Güneşi Kim Hareket Ettiriyor?

11 Ekim 2018Haberler50 Yorum »

kalemSeküler kapitalist sistemler, komünist rejimlerle aynı yöntemleri kullanmazlar. Kapitalizm, daha çok insanların zaaflarını işleterek, -insanlara- istediklerini severek ve isteyerek yaptırırlar.

Toplumda görünüşte rahatlık, özgürlük, saygı ve hoşgörü vardır ancak dikkat kesildiğinizde tüm bunlar belli bir çerçeve içindedir.

Komünizm sizi soğuk duvarların olduğu bir zindana atar, kapitalizm ise sizi camdan bir kafese koyar. Sanki dışardaymışsınız hissi olur ancak az bir kımıldadığınızda kafanız cama çarpar olduğunuz yere oturursunuz.

Tabiri-i diğerle kapitalizm size kaba güç, yasaklar, polisiye tedbirler ile yaklaşmaz. Onun daha spesifik yöntemleri vardır.

Mesela medya ve reklam sektörü ile insanlar üzerinde dayanılması güç bir psikolojik şiddet uygularlar.

Algı operasyonları marifeti ile toplumu -siyasi,ticari ve kültürel- maksatlarına göre programlarlar.

Kadını en baştan çıkarıcı haliyle yeniden oluşturmuşlardır.

Okullar beyinleri yıkanmış nesillerin seri üretim merkezidir vs..vs..

Bu listeyi uzatabilirim…

Ancak..

Özetle şöyle söylenebilir;

Kapitalizm sizin ellerinize kelepçe vurmaz, zihinlerinize ve algılarınıza pranga vurur.

Akıl ve fikrinizi dumura uğratır. Bilinçaltınızı kendi rengi ile boyalar.

Duygu ve hislerinizi köpürtür. Zaaflarınızı tetikler.

Sonrasını da size bırakır. Ve kendinizi çoğu kez -aslında istemediğiniz- şeyleri yaparken bulursunuz.

Bu ülkenin,

Ticaret hukuku seküler,
Aile hukuku seküler,
Okulları seküler,
Medyası seküler,
Sanat ve kültürü seküler,
Toplumu seküler,
Devleti seküler,

ama olsun…

İlkokulda başörtüsüne izin veriyorlar, okulda mescit yapıyorlar.
buradan şu anlam çıkıyor, din kültürel olarak toplumda var olabilir fakat insanı inşa edemez, topluma istikamet çizemez, devlete karışamaz yani toplum için -salataya sos nevinden- bir çeşitliliktir.

Mesela ders kitapları tertemiz zihinleri dinsizliğe ve dünyaperestliğe hazırlar.

Su döngüsünü anlatır, döndüreni yok.

Mevsimlerin oluşumunu anlatır, oluşturanı yok.

Besinleri anlatır, besleyeni yok.

Güneşin hareketini anlatır, hareket ettireni yok.

İmanın talim yeri olan kainat kitabının sayfalarını öyle anlatır ki, o çocuğun zihninde imanın yeşereceği zerre kadar yer kalmaz. Şükür ve hamd duygusunu netice verecek hiçbir manayı bilmez. İstekleri vardır, bu istekleri verecek Zatı tanımıyordur, duayı bilmez.

ama olsun….

başörtüsü ile okula gidebiliyor ya…(bu arada böyle bir okula çocuğunu göndermekte zorunlu, zaten göndermemekte kimsenin aklına gelmez. toplumsal algının geldiği noktaya bakar mısınız.)

Sahi biz bu dünyaya niye gelmiştik, beraber eğleşmek için mi yoksa…

Cihat

Okunma Sayısı : 4.321

Yorum yapın

“Güneşi Kim Hareket Ettiriyor?” için 50 Yorum

  1. Abdullah Bir diyor ki:

    Adına “MEDYA” ( radyo, Tv, Sinema, Gazete, İnt. dergiler vb) denilen GÜÇ gördüğüne ve duyduğuna inanma kolaylığını ARAŞTIRMA, İNCELEME ve DOĞRULAMA’nın zorluğuna tercih eden insanın bu KOLAYCILIK hastalığını EN İYİ ve VERİMLİ sekil de kullanarak toplumlara dayatmak istedikleri YALANLARI, İFTİRALARI “MUTLAK ve TARTIŞILMAZ GERÇEK” olarak kabul etmekte zorlanmıyorlar.

    Özellikle ABD ve Avrupa da yasayan ve günlük hayatın koşuşturmasına kendini kaptırmış sıradan insanların “insanlara, olaylara ve hayata dair” düşüncelerinin tamamına yakınını medyanın belirlediğini ve yönlendirdiğini düşündüğümüzde, öğrendiğimizde medyanın insanlar üzerinde ki belirleyici gücünün gerçekliği ve büyüklüğü net olarak ortaya çıkmaktadır.

    “Üzüm üzüme baka baka karar”

    Kır/beyaz atın yanında yatan ya huyundan ya suyundan kapar”

    “bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”

    “hamama giren terler”

    Türünde ki atasözlerimizden de açıkca anlaşılacağı üzere uzun süre ABD ve AVRUPA da yaşayan Müslüman ve Türk kimlikli SIRADAN İNSANLARIN da bir süre sonra içinde yaşadıkları topluma ayak uydurdukları, onlar gibi yaşamaya ve düşünmeye başladıkları, sahip oldukları Müslüman veya Türk kimliklerini kaybettikleri, hatta AMELİ ve İTİKADİ/İMANİ manada da zaafa uğradıkları inkar edilemez bir gerçektir.

    Nitekim bu tür insanlar sözde sahip oldukları Müslüman ve Türk kimlikleri nedeniyle İslama saldıran zalim yapının en sevdiği ve ön plana çıkarttığı PİYONLARDIR.

    Özellikle bu konuda ( Müslümanlara ve İslama saldırı) öne çıkan, medyatik ve çok bilinen insanların çoğunluğunun (sahip oldukları pasaport ve kimlik bilgileri haricinde) Müslümanlık ve Türk’lük ile hiç bir bağı ve alakası olmayan sözde Türk ve Müslüman, ama gerçekte truva atı kadınlar olduğunu da bu verilere eklediğimizde zalimlerin bu tür hain erkek ve kadınları neden İDOL, ROL MODEL, ÖRNEK İNSAN olarak tercih ettiklerini ve asıl amaçlarının ne olduğu daha iyi anlıyoruz.

    Fetullah GÜLEN, Can DÜNDAR, Orhan PAMUK, Mısırlı yazar Neval el-SAADAWİ, Azer Nefisi,Betty MAHMOUDİ, Duygu ASENA, Balçiçek PAMİR, vb sözde Türk ve Müslüman kimlikli kadın ve erkekler zamanı geldiğinde BİZE KARŞI kullanılmak üzere içimize sokulmus koynumuzda beslediğimiz ALLAH, KİTAP, TÜRK ve MÜSLÜMAN DÜŞMANLARI…

    Içinde yasadıkları veya gerçek kimlikleri ortaya çıkmadan hemen önce kaçtıkları ülkelerden olan ABD de her bir saniyede bir kadının şiddet gördüğünü ve her bir dakika da bir kadının ise öldürüldüğü gerçeğini gözlerden saklamak suretiyle temelleri zulüm ve sömürü ile atılmış ve aynı şekilde varlığını devam ettiren olan ABD ve BATIYA methiyeler ve övgüler düzerken, sözde kendi ülkesi olan Türkiye yi ve halkı Müslüman olan ülkeleri her fırsatta yerden yere vurur, hatta tasmasını elinde tutan zalim sahiplerinin övgüsüne mazhar olabilmek için kendisi fırsat üretir.

    Biz aklı başında, az çok mekteb medrese görmüş Müslümanlara düşen en büyük görev ise ilmimiz ve ömrümüz yettiği sürece ismi bizden, mayası ve ruhu zalimlere ait olanlari yüzlerindeki maskeleri düşürerek gerçek amaç ve kimliklerini deşifre etmektir.

    Sahtekarların ve kripto hainlerin gerçek kimliğini ifşa etmek Allah’ın ilim ve yetenek verdiği biz kullarının üzerine farzdır.

    Ancak;

    Kendisini sıradan ve gelenekçi Müslüman olarak gören insanlarımızın da “Ben Türk ve Müslümanım” diye ortalıkta dolaşan herkesi ÇENGELKÖY HIYARI zannederek bir avuç tuz ile o hainlerin peşlerinden koşmadan önce gerçek Çengelköy hıyarları konusunda bilgi sahibi olmaları da sıradan insanların Üzerlerine Vaciptir.

    Çünkü, “kişi sevdiği ile beraberdir” ve hesap gününde “BEN ONLARI MÜSLÜMAN SANMIŞTIM,YANILMIŞIM, BENİ KANDIRDILAR” vb mazeretler ile hesaptan, sorumluluktan ve cezadan kurtulma şansınız yok.

    Aklı başında, sorgulayan, araştıran ve hıyar peşinde koşmayan basiretli, Tahkiki İman sahibi Müslümanların Allah yar ve yardımcısı olsun.

    Selam ve dua ile…

  2. Feyza diyor ki:

    Gulpembe hnm, hilafet utopya ve ruya degildir cunku Efendimiz asv in bu konuyla ilgili hadis-i serifleri var, kimbilir belki yarin belki yarindan da yakin ama asla imkansiz degil. “Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktir/Saff-8”
    Islamcilik kavraminin icerisine kimler giriyor, nedir bunun giyotini?
    Diger yorumda ailenizin Islamci oldugundan bahsetmistiniz. Neden Musluman demeyi tercih etmiyorsunuz Allah cc bize bu sifati uugun gormusken?
    Selamlar.

    • Feyza diyor ki:

      Pardon ailenizin islamci oldugundan degil islamciliktan geldiginizden bahsetmissiniz simdi farkettim. Tabi sorumun mahiyetini degistirmiyor bu ayrinti ama yine de belirtmek istedim.

      • Gulpembe diyor ki:

        Islamcilik siyasi bir harekettir, imani bir mesele degildir. Bir musrik bile islamci olabilir, eger menfaati onu gerektiriyorsa.

        • Yasir diyor ki:

          İslam’ın kendisi de siyasi harekettir zaten. Zamanında devlet yönetmiş, savaşlar ve antlaşmalar yapmış, kendi kanunlarını uygulamıştır. Sadece imani bir mesele değildir. Peygamberimiz aynı zamanda bir devlet başkanı, bir ordu komutanı, bir toplum önderidir. Bir insan menfaati için her türlü kılığa girer. İslamcı, ve islamcılık kelimesi ise İslam dışı kişi ve kurumlarca müslüman hareketlere verilmiş isimdir.

          • adamın biri diyor ki:

            Hay klavyene saglik yasir bey, helal olsun sana cok guzel ifade etmissin

          • Gulpembe diyor ki:

            Yasir bey,
            Islamci ve islamcilik ifadeleri ilk defa 19.yy da son cirpinislarini yapan Osmanli imparatorlugunu kurtarmak amaciyla ortaya atilmis turkculuk, baticilik.. gibi fikri akimlardan bir akimdir. Fiili olarak ortaya cikisi 60li yillarda ulkelerini somuru duzeninden kurtarmak isteyen musluman memleketlerde basliyor. Turkiyeyi de etkiliyor.
            (Islamcilik bir hakaret degildir. Bilakis sahipleri kendilerini islamci olarak tanimlamaktan rahatsizlik duymaz.)

            Islam bir dindir. Siyasi bir hareket degildir. En fazla din siyaseti de normal olarak etkiler diyebilirsiniz. Bir dini “islamcilik ve islamizm” gibi ideolojilere indirgediginiz zaman icini bosaltirsiniz. Ve tum insanlara gonderilmis bir evrensel mesaji sadece taraftarlariniza ve mahallenize hakkiniz olmadan hapsetmis olursunuz. Bugun Islamin bir din degil ideoloji oldugunu savunan ve zamanindaki komunizm gibi tehlike arzettigini dusunen o yuzden tum muslumanlara siyasi olarak ambargo /sinirlamalar getirilmesini talep eden Batida insanlar var. bunlardan biri Abd baskaninin danismanlarindan biri. Enson bu tehlikeyi onlemek icin musluman ulkelerden goc almamak ve ulkede yasayan muslumanlarin hak ve ozgurluklerinin kisitlanmasini savunmakla gundeme geldi. Yani kuresel gucler kendisine lazim olan dusmani bulmakta hic zorluk yasamiyor ve islam goruldugu gibi degil, siyasi ve zorba bir harekettir onlenmesi ve defedilmesi gerekir fikrini dunyaya cok guzel yediriyor.

            Teoride ne olmasi gerektiginden ziyade pratikte ne olduguyla ilgilenirsek sunu gorebiliriz ki, bugun din bir takim kimseler icin iktidar malzemesi ve araci haline gelmistir. Halbuki din siyasete alet ve tabi edilemez. Bu en hafif ifadesiyle ihanettir. Musluman muslumanca siyaset yapar, durust ve adil olur. Siyaset damariyla sirf partisinden oldugu icin bir fasigi dindar bir kardesine yeg tutmaz. Parti cikari icin yalan ve hileye tenezzul etmez.

          • Yahya diyor ki:

            İslam sadece bir din değildir…

          • Yahya diyor ki:

            Cemaleddin Efgani ve Muhammed Abduh’un ne mal oldukları ve icraatleri “bugün” çok iyi bilinmektedir.

            Bazı değerli şahsiyetlerin o günkü imkanlar/şartlar dahilinde bu masonlara bir kaç kelime methiyede bulunmaları, onları muteber yapmaz.
            Benzeri fetöş için oldu. Bizim sevdiğimiz saydığımız bazı büyüklerimiz zamanında fetöşe methiyeler düzdüler.. şimdi hepsi yanıldıklarını beyan ediyorlar… …keli gözüktü!

            Nitekim Abdul Hamid Han; zekası ve feraseti ile bu yılan başını İstanbul’da tutsak etmiş, ölene kadar da bırakmamıştır…!

          • Feyza diyor ki:

            Gulpembe hnm,
            Islami Islamcilik ve Islamizm gibi ideolojilere indirgeyen biz degiliz ki:) bu kavrami ikide bir onumuze cikaran hatta burada ilk konusunu acan da sizsiniz, bagli oldugunuz ve yetistiginiz mesrebin islamciliktan geldigini soyleyen de sizsiniz :))
            Bizim soyledigimiz su ki, bir Musluman dogal olarak butun dunya Muslumanlarini bir sancak altinda toplayacak Sevket Eygi hocamizin surekli yazdigi gibi adil, rasid, muttaqi bir halifenin varligina ozlem duyar. En guzel yasalarin da Allah’in kitabinda belirttigi yasalar olduguna itimadi tamdir. Ser’i ahkamin uygulandigi bir memlekette zaten gayrimuslimlerin cani da mali da eman altindadir bozgunculuk cikarmadan uslu uslu yasadiklari surece.
            Siz ne dediniz peki, bu dediklerimiz tepeden inmecilik, tepeden durtukleyerek, “islamcilik” yaparak bu is olmaz,baris ve hosgoru icinde yasamanin en ideal yolu bugun pasif laikliktir dediniz mi, dediniz.
            Simdi biz, Asr-i Saadet’te uygulanan ve Efendimiz asvin haber verdigi uzere ahir zamanda da selamet ve hilafetin geri donecegine olan itikadimiza binaen, en adil hukukun Islam hukuku, gerceklesecegine inandigimiz en guzel sizin tabirinizle “ruyamizin” hilafet, butun insanlarin en bariscil ve huzur icinde yasayabilecegi adil devletin de Islamiyetin tam manasiyla uygulandigi bir Islam Devleti oldugunu soyledigimiz zaman bunu Islamcilikla veya x partisiyle bagdastiran da sizsiniz.
            Bunlar gercek olacak insaallah itikadimiz tam.
            Bati kendine dusman bulmakta zorlanmiyor diye dogru bildigimiz herseyi halinin altina supurup yok mu sayacagiz? Islam gerektiginde cihadi da emreder. Siyaseti alet olarak kullanabilir Muslumanlar, devlet kurabilir, anlasmalar yapabilir. Pasif olan dinimiz degil. Bir avuc siyonistin batil bir dava ugruna dunyada olusturdugu su katliama bakin. Bati dusman ariyorsa uzagina bakmasin, Bati bugun Islami karaliyor, kotu lanse ediyor diye biz dinimiz hakkinda butun dogru bildiklerimizden vaz mi gececegiz, ne munasebet..
            Muslumanlara zarar veren o kesime Islamci deniyorsa ki bu kavramin ne anlama geldigini degil, icerisine hamgi zumrelerin dahil oldugunu sormustum, bu kavramin icerisine Islamiyeti yumusata yumusata bir nesli tatli su Muslumani haline getiren ideolojik diyalog hareketini de katmalisiniz.
            Meshur Ingiliz belgelerinde de Panislamist hareketin birinci temsilcisinin Cemaleddin Afgani olarak geciyor olmasi da ayri bir tartisma konusudur ve manidardir.

          • Gulpembe diyor ki:

            Feyza hanim,
            Yorum icin tesekkurler… ustadim “ Eski Hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal” diyerek hilafetin omrunun bittigini ve zamani ve ihtiyaclari iyi okumanin gerekliligini ta o zamanlardan gormus ve uyarmistir. Rasullullahin isaret ettigi mehdi insallah gelir biz muslumanlar da tabi oluruz. Elbette hepimizin umitleri vardir lakin konumuz reel politika dir. kacirdiginiz nokta burasi sanirim.

            Ben muslumanlari tatli su/ tuzlu su/ radikal muslumanlik gibi siniflamaktan haya ederim. Cunku rehberim muhammed sav boyle birsey yapmamistir. Allah ibrahim as vesilesiyle bize musluman ismini layik gormusse Ben de oyle gorurum. Devrin munafiklari Ayet gelir isimlerini teśhir eder diye korkarken ve Allah bunu yapmamisken kimsenin imani hakkinda zan ve alay kuramam. “Hakkinda bilgin olmayan seyin pesine dusme kulak goz, gonul hepsi bundan sorumludur.”isra36

            C.Afgani, Abduh.. icin bediuzzaman Ittihadi islam davasinda benim seleflerimdirler, der ve siyasi aksiyonlarini takdir Eder. Bu isimler yikilan bir imparatorluk ve ardindan kopan fitne kazanina kafa patlatmis, dert sahibi insanlardir. Hatalari gunahlari cok olmakla beraber bazi kimselerin haklarinda uydurduklari falancalarin ajani/ adami gibi yaftalari hakettiklerini dusunmuyorum. Allah cumlemizi affetsin( amin)

            Konuyla ilgili kafi derecede yazdim, ilave yorumum olmayacaktir insallah.
            Selam ederim.

          • adamın biri diyor ki:

            Gulpembe hanim’ a

            Birilerini islamcilik ifadesi ile yaftalamaktan neden haya etmiyorsunuz? Su an kime sorsaniz islamciyim demez, reel politika da bu ifade hakaret olmasa da olumsuz anlamda kullanilir, yani dini siyasete alet etmek anlaminda, ben oyle anlam vermiyorum demek mantikli degil, ayrica neden muslumanlari islamci vb. Diye ayiriyorsunuz?

            Ustad hazretleri ileriye yonelik umit vermis sizin gibi reel politika demeden osmanlinin ve islam aleminin cokuse devam ettigi yillarda Rus polisine Tiflis te medrese acacagini soylemistir. İslam aleminin istikbale hakim olacagini soylemistir. “Eski hal muhal ya yeni hal ya izmihlal” Soylediginiz mana ise sizin tevilinizdir bu yanlis zanninizi o mubarek zata mal edemezsiniz. Heyhat ehvenusser diye laikligi savunmayi da ustad dan mi ogrendiniz, seriatin bir meselesi icin bin ruhunu feda edecek bir zattan? nereden hangi kitaptan satirlardan cikardiniz bunu?

            Konuyla ilgili yazacak cok sey var ama sizin amaciniz ortaya bir mesele atip ortaligi bulandirmak oldugu icin yorum yapip kacmak kolayiniza geliyor ve polemik cikmasin ayagina yatip susuyorsunuz ama burada kimse sandiginiz kadar saf degil, ne yapmaya calistiginiz farkediliyor, cunku konu uzadikca koseye sıkısarak konuyu degistirip dagitip dikkati baska yere cekmeye calisiyorsunuz, mesela hic munasebeti yokken birilerine islamci diyerek konuyu bu alana cektiniz. Sanki biz islamcilik yapiyormusuz gibi, islamcilik ne demekse zaten anlayamadim ne oldugunu, biz elhamdulillah muslumaniz o kadar

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülpembe Hanım.

            Bahsettiğiniz konularda size aktaramadığımız şey şu. Dinin siyasete alet edildiği konusunda haklısınız ki tüm dünyada neredeyse böyle. Fakat biz de diyoruz ki, müslümanlar olarak dini politikaya vb alet etmek yerine politikayı dine alet edelim hatta elimizdeki tüm enstrumanları dinimiz için kullanalım. Çünkü islam sadece “inandım” demekle yaşanabilecek bir din değil. Aynı zamanda bir yaşam tarzıdır. Eğer biz hayatımızı bu yaşam tarzına çeşitli sebeplerle uyduramıyorsak bu islamın yetersizliğinden değil bizim yetersizliğimizdendir ki bu noktada da en tehlikelisi inandığımız gibi yaşayamadığımız için yaşadığımız gibi inanmaya başlamamızdır. Sizin realite diye bahsettiğiniz şey budur aslında.

            Bugün eğer ortada gerçeklerden bahsediyorsak en büyüklerinden biri de gavurların potansiyel düşmanlarımız olduğu ve onlara karşı önlem almamız gerektiğidir ki bunu da Allah’ın emrettiklerini terk edip onların dayattığı şeyleri kabul ederek yapamayacağımız da açıktır ve gerekli uyarılar önlemler dinimizde mevcuttur.

            Siz komşunuzla iyi geçinmek zorundasınız ki zaten bu da dinimizin emri. Bunu dolaylı olarak ilk yorumlarımda da yazmıştım. Ancak iyi geçineceğiz derken adamların yılbaşını kutlamak ne kadar doğru?(Yapıyorsunuz demiyorum biz Türkiye’de yapıyoruz da oradan biliyorum) Bu örnekler çoğaltılabilir ki sınırları da aslında dinimizce açık açık belirtilmiştir.

            Din ile devlet işlerini ayırma lafı aslında dinimizi hayattan silme projesidir. Din ile devlet işlerini ayırma da aslında dinsizlik ile devlet işlerini birleştirmektir ve dinsizlik de bir yerde aslında bir dindir özünde bir inançtır. Realite budur ve ütopya olan da laiklik diye bir şey icat edip dinsizlikle dini barıştırmaya çalışmaktır. Bu ütopyayı realite olarak görenlerin onların eline geçecek ilk fırsatta bizi boğacaklarından ya haberi yoktur ya da nefsine yenik düşmüş ve batılın yanında yer almıştır. Taraf olmak için illa ki batılın adamı da olmak gerekmez. Kaldı ki adam masrafları da yok. Cilalayıp sundukları dünya hayatının süsüyle bedavaya epey taraftar buluyorlar.

            Bir de sanırım yazmayı unutmuşsunuz, bizler önce kendi nefsimizi temizleyelim değil mi?(Yorumumda size zerre ithamım yoktur iç muhasebeniz beni ilgilendirmez, alınganlık olmasın)

        • Aadem diyor ki:

          Gül pembe.
          sen zaten ne olduğunu her zaman laf cambazligi yaparak cok iyi rol yaparak cok iyi bir Müslümanmis gibi görünerek yorumlar yaptın. Tabi boylecede Türk milletini uyuttugunu sandin.ve en sonunda Alllah icindekini dışarı çıkarttı. Dil kalpten geceni soyler.kalp icinde yemek pişirilen yer iken dil ise o yemegi dışarı sunan bir Kaşıktir. sen saglam bir iSLAMCILIKtan geldiğinizi soyledin.ve diyorsunuzki bir müşrik bile İslamcı olabilir eger menfaati onu gerektiriyorsa.

          Şimdi sana soruyorum gulpembe.saglam bir islamciliktan gelirken menfatin neydi.Bu sitede islamla alakası olmayan şeyleri islamin icinde gibi gostermeni ve bu sekilde müslüman insanimizin akillarina şüpheler oluşturmaya calisman ACABA SAGLAM BIR ISLAMCILIKTAN GELMENDEN DOLAYIMIDIR.MENFAATIN NEDİR. BU MENFAATTEN DOLAYI ISLAMCI MUSRIKLER NEYİ AMACLAMAKTADIRLAR.

          Atalarımız bosa dememisler.eger bir insanin gercek niyetini ogrenmek istiyorsan sen susacaksin onu konusturacaksin.

  3. nikap diyor ki:

    Değerli Kevser hanım kardeşim tabiiki sizler için dua ederim , ediyorum da ama özel olarakta tekrar tekrar ısrarlı bir biçimde de istemeye devam edeceğim inşallah.Dua müminin silahıdır ve bizimde bu silahı düzgün kullanmamız gerekiyor.Benimde sizler gibi evlenmek isteyen kuzenlerim ve yeğenlerim var . Onlar için her zaman dua ederim yanına kızımı da eklerim.Çünkü benim de bu ayyirmi yaşına giren bir kızım var onun içinde en hayırlı olanı isterim her zaman. Ama böyle buralarda evlenemediği için üzülen dertlenen kardeşleriminde yazdıklarını okuyunca sanki kendimi onlara haksızlık etmiş gibi hissediyorum . Peygamberimiz zamanında bir müşkülü olan onun yanına gelir ve dua isterlermiş.Oda onlara şu duayı yap Rabbim sana isteğini verir der gönderirmiş.Peygamberimizin ALLAHÜ TEALAYA nazı geçtiği için edilen dua kabul olurmuş.Acaba bizim nazımız da Rabbime geçiyor mu.Ykosa biz istemeyi mi bilmiyoruz. Irak valisi zalim haccacı hepiniz duymuşsunuzdur,hac yapmak için Kabeye geldiği bir gün bir amayı orada gözlerinin açılması için dua ederken görür ve yanyna giderne yaptığımı sorar Oda dua ettiğini söyler Haccac d ON sen beni biliyor musun.ben haccacı zalimim der.Adam titremeye başlar ve evet sizi duymuştum der.Haccacta ona ben şimdi tavafa başlıyorum yedi kere döneceğim eğer tavafım bittiğinde o gözlerin açılmazsa seni kıtır kıtır keseceğim der. Bu sözleri duyan adam ağlamaya başlar ve Allaha yalvarır. AllHIM NE OLUR gözlerimi aç yoksa bu zalım beni kesecek diye feryada başlar. Çaresiz bir şekilde Allaha yalvarır. O korkuyla Allaha yakarmaya devam etmektedir.Adamın yaptıklarını izleyen haccac tekrar yanına gelir ve sen daha burdamısın son tavafım kaldı gelip seni keseceğim der. a dam daha çok ağlamaya feryat etmeye yalvarmaya devam eder Allahım ne olr gözlerimi aç yoksa bu zalim beni öldürecek der.Ve adamın gözleri açılır .Haccac yanına gelir ve açıldımı gözlerin der o da açıldı der. Haccac da ona HAH işte böyle dua et der.Acaba bizdemi böyle dua edemiyoruz canım kardeşlerim.

  4. Feyza diyor ki:

    Cihad abi,
    Olumu gosterip sitmaya razi ediliyoruz kisaca ve isin en uzucu tarafi su ki, sitma mikrobuna vucudumuz artik aliskanlik kazaniyor ve mucadele ihtiyaci hissetmiyoruz.
    Bir Muslumanin bu dunyadaki vazifesi bazi kardeslerimize “utopik” gelse de hala ne yazik ki, Islam yasalarini bulundugu beldede hakim kilmaya calismaktir. Siz, laik ve sekuler sistemi benimseyip en ideal yonetim bicimi olarak zihben kabul ettiginiz an, zaten maca uc sifir yenik baslamissiniz demektir.

    Anlayamiyorum, Muslumanlik yalnizca ibadet dini midir ve bir Musluman nasil olur da laikligi mesru ve bizim icin en ideal yonetim bicimi olarak gosterebilir?
    Amac saygi, baris ve huzur icerisinde yasamaksa Islam Devleti’nde gayrimuslimlerin cani ve mali zaten emniyet icerisindedir. Bunun icin laik sisteme ihtiyacimiz yok elhamdulillah..Butun yorumlari iki gundur firsat buldukca okumaya calistim da Laiklige dizilen ovgulerden konu daraltila daraltila nasil da komsunun inancina duyulan saygiya kadar indirgenebilmis..?

    Islam dini yalnizca ibadet ve itikad esaslarindan olusan bir kapali mekan dini degildir. Kulun kulla, kulun Allahu Teala ile ve kulun devletle olan iliskilerini de tanzim eden,hayatin en mahrem alanindan en genis kapsama alanina kadar her noktasina nufuz eden genis muhteviyatli bir hukuka sahiptir. Devletin gorevi dini ikame etmek, ayakta tutmak ve Allah’in yasalarini hakim kilmaktir.

    Siz devleti dinden tecrid ettiginiz zaman elinizde guduk bir hukuk kalir ve ictimai hayatiniza tesir etmesine izin vermediginiz dininiz, yavas yavas aile yasaminiz ve ailenizle olan hukukunuza tesir edememeye baslar ve bir Musluman bu durumdan hosnut olamaz. Miras meselesi ornegin Islam hukukuna riayet edilmeden modern yasalara bakilarak uygulandiginda bu yalnizca toplumu degil, toplumun en cekirdem yapisi olan akraba ve nihayetinde aile iliskilerini de etkiler.

    Daha derine inersek, modern yasalarin kendine hak olarak sundugu ama Islam hukukunca hakki olmayan mali gonul rahatligiyla kabul eden musluman, yedigi haram malin tesiriyle kendinin ve hanesindekilerin bogazindan haram lokma gecirmis olur ve kalplerinde imanin lezzetini alamazlar. Bu sekilde imani zayif nesiller yetisiyor gormuyor muyuz? Yani, ikilemde kalan ve dini de yine laik sistemin eksik biraktigi din egitimini yalan yanlis kurumlardan ogrenen Muslumanlar, bu yasalari hayatlarinda baz aldiklari surece ferdi yasamlarinda da iflah olamazlar.

    Gunesi kimin hareket ettirdigini ailesinden hasbel kader ogrenmis bir Musluman genc, gunesi hareket ettirenin yasami uzerindeki otoritesini kabul edip bu otorite dogrultusunda hayatini idame ettiremedigi surece yine eksik ve guduk kalacaktir. Yani is ailede baslar ama ailede bit-mez.

    • gulpembe diyor ki:

      Feyza hanim,benim yazdiklarimdan anlayamadiginiz yerler oldugunu soylemissiniz. Musadenizle su dar vaktimde de olsa izah etmek isterim. anlatabilmek ve anlayabilmek ise Rabbimin takdiridir.

      “Islami bulundugu beldede hakim kilmak”denilmis;

      Cevap; Bunun icin o beldede musluman ummetinin yasiyor olmasi gerekir. Dusunelim ki Bir yerde hirsizlik mesru ve olagan hale gelmisken seriati getirip el kesiyorsunuz. Tum nufusun isgucunu bitirdiniz demektir. Arvasi hz.lerine “hocam ummeti muhammede kurtulmalari icin dua ediniz” denildiginde, ” bana ummeti muhammedi goster sana kurtuldugunu haber veriyim” demis.

      ” devletin gorevi dini ikame etmektir”denilmis.
      cevap: bu tepeden inmeciliktir. Islam fertlerde baslar,sonra o yetismis fertler Allahin yasalarini riza ile zaten uygular.fakat islamcilik yaparak yukaridan asagiya insanlari durtuklediginizde ise sadece tabanda dine karsi antipati olusturur takiyyeci insanlar yetistirirsiniz. Bakiniz: iran islam cumhuriyeti

      “Ictimai hayata tesir etmeyen din aileye de tesir etmez olur” denilmis.
      Cevap: bu bir ozguvensizliktir. seytan ve nefsi gozunde fazla buyutmek imanin gucunu hafife almaktir.oyle olsa gavur illerindeki gayri muslimler ahirette iman etmemelerinSebebi olarak yasadiklari vilayetleri ileri surebilirler mi? Bu onlar icin kurtulus vesilesi olabilir mi, Imam Rabbani bu bahsi cok guzel anlatir.Halbuki o vilayetlerde hidayete erenler varken,5 vakit ezani canli duydugu halde hadisi serifin tabiriyle oktan cikar gibi dinden cikanlari nereye koyacagiz?

      Son olarak sunlari soylemek isterim Kadriye hanimin N.fazildan alintiladigi gibi, bati bir islam dogurdu boylece dogruluk ve emniyet ile kendi iclerinde sukunetle yasiyorlar. Birgun onlarda islmadan kopar yani dogruluk ve emniyeti hanelerinden kaldirirlarsa musluman cografyalarin dustugu cukura dusecekler. Onlarin imansiz islami nasilki ahirette fayda vermezse, bizlerin islamsiz imani da bize oyle fayda vermeyecek. ” dini en kamil olaniniz ahlaki en guzel olaninizdir” ”
      Dogru soylemeyenin dini yoktur”

      Selam ve selametle

      • Feyza diyor ki:

        Gulpembe hnm,
        Benim anlayamadigim noktalar sizin yazdiklariniz degildi. Benim anlayamadigim nokta, bir Muslumanin, Allahu Teala’nin yasalarina beseri yasalari tercih edilmesinden memnuniyet duymasi, dinin sinirli bir alana hapsedilmesinden dolayi ise hic eksiklik duymamasi, bilakis durumu kaniksayip ornek model olarak yine bu sistemi ongormesi, dis politikasiyla Musluman cografyayi paramparca etmis bir ulkenin ic politikasinda gosterdigi musamahayi sukurle, minnetle anmasi ve bunu o denli icsellestirmesi ki, insanligin kurtulusunu bu receteye bagli kilmasi, konu bir sekilde kisirlasmaya baslayip verilecek cevaplar tukendiginde ise bir klasik olarak yine ayni dongunun komsunun inancina saygi noktasinda son bulmasiydi.

      • Feyza diyor ki:

        Gulpembe hnm,
        Islam fertlerde baslar, dogru ama fertlerle sinirli kalmaz. Toplumun refahi icin en dogru receteyi bize sunan Rabbimizdir, biz boyle iman ediyoruz. Musluman bir birey bu sekilde dusunmek zorundadir uygulama alani olmasa ve bazi ceza i mueyyideler kendi insiystifinin disinda, uygulanmasi bir Islam devletinin varligina muhtac olsa da en azindan kalben ilahi receteden yanadir ve fiiloyatiyla da mumkun mertebe yasaminda hududullahi muhafazaya gayret eder. Allah’in hukumleri uygulanamadihi icin bir huzun,eksiklik bir sorumluluk hisseder. Bu genel anlamda boyledir.

        Diyorsunuz ki hirsizligin mesru oldugu bir ortamda el kesme cezasi uygulanirsa isgucunu kaybedersiniz. Bu ceza onune gelen her insana uygulanan basit bir ceza degil. Bazi arizi durumlarda bu cezanin uygulanmasi engellenir. Ornegin hz.Omer, kitlik doneminde bir sene bu cezayi durdurmustur. Yani her onune gelenin eli kesilse corak ve colsk bir toplum olur. Peki her ne kadar Iran islam cunhuriyeti Asr-i saadet’in gercek seriat yonetimini temsil etmese de acaba Iran’da bu yasadan dolayi toplumun dortte ucu colak mi geziyor, isgucunde kayip mi yasanmis? Arastirmak lazim….

        Asr-i Saadetin Kur’an anlayisi, onlarin Kur’ani butun olarak gormelerine dayaniyordu. Ibadet, ahlak, muamelat gibi kategorilere tabi tutmuyorlardi onlar, onlara gore hepsi ibadet sisteminin haystin degisik yonlerini ilgilendiren hukumleriydi. Omer b.Abdulaziz valilere gonderdigi genelgesinde acikca , had cezalarinin uygulanmasinin namaz ve zekat gibi ibadetlerin yerine getirilmesinden farksiz oldugunu beyan etmisken biz su an bu hukumleri birakin uygulama imkanimizin olup olmamasini, ola ki uygulansa ne yapariz, is gucumuz duser seklinde hesabi yaklasimlarla ilgileniyoruz.

        Siz fikih muessessini incelediginiz zaman zaten Allahu Teala tarafindan konulmus temel esaslara nazaran, tanziminin insana birakildigi uygun gorulen alanin nasik genis oldugunu gorebilirsiniz. Oyle olmasa bu denli genis bir fikih kulliyatimiz olamazdi. Kur’an’da zikredilen itikadi, ahlaki ve ameli esaslarin bir mukellefiyeti vardir. Itikadi esaslar akil sahibi ve balig olmayi gerektirir ornegin, ahlaki ve ameli hukumler ise ilaveten imani..aklin gitmesi mukelkefiyeti nasil kaldirirsa avdeti yeniden mukellefiyeti iade eder. Veya zengin insanin zekat mukellefiyeti vardir fakat fakirlesirse zengin olana dek bu mukellefiyet kalkar vs…gibi.

        Mesela dogru soylemekle mukellefiz fakat iki dargini baristirmak icin luzum ederse yaalan da soyleyebiliriz vs…simdi itikadi ameli ahlaki bu konularda uygulanan mantigin aynisi, degisik bir fornatta ferdi ve toplumsal suclar icin de karsimiza cikar. Hadd olarak isimlenen bu cezalar Kur’an da sunulan ibadetler sisteminin birer tamamlayicisidir ve buna gore her suc icin ongorulen cezanin sozkonusu suca tekabul etmesi icin birtakim sartlari(tahkik’ul menat) oldugu gibi, soz konusu suclarin geneki icin ongorulen cezayi uygulamaya engel birtakim arizi durumlari da olabilir. Hirsizlik orneginde verdigimiz gibi..
        Kur’ana bakiyoruz. Iki cesit ceza onergesi var, biri fiilin suc oldugu belirkenmis fakat bir ceza takdir edilmemis ve bu cezanin mahiyeti mahkeme ve yonetime birakilmis. Orn., faiz, rusvet vs..

        Bu fiiiller yasaklanmis fakat yargi sonucu verilecek ceza hakime birakilmis.
        Digerinde ise, suc belirlenmis fakat cezasi da belirlenmis. Hirsizlik, zina, cinayet, zihar gibi..

        Bu tarz suclarda da Rabbimiz merhanetinden oturu, kendi hakki kulunun hakkindan daha onde olan suclara bir jefsret alternatifi getirmis ki kullari magdur olmasin. Mesela zihar suctu ve kefsreti bir kole azad etmektir. Fakat buna gucu yetmeyen kuluna Rabbimiz baska bir kefaret onerir ve iki ay kesintisiz oruc tutmasini emreder. Bu da olmazsa altmis yoksulu doyurur. Yani asil cezadan baslayarak sartlarin olusup olusmamasina bakilir ve uc kefaretten asamali olarak hangisine gucu yetiyorsa bu kefsret kula odetilir. Ama belirleyici yine Rabbimizdir.
        Fakat,

        Bu suc bir sahsa eziyet vermek uzerineyse bunlarin kesin mueyyideleri belirlenmistir. Ornegin sartlar yerine geldiyse ve arizi bkr durum sozkonusu degilse adam olduren birine kisas uygulanir ve bunun alternatifi, kolaylastirici baska bir tatbik metodu olsaydi zihar sucunda oldugu gibi bu sucun da cezasi alternatif icerirdi fajat icermiyor ve hatta bu uygulamanin hz.Musa’nin seriatina kadar dayandigini da hesaba katarsak olayin ciddiyetini daha iyi kavrayabiliriz. Gordugunuz gibi Cenabi Mevla bazi suclarin cezasinda kullarina genis bir alan tahsis etmisken bazilarinda ise ki bunlar kemiklesmis ve insan hakkini ihlal eden buyuk suclardir, musamaha gostermemis. Sayet bir alternatif sunacak olsaydi bunun yetkisi yine yalnizca hz.Allah’a ait olurdu ve zikredilirdi.

        Mesela Allah ve Rasulune savas acma ve bozgunculuk suclarina dort ayri alternatif getirilmisken bu suclara alternatif konmamasi yine isin ciddiyetini gosterir bizlere..
        Yani siz olaya siradan bir el kesme islemi gibi bakarsiniz fakat mesele bundan daha derindir. Bunlar siradan birer hukuki kaide degil, Allah’in haramlari, helalleri, emir ve nehiyleri ve tamaminin ise Allah’in dinini meydana getirdigi gercegidir. Bu yuzden Kur’an, bu belirlenmis ahkama uymaktan baska bir yol olmadigini ve “hududullahi” ihlal etmenin Allaha ve Resulune isyan anlamina gelecegini bildirmistir.
        “Iste bunlar Allah’in sinirlaridir, onlara tecavuz etmeyin. Kim Allah’in sinirlarina tecavuz ederse onlar zalimlerdir!”Bakara/229
        “Kim Allah ve Resulune isyan eder, O’nun hududunu asarsa, nu icinde ebedi kalacagi atese sokar. Onun icin alcaltici azab vardir.”Nisa/14
        Tabi burada kinanan sey, Allah’in belirlenmis hukumlerini cagdisi bulmak, ondan razi olmamak anlamindadir.

        Bugun baktiginiz zaman sadece modern ama hic de en iyi olmayan hunanist zihniyetin ideolojik hegemonyasinda Muslumanlarin zaten uygulamaya imkan bulamadiklari fikhini, ahkamini bir de bu sekilde tartismaya acmasinin hicbir fayda saglamadigini gordugumuz gibi, bir de Kur’an in emrettigi uygulamalari veya “had”leri caga ve topluma yakistiramamalari kendi kozmolojik anlayislarinda derin bir sarsinti gecirdiklerinin sinyalidir. En azindan uygulayabilme temennisini icinde yasatmak gerekir ki biz de bu ideolojik kavganin icinde imanin meyvesi, emniyet duygusunu yitirmeyelim.

        Ayni zamanda cunku bu ikilem, ilahi dinimize ve onun kaidelerine guvensizligi, kayitsizlogi ve ummet icerisinde yasanacak toplu bir kimliksel bunalimin da habercisidir.

        • Gulpembe diyor ki:

          Feyza hanim, benim adima konusmadan , soylemediklerimi soylemisim gibi yazmadan once Dogru mu anliyorum gulpembe hanim diye sorsaydiniz daha islamca( bariscil ve esenlikli bir yol)Tutmus olurdunuz. Ben de bir cekisme degil fikir alisverisi yaptigimiza Emin olup,dilinden zarara ugramaycagima guvendigim bir muslime ile yazismanin tadini cikartirdim.

          Kisaca sizin bana ithamlarinizi ozetliyeyim.
          (Kitabimiza ters durumlardan) memnuniyet duyma, hic eksiklik hissetmeme, insanligin kurtulusu(!) gormek, (kurani yasami)cagdisi bulmak, razi gelmemek, caga topluma yakistiramamak…vb.

          Allah sahit ki, Ben bunlardan uzagim, sahit olarak Allah yeter.

          Ilk yorumunuzda verecek cevab tukendigi icin klasik olarak konuyu Komsunun inancina getirdigimi soyluyorsunuz.
          Cevap; fatih bey insan haklari acisindan amerikanin kendi icinde kurdugu sistemi olumlu olarak anlatmami onun dis politikasini ornekleyerek elestirmisti, ben de turkiyenin dis politikasinin da parlak olmadigini bunun turkiyenin ic politikasina yada insanlarinin iyi olamayacagina yormanin rasyonel olmadigini anlatmak istedim. Eger kastiniz bu degilse ilgili cumlemi aynen yazar misiniz,karisikligi gidermek isterim.

          Hirsizlikla ilgili ayetler hicri 6. Yilda yani peygamberimizin vefatina 4 yil kala, Imanin kalplerde yerlestigi ve insanlarin hukumlere hazir Hale getirildigi risaletin 19. Yilinda gelmistir. Ben dedim ki, tamam bunu uygulayalim ama sistemin nerede? Yetismis Musliman toplumun nerede?
          Irani ornek vermissiniz.el Kesme cezasinin hirsizliklari azalttigina dair bir istatistiginiz var mi?. YolsuZluk ve rusvetin tavan yaptigi bir ulke kimin elini kesiyor? Alkol ve flortun yasak oldugu bir ulke bunu zengin kesimi icin neden engeleyemiyor, yoksa engellemek mi istemiyor?

          Ben hic de mutevazzi olamaycagim saglam bir islamciliktan geliyorum feyza hanim, ailem, yetistirilis tarzim ve mesrebim itibariyle yazdiklarim sadece kitabi degildir, Kandirilmisligin, Beyni yikanmisligin acisini hissetmis biriyim. Islami beklemediginiz bir yerde bulup, kafa konforunuzu kaybettiginizde sorgulamalar ve supheler evresi basliyor. Suphe taklidi yirtar der Ustad. Insallah bizde de oyle olur.

          Evlenmissiniz hayirli olsun, tebrik ederim .kurdugunuz ve insallah buyuyecek ailenizle beraber Rabbim iki cihan saadeti nasip etsin(Amin)

          Sevgiler

          • adamın biri diyor ki:

            gülpembe hanım

            ”Feyza hanim, benim adima konusmadan , soylemediklerimi soylemisim gibi yazmadan once Dogru mu anliyorum gulpembe hanim diye sorsaydiniz daha islamca( bariscil ve esenlikli bir yol)Tutmus olurdunuz.” diye sitem etmişsiniz.

            peki siz karşınızdakine aynısını yaparken sorun olmuyor mu? burada size muhalefet ederken olması gerekeni, ideali söylüyoruz. toplumun insanlığın durumunun farkındayız. elbette toplumun dini ahlaki bir olgunluğa erişmesi şart. örneğin sadece bir el kesme cezasıyla hırsızların ıslah olamayacağını biliyoruz. ama bu iş aşama aşamadır, zamana ihtiyaç vardır. biz nihai hedef için çalışalım. insanların islama uygun yaşaması için uğraşalım. belki biz göremeyiz ama çocuklarımız görür. ama kimse görmese de olur. önemli olan bizim bu konudaki niyetimiz gayretimiz. ecnebiyi model almaya gerek yok. çözüm yine bizde. onların iyi özelliği varsa zaten o da islamdan aldıkları içindir.

            ama sizin yorumlardan çıkan sonuç: ” laik yönetim iyidir. zaten din en iyi böyle yaşanır. herkes zaten dinini yaşamada özgür. dini bir otorite kurmak daha kötü olur. abd avrupa bizde göre islama daha yakın . vs… ” bu benim sui zannım değil. yorumlarınızı kim okusa bunu anlar. eğer yanlış anlaşılma varsa bunun sorumlusu yanlış anlayan değil yanlış anlatandır. kimseye sitem etmeye hakkınız yok.

            ” (Kitabimiza ters durumlardan) memnuniyet duyma, hic eksiklik hissetmeme, insanligin kurtulusu(!) gormek, (kurani yasami)cagdisi bulmak, razi gelmemek, caga topluma yakistiramamak…vb.
            Allah sahit ki, Ben bunlardan uzagim, sahit olarak Allah yeter.”

            insanların aklıyla alay etmeyin. şeriat kalbe değil zahire bakar. nedir bu batı güzellemeleri, müslümanları gömmeler, laiklikle ilgili övgüle yapan siz değil miydiniz?

            kimsenin size art niyeti yokken aynı noktada sizi eleştirmesi tesadüfi değildir. tüm yorumlarınız cerbeze ve mugalata ile dolu. en son size daha ılımlı yorumlar yapan yahya bey bile itiraz etti.

            şikayet ettiğiniz ithamı ilk önce siz yapıyorusunuz. birinin kastetmediği bir manayı söylemiş gibi gösterip onu çürütme. olayınız bunlar. açıkçası benim sizden yana bir ümidim yok. sizi samimi de bulmuyorum. ama burada meydanı boş bulup yalan yanlış bilgiler vermenize karşı sessiz kalamıyorum. bunun nedeni de haksızlığa tahammül edememem. amacınız gerçekten bizlere birşey katmak olsa bu içerik ve uslupla yazmaz, daha ılımlı ve olumlu eleştiriler yapardınız. bir insana devamlı kötüsün eksiksin diyerek onu doğru yola sevkedemezsiniz. islam alemi şöyle kötü böyle eksik, amerikaya gelince adamlar dışarda zalim ama içerde iyi, böyle bakış açısı olamaz. insan iki olumsuz eleştiri de batı için yapar. eleştiri yapmayıp da gelip Allah kalbimi biliyor diyerek de kimseyi kandıramaz. kendinizi Allahı şahit tutarak savunmanıza gerek yok. cümlelerinizle ifade edin kendinizi. biz de kalbinizi yaramayız ama elin yazdıkları kalbin tercümanıdır.

          • Gulpembe diyor ki:

            Adamin biri kardesim,
            Yorum icin tesekkurler. “ sizin yazdiklarinizdan cikan sonuc…” diye yazdiginiz kisim isabetli olmus ve yine laikligi mukemmel degil ehveni ser olarak gordugumu soylemistim diger baslikta. Feyza hanimin yazdiklarimdan edindigi cikarimlarinda ise ifrata kactigi gorusundeyim o yuzden reddettigimi belirttim, sitem etmedim kendime magduriyet cikarmadim. Bunu dile getirmeye hakkim vardir. Kiymetli muhabima da o kadar nazim gecer diye dusunuyorum.

            Kardesim, karsimizdaki ister bir derya ister bir okyanus olsun, ondan olacak istifademiz ancak kendi kabimiz kadardir. Ve o suya rengini verecek olan yine kendi kabimizin rengidir. Bazen insanlar diyalog kurdugunu Zanneder lakin ortada donen munavebeli monologlardir. Siz muhatabiniza ancak onun izin verdigi kadar ulasabilirsiniz.Anlatabilmek ve anlayabilmenin Rabbimin takdir ettigi kadar oldugunu yine yazmistim.buna bu kadar takilmayiniz.

            Aslinda konustugumuz mesele cok kapsamli ve onemlidir. Simdilik boyle kalsin belki yazmak istedikce bu basliga geri donerim.

            Selam ve selametle

          • adamın biri diyor ki:

            gülpembe hanım

            yorumlarda ehvenüşşer tarzı br üslup olsa bu derece itiraz olmazdı ve bu anlaşılmadıysa bu kadar insan size suizanda birleşemeyeceğine göre demek ki siz kendinizi iyi ifade edememişsiniz. ya da eleştirileri hafifletmek için bir nebze geri adım attınız bilmiyorum. yanlış anlama da olduysa sorumlu kendini iyi ifade edemeyen sizsiniz. madem o kadar naif bir üslupla cevap istiyorsunuz. ilk önce siz o şekilde cevap verin. ” demek ki kendimi yanlış anlatmışım ” deyin. ” beni nasıl yanlış anlarsınız ” demeyin.

            kaldı ki ehvenüşşer dediğinizi varsayalım. size bu konuda muhalafet edenler dediğim gibi hep ileriye dönük (ne zaman vücuda gelir Allah bilir) ideal bir gelecek hakkında konuşurken siz meseleyi ta islam tarihinden başlayıp günümüze getirerek, zaman zaman size göre yanlış bazı uygulamaları örnek göstererek (gerçekten dediğiniz gibi bir durum varsa bunu araştırıp zamanımıza uygun nasıl uygulayabiliriz demek yerine batıdaki hazır sistemi idealize etmeniz) hakka karşı ehvenüşşeri savunmanız hatta ehvenüşşerri uygulayan ükelerden örnek verip bunu bizim için de ideal bir sistem olarak göstermeniz doğru değildir.

            örnek olarak en son feyza hanıma verdiğiniz cevabı ele alalım. el kesme cezasının uygulamasının mümkün olamayacağını günümüz itibariyle ele almanızı bir nebze anlayabilirim. ama artık bu cezayı uygulamak gelecekte de olması mümkün değildir, gerek de yoktur, batıdaki sistem iyidir demek yanlıştır.

          • Feyza diyor ki:

            Gulpembe hnm, guzel temennileriniz icin tesekkur ederim. Allah sizin de yuvanizin mutlulugunu daim ve cocuklarinizi hayirli evlad eylesin.
            Benim sizinle cekisme gibi bir niyetim hic olmadi, hatta tam tersine cekismeme adina cok kez cevap yazmadigim durumlar oldu konu uzamamasi adina. Sadece zaman zaman mudahil oluyorum.
            Niyetimden emin olabilir ya da olmayabilirsiniz problem degil..
            Diger yazida hilafetin utopya olduguna ve laikligin de hosgoru adina en insancil yontem olduguna dair cumleleriniz vardi. Yazinin sonuna ekleyeyim. Fakat daha sonra canmehmet beyin laiklik hakkindaki sorulari karsisinda cevapsiz kalip laikligi ehvenuser olarak gordugunuzu soylemis ve Fatih beyin de dis politika yorumunu komsuya saygi yorumuna baglamistiniz. Yani ilk cikisiniz keskin, tepki sonrasi ise yumusak bir tavriniz vardi. Cumleler net degil aklimda bulunca yazayim.
            Yorum tarihlerine de bakinca ilk fikrinizle son yazdiklariniz arasindaki yumusama ya ikna oldugunuza ya ikna edemeduginiz icin soylemlerinizi yumusattiginiza dair kani olusturdu. Allahu a’lem..

          • Gulpembe diyor ki:

            Feyza hanim,Anladim o zaman sizin icin toparliyayim.
            1.evet hilafet bir ruyadir. O gun hilafeti olusturan sartlarlar ile bugun yasadigimiz dunyanin gercekleri cok farklidir . Hele dusmani(!)olunan batinin bize sundugu fakat imalati kendimizden sandigimiz baska bir zehirli elma olan islamcilik memlekete seriat/ hilafet falan getirmez.
            2.evet, turkiyedeki otoriter laiklik degil ama cogulcu laiklik hosgorunun ve toplumsal barisin anahtaridir.
            3.Canmehmet beyin herhangi bir sorusunu bilerek yanitsiz birakmadim, soruyu tam anlayamamistim anladigim kadariyla cevap verdim ve toparlamak istedim cunku uzun bir yorum trafigine girmeyi manali bulmadim. Herkes soyleyecegini soylemisti.
            4.ehven-I ser olarak goruyorum. Cunku ben de Kuranin hukumlerinin uygulanmasindan ancak mutluluk duyarim, herhangi bir hukum rahatsiz veriyor olsa bu Kurana iman Etmemislik olur. Biz kuran ‘dan degil muslumanlardan emin degiliz ne yazikki. Ve muslumanlar kendi hallerini duzelttiklerinde insallah Allah da onlar hakkindaki hukmu degistirecektir. Zararin defi faydanin celbinden once gelir fehvasinca bizim toplum olarak onceligimiz ihtilaflara ihtilaf katmak degil musterekleri cogaltmaktir. O yuzden laiklik ehveni ser’dir.

            bana ifraten yazdiklariniz,yorumlari gec okumaktan ve diger yorumcularin uslubunun tesirinde kalmaktan dolayi olmus olabilir, ben zaten sizin kotu niyetli oldugunuzu dusunmemistim.
            Yumusak- keskin- ikna etmek- ikna olmak tamamen subjektif cikarimlar. Ben suizana dusmemek icin asla yorumlara bakarken muhatabimin niyetini okumaya calismam sadece yazdigi ifadeye tez yada antitez getiririm, illa zan yapacaksam husnuzan yapmak isterim. Eger kotu zan yapiyorsam bu tamamen benim ic dunyamin karsimdakine yansimasidir, yani fenaliklar tamamen nefsimdendir, buna eminim.

            Ben de guzel dilekleriniz icin tesekkur ederim.
            Vesselam…

          • adamın biri diyor ki:

            Gulpembe hanim

            İslamcilik diyerek olayi siyasilestiriyorsunuz, kimse burada politika ile ilgili birsey soylemedi, hukumete olan muhalefetinizi boyle bir konuda gundeme getirmeniz dogru degil, bizim kimseden beklentimiz yok, toplum her zaman tabandan tavana duzelir.

            Din karsiti gruplarin islama ve dindar insanlara hucum icin kullandiklari bu cirkin islamcilk ifadesini kullanmaniz da cok cirkin, bugun birisi ataturkcu olunca bir fikri bir ideolojiyi savunmus olarak goruluyor ve gururla ben ataturkcuyum diyor ama bir musluman kendi idealini soyleyince islamcilik gibi bir tabirle asagilaniyor

            Benim anladigim siz halinizden memnunsunuz, dunyanin obur ucunda cocuklar siz o ulkede refah icinde yasayin diye babasiz kaliyor, ama bu sizin pek umrununuzda degil galiba, tabi nasil olsa namazinizi kilabiliyorsunuz ya, ne kadar hosgorululer degil mi? Yani sizin seriat duzenine ihtiyaciniz yok, siz bu masonik duzende namazinizi kilabilmenin konforunu yasayin, binbir derdi olan ummete bir elestiri de siz yapin, yerden yere vurun muslumanlari, ama sakin bu masonik dunya duzenini kuranlara iki laf etmeyin, hatta gavur yapiyor yahu diyerek ovun onlari, siz abd deki komsu hakkina dikkat edin, afganistandaki cocuklari kim ne yapsin degil mi? Ya da onlara da arada bir dua edelim

            Velhasili siz inansaniz da inanmasaniz da bu hayaller gercek olacak, kimin eliyle olacagini Allah bilir, destek bekledigimiz yok bari en azindan bunun hayalini kuranlara kostek olmayin, zaten hayatiniz guzelmis dininizi daha guzel yasiyormussunuz orada, hakiki seriat oradaymis, bizim ise rahat degiliz cunku daha buyuk size gore ruya olan hayallerimiz var,

          • Gulpembe diyor ki:

            Adamin biri,
            Ataturkculer benim nazarimda islamcilardan daha sevimlidir. Cunku onlar ataturku istismar edip muhaliflerini ataturkten sogutuyorlar, islamcilar ise dini istismar edip insanlari dinden ediyorlar.

            Muslumanlar devleti ,din devleti yapamadilar ama dini ,siyaset dini yapmayi basardilar. Su kursulerden bagiran hocalara bakiniz agizlarindan bal damliyor “ey laikler, ey sapiklar, ey falancalar…” deyip duruyorlar. Mahserde siyasi gruplar olarak mi Rabbin huzuruna cikacaz. Boyle bir din anlatisi olabilir mi? Bediuzzaman der ki; “ey insafsizlar! Umum Alemi birlestirerek besleyecek ziyalandiracak bir istidatta olan islamiyetin hakikatini nasil Dar buldunuz ki fakirlere ve bir kisim mutaassip hocalara tahsis edip islamiyetin yari ehlini disariya atmak istiyorsunuz?… islamiyetin o nurani sarayini ne curetle matem tutmus bir siyah Cadir gibi, bir kisim fukaraya ve bedevilere/ murtecilere has oldugunu zannediyorsunuz?”

            Muslumanlar izin vermezse bati onlara birsey yapamaz. Irakli bir arkadasim var memleketinde Turkmen ve Kurtlerin birbirlerine oynadiklari oyunlari, yalanlari anlatiyor. Hersey BM nin gozune girmek icin. Birbirmizi yemiyelim bu isi suhuletle cozelim diyebilecek basiret ve ferasetleri yok. Dusman arayan aynaya baksin.

          • adamın biri diyor ki:

            Gulpembe hanim

            Pencerenizi acik biraksaniz iceri hirsiz girse, hirsiz benim sucum yok pencerenizi acmasaydiniz dese suclu siz mi olursunuz hirsiz mi? Nasrettin hocanin fikrasi gibi, hirsizin hic mi sucu yok, Allah insaf versin.

            Birakin muslumanlari yerden yere vurmayi yahu, siz baska dinden misiniz ki eksikliklerine ragmen bu ummeti “muslumanlar muslumanlar ” diye elestiriyorsunuz, kusura bakmayin ama ben kendinize yonelik en ufak bir ozelestiri goremedim herhangi bir konu ile ilgili hep ne kadar genis vizyonlu oldugunuzu belirten yorumlar yapiyorsunuz. Elestiri once kendimizden baslamali, ve muslumanlar muslumanlar derken kendimizin de bu ummetin bir parcasi oldugunu unutmamamiz lazim. Degilseniz diyecek birsey yok o zaman bosa cene calmayalim

          • adamın biri diyor ki:

            Ayrica islamcilik ifadesi dedigim gibi dindar insanlara takilan bir kulptur dediginiz gibi bir curum degildir. Eger dediginiz tarzda dini kullanan siyasi bir olusum varsa bunu istemeyiz ama buna da islamcilik gibi pozitif gorunen bir isim takmak gayet yanlistir. Ataturkcu ornegini o yuzden verdim, ataturkculuk pozitif bir anlam iceriyor ve oyle kullaniliyor, islamcilik ise pozitif bir isimle negatif bir mana kastediliyor, halbuki islam hepimizin ortak kelimesi, bunu negatif anlamda kullanmamalivbir musluman, islamcilik ifadesi zaten muhalefetin taktigivbir isim, nedeni ise din istismarina karsi olmalarindan ziyade dine karsi olmalari, saf olmaya gerek yok, niyetleri kullandiklari cirkin islamcilik kelimesinden belli.

            ama su var ki mesele siyaset olunca fikir farkliligi olabiliyor, bazilari bir partiyi din istismarcisi gibi gorurken bazilari ise din namina destek veriyor, bunlar itikadi degil siyasi meselelerdir. Birileri bu sebep ten dinden soguyorsa kendi bilecegi istir, bahane ariyorlarmis sogumak icin demek

            sizin demenizle ne kimse dindar olur ne de din istismarcisi, bu sizin yorumunuzdur o kadar, dusuncelerinizi kesin hukum olarak gormeyin derim.

        • adamın biri diyor ki:

          feyza hanım

          öncelikle evliliğinizi tebrik ederim. Allah hakkınızda hayırlı mübarek etsin. aranızdaki sevgi ve saygı daim olsun inşallah.evlenmeyi bekleyen kardeşlerimize de hayırlı kısmetler nasip etsin

          gülpembe hanımın eleştirilerini dikkate alıp üzülmeyin. feraset sahibi olanlar herşeyin farkında. fütürsuzca atıp tutarak yorum yapıp karşılığında tepki gelince mağduru oynamak da farklı bir taktik. sizin ve kimsenin bu hanımefendiye art niyeti olmadığı ortada. başına ne geliyorsa yaptığı yorumlardan geliyor ama hanımefendi yine dönüp yanlış anladınız diye bizi suçluyor. el insaf…

          • Feyza diyor ki:

            Adamin biri kardesim,
            Cok tesekkurler size de Allah nasip etsin en hayirli zamanda.
            Allahu Teala niyetlerimizi,kalplerimizi biliyor. Niyetim burada hicbir zaman kimseyi kirmak olmadi. Istemeden kirdigim kisiler olduysa da farkinda degilim, bunu bilincli yapmadim. Hatasiz kul olmaz, Allah cumlemizi affetsin.
            Yorumlariniz cok isabetli, kaleminiz zayi olmasin, takip ediyorum.
            Selametle kalin.

    • Feyza diyor ki:

      Gulpembe hnm, hilafet utopya ve ruya degildir cunku Efendimiz asv in bu konuyla ilgili hadis-i serifleri var, kimbilir belki yarin belki yarindan da yakin ama asla imkansiz degil. “Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktir/Saff-8”
      Islamcilik kavraminin icerisine kimler giriyor, nedir bunun giyotini?
      Diger yorumda ailenizin Islamci oldugundan bahsetmistiniz. Neden Musluman demeyi tercih etmiyorsunuz Allah cc bize bu sifati uugun gormusken?
      Selamlar.

  5. kadriye öztürk diyor ki:

    rahmetli Necip Fazilin dediği gibi bir dinleri var işimiz gibi bir işleri var dinimiz gibi

  6. Abdullah Bir diyor ki:

    Bütün uyarılarımıza rağmen birileri burada hala “BATI, HIRISTIYAN DUNYASI, ABD, LAİKLİK” vb konular üzerinden ALGI OPERASYONU yapma peşinde kosuyor. Malesef bu algı operasyonunu yaparken de dini, dili çok iyi kullanıyor. Mugalata ve demogojı konusunda ki ustalığının da hakkını fazlasıyla veriyor. tabiri caiz ise Müslüman mahallesinde çok da iyi DOMUZ ETİ pazarlıyor, Bir başka ifadeyle,

    hırıstıyan batı dünyasının ve ABD nin insanları “namaz, oruç, hac” dan ibaret “Bermuda Şeytan Üçgeni”ne hapsettiğini, Müslümanlara İslamı sadece ve sadece bu üçgen içerisinde, izin verdikleri kadar ve kontrolleri altında yasamak zorunda bıraktığını bilinçli olarak gözlerden kaçırıyor. Bunu fark edemeyen Müslümanlar ise bu ve bunun gibi görünüşde bizden, gerçekte ise şeytanın borozancısı olan çakallara

    “Sen ne biçim konuşuyorsun, İslam sadece ibadet değildir, İslamın muamelat ( toplumsal ilişkilere dair kuralları) kısmı da vardır ve ne ABD nede diğer hırıstıyan batılı ülkeler bugüne kadar kendi topraklarında Müslümanların İslam’ın muamelat kısmını yaşamasına asla izin vermediler vede bundan sonra da izin vermezler. Çünkü onların düzeni zayıf ve gücsüz insanları, toplumları sömürme üzerine kurulmuş bir düzendir. İslam ise ne sömürüye, nede mazluma zulüm edilmesine izin vermez.”

    Mesela sen Avrupa da veya ABD de ^ben Müslümanım ve boşanmak istediğim karımdan İslam hukukuna göre boşanmak istiyorum, sizin nafaka ve tazminat içeren kanunlarınızı kabul etmiyorum veya şu adam haksız yere benim babamı öldürdü, ben de İslam’ın kıssas hükmü gereği bu adamın öldürülmesini istiyorum^ diyebilir misin, desen bile ABD hukuku seni ne kadar ciddiye alır?

  7. gulpembe diyor ki:

    Bir seminerde sorulmustu , “gayri muslim bir ulkede cocuk yetistirmenin daha zor ve tehlikeli oldugunu dusunuyor musunuz?”diye. Insanlarin cogu evet dedi, ben dahil azinlikta bir kisim hayir dedik. Sonra yapilan arastirmalari okudu ve dedi ki, kisinin dine bagliliginda musluman yahut olmayan bir ulkede yetismesinin hicbir farki yoktur.

    Yasadigim yerden ornek vereyim, bu devlet kresinden lisesine kadar her inanca okul acmaya izin veriyor, istedigin fikir ve felsefede cocugunu yetistir diyor, uzerine de aldigi vergilerden para yardiminda bulunuyor, daha ne yapsin. Kalbini yarip nefsini de o temizleyemez ki.

    nefs ve seytan hep vardi, kapitalizm bunu icat etmedi. Sadece daha cok ortaya cikmasina yardimci oldu. Eskiden pekcok fenalik bilinmezdi yahut imkansizliktan insanlar ulasamazdi. O yuzden iyi kalmak belki daha kolaydi. Hani takva sahipleri ikiye ayrilirmis. Ilki imkansizlik geregi mecburen takvali “muttaki muztar”,digeri imkani oldugu halde gunahi reddeden ve takvali kalmayi kendi ihtiyar eden/secen “muttaki muhtar”. Ikinciler elbetteki ilklerinden faziletlilerdir. Bu donem muttaki muhtar olma donemi. O yuzden rasulullah ahir ummetine “kardeslerim”demis,islam az kimselerle basladi, yine az larla devam edecek buyurmus, buyuklerde “rabbim beni azlardan kil”diye hep dua edermis.

    Dunyadaki dengeler o kadar degismis ki, “ya Rab bu nasil denizdir, yuzme bilen kusu yok”misali, hersey karmakarisik, vesveseye dusmeden onumuze bakicaz, Allah zaten nurunu tamamlar.(saff/8)

    • Yasir diyor ki:

      Gülpembe Hanım, benim bu yazıdan anladığım İslam dininin mevcut yasalarla birlikte toplum tarafından yaşanmasının olanaksız olması. İslam dini bireyde başlar ailede gelişir ve toplumda yaşanır. Yani İslam dini sadece bireyin tek başına yaşayacağı bir inanç sistemi değildir. Ancak şimdiki sistemlerde din bu şekilde öğretildiği için böyle biliniyor.

      Bu yüzden bireyin Gayri Müslim bir ülkede yetiştirilmesi düşünüldüğü gibi çokta olumsuz değildir. Belki Gayri Müslim ülkelerde İslamı yaşayan kişiler bazında kötü örnek de azdır.

      • gulpembe diyor ki:

        Yasir Bey

        evet…iyi insan yetistirmek yeterli olmuyor, iyi sistemler de kurmak gerekiyor. Yetistirdiginiz iyi insan kotu sistemin icinde ancak kolay bir lokma olmaktan oteye gidemiyor. Bu durumda egitimi onemseyen ve istikrarli bir siyasi hayati olan ulkeler sistemlerini kurmuslarken musluman ulkeler bu alanlarda noksan ve geri kalmislar. Batinin sucu bizim sucumuz yada her neyse… fakat vakia budur.

        Islam fitrat dinidir, heryerde ve her sartta yasanir. Fakat Islami yanlis yerde ariyoruz, Bediuzzamanin deyimiyle “cogu yalanciliktan ibaret olan dunya siyasetinde” ariyoruz. Fitrata baktiginizda ise o orada duruyor bir yere gitmemis. Bazen okula hastaneye gidiyorum kapinin girisine kocaman yazilarla kendi felsefelerini anlatan yazilar asmislar, bakiyorum ifade birebir bizdeki hadisi serifin aynisi. Yani yasiyorlar ama adini koymamislar. Bazi cografyalarda ise adi var ama kendisi yok.

        • adamın biri diyor ki:

          “Yani yasiyorlar ama adini koymamislar” masallah bu abd bir harika. Bir imanlari eksik mubareklerin :). İslamin en iyi yasandigi ulke abd aslinda. :)

          Ne demis bediuzzaman ” imansiz islamiyet sebebi necat olamayacagi gibi islamiyetsiz iman dahi sebebi necat olamaz.” bizim imanimiza uygun yasantimiz yoksa gidip elin imansizini islamin bazi guzelligini aldi diye kendimize ornek alamayiz. Ornek ariyorsak kitabimizda ve tarihimizde yaziyor. Yani dediginiz gibi ” islami yanlis yerde ariyoruz”

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Aynı devlet Irak’ta müslümanların üstüne bomba yağdırmadı mı? Özür. Ölenler bombalardan değil amerikanın attığı yardım paketlerinin altında kalarak ölmüştü. Benzer şekilde filistinde de suçlu olan müslüman filistinliler zaten. Mescid-i Aksa’ya girmek konusunda yaşadıkları sorunu diyalog ve hoşgörüyle yahudi dinine geçerek çözebilirlerdi değil mi? Zaten haçlı seferleri de yalan ve uydurma Kudüs’e hiç girmediler. Kızılderilileri de amerikalılar değil gökten düşen bir meteor öldürdü. Yine amerikada zencileri öldüren polisler türk ve müslüman değil mi? Zaten 3 milyon Suriye’li ülkemize canları sıkıldığı için geldi. Nedense o çok medeni çok özgürlükçü batı onları ülkelerine almadı.
      İslam’ı yaşamak demek belli başlı ibadetleri yapmaktan ibaretse Türkiye’de de şu an ibadetleri yapmaya engel bir durum yok. Hatta o kadar diyalog ve hoş görü içindeyiz ki spor olsun diye yoga yapılıyor. Nasıl ki diyet için oruç ibadeti yapılabiliyorsa spor için yoga olur değil mi? Hatta Kâbe’de yıkılan putları da hoş görü kapsamında onarmalarına izin verelim… Ateistlere de bi çözüm buluruz. LGBTİ’lere de.

      Neyse işin geyik kısmını geçersek bu dünyada ya islamın tarafındasınızdır ya da karşısında. O övdüğünüz insanlar da bizler dinimizden vazgeçmediğimiz sürece bizden razı olmazlar ki rızaları da yerin dibine batsın! Siz safınızı seçin bizler de safımızı seçiyoruz. Burada asla kimseyi küfürle suçlamıyorum kaldı ki herkes kendi yapıp ettiğinin hesabını ahirette verecek. Ancak birileri Türkiye’de darbe yapmaya çalışan haini barındıran ülkeyi insan hakları açısından övecek olursa hani nerede bu 81 milyon hemşerimin hakkı diye sorarım! Bu ülkede yaşayan ve onu seven herkes sorar!

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Ara sıra ortalardan kayıp olsan da varlığın, halen bizimle beraber olduğunu bilmek bize güç ve cesaret veriyor. İyi ki varsın.

        Bu arada, keskin bir kılıç gibi kullandığın kelimelerle tıpkı bir kılıç darbesiyle 3-5 kefere askerini yere seren Malkoçoğlu Cüneyt abimiz gibi haçlı keferelerin içimze soktukları casuslarının planlarını, itibarlarını yerle bir, amaçlarını ise afişe ediyorsun FATİH kardeşim.

        Durmak yok, mücadeleye devam. İslama ve Allah’a hizmet ettiğin sürece her daim Kafirlere ve münafıklara karşı kılıcın, basiretin ve zekan keskin olsun kardeşim.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Abdullah Abi.
          Estağfirullah. Sizler de iyi ki varsınız. Bir şeyler yazmaktan imtina etsem de haksızlık karşısında insan susamıyor yine de. Amacım da birilerini ikna etmek değil tam tersi yorumları okuyacak olan temiz dimağlara buradaki necis fikir içeren yorumlardan etkilenmemesi için uyarıda bulunmak.
          Allah’a emanet olun :)

      • gulpembe diyor ki:

        Fatih Bey

        yalniz degilsiniz. Tum dunyada yapilan anketlerde en sevilmeyen ulke herzaman amerika cikar,sasmaz:) ulkenin dis politikasini savunacagimi dusunmuyorsunuz sanirim. Maalesef durum anlattiginizdan ibarettir belki daha fazlasi…

        fakat buyuklerimiz insaf dinin yarisidir demisler. Benim beraber yasadigim komsuma , ulkenin vatandasina, polisine, doktoruna tesekkur ve vefa hisleri duymanin hakkim oldugunu dusunuyorum.
        Suriyeli bir doktor arkadas var, akrabalarina sahip ciktigi icin Turkiyeyi cok seviyor ve bizlerden ya hic para almaz yada cok az alir, vefasini gostermek ister. Fakat diger bazi suriyeli arkadaslar turkiyenin dis politikasini cok elestiriyor hatta suriyenin bu durumundan birincil olarak turkiyeyi sorumlu tutuyor. Hal boyleyken bizden nefret etmiyor, turkiyenin hic iyi ic politikasi da olamaz demiyor. Elestirilerini rasyonel yapiyor.

        • adamın biri diyor ki:

          Elestirileri rasyonel yapacaksak once kendimizden baslayalim. Burada ozelde ulkemiz genelde ummetle ilgili bir suru olumsuz yorumunuzu okuduk. İyi seyler varsa devede kulak kalir. Ne var ki ayni gulpembe olarak konu bati abd avrupa olunca etmediginiz ovgu kalmiyor. Hicbir elestiri de goremedik. Rasyonellik boyle mi oluyor. Once siz kendi rasyonelliginize bakiniz bir zahmet. Burada kimse batinin her yaptigi kotudur demiyor zaten.

          Su anki konu da yonetim sistemi ile ilgili. Bati kendi icinde yuzyillardir gelen tecrubesiyle bir sistem benimsemis. O ulkenin kendi sartlari acisindan guzel bir durum olabilir. ama bunu evrensel tek dogru olarak gormek olmaz. onlar hristiyan biz muslumaniz. Onlarin kulturu farkli bizimki farkli. Tarihlerimiz farkli. Farkli da farkli. Yani bir uygulama orada guzel olabilir ama buraya uymayabilir. Burada islam tarihinde kendinize gore gordugunuz hallolalabilecek sorunlari ornek vererek batinin sisteminin daha iyi oldugunu savunuyorsunuz.

          Genel olarak da burada devamli bati medeniyetinin belli konulardaki gelismisligini one surup muslumanlari elestirerek rasyonel olamazsiniz. Dost aci soyler ama dost oldugunu hissetirir. Sizin yorumlariniz adeta oryantalist disardan tepeden bakan bir bakis acisinsa sahip. Biraz da siz muslumanlarla ilgili elestiri yaparken mesela bizi elestirirken biraz insafli olsaniz da iki kelime elestiri yapamadiginiz bati orada dururken ikide bir muslumanlar soyle yanlis yapiyor boyle yanlis yapiyor diye yikici elestiri yapmasaniz. Elestiri yapacaksaniz bir zahmet iyi seyleri de gorun ve yazin. Ve batidaki carpikliklari da yazin.Ta ki insanlar yaptiginiz elestirileri dikkate alsin.

          • Abdullah hasan diyor ki:

            adamın biri diyor ki: arkadaşım yorumları okudum , Bir Müslüman Müslümanlara eleştir yapmaya başlayın ca hemen içerik anlaşılmadan karşı hedef oluştıuruluyor. Hiç kimse şimdi bizi biz yapan değerlerden uzak kalışımızı eleştiremeyecekmi, İnsanlığın omurgasını oluşturan toplumsal kurallarda eksikliğimizi eleştiremeyecekmi. Liyakat, torpil, rüşvet, hak etmedişğini almak, garibi ezmek, yağcılık, yalakalık, dalkavukluk, şeffaf olamayışımız, korkaklık, pısırıklık vb sıfatlarda gayri müslimlerle yarışır şekilde hatta onlardan daha fazla zaafımız olmasına kimse eleştiremeyecekmi. Eğer gerçekten böyle düşünüyorsan sana diyeceğim yok (Allah bilsin ) yok Müslümana yapılan eleştirileri gayri müslimleri evgü olarak algılıyorsan peygamber efendimizin (SAV) ”ilim çin de de olsa alınız ” hadisi şerifini de gayri müslülleri ovgü olarakmı algılayacağız. Düşün cem şudur ki; Bir Müslüman kendini ve kendini oluşturan toplumun fertlerini eleştirmekten gocunmamalı, ( hakaret ve abartı yapılmadan) yapılan eleştirlerden art niyet aramamalı hatta ve hatta eleştiri kültütürü oluşmadıgı için üzülmeli ve bunun gelişmesi için çaba sarfetmeli.
            ”Bu ülkenin,
            Ticaret hukuku seküler,
            Aile hukuku seküler,
            Okulları seküler,
            Medyası seküler,
            Sanat ve kültürü seküler,
            Toplumu seküler,
            Devleti seküler,
            ama olsun…
            İlkokulda başörtüsüne izin veriyorlar, okulda mescit yapıyorlar.” Şimdi bu durumumuzu bilmeyen Müslümanlara aferin deyip uyumalarına devam etmelerine mi söyleyelim. Müslüman Müslüman vasıfların dan uzaklaştıysa bunu gidermeye çalışmalı, çalıştırmalı ve çalışanlara da sitem değil teşekkür etmeli. Müslüman Müslümana eleştirmeyecek te Dinimizin ” Emri bil maruf” emrini nasıl uygulayacağız. Günümüzde sekülerlikten şikayetçi olmayışımızın başlıca sebeblerin den biri de bu ” eleştiri olmayışı- emri bil marufun ehemniyeti anlaşılmayışı- herkesin aklı yokmu- herkesin özel hayatı (Kişinin kendi bileceği iş) gibi uyutma mekanizmaları. Esasına inince görülecektir ki bunlar” Gayri Müslimlerin Müslümanlara uyutmak için enjekte ettikleri uyuşukluk virüsleridir. Eleştiryi karşı çıkmak her açıdan Müslüman ahlakına tersdir.

          • adamın biri diyor ki:

            Abdullah Hasan

            Siz yorumu tamamen yanlis anlamaissiniz. Ben yorumumu ortaya degil gulpmebe hanima ozel olarak yaptim. Eger onun yorumlarini okusaydiniz siz de ayni seyleri soylerdiniz. Ben musluman musluman i elestirmesin demedim ki bosuna zahmet edip uzun uzun yazmişsiniz. Ama elestiri yaparken kirmadan dokmeden yapimali. Batiya tek kelime etmeden ovgu dizen birinin muslumanlarla ilgili elestiri yapmasinin pek bir rasyonelligi kalmiyor. Yoksa bu sitedeki yazilar da bizim eksikliklerini anlatiyor ve takdir ediyor okuyor yorum yapiyoruz. Mesela bu yazi da oyle hakeza. Demek ki elestirilere karsi degiliz tarzina uzlslubuna dikkat edelim dedim ki bu da muslumanin yapmasi gereken seydir.

          • adamın biri diyor ki:

            Bu vesileyle ben de bir elestiri yapayim. Bazen okuduklarimizi yanlis anlayoruz. : )

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Laiklikten komşuya vefaya nasıl geldik anlayamadım ama verdiğiniz vergileri yaşadığınız devlet nasıl kullanıyor bir kez daha düşünün. İç politika dış politika derken anlıyoruz ki laiklik iyi bir şey değil. Devletin içinde kısmen “dininizi yaşıyorsunuz” ama dışında iken din kardeşinizle savaşıyorsunuz.

    • Aadem diyor ki:

      Gulpembe
      Senin beyin karıştırıcı, atalarimizdan gelen degerlerle hicbir alakası olmayan, dinimizle hicbir baglantsi olmayan, peygamberimizin hadislerini kendi inancina gore carpitarak yazdigin yazıların icimi kaldirdigi icin, midemi bulandirdigi icin okumak bile istemiyorum.

      Sonra yapilan araştırmalari okudu ve dediki , kisinin namusa bagliliginda müslüman yahut olmayan bir ülkede hicbir farkı yoktur diyorsun ve bunu senin tezlerine dayanak yapmaya calisiyorsun .o zaman benden sana bir tavsiye. O KISIYE VE O SEMINERDEKILERE VE MILLETIN BEYNINI DININI AKLINI AILESINI ZEHIRLEYENLERE SOYLE. DEKÏ kizinizi ve oglunuzu genelevde yetiştirilmesinin cocugun namus duygusuna bir etkisi yoktur. Kiziniz genelevde yasayabilir erkek kardeşide ona destek olabilir.nede olsa genelevde yetisen bir kiz çocuğuyla ahlakli bir cevrede yetişen birey arasında fark yoktur senin seminercinin dedigi teze göre. Benden simdilik bu kadar.sende çocuğunu nerede yetiştirdin merak ediyorum.

  8. Orhan diyor ki:

    Dünyanın lezzetleri, zevkleri ve zînetleri, Hâlıkımızı, Mâlikimizi ve Mevlâmızı bilmediğimiz takdirde cennet olsa bile cehennemdir. Evet öyle gördüm ve öyle de zevkettim.
    (Mesnevi’den)

  9. mehmet-mehmet diyor ki:

    Beğendim yazınızı teşekkürler

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bağışlama menekşenin kendini ezen topuğa anında bulaşan güzel kokusudur. ” (George Roemisch)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku