Güç Sarhoşluğu

22 Kasım 2018Sema Maraşlı28 Yorum »

Guclu Kadinlar sonnnFareye rakı içirmişler: “Getirin o kediyi bakalım!” diye nara atmış. Kadınlar da rakı içmiş fare gibi bağırıyor, güç sarhoşluğu yaşıyorlar.

Bir havalar bir efelenmeler… Koca da neymiş, ev hapishaneymiş, erkek de neymiş… Esiyorlar, gürlüyorlar, yağıyorlar… Altından kalkmakta zorlanacakları yükleri sırtlıyorlar. En iyi ihtimalle sırt ağrısı, bel ağrısı, omuz tutulması…

Ya da antidepresan. “Kimseyi çekemem” diyen kadın kendini çekemez oluyor. Aslında kendine tahammül edemiyor. “Kimseye eyvallahım yok” diyen kadın antidepresana eyvallah etmek zorunda kalıyor.

Elbette kadının da erkeğin de zayıf zamanları, antidepresana ihtiyacı olduğu zamanları olabilir. Bazen yaşananlar ağır gelebilir, doktor bir ilaç desteği gerek görebilir. Fakat antidepresan satışlarındaki artış, yaygın mutsuzluk, üzerinde düşünülmesi gereken bir gerçeklik.

Sosyal ağlarda özgürlükten dem vurup, ona bunu efelenip sonra da “En iyi arkadaşım” diye antidepresan kutusunun fotoğrafını paylaşan özgür ve mutsuz kadınlar araştırma konusu olmalı.

Sema Maraşlı / Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil- kitabından

Bu sarhoşluğun bir de ayılması var…

Okunma Sayısı : 4.703

Yorum yapın

“Güç Sarhoşluğu” için 28 Yorum

  1. Misafir diyor ki:

    Fareyi sarhoş eden rakıdan hareketle,
    Kadınları “sarhoş eden maddeleri” kadınlara kim içirdi?

    Asıl tartışılması gereken bir konu…

  2. Abdullah hasan diyor ki:

    Ellerin yurdunda çiçek açarken
    Bizim İl’e kar geliyor gardaşım.
    Bu hududu kimler çizmiş gönlüme?
    Dar geliyor, dar geliyor gardaşım.

    Gazel olmuş sıra sıra söğütler
    Dağ ardında unutulmuş şehitler
    Hürriyete seymen giden yiğitler
    İki gidip bir geliyor gardaşım.

    Üç aylık bebekler tutuldu taşa
    Düşmanlar geriden eyler temaşa
    Yaratan böylesin vermesin başa
    Zor geliyor, zor geliyor gardaşım.
    (Abdurrahim KARAKOÇ)
    bUNCA GÜNCEL KONUŞTUĞUMUZ(mESELE YAĞTIĞIMIZ) KONULŞAR İÇİN DE nASIL BİR DUYGU İLE ŞEHİTLİKTEN BAHSEDERİZ ŞAŞIYORUM.

  3. FATİH diyor ki:

    Sevgi Hanım günümüzde eşler arasında çıkan sorunların neredeyse hiçbiri iş paylaşımı vb nedenlerden dolayı değil, o benim dedemin zamanındaymış kadın hem tarlaya bakar(çünkü pazar kurulmazmış) hem hayvana bakar, hem hertürlü ihtiyacı için eve su taşırmış (çünkü musluktan su akmazmış musluk bile yokmuş)

    peki günümüzde nasıl teknoloji her işinizi yapıyor hemen itiraz ettiğinizi duyar gibiyim ben her zaman algıdan değil realiteden yanayım yani lafla peynir yürümez şimdi elinize bir kronometre alın 24 saatin kaç saatinde iş yaptığınızı tespit edelim.

    Yeme içme uyku ve yapmakla yükümlü olduğunuz şeyleri dolu zamanınız olarak televizyon izleme, telefonda oyun oynama, sosyal medyada gezinme ve sohbet muhabbet boş zamanlarınız olarak düşünelim şimdi kronometreyi elinize alın iş yaptığınız saatlerde açın iş bitince kapatın bakalım uyku dışında günde kaç saat çalışıyorsunuz birde bunu işe gidip 8-10 saat çalışıp işten gelen eşiniz yapsın bakalım o günde kaç saat çalışıyor.

    Tabi yaptığınız işe ‘el bana ne der’ diye ihtiyaç olmadığı halde yapılan abartılı, detaylı temizlikleri de dahil ettim dikkatinizi çekerim. Bu dediklerimi denediğinizde günümüzdeki sorunun zaman sorunu ve maddiyat sorunu olmadığını çok iyi anlarız. Peki nedir günümüzün sorunu?

    Farzı misal bu site ateist sitesi olsun biz etrafımıza bir baksak müdürsüz bir kamu kurumu var mı? Müdürsüz özel işletme var mı? Bu ülke yöneticisiz mi? Demek ki bu düzenden şunu anlıyoruz kimse başıboş, yönetimsiz, kanunsuz kuralsız bırakılmamış.

    Biz bunu ateistken bile fark ettik ve yine ateistken şunu fark ettik bu aileninde bir yöneticiye ihtiyacı var. Ama kim olacak kadın mı? Erkek mi? Çocuk olması pek mantıklı değil derken şahadet getirip iman ettik elhamdülilllah iman ne güzelmiş nerdeymişim ben şimdiye kadar dedik.

    Hemen bir müftüye gidip sorduk bizim dinimiz evdeki yönetici konusunda bir şey diyor mu? Müftü Nisa Süresi 34. ayeti okumamı istedi. Okuyunca evdeki yönetici konusunun Allah tarafından çok önem verildiğini anladım ve evdeki yöneticinin bizzat ayetle erkeğe verildiğini gördüm. İman ettim buna göre yaşadım ve mutlu oldum.

    Ailede huzur çok basit ailedeki işler paylaşılacak herkes yaptığı iş konusunda söz sahibi olacak(çamaşır deterjanının ne olacağını kadın, arabayı hangi tamirciye götürülecek hangi lastik takılacak erkek gibi) kimse birbirinin işine karışmayacak ve evde yeni alınacak kararlarda evin hanımı ve ergenlik çağına girmiş çocuklar istişareye katılacak herkes bu konuda elindeki bilgilerini, görüşlerini ortaya koyacak istişare yöneticisi bunları değerlendirerek kararını verecek o karar bütün ev halkı tarafından uygulanacak.

    Neden erkek karar veriyor. Çünkü Allah ona yetki vermiştir. Şu anda Cumhurbaşkanı dahil hiçbir yöneticiyi ALLAH ATAMAMIŞTIR. Peki hangi kadın kurumdaki müdürünün odasına girip ‘ne biçim karar bu ben buna uymayacağım bu iş benim dediğim gibi olacak’ diyor. O müdür erkek değil mi?

    Beşerin atadığı müdüre itaat Allah’ın atadığı kavvam kocaya asilik. Ne oldu bize bizim beynimizi kimler yıkadı? Benim 2 çocuğum var birisi 5 diğeri 2 yaşında ben de çocuklarıma yemek yedirdiğimi hatırlamıyorum. Ama ben eve geldiğimde çocuklar koşarak yanıma gelir ‘baba, baba’ diye sarılırlar. Onlara hiç yalan söylemem beyazı da dahil. Ne söz verdiysem kesinlikle yaparım. Bir şey yapılmaması gerekiyorsa onlara bunun nedenini açıklar ikna etmeye çalışırım.

    Bol bol oyun oynarım onların dünyasında.. Her dediğimi bağırmadan çağırmadan yaparlar. Birde annesi var bu çocukların. Çocuklara bir şey söyler dinlemezler. Eften-püften sebeplerden dayak atar çocuklara, buna karşı çocuğun davranışı kimi zaman acımadı ki acımadı ki olur kimi zamanda dakikalarca hıçkırıkla ağlamak ve bu her gün tekrarlanır. Aynı işi benim bir söylememle yerinden fırlayarak yapar. Ha söylemiş miydim ben çocuğa hiç yemek yedirmedim.

    • Sevgi diyor ki:

      Allah mubarek etsin ailenizi insaallah.
      Belkide esim ve ben ayni isi yaptigimiz, ayni okullarda okudugumuz, hayata beraber baslayip beraber devam ettigimiz icin aramizda alisilagelmisten farkli bir dinamik olustu. Bazi seyler belkide bana bu sebeple daha tuhaf geliyor, bilemiyorum.
      Isler is paylasimlari gunumuz gecmis ile ilgili yazdiklarinizda muhakkakki haklisinizdir, umarim ihtiyaci olanlar faydalanir.

  4. Sevgi diyor ki:

    Gecenlerde bir arkadasim cocuguna yemek yediren esinin fotografini paylasip “hayretler olsun …. ilk defa cocuk yediriyor” yazisti. Gorunce ben gercekten hayrete dustum. Yaklasik 6-7 yillik evli ve iki cocuk sahibi bir babanin ilk (mutemelen ilk olmasada sayili sayidan birisi, yada ben oyle umut ediyorum belkide gercekten ilk) defa cocugunu yediriyor olmasi inanilmaz geldi. Kadin calismiyor ama bunca yil evde cocuga bir kasik yemek dahi vermemis kocayla hangi yukun altina girmesin, hangisinden kacsin sizce? Sadece tahmin ediyorum belkide oyle degildir ama boyle bir koca carsi pazar isinimi goruyordur, faturami yatiriyordur yada ise gidip gelmek disinda ese hangi yardimlari yapiyordur acaba? Onumuzdeki uzun yillar bu hayati yasayacak olan kadin ne durumda hangi yuklerden iki buklum olur bilemiyorum.
    Yani benim nacizane gorusum, arkadasimin anlatis sekindende esinlenerek dusundugum, burcok durumda kadin o yuklerin altina zorla itiliyor. Daha da baslara donersek pasalar gibi yetistirilen erkek evlatlar yukleri yuklenmeyince kadina kaliyor.
    Ornekteki kadincagizin birde calistigini hayal ediyorumda, gelsin antidepresanlar gitsin papatya caylari durumu…

    • Gulpembe diyor ki:

      Sevgi Hanim,
      Yazdiklariniz aklima bediuzzamanin bir hatirasini getirdi. Birgun talebesi Ibrahim akboyun’a “oglum supurgeyi al da buralari bir supuruver” der. Talebesi pek beceremeyince “haa, demek sen evde bir agasin! Bir hizmetkarin var… oglum , el kizini eve hizmetci yapmissin. Senin tuvaletini temizlemeye mecbur mudur? Sen yikayacaksin, yardim edeceksin. Peygamberimiz oyle yapardi. Siz simdiki kadinlarla olmuyor diyorsunuz.siz olmuyorsunuz ki onlar da olsunlar!”

      • Yahya diyor ki:

        “iktibas yapılan hatıranın kaynağınında yazılmasını rica ediyorum” – Temmuz 2012

      • Cihad diyor ki:

        gülpembe

        Sen artık hangi takiyyeyi yaparsan yap, artık tebeyyün etti ki fetöcünün tekisin.

        Fetö liderine şiir yazmış, 17 aralıkta fetöye destek vermiş, fetö tarafından, uydurma hatıralarla Üstadı ve Risaleleri tahrip etme ve gölgeleme vazifesi verilmiş bir şahsın kitabından yaptığın iktibas senin ne olduğunu yeterince gösteriyor.

        Fazla zamanım olmadığı için çok fazla detaya inemiyorum. Kafası karışan ve/veya karışabilme ihtimali olan kardeşlerimiz için şu bilgiyi aktarayım.

        Üstadın mutlak vekili olan Hüsnü Bayram abimiz bu zat(ihsan atasoy) için şöyle söylemiştir;

        “Huzuru ilahide ben şahidim üstad bunlardan davacı olacak”

        ayrıca “hakkımı helal etmiyorum” ve “iftiracı” dediği bir kişidir.

        Hüsnü Bayram abimizin hayatını kendisine hiç danışmadan ve hiçbir bilgi sormadan yazmaya kalkmış, Üstadın ve talebelerinin maneviyatını paraya tebdil etmeye çalışan bir tüccarın naklettiği hatıraların ne kadar doğru ve sahih olduğunu ehl-i insafa bırakıyorum. Ya hu! insan hiç hayatını yazdığı kişiye hiçbir bilgi almadan ve sormadan kitap yazar mı? Bu nasıl araştırmacı yazarlıktır.

        Bende yeni evlendiğimizde hanım bu zatın kitaplarını koli içerisinde eve getirmişti. Kendi kendine vazife çıkararak yazdığı bu kitapların Üstada ve Nurlara iftirada kullanılabileceğini ve Üstadı ve Nur hizmetini anlamak için Risale-i Nurun yeterli olduğunu izah ettikten sonra bütün kitaplarını atmıştım. Zaman, o yaptığım hareketin ne kadar haklı olduğunu gösterdi.

        netice…

        Üstadımız, feminizmi bile sollayacak bu hatıradan beridir, pak ve temizdir.

        • Gulpembe diyor ki:

          Bahsettiginiz isimleri duydum ama tanimiyorum ve kitap hakkinda bilgim yok, internetten baktim fetocu yada iftiraci gibi bir bilgi de yok. Yahya Beyin Tarih attigi yorumu arastirinca ise Zafer dergisi cikiyor orada yayinlanmis. Bu derginin de malum yapilanmayla alakasi yok,yazar kadrosu bellidir. Ben bunu bir muzakere ortaminda not almisim bir yayindan degil.ithaminizi kabul etmiyorum.

          Siz Ustad hakkinda hosunuza gitmeyen herseyi yoksaymaya,Iftira demeye yahut tanimadiginiz insanlar icin buyuk zanlara girmeye hakkiniz oldugunu dusunebilirsiniz, yalniz daha once de size yazdigim gibi kafanizdaki ustad profilini kimseye dayatamazsiniz. Enazindan ben size bu izni vermiyorum. Bir cumle yazdim ama sildim yine de sizi kirmak istemiyorum.
          Selametle

    • Yahya diyor ki:

      Sevgi Hanım,

      Erkek görünümünde, kocalık, babalık yapmaktan imtina eden; kendi vazifelerini yapmadığı gibi karısını/çocuğunu çalışmak zorunda bırakan ve hatta onlara zulüm uygulayan, haysiyet, şeref, karakter yoksunu … çoook var.
      Bunların durumu farklı. Sen evde tüm gün yatacaksın, sigara paranı bile karından bekleyeceksin, evin alışverişini yaparken, çoluk çocuğu okuldan toparlarken eve geç kaldığı içinde karını fırçalayacaksın… bunların hakkı direkt kötek!!!

      Mevzumuz bu değil, bizim mevzumuz kadının egosu uğruna kendine, ailesine ve nihayetinde topluma yaptıkları… Ve bunun da devlet eliyle teşvik edilmesi…
      Sema hanım – bir kadın olarak – bütün muhatapları uyarma gayreti içerisinde – Allah kendisinden razı olsun. Yani kadını da uyarıyor, erkeği/kocayı da uyarıyor, devletin başını da uyarıyor: bu yolun sonu hayra alamet değil diye…

      Naklettiğiniz örnekte, çocuğuna ilk defa yemek yediren baba vicdansız, merhametsiz, düşüncesiz baba mı? verilmek istenen mesaj bu mudur?
      Eğer öyleyse,
      aşk meşk evliliği peşinde koşan genç kızlarımıza o halde tavsiyede bulunayım… evlenmeden önce her şeyi bilen, kaçın kurası olan kızlarımıza: eş adayınızda yakışıklılık, cüzdan, mal, mülk sormadan önce; doğacak çocuğumuzun altını değiştirir misin, çocuğumuza mama verir misin, hayatın yükünü benim omzuma yükler misin, beni çalışmak zorunda bırakır mısın gibi sorular sorsunlar, hatta yazsınlar…!

      • Sevgi diyor ki:

        Evlenme niyetine girmis kiz erkek kardeslerime her zaman ogutledigim seydir benimde bunlar. Evlilik story de paylasinca hos dursun diye yapilmaz, bir omur huzur sevgi saygi aranir.

      • Nuri diyor ki:

        Yahya Bey
        Çok güzel ifade etmişsiniz. Evlenecek kızlarımız mal mülk muhabbeti yapana kadar doğan çocukla kim nasıl ne kadar ilgilenecek onu konuşsunlar.

    • Feyza diyor ki:

      “…..Sadece tahmin ediyorum belkide oyle degildir ama boyle bir koca carsi pazar isinimi goruyordur, faturami yatiriyordur yada ise gidip gelmek disinda ese hangi yardimlari yapiyordur acaba?”
      Boyle bir kocadan kasit, evine esine hayirsiz, karisini calisma hayatina mecbur etmis, sorumsuz ve oturdugu yerden gobegini kasimakta olan tembel bir erkek mi, yoksa yalnizca “ev hanimi ve iki cocuk sahibi genc bir hanim” olan hanimina, cocugunu yedirme konusunda yardimci olmamis bir koca mi?
      Cocuguna yemek yedirmemis diye “boyle bir koca” seklinde itham edilmesini yersiz buluyorum. Hanimi calisiyor olsa bir nebze evet haklisiniz diyebilirim fakat bu hanim henuz 6_7 yillik evliyse tas catlasin 25-35 yas araliginda genc ve saglikli bir hanimdir. Ikinci olarak bu hanim bir ev hanimi. Ucuncu olarak 6-7 yillik evliyse ve iki cocuk sahibiyse cocuklari da henuz kucuk ve tam anne ile en yogun diyaloglarinin olmasi gerektigi yillar. Sonuncu ve bana kalirsa en onemli nokta ise bir hanim, kocasini cocuguna yemek yedirirken resmini cekip paylasabiliyorsa ve kocasi bu duruma musade ediyorsa, zaten kafamda canlanan despot bir erkek degil kesinlikle. .
      Erkekler bu tarz paylasimlardan hoslanmazlar ve karisina eziyet icin cocuguna yemek yedirmeyecek kadar kati kalpli bir baba olsa , basta bu resimin cekilip cumle aleme afise edilmesine musade etmez. Kadin ise gizlice cekip paylasmaya cesaret edemez cunku cekinir. Tahmin ediyorum ki bu bey, isyerinde yogun calistigi icin ve belki de eline yakismadigi icin, beceremedigi icin cocuklarina yemek yedirmemistir bugune dek. Bu islere kadinlarin eli daha yatkindir fakat altini alma, tuvalet ihtiyacini giderme, yemek yedirme gibi islerle ilgilenmemis olmasi, o babayi ilgisiz baba konumuna sokmaz. Bir baba cocuguna yemek yedirmez de masal anlatabilir, onunla oynayabilir, hastalandiginda dr.a goturur, parka goturur, herseyiyle ilgilenir bu gayet ilgili bir babadir. Yemek yedirmesi, altini degistirmesinin, ilgili bir baba ve iyi bir koca olmanin miheng tasi, tek kistasi gibi lanse edilmesi hic gercekci degil.
      Ayni sekilde, bir babanin cocuguna yemek yedirmemesi, ayni babanin carsi pazar alisverisini yapmadigi, faturayi dahi yatirmadigi anlamina gelmez ki. Evin ic isleri kadina, dis isleri erkege ait olsun gibi bir isbolumu yapilmistir aile icinde ve bu durumda fatura, alisveris gibi fiiller dis islere bakan yonudur evin.
      Yani elmayla armudu kiyaslamaktan farksiz bu..
      Kaldi ki gunumuzde kadinlara deseniz, “carsi pazar alisverisi bana ait, sen evde otur ben alisverise cikarim”, bunun da karsiligi bircok zihinde kadini kapi disari cikarmamak, alisverise “bile” yollamamak, baski yapmak…seklinde nitelendirilir. Cunku kadinlarimiz alisveris yapmaktan memnunlar ve hatta bunu terapi gibi goren/gosteren tuketim cilginliginin hakim oldugu bir cagda yasiyoruz. Siz hanimin eline kredi kartini verin hanim zevkle yapar o alisverisi haksiz miyim?
      Yani muhtemelen espri mahiyetinde ve kocasinin kizmayacagina cok emin olan, aralarindaki rahatliga ve kocasina nazi gececegine de kefil bir hanimin, basit bir paylasimindan yola cikarak adamin babaligini sorgulamak, kadininsa olmayan calisma hayatinin olma ihtimalinde yasayacagi skntilara kafa yormak, burada daha onceleri elestirdiginiz yorumcu zihniyetinin aynisina sahip oldugunuzun gostergesi.
      Selamlar.

      • Sevgi diyor ki:

        Iki cocuk sahibi bir kadin olarak diyebilirimki esimin cocuklarin belirli ozbakimlariyla ilgilenmesi hicbir zaman benim evdeki isimi azaltmazdi. Yemegini yedirse zaten benden cok doker sacardi 😁 ama butarz ihtitaclarini karsilamasi her zaman aralaribdaki vagi guclendirdi. Oldukca test edip onayladim. Bu sebeple artik bilmem paylasan kadin ne sebeple ne sonucla paylasti ama bana gore oldukca onemli bir cikarimdi 6-7 yildir cocuga bir kere bile yemek yedirmemis erkek profili. Yazimda enaz uc bes yerde belkide boyle degildir, belkide farklidir durum diye dile getirmeme ragmen hakkimda pesinhukumlu oldugumu soylemeniz ve emin olmamakla birlikte hangi yorumcularla karsilastiginizi anlayamadim.

        • Feyza diyor ki:

          Iste Sevgi hnm, siz yorumunuzda bu tarz ihtiyaclarin karsilanmasinin baba cocuk arasindaki iletisimi pekistirdigine degil, hanima yardim kismina vurgu yapmissiniz. Kadinin yukunu hafifletmekten bahsetmissiniz ama kendiniz de itiraf ediyorsunuz ki bu kadinin yukunu hafifleten bir unsur degil. Yani erkek, cocugu yedirirken zaten dokup sacar bu belli birsey, ozel bir kabiliyetle donatilip bu ise cok eli yatkin erkekler de olabilir ama ekseri durum bu. Bu yuzden de bir erkek oturup yemek yedirmez beceremedigi,dokup sactigi icin belki yani bu yadirganir bir durum degil. Ama cocuguyla oynar, sohbet eder, gezdirir vs..bircok alternatifi var ilgi babinin.

          Yorumda sizin emn olmadiginizi soylediginiz kisimlar israrla, bu babanin cocuguna yemek yediirip yedirmemis olmasi konusundaydi. Yani bir kasik bile yedirmemis bir baba, ya da umarim birkac kez yedirmistir seklindeki kelime obeklerinden benim anladigim, bu babanin mutlaka bu evlilikte cocuguna en az bir kasik mama yedirmis olmasinin mutlak gereklilik oldugudur. Yedir kurtul der gibi, o zmn babalik ve kocalik sinavini gectin..cunku akabinde de bu yemek yedirme olayina istinaden nir jasik bile yedirmemis bir babadan sair islerdeki beklentinizi dusurdugunuzu okuyunca yemek yedirmenin babaligin omurgasi,kistasi gibi bjr algi olusuyor. Halbuki alternatifler cok dedigim gibi, bu iletisimi baska yollarla kurar bie baba cok muhim degil bunlar.

          Karsilastirdigim nokta ise, gecen yil hangi konuydu bul deseniz zir da olsa belki bulurum ama gerek yok cunku hafizam gercekten kuvvetlidir. Burada akademisyen bir hanimin bulasik yikayan esini elestirenlere, baskalarinin aile yasami hakkinda konusmalarinin, kafa yormalarinin uzaktan komik gozuktugune dair birseyler yazip hararetle savunmustunuz. Simdi siz ayni tutumu bir baska aile icin sergilemis oldunuz, halbuki o da o ailenin yapisi. Bu dusuncedeyseniz bu aileyi de ormal karsilamaniz, elestirmemeniz, ve kafa yormamaniz, konu edinmemeniz gerekirdi.

          • Sevgi diyor ki:

            Benim konu edinmem size sayfalarca yazdirdi yine ve yeniden anlayamamakla birlikte, konuyu okuyunca aklima geldi ve isim vermeden bir ornek verip dusuncemi yazdim. Kimsenin yorumuna cvp verip yorum yapmadim. Bahsettiginiz konuyu hatirliyorum. Orada soz konusu acik secik bir kisinin zan altinda birakilmasi ve esine ne bicim erkege varan laflar edilmesiydi hatirlayabileceginiz gibi. Bence farkli yaklasimlardi ve bu yorumumda emin degilim tabi bilemiyorum belkide oyle degildir diye basladigim paragraflar ailenin ic duzeniydi sadece yemek yedirme durumu degildi. Ayrica bu ozel mevzu benim icin onemli bir kistastir bilemiyorum belkide bebek cocuk bakiminda ana ozbakimlardan birisi oldugu icin.

  5. Aadem diyor ki:

    Geçen gün tv de kamu spotunda gördüm. kadın ve erkek kavga yapıyor. Kadın hiçbirşey demiyor erkekse kadına şiddet uyguluyor.ve diyorki “her ne sebeple olursa olsun evdeki şiddet hapiste biter” ne demek her ne sebeple olyrsa olsun demek. Kadın kocayi boynuzlasa bile erkek birşey demiyecek yani göz göre göre namusunun cignenmesine ses çıkarmayacak.erkegin namus ve şeref duygusu bitirilmeye çalışılıyor. Kadinlar ise ne yaparsanız yapin kocanizi boynuzlasaniz bile kocaniz size bir şey diyemez.butun bunlara izin veren ve yasal olarak destekleyen kim kim kim.

    • Osman diyor ki:

      O kamu spotu benim de dikkatimi çekti. Kamu spotunda sorgusuz sualsiz hapiste biter anlamında ifadeler ve suçlu peşinen erkekmiş gibi demir parmaklıklar arasında gösterilmiş. Tamamen yargısız infaz. Her yıl bu dönemlerde erkekleri aşağılayan saçma sapan kamu sporları.. Geçen yıl da bir ayı kadar olamayan erkek imajı sunulmuştur. Yazıklar olsun

    • Yahya diyor ki:

      yazdıklarınız bir sonun başlangıcı… henüz bir şey görmediniz!!!

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Adem Bey Kardeşim’e…
        Bahsettiğiniz o KAMU SPOTU baştan sona kadar SUBMİNAL mesajlarla dolu.
        İtiraf etmeliyim ki o kısa filmi çekenler SUBMİNAL MESAJ konusunda uzman.

        Örnek:

        Sizin gibi bu konuda duyarlı bir erkek dahi o filimde ki erkeğin (karısına siddet uygulamayı gectik, kadina parmak ucuyla bİle dokunmadigi, sadece duygularını, tepkisini yüksek sesle dile getirdiği halde karısı ile KAVGA ETTİGİNİ düşünmüş ve bu düşüncenizi de yazıya dokmussunuz. Birde bu görüntülerin ilk etapta algılanmaya, ama direkt kadınlarin bilincaltina verdiği gizli (SUBMİNAL) mesaj var ki bu daha önemli.
        Bu filmde devlet kadınlara KOCANİZ SİZE DOKUNMASA, SADECE SESİNİ YUKSELTSE (bagirsa) bile bu SİDDETTİR, KOCANİZİ HEMEN POLİSE SİKAYET EDİN mesajidir.
        Anlık duygusal çıkışlar ve kararlar verme, sonrasıda da PİSMAN OLMA KONUSUNDA sabıkalı olan kadınlar böyle bir durum yaşadıklarında hiç vakit kaybetmeden soluğu polis karakolunda veya savciliklarda alıyor ama kadinlarin bir çoğu 24 saat geçmeden yaptığından pişman oluyor ve şikayetini geri almak istiyor ama coktan OK YAYDAN ÇIKMIŞ, geri dönüşü olmayan bir yola girilmiş oluyor.
        Sonrası….
        …. Aile mahkemesinde yeni bir boşanma dosyası, babasız büyüyecek çocuklar, gözünü nefret bürümüş yalnız bir kadin ve mağdur bir erkek daha…

  6. Ferhadi diyor ki:

    Keskin sirke küpüne zarar. Fırtına eken yıldırım biçer. Öfke ile kalkan zararla oturur.

  7. Ayşe Boran diyor ki:

    Sema hanım islami çevrede özgürlükten dem vurup sosyal medyada antidepresan resmi koyup en iyi arkadaşım diye paylaşımlar yapanlara ben hiç rastlamadım. Çok mu o kadar bunu yapan ki genele malediyorsunuz. Tam tersi kavvamlığın gereğini yerine getirmeyip genellikle başkasının kontrolünde ve ezik kişilikli sorumluluk almayan eşleri olduğu için herşeyi üstlenmek zorunda kaldığı için yorulduğunu ve mecburi güçlü olmak zorunda kalan kadınlarla dolu her yer.bunlar da halleriyle övünmüyorlar zaten

    • Feyza diyor ki:

      Yazida “islami cevre” kelimesi gecmiyor Ayse hnm. Genel anlamda sosyal medyadan bahsedilmis.

    • Mazlum diyor ki:

      Size katılıyorum Ayşe hanım. Nedense sorumluluk almayan erkeklerle evlendikleri için “güçlü” olmak zorunda kalan kadınlardan hiç bahsedilmiyor burada.

      • Gokce diyor ki:

        “Nedense sorumluluk almayan erkeklerle evlendikleri için “güçlü” olmak zorunda kalan kadınlardan hiç bahsedilmiyor burada.” Size bu konuda 100% katiliyorum. Aynen dediginiz gibi..
        Sanki kadin zorla evin butun yukunu aliyormus gibi lanse ediliyor. Tabii bunun suclusu da yine kadin olarak gosteriliyor. Kavvam olmasi gereken erkegi karisi zayif umursuz mesuliyetsiz yapiyor.
        Hepsi kadinin sucu..

        • Mustafa diyor ki:

          Kavvam olamayacak veya kavvam olması gerektiğini bilmeyen erkekle neden evleniyorsunuz? Sonuçta kimse zorla evlendirmiyor sizi.
          Eşlerinizin bu eksik yanını düzeltmek yerine niye kendinizi bozuyorsunuz? Belki de siz gereksiz sorumluluklar aldığınız için
          eşiniz kendini değiştirme ihtiyaci duymuyordur.
          Bir de güçlüden anladığınız nedir onu da tam anlayamadım. Prenses gibi yaşatılmamak mı iş hayatına girmek mi?

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Bir ev halkı birbirine iyilik ve ikramda bulunduğunda Allah üzerlerine rızık akıtır ve Allah'ın himayesinde olurlar. (Hadis-i Şerif)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku