Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil?

14 Kasım 2018Sema Maraşlı35 Yorum »

Guclu Kadinlar sonnnKADIN” GİZLİ GÜÇLERİN TEMSİLCİSİ

KADIN: İnsan cinsinin iki kutbundan biri. Bütünün diğer yarımı.

Ana: Yaradan’ın “Rahim” esmasının insanda tecillisi. Toplumun mimarı. Taşıyan, doğuran, büyüten, şekil veren, inşa eden.

Aşk: Allah’ın “Cemal” sıfatının insanda temsilcisi. Uğruna nice şiirler şarkılar yazılan gizemli varlık. Alıcı.

Dişi: Gizli güçlerin temsilcisi. Gücünü zayıflığından alan cinsiyet. Gizemli çekici, üreten. Kanmaya ve kandırmaya meyilli, cezp edici, baştan çıkarıcı. Masum, mûnis-yumuşak. Şefkat ve teslimiyetin temsilcisi. Kendi içinde de zıtları uyumlayabilin varlık. Kalp.

Dişil Güçler: Gizemli güçler. Teslimiyet, kadınlık, sevecenlik, yumuşaklık, letâfet, neşe, duygusallık, beceriklilik, masumiyet, kurnazlık, güzellik, annelik…

ERKEK” AÇIK GÜÇLERİN TEMSİLCİSİ

ERKEK: İktidar, güç ve irade. Allah’ın “Celal” isminin tecellisi.

Baba: Koruma, kollama, sorumluluk alma, aileye sahip çıkma…

Aşık: Verici.

Erk: Açık güçlerin temsilcisi. İktidar, kuvvet ve kudret. Koruma ve yönetme gücü. Baş.

Eril Güçler: Fiziki güç, maddi güç, liderlik vasıfları, dayanıklılık, cesaret, güven, kontrol etme, koruma kollama, sahip çıkma…

Yaratılışta erkeğe kas gücü gibi fiziksel güçler verilirken, kadına yumuşaklık, letafet gibi ince güçler verilmiş.

Filin, aslanın, arının, yılanın, akrebin gücü birbiri ile kıyaslanamaz. Bir bakarsın küçücük bir akrep koca bir aslanı devirmiş.

Kadın ve erkeğin güçleri de birbirinin aynı değildir. Kadın erkeğe göre fiziksel ve duygusal olarak zayıf yaratılmış. Erkek de kadına karşı zayıftır.

Su ile ateşin hallerini bilirsin. Gerçi su, ateş gibi heybetli bir varlığı söndürebilme kudretindedir. Ancak aynı su bir kap içinde bulunursa ateş onu kaynatır, bir damlası kalmayıncaya kadar buhar haline getirip havaya karıştırır. Kısaca kaplar dolusu suyu ortalıktan yok eder. İşte erkekle kadın da böyle su ile ateşe benzerler. Görünüşte su gibi olan erkek, kadına hâkim bir durumda ise de işin iç yüzü böyle değildir. Ateşin harareti gibi kadının sevgisi ve câzibesi de erkeği coşturup kaynatıp tüketmeye kadirdir.”
( Hz. Mevlana-Mesnevi)

(Sema Maraşlı /Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil kitabından)

https://m.kitapyurdu.com/index.php?route=products/search&filter_name=G%C3%BC%C3%A7l%C3%BC%20Kad%C4%B1nlar%20neden%20mutlu%20de%C4%9Fil

Okunma Sayısı : 4.899

Yorum yapın

“Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil?” için 35 Yorum

  1. Abdullah Bir diyor ki:

    KADINLARIMIZ ÖZGÜRLEŞTİKÇE(!!!) TOPLUM KÖLELEŞİYOR
    ◾Kocasıyla birlikte kayınvalidesi ve kayınpederine yemek hazırlayan kadın köle, Patronu istediği için elin adamlarına yemek hazırlayan kadın özgür.
    ◾Evde oturup çocuğunu büyüten kadın köle, Kreşte çalışıp çalışan kadınların çocuklarına bakan kadın özgür.
    ◾Haramdır diye saçının telini yabancıya göstermeyen kadın köle, kuaföre saçlarını teslim edip sonra da “Bu saç stili size çok yakıştı, herkes size bayılacak” gazıyla kendini sokağa atan kadın özgür.
    ◾Evde kocasının lafına katlanan kadın köle,
    İşyerindeki erkek mesai arkadaşlarının lafatmalarına gülüp geçen kadın özgür.
    ◾Evde eşi ve çocuklarına kahvaltı hazırlayan kadın köle,İşyerinde onlarca erkeğe kahvaltı hazırlayan kadın özgür.
    ◾Eşinden rahatsız edici bir söz veya davranışa muhatap olduğunda hemen kızına arka çıkıp kabaran ve “Ben kızımı sana köle olarak vermedim, benim kızım senin kölen mi? Diye feryadı basan ebeveyn acaba gerçekten kızına karşı kölesi gibi davranan patronuna aynı şekilde posta koyabiliyor mu? Neden? Sebep para değil mi? Paranın esiri olan kadının kendini özgür zannetmesi.
    ◾Evde misafire bir bardak çay vermeye üşenen kızın hostes olabilmek için çalmadığı kapı yok. Sebep? 2 kişiye çay vermek kölelik, 200 kişiye çay vermek özgürlük.
    Haram olduğu için yabancı bir erkekle tokalaşmayan kadın köle,
    haram helal demeden kendine uzatılan eli havada kapan kadın özgür.
    ◾Allah’ın rızasını elde etmek için nefis ve şeytanın isteklerine boyun eymeyip “Biz Rabbimizin bize çizdiği sınırlara razıyız, yeter ki O bizden razı olsun” diyen kadın köle,
    “Islâm kadını köleleştiriyor” demek suretiyle Şeytanın avukatlığını ve maskaralığını yapan özgür.

    ◾Allah’ın emriyle İsa aleyhisselama hamile kaldığında “keşke ölseydim de bu imtihanı görmeseydim” diyen Hz. Meryem köle,
    “Sevişirim cenabet gezerim, hamile kalırım doğurmam” diyen kadın özgür.

    ◾”Cenazemi gece defnedin erkekler görmesin” diyen Hz. Fatıma köle,Karnı burnunda bikini ile plajda oturan kadın özgür.

    ◾Bütün bu yazdıklarıma bakıp da kimse benim kadının çalışmasına karşı olduğumu düşünmesin. Islâm kadına çalışma yasağı koyan bir din değildir.

    ◾İslâm’a göre “mal ayrımı” sistemi esastır ve Kur’ân-ı Kerîm “Kadının kazancının kadına ait olduğunu” beyan eder (Nisa 32). Gerek bu âyet gerek Zeyneb bnt. Cahş annemiz ve başka kadınların ticaretle meşgul oluşları ve gerekse fıkıh kitaplarında yer alan şer’î hükümler kadının çalışmasının meşruiyetini ortaya koymaktadır.
    Önemli olan kadının çalışıp çalışmaması değil, çalışırken günaha girmemesi, bir haram irtikap etmemesidir. Tabii kadına haram olan erkeğe de haramdır. Onlar için de çalışırken harama bulaşmamak asıldır.

    ◾Basit bir örnekle anlatacak olursak kadının denize girmesi değildir haram olan tesettür emrini ihlal ederek girmesidir.
    ◾Kadının süslenmesi değildir haram olan, namahremine karşı süslenmesidir.
    ◾Hiç kimse Allah’a kulluk etmeye çalışan kadını köle, Allah’a isyan edip şeytana itaat eden kadını hür diye yutturmaya kalkmasın. Vesselamm….
    (Bu yazı ALINTIDIR)

    • Feyza diyor ki:

      Toplum algilarindaki ikilem cok guzel anlatilmis. Tebrik ediyorum yazan kisi herkimse, iktibas edenden de Allah razi olsun. 👍

  2. Hüseyin diyor ki:

    Elinize sağlık Sema hanım gerçek içerikli değerlendirmeniz yazılarınızı dikkatle takip ediyoruz Türkiye gerçeklerine uygun yazılar tebrikler

  3. Basc diyor ki:

    Hayırlı sabahlar olsun kendimi en çıkmaz yerde sandığımda sizin kçse yazılarını okudum.Nişanlım denizci , 1 yılı aşkın nişanlıyız .Malum denizci olduğundan dolayı düğün tarihimiz net değil.Babasının cocukları ve eşi ile olan iletişimi cok zayıf.Pazar günü Bursa dönüşümüzde yaşadığı stresten dolayı suçlu beni gördü ve bana ağıza dahi alınamayacak küfürler etmeye başladı .Ve kendimi çaresizce ağlarken buldum .Müziğin sesini açtı duymamak için .Söylediği küfürler cinsel içerikli ve çok ağırdı.Ona beni bir süre aramamasını yaşadıklarımızın buraya kadar olduğunu burdan sonraki kısmını taşıyabilirsem onu arayacağımı söyledim.İki gün sonra özürdileyerek haklı olduğumuz yapmaması gerektiğini kendisinin zamanında boyle bir adam olmayacına söz verdiğini aslında daha da kötü bir adam olduğunu söyledi.Şuan da nasıl davranmam gerekıyor bilmiyorum.Haftasonu ailemin yanına gidiceğim.Onunla görüşmemek adına.Sizce ne yapmalıydım?

    • Hakan diyor ki:

      Nisanliyken bunu yapan imtihanın zorlaştığı evlilik hayatında daha beterini yapar kanaatindeyim.. zira hasan-i Basri (Ra) kızını evlendirecek bir babaya “dindar olanını seçin. Sevmese de zulmetmez

  4. Abdullah Bir diyor ki:

    Resulullah efendimizin hanımlarına davranışının işine gelen taraflarını sürekli ön plana çıkartmaya çalışan sözde MÜSLÜMAN KADİNLARİMİZ Resulullah efendimizin;

    EY KIZIM FATIMA SEN ALİ ye CARİYE OL Kİ O da SANA KÖLE OLSUN

    BİR İNSANIN BİR İNSANA SECDE ETMESİNİ EMREDECEK OLSAYDİM KADİNLARİN KOCALARINA SECDE ETMESİNİ EMREDERDİM

    Hadislerini kendilerine rehber edinecekleri, edinmeleri gerektiği halde neden annelerinin

    KİZİM OKU, EKMEGİNİ ELİNE AL, KENDİ AYAKLARİN ÜZERİNDE DUR KOCANA BİLE MUHTAC OLMA, KENDİNİ EZDİRME

    Sözlerine Kur’an’ın emriymis gibi itibar ederler sorusunun cevabını bilenler bir adım öne çıksın lütfen.

  5. Abdullah Bir diyor ki:

    Bakara11:
    Ve izâ kîle lehum lâ tufsidû fîl ardı, kâlû innemâ nahnu muslihûn(muslihûne)

    Bunlara, “Yeryüzünde FESAT çıkarmayın” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!” derler.

    Araf179:
    Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık.) Kalbleri vardır bununla kavrayıp anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.)

  6. Abdullah Bir diyor ki:

    Feminazi olan annelerinin gölgesinde ve yörüngesinde büyüyen, yetişen cocuklara, özellikle de ERKEK çocuklarına acıyorum.

    Çünkü, onlar doğuştan YETİM, yani BABASIZ…

  7. eminmaden diyor ki:

    bı sitede yazılanların hepsi çok doğru
    bende buna benzer durumlar yaşıyorum
    ve artık evlilikten tamamiyle ümidimi kestim

  8. Gulpembe diyor ki:

    Gecen gun kucuk oglumla aramizda soyle bir konusma gecti
    – Anne ben buyuyunce Amazon’u satin alicam.
    – Bu nereden cikti oglum?
    – boylece karimin bir seye ihtiyaci kalmiycak, hersey elinin altinda olacak.
    – Him..peki bir soru sorayim, cocuklarinin ihtiyaclari mi daha onemli yoksa karinin mi?
    – Elbetteki karimin. Simdi ben sana sorayim silah mi daha onemlidir yoksa beyin mi?
    – Beyin…
    – Elbette oyle. Cunku iyi bir beynin varsa silahi en iyi sekilde kullanirsin, eger beynin iyi degilse silahin iyi olmasinin sana faydasi olmaz. Iste o beyin karimdir, silah da cocuklarim. Gordun mu anne bak, karim cok onemli
    :)

    • Irmak diyor ki:

      Gulpembe hanim,
      oglunuz ne guzel dusunuyor. Rabbim ona da hayirli bir es nasib eder.
      Insallah ilerde degismez.
      Evliligimizin ilk yillari, esimin doktora calismalari sebebiyle yurt disinda gecmisti. Orada esim ev islerinde yol gosterici ve yardimci oluyordu. ne zaman ki TR donduk daha ilk haftasinda onune kilibiklik testi konulmustu, bulasiklari onlukle mi yikiyormus yoksa onluk takmadan mi gibi abuk subuk sorular iceriyordu..Boylece esine yardimci olan, ev isi yapan erkekle alay ederek kucumseyerek yanlis yaptigini ima ediyorlardi.
      Farkindasinizdir, burasi da oyle..
      Burada da,aklibasinda, dik duran, onur sahibi, kendini yetistirmis hak ve vazifelerini bilen egitimli musluman hanimlari ezme kucumseme platformu gibi kullanmaya calisan bir gurup var.
      Ya onlar gibi dusunursunuz ya da akliniza gelmeyecek asagilayici onur kirici ithamlara maruz kalirsiniz..

      Cevap verseniz, kendinizi savunsaniz sizin yazdiginiz cogu kez yayinlanmaz ama onlarin bir muslumana yakismayacak itham ve hakaretleri sansursuz yayinlaniyor ..
      Rabbim hayirli evlatlar yetistirmeyi nasib etsin..

      Cumaniz hayirlarla dolsun..

      Selam ve dua ile ..

      • adamın biri diyor ki:

        “aklibasinda, dik duran, onur sahibi, kendini yetistirmis hak ve vazifelerini bilen egitimli musluman hanimlari”

        Bu ifadeler guzel ama bunlardan kasit nedir onemli olan o. Mesela egitim deyince olayi diplomaya baglamak yanlistir. Kocaya itaat etmek, sozunde durmak dik durmamak degildir, alttan almak sabretmek eziklik degildir. Vesaire…

      • Gulpembe diyor ki:

        Irmak hanim,
        Allah razi olsun, nazik yorumunuz icin tesekkur ederim. Rabbim cumlemizin evlatlarini hayirli eylesin onlara goz nuru es ve cocuklar nasip etsin(Amin)

        Bazi toplumlarda bahsettiginiz elalem hapishanesi yada elalem teroru yaygin maalesef. Her evliligin kendi icinde dinamitleri oldugunun, her evliligin ozel ve saygi duyulmaya layik oldugunun yeterince farkinda degiliz. Ev isi biryana, kocanin karisina toplum icinde nezaketen olan tavirlari bile “ dumeni kaptirmis” olarak algilanabiliyor. Karisini umursamayan, gayet bagimsiz ve buyurgan erkek modeli ideal olarak kabul goruyor. beklenen bu rolu bazi erkekler ozellikle kendi ailesi yaninda canla basla oynar:) Halbuki Peygamberimiz kendisine insanlar icinde encok kimi seversin ya rasulullah?”diye soruldugunda” insanlar icinde encok Ayseyi severim” derken neden mahcubiyet duymuyordu, misafirlige cagirildiginda “Ayse de davetli mi yoksa ben de gelmiyorum” derken neden olumsuz yakistirmalardan cekinmiyordu? Esler birbirine yardim etmeyecek, birbirlerini kollamayacaklar da bunu baska kime yapacaklar?
        Rasulullah sadece kendi eslerine degil diger hanim sahabiyyelere de hurmet ve ikramda bulunur, yanina gelen hanimlarin oturmasi icin cubbesini yere serdigi olurdu. Musluman erkek aslen gercek bir centilmendir.

        Buyuklerimizden biri “ eger kendi kusurlarimi bilmeseydim, insanlardan nefret ederdim” demis Irmak hanimcim, hayatin heryerinde her cesit insan var ve olacak, biz kendimize bakicaz onlara da dua edicez insallah…

        Ben de gecmis cumanizi ve gelecek kandilinizi tebrik eder, hayirli ve bereketli gunler dilerim.
        Selam ve sevgiler

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Feministler aile düzenine karışırsa kadın hakları savunucusu oluyor, müslümanlar aile düzeniyle ilgili bir hatırlatmada bulunursa siz karışmayın her ailenin farklı dinamikleri vardır oluyor.

        • Feyza diyor ki:

          Iste sorun da burada zaten. Efendimiz asv hz.Aise’ye olan sevgisini ifade buyurdugu gibi hz.Aise vaildemiz de gunumuz kizlari gibi bir su bardagi kaldirmanin pazarligini yapmiyordu.
          Bugun ise, Suleyman beyin yorumunda ifade ettigi gibi, bu ev islerine birakin erkeklerin yardim etmesini, sanki bu is kadinin vazifesi degil de erkegin ve kadinin da ortak vazifesiymis gibi algilanmaya basladigi icin bu konu tersi yonde burada tartisiliyor.
          Herkes hak ve sorumluluklarini bildigi takdirde elbette aile icinde paslasmalar, yardimlasmalar olur,bundan dogal ne olabilir ki.
          Bununla beraber geleneksel bir de espri kulturumuz vardir. Erkekler evde kendileri de hanimlarina yardim etseler dahi birbirlerine Irmak hnm.in esinin orneginde oldugu gibi takilmadan duramazlar. Bu espridir, sakadir cogu zaman.
          Hanimi hasta olunca ya da cani istedigi zaman mutfaga giren bir erkek de arkadasina kilibik diye takilabilir. Kendi ailemden de biliyorum bu tarz sakalar cok olur ama ozunde hepsi de hanimina gerektigi veya gerekmese de icinden geldigi olcude yardim eden musfik insanlar. Bu espriler cogu zaman hanimlari tarafindan dahi gulerek karsilanacak kadar masumdur ve “kendiyle barisik/haniminin tutumundan ve saygisindan, sorumluluk bilincinden emin olan”*hicbir erkek, arkadas ya da akraba cevresinin bu espri ya da takilmasindan etkilenip hanimina yardimini kesmez, ya da esirgemez.
          Ne zaman esirger ya da bu olay tartisma konusuna donusur derseniz, bu durum kadin tarafindan suistimal araci haline getirilirse, erkegin yaptigi bu yardimlar kadin tarafindan bir minnet, tebessum ve tesekkur edilmek suretiyle erkek onure edilmez de sanki yapmasi gereken bir vazife gibi, bir zorunluluk gibi erkege dikte edilmeye baslanirsa ya da erkegin bu yardimlari yapma surecinde kadinin hareketlerinden,hurmetinden,kadinsi vasiflarindan duydugu onceye dayali bir rahatsizlik varsa, o zaman dis mudahalalerin tesiri erkegi etkiler.
          Yani icerde bir koz vardir, o cevrenin takilmalari atesi koruklemistir.
          Simdi burada yazan hanim dusmani sandiginiz erkeklerin de ki az cok tahmin ediyorum o isimleri, eminim hepsi hanimina yardimci olan ya da olacak karakterde selim kisiler. Ancak anlatilmaya calisilan sey su ki, iki taraf da hak ve sorumluluklarini Islami manada bilsin. Herkes asli vazifesini bilsin. Her iki cins de ozune donsun. Kadin kadinligini, erkek erkekligini bilsin de, ozel yasamda yapilan bu ufak tefek ve soylenmeye dahi gerek duyulmayan insani yardimlasmalar ciftler arasinda olsun. Bu isler erkegin isi gibi dayatilmasin. Kadin, erkegin halim selim tabiatini kullanip itaatle vazifeli oldugu gercegini unutmasin.
          Cunku devrimiz, bu gercegin unutturulmaya calisildigi tehlikeli bir devir haline geldi artik.
          Sema hnmin Ali sofra kur, ayse askere git..baslikli yazisinda bu konu net olarak anlatiliyor. Buradaki erkeklerin de ifade etmeye calistiklari, gunumuzde degisen roller, rol karmasasi ve yetisen nesilin kizlarinin kadin fitratindan, erkeklerin de erkek fitratindan uzak yetistiriliyor olmasi. Ikisi de fitratinin ozelliklerine uygun bir karakter gelistirdikten sonra birbirlerinin yukunu elbette paylasirlar.
          Fakat bugun toplumda empoze edilen ve cok yogun islenen fikir su, kadin da calissin eve ekmek getirsin, ayaklari uzerinde dursun, ev isini iki kisi beraber yapsin. Olayin ozeti bu.
          Kadin calisirsa ev isini yaomak erkek icin bir vazife haline geliyor ki bunda kadina hak veriyorum. Cunku madem kadin evin gelirine ortak, erkek bunu bu sekilde kabul etmis, o halde erkek de karisinin ev islerine yardin etmeye mecbur. Kadin hangi ise kostursun. Ama bu, ilk zamanlar guzel gitse de bu sistem iste yillar icinde patlak veriyor bunu anlatmaya calisiyoruz. Bir yerden sonra erkek bu yardim olayindan bunaliyor. Kadin da iki isi idare etmekten bunaliyor. Cocuklarin sorumlulugu, yasin ilerlemesi vs..uzerine binince bu defa sorunlar basgosterip eski duzen kalmayiveriyor.
          Yeni evlilik surecinde baslayan bu tatli yardimlasma hayat boyu devam etmiyor. Zira kadin evini farkinda olmasa da ozluyor ve erkek ise isten gelince iki seksen uzanip bana da biraz hizmet edilse tarzi bir simartilma ihtiyaci hissediyor yasadigi yorgunluktan oturu. Yardimi biraktigi anda ise kadinin evliligin ilk yillarinda alistigi kocasinin yardim etmesinin verdigi rahatlik ve mutluluk hissi, yerini asabiyete birakiyor. Hem yardim azalmis hem sorumluluk cogalmis hem de yas ilerlemistir zira..cicim aylarinin heyecani da bitmis, rutine oturmustur hayat.
          Tabi bunlar okullarda ogretilmiyor, yasanarak ogrenilen ya da gozlemlenen gercekler. Okullar, kiz erkek ayirdetmeden basari odakli bireyler yetistirme hedefinde, mutluluk ve fitrat onlarin alani degil. Ileri vadede olusan bu tarz sorunlar genelin yasadigi sorunlar.
          Bir kadn ev hanimi olunca ise mesguliyeti ev oldugundan esinin kendisine yardim edip etmemesi problem olmuyor. Kadin zaten evin ic isleriyle gayriihtiyari ilgilendigi icin erkege hacet duymasa da, bu alani sahiplendigi gercegi erkekte kesin bir itimada ulasmis oldugundan, yeri geldiginde karisina yardim etmekten rahatsizlik, haya duymaz. Hemcinslerinin kendine takilmasindan oturu rahatsizlik hissetmez. Siz ona bu gorevi dikte ederseniz fakat, sorgulamaya baslar evet.
          Cok insan biliyorum, hamileliginde kocasi cam silen, yemek yapamadiginda yemege yardim eden, cocuguyla ilgili dindar erkekler. Ama biliyor ki hanimi bu sahayi sahiplenmis, sorumluluklarinin farkinda, kocasini mecbur tutmuyor. Yardimci oldugunda da bir tesekkur, minnet gibi hos jestlerle karsilasiyor.

          Erkegin haniminin ayagini yikamasi..neden olmasin. Kari koca onlar, bu kimi ilgilendirir. Burada bakin kilit nokta, erkegin bunu sevgisinden, icinden gelerek ya da sefkatinden yapiyor olmasidir. Ama bir hanim olarak benim ayagimi yikamak zorundasin deseniz legeni alip basiniza gecirme ihtimali yuksektir:)

          Icbar, muhabbeti yok eder.

          Siz kendinizi erkege teslimiyet ve itaat noktasindaki sadakatinizle sevdirdiginiz zaman, erkek de yaninizda bir erkek oldugunu hissettigi zaman, bu gibi eylemleri “koruyuculuk, sahiplenicilik” vasfiyla yine yapar. Cunku sizi her zerrenizle sevmistir. Basinizdan tirnaginiza kadar ayirim yapmaz ve emanet gorur.
          Fakat siz bunu, erkegi mecbur eden buyurgan bir edayla talep ettiginiz zaman, (naz ve cilveden bahsetmiyorum!) kadina yakisan “itaat” vasfinin icerisinde kendini bulur ve ya reddeder ya da yine
          reddeder.
          Suleyman beyin fakultede direk “ben yikarim ne var bunda” diye emin bir tavirla mukabelede bulunan bu erkek iste, karisinin sevgi ve hurmetinden, teslimiyetinden oyle emin ki, aralarindaki muhabbete o denli kefil ki, tereddutsuz evet diyebilmis iste. Karisi ona bu guveni vermis ve adam da karisina yaptigi bu jestin, evliliklerindeki dengeyi sarsmayacak ufak bir renklilik olarak gorebilecek olgunluga erismis.
          Ornek verdigim kisilerin ailem olmasini istemesem de en yakinimda onlar oldugu icin onlardan ornek veriyorum. Babam h.sonu jahvaltilarini hazirlamaktan zevk duyardi. Fakat bunu, vazifesij olmadigi bilerek yapardi ve bu yuzden zevkle her hafta yapti. Cunku karsiliginda hanimindan tesekkur,tebessum, minnet ve hurmet goruyor, ayni zamanda karisi, “mecbur olmadigini bildigi halde” kendine bu jesti yapan beyinin h.ici her hizmetini yuksunmeden ve zevkle yapiyordu.
          Fakat rahmetli karisi yani annem doyle deseydi, “ben senin her hizmetini goruyorum, h.ici de her gun kalkip erkenden kahvaltini hazirliyorum, h.sonlari da bu isi sen yapmak zorundasin”. Iste o noktada birkac sezon sonra film kopmus olurdu..

          Burada bahsedilen, bu sitede yazan cizenlerin anlatmaya calistigi iste bu noktadaki ayrinti.
          Gulpembe hnm.in Suleyman beye yazdigi cevaba bakarsak,

          “Bardagi kaldirmam diyen hanfendi misafirinin arkasindan kullanilmis mendilini dahi kaldiriyor. Bazen kizlar onu yapmam bunu yapmam incilerim dokulur suretinde konusabilirler ama bu gercek niyetleri degildir, biraz karsisindakini tartmak amaciyla soylenlenmistir”
          Iste burada bu kiza bir husn-i zandan bahsediyoruz. Gercek niyeti bu degildir diyoruz ki oladabilir. Bilemiyoruz ama varsayalim ki Suleyman beyi denemek icin soylenmis mahsustan bir cevap bu..yani ilerde salonda bardak kaldiginda bunu problem hakine getirse bu kurdugu cumleyi Suleyman beyin onune getirmeyeceginden diyelim ki eminiz..iki ihtimal de mumkun.
          Iste erkeklerin de birbirine yaptigi o takilmalar, kilibiklik yakistirmalari o meclisin tadi tuzu. Bana sahsen komik de gelir altinda artniyet aramam.
          Bunu kafaya takip yardimdan vazgecen erkek varsa, muhtemelen o sozlerden degil, karisinin tutumundan rahatsizdir da kafaya takmistir. Iki kisi birbirinden memnunsa, dort duvar arasinda ister bulasigi yikar, ister birbirinin elini ayagini. Buna ne reelde ucuncu kimseler sahit olabilir ne burdakiler. Ister elini oper ister etegini..ruhunuz bile duymaz.
          Dikkat ederseniz kendiyle barisik insanlar kendiyle dalga gecmekten de cekinmezler. Ama kompleksli kisilikler ufak tefek espriden dahi rahatsiz olup huzursuzluk cikarabilirler.
          Ikili iliskilerde de guven zemini olustugu zaman dis mudahaleler sinek viziltisi gibi gelir. Bu zemin olusmadiysa sayet, sinek viziltilari ari kovanindan gelen ugultular gibi yogun ve siddetlidir.

          • Gulpembe diyor ki:

            Feyza hanim,
            Ben elalem terorunu sizin kadar hafife alamiycam maalesef. Tek bir ornek vereyim, tanidigim bir abla var 50 li yaslarindalar kocasi turkiyede de taninmis bir profesor, 3 cocuklular. Gecen sene bana turkiye tatillerinin berbat gectigini, kocasinin tavirlarinin her tatilde degistigini, kayinlarinin elbirligi yaparak onu bosamasi icin abilerini doldurusa getirdiginden bahsetti. Bu kadin saf diyebilecegim kadar halim selim ve klasik bir anadolu kadini. turkiyeden geri doner donmez ise kocasinin feri giden gozlerinin tekrar parlamaya basladigini herseyin gayet normale dondugunden bahsetti. Oyle cok ornek varki…

            Kadin calisiyorsa ev isleri insaf ve hukuk geregi ikisinin sorumlulugundadir, kendi aralarinda farkli anlasma yapmalari bundan harictir. Karisi erkege kotu muamelede bulunuyorsa erkegin karisina yapacagi yaptirim farklidir, evislerini terketmek degildir.bu, bukadar basittir.

            Bardak kaldirmayan kiz da erkek de evlilik adayi degildir. O yuzden “ben evlenmeden once bardak kaldirmaycagimi soylemistim” deme sansi yoktur.

          • Feyza diyor ki:

            Baska problemleri vardir, kayninin sozleri o yuzden etki etmistir. Mutlu bir adami elalemin sozleri o ortamda belki biraz oldugundan sert yani sozunu geciren erkek olarak kendini lanse etmesine sebep olabilir, yani o role burunebilir ama yalniz kaldiklarinda eski durumuna yine doner. Ayrica kilibik diyerek sakalasmak ayri bosa demek ayri. Altta yatan sebepler vardir bilmediginiz. Hani diyorsunuz ya hep her evlilik ozeldir,iste bu da ozel demek ki.
            Ikinci paragrafta ne dediginizi anlamadim, calisan hanimlara zaten ev isinde esleri yardim etmeli dedim ama bu yardimlasma yillar icinde iki taraf acisindan da eziyet haline donustugu icin sistem error veriyor derken olmasi gerekeni degil ekseri olani soyledim. Karisi calisan adamin karisj kendine kotu muamele ediyorsa ev islerini terkedemez demissiniz. Farkli yaptirim uygular. Neden kotu muamele ediyor kadin bunun sebebini bilmek lazim. Gerekirse karisini isten cikarabilir tabi kocasi, bu da bir yaptirimdir. Bu durumda kadin da otomatikman ev islerine geri doner ve erkek de dolayli yoldam ev isini yapm zorunlulgundan kurtulur. Cunku hicbir kadin kocasinin izni olmadsm zaten calisamaz ve kotu muamele basgosterdiyse erkek de calisma hakkina engel olabilir karisinin , sorun kokten cozulur.
            Selamlar.

        • Aadem diyor ki:

          Burada aklı başında , dik duran, onur sahibi, kendini yetiştirmis, hak ve vazifelerini bilen erkekleri ; kendisini feminazi kadın derneklerinin sitesinde oldugunu sanan, islami kendi çıkarlarına göre kullanan, islamdan geçinen islamci femenler var.ki bu femenler kendileri gibi düşünmeyen akli başında, egitimli, hak ve vazifelerini bilen hanim kardeşlerimiz üzerinde baskı kurma ve erkekler nasıl mahvedilir konusunda bu siteyi femen propagandalarini yapacaklari bir yer saniyorlar.femenler gidin kumda oynayin çünkü bu mahallede salyangoz satılmaz.

          Bakin o kadar cok kadın hakları falan diyeceginize bugün iki cocuk hemde savunmasız bir bebek anne suretindeki kadınlar tarafindan katledildi.o çocukların sucu ne idi.olduren kadin bir canim istedi öldürdüm dedi.ne istedi bu katil ve azgin kadinlar.cevap verin saygidegmez femenler.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Aadem kardeşim.
            Bu feminaziler erkekleri koyun olarak görmek istiyor ve bunu da merhamet kılıfına uyduruyor. Erkekler sesini çıkarmasın, sorgusuz sualsiz görevlerini yapsın, kadınlar da onların etinden sütünden yününden faydalansın. Ses çıkarırsa merhametsiz tüüü oluyor. Kadına biçtikleri rol ne diye sorarsak. O da çobanlık. Ellerinde sopa erkekleri gütsünler.

      • Süleyman diyor ki:

        Irmak hanım

        Bir erkeğin ev işine yardım etmesi bence hoş bir jest. Hanımına bu hususlarda yardım eden birinin kılıbık diye adlandırılması doğru değil. Peygamber edendimiz s.a.s de ev işlerinde eşine yardım etmiştir.

        Geçenlerde fakültede esprisine bir konu tartışılıyordu. Erkek eşinin ayağını yıkar mı gibi bir cümle geçince evli mütedeyyin bir arkadaşımız birden aniden ne var yıkarım ben ne var yani demişti. Kimse de o kişi ile alay etmedi. Eşine yardım etmek, sevmek, ihtiyacını gidermek mümkünse ve helal çerçevede ise erkek niye sakınsın bunları eşinden?

        Ben sadece şu hususa biraz rahatsızım. Öyle bir algı oluşmaya başladı ki artık erkekler hanımlara tabi olacak gibi. 2 kişi iş sahibi ise artık hanımlar işini bırakıp erkeğin işi olan yere değil, erkek işini bırakıp hanımın yanına gidiyor. Benim yaşadığım yerde bunun çok örnekleri var.

        Gene aynı şekilde mesela ben evlilik görüşmelerinde kendimi karşı tarafa hangi eş işlerini yaptığımı anlatırken buluyorum. Bir kız ile görüşürken mesela koz ben yatağı toplamam, salondan bardağı kaldırmam gibi birşey demişti. Cevaben bende kendim ben kaldırırım, yaparım dediğimi hatırlıyorum.

        Yani erkek elbette eşine mümkün mertebe yardım etmeli fakat işler artık sanki bu vazifeleri erkek yapmalı noktasına dönüşüyor. Yani bizler eşine yardım etmeye çekinecek bireyler miyiz? Bunu ifade etmek istedim

        • Gulpembe diyor ki:

          Suleyman bey,
          Degisen dunyanin getirdigi avantajlari kullanirken neden gelenege sirtimizi oldugu gibi donelim, bunun bir ortasi olmali. Kurtulunmasi ve yenilenmesi gereken zihniyetler oldugu kadar bizim cok guzel orf ve adetlerimiz de var. Ben bayramlarda hala esimin elini oper, ayaklari agridiginda sicak suyla ovarim, bunlar dile getirilmesi bile gereksiz ve ayip seyler.

          Hayatin ozu muavenettir, yardimlasmadir. Bir duvari orerken tas bile basini diger arkadasiyla birlestirmek icin eger ki dusme tehlikesinden kurtulsun. Bizler neden taś kadar olamayalim.

          Bardagi kaldirmam diyen hanfendi misafirinin arkasindan kullanilmis mendilini dahi kaldiriyor. Bazen kizlar onu yapmam bunu yapmam incilerim dokulur suretinde konusabilirler ama bu gercek niyetleri degildir, biraz karsisindakini tartmak amaciyla soylenlenmistir. Boyle bir cikisa erkegin verebilecegi ideal cevap “ama ben kaldirmani beklerim”dir (cunku dogrusu budur. Bardak kaldirmayan bir kizla evlenmemelisiniz) Boylece hanfendi karsisindakine gore sekillenen degil, zaten sinirlarini cizmis ne istedigini bilen bir erkekle konustugunu farkeder ve bu ona guven verir.

          • Süleyman diyor ki:

            Gümpembe hanım

            Söylediğim hanım muhtemelen bardağı kaldıracak biri değildi. Ailesi zengin biriydi. Aynı zamanda yani sadece bu olumsuzluk yoktu. Çok fazla takıntıları ve rahatsızlıkları olan biriydi. (Benim analizim değil ben takıntılıyım diye kendi söylemişti.)

            Bunun dışında mesela çıkışta hesabı ben ödeyeceğim filan diye acayip ısrar etti. Güzel bir şekilde Yani yok sıkıntı değil ben öderim demem rağmen ısrar etti. En son hesabı ödedikten sonra paranın yarısını almak zorunda kaldım. Annesi de bu hareketine çok kızmış. Biz görüştükten ve olmayacağına karar verdikten 3 hafta sonra bir özür mesajı yazdı bu hesap ödeme hareketinden dolayı.

            Aslımda ben fotoğrafını görünce görüşmemizin uygun olmayacağını anlamıştım fakat o kadar sene sebepsiz reddedildiğim ve kimse ile görüşmem mümkün olmadığı için (işim olmaması sebebiyle) yanılabilirim diyerek görüşmeye karar verdim. Ama tabii garip bir görüşme oldu.

            Öbür dediğiniz hususlara katılıyorum. Eşler arasındaki yardımlaşma da bir gücenme olmamalı. Eşler birbiri için elinden geleni yapmalı. Ben şu kadar şey yaptı karşı taraf ne kadar yaptı tarzı bir ilişki uygun sonuçlara çıkmıyor ne yazık ki

      • Yasemin diyor ki:

        “Burada da,aklibasinda, dik duran, onur sahibi, kendini yetistirmis hak ve vazifelerini bilen egitimli musluman hanimlari ezme kucumseme platformu gibi kullanmaya calisan bir gurup var.
        Ya onlar gibi dusunursunuz ya da akliniza gelmeyecek asagilayici onur kirici ithamlara maruz kalirsiniz..”
        Bu konuda ben de sizinle aynı fikirdeyim.
        Yaptığımız yorumları da istedikleri tarafa çeken, hemen feminist damgası vuran bir grup.
        Polemiğe girmemek için yorum yapmıyorum ben. Ancak sizleri destekliyorum ve de takdir ediyorum. Süleyman Bey gibi yorum yapan onun gibi dusunceleri olan erkeklerin de artmasını diliyorum bu sitede. Bazı beylerin yorumları da beni erkeklere karşı olumsuz düşüncelere sevk ediyor. Onlar gibi kisilerin hayatımda olmadığına şükrediyorum. İnşâAllah Yüce Mevlam adaletli, hakkaniyetli, merhametli, sevgi dolu, kadınlara karşı saygılı, ön yargısız bir adam karşıma çıkarır. ALLAH’TAN buradaki bütün bekar kardeslerime de en kısa zamanda mutlu evlilikler yapmasıni dilerim.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          “…merhametli, sevgi dolu, kadınlara karşı saygılı,…”
          Bu tip erkekler kızlarımız tarafından tercih edilmez. Çünkü artist değillerdir. Lafa gelince böyle erkek istiyoruz derler, karşılaşınca da sünepe bulurlar “ıyy” yaparlar. Bizim kızlarımıza cool artist höt diyen yumruğunu masaya vuran ve vurduğunda da bi tane de kıza çakan onlara köpek muamelesi yapan erkekler lazımdır. Bu erkekler kıymetlidir…
          Yeter ki artist olsun yeter ki cool olsun yeter ki havalı olsun, öyle olsun da sosyal medyada benim kocam havalı diye kendi hem cinslerine hava atsınlar…
          Evlilik görüşmesi yaptığım bir bayandan “Senin sinirli halini çok merak ediyorum” lafını duyan biri olarak diyorum ki kızlarımızın ekserisi böyle…

          • Yasemin diyor ki:

            Sadece Fatih Bey, sizin bu genellemeleriniz var ya bütün kızları aynı kefeye koymanız…diyecek laf bulamiyorum.Burada uzun uzadiya kendimi de etrafimdaki kız profillerini de anlatacak degilim.Açaba merak ediyorum eşiniz olan hanım da bu kefenin içinde mi? Kadınlara karşı olan bu ön yargılarınız belki evlendikten sonra bitmistir diye düşünüyordum. Ama ne yazık ki siz yine aynısınız.

          • Gulpembe diyor ki:

            Fatih bey,
            Kadinlar ilahi bir yonlendirmeyle erkekler icinden en iyi geni bulmak isterler, bunda hem akillari hem sezgileri devrededir.eger bu durum varedilmemis olsaydi insan nesli olarak biterdik, dogada es secimini disiler yapar zayif genleri eler, iyi genlerle yoluna devam ederler. Maskulen tavirlar diyebilecegimiz yukarda saydiginiz bazi durumlar kadinin bilincaltina bu kisi beni ve dogacak bebeklerimizi diger tehlikelerden korur mesajini veriyor. Fakat bu taktik yada rol icabi mi yapiliyor yoksa dogal mi bu belli olur. Yani erkek maskulen davraniyim kizi etkileyeyim diye dusunrse yanilir, hatta komik ve itici bir duruma duser. Bu erkegin kendini maddi-manevi gelistirmesiyle ilintili ve uzun bir meseledir.

            Kadinlarin kendilerine deger vermeyen erkeklerin pesinden gitmesi ise cinsiyetten bagimsiz olarak psikolojik etmenler sebebiyledir. Bunu bazen erkekler de yapar. Hatta pesinden kostugu kisi ona yuzvermeye kalksa hevesi kacar “demekki gozumde buyutmusum, bana baktigina gore o da cok degerli degilmis” hissine kapilir. Halbuki onun icin degersiz olan esas kendisidir, kendini degersiz buldugu icin kendine ait seyleri de siradanlastirma ve degersizlestirme egilimdedir. Bu ozsaygi dusuklugu ve degersizlik hissi kadinlarimizda maaleaef ki cok yaygindir.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yasemin Hanım.

            Eşime dil uzatacak kadar terbiyesizleştiğiniz için size cevap yazmıyorum ve sizden özür bekliyorum. Ayrıca burada bana önceden de sizinle evlenecek kıza acıyorum denilmişti.(siz ya da başkası) Ben de bunun üzerine bunu diyene umarım erkek evlatlarınız ben gibi olmaz demiştim. Allah gönlünüze göre versin. Madem fikirlerim sizi rahatsız ediyor, Allah size benim gibi olmayan erkekler versin…

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülpembe Hanım.

            Çok güzel ifade etmişsiniz. Hatta almak istediğim cevap da buydu. Fakat burada da genelde aksini savunmuyor musunuz? Madem erkeklik diye bir kavram var, bu kavramı topluma unutturmaya çalışanlara karşı, erkekleri kadınlaştıran kadınları erkekleştirenlere karşı yanımızda olmanızı beklerim, “güçlü” kadınların yanında değil…

          • Gulpembe diyor ki:

            Fatih bey,
            “Cool” olmak kavrami bugun farkli manalara cekilebiliyor olsa da kelime kokeni itibariyle duygusal guce sahip olma, onuruna sahip cikmak kendini ezdirtmemek anlamina geliyor. Kadinlarin erkekte bunu aramasi kotu birsey degil hatta olmasi gereken seydir.
            Rekabet eden ,yarisan, kendini gelistiren erkek kadinlar icin daha tercih edilesidir.
            Buna maskulen enerji de diyebilirsiniz. Hayattaki terakkinin temel tasi da budur.
            bu erkegin iyi ve saygili bir insan/koca olmasina engel degildir.

            Fakat erkek ben rekabet etmem, ailem icin kaynak bulmaya cikmam ,yarismam /carpismam, ama iyi bir insanim sevgi doluyum diye dusunurse yanilir. Yasemin hanim iyi /salih bir erkekle evlenmek isterim demis, maskulen olmayan feminen birini tercih ediyorum dememis ki. Birinin olmasi (saygili sevgili olmak)digerinin olmasina (maskulen olmaya)mani degildir.

            Erkegin ailede lider olmasi icin ise kadinin kendi potansiyelini bastirmasi gerektigini dusunmuyorum. Kadin pek ala guclu olabilir. bu, kocasina terbiyesizlesebilecegi anlamina gelmemeli aradaki cazibe ve saygiyi korumak ikisinin de odevidir.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülpembe Hanım.

            Kadının gücü zerafetinde, şefkatinde, anaçlığında, erkeğin gücü merhametinde, kavvamlığında, babacanlığında saklıdır. Bunları eksilttiğinizde her iki cinsin de gücünü elinden alırsınız. Mesela kocasına isyan eden benim de aklım yok mu ben kocamdan daha iyi biliyorum diyen kadının itaatsizliği o kadını güçlü yapmaz, kendi evde oturup karısını dışarıda çalıştıran kıllı, kaslı sinirli bir adamı da sahip oldukları güçlü yapmaz. Diğer taraftan da kocasına hizmet eden ona öncelik veren kadın bu hareketiyle ezik olmaz, karısına sinirlendiğinde kendini tutup ona kızmayan adamı da bu hareketi feminen yapmaz.

            Cool olmak terimi de günümüzde havalı olmak anlamında kullanılır. Havalı olmak ise bir yerde büyüklük taslamaktır yani kibirdir. Günümüzde maalesef hem kızlar hem erkekler popüler kültürün etkisiyle utangaçlığı özgüven eksikliği; kibarlığı,merhameti, efendiliği feminenlik, kabalığı maskülenlik olarak algılamaktadır. Genelleme yaptığım için eleştirilsem de maalesef çoğunluk böyledir. Keşke yanılıyor olsaydım.

            Peki ya hiç mi istisnalar yok. Elbette var ama kaideleri bozmuyor.
            Eşimle görüşene kadar hanımefendiler utangaçlığımı özgüven eksikliği ya da tecrübesizlik olarak görmüşlerdi. Biz ilk görüşmemizde utanmaktan birbirimizin yüzüne bakamadık. Peki bunu bir eksiklik olarak mı gördük. Görseydik evli olamazdık sanırım…Peki ya ben gibilerde bir eksiklik olsaydı o zaman da nikahlanınca eşlerimizden “ilk görüştüğümüzde utanıp yüzüme bakamayan adam bu mu” cümlesini duymazdık sanırım…

            Bugün erkeklere soruyorsunuz nasıl bir eş istersin diye işte efendi olsun diyor bir bakıyoruz yöneldiği tipler bir acayip. Kızlara soruyorsunuz efendi istiyoruz diyorlar bir bakıyorsunuz onların da yöneldiği tipler bir acayip. Velhasıl günümüzde kahvenin bile artık efendisi beş para etmiyor millet gavur kahvecilerine gidip özçekim yapıp “cool” oluyor…Ne de onurlu bir hareket!!!

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Bu konuyla ilgili son olarak günümüzde edepli olmaya karşı bizlerin bakış açısını doğrudan özetleyen Hz.Musa’nın kıssasını hatırlatayım.

            Hani israiloğulları çıplak yıkanıyorlardı ve Hz.Musa edebinden o şekilde yıkanmıyordu ve bunun için kınanıyordu. Peki sonra ne oldu? Allah tarafından insanlara Hz.Musa’nın bir eksiği olmadığı gösterildi…

            Ey popüler kültürün prangalarına bağlanmış genç hanım ve erkek kardeşlerim! Popüler kültürün size dayattıklarını sorgulayın ve zincirlerinizi kırın. Evlilik görüşmelerinizde sizlerin bilinçaltına zerk edilmiş zehirli dogmaları kriter edinmeyin, burada islamı rehber edinerek yazılmış yazıları, tavsiyeleri dinleyin…

          • Gulpembe diyor ki:

            Fatih bey,
            Haklisiniz utanmak zayiflik, edepsizlik de ozguven degildir. Her dinin ahlaki vardir, islamin ahlaki hayadir, buyurmus peygamberimiz.
            Hatta kendisi de Ummu Seleme validemizle evlilik niyeti icin gorusurken utancindan kuvvetle tuttugu hasir, elinde iz birakmis.
            Bizim ilk gorusmemizde esim cok girisken ve rahat tavirlar sergilemisti, bu hic hosuma gitmemis hatta kafamda soru isaretleri biraktirmisti. Evlendikten Sonra o vakit nasil o kadar rahattin diye sordugum da, “sen oyle san, Ben dakikalarca ayna karsisinda nasil konusup davrancagimi prova yaptim yine de utancimi saklamak icin elim ayagima dolaniyordu” demisti:)

            Populer kultur kendi basina bir algi bozuklugu zaten.

      • Sevgi diyor ki:

        Bizdede benzer durumlar yasanmisti Irmak Hanim :)
        Kendi oz yakinlarim tarafindan doldurusa getirilmeye calisildi esim hatta 😁
        Zamanla taslar tekrardan yerine oturuyor, her ortama gore biraz farkli bir hal aliyor aile hayati.
        Burasaki bazi asiri itham edici hatta bazen hakaretvari sozler ne yazikki bircogumuzun rahatsiz oldugu bir durum. Ben evli kadinlara soylenenler eslerine yapilan ithamlara cokda takilmiyorum artik, insallah kimsenin yuvasi bundan etkilenmezde asil bekar kizlarimiz hakkinda bazi soylenenler varki nerde okusam muhakkak lafimi esirgemem. Gunumuz Turkiyesinde basortulu, musluman genc kizlarimizi biraz onoremi etsek acaba, azcik onlari ust tutsak, hatalarini da varsa guzelce uyarsak, insallah Allah daha iyi etsin diye dua mi etsek?
        Vardi birkac sorunlu kisi ara ara gelip hakaret edip giden hatirlarim. Ve dediginiz gibi hic sansursuz yayinlandi ve yerden yere vuruldu kizlarimiz.

  9. mustafa tahincioğlu diyor ki:

    Sayın Sema Hanım
    Yazılarınızı ilgi ile takip ediyorum. Hz. Mevlana-Mesnevi yaşadığı dönemde çok doğru tespitler yapmıştır.Olayı bugüne uyarlayalım. Kap evlilik yüzüğü olsun erkek gene su kadın gene ateş. Su kabın içinde maddi manevi şiddet ile kısaca 6284 ile kaynadığında doğa kanunu gereği buhara dönüşüp uçup gidiyor.Buharlaşma kalıcı mı tekrar yoğunlaşıp suya dönüşür mü o su kaba girer mi?

    • Harun Salih diyor ki:

      Çünkü kadına güç değil itaat yakışır, kadın itaati ölçüsünde güçlüdür..Erkeğin evin reisi olduğunu söyleyebilen ve erkeğin yanında olan adam gibi kadındır Sema Aplamız :)
      Allah razı olsun..

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Mutlu bir evliliğin reçetesi gayet basittir: Birbirinize karşı oldukça nazik davranın.” ( Marie France)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku