ben de gerçekten büyükleri anlamıyorum,çocukları evlenme konusunda salıvermişler,sanki gökten inecek eş!çocuklarına,”aman kendi bulsun!,ben aracılıktan çekiliyorum”diyorlar.bu lafa o kadar sinirleniyorum ki:”kendin bulmak”.bir genç bekar insanın evleneceği kişiyi seçecek kadar olgunluğu,firaseti var mıdır?ki olsa bile,herkes evlenmeden kişiliğini gizlediği için yine anlayamaz…kendin bulmak demek flört demektir,bu ise Allah’ın buyurduğu hükümlere aykırı birşeydir malumunuz.bu büyükler gençlerin ne yapmasını istiyor ki?şunu istiyorlar bence:kızlar açık gezsinler,tesettür falan kalmasın,erkekler ne yaparsa yapsın…
            kısaca;ne halleri varsa görsünler!demeye çalışıyorlar heralde…

          • kevser dedi ki:

            (Genç kadınlar hiç numara yapmasınlar. “Kadınlar da tahrik olur, kadınlar niye böyle ahlaksızlık etmiyor” gibi numaralara yeltenmesinler.)bi kız hangi zekaya dayanarak bunu söylüyor acaba?bir erkeğin açık gezmesi bir bayanın açıklığı kadar tahrik edici olabilir mi?görünürde erkekler kızlara kur yapıyor gibi görünür ama ben tam tersi olduğunu düşünmeye başladım artık,neden derseniz,kadınlar açık giyinerek aslında erkekleri evliliğe zorluyorlar.bakın,ortada hiçbir zor kullanma güç yok!görünürde kimse kimseyi asıp kesmiyor,dövmüyor.
            (Zaten ben belki de boşuna konuşuyorum: Herhalde kızların tahrik edici (dar/sıktırmalı ve yarım yamalak) giyinmelerinin sebebi de bunu aslında bal gibi bilmeleri değildir de nedir. )
            aynen öyle,ama bunu işlerine gelmediği için,karşı tarafın eline koz vermemek için itiraf etmezler.erkekleri evliliğe zorlamak istemeyen bayan,örtünür oturmasına kalkmasına konuşmasına dikkat eder.bi yandan karşı tarafı cezbedip,bi yandan da hiçbişeyden haberi yokmuş gibi davranmak bana samimi gelmiyor.hanımların edep ve utanmalarından dolayı erkeklerin bizzat ayağına gidip böyle birşey söyleyememelerini anlıyorumda,sefil giyim tarzı neyin nesi oluyor ona kafam basmıyor..
            koca bulmak uğruna dinin farzları ayaklar altında….
            hanım olmamızdan dolayı bazı şeyleri itiraf edemeyiz evet.ama bir bayanın cezbedici olması sadece nikahlı kocasına karşıdır!bunun dışında bekar bir bayanın kendine eş bulmak için dahi olsa,bir erkeğe kur yapması bana son derece itici gelir.demek istediğim,evinde eşofman giyen ama dışarı çıkmaya geldimi elinden gelen makyajı parfümü esirgemeyen kızlar,karşı cinse bal gibi de kur yapıyorlar,bir erkek bulayımda beni sahiplensin,peşimden koşsun diyorlar.hadi bunu bazıları beceriyorda bazıları komik duruma düşüyor.Allah müslüman erkekleri,bu tuzakçı kızların şerrinden korusun!amin.

        • DİRENEN BİR ADEM dedi ki:

          öncelikle bu siteyi yönetenlerden Allah razı olsun Halisane bir niyetle okunur faydalanmak istenirse her konudan bir ders çıkartılabilir…
          4 senelik evliyim ve bir oğlum var.
          Evlilik hayatındaki en büyük problemimiz kendimizde hiç suç bulmamamız. Manevi yönü olan birisi kesinlikle Allah ın rızasına aykırı bir davranışta bulunurken gönlü rahat olmaz ve huzuru bulamaz. Eğer ki günahlara devam ederken manevi yönünde bir eksilme yoksa her şeyi değiştirebilirsiniz o yaptığından sizden daha fazla rahatsızdır…
          Burada bayan kardeşlerimize ciddi görevler düşmektedir. Evde olan Saliha bir bayan kendini haramlardan rahat bir şekilde korumakta hele eşinin çalışma saatleri düzenli ise evinin bir çok ihtiyacı eşi tarafından görülmekte ( pazar market hastane v.d.) ve eşlerinin kalabalık ortamlardan uzak durmasını sağlayabilmektedir ve hanım kardeşler kendi manevi yönlerini daha kolay muhafaza edebilmekte, en önemli organı gözlerini haramlardan koruyabilmektedirler. çünkü gözün gördüğü gönle akseder.
          ama erkekler fıtratı gereği iş hayatında çok farklı insanlarla muhatap olmakta ( iş yerinize gelen alımlı bir pazarlamacı, her şeyi bildiğini zanneden bayan idareci, ortak bir projede çalışmak zorunda olduğu bayan amir veya kendisine yaranmak isteyen altında çalıştırdığı ölçüsüz bir bayan v.b çoğaltılabilir) ve bunlardan bile rahatsız olmaktadır.
          burada sorun erkeklerin ihtiyaçlarının karşılanmamasındadır. Belki ihtiyacın karşılanmasında aktif olması gereken erkektir yada böylesi daha kolaydır ama burada hanım kardeşlere çok ciddi görev düşmekte ve eşlerini kendileri aktif hale getirerek ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılamalıdırlar.
          benim kendi hayatımda uyguladığım bizi haramlara götürecek cihazları mümkün mertebe uzaklaştırmamız, eğer çok gerekli ise bu cihazları umumi odalarda kullanmamız, bilgisayarlarımız geçmişini silmemeyi kural haline getirmemiz önemlidir. Çok halis niyetlerle girdiğiniz bir internet sitesinden bir saat sonra geldiğiniz nokta çok farklı olabilmektedir.
          Benim bu söylediklerim evli ve islami yaşantısı olan en azından bir ders halkasına devam eden kardeşler içindir.çünkü bir derste söylenmese ikinci derste mutlaka haram konusuna bir şekilde vurgu yapılır. Eğer ortak olan gayeniz Allahın Rızası ise amacına ulaşmanız çok kolay olacaktır ama burada da problemimiz eşlerin topluma bakaraktan kendini çok iyi bulması ve gelişime kendisini kapatmasıdır.

          • Muzdarip dedi ki:

            Kevser hanım yazdıklarınıza harfiyen katılıyorum..bir bayan olarak bunları herkes yazamaz…

          • Muzdarip dedi ki:

            Ayrıca devamını temenni ederim..

    • yasemin03 dedi ki:

      Aynı durumu bende yaşadım.tesadüf eseri ,elinden kuran düşmeyen eşimin porno sitelerine girdiğini gördüm.o an benimde dünyam başıma yıkıldı.anlıyamamıştım.bütün erkekler mi bu işi yapıyorlar diye sorup durdum kendime.ve sanırım eğitimli ve dindar erkeklerin çoğu bu müsibetin pençesine bir kere de olsa takılmışlar.eşime sordum böyle birşey yapıp yapmadığını o da itiraf etti.üstüne gitmedim.hiç bir zamanda dile de getirmedim. o an ki pişmanlığına inandım.Allah’a havale ettim.inş.girmiyordur diye düşünüyorum.nacizane fikrim bu durumdan haberdar olduğunuzu onu kırmadan,eleştirmeden söylemeniz.bu sebeple belki pişmanlık duyup bırakır…

      • gül dedi ki:

        Benimde sıkıntım aynı dönemde başladı sayılır.Sordum onlardan etkilenmediğini söyledi sadece baktığını v.s v.s sonraki dönemde yavaş yavaş şu muhabbetler geçmeye başladı aramızda işte belin kalın göbüş baya kaldı sende de .şimdi gel de açık açık konuş ya aklında hayalinde o an etkilenmesede ruhunu hayalini o gösterişli bakımlı kadınlar alıyo.Ya sonra işin dini boyutunu açıkladım.ama pek de tesir ettiğini sanmıyorum.Bu konuyuda sizler gbi kimle nasıl paylaşılır bilemediğim için sineye çektim ama çok üzülüyorum sonuçta bekar değil evli ve o bir baba hem sonuçta iş sadece o hayallerden ibaret değil

    • Ahmet dedi ki:

      merhaba,

      bu konu hakkında az çok kafa yormuş birisi olarak söylemeliyim ki mesele sizinle alakalı değil. yani eşinizin pornografik sitelere girmesinin nedeni başlıbaşına sizi beğenmeyişi değildir.

      bu hastalık asllında cinsel bir hastalık değil, ruhsal bir hastalıktır. adını doğru koyalım. günah mıdır değil midir ona ilahiyatçılar karar verir ancak belli aralıklarla porno izleyen kişinin ruhsal olarak rahatsız olduğunu söyleyebiliriz.

      meseleye dini açıdan yaklaşmayın. bir yorumcu demiş ki “elinden kuran düşmeyen eşimin bu sitelere girdiğini gördüm”. bu çok açık bir şekilde meseleye dini açıdan yaklaşmamamız gerektiğini hele hele de ayıplama ve kınama davranışlarına girmememiz gerektiğini gösteriyor. zaten bu kişiler kendi iç dünyalarında genelde kendilerini ayıplarlar ve nefislerini bastırmaya çalışırlar, oysa bastırdıkça bu istekleri daha da artar.

      ruhsal rahatsızlık dedim; o halde bir tedavisi olmalı: ileri dereceye varmamış ruhsal hastalıkların tedavisi, zaman alacak başka meşguliyetlerdir. insan beyni öyle bir organdır ki, irade bir düşünceyi unutmak ve bastırmaya çalıştıkça beyin onu canlı tutar. bu olayla ilgili söylemek gerekirse eşinizin beyninde cinsellikle iglili nöral ağlar pornografik yolla uyarılmaya alıştığından, cinsel arzusu uyandığında hemen o nöral ağlar harekete geçiyor ve doğrudan porno izleme isteği ortaya çıkıyor.

      tedavi, eşinizin beynindeki o nöral ağların yavaş yavaş sönmesini sağlayacak başka nöral ağların geliştirilmesi. diğerleri geliştikçe ve eski nöral ağlar kullanılmadıkça etkinliği azalacak ve ortadan kalkacaktır. ama ısrar ediyorum meseleyi ayıp-günah ikileminde ele almayın, böyle bir tavır kişide o duyguları bastırmaya yol açacak ve bu bastırma fiili, yine o nöral ağların kullanılmasına yol açacaktır. beyin için önemli olan “canlandırmaktır”. yani kişi bir şeyi hatırlamaya çalışsa da unutmaya çalışsa da bu beyin için aynı işlevi görecektir: aynı nöral ağların canlı tutulması.

      bu sorunu aşmada benim gördüğüm en etkili yöntem; her gün 45-50 dakika yorucu terletici bir spor yapmak. eğer imkanınız varsa evinize bir koşu bandı alın. hem siz hem de eşiniz her gün bu yorucu sporları yapın. bu hem beynin enerjisini başka nöral ağlara çekecek hem de beynin işleyişini bir nevi “fabrika ayarlarına” geri döndürecektir.

      bu süre içinde eşinize lütfen çok samimi, içten davranın. onu sakın eleştirmeyin, kınamayın, ayıplamayın. dediğim gibi mesele temelde günah-sevap meselesi değildir. zira insan beyninde bu virüslü nöral ağların oluşması genelde ilk çocukluk yıllarında iradenin gelişmediği yıllarda ortaya çıkar ve zamanla o iradeyi esir alır.

      eşinize iyi davranın, sevdiği yemekler yapın ama ne olursa olsun her gün spor yapmasını sağlayın.

      • betil dedi ki:

        Ahmet bey’e bir okuyucu olarak teşekkürler. tesbitlerinizi çok yerinde buldum. düzenli spor yapma konusu ergenlik çağındaki gençlerin de duygu patlamalarının önüne geçebilecek bir yöntem. aynı şekilde hiperaktif ve yaramaz çocuklarda da uygulanabilir. evliliğin de kendi içinde oturmuş dinamikleri var (ama doğru ama yanlış). çalıkuşu hanımın bu yöntemleri uygulamaya çalışması zaman alabilir. oturmuş dinamikler, alışkanlıklar, alışıldık iletişimlerden farklı bir iletişim yoluna gitmek vs. pratikte kısa zamanda sonuç vermeyebilir. ama sabretmek ve umutlu olmak lazım. muhakkak değiştirmeye başlayacaktır gidişatı.

      • aişe dedi ki:

        Çok teşekkür ederim,iki yıldır uğraştığım bu sıkıntıya şefkat ve mantık ile yaklamışsınız.Ben zaman zaman tahammül edemiyorum ve eşime bu meseleye olan tepkimi söylüyorum.Sanırım o suçluluk psikolojisi yüzünden,o da beni suçluyor.Bunun benim vazifem olmadığını,ona karışmamam gerektiğini söylüyor.Beni bencil,kibirli ve kınamış buluyor.İnşaallah bunları tekrar tekrar hatırlar ve daha sabırlı davranabilirim(Tabi inşaallah o en kısa zamanda düzelir:))
        İşin kötüsü sürekli bilgisayar başında ve spor yapmayı istemesine rağmen hareket etmek ona ölüm geliyor..”biraz yürüyelim”vb teşviklerimi ise sevmiyor.

    • Ahmet Hadi dedi ki:

      Selamlar,

      Öncelikle yazdıklarınızı kısmen yaşadığım için belki size bi faydası olur düşüncesiyle yazıyorum. Evli değilim ancak nişanlıyım. Bir erkek olarak çevremden ve kendimden çok fazla genelleme yapmamak kaydıyla porno ile ilgili bahsetmek isterim. Öncelikle arkadaşlarınızın size göstermesi/izletmesi veya her dışarı çıktığınızda belki evinizin balkonundan dışarı baktığınızda karşınıza çıkan açık saçık kadınlar. Belki en baş kendinizden utanırsınız, nefret edersiniz, iğrenirsiniz ve o kadar çok yaygındır o kadar çok normalleşmiştir ki çevrenizde anlam veremezsiniz. Siz o veya bu sebepten uzaklaşmak için defalarca ağlasanız, tevbe etseniz de bir erkeğin çok fazla tahrik olduğu bir noktada hem yolda sokakta gezerken hem de internette kötü niyet olmadan gezinirken dahi karşınıza çıkan tahrik edici kadınlar. Yani şimdi maksat kimseyi suçlamak değil yani elbette bu açık saçık kadınlara karşı kendimizi muhafaza etmek boynumuzun borcu, imanımızın gereği. Bunu katiyetle yaptığımız akrepten yılandan sakınır gibi haramdan sakındığımız da vaki. Ancak küçük bir sendelemede Allah muhafaza alıp götürüveriyor. Kadınları çok fazla bilemiyorum bu konuda ama onların da erkekler gibi olmasa da eğer bu konuda biraz ileri giderlerse erkeklerden daha olumsuz durumları yaşayabileceğini gözlemliyorum. Ancak size tavsiyem kocanıza karşı daha itinalı olmanız. Bu sizin itinasız olduğunuzu göstermez. Ancak istekleriniz farklı olabilir. Cinsel ilişkide onu nasıl daha çok menun ederimin yollarını düşünmek ve bunun için çaba sarfetmek gerek. Yani bi erkeğin bi kadını varsa eğer; bizim öngöremediğimiz bi durumda yoksa; kadını ile helal dairede her isteğini yapabilmeli ve en azından ileri anlamda cinsel ilişkiye varan isteklere karşılık bulma anlamında kadını erkeğe kafi gelmelidir. Burada siz sorunu çözmek düşüncesinde olduğunuz için bazı durumları daha iyi görebilirsiniz. Yani sorunun kaynağı erkeğin aşırıya giden bir tavrı yani erkekten kaynaklı bir durum da olabilir. O halde sizin yapmanız gereken önce sorunun kaynağını tespit etmeye çalışmak sonrasında ise eğer sorun karşı tarafta ise bu sorunun karşı taraftan kaynaklandığını ona en güzel şekilde anlatmaya çalışmak. Ve dua dua dua. Bir de fiili olarak kocanızı boş zamanlarında yalnız bırakmayın ve gözlemlediğiniz durumun olduğu zamanlarda kocanızın ilgisini çekmeye çalışın. Acizane fikirlerim. Ama en önemlisi de çok önemli ve çok zor bir konu Allah yar ve yardımcınız olsun. hepimizin de. Çünkü insan bu durumları bilince her şeye şüpheyle bakacak neredeyse Allah muhafaza. Allah istikametimizi şaşırtmasın. Amin.

  15. Gecegündüz dedi ki:

    Genel manada büyük ahlaki sıkıntılar çekmekteyiz çekmekteyiz diyoruum çünkü sen ahlaklı olsan başkasının yaptığı ahlaksızlık dönüp dolaşıp sana değiyor. Bu gün kadına özgürlük, kadınlar istismar ediliyor diye akıl çelmeye çalışanlar ve buna alet olan erkekler de var. Peki bu çevreler bilmiyorlar mı acaba esas kadın istismarı çıplaklıkla başlıyor. kendine bakılmasından rahatsızlık duyup polise varana kadar şikayet edebilen bir kadın kendine bakılmasın diye ne yapıyor. Aksine açık seçik kıyafet davetkardır. Bu kadının kendi eliyle kadın bedeninin istismarı değil midir? Ayrıca sokakta, dizilerde vb, süslü elbiselerle aptal kadının bedeninin çıplaklığı, kendini bilmez erkeklerin gözlerine altın tepsiyle ikram edilmiş bir zehir değil midir? Sokaklarda mini eteklerle dolaşıp beden tehşirciliği yapmak da de porno değil midir?

  16. abdullah dedi ki:

    ne güzel yazı yazılmış tebrik edin biraz sizden bu yazı üzerine yazı yazmanız istenmiyorki yorumcular yorum yerine ha bire makale yazıyorlar okudukça sıkılıyorum okuduğumdan bile soğuyorum onların yüzünden

  17. Anonim Bir Yorumcu dedi ki:

    Güzel söylüyorsunuz, ama şunlara dikkat çekmek istiyorum:

    Birkaç yıl önce okuduğuma göre, kadınların açık saçık veya sıktırmalı giyinmediği, medyadan da sürekli cinsel uyaran gelmediği eski zamanlarda gençler -galiba özellikle genç erkekler ama herhalde genç kadınlar da- önce fiziksel olarak ergenleşirlerdi, ancak daha sonra psikolojik olarak ergin hâle gelirlerdi (yanlışsam düzeltin lütfen). Yani bir oğlan 14-16 yaşlarında ihtilam olup sakalları çıkarsa, herhalde 17 yaş civarında kadınlara büyük ilgi duymaya başlardı. Oysa zamanımızda, bütün bu zikrettiğimiz uyaranların etkisiyle, daha fiziksel ergenliğe başlamadan, gençler psikolojik olarak ergenleşmiş oluyorlar. Daha 12-13 yaşında kadın bedenine ve cinsel birleşmeye tutkun oluyorlar.

    İnsanlar pornografi izlemeseler de onlara “dayatılan” bu cinsel uyaranlar ileriki yıllarda da aynen devam ediyor hâliyle. Her yıl genç kadınlar daha da az ve dar giyinir oluyor. Erkeklerin de, muhtemelen 25 ilâ 35 yaş arasında vuku bulacak olan evlenmelerine kadar bu fitneye/işkenceye katlanmaları gerekiyor.

    Porno seyredip veya çıplak kadın resimlerine bakıp ardından istimna eden ve bu şekilde az da olsa tatmin olan bekar erkek dışarıdaki kadınlara bakmaktan imtina etme hususunda daha güçlüdür. Bu hâl, erkekten erkeğe değişir herhâlde, ama herhalde genelde 1 ilâ 3 gün boyunca bir bekar erkek bu şekilde idare edebilir. Eğer bu bekar kişi veya genç bu tür resimlere ve filmlere bakıp ardından istimna etmek yerine gece ihtilam olmakla yetinmeye karar verirse, o zaman dışarıdaki genç kadınlara daha çok bakma dürtüsü hisseder. Bu erkek burada karar vermek zorunda kalır: Dışarıdaki gerçek kadınlara bakmak mı, yoksa film ve fotoğraf görüntülerine bakmak mı? Herhalde birincisi daha günahtır, dolayısıyla ikinciyi tercih eder. Elbette ikisi de günah, ama bu ikilemin içinde yıllardır bocalamış, büyük psikolojik bunalımlar geçirmiş, hem istimnayı hem de her iki tür “bakma”yı bırakmayı kırk defa değil belki dört yüz kırk defa denemiş ama hiçbir zaman başarılı olamamış bekar erkek başka ne yapabilir ki? (İstimna Şafiiler ve Malikilere göre haram, Hanefilere göre harama yakın mekruhtur; Hanbelilere göre durum biraz karışıktır, ama Hanbelilerin imamı Ahmed bin Hanbel’e göre istimna tamamen helaldir. Şuna dikkat çekmek isterim ki bu imamlar içinde İmam Ahmed bin Hanbel kırk yaşına kadar evlenmemiş…)

    • Anonim Bir Yorumcu dedi ki:

      Herkesin anladığı üzere, yukarıdaki yorumumun son ve en uzun paragrafında kişisel bir hikayeyi anlattım. Dikkat edilsin ki o paragrafta yazdıklarımın hiçbiri asla “tavsiye” teşkil etmemektedir! Amacım yaşanmış bir sıkıntıyı anlatıp meseleye farklı bir bakış açısı kazandırmaktı. Allah bizleri haramdan uzak duranlardan kılsın, ve bizleri seküler-faşistlerin cinsel fitnesinden (zulüm ve işkencesinden) de kurtarsın. Zamanımız tam anlamıyla hadislerde haber verilmiş “deccâlûn kezzâbûn” (çok yalancı sahtekârlar) zamanı: Müminler için (aslında diğer insanlar için de, ama özellikle müminler için) fitne ve sürekli stres kaynağı olan bir toplum düzenini onlara özgürlük ve rahatlık diye yutturmaya çalışıyorlar.

      • Anonim Bir Yorumcu dedi ki:

        Ayrıca lütfen Nur Suresinin 32. ayetindeki Allah’ın emrine itaat edilsin ve “bekârlar evlendiril”sin! Saygılarımla

        • kartalice dedi ki:

          Bekarlar evlendirilsinde sanki erken evlenince aldatmıyolar porno izlemiyolar ? Bu gözü aç erkek heryerde onları hiçbirsey doyurmaz namazlı Kuran lı olsun hiic fark etmiyo abdestli cikıyo benim kocam ee napıyo sonra yolda kadına laf atıp yalvarıp arabaya binmesi için ikna etmeye çalışıyo tama şahid olarak üc kez karsilastim ikisi gecerken biri resmen takip le sözlu taciz yalvarma benim kocam ya iki cocuk babası adam benim başimi kapatan adam pamtalon giyme diyen adam kıskanc ollan adam meger niciin beni tek yollamiyomus herkezi kendi gibi pislik gördugunden şu an yanimda uyuyo o yaptiklarini hatirliyorum ya Kahroluyorum hic kimse koca doymamis bazi seyleri karisindan yasamamis tatmin olmamis görsellik yoktur falan filan demesin hersey yerindeydi ne cokk suslu oldum biktirmiyim die nede pasakül oldum erkekler arasinda konusrlarkn benimki anlatmaz sadece dinler (sinsi ) icinden yine ne kadar sansliyim benim karim bana saygili hep illa temiz bakimi cikiyo karsima demis yani dicem o afedersinz kadinlar biyerlwrinide yirtsa bu açik kadinlar kendini teşhir edenler minicik dapdar giyinen disarida bi ton makjajli topullu ayakkabi giyen saclar baslar hep yapili kadinlar oldukca tirnklar ojeli suslu puslu bi ton parfumlu kadinlar oldukca erkeklere yicek gibi suzen kur yapan namussuz kadinlar oldukca bu erkeklerimiz Adamm olmazz Allah islah etsin Bildigi gibi yapsin yazik ya yıkilan yuvalara sanki yarin seninde basina gelmicek mi eden bulur bulsunda Allah korusun boyle insanlar hem soyle dua ederdim Allah im incelikle kocami haram insanlardan sonra haram paradan koru sonra da kendim icin derdim ama badima gelicegini bliyomusum gibi 🙁 bu arada kocam zaten göz çapkiniydi aralarda kizardim dayanamayip da boyle ypicagi aklima hic gelmezdi gerci benimde yolumu keserek tanismak istemisti is kizlarimiza dusuyo lutfen ailesine bakmayin elektrige bakmayin size ilk yaklasimlari nasil ona bakin efendi mi kibar mi ayıp ı biliomu pesinzde it gbi dolanandan uzak durun sonunu dusunmeyenden de utanmayandanda sinirlendim :)) yas 26 ama koca sayesinde 46 içim 🙁 offf pornosuda var kac yillardir oda ayri valla ben direk guzelce soyledim utanip yuzunu kapadi haklisin dedi okdr bnde kapattim konuyu

          • assyoz dedi ki:

            Sen çok erdemli bir kadınsın. İmtahın ağır. Ancak bana göre kazanıyorsunuz. Kocanızın elini bırakmayın. Onda hâlâ bir ümit var. Nereden anladım biliyor musunuz? “Utsnıp yüzünü kapattı, haklısın dedi” diyorsunuz ya. İşte eşinizde hâla bir haya duygusu var demektir. Yada ben öyle zannediyorum. Haya ise imandandır.
            O bir zavallı yardıma ihtiyacı var. Tıpkı tüm erkeklerin gibi.
            Benim 2 oğlum var. Birgün cep telefonuna baktım ve hep pornografik sitelere girdiğini gördüm. Ne eşime ve ne de ona hiçbirşey söylemedim.
            Ne yapacağını bilemiyorum.
            Çaresizim. Bu duruma düşmesin diye çocuğumu erkek lisesine yazdırmıştım. Ancak çağımız çok kötü fuhuş ve pornografi her yerde korunmak imkansız gibi.
            Tek yapabildiğim dua. O da samimiyetsizce….

  18. TİBET dedi ki:

    BEN AYNI ZEVKİ ONLARA BAKMAYARAK ALIYORUM.

    Orta yaşlarda bir beyle, genç bir delikanlı, bir otobüste koltuk arkadaşlığı yapıyorlar. Otobüs sahil şeridi olan bir şehirden geçiyor. Genç kitap okurken, orta yaşlı bey ise sahildeki hatunları seyrediyor. Orta yaşlı bey, gencin başını kaldırıp bir kez bile hatunlara bakmamasına hayret ediyor.Gence diyor ki:
    -Bak, bak ne kadar güzeller, ben çok zevk alıyorum, sende baksana!

    Gencin verdiği cevap kitaplık:
    -Senin onlara bakarak aldığın zevkin bin katını, ben onlara bakmayarak alıyorum:-)

  19. SÖZÜN ÖZÜ dedi ki:

    “Haram olan bakış, iblisin oklarından zehirli bir oktur. Kim benim korkumdan dolayı onu terk ederse ona, kalbinde duyacağı kâmil bir iman bahşederim.” HADİSİ KUTSİ

  20. PASLI MIZRAK dedi ki:

    “Malûmdur ki, insan sevmediği ve istiskal ettiği adamların nazarından sıkılır, müteessir olur. Elbette açık saçıklık kıyafetine giren güzel bir kadın, bakmasına hoşlandığı nâmahrem erkeklerden onda iki üçü varsa, yedi sekizinden istiskal eder. Hem tefahhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nazik ve serîütteessür olduğundan, maddeten tesiri tecrübe edilen, belki semlendiren pis nazarlardan elbette sıkılır. Hattâ işitiyoruz, açık saçıklık yeri olan Avrupa’da çok kadınlar, bu dikkat-i nazardan sıkılarak, “Bu alçaklar bizi göz hapsine alıp sıkıyorlar” diye polislere şekvâ ediyorlar. Demek, medeniyetin ref-i tesettürü hilâf-ı fıtrattır. Kur’ân’ın tesettür emri fıtrî olmakla beraber, o maden-i şefkat ve kıymettar birer refika-i ebediye olabilen kadınları, tesettür ile sukuttan, zilletten ve mânevî esaretten ve sefaletten kurtarıyor…”

    BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ.TESETTÜR RİSALESİ. 24. LEMA

  21. PASLI MIZRAK dedi ki:

    SEMLENDİREN BAKIŞLAR

    “Hem tefahhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nazik ve seri-üt teessür olduğundan, maddeten tesiri tecrübe edilen belki semlendiren pis nazarlardan elbette sıkılır,..” Pis nazar zehirler mi, konuyu açar mısınız?

    Yazar: Sorularla Risale, 04-5-2010

    “Göz değmesi, deveyi kazana, adamı mezara sokar.”(1)

    Nazar, yani halkın tabiri ile göz değmesi haktır. Bazı insanların bakışında isabetli tesir olduğu için, yani bakışında zehirli ve zararlı bir takım mahiyetini bilmediğimiz ışınlar olduğu için, nazar ettiği insana ciddi zararlar verebilir. Nazardaki bu zararlı ışınlar nazar olunan şahsı hadisin tabiri ile kabre kadar götürebilir. Bazen de maddi ve manevi olarak hastalık suretinde görünür.

    Bazen kem gözlü birisi güzel bir bebeğe nazar eder o bebek birden hastalanır hatta ölüm bile gerçekleşebilir. Bunun misali insanlar arasında çoktur ve meşhurdur.

    Normal ve helal olan nazar yani bakış, insana böyle tesir ederse elbette haram ve kötü bir niyet ile bakmaklarda daha ziyade zehir ve menfi tesir olabilir. Nasıl röntgen şuası insanın et ve kemiğine nüfuz edebiliyor ise mahiyetini bilmediğimiz bakışlardaki şualar da insana müspet ya da menfi tesirlerde bulunabilir.

    Özet olarak İslam inancında pis ve kem gözlerin menfi tesiri vardır, bundan sakınmak gerekir. Kadınların böyle nazarlardan sakınmasının en güzel yolu tesettür ve haremlik selamlığa dikkat etmektir.

    (1) bk. el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ: 2:76; el-Mağribî, Câmiu’ş-Şeml: 2:49; el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr: Hadis no: 5748.

  22. PAZLI MIZRAK dedi ki:

    O BIÇAKLI BACAKLAR CEHENNEM’İN ODUNLARI OLUP…

    «Âhirzamanın fitnesinde en dehşetli rolü oynayan taife-i nisaiye ve onların fitnesi olduğu, hadisin rivayetlerinden anlaşılıyor. Evet nasıl ki tarihlerde eski zamanlarda “Amazonlar” namında gayet silahşör kadınlardan mürekkeb bir taife-i askeriye olarak hârika harbler yaptıkları naklediliyor. Aynen öyle de: Bu zamanda zındıka dalaleti, İslâmiyete karşı muharebesinde nefs-i emmarenin planiyle, şeytan kumandasına verilen fırkalardan en dehşetlisi, yarım çıplak hanımlardır ki; açık bacağıyla, dehşetli bıçaklarla ehl-i imana taarruz edip saldırıyorlar. Nikah yolunu kapamağa, fuhuşhane yolunu genişlettirmeğe çalışarak, çokların nefislerini birden esir edip, kalb ve ruhlarını kebair ile yaralıyorlar. Belki o kalblerden bir kısmını öldürüyorlar. Bir kaç sene namahrem hevesatına göstermenin tam cezası olarak; o bıçaklı bacaklar Cehennem’in odunları olup, en evvel o bacaklar yanacaklarını ve dünyada emniyet ve sadakatı kaybettiği için, hilkaten çok istediği ve fıtraten çok muhtaç olduğu münasib kocayı daha bulamaz. Bulsa da başına bela bulur. Hatta bu halin neticesi ola­rak, o âhir zamanda, bazı yerlerde nikaha rağbetsizlik ve riayetsizlik yüzünden, kırk kadına bir erkek nezaret edecek derecede ehemmiyetsiz, sahipsiz, kıymetsiz bir surete gireceği, hadisin rivayetinden anlaşılıyor.» (Gençlik Rehberi sh: 23)

    • PAZLI MIZRAK dedi ki:

      “Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz; bize karışma.”

      Gençlik Rehberinde izahı bulunan ibretli bir hâdisenin hülâsası şudur:
      Bir zaman, Eskişehir Hapishanesinin penceresinde, bir Cumhuriyet Bayramında oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raksediyorlardı. Birden, mânevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Ve gördüm ki, o elli altmış kızlardan ve talebelerden kırk ellisi, kabirde toprak oluyorlar, azap çekiyorlar. Ve on tanesi, yetmiş seksen yaşında çirkinleşmiş, gençliğinde iffetini muhafaza etmediğinden sevmek beklediği nazarlardan nefret görüyorlar kat’î müşahede ettim. Onların o acınacak hallerine ağladım. Hapishanedeki bir kısım arkadaşlar ağladığımı işittiler. Geldiler, sordular. Ben dedim: “Şimdi beni kendi halime bırakınız, gidiniz.”
      Evet, gördüğüm hakikattır, hayal değil. Nasıl ki bu yaz ve güzün âhiri kıştır; öyle de, gençlik yazı ve ihtiyarlık güzünün arkası kabir ve berzah kışıdır. Geçmiş zamanın elli sene evvelki hâdisatı sinema ile hal-i hazırda gösterildiği gibi, gelecek zamanın elli sene sonraki istikbal hâdisatını gösteren bir sinema bulunsa, ehl-i dalâlet ve sefahetin elli altmış sene sonraki vaziyetleri onlara gösterilseydi, şimdiki güldüklerine ve gayr-ı meşru keyiflerine nefretler ve teellümlerle ağlayacaklardı.
      Ben o Eskişehir Hapishanesindeki müşahede ile meşgul iken, sefahet ve dalâleti terviç eden bir şahs-ı mânevî, insî bir şeytan gibi karşıma dikildi ve dedi:
      “Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz; bize karışma.”…

    • PAZLI MIZRAK dedi ki:

      «Rivayette var ki, “fitne-i âhirzaman o kadar dehşetlidir ki, kimse nefsine hâkim olmaz.” Bunun için, binüçyüz sene zarfında emr-i Peygamberîyle bütün ümmet o fitneden istiaze etmiş azab-ı kabirden sonra ‘min fitneti’l mesihi’d deccal… min fitneti ahiri’z zaman’ vird-i ümmet olmuş.

      Allahu a’lem bissavab,bunun bir te’vili şudur ki: O fitneler nefisleri kendine çeker, meftun eder. İnsanlar ihtiya­larıyla, belki zevkle irtikab ederler. Meselâ: Rusya’da hamamlarda kadın-erkek beraber çıplak girerler ve kadın kendi güzelliklerini göstermeğe fıtraten çok meyyal olmasından seve seve o fitneye atılır, baştan çıkar. Ve fıtraten cemalperest erkekler dahi nefsine mağlub olup, o ateşe sarhoşane bir sürur ile düşer, yanar. İşte dans ve tiyatro gibi o zamanın lehviyatları ve kebairleri ve bid’aları, birer cazibedarlık ile, pervane gibi nefisperestleri etrafına toplar, sersem eder. Yoksa cebr-i mutlak ile olsa ihtiyar kalmaz, günah dahi olmaz.» (Şualar 584)

    • PAZLI MIZRAK dedi ki:

      GÖZÜ MANEN ÇIKARMAK

      “Gözünü çıkaramazsın, manen gözü kör etmek demek olan gözü verenin rızası haricinde haram yerde kullanamazsın; kulağı, dili ve bunlar gibi cihazları harama sarf etmekle manen öldüremezsin.” (Bediüzzaman Said Nursi, Barla Lahikası, 250. Mektub )

      • PAZLI MIZRAK dedi ki:

        “Meselâ göz bir hassedir ki, ruh bu âlemi o pencere ile seyreder. Eğer Cenâb-ı Hakka satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan, geçici, devamsız bazı güzellikleri, manzaraları seyirle şehvet ve heves-i nefsaniyeye bir kavvad derekesinde bir hizmetkâr olur.

        Eğer gözü, gözün Sâni-i Basîrine satsan ve Onun hesabına ve izni dairesinde çalıştırsan, o zaman şu göz, şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir mütalâacısı ve şu âlemdeki mucizât-ı san’at-ı Rabbaniyenin bir seyircisi ve şu küre-i arz bahçesindeki rahmet çiçeklerinin mübarek bir arısı derecesine çıkar.”

        “Ey göz, güzel bak! Adi bir kavvad nerede, kütüphane-i İlâhînin mütefennin bir nâzırı nerede?”

        BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ. SÖZLER. 6.SÖZ.

  23. TİBET dedi ki:

    “Harama nazar etmek, nisyan( unutkanlık) verir.” İmam Şafi (R.A)

    • TİBET dedi ki:

      harama ısrarla bakan nazarlar,
      cehennem kuyusunu gözleriyle kazarlar.

      haramları gözleme ki, ateşte közleme olmayasın.

      • talihsiz genç müslüman dedi ki:

        Hanımefendiler, beyefendiler

        Kimse zamanın şiddetini aynı oranda hissetmiyor. Erkekler için bunun ne kadar önemli olduğunu buradaki erkeklerden bazıları bile bilmiyor anlaşılan. Bu, uyuşturucu bağımlılığına benzer..

        Elinden Kur’an düşmeyen beyefendinin hanımına sesleniyorum: Eğer kocanı ayıplayacak ve O’na olan saygını bu yüzden yitireceksen, kocan da senin Tv deki bir öpüşme sahnesini veya Aşk-ı Memnu yu vs..izlemen veya bir anına şahit olman sebebiyle aynı şekilde ayıplayabilir.

        Ahir zamanda erkek olmanın, mesela Çankaya nın göbeğinde 1 sene yaşamak durumunda kalan “dindar” bekarın halini kimse kolay kolay anlayamaz.

  24. uhuvvet dedi ki:

    son 2 paragraftaki tesbitler çok doğru…manevi çöküş ve yeis hali onlarda geri dönülemez yara açar..

  25. uhuvvet dedi ki:

    son yorumum bu gece..

    Türkiye’de pornografinin yaygınlığı konusunda yapılmış bilimsel bir
    araştırma bulunmamaktadır. Nokta Dergisinin 1990 yılında yaptırdığı bir araştırmaya
    göre İstanbul’da porno film izlemiş olanların oranı yüzde 58,5’ti. (O yıllarda daha
    internet yoktu, yalnızca videokasetlerle film izleniyordu.) Sürekli porno izlediklerini
    söyleyenlerin oranı ise yüzde 2,5’ti. (Demirci, 2004: 246-247)

    ayıbımız değil mi sizce..

  26. derya dedi ki:

    Çocuğuna çizgi film acicam bir bakiyorsun ekrana acik sacik reklam firliyor bu kadar edepsiz olunmaz ardan yoksun olunmaz Ayip cor çocuk yetistiriyoruz esimle bazen tartistigimiz oluyor hangi filmi izlemeye kalksan acik sacik sahneler. et teşhiri her yerde allah musluman erkekleri harama bakmaktan korusun kadinlarada haya ar nasip etsin bosuna degil cehennemin en cok kadinlarla dolu oldugunu gordum der efendimiz ( s.a.s)

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Güzel ahlak; cömertlik, bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür. “ Hasan-ı Basri

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku