Günümüzün Modası Cinsel İstismar İftirası

21 Temmuz 2018Haberler22 Yorum »

hapishane

Bir Adem diyor ki…

Benim babam 65 yaşında 16 yıldan beri İzmir’de servis şöförü. Bugüne kadar şerefiyle namusuyla yaptı işini.

Babam emekli olduktan sonra 16 senedir lise, orta okul, ilkokul, okul servislerinde çalıştı, bunun yanında iki büyük firmanın gece vardiyasında bayanların servis şöförlüğünü yapıyordu. Bugüne kadar hakkında bir şikayet bir rahatsızlık olmadı.

Altı ay önce 14 yaşlarında iki kız öğrenci okul çıkışı gelmeyince diğer öğrenciler, disiplin cezası aldıkları için onların gelmeyeceklerini söylemeleri üzerine babam da onları beklemiyor. Bu iki kız bir de arkadaşları üç kız bir olup babama cinsel istismar  iftirası attılar. Yemin ederim, ifadeleri bir okuyun, hepsi yalan, hepsi iftira, bu kadar çelişkili yalan ifadeyi hiç bir yerde göremezsiniz.

Olayın olduğu meslek lisesinin servisini babam iki sene önce yine çekmişti. Tekrar olay olmadan dört gün önce başlamıştı. İki kız geç kaldığı için babam onları beklememiş. Kızın birinin annesi arayıp  babama küfrediyor ve git kızımı al yoksa başını yakarım, diye tehdit ediyor. Babam da dönüp almıyor.

Kızlar öyle şeyler söylediler ki 4 gün çalıştı zaten bu serviste, 4 günde bu kadar olayı nasıl yapsın, mantık dışı.

Üç kızdan biri bizden 4 ay önce başka bir kişiyi daha aynı suçtan yani cinsel istismardan içeriye attırmış. Kızların iddiasına göre babam servisteki 16 öğrenciye çaktırmadan yapmış bütün tacizleri.

Diyoruz ki servisteki diğer çocukları çağırın onlar dinlensin, reddediliyor “Aynı servisin içinde bütün çocuklar olayı göremezmiş” bunu söyleyen de Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı.

Hakim de dinlenmesinler diye talebimizi reddediyor. Sonra diyoruz ki çocuklardan birisi “kafamı ısırdı servis şöförü” diyor “darp raporu nerde?” diyoruz, onun cevabı da yok, çünkü öyle bişey yok.

Okulun kamera kayıtlarını istiyoruz hakim reddediyor.

O sabah babamı arayıp küfredip başını yakarım diye tehdit eden kızın annesi için hts kaydı istedik 3 mahkeme sonra hts kaydı geldi ama “o kişi tespit edilip dinlensin” diyen hakim hts kaydı bizim dediğimiz gibi çıkınca delili reddetti.

Ben size soruyorum bu adam 64 yaşında ömrünün sonlarını yaşıyor cezaevinde. Bu kadar delil kabul edilmezken biz  babamın masum olduğunu nasıl ispat edeceğiz?

Hakimler savcılar sanki ceza vermek için yarışıyor.  Dosyaya baksalar yalanlar alenen açık ortada iftira olduğu alenen açık ortada, şimdi biz suçsuzluğumuzu anlatamıyoruz, kime derdimizi anlatacağız. Bu ülkede “adalet” denen o şeyden malesef kalmamış…

Kızların hiç bir ifadesi birbirini tutmuyor, çeliski dolu. Yani kanıtsız, raporsuz, delilsiz, ispatsız, her şeyimizi reddeden bir hakim, sadece kanatten babama 25 yıl ceza verdi.

Hakim diyor ki “bizim kanattimizce sen bu işi yapmışsın, sana 25 yıl veriyorum ama umudunu kaybetme bu işin istinafi yargıtayı var, bu dosyayı istinafta bozdurup yine bana geleceksin.”

Nasıl bir hakim böyle konuşur demeyin sakın, aynen böyle konuştu. Hakimler savcılar medya korkusundan insanlara sadece kanaat getirerek ömürlük cezalar veriyorlar.

İnsanlar artık o kadar kötüleşti ki canı sıkılan “o beni elledi, bu bana dokundu, bu bana çok güzelsin dedi…” deyip ömürlük cezalar aldırıyorlar…

Kesinlikle cinsel istismar yapıp raporu kanıtı delili olanları gerçekten ispatlasınlar biz idama bile evet deriz ama içerde yatanlarınn emin olun %90 ı suçsuz yere iftirayla içerde yatıyor.

Özellikle imam, öğretmen, servis şöförü, okul müdürü, müdür yardımcısı çok fazla. Öğretmene kızar iftira, imama kızar iftira, şöföre kızar iftira… Allah aşkına böyle kanun böyle adalet böyle vicdan mı olur..

Yetkililerin elini vicdanına koyup özellikle hakim ve savcıların ak koyun kara koyunu ayırt etmeleri delilsiz ispatsiz raporsuz insanları içeri atmamaları lazım. Her geçen gün bu sayı artmaktadır.

Aileyi korumakla yükümlü olan Aile Bakanlığı avukatları aileyi daha fazla perişan ediyor, sözde mağdurları korurken sanığın ailesi ve aile şerefini beş paralık ediliyor.

İlk oturumun kapalı olmasını isteyen Aile Bakanlığı avukatı hanımefendi ailesinin bile kapalı oturum olduğu için alınmadığı bir davanın haberlerini gazetecilere satmış. Bunun için davacı oldum kendisinden ve şuanda kendisine soruşturma açıldı.

Bizi korumakla yükümlü olan Aile Bakanlığı bizi rezil etmeye çalışıyor ve her elinden geleni yapıyor. Bu nasıl adalet! Bu nasıl hukuk!

İnsanların canına yetti artık bu iftiralar, hayatımız boyunca hiç yüzümüz kızarmadı yine kızarmıyor dimdik duruyoruz çünkü hem bizim hem babamızın Allah katında vicdanı çok rahat. Sadece çok üzülüyor babam. İlk başlarda her ziyarete gittiğimizde çocuk gibi gözlerinden yaşlar süzülüyor ağlamaktan konuşamıyordu. Torunlarının kıymetli dedesi evimizin direği babamız iftira ile ailesinden ayrı düştü.

Gazete haberlerini okursanız zaten suçsuz olduğunu anlaşılır. Çok saçma ve uydurma ifadelerle kanatten 25 yıl ceza verildi. 25 yıl babam için müebbet hapis sayılır. Suçu servis dolusu öğrencinin içinde bir kaç kıza dokundu iddiası. 25 yıl çoğu zaman katillere, hırsızlara, tecavüzcülere verilmiyor. Şimdi istinaf yolunu bekliyoruz, durum ne olur bilmiyoruz.

Hakim ve savcılara seslenmek istiyorum “Ya sizin başınıza da aynısı gelirse ya iftira ile içeri atılırsanız ne olacak? Yaktığınız can kadar yanacaksınız…”

Gerçekten babam suclu olsa idam etsinler, üstüne beni de idam etsinler…Suçu ispat edilene lafım yok ama masum insanları iftira ile yargısız infaz ediyorlar. Adalet istiyoruz.

ÇocukAile ‘nin notu:  İstinaf 25 yıldan cezayı 15 yıla indirmiş (17.01.2019) İçi öğrenci dolu servis aracında bir şoför nasıl onca kişinin içinde tacizde bulunabilir ve bunu kızın yakın arkadaşları dışında kimse görmez mümkün mü? İftira olduğu apaçık belli.  Niye diğer öğrenciler dinlenmez. Göz göre göre masum adam 15 yıl yatacak.

Daha bunun gibi nice masum insanlar cezaevinde tecavüzcülerle birlikte aynı koğuşta kalıyor.

Türkiye kalkınacakmış!!! Bekleyin. Zindandaki bu masumların bedduası ülkeyi kalkındıracaktır emin olun!

“Mazlumun bedduasından şiddetle sakının. Çünkü onunla Allah arasında bir perde engel yoktur. ” Buyuruyor Peygamber efendimiz. 

Bakalım bu mazlumların ahı kimleri yakacak?

Okunma Sayısı : 12.417

Yorum yapın

“Günümüzün Modası Cinsel İstismar İftirası” için 22 Yorum

  1. Meryem diyor ki:

    Valla eniştem avukat. 2 ay önce ona bir vaka gelmiş. Vaka aynen şöyle bir erkek 17 yaşında ve bir kız 16 yaşında birlikte gönül rızası ile mercimeği fırına veriyorlar. Kız hamile kalınca kızın ailesi durumu fark ediyor.Kız kendi rızası ile olduğunu söylese de ailesi ne yapması gerektiği konusunda enişteme akıl soruyorlar. Eniştem de ”ya ikisini aile vekaletleri ile evlendirin, kız hamile yada şikayet edeceksiniz çocuk hapis cezası yiyecek”.Yemin ederim kanım dondu. Ben gerci yıllardır aynı fikirdeyim ama fikrim daha da pekişti.Ülkemiz adalet ve hukuk sistemine güvenmiyorum inanmıyorum. Bu durumda suç 2 tarafın değil mi? Hapis cezası olacak sa hem kızın rıza gösterdiği için hem erkeğin kızla birlikte olduğu için olması gerekmez mi ? Burada büyük adaletsizlik var. ”Yok kız hamile kalmışmış, madur kalmişmış ailesi perişanmışmış,Allah aşkına kız 16 yaşında pekala internet çağındayız ve neyin ne olduğunu biz yetişkinlerden bile iyi biliyorlar. Hal böyle iken nasıl cesaret etmiş, hiç mi korkmamış ailesi bunu sorgulamıyor. Olan çocuğa oldu çocuk 12 yıl ceza aldı. Halbuki aileler ikisini evlendirselerdi en güzel çözüm bu olurdu ama ülkemiz adaleti sapkın, kör sağır ve topal. Hiç yapıcı değil.O yüzden Allah bizi hukuksuzluğa uğramaktan korusun.

  2. E.E. diyor ki:

    Aile Sosyal Politikalar bakanlığı davalara katılmıyor maalesef

  3. hasan karaas diyor ki:

    Zenginin çocuğu suç işliyor
    Suçu basit cinsel istismar aynı zamanda hürriyeti bağlayıcı tecavüz
    Kızın yaşı bu gün 14 yaşında.
    Fakirin çocuğu hürriyeti bağlayıcı tecavüz yok.kiz 15 yaşında. Ama nitelikli cinsel istismar 20 yıl çocuk olduğu için 12 Yıl .istinaf 15 günde kararı onaylı yor
    Zengin dışarıda .basit suç
    Allah hesap soracak.biz adaleti Savunu yoruz diyen adalet Bakanına .senin cocuk ceza almaz.zengin kurtu
    lamaz dediler .tersi oldu

  4. Gokce diyor ki:

    Boyle davalar daha yuksek mahmkemelere goturulemez mi? Cok mu masrafli?

    • Yahya diyor ki:

      Konunun sahibinin cevap vermesi daha doğru olur ancak;
      bir üst mahkemeye veya temyize gidiliyor zaten.
      Yargılama masraflarından öte, avukatlık ücretleri el yakıyor.
      Ki hiç kimse bu masraflardan kaçınıp ceza evine girmeyi göze alamaz.

      Unutmadan, özellikle büyük şehirlerde bu tarz yargılamalar yıllar sürüyor, bir üst mahkeme, yargıtay derken 2-3 senede öyle geçiyor… neticede suçsuz olduğun ispatlanırsa, içeride yattığın yanına kâr kalıyor!

      Ülkemizdeki tüm hukuk yolu tükendiğinde, avrupa insan hakları mahkemesine gidiliyor…

  5. Ayce diyor ki:

    Bu yazıyı okurken 20yıllık imam olan kardeşime atılan iftira geliyor. 15 yıl ceza aldı 2,5yıldır yatıyor hiçbir delilve ispat yok. Ceza evinden mektup var yazısı benim kardeşimindir okumanızı tavsiye ederim. Bu iftiralar ne zaman son bulacak . Adalet suçluyla suçsuzu ayıramıyorsa adalet değil zulümdür. Bu insanların ahı yerde kalmaz. Rabbim babanıza beraat nasib etsin. Benim kardeşime de.inşallah….

  6. Gerçek hayat diyor ki:

    Amerikadaki gibi davalara hakimlerin değil 12 kişilik (güvenilir ve bu işin ehli) jürinin karar vermesi, hakimin sadece davayı yönetmesi gerekiyor…

    • Yahya diyor ki:

      Ne kadar vahim değil mi, amerikanın adalet sistemine imreniyoruz…

      Bırakın jüriyi, ülkemizde hakim kendi tayin ettiği bilirkişiyi ve kendi uzmanlarını dahi takmıyor…

      diğer taraftan ülkendeki hukuk sisteminden ümidini kesip aihm’e giden binlerce vatandaşımız var… ne kadar kahredici bir olay değil mi? gidiyorsun kendi ülkeni ve hukuk sistemini elin gavuruna* şikayet ediyorsun…

      dahası düne kadar o gavur, kendi içinde yaşadığı adaletsizlikerde, ihtilaflarda ve savaşlarda atalarımızdan aman dilerlerdi… geldiğimiz hale bak!

    • Gokce diyor ki:

      Hers sistemin uzaktan guzel gorunen detaya inince de ne kadar loop hole dedigimiz , bosluklar var. Bu sistem yer ve zamana gore suc / suclu dogru /yanlis kavramini sosyal yapidaki goruslere gore belirliyor. Ilahi kurallara gore degil..

      uyelerinin savci ve avukatlar mulakatla belirliyor .Islerine gelmeyen kisiyi Juri uyesi yapmiyorlar. Eger paraniz varsa en iyi avukati tutar o da size istedigi karari verebilecegi kisileri Jury olarak belirliyor.

      Bir tanidigim Musluman ayrimcilik- Discrimination-davasinda bu on iki kisiden 11 hak verdi biri haksiz buldu ve dava dustu. Yani 12 kisinin hepsini ikna etmeniz gerekiyor davayi kazana bilmek icin..

      • Yahya diyor ki:

        Sn. Gokce,

        konumuz amerikan mahkeme sistemi olmadığı için detayına inmek istemiyorum ancak insan yapımı her sistemde ‘loop hole’lar olmaya mecburdur.
        öncelikle amerika gibi ‘capitalist’ ekonomi yapısına sahip ülkelerde paranın yapamadığı işi, daha çok para yapmaktadır.

        suc / doğru-yanlış gibi kavramları sosyal yapının belirlemesi bir nebze daha iyi. Neye göre daha iyi: bizim hukuk sistemimize göre.
        Yani adam en azından kendi kasabasında ne suç ne değil, ne yasak ne değil belirleyebiliyor.

        Evet amerikan mahkeme yapısında, jurili ve jurisiz yargılama, juri seçme gibi seçenekleriniz var. Ama yine bizim sistemden daha iyi…

        Verdiğiniz örneğe istinaden “hung jury” olduğu durumlarda juri değiştirilir veya dava tekrar görülür… Neticede davanın düşmesi kaybettiğiniz anlamına gelmez.

        Ve son olarak, verilen cezalar kamunun ve suçu işleyenin yararına olabiliyor. bizde sosyal hizmet cezası yapmaya kalktılar, beceremediler…

        Not: İslam hukuku ve adalet sistemi ile mukayese yapılmamıştır, yapılamaz da zaten…

      • Sait diyor ki:

        Bu hikaye benim hikâyem 25 yıllık ceza şuanda istinafta 15 yıla düşürüldü şimdi yargitaya başvurmak için bekliyoruz ama yargitaydan en az 2 veya 3 yılı bulur diye tahmin ediyorum cunki bu aşamaya gelene kadar 18 ay geçti ve biz delilsiz ispatsiz raporsuz kanitsiz sadece kanatten halen içerde tutuluyoruz böyle adalet yerin dibine Batsın inşallah allah kimseye yaşatmasin suçsuz günahsiz delilsiz ispatsiz raporsuz kanitsiz Rabbim kimseyi içeriye dusurmesin

  7. hasan karaaş diyor ki:

    en kısa zamanda istismar yasası düzenlenmeli .yoksa okul öğrencilierinin çoğu cezaevlerinde çürüyecek. aileler birbirine düşman olacak..kızı olan aileler de erkeklere yaklaşmayın size bir şey olmaz ama gencecik fidanları yakmayın..kızlar evlerinde el bebek gül bebek erkek çocuklar ceza evinde..kızlar çok ,,fena ,,,çıplak resimlerini erkeklere atıyor tahrik ediyor.aile duyunca mahsum .çocuk, mağdur oluyor .karşısındaki erkekte çocuk o tecavüzcü sapık cinsel istismarcı oluyor ,allahını seven söylesin bu kanunun mantığı var mı?,mağdurun beyanı kuvvetli suç delili..kudurmamak elde değil

  8. Ayces diyor ki:

    Allah yardımcınız olsun .aybı durumda benim kardeşimde yatıyor dava istinafta 24 seneden 15 seneye düştü.ama seneler kolay söyleniyor. Kardeşimin suç suz yere yattığını allah ve biz biliyoruz.onun suçsuzluğunu ispatlıyamadık çünkü hakim tedbir kararı vermedi. Delilsiz ispataız raporsuz ceza verdi. Artık yetkili insanlarr sesimizi duysunlar. Ahirette iki elimiz o insaların yakasında olacak.

  9. Ferhadi diyor ki:

    Durum vahim. Tez zamanda tedbir şart.

  10. Ayce diyor ki:

    Allah yardımcımız olsun benim kardeşimede 24 yıl vermişlerdi. İstinafta 15 yıla düştü. 2 sene oldu. Yargıtayda onaylandı. Hiç bir delil ve ispat yokken ceza aldı. Kardeşim 20 yıllık imam cami cemati ve mahalledeki kadınlar biz hocamızdan memnunuz. Hocamız böyle birşey yapmaz dedilersede kaale alınmadı. İnanın onların ifadelerinde çok çelişkiler var. Bizim ve kardeşimin içi rahat . Allah sizinde yardımcınız olsun. Böyle iftirayla ceza alan bir çok insan var. Biz ailecek ne yapacağımızı bilemiyoruz. Kanunların en kısa zamanda değişmesi lazım.

  11. Halil İbrahim diyor ki:

    Erkekleri çok dikkatli olmaya davet etmiyorum. Edemiyorum. Çünkü bir faydası yok. Anlatılanları okuyunca net bir şekilde ortaya çıkıyor bu. Alınacak hiçbir tedbir yok. Ortada çok büyük bir tehdit ve tehlike var. Güvenlik ve emniyet ortamı tamamen yok edilmiş. Tuz kokmuş. Dahası kendisi bir kokuşmanın ve çürümenin aracı haline gelmiş. Getirilmiş. Ortada ciddi bir meşruiyet problemi var. Ama çok ciddi. Çok çok ciddi.

    Not : Yazıda dikkatimi çeken bir şey oldu. Olayı anlatan mağdur (kurbanın kızı) yazıda tecavüzcülere (?) ceza verilmediğini iddia ediyor diğer taraftan. Böyle bir olayın başlarına geldiği bu ülkede.

    • Sait armagan diyor ki:

      EVet tecavüzcü ler gerçek tecavüzcü ler serbest sanırım haberleri izlemuyorsunuz

      • Halil İbrahim diyor ki:

        Örnek veriri misiniz ? Medyanın taciz ve tecavüz haberleri ile dolu olduğunun bende farkındayım. Herkeste. Mesele bu yazının konusunda onlardan biri. Haberlerin ortak özelliği şunlardır. 1) Asla zanlı konusturulmaz. Açıklamaları yayinlanmaz en azından cımbızlanlanmadan 2) Haberin asla içeriği yoktur. Olayın nasıl olduğu ne şekilde olduğuna dair bilgi verilmez. 3) Haberde bir sürü soru işareti vardır hiçbiri cevaplanmaz 4) Büyük gayretlerle zanlı ve yakınları insanüstü bir mücadele sonunda bunun iftira olduğunu kanitlarsalar bile bu haber verilmez. Rafa kaldırılır. Neyse ben hangi olaydan bahsettiğinizi soruyorum. Kime tecavüz edilmişde eden ceza almamış ? Buyrun.

  12. Selda diyor ki:

    Allah en kısa zamanda babaniza kavuşmayı nasip etsin inşallah .Aynen katiliyorum size bu kanunlar yüzünden insanlar bu şekilde iftira atmayı meslek ve ticaret yolu edindi Evet özellikle dikkat ediyormusunuz hep bu aynı yaş grubu kızlar akillarinca onlar için bir oyun ama ya hayatlarını bitirdikleri insanlar bunun bir çözüme bağlaması lazim sayın adalet bakanimizin ve yetkililerin iftiraların önünü açmayın ve sayın hakimler vijdanınıza kulak verin bunun ahı var ve özellikle öğretmenler bu iftiraya maruz kalıyor çocuklar allahtan korkmaz medya yüzünden iftira yolları öğreniyorlar lütfen biraz vijdan sosyal medya o kadar kışkırtıcı yalan haber yapıyorki allahtan korkun bir gün aynısını yaşarsınız

  13. Ömer Çetin diyor ki:

    Allah yardımcısı olsun…

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Güzel ahlak; cömertlik, bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür. “ Hasan-ı Basri

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku